BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 10. DÖNEM
|
|
|
- Turgay Özmert
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 10. DÖNEM HAZİRAN DERS NOTLARI Editör Uz. Dr. Tahir ÖZAKKAŞ i
2 Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları: 128 Bütüncül Psikoterapi 10. Dönem Haziran 2012 Ders Notları Copyright ISBN Özak Yayınevi (Psikoterapi Enstitüsü) Tüm hakları saklıdır. Yayıncının izni olmaksızın tümüyle veya kısmen yayımlanamaz, kısmen de olsa çoğaltılamaz ve elektronik ortamlarda yayımlanamaz. Birinci baskı: Mart 2014 Editör: Tahir Özakkaş Yayıma hazırlayan: Sevgi Akkoyun & Menekşe Arık Katkıda Bulunanlar: Beyza Tıraş, Deniz İlter Baskı: Acar Matbaacılık Prom. ve Yayın. San. ve Tic. Ltd. Şti. Litros Yolu Fatih Sanayi Sitesi No:12/243 Zeytinburnu - İstanbul Tel: PSİKOTERAPİ ENSTİTÜSÜ EĞİTİM ARAŞTIRMA SAĞLIK ORGANİZASYON VE DANIŞMANLIK LTD. ŞTİ. Eğitim ve Kongre Merkezi: Fatih Sultan Mehmet Caddesi No285 Darıca-KOCAELİ Tel : Fax : Merkez: Bağdat Caddesi No: 540/8 Bostancı-İSTANBUL / TÜRKİYE Tel : Fax : ii
3 SUNUŞ nsanlık tarihi boyunca, her toplumda psikolojik rahatsızlıkları İ tedavi etmeye yönelik girişimler olmuştur. Bu alanda yapılan girişimler sonucu ortaya çıkan pek çok farklı ekolün savunucuları, kendi ekollerini yüceltme ve diğer ekolleri küçümseyerek ötekileştirme yoluna gitmiştir. Ancak buna rağmen farklı yaklaşımlardan bilgiler edinerek kuramını zenginleştirmeye ve bu alanda çalışmalar yapmaya başlayan öncü terapistler, psikoterapide bütünleşmeyi sağlayarak alandaki bölünmeleri büyük oranda azaltmıştır. Bütüncül psikoterapi, hastanın bilişlerinin, davranışlarının, kişiliğinin ve duygusal süreçlerinin yeniden düzenlemesine yardımcı olmak için pek çok farklı ekolden faydalanarak daha gerçekçi, uyumlu ve esnek bir çalışma alanı sunar. Eğitimini verdiğimiz bütüncül psikoterapi, zaman zaman eklektik ve asimilatif, genellikle de entegratif ve ortak faktörler üzerine kurulmuş bütüncül bir yaklaşımı içerir. Bireye, teori odaklı değil danışan odaklı bakmaya çalışan bütüncül psikoterapiler, farklı yaklaşımların bileşenlerini bir araya getirerek terapisti geniş bir vizyona ulaştırır. Bu amaçtan yola çıkarak, çeşitli bilimsel etkinlik, araştırma, eğitim ve yayın çalışmalarıyla, ülkemizde bütüncül psikoterapi uygulamalarının gelişimine öncülük etmekten gurur duyuyoruz. Elinizdeki bu ders notları, ruhsal bozuklukların tedavisinde tek bir psikoterapi yaklaşımına bağlı kalmak-tansa elindeki veriyi kullanarak uygulanabilecek en iyi tekniği ve teoriyi arayan bütüncül yaklaşımlı terapistler yetiştirme adına verilen Bütüncül Psikoterapi Teorik iii
4 Eğitimi 10. Grubunun haziran ayı deşifrelerini sunmaktadır. Bu ders notları, eğitim deşifresinin derlemesi olma özelliğiyle dünyada eşi benzeri görülmemiş bir yayın niteliği de taşımaktadır. Bu ders notlarında, ilişkisel psikoterapi, ilişkisel kuram ve döngüsel bağlamsal model konuları ele alınmaktadır. Bütüncül psikoterapiler de insanın ruhsal yapısının gelişiminde olduğu gibi zamanla özerkleşecek, bireyselleşecek ve ayrışarak psikoterapi ruhunu ayakta tutacaktır. Psikoterapi uygulayıcıları için önemli olduğunu düşündüğümüz bu eğitim ders notlarını, sizlerin ilgisine sunmaktan kıvanç duymaktayız. Keyifli okumalar dileriz Tahir ÖZAKKAŞ Psikoterapi Enstitüsü Başkanı iv
5 İ Ç İ N DE K İ L E R HAZİRAN GÜN 1 İLİŞKİSEL PSİKOTERAPİYE GİRİŞ PSİKANALİZDE İLİŞKİSEL KAVRAMLAR PSİKOTERAPİDE BAĞLAM VE İLİŞKİ İLİŞKİSEL KURAM HAZİRAN GÜN 5 KARŞIMIZDAKİNİ NASIL ANLARIZ? TEK KİŞİLİ VE İKİ KİŞİLİ YAKLAŞIM İLİŞKİSEL KURAMDA KİŞİLİĞİN DİNAMİKLERİ BİR RÜYANIN İLİŞKİSEL TERAPİ VE DİĞER EKOLLERE GÖRE YORUMLANIŞI HAZİRAN GÜN 9 İLİŞKİSEL KURAM VE DÖNGÜSEL BAĞLAMSAL MODEL İLİŞKİSEL TERAPİYLE GELİŞİMSEL DURAKLAMA YAKLAŞIMLARI VAKA ÜZERİNDE İLİŞKİSEL ANALİZ KABUL VE DEĞİŞİM ARASINDAKİ DİYALEKTİK İLİŞKİ v
6
7 Haziran GÜN
8
9 1 İLİŞKİSEL PSİKOTERAPİYE GİRİŞ T ahir Özakkaş: Evet bir beş dakika diğer arkadaşlarımız gelene kadar. Yazın yaptığımız çalışmalardan bahsedeyim. Bildiğiniz gibi kızımla beraber Chicago'ya gitmiştik. 2 tane sunumumuz vardı. Bir tanesi benim yaptığım Bütüncül Psikoterapinin grup uygulamalarıydı. Onları bir model halinde sunduk. Bir uygulama denemesi gösterdik. İkinci olarak da buradaki gruptan bir grup arkadaşın yapmış olduğu bir çalışmaydı. Psikoterapi enstitüsüne 10 yıl içerisinde başvuran danışanların sosyodemografik özellikleri ve psikoterapiye başvuran Türk toplumunun kaba bir portföyünü ortaya koyduğumuz bir çalışma idi. Bu çalışma böyle bir kaç makale şeklinde hazırlandı. İlk makaleyi orası için hazırlamıştık. Onu sunduk. Onun dışında ikili görüşmelerimiz oldu. Sepi hakkında kısaca bilgi verelim. Sepi aslında dünyadaki psikoterapiyle ilgili son gelişmelerin harmanlandığı, tartışıldığı, konuşulduğu, dünya nereye gidiyor? Sorularına cevap bulmak için babaların birbirlerine gövde gösterisi yapıp, uzlaşmaya çalıştıkları bir bilim arenası diyebiliriz. O açıdan çok hoş. Dünyadaki belirli ekollerin temsilcileri, kuramcılar gelip sizin önünüzde karşılıklı olarak tartışıyorlar, konuşuyorlar. Kuramlarını ortaya koyuyorlar. Neden
10 diğerlerinden farklı olduklarını, neden bazı alanlarda birlikte olduklarını anlatmaya çalışıyorlar. Diana Fosha diye zaman zaman bahsettiğim meşhur bir hanımefendi var. Onun geliştirdiği yöntem üzerine video gösterileri izledik. Greenberg'de kendi sunumunu yaptı. Çok güzel bir toplantı idi. Yine ilişkisel terapiyle ilgili olarak bir panelde psikoterapiler nereye doğru evrimleşiyor ve bütünleşiyor, ampirik çalışmalar yani üniversiteler düzeyinde yapılan çalışmalar sonuçları nereye götürüyor? Klinikte uygulama yapan, hem üniversite bünyesinde hem dışarıda psikoterapistlerin yaklaşım ekollerindeki ortak değerlendirme ölçütlerine göre hastaların bu tedavi yaklaşımlarından ne derece yararlandıklarıyla ilgili çalışmalar var. Diana Fosha'yı 2013 yılı itibarıyla Türkiye'ye davet ettiler. Emotion focus terapiyi öğretmesi için, o da memnuniyetle kabul etti. Evet, arkadaşlar hoş geldiniz. Bu ayki konumuz ilişkisel terapiler. İlişkisel terapileri bütüncül psikoterapileri kapsayan bir çadır, kapak şeklinde nitelendirebilirsiniz. Kursiyer: Bir şey soracağım. Bu Amerika'daki yapmış olduğunuz aktivasyonlarda tek başına mısınız? Tahir Özakkaş: Tek başınayım. Psikoterapi enstitüsü ve sizler varsınız arkamda. İstiyoruz ki Türkiye'den 50 kişilik bir ekip gitsin ama çok uzak Türkiye. Bir kere psikoterapi kısmı, Amerika'da 50 yıldır psikoloji fakültelerinin uhdesinde. Türkiye'de biz psikoloji öğretmenleri yetiştirdik. Psikolog yetiştirmedik. Şimdi toplum psikolog talep edince devlette, psikologlar da şaşırdı. Tıp doktorları ve psikiyatrlar organik tedavi yaparlar. İlaç verirler. Hastaneye yatırırlar. Rehabilite ederler. Ameliyat ederler. Türkiye'de psikiyatrlar yeni yeni psikoterapiyi öğrenmeye başladılar. %70'inde yok hala, bir kaç merkezde var. Psikoterapinin BPT HAZİRAN DERS NOTLARI
11 geçerliliğini kabul etmeyen bir tıp anlayışından geliyoruz. En son bir yasa çıktı. Klinik psikologlara doktor nezaretinde danışan görme yetkisi verdi. Dolayısıyla Türkiye'deki psikoloji fakültelerinde yeni yeni uygulamalar başladı. Örneğin Boğaziçi Üniversitesi. Üniversitede, psikoloji fakülteleri döner sermaye oluşturacak, yani danışan alınacak. O döner sermayede tıp fakülteleri hastaneler gibi psikoterapi yapmaya yetkili akademisyenleri, yardımcı doçentleri ile terapi yapacak onun üzerinden de araştırmalar yapılacak. Nortwesthern Üniversitesinde family terapi enstitüsü diye sadece terapi enstitü merkezi var. Bölgedeki aileler oraya gönderiliyor. Yüzlerce aile terapi alıyor. Yüzlerce öğrenci okuyor. Yüzlerce departmanda terapi yapılıyor. Terapiler gözlem odasında yapılıyor. Aynalı odalarda yapılıyor. Buralarda öğrenciler öğreniyor. Evet, şimdi ilişkisel terapiye geçelim; Önceki aylarda davranışsal kuramı anlatırken dedik ki davranışçılık onun karşısında tepki veren bir sistem. Hatırlarsanız ruhsal aygıtı bununla izah ettik. Arkadaşlar ilk ay geldiğinizde şöyle anlatmıştık. Sisteme dışarıdan impulslar gelir, bu impulslara karşı bizim tepkilerimiz vardır. Bu da öğrenme yöntemiyle ortaya çıkar. Koşullu şartlanma, koşulsuz şartlanma, sosyal öğrenme ve keşif yoluyla öğrenme şeklindeki 4 öğrenmeyle öğreniriz. Baktığımızda bütün hayatımızın bu 4 öğrenme şeklinden ibaret olduğunu ve bütün sistemlerin davranışsal şartlanmalarla ilintili olduğunu, reflekslerle ilintili olduğunu sizlere ifade etmiştim. Davranışsal sistemle fobilerin oluşumu, anksiyetenin oluşumu, cinsel sorunlarla ilgili tedaviler, koşullu veya koşulsuz şartlanma örnekleriyle izah etmiştik. Ve bu izah hepimizin hoşuna gitmişti hatırlarsanız. Ya ne güzel hayat çok basit aslında. Her yerde öğrenme sistemleri var ve biz haz ve ceza prensibi perspektifinde ödüllendirilen şeyleri pekiştiriyoruz. Ceza ve sıkıntı duydukları- İlişkisel Psikoterapiye Giriş 5
12 mızdan kaçınarak, hayatta iki tür eylem yapıyoruz. Niye bu kadar zor oluyor ki her şey dedik. Hastalıkların izahında, bu etki- tepki prensibini ortaya koyduğumuzda birçok hastalığın nasıl ortaya çıktığını, nasıl tedavi edileceğiyle ilgili yöntemlerini görmüştük. Albert deneyini hatırlarsınız. Bir fobi, laboratuvarda nasıl oluşturuluyor ve düzeltiliyor. Beyaz tavşana yüksek ses verilerek fobi oluşturuldu, ardından da desensitize edilerek fobi ortadan kaldırıldı. O zaman iş kolaydı. Ve gerçekten bilim adamları davranışçı terapi tekniklerini geliştirerek birçok hastalığı tedavi etmişlerdi. Fakat bir noktadan sonra davranışçı şartlanmalarla yapılan uygulamaların herkeste aynı sonuçlar vermediğini gördüler. Bilim adamları, bir takım insanlarla bu etki-tepki prensibine uygun çalışırken bir gurup insan için bunun uygun zemin olmadığını gördüler. İnsanları koşulsuz şartlanmayla ilgili laboratuvardaki fare gibi görürseniz, bu iş olmaz. İnsan farklı dediler. İnsan düşünen bir yaratık. Hayvanlardan en önemli farkı düşünebilir olması. Düşünen bir yaratık olarak onun olaylar üzerinde bir düşünme, değerlendirme merkezi vardır. Cevap yani tepki o düşünceden sonra ortaya çıkar. Bu sefer Kognitif işler karşımıza geldi. Bilişsel terapistler veya bilgi işleme prosesi üzerine Amerika'daki ve Avrupa'daki psikoloji fakültelerinin laboratuvar bölümlerinde, deneysel çalışma yapan bölümlerinde insanoğlunun algıyı nasıl işlemlediğine dair araştırmaların sonucunda görüldü ki, algı her insanın bilgi işleme proseslerine göre, şemalarına göre hafıza kayıtlarına ulaşıyor ve hafızadan çağrışma sistemlerine göre değişiyor. Bu sistem ikinci bir kategori açtı. Kognitifçiler etki-yorumtepki üçgeninde olayı izah etti. Ortada bir yorum kısmı çıktı. Yani bilgi alındıktan sonra nasıl değerlendiriliyor, nasıl işlemleniyor, nasıl hafıza kayıtlarına konuyor, gerektiğinde bunlardan hangileri ne amaçla çağırılıyor? Ve bizim tepkilerimizi nasıl belirliyor? O BPT HAZİRAN DERS NOTLARI
13 zaman kognitif dünya dediğimiz inanılmaz, muhteşem bir dünyaya ayaklarımızı bastık. İnsanoğlu doğduğu andan itibaren şemalar dediğimiz, olaylar hakkında, her olay hakkında ayrı ayrı düşünüp karar vermek yerine, sistemleşmiş, daha önce karar verilmiş, yerleşmiş bir takım içsel kalıplarla olayı değerlendirdiğini, bu değerlendirmeye ve çeşitli çalışmalara göre de cevap verdiğini gördük. İşte buna da kognitif terapi dediler. Kognitif terapistler insan zihnindeki yorum kısmına müdahale ederek bunun hangi şekilde yorumlanacağını, insanların sağlıklı düşünmeden ziyade patolojik düşünmeye nasıl girdiklerini ve bunların nasıl klinik tablolar oluşturduklarını, bu klinik tabloların hangi müdahale teknikleriyle düzeltileceğine dair bir açıklama getirdiler. Bunlardan ilk açıklama getiren depresyon üzerine çalışan Aaron T. Beck. Beck çalışmalarında aslında insanların, hatalı şemalarla düşündükleri için depresyona girdiklerini gördü. İnsanların düşüncelerini ve olaylara bakış tarzlarını değiştirdiğinde olaylarla ilgili sonuçların ortadan kalktığını gördü. Depresyona girecek şekilde düşünen bir insanın depresyona girerken, o insanın depresyona girmesine neden olan düşüncelerini değiştirmeyi başarırsanız, depresyonun ortadan kalktığını tespit etti. Hatırlarsanız İki arkadaşa burada ne görüyorsunuz diye sordum demiştim. Biri "A ne güzel hocam, yaşıyorsun burada" demişti. İkinci arkadaşım aynı sahne, aynı koltukta "hocam fay hattı buradan geçiyor değil mi, 30 yıl içinde deprem olması bekleniyor. Eğer deprem olursa su gelir, biz burada boğulur muyuz "dedi. İşte olayı değerlendirme merkezi, birisinde ne güzel deniz, ne güzel manzara yaşıyorsun hocam derken, ikincisi felaketlerle yetiştirilmiş, bardağın boş tarafına bakan bir zihinle bizim oradaki seansımızı berbat etti. Ve huzursuz oldu. Acaba deprem olur mu diye. İşte kognitifçiler diyor ki; olayların, nesnelerin suçu yoktur. Siz nesnelere verdi- İlişkisel Psikoterapiye Giriş 7
14 ğiniz anlamları değiştirin. Denizin hiçbir kabahati yok. Deniz orada duruyor. Sıkıntılı bakarsanız, sıkıntılı sonuçlar yaşarsınız. Bu uygulamayı yaptığımızda bazı insanlarda yüzeysel değişimler oluyor fakat sonra yeniden tökezlemeye başlıyorlar. 3 ay- 6 ay iyi gidiyor. O zaman dediler ki, insanın bugününü kesitsel olarak ele aldığınızda insan sadece bugünden hareket eden bir yapı değildir. Bu defada insan zihinsel bir aygıta sahiptir diyen dinamikçiler ortaya çıktı. Freud çıktı. İd, ego, süperegodan oluşan Ruhsal aygıt ve doğuştan itibaren libidinal enerjiyle yüklenmiş olan dürtüsel yapımız, olduğu izahı yapıldı. Bu dürtüsel yapımız birincil düşünce süreçlerini içerir. Zaman, mekân, determinal ilişki, mantık, ahlak kavramının olmadığı haz ilkesine dayalı, hemen şimdi tatmin edilmek istenen bir ruhsal tarafımızdır. Bebeklere bakarsanız bunu görürsünüz. Bebekler hemen isterler, şimdi isterler. Hazlarının ötelenmesine asla tahammül edemezler. Eğer istediği hazzı vermezseniz öfke kriziyle saldırırlar. İnsanın özü budur. Ama dış dünya onun ihtiyaçlarını hemen karşılayacak şekilde hazır değildir. Dış dünya onun cenneti değildir. Dış dünya realite prensibi üzerine çalışır. İşte dış dünyanın gerçekliği ile bizim yaratılışımızdaki dürtüsellik bir çelişki ve çatışma oluşturur. Dış dünyada yaşayabilmeniz için dış dünyanın gerçekliğini görmeniz lazım. Ateşin yakacağını, buzun donduracağını bilmeniz lazım. Yoksa yanarız. İşte bu dış dünyadaki gerçeklikle iç dünyamızdaki hazza dayalı dürtüsellik karşı karşıya gelince karşımıza Çatışma Kuramı çıkıyor. İşte ego dış dünyaya adapte olan idin bir tarafı olarak yapılandığında diyor ki, ben dış dünyada yaşayabilmem için, dürtülerimi kontrol etmem, bastırmam, ertelemem, ötelemem, yeri ve zamanı geldiğinde yere ve zamana uygun bir şekilde deşarj yolu bulmam gerekiyor. Ve sistem kendi içinde çatışma yaşıyor. İdle, ego çatışı BPT HAZİRAN DERS NOTLARI
15 yor. Daha sonra toplumun değer yargıları, gerçekliği de içselleştirilerek, içe alınıyor. Süperego olarak anne babanın ve toplumun dünya görüşü bir insanın zihninde içselleştirilip, o insanlar olmasa bile kendi içerisinde dur, tamam, aferin veya hımmm diyen bir takım sesler duymaya başlıyor. İşte burada id, ego, süperego arasında inanılmaz bir döngü başlıyor. Bir savaş, bir mücadele, barış heyetlerinin karşılıklı oturup müzakere yapmaya çalıştığı insandan bahsediyoruz. İnsan bir karanlık odada oturuyor. Dolduruyor, boşaltıyor, dolduruyor, boşaltıyor. Ne yapıyor? İçinde idiyle egosu savaşıyor. Egosuyla süperegosu savaşıyor. Süperegosuyla egosu savaşıyor. Ve insan bu savaşta yetiştirilme tarzına göre, id ve süperegosunun oluşum tarzına göre de şekil alıyor. Patolojilerle problemler bu sisteme göre ortaya çıkıyor. Bakıyoruz davranışçılık çok yüzeysel kaldı. Alt yapıda insanın yapısını belirleyen determinizm var. Bir ilişki var. Dürtü yola çıkıyor, dürtü doğuştan geliyor, dürtü libidinal, dürtü agresyon yüklü. Bu dürtü hedefine ulaşana kadar nesnesini bulana kadar, ona yaşanana kadar gerilim yaşatıyor. Çocuğa memesini, yemeğini vermediğinizde ağlıyor, kıyameti koparıyor. O dürtü aktifleştiğinde bir nesne buluyor ve ona boşaltıyor. İnsanoğlu doğuştan hayvanlar gibi getirmiş olduğu bir idden müteşekkildir. İd hayvanidir, şeytanidir. İd içindeki dürtüleri tatmin etmenin peşinde koşar. Gerisi hikâye ve teferruattır. Bu tarafımıza baktığımızda evet egoyla, süperegoyla bu dürtülerimizi nasıl kontrol altına alacağımızla ilgili çalışma yapıp, dış dünyaya adapte olalım ki, hayatımızı ve varlığımızı sürdürelim. Evet, tam bu süreçte insanın iç dünyasında idiyle kendisinin mücadele ettiği dürtü çatışma kuramı aktifleşirken, Anna Freud diye bir hanımefendi çıktı. Şöyle dedi: Babacığım söylediğin şeyler doğru olabilir ama insanlık sadece idden mi müteşekkil? Ben bu konuda endişeliyim. Egonun da gelişim kapasiteleri önemli olma- İlişkisel Psikoterapiye Giriş 9
16 sın. Senin söylediklerine saygı duyuyorum ama sanki ego biraz daha aktif gibi. Biz idin dürtüleri üzerine çalışıp, bilinçdışı çatışmaların ne olduğu ve nasıl çözüleceği yerine yani kapatılmış, bastırılmış olan dürtülerin taşınması, bilince getirilmesi ve deşarj edilmesiyle uğraşmak yerine onları tutan egonun büyüklüğünü, cesametini, olaylar karşısında yönetme kapasitesini arttırırsak kişiyi daha mutlu ve müreffeh yaparız diye bir iddiayla ortaya çıkıyor. Anna Freud savunma düzenekleri ile karşımıza geldi. Savunma düzeneklerini ilkelden ortaya, ortadan olguna diye çeşitlendirdi ve dedi ki, insanoğlunun temel hikâyesi zayıf olan egolarını güçlendirmek, zayıf olan egolarını kuvvetli hale getirmek, onları olgun savunma düzenekleriyle doldurmaktır. Ve karşımıza ego psikolojisi geldi. Yine Freud'un yetiştirdiği öğrencilerden M. Klein dedi ki; Ya siz egodan, süperegodan, idden bahsediyorsunuz ama id, ego, süperego dış dünyanın içeriye resmedilmesidir. İnsan nasıl insan oluyor? Nasıl idi ortaya çıkıyor? Nasıl egosu ortaya çıkıyor? Bir öteki olmadığı zaman çocuğun ne egosu oluyor, ne süperegosu oluyor. Yani bir anne varsa, bir çocuktan bahsedersiniz. Bir öteki varsa bir bireyden bahsedersiniz. Bebeğin ilk yaptığı şey ötekiyle ilgili deneyim yapmak, bu deneyime bağladığı duyguyu içe atmak ve orada nesne ilişkileri oluşturmak. Bir nesnenin karşısında kendilik vardır bir kendiliğin karşısında da nesne vardır. Dünyada hiçbir an yoktur ki, hiçbir birey yoktur ki, bir şey düşündüğünde içinde kendilik tasarımının karşısında nesne tasarımı olmasın. Dünyada hiçbir birey yoktur ki, bir nesneden bahsederken karşılığında o nesneyi anlatan kendilik tasarımı olmasın, herhangi bir yerde herhangi bir insan yoktur ki, kendini anlatırken karşılık koyduğu içsel bir nesne tasarımı olmasın. Nesne ve kendilik aynı anda var olmak zorunda olan bir ikilidir. Önce sen nesneyi tanı. Onun gözünden kendilikle ilgili bir tasarım kur. İkisinin arasındaki sistemin ne olduğunu anla BPT HAZİRAN DERS NOTLARI
17 Bu sisteminde libidinal ve agresyon diye unitten ibaret olduğunu gör. Onlar birleşsin. Daha sonra belki egoyu oluştururlar. Sen daha alfabesindesin. Böylece karşımıza koskoca bir de nesne ilişkileri çıktı. Bir taraftan davranışçı, bir taraftan kognitifi, idi, egoyu, süperegoyu çözelim derken gittikçe karmaşıklaştırdılar. Evet, nesnenin varlığı ve nesnenin kendilikle kurduğu ilişkiyi anlamadan, insanın bireysel yapısını anlamanın, kavramanın ve ilişkilerini ortaya çıkarmanın mümkün olmadığı ortaya çıktı, sistem nasıl çalışıyor diye özellikle Melanie Klein'den başlayan yansıtmalı özdeşim, idealizasyon, develüasyon ve bölme mekanizmasıyla beraber sistem insanı daha net anlatmaya çalıştı. Buna nesne ilişkileri dedik. Nesne ilişkileriyle yolumuza devam ederken, nesnenin bize yarattığı şey üzerinden id, ego, süperego ve dürtüleri birleştirdik. Dinamik kuram, ego psikolojisi, nesne ilişkileri bir küme. Bunların temel kabulü insan dürtüsel bir yapıdır. Bu dürtüsel yapı hazza dayalı çalışır. Dürtülerini hayata taşımak ister. Bunun içinde dış gerçekliği değerlendirir. Nesne ilişkileri bu dış gerçeklikten türer ve kişinin dürtüsel sistemini deşarj etmek için alanlar veya fırsatlar verir. Yapamadığı zamanda yansıtmalı özdeşimle veya agresyon unitiyle saldırır. Heinz Kohut da dedi ki; Bu iddianıza inanmıyorum. Ne id, ne ego, ne süperego var. Hepsini uyduruyorsunuz. Neden nesne ilişkileri var dedi. Bir tane insan var. İnsan doğduğu andan itibaren aktiftir. Primer narsisistik yapı içerisindedir. Etrafında diğer varlıklar vardır. Kendiliği, uzantısı olarak algılar. Buna kendilik nesnesi denir. Kendiliğin uzantısı olarak algılanan kendilik nesneleri, çocuğun gelişimi için, onun içindeki potansiyelleri hayata taşımak için aktive ederlerse, sağlıklı gelişim hattı içerisinde normal bir varlık olur ve sekonder narsisizm ortaya çıkar. İlişkisel Psikoterapiye Giriş 11
18 Çocuk doğuş itibariyle potansiyelleri olmasına rağmen belirli bir yaşa kadar bir takım yapıları kendilik nesneleri üzerinden yapmak zorundadır. Çünkü bu kapasiteleri gelişmemiştir. İşte kendilik nesneleri bu süreçte, kendine destek verilirse, içselleştirme suretiyle primer narsisistik çekirdek, sekonder narsisizme dönüşmektedir. Bütün hikâye bu kadardır dedi. Olaya farklı bir bağlam getirdi. Yapmayın, kafamız karışıyor! Eğitime başladığımızda biz davranışçı bir şekilde güzel güzel götürmüştük. Kendilikçiler Kohut, primer narsizmin sekonder narsizme dönüştürülmesi. İçselleştirilmiş nesne ilişkileri, spliting tabi bunlardan kafası karışan Masterson dedi ki, sen de haklısın, sen de haklısın. Vallahi siz de haklısınız. Ben terk depresyonu kuramını ortaya atayım, biraz Kohut'dan biraz M. Klein'den, biraz Bowlby'den bir küme yapayım. Entegratif ve bütüncül bir şekilde gelişimsel psikolojiyi nörobiyolojik bağlanma stillerini, ego psikologlarını hatta Erikson u ihmal etmeyeyim, kimlik kavramlarını da işin içine katarak şizoid örüntüsünü de değerlendirerek intrapsişik yapının oluşum süreçlerinde gelişimsel psikolojinin, nesne ilişkilerinin, biyolojik yapının, genetik yüklülüğün ve çevrenin etkisini içeren terk depresyonu kuramını getireyim dedi. Bunun içerisinde çocuğun doğuştan getirdiği preödipal ve ödipal dürtüleri vardır, hamdır ve genetiktir, bunlar tatmin isterler. Dürtü kuramının üzerinde bu dürtü kuramının oluşabilmesi için içselleştirilmiş nesne ilişkilerinin spliting mekanizmasının ortadan kaldırılarak bastırma mekanizmasına dönüşmesi lazım. Savunma düzeneğinin ilkelden olguna gitmesi lazım. İçselleştirilmiş nesne ilişkilerinin M. Klein ve Freud'u da aldı mı? İçine, aldı. Klinik yapının preödipal özellikleri dedi, sadece içselleştirilmiş nesne ilişkilerinden oluşan borderline yapılar değildir dedi. Narsisizm diye bir şey var, burada da narsisizmin idealize edilmiş ebeveyn imagosuyla BPT HAZİRAN DERS NOTLARI
19 grandiyöz kendilik dediğimiz kaynaşmış bir bütün halinde işlev gören kendilik nesnelerinin ikili sistemi olmaktadır. Kohut, Şizoid yapı için kendisini uzaklaştırarak mekanik bir ilişki içerisinde duygularını açığa çıkaramayan bir yapı olduğunu, ilgisiz bir annenin sadece mekanik olarak çocuğun ihtiyaçlarını karşıladığında, bebeklik döneminde öğrenilmiş olan bu döngünün, içselleştirilmiş nesne ilişkilerinin, şizoid bir tablo oluşturduğunu ifade etti. Ve bunun alt tiplerini belirledi. İşte gelişimsel olarak bir yapı, bir yerde bakım veren kişiler tarafından duraklatılmışsa, o duraklamaya bağlı yaşanan travmalarla ilişkili olarak bir ruhsal yapı ortaya çıkmaktadır. Bizim görevimiz gelişimsel olarak duraklamaya uğramış olan sistemin önünü açmaktır. Kohut gelişimsel duraklamadan bahsediyor. M. Klein'de gelişimsel psikolojiden bahsediyor. Bir gelişme varmış güya, o gelişmenin belirli evreleri varmış güya, orada birden bire otobüs kaçmış, bekliyorlar. Bir otobüs gelene kadar insanoğlu orada duruyor. Adam 45 yaşında, hala 11 aylık orada duruyor. Ona yeni tren getireceksiniz ki, trene binsin gelişimsel duraklama bitsin. İkincisi de efendim ben ayda ayrışma ve bireyleşme döneminde yeniden yakınlaşma trenini kaçırdım. Orada bekliyorum, benim adım Borderline Kişilik Bozukluğu. Güya öyleymiş, tren kaçmış. Annesi ona o aylarda bakım vermemiş. Bakım vermediği içinde orada splitingin etkisi altında habire tren gelecek diye bekliyor. Allan Schore ise şöyle diyor; bunların hepsi nörobiyolojik gelişmelerle ilintili. Nörobiyolojik bir sistem var. Gelişimsel olarak uygun zamanda, uygun şekilde o trene binerseniz gelişiminiz olumlu yönde olur. İlişkisel Psikoterapiye Giriş 13
20 Bowlby de diyor ki 1960'lı yıllarda benim yaptığım çalışmalarda insanın dürtüsel bir yapıdan ibaret olduğu, vahşi bir hayvan olduğu safsatadan ibarettir. İnsan dürtülerini tatmin etmek için, içindeki hazza ulaşmak için eylem yapmaz. Benim gördüğüm hem canlılarda hem insanoğlunun insan bebeğinde aradığı ilk şey birisiyle bağlantı kurmaktır. Ve karnını doyurmaktır. Beni sahiplenecek ve benimle iletişim içerisinde bulunacak bir öteki lazım. Ve bir ötekini bulur bulmaz da ilk nörolojik olarak geliştirdiği şey bağlanmak, bir başkasıyla ilişki kurmak. İlişki insanoğlunun en temel genetik mirasıdır. Canlılığını sürdürebilmesi ve hayatta kalabilmesi için ilk yaptığı şey bağlanma stilidir. Nörobiyolojik olarak bu bağlanma stilini oluşturmaktadır. Bowlby'i kimse ciddiye almadı. 1980'li yıllara kadar görmezden gelindi. Son yapılan bilimsel çalışmalarda fark edildi ki, bebek ilk günden itibaren aktif bir canlı, öyle pasif, habersiz tamamen birincil sürecin içerisinde olan yapı değil, Stern'in yapmış olduğu çocuğun 5 günlükken, 8 günlükken kendi sesini tanıdığını, insan yüzüne tepki verebildiğini, annenin sesini ve kokusunu diğerlerinden ayırt edebildiğini, aktif bir şekilde anneye doğru yönelebildiğini, anneyle bebek arasındaki farkı tespit edip daha 15 günlükken anneye ve babaya her hareketi yaptığını ortaya çıkardı. Eylemi belirleyen, ötekinin ilgisini çeken, ötekine göre tavır alan ve çok aktif süreçleri belirleyen bir yapı, evet burada bebeğin annesiyle kurduğu ilişkide bağlanma stillerinden ve bir ilişkiden bahsedilmeye başlandı. Yeni bir ekol çıktı. Bunun temsilcisi Mitchel ve Paul Wachtel, onlar da dediler ki, ne bireyin kendisi önemli, ne de nesne önemli, bireyle nesne arasında bir alan var. Burası anlamın üretildiği, bağlamın ortaya çıktığı, ötekiyle kurulan ilişkinin canlandığı yerdir. Bebek nesne aramaz. Nesneyle kurulan bir ilişkinin anlamını arar. Nesne değildir aradığı şey, nesnenin ona sunduğu, yeni bir anlam BPT HAZİRAN DERS NOTLARI
21 üretme potansiyelidir. İlişkisel alan iki taraflı, iki tarafın birbirini etkilediği ve iki tarafın yeniden bir anlam ürettiği sistemden ibarettir. Terapistin nötral duruş diyerek durduğu şey, bir safsatadan ve şehir efsanesinden ibarettir. Hastasının karşısında sessiz ve sakin bekliyorsa, danışanın deneyimlediği şey orada sessiz ve sakin bir şekilde bekleyen içindeki yapıya göre onu kale almayan insan vardır. Ya da onu sessizlikle dinleyen ve anlamaya çalışan insan vardır. Yani orada nötral duruş diye bir şey yoktur. Deneyimlenen bir şey vardır. Deneyimlenen şey o andaki yaşanan ana yeni bir anlam üreten durumdur. Kişi karşısındakini ya orda nemrut dinlemeyen, sert bakan, kenarda onu gözetleyen, acısına iştirak etmeyen, ona empatik yaklaşmayan annesi veya babası ya da sessizce onun konuşmasına izin veren, onu anlamaya çalışan bir yapı olarak deneyimler. O sessizliğe ve oradaki dinlemeye verilen anlam neyse ilişki odur. O anlamı algılayamayan ve değerlendiremeyen terapist, hastasının içindeki empatik yapıyı sezemiyorsa, onunla ilgili anlamı üretmesinin mümkün olmayacağını ve burada da ilerleme denen şeyin gerçekleşemeyeceğini, vizyonunun ve yeni bir anlamın ortaya çıkamayacağını belirtiyoruz. Özet itibariyle ne bireyin idine, ne egosuna, ne davranışlarına, ne kognisyonlarına ne de nesneye odaklanmayan sadece doğduğu andan itibaren annesiyle interaktif bir ilişki içerisinde olan bebeğin bir anlam arayışı içerisinde ikisinin arasında olan alana odaklanan, yeni bir dünya açılıyor karşımıza. Buna ilişkisel psikoterapi deniliyor. Ne kendilik önemlidir, ne nesne önemlidir. Kendilikle nesnenin her anı yenilenen ilişkisinde, yeni bir anlam doğar. O bağlam içerisinde, o sosyokültürel ilişki içerisinde, sosyoekonomik ortam içerisinde, duygusal ortam içerisinde, bir ötekiyle yaşadığınız yaşantı bir ötekiyle yaşadığınız ilişki değildir. Her an ötekiyle kurduğunuz ilişki yeni bir anlama bürünür. İlişkisel Psikoterapiye Giriş 15
22 Eşinizle, dostunuzla, sevgilinizle kurduğunuzda insan aynı, nesne aynı ama o insanla deneyimlediğiniz yapı yeni girintilerin ve yeni ilişkilerin sayesinde sizde yeni anlamlar deneyimlenir. Şu anda seninle benim aramda ne deneyimleniyor ve ne oluyor? Ben senin deneyimine iştirak edip yükseltebiliyor muyum? Seninle tüneyebiliyor muyum? Seni hissedip anlayabiliyor muyum? Sen terapist olarak neyimi değiştiriyorsun? Neyimi tetikliyorsun? Her an elinizde olmadan bir değişim rüzgarının altındasınız. Olaya bu bağlamda baktığınızda ilişkisel terapinin odağına geldiniz. Ne kemikleşmiş yapılar, ne arkeolojik ruhsal aygıtlar, ne id, ne ego, ne de süperego, savunma aygıtları hepsi şehir efsanesinden ibarettir. İnsanlar her an deneyimler. Deneyimledikleri şeyleri tekrarlama eğilimi içindedirler. Ve diğer insanları, deneyimledikleri şeyin cevabını vermeye zorlarlar. Bu zorlama sonucunda diğer insanlar benim dediklerim gibi onlara davranırlar. Bu davranış kalıpları kemikleşmiş bir şekilde her an yenilendiği için sanki tarihsel süreçte bebekliğinizden gelen yapıymış gibi size bugünü belirleyen damga vurulur. Halbuki siz bugün onu tekrarladığınız için bu yapı varlığını sürdürüyor. Kursiyer: Hocam hep kişiyle nesne arasındaki ilişkiden referansla anlatıyoruz. Hem gelişimsel dönemde, hem de yetişkinliğimizde diğer nesneler arasındaki ilişkiye bizim şahit oluş biçimimizde çok önemli. Tahir Özakkaş: İşte buna bağlam deniyor. Yani hangi bağlamda neye şahit olduğun, annenin babanın kavgasını deneyimlediysen, o ortam hep annenle babanın kavga edeceğine dair ortam. Kuracağın bir ilişkide de bu bağlamı ortaya atıyorsun ve aynı şeyin olacağını düşünüyorsun BPT HAZİRAN DERS NOTLARI
23 Kursiyer: Seans esnasında o değişimi o kişiyle yaşıyoruz evet, yeni deneyim, gidiyor başka bir yerde olmuyor bu. Hani danışanlarımda buna şahit olmaya başladı. Sonradan döndüğümüzde bunu incelediğimizde yeni deneyim işe yaramış bunu görüyoruz. Ama bir başka iki nesnenin arasındaki ilişkide aynı soruna şahit olduğunda tekrar o psikopatoloji canlanıyor. Onun üzerinde çalışmak çok daha zorlaşıyor yani kişinin kendiyle kurulan ilişkide bir sıkıntı varsa deneyimlediği zaman yürüyor. Başkalarının ilişkisinden bir kalıntı varsa orada sıkıntı oluyor. Benim bakışıma göre biz gene içselleştirilmiş nesne ilişkilerini tamamen psikoterapiden ayıramıyoruz. En azından kendiyle kurulan ilişkide değil ama başkalarıyla kurulan ilişkide muhakkak oraya bağlanan bir tarafı var. Orada bence Melanie Klein'e çok net bağlanıyor. Kernberg'e bağlanıyor. Uzlaştırıcı Masterson'a çok net bağlanıyor. Bu gözlemimi, dip not olarak ifade etmek istedim. Tahir Özakkaş: Bakıyorum bütüncül gidiyorsunuz. Şimdi ilişkisel terapiyi anlatalım. Hep söylediklerinizde haklısınız. Bunlar neden keskin duruyor, bunlarında nedenleri var. Biliyorsunuz kuramcılar keskin dururlarsa kuramları ayakta durur. Biz daha çok entegratif, makul ve mantıklı olanı hisseden ve yapanız ama ilişkisel terapiler insani terapilerdir. Hümanistlik terapilerdir. Danışanın dünyasını önemseyen terapilerdir. Danışanın bir kültür içerisinde var olduğunu tam da bizim baktığımız gibi bakan bir terapötik anlayışı getiriyorlar. Bu çok önemli yani bağlama atıf yapan, kontekse atıf yapan, bu insan, bu duyguyu hissetti de niye bizim yanımızda hissetmedi derken o adamın nedenselliği farklı, o ortamın nedenselliği farklı. Hani felsefede, düşünce tarihinde vardı, "bir ırmakta iki sefer yıkanamazsınız." İnsanın her an ilişkisi yeni bir deneyime tabidir. Hiçbiri birbirinin aynı değildir. O işte deneyimin oluştuğu sürecin bağlamını ve konteksini anlayarak ancak öbürünü anlamak ve kavramak mümkündür iddiası da, gerçekten çok önemli bir İlişkisel Psikoterapiye Giriş 17
24 değişimin ve dönüşümün, öbürünü olduğu gibi kabul etmenin, öbürünün ihtiyacı ki buraya Kohut ve diğerleri giriyor. İyi bakım veren anne giriyor. Bunların hepsi baktığın zaman ilişkisel bir yapı. Kohut'da ilişkiseldir. Masterson'un bir tarafı da ilişkiseldir. M. Klein'de ilişkiseldir. Ama Freud ilişkisel değil. Freud tek taraflı duran, ilişkisel bakmayan bir yapı içerisindedir. Freud matematik gibidir. Lineerdir. Yani sizin dürtüleriniz var. O dürtüleriniz doğuştan nettir. Hedefe giderse bu olur, gitmezse bu olur diyor. Halbuki ilişkiselde böyle bir matematiksellik yoktur. İlişkisel farklıdır. Freud'un teorisini ortaya attığı dönemde Newton fiziği egemenken, bugün 2012 yılında dünyaya egemen olan bilim paradigması Quantum fiziğinin etkisi altında, kainatın oluşumundaki kaos teorisindeki ile izah eden, kaos mantığıyla ve matematiğiyle olaya bakmaya çalışan bir yapı. Terapide kaos mantığıyla insanı anlamaya çalışan, bu paradigmaya ayak uydurmaya çalışan bir yaklaşım tarzıdır. Bir 10 yıl sonra, bir 50 yıl sonra, bir 100 yıl sonra kaos teorisini de alt üst eden bir teori ortaya çıktığında o günün ilişkiselcileri yeni bir anlam üretecek başka bir bağlamı bize getirip dayatacaklar ama hastamızı ve bir danışanımızı dinlerken orada kafamızda bir kurgumuzun olması lazım, birikimimizin olması lazım. Ona bir anlam yüklememiz lazım. Sorduğumuz sorunun nereye gideceğini bilerek sormak ve ne yaptığımızı bilerek sormak, hastayı rahatlatan konteks oluşturan bir yapıdır. Onun için biz bu terapiyi görüyoruz. Genel bir özet verdim şu 1 saatin içinde, bunların hepsini yerinde ve zamanında kullanabilme becerisini içinizdeki sezgisel bir yapıyla kendinize ait öznel bir terapi tekniğini ortaya koymaya da bütüncül psikoterapi diyoruz. *** BPT HAZİRAN DERS NOTLARI
25 2 PSİKANALİZDE İLİŞKİSEL KAVRAMLAR T ahir Özakkaş: Kursiyer Ç şunu okuyabilir misin? Kursiyer Ç: Psikanaliz/Psikoloji dizimizin ikinci kitabıyla son yirmi yılda en hızlı gelişen psikanaliz ekolü olan ilişkisel psikanaliz üzerine Türkçedeki ilk kitabı yayınlamış oluyoruz. İlişkisel psikanalizi Türkçeye kazandırırken işe bu ekolün en önde gelen ismi olan Stephen A. Mitchell'in kapsamlı bir kavramsal bir çerçeve çizdiği Psikanalizde İlişkisel Kavramlar eseriyle başlayarak Türkçe okuyuculara bu ekole dair bir ilk rehber sunmak istedik.
DUYGU ODAKLI ÇİFT TERAPİSİ
DUYGU ODAKLI ÇİFT TERAPİSİ Leslie S. GREENBERG Serine WARWAR Psikoterapi Enstitüsü Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları: 70 Duygu Odaklı Çift Terapisi Atölye Çalışması Malzemeleri Leslie S. GREENBERG
BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 7. DÖNEM
BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 7. DÖNEM ŞUBAT DERS NOTLARI Editör Dr. Tahir ÖZAKKAŞ i Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları: 93 Bütüncül Psikoterapi Eğitimi 7. Dönem Şubat 2009 Ders Notları ISBN 978-605-5241-52-0
Kısa Süreli Dinamik Psikoterapi (TLDP) Eğitimi Modül-I Ağustos 2016 İbrahim Sarı MD, MSc
Kısa Süreli Dinamik Psikoterapi (TLDP) Eğitimi Modül-I 20-21 Ağustos 2016 İbrahim Sarı MD, MSc PSİKOTERAPİ-DER Telefon: 0(532) 160 23 78, 0(541) 963 89 87 Email: [email protected] www.psikoterapiegitimleridernegi.org
GELİŞİMSEL NÖROBİYOLOJİ VE BAĞLANMA KURAMI. Dr. Allan N. SCHORE
GELİŞİMSEL NÖROBİYOLOJİ VE BAĞLANMA KURAMI Dr. Allan N. SCHORE Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları: 56 Gelişimsel Nörobiyoloji ve Bağlanma Kuramı ISBN 978-605-5548-58-2 Copyright Özak Yayınevi (Psikoterapi
BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 7. DÖNEM
BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 7. DÖNEM OCAK DERS NOTLARI Editör Dr. Tahir ÖZAKKAŞ i Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları: 94 Bütüncül Psikoterapi Eğitimi 7. Dönem Ocak 2009 Ders Notları ISBN 978-605-5241-51-3
BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 8. DÖNEM
BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 8. DÖNEM HAZİRAN DERS NOTLARI Editör Dr. Tahir ÖZAKKAŞ i Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları: 95 Bütüncül Psikoterapi Eğitimi 8. Dönem Haziran 2009 Ders Notları ISBN 978-605-5241-55-1
BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 11. DÖNEM
BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 11. DÖNEM NİSAN DERS NOTLARI Editör Dr. Tahir ÖZAKKAŞ Dr. Ahmet ÇORAK i Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları: 159 Bütüncül Psikoterapi 11. Dönem Nisan 2013 Ders Notları ISBN 978-605-4817-29-0
BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 10. DÖNEM
BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 10. DÖNEM MART DERS NOTLARI Editör Dr. Tahir ÖZAKKAŞ Ahmet ÇORAK Mustafa TUNCER Betul SEZGİN i Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları: 121 Bütüncül Psikoterapi 10. Dönem Mart 2012
BİRLEŞTİRİLMİŞ PSİKOTERAPİ. Jeffrey J. MAGNAVITA, PhD, ABPP
BİRLEŞTİRİLMİŞ PSİKOTERAPİ Jeffrey J. MAGNAVITA, PhD, ABPP Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları: 49 Birleştirilmiş Psikoterapi Jeffrey J. Magnavita ISBN 978-605-5548-55-1 Copyright Özak Yayınevi (Psikoterapi
Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)
Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de
BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 10. DÖNEM
BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 10. DÖNEM MAYIS DERS NOTLARI Editör Dr. Tahir ÖZAKKAŞ i Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları: 134 Bütüncül Psikoterapi Eğitimi 10. Dönem Mayıs 2011 Ders Notları ISBN 978-605-5241-89-6
Masterson Yaklaşımı Eğitimi Kişilik Bozukluklarının Psikanalitik Psikoterapisi
Masterson Yaklaşımı Eğitimi Kişilik Bozukluklarının Psikanalitik Psikoterapisi Masterson Yaklaşımı Psikoterapi Eğitimi nin amacı nedir? Masterson yaklaşımı uzun yıllar süren klinik çalışmalarla geliştirilen
BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 10. DÖNEM
BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 10. DÖNEM TEMMUZ DERS NOTLARI Editör Dr. Tahir ÖZAKKAŞ i Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları: 124 Bütüncül Psikoterapi Eğitimi 10. Dönem Temmuz 2011 Ders Notları ISBN 978-605-5241-79-7
ÜNİTE:1 Psikolojinin Tanımı ve Kapsamı. ÜNİTE:2 Psikolojide Araştırma Yöntemleri. ÜNİTE:3 Sinir Sisteminin Yapısı ve İşlevleri
ÜNİTE:1 Psikolojinin Tanımı ve Kapsamı ÜNİTE:2 Psikolojide Araştırma Yöntemleri ÜNİTE:3 Sinir Sisteminin Yapısı ve İşlevleri ÜNİTE:4 Bilişsel Psikoloji 1 ÜNİTE:5 Çocuklukta Sosyal Gelişim ÜNİTE:6 Sosyal
BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 10. DÖNEM
BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 10. DÖNEM ARALIK DERS NOTLARI Editör Dr. Tahir ÖZAKKAŞ i Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları: 124 Bütüncül Psikoterapi Eğitimi 10. Dönem Aralık 2011 Ders Notları ISBN 978-605-5241-84-1
BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 7. DÖNEM
BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 7. DÖNEM KASIM 2008 DERS NOTLARI Editör Dr. Tahir ÖZAKKAŞ Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları 80 Bütüncül Psikoterapi Eğitimi 7. Dönem Kasım 2008 Ders Notları ISBN 978-605-5548-75-9
PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ. PSİ154-PSİ162 Psikolojiye Giriş II
PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ Psikolojik bozukluklar nasıl iyileştirilir? Tedavi için uygun kişi kimdir? En mantıklı tedavi yaklaşımı hangisidir? Bir terapi biçimi diğerlerinden daha iyi midir? Herhangi
DAVRANIŞ BİLİMLERİ TIPSAL PSİKOLOJİYE GİRİŞ. Doç. Dr. Lü)ullah Beşiroğlu
DAVRANIŞ BİLİMLERİ TIPSAL PSİKOLOJİYE GİRİŞ Doç. Dr. Lü)ullah Beşiroğlu DAVRANIŞ (Behavior): Organizmanın doğrudan veya dolaylı olarak gözlenebilen tüm etkinlikleridir. Duygular, tutumlar, zihinsel süreçler
BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 8. DÖNEM
BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 8. DÖNEM MART DERS NOTLARI Editör Dr. Tahir ÖZAKKAŞ i Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları: 116 Bütüncül Psikoterapi 8. Dönem Mart 2010 Ders Notları ISBN 978-605-5241-64-3 Copyright
BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 10. DÖNEM
BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 10. DÖNEM EKİM DERS NOTLARI Editör Dr. Tahir ÖZAKKAŞ i Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları: 127 Bütüncül Psikoterapi Eğitimi 10. Dönem Ekim 2011 Ders Notları ISBN 978-605-5241-82-7
BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 9. DÖNEM
BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 9. DÖNEM KASIM DERS NOTLARI Editör Dr. Tahir ÖZAKKAŞ Ahmet ÇORAK i Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları: 123 Bütüncül Psikoterapi 9. Dönem Kasım 2010 Ders Notları ISBN 978-605-5241-73-5
REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ
REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikoloji RPD 101 Not III Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Kişilik Gelişimi Kişilik Nedir? *Kişilik, bireyin iç ve dış çevresiyle kurduğu, diğer bireylerden ayırt edici,
Bilgi güçtür. Sevdiğiniz kişiyi dinleyin ve kendinizi eğitin.
Bu kitapçığı, büyük olasılıkla kısa bir süre önce sevdiklerinizden biri size cinsel kimliği ile biyolojik/bedensel cinsiyetinin örtüşmediğini, uyuşmadığını açıkladığı için okumaktasınız. Bu kitapçığı edindiğiniz
MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya
MOTİVASYON Nilüfer ALÇALAR 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya Motivayon nedir? Motivasyon kaynaklarımız Motivasyon engelleri İşimizde motivasyon
DAVRANIŞ BİLİMLERİ DAVRANIŞ BİLİMLERİNİN İNCELENDİĞİ SİSTEMLER
DAVRANIŞ BİLİMLERİ DAVRANIŞ BİLİMLERİNİN İNCELENDİĞİ SİSTEMLER Doç. Dr. Mahmut AKBOLAT Davranış Bilimleri I. Fizyobiyolojik Sistem A Biyolojik Yaklaşım II. Psikolojik Sistem B. Davranışçı Yaklaşım C. Gestalt
BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 8. DÖNEM
BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 8. DÖNEM ŞUBAT DERS NOTLARI Editör Dr. Tahir ÖZAKKAŞ i Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları: 122 Bütüncül Psikoterapi 8. Dönem Şubat 2010 Ders Notları ISBN 978-605-5241-63-6 Copyright
İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...III
İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...III Ünite:I Eğitim Psikolojisinde Bilimsel Araştırma Yöntem ve Teknikleri 13 Psikoloji ve Eğitim Psikolojisi 15 Eğitim Psikolojisi ve Bilim 17 Eğitim Psikolojisi ve Bilimsel Araştırma
KLİNİK PSİKOLOJİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ
İÇİNDEKİLER BÖLÜM I GİRİŞ ------------------------------------------------------------------------------------------------- 1 KLİNİK PSİKOLOJİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ ------------------------------------------
Soru: Tanrı tasavvuru ne demektir?
Tanrı Tasavvuru Soru: Tanrı tasavvuru ne demektir? Peker e göre: Kişinin bebekliğinden itibaren, zeka gelişimine, edinmiş olduğu bilgi ve yaşantısına göre, Tanrı yı zihninde canlandırması, biçimlendirmesi
Asistanlıkta Psikoterapi Eğitimi Neden Önemlidir? Doğan Şahin İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Sosyal Psikiyatri Servisi
Asistanlıkta Psikoterapi Eğitimi Neden Önemlidir? Doğan Şahin İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Sosyal Psikiyatri Servisi Başta ABD olmak üzere birçok ülkede tıp ve uzmanlık eğitiminde (psikiyatri dışı)temel
Üçüncü baskıya ön söz Çeviri editörünün ön sözü Teşekkür. 1 Giriş 1
XI İçindekiler Üçüncü baskıya ön söz Çeviri editörünün ön sözü Teşekkür Sayfa vii viii x 1 Giriş 1 Tanımlar: Kültürlerarası psikoloji nedir? 3 Tartışmalı konular 5 Konu 1: İçsel olarak ya da dışsal olarak
ÇOCUK-EBEVEYN İLİŞKİSİ EĞİTİMİ=FİLİAL TERAPİ UZM. KLİNİK PSİKOLOG&OYUN TERAPİSTİ ZEYNEP BETÜL TORUN
ÇOCUK-EBEVEYN İLİŞKİSİ EĞİTİMİ=FİLİAL TERAPİ UZM. KLİNİK PSİKOLOG&OYUN TERAPİSTİ ZEYNEP BETÜL TORUN ÇOCUĞUNUZUN OYUN TERAPİSTİ OLMAK İSTER MİSİNİZ? 2-8 YAŞ ARALIĞINDA ÇOCUĞUNUZ VARSA, BU EĞİTİM TAM SİZE
UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) PSİ354 - Prof.Dr. Hacer HARLAK
UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) Sosyal Psikoloji Uygulamaları HUKUK SAĞLIK DAVRANIŞI KLİNİK PSİKOLOJİ TÜKETİCİ DAVRANIŞI VE PAZARLAMA POLİTİKA ÖRGÜTSEL DAVRANIŞ SOSYAL
Dersin Grubu. Dersin Kodu. Yarıyıl. Dersin Adı. Bölüm Zorunlu. 1 1 PSY101 Psikolojiye Giriş-I. Bölüm Zorunlu. 2 2 PSY102 Psikolojiye Giriş-II
Adı 1 1 PSY101 ye Giriş-I Açıklaması 6 3 ki temel konulara giriş niteliğinde bir derstir. İşlenecek konulara araştırma teknikleri, davranışın biyolojik kökenleri, algı, hafıza, dil, insan gelişimi, vb.
Yaşam Boyu Sosyalleşme
Yaşam Boyu Sosyalleşme Lütfi Sunar Sosyolojiye Giriş / 5. Ders Kültür, Toplum ve Çocuk Sosyalleşmesi Sosyalleşme Nedir? Çocuklar başkalarıyla temasla giderek kendilerinin farkına varırlar ve insanlar hakkında
Psikanaliz Sigmund Freud
Psikanaliz Sigmund Freud Sigmund Freud (1856 1939) 6 Mayıs 1856, Moravya (Çek Cumhuriyeti) 1881, Viyana Tıp Fakültesi mezunu Maartha Bernays ile evlilik, üç çocuk sahibi bir baba Ernst Brücke ile fizyoloji
İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER
İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER Fowler ın kuramını oluşturma sürecinde, 300 kişinin yaşam hikayelerini dinlerken iki şey dikkatini çekmiştir: 1. İlk çocukluğun gücü. 2. İman ile kişisel
SÜRESİ SINIRLI DİNAMİK PSİKOTERAPİ
SÜRESİ SINIRLI DİNAMİK PSİKOTERAPİ 2. ATÖLYE ÇALIŞMASI MALZEMELERİ Hanna LEVENSON, Ph.D. Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları: 63 Süresi Sınırlı Dinamik Psikoterapi İleri Düzey Atölye Çalışması Hanna
İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...III ÜNİTE: 1. PSİKOLOJİ VE GELİŞİM PSİKOLOJİSİ15
İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...III ÜNİTE: 1. PSİKOLOJİ VE GELİŞİM PSİKOLOJİSİ15 Bilimin Anlamı ve Özellikleri...17 Psikoloji...18 Gelişim Psikolojisi...25 Öğrenme Psikolojisi...26 Psikolojide Araştırma Yöntemleri...26
BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 12. DÖNEM
BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 12. DÖNEM NİSAN DERS NOTLARI Editör Dr. Tahir ÖZAKKAŞ Dr. Ahmet ÇORAK i Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları: 187 Bütüncül Psikoterapi 12. Dönem Nisan 2014 Ders Notları ISBN 978-605-9137-09-6
araştırma alanı Öğrenme Bellek Algı Heyecanlar PSİKOLOJİNİN ALANLARI Doç.Dr. Halil EKŞİ
PSİKOLOJİNİN ALANLARI Doç.Dr. Halil EKŞİ GELİŞİM PSİKOLOJİSİ Yaşa bağlı organizmadaki değişimleri inceler Çocuk psikolojisi Ergen Psikolojisi Yetişkin Psikolojisi Deneysel Psikoloji Temel psikolojik süreçler
BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 10. DÖNEM
BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 10. DÖNEM OCAK DERS NOTLARI Editör Dr. Tahir ÖZAKKAŞ i Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları: 104 Bütüncül Psikoterapi 10. Dönem Ocak 2012 Ders Notları ISBN 978-605-5241-85-8 Copyright
Depresyonda Metakognisyon Çalışması (D-MCT) depresif evredeki hastaları hedefleyen bir grup çalışmasıdır.
Katılımcı broşürü Depresyonda Metabiliş Çalışması (D-MCT) Sevgili Hastamız, Depresyonda Metakognisyon Çalışması (D-MCT) depresif evredeki hastaları hedefleyen bir grup çalışmasıdır. Bu broşür Depresyonda
KERNBERG GÜNLERİ-II. Otto F. KERNBERG AKTARIM ODAKLI PSİKOTERAPİ. Atölye Çalışması Metinleri. Psikoterapi Enstitüsü
KERNBERG GÜNLERİ-II AKTARIM ODAKLI PSİKOTERAPİ Atölye Çalışması Metinleri Otto F. KERNBERG Psikoterapi Enstitüsü Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları: 67 Kernberg Günleri II Atölye Çalışması Metinleri
BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 8. DÖNEM
BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 8. DÖNEM EYLÜL DERS NOTLARI Editör Dr. Tahir ÖZAKKAŞ i Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları: 112 Bütüncül Psikoterapi 8 Dönem Eylül 2009 Ders Notları ISBN 978-605-5241-58-2 Copyright
Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological Study of Religion, London and Toronto: Associated University Press, 1989.
Ç. Ü. İlahiyat Fakültesi Dergisi, Cilt 2, Sayı 2, Temmuz-Aralık 2002 KİTAP TANITIMI Yrd. Doç. Dr. Hasan KAYIKLIK Çukurova Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological
PSİKOLOJİK REHBERLİK BÖLÜMÜ DANIŞMANLIK VE. Gamze EREN Anaokulu Uzman Psikoloğu
PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BÖLÜMÜ Gamze EREN Anaokulu Uzman Psikoloğu İÇERİK Rehberlik Birimi Tanıtımı Gelişim Dönemleri ve Okula Uyum Süreçleri Öğrencilerimizin; Zihinsel, bedensel, sosyal ve
Aç l fl Vural Öger Çok değerli misafirler, Konrad-Adenauer vakfının 23 senedir yapmış olduğu bu gazetecilik seminerinde son senesinde bizim de k
Çok değerli misafirler, Konrad-Adenauer vakfının 23 senedir yapmış olduğu bu gazetecilik seminerinde son 10-11 senesinde bizim de katkılarımızın olması bizi her zaman çok mutlu ediyor çünkü Avrupa da yaşayan
RUH SAĞLIĞI ALANINDA ÇALIŞAN MESLEKLER
RUH SAĞLIĞI ALANINDA ÇALIŞAN MESLEKLER Sağlık Dünya Sağlık Örgütü tanımlaması Biyolojik, ruhsal ve sosyal iyilik hali. Tıp Özgül bir kurama ve bu kuramdan biçimlenen yöntemle belirlenen uygulamalarla biyolojik,
29-30 Eylül 1 Ekim 2017 SPONSORLUK DOSYASI
2930 Eylül 1 Ekim 2017 SPONSORLUK DOSYASI Değerli Destekçimiz, Enstitüsü olarak kurulduğumuz 2005 yılından bu yana psikiyatri ve psikoterapi dünyasına yönelik gerçekleştirdiğimiz çok çeşitli ulusal ve
BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 9. DÖNEM
BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 9. DÖNEM ŞUBAT DERS NOTLARI Editör Dr. Tahir ÖZAKKAŞ i Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları: 146 Bütüncül Psikoterapi 9. Dönem Şubat 2011 Ders Notları ISBN 978-605-5241-75-9 Copyright
Bağlanma Nedir? Bağlanma, kişinin kendisi için önemli gördüğü bir başkasına (bağlanma figürü) karşı geliştirdiği güçlü duygusal bağlardır.
BAĞLANMA KURAMI Bağlanma Nedir? Bağlanma, kişinin kendisi için önemli gördüğü bir başkasına (bağlanma figürü) karşı geliştirdiği güçlü duygusal bağlardır. Çocukluktaki bağlanma Çocuk ile bakım veren kişi
BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 8. DÖNEM
BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 8. DÖNEM AĞUSTOS DERS NOTLARI Editör Dr. Tahir ÖZAKKAŞ i Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları: 126 Bütüncül Psikoterapi 8. Dönem Ağustos 2009 Ders Notları ISBN 978-605-5241-57-5
Ebru ÖZKURT TOPCU. Uzman Klinik Psikolog. Aile ve Çift Terapisti
Ebru ÖZKURT TOPCU Uzman Klinik Psikolog Aile ve Çift Terapisti 2009 yılında Maltepe Üniversitesi Psikoloji bölümünden başarısı dolayısıyla Onur Öğrencisi olarak mezun olmuştur. Üsküdar Üniversitesi nde
Kişilik Psikolojisi (PSY 401) Ders Detayları
Kişilik Psikolojisi (PSY 401) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS Kişilik Psikolojisi PSY 401 Güz 3 0 0 3 7 Ön Koşul Ders(ler)i PSY301, Dersi
Dinamik Formülasyon Üzerine Bir Olgu Sunumu. Dr. Abdullah AKGÜN Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Dinamik Formülasyon Üzerine Bir Olgu Sunumu Dr. Abdullah AKGÜN Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kimlik Bilgileri 53 yaşında, Kadın Evli 3 çocuğu var Ev hanımı Eşiyle Ankara da yaşıyor Yakınmaları
KERNBERG GÜNLERİ II III
KERNBERG GÜNLERİ II III Aktarım Odaklı Psikoterapi Otto F. KERNBERG, MD, FAPA Frank E. YEOMANS, MD, PhD Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları: 60 Kernberg Günleri II-III Aktarım Odaklı Psikoterapi ISBN
GEDİZ ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI
GEDİZ ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI I. YARIYIL PSI 501 İleri İstatistik Zorunlu 3 0 3 8 Seçmeli Seçmeli 3 0 3 8 II. YARIYIL Seçmeli Seçmeli 3 0 3 8 Seçmeli Seçmeli 3 0 3 8 III. YARIYIL
GİRNE AMERİKAN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLİĞİ AKTS
GİRNE AMERİKAN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLİĞİ AKTS Dersin Adı Psikolojiye Giriş Dersin Kodu OKÖ105 Dersin Türü Zorunlu Dersin Seviyesi Lisans Dersin AKTS kredisi 4 Haftalık Ders
KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3
KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?
Dilşad Koloğlugil 2005 yılında Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden mezun oldu.
Aylin Sezer 2005 yılında İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji Bölümü lisans programından "Kıskançlıkta Cinsiyet Farklılıkları: Evrimsel Hipotezin Testi" başlıklı tezini tamamlayarak fakülte birincisi
Editörler Doç.Dr. Ahmet Akın & Yrd.Doç.Dr. Rukiye Şahin Psikolojik Danışma Kuramları ISBN: 978-605-5044-19-0
Editörler Doç.Dr. Ahmet Akın & Yrd.Doç.Dr. Rukiye Şahin Psikolojik Danışma Kuramları ISBN: 978-605-5044-19-0 Kitapta yer alan bölümlerin sorumluluğu yazarlarına aittir 1.Baskı 2014 Bu kitabın basım,yayın
> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik
KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...
İÇİNDEKİLER. GİRİŞ GELİŞİM PSİKOLOJİSİNE DAİR Prof. Dr. İrfan ERDOĞAN. I. Gelişim Psikolojisine Kuramsal Bakış...1
İÇİNDEKİLER GİRİŞ GELİŞİM PSİKOLOJİSİNE DAİR Prof. Dr. İrfan ERDOĞAN I. Gelişim Psikolojisine Kuramsal Bakış...1 BÖLÜM 1 GELİŞİM PSİKOLOJİSİNDE KURAMLAR VE ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ Çare SERTELİN MERCAN I.
SÜRESİ SINIRLI DİNAMİK PSİKOTERAPİ
SÜRESİ SINIRLI DİNAMİK PSİKOTERAPİ 1. Atölye Çalışması Malzemeleri Hanna LEVENSON, Ph.D. Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları: 46 Süresi Sınırlı Dinamik Psikoterapi Atölye Çalışması I Hanna Levenson,
BÜTÜNCÜL ÇOK SİSTEMLİ AİLE TERAPİSİ
BÜTÜNCÜL ÇOK SİSTEMLİ AİLE TERAPİSİ Atölye Çalışması Malzemeleri 29 Kasım 1 Aralık 2013 Dr. William M. Pinsof, PhD, LMFT, ABPP Psikoterapi Enstitüsü Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları: 168 Bütüncül
ATBÖ Sürecinde Ölçme-Değerlendirmeye Hazırlık: ATBÖ Yaklaşımı Nasıl Bir Ölçme Değerlendirme Anlayışını Öngörüyor?
Not: Bu doküman, TÜBİTAK tarafından desteklenen ATBÖ (Argümantasyon Tabanlı Bilim Öğrenme) Projesi kapsamında hazırlanan öğretmenlerin 3 yıl boyunca yaşadıkları sınıf tecrübelerini paylaştıkları ATBÖ Öğretmen
OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ
OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi
ÜNİTE PSİKOLOJİ İÇİNDEKİLER HEDEFLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ I
HEDEFLER İÇİNDEKİLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ I Gelişim Psikolojisinin Alanı Gelişim Psikolojisinin Temel Kavramları Gelişimi Etkileyen Faktörler Gelişimin Temel İlkeleri Fiziksel Gelişim Alanı PSİKOLOJİ Bu
İçindekiler. Şekiller Listesi Tablolar Listesi Yazarlar Hakkında Başlangıç
İçindekiler Şekiller Listesi Tablolar Listesi Yazarlar Hakkında Başlangıç Ön Söz Teşekkür xi xii xiii xiv xvii xviii Giriş 1 Sistemik ve Aile Terapisi Deneyimleri 1 Bir Ailenin Görüşü 1 İki Terapistin
K İ Ş İ L İ K. Kişilik kavramı Kişilik kuramları Kişiliğin ölçülmesi. Doç.Dr. Hacer HARLAK - PSİ154 - PSİ162
K İ Ş İ L İ K Kişilik kavramı Kişilik kuramları Kişiliğin ölçülmesi KİŞİLİK Personality Persona=maske Bireyin özel ve ayırıcı yanlarını içerir. Özel en sık ve en tipik Ayırdedici bireyi diğerlerinden ayırır.
REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ
REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikoloji RPD 101 Not I Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Psikoloji *Psikoloji, pscyhe (ruh) ve logy (bilim) kelimelerinin birleşiminden meydana gelmektedir. *Psikoloji, hayvan
BAĞLANMA ve TERAPİ DE BAĞLANMA YRD.DOÇ.DR.ESRA PORGALI ZAYMAN İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PSİKİYATRİ AD
BAĞLANMA ve TERAPİ DE BAĞLANMA YRD.DOÇ.DR.ESRA PORGALI ZAYMAN İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PSİKİYATRİ AD BAĞLANMA NEDİR? Çocuk ile bakım veren kişi arasında gelişen ilişkide, çocuğun bakım veren kişiyle
Farkındalık sadece içerden açılan bir kapıdır
Farkındalık sadece içerden açılan bir kapıdır Çalışanlarınızın zorlu gelişim yolculuklarındaki ilk ve en önemli basamağın farkındalık olduğunu artık biliyoruz, ancak nasıl oluyor da o evreye dokunmakta
DAVRANIŞ BİLİMLERİNİN TEMEL KAVRAMLARI
1 DAVRANIŞ BİLİMLERİNİN TEMEL KAVRAMLARI Örgütte faaliyette bulunan insan davranışlarının anlaşılması ve hatta önceden tahmin edilebilmesi her zaman üzerinde durulan bir konu olmuştur. Davranış bilimlerinin
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü BİRİNCİ YIL 1. Dönem 2. Dönem Ön Şart Ön Şart PSİ 101 Psikolojiye Giriş-I 3 0 3 5 PSİ 102 Psikolojiye Giriş-II 3 0 3 5 MAT 103
BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 8. DÖNEM
BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 8. DÖNEM OCAK DERS NOTLARI Editör Dr. Tahir ÖZAKKAŞ Ahmet ÇORAK i Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları: 115 Bütüncül Psikoterapi 8. Dönem Ocak 2010 Ders Notları ISBN 978-605-5241-62-9
BİTİŞİKLİK KURAMI. Hzl: ELİF ŞİRİNGÜL ASLIHAN AKBAĞ
BİTİŞİKLİK KURAMI Hzl: ELİF ŞİRİNGÜL ASLIHAN AKBAĞ JOHN BROADUS WATSON (1889-1958) Güney Carolina, Greenvilel'de yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Watson, katılık ölçüsünde dindar bir anne
03.11.2013-Bloomberg Businessweek. BASINDA GeniuSpy. Zihni Birleştirir, Zekâyı Geliştirir 1/6
03.11.2013-Bloomberg Businessweek BASINDA GeniuSpy Zihni Birleştirir, Zekâyı Geliştirir 1/6 Zihni Birleştirir, Zekâyı Geliştirir 2/6 27.08.2013-www.milliyet.com.tr Çocuğunuz dikkatsiz mi emin misiniz?
Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni SINIRLAR VE DİSİPLİN
Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni SINIRLAR VE DİSİPLİN Biraz düşünelim... Alışverişe gittiniz; her zaman akıllı ve anlayışlı olan oğlunuz istediği oyuncağı alamayacağınızı söylediğinizde
ÇOCUKLAR İÇİN OYUN TERAPİSİ BİLGİLENDİRİCİ EL KİTABI. Oyun Terapisi Nedir? Oyun Terapisti Kimdir?
ÇOCUKLAR İÇİN OYUN TERAPİSİ BİLGİLENDİRİCİ EL KİTABI Oyun Terapisi Nedir? Oyun Terapisti Kimdir? Ebeveynler için Notlar Bu kitapçık, yaklaşık 4 ila 12 yaş aralığındaki, psikoterapi düşünülmüş çocuklar
BİLİŞSEL AÇIDAN ÇOCUK GELİŞİMİNİN BASAMAKLARI
BİLİŞSEL AÇIDAN ÇOCUK GELİŞİMİNİN BASAMAKLARI REYHAN SAĞLAM ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ ÖĞRETMENİ BILIŞ NE DEMEKTIR? Biliş; düşünme, öğrenme ve hatırlama süreçlerine denir. Bilişsel gelişim neleri kapsar?
Kasım/Aralık fındığın başkenti. kirazın anavatanı
Kasım/Aralık 2015 28 fındığın başkenti kirazın anavatanı BAŞARI ÖYKÜSÜ 54 www.doka.org.tr Dünyanın en büyük uzay araştırma merkezi olan NASA'da astrofizikçi olarak çalışan Ordulu Umut Yıldız, geleceğin
ENSAR VAKFI EĞİTİM PLATFORMU (EVEP) SEMİNER ATÖLYESİ ITESTPLUS EĞİTİM PLATFORMU - IT+# !!!!!!!!!!! TEOG - YGS-LYS NEDİR?GS-LYS Nedİr?
TEOG - YGS-LYS NEDİR?GS-LYS Nedİr? TEOG & YGS- LYS Dedikleri Bu seminerimizle TEOG & YGS- LYS sisteminde yapılan son değişiklikleri sizlere aktarıyoruz. Örneğin, A) Sınava toplam kaç başvurunun olduğu,
1. ÜNİTE İÇİNDEKİLER EĞİTİM PSİKOLOJİSİ / 1
İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... iii YAZARLAR HAKKINDA... iv 1. ÜNİTE EĞİTİM PSİKOLOJİSİ / 1 Giriş... 2 Eğitim Psikolojisi ve Öğretmen... 3 Eğitim Psikolojisi... 3 Bilim... 6 Psikoloji... 8 Davranış... 9 Eğitim...
KPSS'de 4 soru hatalı iddiası
On5yirmi5.com KPSS'de 4 soru hatalı iddiası Yargı Yayınevi Genel Yayın Yönetmeni Hasan Can OKTAYLAR, 6-7 Temmuz 2013 tarihinde yapılan KPSS'de 4 sorunun hatalı olduğunu iddia etti. Yayın Tarihi : 18 Temmuz
3. Global SATELLITE SHOW HALİÇ KONGRE MERKEZİ STK, Kurum ve Kuruluşlarımızın Değerli Başkan ve Temsilcileri,
3. Global SATELLITE SHOW HALİÇ KONGRE MERKEZİ 9.11.2017 Sayın Bakanım, STK, Kurum ve Kuruluşlarımızın Değerli Başkan ve Temsilcileri, 1 İş Dünyamızın Değerli Temsilcileri, Kıymetli Basın Mensupları, Global
YURTDIŞI ÇALIŞMALARI
YURTDIŞI ÇALIŞMALARI YURTDIŞI ÇALIŞMALARI - - - - - - - - - YURTDIŞI ÇALIŞMALARI - - - - - - - KONGRE DERGİ DERGİ Sosyal Medyadan Sadece gülüşümü yakala, öfkem ağır gelir sana Arzuladığın Çocuk Olamayabilirim
Bireysel Farklılıklar, Kişilik, Tutum, Duygu ve Değerler
Bireysel Farklılıklar, Kişilik, Tutum, Duygu ve Değerler 1 KİŞİLİK Tutarlı davranışlar ortaya çıkmasına neden olan özellikler Doğuştan mı, sonradan mı? Çevresel etmenler.. (aile, okul, arkadaş, sosyal
BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 11. DÖNEM
BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 11. DÖNEM ŞUBAT DERS NOTLARI Editör Dr. Tahir ÖZAKKAŞ Dr. Ahmet ÇORAK Dr. Betül SEZGİN Psk. İhsan YAMLI i Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları: 157 Bütüncül Psikoterapi 11. Dönem
Doğuş Üniversitesi, KLİNİK PSİKOLOJİ İstanbul 2011 2015 ( % 100 Burslu)
1 UZMAN KLİNİK PSİKOLOG ŞEBNEM YÜKSEL 2007 yılında çalışma hayatıma başladım ve yetişkin, aile, çift, çocuk ve ergenlerle klinik psikolog olarak çalışmaktayım. Bilişsel-Davranışçı Terapi ve Virginia Satir
Engellilere Yönelik Tutumların Değiştirilmesi ZEÖ-II 2015
Engellilere Yönelik Tutumların Değiştirilmesi ZEÖ-II 2015 Ön yargı Farklılık Tutumlar Korkular Kaygılar Tabular Hoşgörü Tahammül Farklılıklar Hepimiz birbirimizden farklıyız. Aşağıdakileri kabul ettiğimizde
TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.
TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi
Otizmli Eymen 10 Okuldan Geri Çevrildi
Otizmli Eymen 10 Okuldan Geri Çevrildi Yedi yaşındaki otizmli Eymen Şen, 10 okuldan geri çevrildikten sonra bir okul bulabildi. O tek örnek değil. Türkiye de 0-18 yaş arasında 350 bin otizmli çocuk var.
MASTERSON YAKLAŞIMINA GENEL BAKIŞ. Tahir ÖZAKKAŞ M.D., Ph.D.
MASTERSON YAKLAŞIMINA GENEL BAKIŞ Tahir ÖZAKKAŞ M.D., Ph.D. i Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları: 100 Masterson Yaklaşımına Genel Bakış Tahir Özakkaş, MD, PhD ISBN: 978-605-4817-02-3 Copyright Psikoterapi
Deneyimsel Oyun Terapisi Đle Çocuklara Ulaşma
Deneyimsel Oyun Terapisi Đle Çocuklara Ulaşma Oyun yoluyla çocuklarla çalışmayı isteyen profesyonellere özel bir atölye çalışması I. Düzey: 20 21 Ekim II. Düzey: 22 23 Ekim Deneyimsel Oyun Terapisi (Experiential
İÇİNDEKİLER 1. BÖLÜM DANIŞMANLIĞIN TANIMI VE TARİHÇESİ 2. BÖLÜM DANIŞMANLARIN İŞLEVLERİ VE ÇALIŞMA ALANLARI
İÇİNDEKİLER 1. BÖLÜM DANIŞMANLIĞIN TANIMI VE TARİHÇESİ I. DANIŞMANLIĞIN TANIMI VE TARİHÇESİNE GİRİŞ... 3 A. Danışmanlığın Tanımı... 4 B. Rehberliğin Tanımı... 4 C. Psikoterapinin Tanımı... 5 D. Danışmanlık...
Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane
Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane Dünyada yaşanan ekonomik kriz liderlik stillerinde de değişikliğe yol açtı. Hay Group'un liderlik stilleri üzerine yaptığı araştırmaya göre, özellikle
KİŞİLİK GELİŞİMİ. Carl Rogers & Abraham Maslow
KİŞİLİK GELİŞİMİ Carl Rogers & Abraham Maslow 1 CARL R. ROGERS(1902 1987) 2 CARL ROGERS IN YAŞAMI Illinois de 8 Ocak 1902 de katı dini görüşleri olan çiftçi bir ailenin ortanca çocuğu olarak dünyaya geldi.
ÜNİTE:1. Sosyal Psikoloji Nedir? ÜNİTE:2. Sosyal Algı: İzlenim Oluşturma ÜNİTE:3. Sosyal Biliş ÜNİTE:4. Sosyal Etki ve Sosyal Güç ÜNİTE:5
ÜNİTE:1 Sosyal Psikoloji Nedir? ÜNİTE:2 Sosyal Algı: İzlenim Oluşturma ÜNİTE:3 Sosyal Biliş ÜNİTE:4 Sosyal Etki ve Sosyal Güç ÜNİTE:5 1 Tutum ve Tutum Değişimi ÜNİTE:6 Kişilerarası Çekicilik ve Yakın İlişkiler
