BESLENME VE METABOLİK HASTALIKLAR

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "BESLENME VE METABOLİK HASTALIKLAR"

Transkript

1 Sayı : 2003 / Br 04 Sayfa : BESLENME VE METABOLİK HASTALIKLAR KONU : Broyler Metabolik Hastalıkları İLGİ : KANATLI BESLEME KELİMELER : Büyüme Oranı Klorit Pridoksin Ham Proteinlerin Deaminasyonu Gün Aşırı Besleme Zaman Sınırlandırmalı Besleme KAYNAKÇA : Tercümedir: Seyfi Ay - Halit Çınar, İnterkim. Commercial Poultry Nutrition S.Leeson & J.D. Summers YAYININ KAPSAMI : Ürün tanıtımıdır Tercümedir Kişisel veya kurumsal değerlendirmedir Derlemedir ÖZET : Ani Ölüm Sendromu büyüme oranını düşüren beslenme ve yönetim uygulamaları ile azaltılabilir ancak böyle kararlar ekonomik görüşlere dayandırılmalıdır. Kemik yapısının gelişiminde amino asitlerin, non-protein nitrojenlere oranı önemlidir. TD oluşumunda soya fasulyesinin kaynağının etkisi olabileceği bildirilmiştir. Çoğu vitaminin yetersizliği bacak problemlerine neden olurken bazı vitamin fazlalıklarının da zararlı olabileceğine dair veriler vardır. Ticari Broylerlerde TD görüldüğünde dişi damızlıkların çevre ve besleme koşulları üzerine düşünülmelidir. SONUÇ : Metabolik hastalıklarla mücadelede rasyonun besin dengeleri üzerinde çalışılabilirken, Ani Ölüm ve Asites olgularına müdahale etmek için yem tüketimi ve büyüme oranına müdahale söz konusu ise bunun ekonomik uygunluğu üzerine düşünülmelidir. Ayda Bir Yayınlanır 21

2 Ani Ölüm Sendromu Ani ölüm sendromu(aös), broiler piliçlerindeki vakaları son on yıldır belirgin ekonomik önem kazanmış olmasına rağmen, 25 yıldır tanınmaktadır. AÖS, sıklıkla erkeklerde ve özelliklede büyüme oranı maksimuma ulaştığında görülmektedir. Mortalite 3-4 gün kadar erken başlayabilir ama en sık 3-4 hafta dolaylarında pik yapmaktadır ve etkilenen piliçler her zaman sırt üstü pozisyonda ölü bulunmaktadır. Karışık cinsiyetli sürülerde mortalite %1.5-2 ye kadar ulaşabilmekte ve erkek sürülerinde %4 e varan ölüm oranları hayli yaygındır. Ekonomik kayıp bu yüzden önemlidir. Spesifik bir lezyonu bulunmadığından nekropsi ile AÖS nin ispat edilmesi zordur. Piliçler her zaman iyi etlenmiştir ve taşlıkla kursakları yarı doludur. Julian (1987), büyük yada histopatolojik bir lezyon olmadığından, AÖS yi de içeren diğer kardiovasküler sistem hastalıkları için bir gerekçeleme/dayandırma olmadığını ileri sürmektedir. Daha çok, sol ventriküler fibrilasyonla sonuçlanan bir elektrolit dengesizliği gibi, metabolik kaynaklıya benzemektedir. Burada büyüme oranını etkileyen herhangi bir besleme yada yönetim etkeninin buna ilişkin AÖS yi de etkilemesi gibi küçük bir sorun vardır. Bu, genel piliç performansı ile ilgili olarak ekonomik olmamasına rağmen, AÖS düşük besin yoğunluğuna sahip diyetlerle(%18 HP, 2400 kcal ME/kg) hemen hemen elimine edilebilmektedir. Araştırma verileri, nişasta veya yağ temelli diyetlerle beslenen piliçlerle kıyaslandığında enerji kaynağı olarak saf glikozu temel alan diyetlerin çok daha yüksek AÖS oranları ile sonuçlandığını ileri sürmektedir. Açıkça tanımlanamamasına rağmen elektrolit dengesindeki bazı anomalilerin AÖS ile ilgisi var gibi gözükmektedir. Bu kısmen ölümden sonra hızla oluşan metabolik değişiklikler gerçeğine dayanmaktadır ve bu yüzden AÖS li piliçlerden alınan kan profilleri mortaliteyi izleyen örnek alımının zamanlamasına göre değişmektedir. En son, laktik asit verilen piliçlerde yüksek bir AÖS oranı(%100 e kadar) gözlemledik. Laktat yoğun aktivite sırasında ve enerji ihtiyacı yüksek olduğunda üretilmektedir. Kursağa laktik asit girişinden sonra diyet bileşimi AÖS hamlesinin zamanlamasını etkiliyor gibi gözükmektedir. Çoğunlukla glukoz temelli bir diyetle piliçler 1 dk. da ölürken nişasta diyeti ile 1 saat sonrasına kadar AÖS hamlesi gerçekleşmemiştir. Bu değerlere kıyasla yüksek yağ diyeti ile beslenen piliçler laktik asit verilmesinden en az 2 saat sonrasına kadar AÖS belirtileri göstermemiştir. AÖS hamlesinin hızlı olduğu glukozla beslenen piliçlerde en düşük plazma laktik asit değerlerinin gözlenmiş olması ilginçtir(aşağıdaki tabloda). Bu, glukozla beslenen bu piliçlerde laktatın kandan daha hızlı alımıyla ilişkili olabilir. Plazma laktatı ve diyet bileşimi Diyetin temel enerji kaynağı Glukoz Nişasta Yağ Kan Laktatı (mg/ml) Toz yemle beslenen piliçlerin peletlenmiş diyetle beslenenlerle kıyaslandığında kursaklarında daha fazla laktik asit ürettikleri bilinmektedir ve bu yüzden, eğer laktat seviyeleri AÖS de öncelikli öneme sahip ise peletlenmiş yemler daha avantajlı olmalıdır. Ancak bu ilişki basitçe peletlenmiş yemlerin daha hızlı büyüme oranı ile ve bu yüzden daha yüksek AÖS oranı ile sonuçlanmasına bağlı olmasına rağmen; diyetlerin peletlenmesinin AÖS nin nedenlerinden olduğu ileri sürülmektedir. Bu, asites oranının yüksek diyet tuz seviyelerine bağlı olarak artmasının dolaylı sonucu olabilecekken, yüksek diyet tuz seviyeleri de AÖS ile 22

3 ilişkilendirilmiştir. Metabolizmadaki bazı değişikliklerin ve kısmen asit-baz dengesinin bir sonucu olarak, AÖS nin hızlı büyüme oranı ile oluşturulduğu açıktır. AÖS büyüme oranını düşüren beslenme ve yönetim uygulamaları ile azaltılabilir yada elimine edilebilir. Açıkçası böyle kararlar yerel ekonomik görüşlere dayandırılmak zorundadır. Şu anda tek bir neden olan etkene dair belirti yoktur, ve büyüme oranını azaltanların dışındaki diyet maniplasyonları genellikle etkisizdir. İskelet Hastalıkları Anormal iskelet gelişimi mortalite için ve/veya ticari etlik piliçlerin değer kayıpları için ana nedenlerden biri olmaya devam etmektedir. Kuzey Amerika da bu kayıp yıllık 30 milyon USD bulmaktadır. İskelet kondisyonları üzerine çok sayıda çalışma olduğundan aetiology nin kompleks olduğu ve tek bir etkenle ilişkili olmadığı açıktır. Et tipi piliçlerde en sık görülen iskelet anormallikleri tibial dischondroplasia (TD) ve saha raşitizmidir. Bacak problemlerinin yumurtacı tavuklara göre broilerlerde ve hindilerde daha yaygın olduğu gerçeği sonuç yaratan etkenler olarak büyüme oranı ve/veya vücut ağırlığını etkilemektedir. Bu temelde bacak problemlerini etkileyen genel beslenme etkenleri ile ilgili çok sayıda raporla yüz yüze kalınmaktadır. Örneğin broilerlerde büyümenin ilk haftalarında enerji sınırlandırmasının bacak problemlerini yarı yarıya azalttığı, azalan protein alımının daha az bacak anomalilerine yol açtığı ileri sürülmektedir. Benzer olarak yemleme boşluğuna erişimin sınırlandırılması da daha az bacak bozukluklarına neden oluyor gibi gözükmektedir. Ancak en son açıklamalar vücut ağırlığının kendi başına bacak problemleri eğilimine neden olan ana etken olmadığını ileri sürmektedir. Broiler piliçlerin ve tavukların kesim ağırlıkları üzerine yapılan deneylerden bacak anormalliklerinin şiddetinin vücut ağırlığından bağımsız olduğu ve düzenli iskelet gelişiminin, normal vücut ağırlığından çok daha fazla yükün desteklenmesine yeterli olduğu sonucuna varılmıştır. İyonofor koksidiostatlar kullanıldığında daha yüksek bacak problemleri insidensi kaydettik ve keza diğerleri istemeyerek iyonoforla beslenen hindilerde şiddetli bacak problemlerine işaret etmiştir. Ancak non-iyonofor tedavilerle beslenen broyler sürülerinde de sıklıkla bacak problemleri görüldüğü açıktır ve bu nedenle bu bileşimlerin etkileri kompleks karşıtlıların parçası ve belli yönetim kriterleri ile hızlandırılıyor olabilir. TD nin ve diğer iskelet anormalliklerinin broyler damızlıklarında seyrek görülmesi ilginçtir. Bu gerçek en sık sınırlandırılmış besleme ve büyüme oranı ile birlikte tartışılmaktadır. Broyler tipi diyetlerle ad libitum beslenen ve broyler tipi sürü yoğunluğunda barındırılan Bryoler damızlıklarında yüksek bir bacak problemi insidensi görülmüştür. Bu, programları broyler pazar ağırlığı ve buna bağlı broyler tipi büyüme koşulları seçimleri içeren ve sonra müteakiben seçilen hayvanlardan yeterli üreme bekleyen şirketler için önemlidir. İskelet gelişimine genetiğin şaşırtıcı etkisine ek olarak, cinsiyet farklılığına dair belirtiler de vardır. İkinci sorunu çözmeye çalışırken araştırmacılar kastre edilmiş hindilerin, edilmemişlere ve testesteron uygulananlara göre daha yüksek bacak anormallikleri insidensi olduğunu göstermiştir. Androjenlerin uzun kemiklerin epifizini ve gövdesini zayıflattığı öne sürülmektedir. Androjen/östrojen dengesine bağlı olarak iskelet gelişiminin hormonal kontrolünde önemli cinsiyet farkları olmalıdır. Ancak androjen/östrojenlerin günümüzün görece olarak genç broylerlerinin iskelet gelişimine etkisi, tibiotarsal uzunluktaki cinsiyet 23

4 farkının 5 haftalık yaştan sonra ölçülebileceği gerçeğine göre belki sorgulanabilir. İzleyen genel alanlar iskelet gelişimi ile ilişkili olarak düşünülmüştür. i)diyet proteini ve amino asitleri Diyet proteinin bacak problemleri üzerine etkisinin araştırılmasına yeni ilgiler olmuştur. Daha geleneksel bir bakış açısından, daha düşük düzeyli protein diyetlerindeki bacak problemleri baştaki büyüme oranının azalmasına bağlanmaktadır. Bununla birlikte verilerimiz günümüzde bacak problemlerinin daha karmaşık durumlarla ilişkili olduğunu ve böyle karşılıklı ilişkilerin bu duruma karışabileceğini öne sürmektedir. Bu bağlamda, adrenlerin boyutundaki artışla kanıtlanarak, aşırı proteinin stress oluşturduğu bilinmektedir. Proteinden zengin diyetler folik asit metabolizmasına karışabilmekte ve böylelikle bacak problemlerinin insidensini artırabilmektedir. Broyler ve Leghorn damızlıklarda iskelet gelişimini etkileyen faktörleri incelerken, erken iskelet gelişiminin mineral ve vitamin tahkimatından biraz etkilenirken baldır ve omurganın daha yüksek protein içeriğiyle (%22 ye 16 HP) besleyerek geliştirilebileceğini gösterdik. Kemik organik yapısının gelişiminde amino asitlerin nonprotein nitrojenlere oranının önemli olabileceği de akla gelebilir. Bu fikrin kanıtı saflaştırılmış diyet ve sentetik amino asitleri kapsayan deneylerden gelmektedir. Bu koşullar altında pilicin optimum matris/yapı gelişiminin gereksinimi olan nitrojen gereksinimi çoğu kez görünürde büyüme için gerekli olandan fazla olabilmektedir. Bazen broiler damızlıklarında, ve özellikle erkeklerde, görülen eğri boyun durumu, aksayan amino asit metabolizmasıyla da ilişkilendirilebilir. Direk olarak bir iskelet anormalitesi olmamakla, bu durum triptofan yada niasin metabolizması ile ilgili olabilir gibi görünmektedir. İnkubasyon sırasında, boynun bir yanında daha büyük bir kasın çekişi nedeni ile eğri boyun durumu meydana gelmektedir, ve amnionun basıncı ile birlikte görünürdeki iskelet bozukluğuna neden olmaktadır. ii) Yem hammaddeleri Bacak problemleri üzerine yemin hammadde kaynağının ve tipinin etkisi üzerine güncel bir ilgi bulunmaktadır. Bu alandaki ilk çalışmaların çoğu, bira mayası ve bunun belli bacak problemlerini görünür şekilde azaltma yeteneği merkezli idi. Belki de ticari açıdan daha önemli olanlar soya fasulyesi küspesinin kaynağının TD oluşumu üzerinde belirgin etkisi olduğu haberleri idi. Üç küspe örneği test edildiğinde, ikisinin yüksek TD insidensine yol açtığı bildirilirken, diğer kaynaktan gelen soya küspesi ile beslenen piliçlerin çok daha düşük bir insidens sergilediği bildirilmiştir. İlave klorit miktarını düşürmenin ve diyet kalsiyum Soya Küspesinde Yüksek Düzeyde Kloritle Beslenmiş Genç Broylerlerde TD Sıklığı Diyet Mineralleri(g/kg) Ağırlık Artışı TD % si Klorit Magnezyum (g/gün) Lui et al. (1992) dan. 24

5 yoğunluğunu artırmanın soya fasulyesi kaynağından bağımsız olarak, koşulları kötüleştirdiği görülmüştür. Daha yakınlarda Lui et al. (1992) Çin de bazı soya fasulyesi örneklerinin klorit seviyelerinin şiddetli TD ye neden olduğunu göstermiştir. Bu durumda, sorun diyete magnesium eklenerek kısmen çözülmüştür ancak bu büyüme oranında(yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi) biraz düşüşe yol açmıştır. Çavdarda görünene benzer bir durum, soya fasulyesi küspesinin otoklavlanmasının takip eden bacak problemlerini azalttığı görülmüştür. Tripsin inhibitörü seviyesi ile bacak problemleri arasında karşılıklı bir ilişki kaydedilmiştir. Soya fasulyesi kaynağı da damızlıklarda ayak tabanı sorunlarına neden olmuştur. Çavdarla oluşan bacak problemlerinin asıl nedeni, vitamin D 3 emilimindeki zayıflama sık sık ima edilse de, tam olarak açıklanamamıştır. Diyetten çavdarın çıkarılması sonucu kemiğin kül bileşiminde oluşan ani artış, araştırmacıların bir metabolik antogonizmadan çok besin emilimini engelleyen bir etkenin varlığını idda etmelerini sağlamıştır. Daha önce soya fasulyesi küspesinde tarif edildiği gibi, otoklavlamanın faydalı etkisine ek olarak çavdarın besin değerinin su ekstraksiyonundan ve gamma ışınlarından etkilendiği görülmüştür. Bazı soya ve çavdar örneklerinin zararlı etkileri arasında benzerlik olabileceği gibi sorgum ve kolza tohumu küspesi arasında da benzerlik olabilir. Çoğu sorgum ve kolza tohumunun normal unsurları olan tanenler metal iyonları ile kompleksler oluştururlar. Diyetteki manganez seviyesini artırmak durumu hafifletmez. Tanenlerin emilip kollajenler arasındaki çapraz bağlanmayı engelliyor olması mümkündür. Diğer çalışmalar kolza tohumu küspesiyle görünen etkilerin şaşırtıcı guatrojenik aktivitesine bağlı olabileceğini öne sürmektedir. Tiyourasil eklenmesine bağlı yüksek bir perozis insidensi manganez eklenmesiyle düzeltilmez. Etki şekli önemsenmeden, birkaç yem maddesinin bazı iskelet anormalliklerini ağırlaştırabileceği açıktır. iii) Mikotoksinler Bazı mikotoksinlerle kontamine yem maddelerinin iskelet problemlerini uyarabileceği ve kötüleştirebileceği bilinmektedir. Fusarium roseum ile kontamine yulafın TD ye neden olduğu gösterilmiştir. Aflatoksin ve okratoksinin her ikisi de kemik direncini düşürür ve bu vitamin D 3 metabolizmasına bağlanabilir. Bizim deneyimlerimize göre bu tür çevre koşullarında hayvanlar yemdeki D 3 seviyesi ve kaynağına aldırmaksızın içme suyu ile uygulanan suda çözünür D 3 e zaman zaman cevap verirler. Altlığın mikrobiyal kontaminasyonunu minimize ederek bacak problemlerini azaltma girişimi çeşitli başarılar kazanmıştır. Diyete sorbik asit eklenmesi yada altlığın potasyum sorbat ile muamele edilmesi izole denemelerde bacak durumunun gelişmesi ile sonuçlanmıştır. Tohum ilaçlanmasında kullanılan birkaç fungisidin kendisi de bacak problemine yol açmaktadır. Tetrametiltiyuram ın varlığı, tetrametiltiyuram disülfit kıkırdak damarlarının düzensiz penetrasyonuna neden olduğundan, TD insidensini belirgin olarak artırmaktadır. iv) Elektrolit dengesi Asit-baz dengesini sağlamak üzere hayvanlar üç iyonla(na +,K + ve Cl - ) ifade edilen girdi ve/veya çıktıları düzenliyorlar gibi görünmektedir. Yüksek klorit seviyeleri TD yi uyarır, TD ile plazma iyonları arasında bir geçiş olmamasına rağmen, sorunun basitçe defektif kalsifikasyona ilişkin olmadığı sonucuna varılmıştır. Çarpık bacaklılık, piliçler dar bir anyon- 25

6 katyon kapsamı olan diyetle beslendiklerinde, daha sık oluşuyor gibi gözükmektedir. Ve TD insidensi ile eğri bacaklılık, diyetin anyon içeriği arttıkça artıyor gibi gözükmektedir. İyon dengesi ile vitamin D 3 metabolizması arasında bir ilişki olabilir. Diyetin katyon içeriği(na +,K + ) düşük olduğunda klorit içeriğini 10 dan 40 meq/100g a çıkartmanın kıkırdak anormalliklerini belirgin şekilde artırdığı bildirilmiştir. Bu şekilde atık Cl - ile piliçler asidotikleşir; durum diyet sodyum ve potasyum karbonatları ile düzeltilebileceği halde diyette yüksek olanın Cl - olduğu ileri sürülerek bunun Na +,K + un hazır metabolize edilebilir formlarının equimolar yoğunlukları ile dengelenmesi gerektiği söylenmektedir. Fransız araştırmacılar asidotik piliçlerde 1,25 kolekalsiferol den aktif D 3 metabolitleri sentezleyen homojenatların, kapasitelerinin %50 sini kaybettiklerini göstermiştir. Bu muhtemelen asit-baz dengesi, TD ve vitamin D 3 metabolizması arasında ilişki sonucunu çıkarır. v) Vitaminler D 3 metabolizması zayıflaması klasik olarak riketslerle ilişki içinde olsa da saha riketsleri durumlarında daha kompleks sistemlerin karıştığını ileri sürmek için kanıtlar vardır. Belirli zamanlarda D 3 yetersizliği Ca ve P yetersizliği koşullarını taklit edicektir. Ca yetersizliği çeken piliçler genellikle hipokalsemik ve hiperfosfatemik iken D 3 yetersizliği her zaman hipokalsemi ve hipofosfatemi ile sonuçlanır. D 3 yetersiz bir piliçte bağıl olarak daha büyük bir P yetersizliği paratiroid hormonu tarafından oluşturulacaktır. Son olarak D 3 yetersiz bir piliçte iyileşme sürecine karışan zaman düzeni araştırılmıştır. Oral doz D 3 alımını izleyen 12saat içinde uzatılmış epifiseal damarların distal bölümü ve olgunlaşan komşu kondrositler nekroze olur. 72 saat içinde kalsifikasyona yeniden başlar ve 120 saatte nekrotik kıkırdak uzaklaştırılmış ve normal büyüme tabakası oluşturulmuştur. Kollajen çapraz bağlarının olgunlaşması D 3 e ilişkin görünürken, kollagen sentezinde D 3 ün yer aldığını öne sürmek için yeterli kanıt vardır. Tartışma D 3 kaynaklarına ve metabolitlerine dayalı hala sürmektedir. Piliçler 1,25(OH) 2 -D 3 aldıklarında kemik büyümesi daha büyük olmasına rağmen yüksek dozlar iskelet gelişimini zayıflatıyor gibi gözükmektedir. Benzer olarak, 24,25(OH) 2 -D 3 plazma Ca hemoztazını düzeltirken kıkırdak lezyonlarını, kondrosit proliferasyonunu mineralizasyon arızası ile uyararak, daha da kötüleştirir. Son olarak tibianın boyuna büyüme oranının ve onun Ca ile P içeriğinde de D 3 ün 1,25(OH) 2 -D 3 ten daha etkili olduğu ve 24,25(OH) 2 -D 3 ün orta düzeyde olduğu öne sürülmüştür. Ancak takip eden çalışmalarda aynı araştırmacı grubu, tersine sıra ile 1,25;24,25; D 3 ün kemik direncini desteklediğini ileri sürerek kemik mineralizasyonunun mekanik özellikleri ile ilişkili olmadığı iddiasını ortaya koydu. Önceden bahsedildiği gibi, saha riketsleri özellikle hindi piliçlerinde sorun olmaya devam etmektedir. Birkaç saha salgınında yapılan çalışmada, Saskatchewan Üniversitesinden Riddell, çoğu kez koşul diyet bağlantılı gibi görünmesine rağmen, yeterli besin seviyelerine işaret etti. Bu araştırmacı eksik yem dağıtımının erken(7gün) rikets saldırısına neden olduğu ve genellikle suya D 3 katılmasının etkili bir tedavi olduğu sonucuna varmıştır. Bu sefer vitamin metabolizmasının bacak problemleri aetiology ile ilişkisi belirsizdir, ve genel fikir birliği kompleks yetersizliklerin rol oynadığı yönündedir. Ayrı vitamin yetersizliklerinde broylerlerde, belirgin olarak benzer büyük bacak problemlerini gördük. Etkilenen hayvanlar üzerindeki ayrıntılı çalışmalarda; vitamin yetersizlikleri manganez yetersizliklerinden, kıkırdak sıvısını daha az etkilemesine rağmen tanıda temel oluşturacak bir eğilim göremedik. 26

7 Çoğu vitaminlerin bacak problemleri ile ilişkisi varken belki en büyük ilgiyi pridoksin çekmiştir. Düşük seviyelerinin iskelet anormalliklerine yol açtığı ve/veya eklenmelerinin insidensi düşürdüğünün ileri sürülmesi için şaşırtıcı kanıtlar bulunmaktadır. Pridoksinin faydalı etkisini çinko hemostazını sağlayarak ve kısmen, barsaklarda çinko emiliminde rol alan, pikolinik asiti oluşturarak sarf etmektedir. Çinko, B 6 ve bacak güçsüzlüğünün engellenmesinde rol alan triptofan arasında belirgin bir sinerjizm bulunmaktadır. İleride pridoksinin durumu folik asit için önceden tarif edildiği gibi diyet proteini etkisi üzerinden karmaşıklaşmaktadır. Başka birçok diyet koşullarında alışıldığı gibi pridoksin eksikliği kendisini, olgunlaşan büyüme plağını kan damarlarının düzensiz şekilde istila ettiği, epifizeal lezyonlar olarak ortaya koymaktadır. Yüksek diyet proteini seviyeleri pridoksine transaminasyon ve/veya deaminasyon gibi süreçlerden, oluşan metabolik gereksinimi artırmaktadır. O yüzden, çoğu vitaminin yetersizliği broilerlerde bacak problemlerine neden olurken bazı vitamin fazlalıklarının da zararlı olabileceğine dair veriler vardır. Diyette artık vitamin E miktarları ile kemik oluşumu zayıflarken, vitamin A nın diyetteki çok yüksek düzeyleri rikets insidensini artırmaktadır. Ancak, bildirilen bu vitamin fazlalıklarının kemik metabolizmasına etkilerinin normal besleme koşullarının çok üzerinde diyet seviyeleri ile ilişkili olarak geliştiğinin ve dolayısıyla uygulamada alışılmadık koşullar altında oluşabileceğinin anlatılması gerekmektedir. vi) Mineraller vitaminlerde olduğu gibi geniş miktarlarda mineral eksiklikleri yada fazlalıkları da kemik gelişimini etkileyebilmektedir. Kalsiyum / fosforun anormal seviyelerinin ve/veya oranlarının etkileri belgelenmiştir. Kalsiyum ve fosfor yetersizliklerinin tanısına ve fosfor yetersizliğine karşı kalsiyum fazlalıklarının hızlı çiftlik teşhisleri zordur ve acil diyet değişikliği tavsiyeleri öncelikle diyet analizlerinin tamamlanmasında yanıltıcı olabilmektedir. İki koşulda da görülen lezyonların özdeş olmasından dolayı barsakta çözünmeyen atık kalsiyum formlarının Ca 3 (PO 4 ) 2, fosfor yetersizliğini uyardığı ileri sürülmektedir. Aşağıdaki tablo kemik külündeki normal mineral seviyelerini göstermektedir ve bu değerlerden çok farklı değerler endişe vericidir. Kemik Külünün Normal Mineral İçeriği Kalsiyum %37 Fosfor %18 Magnezyum %0.6 Çinko ppm Bakır 20 ppm Manganez 3 5 ppm Demir ppm Demirle interaksiyonlarını ileri süren bazı kanıtlar durumu çetrefilleştirse de perozis insidensi üzerinde manganez yetersizliğinin etkisi açıkça belgelenmiştir. Bir manganez ayırıcı ajan olan hidralazin in idaresi klasik manganez yetersizliğinde görülene çok benzer bacak kusurlarına neden olmaktadır ve aslında bu durumlarda başarılı Mn uygulaması kaydedilmiştir. Hidralazin kollajen sekresyonunu engeller ve bu yalnız Mn +2 değil ama Fe +2 veya Fe +2 ile Mn +2 nin yönetimi ile onarılabilir. Ajan hidroksilizin sentezini engeller gibi ve bu mekanizma içerisinde Fe +2 içeren bir basamak var gibi görünmektedir. TD li hayvanlarla bakır eksikliği olanların kıkırdakları arasındaki benzerlikler yüzünden bacak problemleri çalışmalarında bakır metabolizmasından her zaman şüphelenilmiştir. Ancak TD nin Cu eklemeleri ile 27

8 düzeltilmesine dair çabalar çeşitli düş kırıklıkları yaratmıştır. Çözünürlük çalışmaları klasik bakır yetersizliği durumunda sıklıkla görülen TD nin çapraz kollajen bağlarından yetersiz olmadığına işaret etmektedir. vii) Embriyoloji İskelet bozukluklarının bir kısmının kuluçka sonrası birkaç günde görünmesi yüzünden metabolik düzensizliklerin inkubasyon sırasında başlıyor olması kuvvetle muhtemeldir. İskelet mineralizasyonu inkubasyonun 8.günü dolaylarında başlar ve bu anda yumurta sarısı bir kalsiyum kaynağı gibi davranır. Embriyo gelişimi seyrinde embriyo kabuktan 120 mg kalsiyum alacak olmasına rağmen, inkubasyonun 12.gününe kadar kabuk kalsiyumu kullanılmaz. Embriyoya kalsiyumdan yetersiz bir medyum içerisinde kültür gelişimi yapıldığında, hemen iskelette büyük anormalliklerle sonuçlanmaktadır. Damızlık yumurta kalitesi ile yavrulardaki kemik oluşumunu birbirine bağlayan bir rapor bulunmamaktadır. Benzer olarak damızlık beslenmesi yönetiminin embriyonun kemik gelişimine etkisi üzerine de görece az çalışma bulunmaktadır. Dişiler %20 alkol distilasyonu kurutulmuş tahıl ile beslendiğinde broilerlerde çarpık bacak oluşumu insidensinde belirgin bir düşüş(%17 ye %8) bildirilmiştir. TD gibi daha yaygın bacak problemleri kuşaklara nakledildiği için küçük bazı sorunlar vardır ve bu nedenle pedigrinin bacak sorunları üzerine çalışmalara şaşırtıcı bir etkisi bulunmaktadır. TD ana yüksek insidensi ile bağlantılı olarak resesif cinsiyet genlerinden biriyle ilişkilendirilmektedir. Bu durum annenin bileşenini büyütmektedir ve bu yüzden dişi hatları büyük oranda dışavurumu etkileyecektir. Ticari broylerlerde ne zaman TD görülse dişi ebeveyn sürülerinin çevre koşulları üzerinde düşünülmelidir. c) Asites Asites hızla broyler piliçlerinde mortalite/morbiditenin ana etkenlerinden biri olmaya başlamıştır. Önceleri sadece yüksek rakımlarda görülürken şimdi asites çoğu bölgede hızlı büyüyen hayvanlarda sorun yaratmaktadır. Asites abdomende sıvı birikimi ile karakterizedir ve bu nedenle yaygın deyişle sulu-karın adını almıştır. Abdomendeki sıvı aslında karaciğerden sızan plazmadır ve oksijen yetersizliğinin tetiklediği olayların birikiminin bir sonucu olarak oluşmaktadır. Her ne nedenle olursa olsun dokulara daha fazla oksijen sağlama ihtiyacı kalp atım hacminin artmasına ve sonuçta sağ ventrikülün(karıncığın) hipertrofisine neden olmaktadır. Böyle kalp hipertrofileri kalp kapakçığının işlev bozukluğuyla eşleşince venöz kaynakta basınç artışına neden olmakta ve böylece karaciğerde basınç artışı ile karakteristik sıvı sızıntısına yol açmaktadır. Oksijen talebi ile ilişkisinden dolayı asites büyüme oranı, rakım(hipoksi) ve çevre koşulları gibi faktrörler ile etkilenir ve/veya başlatılabilir. Birkaç yıl önce bu etkenlerden hipoksi, ilk olarak hayvanlar yüksek rakımda barındırıldığından birinci tetikleyiciydi ve erkek broylerlerde %20-30 mortalite alışılmadık olduğundan ana problem gibi görünüyordu. Bugün yoğun besin diyetleri ile beslenen ve hızlı büyüyen broyler hatlarında, çoğu yükseklikte ve havanın günün en azından belirli kısmında serin/soğuk olduğu yerlerde yaygın olarak görülmektedir. Asiteste görülen mortalite, işe karışan stress faktörlerinin sayısı ve dolayısıyla kardiyo - pulmoner sistemin dokuları oksijenlendirme etkisi, tarafından belirlenmektedir. Büyüme oranı oksijen talebini etkileyen ana etken olduğundan büyümenin bileşimi de etkilidir, çünkü yağlara karşın protein metabolizmasında oksijen gereksinimi farklıdır. 28

9 Nitrojen ve protein metabolizması için oksijen gereksinimi yağlar için olana kıyasla daha fazladır, ancak piliç karkasının aslında az protein yada nitrojen içerdiğini hatırlamak gerekir. Karkas yüksek miktarda kas içerir ancak bunun %80 i sudur. Diğer yandan adipoz doku %90 yağ içerir ve bu nedenle oksijen talebine katkısı orantılı olarak fazladır. Bu yüzden piliçlerde fazla yağlılık belirgin olarak artan oksijen gereksinimine neden olacaktır. Çoğu durumda, çevre sıcaklığı ve ilişkili olarak oksijen/enerji talebi genellikle bir etkendir. Asites insidensini düşürmenin en pratik yolu piliçleri ılık tutmaktır. Çevre sıcaklığı değiştikçe hayvanın oksijen gereksinimi de değişir. Kuluçka dönemini takiben termo-nötral kuşağın o C olacağı düşünülürse bu aralığın dışındaki sıcaklıklar metabolik oranda ve dolayısıyla oksijen ihtiyacında artışa neden olacaktır. Düşük çevre sıcaklıkları, yem tüketiminde bir artış ile büyüme oranında küçük bir düşüş bunlara eşlik ettiği için en sorunlularıdır. Yüksek sıcaklıklarda serinlemek vb. için artan oksijen talebi oluşurken buna genellikle düşen büyüme oranı ve bu nedenle kapsamlı olarak düşen oksijen talebi eşlik eder. Ticari çiftlik koşullarına, asiteste payı olan ana nedeni muhtemelen soğuk çevre koşullarıdır. Örneğin 26 o C a karşılık 10 o C da hayvanın oksijen gereksinimi neredeyse ikiye katlanır. Oksijen ihtiyacında, artan miktarda yem tüketimini metabolize etmek için ikiye katlanan, bu dramatik artış sıklıkla asitese yol açar. Ticari koşullarda yüksek rakımlardaki hayvanların sıklıkla serin yada soğuk gece sıcaklıklarına maruz kaldıkları ayrıntısı ilginçtir. Diyet bileşiminin maniplasyonu ve/veya yem tahsisatı sisteminin asites insidensi üzerine büyük bir etkisi olabilir. Çoğu kez, besleme programındaki bu tür değişiklikler büyüme oranı üzerindeki etkileri ile asitesi etkilerler. Ancak elektrolit ve su dengesini etkileyen besin düzeyleri, özellikle sodyum, hakkında da endişeler bulunmaktadır. Broylerleri yüksek düzeyde tuz ile besleme(%0.5 üzeri), asites her zaman geniş dağılımda tuz içeriğinde diyetlerde oluşmasına rağmen, artan miktarda su tutulmasına neden olur. Asites zayıf kaburga yapısından ötürü, sekonder olarak riketse neden olabilir. Julian et al. (1986) tahmin edildiği gibi fosfordan çok fakir diyetlerle beslenen broylerlerde rikets geliştiğini ama bu hayvanların solunum hızlarının da arttığını, arterial CO 2 nin artıp O 2 nin azaldığını gözlemlemiştir. Hayvanların büyük kısmı kardiyo-pulmoner anormalliklerin ibarelerini göstermiş ve bazıları hipoksiden bazıları da,klinik asites bulguları olsun olmasın, RV(sağ karıncık) iflasından ölmüştür. RV hipertrofisinin; kendisi kaburgaların zayıflığına bağlı olarak gelişen, anormal solumadan kaynaklanan; hipoksiden dolayı artan, pulmoner arter hipertansiyonuna cevaben geliştiği öne sürülmüştür. Açık besin yetersizliklerinden yada sodyum durumunda olduğu gibi fazlalıklarından ayrı olarak, besleme programının asitesi etkileyen ana ilişkisi besin yoğunluğu ve yem kısıtlaması etrafında dönmektedir. Yüksek yoğunlukta diyetler kullanıldığında özellikle bunlar peletlendiğinde asites daha yaygındır. Dale ve Villacres (1988) asitesi uyarmak için, büyüme hızını artırmak üzere tasarlanmış yüksek yoğunlukta yemlerle, hayvanları beslemişler kcal ME/kg la beslenenlerden kcal ME/kg yemle beslenenler iki katı asites insidensine sahip olmalarına rağmen, 14.gün vücut ağırlıkları ve asites eğilimleri arasında bir korrelasyon bulunmamıştır. Bu çalışmada yüksek enerjili diyetler eklenen yağ miktarını artırarak üretilmiştir. Önceki raporlarında Dale ve Villacres (1986) yem değişikliğinin asitesi tetiklediği kavramını savunmuşlardı ama bu durum tek tip yemle beslenen programlarda da görülmüştür. Çeşitli besin yoğunluklarında ve yağ içeriğinde diyetler hazırlanırken büyüme 29

10 oranı ve asites arasında açık bir korrelasyon görülmüştür(aşağıda tablodaki gibi). En yüksek asites insidensi diyetin enerji:protein yada yağ içeriğinden bağımsız olarak en yüksek enerji seviyesi ile beslendiğinde ortaya çıkmıştır. Aşağıda tablodaki veriler eklenen yağın küçük etkisini ve her enerji:protein sırası kullanılmasına rağmen en büyük asites insidensinin en hızlı büyüyen hayvanlarda olduğunu göstermektedir. Asites İnsidensi Üzerine Besin Yoğunluğunun ve Diyet Bileşiminin Etkisi Diyet ME %Ham Protein ME/HP Diyet Yağı 49gün Canlı Ağırlık Asites Mortalitesi % Dale ve Villacres (1986) dan. Besleme programı,besin yoğunluğu ve büyüme oranı çok yakından asitesin şiddetinin şekillenmesine neden oldukları için aynı şekilde yem kısıtlamasının muhtemel avantajları üzerine tartışılmaktadır. Arce et al.(1992) çeşitli yem kısıtlama programlarına hayvanların cevaplarını kaydetmek için bir bizi ilginç çalışma yaptı. Bu yazarlar tarafından işaret edildiği gibi böyle programların faydası asites insidensini üretim ekonomisini ters etkilemeden azaltmalarıdır. Yem kısıtlama programlarının kesim ağırlığını bir derece etkileyeceği zannedilmektedir ve açıkça yem sınırlandırmanın derecesi ile ticari olarak kabul edilebilir büyüme karakteristikleri arasında bir denge vardır. Arce et al.(1992) Meksika da 1940m yada 2500m rakımdaki çalışmaları birleştirmiştir. Hayvanlar ya gün aşırı besleme şablonu ile 7-28 gün arası değişen periyotlarda besleniyor yada günde sadece 8saat yemliklere geçmelerine izin veriliyordu(7am 3 pm). Bütün çalışmalarda tam beslenen kontrol grubu en çok ağırlık kazandı ve en yüksek asites mortalitesini sergilediler(%8-15 e karşı %40). Sanıldığı gibi vücut ağırlığında daha büyük bir kayıp olmasıyla beraber gün aşırı Besleme programında asiteste daha büyük bir düşüş elde edildi. Yeme ulaşımın günde 8 saat ile sınırlandırılmasıyla asites mortalitesi büyük oranda düşürülmüştür ve bu özellikle elle beslemenin yapıldığı ve yemliklerin kolayca kaldırılabildiği yerlerde çok pratik bir yöntem gibi görünmektedir. Mekanik yemliklerle yeme ulaşım süresinin kısıtlanması daha karmaşıktır ve pratik bir çözüm olmayabilir. Asites mortalitesi yem tüketimini azaltarak düşürülüyor gibi görünürken kısıtlama programının süresine bağlı olarak kesim ağırlığında gr düşüş olacaktır. Çoğu ticari yetiştirmelerde bu gün pazar ağırlığına 2 3 gün gecikme ile ulaşılması anlamına gelmektedir. Satış yaşında 2 3 günlük bir gecikme kulağa asiteste önemli bir düşüş için gözden çıkarılabilecek bir şey gibi gelebilir. Ancak böyle programların gerçek maliyetinin tanımlanması için dikkatli ekonomik analizler yapılmalıdır. Örneğin lik bir erkek broyler sürüsünün satış gününün 1 gün geciktiğini ve sonra mortaliteden kurtaracaklarımız için bütün sürünün ekstra yem masrafına ne kadar ödememiz gerektiğini düşünün broylerin 1 gün gecikmesinin ekstra yem masrafı 100g/piliç = USD/t = 2500 USD - Asitesli piliçlerin yiyeceği yem ve ölen piliç fiyatına ilişkin %1 mortalite maliyeti c = 250 USD piliç ölümü,ort. 3kg yem tüketimi = 750 USD TOPLAM USD 30

11 Bu yüzden bu basit örnekte bütün sürünün bir gün gecikmesinin ekstra maliyetini karşılaması için mortalitede en az %2.5 lik düşüş olması gerektiği görülmüştür. Asites üzerine besleme programını dikkate alındığında diğer bir endişe konusu da protein kaynağının dengesi ve kalitesidir. Ham proteinin amino asit kaynağı gibi sunulduğu ve bu hayvanların nitrojene minimum ihtiyaç duydukları çok iyi bilinmektedir. Artık nitrojen vücuttan atılmalıdır ve bu enerji(oksijen) gerektiren bir süreçtir. Diyette esansiyel amino asitleri sağlayarak ham protein miktarını minimize etme yoluyla oksijen gereksinimini azaltma potansiyeli vardır. Aynı düzeyde yararlanılabilir amino asit sunan ama biri %20 diğeri %24 HP içeren iki diyet olduğunu varsayarsak yüksek HP içeren diyette deamine etmek için %4 daha fazla HP olacaktır. Eğer hayvanlar 130g/gün yem tüketirse bu katabolizma için ekstra 5g/gün protein demektir. Böyle bir protein katabolizması ürik asit ve yağ sentezi ile sonuçlanacaktır ve bunlar için sırasıyla 2 ve 1 litre oksijene ihtiyaç duyulacağı hesaplanmıştır. Bu yüzden günlük ekstra 5g HP katabolizması hergün oksijen gereksiniminde 3 litre bir artış olacağı, ki bu hayvanın toplam gereksiniminin %8 artması demektir, anlamına gelmektedir. HP i minimize etmek için bir teşvik vardır çünkü katabolizması hayvanın oksijen talebi üzerinde sadece yeni stressler oluşturmaktadır. Eğer asites mortalitesi yeterince yüksek ise izleyen diyet değişiklikleri üzerine düşünülebilir - Hayat döngüsü boyunca düşük enerji seviyesi: Başlangıç 2850 kcal ME/kg Büyütme 2950 kcal ME/kg Bitiş 3100 kcal ME/kg - Peletten ziyade toz yem kullanın. Çok ince toz yem kullanmayın çünkü bu yem atımını artırır ve broyler düzeyinde toza neden olur gün arası gün aşırı beslemeyi düşünün. Asites seviyelerinin çok yüksek olduğu yerlerde daha uzun sınırlandırma dönemleri gerekebilir. Bu sistemle su idaresi daha fazla önem kazanmaktadır. - Hayvanların her gün yeme 8-10 saat ulaşabildiği zaman sınırlandırmalı beslemeyi düşünün. Islak altlığın engellenmesi için su idaresine ekstra dikkat gerekir. - Yemin toksin kontaminasyonunu minimize edin. - Diyetin sodyum seviyesini %0.20 ile sınırlandırın 31

İÇİNDEKİLER 1. BÖLÜM: DÜNYA KANATLI HAYVAN ÜRETİMİ 2. BÖLÜM: YEM HAMMADDE DEĞERİNİN SAPTANMASI VE YEM FORMULASYONU

İÇİNDEKİLER 1. BÖLÜM: DÜNYA KANATLI HAYVAN ÜRETİMİ 2. BÖLÜM: YEM HAMMADDE DEĞERİNİN SAPTANMASI VE YEM FORMULASYONU İÇİNDEKİLER 1. BÖLÜM: DÜNYA KANATLI HAYVAN ÜRETİMİ 1. Dünya hayvan üretimi 2. Kanatlı eti üretimi 3. Yumurta üretimi 4. Kanatlı üretiminin geleceği 5. Dünya yem üretimi 2. BÖLÜM: YEM HAMMADDE DEĞERİNİN

Detaylı

Sayı : 2004 / Lyr 06 Sayfa : 35 40 YEM HAMMADDELERİ. Tercüme: Seyfi Ay - Halit Çınar, İnterkim. Commercial Poultry Nutrition S.Leeson & J.D.

Sayı : 2004 / Lyr 06 Sayfa : 35 40 YEM HAMMADDELERİ. Tercüme: Seyfi Ay - Halit Çınar, İnterkim. Commercial Poultry Nutrition S.Leeson & J.D. Sayı : 2004 / Lyr 06 Sayfa : 35 40 YEM HAMMADDELERİ KONU : Uygun Hammadde Seçimi İLGİ : KANATLI BESLEME KELİMELER : 1000 kcal ME nin Maliyeti 1 kg Proteinin Maliyeti Görece Maliyet/Değer Örnekleme KAYNAKÇA

Detaylı

SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ

SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ Prof. Dr. Metin ATAMER Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü Aralık 2006 ANKARA Sütün Tanımı ve Genel Nitelikleri Süt; dişi memeli hayvanların, doğumundan

Detaylı

Hedefe Spesifik Beslenme Katkıları

Hedefe Spesifik Beslenme Katkıları Hedefe Spesifik Beslenme Katkıları Hayvan Beslemede Vitamin ve Minerallerin Önemi Vitaminler, çiftlik hayvanlarının, büyümesi, gelişmesi, üremesi, kısaca yaşaması ve verim vermesi için gerekli metabolik

Detaylı

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX!

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX! Özel Formülasyon DAHA İYİ Yumurta Verimi Kabuk Kalitesi Yemden Yararlanma Karaciğer Sağlığı Bağırsak Sağlığı Bağışıklık Karlılık DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX!

Detaylı

BESLENME İLKELERİ BESLEME, BESİN ÖĞESİ VE SAĞLIK

BESLENME İLKELERİ BESLEME, BESİN ÖĞESİ VE SAĞLIK BESLENME İLKELERİ BESLEME, BESİN ÖĞESİ VE SAĞLIK Beslenme İle İlgili Temel Kavramlar Beslenme: İnsanın büyümesi, gelişmesi, sağlıklı ve üretken olarak uzun süre yaşaması, Yaşam kalitesini artırması için

Detaylı

SPORCULAR İÇİN TEMEL BESLENME İLKELERİ

SPORCULAR İÇİN TEMEL BESLENME İLKELERİ SPORCU BESLENMESİ SPORCULAR İÇİN TEMEL BESLENME İLKELERİ Yeterli ve dengeli beslenmenin bir sporcunun başarısını garanti etmediği, ancak yetersiz ve dengesiz beslenmenin bazı sağlık problemlerine ve performans

Detaylı

KALSİYUM, FOSFOR, Vit-D 3 VE FİTAZ

KALSİYUM, FOSFOR, Vit-D 3 VE FİTAZ Sayı : 2003 / Lyr 04 Sayfa : 26 30 KALSİYUM, FOSFOR, Vit-D 3 VE FİTAZ KONU : Yumurtacı Rasyonları İLGİ : KANATLI BESLEME KELİMELER : Emilim ph Kemik Yapısı Yumurta Kabuğu KAYNAKÇA : Tercüme: Seyfi Ay -

Detaylı

SÜT SIĞIRLARININ BESİN MADDE İHTİYAÇLARI

SÜT SIĞIRLARININ BESİN MADDE İHTİYAÇLARI Sayı : 2003 / Rm 02b Sayfa : 17-24 SÜT SIĞIRLARININ BESİN MADDE İHTİYAÇLARI KONU : 2001 NRC- SÜT SIĞIRLARI İLGİ : RUMİNANT BESLEME KELİMELER : MP (Metabolize Protein) RDP (Rumende Parçalanabilen Proteinler)

Detaylı

Önemli bir yem hammaddesi: Mısır

Önemli bir yem hammaddesi: Mısır Önemli bir yem hammaddesi: Mısır Besinsel Özellikleri Mısır; diğer tahıllar, tahıl yan ürünleri ve enerji sağlayan diğer hammaddeler ile karşılaştırıldığında standart bir hammaddedir. Birçok kanatlı rasyonunda

Detaylı

Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur..

Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.. Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.. 1 BESLENME BİLİMİ 2 Yaşamımız süresince yaklaşık 60 ton besin tüketiyoruz. Besinler sağlığımız ve canlılığımızın devamını sağlar. Sağlıklı bir

Detaylı

METABOLİK DEĞİŞİKLİKLER VE FİZİKSEL PERFORMANS

METABOLİK DEĞİŞİKLİKLER VE FİZİKSEL PERFORMANS METABOLİK DEĞİŞİKLİKLER VE FİZİKSEL PERFORMANS Aerobik Antrenmanlar Sonucu Kasta Oluşan Adaptasyonlar Miyoglobin Miktarında oluşan Değişiklikler Hayvan deneylerinden elde edilen sonuçlar dayanıklılık antrenmanları

Detaylı

Bornova Vet.Kont.Arst.Enst.

Bornova Vet.Kont.Arst.Enst. Yemlerde Amino asitler ve B Grubu Vitaminlerinin Önemi ve Test Metotları Süreyya ÖZCAN Besin Öğeleri Canlının yaşamını devam ettirmesi için gerekli olan kimyasal element veya bileşiklerdir. Hücrelerin

Detaylı

Ruminant. Buzağıdan Süt Sığırına Bölüm ll: Sütten Kesimden Düveye Besleme ve Yönetim

Ruminant. Buzağıdan Süt Sığırına Bölüm ll: Sütten Kesimden Düveye Besleme ve Yönetim Buzağıdan Süt Sığırına Bölüm ll: Sütten Kesimden Düveye Besleme ve Yönetim KONU İLGİ Düvelerin beslenmesi Sütten kesimden tohumlamaya kadar olan dönemde besleme ve yönetimsel pratikler TERCÜME VE DERLEME

Detaylı

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA CIVCIV IÇIN OVOLYX!

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA CIVCIV IÇIN OVOLYX! Özel Formülasyon DAHA İYİ Yumurta verimi Kabuk kalitesi Civciv kalitesi Döllülük Çıkım oranı Karaciğer sağlığı Bağırsak sağlığı Bağışıklık Karlılık DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA

Detaylı

Yemlerde Amino asitler ve B Grubu Vitaminlerinin Önemi ve Test Metotları. Süreyya ÖZCAN

Yemlerde Amino asitler ve B Grubu Vitaminlerinin Önemi ve Test Metotları. Süreyya ÖZCAN Yemlerde Amino asitler ve B Grubu Vitaminlerinin Önemi ve Test Metotları Süreyya ÖZCAN Besin Öğeleri Canlının yaşamını devam ettirmesi için gerekli olan kimyasal element veya bileşiklerdir. Hücrelerin

Detaylı

TÜRKİYE BEYAZ ET SEKTÖRÜ

TÜRKİYE BEYAZ ET SEKTÖRÜ TÜRKİYE BEYAZ ET SEKTÖRÜ 1. GİRİŞ Beyaz et insan beslenmesinde besin değeri açısından tartışılmaz bir öneme ve yere sahiptir. Tavuk eti; uluslararası terminolojide Kanatlı Eti kavramı içinde değerlendirilmektedir.

Detaylı

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Yaşlı Bakım-Ebelik 2. Ders YB 205 Beslenme İkeleri 2015 Uzm. Dyt. Emine Ömerağa emine.omeraga@neu.edu.tr BESLENME Dünya Sağlık Örgütü (WHO-DSÖ)

Detaylı

Doğum Sonrası (post-natal) Büyüme

Doğum Sonrası (post-natal) Büyüme Doğum Sonrası (post-natal) Büyüme Doğumdan ergin çağa kadar olan büyümedir. Neonatal (yeni doğan) dönemi Infancy (yavru) dönemi Puberty (ergenlik) dönemi Adölesan (gençlik) dönemi Adult (erginlik) dönemi

Detaylı

SÜT SIĞIRLARININ BESİN MADDE İHTİYAÇLARI

SÜT SIĞIRLARININ BESİN MADDE İHTİYAÇLARI Sayı : 2003 / Rm 02c Sayfa : 25-30 SÜT SIĞIRLARININ BESİN MADDE İHTİYAÇLARI KONU : 2001 NRC- SÜT SIĞIRLARI İLGİ : RUMİNANT BESLEME KELİMELER : Gebelik Enerji Gereksinimleri Geçişteki Düveler Vücut Doku

Detaylı

KANATLILARDA SU VE ÖNEMİ

KANATLILARDA SU VE ÖNEMİ Sayı : 2003 / Lyr 03 Sayfa : 17 25 KANATLILARDA SU VE ÖNEMİ KONU : Kümes Hayvanlarında Su İLGİ : KANATLI BESLEME KELİMELER : Çevre Sıcaklığı Sulu Dışkı Tuz Suyun Mineral İçeriği Suyun Klorlanması KAYNAKÇA

Detaylı

Rumen Kondisyoneri DAHA İYİ BY-PASS PROTEİN ÜRETİMİNİ VE ENERJİ ÇEVRİMİNİ ARTTIRMAK, RUMEN METABOLİZMASINI DÜZENLEMEK İÇİN PRONEL

Rumen Kondisyoneri DAHA İYİ BY-PASS PROTEİN ÜRETİMİNİ VE ENERJİ ÇEVRİMİNİ ARTTIRMAK, RUMEN METABOLİZMASINI DÜZENLEMEK İÇİN PRONEL Rumen Kondisyoneri DAHA İYİ Protein Değerlendirilmesi Enerji Kullanımı Süt Kalitesi Karaciğer Fonksiyonları Döl Verimi Karlılık BY-PASS PROTEİN ÜRETİMİNİ VE ENERJİ ÇEVRİMİNİ ARTTIRMAK, RUMEN METABOLİZMASINI

Detaylı

YUMURTA TAVUĞU YETİŞTİRİCİLİĞİ

YUMURTA TAVUĞU YETİŞTİRİCİLİĞİ 2014 2015 YUMURTA TAVUĞU YETİŞTİRİCİLİĞİ Kanatlı Hayvan Yetiştiriciliği 1 YUMURTA TAVUKÇULUĞU Yumurta tavukçuluğu piliçlerde 20.haftadan sonra klavuz yumurta görülmesiyle başlar. Yumurta verimi 23. haftada

Detaylı

Performans ve Besin Değerleri. broyler. cobb-vantress.com

Performans ve Besin Değerleri. broyler. cobb-vantress.com Broyler Performans ve Besin Değerleri broyler cobb-vantress.com Giriş Bu kitapçık, Cobb5 broylerleri için saha performansları ve karkas randıman hedeflerini ve bunlara ulaşmayı sağlayacak besleme önerilerini

Detaylı

Sağlıklı besleniyoruz Sağlıkla büyüyoruz. Diyetisyen Serap Orak Tufan

Sağlıklı besleniyoruz Sağlıkla büyüyoruz. Diyetisyen Serap Orak Tufan Sağlıklı besleniyoruz Sağlıkla büyüyoruz Diyetisyen Serap Orak Tufan İstanbul 2015 NEDEN OKULA GİDERİZ? PEKİ NEDEN YEMEK YERİZ? Hastalanmamak için Daha Güçlü olmak için Daha çabuk büyümek için Karnımızı

Detaylı

Sporcu Beslenmesi Ve Makarna. Prof. Dr. Funda ELMACIOĞLU Beslenme ve Diyetetik Bölümü Bölüm Başkanı

Sporcu Beslenmesi Ve Makarna. Prof. Dr. Funda ELMACIOĞLU Beslenme ve Diyetetik Bölümü Bölüm Başkanı Sporcu Beslenmesi Ve Makarna Prof. Dr. Funda ELMACIOĞLU Beslenme ve Diyetetik Bölümü Bölüm Başkanı BESLENME Genetik yapı PERFORMANS Fiziksel kondisyon Yaş Cinsiyet Yaş Enerji gereksinimi Vücut bileşimi

Detaylı

FYLAX Nem Düzenleyici Etkin Küf Önleyici

FYLAX Nem Düzenleyici Etkin Küf Önleyici FYLAX Nem Düzenleyici Etkin Küf Önleyici 4 KONU : FYLAX ~ İLGİ : RUMİNANT BESLEME KELİMELER : Kızışma Topaklaşma Mikotoksin Lezzet ve Yem Tüketimi Nem Tutma Kapasitesi Su Yüzey Gerilimi Pelet Kapasitesinde

Detaylı

Kilo verme niyetiyle diyet tedavisinin uygulanamayacağı durumlar nelerdir? -Hamilelik. -Emziklik. -Zeka geriliği. -Ağır psikolojik bozukluklar

Kilo verme niyetiyle diyet tedavisinin uygulanamayacağı durumlar nelerdir? -Hamilelik. -Emziklik. -Zeka geriliği. -Ağır psikolojik bozukluklar Diyet denilince aklımıza aç kalmak gelir. Bu nedenle biz buna ''sağlıklı beslenme programı'' diyoruz. Aç kalmadan ve bütün besin öğelerinden dengeli biçimde alarak zayıflamayı ve bu kiloda kalmayı amaçlıyoruz.

Detaylı

Sığır yetiştiriciliğinde Sıcaklık Stresi ve Alınabilecek Önlemler. Prof. Dr. Serap GÖNCÜ. Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi

Sığır yetiştiriciliğinde Sıcaklık Stresi ve Alınabilecek Önlemler. Prof. Dr. Serap GÖNCÜ. Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Sığır yetiştiriciliğinde Sıcaklık Stresi ve Alınabilecek Önlemler Prof. Dr. Serap GÖNCÜ Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü 01330 Adana Bir ineğin kendisinden beklenen en yüksek verimi

Detaylı

İÇİNDEKİLER Birinci Bölüm HİJYEN ve SANİTASYON İkinci Bölüm GIDA HİJYENİ, TANIMI ve ÖNEMİ Üçüncü Bölüm PERSONEL HİJYENİ

İÇİNDEKİLER Birinci Bölüm HİJYEN ve SANİTASYON İkinci Bölüm GIDA HİJYENİ, TANIMI ve ÖNEMİ Üçüncü Bölüm PERSONEL HİJYENİ İÇİNDEKİLER Birinci Bölüm HİJYEN ve SANİTASYON Hijyenin Tanımı ve Önemi... 1 Sanitasyon Tanımı ve Önemi... 1 Kişisel Hijyen... 2 Toplu Beslenme Sistemlerinde (TBS) Hijyenin Önemi... 3 Toplu Beslenme Sistemlerinde

Detaylı

BOVİFİT FORTE İLE AVANTAJLARINIZ Optimal laktasyon başlangıcı Yüksek yem tüketimi İyi doğurganlık Yüksek süt verimi Uzun damızlık ömrü

BOVİFİT FORTE İLE AVANTAJLARINIZ Optimal laktasyon başlangıcı Yüksek yem tüketimi İyi doğurganlık Yüksek süt verimi Uzun damızlık ömrü BOVİFİT FORTE İLE AVANTAJLARINIZ Optimal laktasyon başlangıcı Yüksek yem tüketimi İyi doğurganlık Yüksek süt verimi Uzun damızlık ömrü BOVİFİT FORTE ÜRÜN ÖZELLİKLERİ Kurutulmuş bira mayası ve keten tohumu

Detaylı

Pazardan Sofraya:Pazarlama ve Tüketim Beslenmede Balığın Yeri ve Önemi

Pazardan Sofraya:Pazarlama ve Tüketim Beslenmede Balığın Yeri ve Önemi Pazardan Sofraya:Pazarlama ve Tüketim Beslenmede Balığın Yeri ve Önemi Prof. Dr. Yasemen YANAR Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Avlama ve İşleme Teknolojisi Bölüm Başkanı Tarih boyunca medeniyetler

Detaylı

OKUL ÇAĞINDA BESLENME

OKUL ÇAĞINDA BESLENME OKUL ÇAĞINDA BESLENME Doç. Dr. Yeşim ÖZTÜRK Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Gastroenteroloji, Beslenme ve Metabolizma Ünitesi Nisan 2008-İZMİR ADÖLESAN DÖNEM 1. Biyolojik değişim BÜYÜME

Detaylı

2) Kolekalsiferol (D 3)

2) Kolekalsiferol (D 3) Sunum İçeriği Öğretim Görevlisi :Yrd.Doç.Dr.Bekir ÇÖL Hazırlayan ve Sunan : Fulya ÇELEBİ Konu : D Vitamini 31/10/2008 D vitamini formları kaynaklarına genel bakış Deride ve vücutta D vitamini sentezi İnce

Detaylı

Sayı : 2003 / Lyr 02 Sayfa :5 16 SICAK STRESİ

Sayı : 2003 / Lyr 02 Sayfa :5 16 SICAK STRESİ Sayı : 2003 / Lyr 02 Sayfa :5 16 SICAK STRESİ KONU : Yüksek sıcaklıkların yumurtacı tavuklara etkileri. İLGİ : KANATLI BESLEME KELİMELER : Dalgalanan sıcaklıklar Vücut rezervleri Tuz Elektrolitler Yemin

Detaylı

Türk Gıda Kodeksi Özel Tıbbi Amaçlı Diyet Gıdalar Tebliği

Türk Gıda Kodeksi Özel Tıbbi Amaçlı Diyet Gıdalar Tebliği Türk Gıda Kodeksi Özel Tıbbi Amaçlı Diyet Gıdalar Tebliği Resmi Gazete Tarihi Sayısı Değişiklik Açıklaması İlk Yayın 24.12.2001 24620 1. Değişiklik 31.08.2003 25125 EK-1 in 7 inci maddesi, Madde 6 (Eklendi)

Detaylı

RUMİNANTLARDA KALSİYUM,FOSFOR VE MAGNEZYUM YETMEZLİKLERİ-1

RUMİNANTLARDA KALSİYUM,FOSFOR VE MAGNEZYUM YETMEZLİKLERİ-1 RUMİNANTLARDA KALSİYUM,FOSFOR VE MAGNEZYUM YETMEZLİKLERİ-1 Kalsiyum, fosfor ve magnezyum, kas yapısı, fizyolojik olaylar ve birçok dokunun normal fonksiyonları için gereklidir. Kemik formasyonu, kas kontraksiyonu,

Detaylı

Broiler Diyetlerinde Enerji : Protein Oranları. Prof. Julian Wiseman Hayvansal Üretim Profesörü Nottingham, Birleşik Krallık

Broiler Diyetlerinde Enerji : Protein Oranları. Prof. Julian Wiseman Hayvansal Üretim Profesörü Nottingham, Birleşik Krallık Broiler Diyetlerinde Enerji : Protein Oranları Prof. Julian Wiseman Hayvansal Üretim Profesörü Nottingham, Birleşik Krallık Giriş: Enerji (E) ve Proteinin (P) önemi E : P oranları E : P oranı nasıl manipüle

Detaylı

TOKSİN BAĞLAYICILAR. - Captex T2. - Sorbatox

TOKSİN BAĞLAYICILAR. - Captex T2. - Sorbatox TOKSİN BAĞLAYICILAR - Captex T2 - Sorbatox MİKOTOKSİNLER: Bazı mantar türlerinin normal hayati fonksiyonlarının sonucunda oluşan metabolitlerdir. Bilimsel olarak adlandırılmış 200 den fazla mikotoksin

Detaylı

BACTOGEN ORGANİK GÜBRELER,

BACTOGEN ORGANİK GÜBRELER, BACTOGEN ORGANİK GÜBRELER, mikrobiyal formülasyondan ve bitki menşeli doğal ürünlerden oluşur. Bu grupta yer alan gübreler organik tarım modelinde gübre girdisi olarak kullanılırlar. Bitkilerin ihtiyaç

Detaylı

Kanatlı. Selko-pH Uygulamasının Broylerlerde Canlı Ağırlık ve Yem Tüketimine Etkisi

Kanatlı. Selko-pH Uygulamasının Broylerlerde Canlı Ağırlık ve Yem Tüketimine Etkisi Selko-pH Uygulamasının Broylerlerde Canlı Ağırlık ve Yem Tüketimine Etkisi KONU etkisi İLGİ Tamponlanmış organik asit kombinasyonunun broyler performansına Selko-pH Uygulamasının Broylerlerde Canlı Ağırlık

Detaylı

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Travma ve cerrahiye ilk yanıt Total vücut enerji harcaması artar Üriner nitrojen atılımı azalır Hastanın ilk resüsitasyonundan sonra Artmış

Detaylı

TÜRKİYE DE EN FAZLA GÖRÜLEN BESLENME HATALARI

TÜRKİYE DE EN FAZLA GÖRÜLEN BESLENME HATALARI TÜRKİYE DE EN FAZLA GÖRÜLEN BESLENME HATALARI Türkiye beslenme durumu yönünden hem gelişmekte olan, hem de gelişmiş ülkelerin sorunlarını birlikte içeren bir görünüme sahiptir. Ülkemizde halkın beslenme

Detaylı

NIRLINE. NIRLINE Amino Asit Analizleri İle Ekonomik Üretim Yaparak Gıda Kalitenizi Arttırın!

NIRLINE. NIRLINE Amino Asit Analizleri İle Ekonomik Üretim Yaparak Gıda Kalitenizi Arttırın! Amino Asit Analizleri İle Ekonomik Üretim Yaparak Gıda Kalitenizi Arttırın! KONU İLGİ Kanatlı beslemede amino asit, sindirilebilir amino asit parametrelerinin önemi ve analizleri amino asit analizleri

Detaylı

5.111 Ders Özeti #12. Konular: I. Oktet kuralından sapmalar

5.111 Ders Özeti #12. Konular: I. Oktet kuralından sapmalar 5.111 Ders Özeti #12 Bugün için okuma: Bölüm 2.9 (3. Baskıda 2.10), Bölüm 2.10 (3. Baskıda 2.11), Bölüm 2.11 (3. Baskıda 2.12), Bölüm 2.3 (3. Baskıda 2.1), Bölüm 2.12 (3. Baskıda 2.13). Ders #13 için okuma:

Detaylı

Hayvancılığ. Prof.Dr.Behi Üniversitesi Veteriner Fakültesi Hayvan Besleme ve Beslenme Hastalıklar. kları Anabilim Dalı KONYA

Hayvancılığ. Prof.Dr.Behi Üniversitesi Veteriner Fakültesi Hayvan Besleme ve Beslenme Hastalıklar. kları Anabilim Dalı KONYA Biyoyakıt Üretiminin Hayvancılığ ığa a Katkısı Prof.Dr.Behi.Behiç COŞKUN Selçuk Üniversitesi Veteriner Fakültesi Hayvan Besleme ve Beslenme Hastalıklar kları Anabilim Dalı KONYA Enerji GüvenliG venliği,

Detaylı

1. İnsan vücudunun ölçülerini konu edinen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir?

1. İnsan vücudunun ölçülerini konu edinen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir? VÜCUT BAKIMI 1. İnsan vücudunun ölçülerini konu edinen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir? A) Anatomi B) Fizyoloji C) Antropometri D) Antropoloji 2. Kemik, diş, kas, organlar, sıvılar ve adipoz dokunun

Detaylı

Broylerlerde Biotin ile Birlikte Verilen Protein ile Şelatlanmış Çinkonun Veya Bütratların Altlık Kalitesine ve Ayak Lezyonlarına Olan Etkisi

Broylerlerde Biotin ile Birlikte Verilen Protein ile Şelatlanmış Çinkonun Veya Bütratların Altlık Kalitesine ve Ayak Lezyonlarına Olan Etkisi Broylerlerde Biotin ile Birlikte Verilen Protein ile Şelatlanmış Çinkonun Veya Bütratların Altlık Kalitesine ve Ayak Lezyonlarına Olan Etkisi KONU İLGİ Broylerde altlık ve ayak kalitesi sorunları ve çözüm

Detaylı

SÜT İNEKLERİNDE GEÇİŞ DÖNEMİ YAĞLI KARACİĞER SENDROMU VE KETOZİS

SÜT İNEKLERİNDE GEÇİŞ DÖNEMİ YAĞLI KARACİĞER SENDROMU VE KETOZİS SÜT İNEKLERİNDE GEÇİŞ DÖNEMİ YAĞLI KARACİĞER SENDROMU VE KETOZİS PROF. DR. NURETTİN GÜLŞEN S.Ü. VETERİNER FAKÜLTESİ HAYVAN BESLEME VE BESLENME HASTALIKLARI ANABİLİM DALI SÜT İNEKLERİNDE GEÇİŞ DÖNEMİ Kuru

Detaylı

RUMİNANTLARDA TELAFİ EDİCİ BÜYÜME. Prof.Dr. Nurettin GÜLŞEN

RUMİNANTLARDA TELAFİ EDİCİ BÜYÜME. Prof.Dr. Nurettin GÜLŞEN RUMİNANTLARDA TELAFİ EDİCİ BÜYÜME Prof.Dr. Nurettin GÜLŞEN GİRİŞ Owens (1995) büyümeyi protein, yağ ve kemiklerin birikimi olarak, Hornick (2000) endokrin sistemin etkisi sonucunda besin maddelerinin kullanılabilirliği

Detaylı

Ruminantların Güncellenmiş Mineral, İz Element ve Vitamin İhtiyaçları

Ruminantların Güncellenmiş Mineral, İz Element ve Vitamin İhtiyaçları Katkı Servis Rm-43 Syf 250-260 ların Güncellenmiş Mineral, İz Element ve Vitamin İhtiyaçları KONU İLGİ Trouw Nutrition Mineraller, İz Elementler ve 2013 Vitamin Tavsiyeleri ların Güncellenmiş Mineral,

Detaylı

Gıdalar ve Güzellik Ananas Armut Avokado Balık Balkabağı Biber Böğürtlen Brezilya fıstığı Çilek Elma

Gıdalar ve Güzellik Ananas Armut Avokado Balık Balkabağı Biber Böğürtlen Brezilya fıstığı Çilek Elma Gıdalar ve Güzellik Besinlerin dengeli bir şekilde tüketilmesi cildin sağlıklı bir görünüme sahip olmasını sağlar. Aşağıda cilt sağlığına katkıları olan besinler ve içerdikleri vitaminler ile mineraller

Detaylı

Gebelikte Beslenme Vitaminler

Gebelikte Beslenme Vitaminler Gebelik döneminizde dengeli bir beslenme alışkanlığı edindiğinizde, sıvıyı bol miktarda aldığınızda, doktorunuzun verdiği demir içerikli preparatları düzenli olarak aldığınızda, normal sınırlar içinde

Detaylı

ÜNİTE 17 Biyoelementler II (Eser Elementler)

ÜNİTE 17 Biyoelementler II (Eser Elementler) ÜNİTE 17 Biyoelementler II (Eser Elementler) Amaçlar Bu üniteyi çalıştıktan sonra, Eser element kavramını tanıyacak, Eser elementlerin biyoelementler içindeki yer ve önemini kavrayacak, Sağlıklı bir yaşam

Detaylı

Madde 3- Bu Tebliğ, 16/11/1997 tarihli ve 23172 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği'ne göre hazırlanmıştır.

Madde 3- Bu Tebliğ, 16/11/1997 tarihli ve 23172 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği'ne göre hazırlanmıştır. Özel Tıbbi Amaçlı Diyet Gıdalar Tebliği Yetki Kanunu Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği Yayımlandığı R.Gazete 24.12.2001-24620 Tebliğ No 2001/42 Amaç Madde 1- Bu Tebliğin amacı, özel tıbbi amaçlı diyet gıdaların

Detaylı

Fitik asit gıdaların fonksiyonel ve besinsel özellikleri üzerine önemli etkileri olan doğal bileşenlerin kompleks bir sınıfını oluşturmaktadır.

Fitik asit gıdaların fonksiyonel ve besinsel özellikleri üzerine önemli etkileri olan doğal bileşenlerin kompleks bir sınıfını oluşturmaktadır. FİTİK ASİT İN BESLENMEDEKİ ÖNEMİ FİTİK ASİT NEDİR? Fitik asit gıdaların fonksiyonel ve besinsel özellikleri üzerine önemli etkileri olan doğal bileşenlerin kompleks bir sınıfını oluşturmaktadır. Birçok

Detaylı

Yeni Nesil Kalsiyum Sabunu By Pass Yağ; Magnapac Tasty

Yeni Nesil Kalsiyum Sabunu By Pass Yağ; Magnapac Tasty Katkı Servis Rm-43 Syf 250-260 Yeni Nesil Kalsiyum Sabunu By Pass Yağ; Magnapac Tasty KONU İLGİ Yem Alımında Problem Yaratmayan, Yeni Nesil Bypass Yağ- Magpanac Tasty beslemede kullanılan bypass yağ kaynaklarının

Detaylı

TOPRAK TOPRAK TEKSTÜRÜ (BÜNYESİ)

TOPRAK TOPRAK TEKSTÜRÜ (BÜNYESİ) TOPRAK Toprak esas itibarı ile uzun yılların ürünü olan, kayaların ve organik maddelerin türlü çaptaki ayrışma ürünlerinden meydana gelen, içinde geniş bir canlılar âlemini barındırarak bitkilere durak

Detaylı

Özel Tıbbi Amaçlı Diyet Gıdalar Tebliğinde Değişiklik Yapılması Hakkında Tebliğ

Özel Tıbbi Amaçlı Diyet Gıdalar Tebliğinde Değişiklik Yapılması Hakkında Tebliğ ÖZEL TIBBİ AMAÇLI DİYET GIDALAR TEBLİĞİ Yetki Kanunu: Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği Yayımlandığı R.Gazete 24.12.2001-24620 Tebliğ No 2001/42 Özel Tıbbi Amaçlı Diyet Gıdalar Tebliğinde Değişiklik Yapılması

Detaylı

SÜT ĐNEKLERĐNDE DÖNEMSEL BESLEME

SÜT ĐNEKLERĐNDE DÖNEMSEL BESLEME SÜT ĐNEKLERĐNDE DÖNEMSEL BESLEME Dönemsel Besleme Sağmal ineklerin besin madde ihtiyaçları; laktasyon safhası, süt verimi, büyüme oranı ve gebelik durumuna bağlı olarak değişim göstermektedir. Bu açıdan

Detaylı

ORMANCILIK İŞ BİLGİSİ. Hazırlayan Doç. Dr. Habip EROĞLU Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi

ORMANCILIK İŞ BİLGİSİ. Hazırlayan Doç. Dr. Habip EROĞLU Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi ORMANCILIK İŞ BİLGİSİ Hazırlayan Doç. Dr. Habip EROĞLU Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi 1 Verim Arzının Zaman İçinde Değişimi Verim Arzının dış görünümü olan iş verimi işin tekrarlanması

Detaylı

RUMİNANT RASYONLARINDA MAYA KULLANIMI VE ÖNEMİ

RUMİNANT RASYONLARINDA MAYA KULLANIMI VE ÖNEMİ RUMİNANT RASYONLARINDA MAYA KULLANIMI VE ÖNEMİ Rumen mikroorganizmaların (bakteriler,protozoalar ve mayaların) bir denge içinde çalıştırdığı kusursuz bir makinedir. Yüksek et-süt verimi isterken bu hayvandaki

Detaylı

ORGANOMİNERAL GÜBRELERİ. Şubat 2014

ORGANOMİNERAL GÜBRELERİ. Şubat 2014 ORGANOMİNERAL GÜBRELERİ Şubat 2014 1 Hexaferm organomineral gübreleri nedir? Hexaferm organomineral gübreleri, organomineral gübre olarak anılan yeni cins bir gübredir. Organomineral gübrelerin özelliği;

Detaylı

SPORCULAR için......sizin için

SPORCULAR için......sizin için SPORCULAR için......sizin için 1 NEDEN EGZERSİZ YAPARIZ? Kilo kontrolü İyi bir görünüm Fitness / Egzersiz Performans 2 2 ENERJİ KAYNAKLARI 3 MAKROBESİNLER 4 Gün içinde beslenmenizi çeşitlendirmek önemlidir...

Detaylı

Kanatlı. Kanatlı Rasyonlarında ATK Kullanım Miktarının Arttırılması

Kanatlı. Kanatlı Rasyonlarında ATK Kullanım Miktarının Arttırılması Kanatlı Rasyonlarında ATK Kullanım Miktarının Arttırılması KONU İLGİ Kanatlı Rasyonlarında ATK miktarının artırılması mümkün müdür? Soyanın kısıtlı kullanımından dolayı ATK bir alternatif olabilir mi?

Detaylı

MERVE SAYIŞ 04150019305 TUĞBA ÇINAR 04140033048 SEVİM KORKUT 04140033017 MERVE ALTUN 04140019065

MERVE SAYIŞ 04150019305 TUĞBA ÇINAR 04140033048 SEVİM KORKUT 04140033017 MERVE ALTUN 04140019065 MERVE SAYIŞ 04150019305 TUĞBA ÇINAR 04140033048 SEVİM KORKUT 04140033017 MERVE ALTUN 04140019065 TÜRKİYE SAĞLIKLI BESLENME VE HAREKETLİ HAYAT PROGRAMI (2014 2017) TÜRKİYE SAĞLIKLI BESLENME VE HAREKETLİ

Detaylı

ANNE ve ÇOCUK BESLENMESİ

ANNE ve ÇOCUK BESLENMESİ ANNE ve ÇOCUK BESLENMESİ Prof. Dr. Nilgün KARAAĞAOĞLU Doç. Dr. Gülhan EROĞLU SAMUR 4. Baskı Prof. Dr. Nilgün Karaağaoğlu Doç. Dr. Gülhan Eroğlu Samur ANNE ve ÇOCUK BESLENMESİ ISBN 978-605-364-200-8 Kitapta

Detaylı

EKMEKSİZ DİYET OLUR MU? ŞİŞMANLIĞIN TEK SUÇLUSU EKMEK Mİ? Dilara Koçak Beslenme ve Diyet Uzmanı 8 Mart 2013 www.dilarakocak.com.tr

EKMEKSİZ DİYET OLUR MU? ŞİŞMANLIĞIN TEK SUÇLUSU EKMEK Mİ? Dilara Koçak Beslenme ve Diyet Uzmanı 8 Mart 2013 www.dilarakocak.com.tr EKMEKSİZ DİYET OLUR MU? ŞİŞMANLIĞIN TEK SUÇLUSU EKMEK Mİ? Dilara Koçak Beslenme ve Diyet Uzmanı 8 Mart 2013 www.dilarakocak.com.tr Ağacın kökü toprak İnsanın kökü EKMEK tir. 2 BİR AYDA 7-12 KG. VERMEK

Detaylı

Mustafa KABU 1,Turan CİVELEK 1. Afyon Kocatepe Üniversitesi, Veteriner Fakültesi, İç Hastalıklar Anabilim Dalı, Afyonkarahisar

Mustafa KABU 1,Turan CİVELEK 1. Afyon Kocatepe Üniversitesi, Veteriner Fakültesi, İç Hastalıklar Anabilim Dalı, Afyonkarahisar Mustafa KABU 1,Turan CİVELEK 1 1 Afyon Kocatepe Üniversitesi, Veteriner Fakültesi, İç Hastalıklar Anabilim Dalı, Afyonkarahisar Süt sığırı işletmelerindeki en önemli sorunlarda birtanesi periparturient

Detaylı

HİNDİ YETİŞTİRİCİLİĞİ

HİNDİ YETİŞTİRİCİLİĞİ 2014 2015 HİNDİ YETİŞTİRİCİLİĞİ Hindilerin tavuklara göre daha dayanıklı, uzun ömürlü, karkas randımanı ve beslenme değerlerinin yüksek olması, yılbaşında tüketimi, etinin sucuk salam gibi ürünlerde dana

Detaylı

Chapter 10. Summary (Turkish)-Özet

Chapter 10. Summary (Turkish)-Özet Chapter 10 Summary (Turkish)-Özet Özet Vücuda alınan enerjinin harcanandan fazla olması durumunda ortaya çıkan obezite, günümüzde tüm dünyada araştırılan sağlık sorunlarından birisidir. Obezitenin görülme

Detaylı

RASYON TANIM, KİMYASAL BİLEŞİM, VE RASYON HAZIRLAMA PROF. DR. AHMET ALÇİÇEK EGE ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ

RASYON TANIM, KİMYASAL BİLEŞİM, VE RASYON HAZIRLAMA PROF. DR. AHMET ALÇİÇEK EGE ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ RASYON TANIM, KİMYASAL BİLEŞİM, VE RASYON HAZIRLAMA PROF. DR. AHMET ALÇİÇEK EGE ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ (Bağırsaklar) (Kırkbayır) (Yemek borusu) (İşkembe) (Şirden) (Börkenek) Yemin Süt Sığırı Midelerinde

Detaylı

Kanatlı. Yapılan Üç Yeni Deneme ile DL-Methionine (DLM) ve DL-Hydroxy-Methionine (HMTBA) nin Broyler Performansına Eşdeğer Etki Gösterdiği Onaylandı!

Kanatlı. Yapılan Üç Yeni Deneme ile DL-Methionine (DLM) ve DL-Hydroxy-Methionine (HMTBA) nin Broyler Performansına Eşdeğer Etki Gösterdiği Onaylandı! Yapılan Üç Yeni Deneme ile DL-Methionine (DLM) ve DL-Hydroxy-Methionine (HMTBA) nin Broyler Performansına Eşdeğer Etki Gösterdiği Onaylandı! KONU İLGİ İki Farklı Methionine Kaynağının Performans Üzerine

Detaylı

SÜT SIGIRLARININ KURUDA KALMA DÖNEMİ

SÜT SIGIRLARININ KURUDA KALMA DÖNEMİ SÜT SIGIRLARININ KURUDA KALMA DÖNEMİ TANIMI Sağmal bir inekte gebeliğin son iki ayında ya da başka bir değişle laktasyon dönemi sonunda sağımın durdurulması ve meme de süt salgısının durmasına bağlı olarak

Detaylı

Kanatlı. Hindilerde salmonellanın başarıyla azaltılması

Kanatlı. Hindilerde salmonellanın başarıyla azaltılması Hindilerde salmonellanın başarıyla azaltılması KONU İLGİ Hindilerde pozitif salmonella koşullarında Fysal Fit-4 ve Selko-pH uygulamasının ardından kalan salmonella miktarının araştırılması Hindilerde salmonella

Detaylı

ÇOCUKLARDA FİZİKSEL AKTİVİTE VE FİZİKSEL UYGUNLUK PROF. DR. ERDAL ZORBA

ÇOCUKLARDA FİZİKSEL AKTİVİTE VE FİZİKSEL UYGUNLUK PROF. DR. ERDAL ZORBA ÇOCUKLARDA FİZİKSEL AKTİVİTE VE FİZİKSEL UYGUNLUK PROF. DR. ERDAL ZORBA Vücut Kompozisyonu Çocukluk ve gençlik dönemi boyunca beden kompozisyonu sürekli değişkenlik göstermektedir. Bu değişimler; kemik

Detaylı

TÜRK GIDA KODEKSİ KİLO VERME AMAÇLI ENERJİSİ KISITLANMIŞ GIDALAR TEBLİĞİ (TEBLİĞ NO: 2012/ )

TÜRK GIDA KODEKSİ KİLO VERME AMAÇLI ENERJİSİ KISITLANMIŞ GIDALAR TEBLİĞİ (TEBLİĞ NO: 2012/ ) Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından: TÜRK GIDA KODEKSİ KİLO VERME AMAÇLI ENERJİSİ KISITLANMIŞ GIDALAR TEBLİĞİ (TEBLİĞ NO: 2012/ ) Amaç MADDE 1- (1) Bu Tebliğin amacı, kilo verme amacıyla enerjisi

Detaylı

GÜNLÜK OLARAK NEDEN YETERLİ MİKTARDA KALSİYUM ALMALIYIZ?

GÜNLÜK OLARAK NEDEN YETERLİ MİKTARDA KALSİYUM ALMALIYIZ? GÜNLÜK OLARAK NEDEN YETERLİ MİKTARDA KALSİYUM ALMALIYIZ? Kalsiyum bir çok kişinin bildiği gibi kemik ve dişlerin yapı, oluşum ve sürdürülmesinde temel bir gereksinimdir. Kemik erimesini azaltmada yardımcı

Detaylı

VÜCUT KOMPOSİZYONU 1

VÜCUT KOMPOSİZYONU 1 1 VÜCUT KOMPOSİZYONU VÜCUT KOMPOSİZYONU Vücuttaki tüm doku, hücre, molekül ve atom bileşenlerinin miktarını ifade eder Tıp, beslenme, egzersiz bilimleri, büyüme ve gelişme, yaşlanma, fiziksel iş kapasitesi,

Detaylı

YETERLİ VE DENGELİ BESLENME NEDİR?

YETERLİ VE DENGELİ BESLENME NEDİR? YETERLİ VE DENGELİ BESLENME NEDİR? Vücudun, büyümesi yenilenmesi çalışması için gerekli olan enerji ve besin öğelerinin yeterli miktarda alınmasıdır. Ş. İKİBUDAK BİYOLOJİ ÖĞRETMENİ SAĞLIKLI BİR Y AŞAMIN

Detaylı

Beslenme ve Sağlık Beyanları

Beslenme ve Sağlık Beyanları Beslenme ve Sağlık Beyanları PROF. DR. SİBEL KARAKAYA E.Ü. MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ GIDA MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ BESLENME BİLİM DALI 12-14 KASIM 2014 Resmi Gazete Tarihi: 29.12.2011 Resmi Gazete Sayısı: 28157

Detaylı

TGK-KĐLO VERME AMAÇLI ENERJĐSĐ KISITLANMIŞ GIDALAR TEBLĐĞĐ ( 2001/41) (Yayımlandığı R.G.24.12.2001/24620)

TGK-KĐLO VERME AMAÇLI ENERJĐSĐ KISITLANMIŞ GIDALAR TEBLĐĞĐ ( 2001/41) (Yayımlandığı R.G.24.12.2001/24620) TGK-KĐLO VERME AMAÇLI ENERJĐSĐ KISITLANMIŞ GIDALAR TEBLĐĞĐ ( 2001/41) (Yayımlandığı R.G.24.12.2001/24620) Amaç Madde 1 Bu Tebliğin amacı, kilo verme amacıyla enerjisi kısıtlanmış diyetler için hazırlanan

Detaylı

KAN BASINCI (TANSĐYON) Prof. Dr. Erdal ZORBA

KAN BASINCI (TANSĐYON) Prof. Dr. Erdal ZORBA KAN BASINCI (TANSĐYON) VE SAĞLIK Prof. Dr. Erdal ZORBA KAN BASINCI (TANSĐYON) VE SAĞLIK Kalbimiz günde 24 saat hiç durmamaksızın kan pompalama görevini yerine getirir. Kan basıncı, kalbin kanı vücudun

Detaylı

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Yaşlı Bakım-Ebelik. YB 205 Beslenme İkeleri

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Yaşlı Bakım-Ebelik. YB 205 Beslenme İkeleri Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Yaşlı Bakım-Ebelik YB 205 Beslenme İkeleri Uzm. Dyt. Emine Ömerağa emine.omeraga@neu.edu.tr YAŞLANMA Amerika da yaşlı bireyler eskiye göre

Detaylı

ŞELLAT MİNERALLER İNORGANİK FORMLARINDAN DAHA YARAYIŞLIDIR

ŞELLAT MİNERALLER İNORGANİK FORMLARINDAN DAHA YARAYIŞLIDIR Sayı:2008/Rm-30 Sayfa:155-161 ŞELLAT MİNERALLER İNORGANİK FORMLARINDAN DAHA YARAYIŞLIDIR KONU : Şelat Mineraller İLGİ : HAYVAN BESLEME KELİMELER : Şelat Tipleri Şelat Standartları Şelat Minerallerin Avantajları

Detaylı

Enerji ve Protein Beslemesiyle İlgili Metabolik Problemler

Enerji ve Protein Beslemesiyle İlgili Metabolik Problemler Enerji ve Protein Beslemesiyle İlgili Metabolik Problemler J. van Eys k k Dönem 3 Yeni Dönem 4 Pik Süt Dönem 5 Pik KM alımı Kuru Madde Alımı Dönem 6 Bitiş Dönem 2 Yakın 1 o d d d o SÜT ÜRETİMİ VÜCUT AĞIRLIĞI

Detaylı

Hd 50. Hidrojen Molekülleri. Hidrojen bakımından zengin alkali su. Gerekli mineral takviyeleri. Üstün antioksidan etkisi

Hd 50. Hidrojen Molekülleri. Hidrojen bakımından zengin alkali su. Gerekli mineral takviyeleri. Üstün antioksidan etkisi Hd 50 Hidrojen Molekülleri Hidrojen bakımından zengin alkali su Üstün antioksidan etkisi Gerekli mineral takviyeleri Dayanıklı ve mükemmel performans Hidrojen molekülleri doğal ortamda bulunur, basit yapıdadır

Detaylı

Yağlar ve Proteinler

Yağlar ve Proteinler Yağlar ve Proteinler Yağlar Yağlar, yağ asitleri ve gliserolden oluşmuş organik bileşiklerdir. Yağlar en ekonomik enerji kaynaklarıdır. Yağlar aynı miktardaki karbonhidrat ve proteinlerin iki katından

Detaylı

Raşitizm D Vitamini Hangi Besinlerde Bulunur? Anne Sütünde Yeterince D Vitamini Var mıdır?

Raşitizm D Vitamini Hangi Besinlerde Bulunur? Anne Sütünde Yeterince D Vitamini Var mıdır? Raşitizm, kemiklerde kalsiyum depolanmasının yetersiz olmasına bağlı olarak ortaya çıkan şekil bozukluklarına verilen genel addır. Nedenleri çeşitlidir. Her yaşta görülebilir. En sık olarak görülen, dolayısıyla

Detaylı

Ticari Yumurtacılar 3. Basım

Ticari Yumurtacılar 3. Basım Ticari Yumurtacılar 3. Basım W-36 Performans Standartları Kitapçığı Genel Yetiştirme Önerileri Hy-Line hatlarının genetik potansiyeli ancak, doğru yetiştirme koşulları sağlandığında ortaya çıkabilir. Hy-Line

Detaylı

Ticari Yumurtacılar 2. Basım

Ticari Yumurtacılar 2. Basım Ticari Yumurtacılar 2. Basım W-36 KAHVERENGİ Performance Performans Standartları Standards Manual Kitapçığı Genel Yetiştirme Önerileri Hy-Line hatlarının genetik potansiyeli ancak, doğru yetiştirme koşulları

Detaylı

Ruminant GEÇİŞ DÖNEMİ SÜT SIĞIRLARINDA KULLANILAN FARKLI ENERJİ KAYNAKLARI

Ruminant GEÇİŞ DÖNEMİ SÜT SIĞIRLARINDA KULLANILAN FARKLI ENERJİ KAYNAKLARI GEÇİŞ DÖNEMİ SÜT SIĞIRLARINDA KULLANILAN FARKLI ENERJİ KAYNAKLARI KONU Geçiş dönemi süt sığırlarında kullanılan farklı enerji kaynakları İLGİ TERCÜME VE DERLEME KAYNAKÇA Kazım Bilgeçli - Ürün Müdürü Arnold

Detaylı

HAYVANSAL KAYNAKLI AMİNO ASİT İÇEREN ORGANİK GÜBRE. Çabamız topraklarımız için. www.letafet.co

HAYVANSAL KAYNAKLI AMİNO ASİT İÇEREN ORGANİK GÜBRE. Çabamız topraklarımız için. www.letafet.co HAYVANSAL KAYNAKLI AMİNO ASİT İÇEREN ORGANİK GÜBRE Çabamız topraklarımız için www.letafet.co LETAMİN BASE HAYVANSAL KAYNAKLI AMİNO ASİT İÇEREN SIVI ORGANİK GÜBRE Letafet Uluslararası Pazarlama Gıda Satış

Detaylı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

ENERJİ METABOLİZMASI

ENERJİ METABOLİZMASI ENERJİ METABOLİZMASI Soluduğumuz hava, yediğimiz ve içtiğimiz besinler vücudumuz tarafından işlenir, kullanılır ve ihtiyaç duyduğumuz enerjiye dönüştürülür. Gün içinde yapılan fiziksel aktiviteler kalp

Detaylı

Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı

Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı 17 MAYIS 2013 Dünya Hipertansiyon Ligi Girişimidir. 17 MAYIS 2013 Dünya Hipertansiyon Ligi Girişimidir. Hipertansiyon Nedir? Çoğunlukla yüksek kan basıncı olarak

Detaylı

PROF. DR. ERDAL ZORBA

PROF. DR. ERDAL ZORBA PROF. DR. ERDAL ZORBA Vücut Kompozisyonu Çocukluk ve gençlik dönemi boyunca beden kompozisyonu sürekli değişkenlik göstermektedir. Bu değişimler, kemik mineral yoğunluğundaki artış, beden suyundaki değişimler,

Detaylı

Prospektüs. Sadece Hayvan Sağlığında Kullanılır. AMPROMED Oral Çözelti Veteriner Antikoksidiyal -Vitamin

Prospektüs. Sadece Hayvan Sağlığında Kullanılır. AMPROMED Oral Çözelti Veteriner Antikoksidiyal -Vitamin Prospektüs Sadece Hayvan Sağlığında Kullanılır. AMPROMED Oral Çözelti Veteriner Antikoksidiyal -Vitamin BİLEŞİMİ Ampromed Oral Çözelti, koyu sarı-açık kahverengi renkte, berrak bir çözelti olup her ml

Detaylı

KARBONHİDRATLAR. Glukoz İNSAN BİYOLOJİSİ VE BESLENMESİ AÇISINDAN ÖNEMLİ OLAN

KARBONHİDRATLAR. Glukoz İNSAN BİYOLOJİSİ VE BESLENMESİ AÇISINDAN ÖNEMLİ OLAN KARBONHİDRATLAR Normal diyet alan kişilerde enerjinin % 55-60 ı karbonhidratlardan sağlanır. Bitkiler karbonhidratları fotosentez yoluyla güneş ışığının yardımıyla karbondioksit ve sudan yararlanarak klorofilden

Detaylı

BESLENME VE SAĞLIK AÇISINDAN KEÇİ SÜTÜNÜN NİTELİKLERİ

BESLENME VE SAĞLIK AÇISINDAN KEÇİ SÜTÜNÜN NİTELİKLERİ BESLENME VE SAĞLIK AÇISINDAN KEÇİ SÜTÜNÜN NİTELİKLERİ Keçi, kuru ve sıcak yerlerde ve özellikle tarımsal açıdan geri kalmış bölgelerde yaşayan insanlar için çok önemli bir besin ve gelir kaynağıdır. Gerek

Detaylı