MÜHENDİS v e M A K i N A

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "MÜHENDİS v e M A K i N A"

Transkript

1 ENPIS m

2 ARALIK : SAYI : SENE : MÜHENDİS v e M A K i N A T. M. M. O. B. Makiiıa Mühendisleri Odasının Neşir Organıdır AYLIK SINAİ İŞLETME MECMUASI Sayısı : 2,50 T.L. 6 Aylık : 15 T.L. 1 Yıllık : 25 T.L. MÜHENDİS ve MAKİNA Makine Mühendisleri Odası adına Sahibi : Mustafa SEYREK Yazı İğlerini fiilen idare eden Mes'ul Müdür : Yelman GAZtMtHAL Neşriyat Müşavirleri Aralan SANIR Orhan ACARLAR Doğan BURAT * Teknik Sekreter : Ca lar YASAL Adres: Mühendis ve Makina Mecmuası Hanımeli Sok. 19/4 Tel: Sıhhiye - Ankara İlân şartları: ön kapak : 500 T.L. Arka kapak : 400 Kapak içleri : 300 Tam sayfa : 250, 1/2 sayfa : 150 1/4 sayfa : 100 İs verme ilânları yarım sayfaya kadar maktuan : 100 T.L. tlânlardan mes'uliyet kabul olunma2. Klişe masrafları ilân sahibine aittir. Tek renk klişe cm 1 10 Krş. Renkli ânlar için hususi tarife uygulanır. Yazı kabul şartları Mecmuada Ekonomik, Teknik ve Sosyal yazılar yayınlanır. > Gönderilecek yazılar daktilo ile iki nüsha yazılmalıdır, t Şekiller temiz ve çini mürekkebi ile çizilmiş olmalıdır, t Fotoğraflar parlak kâğıda basılmalıdır. Gönderilen yazılar neşrolunsun vaya olunmasın iade edilmezler. Neşrolunan yazılara ödenecek ücret, yazıların neşrinden sonra tediye olunur. Makalelerde serdedllen fikir ve mütalâalar imza sahibine ait olup mecmuayı temsil etmezler. İktibas hakkı serbest bırakılmış olan yazılarımız ancak kaynak gösterilerek alınabilir. Mecmuada neşredilmiş oları makaelerden fazla miktarda isteyenler bir &y içinde müracaat etmelidirler. İlave makale Ücreti : 10 adede kadar 200 er kuru» 60 " " " " 100 Daha yukarısı 75 " Rüzgârlı Matbaa, Ankara ) İÇİNDEKİLER DEMİRYOLU VASITALARINDA HAVALANDIRMA VE KL1MAT1ZASYON 3 Çev: Ahmet KOBAK SU BORULARINDA KOROZYON 5 Rolf ELIASSAN James C. LAMB III BAKIM MASRAFLARININ LİMİTİ 12 Çev. Coşkun KÜLÜR YANGIN SÖNDÜRME CİHAZLARI VE KARBONDİ- OKSİT TÜPLERİ 17 A. Fikret UĞUZ PÜLVERİZE KÖMÜRÜN HAVA İLE NAKLEDİLMESİ 26 Şükrü DEMİREL PARK1NSON KANUNU VEYA İLERLEME PEŞİNDE 31 Mühendis ve Makina Mecmuası MAKİNA Mühendisleri Odasının azalarına parasız yollanır.

3 Üyelerimize, Hazırlanmasına çalışılan "Teknik Terim Sözlüğü" için üyelerimizin, şahsi ihtiyaçları veya vazifeleri dolayısiyle hazırlamış oldukları teknik terimleri Odamıza tevdi etmelerini rica eder, kıymetli yardımlarınız için şimdiden teşekkürlerimizi arzederiz. Ankara Belediyesi Inş. Kont. Amirliğinin 6785 sayılı imar Kanununun tatbikatı ile ilgili gün ve 7382 sayılı yazısı aşağıda dercedilmiştir. Üyelerimizin malûmatına arzederiz. Ankara içinde yeni veya tadilen yapılan yapıların bir çoğunda maalesef tasdikli tatbikat projeleri dışında yapılmış işlere rastlanmaktadır. Bu arada yapı fenni mes'uliyetini üzerine almış bulunan meslek mensuplarının 6785 Sayılı İmar Kanununun maddei mahsusalarma riayet etmedikleri görülmektedir. Bundan böyle, işlerin daha selâmetle yürütülebilmesi bakımından, adı geçen kanun hükümlerine harfiyyen riayet edileceğinin mensuplarınıza duyurulmasını rica ederim. MÜHENDİS ve MAKİN A - SENE 3 - SAYI 20 - ARALIK 1059

4 Demiryolu Vasıtalarında Havalandırma ve Klimatizasyon Tercüme eden: Ahmet Kobak Demiryolu işletmelerinde, yolcu vagonlarının, havalandırma veya klimatizasyonu için otomatik tertibat ile teçhiz edilmekte oldukları gün geçtikçe daha fazla ^ göze çarpmaktadır. Aşağıdaki yazımızda, İsviçre demiryollarının yeni vagonlarında tatbik edilecek birkaç vantilasyon sistemi ile yeni salon - vagonları için düşünülen klimatizasyon tesisatına ait bazı detaylar verilmektedir. Bir taraftan gelişen terakkileri takip etmek, diğer taraftan başka nakil vasıtalarının her gün artan müthiş rekabetleri karşısında demiryolları işletmeleri, yolcularına seyahatlerinin en rahat bir şekilde geçmesini temin için bütün imkânlarile çalışmakta, hatta kendilerini buna mecbur tutmaktadırlar. îmkân nisbetinde seyahatlerin kısaltılmasına çalışılırken ayni derecede konforun da artırılmasına gayret sarfedilmektedir. İsviçrede senelerce evvel buharlı işletmenin elektrik işletmesine tahvili, halkın frenle seyahati tercih etmesine sebep olmuştur. Halen birçok işletmelerin gittikçe tatbik etmeye meylettiği görülen dizel motorlu işletmenin de ayni avantajlara malik olduğu anlaşılmışdır. Trenle seyahatlerin cazip hale getirilmesi arzusu, demiryolları arabalarının, hava ceryam olmadan, havalandırılması, yani. pencereleri açmadan bütün kompartmanlarda hoş bir klima yaratmak imkânını ortaya çıkarmıştır. Bu imkân, kışın pencereleri sımsıkı kapalı olduğu halde sigara içilen kompartmanlarda pek çok arzu edilmekle beraber bilhassa sık servis yapan trenlerde havanın periyodik olarak tebdili için istenmektedir. Bu müşahedeler, İsviçre Federal Demiryolları (CFF) ile diğer demiryolu işletmelerini mesela, Berne - Lotschberg - Simplon (BLS) demiryolları kumpanyasını, yeni vagonlarını püskürtme hava ile ısıtacak ve havalandıracak tertibat ile teçhiz etmeye teşvik etmiştir. BLS Kumpanyasının yeni C4u ve B4u serisinden olan hafif tip vagonları, Sulzer Freres S. A. tarafından etüd edilmiş havalandırma tesisatı ile teçhiz edilmişlerdir. Bunlarda, taze hava, vagonun bir ucunda, giriş kapusu üstünden emilerek, kompartımanların dış ve iç tavanları arasında bırakılmış serbest bir boşlukta kon- disyone edilir. Bir vantilatör tarafından emilen hava, iki tane filtreden geçtikten sonra, bu boşluğa girerek ısıtılır ve buradan, vagonun tavan altı ortasında, bütün vagon boyunca uzanan bir kanala sevk edilir. Vagonun iç tavanı delikli olarak yapıldığından, hava, bu deliklerden geçerek bütün vagon içine mütesaviyen yapılmış olur. Kirlenen hava ise pencere ve kapı aralıklarından dışarı çıkar. Bu tertibat tarafından temin edilen taze havanın miktan saatte takriben 9-10 kompartman hacmine muadildir. Vantilatör, 36 voltluk bir batarya tarafından beslenen bir daimi ceryan motoru ile çalışır. Tesisat, bütün vagonu hava ceryam ile tam olarak ısıtacak kapasitede yapılmamıştır. Bu arabalar, ayrıca döşemenin iki tarafında, yan cidarlar boyunca monte edilmiş, bildiğimiz elektrik rezistanlı radyatörlerle teçhiz edilmişlerdir. CFF niıı yeni vagonları, bu şeklin aksine olarak, kış mevsiminde yalnız sıcak hava ceryam ile ısıtılmaktadırlar. Böylece mezkûr arabalardaki elektrik rezistanslı radyatörler tamamen kaldırılmışdır. Bunlarda taze hava girişi, vagonun iki ucundan yapılmaktadır. Vantilatör, dış havayı, giriş kapusunun üst kısmına monte edilmiş iki filtreden emer ve iki tevzi kanalı içinde bulunan ısıtıcılarla ısıtarak bu kanallara sevk eder. Bu tip vagonlarda hava kanalları tavanda olmayıp, döşemenin sst kısmında iki yan cidar boyunca inşa edilmişlerdir. Bu kanallar üzerinde bulunan delikler vasıtasile hava, bütün vagon içine mütesaviyen yayılarak atmosferi saatte takriben 12 defa tazeler. Kış mevsiminde vagonu ısıtmaya yarayan bu tesisat, yaz aylarında dışardaki sıcaklığa göre, iç havayı bir noktaya kadar serinletmeye ve tazelemeye yarar. Yazın buna benzer bir tesisat ile dışardan emilen havayı soğutmak ve böylece en sıcak günlerde dahi kompartmanlarda, ceryandan ârî olarak serin ve hoş bir atmosfer temin etmek mümkündür. Daha ziyade bir klima tesisatı olan bu tertibat mesela, CFF nin'tip A5 4u 1001 vagonlarında, aşağıda tarif edildiği şekilde yapılmışdır. MÜHENDİS ve MAKİNA - SENE 3 - SAYI 29 - ARALIK 195?

5 CET nin Yeni Salon - Vagonlarında Klima Tesisatı Simplon'un delinmesinin 50. yıl dönümü münasebetile Federal Demiryolları, beş ay gibi kısa bir zamanda, Neuhausen'de Societe îndustrielle Suisse (SÎG) tarafından imâl edilen bir salon - vagonunu, bu yeni tertibatile, 16 Mayıs 1956 da servise koymuştur. Tamponlar arası uzunluğu 23.7 m. ve ağırlığı 34 ton olan bu salon - vagonu.36 oturacak yer ihtiva eder. Tuvaletleri, gardropları ve giriş kapuları bir ucunda, klimatizasyon tesisatına ait cihazların bulunduğu kompartmanla küçük bir mutbak ve ofis diğer ucunda bulunmak tadır. Salona ayrılan ve büyük bir itina ile yerleştirilen kompartman kısmı, yan cidarların her birinde, açıklığı 180 cm. olan 'altı adet geniş pencereyi ihtiva eder. Vagon-' içindeki konforlu 12 masa ve 36 koltuk, isteğe göre, pencerelerin etrafına sıralanabildiği gibi; konferans salonlarında olduğu veçhile, bir grup teşkil etmek üzere, yanyana da yerleştirilebilir. Orta yerde bulunan bir perde ise salonu icabında iki kısma ayırmaktadır. Kışın ısıtmaya, yazın serinletmeye yarayan iklim tesisatı, aşağıdaki karakteristiklere göre yapılmıştır. Kışın, -20 "c hk bir dış sühunet için muhit sıcaklığı + 20 c. Yazın, + 30 c lık bir dış sühunet için muhit sıcaklığı -f 20 c. Taze hava debisi 3000 m a /h Taze havanın minumum debisi 1000 m«/h Salon kompartımanında havanın yenilenmesi: saatte 27 defa. Elektrik motorlu bir santrifüj vantilatörle hava sirkülasyonu: motor takati 1 eh Hava ısıtıcısı, 3, 6, 12 kw lık üç ısıtıcı olup hepsi birden yedi ayar imkânı verir. Max ısıtma takati 21 kw. Yan cidar uzunluğunca tesis edilen ısıtıcıların takati 12,8 kw olup yedi ayar imkânlıdır. Frigorifik grupların soğutma kapasitesi: 1300 Frig/h Buharlaşma harareti -f 5 c c ve mayileşme hararet ise -f 48 c dır. Frigorifik takati % 100 ile % 30 arasında progressif ayarlı olan pistonlu kompresörün motor takati 6 eh dir. Kondansörü soğutmak için lüzumlu havanın debisi 5800 m 3 /h dir. Bunu temin eden iki santrifüj vantilatör, müşterek kumandalı bir bir motorla çalışır. Takati 2 eh dir. Kondansörün soğutulmasından sonra bu hava dışarı atılır. Sıcaklık ayarı otomatik olarak elektronik tertibatla yapılır. Klimatizasyon tesisatının ağırlık yekûnu takriben 2,5 ton dur. İmâlat ve serviste ileri sürülen hususlar şunlardı: Muhtelif şok ve vibrasyonlara maruz bulunan demiryolu vasıtasında iyi bir montaj, mümkün olduğu kadar ağırlığın azaltılması, dışarıda klima şartları ne olursa olsun içeride hoş bir muhit harareti, iç havanın kâfi derecede yenilenmesi, sıcak veya soğuk havanın hiçbir ceryan hasıl etmeden yayılması, tren personelini özel bir eğitime tabi tutmadan tesisatın çalıştırılması, lüzumlu kontrollarda kullanılan bütün cihazların girişinde kolaylık, revizyon çalışmaları için montaj ve demontajlarda kolaylık, her zaman yedek parça bulunabilmesi için normalize cihazlar kullanılması gibi... Hava Şartları Püskürtülen havanın her türlü rutubet muamelesinden' vaz geçilmiştir.' Zira, atmosferin ortalama nisbi rutubet derecesi yazın % 50 civarında, kışın ise dış hararete tabi olarak, biraz daha düşmektedir. Bu tedbir alınmakla, cihazların arızaları azaltılmış, ayni zamanda büyük yan pencerelerin buğulanma ihtimali nisbeten önlenmişdir. Taze hava ilâvesi, asgarî şahıs başına saatte 28 m a. dir Bu da hiç şüphesiz geniş geniş kâfi gelmektedir. Yalnız dış hararetin + 5 c ile -f 22 c arasındaki gamlarında kompartman sadece taze hava ile beslenir, (iç hava resirkülasyonu yapılmaz). Bu vaziyette taze hava miktarı şahıs başına 80 m 3, den fazladır. Taze hava kanalı içine monte edilmiş bulur nan hava ısıtıcısı 21 kw lık olup dış hararet en az -20 c olduğu zaman havayı -j- 6 "c dan + 27 c sine kadar ısıtır. Hava Dağıtımı Kompartman tavanının alçaklığı ve oturma yerlerinin her şekle sokulması imkanının mevcut olduğu nazarı itibare alınarak, kondisyöne edilmiş havanın dağıtımı için tavan delikli bir pano halinde, kolay sökülebilir şekilde yapılmıştır. İki hava giriş kanalı, vagonun tavanı ile bu takma tavan arasında bütün kompartman boyunca uzanır. Bu iki tavan arasındaki serbest boşluğa gelen taze hava 16 tane giriş regülatöründen gürültüsüzce geçerek girer. Bu regülatörler özel bir imâlat olup üzerleri hafif sentetik köpük ile kaplanmıştır. Yazın kompartmanı serinletmek için taze hava, muhit hararetinden biraz daha düşük bir sühunette ol- (Devamı sayfa 29 da) MÜHENDİS ve MAKİNA - SENE 3 - SAYI 29 - ARALIK 1959

6 Su Borularında Korozyon Tercüme eden: Nazım YÜKSEL Demir tabiatta oksid veya hidroksiti şeklinde bulunur ve maden cevherinin rediksiyonu suretiyle elde edilir. Korozyon bu olayın tersi olarak düşünülebilir; demir korrozif bir ortamda kararsız olduğundan daha kararlı oksitler haline dönmeğe yüz tutar. Bir madenin eriyik haline gelme veya korozyon temayülü, o eriyikteki elektrod potansiyeli ile gösterilir. Muhtelif madenlerin eriyik haline gelme temayüllerini mukayeseye elverişli standart bir baz elde etmek için, 25 C sıcaklıktaki 1000 gr. suda bir mollük maden iyonu aktivitesi, elektrometiv kuvvet sırası hazırlanmasında esas alınacaktır. Kısaltılmış şekli ile emk sırası tablo 1 de gösterilmiştir. Hidrojen potansiyeli sıfır kabul edilmiş ve bütün diğer potansiyelle)' bu değere izafe edilmiştir. Madenler azalan eriyik temayüllerine göre sıralanmıştır. Bu madenin diğer sıcakhklardaki E potansiyeli ve maden iyonu aktivitesi Nernst denklemi vasıtasiyle bulunabilir: R T E= E loge (M+ +) n F ki, burada M + ~ eriyikteki maden iyonu aktivitesidir. (1000 gr. sudaki mol gram x aktivite katsayısı), R gaz sabiti, jül olarak, T mutlak sıcaklık, kelvin olarak, n reaksiyona iştirak eden elektron sayısıdır. E», 25 C ta volt olarak birim maden iyonu aktivitesiyle madenin potansiyelidir ve F bir faraday yahut kulondur. 25 C. ta bu denklem şöyle ifade edilebilir: 0,059 E = E> Log w (M+ + ) n înfleksibl olmakla beraber emk. sırasını kullanmağa karşı bir temayül vardır, her maden bir eriyikte sırada kendisinden aşağıda olan bütün madenlerin yerini alır. Bu şart umumiyetle seride birbirinden uzak bulunan madenler için doğrudur. Fakat bu her zaman böyle olmıyabilir. Sulandırılmış eriyikierdeki maden potansiyellerinin değişmeleri, su boruları halinde normal olarak görüldüğü gibi, emk. serilerinde gösterilen potansiyel sırasında, esaslı değişiklikler gösterebilir. Yazanlar: Prof. Rolf Eliassan ve James C. Lamb III Şekil 1 Adi Pil Elektrodlar arasına tatbik akımı, Emk. S&rileri anodda maden kaybını doğurur. Elektrod reaksiyonu Ca = Ca+ + Na = Mg = Al = Zn = C Fe = Ni = Sn = Pb = a = Cu - Na+ Mg+ + A1++ + Zn+ + C+ + + Fe+ + Nİ+ + Sn e + "e~ +2e~ +3e +2T +3e + 2e~ + 2"e~ + 2"e~ + 2İT + 2e~ + 2e +2"e~ Tablo : 1 Standart elektrod Potansiyel (E») 25 C ,34 1,67 0,762 0,52 0,440 0,250 0,136 Pb+ + 0,126 2H+ + 0,000 Cu+ + 0,345 Ag = Ag+ 0,800 Pt = Pt+ + +2c 1,2 Böyle bir değişiklik meselâ, Demir-Çinko sisteminde meydana gelir. Çinko normal olarak demire göre anodiktir, (daha aktif potansiyeli haiz) ve bir çok boru sistemlerinde demjriçin satıh koruyucu kaplama olarak kullanılır, bununla beraber 65 C. tan yüksek sıcaklıktaki taze bir suda demire nazaran katodik (daha asil) olup artık koruyucu olamaz. Bu maddenin MÜHENDİS ve MAKİNA - SENE 3 - SAYI 20 - ARALIK 1959

7 Sekil 3 Galvaniz Pil : Elektrodlardakl reaksiyon adi pildeklne denktir. Fakat akım d:çtaki bir kaynaktan tatbik edilmeyip elektro d potanrfycl farkından ileri gelmektedir. effektif potansiyeli verilen bir ortamdaki elemanlarla yaptığı reaksiyonların neticesinde değişebilir. Birim maden aktivitesi için hesaplanmış emk.i serilerinin, normal olarak su boruları halindeki şartlarda bulunan bir madenin potansiyelini tâyin etmek için doğrudan doğruya tatbik edilemiyeceği aşikârdır. Bir galvanik seri, madenlerin verilen bir ortamda alelade elektro-potansiyel sırasında tanzim edildikleri bir seridir. Bu sebepten her nekadai* yalnız bir emk. serisi varsa- da herbiri verilen bir ortamın şartlarına atfen bir çok galvanik seriler de meydana gelebilir. Galvanik bir seride, tablo 2 de gösterildiği gibi, aktüel potansiyel değerler verilmemiştir. Çünkü, bunlar muhtelif ortam şartlarına'" göre, geniş ölçüde değişmektedir. ". -. Tablo : 2 Maden ve alaşımlarının galvaniz serileri Kaplan uç Magnezyum - '.- (Anodik veya daha az.. asili Korunmuş uç (Katodik veya çok asil) Çinko Alüminyum 25* Çelik veya demir Dökme demir Kurşun Teneke Bakır Bronz Şekil 3 Konsantrasyon Pili : Bu tip Korozyon ])llindc, eloktrod potansiyel farkı eriyikteki maden iyonları konsantrasyonundan ileri çelmektedir. Krom-demir Gümüş Grafit Altın Platin x" ticarî saf alüminyum Bir galvanik seride biri birine yakın madenler galvanik piller teşkiline az mütemayildir. Uzak olanlar bir arada kullanıldığı zaman derhal bir korozyon.pili teşkil ederler. KOROZYON PİLLERİ: Maden korozyonuna tesir eden muhtelif elektrolit piller varsa da, pratikte ençok rastlananları birkaç esaslı tipe ayrılabilir. 1 Adi piller, 2 Galvanik piller, 3 Konsantrasyon piller, 4 Differansiyel - Havalanma piller, 5 ^ Termo kupl'ler 6_-r- Piyezometrik piller. 1 Adi Piller: Bu pillerde, elektrodlar arasında husule getirilen âkım (Şekil 1 de), yoğunluğuna bağlı olarak aşağıdaki denklemlerden birine göre anoddaki madenin kayba uğramasına sebep olur:. Fe F e - (1) veya F" Fe e (2) madenin eriyiğe geçme hızı, doğrudan doğruya elektrodları arasındaki akımın hızına bağlıdır. Faraday kanununa göre eriyikten kulon- MÜHENDÎS ve MAKİNA - SENE 3 - SAYI 29 - ARALIK 1059

8 luk elekttrik geçirilirse, bu her elektroda kimyasal değeri kadar bir değişiklik yapar. Yani, Şekil 1 de elektrodlar arasından 1 Faradaylık (_-^:96500 kulon) elektrik geçirilirse, bu anoddan eriyiğe geçen demirde bir kimyasal eşdeğeri kadar değişiklik yapacaktır. Aynı akımla keza katodda bir kimyasal eşdeğerlik bir değişiklik vuku bulur. Bu elektroddaki reaksiyon, eriyikteki hidrojen iyonlarının nötıieştirilmesi vasıtasiyle, madenden elektronların ayrılmasını intaç eder: 2H+ +2e +Ho- (3) Bu reaksiyon, atom halinde hidrojen teşekkülüne sebep olur ki, bu da madeni plâkanın etrafında toplanır. Elektrodun etrafında atom halinde hidrojen, madenden eriyiğe doğru olan elektron transferine karışmağa mütemayildir, bu sebepten, reaksiyonun 'devam edebilmesi için yokedilmesi gerekir. Bu da Hidrojen' gazının teşekkülü ile gerçekleştirilir. 2H =H= (4) veya Hidrojen atomu ile sudaki diğer kimyasal maddeler arasındaki reaksiyonla, meselâ umumiyetle: 4 H + 20= - 2H:0 (5) katodda, eriyikteki hidrojen iyonlarının nötürleştirilmesi bu elektrod civarında alkolik bir ortam yaratır. Anottan eriyiğe giren iyonlar veya tuzlar eriyikteki bazlar ve oksijenle temasa geçerek pas dediğimiz demir oksidi meydana getirir. Bu oksitler anot veya katod civarında vukua geldiği gibi her ikisinden uzak bir yerde de meydana gelebilir. Sudaki madenin potansiyeli eriyiğe bir akım tatbiki vasıtasiyle değiştirilebilirler ve tatbik edilen emk. nın yönü, şiddeti değişilerek korozyonun artması veya azalması sağlanabilir. Bu hâdise rastgele akımların tatbiki vasıtasiyle, boru donanımının harici korozyonunda müşahede edilebilir. Demirin su içindeki korrozyonu Şokll 1 - Suya daldırılmış demir yüzeyinde Koro/,yon pili: Madenin yüzeyinin büyük bir kısmı elektrod reaksiyonları evvelce izah edilen pillerdeki gibi olan bir vok pillerle kaplıdır. «4 V umumi- «3- «.- } 3 «3 1 S ta { s* «* * JrîU S* i T" U) 4 Ut <^ V 3u V Ut. ) î ) < VF. *-fc_ff T -r (() I ( txpır - + Şekil 5 Pratikte rastlanan tipik piller (a) depresyon, (b) inil artıkları veya korrozyon mahsulü (c) Biyolojik gelişme (d) cıvata veya perçin (e) aynı madende boru ek yeri (f) farklı maden borular ek yeri (g) Deritıkuyu muhafaza borusu (muhtelif tuz Uonsantrakslyonu ihtiva eden suda) (h) elektrik akımı korrozyonu. tik beşi diferansiyel havalanmaya alt pillerdir. Diğer üçü ise sırası ile galvanik, konsantrasyon ve adi pilleri temsil eder. yetle eriyiğe dışarıdan akım tatbik edilmediği hallerde görülür. "VVhitney demirin sudaki korrozyonun elektro kimyasal tabiatte olduğunu, Evans ve Hoar bir madenin sathından katod ve anod arasında geçen akımla, aynı satıhda madenin ağırlık azalması arasındaki direkt bir bağıntı olduğunu göstermiştir. 2 Galvanik Piller: Emk. ve galvanik sıralar, muayyen bir ortamda bulundurulan muhtelif madenlerin, korozyona karşı olan temayüllerinin farklı olduğunu ve bunların farklı çözülme potansiyellere sahip olduğunu gösterir. Şekil 2. böyle bir hâdiseyi gösteriyor. Burada demir ve bakır aynı sulu eriyiğe batırılmışlardır. Galvaniz sıraya göre, bakırın çözülme potansiyeli bakamından demire nazaran daha çok asil (yani katodik) olduğu anlaşılır. Eğcı iki metal elektriki olarak irtibatta iseler, bu potansiyel farkı bir elektrik akımının meydana gelmesine sebep olur. Bu hal aynı şekilden görüleceği üzere bir ampermetre ile kolayca ölçülebilir. Şekil 2 de gösterilen pilde demirin, sathında elektronları terkederek, eriyiğe karışmağa daha büyük temayülü vardır. Bu elektronlar devrenin madeni kısmı boyunca bakır elektroda geçer ve madenden eriyiğe *de, eriyikteki hidrojen iyonlarını nötürleştirerek geçer. Atom halinde hidrojen bakırdan, hidrojen gazı hali- MÜHKNDİS MAKÛSTA - SENE 3 - SAYI 29 - ARALIK 1959

9 > T o 8? 1 t,.'iv Ç, S 1* it '{ Sekil '.\ Çeliğin knrrnz.vonıınıla. ( ÎH) ııı tesiri 4-10 (ı>h) arasımla korrozyon hızı ınntlen yüzeyine jrc!en oksijen miktarına bağlıdır. (i>h)«10 dan fazla olursa, korrozyon mahsulü artıkların teşekkülü pii-ihifliği tevlkl etler, (pil) 4 ten aşağı olursa hidrojen tegeldcülü büyük ülçiido bir katodik reaksiyon doğurur. ne gelerek veya oksijenle birleşerek su haline gel inek suretiyle uzaklaşır. Bu pilde demir anod vazifesini görür. Bakır da katod rolünü oynar. Burada anoddaki maden kaybı. ile birlikte görülen akım, adi pildeki gibi harici bir emk. in tesiriyle değil galvanik pilin elektrodları arasındaki potansiyel farkından meydana gelmektedir. Hakikatte şekil 2 deki pil bir akümülatörden başka birşey değildir, her iki elektrodunda meydana gelen reaksiyonların bir evvelki pildekinden hiç farkı yoktur. 3 Konsantrasyon Pilleri : Yukarıda verilen Nernst formülünden görülebilir ki, herhangi bir eriyik içinde bulunan bir madenin potansiyeli, eriyikteki iyonların konsantrasyonu ile değişir. Eriyikte bulunan madenin iyonları çoğaldıkça sonradan eriyiğe daldırılan ikinci bir madenin iyonlarının eriyiğe geçmesi zorlaşır. Bu yüzden, yüksek bir maden iyonu konsantrasyonunu haiz bir eriyiğe daldırılan ikinci maden daha asil olur. Şekil 3 te konsantrasyonu farklı iki bakır sülfat eriyiğine daldırılmış iki eşdeğer bakır çubuk görülüyor. Eriyiğe verdikleri iyonlar farklı olduğundan potansiyelleri de farklıdır. Bu korozyon pilinde konsantrasyonu yüksek olan eriyikteki bakır katod rolünü, diğeri anod rolünü oynar. 4 Bifferansiyel Havalanma Pilleri : Tipik bir. konsantrasyon pili teşkil eden bu pillerin su işleri sahasında hususi bir ehemmiyeti vardır. Madendeki hidrojen atomları ile, eriyikteki oksijen arasındaki kimyasal reaksiyonun hızı, oksijenin madenin yüzeyine toplanmasına bağlıdır. Bu yüzden eğer, bir korozyon pilinde elektrodlardan biri daha fazla oksijene maruz kalırsa arasındaki hidrojen daha çabuk nötürleştirilir ki bu da maden iyonlarının eriyiğe geçmesini kolaylaştırır ve bu kısım korozyon pilinde katod vazifesini görür. Bu suretle teşekkül eden differansiyel havalanma pilinde daha az oksijene maruz kalan öbür elektrod anod olur. 5 Differansiyol Sıcaklık vs Diiforansiy;! Gerilme Pilleri : Madenlerdeki sıcaklık ve gerilme farkları da korozyon pilleri teşekkülünde rol oynar. Bunlar bilhassa korozyonun başlamasına sebebiyet verebilir, fakat bilâhare yerini diğer belli başlı pillere bırakır. Bu yüzden uzun devreli korozyonlarda bu tip pillerin korozyon bakımından ehemmiyeti bilhassa su işlerinde karşılaşılan şartlarda nispeten azdır. KOROZYON PİLLERİNİN TEŞEKKÜLÜ Kolay anlaşılması bakımından, aşağıda bahsolunân pillerdeki elektrodlar madenin ferdi parçaları olarak nazarı itibare alınacaktır. Tek başına suya daldırılan maden parçasında korozyon, sathında teşekkül eden katod ve anod vasıtasiyle meydana gelir. (Şekil 4.) Suya daldırılmış bir demir levhanın yüzeyindeki bu neviden tipik bir körozyonu göstermektedir. Burada anod ve katod madenin gövdesiyle kısa devre edilmiştir. Hakikatte burada pil teşekkülü ve korozyon hâdisesi evvelce bahsedilen lerden farksızdır. Büyük bir demir parçasının yüzeyinde suya dalma halinde böyle bir sürü pil teşekkül eder. Korozyona uğrayan bir madenin yüzeyindeki bu şekilde mevzii anod ve katod teşekkülleri fiilen tesbit edilmiş olup, bu elektrodlar arasındaki akım hızı ile maden ağırlığındaki kaybın münasebeti belirlidir. Maden parçası yüzeydeki korozyon teşekkülü bünyenin farklı teşekkülünden, elekti olit konsantrasyon pili, differansiyel havalanma, sıcaklık veya - gerilme pili teşekkülünden meydana--gelebilir. (Şekil. 5). pratikte böyle teşekkül etmiş pillerin tipik bir kaç misalini gösteriyor, ilk beş şekil (5a -5c) differansiyel havalanma pillerine ait misallerdir. Bunlarda oksijene daha fazla maruz maden yüzeyi parçasının pilde katod vasifesi; oksijenden mahfuz parçanın da anod vazifesi gördüğü anlaşılıyor. Şekil 5f farklı madenden yapıbnış ve birbirine bağlanmış iki borudan meydana gelen 8 MÜHENDİS ve MAKİN A - SENE 3 - SAYI 29 - ARALIK 1959

10 galvanik bir pili gösteriyor, Bakır ve pirinç demire karşı katodiktir. Binaenaleyh büyük bir bağlantıda bakır ve pirincin katod rolü dynamasiyle demir korozyona uğrar. Şekil Fg de değişik kimyasal karakterde toprak veya su tabakalarından geçen bir borunun dışında rastlanabilecek bir elektrolitik konsantrasyon pilini gösteriyor. Nihayet. 5h da hariçten tatbik edilen bir akımdan meydana gelen alelade bir korozyon misali görülüyor. Eğer su şebeke borusu tramvay elektrik şebekesinin toprak hattını teşkil ederse borunun toprağa akım geçen yerinde iış satıhda bir korozyon artması meydana gelir, borunun iç kısmında ise böyle birşey mevzuubahis değildir. Yukarıda korozyon yaratabilecek pil tipleri ayrı ayrı izaha çalışıldı, fakat bilhassa belirtmek isteriz ki, bunlardan bir veya birkaçı da aynı zamanda meydana gelebilir. Meselâ (Şekil - 5c) de tümsek altındaki maden iyonları, tümseğin etrafındaki suda bulunan maden iyonlardan fazla olması -gerekir. Bu yüzden maden iyonları bakımından, farklı konsantrasyon gösteren eriyikte tümseğin altındaki maden yüzeyinin katod vazifesi gördüğü bir konsantrasyon pili husule gelmiştir. Diğer taraftan differansiyel havalanma dolayısiyle, tümseğin dışındaki maden yüzeyine oksijen daha fazla tesir ederek ve bu defa bu kısım katod vazifesini görerek bir differansiyel havalanma pili meydana gelmiştir. Bir kısmı toprağın altında bir kısmı açıkta kalacak (veya bir kısmı diğer kısmından Farklı şekilde veya toprakla) şekilde örtülü bulunan boru parçasının yüzeyinde oksijen konsantrasyonu farkından dolayı pil teşekkül eder. Dışarıda kalan kısmı katod, diğer kısmı anod vazifesini görür. KORCZYON HIZI Sulu bir eriyikte bulunan maden parçasının korozyon hızı madenin yüzeyinde teşekkül eden anod ve katodlar arasındaki akım hızının fonksiyonudur. Korozyon pilinde reaksiyonlar ışağıda izah edilmiştir. Korozyonun meydana gelebilmesi için Reaksiyon (1) in olması ve bu reaksiyonla maden üzerinde meydana gelen elektronların uzaklaştırılmaları lâzımdır. (Reaksiyon 3-5) Aksi takdirde madenin üzerinde zıt emk.i hasıl olacak ve korozyon akameta uğrıyacaktır. Bu sebepten, bir korozyon pilinde anod ve katod reaksiyonları aynı süratle cereyan etmelidir. Her iki elektroddaki reaksiyonda meyda- Şekli 7 - Tipik Polarizasyon Eğrileri lii.v-'.; çizgiler elektroıl potansiyelinin uzakta bulunan lir referans pili ile ölçülmesi halindeki kıymetleri gösterir. Kesik çizjrüer mütekabil korrozyon pili elektrodlari arasına yerlı-ştirilmi.ş sondaj elektrodlan kullanılması halinde elde edilen eğrileri gösterir. na gelecek herhangi bir -yavaşlama aradaki akım hızında mütekabil bir azalmayı doğuracak ve aynı durum korozyon hızında da görülecektir. Pratik olarak korozyon hızı, anod reaksiyonunu, katod reaksiyonunu veya her ikisini de azalmak suretiyle kontrol edilebilir. Katoddan hidrojenin uzaklaştırılması hidrojen gazı teşekkülü (Reaksiyon 4) ile gerçekleştirilebilir. Aynı iş oksijenin depolarizasyonu (Reaksiyon 5) ile de gerçekleştirilebilir. Geçmişteki araştırıcılar göstermişlerdir ki nötür veya az alkolü ihtiva eden sularda, katodda hidrojen teşekkülü ile meydana gelecek korozyon (Hidrojen ve demirin emk. serilerindeki nisbi durumları itibariyle her nekadar demirin korozyonu ile hidrojen teşekkülü birbirini takip ederse de kabili ihmaldir. Bu hal, hidrojenin gaz haline gelerek maden yüzeyinden dışarı çıkmadan evvel icap eden mukavemetle karşılaşması şeklinde izah edilebilir. Filhakika nötr veya hafif alkali ihtiva eden sulardaki yüksek voltaj demir katoddaki mühim miktarda hidrojen gazının kaçmasına mani olur. Bir suyun (P H) ı 4 ün altına düşerse hidrojen iyonunun konsantrasyonu, hidrojenin teşekkülünü geniş ölçüde arttıracak şekilde çoğalır. Bu gazın teşekkülü ise büyük ölçüde bir katodik reaksiyon demektir. Kasaba içme suları ve endüstriyel tesirlerdeki sular umumiyetle nötür veya hafif alkali ihtiva ettiklerinden, hidrojen teşekkülü ile meydana gelen korozyon büyük ehemmiyeti haiz değildir. Bu yüzden bu sistemlerdeki ilk katodik reaksiyon, eriyikteki oksijenle hidrojen reaksiyonu (Reaksiyon 5) sayesinde hidrojenin MÜHENDİS ve MAKİNA - SENE 3 - SAYI 29 - ARALIK

11 ortadan kaldırılması olmalıdır. Anod reaksiyonu hızı, katod reaksiyonundan çok daha fazladır. Korozyonun devamı ancak her iki reaksiyonun aynı süratle olması ile'-mümkün olduğundan, aşikâr olarak Natitrel sularda demirin korozyon hızı, korozyon ' hücrelerinin katodlarına verilen oksijen ile kontrol edilir. Oksijenin teşekkül hızı ise eriyikteki oksijen konsantrasyonuna suyun akış hızına ve türbilanslarla madenin yüzünde mevcut oksit tabakalarına bağlıdır. Kasaba içme suları ile'sanayide kullanılan sularda normal olarak bulunan oksijen konsantrasyonu korozyon için büyük bir tehlike değilse de muhtelif sebeplerle bu konsantrasyonun artması direkt olarak korozyon hızını arttırır. Bütün demir ve çelik aksam, bünyedeki terkibi nasıl olursa olsun tabii sularda aynı hızla korozyona uğrar. Kısmen realist ve kısmen realist olmayan muhtelif görüşlerle, çeşitli maksatlar için birçok tip demir ve çelik boru kullanmak mecburiyetinde kalınan su tesisatında bu hadisenin ehemmiyeti büyüktür. Madenlerin yüzeyinde teşekkül eden filmlerin, onların korozyon karakteristiklerine tesiri kayda değer. Bu filmlerden bazıları oksijen veya hidrojen verebilen filimlerdir; bazıları korozif ortamın elemanları ile korozyon mahsullerinin kimyasal reaksiyonundan teşekkül eder. Bu şekildeki film teşekkülü için korozyon hücrelerinin anod ve katodu daha müsait olmakla beraber, ekseri hallerde madenin bütün yüzeyi boyunca filme rastlanır. Korozyon hücrelerinin katodunda teşekkül eden filmler, madenden eriyiğe doğru olan elektron transferine mani olabilir. Bu gibi filmlerin teşekkülü pozitif yüklü iyonların elektrod dolması hali veya maden yüzeyindeki kimyevi maddelerin katodda kolloridal halde bulunması veya eriyikte bulunan baz kimyevî maddelerin bu elektrod mahsulü alkalilerle kimyasal reaksiyonu neticesinde teşekkül eden ve erimiyen çökeleklerden ileri gelebilir. Anod filmlerinin teşekkülü de aşağı yukarı (negatif yüklü iyonları, pozitif yüklüler yerine koyarsak) aynen yukardaki sebeplerden ileri gelir. Bir anod filminin teşekkülü, anotta suyun madenden tamamen ayrılmasını doğurabilir ki bu da anod reaksiyonunu tamamen durdurabilir. Muayyen şartlar altında, madenin yüzeyinde bir film teşekkülü o madenin potansiyelinde, daha asil'e doğru olmak üzere, esaslı değişiklik meydana getirebilir. Bir madenin korozyon hızında, madenin potansiyeli -maden daha asil olmak üzere- değişme suretiyle bir azalma olursa maden pasif hale gelmiştir diyebiliriz. Sekili, üzerinde koruyucu tabaka bulunmadığı zaman, yumuşak bir çeliğin korozyonuna suyun ph inin tesirini gösteriyor. 22 C da ph 4 ilâ 10 olduğu zaman korozyon hızı oldukça sabittir. Bu arada (ph4-10 arasında) hâkim olan katodik reaksiyon oksijenin, depolarizasyonudur ve korozyon maden yüzeyinde oksijenin teşekkül hızı ile tâyin edilir. Suyun ph ı 4 ün altına düştüğü zaman hidrojenin gelişmesi büyük ölçüde bir katodik reaksiyon doğurur. Düşük ph larda artan korozyon hızı, eriyikteki hidrojen konstantrasyonun çoğalmasına ve maden yüzeyindeki korozyon mahsulü olan koruyucu tabakaların suda çözülmesine atfedilebilir. Eğer ph -10 un üstüne çıkarsa, madenin üzerinde korozyon mahsullerinden koruyucu bir tabaka teşekküleder veya demirin yüzey reaksiyon hızı demir daha pasif bir hale geldiği için azalır ve korozyon yavaşlar. Tabii sularda bulunan kimyevi maddeler, korozyon mahsulleri ile. reaksiyon neticesinde maden üzerinde koruyucu tabakalar r*eydana getirerek Şekil 6 daki eğrinin gidişine büyük ölçüde tesir icra edebilir. POLARİZASYON Bir korozyon hücresinde, elektrodlar arasında meydana gelen akımın yönüne tesir eden kuvvet, hücrenin anodu ile katodu arasındaki potansiyel fırkıdır. İkinci Kirşof kanunundan: emk = İR veya Ec Ea =ÎRe -flrm ki burada Re dev renin elektrolitik kısmına ait direnç, Rm devre- ş* nin madeni kısmına ait direnç, Ec katodun efektif potansiyeli, Ea anodun efektif potansiyeli ve I elektrodlar arasındaki akım hızıdır. Korozyon hücrelerindeki anod ve katod potansiyelleri hücredeki akım hızı ile değişebilir. Bu hâdiseye polarizasyon adı verilir, ve durum mekanik veya hidrolik sistemlerdeki sürtünme ile mukayese edilebilir. Korozyon hücresinde akım hızı artarsa anod ve katodun potansiyelleri müşterek bir değere yaklaşır. Her iki elektrodun polarizasyonu, anod potansiyellerinde katodik yönde, katod potansiyelinde ise anodik yönde bir değişme meydana getirecektir. Bu sebepten,aralarında birtakım meydana gelen korozyon hücreleri elektrodlarının potansiyel farkı, açık devrelerdeki potansiyel far- 10 MÜHENDİS ve MAKİNA - SENE 3 - SAYI 2ö - ARALIK 1959

12 kından umumiyetle düşüktür. Polarizasyonda bir artma, iki elektrod arasındaki potansiyel farkında ve netice itibariyle hücredeki akım hızında bir azalmaya tekabül eder. Muayyen şartlar altında ayrı anod ve kaiodların polarize edici karakteristikleri, elekt- Lodlar arasındaki akım hızını değiştirerek (Rm'i değiştirerek) ve buna tekabül eden potansiyel farkını ölçmek suretiyle tayin edilebilir. Şekil 7 de elektrodlan arasında muhtelif kıymette akımlar meydana gelen bir korozyon hücresinin anod ve katodundaki potansiyellerini bösteren bir çift tipik polarizasyon eğrisi verilmiştir. Eğrilerin ordinat eksenini kestiği noktalarda ordinat ekseni elektrodların devre potansiyellerini temsil eder. (Korozyon hücresinde akım yok) eğrilerinin kesiştiği nokta pratikte umumiyetle olduğu gibi elekrodların kısa olması halinde korozyon potansiyelleri ve korozyon akımını verir. Kesiksiz çizgilerle temsil edilen eğriler birbirinden (IRm) e eşit bir mesafe ile ayrılmıştır. Bu eğriler elektrodların ortasına yerleştirilmiş bir referans hücresinden potansiyellerin ölçülmesi suretiyle çıkarılabilir. Şekil 7 deki kesif çizgi ile temsil edilen eğriler ise, kendi korozyon hücreleri elektrodlarının hemen yakınına konulmuş sondaj elektrodlan vasıtasiyle elde edileceklerdir. Bunlar birbirinden (IRe - IRm) ye eşit uzaklıkta bulunur. f 1 t T r (al T ' w X r t*; Şekil 8 korrozyon kontrolü tipleri (a) >> I direnç knntrclıı, (b) katotlik kontrol (c) anedik kontrol (il) Uarujik kentrol (nııorilk ve katodik) Evvelce korozyon hızının, katod reaksiyonu, anod reaksiyonu veya her ikisinin hızı ile kontrol edilebileceğini söylemiştik. Korozyon hücrelerinde topu topu dört tip kontrol imkânı vardır. Bunlar şekil 8 de gösterilmiştir. Şekil 8a elektrodlar arasındaki akımın, bunların potansiyeline hiçbir tesir olmıyan rezistans kontrolünün kkdicli halini temsil eder. Koroayra hücresindeki akım, sistemin IRe ve IRttl'l İle sınırlanmıştır «ve her elektrodaki potansiyel o elektrod için açık devredeki potansiyelle eşit bir kıymette sabit kalır. Bu duruma su tesitatmda hiçbir zaman rastlanmaz. Şekil 8b. korozyon hücresindeki akımın katod polarizasyonu (ekim hızı ile potansiyelde değişme) tarafından sınırlanması halini temsil eder. Bu misalde korozyon "katodik kontrol" altındadır denir. Şekil 8c ve 8d, korozyon hızının, anod polarizasyonu (anodik kontrol) veya heriki elektrodun polarizasyonu ile kontrol, edilmesi halinde elde edilen polarizasyon eğrilerini gösterir. Hiç inhibitör bulunmayan sulu eriyiklerdeki demirin korozyonunda anod reaksiyon hıuı katoddaki depolarizasyon reaksiyonu hızından çok daha fazladır. Nötr veya hafif alkali ihtiva eden sularda korozyon hızı katodda toplanan oksijenin toplanma miktarı ile tamamiyle kontrol edilebilir. Bu yüzden birçok kasaba içme şu tesislerinde ve sanayide korozyon birinci derecede (Şekil 8b de gösterildiği gibi) katodik kontrol tesiri altındadır. Korozyon hızı katodun polarizasyon derecesi ile idare edilir. KOROZYONUN DAĞILIŞI Su içindeki demirin korozyon hızına tesir eden faktörleri gözden geçirdik; aynı ehemmiyeti haiz diğer faktörler, vukua gelmekte olan korozyonun dağılmasına tesir edenlerdir. Korozyon madenin bütün yüzeyinde üniform olarak yer alabilir veya bütün madenin kaybına sebep olabilecek şekilde nisbeten küçük bir sahada lokalize edilmiştir. Su içindeki bir madeni kontruksiyonun ömrü geniş ölçüde korozyomm kendisine duhul etmesine bağlıdır. Mevziî korozyon konstruksiyonda bazı noktalan zayıflatarak süratli bir şekilde tehlike yaratabilir. (Her nekadar korozyonla kaybolan maden miktarı az ise de) Suda demirin korozyon hızı umumiyetle katod reaksiyonu hızı ile kontrol edildiğinden, korozyon hücresinin anodunu korrozif ortamdan sadece kısmen koruyan koruyucu tabaka teşekkülü madenin eriyiğe geçmesine çok az miktarda tesir edebilir veya hiç tesiri olmaz. Bu hallerde, anodun kısmen korunması effektif anod sahasında bir azalmaya sebep olur ve neticede de muayyen bir kısmında korozyonu arttırarak konstrüksiyonda tehlikeli noktalar meydana getirir. *. (Devamı sayfa 30 da) MÜHENDİS ve MAKİN A - SENE 3 - SAYI 29 - ARALIK

13 Bakım Masraflarının Limiti Çeviren: Coşkun KÜLÜR Yazar bu makalesinde takım tezgâhlarının bakım masrafları için pratik bir nezaret metodu teklif etmektedir. Bu metod kolaylıkla diğer raakina kolları için de kabili tatbik olabilir. Bir atelyenin idaresi, ancak makinaların bakım masraflarına özel bir dikkat sarfetmek ve bu masraflar fazla kabarıpta haklı gösterilemiyecek külfetlere yol açmadan idarecilere haber vermekle, ekonomik olabilir. Eğer sanayiciler 10 yıldan fazla bir zamandır çalışan makinaların bir çoğunun kendi işletmeleri için büyük masraf kaynağı olduklarını bilseler herhalde hiç durmadan bu makinaların yerine derhal yenilerini koyacaklardır. Bu yeni makinalar ise kâr kaynağı olacaklardır. Bakım masrafları birbirine sıkıca bağlı iki görünüş altında mütalea edilmelidirler: Toplam bakım'masrafı; bu masraf kazanç imkanına göre değerlendirilecektir. Her makina için kabul edilebilir bakım masrafı Eğer safi kârın belirli bir seviyede kalması isteniyorsa toplam masraf belirli sınırlar içinde kalmalıdır. Buda her makinamn bakım masrafının belirli sınırlar (limitler) arasında kalmasını icap ettirir. Biz bu yazımızda bir nezaret sistemi teklif etmekteyiz. Bu sayede her makinamn bakım masrafları bilinebileceği gibi makinamn normal olarak nezaman değiştirilmesi icap ettiği de kendiliğinden ortaya çıkacaktır. Bu sistem masrafları bilerek yapan işletmeci için özel bir alaka arz eder. Konstürüktör de yedek parça satışı için bazı fikirler elde edebilir. Bakım smırı Burada bakım bütçesinden - yani bütün fabrika için yıllık toplam bakım masrafı - kast edilen her makina için belirli bir masrafa tekabül eden umumi bir yekûndur. Yeni bir makinamn bakım masrafları eski bir makinanınkinden tabiatile daha düşüktür. O halde eski makinaların bakımına bir limit tesbit etmek yerinde olur. Böylece masrafın artmasına ve makina başına tesbit edilen ortalamayı geçmesine mâni olunabilir. 1 nolu tablo makinamn çalışma süresile beraber bakım masraflarının nasıl arttığını göstermektedir. İlk satır "Makinamn durumu" bir makinamn gerçek ömrü tükeninceye kadar hangi safhalardan geçtiğini göstermektedir. İkinci satır ise "Bakım bütçesi" bu safhalara tekabül eden masrafları göstermektedir. Bu masraflar bakım yönünden makinamn gerçek ömrü hitamında limite erişmektedirler. Bakım masrafları, bu limiti aşınca, aşırı olmaktadır. Çeşitli tipteki makinaların her biri için aylık bakım masraflarına bir limit tespiti mümkündür. Eğer bu limit her makinamn bakım masraflarının bulunduğu istatistik fişine işlenirse, aylık el emeği ve malzeme masraflarını bulup makinamn fişi üzerine işlemekle görevli memur aylık masrafların limiti aşıp aşmadığını kolayca görebilir ve icabında kısım şefini durumdan haberdar eder. Bu basit bir talimattır, ucuzdur ve tatbiki kolayca otomatikleşebilir. Böylece aşırı masrafa olan her temayül ortaya çıkar ve makina bakım fişleri idarenin esaslı bir unsuru olur. Şunu söylemek yerinde olur ki bazı bakım masrafları istisnai bir karakter arzederler. Meselâ 2 nolu şekilde gösterilen fiş üzerinde 1960 referans numarası frank tutan ve 12 ay dayanan bir tamirat franklık bir masrafa sebep olmuştur. Aynı mülahaza gelecek ayların her birinde de ortaya çıkacaktır. Limitler takım tezgâhı konstrüktörleri tarafından tanzim edilen tablolara işaretlenip müşterilere verilebilir; müşteriler böylece bakım masraflarının hangi andan itibaren arttığım müşahede edebilirler. Burada aynı tablolar satış işleriyle meşgul mühendisler tarafından da kullanılabilir. Bunlar müstehlike bakım masrafları çok fazla olan makinaları belirtmekte işe yarar. LİMİT tesbitinin esasları Limitlerin tesbitinde gözönüne alınacak faktörlerden biri muhakkak ki ortalama bakım masrafıdır. Bu da gayet basit olarak tesbit edilebilir. Meselâ bakım bütçesi yılda 12 milyon f ranksa, veya ayda 1 milyon franksa ve makinalara yapılan yatırım 200 milyon franksa her frank için harcanan meblâğ şu olacaktır: = 0,005 F. 12 MÜHENDİS ve MAKİKA - SENE 3 - SAYI 29 - ARALIK 1959

14 Tablo 1. Bakım masraflarına göre makinalann ömrü Makinamn durumu Bakım bütçesi Yeni Az Vasatın üstünde Vasatın altında _. A! Vasatın Vasat :,,, [ altında Tr, Vasatın Vasat....., î üstünde Gerçek ömrün nihayete ermesi Limit Yerine yenisi konmalıydı Fazla Aylar Ekim Kasım Aralık Aralık Ocak Şubak Mart Tablo 2. Makinalann bakım istatistik fişleri Referans No: El ücreti (Frank) iööö Kasım: Universal Frezeler Limit: F Malzeme masrafı (Frank) ÖÖ ilk masraf (frank) ~54ÖÖÖ Umumi masraf. (Yüzde) Toplam masraf (Frank) Ö Öyle ki 0,005 F, 1,00 F tutan ve normal şartlar altında çalışan bir makinamn aylık bakımına sarfedilecek ortlama meblâğ olacaktır. Eğer bu rakam bir makinamn değerine tatbik edilirse ve çalışma şartları bir rakkamla ifade edilebilirse, limitler hesaplanabilir. Makinamn değeri, yerine yenisini koyma fiatı olmayıp, frankın o günkü satın alma gücü nazarı itibare alınarak ayarlanan satın alma fiatı olmalıdır. Tek endişe fabrikanın varlığına bir zarar gelmemesi olmalıdır;, bunun için de frankın satın alma kabiliyeti gözönüne alınmalıdır. Zaten eski makinaların bir çoğunun benzer makinalarla değiştirilmesinin imkân olduğu bilinmektedir; dolayısiyle değiştirme fiatları da yalnış değerler olabilir. Çalışma şartları 3 nolu tabloda verilen aşınma katsayılarından faydalanılarak tesbit edilebilir. Aşınma katsayısı şöyle tarif edilebilir: Bir makinamn veya herhangi bir grubun aşınmasına tesir eden özel bir çalışma şartının tesirlerini ölçmeye yarayan rakkam. Elde edilen katsayıları birbirlerile çarparak belirli bir makina için aşınma faktörü elde edilir. Bütün makinalar için ortalama faktör ortalama çalışma şartlarının bir ölçüdür. Makinalann her birine ait olan faktörleri ortalama faktörlerle bölersek aşınma oranını buluruz. Bu rakkam bize makinamn ortalama aşınmaya nisbetle çok mu yoksa az mı bir aşınmaya maruz kaldığını gösterir. En nihayet bir makinamn ortalama bakım masrafına eriştikten sonra bakım masrafında nekadar bir artmaya müsaade edilebileceğine karar verilmelidir. Meselâ şöyle bir karar verilebilir: Gerçek masraflar makina değerinin her bir frankı için 0,005 değerinin iki katına yani 0,01 e yükseldiğinde sınıra erişilmiştir. Bu değer daha yüksek veya daha düşük olabilir. Bu faktör, ihtiyaca göre, makinaların sistematik ve tarafsız bir şekilde değiştirilmesini geciktirmek veya çabuklaştırmak için tadil edilebilir. Limitlerin hesabı: Limitlerin hesabı için 4 nolu şekle benzer bir tablo tanzim edilir. No: 1 deki makina için F x 0,01 F x 0,12 = F (ayda) bulunur. Makinamn değeri F d ir. 0,01 her makina değerinin frank başına ortalama bakım masrafının iki katıdır ve 0,12 aşınma faktörü olan 4 ün ortalama aşınma faktörü olan 33,6 ile bölünmesinden elde edilen aşınma oranıdır. No: 10 daki makina için aşağıdaki aşınma katsayıları 3 noiu tablodan alınmıştır. Makinamn yalnız 8 saatlik bir postanın çalışması esnasındaki kullanılması (Tablo 3 no 1 ) 1,2 gibi bir aşınma katsayısı verir; Yükün devamlı olarak değişmesi (no 2) 2,4; hafif titreşimler (no 3) 2,0; zorlanma (no 4) yüksektir: 1,6, makina önemlidir (no 15) katsayı 1,4. Bunları birbiriyle çarparsak 1,2 x 2,4 x 2,0 x 1,6 x 1,4 = 12,9 Aşın MÜHENDİS ve MAKİNA - SENE 3 - SAYI 29 - ARALIK

15 Posta No: Günlük kullanma Yük Titreşimler Çalışma Kapasite (l/dakika) Kavitasyon Aşınma Tablo 3. Aşınma Katşayılan Çalışma şartlan Aşındırıcı madde yüzdesi (Aşındırma) Sıcaklık değişmesi Hız. Erozyon Açık havada kullanma Çalışanların ihtimamı Uygun olmayan malzeme kullanılması Malzemenin önemi Tarif 8 Saat saat 24 saat Sabit Değişken Mütemadiyen değişiyor Mürerrer darbe Hiç yok Hafif Vasat Kuvvetli Az Vasat Çok Hiç yok Hafif Vasat Kuvvetli Hiç yok Hafif Vasat Kuvvetli Hiç yok Zayıf İhmal edilebilir Artan Ani Zayıf Vasat Yüksek Hiç yok Zayıf Vasat Kuvvetli Yaz Kış îyi Kötü Kritik olmayan Yan kritik kritik it' 1 " Aşınma katsayısı 1,2 2,6 4,0 1,2 1,7 2,4.3,6 1,0 2,0 3,0 4,0 1,1 1,3 1,6 1,2 1,4 1,6 ı,ö 1,3 1,7 2,2 ı,ö 2,0 4,0 8,0 1,0 1,2 1,0 1,3 2,5 1,1 1,2 1,3 1,0 1,1 1,5 2,0 1,2 1,4 1,0 1,5 2,0 1,0 1,2 1,4 MÜHENDİS ve MAKİNA - SENE 3 - SAYI 29 - ARALIK 1959

16 ma faktörü takriben 13 tür. Dolayısiyle limit şöyle tespit edilebilir: P x 0,01 F x 0,39 = F (Ayda). 0,39 rakkamı 13 ü ortalama aşınma faktörü olan 33,6 ile bölerek elde edilen aşınma oranıdır. Bu hesaplardan şu anlaşılmaktadır ki aşınma katsayıları tablosu bir kere tanzim edildikten sonra limitlerin tesbiti gayet kolay olmaktadır. Bakım masraflarının bu metodla incelenmesinin sağladığı avantajlar gözönüne alınırsa aşınma katsayıları tablosunun tanzimi gayet cüzi bir emek sarfına sebep olmaktadır. Aylık limitler toplamı olan (4 nolu tabloda işaret edilen) F aylık bakım bütçesinin (1 milyon F) iki katından fazladır. Bu bir hata gibi gözükebilir, zira toplam limit ve aylık bütçe arasında limiti aylık ortalama bakım masrafının iki katı olarak tesbit eden karara uygun olmak üzere sabit bir münasebet olması gerekmektedir. Pratikte aşınma katsayıları yardımıyla toplam limit aylık bütçesinin iki katın-r dan eksik veya fazla olabilir. Bu cinsten bir farkın önemi yoktur. Çünkü iki mefhumunda ifade ettiği manâlar farklıdır: Limitler masrafların ne zaman durdurulması icap ettiğini bildirir bütçe ise harcanacak yekûnu belirtir. Bütün limitlere aynı anda erişildiğini farzetmek pratik bir ihtimal değildir ve gözönüne alınması icap etmez. Aşınma faktörünün tebiti Aşınma katsayıları bakım mütehassıslarının fikirlerine, katalog ve el kitaplarındaki malûmatlara, lâboratuvar deneylerine, ciddi bakım istatistiklerine veya bütün bu donelerin birleştirilmesine istinad edilerek tesbit edilebi- 1o Zo 3o AŞIMA FAKTORLEKI Şekli 1. revizyonların sıklığı ile karşılaştırılarak aşınma faktörlerinin doğrulumunu kontrol için kulla uüan grafik. lir. Mümkün oldukça her defasında 3 nolu tab loda kullanılan zayıf, vasat, yüksek, ihmal edi lebilir, artan ve ani terimleri müsbet vesika il( tarif edilmeli ve bu vesikalar bir el kitabına* toplanmalıdır. Çeşitli malzemenin farklı derecelerde titre simlerin, aşınmanın, yüklerin ve diğer çalışmı faktörlerinin tesiri altındaki aşınmasını gös teren tablolar aşınma katsayısı tablosu yapaca! mühendise çok faydalı olacaktır. Tablo 4 Makina başına bakım masraflarının Maklna No. Frank olarak değeri Aşınma faktörü Aşınma oranı Frank olarak aylık limiti ü ,12 0,74 0,51 1,46 1,93 0,83 1,07 1,64 1,31 0, Toplam ' Ortalama aşınma faktörü 33,6 fc, MÜHENDİS ve MAKÎNA - SENE 3 - SAYI 29 - ARALIK 1959

17 Bu katsayıların doğruluğu b nolu şekilde verilen eğriye benzer bir eğriyle kontrol edilebilir. Belirli çalışma şartlariyle revizyonların frekansı arasında normal olarak mevcut olan bağıntı bu eğride esas alınmıştır. Çalışma şartları GO faktörü ile karakterize edilen makina 6 ayda bir revizyona ihtiyaç gösterebilir. Bunun yarısı kadar bir yıpranmaya maruz kalsaydı (faktör 30) yalnız yılda bir revizyona ihtiyaç gösterecekti. Bu eğriyi aşınma katsayıları hesabının başlangıcında mümkün olduğu kadar erken çizmek iyidir. Bunun için en fazla aşınmaya maruz kalmış makina seçilir. Bu makinanın revizyonlarının frekansı normal olarak bilindiği için tecrübeye dayanarak eğrinin* en sağdaki noktası tesbit edilebilir. Diğer bütün makinaların revizyon frekansı ve faktörleri de çok küçük toleransla bu grafiğe yazılabilir. Grafik, tamamlandığında çalışan bütün makinaların muayene frekanslarının tesbiti için kullanılabilir. Bilhassa şimdiye kadar hiç kullanılmamış tipten bir makina fabrikaya getirildiğinde bu grafik gayet faydalı olabilir: Muayenelerin ve re-. vizyonların frekansını tesbite yarar ki bu da makinanın en az boş kalmasını ve en az bakım masrafıyla çalışmasını temin eder. Diğer taraftan kontruktör de normal hale sokulmuş grafikle müşteriye gerekli muayene ve revizyon frekansları hakkında (Yeni makina için) bilgi verebilir. Muayyen e ve revizyon terimleri yapılan işe göre net bir ifade kazanmalıdır. Aşınma faktörleri hesabı takım tezgâhları endüstrisinde basitleştirilmiştir. Çünkü paralel ve rovelver tornalar ve diğer bir çok tezgâhlar benzer şartlar altında çalışmaktadırlar. Bu çeşit durumlarda aşınma faktörü her makina için değil de her makina tipi hesaplanmalıdır. Limitten sonrası Limiti dolduran bir makina bakım yönünden kullanılmaz olarak bildirilmişse eskilik ve bu eskiliğin yenileme programına dolayısiyle bakım bütçesine aksetmesini ölçmek üzere artık bildiğimiz metoda göre çok faydalı rakkamlar Tablo 6 Bakım masraflarınım ve dde edilebilir.. İlk önce kullanılamıyacak olarak bildirilen makinaların istatistiki bakım fişleri muntazam aralıklarla incelenirler ve müşterek bir tablonun yapılmasına yararlar. Makina tipine ve atölyelere göre toplam olarak kullanılma dışı makinaların sayımı yapılır. Bu rakamların her kategorideki kullanılabilir durumda bulunan makina sayısına olan yaklaşıklığı eskilik hakkında bir fikir verir. Daha sonra 6 nolu tabloda olduğu gibi kullanılma dışı bildirilen makinaların bakım masraflarının mukayesesi yapılır. Bu mukayese her tip makina için atelye veya kısım için yapılabilir. Verilen misalde kullanılma dışı bildirilen makinaların kullanılmasından doğan bakım masrafları 276 x F = P (ayda) dolayısiyle F lık masrafların aylık toplamının % 17,5 una kadar yükselecektir F lik yekûnu ile F arasındaki farktır. Muntazam aralıklarla bu çeşit bilgilerin mukayesesi bir yöne veya diğer yöne bir temayül gösterirse yenilemeyi hızlandırmak veya bakım bütçesini tekrar gözden geçirmek lüzumu hasıl olacaktır. Limit ve yerin yenisini koyma kararı İstatistik fişleri üzerine işlenen limitlerin gayesi harcanan aşırı bakım masraflarını derhal belirtmektir. Aynı zamanda aşırı masrafları önlemeye de yararlar. Bir makina önemli bir tamirata ihtiyaç gösterdiği zaman malzemenin sorumlusu bu tamirin keşfinin makinayı limitten öteye götürüp götürmediğini anlamak için istatistik fişlerini gözden geçirecektir. Bu durumda tamirden vazgeçilip makinanın yerine yenisini koymak kararı da verilebilir. Bu şekildeki para kaybına sebebiyet veren önemli tamirler önlenmiş olur. Herhangi Önemli bir tamirin, eğer bütün masraf tamirin yapıldığı ayda mahsup edilmişse, bir makinayı limitin ötesine sürükliyebileceği a- şikârdır. Böyle bir masraf, tamir durumunun tahmini süresine göre değişen, aylara taksim edilmelidir. Bu şekilde masraflarının aylık top- makinaların durumunun mukayesesi Makina sayısı Toplam yüzdesi Maldnalarm durumu i Aylık bakım masrafları Frank olarak Toplam ytadesl Makina başına frank olarak ortalama masrafı Kötü iyi Çeşitli MÜHENDİS ve MA.KÎNA - SENE 3 - SAYI 29 - ARALIK 1059

18 Yangm Söndürme Cihazları ve Karbondioksit Tüpleri Yazan: A. Fikret UĞUZ Yangınların çeşitli olmasından ötürü yangın söndürme cihazlarının da değişik olarak i- mal edilmesi icap etmektedir. Zira her çeşit, yangına karşı aynı derecede tesirli olarak kullanılabilecek bir tip, henüz piyasaya sürülmemiştir. Yangınlar başlıca üç çeşittir. 1 Be:izin ve yağ gibi parlayıcı sıvıların yangını: Böyle bir yangında yanan kısırn sıvının buharı olup sıvının kendisinin yangın, ile bir alâkası yoktur. Buharlaşma, sıvının hava ile temaslı üst kısmında vuku bulduğundan, bu çeşit yangını söndürmek için sıvının üst sathını yanıcı olmıyan bir örtü tabakası ile örtmek lâzımdır. Bu suretle yangın bir defa söndürüldüğünde örtü tabakası kalksa bile yeniden başlamaz. Devam eden bir yangında sıvının üst sathının soğutulması ile buharlaşmanın da azalacağı tabiidir. Fakat buharlaşma kesilmiyeceğinden yangm devam edecek ve bu kısmı tekrar ısıtacağından soğutmanın bir tesiri olmayacaktır. O halde böyle bir yangında kullanılacak yangın söndüımo cihazında soğutma tesiri aranmaz. Yalnız, örttüğü kısımdaki örtü tabakasının, bütün yangın yeri örtülünceye kadar yerinde kalması istenir. Bunun için de örtü tabakası- lamı atölye veya kısımlara ayrılmış şekilde istatistik fişleri üzerinde kolayca görülebilir. Limitlerin değiştirilmesi Limitlerin değiştirilmesi çok vakit alan bir iş değildir. Bununla beraber lüzum olmadıkça bu değiştirmeye baş vurulmamalıdır. Lüzumlu haller şunlar olabilir: Kullanma şartları esaslı surette ve kati olarak değişirse Bakım bütçesi önemli ve kati şekilde değişirse Normal olarak, frankın satın alma gücü değişirse limitleri değiştirmeye lüzum yoktur; çünkü 0,01 (kullanılan sabit) bakım bütçesi ile makina yatırımı arasındaki oranın iki katıdır. Neticeler Bakım masrafları ve aşınma faktörleri hesabı metodunun, pratikteki bakım bütçesine bağlı olarak, bazı avantajlarını hülâsa etmek istersek onları şöyle sıralayabiliriz: 1 Uygun olmayan tamirler giderilmiştir. nın havadan ağır olması lâzımdır. Bugün kullanılan yangın söndürme cihazlarında bu örtü tabakası karbondioksit gazı ile temin edilmektedir. 2 Tahta, kağıt, tekstil gibi serbest yanı cı maddelerin yangını: Böyle bir yangında yanan kısım malzemenin buharı olmayıp bizzat kendisidir ve malzeme yanarken içeriye doğru kendisim ısıtmakta ve muayyen sıcaklığa gelince de orası yanmakta, böylece yangın malzemenin içine doğru sirayet etmektedir. O halde böyle bir yangını söndürmek için sadece alevin üstünü yanıcı olmıyan bir örtü tabakası ile örterek alevi söndürmek kâfi değildir. Zira bu örtü tabakası kalktığında yeter derecede sıcak bulunan kütle, hava ile temas edince yeniden alev alabilir. Bu sebepten, aynı zamanda yanan malzemeyi de soğutmak icap etmektedir. Böylece örtü tabakası ile alev sönmekte ve malzeme soğuyarak sıcaklığı, yeniden tutuşabilmesi için lâzım gelen tutuşma sıcaklığının alıma düşmek suretiyle tekrar tutuşması önlenmektedir, örtü tabakasının vazifesini gördüğü müddet, nekadar uzun olursa malzemenin bu arada kendi kendine soğuması da o kadar çok Bu bir para ekonomisidir. 2 Yatırılan sermayelerin en iyi kullanılması temin edilmiştir. (Makinalar faydalı süreleri dışında kullanılmadığı için gizli ve fuzuli masraflara sebebiyet vermezler). 3 Makinaların yenileştirilmesi programı muvazeneli bir şekilde tanzim edilmiştir. 4 Ölçülebilen faktörler sayesinde bakım ve yenileme bütçelerinin çabucak tanzimi sağlanmıştır. 5 Atölye veya kısımların randımanlarının değerlendirilmesi için bir karşılaştırma usulü elde edilmiştir. 6 Şimdiye kadar hiç kullanılmamış tipte makinalar için kontrol ve revizyon programlan hazırlanması imkânı hasıl olmuştur. Makina kontrüktörleri için bu metod müsbet ve kıymetli deliller ortaya koyar. Bu suretle konstrüktörler de eski makina kullananları (ki bunların bütün gücü ataletten doğan bir mukavemettir) yenme imkânı bulurlar. MÜHENDİS ve MAKİNA - SENE 3 - SAYI 20 - ARALIK

19 olacağından örtü tabakasının durma müddeti soğutma tesirini de göstermektedir. O halde böyle bir yangında kullanılacak yangın söndürme cihazından; hem havadan ağır, yanıcı olmayan ve uzun müddet durabilen bir örtü tabakası teşkil etmesi, hem. de soğutma tesiri göstermesi istenir. Bugün kullanılan yangın söndürme cihazlarında böyle bir örtü tabakası ekseri karbondioksit köpüğü veya gazı ile, soğutma tesiri de su ile temin edilmektedir. 3 Elektrik akımı taşıyan teçhizatın yangını: Böyle bir yangın esas olarak ikinci tip yangına benzer. Fakat yangını doğurucu faktörlerden en mühimi elektrik kontağı olduğundan yangını söndürmek için kullanılacak madde e- lektrik kontağına sebebiyet verebilecek iletken bir madde olmamalıdır. O halde "böyle bir yangında kullanılacak yangın söndürme ciha zindan aranacak en mühim vasıf, iletken olmayan bir madde kullanmasıdır. Yangın söndürme cihazları kullanılacakları yere göre çok çeşitli tiplerde imal edilmektedir. Bunlardan başlıcalan şunlardır: 1 Korbondioksitli yangın söndürme cihazı. Bu cihaz; emniyet subabı, musluk ve marpuç ile teçhiz edilmiş ve Karbondioksit (Co») ile dolu bir tüpten ibarettir. Karbondioksit, sıvı halinde doldurulabilmesi için basınç yeter derecede yüksek tutulmuştur. (70-90 Atm). Tüp içindeki karbondioksit tamamen sıvı halindedir. Musluğu açıldığında sıvı halindeki karbondioksit buharlaşarak gaz haline geçer ve marpuçtan dışarı püskürür. Karbondioksit gazı havadan ağır olduğundan (O C ve 1 Atm de havanın yoğunluğu Kg/m 3 karbondioksitin Km/m 3 ) püskürtüldüğü yerin üzerinde bir örtü tabakası teşkil ederek kalır ve dolayısiyle o yerin hava ile temasını keser. Karbondioksit gazı yanıcı olmadığından ve püskürtüldüğü yerin üzerinde bir örtü tabakası teşkil ederek o kısmın hava ile temasını kestiğinden böyle bir cihaz parlayıcı sıvıların yangınında tesirli ve fakat karbondioksit gazının örtü tabakası rüzgâr gibi sebeplerle çabuk dağılacağından ve ayrıca soğutma etkisi de göstermediğinden tahta gibi adi yangınlarda tesirli değildir. Karbondioksit gazı iletken olmadığından elektrik yangınlarında da tesirlidir. - Karbondioksitin takribi fiyatı 2.00 TL./ Kg. dır., Karbondioksit tüpleri hakkında tafsilâtlı malûmat "Karbondioksit Tüpleri" kısmında verilmiştir. 2 Karbontetra Klorürlü tip yangın söndürme cihazı : Karbon tetraklörürün (CC14) ergime. sıcaklığı C, ergime ısısı 644 Kal/Mol, kaynama sıcaklığı C, kaynama ısısı 7280 Kal/Mol, Molekül ağırlığı Gr., yoğunluğu (25 C de iken 4"Cdeki suya nazaran), dır. Bu cihaz karbontetraklorürü havi bir tüp ile gerekli teçhizattan ibarettir Karbontetraklorür yangına püskürtül düğünde yüksek sıcaklık sebebiyle buharlaşır ve yangının üzerinde yanıcı olmıyan bir örtü tabakas: teşkil eder. Karbontetraklorür buharı, karbondioksitten 3.5 misli daha ağır olduğundan ve iletken olmadığından karbondioksitin kullanıldığı yerlerde daha tesirli olarak iş görür. Kar bontetraklorür buharının içinde su buharı olmadığından tahta, kumaş, ve döşemeye zarar vermez. O halde karbontetraklorürlü tip yangın söndürme cihazı evlerdeki küçük yangınlarda, benzin ve yağ gibi parlayıcı sıvıların yangınlarında, elektrik yangınlarında tesirli olup bu sebepten evlerde bulundurulur ve otomobil, uçak, trenlerde taşınr. Karbontetraklorür çok yüksek sıcaklıkta havanın oksijeni ile birleşerek zehirli bir gaz olan fosgen (COCL) husule getirirse de bunun miktarı zararlı olacak derecede fazla değildir. Fakat kapalı yerlerdeki yangınlarda bu cihazı kullanan kimseye zarar verebilir. Ayrıca karbontetraklorür yüksek sıcaklıkta ayngmca kloridrikasit (HCI) buharı meydana getirir Bu ise rutubetli yerlerde malzemeye tesir e- der. Bu bakımdan cihazın kullanılmasında bu hususlara dikkat edilmelidir. Karbontetraklorürün kaynama noktası yüksek olduğundan adi sıcaklıklarda sıvı haldedir ve dolayısıyla tüpün yüksek basınçlı olmasına lüzum yoktur. Donma sıcaklığı da düşük olduğundan tüpün donmaya karşı muhafazasına lüzum yoktur. Karbontetraklorürün takribi fiatı 15 TL. Kg. dır. 3 Köpüklü tip yangın söndürme cihazı. Bu cihaz, karıştırılınca kimyasal olay neticesi içinde karbondioksit habbecikleri bulunan, bir köpük tabakası husule getiren iki eriyiği ihtiva eden bir tüp ile gerekli teçhizattan ibarettir. Bu eriyiklerden biri sodyumbikarbonatm sudaki eriyiği ile köpük yapıcı eleman (mesela Lieorice yani meyan kökü hülasası), diğeri de aliminyumsulfatın sudaki eriyiğidir. Bu iki eriyik biribirine karışınca sodyumsulfat, aliminyumhidroksit ve karbondioksit meydana gelir. Husule gelen karbodioksit gazı tüp içindi bir basınç husule getirerek, eriyikleri dışarı püskürtür. 18 MÜHENDİS ve MAKÎNA - SENE 3 - SAYI 29 - ARALIK 1959

20 6 NaHCO -I- Al. (SCM. -" 3Na:S0. +2AI (OH), -i 6 CO^ 20"C de b ulunan bir litre suda sodyumbikarbonatm erime miktarı 95,77 gram. Aliminyumsulfatın ise gram ve ayrıca NaHCO. ün Mol ağırlığı : 84.OL Al (SO0-: " " CO.- " " olduğuna göre Bir litre sodyumbikarbonat eriyiğine tekabül eden aliminyumsulfat eriyiğinin hacmi: x Litre dir. 6 x x Bir litre sodyumbikarbonat eriğinden hasıl olan karbondioksit gazının ağırlığı is( x = 50 Gram 6 x Kimyevi olay sonucu olarak çıkan bu karbondioksit gazı köpük yapıcı elemanın tesiriyle habbecikler halinde yangının üzerinde devamlı bir köpük tabakası meydana getirir ve böylece yangının hava. ile temasnıı keser. Yangına püskürtülen eriyikler içerisinde bulunan su de hem ıslatmak suretiyle malzemelerin yanmasını güçleştirir hem de yüksek sıcaklık sebebiyle buharlaşırken etrafından ısı alarak soğutucu tesir gösterir. Sodyumsülfat ve aliminyumhidroksit eriyikleri ise iletkendir. Bu sebeplerden ötürü köpüklü tip yangın söndürme cihazı tahta, kâğıt, tekstil gibi serbest yanıcı maddelerin yangınla* rında ve benzin, yağ gibi parlayıcı sıvıların yangınlarında tesirli olup eletrik akımı yangınlarında kullanılmamalıdır. Sodyumbikarbonat eriyiğinin aliminyum sülfat eriyiklerinin donma noktaları düşük olduğundan böyle bir cihaz donmaya karşı muhafaza edilmelidir. Aliminyumsulfat ve sodyumbikarbonat adi sıcaklıklarda sıvı*, halde olduklarından ve çalışma esnasında karbondioksit gazı sebebiyle husule gelen basınç çok fazla yük- MÜHENDİS vo MAKİN A - SENE 3 - SAYI 29 - ARALIK

KOROZYONUN ÖNEMİ. Korozyon, özellikle metallerde büyük ekonomik kayıplara sebep olur.

KOROZYONUN ÖNEMİ. Korozyon, özellikle metallerde büyük ekonomik kayıplara sebep olur. KOROZYON KOROZYON VE KORUNMA KOROZYON NEDİR? Metallerin bulundukları ortam ile yaptıkları kimyasal veya elektrokimyasal reaksiyonları sonucu meydana gelen malzeme bozunumuna veya hasarına korozyon adı

Detaylı

Şekilde görüldüğü gibi Gerilim/akım yoğunluğu karakteristik eğrisi dört nedenden dolayi meydana gelir.

Şekilde görüldüğü gibi Gerilim/akım yoğunluğu karakteristik eğrisi dört nedenden dolayi meydana gelir. Bir fuel cell in teorik açık devre gerilimi: Formülüne göre 100 oc altinda yaklaşık 1.2 V dur. Fakat gerçekte bu değere hiçbir zaman ulaşılamaz. Şekil 3.1 de normal hava basıncında ve yaklaşık 70 oc da

Detaylı

Paint School JPS-E / Corrosion / 1 KOROZYON

Paint School JPS-E / Corrosion / 1 KOROZYON JPS-E / Corrosion / 1 KOROZYON Korozyonun Tanımı Korozyon, Malzeme ve Onu Çevreleyen Şartların Korozyon ürünleri üreterek reaksiyonudur. JPS-E / Corrosion / 2 Çeliğin Üretimi ve Degradasyonu Malzeme ve

Detaylı

1. Giriş 2. Yayınma Mekanizmaları 3. Kararlı Karasız Yayınma 4. Yayınmayı etkileyen faktörler 5. Yarı iletkenlerde yayınma 6. Diğer yayınma yolları

1. Giriş 2. Yayınma Mekanizmaları 3. Kararlı Karasız Yayınma 4. Yayınmayı etkileyen faktörler 5. Yarı iletkenlerde yayınma 6. Diğer yayınma yolları 1. Giriş 2. Yayınma Mekanizmaları 3. Kararlı Karasız Yayınma 4. Yayınmayı etkileyen faktörler 5. Yarı iletkenlerde yayınma 6. Diğer yayınma yolları Sol üstte yüzey seftleştirme işlemi uygulanmış bir çelik

Detaylı

BARTIN ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ METALURJİ VE MALZEME MÜHENDİSLİĞİ MALZEME LABORATUARI II DERSİ AKIMLI VE AKIMSIZ KAPLAMALAR DENEY FÖYÜ

BARTIN ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ METALURJİ VE MALZEME MÜHENDİSLİĞİ MALZEME LABORATUARI II DERSİ AKIMLI VE AKIMSIZ KAPLAMALAR DENEY FÖYÜ BARTIN ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ METALURJİ VE MALZEME MÜHENDİSLİĞİ MALZEME LABORATUARI II DERSİ AKIMLI VE AKIMSIZ KAPLAMALAR DENEY FÖYÜ Gelişen teknoloji ile beraber birçok endüstri alanında kullanılabilecek

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Çizelgelerin ele alınışı. Uygulamalı Örnekler. Birim metre dikiş başına standart-elektrod miktarının hesabı için çizelgeler

İÇİNDEKİLER. Çizelgelerin ele alınışı. Uygulamalı Örnekler. Birim metre dikiş başına standart-elektrod miktarının hesabı için çizelgeler ELEKTROD SARFİYAT ÇİZELGELERİ İÇİNDEKİLER Kısım A Genel bilgiler Kısım B Çizelgelerin ele alınışı Kısım C Uygulamalı Örnekler Kısım D Birim metre dikiş başına standart-elektrod miktarının hesabı için çizelgeler

Detaylı

BÖLÜM I YÜZEY TEKNİKLERİ

BÖLÜM I YÜZEY TEKNİKLERİ BÖLÜM I YÜZEY TEKNİKLERİ Yüzey Teknikleri Hakkında Genel Bilgiler Gelişen teknoloji ile beraber birçok endüstri alanında kullanılabilecek malzemelerden istenen ve beklenen özellikler de her geçen gün artmaktadır.

Detaylı

KOROZYON. Teorik Bilgi

KOROZYON. Teorik Bilgi KOROZYON Korozyon, metalik malzemelerin içinde bulundukları ortamla reaksiyona girmeleri sonucu, dışardan enerji vermeye gerek olmadan, doğal olarak meydan gelen olaydır. Metallerin büyük bir kısmı su

Detaylı

POTANSİYEL - ph diyagramları

POTANSİYEL - ph diyagramları POTANSİYEL - ph diyagramları Metallerin çoğu su ve hava gibi çevresel şartlar altında korozyon eğilimi gösterirler. Çevreleri ile beraber bu metaller enerji vererek, oksit veya hidroksitler şeklinde kimyasal

Detaylı

İşletmesinde Toz Problemi TKİ. OAL. TKİ Maden Müh.

İşletmesinde Toz Problemi TKİ. OAL. TKİ Maden Müh. TKİ. OAL. İşletmesinde Toz Problemi TKİ Maden Müh. 1) Giriş Henüz, Türkiye'de kömür ve metal ocaklarında teneffüs edilebilir toz kontrolü yapılmamaktadır. Bu alandaki çalışmaların önemi gün geçtikçe daha

Detaylı

ELEKTROKİMYASAL REAKSİYONLAR

ELEKTROKİMYASAL REAKSİYONLAR KOROZYON GİRİ Çevresel etkenler veya çalışma ortamının koşullarından dolayı meydana gelen bozunmalara; Korozyon Oksidasyon olarak isimlendirilir. Gelişmiş ülkelerin yıllık gelirlerinin yaklaşık %5 lik

Detaylı

Gemi Gövdelerinin Katodik Koruması ESEN METAL

Gemi Gövdelerinin Katodik Koruması ESEN METAL Gemi Gövdelerinin Katodik Koruması ESEN METAL Gemi gövdelerinin deniz suyu ile temas eden yüzeyleri deniz suyunun şiddetli korozif etkisi nedeniyle kısa sürede korozyona uğrar. Boya uygulanarak korozyon

Detaylı

HAZIRLAYAN Mutlu ŞAHİN. Hacettepe Fen Bilgisi Öğretmenliği

HAZIRLAYAN Mutlu ŞAHİN. Hacettepe Fen Bilgisi Öğretmenliği HAZIRLAYAN Mutlu ŞAHİN Hacettepe Fen Bilgisi Öğretmenliği DENEY NO: 8 DENEYİN ADI: PİL VE AKÜ DENEYİN AMACI: PİL VE AKÜLERİN ÇALIŞMA SİSTEMİNİN VE KİMYASAL ENERJİNİN ELEKTRİK ENERJİSİNE DÖNÜŞÜMÜNÜN ANLAŞILMASI

Detaylı

3) Oksijenin pek çok bileşiğindeki yükseltgenme sayısı -2 dir. Ancak, H 2. gibi peroksit bileşiklerinde oksijenin yükseltgenme sayısı -1 dir.

3) Oksijenin pek çok bileşiğindeki yükseltgenme sayısı -2 dir. Ancak, H 2. gibi peroksit bileşiklerinde oksijenin yükseltgenme sayısı -1 dir. 5.111 Ders Özeti #25 Yükseltgenme/İndirgenme Ders 2 Konular: Elektrokimyasal Piller, Faraday Yasaları, Gibbs Serbest Enerjisi ile Pil-Potansiyelleri Arasındaki İlişkiler Bölüm 12 YÜKSELTGENME/İNDİRGENME

Detaylı

MAKİNA MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ AKIŞKANLAR MEKANİĞİ II FİNAL SINAVI 22.05.2015 Numara: Adı Soyadı: SORULAR-CEVAPLAR

MAKİNA MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ AKIŞKANLAR MEKANİĞİ II FİNAL SINAVI 22.05.2015 Numara: Adı Soyadı: SORULAR-CEVAPLAR MAKİNA MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ AKIŞKANLAR MEKANİĞİ II FİNAL SINAVI 22.05.2015 Numara: Adı Soyadı: 1- (24 Puan) Şekildeki 5.08 cm çaplı 38.1 m uzunluğunda, 15.24 cm çaplı 22.86 m uzunluğunda ve 7.62 cm çaplı

Detaylı

Tablo 1 Ham Demirin, Cevherlerin, Kok ve Eriticinin Terkibi. MgO. AlıOj. CaO 0.44 0.68 1.00 0.44 1.36 0.68 1.50 1.50 8.00 3.82 50.00 1.

Tablo 1 Ham Demirin, Cevherlerin, Kok ve Eriticinin Terkibi. MgO. AlıOj. CaO 0.44 0.68 1.00 0.44 1.36 0.68 1.50 1.50 8.00 3.82 50.00 1. DEMİR CEVHERİNDE SİLİS VE ALMİNYÜM OKSİT 489 Tablo 1 Ham Demirin, Cevherlerin, Kok ve Eriticinin Terkibi. % SİO2 AlıOj CaO MgO Mıı P S Fe Sabit C Si Cevher A 6.00 1.00 0.68 0.44 0.54 0.073 Cevher B 6.64

Detaylı

KARABÜK ÜNİVERSİTESİ Öğretim Üyesi: Doç.Dr. Tamila ANUTGAN 1

KARABÜK ÜNİVERSİTESİ Öğretim Üyesi: Doç.Dr. Tamila ANUTGAN 1 KARABÜK ÜNİVERSİTESİ Öğretim Üyesi: Doç.Dr. Tamila ANUTGAN 1 Elektriksel olaylarla ilgili buraya kadar yaptığımız, tartışmalarımız, durgun yüklerle veya elektrostatikle sınırlı kalmıştır. Şimdi, elektrik

Detaylı

HOŞGELDİNİZ SEMİNER KONUSU:KATODİK KORUMA SUNAN:SAİM KONYALI ELEKTRİK MÜHENDİSİ.(M S) saim.konyali@emo.org.tr 0-542-4571534

HOŞGELDİNİZ SEMİNER KONUSU:KATODİK KORUMA SUNAN:SAİM KONYALI ELEKTRİK MÜHENDİSİ.(M S) saim.konyali@emo.org.tr 0-542-4571534 HOŞGELDİNİZ SEMİNER KONUSU:KATODİK KORUMA SUNAN:SAİM KONYALI ELEKTRİK MÜHENDİSİ.(M S) saim.konyali@emo.org.tr 0-542-4571534 KATODİK KORUMA KONU BAŞLIKLARI: 1-KOROZYON VE METALİN YAPISI 2-KOROZYONUN ÜÇ

Detaylı

De Dietrich. G 100-200 Gaz Brülörleri 16-79 kw GAZ BRÜLÖRLERİ G 100S

De Dietrich. G 100-200 Gaz Brülörleri 16-79 kw GAZ BRÜLÖRLERİ G 100S G 100-200 Gaz Brülörleri 16-79 kw GAZ BRÜLÖRLERİ G 100S Tek kademeli, EN 676 ya göre 16-52 kw kapasitede düşük Azot Oksit Emisyonu Nox< 80 mg/kwh olan Düşük Nox emisyonlu Gaz brülörü. G 100S VERİLEN HİZMETLER

Detaylı

DENEY 3. MADDENİN ÜÇ HALİ: NİTEL VE NİCEL GÖZLEMLER Sıcaklık ilişkileri

DENEY 3. MADDENİN ÜÇ HALİ: NİTEL VE NİCEL GÖZLEMLER Sıcaklık ilişkileri DENEY 3 MADDENİN ÜÇ HALİ: NİTEL VE NİCEL GÖZLEMLER Sıcaklık ilişkileri AMAÇ: Maddelerin üç halinin nitel ve nicel gözlemlerle incelenerek maddenin sıcaklık ile davranımını incelemek. TEORİ Hal değişimi,

Detaylı

Sensörler Öğr. Gör. Erhan CEMÜNAL Thomas Alva Edison

Sensörler Öğr. Gör. Erhan CEMÜNAL Thomas Alva Edison Sensörler Öğr. Gör. Erhan CEMÜNAL Sıkı bir çalışmanın yerini hiç bir şey alamaz. Deha yüzde bir ilham ve yüzde doksandokuz terdir. Thomas Alva Edison İçerik TEMEL ELEKTRONİK KAVRAMLARI Transdüser ve Sensör

Detaylı

Dielektrik malzeme DİELEKTRİK ÖZELLİKLER. Elektriksel Kutuplaşma. Dielektrik malzemeler. Kutuplaşma Türleri 15.4.2015. Elektronik kutuplaşma

Dielektrik malzeme DİELEKTRİK ÖZELLİKLER. Elektriksel Kutuplaşma. Dielektrik malzemeler. Kutuplaşma Türleri 15.4.2015. Elektronik kutuplaşma Dielektrik malzeme DİELEKTRİK ÖZELLİKLER Dielektrik malzemeler; serbest elektron yoktur, yalıtkan malzemelerdir, uygulanan elektriksel alandan etkilenebilirler. 1 2 Dielektrik malzemeler Elektriksel alan

Detaylı

Akü bakımı. Akü bakımı hakkında genel bilgi UYARI!

Akü bakımı. Akü bakımı hakkında genel bilgi UYARI! Akü bakımı hakkında genel bilgi Akü bakımı hakkında genel bilgi UYARI! Aküler aşındırıcı asit içerir. Bu nedenle akü üzerinde çalışırken son derece dikkatli olunmalı ve uygun koruyucu donanım kullanılmalıdır.

Detaylı

TOPRAK TOPRAK TEKSTÜRÜ (BÜNYESİ)

TOPRAK TOPRAK TEKSTÜRÜ (BÜNYESİ) TOPRAK Toprak esas itibarı ile uzun yılların ürünü olan, kayaların ve organik maddelerin türlü çaptaki ayrışma ürünlerinden meydana gelen, içinde geniş bir canlılar âlemini barındırarak bitkilere durak

Detaylı

AKM-F-193 / 10.04.2014 / Rev:00

AKM-F-193 / 10.04.2014 / Rev:00 AKM-F-193 / 10.04.2014 / Rev:00 YANMA NEDİR? Maddenin ısı ( sıcaklık ) ve oksijenle birleşmesi sonucu oluşan kimyasal bir olaydır. Bir yangının başlayabilmesi için gerekenler : 1- OKSİJEN ( HAVA ) 2- SICAKLIK

Detaylı

ÇEVRE MÜHENDĠSLĠĞĠ BÖLÜMÜ 0010020036 KODLU TEMEL ĠġLEMLER-1 LABORATUVAR DERSĠ DENEY FÖYÜ

ÇEVRE MÜHENDĠSLĠĞĠ BÖLÜMÜ 0010020036 KODLU TEMEL ĠġLEMLER-1 LABORATUVAR DERSĠ DENEY FÖYÜ DENEY NO: 5 HAVAANDIRMA ÇEVRE MÜHENDĠSĠĞĠ BÖÜMÜ Çevre Mühendisi atmosfer şartlarında suda çözünmüş oksijen ile yakından ilgilidir. Çözünmüş oksijen (Ç.O) su içinde çözünmüş halde bulunan oksijen konsantrasyonu

Detaylı

1000-200000 m3/h, 400-1500 Pa. Kavrama, kayış-kasnak veya direk tahrik Eurovent e göre Kısa/Uzun gövde; kılavuz giriş kanatlı/kanatsız

1000-200000 m3/h, 400-1500 Pa. Kavrama, kayış-kasnak veya direk tahrik Eurovent e göre Kısa/Uzun gövde; kılavuz giriş kanatlı/kanatsız Aksiyal fanlar Üretimin açıklanması Değişik rotor türleri için, çıkış konumu, gövde geometrisi, gövde sacı kalınlığı, ve malzesi yönünden geniş bir seçme olanağı bulunmaktadır. Aşağıdaki açıklamalar standart

Detaylı

(p = osmotik basınç)

(p = osmotik basınç) EK II RAOULT KANUNU OSMOTİK BASINÇ Şek- 1 Bir cam kap içine oturtulmuş gözenekli bir kabın içinde şekerli su, cam kapla da saf su bulunsun ve her iki kapta düzeyler aynı olsun (şek. 1). Bu koşullar altında

Detaylı

ATOM HAREKETLERİ ve ATOMSAL YAYINIM

ATOM HAREKETLERİ ve ATOMSAL YAYINIM ATOM HAREKETLERİ ve ATOMSAL YAYINIM 1. Giriş Malzemelerde üretim ve uygulama sırasında görülen katılaşma, çökelme, yeniden kristalleşme, tane büyümesi gibi olaylar ile kaynak, lehim, sementasyon gibi işlemler

Detaylı

İTFAİYEDE KULLANILAN YANGIN SÖNDÜRME ARAÇ-GEREÇ VE MALZEMELRİN TANITIMI, KULLANIMI VE BAKIMI D- LANSLAR VE MALZEMELRİN TANITIMI, KULLANIMI VE BAKIMI

İTFAİYEDE KULLANILAN YANGIN SÖNDÜRME ARAÇ-GEREÇ VE MALZEMELRİN TANITIMI, KULLANIMI VE BAKIMI D- LANSLAR VE MALZEMELRİN TANITIMI, KULLANIMI VE BAKIMI D- LANSLAR Yangına su gönderilmesinde kullanılan hortumlardan gelen suyun yangına işlemek için hortumun ucuna takılan ve basınçlı suyu sıkıştırmak yoluyla daha fazla basınçla verilmesini sağlayan bakır,

Detaylı

KARABÜK ÜNİVERSİTESİ Öğretim Üyesi: Doç.Dr. Tamila ANUTGAN 1

KARABÜK ÜNİVERSİTESİ Öğretim Üyesi: Doç.Dr. Tamila ANUTGAN 1 KARABÜK ÜNİVERSİTESİ Öğretim Üyesi: Doç.Dr. Tamila ANUTGAN 1 Bu bölüm, çeşitli şekillerde birbirlerine bağlanmış bataryalar, dirençlerden oluşan bazı basit devrelerin incelenmesi ile ilgilidir. Bu tür

Detaylı

KİMYA II DERS NOTLARI

KİMYA II DERS NOTLARI KİMYA II DERS NOTLARI Yrd. Doç. Dr. Atilla EVCİN Genel anlamda elektrokimya elektrik enerjisi üreten veya harcayan redoks reaksiyonlarını inceler. Elektrokimya pratikte büyük öneme sahip bir konudur. Piller,

Detaylı

TÜBİTAK BİDEB. LİSE ÖĞRETMENLERİ ( FİZİK, KİMYA, BİYOLOJİ, MATEMATİK ) PROJE DANIŞMANLIĞI EĞİTİMİ ÇALIŞTAYI LİSE-1 ( Çalıştay 2011 )

TÜBİTAK BİDEB. LİSE ÖĞRETMENLERİ ( FİZİK, KİMYA, BİYOLOJİ, MATEMATİK ) PROJE DANIŞMANLIĞI EĞİTİMİ ÇALIŞTAYI LİSE-1 ( Çalıştay 2011 ) TÜBİTAK BİDEB LİSE ÖĞRETMENLERİ ( FİZİK, KİMYA, BİYOLOJİ, MATEMATİK ) PROJE DANIŞMANLIĞI EĞİTİMİ ÇALIŞTAYI LİSE-1 ( Çalıştay 2011 ) FİZİK GRUP GIRGIR PROJE ADI SIVI İLETKENLİĞİNDEN YARARLANARAK SU SEVİYESİNİN

Detaylı

Elektrokimyasal İşleme

Elektrokimyasal İşleme Elektrokimyasal İşleme Prof. Dr. Akgün ALSARAN Bu notların bir kısmı Prof. Dr. Can COGUN un ders notlarından alınmıştır. Anot, katot ve elektrolit ile malzemeye şekil verme işlemidir. İlk olarak 19. yüzyılda

Detaylı

Bölüm 3 SAF MADDENİN ÖZELLİKLERİ

Bölüm 3 SAF MADDENİN ÖZELLİKLERİ Bölüm 3 SAF MADDENİN ÖZELLİKLERİ 1 Amaçlar Amaçlar Saf madde kavramının tanıtılması Faz değişimi işleminin fizik ilkelerinin incelenmesi Saf maddenin P-v-T yüzeylerinin ve P-v, T-v ve P-T özelik diyagramlarının

Detaylı

AtılımKimyasalları AK 3151 D SUNKROM DEKORATİF KROM KATALİZÖRÜ (SIVI) ÜRÜN TANIMI EKİPMANLAR

AtılımKimyasalları AK 3151 D SUNKROM DEKORATİF KROM KATALİZÖRÜ (SIVI) ÜRÜN TANIMI EKİPMANLAR SAYFA NO: 1/5 AtılımKimyasalları AK 3151 D SUNKROM DEKORATİF KROM KATALİZÖRÜ (SIVI) ÜRÜN TANIMI AK 3151 D SUNKROM dekoratif krom kaplama banyolarında kullanılan sıvı katalist sistemidir. Klasik sülfatlı

Detaylı

AŞINMAYA KARŞI DAYANIKLI DALGIÇ POMPALAR

AŞINMAYA KARŞI DAYANIKLI DALGIÇ POMPALAR AŞINMAYA KARŞI DAYANIKLI DALGIÇ POMPALAR A. FUNDA ETAN 1970 yılında Đstanbul'da doğdu. 1988 yılında Highschool'u, 1992 yılında ise Đstanbul Teknik Üniversitesi, Đnşaat Fakültesi, Çevre Mühendisliği bölümünü

Detaylı

Endüstriyel Sensörler ve Uygulama Alanları Kalite kontrol amaçlı ölçme sistemleri, üretim ve montaj hatlarında imalat sürecinin en önemli aşamalarındandır. Günümüz teknolojisi mükemmelliği ve üretimdeki

Detaylı

MAK-LAB007 AKIŞKAN YATAĞINDA AKIŞKANLAŞTIRMA DENEYİ

MAK-LAB007 AKIŞKAN YATAĞINDA AKIŞKANLAŞTIRMA DENEYİ MAK-LAB007 AKIŞKAN YATAĞINDA AKIŞKANLAŞTIRMA DENEYİ 1.GİRİŞ Deney tesisatı; içerisine bir ısıtıcı,bir basınç prizi ve manometre borusu yerleştirilmiş cam bir silindirden oluşmuştur. Ayrıca bu hazneden

Detaylı

IGH. Isı Geri Kazanımlı Taze Hava Cihazı

IGH. Isı Geri Kazanımlı Taze Hava Cihazı Isı Geri Kazanımlı Taze Hava Cihazı Systemair HSK Isı Geri Kazanımlı Havalandırma Sistemi kısaca IGH olarak adlandırılmaktadır. IGH, ısı enerjisini eşanjörler ve fanlar yardımı ile geri kazanarak enerji

Detaylı

ERCİYES ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ ENERJİ SİSTEMLERİ MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ AKIŞKANLAR MEKANİĞİ LABORATUARI

ERCİYES ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ ENERJİ SİSTEMLERİ MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ AKIŞKANLAR MEKANİĞİ LABORATUARI ERCİYES ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ ENERJİ SİSTEMLERİ MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ AKIŞKANLAR MEKANİĞİ LABORATUARI DENEY FÖYÜ DENEY ADI SINIR TABAKA DENEYİ DERSİN ÖĞRETİM ÜYESİ DENEYİ YAPTIRAN ÖĞRETİM ELEMAN

Detaylı

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MAK 402 MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ LABORATUVARI DENEY - 5 PSİKROMETRİK İŞLEMLERDE ENERJİ VE KÜTLE DENGESİ

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MAK 402 MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ LABORATUVARI DENEY - 5 PSİKROMETRİK İŞLEMLERDE ENERJİ VE KÜTLE DENGESİ BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MAK 402 MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ LABORATUVARI DENEY - 5 PSİKROMETRİK İŞLEMLERDE ENERJİ VE KÜTLE DENGESİ BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ MAKİNA MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MAK 402

Detaylı

Yumuşak Yol Vericiler - TEORİ

Yumuşak Yol Vericiler - TEORİ Yumuşak Yol Vericiler - TEORİ 1. Gerilimi Düşürerek Yolverme Alternatif akım endüksiyon motorları, şebeke gerilimine direkt olarak bağlandıklarında, yol alma başlangıcında şebekeden Kilitli Rotor Akımı

Detaylı

YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ ELEKTRİK ELEKTRONİK MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ ANALOG ELEKTRONİK DENEY RAPORU

YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ ELEKTRİK ELEKTRONİK MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ ANALOG ELEKTRONİK DENEY RAPORU YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ ELEKTRİK ELEKTRONİK MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ ANALOG ELEKTRONİK DENEY RAPORU DENEY NO : DENEYİN ADI : YAPILIŞ TARİHİ: GRUP ÜYELERİ : 1. 2. 3. DERSİN SORUMLU ÖĞRETİM ÜYESİ: Yrd. Doç.

Detaylı

MMT113 Endüstriyel Malzemeler 5 Metaller, Bakır ve Magnezyum. Yrd. Doç. Dr. Ersoy Erişir 2013-2014 Güz Yarıyılı

MMT113 Endüstriyel Malzemeler 5 Metaller, Bakır ve Magnezyum. Yrd. Doç. Dr. Ersoy Erişir 2013-2014 Güz Yarıyılı MMT113 Endüstriyel Malzemeler 5 Metaller, Bakır ve Magnezyum Yrd. Doç. Dr. Ersoy Erişir 2013-2014 Güz Yarıyılı Cu Copper 29 Bakır 2 Dünyada madenden bakır üretimi, Milyon ton Yıl Dünyada madenden bakır

Detaylı

Harici Fotoelektrik etki ve Planck sabiti deney seti

Harici Fotoelektrik etki ve Planck sabiti deney seti Deneyin Temeli Harici Fotoelektrik etki ve Planck sabiti deney seti Fotoelektrik etki modern fiziğin gelişimindeki anahtar deneylerden birisidir. Filaman lambadan çıkan beyaz ışık ızgaralı spektrometre

Detaylı

GENEL ÖZELLİKLER ÜRÜN TANITIMI KULLANIM ALANLARI BOYUTLAR BOYUTLAR_ÇİZİM

GENEL ÖZELLİKLER ÜRÜN TANITIMI KULLANIM ALANLARI BOYUTLAR BOYUTLAR_ÇİZİM DTB-MP SERİSİ MARINE BOYLER GENEL ÖZELLİKLER ÜRÜN TANITIMI KULLANIM ALANLARI BOYUTLAR BOYUTLAR_ÇİZİM GENEL ÖZELLİKLER Farklı Montaj seçenekleri: 30 50 80 100 litre kapasite (30 80) C skalalı ayarlanabilir

Detaylı

HİDROLİK-PNÖMATİK. Prof. Dr. İrfan AY. Makina. Prof.Dr.İrfan AY. Arş.Gör.T.Kerem DEMİRCİOĞLU. Balıkesir - 2008

HİDROLİK-PNÖMATİK. Prof. Dr. İrfan AY. Makina. Prof.Dr.İrfan AY. Arş.Gör.T.Kerem DEMİRCİOĞLU. Balıkesir - 2008 Makina * Prof. Dr. İrfan AY Arş.Gör.T.Kerem DEMİRCİOĞLU * Balıkesir - 008 1 HİDROLİK VE PNÖMATİK 1.BÖLÜM HİDROLİK VE PNÖMATİĞE GİRİŞ TARİHÇESİ: Modern hidroliğin temelleri 1650 yılında Pascal ın kendi

Detaylı

EGE ÜNİVERSİTESİ EGE MYO MEKATRONİK PROGRAMI

EGE ÜNİVERSİTESİ EGE MYO MEKATRONİK PROGRAMI EGE ÜNİVERSİTESİ EGE MYO MEKATRONİK PROGRAMI SENSÖRLER VE DÖNÜŞTÜRÜCÜLER SEVİYENİN ÖLÇÜLMESİ Seviye Algılayıcılar Şamandıra Seviye Anahtarları Şamandıralar sıvı seviyesi ile yukarı ve aşağı doğru hareket

Detaylı

ÖLÇME VE ÖLÇÜ ALETLERİ

ÖLÇME VE ÖLÇÜ ALETLERİ ÖLÇME VE ÖLÇÜ ALETLERİ 1. KISA DEVRE Kısa devre; kırmızı, sarı, mavi, nötr ve toprak hatlarının en az ikisinin birbirine temas ederek elektriksel akımın bu yolla devresini tamamlamasıdır. Kısa devre olduğunda

Detaylı

ISI TRANSFER SĐSTEMLERĐNDE KOROZYON

ISI TRANSFER SĐSTEMLERĐNDE KOROZYON ISI TRANSFER SĐSTEMLERĐNDE KOROZYON Isı transfer sistemlerinde korozyon, kışır ve kireç taşı oluşumundan daha büyük bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Korozyon problemi ısı transfer yüzeylerinin

Detaylı

KATI YALITIM MALZEMELERİ KALSİYUM SİLİKAT

KATI YALITIM MALZEMELERİ KALSİYUM SİLİKAT KATI YALITIM MALZEMELERİ KALSİYUM SİLİKAT Celal Bayar Üniversitesi Turgutlu Meslek Yüksekokulu İnşaat Bölümü Öğretim Görevlisi Tekin TEZCAN İnşaat Yüksek Mühendisi KALSİYUM SİLİKAT Yüksek mukavemetli,

Detaylı

PLAKALI ISI EŞANJÖRÜ SEÇĐMĐ: [1)YÜZME HAVUZLARININ ISITILMASINDA ÇAĞDAŞ ÇÖZÜM. Semih Ferit Emekli

PLAKALI ISI EŞANJÖRÜ SEÇĐMĐ: [1)YÜZME HAVUZLARININ ISITILMASINDA ÇAĞDAŞ ÇÖZÜM. Semih Ferit Emekli [1)YÜZME HAVUZLARININ ISITILMASINDA ÇAĞDAŞ ÇÖZÜM Semih Ferit Emekli 1960 Đstanbul'da doğdu. Pertevniyal Lisesi'nden sonra ĐDMMA Yıldız Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü'nden 1980 81 döneminde mezun

Detaylı

AtılımKimyasalları AK 5120 E/N PARLAK AKIMSIZ NİKEL KAPLAMA ÜRÜN TANIMI

AtılımKimyasalları AK 5120 E/N PARLAK AKIMSIZ NİKEL KAPLAMA ÜRÜN TANIMI SAYFA NO: 1/5 AtılımKimyasalları AK 5120 E/N PARLAK AKIMSIZ NİKEL KAPLAMA ÜRÜN TANIMI AK 5120 : Birçok değişik metaller, alaşımlar, ve iletken olmayan malzemeler üzerine, orta fosforlu ve mütecanis akımsız

Detaylı

BAKIR BORUNUN TESĐSATTA KULLANIMI*

BAKIR BORUNUN TESĐSATTA KULLANIMI* BAKIR BORUNUN TESĐSATTA KULLANIMI* *Bu yazı 27-28 Ocak 1994 tarihlerinde yapılan, ISSOS'94 fuarı çerçevesinde MMO Đstanbul Şubesi'nin düzenlediği Đstanbul Tesisat Kongresi'nde sunulan bildiriden alınmıştır.

Detaylı

AtılımKimyasalları AK 3252 H SUNKROM SERT KROM KATALİZÖRÜ (SIVI) ÜRÜN TANIMI EKİPMANLAR

AtılımKimyasalları AK 3252 H SUNKROM SERT KROM KATALİZÖRÜ (SIVI) ÜRÜN TANIMI EKİPMANLAR SAYFA NO: 1/6 AtılımKimyasalları AK 3252 H SUNKROM SERT KROM KATALİZÖRÜ (SIVI) ÜRÜN TANIMI AK 3252 H SUNKROM sert krom kaplama banyolarında kullanılan sıvı katalist sistemidir. Klasik sülfatlı sistemlere

Detaylı

1.0. OTOMATİK KONTROL VANALARI UYGULAMALARI

1.0. OTOMATİK KONTROL VANALARI UYGULAMALARI 1.0. OTOMATİK KONTROL VANALARI UYGULAMALARI Otomatik kontrol sistemlerinin en önemli elemanları olan motorlu vanaların kendilerinden beklenen görevi tam olarak yerine getirebilmeleri için, hidronik devre

Detaylı

MANYETİK KİREÇ ÖNLEYİCİ ANTİKALKER 8.2

MANYETİK KİREÇ ÖNLEYİCİ ANTİKALKER 8.2 ÜRÜN YELPAZESİ Ürün Boyut Kod. Manyetik Kireç Önleyici ANTİKALKER ½ 304.04.00 ¾ 304.05.00 1 304.06.00 1 1/4 304.07.00 1 1/2 304.08.00 2 304.09.00 2 1/2 304.10.00 3 304.11.00 4 304.13.00 YAPIM RBM manyetik

Detaylı

EĞİTİM NOTLARI 16 BASINÇLI HAVA HATLARI BASINÇLI HAVA HATLARI

EĞİTİM NOTLARI 16 BASINÇLI HAVA HATLARI BASINÇLI HAVA HATLARI Basınçlı hava, endüstriyel tesislerde yaygın bir şekilde kullanılan bir enerji türüdür. Basınçlı hava, dış ortamdan alınan havanın bir kompresörde belli bir oranda sıkıştırılmasıyla elde edilir. Serbest

Detaylı

ÖĞRENME ALANI : FĐZĐKSEL OLAYLAR ÜNĐTE 3 : YAŞAMIMIZDAKĐ ELEKTRĐK (MEB)

ÖĞRENME ALANI : FĐZĐKSEL OLAYLAR ÜNĐTE 3 : YAŞAMIMIZDAKĐ ELEKTRĐK (MEB) ÖĞENME ALANI : FZKSEL OLAYLA ÜNTE 3 : YAŞAMIMIZDAK ELEKTK (MEB) B ELEKTK AKIMI (5 SAAT) (ELEKTK AKIMI NED?) 1 Elektrik Akımının Oluşması 2 Elektrik Yüklerinin Hareketi ve Yönü 3 ler ve Özellikleri 4 Basit

Detaylı

IGH. Isı Geri Kazanımlı Taze Hava Cihazı

IGH. Isı Geri Kazanımlı Taze Hava Cihazı Isı Geri Kazanımlı Taze Hava Cihazı Systemair HSK Isı Geri Kazanımlı Havalandırma Sistemi kısaca IGH olarak isimlendirilmektir. IGH, ısı enerjisini eşanjörler ve fanlar yardımı ile geri kazanarak enerji

Detaylı

3.KABARTILI DİRENÇ KAYNAĞI. 05.05.2015 Dr.Salim ASLANLAR 1

3.KABARTILI DİRENÇ KAYNAĞI. 05.05.2015 Dr.Salim ASLANLAR 1 3.KABARTILI DİRENÇ KAYNAĞI 05.05.2015 Dr.Salim ASLANLAR 1 KABARTILI DİRENÇ KAYNAĞI Kabartılı direnç kaynağı, seri imalat için ekonomik bir birleştirme yöntemidir. Uygulamadan yararlanılarak, çoğunlukla

Detaylı

6. GENLEŞME DEPOLARI 6.1 AÇIK GENLEŞME DEPOSU

6. GENLEŞME DEPOLARI 6.1 AÇIK GENLEŞME DEPOSU 6. GENLEŞME DEPOLARI Genleşme depoları sistemdeki basıncın kontrolü ve sisteme gerekli su desteğinin sağlanması bakımından çok önemlidir. Genleşme depoları açık ve kapalı olmak üzere iki tiptedir. 6.1

Detaylı

Universal Tip Susturucu Yuvarlak Şekil

Universal Tip Susturucu Yuvarlak Şekil Universal Tip Susturucu Yuvarlak Şekil ÖZET ÜRÜN BİLGİSİ EGSAN ürünü Üniversal Tip Susturucu: olumsuz iç ve dış etkenlere ve korozif koşullara dayanıklı, tamamen alüminyum kaplı sac gövde ve borudan oluşur.

Detaylı

1 mg dan 50 Kg a Kadar Üst-Orta Doğruluktaki Ağırlıklara Dair Yönetmelik (74/148/AT)

1 mg dan 50 Kg a Kadar Üst-Orta Doğruluktaki Ağırlıklara Dair Yönetmelik (74/148/AT) Resmi Gazete Tarih/ Sayı 10.04.2002 / 24722 Sanayi ve Ticaret Bakanlığından : 1 mg dan 50 Kg a Kadar Üst-Orta Doğruluktaki Ağırlıklara Dair Yönetmelik (74/148/AT) Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Hukuki

Detaylı

VİSKOZİTE SIVILARIN VİSKOZİTESİ

VİSKOZİTE SIVILARIN VİSKOZİTESİ VİSKOZİTE Katı, sıvı veya gaz halinde bütün cisimler, kitlelerinin bir bölümünün birbirine göre şekil ya da göreceli yer değiştirmelerine karşı bir mukavemet arz ederler. Bu mukavemet değişik türlerde

Detaylı

Metal Yüzey Hazırlama ve Temizleme Fosfatlama (Metal Surface Preparation and Cleaning)

Metal Yüzey Hazırlama ve Temizleme Fosfatlama (Metal Surface Preparation and Cleaning) Boya sisteminden beklenilen yüksek direnç,uzun ömür, mükemmel görünüş özelliklerini öteki yüzey temizleme yöntemlerinden daha etkin bir biçimde karşılamak üzere geliştirilen boya öncesi yüzey temizleme

Detaylı

Kalorifer Tesisatı Proje Hazırlama Esasları. Niğde Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü

Kalorifer Tesisatı Proje Hazırlama Esasları. Niğde Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Kalorifer Tesisatı Proje Hazırlama Esasları Niğde Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü ISITMA TEKNİĞİ 1.Tarihsel gelişim 2.Günümüz ısıtma teknikleri Bir ısıtma tesisatının uygun olabilmesi için gerekli

Detaylı

BÖLÜM 2. FOTOVOLTAİK GÜNEŞ ENERJİ SİSTEMLERİ (PV)

BÖLÜM 2. FOTOVOLTAİK GÜNEŞ ENERJİ SİSTEMLERİ (PV) BÖLÜM 2. FOTOOLTAİK GÜNEŞ ENERJİ SİSTEMLERİ (P) Fotovoltaik Etki: Fotovoltaik etki birbirinden farklı iki malzemenin ortak temas bölgesinin (common junction) foton radyasyonu ile aydınlatılması durumunda

Detaylı

kaplamalarınsağlıklı bir şekilde yapılabilmesi ilave bir önem kazandı.

kaplamalarınsağlıklı bir şekilde yapılabilmesi ilave bir önem kazandı. EREN ENERJİ ÇATALAĞZI 1360 MW TERMİK SANTRAL PROJESİ LİMAN İNŞAATIN DA KULLANILACAK FARKLI ÇELİK BORULAR DURATEK ÜRÜNLERİ Liman iskele ayağı olarak kullanılacak çelik borular, farklı çap, boru et kalınlığı

Detaylı

KAYMALI YATAKLAR II: Radyal Kaymalı Yataklar

KAYMALI YATAKLAR II: Radyal Kaymalı Yataklar KAYMALI YATAKLAR II: Radyal Prof. Dr. İrfan KAYMAZ Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü Giriş Bu bölüm sonunda öğreneceğiniz konular: Radyal yataklama türleri Sommerfield Sayısı Sonsuz Genişlikte

Detaylı

1.Elektroerozyon Tezgahları 2.Takımlar( Elektrotlar) 2.1. İmalat Malzemeleri

1.Elektroerozyon Tezgahları 2.Takımlar( Elektrotlar) 2.1. İmalat Malzemeleri 1.Elektroerozyon Tezgahları Elektroerozyon işleminde ( EDM Electrical Discharge Machining ), malzeme kaldırma işlemi takım fonksiyonunu yapan bir elektrot ile parça arasında meydana gelen yüksek frekanslı

Detaylı

BÖLÜM 3 BUHARLAŞMA. Bu kayıpların belirlenmesi özellikle kurak mevsimlerde hidrolojik bakımdan büyük önem taşır.

BÖLÜM 3 BUHARLAŞMA. Bu kayıpların belirlenmesi özellikle kurak mevsimlerde hidrolojik bakımdan büyük önem taşır. BÖLÜM 3 BUHARLAŞMA 3.1. Giriş Atmosferden yeryüzüne düşen yağışın önemli bir kısmı tutma, buharlaşma ve terleme yoluyla, akış haline geçmeden atmosfere geri döner. Bu kayıpların belirlenmesi özellikle

Detaylı

Şekil 1. Elektrolitik parlatma işleminin şematik gösterimi

Şekil 1. Elektrolitik parlatma işleminin şematik gösterimi ELEKTROLİTİK PARLATMA VE DAĞLAMA DENEYİN ADI: Elektrolitik Parlatma ve Dağlama DENEYİN AMACI: Elektrolit banyosu içinde bir metalde anodik çözünme yolu ile düzgün ve parlatılmış bir yüzey oluşturmak ve

Detaylı

Isı ve sıcaklık arasındaki fark : Isı ve sıcaklık birbiriyle bağlantılı fakat aynı olmayan iki kavramdır.

Isı ve sıcaklık arasındaki fark : Isı ve sıcaklık birbiriyle bağlantılı fakat aynı olmayan iki kavramdır. MADDE VE ISI Madde : Belli bir kütlesi, hacmi ve tanecikli yapısı olan her şeye madde denir. Maddeler ısıtıldıkları zaman tanecikleri arasındaki mesafe, hacmi ve hareket enerjisi artar, soğutulduklarında

Detaylı

EVHRAC 3 YIL. Avantajları. Fonksiyonu. Modeller

EVHRAC 3 YIL. Avantajları. Fonksiyonu. Modeller EVHRAC Fonksiyonu Bilindiği gibi binalarda hava kalitesinin arttırılması için iç ortam havasının egzost edilmesi ve yerine taze hava verilmesi kaçınılmaz hale gelmiştir. Her ne kadar ısı geri kazanım cihazları

Detaylı

EŞ POTANSİYEL VE ELEKTRİK ALAN ÇİZGİLERİ. 1. Zıt yükle yüklenmiş iki iletkenin oluşturduğu eş potansiyel çizgileri araştırıp bulmak.

EŞ POTANSİYEL VE ELEKTRİK ALAN ÇİZGİLERİ. 1. Zıt yükle yüklenmiş iki iletkenin oluşturduğu eş potansiyel çizgileri araştırıp bulmak. EŞ POTANSİYEL VE ELEKTRİK ALAN ÇİZGİLERİ AMAÇ: 1. Zıt yükle yüklenmiş iki iletkenin oluşturduğu eş potansiyel çizgileri araştırıp bulmak. 2. Bu eş potansiyel çizgileri kullanarak elektrik alan çizgilerinin

Detaylı

GÜNEŞ ENERJĐSĐ IV. BÖLÜM. Prof. Dr. Olcay KINCAY

GÜNEŞ ENERJĐSĐ IV. BÖLÜM. Prof. Dr. Olcay KINCAY GÜNEŞ ENERJĐSĐ IV. BÖLÜM Prof. Dr. Olcay KINCAY DÜZ TOPLAYICI Düz toplayıcı, güneş ışınımını, yararlı enerjiye dönüştüren ısı eşanjörüdür. Akışkanlar arasında ısı geçişi sağlayan ısı eşanjörlerinden farkı,

Detaylı

F AKIM DEVRELER A. DEVRE ELEMANLARI VE TEMEL DEVRELER

F AKIM DEVRELER A. DEVRE ELEMANLARI VE TEMEL DEVRELER ALTERNATİF AKIM DEVRELERİ A. DEVRE ELEMANLARI VE TEMEL DEVRELER Alternatif akım devrelerinde akımın geçişine karşı üç çeşit direnç (zorluk) gösterilir. Devre elamanları dediğimiz bu dirençler: () R omik

Detaylı

KANALİZASYONLARDA HİDROJEN SÜLFÜR GAZI OLUŞUMU SAĞLIK ÜZERİNE ETKİLERİ

KANALİZASYONLARDA HİDROJEN SÜLFÜR GAZI OLUŞUMU SAĞLIK ÜZERİNE ETKİLERİ KANALİZASYONLARDA HİDROJEN SÜLFÜR GAZI OLUŞUMU SAĞLIK ÜZERİNE ETKİLERİ Bu Çalışma Çevre Orman Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Sayın Prof. Dr. Mustafa Öztürk tarafından 2006 yılında yapılmıştır. Orijinal

Detaylı

Kaplama dekoratif görünüşü çekici kılarlar 2

Kaplama dekoratif görünüşü çekici kılarlar 2 METALĠK KAPLAMALAR Uygulamada metalik kaplamalar yalnız korozyondan korunma amacı ile dahi yapılmış olsalar bile diğer önemli bazı amaçlara da hizmet ederler: Dekoratif görünüşü çekici kılarlar. 1 Kaplama

Detaylı

Küçük terminal ünitelerin kontrolü ve balanslanması için kombine vanalar

Küçük terminal ünitelerin kontrolü ve balanslanması için kombine vanalar TA-COMPACT-T Küçük terminal ünitelerin kontrolü ve balanslanması için kombine vanalar Soğutma sistemleri için geri dönüş suyu sıcaklık kontrollü kontrol vanası IMI TA / Kontrol vanaları / TA-COMPACT-T

Detaylı

YÜKSEK BĐNALARDA KALORĐFER ve SIHHĐ TESĐSAT ÖZELLĐKLERĐ

YÜKSEK BĐNALARDA KALORĐFER ve SIHHĐ TESĐSAT ÖZELLĐKLERĐ YÜKSEK BĐNALARDA KALORĐFER ve SIHHĐ TESĐSAT ÖZELLĐKLERĐ Rüknettin KÜÇÜKÇALI 1950 yılında doğdu. 1972 yılında Đ.T.Ü. Makina Fakültesi'nden Makina Yüksek Mühendisi olarak mezun oldu. Sungurlar ve Tokar firmalarında

Detaylı

KATI YALITIM MALZEMELERİ POLİETİLEN KÖPÜK

KATI YALITIM MALZEMELERİ POLİETİLEN KÖPÜK KATI YALITIM MALZEMELERİ POLİETİLEN KÖPÜK Celal Bayar Üniversitesi Turgutlu Meslek Yüksekokulu İnşaat Bölümü Öğretim Görevlisi Tekin TEZCAN İnşaat Yüksek Mühendisi POLİETİLEN KÖPÜK Etilen ve propilen maddelerinden

Detaylı

KAYMALI YATAKLAR-II RADYAL YATAKLAR

KAYMALI YATAKLAR-II RADYAL YATAKLAR Makine Elemanları 2 KAYMALI YATAKLAR-II RADYAL YATAKLAR Doç.Dr. Ali Rıza Yıldız 1 Bu Bölümden Elde Edilecek Kazanımlar Radyal yataklama türleri Sommerfield Sayısı Sonsuz Genişlikte Radyal Yatak Hesabı

Detaylı

8. FET İN İNCELENMESİ

8. FET İN İNCELENMESİ 8. FET İN İNCELENMESİ 8.1. TEORİK BİLGİ FET transistörler iki farklı ana grupta üretilmektedir. Bunlardan birincisi JFET (Junction Field Effect Transistör) ya da kısaca bilinen adı ile FET, ikincisi ise

Detaylı

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MAK - 402 MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ LABORATUVARI DENEY 4

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MAK - 402 MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ LABORATUVARI DENEY 4 BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MAK - 0 MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ LABORATUVARI DENEY İÇİNDE SABİT SICAKLIKTA SİLİNDİRİK ISITICI BULUNAN DİKDÖRTGEN PRİZMATİK SAC KUTU YÜZEYLERİNDEN ZORLANMIŞ TAŞINIM

Detaylı

TS 12514 E GÖRE HERMETİK CİHAZ YERLEŞİM KURALLARI

TS 12514 E GÖRE HERMETİK CİHAZ YERLEŞİM KURALLARI TS 12514 E GÖRE HERMETİK CİHAZ YERLEŞİM KURALLARI 1.2.4 - C Tipi Cihazların (Hermetik) Montajı 1.2.4.1 - Genel Şartlar C tipi cihazlar (hermetik) montaj odasının hacmi ve havalandırma biçiminde bağlı olmaksızın

Detaylı

PRİZMATİK VE SİLİNDİRİK KANAL TİPİ ELEKTRİKLİ ISITICI DTIK-01-02

PRİZMATİK VE SİLİNDİRİK KANAL TİPİ ELEKTRİKLİ ISITICI DTIK-01-02 PRİZMATİK VE SİLİNDİRİK KANAL TİPİ ELEKTRİKLİ ISITICI DTIK-01-02 DTIK-01 DTIK-02 MALZEME : Kasa 1 mm. Kalınlıkta galvaniz veya paslanmaz malzemeden ısıtıcı rezistanslar paslanmaz malzemeden imal edilir.

Detaylı

For Comfort and Savings

For Comfort and Savings TERMOSTATİK RADYATÖR VANALARI KULLANMA KLAVUZU Algılayıcı Temas Yüzeyi Algılayıcı Ayar Seçici Bağlantı Somunu Manuel Plastik Kapak Gövde Somunu Gövde Masura MODEL: W-TRV-LC01 TS EN 215 DIN EN ISO 9001:2008

Detaylı

ISITMA HAVALANDIRMA SICAK SU HAZIRLAMA

ISITMA HAVALANDIRMA SICAK SU HAZIRLAMA ISITMA HAVALANDIRMA SICAK SU HAZIRLAMA DURAN TÜRK 17 4 1965 tarihinde Denizli-Çemeli' de doğdu. Đlk ve orta öğrenimini Almanya' da, yüksek öğrenimini Đ.T.Ü. Makine Fakültesi, Enerji Bölümü' nde tamamladı.

Detaylı

ACICUP ASİTLİ BAKIR KAPLAMA BANYOSU ARIZA TABLOSU

ACICUP ASİTLİ BAKIR KAPLAMA BANYOSU ARIZA TABLOSU Kadıköy Sicil Ticaret : 20707 ACICUP ASİTLİ BAKIR KAPLAMA BANYOSU ARIZA TABLOSU 1. Kaplama Pürüzlü a) Kaplama çözeltisinde anod partiküllerinin mevcudiyeti. b) Çözelti içerisinde çözünmeyen magnetik partiküllerin

Detaylı

KATODİK KORUMA. Serdar Paker / Haşim Kılıç EMO

KATODİK KORUMA. Serdar Paker / Haşim Kılıç EMO KATODİK KORUMA Serdar Paker / Haşim Kılıç EMO KATODİK KORUMA AMAÇ: Katılımcılar LPG istasyonlarında uygulanan katodik koruma sistemi ve ölçümü ile ilgili bilgi sahibi olabileceklerdir. 1 Korozyon Katodik

Detaylı

HAZIRLAYAN Mutlu ŞAHİN. Hacettepe Fen Bilgisi Öğretmenliği DENEY NO: 5 DENEYİN ADI: SUYUN ELEKTRİK ENERJİSİ İLE AYRIŞMASI

HAZIRLAYAN Mutlu ŞAHİN. Hacettepe Fen Bilgisi Öğretmenliği DENEY NO: 5 DENEYİN ADI: SUYUN ELEKTRİK ENERJİSİ İLE AYRIŞMASI HAZIRLAYAN Mutlu ŞAHİN Hacettepe Fen Bilgisi Öğretmenliği DENEY NO: 5 DENEYİN ADI: SUYUN ELEKTRİK ENERJİSİ İLE AYRIŞMASI DENEYİN AMACI: ELEKTRİK ENERJİSİNİ KULLANARAK SUYU KENDİSİNİ OLUŞTURAN SAF MADDELERİNE

Detaylı

Hidroliğin Tanımı. Hidrolik, akışkanlar aracılığıyla kuvvet ve hareketlerin iletimi ve kumandası anlamında kullanılmaktadır.

Hidroliğin Tanımı. Hidrolik, akışkanlar aracılığıyla kuvvet ve hareketlerin iletimi ve kumandası anlamında kullanılmaktadır. HİDROLİK SİSTEMLER Hidroliğin Tanımı Hidrolik, akışkanlar aracılığıyla kuvvet ve hareketlerin iletimi ve kumandası anlamında kullanılmaktadır. Enerji Türleri ve Karşılaştırılmaları Temel Fizik Kanunları

Detaylı

Örneğin; İki hidrojen (H) uyla, bir oksijen (O) u birleşerek hidrojen ve oksijenden tamamen farklı olan su (H 2

Örneğin; İki hidrojen (H) uyla, bir oksijen (O) u birleşerek hidrojen ve oksijenden tamamen farklı olan su (H 2 On5yirmi5.com Madde ve özellikleri Kütlesi, hacmi ve eylemsizliği olan herşey maddedir. Yayın Tarihi : 21 Ocak 2014 Salı (oluşturma : 2/9/2016) Kütle hacim ve eylemsizlik maddenin ortak özelliklerindendir.çevremizde

Detaylı