BİR ÜNİVERSİTE KLİNİĞİ DENEYİMİ: ERKEN ÇOCUKLUK DÖNEMİNDE PSİKOTROP İLAÇ KULLANIMI

Save this PDF as:
 WORD  PNG  TXT  JPG

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "BİR ÜNİVERSİTE KLİNİĞİ DENEYİMİ: ERKEN ÇOCUKLUK DÖNEMİNDE PSİKOTROP İLAÇ KULLANIMI"

Transkript

1 BİR ÜNİVERSİTE KLİNİĞİ DENEYİMİ: ERKEN ÇOCUKLUK DÖNEMİNDE PSİKOTROP İLAÇ KULLANIMI Fatma VAROL TAŞ*, Aylin ÖZBEK*, Ceren EVCEN JANBAKHİSHOV**, Dilay KARAARSLAN*** ÖZET Amaç: Bir çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları polikliniğinde izlenen okul öncesi yaş grubundaki tüm çocukların değerlendirilmesi, psikotrop ilaç kullanımını gerektiren psikiyatrik belirti ve tanıların belirlenmesi, psikotrop ilaç kullanımına ilişkin özelliklerinin (doz, kullanım süresi, yan etkileri, vb.) araştırılması amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışmaya Şubat Şubat 2010 tarihleri arasında poliklinikte değerlendirilen okul öncesi yaş grubundaki olgular alınmıştır. İzlem sürecinde psikotrop ilaç kullanmış olan olgular için; izlem süresi, DSM-IV tanıları, ilaç kullanımını gerektiren hedef belirtiler, kullanılan psikotrop ilaçların adı, dozu, kullanım süresi, bildirilen etkileri ve yan etkileri, tedavi sürecinde psikotrop ilaç değişikliği yapılıp yapılmadığı ve psikotrop ilaç kullanımına ailenin uyumu alanlarında veriler toplanmıştır. Sonuçlar: Çalışmada değerlendirilen olguların sayısı 228 dir. İzlemleri sırasında psikotrop ilaç kullanımı olan 30 (%13.2) çocuk olduğu belirlenmiştir. En sık kullanılan ilaçların %90.0 oranında (n=27) atipik antipsikotikler olduğu görülmüştür. Olguların %80.0 inde ilaçtan yararlanım olduğu belirtilirken, %73.3 ünde tedaviye uyumun iyi düzeyde olduğu saptanmıştır. Tartışma: Okul öncesi yaş grubundaki çocuklarda ruhsal bozukluklara yönelik kapsamlı bir değerlendirme sürecinin yapılması, orta ya da şiddetli düzeyde belirtileri ve işlevsellikte bozulması olan çocuklarda ilaç tedavisinin dikkatli bir biçimde kullanılması tedaviye yanıtı ve tedaviyi sürdürme oranını artıracaktır. Anahtar Sözcükler: Okul öncesi çocuklar, psikofarmakoloji, psikotrop ilaç kullanımı. SUMMARY: PSYCHOTROPIC DRUG USE IN EARLY CHILDHOOD: A UNIVERSITY OUTPATIENT CLINIC EXPERI- ENCE Objective: The aim of this study was to assess all the preschoolers being followed up in a child and adolescent psychiatry clinic, to determine the psychiatric symptoms and diagnoses that require psychotropic medication use and to identify the features regarding psyhoctropic drug use (dosage, duration of medication use, side effects etc). Method: Children of the preschool period that were assessed in the outpatient unit between February 2008 and February 2010 were included in the study. For the cases who had used psychotropic drugs during the follow up period, data regarding the follow up duration, DSM-IV diagnoses, target symptoms and signs that required medication use, names of the psychotropic drugs and the dosages, duration of drug use, effects and side effects reported, change in medication if present during the process and family compatibility were gathered. Results: The number of the preschoolers evaluated in the study was 228. Thirty children (13.2%) were using psychotropic drugs during the assessment period. Most commonly used drugs were atypical antipsyhotics with the percentage of 90% (n=27). While 80% of the cases were reported to have benefited from drug use, in 73.3% of the cases, the treatment compliance was found to be good. Discussion: It is important to carry out a comprehensive assessment process while evaluating psychiatric disorders in preschoolers, to be very careful while medicating children who have average or severe symptoms and disruption in functioning. Key Words: Preschoolers, psychopharmacology, psychotropic drug use GİRİŞ Giderek artan kanıtlar ve klinik deneyimler, çok küçük yaştaki çocukların da ciddi ruhsal bozuklukları olabileceğini göstermektedir. Bir epidemiyolojik çalışmada, okul öncesi yaş grubundaki çocukların %12 sinde DSM-IV tanı ölçütlerini karşılayan ruhsal sorunların olduğu belirlenmiştir (Egger ve Angold 2006). Okul öncesi dönemde görülen ruhsal bozukluklar çocuklar *Doç. Dr., Dokuz Eylül Üniv. Tıp Fak., Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, İzmir. **Uzm. Dr., Psychoneurological Center, Medistyle Hospital, Baku, Azerbaijan. ***Uzm. Dr., Uşak Devlet Hastanesi, Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği, Uşak. için ciddi riskler oluşturmaktadır. Bunlar; çocuğun bakım verenle ilişkisinde ciddi bozulma ve bakımın aksaması, aile içinde işlev görmesinde ve yakın ilişkiler kurmasında zorluk olması, akran ilişkilerinde bozulma ve sosyal işlevsellikte yaşam boyu etkileri olacak işlev kaybı oluşması, yüksek riskli davranışlar nedeni ile yaşamının tehlikede olması ve gelişimin bozulması olarak tanımlanmaktadır (Egger ve Angold 2006, Gilliam ve Mayes 2007). Yazındaki bir uzunlamasına çalışmada okul öncesi yaş döneminde bir psikiyatrik bozukluk tanısı almış olan çocukların %50 sinde, iki yılın sonunda başlangıçtaki tanı Çocuk ve Gençlik Ruh Sağlığı Dergisi : 22 (1)

2 VAROL TAŞ VE ARK. ile aynı ya da farklı ruhsal bozuklukların sürdüğü saptanmıştır (Lavinge ve ark. 1998). Bu bozuklukların başarı ile tedavi edilmesi, sağlam ruhsal temeller ve gelişim için büyük önem taşımaktadır. Bu yaş grubundaki sağaltım modellerinde psikososyal girişimler ilk sırada yer almaktadır. Kanıta dayalı psikososyal girişimlerin uygulanması sonucu okul öncesi dönemdeki birçok ruhsal bozukluk tedavi edilebilmektedir. Ancak zaman zaman şiddetli olan ve işlevselliği ileri düzeyde bozan ruhsal belirtiler yeterli psikososyal girişime karşın devam edebilmektedir. Bu durumlarda tedaviye psikotropların eklenmesi gerekli olmaktadır (Gleason 2011). Özellikle okul öncesi yaş grubundaki çocuklarda psikofarmakolojik tedavinin düzenlenmesi, bu yaş grubuna özgü gelişimsel, tanısal, metabolik ve farmakokinetik etmenler nedeniyle oldukça karmaşık bir süreçtir. Ayrıca bu yaş grubundaki ilaç kullanımına ilişkin birçok cevaplanmamış soru ve kısıtlı sayıda veri bulunmaktadır. Randomize kontrollü ilaç çalışmaları oldukça sınırlıdır. İlaçlara ait bilgiler; olgu sunumlarına, geriye dönük olarak yapılan çalışmalara, açık uçlu çalışmalara, daha büyük yaştaki çocuklarla yapılan kontrollü ilaç çalışmalarına ve gebelik sırasında psikotrop kullanan annelerin bebeklerinden elde edilen verilere dayanmaktadır. Bu verilerin bilimsel kanıt değeri düşük olmaktadır. FDA (Food and Drug Administration) tarafından 6 yaş altındaki çocuklarda kullanımına onay verilen psikotroplar; dextroamfetamin, haloperidol, klorpromazin, risperidon, aripiprazol, karbamazepin, divalproeks sodyum ve diazepam ile sınırlıdır (AAP 2002, Greenhill 1998). Bu çalışmanın amacı; polikliniğimizde izlenen okul öncesi yaş grubundaki tüm çocukların değerlendirilmesi, psikotrop ilaç kullanımını gerektiren psikiyatrik belirti ve tanıların belirlenmesi, psikotrop ilaç seçimi, dozu, kullanım süresi ve sıklığının saptanması, bildirilen ve/ya da gözlenen etki ve yan etkiler ile ilaç tedavisine ailenin uyumunun araştırılmasıdır. YÖNTEM Örneklem Çalışmaya Şubat 2008 ile Şubat 2010 tarihleri arasında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Anabilim Dalı Polikliniğinde değerlendirilen okul öncesi yaş grubundaki tüm olgular dahil edilmiştir. Altı yaş ve altındaki çocukların hastane kayıtları geriye dönük olarak gözden geçirilerek hazırlanan veri formlarına kaydedilmiştir. Veri Toplama Araçları Sosyodemografik Veri Formu Olguların yaşı, cinsiyeti, okul durumu, tıbbi ve psikiyatrik özgeçmiş bilgileri, ebeveynlerin yaşları, eğitim düzeyleri ve meslekleri, ailede (birinci ve ikinci derece akrabalarda) psikiyatrik bozukluk ve ailede (birinci ve ikinci derece akrabalarda) ilaç kullanımı öyküsünden oluşan sosyodemografik özelliklere ilişkin verileri içeren, araştırmacılar tarafından oluşturulmuş bir formdur. Çalışmaya katılan her olgu için dosya bilgileri esas alınarak işaretlenmiştir. Psikotrop İlaç Kullanımı Veri Formu Araştırmacılar tarafından oluşturulmuş bir veri formudur. Dosya bilgilerinde ilaç kullanımı olduğu belirlenen hastalar için doldurulmuştur. Kliniğe başvuru tarihi, izlem süresi, olguların dosyalarında bulunan DSM-IV (Amerikan Psikiyatri Birliği 1994) tanıları, ilaç kullanımını gerektiren hedef belirti ve bulgular, kullanılan psikotrop ilaçların adı, dozu, kullanım süresi, bildirilen etkileri ve yan etkileri, tedavi sürecinde psikotrop ilaç değişikliği yapılıp yapılmadığı ve psikotrop ilaç kullanımına ailenin uyumunu içeren bölümleri bulunmaktadır. İstatistiksel Değerlendirme Verilerin değerlendirilmesi SPSS Windows 15.0 paket programı kullanılarak frekans analizleri 18

3 Erken Çocuklukta Psikotrop Kullanımı ile yapılmıştır. İki grubun (psikotrop ilaç kullanan ve kullanmayan) özelliklerinin karşılaştırılmasında ki-kare yöntemi kullanılmıştır. Yapılan istatistiksel analizlerde p değerinin 0.05 den küçük olması anlamlı kabul edilmiştir. BULGULAR Çalışma kapsamında Şubat 2008-Şubat 2010 tarihleri arasında Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı polikliniğinde değerlendirilen 6 yaş ve altındaki hastaların sayısının 228 olduğu belirlenmiştir. Çalışmaya katılan hastaların yaşları 11 ile 72 ay arasında değişmekte olup, ortalama yaş 44.3 ± 15.1 aydır. Olguların 144 (%63.2) ü erkek, 84 (%36.8) ü ise kızdır. DSM-IV e göre tanı dağılımları Tablo 1 de gösterilmiştir. Sosyodemografik Özellikler Çalışmada yer alan olguların poliklinikte izlendikleri dönemdeki eğitim durumları değerlendirildiğinde; 89 (%39.0) olgunun okul öncesi eğitim almakta olduğu, 82 (%35.9) sinin bir özel eğitim kurumuna devam ettiği, 71 (%31.1) inin okul öncesi eğitim almadığı, ilköğretime devam eden 4 (%1.8) olgunun olduğu ve 10 (%4.3) çocuğun dosyasında ise eğitim durumuna ilişkin bir verinin yer almadığı belirlenmiştir. Olguların bedensel hastalık durumları incelendiğinde, 89 (%39.0) hastanın geçmişte en az bir bedensel hastalık geçirmiş olduğu, 47 (%20.6) hastanın ise devam eden bir hastalığının bulunduğu öğrenilmiştir. En sık görülen bedensel hastalığın epilepsi (9 olgu, %3.9) olduğu saptanmıştır. Tablo 1: Olguların DSM-IV e Göre Psikiyatrik Tanıları ve Klinik İlgi Odağı Olacak Durumlar DSM- a N % Yayg b a b -fizikse 19

4 VAROL TAŞ VE ARK. Okul öncesi yaş grubundaki çocukların %69.3 ünün (158 olgu) çekirdek aile yapısında yaşadıkları görülmüştür. Olguların annelerinin %30.7 sinin yaş aralığında, %24.1 inin ise yaş aralığında bulunduğu, %36.8 inin ortalise, %28.5 inin ise üniversite düzeyinde eğitim aldığı, %61.0 inin ev hanımı olduğu saptanmıştır. Babaların özellikleri incelendiğinde; %36.8 inin yaş, %25.0 inin ise yaş aralığında bulunduğu, %37.7 sinin orta-lise, %36.0 sının üniversite düzeyinde eğitim aldığı, serbest meslek sahibi olanların %58.8, kamuda çalışanların ise %31.6 oranında olduğu belirlenmiştir. Değerlendirilen olguların ailelerinde ruhsal hastalık ve psikotrop ilaç kullanımı öyküsü de incelenmiştir. Ailede ruhsal hastalık öyküsü %49.1, herhangi bir psikotrop ilaç kullanımı öyküsü ise %13.2 oranında pozitif olarak saptanmıştır. %62.3 olguda ailede psikotrop ilaç kullanımının olmadığı değerlendirilmiş iken, olguların %24.5 inin dosyasında bu konuya ilişkin herhangi bir bilgiye rastlanamamıştır. Psikotrop İlaç Kullanımına İlişkin Özellikler Tüm okul öncesi yaş grubundaki olgular incelendiğinde, izlemleri sırasında psikotrop ilaç kullanımı olan 30 (%13.2) çocuk olduğu belirlenmiştir. İlaç kullanan olguların 17 (%56.6) si erkek, 13 (%43.3) ü ise kızdır. Yaşları ay arasında değişmekte olup ortalama 41.0±15.6 aydır. Psikotrop ilaç kullanan ve kullanmayan çocukların sosyodemografik özellikleri karşılaştırıldığında; yaş, cinsiyet, geçirilmiş ve devam eden bedensel hastalıklar, aile yapısı, annenin ve babanın yaşları, eğitimleri ve meslekleri, ailede ruhsal hastalık ve psikotrop ilaç kullanım öyküsü açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmamıştır (p>0.05). Psikotrop kullanımı olan olgularda ilaç tedavisinden yarar görmesi beklenen hedef belirtiler incelenmiştir. Ondört (%46.6) olguda aşırı hareketlilik ve/ya da dikkat eksikliği, 13 (%43.3) olguda sinirlilik ve saldırganlık, 7 (%23.3) olguda otistik belirtiler ve 3 (%10.0) olguda da alt ıslatma belirtilerine yönelik tedavi başlanmıştır. Psikotrop ilaç kullanımı olan olguların 13 (%43.3) ünün iki yıldan fazla, 7 (% 23.3) sinin ise bir-iki yıl arası bir süre poliklinikte izlenmiş oldukları dikkati çekmiştir. Okul öncesi yaş grubunda tercih edilen ilaç grupları incelendiğinde; en sık kullanılan ilaçların %90.0 oranında (n=27) antipsikotikler olduğu görülmüştür. Antidepresanlar ve antihistaminik grubu ilaçlar 2 şer (%6.6) olguda kullanılırken, duygudurum düzenleyicileri, psikostimulanlar, benzodiazepinler ve desmopressin ise yalnızca birer (%3.3) olguda tercih edilmiştir. Tablo 2 de okul öncesi yaş grubunda kullanılan ilaçların kullanım sıklığı, kullanılan doz aralıkları ve ortalama dozları gösterilmektedir. Olguların 5 (%16.6) inde ilaç kombinasyonu olduğu belirlenmiştir. Kombine edilen ilaç gruplarına bakıldığında; antipsikotikler tüm olgularda kullanılırken iki olguda antihistaminikler, birer olguda da metilfenidat, benzodiazepinler ve desmopressin ile kombine edilmişlerdir. Olguların hiç birinde izlem sırasında psikotrop ilaçlarda değişiklik yapılmamıştır. Psikotrop ilaçların oluşturduğu yan etkiler de değerlendirilmiştir. Yirmi iki (%73.3) olguda ilaçlara bağlı herhangi bir yan etki bildirilmemiştir. Olguların 2 (%6.7) sinde izlemleri sürmediği için bu duruma ilişkin herhangi bir kayda ulaşılamamıştır. İlaç kullanan olguların %20 sinde (n=6) yan etki görüldüğü kaydedilmiştir. Yan etkilerin, 2 (%6.6) olguda ekstrapiramidal sistem etkileri, 2 (%6.6) olguda uyku sorunları, birer (%3.3) olguda ise irritabilite ve yüzde ödem belirtileri olduğu bildirilmiştir. Yüzde ödem imipramin kullanımına bağlı ortaya çıkarken, diğer yan etkilerin tümü risperidon tedavisine bağlı görülen yan etkiler olmuştur. İlaç kullanım süreleri açısından olgular incelendiğinde, yalnızca bir (%3.3) olgunun dosyasında bu bilgiye ulaşılamamıştır. Olguların geri kalan 20

5 Erken Çocuklukta Psikotrop Kullanımı Tablo 2: Okul Öncesi Yaş Grubunda Kullanılan İlaçların Kullanım Sıklığı, Kullanılan Doz Aralıkları ve Ortalama Dozları a n % SS b ± ± ± - ± 1 ± 1 ± 1 ± 1 ± a b kısmında, 1 ay ile 36 ay arasında değişen ilaç kullanım süreleri olduğu belirlenmiştir. Ortalama ilaç kullanım süresi ise 12.8 ± 11.1 aydır. Psikotrop kullanan çocuklarda ilaçtan yararlanım düzeyleri, dosya bilgilerinde yer alan ve çocuğu izleyen hekimin hedef belirtilerdeki değişimlerle ilgili kayıtları doğrultusunda değerlendirilmiştir. Bu değişim bilgileri yalnızca klinik izleme göre belirtilmiştir, ölçek kullanılarak izlendiğine ilişkin bilgiye rastlanmamıştır. Dört (%13.3) olgunun dosyasında, tedaviye devam etmedikleri için, ilaçtan yararlanma düzeyine ilişkin bir bilgiye ulaşılamamıştır. Yirmi dört (%80.0) olguda ilaçtan yararlanım olduğu belirtilirken, olguların 2 (%6.6) sinde yarar gözlenmemiştir. İlaç tedavisinden yarar görmediği belirlenen olguların her ikisi de gelişim geriliği tanıları ile izlenmekte olup aşırı hareketlilik hedef belirtileri ile risperidon tedavisi kullanmışlardır. İlaç tedavisine ailenin uyumu araştırıldığında; ilacı hekimin önerdiği doz ve sürede kullanan ve düzenli bir biçimde kontrollere gelen olgu sayısı 22 (%73.3) olarak belirlenmiştir. Geriye kalan olgularda tedaviye uyum sorunları olduğu gözlenmiştir. Bu sorunlar; 4 (%13.3) olguda ilacın önerilmesinden sonra tedaviyi bırakma, 2 (%6.6) olguda ailenin ilacın dozunu ya da veriliş sıklığını değiştirmesi, birer (%3.3) olguda ise ilaç tedavisini reddetme ve ilaca bağlı yan etki oluşma sonrası tedaviyi bırakma şeklinde ortaya çıkmıştır. TARTIŞMA Son yıllarda yapılan çalışmalar, çocuk ve ergenlerin psikiyatrik tedavisinde ilaç kullanımının artmakta olduğunu göstermektedir (Fanton ve Gleason 2009, Koelch ve ark. 2009, Olfson 2002, Sevilla ve Kovess 2008, Zito 2010). Son iki dekat- 21

6 VAROL TAŞ VE ARK. ta daha fazla olmak üzere, okul öncesi yaş grubundaki çocukların tedavisinde de benzer bir artışın olduğu bildirilmektedir (DeBar ve ark. 2003, Fanton ve Gleason 2009, Olfson ve ark. 2010, Zito 2000, Zito 2007). Türkiye deki bir çocuk ve ergen ruh sağlığı kliniğinde, okul öncesi yaş grubunda psikotrop kullanımına ilişkin uygulamaların zaman içinde nasıl değiştiği önemli bir değerlendirme alanıdır. Ulusal yazında bu alanda yeterli veriye ulaşılamamıştır. Bu nedenle çalışma sonuçlarımızın aynı kliniğe ait bir önceki çalışma bulguları ile karşılaştırılarak tartışılmasının bu alandaki eksikliği gidermeye katkı sağlayacağı düşünülmüştür. Yazındaki Özbek ve Gencer Bozabalı nın çalışmasında (2003), aynı çocuk ve ergen ruh sağlığı kliniğinde yılları arasında izlenen 6 yaş ve altındaki çocukların psikotrop kullanımına ilişkin verileri değerlendirilmiştir. Çalışma bulgularına göre, 1467 çocuğa ilişkin bilgilerin incelendiği ve bu çocuklardan %6.3 (n=92) ünün ilaç kullandığı saptanmıştır. Çalışmamızda ise yılları arasındaki dönemde ilaç kullanım oranı %13.2 olarak belirlenmiştir. Her iki çalışmaya ait kullanım oranları karşılaştırıldığında, yaklaşık 10 yıllık zaman diliminde ilaç kullanımında iki kat artışın olduğu görülmüştür. Okul öncesi yaş grubundaki çocukların tedavisinde psikotrop kullanımındaki bu artış yazınla da uyumludur. Psikotrop kullanımında 2-3 kat artışın olduğunu bildiren çalışmalar bulunmaktadır (Zito 2000, Zito 2007). İlaç kullanımında zaman içinde görülen artışın; okul öncesi yaş grubundaki çocuklarda görülen ciddi ruhsal sorunların daha fazla fark edilmesi, bu yaş grubunda sorunların tanınması ve tedavisine ilişkin klinik deneyimlerin artmış olması ve okul öncesi eğitim ortamlarında davranışsal uyumla ilgili beklentilerin artması ile ilişkili olabileceği belirtilmektedir (Fanton ve Gleason 2009). Çalışma bulguları ilaç kullanan olguların ortalama yaşlarının 41 ay ve en düşük ilaç kullanma yaşının 13 ay olduğunu göstermiştir. Aynı kliniğe ait önceki veriler incelendiğinde, iki yaşın altında ilaç kullanımının olmadığı saptanmıştır (Özbek ve Gencer 2003). İki çalışmanın bulguları karşılaştırıldığında, yazındaki verilerle de uyumlu şekilde, ilaç kullanma yaşında değişikliklerin olduğu, çok küçük yaş grubundaki çocuklarda da ilaç tedavisine başlanabildiği görülmüştür. Yazında bir yaş altındaki çocuklarda da psikotrop tedavinin başlanabildiğine ilişkin veriler bulunmaktadır (Gleason 2011, Rappley 1999). Toplum örneklemli bir çalışmada, 0-2 yaş aralığında 1.77/1000, 3-6 yaş aralığında 2.59/1000 oranlarında psikotrop kullanma prevalansı olduğu saptanmıştır (Koelch 2009). Okul öncesi yaş grubundaki çocuklarda psikotrop ilaç kullanımında cinsiyete ilişkin farklılıklar olduğunu gösteren yeterince veri bulunmamaktadır. DeBar ve arkadaşlarının çalışmasında (2003), değerlendirilen tüm okul öncesi yaş grubundaki çocukların %71 inin ve ilaç tedavisi alanların %79 unun erkek olduğu bildirilmiştir. Başka çalışmalarda da psikotrop ilaç kullananların çoğunluğunun erkek çocuklar olduğu belirtilmiştir (Koelch 2009, Olfson 2010, Sevilla ve Kovess 2008). Bulgularımız, erkek çocuklarda ilaç kullanımının daha fazla olduğu yönündeki yazın bilgisi ile uyumludur. Bu bulguların nedenlerinden biri çocukluk çağı ruhsal bozukluklarının erkek çocuklarda daha sık görülmesi olabilir (Fombonne 2007). Çalışmamızda ilaç tedavisinden yararlanması beklenilen hedef belirtiler ve tercih edilen ilaç grupları değerlendirildiğinde; hedef belirtilerin dört alana yoğunlaştığı ve aşırı hareketlilik ve/ ya da dikkat sorunları, sinirlilik ve saldırganlık, otistik belirtiler ve az bir oranda da (%10) alt ıslatma olduğu görülmüştür. Belirti grupları incelendiğinde bu yaş grubunda ilaç seçiminin büyük bir oranda davranışsal sorunlara yönelik yapıldığı düşünülebilir. Olasılıkla bu durumla bağlantılı olarak, en çok tercih edilen ilaç gruplarının da %90 oranında atipik antipsikotikler olduğu belirlenmiştir. Özbek ve Gencer 22

7 Erken Çocuklukta Psikotrop Kullanımı Bozabalı nın çalışmasında (2003) ise ilaç kullanımını gerektiren en sık üç belirtinin hiperaktivite, anksiyete ve impulsivite olduğu; diğer belirtilerin insomni, huzursuzluk, basmakalıp davranışlar, kekeleme, kendine yönelik zarar verici davranışlar, dikkat eksikliği ve mutizm olduğu bildirilmiştir. Çalışmamızdaki bulgularla benzer şekilde en sık kullanılan ilaç grubu antipsikotikler (%40.2) olmuştur. İki farklı zaman dilimine ait veriler incelendiğinde, antipsikotiklerin kullanım sıklığının iki kattan fazla bir artış gösterdiği görülmüştür yıllarını kapsayan aynı kliniğe ait verilerde antipsikotiklerden sonra en sık kullanılan ilaç grubunun anksiyolitikler (%35.8) olduğu antidepresanların ise %21.7 oranında kullanıldığı, psikostimulan kullanımının olmadığı bildirilmiştir (Özbek ve Gencer 2003) yıllarına ait olan çalışma verilerimiz ise antipsikotikler dışındaki ilaç gruplarından anksiyolitiklerin (benzodiazepinler ve antihistaminikler) %10, antidepresanların ise %6.6 oranlarında kullanıldığını, psikostimulanların ise yalnızca bir (%3.3) olguda tercih edildiğini göstermiştir. Zaman içindeki değişen psikotrop tercihlerine ilişkin bulgular yazınla da uyumlu gözükmektedir. Yazındaki çalışmalarda zaman içinde değişen ilaç kullanım oranlarına bakıldığında, ilaç gruplarına göre değişiklik gösterebildiği bulunmuştur (Sevilla ve Kovess 2008, Olfson 2010, Zito 2000). Psikostimulanlar halen en sık kullanılan ilaç grupları olarak belirtilmekte ve yıllar içinde kullanım oranları benzer olmaktadır (Gleason 2011). Antipsikotik kullanımında ise 5-20 kat artışın olduğunu gösteren araştırma bulguları mevcuttur (Patel 2005). Olfson ve arkadaşlarının çalışmasında (2010) yılları ile 2007 yılındaki antipsikotik kullanımları karşılaştırılmıştır. Kullanım oranlarının 0.78/1000 den 1.59/1000 e artış gösterdiği bildirilmiştir. Diğer ilaç grupları açısından bakıldığında ise, her iki zaman diliminde de en sık kullanılan ilaçların psikostimulanlar olduğu, antidepresanlar, duygudurum düzenleyicileri ve anksiyolitiklerin kullanımında zaman içinde anlamlı düzeyde azalma görüldüğü saptanmıştır (Olfson 2010). Çalışma sonuçlarında dikkat eksikliği ve aşırı hareketlilik hedef belirtilerinin %46.6 oranında olmasına karşın yazındakinin aksine psikostimulan kullanımının yalnızca bir hastada mevcut olduğu belirlenmiştir. Bu durum tanısal açıdan bakıldığında yıkıcı davranış bozukluklarının 16 hastada olması, sonuç olarak dikkat eksikliği ve aşırı hareketlilik belirtilerinin hepsinin de dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu ile ilişkilendirilmemesi ya da ülkemizde 6 yaş öncesinde kullanılabilecek psikostimulan grubu ilaçların bulunmaması nedeniyle hekimler tarafından tercih edilmemiş olabileceği düşünülmüştür. Antipsikotik grubu ilaçlar içerisinde en çok tercih edilen ilaçların atipik antipsikotiklerden risperidon (%83.3) ve olanzapin (%6.6) olduğu görülmüştür. Yazındaki bir çalışmada antipsikotikler içerisinde yıllarında %89.1 ve 2007 döneminde %99.75 oranlarında tercih edilenler atipik antipsikotikler olmuştur. Risperidon her iki dönemde de yüksek oranda kullanılırken (sırasıyla, %73.3 ve %74.3), aripiprazol (%13.9), ziprasidon (%0.96) ve paliperidon (%0.58) un yalnızca 2007 yılında kullanıldığı bildirilmiştir (Olfson 2010). Yazındaki çalışmanın bulgularından farklı olarak, Özbek ve Gencer Bozabalı nın (2003) yaptığı aynı kliniğe ait yılları arasındaki ilaç kullanımına ilişkin özelliklerin incelendiği çalışmada (n=92) ise; antipsikotik grubu ilaçlar içerisinde en sık tiyoridazin (n=22) ve haloperidol (n=9) kullanımının tercih edildiği, az bir olguda (n=6) risperidonun kullanıldığı belirtilmiştir. Çalışmamızın bulguları ile karşılaştırıldığında, okul öncesi yaş grubunda zaman içinde atipik antipsikotiklerin kullanımının belirgin düzeyde arttığı ve tipik antipsikotiklerin artık tercih edilmediği sonucuna ulaşılmıştır. Benzer biçimde Patel ve arkadaşlarının çalışmasında (2005) da okul öncesi yaş döneminde atipik antipsikotik kullanımında belirgin bir artışın olduğu, tipik antipsikotik kullanımının ise azaldığı görülmektedir. Bu durumun nedenlerinin, atipik antipsikotiklerin saldırgan davranışlar üzerine etkin olduğuna ilişkin artan kanıtlar ile birlikte tipik antipsikotiklere göre yan etkileri- 23

8 VAROL TAŞ VE ARK. nin az olması olabileceği belirtilmektedir. Ayrıca ruhsal bozuklukların erken tanınmasının ve tedavi edilmesinin uzun dönemde olumlu bir gidiş sağlayacağına ilişkin yazın bulgularının da bu sonuçların oluşmasında etkili olabileceği bildirilmektedir. Yazında atipik antipsikotiklere ait bu yaş grubuna özgü randomize kontrollü çalışmalar kısıtlıdır. Risperidon ve olanzapin ile ilgili açık etiketli, sınırlı sayıdaki çalışmalarda ve olgu sunumlarında, özellikle bipolar bozuklukta etkin olduğuna ilişkin veriler bildirilmektedir (Biederman ve ark. 2005, Cesena ve ark. 2002, Staller 2007). Risperidon tedavisinin otizmde etkinliğini değerlendiren iki küçük örneklemli randomize kontrollü çalışmalarla, üç yıl izlemin sürdürüldüğü bir başka çalışmada, risperidonun okul öncesi yaş grubu çocuklarda otizmin ana belirtilerinde %8-20 arasında azalma sağladığı bildirilmiştir (Luby ve ark. 2006, Masi 2003, Nagaraj 2007). Okul öncesi yaş grubunda yılları ile 2007 yılındaki antipsikotik kullanımlarının değerlendirildiği bir başka çalışmada, her iki dönemde de en fazla antipsikotik kullanımı bipolar bozukluk tanılı çocuklarda saptanmıştır yılında antipsikotik tedavi alan çocukların %28.2 sinde yaygın gelişimsel bozukluk ya da mental retardasyon, %23.7 sinde dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) ve %12.9 unda yıkıcı davranış bozukluğu en sık görülen tanılar olarak bildirilmiştir. Yazarlar, antipsikotik kullanımında artış olmasının, özellikle otistik spektrum bozuklukları başta olmak üzere bipolar bozukluk, yıkıcı davranış bozukluğu ve DEHB deki irritabilite ve saldırgan davranışlar üzerine etkin olduğuna ilişkin bulgularla ilgili olabileceğini belirtmişlerdir (Olfson 2010). Çalışmamızda ilaç seçiminin tanılarla ilişkisine ait bir değerlendirme yapılmamıştır. Yalnızca ilaç kullanımını gerektiren hedef belirtiler incelenmiştir. İlaç tedavisine bağlı olarak ortaya çıkan yan etkiler de değerlendirilmiştir. Çalışmada olguların %20 sinde yan etki görülmüştür. Yan etki görülen altı olgunun beşinde kullanılan ilacın risperidon, bir olguda ise imipramin olduğu saptanmıştır. Yazında risperidon kullanımına bağlı olarak sedasyon, iştah artışı, kilo alma, enürezis ve tükrük salgısında artış yan etkilerinin en sık bildirilen yan etkiler olduğu belirtilmektedir. Tüm çalışmalarda olguların hepsinde prolaktin artışının olduğu da belirlenmiştir (Biederman ve ark. 2005, Luby ve ark. 2006). Risperidonla tedavi edilen yaş aralığındaki çocukların altı aylık izleminin yapıldığı bir çalışmada, ortalama kilo artışının %15.4 oranında olduğu ve prolaktin düzeylerinin beş kat arttığı bulunmuştur (Luby ve ark. 2006). Çalışmamızda gözlenen yan etkiler ise antipsikotik kullanımı sırasında sık görülen ekstrapiramidal sistem etkileri ile beraber uyku sorunları ve irritabilite olmuştur. Prolaktin ve kilo artışına ilişkin bilgilere dosya incelemelerinde rastlanamamıştır. Bu nedenle sık görülen yan etkilerin bir kısmına ilişkin inceleme yapılamamıştır. İlaç kullanım sürelerine ilişkin yazındaki çalışma verileri oldukça azdır. DeBar ve arkadaşlarının çalışmasında (2003), yılları arasında davranışsal ya da emosyonel sorunları olan 743 okul öncesi yaş grubundaki çocuk değerlendirilmiştir. Olguların %16 sının psikotrop ilaç kullandığı, bu çocuklardan %50 de DEHB tanısı olduğu ve %48 inin psikostimulan tedavi aldığı saptanmıştır. Olguların en az 6 ay ilaç tedavisine devam ettikleri bildirilmiştir. Bir başka çalışmada, özellikle antipsikotik ve antidepresan kullanan olguların bir ay ile bir yıldan fazla olarak tanımlanan değişkenlikteki sürelerde tedaviye devam ettikleri belirtilmiştir (Koelch 2009). Aynı çalışmada, ebeveynlerin %31.2 sinin belirgin derecede, %58 inin ise kısmi düzeyde sorun belirtilerde düzelme tanımladıkları da bildirilmiştir. İlaca yanıtsızlık antipsikotik ilaç kullananlarda %5.6, sedatif kullananlarda %7.4 olarak saptanmıştır. İlaç kullanım süreleri açısından aynı kliniğe ait verilerde zaman içinde nasıl bir değişimin olduğunu incelediğimizde; yıllarına ait verilerde olgu dosyalarının büyük bir kısmında (n=47/92) bu alana ilişkin bilgiye ulaşılamadığı belirtilmiştir (Özbek ve Gencer 2003). 24

9 Erken Çocuklukta Psikotrop Kullanımı İlaç kullanım süresi belirlenebilen 45 hastada ise en sık bir ve iki ay (n=9) süre ile ilaç kullanımının olduğu, yalnızca bir hastada bir yılı aşan bir süre enürezis nokturna tanısı nedeniyle ilaç kullanıldığı bildirilmiştir. Bu olguların 2/3 ünde tam ya da kısmi yararlanım olduğu, 1/3 ünde ise yararlanım görülmediği belirlenmiştir. Çalışmamızın bulguları olguların önerilen ilaç tedavisini uzun süreli olarak kullandığını (ort: 12.8 ay) ortaya koymuştur. Olguların %80 inde ilaç tedavisinden beklenen yararlanımın görüldüğü de saptanmıştır. Yalnızca antipsikotik tedavi alan iki olguda (%6.6) ilaçtan yararlanımın olmadığı gözlenmiştir. İlaca yanıtsızlık oranlarının yazınla uyumlu olduğu düşünülmüştür. Aynı kliniğe ait farklı zamandaki veriler karşılaştırıldığında ilaç kullanım sürelerinin ve tedaviden yararlanım düzeylerinin zaman içinde belirgin düzeyde arttığı saptanmıştır. İlaç tedavisine ailenin uyumu da araştırılan bir diğer alan olmuştur. Özbek ve Gencer Bozabalı nın çalışmasında (2003) psikotrop tedavi önerilen 92 olgunun 47 (%51.0) sinin ilaç tedavisinin başlanmasından sonra görüşmelere devam etmediği belirlenmiştir. Toplam 65 (%70.6) olgunun ilacı önerilen doz ve sürede kullanmama, ilaç başlandıktan sonra kontrol randevularına gelmeme ya da ilaç tedavisini reddetme gibi tedaviye uyum sorunları olduğu bildirilmiştir. Çalışmamızda ise olguların büyük bir kısmının (%73.3) ilacı hekimin önerdiği doz ve sürede kullandığı ve kontrollere düzenli bir biçimde geldiği saptanmıştır. Çalışmanın bu bulguları, okul öncesi yaş grubunda hedef belirtilerin iyi bir şekilde değerlendirilerek uygun ilaç seçimlerinin yapılmış olduğunu ve bunun hem tedaviye devam süresini hem ailenin tedaviye uyumunu hem de ilaçtan yararlanım düzeyini olumlu etkilediğini düşündürmüştür. Çalışmamız kanıtların az olduğu okul öncesi yaş grubunda psikotrop ilaç kullanımına ilişkin veriler sunması açısından önemli olmakla beraber, çalışmaya ait kısıtlılıklar tüm bu bulguların dikkatli yorumlanmasını gerektirmektedir. Çalışmanın geriye dönük olarak planlanmış olması, verilerin toplanması ve değerlendirilmesinde yalnızca dosya bilgilerinden yararlanılmış olması, dosyalardaki eksiklikler nedeniyle bazı verilere ulaşılamamış olması, ilaç kullanan okul öncesi yaş dönemindeki olgu sayısının az olması en önemli kısıtlılıklarımızdandır. Bu kısıtlılıklara karşın özellikle Türkiye deki okul öncesi yaş grubuna ait verilerin çok sınırlı olması ve aynı klinikte farklı zaman dilimlerinde ilaç kullanımına ilişkin özelliklerin karşılaştırılarak tartışılması nedeniyle çalışma bulgularının önemli olduğu düşünülmüştür. Ancak bu alanda yapılacak ileriye dönük olarak planlanmış izlem çalışmalarına gereksinim vardır. Sonuç olarak, erken çocukluk döneminde psikiyatrik durumların değerlendirilmesi ve tanılanması aşamalarında, çocuğun gelişimsel süreçlerinin anlaşılması uygun tedavi planının oluşturulması için gerekli bir ögedir. Bu yaş grubundaki çocuklarda psikofarmakolojik ajanların, hızlı bir biçimde gelişen beyin üzerine olan etkileri ve yan etkileri henüz net olarak tanımlanamamaktadır. Aynı zamanda bu ilaçların okul öncesi çocuklardaki metabolizmasına ilişkin veriler de kısıtlıdır. Bu nedenle de okul öncesi yaş grubundaki çocuklarda düzenli izlem ile birlikte, kullanılması planlanan ilaçlara düşük dozda başlanması ve yavaş doz artımlarının yapılması önerilmektedir (Gleason 2011). Bir çalışma grubu tarafından yayınlanan kılavuzda okul öncesi yaş grubundaki çocuklarda psikofarmakolojik tedavi uygulamaları için bazı öneriler oluşturulmuştur (Gleason 2007). Kapsamlı bir değerlendirme sürecinin yapılması, ilaç tedavisi öncesinde özellikle kanıta dayalı psikoterapötik yaklaşımların uygulanması, orta ya da şiddetli düzeyde belirtileri ve işlevsellikte bozulması olan çocuklarda ilaç tedavisinin dikkatli bir biçimde kullanılması ve ilaç kullanımı ile belirtilerdeki düzelmelerin düzenli ve sık takip edilmesinin gerekli olduğu belirtilmiştir. 25

10 VAROL TAŞ VE ARK. KAYNAKLAR AAP Committee on Drugs (2002) Uses of drugs not described in the package insert (off-label uses). Pediatrics 110: Amerikan Psikiyatri Birliği (1994) Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı, Dördüncü baskı (DSM-IV) (Çev. ed.: E Köroğlu) Hekimler Yayın Birliği, Ankara, Biederman J, Mick E, Hammerness P ve ark. (2005) Open-label, 8-week trial of olanzapine and risperidone for the treatment of bipolar disorder in preschool-age children. Biol Psychiatry 58: Cesena M, Gonzalez-Heydrich J, Szigethy E ve ark. (2002) A case series of eight aggressive young children treated with risperidone. J Child Adolesc Psychopharmacol 12: DeBar LL, Lynch F, Powell J ve ark. (2003) Use of psychotropic agents in preschool children. Arch Pediatr Adolesc Med 157: Egger HL, Angold A (2006) Common emotional and behavioral disorders in preschool children: presentation, nosology, and epidemiology. J Child Psychol Psychiatry 47: Fanton J, Gleason MM (2009) Psychopharmacology and preschoolers: a critical review of current conditions. Child Adolesc Psychiatric Clin N Am 18: Gleason MM, Egger HL, Emslie GJ (2007) Psychopharmacological treatment for very young children: context and guidelines. J Am Acad Child Adolesc Psychiatry 46: Gleason MM (2011) Psychopharmacological treatment in preschoolers. Pediatric Psychopharmacology, Principles and Practice içinde, Martin A, Scahill L, Kratochvil CJ (ed) 2. baskı, Oxford University Press, New York, s: Greenhill L (1998) The use of psychoactive medications in preschoolers: indications, safety and efficacy. Can J Psychiatry 43: Koelch M, Prestel A, Singer H ve ark. (2009) Psychotropic medication in children and adolescents in Germany: prevalence, indications, and psychopathological patterns. J Child Adolesc Psychopharmacol 19: Lavigne JV, Arend D, Rosenbaum D ve ark. (1998) Psychiatric diagnoses with onset in the preschool years: I. Stability of diagnoses. J Am Acad Child Adolesc Psychiatry 37: Luby J, Mrakotsky C, Stalets MM ve ark. (2006) Risperidone in preschool children with autistic spectrum disorders: an investigation of safety and efficacy. J Child Adolesc Psychopharmacol 16: Fombonne E (2007) Epidemiology. Lewis s Child and Adolescent Psychiatry, A Comprehensive Textbook içinde, Martin A, Volkmar FR (ed) 4. baskı, Lippincott Williams & Wilkins, Philadelphia, s: Masi G, Cosenza A, Mucci M ve ark. (2003) A 3-year naturalistic study of 53 preschool children with pervasive developmental disorders treated with risperidone. J Clin Psychiatry 64: Gilliam WS, Mayes LC (2007) Clinical assessment of infants and toddlers. Lewis s Child and Adolescent Psychiatry, A Comprehensive Textbook içinde, Martin A, Volkmar FR (ed) 4. baskı, Lippincott Williams & Wilkins, Philadelphia, s: Nagaraj R, Singhi P, Malhi P (2006) Risperidone in children with autism: randomized, plasebo-controlled, double-blind study. J Child Neurol 21: Olfson M, Crystal S, Haung C ve ark. (2010) Trends in antipsychotic drug use by very young, privately in- 26

11 Erken Çocuklukta Psikotrop Kullanımı sured children. J Am Acad Child Adolesc Psychiatry 49: Olfson M, Marcus SC, Weismann MM ve ark. (2002) National trends in the use of psychotropic medications by children. J Am Acad Child Adolesc Psychiatry 41: Özbek A, Gencer Bozabalı Ö (2003) Okul öncesi çocuklarda psikotrop ilaç kullanımı. Klinik Psikofarmakoloji Bülteni 13: Patel NC, Crismon ML, Hoagwood K ve ark. (2005) Trends in the use of typical and atypical antipsychotics in children and adolescents. J Am Acad Child Adolesc Psychiatry 44: Sevilla-Dedieu C, Kovess-Masfety V (2008) Psychotropic medication use in children and adolescents: a study from France. J Child Adolesc Psychopharmacol 18: Staller JA (2007) Psychopharmacologic treatment of aggressive preschoolers: a chart review. Prog Neuropsychopharmacol Biol Psychiatry 31: Zito JM, Safer DJ, DosReis S ve ark. (2000) Trends in the prescribing of psychotropic medications to preschoolers. JAMA 283: Zito JM, Safer DJ, Dosreis S ve ark. (2003) Psychotropic practice patterns for youth: a 10-year perspective. Arch Pediatr Adolesc Med 157: Rappley MD, Mullan PB, Alvarez FJ ve ark. (1999) Diagnosis of attention deficit hyperactivity disorder and use of psychotropic medication in very young children. Arch Pediatr Adolesc Med 153: Zito JM, Safer DJ, Valluri S ve ark. (2007) Psychotherapeutic medication prevalence in Medicaid-insured preschoolers. J Child Adolesc Psychopharmacol 17:

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu ve Doğum Mevsimi İlişkisi. Dr. Özlem HEKİM BOZKURT Dr. Koray KARA Dr. Genco Usta

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu ve Doğum Mevsimi İlişkisi. Dr. Özlem HEKİM BOZKURT Dr. Koray KARA Dr. Genco Usta Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu ve Doğum Mevsimi İlişkisi Dr. Özlem HEKİM BOZKURT Dr. Koray KARA Dr. Genco Usta Giriş DEHB (Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu), çocukluk çağının en sık görülen

Detaylı

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Dahili Servisler

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Dahili Servisler DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU Dahili Servisler Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHP) Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), her 10 çocuktan birinde görülmesi, ruhsal, sosyal

Detaylı

Gebelikte Ayrılma Anksiyetesi ve Belirsizliğe Tahammülsüzlükle İlişkisi

Gebelikte Ayrılma Anksiyetesi ve Belirsizliğe Tahammülsüzlükle İlişkisi Gebelikte Ayrılma Anksiyetesi ve Belirsizliğe Tahammülsüzlükle İlişkisi Dr. Sinem Sevil DEĞİRMENCİ Prof.Dr.Gökay AKSARAY Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD Giriş

Detaylı

Erişkin Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu nda Prematür Ejakülasyon Sıklığı: 2D:4D Oranı İle İlişkisi

Erişkin Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu nda Prematür Ejakülasyon Sıklığı: 2D:4D Oranı İle İlişkisi Erişkin Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu nda Prematür Ejakülasyon Sıklığı: 2D:4D Oranı İle İlişkisi *Kenar İ. Ayşe Nur, **Sezai Üstün Aydın, *Alper Zıblak *Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi

Detaylı

Obsesif KompulsifBozukluk Hastalığının Yetişkin Ayrılma Anksiyetesiile Olan İlişkisi

Obsesif KompulsifBozukluk Hastalığının Yetişkin Ayrılma Anksiyetesiile Olan İlişkisi Obsesif KompulsifBozukluk Hastalığının Yetişkin Ayrılma Anksiyetesiile Olan İlişkisi Dr. SiğnemÖZTEKİN, Psikolog Duygu KUZU, Dr. Güneş CAN, Prof. Dr. AyşenESEN DANACI Giriş: Ayrılma anksiyetesi bozukluğu,

Detaylı

Bir Eğitim Hastanesi nde Yatan Hastalar İçin İstenen Çocuk ve Ergen Psikiyatri Konsültasyonlarının Değerlendirilmesi

Bir Eğitim Hastanesi nde Yatan Hastalar İçin İstenen Çocuk ve Ergen Psikiyatri Konsültasyonlarının Değerlendirilmesi Makale Article Sakarya Medical Journal 140 doi: 10.5505/sakaryamj.2011.25744 Bir Eğitim Hastanesi nde Yatan Hastalar İçin İstenen Çocuk ve Ergen Psikiyatri Konsültasyonlarının Değerlendirilmesi The Evaluation

Detaylı

Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Polikliniðine Baþvuran Hastalarda Belirtiler, Tanýlar ve Tanýya Yönelik Ýncelemeler

Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Polikliniðine Baþvuran Hastalarda Belirtiler, Tanýlar ve Tanýya Yönelik Ýncelemeler ARAÞTIRMA Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Polikliniðine Baþvuran Hastalarda Belirtiler, Tanýlar ve Tanýya Yönelik Ýncelemeler Þahbal Aras 1, Gülþen Ünlü 2, Fatma Varol Taþ 3 1 Yrd.Doç.Dr., 3 Uz.Dr., Dokuz

Detaylı

HAREKETLİ ÇOCUK DOÇ. DR.AYLİN ÖZBEK DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK PSİKİYATRİSİ AD. ÖĞRETİM ÜYESİ

HAREKETLİ ÇOCUK DOÇ. DR.AYLİN ÖZBEK DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK PSİKİYATRİSİ AD. ÖĞRETİM ÜYESİ HAREKETLİ ÇOCUK DOÇ. DR.AYLİN ÖZBEK DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK PSİKİYATRİSİ AD. ÖĞRETİM ÜYESİ SUNUM PLANI: Hareketli çocuk kime denir? Klinik ilgi odağı olması gereken çocuklar hangileridir?

Detaylı

SoCAT. Dr Mustafa Melih Bilgi İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi

SoCAT. Dr Mustafa Melih Bilgi İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dr Mustafa Melih Bilgi İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi Şizofreniye bağlı davranım bozuklukları bireyi ve toplumları olumsuz etkilemekte Emosyonları Tanıma Zorluğu Artmış İrritabilite Bakımverenlerin

Detaylı

Bölüm: 11 Manik Depresyona Özel İlaç Fikri

Bölüm: 11 Manik Depresyona Özel İlaç Fikri Bölüm: 11 Manik Depresyona Özel İlaç Fikri Lityum psikiyatri 1950 1980lerde lityum bazı antikonvülzanlara benzer etki Ayrı ayrı ve yineleyen nöbetler şeklinde ortaya çıkan manik depresyon ve epilepsi Böylece

Detaylı

BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD

BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD Çalışmalarda birinci basamak sağlık kurumlarına başvuran hastalardaki psikiyatrik hastalık sıklığı, gerek değerlendirme ölçekleri kullanılarak

Detaylı

OTİSTİK SPEKTRUM BOZUKLUĞU TANISI İLE İZLENEN ÇOCUK VE ERGENLERDE PSİKOTROP İLAÇ KULLANIM SIKLIĞI, DAĞILIMI VE İLİŞKİLİ DEĞİŞKENLER

OTİSTİK SPEKTRUM BOZUKLUĞU TANISI İLE İZLENEN ÇOCUK VE ERGENLERDE PSİKOTROP İLAÇ KULLANIM SIKLIĞI, DAĞILIMI VE İLİŞKİLİ DEĞİŞKENLER OTİSTİK SPEKTRUM BOZUKLUĞU TANISI İLE İZLENEN ÇOCUK VE ERGENLERDE PSİKOTROP İLAÇ KULLANIM SIKLIĞI, DAĞILIMI VE İLİŞKİLİ DEĞİŞKENLER Büşra Sultan DOĞAN*, Halime Tuna ÇAK**, Sadriye Ebru ÇENGEL KÜLTÜR***

Detaylı

ÇOCUK PSİKİYATRİSİ POLİKLİNİĞİNE BAŞVURAN HASTALARIN SOSYODEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİNE GÖRE DEĞERLENDİRİLMESİ

ÇOCUK PSİKİYATRİSİ POLİKLİNİĞİNE BAŞVURAN HASTALARIN SOSYODEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİNE GÖRE DEĞERLENDİRİLMESİ ÇOCUK PSİKİYATRİSİ POLİKLİNİĞİNE BAŞVURAN HASTALARIN SOSYODEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİNE GÖRE DEĞERLENDİRİLMESİ (The Assessment of Patients at the Child Psychiatry Outpatient Clinic) Osman Abalı *, SHU Melek

Detaylı

Bir Üniversite Kliniğinde Yatan Hastalarda MetabolikSendrom Sıklığı GŞ CAN, B BAĞCI, A TOPUZOĞLU, S ÖZTEKİN, BB AKDEDE

Bir Üniversite Kliniğinde Yatan Hastalarda MetabolikSendrom Sıklığı GŞ CAN, B BAĞCI, A TOPUZOĞLU, S ÖZTEKİN, BB AKDEDE Bir Üniversite Kliniğinde Yatan Hastalarda MetabolikSendrom Sıklığı GŞ CAN, B BAĞCI, A TOPUZOĞLU, S ÖZTEKİN, BB AKDEDE Psikiyatrik hastalığı olan bireylerde MetabolikSendrom (MetS) sıklığı genel popülasyona

Detaylı

Çocukluk çağındaki fiziksel ve ruhsal gelişimin uygunluğunu bilecek, Doğru ebeveynlik becerilerinin aile içi ilişkilerde nasıl olması gerektiğini

Çocukluk çağındaki fiziksel ve ruhsal gelişimin uygunluğunu bilecek, Doğru ebeveynlik becerilerinin aile içi ilişkilerde nasıl olması gerektiğini Dönem 1 Dersleri: Konu: Çocuk, Anne ve Aile Amaç: Bu dersin sonunda Dönem I öğrencilerinin aile yapısı, çocukluk çağı psikolojik gelişim süreci ve anne-çocuk ilişkisinin çocuğun ruhsal gelişimi üzerindeki

Detaylı

ÇOCUK VE ERGEN RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI STAJI

ÇOCUK VE ERGEN RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI STAJI ÇOCUK VE ERGEN RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI STAJI STAJIN TANITIMI EĞİTİM DÖNEMİ STAJ SÜRESİ YERLEŞKE EĞİTİM BİRİMLERİ DERSHANE : Dönem V : 5 iş günü : Cebeci Hastanesi : Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları

Detaylı

Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır.

Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır. Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır. Lohusalık döneminde ruhsal hastalıklar: risk etkenleri ve klinik gidiş Doç.Dr. Leyla Gülseren 25 Eylül 2013 49. Ulusal

Detaylı

ŞİZOFRENİ HASTALARINDA TIBBİ(FİZİKSEL) HASTALIK EŞ TANILARININ DEĞERLENDİRİLMESİ

ŞİZOFRENİ HASTALARINDA TIBBİ(FİZİKSEL) HASTALIK EŞ TANILARININ DEĞERLENDİRİLMESİ ŞİZOFRENİ HASTALARINDA TIBBİ(FİZİKSEL) HASTALIK EŞ TANILARININ DEĞERLENDİRİLMESİ Dr. Mehmet Emin Demirkol Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı AMAÇ Bu çalışmada

Detaylı

ÇOCUK VE ERGEN RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI STAJI

ÇOCUK VE ERGEN RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI STAJI ÇOCUK VE ERGEN RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI STAJI STAJIN TANITIMI EĞİTİM DÖNEMİ STAJ SÜRESİ YERLEŞKE EĞİTİM BİRİMLERİ DERSHANE : Dönem V : 5 iş günü : Cebeci Hastanesi : Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları

Detaylı

Bir Üniversite Hastanesinde Hastalardan İstenen Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Konsültasyonlarının Değerlendirilmesi

Bir Üniversite Hastanesinde Hastalardan İstenen Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Konsültasyonlarının Değerlendirilmesi Bir Üniversite Hastanesinde Hastalardan İstenen Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Konsültasyonlarının Değerlendirilmesi Ahmet Hamdi ALPASLAN 1, Uğur KOÇAK 2, Cansu ÇOBANOĞLU 3, Yasemin GÖRÜCÜ 3 1 Yrd. Doç. Dr.,

Detaylı

EĞİTİM VEREN BİR DEVLET HASTANESİ PSİKİYATRİ POLİKLİNİĞİNE BAŞVURAN HASTALARIN TANI GRUPLARINA GÖRE SOSYODEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİ

EĞİTİM VEREN BİR DEVLET HASTANESİ PSİKİYATRİ POLİKLİNİĞİNE BAŞVURAN HASTALARIN TANI GRUPLARINA GÖRE SOSYODEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİ Kriz Dergisi 2(1): 235-240 EĞİTİM VEREN BİR DEVLET HASTANESİ PSİKİYATRİ POLİKLİNİĞİNE BAŞVURAN HASTALARIN TANI GRUPLARINA GÖRE SOSYODEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİ Erol ÖZMEN, M.Murat DEMET, İlkin İÇELLİ, Gürsel

Detaylı

ÇOCUK VE ERGEN PSİKİYATRİSİ POLİKLİNİĞİNE BAŞVURAN HASTALARA TEDAVİ UYGULAMALARI

ÇOCUK VE ERGEN PSİKİYATRİSİ POLİKLİNİĞİNE BAŞVURAN HASTALARA TEDAVİ UYGULAMALARI ÇOCUK VE ERGEN PSİKİYATRİSİ POLİKLİNİĞİNE BAŞVURAN HASTALARA TEDAVİ UYGULAMALARI TREATMENT APPROACHES IN A CHILD AND ADOLESCENT PSYCHIATRIC OUTPATIENT CLINIC Dursun KARAMAN, Koray KARA, İbrahim DURUKAN

Detaylı

Aripiprazole Bağlı NREM Parasomni Olgusu

Aripiprazole Bağlı NREM Parasomni Olgusu Aripiprazole Bağlı NREM Parasomni Olgusu D O K U Z E Y L Ü L Ü N I V E R S I T E S I N Ö R O L O J I A N A B I L I M D A L ı ( D a m l a Ç e l i k, Ö z l e m A k d o ğ a n, N u r h a k D e m i r, U l u

Detaylı

Psikofarmakolojik Tedavilerin Bilişsel İşlevler Üzerinde Etkisi

Psikofarmakolojik Tedavilerin Bilişsel İşlevler Üzerinde Etkisi Psikofarmakolojik Tedavilerin Bilişsel İşlevler Üzerinde Etkisi Yavuz Ayhan, Ayşe Elif Anıl Yağcıoğlu Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD Araştırmacı Danışman Konuşmacı

Detaylı

Sempozyum ARAŞTIRMA MAKALESİ

Sempozyum ARAŞTIRMA MAKALESİ ARAŞTIRMA MAKALESİ 2012 Yılında KTÜ Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Polikliniğine Başvuru Yakınmalarında 1996 ve 2004 Yıllarındakilere Göre Değişimler ve Konulan Tanıların Değerlendirilmesi

Detaylı

OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞU. Prof. Dr. Berna Özsungur Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD

OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞU. Prof. Dr. Berna Özsungur Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞU Prof. Dr. Berna Özsungur Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD 58. Türkiye Milli Pediatri Kongresi 25 Ekim 2014 TANIM Otizm Spektrum

Detaylı

DSM-5 Düzey 2 Somatik Belirtiler Ölçeği Türkçe Formunun güvenilirliği ve geçerliliği (11-17 yaş çocuk ve 6-17 yaş anne-baba formları)

DSM-5 Düzey 2 Somatik Belirtiler Ölçeği Türkçe Formunun güvenilirliği ve geçerliliği (11-17 yaş çocuk ve 6-17 yaş anne-baba formları) DSM-5 Düzey 2 Somatik Belirtiler Ölçeği Türkçe Formunun güvenilirliği ve geçerliliği (11-17 yaş çocuk ve 6-17 yaş anne-baba formları) Şermin Yalın Sapmaz Manisa CBÜ Tıp Fakültesi Çocuk Ergen Ruh Sağlığı

Detaylı

KANSER HASTALARINDA ANKSİYETE VE DEPRESYON BELİRTİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ UZMANLIK TEZİ. Dr. Levent ŞAHİN

KANSER HASTALARINDA ANKSİYETE VE DEPRESYON BELİRTİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ UZMANLIK TEZİ. Dr. Levent ŞAHİN T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI İZMİR KATİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ AİLE HEKİMLİĞİ KLİNİĞİ KANSER HASTALARINDA ANKSİYETE VE DEPRESYON BELİRTİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ UZMANLIK TEZİ

Detaylı

Çocuk ve ergen psikiyatrisi uygulamasında yataklı servis deneyimi ve yatışın iyileşmeye katkısının değerlendirilmesi

Çocuk ve ergen psikiyatrisi uygulamasında yataklı servis deneyimi ve yatışın iyileşmeye katkısının değerlendirilmesi 120 Çocuk ve ergen psikiyatrisi uygulamasında yataklı servis deneyimi ve yatışın Araştırma / Original article Çocuk ve ergen psikiyatrisi uygulamasında yataklı servis deneyimi ve yatışın iyileşmeye katkısının

Detaylı

ARAŞTIRMA MAKALESİ. Çiğdem Yektaş 1, Sümeyra Elif Kaplan 1. Yektaş Ç ve ark. Fakültesi Çocuk Ergen Psikiyatrisi Anabilim Dalı, Düzce, Türkiye

ARAŞTIRMA MAKALESİ. Çiğdem Yektaş 1, Sümeyra Elif Kaplan 1. Yektaş Ç ve ark. Fakültesi Çocuk Ergen Psikiyatrisi Anabilim Dalı, Düzce, Türkiye ARAŞTIRMA MAKALESİ Çiğdem Yektaş 1, Sümeyra Elif Kaplan 1 1 Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Ergen Psikiyatrisi Anabilim Dalı, Düzce, Türkiye Yazışma Adresi: Çiğdem Yektaş Düzce Üniversitesi Tıp

Detaylı

Ergenlik döneminde DEHB bozukluğu tanısı konan bir grubun özellikleri ve altı-on yaş grubunda tanı konan çocuklarla karşılaştırılması

Ergenlik döneminde DEHB bozukluğu tanısı konan bir grubun özellikleri ve altı-on yaş grubunda tanı konan çocuklarla karşılaştırılması 48 Ergenlik döneminde DEHB bozukluğu tanısı konan bir grubun özellikleri ve Ergenlik döneminde DEHB bozukluğu tanısı konan bir grubun özellikleri ve altı-on yaş grubunda tanı konan çocuklarla karşılaştırılması

Detaylı

Dr. Nilgün Çöl Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları AD. Sosyal Pediatri BD.

Dr. Nilgün Çöl Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları AD. Sosyal Pediatri BD. A N N E L E R İ N Ç A L I Ş M A D U R U M U N U N S Ü T Ç O C U K L U Ğ U D Ö N E M İ N D E B E S L E N M E M O D E L İ, H E M O G L O B İ N / H E M A T O K R İ T D E Ğ E R L E R İ V E V İ TA M İ N K U

Detaylı

Üniversite Hastanesi mi; Bölge Ruh Sağlığı Hastanesi mi? Ayaktan Başvuran Psikiyatri Hastalarını Hangisi Daha Fazla Memnun Ediyor?

Üniversite Hastanesi mi; Bölge Ruh Sağlığı Hastanesi mi? Ayaktan Başvuran Psikiyatri Hastalarını Hangisi Daha Fazla Memnun Ediyor? Üniversite Hastanesi mi; Bölge Ruh Sağlığı Hastanesi mi? Ayaktan Başvuran Psikiyatri Hastalarını Hangisi Daha Fazla Memnun Ediyor? Ebru Turgut 1, Yunus Emre Sönmez 2, Şeref Can Gürel 1, Sertaç Ak 1 1 Hacettepe

Detaylı

Mizofoni: Psikiyatride yeni bir bozukluk? Yaygınlığı, sosyodemografik özellikler ve ruhsal belirtilerle ilişkisi

Mizofoni: Psikiyatride yeni bir bozukluk? Yaygınlığı, sosyodemografik özellikler ve ruhsal belirtilerle ilişkisi Mizofoni: Psikiyatride yeni bir bozukluk? Yaygınlığı, sosyodemografik özellikler ve ruhsal belirtilerle ilişkisi Uzm. Dr. Gökhan Öz Prof. Dr. Cengiz Kılıç Giriş Mizofoni: Çeşitli hafif seslerden belirgin

Detaylı

Sempozyum 40. Yaygın Gelişimsel Bozukluklarda Güncel Antipsikotik Kullanımı ARAŞTIRMA MAKALESİ. n Mehmet Gökşin Karaman*, Ayten Erdoğan**

Sempozyum 40. Yaygın Gelişimsel Bozukluklarda Güncel Antipsikotik Kullanımı ARAŞTIRMA MAKALESİ. n Mehmet Gökşin Karaman*, Ayten Erdoğan** ARAŞTIRMA MAKALESİ Yaygın Gelişimsel Bozukluklarda Güncel Antipsikotik Kullanımı n Mehmet Gökşin Karaman*, Ayten Erdoğan** * Yrd. Doç. Dr.,Zonguldak Karaelmas Üniv. Tıp Fak. Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları

Detaylı

Ergenlik öncesi risperidon kullanımı: Meta-analitik değerlendirme

Ergenlik öncesi risperidon kullanımı: Meta-analitik değerlendirme Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Dergisi 2014; 57: 78-86 Orijinal Makale Ergenlik öncesi risperidon kullanımı: Meta-analitik değerlendirme Burcu Ersöz Alan 1, S. Ebru Çengel Kültür 2,* Dr. Sami Ulus Kadın

Detaylı

Serhat Tunç 1, Yelda Yenilmez Bilgin 2, Kürşat Altınbaş 3, Hamit Serdar Başbuğ 4 1

Serhat Tunç 1, Yelda Yenilmez Bilgin 2, Kürşat Altınbaş 3, Hamit Serdar Başbuğ 4 1 53. Ulusal Psikiyatri Kongresi, (TPD, 2017) 3-7 Ekim 2017 Bursa, Türkiye SS: 0167 5 Ekim, 2017 18.00 Özkıyım girişimi öyküsü olan ve olmayan bipolar bozukluk olgularının mizaç ve klinik özelliklerinin

Detaylı

Araflt rmalar/researches fi. Aras, F. Varol Tafl, G. Ünlü. Bir Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Poliklini inde laç Tedavisi Uygulamalar n n De iflimi

Araflt rmalar/researches fi. Aras, F. Varol Tafl, G. Ünlü. Bir Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Poliklini inde laç Tedavisi Uygulamalar n n De iflimi Araflt rmalar/researches fi. Aras, F. Varol Tafl, G. Ünlü Bir Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Poliklini inde laç Tedavisi Uygulamalar n n De iflimi fiahbal Aras 1, Fatma Varol Tafl 2, Gülflen Ünlü 3 ÖZET:

Detaylı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Dönem V Psikiyatri Staj Eğitim Programı Eğitim Başkoordinatörü: Dönem Koordinatörü: Koordinatör Yardımcısı: Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Yrd. Doç. Dr. Baran GENCER Yrd. Doç. Dr. Oğuz GÜÇLÜ Yrd. Doç. Dr.

Detaylı

ACOG Diyor ki! HER GEBE TAKİP SÜRECİNDE EN AZ BİR KEZ PERİNATAL DEPRESYON AÇISINDAN TARANMALIDIR. Özeti Yapan: Dr. Semir Köse

ACOG Diyor ki! HER GEBE TAKİP SÜRECİNDE EN AZ BİR KEZ PERİNATAL DEPRESYON AÇISINDAN TARANMALIDIR. Özeti Yapan: Dr. Semir Köse ACOG Diyor ki! HER GEBE TAKİP SÜRECİNDE EN AZ BİR KEZ PERİNATAL DEPRESYON AÇISINDAN TARANMALIDIR. Özeti Yapan: Dr. Semir Köse Perinatal Depresyon gebelik süresince veya gebeliği takip eden ilk 12 ay boyunca

Detaylı

Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Polikliniğine Başvuran Hastalarda Tanı Dağılımları

Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Polikliniğine Başvuran Hastalarda Tanı Dağılımları Araştırma Yazısı Selçuk Tıp Derg 2014;30(3): 118-122 SELÇUK TIP DERGİSİ Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Polikliniğine Başvuran Hastalarda Tanı Dağılımları Diagnosis of Patients Referring to a Child and Adolescent

Detaylı

Bir bölge çocuk hastanesinde okul öncesi dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu prevalansı ve ilaç kullanım sıklığı

Bir bölge çocuk hastanesinde okul öncesi dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu prevalansı ve ilaç kullanım sıklığı İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hast. Dergisi 207; 7():5-2 doi:0.5222/buchd.207.05 Araştırma Bir bölge çocuk hastanesinde okul öncesi dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu prevalansı ve ilaç kullanım sıklığı

Detaylı

PSİKOFARMAKOLOJİ 6. Duygudurum Bozuklukları Tedavisi Doç. Dr. Şaziye Senem Başgül. HKU, Psikoloji YL, 2017 Bahar.

PSİKOFARMAKOLOJİ 6. Duygudurum Bozuklukları Tedavisi Doç. Dr. Şaziye Senem Başgül. HKU, Psikoloji YL, 2017 Bahar. PSİKOFARMAKOLOJİ 6 Duygudurum Bozuklukları Tedavisi Doç. Dr. Şaziye Senem Başgül HKU, Psikoloji YL, 2017 Bahar www.gunescocuk.com Doç. Dr. Cem GÖKÇEN in katkılarıyla BPB Manik ve depresif durumlar arasında

Detaylı

ÖZET Amaç: Yöntem: Bulgular: Sonuçlar: Anahtar Kelimeler: ABSTRACT Rational Drug Usage Behavior of University Students Objective: Method: Results:

ÖZET Amaç: Yöntem: Bulgular: Sonuçlar: Anahtar Kelimeler: ABSTRACT Rational Drug Usage Behavior of University Students Objective: Method: Results: ÖZET Amaç: Bu araştırma, üniversite öğrencilerinin akılcı ilaç kullanma davranışlarını belirlemek amacı ile yapılmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı-kesitsel türde planlanan araştırmanın evrenini;; bir kız ve

Detaylı

Son 10 yıldır ilaç endüstrisi ile bir ilişkim (araştırmacı, danışman ve konuşmacı) yoktur.

Son 10 yıldır ilaç endüstrisi ile bir ilişkim (araştırmacı, danışman ve konuşmacı) yoktur. Son 10 yıldır ilaç endüstrisi ile bir ilişkim (araştırmacı, danışman ve konuşmacı) yoktur. Travma Sonrası Stres Bozukluğu Askerî Harekâtlar Sonrası Ortaya Çıkan Olguların Tedavisi Bir asker, tüfeğini

Detaylı

Özürlü Çocuk Sağlık Kurulu Raporlarının Değerlendirilmesi

Özürlü Çocuk Sağlık Kurulu Raporlarının Değerlendirilmesi Kocatepe Tıp Dergisi Kocatepe Medical Journal 2014;15(1):48-53 ÖZGÜN ARAŞTIRMA / RESEARCH STUDY Özürlü Çocuk Sağlık Kurulu Raporlarının Değerlendirilmesi Assessment of Disabled Child Health Council Reports

Detaylı

DEHB Erişkinliğe Yansımalar ve Eş Tanı

DEHB Erişkinliğe Yansımalar ve Eş Tanı DEHB Erişkinliğe Yansımalar ve Eş Tanı Doç. Dr. Cengiz TUĞLU 46. Ulusal Psikiyatri Kongresi 08 Ekim 2010, İzmir Açıklama Konuşmacı Araştırma Danışma Kurulu Janssen Cilag X X Eli Lilly X X X BMS X AstraZeneca

Detaylı

Clayton P, Desmarais L, Winokur G. A study of normal bereavement. Am J Psychiatry 1968;125:168 78. Clayton PJ, Halikes JA, Maurice WL.

Clayton P, Desmarais L, Winokur G. A study of normal bereavement. Am J Psychiatry 1968;125:168 78. Clayton PJ, Halikes JA, Maurice WL. Dr Ali Bozkurt Clayton P, Desmarais L, Winokur G. A study of normal bereavement. Am J Psychiatry 1968;125:168 78. Clayton PJ, Halikes JA, Maurice WL. The bereavement of the widowed. Dis Nerv Syst 1971;32:597

Detaylı

T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PSİKİYATRİ ANABİLİM DALI 2012-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DÖNEM V PSİKİYATRİ STAJ DERS PROGRAMI

T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PSİKİYATRİ ANABİLİM DALI 2012-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DÖNEM V PSİKİYATRİ STAJ DERS PROGRAMI T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PSİKİYATRİ ANABİLİM DALI 2012-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DÖNEM V PSİKİYATRİ STAJ DERS PROGRAMI STAJ DÖNEMİNDE EĞİTİM VE ÖĞRETİMDEN SORUMLU ÖĞRETİM ÜYELERİ:

Detaylı

Dersin adı: Elektif (Çocuk Psikiyatrisi) Görüşme Saatleri: Salı:14:00-15:00

Dersin adı: Elektif (Çocuk Psikiyatrisi) Görüşme Saatleri: Salı:14:00-15:00 Dersin adı: Elektif (Çocuk Psikiyatrisi) Dersin Kodu: TIP 517 AKTS Kredisi: 3 Dönem V Lisans Seçmeli 60 saat / 2 hafta Teorik: 20 saat / 2 hafta, lı: 40 saat / 2 hafta Dersin dili: Türkçe Dersin Koordinatörü,

Detaylı

Şizofreni tanılı hastada antipsikotiklerletetiklenen nonkonvulsif statusepileptikus olgusu

Şizofreni tanılı hastada antipsikotiklerletetiklenen nonkonvulsif statusepileptikus olgusu Şizofreni tanılı hastada antipsikotiklerletetiklenen nonkonvulsif statusepileptikus olgusu Ass. Dr. Toygun Tok İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Psikiyatri Kliniği

Detaylı

Şizofreni ve Bipolar Duygudurum Bozukluğu Olan Hastalara Bakım Verenin Yükünün Karşılaştırılması

Şizofreni ve Bipolar Duygudurum Bozukluğu Olan Hastalara Bakım Verenin Yükünün Karşılaştırılması Şizofreni ve Bipolar Duygudurum Bozukluğu Olan Hastalara Bakım Verenin Yükünün Karşılaştırılması Suat Yalçın, Sevda Bağ SBÜ Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh ve Sinir Hastalıkları EAH, 3.psikiyatri Kliniği,

Detaylı

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI Bilgisayar ve internet kullanımı teknoloji çağı olarak adlandırabileceğimiz bu dönemde, artık hayatın önemli gereçleri haline gelmiştir. Bilgiye kolay, hızlı, ucuz ve güvenli

Detaylı

Yaygın Geli imsel Bozukluklarda Güncel Antipsikotik Kullanımı

Yaygın Geli imsel Bozukluklarda Güncel Antipsikotik Kullanımı Maltepe Tıp Dergisi / Maltepe Medical Journal Derleme: Yaygın Geli imsel Bozukluklarda Güncel Antipsikotik Kullanımı Review: Current Antipsychotic Use In Pervasive Developmental Disorders Dr. Mehmet Gök

Detaylı

YAYGIN ANKSİYETE BOZUKLUĞU OLAN HASTALARDA TEMEL İNANÇLAR VE KAYGI İLE İLİŞKİSİ: ÖNÇALIŞMA

YAYGIN ANKSİYETE BOZUKLUĞU OLAN HASTALARDA TEMEL İNANÇLAR VE KAYGI İLE İLİŞKİSİ: ÖNÇALIŞMA YAYGIN ANKSİYETE BOZUKLUĞU OLAN HASTALARDA TEMEL İNANÇLAR VE KAYGI İLE İLİŞKİSİ: ÖNÇALIŞMA GİRİŞ: Yaygın anksiyete bozukluğu, birtakım olay ya da etkinliklerle ilgili olarak, bireyin denetlemekte zorlandığı,

Detaylı

Üniversite Öğrencilerinde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Belirtileri

Üniversite Öğrencilerinde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Belirtileri Üniversite Öğrencilerinde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Belirtileri Yrd. Doç. Dr. Esengül Kayan Beykent Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 04.10.2017 Çalışmanın Amacı 1.Üniversite öğrencilerinde

Detaylı

Çocuk ve ergen psikiyatri poliklinikleri farklı ruhsal. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Polikliniğine Başvuran Hastalarda Tanı Dağılımı

Çocuk ve ergen psikiyatri poliklinikleri farklı ruhsal. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Polikliniğine Başvuran Hastalarda Tanı Dağılımı Düşünen Adam Psikiyatri ve Nörolojik Bilimler Dergisi 2011;24:113-120 DOI: 10.5350/DAJPN2011240204 Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Polikliniğine Başvuran Hastalarda Tanı Dağılımı Araştırmalar / Researches

Detaylı

Bariatrik cerrahi amacıyla başvuran hastaların depresyon, benlik saygısı ve yeme bozuklukları açısından değerlendirilmesi

Bariatrik cerrahi amacıyla başvuran hastaların depresyon, benlik saygısı ve yeme bozuklukları açısından değerlendirilmesi Bariatrik cerrahi amacıyla başvuran hastaların depresyon, benlik saygısı ve yeme bozuklukları açısından değerlendirilmesi Selçuk Özdin 1, Aytül Karabekiroğlu 2, Arzu Alptekin Aker 2, Recep Bolat 2, Servet

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Doktora Tezi/S.Yeterlik Çalışması/Tıpta Uzmanlık Tezi Başlığı ve Danışman(lar)ı :

ÖZGEÇMİŞ. Doktora Tezi/S.Yeterlik Çalışması/Tıpta Uzmanlık Tezi Başlığı ve Danışman(lar)ı : 1. Adı Soyadı : Ayşegül Selcen GÜLER ÖZGEÇMİŞ 2. Unvanı : Uzman doktor 3. Öğrenim Durumu : Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans Tıp Marmara Üniversitesi 1997-2003 Y. Lisans Tıp Marmara Üniversitesi

Detaylı

Çocuk ve Ergenlerde Ruhsal Psikopatolojiler DERS 1: MENTAL RETARDASYON. Doç. Dr. Şaziye Senem Başgül

Çocuk ve Ergenlerde Ruhsal Psikopatolojiler DERS 1: MENTAL RETARDASYON. Doç. Dr. Şaziye Senem Başgül Çocuk ve Ergenlerde Ruhsal Psikopatolojiler DERS 1: MENTAL RETARDASYON Doç. Dr. Şaziye Senem Başgül Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Hasan Kalyoncu Üniversitesi 2016 www.gunescocuk.com NÖROGELİŞİMSEL BOZUKLUKLAR

Detaylı

ÖRNEK BULGULAR. Tablo 1: Tanımlayıcı özelliklerin dağılımı

ÖRNEK BULGULAR. Tablo 1: Tanımlayıcı özelliklerin dağılımı BULGULAR Çalışma tarihleri arasında Hastanesi Kliniği nde toplam 512 olgu ile gerçekleştirilmiştir. Olguların yaşları 18 ile 28 arasında değişmekte olup ortalama 21,10±1,61 yıldır. Olguların %66,4 ü (n=340)

Detaylı

Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları

Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları Doç. Dr. Özen Önen Sertöz Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Konsültasyon Liyezon Psikiyatrisi Bilim Dalı Ankara,

Detaylı

HEMODİYALİZ HASTALARININ HİPERTANSİYON YÖNETİMİNE İLİŞKİN EVDE YAPTIKLARI UYGULAMALAR

HEMODİYALİZ HASTALARININ HİPERTANSİYON YÖNETİMİNE İLİŞKİN EVDE YAPTIKLARI UYGULAMALAR HEMODİYALİZ HASTALARININ HİPERTANSİYON YÖNETİMİNE İLİŞKİN EVDE YAPTIKLARI UYGULAMALAR Feray Gökdoğan 1, Duygu Kes 2, Döndü Tuna 3, Gülay Turgay 4 1 British University of Nicosia, Hemşirelik Bölümü 2 Karabük

Detaylı

Suç işlemiş bipolar bozukluklu olgularda klinik ve suç özellikleri: BRSHH den bir örnek. Dr. Tuba Hale CAMCIOĞLU

Suç işlemiş bipolar bozukluklu olgularda klinik ve suç özellikleri: BRSHH den bir örnek. Dr. Tuba Hale CAMCIOĞLU Suç işlemiş bipolar bozukluklu olgularda klinik ve suç özellikleri: BRSHH den bir örnek Dr. Tuba Hale CAMCIOĞLU Kurum ve kuruluşla ilişki bildirimi Bulunmamaktadır. Şiddet ve Suç Saldırganlık Şiddet Bireyin

Detaylı

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Romatoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 28 Haziran 2016 Salı

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Romatoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 28 Haziran 2016 Salı Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Romatoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 28 Haziran 2016 Salı Yandal Ar. Gör. Uzm. Dr. Kübra Öztürk Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi

Detaylı

Kadın ve Erkek Psikiyatri Kapalı Servislerinde Fiziksel Tespit Uygulamasının Klinik Özelliklerle İlişkisi

Kadın ve Erkek Psikiyatri Kapalı Servislerinde Fiziksel Tespit Uygulamasının Klinik Özelliklerle İlişkisi Kadın ve Erkek Psikiyatri Kapalı Servislerinde Fiziksel Tespit Uygulamasının Klinik Özelliklerle İlişkisi Araştırmacılar: As. Dr. Simge Seren KIRLIOĞLU As. Dr. Sinem ACAR Doç. Dr. Pınar ÇETİNAY AYDIN Prof.

Detaylı

Karma belirtili depresyon sağaltımı. Dr. Sibel Çakır İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi, Psikiyatri A.D Duygudurum Bozuklukları ve Geropsikiyatri Birimi

Karma belirtili depresyon sağaltımı. Dr. Sibel Çakır İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi, Psikiyatri A.D Duygudurum Bozuklukları ve Geropsikiyatri Birimi Karma belirtili depresyon sağaltımı Dr. Sibel Çakır İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi, Psikiyatri A.D Duygudurum Bozuklukları ve Geropsikiyatri Birimi Akış 1. Karma belirtili depresyon (KBD) 2. Temel hedefler

Detaylı

Füsun KURDOĞLU-ERÜRETEN Uzman Psikolog

Füsun KURDOĞLU-ERÜRETEN Uzman Psikolog Füsun KURDOĞLU-ERÜRETEN Uzman Psikolog EĞİTİMİ Lisans : İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi,Psikoloji Bölümü Tezi : Nörotiklik,zaman tahmini ve seçici dikkat 1982 Yüksek Lisans (M.A) : Marmara Üniversitesi

Detaylı

Çocuk Ýstismarýna Birimler Arasý Yaklaþým: Bir Olgu Sunumu

Çocuk Ýstismarýna Birimler Arasý Yaklaþým: Bir Olgu Sunumu OLGU SUNUMU Çocuk Ýstismarýna Birimler Arasý Yaklaþým: Bir Olgu Sunumu Multidisciplinary Approach to Child Abuse: A Case Report Muhammed Ayaz 1, Ayþe Burcu Ayaz 1 1 Uz.Dr., Sakarya Üniversitesi Týp Fakültesi

Detaylı

OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞU

OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞU OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞU Bir çocuk 3 yaşına geldiğinde konuşma yetisini kaybediyor, diğeri ellerini kuş gibi çırpıyor ve dakikalarca oyuncak arabasının sadece tekerleğini döndürerek oyun oynuyor. Diğer

Detaylı

Gelişimsel Endişeler ve Kaçırılmış Fırsatlar. Tuba Çelen Yoldaş, Elif Nursel Özmert, Yıldırım Beyazıt, Bilge Tanrıkulu, Hasan Yetim, Banu Çakır

Gelişimsel Endişeler ve Kaçırılmış Fırsatlar. Tuba Çelen Yoldaş, Elif Nursel Özmert, Yıldırım Beyazıt, Bilge Tanrıkulu, Hasan Yetim, Banu Çakır Gelişimsel Endişeler ve Kaçırılmış Fırsatlar Tuba Çelen Yoldaş, Elif Nursel Özmert, Yıldırım Beyazıt, Bilge Tanrıkulu, Hasan Yetim, Banu Çakır Giriş Gelişimsel sorunlar bütün uluslarda önemli bir çocukluk

Detaylı

İntihar Girişimlerinde İlk Yardım: Yapılması ve Yapılmaması Gerekenler. Danışman: Halise DEVRİMCİ ÖZGÜVEN

İntihar Girişimlerinde İlk Yardım: Yapılması ve Yapılmaması Gerekenler. Danışman: Halise DEVRİMCİ ÖZGÜVEN İntihar Girişimlerinde İlk Yardım: Yapılması ve Yapılmaması Gerekenler Araştırmacı: İpek SÖNMEZ Konuşmacı: İpek SÖNMEZ Danışman: Halise DEVRİMCİ ÖZGÜVEN Bu sunum için herhangi bir kurumdan destek alınmamıştır.

Detaylı

OKB DE KOMORBİDİTENİN VARLIĞI TEDAVİYİ NASIL ETKİLER? Dr.Abdulkadir Tabo

OKB DE KOMORBİDİTENİN VARLIĞI TEDAVİYİ NASIL ETKİLER? Dr.Abdulkadir Tabo OKB DE KOMORBİDİTENİN VARLIĞI TEDAVİYİ NASIL ETKİLER? Dr.Abdulkadir Tabo OKB DE KOMORBİDİTE Komorbiditenin değerlendirilmesi klinisyen için çok önemli. Komorbid durumların varlığı hastalığın klinik seyrini,

Detaylı

ACİL OLARAK PSİKİYATRİ KLİNİĞİNE YATIRILAN HASTALARDA MADDE KULLANIMI TARAMASI

ACİL OLARAK PSİKİYATRİ KLİNİĞİNE YATIRILAN HASTALARDA MADDE KULLANIMI TARAMASI ACİL OLARAK PSİKİYATRİ KLİNİĞİNE YATIRILAN HASTALARDA MADDE KULLANIMI TARAMASI -ÖN ÇALIŞMA- Dr. Nasibe ÜNSALAN*, Dr. Özkan PEKTAŞ**, Dr. Ayhan KALYONCU**, Dr. Devran TAN*, Dr. Hasan MIRSAL**, Dr. Mansur

Detaylı

Bilişsel Kaynaşma ve Yaşantısal Kaçınmayla Aleksitimi İlişkisi: Kabullenme ve Kararlılık Penceresinden Bakış

Bilişsel Kaynaşma ve Yaşantısal Kaçınmayla Aleksitimi İlişkisi: Kabullenme ve Kararlılık Penceresinden Bakış Bilişsel Kaynaşma ve Yaşantısal Kaçınmayla Aleksitimi İlişkisi: Kabullenme ve Kararlılık Penceresinden Bakış Sedat Batmaz 1, Emrah Songur 1, Mesut Yıldız 2, Zekiye Çelikbaş 1, Nurgül Yeşilyaprak 1, Hanife

Detaylı

Zeynep Eras, Gözde Kanmaz, Banu Mutlu, Fuat Emre Canpolat, Evrim Durgut Şakrucu, Uğur Dilmen

Zeynep Eras, Gözde Kanmaz, Banu Mutlu, Fuat Emre Canpolat, Evrim Durgut Şakrucu, Uğur Dilmen Zeynep Eras, Gözde Kanmaz, Banu Mutlu, Fuat Emre Canpolat, Evrim Durgut Şakrucu, Uğur Dilmen ZTB Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gelişimsel Pediatri Ünitesi Obstetrik tahminlerdeki belirsizliklere

Detaylı

POSTPARTUM BAŞLANGIÇLI DEPRESYONDA GİDİŞ VE SONLANIM

POSTPARTUM BAŞLANGIÇLI DEPRESYONDA GİDİŞ VE SONLANIM POSTPARTUM BAŞLANGIÇLI DEPRESYONDA GİDİŞ VE SONLANIM DR FARUK UĞUZ KONYA N.E.Ü MERAM TIP FAKÜLTESI PSIKIYATRI A.D. ÖĞR. ÜYESI Açıklama Son iki yıl içinde ilaç endüstrisi vd sivil toplum kuruluşları ile

Detaylı

Zeka Gerilikleri Zeka Geriliği nedir? Sıklık Nedenleri

Zeka Gerilikleri Zeka Geriliği nedir? Sıklık Nedenleri Zeka Geriliği nedir? Zeka geriliğinin kişinin yaşına ve konumuna uygun işlevselliği gösterememesiyle belirlidir. Bunun yanı sıra motor gelişimi, dili kullanma yeteneği bozuk, anlama ve kavrama yaşıtlarından

Detaylı

Açıklama 2008 2010. Araştırmacı, danışman, konuşmacı: Herhangi bir maddi ilişki yoktur.

Açıklama 2008 2010. Araştırmacı, danışman, konuşmacı: Herhangi bir maddi ilişki yoktur. Açıklama 2008 2010 Araştırmacı, danışman, konuşmacı: Herhangi bir maddi ilişki yoktur. Gençlerde DEHB nin Öğrenim Hayatı Üzerine Etkileri Dr Aytül Karabekiroğlu Samsun Mehmet Aydın Eğitim ve Araştırma

Detaylı

Okul Öncesi Çocuklarda Psikotrop laç Kullan m

Okul Öncesi Çocuklarda Psikotrop laç Kullan m Araflt rmalar/researches A. Özbek, Ö. G. Bozabal Okul Öncesi Çocuklarda Psikotrop laç Kullan m Aylin Özbek 1, Özlem Gencer Bozabal 2 ÖZET: Okul öncesi çocuklarda psikotrop ilaç kullan m Amaç: Bu çal flmada,

Detaylı

Yaşlılarda Dirençli Anksiyete Bozukluklarının Tanı ve Tedavisi

Yaşlılarda Dirençli Anksiyete Bozukluklarının Tanı ve Tedavisi Yaşlılarda Dirençli Anksiyete Bozukluklarının Tanı ve Tedavisi Dr. Berker Duman Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Psikiyatri AD, Konsültasyon-Liyezon Psikiyatrisi BD Ankara Üniversitesi Beyin Araştırmaları

Detaylı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Eğitim Yılı Dönem V Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Staj Eğitim Programı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Eğitim Yılı Dönem V Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Staj Eğitim Programı 20172018 Eğitim Yılı Dönem V Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Staj Eğitim Programı Eğitim Başkoordinatörü: Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Dönem Koordinatörü: Doç. Dr. Coşkun SILAN Koordinatör Yardımcısı: Yrd. Doç.

Detaylı

Çocuk Psikiyatrisi Giriş

Çocuk Psikiyatrisi Giriş Çocuk Psikiyatrisi Giriş Dr Genco USTA Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı gencousta@yahoo.com www.cocukpsikiyatri.org Tarihçe 1835- İngiltere- Çocuk ve yetişkin mahkumların ayrı yerlerde tutulması 1854-

Detaylı

Kısa Araştırmalar / Brief Reports. Cem Gökçen 1, Bilge Burçak Annagür 2

Kısa Araştırmalar / Brief Reports. Cem Gökçen 1, Bilge Burçak Annagür 2 Düşünen Adam Psikiyatri ve Nörolojik Bilimler Dergisi 2012;25:258-62 DOI: 10.5350/DAJPN2012250309 Yurt Dışında Yaşayan Çocuk ve Ergenlerin Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Polikliniğine Başvuru Şikayetlerinin

Detaylı

A.Evren Tufan, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi

A.Evren Tufan, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Şükriye Boşgelmez, Kocaeli Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri A.Evren Tufan, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Çocukluk çağı DEHB erişkin yaşamda

Detaylı

Kronik Migrende Botulinum Toksin (BOTOX) Deneyimi

Kronik Migrende Botulinum Toksin (BOTOX) Deneyimi Kronik Migrende Botulinum Toksin (BOTOX) Deneyimi Prof. Dr. Ayşe Sağduyu Kocaman Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji AD Maslak Hastanesi Cephalalgia. 2010 Jul;30(7):793-803. doi: 10.1177/0333102410364676.

Detaylı

İBRAHİM DURUKAN Doçent

İBRAHİM DURUKAN Doçent İBRAHİM DURUKAN Doçent ibrahim.durukan@sbu.edu.tr Öğrenim Bilgisi Tıpta Uzmanlık GÜLHANE ASKERİ TIP AKADEMİSİ 2002-2006 ASKERİ TIP FAKÜLTESİ/ DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ Görevler Tez Adı : Dikkat eksikliği

Detaylı

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PSİKİYATRİ A.D. Madde deyince ne anlıyoruz? Alkol Amfetamin gibi uyarıcılar Kafein Esrar ve sentetik kannabinoidler

Detaylı

Doğum sonrası anksiyete bozukluğu için riskli dönem. Sıklığı?? Klinik seyir??

Doğum sonrası anksiyete bozukluğu için riskli dönem. Sıklığı?? Klinik seyir?? Doğum sonrası anksiyete bozukluğu için riskli dönem Sıklığı?? Klinik seyir?? Çocuğun ilk travmatik yaşam olayı emzirme bağlanma olumsuz sağlık koşulları yetersiz bakım Doğum Değişim İyi anne olabilecek

Detaylı

BİPOLAR YAŞAM DERNEĞİ http://www.bipolaryasam.org/ Bipolar II Bozukluk

BİPOLAR YAŞAM DERNEĞİ http://www.bipolaryasam.org/ Bipolar II Bozukluk BİPOLAR YAŞAM DERNEĞİ http://www.bipolaryasam.org/ Bipolar II Bozukluk Doç. Dr. Sibel Çakır İstanbul Tıp Fakültesi, Psikiyatri A.D Duygudurum Bozuklukları Birimi Açıklama 2012-2013 Araştırmacı: ELAN Danışman:

Detaylı

hükümet tabibi olarak görev yaptıktan sonra, 1988 yılında Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi nde başladığım

hükümet tabibi olarak görev yaptıktan sonra, 1988 yılında Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi nde başladığım 1961 yılında Malatya da doğdum. İlk-orta ve lise öğrenimimi Malatya da tamamladım.1978 yılında girdiğim Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni 1984 yılında bitirdim. 1984-1987 yılları arasında Çanakkale ve

Detaylı

DEPRES DEPRE Y S O Y NDA ND PSİKOFARMAKOTERAPİ

DEPRES DEPRE Y S O Y NDA ND PSİKOFARMAKOTERAPİ DEPRESYONDA PSİKOFARMAKOTERAPİ DEPRESYON TANISI Depresif ruh hali İlgi ve isteklerde azalma Enerji azlığı Konsantrasyon bozukluğu ğ İştah bozukluğu Uk Uyku bozukluğu ğ Kendine güven kaybı, suçluluk ve

Detaylı

Samsun da altı yıllık bir psikiyatri muayenehane çalışmasının değerlendirilmesi. Evaluation of psychiatric office studies for six years in Samsun

Samsun da altı yıllık bir psikiyatri muayenehane çalışmasının değerlendirilmesi. Evaluation of psychiatric office studies for six years in Samsun 154 Samsun da altı yıllık bir psikiyatri muayenehane çalışmasının değerlendirilmesi Samsun da altı yıllık bir psikiyatri muayenehane çalışmasının değerlendirilmesi Ömer BÖKE, 1 Servet AKER, 2 ÖZET Amaç:

Detaylı

Yetişkin Psikopatolojisi. Doç. Dr. Mehmet Akif Ersoy Ege Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı Bornova İZMİR

Yetişkin Psikopatolojisi. Doç. Dr. Mehmet Akif Ersoy Ege Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı Bornova İZMİR Yetişkin Psikopatolojisi Doç. Dr. Mehmet Akif Ersoy Ege Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı Bornova İZMİR Yetişkin psikopatolojisi içerik: Sınıflandırma sistemleri Duygudurum bozuklukları Anksiyete bozuklukları

Detaylı

Zeynep Eras, Özlem Konukseven, Fuat Emre Canpolat, Çiğdem Topçu, Evrim Durgut Şakrucu, Uğur Dilmen

Zeynep Eras, Özlem Konukseven, Fuat Emre Canpolat, Çiğdem Topçu, Evrim Durgut Şakrucu, Uğur Dilmen Zeynep Eras, Özlem Konukseven, Fuat Emre Canpolat, Çiğdem Topçu, Evrim Durgut Şakrucu, Uğur Dilmen ZTB Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gelişimsel Pediatri Ünitesi GİRİŞ ÇDDA / preterm doğum

Detaylı

AÇIKLAMA Araştırmacı:Abdi İbrahim Otsuka. Konuşmacı: - Danışman: -

AÇIKLAMA Araştırmacı:Abdi İbrahim Otsuka. Konuşmacı: - Danışman: - AÇIKLAMA 2014-2017 Araştırmacı:Abdi İbrahim Otsuka Konuşmacı: - Danışman: - Şizofreni ve Bilişsel İşlev Bozuklukları Prof. Dr. Berna Binnur Akdede Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD OLGU

Detaylı

Bilge Togay* Handan Noyan** Sercan Karabulut* Rümeysa Durak Taşdelen* Batuhan Ayık* Alp Üçok*

Bilge Togay* Handan Noyan** Sercan Karabulut* Rümeysa Durak Taşdelen* Batuhan Ayık* Alp Üçok* Bilge Togay* Handan Noyan** Sercan Karabulut* Rümeysa Durak Taşdelen* Batuhan Ayık* Alp Üçok* *İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri A.B.D. **İstanbul Üniversitesi DETAE Sinirbilim A.B.D. Şizofreni

Detaylı

OKUL ÖNCESİ DÖNEMDE OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK VE TOPLUMSAL İLETİŞİM BOZUKLUĞU BİRLİKTELİĞİ: BİR OLGU SUNUMU

OKUL ÖNCESİ DÖNEMDE OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK VE TOPLUMSAL İLETİŞİM BOZUKLUĞU BİRLİKTELİĞİ: BİR OLGU SUNUMU OKUL ÖNCESİ DÖNEMDE OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK VE TOPLUMSAL İLETİŞİM BOZUKLUĞU BİRLİKTELİĞİ: BİR OLGU SUNUMU Rukiye ÇOLAK SİVRİ *, Ayhan BİLGİÇ ** ÖZET Obsesif kompulsif bozukluk (OKB) başta anksiyete

Detaylı

AĞIR ŞİDDETTE DEPRESYON SAĞALTIMI

AĞIR ŞİDDETTE DEPRESYON SAĞALTIMI AĞIR ŞİDDETTE DEPRESYON SAĞALTIMI Yrd. Doç. Dr. Faruk KILIÇ Süleyman Demirel Üniversitesi Psikiyatri AD Sağaltımdaki Temel Hedefler Ağır seviye depresyon: Depresyon tanı ölçütlerinde belirtilen semptomlardan

Detaylı

Uyku sorunları: Ruhsal bozukluklardaki önemi. Prof. Dr. Mustafa Tayfun Turan Erciyes ÜTF Psikiyatri AD tayfunturan@hotmail.com

Uyku sorunları: Ruhsal bozukluklardaki önemi. Prof. Dr. Mustafa Tayfun Turan Erciyes ÜTF Psikiyatri AD tayfunturan@hotmail.com Uyku sorunları: Ruhsal bozukluklardaki önemi Prof. Dr. Mustafa Tayfun Turan Erciyes ÜTF Psikiyatri AD tayfunturan@hotmail.com Müracaat eden herkese muayenede uyku durumu sorulmalı İnsomnia (Uykusuzluk)

Detaylı