MADEN YASASI DEĞİŞİKLİK TASARISI TBMM GENEL KURULU NDA GÖRÜŞÜLMEYE BAŞLANDI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "MADEN YASASI DEĞİŞİKLİK TASARISI TBMM GENEL KURULU NDA GÖRÜŞÜLMEYE BAŞLANDI"

Transkript

1 1 YAŞAMSAL kişisel sayısal çevresel süreli ileti Y A ŞA M S A L KİŞİSEL SAYISAL ÇEVRESEL SÜRELİ İLETİ SAYI 3 ÖZEL SAYI onbeş günde bir 09 Haziran 2010 MADEN YASASI DEĞİŞİKLİK TASARISI TBMM GENEL KURULU NDA GÖRÜŞÜLMEYE BAŞLANDI Bu özel sayıdaki metin adreslerine erişilebilen Milletvekillerine, ilgili STÖ ne ve size gönderildi. Bir Şey Yapmalı!

2 2 MADEN YASASI DEĞİŞİKLİK TASARISI ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME Tahir ÖNGÜR Jeoloji Y. Mühendisi 09 Haziran 2010

3 3 GİRİŞ TBMM 23. Dönem Genel Kurulu 4. Yasama Yılı çalışmaları kapsamında farklı öneriler Ana Komisyon da birleştirilerek hazırlanmış ve günü Genel Kurul a sunulmuş olan Maden Yasası ve farklı 3 yasada değişiklikler getiren bir tasarıyı görüşmeye başladı. Görünüşe göre bu tasarı fazla zaman tüketilmeden bir, en çok iki gün içinde yasalaşacak. Maden Yasası, aslında 2004 yılında önemli bir değişikliğe uğramış ve baskın olarak madencilik sektörümüzdeki yabancı şirketlerin ve uluslar arası kuruluşların istekleri doğrultusunda önemli değişikliklere uğratılmış, bir bakışla baştanbaşa yenilenmişti. O yasama çalışması sırasında sözü edilen kuruluşların aşırı bulunan bazı istekleri yaşama geçirilmemiş ve belli ki akılları orada kalmıştı. O günden beri, bu çevreler hep özellikle çevre korumaya yönelik bazı sınırlı kısıtlamaları sektörün gelişmesinin önündeki engel olarak eleştirir olmuştu. Buna karşılık çok geniş bir çevre de yasalaşan metin ile ulusal çıkarların yanında çevre ve insan sağlığının da özellikle yabancı madencilerden yana önemli ölçüde zarara uğradığını söyleye geldi. Ancak, geçtiğimiz yıl olan iki gelişme, Anayasa Mahkemesi nin Yasa nın izinleri düzenleyen 7. Maddesini ve Danıştay ın da Uygulama Yönetmeliği nin pek çok maddesini iptal etmesi yaşam savunucuların haklılığını hukuk düzeyinde ispatladı. Ama, bu iptaller sektörde işlem yapılanmaz bir durum oluşturdu. Anayasa Mahkemesi nin gerekçeli kararında iptal kararının uygulanması için 1 yıllık süre bırakıldı ve iptal kararı günü geçerli olacak. Bu bir yıllık süre, madencilik sektörü ile ilgili düzenlemelerin toplumda demokratik biçimde ve alabildiğince tartışılıp, daha çok kişi ve çevrenin benimseyebileceği ve ulusal çıkarların en üst düzeyde korunabileceği bir kurallar dizisi oluşturma açısından verimli kullanılabilmiş değil. Başbakanlık, Bakanlar Kurulu teklifini ancak 3 Mart 2010 da TBMM Başkanlığı na gönderebildi. Milletvekilleri tarafından daha önce, Ocak 2010 da verilmiş bir teklif daha vardı. Komisyon görüşmeleri sırasında da bir başka teklif daha verildi. Bu üç metin değişik görüşme aşamalarında birleştirildi. Ancak, Komisyon raporlarına yazılan karşı oy yazılarına bakılırsa görüşmeler sırasında da kaynağı bazen belli olmayan bir dizi yeni metin ve değişiklik önerisi geldi. Son derece dinamik, sürprizlerle dolu bir yazım ve görüşme süreci yaşandığı anlaşılan bu çalışma süreci sonunda teklifler 27 Mayıs 2010 günü tasarı durumunda birleştirilip Genel Kurul a sunuldu. Tekliflerin görüşme sürecinde madencilik sektörü temsilcilerinin Komisyon üyesi milletvekillerinden daha ısrarla görüşmeleri izleyip sürece müdahale ettiği, basına düşen bilgilere göre de müdahalelerini bazı karşı milletvekillerine hakarete vardırdıkları da anlaşılıyor. Ancak, yaşamın başka alanlarında örgütlü sivil toplum ve meslek örgütleri toplantılara ya toplantı gününden sonra ulaşabilen yollarla çağrıldı; ya da, görüşmelerden haberleri olmadı. Yazılı ve basın yoluyla yapılan eleştiri ve açıklamalar da, açıkça etkisiz kaldı. Hazırlanan tasarı, ne yazık ki bu ülkenin madencilik sektörünün en çok istihdam ve katma değer yaratan kesimlerini bile hoşnut etmedi. Bu tasarı yaşamın başka alanlarında ise büyük kaygı yarattı, tepkiler büyüyerek sürüyor. Özetle, bu yasa ile kentlere su sağlanan baraj ve gölleri, sulak alanları, koruma altındaki canlı yaşamı, ormanlar bir yana bunların gen ve tohum zenginliğinin korunduğu ve tükenme tehdidi altındaki endemik bitki türlerini saklayan kesimlerine bile, 10 milyon yurttaşımızın geçim kaynağı olan zeytinliklere, kıyı alanlarına, vb yaşamı doğrudan etkileyecek yıkıcı etkiler yaratacağı ve buraları çokuluslu madenci şirketlerin oyun alanı kılmaya yönelik olduğu görülüyor. Yine tasarıda var olan tüm yasa ve yönetmelikler, hukukta yeri olmayan bir kazanılmış hak kavramıyla aşılmaya ve yine de tıkanıklık kalmışsa kanunlarla düzenlenmiş kurallar İdare den bir kişinin bunda kamu yararı vardır kararı ile aşılmaya çalışılıyor. Buna karşılık, yer altı kaynaklarımızın ülkemizin kalıcı çıkarları doğrultusunda değerlendirilebilmesi için İdare nin eline verilen hiçbir araç yok, ne var olan yasada ve ne de bu değişiklik tasarısında. Son aylarda katlanılmaz düzeylere

4 4 ulaşan maden işletmelerindeki iş kazaları ve ölümleri önleyecek önlemler de yok bu değişiklik kapsamında. Ülkemizin daha çok gereksindiği kaynakların aranıp çıkarılmasını özendirecek önlemler olmadığı gibi, yarın gereksineceğimiz ve bunun için titizlikle saklamamız gereken stratejik maden kavramı bile yok bu metinde. Var olan yasa metinde olduğu gibi bu metinde de uzun ve çapraşık cümlelerle, yer yer çelişkili ifadelerle yarın yine sayısız anlaşmazlığa neden olacak düzenlemeler yapılmaya çalışıldığı görülüyor. Tasarının Genel Gerekçesi son derece sıradan, yanlış ve dayanaksız savlara dayandırılmış baştan savma ve yasama görevini yerine getirecek milletvekillerini yanıltıcı ifadelerle dolu. Madde Gerekçeleri ise, o maddedeki önerileri hikaye etmekle yetinen; ama, o değişikliğe neden gerek duyulduğunu, sorunu ve bunun bu maddedeki düzenleme ile nasıl aşılabileceğini açıklamaktan uzak. Bu tasarı bu metin ile yasalaşırsa ne yazık ki, bunca emeğe ve kuşkusuz ardındaki yaygın iyi niyete karşın, önemli bir fırsat kaçmış ve çokuluslu madencilik kuruluşlarının ve onların sadık yerli sözcülerinin ısrarlı çabalarıyla yalnızca onların yıkıcı eylemlerinin önünü açmaya yarayacak, yarın olumlu oy verecek olanların övünemeyeceği yeni bir hukuksal düzenlememiz olacak. Bu şekilde yasalaşacak bir metin de çok büyük olasılıkla Anayasa Mahkemesi nden dönecek ve geçen süre içinde ülkemiz ve yaşam alanlarımız zarar gördüğü ve şirketler de o arada kazandıklarıyla kalacak. Bu metinde, TBMM Genel Kurulu na indirilen son metin esas alınarak bu tasarı eleştirilmeye ve özellikle uzmanlık gerektiren konularda sayın Milletvekilleri ne yardımcı olunarak yurttaşlık görevi yerine getirilmeye çalışılacak. Bu yapılırken, Tasarının sıra düzeni izlenmeye çalışılacak, konuların önem sırası sonuçlarda yeniden kurulmaya çalışılacaktır. Ancak, Başbakanlık tasarısı ve milletvekillerinin tekliflerinde madde gerekçeleri var iken, Ana Komisyon un Genel Kurul a ilettiği oldukça değiştirilmiş ve bir dizi yeni ek madde içeren metindeki çok sayıda değişiklik ve yeniliğin madde gerekçesi yok. Nasıl bir yasama yolu izlendiği ortada. Bu tasarı Genel Kurul da kabul edilirse, bir çok maddenin gerekçesi olmayacak, bazılarının gerekçesi de havada kalacak. Madde gerekçelerini Genel Kurul mu yazacak? Belli değil. Belli olan şu ki, Komisyon çalışmaları kurallara aykırı yürütülmüş durumda. Aşağıdaki değerlendirmede Başbakanlığın tasarısından aktarılan bölümler kırmızı; O tasarının Genel Gerekçesi ve Madde Gerekçeleri yeşil; milletvekillerinin teklifinden alınan bölümler kavuniçi; ana Komisyon un son metni mavi; ve bizim değerlendirmelerimiz de siyah dizilerek hepsini okuma zorunluluğu yaratılmamaya çalışılmıştır. Değerlendirmenin başına bir özet konmamış; ama, Sonuçlar bölümü uzun değerlendirmenin bir özeti niteliğinde hazırlanmıştır.

5 5 GENEL GEREKÇE Tasarı nın Genel Gerekçesi bu metnin sonuna EK.I olarak alıntılandı. Bu metin incelendiğinde öneri ve biçimlendirmelerin aşağıda özetlenen tezlere dayandırılmaya çalışıldığı görülecektir. Yine bu metin, ilgili eski metinlerle kıyaslanarak incelendiğinde de bunun nerede ise bütünü ile, yıllardır kendini Madenci Kuruluşlar Başkanlar Konseyi olarak duyuran sanal kuruluşun (kişinin) metinlerinden alındığı da görülecektir. Genel Gerekçe nin ilk paragrafı, yaşadığımız dünya ve gerçekleri ile hiç örtüşmeyen aşağıdaki anlatımla başlıyor: Madencilik sektörü, sanayinin temel hammadde ve enerji ihtiyacını karşılamaktadır. Madenlerin ve maden yataklarının kaynak kayıplarını asgari düzeyde tutarak ülkemizdeki yeraltı zenginliklerinin sürdürülebilirlik ilkesi çerçevesinde, planlı ve en verimli bir şekilde zamanında işletilmesi ile sanayinin hammadde gereksinimine cevap verilmesi kalkınmanın temelini oluşturmaktadır. Hayır ne yazık ki gerçek böyle değil. Şimdi bu yasal değişiklikler konusunda yasa yapıcıları baskı altında tutan madenci kuruluşların büyük bölümü yabancı madencilik kuruluşları ya da onların temsilcileri. Bu alanda çalışan yerli sermayenin büyük bölümü de sözü edilen yabancı şirketlerle birlikte, ülkemiz sanayinin gereksindiği hammaddeleri değil, küreselleşen maden borsalarında en çok spekülasyonu yapılan, en fazla rant elde edilebilen üç beş metalle ilgileniyorlar. Altın, gümüş, nikel, kobalt, molibden ve yer yer de bakır arama ve işletmekten başka bir şeyle ilgilendikleri yok. Bunlarla ilgilenmelerinin nedeni de bu tür yatakların dünyadaki kıtlığından kaynaklanmıyor. İkinci paragraftaki tez de, Gerekçe metninin çeşitli yerlerinde yineleniyor. Ne kadar yinelenirse o kadar ikna edici olacağı düşünülmüş olmalı. Madencilik sektöründe yer seçme şansının olmaması, madenlerin oluştukları yerde üretilmesini zorunlu kılmaktadır. Başka hangi doğal kaynak böyle değil ki? Ağaçlardan, tarla bitkilerinden, sudan, hayvanlardan git başka yerde ol, git başka yerden gel benim kucağıma mı diyoruz? Hepsi oluştukları yerde varlıklarını sürdürmek durumunda ve her birinden yararlanabilmek için orada çalışmak gerekiyor. Sürdürülebilir kalkınma kavramında temel hedef, günümüz insanlarının ve sonraki nesillerin gereksinimleri olan doğal kaynakların israf edilmeksizin, ekonomik, sosyal ve endüstriyel gelişmelerin, insan ve çevre sağlığına uygun şartlarda geliştirilmesidir. Bu çerçevede, ülkemiz kalkınması için çevre ve madencilik faaliyetlerinin iç içe ve birbiri ile uyumlu bir şekilde sürdürülmesi zorunluluğu göz önünde bulundurularak bilinen tedbirlerin yanında teknik ve bilimsel ek tedbirler alınmalı, madencilik faaliyetleri yasaklanıp kısıtlanmamalıdır. Ne güzel sözler, bilinen tedbirler, bilimsel ve teknik ek tedbirler. Bunun, doğal kaynakların ısraf edilmeksizin, sosyal ve endüstriyel gelişmelerin, insan ve çevre sağlığına uygun şartlarda geliştirilmesi, Bu satırları eski Çayeli Bakır İşletmesi ni devir alan ve şimdiki işletmecisi Kanada lı INCO şirketine söylemek gerekir. Kanada da ve Finlandiya daki işletmelerindeki cut off grade, yani çıkarılan en düşük cevher tenörünün 10 katı kadar zengin cevheri neden çıkarmıyor da yeraltında terk ediyor. Neden, becerebilse idi, Artvin Cerattepe de daha da insafsız davranmaya hazırlanıyordu. O bir şirket. Kendi kazancını en yükseğe çıkarmaya çalışmasından daha akılcı ne olabilir? Pekiyi bizim yasamızda, işletmeciyi cevheri hiç telef etmeyecek şekilde çıkarmaya zorlayacak bir madde var mı? Yok. Bu değişiklik tasarısında da yok. Üstelik, Anayasa mıza göre yer altı kaynakları Devlet in. Devlet bu yasa ile bunları işletir ya da işlettirir demiş Anayasa. Pekiyi bu yasa

6 6 günümüz insanlarının ve sonraki nesillerin gereksinimleri olan doğal kaynakların israf edilmeksizin çıkarılmasını neden dert edinmiyor kendine? Bir başka Kanada şirketi olan Eldoradogold Corp, Uşak Kışladağ da belirlediği 240 ton kadar altın rezervinden nasıl oluyor da ancak 100 ton kadarını çıkarıp yurt dışına götürüyor da biz buna razı olabiliyoruz. Hangi kamu görevlisi, hangi kanun maddesini esas alıp bu şirketi yer altı kaynaklarımızı telef etmemeye zorlayabilir. Bu amaçla kullanılabilecek bir kural ne var olan kanunda var, ne de bu değişiklik tasarısında. Gerekçe de bilindik sözlerin yinelenmesi gerçeği gizlemeye yetmiyor. Aynı, ülkemizdeki madenciliğin artık sanayimizi desteklemek, ona hammadde sağlamak için değil; ham ya da yarı işlenmiş cevherlerin doğrudan dışsatımına ağırlık vermesi gibi. Hayır, ülkemiz madenciliği ve özellikle de bu kanun tasarısı ile kayırılmaya çalışılan yerli ya da yabancı, ama çokuluslu maden pazarının bileşeni olan şirketlerin madenciliği ülkemiz sanayini değil gelişmiş ülkelerin sanayini ucuz hammadde ile desteklemek üzere yeniden örgütleniyor. Bunu sağlamak için değil mi, AB tarafından görevlendirilen Weinberger Komisyonu yıllar önce hazırladığı raporda artı değer yaratması sınırlı, istihdamı az ve ama çevre ve insan sağlığına yükleri sınırsız olan Nikel-Kobalt madenciliğinin AB ülkelerinde yapılmaması, bu madenciliğin 3. Dünya ülkelerinde geliştirilmesi için teşvik ve destekler geliştirilmesini; ama, bu metallerin ara ürünlerinin ve son ürünlerinin üretileceği endüstrilerin ise, hem yüksek istihdamı ve hem de yüksek artı değer yaratışı nedeni ile AB ülkelerinde desteklenmesi politikasını önermiş olması? Aynı politika ile, Londrada kurulu Europeannickel Plc firmasının Manisa Turgutlu Çaldağ daki Nikel-Kobalt yatağını dünyada ilk kez denenecek olan açık havada sülfürik asit kullanılarak cevher işleme teknolojisi ile işletmesi için ellerinden geleni yapmıyorlar mı? %50 zenginleştirilmiş olan Nikel-Kobalt lı çamurlar toprak fiyatına yurtdışına gönderilip, ülkemiz sanayinin gereksindiği metal uluslar arası pazarlardan çok çok daha yüksek bedellerle satın alınacak. Gediz Ovası nda da kesilen ağaçtan, kazılıp oraya buraya yığılan yüzlerce milyon ton kayadan, çevreye yayılan en az 1,5 milyon ton sülfürik asit sisinden, sel basan tarım alanları, ve benzerlerinden başka br şey kalmayacak. Sürdürülebilir kalkınma Londra Metal Borsası spekülatörleri için beklenebilir. Ama, ülkemiz için, hele hele Manisa halkı için nasıl sürdürülebilecek bu yaşam bilinmez. Gerekçe deki cafcaflı sözlerin ardında gerçek yok. Bu talanı önlemede, bugünkü ve gelecek kuşaklarımızın gereksinimlerini karşılayacak, üstelik te yenilenemez, tükenir olan yer altı kaynaklarımızı talandan korumada yararlanılabilecek hiçbir kural yok yasada ve tasarıda. Madencilik sektörü, sanayinin ve ekonominin diğer sektörlerinin ihtiyaç duyduğu temel girdileri sağlar ve bunun paralelinde yeni istihdam imkanları yaratır. Bunu günlük yaşamımızın her aşamasında görmekteyiz. Örneğin, kullandığımız kalem ve kağıttan, bindiğimiz ulaşım araçlarına kadar her türlü araç ve gereçlerde madenler temel girdi olarak tüketilmektedir. Bu nedenle, önemli altyapı yatırımları, çağdaş teknoloji, pazarlama ve finansman yöntemlerinin gelişmesi madencilik sektörü ile paralellik arz eder ve yaygınlaşır. Diğer yandan, madenlerin hammadde olarak kullanılması sonucu ortaya çıkarılan ürünler, ülkelere döviz kazandıran önemli bir kaynaktır. Bu nedenle, bugünün gelişmiş ülkelerinin hemen hepsinde madencilik sektörü, ekonomik kalkınmayı başlatan öncü sektör görevi yüklenmiştir. Bu sektörde meydana gelebilecek bir aksaklık, ekonominin diğer bütün kesimlerini doğrudan veya dolaylı olarak etkiler. Hayır Gerçek Bu Değil! DB grubunun iyimser yorumlarla yüklü yayınlarına karşı (Mining Department of WB Group, 2002, Treasure or Trouble? Mining in Developing Countries, Washington) madenciliğin kalkınmanın motoru olabileceği konusunda ciddi kuşkular var. Gelişmişlik ile madencilik arasındaki bağa örnek gösterilmek istenen ABD, Kanada ve Avustralya nın kişi başına gelir düzeyinde daha 1911 de o zamanın en gelişmiş endüstri ülkesi olan İngiltere yi geçmiş

7 7 oldukları; doğal kaynaklarını ihraç ediyor olmakla birlikte dışsatımlarının ulusal gelir içindeki payının düşük (yüzyılın başında ABD nde %6,5) olduğu; ulusal gelir içindeki madencilik dışsatım gelirlerinin hep düşük kaldığı (ABD nde %2 den %1 dolayına düşmüş, Kanada da %2 ye ancak yükselmiştir); madencilik üretiminin de ulusal gelir içindeki payının çok düşük olduğu (Kanada da %1 den %2,3 e ancak yükselebilmiş; Avustralya da %5 dolayında); toplam istihdamın da ancak %1-2 sinin madencilikte gerçekleştiğini saptayan Power(Power, T.M., 2002, Digging to Development?A Historical Look at Mining and Economic Development, Oxfam America) bu ülkelerin ekonomik kalkınmalarını gerçekleştirdikleri sırada madencilik ve maden dışsatımının önemli bir rol oynamadığını belirtiyor. Üstelik, ülke içinde madenciliğin yoğunlaştığı illerde (ülkedeki 3100 ilden 100 ü) çalışanların gelirlerinin de, kişi başına ortalama gelir düzeyinin de öteki illerden çok daha yavaş arttığı, bu illerde işsizliğin daha yoğun olduğu ve madenciliğin gelişmeyi olumlu etkilediğini söylemenin güç olduğunu ortaya çıkarıyor, Power. Ona göre bu ülkelerin kalkınmasında, kurumsal birikimin yüksek oluşu, bunların doğal kaynağı zengin kıtasal ülkeler oluşu, bilgi-teknoloji-iş örgütlenmesinin gelişimi, korunmuş ve büyük ulusal pazarları bulunuşu, iş gücünün az ve toprak ve doğal kaynaklarının zengin oluşu önde gelen etkenler. Bugün gelişmekte olan ülkeler ise bu olanaktan yoksun görünüyor. Harvard ekonomistleri Jeffrey Sachs ve Andrew Warner 95 ülke için yaptıkları araştırmalarında, madenciliğe olan bağımlılık arttıkça ulusal gelir artış hızının düştüğünü belirliyor(sachs, J. and Warner, A.M., 1997, Natural Resource Abundance and Economic Growth, NBER working paper 5398, Harvard University). Lancester Üniversitesi nden ekonomik coğrafyacı Richard M. Auty 85 ülke verilerini işleyerek küçük ve madenciliğe bağımlı ülkelerin arasındaki kalkınma hızlarının eksi (yılda ortalama % - 0,2) olduğunu ortaya çıkarmış(auty, R. M., 1998, Resource AbundaNCE AND Economic Development : Improving the Performance of Resource Rich Countries, UNU/WIDNER, Research for Action 44). Berkeley Kaliforniya Üniversitesi nden ekonomist Jean-Philippe Stijns de, Sachs ve Warner in sonuçlarının benzerine ulaştığı gibi, doğal kaynaklarının dışsatımı yerine bunları üretip ülke içinde işleyen ülkelerin gelişme hızlarının arttığını da saptıyor. Dünya Bankası nın 51 ülkeyi göz önüne alarak yaptığı çalışmada da(mining Department of WB Group, 2002, Treasure or Trouble? Mining in Developing Countries, Washington) Hindistan ve Çin dışarıda tutulduğunda madenciliğe bağımlı ülkelerin kalkınma hızının öteki gelişmekte olan ülkelerden düşük olduğu ortaya çıkıyor. Madenciliği en çok gelişmiş olan üçüncü dünya ülkelerinden Güney Afrika da madenciliğin ulusal gelirdeki payı %6 ve dışsatım gelirlerindeki payı da %33,5. Bütün desteklere karşın, madenciliğin bu payı giderek azalıyor(de Wit, M.P., 2002, The Environmental Impacts of Foreign Direct Investment (FDI) in the Mining Sector, the Case of South Africa, OECD Conference FDI and Environment-Lessons from Mining, Paris). Ancak, madenciliğe çok daha az bağımlı olan Bostwana ve Namibia, Güney Afrika dan daha hızlı kalkınabiliyor. UCLA dan Prof Michael L. Ross(Ross, M.L., 2002, Comments on Treasure or Trouble? Mining in Developing Countries ) madenciliğe en bağımlı ülkelerin kalkınma hızlarının ortalama % -0,7 olduğunu hesaplıyor. Ross, benzer sonuçlara ulaşan çok sayıda başka bilimsel incelemelere de değiniyor lardan sonra az gelişmiş ülkelere kaydırılan maden arama, geliştirme ve işletme çalışmalarında Kanada ön plana çıkıyor. Aramaya harcanan kaynakların %25-35 arasında değişen bir bölümünü Kanada da kurulu firmalar harcıyor. Bu harcamaların yapıldığı bölgelerin başını da %28,3 ile Güney Amerika çekiyor. Onu, %17,3 ile Avustralya, %14,9 ile Kanada, %12,6 ile Afrika, %10 ile ABD izliyor. Bu yıllarda ise Asya ve Orta Asya ya hızlı bir yöneliş var. Bu politikalar, sözde yoksulluğun yenilmesi, ülkelerin küresel dünyaya bütünleştirilmesi, dışsatım gelirleriyle bu ülkelerin kalkınmasının sağlanması amaçlarıyla sürdürülüp

8 8 savunuluyor. Ama yapılan araştırmalar, madenciliğe bağımlı duruma getirilmiş az gelişmiş ülkelerde (örneğin Papua yeni Gine nin ulusal gelirinin %10 u yalnızca bir madenden, Ok Tedi bakır işletmesinden geliyor) bu beklenenlerin hiç te gerçekleşmediğini ortaya koyuyor. Bu ülkelerin önemli bölümü eksi kalkınma hızından kurtulamıyor. Maden yatakları tükenirken, gizil varlıkları yok olurken bunun dışsatımından bir yarar göremiyorlar; ama, geride ancak milyarlarca dolar harcamalarla temizlenebilecek kirlilik kaynakları kalıyor. Örneğin, önümüzdeki 10 yılda gelişmekte olan ülkelerdeki 25 büyük maden işletmesi tükenip kapanacak ve geride bıraktıklarının uygun bir biçimde temizlenmesi gerekecek. Son yıllarda yalnızca Almanya daki kömür ocaklarının üçte ikisi kapanmış durumda ve bunların iyileştirilmesi için 5 milyar dolar gerekli(wb and IFC, 2002, It s Not Over When It s Over : Mine Closure Around the World, WBG). Polonya da da kömür ocaklarının üçte ikisi kapandı ve kişi işsiz kaldı. 1,5 milyar dolar ödeme yapıldı ve ocakların fiziksel kapatma maloluşu da 500 milyon dolar öngörülmekte. Çin de yalnız 2000 yılında küçük kaçak işletme ve 250 kadar da devlet madencilik işletmesi kapandı. Güney Afrika da son birkaç yılda işçi işten çıkarıldı. Kapatma maloluşları Polonya daki küçük işletmeler için 1 milyon dolardan Almanya daki büyük linyit işletmeleri için yüzlerce milyon dolara kadar değişiyor. Örneğin, Endonezya da Freeport Mc Moran atıklarını ırmağa; P.T.KEM suyla örtülü bir atık barajına; Newmont deniz tabanına boşaltıyor(hafild, E., 2002, FDI in the Indonesian mining sector, OECD Conference FDI and Environment-Lessons from Mining, Paris). Bunların çoğunu ABD ya da Avustralya da yapmak olanaksız. Örneğin, Gana daki dış yatırımcılar orman alanlarında madencilik çalışmaları yapabilmek için hükümeti baskı altında tutuyor(boocock, C., 2002, Environmental Impacts of Foreign Direct Investment in the Mining Sector in Sub Saharan Africa, OECD Conference FDI and Environment-Lessons from Mining, Paris). Örneğin, 1994 e kadar madencilikte dış yatırıma izin vermeyen Hindistan da kısa sürede sorunlar belirmeye başladı. Doğu Hindistan da Orissa da çokuluslu bir şirketin boksit işletmesi yerli halkı topraklarından çıkardığı gibi bölgenin en önemli ırmaklarından birini atıkları ile kullanılmaz duruma getirdi(mehta, P.S., 2002, The Indian Mining Sector: Effects on the Environment&FDI Inflows, OECD Conference FDI and Environment-Lessons from Mining, Paris). Örneğin, atık barajı yıkıldığında Tuna Irmağı nın ülkeler ötesi kirlenmesine neden olan Baia Mare işletmesini finanse eden yatırımcılar arasında Rotschild, Dresdner Kleinwort Benson, Dresdner Bank gibi kuruluşlar var. Güney Amerika, Guyana da atık barajı göçüp te Essequibo ırmağını siyanürlü atıklarla kirleten Omai altın işletmesi için de 1992 de MIGA tarafından 49,8 milyon dolar güvence verilmiş(wbg, World Bank Group Financed Projects in Extractive Industries : A Case Study Compilation) den çok yerel madencinin zorla evleri ve işletmelerinden atıldığı ve 56 sının ocaklarda diri diri gömülerek öldürüldüğü Tanzanya daki Bulyanhulu altın işletmesi için de MIGA tarafından Barrick firmasına 56,3 milyon dolar ve kredi veren bankalar sendikasına 115,7 milyon dolar garanti verilmiş. Barskun çayına devrilen kamyondaki sodyum siyanür ile çevre kirliliğine ve 4 kişinin ölümüne neden olan Kırgızistan daki Kumtor işletmesini de MIGA 45 milyon dolar tutarında güvence altına alırken, IFC de buna 40 milyon dolarlık yatırımla katılmış. Ayrıca, EBRD 40 milyon dolar, OPIC 192 milyon dolar ve EDC de 50 milyon dolarlık kredi, güvence ya da borçla katkıda bulunmuştur(feiler, J., 2000, Kumtor-the Poisoned Gold, in, Heavy Footprint : The World Bank and Environment in Europe and Central Asia, CEE Bankwatch Network, Budapest). Rusya da, kuzeydoğu Asya daki Julietta Madeni ni 27,2 milyon dolar güvence altına alan MIGA, işletmenin yarattığı çevre sorunlarından ötürü yoğun biçimde eleştiriliyor. Papua Yeni Gine deki RTZ nin Lihir Madeni için şirkete 10 milyon dolar ve kredi veren

9 9 bankalara 66,6 milyon dolar güvence veren MIGA doğrudan okyanusa boşaltılan atıkların arkasındaki destek olarak eleştirilmekte. Endonezya daki RTZ/Freeport McMoran ın Grasberg altın işletmesi de 1990 da MIGA dan 50 milyon dolar güvence alan üç ırmağa günde ton zehirli atık boşaltan, özel güvenlik örgütü ile yerli halkı tutuklayan ve işkence yapan bir işletme. Endonezya güvenlik güçlerinin de yardımı ile halktan kişinin öldürüldüğü bildiriliyor. MIGA, desteğinin sorgulanması üzerine soruşturma açmak zorunda kalınca da şirket MIGA dan güvence isteğini geri çekiyor. Madencilik işletmelerindeki büyük yıkımlardan etkilenen bazı ülkelerde bunun giderilmesi yönünde alınan kararlar ise IMF nin şantajları ile geri aldırılıyor. Guyan da Omai altın işletmesi atık barajı göçünce ancak 3 ay kapalı tutulabildi. Bu alanda rüşvet ve yasadışı ilişkilerin ortaya çıkan örnekleri, sayısız. Peru nun eski ve ünlü gizli polis şefi Montesimos un ABD şirketi adına yüksek yargı başkanına rüşvet verdiği video bantları yayınlanarak ortaya çıkarıldı. Bu sürece karşı küreselleşen ve güçlenen karşı çıkış, küreselleşme kurumlarını, DB ve bağlı kurumlarını da göstermelik girişimlere yöneltiyor. Karşı çıkanlar buna greenwash, yeşile boyama adını taktı. Sözde, artık madencilik işletmeleri yerel halkla da ilişkilere başladı; madencilikten o ülkeye kalan tek kaynak olan vergilerin bir bölümünün yerel yönetimine bırakılması için araçlar geliştirilip bunların yaşama geçmesi için o ülke merkezi yönetimlerine baskılar yapılıyor(strongman, J., 1998, Mining and the Community, from Enclave to Susta,nable Development, Asia/Pacific Mining and the Community Conference, Madang PNG); bu işletmeler bizim manken ve şarkıcılarımız gibi köy okulları açmakla böbürleniyor. Sözde, artık madencilik işletmeleri sürdürülebilir kalkınmanın öncüleri oldular ve kendilerinden istenmese de ÇED yapıyorlar. Sözde, artık madenlerin kapanması sırasında her türlü olası riski ortadan kaldıracak planlar hazırlayıp uyguluyorlar. Sözde artık bütün gelişmeleri, madenciliğe konu ülke ve yörelerdeki halkla paylaşmak uğruna, DB uzmanları ilgili ülkelerde EIR toplantıları yapıp, kendileri konuşup kimseye söz hakkı vermeden(welch, C., 2002, World Bank and Extractive Industries Review, FOE international) geri dönüyor. Kısacası, Dünya Bankası ve bağlantılı kurumlar küreselleşmenin en yaban, en yıkıcı, en insanlık dışı uygulamalarına konu olan maden yataklarının talanı konusunda baş rolde ve politika yapıcı ve uygulayıcı konumunda, sayısız insanlık suçunda baş sanık durumunda. Buna karşı birkaç ülke var ki, madenciliğin giderilmesi gereken ve giderilebilir olumsuz etkilerini yeterince gözetmeden de olsa; DB politikalarının tersine kendi doğal kaynaklarını kendi endüstrilerinin geliştirilebilmesi için iç tüketimde kullanmak üzere, dışsatımına ve hammadde olarak dışarıya akıtılmasına izin vermeden işletiyor, dünyanın her yerinden daha hızla gelişen bir madencilik sektörü oluşturuyor, bunun için her biçimde kamu yatırımını da, özelleştirmeyi de uyguluyor, küçük madenciliği destekliyor ve dünyanın en hızla kalkınan ve yoksulluğun giderilmesi ve getirilerin paylaşılmasında en başarılı ülkeleri olmayı başarabiliyor : Çin, Hindistan, Malezya gibi. Madencilik alanında, küreselleşme adına dayatılan politikalar kendileri ayakta durmakta zorlanan çokuluslu şirketlerin ya da serüvenci girişimlerin her türlü baskı ya da aldatmaca ile az gelişmiş ülkelere sokulması, her türlü olumsuzluklarına göz yumulması ve küresel kapitalizmin hammadde gereksiniminin olabildiğince ucuz bir yolla sağlanmasından başka bir şeye yaramıyor. Ama bu arada, dünyanın pek çok ülkesinde yoksulluk sürüyor, çevre sorunları felakete dönüşüyor ve daha kötüsü bu ülkelerin doğal kaynaklarının kaymağı alınıp geride kalanı bir daha üretilemeyecek şekilde talan ediliyor. Bu ülkelerin gelecekleri, kirlilik ve yoksullukla karartılıyor. Buna karşı da, yerel ve küresel direnişler güçleniyor ve umut veriyor. İzleyen paragraf ta ilginç! Madencilik sektörünü diğer sektörlerden ayıran önemli özelliklerden bir diğeri ise

10 10 madenlerin doğada milyonlarca yıl süren bir zaman dilimi içinde doğal olarak ve sınırlı miktarda oluşması ve tükendikten sonra insan eliyle yeniden üretilememesidir. Madenlerin, yenilenemez olmalarının yanı sıra bulunduğu yerde üretilmesi gibi sektöre özgü bir zorunluluğu bulunmaktadır. Madenlerin üretilmesi için yer seçme tercihi yoktur. Bu özellik madenleri diğer sektörlerden ayıran temel özelliktir. Madenlerin, bu yer seçme tercihinin olmamasından dolayı ya oluştuğu yerden üretilerek ülke yararına sunulması ya da göz ardı edilerek bu temel kaynağın yeraltında kalması gerekir. Hiçbir ülke tarafından doğal kaynaklarının atıl kalmasının tercih edilmeyeceği açıktır. Milyonlarca yılda ve sınırlı miktarda oluşan; ancak, tükendikten sonra insan eliyle üretilemeyen yer altı kaynağı bizi rahatsız mı ediyor da, acele ile çıkarılıp yurtdışına götürülmesi, bu sırada başka pek çok doğal zenginliğimizin zarar görmesi için çırpınıyoruz? Ülkemizde yer altı kaynaklarının talanı için yol almak isteyenlerin dillerine pelesenk ettikleri bir dizi yalan var. Hayır, madencilik emek yoğun değil, fazla istihdam yaratmıyor. Dışsatıma yönelik madencilik artı değer yaratmıyor. Tersine doğal sermayemiz tükeniyor. Bunun yanı sıra, madencilik sektörünün istihdam yoğun bir sektör olması, hizmet ve ana ve yan sanayi sektörlerini teşvik etmesi, bölgesel ve yerel kalkınmayı ön plana çıkararak hem işsizliği önlemesi hem de göçü azaltması ve yeraltından çıkarıldığı anda yüzde yüz katma değer yaratması gibi özellikleri nedeniyle ülke kalkınmasında büyük rol oynamaktadır. Bu nedenlerle, madenciliğin söz konusu olduğu durumlarda, maden üretimini kısıtlayıcı plan ve politikaların daha esnek bir yaklaşımla oluşturulması ve ayrıca mevzuatlarda yasaklayıcı hükümler yerine gerekli bilimsel ve teknik tedbirlerin aldırılması suretiyle madencilik faaliyetlerine izin verilmesi gerekmektedir. Madencilik sektörünün yukarıda belirttiğimiz diğer sektörlerden farklı özellikleri, bu sektörün işleyişi ile ilgili hukuki ve kurumsal yapıyı oluşturan hukuki rejimin farklı ve özgün olmasını gerektirmiştir. Hangi yaşam alanı, hangi ekonomik sektör, başka sektörlerden farklı ve işleyişi ile ilgili hukuksal ve kurumsal yapıyı kuran düzenin farklı ve özgün olması gerekmiyor? Bu özellik, elbette, madencilik için de geçerli. Ama, bu yaşamın bütün alanlarının madenciliğe tabi kılınmasının gerekçesi olamaz. Ayrıca, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de madenin oluştuğu yerde üretilmesi zorunluluğunun bulunması ve üretildiği alandaki topografyada değişikliğe sebep olması doğal bir durumdur. Bundan dolayı günümüzde sık sık çevresel eleştirilerle madencilik karşı karşıya gelmektedir. Bu etkiler yalnızca topoğrafyada değişikliğe neden olmuyor. Balya da koyunlar topoğrafya değişikliğinden ölmüyor. Güzelyurt Körfezi ndeki balıkların ölümünün nedeni de topoğrafyadaki değişiklik değil. Uşak Kışladağ altın işletmesinin çevresinde zehirlenen 1400 kişinin, dağda toplanan tilki ve domuz ölülerinin, yöreyi terk eden arıların, sakat ve ölü kuzuı doğumlarının topoğrafya değişikliği ile ne ilgisi olabilir. Bunların nedeni, harekete geçen ağır metaller, asit maden suları, ağır metal yüklü tozlar, havaya karışan siyanür ya da asitler; topoğrafya değişikliği değil. Kim bu madenciler? e yakın istihdam sağlayan, kendi, makinelerini kendi üreten, hem iç ve hem de dış pazara üretim yapan doğal taş, mermercilik sektörü mü? Dünyanın ikinci büyük seramik sektörünü besleyen seramik hammaddeleri üreticileri mi? Ülke endüstrisine hammadde sağlayan metal madeni işleticileri mi? Küçük ocaklarda endüstriyel hammadde çıkaranlar mı? Kim bu madenciler? Yoksa, ülkenin yer altı kaynaklarını hoyratça çıkarıp, hiç işlemeden ya da yarı zenginleştirerek dünya pazarlarına çıkaran Kanada lı, İngiltere li, Avustralya lı,

11 11 ABD li şirketler mi? Düşük tenörlü altın, gümüş, molibden, nikel, kobalt, bakır yataklarına el koymuş olan çok uluslu şirketler mi? Bu yataklardan 1 ton metal çıkarmak için yüz binlerce ton kaya kazısı yapan, milyonlarca ton pasa ya da daha çok kimyasal işlemden geçirilmiş zenginleştirme atıklarını doğamıza armağan eden (!) çokuluslular mı? Bunun için yüz binlerce ağaç kesen, siyanür, sülfürik asit, ksantatlar, vb başka kimyasalları açık havada kullanan, sularımızı tüketen, kirleten, zehirleyen, arıları, tilkileri, koyunları ve balıkları öldüren, insanlarda artan kanserin baş sanıkları olan ilkel teknolojilerle büyük kazançlar sağlayıp yurtdışına çıkaran doğrudan yatırımcılar mı? Ne yazık ki, bu yasada sağlanan kolaylıkların, ayrıcalıkların büyük bölümü bu ikinciler için. Gerekçe de bunu gizlemeye yönelik anlatımlarla dolu. 5/6/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5177 sayılı Kanunla 3213 sayılı Maden Kanununun bazı maddelerinde değişiklik yapılmıştır. Verilen ruhsat sahalarında yapılacak madencilik faaliyetleri için alınması gereken izinlerle ilgili usul ve esaslar bu Kanun değişikliği paralelinde Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliği ile belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesinin 15/1/2009 tarihli ve E. 2004/70, K. 2009/7 sayılı Kararıyla 3213 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin birinci ve sekizinci fıkraları ile 10 uncu maddesinin altıncı fıkrası, ilgili hükümlerin yasada düzenlenmesi gerektiği, Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmeliğe bırakılmasının Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmiş, 7 nci maddenin birinci ve 10 uncu maddenin altıncı fıkraları için de iptal hükmünün gerekçeli kararın yayınlanmasından itibaren bir yıl sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş olup, gerekçeli karar 11/6/2009 tarihli ve sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. Ayrıca, 7 nci maddenin birinci ve 10 uncu maddenin sekizinci fıkrası iptallerinin gerekçeli kararın yayımlanmasından itibaren bir yıl sonra yürürlüğe girecek olmasına rağmen Danıştay Sekizinci Dairesi tarafından verilen 10/2/2009 tarihli ve E. 2008/6285, E. 2007/5795, E. 2007/2125, E. 2007/4417, E. 2007/4435, E. 2007/9827, E. 2005/4198, E. 2007/3930, E. 2008/6288, E. 2008/6286 E. 2007/9828, E. 2008/6287 sayılı kararlarla, 3213 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin birinci fıkrasına dayanılarak yürürlüğe giren Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliğinin yasal dayanağı kalmadığı gerekçesiyle ilgili maddelerinin yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmiştir. Madencilik faaliyetlerinin sürdürülmesi için alınması gereken izinler ile ilgili usul ve esasların belirlendiği Kanun ve Yönetmelik hükümlerinin iptal edilmesi ya da yürütmesinin durdurulması nedeniyle, bazı alanlarda madencilik faaliyetlerinin hangi esaslara göre yürütüleceği ve bu esaslarla ilgili olarak bakanlıklar ve diğer kamu kurumlarının vereceği izinlere dair usul ve esasların neler olduğu konusunda belirsizlik ve yasal boşluk ortaya çıkmıştır. Madencilik faaliyetinin gerçekleştirildiği ormanlık alanlardaki izinler ve işyeri açma ve çalışma ruhsatlarının alınması hususu ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarında oluşan tereddütler nedeniyle bu izinler verilmediğinden, sanayinin temel hammadde girdisini sağlayan madencilik sektörü sıkıntılı bir noktaya gelmiştir. İşte bu doğru. Hukuku zorlayanlar, sonunda sıkıntıya düştü. Ortaya çıkan bu yasal boşluğun acilen giderilmesi, Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan kararı gereğince zorunlu bulunmaktadır. Bu nedenle, Anayasa Mahkemesinin iptal kararında belirtilen gerekçelere uyumlu olacak şekilde 3213 sayılı Maden Kanununun iptal edilen maddeleri ile uygulamada acilen çözüm üretilmesi gereken bazı maddelerinde değişiklik yapılarak mevcut yasal boşluğun giderilmesi ve madencilik faaliyetlerinin etkin bir şekilde devamının sağlanması amacıyla bu Tasarı hazırlanmıştır.

12 12 MADDE.1 Başbakanlığın Kanun Tasarısı nda bu madde bulunmamakta ve böyle bir değişiklik önerilmemiş idi. Ana Komisyon tarafından TBMM Genel Kurulu na gönderilmiş olan son metinde bu madde şöyle yazılmış: MADDE 1-4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanununun 2 nci maddesinin ikinci fıkrasının (II) numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş; (III) numaralı bendinin sonuna Hidrojen Sülfür (Petrol Kanunu hükümleri mahfuz kalmak kaydıyla) ibaresi eklenmiş; (IV) numaralı bendinin (b) alt bendine taş kömürü ibaresinden sonra gelmek üzere kömüre bağlı metan gazı ibaresi eklenmiş, alt bendin sonunda yer alan radyoaktif mineraller (Uranyum, Toryum, Radyum) ibaresi çıkarılmış ve alt bendin sonuna Kokolit ve Sapropel (Petrol Kanunu hükümleri mahfuz kalmak kaydıyla) ibaresi eklenmiş; fıkranın sonuna aşağıdaki bent eklenmiştir. II. Grup madenler a) Kalsit, Dolomit, Kalker, Granit, Andezit, Bazalt gibi kayaçlardan Agrega, mıcır veya öğütülerek kullanılacak kayaçlar. b) Mermer, Traverten, Granit, Andezit, Bazalt gibi blok olarak üretilen taşlar ile dekoratif amaçla kullanılan doğal taşlar. VI. Grup madenler Radyoaktif Mineraller (Uranyum, Toryum, Radyum) ve diğer radyoaktif maddeler.. Başbakanlık tarafından TBMM ne gönderilmiş olan metinde bu madde olmadığından, bu maddenin madde gerekçesi de yok. Komisyon Raporu na da bunun için gerekçe eklenmemiş! Bu maddedeki düzenlemeler Siirt Milletvekili Akif Dermirkıran ve Trabzon Milletvekili Mustafa Cumur tarafından verilen teklif metninde yer almakta ve aşağıdaki şekilde önerilmekte idi: MADDE 1- "4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanununun 2 nci maddesinin ikinci fıkrasının II. Grup madenler başlıklı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş; III. Grup madenler başlıklı bendin sonuna "Hidrojen Sülfür (Petrol Kanunu hükümleri mahfuz kalmak kaydıyla) ibaresi eklenmiş; IV. Grup madenler başlıklı bendin (b) alt bendine "taş kömürü" ibaresinden sonra gelmek üzere "kömüre bağlı metan gazı" ibaresi eklenmiş, alt bendin sonunda yer alan "radyoaktif mineraller (Uranyum, Toryum, Radyum)" ibaresi çıkarılmış ve bendin sonuna "Kokolit ve Sapropel (Petrol Kanunu hükümleri mahfuz kalmak kaydıyla)" ibaresi ilave edilmiş; V. Grup madenlerden sonra gelmek üzere VI. Grup madenler başlığı altında aşağıdaki bend maddeye eklenmiştir. "II. Grup madenler a) Kalsit, Dolomit, Kalker, Granit, Andezit, Bazalt gibi kayaçlardan Agrega, mıcır veya öğütülerek kullanılacak kayaçlar, b) Mermer, Traverten, Granit, Andezit, Bazalt gibi blok olarak üretilen taşlar ile dekoratif amaçla kullanılan doğal taşlar," "VI. Grup madenler Radyoaktif Mineraller (Uranyum, Toryum, Radyum) ve diğer radyoaktif maddeler". Dikkati çekeceği gibi birkaç sözcüğün değiştirilmesi dışında adı geçen iki milletvekilinin teklifi olduğu gibi tasarıya girmiş görünüyor. Bu milletvekillerinin yazdıkları madde gerekçesi ise aşağıya alıntılandığı gibi: Madde sayılı Kanunla değişik 3213 sayılı Maden Kanununda kara ve deniz sınırlarında yapılacak maden arama ruhsat müracaatlarını düzenleyen herhangi bir ayrı hüküm bulunmamaktadır. Son zamanlarda Karadeniz'in oksijensiz derin deniz tabanında organik maddece zengin enerji kaynağı olarak değerlendirilmesi özel sektörce düşünülen kokolit ve sapropelin diğer enerji kaynaklarının bulunduğu IV. gruba, hidrojen sülfüründe metan, karbondioksit gibi gazların ve eriyik halde bulunan çözeltilerin bulunduğu III. gruba konularak Maden Kanununa eklenerek bu kanun kapsamında ruhsatlandırma imkanı sağlanmıştır. Ayrıca bu madenlerin bulunduğu derin deniz tabanlarında petrol ve doğalgaz oluşumlarının da bulunma ihtimali göz önünde tutularak Petrol Kanununun hükümlerinin saklı kalması şartı konularak aynı alanda olması muhtemel petrol ve doğal gaz ruhsatlarının hakkı korunmuştur. Mevcut kanunda II. grup madenler kapsamında blok alınabilen mermer, dekoratif taş vb. taşlar ile agrega ve mıcır şeklinde üretilen kayaçlar bir arada bulunmakta olup, söz konusu madenlerden agrega/mıcır ile

13 13 ilgili olarak yeni bir yönetim anlayışı öngörüldüğünden, blok olarak üretilen doğal taşlar ile kırılıp öğütülen doğal taşların ayrı bentler altında sınıflandırılması yapılmıştır. Ayrıca stratejik öneme sahip radyoaktif minerallerin kimler tarafından arandığına dair istatistiki verilerin tutulması sağlanacaktır.. Bu madde yasalaşırsa hiç kuşkusuz TBMM yasama tarihinde çok önemli bir yeri olacak! Bu nedenle önerinin ayrıntılı olarak eleştirilmesi, gerekli bilgilerin verilmesi ve başvurulabilecek kaynaklara değinilmesi büyük önem taşımaktadır. TBMM Genel Kurulu önemli bir yanlışa yönlendirilmektedir ve buna araç olmamalıdır. Bu tasarı tarihe geçecek. Ülke tarihine değil dünya yasama tarihine. Çünkü, bununla çok gizemli değişiklikler getiriliyor. Dünya tarihinde ilk kez kokolit, sapropel ve hidrojen sülfür birer enerji hammaddesi imiş gibi yasa kapsamına alınıyor. Dikkat! Kokolit, tek hücreli bazı deniz canlılarının kalsiyum karbonattan, kireçten oluşan minicik süslü iskeleti. Bu canlılar öldüğünde deniz tabanında birikiyor. Belli bir dönemde iklim koşulları buna elverişli ise, deniz tabanındaki birikintinin büyük bölümü bunlardan oluşuyor. Çok gözenekli, sırf kalsiyum karbonattan oluşan, ince daneli, yumuşak, beyaz bir kaya tabakası oluşuyor. Jeolojik zamanlarda bunlardan kurulu kalın tortul tabakalarının adını herkes biliyor: TEBEŞİR. Yanmaz, enerji salmaz, enerji tüketir de kavurursanız havaya karbondioksit salıp tozlaşır. Yani ne bir enerji hammaddesi ve ne de endüstriyel bir hammadde!!! Sapropel, yine bazı denizel ortamlar belli dönemlerde oksijensiz kalırsa, ölüp te deniz tabanına çöken canlılar, organik maddelerle zenginleşen bir dip çamuru. Rengi koyu gri. İçeriğinde çok fazla su ve %10-15 kadar karbon var. Yumuşak. Yakabilmek için önce kurutmak, bunun için de sonradan içindeki karbonu yaktığınızda elde edeceğinizden daha çok enerji harcamanız gerekiyor. Yani, ne bir enerji hammaddesi ve ne de başka bir endüstrinin hammaddesi. İskandinavya daki bazı göllerde organik maddesi fazla ve kolay kuruyabilen türleri gübre olarak çıkarılıp satılıyor!!! Hidrojen sülfür bir gaz. Denizel ortamlarda oksijen kıtlığı varsa onun yerini bu alıyor. Çürüyen canlıları kükürt indirgiyor. Ortam asitleşiyor ve hidrojen sülfür gazı oluşuyor. Kötü kokulu, zehirli ve yanmayan bir gaz. Kimya sanayinde biraz ara ürün olarak kullanılıyor ve dışarıdan alınmıyor. Enerji hammaddesi değil!!! Yasa tasarısının gerekçesinde bu anılan maddelerin Karadeniz in tabanında bolca bulunduğu ve özel teşebbüs ün bunları işletmek istediği belirtiliyor. Bu gerekçe ile de, yasanın kapsam maddesinde, yukarıya alıntılanan değişikliğin yapılması istenmiş. Neden istenmiş ki? Anılan bu maddeler birer hammadde, gerekçede dile getirilenin tersine enerji hammaddesi hiç değil. O zaman bu güzel teşebbüs kimin fikri ve kimin çıkarına? İşte bunun ipucu, kazın ayak izi şunda, alt bendinin sonunda yer alan radyoaktif mineraller (Uranyum, Toryum, Radyum) ibaresi çıkarılmış ve ifadesinde gizli. Tasarının Gerekçesine göre, Ayrıca stratejik öneme sahip radyoaktif minerallerin kimler tarafından arandığına dair istatistiki verilerin tutulması

14 14 sağlanacaktır. Hazırlayanlar radyoaktif hammaddeleri ayrı bir gruba taşırken yalnızca doğru istatistik kayıtlar tutabilmeyi amaçlamışlar! Ve radyoaktif hammaddeler ve bu nitelemeyi grubun yeni konukları olan kokolit, sapropel ve hidrojen sülfür den uzak tutmuşlar. Bunun bir nedeni var. Yıl Almanya lı 3 bilim adamı(?) Karadeniz ile ilgili bir yayın yapıyor. Bütün Karadeniz in tabanından hepi topu 5 örnek almışlar ve deniz tabanındaki 1 m kalınlıklı genç çökel tabakasında >100 mg/ton uranyum oksit olduğu sonucuna varmışlar. Onlara göre bütün Karadeniz tabanından 1 m kalınlıklı bu tabaka taranırsa, çıkarma-ayırma-zenginleştirme sonrasında 6 milyon ton eşdeğeri uranyum oksit elde edilebilir. Allahın nasıl da sevgili kullarıyız ve bunu bize Alman Bilim İnsanları (!) tebliğ ediyor. O günden sonra herkesi bir sevinç, bir heyecan almış. O günden beri bu yayın (Degens, E.T., Khoo, F. ve Michaleis, W., 1977, Uranium anomaly in Black Sea: Nature, 269, ) en çok atıf alan ve ülkemizin geleceğini aydınlatan bir yayın olarak başvuru rekorları kırıyor. Bir çok mühendisimiz bunların nasıl zenginleştirileceği ve nükleer enerji alanında nasıl başa güreşeceğimiz üzerine spekülasyonlar yapılmış ve yayınlanmış. Uranyum un tonu 50 dolar olursa mı yarışabiliriz, 80 dolar mıdır bunun kırılma noktası üzerine pek parlak değerlendirmeler yapılmış. Bırakın deniz tabanındaki çamurları, boğazlardan akan Karadeniz suyundan bile nasıl enerji elde edilebileceğini bilimsel makaleleri ile irdeleyen cin fikirliler olmuş. Karadeniz e Nuh Tufanı nı tanıtlamak için giremeyenler, burayı uranyum zenginliğimize dikkat çekmek için yol geçen hanı yapmışlar. Şimdi bile bu konunun sağından solundan kırpanlar çok. Kokolitlere yaklaştıkça, ya da sapropel tabakalarının ortalarına doğru uranyum oksitin nasıl arttığını inceleyen bilimsel çalışmalarla kariyer peşine düşen az değil. Ama, arada bir şey olmuş. Bu muştulu haberden heyecanlanan zamanın bakanları talimat vermiş, bir inceleme kurulu oluşturulmuş ve MTA Genel Müdürlüğü Karadeniz tabanında yaygın bir araştırma yapmış. Sonuçları, 6 Kasım 1980 de yayına verilip MTA Dergisi nde basınlan yazıdan (Abdullah Gedik, Taner Saltoğlu ve Hüseyin Kaplan, Karadeniz in Güncel Çökelleri ve Uranyum İçerikleri, MTA Derg., syf ) izlenebilir. Sonuç şu: Karadeniz'in su dolaşımı engellenmiş düzlüklerde yer alan güncel çökeller kendine özgü bir uranyum konsantrasyonuna sahiptirler. Bu çökellerdeki uranyum içeriği ile kokolitler arasında bir ilişkinin bulunduğu gözlenmektedir. Aynı şekilde doğrudan bir ilişki uranyum ile organik karbon arasında da söz konusudur. Organik karbon ile molibden arasında da benzeri bir ilişki izlenmektedir. Organik karbonca zengin birimin organik karbon içeriği 40 C de kurutulmuş örneklerde % e kadar çıkabilmektedir. Organik karbon içeriği % olan örneğin yanma ısısı ise 1930 KCal/kg dır. Çökeller ortalama % oranında bağlı olmayan su içermektedirler. Kokolit ve organik karbon oranları yüksek örneklerin 105 C de kurutulmalarındaki ağırlık kayıpları ise, % 85 e kadar ulaşabilmektedir. Yaptığımız çalışmanın sonuçları, Karadeniz dip çökellerinin Degens ve diğerleri (1977) tarafından öne sürülenden daha az bir uranyum içeriğine sahip olduğunu göstermiştir. Diğer taraftan bulduğumuz uranyum içerikleri ile Agamirov (1963) ve Kochenov'un (1965) yaptıkları değişik türlerdeki araştırmaların sonuçları arasında bir uyum olduğu söylenebilir. Ayrıca Baturin (1973) tarafından yapılan uranyum dağılım haritası ile bu çalışma sonucu ortaya çıkan haritalar arasında bir çelişki görülmemiştir. Söz konusu uranyum içeriği; günümüz uranyum fiyatları, piyasa koşulları ve teknolojik imkânların maliyeti dikkate alındığında orta ve uzun vadede ekonomik bir değer taşımamaktadır. Çeviriye gerek yok ama, bir de gündelik dille söylendiğinde: Degens yalan söylemiş! Kokolitli ve sapropelli çamurların uranyum içeriği ekonomik bir değer taşımamaktadır. Bu dünde böyle idi, bugün de öyle. Bu arada, görülüyor ki, sapropel ve kokolit bir enerji hammaddesi değil. Ama, işe yaramasa da uranyum onların yanında birikiyor. Ama nasıl? Bütün Karadeniz in tabanında kalınlığı 1 m yi geçmeyen, çoğu yerde daha ince bir deniz tabanı katmanında. Karadeniz in büyük bölümü uluslar arası sular ya da başka ülkelerin kara

15 15 sahaları. Çok azı bizim tasarrufumuzda. Büyük bir bölümünde deniz tabanı derinde. Teknolojik ve ekonomik olarak tarama ya da kazı yapmak açısından anlamlı değil. Üstelik, işe yarasa idi bile, Karadeniz deki bütün canlı yaşamını yok etmeden, bütün Karadeniz suyunu bulandırmadan, bütün hamsi yataklarını, bütün kalkan balığı yaşam alanlarını yıkmadan bu tabakanın çıkarılması da olanaksız. Bu bir cinayete teşebbüs! Niyet, bu tabakadan yağ çıkarmak mı? Olabilir! Belki! Ama, daha kötüsü de var. Dehşetle izliyoruz, Meksika Körfezi ndeki bir petrol platformu yandı ve Nisan ayından beri çevreye petrol yayılıyor. Bu yangın deniz tabanındaki metan gazının patlamasıyla başladı ve halen denetlenemiyor. Ama, dünyada metanca en zengin deniz Karadeniz! Karadeniz in 180 m den derin kesimlerinde akıntı yok. Buradaki bir su damlası ancak 650 yılda dolaşıp yüzeye erişebiliyor. Oksijen kıt, hatta yok. Bu deniz anoksik ve bu yüzden de yaşam yok. Üst katmanlarında ölen canlılar deniz tabanına çökelince hızla bozuşamıyor. Hidrojen sülfür onları çözüyor ve metan gazı oluşuyor. Derinlik ve basınç fazla, metan çok. Bu gaz metan hidrat, metan buzu denen katı faza geçiyor. Çok yanıcı. Çok fazla enerji içeriği var. Çokuluslu şirketlerin gözü enerji içeriğinden ötürü bu metan buzlarında. Ama, yaşam savaşçıları ve iklim bilimciler de bu yatakları dehşetle izliyor. Çünkü, yanıcılıkları bir yana bu gazlar karbondioksitten 4 kat daha fazla sera etkisine sahip. Dünyanın geçmişindeki 2 büyük (doğal) yıkımın, yaşayan canlı türlerinin %90 a yakınının yok olduğu iki büyük yıkımın (yaklaşık 700 ve 60 milyon yıllar önce) atmosferin metana doymasından doğduğu düşünülüyor. Şimdi de, artan ortalama atmosfer sıcaklığından ötürü Sibirya gibi tundralar ve permafrost ortamlarından atmosfere salınan metan miktarı hızla artıyor. Bundan çok korkuluyor. Ya deniz tabanlarındaki metan da patlamalarla atmosfere yayılırsa diye endişe ediliyor. Bu depremlerle ya da deniz dibi büyük heyelanlarıyla olabileceği gibi, işte burada niyetlenildiği şekilde insan etkisi ile de olabilir. Yani, kanun koyucuları kandırmaya niyetlenenler kokolit ve sapropel diyerek bunlarla birlikte biraz artan radyoaktif maddeleri değil de metanı amaçlamışlarsa, bu kez yalnız Karadeniz deki canlı yaşamını değil, bütün dünyadaki yaşamı tehdit edecekler. Sormak Gerekmez mi? Bu maddeleri öneren Sayın Milletvekilleri size bu fikri kim verdi? Size, hidrojen sülfür, kokolit ve sapropelin enerji hammaddesi olduğunu kim söyledi? Hiç mi, kuşkulanmadınız? Bir yerbilimci tanıdığınız yok mu? Okuma yazmanız yeterdi. İnternete girip kokolit yazmadınız mı? Kötü niyetliler yasa maddelerine bu kadar sızabiliyorsa, başka konularda nasıl güvenilir kalınabilir? Maden Yasası değişiklik tasarısının bu maddesine belli ki Rufaîler karışmış! Bu metin böyle yasalaşırsa, bu hepimizi utandıracaktır!

16 16 MADDE.2 Başbakanlığın Kanun Tasarısı nda bu madde şöyle tanımlı idi: MADDE 1-4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanununun 3 üncü maddesine aşağıdaki tanımlar eklenmiştir. Tesis: Madencilik faaliyetleri için zorunlu olan her türlü kırma, eleme, öğütme, kesme ve sayalama tesisleri ile işleme tesisi kapsamında sallantılı masa, jig, konsantratör, flotasyon, liç, kalsinasyon, bioksidasyon ve benzeri cevher hazırlama ve zenginleştirme tesisleri, karıştırma, depolama, stoklama, atık kazanma ve atık bertaraf tesisleri gibi geçici üniteleri. Altyapı Tesisi: Madencilik faaliyetleri için zorunlu ve temdit dahil ruhsat süresi ile sınırlı olan yol, su, haberleşme, enerji nakil hattı, şantiye binası, yemekhane, atölye, kantar tesisleri, maden stok alanı, pasa döküm alanı, atık barajı, trafo, patlayıcı madde ve müştemilatı deposu gibi geçici yapı ve binaları. Geçici Tesisler: Maden ruhsatının süresine bağlı olarak yapılan tesis ve altyapı tesisleri. Kurul: Başbakanlık Müsteşarı başkanlığında oluşturulan ve madencilik faaliyetlerinin kısıtlanacağı alanları belirleyen, maden işletme faaliyetleri ile diğer yatırımların kamu yararı açısından önceliğini ve önemini tespit ederek karar veren kurulu.. Ana Komisyon tarafından TBMM Genel Kurulu na gönderilmiş olan son metinde bu madde şöyle yazılmış: MADDE sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde yer alan İhtisaslaşmış Devlet Kuruluşu tanımındaki Karayolları ve Türkiye Demir ve Çelik İşletmeleri genel müdürlükleri ibaresi Karayolları Genel Müdürlüğü ve Elektrik Üretim A.Ş. olarak değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki tanımlar eklenmiştir. Altyapı Tesisi: Madencilik faaliyetleri için zorunlu ve temdit dahil ruhsat süresi ile sınırlı olan yol, su, haberleşme, enerji nakil hattı, bant konveyör, havai hat, kuyu tesisleri, şantiye binası, yemekhane, atölye, kantar tesisleri, maden stok alanı, pasa döküm alanı, atık barajı, trafo, patlayıcı madde ve müştemilatı deposu gibi geçici yapı ve binaları. Geçici Tesisler: Maden ruhsatının süresine bağlı olarak yapılan tesis ve altyapı tesisleri. Kurul: Devlet Planlama Teşkilatının bağlı olduğu bakanın başkanlığında oluşturulan, maden işletme faaliyetleri ile diğer yatırımların kamu yararı açısından önceliğini ve önemini tespit ederek karar veren kurulu. Tesis: Madencilik faaliyetleri için zorunlu olan her türlü kırma, eleme, öğütme, kesme ve sayalama tesisleri ile işleme tesisi kapsamında asfalt üretim, hazır beton, yapı elemanı tesisleri, sallantılı masa, jig, konsantratör, flotasyon, liç, kalsinasyon, bioksidasyon ve benzeri cevher hazırlama ve zenginleştirme tesisleri, karıştırma, depolama, stoklama, atık kazanma ve atık bertaraf tesisleri gibi geçici üniteleri, Maden Arama Projesi: Arama ruhsat sahasında bir termin planı dahilinde, ekonomik olarak işletilebilecek bir maden yatağı bulabilmek için arama süresi boyunca yapılacak olan arama faaliyetlerini ve bu faaliyetlerin gerçekleştirilmesine yönelik yatırım bilgilerini ve mali yeterliliği içeren projeyi. Ön İnceleme Raporu: Hedef sahayı seçmenin gerekçeleri, nedenleri ve aranacak maden/madenlerin belirtildiği; mevcut bilgiler doğrultusunda hazırlanmış yorum ve değerlendirmeleri içeren raporunu. Ön Arama Faaliyet Raporu: Ön arama döneminde maden arama projesinde belirtilen madenin yapısına göre, maden kaynağına yönelik elde edilen veriler doğrultusundaki tenör/kalite tahminini içeren kaynak raporunu. Genel Arama Faaliyet Raporu: Genel arama döneminde madenin yapısına göre, maden arama projesinde belirtilen yöntem ve uygulamalar ile detay arama dönemine ilişkin öngörülen sondaj, yarma, kuyu, galeri gibi arama faaliyetlerine ait bilgileri içeren kaynak veya rezerv raporunu. Detay Arama Faaliyet Raporu: Detay arama döneminde madenin yapısına göre maden arama projesinde belirtilen yöntem ve uygulamalar ile sondaj, yarma, kuyu, galeri gibi arama faaliyetlerine ilişkin bilgileri ve diğer belgeleri kapsayan görünür rezerv raporunu. Kaynak: Yerkabuğunda veya yerkabuğunun derinliklerinde, biçim, nitelik ve nicelik olarak muhtemel ekonomik beklentilere neden olan maden veya mineral yoğunlaşmasını. Oda Sicil Belgesi: Mühendislerin odaya üyeliklerinin devam ettiğine dair yılda bir kez alınan belgeyi. Muhammen Bedel: I. Grup (a) bendi madenler için mülk sahibinin izni alınarak verilen ruhsatlarda veya ruhsat süre uzatım işlemlerinde madenin cinsi, rezervi ve yeri dikkate alınarak ilgili il özel idaresi tarafından belirlenen bedeli.. Başbakanlık tasarısında 4 yeni terimin tanımı yapılırken, Komisyon dan çıkan tasarıda bu terim sayısı 12 ye çıkmış. Başbakanlık tarafından TBMM ne gönderilmiş olan metindeki madde gerekçesi ise aşağıdaki gibi idi: Madde 1- Madde ile, Anayasa Mahkemesince iptal edilen 3213 sayılı Maden Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasında ve yeniden düzenlenen bazı fıkralarında yer alan tanımlar Kanuna eklenerek maddelerin

17 17 daha anlaşılabilir hale getirilmesi amaçlanmıştır.. Belli ki, başlangıçta Yasada eksilen tanımlar tamamlanmak istenirken, Komisyon değişikliğinde bazı yenilikler getirilmiş ve bunların tanımları eksik kalmasın istenmiş. İlgili maddelerinde tartışılacak olmakla birlikte burada şuna dikkat çekilebilir. Yasa hiç te önemli olmayan ayrıntılarla uzatılmış. Nedense, Arama Faaliyet Dönemi yapay aşamalara ayrılmış durumda. Bu satırların yazarı bir yerbilimci, aramacı; ama, bu değişikliğin pratikte ne yararı olacağını anlayabilmiş değil. Bürokratik işlemler, rapor sayısı artacak. Ama, bu aşamalarda yapılacak çalışmalar ve verilecek raporların içeriği konusunda bağlayıcı, açık hiçbir kural yok. Yaptırım yok. Sanki, görsel bir zenginlik için çaba harcanmış. Artık başlangıçta bir Maden Arama Projesi: hemen sonra, Ön İnceleme Raporu: bir süre sonra Ön Arama Faaliyet Raporu: biraz daha sonra Genel Arama Faaliyet Raporu: yetmedi, sonunda da Detay Arama Faaliyet Raporu nu vermek zorunda artık madenciler. İstediğiniz mühendis, istediğiniz saha için, istediğiniz zaman bu raporları dilediğiniz ayrıntı ve süslemelerle hazırlayabilir. Dosyalar dolar. Ama, gerçeği; Devletin malı olan yer altı kaynağının gerçek nitelik ve niceliğini bir tek yatırımcı bilir. Yasaya bürokratik yükler yerine gerçekçi ölçütler, uygulanabilir kurallar, işlek bir denetim mekanizması, bilgi saklamaya karşı ağır yaptırımlar konulmadıkça şimdi olduğu gibi isteneni yapmış ve arkadan da gülmüş olurlar.

18 18 MADDE.3 Başbakanlığın Kanun Tasarısı nda bu madde şöyle tanımlı idi: MADDE sayılı Kanunun 7 nci maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilen birinci fıkrası aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiş, birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiş, mevcut dördüncü ve yedinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, Anayasa Mahkemesince iptal edilen sekizinci fıkrası aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiş ve bu sekizinci fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş, mevcut dokuzuncu fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve bu dokuzuncu fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş, mevcut onbirinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve ikinci fıkrasında yer alan bu yönetmelik ibaresi ilgili Kanun şeklinde değiştirilmiştir. Bilimsel ve teknik değerlendirmelere göre çevresel etkileri, alınacak önlemlerle giderilebilecek düzeydeki madencilik faaliyetlerine izin verilir. Bu Kanun dışında madencilik faaliyetleri ile ilgili olarak yapılacak her türlü kısıtlama ancak kanun ile düzenlenir. Ancak, maden işletme yöntemi, faaliyetin yapıldığı bölge, madenin cinsi, yapılan yatırımın çevresel etkileri, şehirleşme ve benzeri hususlar dikkate alınarak, ruhsat verilen alanlarda kazanılmış haklar korunmak kaydıyla, yeni verilecek ruhsat alanlarına Kurul tarafından kısıtlama getirilebilir. İlk müracaat veya ihale yolu ile yapılacak ruhsatlandırmalarda müracaatın yapılacağı alanlar diğer kanunlar ile getirilen kısıtlamalar göz önüne alınarak Bakanlıkça ruhsat müracaatına kapatılabilir. Kısıtlama gerekçesi ortadan kalkan alanlar aramalara açılır. Özel çevre koruma bölgeleri, milli parklar, yaban hayatı koruma ve geliştirme sahaları, muhafaza ormanları, aktüel durumuna veya orman amenajman planına göre yüzde 41 ve üzeri oranında kapalı doğal olarak yetişmiş sedir ve ardıç ormanları, Kıyı Kanununa göre korunması gerekli alanlar, 1 inci derece askeri yasak bölgeler, 1/5000 ölçekli imar planı onaylanmış alanlar, 1 inci derece sit alanları ile madencilik amacı dışında tahsis edilen ve Genel Müdürlük tarafından uygun görüş verilen elektrik santralleri, organize sanayi bölgeleri, petrol, doğalgaz ve jeotermal boru hatları gibi yatırım alanlarına ait koordinatlar ilgili kurumlar tarafından Genel Müdürlüğe bildirim yapılmasını müteakip bilgi işlem kayıtlarına işlenir. Bu alanlara yapılan ruhsat müracaatlarının hak sağlaması halinde onbeş gün içinde harç ve teminatın yatırılmasından sonra bu alanlara ilişkin ilgili kurumlardan izin alınması için müracaat sahibine bir yıl süre verilir. Bu süre içinde izin alınması durumunda ruhsat düzenlenir, izin alınamaması halinde müracaat reddedilir. Müracaat alanının bir kısmının bahse konu alanlarla çakışması halinde, çakışan alan dışındaki serbest alana ilişkin olarak onbeş günlük süre içinde harç ve teminatla birlikte müracaatta bulunulması halinde ruhsat düzenlenir. Aksi halde tüm müracaat alanı bu süre sonunda müracaatlara açık hale gelir. Orman sayılan alanlarda yapılacak maden arama ve işletme faaliyetleri ile bu faaliyetler için zorunlu ve ruhsat süresine bağlı olarak yapılan geçici tesislere orman idaresince izin verilir. Yaban hayatı koruma ve geliştirme sahalarında maden arama ve işletme faaliyetlerine çevresel etki değerlendirme raporunda belirlenen esaslar dahilinde izin verilir. Alınan izinler ruhsat hukuku sonuna kadar devam eder. Madencilik faaliyeti yapılan alanların, izne tabi alan olmaları halinde, ilgili olduğu kanun hükümlerine göre gerekli izinlerin alınması zorunludur. Ancak, Genel Müdürlükçe işletme ruhsatı verildikten sonra, işletme ruhsat alanının diğer kanunlara göre izne tabi alan haline gelmesi durumunda ilgili kanunların öngördüğü yükümlülüklerin yerine getirilmesi suretiyle kazanılmış haklar korunarak faaliyetler sürdürülür. Diğer kanunlara göre izin alınması gerekli alanlar ilan edilmeden önce Genel Müdürlüğün görüşü alınır. Kazanılmış haklar korunmak kaydıyla içme ve kullanma suyu rezervuarının maksimum su seviyesinden itibaren metre mesafe genişliğindeki şeritte, patlayıcı madde kullanılmaması, alıcı ortama arıtma yapılmadan doğrudan su deşarj edilmemesi şartıyla çevre ve insan sağlığına zarar vermeyeceği bilimsel ve teknik olarak belirlenen maden arama ve işletme faaliyetleri ile altyapı tesislerine izin verilir. Maden üretim faaliyetleri ile bu faaliyetlere dayalı ruhsat sahasındaki tesisler için işyeri açma ve çalışma ruhsatları il özel idareleri tarafından verilir. Bu ruhsatların verilmesi sırasında 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu hükümlerine göre belediyelerin tahsil ettiği işyeri açma izni harcı il özel idaresi tarafından tahsil edilir. İmar alanları içinde kalan madencilik faaliyetleri, ilgili yerel merciden izin alınarak yapılır. Ruhsat alındıktan sonra imar alanları içine alınan maden sahalarına bu hüküm uygulanmaz. İmar planı bulunmayan alanlarda yapılan veya yapılacak olan madencilik faaliyetleri ile bu faaliyetlere bağlı geçici tesisler ve bunların müştemilatı için imar planı yapılmaz. İşletme ruhsatları çevre düzeni ve imar planları notuna işlenir. İmarsız alanlarda yürütülen madencilik faaliyetleri için gerekli olan geçici tesisler ve bunların müştemilatı, inşaat ve yapı kullanma iznine tabi değildir. Ancak, yapıların fen ve sağlık kurallarına uygun olması ve ilgili il özel idaresine bildirilmesi zorunludur. İmarsız alanlarda yürütülen madencilik faaliyetleri için gerekli olan geçici tesisler ve bunların müştemilatı niteliğindeki yapıların, ruhsat sahibi tarafından madencilik faaliyetinin sonlandırılmasını müteakip bir yıl içinde kaldırılması, bunlardan çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı alınmış olanların, çevresel etki değerlendirmesi raporunda belirtildiği şekli ile süresinde yerinden kaldırılması veya çevre ile uyumlu hale getirilmesi zorunludur. Ruhsat sahibinin bu yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde, çevre ve insan sağlığı bakımından sorumlulukları devam eder. Ruhsat sahibi tarafından yapılması gereken işlemler valilik veya ilgili idare tarafından yerine getirilerek yapılan masraflar 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.

19 19 Madencilik faaliyetleri ile Devlet ve il yolları, otoyollar, demir yolları, havaalanı, liman, baraj, enerji tesisleri, petrol, doğalgaz, jeotermal boru hatları, su isale hatları gibi kamu yararı niteliği taşıyan yatırımların birbirlerini engellemesi, maden işletme faaliyetinin yapılamaz hale gelmesi, yatırım için başka alternatif alanların bulunamaması durumunda, madencilik faaliyeti ve yatırımla ilgili karar, Kurul tarafından verilir. Kurul, Başbakanlık Müsteşarı başkanlığında, Bakanlık Müsteşarı, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı, yatırım kararına onay veren kurumun bağlı veya ilgili olduğu bakanlık müsteşarı veya ilişkili kurum ise kurum başkanı ve Maden İşleri Genel Müdürü olmak üzere beş kişiden oluşur. Ancak, yatırımcı kuruluşun Bakanlığa bağlı veya ilgili bir kurum olması halinde bağlı veya ilgili kurumun en üst amiri Kurula katılır. Kurul, Başkanın daveti üzerine üye tamsayısının salt çoğunluğu ile toplanır ve kararlarını üye tamsayısının salt çoğunluğu ile alır. Oylarda eşitlik halinde Başkanın oyu yönünde karar alınmış sayılır. Muhalif olan Kurul üyeleri gerekçelerini karar tutanağına yazdırmakla yükümlüdür. Kurul tarafından alınan karar, kamu yararı kararı yerine geçer. Kurulun sekretaryası, Genel Müdürlük tarafından yürütülür. Kurul tarafından gerek görülmesi halinde toplantılara yatırım ve ruhsat sahibinin katılımı sağlanır. Herhangi bir yatırım yapılmamış I. Grup madenler, mıcır, kaba inşaat, baraj, gölet, liman, yol gibi yapılarda kullanılan her türlü yapı hammaddeleri için verilen ruhsatlar ile görünür rezervi belirlenmemiş diğer grup maden ruhsat sahaları ile çakışan aynı yerdeki diğer yatırımlara Genel Müdürlükçe izin verilir. Ruhsatlı sahalarda görünür rezervi belirlemek üzere yapılan sondaj, kuyu, galeri, desandre gibi işler için yapılan yatırımların ve maden varlığının belgelenmesi durumunda diğer yatırımların madencilik faaliyetlerini engellemeyeceğine Genel Müdürlükçe karar verilmesi halinde diğer yatırım için izin verilir. Bu alanlarda ruhsat sahibi tarafından yapılmış bir yatırımı etkileyen bir husus var ise bu alanla ilgili karar Kurul tarafından verilir. İşletme ruhsat alanı içerisinde ancak işletme izni veya görünür rezerv alanı dışındaki bir alanda diğer yatırımlara Genel Müdürlükçe izin verilebilir. Yatırımın işletme izni veya görünür rezerv alanı ile çakışması durumunda, Kurul tarafından karar verilir. Kurul tarafından verilecek kararlarda; görünür rezerv alanı ile diğer yatırımın çakışması halinde öncelikle madenin makul bir sürede üretilebilme imkanının olup olmadığı, ara ve uç ürüne yönelik madenciliğe dayalı sanayi tesislerinin hammadde ihtiyacını karşılayan ruhsatlı sahalarda, tesisin hammadde ihtiyacını karşılayacak şekilde alternatif alanların bulunup bulunmadığı dikkate alınarak değerlendirme yapılır. Kurul tarafından gerekli görülmesi halinde hazırlatılan rapor, danışmanlık ücretleri, yolluk, gündelik ve benzeri tüm harcamalar yatırımcı tarafından karşılanır. Ayrıca yatırımlar nedeniyle Kurul kararı ile faaliyeti kısıtlanan maden işletmecisinin yatırım giderleri, lehine karar verilen tarafça tazmin edilir. Çevresel etki değerlendirmesi ile ilgili karar, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ve mülkiyet izni olmadan ve onikinci fıkraya aykırı faaliyette bulunulduğunun tespiti halinde ruhsat teminatı irad kaydedilerek bu alandaki faaliyet durdurulur. Bu ihlallerin üç yıl içinde üç kez yapıldığının tespiti halinde ise teminat irad kaydedilerek ruhsat iptal edilir. Ana Komisyon tarafından TBMM Genel Kurulu na gönderilmiş olan son metinde bu madde şöyle yazılmış: MADDE sayılı Kanunun 7 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiş, birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiş; mevcut ikinci fıkrasında yer alan bu yönetmelik ibaresi ilgili Kanun şeklinde değiştirilmiş; mevcut dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş; mevcut yedinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve yedinci fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş; Anayasa Mahkemesince iptal edilen sekizinci fıkrası aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiş; mevcut dokuzuncu fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve bu dokuzuncu fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş; mevcut on birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. Madencilik faaliyetlerinin yapılması ve ruhsatlandırma işlemlerinin yürütülmesi ile ilgili olarak yeni verilecek ruhsat alanlarına maden işletme yöntemi, faaliyetin yapıldığı bölge, madenin cinsi, yapılacak yatırımın çevresel etkileri, şehirleşme ve benzeri hususlar dikkate alınarak, temdit talepleri dahil ruhsat verilen alanlarda kazanılmış haklar korunmak kaydıyla, ilgili kurumların görüşleri alınarak Bakanlık tarafından kısıtlama getirilebilir. İlk müracaat veya ihale yolu ile yapılacak ruhsatlandırmalarda müracaatın yapılacağı alanlar diğer kanunlar ile getirilen kısıtlamalar göz önüne alınarak Bakanlıkça ruhsat müracaatına kapatılabilir. Kısıtlama gerekçesi ortadan kalkan alanlar ihale yoluyla aramalara açılır. Bu Kanun dışında madencilik faaliyetleri ile ilgili olarak yapılacak her türlü kısıtlama ancak kanun ile düzenlenir. Özel çevre koruma bölgeleri, milli parklar, yaban hayatı koruma ve geliştirme sahaları, muhafaza ormanları, 4/4/1990 tarihli ve 3621 sayılı Kıyı Kanununa göre korunması gerekli alanlar, 1 inci derece askeri yasak bölgeler, 1/5000 ölçekli imar planı onaylanmış alanlar, 1 inci derece sit alanları ile madencilik amacı dışında tahsis edilen ve Genel Müdürlük tarafından uygun görüş verilen elektrik santralleri, organize sanayi bölgeleri, petrol, doğalgaz ve jeotermal boru hatları gibi yatırım alanlarına ait koordinatlar ilgili kurumlar tarafından Genel Müdürlüğe bildirilir. Bu alanlara yapılan ruhsat müracaatlarının hak sağlaması halinde iki ay içinde harç ve teminatın yatırılmasından sonra bu alanlara ilişkin ilgili kurumlardan izin alınması için müracaat sahibine bir yıl süre verilir. Bu süre içinde izin alınması durumunda Kanunun 16 ncı maddesine göre ruhsat düzenlenir, izin alınamaması halinde müracaat reddedilir. Müracat alanının bir kısmının bahse konu alanlarla çakışması halinde, çakışan alan dışındaki serbest alana ilişkin olarak iki aylık süre içinde Kanunun 16 ncı maddesine

20 20 göre müracaatta bulunulması halinde ruhsat düzenlenir. Aksi halde tüm müracaat alanı bu süre sonunda müracaatlara açık hale gelir. Devlet ormanları içinde yapılacak maden arama ve işletme faaliyetleri ile bu faaliyetler için zorunlu ve ruhsat süresine bağlı olarak yapılan geçici tesislere 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre izin verilir. Yaban hayatı koruma ve geliştirme sahalarında maden arama ve işletme faaliyetleri ile bu faaliyetler için gerekli geçici tesislere çevresel etki değerlendirme raporunda belirlenen esaslar dahilinde izin verilir. Alınan izinler, temditler dahil ruhsat hukuku sonuna kadar devam eder. Uygulanan yöntem, teknoloji ve derinliğe bağlı olarak projesi Genel Müdürlükçe uygun bulunan yeraltı madencilik faaliyetlerinin tekabül ettiği yüzey alanı için herhangi bir izin alınmaz. Yer altı madencilik faaliyetlerine bağlı olarak gerekli olan yerüstü tesisleri veya galeri ağzının isabet ettiği alan için gerekli izinlerin alınması zorunludur. Madencilik faaliyeti yapılan alanların, izne tabi alan olmaları halinde, ilgili olduğu kanun hükümlerine göre gerekli izinlerin alınması zorunludur. Ancak, Genel Müdürlükçe işletme ruhsatı verildikten sonra, işletme ruhsat alanının diğer kanunlara göre izne tabi alan haline gelmesi durumunda ilgili kanunların öngördüğü yükümlülüklerin yerine getirilmesi suretiyle kazanılmış haklar korunarak faaliyetler sürdürülür. Diğer kanunlara göre izne tabi alanlar, Genel Müdürlüğün görüşü alınarak belirlenir. Kazanılmış haklar korunmak kaydıyla içme ve kullanma suyu rezervuarının maksimum su seviyesinden itibaren metre mesafe genişliğindeki şeritte galeri usulü patlatma yapılmaması, alıcı ortama arıtma yapılmadan doğrudan su deşarj edilmemesi şartıyla çevre ve insan sağlığına zarar vermeyeceği bilimsel ve teknik olarak belirlenen maden arama ve işletme faaliyetleri ile altyapı tesislerine izin verilir metreden sonraki koruma alanı içinde çevresel etki değerlendirmesi raporuna göre yapılması uygun bulunan maden istihracı ve her türlü tesis yapılabilir. Ancak faaliyet sırasında alıcı ortama yapılacak deşarjlarda ilgili yönetmelikte belirtilen limitlere uyulması zorunludur. Maden üretim faaliyetleri ile bu faaliyetlere dayalı ruhsat sahasındaki tesisler için işyeri açma ve çalışma ruhsatları il özel idareleri tarafından verilir. Bu ruhsatların verilmesi sırasında 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu hükümlerine göre belediyelerin tahsil ettiği işyeri açma izni harcı il özel idaresi tarafından tahsil edilir. Bu bedelin % 50 si ruhsatın bulunduğu bölgeyle sınırlı olarak altyapı yatırımlarında kullanılmak üzere, doğrudan ilgili ilçe veya ilçelerin Köylere Hizmet Götürme Birlikleri hesabına aktarılır. Bu alanların belediyelerin mücavir alanı içerisinde kalması durumunda tahsil edilen harcın % 50 si ilgili belediyenin hesabına aktarılır. İmar alanları içinde kalan madencilik faaliyetleri, ilgili yerel merciden izin alınarak yapılır. Ruhsat alındıktan sonra imar alanları içine alınan maden sahalarına bu hüküm uygulanmaz. İmar planı bulunmayan alanlarda yapılan veya yapılacak olan madencilik faaliyetleri ile bu faaliyetlere bağlı geçici tesisler ve bunların müştemilatı için imar planı yapılmaz. İşletme ruhsatları çevre düzeni ve imar planları notuna işlenir. İmarsız alanlarda yürütülen madencilik faaliyetleri için gerekli olan geçici tesisler ve bunların müştemilatı, inşaat ve yapı kullanma iznine tabi değildir. Ancak, yapıların fen ve sağlık kurallarına uygun olması ve ilgili il özel idaresine bildirilmesi zorunludur. İmarsız alanlarda yürütülen madencilik faaliyetleri için gerekli olan geçici tesisler ve bunların müştemilatı niteliğindeki yapıların, ruhsat sahibi tarafından madencilik faaliyetinin sonlandırılmasını müteakip bir yıl içinde kaldırılması, bunlardan çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı alınmış olanların, çevresel etki değerlendirmesi raporunda belirtildiği şekli ile her iki alanda da yol, su, haberleşme, enerji nakil hattı, bant konveyör, havai hat ve kuyu tesislerinin ilgili idarenin onayı ve talebi doğrultusunda bedelsiz olarak kalmasına izin verilebilir. Diğerlerinin ise süresinde yerinden kaldırılması veya çevre ile uyumlu hale getirilmesi zorunludur. Ruhsat sahibinin bu yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde, çevre ve insan sağlığı bakımından sorumlulukları devam eder. Ruhsat sahibi tarafından yapılması gereken işlemler valilik veya ilgili idare tarafından yerine getirilerek yapılan masraflar 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilir. Madencilik faaliyetleri ile Devlet ve il yolları, otoyollar, demir yolları, havaalanı, liman, baraj, enerji tesisleri, petrol, doğalgaz, jeotermal boru hatları, su isale hatları gibi kamu yararı niteliği taşıyan yatırımların birbirlerini engellemesi, maden işletme faaliyetinin yapılamaz hale gelmesi, yatırım için başka alternatif alanların bulunamaması durumunda, madencilik faaliyeti ve yatırımla ilgili karar, Kurul tarafından verilir. Ancak, herhangi bir yatırım yapılmamış I. Grup madenler, mıcır, kaba inşaat, baraj, gölet, liman, yol gibi yapılarda kullanılan her türlü yapı hammaddeleri için verilen ruhsatlar ile görünür rezervi belirlenmemiş diğer grup maden ruhsat sahaları ile çakışan aynı yerdeki diğer yatırımlara Genel Müdürlükçe izin verilir. Ruhsatlı sahalarda görünür rezervi belirlemek üzere yapılan sondaj, kuyu, galeri, desandre gibi işler için yapılan yatırımların ve maden varlığının belgelenmesi durumunda tespit edilen görünür rezerv alanı dışındaki alanlar için, diğer yatırımların madencilik faaliyetlerini engellemeyeceğine Genel Müdürlükçe karar verilmesi halinde diğer yatırım için izin verilir. Bu alanlarda ruhsat sahibi tarafından yapılmış yatırımı etkileyen bir husus var ise bu alanla ilgili karar Kurul tarafından verilir. İşletme ruhsat alanı içerisinde ancak işletme izni veya görünür rezerv alanı dışındaki bir alanda diğer yatırımlara Genel Müdürlükçe izin verilebilir. Yatırımın işletme izni veya görünür rezerv alanı ile çakışması durumunda, Kurul tarafından karar verilir. Arama ruhsatı döneminde hiçbir yatırım yapılmamış ise diğer yatırımlara engel teşkil etmez. Kurul, Devlet Planlama Teşkilatının bağlı olduğu bakanın başkanlığında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı, diğer yatırımcı kurum ya da kuruluşun bağlı olduğu bakan/bakanlar ve yatırım kararına onay veren kurumun ilgili olduğu bakan olmak üzere asgari üç kişiden oluşur. Ancak, yatırımcı kuruluşun Devlet Planlama Teşkilatının bağlı olduğu Bakanlığa veya Bakanlığa bağlı ilgili veya ilişkili bir kurum ve katılımcı

MADEN KANUNU ve BU KAPSAMDA VERİLEN RAPORLAMA SİSTEMLERİ

MADEN KANUNU ve BU KAPSAMDA VERİLEN RAPORLAMA SİSTEMLERİ T.C. ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI MADEN KANUNU ve BU KAPSAMDA VERİLEN RAPORLAMA SİSTEMLERİ Erdal Kaçmaz 29 Eylül 2011 1 İÇERİK Maden Kanununun Kapsamı Maden Grupları, Alanları ve Süreleri Kimler

Detaylı

HABER BÜLTENİ. Tahir ÖNGÜR

HABER BÜLTENİ. Tahir ÖNGÜR Tahir ÖNGÜR Geçtiğimiz yıl, küresel emperyalizmin yeraltı kaynaklarının, ister yerli ister yabancı şirketler eli ile olsun, ama sonunda her açıdan emperyalist sistem adına talanına varan düzene karşı çok

Detaylı

SERBEST MESLEK MENSUPLUĞUNA HAZIRLAMA EĞİTİMİ Ankara_Nisan-2012

SERBEST MESLEK MENSUPLUĞUNA HAZIRLAMA EĞİTİMİ Ankara_Nisan-2012 SERBEST MESLEK MENSUPLUĞUNA HAZIRLAMA EĞİTİMİ Ankara_Nisan-2012 Osman SONGUR osmansongur@ogm.gov.tr İZİN VE İRTİFAK DAİRESİ BAŞKANLIĞI MADEN İŞLERİ ŞUBESİ Orman Sayılan Alanlarda; Madencilik Faaliyetleri,

Detaylı

6- ORMAN KADASTRO VE MÜLKİYETİ İLE İZİNLER

6- ORMAN KADASTRO VE MÜLKİYETİ İLE İZİNLER 6- ORMAN KADASTRO VE MÜLKİYETİ İLE İZİNLER 1- Orman Kadastro Komisyonu aşağıda belirtilen kimlerden ve kaç kişiden oluşur? I- Genel Müdürlükçe atanacak başkan, ormancı üye, ziraatçı üye ile mahalli ziraat

Detaylı

MADEN SEKTÖRÜ/ AKSARAY

MADEN SEKTÖRÜ/ AKSARAY MADEN SEKTÖRÜ/ AKSARAY Ramazan ÖZDEMİR T.C.AHİLER KALKINMA AJANSI AKSARAY YATIRIM DESTEK OFİSİ İçindekiler 1. MADENCİLİK... 3 1.1. Aksaray ın Maden Potansiyeli... 3 1.2. Aksaray daki Maden Kaynaklarının

Detaylı

Ek Form-2 İŞLETME PROJESİ BÖLÜM I RUHSAT BİLGİLERİ

Ek Form-2 İŞLETME PROJESİ BÖLÜM I RUHSAT BİLGİLERİ Ek Form-2 İŞLETME PROJESİ 1.1. Ruhsat Sahasının İli : İlçesi : Beldesi : Köyü : Ruhsat Numarası : Ruhsat Grubu : I (a) Maden Cinsi : BÖLÜM I RUHSAT BİLGİLERİ 1.2. Ruhsat Sahibinin Adı Soyadı : Adres :

Detaylı

MADEN MÜHENDİSİ TANIM

MADEN MÜHENDİSİ TANIM TANIM Yeraltında ve yer üstünde bulunan her tür enerji, maden ve doğalgaz yatağının ekonomik bir biçimde işletilmeye elverişli olup olmadığına karar veren, madenlerin işletilmesi için gerekli tesisleri

Detaylı

1.10.2015. Kömür ve Doğalgaz. Öğr. Gör. Onur BATTAL

1.10.2015. Kömür ve Doğalgaz. Öğr. Gör. Onur BATTAL Kömür ve Doğalgaz Öğr. Gör. Onur BATTAL 1 2 Kömür yanabilen sedimanter organik bir kayadır. Kömür başlıca karbon, hidrojen ve oksijen gibi elementlerin bileşiminden oluşmuş, diğer kaya tabakalarının arasında

Detaylı

Sürdürülebilir Kalkınma - Yeşil Büyüme. 30 Mayıs 2012

Sürdürülebilir Kalkınma - Yeşil Büyüme. 30 Mayıs 2012 Sürdürülebilir Kalkınma - Yeşil Büyüme 30 Mayıs 2012 Sürdürülebilir Kalkınma gelecek kuşakların kendi ihtiyaçlarını karşılayabilme olanağından ödün vermeksizin bugünün ihtiyaçlarını karşılayabilecek kalkınma

Detaylı

TTGV Enerji Verimliliği. Desteği

TTGV Enerji Verimliliği. Desteği Enerjiye Yönelik Bölgesel Teşvik Uygulamaları Enerji Verimliliği 5. Bölge Teşvikleri Enerjiye Yönelik Genel Teşvik Uygulamaları Yek Destekleme Mekanizması Yerli Ürün Kullanımı Gönüllü Anlaşma Desteği Lisanssız

Detaylı

Sirküler No: 047 İstanbul, 12 Mayıs 2014

Sirküler No: 047 İstanbul, 12 Mayıs 2014 Sirküler No: 047 İstanbul, 12 Mayıs 2014 Konu: Yatırım teşvik uygulamasına ilişkin 2012/3305 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ve 2012/1 sayılı Tebliğ de değişiklikler yapıldı. Özet: 8 Mayıs 2014 ve 9 Mayıs

Detaylı

Küresel kapitalizm 1990 Tü

Küresel kapitalizm 1990 Tü Görüş { KÜRESELLEŞME KURUMLARI VE MADENCİLİK WB, IFC. IBRD. IDA, EBRD, ACDB, MIGA,... Tahir UNSUR Jeoloji Yüksek Mühendisi, JMO İstanbul Şb. Yazımanı Küresel kapitalizm 1990 Tü sonrasında kendi merkezi

Detaylı

SERBEST BÖLGELER KANUNU İLE GÜMRÜK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (TASLAĞI)

SERBEST BÖLGELER KANUNU İLE GÜMRÜK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (TASLAĞI) SERBEST BÖLGELER KANUNU İLE GÜMRÜK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (TASLAĞI) MADDE 1-6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun; 1) 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde

Detaylı

AR& GE BÜLTEN. Türkiye de Maden Sektörü

AR& GE BÜLTEN. Türkiye de Maden Sektörü Türkiye de Maden Sektörü Hande UZUNOĞLU Temel sanayi girdilerine ham madde sağlayan bir sektör olan Madencilik, ülkemiz temel sektörleri arasında önemli bir yer teşkil ediyor. Nitekim ülkemiz hem çeşitlilik

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Potansiyel. Alan Verileri İle. Hammadde Arama. Endüstriyel. Makale www.madencilik-turkiye.com

Potansiyel. Alan Verileri İle. Hammadde Arama. Endüstriyel. Makale www.madencilik-turkiye.com Makale www.madencilik-turkiye.com Seyfullah Tufan Jeofizik Yüksek Mühendisi Maden Etüt ve Arama AŞ seyfullah@madenarama.com.tr Adil Özdemir Jeoloji Yüksek Mühendisi Maden Etüt ve Arama AŞ adil@madenarama.com.tr

Detaylı

Trakya Kalkınma Ajansı. www.trakyaka.org.tr. Madencilik İşlem Basamakları

Trakya Kalkınma Ajansı. www.trakyaka.org.tr. Madencilik İşlem Basamakları Trakya Kalkınma Ajansı www.trakyaka.org.tr Madencilik İşlem Basamakları MADENCİLİK FAALİYETLERİ YAPMAK İÇİN GEREKLİ İŞLEM BASAMAKLARI Başvuru Mercii: Arama faaliyetinde bulunacağı alanın niteliğine göre

Detaylı

Piyasaya Hazırlık Ortaklık Girişimi

Piyasaya Hazırlık Ortaklık Girişimi Piyasaya Hazırlık Ortaklık Girişimi Geleceğin Karbon Piyasaları Şekilleniyor Pazara Hazırlık Ortaklık Girişimi (PMR) Kyoto Protokolü nün ilk yükümlülük döneminin sona ereceği 2020 yılı sonrası yeni iklim

Detaylı

11-16 ŞUBAT DEMİR CEVHERİ PİYASA FİYATLARI

11-16 ŞUBAT DEMİR CEVHERİ PİYASA FİYATLARI 11-16 ŞUBAT DEMİR CEVHERİ PİYASA FİYATLARI MADEN DERECE MENŞEİ CFR(USD/MT) DEMİR %65 TÜRKİYE 152-154 DEMİR %60/59 TÜRKİYE 131-133 DEMİR %55/54 TÜRKİYE 112-114 11-16 ŞUBAT CEVHERİ PİYASA FİYATLARI MADEN

Detaylı

EKONOMİ BAKANLIĞI GİRDİ TEDARİK STRATEJİSİ 2013-2015

EKONOMİ BAKANLIĞI GİRDİ TEDARİK STRATEJİSİ 2013-2015 EKONOMİ BAKANLIĞI GİRDİ TEDARİK STRATEJİSİ 2013-2015 Sunum Planı EYLEMLERE İLİŞKİN GELİŞMELER 8 NCİ KURUL TOPLANTISI KARARLARI ÇERÇEVESİNDE GELİŞMELER İLAVE DEĞERLENDİRMELER 2 Eylem Planlarının Hayata

Detaylı

CEVHER HAZIRLAMA MÜHENDİSİ

CEVHER HAZIRLAMA MÜHENDİSİ TANIM Üretilen doğal kaynakların değişik alanlarda kullanılabilir hale getirilmesi, hammadde haline getirilmesini sağlamak amacıyla, gerekli zenginleştirme, zararlı maddelerden arındırma, boyutlandırma

Detaylı

tepav Biyoteknolojide son yıllarda artan birleşme ve satın alma işlemleri ne anlama geliyor? Haziran2014 N201419 POLİTİKANOTU

tepav Biyoteknolojide son yıllarda artan birleşme ve satın alma işlemleri ne anlama geliyor? Haziran2014 N201419 POLİTİKANOTU POLİTİKANOTU Haziran2014 N201419 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Selin ARSLANHAN MEMİŞ 1 Yaşam Bilimleri ve Sağlık Politikaları Analisti Biyoteknolojide son yıllarda artan birleşme ve

Detaylı

Serbest Bölgeler Kanunu, Yasası. 3218 sayılı, numaralı, nolu kanun, yasa SERBEST BÖLGELER KANUNU. Kanun Numarası : 3218. Kabul Tarihi : 6/6/1985

Serbest Bölgeler Kanunu, Yasası. 3218 sayılı, numaralı, nolu kanun, yasa SERBEST BÖLGELER KANUNU. Kanun Numarası : 3218. Kabul Tarihi : 6/6/1985 Serbest Bölgeler Kanunu, Yasası 3218 sayılı, numaralı, nolu kanun, yasa SERBEST BÖLGELER KANUNU Kanun Numarası : 3218 Kabul Tarihi : 6/6/1985 Yayımlandığı R. Gazete : Tarih : 15/6/1985 Sayı : 18785 Yayımlandığı

Detaylı

Madencilik Yatırımları İzin ve Ruhsat Rehberi

Madencilik Yatırımları İzin ve Ruhsat Rehberi Madencilik Yatırımları İzin ve Ruhsat Rehberi Hazırlayan: Niğde Yatırım Destek Ofisi Koordinatörlüğü Başvuru Mercii: Arama faaliyetinde bulunacağı alanın niteliğine göre ilgili bakanlık ile kamu kurum

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA 25.08.1999 tarih ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu nda Değişiklik Yapılması ve Ek Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi ve gerekçesi ilişikte sunulmuştur.

Detaylı

ÇALIŞMA YAPRAĞI KONU ANLATIMI

ÇALIŞMA YAPRAĞI KONU ANLATIMI ÇALIŞMA YAPRAĞI KONU ANLATIMI HATUN ÖZTÜRK 20338647 Küresel Isınma Küresel ısınma, dünya atmosferi ve okyanuslarının ortalama sıcaklıklarında belirlenen artış için kullanılan bir terimdir. Fosil yakıtların

Detaylı

T.B.M.M. CUMHURİYET HALK PARTİSİ Grup Başkanlığı Tarih :.../..«. 8

T.B.M.M. CUMHURİYET HALK PARTİSİ Grup Başkanlığı Tarih :.../..«. 8 T.B.M.M. CUMHURİYET HALK PARTİSİ Grup Başkanlığı Tarih :.../..«. 8 Z ;... Sayı TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu ile Bankacılık Kanunu'nda Değ Yapılması

Detaylı

Yenilebilir Enerji Kaynağı Olarak Rüzgar Enerjisi

Yenilebilir Enerji Kaynağı Olarak Rüzgar Enerjisi Yenilebilir Enerji Kaynağı Olarak Rüzgar Enerjisi İbrahim M. Yağlı* Enerji üretiminde Rüzgar Enerjisinin Üstünlükleri Rüzgar enerjisinin, diğer enerji üretim alanlarına göre, önemli üstünlükleri bulunmaktadır:

Detaylı

qwertyuiopgüasdfghjklsizxcvbnmöçq wertyuiopgüasdfghjklsizxcvbnmöçqw ertyuiopgüasdfghjklsizxcvbnmöçqwer tyuiopgüasdfghjklsizxcvbnmöçqwerty

qwertyuiopgüasdfghjklsizxcvbnmöçq wertyuiopgüasdfghjklsizxcvbnmöçqw ertyuiopgüasdfghjklsizxcvbnmöçqwer tyuiopgüasdfghjklsizxcvbnmöçqwerty qwertyuiopgüasdfghjklsizxcvbnmöçq wertyuiopgüasdfghjklsizxcvbnmöçqw 1 ertyuiopgüasdfghjklsizxcvbnmöçqwer tyuiopgüasdfghjklsizxcvbnmöçqwerty Petrolden Başka Enerjı Kaynakları Var mıdır? uiopgüasdfghjklsizxcvbnmöçqwertyui

Detaylı

Kyoto Protokolü nün Onanması (Taraf Olunması) ve Uluslararası İklim Rejiminin Geleceği ile İlgili Bazı Politik ve Diplomatik Noktalar

Kyoto Protokolü nün Onanması (Taraf Olunması) ve Uluslararası İklim Rejiminin Geleceği ile İlgili Bazı Politik ve Diplomatik Noktalar Kyoto Protokolü nün Onanması (Taraf Olunması) ve Uluslararası İklim Rejiminin Geleceği ile İlgili Bazı Politik ve Diplomatik Noktalar José Romero* İsviçre Federal Çevre Bakanlığı Berne, İsviçre Ankara,

Detaylı

Yönetmelikler. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından: Patlayıcı Ortamların Tehlikelerinden Çalışanların Korunması Hakkında Yönetmelik

Yönetmelikler. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından: Patlayıcı Ortamların Tehlikelerinden Çalışanların Korunması Hakkında Yönetmelik Yönetmelikler Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından: Patlayıcı Ortamların Tehlikelerinden Çalışanların Korunması Hakkında Yönetmelik BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Hukuki Dayanak, Tanımlar Amaç Madde 1

Detaylı

'Şaibeli para transferlerinde Türkiye 26'ncı'

'Şaibeli para transferlerinde Türkiye 26'ncı' 'Şaibeli para transferlerinde Türkiye 26'ncı' Valeria Perasso BBC Muhabiri Küresel Finansal Dürüstlük Örgütü nün (GFI) hazırladığı Kara para dolaşımı raporunda Türkiye nin yılda ortalama 3,5 milyar dolarlık

Detaylı

KAMU İÇ KONTROL STANDARTLARI UYUM EYLEM PLANI REHBERİ. Ramazan ŞENER Mali Hizmetler Uzmanı. 1.Giriş

KAMU İÇ KONTROL STANDARTLARI UYUM EYLEM PLANI REHBERİ. Ramazan ŞENER Mali Hizmetler Uzmanı. 1.Giriş KAMU İÇ KONTROL STANDARTLARI UYUM EYLEM PLANI REHBERİ 1.Giriş Ramazan ŞENER Mali Hizmetler Uzmanı Kamu idarelerinin mali yönetimini düzenleyen 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu 10.12.2003

Detaylı

ARACI KURUMLARIN SERMAYELERİNE VE SERMAYE YETERLİLİĞİNE İLİŞKİN ESASLAR TEBLİĞİ NDE DEĞİŞİKLİK YAPILDI

ARACI KURUMLARIN SERMAYELERİNE VE SERMAYE YETERLİLİĞİNE İLİŞKİN ESASLAR TEBLİĞİ NDE DEĞİŞİKLİK YAPILDI ARACI KURUMLARIN SERMAYELERİNE VE SERMAYE YETERLİLİĞİNE İLİŞKİN ESASLAR TEBLİĞİ NDE DEĞİŞİKLİK YAPILDI Aracı Kurumların Sermayelerine ve Sermaye Yeterliliğine İlişkin Esaslar Tebliği nde (Seri: V, No:34)

Detaylı

KONUSUNU DEVLETT SAYILI. 8 Nisan. konulan başlıklı. vergi ve. takdirde. Yapılan

KONUSUNU DEVLETT SAYILI. 8 Nisan. konulan başlıklı. vergi ve. takdirde. Yapılan Vezin Sirküler 2015-024 SİRKÜLERİMİZİN KONUSUNU YATIRIMLARDA HAKKINDA KARARDA DEĞİŞİKLİ İK YAPILMASINA BAKANLAR KURULU KARARI OLUŞTURMAKTADIR. DEVLETT YARDIMLARI DAİR 2015/7496 SAYILI 8 Nisan 2015 tarihli

Detaylı

BÖLÜM-12 HUKUKİ ÇALIŞMALAR 43.DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU 2012-2014

BÖLÜM-12 HUKUKİ ÇALIŞMALAR 43.DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU 2012-2014 BÖLÜM-12 HUKUKİ ÇALIŞMALAR 43.DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU 2012-2014 AÇILAN DAVALAR 1- İller Bankası Genel Müdürlüğü Görevde Yükselme Sınav Duyurusu Davası Dava Konusu : İller Bankası Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulunun

Detaylı

YAPILMASINA DAİR KANUN

YAPILMASINA DAİR KANUN 24 Haziran 2010 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı : 27621 KANUN MADEN KANUNUNDA VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN Kanun No. 5995 Kabul Tarihi: 10/6/2010 MADDE 1-4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı

Detaylı

Resmî Gazete KANUN MADEN KANUNUNDA VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN. Kanun No. 5995 Kabul Tarihi: 10/6/2010

Resmî Gazete KANUN MADEN KANUNUNDA VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN. Kanun No. 5995 Kabul Tarihi: 10/6/2010 24 Haziran 2010 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı : 27621 KANUN MADEN KANUNUNDA VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN Kanun No. 5995 Kabul Tarihi: 10/6/2010 MADDE 1 4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı

Detaylı

1 Şubat 2015 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 29254

1 Şubat 2015 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 29254 1 Şubat 2015 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 29254 BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİ VE İL ÖZEL İDARELERİ TARAFINDAN AFET VE ACİL DURUMLAR İLE SİVİL SAVUNMAYA İLİŞKİN YATIRIMLARA AYRILAN BÜTÇEDEN YAPILACAK HARCAMALARA

Detaylı

KÜRESELLEŞEN DÜNYA GERÇEKLERİ TÜRKİYE NİN ENERJİ GÖRÜNÜMÜ VE TEMİZ TEKNOLOJİLER

KÜRESELLEŞEN DÜNYA GERÇEKLERİ TÜRKİYE NİN ENERJİ GÖRÜNÜMÜ VE TEMİZ TEKNOLOJİLER KÜRESELLEŞEN DÜNYA GERÇEKLERİ TÜRKİYE NİN ENERJİ GÖRÜNÜMÜ VE TEMİZ TEKNOLOJİLER Prof.Dr. Hasancan OKUTAN İTÜ Kimya Mühendisliği Bölümü okutan@itu.edu.tr 24 Ekim 2014 29. Mühendislik Dekanları Konseyi Toplantısı

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI NA

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI NA TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI NA Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifimiz ve gerekçesi ek tedir. Gereğini saygılarımızla arz ederiz. GENEL GEREKÇE

Detaylı

Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu, Yasası. 4875 sayılı, numaralı, nolu kanun, yasa DOĞRUDAN YABANCI YATIRIMLAR KANUNU. Kanun Numarası : 4875

Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu, Yasası. 4875 sayılı, numaralı, nolu kanun, yasa DOĞRUDAN YABANCI YATIRIMLAR KANUNU. Kanun Numarası : 4875 Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu, Yasası 4875 sayılı, numaralı, nolu kanun, yasa DOĞRUDAN YABANCI YATIRIMLAR KANUNU Kanun Numarası : 4875 Kabul Tarihi : 5/6/2003 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 17/6/2003

Detaylı

T.C. CUMHURBAŞKANLIĞI. İLGİ: 07.07.2005 günlü, A.01.0.GNS.0.10.00.02-10376/31448 sayılı yazınız.

T.C. CUMHURBAŞKANLIĞI. İLGİ: 07.07.2005 günlü, A.01.0.GNS.0.10.00.02-10376/31448 sayılı yazınız. T.C. CUMHURBAŞKANLIĞI SAYI : B.01.0.KKB.01-18/A-14-2005-611 22 / 07 / 2005 TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA İLGİ: 07.07.2005 günlü, A.01.0.GNS.0.10.00.02-10376/31448 sayılı yazınız. Türkiye Büyük

Detaylı

EPDK, PETROL PİYASASINDA YENİ LİSANS İLE MEVCUT LİSANSLARIN TADİL BAŞVURULARINA İLİŞKİN KURUL KARARLARINDA ÖNEMLİ DEĞİŞİKLİKLER YAPTI

EPDK, PETROL PİYASASINDA YENİ LİSANS İLE MEVCUT LİSANSLARIN TADİL BAŞVURULARINA İLİŞKİN KURUL KARARLARINDA ÖNEMLİ DEĞİŞİKLİKLER YAPTI EPDK, PETROL PİYASASINDA YENİ LİSANS İLE MEVCUT LİSANSLARIN TADİL BAŞVURULARINA İLİŞKİN KURUL KARARLARINDA ÖNEMLİ DEĞİŞİKLİKLER YAPTI Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun petrol piyasasında lisans başvurularında

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

15. TÜRKİYE TEKSTİL İSİMLERİ VE ETİKETLEMEYE İLİŞKİN AB MEVZUATINA NE KADAR UYUMLU?

15. TÜRKİYE TEKSTİL İSİMLERİ VE ETİKETLEMEYE İLİŞKİN AB MEVZUATINA NE KADAR UYUMLU? TEKSTİL VE HAZIR GİYİM SANAYİİ 15. TÜRKİYE TEKSTİL İSİMLERİ VE ETİKETLEMEYE İLİŞKİN AB MEVZUATINA NE KADAR UYUMLU? Tekstil İsimlerine ilişkin AB Direktifi nin Türk mevzuatındaki karşılığı olan Tekstil

Detaylı

JEOLOJİ MÜHENDİSİ A- GÖREVLER

JEOLOJİ MÜHENDİSİ A- GÖREVLER TANIM Yerkürenin başlangıcından bugüne kadar geçirdiği yapısal değişmeleri, yerkabuğunun yüzeyinin ve altının bugünkü durumunu inceleyen, yerleşim alanları ve her türlü mühendislik yapılarının yer seçimi

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

Yakın n Gelecekte Enerji

Yakın n Gelecekte Enerji Yakın n Gelecekte Enerji Doç.Dr.Mustafa TIRIS Enerji Enstitüsü Müdürü Akademik Forum 15 Ocak 2005 Kalyon Otel, İstanbul 1 Doç.Dr.Mustafa TIRIS 1965 Yılı nda İzmir de doğdu. 1987 Yılı nda İTÜ den Petrol

Detaylı

21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER

21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER 21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER KÜRESEL EKONOMİYİ ROTASINDAN ÇIKARABİLECEK 10 BÜYÜK TEHLİKE DÜNYA EKONOMİSİ VE ABD EKONOMİSİNDE OLASI MAKRO DENGESİZLİKLER (BÜTÇE VE CARİ İ LEMLER AÇIĞI) (TWIN TOWERS) İSTİKRARSIZ

Detaylı

Elektrik Piyasası Serbest Tüketici Yönetmeliği. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Hukuki Dayanak, Tanımlar ve Kısaltmalar

Elektrik Piyasası Serbest Tüketici Yönetmeliği. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Hukuki Dayanak, Tanımlar ve Kısaltmalar Elektrik Piyasası Serbest Tüketici Yönetmeliği BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Hukuki Dayanak, Tanımlar ve Kısaltmalar Amaç Madde 1- Bu Yönetmeliğin amacı, elektrik piyasasında gerçek ve tüzel kişilerin serbest

Detaylı

MADEN ATIKLARININ YÖNETİMİ

MADEN ATIKLARININ YÖNETİMİ T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI ÇEVRE YÖNETİMİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ MADEN ATIKLARININ YÖNETİMİ ANTALYA, 24 NİSAN 2012 ÜLKEMİZDE MADENCİLİK Türkiye üretilen madensel kaynak çeşitliliği Açısından 152 ülke

Detaylı

Endüstri İlişkileri Kapsamında

Endüstri İlişkileri Kapsamında çimento işveren ocak 2010 Endüstri İlişkileri Kapsamında Mevzuattaki Değişiklikler Ekim-Kasım-Aralık 2009 Dönemi Hazırlayan: Av. Füsun GÖKÇEN 22 Ekim 2009 tarih ve 27384 sayılı Resmi Gazete de Çevre Denetimi

Detaylı

İşletmesinde Toz Problemi TKİ. OAL. TKİ Maden Müh.

İşletmesinde Toz Problemi TKİ. OAL. TKİ Maden Müh. TKİ. OAL. İşletmesinde Toz Problemi TKİ Maden Müh. 1) Giriş Henüz, Türkiye'de kömür ve metal ocaklarında teneffüs edilebilir toz kontrolü yapılmamaktadır. Bu alandaki çalışmaların önemi gün geçtikçe daha

Detaylı

Maden Kanun Tasarısı TBMM de

Maden Kanun Tasarısı TBMM de Maden Kanun Tasarısı TBMM de Aralık 30, 2014-5:21:00 Maden Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, TBMM Başkanlığı'na sunuldu. Tasarıya göre,

Detaylı

3. TÜRKİYE ULAŞTIRMA SİSTEMİNE GENEL BAKIŞ

3. TÜRKİYE ULAŞTIRMA SİSTEMİNE GENEL BAKIŞ 3. TÜRKİYE ULAŞTIRMA SİSTEMİNE GENEL BAKIŞ Cumhuriyetin 1950 yılına kadar olan döneminde, doğru bir ulusal politika ile demiryolu ve denizyoluna ağırlık verilmiştir. leştirilen atılım sonunda, ülkenin

Detaylı

TORBALI TİCARET ODASI MOBİLYA SEKTÖR ANALİZİ

TORBALI TİCARET ODASI MOBİLYA SEKTÖR ANALİZİ TORBALI TİCARET ODASI MOBİLYA SEKTÖR ANALİZİ a. Sektörün Dünya Ekonomisi ve AB Ülkelerindeki Durumu Dünya mobilya üretimi 2010 yılında yaklaşık 376 milyar dolar olurken, 200 milyar dolar olan bölümü üretim

Detaylı

SİRKÜLER NO: POZ-2009 / 53 İST, 22.05.2009. Gemi, deniz ve iç su taşıtları ile ilgili bazı yasal değişiklikler yapıldı.

SİRKÜLER NO: POZ-2009 / 53 İST, 22.05.2009. Gemi, deniz ve iç su taşıtları ile ilgili bazı yasal değişiklikler yapıldı. SİRKÜLER NO: POZ-2009 / 53 İST, 22.05.2009 ÖZET: Gemi, deniz ve iç su taşıtları ile ilgili bazı yasal değişiklikler yapıldı. GEMİ, DENİZ VE İÇ SU TAŞITLARI İLE İLGİLİ BAZI YASAL DEĞİŞİKLİKLER YAPILDI 16

Detaylı

Endüstri İlişkileri Kapsamında

Endüstri İlişkileri Kapsamında Endüstri İlişkileri Kapsamında Mevzuattaki Değişiklikler Haziran-Temmuz 2009 Dönemi Hazırlayan: Av. Füsun GÖKÇEN 05 Haziran 2009 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü Sigortalı

Detaylı

1. Yer kabuðunun yapý gereði olan bir veya birkaç mineralden oluþan kütlelere ne ad verilir?

1. Yer kabuðunun yapý gereði olan bir veya birkaç mineralden oluþan kütlelere ne ad verilir? Soru - Yanýt 15 1. Yer kabuðunun yapý gereði olan bir veya birkaç mineralden oluþan kütlelere ne ad verilir? Yanýt: Yer kabuðunun yapý gereði olan bir veya birkaç mineralden oluþan kütlelere kayaç denir.

Detaylı

Tarım & gıda alanlarında küreselleşme düzeyi. Hareket planları / çözüm önerileri. Uluslararası yatırımlar ve Türkiye

Tarım & gıda alanlarında küreselleşme düzeyi. Hareket planları / çözüm önerileri. Uluslararası yatırımlar ve Türkiye Fırsatlar Ülkesi Türkiye Yatırımcılar için Güvenli bir Liman Tarım ve Gıda Sektöründe Uluslararası Yatırımlar Dr Mehmet AKTAŞ Yaşar Holding A.Ş. 11-12 Şubat 2009, İstanbul sunuş planı... I. Küresel gerçekler,

Detaylı

MTA Genel Müdürlüğü nün Ortaya Çıkardığı Yeni Bir Kara Elmas Yöresi KONYA KARAPINAR Kömür Sahası

MTA Genel Müdürlüğü nün Ortaya Çıkardığı Yeni Bir Kara Elmas Yöresi KONYA KARAPINAR Kömür Sahası MTA Genel Müdürlüğü nün Ortaya Çıkardığı Yeni Bir Kara Elmas Yöresi KONYA KARAPINAR Kömür Sahası Şekil 1. Konya Karapınar Kömür Sahası nın coğrafik ve yer bulduru haritası. KONYA KARAPINAR Lokasyon: İç

Detaylı

Enerjide yüksek ithalat ekonomiye büyük risk

Enerjide yüksek ithalat ekonomiye büyük risk Tarih: 13.01.2013 Sayı: 2013/01 (RAPOR 13 OCAK PAZAR GÜNÜNE AMBARGOLUDUR) Türkiye Enerji İstatistikleri ve Vizyon Raporu na göre; Enerjide yüksek ithalat ekonomiye büyük risk İstanbul Serbest Muhasebeci

Detaylı

Technology. and. Machine

Technology. and. Machine Technology and Machine Cezayir Teknoloji İthal Etmek İSTİYOR Kuzey Afrika nın en geniş yüzölçümüne, 35 milyona yakın nüfusa ve büyük petrol ve doğal gaz rezervlerine sahip olan Cezayir, ekonomik veriler

Detaylı

KANUN MADEN KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

KANUN MADEN KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN 18 Şubat 2015 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı : 29271 KANUN MADEN KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN Kanun No. 6592 Kabul Tarihi: 4/2/2015 MADDE 1 4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden

Detaylı

AFYONKARAHİSAR İLİ MADEN VE ENERJİ KAYNAKLARI

AFYONKARAHİSAR İLİ MADEN VE ENERJİ KAYNAKLARI AFYONKARAHİSAR İLİ MADEN VE ENERJİ KAYNAKLARI Afyon ili sahip olduğu jeolojik yapı gereği çeşitli maden yatakları oluşumu için uygun bir ortam sunmaktadır. Bu nedenle hem maden rezervleri, hem de maden

Detaylı

PEKİ ŞİMDİ NE OLACAK? BAĞIMSIZ DENETİM YÖNETMELİĞİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRME

PEKİ ŞİMDİ NE OLACAK? BAĞIMSIZ DENETİM YÖNETMELİĞİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRME PEKİ ŞİMDİ NE OLACAK? BAĞIMSIZ DENETİM YÖNETMELİĞİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRME GİRİŞ Ayşenur ALTINAY 1 Bir ülkenin gelişmesi ve büyümesi, o ülkede yaşayanların oluşturduğu örgütlerin başarısına bağlıdır. Örgütlerin

Detaylı

MALİ MEVZUAT SİRKÜLERİ

MALİ MEVZUAT SİRKÜLERİ Büyükdere Cd. Nevtron İşhanı No:119 K /6 Gayrettepe-İST TEL: 0212/ 211 99 01-02-04 FAX: 0212/ 211 99 52 MALİ MEVZUAT SİRKÜLERİ SİRKÜLER NO : 2005/37 İstanbul,28 Mart 2005 KONU : Özel Maliyet Bedelleri

Detaylı

TEBLİĞ. MADDE 2 (1) Bu Tebliğ, 4734 sayılı Kanunun 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine dayanılarak hazırlanmıştır.

TEBLİĞ. MADDE 2 (1) Bu Tebliğ, 4734 sayılı Kanunun 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine dayanılarak hazırlanmıştır. 13 Eylül 2014 CUMARTESİ Resmî Gazete Sayı : 29118 Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından: TEBLİĞ YERLİ MALI TEBLİĞİ (SGM 2014/35) Amaç ve kapsam MADDE 1 (1) Bu Tebliğin amacı, 4/1/2002 tarihli ve 4734

Detaylı

TASARRUFLARIN TEŞVİKİ VE KAMU YATIRIMLARININ HIZLANDIRILMASI HAKKINDA KANUN (1)

TASARRUFLARIN TEŞVİKİ VE KAMU YATIRIMLARININ HIZLANDIRILMASI HAKKINDA KANUN (1) 6375-6377 TASARRUFLARIN TEŞVİKİ VE KAMU YATIRIMLARININ HIZLANDIRILMASI HAKKINDA KANUN (1) Kanun Numarası : 2983 Kabul Tarihi : 29/2/1984 Yayımlandığı R. Gazete : Tarih : 17/3/1984 Sayı : 18344 Yayımlandığı

Detaylı

BİTLİS İLİ MADEN VE ENERJİ KAYNAKLARI

BİTLİS İLİ MADEN VE ENERJİ KAYNAKLARI BİTLİS İLİ MADEN VE ENERJİ KAYNAKLARI Bitlis ili, Doğu Anadolu Bölgesinde yer almakta olup, engebeli bir topoğrafyaya sahiptir. Ahlat Ovasıyla, bir düzlük gibi Bitlis in kuzeydoğusundan Van Gölüne doğru

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu DÜNYA EKONOMİSİ Teknoloji, nüfus ve fikir hareketlerini içeren itici güce birinci derecede itici güç denir. Global işbirliği ağıgünümüzde küreselleşmişyeni ekonomik yapının belirleyicisidir. ASEAN ekonomik

Detaylı

Amme Alacaklarının Takibinde Yeni Sorumluluk Esaslarının Geriye Yürümesine Anayasa Mahkemesi Engeli

Amme Alacaklarının Takibinde Yeni Sorumluluk Esaslarının Geriye Yürümesine Anayasa Mahkemesi Engeli Amme Alacaklarının Takibinde Yeni Sorumluluk Esaslarının Geriye Yürümesine Anayasa Mahkemesi Engeli Tahir ERDEM Gelirler Başkontrolörü Giriş 04.06.2008 tarihinde TBMM'de kabul edilen 5766 sayılı Kanun'la

Detaylı

TEKSTİLDE SÜRDÜRÜLEBİLİR ÜRETİM

TEKSTİLDE SÜRDÜRÜLEBİLİR ÜRETİM TEKSTİLDE SÜRDÜRÜLEBİLİR ÜRETİM Prof.Dr. Şule ALTUN, Bursa Teknik Üniversitesi B U T E K O M S E M I N E R L E R I, 2 9. 0 9. 2 0 1 4, B U R S A İklim değişikliği Küresel iklim değişikliği Küresel Isınma

Detaylı

TMMOB MADEN MÜHENDİSLERİ ODASI SÜREKLİ EĞİTİM MERKEZİ

TMMOB MADEN MÜHENDİSLERİ ODASI SÜREKLİ EĞİTİM MERKEZİ BİLİRKİŞİLİK/KAMULAŞTIRMA BİLİRKİŞİLİĞİ EĞİTİMİ 1- TMMOB Mevzuatı-Maden Mühendisleri Odası Mevzuatı 2- Bilirkişilik Mevzuatı 3- Hukuk Davalarında Bilirkişilik 4- Ceza Davalarında Bilirkişilik 5- İdari

Detaylı

Konut Satışları Temmuz 2014. Konut Satışları Temmuz

Konut Satışları Temmuz 2014. Konut Satışları Temmuz Konut Satışları Temmuz Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar dincelg@tskb.com.tr Ağustos 2014 1 Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Konut Satış İstatistikleri ne göre 2014 yılının Temmuz ayında konut satışları

Detaylı

2013-2014 YILI ÇEVRE KANUNU GEREĞİNCE UYGULANACAK CEZALAR

2013-2014 YILI ÇEVRE KANUNU GEREĞİNCE UYGULANACAK CEZALAR 2013-2014 YILI ÇEVRE KANUNU GEREĞİNCE UYGULANACAK CEZALAR 2872 Sayılı Kanunun 5491 Sayılı Yasa ile Değişik 20 nci Maddesindeki Cezai işlemler HAVA KİRLİLİĞİ İLE İLGİLİ CEZALAR Kanundaki Ceza Miktarı 1/1/2013-31/12/2013

Detaylı

Türkiye de. İş Kazalarıİstatistikleri, Maden erlendirilmesi. H. Can Doğan 24.01.2012 1

Türkiye de. İş Kazalarıİstatistikleri, Maden erlendirilmesi. H. Can Doğan 24.01.2012 1 Türkiye de İş Kazalarıİstatistikleri, Maden Kazaları ve Karşı şılaştırmalı Değerlendirilmesi erlendirilmesi H. Can Doğan 24.01.2012 1 Ülkelerin İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Uygulamaları Gelişmişlik Düzeyini

Detaylı

Kömür, karbon, hidrojen, oksijen ve azottan oluşan, kükürt ve mineral maddeler içeren, fiziksel ve kimyasal olarak farklı yapıya sahip bir maddedir.

Kömür, karbon, hidrojen, oksijen ve azottan oluşan, kükürt ve mineral maddeler içeren, fiziksel ve kimyasal olarak farklı yapıya sahip bir maddedir. KÖMÜR NEDİR? Kömür, bitki kökenli bir maddedir. Bu nedenle ana elemanı karbondur. Bitkilerin, zamanla ve sıcaklık-basınç altında, değişim geçirmesi sonunda oluşmuştur. Kömür, karbon, hidrojen, oksijen

Detaylı

T.C. A D A L E T B A K A N L I Ğ I EĞİTİM DAİRESİ BAŞKANLIĞI Y A R G I M E V Z U A T I B Ü L T E N İ

T.C. A D A L E T B A K A N L I Ğ I EĞİTİM DAİRESİ BAŞKANLIĞI Y A R G I M E V Z U A T I B Ü L T E N İ T.C. A D A L E T B A K A N L I Ğ I EĞİTİM DAİRESİ BAŞKANLIĞI Y A R G I M E V Z U A T I B Ü L T E N İ Bültenin Kapsadığı Tarihler 23 Haziran - 11 Temmuz 2010 Yayımlandığı Tarih 12 Temmuz 2010 Sayı 453 İÇİNDEKİLER

Detaylı

İSTANBUL TİCARET ODASI YAYIN NO: 1998-1 MERMER ARAŞTIRMASI. 116. yıl

İSTANBUL TİCARET ODASI YAYIN NO: 1998-1 MERMER ARAŞTIRMASI. 116. yıl İSTANBUL TİCARET ODASI YAYIN NO: 1998-1 MERMER ARAŞTIRMASI 116. yıl IÇINDEKILER ÖNSÖZ "^^-^ttlo Sayfa No: BIRINCI BOLUM 1 GENEL BİLGİLER 3 1.1. MERMERİN TANIMI VE SINIFUNDIRMA 5 1.2. MERMERİN ÖZELLİKLERİ

Detaylı

TEKSTİLDE SÜRDÜRÜLEBİLİR ÜRETİM. Prof.Dr. Şule ALTUN, Bursa Teknik Üniversitesi

TEKSTİLDE SÜRDÜRÜLEBİLİR ÜRETİM. Prof.Dr. Şule ALTUN, Bursa Teknik Üniversitesi TEKSTİLDE SÜRDÜRÜLEBİLİR ÜRETİM Prof.Dr. Şule ALTUN, Bursa Teknik Üniversitesi İklim değişikliği Küresel iklim değişikliği Küresel Isınma Sera gazları 1. Karbon Dioksit (CO 2 ) 2. Metan (CH 4 ) 3. Diazot

Detaylı

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2014/85. KONU Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararda Değişiklik Yapıldı.

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2014/85. KONU Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararda Değişiklik Yapıldı. DRT Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş. Nurol Maslak Plaza Ayazağa Mah. Büyükdere Cad. A ve B Blok No:255-257 Kat:5 Maslak/İstanbul, Türkiye Tel: + 90 (212) 366 60 00 Fax: + 90 (212) 366 60

Detaylı

18,600 18,184 9,100 15,100 79,800 79,800 124,000. 2.21.1. Rezerv 1,324 879.4 961.4 1,165.4 2,369 1,800 3,907.7 4,808.8 5,173.1 4,100.

18,600 18,184 9,100 15,100 79,800 79,800 124,000. 2.21.1. Rezerv 1,324 879.4 961.4 1,165.4 2,369 1,800 3,907.7 4,808.8 5,173.1 4,100. Çizelge 111. Türkiye'nin Sölestin Üretimi (Ton) 1977 1979 1981 Kaynak : Mineral Commodity Summaries, 1988; DPT Yayın NO 2147, 1988 18, 18,184 9, 15, 79, 79, 124,000 Çizelge 112. Türkiye'nin Sölestin İhracatı

Detaylı

ENERJİ KAYNAKLARI ve TÜRKİYE DİYARBAKIR TİCARET VE SANAYİ ODASI

ENERJİ KAYNAKLARI ve TÜRKİYE DİYARBAKIR TİCARET VE SANAYİ ODASI ENERJİ KAYNAKLARI ve TÜRKİYE DİYARBAKIR TİCARET VE SANAYİ ODASI ENERJİ KAYNAKLARI ve TÜRKİYE Türkiye önümüzdeki yıllarda artan oranda enerji ihtiyacı daha da hissedecektir. Çünkü,ekonomik kriz dönemleri

Detaylı

KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI. Bosad Genel Sekreterliği

KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI. Bosad Genel Sekreterliği KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI Bosad Genel Sekreterliği SEKTÖR ANALİZİ Otomotiv OEM boyaları dünyanın en büyük boya segmentlerinden biridir. Otomotiv OEM boyaları, 2011 yılında toplam küresel boya

Detaylı

TURİZMİ TEŞVİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

TURİZMİ TEŞVİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN KANUN NO: 4957 TURİZMİ TEŞVİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN Kabul Tarihi: 24 Temmuz 2003 Resmi Gazete ile Neşir ve İlânı: 1 Ağustos 2003 - Sayı: 25186 MADDE 1.- 12.3.1982 tarihli ve 2634

Detaylı

KÜRESEL ISINMA ve ENERJİ POLİTİKALARI. Özgür Gürbüz Yeşiller Enerji Çalışma Grubu 8 Ekim 2006 - İstanbul

KÜRESEL ISINMA ve ENERJİ POLİTİKALARI. Özgür Gürbüz Yeşiller Enerji Çalışma Grubu 8 Ekim 2006 - İstanbul KÜRESEL ISINMA ve ENERJİ POLİTİKALARI Özgür Gürbüz Yeşiller Enerji Çalışma Grubu 8 Ekim 2006 - İstanbul Sera gazları ve kaynakları Kyoto Protokolü tarafından belirtilen 6 sera gazı: Karbon dioksit (CO

Detaylı

Enerji Kaynağı Olarak Kömür

Enerji Kaynağı Olarak Kömür SOMA'DAN SONRA: TÜRKİYE'DE ENERJİ KAYNAKLARI, ÜRETİM VE TÜKETİMİ, ALTERNATİF ENERJİLER, ENERJİ POLİTİKALARI PANELİ Enerji Kaynağı Olarak Kömür Prof. Dr. Ahmet Arısoy Giriş. Enerji kaynağı olarak kömürün

Detaylı

TÜRK PARASI KIYMETİNİ YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

TÜRK PARASI KIYMETİNİ YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER TÜRK PARASI KIYMETİNİ KORUMA HAKKINDA 32 SAYILI KARARDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER 11 TÜRK PARASI KIYMETİNİ KORUMA HAKKINDA 32 SAYILI KARARDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER 30.12.2006 tarihli Resmi Gazetede 32 sayılı

Detaylı

Avrupa Birliğine Uyum Danışma ve Yönlendirme Kurulu Toplantısı

Avrupa Birliğine Uyum Danışma ve Yönlendirme Kurulu Toplantısı Avrupa Birliğine Uyum Danışma ve Yönlendirme Kurulu Toplantısı Sakarya Ticaret Borsası Sakarya da Tarım ve Hayvancılık Sektör Analizi ve Öneriler Raporu Projesi 1. Proje fikrini oluşturan sorunları nasıl

Detaylı

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ BAŞKANLIĞINA

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ BAŞKANLIĞINA TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ BAŞKANLIĞINA Sağlık Bakanlığı Sertifikalı Eğitim Yönetmeliği taslağı tarafımızca incelenmiş olup, aşağıda taslağın hukuka aykırı ve eksik olduğunu düşündüğümüz yönlerine

Detaylı

KÜRESELLEŞEN DÜNYA GERÇEKLERİ TÜRKİYE NİN ENERJİ GÖRÜNÜMÜ VE TEMİZ TEKNOLOJİLER

KÜRESELLEŞEN DÜNYA GERÇEKLERİ TÜRKİYE NİN ENERJİ GÖRÜNÜMÜ VE TEMİZ TEKNOLOJİLER KÜRESELLEŞEN DÜNYA GERÇEKLERİ TÜRKİYE NİN ENERJİ GÖRÜNÜMÜ VE TEMİZ TEKNOLOJİLER Prof.Dr. Hasancan OKUTAN İTÜ Kimya Mühendisliği Bölümü okutan@itu.edu.tr 18 Haziran 2014 İTÜDER SOMA dan Sonra: Türkiye de

Detaylı

Tarım Arazileri. Esin ERTEK TSKB Ekonomik Araştırmalar erteke@tskb.com.tr

Tarım Arazileri. Esin ERTEK TSKB Ekonomik Araştırmalar erteke@tskb.com.tr Tarım Arazileri Esin ERTEK TSKB Ekonomik Araştırmalar erteke@tskb.com.tr Temmuz 2014 Dünyada tarım arazilerine ilgi gün geçtikçe artıyor. Nüfus artışı ve iklim değişikliği ile birlikte emtia piyasalarında

Detaylı