TEMEL TIP BİLİMLERİ TESTİ AÇIKLAMALI CEVAPLAR

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "TEMEL TIP BİLİMLERİ TESTİ AÇIKLAMALI CEVAPLAR"

Transkript

1 TEMEL TIP BİLİMLERİ TESTİ AÇIKLAMALI CEVAPLAR 1. Aşağıdaki yapılardan hangisi burun boşluğunu fossa pterygopalatina ya bağlar? A) Fissura orbitalis superior B) Fissura orbitalis inferior C) Foramen sphenopalatinum D) Foramen rotundum E) Canalis palatinus major 1 - C Foramen sphenopalatinum fossa pterygopalatina nın medial duvarında bulunan bir deliktir ve fossa pterygopalatina yı burun boşluğuna bağlar. İçerisinden burunda dağılacak arter ve sinir dalları (özellikle a. ve n. maxillaris) geçer. 2. Aşağıdaki eklemlerden hangisi hareketine göre ginglymus tipi bir eklem değildir? A) Articulatio humeroulnaris B) Articulatio radiocarpea C) Articulatio genus D) Articulatio talocruralis E) Articulatio interphalangeales 2 - B Yukarıda sıralanmış tüm eklemler transvers eksende sadece fleksiyon ve ekstensiyon yapılabilen ginglymus tipi eklemler iken, articulatio radiocarpea elipsoidea tipi bir eklemdir ve bu hareketlerin yanısıra abduksiyon ve adduksiyon hareketlerini de yapar. 3. Aşağıdaki sinirlerden hangisi plexus sacralis dalıdır? A) Nervus cutaneus femoris posterior B) Nervus cutaneus femoris lateralis C) Nervus obturatorius D) Nervus iliohypogastricus E) Nervus femoralis 3 - A Nervus cutaneus femoris posterior plexus sacralis dalıdır ve uyluk arka tarafından duyu alır. Herhangi bir kasa motor innervasyon sağlamaz. Sayılan tüm diğer sinirler plexus lumbalis dallarıdır. 4. Fossa axillaris in arka duvarında bulunmayan yapı aşağıdakilerden hangisidir? A) Scapula B) M. teres major C) M. teres minor D) M. latissimus dorsi E) M. subscapularis 4 - C M. teres minor hariç sayılan yapılardan hepsi koltuk altı çukurunun arka duvarının yapısına katılırlar. M. teres minor bunlara göre daha yukarıda ve arkada kalmasından dolayı bu bölgede yer almaz. AXILLA (KOLTUK ALTI ÇUKURU) Ön Duvarı: m. pectoralis major m. pectoralis minor Arka duvarı: m. subscapularis (yukarıda) m. latissimus dorsi (aşağıda) m. teres major (aşağıda) İç duvarı: ilk 4 kosta ve bunların arasındaki interkostal kaslar m. serratus anterior un üst bölümü*** Dış duvarı: humerus un sulcus intertubercularis i m. coracobrachialis m. biceps brachii nin caput breve si tarafından oluşturulur. 5. Cerebellum un hangi bölümü dengemizi sağlamakla görevlidir? A) Lobus anterior B) Lobus flocculonodularis C) Uvula vermis D) Tonsilla cerebelli E) Lingula 2

2 TEMEL BİLİMLER TUSEM TTBT 5 - B Vestibulocerebellum (lobus flocculonodularis) filogenetik olarak beyinciğin en eski bölümdür (archicerebellum). Burası vestibüler uyartıların uğradığı yer olması nedeniyle denge ve göz hareketlerini kontrol eden bölümdür. 6. Konuşabilmesine rağmen konuşmanın içeriği bozuk olan, işittiklerini anlayamayan ve yazıları gördükleri halde okuyamayan hastalarda lezyon aşağıdaki Brodman alanlarından hangisindedir? A) 4 B) 8 C) 17 D) 22 E) D konuşma konuşulanı anlama konuşulanı yazma konuşulanı tekrarlama BROCA (motor) WERNICKE (Duyusal) GLOBAL KONDÜKSİYONEL (İletim tipi) Duysal konuşma sahası (22) olan Wernicke deki lezyonlarda duysal afazi oluşur. Bu kişilerde işitme kaybı olmamasına rağmen işittiklerini anlayamazlar ve yazıları gördükleri halde okuyamazlar. Bu hastalarda konuşulan kelimelerin telaffuzu düzgün olmasına rağmen konuşulanların içeriği bozuktur. Bu bölge genellikle dominant hemisferdedir. 7. Aşağıdakilerden hangisi sinüs rectus a dökülerek sonlanır? A) Sinus sagittalis superior B) Venae superficiales cerebri C) Vena magna cerebri D) Sinus transversus E) Sinus petrosus inferior 7 C Derin beyin venleri (vv. profundae cerebri) birleşerek vena magna cerebri ye dökülür. Vena magna cerebri ve sinus sagittalis inferior birlikte sinus rectus a dökülürler. Yüzeyel beyin venleri ise sinus sagittalis superior a açılırlar. 8. Aşağıdakilerden hangisinin tek taraflı lezyonu kontrlateral tarafta bulgu verir? A) Nucleus nervi oculomotori B) Nucleus nervi trochlearis C) Nucleus nervi trigemini D) Nucleus nervi facialis E) Nucleus nervi abducens 8 B Nervus trochlearis beyin sapını arkadan terk eden ve çekirdeğinden sonra tüm lifleri çapraz yapan tek kafa çiftidir. Bu nedenle nucleus nervi trochlearis hasarında kontrlateral superior oblik kası felç olur. Nervus trochlearis ise hep çaprazdan sonra hasarlandığından ipsilateral superior oblik kasında felç görülür. Diğer tüm çekirdeklerin de sinirlerin de hasarları hep ipsilateral semptom verir. 3

3 9. Sağ homonim hemianopsisi olan ancak makuler vizyonu sağlam olan hastada lezyon aşağıdakilerden hangisindedir? A) Nervus opticus B) Chiasma opticum C) Radiatio optica D) Corpus geniculatum laterale E) Sulcus calcarinus 9 E Görme yollarının chiasma opticum dan sonraki tüm tek taraflı hasarları kontrlateral homonim hemianopsi yapabilir, ancak sulcus calcarinus lezyonlarında genellikle santral görme korunur. 10. Kadınlarda aşağıdakilerden hangisi üreteri çaprazlayan yapılardan biri değildir? A) A. ovarica B) A. uterina C) A. iliaca communis D) A. iliaca interna E) Linea terminalis 10 D Kadın üreteri yolu boyunca a. ovarica, a. iliaca communis, a. uterina ve pelvis girişinde linea terminalis i çaprazlar. Sağ üreter a. iliaca externa nın başlangıç bölümünü çaprazlayabildiği halde a. iliaca interna yı çaprazlamaz. 11. Aşağıdakilerden hangisi arteria mesenterica superior un dalıdır? A) Arteria pancreaticoduodenalis superior anterior B) Arteria pancreaticoduodenalis superior posterior C) Arteria pancreatica magna D) Arteria pancreaticoduodenalis inferior E) Arteria gastroduodenalis 11 D Arteria ve mesenterica superior lar pankreasın kaput cauda ve corpus ları arasından geçip, duodenumun üçüncü kısmının da ön yüzünden geçerek tüm ince barsakları ve colon ascendens ve colon transversum u (mesenteron = orta barsak taslağından gelişen organları) beslerler. A. mesenterica superior un dalları: - a. pancreaticoduodenalis inferior - aa. jejunales - aa. ileales - a. iliocolica (iliocaecalis): a.pendicularis ve a. caecalis leri verir. - a. colica dextra - a. colica media A. pancreaticoduodenalis superior lar ve a. gastroepiploica dextra, arteria gastroduodenalis in; a. pancreatica magna ise arteria splenica (lienalis) in dalıdır. 4

4 TEMEL BİLİMLER TUSEM TTBT 12. Erişkinde kapanmış olan v.umbilicalis aşağıdaki hangi bağın içerisinde yer alır? A) Lig. coronarium hepatis B) Lig. falciforme C) Lig. triangulare D) Lig. teres hepatis E) Lig. venosum 12 - D İlk üç şıkta yer alan lig. coronarium hepatis, lig. falciforme ve lig. triangulare sadece peritondan yapılmış karaciğer bağlarıdır. Lig. teres hepatis içerisinde kapanmış olan v. umbilicalis i, lig. venosum ise embriyolojik dönemde ductus venosus u barındırır. Karaciğer in sadece peritondan yapılmış ligamentleri: 1. Lig. coronarium hepatis: Karaciğeri örten peritonun diaphragmaya atlaması ile oluşur. 2. Lig. triangulare dextrum: Lig. coronarium un iki yaprağının, sağda birleşmesi ile oluşur. 3. Lig. triangulare sinistrum: Lig. coronarium un iki yaprağının, solda birleşmesi ile oluşur. 4. Lig. falciforme hepatis: Ventral mezenteriumu oluşturan periton yapraklarının karın ön duvarına atlaması sonucu karaciğerin ön yüzünde oluşan orak şeklinde bir ligamenttir. Alt kenarında lig. teres hepatis bulunur. Lig. falciforme hepatis nedeniyle karaciğerin önünde olmak üzere sağdan sola veya soldan sağa doğru geçmek imkansızdır. Sadece peritondan yapılmamış karaciğer ligamentleri lig. teres hepatis (içinde v. umbilicalis bulunur) ve lig. venosum dur (içinde embriyolojik dönemde ductus venosus bulunur) ****. Karaciğer biyopsisi için sağ tarafta linea axillaris mediana da (linea midaxillaris) 8 veya 9. interkostal aralıktan girilir ***. 13. Mediastinum medius ta yer alan oluşum aşağıdakilerden hangisidir? A) N. phrenicus B) A. thoracica interna C) V. azygos D) N. splanchnicus E) Ductus thoracicus 13 - A N. phrenicus plexus cervicalis in bir dalıdır ve hem mediastinum superius ta hem de mediastinum medius ta yer alır. Diğer oluşumlardan a. thoracica interna mediastinum anterius ta yer alırken; v. azygos, n. splanchnicus ve ductus thoracicus mediastinum posterius ta yer alırlar. mediastinum superius mediastinum anterius mediastinum medius mediastinum posterius m. sternohyoideus m. sternothyrohyoideus m. longus colli nin başlangıcı arcus aorta ve dalları *** v. cava superior v. azygos v. hemiazygos v. hemiazygos accessoria n. vagus n. phrenicus n. laryngeus recurrens sinistra trachea *** oesophagus *** ductus thoracicus thymus bezi veya artıkları ***** paratracheal, tracheobronchial lenf nodülleri lig. sternopericardiaca birkaç adet parasternal lenf nodülü a. thoracica interna thymus bezi veya artıkları kalp, pericardium her iki broncus principalis v. cava superior un alt yarısı v. cava inferior un kalbe giriş yaptığı kısım v. azygos un son bölümü truncus pulmonalis ***** pulmoner arter ve venler n. phrenicus tracheobronchial lenf nodülleri aorta thoracica v. azygos v. hemiazygos v. hemiazygos accessoria n. vagus n. splanchicus lar oesophagus *** ductus thoracicus mediastinal lenf nodülleri 14. Aşağıdaki bezlerden hangisi nuc. salivatorius superior dan kaynaklı parasempatikler tarafından uyarılmaz? A) Glandula lacrimalis B) Glandula parotidea C) Glandula submandibularis D) Glandula sublingualis E) Glandula palatinae 14 - B Baştaki bezlerden glandula lacrimalis, submandibularis, sublingualis ile dudak, yanak ve damak bezleri n. facialis dalları tarafından innerve edilir. Bu sinire ait beyin sapındaki parasempatik çekirdek nuc. salivatorius superior dur. Nuc. salivatorius inferior dan köken alan parasempatikler ise n. glossopharyngeus içerisinde seyrederek glandula parotidea yı innerve ederler. 5

5 15. Aşağıdaki epitelial yapılardan hangisi trilaminer germ diski endoderminden gelişir? A) Deri epiteli B) Plevra C) Periton D) Perikard E) Sindirim kanalı epiteli 15 E Deri epiteli ektodermden, mezotel (plevra, periton, perikard) endotel mezodermden, sindirim kanalı epiteli ise endodermden gelişir. 16. Plasentanın maternal kısmını oluşturan yapı aşağıdakilerden hangisidir? A) Desidua bazalis B) Desidua kapsülaris C) Desidua paryetalis D) Koryon frondozum E) Villöz koryon 16 A Plasenta iki elemanı bulunan, anne ve fetusa ait bir organdır: koryon kesesinden gelişen bir fetal kısım ve endometriumdan köken alan bir maternal kısım. Desidua gebe endometriumuna karşılık gelir, hamile bir kadındaki fonksiyonel endometrium tabakasıdır. İmplantasyon bölgesiyle ilişkisine göre desidua, üç tabaka halinde isimlendirilir. Desidua bazalis, gebelik materyalinin (embriyo) dip kıs mındaki anneye ait plasentayı oluşturan tabakadır. Desidua kapsülaris, gebelik materyalini kuşatan desiduanın yüzeyel tabakasıdır. Desidua paryetalis (desidua vera) ise geriye kalan desidua tabakasıdır. Plasentanın fetal kısmı villöz koryon (Koryon frondozum) tarafından oluşturu lur. Ana villusların dalları, içleri anne kanıyla dolu villuslar arası boşluklara açılırlar. 17. Aşağıdakilerden hangisi hücre bölünmesinde kromozomların hücre kutuplarına çekilmesinde rol oynayan silindir biçimli organeldir? A) Sentriyol B) Bazal cisimler C) Kromozom D) Mikrotubuluslar E) Aktin 17 A Mikrotübülüsler bir araya gelerek sentriyolleri yapar. Bir çift sentriyol bir araya gelir, etrafları granüle bir madde ile sarılır sentrozomlar oluşur. Sentriyoller hücre bölünmesinde kromozomların hücre kutuplarına çekilmesinde rol oynayan silindir biçimli organellerdir. Duvarlarını 9 adet 3 lü mikrotübülüs oluşturur. 18. Eritrositlerin farklılaşma evrelerini oluşturan basamakların hangisinde hemoglobin sentezi başlar? A) Proeritroblast B) Bazofilik eritroblast C) Polikromatofil eritrobtast D) Ortokromatik eritroblast E) Retikülosit 18 A Hemoglobin sentezi proeritroblastlarda başlar ve önemsiz düzeyde de olsa retikülosit evresinde bi le devam eder, retikülositler kemik iliğini terk edip kana geçtikten sonra az miktarda da ol sa bir iki gün hemoglobin yapımını sürdürürler. 19. Aşağıdaki kolajenlerden hangisi bazal laminada bulunan ve ağ oluşturan kolajendir? A) Tip I kolajen B) Tip II kolajen C) Tip IV kolajen D) Tip VII kolajen E) Tip XI kolajen 19 C Uzun Lifçik Oluşturan Kolajenler: Elektron mikros kopta net olarak görülebilen lifçikler halinde bir araya gelir. Bunlar, tip I, II, III, V ve XI kolajendir. Tip I ko lajen miktarı ve dağılımı en fazla olan tiptir. Dokularda kla sik olarak kolajen lifler olarak adlandırılan ve kemik, dentin, tendon, organ kapsülleri ve dermis gibi yapıları oluştu ran bileşenler halinde bulunur. Lifçikle İlişkili Kolajenler: Kolajen lifçiklerini birbirine ve hüc re dışı matriksin başka bileşenlerine bağlayan kısa yapılar dır. Bunlar tip IX, XII ve XIV kolajenlerdir. Ağ Oluşturan Kolajenler: bazal laminanın yapısal bileşenini oluşturan ağ şeklinde olan tip IV ko lajendir. Tutturucu Lifçik Kolajenler: kolajen liflerini bazal laminaya bağlayan tip VII kolajendir. 6

6 TEMEL BİLİMLER TUSEM TTBT 20. Böbreklerde Eritropoetin üretimi aşağıdaki hücrelerin hangisi tarafından gerçekleştirilir? A) Makula densa hücreleri B) Proksimal tübül hücreleri C) Distal tübül hücreleri D) Jukstaglomerüler hücreler E) Böbreğin peritübüler kapiller hücreleri 20 E Nor mal kişilerde tüm eritropoietinin % 9O ı böbrek lerde, geriye kalanı da esas olarak karaciğerde ya pılır. Bu organlarda, eritropoietin mrna sı bulunur. Dalak ve tükrük bezlerinden de eritropoie tin elde edilebilir, ancak, eritropoietin mrna sı bulunmayan bu dokularda eritropoietin yapımı olmaz. Erişkinlerde, eritropoietin, böbreğin peritübüler kapiller yatağındaki intersitisyel hücreler ve karaciğerde perivenöz hepatositler tarafından üretilir. Eritropoietin böbreklerde Renal tübüler epitel hücreleri tarafından sekrete edilir. 21. Sindirim kanalını dö şeyen ve aynı zamanda emilim ve salgılama iş levlerini de sürdüren epitel aşağıdakilerden hangisidir? A) Tek katlı kübik epitel B) Tek katlı prizmatik epitel C) Tek katlı yassı epitel D) Çok katlı değişici epitel E) Çok katlı yassı epitelyum 21 - B Hücre Tabakalarının Sayısı Basit (tek katlı) Hücre Şekli Dağılım Örnekleri İşlevi Yassı Yalancı çok katlı (hücrelerin çekirdekleri farklı düzeylerde, bütün hücreler yüzeye erişmez fakat hepsi bazal laminaya tutunur) Çok katlı {iki veya daha fazla kat) Yassı keratinleşmiş (Kuru) Çok katlı {iki veya daha fazla kat) Damarların iç yüzeyi (Endotel) iç boşlukların seröz örtüsü: perikard, plevra, periton (Mezotel) iç organların (mezotel) hareketini kolaylaştırma, pinositoz ile aktif aktarım (mezotel ve endotel) Kübik Ovaryum örtüsü, tiroid epiteli Örtme, salgılama Prizmatik Bağısak ve safra kesesini döşeyen örtü Koruma, kayganlaştırma, emme, salgılama Trakea, bronşlar ve burun boşluğunu döşeyen örtü Epidermis Koruma, salgılama. Titrek tüyler aracılığıyla mukusun yakaladığı parçacıkları hava yollarından dışarıya taşıma Koruma, su kaybını önleme Yassı keratinleşmemiş (ıslak) Ağız. özofagus, larinks, vajina, anal kanal Koruma, salgılama, su kaybını önleme Kübik Ter bezleri, ovaryumun gelişen follikülleri Koruma, salgılama. Değişici İdrar torbası, üreterler, renal kaliksler Koruma, basınç karşısında gerilme, esneme Prizmatik Konjunktiva Koruma 22. Komşu iki hücre sitoplazması arasında iyon ve sıvı geçişini sağlayabilecek bağlantı birimi olan aşağıdakilerden hangisidir? A) Zonula okludens B) Zonula adherens C) Makula adherens (dezmozom) D) Hemidezmozom E) Aralıklı bağlantılar (Gap juntion) 22 - E Hücreler Arası Bağlantılar: 1- Zonula okludens (zonula occludens: sı kı bağlantı): Kom şu hücre zarlarını birbiriyle kaynaştıran en apikalde yerleşimli sıkı bağlantıdır. Hücreler arası boşlukta sıvı ve iyonların yukarıdan aşağı veya aşağıdan yukarı hareketini engeller. 2- Zonula adherens (ara bağlantı): Sitoplazmik yüzde terminal web i (tıkaç) oluşturan aktin filamanları, ara flamanlar ve spektrin ağı ile bağlantılı yan yüz bağlantısıdır. 3- Makula adherens (Desmozom): Hücre zarlarının sitoplazmik yüzündeki ka lınlaşma nedeniyle disk biçiminde izlenen yapılardır. Diğer hücredeki benzer yapı ile bağlantı kurar. Desmozomların yapısında kadherin isimli adheziv proteinler bulunur. 4- Hemidezmozom: Epitel hücrelerinin bazal lamina ya tutunmasını sağlayan bağlantı birimleridir ve yapılarında integrinler bulunur. Desmozomlar bağlantı kompleksleriyle sınırlı değildirler, hücreler ara sında yaygın olarak izlenebilirler. 7

7 5- Aralık bağlantıları (Gap Junction) ya da neksus: Epitel hücrelerinin çoğunda yan yüzey zarları boyunca hemen her yerde bulunabilir. İskelet kasında yokturlar. Gap junktionların protein bağlantı birimlerine konnekson denir. Bu protein birimler konneksin denilen 6 ptoteinin bir araya gelmesi ile oluşur ve komşu hücre zarlarındaki koneksonlar, iki hücre arasında hidrofilik kanal oluşturacak şekilde karşı karşıya gelirler. Her Gap junktionda 10 yada yüzlerce konnekson bulunur. Aralık bağlantıları, hücreler arasında, molekül ağırlığı az olan (1500 den az) moleküllerin alışverişini sağlayarak hücrelerin eşgüdümlü hareket etmelerini sağlarlar. gap kavşaklar bu yolla, elektriksel etkinliğin bir hücreden diğeri ne hızla yayılmasına ve çeşitli kimyasal haber cilerin karşılıklı alış verişine de izin verir. Kanal çapı ph ve voltaj tarafından da düzenlenebilir. Kalp kası hücrelerinde aralık bağlantıları uyarıların iletilmesini sağlar. Bu durum büyük ölçüde kalbin düzenli olarak atmasından (sinsityum) sorumludur. İnsanda, bir grup hastalık, mutant konneksonlara bağlanmıştır. Bunlardan bir tanesi, periferal nöropati olan Charcot-Marie-Tooth hastalığı nın X e bağlı şekli, diğeri ise, normal sağ-sol bakış uyumunu oluş turmada yetersizlikle birlikte, çok sayıda anormallikleri içe ren heterotaksi dir. 23. Aşağıdaki peroksizom çoğalmasını etkinleştiren reseptörlerden hangisinin gen mutasyonu sonucu insülin direncinde artış ve diabetes mellitus ile hipertan siyona eğilim oluşur? A) PPAR α B) PPAR β C) PPAR Delta D) PPAR Gama E) HERG 23 C Peroksizomların sayısı, peroksizom çoğaltıcıları tarafın dan arttırılır. Bunlar, çekirdekteki, peroksizom çoğalmasını etkinleştiren reseptörler (PPAR lar) üzerine etki yapar. Bu reseptörler, steroid hormon reseptörlerini da kapsayan, hormona du yarlı çekirdek transkripsiyon faktörü üst ailesinin üyeleridir. Üç farklı gen tarafından kodlanan üç farklı izoform vardır. Bunlar: PPARα, PPARγ ve PPARδ dır. İnsüline duyarlaştıran bir ilaç olan troglitazon, PPAR γ bağlanır ve insüline olan duyarlılığı artırır. PPAR γ nın etkinleştirilmesi, hücrelerin adipositlere farklılaşmasına da neden olur ve diğer başka, yaygın metabolik etkilere de sahiptir. PPARδ (delta) geninin mutasyonları, insüline direnci arttırır ve diabetes mellitus ile hipertan siyona neden olur. 24. Kalp yetmezlinde atrium gerilmesine bağlı olarak dolaşımda artan ANP (atrial natriüretik peptit) aşağıdaki etklerden hangisini oluşturur? A) Su ve sodyum atılması B) Efferent arteriolde vazodilatasyon C) Hidrojen atılması D) ADH ( antidiüretik hormon ) artışı E) Afferent arteriolde vazokontrüksiyon 24 A Peptid yapılı bir hormon olan atrial natriüretik peptid (ANP) in etkileri için, siklik guanozin monofosfat (cgmp), ikinci haberci olarak görev yapar. Atriyal natriüretik faktör (ANF) kalbin atriyum duvarları gerildiğinde bu bölgeden salgılanan bir hormondur. Kalp yeter sizliği hemen daima her iki atriyum basıncında aşırı artışa neden olduğundan ağır kalp yetersizliğinde atriyum duvarlarının gerilmesi kanda dolaşan ANF düzeylerini 5-10 kat artırır. ANF böbrekler üze rinde tuz ve su atılmasını büyük oranda artırıcı etki ye sahiptir. Bu nedenle, ANF(ANP) kalp yetersizliğinin aşı rı konjestif semptomlarını önlemeye yardım eden doğal bir role sahiptir. Atriyumların gerilmesi aynı zamanda böbrek lerin afferent arteriyollerinde refleks bir dilatasyona neden olur. Aynı zamanda sinyaller eşzamanlı olarak hipotalamusa da iletilerek antidiüretik hormon salgısını inhibe etmekte ve böbrek fonksiyonları indirekt olarak da etkilenmektedir. Afferent arteriyollerde azalmış olan direnç, glomerül kapiller basıncı artırarak böbrek tubuluslarına sıvı filtrasyonunun artmasına neden olur. Anti diüretik hormonun azalması tubuluslardan sıvı geri emilimini azaltır. Bu iki etkinin kombinasyonu idrarla hızla sıvı kaybına neden olarak kan hacminin normale dönmesinde güçlü bir yol olarak hizmet eder. 25. Aşağıdakilerden hangisi hücre bölünmesinde kromozomların hücre kutuplarına çekilmesinde rol oynayan silindir biçimli organeldir? A) Sentriyol B) Bazal cisimler C) Kromozom D) Mikrotubuluslar E) Aktin 8

8 TEMEL BİLİMLER TUSEM TTBT 25 A Mikrotübülüsler bir araya gelerek sentriyolleri yapar. Bir çift sentriyol bir araya gelir, etrafları granüle bir madde ile sarılır sentrozomlar oluşur. Sentriyoller hücre bölünmesinde kromozomların hücre kutuplarına çekilmesinde rol oynayan silindir biçimli organellerdir. Duvarlarını 9 adet 3 lü mikrotübülüs oluşturur. 26. Aşağıdaki glial hücrelerden hangisi nöronların iyo nik ve kimyasal ortamını kontrol eder? A) Oligodentrosit B) Schwan hücresi C) Astrosit D) Ependim hücresi E) Mikroglia 26 C Glia hücrelerinin sayısı nöronlardan on kat daha fazladır; nöron aralıklarında yerleşerek sinir hüc resinin gövdesini, akson ve dendrit uzantılarını sarar. Sinir dokusunun hücreler arası maddesi azdır, glia hücreleri nöron etkinliği için gereken uygun mikro çevreyi sağlar. Glia Hücre Tipi Kökeni Yeri Temel İşlevleri Oligodendrosit Nöral tüp Merkezi sinir sistemi Miyelin yapımı, elektrik yalıtımı Schwann hücresi Nöral tüp Çevresel sinirler Miyelin yapımı, elektrik yalıtımı Astrosit Nöral tüp Merkezi sinir sistemi Yapısal destek, onarım işlemleri Kan-beyin engeli, metabolik değiş tokuş Ependim hücresi Nöral tüp Merkezi sinir sistemi Merkezi sinir sisteminin boşluklarının döşenmesi Mikroglia Kemik iliği Merkezi sinir sistemi Makrofaj aktivitesi Ast rositler, glia hücreleri içinde sayısı en fazla olanıdır; Astrositler, destekleme işlevine ek olarak nöronların iyo nik ve kimyasal ortamını kontrol eder. Merkezi sinir sistemi hasar gördüğünde astrositler çoğalarak hücresel ya ra iyileşme dokusu oluştururlar. Astrositler in vitro adrenerjik reseptörleri, aminoasit reseptörlerini (GABA) ve peptid reseptörlerini (natriüretik peptid, Ang II, endotelinler, VİP ve tirotropin salgılatıcı hormon ) bulundururlar. Ependim Hücreleri Beyin ventriküllerini ve omurilik orta kanalını döşeyen alçak prizmatik epitel hücreleridir. Bazı yerlerde ependim hücreleri beyin omurilik sıvısının hareketini kolay laştıracak olan titrek tüylere sahiptir. Mikroglia Sinir dokusunda mononükleer fagositik sistem kapsamına giren fagositik hücrelerdir ve kemik iliğindeki öncül hücrelerden köken alırlar. Erişkin MSS de inflamasyon ve onarımda görev alırlar ve nötral proteazlar ve oksidatif radikaller üreterek bunları salgılarlar. 27. Aşağıdakilerden hangisinin mide motor fonksiyonlarını uyarıcı ve pilor pompası aktivitesini artırıcı etkisi vardır? A) Kolesistokinin B) Gastrin C) Gastrik İnhibitör Peptid D) Sekretin E) Enterogastrik refleks 27 B Gastrin :Mide gerilmesi ve mide içinde bazı tipte besinlerin (özellikle et sindirim ürünlerinin) bulunması antral mukozadan gastrin salgılanmasına ne den olur, mide bezlerinden yüksek oranda asidik mide sıvısının salgılanmasına neden olan güçlü etkilere sahiptir. Gastrin midenin motor fonksiyonlarını da uyarır. En önemlisi, pilor pompasının aktivitesini artırma etkisidir. Gastrin mide boşalmasının hızlanmasına yardımcı olmaktadır. Mide Boşalmasını İnhibe Eden Hormonal Feedback En etkili olanı, kimustaki yağ ve yağ asidlerinin yıkım ürünleri ile monogliseridlerin varlığına cevap olarak duodenum ve jejunum mukozasında ki I hücrelerinden serbestlenen kolesistokinin (CCK)dir. Bu hormon gastrinin sebep olduğu mide motilitesindeki artışı engel lemek için bir yarışmacı inhibitor gibi hareket eder. Sekretin başlıca mideden salgılanarak pilordan du odenuma geçen gastrik aside yanıt olarak duodenumun S hücrelerinden salgılanır. Gastrointes tinal kanalın hemen hemen tamamında motilite üzerine hafif bir inhibitor etkisi vardır. GIP (Gastrik inhibitor peptid) temel olarak yağ asidleri ve amino asidlere daha az olarak da karbonhidratlara cevap olarak üst ince barsak mukozası tarafın dan salgılanır. İnce barsağın üst kısımları gıda ile dolu olduğu zaman midenin motor aktivitesini inhibe ederek mide içeriğinin duodenuma geçişini yavaşlatır. GIP in gastrik motiliteyi inhibe ettiği bilinmekle beraber, fizyolojik konsantrasyonlardaki başlıca etkisi, pankre astan insulin sekresyonunu stimüle etmektir. Doudenumdan Kaynaklanan Enterogastrik Si nir Reflekslerinin Inhibitor Etkisi. Besin duode numa girdiği zaman duodenal çeperden kaynakla nan sinir refleksleri geriye mideye iletilirler ve duodenumdaki kimus hacmi çok fazla olduğun da mide boşalmasını yavaşlatır ya da tamamen durdururlar. 9

9 28. Düz kaslarda kasılmanın durması ve düz kasın gevşemesi için aşağıdaki enzimlerden hangisinin aktive edilmesi gereklidir? A) Protein kinaz B) Fosforilaz b C) Miyozin kinaz D) Kreatin kinaz E) Miyozin fosfataz 28 E Düz kas hücrelerinde bulunan kalmodulin proteini dört kalsiyum iyonu ile reaksiyona girmesi açısından troponine benzese de, kasılmayı başlatma biçimi yönünden farklıdır. Kalmodulin miyozin çapraz köprülerini aktive ederek kasılmayı başlatır. 1. Kalsiyum iyonları kalmoduline bağlanır. 2. Kalmodulin-kalsiyum kombinasyonu, miyozin kinazla birleşerek onu aktive eder. 3. Miyozin başının hafif zin cirlerinden biri miyozin kinaza yanıt olarak fosforile olur, kasılma gerçekleşir. Kasılmanın Durması: Kalsiyum iyon konsantrasyonu düştüğünde, miyozin başının fosforilas yonu dışında olaylar otomatik olarak tersine döner. Bu terse dönüş, düz kas hüc resi sıvısında bulunan miyozin fosfataz enzimine ihtiyaç gösterir. Bu enzim düzenleyici hafif zincirden fosfatı ayırır ve kasılma sona erer. Kasın gevşemesi için gerekli zaman, hücredeki aktif miyozin fosfataz miktarı ile belirlenir. 29. Aşağıdakilerden hangisi insülinin etkileri için yanlıştır? A) Asetil-CoA karboksilazı aktive eder B) Li poprotein lipazı aktive eder C) Hormona duyarlı lipazı aktive eder D) İnsülin eksikliğinde yağların aşırı kullanımı ketoz ve asidoza neden olur E) Protein sentezini ve depolanmasını hız landırır 29 C İnsülin Asetil-CoA karboksilazı ı aktive eder. Li poprotein lipaz ı aktive eder Hormona duyarlı lipazın etkisini inhibe eder. İnsülin Eksikliğinde Yağların Aşırı Kullanımı Ketoz ve Asidoza Neden Olur. İnsülin Protein Sentezini ve Depolanmasını Hız landırır. 30. Böbrek glomerüllerinin spesifik kapiller yapısı aşağıdakilerden hangisidir? A) Diyaframsız pencereli Kapilerler B) Somatik Kapilerler C) Viseral kapilerler D) Sinüzoidal Kapilerler E) Sürekli Kapilerler 30 A Kan kapillerleri endotel tabakası ve bazal laminanın sürekliliğine göre 4 gruba ayrılır; 1- Sürekli yada somatik Kapilerler : Duvarlarında pencere (fenestra) bulunmaması ile özellik kaza nır, sıkı bağlantılarla bağlanmış endotel örtüsü, devamlı bir bazal lamina, perisitler ve ince bir bağ dokusu kılıfı içeren damarlardır. Bu tip kılcal kan damarları, kas dokusunda, bağ dokusunda, ekzokrin bezlerde ve sinir dokusunda bulunur. Sinir sistemi dışındaki yapıların bazı bölgelerinde endotel hücrelerinin her iki yüzeyinde de çok sayıda pinositoz vezikülü bulunur 2- Pencereli ya da viseral kapilerler : Endotel hücreleri nin duvarlarında, hücre zarından daha ince bir perde (diyafram) ile örtülü büyük fenestrateler bulunur. Pencereli kapilerlerin bazal laminası süreklidir. böbrek, bağırsak, endokrin bezler gibi kan ile doku arasında madde değişiminin hızlı olduğu dokular da bulunurlar. 3- Diyaframsız pencereli Kapilerler: Böbrek glomerülü için spesifiktirler. Bu tip kapilerde kan ile doku arasında kapiler penceresinin hemen altında bulunan kesintisiz ve çok kalın bir bazal lamina bulunur. Podosit ayakçıklarıyla birlikte filtrasyon bariyerinin önemli bir bileşenini oluştururlar. 4- Aralıklı sinüzoidal Kapilerler: Ağırlıklı olarak karaciğer, kemik iliği, dalak ve lenf nodları gibi hemopoietik organlarda bulunur. Kapilerlerin duvar yapısı doku ile damar arasında alış verişe elverecek şekilde gevşek, endotel hücreleri arasında boşluklar vardır, bazal lamina kesintilidir. 10

10 TEMEL BİLİMLER TUSEM TTBT 31. Yaşlılarda lensi oluşturan proteinlerin denatüre olması ve akomodasyon yeteneğinin kaybolmasısına bağlı olarak aşağıdaki görme bozukluklarından hangisi oluşur? A) Keratokonus B) Astigmatizm C) Hipermetropi D) Prespiyopi E) Miyopi 31 D Presbiyopi: Yaşlandıkça mercek büyür, ka lınlaşır ve kısmen mercek proteinlerinin ilerleyici denatürasyonu sonucunda esnekliğini yitirir, merceğin şekil değiştirebilme yeteneği yaşla birlikte ilerleyici tarzda azalır. Akomodasyon gücü çocuktaki 14 diyoptri değerinden, 45 ila 50 yaş arasında 2 diyoptriye ve 70 yaşta 0 diyoptriye kadar iner. Böylece, mercek hemen hemen tüm akomodasyon yeteneğini kaybetmiş, presbiyopi olarak adlandırılan durum oluşmuştur, göz sürek li olarak hemen hemen sabit bir uzaklığa odaklan mış olarak kalır. Gözler artık yakın ve uzak görmeye uyum yapamaz. Bu nedenle, yaş lı bir kişi uzak ve yakın nesneleri net olarak görebil mek için üst kısmı uzak, alt kısmı ise yakına odak lamayı sağlayan bifokal gözlük kul lanmak zorundadır. 32. Bir aksiyon potansiyelinden sonra yeni bir uyarana yanıtın oluşmadığı süre olan Reflakter Dönem in sebebi aşagıdakilerden hangisidir? A) Voltaj duyarlı potasyum kanalının aktivasyon kapısının kapalı olması B) Voltaj duyarlı yavaş kalsiyum kanalının kapalı olması C) Voltaj duyarlı sodyum kanalının inaktivasyon kapısının kapalı olması D) Voltaj duyarlı potasyum kanalının aktivasyon kapısının açık olması E) Voltaj duyarlı yavaş kalsiyum kanalının açık olması 32 C Uyarılabilen bir lifte membran henüz bir aksiyon potan siyeli ile depolarize iken, yeni bir aksiyon potansiyeli oluşamaz. Bunun nedeni, aksiyon potansiyeli başladık tan kısa bir süre sonra sodyum kanallarının inaktive olması ve bu ka nallara bu noktada uygulanan uyaranın şiddeti ne olur sa olsun inaktivasyon kapısının açılmamasıdır. Onları tekrar açılması için mutlaka membran potansiyelinin, orjinal dinlenim membran potansiyeli seviyesine veya ona çok yakın bir değere dönmesi gerekir. Daha sonra saniyenin küçük bir bölümünde kanalların inaktivasyon kapıları açılır ve yeni bir aksiyon potansiyeli başlayabilir. 33. Aşağıdaki organel enzim eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır? A) Nukleus --- DNA polimeraz B) Endoplazmik retikulum --- Glukoz-6-fosfataz C) Plazma membranı --- Sodyum-potasyum ATPaz D) Mitokondri --- Süksinat dehidrogenaz E) Peroksizom --- Asit fosfataz 33 E Fraksiyon Enzim Fonksiyon Plazma membranı 5 nükleotidaz, adenilat siklaz Na +, K + -ATPaz Membran polarizasyonu Nukleus DNA polimeraz DNA replikasyonu RNA polimeraz DNA transkripsiyonu Endoplazmik retikulum Glukoz-6-fosfataz Glukoneogenez Sitokrom b 5 redüktaz Yağ asiti desatürasyonu Golgi Galaktozil transferaz Protein glukozilasyonu Mannosidaz Lizozom Asit fosfataz Nükleotid yıkımı b-glukronidaz Polisakkarid yıkımı Süksinat dehidrogenaz Oksidatif fosforilasyon Mitokondri Sitokrom oksidaz Oksidatif fosforilasyon Oligomisin duyarlı ATPase Oksidatif fosforilasyon Glutamat dehidrogenaz Peroksizom Katalaz Ürat oksidaz H 2 O 2 yıkımı Sitozol Laktat dehidrogenaz Glikoliz Glukoz-6-fosfat dehidrogenaz Pentoz fosfat yolu 11

ENDOTEL YAPISI VE İŞLEVLERİ. Doç. Dr. Esra Atabenli Erdemli

ENDOTEL YAPISI VE İŞLEVLERİ. Doç. Dr. Esra Atabenli Erdemli ENDOTEL YAPISI VE İŞLEVLERİ Doç. Dr. Esra Atabenli Erdemli Endotel, dolaşım sistemini döşeyen tek katlı yassı epiteldir. Endotel hücreleri, kan damarlarını kan akımı yönünde uzunlamasına döşeyen yassı,

Detaylı

İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın

İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın Hücre iletişimi Tüm canlılar bulundukları çevreden sinyal alırlar ve yanıt verirler Bakteriler glukoz ve amino asit gibi besinlerin

Detaylı

Yağ Asitlerinin Metabolizması- I Yağ Asitlerinin Yıkılması (Oksidasyonu)

Yağ Asitlerinin Metabolizması- I Yağ Asitlerinin Yıkılması (Oksidasyonu) Yağ Asitlerinin Metabolizması- I Yağ Asitlerinin Yıkılması (Oksidasyonu) Yrd. Doç. Dr. Bekir Engin Eser Zirve Üniversitesi EBN Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya A.B.D. Yağ Asitleri Uzun karbon zincirine sahip

Detaylı

Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir.

Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir. METABOLİZMA ve ENZİMLER METABOLİZMA Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir. A. ÖZÜMLEME (ANABOLİZMA) Metabolizmanın yapım reaksiyonlarıdır. Bu tür olaylara

Detaylı

OTONOM SİNİR SİSTEMİ (Fonksiyonel Anatomi)

OTONOM SİNİR SİSTEMİ (Fonksiyonel Anatomi) OTONOM SİNİR SİSTEMİ (Fonksiyonel Anatomi) Otonom sinir sitemi iki alt kısma ayrılır: 1. Sempatik sinir sistemi 2. Parasempatik sinir sistemi Sempatik ve parasempatik sistemin terminal nöronları gangliyonlarda

Detaylı

Midede etkin enzim Pepsin Ürün; Albumoz ve pepton Barsakta etkili enzimler Tripsin Kimotripsin Elaztaz Karboksipeptidaz, Aminopeptidaz Dipeptidaz,

Midede etkin enzim Pepsin Ürün; Albumoz ve pepton Barsakta etkili enzimler Tripsin Kimotripsin Elaztaz Karboksipeptidaz, Aminopeptidaz Dipeptidaz, PROTEİN SİNDİRİMİ Polipeptit zincirini oluşturan amino asitler arasındaki peptit bağlarının hidrolizi; proteoliz Proteinlerin sindirimi midede başlar ve barsakta tamamlanır. Midede etkin enzim Pepsin Ürün;

Detaylı

Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı KAS FİZYOLOJİSİ. Düz Kas. Dr. Sinan CANAN sinancanan@gmail.com www.sinancanan.

Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı KAS FİZYOLOJİSİ. Düz Kas. Dr. Sinan CANAN sinancanan@gmail.com www.sinancanan. Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı KAS FİZYOLOJİSİ İ İ İ Düz Kas Dr. Sinan CANAN sinancanan@gmail.com www.sinancanan.net net Düz Kas Kalp kası İskelet kl kası Düz kas Düz Kas Düz

Detaylı

ENDOTEL VE BİYOKİMYASAL MOLEKÜLLER

ENDOTEL VE BİYOKİMYASAL MOLEKÜLLER ENDOTEL VE BİYOKİMYASAL MOLEKÜLLER Endotel Damar duvarı ve dolaşan kan arasında tek sıra endotel hücresinden oluşan işlevsel bir organdır Endotel en büyük endokrin organdır 70 kg lik bir kişide, kalp kitlesix5

Detaylı

25.03.2015. 1. Glukoz - 6 Fosfataz enzim eksikliğinde hangi glikojen depo hastalığı oluşur?

25.03.2015. 1. Glukoz - 6 Fosfataz enzim eksikliğinde hangi glikojen depo hastalığı oluşur? 1. Glukoz - 6 Fosfataz enzim eksikliğinde hangi glikojen depo hastalığı oluşur? a. Tıp II - Pompe hastalığı b. Tip III - Forbes - Cori Hastalığı c. Tip I- Von Gierke Hastalığı d.tıp V- Mc Ardle Hastalığı.

Detaylı

21.11.2008. I. Koenzim A nedir? II. Tarihsel Bakış III. Koenzim A nın yapısı IV. Asetil-CoA nedir? V. Koenzim A nın katıldığı reaksiyonlar VI.

21.11.2008. I. Koenzim A nedir? II. Tarihsel Bakış III. Koenzim A nın yapısı IV. Asetil-CoA nedir? V. Koenzim A nın katıldığı reaksiyonlar VI. Hazırlayan: Sibel ÖCAL 0501150027 I. Koenzim A nedir? II. Tarihsel Bakış III. Koenzim A nın yapısı IV. Asetil-CoA nedir? V. Koenzim A nın katıldığı reaksiyonlar VI. Eksikliği 1 2 Pantotenik asit (Vitamin

Detaylı

METABOLİK DEĞİŞİKLİKLER VE FİZİKSEL PERFORMANS

METABOLİK DEĞİŞİKLİKLER VE FİZİKSEL PERFORMANS METABOLİK DEĞİŞİKLİKLER VE FİZİKSEL PERFORMANS Aerobik Antrenmanlar Sonucu Kasta Oluşan Adaptasyonlar Miyoglobin Miktarında oluşan Değişiklikler Hayvan deneylerinden elde edilen sonuçlar dayanıklılık antrenmanları

Detaylı

YARA İYİLEŞMESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger

YARA İYİLEŞMESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger YARA İYİLEŞMESİ Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger YARA Doku bütünlüğünün bozulmasıdır. Cerrahi ya da travmatik olabilir. Akut Yara: Onarım süreci düzenli ve zamanında gelişir. Anatomik ve fonksiyonel bütünlük

Detaylı

Yağ Asitlerinin β Oksidayonu. Prof. Dr. Fidancı

Yağ Asitlerinin β Oksidayonu. Prof. Dr. Fidancı Yağ Asitlerinin β Oksidayonu Prof. Dr. Fidancı Yağ Asitlerinin Beta Oksidasyonu Yağ asitlerinin enerji üretimi amacı ile yıkımında (yükseltgenme) en önemli yol β oksidasyon yoldudur. β oksidasyon yolu

Detaylı

ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ

ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ İdrar oluşturmak... Üriner sistemin ana görevi vücutta oluşan metabolik artıkları idrar yoluyla vücuttan uzaklaştırmak ve sıvı elektrolit dengesini korumaktır. Üriner

Detaylı

24.03.2015. Hücre zarında en fazla fosfolipidler yer alır.en çok fosfotidil kolin (Lesitin) bulunur. %25 lipit. %42 lipit içerir.

24.03.2015. Hücre zarında en fazla fosfolipidler yer alır.en çok fosfotidil kolin (Lesitin) bulunur. %25 lipit. %42 lipit içerir. Prokaryotik Hücre Ökaryotik Hücre Büyüklük Küçük (1-10 m) Büyük (5-100 m ) HÜCRE MEMBRANI-SIVI MOZAİK MODEL Genom Hücre bölünmesi Membranlı organel DNA ve nonhiston proteinlerden oluşur. Nukleus zarı yoktur.

Detaylı

Düz Kas. Nerede???? İçi boş organların duvarı, Kan damarlarının duvarı, Göz, Kıl follikülleri. Mesane. Uterus. İnce bağırsak

Düz Kas. Nerede???? İçi boş organların duvarı, Kan damarlarının duvarı, Göz, Kıl follikülleri. Mesane. Uterus. İnce bağırsak Nerede???? İçi boş organların duvarı, Kan damarlarının duvarı, Göz, Kıl follikülleri. Düz Kas Mesane Uterus İnce bağırsak Düz Kas İşlevleri İstemsiz kasılma Bazı düz kas hücreleri kollajen, elastin, glikozaminoglikan,

Detaylı

ERİTROSİTLER ANEMİ, POLİSİTEMİ

ERİTROSİTLER ANEMİ, POLİSİTEMİ ERİTROSİTLER ANEMİ, POLİSİTEMİ 2009-2010,Dr.Naciye İşbil Büyükcoşkun Dersin amacı Eritrositlerin yapısal özellikleri Fonksiyonları Eritrosit yapımı ve gerekli maddeler Demir metabolizması Hemoliz Eritrosit

Detaylı

Kolesterol Metabolizması. Prof. Dr. Fidancı

Kolesterol Metabolizması. Prof. Dr. Fidancı Kolesterol Metabolizması Prof. Dr. Fidancı Kolesterol oldukça önemli bir biyolojik moleküldür. Membran yapısında önemli rol oynar. Steroid hormonların ve safra asitlerinin sentezinde öncül maddedir. Diyet

Detaylı

Hücre Nükleusu, Nükleus Membranı, Nükleus Porları. Doç. Dr. Ahmet Özaydın

Hücre Nükleusu, Nükleus Membranı, Nükleus Porları. Doç. Dr. Ahmet Özaydın Hücre Nükleusu, Nükleus Membranı, Nükleus Porları Doç. Dr. Ahmet Özaydın Nükleus (çekirdek) ökaryotlar ile prokaryotları ayıran temel özelliktir. Çekirdek hem genetik bilginin deposu hem de kontrol merkezidir.

Detaylı

EGZERSİZE ENDOKRİN ve METABOLİK YANIT

EGZERSİZE ENDOKRİN ve METABOLİK YANIT EGZERSİZE ENDOKRİN ve METABOLİK YANIT Prof.Dr.Fadıl Özyener Fizyoloji Anabilim Dalı Sempatik Sistem Adrenal Medulla Kas kan dolaşımı Kan basıncı Solunum sıklık ve derinliği Kalp kasılma gücü Kalp atım

Detaylı

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA Çevresel Sinir Sistemi (ÇSS), Merkezi Sinir Sistemine (MSS) bilgi ileten ve bilgi alan sinir sistemi bölümüdür. Merkezi Sinir Sistemi nden çıkarak tüm vücuda dağılan sinirleri

Detaylı

METABOL ZMA. Metabolizmanın amacı nedir?

METABOL ZMA. Metabolizmanın amacı nedir? METABOL ZMA Canlıda olu an ve devam eden fiziksel ve kimyasal olayların tümüne birden metabolizma adı verilmektedir Ara metabolizma, katabolizma ve anabolizma olmak üzere iki faz içerir; bu iki faz arasındaki

Detaylı

Karaciğer Fonksiyon Bozukluklarına Yaklaşım

Karaciğer Fonksiyon Bozukluklarına Yaklaşım Karaciğer Fonksiyon Bozukluklarına Yaklaşım Dr. Sıtkı Sarper SAĞLAM DR.SITKI SARPER SAĞLAM - KEAH ACİL TIP KLİNİK SUNUMU 04.10.2011 1 Netter in Yeri: DR.SITKI SARPER SAĞLAM - KEAH ACİL TIP KLİNİK SUNUMU

Detaylı

YAZILI SINAV CEVAP ANAHTARI BİYOLOJİ

YAZILI SINAV CEVAP ANAHTARI BİYOLOJİ YAZILI SINAV CEVAP ANAHTARI BİYOLOJİ CEVAP 1: (TOPLAM 9 PUAN) 1.1: Eğer terleme ve su emilimi arasındaki ilişkide ortam sıcaklığının etkisini öğrenmek istiyorsa; deneyi aynı sayıda yaprağa sahip aynı tür

Detaylı

ORGANİZMANIN ÖNEMLİ METABOLİK DURUMLARI

ORGANİZMANIN ÖNEMLİ METABOLİK DURUMLARI ORGANİZMANIN ÖNEMLİ METABOLİK DURUMLARI Metabolizma durumları Memelilerde ana hatları ile en az iki metabolizma durumu önemlidir. Bunların birincisi besin maddelerinin kana emildiği beslenme (rezorpsiyon),

Detaylı

III-Hayatın Oluşturan Kimyasal Birimler

III-Hayatın Oluşturan Kimyasal Birimler III-Hayatın Oluşturan Kimyasal Birimler MBG 111 BİYOLOJİ I 3.1.Karbon:Biyolojik Moleküllerin İskeleti *Karbon bütün biyolojik moleküllerin omurgasıdır, çünkü dört kovalent bağ yapabilir ve uzun zincirler

Detaylı

Sunum planı. Hipofiz Epifiz Tiroid Paratiroid ve Pankreas hormonları

Sunum planı. Hipofiz Epifiz Tiroid Paratiroid ve Pankreas hormonları Dr. Suat Erdoğan Sunum planı Hipofiz Epifiz Tiroid Paratiroid ve Pankreas hormonları Hipofiz bezi (hypophysis) Hipofizial çukurlukta bulunur (sella turcica) 9 adet hormon üretir İki bölümü vardır: Anterior

Detaylı

1-GİRİ 1.1- BİYOKİMYANIN TANIMI VE KONUSU.-

1-GİRİ 1.1- BİYOKİMYANIN TANIMI VE KONUSU.- 1-GİRİ 1.1- BİYOKİMYANIN TANIMI VE KONUSU.- Biyokimya sözcüğü biyolojik kimya (=yaşam kimyası) teriminin kısaltılmış şeklidir. Daha eskilerde, fizyolojik kimya terimi kullanılmıştır. Gerçekten de Biyokimya

Detaylı

KAFKAS ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM I 2015-2016 DERS YILI 4. KOMİTE: HÜCRE BİLİMLERİ DERS KURULU IV

KAFKAS ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM I 2015-2016 DERS YILI 4. KOMİTE: HÜCRE BİLİMLERİ DERS KURULU IV KAFKAS ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM I 2015-2016 DERS YILI 4. KOMİTE: HÜCRE BİLİMLERİ DERS KURULU IV (5 Hafta) (04 Ocak-26 Şubat) DERSLER TEORİK PRATİK TOPLAM Biyokimya 36 10 46 Tıbbi Genetik 18 10

Detaylı

Kolesterol Metabolizması. Yrd. Doç. Dr. Bekir Engin Eser Zirve Üniversitesi EBN Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya A.B.D.

Kolesterol Metabolizması. Yrd. Doç. Dr. Bekir Engin Eser Zirve Üniversitesi EBN Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya A.B.D. Kolesterol Metabolizması Yrd. Doç. Dr. Bekir Engin Eser Zirve Üniversitesi EBN Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya A.B.D. Steroidler Steroidlerin yapı taşı birbirine yapışık 4 halkalı karbon iskelehdir, bu yapı

Detaylı

6. glikolizde enerji kazanım hesaplamalarında; Substrat düzeyinde -ATP üretimi yaklaşık yüzde kaç hesaplanır? a. % 0 b. % 2 c. % 10 d. % 38 e.

6. glikolizde enerji kazanım hesaplamalarında; Substrat düzeyinde -ATP üretimi yaklaşık yüzde kaç hesaplanır? a. % 0 b. % 2 c. % 10 d. % 38 e. www.lisebiyoloji.com ayxmaz/biyoloji Test Çoktan Seçmeli 1. Hangi terim moleküllerin parçalanması ile açığa çıkan enerjinin depolandığı metabolik yolları ifade eder? a. anabolik yollar b. Katabolik yollar

Detaylı

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler EGZERSİZ VE KAN Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler Akciğerden dokulara O2 taşınımı, Dokudan akciğere CO2 taşınımı, Sindirim organlarından hücrelere besin maddeleri taşınımı, Hücreden atık maddelerin

Detaylı

Hücreler arası Bağlantılar ve Sıkı bağlantı. İlhan Onaran

Hücreler arası Bağlantılar ve Sıkı bağlantı. İlhan Onaran Hücreler arası Bağlantılar ve Sıkı bağlantı İlhan Onaran Doku organisazyonu: Hücrelerin bağlanması 1- Hücre-matriks bağlantıları: ekstraselüler matriks tarafından hücrelerin bir arada tutulması 2- Hücre-hücre

Detaylı

Beyin Kan Akımı B.O.S. ve Beyin Metabolizması. Dr Şebnem Gülen sebnem@baskent.edu.tr

Beyin Kan Akımı B.O.S. ve Beyin Metabolizması. Dr Şebnem Gülen sebnem@baskent.edu.tr Beyin Kan Akımı B.O.S. ve Beyin Metabolizması Dr Şebnem Gülen sebnem@baskent.edu.tr Beyin kan akımı Kalp debisinin %15 i 750-900 ml/dk Akımı regüle eden ve etkileyen üç temel faktör; Hipoksi Hiperkapni

Detaylı

ENZİMLERİN GENEL ÖZELLİKLERİ - II. Doç Dr. Nurzen SEZGİN

ENZİMLERİN GENEL ÖZELLİKLERİ - II. Doç Dr. Nurzen SEZGİN ENZİMLERİN GENEL ÖZELLİKLERİ - II Doç Dr. Nurzen SEZGİN bstrate Enzyme substrate Enzyme substrate Enzyme substrate Enzyme substrate Enzyme substrate Enzyme substrate Enzyme substrate Enzyme substrate

Detaylı

KAS DOKUSU. Kontraksiyon özelliği gelişmiş hücrelerden oluşur Kas hücresi : Fibra muskularis = Kas teli = Kas iplikleri

KAS DOKUSU. Kontraksiyon özelliği gelişmiş hücrelerden oluşur Kas hücresi : Fibra muskularis = Kas teli = Kas iplikleri KAS DOKUSU Kontraksiyon özelliği gelişmiş hücrelerden oluşur Kas hücresi : Fibra muskularis = Kas teli = Kas iplikleri Kasın Fonksiyonu Hareket Solunum Vücut ısısının üretimi İletişim Organların kontraksiyonu

Detaylı

07.11.2014. Fetus Fizyolojisi. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı

07.11.2014. Fetus Fizyolojisi. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı 8.Hafta ( 03-07 / 11 / 2014 ) FETUS FİZYOLOJİSİ 1.Embriyonun Gelişmesi 1.) Plasenta 2.) Amnion Kesesi ve Amnion Sıvısı Slayt No: 9 1.) EMBRİYONUN GELİŞMESİ

Detaylı

AMİNO ASİTLER. COO - H 3 N + C a H R

AMİNO ASİTLER. COO - H 3 N + C a H R AMİNO ASİTLER AMİNO ASİTLER H 3 N + C a H R a-amino Asit (AA) Yapılarında Amino (-NH 3 + ) grubu Karboksil (- ) grubu Yan zincir ( R ) taşıyan organik bileşiklerdir (a-amino karboksilik asitler) Kısa zincirli

Detaylı

HÜCRE ZAR SİSTEMLERİ. Yüzey (plazma) zarı: Tüm hücrelerde var. İç zar: Ökaryotik hücrelerde var.

HÜCRE ZAR SİSTEMLERİ. Yüzey (plazma) zarı: Tüm hücrelerde var. İç zar: Ökaryotik hücrelerde var. HÜCRE ZAR SİSTEMLERİ Yüzey (plazma) zarı: Tüm hücrelerde var. İç zar: Ökaryotik hücrelerde var. HÜCRE ZARININ GÖREVLERİ Hücre içini çevresinden ayırır Hücrenin iç bölümlerini belirler Proteinlere bağlı

Detaylı

6. glikolizde enerji kazanım hesaplamalarında; Substrat düzeyinde -ATP üretimi yaklaşık yüzde kaç hesaplanır? a. % 0 b. % 2 c. % 10 d. % 38 e.

6. glikolizde enerji kazanım hesaplamalarında; Substrat düzeyinde -ATP üretimi yaklaşık yüzde kaç hesaplanır? a. % 0 b. % 2 c. % 10 d. % 38 e. www.lisebiyoloji.com ayxmaz/biyoloji Test Çoktan Seçmeli 1. Hangi terim moleküllerin parçalanması ile açığa çıkan enerjinin depolandığı metabolik yolları ifade eder? a. anabolik yollar b. Katabolik yollar

Detaylı

SİNİR HÜCRELERİ. taşınması çevresel sinir sistemi tarafından meydana getirilen sinir hücreleri tarafından gerçekleştirilir.

SİNİR HÜCRELERİ. taşınması çevresel sinir sistemi tarafından meydana getirilen sinir hücreleri tarafından gerçekleştirilir. SİNİR HÜCRELERİ Sinir hücreleri nöron adını alır.hayvanlarda değişik görevler üstlenen nöronlar örneğin deniz anemonunda bir sinirsel ağ oluşturmuştur.tentaküllerin hareketi bu sinir ağı tarafından kontrol

Detaylı

Kan Akımı. 5000 ml/dk. Kalp Debisi DOLAŞIM SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ VII. Dr. Nevzat KAHVECİ

Kan Akımı. 5000 ml/dk. Kalp Debisi DOLAŞIM SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ VII. Dr. Nevzat KAHVECİ MERKEZİ SİNİR SİSTEMİNİN İSKEMİK YANITI DOLAŞIM SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ VII Dr. Nevzat KAHVECİ Kan basıncı 60 mmhg nın altına düştüğünde uyarılırlar. En fazla kan basıncı 1520 mmhg ya düştüğünde uyarılır.

Detaylı

HÜCRE ZARINDA TAŞINIM

HÜCRE ZARINDA TAŞINIM HÜCRE ZARINDA TAŞINIM Yrd. Doç. Dr. Aslı AYKAÇ YDÜ TIP FAKÜLTESİ BİYOFİZİK AD Küçük moleküllerin zardan geçişi Lipid çift tabaka Polar moleküller için geçirgen olmayan bir bariyerdir Hücre içindeki suda

Detaylı

Akciğerin Embryolojisi Akif Turna

Akciğerin Embryolojisi Akif Turna Akciğerin Embryolojisi Akif Turna Neden Embryoloji? Neden Embryoloji? Organların gelişimini (organogenesis) anlamak Neden Embryoloji? Organların gelişimini (organogenesis) anlamak Fonksiyonlarını daha

Detaylı

Özofagus Mide Histolojisi

Özofagus Mide Histolojisi Özofagus Mide Histolojisi Sindirim kanalını oluşturan yapılar Gastroıntestınal kanal özafagustan başlayıp anüse değin devam eden değişik çaptaki bir borudur.. Ağız, Farinks (yutak), özafagus(yemek borusu),

Detaylı

Hücresel Enerji Sistemleri. Prof. Dr. Fadıl ÖZYENER

Hücresel Enerji Sistemleri. Prof. Dr. Fadıl ÖZYENER Hücresel Enerji Sistemleri I-II Prof. Dr. Fadıl ÖZYENER Metabolizma Vücudun temel işlevlerini devam ettirebilmek için kullanılan enerji miktarıdır. Enerji değişimi içeren tepkimeler; Katabolik: Enerji

Detaylı

SANKO ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 102: HÜCRE VE DOKU SİSTEMLERİ

SANKO ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 102: HÜCRE VE DOKU SİSTEMLERİ 05-06 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 0: HÜCRE VE DOKU SİSTEMLERİ Ders Kurulu Başkanı: / Başkan Yardımcıları: / Histoloji Embriyoloji Yrd. Doç. Dr. Bahadır Murat Demirel / Üyeler: / Tıbbi / Dersin AKTS

Detaylı

Doç. Dr. Kadir DEMİRCAN Tıbbi Biyoloji A.D. kdemircan1@gmail.com twitter.com/kdemircan1 İnsan Fibroblastları Alp Can, 2002

Doç. Dr. Kadir DEMİRCAN Tıbbi Biyoloji A.D. kdemircan1@gmail.com twitter.com/kdemircan1 İnsan Fibroblastları Alp Can, 2002 Hücre Organelleri Doç. Dr. Kadir DEMİRCAN Tıbbi Biyoloji A.D. kdemircan1@gmail.com twitter.com/kdemircan1 İnsan Fibroblastları Alp Can, 2002 Hücre Organelleri Doç. Dr. Kadir DEMİRCAN Tıbbi Biyoloji A.D.

Detaylı

GOÜ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM II IV. KURUL 2009 2010

GOÜ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM II IV. KURUL 2009 2010 IV. Kurul Gastrointestinal Sistem ve Metabolizma IV. Kurul Süresi: 5 hafta IV. Kurul Başlangıç Tarihi: 17 Şubat 2010 IV. Kurul Bitiş ve Sınav Tarihi: 22 23 Mart 2010 Ders Kurulu Sorumlusu: Yrd. Doç. Dr.

Detaylı

2) Kolekalsiferol (D 3)

2) Kolekalsiferol (D 3) Sunum İçeriği Öğretim Görevlisi :Yrd.Doç.Dr.Bekir ÇÖL Hazırlayan ve Sunan : Fulya ÇELEBİ Konu : D Vitamini 31/10/2008 D vitamini formları kaynaklarına genel bakış Deride ve vücutta D vitamini sentezi İnce

Detaylı

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX!

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX! Özel Formülasyon DAHA İYİ Yumurta Verimi Kabuk Kalitesi Yemden Yararlanma Karaciğer Sağlığı Bağırsak Sağlığı Bağışıklık Karlılık DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX!

Detaylı

ayxmaz/biyoloji Adı: 1.Aşağıda verilen atomların bağ yapma sayılarını (H) ekleyerek gösterin. C N O H

ayxmaz/biyoloji Adı: 1.Aşağıda verilen atomların bağ yapma sayılarını (H) ekleyerek gösterin. C N O H Adı: 1.Aşağıda verilen atomların bağ yapma sayılarını (H) ekleyerek gösterin. C N O H 2.Radyoaktif izotoplar biyologları için önemlidir? Aşağıda radyoakif maddelerin kullanıldığı alanlar sıralanmıştır.bunlarla

Detaylı

Sfingozin türevi membran lipidleri

Sfingozin türevi membran lipidleri Dr. Suat Erdoğan Sfingozin türevi membran lipidleri Sfingolipidler Sfingomyelin Glikolipidler Kolesterol ve Steroidler Bu tür lipidler gliserol içermezler Yapıda bir amino alkol olan sfingozin bulunur

Detaylı

Enzimler ENZİMLER ENZİMLER ENZİMLER İSİMLENDİRME ENZİMLER

Enzimler ENZİMLER ENZİMLER ENZİMLER İSİMLENDİRME ENZİMLER Enzimler Yrd.Doç.Dr. Ahmet GENÇ Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu q Vücuttaki tüm reaksiyonlar, tüm işlem sonunda kendileri değişmeden reaksiyonların hızını artıran protein katalizörler olan enzimler

Detaylı

LYS 2 ÖZ-DE-BÝR YAYINLARI BÝYOLOJÝ DENEME SINAVI. 2. Otsu bitkilerde, ÜNÝVERSÝTE HAZIRLIK

LYS 2 ÖZ-DE-BÝR YAYINLARI BÝYOLOJÝ DENEME SINAVI. 2. Otsu bitkilerde, ÜNÝVERSÝTE HAZIRLIK LS 2 ÜNÝVERSÝTE HAIRLIK Ö-DE-BÝR AINLARI BÝOLOJÝ DENEME SINAVI A Soru sayýsý: 0 anýtlama süresi: 5 dakika Bu testle ilgili yanýtlarýnýzý optik formdaki Biyoloji bölümüne iþaretleyiniz. Doðru yanýtlarýnýzýn

Detaylı

Kuramsal: 28 saat. 4 saat-histoloji. Uygulama: 28 saat. 14 saat-fizyoloji 10 saat-biyokimya

Kuramsal: 28 saat. 4 saat-histoloji. Uygulama: 28 saat. 14 saat-fizyoloji 10 saat-biyokimya HEMATOPOETİK SİSTEM Hematopoetik Sistem * Periferik kan * Hematopoezle ilgili dokular * Hemopoetik hücrelerin fonksiyon gösterdikleri doku ve organlardan meydana gelmiştir Kuramsal: 28 saat 14 saat-fizyoloji

Detaylı

Yağ ihtiyacı nereden karşılanır?

Yağ ihtiyacı nereden karşılanır? Besinde Lipitler Besinsel Yağlar 1. Trigliseritler (%90) 2. Kolesterol (serbest ya da yağ asitlerine bağlı halde) 3. Serbest Yağ Asitleri 4. Fosfolipitler 5. Yağda Çözünen Vitaminler (A,D,E,K) Suda çözünmezler

Detaylı

BĠYOKĠMYA DOÇ. DR. MEHMET KARACA

BĠYOKĠMYA DOÇ. DR. MEHMET KARACA BĠYOKĠMYA DOÇ. DR. MEHMET KARACA TANIMLAR GLĠKOLĠZ: (LĠZ LEZYON (LYSIS), YIKAMA, PARÇALAMA ANLAMINDADIR). Glikoliz hücrede sitozolde gerçekleģir. Glikoliz olayı hem aerobik hem de anaerobik organizmalarda

Detaylı

PROTEİNLERİN GENEL ÖZELLİKLERİ VE İŞLEVLERİ. Doç. Dr. Nurzen SEZGİN

PROTEİNLERİN GENEL ÖZELLİKLERİ VE İŞLEVLERİ. Doç. Dr. Nurzen SEZGİN PROTEİNLERİN GENEL ÖZELLİKLERİ VE İŞLEVLERİ Doç. Dr. Nurzen SEZGİN PROTEİNLER Organizmada en yüksek oranda bulunan makromoleküller % 70 su % 15 protein % 15 diğer Total hücre ağırlığı Amino asitlerin lineer

Detaylı

KAN AKIMININ KONTROLÜ. 1- Otoregülasyon veya Miyojenik Regülasyon 2- Metabolik Regülasyon KAN AKIMININ LOKAL KONTROLÜ DOLAŞIM SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ IV

KAN AKIMININ KONTROLÜ. 1- Otoregülasyon veya Miyojenik Regülasyon 2- Metabolik Regülasyon KAN AKIMININ LOKAL KONTROLÜ DOLAŞIM SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ IV KAN AKIMININ KONTROLÜ Nöronal Humoral Lokal Otonom Sinir Sistemi Plazma Epinefrin, Anjiyotensin II, Vazopressin, İyonlar Akut Kontrol DOLAŞIM SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ IV Uzun Süreli Kontrol Dr. Nevzat KAHVECİ

Detaylı

PÜRİN VE PİRİMİDİN METABOLİZMASI

PÜRİN VE PİRİMİDİN METABOLİZMASI PÜRİN VE PİRİMİDİN METABOLİZMASI Nükleotidlerin vücuda alınımı Nükleotidler, nükleik asitlerin yapı taşları olarak besinlerde bulunur. Hücre içeren besinlerle alınan nükleik asitler, mide enzimlerinden

Detaylı

Kas Dokusunun Gelişimi. Doç.Dr. E.Elif Güzel

Kas Dokusunun Gelişimi. Doç.Dr. E.Elif Güzel Kas Dokusunun Gelişimi Doç.Dr. E.Elif Güzel Kasların çoğunluğu mezodermden gelişir paraksiyal mezoderm lateral mezodermin somatik ve splanknik tabakaları neural krest hücreleri Paraksiyal mezoderm İskelet

Detaylı

ÜNİTE 5:HÜCRE ZARI VE MADDE GEÇİŞMESİ

ÜNİTE 5:HÜCRE ZARI VE MADDE GEÇİŞMESİ ÜNİTE 5:HÜCRE ZARI VE MADDE GEÇİŞMESİ Anahtar kavramlar 5.1.Hücre zarları sıvı haldedir ve yağ ile protein moleküllerinden meydana gelmişlerdir. 5.2.Hücre zarlarının birbirlerini tanımasında karbonhidrat

Detaylı

ÜNİTE 7 : HÜCRESEL SOLUNUM

ÜNİTE 7 : HÜCRESEL SOLUNUM ÜNİTE 7 : HÜCRESEL SOLUNUM Yaşam için gerekli enerjinin tümü güneşten gelir.güneşte hidrojen füzyonla helyuma dönüşür ve ışık üretilir.yeşil bitkiler güneş ışığının enerjisini fotosentezle glukozdaki kimyasal

Detaylı

Hücre zedelenmesi etkenleri. Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015

Hücre zedelenmesi etkenleri. Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015 Hücre zedelenmesi etkenleri Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015 Homeostaz Homeostaz = hücre içindeki denge Hücrenin aktif olarak hayatını sürdürebilmesi için homeostaz korunmalıdır Hücre zedelenirse ne olur? Hücre

Detaylı

ARI ZEHİRİ BİLEŞİMİ, ÖZELLİKLERİ, ETKİ MEKANİZMASI. Dr. Bioch.Cristina Mateescu APİTERAPİ KOMİSYONU

ARI ZEHİRİ BİLEŞİMİ, ÖZELLİKLERİ, ETKİ MEKANİZMASI. Dr. Bioch.Cristina Mateescu APİTERAPİ KOMİSYONU ARI ZEHİRİ BİLEŞİMİ, ÖZELLİKLERİ, ETKİ MEKANİZMASI Dr. Bioch.Cristina Mateescu APİTERAPİ KOMİSYONU Arı Zehiri - Tanım Arı zehiri, bal arıları tarafından öncelikle memelilere ve diğer iri omurgalılara karşı

Detaylı

ÜNİTE 7:HÜCRESEL SOLUNUM

ÜNİTE 7:HÜCRESEL SOLUNUM ÜNİTE 7:HÜCRESEL SOLUNUM Hücreler iş yapabilmek için enerjiye gereksinim duyarlar. Enerji ekosisteme güneş enerjisi yoluyla gelir ve ototrof canlılar sayesinde güneş enerjisi besinlerdeki kimyasal bağ

Detaylı

Ayxmaz/biyoloji Homeostasi

Ayxmaz/biyoloji Homeostasi Homeostasi - Değişen dış koşullara rağmen nispeten sabit bir iç fizyolojik ortamı sürdürme sürecidir. -Böylece vücut organlarının, normal sınırlarda verimli bir şekilde çalışması sağlanır. İki ana kontrol

Detaylı

DERİ VE EKLERİ. Doç. Dr. Belgin CAN

DERİ VE EKLERİ. Doç. Dr. Belgin CAN DERİ VE EKLERİ Doç. Dr. Belgin CAN DERİ İki tabakadan oluşur Epidermis Gövdenin dış yüzünü örten boynuzlaşan çok katlı yassı epitel dokusudur. Dermis Gevşek ve sıkı bağ dokusundan oluşan kalın bağ dokusudur.

Detaylı

BALIKLARDA SİNDİRİM VE SİNDİRİM ENZİMLERİ. İlyas KUTLU Kimyager Su Ürünleri Sağlığı Bölümü. vücudun biyokimyasal süreçlerinin etkin bir şekilde

BALIKLARDA SİNDİRİM VE SİNDİRİM ENZİMLERİ. İlyas KUTLU Kimyager Su Ürünleri Sağlığı Bölümü. vücudun biyokimyasal süreçlerinin etkin bir şekilde BALIKLARDA SİNDİRİM VE SİNDİRİM ENZİMLERİ İlyas KUTLU Kimyager Su Ürünleri Sağlığı Bölümü Proteinler, yağlar ve karbohidratlar balıklar amino asitlerin dengeli bir karışımına gereksinim tarafından enerji

Detaylı

Solunum Sistemi Fizyolojisi

Solunum Sistemi Fizyolojisi Solunum Sistemi Fizyolojisi 1 2 3 4 5 6 7 Solunum Sistemini Oluşturan Yapılar Solunum sistemi burun, agız, farinks (yutak), larinks (gırtlak), trakea (soluk borusu), bronslar, bronsioller, ve alveollerden

Detaylı

ĐÇERĐK. Vitamin B6 Formları. LOGO www.themegallery.com. Tarihsel Bakış. Yapısal Formüller. 4 Piridoksin Piridoksal Piridoksamin Piridoksal-fosfat

ĐÇERĐK. Vitamin B6 Formları. LOGO www.themegallery.com. Tarihsel Bakış. Yapısal Formüller. 4 Piridoksin Piridoksal Piridoksamin Piridoksal-fosfat LOGO ĐÇERĐK Tarihsel Bakış B6 Vitamininin Genel Özellikleri Kimyasal Ve Biyolojik Fonksiyonları Biyokimyasal Fonksiyonları YRD. DOÇ. DR. BEKİR ÇÖL SUNAN: DUYGU BAHÇE Emilim, Transport ve Metabolizma İmmün

Detaylı

İNSAN VÜCUDU İLE TANIŞMA...

İNSAN VÜCUDU İLE TANIŞMA... İÇİNDEKİLER 1. Bölüm: İNSAN VÜCUDU İLE TANIŞMA... 1 1.1. FİZYOLOJİ NEDİR?... 3 1.2. İNSAN VÜCUDUNUN YAPISAL ORGANİZASYONU... 4 1.2.1. Kimyasal Düzeydeki Organizasyon... 5 1.2.2. Hücresel Organizasyon...

Detaylı

Sinir Sistemi. Merkezi sinir sistemi(mss): Beyin, Beyincik, Omurilik. Periferik sinir sistemi(pss) : Gangliyonlar, sinirler ve sinapslar

Sinir Sistemi. Merkezi sinir sistemi(mss): Beyin, Beyincik, Omurilik. Periferik sinir sistemi(pss) : Gangliyonlar, sinirler ve sinapslar SİNİR DOKU Sinir Sistemi Anatomik yönden iki bölüme ayrılır: Merkezi sinir sistemi(mss): Beyin, Beyincik, Omurilik Periferik sinir sistemi(pss) : Gangliyonlar, sinirler ve sinapslar Sinir Doku Hücreleri

Detaylı

Nitrik Oksit Sentaz ve Nitrik Oksit Ölçüm Yöntemleri

Nitrik Oksit Sentaz ve Nitrik Oksit Ölçüm Yöntemleri Nitrik Oksit Sentaz ve Nitrik Oksit Ölçüm Yöntemleri Nitrik Oksit Sentaz ve Nitrik Oksit Ölçüm Yöntemlerine Giriş Doç. Dr. Bahar Tunçtan ME.Ü. Eczacılık Fakültesi Farmakoloji Ab.D. ME.Ü. Tıp Fakültesi

Detaylı

Tıp Fakültesi 1. Sınıf Genel Histoloji Laboratuvar Ders Programı

Tıp Fakültesi 1. Sınıf Genel Histoloji Laboratuvar Ders Programı Tıp Fakültesi 1. Sınıf Genel Histoloji Laboratuvar Ders Programı Hücre kurulu laboratuvar programı Laboratuar: Mikroskobik inceleme için dokuların hazırlanması- Preparasyon- Boyama Laboratuar: Işık ve

Detaylı

RNA DNA. Nükleosit Baz + Şeker Riboz (RNA) Deoksiriboz (DNA) Ribonükleozitler : Adenozin, Pürinler: Pirimidinler: AveGdışında

RNA DNA. Nükleosit Baz + Şeker Riboz (RNA) Deoksiriboz (DNA) Ribonükleozitler : Adenozin, Pürinler: Pirimidinler: AveGdışında Bazlar : Nükleik Asitlerin karakteristik Özellikleri DNA RNA Yasin EREN Recep LiMAN Muhsin KONUK Nükleik Asitlerin Yapısı Pürinler: Pirimidinler: AveGdışında TU T,U ve Sdışında d bazı theobromin, kafein,

Detaylı

Santral (merkezi) sinir sistemi

Santral (merkezi) sinir sistemi Santral (merkezi) sinir sistemi 1 2 Beyin birçok dokunun kontrollerini üstlenmiştir. Çalışması hakkında hala yeterli veri edinemediğimiz beyin, hafıza ve karar verme organı olarak kabul edilir. Sadece

Detaylı

Hücreler Arası Sinyal İletim Mekanizmaları

Hücreler Arası Sinyal İletim Mekanizmaları Hücreler Arası Sinyal İletim Mekanizmaları Prof. Dr. Selma YILMAZER Tibbi Biyoloji Anabilim Dalı Hücrelerarası iletişim(sinyalleşme) Sinyal molekülleri: Protein,küçük peptid,amino asid, nukleotid,steroid,vit

Detaylı

Dr. M. Emin KAFKAS İnönü Üniversitesi Antrenörlük Eğitimi Bölümü 2015/Malatya

Dr. M. Emin KAFKAS İnönü Üniversitesi Antrenörlük Eğitimi Bölümü 2015/Malatya Dr. M. Emin KAFKAS İnönü Üniversitesi Antrenörlük Eğitimi Bölümü 2015/Malatya Outline (İzlence) 1. Hafta Biyokimya Nedir? Organizmadaki Organik Bileşiklerin Yapısı. 2. Hafta Enerji Sistemleri 3. Hafta

Detaylı

NİTRİK OKSİT, DONÖRLERİ VE İNHİBİTÖRLERİ. Dr. A. Gökhan AKKAN

NİTRİK OKSİT, DONÖRLERİ VE İNHİBİTÖRLERİ. Dr. A. Gökhan AKKAN NİTRİK OKSİT, DONÖRLERİ VE İNHİBİTÖRLERİ Dr. A. Gökhan AKKAN 1976 Moncada 1980 Furchgott ve Zawadzki (1998 Nobel Tıp Ödülü) EDRF = Endothelium- derived relaxing factor 1987 EDRF = NO Sentezi NOS L- Arginin

Detaylı

BİYOLOJİK OKSİDASYON. Doç.Dr.Remisa GELİŞGEN

BİYOLOJİK OKSİDASYON. Doç.Dr.Remisa GELİŞGEN BİYOLOJİK OKSİDASYON Doç.Dr.Remisa GELİŞGEN OKSİDASYON-REDÜKSİYON REAKSİYONLARI Elektronların bir atom veya molekülden bir diğerine geçişleri redoks reaksiyonu olarak adlandırılmaktadır. Redoks : e-transferi

Detaylı

Karaciğer laboratuvar. bulguları. Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı. 5.Yarıyıl

Karaciğer laboratuvar. bulguları. Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı. 5.Yarıyıl Karaciğer ve safra yolu hastalıklar klarında laboratuvar bulguları Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı 5.Yarıyıl 2006-2007 2007 eğitim e yılıy Karaciğer ve safra yolu hastalıklarında

Detaylı

Suda çözünebilen nişasta molekülleri pityalin (amilaz) enzimiyle küçük moleküllere parçalanır.

Suda çözünebilen nişasta molekülleri pityalin (amilaz) enzimiyle küçük moleküllere parçalanır. CANLILARDA ENERJİ Besinlerin Enerjiye Dönüşümü Besin öğeleri: Karbonhidratlar, yağlar, proteinler, vitaminler, mineraller Besin maddelerindeki bu öğelerin vücut tarafından kullanılabilmesi için sindirilmesi

Detaylı

NEFROTİK SENDROM. INTERN DR. H.RUMEYSA DAĞ Eylül 2013

NEFROTİK SENDROM. INTERN DR. H.RUMEYSA DAĞ Eylül 2013 NEFROTİK SENDROM INTERN DR. H.RUMEYSA DAĞ Eylül 2013 NEFROTİK SENDROM NEDİR? Nefrotik sendrom ; proteinüri (günde 3.5gr/gün/1.73 m2), hipoalbüminemi (

Detaylı

5.111 Ders Özeti #12. Konular: I. Oktet kuralından sapmalar

5.111 Ders Özeti #12. Konular: I. Oktet kuralından sapmalar 5.111 Ders Özeti #12 Bugün için okuma: Bölüm 2.9 (3. Baskıda 2.10), Bölüm 2.10 (3. Baskıda 2.11), Bölüm 2.11 (3. Baskıda 2.12), Bölüm 2.3 (3. Baskıda 2.1), Bölüm 2.12 (3. Baskıda 2.13). Ders #13 için okuma:

Detaylı

AMİNO ASİTLER. Yrd. Doç. Dr. Osman İBİŞ

AMİNO ASİTLER. Yrd. Doç. Dr. Osman İBİŞ AMİNO ASİTLER Yrd. Doç. Dr. Osman İBİŞ Proteinler, tüm hücrelerde ve hücrelerin tüm bölümlerinde en çok bulunan biyolojik makromoleküllerdir ve canlının kuru ağırlığının % 50 veya daha fazlasını kapsarlar.

Detaylı

Kardivasküler Sistem

Kardivasküler Sistem Kardivasküler Sistem Kalp Fonksiyonları Kan damarları yoluyla oksijeni ve barsaklarda emilen besin maddelerini dokulara iletir Metabolizma sonucu oluşan artık maddeler ve CO 2 nin dokulardan uzaklaştırılmasında

Detaylı

Solunum, genel anlamda canlı organizmada gaz değişimini ifade etmek için kullanılır.

Solunum, genel anlamda canlı organizmada gaz değişimini ifade etmek için kullanılır. SOLUNUM SİSTEMLERİ Solunum, genel anlamda canlı organizmada gaz değişimini ifade etmek için kullanılır. 1. Dış Solunum Solunum organlarıyla dış ortamdan hava alınması ve verilmesi, yani soluk alıp vermeye

Detaylı

AMİNO ASİT, KANTİTATİF (PLAZMA, İDRAR)

AMİNO ASİT, KANTİTATİF (PLAZMA, İDRAR) Klinik Laboratuvar Testleri AMNO AST, KANTTATF (PLAZMA, DRAR) Kullanım amacı: Plazma ve idrarda kantitatif amino asit ölçümüne, amino asit metabolizma bozukluklarının araştırılması sırasında ihtiyaç duyulur.

Detaylı

Columna vertebralis (omurga); vücudun arka ve orta kısmında yer alır, kemikten ve kıkırdaktan oluşur ve içinde omuriliği barındırır.

Columna vertebralis (omurga); vücudun arka ve orta kısmında yer alır, kemikten ve kıkırdaktan oluşur ve içinde omuriliği barındırır. Columna vertebralis (omurga); vücudun arka ve orta kısmında yer alır, kemikten ve kıkırdaktan oluşur ve içinde omuriliği barındırır. İskeletin önemli bir bölümüdür ve temel eksenidir. Sırt boyunca uzanır

Detaylı

Karbonhidrat, protein, ya gibi besin maddelerinin yapı ta larına parçalanmasına, sindirim adı verilir. Sindirim iki a amada gerçekle ir.

Karbonhidrat, protein, ya gibi besin maddelerinin yapı ta larına parçalanmasına, sindirim adı verilir. Sindirim iki a amada gerçekle ir. Karbonhidrat, protein, ya gibi besin maddelerinin yapı ta larına parçalanmasına, sindirim adı verilir. Sindirim iki a amada gerçekle ir. Mekanik Sindirim: Besinlerin dil, di ve kaslar yardımı ile küçük

Detaylı

EMBRİYOLOJİ VE GENETİK DERSİNE GİRİŞ ARŞ. GÖR. KEVSER İLÇİOĞLU

EMBRİYOLOJİ VE GENETİK DERSİNE GİRİŞ ARŞ. GÖR. KEVSER İLÇİOĞLU EMBRİYOLOJİ VE GENETİK 1 DERSİNE GİRİŞ ARŞ. GÖR. KEVSER İLÇİOĞLU 2/16 EMBRİYOLOJİ NEDİR? Embriyoloji; zigottan, hücreler, dokular, organlar ile tüm vücudun oluşmasına kadar geçen ve doğuma kadar devam

Detaylı

skelet sistemi tek ba ına vücudu hareket ettiremez. Herhangi bir hareket için gerekli kuvvet kaslar tarafından sa lanır. Kas dokusu vücutta oldukça

skelet sistemi tek ba ına vücudu hareket ettiremez. Herhangi bir hareket için gerekli kuvvet kaslar tarafından sa lanır. Kas dokusu vücutta oldukça skelet sistemi tek ba ına vücudu hareket ettiremez. Herhangi bir hareket için gerekli kuvvet kaslar tarafından sa lanır. Kas dokusu vücutta oldukça fazla bulunur. Sadece iskelet kasları toplam a ırlı ın

Detaylı

ÜREME SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ DOÇ.DR.MİTAT KOZ

ÜREME SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ DOÇ.DR.MİTAT KOZ ÜREME SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ DOÇ.DR.MİTAT KOZ Kadın ve erkek üreme sistemi dölün üretilmesi amacı ile özelleşmiş özel organlardan oluşmaktadır. Bazı üreme organları cinsiyet hücrelerini üretir, diğerleri

Detaylı

E DOK O RİN İ S İ S S İ T S EM

E DOK O RİN İ S İ S S İ T S EM ENDOKRİN SİSTEM Prof.Dr. Erdal ZORBA Kontrol sistemleri Sinir sistemi Hızlı, anlık değişim ve yanıtlar Endokrin sistem Saniyelerden aylara kadar süren etki ve yanıt endokrin sistem hormonal iletişim 2

Detaylı

FİBRİNOJEN DEPO HASTALIĞI. Yrd.Doç.Dr. Güldal YILMAZ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Ankara

FİBRİNOJEN DEPO HASTALIĞI. Yrd.Doç.Dr. Güldal YILMAZ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Ankara FİBRİNOJEN DEPO HASTALIĞI Yrd.Doç.Dr. Güldal YILMAZ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Ankara H. K., 5 yaşında, Kız çocuğu Şikayet: Karında şişlik Özgeçmiş: 8 aylıkken karında

Detaylı

Yeni Tanı Hipertansiyon Hastalarında Tiyol Disülfid Dengesi

Yeni Tanı Hipertansiyon Hastalarında Tiyol Disülfid Dengesi Yeni Tanı Hipertansiyon Hastalarında Tiyol Disülfid Dengesi İhsan Ateş 1, Nihal Özkayar 2,Bayram İnan 1, F. Meriç Yılmaz 3, Canan Topçuoğlu 3, Özcan Erel 4, Fatih Dede 2, Nisbet Yılmaz 1 1 Ankara Numune

Detaylı

8 Boşaltım Sistemi Fizyolojisi

8 Boşaltım Sistemi Fizyolojisi ÜNİTE 8 Boşaltım Sistemi Fizyolojisi Bu üniteyi çalıştıktan sonra, Amaçlar Nefronların yapısını ve idrar oluşumunu, Glomerul filtrasyon hızı ve klirens kavramını, Jukstaglomeruler aparatus ve renin-anjiotensin

Detaylı

EMG nin Kullanım Alanları ve Uyarılmış Potansiyeller. Uzm Dr Pınar Gelener

EMG nin Kullanım Alanları ve Uyarılmış Potansiyeller. Uzm Dr Pınar Gelener EMG nin Kullanım Alanları ve Uyarılmış Potansiyeller Uzm Dr Pınar Gelener Genel Bilgiler Sinir ve kas hücreleri elektrik üretebilen, dışarıdan elektrik ile uyarılabilen ve elektriği iletebilen dokulardır

Detaylı