TEMEL TIP BİLİMLERİ TESTİ AÇIKLAMALI CEVAPLAR 6 E

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "TEMEL TIP BİLİMLERİ TESTİ AÇIKLAMALI CEVAPLAR 6 E"

Transkript

1 1 TTBT / T - 36 TEMEL BİLİMLER TEMEL TIP BİLİMLERİ TESTİ AÇIKLAMALI CEVAPLAR 1. V. angularis dallarının dağıldığı bölgelerdeki bir enfeksiyon aşağıdaki hangi venöz yapıda tromboza yol açabilir? 1 C A) Sinus sigmoideus B) Sinus petrosus inferior C) Sinus cavernosus D) Sinus sphenoidalis E) Confluens sinuum 2. Vagina carotica nın arka komşuluğunda bulunan yapı aşağıdakilerden hangisidir? 2 D A) N. vagus B) A. carotis interna C) Tonsilla palatina D) Truncus sympathicus E) Ductus thoracicus 3. Aşağıdaki kaslardan hangisi inspirasyona yardımcıdır? 3 E A) Mm. intercostales interni B) M. serratus posterior inferior C) M. transversus thoracis D) Mm. subcostales E) Mm. levatores costarum 4. Fissura horizontalis in izdüşümünü tarife eden ifade aşağıdakilerden hangisidir? 4 A A) Sağ linea axillaris mediana da 4. kostadan başlayıp öne doğru takip eder B) Sağ m. erector spinae lateralinde 6. kostadan başlayıp öne doğru takip eder C) Sol linea axillaris mediana da 4. kostadan başlayıp öne doğru takip eder D) Sağ linea axillaris mediana da 6. kostadan başlayıp öne doğru takip eder E) Sağ tarafta m. erector spinae lateralinde 4. kostadan başlayıp öne doğru takip eder 5. Karında planum transpyloricum hangi vertebra hizasındadır? 5 B A) L4 B) L1 C) T12 D) L3 E) S2 6. Eksternal hemoroidlerin ağrısını hangi sinir alır? 6 E A) N. splanchnicus minus B) N. splanchnicus sacralis C) N. genitofemoralis D) N. ilioinguinalis E) N. pudendus 7. İnguinal herni ameliyatında kanal ön duvarındaki m. obliquus abdominis kasına ulaşmak için hangi yapıları geçmek gerekir? I. Fascia transversalis II. Colles fasyası III. Camper fasyası IV. Scarpa fasyası A) Yalnız I B) Yalnız IV C) Yalnız III ve IV D) Yalnız II, III, IV E) Hepsi 7 C 8. Erkekte rectum ön yüzü ile komşu olmayan organ aşağıdakilerden hangisidir? 8 E A) Mesane B) Prostat C) Vesicula seminalis D) Ductus deferens E) Ductus ejaculatorius 9. Foramen infrapiriforme den geçmeyen oluşum aşağıdakilerden hangisidir? 9 D A) N. gluteus inferior B) N. pudendus C) N. ischiadicus D) N. scrotales anterior E) N. cutaneus femoris posterior 10. Aşağıdaki hangi iki kasın siniri aynıdır? 10 B A) M. supraspinatus-m. subscapularis B) M. subscapularis-m. teres major C) M. supraspinatus-m. teres minor D) M. teres major-m. teres minor E) M. infraspinatus-m. teres minor 2

2 TEMEL BİLİMLER 1 TTBT / T Parmak üzerinde yüklemeyen ve aşil tendon refleksi kaybolan hastada hangi sinir zedelenmiştir? 11 B A) N. femoralis B) N. tibialis C) N. fibularis profundus D) N. fibularis brevis E) N. saphenus 12. Hastada sol vücut tüm yarımında spastik paralizi varsa hasar nerededir? 12 C A) Sol tractus corticospinalis anterior B) Sağ tractus corticospinalis lateralis C) Sağ tractus corticospinalis D) Sol tractus corticospinalis E) Sağ tractus corticospinalis anterior 13. Trigeminal sinir lezyonlarında aşağıdakilerden hangisi beklenmez? 13 B A) Kornea refleksi kaybı B) Göz kapağı düşmesi C) Çenenin öne hareketlerinde kayma D) Yüzde anestezi E) Aksırma refleksi kaybı 14. Aşağıdaki hangi cerebellum çekirdeği hareketlerin planlaması ve zamanlaması ile ilgilidir? 14 A A) Nucleus dentatus B) Nucleus emboliformis C) Nucleus fastigii D) Nucleus globosus E) Nucleus interpositus 15. HCG salınımı yaparak gebelik teşhisinin konulmasını sağlayan hücre grubu aşağıdakilerden hangisidir? A) Zigot B) Epiblast C) Hipoblast D) Sitotrofoblast E) Sinsityotrofoblast 15 E İmplantasyonun başlamasından hemen sonra gelişen ilk olay embriyoblast ve trofoblastların ayrılmasıdır. Hem trofoblastlar hem de embriyoblastlar farkedilebilen iki tabakaya ayrılır; Trofoblastlar; Sitotrofoblastlar; Yassı tek çekirdekli hücrelerdir, embriyoyu kuşatırlar, mitoz yetenekleri vardır, sinsityotrofoblastların kaynaklarıdır, iç tabaka olarak bilinir. Sinsityotrofoblastlar; Daha kübik, çok çekirdekli hücrelerdir, uzantıları ve enzimleri sayesinde invazyonu sağlarlar, mitoz yetenekleri yoktur, dış tabaka olarak bilinir. Sinsityotrofoblastlar HCG salınımından ve gebelik teşhisinden sorumludur. Embriyoblastlar Epiblast; Yüksek silindirik hücrelerdir.ileride endoderm, mezoderm ve ektodermi oluşturacaktır. Ayrıca amniyoblastları oluşturacak ve amniyon boşluğunu çevreleyecektir. Hipoblast; Küçük kübik hücrelerdir. İlkel endoderm olarak bilinir. Ayrıca primer vitellus kesesini çevreleyecektir. 16. Aşağıdakilerden hangisi Allantois ile ilgili yanlıştır? A) Erken dönemde göbek kordonunun yapısına katılır B) Bukkofaringeal membranın oluşumuna katılır C) Mesanenin oluşumuna katılır D) Mesane oluştuktan sonra urakus olarak kalır E) Erişkinde ligamentum umblikale mediananın oluşumunda rol alır 16 B Allantois 16. günde Vitellus kesesinin göbek kordonuna bakan tarafından oluşur. Allantoisin Görevleri; Mesanenin oluşumuna katılır Mesane oluştuktan sonra mesaneyi göbek kordonuna bağlayan fibröz bir doku olan Urakus olarak kalır Erişkinde urakus; Ligamentum umblikale mediana olarak adlandırılır Vitellustan kaynaklandığı için kan yapımında görevlidir Kloakayı oluşturur. Erken dönemde göbek kordonununu yapısına katılır 17. Aşağıdakilerden hangisi Nöron akson ve dendritlerinde bulunan ara filamandır? A) GFAP B) Periferin C) Nörofilaman D) Vimentin E) Nestin 17 C Ara Filamanlar hücre iskeletinin yapısından bulunan 10 nm kalınlığında ipliksi protein grubudur. İçerisinde birçok çeşit olması ile hücre türünü belirlemede kullanılır. Tüm hücre iskelet elemanları içerisinde en sağlam hücre iskelet filamanı Ara filamanlardır. 3

3 1 TTBT / T - 36 TEMEL BİLİMLER Ara Filamanlar Filaman Asidik, nötral ya da bazik Keratinler Vimentin Desmin Glial Fibriler Asidik Protein Periferin Nörofilamanlar Alfa-İnterneksin Nükleer Lamin (A,B ve C) Nestin Bulunduğu Önemli Yerler Epitel Hücresi (desmozom ve hemdesmozom yapısında) (karsinomlarda) Mezenşim kökenli hücrelerde (sarkomlarda) Kas hücrelerinde Astrositler ve Schwann hücreleri Periferik sinir sistemi nöronları Akson ve dendritlerde Medulla spinalis, Optik sinir Çekirdek zarı ( iç zarda) MSS kök hücrelerde 18. Erişkin tipi diş pulpasında en çok bulunan bağ dokusu tipi aşağıdakilerden hangisidir? A) Mezenkimal bağ dokusu B) Müköz bağ dokusu C) Retiküler bağ dokusu D) Sıkı bağ dokusu E) Gevşek bağ dokusu 18 B Bağ dokuları embriyonik dönemde oluşan mezenkimal bağ dokusundan köken alır. İçerisinde bulunan hücre tipleri ve ekstraselüller madde oranı değiştikçe farklı bağ dokularından bahsedilir. Erişkin tipi bağ dokular sıkı, gevşek ve retiküler bağ dokusu olarak üçe ayrılmasına rağmen erişkin diş pulpası müköz bağ dokusu olarak kalması açısından eşsizdir. Embriyonik dönemde ise göbek bağının yapısını oluşturan wharton jölesi ve doğum sonrası göbek bağında bulunan bağ dokusu yine müközdür. Erişkin tipi bağ dokularının içerisinde bol kan damarı ve sinir içerecek şekilde yaygın yerleşimli bağ dokusu ara bağ dokusu olarak bilinen gevşek bağ dokusudur. Bağ Dokusu Tipi 1. Mezenkimal Bağ Dokusu 2. Müköz Bağ Dokusu 3. Gevşek Bağ Dokusu 4. Sıkı Bağ Dokusu 5. Retiküler Bağ Dokusu Bağ Dokusu Tipleri Önemli Özelliği Embriyonel dönemde görülür Yapısında bolca Hyaluronik asit bulunur Lifler çok azdır Diğer destek ve bağ dokuları buradan oluşur Mezenkimal ve erişkin bağ dokusu arası geçiştir Tip 1 ve Tip 3 kollajen ile hyaluronik asit bulundurur Postnatal göbek bağında ve diş pulpasında görülür Fibroblastlar çoktur Wharton jölesi olarakta adlandırılır Ara bağ dokusu olarakta adlandırılır. Diğer bağ dokuları ve dokuların arasını doldurur Gevşekliğinden dolayı arasında kan, sinir dokusu çoktur Deride Stratum papillarede, submukozada ve seroza bulunur Az sayıda hücre çok kollajen lif bulundurur Mekanik stres olan yerlerde çokca görülür ve koruyucudur Tendonlarda paralel dizilen kollajen vardır Diş periodontiumunda dikey dizilen lifler şeklindedir (sharpey lifleri) Fasiya ve aponevrozlarda hem paralel hem dikey bulunur Retiküler liflerin çok olduğu yerlerde bulunur Kemik iliği ve lenfoid dokuda sıktır 19. Sarkoplazmik retikulum içerisinde kalsiyum depolanmasını sağlayan molekül aşağıdakilerden hangisidir? A) Kalmodulin B) Fibronektin C) Laminin D) Kalsekestrin E) Kalbindin 19 D Kasılma için mutlak gerekli olan Kalsiyum iyonu vücutta çok dar sınırlarda tutulması gereken bir iyondur. Çünkü açıkta olduğu an bir iş yapar (Salgılama, kasılma, hareket,...). Kalsiyum hücrelere dışarıdan voltaj bağımlı ya da ligand bağımlı kanallardan girer. Hücre içine girince Kalsiyum Bağlayıcı Proteinlere (CaBP) bağlanarak, iş göreceği zamana kadar depo edilir. Önemli Kalsiyum Bağlayıcı Proteinler; Kalmodulin; 4 adet kalsiyum bağlar. Hücre içi protein kinaz aktivasyonunda rol alır. Kalsekestrin; 50 ye yakın kalsiyum bağlayıcı bölge içerir. Sarkoplazmik retikulum içerisinde en fazla bulunan CaBP dir. Kalretusilin; Yine sarkoplazmik retikulum kalsiyum bağlayıcıdır. Ancak kalretusilinin T lenfosit baskılama, GER den salınanacak proteinlerin katlanması (Şaperon), perforinlerin Por oluşturmasının inhibisyonu gibi etkileri vardır. Kalbindin; Sindirim kanalı ve böbreklerden kalsiyum emiliminde ayrıca nöronal fonksiyonlarda görev alan bir proteindir. 20. Aşağıdakilerden hangisi beyaz kas lifleri için yanlıştır? A) Hızlı kasılırlar B) Çabuk yorulurlar C) Anaerobik solunumu daha çok kullanırlar D) Bol miyoglobin içerirler E) Hızlı, büyük sinir lifleriyle innerve olurlar 20 D İnsan vücudunda 3 çeşit kas lifi tipi vardır. Her kas lifinin birbirinden farklı metabolik ve fonksiyonel özellikleri bulunur. Kasların hepsi aerobik ve anaerobik enerji kaynaklarını kullanır ancak bazı lifler bir enerji kaynağını diğerine göre daha fazla kullanır. Sınıflandırma bu enerji kaynağına göredir. Çizgili Kas Lifi Çeşitleri Tip 1 lifler Aerobik Lifler Yavaş lifler Kırmızı Lifler Yavaş, küçük sinir lifleriyle innerve olur Daha küçük kas lifleri içerir, damarı fazladır Miyoglobin ve mitokondrisi fazladır Glikolitik enzimleri az, oksidatif enzimleri çoktur. Aerobik solunumu tercih eder Yavaş kasılıp, yavaş gevşerler Daha az kuvvet üretir Enerji verimi yüksektir Zor yorulur Miyozin ATPaz aktivitesi yavaştır En iyi örneği postür kaslarıdır Tip 2 lifler Anaerobik lifler Hızlı lifler Beyaz Lifler Hızlı, büyük sinir lifleriyle innerve olur Daha büyük kas lifleri içerir. Damarı azdır Miyoglobini ve mitokondrisi az Glikolitik enzimleri fazla, anaerobik solunumu tercih eder Hızlı kasılıp, hızlı gevşer Daha büyük kuvvet üretir Enerji verimi düşüktür Kolay yorulur Miyozin ATPaz aktivitesi hızlıdır En iyi örneği göz kapaklarıdır 4

4 TEMEL BİLİMLER 1 TTBT / T İskelet kasında aktin moleküllerini Z çizgisine bağlayan ve aktin boyunun düzenlenmesini sağlayan stabilize edici protein aşağıdakilerden hangisidir? A) Titin B) Aktinin C) Nebulin D) C-protein E) Meromezin 21 C İskelet kasında stabiliteyi sağlayan proteinler; Alfa-Aktinin; Aktin molekülünü Z çizgisine bağlayan proteindir. Titin; Çok büyük bir protein olan titin; Bir ucu ile Z çizgisine tutunurken, bir ucu ile Miyozin kuyuklarının birleştiği M çizgisine bağlanır. Bu bağlanma sırasında miyozin molekülüne çeşitli noktalardan bağlanarak; Miyozinin sarkomerdeki santral pozisyonunu sağlar. Titin elastik bir proteindir. Sarkomerin aşırı gerilmesini önler. Nebülin; I bantında aktin moleküllerini bağlayan ve aktin boyunun düzenlenmesini sağlayan proteindir. Nebülinin ATPaz aktivitesini azaltarak kasılmayı önleyici etkisi vardır. Desmin, Plektin, Kristalin; Desmin temel olarak farklı miyofibrilleri birbirine ve hücre zarına bağlar. Böylece miyofibrillerin stabilizasyonunu sağlar. Plektin komşu desminleri birbirine bağlayarak desminin stablizasyonunu sağlar. Kristalin ise bir heat shock proteindir ve Desmini çeşitli hasarlara karşı korur. Distrofin; Aktin molükülünü hücre membranında bulunan Beta-distroglikana bağlar. Beta-Distroglikan bir transmembran proteindir. Sarkomer stablizasyonuna yardımcı olur. Duchene müsküler distrofisinde; distrofin yokluğundan dolayı kas dokusunda dejenerasyon olur. Miyomezin; M çizgilerinde bulunan proteindir. Miyozin kuyruklarını birbirine bağlar. C-Protein; Miyozini M çizgisine tuttrur. 22. Kalp döngüsünde tüm kapakların kapalı olduğu diyastolik dönem hangisidir? A) İzovolümetrik gevşeme B) Hızlı doluş C) Atriyal sistol D) İzovolümetrik kasılma E) Sinoatriyal düğümden uyarı çıkışı 22 A Kalp Döngüsü; Bir kalp atımının başlangıcından bir sonraki atım başlangıcına kadar olan dönemi kapsar. Yani bir diyasto ve bir sistol dönemlerini içerir. Kalp 0.35 sn sistol yapar, 0.55 sn diyastol yapar. Yani kalp döngüsünün %40 ı sistolde geçer. Kalp hızının artması diyastol süresini daha çok kısaltır. Bir kişide (220 -YAŞ) dan daha hızlı kalpte ventriküler doluş belirgin bozulur. Ventriküler Diyastol 3 dönemden oluşur; İzovolümterik gevşeme dönemi Hızlı doluş dönemi Atriyal sistol dönemi Ventriküler Sistol 2 dönemden oluşur; İzovolümetrik kontraksiyon Ejeksiyon İsovolümetrik sistol ve diyastol dönemlerinde hacim değişimi olamaması için tüm kapaklar kapalı kalmak zorundadır. 23. Koku epiteline ait hücrelerden hangisi yoğun lipofuksin içeren hücredir? A) Bipolar nöronlar B) Bowman bezi epiteli C) Clara hücreleri D) Sustentakular hücreler E) Titrek tüylü prizmatik hücreler 23 D Koku epitelinin yapısında 3 farklı hücre görülür; Koku Hücreleri; Bipolar nöronlardır. Yüzeye bakan kısımlarında hareketsiz stereosilyalar vardır. Koku veren maddeler hücrenin apikal aksonunda bulunan stereosilyalarda reseptör potansiyeli oluşturur ve bu uyarı hücrenin bazal kısmından çıkan diğer koluyla (miyelinsiz aksonlardır) bulbus olfaktoryusa iletilir. Koku talamusa uğramayan tek duyudur. Bazal Hücreler; Bazalde yerleşmiş kübik hücrelerdir. Farklanmamış kök hücre oldukları kabul edilir. Sustentaküler Hücreler (Destek hücreleri); Bipolar nöronlara destek sağlayan tabanı dar, tepesi geniş ve mikrovillüslü hücrelerdir. Sitoplazmalarında bulunan lipofuksin pigmenti nedeniyle koku epiteline sarı renk verirler. Koku epitelinin bazal laminasında özel bir salgı bezi bulunur; Bowmann Bezleri; Salgıladığı mukus ile epitelin yüzeyini ıslatır ve kokunun alınmasını sağlar. 24. Eosinofil granüllerinde en fazla bulunan ve larvasidal etki gösteren protein aşağıdakilerden hangisidir? A) Major Basic protein B) Eosinofilik katyonik protein C) Peroksidaz D) SRS-A E) Eosinofil Kemotaktik Faktör 24 A Eosinofiller; Miyeloid seriye ait özellikle paraziter enfestasyonlarda rol alan hücrelerdir (şistozomiyazis ve trişinozis vd.). Zayıf fagositik aktiviteleri vardır. Kemotaksi yapar. Diyapedezle dokuya çıkar ancak geri dolaşıma dönmez. Allerjik hastalıklarda rol alır. Sekonder (özgül) granüllerinde; Major Basic protein, Eosinofilik katyonik protein ve Peroksidaz içerirler. 5

5 1 TTBT / T - 36 TEMEL BİLİMLER Eosinofillerin paraziter enfestasyonlardaki rolleri; Modifiye lizozomlarından hidrolitik enzimler salgılar Reaktif oksijen türevleri sentezler (peroksidaz içerdiklerinden) Major Basic Protein (Ana Temel Protein) denilen larvasidal polipeptidler sentezler. En çok bulunan granül proteinidir. Eosinofillerin allerjik reaksiyonlardaki rolleri; Bazofillerin ve Mast hücrelerinin salgıladığı Eosinofil Kemotaktik Faktör e yanıt vererek kemotaksi yapar. Bazofiller ve Mast hücrelerinden salınan birtakım inflamatuvar maddeleri detoksifiye eder. (Eosinofilik katyonik protein; heparini yok eder) Allerjen-antikor komplekslerini fagosite ederek lokal inflamatuvar yanıtın yayılmasını önler. (SRS-A aktivitesini inhibe eder) 25. Kalpte depolarizasyonun ilerlemesi sırasında ventriküllerin ilk depolarize olan bölümü aşağıdakilerden hangisidir? A) İnterventirküler septumun sol üst yanı B) İnterventriküler septumun sağ üst yanı C) Apeks D) Sol ventrikül serbest kenarı E) Pulmoner konus çevresi 25 A Kalp kası hücreleri aralarında bulunan interkale diskler sayesinde birbirine seri ve parallel bağlanmış fonksiyonel bir bütünlük gösterir. Buna fonksiyonel sinsityum denir. SA düğümden çıkan uyarı AV düğüme ulaştıktan sonra ventriküllere geçer. Ventrikül kasında depolarizasyon endokarddan epikarda doğrudur. Önce interventriküler septumun sol üst kısmı depolarize olur ardından orta bölümde sağ kısmı olur. Uyarı daha sonra apekse ulaşır. Daha sonra her iki ventrikül eş zamanlı depolarize olur. En son depolarize olan bölümler; Sol ventrikül posterobasal bölümü, interventriküler septumun en üst kısmı ve pulmoner konus çevresidir. Repolarizasyon ise tam tersidir. Depolarize olan son yer ilk önce repolarize olur. Yani Epikarddan endokarda doğrudur. 26. Normal bir inspirasyon ile birlikte bunun üzerinde zorlu bir inspirasyonla alınabilen hacimlerin toplamı aşağıdakilerden hangisidir? A) Total akciğer kapasitesi - Residüel volüm Ekspirasyon yedek volümü B) Total akciğer kapasitesi + Fonksiyonel residüel kapasite C) Soluk volümü + ekspirasyon yedek volümü D) İnspirasyon kapasitesi + Fonksiyonel residüel kapasite E) Residüel volüm + inspirasyon kapasitesi 26 A Soruda tüm statik spirometreyi bilmeniz amaçlanmıştır. Normal solunum volumü olan soluk volümü üstüne zorla alınabilen hava miktarı inspirasyon yedek volümünün toplamı inspirasyon kapasitesini vermektedir. İnspirasyon kapasitesi spirogramda toplam akciğer volümünden ekspirasyon yedek volümü ve rezidüel volümün çıkarılması ile bulunabilir. Solunum Fonksiyon Testleri; Spirometre adlı cihazla yapılan hava hacim ölçümüdür. İki şekilde yapılır; Statik Testler Dinamik Testler Hacimler Ölçüm Açıklama Miktar Soluk Hacmi (tidal volüm) (SV - TV) İnsipirasyon Yedek Hacmi (İRV) Ekspirasyon Yedek Hacmi (ERV) Artık Hacmi (Rezidüel Volüm) (RV) Sakin solunumda alınıp verilen hava miktarı Soluk hacmi üzerine çok zorlu solunumla alınabilen hava miktarı Soluk hacmi üzerine çok zorlu solunumla verilebilen hava miktarı Çok zorlu ekspirasyonla verilen havadan sonra solunum sistemi içerisinde kalan hava hacmi, solumalar arasında alveolleri açık tutması önemlidir. 500 ml 3000 ml 1200 ml 1200 ml 27. Aşağıdakilerden hangisi GFR yi arttırır? A) Egzersiz B) Soğuk C) Kan kaybı D) Nefron sayısında azalma E) Prostoglandin E 27 E Glomerül Filtrasyon Hızı (GFR) Bir dakikada glomerüler kapillerden Bowman kapsülüne filtre olan sıvı hacmidir. Şu formülle hesaplanır. GFR = Kf X Net Filtrasyon Basıncı GFR erkeklerde 125 ml/ dk dır. Bu günde 180 litre ultrafiltrat oluşturuluyor demektir. GFR yi Arttıran Nedenler Neden Mekanizma Anjiyotensin II Efferent arteriyolü daraltır Nitrik Oksit (NO) Vazodilatasyon yapar Prostoglandin E Afferent arteriyolde dilatasyon yapar Bradikinin Düşük dozlarda afferent arteriyolde dilatasyon ancak yüksek dozlarda vazokonstriksiyon yapar Diğer nedenler Hipertermi, Hipertansiyon GFR yi Azaltan Nedenler Neden Mekanizma Adrenalin Afferent arteriyolü daraltır, Efferentide daraltır Noradrenalin Afferent arteriyolü daraltır, Efferentide daraltır Endotelin Afferent arteriyolü daraltır, Efferentide daraltır Diğer nedenler Kan basıncının 60 mmhg altına inmesi Ağrı Ereksiyon Egzersiz Soğuk Kan kaybı Nefron sayısında azalma 6

6 TEMEL BİLİMLER 1 TTBT / T Gastrointestinal sistem hareketleri ile ilgili olarak hangisinin oluşumunda hem enterik hem otonomik hem de merkezi sinir sistemi rol alır? A) Mukozal hareket ile besin karıştırılması refleksi B) Enterokolik refleks C) Kolonoileal refleks D) Gastrokolik refleks E) Defekasyon refleksi 28 E Sindirim sistemini oluşturan kanal genelde aynı histolojik yapıya sahiptir. İçten dışa doğru dört katmandır. Tunika Mukoza Tunika Submukoza Tunika Muskularis Tunika Seroza (Adventisya) Sindirim kanalı duvarında bulunan meissner ve auerbach pleksusu, lokal bir sinir sistemi organizasyonu oluşturur. Bu sinir sistemi lokal olarak sindirim bezleri ve düz kaslarda sonlanan lifler oluştururken aynı zamanda sinidirim sisteminin diğer bölümleri arasında bulunan sinir lifleri arasında bağlantılar kurar. Bu sistemin bir diğer özelliği ise sindirim kanalını innerve eden otonom sinir sistemi ile de bağlantılar kurmasıdır. Enterik sinir sistemi üç tip refleks ağıyla sindirim sistemi üzerinde düzenleyici etkiler gösterir. Lokal refleksler; Sadece enterik sinir sistemini kullanarak besinlerin lokal karıştırılmasında ve enzimlerle harmanlanmasında iş görür. Kısa refleksler: Kanal duvarında bulunan reseptörlerden gelen uyarılar lokal olarak sinapslarda işlenerek effektör organlara iletilir. Gastrokolik refleks, enterogastrik refleks, kolonoileal refleks gibi... Gastrokolik reflekste; Mideden çıkan kısa uyarılar, kolon pasajını hızlandırır Enterogastrik refleks; ince barsaklar ve kolondan çıkan uyarıların mide sekresyonve hareketini inhibe etmesidir. Kolonoileal refleks: Kolondan çıkan uyarıların ileum boşalmasını inhibe etmesidir. Uzun refleksler: Reseptörlerden çıkan uyarılar merkezi sinir sistemine iletilir, orada işlenerek otonom sinir sistemi ile effektör organlar üzerinde etki gösterir. Bu refleks arkında hem enterik hem otonomik hem de merkezi sinir sistemi rol alır. Mide ağırsının sindirim kanal hareketlerini sempatik sinir sistemi üzerinden inhibe etmesi Defekasyon refleksi 29. Aşağıdakilerden hangisi gastrin reseptörü üzerinde mide asit salgısını arttırır? A) H2 histamin reseptörü B) M3 musakarinik reseptör C) GABA reseptörleri D) Glisin reseptörleri E) CCKb reseptörleri 29 E Mide Asit Salgısının Düzenlenmesi Pariyetal hücreyi direk uyararak mide asit salgısını düzenleyen nörotransmitter ve hormonlar; Asetilkolin; Vagus ucundan parasempatik etki ile salınır. Tüm mide bez hücrelerini uyararak salgılarını arttırır. Pariyetal hücrede muskarinik M3 reseptörünü uyarır. İkincil haberci olarak Gq üzerinden İP3 ve kalsiyumu kullanır. Asit salınımını belirgin arttırır. Atropin ile bu etki engellenebilir. Histamin; Gastrik bezlerin derinindeki enterokromaffin hücrelerden salınır. H2 reseptörü üzerinden pariyetal hücreyi uyarır. İkincli haberci olaral Gs üzerinden camp kullanır. Simetidin ile bu etki engellenebilir. Histamin salınımını en kuvvetli uyaran gastrindir. Gastrin; Antral G hücrelerinden salınır. CCKb reseptörü üzerinden pariyetal hücreyi uyarır. İkincil haberci olarak Gq üzerinden İP3 ve kalsiyum kullanır. Gastrin in bir başka etkisi ise enterokramaffin hücrelerini direk uyararak aşırı histamin salınımına neden olmasıdır. Pentagastrin sentetik analoğudur. Aynı etkilere sahiptir. Gastrin aynı zamanda gastrik motiliteyi ve pilor pompa aktivitesini arttırır. 30. Günlük beslenmeyi düzenleyen merkezler içerisinde beslenme refleksinin oluşumunda rol alan merkez aşağıdakilerden hangisidir? A) Limbik sistem B) Hipotalamus C) Hipokampüs D) Parahipokampal girus E) Mamiller cisim 30 E Beslenme: Günlük beslenme sırasında alınan besinlerden Karbonhidratların %98 i, Yağın yüzde %94 ü, proteinlerin ise %93 ü emilir. En fazla enerji veren besin kaynağı yağlardır. Günlük beslenmeyi düzenleyen ana organ Hipotalamustur. Hipotalamusta bulunan Lateral Nukleuslar; Açlık (Beslenme merkezi) Ventromedial Nukleuslar; Tokluk merkezidir Ayrıca Paraventriküler, Dorsomedial ve Arkuat nukleuslarda besin alımını düzenler. Mamiller cisim ise beslenme reflekslerini düzenler. 7

7 1 TTBT / T - 36 TEMEL BİLİMLER 31. Aşağıdaki hormonlardan hangisinin reseptörü hücre içerisindedir? A) Dopamin B) Noradrenalin C) Adrenalin D) DHEA E) Seratonin 31 D Endokrin organlar; hormon salgılayan, özel bir hücresel yapı özelliği gösteren (Kordonlar ya da kitleler şekilde hücre toplulukları, zengin retiküler lifler, zengin kan damarları) organlardır. Hormonlar; kan içerisine salınarak uzaktaki bir dokuda kendilerine uygun reseptörlerine bağlanarak, hedef hücreleri uyaran ve hücrelerde belirli değişiklikler yapan kimyasal maddelerdir. Hormonlar enerji üretmezler, yapıtaşı veya besin olarak kullanılamazlar. Temel işlevleri sinir sistemi ile beraber hücre işlevlerini düzenlemektir. Hormonlar ve Kimyasal Sınıflandırma Kimyasal yapı Örnekleri Reseptör Yerleşimi Protein ve Polipeptit Steroid Tirozin aminoasiti türevleri Hipotalamik hormonlar Hipofiz hormonları Pankreas Hormonları Parathormon Kalsitonin Gastrin, Sekretin IGF Adrenal korteks hormonları Over hormonları Testis hormonları Plasental Hormonlar D vitamini Retinoik Asit T3 ve T4 Adrenal Medulla Hormonları Dopamin Reseptörler hücre membranındadır. Hücre içinde fonksiyon göstermek için ikincil haberciler kullanır. Yağda çözündükleri için hücre membranını geçebilir. Reseptörleri sitoplazma ya da çekirdektedir. T3 ve T4 çok küçük olduğu için reseptörü çekirdektedir. Ancak diğerlerinin reseptörü yine hücre membranındadır ve ikincil haberci kullanmak zorundadır. Şıklara bakıldığında sadece DHEA nun lipit yapıda olduğu görülmektedir. Lipit yapıda hormonlar rahatlıkla hücre membranını geçebildikleri için reseptörleri membranda değil hücre içerisindedir. 32. Aşağıdakilerden hangisi büyüme hormonunun somatomedin C üzerinden indirekt etkisi değildir? A) İnsülin benzeri etki B) Anti-lipolitik etki C) Proteaz aktivitesi artışı D) Kemikte boyuna uzama E) Kıkırdak gelişimi 32 C Büyüme Hormonu (Somatotropin, STH): Büyüme Hormonu, Somatotrop hücrelerden salınan türe özgü bir hormondur. Büyüme hormonu hücrelerde JAK2-STATs yolunu kullanarak etki gösterir. Somatotrop hücreler adenohipofizde en fazla yer kaplayan kromofil hücreler olduğundan, hipofiz bezi hasarlanmalarında görülen ilk bozukluk büyüme hormonu eksikliğine bağlıdır. Hipotalamustan salınan GHRH, büyüme hormonu salınımını arttırırken, Somatostatin (GHIH) büyüme hormonu salınımını azaltır. Büyüme hormonu üzerinde kontrole sahip üçüncü hormon temel olarak mideden ve hipotalamustan salınan Ghrelin dir. Ghrelin belirgin bir büyüme hormonu salgılatıcıdır. Büyüme hormonununu prepubertal dönemde fazla salınımı Gigantizme neden olurken, postpubertal fazla salınımı akromegali ye neden olur. Aynı şekilde azlığıda nanizm ya da hipofizer cücelik oluşturur. Somatomedinler (Insulin Like Growth Factors): Karaciğerden salınan peptit yapıda maddelerdir. Bugün için bilinen 2 tipi vardır. Bunlarda İGF-1 olarak bilinen Somatomedin C dir. Bir de İGF-2 vardır. Somatomedin C salınımını büyüme hormonu ile ilişkilidir. Kanda proteinlere sıkı bağlanır, bu nedenle dokuya salınımımı yavaş olur. Somatomedinler özellikle Kemik ve Kıkırdağa etkili büyüme faktörleridir. Yarılanma ömürleri büyüme hormonuna göre daha uzun olduğundan büyüme hormonunun uzun süreli etkilerinden sorumludur. Büyüme Hormonunun Somatomedin C üzerinden indirekt etkileri; İnsülin benzeri etki Anti-lipolitik etki Protein sentezi artışı Kemikte boyuna uzama (Epifiziyel etki) 33. Aşağıdaki hormonlardan hangisinin reseptörü, etkisini enzimatik aktivitesi ile gösterir? A) Kalsitriol B) Progesteron C) Tiroid hormonları D) Lüteinizan hormon E) Retinoik asit 33 D Protein peptid yapılı hormonların reseptörleri plazma membranına bağlı bulunurlar ve enzimatik aktiviteye sahiptirler (tirozin kinaz, adenilat siklaz birer enzimatik aktivitedir). Steroid hormonların ve tiroid hormonlarının reseptörleri hücre içindedir ve enzim aktivitesine sahip değillerdir. A vitamininin retinoik asit formu etkisi açısından steroid hormonlara çok benzer. 8

8 TEMEL BİLİMLER 1 TTBT / T Birden fazla proteinin bir araya gelerek oluşturduğu aktif protein yapısı aşağıdakilerden hangisidir? A) Sekonder yapı B) Tersiyer yapı C) Quarterner yapı D) Süpersekonder yapı E) Primer yapı 34 C Birden fazla proteinin zincirin bir araya gelerek oluşturduğu, aktiviteye sahip son protein yaoısı quarterner yapıdır. 35. Aşağıdaki membran lipitlerinden hangisi yapısında birden fazla gliserol bulundurur? A) Kardiyolipin B) Fosfatidil etanolamin C) Lesitin D) Plazmalojen E) Fosfatidil serin 35 A Kardiyolipin hem iki fosfatidat molekülünün bir gliserolü ortak kullanmasıyla oluşur (difosfatidil gliserol) hem de yapısında üç adet gliserolle membran lipitleri içinde en çok gliserol içerendir. 37. Protein zincirindeki aminoasit diziliminin farklı olması sebebiyle, 2,3-bisfosfogliserata düşük ilgi gösteren ve oksijeni hemoglobin A dan daha yüksek afinite ile bağlayan hemoglobin aşağıdakilerden hangisidir? A) Hemoglobin S B) Hemoglobin C C) Hemoglobin A2 D) Hemoglobin F E) Glikozile hemoglobin 37 D Hemoglobin F, beta zincirinde 2,3-BPG ın bağlanacağı bölgede lizin ve serin amino asitleri içerir, bu dizilim hemoglobin A da lizin histidin şeklindedir. Lizin-serin bağlantısının, lizin-histidin bağlantısına göre daha zayıf olması nedeniyle 2,3-BPG Hb F e daha zayıf bağlanır ve çabuk kopar. Bu yüzden eğrisi HbA nın solundadır, yani oksijene ilgisi daha fazladır. 38. Yapılan plazma protein elektroforezinde aşağıdaki görüntü elde edilen hastanın olası klinik tanısı aşağıdakilerden hangisidir? 36. Aşağıdaki aminoasitlerden hangisinin öncülü essansiyel bir amino asittir? A) Tirozin B) Triptofan C) Sistein D) Metiyonin E) Alanin 36 A Tirozin sentezlemek için essansiyel bir aminoasit olan fenilalaninin dışardan diyetle alınması gerekir. Aksi takdirde tirozin essansiyel konuma geçer. A) Karaciğer sirozu B) Nefrotik sendrom C) Monoklonal gamopati D) Kronik hastalık anemisi E) Akut enflamatuar cevap 38 A Şekil beta ve gama arasındaki bölgede sert iniş çıkış çizgisinin kaybolduğu bir beta-gama köprüleşmedir. Siroz hastalarının elektroforezinde tipik bir görüntüdür. 9

9 1 TTBT / T - 36 TEMEL BİLİMLER 39. I- Enzim kinetik eğrileri hiperboliktir II- Allosterik efektörlerinin bağlantı bölgeleri aktif bölgeden farklıdır III- Pozitif allosterik etkiden kasıt enzimin Km değerini azaltmaktır IV- Efektörleri substratlarına yapısal benzerlik gösterirler V- İhtiyaca göre reaksiyonu iki yönede katalizleyebilme özellikleri vardır Allosterik enzimlerin genel özellikleri için yukarıdaki önermelerden hangileri doğrudur? A) II-III-V B) II-IV-V C) III-V D) II-IV E) II-III 39 E Allosterik enzimler metabolizmayı düzenleyen en önemli enzim grubudur ve genel özellikleri allosterik bir protein olan hemoglobin üzerinden açıklanmıştır. Birden fazla protein zincirinden oluşan, birden fazla substratla etkileşebilecek aktif bölgeye sahip olan, kinetik eğrileri sigmoidal olan enzimlerdir. Substratlarına kooperativite gösterirler, allosterik efektörlerinin bağlanacağı farklı bölgeler içerirler. Efektörleri substrata hiçbir yapısal benzerlik göstermez ve tek yönlü olmaları en önemli özellikleridir. Allosterik efektörler genellikle bir enzimin Km değerini veya reaksiyonun Vmax değerini değiştirerek etki gösterirler. Hız artışından kasıt Km değerini düşürmek (substrata ilgiyi arttırmak), hız azaltmaktan kasıt Km değerini yükseltmektir (substrata ilgiyi azaltmak). 40. Sağlıklı bir erişkinde aşağıdaki LDH izoformlarından hangisi kanda diğerlerinden daha fazladır? A) LDH1 B) LDH2 C) LDH3 D) LDH4 E) LDH5 40 B Sağlıklı bir erişkinde turnover hızı en yüksek hücre eritrosittir, LDH2 ise eritrositte baskın LDH izoformudur. LDH1 kalp kası, LDH2 eritrosit, LDH3 akciğer-böbrek, LDH4 kas ve LDH5 ise karaciğerde baskın LDH izoformlarıdır. 41. Mitokondride CO (kabonmonoksit) varlığında aşağıdakilerden hangisi görülür? A) Mitokondrial NADH konsantrasyonunda artma B) Oksidasyonda artma C) Oksijenin suya indirgenmesinde artma D) Membran potansiyelinde artma E) Süksinat fumarat yükseltgenmesinde artma 41 A CO, elektron transport zincirini kompleks IV düzeyinden inhibe ederek, önce oksidasyonu ardından fosforilasyonu ve ATP sentezini durdurur. Oksidasyon duracağı için oksijenin suya indirgenmesi azalır. Oksidasyonun durması aynı zamanda membran potansiyelini, yani elektiriksel gradiyenti ortadan kaldırır. ETZ si bloke olan bir mitokondride krebs döngüsüde bloke olur ve bu yüzden süksinat fumarat yükseltgenmesi azalır. Oksidasyonun durması sebebiyle, matrikste NAD + tükenirken NADH miktarları çok artar. 42. Aşağıdaki düzenleyici enzimlerden hangisinin aktivitesi bir protein kinaz tarafından fosforile edilince artar? A) Fosfofruktokinaz-I B) Glikojen sentaz C) Glukoz-6-fosfataz D) Asetil-KoA karboksilaz E) Glukoz-6-fosfat dehidrogenaz 42 C Glukagon hormonu etkisini adenilat siklaz reseptörünü aktive ederek, camp ikinci habercisini arttırarak ve hücre içinde protein kinaz A yı aktive ederek etki gösterir. Protein kinaz A etkisini fosforilasyonlarla gösterir. Bu fosforilasyon glukagon etkisi altında çalışan üç ana metabolik yolak (glukoneogenez, glikojenoliz ve lipoliz) allosterik enzimlerini aktive ederken, insülin altında çalışan yolakların (glikoliz, glikojenez, lipogenez, pentoz fosfat yolu, kolesterol biyosentezi) allosterik enzimlerini baskılar. Glukoz-6-fosfataz glukoneogenezin ve glikojenolizin allosterik enzimidir. 10

10 TEMEL BİLİMLER 1 TTBT / T Aşağıdakilerden hangisinin sitrik asit döngüsü ile kimyasal oksidasyon veya sentez ilişkisi sebebiyle bir bağlantısı yoktur? A) Oksidatif fosforilasyon B) Pentoz fosfat yolu C) Transaminasyon reaksiyonları D) Kolesterol biyosentezi E) Porfirin sentezi 43 B Sitrik asit döngüsü (Krebs döngüsü veya trikarboksilik asit döngüsü), yapım ve yıkım için önemli bir metabolik kavşaktır. Oksidatif fosforilasyon ve ATP sentezi için indirhenmiş ekivalan sağlar, transaminasyon reaksiyonları ve amino asit yapım ve yıkımı için gereklidir. Endojen tüm lipitlerin (yağ asitleri ve kolesterol) sentezi için karbon sağlar. Pürin ve pirimidin halkalarının sentezi için en büyük karbon çıkışı yine TCA ara elemanları üzerindendir. Hem (porfirin) halkası sentezi glisin ve süksinil-koa denen ara TCA elemanı üzerinden gerçekleşir. 45 A HMY asıl olarak iki amaca sahiptir; NADPH sentezi ve nükleotidler için gerekli olan riboz-5-fosfat sentezi. NADPH başlıca dört farklı yerde kullanılır; 1- radikallerin suya indirgenmesi için glutatyon peroksidazın kofaktörü olarak, 2- kolesterol ve yağ asidi biyosentezleri gibi indirgen biyosentezler de indirgen güç olarak, 3- ksenobiyotik metabolizması sırasında sitokrom P450 nin kullanması için, 4- lökositlerde H 2 O 2 ve HOCl (hipokloroz asit) yapabilmek için NADPH oksidaz enzimin kullanabilmesi için. Yolağın giriş substratı glukoz-6-fosfat, son ürünü yine glukoz-6-fosfattır. Arada oluşan riboz-5-fosfatlar ya nükleotid sentezi için kullanılır veya kullanılmazsa glukoz-6-fosfat üzerinden tekrar glikolize dahil edilir. 44. Aşağıdaki glikojen depo hastalıklarının hangisinde iskelet kasında glikojen fosforilaz eksiktir? A) Mc-Ardle hastalığı B) Von-Gierke hastalığı C) Pompe hastalığı D) Cori-Forbes hastalığı E) Anderson hastalığı 44 A Mc-Ardle da kasta glikojen fosforilaz eksiktir. 45. Heksozmonofosfat yolu için aşağıdakilerden hangisi yanlıştır? A) Ksenobiyotik metabolizması için asidik şeker sağlar B) İndirgen biyosentez reaksiyonları için NADPH üretilir C) Radikallerin suya çevrilebilmesi için indirgen güç sağlar D) Pürin sentezi için gerekli riboz-5-fosfat üretilir E) Pentozların glikolize dahil edilebilmesini sağlar 46. Aşağıdakilerden hangisi endüstriyel şeker sukrozun aşırı tüketiminin bir klinik sonucu değildir? A) Ürik asit artışı B) Karaciğerde trigliserit sentezinin artışı C) Kan LDL düzeyinin artışı D) Endojen lipit sentezlerinin artışı E) Hiperinsülinemi 46 E Sukroz glukoz + früktozdan oluşan bir disakkarittir. Organizmaya glukozla birlikte alınan fruktoz, karaciğerde glukoz varlığında hekzokinaz enziminin glukozla ilgilenmesi sebebiyle kendi kinazı fruktokinaz ile metabolizmaya dahil olur. Böylece glikolize ana allosterik enzim fosfofruktokinaz-i in altından girdiği için hızlı ve kontrolsüz girer. Karaciğerde sitozole kontrolsüz asetil-koa çıkışı yaratacağı için endojen lipit sentezlerini arttırır. Yağ asiti sentezi dolayısı ile triaçilgliserol sentezi artar, kolesterol sentezi artar, karaciğerden VLDL çıkışı artar, LDL dönüşümü artar. Fazla fruktozlu diyet, kan lipitlerini ve dislipidemilere eğilimi arttırır. Ürik asit düzeyleri artabilir, yatkın bireylerde gut semptomlarını tetikleyebilir. 11

11 1 TTBT / T - 36 TEMEL BİLİMLER 47. I- Hücre içinde LCAT ı aktifler II- HMG-KoA redüktaz enzimini inhibe eder III- LDL reseptör sayısında azalmaya yol açar IV- Hücre içine kolesterolün esterleşip depolanması görülür LDL nin reseptör aracılı endositozla hücre içine alınması sonrası hücrede gerçekleşen olaylar için hangileri doğrudur? A) I-III B) II-IV C) I-II-IV D) II-III-IV E) I-II-IV 47 D Hücre içine girdikten sonra lizozomal olarak parçalanan LDL, üç farklı etkiye sebep olur. 1-ACAT aktifler ve hücre içine depolanır, 2- HMG-KoA redüktaz ı allosterik olarak inhibe eder ve 3- LDL reseptörlerinin sayısını azaltır. 48. Aşağıdaki moleküllerden hangisinin endojen sentezi sırasında karbonlar asetil-koa tarafından sağlanmaz? A) Dolikol B) Deoksikolik asit C) Beta-hidroksibütirik asit D) Oleik asit E) Sialik asit 48 E Endojen sentezlerde asetil-koa dan karbon alarak sentezlenen üç ana sentez vardır. Kolesterol sentezi, yağ asitlerinin sentezi ve keton sentezi. Kolesterol sentezi sırasında ara madde farnezilden yapılan dolikol ve ubikinon (KoQ) da karbonlarını asetil-koa dan alır. Kolesterolden sentezlediğimiz, kalsitriol, steroid hormonlar ve safra asitleri de karbonlarını asetil-koa dan almış olurlar. 49. Aşağıdakilerden hangisi sekonder safra asididir? A) Litokolik asit B) Kolik asit C) Kenodeoksikolik asit D) Glikokenodeoksikolik asit E) Taurokolik asit 49 A Primer safra asitleri; kolik ve kenodeoksikolik asittir. Karaciğerde glisin ve taurin konjugasyonu iler safra tuzları oluşur; glikokolik asit, glikokenodeoksikolik asit, taurokolik asit, taurokenodeoksikolik asit. Barsakta bakteriler primer safra asitlerinden sekonder safra asitlerini oluşturur; deoksikolik asit ve litokolik asit. 50. Hem molekülünün yıkımı ve organizmadan uzaklaştırılması sırasında hangisinin görevi yoktur? A) Hem oksijenaz B) UDP-glukronik asit C) Ligandin D) Sitokrom P450 E) Biliverdin redüktaz 50 D Hem oksijenaz ve biliverdin redüktaz enzimleri ile hem halkasından indirek bilirubin oluşur. Karaciğere alınan bilirubine UDP-glukronil transferaz enzimiyle, UDP-glukronik asit konjuge edilir, direk bilirubin oluşur ve arkasından safraya atılır. Karaciğerde giren bilirubini bağlayan protein ise ligandindir. 51. Hiperamonyemili bir hastada hangisinin kan amonyak seviyesini düşürmede bir etkisi yoktur? A) Glutamin verilmesi B) Fenilasetat verilmesi C) Benzoat verilmesi D) Arginin verilmesi E) Oral neomisin verilmesi 51 A Fenilasetat ve benzoat hiperamonyeminin medikal tedavisinde kullanılan farmakolojik ajanlardır. Arginin N-asetil glutamat yapımını ve dolaylı olarak karbamoil fosfat sentaz I enzimin aktive ederek üre döngüsünü arttırır. Oral neomisin GİS de bakterilerin oluşturacağı amonyak miktarını azaltarak dış amonyak girişini baskılar. Glutamini zaten yüksek olan sirotik hastaya ayrıca glutamin verilmesinin bir anlamı yoktur. 12

12 TEMEL BİLİMLER 1 TTBT / T DNA sentezi sırasında prekursor olarak kullanılan 2 deoksiribonükleotidlerin oluşumu sırasında aşağıdakilerden hangisinin rolü yoktur? A) Tioredoksin B) dgtp C) Selenyum D) Tioredoksin redüktaz E) NADPH 52 B Ribonükleotidleri 2 -deoksiribonükleotidlere indirgeyen enzim ribonükleotid redüktazdır ve tioredoksin redüktaz, tioredoksin molekülü, NADPH tan oluşan bir komplekstir. Tioredoksin redüktaz aynı zamanda selenosistein içeren bir enzimdir. 53. Aşağıdaki enzimlerden hangisi DNA replikasyonu sırasında kullanılmaz? A) DNA helikaz B) DNA ligaz C) RNA primaz D) Topoizomeraz E) Restriksiyon endonükleaz 53 E Replikasyon çatalında DNA helikaz sekonder yapıyı açan, DNA polimeazlar polimerizasyonu yapan, RNA primaz primeri hazırlayan, DNA ligaz okazaki fragmanlarını işleniş sırasında birleştiren, topoizomeraz helikazın önünde burkulma gerginliğini test eden enzimlerdir. Restriksiyon endonükleazlar insanda bulunmaz, bakterilerden elde edilen laboratuvar şartlarında kullanılan, belli bölgeleri tanıyan ve kesen enzimlerdir. 54. Aşağıdaki hangisi B12 vitamininin besinlerde bulunan koenzim formlarının öncülüdür? A) Metilkobalamin B) Adenozilkobalamin C) Hidroksikobalamin D) Aquakobalamin E) Siyanokobalamin 54 C Kobalamin formlarından; Aquakobalamin vücuttaki depo, siyanokobalamin ticari şekli, metil ve deoksiadenozilkobalaminler koenzim fonksiyonuna sahip formlar, hidroksikobalamin ise koenzim formlarının dokudaki öncülüdür. 55. Yenidoğan döneminde ve 50 yaş üzerinde en sık bakteriyel menejit etkenleri aşağıdakilerden hangileridir? Yenidoğan 50 yaş üzeri erişkinde A) S.agalactiae, S.pneumoniae, kapsüllü E.coli kapsüllü E.coli B) S.agalactiae, kapsüllü S.pneumoniae, Listeria E.coli monocytogenes C) S.epidermidis, S.aureus, Enterococcus S.pyojenes feacalis D) S.agalactiae, Listeria N.meningitidis, monocytogenes S. saprophytticus E) N.menengitidis, H. influenzae, S.epidermidis H. İnfluenzae 55 B Yenidoğanda en sık menejit etkenleri sırasıyla; 1. B grubu streptokok (S.agalactiae), 2. Kapsüllü E.coli kökenleri 3. Listeria monocytogenes dir. Altmış beş yaş üzeri erişkinlerde en sık menenjit etkenleri ise sırasıyla ; S.pneumoniae (pnömokoklar), Listeria monocytogenes ve Neisseria menejitidis dir. Menenjit etkenleri ve yaşa göre dağılımları Tablo da gösterilmiştir. Tablo. Menenjit etkenleri ve yaşa göre dağılımları 0-1 ay 1-3 ay 3 ay-15 yaş yaş 50 yaş ve üzeri B grubu B grubu H.influenzae S. S. pneumoniae streptokoklar (S. streptokoklar pneumoniae agalactiae) (S. agalactiae) Kapsüllü (k) E.coli Listeria monocytogenes k E.coli Streptococcus (S.) pneumoniae Neisseria (N.) menengitidis S. pneumoniae N.menegitidis Listeria monocytogenes N.menengitidis Gram nagatif basiller (E.coli vb.) 56. Siştosomiyazis tedavisinde kullanılabilecek ilk tercih ilaç aşağıdakilerden hangisidir? A) Prazikuantel B) Mebendazol C) Metronidazol D) Paramomisin E) Niklozamid 56 A Prazikuantel tremadod (Schistosoma türleri, Fasciola hepatica vb.) ilk tercih antiparaziter ilaçtır. Niklozamid ise sestod (Taenia saginata, Taenia solium, Diphylobortium latum, Hymenolepis nana vb.) tedavisinde ilk tercih antiparaziter ilaçtır. Metronidazol antiprotozoal (Entamoeba histolytica, Giardia intestinalis, Trichomonas vaginalis vb.) ve antianaerobik (Bacteroides fragilis, Clostridium türleri vb.) etkili bir kemoterapötik bir ilaçtır. Mebendazol ve Albendazol sestod enfeksiyonu olan Echinococcus granulosis tedavisinde, mebendazol ayrıca nematod (yuvarlak solucan) olan Ascaris lumbricoides, Enterobius vermicularis ve kancalı kurt (Ancylostoma duodenale ve Necator americanus) tedavisinde kullanılabilir. 13

13 1 TTBT / T - 36 TEMEL BİLİMLER 57. Karın ağrısı, ateş, bulantı-kusma, diyaliz sıvısında bulanıklaşma yakınmaları ile acil servise müracat eden periton diyalizi hastasında periton sıvısının incelemesinde 1000 lökosit/mm3, Gram boyamasında Gram (+) kok görülüyor. Kültürde üreyen etkenin katalaz pozitif, koagülaz negatif, novabiosine duyarlı, oksasilin ve sefoksitine duyarlı, olduğu rapor ediliyor. Bu hastada en olası etken ve en uygun tedavi seçeneği aşağıdakilerden hangisidir? Olası etken En uygun tedavi A) Staphylococcus Sefazolin epidermidis B) Staphylococcus Linezolid aureus C) Staphylococcus Siprofloksasin saprophyticus D) Enterococcus faecium Vankomisin E) Enterococcus faecalis Kinopristin/dalfopristin 57 A Soruda kronik ayaktan periton diyalizi hastasında Staphylococcus epidermidis e bağlı olarak gelişen peritonit tanımlanmaktadır. S.epidermidis cilt florasında en fazla bulunan fakültatif anaerob bakteri olup, kateter, protez ve şant enfeksiyonlarına en sık neden olan bakteridir. Staphylococcus epidermidis katalaz pozitif, koagülaz negatif, novabiosine duyarlıdır. S. Saprophyticus ise katalaz pozitif, koagülaz negatif, novabiosin dirençlidir ve sıklıkla balayı sistitine neden olur. Soruda izole edilen suş oksasilin ve sefoksitine duyarlı olduğundan metisiline duyarlı S. Epidermidis dir. Metisiline duyarlı stafilokok efeksiyonlarının tedavisinde penisilin türevi beta-laktam betalaktamaz inhibitörü antibiyotiklerden olan ampisilin-sulbaktam veya 1.kuşak sefalosporinlerden sefazolin kullanılabilir. Peritonit tedavisinde sefazolin intraperitoneal veya i.v. yolla uygulanabilir. Metisiline dirençli stafilokoklara bağlı peritonit tedavisinde ise vankomisin kullanılır. 58. Seri pasajlar sonrasında canlı bakteriden hazırlanan attenue bakteri aşısı aşağıdakilerden hangisidir? A) Kolera B) Tetanoz C) H.influenzae D) Meningokok E) BCG 58 E Soruda Mycobacterium bovis den elde edilen ve canlı attenue aşı olan BCG aşısı tanımlanmaktadır. Kolera aşısı ölü bakteri aşısı, tetanoz aşısı ekzotoksinden hazırlanan toksoid aşı, H.influenzae ve meningokok aşıları ise bakteri kapsül yapısından hazırlanan polisakkarit aşılardır. Aşılar ve özellikleri Tablo da gösterilmiştir. Viral aşılar Canlı (AttenüE) Aşıları Virüs Kızamık (Measles) - IG Kızamıkçık (Rubella) Kabakulak (Mumps) Çiçek (Vaksinia) Suçiçeği (VarisellA) - IG Sarı humma Adenovirüs (Oral) Rotavirüs (Oral) Polio (Oral polio aşısı- Sabin) Aşı Bakteri Canlı (Attenüe) Aşıları İnaktif (ölü) Aşılar İnaktif (Ölü) Aşılar Polio (SalK- Killed - IM) Hepatit A- IG İnfluenza Kuduz- IG Tick- borne ensefaliti Japon ensefaliti Rekombinan (Subünit içeren) Aşılar Borrellia burgdorferi- Lyme hastalığı (OspA proteini) BCG Şarbon (Mycobacterium (Bacillus bovis) anthracis) Tularemi Kolera Tifo (Oral) (Vibrio Kolera (Oral) cholera) Veba (Yersinia pestis) Tifüs (Rickettsia prowazekii) Q ateşi (Coxiella burnetii) B. pertusis (ölü ve hücresiz toksoid aşısı var) Rekombinan (Subünit içeren) Aşılar - Hepatit B (Sadece HBsAg içerir)- IG - Hepatit E (Kapsid proteini) - Human Papilloma virüs: 6, 11, 16, 18. serotiplerin L1 ve L2 proteini (Kapsid proteini) Kapsüler polisakkarit aşılar -Streptococcus pneumoniae - Haemophilus influenzae tip b - Neisseria meningitidis (A, C, Y ve W135) - Salmonella typhi (Vi polisakkarit) Toksoid aşılar Difteri Boğmaca Tetanoz 59. AIDS li hastada en sık retinit etkeni olan virüs aşağıdakilerden hangisidir? A) HHV-8 B) EBV C) CMV D) HSV-Tip 1 E) Varicella zoster 59 C AIDS li hastada retinit etkeni olan virüs CMV dür. CMV enfeksiyonlarının tedavisinde Gansiklovir kullanılır. CMV retiniti tedavisinde fomivirsen (sentetik tek iplikli DNA molekülü) intravitreal olarak kullanılabilir. İmmün Yetmezliklilerde Görülen Sitomegalovirüs Enfeksiyonları: Aktif enfeksiyon genellikle immün süpresyonun üst düzeye ulaştığı 1-4 ay arasında veya AIDS lilerde CD4 T lenfosit sayısının < 100 düştüğü durumlarda görülür. - Retinit: AIDS li hastalarda retinitin en sık etkenidir ve kötü prognoz belirtisidir. Ayrıca AIDs te en sık görülen CMV enfeksiyonudur. Retinada pamuk şeklinde eksuda, perivasküler hemoraji ve nekrotizan bir retinit tablosu vardır. Hızla ilerleyerek görme kaybına neden olur. - Pnömoni: Özellikle kemik iliği ve böbrek nakli yapılanlarda en sık görülen viral pnömoni etkenidir. - Ösofajit: Özellikle AIDS li hastalarda kandida ösefajitine benzer ösofajiit yapar. 14

14 TEMEL BİLİMLER 1 TTBT / T Enterit: AIDs lilerde viral gastroenteritlerin ve ağır seyirli hemorajik gastroenteritin en sık etkenidir. Kolonoskopide yama tarzında tutulum ve histolojide inklüzyon cisimleri görülür. Sıklıkla mortal seyreder. - Hemorajik ventriküloensefalit 60. Ağrılı genital ülser ve lenfadenopatiye neden olan mikroorganizma aşağıdakilerden hangisidir? A) Haemophilus ducreyi B) Chlamydia trachomatis L1-L3 serotipleri C) Treponema pallidum D) Chlamydia trachomatis D-K serotipleri E) Klebsiella (Calymmatobacterium) granulomatis 60 A Haemophilus ducreyi ve Herpes simpleks tip 2 (Herpes genitalis) ağrılı genital ülsere neden olan etkenlerdir. Haemophilus ducreyi üremesi için besiyerinde sadece X faktörüne (hematin) ihtiyaç duyar. Genital ülserden yapılan Gram boyamada balık sürüsü şeklinde görülür. Herpes genitalis tanısında Tzank testi kullanılabilir. Lezyondan yapılan boyamada görülür. Genital ülsere neden olan ve cinsel ilişkiyle bulaşan etkenler Özellik Sifiliz Herpes Şankroid Yumuşak şankr Etken Treponema pallidum HSV-2 veya HSV-1 Haemophylus ducrei do cry Lenfogranüloma venereum Chlamydophila trachomatis Ülser Ağrısız Ağrılı Ağrılı Ağrısız Ağrısız LAP Sert Yumuşak Yumuşak (Ağrısız) (ağrılı) (ağrılı) Özellik Karanlık alan mikroskobisi İntranüklear inklüzyon ve vezikül Gr (-), X faktörüne ihtiyaç Sert (Ağrılı) Oluk belirtisi İntrastoplazmik inklüzyon, McCoy hücre kültürü Granüloma inguinale Klebsiella granülomatis (Donovanozis) Yok (Pseudobubon) Makrofajların içinde Donovan cisimleri Tedavi Benzatin penisilin Asiklovir N. gonorrhae genital ülsere neden olmaz Eritromisin Trimetoprim/ sulfametaksazol (SXT) Tetrasiklin Tetrasiklin SXT 61. Kloramfenikol hangi mekanizma ile ribozomda protein sentezini inhibe eder? A) Ribozom 50 S ünitesine bağlanarak peptidil transferaz inhibisyonu B) Ribozom 50 S ünitesine bağlanarak protein sentezi başlanğıç (inisiasyon) safhasında inhibisyon yapar C) Ribozom 30 S ünitesine bağlanarak protein sentezi başlanğıç (inisiasyon) safhasında inhibisyon yapar D) Aminoaçil t RNA bağlanmasını engellerler E) Hedef bölge değişikliği ribozom 50 S ünitesinde (23s rrna )metilasyon 61 A Kloramfenikol Ribozom 50 S ünitesine bağlanarak peptidil transferaz inhibisyonu yaparak etki eder. Protein sentezini inhibe eden antibiyotikler ve etki ve direnç mekanizmaları Tablo da gösterilmiştir. Protein sentezini inhibe eden antibiyotikler ve etki ve direnç mekanizmaları T Protein sentez inhibitörleri Aminoglikozitler (Bakterisidal) Tetrasiklinler Makrolitler, Linkozamitler ve Streptograminler Kloramfenikol 30S rrna ya bağlanarak inisiasyon kompleksinin oluşumunu inhibe eder. 30S rrna ya bağlanarak trna nın okunmasını engeller 50S rrna ya bağlanarak translokasyonu inhibe ederler. 50S rrna ya bağlanarak peptidil transferaz enzim inhibisyonu - En önemli mekanizma İlacı modifiye eden enzim sentezidir. (asetilasyon, adenilasyon ve fosforilasyon enzimleri). -Hedef bölge değişikliği -Membran geçirgenliğinde azalma Aktif eflüks sistemi Hedef bölge değişikliği 50S (23S rrna metilasyonu) İlacı modifiye eden enzim sentezi (asetiltransferaz) Anaerob mikroorganizmalara etkisizdir. BOS a geçişi kötüdür. En geniş spektrumlu antibiyotik İntrasellüler bakterilere en etkili antibiyotikler makrolitler. 15

15 1 TTBT / T - 36 TEMEL BİLİMLER 62. Aşağıdaki bakterilerden hangisinin ekzotoksini enteronörotoksin olup ökaryot hücrelerde 60S ribozoma bağlanarak protein sentezini inhibe eden ve çocuklarda konvülzyon ve yüksek ateşle karakterize invazif (inflamatuvar) ishale neden olur? A) Shigella dysenteriae tip 1 B) Streptococcus pyogenes C) Clostridium tetani D) EHEC (E.coli O157: H7) E) Clostridium tetani 62 A Soruda Shigella dysenteriae tip 1 in ekzotoksininin özellikleri tanımlanmaktadır. Shigella dysenteriae tip 1 in ekzotoksini enteronörotoksin özelliktedir. Özellikle küçük çocuklarda yüksek ateş, konvülzyon ve kanlı ishalle seyirli bir klinik tabloya neden olabilir. Ekzotoksini ökaryot hücrelerde 60S (28 S) ribozoma bağlanarak protein sentezini inhibe eder, benzer özelliği EHEC enterotoksini de gösterir. EHEC hamburger vb. hayvansal et ürünleriyle ilişkili besin zehirlenmesine neden olur. Shigella türleri ise sadece insanlarda hastalık yapar, zoonotik enfeksiyon etkeni değildir. PROTEİN SENTEZİNİ İNHİBE EDEREK ETKİ GÖSTEREN TOKSİNLER 60S (28S) rrna ya etkiyle EF2 inhibisyonu ile EHEC (E. coli 0157:H7) Shigella dysanteria tip-1 Corynebacterium diphtheriae Pseudomonas aeruginosa (Eksotoksin) HÜS Basilli Dizanteri Difteri Doku hasarı 63. Aşağıdaki virüslerden hangisi damlacık yoluyla bulaşmaz? A) Adenovirüs B) SARS- Coronavirüs C) Sitomegalovirüs (CMV) D) H5N1 (kuş gribi) E) Batı Nil virüsü 63 E Batı (West) Nil virüsü sivrisinek (en sık Culex cinsi sivrisineklerle) ısırması sonrası deriden bulaşır, solunum yoluyla bulaşmaz. Benzer şekilde Sarı humma virüsü de artrapodun ısırması sonucu deriden bulaşır. Parainfluenza, adenovirüs, H5N1 (Kuş gribi) ve SARS-Coronavirüs solunum yoluyla bulaşan virüslerdir. Damlacık yoluyla bulaşan virüsler ve cerrahi maske ile damlacık izolasyonu gerektiren enfeksiyonlar: İnfluenza, adenovirüs, RSV, kabakulak, kızamıkçık, Parvovirüs B19 Solunum yoluyla bulaşan ve solunum izolasyonu (N95 veya FFP3 maske)gerektiren enfeksiyonlar: Kızamık (Rubeola), yaygın Suçiçeği (Varisella zoster), yayma pozitif akciğer tüberkülozu, SARS (Coronavirüs), viral hemorajik ateşler (Lassa ateşi, Ebola, Marburg,Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (özellikle burun tamponu vb. uygulamalarda ) Kan ve kan ürünlerinin transfüzyonu ile bulaşan virüsler: HBV,HCV, HIV, Parvovirüs B19, EBV, CMV, HTLV-1 ve HTLV-2, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, Batı (West) Nil virüs* Ciltten (deri) bulaşan virüsler: Kuduz(Rabies), Sarı humma, Batı (West) Nil virüs*, Deng, tatarcık humması (Sandlyfly fever ), ayrıca HIV, HBV, HCV ciltten perkütan yolla (hastanın kan örneği içeren iğnesinin batması ile) bulaşabilir. Cinsel yolla bulaşan virüsler: Papilloma virüs (HPV), Molloscum contagiosum, HIV, HBV, HCV 64. Enfektif endokardit tanısı konulan 35 yaşındaki erkek hastadan 30 dakika arayla alınan kan kültüründe koyun kanlı agar besiyerinde gama hemoliz oluşturan, katalaz negatif, PYR testi pozitif, safra ve %6.5 NaCl de üreyen Gram (+) kok saptanıyor. Bu hastada en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A) S.aureus B) Streptoccoccus bovis C) Streptococcus agalactiae D) Streptococcus pyogenes E) Enterococus türleri 64 E Soruda Enterococcus türlerine bağlı endokardit tanımlanmaktadır. Enterokoklar koyun kanlı agar besiyerinde gama hemoliz oluşturan, katalaz negatif, PYR testi pozitif, safra ve %6.5 NaCl de üreyen Gram (+) koklardır. Streptcoccus bovis ile enterokokların ayrımında %6.5 NaCl de üreme testi yapılır. Enterokoklar %6.5 NaCl de ürerken, S.bovir üremez, her iki bakteride eskülini hidrolize eder. Enterokok D Yok (Gama), Eskülin hidrolizi (+) ve %6.5 alfa, beta NaCI de ürer, PYR (+) S. bovis D Yok (Gama), Eskülin hidrolizi (+) ve %6.5 alfa NaCI de üremez 65. EHEC in Labil ve stabil toksininin etki mekanizmaları aşağıdakilerden hangisidir? Labil toksin Stabil toksin A) Asetil kolin artışı Süperantijen etkisi B) Adenilat siklaz uyarımı Guanilat siklaz uyarımı ile ile c AMP artışı c GMP artışı C) Süperantijen etkisi Tip II ekzotoksin (sitotoksin) etkisi D) İnhibitör transmitter Adenilat siklaz uyarımı ile salınımının c AMP artışı engellenmesi E) Guanilat siklaz Adenilat siklaz uyarımı ile aktivasyonu ile c AMP artışı c GMP artışı 16

16 TEMEL BİLİMLER 1 TTBT / T B EHEC (E.coli O157: H7) LT ni Adenilat siklaz uyarımı ile c AMP artışı yaparak, EHEC-ST ni ise Guanilat siklaz enzimi uyarımı ile c GMP artışı yaparak etki eder. Ekzotoksin tipleri ve özellikleri Tablo da gösterilmiştir. Toksinler ve etki mekanizmaları GRUP MEKANİZMA ETKEN HASTALIK ADP RİBOZİLASYONU Adenilat siklaz Bordetella pertusis ekzotoksini (Gs protein) Boğmaca (A-B toksin) aktivasyonu V. cholera enterotoksini (Gs protein) Kolera ETEC-LT (ısıya duyarlı toksini) (Gi protein) Turist diyaresi Bacillus anthracis in anthrax toksini (ödem faktörü) Şarbon Bacillus cereus ısıya duyarlı enterotoksini (HLET) Besin zehirlenmesi EF2 inhibisyonu Difteri toksini Difteri (protein sentez inhibisyonu) Aynı zamanda sitotoksin (Corynebacterium diphtheriae) Pseudomonas aeruginosa (Eksotoksin A) Doku hasarı SÜPER ANTİJEN Poliklonal Toksik şok sendromu toksini (TSST-1) Toksik şok sendromu T- lenfosit aktivasyonu Streptokokal eritrojenik toksin Kızıl (hücrelerin yaklaşık %20 si) Stafilokokal enterotoksin (ısıya dirençli) Besin zehirlenmesi NÖROTOKSİN (A-B toksin) Proteaz PROTEİN SENTEZİNİ İNHİBE EDEREK ETKİ GÖSTEREN TOKSİNLER Guanilat siklaz aktivasyonu Bacillus cereus enterotoksini (ısıya dirençli) Besin zehirlenmesi C. perfringens enterotoksini (tip A) Besin zehirlenmesi Asetil kolin salınımının Clostridium botulinum Botulismus inhibisyonu (Falsk paralizi) Glisin ve GABA salınımının Clostridium tetani Tetanus inhibisyonu (Spastik paralizi) 60S (28S) rrna ya etkiyle EHEC (E. coli 0157:H7) HÜS Shigella dysanteria tip-1 Basilli Dizanteri EF2 inhibisyonu ile Corynebacterium diphtheriae Difteri Pseudomonas aeruginosa (Eksotoksin A) Doku hasarı cgmp nin artması ETEC- ST (ısıya dirençli toksini) Turist diyaresi SİTOTOKSİN Hücre hasarı Clostridium difficile toksin B (Aktin flamanlarını depolimerize eder) Clostridium perfringens alfa toksin (lesitinaz) Pseudomembranöz enterokolit Gazlı gangren 66. Spaulding sınıflandırmasına göre yarı kritik aletler (endoskop, bronkoskop vb.) için en uygun dezenfektan aşağıdakilerden hangisidir? A) Perasetik asit B) Kuater ner amonyum bileşiği C) Klorheksidin-alkol bileşimi D) Fenolik bileşikler E) İyodoform bileşikler 66 A Spaulding sınıflandırmasına göre yarı kritik aletler (endoskop, bronkoskop vb.) için en uygun dezenfektan yüksek düzey (sporosidal) dezenfektandır. Yüksek düzey dezenfektanlar; gluteraldehit, perasetik asit, hidrojen peroksit, ortofitalaldehid, ve klordioksit yer alır. Seçeneklerde yer alan kuaterner amonyum bileşiği düşük düzey dezenfektandır. Klorheksidin-alkol bileşiği el antiseptiğidir (dezenfektan değildir). Fenolik bileşikler orta düzey dezenfektandır. Dezenfektanlar ve özellikleri Tablo da gösterilmiştir. Dezenfektanlar Dezenfektanlar Bakteri Virüs Fungus Sporlu Bakteri M. tbc Kullanım alanı Aldehitler (Gluteraldehit vb) YD Endoskop ve solunum aletleri Klorin (sodyum hipoklorid vb) YD Kritik aletler ve yüzey dezenfeksiy Hidrojen peroksid YD Kontak lens ve cerrahi implantlar Fenolik bileşikler OD (Heksaklorofen, kresol vb.) + +/ Bazı sabunlarda heksaklorofen bulunur Quarterner amonyum bileşikleri (katyonik DD deterjanlar, benzalkonyum klorid vb) +/- +/- +/- - - Gıda ve yüzey dezenfeksiyonu YD: Yüksek düzey dezenfektan, OD: Orta düzey dezenfektan, DD: Düşük düzey dezenfektan 17

17 1 TTBT / T - 36 TEMEL BİLİMLER 67. Aşağıdakilerden hangisi canlı virüs aşısı değildir? A) Sabin aşısı B) Kuduz aşısı C) Adenovirüs aşısı D) Varisella zoster aşısı E) Sarı humma aşısı 67 B Kuduz aşısı inaktive virüs aşısıdır. Seçeneklerde yer alan diğer viüs aşıları inaktive (ölü) virüs aşılarıdır. İnaktive aşılar S-al-i-k olarak ezberlenebilir (Salk- HAV-influenza ve kuduz (rabies) Virüs aşıları Tablo da gösterilmiştir. Virüs aşıları Virüs Canlı (AttenüE) Aşıları Kızamık (Measles) - IG Kızamıkçık (Rubella) Kabakulak (Mumps) Çiçek (Vaksinia) Suçiçeği (Varisella) - IG Sarı humma Adenovirüs (Oral) Rotavirüs (Oral) Polio (Oral polio aşısı- Sabin) İnaktif (Ölü) Aşılar Polio (SalK- IM) Hepatit A- IG İnfluenza Kuduz- IG Tick- borne ensefaliti Japon ensefaliti Rekombinan (Subünit içeren) Aşılar - Hepatit B (Sadece HBsAg içerir)- IG - Hepatit E (Kapsid proteini) - Human Papilloma virüs: 6, 11, 16, 18. serotiplerin L1 ve L2 proteini (Kapsid proteini) 68. Öksürük, balgam, ateş, plevra ağrısı ile başvuran hastada akciğerlerde krepitan raller saptanıyor. Yapılan balgam incelemesinde Gram negatif kokobasil görüyor. Balgam örneğinin X ve Y faktörleri içeren çukulata agar besiyerinde üreyen bakterinin Quellung testi ile kapsül yapısı olduğu saptanıyor. Bu hastada en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A) Streptococcus pneumoniae B) Haemophilus ducreyi C) Moraxella catarrhalis D) Klebsiella pneumoniae E) Haemophilus influenzae tip B 68 E Soruda Haemophilus influenzae ya bağlı olarak gelişen pnömoni tablosu tanımlanmaktadır. Haemophilus influenzae tip B Gram negatif kokobasil olup, X (hematin) ve V (nikotin amid dinükleotid: NAD)faktörlerini içeren çukulata agar besiyerinde ürer. Polisakkarit (poli ribitol fosfat) yapıdaki kapsülü Quellung testi (kapsül şişme reaksiyonu) ile gösterilebilir. Bu test hem erken tanıda hem de kapsüllü kökenlerin serotiplendirilmesinde kullanılır. 69. Mikroaglütinasyon testi ile tanı konulan zoonotik spiroket enfeksiyonu aşağıdakilerde hangisidir? A) Yersiniyoz B) Tularemi C) Listeriyoz D) Lejyonelloz E) Leptospiroz 69 E Seçeneklerde yer alan Yersiniyoz, Tularemi, Listeriyoz ve Leptospiroz zoonotik (hayvanlardan insanlara bulaşan) enfeksiyonlardır. Lejyonelloz ise sıklıkla otellerdeki su sistemleri (su başlıkları vb.) ve klimalardan aerosollerin solunması yoluyla bulaşır, zoonotik enfeksiyon değildir. Seçeneklerde yer alan etkenlerden sadece Leptospiroz enfeksiyonu spiroket enfeksiyonu olup, tanısında en sık mikroaglütinasyon testi kullanılır. Diğer zoonotik enfeksiyon etkenleri (yersiniyoz, tularemi ve listeriyoz) spiroket grubunda yer almaz. 70. Tonsillofarenjit nedeniyle penisilin kullanan hastada semptomlarında gerileme olmuyor. Servikal bölgede lenfadenopati saptanıyor. Tonsiller membrandan alınan sürüntü örneğinin potasyum tellürit besiyerine ekimi sonrasında üreyen tek tip koloniden yapılan Gram boyamada Çini harflerini andıran Gram pozitif basil görülüyor. Bu hastada kesin tanı için aşağıdaki hangi test yapılmalıdır? A) ELEK testi B) PYR testi C) CAMP testi D) Basitrasin disk testi E) Optokin disk testi 70 A Soruda Corynebacterium diphteriae ya bağlı gelişen farenks difterisi tanımlanmaktadır. Farenks difterisinde tonsillerde kaldırılınca kanayan psödomembranlar görülür. Corynebacterium diphteriae için seçiic besiyerleri Löffler besiyeri ve potasyum tellürit besiyeridir. Etken bakteri Gram boyamada Çin harfleri şeklinde görülür. Metakromatik granülleri Albert veya Neisser boyasıyla boyanabilir. Kültürde etkenin üremesi kesin tanı koydurmaz, mutlaka etkenin toksin oluşturduğunun ELEK testi, EIA testi veya polimeraz zincir reaksiyonu ile toksin geninin gösterilmesi gerekir. Tedavide antitoksin tedavisi (tetanoz antitoksini) uygulanır. 71. Entamoeba histolyticaya bağlı karaciğer apsesi ile Echinococcus granulosis in (kist hidatik) neden olduğu karaciğer tutulumunu ayırt etmekte en yararlı tanı testi aşağıdakilerden hangisidir? A) Eozinofil sayısının tespiti B) Gaita incelemesi C) Casoni deri testi D) Weinberg kompleman fiksasyon testi E) İndirekt hemaglütinasyon testi 71 E İndirekt hemaglütinasyon testi Entamoeba histolyticaya bağlı karaciğer apsesi ile Echinococcus granulosis in (kist hidatik) neden olduğu karaciğer tutulumunu ayırt etmekte en yararlı serolojik testtir. Casoni deri testi, Weinberg kompleman fiksasyon testi kist hidatik tanısında kullanılır. 18

18 TEMEL BİLİMLER 1 TTBT / T - 36 Paraziter enfeksiyonlarda genellikle (Kala-Azar ve Giardia intestinalis enfeksiyonları hariç) eozinofil sayısı artar (eozinofili). Gaita incelemesi ile E. histolytica ya bağlı amipli dizanteride kist ve trofozoit formları görülebilir. Gaita incelemesinin kist hidatik tanısında yeri yoktur. Kist hidatikte karaciğerdeki lezyondan alınan biyopsi materyalinde protoskoleks, germinal membran (çimlenme zarı), hidatik kist ve hidatik kum görülebilir. 72. Akciğerlerde tutulum yaparak eozinofilik pnömoniye neden nematod ve trematod çifti aşağıdakilerden hangisidir? A) Giardia intestinalis- Trichuris trichura B) Ascaris lumbricoides -Paragonimus westermani C) Fasciola hepatica -Necator americanus D) Dicrocoelium denticulatum-ascaris lumbricoides E) Clonorchis sinensis - Ancylostoma duodenale 72 - B Ascaris lumbricoides nematodu (yuvarlak solucan) nun larva formları akciğerde Tip 1 aşırı duyarlılık reaksiyonları içerisinde yer alan Löffler pnömonisine (eozninofilik pnömoni ) neden olur. Trematodlar (yapraksı solucanlar) dan Paragonimus westermani erişkin formu akciğerde bulunan tek trematoddur. Çiğ yengeçten metaserkaryalarının alınmasıyla bulaşarak akciğerlerde eozinofilik pnömoni, tüberkülozla karışabilen kavitasyon gibi bulgulara neden olabilir. Eozinofilik Pnömoni (astım benzeri şikayetler) Askaris lubricoides Kancalı Kurtlar-- Penetrasyon- Dermatit Strongyloides stercoralis-- Penetrasyon- Dermatit Erişkin formu toprakta yaşayan tek parazit Paragonimus westermani--- Erişkin formu akciğerde yaşayan tek parazit PARAGONİMUS WESTERMANİ Birden fazla ara konağı vardır. Metaserkarya içeren az pişmiş yengeçlerin yenmesiyle bulaşır. Gastrointestinal sisteme gelen yumurtalar diyafragmadan penetre olarak akciğere gelir. Erişkin formu akciğere yerleşen tek parazittir. Gögüs ağrısı, paslı balgam, akciğerde kavitasyon ve sekonder bakteriyel enfeksiyona neden olabilir. Larvanın SSS invazyonuna bağlı olarak serebral paragoniyazis meydana gelebilir. Tanı: Gaitada ve balgamda kapaklı yumurtalar gösterilebilir. 73. Febril nötropenik bir çocuk hastadan alınan kan kültüründe Sabaroud-Dextroz agar besiyerinde besiyerinde kırmızı renk oluşturan, mikroskopik incelemede muz şeklinde makrokonidi ve septalı yapılar görülüyor en olası enfeksiyon aşağıdakilerden hangisidir? A) Mukormikozis B) Aspergillus C) Fusariyoz D) Penisillöz E) Kromoblastomikoz 73 C Soruda Fusraium türlerinin özellikleri tanımlanmıştır. Fusarium türleri febril nötropenik hastalarda kan kültüründen izole edilebilir. Hyalohifomikoz: Bu grupta Penicillium, Fusarium ve Scedosporium bulunur. Bu etkenler toprakta bulunan sporların inhalasyonuyla bulaşır. Penicillosis marneffei: RES i tutan dimorfik bir mantardır (Histoplasmaya benzer). 25 o C de besiyerinde yaygın pigment (mavi, kırmızı) yapar. Tomucuklanarak değil ikiye bölünerek çoğalır. Özellikle Asyalı AIDS li hastalarda ortası nekrotik papüler lezyonlar ve dissemine enfeksiyon oluşturur. Mikoloji laboratuvarlarında en sık rastlanan kontaminant mantarlardan biridir. Penisillosis kuşkusu varsa ampirik tedavi hemen başlanmalıdır. Fusarium Solani ve Scedosporium apiospermum (Pseudallesheria boydii): 450 açıyla dallanan septalı hif yaptıkları için aspergillusla karışır. Fusarium un makrokonidyası fusiform yada muz şeklindedir ve kırmızı pigment oluşturur. Pseudallesheria da ise armut şeklinde sporlar vardır ve amfoterisin B ye dirençlidir. Maya ve küf mantarlarının önemli özellikleri Tablo da gösterilmiştir. Bazı mantarların önemli özellikleri Maya Hif Özellik Kapsül Sferül (endosporlarla dolu kese) İtrasellüler (makrofaj içinde) Pseudohif Geniş (8-15 μm) tek tomurcuk ve çift zon Bir çok noktadan tomurcuklanan Septasız hif ve 90 o açıyla dallanma Septalı hif Dematisiyöz Septa Mantar Crptococcus neoformans Rhodotorula (Karotenoid pigment: pembe- kırmızı koloniler) Coccidioides immitis Rhinosporidium seeberi (mukozal polip oluşumu ve musikarmin ile boyanma) Histoplasma capsulatum (Dimorfik) Penicillum marnefii (Dimorfik, 25 o C de kırmızı pigment) Candida spp. Saccharomyces Blastomyces dermatidis Paracoccidioides brasiliensis Mucor, Rizopus, Absidia Aspergillus spp. Fusarium solani (fusiform yada muz şeklinde makrokonidia ve kırmızı pigment) Dermatofitler Hortaea werneckii (tinea nigra), Exophiala spp, 19

19 1 TTBT / T - 36 TEMEL BİLİMLER 74. Fungus (mantar) topuna en sık neden olan mantar aşağıdakilerden hangisidir? A) Aspergillus niger B) Aspergillus fumigatus C) Candida glabrata D) Candida albicans E) Fusarium solani 74 A Fungus (mantar) topuna ve otomikoza (ekstarnal otite) en sık neden olan mantar Aspergillus niger dir. Besiyerinde siyah renk koloniler oluşturur. Aspergillus türlerinden en sık izole edilen ise Aspergillus fumigatus dur. Aspergillus flavus ise aflatoksini (mitotoksin) ile hepatosellüler karsinomaya neden olabilir. Antijen sunan hücre (Makrofaj, doku makrofajları ( Langerhans hücresi, Kuffer hücresi vb.), monosit, B lenfosit) ile Th (CD4) lenfosit arasındaki etkileşim 75. Penisilin bağlayıcı protein-2a modifikasyonu ile metisiline direnç geliştiren bakteri aşağıdakilerden hangisidir? A) Listeria monocytogenes B) Staphylococcus aureus C) Moraxella catarrhalis D) E.coli E) Streptococcus pyojenes 75 B Staphylococcus aureus da penisilin bağlayıcı protein-2 a da modifikasyon sonucunda metisiline direnç gelişir. Bu dirençten sorumlu gen mec A geni olup, mec A geninin polimeraz zincir reaksiyonu ile gösterilmesi S.aureus da metisilin direncini saptamada altın standarttır. Stafilokoklarda metisilin direnci rutin laboratuvarda oksasilin ve sefoksitin diskleri kullanılarak araştırılır. 76. Aktive T lenfositlerinde bulunan aşağıdaki molekülerden hangisinin B7 ile etkileşimi sonuucnda T lenfosit aktivasyonunun negatif regülasyonu (inhibisyonu) sonucu anerji ortaya çıkması beklenir? A) Sitotoksik T lenfosit antijen- 4 (CTLA-4) B) CD 3 C) CD 22 D) ICAM-1 E) LFA-3 76 A Sekonder sinyal iletimi diğer adıyla kstimülatör etkileşim B7 ile CD28 arasında olur, Bu etkileşim sonucunda IL-2 (otokrin aktivatör) açığa çıkar. Bu etkileşim olmazsa periferik tolerans gelişir. B7 nin T lenfositlerinde bağlandığı CD28 molekülüne kostimülatör molekül adı verilir. Ayrıca sadece aktive T lenfositlerinde bulunan sitotoksik T lenfosit antijen- 4 (CTLA-4) nin B7 ile etkileşimi sonucunda T lenfosit aktivasyonunun negatif regülasyonu (inhibisyonu) yani anerji ortaya çıkar. Eğer CTLA-4 inhibisyon görevini yerine getiremezse yani B7 ye bağlanamazsa o taktirde devamlı uyarı sonucunda otoimmün hastalıklar görülür. 77. Akut inflamasyonda nötrofiller üzerindeki reseptörlerine bağlanarak nötrofillerin zedelenme alanına göçünde rol oynayan sitokin aşağıdakilerden hangisidir? A) IL-1 B) IL-2 C) IL-4 D) IL-8 E) IL D IL-8 özellikle nötrofiller üzerine etkili kemotaktik bir sitokindir. Kemotaktik maddeler Solubl bakteriyal ürünler(özellikle N-formil methionin taşıyan peptidler) Kompleman sisteminden C5a Doku yıkım ürünleri Lökotrienlerden LTB4 Sitokinler: Kemokin ailesi (IL-8) 78. Pre-B hücrelerinin B hücrelerine dönüşemediği, erkek bebelerde tekrarlayan kapsüllü bakteri, enterovirüs ve G. lamblia infeksiyonları izlenen hastalık aşağıdakilerden hangisidir? A) Bruton un X e bağlı agamaglobulinemisi B) Yaygın değişken immün yetmezlik C) IgA yetmezliği D) Hiper IgM sendronu E) Di-George sendromu 78 A Bruton un X e bağlı agamaglobulinemisi, Pro-B ve Pre-B hücrelerinin B hücrelere dönüşemediği Bruton Tirozin Kinaz (Btk) geninde mutasyonlar sonucu gelişen hastalıktır. X e bağlı geçer ve 20

20 TEMEL BİLİMLER 1 TTBT / T - 36 erkeklerde izlenir. S. pneumonniae, H. influenzae ve S. aerus başlıca etkenlerdir. Bunun dışında ekovirüs, poliovirüs ve koksakivirüs gibi enterovirüs infeksiyonları, G. lamblia persistan infeksiyonları görülebilir. Çocukların bir kısmında Ig tedavisi ile düzelen artrit görülebilir. Dolaşımda antikorlar, vücutta plazma hücreleri yoktur. Kİ de pre-b hücreleri izlenir. LN larının germinal merkezleri Peyer plakları, appendiks ve tonsiller az gelişmiş ya da rudimenterdir. PRİMER İMMÜN YETMEZLİK SENDROMLARI İzole IgA yetmezliği En sık görülen primer immün yetmezlik hastalığıdır. Serum ve sekretuar Ig A nın yokluğu ile karakterizedir. Tekrarlayan sinopulmoner infeksiyonlar ve diare görülür. SLE, RA gibi otoimmün hastalıklar eşlik edebilir. Yaygın değişken immün yetmezlik B hücrelerinin plazma hücrelerine dönüşmesinin bozulduğu hetorojen bir hastalık grubudur. Genel özelliği diffüz hipogammaglobulinemidir. Bazen yalnızca sadece IgG azalır. Plazma hücreleri yoktur fakat B hücreleri sayıca fazladır. Lenfoid foliküller hiperplaziktir. Tekrarlayan piyojenik ve viral enfeksiyonlar sıktır. Kliniği Bruton hastalığı ile karışır fakat bulgular lu yaşlarda başlar. Otoimmun hastalık ve lenfoid tümör riski artmıştır. Şiddetli kombine immün yetmezlik En öldürücü kalıtsal immün yetmezlik formudur. İnfantlarda tekrarlayan ağır, hayatı tehdit eden viral, bakteriyel ve fungal (kandida) fırsatçı enfeksiyonları görülür. İL-7 reseptörleri kalıtsal defektif olduğu için stem hücreleri T lenfosite dönüşemez. Böylelikle hastalarda hem T hem de B hücre fonksiyonlarında yetmezlik görülür. İki formu vardır. X e bağlı tip (%50-60) : Erkeklerde daha sıktır. Genetik defekt sitokin reseptörlerinin common γ-chain (γc) subünitesindeki defekttir. Otozomal Resesif Tip: En sık görülen formu Adenozin Deaminaz (ADA) enzim eksikliğidir. Tedavi kemik iliği transplantasyonudur. Hiper IgM sendromu B hücresinin yüzeyindeki CD40 a bağlanan T hücre yüzey molekülü CD40 ligandında (CD154) mutasyon söz konusudur. En sık görülen T hücre bozukluğudur. X e bağlı geçiş gösterir. T hücreleri defektif olup, B hücrelerinin İgA, İgG, İgE antikorların yapımı için yeterince uyaramazlar. Böylece IgM ve IgD yüksekken İgA, İgG, İgE düşüktür. Aşırı IgM antikorları otoimmün hemolitik anemi, trombositopeni ve nötropeniye neden olabilir. Piyojenik infeksiyonlar sıktır. Özellikle Pneumocystis carinii enfeksiyonları sık görülür. Bruton Hastalığı (X e bağlı agammaglobulinemi) Kemik iliğinde pre-b lenfositlerden matür B hücresi oluşamaması sonucu gelişir. Lenf nodu ve dalakta germinal merkezler yoktur. (Lenfoid hipoplazi görülür ) Plazma hücresi yoktur, antikorların tümü serumda düşüktür. Erkek bebeklerde olur. Doğumdan sonra 6.aydan itibaren infeksiyon görülme sıklığı artar. Bakteriyel ve viral enfeksiyon sıklığı artmıştır. Wiskott-Aldrich sendromu Karakteristik olarak trombositopeni, ekzema ve immün yetmezlik izlenir. Timus normal görünümde fakat periferik lenfoid dokularda T hücre sayısı azalmış, parakortekste incelme görülür. Esasen hücresel immünitede defekt vardır fakat buna humoral immün yetmezlik de eşlik eder. Tedavisi kemik iliği transplantasyonudur. Di George sendromu Timus konjenital olarak hipoplazik veya ageneziktir. Dolaşımda T hücreleri bulunmaz. B ve plazma hücreleri ve Ig seviyeleri genellikle normaldir. 22. Kromozomda delesyon vardır. del (22q11) 3. ve 4. Faringeal yarıklarda gelişim kusuru sonucu dört önemli bulgu gelişir. 79. Aşağıdakilerden hangisi endotelin hemostaza etkilerinden biri değildir? A) Antitrombotik etki B) Trombotik etki C) Antikoagulan etki D) Fibrinolitik etki E) Sekonder hemostatik tıkaç 79 E ENDOTELİN HEMOSTAZA ETKİLERİ Antitrombotik etki: PGI2 VE NO salgısıyla gerçekleşir. Bu mediyatörler trombosit aktivasyonu ve agregasyonunu inhibe eder. Antikoagulan etki: Heparin benzeri molekül ve Trombomodülin yardımıyla antikoagulan etki sağlanır. Fibrinolitik etki: t-pa ile fibrinolitik etki sağlanır. Trombotik etki: Trombositler subendotelyal kollojene vwf aracılığıyla bağlanır. vwf endotel ve makrofajlarca yapılır ve plazma içinde dolaşır. Endotel hücreleri ayrıca bakteriyel endotoksinlerin ve sitokinlerin etkisiyle doku faktörleri sentezlerler. Ekstrinsik pıhtılaşma yolunu aktive ederler. Plazminojen aktivatör inhibitörünü sentezlerler. 21

İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın

İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın Hücre iletişimi Tüm canlılar bulundukları çevreden sinyal alırlar ve yanıt verirler Bakteriler glukoz ve amino asit gibi besinlerin

Detaylı

METABOLİK DEĞİŞİKLİKLER VE FİZİKSEL PERFORMANS

METABOLİK DEĞİŞİKLİKLER VE FİZİKSEL PERFORMANS METABOLİK DEĞİŞİKLİKLER VE FİZİKSEL PERFORMANS Aerobik Antrenmanlar Sonucu Kasta Oluşan Adaptasyonlar Miyoglobin Miktarında oluşan Değişiklikler Hayvan deneylerinden elde edilen sonuçlar dayanıklılık antrenmanları

Detaylı

OTONOM SİNİR SİSTEMİ (Fonksiyonel Anatomi)

OTONOM SİNİR SİSTEMİ (Fonksiyonel Anatomi) OTONOM SİNİR SİSTEMİ (Fonksiyonel Anatomi) Otonom sinir sitemi iki alt kısma ayrılır: 1. Sempatik sinir sistemi 2. Parasempatik sinir sistemi Sempatik ve parasempatik sistemin terminal nöronları gangliyonlarda

Detaylı

VİROLOJİYE GİRİŞ. Dr. Sibel AK

VİROLOJİYE GİRİŞ. Dr. Sibel AK VİROLOJİYE GİRİŞ Dr. Sibel AK Bugün; Virüs nedir? Virüslerin sınıflandırılması Virüsler nasıl çoğalır? Solunum yoluyla bulaşan viral enfeksiyonlar Gıda ve su kaynaklı viral enfeksiyonlar Cinsel temas yoluyla

Detaylı

Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir.

Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir. METABOLİZMA ve ENZİMLER METABOLİZMA Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir. A. ÖZÜMLEME (ANABOLİZMA) Metabolizmanın yapım reaksiyonlarıdır. Bu tür olaylara

Detaylı

Düz Kas. Nerede???? İçi boş organların duvarı, Kan damarlarının duvarı, Göz, Kıl follikülleri. Mesane. Uterus. İnce bağırsak

Düz Kas. Nerede???? İçi boş organların duvarı, Kan damarlarının duvarı, Göz, Kıl follikülleri. Mesane. Uterus. İnce bağırsak Nerede???? İçi boş organların duvarı, Kan damarlarının duvarı, Göz, Kıl follikülleri. Düz Kas Mesane Uterus İnce bağırsak Düz Kas İşlevleri İstemsiz kasılma Bazı düz kas hücreleri kollajen, elastin, glikozaminoglikan,

Detaylı

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler EGZERSİZ VE KAN Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler Akciğerden dokulara O2 taşınımı, Dokudan akciğere CO2 taşınımı, Sindirim organlarından hücrelere besin maddeleri taşınımı, Hücreden atık maddelerin

Detaylı

ENDOTEL YAPISI VE İŞLEVLERİ. Doç. Dr. Esra Atabenli Erdemli

ENDOTEL YAPISI VE İŞLEVLERİ. Doç. Dr. Esra Atabenli Erdemli ENDOTEL YAPISI VE İŞLEVLERİ Doç. Dr. Esra Atabenli Erdemli Endotel, dolaşım sistemini döşeyen tek katlı yassı epiteldir. Endotel hücreleri, kan damarlarını kan akımı yönünde uzunlamasına döşeyen yassı,

Detaylı

Özofagus Mide Histolojisi

Özofagus Mide Histolojisi Özofagus Mide Histolojisi Sindirim kanalını oluşturan yapılar Gastroıntestınal kanal özafagustan başlayıp anüse değin devam eden değişik çaptaki bir borudur.. Ağız, Farinks (yutak), özafagus(yemek borusu),

Detaylı

Hastalıkların Oluşmasında Rol Oynayan Faktörler. Enfeksiyon Hastalıklarının Genel Belirtileri. Enfeksiyon Hastalıklarında Görülen Ateş Tipleri

Hastalıkların Oluşmasında Rol Oynayan Faktörler. Enfeksiyon Hastalıklarının Genel Belirtileri. Enfeksiyon Hastalıklarında Görülen Ateş Tipleri Hastalıkların Oluşmasında Rol Oynayan Faktörler Enfeksiyon Hastalıklarının Genel Belirtileri Enfeksiyon Hastalıklarında Görülen Ateş Tipleri Dolaşım Sistemi Belirtileri Solunum Sistemi Belirtileri Sindirim

Detaylı

Solunum Sistemi Fizyolojisi

Solunum Sistemi Fizyolojisi Solunum Sistemi Fizyolojisi 1 2 3 4 5 6 7 Solunum Sistemini Oluşturan Yapılar Solunum sistemi burun, agız, farinks (yutak), larinks (gırtlak), trakea (soluk borusu), bronslar, bronsioller, ve alveollerden

Detaylı

KAS DOKUSU. Kontraksiyon özelliği gelişmiş hücrelerden oluşur Kas hücresi : Fibra muskularis = Kas teli = Kas iplikleri

KAS DOKUSU. Kontraksiyon özelliği gelişmiş hücrelerden oluşur Kas hücresi : Fibra muskularis = Kas teli = Kas iplikleri KAS DOKUSU Kontraksiyon özelliği gelişmiş hücrelerden oluşur Kas hücresi : Fibra muskularis = Kas teli = Kas iplikleri Kasın Fonksiyonu Hareket Solunum Vücut ısısının üretimi İletişim Organların kontraksiyonu

Detaylı

Kolesterol Metabolizması. Prof. Dr. Fidancı

Kolesterol Metabolizması. Prof. Dr. Fidancı Kolesterol Metabolizması Prof. Dr. Fidancı Kolesterol oldukça önemli bir biyolojik moleküldür. Membran yapısında önemli rol oynar. Steroid hormonların ve safra asitlerinin sentezinde öncül maddedir. Diyet

Detaylı

MİKROBİYOLOJİ SORU KAMPI 2015

MİKROBİYOLOJİ SORU KAMPI 2015 Canlıların prokaryot ve ökoaryot olma özelliğini hücre komponentlerinden hangisi belirler? MİKROBİYOLOJİ SORU KAMPI 2015 B. Stoplazmik membran C. Golgi membranı D. Nükleer membran E. Endoplazmik retikulum

Detaylı

Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı KAS FİZYOLOJİSİ. Düz Kas. Dr. Sinan CANAN sinancanan@gmail.com www.sinancanan.

Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı KAS FİZYOLOJİSİ. Düz Kas. Dr. Sinan CANAN sinancanan@gmail.com www.sinancanan. Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı KAS FİZYOLOJİSİ İ İ İ Düz Kas Dr. Sinan CANAN sinancanan@gmail.com www.sinancanan.net net Düz Kas Kalp kası İskelet kl kası Düz kas Düz Kas Düz

Detaylı

BĠYOKĠMYA DOÇ. DR. MEHMET KARACA

BĠYOKĠMYA DOÇ. DR. MEHMET KARACA BĠYOKĠMYA DOÇ. DR. MEHMET KARACA TANIMLAR GLĠKOLĠZ: (LĠZ LEZYON (LYSIS), YIKAMA, PARÇALAMA ANLAMINDADIR). Glikoliz hücrede sitozolde gerçekleģir. Glikoliz olayı hem aerobik hem de anaerobik organizmalarda

Detaylı

EGZERSİZE ENDOKRİN ve METABOLİK YANIT

EGZERSİZE ENDOKRİN ve METABOLİK YANIT EGZERSİZE ENDOKRİN ve METABOLİK YANIT Prof.Dr.Fadıl Özyener Fizyoloji Anabilim Dalı Sempatik Sistem Adrenal Medulla Kas kan dolaşımı Kan basıncı Solunum sıklık ve derinliği Kalp kasılma gücü Kalp atım

Detaylı

ORGANİZMANIN ÖNEMLİ METABOLİK DURUMLARI

ORGANİZMANIN ÖNEMLİ METABOLİK DURUMLARI ORGANİZMANIN ÖNEMLİ METABOLİK DURUMLARI Metabolizma durumları Memelilerde ana hatları ile en az iki metabolizma durumu önemlidir. Bunların birincisi besin maddelerinin kana emildiği beslenme (rezorpsiyon),

Detaylı

Hücre Nükleusu, Nükleus Membranı, Nükleus Porları. Doç. Dr. Ahmet Özaydın

Hücre Nükleusu, Nükleus Membranı, Nükleus Porları. Doç. Dr. Ahmet Özaydın Hücre Nükleusu, Nükleus Membranı, Nükleus Porları Doç. Dr. Ahmet Özaydın Nükleus (çekirdek) ökaryotlar ile prokaryotları ayıran temel özelliktir. Çekirdek hem genetik bilginin deposu hem de kontrol merkezidir.

Detaylı

Dr. M. Emin KAFKAS İnönü Üniversitesi Antrenörlük Eğitimi Bölümü 2015/Malatya

Dr. M. Emin KAFKAS İnönü Üniversitesi Antrenörlük Eğitimi Bölümü 2015/Malatya Dr. M. Emin KAFKAS İnönü Üniversitesi Antrenörlük Eğitimi Bölümü 2015/Malatya Outline (İzlence) 1. Hafta Biyokimya Nedir? Organizmadaki Organik Bileşiklerin Yapısı. 2. Hafta Enerji Sistemleri 3. Hafta

Detaylı

Hücre İskeleti. İnsan Fibroblastları Alp Can, 2002. Prof.Dr. Alp Can Histoloji- Embriyoloji Anabilim Dalı

Hücre İskeleti. İnsan Fibroblastları Alp Can, 2002. Prof.Dr. Alp Can Histoloji- Embriyoloji Anabilim Dalı Hücre İskeleti İnsan Fibroblastları Alp Can, 2002 Prof.Dr. Alp Can Histoloji- Embriyoloji Anabilim Dalı Hücre iskeletinin temel ve yardımcı proteinleri Hücre iskeletinin genel işlevleri Hücre iskeleti-hastalık

Detaylı

I. YARIYIL TEMEL BİYOKİMYA I (B 601 TEORİK 3, 3 KREDİ)

I. YARIYIL TEMEL BİYOKİMYA I (B 601 TEORİK 3, 3 KREDİ) T.C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ BİYOKİMYA ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS İÇERİKLERİ I. YARIYIL TEMEL BİYOKİMYA I (B 601 TEORİK 3, 3

Detaylı

YARA İYİLEŞMESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger

YARA İYİLEŞMESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger YARA İYİLEŞMESİ Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger YARA Doku bütünlüğünün bozulmasıdır. Cerrahi ya da travmatik olabilir. Akut Yara: Onarım süreci düzenli ve zamanında gelişir. Anatomik ve fonksiyonel bütünlük

Detaylı

ayxmaz/biyoloji Adı: 1.Aşağıda verilen atomların bağ yapma sayılarını (H) ekleyerek gösterin. C N O H

ayxmaz/biyoloji Adı: 1.Aşağıda verilen atomların bağ yapma sayılarını (H) ekleyerek gösterin. C N O H Adı: 1.Aşağıda verilen atomların bağ yapma sayılarını (H) ekleyerek gösterin. C N O H 2.Radyoaktif izotoplar biyologları için önemlidir? Aşağıda radyoakif maddelerin kullanıldığı alanlar sıralanmıştır.bunlarla

Detaylı

ERİTROSİTLER ANEMİ, POLİSİTEMİ

ERİTROSİTLER ANEMİ, POLİSİTEMİ ERİTROSİTLER ANEMİ, POLİSİTEMİ 2009-2010,Dr.Naciye İşbil Büyükcoşkun Dersin amacı Eritrositlerin yapısal özellikleri Fonksiyonları Eritrosit yapımı ve gerekli maddeler Demir metabolizması Hemoliz Eritrosit

Detaylı

Sonradan Kazandırılan Bağışıklık

Sonradan Kazandırılan Bağışıklık Sonradan Kazandırılan Bağışıklık 1 Boğmaca 11% Tetanoz 8% Diğerleri 1% Pnömokok 28% Hib 15% Rotavirus 16% Kızamık 21% Aşı İle Önlebilir Hastalıklar Difteri Hib Hepatit B Kızamık Kabakulak Yenidoğan tetanozu

Detaylı

Suda çözünebilen nişasta molekülleri pityalin (amilaz) enzimiyle küçük moleküllere parçalanır.

Suda çözünebilen nişasta molekülleri pityalin (amilaz) enzimiyle küçük moleküllere parçalanır. CANLILARDA ENERJİ Besinlerin Enerjiye Dönüşümü Besin öğeleri: Karbonhidratlar, yağlar, proteinler, vitaminler, mineraller Besin maddelerindeki bu öğelerin vücut tarafından kullanılabilmesi için sindirilmesi

Detaylı

DÖNEM 1- A, 3. DERS KURULU (2015-2016)

DÖNEM 1- A, 3. DERS KURULU (2015-2016) DÖNEM 1- A, 3. DERS KURULU (2015-2016) DERS SAATİ DERS ADI DERS KONUSU DERSİ VEREN ÖĞRETİM ÜYESİ 4. DK 1. Hafta 07 Aralık Pazartesi Mikrobiyoloji Mikrobiyolojinin tarihçesi ve mikroorganizmalara genel

Detaylı

DÖNEM II 4. DERS KURULU 10 Şubat 4 Nisan 2014. Prof.Dr. Mustafa SARSILMAZ

DÖNEM II 4. DERS KURULU 10 Şubat 4 Nisan 2014. Prof.Dr. Mustafa SARSILMAZ DÖNEM II. DERS KURULU 0 Şubat Nisan 0 Dekan : Dönem II Koordinatörü : Ders Kurulu Başkanı : Prof.Dr. Yrd.Doç.Dr. Yrd.Doç.Dr. KURUL DERSLERİ TEORİK PRATİK TOPLAM AKTS DERS VEREN ÖĞRETİM ÜYELERİ 0 (x) -

Detaylı

skelet sistemi tek ba ına vücudu hareket ettiremez. Herhangi bir hareket için gerekli kuvvet kaslar tarafından sa lanır. Kas dokusu vücutta oldukça

skelet sistemi tek ba ına vücudu hareket ettiremez. Herhangi bir hareket için gerekli kuvvet kaslar tarafından sa lanır. Kas dokusu vücutta oldukça skelet sistemi tek ba ına vücudu hareket ettiremez. Herhangi bir hareket için gerekli kuvvet kaslar tarafından sa lanır. Kas dokusu vücutta oldukça fazla bulunur. Sadece iskelet kasları toplam a ırlı ın

Detaylı

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA Çevresel Sinir Sistemi (ÇSS), Merkezi Sinir Sistemine (MSS) bilgi ileten ve bilgi alan sinir sistemi bölümüdür. Merkezi Sinir Sistemi nden çıkarak tüm vücuda dağılan sinirleri

Detaylı

Midede etkin enzim Pepsin Ürün; Albumoz ve pepton Barsakta etkili enzimler Tripsin Kimotripsin Elaztaz Karboksipeptidaz, Aminopeptidaz Dipeptidaz,

Midede etkin enzim Pepsin Ürün; Albumoz ve pepton Barsakta etkili enzimler Tripsin Kimotripsin Elaztaz Karboksipeptidaz, Aminopeptidaz Dipeptidaz, PROTEİN SİNDİRİMİ Polipeptit zincirini oluşturan amino asitler arasındaki peptit bağlarının hidrolizi; proteoliz Proteinlerin sindirimi midede başlar ve barsakta tamamlanır. Midede etkin enzim Pepsin Ürün;

Detaylı

Kan Akımı. 5000 ml/dk. Kalp Debisi DOLAŞIM SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ VII. Dr. Nevzat KAHVECİ

Kan Akımı. 5000 ml/dk. Kalp Debisi DOLAŞIM SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ VII. Dr. Nevzat KAHVECİ MERKEZİ SİNİR SİSTEMİNİN İSKEMİK YANITI DOLAŞIM SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ VII Dr. Nevzat KAHVECİ Kan basıncı 60 mmhg nın altına düştüğünde uyarılırlar. En fazla kan basıncı 1520 mmhg ya düştüğünde uyarılır.

Detaylı

METABOL ZMA. Metabolizmanın amacı nedir?

METABOL ZMA. Metabolizmanın amacı nedir? METABOL ZMA Canlıda olu an ve devam eden fiziksel ve kimyasal olayların tümüne birden metabolizma adı verilmektedir Ara metabolizma, katabolizma ve anabolizma olmak üzere iki faz içerir; bu iki faz arasındaki

Detaylı

EGZERSİZ FİZYOLOJİSİNDE TEMEL KAVRAMLAR

EGZERSİZ FİZYOLOJİSİNDE TEMEL KAVRAMLAR EGZERSİZ FİZYOLOJİSİNDE TEMEL KAVRAMLAR FİZYOLOJİ İNSAN VÜCUDUNU OLUŞTURAN SİSTEMLER NASIL ÇALIŞIYOR? ANATOMİ MOLEKÜLER BİYOLOJİ BİYOFİZİK BİYOKİMYA EGZERSİZ FİZYOLOJİSİ EGZERSİZ ESNASINDA SİSTEMLER NASIL

Detaylı

III-Hayatın Oluşturan Kimyasal Birimler

III-Hayatın Oluşturan Kimyasal Birimler III-Hayatın Oluşturan Kimyasal Birimler MBG 111 BİYOLOJİ I 3.1.Karbon:Biyolojik Moleküllerin İskeleti *Karbon bütün biyolojik moleküllerin omurgasıdır, çünkü dört kovalent bağ yapabilir ve uzun zincirler

Detaylı

ENDOTEL VE BİYOKİMYASAL MOLEKÜLLER

ENDOTEL VE BİYOKİMYASAL MOLEKÜLLER ENDOTEL VE BİYOKİMYASAL MOLEKÜLLER Endotel Damar duvarı ve dolaşan kan arasında tek sıra endotel hücresinden oluşan işlevsel bir organdır Endotel en büyük endokrin organdır 70 kg lik bir kişide, kalp kitlesix5

Detaylı

Yağ Asitlerinin β Oksidayonu. Prof. Dr. Fidancı

Yağ Asitlerinin β Oksidayonu. Prof. Dr. Fidancı Yağ Asitlerinin β Oksidayonu Prof. Dr. Fidancı Yağ Asitlerinin Beta Oksidasyonu Yağ asitlerinin enerji üretimi amacı ile yıkımında (yükseltgenme) en önemli yol β oksidasyon yoldudur. β oksidasyon yolu

Detaylı

Erkeklerde Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar

Erkeklerde Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar Erkeklerde Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar Cinsel ilişki yoluyla bulaşan hastalıklar genç erişkin (seksüel aktif) çiftlerin hastalığıdır. Tedavi sırasında, çiftlerin hastalığı olduğu hatırlanmalı ve tüm

Detaylı

Normal Mikrop Florası. Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu

Normal Mikrop Florası. Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu Normal Mikrop Florası Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu Vücudun Normal Florası İnsan vücudunun çeşitli bölgelerinde bulunan, insana zarar vermeksizin hatta bazı yararlar sağlayan mikroorganizma topluluklarına vücudun

Detaylı

25.03.2015. 1. Glukoz - 6 Fosfataz enzim eksikliğinde hangi glikojen depo hastalığı oluşur?

25.03.2015. 1. Glukoz - 6 Fosfataz enzim eksikliğinde hangi glikojen depo hastalığı oluşur? 1. Glukoz - 6 Fosfataz enzim eksikliğinde hangi glikojen depo hastalığı oluşur? a. Tıp II - Pompe hastalığı b. Tip III - Forbes - Cori Hastalığı c. Tip I- Von Gierke Hastalığı d.tıp V- Mc Ardle Hastalığı.

Detaylı

INFEKSIYON KONTROL ÖNLEMLERI INFEKSIYON KONTROL KURULU

INFEKSIYON KONTROL ÖNLEMLERI INFEKSIYON KONTROL KURULU INFEKSIYON KONTROL ÖNLEMLERI En çok kullandiginiz tibbi alet EL YIKAMA ÖNCE BURUN MU? ELLERINIZI GÜN IÇINDE FARKLI AMAÇLAR IÇIN KULLANIRSINIZ ELLER NE ZAMAN YIKANMALI? AMERIKAN HASTALIK KONTROL MERKEZI

Detaylı

21.11.2008. I. Koenzim A nedir? II. Tarihsel Bakış III. Koenzim A nın yapısı IV. Asetil-CoA nedir? V. Koenzim A nın katıldığı reaksiyonlar VI.

21.11.2008. I. Koenzim A nedir? II. Tarihsel Bakış III. Koenzim A nın yapısı IV. Asetil-CoA nedir? V. Koenzim A nın katıldığı reaksiyonlar VI. Hazırlayan: Sibel ÖCAL 0501150027 I. Koenzim A nedir? II. Tarihsel Bakış III. Koenzim A nın yapısı IV. Asetil-CoA nedir? V. Koenzim A nın katıldığı reaksiyonlar VI. Eksikliği 1 2 Pantotenik asit (Vitamin

Detaylı

GOÜ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM II IV. KURUL 2009 2010

GOÜ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM II IV. KURUL 2009 2010 IV. Kurul Gastrointestinal Sistem ve Metabolizma IV. Kurul Süresi: 5 hafta IV. Kurul Başlangıç Tarihi: 17 Şubat 2010 IV. Kurul Bitiş ve Sınav Tarihi: 22 23 Mart 2010 Ders Kurulu Sorumlusu: Yrd. Doç. Dr.

Detaylı

Yağ Asitlerinin Metabolizması- I Yağ Asitlerinin Yıkılması (Oksidasyonu)

Yağ Asitlerinin Metabolizması- I Yağ Asitlerinin Yıkılması (Oksidasyonu) Yağ Asitlerinin Metabolizması- I Yağ Asitlerinin Yıkılması (Oksidasyonu) Yrd. Doç. Dr. Bekir Engin Eser Zirve Üniversitesi EBN Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya A.B.D. Yağ Asitleri Uzun karbon zincirine sahip

Detaylı

Santral (merkezi) sinir sistemi

Santral (merkezi) sinir sistemi Santral (merkezi) sinir sistemi 1 2 Beyin birçok dokunun kontrollerini üstlenmiştir. Çalışması hakkında hala yeterli veri edinemediğimiz beyin, hafıza ve karar verme organı olarak kabul edilir. Sadece

Detaylı

Erişkin İmmunizasyonu. Dr. Hilal Sipahi Mayıs 2006

Erişkin İmmunizasyonu. Dr. Hilal Sipahi Mayıs 2006 Erişkin İmmunizasyonu Dr. Hilal Sipahi Mayıs 2006 Günümüzde erişkinler halen aşı ile önlenebilir hastalıklardan ölebilmekte : Aşılamanın çocuklardaki gibi erişkin bakımının bir parçası olarak algılanmıyor

Detaylı

Kolesterol Metabolizması. Yrd. Doç. Dr. Bekir Engin Eser Zirve Üniversitesi EBN Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya A.B.D.

Kolesterol Metabolizması. Yrd. Doç. Dr. Bekir Engin Eser Zirve Üniversitesi EBN Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya A.B.D. Kolesterol Metabolizması Yrd. Doç. Dr. Bekir Engin Eser Zirve Üniversitesi EBN Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya A.B.D. Steroidler Steroidlerin yapı taşı birbirine yapışık 4 halkalı karbon iskelehdir, bu yapı

Detaylı

Kazanım Merkezli Çalışma Kağıdı 1. Ünite Vücudumuzda Sistemler Sindirim Sistemi

Kazanım Merkezli Çalışma Kağıdı 1. Ünite Vücudumuzda Sistemler Sindirim Sistemi Fen Bilimleri 7. Sınıf Aşağıda, sindirim sistemi ile ilgili verilen ifadelerden doğru olanlarının yanına (, yanlış olanlarının yanına (Y) koyunuz. Aşağıda verilen resimde sindirim sistemi organlarının

Detaylı

Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı. EGZERSİZ Fizyolojisi. Dr. Sinan Canan sinancanan@gmail.com

Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı. EGZERSİZ Fizyolojisi. Dr. Sinan Canan sinancanan@gmail.com Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı EGZERSİZ Fizyolojisi Dr. Sinan Canan sinancanan@gmail.com Kaslarda güç, kuvvet ve dayanıklılık Maksimum kasılma kuvveti 3-4 kg/cm2 kesit alanı

Detaylı

HÜCRE ZAR SİSTEMLERİ. Yüzey (plazma) zarı: Tüm hücrelerde var. İç zar: Ökaryotik hücrelerde var.

HÜCRE ZAR SİSTEMLERİ. Yüzey (plazma) zarı: Tüm hücrelerde var. İç zar: Ökaryotik hücrelerde var. HÜCRE ZAR SİSTEMLERİ Yüzey (plazma) zarı: Tüm hücrelerde var. İç zar: Ökaryotik hücrelerde var. HÜCRE ZARININ GÖREVLERİ Hücre içini çevresinden ayırır Hücrenin iç bölümlerini belirler Proteinlere bağlı

Detaylı

Sfingozin türevi membran lipidleri

Sfingozin türevi membran lipidleri Dr. Suat Erdoğan Sfingozin türevi membran lipidleri Sfingolipidler Sfingomyelin Glikolipidler Kolesterol ve Steroidler Bu tür lipidler gliserol içermezler Yapıda bir amino alkol olan sfingozin bulunur

Detaylı

Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı OTONOM SİNİR SİSTEMİ. Dr. Sinan CANAN scanan@baskent.edu.tr

Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı OTONOM SİNİR SİSTEMİ. Dr. Sinan CANAN scanan@baskent.edu.tr Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı OTONOM SİNİR SİSTEMİ Dr. Sinan CANAN scanan@baskent.edu.tr Bu Bölümde: Eferent sinir sistemi ve görevleri Yollar, reseptörler ve kullanılan aracı

Detaylı

Yağ ihtiyacı nereden karşılanır?

Yağ ihtiyacı nereden karşılanır? Besinde Lipitler Besinsel Yağlar 1. Trigliseritler (%90) 2. Kolesterol (serbest ya da yağ asitlerine bağlı halde) 3. Serbest Yağ Asitleri 4. Fosfolipitler 5. Yağda Çözünen Vitaminler (A,D,E,K) Suda çözünmezler

Detaylı

2) Kolekalsiferol (D 3)

2) Kolekalsiferol (D 3) Sunum İçeriği Öğretim Görevlisi :Yrd.Doç.Dr.Bekir ÇÖL Hazırlayan ve Sunan : Fulya ÇELEBİ Konu : D Vitamini 31/10/2008 D vitamini formları kaynaklarına genel bakış Deride ve vücutta D vitamini sentezi İnce

Detaylı

EGZERSİZ ENERJİ KAYNAKLARI DOÇ.DR.MİTAT KOZ

EGZERSİZ ENERJİ KAYNAKLARI DOÇ.DR.MİTAT KOZ EGZERSİZ ENERJİ KAYNAKLARI DOÇ.DR.MİTAT KOZ 3 farklı enerji sistemi Acil enerji sistemi Kısa süreli enerji sistemi Uzun süreli enerji sistemi Acil enerji ATP -------------> ADP Creatine + ADP ------------>

Detaylı

EGZERSİZ ENERJİ KAYNAKLARI DOÇ.DR.MİTAT KOZ

EGZERSİZ ENERJİ KAYNAKLARI DOÇ.DR.MİTAT KOZ EGZERSİZ ENERJİ KAYNAKLARI DOÇ.DR.MİTAT KOZ 3 farklı enerji sistemi Acil enerji sistemi Kısa süreli enerji sistemi Uzun süreli enerji sistemi Acil enerji ATP -------------> ADP Creatine + ADP ------------>

Detaylı

SANKO ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 102: HÜCRE VE DOKU SİSTEMLERİ

SANKO ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 102: HÜCRE VE DOKU SİSTEMLERİ 05-06 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 0: HÜCRE VE DOKU SİSTEMLERİ Ders Kurulu Başkanı: / Başkan Yardımcıları: / Histoloji Embriyoloji Yrd. Doç. Dr. Bahadır Murat Demirel / Üyeler: / Tıbbi / Dersin AKTS

Detaylı

1-GİRİ 1.1- BİYOKİMYANIN TANIMI VE KONUSU.-

1-GİRİ 1.1- BİYOKİMYANIN TANIMI VE KONUSU.- 1-GİRİ 1.1- BİYOKİMYANIN TANIMI VE KONUSU.- Biyokimya sözcüğü biyolojik kimya (=yaşam kimyası) teriminin kısaltılmış şeklidir. Daha eskilerde, fizyolojik kimya terimi kullanılmıştır. Gerçekten de Biyokimya

Detaylı

ARI ZEHİRİ BİLEŞİMİ, ÖZELLİKLERİ, ETKİ MEKANİZMASI. Dr. Bioch.Cristina Mateescu APİTERAPİ KOMİSYONU

ARI ZEHİRİ BİLEŞİMİ, ÖZELLİKLERİ, ETKİ MEKANİZMASI. Dr. Bioch.Cristina Mateescu APİTERAPİ KOMİSYONU ARI ZEHİRİ BİLEŞİMİ, ÖZELLİKLERİ, ETKİ MEKANİZMASI Dr. Bioch.Cristina Mateescu APİTERAPİ KOMİSYONU Arı Zehiri - Tanım Arı zehiri, bal arıları tarafından öncelikle memelilere ve diğer iri omurgalılara karşı

Detaylı

SOLUNUM SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ 19/11/2015 SOLUNUM SİSTEMİ MEKANİZMASI SOLUNUM SİSTEMİ MEKANİZMASI SOLUNUM SİSTEMİ MEKANİZMASI

SOLUNUM SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ 19/11/2015 SOLUNUM SİSTEMİ MEKANİZMASI SOLUNUM SİSTEMİ MEKANİZMASI SOLUNUM SİSTEMİ MEKANİZMASI VE FİZYOLOJİSİ FİZYOLOJİSİ Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire Canlılığın sürdürülebilmesi için vücuda oksijen alınması gerekir. Solunumla alınan oksijen, kullanılarak metabolizma sonucunda karbondioksit açığa

Detaylı

07.11.2014. Fetus Fizyolojisi. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı

07.11.2014. Fetus Fizyolojisi. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı 8.Hafta ( 03-07 / 11 / 2014 ) FETUS FİZYOLOJİSİ 1.Embriyonun Gelişmesi 1.) Plasenta 2.) Amnion Kesesi ve Amnion Sıvısı Slayt No: 9 1.) EMBRİYONUN GELİŞMESİ

Detaylı

Sadece Hayvan Sağlığında Kullanılır MEDIQUINOL %10 Oral Çözelti Sistemik Antibakteriyel

Sadece Hayvan Sağlığında Kullanılır MEDIQUINOL %10 Oral Çözelti Sistemik Antibakteriyel Sadece Hayvan Sağlığında Kullanılır Sistemik Antibakteriyel Mediquinol %10 berrak açık sarı renkli bir çözelti olup 1 ml sinde 100 mg Enrofloksasin baz içerir. FARMAKOLOJĠK ÖZELLĠKLER Mediquinol %10 nin

Detaylı

100. Aşağıdaki ilaçlardan hangisi, bipolar (manik depresif) bozukluğun tedavisinde öncelikli bir seçenek değildir?

100. Aşağıdaki ilaçlardan hangisi, bipolar (manik depresif) bozukluğun tedavisinde öncelikli bir seçenek değildir? 100. Aşağıdaki ilaçlardan hangisi, bipolar (manik depresif) bozukluğun tedavisinde öncelikli bir seçenek değildir? A) Karbamazepin B) Lamotrijin C) Lityum karbonat D) Valproik asit E) Duloksetin Referans:

Detaylı

Gıda Kaynaklı İnfeksiyon Hastalıkları

Gıda Kaynaklı İnfeksiyon Hastalıkları Gıda Kaynaklı İnfeksiyon Hastalıkları Dr. Serap Şimşek-Yavuz İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Gıda Kaynaklı İnfeksiyon Hastalıkları

Detaylı

EGZERSİZ VE TERMAL STRES. Prof.Dr.Fadıl ÖZYENER

EGZERSİZ VE TERMAL STRES. Prof.Dr.Fadıl ÖZYENER EGZERSİZ VE TERMAL STRES Prof.Dr.Fadıl ÖZYENER TERMAL DENGE ısı üretimi BMH Kas etkinliği Hormonlar Besinlerin termik etkisi Postur Çevre ısısı Vücut ısısı (37 o C±1) ısı kaybı konveksiyon, radyasyon,

Detaylı

ĐÇERĐK. Vitamin B6 Formları. LOGO www.themegallery.com. Tarihsel Bakış. Yapısal Formüller. 4 Piridoksin Piridoksal Piridoksamin Piridoksal-fosfat

ĐÇERĐK. Vitamin B6 Formları. LOGO www.themegallery.com. Tarihsel Bakış. Yapısal Formüller. 4 Piridoksin Piridoksal Piridoksamin Piridoksal-fosfat LOGO ĐÇERĐK Tarihsel Bakış B6 Vitamininin Genel Özellikleri Kimyasal Ve Biyolojik Fonksiyonları Biyokimyasal Fonksiyonları YRD. DOÇ. DR. BEKİR ÇÖL SUNAN: DUYGU BAHÇE Emilim, Transport ve Metabolizma İmmün

Detaylı

İnsanda Destek ve Hareket Sistemi

İnsanda Destek ve Hareket Sistemi İnsanda Destek ve Hareket Sistemi A. HAYVANLARDA DESTEK VE HAREKET Canlı vücuduna desteklik görevi yapan, vücudun çeşitli kısımlarını koruyan ve hareketi sağlayan sisteme destek ve hareket sistemi denir.

Detaylı

KAFKAS ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM I 2015-2016 DERS YILI 4. KOMİTE: HÜCRE BİLİMLERİ DERS KURULU IV

KAFKAS ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM I 2015-2016 DERS YILI 4. KOMİTE: HÜCRE BİLİMLERİ DERS KURULU IV KAFKAS ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM I 2015-2016 DERS YILI 4. KOMİTE: HÜCRE BİLİMLERİ DERS KURULU IV (5 Hafta) (04 Ocak-26 Şubat) DERSLER TEORİK PRATİK TOPLAM Biyokimya 36 10 46 Tıbbi Genetik 18 10

Detaylı

ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ

ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ İdrar oluşturmak... Üriner sistemin ana görevi vücutta oluşan metabolik artıkları idrar yoluyla vücuttan uzaklaştırmak ve sıvı elektrolit dengesini korumaktır. Üriner

Detaylı

DÖNEM I HAFTALIK DERS PROGRAMI

DÖNEM I HAFTALIK DERS PROGRAMI TIP FAKÜLTESİ DÖNEM I HAFTALIK DERS PROGRAMI DÖNEM I. DERS KURULU Eylül Kasım 0 Dekan : Dönem Koordinatörü : Ders Kurulu Başkanı : Prof.Dr. Mustafa SARSILMAZ Doç.Dr. Doç.Dr. KURUL DERSLERİ TEORİK PRATİK

Detaylı

YAZILI SINAV CEVAP ANAHTARI BİYOLOJİ

YAZILI SINAV CEVAP ANAHTARI BİYOLOJİ YAZILI SINAV CEVAP ANAHTARI BİYOLOJİ CEVAP 1: (TOPLAM 9 PUAN) 1.1: Eğer terleme ve su emilimi arasındaki ilişkide ortam sıcaklığının etkisini öğrenmek istiyorsa; deneyi aynı sayıda yaprağa sahip aynı tür

Detaylı

Sunum planı. Hipofiz Epifiz Tiroid Paratiroid ve Pankreas hormonları

Sunum planı. Hipofiz Epifiz Tiroid Paratiroid ve Pankreas hormonları Dr. Suat Erdoğan Sunum planı Hipofiz Epifiz Tiroid Paratiroid ve Pankreas hormonları Hipofiz bezi (hypophysis) Hipofizial çukurlukta bulunur (sella turcica) 9 adet hormon üretir İki bölümü vardır: Anterior

Detaylı

2. Kanun- Enerji dönüşümü sırasında bir miktar kullanılabilir kullanılamayan enerji ısı olarak kaybolur.

2. Kanun- Enerji dönüşümü sırasında bir miktar kullanılabilir kullanılamayan enerji ısı olarak kaybolur. Enerji Dönüşümleri Enerji Enerji; bir maddeyi taşıma veya değiştirme kapasitesi anlamına gelir. Enerji : Enerji bir formdan diğerine dönüştürülebilir. Kimyasal enerji ;moleküllerinin kimyasal bağlarının

Detaylı

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Travma ve cerrahiye ilk yanıt Total vücut enerji harcaması artar Üriner nitrojen atılımı azalır Hastanın ilk resüsitasyonundan sonra Artmış

Detaylı

İnfeksiyon tanısında yeni yaklaşımlar Biyosensörler. Barış OTLU İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Malatya.

İnfeksiyon tanısında yeni yaklaşımlar Biyosensörler. Barış OTLU İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Malatya. İnfeksiyon tanısında yeni yaklaşımlar Biyosensörler Barış OTLU İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Malatya. Bakterilerin tanımlanması Bakterilerin tanımlanması Bakterilerin

Detaylı

6. glikolizde enerji kazanım hesaplamalarında; Substrat düzeyinde -ATP üretimi yaklaşık yüzde kaç hesaplanır? a. % 0 b. % 2 c. % 10 d. % 38 e.

6. glikolizde enerji kazanım hesaplamalarında; Substrat düzeyinde -ATP üretimi yaklaşık yüzde kaç hesaplanır? a. % 0 b. % 2 c. % 10 d. % 38 e. www.lisebiyoloji.com ayxmaz/biyoloji Test Çoktan Seçmeli 1. Hangi terim moleküllerin parçalanması ile açığa çıkan enerjinin depolandığı metabolik yolları ifade eder? a. anabolik yollar b. Katabolik yollar

Detaylı

ADRENAL KORTEKS HORMONLARI GLİKOKORTİKOİDLER. Doç. Dr. Fadıl Özyener Fizyoloji Anabilim Dalı

ADRENAL KORTEKS HORMONLARI GLİKOKORTİKOİDLER. Doç. Dr. Fadıl Özyener Fizyoloji Anabilim Dalı ADRENAL KORTEKS HORMONLARI GLİKOKORTİKOİDLER Doç. Dr. Fadıl Özyener Fizyoloji Anabilim Dalı Bu derste amaçlanan öğrencilerle; Glikokortikoid hormonların (GKH) sentez ve salgılanmasını, organizmadaki hücre,

Detaylı

SOLUNUM SİSTEMİ VE EGZERSİZ

SOLUNUM SİSTEMİ VE EGZERSİZ SOLUNUM SİSTEMİ VE EGZERSİZ Egzersiz sırasında çalışan kaslar, ihtiyaç duydukları enerji için oksijen (O 2 ) kullanır ve karbondioksit (CO 2 ) üretir. Akciğerler, hava ile kanın karşılaştığı ı organlardır.

Detaylı

İmmünsüpresif Çocukta Aşılama

İmmünsüpresif Çocukta Aşılama İmmünsüpresif Çocukta Aşılama Dr. Ateş Kara Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Enfeksiyon Hastalıkları Ünitesi 1 Bulgaristan - Komşu 18.000 Kızamık vakası

Detaylı

İNSAN VÜCUDU İLE TANIŞMA...

İNSAN VÜCUDU İLE TANIŞMA... İÇİNDEKİLER 1. Bölüm: İNSAN VÜCUDU İLE TANIŞMA... 1 1.1. FİZYOLOJİ NEDİR?... 3 1.2. İNSAN VÜCUDUNUN YAPISAL ORGANİZASYONU... 4 1.2.1. Kimyasal Düzeydeki Organizasyon... 5 1.2.2. Hücresel Organizasyon...

Detaylı

ayxmaz/biyoloji 2. DNA aşağıdaki sonuçlardan hangisi ile üretilir Kalıp DNA yukarıdaki ana DNAdan yeni DNA molekülleri hangi sonulca üretilir A B C D

ayxmaz/biyoloji 2. DNA aşağıdaki sonuçlardan hangisi ile üretilir Kalıp DNA yukarıdaki ana DNAdan yeni DNA molekülleri hangi sonulca üretilir A B C D 1. DNA replikasyonu.. için gereklidir A) sadece mitoz B) sadece mayoz C) mitoz ve mayoz D) sadece gamet oluşumu E) sadece protein sentezi 2. DNA aşağıdaki sonuçlardan hangisi ile üretilir Kalıp DNA yukarıdaki

Detaylı

Beyin Kan Akımı B.O.S. ve Beyin Metabolizması. Dr Şebnem Gülen sebnem@baskent.edu.tr

Beyin Kan Akımı B.O.S. ve Beyin Metabolizması. Dr Şebnem Gülen sebnem@baskent.edu.tr Beyin Kan Akımı B.O.S. ve Beyin Metabolizması Dr Şebnem Gülen sebnem@baskent.edu.tr Beyin kan akımı Kalp debisinin %15 i 750-900 ml/dk Akımı regüle eden ve etkileyen üç temel faktör; Hipoksi Hiperkapni

Detaylı

Ayxmaz/biyoloji Homeostasi

Ayxmaz/biyoloji Homeostasi Homeostasi - Değişen dış koşullara rağmen nispeten sabit bir iç fizyolojik ortamı sürdürme sürecidir. -Böylece vücut organlarının, normal sınırlarda verimli bir şekilde çalışması sağlanır. İki ana kontrol

Detaylı

Kas Uzunluğu - Kuvvet İlişkisi

Kas Uzunluğu - Kuvvet İlişkisi % Maksimal Gerim Kas Uzunluğu - Kuvvet İlişkisi Uzunluk Sarkomer boyu istirahat koşullarında 2 mm (mikron mikro metre) kadardır Kas Fibrili Uzunluğu ve Kuvvet Üretimi Sarkomerlerin boyu, dolayısıyla da

Detaylı

RİBOZOM YAPI, FONKSİYON BİYOSENTEZİ

RİBOZOM YAPI, FONKSİYON BİYOSENTEZİ RİBOZOM YAPI, FONKSİYON VE BİYOSENTEZİ Ribozom Palade adlı araştırıcı tarafından elektron mikroskop ile tanımlanmıştır. Viruslar hariç tüm canlılarda bulunan bir membranla çevrili olmayan organellerdir.

Detaylı

İmplantasyon İkinci Haftada Embriyogenez Üçüncü Haftada Embriyogenez

İmplantasyon İkinci Haftada Embriyogenez Üçüncü Haftada Embriyogenez İmplantasyon İkinci Haftada Embriyogenez Üçüncü Haftada Embriyogenez Prof.Dr. Alp Can Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji-Embriyoloji ABD Yaşamın İkinci Haftası İmplantasyon Trofoblast invazyonu

Detaylı

HÜCRE ZARINDA TAŞINIM

HÜCRE ZARINDA TAŞINIM HÜCRE ZARINDA TAŞINIM Yrd. Doç. Dr. Aslı AYKAÇ YDÜ TIP FAKÜLTESİ BİYOFİZİK AD Küçük moleküllerin zardan geçişi Lipid çift tabaka Polar moleküller için geçirgen olmayan bir bariyerdir Hücre içindeki suda

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. İlyas Yolbaş Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD

Yrd. Doç. Dr. İlyas Yolbaş Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD Yrd. Doç. Dr. İlyas Yolbaş Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD KOMPLEMAN SİSTEMİ Kompleman sistem, (Compleman system) veya tamamlayıcı sistem, bir canlıdan patojenlerin temizlenmesine yardım eden biyokimyasal

Detaylı

Hücreler arası Bağlantılar ve Sıkı bağlantı. İlhan Onaran

Hücreler arası Bağlantılar ve Sıkı bağlantı. İlhan Onaran Hücreler arası Bağlantılar ve Sıkı bağlantı İlhan Onaran Doku organisazyonu: Hücrelerin bağlanması 1- Hücre-matriks bağlantıları: ekstraselüler matriks tarafından hücrelerin bir arada tutulması 2- Hücre-hücre

Detaylı

www.demiraylisesi.com

www.demiraylisesi.com YÖNETİCİ MOLEKÜLLER C, H, O, N, P atomlarından meydana gelir. Hücrenin en büyük yapılı molekülüdür. Yönetici moleküller hücreye ait genetik bilgiyi taşır, hayatsal faaliyetleri yönetir, genetik bilginin

Detaylı

ENZİMLERİN GENEL ÖZELLİKLERİ - II. Doç Dr. Nurzen SEZGİN

ENZİMLERİN GENEL ÖZELLİKLERİ - II. Doç Dr. Nurzen SEZGİN ENZİMLERİN GENEL ÖZELLİKLERİ - II Doç Dr. Nurzen SEZGİN bstrate Enzyme substrate Enzyme substrate Enzyme substrate Enzyme substrate Enzyme substrate Enzyme substrate Enzyme substrate Enzyme substrate

Detaylı

AŞI ve SERUMLAR. Dr. Sibel AK

AŞI ve SERUMLAR. Dr. Sibel AK AŞI ve SERUMLAR Dr. Sibel AK Bugün; Ak#f İmmünizasyon Bakteriyel Aşılar Viral Aşılar Aşı Takvimi Pasif İmmünizasyon Aşı Etkileşimleri Tanımlar İmmünite (Bağışıklık): Konağın, kendisinden farklı yapıya

Detaylı

SAĞLIK ÇALIŞANLARI MESLEKİ RİSKİ TALİMATI

SAĞLIK ÇALIŞANLARI MESLEKİ RİSKİ TALİMATI Dok No: ENF.TL.15 Yayın tarihi: NİSAN 2013 Rev.Tar/no: -/0 Sayfa No: 1 / 6 1.0 AMAÇ:Sağlık çalışanlarının iş yerinde karşılaştıkları tehlikeler ve meslek risklerine karşı korumak. 2.0 KAPSAM:Hastanede

Detaylı

KARBONHİDRATLAR. Glukoz İNSAN BİYOLOJİSİ VE BESLENMESİ AÇISINDAN ÖNEMLİ OLAN

KARBONHİDRATLAR. Glukoz İNSAN BİYOLOJİSİ VE BESLENMESİ AÇISINDAN ÖNEMLİ OLAN KARBONHİDRATLAR Normal diyet alan kişilerde enerjinin % 55-60 ı karbonhidratlardan sağlanır. Bitkiler karbonhidratları fotosentez yoluyla güneş ışığının yardımıyla karbondioksit ve sudan yararlanarak klorofilden

Detaylı

SİNİR DOKUSU ve SİNİR SİSTEMİ. Prof Dr. Faruk ALKAN

SİNİR DOKUSU ve SİNİR SİSTEMİ. Prof Dr. Faruk ALKAN SİNİR DOKUSU ve SİNİR SİSTEMİ Prof Dr. Faruk ALKAN SİNİR DOKUSU SİNİR DOKUSU Fonksiyonu Özellikleri irritabilite konduktivite korelasyon reaksiyon S.S. SINIFLANDIRMA Somatik (Sistema Nervosum Cerebrospinale)

Detaylı

DAMLACIK İZOLASYONU. Antibiyotik tedavisi başlandıktan bir gün sonra 24 saat ara ile alınan iki örnekte üreme tespit edilmezse sonlandırılır

DAMLACIK İZOLASYONU. Antibiyotik tedavisi başlandıktan bir gün sonra 24 saat ara ile alınan iki örnekte üreme tespit edilmezse sonlandırılır DAMLACIK İZOLASYONU Menenjit: ( H. influenzae tip B Neisseria meningitidis enfeksiyonu İnvaziv Neisseria Meningitidis Sepsis Enfeksiyonu Büyük partiküllü (>5μm) damlacıkların geçişinin önlenmesinde kullanılır.

Detaylı

HUMAN ALBÜMİN Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Finansal Analiz Daire Başkanlığı Mali Hizmetler Kurum Başkan Yardımcılığı

HUMAN ALBÜMİN  Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Finansal Analiz Daire Başkanlığı Mali Hizmetler Kurum Başkan Yardımcılığı HUMAN ALBÜMİN 2013 yılında Stok Takip ve Analiz Daire Başkanlığınca ilaç tasarrufuna teşvik etmek ve maliyetini azaltmak amacıyla Human Albümin çalışması yapılmıştır. ALBUMİN NEDİR? Albumin karaciğerde

Detaylı

Türkiye de Toplum Kökenli Enfeksiyon Hastalıklarında Neredeyiz?

Türkiye de Toplum Kökenli Enfeksiyon Hastalıklarında Neredeyiz? Türkiye de Toplum Kökenli Enfeksiyon Hastalıklarında Neredeyiz? İzmir İl Sağlık Müdürü Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Uz. Dr. Bediha TÜRKYILMAZ Toplum Kökenli Enfeksiyonlar Toplum kökenli enfeksiyon; önemli

Detaylı

Kuramsal: 28 saat. 4 saat-histoloji. Uygulama: 28 saat. 14 saat-fizyoloji 10 saat-biyokimya

Kuramsal: 28 saat. 4 saat-histoloji. Uygulama: 28 saat. 14 saat-fizyoloji 10 saat-biyokimya HEMATOPOETİK SİSTEM Hematopoetik Sistem * Periferik kan * Hematopoezle ilgili dokular * Hemopoetik hücrelerin fonksiyon gösterdikleri doku ve organlardan meydana gelmiştir Kuramsal: 28 saat 14 saat-fizyoloji

Detaylı