ÇOCUKLARDA Ö REN LM fi ÇARES ZL K ÜZER NE B R GÖZDEN GEÇ RME

Save this PDF as:
 WORD  PNG  TXT  JPG

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ÇOCUKLARDA Ö REN LM fi ÇARES ZL K ÜZER NE B R GÖZDEN GEÇ RME"

Transkript

1 ÇOCUKLARDA Ö REN LM fi ÇARES ZL K ÜZER NE B R GÖZDEN GEÇ RME Birim Günay KILIÇ*, Nursen ORAL** ÖZET Amaç: Ö renilmifl çaresizlik kuram na göre davran fl ile sonucu aras nda ba lant olmad n n ö renilmesine ba l olarak amaca yönelik davran fl sürdürülememekte ve bir grup biliflsel, güdüsel, duygusal eksiklik ortaya ç kabilmektedir. Bu yaz da, ö renilmifl çaresizlik kuram n n, onunla iliflkili güdüsel yönelimlerin ve nedensel yüklemelerin geliflimsel özellikler çerçevesinde gözden geçirilmesi amaçlanm flt r. Ayr ca ö renilmifl çaresizlik gelifliminde rolü olabilecek çevresel etmenler yaz n bilgileri fl nda ele al nm flt r. Son iki bölümde de çaresizlikle ba lant lar oldu u ileri sürülen psikiyatrik bozukluklar ve fiziksel hastal klar gözden geçirilmifltir. Yöntem: Konu ile ilgili araflt rma ve gözden geçirme yaz lar incelenmifl ve geliflimsel özellikler özetlenmifltir. Sonuçlar: Çocuklar n ne kadar erken yaflta ö renilmifl çaresizli i gelifltirebilecekleri ya da bu sürecin nas l geliflti i konusunda belirsizlikler bulunmaktad r. Çaresizlik davran fl örüntüsünün geç çocukluk dönemine kadar ortaya ç kmayaca biçimindeki bak fl aç s uzun y llar egemen olmufltur. Daha sonra yap lan çal flmalarla küçük çocuklarda da baflar s zl k durumlar nda çaresizlik davran fllar ortaya ç kabildi i gösterilmifltir.bu çaresizlik yaflant s, duygusal, davran flsal, biliflsel yans malar yla baflta depresyon olmak üzere psikiyatrik bozukluklar n geliflimine yatk nl k yaratmakta ve süre en fiziksel hastal klarla çocuk ve ailenin bafl etme becerilerini olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Tart flma: Böylesine olumsuz sonuçlar do urabilen çaresizlik davran fl örüntülerinin erken dönemde belirlenip yap lacak giriflimlerin buna göre yönlendirilmesi sa alt m n baflar s aç s ndan önemli görünmektedir. Anahtar sözcükler: Ö renilmifl çaresizlik, yükleme biçimi, çocuk SUMMARY: A REVIEW ON LEARNED HELPLESSNESS IN CHILDREN Objective: According to learned helplessness theory; a set of cognitive, motivational, and emotional deficits and nonpersistence of goal directed behavior occur because of learning that there is noncontingency between behavior and outcomes. In this paper, it is aimed to review learned helplessness theory and associated motivational orientations and causal attributions within the developmental framework. In addition, environmental factors which may play a role in the development of learned helplessness are discussed in the light of the literature. In the last two sections, psychiatric and other medical disorders that are associated with learned helplessness are reviewed. Method: Researches and reviews were screened and developmental characteristics were summarized. Results: There are ambiguities about how early children may develop learned helplessness or how this process occurs. The view that behavioral pattern of learned helplessness does not occur until late childhood was dominated during the past several decades. In later studies, it was shown that helplessness behaviors may occur in younger children following repeated failure experiences. This helplessness experience, with its emotional, behavioral and cognitive reflections causes vulnerability to psychiatric disorders, especially to depression, and may have a negative impact on coping skills of children and families with chronic diseases. Discussion: Detecting helplessness behavior patterns which may have negative consequences at early ages and planning intervention strategies based on these patterns seem important in terms of successful treatment outcome. Key words: Learned helplessness, attributional style, child G R fi Ö renilmifl çaresizlik kavram ilk olarak Pennsylvania Üniversitesinde kaç n lmaz elektrik floklar na tutulan köpeklerle yap lan ö renme araflt rmalar na dayanarak gelifltirilmifltir (Overmier ve Seligman 1967, Seligman ve Maier 1967). Bu kuram, organizman n üretebilece i tüm davran fl örüntülerinin çevre/sonuç üzerinde hiçbir etkisinin olmad n n, ne yap l rsa yap ls n *Uzm. Dr., Ankara Üniv. T p Fak., Çocuk Ruh Sa l ve Hastal klar Anabilim Dal, Ankara. **Psk. Dr., Gazi Üniv. T p Fak., Psikiyatri Anabilim Dal, Ankara. Çocuk ve Gençlik Ruh Sa l Dergisi : 13 (2) içinde bulunulan kötü durumun de ifltirilemeyece inin ö renilmesi ile geliflen bir fenomeni tan mlamaktad r. Davran fl ile sonucu aras nda ba lant olmad n n ö renilmesine ba l olarak da amaca yönelik davran fl sürdürülememekte ve bir grup biliflsel, güdüsel, duygusal eksiklik ortaya ç kabilmektedir (Abramson ve ark. 1978, Alloy 1982). Seligman' n ö renilmifl çaresizlik kuram model alma, pekifltirme ve koflullama gibi farkl ö renme süreçlerini içermekte, bunlar n kayg ve sosyal becerilerde eksikliklerden sorumlu oldu u ileri sürülmektedir (Abramson ve ark. 1978, Shors 2004). Çocuklarda ö renilmifl

2 Çocuklarda Ö renilmifl Çaresizlik çaresizlik davran fl örüntüsünün geliflimine yönelik araflt rmalar birçok psikososyal sorunun daha iyi anlafl lmas n sa lamas nedeniyle önem tafl maktad r. Ayr ca bu fenomenin psikiyatrik bozukluklar ve fiziksel hastal klarla olan iliflkisinin ortaya konmas da sa alt m yaklafl mlar aç s ndan yol gösterici olabilmektedir. Bu kavram n nörobiyolojik temellerine yönelik olarak çok say da deneysel araflt rma da yap lmakla beraber bu yaz n n kapsam, ö renilmifl çaresizlik kuram n n ve onunla iliflkili güdüsel yönelimlerin geliflimsel özellikler çerçevesinde gözden geçirilmesidir. Son iki bölümde de çaresizlikle ba lant lar olan psikiyatrik bozukluklar ve fiziksel hastal klar ele al nm flt r. Kiflisel ve Evrensel Ö renilmifl Çaresizlik Davran fl ve ona ba l çevresel tepkiler aras nda kavranabilir bir iliflki olmad nda, çocuk çaresiz, seçeneksiz ve olaylar üzerindeki kontrol alg s n kaybetmifl olarak çevreyi etkileme giriflimlerinden de vazgeçmektedir (Terwogt ve ark.1990). Bu nedenle bafllang çta ö renilmifl çaresizli in kontrolsüzlük alg s ndan kaynakland düflünülmüfl ve bir 'kontrol kuram ' olarak ele al nm flt r. Daha sonra yap lan araflt rmalarla, yeniden formüle edilen ö renilmifl çaresizlik modelinde kontrol edilemeyen sonuçlar için yap lan nedensel yüklemelerin önemli oldu u ortaya konmufltur (Dweck ve Repucci 1973, Abramson ve ark. 1978). Abramson ve arkadafllar na göre (1978), bireylerin belirli olaylar aç klamada kulland klar nedenler, nedenselli in oda, de iflmezli i/sabitli i ve bütünselli i olmak üzere üç boyutta ele al nabilir. Nedenselli in oda, içsel (örn. yetenek) ya da d flsal (örn. zor görev) boyutlar içerir ve kiflisel ya da durumsal etmenlere yükleme yapma ile belirlenebilir. Örne in, baflar s zl n içsel ve de iflmez bir neden olan yetenek eksikli ine yüklenmesi kontrolsüzlü ü getirir. Bu da kiflinin kendine iliflkin düflük beklentiler oluflturmas na neden olur ve belirli bir görevi baflarma yetene ine sahip olmad inanc n do urur. çsel nedensel yüklemelere ba l olarak geliflen çaresizlik, kiflisel ö renilmifl çaresizlik olarak tan mlanmaktad r (Abramson ve ark. 1978, Gernigon ve ark. 2000). Yeterlilik duygusunda azalma ve sosyal karfl laflt rmalara ba l olarak geliflen kiflisel ö renilmifl çaresizli in benlik sayg s n etkiledi i belirtilmektedir. Öte yandan baflar s zl k, görevin çok zor olmas gibi baflkalar n n da ayn durumda baflar s z olabilecekleri d flsal etmenlerle de aç klanabilmektedir. Bu tür nedensel yüklemeleri içeren çaresizlik ise evrensel ö renilmifl çaresizlik olarak adland r lmaktad r (Abramson ve ark. 1978). Baflar s zl k nedenleri içsel, de iflmez ve bütünsel ise, ö renilmifl çaresizlikle ba lant l eksiklikler derin ve kal c olabilmektedir. Çünkü bu tür nedensel yüklemeler benlik sayg s, güdü ve iyimserli i etkilemektedir (Gernigon ve ark. 2000). Öz bildirime ait veriler, öznel ö renilmifl çaresizlik yaflant s n n merkezinde kendilik kontrolünün eksik oldu unu ve kendilik alg s n n temelinde ise, kaç nma tepkileri ve sonuçlar n olumsuz olarak alg lanmas n n bulundu unu göstermektedir (Mikulincer ve Caspy 1986, Terwogt ve ark. 1990). Geliflimsel Süreçte Ö renilmifl Çaresizlik Araflt rmalar, büyük çocuklarda ö renilmifl çaresizlik örüntülerinin oldu unu göstermekle beraber çocuklar n ne kadar erken yaflta ö renilmifl çaresizli i gelifltirebilecekleri ya da bu sürecin nas l geliflti i konusunda belirsizlikler bulunmaktad r. Çaresizlik davran fl örüntüsünün geç çocukluk dönemine kadar ortaya ç kmayaca biçimindeki bak fl aç s uzun y llar egemen olmufltur. Birçok araflt rmac küçük çocuklar n baflar s zl k sonucunda geliflebilecek çaresizlik örüntüsüne karfl görece ba fl k oldu unu ileri sürmüfltür (Dweck ve Leggett 1988, Rholes ve ark. 1980). Daha sonra yap lan çal flmalar ise eski görüflleri desteklemeyen biçimde, küçük çocuklarda da baflar s zl k durumlar nda çaresizlik davran fllar ortaya ç kabildi ini göstermifltir (Heyman ve ark.1992, Smiley ve Dweck 1994). Büyük çocuklarda çaresizlik, sabit bir kiflilik özelli i ya da altta yatan bir beceri ile ba lant l olan yetenek kavram çerçevesinde ele al nmaktad r. Çaresizli in geliflebilmesi için de böyle bir yetenek kavram n n olmas gerekti i vurgulanmakta ve çaresizlik tepkileri gösteren çocuklar n baflar s zl yetenek eksikli ine yükledikleri bildirilmektedir. Bu türde bir yetenek kavram olmad nda, baflar s zl yetene e yüklemenin kendilik aç s ndan önemli olumsuz sonuçlara neden olmayaca ileri sürülmektedir. Çocuklar okul y llar n n ortalar na kadar bu türde bir yetenek kavram gelifltirmedi inden, küçük çocuklar n çaresizli e yatk n olmad klar üzerinde durulmaktad r. Ayr ca, okul öncesi ve ilkokul çocuklar n n, daha büyük çocuklara oranla 77

3 KILIÇ VE ORAL yetenekleri hakk nda yüksek düzeyde kestirimler yapt klar, baflar beklentilerinin yüksek oldu u ve çok daha iyimser olduklar bildirilmektedir. (Burhans ve Dweck 1995). Büyük çocuklar n zekây kal c bir özellik olarak gördükleri ve bu durumda kötü performans düflük yetenekle ba lant l ele ald klar ileri sürülmektedir. Öte yandan küçük çocuklar n yetenek kavram n çabadan farkl olarak alg lamad klar ve sonuçta da baflar s zl yetene e ba l olarak görmedikleri, kiflilik özellikleri konusunda düflünme yeteneklerinin de s n rl oldu u belirtilmektedir (Miller 1985). Baflar s zl k için yap lan yetenek yüklemeleri üçüncü s n ftan beflinci s n fa do ru artan bir güdüsel öneme sahip olmaktad r. Bu dönemde çocuklar n yetenek kavram na iliflkin anlay fllar önemli ölçüde de iflmekte ve performans n düflük yetene e ba lanmas daha belirgin hale gelmektedir. Yükleme biçimleri 3. ve 5. s n f aras nda 2 y l boyunca de iflmezlik göstermekle beraber 5. s n fla birlikte, düflük yetenekli oldu una inanan çocuklar n performans nda büyük güdüsel eksiklikler saptanmaktad r (Fincham ve ark.1989). Öte yandan, iki yafl ndan itibaren çocuklar n standartlar karfl lama ve onlara uyma ile ilgilendikleri saptanm flt r. Baflar s z olunan durumlarda göreve devam etme ve olumlu duygulan m sergileme yönünden bireysel farkl l klar gösterdikleri belirlenmifltir. Baflar - s zl ktan sonra srarl olmayanlar, çözümü bulmaya çal flmayanlar daha fazla olumsuz duygular göstermifller ve baflar s zl klar n kal c bir durum olarak alg lam fllard r. Üç yafl ndaki baz çocuklar n zor görevlerdeki baflar s zl klara çaresiz çocuklarda oldu u gibi uygunsuz utanma tepkisi verdikleri ve 8 yafl çocuklar n n da ö renilmifl çaresizlik davran fl örüntüsünü gelifltirdi i saptanm flt r (Heyman ve ark.1992). Bu bulgulardan hareketle, büyük çocuklarda kullan lan deneysel paradigmalar küçük çocuklara uyguland nda büyük çocuklar n çaresizlik gösterdi i birçok durumda küçük çocuklar n çaresizlik göstermedikleri ve küçük çocuklar n baflar s zl ktan sonra uyumlu bir güdüsel durum sergiledikleri belirtilmektedir. Ancak, küçük çocuklar n geliflimsel düzeyine uygun ve baflar s zl n daha aç k oldu u baz görevler kullan ld nda, onlar n da büyük çocuklar gibi güdüsel güçlüklere yatk n olduklar vurgulanmaktad r (Smiley ve Dweck 1994, Boggiano 1998). Çocuklara do ru, yanl fl, iyi, kötü gibi kavramlar n ö retilmesinin temel amaç oldu u sosyalizasyon sürecinde çocuklar iyilik ve kötülük gibi kavramlarla tan fl rlar. Heyman ve arkadafllar (1992), küçük çocuklar n do ru, yanl fl, iyi, kötü gibi kavramlara çok genifl anlamlar yükledi ini ve geliflim süreci içinde kavramsal ayr flmalar n görüldü ünü belirtmektedir. Okula bafllayan çocuklar n baflar lar n iyilik temelinde yans tma e iliminde olduklar, baflar ve baflar s zl iyilik ve kötülük yarg lar yla efllefltirdikleri bildirilmektedir. Düflük baflar gösteren çocuklar baflar s zl klar n n kiflilik özellikleri ve kendi yeteneklerini yans tt n düflünmektedirler. Bu çocuklar n, çaresizlik gösteren büyük çocuklar n zekâ konusundaki de erlendirmeleri gibi kötülü ü de iflmez, kal c bir flekilde gördükleri düflünülmekte ve çocuklar n kötü kelimesini yetiflkinlerden farkl olarak yorumlay p yorumlamad klar n n bilinmedi i belirtilmektedir. Ayr ca, düflük baflar l çocuklar n akademik baflar s zl klar n n di er çocuklar taraf ndan da o çocu un kötü oldu unun kan t olarak de erlendirildi i ve çocu un her zaman bu davran fl gösterece i inan fl n tafl d klar ileri sürülmektedir (Heyman ve ark.1992). Okul öncesi ve ilkokulun ilk y llar nda çocuklarda çaresizlik örüntülerinin araflt r ld çal flmalar gözden geçirildi inde, bu çocuklar n %36-51'inin büyük çocuklarda görülen önemli çaresizlik bileflenlerini sergiledikleri belirlenmifltir (Diener ve Dweck 1978, Burhans ve Dweck 1995). Belirli bir görevde baflar l olma konusunda, çaresizlik gösteren ve göstermeyen iki grup da yeteneklerine güvenmediklerini belirtmifllerdir. Bu bulgular küçük çocuklar n yetenek gibi bir kiflilik özelli i kavram na sahip olmad klar ve yetenek kavram n n orta s n flarda geliflti i bilgisiyle birlikte ele al nd nda, küçük çocuklarda yetenekten baflka bir fleyin çaresizli e arac l k etti i düflünülmüfltür. Bu noktada, küçük çocuklar n performanslar n n onlar n genel zihinsel yetene- ini olumlu ya da olumsuz olarak yans tmas ndan çok performanslar n n onlar n iyi ya da kötü olduklar anlam na gelip gelmedi i ile ilgili olmalar üzerinde durulmaktad r. Bu düflünce yukar da söz edilen Heyman ve arkadafllar n n (1992) görüflleri ile de tutarl l k göstermektedir. Böylece, küçük çocuklar n yeteneklerinden söz ederken büyük çocuklardan çok farkl bir fleyi anlat yor olabilecekleri ve farkl türde bir kendilik kavram na sahip olduklar söylenmektedir. Ziegert ve arkadafllar (2001) taraf ndan genifl bir 78

4 Çocuklarda Ö renilmifl Çaresizlik örneklem üzerinde yürütülen 5 y ll k bir izlem çal flmas nda, çocuklar anaokulunda, 1. s n fta ve 5. s n fta biliflsel, davran flsal, duygusal çaresizlik bileflenleri yönünden yafllar na uygun davran flsal görevlerle de erlendirilmifltir. Sonuçta anaokulu döneminde saptanan çaresizlik göstergelerinin 1 ve 5 y l sonras nda da sabit kald ve ileri okul y llar nda baflar y zorlayan durumlardaki tepkiler aç s ndan yorday c oldu u belirlenmifltir. Çaresizlik örüntüsünde zaman içinde saptanan bu kal c durumun yetenek kontrol edildi inde bile sürdü ü, çaresizlik örüntüsünün düflük yetene e ba lanamayaca belirlenmifltir. Ayr ca, anaokulunda saptanan çaresizli in ileri okul y llar nda ö retmenler taraf ndan belirlenen çaresizlik için de yorday c oldu u saptanm flt r. Büyük çocuklar üzerinde yap lan bir çal flmada (Dweck 1986), deneysel yöntemlerle çaresizlik örüntüleri saptanan çocuklarda, ö retmen bildirimlerinin bu saptamay desteklemedi i belirlenmifltir. Çünkü bu çocuklar çaresizlik örüntüleri olmalar na karfl n s n f ortam nda akademik beklentileri karfl layabilecek yetileri olan çocuklard r. Bu sonuç, ilkokul y llar nda birçok çocu un çaresizlik örüntüsü olmas na karfl n akademik beklentileri karfl layarak s n f ortam nda baflar s zl k yaflamamas na ba lanm flt r. Öte yandan, erken olarak ilkokul y llar nda s n fta bile saptanan çaresizlik davran fl örüntüsünün, daha a r bir çaresizlik biçimiyle iliflkili olabilece i de ileri sürülmüfltür (Burhans ve Dweck 1995). Ö renilmifl Çaresizlik ve Güdüsel Yönelimler Çaresizlik gelifliminde, çocu un güdüsel yönelimine ba l olarak baflar s zl a iliflkin verilen geribildirimlerin etkisinin farkl olaca öne sürülmektedir. Baz araflt rmac lar bu yönden çocuklar d flsal ve içsel güdülü olmak üzere iki grupta ele almaktad r. çsel ve d flsal olarak güdülenen çocuklar, karfl laflt klar ilk baflar s zl k deneyiminde strateji seçerken çaresizlik örüntüsü aç s ndan farkl l k göstermezken, tekrarlayan baflar s zl k yaflant lar n n farkl l belirgin hale getirdi i bildirilmektedir. Yeterlilik ve kontrol alg lar düflük, d flsal olarak güdülenen çocuklar n içsel yönelimli olanlara göre baflar s zl ktan sonra daha az çaba gösterdikleri ve baflar s zl d fl etmenlere yükledikleri saptanm flt r. Ayr ca, çaresizlik örüntüsünün farkl becerileri gerektiren görevlere de genellendi i belirlenmifltir (Boggiano ve Baret 1985, Boggiano1998). lkokulun ilerleyen y llar nda çocuklar kolay görevleri zor olanlara ye lemekte, ö retmenin de erlendirmesi ve onay n n önemi artmaktad r. Böylece, içsel yönelimden d flsal yönelime do ru bir kayma ortaya ç kmaktad r (Boggiano ve Barrett 1985). Anaokulundan 5. s n fa kadar olan çocuklar n incelendi i bu çal flmada, baflar s zl a iliflkin geri bildirimin 5. s n fa kadar olan çocuklarda performans azalmas na neden olmad saptanm flt r. Büyük çocuklardan daha içsel bir yönelime sahip olan 3.s n f ve daha küçük yafltaki çocuklarda çaresizli in daha geç görülmesi, bu çocuklar n içsel güdülenime ba l olarak çaresizlik etkilerine daha dirençli olmalar yla aç klanm flt r (Boggiano ve Barrett 1985). Ö retmenlerin kontrol tekniklerini s k ve sürekli olarak kullanmas n n ö rencilerin otonomi alg lar n azaltt ve d flsal bir yönelime yol açt bildirilmektedir. Bu çocuklar kontrol edilemeyen olaylarla ya da kontrol edici ipuçlar ile karfl laflt klar nda baflar da düflme ve uyumsuz kendilik biliflleri gibi çaresizlik belirtileri göstermektedirler. Üstelik ö retmenlerin bu tip kontrol etme teknikleriyle sadece 6 hafta geçiren çocuklarda güdüsel yönelimlerde de ifliklikler gözlenmektedir (Boggiano 1998). Çocuklar n baflar s zl k karfl s nda verdikleri tepki örüntüleri önemli bireysel farkl l klar göstermekte ve baz çocuklar çaresizlik yönelimi baz lar da egemenlik yönelimi göstermektedir (Dweck ve Reppucci 1973, Diener ve Dweck 1978, Dweck ve Legget 1988). Çaresizlik yönelimi olan çocuklar olumsuz kendilik biliflleri sergileyip görevden kolayca vazgeçmektedirler. Egemenlik yönelimi olan çocuklar ise baflar s z sonuçlar karfl s nda sorunu çözmek için srar etmekte ve baflar s zl çaba eksikli i gibi de iflebilir içsel nedenlere ya da test koflullar n n kötü olmas gibi d flsal etmenlere yüklemektedirler. Böylece çabalar n artt rarak ya da kötü durumlardan kaç narak daha iyi bir sonuca ulaflmaya çal flmaktad rlar. Bu çocuklar, anababalar ve ö retmenlerinin onlar n çabalar n ve gösterdikleri ilerlemeyi takdir edeceklerini düflünmektedirler. Ö renilmifl çaresizlik yaflayan çocuklar ise, baflar s zl klar n içsel ve de iflmez nedenlere, özellikle de yetene e yüklemektedirler. Bu çocuklar anababalar ve ö retmenlerinin belirli bir durumdaki baflar s zl ktan çok genel yetersizlikleri / kötülükleri üzerinde odaklanacaklar n, cezaland r c ve elefltirel olacaklar n düflünmektedirler. Baz insanlar egemenlik yönelimli bir e ilim 79

5 KILIÇ VE ORAL gösterirken, baz lar n n ö renilmifl çaresizlik e ilimi göstermesinin nedenleri aras nda do ufltan gelen kiflilik farkl l klar üzerinde durulmaktad r. Baz insanlar n kolay vazgeçmeye yatk n olabilece i belirtilmekle beraber, bafllang çta baz alanlarda yeterli ve hatta ortalaman n üstünde baflar s olan baz bireylerde daha sonra ö renilmifl çaresizlik örüntüsü gözlenmesinin bu aç klaman n yeterli olmad n n göstergesi oldu u belirtilmektedir (Burhans ve Dweck 1995). Farkl güdülenimler gösteren bireylerin baflar s zl k öncesi performanslar ve yetenekleri eflit olmas na karfl n, baflar s zl k sonras farkl bilifl, duygu-durum ve davran fl örüntüleri sergilemeleri, bu bireylerin görevi yapma s ras ndaki hedefleri nin de farkl olmas yla aç klanmaktad r. Bu ba lamda performans ve ö renme olmak üzere iki ayr hedef oldu u belirtilmektedir (Elliott ve Dweck 1988). Smiley ve Dweck'in (1994) çal flmas nda, çaresizli e yatk n 4-5 yafl çocuklar n n ço u yeteneklerine iliflkin olumsuz de erlendirmeler yapm flt r. Bu çal flmada yetene e iliflkin olumsuz kendilik yarg lar n n küçük çocuklarda çaresizlik tepkilerinin geliflmesi için tek geçerli bilifl olmad, baz küçük çocuklar n yetene i daha bütünsel anlamlar olan hoflluk ya da iyilikten ay rt edemiyor olabilecekleri belirtilmektedir. Çocuklar baflar s z bir denemeden sonra çözülemeyen sorunlar üzerinde yeniden çal flmay isteyip (ö renme amac : etkin, meydan okuyucu ve araflt rma davran fl gösterme), istememelerine (performans amac : kayg l, meydan okumadan kaç nma fleklinde davran fllar gösterme) göre 2 gruba ayr lm flt r. Ö renme amac na sahip çocuklar, özgüven düzeylerinden ba ms z olarak egemenlik yönelimli bir örüntü sergilerken, performans amac na sahip ve özgüvenleri düflük olan çocuklar n çaresizli e yatk n oldu u saptanm flt r. Ö renme hedefine sahip çocuklar n baz lar gelecek baflar lar konusunda güvensizlik gösterse de genelde bu çocuklar strateji üzerine odaklanmakta, becerilerini olumlu olarak de erlendirmekte ve baflar s zl ktan sonra srarl davranmaktad rlar. Hatta baz görevlerde kendileri için yüksek standartlar belirlemektedirler. Sonuç olarak, ö renme hedefinin uyumsal bir özelli e sahip oldu u, güven düzeyi düflük bile olsa çocu un baflar için çabalamas n engellemedi i söylenmektedir. Performans hedefine sahip çocuklarda ise çocu un o göreve iliflkin güvene sahip olup olmamas farkl sonuçlara yol açmaktad r. Güvenli çocuklar kuflkular na ra men, belki de görev konusundaki güvenlerinden dolay, göreve devam etmekte, uygun stratejiler kullanmakta ve olumlu duygusal tepkiler vermektedirler. Düflük güvenli çocuklar ise, stratejik yönden uygun seçimler yapamamakta ve performanslar n n yeterlili i konusunda daha fazla kayg yaflamaktad rlar. Bu davran fl örüntüleri ikinci bir görev verilince de saptanmakta ve çaresizlik örüntüleri farkl görevlere de genellenmektedir. Ö renilmifl çaresizlik gelifliminde önemli bir yeri olan kendili in herhangi bir özelli i kontrol d fl olarak alg land nda, bunu de ifltirmeye çal flmak bofla olacakt r. Bu noktada Burhans ve Dweck (1995) kendini de erlilefltirme (self-valuation) hedeflerinden söz etmektedir. Buna göre bir bireyin kendilik-de eri (self-worth) duygusu, belirli standartlar karfl lamaya ve baflkalar n n olumlu yarg lar n kazanmaya ba l oldu unda, bu bireyin hedeflerine kendini-de erlilefltirme hedefleri denmektedir. Kendini-de erlilefltirme hedefleri oldu unda daha fliddetli çaresizlik olaca, bu hedefler olmad nda ise gerçek egemenlik yönelimi geliflece i ileri sürülmektedir. Ö renilmifl Çaresizlik ve Çevresel Etmenler Hem durumsal hem de do ufltan var olan yap sal de iflkenler yükleme örüntülerinin ve ö renilmifl çaresizli in gelifliminde özel bir role sahiptir. Kontrolsüzlük ve öngörülemezlik gibi çocu un aile içindeki özel sosyalizasyon durumlar çaresizli in gelifliminde ve olumsuz sonuçlarla bafla ç kmas nda etkili olabilir. Özellikle anababaçocuk iliflkisinin elefltirel ve yarg lay c olmas n n, olumsuz güdüsel örüntülerin oluflmas nda önemli bir rolü oldu u üzerinde durulmaktad r. Bu olas l a iliflkin önemli bir kan t ba lanma ile ilgili araflt rmalara dayanmaktad r. Güvenli ba lanma davran fl örüntüsü sergileyen 6 yafl çocuklar kendini de erlendirme sorular na olumlu, gerçekçi ve esnek yan tlar vermekte ve kendilerini mutlu, yapabilir, ilerleyebilir olarak görmektedirler. Bu çocuklar iliflkisel ve kendilik alanlar nda ö renme bak fl aç s na sahiptirler. Oysa güvensiz ba lanma örüntüsü olan çocuklar kendileri ve iliflkileri konusunda kat, olumsuz ya da savunucu de erlendirmeler yaparlar ve hatalar n kabul etmezler. Bu tip çocuklar n da performans bak fl aç s na sahip oldu u bildirilmektedir (Cassidy 1988). Kurum bak m alt nda olan çocuklarda duygu kavram n n de erlendirildi i bir çal flmada, bu çocuklar n normal çocuklara benzer yan tlar 80

6 Çocuklarda Ö renilmifl Çaresizlik vermelerine karfl n daha karamsar bir duygu kavram na sahip olduklar belirlenmifltir (Terwogt 1990). Genellikle k zlar n erkeklerden daha fazla çaresizlik davran fl gösterdi i ve bunun k smen ö retmenlerin k zlar ve erkekleri de erlendirmeye yönelik farkl geribildirimler vermelerine ba l olabilece i belirtilmektedir (Dweck ve Reppucci 1973). K zlar ve erkeklere yönelik olarak sosyal rol beklentilerinin farkl olmas n n bu durumda etkili olabilece i üzerinde durulmaktad r (Dweck ve ark.1978). Öte yandan, formel ifllemsel dönem görevleri kullan larak cinsiyet rolleri ve çaresizlik/ egemenlik yöneliminin etkilefliminin de erlendirildi i bir çal flmada, k zlarda görev performans nda bir düflüklük saptanmam fl ve k z cinsiyet rolüne sahip olanlar n performans di er cinsiyet rollerini sergileyen ergenlerden farkl bulunmam flt r. Sadece bir görevde k z cinsiyet rolü ve çaresizlik yöneliminde olan ergenler düflük performans gösterirken, en kötü performans nötr cinsiyet rolünü (androgynous) sergileyen çaresiz ergenlerde saptanm flt r (Overton ve Meehan 1982). Petermann ve Sauerborn (1989) hem ihmal edilen hem de pohpohlanan /fl mart lan çocuklarda sosyal yönden yetersizlikler görüldü ünü, ancak çaresizlik davran fl geliflimi aç s ndan farklar n oldu unu belirtmektedir. Sosyal olarak yetersizpohpohlanm fl çocuklar n talepleri inkâr etme e ilimi gösterirken, sosyal olarak yetersiz-ihmal edilen çocuklar n giriflim yetene i zay f, edilgen tepkiler gösterebileceklerini ve bu çocuklarda çaresizlik davran fllar n n görülebilece ini bildirmektedirler. Uzun süre yoksunluk yaflayan bireyler kiflisel yetersizlik, olumsuz benlik imgesi, kendini suçlama, karamsarl k ve gelece e iliflkin olumsuz beklentiler gösterebilmektedir. Hintli 10. s n f ö rencileriyle yap lan bir çal flmada, uzun süreli yoksunluk yaflayanlarda ve k zlarda görev performans nda düflüklük yan nda içsel, bütünsel ve kal c bir nedensel yükleme biçimi saptanm flt r (Mal ve ark.1990). Anababalar n kardefl kavgalar na kar flmamas, kardefllerin fiziksel, psikolojik ve zihinsel olarak eflit olmalar ve bu tekni in kavgalar azaltaca varsay m na dayanmaktad r. Ancak bu varsay - m n sadece tek yumurta ikizleri için geçerli olabilece i, bu nedenle anababalar n kardefli taraf ndan h rpalanan çocu un durumuna göz yummas n n, h rpalanan çocukta çaresizli i ö renme olas l n artt rabilece i ileri sürülmektedir (Bennett 1990). Kontrol edilemeyen sonuçlar için yap lan yükleme biçimleri de kültürler aras farkl l klar gösterebilir. Bir kültürel grupta zekâ gibi yetenekler de erli iken, di erinde çaban n önemi üzerinde durabilir, baflka bir kültür de ise ortaklafla görev anlay fl ya da do aüstü güçler daha önemli olabilir. Tüm bunlar n sonucunda çocuklar içinde bulunduklar kültürün aç klama biçimini, yanl l klar n ve stereotiplerini içsellefltirirler (Durkin 1995). Hong Kong'da 1. s n f üniversite ö rencileri üzerinde yürütülen kesitsel bir çal flma ile tutucugeleneklere ba l ve otoriteye boyun e ici e ilimlerin umutsuzluk ve ö renilmifl çaresizlik gelifliminde etkili oldu unu gösterilmifltir. Sonuçta, bu tür yönelimi olan bireylerin kendilerini yaln z, yabanc laflm fl ve çaresiz hissedebilece i belirtilmekte ve kendi kaderlerinin, ya güçlü bir otorite ya da esnek olmayan adil bir dünya taraf ndan kontrol edildi i biçiminde bir kadercilik yaflayabilecekleri ileri sürülmektedir (Cheung ve Kwok 1996). Asya ve Avrupa kökenli Amerikal üniversite ö rencilerinin yükleme ya da aç klama biçimi, ailede duygu d flavurumu ve özgüven yönünden karfl laflt r ld bir çal flmada, iki grupta da kötü olaylar için bütünsel aç klama biçimi özgüven ile ters iliflki gösterirken, içsel aç klama biçimi sadece Avrupal Amerikal larda düflük özgüvenle ba lant l olarak saptanm flt r. Çal flman n bu bulgusu, çaresizlik kuram n n bireyselli e vurgu yapan kültürel gruplar için daha uygun olabilece i, bu nedenle tekrar yap land r lmas gerekti i biçiminde yorumlanm flt r. Ayr ca, daha fazla boyun e icilik bildirenlerin genel bir aç klama biçimine, daha fazla olumlu bask nl k bildirenlerin ise, daha az genel aç klama biçimine sahip olduklar belirlenmifltir. Ailede duygu d flavurumunun Asyal Amerikal larda daha k s tl oldu u saptanm flt r (Kao ve ark. 1997). Psikiyatrik Bozukluklar ve Ö renilmifl Çaresizlik Çaresizlik kuram ba lam nda, kiflinin olumlu ve olumsuz olaylar n nedenlerini aç klama yöntemleriyle (yükleme biçimleri) depresyon geliflimi aras nda önemli bir iliflki oldu u ileri sürülmektedir. Buna göre, olumsuz olaylar için içsel, de iflmez ve kal c nedenlere yükleme yapan bireyler, olumsuz yaflam olaylar ndan sonra 81

7 KILIÇ VE ORAL depresyona e ilimlidirler. Bu bireyler baflar y da d flsal, de iflebilir ve özel nedenlere yüklerler (Abramson ve ark. 1978). Çocuk ve ergenlerde yap lan çok say da çal flma ile özdenetim becerileri, yükleme biçimi, benlik sayg s, çaresizlik ve umutsuzlu un depresyonla ba lant l oldu u gösterilmifltir (Kashani ve ark.1981, Asarnow ve Bates 1988, Kaslow ve ark.1984, Kaslow ve ark.1988). Depresyon ve yükleme örüntüleri aras ndaki iliflkiyi araflt ran ve 7500 çocuk ve ergeni içeren 28 çal flman n gözden geçirildi i bir meta analizin sonuçlar da bu iliflkiyi desteklemifltir (Gladstone ve Kaslow 1995). Genifl bir ergen grubunda yap lan çal flmada, hem kayg bozuklu unun varl hem de olay n de eri (event valence), ergenlerin nedensel yükleme örüntüleriyle iliflkili bulunmakla beraber her iki de iflkenin de çaresizlik yüklemeleri ve depresyon aras ndaki iliflkiyi de ifltirmedi i saptanm fl ve depresyon gelifliminde çaresizlik yüklemelerinin temel belirleyici oldu u bildirilmifltir (Waschbusch ve ark. 2003). Cinsiyet de iflkeni ile ilgili olarak yap lan analizlerde sadece depresyonu olan k zlar çaresizlik yükleme örüntüleri sergilerken, erkek ergenlerin hem kayg hem depresyon varl nda bu tip yüklemeleri bildirme e iliminde oldu u saptanm flt r. Bu bulgu erkek ergenlerin kayg ve depresyon belirtilerini k zlara göre daha az ay rabildi i biçiminde yorumlanm flt r (Williams ve ark. 1989, Waschbusch ve ark. 2003). Sosyoekonomik durumu yüksek olan depresif ergenler olumsuz olaylar için, düflük sosyoekonomik düzeydeki ergenlere göre daha fazla çaresizlik yüklemeleri yaparken, olumlu olaylar karfl s nda bu durumun geçerli olmad görülmüfltür. Kayg ve depresyon belirtileri olmayan kontrol grubunda yer alan ergenlerde ise tavan etkisini gösterir tarzda, tüm durumlarda düflük düzeyde çaresizlik yüklemeleri saptanm flt r. Araflt rmac lar düflük sosyoekonomik düzeyde yer alan ergenlerin olumsuz olaylarla daha fazla karfl laflt klar n ve bu olaylar n psikososyal etkilerini azaltacak bir bafl etme yöntemine sahip olduklar n, bu örüntünün de gerçek olumsuz deneyimler için sa l kl bir uyumu gösterdi ini ileri sürmektedirler. Öte yandan bu ç kar mlar n n do ru olmas durumunda, olumsuz olaylar için çaresizlik yüklemeleri eflit düzeyde olan düflük sosyoekonomik düzeydeki ergenlerin, yüksek sosyoekonomik düzeydeki ergenler gibi depresyon geliflimi aç s ndan riskli olabilece ini de bildirmektedirler (Waschbusch ve ark. 2003). Anababalar n kötü olaylara iliflkin yükleme biçimlerinin ve biliflsel çarp tmalar n n çocuklar ndaki yükleme biçimi ve depresif belirtiler ile iliflkisinin araflt r ld 8-12 yafl grubu çocuklar üzerinde yürütülen kesitsel bir çal flmada, anababalardan çocuklara bu biçimde bir biliflsel geçifli destekler bulgu saptanmam flt r. Öte yandan araflt r c lar, çocuklar n anababalar n n biliflsel davran fllar ndan belirli bir geliflimsel dönemde etkilenebileceklerini (örn. okul öncesi dönem), bu nedenle de boylamsal çal flmalar n gerekli oldu unu bildirmifllerdir (Kaslow ve ark. 1988). Normal çocuklar n baflar s zl k yüklemeleri incelendi inde, yafl art fl ile birlikte baflar s zl yetersiz çaba gibi kendilerinin kontrolü alt nda olan bir etmene yükleme e iliminin artt görülmüfltür (Frieze ve Snyder 1980). Normal ve ö renme güçlü ü olan çocuklar n nedensel yüklemeleri aras ndaki farkl l n biliflsel olgunlu a ba l bir farkl l k oldu u düflünüldü ünde, ö renme güçlü ü olan çocuklar n yüklemelerindeki geliflimsel de iflikliklerin normal çocuklarla paralellik gösterece i belirtilmifltir. Buna karfl n, ö renilmifl çaresizlik kuram ba lam nda, ö renme güçlü ü olan çocuklar n inançlar n de ifltirmek için herhangi bir giriflim yap lmad nda, baflar s zl klar n yeteneklerinin eksik oldu u biçiminde kontrol edilemeyen etmenlere yüklemeye devam edecekleri ve bu inançlar n n da ö renilmifl çaresizli e yatk nl k yaratabilece i ileri sürülmüfltür (Butkowsky ve Willows 1980, Pearl 1982, Kistner ve ark.1985). Ö renme güçlü ü olan çocuklar n sosyal etkileflimlerde de yetersizlik yaflad klar, afl r tepkisel olduklar ve ö renilmifl çaresizlik davran fllar gösterdikleri belirlenmifltir (Settle ve Milich 1999). Öte yandan ö renme güçlü ü olan çocuklarda, baflar ve baflar s zl d flsal nedenlere yükleme e ilimleri olmas na karfl n çaresizlik belirtileri saptamayan çal flmalar da bulunmaktad r (Pintrich ve ark. 1994). Ö renme güçlü ü olan 3.-8.s n f ö rencileri ile normal baflar gösteren çocuklar n nedensel yüklemeler yönünden karfl laflt r ld bir çal flmada, ö renme güçlü ü olan k zlar normal çocuklara göre baflar s zl klar n daha fazla kendi kontrolleri d fl ndaki etmenlere yüklemifllerdir. Ö renme güçlü ü olan erkek çocuklar n baflar s zl a iliflkin aç klamalar ise normal baflar l 82

8 Çocuklarda Ö renilmifl Çaresizlik çocuklarla benzerlik göstermifltir. Bu sonuçlara dayanarak araflt rmac lar yineleyen baflar s zl k öykülerine karfl n tüm ö renme güçlü ü olan çocuklarda çaresizlik örüntüsünün geliflmeyebilece ini ve k zlar n bu yönde daha riskli bir grup oldu unu ileri sürmektedirler (Kistner ve ark. 1985). Dikkat Eksikli i Hiperaktivite Bozuklu u (DEHB) olan çocuklar da ö renilmifl çaresizlik gelifltirebilme aç s ndan riskli bir grup olarak düflünülmektedir. Bu konuda yap lan bir çal flma, metilfenidat kullan lmayan durumda DEHB'li erkek çocuklar n baflar s zl k deneyiminden sonra daha az çaba harcama e iliminde oldu unu göstermifltir (Milich ve ark. 1991). Baflka bir çal flmada ise davran fl n kontrol edilebilece i ve daha fazla çaban n daha arzulan r sonuçlar üretebilece i temalar na odaklanm fl yükleme örüntülerine iliflkin bir e itim sonras nda DEHB'li çocuklarda olumlu sonuçlar elde edildi i bildirilmifltir (Reid ve Burkowski 1987). Öte yandan Milich ve Okazaki'nin (1991) DEHB'li erkek çocuklar kontrol grubu kullanarak kolay ve zor görevlerle de erlendirdikleri çal flmada çaresizlik davran fl örüntüsüne iliflkin çok aç k sonuçlar elde edilmemifltir. DEHB'li çocuklar baflar s zl k durumunda kontrol grubu çocuklardan daha fazla engellenme yaflam fl ve olumsuz bir duygudurum sergilemifl, çözümü zor görevlere geçildi inde görevi erken dönemde b rakm fl ve performans öncesinde baflar lar na iliflkin olarak kontrollerden daha iyimser bir tablo çizmifllerdir. Bu bulgular ö renilmifl çaresizli e iliflkin baz özellikleri desteklemekle beraber, DEHB'li çocuklar n görevin zor ya da kolay olmas ndan ba ms z olarak engellenme yaflamas n n, çaresizlikten çok DEHB'li çocuklar n akademik etkinlik benzeri durumlarda yeterli çaba göstermemeleri ve etkinli i çok çabuk b rakmalar gibi do rudan bozuklu a ba l bir özelli i yans t yor olabilece i bildirilmifltir. Üstelik çaba yönelimli DEHB'li çocuklar çözülebilir görevleri izleyen zor görevlerde, görevi çok erken olarak b rakm fllard r. Çal flma bulgular Diener ve Dweck'in (1978) egemenlik ve çaresizlik yönelimli çocuk tan mlar ile birlikte düflünüldü ünde, DEHB'li çocuklarda baflar s zl k için çaba yüklemelerinin çaresizlikle iliflkili olabilece i ileri sürülmüfltür. Bu nedenle egemenlik/çaresizlik yönelim tan mlar n n DEHB örneklemine uygulanamayaca ileri sürülmüfltür. A r y k c davran fl bozukluklar olan erkek çocuklarda olumlu davran fllar gelifltirmeye yönelik olarak uygulanan bir programda, depresif yükleme biçiminin davran fl de ifltirme yöntemlerinin içsellefltirilmesine ve genellenmesine engel olabilece i bildirilmifltir. Bu nedenle, ö retmenlerin çocuklar n nedensel yükleme biçimlerine iliflkin fark ndal n n artt r lmas n n bu tür programlar daha etkin k laca ileri sürülmüfltür (Eslea 1999). Süre en Fiziksel Hastal klar ve Ö renilmifl Çaresizlik Süre en hastal klar olan çocuk ve ergenlerde psikopatoloji gelifliminin tek bafl na hastal a ba l nedenlerle aç klanamayaca, fizyolojik ve psikolojik çok say da etmenin rolü oldu u bildirilmektedir (Bennett 1994). Süre en hastal klarda saptanan psikolojik sorunlar ile ö renilmifl çaresizlik davran fl örüntüsü aras nda iliflkinin araflt r lmas bafll ca flu varsay mlara dayanmaktad r (Chaney ve ark. 1999, Hommel ve ark. 2006); (1) Süre en hastal klar do alar gere i ataklarla seyrederler ve bu ataklar tetikleyen etmenler ço u zaman belirsizdir. Bu nedenle ataklar tetikleyen uyar c lar kontrol etmek güçtür (örn. ast m ve süre en artritler). (2) Hastal n kontrol etmede baflar s z olan ve olumsuz sonuçlar yaflayan (örn. a r, solunum s k nt s ) birey sonras nda da hastal ile etkin olarak bafl etmek için gerekli çabalar (örn. ilaçlar n alma, egzersiz programlar na kat lma) göstermez. (3) Davran fl-sonuç aras nda ortaya ç kan bu tip ba lant s zl k ve öngörülemezlik yinelendikçe ö renilmifl çaresizli e yatk nl k artar. Yap lan araflt rmalarda, süre en fiziksel hastal klar olan çocuklarda karamsar yükleme biçimlerinin depresif belirtiler için yorday c oldu u gösterilmifltir (Schoenherr ve ark 1992). Diabetik ergenler üzerinde yap lan bir çal flmada da depresif duygudurum ile metabolik kontrolün kötü olmas aras nda ba lant oldu u saptanm flt r (Kuttner ve ark. 1990). Benzer bir bulgu da ast ml ergen ve genç eriflkinlerle yap lan bir çal flmada ortaya konmufltur. Hastal n de iflken do as ve alg lanan çaresizli in ortak etkisi duygusal uyum sorunlar yla iliflkili bulunmufltur (Mullins ve ark. 1997). Bu konuda beyin zedelenmesi olan çocuklar n rehabilitasyonuna iliflkin önemli bir ç kar m yap lm flt r. Anababalar ve sa l k çal flanlar n n rehabilitasyon sürecini kolaylaflt rmak amac yla uygulad klar yo un kontrolün, istenenin tam 83

9 KILIÇ VE ORAL tersine çocukta öz-düzenlemeyi bozabilece i ve çaresizli i artt rabilece i ileri sürülmüfltür (Ylvisaker ve Feeney 2002). Kontrol edilmesi zor belirtilerle seyreden süre en hastal klar sadece çocuklar de il anababalar n da ö renilmifl çaresizlik geliflimi aç s ndan riskli bir gruba sokmaktad r. Epileptik çocuklar ve anneleri üzerinde yap lan bir çal flmada, çocukta içe yönelim tipi davran fl bozukluklar, annelerin aile iliflkilerinden ald klar doyum ve ö renilmifl çaresizlik davran fllar annenin epilepsiye uyumu ile iliflkili bulunmufltur (Shore ve ark. 2004). Bu do rultuda bir baflka çal flma orak hücreli anemisi olan bebek ve anababalar üzerinde yürütül-müfltür. Orak hücreli anemi, kontrolü güç a r l krizleri olan a r bir hemolitik hastal k tablosudur. Bu çal flmada bebekler 6 aydan 36 aya kadar belli aralarla psikomotor ve biliflsel yönden de erlen-dirilmifltir. Bebeklerin 12 ve 24. aylar aras ndaki psikomotor geliflimlerinde düflme saptanmazken, biliflsel geliflimlerinin geriledi i belirlenmifltir. Bu gerilemenin hastal a özgü etmenler yan s ra anababalar n ö renilmifl çaresizli i ile de iliflkili oldu u görülmüfltür (Thompson ve ark 2002). Anababalarda ortaya ç kan çaresizlik örüntüsünün çocu un biliflsel yönden desteklenmesini de içeren etkin anababal k becerilerini azaltmas yan nda kendi ruh sa l klar n da olumsuz yönde etkiledi i bildirilmifltir. Araflt r c lar çocu un geliflimde önemli etkileri olan anababal k becerilerini artt rmaya yönelik erken giriflimlerin gerekli oldu unu vurgulam fllard r. SONUÇ Denetlenemeyen çevre ve olumsuz sonuçlarla sürekli olarak karfl laflan insan daha sonra bulundu u durumu de ifltirebilece ine iliflkin inanc n da yitirmektedir. Bu çaresizlik yaflant s, duygusal, davran flsal, biliflsel yans malar yla baflta depresyon olmak üzere psikiyatrik bozukluklar n geliflimine yatk nl k yaratmakta ve süre en fiziksel hastal klarla çocuk ve ailenin bafl etme becerilerini olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Böylesine olumsuz sonuçlar do urabilen çaresizlik davran fl örüntülerinin erken dönemde belirlenip yap lacak giriflimlerin buna göre yönlendirilmesi sa alt m n baflar s aç s ndan önemli görünmektedir.büyük çocuklarda ö renilmifl çaresizlik örüntülerinin oldu u gösterilmekle beraber küçük çocuklarda bu sürecin nas l geliflti i konusunda belirsizlikler bulunmaktad r. Yap lan araflt rmalar bu tip davran fl örüntülerinde bireysel farkl l klar n yaflam n çok erken dönemlerinde ortaya ç kt n göstermifltir. Ancak küçük çocuklarda biliflsel geliflimsel farklar anlamaya yönelik çal flmalar yöntemsel baz zorluklar beraberinde getirmek-tedir. Gelecekte bu alanda yap lacak çal flmalarda geliflimsel de ifliklere duyarl ve edinilen bilgi ile çocu un gerçek durumunu nesnel olarak de er-lendirebilen geçerli ve güvenilir ölçüm araçlar na gereksinim vard r. KAYNAKLAR Abramson L, Seligman M, Teasdale J (1978) Learned helplessness in humans: critique and reformulation. J Abnorm Psychol 87: Alloy LB (1982) The role of perceptions and attributions for response-outcome noncontingency in learned helplessness: a commentary and discussion. J Pers 50: Asarnow JR, Bates S (1988) Depression in child psychiatric inpatients: cognitive and attributionl patterns. J Abnorm Chil Psychol 16: Bennett DS (1994) Depression among children with chronic medical problems: a meta-analysis. J Pediatr Psychol 19: Bennett JC (1990) Nonintervention into sibling's fighting as a catalys for learned helplessness. Psychol Rep 66: Boggiano AK (1998) Maladaptive achievement patterns: a test of a diathesis-stress analysis of helplessness. J Pers Soc Psychol 74: Boggiano AK, Barrett M (1985) Performance and motivational deficits of helplessnes: The role of motivational orientations. J Pers Soc Psychol 49: Burhans KK, Dweck CS (1995) Helplessness in early childhood: the role of contingent worth. Chil Dev 66: Butkowsky IS, Willows DM (1980) Cognitive-motivational characteristics of children varying in reading ability: evidence for learned helplessness in poor readers. J Educ Psychol 85: Cassidy J (1988) Child-mother attachment and the self in six- year olds. Chil Dev 59: Chaney JM, Mullins LL, Uretsky DL ve ark. (1999) An experimental examination of learned helplessness in older adolescents and young adults with long-standing asthma. J Pediatr Psychol 24: Cheung C, Kwok S (1996) Conservative orientation as a determinant of hopelessnes. J Soc Psychol 136:

10 Çocuklarda Ö renilmifl Çaresizlik Diener CI, Dweck CS (1978) An analysis of learned helplessness: continuous changes in performance, strategy, and achievement cognitions following failure. J Pers Soc Psychol 39: Durkin K (1995) Developmental Social Psychology: From Infancy to Old Age. Blackwell: Oxford. Dweck CS (1986) Motivational processes affecting learning. Am Psychol 41: Dweck CS, Davidson W, Nelson S ve ark. (1978) Sex differences in learned helplessness, II: the contingencies of evaluative feedback in the classroom, and III: an experimental analysis. Dev Psychol 14: Dweck CS, Leggett EL (1988) A social-cognitive approach to motivation and personality. Psychol Rew 95: Dweck CS, Reppucci ND (1973) Learned helplessness and reinforcement responsibility in children. J Pers Soc Psychol 25: Elliot ES, Dweck CS (1988) Goals: an approach to motivation and achievement. J Pers Soc Psychol 54:5-12. Eslea M (1999) Attributional styles in boys with severe behaviour problems: a possible reason for lack of progress on a positive behaviour programme. Br J Educ Psychol 69: Fincham FD, Hokoda A, Sanders R (1989) Learned helplessnes, test anxiety, and academic achievement: a longitudinal analysis. Chil Dev 60: Frieze IH, Snyder HN (1980) Children's beliefs about the causes of success and failure in school settings. J Educ Psychol 72: Gernigon C, Fleurance P, Reine B (2000). Effects of uncontrollability and failure on the development of learned helplessness in perceptual-motor tasks. Res Quar Ex Sport 71: Gladstone TR, Kaslow NJ (1995) Depression and attributions in children and adolescents: a meta-analytic review. J Abnorm Child Psychol 23: Heyman GD, Dweck CS, Cain KM (1992) Young children's vulnerability to self-blame and helplessnes: relationship to beliefs about goodness. Chil Dev 63: Hommel KA, Chaney JM, Wagner JL ve ark. (2006) Learned helplessness in children and adolescent with juvenile rheumatic disease. J Psychosomatic Res 60: Kao EM, Nagata DK, Peterson C (1997) Explanatory style, family expressiveness, and self-esteem among Asian American and Europian American college students. J Soc Psychol 137: Kashani JH, Husain A, Shekim WO ve ark. (1981) Current perspectives on childhood depression: an overview. Am J Psychiatry 138: Kaslow NJ, Rehm LP, Pollack SL ve ark. (1988) Attributional style and self-control behavior in depressed and nondepressed children and their parents. J Abnorm Child Psychol 16: Kaslow NJ, Rehm LP, Siegel AW (1984) Social and cognitive correlates of depression in children: a developmental perspective. J Abnor Chil Psychol 12: Kistner J, White K, Haskett M ve ark. (1985) Development of learning-disabled and normally achieving children's causal attributions. J Abnor Chil Psychol 13: Kuttner MJ, Delamater AM, Santiago JV (1990) Learned helplessness in diabetic youths. J Pediatr Psychol 15: Mal S, Jain U, Yadav KS (1990) Effects of prolonged deprivation on learned helplessness. J Soc Psychol 130: Mikulincer M, Caspy T (1986) The conceptualization of helplessness. I. A phenomenological structural analysis. Motivation and Emotion 10: Milich R, Carlson CL, Pelham WE Jr, ve ark. (1991) Effects of methylphenidate on persistence of ADHD boys following failure experiences. J Abnorm Child Psychol 19: Milich R, Okazaki M (1991) An examination of learned helplessnes among attention-deficit hyperactivity disordered boys. J Abnor Chil Psychol 19: Miller AT (1985) A developmental study of the cognitive basis of performance improvement after failure. J Pers Soc Psychol 49: Mullins L, Chaney J, Pace T ve ark. (1997) Illness uncertainty, attributional styl, and psychological adjustment in older adolescent and young adults with asthma. J Ped Psychol 22: Overmier JB, Seligman MEP (1967) Effects of inescapable shock on subsequent escape and avoidance learning. J Comp Physiol Psychol 63: Overton WF, Meehan AM (1982) Individual differences in formal operational thought: sex role and learned helplessnes. Chil Dev 53: Pearl RA (1982) LD children's attributions for success and failure: a replication with a labeled LD sample. Learn Dis Quar 5: Petermann F, Sauerborn C (1989) Training of social competence with nursery-school children. Acta Paedopsychiatrica 52: Pintrich PR, Anderman EM, Klobucar C (1994) Intraindividual differences in motivation and cognition in students with and without learning disabilities. J Learn Disabil 27: Reid MK, Borkowski JG (1987) Causal attributions of hyperactive children: implications for teaching strategies and self control. J Educ Psychol 79: Rholes WS, Blackwell J, Jordan C ve ark. (1980) A developmental study of learned helplessness. Dev Psychol 85

11 KILIÇ VE ORAL 16: Schoenherr SJ, Brown RT, Baldwin K ve ark. (1992) Attributional styles and psychopathology in pediatric chronic illness groups. J Clin Child Psychol 21: Seligman MEP, Maier SF (1967) Failure to escape traumatic shock. J Comp Physiol Psychol 74:1-9. Settle SA, Milich R (1999) Social persistence following failure in boys and girls with LD. J Learn Disabil 32: Shore CP, Austin JK, Dunn DW (2004) Maternal adaptation to a child's epilepsy. Epilepsy Behav 5: Shors TJ (2004) Learning during stressful times. Learn Mem 11: Smiley PA, Dweck CS (1994) Individual differences in achievement goals among young children. Chil Dev 65: Terwogt MM, Schene J, Koops W (1990) Concepts of emotion in institutionalized children. J Chil Psychol Psychiatry 31: Thompson RJ, Gustafson KE, Bonner MJ ve ark. (2002) Neurocognitive development of young children with sickle cell disease through three years of age. J Pediatr Psychol 27: Waschbusch DA, Sellers DP, LeBlanc M ve ark. (2003) Helpless attributions and depression in adolescents: the roles of anxiety, event valence, and demographics. J Adolesc 26: Williams S, McGee R, Anderson J ve ark. (1989) The structure and correlates of self-reported symptoms in 11- year-old children. J Abnorm Child Psychol 17: Ylvisaker M, Feeney T (2002) Executive functions, selfregulations, and learned optimism in paediatric rehabilitation: a review and implications for intervention. Pediatr Rehabil 5: Ziegert DI, Kistner JA, Castro R ve ark. (2001) Longitudinal study of young children's responses to challenging achievement situations. Child Dev 72:

Konu Alan Bilgisinin Pedagojik Alan Bilgisi Üzerine Etkisi: Maddenin Fiziksel Hâllerinin Ö retilmesi Durumu

Konu Alan Bilgisinin Pedagojik Alan Bilgisi Üzerine Etkisi: Maddenin Fiziksel Hâllerinin Ö retilmesi Durumu - - Konu Alan Bilgisinin Pedagojik Alan Bilgisi Üzerine Etkisi: Maddenin Fiziksel Hâllerinin Ö retilmesi Durumu Mustafa ÖZDEN* Özet Bu araflt rman n amac, konu alan bilgisinin miktar n n ve niteli inin

Detaylı

Bafl Dönmesi ve Anksiyete liflkisi: Yeni Klinik Sendromlar

Bafl Dönmesi ve Anksiyete liflkisi: Yeni Klinik Sendromlar 66 Derleme / Review Bafl Dönmesi ve Anksiyete liflkisi: Yeni Klinik Sendromlar Relationship Between Dizziness and Anxiety: New Clinical Syndromes Elif ONUR, Tunç ALKIN Dokuz Eylül Üniversitesi T p Fakültesi

Detaylı

E itim Kurumlar nda Teknoloji Kullan m ve Etkilerine liflkin Bir Çözümleme

E itim Kurumlar nda Teknoloji Kullan m ve Etkilerine liflkin Bir Çözümleme E itim Kurumlar nda Teknoloji Kullan m ve Etkilerine liflkin Bir Çözümleme Hasan Hüseyin AKSOY (*) ÖZET Bu çal flmada toplum ve teknoloji iliflkilerinden hareketle e itim kurumlar n n teknoloji ile iliflkilerini

Detaylı

Ö retmenin Sahip Olmas Gereken Dördüncü Bilgi: Alan Ö retimi

Ö retmenin Sahip Olmas Gereken Dördüncü Bilgi: Alan Ö retimi - Ö retmenin Sahip Olmas Gereken Dördüncü Bilgi: Alan Ö retimi Canan NAK BO LU*, Özlem KARAKOÇ** Özet Ülkemizde, ö retmenin sahip olmas gereken bilgiler konusunda yap lan çal flmalar incelendi inde bu

Detaylı

Bedensel belirtilerin klinik de erlendiriminde önemli bir ayr nt : Psikobiyolojik ve psikososyal faktörler

Bedensel belirtilerin klinik de erlendiriminde önemli bir ayr nt : Psikobiyolojik ve psikososyal faktörler Türk Aile Hek Derg 2008; 12(1): 31-38 www.turkailehekderg.org Review doi:10.2399/tahd.08.031 Bedensel belirtilerin klinik de erlendiriminde önemli bir ayr nt : Psikobiyolojik ve psikososyal faktörler An

Detaylı

Burcu Çakaloz, Aynur Pekcanlar Akay, Ece Böber

Burcu Çakaloz, Aynur Pekcanlar Akay, Ece Böber Araflt rmalar/researches Dikkat eksikli i hiperaktivite bozuklu u ve efllik eden karfl t olma karfl gelme bozuklu u olan prepubertal erkek çocuklarda plazma kortizol düzeylerinin de erlendirilmesi Dikkat

Detaylı

ERG RAPORLARI. ö retim programlar inceleme ve de erlendirme -

ERG RAPORLARI. ö retim programlar inceleme ve de erlendirme - ERG RAPORLARI ö retim programlar inceleme ve de erlendirme - ö retim programlar inceleme ve de erlendirme - ilkö retim 1. kademe hayat bilgisi (1-3. s n flar) türkçe (1-5. s n flar) matematik (1-5. s

Detaylı

Yarat dü ünme tekniklerinden sinektik uygulamas na örnek bir ara rma: çocu un gözünde yarat k 1

Yarat dü ünme tekniklerinden sinektik uygulamas na örnek bir ara rma: çocu un gözünde yarat k 1 Cilt:8 Say :2 Y l:2011 Yarat dü ünme tekniklerinden sinektik uygulamas na örnek bir ara rma: çocu un gözünde yarat k 1 Aysun Öztuna Kaplan 2 Serhat Ercan 3 Özet Bu çal ma, fen ve teknoloji ö retiminde

Detaylı

KÜÇÜK VE ORTA BOY LETME YÖNET C LER N N STRES KAYNAKLARINI TESP T ETMEYE YÖNEL K KAYSER L NDE B R ARA TIRMA

KÜÇÜK VE ORTA BOY LETME YÖNET C LER N N STRES KAYNAKLARINI TESP T ETMEYE YÖNEL K KAYSER L NDE B R ARA TIRMA KÜÇÜK VE ORTA BOY LETME YÖNET C LER N N STRES KAYNAKLARINI TESP T ETMEYE YÖNEL K KAYSER L NDE B R ARA TIRMA Prof. Dr. Ali KAYA Erciyes Üniversitesi, Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu akaya@erciyes.edu.tr

Detaylı

TÜRK YE N N TOPLUMSAL YAPISI

TÜRK YE N N TOPLUMSAL YAPISI T.C. ANADOLU ÜN VERS TES YAYINI NO: 2665 AÇIKÖ RET M FAKÜLTES YAYINI NO: 1631 TÜRK YE N N TOPLUMSAL YAPISI Yazarlar Doç.Dr. Zerrin SUNGUR (Ünite 1, 2) Yrd.Doç.Dr. Nadide KARKINER (Ünite 3) Yrd.Doç.Dr.

Detaylı

Üniversitelerde Bölüm Baflkanl Yapan Ö retim Elemanlar n n Yönetsel Etkililik Düzeyleri*

Üniversitelerde Bölüm Baflkanl Yapan Ö retim Elemanlar n n Yönetsel Etkililik Düzeyleri* Ampirik Araflt rma / Empirical Research www.yuksekogretim.org Üniversitelerde Bölüm Baflkanl Yapan Ö retim Elemanlar n n Yönetsel Etkililik Düzeyleri* Managerial effectiveness levels of academic staff

Detaylı

E itim K lavuzu 1. Kültürleraras Ö renme

E itim K lavuzu 1. Kültürleraras Ö renme 1 Kültürleraras Ö renme E itim K lavuzlar dizisine hofl geldiniz Gençlere ve sivil toplum kuruluşlarına yönelik kapasite geliştirmeyi hedefleyen eğitim programları ve kılavuz yayınlar konusunda ülkemizde

Detaylı

NSAN KAYNAKLARI YÖNET M

NSAN KAYNAKLARI YÖNET M T.C. ANADOLU ÜN VERS TES YAYINI NO: 2900 AÇIKÖ RET M FAKÜLTES YAYINI NO: 1857 NSAN KAYNAKLARI YÖNET M Yazarlar Prof.Dr. Ramazan GEYLAN (Ünite 7) Doç.Dr. H. Zümrüt TONUS (Ünite 2, 3) Doç.Dr. Deniz KA NICIO

Detaylı

Araflt rmalar/researches L. Befliro lu, F. U uz, M. Sa lam, M. Y. A argün, R. Aflk n, A. S. Çilli

Araflt rmalar/researches L. Befliro lu, F. U uz, M. Sa lam, M. Y. A argün, R. Aflk n, A. S. Çilli Araflt rmalar/researches L. Befliro lu, F. U uz, M. Sa lam, M. Y. A argün, R. Aflk n, A. S. Çilli Otojen ve Reaktif Obsesyonlara Sahip Obsesif Kompulsif Hastalarda Psikofarmakolojik Tedaviye Yan t Lütfullah

Detaylı

E itim Hakk : Kendi Dilini Bulamam fl Bir Söylem

E itim Hakk : Kendi Dilini Bulamam fl Bir Söylem E itim Hakk : Kendi Dilini Bulamam fl Bir Söylem Seçkin ÖZSOY (*) ÖZET Bu makaledeki amac m, e itime iliflkin bütün tikel durumlara uygulanabilir bir e itim hakk kuram tasla sunmak ya da dört bafl mamur

Detaylı

T p Ö rencilerinde Alkol Kullan m n Etkileyen Faktörlerin Belirlenmesinde Yapay Sinir A lar ile Lojistik Regresyon Analizi nin Karfl laflt r lmas

T p Ö rencilerinde Alkol Kullan m n Etkileyen Faktörlerin Belirlenmesinde Yapay Sinir A lar ile Lojistik Regresyon Analizi nin Karfl laflt r lmas TRAKYA ÜN V TIP FAK DERG 2005;22(3):142-153 E T M ARAfiTIRMASI T p Ö rencilerinde Alkol Kullan m n Etkileyen Faktörlerin Belirlenmesinde Yapay Sinir A lar ile Lojistik Regresyon Analizi nin Karfl laflt

Detaylı

ÜÇ AYLIK UNICEF TÜRK YE BÜLTEN 60. YIL KUTLAMA SAYISI ÇOCUKLARLA B RL KTE 60YIL

ÜÇ AYLIK UNICEF TÜRK YE BÜLTEN 60. YIL KUTLAMA SAYISI ÇOCUKLARLA B RL KTE 60YIL ÜÇ AYLIK UNICEF TÜRK YE BÜLTEN 60. YIL KUTLAMA SAYISI ÇOCUKLARLA B RL KTE 60YIL UNICEF:ÇOCUKLARA GELECEK SA LAMA ÇABASINDA 60 YIL Konuk Baflyazar Prof. Dr. hsan Do ramac York taki UNICEF binas nda bir

Detaylı

YOLSUZLUĞUN ÖNLENMESİ İÇİN ETİK PROJESİ ETİK YOL ETİK LİDERLİK PROGRAMI EĞİTİCİ KILAVUZU

YOLSUZLUĞUN ÖNLENMESİ İÇİN ETİK PROJESİ ETİK YOL ETİK LİDERLİK PROGRAMI EĞİTİCİ KILAVUZU YOLSUZLUĞUN ÖNLENMESİ İÇİN ETİK PROJESİ ETİK YOL ETİK LİDERLİK PROGRAMI EĞİTİCİ KILAVUZU ET K L DERL K PROGRAMI E T C KILAVUZU Etik Yol Etik Liderlik Programı Eğitici Kılavuzu Bu kılavuz, David Watt tarafından

Detaylı

ADHS ile ilgili en önemli sorulara yan tlar

ADHS ile ilgili en önemli sorulara yan tlar Sonuçlar a r olan bir hastal n boyutlar nternette ADHS: www.mehr-vom-tag.de ADHS ile ilgili en önemli sorulara yan tlar çindekiler 1 ADHS ne demektir?................................... 4 2 Tipik ADHS

Detaylı

Yönetiflim: Tüm ktidar Sermayeye

Yönetiflim: Tüm ktidar Sermayeye Praksis 9 Sayfa: xxx-xxx Yönetiflim: Tüm ktidar Sermayeye Birgül Ayman Güler 1990'l y llar, toplumbilimi yaz n na yeni bir terimin girifline tan k oldu. Gerçekte toplumbilimi 1980'li y llardan bu yana,

Detaylı

Prof. Dr. Yahya AKYÜZ. Doç. Dr. Selahattin TURAN. Prof. Dr. Alipafla AYAS. Yrd. Doç. Dr. lhan AKAR. Prof. Dr. Necmeddin TOZLU

Prof. Dr. Yahya AKYÜZ. Doç. Dr. Selahattin TURAN. Prof. Dr. Alipafla AYAS. Yrd. Doç. Dr. lhan AKAR. Prof. Dr. Necmeddin TOZLU Ça dafl Anlamda Türkiye de Ö retmenin Sayg nl Kavram n n Do ufluna Elefltirel Bir Bak fl Prof. Dr. Yahya AKYÜZ E itim ve Ö retmen Yetifltirmede Yeni E ilimler Doç. Dr. Selahattin TURAN E itim Fakültelerinin

Detaylı

YEN fi GEL fit RME KILAVUZU. YEN fi GEL fit RME Ç N STRATEJ K KAVRAMLAR fi PLANI YATIRIMLA LG L PROJE YÖNET M

YEN fi GEL fit RME KILAVUZU. YEN fi GEL fit RME Ç N STRATEJ K KAVRAMLAR fi PLANI YATIRIMLA LG L PROJE YÖNET M YEN fi GEL fit RME 4 KILAVUZU YEN fi GEL fit RME Ç N STRATEJ K KAVRAMLAR fi PLANI YATIRIMLA LG L PROJE YÖNET M stanbul Sanayi Odas Kalite ve Teknoloji htisas Kurulu ( SO-KATEK) Yeni fl Gelifltirme K lavuzu

Detaylı

A STUDY ON THE SCHOOL READINESS OF FIRST GRADERS FROM DIFFERENT SOCIO-ECONOMIC LEVELS

A STUDY ON THE SCHOOL READINESS OF FIRST GRADERS FROM DIFFERENT SOCIO-ECONOMIC LEVELS Hacettepe Üniversitesi E itim Fakültesi Dergisi (H. U. Journal of Education) 40: 86-97 [0] FARKLI SOSYOEKONOM K DÜZEYDEK LKÖ RET M B NC SINIF RENC LER N OKULA HAZIR BULUNU LUKLARININ NCELENMES A STUDY

Detaylı

Depresif belirtiler flizofreninin seyrinde yayg n olarak. lk Atak fiizofrenide Depresif Belirtiler: Alt Ayl k zleme Çal flmas

Depresif belirtiler flizofreninin seyrinde yayg n olarak. lk Atak fiizofrenide Depresif Belirtiler: Alt Ayl k zleme Çal flmas Olgu Sunumlar /Case reports lk Atak fiizofrenide Depresif Belirtiler: Alt Ayl k zleme Çal flmas lk Atak fiizofrenide Depresif Belirtiler: Alt Ayl k zleme Çal flmas Dr. Özcan Uzun, Dr. Nihat Zincir, Dr.

Detaylı

MEDYA OKURYAZARLI I DERS Ö RETMEN KILAVUZ K TABI

MEDYA OKURYAZARLI I DERS Ö RETMEN KILAVUZ K TABI MEDYA OKURYAZARLI I DERS Ö RETMEN KILAVUZ K TABI YAZARLAR M. Sadık ARSLAN Emine GENÇ Niyazi KAYA Hikmet AZER DEVLET K TAPLARI B R NC BASKI Devlet Kitaplar Müdürlü ü - Ankara, 2008 M LLÎ E T M BAKANLI I

Detaylı

BEDEN E VE SPOR YÜKSEKOKULU Ö RENC LER N BENL K SAYGILARININ YA, C NS YET VE SPOR YAPMA DURUMLARINA GÖRE NCELENMES

BEDEN E VE SPOR YÜKSEKOKULU Ö RENC LER N BENL K SAYGILARININ YA, C NS YET VE SPOR YAPMA DURUMLARINA GÖRE NCELENMES Uluslararas Multidisipliner Akademik Ara rmalar Dergisi / Ocak- ubat-mart-nisan Cilt: 2 Say :1 Journal of International Multidisciplinary Academic Researches / January-February-March-April Volume: 2 Issue:

Detaylı

KIZ ÇOCUKLARININ OKULLAfiMASI Ç N YAPAB LECEKLER M Z VAR!

KIZ ÇOCUKLARININ OKULLAfiMASI Ç N YAPAB LECEKLER M Z VAR! KIZ ÇOCUKLARININ OKULLAfiMASI Ç N YAPAB LECEKLER M Z VAR! Her Çocuk çin Sa l k, E itim, Eflitlik, Koruma NSANLI IN GEL fimes KIZ ÇOCUKLARININ OKULLAfiMASI Ç N YAPAB LECEKLER M Z VAR! Bu yay n K z Çocuklar

Detaylı

ÇEVRE SORUNLARI VE POL T KALARI

ÇEVRE SORUNLARI VE POL T KALARI T.C. ANADOLU ÜN VERS TES YAYINI NO: 2554 AÇIKÖ RET M FAKÜLTES YAYINI NO: 1524 ÇEVRE NLARI VE POL T KALARI Yazarlar Dr.Çev.Müh. Ethem TORUNO LU (Ünite 1, 5-8) Prof.Dr. A.Savafl KOPARAL (Ünite 2) Doç.Dr.

Detaylı

RAPOR 2012. çindekiler. 1. Girifl 5

RAPOR 2012. çindekiler. 1. Girifl 5 Türk Matematik Derne i 2012 y l raporu, dünyada ve ülkemizdeki matematiksel araflt rmalar n genel durumu ile ilgili tespitler ve Türkiye de yürütülmekte olan araflt rmalar n daha gelifltirilmesi için öneriler

Detaylı

Araflt rmalar/researches F. Yurtsever, A. Esen-Danaci, F. Taneli, Ö. Günay, B. Veznedaro lu

Araflt rmalar/researches F. Yurtsever, A. Esen-Danaci, F. Taneli, Ö. Günay, B. Veznedaro lu Araflt rmalar/researches F. Yurtsever, A. Esen-Danaci, F. Taneli, Ö. Günay, B. Veznedaro lu Atipik Antipsikotik Kullanan Hastalarda Ailede Diyabet Öyküsü Olmas n n Glikoz Metabolizmas Üzerine Olan Etkisi

Detaylı