Kooperatifçi Necmi (KARABACAK)

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Kooperatifçi Necmi (KARABACAK)"

Transkript

1 Kooperatifçi Necmi (KARABACAK) 1934 doğumluyum, balıkçılığa yaşlarımda başladım. Deniz ve balıkçılık çocukluğumuzun bir parçasıydı. Hatta eğitimimizin de bir parçasıydı desem abartmış olmam. İlkokulda iken, Köy Enstitüsü mezunu olan öğretmenimiz İsmail CENGİZ in devlet tarafından verilmiş bir kayığı vardı. Bize, 4 ve 5 inci sınıfta tarım dersinde bu kayıkla tatbiki olarak balık tutma konusunda eğitim verirdi. Köy Enstitüsü mezunu öğretmenler birçok konuda olduğu gibi balıkçılık konusunda da bilgi sahibi idi. Sınıf olarak barabat (manyat) çekmeye gider, kendisi kayıkta kalır, öğrencileri her iki halatın ucuna yerleştirerek, ağın düzgün çekilmesi için yönlendirir, ağdan çıkan balıklar hakkında bilgi verirdi. Yakalanan balıklar daha sonra mültezim olarak görev yapan Hacı Ağa ya (Proçolun İsmail) satılması için götürülür, satılınca vergi kesildikten sonraki geliri öğretmenimize verilirdi. Köy Enstitüleri ve Balıkçılık 1940 yılında kurulan Köy Enstitülerinde öğretim programında kuruldukları çevrenin özelliklerine göre bazı konulara daha fazla yer verilmiştir. Örneğin bazı enstitülerde meyveciliğe daha fazla yer verilirken, deniz sahillerinde veya yakınlarında bulunan enstitülerde balıkçılığa daha fazla yer verilmiştir. (....) Enstitünün ve çevresindeki köylerin ihtiyaçları dikkate alınarak, kurumsal dersler yanında, tarım ve sanatla ilgili pratik çalışmalara da yer verilmiştir. Milli oyun, halıcılık, müzik aleti çalma, balıkçılık ve konservecilik gibi işler, kısa süreli kurslarla öğrencilere öğretilirdi. Bu amaçlarla yetişmiş öğretmenin bulunmadığı durumlardaokuldaki usta öğretici lerdende yararlanılırdı. ( 49

2 Köy Enstitülerinin ders programında Ziraat dersleri ve çalışmaları arasında Balıkçılık ve Su Ürünleri yer almaktadır. Samsun Lâdik Akpınar, Trabzon Beşikdüzü ve Sakarya Arifiye Köy Enstitüsü balıkçılık faaliyetleri kapsamında balıkhaneye sahip enstitülerdi. Beşikdüzü Köy Enstitüsü kurucu Müdürü Hürrem ARMAN ın, Piramidin Tabanı Köy Enstitüleri ve Tonguç adlı anı kitabında yer alan balıkçılıkla ilgili kısımlar, oldukça anlamlı ve düşündürücüdür. Söz konusu kitaptan bu konudaki bazı bölümler için Ek-2 ye bakınız. Çocukluk ve gençlik dönemimizde balıkçılık iptidai bir şekilde yapılırdı. Kayıkların büyük çoğunluğu 6-7 metre uzunluğunda ve çift kürekliydi, motor bulunmazdı. Bu kayıklarla gidilecek yerlere kürekle, yekenle gidilir, iki kişiyle çalışılırdı. Hava estiğinde veya herhangi bir nedenle kayığı dışarıya çekmek gerektiğinde, üç-dört kişi rahatlıkla karaya çekebilirdi. Bu nedenle bir yere çalışmaya gidilecekse, kayıkları kolaylıkla dışarı çekebilmek için iki kayık ortak gidilirdi. Herhangi bir kötü havada kayıkları kenara çekmek için mutlaka üç tane felek ve felek yağı olurdu. Eğer kayığın çekileceği yer biçimsiz bir yer olur, başka feleğe ihtiyaç duyulursa, kürekler bu amaçla 50

3 kullanılırdı. Felekler marangozlar ya da balıkçıların kendileri tarafından yapılırdı. Kumda kullanılan felekler ile çakılda kullanılanlar farklılık gösterirdi. Yakakent sahili çakıllı olduğu için burada kullanılan feleklerin altı fazla geniş olmazdı. Ancak kumda kullanacak feleklerin altı kuma batmasını engellemek için tahta çakılarak büyütülürdü. Yakakent te bu küçük kayıkların dışında, kalkancılık yapılan metrelik büyük kayıklar vardı. Bunlar önce üç tane idi, sonra beş tane oldu. Bunlar Çerkezlerin (BATI), Gavur Alinin Celallerin (ŞEN), Lütfilerin (YETMİŞBİR), İkiz Osman ların (İNAN) ve Mustafa COŞKUN un kaptanlığını yaptığı Hacı Alilerin (ÇAKIR) kayıklarıydı. Bu kayıkların içinde oturtmalı 4 lük 5 lik pompalı dizel Peder marka motorlar vardı. Bunlar marşlı değil, lambalıydı. Bunların dışında bir de Uzun Osmanların Hasanın (İNAN) kıçtan takma Johnson motoru vardı. Deniz Motorlarının yaygınlaşmaya başladığı 1950 yılı sonlarına doğru Milliyet Gazetesinde çıkan bir ilan O zaman karadan vasıta olmadığı için, büyük kayıklar balıkçılık dışında, aynı zamanda Gerze ye, Sinop a yük ve yolcu taşırlardı. Proçolların (KÜÇÜKKIRIM) kayığı ise sadece taşıma işi yapardı. Sinop a çok sık gidilmezdi. Çünkü Gerze den de Sinop a çalışan başka kayıklar vardı. Şimdiki dolmuşların yerine bu kayıklar çalışırdı. 51

4 Balık da çok, eziyet de Fotuk İsmail (KILIÇ), Uzun Osman ın Hasan (İNAN), Ali Osman ın Hasan (USTA), Çerkez in Zühtü (BATI), Çerkez in Ferhat (BATI), Lütfi YETMİŞBİR, İkiz Osmanlar (ŞAHİN), İkiz Ömerler (ŞAHİN), -babam da onların arasında ama erken ölmüş- çocukluğumun bilinen balıkçılarıydı. Onlardan evvel Fotuk İsmail in babası Hacı Hasan var, İsmail dayı baba mesleği olarak bu işe devam etti. Bu balıkçıların hepsi, Trabzon dan gelirken malzemelerini getirmişler, balıkçılık mesleklerini burada da devam ettirmişlerdi. O zamanlar her ailenin bir ayağı denizde olmakla birlikte, sadece balıkçılık yaparak geçinilemezdi. Balıkçılığın yanında, bir de nerede ise herkesin yaptığı tütüncülük vardı. Yazın balıkçılık az olur, o zaman da tütün zamanı olduğundan, o işe bakılırdı. Yaz sonuna doğru balıkçılık başladığında erkekler geceleri balığa gider, tütün işleri büyük ölçüde kadınlara kalırdı. Daha çok palamut avcılığında olmakla birlikte, kefal, lüfer avcılığında da kullanılan alamana ağları vardı. Alamana ağlarının kayıkları 3 çift kürekli, uzun kayıklar olurdu. Bu kayıklarda her tek küreği bir kişi çeker, altı tane kürekçi ve bir tane de dümenci bulunurdu. Avcılığa çıkıldığında ağ iki kayıkta olur, öndeki kayığa, arkadaki kayık kıçtan bağlanır, siye siye kürek çekerek öndeki kayık takip edilirdi. Öndeki kayığın balığı gözlemek için direği olur, molacı orada balık gözetler, balığı görüp, mola komutunu verdiğinde, her iki kayık ters yönde hızlıca hareket ederek, molacının gördüğü balığı sarardı. Balığın önü kesilip, sarıldığında ağın içinde takırtı yapılarak, balıkların ağlara vurması sağlanırdı. Ancak bu avlanma yöntemi fazla adama ihtiyaç olması ve zorluğu nedeni ile fazla gelişmedi, bırakıldı. Genelde Gerze ila ırmak ağzı arasındaki bölgede avlanılırsa da palamut, kofana gibi göç balıklarının peşinden daha uzaklara gidildiği de olurdu. Biz bir seferinde Fotuk İsmail in 6.20 metrelik kayığı ile Termeye kadar gitmiştik. Göç balıkları dışında, kalkancılık için Sinop Akliman a, Ayancığa gidildiği olurdu. Çocukluğumda iplikten iki buçuk parmak göz açıklığında, bir buçuk kulaç derinliğinde, kulaç boyunda sade uskumru ağları vardı. 52

5 Bu ağlar kullanılırken birbirine eklenirdi. Ağlarımız iplik ağ olduğundan, daha derin olduğunda çekmek sorun olurdu. Palamut av mevsiminden sonra uskumruculuk başlar, kulaca uskumru ağları kurulurdu. Hava güzel olduğunda gece bu ağlar ellenmeye gidilirdi. Ağlar şamandıralara takılan zil sesinden bulunurdu. Kayığın içerisinde iki takım, üç takım ağ yedeğimizde bulunurdu. Avcılıkta kulaç uzunluğundaki molozma ağlarını kullanırdık. Bu ağlarla balığı sarıp, ağı kaldırarak avcılık yapardık. Akşamdan gece yarısına kadar olan sürede balık olmazsa, bir saat kadar mola verir, tekrar çalışmaya devam ederdik. Ağları kendimiz elde dokurduk. Ağ dokumayı Fotuk İsmail in babası Hacı Hasan dan 6-7 yaşında iken öğrendim. Seyreklik ve kalkan ağı çabuk dokunurdu. Kalıpla dokunan ağları dokuması uzun zaman alırdı. Ağ dokumaya kışın başladığımızda yaz sonuna, sezon başına ancak bitirebilirdik. Kendi ağını dokuyamayanlar, bu işi ücret karşılığı dokuyanlara yaptırırlardı. O zamanlar gidip bir yerden hazır ağ satın almak diye bir şey yoktu. Yakayı bile kendimiz keçi kılından yapardık. İlkin kadınlar keçi kıllarını ince ince işler, sonra biz onları birleştirir, üçünü, dördünü çevire çevire serçe parmağı kalınlığında ince halat haline getirirdik. Ağlar iyi bakılırsa üç dört sene kullanılabilirdi. Ağlar iplik olduğu için kurumaları çok önemliydi. Derin ağlar kuruması sorun olduğu için tercih edilmezdi. Gece çalışıp, sabah dışarı geldiğimizde ağları serenlere asar, orada kuruturduk. Ağın ıslak kalan yerleri kurusun diye, serende iken itina ile ellenirdi. Bu işlem yapılmazsa, ağın ıslak kalan yerleri çürürdü. Ağlar serende asılı iken yırtık yerlerinin de tamiri yapılırdı. Ağlar serene kurşundan asılırdı, bu durumda ıslaklık mantar tarafına doğru akardı. Fanyası seyrekliğin orta yerinden, bir gözünden çekince torba olarak gelirdi. O zaman mantarlar da kolaylıkla kururdu. Bu şekilde özenli kurutulmaz, ağlara bakılmazsa, ağ iki ayda çürür giderdi. Şimdi her şey naylona dönüştü, böyle bir sorun kalmadı. Kurşunlar Samsunda hurdacılardan paket olarak kilo ile alınırdı. O zamanlar kurşun kalıp olarak satılmazdı. Paket olarak alınan kurşunlar 53

6 eritilir, kalıplarına dökülürdü. Donduktan sonra da çapakları temizlenirdi. Mantarlar, tabaka mantar olarak alınırdı. Alınan bu tabakalar mantarın şekline göre kesilir, doğranıp kızgın şişle beraber delikleri delinirdi. Kayıklarımız en fazla kg balık alacak kapasitedeydi. Daha fazla balık olduğunda taşınamazdı. Bir seferinde ırmağın Samsun taraflarına, iki kayık beraber çalışmaya gittik. Ben ve Temel abi (ERDOĞAN) bir kayıktayız, Çerkez in Hasan (BATI) ile Moloz Hasan (KULLUKÇU) diğer kayıkta. Balığı ağla çeviriyor, patırdı yapıp sardığımız balığın yakalanmasını sağlamaya çalışıyor, sonra ağları kaldırıyorduk. Ağlardan kofana ve hiç akla gelmeyecek şekilde arasında torik de çıkıyordu. Güzel balık alıyor, yerimizi diğer kayıklar görmesin diye hiç ışık yakmıyorduk. Daha balık avlayabileceğimiz halde, bir zaman sonra kayıklarımız dolduğu için ava son vermiş, yakaladığımız balıkları, Muşta nın oradan karaya çıkarmıştık. Balıkları satmak, avlamaktan daha zordu. O zaman balık koymaya kasa yoktu. Kelle kesme şekerlerin konduğu sandıklar olur, o sandıkları bakkallardan alır, balık koymak için kullanırdık. Balıklar Muşta dan, Engiz den karaya çıkarıldığında, asfalta kadar epeyce mesafe olduğundan, köylülerden kiralanan kağnı arabası ile yola kadar taşınırdı. Balıklar buradan geçen yolcu minibüsleri ile Samsun a götürülürdü. Minibüslerin üzerinde bagajlar olur, balık sandıkları oraya yerleştirilirdi. Bazen balıkların hepsini bir arabanın alamadığı durumda, kalan balıklar bir sonraki minibüse yüklenirdi. Balıkları Samsundaki kabzımallar olan Kel Halit e (Murat İLKER), Küçük İsmail e, Bayram Ahmet e (BAYRAMOĞLU), Sarı Cemil e (PAMUK) verirdik. Onlar bizim balıkları ihaleye sokmaz, ancak ihale fiyatına balıklarımızı alırlardı. Alış verişlerimiz karşılık güven üzerine olur, verdiğimiz balıkların parasını onlar balıkları satıp, parasını aldıklarında alabilirdik. Çok az miktarda balıklar için, tekrar geliş gidiş olmasın diye peşin ödeme yaptıkları da olurdu. Ancak kg ı geçtiğinde peşin ödeme yapmazlardı. 54

7 Balıkçılık için bir yere giderken yelken basıp direk gitmez, kürekle çalışa çalışa giderdik. Direk gidilecekse yelken basılırdı. Örneğin, balık tuttuk Yakakent e döneceğiz ya da balık tutamadık, ırmağa doğru balık aramaya gideceğiz, o zaman yelken basıp giderdik. Yelkenle rüzgâra karşı hızlı gidemezdik, ama rüzgâr arkamızda olduğunda motor var gibi giderdik. Yelkenler çalışmamıza mani olmazdı. Çalışırken yelken direği indirilip, kayığın içine kamuflaj edilir, seren direkleri de yanına konurdu. Yelkenleri başka yerlere balıkçılığa gittiğimizde, kayıklarda yatarken tente yaparak kullanırdık. Serenlerle, küreklerle caslak yapar (çatar), üzerine tenteyi çekerdik. Kayığın baş altına koyduğumuz ince şiltelerimize yatardık. Göl balıkçılığı Kışın hava koşulları iyi olmadığından, balıkçılık yapmak zorlaşırdı. Bu dönemde Bafra Balık Göllerinde avcılık yapardık. Balık göllerinin avcılık hakkı ihaleye çıkar, genelde kabzımallar ihaleyi alırdı. İhaleyi alan müstecirler, göldeki balıkları avlatmak için, balıkçılarla avladıkları balığın kilogram fiyatı üzerinden anlaşırlardı. Hava şartlarından dolayı kışın denizde avcılık sıkıntılı olduğu için, müstecirle anlaşır, gölde avcılık yapardık. Gölde çalışmak, hava sorunu olmadığından bizim için garantili bir iş oluyordu. Anlaşmayı yapınca malzemelerimizi kayıklarımıza doldurup, denizden giderdik. Ancak bizim kayıklar gölde çalışmak için büyük olduğundan, onlarla çalışamazdık. Gölün 300 kilo alan daha küçük, derin olmayan kayıkları vardı, avcılık için onları kullanırdık. Avladığımız sazanları 9 kuruştan, kefalleri 12 kuruştan müstecire verirdik. Gölde avcılık yaptığımız o dönemde bizimle beraber Bandırma dan gelen Kazaklar vardı, onlar da çalışırlardı. Kazaklar yirmi-yirmibeş kişi kadardılar. Ağ kullanmaz, ığrıp veya çoğunlukla da kasnaklarla (pinter) avcılık yaparlardı. Göle bıraktıkları pinterleri her sabah gidip, kontrol ederlerdi. Gölde çalışan Kazaklardan adı aklımda kalanlar olarak Gandıraşka, Aleksi ve Dimo var. Kazaklar çok düzgün, çalışkan insanlardı. Gölde bizi gördüklerinde rastgele 55

8 yerine Allah çok versin derlerdi. Onların pinterlerine kefal çok girerdi. Bizde kefal olmadığında yemeğe balığınız var mı? diye sorar, yok dersek bize yemek için balık verirlerdi. Harita, Bafra Balık Gölleri Gölde Musta Bey (AK) ile beraber çalışıyordum. Kürek çekmeye gücüm yetmeyecek kadar küçük olduğumdan, küreği o çeker, ben ağı sererdim. Musta Bey pinterlerin olduğu yere geldiğimizde, küreğin bir ucu ile pintere dokunarak, onu kaldırır, kayığın içine alır, altını bıçakla keserek, balıkları kayığın içine boşaltırdı. Bazen bu nedenle hiç ağ sarmadan balıkla dönerdik. Ancak ben bu durumdan son derece rahatsız olduğum halde, küçük olduğum için sesimi çıkaramazdım. Bir süre sonra bu durum anlaşılıp, Kazaklar rahatsızlıklarını dile getirince, Fotuk İsmail Musta Beyi, bu şekilde çalışmaya devam ederse, geri göndereceğini belirterek uyarmış, bunun üzerine Musta Bey de pinterleri ellemekten vaz geçmişti. Kazaklarla ilgili unutamadığım bir anım daha var. Avcılık yapıyoruz, ancak müstecirin verdiği para bizi tatmin etmiyordu. Kazaklar, Aldığımız para çok az, çalışmayıp grev yapalım, müstecir balık fiyatlarına zam yapsın dediler. Biz de tekliflerini kabul edip birlikte greve gittik. Gölün müsteciri Figocunun Şevki (DEMİRCİOĞLU) idi. Biz anlaşıp grev yapınca, ben de fiyat artırmayı düşünüyordum, balık fiyatlarını birer kuruş artırıyorum demişti. Bunun üzerine çalışmaya devam etmiştik. 56

9 Bandırmalı Kazaklar : Rusya da Deli Petro zamanında sakallarını kesmelerine ilişkin zorlamalar ve dini inançlarını yerine getirmeleri ile ilgili getirilen kısıtlamalar nedeniyle 1738 yılında Anadolu ya göçmüşlerdir. Rusya da Don Nehri ve içsularda balıkçılık yaptıkları için Manyas Gölü civarına yerleştirilmişlerdir. Türkiye nin birçok yerindeki içsularda ve lagünlerde avcılık faaliyetinde bulunmuşlardır. Slav ırkı olan Kazaklardan bir kısmı Akşehir Gölü, yakın akraba topluluklarından Malakanlar ise Kars a Çıldır Gölü civarına yerleşmiştir yılında, yedi kuşak evlenmeme töreleri nedeni ile akrabalaştıklarını ve bu nedenle evlenemediklerini öne sürerek, aldıkları izinle Türkiye den ayrılmışlardır. Türkiye den ayrılanlardan 1000 kişi SSCB ye giderken, 400 kadarı ABD ye gitmiştir. Daha fazla bilgi için bakınız; Servet SOMUNCUOĞLU, don kazakları, Timaş Yayınevi, yılı olacak, balığa hevesli olduğum zamanlar. Figocunun Şevki, bu çocuk çok meraklı, yazın ben bunu dalyanın ağzında çalıştırayım. Üç beş kuruş kazanır diye tanıdıklarım aracılığı ile haber gönderdi. Bu teklifi yapmasında sanırım rahmetli babamla olan dostluğu ve bize destek olma isteğinin etkisi vardı. Bu teklifi kabul ettim. Gölün ağzından içeri balık girmesini sağlamak için bana yardımcı olmak üzere dört adam verdiler. Gölün boğazının ağzında kule vardı, ben akşama kadar orada kalıp, balık gözlüyordum. Yemeği bile orada yiyordum. Balık gelip, göle girmek için zorlamaya başladığında, hemen gölün ağzındaki kum torbalarını kaldırtır, balıkların girmesini sağlardım. İki-üç yıl, yılda 3-4 ay süreyle bu işi yaptım. 57

10 Balığın göle girip, girmeyeceğini anlamak için, davranışlarını iyi takip etmek gerekir. Balık önce gelip dolaşır durur, girmeye niyeti olmaz. Bu durumda denize doğru ince bir su akıtılır. Ama gölün ağzı içerdeki balıklar denize kaçmasın diye tam açılmaz. Balık gelip zorlar giremez, zorlar giremez. O zaman bunların göle girmeye niyetli olduğu anlaşılır. Hemen kum çuvalları kaldırılarak, gölün ağzına metrelik bir kanal açılır. Balık gelip, açılan kanalı bulduğunda sürü halinde içeriye, göle doğru oluk gibi akar. Balığın çoğu girip, dışarıda az bir miktar kaldığında -bu miktar balığın kızarıntısından anlaşılırhemen gölün ağzı kapatılır. Gölün ağzı kapatıldıktan sonra balıkların ileriye doğru mu geçecekler, yoksa dışarıya çıkmak için mi zorlayacaklar, bunu anlamak için 5-10 dakika beklemek gerekir. Balıklar ileri gitmeyip, dışarıya çıkmak için 58

11 zorladığında gölün ağız tarafında bekleyen iki kayıkta bulunanlar, ellerine takatukaları alıp, balıkları gürültü yaparak ürkütür. Balıklar suya çubuk vurarak, patıraya patıraya Ulugölden (Balık Gölü) yukarıya doğru götürülür. Dar bir boğaz vardır, orayı geçti mi, kafesler kapatılarak, balıkların aşağıya inmesi engellenir. Balıklar oraya kadar götürüldüğünde, orayı sever, hemen alışırlar. Balıklar orada beslenir, irileşir. Bu balıkların kışın avcılığı yapılır. Daha sonra üremek için ise denize geçeceklerinde, dışarıya çıkmak için zorlarlar, o zaman kafesler açılır, denize geçmelerine izin verilir. Hedef Balıklar Hedef balıklarımız kefal, lüfer, mavrişkül, kötek, levrekti. Levrek seyrek çıkardı, ama kiloluk levrekler avladığımız olurdu. Uskumru boldu, ancak 60 lı yıllarda kayboldu. Kırlangıç olmasına karşın, herkes yemezdi. O zaman kırlangıcı Proçolun Süleyman (KÜÇÜKKIRIMLI) yediği için, ona hediye olarak getirilirdi. O yüzden kırlangıca proçol balığı da derdik. İskorpiti yemez atardık. Tirsi çok kılçıklı diye tercih edilmezdi. Bugün olup, geçmişte olmayan farklı balık olarak sarpa var, ara sıra çıkıyor. Orkinos avlamadık, bizde böyle büyük bir balığı yakalayacak ağ yoktu. Tesadüfen boylamaya yakalanmış bir orkinos bulmuştuk. Boylamaların diplerine küçük balık gelir. Orkinos onları yerken kuyruk yüzgecinden takılmış, 130 kg. gelmişti. Ama balık ölmüş olduğu için, bir işe yaramadı. Daha sonraki bir tarihte, 450 kg lık ölü bir orkinos bulunmuştu. Hamsiyi manyatla tutardık. Deniz ısındıkça hamsi açıktan yalıya iner, avcılığı bu yüzden genellikle Şubat-Mart-Nisan-Mayıs aylarında yapılırdı. Çolak Şükrünün (ÖZTÜRK), Uzun Osmanların ton hamsi alabilecek kapasitede büyük manyatları vardı. Daha küçük manyatları olanlar da vardı. Hamsi denizde kızartı yapar, görüldüğünde sarılırdı. Hamsi taşımak için yedek kayıklar kullanılırdı. Büyük manyatlardan kayıklık hamsi çıkardı. Avlanılan hamsileri almak için Samsun dan kabzımallar gelirdi. Onlara postaneden telefon edilerek haber verilirdi. 59

12 Manyatlar hamsi avcılığı dışında, bahar aylarında kıyı balıkçılığı için de kullanılırdı. Çolak Mehmet (AKTAŞ) eski Belediye binasının, şimdiki parkın önünde manyat çekiyordu. Manyatı iki halatından kıyıya çekmeye başladılar. Çarşı içi olduğu için çok sayıda insan da seyretmeye gelmişti. O sıra Yaşar abi (ARPA) geldi. Çolak Mehmet e, ne çıkarsa 100 lira veriyorum, kabul ediyor musun? diye teklifte bulundu. Çolak Mehmet, tamam kabul ediyorum, ama parayı peşin alırım dedi. Yaşar abi de kabul edip, parayı verdi. Herkes manyattan ne çıkacak diye merakla beklemeye başladı. Ağ çekildiğinde çıka çıka bir tane küçük bir dil balığı çıkmış, meraklıların hepsi kahkahaya boğulmuştu. Yakalanan her tür balık, kesme şeker sandıklarına konurdu. Ayrıca başka kasa veya sandık bulunmazdı. Bu sandıklar büyük olduğundan, bir miktar balık ezilirdi. Alaçam a, Bafra ya kadar at arabaları ile taşınırdı. Gerze de, Sinop ta çok balıkçılık yapan olmadığı için oralara balık götürüldüğü de olurdu. Gerze ye, Sinop a nakliye deniz yolu ile yapılırdı. Bir seferinde Kilitçinin Şaban (GENÇ) ile Arif Çavuşun Mehmet (NOGAY) benim kayığımı kiralamış, Sinop a navlun karşılığı balık götürmüştüm. 60 lı yıllarda Alaçamlı Senayi (SELÇUK) minibüs almıştı. Alaçam a Bafra ya onunla balık göndermeye başladık. Kayıklarda motor kullanılmaya başladığı dönemde yakıtı da Alaçam dan minibüsle getirirdik. Sonraları kooperatif de minibüs almıştı. O dönemde bogford marka -bedford değil- kasaları ağaçtan minibüsler çıktı. Karayollarından emekli Aziz in (KOÇ) böyle bogford marka bir minibüsü vardı. Bir keresinde meydanda tutuşmuştu. Alevler söndürülemeyince, denize itilip söndürülmeye çalışılmıştı. Araba tam denizin içine girecekken alevler söndüğünden, tamamen itilmesine gerek kalmamıştı. Tutulan balıklar günlük tüketilir, sadece palamut, hamsi tuzlanırdı. Palamutlar sandıklara kafasının üzerine dikine konurdu. Bu şekilde kuyruktan sayılırdı. Hamsi Marttan itibaren bol olarak yakalandığı için o aylarda tuzlanırdı. Kefal on iki ay tutulan bir balıktı. Yerli balık olduğundan göç yapmaz, sürekli olurdu. Hem eti, hem de havyarı 60

13 açısından önemliydi. Ancak o zamanki koşullarda kefal havyarını pazarlamak zordu. Nereye götürülüp, satılacağını bilemezdik. 60 lı yıllarda pazarlamak kolaylaştı. İstanbul a Kapalıçarşı ya, büyük restoranlara götürüp, satmayı öğrendik. Haşim in (İNAN) babası Hasan abi ile ortak havyarcılık yapmıştık. Havyarı kesmesi, temizlemesi bana ait, kurutması ona aitti. Havyarın balığın içinde alınması, temizlenmesi ve kurutulması dikkat ve tecrübe gerektirir. Mayıs, Haziran aylarında kefal balığı olgunlaştığında, karnı biraz sıvazlanırsa erkeğinden süt, dişisinden yumurta gelir. Dişi balıktan havyar alınırken, balığı kesmeye, anüsünden bıçak sokularak başlanır. Havyarın balığın kesilmesi sırasında zarar görmemesi için, bıçağın keskin ucu dış tarafa gelecek şekilde tutulur. Bıçak sağ elde iken, sol elin işaret parmağı ve orta parmak balığın karnına sokularak, bıçak bu iki parmağın kaldırması ile oluşan boşluk boyunca hareket ettirilerek balığın karnı yarılır. İki bacaktan oluşan havyar dikkatlice dışarı alınır. Havyarın üzerindeki damarlarda bulunan kanlar, su içinde bozuk para ile itilerek çıkarılır. Yanlardaki damarlarda olan kanlar ortaya çekilerek alınır. Ters çevirerek dakikada bir kanı alınmaya devam edilir. Kan alma işlemi bitince havyar tuza yatırılır. Sertleşme durumuna göre 2-3 saat tuzda bırakılır. Havyar sertleşinceye suda tuzu akıtılır, bir tahtanın üzerine konarak gölgede kurutulur. Bu esnada sürekli çevrilerek, iyi kuruması sağlanır. Tahtada biraz sertleşince ipe takıp asılır, her taraflı rüzgâr aldığı için daha iyi kurur. Havyar kuruduğunu, sertleşmesi ile belli eder. Bu süre bir haftayı bulur. Kuruyan havyarlar, uzun süre bozulmadan kalabilmesi için balmumu ile kaplanır. Bu işlem için balmumu kaynatılır, parmağı yakmayacak sıcaklıkta iken havyar içine daldırılıp çıkarılır. Bir sefer daldırılması yeterli olursa da, ağırlığı fazla olsun diye birden fazla sokulduğu da olur. Tokmaşbaş kefalin havyarı daha çok tercih edilir. Biz molozmacılık yaparken, Gerze de molozmacılık yapan yoktu. Gerze ye molozmacılığa giderdik, oradaki insanlar bakmak için bizimle denize gelirdi. Gerze, Sinop sadece yunus avcılığı ile kalkancılık yapardı. Başka kıyı balıkçılığı bilmezlerdi. 61

14 Denizde bir yere gidilecekse, hava durumuna göre gidilirdi. Eski balıkçı reisleri havaya bakar, bu hava 12 saat esmez, bir gün esmez, korkmayın gidin derlerdi. Çok kötü bir şey olsa baştankara bindirip kayıklar karaya çekilebilir, balıkçılar kendini kurtarabilirdi. Yakakent e oltacılığı ben başlattım yılları, Necdet abim Sürmene ye gitti. Amcamlar orada olta ile palamut, istavrit avlıyorlarmış. Abim örnek takım yaptırıp, getirdi. Misina bağlamasını, gelen misinayı sökerek öğrendim. Kendim bağlamaya başladım. Yakakent te misina bağlamadığım kişi yoktur. Şimdi tabi herkes kendi bağlayabiliyor. Misina geldikten sonra babadan kalma kayığımızla balığa çıkar, ben kürek çeker, abim kıçta misina ile palamut tutardı yılına kadar Yakakent e kimse olta işine merak sarıp, başlamadı. Palamut avcılığı için uzatmaya giderken, diğerleri kürek çeker, ben kendi misinamı atıp, ağ kuracağımız yere varıncaya kadar, nerede ise gece tutacağımız balığın yarısı kadar balık tutardım. Sene 1955, sezonun ilk palamudunu misina ile tuttum. Bunu öğrenen biri postaneye gidip, Samsun un kabzımallarından Figocunun Şevki ye telefonla haber veriyor. Arayan kimdi, şimdi hatırlamıyorum. Figocunun Şevki Kim tuttu diye sormuş, Yardalinin oğlu demişler, babam öyle tanınırdı. Figocunun Şevki Samsun un büyük kabzımallarından, o zaman bir tek onun buzhanesi vardı. Telefonu açana, Balığı alın, bana gönderin demiş. Balığı benden alıp, gönderdiler. Balığı alınca, müjde parası olarak, 100 lira para gönderdi, çok büyük para. Bu adet, müjde parası işi hala devam eder. Palamut balığı ilk tutulduğunda, balıkçılar kendi aralarında para toplar, balığı tutana bahşiş olarak verirler. Olta malzemeleri Samsundan alınırdı. Malzemeler Türkiye de imal edilemediğinden, genellikle Japonya dan getiriliyordu. Ancak o malzemeler çok sağlam olurdu. Benim bir takımım o yıllardan, 1955 yılından kalma mavi renkli misinası hala durur. 62

15 Kooperatif yılları Kooperatif 1955 yılında kuruldu. Kooperatifçiliği o yıllarda devlet destekliyordu. Bu işe ön ayak olanlar, Çerkez in Ferhat, Çerkez in Zühtü, Uzun Hasan, Fotuk İsmail, Ali Osman ın Hasan dı. Ben o zamanlar bir taraftan gündüz terzilik yapıyor, gece balığa gidiyordum. Küçük olmama karşın ağ takımı yapmasını, donatmasını, örmesini bilirdim. Bu yüzden olsa gerek Çerkez in Ferhat bana gelip kooperatif kuruyoruz, ortak olur musun? dedi. Bunun üzerine kooperatife ortak olmak için gidip müracaatta bulundum. Ancak o zamanlar particilik işleri almış başını gidiyor, her şeyde particilik yapılıyordu. Beni Halk Partiliyim diye kooperatife almadılar. Ben pek parti işlerini takip etmezdim, ama annem, dayılarım aile çevresi Halk Partili olduğundan, beni de aynı şekilde değerlendirdiler. Aradan zaman geçti, sonradan beni kendileri çağırdılar, ortak etmek istediler, bu seferde ben istemedim. Halk Partili olduğum için beni ezerler diye düşündüm. Ancak bu memlekette benden daha iyi balıkçı bulamazsınız, bu memlekette balıkçının kökü benim diyen İsmail KILIÇ ı, koyu Halk Partili olmasına, yakasından altı oklu rozeti eksik etmemesine karşın mecburen ortak ettiler. Ali Osman ın Hasan ve onun kardeşi de o şekilde ortak olmuştu. Kooperatife ortak olanların balığını satması kolay oluyordu. Ortaklar tuttuğu balığı kooperatife götürüp adetini, kilosunu tespit ettirip bırakırdı. Bu şeklide toplanıp biriken balığı kooperatif balıkçının adına satardı. O zaman ben ortak olmadığımdan, tuttuğum balığı ortak olan birine verir, kooperatif aracılığı ile sattırırdım. Hastalık geçirmiştim, denize pek gidemiyordum. Ancak balıkçılığa meraklı olduğumdan sürekli kooperatife gider, müzayedeyi izlerdim. Kara Cemil (ÇAKIR) kooperatif başkanı idi. Bana sen sürekli buraya geliyorsun, bu işlere ilgin var, seni kooperatife alalım diye teklifte bulundu. Bende tamam olur dedim. Ancak bana çok paralarının olmadığını, en fazla 175 lira verebileceklerini söyledi. Tamam, olsun deyip, kabul ettim. Herkes bana bu para az, çalışılır mı dediyse de, ben sigortam da olacağı için kabul ettim, 1968 yılında kooperatifte çalışmaya başladım. 63

16 Fotoğraf, Kooperatif Binası (Gümenüz Balık İstihsal Satış Kooperatifi). Balık sandıkları ve sandıklar üzerinde Gümenüz Balık Kooperatifi (GBK) kısaltmaları. Kooperatifte o zaman Celal abi (YARIŞ) çalışıyordu. İlk kuruluşta Tarım Kredi Kooperatifinde çalışan biri vardı, muhasebe işlerine bakıyordu. O adamın tayini çıkınca Celal abi ben yaparım diyor. Celal abi eski yazıyı bilirdi, iki yıl eski yazıda okumuş, sonra beş senede yeni yazıda okumuş. Giden adam Celal abiye muhasebe işlerini öğretmiş. Kooperatif işleri yoğun olduğundan, Celal abi tek başına işleri yetiştiremiyordu, beni bu yüzden işe almışlardı. İşe başlayınca ben alım satım işlerine bakmaya başladım. Celal abi de muhasebe işlerine bakıyordu. Kooperatif o dönemde faal, her gün balık geliyor, sürekli açık oluyordu. O zamanlar ayrıca disiplin vardı. Kimse kayığının başında 64

17 balık satamazdı. Kooperatif ortağı yiyecek balığını bile kooperatiften alırdı. Gelen balıklar kooperatifte ihale olurdu. İhaleden sonra balık almak isteyen balıkçı balığını alır, ihale fiyatı ile hesabına borç yazılırdı. Fotoğraf, Kooperatif binasının önünde müzayede öncesi balıklar, 1968 Kooperatif ortağı herkes balıklarını kooperatife getirmek zorundaydı. O zamanlar kooperatif ortağı olmayan Çolağın Hamdi (ÖZTÜRK) ve Cingonun Necat (CENGİZ ) idi. Onlar niye kooperatife %5 komisyon vereceğiz diye ortak olmamışlardı. Kooperatifin balık gönderdiği anlaşmalı komisyoncuları vardı. Mesela Ankara da Nevzat AYABAKAN, İstanbul da Kemal YARAR vardı. Bunlara kooperatif balık gönderirdi. Müzayede öncesi bağlantımız olan komisyoncuları arayarak fiyat alırdık. Balık müzayedesinde buna göre fiyat vurur, müzayedede balıklar kooperatife kaldığında bağlantımız olan komisyonculara şu kadar balığımız var, fiyatı şu derdik. Kooperatifte balık yıkamak için büyük leğenler bulunurdu. İhale bittiğinde, ihaleyi alan bu leğenlere koyduğu suya tuz katarak, tuzlu su yapar, bu suda balıkları yıkar, sonrada kasalara düzgün bir şeklide 65

18 yerleştirirdi. Kasaların üzeri leğendeki suda ıslatılmış gazete kâğıdı ile örtülürdü. Ankara daki, İstanbul daki komisyonculara göndereceğimiz balıkları güzelce paket yapardık. Kamyonluksa kamyonla, azsa Bafra dan otobüsle gönderir, balığın hesabının olduğu pusulayı şoföre verirdik. Şoför balığını teslim ettiğinde, teslim alanlardan navlun parasını alırdı. Kooperatifte ihalelere katılıp balık alanlara manav derdik. Yakakent te manavlık yapan Yaşar ARPA vardı, Hamdi KAYA ile beraberdiler. Murat Dayı (GÜNAYDIN), Sarı Cemil (PAMUK) adına, Kel Halil (KARABULUT ) vardı. Kel Halil, Sarı Cemil den hizmet karşılığı ücret alırdı. O zaman senet sepet yok, işler itimat üzerine yürürdü. Kooperatifte balık alan herkesin, kasada beş bin lira banka teminat mektubu vardı. Sarı Cemil in teminat mektubu, Kel Halil adına idi. İhaleye katılan manavların fiyat vururken kendine özel işaretleri olurdu. Zamanla herkesin davranışını öğrenmiş olduğumdan, yaptıkları işarete göre, konuşmaya gerek kalmadan, onların adına fiyat artırır, ihaleyi sürdürürdüm. İhaleye katılan manavların hepsi bir arada durmaz, ayrı ayrı dururlardı. Ama ben hepsini dikkatlice izlerdim. Murat Dayı (GÜNAYDIN) hiçbir şey yapmaz, başını eğerdi. Başını eğdiğinde, artış marjı ne ise ona göre artırırdım. Yaşar abi (ARPA) kulak arkasına parmağı ile dokunurdu. Yaşar abi açıktan vurdu mu on para vurur, fazla vurmazdı. Mesela ihaleyi sonlandırırken, balık 50 lira, haraç bir, haraç iki derken on para derdi, o zaman ihaleye devam ederdim. O arada birisi bir kuruş der, Yaşar abi de kulağının arkasına parmağı ile dokunarak işaret yaparsa, ben bir kuruş daha artırırdım. Diğer adam beş kuruş vurmuşsa, işaret geldiğinde, onun adına beş kuruş artırırdım. Kel Halil (KARABULUT) işaret ederdi. Az balık olduğunda lokantacılar da ihaleye girip, fiyat verirdi. Alaçamlı balık satıcıları balık almak için Yakakent e gelir, ama genelde ihaleye katılmazlardı. Balıklarını Yakakent li manavlardan alırlardı. Balıkçıdan, getirdiği balığın parasını ödemek için üç gün müsaade alırdık. Manavlar bu süreyi kullanırdı. Üç gün içinde balık parasının manavdan gelemediği durumda, ihtiyacı olanlara kasadan avans 66

19 ödemesi yapardık. Daha sonra para geldiğinde balıkçıya kalan ödemesini yapardık. Para geldiğinde, mesai saati içinde denizde olduğu için gelemeyenlerin parasını üzerime makbuzları ile birlikte alır, akşam kahvede ya da yolda izde rastladığımda öderdim. Manavlar borçlarını, kooperatife olan ödemelerini muhasebeye elden yatırırdı. Kooperatif borçlarından kaynaklanan sorunlarımız olduğu için banka ile o dönemde pek işimiz olmazdı. Banka kooperatif ilişkileri Kooperatifin banka ile sorunu, kredi borçlarının ödenememesi nedeni ile çıkmıştı. Kooperatif Ziraat Bankasından ortaklar adına müteselsil borçlu olarak kredi çeker, bu kredi ortaklara ihtiyaçlarını görmesi için dağıtılırdı. Ancak o dönemde alınan krediler geri ödenemediği için, bankadan yeni kredi alınamıyordu. Bu nedenle piyasaya da borçlanılmış, kooperatif kendini çeviremez hale gelmişti. Şahin Ali nin Fahri (BİRER) kooperatifin maddi sıkıntı içinde olduğunu öğrenince, sorunun neden kaynaklandığını öğrenmeye geldi. Fahri BİRER o zamanlar tüccarlık yapıyor, tütün alıp satıyordu, durumu iyi, bankada kredisi yüksekti. Ona durum anlatıldı. Kooperatifin sorundan kurtuluşu için ne kadar paraya ihtiyaç olduğunu sordu. 150 bin lira bir kredi ile sorunun çözülebileceğini söyledik. O da Bu kadar bir para için sıkıntı yaşamaya değer mi? demişti. Bu görüşme sonrası bankaya gidip kooperatifin bütün borcuna kefilim diyor. Bunun üzerine banka kooperatife tekrar kredi açtı. Bankadan kredi çekip, çarkı döndürmeye başladık. İki yılda tüm borcu bitirdik. Kooperatifimiz Giresun daki Hamdi ALTINBAŞ ın başkanı olduğu Doğu Karadeniz Su Ürünleri Kooperatifleri Birliğinin üyesi idi. Naylon iplikler yeni çıkmış, Birlik yurt dışından Ziraat Bankası kanalı ile bu ipliklerden getirirdi. İplik geldiğinde Birlik kooperatiflere yazı yazar, iplik gelmiştir, Ziraat Bankasının deposundadır, almak isteyenler ihtiyaçlarını bildirsin derdi. Gelen yazıda ipliklerin numarasına göre fiyatları yer alırdı. Bunu duyurup, balıkçılardan taleplerini toplar, sonra da Giresun a gider, iplikleri alırdım. İplikleri getirdiğimde, parası olandan parasını alır, olmayanınkini satılacak balığından mahsup etmek üzere, hesabına borç yazardım. 67

20 İpliği alan kötek ağı, kalkan ağı gibi seyrek ağlar dokurlardı. 3-4 numara ince ipliklerle de ağlarını tamir ederlerdi. Bu dönemde Türkiye de yoktu, ama yurt dışından dokunmuş hazır ağlar gelmeye başlamıştı. Ancak hazır ağlar pahallı olduğundan, bunları almaya balıkçıların gücü yetmez, bu nedenle iplik alınıp ağ dokunurdu. Kooperatiften, banka ile ilişkili kredi kullanılırdı. Balıkçı kooperatife ben şu kadar ağ takımı alacağım, mantar, kurşun, yaka alacağım, şu kadar paraya ihtiyacım var derdi. Kooperatif de ona, kredi olarak banka mektubu verirdi. Balıkçıya bununla git alış verişini yap, aldığın mağazaya bu mektubu ver, aldığın malzeme mektuptakinden fazla tutarsa cebinden ekle, azsa üzerini al derdik. Para kooperatiften bu şekilde temin edilirdi. Banka ile ilişkilerimiz başladıktan sonra, Bankaya yeni bir müdür geldi. Bizi, ortakların motor alması için teşvik etti. Bunun üzerine 6 tane 25 lik, 4 tane 60 lık, 1 tane 70 lik, bir tane de 85 lik volva penta marka motor talebini Ticaret Bakanlığına gönderdik. Talep ortaklar için genel bir talep olarak yapılıyor, Kooperatifin kendi adına yapmıyordu. Kooperatif kendi adına talep yaptığında, talep ettiği motorları almak zorundaydı. Bir sorun olup motor satılamazsa, bu durum kooperatifi maddi olarak zor duruma sokardı. Balıkçılar adına yapılan taleplerde motorlar alınmazsa, Bakanlıkta kalıyordu. Motorlar İsveç den Ankara ya geldiğinde, kooperatifi haberdar ettiler. Biz de Motor almak isteyenler gelsin, muamelesini yapalım, gidip Ankara dan alsın diye duyuru yaptık. Motorların fiyatları da 25 lik motorlar için 10 bin lira, 60 lık motorlar için bin liraydı. O zaman kimse cesaret edip de ilgi göstermedi. Bir tek Kara Cemil (ÇAKIR) Sürmene ye yeni kayık siparişi verdiğinden, durumu da iyi olmamasına karşın, motor alma işine cesaret etmişti. Motor almak için Ankara ya gitmeden önce işlemlerini yaptırırken, motor almaya gidiyorum, evraklarını tamamlayan olursa getirsin, onun adına da alırım, sadece yaptığım masrafı isterim demişti. 68

21 1960 lı yıllarda oldukça ilgi gören volva penta motorları ile ilgili Milliyet Gazetesinde çıkan bir reklam Balıkçılar kooperatif aracılığı ile zor durumda olanlara her zaman destek olurlardı. Naciye nin Hasan (KARABULUT) denizde boğulduğunda, geride beş çocuk yetim kalmıştı. Yetimlere yardım için kilitli bir sandık yaptırdık, kooperatife koyduk. Sandığın anahtarı kasada dururdu. Balıkçılar, sattıkları balıklara ait hesabı kestiğimde, o sandığa para atardı. Sandığa atılan para, balıkçı 11 lira alırsa bir lira, 25 lira alırsa 2 lira gibi alınan para ile orantılı bir miktarda olurdu. Fakir, zorda olan biri oldu mu, buna benzer kampanyalar yapılırdı. Herkes bu yardımlara gönüllü bir şekilde katılırdı. Kooperatifte çalışmaya başladığımın üçüncü yılında, Kara Cemil balıkçılık yapacağım deyip başkanlıktan ayrıldı. Cemil ÇAKIR iyi bir başkandı, başkan olmadığı zamanlar da aktif, katkı veren örnek bir ortaktı. Her zaman kooperatife destek olurdu. O sıralarda Mehmet NOGAY Ankara dan dönmüştü, aday oldu, başkan seçildi (1972). Mehmet NOGAY ilk başkanlığı zamanında, 60 lı yıllarda ihtilalden sonra kooperatif batmış, o da Ankara ya gitmişti. 69

22 Balıkçı barınağının yapılması Limanın yapılması, kooperatif ve Mehmet NOGAY sayesinde olmuştur. Mehmet NOGAY liman yapılsın diye sürekli Ankara gitti, geldi, sonunda yapılması kararını aldırttı. Yapım kararı alınınca 500 bin lira tahsisat çıktı. Bunun üzerine yer seçimi için Ankara dan yetkililer ile Samsun dan Bölge Müdürü ve Liman Başkanı geldi. Önce şimdiki yerine baktılar, burası iyi ama zamanla şehir içinde kalır dediler. Daha sonra Karahanlıca çayına gittik, orayı beğenmediler. Burası iki çay arasında kalıyor, hemen dolar dediler. Sonra Çayağzına geçildi, orayı ölçüp, biçtiler, burası güzel olur, ama buranın arkasında yerleşim sahası yok, liman gerisinde yerleşim sahası ister. Hemen sırtından yol geçiyor, sonra dağ başlıyor dediler. Bu olumsuzluğu gidermek için deniz doldurularak yer kazanılması seçeneğine ise çok masraflı olacağı için sıcak bakmadılar. Çayağzı da uygun görülmeyince Kozköy altına gidildi. Tahsis edilen para ile bu derinlikteki suda 90 metre bir ilerleme yapılabilir. Bu harcandıktan sonra yeni ödenekler çıkar. Ancak Kozköy altına yaparsanız, 90 metrelik dolgu, burada bir kuvvetli havada kaybolur gider, burayı da bırakırlar diye uyardılar. Fotoğraf; Liman uzatılması için gelen ekip. Sol baştan itibaren; Mahmut ERDEM, Necmi KARABACAK, Muhsin ÇAKIR, Liman kontrol memuru, Ulaştırma Bakanlığı temsilcisi, Liman Başkanı 70

23 Bunun üzerine tekrar Küplüağzı na gidildi. Burada da 90 metre dolgu kaybolur, ama kaybolsa da kendine yön gösterir dediler. Limanın temel atma törenine Süleyman DEMİREL eşi ile geldi (1973). Nogay, Demirel in çok iyi adamıydı. Çıkan tahsisat ile 90 metre taş döküldü. Bir fırtınada taşlar kayboldu, ama liman dedikleri gibi yönünü gösterdi. Daha sonra peyder pey taşlar döküldü. Liman tamamlandı. Liman sonraki dönemde iki kez uzatılarak bugünkü halini aldı. Fabrikanın kuruluşu 70 li yıllarda kooperatif bayağı güçlendi de limandaki arsa alındı. Oraya Mehmet NOGAY ve Yaşar ARPA fabrika yapalım istiyor. İsmail KUŞ fabrikayı kim çalıştıracak, hangimiz fabrika işinden anlar, gelin buraya konut yapalım, kiraya verelim, yarın bir gün olmadı, ortaklara veririz, bir kaybımız olmaz diye karşı çıkmıştı. Kooperatifin yatırım için hiç parası yokken, kredi ve beş milyon lira hibe desteği alınarak fabrika yapıldı. Fabrikayı yapan Eyüp DAMGACI ile fabrikayı çalıştırıp, çıkan unlardan parasını tahsil etmesine yönelik bir anlaşma yapılmıştı. Fabrika borçla da olsa bitirildiğinde, işletme için para yoktu. Bu durumlarda 5 milyon lira kadar hibe işletme parası veriliyordu. Ancak bir türlü bu parayı alamıyorduk. O dönemde Köyişleri ve Kooperatifler Bakanı olan Ali TOPUZ beraberinde milletvekilleri ve ilgili Genel Müdür ile fabrikayı ziyarete geldi. Deneme üretimdeyiz, fabrikayı gezmek istedi. Hamsi artıkları, balık unları makinelerdeki bir sorundan dolayı ortalıklarda, her yer diz boyu pislik içindeydi. Bunların kokusundan insanın burnu sızlıyordu. Ali TOPUZ hiç aldırmadan dikkatlice fabrikayı gezdi. Fabrikayı bu aşamaya getirdik, şu an denemedeyiz, paramız gelmediği için tam randımanlı çalışamıyoruz denilerek, işletme hibesi ile ilgili sorun aktarıldı. Ali TOPUZ bu konuşma üzerine Genel Müdürü çağırttı. Genel Müdür kokudan rahatsız olduğu için, fabrikanın içine girmemişti. Genel Müdür kokudan burnunu tuta tuta geldi. Ali TOPUZ Genel Müdüre, Bu adamların 5 milyon lira para talebi varmış, kendi çabaları ile bir şeyler yapmışlar, un çıkarıyorlar. Siz onların parasını niye göndermiyorsunuz, gider gitmez parayı 71

24 çıkaracaksın dedi. Sonra da niye burnunu tutuyorsun, burası tuvalet değil, balık fabrikası, tabii ki balık kokacak diye payladı. Bir hafta geçmeden para geldi, rahat rahat çalışmaya başladık. Yunus avcılığı Çocukluğumdan beri yunus avcılığı vardı. Yunus avcılığı tüfek ve ağlarla yapılırdı. Yunus avcılığında kullanılan ağlar, 50 kulaç boyunda, 7-8 kulaç derinliğinde geniş gözlü, mantarları büyük, altı uzatma gibi boşta olan, ağırlığı olmayan, sadece iplik ağırlığı ile suda duran ağlardı. Sular suyun yüzüne kaldırmasın diye altına küçük taşlar bağlanırdı. Ağın bir ucu ağırlık bağlanarak demirlenmek suretiyle sabitlenir, ağ sabit olan bu ucu merkez yaparak sularla hareket ederdi. Ağ işi daha çok Sinop ve Gerze de yaygın bir yöntemdi. Avlanılan yunuslar tane işi satılırdı. Yunus yağı iyi para ettiğinden, satın alanlar yağını çıkarıp, deri sanayicilerine satardı. O zamanlar Kazık Kemal (BALCI) alırdı. Ondan da önce Hacı Ahmet in İbrahim (COŞKUN) alırdı. Hacı Dede vardı, Hacı Salih in İsmail in babası, o da kendi vurduğu yunusların yağını çıkarırdı. Hükümet yunus avcılığını teşvik etmek için, kooperatifler aracılığı ile balıkçılara ücretsiz tüfek ve fişek dağıtıyordu. Tüfek ve fişekleri Giresun daki üst birliğimizden almaya ben gitmiştim. O zaman balıkçılarımızdan yunus avcılığı işi yapan 10 kişi filan vardı. Birlikten 10 tane mavzer ve 10 bin mermi aldım. Ancak mavzerlerden beşini dağıtabilmiştik. Benle beraber Kilitçinin Nazif (GENÇ), Ramis ŞAHİN, Kara Cemil (ÇAKIR) ve Anzarot Muzaffer (ŞEN) almıştı. Tüfekler, alanların üzerine zimmetlenerek verilmişti. Ayda mermi verirdik. Mermi dağıtım günü geldiğinde boşu getirilir, yerine dolusunu ücretsiz olarak verirdik. Yunusları mavzerle randımanlı olarak avlayamazdık. Yunuslara yetişebilmek için süratli motor lazımdı. Bizim motorlarla yunusu yakalayıp, avlamak mümkün değildi. Yunuslar motorun gürültüsünü duyunca kaçıyor, hızımız fazla olmadığından onlara yetişemiyorduk. Bu yüzden kürekle sessizce gider, bu şekilde avlardık. 72

25 Yunus avcılığı ile ilgili yönetmelik tarihli Resmi Gazete de yayımlanan 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunun 18 inci maddesinin ikinci fıkrasında; Yunus balığı avcılarına gerekli tüfek ve fişekleri kooperatifler eliyle meccanen vermeye Tarım Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu yetkilidir hükmü yer almaktadır. Tarım Bakanlığı tarafından bu kapsamdaki uygulamayı düzenlemek amacı ile hazırlanan Yunus Balığı Avcılarına Tüfek ve Mermi Verilmesine Dair Yönetmelik Resmi Gazete nin 26 Ekim 1972 tarihli sayısında yayımlanmıştır. Yunus avcılığı Kasım ayından sonra, Mart ayına kadar sürerdi. Yunuslara açık suda, 30 kulaçlarda hamsinin olduğu yerde rastlardık. Yunus avcılığına giderken mavzerin yanında, çifte tüfek de götürürdüm. Çiftenin fişeğine 24 tane 6.0 saçma kordum. Yunus bizi gördüğünde, götü peşi kaçardı. Yunus bu şekilde kaçıp giderken, arkasından atıp vursan da öldüremezsin. Bu nedenle mavzerle önüne doğru bir fişek atardım. Balık o zaman ürküp yanlamasına dönerdi. Dönmesi ile beraber hemen çifte tüfeği alırdım. Bir daha su yüzüne çıktığında balık yan gittiği için hedef büyürdü. Akciğerine bir saçma isabet etse o yeter, hayvan fazla gidemezdi. Günde tane vurduğum olurdu. Vurduğumuz yunuslar, mutur türüydü. Şimdi sıkça gördüğümüz yunusların fazla yağı olmaz, iki parmak filan yağı olur. Mutur yunuslarının ise 4 parmak yağı olur. Mutur türü olmayan yunuslara mermi atmazdık. Yunuslar keserlerinden (sırt yüzgeci) ayırt edilir. Mutur cinsinin keseri yuvarlaktır, el gibi durur. Diğeri kılıçlamasına durur. Çıkarken kendini gösterir, şekli de belirgindir. Muturlar grup grup dolaşırlar, hepsi bir arada olmaz, parçalı olurlar. Bakarsın on kadar mutur bir arada, 50 metre sonra başka bir on kadar mutur bir arada, daha sonra yirmi metre ötede başka bir on kadar mutur bir arada olur. Diğer yunuslar ise hepsi bir arada gezer. İlk mermiyi atınca grup dağılır, yarım saat bir daha göremezsin. Yunuslar dağılınca, aynı yerde beklerdik. Yarım saat sonra, fıs fıs fıs nefes alma sesi ile yunuslar ortaya çıkardı. Muturlar kayığın yanına yaklaşmaz. Ama diğerleri kayıkla beraber gider, kayığa sırnaşır. Onları yüzgecinden tutardım. Palamut avlarken gelir, peşimi bırakmazlar, belki yirmi tane olurdu. Kayığın altından 73

26 geçer, yanından geçer, oyun yapıp, oyun ister, bir de yan gözle bakıp, insanı süzerler. Bununla ilgili halen aklıma geldiğinde üzüldüğüm bir anım var. Palamut avındayım, yunuslar kayığın peşini bırakmıyor, rahatlık vermiyorlar. Kayıkta tüfek vardı, içinde ince saçma olan fişek var, atayım da kaçsınlar istedim. Tetiği çektiğim gibi yunusun biri yıkıldı. Niye yıkıldı diye bakarken, meğer attığım fişek domuz dolusuymuş, ince saçma diğerindeymiş, buna çok üzülmüştüm. Yunuslar memeli hayvan olduklarından, insana benzeyen davranışları oluyor. Bir seferinde yunusu, yavrusunu kuyruğunun üzerinde taşıyorken görmüş, çok şaşırmıştım. Denizde giderken yunus su yüzünde duruyordu. Niye su yüzünde duruyor diye merak edip, yanına yaklaştım. Baktım yavrusu kuyruğunun üzerinde duruyordu. Yeni doğmuş, daha göbek bağı bile düşmemiş, sallanıyordu. Ona ateş etmedim, rahatsız etmemek için oradan uzaklaştım. Yunus vurulunca dalamayıp, suyun yüzeyinde durur, onu kanca ile alırdık. Kanca ile aldığımızda kuyruklarından su içinde tutarak, nefes borusu kayığa doğru gelecek, karnı dışarıda olacak şekilde ölmesini beklerdik Kayığa canlı alamazsın, canlı aldığında kayıkta kıyamet koparır. Bu yüzden suda boğulması beklenirdi. Yunuslar birden çabuk ölmez, ölmesi 7-8 dakika sürer. Enver (KILIÇ) abi yunus avına hiç gitmemiş, bir gün beraber gittik. O kürek çekiyor, ben tüfek atıyorum. Yunusu vurup, kancaya taktım, Enver abi kuyruğundan tuttu. Ona, boğulsun, ondan sonra kayığa alalım dedim. Bir süre tuttuktan sonra, tamam, boğuldu, artık kayığa alalım dedi. Kayığın içine aldık, meğer yunus ölmemiş, başladı çırpınmaya. Her tarafa kan sıçrıyor, ben baş üstünden kımıldayamıyorum. Enver abinin üstü başı kan oldu. Ona ölmeden içeriye alma demedim mi, diye söylendim. Kuyruğundan ip bağla, at denize dedim. Denize attı, orada boğuldu, ondan sonra kayığa aldık. 74

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Başarı Hikayelerinde Söke Ekspress Gazetesi ve Cumhuriyet Ofset Matbaasının sahibi, 1980 yılından bu yana üyemiz olan Yılmaz KALAYCI ya yer verdik.

Başarı Hikayelerinde Söke Ekspress Gazetesi ve Cumhuriyet Ofset Matbaasının sahibi, 1980 yılından bu yana üyemiz olan Yılmaz KALAYCI ya yer verdik. Başarı Hikayelerinde Söke Ekspress Gazetesi ve Cumhuriyet Ofset Matbaasının sahibi, 1980 yılından bu yana üyemiz olan Yılmaz KALAYCI ya yer verdik. Sizi tanıyabilirmiyiz? 1953 Söke doğumluyum. Evli, 2

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

İkiz Ömer in Ramiz (ŞAHİN)

İkiz Ömer in Ramiz (ŞAHİN) İkiz Ömer in Ramiz (ŞAHİN) 1931 doğumluyum, 80 yaşındayım. Balıkçılığa ilkokulu bitirince başladım, halen de devam ediyorum. 6.5 metre boyunda, 9.5 beygirlik pancar motoru olan bir kayığım var. Denize

Detaylı

BOGAZ DA 30 BALIK TÜRÜ YOK OLMAK ÜZERE

BOGAZ DA 30 BALIK TÜRÜ YOK OLMAK ÜZERE BOGAZ DA 30 BALIK TÜRÜ YOK OLMAK ÜZERE Portal : www.denizhaber.com.tr İçeriği : Denizcilik/Yelken Tarih : 09.02.2015 Adres : http://www.denizhaber.com.tr/bogazda-30-balik-turu-yok-olmak-uzere-haber-60283.htm

Detaylı

DENEYLERLE BÜYÜYORUZ

DENEYLERLE BÜYÜYORUZ BU AY HANGİ KAVRAMLARI ÖĞRENECEĞİZ? Hızlı-Yavaş Ön-Arka Sağ- Sol BEYİN FIRTINASI YAPALIM Büyüdüğünde hangi mesleği seçeceksin ve nasıl bir yerde yaşayacaksın? Bir gemi olsaydın nerelere giderdin? Neler

Detaylı

20 Derste Eski Türkçe

20 Derste Eski Türkçe !! 20 Derste Eski Türkçe Ders Notları!!!!!! Cüneyt Ölçer! !!! ÖNSÖZ Türk Nümismatik Derneği olarak Osmanlı ve İslam paraları koleksiyoncularına faydalı olmak arzu ve isteği île bu özel sayımızı çıkartmış

Detaylı

2. SINIF İŞİTME ENGELLİ ÖĞRENCİLERİ İÇİN TEST ÇALIŞMASI. Hazırlayan Engin GÜNEY İşitme Engelliler sınıf Öğretmeni

2. SINIF İŞİTME ENGELLİ ÖĞRENCİLERİ İÇİN TEST ÇALIŞMASI. Hazırlayan Engin GÜNEY İşitme Engelliler sınıf Öğretmeni 2. SINIF İŞİTME ENGELLİ ÖĞRENCİLERİ İÇİN TEST ÇALIŞMASI Hazırlayan İşitme Engelliler sınıf Öğretmeni 1 Saçları hangisi tarar? o A) Bıçak o B) Tarak o C) Eldiven o D) Makas 2 Hangisi okul eşyası değil?

Detaylı

yaşam boyu bağlanırsanız.

yaşam boyu bağlanırsanız. Size nasıl tarif etsem ki... İlk görüşte âşık olmak gibi bir duygu. " İşte bu benim aradığım kadın," dersiniz ya, işte öyle bir şey. Önce teknenize âşık olacaksınız sonra satın alacaksınız. Eğer sevmeden,

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

PARAKETA Paraketa yapımında Kullanılan Malzemeler

PARAKETA Paraketa yapımında Kullanılan Malzemeler PARAKETA Hareketsizdir. Modern balıkçılıkta bütün denizlerde kullanılır. Uzun bir hat üzerinde çok sayıda, yemli, olta iğnesinin bağlanmasıyla oluşur. Seçilen bir bölgede sabit duracak şekilde dibe uzatılır

Detaylı

Öykülerin sıralaması, söyleşi yapılan tarihlere göre oluşmuştur.

Öykülerin sıralaması, söyleşi yapılan tarihlere göre oluşmuştur. YAYINLAYAN YAKAKENT BELEDİYESİ Tel: 0 362 611 21 04 www.yakakent.bel.tr BASIM Pozitif Matbaa Ankara Tel: 0312 397 00 31 [email protected] 1000 Adet Basılmıştır. Temmuz 2012 Öykülerin sıralaması,

Detaylı

YÜZDE - FAİZ PROBLEMLERİ Test -1

YÜZDE - FAİZ PROBLEMLERİ Test -1 YÜZDE - FAİZ PROBLEMLERİ Test -1 1. 70 sayısının %30 u kaçtır? A) 3 B) 21 C) 30 D) 40 E) 100 6. Hangi sayının %45 inin 2 ü 9 dur? 3 A) 27 B) 30 C) 36 D) 45 E) 90 2. 80 sayısının %60 ının %75 i kaçtır?

Detaylı

ÖZEL SAMANYOLU LĐSELERĐ

ÖZEL SAMANYOLU LĐSELERĐ ÖZEL SAMANYOLU LĐSELERĐ ANKARA ĐLKÖĞRETĐM MATEMATĐK YARIŞMASI 2011 / NĐSAN 5. SINIF A KĐTAPÇIĞI Bu sınav çoktan seçmeli 40 Test sorusundan oluşmaktadır. Süresi 100 dakikadır. Sınavla Đlgili Uyarılar Cevap

Detaylı

Ofluoğlunun Hasan (OFLUOĞLU)

Ofluoğlunun Hasan (OFLUOĞLU) Ofluoğlunun Hasan (OFLUOĞLU) 1931 doğumluyum. 1938 de yedi kardeş yetim kalınca, Dursun Ali abim bizi Sürmene den alıp, Samsun a getirdi. Samsun a gelişimiz, o zamanın tek ulaşım vasıtası olan gemi ile

Detaylı

ÇIKARMA İŞLEMİ. A) Aşağıda modellenmiş olan çıkarma işlemlerini yapalım. B) Aşağıda modellenmiş olan çıkarma işlemlerini yapalım. ... c) eksilen ...

ÇIKARMA İŞLEMİ. A) Aşağıda modellenmiş olan çıkarma işlemlerini yapalım. B) Aşağıda modellenmiş olan çıkarma işlemlerini yapalım. ... c) eksilen ... ÇIKARMA İŞLEMİ A) Aşağıda modellenmiş olan çıkarma işlemlerini yapalım. B) Aşağıda modellenmiş olan çıkarma işlemlerini yapalım. a) b) c) d) 4 1 3 a) eksilen çıkan fark 3 1 b) eksilen çıkan fark c) eksilen

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir?

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir? ALTIN BALIK Bir zamanlar iki balıkçı varmış. Biri yaşlı, diğeriyse gençmiş. İki balıkçı avladıkları balıkları satarak geçinirlermiş. Bir gün yine denize açılmışlar. Ağı denize atıp beklemeye başlamışlar.

Detaylı

4.SINIF ÇARPMA-BÖLME İŞLEMİ PROBLEMLERİ

4.SINIF ÇARPMA-BÖLME İŞLEMİ PROBLEMLERİ 4.SINIF ÇARPMA-BÖLME İŞLEMİ PROBLEMLERİ Adı-Soyadı: No:. 1-) 456 sayısının 6 katının 3028 fazlası kaç eder? 2-) Bir inek günde 29 litre süt veriyorsa bir ayda kaç litre süt verir? 3-) Bir kümeste 786 tavuk,

Detaylı

ÖZEL SAMANYOLU LİSELERİ

ÖZEL SAMANYOLU LİSELERİ ÖZEL SAMANYOLU LİSELERİ 3. ANKARA İLKÖĞRETİM MATEMATİK YARIŞMASI 30 MART 2013 4. SINIF B KİTAPÇIĞI Bu sınav çoktan seçmeli 40 Test sorusundan oluşmaktadır. Süresi 120 dakikadır. Sınavla İlgili Uyarılar

Detaylı

Kazova: Patronsuz üretim devam ediyor; herkes mutlu, herkes çalışmak istiyor.

Kazova: Patronsuz üretim devam ediyor; herkes mutlu, herkes çalışmak istiyor. Kazova: Patronsuz üretim devam ediyor; herkes mutlu, herkes çalışmak istiyor. İşçi Cephesi: Direnişiniz nasıl başladı? Kazova dan bir işçi: Bizim direnişimiz ilk önce 4 aylık maaşımızı, kıdem ve tazminat

Detaylı

Minti Monti. Kutup ayısını tanımak ister misin?

Minti Monti. Kutup ayısını tanımak ister misin? Minti Monti Çocuklar için eğlenceli poster dergi Ücretsizdir Kış 2011 Sayı:4 ISSN: 2146-281X Kutup ayısını tanımak ister misin? Kutup Ayısı, Buz Ülkesinin Kralı Minti Monti Kuzey Kutbu'nda Sevdiklerine

Detaylı

EZBERLEMİYORUZ, ÖĞRENİYORUZ. Hafta Sonu Ev Çalışması DAĞINIK ÇOCUK

EZBERLEMİYORUZ, ÖĞRENİYORUZ. Hafta Sonu Ev Çalışması DAĞINIK ÇOCUK Hafta Sonu Ev Çalışması DAĞINIK ÇOCUK Bir çocuk varmış. Eşyalarını toplamaktan hiç hoşlanmazmış. Bir gün yerlerde atılı duran eşyalar, aralarında konuşuyorlarmış. - Sen neden hala buradasın. Bu saatte

Detaylı

7.SINIF YÜZDELER. Sefa TUNCAY

7.SINIF YÜZDELER. Sefa TUNCAY 5) Maliyeti 80 TL olan bir ayakkabı % 90 kar ile satılırsa ayakkabının satış yatı kaç TL olur? Yüzde Problemleri 1) 150 TL ye alınan bir mal % 40 indirimle satılırsa satış yatı kaç TL olur? Malın % 40

Detaylı

Hangi balık ne zaman yenir? Çipura: Akdeniz ve Ege kıyılarında yaygın olan çipura ya seyrek de olsa Marmara da da rastlanır. Ege de Kasım, Akdeniz de

Hangi balık ne zaman yenir? Çipura: Akdeniz ve Ege kıyılarında yaygın olan çipura ya seyrek de olsa Marmara da da rastlanır. Ege de Kasım, Akdeniz de Hangi balık ne zaman yenir? Çipura: Akdeniz ve Ege kıyılarında yaygın olan çipura ya seyrek de olsa Marmara da da rastlanır. Ege de Kasım, Akdeniz de ise Ekim ve Aralık ayları arasında üreme mevsimine

Detaylı

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ ADALET ve CESARET ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 4965 24 3 Sertifika no: 14452 Uğurböceği

Detaylı

ŞİFRELİ MATEMATİK. Sayı Problemleri Youtube Şifreli Matematik. Matematik-Geometri Ders Videoları

ŞİFRELİ MATEMATİK. Sayı Problemleri Youtube Şifreli Matematik. Matematik-Geometri Ders Videoları Yasal Uyarı: Soruların çözüm videolarına, süper kitaplarıma, güncel konu anlatımları ve daha fazlasına en güncel haliyle adresinden ulaşabilirsiniz. de kanalına bekliyorum. Başarılar dilerim.. Soru-1 17

Detaylı

Minti Monti. Yaz 2013 Sayı:10 Ücretsizdir. Yelkenli Tekneler. Nasıl Yüzer, Bilir misin?

Minti Monti. Yaz 2013 Sayı:10 Ücretsizdir. Yelkenli Tekneler. Nasıl Yüzer, Bilir misin? Minti Monti Çocuklar için eğlenceli poster dergi Yaz 2013 Sayı:10 Ücretsizdir ISSN: 2146-281X Yelkenli Tekneler Nasıl Yüzer, Bilir misin? Yelkenli teknelerle ilgili bilmeniz gereken 5 şey Dev gemiler nasıl

Detaylı

PROBLEMLER DEĞERLENDİRME 1 (SAYI - KESİR) 4) Bir kişi borcunun önce 2 7 sini sonra 3

PROBLEMLER DEĞERLENDİRME 1 (SAYI - KESİR) 4) Bir kişi borcunun önce 2 7 sini sonra 3 DEĞERLENDİRME 1 (SAYI - KESİR) 1) Toplamları 55 olan iki sayıdan, kuçüğünün üç katı ile büyüğünün iki katı eşittir. Bu iki sayının toplamı kaçtır? ) Bir kişi borcunun önce 2 7 sini sonra 3 ini ödüyor.

Detaylı

ÖZEL MÜRÜVVET EVYAP KOLEJİ 4.SINIF OLİMPİYAT SORULARI

ÖZEL MÜRÜVVET EVYAP KOLEJİ 4.SINIF OLİMPİYAT SORULARI 1)Net kütlesi 300 gr olan bir paket fıstığın fiyatı 132 000 tldir.bunagöre,fıstığın bir kilogramı kaç bin tldir? A) 340 B) 380 C) 440 D) 460 8) saatte ortalama 20 sn.geri kalan bir saat,bir haftada kaç

Detaylı

HAYAT BİLGİSİ HAFTA SONU ÖDEVİ ADI SOYADI:

HAYAT BİLGİSİ HAFTA SONU ÖDEVİ ADI SOYADI: HAYAT BİLGİSİ HAFTA SONU ÖDEVİ ADI SOYADI: 09.04.2010 1. Vücudumuzdaki şeker oranını aşağıdaki organlarımızdan hangisi ayarlar? A) Kalp B) Böbrek C) Karaciğer 2. Sağlıklı bir yaşam için en önemli seçenek

Detaylı

Öykü ile ilgili bitişik eğik yazı ile 5N1K soruları üretip çözünüz. nasıl : ne zaman:

Öykü ile ilgili bitişik eğik yazı ile 5N1K soruları üretip çözünüz. nasıl : ne zaman: Hafta Sonu Ev Çalışması BALON Küçük çocuk, baloncuyu büyülenmiş gibi takip ederken, şaşkınlığını izleyemiyordu. Onu hayrete düşüren şey, "Bizim eve bile sığmaz" dediği o güzelim balonların adamı nasıl

Detaylı

Derleyen: Nezir Temur Resimleyen: Mert Tugen

Derleyen: Nezir Temur Resimleyen: Mert Tugen Derleyen: Nezir Temur Resimleyen: Mert Tugen NOGAY Derleyen: Nezir Temur Resimleyen: Mert Tugen NOGAY Çok çok eski zamanlarda, var varken, yok yokken ahmak bir kurt, kapana yakalanmış. Kapana yakalanan

Detaylı

Olta Çubukları (Kamışlar)

Olta Çubukları (Kamışlar) Olta Çubukları (Kamışlar) Olta çubuğu, olta iğnelerinin belli mesafelere atılıp çekilmesini sağlayan, balık vurduğunda esnemek suretiyle misinanın kesilmesi ve iğnenin açılmasını önleyen, misinanın toplanması

Detaylı

Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI

Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI 01-05 HAZİRAN 2015 01 HAZİRAN PAZARTESİ SERBEST ZAMAN ETKİNLİĞİ: Çocuklarla selamlaşıldı ve istedikleri ilgi köşelerinde evden getirdikleri oyuncaklarla

Detaylı

Hüseyin KILINÇ. Fotoğraf, Babam kıçtan takma motoru olan kayığımızın başında

Hüseyin KILINÇ. Fotoğraf, Babam kıçtan takma motoru olan kayığımızın başında Hüseyin KILINÇ Dedem ve babaannem Sürmene den yürüyerek buralara gelmiş. Babam İsmail KILINÇ burada doğma büyüme, annem Yetmişbirler sülalesi ile akraba. Babam küçüklüğünden itibaren balıkçılık yapmış.

Detaylı

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi BÝRÝNCÝ BÖLÜM 1 Dünya döndü Son ders zili çalýnca tüm öðrenciler sevinç çýðlýklarý atarak okulu terk etti. Ýkili öðretim yapýlýyordu. Sabahçýlar okulu boþaltýrken, öðleci grup okula girmeye hazýrlanýrdý.

Detaylı

HASAN KOLCUOĞLU ADANA

HASAN KOLCUOĞLU ADANA Yiyiniz içiniz ancak israf etmeyiniz (Araf 31) Banu Atabay'ın lezzetler.com Yemek Tarifleri Sitesi HASAN KOLCUOĞLU ADANA https://hasankolcuoglu.com.tr BA Öncelikle sizi tanıyalım, sonra firmanız hakkında

Detaylı

Iron Butt Reports - 09 July 2011

Iron Butt Reports - 09 July 2011 İstanbul (Kağıthane) Bolu Çankırı Yozgat Sivas Erzincan Bayburt Artvin Rize Trabzon 1.767 Km Henüz yola çıkmadan önce Kağıthane deki evin önünde sanırım saat 02:20 civarı. Yola çıkmanın heyecanı ile yanlızca

Detaylı

MATEMATİK DERSİ GENEL DEĞERLENDİRME

MATEMATİK DERSİ GENEL DEĞERLENDİRME MATEMATİK DERSİ GENEL DEĞERLENDİRME Adı Soyadı :.. 1. Aşağıdaki sayıları sembol kullanarak küçükten büyüğe sıralayınız. 456, 56, 71,877,950,95,2,857 7) 75 misket beş kardeş arasında paylaştırılıyor. Küçük

Detaylı

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer,

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, DEŞŞET ORMANI, YARATIKKÖY Anneciğim ve Babacığım, Mektubunuzda sevgili bebeğinizin nasıl olduğunu sormuşsunuz, hımm? Ben gayet iyiyim, sormadığınız için

Detaylı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÖMER TÜRKÇE ÖĞRETİM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ TÜRKÇE SINAVI

ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÖMER TÜRKÇE ÖĞRETİM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ TÜRKÇE SINAVI ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÖMER TÜRKÇE ÖĞRETİM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ TÜRKÇE SINAVI T105004 ADI SOYADI NOSU UYRUĞU SINAV TARİHİ ÖĞRENCİNİN BÖLÜM Okuma Dinleme Yazma Karşılıklı Konuşma Sözlü Anlatım TOPLAM

Detaylı

&[1 CİN ALİ'NİN HİKAYE KİTAPLAR! SERIS.INDEN BAZILARI. l O - Cin Ali Kır Gezisinde. Öğ. Rasim KAYGUSUZ

&[1 CİN ALİ'NİN HİKAYE KİTAPLAR! SERIS.INDEN BAZILARI. l O - Cin Ali Kır Gezisinde. Öğ. Rasim KAYGUSUZ CİN ALİ'NİN HİKAYE KİTAPLAR!.. SERIS.INDEN BAZILARI 1 - Cin Ali'nin Atı 2 - Cin Ali'nin Topu 3 - Cin Ali'nin Topacı 4 - Cin Ali'nin Karagözlü Kuzusu 5 - Cin Ali'nin Oyuncakları 6 - Cin Ali Okula Başlıyor

Detaylı

ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI ARALIK AYI BÜLTENİ

ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI ARALIK AYI BÜLTENİ ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI ARALIK AYI BÜLTENİ BELİRLİ GÜNLER VE HAFTALAR İnsan Hakları ve Demokrasi Haftası Yerli Malı Haftası Yeni yıl (31 Aralık-1 Ocak) GÜNE BAŞLAMA ETKİNLİKLERİ Oyun

Detaylı

&[1Ô A w - ' ",,,, . CiN. ALl'NIN. HiKAYE. KiTAPLAR! SERiSiNDEN BAZILARI Rasim KAYGUSUZ

&[1Ô A w - ' ,,,, . CiN. ALl'NIN. HiKAYE. KiTAPLAR! SERiSiNDEN BAZILARI Rasim KAYGUSUZ .... CiN. ALl'NIN. HiKAYE. KiTAPLAR! SERiSiNDEN BAZILARI 1 - Cin Ali'nin Atı 2 - Cin Ali'nin Topu 3 - Cin Ali'nin Topacı 4 - Cin Ali'nin Karagözlü Kuzusu 5 - Cin Ali'nin Oyuncakları 6 - Cin Ali Okula Başlıyor

Detaylı

ABLA KARDEŞ Gerçek bir hikayeden alınmıştır.

ABLA KARDEŞ Gerçek bir hikayeden alınmıştır. SOKAK - DIŞ - GÜN ABLA KARDEŞ Gerçek bir hikayeden alınmıştır. Batu 20'li yaşlarında genç biridir. Boynunda asılı bir fotoğraf makinesi vardır. Uzun lensli profesyonel görünşlü bir digital makinedir. İlginç

Detaylı

Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim Velimizi Sen Bilmezsin Biz Bağış Alamıyoruz Cümlelerini kurarken bir daha düşüneceksiniz.

Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim Velimizi Sen Bilmezsin Biz Bağış Alamıyoruz Cümlelerini kurarken bir daha düşüneceksiniz. Aşağıda Emek vererek Yazmış olduğumuz yazı ve bilgileri 5 dakika ayırıp okur inceler ve bizden ücretsiz bir örnek kayıt dosyası talep ederseniz. Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim

Detaylı

NSBMYO/İşletme Yönetimi

NSBMYO/İşletme Yönetimi 1 15 Stokların Uygulaması 1. İşletme 15kasım tarihinde 50.000,- TL nakit para, 12.500,- TL Ziraat Bankası ticari mevduat hesabı, 5.000,- TL Vakıfbank ticari mevduat hesabı, 5.000,- TL demirbaş ile işe

Detaylı

"Kentsel Dönüşümün Anahtarı Kooperatiflerde"

Kentsel Dönüşümün Anahtarı Kooperatiflerde "Kentsel Dönüşümün Anahtarı Kooperatiflerde" 16 Ağustos 2014 Haber Linki: http://www.egemetropolgazetesi.com/haber/kentsel-donusumun-anahtari-kooperatiflerde-17554.html S.S. Batı Anadolu Konut Yapı Kooperatifleri

Detaylı

A1 DÜZEYİ B KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO:

A1 DÜZEYİ B KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO: A1 DÜZEYİ ADI SOYADI: OKUL NO: NOT OKUMA 1. Aşağıdaki metni -(y/n)a, -(n)da, -(n)dan, -(y/n)i ve -(I)yor ekleriyle tamamlayınız. (10 puan) Sevgili Ayşe, Nasılsın? Sana bu mektubu İstanbul dan yazıyorum.

Detaylı

SOĞUK MOTORUN ÇALIŞTIRILMASI UYARI TEHLİKE Motoru çalıştıracağınız vakit, Zincir frenini frenleme konumuna itiniz. Motorun çalıştırılması esnasında zincirin dönmesi tehlikeli olabilir. Yakıt deposuna yakıt

Detaylı

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin kökünden kahverengi, pırıl pırıl bir şerit uzanıyordu.

Detaylı

Ali VAROL'un Blog Sitesi

Ali VAROL'un Blog Sitesi Ali VAROL'un Blog Sitesi Ali Varol, farklı alanlara ilgi duyan, becerileri ve çalışkanlığıyla kendine daima yeni uğraşılar edinen farklı bir kişilik. Onun uğraşı alanlarından biri de arıcılık. Bu yazıda

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

Hilton Garden Inn Istanbul Golden Horn

Hilton Garden Inn Istanbul Golden Horn HILTON ISTANBUL BOSPHORUS & HILTON PARKSA & HILTON GARDEN INN GOLDEN HORN OTELLERİ HABERLEŞME BÜLTENİ MART 2014 Sayı: 92 Hilton Garden Inn Istanbul Golden Horn Yazın bunaltıcı sıcaklığından kaçıp çalışma

Detaylı

Eşeğe Dönüşen Kabadayı Makedonya Masalı (Herşeyin bir bedeli var)

Eşeğe Dönüşen Kabadayı Makedonya Masalı (Herşeyin bir bedeli var) Eşeğe Dönüşen Kabadayı Makedonya Masalı (Herşeyin bir bedeli var) Yazan: Yücel Feyzioğlu Resimleyen: Mert Tugen Ne varmış, ne çokmuş, gece karanlık, güneş yokmuş. Her kasabada kabadayı insanlar varmış.

Detaylı

Balıkçılıktan vaz geçmiyorum Yeni bir kayık

Balıkçılıktan vaz geçmiyorum Yeni bir kayık Ferhat YILDIZ 1930 doğumluyum, balıkçılığa çok sonraları başlamakla birlikte, üç yıl öncesine kadar balıkçılık yapmaya devam ettim. Balıkçılığa başladıktan sonra geçimimi balıkçılıktan sağladım, üç çocuğumu

Detaylı

Cevap: A. Cevap: E. Cevap: A. 8. a b. Cevap: D

Cevap: A. Cevap: E. Cevap: A. 8. a b. Cevap: D . 0,5, 0,5 0, 0,75 5 5. () 5 5 Verilenler arasında 0 a en yakın olan 0,5 yani.. 8 8 8 6 8 0,0006 0,08 0000 00 0,08 8 000 8 6 0 8 0 0 0 6 8 0 8 0 6 6. Not : a b a b a b 65 65 65 65 65 65 0 00 65 65 00 00

Detaylı

TEŞEKKÜR. Kısa Film Senaryosu. Yazan. Bülent GÖZYUMAN

TEŞEKKÜR. Kısa Film Senaryosu. Yazan. Bülent GÖZYUMAN TEŞEKKÜR Kısa Film Senaryosu Yazan Bülent GÖZYUMAN Sahne:1 Akşam üstü/dış Issız bir sokak (4 sokak çocuğu olan Ali, Bülent, Ömer ve Muhammed kaldıkları boş inşaata doğru şakalaşarak gitmektedirler.. Aniden

Detaylı

A1 DÜZEYİ A KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO:

A1 DÜZEYİ A KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO: A1 DÜZEYİ ADI SOYADI: OKUL NO: NOT OKUMA 1. Aşağıdaki metni -(y/n)a, -(n)da, -(n)dan, -(y/n)i ve -(I)yor ekleriyle tamamlayınız. (10 puan) Sevgili Ayşe, Nasılsın? Sana bu mektubu İstanbul dan yazıyorum.

Detaylı

"Yaşayan Bahar", ilkbahar mevsiminin gelişini kutlamak üzere tüm Avrupa ülkelerinde gerçekleştirilen bir etkinlik.

Yaşayan Bahar, ilkbahar mevsiminin gelişini kutlamak üzere tüm Avrupa ülkelerinde gerçekleştirilen bir etkinlik. Günün çevre haberi: "Yaşayan bahar" Baharın habercileri "kırlangıçlar" "leylekler" "ebabiller"... Tüm Avrupa'da doğa severler bu habercilerin yolunu gözlüyorlar... Siz de katılmak ister misiniz? "Yaşayan

Detaylı

1 DÖNEN VARLIKLAR 15 STOKLAR Stoklar, işletmenin satmak, üretimde kullanmak ve tüketmek amacıyla edindiği ilk madde ve malzeme, ticari mal, yarı

1 DÖNEN VARLIKLAR 15 STOKLAR Stoklar, işletmenin satmak, üretimde kullanmak ve tüketmek amacıyla edindiği ilk madde ve malzeme, ticari mal, yarı 1 DÖNEN VARLIKLAR 15 STOKLAR Stoklar, işletmenin satmak, üretimde kullanmak ve tüketmek amacıyla edindiği ilk madde ve malzeme, ticari mal, yarı mamul, mamul ve hurda gibi varlıklar ile kendi ürettiği

Detaylı

G GAGA GALATASARAY GARSON GASP GAZ

G GAGA GALATASARAY GARSON GASP GAZ G GAGA GALATASARAY Her iki el göğüs hizasında, işaret ve başparmaklar açık, kıvrık, öbür parmaklar kapalı (C el) biçimdedir. Sol elin açık parmakları arasına sağ elin işaret parmağı getirilir (başparmaklar

Detaylı

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları RAPUNZEL Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş. Bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki

Detaylı

5. ÜNİTE YÜZDE FAİZ HESAPLARI

5. ÜNİTE YÜZDE FAİZ HESAPLARI 5. ÜNİTE YÜZDE FAİZ HESAPLARI KONULAR 1. YÜZDE HESAPLARI 2. Yüzdenin Bulunması 3. Temel Sayının Bulunması 4. Yüzde Oranının Bulunması 5. FAİZ HESAPLARI 6. Faiz 7. Yıllık Faiz 8. Aylık Faiz 9. Günlük Faiz

Detaylı

6 Çocukla Ahır'da Yaşam Mücadelesi

6 Çocukla Ahır'da Yaşam Mücadelesi 6 Çocukla Ahır'da Yaşam Mücadelesi Kahramanmaraş ın Ekinözü İlçesine bağlı Alişar Köyünde 54 Yaşındaki Mehmet Göyün 6 Çocuğu ile birlikte tek göz kerpiç odanın içinde verdiği yaşam Mücadelesi yürekleri

Detaylı

MATEMATİK ÖYKÜLERİ BİLGİÇ İLE SAYGIÇ NEŞELİ

MATEMATİK ÖYKÜLERİ BİLGİÇ İLE SAYGIÇ NEŞELİ NEŞELİ MATEMATİK ÖYKÜLERİ 1 BİLGİÇ İLE SAYGIÇ Bilgiç kurbağa ile Saygıç fare iyi arkadaşlardı. Neredeyse her gün göl kenarında buluşup sohbet ederlerdi. Bazen de çevredeki nesneleri sayarlar, hesap yaparlardı.

Detaylı

İzmirli girişimcinin hazin öyküsü!

İzmirli girişimcinin hazin öyküsü! İzmirli girişimcinin hazin öyküsü! İBRAHİM Erkarakaş isimli İzmir li bir genç 8 ay önce nitelikli kahveyi sokağa taşıma hayali ile yola çıkmış ve yenilikçi fikrini seyyar kahve aracıyla hayata geçirmek

Detaylı

2. Sınıf Cümle Oluşturma Cümle Bilgisi

2. Sınıf Cümle Oluşturma Cümle Bilgisi Penguenler Güney Kutup Bölgesi'nde yaşayan penguenler çok soğuk ve dondurucu olan kutuplarda rahatlıkla yaşayabilirler. Bunu sağlayan, penguenlerin derisinin altında bulunan kalın yağ tabakasıdır. Bu tabaka,

Detaylı

Temel Hareketler Kontrol Listeleri Yer değiştirme hareketleri: Gerçekleşti Gerçekleşmedi

Temel Hareketler Kontrol Listeleri Yer değiştirme hareketleri: Gerçekleşti Gerçekleşmedi GÜRSEL, F., YILDIZ, N., Temel Hareketler Kontrol Listeleri Güvenirlik Çalışması. 199. SPORMETRE Beden Eğitimi ve Spor Bilimleri Dergisi, 2008, VI (4) 199-205. TEMEL HAREKET BECERİLERİ KONTROL LİSTESİ Temel

Detaylı

D DAĞ DAKİKA DAKTİLO DALAK DALGA

D DAĞ DAKİKA DAKTİLO DALAK DALGA D DAĞ DAKİKA Her iki el göğüs hizasındadır. Sağ elin işaret ve başparmağı açık, öbür parmaklar kapalıdır (C el). Sağ elin açık parmaklarının uçları, sol el işaret parmağına değecek biçimde tutulur. Her

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

MÜSLÜM ERDOĞAN İLKOKULU 1B SINIFI

MÜSLÜM ERDOĞAN İLKOKULU 1B SINIFI MÜSLÜM ERDOĞAN İLKOKULU 1B SINIFI TOPLAMA VE ÇIKARMA İŞLEMLERİ PEKİŞTİRME KİTAPÇIĞI 1. SINIF TOPLAMA İŞLEMİ PROBLEMLERİ - 1 1 ) Mert in kalemi vardı. Babası ) Ali nin tane kitabı, Ayşe nin 4 tane kalem

Detaylı

C A NAVA R I N Ç AGR ISI

C A NAVA R I N Ç AGR ISI C A NAVA R I N Ç AGR ISI Canavar, canavarların hep yaptığı gibi, gece yarısından hemen sonra çıktı ortaya. Geldiğinde Conor uyanıktı. Kısa süre önce bir kâbus görmüştü. Herhangi bir kâbus değil- di bu;

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 168 SAYGI VE HÜRMET ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 4965 18 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu

Detaylı

Olimpiyat Sporlarıyla İlgili Bilmeceler

Olimpiyat Sporlarıyla İlgili Bilmeceler Hazırlayan: Tuğba Can Okçuluk Uzaktaki hedefe yapılan atışlarla, Toplayan en yüksek puanı, Kazanır madalya, Avcılığa dayanan bu spor dalında. Atletizm Yüz metre koşusu, üç bin metre koşusu, Maratonu, dekatlonu,

Detaylı

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΕΛΙΚΕ ΕΝΙΑΙΕ ΓΡΑΠΣΕ ΕΞΕΣΑΕΙ ΥΟΛΙΚΗ ΥΡΟΝΙΑ: 2012-2013 Μάθημα: Σοσρκικά

Detaylı

ADIN YERİNE KULLANILAN SÖZCÜKLER. Bakkaldan. aldın?

ADIN YERİNE KULLANILAN SÖZCÜKLER. Bakkaldan. aldın? 1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ismin yerini tutan bir sözcük kullanılmıştır? A) Onu bir yerde görmüş gibiyim. B) Bahçede, arkadaşımla birlikte oyun oynadık. C) Güneş gören bitkiler, çabuk büyüyor.

Detaylı

Kocaman Bir Set! 3. Her sene milyonlarca turist Çin Seddini görmeye gelir. 4. Turisler duvarın üstünde yürümeyi çok severler.

Kocaman Bir Set! 3. Her sene milyonlarca turist Çin Seddini görmeye gelir. 4. Turisler duvarın üstünde yürümeyi çok severler. Kocaman Bir Set! Öyle kocaman bir set düşünün ki Amerika Birleşik Devletleri nin bir ucundan diğer ucuna gitsin. Ne kadar uzun! Çin Seddi onun iki misli uzunluğunda! Tam 4000 mil. Çin i düşman saldırılarından

Detaylı

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ www.armtr.org Yazan: Billur Demiroğulları Çizen: Yasemin Erdem Kontrol: Özlem Küçükfırat Bilgi (Çocuk Gelişim Uzmanı) Bu hikaye kitabının her türlü yayın hakkı Anorektal

Detaylı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı AÇIKLAMALAR 1. Soruların cevaplarını kitapçıkla birlikte verilecek optik forma işaretleyiniz. 2. Cevaplarınızı koyu siyah ve yumuşak bir kurşun kalemle

Detaylı

Süha Derbent ile Kuzey Norveç te Fotograf Çekimi

Süha Derbent ile Kuzey Norveç te Fotograf Çekimi Süha Derbent ile Kuzey Norveç te Fotograf Çekimi Oslo (1) / Alta (5) 6 Gece 7 Gün Tur Özeti Tur Adı: Süha Derbent ile Kuzey Norveç te Fotograf Çekimi Tur Tarihi: 6 Gece 7 Gün Tur Fiyatı: Zorluk Derecesi:

Detaylı

Dünyayı Değiştiren İnsanlar

Dünyayı Değiştiren İnsanlar Dünyayı Değiştiren İnsanlar Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, bir mutluluk parıltısısınız! Memleketi asıl aydınlığa boğacak sizsiniz. Kendinizin ne kadar mühim,

Detaylı

EZBERLEMİYORUZ, ÖĞRENİYORUZ. Hafta Sonu Ev Çalışması BEZELYE TANESİ

EZBERLEMİYORUZ, ÖĞRENİYORUZ. Hafta Sonu Ev Çalışması BEZELYE TANESİ Hafta Sonu Ev Çalışması BEZELYE TANESİ Zamanın birinde bir bahçe varmış. Bahçede bir bezelye varmış. Bezelye bahçede büyümüş. Tohum vermeye başlamış. Bir bezelye tanesi kabuğundan ayıklanmış. Evin çocuğu

Detaylı

1) Aşağıdaki tabloda verilen ifadelerin matematiksel karşılığını yazınız. 2) Aşağıdaki ifadeleri matematiksel ifade olarak yazınız.

1) Aşağıdaki tabloda verilen ifadelerin matematiksel karşılığını yazınız. 2) Aşağıdaki ifadeleri matematiksel ifade olarak yazınız. 9BÖLÜM DENKLEMLER DENKLEMLER TEST 1 1) Aşağıdaki tabloda verilen ifadelerin matematiksel karşılığını yazınız. Sözel İfade Matematiksel İfade Orhan ın yaşının dört eksiği Bir sayının sekiz fazlası Cebimdeki

Detaylı

C Emlak Ticareti Oyunu C

C Emlak Ticareti Oyunu C YAŞ 8+BRAND C Emlak Ticareti Oyunu C 2010 Hasbro. Tüm hakları saklıdır. Üretici Firma Bilgileri: Hasbro SA, Route de Courroux 6, 2800 Delemont İsviçre Tel: +41 324210800. Hasbro Oyuncak San. ve Tic. A.Ş.

Detaylı

4 3 ü ile sinin farkı 9 olan sayıyı bulalım.

4 3 ü ile sinin farkı 9 olan sayıyı bulalım. KESİR PROBLEMLERİ Bir sayısının ü : tir. ü ile sinin farkı 9 olan sayıyı bulalım. İstenen sayı olsun. Bir sayısının ü : tür. Bir sayısının yarısının fazlası : tür. 9.. 9 9 ( ) () 9 ( 9).( ) bulunur. Bir

Detaylı

Etkinliğin; Etkinlikte kullanılan. Tırmanılan Rotada TIRMANIŞ:

Etkinliğin; Etkinlikte kullanılan. Tırmanılan Rotada TIRMANIŞ: Etkinliğin; Adı: Ortaburun Kuzeydoğu Dihedrali (İlk tekrar) Bölgesi, Tarihi: ALADAĞLAR - Niğde 25-06-2011 Hedefi, Türü: Ortaburun Kuzeydoğu Dihedrali Etkinliğe katılanların isimleri: Yahya VARLI,Taha AKKUŞ

Detaylı

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ.

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. Sorular her ay panolara asılacak ve hafta sonuna kadar panolarda kalacak. Öğrenciler çizgisiz A5 kâğıdına önce

Detaylı

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Aşağıdaki şiiri okuyunuz. Soruları cevaplayınız. OKULUMUZ Her yerden daha güzel, Bizim için burası. Okul, sevgili okul, Neşe, bilgi yuvası. Güzel kitaplar burda, Birçok arkadaş burda, İnsan nasıl sevinmez,

Detaylı

Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı

Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı 30 Kasım 2008 Pazar günü, Ahmet Bozkurt un öncülüğünde Fotoğraf Sanatı Kurumu nun organize ettiği Beypazarı Köyleri fotoğraf

Detaylı

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI DENİZCİLİK IĞRIP AVCILIĞI 624B00028

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI DENİZCİLİK IĞRIP AVCILIĞI 624B00028 T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI DENİZCİLİK IĞRIP AVCILIĞI 624B00028 Ankara, 2011 Bu modül, mesleki ve teknik eğitim okul/kurumlarında uygulanan Çerçeve Öğretim Programlarında yer alan yeterlikleri kazandırmaya

Detaylı

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Üstüne, günlerin yorgunluðu çökmüþtü. Bunu ancak oyunla atabilirdi. Caný oyundan

Detaylı

Güzel Bir Bahar ve İstanbul

Güzel Bir Bahar ve İstanbul Güzel Bir Bahar ve İstanbul Bundan iki yıl önce 2013 Mayıs ayında yolculuğum böyle başladı. Dostlarım, sınıf arkadaşlarım ve birkaç öğretmenim ile bildiğimiz İstanbul, bizim İstanbul a doğru yol aldık.

Detaylı

OCAK 2013 TARİH BASKILI İNŞAAT VE GAYRİMENKUL MUHASEBESİ DERS KİTABINA İLİŞKİN DOĞRU YANLIŞ CETVELİ

OCAK 2013 TARİH BASKILI İNŞAAT VE GAYRİMENKUL MUHASEBESİ DERS KİTABINA İLİŞKİN DOĞRU YANLIŞ CETVELİ OCAK 2013 TARİH BASKILI İNŞAAT VE GAYRİMENKUL MUHASEBESİ DERS KİTABINA İLİŞKİN DOĞRU YANLIŞ CETVELİ Düzeltmeler koyu renkli (bold) olarak gösterilmiştir. YANLIŞ 1- Ünite 1, Sayfa 5, İnşaat (yapı) Sahibi

Detaylı

EYLÜL AYI BÜLTENİ(İnci Taneleri)

EYLÜL AYI BÜLTENİ(İnci Taneleri) EYLÜL AYI BÜLTENİ(İnci Taneleri) KONULAR 1-Okula Uyum Haftası 2-Okulumuzu Tanıyoruz 3-Okul Kuralları BELİRLİ GÜN VE HAFTALAR 1-1-4 Eylül kurban bayramı 2-25 Eylül- 1 Ekim itfaiye haftası 3-Eylülün 3. haftası

Detaylı

Samed Behrengi. Püsküllü Deve. Çeviren: Songül Bakar

Samed Behrengi. Püsküllü Deve. Çeviren: Songül Bakar Samed Behrengi Püsküllü Deve Çeviren: Songül Bakar Samed BEHRENGİ Azeri asıllı İranlı yazar Samed Behrengi, 1939 da Tebriz de doğdu. Öğretmen okullarında öğrenim gördükten sonra Tebriz Üniversitesi İngiliz

Detaylı

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΠΤΑ (7) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΠΤΑ (7) ΣΕΛΙΔΕΣ ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΜΑΘΗΜΑ: ΤΟΥΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: B ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ:

Detaylı

Ayancık ve kalkancılık

Ayancık ve kalkancılık Murat ın Sabri (AK) 1925 doğumluyum. Balıkçılığa 14 yaşında başladım. Çocukluğumda İkiz Osmanlar, Çerkezler, Lütfi Yetmişbir, Uzun Osmanlar Yakakent in önde gelen balıkçılarıydı. Yedi yıl İkiz Osmanların,

Detaylı