PRESBİYOPİNİN CERRAHİ TEDAVİSİ İÇİN ACUFOCUS CORNEAL INLAY (ACI) İMPLANTASYONUNUN ETKİNLİK VE GÜVENİLİRLİĞİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "PRESBİYOPİNİN CERRAHİ TEDAVİSİ İÇİN ACUFOCUS CORNEAL INLAY (ACI) İMPLANTASYONUNUN ETKİNLİK VE GÜVENİLİRLİĞİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ"

Transkript

1 T.C. Prof. Dr. N. Reşat Belger Beyoğlu Göz Eğitim ve Araştırma Hastanesi 1. Göz Kliniği Şef: Prof. Dr. Ömer Faruk Yılmaz PRESBİYOPİNİN CERRAHİ TEDAVİSİ İÇİN ACUFOCUS CORNEAL INLAY (ACI) İMPLANTASYONUNUN ETKİNLİK VE GÜVENİLİRLİĞİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ UZMANLIK TEZİ Dr. Alper Ağca İstanbul-2007

2 Mehmet Zahit Ağca ya 1

3 2 TEŞEKKÜR Beyoğlu Göz Hastanesinde yetişip bugün ülkemizin pek çok yerinde görev yapan tüm göz hekimlerinin her zaman saygıyla hatırlamaya devam edeceği değerli hocamız Prof. Dr. Ömer Faruk Yılmaz bizlere yalnızca mesleki anlamda değil insanlık anlamında da çok şey öğretmiştir. Hakkını hiçbir zaman ödeyemeyeceğimiz hocamıza teşekkür ederim. Başta, engin akademik bilgisi ile hepimize örnek olup, asistanlık eğitimiz boyunca her an yanımızda olan Doç. Dr. Şükrü Bayraktar olmak üzere, eğitimimize katkıları nedeniyle Doç. Dr. Vedat Kaya ve Doç. Dr. Ziya Kapran a; ayrıca hastanemizde görev yapıp isimlerini sayamadığım tüm uzmanlarımıza, asistan arkadaşlarıma, hemşiresiyle personeliyle tüm Beyoğlu Göz Hastanesi camiasına teşekkür ederim.. Ayrıca eğitim hayatım boyunca her zaman yanımda olan annem ve kardeşim ile asistanlığım boyunca hiç sitem etmeden bana destek olan eşim Çiğdem e de teşekkür ederim. Saygılarımla Alper Ağca İstanbul, 2007

4 3 İÇİNDEKİLER GİRİŞ.. 4 GENEL BİLGİLER Anatomi ve fizyoloji Temel optik kavramlar Presbiyopi ve Tedavisi GEREÇ VE YÖNTEM Preop ve postop muayeneler. 39 Cerrahi ve istatistiksel yöntem BULGULAR Preoperatif hasta özellikleri ve takip Tahsihsiz uzak görme Yakın görme En iyi düzeltilmiş uzak görme Eksplante edilen vakalar Fotoğraflar TARTIŞMA SONUÇLAR KAYNAKLAR

5 4 GİRİŞ Yaşlanmayla akomodasyon mekanizmasının kaybı (presbiyopi) sonucu gelişen fonksiyon kaybını telafi etmek için en sık kullanılan yöntem yakın gözlükleri olsa da son yıllarda gerek refraktif cerrahideki gelişmelerin ve başarıların olumlu motivasyonuyla, gerekse prebiyopiden etkilenen insanların çok büyük bir kitle oluşturması nedeniyle presbiyopinin cerrahi tedavisi için artan bir ilgi mevcuttur. Presbiyopinin cerrahi tedavisi için kullanılmak üzere korneayı, lensi ya da sklerayı hedef alan birçok refraktif prosedür tanımlanmıştır. Genel bilgiler kısmında özetlecek olan tüm bu prosedürlerin herbirinin kendine özgü avantaj ve dezavantajları olsa da presbiyopinin cerrahi tedavisinde henüz hiçbir yöntemle PRK, LASIK, LASEK, intraoküler lens implantasyonu ve benzeri prosedürlerle refraktif kusurların düzeltilmesinde sağlanmış olan başarı tekrarlanamamıştır. Bu çalışmanın amacı presbiyopinin cerrahi tedavisinde kullanılmak üzere tasarlanmış, pinhole etkisi yaratarak odak derinliğini arttırmayı böylece presbiyopiye bağlı semptomları ortadan kaldırmayı hedefleyen bir implant olan AcuFocus Corneal Inlay in (ACI TM, AcuFocus, Inc., Irvine, Calif.) emetrop presbiyopik hastalardaki etkinlik ve güvenilirliğini araştırmaktır.

6 5 GENEL BİLGİLER KORNEA ANATOMİ VE FİZYOLOJİSİ Kornea Epiteli: Keratinize olmayan çok katlı (5-7 sıra) yassı epitelden oluşur. Yaklaşık 50 mikronluk kalınlığı ile toplam kornea kalınlığının yaklaşık %10 unu oluşturmaktadır. Ancak herpetik keratiti olan ya da refraktif cerrahi geçiren hastalarda hiperplaziye uğraması toplam kalınlığının hücre tabakası sayısına göre değil stroma ve kornea yüzey şekline göre organize olduğunu göstermektedir (1) Epitelin tabakalı yapısı içinde 3 tip epitel hücresi bulunur: yüzeyel hücreler, kanat hücreleri ve bazal hücreler. Bazal hücreler komponentlerini kendilerinin salgıladığı nm kalınlığında bir bazal membran üzerine yerleşmiştir. Sadece bazal hücreler çoğalma yeteneğine sahiptir ve epitel yapısını devam ettirmek için çoğalan bu hücrelerin yüzeyel hücrelere dönüşüp sonuçta yüzeyden dökülür. (Yakın zamana kadar mitoz ile ikiye bölünmesini takiben oluşan iki hücreden birinin bazal membran üzerinde kalırken diğerinin yüzeyel katlara doğru gittiği düşünülüyordu ancak bölünen hücerelerin işaretlendiği son çalışmalar her iki hücreninde yüzeyel katmanlara doğru gittiğini göstermektedir). Bu süreç 7-14 gün sürerken dökülen hücrelerin yerini alttan gelenler doldurur. Epitel tabakası içindeki kemik iliği orijinli özelleşmiş makrofajlar olan dendritik Langerhans hücreleri de bulunur ve korneal immunolojik süreçlerde önemli rol oynar. Bunlar normal koşullarda kornea epiteli periferinde yoğun olarak bulunurlar ancak santral korneada oldukça seyrek görülürler (2). Sayıları oküler inflamasyon ile artarken steroid tedavisi ile azalır (3).

7 6 Bowman Tabakası: Kornea epitelinin bazal membranının altında bulunan 12 mikron kalınlığında hücresiz bir bölgedir. Proteoglikanların ve kolojen fibrillerinin (çoğunlukla tip 1 ve tip 3) rasgele dizilmesinden oluşmuştur. Buradaki kolojen fibriller stromal keratositler tarafından salgılanmıştır ve stroma ile devamlılık gösterir dolayısıyla bu bölge stromanın ön bölümü olarak da kabul edilebilir. Bowman tabakası hasar sonrası rejenerasyon göstermez ancak yokluğunda da bu bölgede normal epitel oluşup devamlılığını sürdürebilir (dolayısıyla bowman tabakasının fonksiyonu bilinemektedir, üstelik bazı memelilerde Bowman tabakasına rastlanmaz). Stroma: Kornea kalınlığının yaklaşık %90 ını oluşturur. Korneanın fiziksel gücü, şeklinin devamlılığı ve şeffaflığı büyük ölçüde stromanın anatomik ve biyokimyasal özelliklerine bağlıdır. Kornea stroması hücresel elemanlar (%2-3) ve ekstraselüler matriks ten oluşmaktadır ve bu yapı içerisinden sinir lifleri de geçmektedir. Stromanın temel hücresel elemanları keratositler iken ekstraselüler matriksin temel elemanları kollojen ve proteoglikanlardır (proteoglikanlar merkezi bir proteine bağlanmış glikozaminoglikanlardan oluşurlar). Korneanın asıl hücresel bileşeni keratositlerdir. Keratositler korneaya özelleşmiş fibrositlerdir ve stromal hasar ile metabolik olarak aktive olduklarında fenotipleri değişerek fibroblast veya myofibroblast (fibroblast ve myofibroblastları morfolojik olarak ayırmak mümkün değildir ancak fonksiyonları farklıdır) olarak isimlendirilen hücrelere dönüşebilirler. Keratotositler stromal matriksin devamlılığından sorumludurlar. Kolojen, proteoglikan ve çeşitli kolojen parçalayıcı enzimler salgılarlar. Kornea stromasının yapısal ve biokimyasal

8 7 dengesi ekstraselüler matriks bileşenlerinin sentez ve yıkımının keratositler tarafından düzenlenmesiyle sağlanır. Keratositlerin 2-3 yıllık dönüşüm süreleri vardır. Kolojen lamellerinin aralarına saçılmışlardır ancak uzun prosesleri ile birbirlerine temas halinde üç boyutlu bir ağ oluştururlar ve proseslerin ucundaki gap junctionlar ile bağlantı halindedirler (4). Keratositlerin mitotik fonksiyonları ekstraselüler matriksle etkileşimleri ile organize ediliyor gibi görülmektedir çünkü normal organize stromada oldukça düşük olan mitotik aktiviteleri kültür ortamında göreceli olarak yüksektir. Kolojen lifleri keratositler tarafından sentezlenip ekstraselüler matrikse salgılanırlar. Kolojen molekülünün sarmal bir yapısı vardır. (α zinciri; her bir α zinciri ayrı bir genin ürünüdür ve ayrı bir amino asit dizilimi gösterir). Sarmal yapıdaki her bir kolojen molekülü yine sarmal yapıdaki başka 2 kolojen molekülü ile birleşerek 3 lü bir sarmal oluşturur. Hem 3 lü sarmaldaki zincirler arasında hemde komşu 3 lü sarmallar arasında çapraz bağlar bulunması oldukça dayanıklı bir yapı oluşturur. İnsan vücudunda 3 lü sarmal yapıdaki α zincirlerinin kombinasyonuna göre 21 farklı Kolojen tipi vardır ve bunların en az 11 i (Tip I,III,IV,V,VI,VII,VIII,XII,,XVII,XVIII,XX) insan korneasında da bulunur ancak stromada en çok bulunan Tip I kollojendir. (5-15). Kolojen liflerinin hem çapı (27-35nm) hemde kolojen lifleri arası mesafe tüm korneada oldukça tekdüzedir ve kornea yüzeyine paralel dizilerek limbustan limbusa uzanan yaklaşık 300 lamel oluştururlar (16). Bu düzenli yapı saydamlığın sağlanması için çok önemlidir. Tip I kolojenin korneaya özgü küçük çapı ve düzenli yapısında tip V kolojen (sklera da dahil olmak üzere başka dokularda tip V kolojenin toplam kolojene oranı %2-5 iken korneada bu oran %20 dir) ve proteoglikanlar önemli rol oynar (5). Proteoglikanlar stroma matriksinin diğer ana bileşenidir ve keratositler tarafından sentezlenmektedirler ancak yara iyileşmesinin erken dönemlerinde epitel hücreleri tarafından da sentezlenirler. Proteoglikanlar merkezi bir proteine bağlanmış 1 ya da daha fazla glikozaminoglikan(gag) yan zincirden oluşurlar ve çoğunlukla bu glikozaminoglikan yan zincirlerine göre isimlendirilmişlerdir çünkü

9 8 bunların GAG yan zincirleri merkezi proteinlerinden çok daha önce tanımlanmıştır. Korneada en çok bulunan glikozaminoglikan keratan sulfattır (toplam glikozaminolikan içeriğinin yaklaşık %65 ini oluşturur) ve bilindiği kadarıyla lumikan, keratocan, mimecan/osteoglikan ve fibromodulin merkezi proteinlerine bağlı olarak bulunur. Kondroitin sülfat/dermatan sülfat ise korneal glikozaminoglikanların %30 unu oluşturur ve dekorin ve biglikan merkezi proteinlerine bağlı olarak bulunur. Stromal GAG lar arasında stromaya özgün olduğu bilinen yalnızca keratokandır. GAG lar eksi yüklü moleküllerdir ve çok miktarda suyu absorbe etme ve tutma kapasiteleri vardır dolayısıyla korneal hidrasyonu sağlayan dengede endotel ve epitel ile birlikte önemli rol oynarlar. Descament membranı: Descament membranı aslında kornea endotelinin bazal membranıdır. Endotel tarafından in utero 8.haftada sentezlenmeya başlar ve üretimi ömür boyu devam eder dolayısıyla kalınlığı doğumda yaklaşık 3 mikron iken erişkinlikte 8-10 mikrona kadar artar. Yapısını esas olarak tip IV kolojenden ve laminin oluşturmuştur ancak fibronektin de bulunur (17-19). Yapısındaki kolojen (Bowman membranındakinin tersine) stromal kolojen ile devamlılık göstermez.descament membranı yırtılırsa aköz hümör arkasındaki stromaya geçerek ödeme neden olur. Rejenerasyon gösteremez ancak endotel hücreleri migrasyon ile Descament membranındaki defekti kaplayarak ödemin çözülmesini sağlayabilir.

10 9 Endotel: Descament membranını kaplayan tek sıra poligonal (en sık hekzogonal) hücre tabakasıdır. Hücrelerin kalınlığı yaklaşık 5 mikrondur. En önemli fizyolojik görevi korneal hidrasyonun sağlanması ile ilgilidir ve bu süreçte çok önemli bir rol oynar. Genç erişkinlerde ortalama endotel hücre yoğunluğu 3500hücre/mm2 dir. CV (Coefficint of variation: Hücre alanları ortalamasının standart deviasyonu/ortalama hücre alanı) değeri klinik olarak endotel disfonksiyonunun en hassas göstergesidir. Normali 0,25 olup artması polimegatizm olarak isimlendirilir. Bir başka önemli gösterge hekzagonal hücrelerin toplam hücrelerin ne kadarını oluşturduğudur. Normal değeri % 70 olup hekzogonaliteden uzaklaşılması pleomorfizm olarak adlandırılır ve endotelde yara iyileşmesinin iyi bir göstergesidir. Endotel hasarı hücre alanlarının değişkenliğini arttırırken hekzogonal hücrelerin oranını azaltır. İnsan endotel hücreleri in vivo olarak çoğalmaz ancak kültür ortamında üreyebilmeleri mitoz kapasiteleri olduğunu göstermektedir. Aköz hümördeki ya da mikro çevrelerindeki bir takım faktörler nedeniyle çoğalmalarının engellendiği düşünülmektedir Korneal beslenme ve alloplastik intrakorneal İmplantlar : Korneanın normal metabolik fonksiyonlarını sürdürebilmesi için oksijen ve glukoz ihtiyacının karşılanması şarttır. (20-24) Oksijen korneaya temel olarak gözyaşı filminden difüzyonla ulaşmaktadır. Kornea periferinde limbusa komşu mm lik korneal halkada besin maddelerinin sağlanması ve metabolik maddelerin uzaklaştırılması bakımından Limbal korneal damarlar rol oynasada bu bölgenin santralinde Kornea epiteli de dahil olmak üzere korneanın glukoz ihtiyacı ise esas olarak aköz sıvısından difüzyon sayesinde sağlanır (25). Bu nedenle stroma içine yerleştirilecek suya

11 10 geçirgen olmayan bir implant glukozun epitel ile implant arasında kalan korneaya ulaşımını etkileyebilir ancak implant ile aköz sıvısı arasındaki bölgenin glukoz metabolizmasını etkilemeyecektir. Vücuda anatomik veya fizyolojik bir fonksiyonu yerine getirmek üzere implante edilen inorganik maddelere alloplastik implantlar denir. İntrakorneal alloplastik implant kullanımı 1949 da Barraquer ile literatüre girmiştir. Barraquer tavşan ve kedilerde cam ve plastik materyal kullanarak yaptığı çalışmalarda ön stromada oluşan nekroz nedeniyle bunların tolere edilemediklerini (ancak implant arkasındaki stromanın şeffaf kaldığını) görmüştür. Barraquer bu nedenle kornea için en iyi materyalin yine korneanın kendisi olduğuna inanmış ve alloplastik materyalleri bırakıp çalışmalarını keratofaki ve keratomileusisi geliştirmesine yol açacak şekilde sürdürmüştür. Fakat göze en uygun olan alloplastik materyal arayışı devam etmiştir yılında Knowles tarafından yapılan bir çalışmada Polietilen, polivinilidin ve polipropilen (suya geçirgen olmayan materyaller) ile tavşan gözlerinde yapılan histolojik bir çalışmada implante edilen materyale ve derinliğine bakılmaksızın tüm gözlerde implant önünde inflamasyon olmaksızın dejeneratif bir süreç izlenmiş (birçoğunda ülserasyon seviyesinde) implant altındaki stromada ise herhangi bir değişim görülmemiştir (26). Çalışmanın yazarı ve ülserlerin sadece materyal üzerinde ve keskin sınırlı olması ayrıca inflamasyon görülmemesi nedeniyle dejenerasyonun besin maddelerinin bu bölgeye ulaşamaması, oluşan metabolik maddelerin bölgeden uzaklaştırılamaması veya implant önündeki stromanın dehidrate olmasına bağlı geliştiği sonucuna varmıştır yılında Choyce tarafından büllöz keratopatisi olan 74 hastaya mekanik bariyer etkisi ile aköz sıvısından ön stromaya sıvı geçişini ve korneal ödemi engellemek için polimetil metakrilat implante edilmiştir. En uzunu 4 yıl takip edilen hastaların bu materyali iyi tolere ettiği görülmüştür (27,28).

12 yılında Maurice tarafından tavşanlarda suya geçirgen olmayan bir intrakorneal implantın önündeki epitele glukoz ulaşımı matematiksel bir model yardımıyla incelenmiş ve 4mm den geniş çapa sahip implantların ön stromada ülserasyona neden olacak şekilde glukoz ulaşımını engellediğini göstermiştir (29). Maurice makalesinde başka bazı yazarların deneyimlerine dayanarak (26,30) insan korneasında üst limitin maksimum 5mm olabileceği sonucuna varmıştır lerde Choyce polisulfon lenslerin kullanımını gündeme getirmiştir yılında Lane SL, Cameron JD ve Lindstrom RL tarafından kedi gözlerinde yapılan bir çalışmada ise tüm hayvanların gözüne 5mm çapında deliksiz diğer gözlerine ise 5mm çapında ve üzerinde 35 mikronluk delikler bulunan polisülfone lensler implante edilmiş deliksiz polisülfone implante edilen gözlerin %50 sinde ön korneal stromada incelme, %33 ünde lensin ektrüzyonu, %33 ünde vaskülarizasyon, %17 sinde ön stromal nekroz görülmüş ancak delikli polisülfone implante edilen gözlerde bu komplikasyonlar görülmemiştir (31). Sonuç olarak intrakorneal bir implantın çapı ve geçirgenliği implant önündeki korneanın beslenmesi için hayati önem arz etmektedir. Materyal olarak suya geçirgen olmayan bir implantın çapı ne kadar küçük olursa üzerinde kalan yapılar o kadar az etkilenecektir ayrıca bu materyal üzerine açılacak delikler suyun ve besin maddelerinin geçişine izin vereceğinden besin maddelerinin ön stromaya ulaşımını ciddi şekilde kolaylaştırır. Kornea sıvı dengesi: Kornea stromasında yer alan proteoglikanların elektriksel yükü sebebiyle stroma, suyu içine çekme eğilimindedir fakat iki faktör kornea stromasındaki ödemi önleyip stromanın su içeriğini yaklaşık % 78 seviyesinde tutar. Bunlar, endotelin bariyer ve pompa fonksiyonlarıdır. Endotel çıkarıldığı zaman kornea kalınlığının saatte 127 µm, metabolik pompa inhibe edildiğinde ise 33 µm arttığı görülmüştür (32). Yani endotelin bariyer

13 12 etkisine rağmen stromaya doğru bir sızıntı vardır ve metabolik ihtiyacı karşılayan bu sızıntıdan kaynaklanacak olan ödem metabolik pompa ile sıvının tekrar aköze gönderilmesi sayesinde engellenir. Suyun tekrar aköz sıvısına gönderilmesi aktif transport mekanizmasıyla değil iyonların aktif transportu sonucu oluşan ozmotik gradient farkı sayesinde dolaylı yoldan gerçekleşir ve bu yüzden sıvı pompasından ziyade metabolik pompa terimi kullanılmalıdır (32). Kornea endotelinde çok sayıda iyon transport sisteminin varlığı tanımlanmıştır. Endotelyal hücrenin lateral membranında bulunan Na-K ATPaz sistemi en iyi bilinen ve sıvı dengesi için en önemli endotelyal iyon transport sistemidir. Ancak aslında endotel hücrelerinin bazal apical ve lateral hücre duvarlarında bulunan ve Na +2, K +1, Cl -1, Mg +2, HCO3-1, H +1 gibi iyonların stroma, endotel ve aköz sıvısı arasındaki hareketlerini düzen birçok iyon transfer mekanizması sıvı dengesini sağlamak için birbiri ile kompleks bir ilişki içinde çalışır. Hücre içinde varolan su ve hücreler arası mesafeden gelen karbondioksitin önce karbonik asite dönüşmesini sonra da hidrojen ve bikarbonat iyonlarına ayrışmasını sağlayan karbonikanhidraz enzimi de korneal sıvı dengesinde önemli rol oynamaktadır ve bloke edilmesiyle korneal ödem (in vitro olarak) ortaya çıksa da bu etki Na-K ATPaz enziminin inhibisyonu ile ortaya çıkan etki kadar büyük değildir (33).

14 13 TEMEL OPTİK KAVRAMLAR: Korneanın optik özellikleri açısından saydamlığı, yüzey şekli ve refraktif indeksi oldukça önemlidir. Kormeanın saydamlığından kornea stromasındaki kolojen liflerin düzeni sorumludur. Birbirine paralel uzanan kolojen liflerinin hem çapı ( nm) hem de hem de birbilerine olan uzaklıkları(41.4±0,5nm) oldukça homojendir ve ışığın dalga boyunun yarısından daha azdır (34-36). Bu anatomik özellik sayesinde gelen ışığın her bir kolojen lifindeki saçılımı diğer kolojen liflerden saçılan ışıkla interferans sonucu dengelenmekte ve ışık korneadan saçılıma uğramadan geçebilmektedir. Eğer kolojen liflerin çapları, birbirine paralel yapısı ya da birbirine olan uzaklığı rasgele dağılım gösterecek şekilde değişecek olursa (korneal ödem ya da fibrozis de olduğu gibi) ışık rasgele saçılacak ve kornea saydamlığını kaybedecektir (37). Gözün toplam refraktif gücünün üçte ikisini oluşturan korneanın yüzey eğimindeki ufak bir değişiklik ciddi refraktif sonuçlar doğurabilir. Özellikle santral korneada birkaç hücre katı kadar yükseklik farkları bile ciddi eğim farklılıklarına ve refraktif değişikliklere neden olabilir. Şekil 1 de 45.0 D ve D gücüne sahip iki teorik korneal yüzey arasındaki yükseklik farkı verilmiştir (38). Santral 1,5 mm lik bölgeye dikkat edilirse en derin yerinde sadece 6,86 mikron derinliğinde olan bir bölgenin doldurulması ile (örn: epitel hiperplazisi, ya da ekstraselüler matriks depozisyonu) 1,5 mm lik zondaki refraktif gücü (45.00 D lik yüzeyi 43.00D e çevirerek) 2 diopter düşürmenin mümkün olduğu görülür.

15 14 Şekil 1: 43.0 ve 45.00D gücündeki iki teorik korneal yüzey arasındaki yükseklik farkı 1,5 mm 1 mm 0,5 mm Yükseklik farkı: 0,74 µ Yükseklik farkı: 3,00 µ Yükseklik farkı: 6,86 µ 45 D 43 D Işık refraktif indeksi farklı olan bir ortama geçerken ara yüzeyde kırınıma uğrar ve eğimli bir yüzeyin refraktif gücü yüzey eğimine ve kırıcılık indeksine.bağlıdır. Korneanının ön (kornea ön yüzey eğimi gözyaşı filminin yüzey eğimini de belirler) ve arka yüzey eğimleri ile havanın, gözyaşı filminin, korneanın ve aköz hümörün refraktif indeksleri korneanın kırıcılık özelliklerini belirler. Tablo 1 de bu yüzeylerin refraktif indeksleri verilmiştir Tablo 1: Korneal refraksiyon açısından önemli ortamların refraktif indeksleri Hava 1,000 Gözyaşı filmi 1,336 Kornea 1,376 Aköz hümör 1,336 Kornea söz konusu olduğunda ışık havadan gözyaşı filmine ( D) gözyaşı filminden korneaya( +5,00D) ve korneadan aköz hümöre ( -6,00D) geçerken kırılmaya uğrar dolayısıyla ortalama refraktif gücü yaklaşık 43 diopterdir (39). Havadan gözyaşı filmine ve gözyaşı filminden korneaya geçerken düşük refraktif indekse sahip ortamdan yüksek refraktif ortama geçtiği için konverjan(+ diopter ile ifade edilir) şekilde refraksiyona uğrayan ışık kornea arka yüzünden aköz

16 15 sıvısına geçerken refraktif indeksi daha düşük bir ortama geçtiği için diverjan (- diopter ile ifade edilir.) şekilde kırılmaya uğrar. Kornea ön yüzeyinin eğrilik yarıçapı ile gözyaşı filminin eğrilik yarıçapları eşittir ve klasik bir topografi cihazı ile ölçülebilir ancak kornea arka yüzey eğimini klasik bir topografi cihazı ile ölçülemez. Normalde korneada ön ve arka yüzey eğimleri arasında bir ilişki vardır ve arka yüzey eğimi ön yüzey eğiminden tahmin edilebilir. Keratorefraktif cerrahi geçirmemiş normal populasyonda kornea arka yüzey eğrilik yarıçapı ön yüzey eğrilik yarıçapından ortalama 1.2 mm daha azdır (40). Klasik topografi ve keratometri cihazlarında korneanın kırıcılık gücü hesaplanırken arka yüzey eğimi ile ön yüzey eğimi arasındaki ilişkinin herkeste aynı olduğu şeklinde bir kabullenme yapılır. Bu kabullenme sayesinde ön yüzey eğiminden hesaplanan arka yüzeyin refraktif etkisini hesaba katmak için ışığın havadan göz içine geçerken refraktif indekse (keratometrik refraktif indeks) ve korneanın ön yüzey eğimine sahip tek bir korneal ara yüzeyde kırıldığı varsayılır. (Şekil 2) Şekil 2: Klasik topografi ya da keratometri cihazlarının kornea ile ilgili varsayımı Yüzey eğimi= y Yüzey eğimi= x Gerçek Refraktif indeks = Yüzey eğimi= x Keratometrik Refraktif indeks = Normal popülasyon için bu yöntem gerçeğe çok yakın sonuç verir ancak refraktif cerrahi geçirmiş hastalarda yanlış sonuç vermektedir. Çünkü korneal refraktif cerrahi geçiren hastalarda ön yüzey eğimi değişirken arka yüzey eğimi değişmez

17 16 Böylece arka yüzeyin refraktif gücünün ön yüzeyin refraktif gücüne oranı da (ön yüzey eğiminden hesaplanarak öngörülemeyecek şekilde) değişir. Gözde birçok hesaplamayı yapabilmek için en iyi yöntem gözün indirgenmiş bir modelini kullanmaktır. Gullstrand in şematik gözü ve indirgenmiş şematik gözü (Şekil 3) bu tarz hesaplamalar için oldukça kullanışlıdır ancak bu teorik gözler üzerinde tanımlanmış optik aks, vizüel aks, pupiller aks, görme aksı gibi kavramların gözün gerçek yapısı ile tam olarak uyuşmadığını akılda tutmak gerekir. Şekil 3: İndirgenmiş Gullstrand gözü A 17mm 5,6 mm 17mm B C 22,6mm D A: Ön fokal nota B: Temel düzlem C: Nodal nokta D: Arka fokal nokta Optik aks, Vizüel aks ve Optik zon: Gözün optik aksı Gullstrand şematik gözünde tanımlandığı biçimiyle pupilla merkezinden ve nodal noktalardan geçen bir çizgidir (Şekil 4). Vizüel aks ise objeyi foveayı ve nodal noktaları birleştiren çizgidir. Şematik bir göz üzerinde hesap yapabilmek için bizim basitleştirilmiş modellerde tanımladığımız çizgiler olan bu akslar gerçek bir gözde bu şekilleriyle çizilemezler ve özellikle eksantrik pupili olan gözlerde bazı ek kavramlara ihtiyaç vardır. Optik aks Obje Vizüel aks N N Fovea Şekil 4: Gullstrand gözünde optik ve vizüel akslar. Sadece nodal noktalar ve optik ve vizüel akslar gösterilmiş, diğer ögeler gösterilmemiştir (N: 7,078mm; N : 7,332mm

18 17 Şekil 5: Optik aks ya da vizüel aksın kapalı olması neyi değiştirir? Optik zon nedir? A Obje B Obje C Obje D Optik aks Optik zon Obje Vizüel aks: Vizüel aks ve optik aksın pupil tarafından bloke edildiğine dikkat ediniz Pupil Fovea Şekil 5A daki lensin kusursuz olduğu varsayılırsa (her noktasından geçen ışınlar aynı fokal noktaya odaklanıyor) bu lens arkasına konulacak bir apertür difraksiyon ve azalan ışık miktarı nedeniyle minimal bir kalite kaybı yaratsa da pozisyonu (optik aksı kapatsa bile) görüntü konumunu ya da kalitesini

19 18 etkilemeyecektir (Şekil 5B ve 5C). Lens kusursuz ise Şekil 5C deki görüntü şekil 5B dekinden daha kaliteli olmayacaktır. Önemli olan apertür açıklığına denk gelen lens kısmının ışınları ne istikamette ve ne kadar az kusurla kırdığıdır. Şekil 5D de bazı kavramlar arasındaki farkı vurgulamak açısından hafif desantralize pupillası olan bir göz aynı objeye fiske etmiş olarak çizilmiştir. Bu şeklin diğerlerinden lensin yerini korneanın almış olması ve beyin tarafından ilgilenilen objenin optik aks üzerinde yer almaması dışında farkı yoktur. Vizüel aks da, optik aks da yalnızca referans çizgileridir. Kısacası vizüel aks fovea ile obje arasındaki hayali düz çizgidir ancak görüntüyü oluşturan ışınlar bu düz çizgiyi izlemek zorunda değildir. Gözde pupil açıklığından geçip foveaya ulaşan ve görüntüyü oluşturan ışınların refraksiyona uğradığı kornea bölgesinin adı optik zondur ve pupil girişi üzerine denk gelen kornea bölgesi olarak tanımlanmıştır (41) Yukarıdaki gözde vizüel aksın ya da optik aksın herhangi bir opasite ile kapalı olup olmaması değil ama periferde kalan optik zonun uygun refraktif özelliğe sahip olup olmaması hastanın vizyonunu etkiler. Dolayısıyla klinikte son derece eksantrik pupili olmasına rağmen bir yandan da oldukça iyi görme keskinliği olan hastalar görülebilmektedir. Pupil girişi, Ana ışın ve Görme yolu: Bir hastanın pupillasına baktığımızda pupilla ile aramızda hastanın korneası ve humor aközü (yani toplamda + güce sahip bir refraktif sistem )olduğundan gördüğümüz şekil gerçek pupilla değil, onun yaklaşık %14 daha büyük ve 0.3 mm daha öndeki imajıdır. Bu imaj enterance pupil (pupil girişi) olarak isimlendirilir (42). Kişinin foveasını fiske ettiği cisimden gelip pupil girişinin santralinden geçerek foveaya uzanan ışına ana ışın (chief ray) denir (43). Cisim ile pupil girişinin merkezini birleştiren çizgi görme yolu (line of sight) (42) olarak isimlendirilir. Pupil girişi (enterance pupil) ve görme yolu (line of sight) Şekil 6 üzerinde tanımlanmıştır.

20 19 Şekil 6: Görme yolu, ana ışın, pupil girişi, gerçek pupil 1: Optik zon, 2: Pupil girişi, 3: Gerçek pupil Optik aks Görme yolu Obje Vizüel aks Fovea Bu şekillerle esas açıklamaya çalışılan şudur : 1. Optik zon teorik olarak optik ya da vizüel aks üzerinde olmak zorunda değildir. 2. Optik zonun pupil girişi üzerinde olmaması düşünülemez (44,45) (Tanım itibariyla öyledir. Çünkü foveaya ulaşarak görüntü oluşturmuş ışınlar pupil alanından geçmiş olmak zorundadır. ) Optik zon zaten tanım icabı sabit bir bölge değildir ve değişen pupil çapı ile birlikte sürekli değişir. Korneanın bazı bölgeleri bazen optik zon içine girerken bazen girmeyebilir. İster istemez bu durum akla şu soruyu getirmektedir. Acaba optik zonun bazı bölgeleri görme kalitesi açısından diğer bölgelerinden daha önemli midir ve eğer böyle bir durum varsa bu bölgeler nereleridir (Fonksiyonel optik zon kavramı). Örneğin şekildeki gözde optik zonun merkezi değil vizüel aksa yakın tarafı optik açıdan daha önemli olabilir, tam tersi geçerli olabilir, ya da arada bir fark bulunmayabilir. Aslında teorik açıdan Stiles-Crawford etkisi foveal reseptörlerin (fiberoptik kablolar gibi) yönelimlerine paralel gelen ışın

21 20 demetlerine daha hassas olduğu açılı gelen ışınların bu hücreleri daha az uyardığı bu yüzden bu yüzden paraksiyel (optik aksa yakın) ışınların santral görme açısından daha önemli olduğunu öngörmektedir ancak bu durumun klinik etkisi biraz tartışmalıdır. Standart bir LASIK ablasyonunda santralizasyon için nasıl bir yöntem kullanılırsa kullanılsın eğer sonuç olarak optik zonun (pupil açıklığına denk gelen kornea bölgesi) bir kısmına ablasyon yapılıp bir kısmına yapılmaz ise multifokalite ve aberasyonlar oluşacak ve (ablasyon yapılan/yapılmayan optik zon miktarına bağlı olarak) bazı hastalarda görme keskinlinde düşme, glare ve halo gibi şikayetler oluşacaktır. Çalışmamızda yer alan ACI in implantasyonunda ise santralizasyon derken kastettiğimiz kavramın fotoablasyonun santralizasyonundan biraz farklı bir kavram olduğuna değinmek gerekir. Burada yapılan iş optik zonun büyük bir kısmını tamamen kapatıp sadece 1.5 mm gibi çok küçük bir bölgesini açıkta bırakmaktır. Yani yapılacak iş optik zonun açıkta bırakılacak bölgesini seçmek dir. Biz çalışmamızda aynı göz için bile değişik pupil çaplarında değişik bölgelerde olacak olan optik zon santralini değil, her göz için operasyon boyunca sabit bir nokta olacak olan vizüel aks çevresini açıkta bırakmayı hedefledik. Kappa ve Lambda açıları: Klinikte hastanın gözü ile gözlemci arasında koaksiyel olarak tutulan ışığın korneada oluşturduğu refle ile pupil merkezi arasındaki açıya Kappa açısı denmektedir. Aslında Kappa açısı vizüel aks ile pupiller aks arasındaki açıdır ve vizüel aksı tesbit etmek mümkün olmadığından (ışık reflesi oldukça yakın olsa da tam olarak vizüel aks üzerinde değildir) gözdeki Kappa açısını ölçmek mümkün değildir. Ancak pupiller aks ile görme yolu arasındaki açı olan Lambda açısı klinik olarak ölçülebilir ve bu da normal bireylerde 3-6 derece arasında değişmektedir (46). Pupiller aks entrance pupilin merkezinden geçip korneaya dik

22 21 olarak çıkan çizginin adıdır. Tanım gereği (korneaya dikolarak çıktığından) korneayı tek ettiği noktanın korneal eğrilik yarıçapını belirleyen çemberin merkezinden de geçer. NOT: Birçok optik sistem uzun aksı boyunca rotasyonel olarak simetriktir. En basit tanımıyla bu simetri aksına optik aks denir (47). Bu göz için geliştirilmiş bir tanım değildir ve rotasyonel olarak simetrik olmayan optik sistemlerin optik aksindan söz edilemez. Birden fazla rotasyonel olarak simetrik optik elemanın düzgün olarak hizalandığı bir optik sistemde yine teorik olarak her bir optik elemanın eğim merkezini birleştiren cizgiye optik aks denebilir. Ancak elemanları düzgün hizalanmamış bir sistemde optik aksı tanımlayacak düz bir çizgi çizilemez. Şekil 7A ve B de sistem için çizgisel bir optik aks tanımlanabilirken şekil 7C de sistemin tümüne uyacak çizgisel bir optik akstan söz edilemez. Şekil 7 A B C Aslında gözün optik elemanları düzgün olarak hizalanmadığı için gözde düz çizgisel bir optik akstan söz edilemez. Ancak hesaplamaları kolaylaştırmak bakımından böyle olduğu olduğu varsayılır. Uzak nokta, odak noktası, odak derinliği, odak alanı: Şekil de monofokal bir optik sisteme örnek olarak miyopik bir göz verilerek. odak noktası ve uzak nokta kavramları açıklanmıştır. Optik aks üzerindeki hangi

23 22 noktadan gelen ışınlar retina üzerine odaklanıyorsa bu noktaya o gözün uzak noktası denir. Şekilde verilen göz miyopik bir göz olduğundan uzak nokta sonsuzla göz arasındadır (Emetrop bir gözde ise uzak nokta sonsuzdadır; sonsuzdan yani birbirine paralel gelen ışın demetleri retina üzerinde odaklanır) ve bu noktadaki cisimler retinada net bir görüntü oluşturur. Uzak noktadan değil onun biraz önü ve arkasındaki cisimlerden gelen ışınlar tam retinaya odaklanmadıkları halde optik sistemde bu cisimlerinde net bir görüntüsü oluşabilir (çeşitli faktörlere bağlı olarak bu mümkündür). İmaj planında hangi aralıkta odaklanan cisimlerin net görüntüsü oluşuyorsa bu aralık odak derinliğidir. Obje planında hangi aralıktaki cisimlerin net bir görüntüsü oluşabiliyorsa bu aralık odak alanı olarak isimlendirilir (47) (Şekil 8). (Örn: Sadece makineyi ayarlayıp fotoğrafını çektiğimiz kişi değil onun biraz önü ve arkasındakiler de net çıkarken daha uzak ve yakındakiler bulanık çıkar. Hangi aralıktaki cisimlerin net görüntüsü sağlanabiliyorsa bu aralık odak alanıdır. Bu aralığın iki ucundaki cisimlerin görüntü düzleminde oluşturdukları odak noktaları arasındaki mesafe odak derinliğidir) Şekil 8: Uzak nokta, odak noktası, odak derinliği ve odak alanı kavramları Odak alanı Odak derinliği Uzak nokta Odak noktası Retina

Refraksiyon kusurları nelerdır? MİYOPİ 03.11.2014. Refraksiyon nedir? Miyop göz uzağı göremez

Refraksiyon kusurları nelerdır? MİYOPİ 03.11.2014. Refraksiyon nedir? Miyop göz uzağı göremez Refraksiyon nedir? Kelime olarak "kırılma" anlamına gelir. Fizik prensip olarak, ışığın bir ortamdan diğerine geçişte açısını değiştirmesi ve hızında değişiklik olması anlamında kullanılır. Göz Hastalıkları

Detaylı

Kornea Laser Cerrahisi

Kornea Laser Cerrahisi Kornea Laser Cerrahisi Doç.Dr.Dr.. Akif Özdamar Refraktif Cerrahi / Kategori Lameller Keratomileusis Lasik İntrakorneal Ring Segment Refraktif Cerrahi / Kategori İnsizyonel Radyal keratotomi Astigmatik

Detaylı

HİPERMETROPİK VE PRESBİYOPİK REFRAKTİF TEDAVİ YÖNTEMLERİ. Dr. H.Tuba AKÇAM Öğr. Gör. Dr. Ahmet HONDUR Prof. Dr. Kamil BİLGİHAN

HİPERMETROPİK VE PRESBİYOPİK REFRAKTİF TEDAVİ YÖNTEMLERİ. Dr. H.Tuba AKÇAM Öğr. Gör. Dr. Ahmet HONDUR Prof. Dr. Kamil BİLGİHAN HİPERMETROPİK VE PRESBİYOPİK REFRAKTİF TEDAVİ YÖNTEMLERİ Dr. H.Tuba AKÇAM Öğr. Gör. Dr. Ahmet HONDUR Prof. Dr. Kamil BİLGİHAN Aralık, 2010 Uzak uzun görüşlülük (far-sightedness, long-sightedness) Akomodasyon

Detaylı

KATARAKT İKİ GÖZDE BİRLİKTE Mİ ORTAYA ÇIKAR?

KATARAKT İKİ GÖZDE BİRLİKTE Mİ ORTAYA ÇIKAR? Katarakt, saydam olan göz merceğinin saydamlığını kaybederek görmenin azalmasıdır. Gözün renkli tabakası irisin arkasında yer alan ve saydam bir yapı olan göz merceğinin, görme işlevinde önemli bir rolü

Detaylı

Hücreler arası Bağlantılar ve Sıkı bağlantı. İlhan Onaran

Hücreler arası Bağlantılar ve Sıkı bağlantı. İlhan Onaran Hücreler arası Bağlantılar ve Sıkı bağlantı İlhan Onaran Doku organisazyonu: Hücrelerin bağlanması 1- Hücre-matriks bağlantıları: ekstraselüler matriks tarafından hücrelerin bir arada tutulması 2- Hücre-hücre

Detaylı

YARA İYİLEŞMESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger

YARA İYİLEŞMESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger YARA İYİLEŞMESİ Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger YARA Doku bütünlüğünün bozulmasıdır. Cerrahi ya da travmatik olabilir. Akut Yara: Onarım süreci düzenli ve zamanında gelişir. Anatomik ve fonksiyonel bütünlük

Detaylı

SCHWIND AMARIS ile SmartPulse Teknolojisi kullanılarak TransPRK tedavisinin çok-merkezli olarak Sonuçlarının Değerlendirilmesi

SCHWIND AMARIS ile SmartPulse Teknolojisi kullanılarak TransPRK tedavisinin çok-merkezli olarak Sonuçlarının Değerlendirilmesi klinik çalışma 2015 SCHWIND AMARIS ile SmartPulse Teknolojisi kullanılarak TransPRK tedavisinin çok-merkezli olarak Sonuçlarının Değerlendirilmesi David T. Lin, MD, Canada, Paolo Vinciguerra, MD, Italy,

Detaylı

Refraktif ameliyata LASIK-e hazırlanan hasta için bilgi ve onam formu Laser Göz Merkezi KUBATİ

Refraktif ameliyata LASIK-e hazırlanan hasta için bilgi ve onam formu Laser Göz Merkezi KUBATİ 1. Genel bilgi Kısa bir süre önce DSÖ-Dünya Sağlık Örgütü ametropiyi (diyoptri için kullanılan medikal terim) engellilik kategorisine giren kusur olarak nitelendirilip bu şekilde hisseden hastalara çözüm

Detaylı

Trifokalite Nedir? Trifokal Göziçi Lensleri ve EDOF Teknolojisi

Trifokalite Nedir? Trifokal Göziçi Lensleri ve EDOF Teknolojisi Trifokalite Nedir? Trifokal Göziçi Lensleri ve EDOF Teknolojisi Prof. Dr. İzzet Can Ankara Mayagöz Göz Hastalıkları Merkezi 03.04.2015, Marriot Hotel, Ankara Sık Karşılaşılan Sorular????? 1. Refraksiyonla,

Detaylı

Hücre Nükleusu, Nükleus Membranı, Nükleus Porları. Doç. Dr. Ahmet Özaydın

Hücre Nükleusu, Nükleus Membranı, Nükleus Porları. Doç. Dr. Ahmet Özaydın Hücre Nükleusu, Nükleus Membranı, Nükleus Porları Doç. Dr. Ahmet Özaydın Nükleus (çekirdek) ökaryotlar ile prokaryotları ayıran temel özelliktir. Çekirdek hem genetik bilginin deposu hem de kontrol merkezidir.

Detaylı

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU)

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) Op.Dr. Tuncer GÜNEY Göz Hastalıkları Uzmanı GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) HASTALIĞINI BİLİYOR MUSUNUZ? Glokom=Göz Tansiyonu Hastalığı : Yüksek göz içi basıncı ile giden,görme hücrelerinin ölümüne

Detaylı

H a t ı r l a t m a : Şimdiye dek bilmeniz gerekenler: 1. Maxwell denklemleri, elektromanyetik dalgalar ve ışık

H a t ı r l a t m a : Şimdiye dek bilmeniz gerekenler: 1. Maxwell denklemleri, elektromanyetik dalgalar ve ışık H a t ı r l a t m a : Şimdiye dek bilmeniz gerekenler: 1. Maxwell denklemleri, elektromanyetik dalgalar ve ışık 2. Ahenk ve ahenk fonksiyonu, kontrast, görünebilirlik 3. Girişim 4. Kırınım 5. Lazer, çalışma

Detaylı

Sayı 10 Aşağıdaki klinik meslektaş denetimine tabi tutulmuş temel yayınlar incelenecektir:

Sayı 10 Aşağıdaki klinik meslektaş denetimine tabi tutulmuş temel yayınlar incelenecektir: Bausch and Lomb un aylık araştırma güncelleme yazısına hoş geldiniz. Bilhassa ön segment üzerine klinik oftalmik araştırmalar konusundaki deneyimlerimize dayanarak, Bausch and Lomb, bizden, her ay araştırma

Detaylı

Katarakt cerrahisinde bıçak yerine lazer

Katarakt cerrahisinde bıçak yerine lazer femtosaniye lazer Yaşa bağlı olarak göz içi merceğinin saydamlığını kaybetmesi anlamına gelen kataraktın cerrahi tedavisinde en son aşama olan ve operasyonun önemli bir kısmının el değmeden bilgisayar

Detaylı

OPTİK Işık Nedir? Işık Kaynakları Işık Nasıl Yayılır? Tam Gölge - Yarı Gölge güneş tutulması

OPTİK Işık Nedir? Işık Kaynakları Işık Nasıl Yayılır? Tam Gölge - Yarı Gölge güneş tutulması OPTİK Işık Nedir? Işığı yaptığı davranışlarla tanırız. Işık saydam ortamlarda yayılır. Işık foton denilen taneciklerden oluşur. Fotonların belirli bir dalga boyu vardır. Bazı fiziksel olaylarda tanecik,

Detaylı

SmartSurf ACE. Lazer ile görme kusurunun düzeltilmesi. Stressiz. Temassız. Pürüzsüz. TEDAVİ

SmartSurf ACE. Lazer ile görme kusurunun düzeltilmesi. Stressiz. Temassız. Pürüzsüz. TEDAVİ Lazer ile görme kusurunun düzeltilmesi Stressiz. Temassız. Pürüzsüz. SmartSurf ACE SmartSurf ACE Lazer ile görme kusurunun düzeltilmesi Stressiz.Temassız.Pürüzsüz. SmartSurf ACE tedavisi* LASIK tedavisi*

Detaylı

DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM I HÜCRE BİLİMLERİ 2 KOMİTESİ MİKROSKOP ÇEŞİTLERİ ÇALIŞMA PRENSİPLERİ. Doç.Dr. Engin DEVECİ MİKROSKOP KULLANIMI

DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM I HÜCRE BİLİMLERİ 2 KOMİTESİ MİKROSKOP ÇEŞİTLERİ ÇALIŞMA PRENSİPLERİ. Doç.Dr. Engin DEVECİ MİKROSKOP KULLANIMI DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM I HÜCRE BİLİMLERİ 2 KOMİTESİ MİKROSKOP ÇEŞİTLERİ ÇALIŞMA PRENSİPLERİ Doç.Dr. Engin DEVECİ MİKROSKOP KULLANIMI Histoloji: Dokuların yapısını inceleyen bilim dalı olduğu

Detaylı

GÖRME KUSURLARI ve RENK KÖRLÜĞÜ

GÖRME KUSURLARI ve RENK KÖRLÜĞÜ GÖRME KUSURLARI ve RENK KÖRLÜĞÜ Hazırlayanlar: TUBA ALPRASLAN (050517009) MUSTAFA SERCAN ARIKAN (050517014) Fen Bilgisi Eğitimi A.B.D. PROF. DR. FİGEN ERKOÇ Gazi Eğitim Fakültesi GAZİ ÜNİVERSİTESİ GÖZ

Detaylı

GÖRÜNTÜ İŞLEME HAFTA 2 SAYISAL GÖRÜNTÜ TEMELLERİ

GÖRÜNTÜ İŞLEME HAFTA 2 SAYISAL GÖRÜNTÜ TEMELLERİ GÖRÜNTÜ İŞLEME HAFTA 2 SAYISAL GÖRÜNTÜ TEMELLERİ GÖRÜNTÜ ALGILAMA Üç temel zar ile kaplıdır. 1- Dış Zar(kornea ve Sklera) 2- Koroid 3- Retina GÖRÜNTÜ ALGILAMA ---Dış Zar İki kısımdan oluşur. Kornea ve

Detaylı

hasta EĞİTİMİ Bel fıtığını anlamak ve Anüler Kapama için Barricaid Protezi

hasta EĞİTİMİ Bel fıtığını anlamak ve Anüler Kapama için Barricaid Protezi hasta EĞİTİMİ Bel fıtığını anlamak ve Anüler Kapama için Barricaid Protezi İçindekiler Bel fıtığı nedir? 4 Bel fıtığı teşhisi nasıl yapılır? 6 Bel fıtığı tedavisi nasıl yapılır? 7 Barricaid için bir aday

Detaylı

GİRİŞ. Işık ışınları bir ortamdan başka bir ortama geçerken yolunu değiştirebilir. Şekil-I

GİRİŞ. Işık ışınları bir ortamdan başka bir ortama geçerken yolunu değiştirebilir. Şekil-I TEŞEKKÜR Bu projeyi hazırlamamızda bize yardımcı olan fizik öğretmenimiz Olcay Nalbantoğlu na ve çalışmalarımızda bize tüm olanaklarını sunan okulumuza teşekkür ederiz. GİRİŞ Işık ışınları bir ortamdan

Detaylı

Fotovoltaik Teknoloji

Fotovoltaik Teknoloji Fotovoltaik Teknoloji Bölüm 3: Güneş Enerjisi Güneşin Yapısı Güneş Işınımı Güneş Spektrumu Toplam Güneş Işınımı Güneş Işınımının Ölçülmesi Dr. Osman Turan Makine ve İmalat Mühendisliği Bilecik Şeyh Edebali

Detaylı

Archives of Ophthalmology 129(7) British Journal of Ophthalmology 95(8) Clinical ve Experimental Ophthalmology 39(5)

Archives of Ophthalmology 129(7) British Journal of Ophthalmology 95(8) Clinical ve Experimental Ophthalmology 39(5) Bausch and Lomb un aylık araştırma güncelleme yazısına hoşgeldiniz. Bilhassa ön segment üzerine klinik oftalmik araştırmalar konusundaki deneyimlerimize dayanarak, Bausch and Lomb, bizden, her ay araştırma

Detaylı

Şaşılık cerrahisi onam formu

Şaşılık cerrahisi onam formu Göz kaymasının düzeltilmesi hasta açısından isteğe bağlı yapılan bir cerrahi o lup zorunlu değildir. Şaşı doğan bebeklerde en iyi düzeltme zamanı 6 ay ile 18 ay arasındadır. Erken yapılan cerrahi iki gözün

Detaylı

ÖĞRENME ALANI: Kuvvet ve Hareket 2.ÜNİTE: Kaldırma Kuvveti ve Basınç. Kaldırma Kuvveti

ÖĞRENME ALANI: Kuvvet ve Hareket 2.ÜNİTE: Kaldırma Kuvveti ve Basınç. Kaldırma Kuvveti ÖĞRENME ALANI: Kuvvet ve Hareket 2.ÜNİTE: Kaldırma Kuvveti ve Basınç Kaldırma Kuvveti - Dünya, üzerinde bulunan bütün cisimlere kendi merkezine doğru çekim kuvveti uygular. Bu kuvvete yer çekimi kuvveti

Detaylı

KASLAR HAKKINDA GENEL BİLGİLER. Kasların regenerasyon yeteneği yok denecek kadar azdır. Hasar gören kas dokusunun yerini bağ dokusu doldurur.

KASLAR HAKKINDA GENEL BİLGİLER. Kasların regenerasyon yeteneği yok denecek kadar azdır. Hasar gören kas dokusunun yerini bağ dokusu doldurur. KASLAR HAKKINDA GENEL BİLGİLER Canlılığın belirtisi olarak kabul edilen hareket canlıların sabit yer veya cisimlere göre yer ve durumunu değiştirmesidir. İnsanlarda hareket bir sistemin işlevidir. Bu işlevi

Detaylı

Küresel Aynalar Testlerinin Çözümleri. Test 1 in Çözümleri

Küresel Aynalar Testlerinin Çözümleri. Test 1 in Çözümleri üresel Aynalar estlerinin Çözümleri 1 est 1 in Çözümleri. v 1,5 1. A B A B B A ışınının ʹ olarak yansıyabilmesi için ların odak noktaları çakışık olmalıdır. Aynalar arasındaki uzaklık şekilde gösterildiği

Detaylı

1. Giriş 2. Yayınma Mekanizmaları 3. Kararlı Karasız Yayınma 4. Yayınmayı etkileyen faktörler 5. Yarı iletkenlerde yayınma 6. Diğer yayınma yolları

1. Giriş 2. Yayınma Mekanizmaları 3. Kararlı Karasız Yayınma 4. Yayınmayı etkileyen faktörler 5. Yarı iletkenlerde yayınma 6. Diğer yayınma yolları 1. Giriş 2. Yayınma Mekanizmaları 3. Kararlı Karasız Yayınma 4. Yayınmayı etkileyen faktörler 5. Yarı iletkenlerde yayınma 6. Diğer yayınma yolları Sol üstte yüzey seftleştirme işlemi uygulanmış bir çelik

Detaylı

Refraktif Cerrahi. Refraktif Cerrahi Çeşitleri. Göz Kırılma Kusurları. Ahmet GÜCÜKOĞLU. Miyopi

Refraktif Cerrahi. Refraktif Cerrahi Çeşitleri. Göz Kırılma Kusurları. Ahmet GÜCÜKOĞLU. Miyopi Refraktif Cerrahi Ahmet GÜCÜKOĞLU İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Göz Hastalıkları Anabilim Dalı, İstanbul Refraktif cerrahi önce korneada başlayan, hızla artan ilgi ve güvenle uygulama

Detaylı

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI PROF. DR. N. REŞAT BELGER BEYOĞLU GÖZ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI PROF. DR. N. REŞAT BELGER BEYOĞLU GÖZ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI PROF. DR. N. REŞAT BELGER BEYOĞLU GÖZ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ Şef: Prof. Dr. Ömer Faruk Yılmaz Şef: Prof. Dr. Hülya Güngel Şef: Doç. Dr. Ziya Kapran Şef: Prof. Dr. Mustafa Elçioğlu

Detaylı

Sayı 4. Aşağıdaki klinik meslektaş denetimine tabi tutulmuş temel yayınlar incelenecektir:

Sayı 4. Aşağıdaki klinik meslektaş denetimine tabi tutulmuş temel yayınlar incelenecektir: Bausch and Lomb'un aylık araştırma güncelleme yazısına hoşgeldiniz. Bilhassa ön segment üzerine klinik oftalmik araştırmalar konusundaki deneyimlerime dayanarak, Bausch and Lomb, benden, her ay araştırma

Detaylı

Geometrik nivelmanda önemli hata kaynakları Nivelmanda oluşabilecek model hataları iki bölümde incelenebilir. Bunlar: Aletsel (Nivo ve Mira) Hatalar Çevresel Koşullardan Kaynaklanan Hatalar 1. Aletsel

Detaylı

GÖZLÜK CAMLARI MERCEK ÇEŞİTLERİNE GÖRE. Konveks Gözlük Camları Yakınsak, ince kenarlı 03.11.2014

GÖZLÜK CAMLARI MERCEK ÇEŞİTLERİNE GÖRE. Konveks Gözlük Camları Yakınsak, ince kenarlı 03.11.2014 GÖZLÜK CAMLARI MERCEK ÇEŞİTLERİNE GÖRE KONVEKS (+) İNCE KENARLI KONKAV (-) KALIN KENARLI ASTİGMATİK (SİLİNDİRİK) LENSLER PRİZMATİK LENSLER Konveks Gözlük Camları Yakınsak, ince kenarlı 1 Taban tabana prizma

Detaylı

KATARAKT CERRAHİSİ VE/VEYA GÖZİÇİ LENS İMPLANTASYONU İÇİN ONAM FORMU

KATARAKT CERRAHİSİ VE/VEYA GÖZİÇİ LENS İMPLANTASYONU İÇİN ONAM FORMU Katarakt Cerrahisi Onam Formu [GENEL ONAM FORMUNA EK FORM] KATARAKT CERRAHİSİ VE/VEYA GÖZİÇİ LENS İMPLANTASYONU İÇİN ONAM FORMU Giriş Katarakt cerrahisi hakkında bilgilenerek karar vermenizi sağlamak amacıyla

Detaylı

VEKTÖR UZAYLARI 1.GİRİŞ

VEKTÖR UZAYLARI 1.GİRİŞ 1.GİRİŞ Bu bölüm lineer cebirin temelindeki cebirsel yapıya, sonlu boyutlu vektör uzayına giriş yapmaktadır. Bir vektör uzayının tanımı, elemanları skalar olarak adlandırılan herhangi bir cisim içerir.

Detaylı

Biyolojik Biyomekanik İmplant Başarısızlığı İmplant Başarısızlığı Krestal Kemik Kaybı Protez Komplikasyonları Mekanik Süreçler

Biyolojik Biyomekanik İmplant Başarısızlığı İmplant Başarısızlığı Krestal Kemik Kaybı Protez Komplikasyonları Mekanik Süreçler F. Emir Biyolojik İmplant Başarısızlığı Cerrahi başarısızlık İyileşme Krestal Kemik Kaybı Periosteal Refleksiyon(kaldırma) Otoimmün (bakteriyel etki) Biyolojik mikro aralık Protez Komplikasyonları Vida

Detaylı

Rahim ağzı kanseri hücreleri doku kültürü mikroskopik görüntüsü.

Rahim ağzı kanseri hücreleri doku kültürü mikroskopik görüntüsü. Doç.Dr.Engin DEVECİ HÜCRE KÜLTÜRÜ Hücre Kültürü Araştırma Laboratuvarı, çeşitli hücrelerin invitro kültürlerini yaparak araştırmacılara kanser, kök hücre, hücre mekaniği çalışmaları gibi konularda hücre

Detaylı

1. Şekildeki düzlem aynaya bakan göz K, L, M noktalarından hangilerini görebilir? A-)K ve L B-)Yalnız L C-)Yalnız K D-)L ve M E-)K, L ve M

1. Şekildeki düzlem aynaya bakan göz K, L, M noktalarından hangilerini görebilir? A-)K ve L B-)Yalnız L C-)Yalnız K D-)L ve M E-)K, L ve M FİZİK DÖNEM ÖDEVİ OPTİK SORULARI 1. Şekildeki düzlem aynaya bakan göz K, L, M noktalarından hangilerini görebilir? A-)K ve L B-)Yalnız L C-)Yalnız K D-)L ve M E-)K, L ve M 2. Üstten görünüşü şekildeki

Detaylı

Meyve ve Sebze Depolanması ve İhracatında Kullanılan Modifiye Atmosfer Ambalajlarındaki Gelişmeler Doç. Dr. Fatih ŞEN

Meyve ve Sebze Depolanması ve İhracatında Kullanılan Modifiye Atmosfer Ambalajlarındaki Gelişmeler Doç. Dr. Fatih ŞEN Meyve ve Sebze Depolanması ve İhracatında Kullanılan Modifiye Atmosfer Ambalajlarındaki Gelişmeler Doç. Dr. Fatih ŞEN Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü fatih.sen@ege.edu.tr Modifiye

Detaylı

MALZEME BİLGİSİ. Katı Eriyikler

MALZEME BİLGİSİ. Katı Eriyikler MALZEME BİLGİSİ Dr.- Ing. Rahmi ÜNAL Konu: Katı Eriyikler 1 Giriş Endüstriyel metaller çoğunlukla birden fazla tür eleman içerirler, çok azı arı halde kullanılır. Arı metallerin yüksek iletkenlik, korozyona

Detaylı

REFRAKSİYON KUSURLARI. Yrd. Doç. Dr. Abdullah Kürşat Cingü DÜTF Göz Hastalıkları AD

REFRAKSİYON KUSURLARI. Yrd. Doç. Dr. Abdullah Kürşat Cingü DÜTF Göz Hastalıkları AD REFRAKSİYON KUSURLARI Yrd. Doç. Dr. Abdullah Kürşat Cingü DÜTF Göz Hastalıkları AD IŞIK Işık, doğrusal dalgalar halinde yayılan elektromanyetik dalgalara verilen addır. 380-750 nm. dalga boyları arası

Detaylı

MİKROYAPISAL GÖRÜNTÜLEME & TANI

MİKROYAPISAL GÖRÜNTÜLEME & TANI MİKROYAPISAL GÖRÜNTÜLEME & TANI III-Hafta KOÜ METALURJİ & MALZEME MÜHENDİSLİĞİ Fotografik Emulsiyon & Renk Duyarlılığı Şekil 1.9. Göz eğrisi ile değişik film malzemelerinin karşılaştırılması. Fotografik

Detaylı

1. İnsan vücudunun ölçülerini konu edinen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir?

1. İnsan vücudunun ölçülerini konu edinen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir? VÜCUT BAKIMI 1. İnsan vücudunun ölçülerini konu edinen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir? A) Anatomi B) Fizyoloji C) Antropometri D) Antropoloji 2. Kemik, diş, kas, organlar, sıvılar ve adipoz dokunun

Detaylı

10. SINIF KONU ANLATIMLI

10. SINIF KONU ANLATIMLI IŞIĞI IRII 0. IIF U TII 4. ÜİTE: PTİ 4. onu IŞIĞI IRII ETİİ ve TET ÇÖZÜERİ Ünite 4 ptik 4. Ünite 4. onu (Işığın ırılması) nın Çözümleri. Şekil incelenirse, ışığın hem n ortamından n ortamına geçerken hem

Detaylı

Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir.

Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir. METABOLİZMA ve ENZİMLER METABOLİZMA Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir. A. ÖZÜMLEME (ANABOLİZMA) Metabolizmanın yapım reaksiyonlarıdır. Bu tür olaylara

Detaylı

YÜKSEK MĐYOPĐLĐ HASTALARDA ĐRĐS KISKAÇLI FAKĐK ÖN KAMARA LENS ĐMPLANTASYONU SONUÇLARIMIZ

YÜKSEK MĐYOPĐLĐ HASTALARDA ĐRĐS KISKAÇLI FAKĐK ÖN KAMARA LENS ĐMPLANTASYONU SONUÇLARIMIZ T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI DR. LÜTFĐ KIRDAR KARTAL EĞĐTĐM VE ARAŞTIRMA HASTANESĐ 2. GÖZ KLĐNĐĞĐ YÜKSEK MĐYOPĐLĐ HASTALARDA ĐRĐS KISKAÇLI FAKĐK ÖN KAMARA LENS ĐMPLANTASYONU SONUÇLARIMIZ Dr. MUSA ÇAPKIN UZMANLIK

Detaylı

HÜCRE ZARINDA TAŞINIM

HÜCRE ZARINDA TAŞINIM HÜCRE ZARINDA TAŞINIM Yrd. Doç. Dr. Aslı AYKAÇ YDÜ TIP FAKÜLTESİ BİYOFİZİK AD Küçük moleküllerin zardan geçişi Lipid çift tabaka Polar moleküller için geçirgen olmayan bir bariyerdir Hücre içindeki suda

Detaylı

İnce kenarlı mercek. Kalın kenarlı mercek

İnce kenarlı mercek. Kalın kenarlı mercek REFRAKSİYON KUSURLARI IŞIK Işık, doğrusal dalgalar halinde yayılan elektromanyetik dalgalara verilen addır. 380-750 nm. dalga boyları arası dalgaboyu gözle görülebilir. Günümüzde ışığın hareketi dual (ikili,

Detaylı

Kasetin arka yüzeyi filmin yerleştirildiği kapaktır. Bu kapakların farklı farklı kapanma mekanizmaları vardır. Bu taraf ön yüzeyin tersine atom

Kasetin arka yüzeyi filmin yerleştirildiği kapaktır. Bu kapakların farklı farklı kapanma mekanizmaları vardır. Bu taraf ön yüzeyin tersine atom KASET Röntgen filmi kasetleri; radyografi işlemi sırasında filmin ışık almasını önleyen ve ranforsatör-film temasını sağlayan metal kutulardır. Özel kilitli kapakları vardır. Kasetin röntgen tüpüne bakan

Detaylı

Farklı malzemelerin dielektrik sabiti LEP 4.2.06_00

Farklı malzemelerin dielektrik sabiti LEP 4.2.06_00 PHYWE Farklı malzemelerin dielektrik sabiti LEP 4.2.06_00 İlgili başlıklar Maxwell in eşitlikleri, elektrik sabiti, plaka kapasitörün kapasitesi, gerçek yükler, serbest yükler, dielektrik deplasmanı, dielektrik

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

EŞ POTANSİYEL VE ELEKTRİK ALAN ÇİZGİLERİ. 1. Zıt yükle yüklenmiş iki iletkenin oluşturduğu eş potansiyel çizgileri araştırıp bulmak.

EŞ POTANSİYEL VE ELEKTRİK ALAN ÇİZGİLERİ. 1. Zıt yükle yüklenmiş iki iletkenin oluşturduğu eş potansiyel çizgileri araştırıp bulmak. EŞ POTANSİYEL VE ELEKTRİK ALAN ÇİZGİLERİ AMAÇ: 1. Zıt yükle yüklenmiş iki iletkenin oluşturduğu eş potansiyel çizgileri araştırıp bulmak. 2. Bu eş potansiyel çizgileri kullanarak elektrik alan çizgilerinin

Detaylı

Ahenk (Koherans, uyum)

Ahenk (Koherans, uyum) Girişim Girişim Ahenk (Koherans, uyum Ahenk (Koherans, uyum Ahenk (Koherans, uyum http://en.wikipedia.org/wiki/coherence_(physics#ntroduction Ahenk (Koherans, uyum Girişim İki ve/veya daha fazla dalganın

Detaylı

YAŞLANMA /YAŞLANMA ÇEŞİTLERİ VE TEORİLERİ BEYZA KESKINKARDEŞLER 0341110024

YAŞLANMA /YAŞLANMA ÇEŞİTLERİ VE TEORİLERİ BEYZA KESKINKARDEŞLER 0341110024 YAŞLANMA /YAŞLANMA ÇEŞİTLERİ VE TEORİLERİ BEYZA KESKINKARDEŞLER 0341110024 YAŞLANMA Hücre yapısını ve organelleri oluşturan moleküler yapılarından başlayıp hücre organelleri,hücre,doku,organ ve organ sistemlerine

Detaylı

SOLUNUM SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ 19/11/2015 SOLUNUM SİSTEMİ MEKANİZMASI SOLUNUM SİSTEMİ MEKANİZMASI SOLUNUM SİSTEMİ MEKANİZMASI

SOLUNUM SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ 19/11/2015 SOLUNUM SİSTEMİ MEKANİZMASI SOLUNUM SİSTEMİ MEKANİZMASI SOLUNUM SİSTEMİ MEKANİZMASI VE FİZYOLOJİSİ FİZYOLOJİSİ Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire Canlılığın sürdürülebilmesi için vücuda oksijen alınması gerekir. Solunumla alınan oksijen, kullanılarak metabolizma sonucunda karbondioksit açığa

Detaylı

BİLİMSEL DOSYA EXTRACT No.1

BİLİMSEL DOSYA EXTRACT No.1 BİLİMSEL DOSYA EXTRACT No.1 Çok üst düzey araştırmacılar ve biyologlarla (Marsilya Eczacılık Fakültesi Biogenotoxicology Laboratuvarı INSERM, GREDECO) işbirliği içerisinde yürütülen 14 yıllık çalışma sonrasında

Detaylı

Diagnostik Görüntüleme ve Teknikleri

Diagnostik Görüntüleme ve Teknikleri Diagnostik Görüntüleme ve Teknikleri Diagnostik görüntüleme ve teknikleri, implant ekibi ve hasta için çok amaçlı tedavi planının uygulanması ve geliştirilmesine yardımcı olur. 1. Aşama Görüntüleme Aşamaları

Detaylı

Diyabet ve göz sorunları

Diyabet ve göz sorunları TÜRKİYE ENDOKRİNOLOJİ VE METABOLİZMA DERNEĞİ DİABETES MELLİTUS ÇALIŞMA VE EĞİTİM GRUBU TEMD DİABETES MELLİTUS ÇALIŞMA VE EĞİTİM GRUBU HASTA EĞİTİM KİTAPÇIKLARI SERİSİ 08 Diyabet ve göz sorunları Diyabet

Detaylı

American Journal of Ophthalmology 150(2) Archives of Ophthalmology 128(7) British Journal of Ophthalmology 94(7)

American Journal of Ophthalmology 150(2) Archives of Ophthalmology 128(7) British Journal of Ophthalmology 94(7) Bausch and Lomb'un aylık araştırma güncelleme yazısına hoşgeldiniz. Bilhassa anterior göz üzerine klinik oftalmik araştırmalar konusundaki deneyimlerimize dayanarak, Bausch and Lomb, bizden, her ay araştırma

Detaylı

Solunum, genel anlamda canlı organizmada gaz değişimini ifade etmek için kullanılır.

Solunum, genel anlamda canlı organizmada gaz değişimini ifade etmek için kullanılır. SOLUNUM SİSTEMLERİ Solunum, genel anlamda canlı organizmada gaz değişimini ifade etmek için kullanılır. 1. Dış Solunum Solunum organlarıyla dış ortamdan hava alınması ve verilmesi, yani soluk alıp vermeye

Detaylı

CANLILIK NEDİR? Fizyolojide Temel Kavramlar

CANLILIK NEDİR? Fizyolojide Temel Kavramlar Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı CANLILIK NEDİR? Fizyolojide Temel Kavramlar Doç. Dr. Turgut GÜLMEZ CALILIK (hayat) NEDİR? FİZYOLOJİ Yaşamın başlangıcı- gelişimi ve ilerlemesini

Detaylı

GÜNEŞ ENERJĐSĐ IV. BÖLÜM. Prof. Dr. Olcay KINCAY

GÜNEŞ ENERJĐSĐ IV. BÖLÜM. Prof. Dr. Olcay KINCAY GÜNEŞ ENERJĐSĐ IV. BÖLÜM Prof. Dr. Olcay KINCAY DÜZ TOPLAYICI Düz toplayıcı, güneş ışınımını, yararlı enerjiye dönüştüren ısı eşanjörüdür. Akışkanlar arasında ısı geçişi sağlayan ısı eşanjörlerinden farkı,

Detaylı

MİKROSKOP ÇEŞİTLERİ. Doç.Dr.Engin DEVECİ

MİKROSKOP ÇEŞİTLERİ. Doç.Dr.Engin DEVECİ MİKROSKOP ÇEŞİTLERİ Doç.Dr.Engin DEVECİ MİKROSKOP KULLANIMI Histoloji: Dokuların yapısını inceleyen bilim dalı olduğu için kendine özgü teknik ve araçlara gereksinim duyar. Kullanılan araçların en önemlisi

Detaylı

ENDOTEL VE BİYOKİMYASAL MOLEKÜLLER

ENDOTEL VE BİYOKİMYASAL MOLEKÜLLER ENDOTEL VE BİYOKİMYASAL MOLEKÜLLER Endotel Damar duvarı ve dolaşan kan arasında tek sıra endotel hücresinden oluşan işlevsel bir organdır Endotel en büyük endokrin organdır 70 kg lik bir kişide, kalp kitlesix5

Detaylı

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ Prostat her erkekte doğumdan itibaren bulunan, idrar torbasının hemen altında yer alan bir organdır. Yaklaşık 20 gr ağırlığındadır ve idrar torbasındaki idrarı

Detaylı

Yapılan her öneri için bakım sürecinde önemini gösterecek açık bir sıralama verilmelidir.

Yapılan her öneri için bakım sürecinde önemini gösterecek açık bir sıralama verilmelidir. TERCİH EDİLEN YAKLAŞIM MODELİ KILAVUZLARI İÇİN ÖZET KARŞILAŞTIRMALI DEĞERLENDİRMELER Giriş Bunlar Akademinin tercih edilen yaklaşım modeli kılavuzlarının özet kriterleridir. Tercih edilen yaklaşım model

Detaylı

G = mg bağıntısı ile bulunur.

G = mg bağıntısı ile bulunur. ATIŞLAR Havada serbest bırakılan cisimlerin aşağı doğru düşmesi etrafımızda her zaman gördüğümüz bir olaydır. Bu düşme hareketleri, cisimleri yerin merkezine doğru çeken bir kuvvetin varlığını gösterir.

Detaylı

Yığma yapı elemanları ve bu elemanlardan temel taşıyıcı olan yığma duvarlar ve malzeme karakteristiklerinin araştırılması

Yığma yapı elemanları ve bu elemanlardan temel taşıyıcı olan yığma duvarlar ve malzeme karakteristiklerinin araştırılması Yığma yapı elemanları ve bu elemanlardan temel taşıyıcı olan yığma duvarlar ve malzeme karakteristiklerinin araştırılması Farklı sonlu eleman tipleri ve farklı modelleme teknikleri kullanılarak yığma duvarların

Detaylı

Bernoulli Denklemi, Basınç ve Hız Yükleri Borularda Piezometre ve Enerji Yükleri Venturi Deney Sistemi

Bernoulli Denklemi, Basınç ve Hız Yükleri Borularda Piezometre ve Enerji Yükleri Venturi Deney Sistemi Bernoulli Denklemi, Basınç ve Hız Yükleri Borularda Piezometre ve Enerji Yükleri Venturi Deney Sistemi Akışkanlar dinamiğinde, sürtünmesiz akışkanlar için Bernoulli prensibi akımın hız arttıkça aynı anda

Detaylı

MAKİNE ELEMANLARI DERS SLAYTLARI

MAKİNE ELEMANLARI DERS SLAYTLARI MAKİNE ELEMANLARI DERS SLAYTLARI TOLERANSLAR P r o f. D r. İ r f a n K A Y M A Z P r o f. D r. A k g ü n A L S A R A N A r ş. G ör. İ l y a s H A C I S A L I H O Ğ LU Tolerans Gereksinimi? Tasarım ve üretim

Detaylı

KEMİK VE DİŞ ETİ SORUNLARI İÇİN EN GÜVENİLİR VE EN ETKİLİ ÇÖZÜM

KEMİK VE DİŞ ETİ SORUNLARI İÇİN EN GÜVENİLİR VE EN ETKİLİ ÇÖZÜM DOKU YENİLENMESİNDE OTOLOG ÇÖZÜM TÜRKİYEDE TEK DENTAL PRP KİTİ KEMİK VE DİŞ ETİ SORUNLARI İÇİN EN GÜVENİLİR VE EN ETKİLİ ÇÖZÜM YENİLENMEK KENDİ İÇİMİZDE ONARICI DOKU YENİLENMESİNİ HIZLANDIRAN YENİLİKÇİ

Detaylı

Histoloji ve Embriyolojiye Giriş. Histolojiye Giriş

Histoloji ve Embriyolojiye Giriş. Histolojiye Giriş Histoloji ve Embriyolojiye Giriş Prof.Dr.Yusuf NERGİZ Histolojiye Giriş Sunum Planı Histolojinin Tanımı,Amacı Histolojinin Tıptaki Önemi,Diğer Bilim Dallarıyla ilişkisi İnsan Vücudunun Organizasyonu Hücreler

Detaylı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

BEL AĞRISI. Dahili Servisler

BEL AĞRISI. Dahili Servisler BEL AĞRISI Dahili Servisler İnsan omurgası vücut ağırlığını taşımak, hareketine izin vermek ve spinal kolonu korumak için dizayn edilmiştir. Omurga kolonu, birbiri üzerine dizilmiş olan 24 ayrı omur adı

Detaylı

20.03.2012. İlk elektronik mikroskobu Almanya da 1931 yılında Max Knoll ve Ernst Ruska tarafından icat edilmiştir.

20.03.2012. İlk elektronik mikroskobu Almanya da 1931 yılında Max Knoll ve Ernst Ruska tarafından icat edilmiştir. SERKAN TURHAN 06102040 ABDURRAHMAN ÖZCAN 06102038 1878 Abbe Işık şiddetinin sınırını buldu. 1923 De Broglie elektronların dalga davranışına sahip olduğunu gösterdi. 1926 Busch elektronların magnetik alanda

Detaylı

MALZEME BİLİMİ. Mekanik Özellikler ve Davranışlar. Doç. Dr. Özkan ÖZDEMİR. (DERS NOTLARı) Bölüm 5.

MALZEME BİLİMİ. Mekanik Özellikler ve Davranışlar. Doç. Dr. Özkan ÖZDEMİR. (DERS NOTLARı) Bölüm 5. MALZEME BİLİMİ (DERS NOTLARı) Bölüm 5. Mekanik Özellikler ve Davranışlar Doç. Dr. Özkan ÖZDEMİR ÇEKME TESTİ: Gerilim-Gerinim/Deformasyon Diyagramı Çekme deneyi malzemelerin mukavemeti hakkında esas dizayn

Detaylı

SIZDIRMAZLIK Sİ S STEMLER İ İ Vedat Temiz

SIZDIRMAZLIK Sİ S STEMLER İ İ Vedat Temiz SIZDIRMAZLIK SİSTEMLERİ Vedat Temiz Sızdırmazlık Kavramı Sızdırmazlık problemi en genel halde ortak bir sınırı bulunan, iki farklı ortam arasındaki akışkan ş akışının ş kontrol edilebilmesi olarak tarif

Detaylı

DÜŞEY MESAFELERİN (YÜKSEKLİKLERİN) ÖLÇÜLMESİ

DÜŞEY MESAFELERİN (YÜKSEKLİKLERİN) ÖLÇÜLMESİ Dr. Hasan ÖZ DÜŞEY MESAFELERİN (YÜKSEKLİKLERİN) ÖLÇÜLMESİ Noktalar arasındaki düşey mesafelerin ölçülmesine yükseklik ölçmesi ya da nivelman denir. Bir noktanın yüksekliği deniz seviyesi ile o nokta arasındaki

Detaylı

BORU SUMP GEÇİŞ SIZDIRMAZLIK KÖRÜĞÜ

BORU SUMP GEÇİŞ SIZDIRMAZLIK KÖRÜĞÜ BORU SUMP GEÇİŞ SIZDIRMAZLIK KÖRÜĞÜ 94003-P 2 ESNEK KÖRÜKLÜ SIZDIRMAZLIK ELEMANI VE BAĞLANTI FLANŞI Yeraltı ve yerüstü boru hatlarında ve tesisatlarda bulunan vana ve pompa sumplarına, giren ve çıkan her

Detaylı

T.C. ĐNÖNÜ ÜNĐVERSĐTESĐ TIP FAKÜLTESĐ

T.C. ĐNÖNÜ ÜNĐVERSĐTESĐ TIP FAKÜLTESĐ T.C. ĐNÖNÜ ÜNĐVERSĐTESĐ TIP FAKÜLTESĐ SORUNSUZ FAKOEMÜLSĐFĐKASYON VE GÖZ ĐÇĐ LENS YERLEŞTĐRĐLMESĐ UYGULANARAK KATARAKT CERRAHĐSĐ YAPILAN OLGULARDA ÖN SEGMENT PARAMETRELERĐ DEĞĐŞĐMLERĐNĐN PENTACAM-SCHEĐMFLUG

Detaylı

Doç. Dr. Halil Coşkun. Dr. Hüseyin Kazim Bektaşoğlu

Doç. Dr. Halil Coşkun. Dr. Hüseyin Kazim Bektaşoğlu Doç. Dr. Halil Coşkun Dr. Hüseyin Kazim Bektaşoğlu GİRİŞ 2010 verilerine göre dünyada erişkinlerde (20-79 yaş) diabet prevalansı %6,4 (285 milyon). 2030 da bu oranın %7,7 ye (439 milyon) yükseleceği öngörülüyor.

Detaylı

TOZ METALURJİSİ Prof.Dr. Muzaffer ZEREN

TOZ METALURJİSİ Prof.Dr. Muzaffer ZEREN . TEKNİK SEÇİMLİ DERS I TOZ METALURJİSİ Prof.Dr. Muzaffer ZEREN SİNTERLEME Sinterleme, partiküllerarası birleşmeyi oluşturan ısıl prosestir; aynı zamanda ham konumda gözlenen özellikler artırılır. . Sinterlemenin

Detaylı

ENDOTEL YAPISI VE İŞLEVLERİ. Doç. Dr. Esra Atabenli Erdemli

ENDOTEL YAPISI VE İŞLEVLERİ. Doç. Dr. Esra Atabenli Erdemli ENDOTEL YAPISI VE İŞLEVLERİ Doç. Dr. Esra Atabenli Erdemli Endotel, dolaşım sistemini döşeyen tek katlı yassı epiteldir. Endotel hücreleri, kan damarlarını kan akımı yönünde uzunlamasına döşeyen yassı,

Detaylı

TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ

TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ SAKARYA ÜNİVERSİTESİ TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ Hafta 13 Yrd. Doç. Dr. Semra BORAN Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Sakarya Üniversitesi ne aittir. "Uzaktan Öğretim" tekniğine uygun olarak

Detaylı

Elektron ışını ile şekil verme. Prof. Dr. Akgün ALSARAN

Elektron ışını ile şekil verme. Prof. Dr. Akgün ALSARAN Elektron ışını ile şekil verme Prof. Dr. Akgün ALSARAN Elektron ışını Elektron ışını, bir ışın kaynağından yaklaşık aynı hızla aynı doğrultuda hareket eden elektronların akımıdır. Yüksek vakum içinde katod

Detaylı

İNTERFEROMETRİ Yüksek Hassaslıkta Düzlemlik Ölçümü

İNTERFEROMETRİ Yüksek Hassaslıkta Düzlemlik Ölçümü İNTERFEROMETRİ Yüksek Hassaslıkta Düzlemlik Ölçümü TANIM: Uzunluğu ve yüzey düzlemliğini mümkün olabilecek en yüksek hassasiyette, optik yöntem kullanarak ölçme interferometri ile sağlanır. Kesin olarak

Detaylı

KATARAKTLAR. Yrd. Doç. Dr. Abdullah Kürşat Cingü DÜTF Göz Hastalıkları AD

KATARAKTLAR. Yrd. Doç. Dr. Abdullah Kürşat Cingü DÜTF Göz Hastalıkları AD KATARAKTLAR Yrd. Doç. Dr. Abdullah Kürşat Cingü DÜTF Göz Hastalıkları AD Kristalin lens İris gerisinde, zonüla lifleriyle korpus siliare ye asılı durumdadır. Bikonveks yapıda, saydam ve damarsızdır. Gözün

Detaylı

İMPLANT VAKALARININ SINIFLANDIRILMASI

İMPLANT VAKALARININ SINIFLANDIRILMASI İMPLANT VAKALARININ SINIFLANDIRILMASI Prof. Dr. HALDUN İPLİKÇİOĞLU İmplant vakaları neden sınıflandırılmalıdır? İmplantoloji yüksek düzeyde bilgi ve deneyim gerektiren bir alandır. Bu konuda çalışmalar

Detaylı

PSİ153 Psikolojiye Giriş I - Prof. Dr. Hacer HARLAK

PSİ153 Psikolojiye Giriş I - Prof. Dr. Hacer HARLAK Alıcı organların çevredeki enerjinin etkisi altında uyarılmasıyla ortaya çıkan nörofizyolojik süreçlerdir. Beyin Uyarıcı (Dış çevre ya da iç çevre) duyu organı (alıcılar) Birincil Duyular Görme İşitme

Detaylı

Oyster Perpetual DATEJUST

Oyster Perpetual DATEJUST Oyster Perpetual DATEJUST Oyster, 36 mm, çelik ve sarı altın DATEJUST 36 İlk olarak 1945 yılında piyasaya sürülen Oyster Perpetual Datejust modelinin zarif tasarımı ve tarihi büyüten Cyclops gözü, onu

Detaylı

ALAN ETKİLİ TRANSİSTÖR

ALAN ETKİLİ TRANSİSTÖR ALAN ETKİLİ TRANİTÖR Y.oç.r.A.Faruk BAKAN FET (Alan Etkili Transistör) gerilim kontrollu ve üç uçlu bir elemandır. FET in uçları G (Kapı), (rain) ve (Kaynak) olarak tanımlanır. FET in yapısı ve sembolü

Detaylı

EKSTRASELÜLER MATRİKS

EKSTRASELÜLER MATRİKS EKSTRASELÜLER MATRİKS Doku organisazyonu: Hücrelerin bağlanması 1- Hücre-matriks bağlantıları: ekstraselüler matriks tarafından hücrelerin bir arada tutulması 2- Hücre-hücre bağlantılar: hücrelerin birbiriyle

Detaylı

Bilimsel Araştırma Yöntemleri I

Bilimsel Araştırma Yöntemleri I İnsan Kaynakları Yönetimi Bilim Dalı Tezli Yüksek Lisans Programları Bilimsel Araştırma Yöntemleri I Dr. M. Volkan TÜRKER 7 Bilimsel Araştırma Süreci* 1. Gözlem Araştırma alanının belirlenmesi 2. Ön Bilgi

Detaylı

MERCEKLER. Kısacası ince kenarlı mercekler ışığı toplar, kalın kenarlı mercekler ışığı dağıtır.

MERCEKLER. Kısacası ince kenarlı mercekler ışığı toplar, kalın kenarlı mercekler ışığı dağıtır. MERCEKLER İki küresel yüzey veya bir düzlemle bir küresel yüzey arasında kalan saydam ortamlara mercek denir. Şekildeki gibi yüzeyler kesişiyorsa ince kenarlı mercek olur ki bu mercek üzerine gelen bütün

Detaylı

Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı KAS FİZYOLOJİSİ. Düz Kas. Dr. Sinan CANAN sinancanan@gmail.com www.sinancanan.

Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı KAS FİZYOLOJİSİ. Düz Kas. Dr. Sinan CANAN sinancanan@gmail.com www.sinancanan. Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı KAS FİZYOLOJİSİ İ İ İ Düz Kas Dr. Sinan CANAN sinancanan@gmail.com www.sinancanan.net net Düz Kas Kalp kası İskelet kl kası Düz kas Düz Kas Düz

Detaylı

I. YARIYIL TEMEL BİYOKİMYA I (B 601 TEORİK 3, 3 KREDİ)

I. YARIYIL TEMEL BİYOKİMYA I (B 601 TEORİK 3, 3 KREDİ) T.C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ BİYOKİMYA ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS İÇERİKLERİ I. YARIYIL TEMEL BİYOKİMYA I (B 601 TEORİK 3, 3

Detaylı

METABOLİK DEĞİŞİKLİKLER VE FİZİKSEL PERFORMANS

METABOLİK DEĞİŞİKLİKLER VE FİZİKSEL PERFORMANS METABOLİK DEĞİŞİKLİKLER VE FİZİKSEL PERFORMANS Aerobik Antrenmanlar Sonucu Kasta Oluşan Adaptasyonlar Miyoglobin Miktarında oluşan Değişiklikler Hayvan deneylerinden elde edilen sonuçlar dayanıklılık antrenmanları

Detaylı

1-GİRİ 1.1- BİYOKİMYANIN TANIMI VE KONUSU.-

1-GİRİ 1.1- BİYOKİMYANIN TANIMI VE KONUSU.- 1-GİRİ 1.1- BİYOKİMYANIN TANIMI VE KONUSU.- Biyokimya sözcüğü biyolojik kimya (=yaşam kimyası) teriminin kısaltılmış şeklidir. Daha eskilerde, fizyolojik kimya terimi kullanılmıştır. Gerçekten de Biyokimya

Detaylı

Doç.Dr.Berrin Karadağ Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Geriatri

Doç.Dr.Berrin Karadağ Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Geriatri Doç.Dr.Berrin Karadağ Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Geriatri Hastalıkların tedavisinde kat edilen yol, bulaşıcı hastalıklarla başarılı mücadele, yaşam koşullarında düzelme gibi

Detaylı