OSMANLI MĐMARĐSĐNDE ĐSTĐRĐDYE FORMU
|
|
|
- Umut Togan
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 T.C. MARMARA ÜNĐVERSĐTESĐ TÜRKĐYAT ARAŞTIRMALARI ENSTĐTÜSÜ TÜRK SANATI ANABĐLĐM DALI OSMANLI MĐMARĐSĐNDE ĐSTĐRĐDYE FORMU YÜKSEK LĐSANS TEZĐ Salih YILMAZ Đstanbul, 2005
2 T.C. MARMARA ÜNĐVERSĐTESĐ TÜRKĐYAT ARAŞTIRMALARI ENSTĐTÜSÜ TÜRK SANATI ANABĐLĐM DALI OSMANLI MĐMARĐSĐNDE ĐSTĐRĐDYE FORMU YÜKSEK LĐSANS TEZĐ Salih YILMAZ Danışman: PROF. DR. SELÇUK MÜLAYĐM Đstanbul, 2005
3
4 ĐÇĐNDEKĐLER LĐSTELER Sayfa No I. ÖNSÖZ... III II. ÖZET... IV III. SUMMARY V IV. TABLO LĐSTESĐ... VI V. FOTOĞRAF LĐSTESĐ... VII VI. ÇĐZĐM LĐSTESĐ XIX VII. KATALOG LĐSTESĐ XXIII VIII. EKLER LĐSTESĐ.... XXIV 1. GĐRĐŞ 1.1.Konunun Niteliği Metot ve Düzen Araştırma ve Yayınlar MĐMARĐ PLASTĐKTE ĐSTĐRĐDYE FORMU Mitolojide ve Tarihte Đstiridye Süsleme Unsuru Olarak Đstiridye Formunun Kullanılması Yunan, Roma ve Bizans Kültür Çevresi Đslam Mimarisindeki Uygulamalar BATILILAŞMA SÜRECĐ OSMANLI MĐMARĐSĐNDE ĐSTĐRĐDYE FORMU Camiler Saraylar Çeşmeler Diğer Yapılar KARŞILAŞTIRMA VE DEĞERLENDĐRME Kullanılan Malzeme Kronolojik Gelişme ve Tipoloji Tasarımdaki Yeri SONUÇ KATALOG 6.1. Mehmet Emin Ağa Sebili, Hacı Ahmet Paşa Çeşmesi, Sadrı Esbak Hasan Paşa Sebili, Kaptan Süleyman Paşa Çeşmesi, Hacılar Çeşmesi, Topkapı Sarayı, (1780 den sonraki yapılar) Harem Mecidiye Kasrı... 49
5 6.7. Cezayirli Gazi Hasan Paşa Çeşmesi, Kethüda Said Paşa Mezarı, Küçük Mecidiye Camii, Bezmi Alem Valide Sultan Camii, Ihlamur Kasrı Dolmabahçe Sarayı Saltanat (Merasim) Kapısı Hazine-i Hassa Kapısı Đç Kapı Mabeyni Hümayun Muayede (Bayramlaşma) Salonu Haremi Hümayun Küçüksu Kasrı, Bâlâ Külliyesi,1463 ve Mısırlı Hacı Hüseyin Bey Mezarı, Aziziye Camii, Pertevniyal Valide Sultan Çeşmesi, Halil Rıfat Paşa Türbesi, Hamidiye Çeşmesi, Dolmabahçe Saat Kulesi, Rumeli Pasajı, BĐBLĐYOGRAFYA ÖZGEÇMĐŞ 132 SÖZLÜK TABLOLAR FOTOĞRAFLAR ÇĐZĐMLER EKLER 353 II
6 ÖNSÖZ Osmanlı mimarisinde erken ve yükselme dönemlerinde süs motifleri konu, tema, uygunluk, anlam gibi birçok hususta dikkatle ve özenle seçilip uygulanmıştır. Ancak batılılaşma döneminde Avrupa dan gelen sanat akımları ve bunların mimari malzemeleri herhangi bir değerlendirmeye tabi tutulmadan gündelik hayata uyarlanmıştır. bu nedenle Osmanlı kültürün beklide sindiremeyeceği birçok motif bilinçsizce mimari yüzeylerde kullanılmıştır. Sadece güzel göründüğü için ve mimari elemanlara uygun olduğu için kullanılan bir çok tılsımlı pagan motifi mimaride en tenha köşelere kadar işlenmiştir. Kökeni mitolojilere dayanan bu tür motiflerin en başında ise istiridye formu gelmektedir. Hint ten Yunan a birçok mitolojide kötü ruhlardan koruyucu tılsım olarak görülen istiridye formu batılılaşma dönemindeki Osmanlı mimarisinde mihrap kavsaralarını dahi süslemektedir. Bunun nedenini Osmanlı devletindeki sanat tarihi araştırmalarının eksikliğine bağlayabiliriz. Bu çalışmada, batılılaşma döneminde en fazla kullanılan süs formlarından biri olan istiridye formunun mitolojik kökeninden başlayarak Osmanlı mimarisinin son dönemine uzanan tarihsel serüvenine yer verilmiştir. Bu iddialı konuda Avrupa mimarisi unutulmamış ancak birkaç örnekle sınırlandırılmıştır. Bu çalışma özellikle, Osmanlı mimarisinde batılılaşma dönemini inceleyecek sanat tarihçilerini, önceki araştırmacıların istiridye formunu tanımlama konusunda düştüğü yanılgıdan kurtaracaktır. Çalışmalarımda beni yönlendiren değerli hocam Prof. Dr. Selçuk MÜLAYĐM e, tezin imla ve noktalama konusundaki eksiklerini, bıkmadan sürekli tamamlayan Doç. Dr. Nalan TÜRKMEN e, saha çalışmalarımda bana yardımcı olan Topkapı Sarayı Harem Dairesi Sorumlusu H. Canan CĐMĐLLĐ ye, Dolmabahçe Sarayı, Küçüksu Kasrı ve Arkeoloji Müzesi Yetkililerine ve ayrıca bir fotoğraf için Ankara dan yazı isteyen ve bu konuda başarılı olan Đstanbul Vakıf Đnşaat ve Sanat Eserleri Müzesi sayın yetkililerine candan teşekkür ederim. Salih YILMAZ III
7 ÖZET Osmanlı mimarisinde, özellikle batılılaşma döneminde inşa edilmiş saraylarda görülen istiridye formu bunun yanı sıra cami, çeşme, türbe, mezar gibi sosyal hayatı kapsayan bütün yapılarda kullanılmıştır. Erken dönemdeki tromp, yelpaze ve tavus kuyruğu motifleriyle karıştırılan form ilk olarak 1741 yılında yapılmış Mehmet Emin Ağa Sebilinde kullanılmıştır. Yapıların dış cepheleri, ağırlık kuleleri, nişleri, sütun başlıkları, çeşme aynaları ve kitabeleri gibi hemen hemen bütün kısımlarında istiridye formu kullanılmıştır. IV
8 SUMMARY In the Ottoman Archtecture, the oyster form has been seen to the palaces which were especially built in the period of westernize. After than, ıt has been used which covers to the social life. The form which was mixed the motifs of tromp, fan and tail of the peacock is fistly used ın Mehmet Emin Ağa Sebili. ( ıt was built the year of 1941) The form of oyster has been used in the outer front of the buildins, weight towers, the edges of the columns, the mirrors of the fountains and the inscriptions. V
9 I. TABLO LĐSTESĐ Tablo: 1, Kullanılan Malzeme, Mermer Tablo: 2, Kullanılan Malzeme, Taş, Metal, Ahşap Tablo: 3, Kullanılan Malzeme, Alçı Tablo: 4, Đstiridye Tipolojisi Tablo: 5, Đstiridye Tipolojisi Tablo: 6, Đstiridye Formunun Tasarımdaki Yeri, Tepelikler Tablo: 7, Đstiridye Formunun Tasarımdaki Yeri, Tepelikler Tablo: 8, Đstiridye Formunun Tasarımdaki Yeri, Pencere Üzeri Tablo: 9, Đstiridye Formunun Tasarımdaki Yeri, Sütun Başlıkları Tablo:10, Đstiridye Formunun Tasarımdaki Yeri, Nişler Tablo:11, Đstiridye Formunun Tasarımdaki Yeri, Çeşmeler Tablo:12, Đstiridye Formunun Tasarımdaki Yeri, Çeşme Aynaları Tablo:13, Đstiridye Formunun Süsleme Unsuru olarak Kullanılması Tablo:14, Đstiridye Formu Kullanılan Yerler Tablo:15, Yapılardaki Đstiridye Formlarında Kullanılan Malzeme Türleri Tablo:16, Yapılardaki Đstiridye Formlarında Kullanılan Malzeme Türleri Tablo:17, Kronolojik Gelişme ve Tipoloji Tablo:18, Đstiridye Formunun Tasarımdaki Yeri, Camiler Tablo:19, Đstiridye Formunun Tasarımdaki Yeri, Saraylar Tablo:20, Đstiridye Formunun Tasarımdaki Yeri, Çeşmeler VI
10 II. FOTOĞRAF LĐSTESĐ Fotoğraf: 01, Mehmet Emin Ağa Sebili Genel Görünüşü Fotoğraf: 02, Mehmet Emin Ağa Sebili Sütun Başlıkları Fotoğraf: 03, Mehmet Emin Ağa Sebili ndeki Suluklar Fotoğraf: 04, Mehmet Emin Ağa Sebili ndeki Suluklardaki Đstiridye Formu Fotoğraf: 05, Mehmet Emin Ağa Sebili Sütun Başlığı Ve Đstiridye Formu Fotoğraf: 06, Hacı Ahmet Paşa Çeşmesi Fotoğraf: 07, Hacı Ahmet Paşa Çeşmesi nde Đstiridye Formu Fotoğraf: 08, Sadrı Esbak Hasan Paşa Çeşmesi Fotoğraf: 09, Sadrı Esbak Hasan Paşa Çeşmesi ndeki Đstiridye Formu Fotoğraf: 10, Kaptan-I Derya Süleyman Paşa Çeşmesi, Genel Görünüş Fotoğraf: 11, Kaptan-I Derya Süleyman Paşa Çeşmesi, Suluk Fotoğraf: 12, Kaptan Süleyman Paşa Çeşmesi nde Đstiridye Formu Fotoğraf: 13, Bursa Hacılar Çeşmesi, Genel Görünüş Fotoğraf: 14, Bursa Hacılar Çeşmesi, Kitabe Fotoğraf: 15, Bursa Hacılar Çeşmesi ndeki Đstiridye Formu Fotoğraf: 16a, Küçük Mecidiye Camii Mihrap Kavsarası Fotoğraf: 16b, Küçük Mecidiye Camii Đkinci Kat Balkon Yüzeyi Fotoğraf: 16c, Küçük Mecidiye Camii Minberi Fotoğraf: 16d, Küçük Mecidiye Camii Minber Alınlığı ndaki Đstiridye Formu Fotoğraf: 17, Cezayirli Kaptan Gazi Hasan Paşa Çeşmesi, Genel Görünüş Fotoğraf: 18, Cezayirli Kaptan Gazi Hasan Paşa Çeşmesi, Çeşme Aynası Fotoğraf: 19, Hamidiye Çeşmesi Fotoğraf: 20, Bezmi Alem Valide Sultan Camii Dış Cephesi Fotoğraf: 21, Bezmi Alem Valide Sultan Camii Dış Cephesi ndeki Đstiridye Formları Fotoğraf: 22, Bezmi Alem Valide Sultan Camii Ağırlık Kuleleri, Kuzey Fotoğraf: 23, Bezmi Alem Valide Sultan Camii Ağırlık Kuleleri, Güney Fotoğraf: 24, Bezmi Alem Valide Sultan Camii Ağırlık Kulesindeki Đstiridye Formu Fotoğraf: 25, Bezmi Alem Valide Sultan Camii Dış Cephesindeki Đstiridye Formu Fotoğraf: 26, Bezmi Alem Valide Sultan Camii nin Minare Şerefelerindeki VII
11 Đstiridye Formları, Doğu Fotoğraf: 27, Bezmi Alem Valide Sultan Camii nin Minare Şerefelerindeki Đstiridye Formları, Batı Fotoğraf: 28, Bezmi Alem Valide Sultan Camii nin Mihrabı Fotoğraf: 29, Bezmi Alem Valide Sultan Camii nin Mihrap Kavsarasındaki Đstiridye Formları Fotoğraf: 30, Bezmi Alem Valide Sultan Camii nin Minberindeki Đstiridye Formları, Yan Cephe Fotoğraf: 31, Bezmi Alem Valide Sultan Camii nin Minberindeki Đstiridye Formları, Ön Cephe Fotoğraf: 32, Bezmi Alem Valide Sultan Camii nin Vaaz Kürsüsü Fotoğraf: 33, Bezmi Alem Valide Sultan Camii nin Vaaz Kürsüsü Kaidesindeki Đstiridye Formu Fotoğraf: 34, Bezmi Alem Valide Sultan Camii nin Kitabesi Fotoğraf: 35, Bezmi Alem Valide Sultan Camii nin Kitabesi ndeki Đstiridye Formu Fotoğraf: 36, Bezmi Alem Valide Sultan Camii nin Kitabesindeki Tuğra Madalyonun Sağ Kısmında Yer Alan Đstiridye Formu Fotoğraf: 37, Bezmi Alem Valide Sultan Camii nin Kitabesindeki Tuğra Madalyonun Sol Kısmında Yer Alan Đstiridye Formu Fotoğraf: 38, Vakıf Đnşaat Ve Taşa Eserleri Müzesi nde 992 Env. No Đle Yer Alan Tuğralı Kitabe Fotoğraf: 39a, Halil Rıfat Paşa Türbesi nin Barok Pencereleri Fotoğraf: 39b, Halil Rıfat Paşa Türbesi nde Đstiridye Formu Fotoğraf: 39c, Halil Rıfat Paşa Türbesi ndeki Barok Panoda Yer Alan Đstiridye Formu Fotoğraf: 40, Ihlamur Kasrı nın Genel Görünüşü Fotoğraf: 41, Ihlamur Kasrı nın Ön Cephesi Fotoğraf: 42, Ihlamur Kasrı nın Merdivenleri Arasındaki Niş Fotoğraf: 43, Ihlamur Kasrı nın Merdivenleri Arasındaki Niş teki Đstiridye Formu Fotoğraf: 44, Ihlamur Kasrı nın Ön Cephesindeki Niş Fotoğraf: 45, Ihlamur Kasrı nın Ön Cephesindeki Niş teki Đstiridye Formu Fotoğraf: 46, Ihlamur Kasrı nın Ön Cephesinde Đstiridye Formları VIII
12 Fotoğraf: 47, Ihlamur Kasrı nın Ön Cephesinde Đstiridye Formları Fotoğraf: 48, Ihlamur Kasrı nın Yan Cephesindeki Đstiridye Formları Fotoğraf: 49, Ihlamur Kasrı nın Yan Cephesindeki Pencere Üzerlerinde Yer Alan Đstiridye Formları Fotoğraf: 50, Ihlamur Kasrı nın Yan Cephesindeki Niş Ve Kavsarasını Bezeyen Đstiridye Formu Fotoğraf: 51, Ihlamur Kasrı nın Bahçesinde Yer Alan Maiyet Köşkü Fotoğraf: 52, Ihlamur Kasrı nın Bahçesinde Yer Alan Maiyet Köşkü nün Pencere Üzerleri Fotoğraf: 53, Ihlamur Kasrı, Maiyet Köşkü nün Duvarlarındaki Đstiridye Formları Fotoğraf: 54, Ihlamur Kasrı, Maiyet Köşkü nün Duvarlarındaki Đstiridye Formları Fotoğraf: 55, Yıldız Sarayının Bahçesindeki Döküm Đstiridyeler Fotoğraf: 56, Ihlamur Kasrı nın Bahçesindeki Döküm Đstiridyeler Fotoğraf: 57, Ihlamur Kasrı Bahçesindeki Döküm Bahçe Lambaları Fotoğraf: 58, Ihlamur Kasrı Bahçesindeki Döküm Bahçe Lambaları ndaki Đstiridye Formları Fotoğraf: 59, Mısırlı Hacı Hüseyin Bey Mezarı Ayak Şahidesi Fotoğraf :60, Mısırlı Hacı Hüseyin Bey Mezarı, Ayak Şahidesinde Yer Alan Đstiridye Formu Fotoğraf: 61, Dolmabahçe Sarayı Saltanat Kapısı, Genel Fotoğraf: 62, Dolmabahçe Sarayı Saltanat Kapısı Fotoğraf: 63, Dolmabahçe Sarayı Saltanat Kapısı ndaki Barok Sütunlar Fotoğraf: 64, Dolmabahçe Sarayı Saltanat Kapısı nın Üçgen Alınlığındaki Đstiridye Formu Fotoğraf: 65, Dolmabahçe Sarayı Saltanat Kapısı nın Kilit Taşındaki Đstiridye Formu Fotoğraf: 66, Dolmabahçe Sarayı Saltanat Kapısı nın Yan Cephesindeki Đstiridye Formu Fotoğraf: 67, Dolmabahçe Sarayı Saltanat Kapısı nın Sütun Başlığındaki Đstiridye Formu Fotoğraf: 68, Dolmabahçe Sarayı Saltanat Kapısı nın Đkiz Sütunları Arasında IX
13 Đstiridye Formu Fotoğraf: 69, Dolmabahçe Sarayı Saltanat Kapısı nın Tepelik Kısmında Đstiridye Formları Fotoğraf: 70, Dolmabahçe Sarayı Saltanat Kapısı nın Đç Bükey Yan Duvarları Fotoğraf: 71, Dolmabahçe Sarayı Saltanat Kapısı nın Đç Bükey Yan Duvarındaki Đstiridye Formları Fotoğraf: 72, Dolmabahçe Sarayı Saltanat Kapısı nın Kuzeydoğu Kulesi Fotoğraf: 73, Dolmabahçe Sarayı Saltanat Kapısı nın Kuzeydoğu Kulesinde Đstiridye Formları Fotoğraf: 74, Dolmabahçe Sarayı Saltanat Kapısı nın Kuzeydoğu Kulesinde Đstiridye Formları Fotoğraf: 75, Dolmabahçe Sarayı Saltanat Kapısı nın Kuzeydoğu Kulesinde Đstiridye Formları Fotoğraf: 76, Dolmabahçe Sarayı Saltanat Kapısı nın Kuzeydoğu Kulesinde Đstiridye Formları Fotoğraf: 77, Dolmabahçe Sarayı, Hazine-Đ Hassa Kapısı, Genel Görünüş Fotoğraf: 78, Dolmabahçe Sarayı, Hazine-Đ Hassa Kapısı, Kitabe Fotoğraf: 79, Dolmabahçe Sarayı, Hazine-Đ Hassa Kapısı nın Tepelik Kısmındaki Đstiridye Formları Fotoğraf: 80, Dolmabahçe Sarayı, Hazine-Đ Hassa Kapısı nın Tepelik Kısmındaki Đstiridye Formları Fotoğraf: 81, Dolmabahçe Sarayı, Hazine-Đ Hassa Kapısı nın Yan Cephesindeki Đstiridye Formları Fotoğraf: 82, Dolmabahçe Sarayı, Hazine-Đ Hassa Kapısı nın Yan Cephesindeki Đstiridye Formları Fotoğraf: 83, Dolmabahçe Sarayı, Hazine-Đ Hassa Kapısı nın Yan Cephelerinde Yer Alan Nişlerdeki Đstiridye Formları Fotoğraf: 84, Dolmabahçe Sarayı, Hazine-Đ Hassa Kapısı nın Yan Cephelerinde Yer Alan Nişlerdeki Đstiridye Formları Fotoğraf: 85, Dolmabahçe Sarayı, Hazine-Đ Hassa Kapısı nın Đç Taraftan Görünüşü Fotoğraf: 86, Dolmabahçe Sarayı, Hazine-Đ Hassa Kapısı nın Üst Kısmı X
14 Fotoğraf: 87, Dolmabahçe Sarayı, Hazine-Đ Hassa Kapısı nın Đç Bükey Yan Duvarlarındaki Đstiridye Formları Fotoğraf: 88, Dolmabahçe Sarayı, Hazine-Đ Hassa Kapısı nın Đç Bükey Yan Duvarlarındaki Đstiridye Formları, Detay Fotoğraf: 89, Dolmabahçe Sarayı, Has Bahçe Kapısı ( Đç Kapı), Ön Yüz Fotoğraf: 90, Dolmabahçe Sarayı, Has Bahçe Kapısı ( Đç Kapı); Arka Yüz Fotoğraf: 91, Dolmabahçe Sarayı, Has Bahçe Kapısı nın ( Đç Kapı) Sütun Başlıklarındaki Đstiridye Formları Fotoğraf: 92, Dolmabahçe Sarayı, Mabeyn-Đ Hümayun da Yer Alan Kristal Merdivenli Salon Fotoğraf: 93, Dolmabahçe Sarayı Mabeyn-Đ Hümayunun Kristal Merdivenli Salonun Çatısında Yer Alan Đstiridye Formaları Fotoğraf: 94, Dolmabahçe Sarayı Mabeyn-Đ Hümayunun Kristal Merdivenli Salonun Çatısında Yer Alan Đstiridye Formaları Fotoğraf: 95, Dolmabahçe Sarayı Mabeyn-Đ Hümayun, Süfera Salonu nun Kapılarındaki Đstiridye Formları Fotoğraf: 96, Dolmabahçe Sarayı Mabeyn-Đ Hümayun, Yazı Odasının Tavanındaki Đstiridye Formları Fotoğraf: 97, Dolmabahçe Sarayı, Muayede Salonu nun Sütun Başlılarındaki Đstiridye Formları Fotoğraf: 98, Dolmabahçe Sarayı, Harem Dairesinin Tavanlarını Süsleyen Đstiridye Formları Fotoğraf: 99, Dolmabahçe Sarayı, Harem Dairesinin Tavanlarını Süsleyen Đstiridye Formları Fotoğraf: 100, Dolmabahçe Sarayı, Harem Dairesinin Tavanlarını Süsleyen Đstiridye Formları Fotoğraf: 101, Dolmabahçe Sarayı, Harem Dairesinin Tavanlarını Süsleyen Đstiridye Formları Fotoğraf: 102, Dolmabahçe Sarayı, Harem Dairesinin Tavanlarını Süsleyen Đstiridye Formları Fotoğraf: 103, Dolmabahçe Sarayı, Harem Dairesinin Tavanlarını Süsleyen Đstiridye Formları Fotoğraf: 104, Dolmabahçe Sarayı, Harem Dairesinin Tavanlarını Süsleyen XI
15 Đstiridye Formları Fotoğraf: 105, Dolmabahçe Sarayı, Harem Dairesinin Tavanlarını Süsleyen Đstiridye Formları Fotoğraf: 106, Dolmabahçe Sarayı, Harem Dairesinin Tavanlarını Süsleyen Đstiridye Formları Fotoğraf: 107, Dolmabahçe Sarayı, Harem Dairesinin Tavanlarını Süsleyen Đstiridye Formları Fotoğraf: 108, Dolmabahçe Sarayı, Harem Dairesinin Tavanlarını Süsleyen Đstiridye Formları Fotoğraf: 109, Dolmabahçe Sarayı, Harem Dairesinin Tavanlarını Süsleyen Đstiridye Formları Fotoğraf: 110, Dolmabahçe Sarayı, Harem Dairesinin Tavanlarını Süsleyen Đstiridye Formları Fotoğraf: 111, Dolmabahçe Sarayı Haremi, Çinili Hamamda Yer Alan Sol Kurna Fotoğraf: 112, Dolmabahçe Sarayı, Hünkar Hamamının Alabastrdan Yapılmış Kurnası Fotoğraf: 113, Dolmabahçe Sarayı, Haremde Yer Alan Çinili Hamamın Sağ Tuvalet Lavabosundaki Đstiridye Formu Fotoğraf: 114, Dolmabahçe Sarayı, Haremde Yer Alan Çinili Hamamın Sağ Kurnasındaki Đstiridye Formu Fotoğraf: 115, Dolmabahçe Sarayı, Harem Valide Sultan Odasının Giriş Kapısındaki Đstiridye Formları Fotoğraf: 116, Dolmabahçe Sarayı, Mavi Salonun Giriş Kapısındaki Đstiridye Formları Fotoğraf: 117, Dolmabahçe Sarayı, Mavi Salonun Holünde Yer Alan Đkiz Aynalarda Ki Đstiridye Formları Fotoğraf: 118, Dolmabahçe Sarayı, Muayede Salonu nun Deniz Tarafındaki Balkon Holünde Yer Alan Đkiz Aynalardaki Đstiridye Formu Fotoğraf: 119, Dolmabahçe Sarayı, Harem Valide Sultan Odasının Girişi Üzerinde Yer Alan Aynadaki Đstiridye Formu Fotoğraf: 120, Dolmabahçe Sarayı, Harem Binek Salonundaki Aynalarda Yer Alan Đstiridye Formları Fotoğraf: 121, Dolmabahçe Sarayı, Harem Binek Salonundaki Aynalarda Yer XII
16 Alan Đstiridye Formları Fotoğraf: 122, Dolmabahçe Sarayı, Harem Mavi Salondaki Aynalarda Yer Alan Đstiridye Formları Fotoğraf: 123, Dolmabahçe Sarayı, Harem Mavi Salondaki Aynalarda Yer Alan Đstiridye Formları Fotoğraf: 124, Dolmabahçe Sarayı Bahçesindeki Mermer Kaidede Yer Alan Đstiridye Formları Fotoğraf: 126, Dolmabahçe Sarayı Bahçesindeki Kuğulu Havuz Fotoğraf: 125, Dolmabahçe Sarayı Bahçesindeki Kuğulu Havuzda Yer Alan Đstiridye Formları Fotoğraf: 127,128, Dolmabahçe Sarayı Camlı Köşk ün Dış Cephesinde Ye Alan Đstiridye Formları Fotoğraf: 127,128, Dolmabahçe Sarayı Camlı Köşk ün Tavan Köşesinde Ye Alan Đstiridye Formları Fotoğraf: 129,130, Küçüksu Kasrının Avrupa Yakasından Görünüşü Fotoğraf: 131,132, Küçüksu Kasrı, Birinci Kat Deniz Tarafındaki Cephe Nişlerinde Đstiridye Formları Fotoğraf: 133, Küçüksu Kasrı, Deniz Tarafındaki Cephede Đstiridye Formları, Üst Fotoğraf: 134, Küçüksu Kasrı, Deniz Tarafındaki Cephede Đstiridye Formları,Orta Fotoğraf: 135, Küçüksu Kasrı, Deniz Tarafındaki Cephede Đstiridye Formları, Alt Fotoğraf: 136, Küçüksu Kasrı, Pencere Üzerlerinde Yer Alan Đstiridye Formları Fotoğraf: 137, Küçüksu Kasrı, Pencere Üzerlerinde Yer Alan Đstiridye Formları, Detay Fotoğraf: 138, Küçüksu Kasrı nın Deniz Tarafındaki Cephesinde Yer Alan Đstiridye Havuz, Genel Görünüş Fotoğraf: 139, Küçüksu Kasrı nın Deniz Tarafındaki Cephesinde Yer Alan Đstiridye Havuz Fotoğraf: 140, Küçüksu Kasrı nın Deniz Tarafındaki Cephesinde Yer Alan Đstiridye Havuzun Üstten Görünüşü Fotoğraf: 141, Küçüksu Kasrı nın Deniz Tarafındaki Cephesinde Yer Alan Đstiridye Havuzun Đçerisindeki Đstiridye Tekne Fotoğraf: 142, Küçüksu Kasrı nın Deniz Tarafındaki Cephesinde Yer Alan Barok Kompozisyonlar Arasında Đstiridye Formları XIII
17 Fotoğraf: 143, Küçüksu Kasrı nın Deniz Tarafındaki Cephesinde Yer Alan Barok Kompozisyonlar Arasında Đstiridye Formları Fotoğraf: 144, Küçüksu Kasrı nın Đkinci Katındaki Büyük Salonun Kapı Köşelerini Süsleyen Đstiridye Formu Fotoğraf: 145, Küçüksu Kasrı nın Đkinci Katındaki Büyük Salonun Kapı Köşelerini Süsleyen Đstiridye Formu, Detay Fotoğraf: 146, Küçüksu Kasrı Perde Üzerlerindeki Alçı Süslemelerde Đstiridye Formu Fotoğraf: 147, Küçüksu Kasrı Perde Üzerlerindeki Alçı Süslemelerde Đstiridye Formu Fotoğraf: 148, Küçüksu Kasrı, Oval Đç Merdiven Tavanındaki Süslemelerde Yer Alan Đstiridye Formları Fotoğraf: 149, Küçüksu Kasrı, Oval Đç Merdiven Tavanındaki Süslemelerde Yer Alan Đstiridye Formları Fotoğraf: 150, Küçüksu Kasrı nın Banyosunda Yer Alan Đstiridye Şeklinde Tekne Fotoğraf: 151, Küçüksu Kasrı nın Banyosunun Aynataşındaki Đstiridye Formu Fotoğraf: 152, Küçüksu Kasrı nda II. Abdülhamit in Yaptığı Masa Fotoğraf: 153, Küçüksu Kasrı nın Misafir Odasındaki Gardırop Fotoğraf: 154, Küçüksu Kasrı nın Misafir Odasındaki Gardıropta Yer Alan Đstiridye Formları Üst Kısmı Fotoğraf: 155, Küçüksu Kasrı nın Misafir Odasındaki Gardıropta Yer Alan Đstiridye Formları, Alt Kısım Fotoğraf: 156, Küçüksu Kasrı ndaki Aynalarda Yer Alan Đstiridye Formları Fotoğraf: 157, Küçüksu Kasrı ndaki Aynalarda Yer Alan Đstiridye Formları Fotoğraf: 158, Küçüksu Kasrı nın Đkinci Katında Yer Alan Şömine Siperindeki Đstiridye Formu Fotoğraf: 159, Küçüksu Kasrı, Şamdan Kaidesindeki Đstiridye Formu Fotoğraf: 160, Küçüksu Kasrı nın Deniz Tarafındaki Giriş Kapısı Fotoğraf: 161, Küçüksu Kasrı nın Deniz Tarafındaki Giriş Kapısı nın Döküm Şebekelerindeki Đstiridyeler Fotoğraf: 162,Küçüksu Kasrı nın Deniz Tarafındaki Giriş Kapısında Yer Alan Đstiridye Formları Fotoğraf: 163, Küçüksu Kasrı nın Deniz Tarafındaki Giriş Kapısında Yer Alan XIV
18 Đstiridye Formları Fotoğraf: 164, Küçüksu Kasrı nın Deniz Tarafındaki Giriş Kapısında Yer Alan Đstiridye Formları Fotoğraf: 165, Topkapı Sarayı, Harem Girişinde Yer Alan Aynanın Alt Kısmındaki Đstiridye Formu Fotoğraf: 166, Topkapı Sarayı, Harem, Şehzadeler Taşlığı nda Niş Kavsarası Fotoğraf: 167, Topkapı Sarayı, Harem Hünkar Sofasındaki Çeşme Fotoğraf: 168, Topkapı Sarayı, Harem Hünkar Sofasındaki Çeşmede Đstiridye Formu Fotoğraf: 169, Topkapı Sarayı Harem Hünkar Hamamı Kurnası Fotoğraf: 170, Topkapı Sarayı Harem Hünkar Hamamı Kurnasında Yer Alan Đstiridye Formları Fotoğraf: 171, Topkapı Sarayı Harem Hünkar Hamamı, Mermer Banyodaki Akroterde Yer Alan Đstiridye Formları Fotoğraf: 172, Topkapı Sarayı, Harem Sultan Hamamı Kurnası Fotoğraf: 173, Topkapı Sarayı, Harem Sultan Hamamı Kurnasındaki Đstiridye Formu Fotoğraf: 174, Topkapı Sarayı nda Yer Alan, 160 Envanter Numaralı Ayna Taşı ndaki Đstiridye Formu Fotoğraf: 175, Topkapı Sarayı nda Yer Alan, 162 Envanter Numaralı Ayna Taşı Fotoğraf: 176, Topkapı Sarayı nda Yer Alan, 162 Envanter Numaralı Ayna Taşı ndaki Đstiridye Formu Fotoğraf: 177, Topkapı Sarayı Mecidiye Kasrı, Dış Cephe Ve Saçaktaki Đstiridye Formları Fotoğraf: 178, Topkapı Sarayı Mecidiye Kasrı, Dış Cephe Ve Saçaktaki Đstiridye Formları Fotoğraf: 179 Topkapı Sarayı Mecidiye Kasrı, Yan Cephelere Açılmış Nişlerdeki Đstiridye Formları Fotoğraf: 180, Topkapı Sarayı Mecidiye Kasrı, Yan Cephelere Açılmış Nişlerdeki Đstiridye Formları Fotoğraf: 181, Topkapı Sarayı Arz Odası nın Kitabesinde Yer Alan Đstiridye Formları Fotoğraf: 182, Rumeli Pasajı Girişi XV
19 Fotoğraf: 183, Rumeli Pasajı Ön Cephesindeki Đstiridye Formları Fotoğraf: 184, Rumeli Pasajı Konsol Altlarındaki Đstiridye Formları Fotoğraf: 185, Topkapı Sarayı Harem, Şehzadeler Taşlığı nda Yer Alan Duvar Çeşmesinde Đstiridye Formu Fotoğraf: 186, Bala Külliyesi Camii nin Kitabesi Fotoğraf: 187, Bala Külliyesi Camii nin Kitabesi ndeki Đstiridye Formu Fotoğraf: 188, Bala Külliyesi Camii nin Mihrabı Fotoğraf: 189, Bala Külliyesi Camii nin Ayet Panosu Fotoğraf: 190, Bala Külliyesi Camii nin Mihrap Kavsarasındaki Đstiridye Formu Fotoğraf: 191, Bala Külliyesi nde Yer Alan Perestu Kadın Çeşmesi Fotoğraf: 192, Bala Külliyesi nde Yer Alan Perestu Kadın Çeşmesi ndeki Đstiridye Formu Fotoğraf: 193, Bala Külliyesi Perestu Kadın Sebili Fotoğraf: 194, Pertevniyal Valide Sultan Sebili Fotoğraf: 195, Pertevniyal Valide Sultan Sebili nin Sütun Başlıkları Fotoğraf: 196, Pertevniyal Valide Sultan Sebili Sütun Başlıklarında Yer Alan Đstiridye Formları Fotoğraf: 197, Pertevniyal Valide Sultan Sebili Sütun Başlıklarında Yer Alan Đstiridye Formları Fotoğraf: 198, Haliçteki Bulgar Kilisesinin Çatısında Yer Alan Đstiridye Formları Fotoğraf: 199, Đstiklal Caddesi 413 Nolu Apartman ın Dış Cephesi Fotoğraf: 200a, Đstiklal Caddesi 413 Nolu Apartman ın Konsol Altlarındaki Đstiridye Formu Fotoğraf: 200b, Đstiklal Caddesi 413 Nolu Apartman ın Dış Cephesindeki Đstiridye Formu Fotoğraf: 201, Dolmabahçe Saat Kulesi Fotoğraf: 202, Dolmabahçe Saat Kulesi nin Tepelik Kısmı Fotoğraf: 203, Dolmabahçe Saat Kulesi nin Kompozit Sütunları Fotoğraf: 204, Dolmabahçe Saat Kulesi nin Kompozit Sütunları Fotoğraf: 205, Dolmabahçe Saat Kulesi nin Birinci Ve Đkinci Katı Fotoğraf: 206, Dolmabahçe Saat Kulesi nde Yer Alan Đstiridye Formları, 3. Kat Fotoğraf: 207,Dolmabahçe Saat Kulesi nde Yer Alan Đstiridye Formları, 2. Kat Fotoğraf: 208, Dolmabahçe Saat Kulesi nde Yer Alan Đstiridye Formları, 1.Kat XVI
20 Fotoğraf: 209, Harem Büyük Selimiye Camii Portali Fotoğraf: 210, Ayasofya Camii, Aşhane Girişi ndeki Đstiridye Formlu Fotoğraf: 211, Nişanca Camii, Müezzin Mahfeli Sütun Başlıkları Fotoğraf: 212, Ayazma Camii Vaaz Kürsüsündeki Đstiridye Formu Fotoğraf: 213, Büyük Mecidiye (Ortaköy) Camii Vaaz Kürsüsü ndeki Đstiridye Formu Fotoğraf: 214, Mihrişah Valide Sultan Sebili ndeki Đstiridye Formları Fotoğraf: 215, Recai Mehmet Efendi Sebili ndeki Đstiridye Formları Fotoğraf: 216, Sadık Efendi Tekkesi Çeşme Aynası ndaki Đstiridye Formu Fotoğraf: 217, Taksim, Açık Hava Tiyatrosu Karşısındaki Kitabesiz Çeşme Fotoğraf: 218, Taksim, Açık Hava Tiyatrosu Karşısındaki Kitabesiz Çeşme nin Nişlerindeki Đstiridye Formu Fotoğraf: 219,Dıraman Feratzade Halil Bin Abdurrahman Çeşmesi Fotoğraf: 220, Nişanca, Ebubekir Ağa Çeşmesi Fotoğraf: 221, Karacaahmet te Ayşe Hatun Çeşmesi Fotoğraf 222, Karacaahmet te Ayşe Hatun Çeşmesi ndeki Đstiridye Formu Fotoğraf: 223, Sultanahmet Camii ni Dış Duvarındaki Barok Çeşme Fotoğraf: 224, Bayezit Sahaflar Çarşısındaki Çeşme Fotoğraf: 225, Dolmabahçe Saraynın Girişindeki Çeşme Fotoğraf: 226, Đstiklal Caddesi 334 Nolu Hanın Pencere Üzeri Fotoğraf: 227, Đstiklal Caddesi Cercle De Orient (Şark Kulübü) Binası (Bugün Emek Pasajı) Pencere Üzeri Fotoğraf: 228, Beyoğlu Şahkulu M. Galip Dede C. 48 Nolu Apartmanın Giriş Kapısı ndaki Đstiridye Formu Fotoğraf: 229, Đstiklal Caddesi, 328 Nolu Hanın Giriş Kapısı ndaki Đstiridye Formu Fotoğraf: 230, Galatasaray Postanesi Akroter Fotoğraf: 231, Karaköy Meşrutiyet Cad. 136 Nolu Apartmanın Pencere Üzerlerindeki Đstiridye Formları Fotoğraf: 232, Beyoğlu Tünel Girişi, 3 Nolu Binanın Dış Cephesindeki Đstiridye Formları Fotoğraf: 233, Konya, Aziziye Camii Fotoğraf: 234, Konya, Aziziye Camii nin Doğu Tarzında Yapılmış Minaresi XVII
21 Fotoğraf: 235, Konya, Aziziye Camii nin Minaresi ndeki Đstiridye Formları Fotoğraf: 236, Konya, Aziziye Camii nin ış Cephesindeki Plastırlarda Yer Alan Đstiridye Formları XVIII
22 III. ÇĐZĐM LĐSTESĐ Çizim: 01, Kaptan Süleyman Paşa Çeşmesi Sulukları (E. ÖZDENĐZ den) Çizim: 02, Mehmet Emin Ağa Sebili, Sütun Başlıklarındaki Đstiridye Formları Çizim: 03, Hacılar Çeşmesi,Bursa Çizim: 04, Cezayirli Gazi Hasan Paşa Çeşmesinde Đstiridye Formu Çizim: 05, Küçük Mecidiye Camii, Minber Alınlığındaki Đstiridye Formu Çizim: 06, Bezmi Alem Valide Sultan Camii Mihrabındaki Đstiridye Formu Çizim: 07, Ihlamur Kasrı Merasim Köşkü nün Ön Cephesinde Yer Alan Đstiridye Formu Çizim: 08, Ihlamur Kasrı Pencere Üzerindeki Đstiridye Formu Çizim: 09, Ihlamur Kasrı nın Ön Cephe Nişindeki Đstiridye Formu Çizim: 10, Ihlamur Kasrı nın Çift Kollu Giriş Merdiveninde Đstiridye Formu Çizim: 11, Mısırlı Hacı Hüseyin Bey Mezar Taşı Ayak Şahidesi ndeki Đstiridye Formu Çizim: 12a,Dolmabahçe Sarayı Saltanat Kapısı ( ATEŞÖZ den) Çizim: 12b,Dolmabahçe Sarayı Saltanat Kapısı nın Sütun Başlıklarında Đstiridye Formu Çizim: 13, Dolmabahçe Sarayı Saltanat Kapısı nın Yan Cephesinde Đstiridye Formu Çizim: 14, Dolmabahçe Sarayı Saltanat Kapısı nın Çifte Sütunları Arasındaki Yatay Panoda Đstiridye Formu Çizim: 15, Dolmabahçe Sarayı Saltanat Kapısı nın Kilit Taşında Yer Alan Đstiridye Formu Çizim: 17, Dolmabahçe Sarayı, Saltanat Kapısının Kuzeydoğu Kulesinin Üst Kısmındaki Đstiridye Formları Çizim: 18, Dolmabahçe Sarayı, Saltanat Kapısının Kuzeydoğu Kulesinin Orta Kısmındaki Đstiridye Formları Çizim: 19, Dolmabahçe Sarayı, Saltanat Kapısının Kuzeydoğu Kulesinin Alt Kısmındaki Đstiridye Formları Çizim: 20a, Dolmabahçe Sarayı Hazine-Đ Hassa Kapısı ( ATEŞÖZ den) Çizim: 20b, Dolmabahçe Sarayı Hazine-Đ Hassa Kapısı, Kitabe Đle Tuğra Arasındaki Đstiridye Formu XIX
23 Çizim: 21, Dolmabahçe Sarayı Hazine-Đ Hassa Kapısı nın Yan Nişindeki Đstiridye Formları Çizim: 22, Dolmabahçe Sarayı Hazine-Đ Hassa Kapısı nın Đçbükey Duvarındaki Plastır Tepeliği Çizim: 23, Dolmabahçe Sarayı Hasbahçe Kapısı, Đç Kısmı (ATEŞÖZ den) Çizim: 24, Dolmabahçe Sarayı Hasbahçe Kapısı, Dış Kısmı (ATEŞÖZ den) Çizim:25, Dolmabahçe Sarayı Đç kapı daki Panolarda Yer Alan Đstiridye Formları Çizim:25, Dolmabahçe Sarayı Đç kapı daki Panolarda Yer Alan Đstiridye Formları Çizim: 27, Dolmabahçe Sarayı Bahçesindeki Kuğulu Fıskiyede Yer Alan Đstiridye Formu Çizim:28, Dolmabahçe Sarayı Mabeyn-Đ Hümayunun Kristal Merdivenli Bölümünün Çatısında Yer Alan Đstiridye Formaları Çizim:29, Dolmabahçe Sarayı, Muayede Salonu, Deniz Tarafındaki Balkon Holünde Yer Alan Đkiz Aynalarda Đstiridye Formu Çizim: 30, Dolmabahçe Sarayı, Haremin Girişinde Yer Alan Büyük Salonun Aynalarındaki Đstiridye Formları Çizim: 31, Dolmabahçe Sarayı, Haremde Valide Sultan Odasının Tavan Köşeliğindeki Đstiridye Formu Çizim: 32, Dolmabahçe Sarayı, Haremde Valide Sultan Odası, Kapı Üzerindeki Aynada Đstiridye Formu Çizim: 33, Dolmabahçe Sarayı, Haremde Valide Sultan Odasının Kapı Kanadında Yer Alan Đstiridye Formları Çizim: 34, Dolmabahçe Sarayı Hünkar Hamamının Sol Kurnasındaki Đstiridye Formu Çizim:35, Dolmabahçe Sarayı Hünkar Hamamının Sağ Kurnasındaki Đstiridye Formu Çizim: 36, Küçüksu Kasrındaki Đstiridye Havuzun Cepheden Görünüşü Çizim: 37, Küçüksu Kasrındaki Đstiridye Havuzun Üstten Görünüşü Çizim: 38, Küçüksu Kasrındaki Đstiridye Havuzun Üzerinde Yer Alan Đstiridye Motifi Çizim: 39, Küçüksu Kasrındaki Đstiridye Kuğulu Mermer Panosundaki Đstiridye XX
24 Formu Çizim: 40, Küçüksu Kasrı Dış Cephe Dekorasyonunda Yer Alan Đstiridye Formları Çizim: 41, Küçüksu Kasrı Dış Cephesi. Pencere Üstündeki Đstiridye Formu Çizim: 42, Küçüksu Kasrının Đkinci Katındaki Büyük Salonun Kapı Köşelerini Süsleyen Đstiridye Formu Çizim: 43, Küçüksu Kasrı Gardırop Kapağı Çizim: 44, Küçüksu Kasrında Şömine Siperi Çizim: 45, Topkapı Sarayı, Harem Hünkar Hamamı nın Kurnasındaki Đstiridye Formları Çizim: 46, Topkapı Sarayı, Harem Hünkar Hamamında Yer Alan Mermer Banyodaki Akroterde Đstiridye Formu Çizim: 47, Topkapı Sarayı Hünkar Dairesindeki Musluk Aynasında Yer Alan Đstiridye Formu Çizim: 48, Topkapı Sarayı Haremi, Hünkar Hamamında Yer Alan Kurnanın Aynataşındaki Đstiridye Formu Çizim: 49, Topkapı Sarayı, Haremin Girişinde Yer Alan Đkiz Aynadaki Đstiridye Formları Çizim: 50, Topkapı Sarayı Arz Odasının Kapısının Üzerindeki Kitabede Yer Alan Đstiridye Formu Çizim: 51, Topkapı Sarayı nda Ye Alan 162 Envanter Numaralı Aynataşındaki Đstiridye Formu Çizim: 52, Topkapı Sarayı, Mecidiye Köşkü nün Dış Cephesi Saçak Altlarında Yer Alan Đstiridye Formu Çizim: 53, Topkapı Sarayı, Mecidiye Kasrı Dış Cephesindeki Nişlerde Yer Alan Đstiridye Formu Çizim: 54, Bala Külliyesi Camiinin Mihrabındaki Đstiridye Formu Çizim: 55, Bala Külliyesinde Yer Alan Perestü Kadın Çeşmesi Çizim: 56, Pertevniyal Valide Sultan Sebili ( KARAPĐLEHVARĐAN dan) Çizim: 57, Pertevniyal Valide Sultan Sebili ndeki Đstiridye Formları Çizim: 58, Sadrı Esbak Hasan Paşa Çeşmesi ndeki Đstiridye Formu Çizim: 59, Dolmabahçe Saat Kulesi Đkinci Katındaki Barok Alınlıkta Yer Alan Đstiridye Formu Çizim: 60, Halil Rıfat Paşa Türbesi nin Barok Duvar Süslemeleri Ve Đstiridye XXI
25 Formu Çizim: 61, Topkapı Sarayı, 132/98 Envanter Numaralı Çeşme Aynası Çizim: 62, Üsküdar Sadık Efendi Tekkesi Çeşme Aynasındaki Đstiridye Formu Çizim: 63, Kethüda Said Paşa Mezarı Baş Şahidesi (H. AKILLI dan) Çizim: 64, Kethüda Said Paşa Mezarı Ayak Şahidesi ndeki Đstiridye Formu (H. AKILLI dan) Çizim: 65, Konya Aziziye Camii, Dış Cephe Plastırlarındaki Đstiridye Formu XXII
26 IV. KATALOG LĐSTESĐ 1. Mehmet Emin Ağa Sebili, Hacı Ahmet Paşa Çeşmesi, Sadrı Esbak Hasan Paşa Sebili, Kaptan Süleyman Paşa Çeşmesi, Hacılar Çeşmesi, Topkapı Sarayı, (1780 den sonraki yapılar) 7. Cezayirli Gazi Hasan Paşa Çeşmesi, Kethüda Said Paşa Mezarı, Küçük Mecidiye Camii, Bezmi Alem Valide Sultan Camii, Ihlamur Kasrı Dolmabahçe Sarayı Küçüksu Kasrı, Bâlâ Külliyesi,1463 ve Mısırlı Hacı Hüseyin Bey Mezarı, Aziziye Camii, Pertevniyal Valide Sultan Çeşmesi, Halil Rıfat Paşa Türbesi, Hamidiye Çeşmesi, Dolmabahçe Saat Kulesi, Rumeli Pasajı, 1894 XXIII
27 V. EKLER LĐSTESĐ Ek :01, Side deki Roma Tiyatrosu nun Nişindeki Đstiridye Formu, (Zoom Đn Antalya, s.51) Ek :02,1945 li Yıllarda Cezayirli Kaptan Gazi Hasan Paşa Çeşmesi, TANIŞIK tan) Ek :03, Avrupa Mimarlığındaki Đstiridye Formu Uygulamalarına Örnekler, Roma (Y.SALMAN dan) Ek :04, Avrupa Mimarlığındaki Đstiridye Formu Uygulamalarına Örnekler, Đtalya da Đstiridye Meydanı, (terragalleria.com dan, Erişim Tarihi: 24,12,2004) Ek :05, Kethüda Said Paşa Mezarı Ayak Şahidesi (H. AKILLI dan) Ek :06, Đstiridye Kabuğu Üzerinde Afrodit, (Botticelli, The Birth of venus, den Erişim Tarihi: 18, 09,2004) Ek :07, Avrupa Mimarlığındaki Đstiridye Formu Uygulamalarına Örnekler, Hotel De Toulouse Kapısı, Fransa, (D. KUBAN dan) Ek :08, Avrupa Mimarlığındaki Đstiridye Formu Uygulamalarına Örnekler, Rokay Şeklinde Maskaron,Versay Sarayı, (Meydan Larousse, C.XVI, s.590) Ek :09, Alınlık Kısımlarında Đstiridye Formu Bulunan Üç Yüzlü, Sütunlu Roma Kaidesi, (Đstanbul Arkeoloji Müzesi) Ek :10, Đstiridyenin Bölümleri ( Erişim Tarihi: 13,05, 2005) Ek :11, Đstiridye Tabure, Fransa, ( art.html&h=219&w=270&sz=20&tbnid=a- VD7yeylK4J:&tbnh=87&tbnw=108&hl=tr&start=39&prev=/images%3Fq%3Dcoq uille%2bart%26start%3d20%26hl%3dtr%26lr%3d%26sa%3dn Erişim Tarihi:13,05,2005) Ek : 12, Avrupa Mimarlığındaki Đstiridye Formu Uygulamalarına Örnekler, Đşeyen Çocuk Heykelindeki Nişte Yer Alan Đstiridye Formu, Brüksel, ( Erişim Tarihi:27,04,2005) Ek :13, Avrupa Mimarlığındaki Đstiridye Formu Uygulamalarına Örnekler, Versay Sarayında XV. Lui Tahtı ve Đstiridye Formunun Akroter olarak uygulanması, ( Erişim Tarihi: 13,05,2005) Ek :14, Avrupa Mimarlığındaki Đstiridye Formu Uygulamalarına Örnekler, Zwiefalten Kilisesindeki Rokay Bezemeler, (Eglise Abbatiale de Zwiefalten - rocaille sculptée par Joseph Christian sur le dossier d'une stalle en bois (vers 1750) Erişim Tarihi: 13, ) XXIV
28 1. GĐRĐŞ yarım rozet çiçeğine benzeyen istiridye nişler daha detaylı araştırılmalı, benzerleri bulunmalı ve belki de gizli bir anlam yüklü bu süsleme öğesiyle bezenmiş örnekler sanat tarihimize kazandırılmalıdır. 1 Bir yapıda mimari unsurları yalın halde kullanmak o yapıya ruhsuz ve hantal bir görünüm kazandırır. Đşte bu yüzden, yapıların hareketsiz ve sert duruşlarını göze hoş gelen ritimlerle renklendirmek düşüncesi ilk çağlara kadar uzanmaktadır. Mimari yapılarda ise gerek geçiş unsurlarında; gerekse cephelerdeki süsleme amacı taşıyan nişlerde, kullanımındaki uygunluk ve kolaylık bakımından genellikle istiridye formu tercih edilmiştir. Anadolu da Đstiridye formu, Batılılaşma sürecini araştıran sanat tarihçileri için, "batıdan diğer süsleme unsurlarıyla birlikte gelen bir form" olarak değerlendirilmiştir. Acaba Form olarak XVIII. yüzyıldan daha önceki yapılarda kullanılmış mıdır? Kullanılmışsa nerelerde kullanılmıştır? Batılılaşma sürecindeki Fransız Rokokosu yla birlikte gelen istiridye formu ile daha önce kullanılan form arasında ne fark vardır? Selçuklu ve Osmanlı devletlerindeki mimari yapılar ve cephe süslemeleriyle ilgili kaynakların çokluğuna rağmen, genellikle bu kaynaklarda "Đstiridye Formu"na yalnızca birer cümle olarak rastlamaktayız. Mimari yapıların cephe süslemeleri ve geçiş elemanları üzerinde, araştırmalar ve incelemeler yaparken; süslemeler daima "köken ve anlam " boyutlarıyla ele alınmalıdır. Đşte istiridye formu bu anlayışla ele alınacak süslemelerin başında gelmektedir. 1 H.Örcün Barışta, Đstanbul Çeşmeleri, Ortaköy Damat Đbrahim Paşa Çeşmesi, Hacı Mehmet Ağa Çeşmesi, Taksim Maksemindeki I. Mahmut Çeşmesi, Kültür Bakanlığı Yay., Ankara, 1992, s.81.
29 1.1. Konunun Niteliği Đstiridye formu, iç bükey dilimlerinin kavisliliği, volüt kıvrımlarının diğer formlarla kolayca bağlantı kurması gibi plastik yönleriyle mimari unsurlarda bir duvar yüzeyinden ileri ya da geri plandaki bir diğer duvar yüzeyine, bir alt kademeden bir üst kademeye geçişlerde oluşan boşlukların kapatılmasında baş vurulan özgün bir bezeme öğesidir. Bu özelliğinin yanı sıra istiridye formu cephelerde süsleme unsuru olarak bazen diğer bezeme elemanlarıyla, başta akantus yaprağı olmak üzere, birlikte kullanılmış; bazen çevresindeki motiflerle bağlantı kurması sağlanmıştır. Özellikle Türk mimarisindeki dekorasyonu ve süs motiflerini inceleyen araştırmacılar mukarnas, akantus yaprağı, lotus, palmet ve rumi gibi bir çok bezeme motifini ayrı ayrı ele almışlardır. 2 Ancak her nedense istiridye formu, araştırılan motif ve süs formları grubuna bir türlü dahil olamamıştır. Đstiridye formunun köklü bir şekilde ele alınmayışı sanat tarihçilerini bu konuda farklı ve kişisel yorumlara yöneltmiştir. Suut Kemal Yetkin in 1959 yılında yayınlanmış Đslam mimarisi hakkındaki kapsamlı çalışmasında, Kayrevan Ulu Camii nin kubbesinden bahsederken mensup olduğu nevi bakımından istiridye biçiminde tromplara dayanmış dilimli bir kubbe diye tarif olunabilir. 3 diye yazarken; Türk Mimarisi isimli kitabında benzer bir durumun görüldüğü Đsa Bey Camii portali için: dantela gibi işlenmiş bir yelpaze motifi ifadesini kullanmıştır yılında, Türk Barok u üzerine yaptığı bir çalışmada Kuban: Tophane Çeşmesi nin pahlı köşelerinde stilize edilmiş deniz kabuğu motifi kıvrımlarına başka 2 Ayla Ödekan, Osmanlı Öncesi Anadolu Türk Mimarisinde Mukarnaslı Portal Örtüleri, ĐTÜ Mimarlık Fak. Baskı Atölyesi, 1977, Sevgi Kutluay Küçük, Sanat Tarihi Terminolojisinde Lotus ve Palmet, Celal Esad Arseven Anısına Sanat Tarihi Bildirileri, Đstanbul 2002, s.253, Nural Gündüzalp, Dekoratif Sanatta Akantuslu Kıvrık Dal Süslemelerinin Kaynağı Üzerine, Sanat Tarihi Yıllığı IX-X dan Ayrıbasım, ĐÜEF Basımevi, Đstanbul, 1981, s Suut Kemal Yetkin, Đslam Mimarisi, AÜĐF Türk ve Đslam Sanatları Tarihi Enstitüsü, Değiştirilmiş ve Gözden Geçirilmiş Đkinci Baskı, Ankara, 1959, s Suut Kemal Yetkin, Türk Mimarisi, Bilgi Yayınevi, Birinci Basım, Ankara, 1970, s
30 bir yerde rastlamadık diyerek, istiridye formunun ilk olarak 1732 yılında kullanıldığını öne sürmüştür. 5 Önge ise 1741 yılında yapılmış Mehmet Emin Ağa Sebili nden bahsederken: sebil sütunlarının, kenger yapraklı başlıklarında ilk defa istiridye motifleri görülmektedir. diye yazmıştır. 6 Đstiridye formunun ilk olarak ne zaman kullanıldığı tartışmasına Bakır da katılarak: III. Ahmet Çeşmesi nde stilize deniz kabuğu motiflerinin ilk örneklerine rastlanmaktadır. şeklinde yazmıştır yılında mukarnaslarla ilgili kapsamlı bir çalışma yapan Ödekan iç bükey dilimli kavsaraları açıklarken istiridye kabuğu biçiminde ifadesini kullanmayı uygun görmüştür yılında Osmanlı mimarisini ana hatlarıyla ele alan Aslanapa Gebze Çoban Mustafa Paşa Külliyesi nin tromplarını kubbe istiridye yivli tromplara oturmaktadır diye açıklamıştır yılında Đstanbul Camilerindeki antik öğeleri araştıran Işık, Bezmialem Valide Sultan Camii nin mihrabındaki süslemeler için deniz kabuğu şeklinde akant yaprağı ifadesini kullanmıştır yılında bir dizi şeklinde Đstanbul çeşmelerini inceleyen H. Örçün Barışta ise çeşmelerdeki bazı kavsara süslemelerini dilimlerin arası baklava biçimiyle süslenmiş istiridye niş, aynı eserin başka bir yerinde ise, Topkapı Sarayı nda yer alan şehzadeler dairesindeki bir çeşmenin kavsarasını yarım rozet çiçeğine benzeyen istiridye niş olarak açıklayarak istiridye formunun tanımlanmasına farklı bir boyut getirmiştir. 11 Topkapı Sarayı nda batılılaşmayı inceleyen Sezer, Şehzadeler Dairesindeki bu nişlerin iç bükey dilimlerini rocaille 12 5 Doğan Kuban, Türk Barok Mimarisi Hakkında Bir Deneme, Đstanbul Teknik Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi, Pulhan Matbaası, Đstanbul, 1954, s Yılmaz Önge, Türk Mimarisinde Selçuklu Ve Osmanlı Döneminde Su Yapıları, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara, 1997, s Betül Bakır, Mimaride Rönesans ve Barok, Osmanlı Başkenti Đstanbul da etkileri, Nobel Yayın Dağıtım, Ankara, 2003, s Ayla Ödekan, a.g.e.,s Oktay Aslanapa, Osmanlı Devri Mimarisi, Đnkılâp Kitabevi, Đstanbul, 1985, s M. Ece Çaldıran Işık, XVIII.yüzyıl ve XIX. Yüzyıl Đstanbul Camilerinde Antik Ögeler, Yüksek Lisans Tezi, Đstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Đstanbul, 1991, s H.Örcün Barışta, Đstanbul Çeşmeleri, Ortaköy Damat Đbrahim Paşa çeşmesi, Hacı Mehmet Ağa Çeşmesi, Taksim Maksemindeki I. Mahmut Çeşmesi, Kültür Bakanlığı Yay., Ankara, 1992, s.58, Sezim Sezer, Topkapı Sarayı'nın Mimarisinde Batılılaşma Süreci, Đstanbul Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi, Đstanbul 1992, s.31,32. 3
31 olarak yorumlarken; H. Canan Cimilli ise aynı yeri dilimli alınlık olarak açıklamıştır. 13 M. Cezar ise bütün bu karmaşık ve birbirinden farklı yorumlara değinerek istiridye formu konusundaki karmaşanın farkına varmış ve konuyu açıklığa kavuşturacak geniş ve net bir açıklama yapmıştır: Lale devri eserlerinde çokça görülen bu motif ( yelpaze motifi) barokun istiridye motifi düzenlemeleri ile karıştırılmamalıdır. Đslam kökenli olan tavus kuyruğu motifine daha eski tarihli eserlerde de rastlanır. Bu dönemin eserlerinden 1709 tarihli Üsküdar Emetullah Valide Sultan Çeşmesi nde bu motif birsi az açılmış yelpaze, diğeri de tam açılmış tavus kuşu kuyruğu şeklinde iki farklı düzende uygulanmıştır tarihli Bereketzade Çeşmesinde de değişik biçimde uygulamalar vardır. Aynı yılın eseri olan ve tarih düşürme açısından ustalıklı kitabesi ile daha çok tanınan Kabataş taki Hekimoğlu Ali Paşa Meydan Çeşmesi ile yine 1732 tarihli Tophane deki I. Mahmut Çeşmesi, zengin çiçek ve meyve süslemelerinden başka stilize kıvrık dal motiflerini de içeren zengin dekorasyonuyla bu dönemin özelliğini yansıtan bir eserdir. Azapkapı daki Saliha Sultan Çeşme ve Sebili de yumuşak yuvarlak çizgilerin dikkat çektiği dinamik bir yapıdır. Ancak süslemelerinde rocaille ya da akant yaprağının kullanıldığı bir kompozisyon yoktur. 14 Buna benzer tartışmaların yanı sıra, konuyla doğrudan alakalı ve kapsamlı bir araştırmanın yapılmamış olması, yazılanların ise mimari araştırmaların gölgesinde kalarak konuya yeterli ışık tutmamış olması böyle bir çalışmayı gerekli kılmıştır Metod ve Düzen Çalışmanın ilk aşamasında, istiridye formunun genel anlamı, kullanıldığı dönemler üzerinde durulmuş ve bu konuyla ilgili olarak belirlenen bölümler için kaynak araştırması yapılmıştır. Kaynak araştırmasında Osmanlı mimarisinde batılılaşma, bu dönemdeki mimari yapılar, Avrupa mimarlığının Osmanlıya etkileri gibi 13 H. Canan Cimilli, Türk Süsleme Sanatında 17. Yüzyıl Taş Süslemesi, Sanat Tarihi Yüksek Lisans Tezi, Đstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Đstanbul, 1996, s Mustafa Cezar, Sanatta Batıya Açılış ve Osman Hamdi, Erol kerim Aksoy Kültür, Eğitim, Spor ve Sağlık Vakfı Yayını, No: 1, 1995, Đstanbul, s.46,47. 4
32 geniş konuların yanı sıra batılılaşma ile birlikte gelen süs motifleri ve buna benzer konular kaynak araştırmalarının temelini oluşturmuştur. Ayrıca Anadolu daki yapılarda yer alan istiridye formu uygulamaları için kütüphanelerdeki ve Internet adreslerindeki konuyla bağlantılı renkli eserlerin taranması da bir hayli uzun zaman almıştır. Đncelenmesi uygun görülen eserlerle ilgili kaynak araştırmaları tamamlanınca ikinci aşama olarak, bu eserlerin bizzat yerinde incelenmesi için gerekli izinler istenerek saha çalışmasına başlanmıştır. Bu çalışmada yer alan bütün eserlerin fotoğrafları belli bir program dahilinde farklı dönemlerde tarafımızdan çekilmiş ve istisnalar ayrıca ekler kısmında belirtilmiştir. Fotoğraf karesine düşen gölge ve yanıltıcı fotoğrafik hatalar en aza indirilmesine çalışılmıştır. Üçüncü aşama olarak kataloglama çalışmasına başlanmış, bu aşamada karşımıza kaynak eksikleri ve özellikle detaylı fotoğraf çekme gereksinimi ortaya çıkmıştır. Bu önemli ihtiyaç ta giderilerek tezin yazım aşamasına geçilmiştir. Kataloglama esnasında önce mekan genel olarak tanımlanmış daha sonra istiridye formu dilimleri, volüt kıvrımları, formun yapıdaki konumu, diğer süslemelerle olan bağlantısı incelenmeye çalışılmıştır. Burada hemen şunu belirtelim ki bu çalışmaın en temel bölümü istiridyelerin birebir incelendiği katalog bölümüdür. Đstiridyenin genel yapısına geçmeden önce okuyucuya istiridyenin mitolojik kökeni ve süs motifi olarak kullanılmasının tarihsel seyri verilerek sonraki konulara bilinçli bir şekilde yaklaşım amaçlanmıştır. Ayrıca yapılardaki istiridye formları yirmi tabloluk kapsamlı bir karşılaştırma ile malzeme, kronolojik gelişme ve tasarımdaki yeri gibi önemli ayrıntılara inilerek konuyla ilgili farklı bağlantılar kurulmaya çalışılmıştır. Metin içerisinde dikkatin dağılmaması açısından konuyla ilgili tablo, fotoğraf ve çizimleri çalışmanın sonuna eklemenin daha uygun olacağı düşünülmüştür Araştırma ve Yayınlar Yapılardaki motif ve kompozisyonların incelenmesi, mimarlık alanında yazılmış temel kitaplarla değil de daha çok Batılılaşma, Barok, Rokoko, Türk Baroku gibi sanat akımları ile, süslemelerin köken ve anlamlarını inceleyen çalışmaları ele almak gerekirdi. Đşte bu anlayışla hareket ederek ve aynı zamanda istiridye formunun 5
33 batıdan gelen bir süs motifi olması hasebiyle, Doğan Kuban ın Türk Barok Mimarisi Hakkında Bir Deneme, (1954) isimli çalışması, istiridye formunun Avrupa da doğuşu ve yayılışı, Türkiye deki ilk uygulamaları ve inkişafı gibi bir çok konuda faydalandığımız bir kaynak olmuştur. Osmanlının son dönemine damgasını vuran Balyan ailesine ait saray, cami gibi imparatorluğun başkentini dekore eden bir çok çalışmaya ise Pars Tuğlacı nın konuyla ilgili kapsamlı eseri Osmanlı Mimarlığında Batılılaşma Dönemi ve Balyan Ailesi, (1981) ışık tuttu. Batılılaşma ve özellikle çeşmelerdeki istiridye formu uygulamarıyla ilgili tartışmaları sonuçlandırmak açısından Mustafa Cezar ın Sanatta Batıya Açılış ve Osman Hamdi, (1995) adlı çalışması yeterli açıklamalar vermektedir. Dolmabahçe Sarayı taç kapılarındaki karmaşık barok kompozisyonların çözümlenmesinde Nuh Ateşöz ün Konuyla ilgili çalışması Dolmabahçe Sarayı Kapıları, (1994) oldukça aydınlatıcı bilgiler içermektedir. Topkapı Sarayı ile ilgili son dönemde çıkmış eserlerden Necdet Sakaoğlu nun Tarihi Mekanları, Kitabeleri ve Anıları Đle Saray-ı Hümayun Topkapı Sarayı, (2002) isimli kapsamlı çalışmasında özellikle yapıların tarihsel gelişimi ile ilgili önemli bilgiler yer almaktadır. Ayrıca Topkapı Sarayı nın bahçesinde sergilemek ve muhafaza edilmek amacıyla getirilen, üzerlerinde istiridye motifi bulunan eserlerin incelenmesini Topkapı Sarayı Müdürlüğü Arşivi ndeki katalogları taradık. Đstanbul Çeşmeleri ve kitabeleri konusunda temel bir kaynak olan Đbrahim Hilmi Tanışık ın Đstanbul Çeşmeleri I, (1943) ve Đstanbul Çeşmeleri II, 1945) katalog çalışmalarında tam bir yol gösterici olmuştur. Ayrıca Yılmaz Önge nin Türk Mimarisinde Selçuklu ve Osmanlı Döneminde Su yapıları, (1997) çeşmelerin dekorasyonu ile ilgili oldukça detaylı bilgiler vermektedir. Günümüzün teknolojik imkanlarının başında gelen Internet, özellikle Avrupa mimarisinden örnekler elde etmek için, şüpheli görülmesine rağmen, zorunlu olarak başvurduğumuz bir kaynak olmuştur. Bu konudaki adresler erişim tarihleri belirtilerek bibliyografyanın sonuna eklenmiştir. 6
34 2. MĐMARĐ PLASTĐKTE ĐSTĐRĐDYE FORMU 2.1. Mitolojide ve Tarihte Đstiridye Đstiridye kelimesi Yunanca ostreidi den türemiştir. Denizde yaşayan iki çenetli yumuşakça, deniz kabuğudur. 15 Đstiridye kelimesinin yanı sıra deniz kabuğu, Rocaille, Coquille gibi isimleri de kullanılmaktadır. Đstiridye ve deniz kabukları Đnsanlık tarihinin ilk dönemlerinden bu yana, inançlarda önemli bir rol üstlenmiştir. Üst paleolotik dönemlerde Pasifik Okyanusu ndan Atlantik Okyanusu na kadar olan geniş bir alanda Cro-Magnon insanın yaşadığı tüm bölgelerdeki mezarlarda istiridye kabuğuna rastlanmıştır. Hatta o kadar ki istiridyenin bulunmadığı bölgelere bile bu kabuklu deniz hayvanlarının büyük zahmetlerle de olsa getirtilmiş olduğu anlaşılıyor. Belçika da Arden deki Magdalenien dönemi insanları istiridyelerini Champagne bölgesinden; Arcy-sur-Cure daki Gravieten (M.Ö ) dönemi insanları Sens bölgesinden Cypraea kabukları, gene Arcy Mağarası nda bulunan tribolit türden kabukların Fransa da bulunmadığı ve bunların Bohemya dan getirtildiği anlaşılmıştır. Dordogne Mağaraları nda bulunan istiridyeler Atlas Okyanusu ndan, Mas D azil topluluğu da istiridyelerini Atlas Okyanusu ve Akdeniz den getirtmişlerdi. Grimaldi Mağarası ndaki istiridyeleri de sadece Hint okyanusunda bulunan bir türdür. Böylece bu nesnelerin büyük zahmetlere katlanılarak ne denli uzak bölgelerden taşındığı anlaşılır. Đnci ve istiridyenin bulunamadığı durumlarda da fildişi boncuklar deniz kabuklarına benzetilerek biçimlendirilmişlerdi. Japonya daki ilk yerleşimcilerin de ilk çağ inci avcıları oldukları bilinmektedir. 16 Çok eski bir Japon adeti de benzer inançlarla açıklanmaktadır: kendi bedenini deniz kabuğu tozuyla ovarak yeniden doğum güvenceye alınmaktadır. 17 Bu 15 Đstiridye, Meydan Laroousse, Sabah Yay, C.10, Đstanbul, 1992,, s Mehmet Ateş, Mitolojiler ve Semboller (Ana Tanrıça ve Doğurganlık Sembolleri), Aksiseda Matbaası, Đstanbul 2002, s Mircea Eliade, Đmgeler Simgeler, Gece Yayınları, Haziran 1992, Ankara, s
35 özellikleri nedeniyle inci ve istiridye tüm doğu ülkelerinde doğum ve yeniden doğumun muskası olarak yaygın bir şekilde kullanılmıştır. Su-Đstiridye kutsal süsleme bütünü Kolombus öncesi Amerika sında bol olarak kullanılmıştır. Malinche Hill deki Tula Kabartması, içinde istiridyelerin,sarmalların, çift halkaların yer aldığı sularla çevrelenmiş bir tanrıçayı temsil etmektedir. Codex Aresdensis suyu bazen istiridye kabuklarından akarken; bazen de dolanmış yılanlardan oluşan havuza akarken göstermektedir. Meksika fırtına tanrısı, üzerine küçük deniz kabuklarının takıldığı altın bir zincir taşımakta idi. Đstiridye simgeciliği Eski Çin de daha iyi korunmuştur. Deniz kabukları bu ülkede ayın kutsallığına ortak olmakta ve aynı zamanda suların gücünü devam ettirmekteydi. Lu Şi çun ts adlı incelemede (M.Ö.III.yy) şunlar yazılmıştır: Ay Yin olan her şeyin köküdür. Dolunayda Pang ve Ko istiridyeleri doludur ve Yin olan her şey bollaşmaktadır. Ay karardığında istiridyler boşalmakta ve Yin olan her şeyin eksikliği çekilmektedir. Mo-tsi (M.Ö.V.yy) Pang adındaki inci istiridyesinin erkek katkısı olmadan doğduğunu kaydettikten sonra şunu eklemektedir. bunun sonucu olarak, Pang ın inci cinsinden bir meyvesi olabiliyorsa, bu onun tüm Yin gücünü yoğunlaştırmasındandır. Nitekim Yin ve Yang ilkeleri ile insan toplumu arasında mistik bir karşılıklılık vardır. Kralın arabası yeşim taşıyla, kraliçeninki ise Yin in amblemleri olan tavus kuşu tüyleri ve deniz kabuklarıyla süslenmiştir. 18 Đncinin kozmolojik işlevi ve sihirsel değeri Vedalar zamanından beri bilinmekte idi. Alhavra Veda daki bir ilahi onu şöyle yüceltmektedir: Rüzgardan, havadan, şimşekten, ışıktan doğma, altından doğma deniz kabuğundaki inci bizi korkudan koru! Okyanustan doğma, ışıklı her şeyin ilki olan deniz kabuğuyla iblisleri (raksas) öldürüyor ve yutucu (iblislere) karşı zafer kazanıyoruz. Deniz kabuğuyla hastalığın ve fakirliğin üstesinden geliyoruz. Deniz kabuğu her derde deva ilacımızdır. Đnci bizi korkudan korur. Gökten doğma, denizden doğma, Sindha tarafından getirilen bu latından doğma deniz kabuğu bizim için ömrü uzatan mücevherdir. Deinizden doğma 18 Mircea Eliade, a.g.e., S
36 mücevher, buluttan doğma güneş bizi her yanımızdan tanrının ve Asuraların oklarından korusun 19 Daha sonraki dönemlerde de Sümer, Babil, Tibet, Aztek, Đnka, Hint, Amerika Kızılderilileri ve Borneo Yerlilerinin mezarlarında inci-istiridye ve deniz kabuklarının bulunması bunların da aynı anlamda kullanıldıklarını gösterir. 20 Nitekim Hindu tanrı üçlemesini (triurti) oluşturan, Hindular tarafından çok sevilen ve Ganj Nehri nin ayaklarından doğduğuna inanılan Vişnu nun dört eli vardır. Bu ellerinden birinde deniz kabuğu (Pançacanya), birinde müthiş çark silahı (Vacranabha), üçüncüsünde bir gürz (Kaumodaki) ve dördüncüsünde de bir nilüfer çiçeği vardır. 21 Bir Hint Duası Vişnu nun elindeki deniz kabuğunun dinsel değerini vurgulamaktadır: Bu kabuğun ağzında Ay tanrısı vardır. Yanlarında Varuna oturur, sırtında Prajapatı, tepesinde Ganj. Sarasvati ve üç dünyanın, Vasudeva nın emirlerine göre arınma banyoları yapan tüm kutsal nehirler yer alır. Bu kabuğun içinde Brahmanların önderi vardır. Böylece bu kutsal kabuğa taparız. Kutsal kabuk ve mutlu soma, tüm tanrılar denizden doğar ve Vişnu nun elinde tuttuğu seni kutsasınlar. Kutsal kabuğa taparız, onun üzerinde derin düşünürüz, sevinçle yüceltiriz. 22 Đstiridye kabuğunun stilize edilerek kullanılması ise çok eski zamanlara kadar uzanmaktadır. Amerika daki piramitlerin mimarı Mayalar 23 (M.S.I-VII.yy.) oldukça ileri bir medeniyet kurmuşlardır. Nitekim yapılan incelemelerin ulaştığı sonuçlara göre çok ince hesaplamalarla inşa edilen piramitler, Mayaların ne kadar ileri olduklarının da bir göstergesidir. Đşte bugün rahatça kullandığımız rakamların Maya medeniyetindeki karşılıkları da oldukça ilginçtir. Mayalar her hangi bir sayıyı sadece üç sembolle gösterebilmektedir. Nokta,çizgi ve en önemli sayı olan sıfırı temsil eden istiridye 19 Mircea Eliade, a.g.e., Mehmet Ateş, a.g.e., S Korhan Kaya, Hint Mitoloji Sözlüğü, Đmge Kitabevi, Şubat 1997, Ankara, s Mircea Eliade, a.g.e., Adnan Turani, Dünya Sanat Tarihi, Đş Bankası Yayınları, Ankara 1983, s
37 kabuğudur. 24 Bunu yanı sıra Sümerler çivi yazısına geçerken o güne kadar kullanılan temel sembolleri kaynak almış; yazıları da bu sembollerden türetmişlerdir. Sümer dilinde inci; neslin üremesi nesil anlamına gelirken çocuğu da simgelemektedir. 25 Yunanlılarda inci-istiridye evliliğin sembolüydü. Ayın istiridyeleri beslediğine, deniz kestanelerinin içini doldurduğuna inanılırdı. Kıbrıs ta, bir istiridyeden doğan tanrıça Afrodit e deniz kabukları adanmaktaydı 26. Yine Yunan mitolojisine göre Olimpos ta oturan tanrılardan Zepheros bir gün aşk ve güzellik tanrıçası Afrodit'e gönlünü kaptırmış ve onu Akdeniz in köpüklü sularında istiridye kabuğunun içinde dolaştırarak gönül eğlendirmiş. 27 Eski Đran da kırılmamış doğal inci bekareti, incinin kırılması da aşılanma ve doğum demekti. Bu mitolojilere göre başlangıçta bir tek gerçeğin haricinde hiçbir canlı yoktu. Bu gerçek istiridyede yuvalanmıştı. Mısır, Tibet, Sümer, Yunan, Med-Kimmer, Ukrayna, Hint vb. gibi uygarlıklarda tanrıça-inek-ay-inci ve istiridye sürekli birbirleriyle ilişkilendirilirdi. Kimmerler, inci ve istiridyeyi inek boynuzlarıyla (rahim) birlikte kurgulamışlardır. Eski Danca da istiridyeye kudefish (kude:dişilik) denirdi. Akamba kadınları doğum öncesi istiridye kabuklarıyla süslü kemerler takarlar ve bunları ilk çocuklarını doğurduktan sonra çıkarırlardı. Aynı düşüncenin sonucu olarak Güney Hindistan da genç kızlar deniz kabuklarından yapılma gerdanlıklar takarlardı. Florida da kral mezarları incilerle süslenmiştir. Ayrıca Selia Muttal Meksika da bir piramidin tepesinde ortasında mezarların bulunduğu kalın bir deniz kabuğu tabakası keşfetmiştir. Aztekler de midye-istiridye-ay tanrıçayı ve nesillerin doğuşunu temsil ederdi. Đspanyol kadın isimlerinden Concepcion-Concha-Conchita midye istiridye türünden kabuklu deniz hayvanları anlamına gelmesi oldukça ilginçtir. 24 Ö. Recep Başman, Maya Medeniyeti, ( Erişim Tarihi:07,12, 2003). 25 Mehmet Ateş, a.g.e., s Mehmet Ateş, a.g.e.,., s Bedrettin Cömert, Mitoloji ve Đkonografi, Ayraç Yay, Ankara 1999, s
38 Mısırda ölenler istiridye temsili tabutlara konulurdu. Deniz kabukları Hind cenaze törenlerinde de önemli bir yere sahiptir. Örneğin bu törenlerde, ölünün evinden mezarlığa giden yol boyunca deniz kabukları serpilirdi. Bu adete Borneo yerli ayinlerinde de rastlanır. Afrika nın bazı yörelerinde mezarın dibine deniz kabuğu döşenirdi. Togo köylerinin girişi gözleri deniz kabuklarından yapılmış olan ve önlerine deniz kabuklarından adaklar konulan putlarla süslenmiştir. Diğer bölgelerde de nehirlere, pınarlara, ağaçlara deniz kabukları sunulmaktaydı. Đskoçya da pencere eşiklerine, kapılara ve bahçe çevrelerine istiridye kabukları yerleştirme adeti Đngiltere ve Đrlanda nın bazı bölgelerinde oldukça yaygındır Süsleme Unsuru Olarak Đstiridye Formunun Kullanılması Đnsanoğlunun, yaşamın her alanında kullandığı veya karşısında duran eşyaları, duvarları yalnız günlük ihtiyacını gören nesneler olarak algılamanın ötesine geçip; duygu ve düşüncelerini, korku ve sevinçlerini, inançlarını onlara aktarmaya başladığı dönemden bu yana derin bir süsleme zevki ihtiyacı 29 doğduğunu ve buna bağlı olarak da sanatın başladığını söyleyebiliriz. Çağlar boyunca alelade bir şekilde yapılmış mağara resimlerinden, daha ileri boyuttaki sanatsal ve ikonografik anlamı olan idollere, objelere, nesilden nesile aktarılan devasa yapılara kadar hemen her yerde istiridye formunun kullanıldığına şahit olmak mümkündür. Eliade: Đstiridye ve deniz kabuklarına tarım düğün ve cenaze ayinlerinde, kıyafet süslerinde veya bazı süsleme unsurlarında rastlanmaktadır.ayrıca bazı halklarda deniz kabukları bir süsleme unsuru olarak kullanılmaya devam etmiştir. 30 diye yazmaktadır. Anadolu da süsleme unsuru olarak istiridye formuna ilk kez I.Ö Eskiyapar kazısında bulunan küpelerde rastlanmıştır. 31 Đstiridye formu mimari yapılarda ise niş, akroter, tromp, dış cephe ve 28 Mehmet Ateş, a.g.e., s Gabriele Mandel, Đslam Sanatını Tanıyalım, Đnkılap Kitabevi, Đstanbul (Tarih Belirtilmemiş), s Mircea Eliade, Đmgeler Simgeler, Gece Yayınları, Haziran 1992, Ankara, s Bkz. Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde Sergilenen Antik Takılar, Baş Takıları, Küpeler Katalog No:18 Ankara. 11
39 tavan süslemelerinde; iç dekorasyonda ve bahçe dekorasyonunun tamamlayıcı bazı öğelerinde kullanılmıştır Yunan, Roma ve Bizans Kültür Çevresi Antik Yunanda yapılan Afrodit heykel ve tasvirleri genelde istiridye ile birlikte tasarlanmıştır. 32 Yine Girit adasında hüküm sürmüş, Son Minos Devri ndeki Vazo Sanatı nın karakteristik özelliklerden biri de büyük vazolar üzerine diğer süslemelerle birlikte Đstiridye formunun işlenmesidir. 33 Bütün Akdeniz i hakimiyeti altına alıp büyük bir coğrafyaya yayılmış Roma Đmparatorluğunda ise su testisi gibi günlük ev gereçlerinin yanında niş, akroter vb. yapı unsurları ve süslemelerde, diğer süslemelerle birlikte istiridye formu da tercih edilmiştir. Nitekim (M.S: I.yy.) a tarihlenen Side Tiyatrosu nun 34 yan nişinin kavsarasında istiridye formu yer almaktadır. (Bkz:Ek-1) Ayrıca Hadrianus döneminde inşaatına başlanan ve Severuslar döneminde bitirilen Pamukkale Antik Tiyatrosu (M.S ) cephe süslemelerinde sütunların üzerine kullanılan motifler arasında istiridye kabuğu formuna da yer verilmiştir. Bunun yanı sıra Bergama, Đvrindi yolunda yapılan Allianoi Kazıları nda 35 bir Roma Hamamı bulunmuş, hamamın bir nişinde tabi haliyle duran beline kadar çıplak bir Venüs heykeline rastlanmıştır 36. Pişmiş topraktan yapılan künklerle getirilen su, Venüs ün iki eliyle tuttuğu istiridye şeklinde bir kurnaya dökülür. Bu durum, Yunan mitolojisindeki Afrodit in yerini alan Roma güzellik tanrıçası Venüs ün de aynı formları taşıdığını göstermektedir. Son olarak Kuzey Afrika da, Tunus, Halfavin 32 Botticelli, The Birth Of venus, (Erişim Tarihi: 18, 09, 2004). 33 Andreas Rumpf, Yunan ve Roma Sanatı, Çeviren: Dr. Jale Đnan, Pulhan Matbaası, Đstanbul 1949, s.3 34 Mükerrem (Usman) Anabolu, Đstanbul ve Anadolu daki Roma Đmparatorluk Dönemi Mimarlık Yapıtları, Arkeoloji ve Sanat Yay., Đstanbul 2001, s Ahmet Yavaş, 2000 Yılı Allianoi Kazısı, 23. Kazı Sonuçları Toplantısı, I, T.C. Kültür Bak. Anıtlar ve Müzeler Müd., Ankara, 28 Mayıs-1 Haziran 2001, s (Erişim Tarihi: 22,05,2004). 12
40 Meydanında 1814 yılında inşa edilen Yusuf Sahib Tab a Külliyesi nin, Roma kalıntılarından devşirilen sütun başlıklarının süslemelerinde de istiridye formu kullanılmıştır. 37 Mimari yapılarda veya günlük kullanım eşyalarında süsleme unsuru olarak kullanılması, Roma Đmparatorluğundan sonra sekteye uğramıştır. Hemen hemen bütün Anadolu coğrafyasını hakimiyeti altına alan Bizans sanatında istiridye formuna yer verilmemiştir. Nitekim ne en popüler Bizans eserlerinin yer aldığı Đstanbul da; ne de Anadolu nun diğer kısımlarında kalan daha küçük boyuttaki diğer Bizans yapılarında istiridye formu kullanılmıştır. Ancak akantus yaprağı, kıvrıkdallar gibi genellikle istiridye formu ile birlikte tasarlanan bazı motifler ise Ayasofya nın harim kısmındaki sütun başlıkları gibi daha bir çok yer kullanılmaya devam edilmiştir. Bizans Sanatında istiridye formuna, bir pagan motifi olarak görüldüğünden olsa gerek, süzmeci bir yaklaşımla diğer süs motifleri arasına alınmadığını düşünebiliriz Đslam Mimarisindeki Uygulamalar Çok kısa bir sürede Đspanya dan Hindistan a kadar uzana geniş coğrafyayı etkileyen Đslam sanatında süsleme ile mimari arasında çok sıkı bir bağlılık vardır. Genelde hakimiyet kurulan bölgelerdeki yerel kültürel mirasın çeşitli öğeleri 38 devşirilerek yapılan cami ve saraylarda bulunan süslemelerde istiridye formlarına (devşirme olarak) rastlanılmaktadır. 39 Bunun dışında, Erken Đslam devletlerinin, Endülüs ten Şam a kadar uzanan Anıtsal Yapılarının yanı sıra daha küçük boyutlardaki diğer yapılar da istiridye formu kullanılmamıştır. Tunus taki Kayrevan Ulu Camii nin Trompları, Mısırdaki Amr Bin El As Camii nin Portal kavsarası ve bunun yanı sıra Suriye deki bazı Medreselerin Portallerindeki kavsaralar içbükey yivlerle işlenmiştir. Ancak bu yapıları inceleyen sanat tarihçilerimiz bu iç bükey yivleri ( istiridye formu ile ilgili her hangi bir sınırlayıcı ve netleştirici araştırma olmadığından dolayı) istiridye 37 Kadir Pektaş, Tunus taki Osmanlı Mimari Eserleri, TTK Basımevi, Ankara 2002, S.31-32, (Res: 49). 38 Gabriele Mandel, a.g.e., s Bkz.,(1814 Yılında Tunus, Halfavin Meydanında Đnşa Edilen Yusuf Sahib Tab a Külliyesi Sütun Başlıkları), Kadir Pektaş, a.g.e, s.31-32, Resim
41 formu olarak değerlendirmişlerdir. 40 Đslam coğrafyasının oldukça geniş bir alan olduğu düşünülürse, Avrupa Barok ve Rokoko Sanatının, (süsleme unsuru olarak Đstiridye formunun kullanılması bakımından) Đslam sanatına etkilerini ele almanın henüz erken olduğu kanaatindeyiz. Ancak, XVIII.yy.daki bazı Yapılarda 41 ve XIX.yy.da Mısırda Hüküm Sürmüş Kavalalı Mehmet Ali Paşa dönemi yapılarının süslemelerinde, eski arabesk anlayışın vazgeçilmez öğesi olan geometrik motiflerden oluşmuş kompozisyonlar hakimdir. Yapıların kavsaralarında ise mukarnas veya içbükey yivler pek fazla değişikliğe uğramadan kullanılmıştır. FARUKĐ, Đslam Kültür Atlası isimli Tek ciltlik eserinin, Đslam Sanatlarında Tezyinat Bölümünde istiridye formunu, Đslam Dünyasında Kullanılan motifler arasında göstermektedir. 42 Ancak konuyla ilgili her hangi bir örnek gösterilmeden yapılan bu açıklama yeterli değildir. Aynı durum Selçuklu Sanatı içinde geçerlidir. Nitekim Selçuklu Sanatı nın özgün eserleri olarak kabul edilen Aydınoğlu Đsa Bey Camii nin Taç Kapı Kavsarası, Kırşehir Aşık Paşa Türbesinin Portali, Đzmir deki Đncirhan ın Portali istiridye formu ile değil yivli tromplarla bezenmiştir. Yalnız, Erzurum daki, sekiz nişli Saltuk Kümbetinin her nişinde bir hayvan figürü yer almaktadır. Sağdan itibaren ikinci nişe ise bir deniz kabuğu motifi yerleştirilmiştir. 43 Bu tipik örneğin dışında Selçuklu Sanatında süsleme unsuru olarak istiridye formuna rastlanmaz. Erken ve Yükselme Dönemi Osmanlı Mimarisinde de süsleme unsuru olarak istiridye formu yer almaz. Bu geniş dönemde niş, tromp, ayna taşı gibi kavisli mimari öğelerde yaygın olarak kullanılan süsleme mukarnastır. Bunun yanı sıra istiridye ile karıştırılan iç bükey yivli dilimler de kullanılmıştır. 40 Bkz:, Ayla Ödekan, Osmanlı Öncesi Anadolu Türk Mimarisinde Mukarnaslı Portal Örtüleri, ĐTÜ Mimarlık Fak. Baskı Atölyesi, Đstanbul 1977, s.37, Suut Kemal Yetkin, Đslam Mimarisi, AÜĐF Türk ve Đslam Sanatları Tarihi Enstitüsü, Ankara 1959, s. 22.,Yıldız Demiriz, Erken Đslam Sanatı Đslamsanati.Htm (Erişim Tarihi: 19,04, 2003). 41 André Raymond, Yeniçerilerin Kahiresi, Abdurrahman Kethüda Zamanında Bir Osmanlı Kentinin Yükselişi, Yapı Kredi Yayınları, Đstanbul, Ocak 1999, s Đsmail Raci Faruki, Đslam Kültür Atlası, Đnkılap, Fatih 1999, s.413 ve Zeki Başar, Erzurum da Eski Mezarlıklar ve Resimli Mezar Taşları, Ankara, 1973, s
42 Batılılaşmayla birlikte Avrupa Barok Rokokosu tesirinde gelişen mimaride nihayet istiridye formu karşımıza çıkmaktadır. cami, saray, türbe, sebil gibi devlet ileri gelenlerinin öncülük ettiği yapıların yanı sıra han, ev, çeşme, mezar vb. sivil halkın kullanım alanına giren mekanlarda da istiridye formu süsleme unsuru olarak kullanılmıştır.yapılar ve alt bölümlerinde kullanılan istiridye formları (Tablo: 14 te) sistemli bir şekilde incelenmeye çalışılmıştır. 15
43 3. BATILILAŞMA SÜRECĐ OSMANLI MĐMARĐSĐNDE ĐSTĐRĐDYE FORMU Osmanlı mimarisinde istiridye formu, Barok ve Rokoko gibi batılı sanat akımlarının Osmanlı kültür ve sanat hayatına, mimarisine girmesinden sonra kullanılmaya başlanmıştır. Bu yüzden Avrupa daki istiridye formu uygulamalarına kısa bir göz gezdirmek yerinde olacaktır. Avrupa da istiridye formu, deniz kabuğu ve içindeki inci ile birlikte tasarlanması Barok Sanatı nın doğuşuyla birlikte ortaya çıkar. Zaten barok kelimesi de istiridye ile bağlantılıdır ve eğri büğrü inciler dizisi anlamına gelmektedir. Fransız Akademisi Sözlüğü nün 1740 tarihli basımında şu açıklamalar yer almaktadır: Barok, düzgün ve yuvarlak olmayan inci kolyelere denir. Ama mecazi olarak garip, gülünç tutarsız anlamına da gelir. 44 Đstiridye formu Barok Sanatı nın doğduğu Đtalya da şehir meydanlarının istiridye şeklinde düzenlenmesinden (Bkz. Ek:04) yapıların pencere alınlıklarına kadar mimari yapıların hemen her kısmında kullanılmıştır. (Bkz. Ek:03) Fransa da 1715 yılında başlayan Rokoko Üslubu Rocaille adını deniz kabuğu motifinden almaktadır. Bir çok kayıtlarda Rocaille deniz kabuğu olarak geçer. Ayrıca Rocaille, deniz kabuğunun şekil ve süslemelerinden yola çıkan bir bezeme tarzıdır. 45 Fransa da en olgun örneklerinin 1728 den sonra verilmeye başlandığı Rokoko Sanatı nda istiridye formunun ne kadar önemle ve özellikle kullanıldığını Kuban şöyle açıklamaktadır: Bu devreden itibaren (1728) rocaille deniz kabuğu motifleri çok kullanılmağa başlanmıştır. Rokay bu stilin orijinal dekorasyonudur. Kontrasların aranması onun muvaffakiyetine yol açmıştır. Bu, mağaraları taklit eden, kayalardan, yosunlardan, fanteziden doğan şekiller Fransa da şatoların bahçelerinde taştan deniz kabuklarından yapılmış olarak belki iki yüz seneden 44 Demet Coşansel, 19.Yüzyıl Mimarlığı Đçinde Dolmabahçe Sarayı'nın Yeri, Đstanbul Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Đstanbul 1991, s Demet Coşansel, a.g.e., s.57,59. 16
44 beri mevcuttu. Fakat bundan sonra deniz hayvanları ve bitkileri, bunların içinde de bilhassa deniz tarağı (coquille) motifi alemşumul olmuştur. 46 Dolmabahçe Sarayı na da esin kaynağı olan Fransız kraliyet sarayı Versay, Fransa da istiridye formunun yoğun bir şekilde kullanıldığı yapıların başında gelir. Sarayın geniş odalarındaki duvar yüzeyleri, tavan süslemeleri, mobilyalar ve buna benzer birçok kısımlarında istiridye formunun farklı boyut ve şekillerdeki uygulamalarına yer verilmiştir. (Bkz. Ek: 08,11,13) Ayrıca resmi yapıların yanı sıra Hotel De Toulouse gibi bir çok sivil mimaride de diğer rokay bezemelerle beraber istiridye formu kullanılmıştır. (Bkz. Ek: 07) Rokoko Sanatı nın Fransa dan diğer Avrupa ülkelerine yayılmasıyla birlikte istiridye formunun da kullanım alanları genişlemeye başlamıştır. Brüksel de Đşeyen Çocuk Heykeli nin (Mannaken Pis) yer aldığı nişin kavsarası natürel görünümlü, yukarı doğru açılmış ve çift kabuk olarak tasarlanmış bir istiridye formu ile bezelidir. (Bkz. Ek:12) Bunun yanı sıra Avusturya daki Zwiefalten Kilisesi nin duvar yüzeylerindeki bezemeler (Bkz. Ek: 14), Madrit teki Municipal Müzesi nin dış cephe dekorasyonunda 47 barok ve rokoko süs kompozisyonlarının arasında istiridye formuna da yer verilmiştir. Osmanlı mimarisinde barok etkili ilk eserler yapılmaya başlandığında, Barok Sanatı Avrupa da en az bir buçuk asırlık bir geçmişe sahip olmuştu ve Rokoko Sanatı da ilk eserlerini çoktan vermeye başlamıştı. Đşte bu nedenle Barok Sanatı Türkiye ye Rokoko dekorasyonla birlikte gelmiştir. 48 Osmanlı mimarisine adapte edilen ve geleneksel yapı uygulamaları içerisinde öğütülen barok ve rokoko elemanların belirli oranlarda kullanımıyla ortaya çıkan yeni akıma Türk Baroku adı verilmektedir. Avrupa Baroku ndan çok Fransız rokoko elemanlarının hakim olduğu Türk Baroku nda dekoratörlerin yönlendirmesiyle gelişen karakteristik çizgisel formlarla deniz kabuğu 46 Doğan Kuban, Türk Barok Mimarisi Hakkında Bir Deneme, Đstanbul Teknik Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi, Pulhan Matbaası, Đstanbul, 1954, s Betül Bakır, Mimaride Rönesans ve Barok, Osmanlı Başkenti Đstanbul da etkileri, Nobel Yayın Dağıtım, Ankara, 2003, s Demet Coşansel, a.g.e., s
45 motifi vb. elemanların aşırı stilizasyonundan oluşan, rokay (rocaille) akımının uygulandığı dekorasyon elemanlarına da rastlamak mümkündür. Natüralist çiçek ve meyve düzenlemeleri, yerlerini barok süs kompozisyonlarına bırakmıştır. Deniz kabuğu motifleri de 1730 dan sonra dekorasyon öğesi olarak Osmanlı Mimarisinde uygulamaya başlanmıştır Camiler Đstiridye Formunun Camilerdeki ilk uygulaması, Ayasofya caminin I. Mahmut döneminde yapılmış Aşhane Girişindeki 1742 tarihli Taç Kapısının yanlarında açılan nişlerde yer alır. 50 Daha sonra yılları arasında III.Ahmet ve I.Mahmut dönemi Darüssaade Ağalığı yapan Hacı Beşir Ağa tarafından yaptırılan, Hacı Beşir Ağa Külliyesindeki caminin sütun başlıklarında da istiridye formu kullanılmıştır te tamamlanan Nuruosmaniye Camii ne yan taraflardan girişi sağlayan taç kapılarda, volütlerden yoksun olarak ve akantus yapraklarıyla birlikte taç kapı kavsarasını bezeyen istiridye formları yer almaktadır yılında yapılan Ayazma Camii nin vaaz kürsüsünde tepelik olarak kullanılan istiridye formu; 1779 yılında yapılmış Yozgat Çapanoğlu Camii nin mihrabında 53, Nişanca Camii nin 1793 yılında tamir görmüş müezzin mahfeli sütun başlıklarında, Harem Büyük Selimiye Camiinin ( ) minber ve mihrabında, Küçük Mecidiye Camii nin (1848) minber, mihrab, kubbe ve ikinci kat balkonu dış yüzeyinde, Bezmialem Valide Sultan Camii nin (1853) kitabe, minber, mihrab, vaaz kürsüsü, kubbe süslemeleri, dış cephe pencere üzerleri, ağırlık kuleleri, minare şerefeleri gibi yapının bütün yapısal öğelerinde, Büyük Mecidiye Camii nin (1854) yalnızca vaaz kürsüsünün ayaklarında, Bala Külliyesi Camii nin (1862) kitabe ve 49 Betül Bakır, a.g.e., s Semavi Eyice, Ayasofya, TDV Đslam Ansiklopedisi, C.4, Đstanbul. 1991, s Emine Önel, Onsekizinci Yüzyıl Đstanbul Yapılarında Sütun Başlıkları, Đstanbul Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Đstanbul 1996, s Mustafa Cezar, Sanatta Batıya Açılış ve Osman Hamdi, Erol kerim Aksoy Kültür, Eğitim, Spor ve Sağlık Vakfı Yayını, No: 1, 1995, Đstanbul, s Oktay Aslanapa, Osmanlı Devri Mimarisi, Đnkılâp Kitabevi, Đstanbul, 1985, s
46 mihrabında farklı tür ve boyutlarda istiridye formları kullanılmıştır. Ayrıca Konya Çarşısı nda yapılmış olan Aziziye Camii nin (1866) doğu üslubundaki minare şerefelerini altlarında ve caminin dış cephesini çevreleyen plastırların sütun başlıklarında akantus yapraklarıyla beraber istiridye formları da kullanılmıştır Saraylar Đstiridye formu sarayların hepsinde kullanılmamıştır. Örneğin Beylerbeyi Sarayı ve Çırağan Sarayı nda istiridye formları yer almaz. Đstiridye formunun saraylardaki kullanımına ilk olarak 1780 yılında tamir edilen Topkapı Sarayı Haremi ndeki Hünkar Dairesinde yer alan barok çeşmede görülür. Topkapı Saray ının Hareminde Hünkar Sofası nın duvar süslemeleri, sütun başlıkları vb. kısımlarında, Valide Sultan Hamamı ve Hünkar Hamamı gibi su ile bağlantılı çeşme ve kurnaların ayna taşlarında tepelik olarak ve III. Osman Köşkünde ocak kavsarasını dolgulayan istiridye formları yer alır. Beylerbeyi Sarayı için bir geçiş özelliği taşıyan ve Topkapı Sarayı nın tamamen batılı tarzdaki tek yapısı olan, 1859 da yapılmış Mecidiye Köşkü 54 istiridye formunun en yoğun ve natürel şekliyle uygulandığı mekan olmuştur. Nitekim köşkün dış cephesindeki nişin kavsarasını bezeyen istiridye formu, Topkapı Sarayı ndaki en büyük istiridye uygulamasıdır. Ayrıca Mecidiye Kasrı nın saçak altlarını bezeyen barok frizde, istiridye formları akant yapraklarıyla beraber kullanılmıştır. Bunun yanı sıra Topkapı Sarayı nda sergilemek ve muhafaza edilmek amacıyla revaklı avluya yerleştirilmiş, (32/98, 32/166, 32/,83, 32/162, 32/261, 32/160, 32/224,) katalog numaralı çeşme aynası olarak tasarlanmış yedi parça taş eserde de istiridye formları yer alır. ancak katalog hazırlanırken saraya nereden geldikleri kaydedilmediklerinden bulundukları yapıların diğer bölümlerini incelemek mümkün değildir Sezim SEZER, Topkapı Sarayı'nın Mimarisinde Batılılaşma Süreci, Đstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Đstanbul 1992, s Turgay Tezcan, Topkapı Sarayı Kitabe Katalogları, Topkapı Sarayı Müzesi Müdürlüğü, Đstanbul,
47 yılları arasında yapılan Ihlamur Kasrında istiridye formu, kasrın giriş kapısındaki metal şebekelerde akroter olarak işlenmiştir. Ayrıca bahçedeki lambaların üçgen kaidelerinde ve köşkün dış cephesindeki pencere üzerlerinde, cephe yüzeylerine açılmış nişlerin kavsaralarında, saçakları süsleyen akroterlerde de istiridye formları kullanılmıştır yıllarında yapılmış Dolmabahçe Sarayı eşsiz bir istiridye koleksiyonuna sahiptir. Sarayda bütün istiridye türleri uygulanmış ve hemen her türlü malzemeden istiridyeler işlenmiş, yapının bütün kısımlarında örnek form uygulamalarına yer verilmiştir. Sarayın Saltanat Kapısı nda kilittaşından itibaren kapının yan bölmelerindeki sütunlar arasındaki kalan geniş boşlukta, çifte sütunların arasında, sütun başlıklarında, baştabanda (Arşitrav) yer alan aslanayaklarında, iç bükey yan duvarlardaki plastırlarda, kulelerin tüm kartlarında istiridye formu kullanılmıştır. Dolmabahçe Sarayının diğer önemli taç kapısı olan Hazine-i Hassa Kapısı nın sağ ve sol kısımlarındaki nişlerin kavsaraları yek pare bir istiridye ile dolgulanmıştır. Ayrıca Hazine Kapısı nın cephe yüzeylerinde, sütun başlıklarında, arşıtravlarda oluşturulmuş aslanayaklarında, askı çelenklerin oturduğu dikdörtgen kaidelerde, kitabe ile tuğranın arasında kalan boşlukta, iç bükey yan duvarlardaki dikdörtgen barok panoların içerisinde ve plastırların tepelerinde istiridye formları kullanılmıştır. Has Bahçe ye açılan Đç Kapı nın sütun başlıklarında ve konsollarında yine istiridye formu yer alır. Yine Has Bahçede yer alan Kuğulu Havuz un döküm fıskiyesinin üçgen kaidelerini, dikdörtgen panolar içine yerleştirilmiş istiridye formları süsler. Sarayın iç mekanlarında ise, odaların tavanlarını süsleyen kaset kompozisyonlarda simetrik olarak, tavan köşelerindeki alçı kabartmalarda, şömine üzerlerinde, kapıların ahşap kanatlarında, kapı ve pencere kenarlarına yapılmış alçı süslememelerde, perde üzerlerindeki barok kompozisyonların tepelerinde, aynalarına Ahşap ve alçı çerçevelerinde, çini sobalarda, mobilyaların (kapak, ayak ve köşe vb.) kısımlarında farklı tür ve özelliklerde yüzlerce istiridye formu kullanılmıştır yılında yapılan Küçüksu Kasrı nın denize bakan cephesinde istiridye şeklinde bir havuz yer alır. Bunun yanı sıra havuzun içerisindeki su teknesinde ve kasrın 20
48 duvarlarına açılmış nişlerde de istiridye formları yer almaktadır. Küçüksu kasrı, dış cephesine yarleştirilmiş istiridyeler bakımından ıhlamur kasrıyla benzerlik gösterir. Her iki kasırda da pencere üzerinde istiridye formu yer alır. Ayrıca her iki kasrın da dış cephesine açılmış nişlerin kavsaraları istiridye formları ile bezenmiştir. Yine her iki kasrın birbirine benzer balkonlu yan cephelerindeki pencere üzerlerinde istiridye formları yer alır. Küçüksu Kasrı nın iç mekanındaki istiridye formlarının konumu Dolmabahçe Sarayı ile benzerlik gösterir. Nitekim Dolmabahçe Sarayı nda olduğu gibi Küçüksu Kasrı nın da tavan süslemelerinde, tavanların alçı kabartmalı köşelerinde, kapı sövelerinde, şömine üzerlerinde, çeşitli mobilya ve aynalarda istiridye formları kullanılmıştır. Küçüksu Kasrı nın banyosu, istiridye bir tekne ile merkezinde çift kabuklu bir istiridye formunun bulunduğu çeşme aynasıyla dekore edilmiştir. Son olarak 1898 de yenilen Yıldız Sarayı nın Şale Köşkü nde tavan süslemelerinin yanı sıra çini sobalarda ve çeşitli mobilyalarda istiridye formları kullanılmıştır Çeşmeler Đstiridye formlarının yaygın olarak kullanıldığı yapılardan bir diğeri de çeşmelerdir. Đlk defa 1730 yılında yapılan III. Ahmet Çeşmesi nin saçaklarındaki frizlerde stilize edilerek kullanıldığı öne sürülse de tarihli Mehmet Emin Ağa Sebili sütun başlıklarındaki istiridye formu uygulamasını başlangıç olarak almak en doğru tercih olacaktır. Volüt kıvrımlarındaki gelişmişlik, dilimlerin iç bükey derinliği bakımından kendinden sonrakilere örnek teşkil eden Mehmet Emin Ağa Sebili ndeki istiridye formlarını Önge şu sözlerle tanımlamaktadır: sebil sütunlarının, kenger yapraklı başlıklarında ilk defa istiridye motifleri görülmektedir. 57 Aynı tarihlerde Fatih Camii nin avlu duvarının iki cihetine de yerleştirilmiş duvar çeşmelerinin ayna taşlarında tepelik olarak akant yapraklarıyla beraber 56 Betül Bakır, a.g.e., s Yılmaz Önge, Türk Mimarisinde Selçuklu Ve Osmanlı Döneminde Su Yapıları, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara, 1997, s
49 kullanılmış bir başka istiridye formu uygulamasına rastlanır de yapılmış Sadrı Esbak ( Eski Sadrazam) Hasan Paşa Sebilinin yan tarafında, aynı isimli medreseye bitişik olarak tasarlanmış duvar çeşmesinde, aynataşını dekore eden istiridye formu volüt kıvrımlarının ve dilimlerinin plastik boyutlarıyla, istiridye formlarında rokoko kıvrımların netlik kazandığı yüksek kabartma uygulamaları dönemini başlatmaktadır. Đstiridye formunun Đstanbul dışındaki çeşmelerdeki uygulamalarına ilk defa Bursa, Hacılar Çeşmesi nde rastlanılır yılında yapılmış çeşme, meydan genişletme çalışmaları nedeniyle birkaç kez yer değiştirmesine rağmen ön cephesindeki barok dekorasyonu ve tepelik kısmındaki istiridye formu ile günümüze kadar ulaşabilen orijinal bir eserdir. Yapılış tarihi konusunda araştırmacıların ihtilafa düştüğü motiflerindeki olgunluk bakımından 1780 li yılları yansıtan, Topkapı Sarayı Hünkar Sofası ndaki duvar çeşmesinin ayna taşını süsleyen istiridye formu rocaille anlayışın Türk Baroku na yansımasının eşsiz bir ürünüdür tarihli Cezayirli Gazi Hasan Paşa Çeşmesi, 1793 yılında yapılmış Ebubekir Ağa çeşmesi, yıllarına ait Ayşe Hatun Çeşmesi aynataşları istiridye formu ile bezeli çeşmelerimize örnek olarak gösterilebilir. Dolmabahçe Sarayı ve Küçüksu Kasrı nın hamam ve banyolarını süsleyen çeşmeler ve bunların, genellikle istiridye şeklindeki tekneleri saray mimarisinde istiridye ile su arasında kurulan güçlü bağlantıyı göstermesi bakımından dikkate değerdir. Saray dışındaki istiridye teknelere örnek olarak; Gülhane Parkı nın giriş kapılarının iç kesimlerinde yer alan duvar çeşmelerinin istiridye tekneleri pekala örnek gösterilebilir. XX.yüzyılın başlarında Raimando D aranco tarafından yapılmış fakat yol çalışması nedeniyle Maçka sırtlarına taşınmış, II. Abdülhamit Çeşmesi, Türk Barok unun ve istiridye formunun izlerini taşıyan son dönemdeki çeşmelerin başında gelmektedir. 22
50 3.4. Diğer Yapılar Đstiridye formu cami, saray, ve çeşmelerin yanı sıra saat kulesi, türbe, mezar, han ve apartman gibi yapıların dış cephelerindeki süslemelerde kullanılmıştır. Đzmir, Đzmit ve Đstanbul gibi görkemli saat kulelerine sahip şehirlerden yalnızca Đstanbul da, Dolmabahçe Saat Kulesi nde istiridye formu kullanılmıştır. Kulenin zemin katındaki sütun başlıklarında ve alınlıklarda, birinci kattan itibaren de saat kulesinin dört cephesini süsleyen barok kompozisyonlarda istiridye formları kullanılmıştır. Đstiridye formunun türbelerdeki ilk uygulamasına 1876 tarihli Halil Rıfat Paşa Türbesi nde rastlanır. Mahmut Celalettin Paşa ve Prens Sabahattin gibi meşhurları bünyesinde barındıran türbenin dış cephesinde, pencere altlarındaki dikdörtgen şemalı barok panonun dört köşesine 45 lik açıyla yerleştirilmiş birer tane istiridye vardır. Ayrıca pencere üzerlerinde yer alan beyzi madalyonlu akant yapraklı barok kompozisyonun da üst kısımlarına istiridye formları işlenmiştir. Türbenin baştabanındaki (arşitrav) aslanayaklarında da istiridye formları kullanılmıştır. Buradaki yönüyle formlar, Dolmabahçe Sarayı Hazine-i Hassa Kapısı ile benzerlik göstermektedir. Edirne de, Zehr-i Mar Mescidi Haziresi nde yer alan Kethüda Said Paşa Mezarı ayak şahidesi ve Eyüp Haziresinde medfun bulunan Mısırlı Hacı Hüseyin Bey Mezarında tepelik olarak işlenmiş istiridye formu, simetrik yapıları ve konumlarıyla bezerlik gösterirken mezar taşlarındaki istiridye formu uygulamalarına da örnek teşkil eder. Đstiridye formu, han veya apartman olarak yapılmış binaların yalnızca caddeye bakan dış cephelerinde kullanılmıştır. Đstiridye formunun kullanıldığı ilk apartman 1875 tarihli Galatasaray Postanesidir. Bu yapıda form akroter uygulaması olarak kullanılmıştır de yapılmış Cercle de Orient Binası, Đstiklal caddesinde yer alan 144, 334, 403 ve 413 numaralı binalar, Karaköy Meşrutiyet Cad. 136 Nolu bina, Eminönü kayseri hanı gibi yapılarda istiridye uygulamasına pencere üzerlerinde yer verilmiştir yılında yapılmış Rumeli Pasajı nda, 1910 tarihli Gümüşsu Palas ta, 23
51 Đstiklal Caddesi 413 Nolu binada, Taksim Cumhuriyet Caddesi 87 Nolu binada ise istiridye formları konsol altlarında kullanılmıştır. Ayrıca Rumeli Pasajı, Taksim Şahkulu Mah. 48 Nolu bina ve Đstiklal Cad. 328 Nolu binada giriş kapısı üzerine yerleştirilmiş istiridye formlarına rastlanır. 24
52 4. KARŞILAŞTIRMA VE DEĞERLENDĐRME 4.1. Kullanılan Malzeme Klasik dönem Osmanlı Mimarisinde, yapılarda yer alan süs formları mimari öğelerdeki boş yüzeyleri zenginleştirilmek amacıyla yalnızca yüzeydeki malzemenin üzerine uygulanırken batılılaşma süreciyle birlikte süsleme, yapı öğelerini bezemekten daha ileri bir fonksiyon kazandı. Dekorasyondan başkaca bir işlevi olmayan kaplamalar, işlemeli yek pare mermer bloklar, kesme taşlardan yontulmuş üç boyutlu süs kompozisyonları gibi bir çok fazlalık unsur yapıların geniş ve frontal cephelerine giydirildi. Bunun sonucunda da işlemeli taş ve mermer kullanımında büyük bir artış oldu. Yapıların çeşitli kısımlarında, somaki, Marmara mermeri (gri damarlı, süt beyaz, açık gri), konglomera türleri, hereke taşı, granit, şile gresi, Bakırköy kalkeri, haznedar küfekisi gibi çok sayıda taş türleri kullanılmıştır. 58 Ancak istiridye formları, akantus yaprakları, askı çelenkler vb. barok kompozisyonları oluşturan kıvrımlı motifler, ince işçilik gerektiren yüksek kabarma süslemeler olduklarından malzeme bakımından genellikle, taş cinslerinin arasında işlenmeye en müsait beyaz mermer 59 kullanılmıştır. Đstiridye formları, kullanımdaki kolaylıkları nedeniyle genellikle Marmara mermerinden yapılmıştır. Gri damarlı veya beyaz türleri, yapıdaki kullanıma göre değişmekle beraber istiridye için özel bir ayrıma gidilmemiştir. Đstiridye formu camilerde ilk olarak, Ayazma Camiinde (1761) gri damarlı Marmara mermerinden yapılmış olarak karşımıza çıkar. Harem Büyük Selimiye Camii (1805), Küçük Mecidiye Camii (1848), Bezmi Alem Valide Sultan Camii (1853) ve en son olarak da Bala Külliyesi Camiinde (1894) yine gir damarlı Marmara mermerinden yapılmış istiridye formları yer alır. Özellikle Bezmi Alem Valide Sultan Camiinin Mihrabını süsleyen beş istiridye kabuk, gri damarlı Marmara mermerinin camilerdeki günümüze ulaşabilmiş en zarif örneğidir. Küfeki taşından yapılmış istiridye formunun, camilerdeki ilk uygulaması 1853 tarihli Bezmi Alem Valide Sultan Camiinin dış cephesinde, ağırlık 58 Ersal Yavi, Mimarlık ve Sanatta Anadolu Mermerleri, Anadolu Mermer Uygarlığı, Yazıcı Yayınevi, Aralık 1996, Đzmir, s A. Süheyl Ünver ve Yılmaz Önge, Selsebillerimiz, Vakıflar Dergisi, C. 13, Ankara 1981, s
53 kulelerinde ve minare şereflerinde yer verilmiştir. Nişanca Camiinin 1793 tarihinde yenilenmiş Müezzin Mahfelinin ahşap sütun başlıklarındaki istiridye formu ahşap olarak yapılmış istiridyelerin ilk örneğidir. Ayrıca, yine Bezmi Alem Valide Sultan Camiinin ve Büyük Mecidiye Camiinin kubbelerinde kalemişi barok motifler arasında istiridye formları da vardır. Kısacası camilerde yer alan istiridye formları çoğunlukla Marmara mermerinden yapılmıştır. Ancak bunun yanı sıra, az da olsa küfeki taşı, kalemişi ve ahşap olarak uygulanan istiridye motiflerine de yer verilmiştir. Taş, mermer, metal, alçı ve ahşap gibi bir çok yapı malzemesinin, işlemecilikte zirveye ulaştığı mekanlar her zaman saraylar olmuştur. Gerek patronun padişah oluşu; gerekse mimarların yeni akımlardan etkilenmeleri, sarayların kapılarından odaların tavanlarına kadar bütün yüzeyleri zevk ve itina ile giydirip, Osmanlı devletinin en üst kesimini oluşturan elit saray halkına bu ışıltılı yüzeylerin cenneti aratmayan çok renkliliğini yansıtarak adeta büyülenmelerine yol açmıştır. Gri damarlı ve beyaz Marmara mermeri, küfeki, metal, ahşap, alçı olarak işlenmiş istiridye formları, sırasıyla Ihlamur Kasrı ( ), Dolmabahçe Sarayı ( ), Küçüksu Kasrı (1857) gibi barok ve rokoko sanatlarının bütün dekoratif özelliklerini bünyesinde barındıran yapıların çeşitli kısımlarında yer almaktadır. Ayrıca Dolmabahçe Sarayı nda kalemişi ve alçı, Küçüksu Kasrı nda küfeki, Yıldız Sarayı nda (Şale Köşkü) odaları süsleyen aksesuarlarda çini olarak uygulanmış istiridye formları yoğun bir şekilde kullanılmıştır. Özellikle Dolmabahçe Sarayının Binek Salonunda yer alan şömine üzerindeki, kırmızı camdan dökülmüş istiridye formu, malzeme bakımından benzersizdir. En erken örnek olarak karşımıza çıkan 1741 tarihli Mehmet Emin Ağa Sebili ndeki istiridye formları gri damarlı Marmara mermerindendir. Yine aynı dönemde yapılan Fatih Camii nin avlusunda yer alan Şehlagöz Ahmet Paşa Çeşmesi, (1745) tarihli Sadrı Esbak Çeşmesi, Kaptan-ı Derya Süleyman Paşa Çeşmesi(1749), Bursa Hacılar Çeşmesi ( ), Ebubekir Ağa Çeşmesi (1793), Mihrişah Valide Sultan Sebili (1795), Hamidiye Çeşmesi (1890), Bala Külliyesindeki sebil (1894) ve çeşme ve 19.yy. sonlarına tarihlenen Taksim Açık Hava Tiyatrosu karşısındaki kitabesiz çeşme deki istiridye formları hep Marmara grisinden yapılmıştır. 26
54 Bunun yanı sıra Nuruosmaniye Camii nin portallerinin yanında yer alan duvar çeşmeleri(1757), Recai Mehmet Efendi Sebili(1775), Kaptan-ı Derya Cezayirli Gazi Hasan Paşa Çeşmesi(1780), Ayşe Hatun Çeşmesi(1795), Pertevniyal Valide Sultan Çeşmesi(1870), Draman da 20.yy.ın başlarına tarihlenen Feratzade Halil Bin Abdurrahman Çeşmesi ve (halen Fatih teki Đstanbul Türk Đnşaat ve Sanat Eserleri Müzesi nde bulunan) Üsküdar Sadık Efendi Tekkesi Çeşmesi Marmara Beyazından Yapılmış Đstiridye formları ile kaplıdır. Çeşmelerde yer alan istiridye formları malzeme olarak gri damarlı veya beyaz Marmara mermerinden yapılmıştır. Đşlemedeki kolaylık göz önünde bulundurularak kavisli külahların, farklı boyutlardaki ince hat yazılarının hakkedildiği mezar taşları ve türbelerin işlemeli kısımlarını süsleyen istiridye formlarında da çoğunlukla yine Marmara mermeri kullanılmıştır. Nitekim Edirne de, Zehr-i Mar Mescidi Haziresi nde yer alan 1845 tarihli Kethüda Said Paşa Mezarı ayak şahidesi, 1855 tarihli Mısırlı Hacı Hüseyin Bey mezarındaki ve 1876 da Eyüp te inşa edilmiş Halil Rıfat Paşa Türbesi ndeki istiridye formları hep Marmara mermerindendir. Sivil mimariye gelince, 1875 tarihli Galatasaray Postanesi, Cercle de Orient Binası(1882), Rumeli Pasajı(1894), Gümüşsu Palas(1910) gibi bir çok han ve Apartmanda yer alan istiridye formları küfeki taşındandır. Đşlemeli malzemenin lüks ve pahalı ötürü olsa gerek, incelenen han ve apartmanlardaki istiridye formlarının tamamına yakını küfeki taşındandır Kronolojik Gelişme ve Tipoloji Osmanlı Mimarisi nde ilk defa 1741 yılında kullanılan istiridye formu, 60 yukarı doğru açılmış, ortasında inci dizisi bulunan bir iç kabuk şeklinde Mehmet Emin Ağa Sebili nde yer alır. Bu ilk formun iç bükey dilimleri belirsizdir ve volüt kıvrımlarında ise yüzeysellik hakimdir. Genel hatları henüz netleşmemiş olan bu form kendinden sonrakilere de örnek oluşturmuştur. Nitekim Đstiridye kabuğunun iç kısmının, tek kabuk olarak yukarı doğru açılmış bir şekilde resmedilmesi 1741 tarihli Mehmet Emin Ağa 60 Yılmaz Önge, Türk Mimarisinde Selçuklu ve Osmanlı Döneminde Su Yapıları, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara 1997, s
55 Sebili ile başlar; Harem Büyük Selimiye Camii(1801), Mısırlı Hacı Hüseyin Bey Mezarı(1857), Gümüşsu Palas (1910) gibi bir çok yapıda kullanılır. Aradan iki yüzyıla yakın bir zaman geçmesine rağmen bu klasik şema değişmeden devam eder. Çift kabuk şeklindeki istiridye formları yaygın bir uygulama değildir. Nitekim Kaptan Süleyman Paşa Çeşmesi nden(1749) sonra ikinci bir çift kabuk uygulamasına yüzyıl sonra rastlanır yılında bu defa çeşmede değil fakat yine suyla bağlantılı bir yerde, Dolmabahçe Sarayının Has Bahçesindeki havuzda uygulanmıştır. Üçgen bir kaidede yer alan istiridye formları çift kabuk şeklinde olmasının yanı sıra aşağı doğru açılmıştır. Yine 1857 tarihli Küçüksu Kasrı ile 1895 tarihli Dolmabahçe Saat Kulesi nde çift kabuklu istiridye formlarına yer verilmiştir. Đstiridye formu doğal görünümünün yanı sıra stilize olarak da kullanılmıştır. Zaten 1741 yılında ilk ortaya çıktığında doğal form görünümünde olmayıp stilizedir ve akant yapraklarına benzemektedir. Mehmet Emin Ağa Sebili ile başlayan akant yaprağına benzer stilize istiridye formu, Ayazma Camii, (1761) Cezayirli Gazi Hasan Paşa Çeşmesi(1780), Ebubekir Ağa Çeşmesi(1793), Mihrişah Valide Sultan Sebili(1795), Harem Büyük Selimiye Camii( ), Küçük Mecidiye Camii(1848), Bezmialem Valide Sultan Camii(1853), Ihlamur Kasrı(1855), Dolmabahçe Sarayı(1856), 1863 te yenilenen Topkapı Sarayı Haremi, Dolmabahçe Saat Kulesi(1895) gibi barok özellikleri taşıyan önemli bir çok yapının çeşitli kısımlarında kullanılmıştır. Stilize uygulamalarda istiridyeye benzetilen diğer bir form da palmet motifi olmuştur. Nuruosmaniye Camii Çeşmesi (1757), Bezmialem Valide Sultan Camii (1853), Galatasaray Postanesi (1882), Hamidiye Çeşmesi(1890), Dolmabahçe Saat Kulesi (1895), Gümüşsu Palas (1910) gibi yapılarda yer alan istiridye formlarından bazıları palmet motifine benzemektedir. Çeşme teknesi şeklinde işlenmiş istiridye formlarına ise ilk olarak Dolmabahçe Sarayı nın Çinili Hamamı nda, Küçüksu Kasrı nın Banyosunda ve bahçedeki Havuzda, Topkapı Sarayı Kara Mustafa Paşa Köşkü nün (Bu gün idari işler binası olarak kullanılmaktadır.) birinci katındaki duvar çeşmelerinde, Gülhane Parkı girişinin Đç 28
56 kısmındaki duvar çeşmelerinde, Bayezit Sahaflar Çarşısı ndaki kitabesiz çeşmede ye almaktadır. Tekne şeklindeki istiridye formlarının tamamı gri damarlı Marmara mermerinden yapılmıştır. Ortasında incisi bulunan istiridye formları ise ilk olarak yine Mehmet Emin Ağa Sebilinde kullanılmıştır. Daha sonra Ebubekir Ağa Çeşmesi, 1 Bezmialem Valide Sultan Camii, bahsi geçen sarayların hepsinde, Galatasaray Postanesinde, Bala Külliyesinde, Taksim Açık Hava Tiyatrosu Karşısındaki Kitabesiz Çeşmede ve son olarak da Đstiklal Cad. 328 Numaralı Apartmanda yer alan istiridye formlarında inci tanesi bulur. Ancak bazı incili formlarda, inciler ikili üçlü diziler şeklinde alt alta veya yan yana olarak işlenmiştir Tasarımdaki Yeri Đstiridye formu mimari elemanların hemen bütün kademelerinde kullanılmıştır. Başta taç kapılar olmak üzere, kitabelerin çevrelerinde, dış cephe dekorasyonunda, niş kavsaralarının dolgulanmasında, pencere alınlıklarında, ağırlık kulelerinde, sütun başlıklarında, tavan ve kubbe gibi iç dekorasyonun çok süslü kısımlarında, metal şebekelerde, mobilya ve aynalarda ve buna benzer bir çok mimari unsurda istiridye formu uygulamasına rastlamak mümkündür. Đstiridye formunun taç kapılardaki uygulamasına ilk olarak, 1742 Tarihli Ayasofya Camii Aşhanesi nin taç kapısında rastlanır. Daha sonra Nuruosmaniye Camii nin doğu ve batı taç kapılarının kavsaralarında akant yapraklarıyla beraber istiridye formları da kullanılmıştır. Bunun yanı sıra Dolmabahçe Sarayı nın anıtsal girişleri olan Saltanat Kapısı ve Hazine-i Hassa Kapısı nda yoğun bir şekilde istiridye uygulamalarına yer verilmiştir. Yapıların kitabelerindeki istiridye formu uygulamasına ise, 1854 tarihli Bezmialem Valide Sultan Camii nin kitabesinde rastlamaktayız. Yine aynı dönemde inşa edilmiş Dolmabahçe Sarayı nda, tuğra ile kitabe arasında kalan boşlukta, ve 1894 tarihli Bala Külliyesindeki Camii nin kitabesinde, istiridye formları kitabeyi taçlandırır vaziyette konumlandırılmıştır. 29
57 Dış cephe dekorasyonundaki istiridye kullanımı ilk olarak Bezmi alem Valide Sultan Camii nin dış cephe dekorasyonunda kullanılmıştır. Daha sonra Ihlamur Kasrı, Dolmabahçe Sarayı, Topkapı Sarayı ndaki batılı anlayışla inşa edilmiş tek eser olan Mecidiye Köşkü ve Küçüksu Kasrı nın dış cephelerinde diğer barok bezemelerle beraber kullanılmıştır. Niş kavsaralarını dolgulanmasında Ayasofya Camii Aşhane girişini (1742) burada da örnek gösterebiliriz. Ihlamur Kasrı, Dolmabahçe Sarayı, Küçüksu Kasrı ve Mecidiye Köşkü gibi batılı tarzda yapılmış bütün sarayların dış cephelerinde açılmış nişlerin kavsaraları istiridye formu ile bezenmiştir. Bunun yanı sıra Taksim Açık Hava Tiyatrosu nun karşısındaki kitabesiz çeşmenin nişleri, Harem Büyük Selimiye Camii, Küçük Mecidiye Camii, Bezmialem Valide Sultan Camii, Bala Külliyesi Camii gibi bir çok caminin mihrap nişlerinin kavsaraları hep istiridye formu ile bezenmiştir. Ayrıca Cercle De Orient binasının dış cephesinde açılan nişlerdeki bezeme öğesi de istiridye formudur. Yapıları dengelemek ve bazen de dekoratif görünümü tamamlamak amacıyla yapılmış olan ağırlık kulelerinin dekorasyonunda Đstiridye formunun bezeme öğesi olarak kullanımına Bezmi Alem Valide Sultan Camiinde ve Dolmabahçe Sarayı Taç kapıları Ağırlık kulelerinde rastlanır. Sütun başlıklarındaki en erken uygulama 1741 tarihli Mehmet Emin Ağa Sebili nin sütun başlıklarındaki istiridye formlarıdır tarihli Hacı Beşir Ağa Camii nin sütun başlıkları, 1780 tarihinde yenilenen Topkapı Sarayı Haremindeki Hünkar Sofası nın sütun başlıkları, 1793 te yenilenen Nişanca Camii müezzin mahfeli ahşap sütun başlıklarının yanı sıra, 1842 tarihli Tepebaşı ndaki Londra Oteli nde karyatidlerin başlarına taç olarak giydirilmiş istiridye formları uygulamalarına rastlanmaktadır. Özellikle Londra Oteli ndeki karyatidlerin başlarını taçlandıran istiridye formları bu yönüyle nadir görülen bir uygulamadır., 1856 tarihli Dolmabahçe Sarayı nın Muayede Salonu ndaki elli altı sütunun her birinde dörder tane olmak üzere toplam 224 istiridye formunun bir salonda uygulanmasıyla, istiridye formlarının sütun başlıklarındaki uygulamaları içerisinde oldukça farklı bir duruma örnek teşkil etmektedir da Konya çarşısı na yapılmış Aziziye Camii nin dış cephesini dolanan 30
58 plastırların sütun başlıkları ve 1870 tarihli Pertevniyal Valide Sultan Sebili sütun başlıklarındaki istiridye formu uygulamasını bu konuda bilinen son örnek olarak gösterebiliriz. Tavan kubbe gibi yapı örtülerinin iç dekorasyonundaki istiridye formu uygulamalarına 1848 tarihli Küçük Mecidiye Camii ve 1853 tarihli Bezmialem Valide Sultan Camii ile Ihlamur Kasrı, Dolmabahçe Sarayı ve Küçüksu Kasrının tavan süslemelerindeki istiridye formu uygulamalarını örnek gösterebiliriz. Döküm olarak yapılmış istiridye formlarına ise ıhlamur Kasrı, Dolmabahçe Sarayı Küçüksu Kasrı ve Yıldız Sarayı bahçe lambalarının kaidelerinde, şamdan ve şömine siperlerinde rastlanır. Metal şebekeler arasına yerleştirilmiş istiridye formu uygulamasına ise Ihlamur Kasrı, Dolmabahçe Sarayı ve Küçüksu Kasrı nın Giriş Kapılarında yer almaktadır. Cami, saray ve çeşme olarak tasarımdaki yerleri bakımından istiridye formlarının karşılaştırılması tablolar şeklinde ele alınmıştır. (Bkz. Tablo: 18-20). 31
59 5. SONUÇ Anadolu da Roma dönemindeki yapılarda, Side ve Pamukkale deki tiyatrolarda, Allianoi de ve Đstanbul Arkeoloji Müzesinde sergilenen Anadolu nun çeşitli bölgelerinden getirilimiş eserlerde istiridye formu örneklerine rastlarız. Đstiridye formunun, yapıların gösterişli kısımları, nişlerin kavsaraları, günlük eşyalardaki motif uygulamaları gibi bir çok alandaki uygulamalarına Bizans Döneminde son verilmiştir. Nitekim Bizans Sanatının en olgun eserlerinin yer aldığı Đstanbul da ve de özellikle Ayasofya da akant yapraklarının farklı varyasyonlarının uygulanmasına rağmen istiridye formuna yer verilmemiştir. Kesin olmamakla beraber Bizans taki ikonoklazma anlayışı, kökeni pagan kültürlere dayanan bir form olan istiridye formunu bilinçli bir şekilde reddetmiş olabilir. Bu da istiridye formu için oldukça dikkate değer bir durum olacaktır. Đstiridye formu Selçuklu Sanatı nda ve Beylikler Döneminde de kendine kullanım alanı bulamaz. Hatta bu durum Osmanlı mimarisinin Batılılaşma dönemine kadar böylece devam eder. Osmanlı mimarisinin taç kapı kavsaraları, nişleri ve tromplarındaki iç bükey dilimler, dilimli bütün bir kubbenin tam yarısı olarak düşünülmüşlerdir. Buralarda uygulanan formlar, dilimlerinin iç bükey kavisliliği dışında istiridye formu olacak her hangi bir özellik taşımamaktadırlar. Bu yüzden iç bükey kavisli formu istiridye olarak nitelendirmek, süs kompozisyonları arasında sürekli bir karışıklığa sebebiyet vermektedir. Đstiridye formunun kendisine özgü en temel özelliği volüt kıvrımlarına sahip olmasıdır. Bunun yanı sıra iç bükey dilimlerin volütlerle yaptığı bağlantı istiridye formunu ortaya çıkarır. (Bkz. Ek:10) Osmanlı mimarisinde istiridye formu, ilk defa batılılaşma süreciyle birlikte akantus yaprakları, girlantlar, askı çelenkler, beyzi madalyonlar, S ve C kıvrımlar gibi barok ve rokoko süs kompozisyonlarıyla birlikte kullanılmaya başlamıştır. Đstiridye formunun Osmanlı mimarisindeki natürel anlamdaki en erken yansıması 1741 tarihli Mehmet Emin Ağa Sebili ndeki sütün başlıklarıdır. Daha sonra hızlı ve kronolojik bir seyir takip ederek yapıların niş kavsaraları, dış cephe dekorasyonu, kitabe sütun başlığı, tavan ve duvar yüzeyi gibi iç mekan dekorasyonu ve buna benzer mimari eserlerin 32
60 bütün unsurlarında konuma uygunluk ve dönemin modası gereği çok sık tekrarlanan bir süs motifi olmuştur. Đstiridye formu şekil olarak tek kabuk, çift kabuk, aşağı doğru açılmış, yukarı doğru açılmış, farklı açılarda konumlandırılmış, çevresindeki formların merkezinde veya çevresindeki formlarla bağlantı yapar vaziyette olmak üzere kullanıldığı yapıdaki motifler ve süs kompozisyonlarına göre farklı şekil ve boyutlarda, XVIII. Yüzyılın ikinci çeyreğinden itibaren bir buçuk asır boyunca Osmanlı mimarisinde sanatkârların yüzeylere giydirdiği süs motifleri koleksiyonundaki yerini muhafaza etmiştir. Günümüzde bazı tarihsiz eserlerin tarihlendirilmesinde istiridye formunun şekil ve boyut itibariyle benzerlerinden yola çıkarak bir değerlendirme yapılabilir. Nitekim Bala Külliyesindeki Cami 1862 ve 1892 yıllarında iki defa olmak üzere tamir görmüştür. Ancak mihrabının hangi tarihte değiştiği bilinmemektedir. Mihrabındaki istiridye formunun şekil ve boyut itibariyle ve kullanılan malzeme bakımından bir benzeri 1855 tarihli Dolmabahçe Sarayı ndaki Hazine-i Hassa Kapısı nın nişlerini bezemektedir. Bu karşılaştırmadan yola çıkarak Bala Külliyesindeki Camii nin Mihrabı için 1862 yılını tamir tarihi olarak kabul edebiliriz. Benzer bir örneği de Topkapı Sarayı nın Avlusuna yerleştirilen ve nereden geldiği kataloglara işlenmemiş olan tarihsiz bazı kitabeleri, üzerlerindeki istiridye formlarından ve diğer motiflerden yola çıkarak bir sonuca ulaştırabiliriz. Bu çalışma Osmanlı mimarisinde batılılaşma süreci yapılarını ve de özellikle bu yapılardaki dekorasyonu inceleyecek araştırmacılar için, motiflerin tanımlanmasında bir kolaylık sağlayacaktır. Bu dönemdeki camiler, saraylar, çeşmeler, türbe ve mezar taşları ile bunların cepheleri, giriş kapıları, sütun başlıkları, nişleri, mobilya ve aynaları ve buna benzer bir çok alt başlıktaki detaylı konuları tanımlamada ve tarihlendirmede istiridye formunun kronolojik tekamülünden istifade edecekleri bir gerçektir. 33
61 MEHMET EMĐN AĞA SEBĐLĐ Katalog No: 6.1 Fotoğraf: Çizim: 02 Konumu Yapılış Tarihi Yaptıran Mimarı : : : : Đstanbul, Beşiktaş ta, Dolmabahçe Sarayının karşısında, yol kenarındadır. 1153/ Sipahiyan Ağalığından Mazul Hacı Mehmet emin Ağa 62 Elhac Hüseyin Ağa Mehmet emin Ağa Sebili ve çeşmesi 63 yan yana sıralanmış dükkân, mektep, haziresiyle küçük bir mimari kompozisyondu. Sebil ve çeşme bu kompozisyonun doğu kanadını teşkil eder. Üstü 275 cm çapında bir kubbe ile örtülü olan sebilhane, ön cephede beş dilimli bir yarım planla dikkati çeker. Sebilin ve çeşmenin üzerinde iki farklı kitabenin yer aldığı yapıda tarih beyti çeşme üzerindeki kitabede verilmiştir. Şakir in kaleme aldığı ve Mehmet Sait Efendi hattıyla yazılan şiir şöyle sonlanmaktadır: Eyleye sayin Huda hüsn-i kabule karin Şakir oku teşnegâne su gibi tarihin Çeşme-i ayn ül hayat yaptı Muhammed Emin Đzzet Kumbaracılar, Đstanbul Sebilleri, Kültür Bakanlığı Tarafından Neşredilmiştir, Devlet Basımevi, Đstanbul, 1938, s Đzzet Kumbaracılar, a.g.e., s.45 (Aslanapa sebilin tarihini 1644 olarak belirtse de bu doğru değildir. Bkz. Oktay Aslanapa, Osmanlı Devri Mimarisi, Đnkılap Kitabevi, Đstanbul, 1985, s ) 63 Bazı Kaynaklarda Tekke Sebili olarak da geçmektedir. Bkz. Ernst Diez, Türk Sanatı, Başlangıcından Günümüze Kadar, Çeviren: Oktay Aslanapa, Đstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınlarından, Đstanbul, 1946, s Yılmaz Önge, Türk Mimarisinde Selçuklu Ve Osmanlı Döneminde Su Yapıları, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara, 1997, s
62 Alçak bir duvar şeklindeki sebil tezgâhının üstü, iç ve dış cepheler beyaz mermer kaplamadır. Bunun üstünde, eşit aralıklarla yerleştirilmiş, 26 cm çapında dört sütun ve bunların taşıdığı profil kemerler, 85 cm genişlikte, 226 cm yükseklikte beş pencere meydana getirmektedir. Alttaki tezgâhın ve üstteki alınlık levhalarının dışbükey kavsine uygun olarak, pencere boşlularına konulmuş bulunan bronz şebekeler, yanlarda sütunlara, aşağıda ise her pencerede yedişer sebil tası boşluğu bırakacak şekilde, beşer ayakla tezgâh üzerine bağlanmıştır. Sebilhane 70cm eninde bir kemerle, geride iki kademeli bir seki ile yükseltilmiş, üstü ufak bir kubbe ile örtülmüş olan Emin Ağa nın Türbesi ne açılmaktadır. Ayrıca bu türbe, kuzey cephede müşebbek kafesli büyük bir pencere ve batıda da 85 cm eninde ve110 cm yüksekliğinde dikdörtgen bir diğer pencere ile ışıklandırılmıştır. 65 Mehmet Emin Ağa Sebili, dekorasyonu bakımından kendinden önce yapılmış örneklerden oldukça farklıdır. 66 Burada, barok süslemelerin ilk kez konstrüksiyon ile dekorasyonun uyum içerisinde, mimari unsurlardan itibaren yapının bütününü kapsar şekilde uygulandığını görmekteyiz. 67 Sebilin ve aynı hizadaki hazirenin etek duvarlarının dış yüzlerinde görülen alt ve üst silme şeritleri, sütunların oturduğu kısımlarda, plastr şeklinde çıkıntılar yapmaktadır. Aynı plastır düzeni pencere kenarlarındaki sütunların taşıdığı kemerli alınlıklardan çatıya kadar devam etmektedir. Sebil pencerelerinin kemerleri açık C lerle meydana gelmiştir. 68 Pencerenin üstündeki dekoratif kemerlerle birbirine bağlanmış, köşe sütunçeleriyle süslü plastırlar bu esere has bir özelliktir. Plastırlar arasındaki kavisli alınlıklarda barok üslupta çerçevelenmiş içleri boş yüzeysel kartuşlar mevcuttur. Sebilin sağ tarafındaki çeşme 90cm eninde ve yalağın üstünde 14cm derinliğindeki nişin kemer üstü hizasına kadar, 200cm yüksekliğindedir. Yanları silindirik sütunçelerle süslenmiş ve C motifleriyle 65 Yılmaz Önge, a.g.e., s Betül Bakır, Mimaride Rönesans Ve Barok, Osmanlı Başkenti Đstanbul da Etkileri, Nobel Yayın Dağıtım, Ankara, Haziran 2003, s Mustafa Cezar, Sanatta Batıya Açılış Ve Osman Hamdi, Erol Kerim Aksoy Kültür, Eğitim, Spor ve Sağlık Vakfı Yayını, No: 1, C.I, Đstanbul 1995, s Doğan. Kuban, Türk Barok Mimarisi Hakkında Bir Deneme, Đstanbul Teknik Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi, Pulhan Matbaası, Đstanbul 1954, s
63 şekillenen bir kemerle sonlanmış çeşme nişinde, barok motiflerden oluşan kabartma bir ayna taşı yer almaktadır. 69 Çeşme nişinin üstünde somaki mermerle çerçevelenmiş bir pano yer almaktadır. Bu panonun orta yerinde dairevi kabartma şeklinde ve içi boş bir madalyon bulunur. Saçakla mermer pano arasını ayet levhası doldurmaktadır. Osmanlı Mimarisinde istiridye formu, ilk defa Mehmet Emin Ağa Sebilinde kullanılmıştır. Bazı sanat tarihi araştırmacıları da çeşitli makalelerde bu konuya değinmişlerdir. Nitekim Kuban: sütun başlıkları Korentiyen den mülhem olmakla beraber deniz kabuğu (coquille) motifinin ilavesiyle garip bir şekil almıştır. 70 ve Önge: sebil sütunlarının, kenger yapraklı başlıklarında ilk defa istiridye motifleri görülmektedir. 71 diye ifade etmişlerdir. Sebil pencerelerini zeminden çatıya bağlayan sütunların başlıları, istiridye formları ve diğer barok süslemelerin en yoğun kullanıldıkları kısımlardır. Dört sütun başlığının her biri Korinth tarzında 72, aynı boyutlarda ve benzer motiflerle bezenmiştir. Akantus yaprakları iç içe geçerek yukarı doğru uzanır ve bütün yüzeyi kaplar. Đstiridye formu da bu yaprakların üzerinde bir taç gibi yükselir. Formun alt kısmında, iki köşeden gelen dairevi bir çizgi volütte birleşmektedir. Đstiridyenin volütleri içe doğru kıvrılmıştır. Beş biçimsiz iç bükeyden oluşan istiridyenin üst kısmı dışa doğru hafifçe kavislidir. Çeşme aynasında yer alan istiridye formu sütun başlıklarındakilerle aynı boyuttadır. Beyaz mermer üzerine kabarma olarak uygulanmış form ayna taşındaki barok süslemelerin üst kısmındadır. Beş içbükey dilimden oluşan formun volütü dışa doğru kıvrılmıştır. Çeşme aynasında bir ve sebil sütun başlıklarında dört tane olmak üzere, yapıda toplam beş istiridye formu kullanılmıştır. Barok süslemelerin ilk kullanılmaya başlandığı yapılardan biri olan bu sebilde istiridye formunun akant yapraklarının ve diğer barok süslemelerin üzerinde bir taç gibi uygulanması adeta diğer barok yapılardaki uygulamalara da örnek olmuştur. 69 Yılmaz Önge, a.g.e., s Doğan. Kuban, a.g.e. s Yılmaz Önge, a.g.e., s Cevat Başaran, Anadolu Kompozit Başlıkları, Arkeoloji Ve Sanat Yayınları, Başvuru Ve El Kitapları Dizisi:4, Đstanbul 1999, s
64 HACI AHMET PAŞA ÇEŞMESĐ Katalog No: 6.2 Fotoğraf : 06,07 Çizim: - Konumu Yapılış Tarihi Yaptıran Mimarı : : : : Đstanbul, Fatih te, Fatih Camii nin kütüphane tarafındaki türbe kapısının duvarına bitişiktir. 1154/ Sadrazam, Şehlagöz Hacı Ahmet Paşa 74 Bilinmiyor Hacı Ahmet Paşa çeşmesi, tek yüzlü duvar çeşmesi olarak tasarlanmıştır. Türbenin dış duvarına, çevreyle uyum içerisinde yapılan çeşmenin beton saçağı uzun eliböğründe demirleriyle desteklenmiştir. Đki uzun ve yuvarlak plastırla kaideden saçağa bağlantı-destek kurulmuştur. Dinlenme sekisi ve mermer teknesinin sonradan yenilendiği tahmin edilmektedir. On dört mısra ve iki bölümden oluşan kitabesini Şair Nimetullah söylemiştir. 75 Kitabenin tamamı Celi talikle yazılmıştır. Yazılar ve kenar çizgileri altın varakla bezenmiş, zemini boş bırakılmıştır. Kitabede yer alan tarihin dört rakamı Farsça (۴) şeklinde yazılmıştır. Benzer bir durum Kemankeş Kara Mustafa Paşa Çeşmesi nde de vardır. Kübik kaidelerden yükselen sütunçeler, iyon tarzı sütun başlıklarıyla sonlanmaktadır. Sütunların üzerinde helezonal döngü yapan simetrik volütler S 73 Nuran Karaplehverian vd., Osmanlı Başkenti Đstanbul da Çeşmeler, Yapı Endüstri Merkezi Yayınları, Ocak 2000, Đstanbul, s Meydan Larousse, Ahmet Paşa (Şehlagöz), Sabah Yay, (yer belirtilmemiş) 1992; C.1, s.181 Ayrıca Bkz.: Feridun Emecen, Şehla Ahmet Paşa, TDV Đslam Ansiklopedisi, C.2, Đstanbul,1992, s Đbrahim Hilmi Tanışık, Đstanbul Çeşmeleri I, Đstanbul Ciheti, Maarif Matbaası, Đstanbul,1943, s
65 şeklinde yükselerek, ortada istiridye formunda birleşir. Çeşmenin bütün dekorasyonu aynataşının üzerinde yoğunlaşmıştır. Yüzeyden 6cm derinlikte yer alan ayna taşının üçgen alınlığını simetrik palmet motifi dolgulamaktadır. 76 Bunun üzerinde sağ ve solda rokay süslerle çevrilmiş iki beyzi madalyon bulunur. Hacı Ahmet Paşa Çeşmesinde istiridye formu kitabe panosunun altında yer almaktadır. 14cm yüksekliğinde, 14cm genişliğinde ve 2,5cm derinliğindedir. Dışa doğru kıvrılan volutlerle S şeklindeki silmelere bağlanmıştır. Form, birbirinden farklı boyutlarda yedi dilimden oluşmuştur. En kenardan başlayarak ortaya doğru geldikçe kalınlaşan dilimlerin çizgileri; volutlerin üzerinden taşarak ayna taşındaki palmet motifine uzanmaktadır. Bu çeşmede istiridye kabuğu, mukarnas dolgusundan çok ayna taşını taçlandıran bir süsleme motifi olarak karşımıza çıkmaktadır. 76 Doğan Kuban, Türk Barok Mimarisi Hakkında Bir Deneme, Đstanbul Teknik Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi, Đstanbul, 1954, s
66 SADRI ESBAK HASAN PAŞA SEBĐLĐ Katalog No: 6.3 Fotoğraf : 08, 09 Çizim: 58 Konumu Yapılış Tarihi : Beyazıt, Veznecilerde, Đstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinin yanındadır. : 1158Hicri / 1745Miladi Yaptıran : I. Mahmut un Sadrazamı Hasan Paşa 77 Mimarı : Bilinmiyor. Sebil ve çeşme olarak tasarlanan Hasan Paşa Sebili, bir yarım daire üzerinde sütunlarla bölünmüş, beş dış bükey kenarlı plana sahiptir. Prinç şebekeler ile saçak arasında sık uygulanan silmeler plastırlar üzerinde de devam etmektedir. Saçak altına doğru genişleyen plastırlar bir sıra silmeyle saçağa bağlanmaktadır. Plastırların iki yanındaki derin iç bükey girintiler ve dış bükey duvarların yarattığı kontrastlar, cephelerde dekorasyon elemanları gibi sütunlardan ziyade yapısal elemanların biçimsel düzenleriyle kazandırılan hareketliliği vurgulamaktadır. 78 Yan tarafta yer alan çeşme ise iki kolon arasında oluşturulmuş diğer iki kolon sistemine dayandırılmaktadır. Dıştaki sütunların başlıklarına bu devirde çok rastlanılmaktadır. Sütun başlıkları stilize deniz kabuğu motifinden teşkil edilmiştir. Bu kolonların altta saksı seklindeki kaideleri, kostrüktif yerine dekoratif bir anlayışın yerleşmekte olduğuna güzel bir delildir. Henüz tamamen dolmayan orta saha büyük bir deniz kabuğu ve musluğun etrafında ince bir çelenkle süslüdür. Çeşme kemeri C ve S kıvrımlarla teşkil edilmiştir. 79 Yapının bütünün kapsar bir şekilde rokoko 77 Đzzet Kumbaracılar, Đstanbul Sebilleri, Kültür Bakanlığı tarafından neşredilmiştir, Đstanbul 1938, s Betül Bakır, Mimaride Rönesans ve Barok, Osmanlı Başkenti Đstanbul da etkileri, Nobel Yayın Dağıtım, Haziran 2003, Ankara, s Doğan Kuban, Türk Barok Mimarisi Hakkında Bir Deneme, Đstanbul Teknik Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi, Đstanbul 1954, s
67 dekorasyonu uygulanmıştır. 80 Sadrı Esbak Sebili nin kitabesi, sebilin üzerinde ve çeşmenin üzerinde olmak üzere yapının farklı kısımlarına dağılmıştır. Baninin isminin bulunduğu kitabe iseceli talikle yazılmıştır ve çeşme aynasının üzerinde yer alır. Sahib-ül Hayrat ve l Hasenat Sadr-ı Azam Es Seyyid Hasan Paşa Ayrıca çeşmenin en üst kısmında yine aynı şekilde celi talikle yazılmış Maşallah Sene 1158 hattı ve çeşmenin yapılış tarihi yer alır. Sadrı Esbak Hasan Paşa Sebili nde istiridye formu, duvar çeşmesi olarak tasarlanmış yan bölümdeki çeşmede yer alır. Burada istiridye formu, çeşmenin sütun başlılarına benzer altı kıvrık dallı üstü köşegen bir podyumun üzerine oturmuştur. Çeşmenin süslemesiz bırakılmış aynataşından bir üst kademeye geçişteki S ve C kıvrımlı plastik silmeler arasına yerleştirilmiş olan form yukarı doğru açılmış gerçek bir istiridyedir. Onbir iç bükey dilimden oluşan istiridye formunun dilimleri arasında keskin ve ince çizgiler bulunmaktadır. Ayrıca dilimler arasında oluşmuş dar ve dış bükey kıvrımların üzerleri, merkezden uçlara doğru uzanan inci dizileriyle bezenmiştir. Đstiridye dilimlerinin kenarları uçlara yakın yarılarak bir yaprak görünümü verilmeye çalışılmıştır. Formun Đçe doğru kıvrılmış volütlerinin orta yeri halka şeklinde bir motifle bezenmiştir.bu çeşmedeki istiridye formu erken örneklerden biri olmasına rağmen üç boyutlu görünümüyle, bir asır sonraki örneklere çok benzemektedir. Çeşme kemerinin dolama bir motifle bitmesi ve çeşmenin ortasında yer alan deniz kabuğu motifleri aynı dönemde sıkça rastlanan bezeme elemanlarıdır Mustafa Cezar, Sanatta Batıya Açılış ve Osman Hamdi, Erol Kerim Aksoy Kültür, Eğitim, Spor ve Sağlık Vakfı Yayını, No:1, 1995 Đstanbul, s Betül Bakır, a.g.e, s
68 KAPTAN SÜLEYMAN PAŞA ÇEŞMESĐ Katalog No: 6.4 Fotoğraf : Çizim: 01 Konumu Yapılış Tarihi : : Kasımpaşa, Zindanarkası nda Seferikoz Camii yakınında Çeşme Durağının önündedir li yıllarda kullanımda olan çeşme 1990 yılında kitabesine kadar toprağa gömülü bir haldeyken Beyoğlu Belediyesi tarafından toprak altından çıkarılmış ve bu günkü yerine taşınmıştır. Çeşmenin Tarihi konusunda farklı görüşler vardır. Tanışık: 1751 ve tarihlerini verirken, Özdeniz: 1749 ve tarihlerini vermektedir. Yaptıran Mimarı : : Đlk yaptıran belli değildir. Süleyman Paşa tamir ettirmiştir. Bilinmiyor. Kaptan-I Derya Süleyman Paşa Çeşmesi; hazneli ve dört yüzlü bir meydan çeşmesidir. Çeşmenin aynası ve sulukları gri damarlı Marmara mermerinden yapılmıştır. Diğer kısımlar ve beşik tonozlu çatısı küfeki taşındandır. Çeşmenin Kitabesi Celi talikle yazılmıştır ve biri Naima ya, diğeri Lebib e ait ikişer kıtalık iki şiir yer alır. Kitabe panosunun muhtelif yerlerinde feneri andıran prizmatik üç şekil bulunmaktadır. Ayrıca sağ ve sol sulukların üzerinde de celi talikle Allah a güvendim ve Maşallah yazıları yer almaktadır. Çatısı beşik tonozlu olan çeşmenin ayna kemeri ve genel tasarımı klasik üsluba yakındır. Ancak Kaptan Süleyman Paşa dönemindeki ilavelerde (Özellikle sağ ve sol 82 Đbrahim Hilmi Tanışık, Đstanbul Çeşmeleri II, Beyoğlu Ve Üsküdar Cihetleri, Maarif Matbaası, Đstanbul 1945, s Ergin Özdeniz, Đstanbul daki Kaptan ı Derya Çeşmeleri Ve Sebilleri, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kültür Yay. Sanat Eserleri Dizisi No:4, Đstanbul 1995, s
69 yüzlerde yer alan suluklarda) akantus yaprakları, istiridye kabukları, realist anlayışla işlenmiş fenerler, dairevi şekilde ve yüksek kabartma tuğra madalyonları gibi barok etkileri göze çarpmaktadır. Çeşmede istiridye formu; Çeşmenin sağ ve sol yüzlerindeki suluklarda yer almaktadır. Đki akantus yaprağının desteklediği bir tacın üzerine yerleştirilmiş olan istiridye, sağ ve sol kısmında yer alan fenerlerle ortak bir kompozisyon oluşturmaktadır. Kenarlardan Oldukça küçük boyutlardaki volütlerden yukarıya doğru açılarak genişlemektedir. Sekiz dışbükey ve sekiz dış bükeyden oluşmuştur. Her iki suluktaki diğer süslemeler gibi istiridye formu da birbirinin aynıdır. Yalnızca istiridyelerin üst kısımlarında yer alan panolardaki kitabeler farklıdır. 42
70 HACILAR ÇEŞMESĐ Katalog No: 6.5 Fotoğraf :13-15 Çizim:03 Konumu : Yapılış Tarihi : Yaptıran : Mimarı : Bursa, Merkezde Hacılar Camiinin kuzeybatısındadır Hicri, Miladi 85 Şiblizade Ali Efendi Bilinmiyor. Tek yüzlü Duvar Çeşmesi. Çeşmenin cephesi Marmara mermeriyle kaplanmıştır. Üzeri kiremitle örtülüdür. Cephenin her iki yanında kaideden çeşme çatısına kadar bir sıra kırmızı tuğla örülüdür. Celi sülüsle yazılmış kitabe iki bölümdür. Birinci bölümde Ebu Hureyre den Rivayet edilen sadaka-ı cariye ile ilgili bir Hadis yer almaktadır. Geometrik şekillerle öncekinden ayrılmış olan ikinci bölümde: Çeşmenin banisi, tarihi ve kitabeyi yazan Hattat Seyyid Mehmet in isimleri ve bir şiir yer alır. Ayrıca ayna taşının üzerinde Maşallah hattı vardır. En üstte ortada iç bükey istiridye kabuğu motifi yer alır. Đstiridyenin altında simetrik olarak iki yana kıvrılmış akantus yaprakları ve yüksek kabartma S ve C kıvrımlı volütlerle çevrilmiş kitabe bulunmaktadır. Đki kademeli sütunçeler, plastır düzeninde tasarlanmıştır. Aynataşı bir mihrabı andırır. Musluk lülesinin her iki yanında sapı ve yapraklarıyla beraber işlenmiş birer gül işlenmiştir. Dinlenme sekilerinin ortasında kalan tekne taşında üç tane kabartma rozet yer alır. 84 Hacılar Çeşmesi, önceden Cumhuriyet Meydanı nın doğusunda kalan (günümüze ulaşamamış) bir caminin avlu duvarında idi. Vakıflar idaresince 1930 larda cami yıktırılınca çeşme de Hacılar Camii ne taşındı. Bu gün camiden dolayı bu adla anılmaktadır. Bkz. Arif Selçuk Özer, Geçmişten Günümüze Bursa Çeşmeleri, Bursa Büyükşehir Belediyesi Yay., s Tarih ve yer belirtilmemiş). 85 Doğan Yavaş, Bursa daki Kitabeli Osmanlı Çeşmeleri, U.Ü.Fen Edebiyat Fak.Sos.Bil. Dergisi, Yıl.2, Sayı:2, , s Özer, tarihi 1749 olarak farklı vermiştir. Bkz. Arif Selçuk Özer, a.g.e. s.24 43
71 Çeşmede istiridye formu yukarı doğru genişleyen, açılan on içbükey ve on bir dışbükeyden oluşmuştur. Dönemin üslubunu bütün gerçekliğiyle yansıtan tam bir barok formudur. Akantus yapraklarının üzerinde yükselen dikdörtgen bir kaide üzerinde yer almaktadır. Adeta bir alınlık gibi çeşmeyi taçlandırmaktadır. 44
72 TOPKAPI SARAYI Katalog No: 6.6 Fotoğraf: ,185 Çizim: Konumu : Đstanbul, Eminönü nde, Ayasofya ile Sarayburnu arasındaki geniş arazide kurulmuştur. Yapılış Tarihi : 1472 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından başlanılan saray, 1478, 1574, 1589, 1633, 1719, 1775, 1819, 1823, 1863 tarihlerinde yapılan ilavelerle günümüzdeki şeklini almıştır. 86 Yaptıran : Topkapı Sarayı nın hemen her yapısı farklı bir padişah tarafından yaptırılmıştır. Bu nedenle yapıların patronları alt başlıklarda ele alınacaktır. Mimarı : Başta Mimar Sinan olmak üzere, Mimar Davut Ağa, Dalgıç Ahmet Ağa, Sedefkâr Mehmet Ağa gibi Türk mimarlarının yanı sıra Sarkis Balyan gibi azınlık mimarları da çalışmıştır. Topkapı Sarayı Ayasofya Camiinin yanından başlayarak Sarayburnu na kadar uzana 700 bin metre karelik çok geniş bir alanı kaplar. Üçgen biçiminde olan bu alan, deniz yönünde iki yandan deniz surları, kara yönünde de Sur-i Sultani denilen sur ile çevrilidir. Bu sonuncu suru tamamıyla Fatih yaptırmıştır. Sarayın dördü karada üçü de sahilde olmak üzere sura açılan yedi büyük kapısı vardır. Karadaki kapılar Otluk Kapı, Babı Hümayun, Soğuk Çeşme kapısı, Demir Kapı dır. Sahilde olanlar da Topkapı, Değirmen Kapısı ve Balıkhane Kapısı dır. Sarayın ve surun esas kapısı Bab-ı Hümayun dur. Alaylarda ve törenlerde bu kapıdan girilirdi. Bir zafer takını andıran ve kitabesinden 1478 tarihinde Fatih tarafından yaptırıldığı anlaşılan bu kapı bir çok defa onarılmıştır. Sultan Mahmut ile 86 Celal Esat Arseven, Türk Sanatı, Cem Yayınevi, Mart 1984 (yer belirtilmemiş), s. 120,
73 Sultan Abdülaziz in tuğraları bunu göstermektedir. 87 Babı hümayundan içeri girilince Saint Đren Kilisesi ve darphanenin bulunduğu üç yüz metre uzunluğundaki darphane meydanına çıkılır. Burası sarayın birinci avlusudur. Bab-ı Hümayundan bir kavis çizerek içeri giden yol iki kuleli bir yere götürür ki buraya orta kapı veya Babü s Selam derler. Bu kapıdan resmi devlet hizmetlerinin görüldüğü divanın toplandığı ikinci avluya girilir. Bu avlunun sağ tarafında Mimar Sinan ın yaptığı yirmi kubbesi ve bacaları ile mutfak bulunmaktadır. Sol taraftaki geniş saçaklı duvarları ve parmaklıkları süslü yapı ise Kubbealtı denilen vezirlerin toplandığı divan yeridir. Kubbealtı nın yanındaki bir demir kapıdan girip Kızlar Ağasına ve Harem Ağalarına ait dairelerin bulunduğu uzun koridoru geçtikten sonra haremin giriş kapısına ulaşılır. Đkinci avlunun sonundaki Babü s Saade denilen üçüncü kapıdan da geçilince padişahın şahsına mahsusu olan avluya girilir. Karşıya gelen ve döşeme hizasına kadar kaide kısmı Fatih devrine ait olan etrafı revaklı yapı Arz Odasıdır. Dördüncü avlu boğaza bakan bir set üzerindedir. Sonraları padişahlara mahsus köşkler burada yapılmıştır. Bu köşkler arasında Mustafa Paşa Köşkü, Revan köşkü, Bağdat Köşkü ve Mecidiye Köşkü bulunmaktadır. Bu avludan geçilen beşinci avlu sonradan park haline getirilmiştir. 88 Topkapı Sarayı nda istiridye formu batılılaşma dönemi eserlerinde kullanılmıştır. Bu nedenle bu nedenle batılılaşmanın izlerini yoğun bir şekilde taşıyan Harem ve Mecidiye Köşkü alt başlıklar halinde özellikle incelenecektir Harem Harem Dairesi, girintili çıkıntılı, katmanlı mekanlarının yan yana, iç içe ve üst üste gönyesiz inşaatından oluşmuştur. Zemin kodları farklı sofalar ve taşlıklar, odalara ve salonlara yapılan eklentilerle büyüklü küçüklü yapılardan oluşmuş Harem de farklı zamanların birbiriyle çelişen üsluplarına rastlamak dahi mümkündür.yüksek duvarlarla sarayın diğer bölümlerinden tecrit edilmiş Harem, Baltacılar Koğuşu ndan Fil Bahçesine kadar uzanan geniş bir yapılar topluluğudur. 89 Başlıca önemli bölümleri Valide Taşlığı, Valide Sultan Odası, Valide Hamamı, I. Abdülhamit in Yatak Odası, III. 87 Suut Kemal Yetkin, Türk Mimarisi, Bilgi Yayınevi, Birinci Basım, Ankara, 1970, s Suut Kemal Yetkin, a.g.e., Necdet Sakaoğlu, Tarihi Mekanları, Kitabeleri ve Anıları Đle Saray-ı Hümayun Topkapı Sarayı, Denizbank Yayınları No:9, Đstanbul, 2002, s.307,
74 Osman Köşkü, Hünkar Sofası, Hünkar Hamamı, III. Murat ın Yatak Odası, Veliaht Dairesi, Başkadın ve Kadınlar Dairesi, Çeşmeli Sofa, Cariyeler Dairesi, Kızlarağası Dairesi, Şehzadeler Mektebi, Haremağaları Dairesi dir. Topkapı Sarayı nda istiridye formunun en yoğun olarak kullanıldığı bölüm şüphesiz Harem dir. Nitekim Harem in giriş kapısından sonra açılan geniş sofada, karşılıklı olarak yerleştirilmiş dev aynaların barok çerçevelerinde kullanılan motifler arasında istiridye formu da yer almaktadır. Bu aynaların alt kısımlarında merkeze yerleştirilmiş olan istiridye formunun çevresinde farklı boyutlardaki akant yaprakları alttan ve üstten yanlara doğru uzanır. Beş ana dilime ayrılmış istiridye formunun iç kısmında olması gereken iç bükey derinlik yerini tırtıklı bir yüzeye bırakır. Formun merkezine doğru inildikçe de bombeli dış bükey bir çıkıntı halini alır. Đstiridye volütleri dışa doğru kıvrılarak akant yapraklarıyla bağlantı kurar. yukarı doğru açılmış ve alçıdan yapılmış bu istiridye formundan giriş sofasındaki aynaların her birinde birer tane bulunur. Harem eğlencelerinin tertip edildiği ve sarayın en geniş mekanı olan Hünkar Sofası nda, 90 duvarlardaki barok plastırlar arasına monte edilmiş bir çeşme yer almaktadır. Ayna taşının büyük boyutlu bir istiridye formunun süslediği çeşmenin üst kısmını kavisli silmeler çevreler. Bu silmelerin üzerinde de iki köşeye yerleştirilmiş içleri natüralist çiçeklerle doldurulmuş iki vazo bulunur. Hünkar Sofası ndaki bu çeşmede yer alan istiridye formu yukarı doğru açılmıştır. Formun yatay düzlemde genişleyen dilimlerindeki iç bükey ve dış bükey derinlikler eşit tutulmuştur. Bu kısımlarda merkezden dışa doğru yönelirken derinlikler artmakta ve dilimlerin uçlarında keskin çizgilerle aniden kesilmektedir. Ayrıca uç kısımlar dışa doğru kıvrılarak formun üç boyutlu plastik oluşumunu pekiştirmektedir. Đstiridye dilimlerin alt kenarları formun volütleriyle bağlantı kurar. Bu dilimler ise uçlara yaklaştıkça diğerlerinden farklılaşarak yaprak görünümünü alırlar. On bir iç bükey ve on dış bükey dilimden oluşan istiridye formunun bütün dilimlerinin yüzeyleri ince çizgilerle taranarak yumuşatılmıştır. Formun alt kısmında ise musluk lülesine kadar sarkan, küçük ve naturalist kıvrımlı 90 Sezim Sezer, Topkapı Sarayı'nın Mimarisinde Batılılaşma Süreci, Đstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Đstanbul 1992, s
75 yapakların ve yemişlerin oluşturduğu gür bir yaprak demeti uzanmaktadır. Hünkar sofasındaki çeşmenin tarihiyle ilgili kesin bir bilgi yoktur. Bunun sebebi salonun içindeki kısımların farklı dönemlerde yapılmış olmasıdır. Bu konuda KUBAN şunları dile getirmiştir: merkezi bir deniz kabuğu motifiyle, çiçek vazo ve çelenlerden teşkil edilmiştir. Bunlara ve üçgen tepenin (C) kıvrımlarına ve küçük topuza benzer motiflere bakarak, dışarıdaki yapılarda benzer şemaların kullanılış tarihleriyle kıyas edersek, 1740 civarında yapılmıştır diyebiliriz. Fakat sarayın içindeki yapılarla dışındaki yapılar arasında ne dereceye kadar böyle bir paralel inkişaf kabul edilebilir, bu çalışmanın vüsati bunu kati olarak tesbite kafi değildir. Bununla beraber, etrafındaki ahşap taksimatın dekorasyonu çok daha sonraki tarihlere (1780) ait olmalıdır. 91 Yukarıdaki tarihleme konusundaki şüpheci yaklaşım dikkate değer bir araştırmacı inceliğindedir. Çünkü Hünkar Sofasındaki çeşmede yer alan istiridye formu dilimlerindeki belirginlik, iç bükey kıvrımlarının plastik dolgunluğu, akant yapraklarının ve diğer barok motiflerin istiridye ile bağlantılı ve uyumlu bir şekilde uygulanışı bakımından, ilk örnek olan Mehmet Emin Ağa Sebilinden oldukça gelişmiştir ve çok daha ileri bir tarihte olması gerekmektedir. Bu tarih de istiridye formunun basit uygulamalarının görüldüğü 1740 lı yıllar değil de; üç boyutlu yönü daha gelişmiş motiflerin işlendiği 1780 yılı olarak gözükmektedir. Mimar Sinan tarafından yapılmasına rağmen iç dekorasyonları sonradan değişikliğe uğradıkları için Hünkar Hamamı ve Sultan Hamamı barok ve rokoko uygulamaların Harem deki yoğunluk kazandığı diğer bölümlerdir. Bir niş içerisine yerleştirilmiş olan Hünkar Hamamı Kurnası, gri damarlı Marmara mermerinden yapılmıştır ve aynası balık pulları ile bezelidir. Sağda ve solda akant yapraklı sütun başlıklarının yer aldığı iki sütunçe kurnayı çevrelemektedir. Aynataşının üst tarafındaki boşlukta ise konuma uygunluk arz eden motif olarak istiridye formu işlenmiştir. Dış bükey dilimlerinin altın varakla bezeli olduğu form yukarı doğru açılmıştır. Sekiz iç 91 Doğan Kuban, Türk Barok Mimarisi Hakkında Bir Deneme, Đstanbul Teknik Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi, Pulhan Matbaası, Đstanbul, 1954, s
76 bükey dilim ve dokuz dış bükey dilimden oluşan formun volüt kıvrımları da oldukça sadedir. Her hangi bir motifle bağlantı kurmaz. Aynı istiridye formunun daha küçük boyutlu kullanımı kurnanın tepelik kısmında ve yan taraftaki mermer banyoda akroter uygulaması olarak karşımıza çıkar. Geniş yapraklı akantusların, S ve C kıvrımlı silmelerin, beyzi şekillerin ve farklı boyutlardaki plastırların çevrelediği Sultan Hamamı ndaki gösterişli kurnanın merkez noktasında ise istiridye formu kullanılmıştır. Aşağı doğru açılmış olarak resmedilen bu form oldukça yüzeysel tutulmuştur. Ancak dış bükey dilimler altın varakla kaplanarak belirginleştirilmiştir. Formun iç bükey dilimleri uçlara yakın keskin noktalarla birbirinden ayrılırlar. Volüt kıvrımları ise iki yana açılmış C kıvrımların bir uzantısı şeklindedir. Bunların dışında Harem Dairesi nde, III. Osman Köşkü nde ocak kavsarasında, Şehzadeler Taşlığı ndaki barok çeşmenin aynataşında ve Hünkar Sofası ndaki sütun başlıklarında da benzer özellikler gösteren istiridye formu uygulamalarına rastlamaktadır Mecidiye Kasrı Topkapı Sarayı nın tamamen batılı tarzdaki tek yapısı olan Mecidiye Köşkü Hicri /1859Miladi yılında inşa edilmiştir. 93 Sarayın kapladığı alanın ucunda, Ahır Kapı ile Sarayburrnu arasında Sarkis Balyan tarafından inşa olunmuştur. 15 m x 38 m boyutlarındaki bu yapı bodrum üzerine tek kat olarak inşa edilmiş bir kasırdır. Mecidiye Kasrı nın yan cephelerindeki ikişer pencere arasında kullanılan yarım dairesel bir nişten ve bu nişe yerleştirilmiş iki adet kupa benzeri form yan cepheleri süslemektedir. Đlk bakışta çeşme oldukları izlenimi vermekle birlikte bu formların böyle bir işlevleri yoktur. Salt dekoratif elemanlardır. Dış duvarlarda buluna dekoratif elemanlar od taşından yerde hazırlanmış metal çivilere asılarak duvara monte edilmiştir.yapının dış duvarlarında pencere alınlıklarında, pencere arasındaki kolonetlerde cömertçe kullanılmış bezeme elemanları, aşırı bir çeşitlilik ve eklemecilik göstermektedir. Gerçekten bunlar arasında metop ve trigliflerden korent bozması kolon başlıklarına, barok ve rokoko rozaslara, istiridye kabuğu motiflerine, armalara, akant yapraklarına 92 Sezim Sezer, a.g.e., s Oktay Aslanapa, Osmanlı Devri Mimarisi, Đnkılâp Kitabevi, Đstanbul, 1985, s
77 kadar, batı mimarlığının neo-klasik ve eklemeci dönemlerinde kullanılmış tüm elemanlara rastlamak mümkündür. 94 Mecidiye Köşkü nde istiridye formu ağırlıklı olarak dış cephe dekorasyonunda kullanılmıştır. Özellikle köşkün doğu-batı düzleminde uzanan yan cerhlerinde açılmış nişlerin kavsaraları, büyük boyutlu istiridye formları ile bezelidir. Aşağı doğru açılmış ve tek parça taştan yapılmış olan bu kısımlardaki istiridye formları on iki dış bükey ve on üç iç bükey dilimden oluşmaktadır. 3 cm.ye yaklaşan et kalınlığı ile bu form, Topkapı Sarayı ndaki en büyük istiridye formudur. Formda volüt yoktur. Volüt kıvrımlarının yerine dilimlerin uçları dışa doğru kıvrılarak tek merkezde toplanmaktadır. Büyük boyutlu bu istiridye formundan Mecidiye Köşkü nün doğu ve batı cephesinin her birinde birer tane bulunmaktadır. Ayrıca Köşkün saçak kısımlarındaki kenara alınlıklarında, kesme diş frizleri arasında merkeze yerleştirilmiş olarak uygulana istiridye formunun çevresinde akant yapraklarının ters yönde simetrik uzandığına şahit oluruz. Yapılardaki barok uygulamaların yanı sıra sarayın bahçelerine yerleştirilen kataloglanmış parça eserlerde de istiridye formları yer almaktadır. Dışarıdan saraya getirilmiş fakat nerden getirildiği kataloglara alınmamış (32/98, 32/166, 32/,83, 32/162, 32/261, 32/160, 32/224,) katalog numaralı bu eserlerdeki barok uygulamalar ve istiridye formları XVIII.yüzyılın ve XIX.yüzyılın son çeyrekleri arasına tarihlendirilebilir. Ancak katalog hazırlanırken saraya nereden geldikleri kaydedilmediklerinden bulundukları yapıların diğer bölümlerini incelemek mümkün değildir. Sonuç olarak Topkapı Sarayı nda istiridye formu, Harem de günlük hayatın yoğun olarak yaşandığı Hünkar Sofası, Hünkar Hamamı, Valide Sultan Hamamı, III. Osman Dairesi gibi dekorasyonu sonradan yenilenen yapılarda, tamamen batılı tarzda inşa edilmiş olan Mecidiye Köşkü nde, Arz Odası nın tamir kitabesinde ve sergilemek ve muhafaza edilmek amacıyla dışarıdan saraya getirilmiş parça eserlerde farklı tür ve boyutlarda istiridye formu kullanılmıştır. 94 Pars Tuğlacı, Osmanlı Mimarlığında Batılılaşma Dönemi ve Balyan Ailesi, Đnkılap ve Aka Kitabevleri, Đstanbul, 1981, s.284,
78 CEZAYĐRLĐ GAZĐ HASAN PAŞA ÇEŞMESĐ Katalog No: 6.7 Fotoğraf : 17,18 Çizim: 04 Konumu Yapılış Tarihi : Kasımpaşa da, Nalıncı Yokuşu Đle Paşa Yokuşu Sokağı nın keşistiği köşede, Değirmen Arkası Sokağı ndadır. : 1195 Hicri, 1780 Miladi Yaptıran Mimarı : Kaptan-ı Derya, Sadrazam, Cezayirli Gazi Hasan Paşa : Bilinmiyor. Tek yüzlü, Hazneli Meydan Çeşmesi şeklindedir. Çeşmenin haznesi taş ve tuğla karışımı bir teknikle ( almaşık Tekniği) yapılmıştır. Üstü düz bir çatı ile örtülüdür. Ayna taşının olduğu cephede su içenleri yağmurdan koruyan geniş bir saçak vardır. Kademelenerek ön plana çıkartılan ayna taşı ve kitabenin olduğu kısım saçaktan zemine kadar beyaz mermerle kaplanmıştır li yıllarda muattal olan çeşmenin teknesi zeminle aynı seviyede idi. 95 Günümüzde ise meyilli bir arazide yer alan çeşmeye iki basamaklı bir merdivenle inilmektedir. Çeşme bugün halkın kullanımına açıktır. Çeşmenin Kitabesi Dikdörtgen çerçeveli bir pano olarak tasarlanmıştır. Ortasında üst üste yerleştirilmiş iki adet, vazodan çıkan çiçek demetleri kitabeyi ikiye ayırmıştır. Şiirini Şair Safi nin yazdığı celi sülüs kitabenin hattı Ömer Vasfi imzasını taşımaktadır. Hazne duvarının sağ tarafında küçük bir kitabede ayrıca: Ber- muceb-i vakfiye bu çeşmede saka gediği yoktur. 95 Đbrahim Hilmi Tanışık, Đstanbul Çeşmeleri II, Beyoğlu Ve Üsküdar Cihetleri, Maarif Matbaası, Đstanbul, 1945, s
79 Yazısı yer alır. Cezayirli Gazi Hasan Paşa nın bütün çeşmelerinde yer alan bu yazı: çeşmeden, yalnızca halkın yararlanabileceğini (satmak için su alan) sakaların ise kullanamayacağını ifade etmektedir. Cezayirli Kaptan Hasan paşa Çeşmesinin bütün dekorasyonu ayna taşının da içerisinde bulunduğu ön yüzeyde toplanmıştır. Geniş bir saçağın altında ortadaki büyük, kenardakiler daha küçük olarak kabartma şeklinde işlenmiş üç fener motifi yer alır yılında 96 zemini ördek başı yeşiline boyanan kitabenin altında barok süslemelerle donatılmış çeşme aynası yer almaktadır. Çeşmede istiridye ayna taşının üst kısmındaki barok kıvrımlar arasında yer almaktadır. Form burada yukarıya doğru açılmış bir istiridyenin iç kabuğunu temsil etmektedir. Đstiridye formu dokuz içbükey dilimden oluşmaktadır. En kenardaki dilimler, formun volütlerinden itibaren kavisli bir şekilde yükselmekte ve ayrıca kenardan merkeze doğru giderek genişlemektedir. Đstiridye formunun volütleri içe doğru kıvrılmıştır. Ayrıca formun alt ve üst kısımlarında yarım dairenin çevrelediği akantus yaprakları uzanmaktadır. 96 Ergin Özdeniz, Đstanbul daki Kaptan ı Derya Çeşmeleri Ve Sebilleri, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kültür Yay. Sanat Eserleri Dizisi No:4, Đstanbul, 1995, s
80 KETHÜDA SAĐD PAŞA MEZARI Katalog No: 6.8 Fotoğraf : Ek:5 Çizim:63,64 Konumu : Edirne de, Zehr-i Mar Mescidi Haziresi nde yer alır. Yapılış Tarihi Yaptıran : 1261Hicri / 1845 Miladi : Bilinmiyor. Mimarı : Bilinmiyor. Ayak ve baş şahidesi ile tekneden oluşmuş tekne lahit tipindeki mezar, sonraki yıllarda onarım görmüştür. Küçük kalsit kristalli beyaz mermerden yapılmış baş şahidesinin yüzeyi alçak kabartma ve taraklıdır. Kitabenin de bulunduğu bu kısım Mührü Süleyman ve selvi motifleriyle bezenmiştir. Mezarın kitabe metni ise şöyledir: Kethüda-yı Mirza yani Said Paşa kim Husn-i ahlakıyla mümtaz ser bevabin-i muteber Erişince semine irci ile rabbik diye Terk edip dar-ı fenayı eyledi adne sefer Ger Süleyman zaman olsa keşi şaman ile Akıbet yoktur necat-ı cam-ı muti nuş eder. Hasretiyle iki evladu iyalin bırakıp Gitti gülzarı bekaya onlara oldu keder Çıktı meddahla tarih fevti cevheri Ola Fridevsi naim Đbrahim Ağaya makar. Sene
81 Yine aynı malzemeden yapılmış ayak şahidesi ise, şahidenin dışa bakan kısmının panonun altında bulunan ayaklı ve kulplu kupa içinden çıkan ince uzun değişik boyutlarda saz yaprakları vardır. Ayrıca bunların da arasından yukarıya doğru yükselen hayat ağacı servi, ucunda bir laleyle son bulmaktadır. Hayat ağacı üzerinde hafif çıkıntılar onların biraz üstünde yine simetrik olarak işlenmiş yan yana birer üzüm salkımı ve bunun biraz üstünde lalenin biraz altında yatay olarak ve yarım daire şeklinde küçük yaprakların yan yana getirilmesiyle oluşturulmuş birbirine paralel eğimli iki bordür vardır. Üst tepe kısmında stilize edilmiş istiridye kabuğu görünümlü bezeme bulunmaktadır. Đç yüzey panoda, altta ayaklı ve kulplu kupa içinden yukarıya yükselen selvi laleyle son bulmaktadır. Aynı kupadan çıkan ve selvinin etrafını simetrik olarak sarmalayan asma ve ondan sarkan üzüm salkımları ve yaprakları oluşturmuştur. Ayak Şahidesinin tekneye oturduğu kısım yan kenarlarında bulunan üçgen desteklerin yüzlerinde dal ve yapraklardan oluşturulmuş bezeme vardır. 97 Kethüda Said Paşa Mezarı nda istiridye formu ayak Şahidesinde tepelik olarak kullanılmıştır. Ön yüzde ve arka yüzde lale motifinin yükselerek sonlandığı uç kısımlara simetrik olarak işlenmiştir. Dokuz iç bükey dilimden oluşan istiridye formu dilimlerin derinlikleri, sayıları ve volüt kıvrımlarının uzanışları bakımından birbirinin aynısındır. Yukarı doğru açılmış ve doğal görünümlü bir motif olan istiridye formu burada akantus yapraklarıyla birlikte değil de, daha çok klasik dönem süslemelerinde görülen lale motifleriyle birlikte tasarlanmıştır. 97 Hüseyin Akıllı, Edirne Osmanlı Mezarlıklarının Restorasyon ve Konservasyon Işığı Altında Değerlendirilmesi, Đstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sanat Tarihi Doktora Tezi, Đstanbul, 1998, s.96,99. 54
82 KÜÇÜK MECĐDĐYE CAMĐĐ Katalog No: 6.9 Fotoğraf : 16a-16d Çizim: 05 Konumu : Beşiktaş ta, Çırağan Sarayı ile Yıldız Sarayı arasındadır. Yapılış Tarihi : 1265 Hicri / 1848 Miladi 98 Yaptıran Mimarı : Sultan Abdülmecit : Nigoğos Balyan Küçük Mecidiye Camii nin kütlesi dört ana birimden oluşmaktadır. Kare planlı ve kubbeyle örtülü ibadet bölümü, son cemaat yeri ve hünkar mahfili, minare, giriş kısmı. Yapıyı oluşturan elemanlardan yalnızca ibadet bölümü kubbeyle örtülüdür. Đbadet bölümünün planı yaklaşık 12,50 m boyutlu bir kare biçimindedir. Zemin katında doğu ve batı cephelerinde üçer pencere, güney cephesinde, ortalarında mihrap bulunan iki pencere yer almaktadır. 99 Giriş yönünde yer alan bölümün üst katında hünkar mahfili ve kadınlar mahfili bulunmaktadır. Bu bölümler ana ibadet mekanına taşkındırlar. Alt kısımları alçı kabartma akant yaprakları ve volütlü bitkisel motiflerle süslenmiştir. Giriş kapısı içten mermer söve ile belirlenmiştir. Kapı alınlığında ampir özellikli girlantlar ve bitkisel motiflerin yer aldığı görülür. Kubbe kasnağının içini on iki çift S kıvrımlı konsollar dolaşmaktadır. Kubbenin merkezinde ise ayet panosu yer almaktadır. Kubbede yeşil zemin üzerine alçı kabartmalı yoğun bir bezeme programı uygulanmıştır. Pandantiflerin içleri de yine alçı kabartma ile yapılan bitkisel süslemelerle bezelidir Oktay Aslanapa, Osmanlı Devri Mimarisi, Đnkılâp Kitabevi, Đstanbul 1985, s Pars Tuğlacı, Osmanlı Mimarlığında Batılılaşma Dönemi ve Balyan Ailesi, Đnkılap ve Aka Kitabevleri, Đstanbul 1981, s Osman Atasaral, Ampir Üsluplu Bazı Đstanbul Yapıları, Yüksek Lisans Tezi, MSÜ. Sosyal Bilimler Enstitüsü, Đstanbul, Şubat 1993, s
83 Camii nin Ziver Paşa tarafından yazılan kitabesi şöyledir: Sâhib-i Zamân-ı Saltanat, Hâkan-ı Ahd-i Mâdalet Yaptı Saray Nezdinde Bir Câmi-i Vâlâ Zehi Bünyanını Tahsin Đdüb Ziver Didi Târihini Abdülmecid Hân Cami-i Âli Bina Kıldı Behi Küçük Mecidiye Camii nde istiridye formu tamamen harim kısmındaki süslemelerde kullanılmıştır. Caminin mozaikten yapılmış minberinde, istiridye uygulamaları içinde farklı bir türe örnek teşkil eden mozaik malzeme ile yapılmış istiridye formu yer almaktadır. Minberin giriş kapısı üzerindeki yarım daire alınlığı tamamen dolgulayan istiridye formu içte ve dışta olmak üzere iki tanedir. Đstiridye formun çevresi, farklı kalınlıklara sahip bir çok yarım daire silme ile çevrelenmiştir. En üstte beyaz mermere işlenmiş akantus yapraklarından oluşan bitkisel bir kompozisyon minber kapısını taçlandırır. Aşağıya doğru açılmış istiridye formu altı iç bükey ve yedi dış bükey dilimden oluşmaktadır. Dilimlerin uçları kıvrımlı ve ince bir silme ile sınırlandırılmıştır. Formun volüt kıvrımları merkezden dışa doğru kavislenir ve bütün dilimlerin ışınsal bir kaynağını oluşturur. Küçük Mecidiye Camii nin minberindeki bu çok renkli mozaikten yapılmış istiridye formuna başka bir yerde rastlanmaz. Ancak, aynı dönemde yapılan Hırka-i Şerif Camii nin (1850) minberi aynı tür mozaikle yapılmış olsa da, tepelik kısımlarındaki istiridye formları beyaz mermer olarak işlenmiştir. Caminin giriş kapısının iç sövesi ile ikinci kat balkonu arasındaki dikdörtgen boşluk, bir çok motifin bir arada kullanıldığı barok kompozisyonla bezenmiştir. Akantus yapraklarının ve kıvrıkdalların simetrik bir şekilde uzandığı bu kompozisyonun merkezinde, çiçek demetleriyle oluşturulmuş madalyonun içerisinde istiridye formu yer almaktadır. Yukarı doğru açılmış buradaki istiridye formunun dilimleri oldukça yüzeyseldir. On yedi dilimden oluşan formun merkezi, yaprak motifleri işlenerek kademelendirilmiştir. Volüt kıvrımları, dışa doğru açılan akantus yapraklarıyla bağlantı 101 Osman Atasaral, a.g.e., s
84 kurar. Buradaki istiridye formu barok kompozisyonun merkezinde yer alarak adeta diğer formları kendi çevresine toplamıştır. Caminin bir diğer istiridye formu kullanılan kısmı ise kubbesindeki alçı süslemelerdir. Rozet şeklinde işlenmiş akantus yaprakları ile yarım daire silmelerin arasında kalan boşluğu dolgulayan alçı istiridyeler bitkisel motiflerle çevrelenmiştir. Yukarı doğru açılmış on iki istiridye formu caminin kubbesini diğer alçı süslemelerle birlikte çevrelemektedir. Küçük mecidiye Camii nin ince iç bükey hatlardan oluşan mihrap kavsarasını, bazı araştırmacılar istiridye formu olarak nitelendirmişlerdir. 102 Ancak bir formun istiridye olabilmesi için iç bükey yivlerinin yanı sıra, kıvrımlı volütlere de sahip olması gerekir. Aksi takdirde bütün iç bükey yivleri, palmet, rozet ve çiçek motifleriyle bezeli kavsara süslemelerini hep istiridye formu olarak nitelendirme hatasına düşeriz. Sonuç olarak, Küçük Mecidiye Camii nde istiridye formu en belirgin şekliyle minber tepeliğinde mozaik uygulaması şeklinde, türünün tipik bir örneği olarak karşımıza çıkar. Bunun yanı sıra iç kapı ile ikinci kat balkonu arasında beyaz mermere işlenmiş olarak ve kubbe süslemeleri arasında alçı kabartma olarak istiridye formu uygulamalarına yer verilmiştir. 102 Bkz: Osman Atasaral, a.g.e., s.48 ve M. Ece Çaldıran Işık, XVIII.yüzyıl ve XIX. Yüzyıl Đstanbul Camilerinde Antik Öğeler, Yüksek Lisans Tezi, Đstanbul Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Temmuz 1991, Đstanbul, s
85 BEZMĐÂLEM VALĐDE SULTAN CAMĐĐ Katalog No: 6.10 Fotoğraf : Çizim: 06 Konumu Yapılış Tarihi : Beşiktaş ta, Dolmabahçe Sarayı nın güneyinde, boğazın kıyısındadır. : 1270 Hicri, 23 Mart Miladi. Yaptıran : Bezmiâlem Valide Sultan ın başlattığı Cami, onun ölümü üzerine Oğlu Sultan Abdülmecit tarafından bitirilmiştir. 104 Mimarı : Nigoğos Balyan 105 Bezmiâlem Valide Sultan Camii, Batı akımlarının en yoğun biçimde etkisini gösterdiği bir dönemde inşa edilmiştir. Barok, rokoko, ampir gibi üslupların yerleşik sanat zevki ve birikimiyle kaynaştırılması sonucunda ilginç bir yorumlama anlayışına gidilmiştir. Mimari açıdan önemli bir yenilik söz konusu olmazken asıl değişimin geleneksel çizginin, klasik oranların ve motif repertuarının büyük ölçüde terk edilmesi suretiyle dış cephede ve süslemelerde gerçekleştirildiği görülür. Barok, rokoko ve ampir tarzındaki süsleme özelliklerinin, geleneksel Osmanlı motiflerinin ve bezeme anlayışının yerini almaya başlaması dikkat çeker. Dönemin en önemli karakteri, mimariye eklektik yaklaşımın 103 Aslanapa: 1853 te tamamlanmıştır (Bkz. Oktay Aslanapa, Osmanlı Devri Mimarisi, Đnkılâp Kitabevi, Đstanbul, 1985, s.447) derken, Batur: 23 Mart 1855 te bir Cuma töreniyle hizmete açılmıştır. şeklinde yazmaktadır. Bkz. Afife BATUR, Dolmabahçe Camii, Dünden Bu Güne Đstanbul Ansiklopedisi, Kültür Bakanlığı ve Tarih Vakfı Yurt Yayınları Ortak Yayını, C. 3, Đstanbul, 1994, s Dolmabahçe Camii olarak da bilinir. Bkz. Selda Ertuğrul, Dolmabahçe Camii, TDV Đslam Ansiklopedisi, C.9, Đstanbul, 1994, s Pars Tuğlacı, Osmanlı Mimarlığında Batılılaşma Dönemi Ve Balyan Ailesi, Đnkılap ve Aka Kitabevleri, Đstanbul, 1981s, (Sarkis Balyan ın yaptırdığına dair kaynaklar olduğu da söylenilmektedir. Bkz. Demet Coşansel, 19.Yüzyıl Mimarlığı Đçinde Dolmabahçe Sarayı'nın Yeri Đstanbul Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Đstanbul 1991, s
86 hâkim olması ve batılı unsurların herhangi bir kurala bağlı kalmaksızın sınırsızca ve yer yer de Osmanlı Đslam unsurları ile karıştırılarak kullanılmasıdır. Deniz kenarında bir avlu ortasında yapılmış olan camide ana hacim kubbe ile örtülmüş bir mekândan ibarettir. Kubbenin dört büyük kemerle taşındığı kare planlı yapıda mekânın enine dar boyuna hayli uzun bir biçimde geliştiği görülür. Alt kesimlerinde yuvarlak kemerli büyük pencerelerin açıldığı duvarların yüzeyi keskin hatlı dışa taşkın kornişlerle üç bölüme ayrılmıştır. Hayli yüksek tutulan alt bölümde pencere araları ile köşelere iki kat halinde plastırlar yerleştirilmiştir. Orta bölümde aynı düzen tekrarlanmış fakat daha dar tutulmuştur. Pencerelerden büyük olan ortadaki yuvarlak kemerli yanlarındakiler düz sövelidir. Bütün pencerelerin aralarına plastırlar yerleştirilmiştir. Dört yelpaze şeklindeki güçlü kemerlerin taşıdığı merkezi kubbe klasik mimaride görülen kubbe kasnağında yer alan pencere sistemi bu yapıda uygulanmamış ve kasnak alçak tutulmuştur. Böylece kubbe doğrudan duvarların üzerine oturmuş, yüklenen ağırlıktan duvarların yanlara doğru açılmaması için de köşelere dikdörtgen biçimli yüksek ağırlık kuleleri yerleştirilmiştir. 106 Dolmabahçe Camii; geometrik tasarımın egemen olduğu ampir üslubun ve yeni klasikçiliğin 19. Yüzyılın ortasındaki son fakat en bütüncül örneklerindendir. 107 Yapının son cemaat yeri birçok 19. Yüzyıl camilerinde olduğu gibi iki katlı bir Hünkâr Köşkü şeklinde düzenlenmiş ve dolayısıyla son cemaat yeri fonksiyonundan uzaklaşmıştır. 108 Doğu batı dogrultusunda yerleştirilmiş olan bu bölüm iki katlıdır. Neoronesans denebilecek klasik mimari öğelere sahip, sade ve resmi görünümlüdür. Hünkâr tarafından kullanılacak bölümlerin ek hacimler olarak örgütlenmesinin sivil mimari karakter taşıyan erken örneklerinden bürokrasinin ve devlet protokolünün ağırlık kazandığı bir tören sürecine işaret eden resmi görünümlü hünkâr yapılarına geçilir. Dolmabahçe Camii hünkâr bölümü bu gelişmenin en tipik örneklerinden biridir. Dolmabahçe Camiinde kullanılan malzeme birbirinden oldukça farklıdır. Caminin duvarları ve minare kesme taştan yapılmış ve üzeri sıvanmıştır. Zemin ise kırmızı tuğlalarla döşenmiştir. Son cemaat yeri olarak tasarlanan hünkâr kasrının ikinci kat zemini 106 Selda. Ertuğrul, Dolmabahçe Camii, TDV Đslam Ansiklopedisi, C.9, Đstanbul, 1994, s Afife Batur, Dolmabahçe Camii, Dünden Bu Güne Đstanbul Ansiklopedisi, Kültür Bakanlığı ve Tarih Vakfı Yurt Yayınları Ortak Yayını, C. 3, Đstanbul, 1994, s Osman Atasaral, Ampir Üsluplu Bazı Đstanbul Yapıları, Yüksek Lisans Tezi, MSÜ. Sosyal Bilimler Enstitüsü, Đstanbul, Şubat 1993, s
87 ve merdivenleri ahşaptır. Pencerelerde dökme demir kullanılmıştır. Mihrap minber ve vaaz kürsüsünde beyaz ve kırmızı somaki mermer kullanılmıştır. Caminin deniz tarafında bulunan kitabesi ise beyaz mermerden yapılmıştır. Celi talik olarak tasarlanmış ve iki bölümden oluşmuş kitabenin her bölümünde dörder beyit yer almaktadır. Metninin üst kısmını bir tuğra madalyonu taçlandırmaktadır. Şiiri Ziver Paşa tarafından kaleme alınan kitabenin yazısı, devrin ünlü hattatlarından Ali Haydar Efendi ye aittir. Kitabe, caminin dört kapı ile çevrili avlusunun Dolmabahçe Sarayı ve Saat Kulesi yönüne bakan kapısı üzerinde yer almaktaydı yılında yapılan yol ve çevre düzenlemesi nedeniyle avlu yıktırılınca; kitabe de deniz tarafına, caminin mihrap duvarının önüne getirilmiştir. 109 Cami iki minarelidir. Yüksek ayaklar üzerinde gövdeleri yivli ve antik çağ sütun başlıkları izlenimi verilmiş 110 minarelerin şerefeleri, barok süslemelerin yoğun kullanıldıkları kısımların başında gelir. Şerefe korkuluklarını oluşturan hafif içbükey kavisli mermer panolar istiridye formu ile dolgulanmıştır. Birbirin tekrarı olarak yer alan sekiz korkuluk panosunda sekiz istiridye formu vardır. Volütlerinin daha çok belirginleştirildiği ve derinliğinin yüzeyselleştirildiği istiridye formları keskin hatlarla birbirinden ayrılmaktadır. Ayrıca beş simetrik dilimden oluşmuştur. Đki minaredeki şerefe süslemeleri birbirinin aynıdır. Böylece, yalnızca minare şerefelerinde boyutları ve görünüşleri birbirinin aynı olan 16 adet istiridye formu yer alır.şerefelerin alt kısımları akantus yaprakları ile süslenmiştir. Ancak bu kısımda istiridye formuna yer verilmemiştir. Minare şerefelerindeki dekorasyonda akantus yaprakları ve istiridye formu birbiriyle karıştırılmadan ayrı olarak kullanılmıştır. Cephe pencerelerinin üzerinde yer alan ve geniş bir yelpazeyi andıran kemerler; plastrların yanı sıra boydan boya girlant motifi ile dolgulanmıştır. Đşte bu girlant motiflerinin merkezinde, kilit taşı noktasında, barok bir madalyonun içerisine istiridye formu yerleştirilmiştir. Benzerlerinin ağırlık kulelerinde de bulunduğu formlar, yedi dilimli bir plastik motiftir. Dilimleri birbirlerinden farklı olarak ve her cephede ikişer tane olmak 109 Pars Tuğlacı, Osmanlı Mimarlığında Batılılaşma Dönemi ve Balyan Ailesi, Đnkılâp ve Aka Kitabevleri, Đstanbul, 1981 s, Semavi Eyice, Batılılaşma, TDV Đslam Ansiklopedisi. C.5, Đstanbul, 1992 s
88 üzere toplam sekiz tanedir. Cephede yer alan bu formlar birbirlerinin aynıdırlar. Caminin köşelerinde yer alan takviye (ağırlık) kuleleri barok rokoko karışımı bir üslupla, kompozit başlıklı ikişer sütuncukla süslenmiştir. 111 Bu sütuncukların orta yerinde yuvarlak bir pencere ve bunun üzerinde S kıvrımlarla derinleştirilmiş bir istiridye formu bulunmaktadır. Kıvrımlı volütlerinin ön plana çıktığı istiridye formu altı farklı dilimden oluşmuş ve pencerenin üzerindeki geniş boşluğu dolgulamıştır. Ağırlık kulelerinde diğer barok ve rokoko süslemelerle birlikte ikişer adet büyük boyutlu istiridye formu (toplam sekiz form) yer alır. Giriş kapısının tam karşısında yer alan beşgen planlı mihrap, beyaz ve kırmızı somakiden uyumlu bir şekilde yapılmıştır. Klasik üslubu çağrıştıran Rumili palmet motiflerinden oluşmuş üçgen tepelik, ampir üsluptaki bir saçağın üzerinde yer almaktadır. Đki kenarı diğerlerinden daha uzun çift şerit halinde yer alan altıgenler zeminden saçağa kadar kenar boşluğunu dolgular. Ayet kuşağının altında birbirinin benzeri iki sütunçe yer alır. Beş somaki yüzden oluşan mihrap nişine, keskin yüzeylerden geçiş istiridye formuyla yapılmıştır. 112 Burada ters olarak açılmış beş istiridye formu yer almaktadır. Formların içe doğru kıvrılan volütleri ortalarından sarkan, dikdörtgen saplı ve piramidal görünümlü, kandili andıran plastik şekillerle hareketlendirilmiştir. Her bir istiridye formu kenarlardan ortaya doğru büyüyen ve derinleşen on bir içbükey ve on dışbükeyden oluşmuştur. Dış bükeylerin yüzeyleri; iç bükeylerin ise uçları altın varakla kaplanmıştır. Bütün formlar beyaz mermerden yapılmıştır ve birbirinin aynıdır. Mihrap nişinin üst kısımlarında ve üçgen alınlıklarda yer alan barok süslemeler arasında istiridye formu yoktur. Kırmızı ve beyaz mermerden mihrabın girişinin üzerinde iki yanında yer alan kulecikler altın yaldız ve alçak kabartma palmetlerle süslüdür. Minberin külahını taşıyan sütunların üzerinde akantus motifleri yer alır. Külahın altındaki alçak kabartma yuvarlak kemerin içinde deniz kabuğu şeklinde akant yaprağı vardır. 113 Yukarıya doğru açılmış form 111 Oktay Aslanapa, a.g.e., s M. Ece Çaldıran IŞIK, XVIII.yüzyıl ve XIX. Yüzyıl Đstanbul Camilerinde Antik Ögeler, Yüksek Lisans Tezi, Đstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Temmuz, 1991, s M. Ece Çaldıran Işık, a.g.e.,s.189 (Ancak buradaki istiridye formu mihrapta yer alan formun aynısıdır. Işık, mihraptaki istiridye formuna deniz kabuğu derken burada aynı form için: akant yaprağı ifadesini kullanması bir çelişkidir. Bu ve bunun gibi birçok yerde istiridye formu için gelişigüzel ve çelişkili ifadelerin kullanılmasının temelinde istiridye formu ile ilgili yapılan çalışmaların eksikliği vardır.) 61
89 mihrapta yer alan formun aynısıdır. Minberin her yüzünde birer tane vardır. Burada form Minber külahıyla kemer arasında oluşan boşluğu dolgulamaktadır. Renkli somaki mermerden yapılmış vaaz kürsüsünün üst sırasında beyzi friz bulunur.bu frizin altında lesbos kümatyonu yer alır. Bu frizinde altında akant yaprakları yüksek kabartma olarak çalışılmıştır. Kürsünün kaidesinin üzeri aslan ayakları ile süslenmiştir. Kaidenin alt kısımlarında ise istiridye motifleri yer almaktadır. Her aslanayağının altında aşağıya doğru açılan birer alçak kabartama ve küçük form şeklindedir. Kenarları altın varakla süslenmiştir yılında yapılan yol düzenlemesi nedeniyle deniz tarafına, mihrap nişinin önüne kaldırılan kitabenin üzeri barok süslemelerle bezelidir. Akantus yapraklarının yoğun bir şekilde kullanıldığı bu kısımda beyzi tuğra madalyonunun üzerini S ve C kıvrımlarla beraber istiridye formu taçlandırmaktadır. Formun volütleri içe doğru belirgin bir şekilde kıvrılmıştır. Dilimler adeta akantus yapraklarıyla uyum içerisinde yüzeysel ve sık bir şekilde işlenmiştir. Madalyonun sağ ve sol kısımlarında birer tane daha küçük boyutta istiridye motifi bulunur. Kitabenin üzerinde yer alan bu tuğralı alınlığın bir benzeri Türk Vakıf Đnşaat ve Taş Eserleri Müzesi nde 992 Env. No ile yer almaktadır. Sonuç olarak Bezmiâlem Valide Sultan Camii, barok süslemelerin ve dolayısıyla istiridye formunun yoğun olarak kullanıldığı yapılardan biridir. Nitekim Camide istiridye formu, minare şerefelerinde, büyük kemer şeklinde yapılmış cephe duvarlarının alınlıklarında, kitabeyi taçlandıran tuğra madalyonun üzerinde ve yanlarında, mihrap nişinde, minberin üst kısımlarında, vaaz kürsüsünün kaidesinde ve kubbe süslemelerinde yer almaktadır. Đstiridye formu yapıda bazen bir yüzeyi dolgulamak ve bezemek için; bazense düz zeminden yuvarlak bir zemine geçişteki boşluğu, açığı kapatmak için kullanılmıştır. Bu yapıda dikkat edilecek bir diğer husus ise mimari elemanlarda barok süslemeler kullanılırken istiridye formu diğer formların arasına karıştırılmayıp özel olarak ayrılmış ve böylece istiridye formunun vurgusu daha güçlendirilmiştir. Yapının tamamında büyüklü küçüklü kırkı aşkın farklı boy ve türlerde istiridye formuna rastlanır. 62
90 IHLAMUR KASRI Katalog No: 6.11 Fotoğraf : Çizim:7-10 Konumu : Beşiktaş, Yıldız ve Nişantaşı arasında yer alır. Yapılış Tarihi : Yaptıran : Sultan Abdülmecit Mimarı : Mimar Nigoğos Balyan, çizim ve denetim Bedros Nemtse 114 Yüksek çevre duvarlarının sınırladığı 24,724 m 2 lik ağaçlıklı geniş bir alan içerisindeki bu kasır yapıldığı tarihten bu yana, kimi zaman Ihlamur Kasrı, kimi zaman da Nüzhetiye adıyla anıla gelmiştir. 115 Dikdörtgen planlı bu küçük kasır, bir taban görevi yapan zemin kat üzerine oturtulmuş bir kattan oluşur. Sade plan ön cephede merdiven, iki yanda balkonlarla zenginleştirilmiştir. Yapı üstten volüt rozet ve girlantlarla yer yer yükselen bir kornişle taçlandırılmıştır. Asıl cephenin orta bölümü üstten kornişe yerleştirilen girlantlı taç vazo ile vurgulanırken, hafifçe dışarı taşan yuvarlak kemerli kapı ve geriye çekilmiş duvarda açılmış, içi vazolarla dolu nişlerle iki yandan desteklenerek belirtilmiştir. Kapının iki yanında yuvarlak kemerler içine alınmış ikiz pencereler ayrı birimler oluşturarak cephenin üç bölümlü kompozisyonunu tamamlar. Nişlerin çevreleri sütun ve duvar payeleri, kapı ve pencerelerin kornişe kadar uzanan üst bölümleri oldukça yüksek 114 Pars Tuğlacı, Osmanlı Mimarlığında Batılılaşma Dönemi ve Balyan Ailesi, Đnkılap ve Aka Kitabevleri, Đstanbul, 1981, s Türkan Đnce, Milli Saraylar, TBMM Vakfı Adına (Tarih ve Yer Belirtilmemiş), s
91 kabartma biçiminde çiçek, girlant, rozet, yaprak, istiridye kabuğu gibi çok çeşitli motiflerden oluşan zengin ve ağır bir süsleme ile kaplanmıştır. Kabartmaların yüksek oluşu cepheye bir hareketlilik kazandırır. Cepheye hareketlilik veren unsurlardan biri de merdivendir. Batı barok mimari tarzında, özellikle Orta Avrupa baroğunda önemli bir eleman olarak işlenen merdiven anlayışı burada da benimsenmiştir. Önde birkaç basamakla düzlüğe erişen merdiven, oradan iki kola ayrılarak bir at nalı biçimi oluşturacak şekilde kapının önüne ulaşmaktadır. Ajurlu mermer bir korkulukla bir balkon karakteri kazanan giriş önü, altta merdiven kolları arasında kalan bölümde bir nişle süslenmiştir. Bu nişin iki yanına sütunlar ve girlantlarla süslü duvar payeleri yerleştirilmiştir. Merdivenin dış kenarları, rozetli ve ajurlu panolarla kaplıdır. Yan cephelerdeki balkonlar eklektik tarzdaki desteklere oturmakta ve taban- zemin kat girişini ve pencereleri gizlemektedir. Tamamen batı üslubu süsleme motifleri ile kaplanmış olan yapının içinden daha çok dışına özen gösterilmiştir. 116 Yüksek kabartma barok süs kompozisyonlarının kapladığı Ihlamur Kasrında istiridye formu özellikle dış cephede yoğun olarak kullanılmıştır. Kasrın çift kollu inen merdivenlerinin arasında kalan boşlukta ve barok sütunların orta yerinde zarif bir niş açılmıştır. Đçerisine çiçekli bir saksının yerleştirildiği bu nişin, kıvrık dallarının süslediği üst kısmında iç içe geçmiş kabuklar şeklinde bir istiridye formu yer almaktadır. Gri damarlı Marmara mermerinden yapılmış olan bu formun iki kabuğunu ikisi de aşağıya doğru açılmış gerçek birer deniz kabuğudur. Alttaki kabuk üst kabuktan daha geniş tutulmuştur. Ancak her deniz kabuğu da tek bir volüte bağlanmaktadır. Formun içe doğru kıvrılan volütü oldukça sadedir. Đstiridye formlarının dilimlerinde iç bükey derinlik yoktur.kabukların kenarlarındaki girinti ve çıkıntı yapan keskin çizgiler yüzeysel de olsa formun dilimlerinin şekillenmesini sağlamıştır. Giriş merdiveninde çiçekli vazonun yerleştirildiği nişin hemen üzerindeki alınlıkta geniş volütleri, akantus yapraklarını ve beyzi madalyonu taçlandıran bir istiridye formu daha yer almaktadır. Alttan yükselen iki akantus yaprağının üzerine 116 Pars Tuğlacı, a.g.e., s
92 oturmuş olarak işlenen istiridye formu yukarıya doğru açılmıştır. Formun dilimleri merkezden dışa doğru yönelirken genişlemektedir. Dilimlerin uçları ise düzdür. Formun içe doğru kıvrılan volütü çevresindeki formlarla her hangi bir bağlantı kurmaz ve oldukça da sade yapılıdır. Đstiridye formu burada diğer barok formlardan bağımsız ve onların üzerinde yer alarak bu barok kompozisyonu taçlandırmaktadır. Kasrın mermer merdivenlerinden birinci kata çıkarken, sağda ve solda merdiven korkuluğu olarak yapılmış dört cepheli, zarif işlemeli birer kaide yer alır. Bu dört yüzlü kaidenin her yüzüne ayrı barok formlar işlenmiştir. Orta yerdeki madalyonun içerisinde sekiz yapraklı bir çiçek rozeti; bu rozetin altında ve üstünde iki simetrik istiridye formu dört yüzlü kaidenin dikdörtgen yüzlerini kaplamaktadır. Dilimleri rozetteki çiçeğe benzetilmiş olan istiridye formları, aşağı ve yukarı doğru açılan iki form olarak rozeti çevrelemiştir. Yedi yüzeys3el dilimden oluşan formun volütü içe doğru kıvrılmıştır ve alt kısmındaki ikinci bir kıvrımla rozetle bağlantı kurmaktadır. Küfeki taşından yapılmış birinci kat duvarlarında çiçekli vazoların yerleştirildiği nişlerin kavsaraları tamamen istiridye formuyla kaplanmıştır. Yukarı doğru açılmış gerçek bir istiridyeyi andıran formun dilimleri her iki yandan da ikinci sıradan itibaren üçer derin nokta ile delinmiştir. Bu noktalar, dilimlerin merkezden dışa doğru genişlemesine bağlı olarak da dışa doğru dizilirken büyürler. Dokuz iç bükey dilimden oluşan formun dilimlerinin uçları düzdür. Ayrıca dilimler aralarındaki keskin çizgilerle birbirinden ayrılmaktadır. Merkeze doğru kıvrılan formun volütünde süsleme yoktur ve çevresindeki her hangi, bir formla bağlantı kurmaz. Yüksek kabartma olarak nişin kavsarasını bezeyen istiridye formundan kasrın ön yüzünde iki tane, balkonlu yan yüzlerde ise birer tane yer alır. Duvarlardaki nişlere yerleştirilen çiçekli saksıların kaidelerinde, volütlerin sarmal şekilde çevrelediği bir istiridye formu daha vardır. Đnce yaprakların kenarlardan taşarak üstüne yöneldiği formun yüksek kabartma kıvrımları, çevresindeki volütlerin üzerindedir. Aşağı doğru açılan istiridye formu yedi içbükey dilimden oluşmuştur. Form ayrıca kenarları düz ve süslemesiz olan yarım daire şeklindeki bir kabuğun daha içerisindedir. 65
93 Kasrın saçak kısmında akroter uygulaması olarak da istiridye formu kullanılmıştır. Kurşun kaplı saçakta çıkıntı yaparak sivrilen istiridye formları, çatı köşelerine yerleştirilmiş fenerler gibi çatının etrafına dizilmiştir. Kesme diş frizi ve akantus yaprağından oluşmuş frizin hemen üzerinde yer alan formların her biri yedi içbükey dilimden oluşmuştur. Yukarı doğru açılmış formun dilimlerinin uçları da kurşunla kaplıdır. Đçe doğru kıvrılan volütleri formun kendisi gibi oldukça yalındır. Ancak buna rağmen içbükey kavisleri derindir. Bu mütevazı akroter kabuktan, kasrın geniş ön yüzünde on dört tane ve yan yüzde de beşer tane yer alır. Ihlamur Kasrında, kasrın yaverlerine ve hizmetlilerine ayrılan ikinci bir yapı daha vardır. Maiyet Köşkü olarak bilinen bu yapı da bodrum kat üzerine tek kat olarak inşa edilmiş dikdörtgen planlı bir yapıdır. Maiyet Köşkünün ön yüzünde yer alan ve Marmara mermerinden yapılmış çift kollu merdiven oldukça sadedir. Merdiven kenarlarını çevreleyen boş mermer bloklardaki dikdörtgen silmelerden başka süs unsuru bulunmaz. Ancak zemin kattan itibaren köşkün cepheleri, istiridye formları, kıvrıkdallar, akantus yaprakları, rozetler içerisine yerleştirilmiş çiçekler, S ve C kıvrımlar,beyzi madalyonlar gibi barok sanatının özelliklerini yansıtan bütün formlar türlü kompozisyonlar halinde yer alır. Maiyet Köşkü nün giriş kapısı ve pencereleri arasında oluşan düşey boşluklar dikdörtgen kaset kompozisyonlarla kaplanmıştır. Bu barok kompozisyonların üst kısımlarını istiridye formları taçlandırır. Yukarıya doğru açılmış olan buradaki istiridye formu gerçek bir deniz kabuğu şeklindedir. Yedi iç bükey dilimden oluşan plastik form alt kısımdaki diğer plastik formlardan bağımsız olarak işlenmiştir. Đstiridye formunun dilimleri arasındaki çizgiler merkeze doğru inildikçe kavislenir. Düşey dikdörtgen kompozisyonların en üstünde yer alan istiridye formu yan cephelerde alt ve üstte olmak üzere, simetrik olarak iki uca yerleştirilmiştir. Yine bu köşkün kemerli giriş kapısının üzerinde oluşan üçgen alınlıların frizlerinde, rozet içerisine işlenmiş istiridye formları bulunur. Đnce yaprak frizlerinin çevrelediği yüksek kabartma rozetin içerisinde istiridye formu ile birlikte ayrıca, sağdan ve soldan formun üzerine doğru kıvrılan iki akantus yaprağı da yer alır. Yukarı doğru açılmış istiridye formunun volütleri üzerinde üç adet inci, kıvrımların arasında kalan 66
94 boşluğu süslemiştir. Formun iç bükey dilimleri kenarlardaki akant yapraklarıyla birleşmekte ve uçlara yakın derinlikleri artmaktadır. Rozet içerisinde akantus yaprağıyla istiridye formunun oluşturduğu bir birliktelik bu iki formun hemen her yerde beraber kullanıldığının eşsiz bir göstergesidir. Rozet içerisine yerleştirilmiş akantus yapraklı istiridye formundan giriş kapısının üçgen alınlığında, sağda ve solda olmak üzere iki tane bulunmaktadır. Ihlamur Kasrı nda kullanılan istiridye formları genel olarak ele alındığında, bahçenin girişteki döküm kapısını süsleyen tepelikten itibaren bahçeyi aydınlatan lambaların üçgen ayaklarında, kasrın merdiven açıklığında oluşan nişte, merdiven kokuluklarındaki kaidelerde, duvarlarda oluşan nişlerin kavsaralarında, pencere üstlerinde, cephelerin çeşitli kısımlarında ve saçakları taçlandıran akroterlerde diğer barok formlarla beraber ve hatta bazen daha yoğun olarak istiridye formu kullanılmıştır. 67
95 DOLMABAHÇE SARAYI Katalog No: 6.12 Fotoğraf : Çizim: Konumu : Beşiktaş ta, Bezmiâlem Camii yanında, Dolmabahçe Caddesi ile Đstanbul boğazı arasında yer alır. Yapılış Tarihi : 1855 te tamamen bitirilen saray, Avrupalı müttefiklerle beraber yapılan Kırım Savaşı na denk geldiğinden savaşın bitimi beklenmiştir. (7 Şevval 1272) 10 Haziran 1856 Cuma günü büyük bir törenle açılmıştır. Yaptıran : Sultan Abdülmecit Mimarı : Planı Hacı Emin Paşa 117, Bina Emiri Altunizade Đsmail Zühtü, Mimar ve dekoratör Garabet Balyan, Nigogos ( Nikagos) Balyan, Sergis Balyan, Bogos Bey, Kalfa olarak Bedros Nemtse, taş işlerinde Nişan Taşçıyan, demir işlerinde Kirkor Manokyan 118 çalışmıştır. Đç Dekorasyonu ise; Paris Operası Dekoratörü Séchan yapmıştır. 119 Dolmabahçe Sarayı, kara tarafında yüksek duvarlarla çevrilidir. Çevrili alanın dışında ayrı pavyonlar halinde olduğu bilinen, tiyatro, Đstabl-ı Amire, hamlacılar, atıyye-i seniyye ambarları, eczane, fodla fırınları, un fabrikası, ve birçok müştemilat yapıları Gümüşsuyu ve Maçka eteklerine yerleşmişti. Bu yapıların büyük bölümü Gazhane nin, Đnönü Stadyumu nun yapımı ve diğer imar operasyonları sırasında ortadan kaldırıldı. Son olarak sarayın Maçka eteklerindeki bahçesinde Swiss otel inşa edildi. Saray bu gün anıtsal kapılarının açıldığı bahçeler içinde geniş cephesini denize 117 Oktay Aslanapa, Osmanlı Devri Mimarisi, Đnkılâp Kitabevi, Đstanbul, 1985, s Nuh Ateşöz, Dolmabahçe Sarayı kapıları, Đstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Đstanbul 1994, s Çelik Gülersoy. Dolmabahçe Sarayı, Dünden Bu Güne Đstanbul Ansiklopedisi, Kültür Bakanlığı ve Tarih Vakfı Yurt Yayınları Ortak Yayını, C. 3, Đstanbul, 1994, s
96 veren L biçiminde bir ana yapıyla kendisi de ayrı bir küçük saray olan Veliaht Dairesi, Mefruşat ve Muhafızlar Dairesi, Hareket Köşkleri, Camlı Köşk ve diğer küçük yapılardan oluşmaktadır. 120 Sarayın ana yapısı olan Mabeyni Hümayun ve Harem dairesinde; Medhal Salonu, Süfera Salonu, Zülvecheyn Salonu, Küçük Salon, Muayede Salonu, Mavi Salon gibi oldukça büyük salonlar yer alır. Bunların her biri çeşitli tarihi olaylara sahne olmuştur. Bu oda ve salonları 131 halı, 99 seccade kaplamaktadır. Dolmabahçe sarayında farklı türde birçok malzeme kullanılmıştır. Sarayın dışı bütünüyle Marmara Adasından çıkan beyaz mermerle yapılmıştır. Bina cephelerinde ise değişik türlerde derleme taşlar kullanılmıştır. Kullanılan taş cinsleri arasında Haznedar Küfekisi, Şile ve Kandıra Gresi, Sarıyer Taşı, Karamürsel Od Taşı sayılabilir. Cephelerdeki kolon ve başlıklar, ayaklık ve baştabanlar (arşitrav) Marmara mermerindendir. Hünkâr Hamamının malzemesi ise Mısır dan getirtilmiş olan alabastr türü değerli bir mermerdir. Ahşap malzeme olarak Romanya çıralı çamı, Ayancık meşesi, lambrilerde ve önemli iç kapılarda Hint veya Afrika kökenli ağaç türleri kullanılmıştır. Sarayın kanalizasyonunda o günün ileri teknikleri kullanılarak denizin kirlenmesi önlenmiştir yağmur suları sırlı künklerle duvar içlerinden indirilmiştir. Mobilya ve döşemelerin korunması amacıyla deniz ve batı cephelerindeki pencerelere, sarayın cam hanesinde özel olarak yaptırılan ve güneş ışınlarını süzen eflatun renkli camlar takılmıştır. 121 Çağın teknolojisine açık olan saraya yıllarındaysa elektrik ve kalorifer sistemi eklenmiştir. 122 Sarayın Hazine-i Hassa Kapısı üzerinde yer alan Şair Ziver in yazdığı kitabe ve Sultan Abdülmecit in tuğrası, Kazasker Mustafa Đzzet Efendi ye aittir. 120 Afife Batur, Dolmabahçe Sarayı, Dünden Bu Güne Đstanbul Ansiklopedisi, Kültür Bakanlığı ve Tarih Vakfı Yurt Yayınları Ortak Yayını, C. 3, Đstanbul, 1994, s Pars Tuğlacı, Osmanlı Mimarlığında Batılılaşma Dönemi ve Balyan Ailesi, Đnkılap ve Aka Kitabevleri, Đstanbul, 1981, s Türkan Đnce, Milli Saraylar, TBMM Vakfı Adına (Tarih ve Yer Belirtilmemiş), s.8. 69
97 Tarih beytini içeren satırlar ise şöyledir: Zehi Ayineveş sengi musakkaldan bina kıldı Sur i Abdülmecid Han anda görsün sefayı nev Müzeyyen eylesin Ziver güherveş babını tarih Makamı şevket oldu mesadetle bu saray-ı nev 123 Dolmabahçe Sarayı büyüklüğü bakımından 19.yy.da en önemli yapılardan biridir.balyan ustalar bu yapıda, Avrupa,da görüp öğrendikleri Đtalyan Rönesansı nı, Fransız Baroku nu Alman Rokokosu nu, Đngiliz Neoklasizmi ni karmaşık kullanmışlardır yılında henüz tamamlanmamış olan sarayı Fansız yazar T. Gauthier, saray hakkındaki düşüncelerini şöyle yansıtmıştır: Sağlam ve değerli araçları Allah ın evine tahsis eden ve insanın geçici barınağı olarak kendi kadar ölümlü tahta evler yaptıran Türkler için ender rastlanan bir olay olarak bu saray tümüyle mermerden yapılmış ve ebediyete kadar yaşmaya namzettir. Büyük bir orta yapı ve iki kanattan kurulu olan yapının hangi mimari üslup içinde yapılmış olduğunu kestirmek zordur. Bu saray ne Grek, ne Romalı, ne Gotik, ne Rönesans ne Arap ne de Türk...Đspanyolların bir anıt cephesini süsleme ve giriftliği delicesine aranılmış ayrıntıları nedeniyle Loteresco dedikleri türe yaklaşır. 124 Ünlü Fransız gezin ve yazar Edmondo de Amicis ise Đstanbul adlı eserinde saray hakkında şunları söyler: Aşağı yukarı yarım Đtalyan mili uzunluğundaki cephe Asya ya karşıdır. Çok uzaktan denizin mavisi ile sahil tepelerinin koyu yeşili arasında bembeyaz görünür. Tam anlamıyla bir saray değildir bu; kendi üslubunda tek olan bir mimari anlayıştır. Parçaları birbirinin içinde ayrılmış ve hiç görülmemiş bir karışıklık içinde Arap, Yunan, Gotik, Türk, Roman ve Rönesans üslubu bir araya gelmiştir. Bu sarayda Avrupa saraylarının kadınımsı zerafeti vardır. Mızrak gibi hafif dorik ve iyonik sütun dizeleri, nakışlı pervazlara ve yivli küçük sütunlara yerleşmiş pencereler, nakışlarla örtülmüş kapıların üstüne eğilen yaprak ve meyve yüklü kemerler, dantel gibi örülmüş korkuluklarıyla zarif taraçalar, 123 Nuh Ateşöz, a.g.e.,s Demet Coşansel, 19.Yüzyıl Mimarlığı Đçinde Dolmabahçe Sarayı'nın Yeri Đstanbul Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Đstanbul 1991, s
98 silah, gül, asma motifleri, birbirine bağlanan sarılan çiçek çelenkleri, pervazların üzerinde pencerelerin boyunca, bütün kabartmaların etrafında üst üste yığılan mermer kolyeler, kapıdan alınlıklara kadar uzanan arabesk ağı, çok şekilli yapıyı oluşturan küçük sarayların her birine muhteşem bir oyma işçiliği görünüşü veren bir tezyinat, bir ihtişam, mimari bir tumturak ve bir süs zerafeti. Önde zarif bir şekilde birbirine sarılmış dallardan ve çiçeklerden meydana gelen yaldızlı şebekelerle bağlanmış ve uzaktan rüzgarlarla uçacak dantel perdelere benzeyen beyaz mermerden abidevi sütunlar uzanır. Kapılardan sahile uzun mermer basamaklar iner ve denizde kaybolur. 125 Dolmabahçe Sarayı buradan itibaren dekorasyon ve istiridye formu bakımından, Saltanat (Merasim) Kapısı, Hazine-ı Hassa Kapısı, Mabeyni Hümayun, Harem-ı Hümayun olarak alt başlıklar halinde ele alınacaktır Saltanat (Merasim) Kapısı Merasim Kapı olarak da bilinen ve Sultanın kullandığı Saltanat Kapı; Beşiktaş Dolmabahçe yolu üzerindedir. Hazine Kapısı na oranla daha özenle süslenmiş cephelere ve daha büyük bir kütleye sahiptir. Kapının ana özelliği sırt sırta getirilmiş bir çift iç bükey duvardan oluşmaktadır. Đç bükey duvarların uçları birer küçük kule olarak yükseltilmiştir. 126 Bu nedenle kapı gerek içeriden, gerekse dışarıdan bakıldığında derinlik veren yapısal öğeler olarak kavranmaktadır. Yapıda yoğun şekilde kullanılmış mermer ve taş süslemeleri göze çarpar. Caddeye bakan yüzü ile sarayın bahçesine bakan kısmı süsleme bakımından birlik arz eder. Ancak saray bahçesine hafif bir rampadan inildiği için kulelerin caddedeki benzerlerine göre bir kat daha yüksek olduğu ve rampanın altındaki bir geçidin, bir taraftan kuleler arasından geçerek Camlı Köşk e, diğer taraftan Mefruşat Dairesiyle Hazine Kapısına ulaştığı gözlenmektedir. Kulelerin zemininde yer alan küçük odalar nöbet mahalleri olarak kullanılmaktadır.kemerli giriş kapısı beşik tonoz örtüsü ile bir derinlik kazanmıştır. 127 Tonoz içi çiçek ve yaprakların oluşturduğu birer yuvarlak madalyon ve bezekle süslenmiştir.girişin iki tarafında yivli birer sütun yükselmektedir. Sütun kaidelerine kadar düz gelen mermerlerle duvar, bundan sonra yivlerin başladığı kısma kadar yatay derzli 180 cm yüksekliğinde mermerlerle yükselir ve son sırası 30 cm yüksekliğinde 125 Demet Coşansel, a.g.e., s Çelik Gülersoy, a.g.e., s Nuh Ateşöz, a.g.e.,s
99 yivli bir frizle sona erer.bu sütun ve derzli duvardan sonra aynı mahiyette ikiz sütunun kapının iki yanında yükseldiğini görürüz. Sütunların arasında ve derzli duvarın üst kısmında sütun başlarına kadar yükselen, kırmızı mermer bir tablo içinde bir madalyon gibi tanzim edilmiş, etrafı çiçek yaprak ve meyvelerden yapılmış ay şeklinde bir çelenkle çevrilmiş, uçlarından püsküller sarkan beyzi bir göbeği bulunan büyük bir kartuş görürüz. Kartuşu yumurta frizleri çevirmektedir. Beyzi madalyon akantus yapraklarından yapılmış bezemelerle iki kolon başı arasında dört köşe bir tablaya bağlanmaktadır. Gerek bu taşların ve gerek beyzi madalyonun silmeleri yumurta frizleri ile süslenmiştir. Kapının alınlığı istiridye kabukları ile taçlanmış, C kıvrımları ile sarılmış irili ufaklı inci ve beyzi kırmızı mermer kabartma ile tamamlanan bir kartuş ve alınlık üçgenini dolduran kıvrık akantus yaprağı kapı kemerini saran oyma diş kesimi ve yumurta frizi ve inci dizileri ile boş yer bırakılmaksızın doldurulmuştur. Arşitrav (baştaban) altında kapı enince sıralanmış yirmi altı adet furuc (küçük süs konsolu) ve bunların üstünde yumurta frizleri arasında dört köşe kare tablolar içinde yuvarlak gül bezekler, sütun başları üzerine gelen kısımlarda ise, sekizgen yıldız madalyonlar bir yıldız gibi uzanmaktadır. Frizlerin üstünde yaprak kıvrımlı küçük konsüller aralarına diş kesimi ve altlarında yumurta frizleri, üstünde ise saçak uzanmaktadır.saçağın üstünde ajurlu korkuluk, kitabe ve Abdülmecit in tuğrasının yer aldığı beyzi madalyon bulunmaktadır.kulelerin tepeliği ile tam bir ahenk içinde olan bu süslemeler ve tepelikler kapıyı dekorasyon yönünden oldukça zenginleştirmektedirler. 128 Mermer kapının sağ ve solunda; içte ve dışta aynı şekil ve süslemeleri taşı kesme taşların üst üste konulması, yatay derz yapılması suretiyle hareketlendirilmiş içbükey kanat duvarları görülür. Duvarlar başlangıç ve sonunda gömme kaideler üzerinde birer adet, ortada ise iki adet derzli, kompozit başlıklı,ikiz gömme sütunlarla üç eşit alana bölünmüştür. Bu alanlarda yuvarlak yumurta frizli bir madalyon içinde dilimli kabartama birer Barok süsleme yer almaktadır. kanatların sonundan itibaren dört adet kule mekanı zenginleştirmekte; süsleri, başlıkları, ve pencereleri ile dikkat çekmektedir. Kapının kemerleri içinde kaset kabartmalar yer alır. Demir kapı ajurlu ve iki kanatlıdır. Kapı sövelerine geçmiş demir miller ile kullanılmaktadır. Ayrıca kapılar 128 Nuh Ateşöz, a.g.e., s
100 kilitlendikten sonra demir bir kuşakla da sabitleştirilmektedir. 129 Saltanat Kapısı nda istiridye formu farklı bölümlerde ve farklı türlerde kullanılmıştır. Kapının sağ tarafı sol tarafı ile; ön cephesi arka cephesi ile plan ve dekorasyon bakımından tam bir simetri oluşturmaktadır ve süslemeler birbirinin aynıdır. Bu nedenle istiridye formunu incelemek için Saltanat Kapısı nın kuzeydoğu cephesini ele almak yeterli olacaktır. Kapı kemerinin kilit taşına yerleştirilen ve ortası kırmızı mermerden beyzi madalyonun tam üstünde yukarıya doğru açılmış bir istiridye formu bulunur. Yedi dilimden oluşan istiridye formunun dilimleri, kendi içerisinde ince hatlı, yaprağı andıran kıvrımlar oluşturur. En ortadaki içbükey istiridye diliminde bu kıvrımlar daha da belirgindir. Volütlerinden bağımsız gibi duran bu plastik form kapının kemerindeki kilit taşını taçlandırmaktadır. Formun volütleri alt kısımdaki akantus yapraklarıyla bağlantı kurmaktadır. Đki yanda simetrik simetri oluşturan akantus yaprakları, üstte volüt çizgileri kalınlaştırılmış istiridye formu, ortada beyzi madalyon veya antik dönemin yumurta frizi bir çok yerde karşımıza çıkan barok kompozisyonu oluşturmaktadır. Kilit taşındaki istiridye formu içte ve dışta olmak üzere iki tanedir. Kapının üçgen alınlık kısmında, kemerden köşeye 45 C lik açıyla uzanan barok kompozisyonda da benzer öğeler kullanılmıştır. Ancak süslemeler tür olarak aynı olsa da tiplerinde farklılıklar vardır. S ve C kıvrımlar yaparak üçgen alınlığı dolgulayan ve akantus yapraklarının arasında yer alan barok kompozisyon; ortada kırmızı somakiden yapılmış beyzi motifi yuvarlak bir silmenin içine yerleştirilmiştir. Bunun dışını geniş yapraklı akantus motifleri çevreler. Üst kısımda volütleri içe doğru kıvrılan yukarı doğru açılmış bir istiridye formu yer almıştır. Đstiridye formu burada da yedi dilimlidir. Her içbükey dilim kendi içerisinde de hafif çizgilerle bölünmektedir. Dilimlerim uç kısımları göz önünde tutulduğunda form, bu yönüyle akantus yaprağını andırmaktadır. Saltanat Kapısı nın üçgen alınlıklarında yer alan bu istiridye formundan, önyüzde iki ve arka yüzde iki tane olmak üzere, toplam dört adet kullanılmıştır. Taç kapıdaki sütunların arasında yer alan geniş ve kırmızı somaki mermer 129 Nuh Ateşöz, a.g.e., s
101 pano; askı çelenkli beyzi bir madalyonla süslenmiştir. Bu büyük madalyonun alt kısmında kenarları diş kesimi silmelerle kuşatılmış yarım daire içerisinde farklı bir istiridye formu yer almaktadır. Buradaki istiridye formunun plastik dilimleri, cephe yüzeyinden dışa doğru yükselerek çıkıntı yapmaktadır. Đç bükey dilimlerin uçlara yakın, orta yerlerinde derin noktalar bulunur. Đstiridye dilimleri birbirilerinden keskin silmelerle ayrılır ve dilimlerin uçları bitime yakın palmet motifini andıran çıkıntı yapar. Đstiridye formunun volütleri içe doğru kıvrılmıştır. Ancak volüt uçları silik tutularak orta yeri kalınlaştırılmıştır. Đki yarım ve yedi bütün içbükey dilimden oluşan formda dokuz tane de derinleştirilmiş nokta bulunur. Beyaz mermerden plastik olarak yapılan istiridye formu gerek dilimlerin uçları ve içlerindeki noktalar; gerekse volütün dıştan içe doğru kalınlaşması bakımından kendinden öncekilerin benzeri olmayıp yeni bir uygulama olarak karşımıza çıkmaktadır. Çifte sütunların arasında kalan uzun boşluk iki kademeli düşey dikdörtgen panolarla dekore edilmiştir. Bu panoların alt ve üst kısımlarında yarım daire silmelerin içlerine istiridye formu yerleştirilmiştir. Đki uca birer tane işlenen bu formlardan alt taraftaki aşağı doğru; üst taraftaki de yukarıya doğru açılır vaziyette tasarlanmış ve böylece açık duran bir istiridyenin iki kanadı temsil edilmiştir. Burada istiridyenin volütleri içe doğru kıvrılmıştır. Đçbükey ve dış bükey kavisler birbirine yakın boyutlardadır. Dikdörtgen mermer panolar arasındaki tek kıvrımlı form bu rokay istiridye bezemelerdir. Đki uçta birer tane olmak üzere bütün kapıda aynı tür uygulamadan toplam on altı tane istiridye formu vardır. Akantus yaprakları ile süslü sütun başlıklarında da istiridye formu yer almaktadır. Yuvarlak yüzeyden dikdörtgen üst kademeye geçiş sağlayan volütlerin arasında yer alan istiridye formları bombeli (dışbükey) olarak işlenmiştir. Formun volütleri dışa doğru dilimler ise içe doğru kıvrılmıştır. Her sütunda üç tane ve on iki sütunda aynı formdan toplam 36 form yer alır. Saltanat Kapısının sütun başlıklarındaki istiridye formlarının benzerleri Hazine-i Hassa kapısında da yer alır. Saltanat Kapıda istiridye formunun kullanıldığı diğer bir yer de çifte sütunlarla askı çelenk arasında kalan saçak kısmındaki aslan ayaklarıdır. Aynı zamanda yuvarlak rozetin sağında ve solunda kalan bu aslan ayaklarının üzerlerindeki istiridye formları 74
102 yukarı doğru açılmıştır. Sekiz içbükey dilimden oluşan istiridyelerin volütleri içe doğru kıvrılmıştır ve volütlerin helezonik kenar kıvrımları yoktur. Bu formdan saçaklık kısmında onaltı tane vardır. Benzer bir uygulama taç kapının tepelik kısmındaki aslan ayaklarında ve taç kapıyı kulelere bağlayan içbükey kavisli yan duvarla da yer alır. Yan duvarlardaki formlar plastırların üzerindedir ve yirmi dört tanedir. Saltanat Kapısında yer alan ağırlık kuleleri dört tanedir ve her birinin dört yüzü vardır. Đşte bu dört kulenin ve her cephesinin dekorasyonu birbirinin aynıdır. Bu nedenle kulelerdeki istiridye formlarını incelerken yalnızca kuzeydoğudaki kulenin doğu cephesinin ele alınması yeterli olacaktır. Cephe aşağıdan yukarıya doğru ele alındığında pencerenin (sarayın iç kısmında pencere; dışında ise kapı) sağ ve sol yanında, barok bezemelerle müzeyyen plastırlar yer alır.bu plastırların üzerinde yer alan konsollarda akant yaprağına benzer, stilize istiridye formu yer alır. Sağda ve solda simetrik olarak yer alan istiridye formu; volüt kıvrımları istiridye dilimleriyle beraber tasarlanmış ve orta yerinde beyzi motifi yer alır. Formdaki istiridye dilimlerinin araları ince çizgilerle kesilmiş kenarlarda ise bu dilimler volüt kıvrımlarına dönüşmektedir. Bu stilize formdan her cephede iki tane bulunmaktadır. Yalnız bahçe duvarlarının kuleyle birleştiği dış yüzeyde yoktur. Konsolun üzerindeki yarım daire saçağın niş kısmında akant yaprakları ve S kıvrımlar arasında yine bir stilize istiridye formu vardır. Bu formun iç bükey dilimleri çizgisel anlamda palmeti andırmakta fakat dilimlerin içleri derinleştirildiğinden bir yönüyle yine istiridyeye benzemektedir. Kenarlardan ortaya doğru büyüyen dokuz iç bükey dilim ve bu dilimlerin orta yerlerinde derinleştirilmiş noktalar bulunur. Đstiridye volütünün yerine, plastik bir çizginin içerisinde beyzi motifi yerleştirilmiştir. Barok kıvrımlar formun alt kısmından yukarı doğru uzanarak volüt kıvrımlarını oluşturmaktadır. Aynı istiridye formundan yarım daire saçağın ve bir üst kademedeki akantus işlemeli çiçek rozetinin üzerinde de yer alır. Bu formdan Saltanat Kapı nın kulelerinde kırk sekiz tane bulunmaktadır. Kulenin yarım daire alınlığında oluşan nişe akantus demetleri arasında farklı bir istiridye formu yerleştirilmiştir. Đstiridyenin dilimleri arası keskin ve ince çizgilerle yükseltilmiş; uçları ise palmet motifi gibi kıvrılmıştır. Ayrıca dilimlerin içleri 75
103 derinleştirilmiştir. Akant yapraklarının sağdan ve soldan eşit bir şekilde çıktığı istiridye volütü, kıvrımlarıyla bu bitkisel motiflere bağlanmıştır. Ortada ise beyzi motifi yer almaktadır. Buna benzer bir form da, kulenin yarım daire alınlığın köşelerinde karşımıza çıkar. Yalnız buradaki formların dilimlerinin uçları palmet gibi değil, yuvarlaktır. Köşelere yerleştirilen istiridye formlarının çevresinde başka her hangi bir motif kullanılmamıştır. Đstiridye formu burada adeta bir sembol gibi belirgin ve tek başına kavisli boşluğu dolgulamıştır. Bu formdan Saltanat Kapısı nın kulelerinde otuz iki adet bulunmaktadır. Saltanat kapısında istiridye formu uygulamasını, genel olarak ele aldığımızda; 9 farklı türde ve toplam 160 istiridye formu kullanılmıştır. Bu sayısal değerler bile tek başına Osmanlı Mimarisindeki barok, rokoko ve rokay süslemelerde, istiridye formuna ayrılan önemi göstermektedir Hazine-i Hassa Kapısı Kitabeyi ve Padişah Abdülmecit in tuğrasını da taşıyan Hazine Kapısı, cami önünden gelişte sarayın denize paralel ana ekseni üzerinde yer almaktadır. Anıtsal ölçüde boyutlandırılmış ve özenle süslenmiş olan taç kapı, Muhafızlar ve eski Mefruşat dairelerini birleştiren bir giriş yapısının önünde yükselmektedir. 130 Hazine kapısının iki yanında yer alan bu daireler mimarileriyle konukları girişe yönlendiren iki yapıdır. Taç kapı ise oval bir girinti yapan girişin ortasındadır. 131 Süs zenginliği ve anıtsal yapısı ile insanı büyüler. Gömme kaideler üstünde ikiz kompoze sütunlarla, derzli mermer duvara gömülmüş yivli plastırlarla çevrilmiş olan kemerli yüksek gül bezek madalyonlarla süslü bir beşik tonozla örtülüdür. 132 Ana kapının sağ ve solunda çerçeve içinde birer sütuncuğa basan yarım kubbeli iki niş ve bu nişlerden sonra da köşelere gelen kısımda ikiz sütunların arkasındaki plastırlarla aynı hizada yer alan, biraz içeride ve ortadaki ikiz sütunlu plastırlara nazaran biraz da kısa kalan, gömme kompoze, köşe sütunları yerleştirilmiştir. Girinti ve 130 Afife Batur, a.g.e., s Demet Coşansel, a.g.e., s Nuh Ateşöz, a.g.e., s
104 çıkıntılarla kapı cephesi hareketlendirilmiştir. Nişlerin üçgen alınlığı baştabana (arşitrav) kadar olan kısmı, kilit taşından itibaren yoğun şekilde baştabanın altındaki kesik yumurta frizli yaylarla bir saksıya; saksı ise, iki yandaki saksılara C kıvrımlarına sarılmış askı girlentler ve kartuşlarla süslenip bağlanmıştır. Boşluklar baklava dilimi ile bezenmiştir. Baştaban irili ufaklı konsüllerle saçağın altına kadar bölünmüştür. Baştaban üzerindeki küçük çıkmalar saçağın genişleyip zenginleşmesine, ışık gölge hareketine ve aralarına çiçek motifleri yerleştirilmesine imkan sağlamıştır. Saçağın altında eşit aralıklarla yirmi sekiz, Baştabanın altında ve üstünde otuz iki adet façula (küçük konsol) ve baştabana sütunların üstünü de kapsayacak şekilde, otuz altı tam iki yarım kabartma süs motifi yerleştirilmiştir. Yumurta ve örgü frizi kapı kemerlerini çevrelemiş; üçgen alınlığa akantus yaprakları ile sarılmış birer daire içinde gül bezekler yerleştirilmiştir. Nişlerin üzerlerindeki alınlıklar S ve C kıvrımları, bunlara bağlı saksı ve girlentlerle büyük bir karmaşa göstermektedir. Abdülmecit in Tuğrası yuvarlak uzun bitkisel motiflerle bezeli tepesi iki küçük saksı tepelikle sona eren, iki sütun kolon arasında üstü frizli C kıvrımlı kollarla bir istiridye kabuğu, altta püskülleri aşağı doğru sarkan büyük bir girlent askı çelenkle çevrilmiş beyzi bir kartuşun içinde yer almaktadır. Kartuş kesik kıvrımlı kemerlerle en yüksek kemere ulaşmakta iki yanında ve ikiz sütunlar üzerinde yer alan tepeliklere yukarıdan bakmaktadır. Sütunlar üzerinde yer alan tepelikler, girlentlerin püsküllerini kolon yapmış, daire içleri dilimli kabara kabartma ile süslenmiş kuleler yer alır. 133 Kapının iki yanında içbükey kanatlar, Malta taşından yatay derzli olarak yapılmış iki başta birer, ortada iki adet ikiz gömme sütunlarla üç panoya bölünmüştür. Ortalarında Hazine ve Mefruşat dairelerine girişi sağlayan kapılar ve üzerlerinde birer kabartma süs mevcuttur. Kompozit sütun başları çatıya kadar çıkıntı yaparak yükselmekte, üzerlerinde birer sütun ve başlarında istiridye kabuğu bulunmaktadır. Baştabanın üstü burada da çelenkli, aynı tip süslemelerle donatılmıştır. Kanatların ucunda kuleler vardır. Kanatlar ana sütun başlarına kadar yükseltilmiş, kuleler taç kapı 133 Nuh Ateşöz, a.g.e., s
105 ile aynı düzeye getirilmiştir. Kulelerin altında küçük nöbetçi odaları, üstünde ise dört yöne bakan, dört pencereli bir oda vardır. Hazine ve Mefruşat dairelerinin üst katlarından bu odalara giriş mevcuttur. Ana kapı tonozunun altında sağ ve sola açılan iki kapı ve koridor vardır. Bunlar kanatlardaki kapının açıldığı hazine ve mefruşat dairelerinin ön avlularına çıkışı sağlar. Bu koridorlarda kanatların içinden kulelere kadar giden birer küçük odacık vardır. Kapıdan sarayın iç avlusuna girip arkamıza baktığımız zaman kapının taç kısmının aynen burada da yer aldığını, niş ve sütunlarla kanatların devam etmediğini, kapının sağ ve solunda gömme yüksek kaideler üstünde yivli ikiz plastırların, alınlığın ortasında, beden duvarlarının da altlı üstlü iki tarafında ikişer pencerenin bulunduğunu görürüz. 134 Hazine kapısında sağ ve sol cephe simetrik olduğundan, istiridye formu için sağ cephenin (deniz tarafı) incelenmesi yeterli olacaktır. Bu büyük taç kapıda istiridye formu, kapının yanlarındaki büyük nişlerde en belirgin şekliyle yer almaktadır. Nitekim bazı araştırmacılar da sarayı anlatırken Nişlerin kavsarası istiridye kabuklarıyla bezenmiştir. 135 ; Nişin yarım kubbesi tamamen büyük bir istiridye kabuğu ile süslenmiş 136 gibi ifadelerle buradaki istiridyeleri belirtmeden geçmemişlerdir. Nişin kavsarası tamamen bir istiridye formu ile kaplanmıştır. Bir başka örneğine Bala Külliyesi ndeki caminin mihrabında rastlanılan bu form, devasa yapısıyla şimdiye kadar görülen istiridyelerin en büyük boyutlusudur. Đstiridyenin dilimleri aşağıya doğru uzanmakta ve volütleri içe doğru kıvrılmaktadır. Đç bükey dilimler derin olmamakla beraber kenar kıvrımları keskin çizgilerle netleştirilmiştir. Volüt kıvrımlarının bulunduğu plastik kısım zamanla kırılıp düşmüş ve restore edilmiştir. Yarım daire kemerin altında yer alan formun alt kısımlarında daha küçük boyutlarda; formdan bağımsız gibi duran beş plastik istiridye daha vardır. Onbir içbükey dilimden oluşan buradaki istiridyelerin her biri birbirinin aynısıdır. Yukarıya doğru açılan formunun volütleri burada da içe doğru kıvrılmıştır. Đstiridye kavsaranın alt kısımları 134 Nuh Ateşöz, a.g.e., s Demet Coşansel, a.g.e., s Nuh Ateşöz, a.g.e., s
106 simetrik akant yapraklarının dizildiği yuvarlak ve iç bükey kavisli bir frizle sınırlandırılmıştır. Bir büyük form ve bu formun içinde uçlara yakın simetrik yerleştirilmiş beş istiridye ile niş kavsarası tamamen dolgulanmış ve bu içbükey derinlikte istiridye formundan başka motif kullanılmamıştır. Hazine Kapısı nda büyük istiridyeden iki; büyük formun içindeki istiridyelerden ise on tane bulunmaktadır. Kapının iç tarafında nişin ve formların karşılıkları yoktur. Nişin üst kısmında baklava dilimleri ve barok süslemelerle kaplı yüzeyde yine istiridye formu kullanılmıştır. Büyük ve kıvrımlı volütlerle içbükey silmenin arasında yer alan form yedi iç bükey dilimden oluşur. Yukarıya doğru açılan bir istiridye kabuğunu andıran formun dilimleri yedi iç bükey dilimden oluşur. Aynı formdan taç kapının konsollarında yer alan plastırlardaki aslan ayaklarında da bulunur. Böylece bu formdan hazine kapısında toplam yirmi altı tane bulunmaktadır. Taç kapı sütunlarının üzerinde, dikdörtgen konsollarda akant yapraklarıyla süslü rozetler yer alır. Bu rozetlerin üst kısımlarında akan yapraklarının içinde ve fakat yapraklardan bağımsız olarak işlenmiş istiridyeler bulunur. Sekiz içbükey dilimden oluşan istiridye formu burada da yukarıya doğru açılmıştır. Bu çiçekli ve istiridyeli rozetten Hazine Kapısı nda toplam yirmi iki tane bulunmaktadır. Taç kapının tepelik kısmında yer alan ve askı çelenkler, rozetler vb. barok süslemelerle tezyin edilmiş kuleciklerde kullanılan bir diğer süsleme unsuru da istiridye formudur. Diş kesimi yuvarlak bir silmenin içerisine yerleştirilmiş istiridye formu yedi içbükey dilimden oluşmaktadır. Silmenin uçları istiridye ile birleşerek formun volütlerini oluşturmaktadır. Đstiridye volütlerinin ortalarında ise silindirik beyzi motifi yer alır. Bu plastik formdan Hazine Kapısı nda altı ön yüzde ve altı arka yüzde olmak üzere toplam on iki tane bulunmaktadır. Taç kapının tam orta yerinde ve kitabe ile tuğranın arasında kalan kısım bir istiridye formu ile taçlandırılmıştır. Đçleri kesme dişli C kıvrımlar ve akant yapraklarının orta yerinde kalan istiridyenin volütleri barok kıvrımlarla birleşmiştir. Dokuz içbükey dilimden oluşan formun arka yüzde karşılığı yoktur ve yalnızca bir tanedir. Taç kapının içbükey yan duvarlarında plastırlar arasına barok panolar yerleştirilmiştir. Bu panoların askı çelenklerinin üzerinde sağlı sollu kıvrılan akant 79
107 yapraklarının arasında istiridye formu bulunur. Buradaki istiridye formu dokuz içbükey dilimden oluşmaktadır. Formun volütleri belirgin olmamakla beraber akant yapraklarının kıvrık dal kısımlarını oluşturmaktadır. Buradaki istiridyeden her panoda bir tane olmak üzere taç kapının sağında ve solunda toplam altı tane vardır. Đçbükey duvarların kapının arka yüzünde devamı olmadığından formların arka yüzde karşılıkları yoktur. Plastırların tepelerini taçlayan form yine istiridyedir. C kıvrımlarla çevrelenmiştir ve üstünde palmet motifi yer alır. Ancak on dilimli formun iç bükey dilimleri yüzeyseldir. Formun volütleri kenarları çevreleyen kıvrımlarla birleşmektedir. Plastırları taçlandıran bu stilize formdan hazine kapısında dört tane bulunmaktadır. Hazine Kapısı nın kulelerinde istiridye formuna yer verilmemiştir. Bu durum Hazine Kapısı nın Saltanat Kapısı ile farklılık arz eden yönlerinden birisidir. Saltanat kapı sında bütün formların iç ve dış yüzeylerde karşılıkları bulunurken Hazine Kapısı nın iç kısmı ile dış kısmı birbirinden farklı olduğundan bazı formların simetrik karşılıkları yoktur. Buna rağmen Hazine Kapısı nda, üç farklı türde uygulanmış toplam seksen altı tane istiridye formu yer almaktadır Đç Kapı Taç kapıdan sonra küçük bir antre-avludan ve bir kapıdan daha geçilerek bahçeye girilmektedir. 137 Bu iç kapının bahçeye bakan cephesinde beyaz mermer derzli bir duvar ve iki yanında yüksek kaideler üzerine basan iki kompozit plastırlarla zenginleştirilmiştir. Sütun başlarının üzeri üç parçaya bölünmüş olup, üstü bitkisel ve soyut motiflerle süslenmiştir. Baştaban ise saçağa kadar küçük ve gittikçe yukarıya doğru büyüyen konsüllerle bölünmüş bu sayede hem saçağın bölümleri halinde öne doğru taşması, genişlemesi sağlanmış, hem de konsüller arası kabartma madalyonlarla doldurulmuş. Saray bahçesinden baktığımızda plastırların yerini, yivsiz korent başlıklı mermer sütunların aldığını görüyoruz. Bu kısımda kapı kemerinin içi kalem işi yuvarlak bezemelerle donatılmıştır. 138 Đç Kapı da istiridye formu akant yapraklarıyla birlikte ve diğer formlardan daha 137 Pars Tuğlacı, a.g.e., s Nuh Ateşöz, a.g.e., s
108 yoğun olarak kullanılmıştır. Kapının sağ ve sol kısmı, ön ve arka yüzü birbirleriyle simetri oluşturduklarından istiridye formu için tek tarafı incelemek yeterli olacaktır. Đç kapının bahçeye bakan yüzünde istiridye formu, sütun başlıklarının üzerindeki konsollarda yer alan barok kompozisyonda bulunur. Barok kompozisyonun da kendi içerisinde aşağı-yukarı doğru simetri oluşturması formların çift olmasına yol açmıştır. Merkezde akant yapraklarının oluşturduğu rozet ve onun altında ve üstünde yine akant yapraklarının arasına yerleştirilmiş istiridye formu yer alır. Dokuz içbükey dilimden oluşan istiridye formunun dilimleri ince çizgilerle birbirinden ayrılmıştır. Đstiridyenin volütleri akant yapraklarıyla birleşmekte, yaprakların kıvrık dallarının kökünü temsil etmektedir. Üst kısımda da benzeri bulunan bu istiridye formundan iç kapının bahçeye bakan yüzünde on sekiz; Taç kapıya bakan yüzünde ise on dört tane bulunmaktadır. Daha yukarıda, saçağın alt kısmında ise, karşımıza şimdiye kadar herhangi bir yerde rastlamadığımız bir uygulama çıkar. Kare yüzeyi, tamamı istiridye formundan oluşan bir rozet süslemektedir. Kalp şeklindeki kenar çizgilerinin içerisine yerleştirilmiş ve birbirinin aynısı sekiz istiridye formu, sekiz yapraklı beyzi bir çiçek tomurcuğunun etrafını çevrelemektedir. Đstiridyelerin volütleri dışarıdadır. Ancak form içe doğru açılmıştır. Her biri yedi içbükey dilimden oluşan istiridye formları adeta bir bütünün bağımsız parçaları gibidir. Rozet şeklindeki bu istiridye kümesinden, kapının bahçeye bakan yüzünün sağında kırk tane ve solunda kırk tane olmak üzere seksen tane; taç kapı yönünde ise sağda yirmi dört ve solda yirmi dört olmak üzere kırk sekiz tane ve böylece iç kapıda toplam yüz yirmi sekiz tane istiridye formu yer almaktadır. Burada dikkat çeken bir nokta Hazine Kapısı nın bir alt kademesi olan Đç Kapı da daha fazla istiridye formu kullanılmasıdır Mabeyni Hümayun Resmi Daire olarak da bilinen bu yapı yüksek bir bodrum üzerinde ve iki katlıdır. Buraya geniş mermer merdivenle ulaşılan bir sahanlıktan girilmektedir. Giriş kapısı özel olarak belirtilmemiş sahanlığın gerisinde kemerli sade bir yapıyla yetinilmiştir. Mabeyni Hümayun ortadakinde büyük bir merdivenin bulunduğu üç plan biriminden meydana gelmiştir. Girişteki ilk merkezi hol haç planlı bir hacimdir. Denize dik yerleştirilmiş bir dikdörtgen olan orta mekan dört doğrultuda yan mekanlarla 81
109 genişlemiştir. Her birine yerileştirilen ikişer kolon bunların orta mekanla ilişkisini belirlemektedir. Duvarlar kolonlarla bütünleşen açık ve net çizgileri olan plastır ve korniş öğeleriyle işlenmiştir. Sonuçta böylesine açık bir geometrik çizgileme mekanın barok özellikleriyle çelişmektedir. Plastırlarla bezenmiş duvar yüzeyleri düzdür. Köşelerdeki fayans şömineler ve üstteki kristal dolgu dışında yalnızca tavanda dekorasyon vardır. Buradaki dekorasyon dikdörtgen bir çerçeveleme içindedir. Göbek veya şeritler halinde yerleştirilmiş barok kıvrım dallar, kartuşlar, deniz kabukları vb. motiflerden oluşan bir bezemedir. Đçinde kristal merdivenin bulunduğu ikinci plan birimi, resmi dairenin çekirdeği durumdadır. Ancak zemin katta merdiven iki tarafta da duvar içine alınmış olduğundan ve binanın öbür kısımlarıyla bağlantı verandalı yan geçitlerle sağlandığından bu katta orta sofa yoktur. Üçüncü plan birimi, yine denize dik doğrultuda yerleştirilmiş bir merkez holü ile köşe odalardan oluşmaktadır. Hol oval planlıdır. Đkişer kolonla ayrılmış yan sahınlarda simetrik olarak bahçe ve deniz girişleri düzenlenmiştir. Burada yükseltilmiş bodrum üzerinde giriş katına ulaşmak üzere çift kollu eliptik birer merdiven vardır. 139 Süfera (Elçiler) Salonu Dolmabahçe Sarayının en görkemli salonlarından biridir. Birbirine dik iki eksen üzerinde açılan sahınlarla genişletilmiş merkezi planlı bir hacimdir. Salonun tavanı kare kasetler içinde barok kıvrım dallardan oluşan göbek, kartuş, rozetlerle bezlidir. Çerçeveler akant yaprağı, meandr, dolama, yumurta dizisi şeritleriyle yapılmış ve tümü altınla işlenmiştir. Süfera salonuna açılan köşe odalarında büyük bir lüks ve özenle bezenmiş ve döşenmiştir. Kırmızı salon olarak tanınmış olanı denize doğru uzanan dikdörtgen planlı bir hacimdir. Sultanın elçileri kabul etmesi için hazırlanmış olan salon kırmızı rengin ve altın işlemenin abartıldığı bir lüks ve gösterişi sergilemektedir. Ortası dikdörtgen ve çevresi karelerle bölümlenmiş olan tavanda kartuşların içinde natüralist çiçek resimleri vardır. Tavan akant yaprağının belirgin motif olarak kullanıldığı geniş bir takımıyla duvarlara bağlanmaktadır. Duvarlar ise boş alan bırakılmaksızın bezeme motifleri ve çiçeklerle süslenmiştir. Öbür köşe odasında da aynı lüks ve süsleme tutkusu görülmektedir. Bu odada bezeme ve çiçek resimlerine ek olarak duvarlara yanılsama tekniğinde perspektifli tül ve dantel perde resimleri 139 Afife Batur, a.g.e., s
110 yapılmış ve büyük boy aynalarla yoğun süsleme daha da çoğaltılmıştır. Her iki salon boyutları içinde düşünüldüğünde aşırı gelen bir süs yükü taşımaktadır. Bu katın büyük zenginlik ve gösterişli donanım taşıyan bir başka mekanı süfera salonu ile simetrik konumda olan Zülvecheyn (iki cepheli) Salonu dur. Bahçeye ve denize açılan yan mekanların eklenmesiyle denize dik doğrultuda gelişmiş bir salon olarak biçimlenmiştir. Zülvecheyn Salonu nun orta mekanı bir dikdörtgenin kenarlarının içbükeyleştirilmesiyle ovale dönüştürülmüştür. 140 Đstiridye Formu Mabeyni, Hümayun un hemen her odasında kullanılmıştır. Genellikle de odaların tavanlarında yer alan alçı süslemelerde, duvardan tavana kademeli geçiş yapan pahlanmış köşelerde, perdelerin alçı kornişlerinde, kapı sövelerinde, plastırlarda, çeşitli mobilyalarda ve aynalarda yer almıştır. Yazı odasındaki yan bölüm tavanında yer alan istiridye formu, bir kenarı daha uzun kare çerçevenin ortasına yerleştirilmiştir. Formun volütlerinin üzerinde realist üslupta çizilmiş üzüm, nar ve armut gibi çeşitli meyve resimleri yer almaktadır. Đstiridye formunun içbükey dilimleri bu meyvelerden çıkmaktadır. On bir içbükey dilim olarak tasarlanmış formda volütler, istiridyeyi çevreleyen C kıvrımlarından oluşturulmuştur. Formun üst tarafında bir palmet motifi istiridyeyi taçlandırmaktadır. Đstiridyenin çevresinde ise yine realist üslupta kıvrık dallardan oluşan formlar yer almaktadır. Bu formdan yazı odasında iki tane yer almaktadır. Mabeyni Hümayun un ikinci katına çıkılan kristal merdivenlerin bulunduğu kısım kompozit başlıklı sütunlarla genişletilmiştir. Bu sütunların üst kısımlarında yer alan konsolların üzerindeki kısa plastır düzeneğinde plastırları istiridye formları taçlandırır. Uçları akant yapraklarına dönüşen C kıvrımlar arasında yer alan istiridye formunun üstünde palmet motifi; alt sağ ve sol kısımlarında ise daha küçük boyutlarda ve dış kabuk istiridye motifleri yer almaktadır. Onbir dilimli olan istiridye formunun dilimleri kenarlardan ortaya doğru gidildikçe genişlemektedir. Alçı üzerine altın sarısı olarak boyanmış olan formun renkleri yer yer dökülmüştür. Fransız dekoratör Sechan ın tezyin ettiği bu geniş alınlıkta toplam on iki tane istiridye formu kullanılmıştır. 140 Afife Batur, a.g.e., s
111 Muayede (Bayramlaşma) Salonu Dolmabahçe Sarayı bir bütün olarak düşünüldüğünde, Muayede Salonu boyutları ve konumu ile yapının merkez öğesi konumundadır. 141 Dıştan dışa 25X37m boyutunda kareye yakın bir alt yapı üzerinde içeriden kubbeyle, dışarıdan çatıyla örtülü bir binadır. Taşıyıcı strüktür olarak dört ayağa oturan merkezi bir şeması vardır. Acak zeminde kareye yakın dikdörtgen bir orta mekan veren bir plan şeması kullanılmıştır. Böylece örtünün biçimi ve strüktürü ile alt yapısı birbirinden farklı şemalar düzeyinde kalmamış, mimari öğelerin biçim ve kullanılışı mekanın örgütlenmesi yüzeyin ele alınması ve dekorasyon anlayışına kadar uzanmış görünmektedir. 142 Giriş katı düzeyindeki plan, denize dik eksen üzerinde uzunlamasına dikdörtgen bir orta mekan ile iki yandaki çevre koridorları ve köşe odalarından oluşmaktadır. Dış duvarlar her kenarda beşer eşit parça elde etmek üzere bölünmüş yanlar çevre koridoruna ayrılarak ortada 3X6 modüllü bir alan elde edilmiştir. Bu orta mekan duvar tarafında, önlerinde birer kolon çifti bulunan taşıyıcılar ve aralarındaki nişlerle çevrilidir. Yanlarda çevre koridorundan dörtlü kolon gruplarıyla ayrılır. Orta mekanın sınırları bu kolonlar ve onları bağlayan kemerlerle üstte de galeri korkuluğu ile sonlanan korniş tarafından belirlenmiştir. Muayede Salonundaki dekorasyon, mimari öğelerin ve mekanın düzenlenmesinde görülen ve karşıtlarının etkisini kullanan anlayışa uygun olarak seçilmiş görünmektedir. Alt yapı kesiminde mimari öğelerin klasik biçimlerini değiştirmeyen yüzey bezemesi niteliğinde soyut bir süsleme kullanılmıştır. Bu altın varak işlemenin egemen olduğu ve kahverengi bej ile sarı- bej tonların eşlik ettiği az renkli ama çok zengin bir bezemedir. Stilize akant yaprakları yumurta ve meandır motifli şeritler kıvrım dallı küçük göbek motifleri, rozetler, bu bezemenin başlıca öğeleridir. Örtü kesiminin süslemesinde kıvrımdalar, C kıvrımları, kabuklar madalyonlar kullanılan başlıca süsleme motifleridir. Ancak gölge ve derinlik verilmiş, hacimlendirilmiş, renklendirilmiş, ve resimsi yapılmıştır. Natüralist çiçek demetleri, sarkıtma perdeler, şamdan ve vazolar katılmış, daha da önemlisi mimari perspektif 141 Demet Coşansel, a.g.e., s Afife Batur, a.g.e., s
112 süslemenin ana figürü olmuştur. Kubbe eteğinde, aralarına akant yaprakları yerleştirilmiş takoz dizilerinden bir korniş ve dantela görünümlü bir etek bezemesi vardır. Kubbe yüzeyi bir mimari figürü canlandıran dekorasyonla kaplanmıştır. 143 Muayede Salonu nda istiridye formu en belirgin şekliyle kompozit sütun başlıklarındaki iyonik volütlerin arasında yer alır. deniz kabukları iyice büyük tutulmuş ince damarlarla ve uçları kıvrılarak çiçek görünümü verilmiştir. Ayrıca istiridye formunun alt kısmı bir çiçek salkımıyla çevrilmiştir. 144 Yedi içbükey dilimden oluşan istiridye formunun iç bükey derinlikleri beyaz, dilimlerin ince kenar çizgileriyle birlikte çevresi altın yaldızlıdır. Her sütun başlığında dörder tane olan formdan Muayede Salonu nda 56 sütunun varolduğunu göz önüne alırsak toplam 224 tane istiridye formu bulunmaktadır. Muayede Salonu nun deniz tarafına açılan balkon sofasında karılıklı olarak yerleştirilmiş iki barok ayna yer almaktadır. Bu aynaların üst kısmını taçlandıran istiridye formu alçı üzerine altın sarısı olarak uygulanmıştır. Yirmi dokuz içbükey dilimden oluşan formun dilimleri oldukça incedir. Đşte bu iç bükey dilimler formun merkezine doğru inerken yükselerek, istiridye volütünün seviyesine ulaşır. Ayrıca dilimlerin orta yerlerinde bir kademelenme daha oluşmuştur. Formun volüt kıvrımları da küçük tutulmuştur. Đstiridyenin volütlerinin orta yerinden aşağıya doğru küçülerek inen üç tane inci dizisi yer alır. Formun altında ve formdan bağımsız olarak devam eden, belirgin çizgileri olan ayrı bir volüt daha bulunur. Bu volütün uçları ise sağda ve solda akant yapraklarıyla birleşmektedir Haremi Hümayun Haremi Hümayun denize dik doğrultuda yerleştirilmiş ve sarayla L biçiminde birleşen bir kitledir. Haremin sade ve rasyonel bir planı vardır. Büyük ortak mekanlar ve kapalı özel daireler isteyen program, net bir biçimde uygulanmıştır. Ortak mekanlar ortaya alınıp birbirine çift koridorlarla bağlanmış aralarına servis ve aydınlık hacimleri yerleştirilmiştir. Kapalı ve kendi içinde bağlantılı, bir tür dubleks daire veya 143 Afife Batur, a.g.e., s Pars Tuğlacı, a.g.e., s
113 süit niteliğinde düzenlenen özel daireler yanlara alınmıştır. Hususi Daire bölümünde altlı üslü beşer tane büyük orta salon vardır. Üçüncü yalı kapısının karşısından valide sultana ait bölümde giriş holü, deniz ve bahçe tarafında birer büyük oval merdivenin yer aldığı bir hacimdir. harem Taşlığı olarak adlandırılan bu holün güney tarafında büyük harem merdiveni bulunmaktadır. Sarayın hünkar dairesi bölümündeki iki büyük salon, dekorasyonlarının hakim renginden ötürü Mavi Salon ve Pembe Salon olarak anılmaktadır. Haremi Hümayun un tören mekanı sultanın ailesiyle özel günlerde toplandığı yer olan Mavi Salon lüksü ve dekorasyonu ile Süfera Salonu nun benzeridir. Tavandaki kare ve dikdörtgen çerçeveleme içine manzara resimleri yapılmıştır. Salon denize ve bahçeye açılan eyvan görünümlü çıkmalarla genişlemiştir. Pembe Salon sarayın öteki salonlarından farklı olarak kapalı ve tak bir mekandan ibarettir. Harem kanadının orta mekanları, binanın ekseni üzerine dizilmiş, birbirine bağlı dikdörtgen salonlardır. Karşılıklı büyük merdivenlerle ayrıca genişletilmiştir. Tümünün köşeleri toksan başlıklı düz gövdeli yassı plastırlarla belirtilmiştir. Tavanlarda geometrik çerçeveleme yapılmış, gölgeli kıvrım dallardan oluşan zemin bezemesi üstüne kartuşlar içinde çiçek resimleri işlenmiştir. 145 Haremi Hümayun da istiridye formu ilk olarak binek salonunun duvarlarını süsleyen aynalarda karşımıza çıkar. Zeytin dallarının simetrik olarak uzandığı bir aynanın kenar frizinde yer alan istiridye formu çevresinde bulunan diğer süslemelerden bağımsız olarak işlenmiştir. Burada istiridye formunun iç kabuğu değil de (Saltanat Kapısı nın sütun başlıklarındaki, istiridye formlarında olduğu gibi ) dış kabuk uygulaması yer alır. On bir dış bükey dilimden oluşan formun dilimleri kenardan ortaya doğru gidildikçe genişlemektedir. Formun volütleri ise içe doğru kıvrılmıştır. Altın sarısı renginde olan form bulunduğu yerdeki tek deniz motifidir. Bu dış kabuk formundan bir aynada dürt tane olmak üzere dürt aynada toplam on altı tane bulunmaktadır. Haremi Hümayun un önemli salonlarından mavi salonun tavanında bordo zemin üzerine beyaz alçı kabartma olarak işlenen istiridye formları, içerisinde realist çiçek demetinin yer aldığı yuvarlak bir panonun iki ucunda yer alır. Alçı kabartma 145 Afife Batur, a.g.e., s
114 olarak işlenmiş formun çevresi yine aynı teknikle yapılmış kıvrıkdal ve benzeri bitkisel motiflerle bezenmiştir. Đstiridyenin dilimlerinin üzerinde bir palmet motifi bulunur. Đç bükey dilimlerin, uç kısımları belirgin olsa da merkeze doğru inildikçe netlik kaybolur. Simetrik olarak açılan formun karşılığının yanı sıra tavan çerçevesinin de simetrik olduğu göz önüne alınırsa bu formdan burada toplam dört tane kullanılmıştır. Büyük salonun yan bölümünde de kullanılan istiridye formu, odanın duvarlarından tavana kademeli geçişi sağlayan kavisli köşe silmelerindeki, iki kenarı iç bükey olan üçgen çerçevelerin içerisinde yer alır. Form burada kahverengi zemin üzerine açık mavi boya olarak uygulanmıştır. Đstiridyenin dilimleri uçlara yakın genişlemektedir ve nihayetinde düzleşir. Formda kullanılan mavi renk merkezde daha koyu iken uçlara yakın dilimlerde açık maviye dönüşür. Yukarıya doğru açılmış bir istiridyeyi andıran formun volütleri kıvrımsızdır. Đstiridyenin çevresinde yer alan kıvrıkdallar istiridyenin volütleriyle bir bağlantı kurar. Çevresindeki tonlardan daha parlak olduğu için ilk göze batan form olan buradaki istiridyeden bu odanın tavanında yirmi tane kullanılmıştır. Valide Sultan Odası nın giriş kapısının üst kısmında kıvrık dallar türlü çiçekler ve barok kıvrımlardan oluşmuş çerçeveli bir ayna yer almaktadır. Bu aynayı barok süslemelerden yalnızca istiridye formu taçlandırmaktadır. On üç dilimden oluşan formun dilimleri birbirinden farklıdır. Bu formun yedi diliminin içinde inci dizisi bulunur. Ayrıca incili her dilimin içerisindeki inci sayısı da yedidir. Böylece adeta form içerisinde yedi ile oluşmuş bir denge söz konusudur. Diğer altı dilim ise boş bırakılmıştır ve iç bükey kavisleri yüzeyseldir. Formun volütleri, plastik barok süslemelerle birleşmektedir. Ayrıca volütlerin uzandıkları noktada bir askı çelenk aynanın üzerine taşacak şekilde sarkar. Bu durum ayna üzerinde kullanılan istiridye formunun daha belirgin hale gelmesine yol açmıştır. Volüt kıvrımlarının arasında palmeti andırır bir yaprak motifi yer almaktadır. Buradaki uygulamada istiridye formu, dilimlerindeki inci dizisiyle farklı bir türe örnek teşkil etmektedir. Yine Vali Sultan.odasının kapısında, açık yeşil zemin üzerine altın sarısı olarak işlenmiş ve barok kompozisyonun ortasında yer alan istiridye formu, bir yarım daire kuşağın içerisine yerleştirilmiştir. Formu, akant yapraklarının yanı sıra türlü yemiş yaprakları 87
115 çevrelemiştir. Đstiridye dilimlerinde içbükey derinlik yoktur. Fakat dilimlerin kenar çizgileri normalden daha fazla belirginleştirilmiştir. Nitekim bu kenar çizgileri dairevi bir şekilde dolanarak devam eder ve düz olarak merkeze ulaşır. Böylece kenar çizgileri formun dilimlerini birbirine bağlar. Bu yönüyle buradaki form, istiridye formları içerisinde farklı bir tür oluşturur. Ayrıca içe doğru kıvrılan istiridye volütlerini akant yapraklarıyla birleşmektedir. Bu istiridye formundan kapının sağ ve sol kanadında birer tane olmak üzere toplam iki tane kullanılmıştır. Ayrıca bu odanın dekoratif tavanında, karışık rokay süs kompozisyonunun içerisinde yer alan istiridye formu tavan köşesine doğru açılmıştır. Dokuz içbükey dilimden oluşan formun kenar çizgileri dilimlerden daha uzundur. Formun iç bükey dilimlerinin uçları keskindir Kıvrıkdalların ve kalın barok çizgilerin arasında kalan volütleri ise içe doğru kıvrılmıştır. Bu haliyle istiridye formu rokay kompozisyon içerisinde bağımsız bir görünüm arz eder. Đstiridye formu, çevresindeki renklerle uyum içerisinde ve alçı üzerine altın varakla tezyin edilmiştir. Tavanın her köşesinde birer tane olmak üzere toplam dört tane istiridye formu yer almaktadır. Đkinci kattaki hizmetli odasının tavanında yer alan istiridye formu pembe zemin üzerine beyaz alçı kabartma uygulaması şeklindedir. Form dikdörtgen bir çerçevenin göbeğindeki barok kompozisyonun iki ucunda yer almaktadır. Çeşitli renkli çiçekler kıvrıkdallar ve benzeri motiflerin birleştiği istiridye volütleri stilize bitki motiflerine benzemektedir. Đstiridyenin tam orta yerinde inciyi andıran renkli bir taç yerleştirilmiştir. Geniş akant yapraklarına benzeyen istiridye dilimlerinde içbükey derinlik yoktur. Formun dilimleri dokuz yüzeysel dilimden oluşmaktadır. Sarı salonun yan odasında dikdörtgen bir tavanın kenar süslerinde yer alan Đstiridye Formu açık yeşil zemin üzerine krem rengi alçı kabartma olarak uygulanmıştır. Natürel çiçeklerin ve kıvrık dalların arasında yer alan form, yuvarlak bir silmenin içerisine yerleştirilmiştir. Çevresinden bağımsız olarak tasarlanmış olan formun dilimlerinin uçlarındaki belirginlik merkeze doğru gidildikçe kaybolur. Đstiridyenin volütleri içe doğru kıvrılmıştır ve çevresindeki motiflerle her hangi bir bağlantı kurmaz. Bu formdan bu açık yeşil tavanda toplam sekiz tane vardır. 88
116 Harem dairesinde yer alan Çinili Hamam daki kurnaların aynalarını barok kompozisyonlar süslemektedir. Nitekim çinili hamamın sağ kısmındaki tuvalet lavabosunun ayasında Marmara mermerinden yapılmış bu plastik süs kompozisyonunun içerisindeki en belirgin motif Đstiridye formudur. Kurna aynasının üst kısmına yakın bir yerde diğer formlardan ayrı duran istiridye formu dokuz içbükey dilimden oluşmaktadır. Đç bükey dilimlerin uçları ise düzdür. Dilimlerin arasındaki keskin kenar çizgileri forma netlik kazandırmıştır. Đstiridyenin yukarıya doğru kıvrılmış volütleri sağda ve solda akantus yapraklarıyla birleşmektedir. Sarayın ana binalarının dışındaki diğer yapılarda da istiridye formu kullanılmıştır. Nitekim has bahçede yer alan Kuğulu Havuz daki fıskiyenin dökümden yapılmış kaidesinde aşağıya doğru açılmış bir istiridye formu yer alır. Ancak buradaki formda farklı bir uygulama yoluna gidilmiştir. Formun gövdesi çift kabuk şeklindedir ve alttaki kabuk üsttekinden daha uzun olduğundan aşağıya doğru uzanmaktadır. Đstiridyenin alttaki ve üstteki dilimleri birinin aynısıdır. Đçbükey ve dışbükey kavilerden oluşmuş plastik dilimlerin köşeleri düzdür. Dokuz içbükey ve on dışbükey dilimden oluşan form döküm kaidedeki en belirgin plastik motiftir. Đstiridyenin volüt kıvrımları helezonik bir şekilde içe doğru kıvrılmıştır. Formun merkezinden yukarıya doğru akant yapraklarının oluşturduğu bir meşale uzanır. Üç yüzlü kuğulu fıskiyenin her yüzünde istiridye formundan birer tane ve toplam üç tane bulunmaktadır. Bir diğer saray yapısı olan camlı köşkün ikinci kata çıkıştaki merdivenli holün tavanının barok süslemeleri arasında yer alan stilize istiridye formunda dilimler bir yaprak gibi birbirinden ayrı tutulmuştur. Dilimlerin arasındaki ince çizgiler birbirleriyle bitişmez. Formun volütlerinde ise kıvrım olmayıp palmet motifini andırmaktadır. Alçıdan yapılan bir tavan yüzeyi süslemesi olmasına rağmen; üç boyutlu içbükey derinlik izlenimi başarıyla kazandırılmıştır. merdivenli holün tavanındaki barok kompozisyonda bu istiridye formundan dört tane bir panoda ve dört tane diğerinde olmak üzere toplam sekiz tane form bulunmaktadır. Yine camlı köşkün büyük salonunda tavan köşesinde yer alan kartal figürlü plastik kompozisyonunda iki yanında istiridye formuna rastlanır. Camlı köşkün sarayın dışına taşan kompozit sütunlu cumbasında da istiridye formu yüzey süslemeleriyle 89
117 birlikte kullanılmıştır. Düşey dikdörtgen pano şeklinde işlenen barok motifler arasında yer alan istiridye formu aşağıya doğru açılmış gerçek bir istiridyedir. Buradaki formdan cumbanın yüzeyinde dört tane yer almaktadır. 90
118 KÜÇÜKSU KASRI Katalog No: 6.13 Fotoğraf : Çizim:36-44 Konumu : Boğazın Anadolu yakasında, Beykoz yolunda küçük su deresinin ağzında lebiderya olarak yapılmıştır. 146 Yapılış Tarihi : 1857 yılında hizmete girdi 147 Yaptıran Mimarı : Sultan Abdülmecit : Nigoğos Balyan Hemen her yerinde mermerin kullanıldığı kasır, bir bodrum üzerinde yükselen iki kattan meydana gelir. Her iki katta da sofaya açılan birer giriş salonu ile dörder oda bulunur. Dış görünüşü çok sade bulan Sultan Abdülaziz, kasrın cephelerini kabartma süslerle donattırdı. Bahçeyi çeviren parmaklık ve bahçe kapıları da aynı şekilde süslenmiştir. 15x27m lik bir alan üzerine kagir olarak yapılmış olan kasrın bodrum katı kiler, mutfak ve hizmetçilere ayrılmış, diğer katlarsa bir orta mekana açılmaktadır. Türk ev tipini yansıtan yapı genellikle dinlenme ve av amaçlı olarak kullanılan bir biniş kasrı niteliğindedir. Devlete ait diğer saray yapılarının tersine yüksek duvarlarla değil, dört yönde kapısı olan ve döküm tekniği ile yapılmış zarif demir parmaklıklarla çevrilmiştir. Küçük fakat oldukça zengin bir şekilde süslenmiş olan Küçüksu Kasrı özellikle, süslemeleri mimariyi iyice örtecek şekilde tasarlanmıştır. Cephelerin hareketliliği açısından çok zengin barok hatlara sahiptir. Ön cephede kapının bulunduğu orta bölüm iki yandan dışarı taşan, genel hatları ile dışbükeylik kazanan kanatlara sarılmıştır. Yan cephelerde katlara balkonlar yerleştirilerek hareketlendirilmiştir. En 146 Göksu Kasrı da denir. Bkz. Pars Tuğlacı, Osmanlı Mimarlığında Batılılaşma Dönemi ve Balyan Ailesi, Đnkılap ve Aka Kitabevleri, Đstanbul, 1981, s Türkan Đnce, Milli Saraylar, TBMM Vakfı Adına (Tarih ve Yer Belirtilmemiş), s
119 hareketli olan deniz cephesinde, orta kısımda girişin bulunduğu duvar parçasının üst katı destekleyen sütunların gerisine çekilmiş olması ile bu hareketlilik artmakta ve daha olgun bir uygulama ortaya konmaktadır. 148 Köşkün dışı mimari süsleme olarak oldukça ağır sayılabilecek bir süsleme ile her cephede örtülmüştür. En büyük ağırlığı da deniz cephesi taşımaktadır. Genellikle pencere çevrelerinde yoğunlaşan süsleme motifleri ön cephede nişler, istiridye kabukları, girlantlar rozetler vazolarla zenginleştirilmiştir. Bu zengin süsleme yan cephelerde pencerelerin çevrelerine inmekte arka cephede ise daha da sadeleşmektedir. Kasrın eski fotoğraflarından çatıyı çevreleyen parmaklıklı kornişe yer yer taş oyma vazolar konmuş olduğunu ve böylece dış süslemenin eskiden daha zengin olduğu görülür. Daha alçak olan zemin kat girişleri Ihlamur Kasrı nda olduğu gibi iki yan cephedeki balkonlarla gizlenmiştir. 149 Küçüksu kasrı nda istiridye formu işlemeli döküm kapılardan itibaren, hemen hemen bütün yapıda kullanılmıştır. Özellikle Küçüksu Kasrı nın denize bakan cephesinde, çift kollu inen mermer merdivenler arasında kalan geniş boşluğa, istiridye şeklinde bir havuz yapılmıştır. Beyaz ve gri damarlı Marmara mermerlerinin karışık olarak kullanıldığı istiridye şeklindeki havuzun içerisine, yine istiridye kabuğu şeklinde yapılmış ve fıskiye görevini gören bir tekne yer almaktadır. Đstiridye şeklindeki havuzun zemini düzdür ve geniş plakalar şeklinde mermer döşenmiştir. Zeminde ayrıca her hangi bir süs motifi yer almaz. Merdiven duvarından itibaren, adeta istiridyenin volüt kıvrımlarını oluştururcasına, simetrik bir şekilde kıvrılarak genişleyen havuzun kenarlarında deniz kabuğunun iç bükey ve dış bükey kavislerini oluşturan dilimler yer alır. 67 dışbükey istiridye diliminin çevrelediği havuzun içi dış kısmındaki yapay seviyeden daha alçaktır. Đstiridye dilimlerinin uçlarında yer alan derin çizgiler formun çift kat yapıldığı izlenimi vermektedir. Đstiridye havuzun dış yüzeyini akantus yaprakları çevrelemektedir. Yukarı doğru açılmış akantus 148 Pars Tuğlacı, Osmanlı Mimarlığında Batılılaşma Dönemi ve Balyan Ailesi, Đnkılap ve Aka Kitabevleri, Đstanbul, 1981, s Pars Tuğlacı, a.g.e.,
120 yapraklarının yalnızca uç kısımlarının resmedilmiş olması bu formun başlangıcının zeminde daha aşağıda olduğu izlenimini vermektedir. Duvara doğru yaklaşırken iki taraftan da daralan formun volütleri yoktur. Bu havuzdaki istiridye formu uygulaması şimdiye kadar rastlanılan formlar arasındaki nadir uygulamalardan biridir. Suyun, yumuşatılarak, geniş ve ince kıvrımlar şeklinde havuza akışını sağlamak için oluşturulmuş istiridye biçimindeki fıskiye, bir musluk teknesine benzemektedir. Bu teknenin, yuvarlak ve süslemesiz olan kaidesinin hemen üzerinde geniş ve kıvrımlı yapraklar, farklı boyutlardaki volüt kıvrımları; teknenin alt kısmına kadar olan yüksekliğini bezemektedir. Yine teknenin içbükey yivlerinin karşılığı olan alt kısım, merkezden dışa doğru genişleyerek açılan akantus yapraklarıyla süslenmiştir. Köklerini teknenin içinden alan daha ince yapılı diğer bir yaprak formu teknenin kenarlardan taşmaktadır. On altı dış bükey dilimden oluşan istiridye teknede, dilimleri oluşturan dış bükey oval kalınlıklar aşağıdan yukarıya doğru; teknenin içinden dışına doğru genişleyerek ve yükselerek uzanmaktadır. Dilimlerin uçlarında ince çizgilerin kestiği oval bir derinlik oluşmuştur. Duvardan tekneye süzülerek akarcasına uzanan akantus yaprakları arasında zıt yönlere kıvrılmış, iki volüt yer almaktadır. Bu kıvrımlı volütlerin istiridye teknenin volütleri olduğu düşünülürse deniz kabuğu motifinin bütün özellikleri burada uygulanmış olacaktır. Đstiridye yivlerin dekore ettiği bu teknenin benzerlerinden kasrın banyosunda, ve Bayezit Sahaflar Çarşısındaki Çeşme de bulunmaktadır. Đstiridye formu şeklindeki teknenin hemen üzerinde, akantus yapraklarının kıvrılarak yükseldiği, türlü yemişlerin, gül demetlerinin ve ayrıca bir kuğunun, bir yemişi alırken resmedildiği ve buna benzer zarifçe işlenmiş bir çok plastik formun oluşturduğu barok kompozisyon yer almaktadır. Bu kompozisyonun orta yerinde akant yapraklarının arasında bir istiridye formu adeta barok panoyu taçlamaktadır. On beş içbükey dilimden oluşan istiridye formunun dilimleri yüzeyseldir. Formun kenarlarında çift kabuk izlenimi veren ince bir çizgi bulunur. Dilimlerin sırasıyla alçalıp yükselerek dizilmesi forma bir derinlik izlenimi kazandırmaktadır. Böylece yüzeysel olan iç bükey kavislerin derinlikleri arttırılmaktadır. Đstiridye formunun volütünün üzerinde yer alan ince çizgiler formun dış kabuğu hakkında ipuçları vermektedir. Volüt kıvrımlarının içe 93
121 doğru kıvrıldığı formun alt tarafında, simetrik uzanan ve akantus yapraklarının kökünü oluşturan ayrı bir volüt yer almaktadır. Yine benzer özelliklere sahip bir volütün C kıvrımlarla bağlanarak istiridye formunu üstten çevreler. Böylece istiridye formu barok panonun merkezinde diğer formlardan bağımsız olarak yer alır. Đstiridye havuzun üst tarafında, balkon korkuluğu olarak yapılmış mermer duvarın orta yerinde istiridye formu bulunmaktadır. Formun sağ ve sol kısımlarından akantus yaprakları kıvrılarak uzanır. En altta askı çelenk ve onun üzerinde, işlemesiz daire silmelerin çevrelediği beyzi madalyon; en üstte ise istiridye formu bu süs kompozisyonunu taçlamaktadır. Yedi dilimden oluşan formun dilimlerinde iç bükey derinlik yoktur. Bunun yerine dilimlerin arasındaki kenar çizgileri yükselerek hem bir derinlik oluşturmakta; hem de dilimleri birbirinden ayırmaktadır. Formun yüzeysel dilimlerinin uçlarında iki sıra yerleştirilmiş, üstteki daha küçük olan inci dizisi yer alır. Ancak sağdan birinci dilimde ve en ortadaki dilimde inci yoktur. Buradaki inciler zamanla düşmüş olmalıdır. Sol taraftaki dilimlerde ise ikişer tane olan inci dizisi hala eksiksiz olarak durmaktadır. Ayrıca formun volüt kıvrımlarının orta yerinde de bir inci tanesi bulunaktadır. Volütlerden aşağıya doğru sarkan akantus yaprağı üç parçaya bölünerek beyzi madalyonun üzerine sarkarak sonlanır. Beyaz mermerden yapılmış uçları incili bu formdan Dolmabahçe Saat Kulesi nde de bulunmaktadır. Küçüksu Kasrı na daha çok deniz yoluyla gelindiği için, kasrın denize bakan cephesi Abdülaziz zamanında yeniden düzenlenerek, yoğun barok motiflerin ağırlık kazandığı geniş süs kompozisyonlarıyla kaplanmıştır. Bu plastik kompozisyonların en göze çarpan formları askı çelenkler, çiçekli vazolar, akant yaprakları, ve istiridye formlarıdır. Nitekim deniz tarafındaki cephenin oval kısımlarının sağında ve solunda nişler içerisine yerleştirilmiş çiçekli vazolar yer alır. Đşte bu çiçekli vazoların yerleştirildiği nişlerin kavsaralarındaki iç bükey derinlikleri istiridye formları bezemektedir. Dilimlerinin oldukça derin tutulduğu istiridye formları alttaki çiçekli vazodan bağımsızdır. Dokuz dilimden oluşan form yukarıya doğru açılmış bir deniz kabuğunu temsil etmektedir. Formun dilimleri, merkezden dışa doğru açılırken genişlemekte ve uçlara yakın tekrar kavislenerek kavsaranın yarım daire köşelerine yönelmektedir. Dilimlerin aralarını bölen çizgiler çok yüzeysel tutulmuş ve hatta iç 94
122 bükey derinlik içerisinde göze batmayacak şekilde inceltilmiştir. Formun volüt kıvrımları helezonik daireler çizerek içe doğru kıvrılır. Aynı formun, aşağıya doğru açılır vaziyette olanı ikinci katta yer alan nişin kavsarasını süslemiştir. Niş kavsaralarını süsleyen geniş yapraklı bu formdan, deniz tarafındaki cephenin alt katında dört ve üst katında dört olmak üzere toplam sekiz tane yer almaktadır. Yine deniz tarafındaki cephede ve birinci kattaki nişlerin üzerinde, askı çelenler arasına işlenmiş, nişlerdeki formlardan daha yüzeysel bir istiridye motifi bulunmaktadır. 15 dilimden oluşan buradaki istiridye formunun dilimleri, kenar çizgilerinin kalınlaştırılmasıyla meydana gelmiştir. Bu nedenle dilimler iç bükey özelliklerini kaybetmişlerdir. Formun dış kenarları, çift kabuk izlenimi veren ince bir hatla kesilmiştir. Ayrıca form bir kenarından diğerine kadar sırayla, aşağı yukarı keskin çıkıntılar yaparak kademeleşmiştir. Böylece bazı dilimlerin diğerlerinden daha uzun görünmesi sağlanmıştır. Formun alttan içe doğru kıvrılan volütü ise hemen altındaki, üzerinde inci dizisi bulunan akantus yaprağıyla her hangi bir bağlantı yapmaz. Nişlerdeki istiridye formlarına nispeten, alan derinliği daha yüzeysel olan bu plastik formdan kasrın yalızca deniz tarafındaki cephesinin birinci katında bulunmaktadır ve toplam dört tanedir. Kasrın birinci kat pencere üzerlerinde yer alan alınlıklarda açılmış saçak boşluğunda süsleme unsuru olarak akantus yapraklarıyla beraber istiridye formu da kullanılmıştır. Buradaki istiridye formunun sağından ve solundan tek dal olarak çıkan akant yaprakları, pencere üzerine doğru uzanır. Yapraklarla uyum içerisinde olan form da pencereye doğru açılmıştır. Yedi iç bükey ve altı dış bükey dilimden oluşan formun dilimleri arasında sınırlayıcı bir çizgi yer almaz. Ayrıca dilimler merkezden dışa doğru açıldıkça genişlemektedir. Đstiridyenin volüt kıvrımları formun merkezinin aksi yöne doğru kıvrılmaktadır. Volütün orta yerinde keskin çizgilere sahip bir bilezik halkası bulunmaktadır. Pencere üzerlerindeki alınlıklarda yer alan bu formdan, deniz cephesinin yanı sıra, balkonlu yan cephelerde de bulunmaktadır. Fransız Rokoko sanatının izlerini taşıyan Küçüksu Kasrı nın iç kısmında bir çok yerde istiridye formuna rastlamak mümkün. Kasrın ikinci katında bulunan büyük salonun kapı köşelerini süsleyen formlardan biri de istiridyedir. Palmet ve 95
123 kıvrıkdallardan oluşan kapı frizinin üst kısmına yakın bir yerde yer alan istiridye formu altın yaldızla süslenmiştir. Üstünde akantus yaprağının uzandığı form, aşağı doğru açılmış gerçek bir deniz kabuğudur. Formun dilimlerindeki iç bükey derinlik yüzeyseldir. Bunun yerine deniz kabuğunun içi ince çizgilerle taranmıştır. Ancak formun kenarlarında yer alan kıvrımlar yüzeysel dilimlerin derinlik kazanmasını sağlamıştır. Đçe doğru kıvrılan formun volütleri her hangi bir motifle bağlantı kurmaz. Kasrın misafir yatak odasında rokay süslemelerin çevrelediği çift kapılı bir gardırop bulunmaktadır. Bu gardırobun her iki kapağının da alt kısımlarında süsleme motifi olarak istiridye formu kullanılmıştır. Etrafını farklı boyuttaki yaprak motiflerinin çevrelediği üst üste konmuş ve aynı yöne açılmış çift deniz kabuğu şeklindedir. her iki formun da dilimlerinde iç bükey derinlik yer almaz. Özellikle üstteki istiridye kabuğun içerisine ince uzun çizgiler işlenerek orta kısmı bombeli bir görünüm verilmiştir ve dokuz dilimden oluşmaktadır. Alttaki büyük formun dilimleri ise kesik yatay çizgilerle taranmıştır. On bir dilimden oluşur. Her iki form da tek katlı bir volüt çifti ile bağlanmaktadır. Ayrıca bu volütün kıvrımları oldukça yalın bırakılmıştır. Padişahın çalışma odasında yer alan şömine siperliği altın yaldızlıdır ve rokay süslemelerle kaplıdır. Bu rokay formların içerisinde en belirgin olanı, şömine siperliğinin alt tarafına yakın bir yerde bulunan istiridye formudur. Dış kabuk olarak yer almış istiridye formunun dilimlerinde iç bükey derinlik ince hatlarla yüzeysel olarak çizilmiştir. Formun volütlerinden itibaren orta yerine doğru yükselen ve yükseldikçe küçülen inci dizisi yer alır. Volüt kıvrımları neredeyse siperin alt kısmına uzanmaktadır. Form genel anlamda bir içbükey oluşturarak şömine siperliğine yapışmış gibidir. Küçüksu Kasrı nda istiridye formu kullanımı genel olarak ele alındığında: girişten itibaren döküm kapılarda, bahçedeki havuzda, kasrın deniz tarafındaki cephesinin nişlerinde ve pencere üstlerinde, yan cephelerde, iç mekanlardaki tavanlarda ve tavan köşelerinde, kapı sövelerinde, aynalarda ve diğer mobilyalarda bazen tek başına, bazen de diğer formlarla beraber olarak kullanılmıştır. Malzeme ise yoğun olarak kullanılan mermer ve taşın yanı sıra ahşap ve alçıda kullanılmıştır. 96
124 BÂLÂ KÜLLĐYESĐ Katalog No: 6.14 Fotoğraf : Çizim: 54,55 Konumu : Đstanbul, Fatih, Silivrikapı da Silivrikapı Đlköğretim Okulunun yanındadır. Yapılış Tarihi : Đlk defa 865 / de yapılmış; daha sonra 1279 / 1862 de genişletilmiş ve 1313 / 1897 de yeniden yapılmıştır. 150 Yaptıran Mimarı : Đstanbul un Fethine katılmış, ni mel ceyş ten ve bölükât-ı erbaa mensuplarından Topçubaşı Bala Süleyman Ağa tarafından yılları arasında yaptırılmıştır. 151 Zamanla harap olunca Sultan Abdülaziz devrinde Sâzikâr Kalfa ismindeki saraylı tarafından imar ve tezyin edilmiştir deki zelzelede harap olan mescit ve türbe II. Mahmut un kızı Adile Sultan tarafından yıktırılarak genişletilmiş ve tamamen yeniden inşa edilmiştir. Daha sonra Sultan Abdülmecid in, IV. Kadını Perestu Kadın tarafından dört odalı bir müştemilat ile sebil, çeşme, muvakkithane ve abdest muslukları ilave olunmuştur. 152 : Bilinmiyor. Bala Külliyesi, zaman içerisinde bir tarikat külliyesi niteliği kazanmış olan yapı topluluğu, dik açı ile kesişen iki sokağın sınırladığı parsele yerleştirilmiştir. Bala Tekkesi Sokağı nın güneyinde tekkenin en önemli bölümlerini oluşturan ( cami, tevhidhane, türbe ve harem) ana bina yer almakta, birbirleriyle bağlantılı olan bu bölümlerden türbe, sokakların kavşağında, cami-tevhidhane bunun güneyinde günümüzde mevcut olmayan harem kanadı ise doğuda bulunmaktadır. Günümüze 150 Muhiddin Hattatoğlu, Đstanbul Silivrikapı da Topçubaşı Süleyman Ağa Mimari Manzumesi, Vakıflar Dergisi, IV/1958, s M. Baha Tanman, Bala Külliyesi, TDV Đslam Ansiklopedisi, C.4, Đstanbul 1991, s Muhiddin Hattatoğlu, a.g.e., s
125 intikal eden bu yapılardan en dikkat çekeni; Tekke Maslağı Sokağı nın batı kenarı boyunca uzanan sebil-muvakkithane-çeşme-şadırvan grubudur. 153 Sekizgen prizma biçiminde bir gövde ile bunu örten bir kubbeden oluşan camitevhidhane, türbeden çok daha yüksek tutulmuş, yapının dış görünümüne egemen kılınmıştır. Girişin karşısındaki kenarda mihrap, diğer altı kenarda birer büyük pencere ile birer yuvarlak tepe penceresi yer almaktadır. Girişin hemen sağındaki pencere türbeye açılmakta ve bu iki mekan arasında, tarikat yapılarına özgün bir bağlantı kurmaktadır. Büyük pencereler Hint-Đslam mimarisinde görülen kaş kemerlerle taçlandırılmıştır. Ayrıca cephelerdeki köşelerde ikişer plastr ile birer kasnak penceresi vardır. 154 Caminin giriş kapısının üzerinde celi talik hatla yazılmış bir kitabe yer almaktadır. Đki ayrı bölümden ve dokuzar mısradan müteşekkil kitabenin ortasında, zeytin dallarıyla çevrelenmiş tuğra madalyonu bulunur. Kitabenin tarih beyti ise şöyledir:...fatih in topçu başısı bali ağa mescidlerin kıldı tevfikı ilahi zikre dergahı bisselam Sazikar Kalfa... sene 1279 /1862 Ayrıca caminin mihrabının üzerinde Kullema dahele ve iki tarafta tuğra şeklinde Besmele yazıları olup bu eserler Hattat Şefik Bey indir. Minberin mukabilinde duvarda asılı duran Hilye-ı Şerif levhası 1,40x2,60 ebadında olup Hattat (Ressam) Hasan Rıza Efendi nin 1305 hicri tarihli muhteşem bir sanat eseridir... Mihrap üstündeki (ikinci yazı) 1285 tarihli yazı Şefik Efendi ye ve Đzzet Efendi ye ait Cihar yari Güzin Levhaları cidden güzel eserlerdir. Caminin pencereleri ile, baklavalı çıtalarla müzeyyen geniş ahşap saçak arasında bulunan Ayet-el Kürsi yazılı kuşak, gerek hat, gerek istif bakımından Hattat Faik Efendi nin bir sanat bediasıdır M. Baha Tanman, Bala Külliyesi, Dünden Bu Güne Đstanbul Ansiklopedisi, Kültür Bakanlığı ve Tarih vakfı Yurt Yayınları Ortak Yayını, C.3 Đstanbul, 1994, s M. Baha Tanman, a.g.e., s Muhiddin Hattatoğlu, a.g.e., s
126 Bunların dışında sebilin üzerinde ve tekkenin dış yüzeyine bitişik çeşmede de birer kitabe yer almaktadır. Sebilin istifli celi sülüs kitabesi 1309/ tarihini; tekkenin duvarındaki çeşmenin kitabesi ise 1313/ tarihini göstermektedir. Geç devir Osmanlı eklektizmini yansıtan mimari dekorasyon; caminin kitabesinde, mihrap, minber, sebil ve çeşmede yoğunlaşmıştır. Girişi taçlandıran kitabenin üzerinde üzüm asmaları, akant yaprakları, istiridye kabuğu, volüt ve rozet gibi motiflerin yanı sıra beyzi bir madalyon içinde maşallah ibaresinin yer aldığı kabartma bir tepelik bulunur. 158 Barok- ampir üslupta 159 ve bütünüyle beyaz mermerden yontulmuş mihrabın 160 üzerinde, palmeti andıran stilize istiridye formuyla birilikte S ve C kıvrımları, natüralist görünüşlü çiçek demetleri, girlant ve içerisi çiçek dolu vazolar yer alır. Ayet panosunun iki yanında, pilastırlar üzerine altın yaldızlı plastik kartuşlar işlenmiştir. Bunun altında antik tapınakların saçaklık kısımları izlenimini veren profil bulunur. Kornişin altında sağlı sollu uzanan palmet motifi ve bunun da altında inci dizisi fark edilir. 161 Đstiridye kabuğu motifi mihrap nişini tamamen dolgulamıştır. Açıldığı zaman, üç gün üç gece halka şerbet dağıtılan sebil 162 ve birlikte tasarlanan tek yüzlü duvar çeşmesi 163 barok üsluptadır. Son derece ince bir işçilik sergileyen çeşmenin, S kıvrımları, pilastırlar, bileşik kemerler ve kıvrımlı dallarla zengin bir şekilde süslenmiş cephesinde, çoğu sökülmüş olan renkli taş kakma motiflerin yuvaları göze çarpar. Sonradan buraya yerleştirildiği anlaşılan çeşmenin, beyzi bir şemse ile süslü olan, ampir üslubundaki yalağı son döneme ait olmalıdır Đzzet Kumbaracılar, Đstanbul Sebilleri, Bâlâ Tekkesi Sebili, Kültür Bakanlığı tarafından neşredilmiştir, Devlet Basımevi, Đstanbul, 1938, s Đbrahim Hilmi Tanışık, Đstanbul Çeşmeleri I, Đstanbul Ciheti, Maarif Matbaası, Đstanbul,1943, s M. Baha Tanman, a.g.e., s Oktay Aslanapa, Osmanlı Devri Mimarisi, Đnkılap Kitabevi, Đstanbul, 1985, s. 466 Ayrıca Bkz: Muhiddin Hattatoğlu, a.g.e., s M. Baha Tanman, a.g.e., s M. Ece Çaldıran IŞIK, XVIII.yüzyıl ve XIX. Yüzyıl Đstanbul Camilerinde Antik Öğeler, Yüksek Lisans Tezi, Đstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Temmuz, 1991, s Đzzet Kumbaracılar, a.g.e., Đstanbul, 1938, s Nuran Karaplehverian vd.,osmanlı Başkenti Đstanbul da Çeşmeler Yapı Endüstri Merkezi Yayınları, Ocak 2000, Đstanbul, s M. Baha Tanman, a.g.e., s.9. Sebil için ayrıca Bkz.:, H.Örcün Barışta, Đstanbul Çeşmeleri, Azapkapı Saliha Sultan Çeşmesi, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara, 1995, s
127 Cami girişinin solunda, tekke duvarının dış yüzeyinde yer alan ve Perestev kadın tarafından yaptırılan çeşme; C ve S kıvrımları, beyzi madalyonlar, bileşik kemerler, korint başlıklı sütunçeler, istiridye kabuğu, kartuşlar gibi Osmanlı Baroğuna özgü hemen hemen bütün motifleri içermektedir. 165 Đstiridye formu Bala Külliyesi nin bütün mimari öğelerinde diğer barok süslemelerle birlikte kullanılmıştır. Cami kitabesinin üzerindeki istiridye formu Maşallah yazısının altında ve akant yapraklarının arasında yukarıya doğru açılmış bir şekilde yer almaktadır. Formun dilimleri arasındaki ince çizgiler bir yaprağı andırmaktadır. Mihrap nişinin tamamını dolgulayan istiridye formu, benzer örnekleri başka hiçbir camide rastlanmayan büyüklüktedir. Aşağıya doğru içbükey yapan istiridye kavsara kıvrımlarının uçlarına, asılı duran küçük kandil motifleri işlenmiştir. Đçe doğru kıvrılan volütlerin orta yerinde inci gibi renkli bir taş yerleştirilmiştir. On bir dilimden oluşan formun, dilimleri arası ve kavsaranın uç kısmındaki volüt altın varakla tezyin edilmiştir. Ayrıca mihrabın tepelik kısmını taçlandıran yukarı doğru açılmış küçük boyutlarda ve akant yaprağına benzeyen bir form daha yer almaktadır. Sebille birlikte tasarlanan çeşmedeki istiridye formu, ayna taşının ortasındadır. Ancak burada stilize edilmiş istiridye formu uygulamasına yer verilmiştir. Volütlerden arındırılmış olan istiridye akant yaprağına benzemektedir. Tekke duvarında yer alan çeşmedeki istiridye formu; musluk lülesinin üstündeki S ve C kıvrımlı silmelerin arasına bağımsız olarak yer alır. Yukarı doğru açılmış ve sekiz dilimden oluşmuştur. Volütlerin kıvrımlarını orta yerden ayrı bir çizgi sarmaktadır. Bala külliyesinde istiridye formu hem düz bir yüzeyi dolgulamak, hem de derin nişlerin oluşturduğu boşlukları bir üst seviyeye ulaştırmak amacıyla farklı stillerde ve değişik boyutlarda uygulanmıştır. 165 M. Baha Tanman, a.g.e.,, s
128 MISIRLI HACI HÜSEYĐN BEY MEZARI Katalog No:6.15 Fotoğraf : 59,60 Çizim:11 Konumu Yapılış Tarihi Yaptıran : Eyüp Camii nin kıble yönündeki hazirede, girişin sol kısmında yer almaktadır. : 1282Hicri / 1865Miladi : Bilinmiyor. Mimarı : Bilinmiyor. Eyüp Haziresi nde yer alan Mısırlı Hacı Hüseyin Bey Mezarı çevresindeki mezarlarla bir düzen içerisinde uyum içerisinde ve bir düzene göre yerleştirilmiştir. Pehleli mezar türünde yapılmış olan Hacı Hüseyin Bey Mezarı nın şahideleri ise diğer mezarlarda görülmeyen bir özelliğe sahiptir. Yoldan geçenlerin de, hazireye girmeden kitabeyi okuyabilmelerini sağlamak için şahideler 45 lik bir açıyla yüzleri yola doğru çevrilmiştir. Mezarın baş Şahidesinde yer alan ve kısa bir cümle olarak, celi talikle yazılmış kitabesi şöyledir: Đstanbul payelelerinden Mısırlı Hacı Hüseyin Bey 1282 istiridye formunun da yer aldığı ayak şahidesi arkalı önlü simetrik olarak tasarlanmıştır. Altta bir kaideye oturan şahidenin ön ve arka yüzeyleri, düşey silmelerle çevrelenmiştir. Yine bu silmelerin orta yerlerinde içleri boş bırakılmış, alttan ve üstten kavislendirilmiş iki tane kabartma madalyon yer almaktadır. Ayak şahidesini taçlandıran istiridye formu şahideden bağımsız gibi 101
129 görünmesini sağlayan, yatay bir silmenin üzerine işlenmiştir. Dokuz içbükey ve yedi dış bükey dilimden oluşan istiridye formunun dilimleri ayrıca ince çizgili hatlarla yumuşatılmıştır. Böylece dilimlerdeki içbükey derinlik yüzeysel bir hal almıştır. Formun dilimleri merkezden dışa doğru açıldıkça genişlemekte ve uçlarda ise dışa doğru kıvrılmaktadır. Yalın olarak işlenmiş volütlerin orta yerinde ise bir inci tanesi yer almaktadır. Hacı Hüseyin Bey Mezarı nın ayak şahidesini taçlandıran bu istiridye formu arkada ve önde olmak üzere simetrik bir şekilde tasarlanmıştır ve iki tanedir. Ayrıca 1845 yılında yapılmış, Edirne deki Zehr-i Mar Mescidi Haziresi nde yer alan Kethüda Said Paşa Mezarındaki istiridye formları ile benzerlik göstermektedir. 102
130 AZĐZĐYE CAMĐĐ Katalog No: 6.16 Fotoğraf : Çizim: 65 Konumu : Konya da, Mevlana Dergahı yakınlarındaki Konya çarşısının içindedir. Yapılış Tarihi : 1293 Hicri / 1866 Miladi 166 Yaptıran : Sultan Abdülaziz in Annesi Pertevniyal Valide Sultan 167 Mimarı : Bilinmiyor. Aziziye Camii tamamen kesme taştan yüksek bir bina olup harime merdivenle çıkılmaktadır. Camilerde usulden olan avlusu yoktur. Şadırvanlar ise minare kürsülerine bitişiktir. Altı sütunlu ve üç kubbeli son cemaat yerini takip eden harim kare bir plana göre yapılmış olup büyük bir kubbe bu mekanı örtmektedir. Caminin iki yan duvarında birer giriş bulunması son donem Türk mimarisinde pek rastlanmayan bir durumdur. Kubbe kasnağının etrafında sıralanan sivri külahlı ağırlık kulecikleri ile dört köşede yükselen değişik biçimli ve başlı başına bir mimariye sahip olan dört büyük ağırlık kulesi, Aziziye Camii ne değişik bir görünüm vermektedir. Yivli gövdeli çifte minare de nispetleri ve şerefe biçimleri bakımından Türk minarelerine göre değişiktir. Yapının her cephesinde yuvarlak kemerli büyük pencereler vardır. Minber ve mihrap zengin süslemeli olarak bölgede göktaş adı verilen mavimtırak taştan işlenmiştir. Mihrap ile kapıların üstünde çok güzel yazılar yer almaktadır. Aziziye camii XIX. Yüzyılda Türk mimarisine hakim olan Avrupa sanat 166 Oktay Aslanapa, Osmanlı Devri Mimarisi, Đnkılâp Kitabevi, Đstanbul, 1985, s.455, Mehmet Önder, Şaheserler Konuştukça, Türkiye Đş Bankası Yayınları, Ankara, 1996, s.77,
131 akımlarının birkaçının karıştırılması suretiyle meydana getirilmiş belirli bir üslubu olmayan ve cami mimarisinde bazı yenilikler deneyen değişik bir yapıdır. 168 Caminin dış cephesi, kesme taştan yapılmış on iki yuvarlak plastır düzeneği ile hareketlendirilmiştir. Bu plastırların sütun başlıkları ise iyon tarzındadır. Sütun başlıklarında, alttan yukarı doğru açılmış olarak işlenen akant yaprak dizisi ve onun üzerinde de, sütun başlığının volütlerinin arasındaki boşluğa yerleştirilmiş istiridye formları yer almaktadır. Buradaki istiridye formlarının dilimleri yüzeysel olmakla beraber doğal bir görünüm arz eder. Yukarı doğru açılmış olarak işlenen form yedi dilimlidir. Dışa doğru yönelmiş volüt kıvrımları, daha büyük boyutlardaki sütun başlığının volütleriyle bağlantı kurmaktadır. Merkezde bir bütün olarak işlenmiş form sütun başlığının yanlarındaki yarım cephelerde de düzene uyularak yarım form şeklinde işlenmiştir. Yan kısımlardaki formlar bir bütünün tam yarısı olarak ve tek volütlü olarak tasarlanmıştır. Buradaki volüt aynı zamanda sütun başlığındaki büyük volütle bağlantı kurmaktadır. Her sütun başında bir istiridye formu olduğunu göz önüne alırsak caminin dış cephesinde toplam on iki tane istiridye formu yer almaktadır. Aziziye Camii nin minareleri doğu tarzında yapılmış olmasına rağmen şerefe altı dekorasyonu, farklı tür ve boyutlarda işlenmiş akantus yaprakları, istiridye formları, geniş yapraklı püsküller, üç boyutlu çiçek rozetler gibi türlü barok motiflerin oluşturduğu kompozisyonlarla bezelidir. Diğer barok süslemelerle beraber minarelerin şerefe altlarını süsleyen istiridye formları cami cephelerinde olduğu gibi akantus frizinin üzerinde yer almaktadır. Yukarı doğru açılmış olan buradaki istiridye formları yüksek kabartma olarak işlenmiş plastik bir formdur. Yedi içbükey dilimden oluşan form aynı zamanda püskül şeklinde işlenmiş ve aşağı doğru açılmış bir yaprak motifiyle bağlantı kurar. içe doğru iki kat kıvrılan volütler istiridye formundan, oldukça fazla dışa taşmıştır. Şerefeyi kubbeye bağlayan sütunların kaideleri arasındaki boşlukları dolduran istiridye formları her şerefede sekiz tane olmak üzere, caminin minarelerinde toplam on altı tane bulunmaktadır. Sonuç olarak Aziziye camiinde istiridye formları, caminin dış cephesini 168 Semavi Eyice, Aziziye Camii, TDV Đslam Ansiklopedisi, C.4, Đstanbul. 1991, s
132 çevreleyen plastırların sütun başlıklarında şerefelerinin altlarındaki barok kompozisyonlarda yer almaktadır. ve doğu tarzında yapılmış minare 105
133 PERTEVNĐYAL VALĐDE SULTAN ÇEŞMESĐ Katalog No:6.17 Fotoğraf : Çizim: 56, 57 Konumu : Đstanbul, Aksaray da Valide Sultan Camii nin güneybatı yönündeki abidevi avlu portalinin sağ ve sol kısımlarında yer alır. Yapılış Tarihi : 1288/1871 Yaptıran : Sultan Abdülaziz in Annesi Pertevniyal Valide Sultan 169 Mimarı : Đtalyan Mimar Montani 170 Pertevniyal Valide Sultan Sebili nde, dördü ayna taşlarının; biride tak kapının üstünde olmak üzere toplam beş farklı kitabe yer almaktadır. Çeşme aynalarının üzerlerindeki kitabeler celi sülüsle; kapının üzerinde yer alan kitabe ise celi talikle yazılmıştır. Yazıları altın varakla, zemini de ördek başı yeşiliyle müzeyyen çeşmenin tarih beyti ise şöyledir: Abdî ihsancûy-i saffet söyledi tarihini Yaptı âlâ Çeşme-ı nev Valide Pertevniyâl 1288/ Dört birimli ve tek yüzlü duvar çeşmesi 172 olarak tasarlanmış abidevi bir taç kapı görünümündeki bu yapıda; kapı-çeşme işlevinin bir arada kullanıldığını görmekteyiz. 169 Pars Tuğlacı, Osmanlı Mimarlığında Batılılaşma Dönemi ve Balyan Ailesi, Đnkılap ve Aka Kitabevleri, Đstanbul, 1981, s Celal Esat Arseven, Türk Sanatı, Cem Yayınevi, Mart 1984 (yer belirtilmemiş), s Đbrahim Hilmi Tanışık, Đstanbul Çeşmeleri I, Đstanbul Ciheti, Maarif Matbaası, Đstanbul,1943, s Nuran Karaplehverian vd., Osmanlı Başkenti Đstanbul da Çeşmeler, Yapı Endüstri Merkezi Yayınları, Ocak 2000, Đstanbul, s
134 Caminin avlu kapısının dış yüzü giriş aksına göre simetrik ve mermer kaplı cepheden ritmik çıkıntılar yapan somaki sütunların taşıdığı, çeşme ve sebil nişleriyle süslenmiştir. Dikdörtgen kapı açıklığının yer aldığı orta aks, çifte sütunlara oturtulmuş sivri bir kemer ve bunun üstündeki korniş ve dendanlarla yanlara göre daha fazla yükseltilmiştir. Dikdörtgen prizma şeklindeki portal kütlesinin avluya bakan iç yüzünde ise alçak abdest muslukları sıralanmıştır. Valide Camiinin bu portali, Roma devri nimfeumlarını hatırlatan dış görünüşüyle, çeşitli su tesislerinin enteresan bir kompozisyonu olmuştur. 173 Ön cephede girişin iki yanındaki nişler sebildir. 193cm genişliğinde ve 30cm derinliğinde, dikdörtgen plana sahip bulunan nişlerin, cepheleri köşelerine yerleştirilmiş 20cm çapında pembe somaki sütunçelere istinat eden 8cm kalınlığında profilli bir sahte kemerle süslenmiştir. Bu kemer geride gizlenen düz tavan şeklindeki niş örtüsünün önünde, ortadaki sarkıt biçimindeki bir palmetle, benzer örneği ocaklarda da görülen bir yaşmak meydana getirir. Sebil nişinin orta kısmı, kenarı 9cm eninde profilli bir silme ile çevrilmiş, 90cm eninde, 30cm derinliğinde ve üstteki, kavisli yarım konik örtünün kemere kadar 180cm yüksekliğinde, yarım elips planlı bir ikinci nişle derinleştirilmiştir. Bu nişin altında, aynı profilli çerçeve ile çevrili, bir pano halinde beş musluklu sebil teknesinin ön yüzü görülür. 174 Çeşmenin dekorasyonu, araştırmacılar tarafından farklı yorumlanmıştır. Arseven: yeni klasik üslup 175 derken; Aslanapa: Gotik üsluptan Hint mimarisine kadar her şeyi karıştırıp bütün Avrupa yı saran melez bir üslup hakimdir. 176 diye nitelendirmiştir. Önge ise: sebil nişinin kenarlarındaki sütunçelerin başlıkları, benzerleri Kuzey Afrika nın Mağrib üslubu denilen mimari stiline uygun şekilde, palmet 173 Yılmaz Önge, Türk Mimarisinde Selçuklu ve Osmanlı Döneminde Su yapıları, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara, 1997, s Yılmaz Önge, a.g.e., s Celal Esat Arseven, a.g.e., s Oktay Aslanapa, Osmanlı Devri Mimarisi, Đnkılap Kitabevi, Đstanbul, 1985, s
135 veya yapraklarla süslüdür. 177 şeklinde ifade etmektedir. Th ma Larousse da ise...baroktan ampir uslüba geçişin izlerini taşır denmektedir. 178 Çeşmede istiridye formu sütun başlıklarında yer almaktadır. Gövdeden dikdörtgen başlığa geçişte oluşan köşelerde, her sütun başlığında dört tane olmak üzere, on sütunda toplam kırk istiridye formuna yer verilmiştir. Đstiridye formunun volütleri yukarı doğru kıvrılarak köşeli yüzeylere bağlanmıştır. Açılan bir istiridyenin alt kabuğu olarak tasarlanan formda kıvrımlardan oluşmuş on dilim bulunmaktadır. En ortadaki dilim sütun başlığının köşesine geldiğinden daha kalın ve belirgin bir hatla çizilmiştir. Diğer dilimler ortadan köşelere doğru gidildikçe küçülmektedir. Đstiridye formu üçboyutlu haliyle üzerinde bulunduğu sütundan bir üst kademedeki köşeli başlığa geçişte dolgu elemanı olarak kullanılmıştır.ayrıca Viyana dan imal edilmiş, Haliçteki Bulgar kilisesinin çatısında yer alan üçgen alınlıklı kuleciklerde de Pertevniyal Valide Sultan Sebilindeki istiridye formlarına benzer motifler kullanılmıştır. (Bkz; Foto: 198) 177 Yılmaz Önge, a.g.e., s. 77 (Bu Konu için Ayrıca Bkz:Turgut Saner, 19. Yüzyıl Đstanbul Mimarlığında Oryantalizm, I. Baskı, Pera Turizm ve T.A.Ş., Đstanbul, 1998) 178 Selçuk Mülayim, Batılılaşma Süreci, Théma Larousse, Tematik Ansiklopedi, Milliyet yay. C.6, , s
136 HALĐL RIFAT PAŞA TÜRBESĐ Katalog No: 6.18 Fotoğraf : 39a-39c Çizim: 60 Konumu Yapılış Tarihi Yaptıran : Eyüp te, Eyüp Sultan Camii nin Haliç e bakan yönünde Bostan Đskelesi Sokak ile Boyacı Sokağı nın kesiştiği köşededir. : 1293Hicri / 1876Miladi : Bilinmiyor. Mimarı : Bilinmiyor. Dış ölçüleri 660x 660 cm olan türbenin üzeri pandantiflerle geçilen bir kubbe ile örtülüdür. Türbenin doğu ve kuzey duvarlarında yuvarlak kemerli ve demir şebekeli üçer penceresi bulunmaktadır. Kubbe içinde bulunan kalem işleri yakın tarihlerde yenilenmiştir. Kapısı boyacı sokağına bakan türbenin dış cephesi tamamen mermer kaplıdır. Đki sokağın kesiştiği noktada yer alan köşe duvarı pahlanarak yumuşak bir dönüş oluşturulmuştur. 179 Yapı dış cephesindeki yoğun taş kabartma plastik görünümü ile ampir üslubu yansıtmaktadır. Sokağa bakan her iki cephede de dar ve yüksek tasarlanmış üç pencere bulunur. Pencereler yuvarlak kemerlidir ve demir döküm şebekleri bulunur. Yapının alt kenarlarını her iki cephede dolanan mermer levhalar üzerinde stilize edilmiş istiridye kabuğu şeklinde kabartmalar bulunur. Pencere aralıklarında oluşan ikiz dikmelerin üzerinde barok kıvrımlardan oluşan madalyonlar ile başlık kısımlarında istiridye kabuğu, girlant, fiyonk ve akant yapraklarından oluşan motifler vardır. Kemerlerde yumurta frizleri, kilit taşlarında ise plastır şeklinde barok kartuşlar bulunur. Kemer köşeleri iç bükey üçgenler şeklinde silmelerle belirlenip içleri bitkisel motiflerle doldurulmuştur. Pencere kemerlerinin üst seviyesinde ise, yapı cephesi eşit aralıklarla 179 Tülin Çoruhlu, Halil Rıfat Paşa, Tarihi, Kültürü ve Sanatıyla VI. Eyüp Sultan Sempozyumu Tebliğler Mayıs 2002, Mart 2003, Đstanbul, s
137 dizilmiş konsol dizisi ile hareketlendirilmiştir. Konsollar üzerinde yine istiridye kabukları ile stilize edilmiş bitkisel motifler vardır. Saçak bordürünü oluşturan konsolların arasında kalan kare bölümlerde köşeleri istiridye şeklinde rozetler yer almaktadır. Konsollar profilli silmeler şeklinde öne doğru taşan saçağa bağlanmaktadır. 180 Halil Rıfat Paşa Türbesi nde istiridye formu, tek tip olarak farklı yerlerde kullanılmıştır. Özellikle türbenin pencere altlarında yoğun olarak kullanılan form, buradaki barok motiflerle bezeli geniş panolarda yer almaktadır. Yatay dikdörtgen olarak tasarlanmış bu panolar kenarları iç bükey kavisli silmelerle çevrelenmiştir. Merkezde barok bir kompozisyon yer alır. Bu barok kompozisyon ise benzer motiflerden oluşturulmuş bir çerçevenin içine yerleştirilmiştir. Đşte bu barok çerçevenin dört köşesinde, 45 lik açılarla merkeze doğru açılmış istiridye formları yer almaktadır.oldukça gerçekçi görünüşe sahip istiridyelerin hepsi de birbirinin aynıdır. Dokuz içbükey dilimden oluşan istiridye formunun dilimleri merkezden dışa doğru açıldıkça genişlemektedir. Formun volütleri ise oldukça sade işlenmiştir. Đstiridye formu ince damarlı bir yaprağın üzerine yapraktan bağımsız olarak uygulanmıştır. Pencere altlarındaki yatay panolarda her birinde dört tane olmak üzere, türbenin iki cephesinde toplam 28 tane istiridye formu kullanılmıştır. Pencere aralarındaki çifte plastırların kaidelerine yerleştirilmiş düşey panolarda istiridye formu bakımından öncekilere benzer bir sistem uygulanmıştır. Ancak yapının köşelerine gelen kısımlarında yer alan kaide tek plastırla desteklendiği için, buradaki düşey panolar yarım tutulmuş ve böylece form sayısı kenarlarda ikiye düşmüştür. Türbenin plastır kaidelerindeki istiridye formları, pencere altlarına işlenmiş formlardan daha küçüktür ve onların aksi yönlerine açılmaktadır. Ancak dilim ve volüt düzeni bakımından benzerlik gösterir. Buradaki istiridye formundan türbede toplam 32 tane kullanılmıştır. Türbedeki bir diğer istiridye formu uygulaması metal korkuluklu pencerelerin kemerlerindeki barok kompozisyonlarında yer almaktadır. Kilittaşının bulunduğu kısma monte edilmiş olan barok kompozisyonu taçlayan istiridye formu yukarı doğru açılmıştır. On dört dilimli olan formun alt taraflarında C kıvrımlı beyzi bir madalyon 180 Tülin Çoruhlu, a.g.e., s
138 yer almaktadır. Đstiridye formu aynı zamanda burada geniş kıvrımlı bir barok yaprağın içerisine yerleştirilmiştir. Bu formdan her pencerenin kilittaşında birer tane olmak üzere toplam sekiz tane bulunmaktadır. Türbenin saçak kısımlarını dekore eden konsol konsollarda yer alan istiridye formları, diğer kısımlarda kullanılan istiridyelerden farklılık arz eder. Altta ve üstte natürel görünümlü akant yapraklarının çevrelediği form yukarı doğru açılmıştır. Yedi iç bükey dilimden oluşan volüt kısmı, aşağı doğru açılmış bir yaprakla bağlantı kurar. bunun yanı sıra üzerinde inciyi hatırlatan yuvarlak ve küçük bir boşluk bulunur. Her konsolda birer tane olmak üzere, türbenin saçağında toplam 24 istiridye formu kullanılmıştır. Sonuç olarak Halil Rıfat Paşa Türbesi nde barok kompozisyonlar arasında istiridye formları yoğun olarak ve özenle işlenmiştir. Yapının saçak konsollarından itibaren pencere kemerlerindeki kilit taşlarında, alt kısımlardaki yatay ve düşey dikdörtgen panolarda toplam 92 adet istiridye formu uygulamasına rastlanmıştır. Bu yoğun form uygulaması ise bir türbe için düşünüldüğünde oldukça fazla gibi durmaktadır. 111
139 HAMĐDĐYE ÇEŞMESĐ Katalog No:6.19 Fotoğraf : 19 Çizim: 05 Konumu : Topkapı Sarayı, Babü s Selam ın (orta kapı) sol kısmındaki revaklı sundurmanın altındadır. 181 Yapılış Tarihi : 1307 Hicri, 1890 Miladi Yaptıran : Sultan II. Abdülhamit Mimarı : Bilinmiyor. Tek yüzlü olarak tasarlanmış Çeşme aynası gri damarlı Marmara mermerinden yapılmıştır. Aynanın tepelik kısmında bir geniş kanatlı bir akantus yaprağı yer almaktadır. S ve C şeklindeki kıvrımların çevrelediği çeşme aynasında kıvrımları yumuşatmak için ayrıca münhaniler kullanılmıştır. Đstiridye formunun hemen üzerinde ve istiridye ile simetri oluşturur vaziyette, yaprakları palmeti andırır ikinci bir akantus yaprağı vardır. Çeşme aynasının tepelik kısmı her ne kadar kıvrımlı ve rokay bezemelerle müzeyyen ise de kitabenin de yer aldığı alt kısım dikey inen düz silmelerle çevrelenmiştir. Nihayetinde ise akantus yaprakları, silmelerden bağımsız birer form olarak simetrik bir vaziyette uzanır. Musluk lülesinin üst kısmındaki geniş boşlukta, tuğra madalyonu ve üç satırlık celi sülüsle yazılmış, çeşmenin banisini ve yapılış tarihini veren kısa bir kitabe bulunmaktadır. 181 Turgay Tezcan, Topkapı Sarayı Kitabe Katalogları, Topkapı Sarayı Müzesi Müdürlüğü, Đstanbul,
140 Kitabe metni ise şöyledir. El Gazi Sultan Abdulhamid Han-ı Sani Efendimiz Hazretlerinin, müceddidan ebna ve inşa buyurdukları Hamidiye Çeşmesidir. Sene 1307 Tek parçadan müteşekkil çeşme aynasında istiridye formu, altta tuğra madalyonu ile üstte S kıvrımlar, münhniler ve geniş bir akantus yaprağının arasında yer almaktadır. Form merkezden dışa doğru açıldıkça genişleyen ve kavislenen yivlerden oluşmuştur.on üç iç bükey dilimden oluşan istiridye formu, dilimlerin uçlara yakın kısımlarında, kenar çizgilerinin üzerinden dışa doğru kesilmiştir. Bu noktada forma uygulanan bu işlem istiridyenin bir yaprak gibi görünmesine yol açmıştır. Burada istiridye formu; barok üslubun realist anlayışıyla tasarlanmış gerçek bir istiridye şeklindedir. Tamamen barok süslemelerle donatılmış bu çeşme, döneminin neoklasik süsleme anlayışına ters düşmektedir. Bunun sebebi de; (kitabeden anlaşıldığı kadarıyla) daha önceden var olan bir çeşmenin yerine, yeniden yapılmış olmasıdır. 113
141 DOLMABAHÇE SAAT KULESĐ Katalog No: 6.20 Fotoğraf : Çizim:59 Konumu : Beşiktaş ta, Bezmi âlem Valide Sultan Camii ile Dolmabahçe Sarayı arasında yer alır. Yapılış Tarihi : 1890 da başlanan Kule,1894 te tamamlanır. 182 Yaptıran : Sultan II. Abdülhamit 183 Mimarı : Garabet Balyan ve oğlu Nigoğos Balyan 184 Barok, neoklasik ve ampir üslubu öğelerinin seçmeci bir tarzda kullanılmasıyla dört katlı olarak inşa edilen Saat Kulesi nin yüksekliği 30m ye yakındır. Her katta biraz daha daralarak yükselen kuleye 94 basamaklı spiral bir taş merdivenden çıkılır. Kulenin köşeleri pahlanarak kare planın keskin hatları yumuşatılmıştır. Zemin kat cephelerinin üçünde pencere birinde kapı bulunur. Kapı ve pencereler yuvarlak silme kemerlidir. Bunların iki yanında mermer kaide üzerine oturmuş çifte sütunlar yer alır. Yivli sütun gövdeleri 1,35 m ye kadar düz bırakılmıştır. Süslemelerin en yoğun şekilde kullanıldığı birinci kat 7,40x 7,40 m ölçüsündedir. Zemin kat sütunlarının üzerlerine rastlayan kısımlarda madalyonlar, girlentler vazocuklar ve kıvrık çiçek motifleri ile bir hareket sağlanmıştır. Silmeli pencere kemerleri sütunlar üzerine oturtulmuştur. Zemin kata olduğu gibi yivli sütunlarla pencereler üzerindeki bordür süslemelere burada da yer verilmiştir. 6x5m ölçüsündeki ikinci katta çifte sütunlara yer verilmemiştir. Süs unsuru olarak kullanılmış başlıklar ve dikey silmelerle cepheye hareket kazandırılmıştır. Köşeleri yuvarlatılmış parmaklıklı bir balkon üçüncü katı çepeçevre dolanmaktadır. Kadranların alt kısımları kesik alınlıklı, iki ucu yuvarlatılmış C kıvrımı ve istiridye 182 Hakkı Acun, Anadolu Saat Kuleleri, Atatürk Kültür, Dil Ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Kültür Merkezi Yayını, Sayı 58, Ankara 1994, s Demet Coşansel, 19.Yüzyıl Mimarlığı Đçinde Dolmabahçe Sarayı'nın Yeri, Đstanbul Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Đstanbul 1991, s Pars Tuğlacı, Osmanlı Mimarlığında Batılılaşma Dönemi ve Balyan Ailesi, Đnkılap ve Aka Kitabevleri, Đstanbul, 1981, s
142 kabuğu motifi süslü birer küçük pencere ile dışarı açılmıştır. Üçüncü kata saçak silmesi, ile sonuçlandırılmış, bunun üstünde ise dört cephede yer alan C kıvrımlı kesik alınlıklarla tepeliğe geçiş sağlanmıştır. En üste ise rüzgar gülü yerleştirilmiştir. 185 Dolmabahçe Saat Kulesi nde istiridye formu zemin kattan itibaren her katta kullanılmıştır. Zemin katta çifte sütunların üzerindeki konsollarda yer alan form aşağıya doğru açılan reel bir motiftir. Etrafını akant yaprakları ve çeşitli Kıvrıkdalların çevrelediği istiridyenin iç bükey dilimleri merkezden uzaklaştıkça derinleşmektedir. Formun volüt kıvrımları ise birinci katın kaidesiyle birleşmektedir. Zemin katta istiridye formu dört tanedir. Đçi boş beyzi bir madalyonun üzerinde yer alan istiridye formunun sağından ve solundan aşağıya doğru akantus yaprakları kıvrılmaktadır. Yedi dilimden oluşan formun iç bükey kavisleri dar tutulmuş ve kenar çizgileri belirginleştirilmiştir. Dilimlerin ucunda yuvarlak, inciye benzer tepelikler bulunur. Uçlarda yer alan inciler dilimlerin tepelerini düzleştirmiştir. Buradaki form, dilimlerinin uçlarındaki incilerle, istiridye türleri içerisinde farklı bir türe örnek teşkil etmektedir ve benzerlerine Küçüksu Kasrı nda da rastlanır. Birinci kattaki barok alınlıkta yer alan istiridye formu saat kulesinin her yönünde birer tane olmak üzere toplam dört tane bulunmaktadır. Ayrıca birinci katın kemerli pencerelerinin kilittaşında, ortasında güllerin bulunduğu bir çelenk askının üzerinde, aşağıya doğru açılmış olarak resmedilmiş bir istiridye formu daha vardır. Şimdiye kadar istiridye formunun zeminle veya çevresindeki başka bir formla bağlantısını volüt kıvrımlarıyla görmüştük. Ancak burada farklı bir yol izlenerek formun dilimleri askı çelenkle bağlantı yaparken, üst taraftaki volütler açıkta kalmıştır. Ayrıca pencerenin kilit taşını taçlandıran formun volüt kıvrımları daha geniş tutulmuştur. Kulenin ikinci katında diğer süs formlarıyla birlikte kullanılan istiridye formu, yine beyzi bir madalyonun üzerine işlenmiştir. Beyzi madalyonun volüt kıvrımları akant yapraklarının kaynağını teşkil etmekte ve bu yapraklarda istiridyenin altından sağlı sollu 185 Dünden Bu Güne Đstanbul Ansiklopedisi, Dolmabahçe Saat Kulesi,, Kültür Bakanlığı ve Tarih Vakfı Yurt Yayınları Ortak Yayını, C. 3, Đstanbul, 1994, s
143 kıvrılarak uzanmaktadır. En üstte diğer formlardan bağımsız olarak yer alan istiridye formunun iç bükey dilimleri kenar çizgilerinin kalınlaştırılmasıyla oluşmuştur. Dilimlerin uçları palmet motifini andırmaktadır. Đstiridyenin içe doğru kıvrılan volütünün orta yerinde inciye benzer beyzi bir motif yer almaktadır. Geniş barok volütleri ve daha alttaki çiçek askılarını taçlandıran bu bağımsız istiridye formundan kulenin her yönünde birer tane bulunmaktadır. En üst katta yer alan istiridye formları saat kadranının üstündeki kavisli alınlığı taçlandıracak şekilde işlenmiştir. Altta ve üstte kıvrımlı volütlere sahip, kesme dişli C kıvrımların çevrelediği istiridye formu aşağı doğru açılmıştır. Formun merkezi kalınlaştırılarak iç bükey dilimlerden daha dışarı taşması sağlanmıştır. Đstiridyenin volütleri çevresindeki C kıvrımlı barok formla ortaktır. Bu formun hemen üst tarafında yukarı doğru açılmış başak bir form saat kulesinin, cephe yüzeyi olarak ulaşılan son noktasını süslemektedir. Altta ve üstte, ters yönlere açılmış iki form adeta kabukları açık duran bir istiridyeyi canlandırmaktadır. Bu rokay kompozisyondan saat kulesinin en üst katında her cephede birer tane bulunmaktadır. En üstte ana yönleri gösteren okların da bulunduğu akroterlerde yer alan formlar stilize olduklarından, istiridye formu olarak ele almak için yeterli olacak özelliklerini kaybetmişlerdir. Arkeoloji Müzesi nin anıtsal giriş kapılarındaki akroterlerde de uygulanan bu formlar her ne kadar istiridye unsurları taşısa da palmet motifine daha yakındır. Saat Kulesi nde istiridye formu genellikle pencere kemerleri, alınlıklar, sütun başlıkları, tepelikler gibi çeşitli mimari öğelerin üst kısımlarını süslemekte ve taçlandırmaktadır. 116
144 RUMELĐ PASAJI Katalog No: 6.21 Fotoğraf : Çizim: - Konumu : Beyoğlu nda, Đstiklal Caddesi üzerinde, Hüseyin Ağa Camii nin yanındadır. Yapılış Tarihi : 1312Hicri / 1894 Miladi Yaptıran : II. Abdülhamit in Mabeyncisi Ragıp Paşa 186 Mimarı : Bilinmiyor. XIX. yüzyılın sonlarında Beyoğlu, özellikle Tünel-Taksim Arasında uzanan Đstiklal Caddesi Levanten yaşamın canlı merkezi olmuştur. Bu gün bir çoğu hala ayakta duran birçok ünlü han, pasaj ve geçit çoğunlukla aynı dönemin eserleridir. Đşte Rumeli Pasajı da bunlardan biridir. 187 Barok- rokoko bezemelerinin bir arada kullanıldığı Rumeli Pasajı, Ragıp Paşanın yaptırdığı ve üç kıtayı simgeleyen Anadolu, Rumeli ve Afrika adlarını vererek Osmanlı Đmparatorluğunun üç kıtadaki egemenliğini simgelemek istediği apartmanların caddeye bakan binasıdır. Đnşa edildiği günden beri de hala ilk işlevi olan iş merkezi olma özelliğini sürdürmektedir. Rumeli Pasajı nın dekoratif özellikleri tamamen ön cephede toplanmıştır. Nitekim akantus yaprakları, askı çelenkler, istiridye formları, maskaron, beyzi madalyon, birbirinden bağımsız volütler gibi yüksek kabarma ve yoğun barok kompozisyonların süslediği bu cephede; çevresine ışık saçan güneş, keskin köşeli plastırlar, ve saçak düzlemleri gibi ampir özellikler gösteren süslemeler de 186 Behzat Üsdiken, Đstiklal Caddesi, Dünden Bu Güne Đstanbul Ansiklopedisi, Kültür Bakanlığı ve Tarih vakfı Yurt Yayınları Ortak Yayını, C.4 Đstanbul, 1994, s Yıldız Salman, Đstiklal Caddesi XIX. Yüzyıl Cephe Bezemelerinin Üslupsal Analizi ve Bezeme Restorasyonu Đçin Öneriler, ĐTÜ Fen Bilimleri Enstitüsü, Đstanbul 1992, s
145 bulunmaktadır. Rumeli Pasajı nda istiridye formu, pasajın Đstiklal Caddesi ne bakan dekoratif ön cephesinde ve giriş katındaki konsollarda yer almaktadır.pasajın giriş kapısının üzerindeki yüksek kabartma olarak işlenmiş insan başını taçlandıran istiridye formu natürel görünümlü bir barok bezeme motifidir. Dokuz iç bükey dilimden oluşan istiridye formunun dilimleri ince ve belirgin hatlarla sınırlandırılmıştır. Formun alt kısımdaki küçük dilimleri kavislenerek insan başının üzerine oturmaktadır. Đstiridyeden bir taç giyen bu plastik formun boynuna bir aylamam askı çelenk takılmış ve bu çelengin uçları iki taraftan da saçak şeklindeki geniş plastik volütlere bağlanmıştır. Birinci kattaki bir diğer istiridye formu uygulaması binanın kenarlarında yükselen plastırların üzerilerinde yer almaktadır. Sağda ve solda aşağı doğru simetrik olarak açılmış akantus yapraklarının arasında kalan istiridye formları yarım daire şeklindeki bir silme saçağın altına işlenmiştir. Onbir üç bükey dilimden oluşan buradaki formlar, dışbükey dilimleriyle plastik bakımdan benzerlik gösterir. Đçe doğru kıvrılmış volütlerinin orta yerleri yalın bırakılmakla beraber alt kısımdan yükselen üç dilimli bir akant yaprağıyla bağlantı kurar. Đkinci ve dördüncü katlardaki balkon çıkıntılarını destekleyen konsollar istiridye formunun da kullanıldığı barok kompozisyonlarla bezenmiştir. Üstte yuvarlak silme, ortada yukarı doğru açılmış akantus yaprağı ve en altta ise diğerlerinden bağımsız olarak tasarlanmış istiridye formu kümesi, binanın bütün konsollarındaki motif dizilişlerini açıklamaktadır. Konsol altlarındaki istiridye formu dokuz içbükey dilimden oluşmaktadır. Dilimlerin aralarında kalan dış bükey çizgiler daha dar tutulmuş ve uçlara yakın kavislendirilmiştir. Đçe doğru iki kat kıvrılan volütler her hangi bir motifle bağlantı kurmaz. Buradaki istiridye formları, keskin çizgilerle kademelendirilmiş plastırlarla konsolları birbirine bağlamaktadır. Binanın giriş katının iç kısmındaki istiridye formları da bu formların aynısıdır. Sonuç olarak Rumeli Pasajı nda istiridye formu binanın dekoratif ön cephesinde diğer barok süslemelerle berber ve giriş katında ise konsol altlarında kullanılmıştır. 118
146 ACUN, Hakkı., AKILLI, Hüseyin., AKTEPE, M. Münir., ANABOLU, Mükerrem (Usman)., ARSEVEN, Celal Esat ASLAN, Necla., ASLANAPA, Oktay., ATASARAL,Osman., ATASOY,Nurhan., ATAY, Çınar., ATEŞ, Mehmet., ATEŞÖZ, Nuh., AYANOĞLU, Fazıl Đsmail., AYVERDĐ, Ekrem Hakkı., BĐBLĐYOGRAFYA Anadolu Saat Kuleleri, Atatürk Kültür, Dil Ve Tarih Yüksek Kurumu AKM Yayını-Sayı 58, Ankara 1994, s Edirne Osmanlı Mezarlıklarının Restorasyon ve Konservasyon Işığı Altında Değerlendirilmesi, Đstanbul Üniv. Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sanat Tarihi Doktora Tezi, Đstanbul, Đzmir Suları Çeşme ve Sebilleri ile Şadırvanları Hakkında Bir Araştırma, ĐÜEF Tarih Dergisi, Edebiyat Fakültesi Mecmuası, Sayı.30, C.14 Đstanbul 1976, s Đstanbul Ve Anadolu daki Roma Đmparatorluk Dönemi Mimarlık Yapıtları, Arkeoloji Ve Sanat Yay., Kanaat Basımevi, Đstanbul, Türk Sanatı, Cem Yayınevi, Mart 1984 (yer belirtilmemiş), s Balyan Ailesi, Théma Larousse,Tematik Ansiklopedi, Milliyet yay., C.6, , s.324,325. Osmanlı Devri Mimarisi, Đnkılâp Kitabevi, Đstanbul, Ampir Üsluplu Bazı Đstanbul Yapıları, Yüksek Lisans Tezi, MSÜ. Sosyal Bilimler Enstitüsü, Đstanbul, Şubat 1993, s Barok, TDV Đslam Ansiklopedisi C.5, Đstanbul, 1992, s.81. Kapanan Kapılar Đzmir Hanları, Đzmir Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayını, Birinci Basım, Ekim 2003, Đzmir, s Ana Tanrıça Ve Doğurganlık Sembolleri (Mitolojiler Ve Semboller) Aksiseda Matbaası, Đstanbul, Ekim, Dolmabahçe Sarayı kapıları, Đstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Đstanbul Vakıflar Đdaresince Tanzim Ettirilen Makberler, Vakıflar Dergis,i sayı II, Ankara, 1942, s Osmanlı Mimarisinde Fatih Devri ( ) III, Đstanbul Fetih Cemiyeti, Đstanbul, 1953.
147 BAKIR, Betül., BARIŞTA, H.Örcün., , , , BAŞAR, Zeki., BAŞARAN, Cevat., BAŞKAN, Seyfi., BATUR,Afife., , BAYRAM, Sadi., BOYUT PUBLĐSH- ĐNG GROUP., Mimaride Rönesans ve Barok, Osmanlı Başkenti Đstanbul da etkileri, Nobel Yayın Dağıtım, Ankara, Haziran Đstanbul Çeşmeleri, Azapkapı Saliha Sultan Çeşmesi, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara, Đstanbul Çeşmeleri, Bereketzade Çeşmesi, Kültür Bakanlığı Yayınları, Tanıtım Eserleri Dizisi 17, Đstanbul, Đstanbul Çeşmeleri, Beyoğlu Cihetindeki Meyva Tabağı Motifleriyle Bezenmiş Tek Cepheli Anıt Çeşmeler ( Kaptan Hacı Hüseyin Paşa Çeşmesi,Topçubaşı Đsmail Ağa Çeşmesi, Kemankeş Çeşmesi), Kültür Bakanlığı Yay., Ankara, Đstanbul Çeşmeleri, Ortaköy Damat Đbrahim Paşa çeşmesi, Hacı Mehmet Ağa Çeşmesi, Taksim Maksemindeki I. Mahmut Çeşmesi, Kültür Bakanlığı Yay., Ankara, Erzurum da Eski Mezarlıklar ve Resimli Mezar Taşları, Sevinç Matbaası, Ankara, 1973, s.27. Anadolu Kompozit Başlıkları, Arkeoloji ve Sanat yayınları, Başvuru ve El kitapları Dizisi:4, Birinci Baskı, Đstanbul 1999.s.57. Ankara Cenabi Ahmet Paşa Camii, Kültür Bakanlığı Yay/1407, Tanıtma eserleri Dizisi/49. Dolmabahçe Sarayı, Dünden Bu Güne Đstanbul Ansiklopedisi, Kültür Bakanlığı ve Tarih Vakfı Yurt Yayınları Ortak Yayını, C. 3, Đstanbul, 1994,, s.91. Dolmabahçe Camii, Dünden Bu Güne Đstanbul Ansiklopedisi, Kültür Bakanlığı ve Tarih Vakfı Yurt Yayınları Ortak Yayını, C. 3, Đstanbul, 1994,, s Sultan II.Mahmut un Vakfiyelerindeki Tezyinat, Vakıflar Dergisi, XVII,Ankara 1983, s.188. Zoom In Antalya Und Umgebung, Boyut Yay.Đstanbul, 1990, s
148 BĐLDĐRĐCĐ, Mehmet., CANCA,Gülçin Erol., CEZAR, Mustafa., CĐMĐLLĐ, H. Canan., CÖMERT, Bedrettin., COŞANSEL, Demet., ÇALIKUŞU, Eser., ÇEÇEN, Kazım., , , ,ÇETĐNTAŞ, Sedat., Tarihi Su Yapıları, (Konya, Karaman, Niğde,Aksaray) Ankara, Gülnuş Emetullah Valide Sultan/Yeni Valide Külliyesinin Lale Devri Mimarisi Đçindeki Yeri, Üsküdar Sempozyumu I Bildiriler, Üsküdar Belediyesi, Mayıs 2003, Đstanbul C.II s Sanatta Batıya Açılış ve Osman Hamdi, Erol kerim Aksoy Kültür, Eğitim, Spor ve Sağlık Vakfı Yayını, No: 1, 1995, Đstanbul. Türk Süsleme Sanatında 17. Yüzyıl Taş Süslemesi, Sanat Tarihi Yüksek Lisans Tezi, Đstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Đstanbul, Mitoloji Ve Đkonografi, Ayraç Yay, Ankara,1999, s Yüzyıl Mimarlığı Đçinde Dolmabahçe Sarayı'nın Yeri Đstanbul Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Đstanbul Bursa Dini Mimarisinde Türk Barok Bezmeleri, Mimar Sinan Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi, Đstanbul, Đstanbul un Vakıf Sularından Halkalı Suları, Đski Genel Müd.Yay., Đstanbul, Đstanbul Vakıf Sularından Taksim Hamidiye Suları, Đski Genel Müd.Yay., Đstanbul, Đstanbul un Osmanlı Dönemi Suyolları, Đski Genel Müd.Yay., Đstanbul, Đstanbul Vakıf Sularından Üsküdar Suları, Đski Genel Müd.Yay., Đstanbul, Türklerde su, Sebil ve Çeşme, Güzel Sanatlar Dergisi, V, Đstanbul,
149 ÇORUHLU, Tülin., DĐEZ, Ernst., DĐKBAŞ, Mine., DĐNÇ, Süheyla., DOĞANAY, Aziz., DOĞRUYOL, Ayhan., EKŞĐOĞLU, Ayşegül., ELDEM,S. Hakkı., ELĐADE, Mircea., EMECEN, Feridun., ERSOY, Bozkurt., Halil Rıfat Paşa, Tarihi, Kültürü ve Sanatıyla VI. Eyüp Sultan Sempozyumu Tebliğler Mayıs 2002, Mart 2003, Đstanbul, s.160. Türk Sanatı, Başlangıcından Günümüze Kadar, Çeviren: Oktay Aslanapa, ĐÜEF Yayınlarından, Üniversite Matbaası Komandit Şti. Đstanbul, Đstanbul Art Deco Mimarisinde Cephe Ve Motif Analizi (Taksim, Cihangir, Nişantaşı, Kurtuluş Ve Şişli), Đstanbul Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi, Đstanbul Allianoi Antik Kenti, Garanti Dergisi, Ağustos 2001, Đstanbul. Türklerde Ahiret Đnancının Mezar Yapı Ve Bezemelerine Etkisi, Sanat Ve Đnanç II, MSGSÜ Türk Sanatı Tarihi Uygulama Ve Araştırma Merkezi, Şubat 2004, Đstanbul. Đstanbul Çeşmelerindeki Süslemeler, Mimar Sinan Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Đstanbul Dünden Bu Güne Đstanbul Ans. Apartımanlar Kültür Bakanlığı ve Tarih Vakfı Yurt Yayınları Ortak Yayını, C.1 Đstanbul, 1994, s.282. Rönesans Ve Barok Bahçe Sanatının Đstanbul Saraylarındaki Etkileri Dolmabahçe Ve Beylerbeyi Sarayı Örneği, Đstanbul Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Đstanbul Köşkler ve Kasırlar, Đstanbul, Đmgeler Simgeler, Gece Yayınları, Birinci Baskı, Haziran 1992, Ankara, s Şehla Ahmet Paşa, TDV Đslam Ansiklopedisi, Yayınları, C.2, Đstanbul,1992,s.114. Đzmir Hanları, AKDTYK Atatürk Kültür Merkezi Yayını, Sayı 49, Ankara 1991 s.24-30, Resim
150 ERTUĞRUL, Selda., EYĐCE, Semavi., , , , , , , FARUKĐ, Đsmail Raci., FIRAT, Sıtkı., GÜLERSOY, Çelik., GÜNDÜZALP, Nural., GRABAR, Oleg., GRIMAL, Pierre., HATTATOĞLU, Muhiddin., Dolmabahçe Camii, TDV Đslam Ansiklopedisi, C.9, Đstanbul,1994, s Amr Bin El-As Camii, TDV Đslam Ansiklopedisi, C.3, Đstanbul,1992, s. 80 Aziziye Camii, TDV Đslam Ansiklopedisi, C.4, Đstanbul. 1991, s.,347. Ayasofya, TDV Đslam Ansiklopedisi, C.4, Đstanbul. 1991, s.,212. Barok, TDV Đslam Ansiklopedisi, C.5, Đstanbul, 1992, s.,81. Batılılaşma, TDV Đslam Ansiklopedisi, C.5, Đstanbul, 1992 s.,172 Empire, TDV Đslam Ansiklopedisi, C.11, Đstanbul 1995, s.163 XVIII. Yüzyılda Türk Sanatı ve Türk Mimarisinde Avrupa Neo-Klasik Üslubu, Sanat Tarihi Yıllığı IX-X dan Ayrıbasım, ĐÜEF Basımevi, Đstanbul, 1981 Đslam Kültür Atlası, Đnkılap, Fatih, 1999, s.413 ve 420 Selçuklu Sanatı, Kültür Bakanlığı Yayınları, Aralık 1996 Dolmabahçe Sarayı, Dünden Bu Güne Đstanbul Ansiklopedisi, Kültür Bakanlığı ve Tarih Vakfı Yurt Yayınları Ortak Yayını, C. 3 Đstanbul, 1994,, s Dekoratif Sanatta Akantuslu Kıvrık Dal Süslemelerinin Kaynağı Üzerine, VIII. Türk Tarih kongresi nden Ayrıbasım, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara, 1979 Đslam Sanatının Oluşumu,Yapı Kredi Yay., Đstanbul, 1998 Mitoloji Sözlüğü Yunan ve Roma, Sosyal Yayınları, Birinci Basım, Đstanbul, 1997, s Đstanbul Silivrikapı da Topçubaşı Süleyman Ağa Mimari Manzumesi, Vakıflar Dergisi, IV, Ankara 1958, s
151 ĐLGÜREL, Mücteba., IŞIK, M. Ece Çaldıran., ĐNCE, Türkan., , KAFKAS, Metin Erkan., KALFAZADE,Selda., , KARAÇAĞ, Demet., KARAPLEHVERĐAN Nuran., KARPUZ, Haşim., KAYA, Korhan., KUBAN, Doğan., , , IV. Murat, Doğuştan Günümüze Büyük Đslam Tarihi Ansiklopedisi, Çağ Yayınları, C.10,Đstanbul, 1989,, s.491. XVIII.yüzyıl ve XIX. Yüzyıl Đstanbul Camilerinde Antik Ögeler, Yüksek Lisans Tezi, Đstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Temmuz, 1991, Đstanbul. Milli Saraylar, TBMM Vakfı Adına (Tarih ve Yer Belirtilmemiş), s The Ihlamur Kasırs, Ihlamur Pavılıons A Publıcatıon of The TBMM Department of National Palaces, Đstanbul, Lale Devrine Ait Đstanbul Meydan Çeşmelerinde Tezyinat (Beş Örnek Üzerinde Bir Deneme), Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Đstanbul Ankara Cenabi Ahmet Paşa Camii, TDV Đslam Ansiklopedisi, yayınları, C.7. Đstanbul. 1992, s.,351. Đsabey Camii, Troya yayıncılık, Mart 1995, Đstanbul. Bursa daki 14. ve 15. yüzyıl Mezar Taşları, Ankara, Osmanlı Başkenti Đstanbul da Çeşmeler Yapı Endüstri Merkezi Yayınları, Ocak 2000, Đstanbul. Erzurum Kümbet Köyünde Yer Alan Đki Yapı,Vakıflar Dergisi Sayı V-XII Cilt 20, Ankara, Hint Mitoloji Sözlüğü, Đmge Kitabevi, 1. Baskı, Şubat 1997, Ankara, s Sinan ın Sanatı ve Selimiye, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, Ekim 1998, Đstanbul Türk Barok Mimarisi Hakkında Bir Deneme, Đstanbul Teknik Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi, Pulhan Matbaası, Đstanbul, 1954 Türk ve Đslam Sanatı Üzerine Denemeler, Arkeoloji ve Sanat yayınları, 1995, Đstanbul. 127
152 KUMBARACILAR, Đzzet., KURUYAZICI, Hasan vd., MANDEL, Gabriele., MARTĐN, Henri; Meydan Larousse , , , MÜLAYĐM, Selçuk., , NECATĐGĐL, Behcet., NUZHET, Sadettin., OĞUZ, Filiz., ÖDEKAN, Ayla., ÖGEL, Semra., , ÖNDER, Mehmet., Đstanbul Sebilleri, Kültür Bakanlığı tarafından neşredilmiştir, Devlet Basımevi, Đstanbul, Sveti Stefan Bulgar Kilisesi Bir Yapı Monografisi, 1. Baskı Yapı Kredi Yay. Nisan 1998, Đstanbul. Đslam Sanatını Tanıyalım, Đnkılap Kitabevi, Đstanbul (tarih belirtilmemiş). L' art Musulman, Flammarion 1926, Paris, s Akroter, Sabah yay, 1992; C.1, s.245. Çeşme, Sabah yay, C.4, s.405. Rokay, Sabah yay, C.16, s.590. Şehlagöz Ahmet Paşa, Sabah yay, C.1, s.181. Değişimin Tanıkları, Ortaçağ Türk Sanatında Süsleme ve ikonografi, Kaknüs Yayınları, Ocak 1999, Đstanbul, s Batılılaşma Süreci, Théma Larousse, Tematik Ansiklopedi, Milliyet yay , C.6, s.322. Küçük Mitologya Sözlüğü, Varlık Yayınevi, Ekim 1957, Đstanbul, s.19. Mezar kitabeleri, Đstanbul da Medfun Meşahire Ait, Remzi Kitaphanesi, Đstanbul, Antalya Kaş Kasaba Köyü Camii, Vakıflar Dergisi XIII, Ankara 1981, s Osmanlı Öncesi Anadolu Türk Mimarisinde Mukarnaslı Portal Örtüleri, ĐTÜ Mimarlık Fak. Baskı Atölyesi, 1977 S.37. Anadolu Selçuklularının Taş Tezyinatı, TTK Basımevi, Ankara, Anadolu nun Selçuklu Çehresi, Akbank yay, Đstanbul 1994 Şaheserler Konuştukça, Türkiye Đş Bankası Yayınları, Ankara, 1996, s. 77,
153 ÖNEL Emine., Onsekizinci Yüzyıl Đstanbul Yapılarında Sütun Başlıkları, Đstanbul Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Đstanbul ÖNEY, Gönül., Beylikler Devri Sanatı,XIV.-XV: Yüzyıl, Türk Tarih Kurumu Basımevi, 1989, Ankara , Beylikler ve Erken Osmanlı Sanatına Soysal Yaşantısına Genel Bakış, Akdeniz de Đslam sanatı, Erken Osmanlı Sanatı, Beyliklerin Mirası, Arkeoloji ve Sanat Yayınları, Đstanbul, 2000, s ÖNGE, Yılmaz., Türk Mimarisinde Selçuklu ve Osmanlı Döneminde Su yapıları,türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara, ÖNKAL, Hakkı., Anadolu Selçuklu Türbeleri, AKDTYK Atatürk Kültür Merkezi, Ankara ÖZDENĐZ, Ergin., Đstanbul daki Kaptan ı Derya Çeşmeleri ve Sebilleri, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kültür yay. Sanat Eserleri Dizisi No:4, Đstanbul, ÖZER, Arif Selçuk., Geçmişten Günümüze Bursa Çeşmeleri, Bursa Büyükşehir Belediyesi Yay. (Yer ve Tarih Belirtilmemiş). PAKALIN, Mehmet Zeki., PEKTAŞ, Kadir., Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü, Milli Eğitim Basımevi, Đstanbul, 1993, C.2, s.372 Tunus taki Osmanlı Mimari Eserleri, TTK Basımevi, Ankara, 2002 s POLAT, Murat., Dolmabahçe ve Yıldız Saray Tiyatroları Üzerine Mimari Değerlendirmeler, Yıldız Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi, Đstanbul RAYMOND, André., Yeniçerilerin Kahiresi, Abdurrahman Kethüda Zamanında Bir Osmanlı Kentinin Yükselişi, Yapı Kredi Yayınları, 1. Baskı, Đstanbul, Ocak 1999, s RIEFSTAHL, Rudolf M., Cihanzade Camii, Cenubi Garbi Anadolu da Türk Mimarisi, Đstanbul Maarif Matbaası, Đstanbul 1941, s. 31 RUMPF, Andreas., Yunan ve Roma Sanatı, Çeviren: Dr. Jale Đnan, Pulhan Matbaası, Đstanbul,
154 SAKAOĞLU., Necdet Tarihi Mekanları, Kitabeleri ve Anıları Đle Saray-ı Hümayun Topkapı Sarayı, Denizbank Yayınları No:9, Đstanbul, 2002, s.307,308.. SALMAN, Yıldız., Đstiklal Caddesi XIX. Yüzyıl Cephe Bezemelerinin Üslupsal Analizi ve Bezeme Restorasyonu Đçin Öneriler, ĐTÜ, Fen Bilimleri Enstitüsü, Đstanbul SANER, Turgut., 19. Yüzyıl Đstanbul Mimarlığında Oryantalizm, Pera Turizm ve T.A.Ş.,Đstanbul, SEZEN,Ziya Nur., Ayşe Sultan Çeşmesi, Dünden Bu Güne Đstanbul Ansiklopedisi, Kültür Bakanlığı ve Tarih vakfı Yurt Yayınları Ortak Yayını, Đstanbul, 1994, s SEZER, Sezim., Topkapı Sarayı'nın Mimarisinde Batılılaşma Süreci, Đstanbul Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi, Đstanbul SEZGĐN, Candan., Dolmabahçe Sarayı veliahd Dairesi, Đstanbul Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Đstanbul TANIŞIK, Đbrahim Hilmi., , Đstanbul Çeşmeleri I, Đstanbul Ciheti, Maarif Matbaası, Đstanbul,1943. Đstanbul Çeşmeleri II, Beyoğlu ve Üsküdar Cihetleri, Maarif Matbaası, Đstanbul, TANMAN, M. Baha., Bala Külliyesi TDV Đslam Ansiklopedisi, C.4, Đstanbul 1991 s , Bala Külliyesi, Dünden Bu Güne Đstanbul Ansiklopedisi, Kültür Bakanlığı ve Tarih vakfı Yurt Yayınları Ortak Yayını, C.3, Đstanbul, 1994, s.7. TUĞLACI, Pars., Osmanlı Mimarlığında Batılılaşma Dönemi ve Balyan Ailesi, Đnkılap ve Aka Kitabevleri, Đstanbul, TUNCER, Orhan Cezmi., Diyarbakır Camileri Mukarnas, Geometri, Orantı, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sanat Yay., 1996, Diyarbakır. 130
155 TURANĐ, Adnan., , ÜLGEN, Ali Saim., ULUENGĐN, Fatih vd ÜNVER, A. Süheyl., , A. Süheyl ÜNVER ve Yılmaz ÖNGE, ÜSDĐKEN, Behzat., YAVAŞ, Ahmet., YAVAŞ, Doğan., YAVĐ, Ersal., YENAL, Engin., Yeni Rehber Ansk., YETKĐN,Suut Kemal., , Dünya Sanat Tarihi, Đş Bankası Yayınları, Ankara, Sanat Terimleri Sözlüğü, Remzi Kitabevi, Đstanbul,Ağustos Topkapı da Ahmet Paşa Hey eti, Vakıflar Dergisi, Ankara,1942, s Osmanlı Anıt Mimarisinde Klasik Yapı Detayları, Yapı Endüstri Merkezi Yayınları, Ağustos 2001, Đstanbul. Her Devirde Kâğıthane, Vakıflar Dergisi X, Ankara, 1973, s Çinili Köşkün Altın Renkli Nakışları, Arkitekt XIII/ 3 4, 1943, Đstanbul S elsebillerimiz, Vakıflar Dergisi, C. 13, Ankara, 1981, s 351 Đstiklal Caddesi, Dünden Bu Güne Đstanbul Ansiklopedisi, Kültür Bakanlığı ve Tarih vakfı Yurt Yayınları Ortak Yayını, C.4 Đstanbul, 1994, s Yılı Allianoi Kazısı, 23. Kazı Sonuçları Toplantısı,, T.C. Kültür Bak. Anıtlar ve Müzeler Müd., I. Cilt Ankara, 28 Mayıs-1 Haziran 2001, s.463. Bursa daki Kitabeli Osmanlı Çeşmeleri, U.Ü.Fen Edebiyat Fak.Sos.Bil. Dergisi, Yıl.2, Sayı:2, Bursa Mimarlık ve Sanatta Anadolu Mermerleri, Anadolu Mermer Uygarlığı, Yazıcı Yayınevi, Aralık 1996, Đzmir. Bir Kent: Đstanbul 101 Yapı, YKY, 1. Baskı, Kasım 2000, Đstanbul. Çeşme, Türkiye Gazetesi Yayınları, C. 5, Đstanbul, 1994, s.81. Đslam Mimarisi, AÜĐF Türk ve Đslam Sanatları Tarihi Enstitüsü, Değiştirilmiş ve Gözden Geçirilmiş Đkinci Baskı, Ankara, Türk Mimarisi, Bilgi Yayınevi, Birinci Basım, Ankara, 1970, s
156 ÖZGEÇMĐŞ 1976 da Trabzon da doğdum. Babamın işi dolayısıyla ilkokulu Gölcük te, Liseyi ise Đzmit te okudum yılında Marmara Üniversitesi A.E.F. Tarih Öğretmenliğinden mezun oldum. Beş yıldır Đstanbul da Muallim Naci Đlköğretim okulu nda Sosyal Bilgiler Öğretmeni olarak görev yapıyorum. 132
157 SÖZLÜK Acanthus: Eski Yunan dan beri süsleme sanatlarında kullanılan bitkisel bir motif. Türkçe de Akanthus ya da Akantus olarak yazılır. Türkçe de yanlış olarak kenger diye adlandırılsa da tümüyle farklı bir bitkidir. Ağaç Direkli Cami: Örtü bölümünü taşıyan ağaç direklere sahip cami tipi. Çok sayıda ağaç direkle taşınan ahşap çatılı bu yapılar, genellikle 13. yüzyıl Anadolu Selçuklu mimarlığında ve sonrasında yaygın bir tiptir. Diğer ağaç süsleme bölümleri de önemlidir. Alem: Yapıların kubbe ve külah gibi yerlerinin tepesinde, sancaklarda çoğunlukla yarım aya benzer formda bezeme elemanı, bir çeşit tepelik. Maden ya da taştan yapılmış olabilir. Alınlık: Antik yapıların cephelerinde çatı ile korniş arasında yer alan üçgen biçimindeki kısım. Bir portalin ya da bir pencerenin çerçeve içine alınmış üst kısmına da bu ad verilir. Altın kesim: Sanatta uyum ve oranlama konusunda en yetkin ölçüleri verdiğine inanılan formül. Altın kesim, bir doğru parçası ikiye bölündüğünde küçük parçanın büyüğe oranının, büyük parçanın bütüne oranına eşit olması olarak tanımlanabilir. % 61.8 en yaklaşık değerdir. Ampir: Batı dillerinde Empire olarak tanınan sanat akımının dilimizde kullanılan şekli. Batı ülkelerinden alınan bir üslup olup, klasik antikitenin bazı özelliklerini yansıtır Antikite: Yaklaşık olarak Đ.Ö. 6. yy. ile ı.s. 3. yy. arasındaki Yunan ve Roma kültürlerine verilen ad. Arasta: Çarşı, dizi dükkanlar. Bazen önlerinde revak yada karışlıklı sıraların arasında örtü bulunanlar bir tür kapalı çarpı oluştururlar. Arkhitrav (Arşitrav). Antik mimarlıkta sütunların taşıdığı, bir sütun ekseninden diğer sütun eksenine uzanan taş hatıllara (kiriş) verilen ad. Avlu: Genellikle üstü açık iç mekan. Çevrede yapı birimlerinin dizilerek bir bütün meydana getirdiği iç mekân. Beyzî: Oval Bordür: Kenar, genellikle süslemeli kenar şeridi. Çapraz Tonoz: iki beşik tonozun dik açıyla kesişmesinden oluşan tonoz biçimi. 133
158 Deformasyon: Biçim bozma. Bir sanat yapıtında betimlenen figürlerin belli yerlerinin figürü tanınmama derecesine vardırmadan bozulmaya uğratılması. Batı sanatında özellikle Maniyerist üslubun kullandığı yöntemlerden biri olan deformasyon, Rönesans sanatındaki kusursuz anatomik tanımlamaya karış çıkış yollarından biridir. Detay Natüralizmi: Bir sanat yapıtındaki ayrıntıların titiz bir gözlem sonucu son derece ince bir işçilikle doğaya uygun bir biçimde betimlenmesi. Özellikle 15. yüzyıl kuzey sanatında karşımıza çıkan bu anlayışta her bir ayrıntı doğadaki aslının küçük bir kopyası gibi betimlenir. Detay natüralizminin en iyi örnekleri, 15. yüzyıl kuzey sanatında dinsel konulu resimlerin arka planlarındaki manzaralarda görülür. Devşirme Malzeme: Başka yapılardan derlenmiş ve ikinci kez kullanılmış yapı ya da süsleme malzemesi. Aynı dönemden olabileceği gibi, daha eski dönemden de devşirme malzeme kullanmak her devirde yaygın bir değerlendirme yöntemi olmuştur. Dilimli Kubbe: 1) içi yarım yuvarlak, dışı dilimli olan kubbe. 2) Tonoz parçalarından oluşan kubbe. Divanî: Türklere özgü hareketli ve girift bir yazı üslubudur. Harfler ve sözcükler birbirlerine kaynaşmıştır. Diyaganol: Çapraz. Dört Yarım Kubbeli Cami: Merkezi planlı, büyük kubbesi dört yandan birer yarım kubbe ile desteklenen cami tipi. Eyvan: Üç tarafı ve üstü kapalı, bir tarafı bütün genişliği ile bir avluya ya da diğer bir mekana açılan yapı birimi. Fevkâni: Bulunduğu yerin eğimi ya da çevresindeki yapıların durumu yüzünden, bir alt yapı üzerine oturtulan camiler için kullanılan bir terim. Yüksek, yükseltilmiş anlamına gelir. Alt katta genellikle gelir getiren dükkanlar bulunur. Forum: Antik Roma kentlerinde, kent merkezinde yer alan, içindeki ve çevresindeki yapılarla Yunan kentlerindeki agora ile aynı işlevi taşıyan alan. Gölge-Işık: Batı sanatında nesnelere hacim ve derinlik kazandırma yöntemi. Bir sanat yapıtında belli kesimlerin karanlık bırakılması, buna karşın belli yerlerinde parlak renklerle boyanması sonucu elde edilen görsel etki. Gül Pencere: Genellikle Gotik katedrallerin cephelerinde yer alan daire biçimindeki vitraylı pencere. 134
159 Hataî (Hatayi): Doğu Asya kökenli süsleme motifleri grubu. Stilize edilmiş şakayık, nar, iri yapraklar ile bunların gonca ve sapları başlıca öğeleridir. Hayat Ağacı: Türk ve Đslam süsleme sanatlarında hurma ve benzeri ağaçlara verilen ad. Cenneti sembolize eden resimlerde yada süslemede simetri ekseni olarak çokça görülür. Hazire: Camilerin kıble tarafında bulunan küçük mezarlık. Hünkâr Mahfili: Camilerde hükümdara ayrılan bölüm. Bazen galerinin bir bölümü, bazen ayrı bir daire şeklindedir. Đki Yarım Kubbeli Cami: Merkezi planlı, büyük kubbesi ana eksen üzerindeki iki yarım kubbe tarafından desteklenen cami tipi. Đyon Düzeni: Antik mimarlıkta kullanılan, Đyonya da geliştirildiği için bu adla anılan düzen. Dor düzenine oranla daha incelmiş sütunları, sütun kaideleri ve volütlü sütun başlıkları ile ayırt edilir. Kalem işi: Yapıların genellikle iç yüzeylerinin bezenmesinde kullanılan bir süsleme türü. Boya, taş, ahşap yüzeyler üzerine fırça ile boyanan renkli nakışlar. Kasnak: Bir mimari yapıda kubbenin oturduğu ve yapının üslubuna, türüne göre çokgen yada yuvarlak olan kaide. Kavsara: Portal (taç kapı), mihrap gibi yerlerin yarım kubbeye benzeyen üst bölümü. Kemer: Dairesel, örgülü ara taşıyıcı ve bezeme öğesi. Düşey kuvvetleri eğri kuvvetlere çevirip kemer ayaklarından zemine taşıyan geçiş elemanı. Kesme Taş: Düzenli yontulmuş taş. Hem duvar öğesi hem bezeme için düzenli işlenmiş taş ve bu taşlarla örülmüş duvar tekniği. Çoğunlukla kaplama malzemesi olarak yüzeylerde kullanılır. Kontur: Çevre çizgisi. Figürleri ya da motifleri çevreleyen çizgi. Korint Düzeni: Antik mimarlıkta kullanılan bir düzen olup, stilize akant yaprakları ile bezeli sütun başlıkları yoluyla diğer düzenlerden ayrılır. Dor ve iyon düzeninden daha geç bir dönemde ortaya çıkmıştır. Köşebent: Dikdörtgen ve kare formlu biçimlerde köşelere yapılan süslemeler verilen ad. 135
160 Köşk Mescit: Genellikle Sultanhanı adı verilen bir dizi 13. yüzyıl Anadolu Selçuklu kervansarayının avlu ortasında dört kemer üstünde yer alan mescit bölümüne verilen ad. Osmanlı döneminde de kullanılmıştır. Kûfî yazı: Arap harflerinin düz ve köşeli olarak kullanılmasıyla oluşmuş erken üslup ve bundan geliştirilmiş bir yazı türü. Külliye: Değişik işlevli yapılardan meydana gelen yapılar topluluğuna verilen ad. Kümbet: Gömme bölümü, gövde (ziyaret) bölümü ve kubbesinin üstünde külahı bulunan mezar anıtları için kullanılan sanat tarihi deyimi (farsça=kubbe). Lahit: Tahta, taş (mermer) ya da pişmiş topraktan yapılan, içine ölünün yerleştirildiği özel sanduka. Mağrip Üslubu: Đspanya ve Kuzey Afrika nın Đslam sanatı üslubuna verilen genel ad. Malakâri: Yapıların daha çok iç yüzeylerinde kullanılan ve yüzeysel alçı kabartmanın renklendirilmesi ile elde edilen bir süsleme tekniği. Medrese: Yüksek düzeyde öğretim kurumu. Bu amaçla yaptırılmış mimarlık eseri. Anadolu dışında genellikle açık avlulu, Anadolu da ise avlusunun üstü açık ve kapalı olmak üzere iki tipte gelişmiştir. Kaynağında yüzyıl Horasan bölgesi konut mimarisini bulmak mümkündür. Merkezi Planlı Yapılar: Bu tipin zemin şeması altıgen, sekizgen veya yuvarlaktır. Üstleri kubbe ile örtülüdür. Mihrap: Cami ve mescitler ile namazgâhlarda kıble yönünde belirleyici mimari öğe. Đmamın önünde durduğu bölüm. Genellikle etrafı çerçevelenmiş, duvarda küçük bir girinti biçiminde yapılmıştır. Minber: Camilerde cuma namazında hutbe okunan yer. Genellikle birkaç basamak yükselen bir mimari öğe. Kapı, basamak, basamak korkulukları, köşk ve külah (taç) bölümleri bulunur. Ağaç ya da taştan olabilir. Çok basitlerinden çok bezemelilerine kadar değişik türlerine rastlanır. Mitolojik: Mitolojiye ilişkin her türlü olgu ve oluşumlar. Batı sanatında genellikle Yunan ve Roma mitolojilerinden konu alınmış yapıtlarda görülen nitelikler. Mozaik Çini: Değişik renklerde sırlanmış levha ve parçaların alçı zemin içinde dondurulmasıyla elde edilen bir süsleme tekniği. 136
161 Mukarnas: Kademeli olarak taşmalar yapacak biçimde, aşırtmalı olarak yan yana ve üst üste gelen, üç boyutlu görünüm veren bir geçiş ve dolgu öğesi. Petek biçimi bir görüntü ile yarım kubbelerin içini dolgulayan Đslam sanatı öğesi. (Sarkıtlı olanlarına istalaktit denilir). Natüralizm: Sanat yapıtının doğal gerçekliğe uygun bir biçimde yapılmasını savunun anlayış. Batı sanatında Rönesans la birlikte ortaya çıkan Natüralizm, çağımızın başına kadar etkili olmuştur. Natüralist üslup içinde nesneler doğadaki gibi, insan gözünün gördüğü gibi betimlenirler. Araştırıcılar natüralist üslubun ilk belirtilerin Đtalyan ressam Giotto nun yapıtlarında bulurlar. Yine de natüralizmin en olgun anlatımı Rönesans sanatçılarının yapıtlarında görülür. Nef (Sahın): Yapılarda sütunlarla ya da payelerle ayrılan her bir bölüm. Yol. Neo-Klasik (Türk): 19. yüzyıl sonları ve 20. yüzyıl başlarında bir sanat akımı. Eski Türk ve Đslam sanatından alınmış mimari ve süsleme öğelerinin kullanılması ile ortaya çıkan ilk ulusal akım. Neo-Klasisizm: 18. yüzyılın ikinci yarısında Almanya da ortaya çıkan, ancak Fransa da daha çok uygulanma olanağı bulan ve antikiteden esinlenerek klasik formlara dönüşü amaçlayan sanat anlayışı ve üslubu. Nesih: Metinlerin kopya edilerek çoğaltılmasında kullanılan yuvarlak karakterli bir yazı üslubu. Niş: Duvarda küçük ölçüde ve düzgün girinti. Odeon: Sözcük anlamı Grekçe şarkı söylemek olan Odeion, içinde müzik yapılan yerdir. Çoğu kez küçük bir tiyatro biçiminde ve genellikle üstü kapalı bir yapıdır. Orientalizan-Şarkkâri Üslup: I.Ö. 8. yüzyılda gelişen kolonizasyon hareketlerinin sonucunda Doğu ya özgü panter, aslan, geyik gibi hayvanların; lotus palmet gibi bitki ve çiçeklerin; sfenks, grifon gibi fantastik yaratıkların Yunan sanatında yaygın bir biçimde kullanılmasıyla oluşan üslup. Orientalizm: Batı resim sanatında Delacroix gibi sanatçıların öncülüğünü yaptığı, konusunu Doğu dan alan sanat yapıtlarına yer verilen üslup. Oyma Ajur: Delikli olarak uygulanan süsleme biçimi. Palmet: ilkçağ sanatından beri kullanılan bir bezeme motifi. Dilimli simetrik yaprak şeklinde olup, adını Yunanca palma = el sözcüğünden alır. 137
162 Pandantif: Kare altyapıdan kubbe eteği olan daireye geçiş öğesi. Payanda: Destek, yükü karışlamak üzere eklenmiş duvar parçası. Paye: Örülerek meydana getirilmiş tek taşıyıcı. Ayak. Perdah Tekniği (Lüster): Perdah tekniği çini ve keramik alanında bir sır üstü çalışmasıdır. Kap istenen renkte sırla sırlanıp fırınlandıktan sonra perdah adı verilen madde ile istenen örnekler yapılır ve az hararetli, dumanlı bir fırında tekrar fırınlanır. Bu fırınlamadan sonra, kap madeni bir parlaklık kazanır. Portal: Taç kapı, Tâk kapı adı da verilen bezemeli ana giriş. Realizm: Romantisizme tepki olarak doğmuş, görünen gerçekliği olduğu gibi tuvale aktarmayı amaçlayan sanat akımı. Renkli Sır Tekniği: Osmanlılar tarafından uygulanan bir çini tekniği. Bu teknikte boya kullanılmaz. Sırın kendisi renklidir. ilk olarak, levha üzerinde sırların birbirine karışmasını önleyen, kontur oluşturan bir madde ile sınırlar belirlenir. Daha sonra, istenilen renkli sırlar boya gibi kullanılarak levha renklendirilir ve fırınlanır. Isı kapışsında eriyen sırlar kontur içinde kalarak birbirlerine karışmazlar. Revak: Sütun ve payeler tarafından taşınan kemerler arkasında yer alan, üstü örtülü uzun bölüm, güneş ve yağıştan korumalı yürüme bölümü. Portik. Reyhanî: Muhakkâk adı verilen yazı çeşidinin küçüğü. Rik a: Türklerin ortaya çıkardığı bir yazı çeşidi. Mim lerin gözü kapanmış, Sin ve benzeri harflerin dişleri kalkmış, noktalar çizgilere dönüşmüştür. Daha çok el yazısında kullanılır. Rokoko: 18. yüzyılda ortaya çıkan süslemeci sanat akımı. Resim sanatında saray yaşamından alınan konular ön plana geçmiş, heykeller dekoratif amaçlı biblolara dönüşmüş, mimaride ise bitkisel motifli bezemeler tavan ve duvar yüzeylerinde süsleme amacıyla bolca kullanılmıştır. Romantisizm: 18. yüzyıl sonlarında ortaya çıkan ve aklın kurallarına karşıt, duyguların yansıtılmasına önem veren sanat akımı. Rumî: Türk ve Đslam sanatında Batı kökenli süsleme motifi. Yarım palmetlerden türediği ya da hayvansal kökenli olduğu araştırıcılarca tartışılan rumî, Batı illerinde arabesk olarak adlandırılır. Sakıf: Camilerde son cemaat yerinin dışında ek bir bölüm. Özellikle iç avlusu olmayan yapılarda, cemaatin hava şartlarından korunması amacına yöneliktir. 138
163 Salbek: şemsenin iki ucunda bulunan tepelik biçimindeki uzantılar. Sekiz Dayanaklı Cami: Merkezi planlı, büyük kubbesi sekiz paye ya da sütuna oturan cami tipi. Selâtin: Sultan sözcüğünün çoğulu. Sultanlar tarafından yaptırılan büyük camilere Selatin Camii denir. Sfenks: Başı ve gövdesi farklı türlerden (genellikle başı kadın ve gövdesi aslan gibi) oluşan fantastik yaratık. Sıbyan Mektebi: Küçük çocukların okuma yazma ve Kur an okumayı öğrendiği okul. Sıraltı tekniği: Keramik boyalarının bisküvi halindeki keramikler üzerine boyanarak üstlerine sır çekilmesi, boyaların sır altında kalması ile oluşan teknik. Silme: Duvar yüzeylerinde süsleme amacıyla yapılmış şerit biçimindeki çıkıntılara verilen ad. Son Cemaat Yeri: 14. yüzyıldan itibaren cami ve mescitlerde yaygın olarak kullanılan, ana mekanın dışında yarı açık hazırlık bölümü. Stilize: Üsluplaştırılmış. Doğadaki formların belli bir üslubun ya da tekniğin gereği sadeleştirilmiş şekli. Stilize çiçek motifi... Stucco (Stuk): Alçı yoğunluklu süsleme tekniği. Submiken: Đ.Ö yılları arasında en parlak dönemini yaşayan Miken keramik sanatının Đ.Ö. 12. yüzyıl sonlarında kısa bir dönem yeniden canlanması. Özellikle Atina'da söz konusu geçiş çağına verilen isim. Sülüs: Yuvarlak karakterli, daha çok kitabelerde kullanılan, kitaplarda ise başlıklara mahsus büyük boy bir yazı üslubu. Sütun: Genellikle mermerden, yekpare, taşıyıcı mimari öğe. Sütunçe: Küçük sütun. Mihrap ve portal gibi yerlerde daha çok dekoratif amaçla kullanılır. Şadırvan: Bir çeşit meydan çeşmesi. Özellikle cami avlularında, çepeçevre muslukları olan çokgen su tesisi. Şam işi: 16. yüzyıl başında hem çini hem de keramiklerde kullanılan bir tekniktir. En önemli özelliği sırın pek parlak olmaması nedeniyle renklerin puslu görünmesidir. En karakteristik renkler, puslu bir yeşil ve mordur. Şemse: Süslemede kullanılan oval, dairesel biçimde dilimli ya da düz motifler. 139
164 Tabhane: Misafirhane. Dini yapıların bir bölümü olup, özellikle gezici dervişlerin misafir edildiği oda. Tak (Zafer Takı): Eski Roma'da zafer kazanan komutan ve imparatorlar adına inşa edilen, üzeri tonoz kemerle örtülü bir ya da üç gözlü geçitlere sahip olan yapı. Talik: Yatık çizgileri uzun, dik çizgileri kısa bir yazı çeşidi. Yaygın, hafif sağa yani geriye yatıktır. Tek Kubbeli Cami: ibadet mekanının tamamını ya da tamama yakın bölümünü tek kubbenin örttüğü cami tipi. Tepelik: Kompozisyonu oluşturan süs düzeninin üst ya da tepe kısımlarında bulunan motifler. Tevkiî: Kelimelerin arası birleştirilerek yazılan bir yazı üslubu. Resmi divanlarda kullanılan bir yazı çeşidi idi. Sülüse benzeyen daha yumuşak hatlı ve hareketli büyük boy yazılardır. Tığ: Tezhipte desenin bitiminde, ciltte şemse ve köşebent kenarlarında kullanılan yardımcı süsleme motifi. Tonoz: Taş ya da tuğladan örülerek meydana gelen bir mimari örtü elemanı. Biçimine göre beşik tonoz, aynalı tonoz, çapraz tonoz, kaburgalı tonoz, yelken tonoz gibi adlar alır. Tromp: Kare altyapıdan kubbe eteğini hazırlayan sekizgene geçiş öğesi (tonoz bingi). Türbe: Gövde (ziyaret) bölümü ve örtüsü bulunan mezar anıtı. Vaaz Kürsüsü: Belli gün ve saatlerde imamın vaaz vermek için çıktığı, koltuk ya da küçük balkon şeklindeki bölüm. Volüt: Đyon sütun başlıklarında bulunan spiral biçimli kıvrımlar. 140
165 TABLOLAR 141
166 142 Tablo: 1, Kullanılan Malzeme, Mermer
167 Tablo: 1, Kullanılan Malzeme, Mermer a- Bala Külliyesi Camii nin Mihrabındaki Đstiridye Formu b- Dolmabahçe Sarayı, Saltanat Kapısı nın Yan Cephesindeki Đstiridye Formu c- Dolmabahçe Sarayı, Hazine-i Hassa Kapısı ndaki Đstiridye Formu d- Küçüksu Kasrı nın Bahçesindeki Havuzda Yer Alan Đstiridye Formu e- Dolmabahçe Sarayı Bahçesindeki Mermer Kaidenin Üst Kısmında Yer Alan Đstiridye Formu f- Bezmialem Valide Sultan Camii nin Minberindeki Đstiridye Formu g- Halil Rıfat Paşa Türbesinin Pencere Üzerinde Yer Alan Đstiridye Formu h- Küçüksu Kasrı Giriş Kapısındaki Đstiridye Formu i- Küçük Mecidiye Camii Đç Kapısı Üzerindeki Đstiridye Formu j- Büyük Londra Oteli Dış Cephesindeki Đ Karyatidlerin Üzerinde Yer Alan Đstiridye Formu k- Büyük Mecidiye Camii Vaaz Kürsüsündeki Đstiridye Formu l- Bezmialem Camii Vaaz Kürsüsündeki Đstiridye Formu m- Draman Feratzade Halil Bin Abdurrahman Çeşmesi ndeki Đstiridye Formu n- Küçüksu Kasrı Banyosu Ayna Taşındaki Đstiridye Formu o- Karacaahmet Ayşe Hatun Çeşmesindeki Đstiridye Formu p- Taksim Açık Hava Tiyatrosu Karşınındaki Kitabesiz Çeşmenin Yan Suluklarındaki Đstiridye Formu 143
168 144 Tablo: 2, Kullanılan Malzeme, Taş, Metal, Ahşap
169 Tablo: 2, Kullanılan Malzeme, Taş, Metal, Ahşap a- Küçüksu Kasrı nın Dış Cephesindeki Taş Đstiridye Formu b- Küçüksu Kasrı nın Đkinci Katında Yer Alan Ahşap Masadaki Đstiridye Formu c- Küçüksu Kasrı nda Metal Şamdan Payesi d- Küçüksu Kasrı nın Metal Şömine Siperi e- Ağırlık Kulesindeki Taş Form f- Küçüksu Kasrı nın Đkinci Katında Yer Alan Gardıroptaki Ahşap Đstiridye Formu (Üst) g- Dolmabahçe Sarayı, Kuğulu Fıskiyedeki Metal Çift Kabuk Formu h- Ihlamur Kasrı Döküm Giriş Kapısı Akroteri i- Küçüksu Kasrı nın Pencere Üzerinde Kesme Taştan Đstiridye Formu j- Küçüksu Kasrı nın Đkinci Katında Yer Alan Gardıroptaki Ahşap Đstiridye Formu (Alt) k- Ihlamur Kasrı Döküm Bahçe Lambalarındaki Đstiridye Formu l- Döküm Giriş Kapısında Đstiridye Formu m- Karaköy, Meşrutiyet Caddesi No: 136 Dış Cephesindeki Küfeki Taşından Đşlenmiş Đstiridye Formu n- Dolmabahçe Sarayı, Mabeyni Hümayunda Ahşap Sütun Başlıklarındaki Đstiridye Formu o- Topkapı Sarayı Mecidiye Köşkünün Dış Cephesindeki Nişte Yer Alan Đstiridye Formu p- Yıldız Sarayı Bahçesindeki Döküm Lambalarda Yer Alan Đstiridye Formu 145
170 146 Tablo: 3, Kullanılan Malzeme, Alçı
171 Tablo: 3, Kullanılan Malzeme, Alçı a- Dolmabahçe Sarayı, Harem, Tavan Süslemesi b- Dolmabahçe Sarayı, Harem, Ayna Çerçevesi c- Dolmabahçe Sarayı, Muayede Salonu, Ayna Çerçevesi d- Dolmabahçe Sarayı, Harem, Valide Sultan odası, Kapı Kanadı e- Dolmabahçe Sarayı, Camlı Köşk Tavan Köşesi f- Dolmabahçe Sarayı, Mabeyn-i Hümayun Tavan Süslemesi g- Dolmabahçe Sarayı, Mabeyn-i Hümayun Kapı Köşesi h- Dolmabahçe Sarayı, Harem, Ayna Tepeliği i- Dolmabahçe Sarayı, Harem, Valide Sultan Odası, Tavan Köşesi j- Dolmabahçe Sarayı, Mabeyn-i Hümayun, Tavan Süslemesi k- Dolmabahçe Sarayı, Mabeyn-i Hümayun, Tavan Süslemesi l- Küçük Su Kasrı Ayna Çerçevesi m- Küçük Su Kasrı Kapı Sövesi n- Topkapı Sarayı, Harem Ayna Çerçevesi o- Küçüksu Kasrı, Duvar Süslemesi p- Dolmabahçe Sarayı, Camlı Köşk Dış Cephe Kaplaması 147
172 148 Tablo: 4, Đstiridye Tipolojisi
173 Tablo: 4, Đstiridye Tipolojisi a- Dolmabahçe Sarayı, Harem, Valide Sultan Odası Kapı Kanadı b- Dolmabahçe Sarayı, Saltanat Kapısı Yan Cephesi c- Meşrutiyet Caddesi 136 Nolu Binanın Cephesi d- Ihlamur Kasrı Cephe Bezemesi e- Küçüksu Kasrı Tavan Süslemesi f- Küçüksu Kasrı Şömine Yüzeyi g- Küçüksu Kasrı Gardırop Süslemesi h- Ihlamur Kasrı Bahçe Lambası Kaidesi i- Dolmabahçe Sarayı, Camlı Köşk Tavan Köşesi j- Dolmabahçe Sarayı, Hazine-i Hassa Kapısı Nişi k- Küçüksu Kasrı, Ahşap Masa Ayağı l- Küçüksu Kasrı Giriş Kapısı Metal Şebekesi 149
174 150 Tablo: 5, Đstiridye Tipolojisi
175 Tablo: 5, Đstiridye Tipolojisi a- Dolmabahçe Sarayı, kuğulu Fıskiyenin Kaidesi b- Dolmabahçe Sarayı, Saltanat Kapısı Kilit taşı c- Küçüksu Kasrı Gardırop d- Topkapı Sarayı Mecidiye Köşkü Nişi e- Topkapı Sarayı Haremi, Ayna Çerçevesi f- Küçüksu Kasrı Duvar Süslemesi g- Bezmialem Valide Sultan Camii Mihrap Nişi h- Ihlamur Kasrı Dış Cephesindeki Niş Kavsarası i- Topkapı Sarayı Haremi, Hünkar Sofasındaki Duvar Çeşmesinin Ayna Taşı j- Küçüksu Kasrı Bahçesindeki Havuzun Kuğulu Aynataşındaki Süsleme k- Küçüksu Kasrı Banyosundaki Duvar Çeşmesinin Teknesi l- Küçüksu Kasrı Dış Cephesindeki Niş Kavsarası 151
176 152 Tablo: 6, Đstiridye Formunun Tasarımdaki Yeri, Tepelikler
177 Tablo: 6, Đstiridye Formunun Tasarımdaki Yeri, Tepelikler a- Bezmialem Valide Sultan Camii Kitabesinin Tepeliği b- Bezmialem Valide Sultan Camii Kitabesindeki Tuğra Madalyonun Tepeliği c- Ihlamur Kasrının Tepelik Formu d- Đstanbul Arkeoloji Müzesi Akroter Uygulaması e- Ihlamur Kasrı Girişindeki Çeşmenin Tepelik K9ısmı f- Bala Külliyesi Camii nin Kitabe Tepeliği h- Ayazma Camii Vaaz Kürsüsü Tepelik Kısmı i- Büyük Selimiye Camii Girişi j- Topkapı Sarayı Haremi, Hünkar Hamamındaki Aynataşının Tepelik Kısmı k- Dolmabahçe Saat Kulesi Tepelik l- Küçük Mecidiye Camii Mihrabı Fildişi Tepelik h- Sultanahmet Camii Arastasına Monte Edilmiş Oda Çeşmesinin Tepeliği 153
178 154 Tablo: 7, Đstiridye Formunun Tasarımdaki Yeri, Tepelikler
179 Tablo: 7, Đstiridye Formunun Tasarımdaki Yeri, Tepelikler a- Hırka-i Şerif Camii Minberi Tepeliği b- Bezmialem Valide Sultan Camii Minberi Tepelik Kısmı c- Dolmabahçe Sarayı, Mabeyn-Đ Hümayun, Kristal Merdivenli Bölümde Tepelik d- Dolmabahçe Sarayı Saltanat Kapısı Kuzeydoğu Kulesi Tepeliği e- Topkapı Sarayı Arz Odası Kitabe Tepeliği f- Ihlamur Kasrı Giriş Kapısı Tepeliği g- Dolmabahçe Sarayı Hazine-Đ Hassa Kapısı Plastır Tepeliği h- Hacı Hüseyin Bey Mezar Taşı, Ayak Şahidesi Tepeliği i- Küçüksu Kasrı Giriş Merdiveni Arasında Kalan Barok Kompozisyonda Tepelik j- Bezmialem Valide Sultan Camii Kitabesindeki Tuğra Madalyonun Tepeliği k- Dolmabahçe Sarayı Đç Kapı Duvarına Monte Edilmiş Oda Çeşmesi Tepeliği l- Küçük Mecidiye Camii Minberi Tepeliği 155
180 156 Tablo: 8, Đstiridye Formunun Tasarımdaki Yeri, Pencere Üzeri
181 Tablo: 8, Đstiridye Formunun Tasarımdaki Yeri, Pencere Üzeri a- Bezmialem Valide Sultan Camii pencere üzeri b- Küçüksu Kasrı Birinci Kat Pencere Üzeri c- Halil Rıfat Paşa Türbesi Pencere Üzeri d- Bezmialem Valide Sultan Camii Ağırlık Kulesi Kaidesindeki Pencere Üzeri e- Ihlamur Kasrı Maiyet Köşkü Pencere Üzeri f- Ihlamur Kasrı Yan Cephesindeki Pencere Üzeri g- Meşrutiyet Caddesi 136 Nolu Binanın Pencere Üzeri h- Küçüksu Kasrının Đkinci Kat Ahşap Pencere Üzeri i- Eminönü Kayseri Hanı Pencere Üzeri 157
182 158 Tablo: 9, Đstiridye Formunun Tasarımdaki Yeri, Sütun Başlıkları
183 Tablo: 9, Đstiridye Formunun Tasarımdaki Yeri, Sütun Başlıkları a- Küçüksu Kasrı Đkinci Kat, Kapı Sövesindeki Sütun Başlığı b- Dolmabahçe Sarayı Mabeyn-Đ Hümayunda Sütun Başlığı c- Dolmabahçe Sarayı Đç Kapıdaki Sütun Başlıkları (Ön Yüz) d- Dolmabahçe Sarayı Đç Kapıdaki Sütun Başlıkları (Arka Yüz) e- Dolmabahçe Sarayı Saltanat Kapısı Đç Bükey Duvarlarda Sütun Başlığı g- Dolmabahçe Salonu Muayede Salonu Sütun Başlığı h- Ihlamur Kasrı Giriş Merdiveni Kaidesi Sütun Başlığı i- Pertevniyal Valide Sultan Çeşmesi Sütun Başlığı j- Nişanca Camii, Müezzin Mahfeli Sütun Başlığı k- Mehmet Emin Ağa Sebili Sütun Başlığı 159
184 160 Tablo:10, Đstiridye Formunun Tasarımdaki Yeri, Nişler
185 Tablo:10, Đstiridye Formunun Tasarımdaki Yeri, Nişler a- Bala Külliyesi Camii nin Mihrap Nişi b- Dolmabahçe Sarayı, Hazine-i Hassa Kapısı Yan Tarafındaki Niş c- Küçüksu Kasrı Đkinci Kat Dış Cephesindeki Niş d- Taksim Açık Hava Tiyatrosu Karşısındaki Kitabesiz Çeşmenin Nişi e- Küçüksu Kasrı Birinci Kat Dış Cephesindeki Niş f- Topkapı Sarayı Mecidiye Kasrının Dış Cephesindeki Niş g- Topkapı Sarayı Haremi, Valide Sultan Taşlığındaki Niş h- Harem Büyük Selimiye Camiinin Mihrap Nişi i- Topkapı Sarayı Haremi, Hünkar Hamamındaki Niş j- Ayasofya Camii, Aşhane Girişindeki Taş Kapının Yan Nişi k- Ihlamur Kasrının Dış Cephesindeki Niş l- Bezmialem Valide Sultan Camiinin Mihrap Nişi 161
186 162 Tablo:11, Đstiridye Formunun Tasarımdaki Yeri, Çeşmeler
187 Tablo:11, Đstiridye Formunun Tasarımdaki Yeri, Çeşmeler a- Topkapı Sarayı Haremi, Hünkar Sopasındaki Duvar Çeşmesi b- Küçüksu Kasrı, Đkinci Kat Banyosundaki Duvar Çeşmesi c- Topkapı Sarayı Haremi, Hünkar Hamamının Kurnası d- Topkapı Sarayı Haremi, Valide Sultan Hamamının Kurnası e- Topkapı Sarayı Haremi, Hünkar Hamamındaki Mermer Banyo Duvarı f- Dolmabahçe Sarayı Çinili Hamamda Kurna g- Dolmabahçe Sarayı Haremi Valide sultan Hamamında Duvar Çeşmesi h- Küçüksu Kasrı, Đkinci Kat Banyosundaki Duvar Çeşmesinin Teknesi i- Dolmabahçe Sarayı Hünkar Hamamının Kurnası 163
188 164 Tablo:12, Đstiridye Formunun Tasarımdaki Yeri, Çeşme Aynaları
189 Tablo:12, Đstiridye Formunun Tasarımdaki Yeri, Çeşme Aynaları a- Sadrı Esbak Hasan Paşa Çeşmesi Aynataşı b- Cezayirli Gazi Hasan Paşa Çeşmesi, Aynataşı c- Sadık Efendi tekkesi Çeşmesi, Aynataşı d- Dıraman Feratzade Halil Bin Abdurrahman Çeşmesi, Aynataşı e- Mihirişah Sultan Sebili Çeşme Aynası f- Taksim Açık Hava Tiyatrosu Karşısındaki Kitabesiz Çeşmenin Aynataşı 165
190 166 Tablo:13, Đstiridye Formunun Süsleme Unsuru olarak Kullanılması
191 Tablo:13, Đstiridye Formunun Süsleme Unsuru olarak Kullanılması a- Dolmabahçe Sarayı Hazine-i Hassa Kapısı Mihrap Nişi b- Hırka-i Şerif Camii Minber Tepeliği c- Sadrı Esbak Hasan Paşa Çeşmesi Aynataşı d- Hacı Hüseyin Bey Mezar Taşı Ayak Şahidesi e- Bezmi Alem Valide Sultan Camii Pencere Üzeri f- Dolmabahçe Sarayı Haremi Ayna Süslemesi g- Dolmabahçe Sarayı Saltanat Kapısı Yan Cephesindeki Đstiridye Formu h- Bezmialem Valide Sultan Camii Minare Kaidesindeki istiridye formu i- Dolmabahçe Sarayı Haremi Ayna Süslemesi j- Dolmabahçe Sarayı Hazine-i Hasa Kapısının Đçbükey Yan Duvarlarında Đstiridye Formu k- Dolmabahçe Sarayı Haremi, Ayna Süslememsi l- Pertevniyal Valide Sultan Çeşmesinin Sütün Başlığı 167
192 Tablo: 14, Đstiridye Formu Kullanılan Yerler 168
193 169 Tablo:16, Yapılardaki Đstiridye Formlarında Kullanılan Malzeme Türleri
194 170 Tablo: 15, Yapılardaki Đstiridye Formlarında Kullanılan Malzeme Türleri
195 Tablo:17, Kronolojik Gelişme ve Tipoloji 171
196 Camiler Đstiridye Formunun Konumu Adı Yapılış Tarihi Ayasofya 1 Camii Aşhane Girişi 1741 Taç Kapı Kitabe Niş Müezzin Mahf. Minber Mihrab Vaaz Kürsüsü Kubbe Dış Cephe Minare Diğer Hacı 2 Beşir Ağa Camii 1745 Nuruosmaniye 3 Camii Ayazma 4 Camii 1761 Yozgat, 5 Çapanoğlu Camii 1779 Nişanca 6 Camii 1793 Harem 7 Büyük Selimiye Camii Küçük 8 Mecidiye Camii ırka-i Şerif Camii 1850 Bezmi 10 Alem Valide Sultan Camii1853 Büyük 11 Mecidiye Camii 1854 Bala 12 Külliyesi 1862 Aziziye 13 Camii 1866 Tablo:18, Đstiridye Formunun Tasarımdaki Yeri, Camiler 172
197 173 Tablo:19, Đstiridye Formunun Tasarımdaki Yeri, Saraylar
198 Çeşmenin Türü Đstiridye Formunun Konumu Sıra Adı Sebil Meydan Ç. Duvar Ç. Bahçe veya Avlu Ç. Oda Veya Banyo Ç. Ayna Taşı Suluk Sütun Başlığı Tepelik Mehmet 1 Emin Ağa Sebili x x x Hacı 2 Ahmet Paşa Çeşmesi x x Sadrı 3 Esbak Hasan Paşa Çeşmesi x x Kaptan 4 Süleyman Paşa Çeşmesi x x Nuruosmaniye 5 Camii Çeşmesi x x Hacılar 6 Çeşmesi x x Vefa 7 Recai Mehmet Efendi Sebili x x Topkapı 8 Sarayı, Harem 1780 x x Cezayirli 9 Gazi Hasan Paşa Çeşmesi x x Ebubekir 10 Ağa Çeşmesi x x Ayşe 11 Hatun çeşmesi x x Mihrişah 12 Valide Sultan Sebili x x Dolmabahçe 13 Sarayı,Harem x x x Küçüksu 14 Kasrı 1857 x x x x Pertevniyal 15 Valide Sultan Çeşmesi x x Hamidiye 16 Çeşmesi x x Bala 17 Külliyesi x x Sadık 18 Efendi Tekkesi Çeşmesi x x Taksim 19 Açık Hava tiyatrosunun 19 yy sonları Karşısındaki Kitabesiz Çeşme x x Maçka 20 II Abdülhamit Çeşmesi x x Feratzade 21 Halil Bin Abdurrahman Çeşmesi, Draman x x Tablo:20, Đstiridye Formunun Tasarımdaki Yeri, Çeşmeler 174
ĐSTANBUL DOLMABAHÇE SARAYI, SAAT KULESĐ VE CAMĐĐ TEKNĐK GEZĐSĐ RAPORU
ĐSTANBUL DOLMABAHÇE SARAYI, SAAT KULESĐ VE CAMĐĐ TEKNĐK GEZĐSĐ RAPORU Fakültemiz lisans programında açılan MĐM 376 Anadolu Uygarlıkları Teknik Seçmeli Dersi kapsamında yapılması planlanan Đstanbul Dolmabahçe
İSTANBUL DA, XIX. YÜZYIL OSMANLI MİMARLIĞINDA GÖRÜLEN AMPİR ÜSLUPTAKİ MADENİ ŞEBEKELER
Sanat Tarihi Dergisi Sayı/Number:XIII/1 Nisan/April2004, 169-180 İSTANBUL DA, XIX. YÜZYIL OSMANLI MİMARLIĞINDA GÖRÜLEN AMPİR ÜSLUPTAKİ MADENİ ŞEBEKELER Kadriye Figen VARDAR Osmanlı Devleti XVIII. yüzyıldan
SULTAN IZZETTIN KEYKAVUS TÜRBESİ, 1217, SİVAS
SELÇUKLU MİMARİSİ Selçuklular Orta Asya dan Anadolu ve Ön Asya ya yolculuklarında Afganistan, İran, Irak, Suriye topraklarındaki kültürlerden ve mimari yapılardan etkilenmiş, İslam dinini kabul ederek
Üç Şerefeli Camii. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı
Üç Şerefeli Camii Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Üç Şerefeli Cami......................... 4 0.1.1 Osmanlı Mimarisinde Çığır Açan İlklerin Buluştuğu Cami............................
3. AHMET ÇEŞMESİ (İSTANBUL - SULTANAHMET MEYDANI)
3. AHMET ÇEŞMESİ (İSTANBUL - SULTANAHMET MEYDANI) İstanbul da Bâb-ı Hümâyun ile Ayasofya arasında XVIII. yüzyıla ait büyük meydan çeşmesi ve sebil. Osmanlı dönemi Türk sanatının çeşme mimarisinde meydana
Deniz Esemenli ile Üsküdar Turu 27 Ekim 2013, Pazar
Deniz Esemenli ile Üsküdar Turu 27 Ekim 2013, Pazar Tur Danışmanımız: Doç. Dr. Deniz Esemenli, Sanat Tarihçisi Buluşma Noktası: Üsküdar Meydanı, III. Ahmet Çeşmesi önü Tur başlama saati: 09.00 Gezimizin
ĐSTANBUL KÜLLĐYELERĐ (FATĐH / SULTAN SELĐM / ŞEHZADE MEHMET) TEKNĐK GEZĐSĐ RAPORU
ĐSTANBUL KÜLLĐYELERĐ (FATĐH / SULTAN SELĐM / ŞEHZADE MEHMET) TEKNĐK GEZĐSĐ RAPORU Fakültemiz lisans programında açılan MĐM 376 Anadolu Uygarlıkları Teknik Seçmeli Dersi kapsamında yapılması planlanan Đstanbul
Kalem İşleri 60. Ağaç İşleri 61. Hünkar Kasrı 65. Medrese (Darülhadis Medresesi) 66. Sıbyan Mektebi 67. Sultan I. Ahmet Türbesi 69.
İÇİNDEKİLER TARİHÇE 5 SULTANAHMET CAMİ YAPI TOPLULUĞU 8 SULTAN I. AHMET 12 SULTAN I. AHMET İN CAMİYİ YAPTIRMAYA KARAR VERMESİ 15 SEDEFKAR MEHMET AĞA 20 SULTANAHMET CAMİİ NİN YAPILMAYA BAŞLANMASI 24 SULTANAHMET
ANKARA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ PEYZAJ MİMARLIĞI BÖLÜMÜ. Konu:14.YÜZYIL BEYLİKLER DÖNEMİ MİMARİSİ
ANKARA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ PEYZAJ MİMARLIĞI BÖLÜMÜ Konu:14.YÜZYIL BEYLİKLER DÖNEMİ MİMARİSİ İran üzerinden geçerek Batı Anadolu'ya yerleşen Türk boyların dan bir bölümü 13. yüzyıl sonlarında
GEÇ DÖNEM OSMANLI MıMARİSİ. Yıldız Demiriz
GEÇ DÖNEM OSMANLI MıMARİSİ Yıldız Demiriz Mimar Sinan ın ölümü ile Osmanlı mimarisinde Klasik Dönem diye adlandırılan çağ kapanmış, ama bu büyük ustanın etkileri uzun süre devam etmiştir. Bu etki, özellikle
CAMÝÝ VE MESCÝTLER. Nevþehirli Damat Ýbrahim Paþa Camisi (Kurþunlu Cami) (Merkez)
CAMÝÝ VE MESCÝTLER Ekleyen kapadokya Pazartesi, 12 Mayýs 2008 Son Güncelleme Pazar, 24 Aðustos 2008 Nevþehirli Damat Ýbrahim Paþa Camisi (Kurþunlu Cami) (Merkez) Nevþehir il merkezinde bulunan Damat Ýbrahim
ADANA SEYHAN - ULU CAMİ MEDRESESİ ULU CAMİ MEDRESESİ
ULU CAMİ MEDRESESİ Ulu Cami Medresesi, kuzey-batı köşesine sokulmuş olan Küçük Mescit ve onun bitişiğindeki muhdes bir yapı sebebiyle düzgün bir plân şeması ve âbidevi bir görünüş arz etmez. Bununla beraber
ZEMİN KAT: 1. NORMAL KAT: 2. NORMAL KAT: ÇATI KATI: ÇATI ARASI KATI: 230 ADA 22 PARSEL :
AHMET AFİF PAŞA YALISI 1 230 ADA 21 PARSEL EK-1 Ahmet Afif Paşa Yalısı, Boğaziçi İstinye Koyu nun yakınında, Köybaşı Caddesine 25 m, Boğaz a 40 m cepheli 2.248,28 m² yüzölçümlü arsa üzerinde 1910 yılında
KİTAP TANITIMI / BOOK REVIEW. Şakir Çakmak, Erken Dönem Osmanlı Mimarisinde Taçkapılar (I ), Ankara 200 ı.
KİTAP TANITIMI / BOOK REVIEW Şakir Çakmak, Erken Dönem Osmanlı Mimarisinde Taçkapılar (I 300-1500), Ankara 200 ı. Savaş YILDIRIM. Son yıllardaki Anadolu Türk Mimarisine yönelik araştırmalara bakıldığında
Bu doküman Kâtip Çelebi tarafından 1632 de yazılan ve İbrahim Müteferrika nın eklemeleri ile Matbaa-ı Amire de basılan Kitabı-ı Cihannüma nın
TUR 1 - ĠSTANBUL KLASĠKLERĠ
TUR 1 - ĠSTANBUL KLASĠKLERĠ Yarım Gün Yemeksiz Sabah Turu Bizans ve Osmanlı İmparatorlukları nın yönetildiği, Tarihi Yarımada nın kalbi olan Sultanahmet Meydanı. İmparator Justinian tarafından 6. yüzyılda
ERKEN OSMANLI SANATI. (Başlangıcından Fatih Dönemi Sonuna Kadar) Yıldız Demiriz
ERKEN OSMANLI SANATI (Başlangıcından Fatih Dönemi Sonuna Kadar) Yıldız Demiriz Osmanlı mimarisinin erken döneminden günümüze gelen yapıların çoğu dini mimariye bağlıdır. Dönem üsluplarını ve plan gelişmesini
- 61 - Muhteşem Pullu
Asaf Bey Çıkmazı Kabaltısı Sancak Mahallesindedir. Örtüsü sivri tonozludur. Sivri kemerle güneye ve ahşap-beton sundurmalı sivri kemerle kuzeye açılır. Üzerinde kesme ve moloz taşlardan yapılmış bir ev
Ahşap İşçiliğinin 700 Yıllık Şaheseri: Eşrefoğlu Camii [Beyşehir/KONYA]
Orta Asya'daki ağaç direkli ahşap camilerin Anadolu'daki örnekleri Selçuklu'nun ahşap ustalıkları ile 13.yy dan günümüze ulaşmıştır. Ayakta kalan örnekleri Afyon ve Sivrihisar Ulu Camileri, Ankara Arslanhane
MÜHRÜ SÜLEYMAN. Osmanlı Paralarının üzerinde Hazreti Süleyman ın mührü bulunurdu..
MÜHRÜ SÜLEYMAN Osmanlı Paralarının üzerinde Hazreti Süleyman ın mührü bulunurdu.. Zamanımızda bazı kendini bilge zanneden sahte alim geçinenler, yeni çıktı turfandalar bu motifi inkar edip hatta şeklini
TÜRKİYE PEYZAJI (FAKÜLTE)
TÜRKİYE PEYZAJI (FAKÜLTE) YRD.DOÇ.DR.IŞIL KAYMAZ, 2017, ANKARA ANKARA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ BU SUNUMU KAYNAK GÖSTERMEDEN KULLANMAYINIZ YA DA ÇOĞALTMAYINIZ! Türk Bahçesi Günümüze kadar gelen bazı
ANKARA ÜNİVERSİTESİ PEYZAJ MİMARLIĞI BÖLÜMÜ PEYZAJ YAPILARI DERSİ SU YAPILARI
ANKARA ÜNİVERSİTESİ PEYZAJ MİMARLIĞI BÖLÜMÜ PEYZAJ YAPILARI DERSİ SU YAPILARI Su na Giriş ve Su Sunum İçeriği Su na Giriş ve Su Bugünün Meydan leri Köşe leri Duvar leri Namazgah leri İç Mekan leri Su Sunum
OSMANLI YAPILARINDA. Kaynak: Sitare Turan Bakır, İznik
OSMANLI YAPILARINDA İZNİK ÇİNİLERİ Kaynak: Sitare Turan Bakır, İznik Çinileri, KültK ltür r Bakanlığı Osmanlı Eserleri, Ankara 1999 Adana Ramazanoğlu Camii Caminin kitabelerinden yapımına 16. yy da Ramazanoğlu
FATİH SULTAN MEHMET İN Sarayları
54 MİMARİ I FATİH SULTAN MEHMET İN SARAYLARI FATİH SULTAN MEHMET İN Sarayları Yazı ve Fotoğraf: İsmail Büyükseçgin / [email protected] Eski Saray (Beyazıt Sarayı) MİMARİ I FATİH SULTAN MEHMET İN
Kurşunlu Camii. Kayseri deki Sinan. Kurşunlu Camii, klasik dönem Osmanlı mimarisinin Kayseri deki özgün eserlerinden biridir. 16.
Kayseri deki Sinan Kurşunlu Camii Kurşunlu Camii, klasik dönem Osmanlı mimarisinin Kayseri deki özgün eserlerinden biridir. 16. yüzyıl mimari karakterini taşıyan tek kubbeli, tek minareli, son cemaat mahalli
Edirne Camileri - Eski Cami. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı
Edirne Camileri - Eski Cami Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Eski Cami (Cami-i Atik - Ulu Cami).............. 4 0.1.1 Eski Cami ve Hacı Bayram Veli Söylencesi.......
Kitap Tanıtımı, Eleştiri ve Çeviri Dergisi Journal of Book Notices, Reviews and Translations
www.libridergi.org Kitap Tanıtımı, Eleştiri ve Çeviri Dergisi Journal of Book Notices, Reviews and Translations Volume II (2016) S. KILIÇ, Antalya da Tek Kubbeli Cami ve Mescitler (Osmanlı Dönemi). Antalya
Bâlî Paþa Camii. Âbideler Þehri Ýstanbul
191 Camii minaresi Camii, Ýstanbul un Fatih ilçesinde, Hýrka-i Þerif civarýnda, Hüsrev Paþa Türbesi yakýnýnda, caddesi, Hoca Efendi sokaðýnda bulunmaktadýr. Bu camiin bânîsi, Sultan Ýkinci Bayezid in veziri
ANKARA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ PEYZAJ MİMARLIĞI BÖLÜMÜ ANADOLU SELÇUKLU DÖNEMİ BAHÇELERİ
ANKARA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ PEYZAJ MİMARLIĞI BÖLÜMÜ ANADOLU SELÇUKLU DÖNEMİ BAHÇELERİ ANADOLU SELÇUKLU CAMİİLERİ Konya Alâeddin Camii - 1155-1219 Niğde Alâeddin Camii 1223 Malatya Ulu Camii 1224
Ortaköy'ün simgesi Büyük Mecidiye Camii
On5yirmi5.com Ortaköy'ün simgesi Büyük Mecidiye Camii Bazı camilerimiz vardır ki, bulundukları yere şeref verirler. Ortaköy deki bu cami bulunduğu yerden cazibe ve füsun alır. Yayın Tarihi : 1 Ağustos
MİMARİ RESTORASYON ÖĞRENCİLERİ EĞİTİM GEZİSİ
MİMARİ RESTORASYON ÖĞRENCİLERİ EĞİTİM GEZİSİ Maltepe Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Mimari Restorasyon Programı olarak 01 Kasım 2013 Cuma günü Koruma Kuramı ve Geleneksel Yapı Bilgisi I dersleri kapsamında
Çinileri. Topkapı Sarayı. Harem Dairesi
Topkapı Sarayı Harem Dairesi Çinileri Topkapı Sarayının inşaatına 1465 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından başlanmış ve 1478 yılında tamamlanmıştır. Saray 18. yüzyıl dek pek çok onarımlar ve ek yapılara
Tarihi Yarımada yı İnci Gibi Süsleyen Camiler
Tarihi Yarımada yı İnci Gibi Süsleyen Camiler 95 Sur içi Camisi Tek Kitapta! İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş., İstanbul un tarihsel ve mimari açıdan en zengin bölgesi Sur içini inci gibi süsleyen
ŞEYHÜLİSLÂMLIKTAKİ BİNALARIN MİMARÎ ÖZELLİKLERİ
34 ŞEYHÜLİSLÂMLIKTAKİ BİNALARIN MİMARÎ ÖZELLİKLERİ Şer iyye Sicilleri Arşivi XIX. yüzyılda inşa edilmiştir. Altındaki Bizans yapısının temellerine göre planı şekillenmiştir. İki katlı binanın ilk katında
TİLLO İLÇESİ. Siirt deki Kültür Varlıkları
TİLLO İLÇESİ Siirt deki Kültür Varlıkları 43 3.2. TİLLO İLÇESİ 3.2.1. İBRAHİM HAKKI (İSMAİL FAKİRULLAH) TÜRBESİ Tillo merkezde İsmail Fakirullah mezarlığının içerisindedir. Üzerinde kim tarafından ve ne
Muhammet ARSLAN KARS KÜMBET CAMİİ (ONİKİ HAVARİLER KİLİSESİ)
Muhammet ARSLAN KARS KÜMBET CAMİİ (ONİKİ HAVARİLER KİLİSESİ) Oniki Havariler Kilisesi olarak da bilinen Kümbet Camii, Kars Kalesi nin güneye bakan yamacında bulunmaktadır. Üzerinde yapım tarihini veren
Evlerin sokağa açılan kapıları düz atkılı ya da kemerli dikdörtgendir. Tek kanatlıdır ve ahşap ya da demirdendir.
Konutlarda genellikle beyaz kesme taş, yer yer de bağdadi tekniğinde ahşap kullanılmıştır. Yerli dile 'Sacak' (Köşk) denen çıkmalar ahşap ya da taş konsollara oturan ahşap hatıllarla desteklenir. Orhan
RESTORASYON ÇALIŞMALARI
VAKIFLAR İSTANBUL I. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 2010 YILI RESTORASYON ÇALIŞMALARI (01.01.2011 Tarihi İtibari ile) restorasy n 175 restorasy n 175 RESTORASYONU TAMAMLANAN ESERLER (2004-2010) S.NO İLİ İLÇESİ TAŞINMAZ
T.C. MİMAR SİNAN GÜZEL SANATLAR ÜNİVERSİTESİ MESLEK YÜKSEKOKULU MİMARİ RESTORASYON PROGRAMI ÖN LİSANS DERS BİLGİ FORMU
T.C. MİMAR SİNAN GÜZEL SANATLAR ÜNİVERSİTESİ MESLEK YÜKSEKOKULU MİMARİ RESTORASYON PROGRAMI ÖN LİSANS DERS BİLGİ FORMU Dersin Adı Geleneksel Yapılarda Detay Uygulamaları Kodu Dönemi Zorunlu/Seçmeli MSGSÜ
Ö Z G E Ç M Đ Ş. Derece Alan Üniversite Yıl. Fen-Edebiyat Fakültesi. Marmara Üniversitesi
Ö Z G E Ç M Đ Ş 1. Adı Soyadı: Aygün Ülgen 2. Doğum Tarihi: 1957 3. Ünvanı: 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Doktora Türk ve Đslam Marmara Üniversitesi 1993 Sanatları Tarihi Yüksek Lisans
ANKARA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ. Selçuklu Dönemi Yapıları ile Bahçe ve Peyzaj Sanatı
ANKARA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ Selçuklu Dönemi Yapıları ile Bahçe ve Peyzaj Sanatı Selçuklu Dönemi (1071-1308) Oğuzların devamı olan XI. yüzyılın yarısında kurulan, merkezi Konya olan Selçuklular
Istanbul BEYLERBEYİ CAMİİ. Zübeyde Cihan ÖZSAYINER. Son cemaat yerindeki kitabe. Beylerbeyi sırtlarından (Gravür)
Istanbul BEYLERBEYİ CAMİİ Zübeyde Cihan ÖZSAYINER Son cemaat yerindeki kitabe Beylerbeyi sırtlarından (Gravür) 18 Caminin denizden görünümü. İstanbul da Beylerbeyinde denizden bakılınca, mermer rıhtımı,
Proje Adı. Projenin Türü. Projenin Amacı. Projenin Mekanı. Medeniyetimizin İsimsiz Taşları. Mimari yapı- anıt
Önsöz Medeniyet; bir ülke veya toplumun, maddi ve manevi varlıklarının, düşünce, sanat, bilim, teknoloji ürünlerinin tamamını ifade eder. Türk medeniyeti dünyanın en eski medeniyetlerinden biridir. Dünyanın
KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN TÜRBESİ
KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN TÜRBESİ İstanbul, Süleymaniye de, Süleymaniye Külliyesi içinde, güney yönünde, caminin mihrap duvarı arkasındaki hazire alanı içinde yer alan Kanunî Sultan Süleyman Türbesi, Mimar
IMPORTANCE AND POSITION OF EMINONU SABILS IN WATER ARCHITECTURE ISTANBUL
İSTANBUL SU MİMARİSİNDE FATİH SEBİLLERİNİN YERİ VE ÖNEMİ* IMPORTANCE AND POSITION OF EMINONU SABILS IN WATER ARCHITECTURE ISTANBUL Şerife TALİ** Özet Türklerin hayırseverliğe ve temizliğe verdiği önem,
Doç. Dr. Tolga BOZKURT SAN CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK MİMARİSİ BATILILAŞMA DÖNEMİ OSMANLI MİMARİSİ
BATILILAŞMA DÖNEMİ OSMANLI MİMARİSİ -1699 Karlofça Barış Antlaşması, Osmanlı İmparatorluğunda gerileme döneminin başlangıcı olurken, siyasi ve sosyal anlamda Batı üstünlüğünün de kabul edildiği bir dönüm
görülen sanat görülmektedir? dallarını belirtiniz.
Karahanlılar Dönemine ait Kalyan Minaresi (Buhara) Selçuklular Döneminden kalma bir seramik tabak Selçuklulara ait "Varka ve Gülşah adlı minyatür Türkiye Selçuklu halısı, XIII. yüzyıl İlk dönemlere Türk
YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ANABİLİM DALI
YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ANABİLİM DALI 1-MEVCUT DOĞAL VE KÜLTÜREL VERİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ İstanbul un Asya tarafında bulunan Üsküdar ilçesinde Altunizade
KRONOLOJİK İSLAM MİMARİSİ
KRONOLOJİK İSLAM MİMARİSİ 1 632-1258 HALİFELER DÖNEMİ (632-661) Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali, her biri İslam ın yayılması için çalışmıştır. Hz. Muhammed in 632 deki vefatından sonra Arap
CAMİ MİMARİSİ EMEVİLER EMEVİLER DEVRİ EMEVİLER DEVRİ EMEVİLER DEVRİ ENDÜLÜS EMEVİ DEVLETİ OSMANLI MİMARLIĞI
CAMİ MİMARİSİ EMEVİLER 661-750 Y. Doç. Dr. UZAY YERGÜN EMEVİLER DEVRİ EMEVİLER DEVRİ TUNUS KAYRAVAN 670-726 (F: A.Ç., 2006) ŞAM EMEVİYE, 706-714 EMEVİLER DEVRİ ENDÜLÜS EMEVİ DEVLETİ 756-1031 KUDÜS MESCİD-ÜL
Şeyhülislam Yahya Efendi nin torunu olan Ayşe Hubbi Hatun
Eyüp Sultan Gezi Rehberi 01 AYŞE HUBBİ HATUN TÜRBESİ Osmanlı nın Kadın Şairleri Vardı. Şeyhülislam Yahya Efendi nin torunu olan Ayşe Hubbi Hatun (? - 1590), Akşemseddin Hz.nin soyundan Şemsi Efendi ile
Kemeraltı Çarşısı ndaki Duvar Çeşmelerinin Bezeme Öğeleri Açısından İrdelenmesi
EFD / JFL Edebiyat Fakültesi Dergisi / Journal of Faculty of Letters Cilt / Volume 30 Sayı / Number 1 (Haziran / June 2013) Kemeraltı Çarşısı ndaki Duvar Çeşmelerinin Bezeme Öğeleri Açısından İrdelenmesi
ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl. Lisans Sanat Tarihi Ege Üniversitesi Y. Lisans Sanat Tarihi Ege Üniversitesi 1998
1. Adı Soyadı: Sedat Bayrakal 2. Doğum Tarihi: 17.08.1969 3. Unvanı: Prof. Dr. 4. Öğrenim Durumu: ÖZGEÇMİŞ Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Sanat Tarihi Ege Üniversitesi 1995 Y. Lisans Sanat Tarihi Ege
T.C. MİMAR SİNAN GÜZEL SANATLAR ÜNİVERSİTESİ MESLEK YÜKSEKOKULU MİMARİ RESTORASYON PROGRAMI ÖN LİSANS DERS BİLGİ FORMU
T.C. MİMAR SİNAN GÜZEL SANATLAR ÜNİVERSİTESİ MESLEK YÜKSEKOKULU MİMARİ RESTORASYON PROGRAMI ÖN LİSANS DERS BİLGİ FORMU Dersin Adı Geleneksel Konut Mimarisi Sözlüğü Kodu Dönemi Zorunlu/Seçmeli MSGSÜ Kredi
Vakıflar Genel Müdürlüğü Vakıf Medeniyeti 2011 Takvimi
Vakıflar Genel Müdürlüğü Vakıf Medeniyeti Takvimi Minber: Yükseklik manasına gelmektedir. İlk defa Hz. Peygamber in ayakta yorulmaması ve dayanması için Mescid i Saadet te hurma ağacından bir direk konmuş
KRONOLOJİK İSLAM MİMARİSİ 3 FATIMİLER-GAZNELİLER
KRONOLOJİK İSLAM MİMARİSİ 3 FATIMİLER-GAZNELİLER Fatımiler Hz. Muhammed in kızı Fatma nın soyundan geldiklerine inanılan dini bir hanedanlıktır.tarihsel olarak Fatımiler İspanya Emevileri ile Bağdat taki
Sosyal Bilimler Dergisi / The Journal of Social Science
ISSN: 2149-0821 Sosyal Bilimler Dergisi / The Journal of Social Science Yıl: 5, Sayı: 19, Ocak 2018, s. 253-265 Yrd.Doç.Dr. Elif GÜRSOY Uşak Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi, [email protected]
SELANİK AYASOFYA CAMİSİ
SELANİK AYASOFYA CAMİSİ BAKİ SARI SAKAL SELANİK AYASOFYA CAMİSİ Aya Sofya (Azize Sofya) tapınağı Selanik in merkezinde, Ayasofya ve Ermou sokaklarının kesiştiği noktadadır. Kutsal İsa ya, Tanrının gerçek
Zeitschrift für die Welt der Türken Journal of World of Turks ORTA ÇAĞ TAŞ İŞÇİLİĞİNDE PALMET MOTİFİ: KAYSERİ ÖRNEĞİ
ZfWT Zeitschrift für die Welt der Türken Journal of World of Turks ORTA ÇAĞ TAŞ İŞÇİLİĞİNDE PALMET MOTİFİ: KAYSERİ ÖRNEĞİ THE PALMETTE MOTIF IN MEDIEVAL STONE ORNAMENTATION: KAYSERİ REFERENCE Lokman TAY
50 MİMARİ I TAHİR AĞA TEKKESİ TAHİR AĞA TEKKESİ. Yazı ve Fotoğraf: İsmail Büyükseçgin /
50 MİMARİ I TAHİR AĞA TEKKESİ TAHİR AĞA TEKKESİ Yazı ve Fotoğraf: İsmail Büyükseçgin / [email protected] Yazı ve Fotoğraf: İsmail Büyükseçgin / [email protected] MİMARİ I TAHİR AĞA TEKKESİ
EDİRNE DEKÎ ESKÎ ESER ONARIM ÇALIŞMALARI
EDİRNE DEKÎ ESKÎ ESER ONARIM ÇALIŞMALARI N.Cansen KIUÇÇOTE Rest.Uzm.Y.Mimar ayın Konuklar, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Eski Eser Onarım çalışmaları içerisinde Edime İlinde oldukça kapsamlı restorasyonlara
SİVEREK'TE TARİHİ ESERLER VE CAMİLER
SİVEREK'TE TARİHİ ESERLER VE CAMİLER» Genel Bilgi» Ulu Camii» Gülabibey Camii» Sulu Camii» Haliliye Camii» Eski Hükümet Konağı ve Gazipaşa İlkokulu» Yeraltı Hamamı» Abdalağa Hamamı» Hanlar» Serap Çeşmesi...»
ÜSKÜDAR SEMPOZYUMU I BİLDİRİLER CİLT 1. Editörler. Prof. Dr. Zekeriya Kurşun Doç. Dr. Ahmet Emre Bilgili Dr. Kemal Kahraman Celil Güngör B E L E D
ÜSKÜDAR SEMPOZYUMU I 23-25 MAYIS 2003 BİLDİRİLER CİLT 1 Editörler Prof. Dr. Zekeriya Kurşun Doç. Dr. Ahmet Emre Bilgili Dr. Kemal Kahraman Celil Güngör Ü S K Ü D A R B E L E D Y E B A fi K A N L I I Üsküdar
Cumhuriyet Dönemi nde ;
O Orta Asya Türklerinin bahçe düzenlemeleri hakkındaki bilgilerimiz oldukça kısıtlıdır. Bunun en büyük nedeni belki de Türklerin mekan olusturmada toprak, kerpic gibi cabuk dağılan malzeme kullanmalarının
Türk kültürünün binlerce yıllık birikimi, kültürel, coğrafi, felsefi, dini etkileşimlerin ve inançların bir ürünüdür.
Türk kültürünün binlerce yıllık birikimi, kültürel, coğrafi, felsefi, dini etkileşimlerin ve inançların bir ürünüdür. Türk bahçe sanatında genel bir değerlendirme ile işlevsel ve mimari bakımdan birbirinden
Mağusa da yaşam değişiyor... Yepyenİ bir anlayış, NorthernLand kalitesiyle birleşerek hayatımıza giriyor...
Mağusa da yaşam değişiyor... Yepyenİ bir anlayış, NorthernLand kalitesiyle birleşerek hayatımıza giriyor... 0392 444 4000 www.northernlandcyprus.com www.facebook.com/northernlandcyprus [email protected]
Ramazanoğlu Medresesi: 1540 yılında yapılmış klasik Osmanlı medresesidir.
Atatürk Müzesi Müze binası, eski Adana nın merkezi olan tarihi Tepebağ da, 19. yüzyılda yapılmış geleneksel Adana evlerindendir. İki katlı, cumbalı, kırma çatılı, kâgir bir yapıdır. Bu özellikleri nedeniyle
KÜLTÜR VARLIKLARI, ANITSAL YAPILAR, SİTLER vb. ÇEVRE VE PEYZAJ TASARIMI
KÜLTÜR VARLIKLARI, ANITSAL YAPILAR, SİTLER vb. ÇEVRE VE PEYZAJ TASARIMI Kültür varlıkları ; tarih öncesi ve tarihi devirlere ait bilim, kültür, din ve güzel sanatlarla ilgili bulunan veya tarih öncesi
ANADOLU SELÇUKLU MİMARİSİ
ANADOLU SELÇUKLU MİMARİSİ İlk bölümde Orta Asya mimarisinin bazı unsurlarının Anadolu yu etkilediğinden söz etmiştik. Bu etkileşim İran üzerinden Erzurum-Sivas hattından Anadolu nun batısına doğru yayılır.
Osmanlı mimarisinin oluşumuna etki eden faktörler nelerdir? Osmanlı mimari eserlerinin ihtişamlı olmasının sebepleri neler olabilir
Selimiye Camiinin "Dört minaresi kubbenin dört yanındadır...bu minarelerin hem ince hem üçer yollu olmasının güçlüğü malumdur. 'Ayasofya kubbesi gibi kubbe Devlet-i Islamiyede bina olunmamıştır' deyü Hristiyanların
26 I MİMARİ I TEPE PENCERELİ EVLER. Tekirdağ da Rakoczi nin Evi. Günümüzde Rakoczi Müzesi olarak kullanılmaktadır.
26 I MİMARİ I TEPE PENCERELİ EVLER Tekirdağ da Rakoczi nin Evi. Günümüzde Rakoczi Müzesi olarak kullanılmaktadır. MİMARİ I TEPE PENCERELİ EVLER I 27 geleneksel mimaride Tepe Pencerelİ evler Yazı ve Fotoğraf:
ALİ PASA KÜTÜPHAIIESİ
Şehit Ali Paşa Kütüphanesinde (giriş, sol taraf) üst nişlerden biri. - One of the upper niches (entrance, left side) in the Şehit Ali Pasha Library. ALİ PASA KÜTÜPHAIIESİ İstanbul'un fethinden sonra dini
KUZEYDOĞU ANADOLU KÜLTÜR ÇEVRESİNDE CAMİLER
KUZEYDOĞU ANADOLU KÜLTÜR ÇEVRESİNDE CAMİLER Erzurum Ulu Camii, 12.yy. KUZEYDOĞU ANADOLU KÜLTÜR ÇEVRESİNDE CAMİLER Erzurum Ulu Camii, 12.yy. KUZEYDOĞU ANADOLU KÜLTÜR ÇEVRESİNDE CAMİLER Kırlangıç kubbe iç
İstanbul-Aksaray daki meydanı süsleyen, eklektik üslubun PERTEVNİYAL VALİDE SULTAN CAMİİ İBADETE AÇILDI. restorasy n
A Ç I L I Ş L A R A Ç I L I Ş L A R A PERTEVNİYAL VALİDE SULTAN CAMİİ İBADETE AÇILDI İstanbul-Aksaray daki meydanı süsleyen, eklektik üslubun en güzel örneklerinden birini oluşturan Pertevniyal Valide
Kilitbahir Kalesi, Fatih Sultan Mehmet Dönemi
Kilitbahir Kalesi, Fatih Sultan Mehmet Dönemi Ayasofya, Sultan III.Ahmed Çeşmesi, Thomas Allom, Constantinople, 1838 Üsküdar, Sultan III.Ahmed Çeşmesi, Julia Pardoe, The Beauties of the Bosphorus, 1838
Gulnara KANBEROVA 1 Serap BULAT 2 İSHAK PAŞA İLE ŞEKİ HAN SARAYI MİMARLIK DESEN ve FORMLARININ GEOMETRİK KURULUŞLARI
Akademik Sosyal Araştırmalar Dergisi, Yıl: 3, Sayı: 9, Mart 2015, s. 48-56 Gulnara KANBEROVA 1 Serap BULAT 2 İSHAK PAŞA İLE ŞEKİ HAN SARAYI MİMARLIK DESEN ve FORMLARININ GEOMETRİK KURULUŞLARI Özet Sultanlar,
ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl. Lisans Sanat Tarihi Ege Üniversitesi Y. Lisans Sanat Tarihi Ege Üniversitesi 1998
1. Adı Soyadı: Sedat Bayrakal 2. Doğum Tarihi: 17.08.1969 3. Unvanı: Prof.Dr. 4. Öğrenim Durumu: ÖZGEÇMİŞ Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Sanat Tarihi Ege Üniversitesi 1995 Y. Lisans Sanat Tarihi Ege
Abd-i Kethüda (Cücük) Camisi
Eski Mağara Camisi'ne Yeni Mağara Camisi'nin batı duvarının yanından gidilerek ulaşılmaktadır. Tamamen terk edilmiş olan yapının içinin ve cephesi her geçen gün daha fazla tahrip olduğu görülmektedir.
BURDUR GÜLLERİNDEN TÜRK ÇİNİ SANATINA
1366 BURDUR GÜLLERİNDEN TÜRK ÇİNİ SANATINA Latife AKTAN * İnsanlığın tanıdığı ilk çiçeklerden biri olan gül; aşkı, büyüyü, umudu ve ihtirası simgelediği gibi, eski dönemlerden bu yana birçok nedenle kendinden
Galata Turu 06 Ekim 2013, Pazar
Galata Turu 06 Ekim 2013, Pazar Tur Danışmanımız: Doç. Dr. Deniz Esemenli, Sanat Tarihçisi Buluşma Noktası: Tünel Füniküler Durağı Önü Tur başlama saati: 09.00 Gezimizin sonu: Azapkapı Tur bitiş saati:
12. Hafta : Klasik Dönem Osmanlı Sanatı. Klasik Dönem Osmanlı Sanatı. Yıldız Demiriz
12. Hafta : Klasik Dönem Osmanlı Sanatı Klasik Dönem Osmanlı Sanatı Yıldız Demiriz İkinci Bayezid döneminden 16. yüzyılın sonuna kadar olan süre, Osmanlı mimarisinin Klasik Dönemi olarak adlandırılır.
Ankara da SELÇUKLU MİRASI. Arslanhane Camii. (Ahi Şerafeddin) 58 YEDİKITA
Ankara da SELÇUKLU MİRASI Arslanhane Camii (Ahi Şerafeddin) 58 YEDİKITA Çizim: Yük. Mim. Mehmet Emin Yılmaz 11. yüzyıldan başlayarak Anadolu ya yerleşmeye başlayan Türkler, doğuda Ermeni ve Gürcü yapıları,
AKROPOLİS de ONARIM YÖNTEMLERİ Eylül-2011
Bilgi Paylaştıkça Değerlenir AKROPOLİS de ONARIM YÖNTEMLERİ Eylül-2011 Tarihi eserlerin onarım ve güçlendirmesi ile ilgili önemli bilgi ve tecrübe birikimine sahip olan ACIBADEM Restorasyon Mimarlık İnşaat
BEYAZ YALI Yalı dekorasyonu deyince, genellikle nostaljik çizgiler, eski ve yeniyi içiçe yaşatan dizaynlar, klasik, y a da y an klasik döşenmiş m ekanlar akla geliyor. Oysa, First için görüntüleûiğimiz
YENĐ PROJE MĐMARĐ KONTROL LĐSTESĐ No: 00001 Tarih:17-11- 2008. Mimar müellif'in Adı, Soyadı:... Đşveren'in Adı, Soyadı:...
YENĐ PROJE MĐMARĐ KONTROL LĐSTESĐ No: 0000 Tarih:- - 00 Mimar müellif'in Adı, Soyadı:... Đşveren'in Adı, Soyadı:......YERLEŞĐM (VAZĐYET)PLANINDA ARANACAK HUSUSLAR NO KONTROL EDĐLMESĐ GEREKLĐ KONU EVET
TÜRKİYE DE MÜZECİLİK VE MÜZECİLİK TARİHİ
TÜRKİYE DE MÜZECİLİK VE MÜZECİLİK TARİHİ Müze Nedir? Sanat ve bilim eserlerinin veya sanat ve bilime yarayan nesnelerin saklandığı, halka gösterilmek için sergilendiği yer veya yapılara müze denir. Müzeler,
KONURALP TEKNİK GEZİ RAPORU
KONURALP TEKNİK GEZİ RAPORU Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü lisans programında yer alan Arch 471 - Analysis of Historic Buildings dersi kapsamında Düzce nin Konuralp Belediyesi ne 8-14 Ekim 2012 tarihleri
Sırrı Paşa Konak, İzmit merkez Hacı Hasan Mahallesi Yukarı Hasan Mahallesi Pazar mevkiindedir. İZMİT SIRRI PAŞA KONAĞI BEZEMELERİ. Yıldırım KARADENİZ*
İZMİT SIRRI PAŞA KONAĞI BEZEMELERİ Yıldırım KARADENİZ* Giriş Sırrı Paşa Konak, İzmit merkez Hacı Hasan Mahallesi Yukarı Hasan Mahallesi Pazar mevkiindedir. 19. yüzyılın ikinci yarısında Kocaeli nin ilk
Roma ve Bizans Dönemi Tarihi Eserleri. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı
Roma ve Bizans Dönemi Tarihi Eserleri Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Antik Yerleşimler......................... 4 0.2 Roma - Bizans Dönemi Kalıntıları...............
T.C. MİMAR SİNAN GÜZEL SANATLAR ÜNİVERSİTESİ MESLEK YÜKSEKOKULU MİMARİ RESTORASYON PROGRAMI ÖN LİSANS DERS BİLGİ FORMU
T.C. MİMAR SİNAN GÜZEL SANATLAR ÜNİVERSİTESİ MESLEK YÜKSEKOKULU MİMARİ RESTORASYON PROGRAMI ÖN LİSANS DERS BİLGİ FORMU Dersin Adı Rölöve IV Kodu Dönemi Zorunlu/Seçmeli MSGSÜ Kredi AKTS MYR232 IV Seçmeli
LALE DEVRİ ÇEŞMELERİNİN KARAKTERİSTİK ÖZELLİKLERİ. Fazilet KOÇYİĞİT *
ADIYAMAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ DERGİSİ ISSN: 1308 9196 Yıl : 7 Sayı : 16 Nisan 2014 LALE DEVRİ ÇEŞMELERİNİN KARAKTERİSTİK ÖZELLİKLERİ Fazilet KOÇYİĞİT * Öz Sultan III. Ahmed in son on
MİLAS FİRUZ BEY CAMİİ SÜSLEMELERİ THE ORNAMENTS OF MİLAS FİRUZ BEY MOSQUE Emine KAYHAN Sema ETİKAN **
Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi The Journal of International Social Research Cilt: 10 Sayı: 49 Volume: 10 Issue: 49 Nisan 2017 April 2017 www.sosyalarastirmalar.com Issn: 1307-9581 MİLAS FİRUZ
DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Osmanlı Mimarisi ARCH 594 bahar
DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Osmanlı Mimarisi ARCH 594 bahar 3 + 0 3 7 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Dersin Koordinatörü Dersi Verenler İngilizce Yüksek
Zeitschrift für die Welt der Türken Journal of World of Turks AKÇAKOCA EVLERİNDE SÜSLEME THE ORNAMENTATION IN THE AKÇAKOCA HOUSE
ZfWT Vol. 6, No. 2 (2014) Zeitschrift für die Welt der Türken Journal of World of Turks AKÇAKOCA EVLERİNDE SÜSLEME THE ORNAMENTATION IN THE AKÇAKOCA HOUSE Funda NALDAN Özet: Bu çalışmada, Akçakoca evlerindeki
MİMAR SİNAN'IN KÜÇÜK AMA
: MİMAR SİNAN'IN KÜÇÜK AMA I j : Şemsi Paşa Camii Boğ az'a karşı Üsküdar iskelesinin solunda kurulmuştur. Cami medrese ile birlikte arsanın düzeni olmayan durumuna uyularak sınırlı boyutlar içinde, büyük
Klasik dönem Osmanlı mimarisinin önemli menzil külliyelerinden olan tarihli
ÇOBAN MUSTAFA PAŞA CAMİİ SÜSLEME PROGRAMI ÜZERİNE DÜŞÜNCELER Şükrü SÖNMEZER* Klasik dönem Osmanlı mimarisinin önemli menzil külliyelerinden olan 1523-1524 tarihli Gebze Çoban Mustafa Paşa Külliyesi, İstanbul
T.C. MİMAR SİNAN GÜZEL SANATLAR ÜNİVERSİTESİ MESLEK YÜKSEKOKULU MİMARİ RESTORASYON PROGRAMI ÖN LİSANS DERS BİLGİ FORMU
T.C. MİMAR SİNAN GÜZEL SANATLAR ÜNİVERSİTESİ MESLEK YÜKSEKOKULU MİMARİ RESTORASYON PROGRAMI ÖN LİSANS DERS BİLGİ FORMU Dersin Adı Genel Restorasyon Teknikleri Kodu Dönemi Zorunlu/Seçmeli MSGSÜ Kredi AKTS
İ Ç E R İ K. M i s y o n & V i z y o n S a n a t T a r i h i B ö l ü m l e r i n i n Ö n e m i N e d e n S a n a t T a r i h i B ö l ü m ü?
A D I Y A M A N Ü N İ V E R S İ T E S İ F E N E D E B İ Y A T F A K Ü L T E Sİ S A N A T T A R İ H İ B Ö L Ü M Ü T A N I T I M K İ T A P Ç I Ğ I 2018-2019 İ Ç E R İ K B ö l ü m ü m ü z M i s y o n & V
T.C. MİMAR SİNAN GÜZEL SANATLAR ÜNİVERSİTESİ MESLEK YÜKSEKOKULU MİMARİ RESTORASYON PROGRAMI ÖN LİSANS DERS BİLGİ FORMU
T.C. MİMAR SİNAN GÜZEL SANATLAR ÜNİVERSİTESİ MESLEK YÜKSEKOKULU MİMARİ RESTORASYON PROGRAMI ÖN LİSANS DERS BİLGİ FORMU Dersin Adı Geç Dönem (Eklektik) Kalemişi Uygulamaları Kodu Dönemi Zorunlu/Seçmeli
Sultanahmet - Beşiktaş
Sultanahmet - Beşiktaş S5 S4 S1 S2 S3 S4 S5 Sultanahmet Hipodrom Meydanı Yerebatan sarnıcının önü Gülhane Tramvay istasyonu çevresi Sirkeci Tren istayonu önü Eminönü Kadıköy iskelesi önü S1 S2 S3 http://goo.gl/n8dseh
