İÇİNDEKİLER KISALTMALAR

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "İÇİNDEKİLER KISALTMALAR"

Transkript

1 İÇİNDEKİLER KISALTMALAR... IV GRAFİKLER...V TABLOLAR... VII AMASYA İLİ TARIM MASTER PLANI... 1 BÖLÜM 1. GİRİŞ... 1 BÖLÜM 2. PLANLI KALKINMA VE TARIM TARIMSAL PLANLAMA SÜRECİ POLİTİKA ÇERÇEVESİ Türk Tarım Politikasının Gelişimi Uluslararası Tarım Politikasının Ulusal Tarım Politikalarına Etkileri VIII. Beş Yıllık Kalkınma Planı nda Tarım TARIMSAL KALKINMANIN GEREKLİLİKLERİ MEVCUT PLAN VE PROGRAMLAR Türkiye Hayvancılık Stratejisi Raporu Ulusal Ormancılık Programı Anadolu Su Havzaları Rehabilitasyon Projesi Karadeniz de Tarımsal Kirliliğin Azaltılması (GEF) Projesi Yeşilırmak Havza Gelişim Projesi Diğer Projeler BÖLÜM 3. İLİN ÖZELLİKLERİ BİYOFİZİKSEL ÖZELLİKLER İlin Genel Tanımı Agro ekolojik alt bölgeler Topografya İklim Doğal Bitki örtüsü İl Arazisinin Niteliklerine Göre Dağılımı SOSYO EKONOMİK YAPI Nüfus Kişi Başına Gelir Eğitim Sağlık Ulaşım TARIMSAL ÜRETİM SİSTEMİ TARIMSAL PAZARLAMA SİSTEMİ I

2 Türkiye ve Amasya İli Hayvancılık Sektöründe Pazarlama ve Örgütlenme Amasya da Et Üretimi ve Et Ürünleri Pazarlaması Amasya da Kuru Soğan Üretimi Kuru soğan Fiyatları ve Pazarlanması: Kuru soğan İhracatı: Türkiye ve Amasya da Kiraz Üretimi Kiraz Fiyatları ve Pazarlama Kiraz İhracatı Türkiye ve Amasya da Elma Üretimi Elma İhracatı Şekerpancarı ve Şeker Üretimi : TARIMSAL HİZMETLER Tarıma Hizmet Sağlayan İlgili Kuruluşlar İldeki Girdi Piyasaları BÖLÜM 4. DOĞAL KAYNAK ENVANTERİ YENİLENEBİLİR KAYNAKLAR YENİLENEMEYEN KAYNAKLAR TOPRAK YAPISI SU POTANSİYELİ Tarım Arazilerinin Sulanabilirlik Durumu Sulama Suyu Projeleri: ÇAYIR-MERA ALANLARI ORMAN VE FUNDALIKLAR BÖLÜM 5. TARIMIN PERFORMANSININ GÖZDEN GEÇİRİLMESİ TARIM SEKTÖRÜNÜN GSYİH YA KATKISI VE BÜYÜME HIZI Tarım Sektörünün Türkiye de GSYİH ya Katkısı ve Büyüme Hızı Tarım Sektörünün Amasya İli Ekonomisindeki Yeri TARIMSAL ÜRETİM Bitkisel Üretim Tarla Bitkileri Üretimi Sebze Üretimi Meyve Üretimi Tohumluk Üretimi: Hayvansal Üretim Hayvan Sayıları II

3 Büyükbaş Hayvan Varlığı Küçükbaş Hayvan Varlığı Kanatlı Varlığı Arıcılık Su Ürünleri Üretimi HAYVANSAL ÜRETIM VE VERIMLILIK BÖLÜM 6. PROBLEMLER POTANSİYELLER VE KISITLAR PROBLEMLER VE KISITLAR Sosyo-Ekonomik Problem: Göç: Sağlık : Eğitim : Gelir Düşüklüğü: Öz Sermaye Yetersizliği : Üretim Problemleri: Hayvansal Üretim: Bitkisel Üretim: Su Kaynakları ve Sulama Problemleri: Yayım Hizmetlerindeki Problemler: Örgütlenme: Pazarlama Problemleri: Tarım politikalarının etkisiyle oluşan problemler: POTANSIYELLER BÖLÜM 7: AMAÇLAR VE STRATEJİLER AMAÇLARIN BELİRLENMESİ BÖLÜM 8: PROJELERİN VE PROGRAMLARIN BELİRLENMESİ: İLDE YEREL İDARELER TARAFINDAN UYGULANAN PROJELER: İLDE UYGULANAN T.K.B. KAYNAKLI ÜLKESEL PROJELER BELIRLENEN STRATEJILER DOĞRULTUSUNDA İLDE UYGULANABILECEK PROJELER: ÖNCELİKLİ PROJELER BÖLÜM 9: KAYNAKLAR BÖLÜM 10 : EKLER EK-1. ALT BÖLGELER EK 2: YARDIMCI TABLOLAR EK-3: İL HARİTALARI III

4 KISALTMALAR AB BYKP DGD DİE DPT DSİ DTÖ GEF GSYİH GSÜD IMF KHK KOB KHGB KOBİ OTP SYDF TKB TMO TŞFAŞ YHP : Avrupa Birliği : Beş Yıllık Kalkınma Planı : Doğrudan Gelir Desteği : Devlet İstatistik Enstitüsü : Devlet Planlama Teşkilatı : Devlet Su İşleri : Dünya Ticaret Örgütü : Karadenizde Tarımsal Kirliliğin Azaltılması Projesi : Gayri Safi Yurt İçi Hasıla : Gayri Safi Üretim Değeri : Uluslararası Para Fonu : Kanun Hükmünde Kararname : Katılım Ortaklığı Belgesi : Köylere Hizmet Götürme Birliği : Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler : Ortak Tarım Politikası : Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonu : Tarım ve Köyişleri Bakanlığı : Toprak Mahsülleri Ofisi : Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi : Yeşilırmak Havza Gelişim Projesi IV

5 GRAFİKLER Grafik 1. Amasya İli 2002 Yılı ve 41 Yıllık Ortalama Yağış Miktarının Karşılaştırılması Grafik 2. Amasya İli 2002 Yılı Ortalama Sıcaklık ve Nem Verilerinin 41 Yıllık ( ) Ortalamaların Aylar Üzerinden Karşılaştırılması Grafik 3. Arazi Varlığının Alt Bölgeler ve İl Bazında Karşılaştırılması Grafik 4. Amasya İli Arazi Dağılımı (2002) Grafik 5. Nüfus Artış Hızının Amasya-Türkiye Karşılaştırılması Grafik 6. Amasya İli Alt Bölgelere Göre Şehir ve Köy Nüfusları (2000) Grafik 7. Amasya İlinde Kişi başına Düşen GSYİH'nın Bölge ve Türkiye ile Karşılaştırılması (ABD $) Grafik 8. Amasya'da GSYİH'nın Sektörlere Dağılımının Yıllara Göre Değişimi (Cari Fiyatlarla) Grafik 9. Çeşitli Sağlık Personeli Sayısının Amasya,Karadeniz ve Türkiye İle Karşılaştırılması Grafik 10. Amasya'da İşletmelerin Üretim Biçimine Göre Ayrımı Grafik 11. Üretim Biçimlerine Göre Amasya ve Alt Bölgelerde İşletmelerin Dağılımı Grafik 12. Amasya İlinde İşletmelerin Büyüklüklerine Göre Dağılımı Grafik 13. Sığır Eti Arz-Talep Projeksiyonu (Bin Ton) Grafik 14. Kuru Soğan Üretim Alanının Türkiye ve Amasya İlinde Gelişimi (ha.) Grafik 15. İllere Göre 2000 Yılı Kuru Soğan Pazarlama Oranları - (%) Grafik 16. Türkiye Kuru Soğan Üretimi ve Ekiliş Alanları Amasya İli Payı (%) Grafik 17. Kuru Soğan Fiyatlarındaki Dolar Bazında Değişim (cent) Grafik 18. Meyve Veren ağaç Sayısı ve Üretimde Amasya İlinin Türkiye'ye Oranı Grafik 19. Kiraz Fiyatlarında Dolar Bazında Yıllara Göre Değişim Grafik 20. Kiraz İhraç Miktar ve Değerinde Yıllara Göre Değişim Grafik 21. Amasya'nın Türkiye'de, Elma Üretimi, Ağaç Sayısı ve Pazarlama Oranlarında Payı ( ) Grafik 22. Amasya ilinin şekerpancarı üretimini ve ekiliş alanlarında payı (%) Grafik 23. Türkiye'de Şeker Üretim ve Tüketim Miktarları Grafik 24. Amasya'da Tarım Kredi Kooperatiflerince Kullandırılan Kredi Miktarı (Milyon TL) Grafik 25. Arazi Kabiliyet Sınıflarına Göre Dağılım Grafik 26. İl Genelinde Sulanan Alanların Kurumlara Dağılımı (%) Grafik 27. Amasya İli ve Altbölgeler'de Tarım Alanları ve Arazi Sulama Durumu Grafik 28. Mera Alanlarının Altbölgeler Bazında Ayrımı Grafik 29. Orman-Fundalık Alanların Dağılımı Grafik 30. Türkiye'de Sektörlerin GSYİH'daki Payları (1987 Sabit Fiyatlarıyla) Grafik 31. Türkiye'de Tarım, Sanayi ve Ticaret Sektöründeki Gelişim Hızı (1987 Sabit Fiyatlarıyla) Grafik 32. Tarım Sektörünün GSYİH'daki Payının Türkiye, Karadeniz Bölgesi ve Amasya İlinde Karşılaştırılması Grafik 33. Tarım Sektörünün Türkiye, Karadeniz Bölgesi ve Amasya ilinde Gelişim Hızları (1987 Sabit Fiyatları İle) Grafik 34. Amasya İlinde Tarımsal Sanayi İşletmelerin Faaliyet Kollarına Ayrımı Grafik 35. Amasya'da Tarım Alanı Kullanım Durumu Grafik 36. Altbölgeler Bazında Tarım Alanı Kullanım Durumu Grafik 37. Hububat Ekiliş Alanlarının Altbölgelere Dağılımı Grafik 38. Endüstri Bitkileri Ekiliş Alanlarının Dağılımı Grafik 39. Yumru Bitkiler Ekilişinin Alt Bölgelere Dağılımı V

6 Grafik 40. Baklagil Ekiliş Alanlarının Altbölgelere Dağılımı Grafik 41. Yağlı Tohumlu Bitkiler Ekiliş Alanlarının Altbölgelere Dağılımı Grafik 42. Yem Bitkileri Ekiliş Alanlarının Altbölgelere Dağılımı Grafik 43. Amasya İlinde Bazı Tarla Bitkileri Üretimindeki Değişim (bin ton) Grafik 44. Bazı Tarımsal Ürünlerde Verimin Türkiye İle Karşılaştırılması Grafik 45. Bazı Tarla Ürünlerinde Amasya İlinin Türkiye Genelinde Pazarlama Payı (2000 yılı) Grafik 46. Sebze Ekiliş Alanlarının Amasya ve Altbölgelere Dağılımı Grafik 47. Amasya İli ve Altbölgelerinde Sebze Üretim Miktarları (2001) Grafik 48. Amasya İli ve Alt Bölgelerde Bazı Sebzelerde Üretim Miktarı (2001) Grafik 49. Bazı Sebzelerde Üretim Miktarında Değişim Grafik 50. Bamya ve Taze Fasulye'de Üretim Miktarındaki Değişim Grafik 51. Türkiye ve Amasya'da Meyve Veren Yaştaki Ağaçların Oransal Dağılımı (2001 yılı) Grafik 52. Meyve Gruplarına Göre Meyve Veren Ağaç Sayılarının Alt Bölgelere Dağılımı (2001) Grafik 53. Amasya'da Meyve Üretim Miktarlarının Alt Bölgelere Dağılımı (2001) Grafik 54. Meyve Veren Yaştaki Ağaç Sayılarının Değişimi (adet) Grafik 55. Bazı Meyvelerde, Meyve Vermeyen Yaştaki Ağaç Sayısındaki Değişim ( ) Grafik 56. Amasya İlinde Bazı Meyvelerde Üretimdeki Değişim ( ) Grafik 57. Amasya'da ve Türkiye Hayvan Varlığının Irklara Dağılımı (2001) Grafik 58. Hayvan Varlığının Irklara Göre Alt bölgelere Dağılımı (2001 yılı) Grafik 59. Türkiye'de Sığır Irkının Değişimi Grafik 60. Amasya İlinde Sığır Irkındaki Değişim Grafik 61. Amasya İli ve Alt Bölgelerde Suni Tohumlama Sayısı (baş) Grafik 62. Amasya İlinde Sığır İşletmelerinin Dağılımı Grafik 63. Süt Sığırı Varlığının Alt Bölge ve Irklara Göre Dağılımı Grafik 64. Türkiye'de Küçükbaş Hayvan Varlığındaki Değişim ( ) Grafik 65. Amasya İlinde Küçükbaş Hayvan Sayısında Değişim ( ) Grafik 66. Küçükbaş Hayvan Varlığının Alt Bölgelere Dağılımı (2001) Grafik 67. Amasya İlinde Kovan Varlığının Alt Bölgelere Dağılımı (2001) Grafik 68. Alt Bölgeler Bazında Hayvansal Ürün Üretimleri (2001) Grafik 69. Alt Bölgeler Bazında Hayvansal Ürün Üretimi (2001) Grafik 70. Bazı Tarımsal Ürünlerin Pazarlanma Oranında Amasya İli Payı (2000) VI

7 SUNUŞ Ülkemizde tarım sektörü, insanların beslenmesi, istihdamı, ekonomiye katkısı ve ihracat potansiyeli bakımından büyük önem taşımaktadır. Özellikle Avrupa Birliği ne uyum sürecinde, kırsal alandaki sorunların tespiti ve bu sorunlara kalıcı çözümler bulunması öncelikli bir konudur. Çiftçilerimizin; iç ve dış pazarlar için üretim yapar hale gelmeleri, daha iyi gelir düzeyine kavuşabilmeleri için üretim kaynaklarını daha etkin kullanmaları gerekmektedir. Ülkemiz için; sahip olduğu tarımsal kaynakların tespiti, geliştirilmesi, amacına uygun kullanılması ve bu çalışmaların, kaynakları kullananlarla beraber planlanması önem arz eden bir husustur. Dolayısıyla, il ve bölge Tarım Master Planlarının hazırlanması; tarımsal kaynakların ve problemlerin belirlenmesi, kaynak ve potansiyelin değerlendirilerek verimliliğin ve çiftçi gelirlerinin artırılması, tarımın çevre, sanayi, turizm gibi diğer sektörlerle ilişkilerinin değerlendirilmesi, doğal kaynakların ve çevrenin korunması açısından önem taşımaktadır. Tarım Master Planlarının hazırlanmasının amacı; sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması için, bölgenin mevcut kaynaklarının, fırsatlarının ve kısıtlarının analiz edilmesi suretiyle ihtiyaçlarının belirlenmesi ve potansiyelin verimli bir şekilde kullanılmasına yönelik stratejiler geliştirerek, bölgeye uygun tarımsal program ve proje alanlarının belirlenmesidir. Bu bağlamda, master planlar; yerel kurum ve kuruluşlar ile üniversite, sivil toplum örgütleri ve özel sektör temsilcilerinin katılımları sağlanarak, tarımın kısa, orta ve uzun vadeli kalkınma faaliyetlerinin planlanmasına, problemlerin çözüm yollarının yerinden ve doğru bir şekilde ortaya konulmasına ve uygulanmasına rehberlik etmektedir. Tarım sektörünün temsilcileri olarak görevimiz; sektörün yapısal sorunlarını çözecek politikaları belirlemek ve bunları en kısa sürede hep birlikte uygulamaya koymaktır. Bu çerçevede, yöre halkının yaşam standardını yükseltmeye yönelik ihtiyaçların tespit edilmesi, bunların en kısa yoldan çözüme kavuşturulması için gerekli çalışmaların yapılmasına ışık tutması amacıyla hazırlanan ve tarımsal planlamanın yerelleşmesi anlamına gelen Tarım Master Planlarının, kamu ve özel sektör girişimcilerine yol gösterici ve faydalı olmasını temenni ederim. Mehmet Mehdi EKER Bakan VII

8 TABLOLAR Tablo 1. Amasya İlinin Agro-ekolojik Alt Bölgeleri Tablo 2. Nemlilik İndeksi ve Bitki Gelişme Süreleri Tablo 3. Amasya İli İklim Verileri Tablo 4. Arazinin Türkiye, Amasya ve Amasya Alt Bölgelerinde Dağılımı (Ha) Tablo 5. Amasya İli Nüfus Verileri (2000) Tablo 6. Nüfusun Yaş Gruplarına ve Cinsiyete Göre Dağılımı (2000) Tablo 7. Amasya da İşgücünün İktisadi faaliyet kollarına göre dağılımı (2000) Tablo 8. Amasya İli ve Karadeniz Bölgesi İle Türkiye de Kişi Başına GSYİH Tablo 9. Amasya da Kişi Başına Gelir ve Gelir Projeksiyonu Tablo 10. Amasya da Alt Bölgelere Göre Temel Veriler Tablo 11. Eğitim Kademelerine Göre Okul, Öğrenci ve Öğretmen Sayıları ( ) Tablo 12. Alt bölgeler ve Amasya İlinde Üretim Biçimine Göre İşletme Sayıları Tablo 13. Amasya ili ve Alt bölgelerde Arazi Büyüklükleri ve İşletme Sayıları (2001) Tablo Yılları Türkiye ve Amasya da Et Üretimi Tablo Yılları Arası Türkiye ve Amasya da Kuru Soğan Üretimi Tablo 16. Amasya İlinde Kuru Soğan Üretim Projeksiyonu Tablo 17. Türkiye Kuru soğan İhracatı Tablo 18. Amasya da Kuru Soğan Pazarlanması (SWOT Analizi) Tablo 19. Önemli kiraz üreticisi ülkeler ve dünya üretimi içindeki payları (2000 ) Tablo 20. Türkiye ve Amasya da Kiraz Üretim Gelişimi Tablo 21. Türkiye nin kiraz ihracat Miktarı (ton) Tablo 22. Türkiye nin Kiraz İhracat Değeri (1000 $) Tablo 23. Önemli ülkelere göre kiraz ihracat miktar ve değerleri Tablo 24. Amasya da Kiraz Üretimi ve Pazarlanması (SWOT Analizi) Tablo 25. Türkiye ve Amasya da Elma Üretimi Tablo 26. Türkiye de Elma İhracatı Tablo 27. Amasya da Elma Üretimi ve Pazarlanması (SWOT Analizi) Tablo 28. Dünya Kamış ve Pancar Şekeri Üretimi (1000 ton ham değer) Tablo 29. Türkiye ve Amasya da Pancar Ekiliş Alanları, Üretim ve Verim Tablo 30. Tarımsal Organizasyonların Fonksiyonları ve Sorumlulukları Tablo 31. Amasya Orman Bölge Müdürlüğü AGM nce Gerçekleştirilen Çalışmalar Tablo 32. Ziraat Bankası tarafından kullandırılan krediler Tablo 33. Amasya İlinde Tarım Kredi Kooperatiflerince Kullandırılan Kredi Miktarı Tablo 34. Yenilenebilir Kaynaklar Tablo 35. Yenilenemeyen Kaynaklar Tablo 36. Alt Bölgeler Bazında Amasya İlinde Tarım Arazileri Sulama Durumu Tablo 37. DSİ Sulama Amaçlı Proje Hedefleri Tablo 38. Amasya İli Mera Alanlarının Dağılımı : Tablo 39. Amasya İlinde Sektör Payları ve Gelişim Hızı (1987 Sabit Fiyatları ile) Tablo 40. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Bütçesinden Yatırım Projelerine Ayrılan Ödenek 88 Tablo 41. Kamu Yatırım Harcamalarının Amasya İli, Karadeniz Bölgesi ve Türkiye de Yıllara Göre Dağılımı (Cari Fiyat) Tablo 42. Amasya İlinde Tarım Arazilerinin Kullanım Şekli (2001) Tablo 43. Amasya ve Alt bölgelerde Tarla Bitkileri Ekiliş Alanı (2001) Tablo 44. Amasya İlinde Hububat Üretimi (2001) Tablo 45. Amasya İlinde Endüstri Bitkileri Üretimi (2001) Tablo 46. Amasya İlinde Yumrulu Bitkiler Üretimi (2001) VIII

9 Tablo 47. Amasya İlinde Baklagiller Üretimi (2001) Tablo 48. Amasya İlinde Yağlı Tohumlu Bitkiler Üretimi (2001) Tablo 49. Amasya İlinde Yem Bitkileri Üretimi (2001) Tablo 50. Amasya da Bazı Tarla Ürünlerinde Üretimdeki Değişimler ( ) Tablo 51. Amasya İli ve Alt bölgelerinde Sebze Üretim Alanları (2001 Yılı) Tablo 52. Amasya İlinde Sebze Üretiminin Alt Bölgelere Dağılımı (2001) Tablo Yılı Türkiye, Amasya ve Amasya Alt bölgelerinde Bazı Sebzelerin Üretim Miktarları (Ton) Tablo 54. Amasya İlinde Bazı Sebzelerin Üretim Miktarında Değişim (ton) Tablo 55. Türkiye, Amasya ve Amasya Alt bölgelerinde Meyve Ağaç Sayıları ve Meyve Üretim Miktarları (2001 Yılı) Tablo Yılında Türkiye, Amasya ve Amasya Alt Bölgelerinde Bazı Meyvelerin Üretim Miktarları (Ton) Tablo Yılında Türkiye, Amasya ve Amasya Alt Bölgelerinde Mevcut Hayvan Sayıları (Baş/Adet) Tablo 58. Türkiye ve Amasya da Sığır Mevcudunun Yıllara Göre Değişimi Tablo 59. Türkiye Sığır Varlığı Projeksiyonu Tablo 60. Amasya İlinde Alt Bölgeler Bazında Sığır İşletme Sayıları Tablo 61. Amasya İlinde Süt Sığırının Irklara Göre Dağılımı (2001 yılı) Tablo 62. Türkiye ve Amasya da Küçükbaş Hayvan Sayılarının Yıllara Göre Değişimi Tablo 63. Amasya da Kanatlı Hayvan Varlığı (2001) Tablo 64. Amasya İlinde Kovan Sayılarının Alt Bölgelere Dağılımı (2001) Tablo 65. Amasya ve Alt Bölgelerinde Hayvansal Ürünlerin Üretim Miktarları (2001 yılı) 124 Tablo 67. Bir dekar arazinin G.S.Ü.D., maliyeti ve net getirisi (2002 yılı) Tablo 68. Kaba Yemlerin Hazmolabilir Proteine Göre Ete Dönüştürülmesi İle Elde Edilen Gelir Tablo 69. Kaba Yemlerin Hazmolabilir Proteine Göre Ete Dönüştürülmesi İle Elde Edilen Gelir Tablo 70. Alt Bölgelerdeki Problemlerin Önem Derecesine Göre Belirlenmesi Tablo 71. Tarımsal Kaynaklar, Kurumsal Yapı ve Nüfus Tablo 72. Önemli Tarımsal Ürünlerin Değerlendirilmesi Tablo 73. Master Plan Stratejilerinin Swot Analizi Tablo 74. Öncelikli Proje Konusu Önerileri IX

10 SUNUŞ Ülkemizde tarım sektörü, insanların beslenmesi, istihdamı, ekonomiye katkısı ve ihracat potansiyeli bakımından büyük önem taşımaktadır. Özellikle Avrupa Birliği ne uyum sürecinde, kırsal alandaki sorunların tespiti ve bu sorunlara kalıcı çözümler bulunması öncelikli bir konudur. Çiftçilerimizin; iç ve dış pazarlar için üretim yapar hale gelmeleri, daha iyi gelir düzeyine kavuşabilmeleri için üretim kaynaklarını daha etkin kullanmaları gerekmektedir. Ülkemiz için; sahip olduğu tarımsal kaynakların tespiti, geliştirilmesi, amacına uygun kullanılması ve bu çalışmaların, kaynakları kullananlarla beraber planlanması önem arz eden bir husustur. Dolayısıyla, il ve bölge Tarım Master Planlarının hazırlanması; tarımsal kaynakların ve problemlerin belirlenmesi, kaynak ve potansiyelin değerlendirilerek verimliliğin ve çiftçi gelirlerinin artırılması, tarımın çevre, sanayi, turizm gibi diğer sektörlerle ilişkilerinin değerlendirilmesi, doğal kaynakların ve çevrenin korunması açısından önem taşımaktadır. Tarım Master Planlarının hazırlanmasının amacı; sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması için, bölgenin mevcut kaynaklarının, fırsatlarının ve kısıtlarının analiz edilmesi suretiyle ihtiyaçlarının belirlenmesi ve potansiyelin verimli bir şekilde kullanılmasına yönelik stratejiler geliştirerek, bölgeye uygun tarımsal program ve proje alanlarının belirlenmesidir. Bu bağlamda, master planlar; yerel kurum ve kuruluşlar ile üniversite, sivil toplum örgütleri ve özel sektör temsilcilerinin katılımları sağlanarak, tarımın kısa, orta ve uzun vadeli kalkınma faaliyetlerinin planlanmasına, problemlerin çözüm yollarının yerinden ve doğru bir şekilde ortaya konulmasına ve uygulanmasına rehberlik etmektedir. Tarım sektörünün temsilcileri olarak görevimiz; sektörün yapısal sorunlarını çözecek politikaları belirlemek ve bunları en kısa sürede hep birlikte uygulamaya koymaktır. Bu çerçevede, yöre halkının yaşam standardını yükseltmeye yönelik ihtiyaçların tespit edilmesi, bunların en kısa yoldan çözüme kavuşturulması için gerekli çalışmaların yapılmasına ışık tutması amacıyla hazırlanan ve tarımsal planlamanın yerelleşmesi anlamına gelen Tarım Master Planlarının, kamu ve özel sektör girişimcilerine yol gösterici ve faydalı olmasını temenni ederim. Mehmet Mehdi EKER Bakan X

11 AMASYA İLİ TARIM MASTER PLANI BÖLÜM 1. GİRİŞ Amasya ili tarım master planı, TCP/TUR/8924 İl Tarım ve Kırsal Kalkınma Master Planlarının Hazırlanmasına Destek Projesi kapsamında Tarım ve Köyişleri Bakanlığı elemanları tarafından hazırlanmış iki pilot (Sivas ve İzmir İli) master planının başvuru kaynağı olarak kullanıldığı ve tüm iller için hazırlanan master planının bir parçasıdır. Bu tarımsal master plan, yerel düzeydeki tarımsal planlamanın pratik yapılabilirliğini göstermektedir. Tarım master planın amacı; tarımsal kaynakların belirlenmesi (toprak, su, ekoloji, işgücü ve teknik bilgi düzeyi), kısıtların ortaya konulması (üretim tekniği, örgütlenme, yatırım gereksinimi, işgücü ve pazarlama problemleri vb), tarımsal kaynak ve potansiyelin değerlendirilerek tarımda verimliliğin ve çiftçi gelirlerinin artırılması, ürün arzında sürekliliğin sağlanması; tarımın çevre, sanayi, turizm gibi diğer sektörlerle ilişkilerinin belirlenmesi, doğal kaynakların ve çevrenin korunması olarak ifade edilebilir. Planlamanın kapsamı tarım sektörü ile sınırlı olması nedeniyle, yönetim sorumluluğu Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ndadır. Bununla beraber, İlde hizmetleriyle tarım sektörünü doğrudan veya dolaylı şekilde etkileyen diğer kuruluşlarla sıkı işbirliğine önem verilmelidir. Zira gerek planlama gerekse yazılım ve master planının ortaya çıkmasında bu sektörlerle sıkı bir işbirliği sağlanmıştır. Master plan dönemi için hazırlanmakta olup; kalkınma amaçları, bu amaçlara ulaşmada stratejiler ve bu stratejilerin desteğinde muhtemel program ve projeleri içermektedir. Amasya ilinde, alan çalışmasına başlamadan önce, ildeki kamu kurumları, özel sektör ve sivil toplum örgütü temsilcileri ve çiftçilerin katılımı ile il düzeyinde yürütülecek tarım master planı çalışmaları ile ilgili olarak paydaşlar (stakeholder) toplantısı yapılmıştır. Biyo-fiziksel ve sosyo-ekonomik koşullar bakımından Amasya ili tekdüze bir yapıya sahip olmayıp; çeşitli farklılıklar göstermektedir. Bu durum göz önüne alınarak, il agro-ekolojik alt bölgelere ayrılmıştır. Her alt bölgede yer alan ilçelerin, tarım ilçe müdürlerinin hepsinin birlikte katıldığı toplantılarda alt bölgenin problemleri, potansiyelleri, fırsatları ve kısıtlamaları tartışılmış ve ayrıca, alt bölgeleri temsil edebilecek ilçe ve köylerde alan çalışması yapılmıştır. Planlama sürecinin en önemli 1

12 aşamalarından birisi tarım ilçe müdürlerinin planlama sürecine katılımının sağlanmasıdır. Alan çalışmasının tamamlanmasının ardından İlk yapılan paydaş toplantısına iştirak eden kişilerin katılımı ile ikinci paydaş toplantısı yapılmış ve bu toplantıda alan çalışmaları sırasında tespit edilen problem, potansiyel ve bunlara yönelik olarak önerilen muhtemel program ve alt programlar üzerinde mutabakata varılmıştır. Amasya ili tarım master planı sekiz bölümden oluşmaktadır. Plan öncesi durum (background), amaç, kapsam ve yöntemi birinci bölümde; Master Planı etkileyebilecek plan, politikalar ise ikinci bölümde sunulmaktadır. Üçüncü bölümde; ilin biyo-fiziksel, sosyo-ekonomik özellikleri, üretim sistemleri, pazarlama sistemleri ve tarım hizmetlerini içine alan il yapısına yer verilmiştir. Dördüncü bölümde; ilin doğal, fiziksel, insan ve kurumsal kaynak boyutunu içine alan tarımsal kaynak envanteri tanımlanmıştır. Beşinci bölümde; tarımın performansı (yerel ekonomiye katkısı, üretim ve verimlilik, bölgesel ve ulusal ekonomi ile bağlantılar) ele alınmıştır. Altıncı bölümde ise; ilin kalkınmasıyla ilgili problemleri, potansiyelleri, ve sınırlılıkları incelenmiştir. Yedinci bölümde; kalkınma amaçları ve stratejiler formüle edilmiştir. Sekizinci bölümde; program ve projeler tanımlanmış olup program ve projeleri içeren birleştirilmiş (consolidated) kalkınma önerileri belirlenmiştir. 2

13 BÖLÜM 2. PLANLI KALKINMA VE TARIM 2.1. TARIMSAL PLANLAMA SÜRECİ 1963 yılında planlı dönemin başlamasıyla birlikte, ulusal düzeydeki tarımsal planlama, beş yıllık kalkınma planları içinde (BYKP) yer almaya başlamıştır. Böylece tarımsal planlamada merkezi planlamanın yönlendirmesi artmıştır. Bununla birlikte, VII. BYKP nında ulusal düzeyin altındaki düzeylerde yerinden planlamaya yönelik bir strateji değişikliğinin işaretleri görülmektedir. Bu değişiklik, il özel idarelerinin etkin hale getirilmesi ve yerel kurumların güçlendirilmesini içine alan kapsamlı yapısal reform için genel bir altyapı oluşturmaktadır. VIII. BYKP nında yerinden planlamaya verilen önem daha da artmıştır. Plan da İl planlama ve koordinasyon birimleri güçlendirilecektir ve Tarım sektörü ile ilgili her türlü konuda, her aşamada ve düzeyde katılımcı proje planlaması ve yönetim esas alınacaktır ibarelerine yer verilmiştir. Bu çerçevede, 81 ilin her birinde tarımsal master planların hazırlanması çalışmaları başlamıştır. Diğer yandan Devlet Planlama Teşkilatı (DPT), il düzeyinde (Mersin ve Düzce illerinde) entegre kalkınma planı pilot uygulamalarını başlatmıştır. Tarım dahil bütün önemli sektörleri kapsayacak şekilde hazırlanacak bu entegre planlara, il tarım master planlarının önemli katkısı olacağı umulmaktadır POLİTİKA ÇERÇEVESİ Türk Tarım Politikasının Gelişimi Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren tarımsal sorunları aşmak ve tarımı geliştirebilmek için çeşitli programlar uygulanmıştır. Tarıma ilişkin geniş çaplı kurumsallaşmanın gerçekleştirilmesinin yanında, fiyat politikaları ve dış ticaret koruması yoluyla tarım desteklenmiştir yılında planlı döneme geçilmesiyle birlikte, tarıma yönelik politikalar kalkınma planları çerçevesinde belirlenmeye başlamıştır. Geçmişten günümüze ülkemizdeki tarımsal politikalar incelendiğinde; destekleme alımları, girdi destekleri, zirai kredi faiz sübvansiyonları, doğal afet ödemeleri, süt teşvik primi ödemeleri, destekleme primleri ve ekim alanlarının sınırlandırılması; araştırma, eğitim,yayım ve denetim gibi kamu hizmetleri, tarımsal alt yapı yatırımları, yatırım teşvikleri, ihracat iadesi ödemeleri, ithalat korumaları ve vergi politikaları gibi araçlarla tarımın desteklendiği ve yönlendirildiği görülmektedir. 3

14 Uygulanan tarım politikaları bir çok amaca yönelik olmakla birlikte, temel amaç kendi kendine yeterlilik olmuştur. Bu açıdan değerlendirildiğinde, şimdiye kadar uygulanan tarım politikaları başarılı olmuştur. Ancak, mevcut politika uygulamalarının en önemlilerinden biri olan destekleme alımları zamanla, üretimin pazar koşullarına uygun olarak gelişmesini engellemiş, üretici gelirlerinde istikrarsızlık yaratmış ve bazı ürünlerin iç ve dış pazarlarda değerlendirilmesini zorlaştıracak şekilde aşırı stokların oluşmasına neden olmuştur. Ayrıca, sürdürülen tarım politikaları, sağlanan desteklerin üreticiye yeteri kadar yansımaması nedeniyle sosyal amaçların gerçekleştirilememesi yanında, kamu kaynaklarına önemli ölçüde yük getirmesi bakımından da olumsuz etkilere sahiptir Uluslararası Tarım Politikasının Ulusal Tarım Politikalarına Etkileri Türkiye de 1990 lı yılların ikinci yarısında başlatılan tarım politikalarının yeniden şekillendirilmesine ilişkin yoğun arayışta, uluslararası kuralların yönlendirmesinin etkisi büyüktür. Son yıllarda ülkemiz tarım politikaları, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Tarım Anlaşması, AB ile imzalanan 1/95 sayılı Ortaklık Konsey Kararı ile girilen Gümrük Birliği Anlaşması ve IMF ile imzalanan Stand-By Anlaşması sonucunda yeniden gözden geçirilerek tarım sektöründeki devlet müdahalelerinin azaltılması ve destekleme sisteminde buna yönelik değişiklikler yapılması gündeme gelmiştir. Bu çerçevede ülkemizin üstlendiği yükümlülükler şu başlıklar altında sıralanabilir: 1- Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Tarım Anlaşması ile ilgili yükümlülükler; Dünya tarım ürünleri ticaretinin serbestleşmesini hedefleyen DTÖ Tarım Anlaşması, üzerinde yoğunlaştığı alanlar açısından üçlü bir yapıya sahiptir. i)tarifelendirme ve tarife indirimi (Pazara Giriş): Türkiye ekonomik liberalizasyon süreci içerisinde birçok üründe koruma yöntemi olarak gümrük vergilerini kullandığı için tarifelendirme konusunda fazla sorun yaşamamıştır. Anlaşma çerçevesinde Türkiye nin, 2004 yılına kadar gümrük tarifelerinde ortalama % 24, her bir üründe ise % 10 oranında indirim gerçekleştirmesi gerekmektedir. ii) İhracat Sübvansiyonları: İhracat sübvansiyonlarının azaltılması Tarım Anlaşmasının bir diğer taahhüdüdür. Türkiye yılları arasında verilen sübvansiyonları tavan olarak bildirmiş, gelecekte ihracat sübvansiyonu verilmesi gerekirse, on yıl içinde eşit taksitler halinde kaynak tahsisinde %24, sübvansiyonlu mal miktarlarında ise % 16 indirim yapılacağı taahhüt edilmiştir. Türkiye de son yıllarda bu kapsamda tarım 4

15 ürünleri ihracatının da desteklenmesi azaltılmıştır. Bu nedenle, Türkiye nin tarım ürünleri ihracatına uygulanan sübvansiyonlarla ilgili yükümlülükleri, bu alanda ciddi politika değişikliğinin ortaya çıkmasına neden olmayacaktır. iii) İç Destekler : Ülkelerin ulusal tarım politikaları çerçevesinde sağladıkları iç destekler de dünya ticaretini dolaylı yoldan olumsuz etkilemektedir.bu çerçevede iç destekler ticaret üzerinde yarattıkları olumsuz etkiye göre kırmızı kutu, mavi kutu ve yeşil kutu uygulamaları olmak üzere üç kategoriye ayrılmıştır. Kategorilerin belirlenmesinde ilgili sübvansiyonun üretimi hangi ölçüde teşvik ettiği esas alınmıştır yılları arasında yılları baz alınarak destekler değer olarak % 24 miktar olarak ise % 14 oranında azaltılacaktır. Ancak yeşil kutu kriterleri olarak belirtilen (araştırma, yayım, kontrol, alt yapı, pazarlama sistemlerinin iyileştirilmesi, gıda güvenliği stokları,ürün sigortaları, doğal afet yardımları, yurtiçi gıda yardımları, gelir desteği, yapısal uyum, çevre programları, üretimden bağımsız gelir desteği uygulamaları (decoupled) ) alanlarda indirim taahhüdünde bulunulmayacaktır. İç desteklerin indirimi konusundaki diğer bir istisna da de minimis uygulamasıdır. Türkiye gelişmekte olan ülkeler için uygulanan asgari destek (de minimis) kuralı uyarınca, destekleme düzeyi, üretim değerinin % 10 unun altında olduğundan iç desteklerle ilgili herhangi bir taahhütte bulunmamıştır. Bu çerçevede, DTÖ nezdinde 2004 yılına kadar iç desteklerin indirimi ile ilgili bir taahhüdümüz bulunmamakla birlikte, bu taahhütle gelecekte de hiç bir ürün için %10 luk desteğin üzerinde bir destek verilmemesi taahhüdü altına girilmiştir. DTÖ Tarım Antlaşmasıyla Türkiye nin üstlendiği yükümlülükler Türk tarım politikalarında belli düzenlemeleri öngörse de, Amasya ili tarımında şekerpancarı ekilişi dışında önemli değişiklikler yaratması beklenmemektedir. 2-Türk Tarımının Avrupa Birliği (AB) Ortak Tarım Politikasına (OTP) Uyumu: Genel olarak, Türkiye nin OTP ye uyumu, tarım sektöründe fiyat ve pazar mekanizmalarının yakınlaştırılması, yapısal politikaların uyumlaştırılması ve mevzuatın yakınlaştırılması olmak üzere üç ana başlık altında değerlendirilebilir. AB de fiyat desteğinin ağırlığının giderek azaldığı, Türkiye de ise halen tarımsal destekleme politikasının esas unsuru olarak fiyat desteğinin kullanıldığı görülmektedir. Ancak, Türkiye 2000 yılı içerisinde doğrudan gelir desteği için pilot uygulamalar başlatmış olup 2001 yılında ve 2002 yılında il çiftçilerine proje kapsamında ödemeler yapılmıştır. 5

16 Türkiye nin uyguladığı ikinci önemli destek olan girdi desteği OTP çerçevesinde hiç kullanılmamaktadır. Türkiye de yıllarında uygulanan gübre desteği sabit tutulmuş, 2002 yılında ise tamamen kaldırılmıştır. Türkiye nin yapısal uyum açısından da önemli eksikleri bulunmaktadır. AB kırsal kalkınma adı altında bütünleştirilmiş bir yaklaşım belirleyerek, kırsal alanlarda tarım faaliyetlerinin turizm, küçük ölçekli sanayi, el sanatları ve benzeri ekonomik faaliyetlerle desteklenmesi için çaba göstermektedir. AB nin belirlediği bu politikalar çerçevesinde ilde Yeşilırmak Havzasını Geliştirme Projesi kapsamında başta kırsal fakirliği önleme olmak üzere Turizm, Kobi ciliği geliştirme ve Çevre projelerine kaynak sağlanması yoluna gidilmektedir. Avrupa Birliği (AB) Ortak Tarım Politikası (OTP) uyum amacıyla 1/95 Sayılı Ortaklık Konsey Kararının 8. Maddesi Türk mevzuatında ticaretin önündeki teknik engellerin 5 yıl içinde kaldırılması öngörülmüştür. 8 Kasım 2000 tarihinde AB ile imzalanan Katılım Ortaklığı Belgesini (KOB) takiben 24 Mart 2001 tarihinde yürürlüğe giren Ulusal Programda, Türkiye tarımında kısa ve uzun vadede yapılması gerekenler belirlenmiştir. Kısa vadede çiftçi kayıt sistemi, hayvan kimlik sistemleri ve bitki sertifikası oluşturulması, pazar piyasa sistemlerinin düzenlenmesi, çevresel, yapısal ve kırsal kalkınma önlemlerinin uygulanması konularını kapsamaktadır. Orta vadede ise tarımsal ve kırsal kalkınma politikalarında AB müktesebatına uyumun tamamlanması, gıda işleme tesislerinin AB normlarında modernize edilmesi, balıkçılıkta toplam kalite ve güvenirliliğin geliştirilmesi hedeflenmiştir. AB tarım politikalarının Gündem 2000 doğrultusunda tahıllar, sığır eti ve 2005/2006 dan itibaren süt için doğrudan ödemeler şeklinde olması öngörülmüştür. Türkiye de Çiftçi Kayıt Sistemi ve Doğrudan Gelir Desteği Projesi ödemeleri 21 Haziran 2001 tarihinde çıkan uygulama tebliğ ile doğrultusunda çiftçiye işlediği tarım arazisi dikkate alınarak 200 dekara kadar olan tarım arazisi için dekara 10 Milyon TL. ödenmesi, 5 da. altındaki tarım işletmeleri için toplam 50 Milyon TL. ödenmesi, 2002 yılında ise üst sınır 500 dekara çıkarılarak dekar başına 13,5 milyon TL ödenmesi şeklinde uygulamaya gidilmiştir. Üretim fazlası olan ürünlerde ise Alternatif Ürün Projesi gündeme gelmiştir. Proje ile üretim fazlası olan ve destekleme alımları nedeniyle bütçeye büyük yük getiren fındık, tütün ve şeker pancarı gibi ürünlerde üretim alanlarının azaltılması yoluyla kazanılan tarım alanlarında üretim açığı olan ürünlerin (yağlı tohumlu bitkiler ve yem bitkiler) ekilişinin yaygınlaştırılması amaçlanmaktadır. 6

17 3-IMF Niyet Mektubu Türkiye nin IMF ile imzalamış olduğu Stand By anlaşması (anti-enflasyon programı) çerçevesinde verilmiş olan ülke taahhütleri aşağıda verilmektedir. Mevcut destekleme politikaların kademeli olarak kaldırılması yerine fakir çiftçiye yönelik DGD uygulanması, (DGD uygulaması 2001 yılında tüm Türkiye de başlanmış olup, proje 5 yıl süre ile uygulanacaktır.) Tarım Satış Kooperatifleri Birliklerine (TSKB) özerklik verilmesi. Konuyla ilgili olarak 16 Haziran 2000 tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayınlanan kanun ile TSKB özerk ve mali yönden bağımsız bir yapıya kavuşturulması hedeflenerek Yeniden Yapılandırma Kurulu oluşturulmuştur. Girdi sübvansiyonlarının kademeli olarak kaldırması, (gübre ve kredi) Bu konuda yıllarında gübre desteği sabit tutulup, 2002 yılında tüm girdi destekleri kaldırılacaktır. Tarımsal amaçlı kredilerde de faiz oranları düşürülmüştür. Tarımsal amaçlı KİT lerin özelleştirilmesi, Tarımsal amaçlı KİT lerin bu doğrultuda yeniden yapılandırılması çalışmaları devam etmektedir. TEKEL, TŞFAŞ, ÇAYKUR için özelleştirme gündemde olup,tmo 2001 yılında küçülecek stratejik ve olağanüstü hal stoku bulunduracak ve 2002 yılında borsada oluşan fiyat ile alım yapmaya başlamıştır. Türkiye de tarım ürünleri pazarlama sistemi kamu, özel ve kooperatifler olmak üzere üç kurumsal yapıda yer almaktadır. Pazarlama sistemi içinde kamu kurumları; hububat (TMO), şeker pancarı (TSFAŞ), çay (ÇAYKUR) ile tütün, tuz ve alkol (TEKEL) ürünlerinin pazarlanmasında aktif olarak yer almakta ve fiyat oluşumunda satın aldıkları ürün miktarının üretim miktarına oranı kadar etkili olmaktadırlar. Türkiye Hükümeti ile IMF arasında imzalanan stand-by anlaşmasında yer alan tarım reformu kapsamında bu kurumların bazılarının özelleştirilmesi öngörülmektedir VIII. Beş Yıllık Kalkınma Planı nda Tarım I- Mevcut Durum: Geçmişte uygulanan destekleme politikaları ile üretici gelirlerinde istikrar sağlanamamış, dünya fiyatları üzerindeki destekleme alım fiyatları bazı ürünlerin ekim alanlarının aşırı genişlemesine, üretim fazlası oluşmasına ve devletin fazla alım yaparak yüksek stok maliyetine katlanmasına sebep olmuştur. 7

18 Bu olumsuzlukları kısmen gidermek üzere, yeni bir tarımsal destekleme aracı olarak; 2000 yılında çiftçilere yönelik Doğrudan Gelir Desteği uygulaması yönünde pilot proje uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre bu projenin 2001 ve 2002 yıllarında ülke genelinde uygulamaya geçilmiştir. DTÖ Tarım Anlaşmasının ilgili hükümleri çerçevesinde ülkemiz yükümlülüklerinin yerine getirilmesine devam edilmiştir. Uruguay Turu sonrası gelişmeler de göz önüne alınarak AB ile yeni bir tercihli ticaret rejimi oluşturulmuştur. VII. Plan döneminde, 4342 sayılı Mera Kanunu çıkarılmıştır. Tarımda Yeniden Yapılandırma ve Destekleme Kurulu oluşturulmuştur sayılı Kanun ile Ürün Borsalarında vadeli işlemler yapılabilmesi imkanı sağlanmıştır. Ayrıca, 552 sayılı Yaş Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi ve Toptancı Halleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname çıkarılmış, 4367 sayılı Kanunla söz konusu KHK nın bazı maddeleri değiştirilmiş ve ilgili mevzuatta düzenlemeler yapılmıştır sayılı Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri Hakkında Kanun 1 Haziran 2000 tarihinde TBMM Genel Kurulunda kabul edilmiştir. Ancak; VII. Plan döneminde, Tarımsal Politikalar ile ilgili Yapısal Değişim Projesi çerçevesinde öngörülen Tütün, Tarımının Yeniden Düzenlenmesi, Ürün Sigortası, Türkiye Ziraat Odaları Birliği, Tarım ve Köyişleri Bakanlığının Yeniden Organizasyonu Kanunları çıkarılamamıştır. Üretici Birlikleri Kanun Tasarısı son aşamaya gelmiştir. II- Amaçlar, İlkeler ve Politikalar Türkiye kendi tarım politikası ihtiyaçları, dünya tarımındaki gelişmeler ve Türk tarımının OTP ye uyumu zorunluluğunu göz önünde bulundurarak VIII. Planda aşağıdaki amaç, ilke ve politikaları belirlemiştir: Kaynakların etkin kullanımı ilkesi çerçevesinde ekonomik, sosyal, çevresel ve uluslararası gelişmeler boyutunu bütün olarak ele alan örgütlü, rekabet gücü yüksek, sürdürülebilir bir tarım sektörünün oluşturulması temel amaçtır. Gıda güvenliği ilkesi çerçevesinde artan nüfusun dengeli ve yeterli beslenmesi esas alınacaktır. Piyasa fiyat oluşumu üzerinde olumsuz etkileri olan ürün fiyatlarına devlet müdahaleleri yerine, üretimin piyasa koşullarında talebe uygun olarak yönlendirilmesini sağlayacak politika araçları devreye sokularak, üretici gelirlerinin artırılması ve istikrarlı bir yapıya kavuşturulması esas alınacaktır. Üretim maliyetlerini azaltıcı ve teknolojik gelişimi hızlandırıcı tedbirler uygulamaya konulacaktır. Tarım politikalarının esasları; DTÖ Tarım Anlaşmasının öngördüğü yükümlülükler ile AB'ye tam üyelik sürecine girerken AB Ortak Tarım 8

19 Politikasında ve uluslararası ticaretteki gelişmeler çerçevesinde belirlenecektir. İnsan kaynakları başta olmak üzere, üretim faktörlerinin daha etkin kullanılması, verimliliğin artırılması, tarımla ilgili kuruluşlarda kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi, kurumsal hizmet akışında gözlenen sorunların giderilmesi, sektör içi kaynak dağılımında etkinlik ve rasyonel kullanımın sağlanması, üretici örgütlerinin güçlendirilmesi, tarımsal işletmelerin rekabet güçlerinin artırılması ve pazarlama ağlarının geliştirilmesine ağırlık verilecektir. Çiftçi Kayıt Sistemi, Tapu-Kadastro Sistemi, Coğrafi Bilgi Sistemi ve Çiftlik Muhasebe Veri Ağının geliştirilmesi sağlanacaktır. Tarımsal veri tabanını kullanan Tarım Bilgi Sistemi kurulacaktır. Üretici ve üretim düzeyini risklere karşı korumak amacıyla risk yönetimi araçları geliştirilecektir. Bu çerçevede; tarım ürünlerine yönelik sigorta sistemi, vadeli işlemler borsası, sözleşmeli tarım ve stok yönetimi araçlarının geliştirilmesi, yaygınlaştırılması ve etkin şekilde uygulamaya konulması sağlanacaktır. Tarımsal gelişmede bölgesel nitelikli programların önemi nedeniyle Tarımda Sorunlu ve Öncelikli Üretim Alanlarının Tespit Çalışmaları çerçevesinde bölgesel özel programlar geliştirilecektir. Tarım sektörü ile ilgili her türlü konuda, her aşamada ve düzeyde katılımcı proje planlaması ve yönetimi esas alınacaktır. Üreticilerin katılımını ve sorumluluğunu esas alan ve doğrudan üreticilere finansman sağlayan Kırsal Kalkınma Projelerine ilişkin çalışmalar sürdürülecektir. Bu çerçevede, gerçekleştirilmekte olan ve kırsal kesimdeki gelir seviyesini artırmayı amaçlayan Doğu Anadolu Su Havzası Rehabilitasyon Projesi 11 ilde uygulanmıştır. Bu proje benzeri olarak Anadolu Su Havzası Rehabilitasyon Projesi de 2002 yılında uygulanmaya başlanmış olup proje 12 ilde sürdürülecektir. Projenin 2002 yılında programlanması yapılmış olup, Dünya Bankası ile anlaşmanın tamamlanması sonrasında 2003 yılında fiilen uygulama gerçekleştirilecektir. Proje bütçesi 58,74 milyon dolar olarak belirlenmiş olup bütçenin %65 i dış kaynaklı, %24 ü iç kaynaklı ve %11 i de çiftçi katkısı olarak karşılanacaktır. Kırsal alanda tarım dışı sektörlere destek verilmesi ve kırsal sanayinin yaygınlaştırılması sağlanacaktır. Tarımdan çekilecek nüfusa yeni istihdam imkanları yaratacak projeler geliştirilecektir. Tarımsal araştırma kurumları etkili bir yapıya kavuşturulacak, çeşitli kurum, kuruluş ve üniversiteler tarafından yapılan araştırma faaliyetlerinde koordinasyon sağlanacaktır. Tarımsal araştırma önceliklerinin belirlenmesinde üretici talepleri dikkate alınacak ve uygulamaya yönelik araştırma projelerinin geliştirilmesi ve uygulanmasında üreticilerin katılımı ve katkısı esas alınacaktır. 9

20 Tarım-sanayi entegrasyonunun geliştirilmesi, tarımsal ürünleri işleme sanayiinin rekabet edebilirliğini artırıcı nitelikte uygun ve kaliteli hammaddenin temini ile tarımsal sanayiye dönük sözleşmeli üretimin yaygınlaştırılması sağlanacaktır. Tarım Satış Kooperatifleri ve Birliklerinin kooperatifçilik ilkeleri doğrultusunda özerkleştirilmesi sağlanırken, söz konusu kurumların yeniden yapılandırılması durumunda sürdürülebilirliği sağlayıcı gerekli önlem ve politikalar uygulamaya konulacaktır. Kamu tarafından yapılmakta olan bir kısım görevler üretici organizasyonlarına devredilecektir. Doğal kaynak kullanımında havza bazında katılımcı proje planlaması ve yönetimi benimsenecektir. Doğal kaynakların sürdürülebilir biçimde kullanılması, gen kaynakların korunması ve saklanması sisteminin kurulması sağlanacaktır. Tarımsal politikalar doğrultusunda dengeli ve çevreyle uyumlu tarımsal kalkınmanın sağlanmasına yönelik olarak tarımsal altyapı yatırımlarının her aşamasında yatırımdan faydalananların her türlü katılımı sağlanacak, mevcut altyapının etkin kullanımı ve yeni yatırımların gerçekleştirilmesinde kaynakların rasyonel kullanımı temin edilecektir. Detaylı toprak etütlerinin ve toprak haritalarının yapılması ile toprakların kullanım ve korunmasına ilişkin bir Kanunun çıkarılması, kadastro çalışmalarının tamamlanması ve toprak veri tabanının oluşturulması sağlanarak Arazi Kullanım Planı hazırlanacaktır. Bölünemeyecek en küçük parsel anlamında optimum işletme büyüklükleri bölgelere göre tespit edilecek, belirlenecek ekonomik işletme büyüklüklerine bağlı özendirici tedbirler geliştirilecektir. Hayvansal ürünler üretimi geliştirilecek, toplumun hayvansal protein bakımından dengeli ve yeterli beslenebilmesini sağlamak amacıyla hayvan ıslahı, hayvan hastalık ve zararlılarıyla mücadele ile kaliteli kesif yem ve yem bitkileri üretiminin artırılmasına, meraların ıslahına ve yayım hizmetlerine ağırlık verilecektir. Su ürünlerinde sürdürülebilir üretimin artırılması amacıyla; doğal kaynakların rasyonel kullanımı sağlanacak, yetiştiricilik ve açık deniz balıkçılığı geliştirilecek, araştırma ve geliştirme faaliyetlerine önem verilecek ve kamuda etkin kurumsal bir yapının oluşturulması için gerekli düzenlemeler yapılacaktır. Ormanlar; toplumun ormancılık sektörü ürün ve hizmetlerine olan gereksinimlerini, sürdürülebilir ormancılık, biyolojik çeşitlilik ile yaban hayatını koruma ve çok yönlü yararlanma ilkeleri doğrultusunda ekonomik, sosyal, çevresel ve ergonomik kriterler çerçevesinde yönetilecek, işletilecek ve korunacaktır. Türkiye de ormansızlaşma, çölleşme, toprak erozyonu, sel, heyelan ve çığ gibi afetleri önlemek amacıyla; ağaçlandırma, erozyon kontrolü, mera ıslahı 10

21 ve sosyal ormancılık faaliyetleri geliştirilecek, gerçek ve tüzel kişilerin orman yetiştirme etkinlikleri desteklenecektir. III- Hukuki ve Kurumsal Düzenlemeler Tarım sektörü ile ilgili konuları bir bütünlük içinde ele alan Çerçeve Tarım Kanunu çıkarılacaktır. Ziraat Odalarının etkin olarak faaliyetlerini sürdürmeleri ve geliştirilmeleri yönünde düzenlemeler yapılacaktır. Kamudan bağımsız bir yapıda üreticilere üretimden pazarlamaya kadar olan safhalarda hizmet vermek üzere kar amacı gütmeyen organizasyonlar oluşturmaya yönelik Üretici Birliklerine ilişkin bir kanun tasarısı hazırlanmış olup, Başbakanlığa sunulmuştur. Örgütlü çiftçi kesiminin desteklenmesi ve bu yönde teşvik önlemlerinin uygulamaya geçirilmesi sağlanacaktır. Söz konusu örgütlerde denetimin özerkleştirilmesi yönünde düzenlemeler yapılacaktır. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile tarımsal nitelikli Kamu İktisadi Teşebbüsleri yeniden yapılandırılacaktır. Tarımsal Ürün Sigortaları Kanununun ve buna ilişkin eylem planının hazırlanmasına ilişkin çalışmalar tamamlanacaktır TARIMSAL KALKINMANIN GEREKLİLİKLERİ Tarım sektörü ekonomik, sosyal, politik ve teknik yönleriyle diğer sektörlerden farklı özellikleri olan ve vazgeçilmez öneme sahip bir sektördür. Tarım ürünlerinin temel ihtiyaç maddeleri oluşu, bu ürünlere stratejik bir önem kazandırmıştır. Bütün ülkeler tarımsal ürünlerde; özellikle, tahıl, şeker, süt, et ve bitkisel yağ gibi temel tarımsal ürünlerde kendi kendine yeterli olma çabası içerisinde olup tarım politikalarını bu hedef doğrultusunda yönlendirmektedirler. Türkiye de tarım sektörü 1999 yılı itibariyle GSYİH içindeki payı %14,1 olmasına karşılık, istihdam içindeki payı %35,6 dır. Görülmektedir ki nüfusun önemli kısmı geçimini tarım sektöründen sağlamaktadır. Bununla birlikte, tarım sektöründe istihdam edilenlerin gelirleri diğer sektörlere göre daha düşüktür. Bunun sonucu ortaya çıkan kır-kent farklılığı, köyden kente yoğun göçe sebep olmuştur. Ayrıca tarım, sanayiye hammadde sağlama yanında, sanayinin pazarı olması bakımından da büyük önem taşımaktadır. Büyüyen bir tarım sektörü, istihdamın artmasına ve ekonominin gelişmesine önemli katkılarda bulunacaktır. 11

22 2.4. MEVCUT PLAN VE PROGRAMLAR Türkiye Hayvancılık Stratejisi Raporu Bu rapor, hayvancılık sektörünün gelişmesiyle ilgili temel amaçları, sorunların boyutlarını ve planlama çatısını içeren ve 2005 yılına kadar uzanan bir stratejiyi sunmaktadır. Strateji seçenekleri olarak belirlenen temel seçenekler ise; üretim bazını ve hayvansal verimliliği geliştirmek, gerçek ürün fiyatını ve ithalatı artırmak şeklindedir Ulusal Ormancılık Programı Ormancılık sektöründe üstlenilmiş olan uluslararası ve bölgesel sorumlulukların yerine getirilmesini ve takibini kapsayan Ulusal Ormancılık Programı çalışmaları devam etmektedir Anadolu Su Havzaları Rehabilitasyon Projesi Anadolu Su Havzası Rehabilitasyon Projesi, kırsal fakirlik ve doğal kaynakların bozulması (aşınması) sorunlarını ele almıştır. Proje, toprak aşınmasını azaltma, toprak verimliliğini ve kırsal geliri artırma yoluyla, mikro havzalarda mera ve ormancılık faaliyetleri ile tarımsal faaliyetleri iyileştirmeyi, sürdürebilir hale getirmeyi amaçlamaktadır. Ülkemizde 11 ilde uygulanan Doğu Anadolu Su Havzası Rehabilitasyon Projesi ile başarılı sonuçlar alınmış, bu proje benzeri olarak içinde Amasya nın da bulunduğu 12 ilde Anadolu Su Havzası Rehabilitasyon Proje uygulamaya konulmuştur. Proje kapsamında Amasya ilinde proje süresi içerisinde toplam 5 mikro havzada çalışmalar yürütülecektir. Proje ile belirlenen mikro havzalarda Tarım Bakanlığı, Orman Bakanlığı ve Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü koordinasyon içerisinde çalışmalar yapacaktır. Orman Bakanlığı erozyonu önlemeye yönelik çalışmalarda bulunacak, Köy Hizmetleri çiftçi gelirlerini artırmaya yönelik su kaynaklarının etkin kullanılması amacıyla çalışmalar yapacaktır. Tarım Bakanlığı çalışmaları mera alanlarında rehabilitasyon ve çiftçi gelirlerini artırmak amacıyla bir dizi faaliyette bulunulacaktır Karadeniz de Tarımsal Kirliliğin Azaltılması (GEF) Projesi Anadolu Su Havzaları Rehabilitasyon Projesi nin bir alt projesi olan ve Karadeniz e dökülen Yeşilırmak ve Kızılırmak nehirleri ve bu nehirlerin kollarını içine alan sulardaki hayvansal ve bitkisel kaynaklı tarımsal kirliliğin önlenmesi amacını taşımaktadır. Proje Amasya, Tokat, Çorum, Yozgat ve Samsun illerinde uygulanacaktır. Proje bütçesi 5,9 milyon doları dış kaynak, 1,47 milyon dolar iç kaynak ve 0,94 milyon doları da çiftçi katkısı olmak üzere toplam 8,3 milyon dolardır. 12

23 Yeşilırmak Havza Gelişim Projesi Yeşilırmak Havza Gelişim Projesi ; Amasya, Tokat, Samsun, Çorum ve Yozgat illerini içine alan ve Türkiye nin kalkınmışlık çizgisinin altında kalan bu bölgenin planlı bir kalkınma hamlesi çerçevesinde, yerel yönetim anlayışıyla diğer gölgeler ve ülkenin genel kalkınmışlık çizgisine ulaştırılması hedeflenerek hazırlanmış bir bölgesel kalkınma modelidir. Bu haliyle YHP, DPT ve AB nin ortaklaşa hazırladığı NUTS II Bölgelendirme projesiyle de örtüşmektedir. Projenin en önemli özelliklerinden biri bölgesel ve proje yönetiminin bir yerel yönetim birliği olması nedeniyle Sivil Toplum Kuruluşlarını bir çatı altında toplayabilmesi açısından AB tarafından son derece cazip bulunmuştur. Yeşilırmak Havza Gelişim Projesinin alt projeleri ; 1. CBS (Coğrafi Bilgi Sistemi) YHP'nin 1. alt projesi olan CBS marifetiyle, YHP'nin Master Planı için altyapı oluşturacak çalışmalar başlatılmış olup, Havza illerinin kompozit uydu görüntüleri, yollar ve yerleşim yerleri, İl ve ilçe sınırları ile toprak haritalarına göre idari durum sınırları, sayısal yükseklik verileri ve bu verilerden üretilen, eğim, bakı, aydınlanma verileri, toprak verileri, (Arazi kullanım kabiliyet sınıfları, büyük toprak grupları, erozyon durumu, diğer toprak özellikleri, meteorolojik veriler ve katman bilgileri, iklim, sıcaklık, yağış) havza illeri veri tabanında tutularak gerekli yazılımlarla istenilen veriler sağlanmaktadır. Mevcut yol ağı güncelleştirilmiş, köy yerleşim noktaları belirlenmiş, şehir planı yapılmış, topoğrafik harita çıkarılmış, yapılan erozyon kontrolü ve ağaçlandırma çalışmaları ve ziraat alanları yıllara göre işlenmiş olup halen veri girişi devam etmektedir. Hava fotoğrafları dijital ortama aktarılmış, orman envanter çalışmaları sürdürülmektedir, Havzadaki kurumların proje çalışmalarında; harita ve istatistiki veriler gibi konularda yardımcı olunmaktadır 2. Yeşilırmak Havza Planı (MASTER PLAN) YHP nin 2. alt projesi olan "Yeşilırmak Havza Planı (MASTER PLAN)" DPT tarafından ihale edilmiş ve proje ile ilgili çalışmalar başlatılmıştır. AB Yapısal Fonlarından 2003 yılından itibaren ülkemize yapılmaya başlanacak olan yıllık yaklaşık 180 Milyon Euro tutarındaki hibe yardımların 1/3'ü yerel nitelikli projelere aktarılacaktır. Yaklaşık 60 Milyon Euro tutarındaki bu meblağın %30 u YHP'ye, aktarılacaktır. 13

24 Diğer Projeler Aşağıda bahsi geçen projeler Türkiye genelinde Amasya ilini kapsayacak şekilde yürütülen projeler olup, ayrıca Amasya ilinde çeşitli kamu kurum ve kuruluşları tarafından yürütülmekte olan tarımsal projelere ait bilgiler de 8 inci bölümde ele alınmıştır Çayır Mera Yem Bitkileri ve Hayvancılığı Geliştirme Projesi 1991 yılında Doğu ve Güney Doğu Anadolu Bölgesindeki 18 ilde başlatılan proje, 1996 yılında ülkesel hale getirilmesiyle 81 ilde uygulanmaktadır. Proje faaliyetlerinin devam ettirilmesi, ülkemiz hayvancılığının geliştirilmesi için, gerekli olan kaba yem üretiminin artırılmasına önemli katkı sağlayacağı kanısıyla proje 2001 yılından itibaren 5 yıl süre ile 2006 yılına kadar uzatılması kararı alınmıştır. Hayvancılığın geliştirilmesine yönelik olarak tarih ve sayılı Resmi Gazete de 2000/467 sayı ile Hayvancılığın Desteklenmesi Hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararı ve Hayvancılığın Desteklenmesi Hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararı Uygulama Esasları Tebliği (Tebliğ No: 2000/22) yayımlanmıştır. 2000/467 sayılı Hayvancılığın Desteklenmesi Hakkında Bakanlar Kurulu Kararı ile hayvancılığa verilmiş olan teşvikler aşağıda belirtilmektedir. 1. Yem Bitkileri Desteği a. Tek yıllık yem bitkileri için gerekli olan girdi, tarımsal alet ve ekipmanların masrafların % 20 si kadar, b. Çok yıllık yem bitkileri için gerekli olan girdi, tarımsal alet ve ekipmanların masrafının % 30 u kadar destekleme ödemesi yapılmaktadır. 2. Suni Tohumlama Desteği Suni tohumlama bedelinin kalkınmada öncelikli illerle soy kütüğüne kayıtlı işletmelerde %50 si, diğer iller ve işletmelerde ise %25 i suni tohumlama primi olarak ödenecektir. Bu destekleme 5 yıl sürecek olup, bu süre içinde suni tohumlamadan yararlanan inek sayısı en fazla 10 milyon baş olacaktır. 3. Damızlık Teşviki Yurt içinde çiftçi veya TİGEM tarafından yetiştirilen veya Bakanlıkça ya da Bakanlık tarafından yetki verilmiş kuruluşlarca damızlık sertifikası veya sertifika verilmiş damızlık gebe düveleri alanlara, damızlık belgesi veya pedigriye sahip süt sığırları için her yıl ırk bazında hayvan fiyatının % 30 u, saf ırk sertifikasına sahip kültür ırkı için bu fiyatın % 15 i ödenir. 14

25 BÖLÜM 3. İLİN ÖZELLİKLERİ 3.1. BİYOFİZİKSEL ÖZELLİKLER İlin Genel Tanımı Amasya İli ve doğu boylamı, 40 15', 41 03' kuzey enlemleri arasında yer almaktadır. Amasya Karadeniz Bölgesi nin orta bölümünde yer alır. Kuzeyden Samsun, batıdan Çorum, Doğu Güneyden Yozgat ve Güneydoğu dan Tokat illeri ile çevrilidir. Amasya, komşu illerden Samsun, Çorum ve Tokat'a Devlet yolu ile bağlıdır. Transit karayolu güzergahı , ve kontrol kesim no'lu devlet yolu (Avrupa - İran Uluslararası Transit Karayolu) üzerinde yer almaktadır. Karayoluyla Ankara ya 336 km., Samsun a 131 kilometredir. Samsun limanı en yakın limandır. Amasya, Sivas-Samsun demiryolu üzerinde Sivas'a 261 km. Samsun'a ise 134 km. uzaklıktadır. İl hudutları içerisinde 2 gar (Amasya-Hacıbayram) ve 6 istasyon (Kızılca, Kayabaşı, Eryatağı, Boğazköy, Suluova, Hacıbayram) bulunmaktadır. İlin yüzölçümü km², nüfusu 2000 yılı sayımına göre , kilometrekareye düşen nüfus 64, ortalama yüksekliği 392 metredir. Yüzölçümü itibariyle yurdumuzun binde 7,39 unu kaplayan küçük bir ildir. Amasya ili merkez ilçe ile birlikte 7 ilçe, 22 belde ve 348 köyden oluşmaktadır. Bağlı ilçeler; Merkez, Göynücek, Gümüşhacıköy, Hamamözü, Merzifon, Suluova ve Taşova dır. Küçük bir alana sahip olması nedeniyle ilçeler Amasya ya yakın sayılabilecek konumdadır. En uzak ilçe 90 km. ile Hamamözü ilçesi olup, Göynücek 46, Gümüşhacıköy 68, Merzifon 46, Suluova 27 ve Taşova 48 km. uzaklıktadır Agro ekolojik alt bölgeler Agro-ekololojik bölgelendirme, arazinin çevresel özellikleri, potansiyel verim ve arazi uygunluğu benzer olan özelliklere sahip alt alanlara bölünmesini ifade eder. Bir agro-ekolojik bölge iklim, arazi formu, toprak yapısı ve/veya arazi örtüsüne göre belirlenir. Bu kapsamda Amasya İli 2 agro-ekolojik bölgeye ayrılmış ve haritalandırılmıştır (Bkz. EK 1). Tablo 1 de Amasya ilini oluşturan alt bölgelerin özellikleri belirtilmektedir. 15

26 Merkez-Taşova-Suluova alt bölgesi gün bitki gelişme süresine (*) sahipken Merzifon-Gümüşhacıköy-Göynücek-Hamamözü alt bölgesi daha sert kış şartlarından dolayı gün bitki gelişme süresine sahiptir. İlimiz kuzeyde Karadeniz iklimi ile güneyde İçanadolu iklimi arasında İÇGEÇİT İKLİMİ karakterine sahiptir. Merkez-Taşova-Suluova Alt bölgesi daha çok Karadeniz iklimine benzerlik göstermektedir. Merzifon-Gümüşhacıköy-Göynücek- Hamamözü alt bölgesi ise iklim özellikleri açısından İç Anadolu ikliminin özelliklerini daha fazla yansıtmaktadır. Tablo 1. Amasya İlinin Agro-ekolojik Alt Bölgeleri Alt Bölgeler Alan (ha) Şubat Sıcaklık Ort. ( o C) Temmuz Sıcaklık o Ort. ( C) Yıllık Yağış (mm) Rakım (m) Meyve Sebze Alanları ve Alanları ve Tarım Tarım Alanı Alanı İçinde Payı İçinde Payı I. Alt Bölge %57,76 4,0/ 5,2 <25 >400 <500 % 2,9 % 3,7 Merkez Suluova ha ha. Taşova II. Alt Bölge %42,23 % 0,7 % 1,1 Göynücek Gümüşhacıköy Hamamözü 2,0/ 2,9 <25 <400 > ha ha. Merzifon Toplam 7 ilçe ha. Toplam Alana %100 Oranı % 2,1 % 2, Topografya Dağlar: Amasya ili genelde engebeli arazilerden oluşmaktadır. İlin kuzeyini Canik dağları kapsamaktadır. Bu sıradağların içinde en önemlisi Akdağ olup yüksekliği 2062 metredir. İlin Karadeniz ikliminden etkilenmesini bu sıradağlar önemli ölçüde engellemektedir. Bu dağların büyük çoğunluğu ormanlarla kaplıdır. İlin güneyinde Cami dağları mevcut olup bu sıradağların en yüksek tepesi 1775 metre yüksekliktedir. İlin kuzey batısında bulunan Merzifon ilçesi sınırındaki Tavşan dağı, (*) Bitki gelişme süreleri, Euverte'nin aktif devre süresi formülünden hesaplanmıştır.buna göre aktif devre süresi N = [(M - 10) / (M-m)] dir. Formülde ; N aktif devre süresini (%), M en sıcak ayın ortalama yüksek sıcaklığını( o C), m ise en soğuk ayın ortalama düşük sıcaklığını ( o C) göstermektedir. (Euverte 1959) 16

27 yaylaları ve geniş mera ve orman alanları ile yayla ve kültür şenliklerinin yapıldığı bir yerdir. İlin iki önemli ovası olan Suluova ve Geldingen ovasını doğu batı yönünde ikiye bölen Çakır dağları mevcuttur. İlin batısında Çorum sınırı bölgesindeki 1884 metre yüksekliğindeki İnegöl dağları, ilin batısında bulunan Hamamözü ilçesi ile Çorum il sınırında metre yüksekliğindeki Kırklar dağı, ilin güneybatısında bulunan Göynücek ilçesi sınırlarında Karadağ ilde bulunan önemli dağlardır. Vadiler: Yeşilırmak vadisi: İldeki en önemli ve uzun vadidir. İldeki en önemli akarsuyu olan Yeşilırmak nehrinin oluşturduğu vadidir. Yeşilırmak, ilin güneyinde en önemli kollarından biri olan Çekerek çayı ile birleşerek il topraklarına güneyden girer ve merkez ilçe yakınlarında Tersakan çayı ile birleşerek ili güneyden kuzeye kadar dolaşıp Taşova ilçesi-tokat sınırında Kelkit çayını da içine alarak Samsun topraklarına girip Karadeniz e dökülür. Yeşilırmak vadisi, çok verimli alüvyal topraklardan oluşmaktadır. Vadide mikroklima özelliğinde iklim hüküm sürmekte, özellikle meyvecilik ve sebzecilik önemli bir tarımsal faaliyet olarak öne çıkmaktadır. Ovalar: Amasya ili genel olarak dağlık bir yapıdadır. Bunun yanında tarıma elverişli alanların bulunduğu Geldingen ovası, Suluova, Merzifon Ovası ve Gümüş Ovası il tarımı için en önemli yerlerdir. Bu dört ova İlin yüzölçümünün yaklaşık %24 ünü kapsamakta olup, özellikle Amasya-Taşova arasında uzanan Yeşilırmak Vadisi nin etrafında çok verimli ve mikroklima özelliğinde tarımsal alanlar mevcuttur. Geldingen Ovası : Amasya merkez ilçenin güneyinde bulunan ve Yeşilırmak vadisinin başlangıcı olan bölümde bulanan Geldingen ovası ilde bulunan en önemli ovadır. Ova hektarlık alan ile il yüzölçümünün yaklaşık %8,8 ini kapsamaktadır. İlimiz de bulunan Gökhöyük Tarım İşletmesi bu ova üzerinde kuruludur. Suluova Ovası : Suluova ilçe merkezinin güney ve güney doğusunu kaplayan önemli bir ova olan Suluova ovası Yeşilırmak nehrinin kollarından Tersakan ın ortasından geçtiği yaklaşık hektarlık alan ile il topraklarının %7,3 ünü kapsamaktadır. Merzifon Ovası : Merzifon ilçesinin batısından-doğusuna kadar olan kısmını kapsamaktadır hektarlık alanı ile ilin en büyük 3. ovasıdır. İl Yüzölçümü nün %5,6 lık kısmını kapsamaktadır. Gümüş Ovası : Gümüşhacıköy ilçesinin güney ve güneydoğusunu kapsamakta olup hektar alanı ile ilin dördüncü önemli ovasıdır. 17

28 Akarsular: Yeşilırmak: İlde bulunan en önemli akarsuyu olup ile güney kısımdan girip, Kayabaşı mevkiinde Yozgat ilinden doğan Çekerek çayı ile birleşerek Amasya İl merkezini batı-doğu yönünde ikiye ayırarak ilerler. Amasya İl Merkezinde Ladik gölünden çıkan ve Suluova Ovasından geçen Tersakan çayını da içine alarak doğu yönünde ilerler ve Taşova ilçesinden geçerek Çarşamba ilçesinden Samsun topraklarına girerek Karadeniz e dökülür. Yeşilırmak Nehri nin toplam uzunluğu metre olup il topraklarındaki uzunluğu 140 km.dir. Yeşilırmak akı rejimi olarak yıl içerisindeki debisi çok düzensiz bir durum gösterir. Yıl içerisinde debisi m 3 /sn. arasında değişir. Ortalama debisi m3/sn dir. Çekerek Irmağı: Yeşilırmak ın en büyük kollarından olan Çekerek Çayı, Yozgat ili topraklarından doğup Kayabaşı mevkiinde Yeşilırmak ile birleşir. İl sınırları içerisindeki uzunluğu 45 kilometre olup ortalama debisi 25,6 m 3 /sn. dir. Tersakan Çayı : Yeşilırmak ı besleyen ikinci büyük akarsuyudur. Ladik gölünden çıkarak Suluova Ovasından geçip, Amasya merkezde Yeşilırmak ile birleşir. İl içerisindeki uzunluğu 37 kilometre olup, debisi 6,92 m 3 /sn. dir. ilde bulunan bu önemli akarsuların dışında Yeşilırmak a birleşen Deliçay, Destek Çayı; Tersakan a dökülen Gümüşsuyu Çayı, Salhan Çayı, Büyükçay, Çekerek Irmağına birleşen Çorum Çayı ve Kızılırmak a dökülen Hamamözü çayı diğer önemli su kaynaklarıdır. Göller: Borabay Gölü : Taşova ilçe sınırları içinde yer alır. İl merkezine 63 km ve Taşova ilçesine 15 km mesafededir. Amasya - Taşova karayolunun 44. kilometresinden sola ayrılan Taşova - Samsun karayolunu takiben 14. km.den tekrar sola ayrılarak ulaşılır. Bir doğa harikası olan Borabay gölü 1050 metre rakımlı göl, küçük bir akarsuyun etraftan gelen yıkılmalarla tıkanması sonucu oluşmuş, doğal bir set gölüdür. 80 metre genişlik ve 25 metre derinliğe sahip göl, doğu-batı yönünde uzanan bir vadide yer alır. 900*300 metre ölçülerindeki gölün etrafında kayın, sarıçam, sedir, kestane ağaçları mevcuttur. Güney kıyısı sarp ve dik olup, kuzey kıyısı piknik amaçlı kullanıma uygundur İklim Amasya kuzeyde Karadeniz İklimi ile güneyde İçanadolu iklimi arasında İçgeçit İklimi karakterine sahiptir. Karadeniz kıyı şeridine paralel olarak uzanan kuzeydeki sıra dağlar, Amasya ikliminin kuzeyde hüküm süren ılık Karadeniz iklimine 18

29 benzerliğini azaltmaktadır. Amasya, diğer orta Karadeniz İllerine göre daha sert ve kurak bir iklim özelliği ile İçanadolu iklimine daha çok benzerlik göstermektedir. Genelde yazları sıcak ve kurak, kışları ise soğuk ve yağışlı geçmektedir. Thornhwhite Mather 1 iklim sınıflamasına göre, Amasya ili Yarı Kurak bir iklim tipine sahiptir. Bu iklim sınıflaması, bir yöredeki vejetasyon paterni (desenini) en iyi belirleyen açıklamalardan biridir. Bu sınıflama kriterine göre Amasya da nemlilik indeksi 36 ile 50 arasında değişmektedir. Nemlilik indeksinin ve Bitki Gelişim Süresinin 2 ilçeler bazında dağılımı tabloda gösterilmiştir. Çok yıllık gözlem sonuçlarına göre, yıllık ortalama sıcaklık 13.6 O C dir. Yılın en sıcak ayları Temmuz ve Ağustos (Ortalama sıcaklık 23.9 O C) en soğuk ay ise Ocak (2.6 O C) ayıdır. Yıllık ortalama yağış miktarı 445 mm olup yağışlar genellikle yağmur şeklindedir. Aylık ortalama en çok yağış 55.7 mm ile Aralık ayında, en az yağışta 8.0 mm ile Ağustos ayında görülmektedir. Yıllık ortalama nispi nem oranı % 61 ve yıllık ortalama güneşlenme 5.44 saattir. Tablo 2. Nemlilik İndeksi ve Bitki Gelişme Süreleri İlçeler Nemlilik İndeksi Bitki Gelişme Süresi (Gün) Merkez Göynücek Gümüşhacıköy Merzifon Suluova Taşova (*) Thornthwhite-Mather İklim sınıflaması, bir yöredeki vejetasyon paternini en iyi açıklayan sınıflamalardan biridir. (Anonymous 1980). Bu metoda göre, bir yörenin nemlilik indeksini hesaplamak için o yörenin aylık ortalama sıcaklık değerleri, enlem derecesine göre aylık buharlaşma düzeltme faktörleri ve yıllık ortalama yağış miktarı kullanılmaktadır. Nemlilik indeksi [ (P/PET)-1] formülü ile hesaplanmaktadır. Formülde ; P yıllık ortalama yağış miktarını, PET ise potansiyel evapotranspirasyonu (topraktan ve bitkilerden su buharlaşması) göstermektedir. Buna göre, dünya üzerinde kuraktan (nemlilik indeksi - 100) çok nemiyle (nemlilik indeksi + 100) kadar 9 ayrı iklim tipi sıralamıştır. 2 Bitki gelişme süreleri, Euverte'nin aktif devre süresi formülünden hesaplanmıştır.buna göre aktif devre süresi N = [(M - 10) / (M-m)] dir. Formülde ; N aktif devre süresini (%), M en sıcak ayın ortalama yüksek sıcaklığını( o C), m ise en soğuk ayın ortalama düşük sıcaklığını ( o C) göstermektedir. (Euverte 1959) 19

30 Tablo 3. Amasya İli İklim Verileri AYLAR 2002 Yılı Ortalama Sıcaklık ( 0 c) Ortalama 0 Sıcaklık ( c) 41 Yıllık Ort 2002 Yılı Ortalama Nisbi Nem (%) Ortalama Nisbi Nem (%) 41 Yıl. Ort 2002 Yılı Toplam Yağış (Mm) Ortalama Top.Yağış (Mm) 41 Yıllık Ort Ocak -2,9 2, ,2 46,6 Şubat 6,1 4, ,2 36,6 Mart 10,5 8, ,4 43,1 Nisan 12,5 13, ,0 58,2 Mayıs 18,4 17, ,6 51,3 Haziran 21,3 21, ,5 35,6 Temmuz 26,3 23, ,6 14,8 Ağustos 23,4 23, ,5 8,0 Eylül 21,1 19, ,5 17,5 Ekim 15,9 14, ,1 34,3 Kasım 9,1 8, ,3 43,3 Aralık 1,0 4, ,0 55,7 Yıllık Ort/Toplam 13,6 13, ,9 445,0 Kaynak : Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü,2002 Grafik 1. Amasya İli 2002 Karşılaştırılması Yılı ve 41 Yıllık Ortalama Yağış Miktarının 20

31 Grafik 2. Amasya İli 2002 Yılı Ortalama Sıcaklık ve Nem Verilerinin 41 Yıllık ( ) Ortalamaların Aylar Üzerinden Karşılaştırılması Doğal Bitki örtüsü Amasya ilinde orman, bozuk orman ve step vejetasyonu hakim durumdadır. Orman vejetasyonu çoğunlukla Merkez ilçede (Akdağ, Yeşilırmak vadisinin üst kesimleri) Merzifon da (Tavşan dağı) Gümüşhacıköy de (Eğerli dağı) bulunmaktadır. Bu orman vejetasyonun hakim türleri arasında Akdağ da Fagus orientalis (kayın), Pinus sylvestris (Sarıçam), Qvercus cerris (Saçlı meşe), Tavşan Dağı nda sarıçam, meşe (Qvercus perrea) Eğerli Dağı nda sarıçam sayılabilir. Bozuk orman vejetasyonu orman vejetasyonunun özellikle insan etkisi sonucu meydana gelen orman olup yaygın türleri Qvercus infectoris (Meşe), Palivrus spina-christi, Juniperus oxycedrus (Ardıç) hakim türlerdir. Step vejetasyonu çoğunlukla bozuk orman vejetasyonunun tahribi ile ortaya çıkan bir vejetasyon olup yaygın türleri Astragalus microcepholus (Geven), Hypericum lydium (Kantaron), Ajuga chamaepitys (Kısa mahmut), Salura tomentosa (Ada çayı), Davcus carota (Yabani havuç) tur. Amasya ilinin floristik yapısında ise Compositae (Papatyagiller), Labiatae (Ballıbabagiller), Graminea (Buğdaygiller), Civciferae (Hardagiller) familyalarına ait türler yaygındır. Amasya nın florasının zenginliğinin bir göstergesi olan endemik (o yöreye, bölgeye has) bitkilerin sayısı toplam olarak civarındadır. Bunlar arasında Allcanna haussknetti (Kök boyası), Erysimom amasianum (Amasya yabani teresi), sideritis amasiaca (Amasya adaçayı), Malus sylvestris subsp. Orientalis var. 21

32 Microphylla (Amasya elması), Centaurea amasiaca (Amasya peygamber çiçeği) vb. türler sayılabilir. Doğal türler arasında ise Yabani sarımsak (Allium callidictyon), Fare kulağı (Anagallis arvensis), Sütleğen (Euphorbia aleppica), Reyhan (Ziziphora tavrica) örnek olarak belirtilebilir İl Arazisinin Niteliklerine Göre Dağılımı Tablo 4. Arazinin Türkiye, Amasya ve Amasya Alt Bölgelerinde Dağılımı (Ha) Tarım Alanı Orman Ve Fundalık Çayır-Mera Diğer Alanlar Yüzölçümü I. ALT BÖLGE II. ALT BÖLGE AMASYA TÜRKİYE Kaynak : DİE, Tarım İl Müdürlüğü, Orman Bölge Müdürlüğü Grafik 3. Arazi Varlığının Alt Bölgeler ve İl Bazında Karşılaştırılması İlin toplam yüzölçümü hektar olup, bunun hektarı tarım arazileri (%44,4), hektarı orman alanı (%33,5), hektarı çayır-mera (%15,4) ve hektarı (%6,7) ise diğer arazilerden (yerleşim yeri, taşlık, su yüzeyi, bataklık vb.) oluşturmaktadır. Alt bölgeler olarak incelendiğinde I. Alt Bölge il yüzölçümünün %57,8 ini oluşturmakta iken II. Alt bölge %42.2 sini oluşturmaktadır. Arazinin niteliklerine göre dağılımında tarım alanları, orman ve fundalık alan ile çayır- 22

33 mera alanları miktar olarak hep I. Alt bölgede fazla iken İl yüzölçümüne oranı olarak bakıldığında çayır-mera alanları II. Alt bölgede (%49,3) daha fazladır. Grafik 4. Amasya İli Arazi Dağılımı (2002) Grafik 4 de de görüldüğü gibi Amasya ilinde arazi varlığının en önemli kısmını tarım arazileri oluşturmaktadır. Tarım alanları, il arazi varlığının %44,4 ünü oluşturmakta iken orman alanları %33,5, çayır mera alanları ise %15,4 ünü kaplamaktadır. Türkiye ile karşılaştırıldığında, Amasya da çayır mera alanlarının oranı düşük (%15,4), orman alanlarının oranı ise yüksektir. (%33,5). Türkiye genelinde ise mera alanlarının oranı ile orman alanlarının oranı birbirine eşit olup %26 dır SOSYO EKONOMİK YAPI Nüfus Amasya ilinin nüfus artış hızı 2000 nüfus sayımına göre % o 2,23 olarak belirlenmiştir Grafik 5 den de görüldüğü üzere Türkiye nüfus artış hızının gerisinde kalmaktadır. Bunun nedenleri arasında ailelerin önceye göre daha az çocuk sahibi olma isteği yanında, ekonomik zorluklar nedeniyle dış illere gerçekleştirilen göçler de önemli bir etkendir.dış göç Amasya ilinde de yaşanan bir olgu olmasına rağmen dışarıya çok yoğun göç veren bir il değildir. Amasya ili nüfusu 1990 sayımında bir önceki sayıma göre yıllık % o 0,61 lik bir azalma göstermiştir. Grafik-5 de görüldüğü 23

34 gibi özellikle 1960 yılından sonra (1990 yılı hariç) ilin genel nüfusunda stabil bir artış yaşanmaktadır. Bu yıllar arasında genel olarak gittikçe azalan oranlarda bir artış göze çarpmakta ve artışlar Türkiye genelinin hep altında kalmıştır. Amasya da özellikle tarımsal istihdamın yoğun olması, çoğu ailelerin kendi ihtiyaçlarına yönelik olsa da tarımsal faaliyetle uğraşması ve tarım sektörünün belirgin bir özelliği olan kanaatkarlık, dış göçün yoğun olarak yaşanmamasında en büyük etkenlerden birisidir nüfus sayımında olarak belirlenen toplam nüfus (%49.92 sini erkekler, %50.08 ini kadınlar oluşturmuştur.) 2000 yılında e yükselmiştir (%50,81 i erkekler, %49,19 unu bayanlar oluşturmaktadır) yılı sayımına göre toplam nüfusun i (%53,8) şehir nüfusu, u (%46,17) köy nüfusudur. Bu rakamlar 1990 yılı nüfus sayımı ile karşılaştırıldığında Amasya ilinde kırsal nüfusun %15,52 oranında azaldığı ve şehir nüfusunun ise %19,15 oranında arttığı görülmektedir. Grafik 5. Nüfus Artış Hızının Amasya-Türkiye Karşılaştırılması 24

35 Tablo 5. Amasya İli Nüfus Verileri (2000) ALT BÖLGELER İLÇELER I. ALT BÖLGE II. ALT BÖLGE TOPLAM NÜFUS ŞEHİR NÜFUSU 2000 Yılı NÜFUS KÖY NÜFUSU YÜZÖLÇÜMÜ (km 2 ) YOĞUNLUĞU (Km 2 Başına Kişi) MERKEZ SULUOVA TAŞOVA T O P L A M GÖYNÜCEK GÜMÜŞHACIKÖY HAMAMÖZÜ MERZİFON T O P L A M AMASYA GENELİ Kaynak : D.İ.E. Tablo-5 de de görüldüğü gibi Amasya ilinde nüfus yoğunluğu 64 olup, I. Alt bölgede 74, ikinci alt bölgede ise 50 dir. Grafik 6 da 2000 yılı nüfusunun Alt bölgeler bazında şehir ve kırsal nüfus olarak ayrımı görülmektedir yılında toplam nüfusun %66,9 u I. Alt Bölgede, %33,1 i ise II.Alt bölgede bulunmaktadır. I. Alt bölgede nüfusun %45,7 si kırsal nüfus, %54,3 ü şehir nüfusu, II. Alt bölgede %47,1 i kırsal, %52,9 u ise şehir nüfusu oluşturmaktadır. Grafik 6. Amasya İli Alt Bölgelere Göre Şehir ve Köy Nüfusları (2000) 25

36 Tablo 6. Nüfusun Yaş Gruplarına ve Cinsiyete Göre Dağılımı (2000) Yaş Grupları Erkek Nüfus Kadın Nüfusu Toplam Toplam Kaynak: DİE, 2000 Genel Nüfus Sayımı (Amasya),Ankara, Şubat 2002 Amasya ilinde 12 ve daha yukarı yaştaki nüfus içinde işgücüne katılma oranı %56 olup, cinsiyete göre önemli farklılıklar göstermektedir. İşgücüne katılma oranı erkek nüfus için %69, kadın nüfus için %43 tür. Erkek nüfusun işgücüne katılma oranı köyde %81 iken il merkezinde %65 ilçe merkezlerinde %55 tir. İşgücüne katılma oranı kadın nüfus için yerleşim yerine göre çok büyük farklılıklar göstermektedir. Köydeki her 100 kadından 76 sı işgücünde iken, bu oran il merkezinde %13, ilçe merkezlerinde ise yaklaşık %10 ile en düşük düzeydedir. Nüfusun yaş ve cinsiyet yapısı, işgücüne katılma düzeyini etkileyen faktörlerden biridir. Kadın ve erkek nüfusun işgücüne katılma oranı, yaşlara göre farklı düzeyde gerçekleşmektedir. Erkek nüfus, genç yaşlarda düşük düzeylerde işgücüne katılmakta, yaşları arasında en üst düzeyde işgücündeki yerini korumakta ve yaş ilerledikçe işgücünden ayrılmaktadır. Yerleşim yerlerine göre erkek nüfusun işgücüne katılımı yaşları arasında önemli farklılıklar göstermemektedir. 45 yaşından sonra, il merkezinde ve ilçe merkezlerinde erkek nüfusun işgücüne katılma oranları azalmakta iken, köydeki erkek nüfus, 65 yaşına kadar genç yaşlardaki gibi yüksek düzeydeki işgücüne katılımını korumaktadır. Kadın nüfusun yaşa göre işgücüne katılma oranı, genel olarak hem şehirde hem de köyde erkek nüfustan düşük düzeydedir. Kadın nüfus, yerleşim yerlerine göre de farklı işgücüne katılım yapısı göstermektedir. İl merkezi ve ilçe merkezlerindeki kadın nüfusun işgücüne katılım oranları arasında önemli farklılıklar bulunmamaktadır. İlde iktisaden faal nüfusunun sini (%62,2) erkek, si (% 37,7) ise kadın nüfusu oluşturmaktadır.. Tablo 7 den de görüldüğü üzere, 2000 yılı verilerine göre Amasya da iktisaden faal nüfusun % 61,47 si (94.846) tarım ve ormancılıkta faaliyet göstermektedir. Kadın işgücünün %88,3 ü tarım ve ormancılık sektöründe faaliyet göstermektedir.özellikle kadın nüfusu kendi tarımsal faaliyetinde ücretsiz olarak çalışmaktadır. 26

37 Tablo 7. Amasya da İşgücünün İktisadi faaliyet kollarına göre dağılımı (2000) SEKTÖR NÜFUS Erkek Kadın Toplam Oran % Tarım, Avcılık, Ormancılık, Balıkçılık ,47 Madencilik ve taşocağı ,44 İmalat sanayi ,05 Elektrik,gaz,su ,31 İnşaat ,70 Toptan perakende ticaret, lokanta ve oteller ,64 Ulaştırma,haberleşme ,76 Toplum hizmetleri, sosyal ve kişisel hizm ,07 Diğer ,56 Toplam ,00 Kaynak : DİE, 2000 Genel Nüfus Sayımı (Amasya),Ankara, Şubat 2002 Türkiye de nüfus hareketlerinin büyük çoğunluğunu kırdan kente göç teşkil etmektedir. Amasya da özellikle köylerden kente doğru bir göç hareketi yaşanmakta olup özellikle genç nüfus, kırsal alanlardan şehir merkezine göç yaşanmaktadır. Amasya çok fazla göç veren bir il olmamasına karşın yine de Samsun, İstanbul gibi illere göç yaşanmaktadır yılına göre içe göçün toplam göç içindeki payı Karadeniz bölgesi için % o 86 iken, dışa göç için bu oran % o 182 dir. Bu durum Karadeniz Bölgesi nden diğer illere olan net göçe göstergesidir. Buna karşılık Amasya ili için içe göçün toplam içindeki payı % o 5 iken dışa göç için bu oran % o 10 dur. Amasya da 1990 yılında işsiz sayısı toplam olarak belirlenmiştir yılında işsiz sayısının dür Kişi Başına Gelir Amasya da tarım sektörü istihdam alanında olduğu gibi il ekonomisinde de en önemli paya sahiptir. İlde 2000 yılına göre kişi başına düşen GSYİH (cari fiyatlarla) 2049 $ olup, 2000 yılındaki GSYİH gerek Türkiye gerekse Karadeniz ortalamasına göre daha düşüktür. Amasya ilinin yılları arasındaki GSYİH nın Karadeniz Bölgesi ve Türkiye ile karşılaştırılması Tablo 8 de gösterilmektedir. 27

38 Tablo 8. Amasya İli ve Karadeniz Bölgesi İle Türkiye de Kişi Başına GSYİH Amasya Karadeniz Türkiye Yıllar (ABD DOLARI) Kaynak : DİE, İllere Göre GSYH ( ) Grafik 7. Amasya İlinde Kişi başına Düşen GSYİH'nın Bölge ve Türkiye ile Karşılaştırılması (ABD $) Tablo 8 ve Grafik 7 de Amasya ilinde Kişi Başına Düşen GSYİH nın cari fiyatlara göre yıllara göre değişiminin Karadeniz bölgesi ve Türkiye ile karşılaştırılması görülmektedir. Amasya ili genellikle bölge ortalaması civarında bir gelire sahip iken, bazı yıllar bölge ortalamasının altında kalmış bazı yıllarda da bölge ortalamasının üzerinde gelişim göstermiştir. Türkiye ortalamasına göre 28

39 incelendiğinde ise yılları arasında kişi başına GSYİH, ülke ortalamasının %45-50 altında kalırken, bu rakam 1990 lı yılların ilk yarısında %30-40, ikinci yarısında ise ülke ortalamasının %25-30 oranlarında geride olduğu görülmektedir. Bu durum karşısında Amasya ilinde GSYİH nın gelişim hızının ülke ortalamasının gelişiminden daha yüksek oranlarda gelişme gösterdiği sonucuna varılabilir. Grafik 8. Amasya'da GSYİH'nın Sektörlere Dağılımının Yıllara Göre Değişimi (Cari Fiyatlarla) Tablo 9. Amasya da Kişi Başına Gelir ve Gelir Projeksiyonu Yıllar Kişi başına gelir ($) Not: Koyu gösterilenler büyüme modeli kullanılarak projeksiyon yapılmış değerler içindir. (Yıllık büyüme hızı % 6.0) 29

40 Tablo 10. Amasya da Alt Bölgelere Göre Temel Veriler I. Alt bölge II. Alt bölge Göynücek- Amasya- Gümüşhacıköy- Suluova- Hamamözü- Taşova Merzifon Tüm İl İlçe sayısı Köy sayısı (beldeler dahil) Toplam nüfus Toplam şehir nüfus Toplam kırsal nüfus Toplam alan (ha) Nüfus yoğunluğu (km²/insan) 74,3 50,3 64,2 Toplam tarımsal alan (ha) Kişi başına tarım yapılan alan (ha) 0,63 0,81 0,69 Kişi başına tahıl üretim (kg) 975, , ,4 Kişi başına gelir($ ) Kaynak : DİE, Amasya İl Müdürlüğü, Not: Bazı bilgiler mevcut verilerden hesaplanmıştır Eğitim Tablo 11. Eğitim Kademelerine Göre Okul, Öğrenci ve Öğretmen Sayıları ( Öğretim Yılı) Eğitim Kademeleri Okul Sınıf Sayısı Amasya İlinde Öğrenci Öğretmen Sayısı Sayısı Derslik Sayısı Öğretmen başına düşen öğrenci sayısı 8. Bölgede (*) Öğretmen Başına Düşen Öğrenci Sayısı Türkiye'de Öğretmen Başına Düşen Öğrenci Sayısı Okul Öncesi ,1 29,2 18,8 İlköğretim ,8 26,5 Orta Öğretim ,5 14,5 17,1 Toplam ,4 19,9 23,6 Kaynak: (04/06/2004) (*) 8. bölge Milli Eğitim Bakanlığının belirlemiş olduğu İstatistik Bölge Birimleri Sınıflaması Düzey 1 Bölgelerine göre belirlenmiş olup, bölge içerisinde Amasya, Çankırı, Çorum, Kastamonu, Samsun, Sinop ve Tokat İlleri yer almaktadır. 30

41 Tablo 11 de Amasya ilinde eğitim kademelerine göre okul, öğrenci ve öğretmen sayıları verilmiş olup, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı da 8. bölge (Amasya, Çankırı, Çorum, Kastamonu, Samsun, Sinop ve Tokat) ve Türkiye ile karşılaştırılmıştır. Okul öncesi eğitimde Amasya ilinde öğretmen başına düşen öğrenci sayısı 20 iken 8. bölgede 29 ve Türkiye genelinde 19 dur. İlköğretim seviyesinde ilde öğretmen başına 20 öğrenci düşerken 8. bölgede 19, Türkiye genelinde ise 26,5 öğrenci düşmektedir. Orta öğretim seviyesinde Amasya ili, Milli Eğitim Bakanlığı nın belirlemiş olduğu sınıflandırma düzeyine göre öğretmen başına düşen öğrenci sayısında 14,5 ile 8. bölgede aynı orana sahip olup, bu sayı Türkiye genelinde 17 dir. Amasya ilinde ilköğretim seviyesinde görülen en önemli sorunlardan birisi, eğitim sisteminde bir çok okulda ikili öğretimin sürdürülmesidir. Bunda okul, öğretmen sayısının tek öğretim sisteminde yetersiz kalması etkendir. Amasya da Ondokuz Mayıs Üniversitesi ne bağlı Meslek Yüksek Okulları ve Eğitim Fakültesi bulunmakta olup, ilde üniversite açılması yönünde çalışmalar devam etmektedir Sağlık İlde sağlık hizmetleri Sağlık Bakanlığına bağlı 5 Devlet Hastanesi, 40 sağlık ocağı, 1 Ana Çocuk Sağlığı Merkezi, 3 Verem Savaş Dispanseri, 1 Hızır Acil (112), 2 adet SSK Hastanesi, 1 Adet SSK Dispanseri, 1 adet Askeri Hastane ile yürütülmektedir. İl genelinde yataklı tedavi kurumlarındaki toplam yatak sayısı 664 iken yatak başına düşen nüfus sayısı 550 dir. İlde toplam hekim sayısı 260 olup hekim başına düşen hasta sayısı dir. Hekim sayısının 75 i uzman, 185 i ise pratisyen hekimlerden oluşmaktadır. Amasya ili sağlık yönünden sorunları olan bir ildir. Özellikle ilde uzman hekim sayısının ve sağlık imkanlarının yetersizliği hastaların başta Samsun ve Ankara olmak üzere daha kaliteli ve gelişmiş hizmet alabileceği illere gitmektedirler. Grafik 9 da sağlıkla ilgili çeşitli göstergelerin Amasya, Karadeniz Bölgesi ve Türkiye geneli ile karşılaştırılması verilmiştir. Grafikte de görüleceği gibi hekim başına düşen nüfus sayısının Türkiye ortalamasının çok altında olduğu, 81 il içerisinde 52 inci sırada, yer bulabildiği görülmektedir Bu durum sağlık alanında ilin yetersizliğini açıklamaktadır. Sağlık memuru, hemşire, ebe gibi sağlık personeli başına düşen nüfusun gerek bölge gerekse Türkiye ortalamasına göre daha iyi durumda olduğu söylenebilir. 31

42 Grafik 9. Çeşitli Sağlık Personeli Sayısının Amasya,Karadeniz ve Türkiye İle Karşılaştırılması Ulaşım İldeki 494 km lik karayolu ağının 293 km si devlet yolu, 201 km si il yoludur. İl yollarının 183 km. si sathi kapsama, 18 km. si geçit vermeyen yoldur. Devlet yollarının 143 km. si beton asfalt, 150 km. si sathi kaplamadır. İldeki köy yolu ağı km olup, bunun 979 km. si asfalt, km. si stabilize, 606 km. si tesviye, 331 km.lik kısmı ise ham yoldur. Amasya ili Sivas-Samsun demiryolu üzerinde bulunmakta olup ilde bu hat üzerinde kurulu 95 km. lik demiryolu ana hat ağı bulunmaktadır. Amasya da Merzifon ilçesi yakınlarında askeri amaçlı bir hava alanı bulunmaktadır. Şehirler arası ve milletler arası otomatik telefon görüşmelerine açık olan Amasya ilinde köylerin tamamında telefon bulunmaktadır. 32

43 3.3.TARIMSAL ÜRETİM SİSTEMİ Amasya da 1 i devlete ait Tarım İşletmesi (Gökhöyük) olmak üzere toplam tarım işletmesi mevcuttur. İşletmelerin yapısına bakıldığında birçoğunun aile işletmesi olduğu görülmektedir. İşletmeler, üretim biçimine göre incelendiğinde % 68,2 si bitkisel üretim ile hayvansal üretimi birlikte yapmakta, %26,7 si yalnız bitkisel üretim yapmakta, %5,1 i de sadece hayvansal üretim yapmaktadır. Grafik 10. Amasya'da İşletmelerin Üretim Biçimine Göre Ayrımı Grafik 10 da Amasya da işletmelerin üretim biçimine göre dağılımı görülmektedir. Tablo 12. Alt bölgeler ve Amasya İlinde Üretim Biçimine Göre İşletme Sayıları Yer Bitkisel Üretim + Hayvansal Üretim Yalnız Bitkisel Üretim Yalnız Hayvansal Üretim Toplam İşletme Sayısı I. Alt Bölge II. Alt Bölge Amasya Kaynak : DİE, 1997 Köy Envanteri- Amasya İl Müdürlüğü. İşletmelerin Alt bölgeler bazında üretim biçimine göre ayrımı Tablo 12 de görülmektedir. İşletmelerin ü (%66,7) I. Alt bölgede, i de (33,3) II. Alt bölgede bulunmaktadır. İşletmelerin üretim biçimine göre ayrımına bakıldığında 33

44 İşletme sayısının %66,7 si I. Alt bölgede bulunmasına rağmen sadece Hayvansal Üretim yapan işletmelerin %86,0 sı I. Alt bölgede yer aldığı dikkat çekicidir. I. Alt bölgede yer alan Suluova ilçesinde özellikle besi ağırlıklı işletmeler yoğunlukta olup, ilçe merkezinde 1000 civarında irili ufaklı besicilik işletmesi bulunmaktadır. Bu ilçede tarım işletmelerinin %26,8 nin sadece hayvansal üretim yapılmaktadır. Grafik 11. Üretim Biçimlerine Göre Amasya ve Alt Bölgelerde İşletmelerin Dağılımı Tarım İşletmelerinin büyüklük ve parçalılığına göre incelendiğinde ülke genelindeki yapının ilde de hakim olduğu görülmektedir. İşletmelerin büyük çoğunluğu arazi genişliği bakımından yetersiz alanlara sahip olup, işletme ortalama genişliği de çok küçüktür. İşletmelerin sahip olduğu araziler genel olarak çok parçalıdır. Bu parçalılık tarımda verimliliği azaltan en büyük etkenlerden birisidir. Tarım alanlarının küçük ve çok parçalar halinde olması, tarımsal mekanizasyon başta olmak üzere bütün tarımsal işlemleri olumsuz yönde etkilemekte, mücadele, gübreleme, bakım, sulama gibi bütün faaliyetlerin pahalı olmasına yol açmakta, bu işlemlerin etkinliğini azaltmaktadır. 34

45 Tablo 13. Amasya ili ve Alt bölgelerde Arazi Büyüklükleri ve İşletme Sayıları (2001) Bölgeler Arazi Genişlikleri (dekar) toplam I.Alt B. A B C II.Alt B. A B C Toplam A B C Kaynak: DİE,1997 Köy Envanteri- Amasya İl Müdürlüğü Çalışma Kitabı,2001 A: İşletme Sayısı B: Parça Sayısı C: Arazi Sayısı (da) Tablo 13 de de görüldüğü gibi Amasya ilinde 0-20 dekar arasında tarım arazisinde sahip işletmelerin tüm işletmelere oranı %37,13 dür. Bu rakam ülke geneline kıyaslandığında Amasya da çiftçilerin çok da küçük alanlara sahip olmadığını göstermekle birlikte bu alanlarda daha çok sebzecilik ve meyvecilik yapılması da işletmelerin ekonomik olarak ayakta kalabilmesini sağlamaktadır. Ayrıca özellikle marjinal alanların yoğun olduğu dağ köylerinde yine çiftçilerin sahip olduğu arazi büyüklüğü geçimlerini sağlamaya yetmeyecek kadar küçük olduğu da açıktır. Amasya da işletmelerin yaklaşık %57 si işletme büyüklüğü olarak 0-50 dekara sahip olup, dekar arasında tarım alanı olan işletme sayısı %19,84 dür. Bir başka ifade ile işletmelerin %23 ünün tarım alanı 100 dekarın üzerinde olması, işletmelerin arazi büyüklüğü olarak dağılımı için ülke geneline göre iyi bir durum olduğu düşünülse bile bu alanların nitelik ve kalite olarak genelde kötü olması, çoğu marjinal alanların ve sulanamayan alanların da bu oranda temsil edilmesi işletmelerin sürdürülebilir tarım yapması yönünde sıkıntıda olabileceğini ortaya koymaktadır. 35

46 Grafik 12. Amasya İlinde İşletmelerin Büyüklüklerine Göre Dağılımı Amasya ilinde arazi büyüklüğü yönünden işletmelerin yeterli genişliğe sahip olduğu düşünülse bile (ülke geneline göre), üretime etki eden tüm şartların göz önünde bulundurularak bir optimum işletme genişliği ve yeterliliği yönünde de bilimsel çalışma yapılması ve çalışmadan sonra işletmenin ekonomik olarak faaliyetlerini sürdürüp sürdüremeyeceği daha iyi ortaya konulabilecektir. İşletmelerin yapısı arazi parçalılığı olarak incelendiğinde il genelinde ortalama arazi genişliliği 7,7 dekardır. Arazi parçası başına düşen büyüklük I. Alt bölgede 7,2 dekar, II. Alt bölgede 8,7 dekardır. Sebze ve meyvecilik faaliyetlerinin I. Alt bölgede yoğunlaşması arazi parçalılığının daha fazlalaşmasını da birlikte getirdiği düşünülebilir. Doğrudan Gelir Desteği Çalışmalarında bir çiftçimizin getirmiş olduğu yaklaşık 140 parsel tapusunun toplam büyüklüğünün 50 dekar civarında olması parsel başına düşen arazi büyüklüğünün ne kadar küçük olduğunu da açıkça ortaya koymaktadır. Bu durum, tarımda mekanizasyon başta olmak üzere, tüm faaliyetleri zorlaştırması yanında ekonomik olarak da daha pahalı üretim yapılmasına tüm ülkemizde olduğu gibi ilde de en önemli etkendir. İşletmelerin sahip olduğu tarımsal araziler I.Alt bölge, II.Alt bölge ve il genelinde 9,6 dır. 36

47 3.4. TARIMSAL PAZARLAMA SİSTEMİ Türkiye ve Amasya İli Hayvancılık Sektöründe Pazarlama ve Örgütlenme Hayvan ve hayvansal ürünlerin çağın değişen koşullarına uygun bir biçimde üretim ve kalitesinin artırılması, Türkiye ekonomisi açısından büyük önem taşımaktadır. Bunun başarılabilmesi ise, büyük ölçüde pazarlama organizasyon ve fonksiyonlarının etkin bir biçimde yerine getirilmesine bağlıdır. Hayvansal üretimin yapıldığı işletmelerde; örneğin yetiştirme ve besi faaliyetlerinde başarıya ulaşılsa dahi, pazarlamada ortaya çıkan problemler çözülmedikçe, üretim ve kaliteyi yükseltmek çoğu zaman güç ve bazen de imkansızdır. Hayvansal ürünlerin pazarlanması, ürünlerin hammaddeden mamul halini alıp, tüketim aşamasına geçme anına kadar devam eder. Bu bakımdan pazarlama, hayvansal ürünlerin imalat safhalarını da kapsamaktadır Amasya da Et Üretimi ve Et Ürünleri Pazarlaması Türkiye de halen hayvan ve hayvansal ürünler pazarlamasında aracı sayısı çok, aynı zamanda pazarlama prodüktivitesi düşüktür. Üretici ile tüketici arasında sayıları bazen 5-6 yı bulan genelde 3-4 arasında değişen pazarlama organları bulunmaktadır. Kasaplık hayvan ve et pazarlaması Türkiye de çeşitli ölçekteki yerleşim yerleri itibariyle farklılıklar göstermektedir. Amasya ilinde sığır besiciliği özellikle I. Alt bölgede (Suluova ve Merkez ilçede yoğun) pazar amaçlı yapılmaktadır. Canlı hayvanların bir kısmı aile içinde öz tüketimle değerlendirilmekte, önemli bir kısmı ildeki mezbahalarda kesime sevk edilmekte, diğer illerdeki et işleme tesislerine satılmaktadır. Amasya da yapılan besinin önemli bir kısmı da kurban bayramına yönelik yapılmaktadır. Kurban bayramında özellikle İstanbul, Ankara ve Samsun illerine önemli miktarlarda hayvan sevki yapılmaktadır. Ülkemizde olduğu gibi Amasya İlinde de sakatat, deri, tırnak vb. gibi yan ürünler yeterince ekonomik olarak değerlendirilememektedir. Bu durum hayvan yetiştiricilerinin üretim kazançlarını düşürürken, tüketicilerinde et ve et ürünlerini pahalı satın almasına yol açmaktadır. Besicilik için hammadde olacak hayvanlar başta Kars, Erzurum, Ağrı gibi doğu illeri ile Ordu, Rize, Çarşamba gibi Karadeniz bölgelerinden sağlanmaktadır. Bu bölgelerden alınan hayvanların büyük kısmının 5-6 aylık olması ayrıca yerli ırkla yapılan besiciliğin hala önemli miktarlarda olması, besiciliğin açık sistem yerine çoğunlukla geleneksel ahır besiciliğinin besi içindeki payının %90 ların üzerinde seyretmesi, üretici karının düşük olması yanında tüketicilerinde pahalı ürün satın almasının öncelikli nedenleridir. 37

48 Amasya da özellikle I. Altbölgede besi hayvancılığı çok önemli bir gelir kaynağıdır. Gelişmiş ülkelerde tarımsal gelir içerisinde bitkisel üretim-hayvansal üretim gelir dengesi %70 hayvansal üretimden, %30 bitkisel üretimden oluşmaktadır. Ülkemizde ise bitkisel üretim lehine tam bir ters gelişim yaşanmaktadır. Yani ülkemizde tarımsal gelir içerisinde hayvancılığın payı %30 civarında iken, bitkisel üretimin payı %70 lerdedir. Amasya da da ülke geneline paralel bir tablo olup, 2001 yılı verilerine göre ilin tarımsal gelir içerisinde payı hayvansal üretimin %36, bitkisel üretimin ise %64 dür. Tablo Yılları Türkiye ve Amasya da Et Üretimi YILLAR AMASYA (ton) TÜRKİYE (Ton) Amasya nın Üretimdeki Payı (%) , , , , , , , , , ,51 Kaynak: DİE, Tarımsal Yapı ve Üretim ( ),Ankara Tablo 14 de Türkiye genelinde ve Amasya ilinde kırmızı et üretimleri verilmiştir. Amasya ilinde özellikle I.Alt bölgede besi sığırı yetiştiriciliği il ekonomisi için önemli bir tarımsal faaliyet olup, bu bölgede yetiştirilen besi hayvanlarının tamamına yakın bir kısmı pazara yönelik üretim biçimidir. Amasya ilinde kırmızı et üretimini oluşturacak hayvan sayısı (küçükbaş, büyükbaş ve manda) ülke genelinin %0,7 si iken et üretiminde Amasya ilinin oransal dağılımı yılları arasında yıllara göre değişim göstermekle birlikte ortalama %2,37 olmuştur yılında Amasya ilinin payı ülke içinde %2,88, 2001 yılında %3,83 ve 2002 yılında %2,51 olarak gerçekleşmiştir. Hayvan varlığına göre Amasya ilinde et üretiminin ortalama olarak üç katı fazla bir oranda olmasında kayıt altına alınamayan kesimler ve kayıtların çok sağlıklı tutulamamasının yanında, özellikle pazar amaçlı besi sığırcılığının Amasya da yoğun bir şekilde yapıldığının da bir göstergedir. 38

49 Grafik 13. Sığır Eti Arz-Talep Projeksiyonu (Bin Ton) Amasya da et pazarlama kanalları aşağıdaki şemada gösterilmiştir. ET PAZARLAMA KANALLARI Üretici Hayvan Pazarı Mezbane Öz Tüketim Hayvan Tüccarı İmalathane Market Tüketici 39

50 Amasya da Kuru Soğan Üretimi Türkiye de kuru soğan üretiminin en yoğun yapıldığı illerden olan Amasya, Ankara ilinden sonra üretim rakamları ve pazarlama oranları bakımından kuru soğanda 2. sırada yer almaktadır yılı verilerine göre Türkiye de hektar olan toplam kuru soğan ekiliş alanının hektarı Amasya iline ait olup, ekiliş alanının %17,74 üne sahiptir. Ülkemiz ekolojisi soğan yetiştirmeye çok uygundur. Tarım sektöründe işçi ücretlerinin düşük olması, ülkemizin coğrafi konumundan dolayı ithalatçı ülkelere yakın olması ve en önemlisi de soğan tarımı konusunda çiftçilerimizin bilgi seviyelerinin oldukça iyi olması gibi faktörler dünya soğan üretim ve ihracatında ülkemizi avantajlı duruma getirmiş olmasına rağmen bu avantajımızı yeteri kadar değerlendirememekteyiz. Plansız programsız üretim, soğan üreticilerinin organize olmayışları, çok masraf ve emek gerektiren soğan tarımı yapan çiftçilerimizi periyodik olarak bazı yıllar zor durumda bırakmaktadır. Soğan, il çiftçileri için de ana gelir kaynaklarından biridir. Sulu tarım alanlarında üç önemli ürün; soğan, şekerpancarı ve buğdaydır. Bu ürünlerden şeker pancarı ve buğday yetiştiriciliğinden çiftçiler umdukları geliri kazanamadıkları için kendilerini riske atarak soğan üretimine yüklenmektedirler. Sonuç olarak üretimin artması ve ihracatın da yeteri kadar yapılamaması fiyatları düşürmekte, hatta üretici masrafını bile kazanamamaktadır. Ancak bazı yıllarda da çok yüksek kazanç elde eden çiftçilerimiz her yıl aynı sonucu alma düşüncesiyle soğan tarımına da devam etmektedirler. Grafik 14. Kuru Soğan Üretim Alanının Türkiye ve Amasya İlinde Gelişimi (ha.) 40

51 Tablo Yılları Arası Türkiye ve Amasya da Kuru Soğan Üretimi Yıllar Ekim Alanı (ha) Üretim (ton) Verim (kg./ha.) Türkiye Amasya Türkiye Amasya Türkiye Amasya Kaynak : DİE, Tarımsal Yapı, Çeşitli Yıllar, Ankara Not: Ekim alanı ile hasat edilen alan arasında farklılıklar olabildiğinden verim farklı çıkabilmektedir. Türkiye de yıllara göre değişmekle birlikte ortalama 2-2,5 milyon ton arasında üretim yapılmaktadır. Üretimin yaklaşık %30-35 lik oranının depolama şartlarından dolayı kaybolduğu ( ton) hesaplanmaktadır. Yapmış olduğumuz bir hesapla iç tüketimin yaklaşık ton civarında olması tahmin edilmektedir. İhracat rakamlarının ise ortalama ton civarında olduğu ele alınırsa uygun olmayan depolama kayıpları da eklendiğinde üretimin en az yarısının boşa gittiği açıktır. Soğan yetiştiren üreticilerimizin her yıl belirli miktarda kazanç sağlayabilmesi için bütün ürünlerde olduğu gibi soğan üretiminde de planlamaya gidilmesi gerekmektedir Planlamanın yaklaşık ton soğan üretim hedeflenerek yapılması, her yıl yaklaşık ton ihracat yapılması amaçlanarak politikalar oluşturmak ve dış pazarlar bulmak gerekmektedir. Üretimin sınırlandırılabilmesi için Soğan Satış Kooperatifleri veya Birlikleri kurulup soğan satımının bu organizasyonlar tarafından yapılması mutlaka gerekmektedir. Soğan üretiminin önemli miktarlarda yapıldığı Amasya (Suluova), Ankara (Polatlı) ve Bursa (Karacabey) de alt şubeler içeren bir Soğan Satış 41

52 Kooperatifleri kurularak, bu alt şubelerin birlikteliğinde üretimin en çok olduğu ilçe, başkan ve organizatör şube olacak şekilde kurulması ile aralarındaki birliktelik de sağlanmış olacaktır. Çiftçilerimizin kendi aralarında kuracakları Soğan Satış Kooperatifleri sadece; soğan satışı ile ilgili organizasyonları yapacak olup, üretimin iç ve dış pazar talepleri dikkate alarak sınırlandırılmasını gerekirse kota konulmasını sağlayarak üreticilerin soğandan elde ettikleri net kârın artmasını sağlayacaktır. Önemli miktarlarda soğan üretimi yapılan illerde mevcut meyve - sebze işleme fabrikalarına ilaveler yapılarak soğan kurutma, soğan tozu ve soğuk zincir içinde kıyılmış soğan gibi ürünlerle piyasadaki taleplerin karşılanması sağlanmalıdır. Böylelikle askeri birlikler hastaneler gibi toplu yemek tüketen yerlerin soğan ihtiyaçları karşılanabilir. Ayrıca dış pazarda da pazar payı elde edilebilir. Gelişmiş ülkelerde de soğanın bu şekilde tüketimi giderek artmaktadır. Özellikle çok yoğun çalışma ortamlarında ayakta beslenme yaygın olduğundan işlenmiş soğan tüketimi de yaygındır. Yukarıda bahsedilen Soğan Satış Kooperatifi kurulduğunda; ürün değerlendirilmesi, pazar aranması, mevcut teknolojilerin takibi bu konudaki fizibilite raporlarının uzmanlarına hazırlatılması gibi görevlerde bu kooperatif tarafından yaptırılmış olacaktır. Grafik 15. İllere Göre 2000 Yılı Kuru Soğan Pazarlama Oranları - (%) Grafik 15 de 2000 yılı kuru soğan pazarlama oranlarının illere dağılımı verilmiştir. Görüldüğü gibi Amasya ili, Ankara dan sonra pazarlamada en çok pay 42

53 alan il olup, üretim yapılan alan ve üretim miktarında da Ankara ve Amasya en çok paya sahiptir. Grafik 16. Türkiye Kuru Soğan Üretimi ve Ekiliş Alanları Amasya İli Payı (%) Tablo 16. Amasya İlinde Kuru Soğan Üretim Projeksiyonu Yıllar Üretim (ton) Yıllar Üretim (ton) * * projeksiyon yılları Kuru soğan Üretimi Projeksiyonunda Kullanılan Trend : y= a +bx Σxy (Σx. Σy)/N b = Σx 2 [(Σx) 2 /N] a= Ŷ-bx -- 43

54 Kuru soğan Fiyatları ve Pazarlanması: Ülkemizde birkaç tarımsal ürün dışında diğer ürünler için bir üretim planlamasının yapılmaması, üretim arzının genelde bir önceki yılın talep ve bunun sonucunda oluşan fiyatlara göre belirlenmesi tarım ürünleri fiyatlarında genelde dalgalı bir seyir göstermektedir. Kuru soğan fiyatları Örümcek Ağı Kuramı nın geçerli olduğu bir arz-talep dengesinde oluşmaktadır. Üretim genelde bir önceki yılın fiyatlarına göre yapıldığından birbirini takip eden yıllar arasında fiyat bakımından ayrı oluşumlar görülebilir. Kuru soğan üretiminin ilde önemli bir miktarı 7-8 ay süreyle depolanmaktadır. Depolama şartlarının uygunsuz ve ilkelliği depolama kayıplarının yıllara göre değişmekle birlikte %35-40 lara varan oranlara çıkmasına neden olmaktadır. Ürün kaybını en aza indirmek için Amasya Valiliği İl Özel İdare Müdürlüğü kaynaklarından finanse edilerek TÜBİTAK-Marmara Araştırma Enstitüsü tarafından yürütülen Amasya Bölgesinde Yetiştirilen Soğanların Depolama Şartlarının İyileştirilmesi Projesi 1999 yılında sonuçlanmıştır. Elde edilen bilgiler çiftçilerimize uygulatılmaktadır. Grafik 17. Kuru Soğan Fiyatlarındaki Dolar Bazında Değişim (cent) Kuru soğan fiyatı çok ilginç seyretmektedir. Grafik 17 de Dolar bazlı değişim verilmektedir. Bazı yıllarda fiyatlar çok yüksek seviyelere çıkmakta iken ( yılları gibi) bazı yıllarda ürün fiyatı maliyet rakamlarının altına düşmektedir. Kuru soğanın hasat edilmesi sonrasında üreticiler elde ettikleri ürünün bir kısmını satmaktadırlar. Özellikle tüccarlar aldıkları soğanın önümüzdeki aylardaki fiyat 44

55 beklentilerine göre Nisan-Mayıs aylarına kadar depolamaktadırlar. Hasat mevsiminde oluşan ilk fiyatlar genelde düşüktür. Üreticiler gübre, ilaç, işçilik vb. gibi üretim girdilerini karşılayabilmek amacıyla üretimlerinin büyük bir miktarını sattıklarından düşük seyretmekte ve esas üretimde bulunan üreticilerden çok depolama yapan tüccarlar önemli kazançlar sağlamaktadırlar. Soğan fiyatının yüksek olduğu yıllar, kuru soğan üretiminin büyük miktarının üretici elinden çıktığı ve ihracat miktarının yüksek olduğu yıllardır. KURU SOĞAN PAZARLAMA KANALLARI Üretici Tüccar Depolama Öz Tüketim ve İşçilere Verilen Sebze Fabrikaları İşleme Sebze Hali İhracat Pazarcı Parekende Satış (marketyol üzeri) Tüketici 45

56 Kuru soğan İhracatı: Tablo 17 de de görüldüğü gibi Türkiye nin kuru soğan ihracatında yıllara göre değişken bir trend izlenmektedir yılı rakamlarına göre ton ihracat yapılmıştır. İhracat daha çok Romanya, Bulgaristan gibi Balkan ülkeleri ile Arap ve Türki Cumhuriyetlere yapılmakta olup belirtilen yılda ilden 120 ton soğan ihracı yapılmış görülmekle birlikte bu rakam, Bitki Sağlık Sertifikası ilden alınmış olan ihraç malı soğanlar içindir. Amasya dan ihraç edilip de özellikle gümrük bulunan başka illerde Bitki Sağlık Sertifikası verilen kuru soğan miktarının belirlenmesi zor olduğundan ilin ihraç rakamları bilinmemektedir. Tablo 17. Türkiye Kuru soğan İhracatı Yıllar Miktar (ton) Değer (Bin Dolar) Kaynak : Dış Ticaret Müsteşarlığı İnternet Sitesi. İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi İnternet Sitesi. Not: ( yılları arası ihracat değerine ulaşılamamıştır) 46

57 Tablo 18. Amasya da Kuru Soğan Pazarlanması (SWOT Analizi) Strateji Mevcut Durum Problemler Fırsatlar Tehlikeler Kuru soğan üretimi ve pazarlanması -Kuru soğan Üretiminin önemli miktarlarda yapılması - il için özellikle kırsal bölgelerde istihdam sağlaması (işgücü) - ilin iklim şartlarının üretim için uygunluğu - Üretimde iyi bir bilgi seviyesinin yakalanması -Fiyatların yıllara göre çok değişken seyretmesi (Örümcek Ağı Kuramı) -Depolama kayıpları yüksek -Ürün yüksek kar sağladığı yıllarda üreticiden çok depolama yapan tüccarlar bu durumdan yararlanmaktadır. -İlde mevcut sulu tarım alanlarının yaklaşık %20 sinde soğan tarımı yapılmakta -Üretimde planlamanın olmaması ürün fiyatlarının çok belirsiz seyretmesine yol açmakta, kimi yıllar çok yüksek gelir elde edilirken kimi yıllar maliyetin altında satılmakta -Ekonomik yönden güçlü olan üreticiler ürününü belli bir süre depoda bekletme gücüne sahipken çoğu üreticinin ürününü açılış fiyatından pazarlamak zorunda kalmaktadır. -Soğan işleme fabrikalarının çok az olmaması ve özellikle dış pazarın darlığı -Soğan üretiminde belirli bir örgütlenmemeye geçilememesi -Kimi yıllar üreticilerin vadeli satışlarda dolandırılması -Depolama şartlarının kötü olması sonucu yüksek oranda kayıplar yaşanmaktadır. -Bakım, yetiştirme ve hasat periyodunda kimi zaman işçi bulamama sıkıntısı -Soğan yetiştirmede önemli bir bilgi birikimine sahip olunması - ilin atıl da olsa Sivas-Samsun demiryolu üzerinde bulunması - ilin Samsun limanına yakınlığı -Özellikle hasatta mekanizasyonun gelişmesiyle girdi maliyetlerinin azalması -İklimsel olarak ilin uygunluğu -Ucuz işgücü -Fiyatların çok dalgalı seyretmesi (Soğan fiyatları özellikle çoğu tarla ve sebze ürünlerinde olduğu gibi bir önceki yılın talebine göre arz belirlenmekte bu da fiyatların çok iniş çıkışlı seyretmesine neden olmaktadır.) -Çiftçilerin yüksek gelir beklentilerinden kimi zaman birkaç yıl üst üste aynı tarlaya ürün ekmeleri ve toprak yapısının gittikçe kötüleşmesi -İhracat olanaklarının yetersizliği -Maliyetin yüksek olması nedeniyle çok düşük fiyat bulan yıllarda üreticilerin finansal yönden bir sonraki yıl üretim yapamayacak hale gelmesi. 47

58 Türkiye ve Amasya da Kiraz Üretimi Türkiye de kiraz üretimi son yıllarda ton civarında gerçekleşmektedir. Özellikle 0900 Ziraat çeşidinin Avrupa pazarlarında söz sahibi olması ve Türk Kirazı imajını yaratmış olması dikkatleri kiraz üretimi üzerine yoğunlaştırmıştır yılı verilerine göre Dünya kiraz üretimi ton olarak gerçekleşmiştir. Türkiye, kiraz üretiminde Dünyada ilk sırada yer almaktadır. Dünya kiraz üretiminin %13 ü ülkemiz tarafından gerçekleşmektedir. Türkiye yi önemli kiraz üreticisi ülkelerden İran, A.B.D., İtalya, Almanya ve İspanya takip etmektedir. Söz konusu 6 ülkenin Dünya kiraz üretiminden aldığı pay %59,5 dir. Tablo 19. Önemli kiraz üreticisi ülkeler ve dünya üretimi içindeki payları (2000 ) Ülkeler Üretim Miktarı (ton) Üretim Payı (%) Türkiye İran A.B.D İtalya Almanya İspanya ülke toplamı Kaynak: I. Sert Çekirdekli Meyveler Sempozyumu, Yalova,2001 Türkiye de 1991 yılında ton olan kiraz üretimi 10 yıl içinde %53,3 lük artış göstererek 2000 yılında tona yükselmiştir. Amasya ili kiraz üretiminin önemli oranlarda yapıldığı ildir. Özellikle son yıllarda kiraz ihracatının artması ilde kiraz üretimini artırmıştır. Kiraz meyvesinde pazar talebi doğrultusunda üretim oluşturulduğu zaman kiraz ihraç potansiyeli yüksektir. Ancak Amasya ilinde son yıllarda kurulan kiraz tesisleri haricinde önceden kurulu bahçelerin genellikle ihraca uygun nitelikte olmayışı ihracat olanaklarını sınırlandırmaktadır. İlde üretilen ürün dış piyasadan çok iç piyasada satıma uygundur. Son yıllarda ihraca yönelik üretimin çoğalması, Alara, Tüfekçioğlu gibi ihracat firmalarının ile ilgi duymasına neden olmaktadır. Özellikle 2002 yılında Amasya da önceki yıllara göre ihracat talebinde artışlar yaşanmış bu da üreticilerimizin kiraz bahçesi tesisine yöneltmektedir. Amasya ilinde 2004 yılında özellikle Nisan ayında yaşanan düşük sıcaklık nedeniyle, kiraz rekoltesinde önemli miktarlarda azalma beklenmektedir. Kiraz üretim miktarının önceki yılllara göre %30-40 lara düşmesi, bir başka ifade ile 8-9 bin ton civarında bir üretim olacağı tahmin edilmektedir. 48

59 Tablo 20. Türkiye ve Amasya da Kiraz Üretim Gelişimi Yıllar Ağaç Sayısı (bin adet) Meyve Veren Yaş Mey. Vermeyen Y. Toplam Üretim (ton) Türkiye Amasya Türkiye Amasya Türkiye Amasya Türkiye Amasya , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , Kaynak : DİE, Tarımsal Yapı ve Üretim (çeşitli yıllar), Ankara Grafik 18 de Amasya ilinin kiraz üretimindeki payının yıllara göre değişimi görülmektedir. Grafikte de izlendiği üzere son yıllarda kiraz üretiminde büyük bir gelişme sağlanmaktadır. Son üç yılın ortalama verimine bakıldığında 1991 yılına göre ülke genelinde kiraz üretimindeki artış %53,3 iken ildeki bu oran %527 dir. Dikkat çekici bir unsur da alınan verimin Türkiye ortalamasının hayli üzerinde olduğudur yılında Amasya da meyve veren yaşta ağaç sayısının Türkiye ye oranı %4,2 iken, üretim miktarı ülke genelinin %8,7 sidir. Bu durumda Amasya ilinde alınan yüksek verimin yanı sıra önemli miktarlarda kiraz üretimi yapan illerde yarı bodur ve tam bodur özellikte fidanlar ile bahçe tesisinin kurulmasının payı vardır. Amasya da hala kiraz bahçesi tesisinin daha çok klasik formda ağaçlar ile yapıldığı yarı bodur özellikte fidanlar ile tesis yapılmaya başlansa bile tam bodur kiraz üretiminin yüksek maliyet nedeniyle ilde hiç uygulanmaması da ihraç yönünden ilin zayıf kalmasına neden olmaktadır. 49

60 Grafik 18. Meyve Veren ağaç Sayısı ve Üretimde Amasya İlinin Türkiye'ye Oranı Kiraz Fiyatları ve Pazarlama Gelişmiş ülkelerde meyve ve sebze satışlarının süper marketler aracılığıyla yapılması giderek artmaktadır. Ürün işleme ve pazarlama maliyeti, uygun teknolojilerin kullanabilirliği, hasat sonrası işleme teknikleri, soğuk hava sistemlerinin yetersizliği, dünya pazarlarındaki kompleks uygulamalar ve standartlar, kiraz ihraç potansiyeli etkilemektedir. İhraca uygun olmayan kiraz üretiminin fazlalığı bu kirazların iç piyasada değerlendirilme zorunluluğunu da beraberinde getirmektedir. Son yıllarda ihraç yönünde artan talep ihraca uygun nitelikte kirazın yüksek getiriler sağlaması yanında, iç piyasaya sunulan kirazın da fiyatını göreceli olarak artırmıştır. Böylece ihraç nitelikli kirazın çok yüksek gelir getirmesi yanında, özellikle bahçe tesisisin orta vadeli ve ağaç ömrünün de uzun olması dolayısıyla iç piyasaya yönelik üretim yapan üreticilerin de gelirlerini önemli oranlarda artırmıştır. Amasya da kiraz soğutma, işleme, standardizasyon, paketleme,depolama ve değerlendirmeye yönelik tesislerin olmayışı ihracat firmalarının ilden ürün almalarını kısıtlayan bir faktördür. Özellikle 2000 li yılların başından itibaren ihracat firmaları ile yapılan görüşmeler ve firmaların ile davet edilmesi, üreticilerle firmaların bir araya getirilmeleri ile, 2001 ve 2002 yıllarında ihraç firmaları taşınabilir soğutma sistemleri ile Amasya dan önceki yıllara göre önemli miktarlarda kiraz ihraç etmesini sağlamıştır. İhracatçı firmaların Afyon-Isparta yöresinde alım yaptıkları üretim 50

61 dönemi öncesinde ihraç edebilecekleri kiraz miktarını Amasya ilinden karşılamaları, bu firmaları Amasya dan kiraz alımına yöneltmiştir. Bu şekilde özellikle yılında yoğunlaşan bu talep, fiyatların ilde yükselmesiyle üreticilerin yüksek kar elde etmesini sağlamaktadır. Firmaların önümüzdeki yıllarda da daha yüksek kiraz alım taleplerinin olacağı kesindir. Zira Isparta-Afyon bölgesindeki kiraz üretim sezonu öncesinde firmalar, yeteri kadar ihraç edebilecek kiraz bulamamaktadır. Son yıllarda çiftçilerimizden ihraç kalitesi yüksek kiraz çeşitleriyle bahçe tesisi yönünde büyük talepleri olmaktadır. Örneğin 2000 yılında mahalli kaynaklarla gerçekleştirilmesi düşünülen kiraz bahçesi tesisi için nin üzerinde fidan talebi gelmiştir. Grafik 19 da kiraz fiyatlarındaki değişimin yılları arasındaki gelişimi verilmektedir. Kiraz fiyatları özellikle 2000 yılından sonra daha yüksek oranlarda artma eğilimindedir. Özellikle ihraç nitelikli kirazın 2002 yılındaki fiyatı Amasya da 2 dolar/kg. civarında üreticiden alıcı bulmuştur. İhraç nitelikteki kirazın fiyatındaki bu artış, iç piyasaya sunulan kirazın fiyatını da yükseltmiş, üreticiler kiraz üretiminden yüksek gelir elde etmişlerdir. Amasya ili için çok önemli bir tarımsal ürün olan kiraz üretimi, 2004 yılı Nisan aylarında yaşanan soğuk zararı nedeniyle üretim ilimizde önceki yılların ortalamasına göre çok düşük seyretmektedir. İhraç ürünü kiraz şu günlerde üreticiden 3 milyon civarında fiyatla satın alınmaktadır. Grafik 19. Kiraz Fiyatlarında Dolar Bazında Yıllara Göre Değişim Kiraz İhracatı Son yıllarda dış satım açısından önem kazanan ve bazı yıllar 45 milyon dolarlık döviz getirisi olan kiraz, Türkiye açısından üzerinde durulması gereken bir ürün olarak dikkat çekmektedir. Özellikle 0900 Ziraat çeşidinin taze olarak Avrupa 51

62 ülkelerine ihraç edilmesi ve bu ihracatın artacağı yönündeki izlenimler, kiraz konusunda değişik disiplinlerin bir araya gelerek yaptığı ve yapacağı araştırma çalışmalarını tartışacağı bir grubun oluşması sağlanmıştır yılı verilerine göre ton taze kiraz ihracatı gerçekleşmiş ve bundan 38 milyon dolar gelir elde edilmiştir. Üretimde görülen azalmaya bağlı olarak 2000 yılında ton kiraz dışsatımından 23,5 milyon dolar elde edilmiştir. Ülkemizde, taze kiraz dışsatımı yanında önemli miktarlarda dondurulmuş ve geçici konserve edilmiş olarak kiraz ihracatı da yapılmaktadır. Kiraz dış satımında, üretim artışı yanında pazar bulmada başarı ve elde edilen pazarın sürekliliğinin sağlanması gibi olumlu gelişmeler sayesinde son yıllarda önemli artışlar olmuştur. Bu gelişmeler sayesinde 1999 yılında Türkiye de üretilen kirazın %13,6 sı, 2000 yılında da %6,5 i ihraç edilmiştir yılında üretilen 250 bin ton kirazın yaklaşık %9,6 sı ihraç edilerek, ton taze kiraz ihracatı karşılığında 49,3 milyon dolar gelir elde edilmiştir. Tablo 21. Türkiye nin kiraz ihracat Miktarı (ton) İhraç türü Taze Dondurulmuş Geçici Konserve Toplam Kaynak : I. Sert Çekirdekli Meyveler Sempozyumu, Yalova, ( yılları) Tablo 22. Türkiye nin Kiraz İhracat Değeri (1000 $) İhraç türü Taze Dondurulmuş Geçici Konserve Toplam Kaynak : I. Sert Çekirdekli Meyveler Sempozyumu, Yalova, ( yılları) 52

63 Grafik 20. Kiraz İhraç Miktar ve Değerinde Yıllara Göre Değişim Türkiye nin dünya kiraz ihracat miktarı içinde payı %17,7 iken elde edilen döviz gelirinden aldığı pay %11,2 dir. Bu durum, ülkemizin diğer ülkelerden daha ucuz fiyatla kiraz ihracatı yaptığını göstermektedir. Tablo 23 de bu durum görülmektedir. Tablo 23. Önemli ülkelere göre kiraz ihracat miktar ve değerleri Ülke İhracat Miktarı (ton) Dünya İhracında Payı (%) İhracat Değeri (1000 $) Dünya İhraç Payı (%) Dünya , ,0 A.B.D , ,3 Türkiye , ,2 İspanya , ,5 İtalya , ,4 Fransa , ,3 Yunanistan , ,5 Şili , ,2 Kaynak : I. Sert Çekirdekli Meyveler Sempozyumu, Yalova,

64 Amasya ilinde üretilen kirazların özellikle önceki yıllarda tamamına yakın kısmı iç piyasaya sunulmaktaydı. Bu durum, ihraç nitelikli çeşitlerin azlığı, firmaların yeteri kadar potansiyel bulamaması, özellikle ön soğutma, standardizasyon, paketleme gibi tesislerin olmamasından kaynaklanmaktaydı. Son yıllarda gerek üretici firmalarla gerekse çiftçilerle yapılan çalışmalar olumlu sonuç vermiş, bu çalışmalar ile ihraç firmaları ve üreticiler bir araya getirilmiştir. Üretici firmaların Isparta-Afyon yöresinde alım yaptığı sezon öncesinde (Haziran başı-haziran sonu) kiraz bulamayışı ve kiraz üretim sezonunun bu dönemde Amasya da yapılıyor olması ili ihraç firmaları için bir cazibe merkezi olmasına aday haline getirmiştir. İlin bir başka avantajı da iklimsel çeşitlilikten kaynaklanan yaklaşık 2 ay gibi bir üretim sezonunun yakalanabilir olmasıdır. Bir program dahilinde yükseltisi metre arasındaki tarımsal alanların kiraz üretiminde değerlendirilmesiyle ihracatın önemli miktarlarda artacağı kesindir. Avrupa Birliği nin ile sunduğu Yeşilırmak Havza Gelişim Projesi çerçevesinde, Avrupa Birliğine sunulmuş olan, şu anda ilde mevcut, Orköy tarafından yaptırılmış olan soğuk hava tesisine entegre edilmesi düşünülen ön soğutma, şoklama, standardizasyon ve paketleme tesisi projesinin Avrupa Birliğinden kaynak bulması halinde kiraz meyvesi için önemli bir altyapı hazırlanmış olacaktır yılında ilden çeşitli ihraç firmaları yaklaşık 800 ton kiraz ihraç etmişlerdir. KİRAZ PAZARLAMA KANALLARI Üretici Tüketim Merkezi Sebze Hali Mahalli Toplayıcı Tüccar- Komisyoncu Pazarcı Mahalli Pazar İhracatçı Dış Tüketici İç Tüketici 54

65 Tablo 24. Amasya da Kiraz Üretimi ve Pazarlanması (SWOT Analizi) Strateji Mevcut Durum Problemler Fırsatlar Tehlikeler Kiraz üretimi ve pazarlanması -İl, önemli bir kiraz üretim bölgesidir. - Üreticilerimiz yüksek getirisinden dolayı son yıllarda büyük bir kiraz bahçesi kurma talebindedir -İlde hala geleneksel kiraz bahçesi tesisi devam etmektedir. -Üretilen kirazların çoğu ihraç nitelikli değildir. -Kiraz üretiminin büyük kısmı iç piyasaya verilmektedir. Kiraz üretiminde uzmanlaşmış üreticiler bulunmaktadır - Kirazın tüketim ömrünün kısa olması -İlin ihraç bölgelerine uzaklığı -Kiraz işleme tesislerinin mevcut olmaması -İklim şartlarında dolayı her yıl alınan ürün miktarının değişkenliği -Yüksek getirili tam bodur kiraz tesisine yüksek maliyetten dolayı geçilememesi -İhraç olanaklarının her geçen yıl artması -Avrupa Birliği Kaynaklı Meyve soğutma, standardizasyon ve paketleme projesinin hayata geçme olasılığı -Üreticilerin bilgi birikimi -Dış ülkelerde Türk Kirazına olan talebin yüksekliği -İlde Kiraz adına bir Festival düzenlenmesi -İklimsel şartlardan dolayı üretim periyodunun uzun olması -İhraç firmalarının gün geçtikçe ile ilgi göstermesi - Kiraz işleme, standardizasyon paketleme gibi komple tesislere kaynak bulunamama riski - Kiraz bahçesi tesisine olan aşırı ilginin bir üretim politikası çerçevesinde planlanmaması Türkiye ve Amasya da Elma Üretimi Amasya nın adı elma ile özdeşleşmiş olarak anılmakta olup Türkiye de Amasya deyince elma akla gelmektedir. Elma adıyla anılan il bu ününü elma üretiminin çokluğundan ziyade misket adı verilen elma cinsinin kendine özel özelliklerinden almaktadır. Misket çeşidi, kendine has koku, tat, gevreklik, uzun dönem depolanabilmesi ile haklı bir ün elde etmiştir. Bu özellikler Amasya içinde bile birbirini tutmamakta olup, özellikle şehir merkezinin kurulu olduğu Yeşilırmak vadisi içinde mikroklima iklim koşullarına sahip bölgede çok üstün nitelikte elma yetişmektedir. Misket elmasının bu üstün özellikleri yanında periyodisite göstermesi, yani bir yıl ürün verip bir yıl ürün vermemesi özelliğiyle üreticiler için karlı bir yetiştiricilik olmadığından gün geçtikçe misket elması üretimi azalmakta, yeni tesis edilen elma bahçelerinin misket dışındaki türlerden yapılması ile misket elmasının 55

66 nerdeyse türü tükenir hale gelmesine yol açmaktadır. Bu durumun önüne geçebilmek amacıyla Amasya Valiliğinin önderliğinde Samsun Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü ile sürdürülen çalışmalar ile Amasya Elmasının ıslahı ile ilgili çalışmalar devam etmektedir. Çalışmalarda Amasya Elmasının üstün özellikleri yanında periyodisite göstermesi, meyve kalite özellikleri yönünden çok değişik tipleri bulunması gibi olumsuz özelliklerin giderilmesi hedeflenmektedir. Türkiye de iklim koşullarının, elma üretiminin hemen her bölgede yapılabilmesine uygunluğu nedeniyle, elma tarımı önemli bir tarımsal faaliyet olup önemli ihraç ürünlerimizdendir. Ayrıca konserve ve meyve suyu sanayine önemli bir hammadde olması ve meyve suyu sanayinin daha çok ihraç özelliklerinin bulunması ile elmanın uzun süre depolanabirliği, son yıllarda yaş meyve olarak ihracat olanaklarının artması ile dikkat çekmektedir. Tablo 25 de Türkiye ve Amasya ilinde yılları arası elma üretim alanları, üretim miktarlarının gelişimi görülmektedir. Tablo 25. Türkiye ve Amasya da Elma Üretimi Yıllar Ağaç Sayısı (bin adet) Meyve Veren Yaş Mey. Vermeyen Y. Toplam Üretim (ton) Türkiye Amasya Türkiye Amasya Türkiye Amasya Türkiye Amasya , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,4 Kaynak : DİE, Tarımsal Yapı ve Üretim (çeşitli yıllar), Ankara Grafik 21 de, Amasya ilinin Elma Üretimi, Ağaç Sayısı ve Ülke içinde Pazarlama Payı verilmektedir. Gerek Tablo 25, gerekse Grafik 21 incelendiğinde elma üretimin ilde ülke geneline göre üretimin önemli miktarlarda yapılmadığı 56

67 görülmektedir. Amasya ilinde en önemli sektör olan tarımsal üretim değerinin %11,3 ü meyvecilikten elde edilmekte olup, elma üretiminin meyve ürünleri içinde parasal değeri %23,3 olup kirazdan sonra en önemli meyve üretimi elmadır. Bir başka deyişle toplam tarımsal gelir içerisinde elma üretiminin payı %3,1 dir. Elma üretiminin ilde incelenmesi, üretimde payın yüksekliğinden ziyade il adı ile özdeşleşmiş elma üretiminde bu durumun değerlendirilebilmesi hatta bir marka yaratılabilmesi amaçlanmıştır. Özellikle Amasya elmasının ıslahının gerçekleştirilmesi ile periyodisite ve meyve kalitesi yönünden standart bir özelliğin yakalanmasıyla iç piyasanın gelişmesi yanında, dış ülkelerde tanınmayan bu çeşidin ihraç olanaklarının artırılması ile önemli bir pazar bulunabileceğine inanmaktayız. Grafik 21 de görüldüğü gibi üretimde verim oranı genelde Türkiye ortalamasının üzerindedir. Ayrıca Türkiye ye göre ilin pazarlamadaki payı üretim oranından daha fazladır. Türkiye de elma üretiminin en fazla yapıldığı üç il Isparta, Niğde ve Karaman dır. Bu iç ilin Türkiye elma pazarındaki oranı %46 olup, özellikle ihraç nitelikte üretim yapılmaktadır. Grafik 21. Amasya'nın Türkiye'de, Elma Üretimi, Ağaç Sayısı ve Pazarlama Oranlarında Payı ( ) Elma İhracatı Türkiye'de yaş meyve ve sebze üretimi miktar itibariyle önemli olmasına karşın, ihracatın üretime oranı çok düşüktür. İhracata konu olan meyve ve sebze 57

68 çeşitlerinin uluslararası piyasalarda talep edilen çeşitlere uygun olmayışı ve üretimden tüketime miktar ve kalite kayıplarının yüksekliği bu yapının en önemli nedenleri arasındadır. Elma üretiminin önemli miktarlarda yapılmasına karşın, özellikle Avrupa ülkelerindeki tüketicilerin talebi yönünde üretimin yapılamaması elma ihracatını sınırlayan en önemli etkenlerdir. Belirli bir üretim ve ihracat politikasının belirlenememesi ile de Avrupa tüketicilerinin değişen tüketim alışkanlıkları irdelenememektedir. Avrupa pazarında talep bulan elma çeşitlerinde başta Hollanda, İsrail, İtalya, İspanya gibi ülkelerin üretimlerinin orta vadeli pazarlama stratejileri ile yapmaları Avrupa piyasalarına genelde bu ülkelerin hakim olmalarını sağlamaktadır. Ülkemizde, Avrupa da pazar bulan elma çeşitlerinin üretimine geçilirken, üretimin en az 4-5 yıl alması ve bu süre içinde belirttiğimiz bu ülkelerin pazarlama politikaları çerçevesinde yeni çeşitler ile üretime yönelmeleri, yeni üretmeye başladığımız çeşitlerden Avrupalı tüketicilerin isteklerinin başka çeşitlere yönelmeleri dış piyasada pazar şansımızı azaltmaktadır. Elma meyve suyuna olan dış talep de irdelenmesi gereken önemli bir pazardır. Zira ülkemizde elma suyuna tüketim yönünden talep çok az olup, ülkemizde de elma suyu üretiminin büyük çoğunluğu dış ülkelere pazarlanmaktadır. Amasya ilinde üretim tamamen iç piyasaya yapılmakta, piyasa şartlarında talep değişimleri çok geç takip edilmektedir. Özellikle yüksek verim ve albenisi olan elma çeşitleri tam bodur tarzda tesis edilen bahçe tesisleri ile alınmakta bu tesislerin verim çağına gelmesi 3-4 yıl gibi kısa bir periyotta olması elma pazarında ilin söz sahibi olmasını etkilemektedir. Özellikle Isparta, Karaman, Niğde gibi illerde tam bodur tarzda elma yetiştiriciliği hakim olmakta bu iller, gerek yurtiçindeki lüks marketlerde gerekse Avrupa da pazar payı yüksek illerdir. Tablo 26 da yılları arası ihracat miktar ve değerleri verilmiştir. Tablodan da görüldüğü gibi ülkemizin üretim potansiyeli yeteri kadar değerlendirilememektedir. İhraç yaptığımız ülkelerin başında Suudi Arabistan, Rusya, Almanya, Romanya gibi ülkeler gelmektedir. Tablo 26. Türkiye de Elma İhracatı Yıllar Miktar (bin ton) Değer (Bin $) Kaynak : Dış Ticaret Müsteşarlığı İnternet Sitesi 58

69 ELMA PAZARLAMA KANALLARI Üretici Tüketim Merkezi Sebze Hali Mahalli Toplayıcı Tüccar- Komisyoncu Pazarcı Mahalli Pazar Meyve İşleme Sanayi İç Tüketici İhracatçı Dış Tüketici 59

70 Tablo 27. Amasya da Elma Üretimi ve Pazarlanması (SWOT Analizi) Strateji Mevcut Durum Problemler Fırsatlar Tehlikeler Elma üretimi - ilde elma - Bir marka -Amasya - Elma işleme, ve üretimi, kiraz olan Amasya Elmasının ülke standardizasyon pazarlanması üretiminden Elmasında çapında bir paketleme gibi sonra en önemli meyvecilik faaliyetidir. periyodisite özelliği, ürün karlılığını marka olması -İhraç olanaklarının komple tesislere kaynak bulunamama - Amasya Elması azaltmaktadır. her geçen yıl riski çeşidi ile üretim -Fiyatlar yıllara artması - Özelikle il yapılması göre -Avrupa Birliği merkezinde periyodisite değişkendir. Kaynaklı bulunan göstermesi -Elma Meyve bahçelerin gün nedeniyle karlı konservesi ve soğutma, geçtikçe arsa bir üretim meyve standardizasyo yetersizliğinden değildir. suyunun iç n ve paketleme dolayı arsa -Elma üretiminde piyasada projesinin olarak imara yeni çeşitler gelişmemesi hayata geçme açılması yaygın değildir. -Depolama olasılığı -Tam bodur elma -İl iklimi elma masraflarının -Üreticilerin yetiştiriciliğinin yetiştiriciliğine yüksekliği. meyvecilikte uzmanlık uygundur. -Yüksek getirili bilgi birikimi istemesi -Amasya da tam bodur -İklimsel üretilen elma dış elma tesisine şartlardan pazarlara uygun yüksek dolayı üretim nitelikte değildir. maliyetten periyodunu dolayı uzun olması geçilememesi -İhraç firmalarının gün geçtikçe ile ilgi göstermesi Şekerpancarı ve Şeker Üretimi : Şeker sanayiinin ham maddesi olan şeker pancarı, ülkemiz için en önemli tarımsal sanayi bitkisidir. Özellikle 1950 li yıllardan sonra nüfus artışına paralel olarak artan şeker talebi şeker sanayiine yeni yatırımlar yapılmasını zaruri haline getirmiştir. Talep artışının yerli üretimle karşılanması sayıları artan şeker fabrikalarına paralel şekerpancarı ekim alanları da gelişmiştir. Dünyanın önemli pancar şekeri üreticilerinden olan Fransa, Almanya ve A.B.D. den sonra dördüncü sırada yer almaktadır. Ülkemiz AB nin toplam pancar şekeri üretiminin ise %15 ini üreterek, Fransa ve Almanya dan sonra 2,2 milyon ton ile 3 üncü sırada yer almaktadır. Ortadoğu ülkeleri toplam pancar şekeri üretiminde ise % 70 paya sahiptir. 60

71 Dünyada şeker üretimi daha çok şeker kamışından üretilmektedir. Şeker kamışı ile üretim giderleri ve maliyet, şekerpancarına göre daha düşüktür. Tablo 28 de dünya şeker üretiminin, kamış ve pancar ürünlerine göre ayrımı görülmektedir. Tablo 28. Dünya Kamış ve Pancar Şekeri Üretimi (1000 ton ham değer) Yıllar Dünya Şeker Pancar Kamış Üretimi Şekeri Şekeri Pancar (%) Kamış (%) ,60 70, ,60 69, ,37 69, ,69 72, ,42 72,58 Kaynak: DPT, ÖİK Raporu, Ankara. Amasya ili Suluova ilçesinde 8 Eylül 1954 yılında faaliyete geçen Şeker Fabrikası ile şeker pancarı yetiştiriciliği başlamıştır. Pancar ziraatı yoluyla üreticilere kimyasal gübre, kaliteli tohum, ekim makineleri, bitki koruma, bedelli ve bedelsiz pancar posası, nakdi yardımlar ve teknik danışmanlık hizmetleri verilmesiyle ilde pancar üretimi hızla artmıştır. Münavebeli olarak üretimi yapılan şeker pancarına yapılan bu destekler sadece pancarın değil, diğer tarım ürünlerinin verim ve kalitelerinin yükselmesine de önemli katkılar sağlamaktadır. Şeker fabrikasının bu olumlu etkisi ile Amasya da hayvancılık da gelişmiştir. Tablo 29. Türkiye ve Amasya da Pancar Ekiliş Alanları, Üretim ve Verim Yıllar Ekiliş Alanı (ha) Üretim (ton) Verim (kg/ha) Türkiye Amasya Türkiye Amasya Türkiye Amasya Kaynak : DİE 61

72 Tablo 29 da Türkiye ve Amasya ilinde şekerpancarı ekiliş alanları ve üretimi ile ortalama verimler görülmektedir yılları arasında ekilişler bazı yıllarda dalgalanmalar görülmesine rağmen genelde bin hektar arasında gerçekleşmiştir. Amasya ilinde de buğday ve kuru soğandan fazla en fazla üretilen tarla bitkileri olan şekerpancarı özellikle şeker fabrikasının ilde bulunması nedeniyle üreticiler için önemini korumaktadır. Grafik 22. Amasya ilinin şekerpancarı üretimini ve ekiliş alanlarında payı (%) Grafik 23. Türkiye'de Şeker Üretim ve Tüketim Miktarları 62

73 3.5. TARIMSAL HİZMETLER Tarımsal üretimi destekleme hizmetleri (tarımsal teknoloji, hayvan sağlığı, tohum ve damızlık gibi girdi dağıtımı ve pazarlama) büyük ölçüde devlet kuruluşları, kooperatifler sivil toplum örgütleri ve özel sektör kuruluşları tarafından sağlanmaktadır. Amasya ilinde ilçe sayısının azlığı, il topraklarının darlığı ve genelde köylerin kent merkezlerine yakınlığı, bazı yetersizlikler olmasına karşın ulaşımda çok fazla sorun olmaması tarımsal hizmetlerin köylünün ayağına kadar rahatça gitmesini sağlamaktadır. Tarımsal potansiyeli yüksek ve kısmen kent merkezlerine uzak olan köy veya beldelerde ise tarım hizmetleri Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bağlı Köy Grup Tarım Merkezlerince sağlanmaktadır. Amasya da tarıma destek veren kuruluşlar ve sağladığı hizmetler tabloda gösterilmiştir. Tablo 30. Tarımsal Organizasyonların Fonksiyonları ve Sorumlulukları Verilen Hizmetler Yayım- Eğitim Araştırma Sulama Orman Köylerini Kalkındırma Veteriner Hizmetleri Sun i Tohumlama Damızlık Tarımsal Girdiler (tohum, gübre, zirai mücadele ilaçları) Tarımsal Kredi Ürün Pazarı Canlı Hayvan Pazarı Süt toplama ve Pazarlama Et İşleme Para Kaynakları İlgili Kurum Tarım İl Müdürlüğü Köy Hizmetleri, Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü (Samsun) ve Tarım Bakanlığı Araştırma Enstitüleri (Ankara) DSİ (Büyük ölçekli), Köy Hiz. (Küçük ölçekli) Orman Bakanlığı Tarım İl Müdürlüğü ve Özel Veteriner Hekimler Tarım İlçe Müdürlüğü Veterineri, Özel Veterinerler, Damızlık Yetiştiriciler Birliği Gökhöyük Tarım İşletmesi, Damızlık Yetiştiriciler Birliği, Çiftçiler Özel Şirketler, Tarım İlçe Md., diğer çiftçiler, T.C. Ziraat Bankası, Tarım Kredi Kooperatifleri TMO, Pankobirlik,, Karadenizbirlik, Tamek Konektaş A.Ş. Meray, Tüccarlar Amasya Merkez, Suluova, Damızlık Yetiştiriciler Birliği, Özel Sektör, Göynücek SYDF, Çiftçiler, Tüccar Pan-et (Pankobirlik), Etaş, Mis et, KOBİ, TEMA Vakfı, Tarım Bakanlığı,İl Özel İdaresi K.H.G.B, S.Y.D.V., Avrupa Birliği (Teklif aşamasında) İlde tarıma sağlanan hizmet seviyesi bazı eksiklere rağmen yeterlidir. Özellikle pazarlama alanında eksiklikler göze çarpmaktadır. 63

74 İldeki yayım elemanlarının sayısı genel olarak yeterli olmasına karşın ilçe bazında dağılım homojen değildir. Bazı ilçelerde yayım sayısı fazla iken bazılarında yetersizlik yaşanmaktadır. Çiftlik seviyesinde araştırma ve teknoloji geliştirme aktiviteleri çok azdır. Mevcut tarımsal araştırma kuruluşları ile işbirliği daha etkin hale getirilmelidir. Kaliteli damızlık hayvan sağlama kaynakları yetersizdir. Ziraat Bankası tarafından verilen bitkisel ve hayvansal üretim kredileri faiz oranlarının yüksekliği çiftçinin bu hizmetten yeterince faydalanmamasına neden olmaktadır. Çiftçilerce tarımsal amaçlı alınan krediler, çoğu zaman gerçek amacında kullanılmamaktadır. Alınan krediler bazen çiftçinin diğer ihtiyaçlarında (ev alımı, düğün, ev eşyası, oto vb. gibi) kullanılmaktadır. Sertifikalı tohumluk temininde güçlük yaşanmaktadır. Tarım İl Müdürlüğü ve özel sektör bu konuda yetersiz kalmaktadır. Özellikle son yıllarda kurulan özellikle Tarımsal Kalkınma Kooperatifleri sırf kredi almak amacıyla kurulmakta, kooperatifçilik anlayışına ve ruhuna uygun olmayan gelişmeler yaşanmaktadır. Bu şekilde kurulan kooperatifler yaşamını idame ettirememektedir. İlde pazarlama ile ilgili başta Tarımsal Kooperatifler olmak üzere kuruluşlar etkin değildir. En geniş kapsamlı çiftçi örgütü olan Ziraat Odaları çalışma alanları itibariyle çok yetersizdir. Kimi zaman çiftçilerle tarıma destek sağlayan kuruluşlar arasındaki iletişim yetersizdir. Tarıma destek sağlayan kuruluşların kendi aralarındaki çalışma ve işbirlikleri yetersizdir Tarıma Hizmet Sağlayan İlgili Kuruluşlar DSİ Şube Müdürlüğü : Amasya ilinde DSİ yıllardır gerçekleştirdiği çalışmalar ile il için önemli sulama amaçlı projeler gerçekleştirmiştir. Devlet Su İşleri nce yapılan Etüt çalışmaları ile İlde sulanabilir ha tarım alanı mevcut olup, ekonomik olarak sulanabilir arazi hektardır ( ha. Yerüstü sulaması, ha. Yeraltı sulaması). DSİ nce şu an işletmede olan sulama projeleri ile brüt hektar tarım alanı sulamadadır. DSİ nce il genelinde altı adet baraj, 11 adet gölet, pompaj ve regülatörlerle tarım alanlarının sulanması gerçekleştirilmektedir. Sulama alanlarının genişletilmesi amacıyla yatırım programında olan ha. tarımsal alanını sulamaya yönelik projelerin hektarlık alana isabet eden kısmın inşaatı sürmekte olup, hektar sulama sağlayacak olan ünitelerin inşaatına başlanmamıştır. Ayrıca DSİ ce yapılmış olan planlama-projelendirme çalışmaları sonucunda ha. alan kesin projelendirilmiş, hektar alan ise planlama yapılmış, toplam ha. alan ileriki yıllarda sulamaya açılacaktır. 64

75 Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü: Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü sulama hizmetlerinin yanında, toprak muhafaza, hayvan içme suyu göletleri, drenaj ve toprak hizmetleri, arazi toplulaştırma, toprak tahlili, tarla içi geliştirme hizmetleri, sulama kredileri gibi tarıma direk etkili hizmetler yanında; köy yolu yapımı, köy içme suyu tesisi, kanalizasyon gibi altyapı hizmetlerini de sağlamaktadır. Köy Hizmetleri nce 44 adet gölet ile hektar, 77 adet proje ile hektar yeraltı sulaması, 277 adet proje ile hektar yerüstü sulaması olmak üzere toplam hektar tarımsal alan sulamaya açılmıştır. Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü nce ayrıca, hektar alanda toprak muhafaza çalışması, 5 adet hayvan içme suyu göledi, hektar alanda tarla içi geliştirme hizmetleri, hektar alanda drenaj ve toprak ıslahı, hektar alanda arazi toplulaştırma çalışması yapılarak tarıma hizmet sağlanmıştır. Tarıma sağlanan bu direk hizmetlerin yanında toplam km. köy yolu yapılmış, 614 ünite içme suyu projesi ile 348 köye içme suyu getirilmiş, 139 köyün kanalizasyonu yapılmış, ayrıca cami, köy konağı, köy grup teknisyenliği gibi tesisler yapılarak köye altyapı hizmetleri götürülmüştür. Orman Bölge Müdürlüğü: Amasya ili sınırları içerisinde toplam ha orman alanı mevcut olup ilin genel yüzölçümünün %33,5 i orman alanıdır. İlimizde bulunan Orman Bölge Müdürlüğü ne Yozgat, Çorum, Samsun, Tokat illerindeki işletme Müdürlükleri de bağlıdır. AGM Baş Mühendisliği nce gerçekleştirilen çalışmalarla ilgili bilgiler Tablo 31 de verilmiştir. Tablo 31. Amasya Orman Bölge Müdürlüğü AGM nce Gerçekleştirilen Çalışmalar Yıllar Ağaçlandırma (Ha.) Erozyon Kontrolü (ha.) Mera Islahı (ha.) 1992 ve öncesi Toplam Kaynak : Amasya AGM Başmühendisliği 65

76 Toprak Mahsulleri Ofisi: TMO bir kamu iktisadi teşekkülü olup, amacı yurtta hububat fiyatlarının üreticiler yönünden normalin altına düşmesini ve tüketici halk aleyhine anormal derecede yükselmesini engellemektir. Toprak Mahsulleri Ofisi, Amasya da buğday, arpa, haşhaş alımı yapmaktadır. Ziraat Bankası: Amasya İlinde tarımsal amaçlı kullandırılan krediler toplamı ve geri dönüş oranları Tablo 32 de gösterilmiştir. Tabloda da görüldüğü gibi 2000 yılında kullanılan kredi oranı 2001 ve 2002 yılında miktar olarak daha fazla olup, geri dönüşüm oranı da daha fazladır. Ülkede yaşana ekonomik kriz nedeniyle 2001 ve 2002 yılında kullanılan kredi oranı azalırken geri dönüşüm oranları da düşmüştür. Tablo 32. Ziraat Bankası tarafından kullandırılan krediler Yıllar Kullandırılan kredi miktarı Geri Dönüş Oranı (Trilyon TL) (%) , , , ,33 65 Kaynak : T.C. Ziraat Bankası Amasya Şubesi. Kooperatifler: Amasya ilinde mevcut kooperatif oluşumu Türkiye genelinde olduğu gibi yetersizdir. Nüfusunun %46,2 si kırsal kesimde yaşayan, ekonomisinin önemli bir bölümü tarıma dayanan Amasya da Damızlık Yetiştiriciler Birliği ve bir adet Sulama Birliği dışında tarımsal birliklerin olmayışı ve örgütlenmedeki eksiklik tarımsal faaliyetlerin günün gereklerine göre yapılmasını olumsuz etkilemektedir. Üretici nüfusunun yarısı Tarım Kredi Kooperatifi üyesi, yine nüfusun büyük çoğunluğunun Ziraat Odasına ve çiftçilerin yine büyük bir kısmının Pancar Ekiciler Kooperatifine üye olmasına rağmen bu durum geleneksel örgütlenme anlayışından farklı olarak T.C. Ziraat Bankası tarafından verilen tarımsal kredilerden yararlanmada sağladığı avantajlar ve zorunlu olarak üye olmayı gerektiren (Ziraat Odası, Pankobirlik) oluşumlar nedeniyle yaygınlaşmıştır. Günümüzde kooperatif ve birliklerin daha çok pazarlama alanında etkinlik göstermesi, üreticilerin karlılığını artırmada en önemli etkenlerden birisi olacaktır. Tarım Kredi Kooperatifleri: Türkiye genelinde yaygın olarak örgütlenmişlerdir. Çiftçiye üretimde girdi desteği ve nakit kredi imkanı sağlamaktadır. Amasya İlinde toplam 27 adet Tarım Kredi Kooperatifi mevcut olup, bunların 15 tanesi I. Alt bölgede, 12 tanesi ise II. Alt bölgede bulunmaktadır. Tarım Kredi 66

77 Kooperatifine ortak olan üretici sayısı I. Alt bölgede , II. Alt bölgede olup toplam ortak sayısı dür. Tablo 33 de İldeki Tarım Kredi Kooperatifleri bilgileri ve yılları arasında kullanılan kredi miktarları verilmiştir. Tablo 33. Amasya İlinde Tarım Kredi Kooperatiflerince Kullandırılan Kredi Miktarı Bölge Kooperatif Sayısı (ad) Ortak Sayısı (ad) Kullanılan Kredi Miktarı (Milyon TL) I. Alt bölge II.Alt bölge İl Topl Kaynak : Amasya Tarım Kredi Kooperatifi,2003 Grafik 24. Amasya'da Tarım Kredi Kooperatiflerince Kullandırılan Kredi Miktarı (Milyon TL) 67

78 Tarımsal Kalkınma Kooperatifleri: Amasya ilinde 43 adet Tarımsal Kalkınma Kooperatifi bulunmaktadır. Bu kooperatiflere adet üye kayıtlıdır. Örgütlenmeyi sağlayarak üretimden pazarlamaya kadar olan süreçte ortaklarına ucuz girdi teminini ve ürünlerinin değerinde pazarlanmasını amaçlamaktadır. Tarımsal Kalkınma Kooperatifi amaçları, görevleri ve etkinliği bakımından çok önemli bir oluşum olmasına karşın, hali hazırdaki işleyişi bakımından etkin bir yapıda değildir. Özellikle ilde son yıllarda kurulan Tarımsal Kalkınma Kooperatiflerinin çoğunun Damızlık ya da Süt Sığırı kredisi almaya yönelik kurulduğu da bir gerçektir. Sulama Kooperatifleri : Bu kooperatiflerle yeraltı ve yerüstü sularının çiftçiler tarafından kullanımı amaçlanmaktadır. Bu amaçla kurulmuş 90 adet kooperatif bulunmakta ve bu kooperatiflere adet ortak üyedir. Pancar Ekicileri Kooperatifi: Amasya ili Suluova ilçesinde kurulu bulunan ve ülkemizde bulunan Konya ve Kayseri Şeker Fabrikaları ile birlikte özel şeker fabrikalarından olan Amasya Şeker Fabrikası ilde başta pancar tarımı olmak üzere bitkisel ve hayvansal üretimin gelişmesine önemli etkiler göstermiştir. Pancar Ekiciler Kooperatifinin yaklaşık üyesi mevcut olup, diğer illere bağlı çeşitli ilçelerden (Vezirköprü, Havza, Erbaa, Ladik vb.) bu kooperatife üye olan çiftçiler de mevcut olup, bu rakama belirtilen çiftçiler de dahildir. Ziraat Odası: Tüzel kişiliğe sahip kamu yararına çalışan Ziraat Odaları ve Ziraat Odaları Birliği, bağımsız politika üretememeleri ve üreticilerin ekonomik örgütleri olan kooperatiflerle işbirliği yapmamaları gibi nedenlerle üreticilere yeterince hizmet verememekte olup, ülke düzeyinde tüm kesimini temsil eden devlet müdahalesinin olmadığı bir örgüt yapısına da kavuşamamıştır. Damızlık Yetiştiriciler Birliği: Merzifon ilçesinde kurulu bulunmaktadır. İlde işletme önsoykütüğüne, 178 işletme ise soykütüğüne kayıtlıdır. Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği: ilde toplam 39 adet esnaf ve sanatkarlar derneği vardır. Diğer Kooperatifler: 125 adet faal Yapı Kooperatifi, 39 adet Motorlu Taşıtlar Kooperatifi, 13 adet Tüketim Kooperatifi, 2 adet Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi, 3 adet Turizmi Geliştirme Kooperatifi, 7 adet Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi, 3 adet Yağlı Tohumlar Satış Kooperatifi, 1 adet İp-Sicim kooperatifi, 1 adet Yaş Sebze-Meyve Kooperatifi, 2 adet Küçük Sanat Kooperatifi bulunmaktadır. 68

79 Şirketler: 87 adedi merkezde olmak üzere, toplam 180 adet anonim şirket, 902 adet limited şirket bulunmaktadır. İlde Sanayi ve Ticaret Odası bulunmaktadır. Sivil Toplum Örgütleri: Tema Vakfı: Amacı erozyonla mücadele, ağaçlandırma ve doğal varlıkları korumadır. Özel İdare, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonu, Köylere Hizmet Götürme Birlikleri: Tarımın geliştirilmesi yönünde bitkisel ve hayvansal üretim projelerine önemli derecede maddi kaynak sağlayarak destekleme hizmeti vermektedirler. Özel İdare kaynaklarından 1997 yılında 2,8 milyar, 1998 de 11,9 milyar, 1999 da 28,3 milyar 2000 de 44,8 milyar, 2001 yılında 136,2 milyar,2002 yılında 133,9 milyar ve 2003 yılında 79,4 milyar TL lik tarımsal projelere destek verilmiştir İldeki Girdi Piyasaları Tohum: Amasya ilinde Gökhöyük Tarım İşletmesi ve Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü olmak üzere iki adet kamu kuruluşu, 6 adet özel kuruluş ve bir adet çiftçi tohum yetiştirmektedir. Özellikle I. Alt bölgede yer alan Suluova ilçesinde pancar tohumu yetiştirilmekte olup, bu bölgede yetiştirilen pancar tohumu ülke geneline göre önemli bir paya sahiptir yılında Amasya da ton buğday, 40 ton hibrit ayçiçeği, 84,4 ton nohut, 873 ton hibrit mısır, 30 ton patates, ton pancar tohumu yetiştirilmiştir yılında ise ton buğday, 42,9 ton nohut, 677,5 ton şekerpancarı tohumu ton hibrit mısır ve 8,3 ton fiğ tohumu yetiştirilmiştir. Ayrıca çiftçinin temiz tohumluk kullanmasını sağlamak amacıyla Özel İdare kaynaklarıyla selektör makinesi alınarak çiftçinin hizmetine sunulmaktadır. Yem: İlde toplam 6 adet yem fabrikası bulunmaktadır. Bu fabrikalardan birisi ayçiçeği ve soya fasulyesi küspesi, bir adedi ise et-kemik unu üretmektedir. İl genelinde toplam 174 adet ruhsatlı yem bayisi bulunmaktadır. Tarım il müdürlüğünce, başta İl Özel İdaresi kaynaklarıyla ve S.Y.D.F den çiftçiye silaj makinası temin edilerek mısır silajı üretimini teşvik etmekte olup son yıllarda silaj üretimi giderek artmaktadır. Silaj üretimindeki artışa paralel olarak çiftçiler bir araya gelerek silaj makinesi alımı yoluna gidilmektedir. 69

80 İlaç: Amasya ilinde toplam 72 adet özel ve tüzel ilaç bayisi faaliyette olup, 2002 yılında ilde 527,2 ton, 2003 yılında ise 520,2 ilaç kullanılmıştır. Gübre: İlde gübre fabrikası bulunmamaktadır. Gübre ihtiyacı kooperatifler ve ilde bulunan gübre bayilerinden temin edilmektedir. İlde 2000 yılı itibariyle gübre tüketimi ton olup aynı yıl Türkiye tüketimi tondur. Türkiye de gübre tüketimi 2001 yılında ton 2002 yılında ton olup, Amasya da 2001 yılında kullanılan gübre miktarı ton, 2002 yılında ton ve 2003 yılında ton olarak gerçekleşmiştir. Kredi: İlde bulanan kredi kuruluşları T.C.Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleridir yılında özellikle T.C Ziraat Bankası ndan kullanılan kredi miktarında ekonomik krizin etkisiyle önceki yıllara göre belirgin bir azalma görülmüş olup, kredi tutarı 1 trilyon TL olarak gerçekleşmiştir. Aynı yıl Tarım Kredi Kooperatiflerinden kullanılan kredi tutarı ise 30,5 trilyon civarındadır. İşgücü : Amasya ilinde sanayi ve hizmet sektörü pek gelişmemiş olduğundan tarım sektöründe işgücünde fazla sorun yaşanmamaktadır. Özellikle hasat mevsiminde işgücü talebinin mevsimsel olarak artmasıyla işgücü bulmada sorun yaşanmaktadır. Civar ilçelerin kırsal kesiminden de işgücü bulunmakta, hasat mevsimi başta olmak üzere tarımsal faaliyette bu işgücünden yatılı olarak faydalanılmaktadır. 70

81 BÖLÜM 4. DOĞAL KAYNAK ENVANTERİ İlin doğal kaynaklarının bilinmesi ve irdelenmesi tarımsal ve kırsal kalkınma potansiyellerinin ve kısıtlarının tanımlanması bakımından önemlidir. Doğal kaynaklar yenilenebilir ve yenilenemez kaynaklardan oluşmaktadır. Her ikisi de sürdürülebilir biçimde kullanılmalı, tarım ve tarım dışı kullanımlara uygunluğu ve kayıplarıyla ilgili tehlikeler açısından dikkatli olunmalıdır. Bu bölümde Amasya da bulunan ana doğal kaynakların kısa tanımlamaları, mevcut durumları ve kullanımlarıyla ilişkili potansiyel tehlikeler verilmektedir. 4.1.YENİLENEBİLİR KAYNAKLAR Güneş ve rüzgar enerjisi gibi enerji kaynakları sürekli ve koşulsuz olarak kullanılabilen yenilenebilir kaynaklardır. Tarım ekolojisinde bulunan toprak, bitki örtüsü/ormanlar, flora ve fauna/yaban hayatı ve su eko-sistemleri gibi diğer kaynaklar uygun kullanım koşullarında yenilenebilirken, uygun olmayan kullanımlarla tüketilebilirler. Bu önemli kaynakların oluşumları ve büyüklükleri ile ilgili niceliksel ve niteliksel tanımlamalar aşağıda verilmiştir: Tablo 34. Yenilenebilir Kaynaklar Kaynak Tanımlama Güneş: Mevcut verilere göre Amasya Merkezde (birinci alt bölge) uzun yıllar ortalamasına göre açık gün sayısı 96,1; bulutlu gün sayısı 195,4; kapalı gün sayısı ise 73,8 dir. Güneşlenme süresi yıllık ortalaması (uzun yıllar) 5 saat 42 dakika olup, yılda 2080 saat güneş almaktadır. İkinci alt bölgede (Merzifon meteoroloji ist.) açık gün sayısı 83,2; bulutlu gün sayısı 213,9 ve kapalı gün sayısı ise 67,9 dur. 2. alt bölgede güneşlenme süresi yıllık ortalaması 6 saat 24 dakika olup, güneş alınan saatlerin toplamı yıllık 2336 dır. a) Güneş ve Yağış: Yağış: Amasya ilinde I. Alt bölgede ortalama yağış miktarı yıllık 400 mm.nin üzerindedir. (I.alt bölgede yer alan Merkez ilçede 445 mm, Taşova da mm, Suluova da 423,4) II. Alt bölgede ise yıllık ortalama yağış miktarı 400 mm.nin altında gerçekleşmektedir (Merzifon ilçesi 393,5 mm.) Alt bölgeler arasında mikro-iklimsel farklılıklar bulunmaktadır. Amasya ili Karadeniz iklimi ile İç Anadolu Karasal iklimi arasında geçiş iklim özellikleri göstermektedir. I. Alt bölgede iklim, daha çok Karadeniz iklimine yakınken, II. Alt bölgede daha çok İç Anadolu karasal iklimine benzerlik göstermektedir. 71

82 b) Tarımsal Topraklar ve Ekilebilir Arazi Tarımsal Topraklar: İklim, topografya ve ana madde farklılıkları nedeni ile Amasya ilinde çeşitli toprak grupları oluşmuştur. Tarım toprakları içerisinde en büyük payı kahverengi orman toprakları (%27,7) almaktadır. Bunu sırayla kahverengi topraklar (%26,9), kestane rengi topraklar (%19,1), Alüvyal topraklar (14,7), Kolüvyal topraklar (%5,1), kırmızı kahverengi topraklar (%3,3) ve diğer toprak türleri (gri kahverengi, kırmızı kestane rengi vb.) takip etmektedir. Alüvyal topraklar daha çok Yeşilırmak ve Çekerek ve Tersakan çayı boyunca uzanmaktadır.kahverengi orman toprakları Gümüşhacıköy, Merzifon ve Suluova ilçelerinin kuzeyi ile Amasya-Taşova arasındaki Yeşilırmak vadisinde görülmektedir. Kahverengi topraklar Merzifon, Suluova ve Gümüşhacıköy ilçelerinin güneyi ile Amasya merkezinde yaygındır. Kestane rengi topraklar Amasya merkez ile Taşova ilçesinde görülmektedir. Ekilebilir Arazi: Amasya ilinde, I inci IV üncü sınıf arazi miktarı dekardır. Toplam tarımsal alanı ise hektar olup, tarım arazilerinin hektarı (%18,2 si) V- VIII sınıf arazilerden oluşmakta olup, bunun anlamı tarım arazisi olarak kullanılan alanlarının önemli bir kısmının marjinal alanlar olduğu görülmektedir. c) Su: (sulama alanları) Amasya da en önemli su kaynakları yer üstü su kaynağıdır. Yer üstü su kaynağını ildeki en önemli akarsuyu olan Yeşilırmak nehri ve nehrin kolları olan Çekerek çayı ve Tersakan çayı oluşturmaktadır. İlde toplam su potansiyeli hm 3 /yıl olup, bunun hm 3 /yıl ı (%97,3) yer üstü suyu potansiyeli, 141 hm 3 /yıl ı (%2,7) ise yer altı suyu potansiyeli oluşturmaktadır. Sulama: Sulanabilir toplam arazi miktarı hektar olup DSİ nce yapılan hektarlık alandaki Etüt çalışmaları sonucu, hektarlık kısmının ekonomik olarak sulanabilir arazi olduğu ortaya konulmuştur. Amasya da şu an hektar tarım alanı sulanmaktadır. Mevcut sulamanın %12.1 i halk sulaması ve %87.9'u devlet sulamasıdır (DSI ve KHGM). d) Ormanlar ve muhafaza Doğal ve plantasyon olarak hektar (%33,5) orman bulunmaktadır. Ormanlık alanların %62,7 si I. Alt bölgede %37,3 ü ise II. Alt bölgede yer almaktadır. Ormanlar genellikle yaprağını döken ağaçlardan oluşmaktadır. Hakim ağaçlar kayın (Fagus), meşe (Quercus), Gürgen (Carpinus) ve yer yer de iğne yapraklı orman ağaçları olup, hakim olanlar Sarıçam (Pinus Silvestris) ve karaçamdır (Pinus nigra). 72

83 e) Su ve Balıkçılık Kaynakları İlde tek doğal göl olan Borabay gölü yaklaşık 27 hektarlık bir alan kaplamaktadır. Ayrıca sulama amaçlı baraj, gölet ve nehirlerin oluşturduğu su yüzeylerinin ilde toplam alanı hektardır. Amasya da en önemli akarsuyu Yeşilırmak olup ortalama debisi 61,82 m 3 /sn. dir. Yeşilırmak ın en önemli kolları olan Çekerek çayının ortalama debisi 18,79 m 3 /sn., Tersakan çayının 3,84 m 3 /sn. ve Çorum çayının 6,62 m 3 /sn. dir. ilde bulunan Yeşilırmak ve kollarında, mahalli sazan türleri (Cyprinidae familyası), bıyıklı balık, yayın balığı (Silurus glaris) sportif amaçlı olta balıkçılığı yapılmaktadır. DSİ Yedikır Balık Üretim tesislerinde her yıl yaklaşık 2 milyon adet sazan yavrusu üretimi yapılarak, il ve diğer komşu illerdeki göletlere bırakılmaktadır. Yeşilırmak ve ana kollarında kültür balıkçılığı yetiştiriciliği erozyon ve kirlilikten dolayı rantabl olarak yapılması mümkün değildir. Ancak kaynak su çıkışlarında yapılabilecek uygun potansiyel mevcut olmasına rağmen yeterince değerlendirilememektedir. ilde halen işletmede olan iki adet alabalık işletmesi mevcuttur. f) Diğer Flora ve Fauna Doğal Türler: Ağaç örtüsünün bulunmadığı ve tarım yapılmayıp mer'a olarak kullanılan kısımlarda çeşitli türden buğdaygil ve baklagil yem bitkileri yer almaktadır. Meralarda doğal olarak Ayrık Türleri (Agropyron, Dactylis), Brom Türleri (Bromus), Yumak Türleri (Festuca), Salkım Otu (Poa), Köpek Dişi (Cynodon), Yonca Türleri (Medicago), Üçgül Türleri (Trifolium),Korunga Türleri (Onobrychis) ve diğer türler yoğun olarak bulunmaktadır. Ayrıca süs bitkileri ve tıbbi bitki ve baharat bitkileri başta orman içlerinde ve mera alanlarda olmak üzere yoğundur. İlde kuşburnu (fructus rosa canina), madımak (Polygonum cognatum), kapari (Capparis spinosa), sumak ( Rhus coriaria L.), kekik (thymus) türleri, yabani sarımsak (Allium callidictyon), reyhan (Ziizphora tavrica), sütleğen (Euphorbia aleppica), mantar (Agaricus) türleri (kuzu göbeği, tilki burnu vb.) bulunmaktadır. Amasya da ayrıca doğal çiçek soğanı olarak yılan yastığı (Arum italicum) ve siklamen (Cyclamen coum) Amasya ilinde tavşan dağı, Akdağ ve Eğerli dağı başta olmak üzere çok çeşitli yabani hayvan varlığı mevcut olup tavşan, kurt, tilki, yaban domuzu, geyik, sincap, kirpi, porsuk, sansar, ördekgiller (sakarca, yeşilbaş, fiyu, elmabaş, angut, kuğu, tarakdiş), Sülüngiller (bıldırcın, keklik), Sakarmeke, su tavuğu, guguk baykuş, arıkuşu, çoban aldatan, sıvacı kuşu, saka, serçe türleri, sığırcık, sarıasma, Kargagiller (alakarga, saksağan, kuzgun, ekinkargası, leş kargası ve Sürüngen çeşitleri (kır ve su kaplumbağası, kertenkeleler, yılan, salyangozlar gibi tür ve çeşitler ilde yer almaktadır. 73

84 Tarımsal Çeşitler: Gümüşhacıköy ve Hamamözü ilçelerinde yerel pırasa (Allium) türleri, Taşova da üzüm çeşitleri, Hamamözü nde çerkez peyniri, yaylalarda madımak türleri yöreye has tarımsal ürünlerdir. Amasya Elması: İlin simgesi haline gelmiş bir üründür. Amasya denildiğinde ilk akla gelen elması olup, kendine has kokusu, tadı, görünüşü ile haklı bir ün elde edilmiştir. Amasya içinde bile değişik mikroklima iklimde farklı özellikler göstermektedir. Amasya elmasının periyodisite özelliği nedeniyle yetiştiriciliği giderek tükenmektedir. Amasya merkez ilçe ve Suluova ilçesinde az sayıda bahçe bulunmaktadır. Amasya Bamyası: (Hibiscus esculentus) Amasya nın önemli bir tarımsal ürünüdür. Özellikle kurutmalık amaçla yetiştirilmektedir YENİLENEMEYEN KAYNAKLAR Yenilenemeyen kaynaklar arasında madenler, fosil yakıtlar (gaz/petrol) ve yerel turistik, tarihi ve kültürel yerler bulunmaktadır. Yenilenemeyen kaynaklar tarımda doğrudan kullanılmamalarına rağmen kırsal ekonomi üzerinde bir bütün olarak olumlu ve olumsuz etkileri olmaktadır. Bu kaynaklarla bağlantılı ekonomik faaliyetler tarım gelirlerinin arttırılmasına yardımcı olur ve gerek tarım gerekse tarım dışı kırsal kesimin yararlanabileceği yerel altyapı ve sosyal yapı yatırımlarına katkıda bulunurlar. Ancak bu çalışmalar arazi, su ve tarım işgücü unsurlarıyla rekabet ederek tarım fiyatlarının yükselmesine ve işgücünün tarımdan uzaklaşmasına neden olabilir. M.Ö yıllarına dayanan 7500 yıllık bir kültür birikimine sahip olan il, Kalkolitik çağ, Tunç çağı, Hitit, Frig, Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı kültürlerinde yerleşim bölgesi olan Amasya ve yöresi açık müze-kent görünümündedir. Özellikle Pontus, Roma ve Bizans hakimiyetlerinin izleri görülmektedir. Türklerin hakimiyeti ele geçirmesiyle Selçuklular ve Osmanlı İmparatorluğu nun eserleri günümüzde hala dimdik ayaktadır. Osmanlı İmparatorluğu nun etkisiyle Şehzadeler Şehri olarak da anılan Amasya nın Cumhuriyet tarihinde de çok önemli bir yeri olup, Kurtuluş Savaşının ilk kıvılcımları burada atılmıştır. İlde yenilenemeyen kaynaklar (madenler, tarihi/turistik mekanlar) aşağıda belirtildiği gibi muhtelif alanlarda bulunurlar: 74

85 Tablo 35. Yenilenemeyen Kaynaklar Madenler Kaynak Tarihi ve turistik yerler Tanımlama Amasya ilinde halen işletilmekte olan linyit yatakları mevcuttur. Suluova (I. alt bölge) ilçesinde Özel İdare ye bağlı olarak işletilen kömür işletmesi yanında, 3 ayrı kömür işletmesi daha mevcuttur. Ayrıca Merkez ilçede kömür işletmesi vardır. Amasya ilinde görünür, muhtemel ve bulunması mümkün olan yaklaşık 28,4 milyon ton linyit yataklarının olduğu tahmin edilmektedir. Amasya ilinde ayrıca mermer sahaları da mevcut olup ilde muhtemel ve mümkün mermer rezerv toplamı 52 milyon m 3 tür. İlde linyit ve mermer madenlerinin dışında önceki yıllarda cevher çıkarılmakta olup şu an işletilmeyen bakır-molibden (Merzifon ilçesi, I. alt bölge), damar şeklinde rezervde olan antimuan ve 1,7 milyon ton rezervde asbest (Amasya Merkez -I.alt bölge), Kurşun, Çinko (Gümüşhacıköy-II.alt bölgede), Bentonit (Rezerv: 200 bin ton, Taşova-I.alt bölge), Gümüş (8.460 ton rezerv-gümüşhacıköy-i.alt bölge), Kil (Rezerv: 23,4 milyon ton-merzifon), Manganez ( ton rezerv Gümüşhacıköy) ilde bulunan diğer madenlerdir. Amasya da birçok tarihi ve turistik mekanlar vardır. Bunlar; Pontus Krallarına ait olduğu bilinen Kral Kaya Mezarları, Helenistik döneme ait en anıtsal mezar Aynalı Mağara, adına mitolojik Ferhat ile Şirin in Aşkı hikayesi yazılan geç Helenistik erken Roma dönemine ait Ferhat Su Kanalı önemli eserledir. Darüşşifa, Gök Medrese, Burmalı Minare Camii, Kunç köprü Osmanlı öncesinde, İlhanlılar ve Selçuklulara ait eserlerden birkaçıdır. Amasya da Osmanlı İmparatorluğu çok önemli izler bırakmıştır. Bir çok Osmanlı eserinden bazıları, II. Beyazıd Külliyesi, Gümüşlü camii, Çilehane camii, Azeriler Camii, Büyükağa Medresesi dir. Osmanlı döneminde sivil mimari eserleri de hayli fazladır. Hazeranlar Konağı ve Yalıboyu Evleri Amasya il merkezinde bulunan eserlerden birkaçıdır. Osmanlı hanı (Taşhan), Paşa Camii, Bedesten Merzifon ilçesinde bulunan eserlerden bazılarıdır. Haliliye Medresesi Gümüşhacıköy ilçemizde bulunan eserlerdendir. Tarihi eserlerin yanında Amasya da doğal güzelliklerin yer aldığı turistik alanlar da yer almaktadır. Bunların içerisinde en önemlisi Taşova ilçesi (I. alt bölge) yakınlarında bulunan Amasya iline 63 km uzaklıktaki Borabay Gölü dür TOPRAK YAPISI İklim, topografya ve ana madde farklılıkları nedeniyle çeşitli toprak grupları oluşmuştur. Kullanma kabiliyeti sınıfları sekiz adet olup toprak zarar ve sınıflandırmaları birinci sınıftan VIII. sınıfa doğru giderek artmaktadır. İlk dört sınıf arazi, iyi bir toprak idaresi altında yöreye adapte olmuş kültür bitkileri ile orman, mera ve çayır bitkilerini iyi bir şekilde yetiştirme yeteneğine sahiptir. V, VI ve VII. Sınıflar 75

86 adapte olmuş yerli bitkilerin yetişmesine elverişlidir. Bunlardan V. ve VI. sınıflarda toprak ve su koruma önlemleri alındığı taktirde bazı özel bitkiler de yetiştirilebilir. VII. Sınıf arazilerde, çok etkin ve pahalı ıslah çalışmaları ile ürün alınabilirse de mevcut piyasa koşullarında elde edilecek ürün yatırım harcamalarını karşılayamaz. Grafik 25. Arazi Kabiliyet Sınıflarına Göre Dağılım Amasya ilinde, I inci IV üncü sınıf arazi miktarı dekardır. Toplam tarımsal alanı ise hektar olup, tarım arazilerinin hektarı (%18,2 si) V- VIII sınıf arazilerden oluşmaktadır. Bunun anlamı, tarım arazisi olarak kullanılan alanlarının önemli bir kısmının marjinal alanlar olduğu görülmektedir. Sınıf I : Bu sınıf toprakların kullanılmalarını kısıtlayan, hafif derecede bir veya iki sınırlandırması olabilir. Topografyaları hemen hemen düzdür. Su ve rüzgar erozyonu zararı yok veya çok azdır. Toprak derinliği fazla, drenajları iyidir. Tuzluluk sodiklik (alkalilik) ve taşlılık gibi sorunları yoktur. Su tutma kapasiteleri yüksek ve verimleri iyi olup, gübrelemeye iyi cevap verirler. Çok üretken, geniş bir bitki seçim aralığına sahiptir. Kültür bitkileri yetiştirilmesinde olduğu kadar çayır, mera ve orman için de güvenli olarak kullanılabilir. Birinci sınıf arazilerin yayılma alanı toplam hektar olup, il yüzölçümünün %8,1 ini teşkil etmektedir. Bu sınıf arazilerin %78,7 si alüvyal, %20,6 sını kahverengi topraklar ve arta kalan % 0,7 sini kolüvyal, kahverengi orman ve kırmızı kestane rengi topraklar teşkil etmektedir. Hepsi %2 den düşük eğimli olan I. Sınıf arazilerin %100 ünde toprak derindir. Bu arazilerin hektarı tarım alanlarıdır hektarı sulu tarım alanı, hektarı kuru tarım alanı, hektarı bağ-bahçe, 56 hektarı mera, 326 hektarı orman olup, hektarı da yerleşim alanı haline gelmiş bulunmaktadır. 76

87 Sınıf II : Bu sınıftaki topraklar kötüleşmeyi önlemek veya toprak işleme sırasında hava-su ilişkilerini iyileştirmek için yapılan koruma uygulamalarını içeren dikkatli bir toprak idaresi gerektirir. Sınırlandırmalar az ve uygulamaca kolaydır. Bu topraklar kültür bitkileri, çayır-mera ve orman için kullanılabilir. Bu sınıftaki topraklar gerek bitki türü seçimi ve gerekse amenajman uygulamaları bakımından I. Sınıf topraklardan daha az serbestlik sağlar. Bu grup topraklar özel toprak koruyucu bitki yetiştirme sistemleri, toprak koruma uygulamaları, su kontrol yapıları veya kültür bitkileri için kullanıldıklarında uygun işleme yöntemi gerektirirler. Amasya ilinde bu sınıf araziler hektarlık yüzölçümleri ile %8,4 lük bir oran teşkil eder. Bu arazilerin %1,9 u alüvyal, %17,1 i kolüvyal, %12 si kahverengi orman, %8,8 i kestane rengi, %6,4 ü kırmızı kahverengi, % 0,4 ü ise kırmızı kestane renkli topraklardan oluşmaktadır. Bu arazilerin %19,1 inde eğim %0-2, %80,8 inde %2-6 arasındadır. Toprakların %79,8 i derin %18,5 i orta derin %1,6 sı da sığdır. Büyük bir kısmında hafifçe orta derecede erozyon hüküm sürmektedir. II. sınıf arazilerin hektarı tarım alanı olarak kullanılmaktadır. 797 hektarı mera, 59 hektarı orman ve 410 hektarı da yerleşim alanı olarak kullanılmaktadır. Sınıf III : Bu sınıftaki topraklar II. Sınıftakilerden daha fazla sınırlandırmalara sahiptir. Kültür bitkileri tarımına alınabilecekleri gibi çayır-mera ve orman arazisi olarak da kullanılabilir. Fakat sınıflandırmalar bitki seçimini, ekim, dikim, hasat zamanı ve ürün miktarını etkilerler. Bu sınıftaki yaş veya yavaş geçirgen, fakat hemen hemen düz toprakların çoğu, işlendiğinde drenaj ve toprağın yapısı ile işlenebilirliğini sürdürecek bir ürün yetiştirme sistemini gerektirir. Sulanan alanlardaki III. Sınıf arazi topraklarının bir kısmı yüksek taban suyu, yavaş geçirgenlik, tuz ve sodyum birikmesinden dolayı sınırlı olarak kullanılabilmektedir. Üçüncü sınıf araziler hektar yüzölçümleri ile İl yüzölçümünün %/,7 sini teşkil etmektedir. Bu arazilerin %31,4 ü kahverengi orman, %9,5 i kolüvyal, %27,5 ini kestane rengi, %24,4 ünü kahverengi ve %6,9 u da kırmızı kahverengi topraklar oluşturmaktadır. Bu sınıfın %14,3 ünü hafif, %84,/ sini orta eğimli topraklar oluşturmaktadır. Bu toprakların %16,1 i derin, %65,4 ü orta derin, %18,5 i de sığdır. Bu sınıf arazilerin %1,1 inde hafif erozyon, %98,8 inde orta derecede erozyon hüküm sürmektedir. Üçüncü sınıf arazilerin hektarı tarım alanı, 71 hektarı çayır-mera, hektarı orman ve 989 hektarı da yerleşim alanı olarak kullanılmaktadır. Sınıf IV: Bu sınıfta toprakların kullanılmasındaki kısıtlamalar III. Sınıftakinden daha fazla ve bitki seçimi sınırlıdır. İşlendiklerinde daha dikkatli bir idare gerektirir. Koruma önlemlerinin alınması ve muhafazası daha da zordur. Çayır, mera ve orman 77

88 için kullanılabilecekleri gibi, gerekli önlemlerin alınması halinde, iklime adapte olmuş tarla ve bahçe bitkilerinin bazıları için de kullanılabilir. Amasya ilinde IV. Sınıf araziler hektar yüzölçümü ile ilin %15,2 sini teşkil eder. Bu sınıfın %1,8 i alüvyal, %0,7 si kolüvyal, %1,1 i gri kahverengi podzolik, %47,9 u kahverengi orman, %33,1 i kestane rengi, %12,9 u kahverengi ve %1,8 ini ise kırmızı kahverengi topraklar teşkil eder. Bu arazilerin hektarı tarım alanı, hektarı çayır-mera, hektarı orman ve 730 hektarı da yerleşim alanı olarak kullanılmaktadır. Sınıf V: Beşinci sınıf araziler, yetiştirecek bitki cinsini sınırlayan ve kültür bitkilerinin normal gelişmesini önleyen sınırlandırmalara sahiptir. topografya yönünden hemen hemen düzdür. Topraklar ya sık sık sel basması nedeniyle sürekli olarak yaş, ya da çok taşlı ve kayalıdır. Köy Hizmetlerinin yapmış olduğu çalışmalarda Amasya da bu sınıfta hiç arazi haritalanmamıştır. Sınıf VI: Bu sınıfa giren toprakların fiziksel koşulları, gerektiğinde tohumlama, kireçleme, gübreleme ve kontur karıkları, drenaj hendekleri, saptırma yapıları ve su dağıtıcıları ve su kontrolü gibi çayır veya mera iyileştirmelerinin uygulanmasını pratik kılar. Amasya ilinde hektarlık yüzölçümü ile %15,3 lük bir orana sahip olan VI. Sınıf arazilerin %2,4 ünü alüvyal, %13,4 ünü gri kahverengi podzolik, %39,4 ünü kahverengi orman, %23,3 ünü kestane rengi, %1,6 sını kırmızı kestane rengi, %16,1 ini kahverengi ve %3,4 ünü ise kırmızı kahverengi topraklar oluşturmaktadır. Bu sınıf arazilerin %2,4 ünü düz, %0,8 i hafif meyilli, %2,5 i orta meyilli ve %93,8 i de dik meyilli arazilerden meydana gelmiştir. VI. sınıf arazilerin hektarı tarım alanları, hektarı çayır-mera hektarı orman-funda ve 223 hektarı da yerleşim alanı olarak kullanılmaktadır. Sınıf VII : Bu sınıfa giren topraklar kültür bitkilerinin yetiştirilmesini etkileyen çok şiddetli sınırlandırmalara sahiptir. Amasya ilinde bu sınıf araziler hektarlık alanı ve %43,2 lik oranı ile en geniş topraklardır. Bunun %2,7 sini gri kahverengi podzolik, %55,6 sını kahverengi orman, %31,4 ünü kestane rengi, %8,4 ünü kahverengi ve %1,6 sını da kırmızı kahverengi topraklar oluşturmaktadır. Bu sınıftaki arazilerin hektarı tarım alanı olup, ormanlık alanların ve meraların da büyük çoğunluğu bu sınıf alanlardadır. Marjinal tarım topraklarının büyük kısmını oluşturan bu topraklarda ekonomik tarım yapmak çok güçtür. Sınıf VIII: Bu araziler, erozyon, yaşlık, taşlılık, kayalık, düşük nem kapasitesi, tuzluluk gibi kısıtlayıcıların bir ya da birkaçının önlenemeyecek derecede şiddetli sınırlandırmaları nedeniyle ot, ağaç ve kültür bitkilerinin yetiştirilmesine elverişli değildir. Çok aşınmış araziler, kumsallar, kayalıklar, ırmak yatakları ve artık alanlar bu sınıfa girer. 78

89 VIII. sınıf araziler ilde %1,8 lik orandadır. Irmak taşkın yatağı ve çıplak kayalar bu sınıfı oluşturmaktadır. Amasya ilinde sınıflandırılması yapılan tüm bu arazi tipleri dışında hektar su yüzeyi bulunmaktadır SU POTANSİYELİ Tarım Arazilerinin Sulanabilirlik Durumu Amasya İlinde DSİ tarafından yapılan araştırmalar sonucu sulanabilir toplam arazi miktarı hektar olup hektarlık alandaki Etüt çalışmaları sonucu hektarlık kısmının ekonomik olarak sulanabilir arazi olduğu ortaya konulmuştur. ilde şu an hektar tarım alanı sulanmaktadır. Mevcut sulamanın %12.1 i halk sulaması ve %87.9'u devlet sulamasıdır (DSI ve KHGM). Tablo 36. Alt Bölgeler Bazında Amasya İlinde Tarım Arazileri Sulama Durumu BÖLGE DSİ nce Sulanan Alan (ha.) Yeraltı Gölet Toplam Köy Hizm. Sulaması (ha.) Halk Sulaması (ha.) Toplam Sulanan Alan (ha.) I. alt bölge II. alt bölge İl Toplamı Kaynak : DSİ, Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü, Amasya İl Müdürlüğü Grafik 26. İl Genelinde Sulanan Alanların Kurumlara Dağılımı (%) 79

90 Grafik 26 da da görüldüğü üzere Amasya İlinde sulanan alanların büyük çoğunluğu (%56,7) Devlet Su İşleri nce gerçekleştirilmektedir. Özellikler I. Alt bölgede yer alan Suluova ovasının tamamı ve Geldingen ovasının bir kısmında tarım alanları DSİ nin gerçekleştirdiği sulama tesisleri ile sulanmaktadır. İlde sulanan alanların %31,2 si Köy Hizmetleri nce yapılmakta olup, %12,1 i halk sulaması şeklinde gerçekleştirilmektedir. Grafik 27. Amasya İli ve Altbölgeler'de Tarım Alanları ve Arazi Sulama Durumu Sulama Suyu Projeleri: Tablo 37. DSİ Sulama Amaçlı Proje Hedefleri Aşama I.alt bölge (ha) II.alt bölge (ha) İl Toplamı (ha) -Yatırım Programı Aşaması İnşaatı Süren Üniteler İnşaatına Başlanmamış Projeler Planlama Projelendirme Aşaması Planlama Kesin Proje Toplam Kaynak: Amasya DSİ Şube Müdürlüğü. 80

91 DSİ nin yapmış olduğu etüt ve planlama çalışmaları sonucu ilde hektar tarımsal alan sulamaya açılacaktır. Özellikle Süreyya Bey Barajı üzerinde kurulacak olan sulama üniteleri ile ilin halen sulanmakta olan tarım arazilerinin hemen hemen tamamına yakın bir alan daha sulamaya açılacaktır ÇAYIR-MERA ALANLARI Amasya İlinde toplam Çayır-mera alanı hektar olup, il yüzölçümünün %15,4 ünü kapsamaktadır sayılı Mera Kanunu çalışmaları çerçevesinde, il mera komisyonunca ildeki mera alanları tespit edilmekte olup, tespit çalışmaları Merkez ilçe hariç il genelinde bitirilmiştir. Mera Komisyonunca yapılan çalışmalar sonucu ildeki mera alanlarının tespiti Tablo 38 de gösterilmiştir. Tablo 38. Amasya İli Mera Alanlarının Dağılımı : Hazineden Kadim Mera Bölge Mera Kayıtlı Mera Toplam Mera (hektar) I. Alt Bölge* II.Alt Bölge İl Geneli * I. alt bölgede yer alan Amasya Merkez ilçede tespitler devam ettiğinden, mera alanı K.H.G.M. nün Amasya İli Arazi Varlığı çalışmasından alınmıştır. Bu sebeple meraların dağılımı yerine toplam rakam alınmıştır. Grafik 28. Mera Alanlarının Altbölgeler Bazında Ayrımı 81

92 Alt bölgelerin yüzölçümleriyle mera alanları karşılaştırıldığında, II. Alt bölgenin yüzölçümü il yüzölçümünün %42,2 sini oluştururken, mera alanları ildeki mera alanının %49,3 ünü oluşturmaktadır. I. Alt bölgenin yüzölçümü il genelinde %57,8 lik alan kaplarken bu bölgede mera alanları toplamı il genelindeki mera alanının %50,7 sini oluşturmaktadır ORMAN VE FUNDALIKLAR Amasya ili yüzölçümünün hektarı (%33,5) orman ve step vejetasyonu oluşturmaktadır. Ormanlık alanların %37,3 ü II. Alt bölgede, %62,7 si ise I. Alt bölgede yer almaktadır. Ormanlar ağırlıklı olarak Kayın, Çam, Meşe ve Ardıçtan oluşmaktadır. I. Alt bölgede yer alan Yedikır Barajı Yaban Hayatı Koruma sahası sit alanı olarak ilan edilmiştir. Bu bölge söğüt, sazlık ve karaçam ile kaplı olup, küçük batağan, bahri, karabatak, gribalıkçıl, büyük akbalıkçıl, küçük akbalıkçıl, sakarca, boz kaz, angut, fiyu, boz ördek, çamurcan, yeşilbaş, kılkuyruk, büyük tarakdiş, sakarmeke, kervan çulluğu, karabaş martı gibi türler mevcuttur. Grafik 29. Orman-Fundalık Alanların Dağılımı 82

93 BÖLÜM 5. TARIMIN PERFORMANSININ GÖZDEN GEÇİRİLMESİ 5.1. TARIM SEKTÖRÜNÜN GSYİH YA KATKISI VE BÜYÜME HIZI Tarım Sektörünün Türkiye de GSYİH ya Katkısı ve Büyüme Hızı Tarım, Türkiye ekonomisinde her zaman önemli bir sektör olmuştur. Tarım, sektör olarak 2002 yılı itibarı ile GSMH nın %13,8 ini oluşturmuştur. Nüfusun %37,6 sı kırsal alanda yaşamakta olup, çalışan nüfusun %45 i tarımda istihdam edilmektedir. Gelişmiş ülkelerde tarımda istihdam edilen nüfusun oranı %5 civarındadır. Ülkemizin fındık, kuru incir, çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı, tütün, zeytinyağı, kiraz, turunçgil gibi tarımsal ürünlerde dünya pazarında önemli bir yeri vardır. Son yıllarda tarım ürünlerinin dış ticareti giderek işlenmiş ürünlere doğru kaymaktadır. Örneğin, 1960 lı yıllarda tarımın toplam ihracat içindeki payı %80 lerde iken sanayileşme ile işlenmiş tarım ürünleri ticareti önem kazanmaya başlamış bu oran giderek düşmüştür. Bugün için tarımın toplam ihracatımızdaki payı %11 e kadar düşerek azalmış ve tarım ürünlerinin ithalat oranı artmıştır. Son yıllarda tarım ürünleri ithalatının toplam ithalat içindeki payı %6 ya kadar çıkmıştır. Türkiye bazı tarım ürünlerinde (yağlı tohumlar, yem bitkileri, pirinç buğday gibi) ithalatçı ülke durumuna düşmüştür. İthal ettiği ürünler içerisinde ülkemizin yağlı tohumlu bitkilere ödediği döviz bazı yıllar petrolden sonra en çok kalem olarak dikkat çekicidir. Bir taraftan üretim planlaması yapılmadığı için bir çok üründe elde kalan stoklar, tarladan hasat edilmeden bırakılan tarımsal ürünler mevcut iken bir taraftan da yağlı tohumlar, yem bitkileri gibi ürünlere döviz ödememiz düşündürücüdür. VIII. 5 yıllık kalkınma planının uzun dönem stratejilerinde tarımsal nüfusun %10 a düşürülmesi fakat göreceli olarak da tarımsal gelirin artırılması hedeflenmiştir. Tarımın GSMH içerisindeki payı 1960 lı yıllarda %38 iken, bu pay gittikçe düşerek 1999 yılında %14 olarak gerçekleşmiştir. Tarım sektöründeki büyüme hızı ise yıllar itibariyle dalgalanmalar göstermektedir. Gelişmiş ülkelerde tarımın GSMH içerisindeki payı ise %2-4 civarındadır. Grafik 30 da Türkiye de sektörlerin 1987 sabit fiyatları ile GSYİH daki payları verilmiştir yılına göre tarım sektörünün GSYİH daki payının 2000 yılına kadar geçen süre içerisinde devamlı küçüldüğü görülmekte olup, 1987 yılında tarım sektörünün GSYİH daki payı %17,8 den %13,4 e düşmüştür. Diğer sektörlerin yılları arasındaki gelişimleri incelendiğinde, inşaat sektörünün de tarım sektörü gibi GSYİH daki payının bir azalma içerisinde olduğu görülmektedir. Bu yıllar arasında ticaret, sanayi ve ulaştırma-haberleşme sektöründe bir artış izlenmektedir. 83

94 Grafik 30. Türkiye'de Sektörlerin GSYİH'daki Payları (1987 Sabit Fiyatlarıyla) Grafik 31. Türkiye'de Tarım, Sanayi ve Ticaret Sektöründeki Gelişim Hızı (1987 Sabit Fiyatlarıyla) Grafik 31 de ise Türkiye de yılları arasında tarım sanayi ve ticaret sektörlerindeki gelişim hızları görülmektedir. Gelişim hızlarının sanayi ve ticaret sektöründe 1994 ve 1999 yıllarında önemli oranlarda gerileme içinde olduğu izlenmektedir ve 2000 yıllarında ise bu iki sektörde gelişim hızları hayli yüksek seyretmekte olup, bunun bir önceki yıllarda yaşanan daralmanın etkisiyle oluştuğu söylenebilir yılında meydana gelen ekonomik krizin etkisiyle tüm sektörlerde 84

95 belirgin bir daralma yaşanmıştır. Anılan yıl içerisinde tüm sektörlerde yaklaış %7 lik bir daralma söz konusudur. Tarım sektöründe ise özellikle 1989,1999 ve 2001 yıllarında çok önemli oranlarda olmak üzere 1991,1993,1994 ve 1997 yıllarında negatif gelişme hızı yaşanmıştır. Diğer sektörlerde olduğu gibi tarım sektöründe de negatif büyümenin gerçekleştiği bu yılları takip eden yıllarda hızlı büyüme yaşanmıştır Tarım Sektörünün Amasya İli Ekonomisindeki Yeri Tarım sektörü önemini gerek Türkiye, gerekse Amasya için her zaman korumaktadır. İstihdam yönünden Türkiye de olduğu gibi Amasya da da en önemli sektör olan tarım sektörünün G.S.Y.İ.H. daki payı diğer sektörlere göre daha azdır. Tarım sektörü istihdam olarak da ilde en önemli sektör olup 2000 yılına göre ilde mevcut kişi olan işgücünün sı yani %61,5 i tarım sektöründe istihdam edilmektedir. İlde tarım sektörünün GSYİH da ki payı 1980 li yılların sonunda %40 lar civarında iken 2000 li yılların başında %35 lere gerilemiştir. Tablo 39 da sanayi ve inşaat sektörünün yılları arasındaki gelişimi izlenmektedir. Sanayi ve inşaat sektöründe 1990 yılı baz alındığında 90 lı yılların ortasında bir artış görülmesine rağmen 1990 lı yılların sonu ile 2000 yılında bu sektörlerin payları tekrar 1990 yılına gerilemiş olup hatta sanayi sektöründe 1990 yılının da gerisinde bir paya sahip olmuştur yılındaki sektör payları incelendiğinde Amasya ilinde en fazla ticaret ve ulaştırma-haberleşme sektöründe gelişim görülmektedir. Tablo 39. Amasya İlinde Sektör Payları ve Gelişim Hızı (1987 Sabit Fiyatları ile) Sektör Payı (%) Sektörler Tarım 39,4 36,3 34,7 32,6 29,7 29,5 27,9 33,3 35,3 35,6 34,1 Sanayii 8,4 8,8 7,6 9,2 8,8 8,1 8,1 8,2 8,1 7,8 6,9 İnşaat 5,5 5,9 6,6 7,0 7,9 7,8 7,7 6,2 6,3 5,5 5,5 Ticaret 11,6 11,9 12,8 12,0 12,1 12,8 13,6 13,3 12,5 12,1 14,2 Ulaşt.- haber. 15,8 16,6 18,0 18,7 19,9 20,3 20,9 19,5 19,4 19,7 20,8 Diğer 19,3 20,5 20,3 20,5 21,6 21,5 21,8 19,5 18,4 19,3 18,5 Gelişme Hızı (%) Tarım 0,8-8,7-4,4 0,0-16,7 3,0-3,2 37,8 15,4-3,2-0,4 Sanayii -20,4 3,6 13,3 28,8-12,6-4,9 2,2 16,9 8,2-7,9-7,6 İnşaat 0,7 6,8 12,2 13,1 3,1 2,5 1,0-7,6 11,6-16,7 2,8 Ticaret 10,3 1,9 7,2-0,3-7,7 10,2 8,8 12,9 1,9-6,6 21,8 Ulaşt.-haber. 16,0 4,3 8,4 10,2-2,5 5,9 5,3 7,9 8,1-2,3 9,7 Kaynak : DİE, İllere Göre G.S.Y.H. ( ) 85

96 Grafik 32. Tarım Sektörünün GSYİH'daki Payının Türkiye, Karadeniz Bölgesi ve Amasya İlinde Karşılaştırılması Grafik 32 de tarım sektörünün Amasya İli, Karadeniz Bölgesi ve Türkiye de GSYİH daki payı verilmiştir. Grafikte de görüldüğü gibi Amasya ilinde tarım sektörünün GSYİH daki payı yılları arasında Türkiye geneline göre ortalama olarak % arasında, Karadeniz bölgesine göre ise aynı yıllarda ortalama %50 daha fazladır. Tarım sektörünün GSYİH daki payının Amasya ili için 1987 yılında %36,7 iken yılları arasında %30 ların altına gerilemiş, yılları arasında ise tekrar %35 ler düzeyine çıkmıştır. Tarım sektöründe ilde görülen bu dalgalanmanın yanında gerek Türkiye de gerekse Karadeniz bölgesinde daha düzenli bir gelişme kaydettiği söylenebilir. Özellikle Türkiye de 1987 yılından itibaren tarım sektörünün GSYİH daki payının genel olarak düzenli bir azalma içinde olduğu görülmektedir yılında %17,8 olan tarım sektörünün payı yaklaşık %25 lik oransal bir azalma kaydederek 2000 yılında %13,4 e düşmüştür. Karadeniz bölgesinde ise 1987 yılında %28,7 olan tarımın payı hemen hemen Türkiye genelinde olduğu gibi %24,5 lik bir oransal azalma ile %21,7 ye düştüğü görülmektedir. İncelenen dönemde Amasya ili için tarım sektöründeki oransal azalma %7 dir. Tarım sektörünün GSYİH daki payının yıllar içindeki azalma Amasya ilinde gerek Türkiye gerekse Karadeniz bölgesi ile karşılaştırıldığında daha yavaş seyrettiği sonucuna varılabilir. Grafik 33 de ise tarım sektöründeki gelişim hızının Türkiye, Karadeniz Bölgesi ve Amasya ilinde yılları arasında 1987 yılı Sabit fiyatları ile karşılaştırılması görülmektedir. Grafikten de izlendiği gibi Tarım sektöründe bu yıllar bazında gelişim dalgalı bir seyir izlemektedir. İzlenen gelişimin özellikle Amasya 86

97 ilinde daha düzensiz bir trend içinde olduğu, bazı yıllar Karadeniz Bölgesi ve Türkiye ye oranla çok fazla artış görülürken bazı yıllar bunun tam tersi bir azalış yaşanmıştır. Grafik 33. Tarım Sektörünün Türkiye, Karadeniz Bölgesi ve Amasya ilinde Gelişim Hızları (1987 Sabit Fiyatları İle) Amasya ilinde tarıma dayalı sanayi pek gelişmemiştir. İlde 173 adet tarımsal sanayi bulunmakta olup, bunların çoğunluğu küçük çaplı işletmelerdir. İlde önemli tarımsal işletmeler ise ton/yıl şekerpancarı işleme kapasitesi ve ortak sayısı ve her yıl yaklaşık çiftçinin pancar tarımı yaptığı bir kuruluş olan Şeker Fabrikası ilk sırayı almaktadır. Ayrıca ton/yıl yaş maya, ton/yıl kuru maya, ton/yıl ekmek katkı maddesi kapasitesi olan ve ürünlerinin önemli bir kısmını ihraç eden Özmaya, ton/yıl ham yağ kapasitesi ile Meray, 300 büyükbaş ve 2000 küçükbaş kesim/gün kapasitesi ile Pan-et mezbahası, 20 ton/saat yem üretim kapasitesi ile Mis-yem, ton/yıl un üretim kapasitesi ile Mis-un ve önceki yıllarda yaş sebze meyve işleme ve konsantre meyve suyu fabrikası olan ancak şu an sadece konsantre meyve suyu üreten Tamek Konektaş A.Ş. ilde orta ve büyük kapasiteli tarımsal sanayilerdir. 87

98 Grafik 34. Amasya İlinde Tarımsal Sanayi İşletmelerin Faaliyet Kollarına Ayrımı Grafik 34 de de görüldüğü gibi Amasya ilinde, tarımsal sanayi işletmelerinin büyük çoğunluğunu un ve unlu mamuller oluşturmaktadır. Un ve unlu mamuller üreten işletmeler il genelindeki tarımsal sanayi işletmelerinin %75,1 lik kısmını kapsamaktadır. Un ve unlu mamuller işletmelerinden sonra en fazla sayıda olan işletme %11 lik oranı ile süt ve süt mamulleri işletmeleridir. Daha önce de belirtildiği gibi ilde yer alan tarıma dayalı sanayi işletmelerinin büyük çoğunluğu küçük işletmelerdir. İlde büyük çaplı işletmeler ise şöyle sıralanabilir. I. Alt bölgede bulunan ve bir yabancı sermaye ortaklığıyla faaliyet gösteren Safmaya (Amasya-Merkez ilçe), Meyve-sebze işleme tesisi olan Tamek Konektaş A.Ş. (Amasya-Merkez ilçe), Şeker Fabrikası A.Ş. (Suluova) ile II. Alt bölgede bulunan Meray Bitkisel Yağ Sanayii (Merzifon) ilde bulunan büyük ölçekli tarımsal sanayi kuruluşlarıdır. Tablo 40. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Bütçesinden Yatırım Projelerine Ayrılan Ödenek (Milyon TL.) Yıllar TOPLAM Kaynak : Amasya İl Müdürlüğü 88

99 Tablo 41. Kamu Yatırım Harcamalarının Amasya İli, Karadeniz Bölgesi ve Türkiye de Yıllara Göre Dağılımı (Cari Fiyat) Yıllar Harcama (Milyon TL) Amasya Türkiye ye Oranı (%) Harcama (Milyon TL) Karadeniz Türkiye ye Oranı (%) Türkiye (Milyon TL) , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , Kaynak : DPT, İllere ve Bölgelere Göre Çeşitli Göstergeler, 2002, Ankara Kamu yatırım harcamaların Amasya ili, Karadeniz Bölgesi ve Türkiye genelinde dağılımı Tablo 41 de görülmektedir. Kamu yatırımlarının dağılımının incelendiğinde Amasya ilinin kamu yatırımlarından aldığı payın çok düşük olduğu görülmektedir. Özellikle yılları arasında Kamu Yatırım Harcamalarından aldığı payın çok alt seviyede gerçekleştiği ve 1994 yılında onbinde ikilere kadar düştüğü görülmektedir. Amasya ilinin 2000 ve 2001 yılında Kamu Yatırım Harcamalarından aldığı payın önceki yıllara göre önemli oranlarda arttığı izlenmektedir TARIMSAL ÜRETİM Amasya ilinde tarımsal üretim bölgelere göre farklılıklar gözetmektedir. Özellikle Yeşilırmak havzasında meyve ve sebze üretiminin bir çoğu yapılmaktadır. Sulama imkanlarının az olduğu ve iklimin tarımsal faaliyetleri sınırlandırdığı bölgelerde ise geleneksel tarım sisteminin uygulandığı görülmektedir. 89

100 Bitkisel Üretim Amasya İlinde Tarım Arazilerinin büyük bir kısmı tarla bitkileri ekilişi olarak kullanılmaktadır. Tablo 42 ve Grafik 35 den de görüldüğü gibi Amasya ilinde tarım alanlarının %79,6 sı tarla bitkileri ekiliş alanlarıdır. Bu alanlara %10,2 ile nadas alanları da eklendiğinde tarım alanlarının hemen hemen %90 ının tarla bitkileri alanları olarak kullanıldığı söylenebilir. İlde ayrıca tarıma elverişli olduğu halde kullanılmayan alanlar da %5,4 gibi önemli bir yer tutmaktadır. İlde tarımda kullanılmayan bu alanlar, marjinal tarım alanlarının bir kısmını içermektedir. Tarım alanlarının kullanım durumu alt bölgeler bazında incelendiğinde sebze ve meyve alanlarının miktar ve oransal olarak I. Alt bölgede daha yoğun olarak kullanıldığı görülmektedir. İlin alt bölgelere ayrımında da iklim özellikleri yanında, tarımsal faaliyet şeklinin sebze ve meyve tarımının oransal dağılımı etkili olmuştur. Tarım alanlarının %38,8 i II. Alt bölgede iken sebze ekilişinin %15,9 u, meyve ve bağ alanlarının ise %13,9 u II. Alt bölgede yer almaktadır. Bu durum, oransal olarak meyve-bağ alanları ile sebze alanlarının oransal olarak II. alt bölgede daha az olduğunun göstergesidir. Tablo 42. Amasya İlinde Tarım Arazilerinin Kullanım Şekli (2002) Tarım Alanları Kullanım Şekli I. Alt Bölge (Ha.) Alt Bölgeler II. Alt Bölge (Ha.) Amasya (Ha.) Tarla Bitkileri Alanı Sebze Bitkileri Alanı Meyve+Bağ Alanları Nadas Tarıma Elverişli Olup Kullanılmayan Toplam Kaynak : Amasya İl Müdürlüğü,

101 Grafik 35. Amasya'da Tarım Alanı Kullanım Durumu Grafik 36. Altbölgeler Bazında Tarım Alanı Kullanım Durumu 91

102 Tarla Bitkileri Üretimi Tablo 43. Amasya ve Alt bölgelerde Tarla Bitkileri Ekiliş Alanı (2002) Tarla Bitkileri Ekilişi I. ALT BÖLGE II. ALT BÖLGE AMASYA Tahıllar Endüstri Bitkileri Baklagiller Yumrulu Bitkiler Yem Bitkileri Yağlı Tohumlar Toplam Kaynak : Tarım İl Müdürlüğü, Amasya,2003 Not 1 : II. Ürün mısır ekilişinden dolayı tarla bitkileri alanı Tablo 42 ye göre fazladır. Not 2 : Kurusoğan ve kuru sarımsak tarla ürünleri içerisinde değerlendirilmiştir. Tablo 43 de Amasya ilinde tarla bitkilerinin ekilişleri sınıflandırılmıştır. Sınıflandırmada DİE nin uyguladığı sınıflandırma esas alınmasına karşın kuru soğan ve kuru sarımsak önceki yıllardaki düzenin bozulmaması amacıyla tarla bitkileri içerisinde değerlendirilmiştir. Yağlı tohumlu bitkiler endüstri bitkileri içerisinde de ele alınabilir. Ancak ülkemizin en çok döviz ödediği bu bitki grubunun ayrı olarak ele alınması uygun görülmüştür. Tablo 43 de de görüldüğü gibi 2002 yılı itibariyle Amasya ilinde tarla bitkileri ekilişi içerisinde en büyük alanı tahıllar oluşturmaktadır. Tahılların tarla bitkileri ekilişi içerisindeki payı %71,9 dur. Bu oran I. Alt bölgede %75,5 ve II. Alt bölgede %66,8 tir. Türkiye de ise tarla bitkileri ekilişi içerisinde tahılların payı %77,6 dır. Amasya ilinde gerek I. Alt bölge gerekse II. Alt bölgede tahıllar içerisinde en büyük ekiliş alanı, buğday ürününe ait olup il genelinde buğday ekilişi tahıllar içerisinde %81,8, tarla bitkileri içerisinde ise %58,8 lik alan ile ilk sırada yer almaktadır. Buğday ekilişinin I. Alt bölgede payı tahıllar içerisinde %83,3 olup, II.alt bölgede bu oran %79,2 dir. Tahıllar içerisinde buğdaydan sonra arpa, en büyük ekiliş alanına sahip olup bu iki ürünün toplam ekilişi, tahıllar içerisinde %98,7 pay almaktadır. Buğday ve arpa ekiliş alanları toplamı, tarla bitkileri ekilişi alanı içerisinde payı ise %71,0 gibi yüksek bir orandır. 92

103 Grafik 37. Hububat Ekiliş Alanlarının Altbölgelere Dağılımı Tablo 44. Amasya İlinde Hububat Üretimi (2002) Ürün I. Alt Bölge (ton) II. Alt Bölge (ton) Amasya (ton) Buğday Arpa Mısır (dane) Yulaf Çavdar Çeltik Kaynak : Amasya İl Müdürlüğü Amasya ilinde Endüstri Bitkileri ekilişi, il genelinde %5,9 luk bir alana sahiptir. Aslında yağlı tohumlar bitkisi de endüstri bitkileri grubuna dahil edilebilir. Endüstri bitkileri ekilişi I. Alt bölgede %5,4 lük, II. Alt bölgede ise %6,7 lik bir paya sahiptir. Endüstri bitkileri ekilişi içerisinde en büyük alanı şekerpancarı almakta olup bunu sırayla,tütün ve elit izlemektedir. 93

104 Grafik 38. Endüstri Bitkileri Ekiliş Alanlarının Dağılımı Tablo 45. Amasya İlinde Endüstri Bitkileri Üretimi (2002) Ürün I. Alt Bölge (ton) II. Alt Bölge (ton) Amasya (ton) Tütün Şekerpancarı Elit Kaynak : Amasya İl Müdürlüğü İl de yumrulu bitkiler ekilişi (Grafik-39) %6,8 lik bir orana sahiptir. I.alt bölgede yumrulu bitkilerin oranı, tarla ürünleri içerisinde %6,5, II.alt bölgede %7,2 lik orana sahiptir. Amasya ilinde kuru soğan üretimi önemli bir yere sahiptir. Özelikle I. Alt bölgede yer alan Suluova ilçesinde yoğun bir şekilde kuru soğan üretimi yapılmaktadır. Bu ilçede tarım alanlarının %20 sinden fazla kısmında kuru soğan üretimi yapılmaktadır. Kuru soğan ekiliş alanları I. Alt bölgede tüm tarla ürünleri ekilişi içerisinde %5,9, II.alt bölgede ise %6,7 lik bir orana sahiptir. Türkiye genelinde kuru soğan ekiliş alanlarının %17,4 ü Amasya ilindedir. Tablo 46. Amasya İlinde Yumrulu Bitkiler Üretimi (2002) Ürün I. Alt Bölge (ton) II. Alt Bölge (ton) Amasya (ton) Kuru soğan Sarımsak Patates Kaynak : Amasya İl Müdürlüğü 94

105 Grafik 39. Yumru Bitkiler Ekilişinin Alt Bölgelere Dağılımı Grafik 40 da Amasya İlinde Baklagil Ekiliş Alanlarının Alt bölgeler bazında dağılımı verilmiştir. Baklagil ekilişi ilde %4,2 lik orana sahiptir. I. Alt bölgede baklagil ekiliş oranı tarla bitkileri alanları içerisinde %4,8 lik bir paya sahip iken, II.alt bölgede %3,4 lük oranda ekiliş vardır. Baklagiller ekilişi içerisinde en büyük alanı nohut kaplamakta olup, bu ürün I. Alt bölgede %86,1; II.Alt bölgede %89,3 ve İl genelinde ise %87,1 lik paya sahiptir. Grafik 40. Baklagil Ekiliş Alanlarının Altbölgelere Dağılımı 95

106 Tablo 47. Amasya İlinde Baklagiller Üretimi (2002) Ürün I. Alt Bölge (ton) II. Alt Bölge (ton) Amasya (ton) Nohut Kuru Fasulye Mercimek Kaynak : Amasya İl Müdürlüğü Grafik 41. Yağlı Tohumlu Bitkiler Ekiliş Alanlarının Altbölgelere Dağılımı Grafik 41 de Amasya ilinde yağlı tohumlu bitkilerin ekiliş oranları verilmektedir. Yağlı tohumlu bitkilerin ekilişi, Amasya ilinde tarla ürünleri içerisinde %8,2 lik bir paya sahiptir. I. Alt bölgede yağlı tohumlu ürün ekilişinin payı, bölge içerisinde %4,4 iken, II. Alt bölgede bu oran %13,7 dir. II. Alt bölgede yağlı tohumlu bitki ekilişinin payının yüksek olmasında en büyük etken II. Alt bölgede yer alan Merzifon ilçesinde bulunan Yağ fabrikasının yörede ayçiçeği tarımını olumlu yönde etkilemesidir. Yağlık ürün ekilişlerine verilmekte olan prim ödemesi kapsamında, yağlık ayçiçeği ürünü ekilişinde son yıllarda önemli bir artış yaşanmıştır. Tablo 48. Amasya İlinde Yağlı Tohumlu Bitkiler Üretimi (2002) Ürün I. Alt Bölge (ton) II. Alt Bölge (ton) Amasya (ton) Ayçiçeği Haşhaş (tohum) Kaynak : Amasya İl Müdürlüğü 96

107 Grafik 42. Yem Bitkileri Ekiliş Alanlarının Altbölgelere Dağılımı Grafik 42 de Amasya ilinde yem bitkileri ekiliş alanları verilmektedir. Yem bitkileri ekiliş alanı, tarla bitkileri ekilişi içerisinde %3,0 lük bir paya sahiptir. Yem Bitkileri ekilişi I. Alt bölgede tarla bitkileri içerisinde %3,5 lik bir orana sahip iken, II.Alt bölgede %2,2 lik bir paya sahiptir. Yem Bitkileri ekilişi 2000/467 sayılı Hayvancılığın Desteklenmesi Hakkındaki Kanun çerçevesinde önceki yıllara göre artış trendindedir yılında yem bitkileri ekilişi ilde iklimin kurak gitmesi ve özellikle II. ürün mısır ekilişinin bu kuraklıktan etkilenmesi nedeniyle beklenen düzeyde artmamış olmasına karşın 2002 yılında yem bitkileri ekilişinin tarla ürünleri ekilişi içinde payı %3 lerin üzerine çıkmıştır. Tablo 49. Amasya İlinde Yem Bitkileri Üretimi (2002) Ürün I. Alt Bölge (ton) II. Alt Bölge (ton) Amasya (ton) Mısır (hasıl) Fiğ (dane) Fiğ (ot) Yonca Korunga Kaynak : Amasya İl Müdürlüğü Not: Mısır(hasıl) ürünü için I. ve II. ürün ekilişleri dahil edilmiştir. 97

108 Tablo 50. Amasya da Bazı Tarla Ürünlerinde Üretimdeki Değişimler ( ) (ton) YILLAR Ürünler Buğday 263,5 299,6 249,7 313,7 363,2 432,9 454,0 361,5 453,0 294,4 423,0 355,0 Nohut 9,2 8,4 6,6 7,0 7,3 7,4 7,4 7,4 10,7 6,3 9,8 11,0 Tütün 4,7 4,7 2,8 2,3 2,4 2,8 3,3 2,3 3,8 3,9 2,8 2,6 Ş.Pancarı 584,9 539,8 246,3 332,3 498,5 520,5 609,6 425,1 446,3 343,8 341,8 345,1 Ayçiçeği 22,8 27,7 21,7 26,5 27,0 17,2 14,7 12,6 11,9 7,0 13,7 10,9 Kuru soğan 227,5 210,9 178,2 368,5 277,4 286,8 315,3 432,4 348,0 273,5 376,6 275,7 Mısır(Dane) 3,9 3,8 7,2 7,9 3,8 3,6 4,4 3,8 4,1 3,2 7,3 7,0 Mısır(Hasıl) 0,0 0,0 0,0 0,0 0,0 0,0 0,3 0,7 4,0 22,4 44,3 59,8 Kaynak : Amasya İl Müdürlüğü Grafik 43. Amasya İlinde Bazı Tarla Bitkileri Üretimindeki Değişim (bin ton) Tablo 50 de Amasya ilinde bazı tarımsal ürünlerin üretimindeki değişimler verilmiştir. Özellikler 2001 yılında bir çok üründe üretimde azalma izlenmektedir. Bu üretim azalmasında en büyük etken özellikle 2001 yılında yaşanan kuraklık etkili olmuştur. Grafik 44 de bazı tarımsal ürünlerde yılı verim ortalaması alınarak Amasya ili ile Türkiye de karşılaştırma yapılmıştır. Verimler incelendiği ildeki buğday, kuru soğan ve ayçiçeği verimimin Türkiye ortalamasına göre daha fazla olduğu; mısır, şekerpancarı verimlerinde ise ülke genelinin altında kalındığı görülmektedir. Nohut ve tütün verimlerinin ise yaklaşık olarak Türkiye ortalaması civarında gerçekleşmiştir. 98

109 Grafik 44. Bazı Tarımsal Ürünlerde Verimin Türkiye İle Karşılaştırılması Grafik 45 de Amasya da bazı tarla bitkilerinin, Türkiye de pazarlama oranları verilmiştir. Tarla ürünlerinde grafikte de izlendiği gibi en büyük payı kuru soğan üretimi almakta olup, 2002 yılında pazarlanan kuru soğanın %10,9 u Amasya iline aittir. Haşhaş (tohum) %8,9, Nohut %2, Buğday %1,9 ve %1,8 lik pazarlama oranı ile şeker pancarı takip etmektedir. Grafik 45. Bazı Tarla Ürünlerinde Amasya İlinin Türkiye Genelinde Pazarlama Payı (2002 yılı) 99

110 Sebze Üretimi Amasya ilinde sebze ekiliş alanları ilde mevcut tarım alanlarının %2,75 ini kapsamaktadır. Sebze alanları I. Alt bölgede tarım alanlarının %3,8 ini, II.Alt bölgede ise %1,1 ini kapsamakta olup ilde mevcut sebze alanlarının %84,9 u I. Alt bölgede yer almaktadır. Tablo 51. Amasya İli ve Alt bölgelerinde Sebze Üretim Alanları (2002 Yılı) ALTBÖLGELER (Ha.) SEBZE EKİLİŞ ALANLARI I. ALTBÖLGE II. ALTBÖLGE AMASYA (Ha.) Baklagil Sebzeleri Meyvesi Yenen Sebzeler Yaprağı Yenen Sebzeler Soğansı-Yumru ve Kök S TOPLAM Kaynak : Amasya İl Müdürlüğü, 2003 Sebze ekilişinin türlerine göre ayrımında ise, Tablo 51 de de görüldüğü gibi ildeki sebze ekilişinin %73,1 ini meyvesi yenen sebzeler oluşturmakta, baklagil sebzeleri %15,5, yaprağı yenen sebzeler %9,0 ve soğansı-yumru ve kök sebzeler ise %2,4 lük paya sahiptir. Grafik 46. Sebze Ekiliş Alanlarının Amasya ve Altbölgelere Dağılımı 100

111 Tablo 52 de sebze üretim miktarlarının Amasya ili Alt bölgeler bazında ve Türkiye geneli ile karşılaştırılması verilmiştir. Tabloda da görüldüğü gibi Amasya ilinde Türkiye de üretilen sebze ürünlerinin %0,75 i üretilmektedir. Türkiye toplam sebze üretimine göre oransal olarak en fazla üretilen baklagil sebzeleri olup oranı %0,92 dir. Görüldüğü gibi hiçbir sebze üretim türünde Amasya ilinin ülke geneline göre payı %1 i bulmamaktadır. Tablo 52. Amasya İlinde Sebze Üretiminin Alt Bölgelere Dağılımı (2002) ALTBÖLGELER SEBZE EKİLİŞ AMASYA TÜRKİYE I. ALTBÖLGE II. ALTBÖLGE ALANLARI (ton) (ton) (ton) (ton) Baklagil Sebzeleri Meyvesi Yenen Seb Yaprağı Yenen Seb Soğansı Yumru Ve Kök Sebzeler Diğer sebzeler TOPLAM Kaynak : DİE, Amasya İl Müdürlüğü,2003 Amasya ilinde sebze üretim miktarının büyük bir kısmı I. Alt bölgede yapılmaktadır. Sebze alanlarının %84,9 u I. Alt bölgede yer alırken ilde üretilen sebzenin de %90 ı yine I. Alt bölgede yer almaktadır. Bu durum verim yönünden de sebze üretiminde I. Alt bölgenin II. Alt bölgeye göre daha iyi olduğunu göstermektedir. Sebze üretiminin I. Alt bölge ve II. Alt bölge ile karşılaştırılması yapıldığında soğansı yumru ve kök sebzelerinin %89,6 sı; meyvesi yenen sebzelerin %91,7 si; baklagil sebzelerin %90,5 i ve yaprağı yenen sebzelerin ise %60 ı I. Alt bölgede üretilmektedir. Grafik 47. Amasya İli ve Altbölgelerinde Sebze Üretim Miktarları (2002) Baklagil Sebzeleri Meyvesi Yenen Sebzeler Yaprağı Yenen Sebzeler Soğansı Yumru Ve Kök Sebzeler I. Alt Bölge (ton) II. Alt Bölge (ton) Amasya (ton) 101

112 Tablo Yılı Türkiye, Amasya ve Amasya Alt bölgelerinde Bazı Sebzelerin Üretim Miktarları (Ton) SEBZE ÇEŞİTLERİ ALT BÖLGELER I. ALT BÖLGE II. ALTBÖLGE AMASYA TÜRKİYE Lahana Marul Ispanak Pırasa Taze Soğan Kabak (sakız) Hıyar Patlıcan Bamya Domates Biber (dolma) Biber (sivri) Kavun Karpuz Taze Fasulye Havuç Kaynak : DİE, Amasya İl Müdürlüğü,2003 Tablo 53 de bazı sebzelerde üretim miktarlarının Amasya ili, Alt bölgeler ve Türkiye genelinde karşılaştırılması verilmiştir. Tabloda da görüldüğü gibi Amasya ilinde sebze üretim miktarının büyük bir kısmı I. Alt bölgede yapılmaktadır. Tabloda görüldüğü gibi bamya üretimi dışında Amasya ilinde ülke genelinde göre önemli miktarda üretim yapılan ürün yoktur yılında Türkiye bamya üretiminin %4,1 i Amasya ilinde gerçekleştirilmiştir. Amasya da bamya, elmadan sonra il adıyla özdeşleşmiş bir üründür. Özellikle ilde üretim yapılan bamyanın çok önemli bir kısmı kurutulmak suretiyle pazarlanmaktadır. Yerel tüccarlar tarafından kurutulmuş bamya alınmakta ve başta İstanbul olmak üzere büyük şehirlere pazarlanmaktadır. Bir çok üründe olduğu gibi kuru bamyada da en büyük kazancı aracılar elde etmektedir. Bamya üretimi dışında Türkiye toplam üretimi bakımından karşılaştırıldığında %2,1 lik payı ile hıyar, %1,3 lük üretim payları ile taze fasulye ve kabak (sakız), %1,3 lük payı ile ıspanak ve %1,0 lik üretim ile de domates ürünü Amasya da yetiştirilen önemli sebzelerdir. Özellikle son yıllarda ilde tarlada sırık domatesi 102

113 yetiştiriciliği hızla gelişmekte olup, başta Özel İdare kaynakları olmak üzere mahalli kaynaklarla da tarlada sırık domatesi yetiştiriciliği desteklenmektedir. Grafik 48. Amasya İli ve Alt Bölgelerde Bazı Sebzelerde Üretim Miktarı (2002) Grafik 48 de Amasya ilinde alt bölgeler bazında bazı sebze ürünleri üretim miktarları verilmektedir. Grafik 48 ve Tablo 53 de de izlendiği gibi sebze ürünleri üretiminde I. Alt bölgenin üretimin büyük çoğunluğuna sahip olduğu belirlenmektedir. Tablo 54. Amasya İlinde Bazı Sebzelerin Üretim Miktarında Değişim (ton) Sebze Hıyar Domates Bamya T.fasulye Kaynak : Amasya Tarım il Müdürlüğü,2004 Tablo 54 de Amasya ilinde bazı sebze üretim miktarlarında yılları arasındaki değişimler görülmektedir. Tablo incelendiğinde özellikle domates ve hıyar üretiminde önemli miktarlarda artış gözlenmektedir yılında ton domates üretimi %77 lik bir artış ile 2003 yılında tona yükselmiştir. Hıyar üretiminde aynı yıllar arasında %86,5, taze fasulye üretiminde %44,5, bamya 103

114 üretiminde de %19,5 lik bir artış görülmektedir. Son yıllarda özellikle tarlada sırık domatesi üretiminin yapılması üretim artışındaki en büyük neden olarak sayılabilir. Grafik 49. Bazı Sebzelerde Üretim Miktarında Değişim Grafik 50. Bamya ve Taze Fasulye'de Üretim Miktarındaki Değişim Meyve Üretimi Amasya ili, iklimsel yapısı ve toprak özellikleri bakımından başta kiraz, elma, vişne, bağ, armut, şeftali olmak üzere turunçgil ve tropikal meyveler hariç hemen her tür meyve üretiminin ekonomik olarak yapılabileceği bir yerdir. İklim özellikler bakımından da başka kiraz olmak üzere bir çok meyvede geniş üretim sezonuna 104

115 sahip bir konumda olan ilin adı elma ile özdeşleşmiştir. Adı elma ile birlikte anılan il, bu ününü elma yetiştiriciliğinin fazla miktarda yapılmasından değil, yöreye has özellikleri ile Amasya Elmasının kendine has koku, Tat, şekil ve depolanma ömrü gibi nitelikleriyle sağlamıştır. Amasya ili elma ile beraber anılmasına rağmen ilde esas olarak kiraz üretimi önemli miktarda yapılmakta son yıllarda da ihracat olanaklarının artmasıyla kiraz bahçesi tesisinde büyük gelişmeler sağlanmaktadır. Tablo 55. Türkiye, Amasya ve Amasya Alt bölgelerinde Meyve Ağaç Sayıları ve Meyve Üretim Miktarları (2002 Yılı) Yumuşak Çekirdekli Meyveler MEYVELER Meyve Veren Yaşta Ağaç Sayısı Meyve Vermeyen Yaşta Ağaç Sayısı ALT BÖLGELER 1.ALT 2.ALT BÖLGE BÖLGE AMASYA TÜRKİYE Üretim(Ton) Sert Kabuklu Meyveler Taş Çekirdekli Meyveler Üzümsü Meyveler Meyve Veren Yaşta Ağaç Sayısı Meyve Vermeyen Yaşta Ağaç Sayısı Üretim(Ton) Meyve Veren Yaşta Ağaç Sayısı Meyve Vermeyen Yaşta Ağaç Sayısı Üretim(Ton) Meyve Veren Yaşta Ağaç Sayısı Meyve Vermeyen Yaşta Ağaç Sayısı Üzüm (ha) Turunçgiller GENEL TOPLAM Üretim(Ton) Meyve Veren Yaşta Ağaç Sayısı Meyve Vermeyen Yaşta Ağaç Sayısı Üretim(Ton) Meyve Veren Yaşta Ağaç Sayısı Meyve Vermeyen Yaşta Ağaç Sayısı Üzüm (ha) Üretim(Ton) Kaynak : DİE, Amasya İl Müdürlüğü,

116 Tablo 55 de Türkiye, Amasya ve Amasya Alt bölgelerinde bulunan meyve ağaç sayıları ve meyve üretim miktarları verilmiştir. Amasya da yetişmeyen turunçgil meyveleri ve zeytin, yenidünya, Trabzon hurması gibi meyveler de diğer meyve gruplarındaki meyvelerin sağlıklı analizi açısından Türkiye toplamına dahil edilmiştir. Üzümsü meyveler grubunda çilek, ahududu ve üzüm ağaç sayıları toplama dahil edilmeyip, üretim miktarı tabloda yer almıştır. Ayrıca fındık ocak sayısı da ağaç sayısı olarak tabloda yer almamış, ancak üretim miktarına yer verilmiştir. Grafik 51. Türkiye ve Amasya'da Meyve Veren Yaştaki Ağaçların Oransal Dağılımı (2002 yılı) Grafik 51 de Amasya ve Türkiye de meyve veren yaştaki ağaçların oransal dağılımı verilmiştir. Grafikten de izleneceği gibi, meyve veren yaşta ağaç sayıları içinde Amasya ilinde taş çekirdekli meyve sayısının Türkiye ye oranla fazla olmasıdır. Bunda en büyük etken, Türkiye ağaç varlığı ele alınırken her tür ağaç hesaplamada kullanılmıştır. İlde meyvecilik içerisinde en büyük payı kiraz, vişne ve şeftali aldığından toplamda da Türkiye geneli için turunçgil, zeytin, üzümsü meyveler gibi Amasya da hemen hemen hiç yetişmeyen meyvelerde yer bulduğundan sert çekirdekli meyveler oransal olarak ilde fazla çıkmaktadır. Amasya ilinde tüm meyve grupları içerisinde, meyve veren yaştaki taş çekirdekli meyveler 62,29 lik bir paya sahipken bu oran Türkiye de %52,6 dır. İlde Sert çekirdekli meyvede sayıca en fazla olan ilde; kiraz, vişne, şeftali gibi meyveler iken, Türkiye de bu oranının yüksek olmasındaki en büyük etken zeytin varlığıdır. Yumuşak çekirdekli meyveler Amasya da %32,2 lik, Türkiye de 17,9 luk; Sert kabuklu meyveler Amasya da %4,3, Türkiye de %13,4; üzümsü meyveler Amasya da %1,4, Türkiye de %5,8 lik paya sahiptir. Türkiye de turunçgillerin meyve veren yaşta ağaç sayısına oranı %10,1 dir. 106

117 Grafik 52. Meyve Gruplarına Göre Meyve Veren Ağaç Sayılarının Alt Bölgelere Dağılımı (2002) Grafik 52 de meyve gruplarına göre meyve veren yaştaki ağaç sayılarının alt bölgelere göre ayrımı verilmiştir. Grafikten de izlendiği gibi meyvecilik önemli ölçüde I. Alt Bölgede yapılmaktadır (3. bölümde kiraz ve elma üretimi geniş bir şekilde ele alınmıştır.) Amasya ilinde meyve veren yaştaki ağaçların %84,6 sı I. Alt bölgede %15,4 ü ise II. Alt Bölgede yer almaktadır. Durum meyve grupları içerisinde incelendiğinde yumuşak çekirdekli meyvelerin %72,5 i, sert kabuklu meyvelerin %77,5 i, taş çekirdekli meyvelerin %91,4 ü ve üzümsü meyvelerin %96,7 si I. Alt bölgede yer almaktadır. Grafik 53. Amasya'da Meyve Üretim Miktarlarının Alt Bölgelere Dağılımı (2002) 107

118 Grafik 53 de ise meyve üretim miktarlarının Amasya ilinde alt bölgelere dağılımı verilmiştir. Grafikten de izlendiği gibi meyve üretimimin büyük bir kısmı I. Alt bölgede yapılmaktadır. Amasya ilinde yumuşak çekirdekli meyveler üretiminin %83,2 si, sert kabuklu meyvelerin %83,7 si, taş çekirdekli meyvelerin %95,5 i, üzümsü meyvelerin %80,3 ü ve toplam meyve üretiminin de %89,9 u I. Alt bölgede üretilmektedir. Gerek ağaç sayıları, gerekse üretim miktarlarını alt bölgeler bazında incelediğimizde Amasya ilinde meyveciliğin önemli ölçüde I. Alt bölgede yapılan bir faaliyet olduğu görülmektedir. Tablo Yılında Türkiye, Amasya ve Amasya Alt Bölgelerinde Bazı Meyvelerin Üretim Miktarları (Ton) MEYVELER I. ALT BÖLGE II. ALT BÖLGE AMASYA TÜRKİYE Elma Erik Kiraz Şeftali Vişne Ceviz Üzüm Kaynak: D.İ.E. Amasya Tarım İl Müdürlüğü,2003 Tablo 56 da Türkiye ile Amasya ili ve Alt bölgelerde bazı meyve türünde 2002 yılı üretim miktarları verilmiştir. Tablo 56 da da görüldüğü gibi Amasya ili kiraz üretiminde önemli bir paya sahiptir. İldeki bazı çeşitlerde meyve üretiminin Türkiye genelindeki üretimle karşılaştırılmasına bakıldığında, 2002 yılında elma üretiminin %1,2 si, erik üretiminin %2,8 i, şeftali üretiminin %3,3 ü, vişne üretiminin %3,1 i, ceviz üretiminin %1,4 ü ve kiraz üretiminin ise %8,9 u Amasya ilinde gerçekleştirilmiştir. Görüldüğü gibi Amasya ilinde kiraz üretimi yönünden büyük bir potansiyel mevcut olup, son yıllarda ihraç olanaklarının artmasıyla bu potansiyel de gittikçe artmaktadır (Bölüm 3 te ayrıntılı olarak incelenmiştir). Amasya ilinde meyve üretiminin önceden de belirtildiği gibi büyük bir kısmı I. Alt Bölgede yapılmaktadır. İlde yapılan elma üretiminin %83,3 ü, erik üretiminin %96,5 i, kiraz üretiminin %95,4 ü, şeftali üretiminin %97,9 u, vişne üretiminin %91,2 si, ceviz üretiminin 83,5 i ve üzüm üretiminin %77,5 i I. Alt bölgede yapılmaktadır. 108

119 Grafik 54. Meyve Veren Yaştaki Ağaç Sayılarının Değişimi (adet) Grafik 54 de bazı meyvelerde, meyve veren yaştaki ağaç sayılarının Amasya da yılları arasındaki değişimi verilmiştir. Grafikte kiraz için meyve veren yaşta ağaç sayısının 1995 yılında büyük bir oranda artışı göze çarpmaktadır. Bu durumda son yıllarda kiraz bahçesi tesisinin hızlı artması yanında, 1995 yılında ilde geniş çaplı bir istatistik çalışmasının yürütülmesi ve bu çalışmada meyve bahçelerinin ve ağaç sayısının tek tek tespitinin sonucu da etkilidir. Bu istatistik çalışmasıyla1994 yılı ve öncesinde yaşanan artışlar, kayıtlara pek geçmemiş olup, 1995 yılında bu durum kayıtlara yansıtılmıştır. Meyve veren yaştaki ağaç sayısına göre 2003 yılında, 1991 yılına göre kirazda %461 lik, erikte %100 lük, şeftalide %235 lik, vişnede %128 lik ve elma ise %14 lük bir artış görülmektedir. Grafik 55 de ise yine aynı meyveler için meyve vermeyen yaştaki ağaç sayısının yılları arasındaki değişimi ortaya konulmaktadır. Meyve veren yaştaki ağaç sayısındaki değişimin analizinde ortaya konulan istatistik çalışması faktörü bu grafikte de göz önünde bulundurulması gerek bir durum olup, 1995 li yıllarda özellikle şeftali ve 2000 li yıllarda da özellikle kiraz bahçesi tesisinde büyük bir talep yaşandığı da unutulmamalıdır. Grafikte verilen yılları arasındaki artışın belirtilen istatistiki çalışmanın etkisiyle çok sağlıklı sonuç vermeyeceği düşünülerek oransal yorumuna gidilmememiştir. 109

120 Grafik 55. Bazı Meyvelerde, Meyve Vermeyen Yaştaki Ağaç Sayısındaki Değişim ( ) Grafik 56 da Amasya ilinde bazı meyvelerde üretim rakamlarındaki gelişim verilmiştir. Grafikten de izlendiği gibi özellikle kiraz ve şeftali üretiminde önemli artış görülmektedir. Önceden belirtildiği gibi 1995 yılında ilde geniş çaplı bir istatistik çalışması yapıldığından ve 1995 yılından önceki verilen istatistik verilerine çok sağlıklı yansımadığından artış oranlarına yer verilmemiştir. Grafik 56. Amasya İlinde Bazı Meyvelerde Üretimdeki Değişim ( ) 110

121 Tohumluk Üretimi: Tarımda ileri gitmiş bütün ülkelerde güçlü ve gelişmiş bir tohumculuk endüstrisi bulunmaktadır. Tohumculuk sektörünün gelişmesi üretimde verimliliği artırması yanında katma değer artışı, döviz tasarrufu hatta ihracat geliri ile de bir çok yarar sağlamaktadır. Amasya ilinde I. Alt bölgede yer alan Suluova, tohumluk üretimi için iklimsel özellikler yönüyle güçlü bir potansiyele sahiptir. Amasya ili şekerpancarı tohumluk üretiminin ülke düzeyinde en çok yapıldığı yerdir. Son yıllarda gelişen tohumluk sektörünün Amasya iline eğilimi ilde tohumluk üretim hacmini artırmaktadır. Amasya da tohumluk üretimi yapan 2 si kamu kuruluşu, 6 sı özel şirket ve 1 adet de çiftçi bulunmaktadır. Özel şirketler daha çok hibrit ayçiçeği, mısır ve şekerpancarı tohumu üretimi yönünde faaliyet göstermektedir yılında ilde ton buğday, 40 ton hibrit ayçiçeği, 84,4 ton nohut, 873 ton hibrit mısır, 30 ton patates, ton pancar tohumu yetiştirilmiştir yılında ise ton buğday, 42,9 ton nohut, 677,5 ton şekerpancarı tohumu ton hibrit mısır ve 8,3 ton fiğ tohumu yetiştirilmiştir Hayvansal Üretim Türkiye de mevcut hayvan varlığının %1,5 i, küçükbaş hayvan varlığının ise %0,4 ü Amasya ilinde mevcut olup, özellikle I. Alt bölgede (Amasya Merkez İlçe ve Suluova) besi hayvancılığı önemli bir tarımsal faaliyettir. Amasya da kanatlı hayvan üretimi birkaç işletme dışında yapılmamakta olup, kanatlı varlığı daha çok köylerde ailelerin kendi ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olarak yetiştirilen hayvanlardan ibarettir Hayvan Sayıları Tablo 57 de de görüldüğü gibi ilde küçükbaş hayvan varlığının Türkiye ye oranı çok az olup, bu durumda en büyük etkenlerden birisi, ilde mevcut olan meraların alan olarak çok dar olmamasına karşın vasıf ve kalite olarak istenilen düzeyde olmamasıdır. Ayrıca ülkemizin en büyük sorunlarından birisi olan yem bitkileri ekilişinin az olması da başta küçükbaş hayvan olmak üzere hayvansal üretimi kısıtlayan nedenlerdendir. Toplam tarla bitkileri ekilişi içerisinde yem bitkilerinin payı Türkiye de %3 ler civarında iken ilde bu oran %2,4 dür. Son yıllarda gerek Bakanlığımız gerekse mahalli imkanlarla yem bitkilerinin ekilişini artırmaya yönelik desteklemeler başta silajlık mısır olmak üzere tüm yem bitkilerinde belirgin bir artış görülmektedir. 111

122 Tablo Yılında Türkiye, Amasya ve Amasya Alt Bölgelerinde Mevcut Hayvan Sayıları (Baş/Adet) Hayvan Cinsi I. Alt Bölge II. Alt Bölge Amasya Türkiye Büyük Baş Sığır Kültür Melez Yerli Manda Küçük Baş Koyun Keçi Kanatlı Tavuk Broiler Yumurtacı Hindi Kaz Ördek Kaynak: DİE, Amasya İl Müdürlüğü, Büyükbaş Hayvan Varlığı Büyükbaş hayvan sayıları Tablo 57 de gösterilmiş olup toplam büyükbaş hayvan sayısı ilde baştır. Amasya ilinde büyükbaş hayvan varlığının %97,3 ü sığır, %2,7 si ise mandadan oluşmaktadır. Amasya ili manda sayısı olarak Türkiye varlığının %3,1 ine sahiptir. Grafik 57 de de görüldüğü gibi Türkiye de sığır mevcudunun %19 u kültür ırklarından oluşmaktadır. Sığır varlığı içerisinde melez ırkı %44,4 ve yerli ırk ise %36,6 lık bir paya sahiptir. 112

123 Grafik 57. Amasya'da ve Türkiye Hayvan Varlığının Irklara Dağılımı (2002) Amasya ilinde sığır varlığı ırklar üzerinde incelendiğinde Türkiye ye göre hayvan ırkları yönünden kötü bir durumdadır. Amasya da kültür ırkı hayvan varlığı, sığır varlığı içinde ancak %6,6 lık bir paya sahiptir. Melez ırk %39,4 ve yerli ırk da %54 lük oranda paya sahiptir. İlde özellikle süt işletmeciliğinin büyük bir oranda aile işletmeciliği şeklinde yapılması, pazara yönelik olarak üretim yapılmaması özellikle kültür ırkı hayvan varlığının, sığır ırkı içinde payının ülke ortalamasına göre düşük olmasının nedenlerinden birisidir. Grafik 58. Hayvan Varlığının Irklara Göre Alt bölgelere Dağılımı (2002 yılı) 113

124 Amasya ilinde Alt Bölgeler bazında sığır varlığının ırklara göre dağılımı Grafik 58 de verilmiştir. Grafikte de görüldüğü gibi I. Alt bölgede sığır varlığının %5,6 sı kültür, %40,6 sı melez ve %53,8 i ise yerli ırk sığırlardan oluşmaktadır. II. Alt bölgede ise kültür ırkı hayvan varlığı %8,7, melez ırkı hayvan varlığı %36,8 ve yerli ırk hayvan varlığı da %54,5lik bir paya sahiptir. Süt sığırcılığın oransal oranı II. Alt bölgede, I. Alt bölgeye göre fazla olduğundan, sığır varlığında da kültür ırkı yönünden oransal bir fazlalık II. Alt Bölgede izlenmektedir. Tablo 58. Türkiye ve Amasya da Sığır Mevcudunun Yıllara Göre Değişimi SIĞIR IRKLARI YILLAR (1000 Baş) Kültür Türkiye Melez Yerli TOPLAM Kültür 9,2 9,8 9,3 12,7 11,1 12,8 14,0 16,5 13,5 9,9 9,6 8,9 Amasya Melez 40,1 39,9 40,5 47,9 53,8 55,1 56,5 54,4 48,2 68,6 70,7 53,0 Yerli 112,8 118,0 113,5 102,5 90,0 91,1 85,3 68,5 67,5 93,9 77,2 72,9 TOPLAM 162,1 167,5 163,3 163,1 154,9 159,0 155,8 139,4 129,2 172,4 157,5 134,8 Kaynak: D.i.E., Amasya İl Müdürlüğü, 2003 Tablo 58, Grafik 59 ve Grafik 60 da Türkiye ve Amasya ilinde yılları arasındaki sığır sayılarındaki ve ırklarındaki değişimler gösterilmiştir yılında Türkiye de bin baş olan toplam sığır sayısı 2002 yılında bine düşerek %18,1 oranında azalmıştır. Amasya ilinde ise aynı dönemde sığır mevcudunda %16,8 lik bir azalma görülmektedir. Türkiye de kültür ırkı sığır sayısı bu dönemde %48,3 artarken aynı dönem de artış oranı Amasya da sadece %3,2 oranında artmıştır. Melez ırkta ise Türkiye genelinde %8 lik bir artış kaydedilirken Amasya ilinde bu artış oranı %32,2 olmuştur. Türkiye genelinde yerli sığır ırkında 2002 yılı itibariyle 1991 yılına göre %46,4 lük bir azalma kaydedilirken aynı dönemde ilde %35,4 lük bir azalma görülmektedir. 114

125 Grafik 59. Türkiye'de Sığır Irkının Değişimi Grafik 60. Amasya İlinde Sığır Irkındaki Değişim Gerek Türkiye de gerekse Amasya da incelenen yıllar içinde sığır ırkında yeterli olmamakla beraber önemli iyileşmeler sağlanırken, yerli ırkta da bariz bir azalma sağlanmıştır. Bunda en büyük etken suni tohumlama çalışmaları olup, özellikle 2001 yılında çıkarılan Hayvancılığın Desteklenmesi Kanunu ile suni tohumlama yaptıran hayvan sahiplerine prim ödenerek suni tohumlama daha cazip hale getirilmiştir. İlde yapılan suni tohumlama uygulamalarının Alt bölgeler bazında dağılımı Grafik 61 de gösterilmiştir. Grafikte de görüldüğü gibi suni tohumlama yapılan hayvan sayısında bölgeler bazında önemli bir fark olmamakla beraber I. Alt bölgede daha fazla tohumlama yapılmıştır. Büyükbaş hayvan varlığı olarak I. Alt 115

126 bölge II. Alt bölgeye göre iki misli olmasına karşın, tohumlama sayısındaki bu farkın bölgelere yansımamasında en önemli etken II. Alt bölgede süt sığırcılığının oransal olarak daha fazla yapılmasıdır. Grafik 61. Amasya İli ve Alt Bölgelerde Suni Tohumlama Sayısı (baş) Tablo 59. Türkiye Sığır Varlığı Projeksiyonu (bin baş) Yıllar Kültür Irkı Melez Irk Yerli Irk Toplam , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,8 Kaynak: DPT, Hayvancılık Özel İhtisas Komisyonu Raporu. 116

127 Tablo 59 da Türkiye de sığır varlığının gelişim projeksiyonu verilmiştir. Projeksiyona göre, sığır varlığı içinde 2000 yılında %16,1 olan kültür ırkı sığır oranı 2005 yılında %17 ye, 2010 yılında %17,9 a, 2015 yılında %18,8 e, 2020 yılında %19,8 e, 2025 yılında ise %20,6 ya çıkması beklenmektedir yılında %45,2 olan melez ırkı hayvan varlığının 2005 te %51,1 e, 2010 yılında %54,9 a, 2025 yılında ise %63,9 a çıkması tahmin edilmektedir. Yerli ırkta ise, 2000 yılında %38,7 olan sığır varlığı içindeki payının 2025 yılında %15,5 e gerileyeceği düşünülmektedir. Hayvan ırkındaki bu iyileşme beklentisinin yanında, bakım ve beslenme şartlarındaki olumlu değişmenin de verimi artıracağı bir gerçektir. Tablo 60. Amasya İlinde Alt Bölgeler Bazında Sığır İşletme Sayıları Bölgeler 0-5 Baş 6-10 Baş Baş Baş Baş Baş Toplam I. Alt Bölge İşletme S Hayvan S II. Alt Bölge İşletme S Hayvan S Amasya İşletme S Hayvan S Kaynak : Amasya İl Müdürlüğü,2001 Tablo 60 da sığır ırkı varlığının işletmelere dağılımı verilmiştir. Bu veriler 2001 yılına ait veriler olduğundan ve sonraki yıllarda işletme büyüklüğü ile ilgili bir çalışma bulunmadığından, mevcut hayvan varlığı azalmasına rağmen bu verilere yer verilmiştir. İşletme büyüklükleri incelendiğinde işletme başına düşen hayvan sayısı 13,1 dir. I. Alt Bölgede işletme başına düşen hayvan sayısı 14,4; II. Alt Bölgede ise 10,9 dur. Toplam işletme sayısı incelendiğinde Amasya ilinde işletmelerin %42,6 sı 0-5 baş, %27,2 si 6-10 baş, %17,5 i baş, %7,6 sı baş, %4,4 ü baş, ve %0,7 si 100 baştan büyük işletmelerdir. Besi hayvancılığının yoğun şekilde yapıldığı I. Alt Bölgede bu bölgedeki hayvan varlığının %38 i 50 baştan büyük işletmelerde yer alırken, II. Alt bölgede bu oran %17,5 tir. 117

128 Grafik 62. Amasya İlinde Sığır İşletmelerinin Dağılımı 4,4% 0,7% 7,6% 17,5% 42,6% 27,2% 0-5 baş 6-10 baş baş baş baş 101+ Süt Sığırcılığı: Amasya ilinde büyükbaş hayvan yetiştiriciliği önemli bir faaliyet olup, özellikle besicilik I. Alt bölgede (Amasya Merkez ve Suluova) yoğun olarak yapılmaktadır. Süt sığırcılığı ise daha çok II. Alt bölgede yer almakta olup, süt sığırcılığında hayvan ırkı besi sığırcılığına göre daha iyidir. Tablo 61. Amasya İlinde Süt Sığırının Irklara Göre Dağılımı (2002 yılı) Bölge Kültür Melez Yerli Toplam I. Alt bölge II. Alt bölge Amasya Kaynak : Amasya Tarım İl Müdürlüğü,2003 Tablo 61 ve Grafik 63 de Amasya ili Alt bölgelerine ve ırklara göre süt sığırı sayıları verilmiştir. Tablo ve Grafiklerden de izleneceği gibi süt sığırı varlığının %53,5 i I. Alt bölgede %46,5 i ise II. Alt bölgede yer almaktadır. Amasya ilinde toplam sığır varlığının %33,4 ü II. Alt bölgede iken süt sığırı varlığının %46,5 inin bu bölgede olması, II. Alt bölgenin süt sığırcılığı yönünden oransal olarak daha fazla süt sığırına sahip olduğu söylenebilir. Süt sığırı varlığının %8, i kültür ırkı olup, bu ırkın %54,5 i II. Alt bölgededir. 118

129 Grafik 63. Süt Sığırı Varlığının Alt Bölge ve Irklara Göre Dağılımı Amasya ilinde süt sığırcılığı istenilen düzeyde değildir. Süt fiyatlarındaki belirsizlik, süt toplamadaki zorluklar ve organizasyon yetersizliği, yem bitkileri ekilişinin yetersizliği, hayvan ırkının yetersizliği, özellikle yaz aylarında sütün üreticilerce kendi ya da eş-dost ihtiyaçlarına yönelik değerlendirilmesi sonucu süt işleyen tesislerin her zaman düzenli miktarda girdi bulamaması gibi nedenlerle süt sığırcılığı yeterince gelişmemiştir Küçükbaş Hayvan Varlığı Tablo 62. Türkiye ve Amasya da Küçükbaş Hayvan Sayılarının Yıllara Göre Değişimi (1000 baş) Amasya Türkiye Yıllar Koyun Keçi Toplam Koyun Keçi Toplam ,7 266,3 254,5 244,9 203,5 181,9 185,9 154,1 160,0 129,9 121,3 114,3 35,7 34,4 27,0 25,2 17,6 15,9 23,2 25,3 23,4 17,0 15,9 15,2 283,4 300,7 281,5 270,1 221,1 197,8 209,1 179,4 183,4 146,9 137,2 129, Kaynak : D.İ.E., Amasya Tarım İl Müdürlüğü,

130 Grafik 64. Türkiye'de Küçükbaş Hayvan Varlığındaki Değişim ( ) Tablo 62 de küçükbaş hayvan sayılarının Amasya ilinde ve Türkiye de yıllara göre değişimi verilmiştir. Grafik 64 de ise Türkiye de küçükbaş hayvan varlığının 1991 yılı ile 2002 yılı arasındaki değişim görülmektedir yılında olan küçükbaş hayvan sayısı %36 azalarak e düşmüştür. Bu yıllarda koyun sayısında %37,7, keçi sayısında ise %29,2 oranında azalmıştır. Koyun sayısındaki azalmanın nedenleri arasında mera alanlarının azalması ve vasfının giderek bozulması, özellikle doğu bölgelerinde terörün etkisi, kırsaldan kentlere göç ve tüketim alışkanlıklarındaki değişmeler sayılabilir. Grafik 65 de ise Amasya ilinde küçükbaş hayvan varlığındaki 1991 yılı ile 2002 yılı arasındaki sayısal değişim verilmektedir. Amasya ilinde küçükbaş hayvan yetiştiriciliği gün geçtikçe azalmaktadır yılında olan küçükbaş hayvan sayısı %54,3 oranında azalarak 2002 yılında e gerilemiştir. Bu dönem içerisinde olan koyun sayısı %53,8 lik bir azalma ile e düşmüş, olan keçi sayısı ise %57,5 oranında azalarak e gerilemiştir. Amasya ilinde küçükbaş hayvan sayısında görülen bu azalmanın nedenleri hemen hemen ülke genelindeki sorunlarla aynıdır. Amasya da özellikle koyunculuğun yoğun şekilde yapıldığı doğu bölgelerinde görülen büyük kentlere göç sorunu yaşanmamakla beraber, özellikle il genelinde kırsal bölgelerden şehir merkezlerine bir göç hareketi vardır. Bu göçün getirdiği özellikle dağ köylerindeki genç nüfustaki azalma, küçükbaş hayvan yetiştiriciliğini olumsuz şekilde etkilemiş, başta çoban olmak üzere işgücü talebinin karşılanamaması ile küçükbaş hayvan yetiştiriciliği önemli oranlarda azalmıştır. Özellikle tüketicilerin daha fazla yağ içeren koyun-kuzu etinden büyükbaş 120

131 hayvan etine ve beyaz ete olan talep kayması, mera alanlarının vasıflarının kontrolsüz otlatılması ve mera alanlarının tarıma açılmasıyla miktar olarak azalması da küçükbaş hayvan sayısındaki azalmaların en önemli nedenleri olarak belirtilebilir. Grafik 65. Amasya İlinde Küçükbaş Hayvan Sayısında Değişim ( ) Grafik 66 da Amasya ilinin küçükbaş hayvan varlığı dağılımı Alt bölgeler ve tür olarak gösterilmiştir. Amasya ilinde küçükbaş hayvan varlığının %88,4 ü koyun ve %11,6 sı keçidir. Küçükbaş hayvan varlığının %64 ü I. Alt bölgede yer alırken, %36 sı II. Alt bölgede bulunmaktadır. Grafik 66. Küçükbaş Hayvan Varlığının Alt Bölgelere Dağılımı (2002) 121

132 Kanatlı Varlığı Amasya ilinde kanatlı hayvan yetiştiriciliği yapan işletme yok denecek kadar azdır. İlde mevcut olan kanatlı hayvan varlığının tamamına yakını aile işletmesinde bulunan, yani işletmelerin kendi ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yetiştirdikleri gözlenmektedir. Komşu il olan Çorum, bölgede tavukçuluk işletmelerin profesyonel anlamda bulunduğu bir yer olup, ilde bulunan toplam 4 adet yumurta işletmesinin de rekabet gücü Çorum ilindeki işletmeler dolayısıyla da güçleşmektedir. Amasya ilinde pazara yönelik üretim yapan broiler işletmesi hiç bulunmamaktadır. İlde mevcut 4 adet yumurta tavukçuluğu işletmesinin 3 ü II. Alt bölgede bulunmakta olup toplam kapasitesi adet/yıl dır. I. Alt bölgede mevcut bir adet yumurta tavukçuluğunun kapasitesi ise adet/yıl olup, her iki alt bölgede bulunan yumurta tavukçuluğu işletmeleri toplam kapasitelerinin yaklaşık yarısı ile üretim yapmaktadır. Tablo 63. Amasya da Kanatlı Hayvan Varlığı (2002) Kanatlı I. Alt Bölge II. Alt Bölge Amasya Türkiye Tavuk Broiler Yumurtacı Hindi Kaz Ördek Kaynak : DİE, Amasya İl Müdürlüğü, Arıcılık Tablo 64. Amasya İlinde Kovan Sayılarının Alt Bölgelere Dağılımı (2002) BÖLGE KOVAN SAYILARI (adet) İLKEL FENNİ TOPLAM I. Alt Bölge II. Alt Bölge Amasya Türkiye Kaynak : DİE, Amasya İl Müdürlüğü,

133 Tablo 64 de Amasya ilinde kovan varlığı verilmiştir. İl kovan varlığının alt bölgelere dağılımı incelendiğinde, sayı olarak I. Alt bölgede daha fazla olduğu görülmektedir. Toplam kovan varlığının %52,2 si I. Alt Bölgede, %47,8 i ise II. Alt Bölgede bulunmaktadır. Amasya ilinde bulunan kovanların %99 u fenni kovan, %1 i ise ilkel kovandır. Amasya da Türkiye genel kovan varlığının %0,5 İ bulunmakta olup, Türkiye deki kovan varlığının %96 sı fenni kovan, %4, ü ise ilkel kovandır. Amasya ilinde gerek I. Alt bölgede gerekse II. Alt bölgede arıcılık için çok elverişli alanlar olmasına rağmen bu potansiyel yeteri şekilde değerlendirilememektedir. Özellikle I. Alt bölgede yer alan Akdağ ve II. Alt bölgede yer alan Tavşan Dağı ile Karadağ başta olmak üzere arıcılığın gelişimi için bir çok yayla, orman alanı ve floraca zengin meralar arıcılığın gelişimi için çok uygundur. Grafik 67. Amasya İlinde Kovan Varlığının Alt Bölgelere Dağılımı (2002) Su Ürünleri Üretimi Amasya ilinde su ürünleri üretim potansiyeli çok fazla olmamasına karşın, mevcut potansiyel de değerlendirilmemektedir. İlde bir tane I. Alt bölgede (Taşova), bir tane de II. Alt Bölgede (Hamamözü) olmak üzere 2 tane Alabalık İşletme tesisleri mevcuttur. Toplam 45 ton/yıl kapasite ile kurulan bu iki işletmenin 2003 yılında kullandığı fiili kapasite 40 ton olarak gerçekleşmiştir. İlde DSİ Yedikır Balık Üretim Tesislerinde üretilen her yıl yaklaşık 2 milyon sazan, ilde mevcut göletlere bırakılarak olta balıkçılığı desteklenmektedir. İldeki Yeşilırmak nehrinde ise yine amatör balıkçılık yapılmakta olup yayın balığı, bıyıklı balık, mahalli sazan türleri avlanmaktadır. Erozyon ve su kirliliği nedeniyle iyileştirme yapılmadan, Yeşilırmak nehrinde kültür balıkçılığının yapılması mümkün görülmemektedir. 123

134 5.3. HAYVANSAL ÜRETIM VE VERIMLILIK Amasya İlinde hayvansal üretimler ilgili veriler Tablo 65 de görülmektedir. Amasya da toplam süt üretimi ton olup, bunun %92,7 si inek sütü, %2 si manda sütü, %5,3 ü ise koyun-keçi sütüdür yılında Türkiye de ton süt üretilmiştir. Üretilen sütün tonu koyun sütü, tonu keçi sütü, tonu inek sütü, tonu ise manda sütüdür. Üretilen sütün Amasya iline oranına bakıldığında, %1,1 i ( ton) inek sütü, %3,6 sı (1.832 ton) manda sütü, %0,7 si (4.252 ton) koyun sütü, %0,2 si (483 ton) ise keçi sütü olup, Türkiye de üretilen toplam süt miktarının %1,1 i Amasya ilinde üretilmiştir. Tablo 65. Amasya ve Alt Bölgelerinde Hayvansal Ürünlerin Üretim Miktarları (2002 yılı) I. ALT II.ALT Ürün Adı Cinsi BİRİM Amasya TOPLAM Toplam B. Baş (Baş) SEVK EDİLEN CANLI HAYVAN SAY. SEVK EDİLEN ET MİK. K. Baş (Baş) Kanatlı (Baş) B. Baş (Ton) K. Baş (Ton) İÇ TÜKETİM MİKTARI B. Baş (Ton) K. Baş (Ton) DERİ MİKTARI HAYVANSAL ÜRÜN VARLIKLARI B. Baş (Adet) K. Baş (Adet) Süt (Toplam Üretim) (ton) , , ,8 SÜT (çiğ) (ton) , , ,9 PEYNİR (ton) 2.987, , ,8 YOĞURT (ton) , , ,4 TEREYAĞ (ton) 441,8 349,3 791,1 YUMURTA (1000 Adet) , ,5 BAL (Kg) BALMUMU (Kg) Kaynak : Amasya İl Müdürlüğü,2003 Not: İç Tüketim ve deri miktarları, hayvanların kesim yapıldığı mezbahanenin bulunduğu yere göre değil, yetiştirildiği yere göre hesaplanmıştır 124

135 Tablo 65 de ilde hayvan ve hayvansal ürünlerin üretimi ile bilgilerde verilen süt miktarı çiğ olarak tüketilen miktar olup, ayrıca peynir, yoğurt, tereyağı gibi süt işletmelerince alınan ve işlenip mamul haline getirilen ürünlere de yer verilmiştir. Tablo 65 de de görüldüğü gibi ilde üretilen sütün, %27 si çiğ olarak tüketilmekte, %73 ü ise mamul haline (yoğurt, peynir, tereyağı) getirilmektedir. Amasya ilinde üretilen bal, Türkiye üretiminin %0,4 ü olup, kovan sayısının ise %0,6 sı ilde mevcut olduğu göz önüne alındığında bal veriminin Türkiye ortalamasının altında olduğu sonucuna varılabilir. Amasya ilinde süt işleyen 19 adet tesis olup bunların büyük çoğunluğu küçük çaplı işletmelerdir. Amasya da mevcut olan süt işleme tesislerinin toplam yıllık kapasitesi ton süt/yıl olup, bu işletmelerin en önemlisi ton süt/yıl kapasite ile önceden SEK Süt kuruluşu olan ve özelleştirilen Bakraç Süt tür. İlde toplanan sütler ayrıca Yimpaş Holding bünyesinde Kevser Süt, Dimes süt gibi il dışındaki firmalarca da alınmaktadır. Grafik 68. Alt Bölgeler Bazında Hayvansal Ürün Üretimleri (2002) Grafik 68 de bazı hayvansal ürünlerin Alt Bölgeler bazında üretimi verilmiştir. Grafikte de görüldüğü gibi sevk edilen büyükbaş hayvanın %87,9 u, sevk edilen küçükbaş hayvanın %70 i, sevk edilen etin %97,8 i, büyükbaş hayvan derisinin %80 i, küçükbaş hayvan derisinin %60 ı I. Alt Bölgededir. Özellikle sevk edilen etin önemli bir miktarının I. Alt Bölgede olmasının nedeni mezbahaların I. Alt Bölgede yer almasıdır. 125

136 Grafik 69. Alt Bölgeler Bazında Hayvansal Ürün Üretimi (2002) Grafik 69 da yine bazı hayvansal ürünlerin Alt bölgelere dağılımı görülmektedir. Grafikte de görüldüğü gibi ilde üretilen toplam sütün %55,8 i, yumurtanın %57 si, balın %41,2 si, balmumunun %97 si I. Alt Bölgede üretilmektedir. Grafik 70. Bazı Hayvansal Ürünlerin Pazarlanma Oranında Amasya İli Payı (2002) Grafik 70 de Türkiye de bazı ürünlerde pazarlanan ürün miktarında Amasya ilinin payı verilmiştir. Grafikte de görüldüğü gibi Amasya ili manda eti ve derisinde %18 lik oranla önemli bir paya sahip olup, bu kadar yüksek oranda olmasnda, mezbaha kayıtlarının tam olmasının da etkisi büyüktür. Amasya, sığır eti ve manda etinde de %3 ün üzerinde bir paya sahiptir. İl, toplam et ve deri üretiminde de %2 nin üzerinde bir paya sahiptir. 126

137 Tablo 66. Hayvansal Ürünler Arz ve Talep Projeksiyonu (Bin Ton) Tavuk Eti Üretimi Tavuk Eti Talebi Kişi Başına Tüketim (Kg) 10,35 9,92 10,43 10,99 11,39 11,76 12,25 12,97 13,78 14,55 15,35 Yumurta Üretimi Yumurta Talebi Kişi Başına Tüketim (Kg) 10,51 9,99 10,33 10,47 10,70 10,89 11,03 11,23 11,30 11,47 11,63 Sığır Eti Üretimi Sığır Eti Talebi Sığır Eti İthalatı Kişi Başına Tüketim (Kg) 9,13 9,53 9,82 10,30 10,91 11,64 12,31 12,57 12,71 13,20 13,71 Koyun Eti Üretimi Koyun Eti Talebi Koyun Eti İthalatı Kişi Başına Tüketim (Kg) 4,09 4,13 4,19 4,38 4,56 4,78 4,97 4,99 4,96 5,10 5,25 Milyon Ton Süt Üretimi 10,5 10,7 10,9 11,0 11,2 11,3 11,5 11,7 11,8 11,9 12,1 Süt Talebi 10,6 10,7 10,9 11,1 11,2 11,4 11,5 11,7 11,8 12,0 12,1 Süt Eşdeğeri İthalat 0,083 0,058 0,052 0,051 0,049 0,047 0,046 0,045 0,043 0,040 0,038 Kişi Başına Tüketim (Kg) Kaynak: TEAE,

138 Türkiye de sığır eti üretimi yetersiz ve iç pazar ithalat yasağı ve/veya yüksek gümrük tarifesi (%235) ile dış rekabete karşı korunduğu için tüketici fiyatları yüksek ve kişi başına et tüketimi oldukça yetersizdir. Büyük baş hayvan envanterinde azalma devam etmektedir, ancak hayvan mevcudunun genetik kalitesinin iyileştirilmesi (melezleme ve saf ırk) ile bakım ve besleme tekniğindeki ilerleme hayvan başına et ve süt veriminde artış sağlamıştır ve bu yolla hayvan sayısındaki azalma verimlilik yoluyla dengelenebilmiştir. Ancak ulaşılan verimlilik düzeyi AB ve ABD de ulaşılmış olan verimlilik düzeyinden oldukça düşüktür. Türkiye de hayvan başına et verimi ABD den 2 kat ve süt verimi 2,5 kat daha düşüktür. Türkiye de üretilen sütün kalitesi de AB normlarına göre oldukça düşüktür. Gelecek on yıllık dönemde sığır eti üretimi artmaya devam edecektir, ancak üretimdeki artış talep artışının gerisinde kalacağı için sığır eti ithalatı 2004 yılından sonra 100 bin tonu geçecek ve dönem sonunda 323 bin tona ulaşacaktır (Tablo 36). İthalat miktarındaki büyük sıçramaya rağmen 2010 yılında kişi başına 13,3 kg/yıl sığır eti tüketilecektir. Türkiye de 2010 yılında ulaşılacak tüketim miktarı gelişmiş ve orta gelirli ülkelerin oldukça gerisinde kalacaktır. Nitekim Arjantin de kişi başına sığır eti tüketimi 60 kg/yıl dır. Diğer orta gelirli bir ülke olan Brezilya da ise kişi başına yılda 35 kg sığır ve 24 kg tavuk eti tüketilmektedir yılında Türkiye de kişi başına sığır eti tüketiminin 20 kg seviyesine ulaşması için yaklaşık 1482 bin ton et tüketilmesi gerekir. Oysa Türkiye de 2010 yılında 676 bin ton sığır eti üretilebilecektir. Tahmin edilen üretim kişi başına 20 kg/yıl tüketimin ancak %45 ini karşılayabilir. Türkiye de gelir dağılımının bozukluğuna bağlı olarak özellikle et ve diğer hayvansal ürün tüketiminde dengesiz bir dağılım olduğu dikkate alınırsa 2010 yılında bile Türkiye de hayvansal et tüketiminde tam olarak gıda emniyetine ulaşılamayacağı görülmektedir. Türkiye de kişi başına toplam süt tüketimi (süt eşdeğeri olarak) gelişmiş ülkelerin çok gerisinde değildir. Ancak kişi başına taze ve pastörize süt tüketimi gelişmiş ülkelerden düşüktür. Türkiye de süt üretiminin yaklaşık %90 ı inek sütüdür. Projeksiyon çalışmaları gelecek on yıllık dönemde inek başına verimlilik artışından dolayı süt üretiminde artışın devam edeceğini ve Türkiye nin süt üretiminin büyük oranda süt talebini karşılayacağını göstermektedir. Amasya ili genelinde sığırda birim başına et ve süt verimleri arttığı gözlenmektedir. Sığır populasyonundaki genotip değişim ve beslenme şartlarındaki yetersiz olsa bile son yıllarda sağlanan iyileşme verim artışının sağlamaktadır. Türkiye genelinde ; kültür ırkı sığırlarda ortalama süt verimi kg/baş, melezlerde kg/baş ve yerli sığırlarda 816kg/baştır yılı verilerine göre il genelinde üretilen süt miktarı ton olup, bunun tonu inek sütü, tonu manda sütü ve tonu da koyun-keçi sütüdür. Süt veren inekler dikkate alındığında verimleri ise yıllık olarak kültür ineklerinde 4500 kg/baş, melezlerde 2650 kg/baş ve yerli ineklerde ise 1445 kg/baştır. Ortalama süt verimi ise kg/baştır. 128

139 Küçük başlarda süt verimleri ise ülke genelinde 2000 yılı verilerine göre ortalama 48 kg/baştır. İl genelinde küçük baş süt verimleri ise 92 kg/baştır. Et veriminde karkas ağırlık büyükbaş hayvanda ortalama 210 kg. ve küçükbaş hayvanda ise 18 kg./karkas tır İlde Yetiştirilen Bazı Ürünlerin Net Getirilerin Karşılaştırılması Tablo 67. Bir dekar arazinin G.S.Ü.D., maliyeti ve net getirisi (2003 yılı) Ürünler Ortalama Verim (kg./da) Ortalama Satış Fiyatı (kg./tl) GSÜD (da./tl.) Maliyeti (da./tl.) Net Gelir (da./tl.) Buğday Arpa Şekerpancarı Nohut Kuru Fasulye Ayçiçeği Kuru Soğan Fiğ (ot) Fiğ (dane) Yonca Mısır (silajlık) Korunga Domates Bamya Taze Fasulye Elma Kiraz * verim, ortalama satış fiyatı, maliyet fiyatı 2003 yılı birim fiyatlarıdır. Tablo 67 de Amasya ilinde yetiştirilen bazı tarla bitkilerinin, sebze ve meyvelerin 2003 yılı fiyatları ile net gelirleri verilmiştir. Tabloda da görüldüğü gibi Amasya ilinde dekara net getiri olarak meyve üretimi ilk sırada yer almaktadır. Özellikle kiraz, 2000 li yıllardan sonra gelişen ihraç olanakları ile, 2002 yılında çok yüksek fiyat ile alıcı bulmuş ve dekara TL ile yüksek bir gelir getirmişti yılında üretim miktarı fazla olduğundan kirazın, bir önceki yıla göre daha az fiyatla satılmasına karşın yine de dekara 771 milyon TL net getirisi vardır. Elmada ise net gelir TL/da. olarak hesap edilmiştir. Meyve bahçesi tesisinin hem ilk tesis giderinin yüksekliği hem de verime geçmede uzun bir süre geçmesi nedeniyle tarla ürünleri ekilişi ile mukayese etmekten ziyade özellikle ihraç 129

140 nitelikli kiraz ve elma üretiminin çok karlı bir yatırım olduğu ortaya konulmak amacıyla bu değerlendirme yapılmıştır. Sebze bitkileri içerisinde ise bamya dekara TL, domates TL/da., taze fasulye TL/da. lık yüksek getirileri ile dikkat çekmektedir. Yalnız şu da unutulmamalıdır ki, sebze üretimi de meyve üretimi kadar olmasa bile daha fazla sermaye, iş gücü, bilgi birikimi vb. istemekte olup, üretimin işletme başına çok geniş alanlarda yapılması da zordur. İlde yetiştirilen bazı tarla ürünlerinin net geliri incelendiğinde ise, 2003 yılında silajlık mısır üretimi en yüksek geliri elde etmektedir. Silajlık mısır TL/da lık net gelir elde etmiş olup, maliyet rakamlarından yem bitkilerine verilen desteklemeler düşülmüştür. Kuru fasulye silajlık mısır üretiminden sonra TL/da. lık net geliri ile tarla bitkileri ürünleri içerisinde ikinci sırada yer almaktadır. Fiğ (dane) üretimi TL/da., yonca TL./da., buğday TL/da. net gelir elde etmiştir. İlde en önemli tarımsal ürünlerden biri olan şekerpancarı 2003 yılında dekara TL net gelir getirmiştir. İlde çok önemli bir yeri olan ve 3. bölümde üretim, pazarlama, sorunlar gibi başlıklarla ayrıntılı olarak anlatılan kuru soğan üreticisine 2003 yılında TL/da gibi çok önemli bir gelir getirmiştir. Kuru soğan 2002 yılında ise üreticiye TL/da. zarar ettirmişti. Arpa da yağışların düzensizliğinin etkisiyle 2003 yılında üreticisine TL/da. zarar ettiren bir başka tarla ürünüdür. İl tarla bitkilerinin ekilişinin %72 lik kısmı tahıllar olup kuru soğan da ilde önemli oranda ekilişi yapılan bir tarla üründür. Yukarıdaki tabloda ilde geniş miktarda üretilen ürünlerden ne kadar kar edildiğini, hatta edilemediği de bir gerçek olarak göz önüne serilmektedir. Tablo 68. Kaba Yemlerin Hazmolabilir Proteine Göre Ete Dönüştürülmesi İle Elde Edilen Gelir Kaba Yemin Cinsi Kuru Madde Oranı (%) Hazm. Protein Oranı (%) Verim (Kg/da) 1 kg. et için gerekli kaba yem (Kg) Dekara verime karşılık et miktarı (kg) Ot olarak satıldığında elde edilecek gelir (TL) Ete dönüştüğün de elde edilecek gelir (TL) Yonca 90 10, , , Mısır Silajı 28,4 1, , , Korunga 90 15, , , Macar Fiği 90 21, , ,

141 Kaba yemlerin satış fiyatı tablo 67 de gösterilmiş olup, et karkas satış fiyatı TL/kg. olarak alınmıştır. Tablo 68 ve 69 da yem bitkilerinin kuru ot olarak satılmadan hayvan beslemede kullanılarak ete ve süte dönüştürüldüğünde elde edilecek gelir görülmektedir. Tabloda da görüldüğü gibi yem bitkilerinin kuru ot yerine hayvan beslemede kullanıldığında gelir önemli oranlarda yükselmektedir. Tablo 69. Kaba Yemlerin Hazmolabilir Proteine Göre Süte Dönüştürülmesi İle Elde Edilen Gelir Kaba Yemin Cinsi Kuru Madde Oranı (%) Hazm. Protein Oranı (%) Verim (Kg./da.) 1 kg. süt için gerekli kaba yem (Kg) Dekara verime karşılık süt miktarı (kg) Ot olarak satıldığında elde edilecek gelir (TL) Süte dönüştüğünde elde dilecek gelir (TL) Yonca 90 10, , , Mısır Silajı 28,4 1, , , Korunga 90 15, , , Macar Fiği 90 21, , , Kaba yemlerin satış fiyatı tablo 67 de gösterilmiş olup, süt satış fiyatı TL/kg. olarak alınmıştır Yem bitkilerinden korunga ve fiğin ot olarak satılması yerine hayvan beslemede kullanılması ile elde edilecek gelirin önemli oranlarda artacağını göstermektedir. Korunga ve Macar fiğinin ot olarak gelirinin düşük olmasının bir nedeni de bu yem bitkilerinin daha çok marjinal tarım alanlarında tarımının yapılmasıyla veriminin düşük olmasıdır. Ancak, marjinal tarım alanlarına korunga, fiğ gibi yem bitkilerinin ekilişi ile bu alanların hem ekonomiye kazandırılması hem de erozyonun önlenmesi mümkün kılınmaktadır. İlde mevcut olan hayvancılığın daha da gelişmesini kısıtlayan en büyük etken başta yem olmak üzere girdi maliyetlerinin yüksekliğidir. Özellikle fabrika yemi kullanıldığında girdi maliyeti çok yükselmekte, ayrıca kaba yem olarak kullanılan samanın hiçbir besin değeri olmamasına rağmen, mısır silajından daha yüksek fiyatlarla alınarak hayvan besleme de kullanılması verimliliği ve geliri kısıtlayan başlıca nedenler olarak öne çıkmaktadır. 131

142 BÖLÜM 6. PROBLEMLER POTANSİYELLER VE KISITLAR 6.1. PROBLEMLER VE KISITLAR Sağlıklı bir tarımsal yapı, sağlıklı bir kent ve sağlıklı bir sanayi yapısını ortaya koymaktadır. Tarım sektörünü ele alırken diğer sektörlerle ilişkisi ve etkileşimi açısından bütünsel bir yaklaşımla konu ele alınmalıdır. Tarım sektörü ve sorunları, sınırlı ve dar bir çerçevede tek başına değerlendirildiğinde; ekonomik olmayan, verimliliğe ve rasyonaliteye dayanmayan bir anlayış, kalkınmanın önünde engel oluşturmaktadır. Halbuki; yapı, yöntem ve insan boyutunu ele alan, verimlilik ve rasyonelliği gözeten, bilim ve teknolojiyi yakalamış, günümüz ihtiyaçlarına göre hizmet üreten, yönetim faktörünü bir uzmanlık olarak gören; kim- kim için- nasıl- nerede- hangi kaynaklarla- ne zaman üretim yapılacağına yönelik sorulara yanıt arayarak stratejilerini ortaya koyan bir plan çerçevesinde, maksimum faydayı elde etme yönünde her türlü yönetsel ve teknik gereklerin ortaya konulması zorunludur. Tarım, sanayi ve bilim toplumu aşamalarından geçmek, nüfusun sektörsel dağılımına sayısal veya oransal bakışın yanında, üretken yapının oluşum kriterlerinin eklenmesini gerektirmektedir. Ülkemiz tarımının en temel sorunları arasında üreticilerin örgütlenmesi, eğitim ve yayım konuları yer almaktadır. Bu konularda yaşanan ve çözüm bulunamayan sorunlar, ülkemiz tarım sektörünün istenilen düzeye ulaşmasını engellemektedir. Diğer taraftan tarım kesiminde yaşanan sorunlar, ülke genelinde ekonomik ve sosyal sorunlara da yol açmaktadır. Tarım kesiminin gelecekte dünyadaki hızlı değişime, gösterecek politikalara ayak uydurabilmesi için bu temel sorunların çözümüne büyük ihtiyaç vardır. Ancak; tarımda geleceğe yönelik politikalar geliştirmek ve uygulamak için öncelikle köylüye yönelik sosyal politikaları tarımdan ayırarak gerçek anlamda çiftçilik yapan üreticileri hedef kitle olarak göz önüne almamız gereklidir. Amasya ilinin genel yapısı, tarımsal potansiyeli ve tarımın performansı önceki bölümlerde irdelenmiştir. Bu bölümde başta tarımsal yapı olmak üzere, tarım sektörünü direk ya da dolaylı yönlerden etkileyen olgular da başlık olarak ele alınacaktır. 132

143 Sosyo-Ekonomik Problem: Göç: Amasya ili genelde çok fazla dış göç vermeyen bir ildir. İlde yılları arasında yıllık nüfus artışı binde 2.23 olarak gerçekleşmiştir. Amasya ilinde gözlenen göç, büyük şehirlere yönelen dış göçten ziyade özellikle kırsal alanlardan şehir merkezlerine yönelen iç göç olarak gerçekleşmektedir. Zira, 2000 yılında 1990 yılına göre köy nüfusunda binde 15,52 lik bir azalma olurken, şehir nüfusunda ise %19,15 lik bir artış meydana gelmiştir. Şehir merkezlerine gerçekleşen bu plansız göç; çarpık yapılaşma, sosyal problemler, eğitim, sağlık gibi sorunları da artırdığı bir gerçektir Sağlık : Amasya ilinde yaşanan en büyük problemlerden birisi sağlık sektöründe yaşanmaktadır. Özellikle doktor sayısında gerek Karadeniz bölgesi gerekse Türkiye ye oranla ilin hayli geri olduğu açıktır. Türkiye genelinde 788 ve Karadeniz bölgesinde olan hekim başına düşen nüfus, ilde olarak hesaplanmıştır. Uzman hekim başına düşen nüfus yönünden karşılaştırılma yapıldığında gerek Karadeniz gerekse ülkemiz ortalamasının daha altında olduğu söylenebilir. İlde sağlık sektörünü destekleyen hemşire, sağlık memuru, ebe gibi elemanlar yönünden gerek Türkiye gerekse de Karadeniz bölgesine göre sayı olarak iyi durumdadır. Amasya ilinde yaşanan en büyük sorunlardan birisi de insanların sağlık problemlerine cevap verebilecek gelişmiş sağlık merkezlerinin/hastanelerin bulunmamasıdır. Ciddi sağlık problemleri olan kişiler başta Samsun ve Ankara illerine gitmektedirler Eğitim : Amasya ili özellikle öğretmen sayısı bakımından yeterli düzeyde imkanları bulunan bir il olarak söylenebilir. Ancak ilde özellikle ilköğretimde genellikle ikili öğretim sürdürülmektedir. Bu durum eğitim kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir. İlde Samsun 19 Mayıs Üniversitesine bağlı çeşitli fakülte ve yüksekokullar olmasına rağmen, bağımsız bir üniversitenin olmaması eğitimin yanında sosyal niteliklerin de gelişmesini geciktirmektedir Gelir Düşüklüğü: Amasya ilinde gerek tarım sektöründeki üreticiler, gerekse bu sektörde çalışanlar orta ve düşük gelir düzeyine sahiptirler. Kırsal kesimdeki işgücü, sanayi ve hizmet sektörünün gelişmemesinden dolayı daha çok tarıma kaymakta, işgücü yönünden bir talep fazlası yaşanmaktadır. Bu durum tarımsal üretim biçiminin daha çok tarla ziraatı olarak yapıldığı bölgelerde daha fazla gözlenmekte, sonuç olarak da bu sektörde çalışan ve üretenler geçim sıkıntısı ile karşılaşmaktadırlar yılı rakamları ile Türkiye de 2941 dolar, Karadeniz de ise 2225 dolar olan kişi başına GSYİH Amasya ilinde 2049 dolar olarak gerçekleşmiştir. Tarım kesiminin milli 133

144 gelirden aldığı payın düşük olduğu da göz önüne alındığında bu kesimdeki ekonomik yetersizlik anlaşılabilir Öz Sermaye Yetersizliği : Tarım sektöründe yeni tarım tekniklerini izlemek, geliştirmek ve uygulamak için yeterli sermayeye gereksinim duyulmaktadır. Tarımda entansif üretimin yapılması ancak işletmelerin güçlü bir sermaye yapısında olması ile mümkündür. Tüm Türkiye de olduğu gibi ilde de tarım sektöründeki işletmelerin bir çoğu aile işletmeciliği şeklinde olup pazara yönelik üretim yeterli değildir. Öz sermaye yetersizliği bitkisel ve hayvansal üretimi olumsuz yönde etkilemekte olup, üretimde tohum, ilaç, gübre gibi girdilerin yetersiz kullanımına neden olmaktadır Üretim Problemleri: Hayvansal Üretim: Amasya İlinde hayvancılık önemli bir tarımsal faaliyettir. Özellikle I. Alt Bölgede besi hayvancılığı önemli ölçeklerde yapılmakta olup, hayvansal üretimin daha da gelişmesi gerek hayvan ırklarında görülen problem gerekse bakımbeslenme-yetiştirme şartlarındaki iyileşme ile sağlanabilir. Hayvansal üretimle ilgili bir başka problem olan yayım faaliyetlerinden kaynaklanan problemler ve pazarlama problemleri ise ayrı bir başlık olarak genel tarımsal faaliyet içinde yer alacaktır. Hayvan Irkına Ait Problemler : - ilde mevcut büyükbaş hayvan populasyonunun önemli bir kısmı hala yerli ırktır. Yerli ırkla yapılan gerek besi hayvancılığı gerekse süt hayvancılığı; verim, verimlilik ve üretim ekseninde ciddi sorunlara yol açmaktadır. -Önceki yıllarda, yurt dışından ithal edilen damızlık hayvanlar, ilin iklim şartlarına adapte olamadığından hayvan ırkının olumlu yönde gelişmesine beklenen katkıyı sağlamamıştır. -Amasya ili köyleri, ülke geneline göre şehir merkezlerinden fazla uzak olmamasına rağmen ve ulaşım problemleri fazla yaşanmamasına karşın suni tohumlama hizmetleri maliyet yüksekliği nedeniyle bazı köylere ulaştırılamamıştır. -Suni tohumlama hala bazı yetiştiricilerden yeterli ilgiyi görmemiş, ırk ıslahında yeterince başarı sağlanamamıştır. -Damızlık hayvan temininde nicelik ve nitelik olarak sıkıntı yaşanmaktadır. -İl ya da bölge şartlarına uygun ırk hayvan geliştirilememiştir. -Besi ya da süt hayvancılığına uygun ırk özelliklerine sahip hayvanların kullanılmaması verim düşüklüğüne sebep olmaktadır. -Özellikle uzaklık ya da ulaşım problemleri nedeniyle suni tohumlama gitmeyen köylerdeki tabi tohumlama amaçlı boğa barınakları, köylülerin ilgisizliği, ekonomik sıkıntılar gibi nedenlerle ilde bir bir kapanmıştır. Bu durum hayvan ıslahını olumsuz yönde etkilemektedir. 134

145 -Islah programları kapsamında soy kütüğü ve verim kontrolleri çalışmaları ilde Damızlık Yetiştiriciler Birliğince yapılmasına rağmen yeterli ilgi ve başarı sağlanamamıştır. -Genetik ıslah çalışmalarının başarısında önemli bir etken de ildeki mevcut işletme büyüklüklerinin önemli bir kısmının 1-3 süt ineği arasında olmasıdır. İşletme büyüklüklerinin yetersizliği, ıslah çalışmalarının başarısını kısıtlamaktadır. -Suni tohumlamada kullanılan tohumlar, bazı nedenlerle hayvan ırkına ait uygun nitelikte olmamaktadır. -Özellikle süt hayvancılığında beklenen verimin alınamaması ve alt yapı eksikliği hayvan ırkındaki olumlu yönde gelişmeleri geciktirmektedir. Bakım,Beslenmeye ve Yetiştirmeye Ait Problemler: -Kaba yem üretiminde istenilen seviyeye ulaşılamamıştır. Yetiştiricilerin önemli bir kısmı hala kaba yem olarak yüksek fiyata saman kullanırken, fiyat avantajı bulunan özellikle mısır silajına geçiş olması gerekenden yavaştır. Özellikle marjinal tarım alanlarının yem bitkileri ile değerlendirilmesi yerine, hala hububat tarımında kullanılması ve nadas alanları yem bitkileri ekilişi ile değerlendirilmemesi kaba yem açığının kapatılmasını olumsuz yönde etkilemektedir -Mera niteliklerinin bozulması, küçükbaş ve büyükbaş hayvan yetiştiriciliğinin potansiyeli ölçüsünde yapılmasını kısıtlamaktadır. -Mera kanununda çalışmalar; kurumlar arası işbirliğinin eksikliği, kanundaki bazı uygulamaların zorluğu vb. gibi nedenlerle yavaş ilerlemekte olup, ıslah çalışmalarına hala geçilememesi özellikle küçükbaş hayvancılığını olumsuz yönde etkilemektedir. -Yem bitkileri tohumunun temininde güçlük yaşanmaktadır. -Özellikle büyükbaş hayvan yetiştiriciliğinde, Açık Besicilik sistemine yeterince hızlı geçilmemesi, verimlilik ve karlılığı azaltmaktadır. -Çoban temininde yaşanan olumsuzluklar küçükbaş hayvan yetiştiriciliğini kısıtlayan faktörlerden biridir. -Uygun olmayan hayvan barınaklarında hayvan yetiştiriciliği yapılmaktadır. -Besi hayvancılığında yetiştirme periyodu olması gerekenden fazladır. Bu durum verimliliği kısıtlamaktadır. -Hayvan hastalıklarının önlenmesi amacıyla yapılan aşılama çalışmalarına özellikle aile ihtiyaçlarına yönelik üretim yapan işletmeler gereken ilgiyi göstermemektedir. -Özellikle paraziter hastalıklara karşı gerekli önlem alınmamakta bu da üretimde karlılığı düşürmektedir. -Kaba yem üretimini teşvik edecek ülkesel programlar olmasına karşın, ticari karma yem üretiminde, standardizasyonda yaşanan sorunlar üretim ve verimliliği kısıtlamaktadır. -Küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinde el edilen verim azdır. Verimi artırmaya yönelik çalışmalar da yetersizdir. 135

146 -Küçükbaş ve büyükbaş hayvanlarda yetersiz beslenme, verimi azalttığı gibi bazı beslenme hastalıklarını da ortaya çıkarmaktadır. Hayvancılıkta üretim girdileri içerisinde şüphesiz en büyük payı yem girdileri (%60-70 oranında) almaktadır. Kaba yem olarak samanın kullanıldığı, fabrika yeminin büyük oranlarda kullanıldığı bir yetiştiricilik sisteminde hedeflenen karın elde edilmesi mümkün değildir. Amasya da yem bitkilerinin ekilişi istenilen düzeyde değildir. Son yıllarda gerek Bakanlık kaynaklarıyla gerekse başta Özel İdare olmak üzere mahalli kaynaklarla yem bitkilerine verilen desteklemelere karşın yem bitkileri ekilişi Türkiye ortalamasının altında olup, 2003 yılında tarla ürünleri ekilişi içinde payı %3 ler civarındadır. İlde özellikle I. Alt bölgede (Suluova, Merkez ilçe) besi hayvancılığı önemli bir faaliyettir. Bu bölgelerde besi hayvan materyali başta Erzurum, Ağrı, Sivas gibi doğu illeri ve bazı Karadeniz illerinden sağlanmaktadır. Yetiştirilen hayvanlar da başta İstanbul, Ankara olmak üzere büyük kentlere canlı ya da et olarak pazarlanmaktadır. Hayvan hareketleri yönünden il önemli bir geçiş noktası özelliğindedir. Hayvan hareketlerinin yoğun olarak yaşandığı Amasya da, hayvan hastalıkları yönünden önemli bir risk yaşanmaktadır. Geviş Getiren Büyükbaş Hayvanların Tescili, Tanımı ve İzlenmesi Projesi nin 2001 yılında ülke genelinde uygulanması ile hayvan hastalıklarının kontrol altına alınması yönünde önemli bir gelişme sağlanmıştır Bitkisel Üretim: Kültür bitkiler yetiştiriciliği yağış, sıcaklık, güneş gibi iklim şartları yanında, toprak özellikleri gibi doğal şartlara da bağlıdır. Bu dış şartlar yanında yetiştirme tekniği bitkisel üretimde verimlilik ve kaliteyi direk etkileyen nedenlerdir. Yetiştirme tekniği olarak tohum kullanımı, sulama sistemleri, mekanizasyon düzeyi, gübre kullanımı, toprak işleme tekniği, ilaç kullanımı gibi özellikler sayılabilir. Tarımda verimliliği etkileyen yetiştirme tekniğinin bir ayağının eksikliği kullanılan diğer girdi ve uygulanan tekniğin olumlu etkilerini de azaltmakta, üreticilerin gelirini azaltmaktadır. -Arazi sınıflandırılmasına uygun olmayan arazi kullanımı. Özellikle marjinal alanlarda yem bitkileri yerine, hububat üretimi yapılmakta bu da erozyonu tetiklemekte, ayrıca üretimde verimliliği düşürmektedir. -Araziler çok parçalı olup, ortalama arazi büyüklükleri optimum değildir. İşletmelerin sahip olduğu araziler çok parçalı ve birbirinden uzak olduğundan dolayı ulaşım maliyeti de yüksektir. -İlde önemli oranlarda tarımı yapılan kuru soğan fiyatlarında anormal dalgalanmalar yaşanmaktadır. Kuru soğanda maliyet hayli fazla olup özellikle son yıllarda kuru soğan üreticileri maliyetin altında fiyattan satış yapmak zorunda kalmış bu da işletmeleri ekonomik olarak zayıflatmıştır. 136

147 -Kuru soğan ürünü başta olmak üzere bir çok üründe uygun depolama şartları mevcut değildir. -Özellikle sertifikalı tohumluk başta olmak üzere, girdi kullanımı işletmelerin ekonomik güçsüzlüklerinden dolayı yetersiz düzeydedir. -Mekanizasyon düzeyi eksik olup, tarım alet ve makinaları optimum olarak kullanılmamaktadır. -Yeni sulama sistemlerine geçiş ve suyun etkin kullanımı yeterli değildir. -Kuru tarım alanlarında nadas uygulanması yerine özellikle baklagil bitkilerinin ekilişi yetersiz düzeyde ve verim düşüktür. -İlde önemli bir yeri olan şekerpancarı başta olmak üzere bazı tarımsal ürünlerde verim düzeyi düşüktür. -Ekim nöbeti uygulamasında yetersizlikler yaşanmaktadır. -Özellikle hububat alanlarında hasat kayıpları yüksektir. -Yağlık bitkilerin ekilişi yetersizdir. İkinci ürün ekilişinde gelişim yavaştır. -Kurutma tesislerinin yeterisizliği danelik mısır ekilişini kısıtlamaktadır. -Son yıllarda ilde yaşanan kuraklık ve yağış rejiminin düzensizliği başta hububat tarımı olmak üzere bitkisel üretimi olumsuz etkilemektedir. -Kanola, kolza gibi alternatif ürünlere geçiş sağlanamamıştır. -I. Alt bölgede birkaç köyde önemli oranlarda yapılan örtü altı yetiştiriciliği, yüksek maliyet giderleri nedeniyle yavaş gelişmektedir. -Örtü altı yetiştiriciliği başta olmak üzere sebze ve meyve üretiminde aşırı ve bilinçsiz gübre ve ilaç kullanımı vardır. Bu durum toprak kirliliği ve yorgunluğuna neden olurken, sebze alanlarında münavebe alanları dardır. -Sebze yetiştiriciliğinde kullanılan üretim materyalleri sağlıklı değildir. -Özellikle I. Alt bölgede elit (pancar tohumu) başta olmak üzere tohum yetiştiriciliği yaygın olarak yapılmakta olup, ilin bu alandaki potansiyeli yeterince değerlendirilmemektedir. -Ekolojik tarım son yıllarda önemli bir üretim biçimi olmasına rağmen ve ilde ekolojik tarımın yapılabileceği alanlar mevcut olmasına karşın bu yönde bir üretim yoktur. Ekolojik tarımın uygulanmasına yönelik çalışmalara da çiftçiler ilgisizdir. -İlde önemli oranlarda kiraz üretimi yapılmakta olup, kiraz üretiminde meyvenin büyük bir kısmı ihracat nitelikli değildir, bu durum karlılığı azaltmaktadır. -İlin iklim özellikleri kiraz başta olmak üzere bir çok meyve ve sebze türünde geniş bir üretim periyoduna sahip iken, bu durum yeterince değerlendirilmemektedir. -Tarım alanları yerleşim alanlarına açılmakta bu durum üretimi olumsuz etkilemektedir. -Amasya ili ile özdeşlemiş Amasya Elmasında periyodisite yaşandığından, üreticiler bu elma çeşidi ile bahçe tesisinden vazgeçmişler, bir marka haline getirilebilecek olan Amasya Elması üretimi hızla azalmaktadır. 137

148 Su Kaynakları ve Sulama Problemleri: -Sulanan alanların payının, ekonomik olarak sulanabilecek alanlara göre düşük olması. -Amasya ilinde en önemli su kaynağı Yeşilırmak olup, bilinçsiz gübre ve ilaç kullanımı, çevre illerden gelen kirlilik ve fabrika atıkları, evsel ve hayvansal atıkların bu nehre verilmesi sulama suyunun kalitesi bozmaktadır. Kirlilik Yeşilırmaktaki ekolojik yaşamı olumsuz etkilemektedir. -Atıl vaziyette duran kültür balıkçılığına uygun kaynak suları mevcut olmasına rağmen bu potansiyel yeterince değerlendirilememektedir. -Çekerek çayı üzerinde herhangi bir baraj olmamasından dolayı, Yeşilırmak'a birleşim yeri ile üç-beş kilometrelik kesimde bazı yıllarda suyun tamamen kurumasından dolayı ekolojik yaşamda kesintiler meydana gelmekte, bu suya umut bağlayan çiftçimiz sulama yönünden sıkıntı çekmektedirler. -Özellikle Yeşilırmak vadisi etrafında bulunan alüvyal topraklarda drenaj problemleri yaşanmaktadır. -Sulama teknolojilerinde gelişim izlenememiş, suyun etkin kullanımı sağlanamamaktadır. -Sulama altyapısı iyi korunmamaktadır. Bu durum sulama maliyetlerini yükseltmekte, su kayıplarını artırmaktadır Yayım Hizmetlerindeki Problemler: Tarımsal yayım esas olarak kırsal kesimde yaşayan ve gelirini tarımsal üretim yoluyla sağlayan insanların kalkınmasına hizmet eden bir destektir. Temel amaç, kırsal alan nüfusunun her yönden kalkınmasında rol oynayan tüm etmenlerin iyileştirilmesine yardımcı olmak ve yol göstermek amacıyla en son teknoloji ve bilimsel bilgileri fert bazına indirgemek ve sorunlarına en kısa yoldan çözüm getirebilmek amacıyla güncel ve pratikte uygulanabilir bilgi ve beceri transferi yoluyla, üreticilerin kalkınmasına destek olmaktır. Tarımsal yayımda önemli olan nokta bir tarımsal işletmenin mevcut sorunlarının çözümüdür. Sorunların çözüme kavuşturulması tarımsal işletmenin kalkınmasının temelidir. Tarımsal yayımın bir işletmenin kalkınmasına olan katkısının en üst düzeyde olabilmesi için kullandığı en etkin araç; güncel, pratikte uygulanabilir ve yüksek düzeyli bilgi transferidir. Bu transferin kalitesi, yani bilginin veriliş biçimi tamamıyla yayım uzmanının aldığı mesleki ve yayım eğitimiyle ilgilidir. -Türkiye de olduğu gibi Amasya da da tarımsal işletme sayısı çok olduğundan yayım çalışmaları yeterince geniş değildir. -Kırsal alandaki eğitim düzeyinin yetersizliği yanında, tarımsal faaliyetlerde önemli bir yer alan kadınların eğitim düzeylerinin daha düşük olması tarımsal yayım faaliyetlerini kısıtlamaktadır. 138

149 -Yeni üretim tekniklerinin çiftçiye ulaştırılması eksik olup, araştırma kuruluşları ile üretici arasındaki bağ yeterince sağlanamamaktadır. -Yayıma ayrılan kaynak yetersiz, özellikle görsel ve basılı araçların pahalıdır. -Yayım elemanlarının dağılımının düzensizliği. -Kamudaki personel sistemi, çalışmaya teşvik edici ödüllendirme yapısına sahip değildir. -Yayım elemanlarındaki meslek öncesi ve hizmetiçi eğitim yetersizdir. -Kadınlar ve gençler yayım çalışmalarında ihmal edilmektedir. -Çiftçilerin, yayımın planlanması, yönetimi ve değerlendirilmesine ilişkin karar süreçlerine aktif olarak katılımı sağlanamamaktadır. -Pazarlama, pazar araştırması, işletmecilik ve doğal kaynakların korunması gibi konularda yayım çalışmaları yetersizdir. -İlde tarımsal girdi firmalarının ve tarımsal ürün alan firmaların yayım çalışmaları yok denecek kadar azdır. -Ziraat odaları, kooperatifler gibi çiftçi örgütleri yayım çalışması yapmamakta veya çok yetersiz seviyede çalışma yapmaktadır Örgütlenme: Ülkemizde üreticiler örgütlenmede en zayıf kitledir. Örgütler istenilen düzeyde olmadığı gibi kendilerinden beklenen hizmetleri gereği gibi yerine getirememektedirler. Ülkemizde ilgili kanunlarda yer almasına rağmen gerek desteklerden yararlanma gerekse örgütsel yapı içinde yer alma konusunda kişilerin çiftçilik faaliyetlerini devamlı olarak yaptıkları dikkate alınmamaktadır. Bu durum, örgütlerin verimsiz ve zayıf kalmasına yol açmakta, örgütleri belirli grup ve kişilerin etkisinde, hizmetten çok siyasi olarak kullanılan yerler haline getirmektedir. Tarımda hedef ve yapıları itibariyle farklı özellikler gösteren kurumsal örgütlenmeler vardır. Resmi ve sivil örgütlenme şeklinde oldukça çeşitli ve birbiriyle karşılıklı etkilere sahip olan bu teşkilatların kesin sınırlarla birbirlerinden ayrılmaları kolay değildir. Ülkemizde gerçek anlamda bir sivil toplum örgütünden bahsetmek güçtür. Bu görev mesleki kamu kuruluşları tarafından bir ölçüde yerine getirilmeye çalışılmaktadır. Fakat bunun tam anlamıyla yerine getirildiğini söylememiz güçtür. Devletten destek alan bu kuruluşlar bağımsız hareket etmekte zaman zaman zorlanmaktadır. Tarım sektöründe çeşitli kooperatifler, dernekler, ziraat odaları gibi örgütler bazı çalışmalar yapmalarına rağmen çok yetersiz kalınmaktadır. AB deki gibi ürün veya konu bazında ihtisaslaşmış üretici örgütleri bulunmamaktadır. Üretici Birlikleri Yasasıyla, pazarlama, yayım, girdilerin ucuz temini, üretimde planlama, çiftçinin pazarlık gücünün artırılması ve fiyatın belirlenmesi gibi konularda üreticiler söz sahibi olabileceklerdir. 139

150 -Amasya ilinde kooperatifler ve ziraat odalarının dışında Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği mevcut olup, örgütlenme düzeyi yetersizdir. -Tarım kesiminin içinde bulunduğu ekonomik zorluklar örgütlenmeyi olumsuz yönde etkilemektedir. -Üreticilerin eğitim düzeyleri yetersizdir. -Bazı Tarımsal Kalkınma Kooperatiflerinin, son yıllarda sırf damızlık hayvancılık kredisi almak için kurulması nenediyle özellikle bu kooperatiflerin ileride varlığını sürdürmede sorun yaşayacağı beklenmelidir. -Özellikle süt teşvik primi ve bazı hayvancılık primlerinin, örgütlenme faaliyetlerine katılan üreticilere daha yüksek oranda verilmemesi Pazarlama Problemleri: -Pazarlamanın görevlerini yapacak bir organizasyonun olmayışı, -Meyve ve sebze işlemesine yönelik tarımsal sanayinin olmaması, -Pazarlama stratejilerinin yapılmaması. -ihraca uygun meyve (kiraz ve elma) ve sebze üretimlerinin, toplam üretim içindeki payının az olması. -Üretimde dış pazara yönelik konjuktürel gelişmenin izlenmemesi. -Deri, sakatat gibi hayvansal ürünlerin pazarlanma olanaklarının sınırlı olması. Deri işleyen tesislerin ilde mevcut olmaması. -Koyun, manda ve keçi sütünün özel ürünlere yönelik işlenmemesi. -Türkiye'nin en önemli kuru soğan üreticisi olan, kiraz ve bamya üretim hacminin yüksek olduğu Amasya da özellikle bu ürünlere ait olmak üzere hiçbir ürün borsası olmaması. -İlin büyük tüketim kentlerine ve dış ülkelere olan uzaklığı ve ulaşım altyapısının yetersizliği. Ülkemizde son yıllarda tarımda yaşanan gelişmelerle tarımsal üretimde önemli artışlar sağlanmıştır. İç piyasada tüketimin üretim oranında artmaması, ihracat olanaklarının her üründe geliştirilememesi özellikle meyve ve sebzelerde daha kısa olan raf ömründen dolayı ürün bozulmaktadır. Bu handikap, fiyatların ani şekillerde düşmesine neden olduğu gibi ürünleri dökmeye de sebep olmaktadır. Pazarlama, halk tarafından ürünün satışı olarak algılansa da aslında bir çok karmaşık organizasyonun bir arada yürütülmesi gereken, hasat dönemimden tüketicinin eline geçtiği kısma kadar uzanan geniş bir yelpazedir. Pazarlamanın ilk halkası olan toplama, çeşitli tarımsal işletmelerde üretilen tüketim fazlası ürünlerin çeşitli amaçlarla bir araya getirilmesidir. Küçük işletmelerde tüketimden arta kalarak pazara arzı gereken ürünlerin az oluşu pazarlama işlemlerinin bir kısmına olanak vermez. Oysa bu küçük birimlerin mahallinde toplanıp bir bütün oluşturması halinde birim başına pazarlama giderleri azalacaktır. İlde toplama görevini üstlenecek kooperatif hemen hemen yok gibidir. Kooperatif çatısı altında yapılacak toplama organizasyonu ile gelir artışı çiftçilere yansıyacaktır. İlde kooperatiflerin yapması 140

151 gereken bu organizasyonu genelde tüccarlar yapmakta bu durumda üretimden esas karı da tüccarlar sağlamaktadır. Örneğin bamya üretiminde, süt ürününde, bazı sebze ve meyvelerde bu durum ilde yoğun biçimde yaşanmaktadır. Pazarlamanın bir başka aşaması olan depolama, malların üretimden tüketimine kadar geçen zaman içerisinde doğal olayların etkisinden korunmasına, bozulmasına engel olunması için saklanması işlevidir. Tarımsal ürünlerin üretimi mevsimliktir. Oysa bu ürünlerin tüketimi süreklidir. Ürünlerin cinsine, içerdiği su miktarına, dayanma şekillerine göre depolama yöntemini iyi seçmek gerekir. İlde üretilen kuru soğanın her yıl yaklaşık %30 unun (Amasya İl Müdürlüğü nün araştırması) depolama şartlarının kötülüğünden dolayı kaybolduğu unutulmamalıdır. Finanse etme, üretime başlanılmasıyla, üretilen ürünlerin tüketicilerce bedelinin ödenmesine kadar geçen zaman içerisinde yapılacak giderleri sağlamak için para bulma işlemidir. Üreticilerin üretimde bulunmaları maddi olanaklara bağlı olduğu gibi, pazarlama işlevleri de bir finansman çerçevesinde gerçekleşmektedir. T.C. Ziraat Bankası ve Tarım Satış Kooperatifleri gibi bazı kuruluşlar belirli şartlar çerçevesinde kredi vermektedir. Ancak kontrol mekanizması iyi işlemediği takdirde krediler çok defa belirtilen amaç için kullanılmamakta, bu yüzden hem krediyi veren kuruluş hem de krediyi kullanan bakımından problemler yaşanmaktadır. Risklerin taşınması, tarım ürünleri tüketiciye ulaşana kadar su baskını, hava koşulları, fiyat dalgalanmaları, yeni ürün çeşitlerinin tercihi gibi tehlikelerle karşı karşıyadır. Risklerin bertaraf edilmesi için, sigorta yapılması, standartların geliştirilmesi, borsaların kurulması ilk akla gelen önlemlerdir. ilde tüccarlar ve bir kısım mali yönden güçlü üreticiler, kuru soğanı ileride yüksek fiyatla satma arzusu ile 7-8 ay gibi süre depolarlar. Kimi zaman ürün satış fiyatı hasat döneminin altına düştüğü gibi, ayrıca depolama, taşıma, olağan kayıplardan kaynaklanan masrafları da yüklenerek önemli ölçülerde zarar ederler. Hatta bu durumdan etkilenip bir sonraki seneye üretim yapamayacak hale gelen işletmeler de vardır. Pazarlama halkasının bir diğeri olan Standardizasyon, aynı cinsten madde ve mamulleri eşit boy ve biçimde belirleme, tek tip haline getirmedir. İlde özellikle bu yönde büyük bir eksiklik yaşanmakta olup, başta kiraz ve elma olmak üzere bir çok sebze meyve de bu eksiklik ihracat olanaklarını azalttığı gibi iç piyasada da düşük gelir elde edilmesine yol açmaktadır. Taşıma, tarımsal ürünlerin üretim bölgelerinden işleme ve tüketim merkezlerine ulaştırılmasıdır. Ürünler yerel pazarlara genelde az miktarlarda taşınırlar. Üreticilerin kooperatifler kurarak bir araya gelmeleri taşıma hacmini artıracağından taşıma masrafları düşer. İlde bu yöndeki çalışmalar çok yetersizdir. Tarım ürünlerinin bir kısmının uzak pazarlara taşınmaları ancak soğuk hava donanımlı araçlarla yapılması gerekir. Bu da taşıma masraflarını artırmaktadır. 141

152 Amasya nın büyük tüketim kentlerine uzak olması et ve et ürünleri ile süt ve süt ürünleri başta olmak üzere bir çok tarımsal ürünlerinin bu pazarlara arzını kısıtlayan etkenlerdendir. Ambalajlama ve Paketleme, pazarlamanın en önemli kısımlarından biridir. Ambalajlama ürünün fazla olan hacmini küçültür, yükleme-boşaltma ve taşınmasını kolaylaştırır. Ambalajlama ile ürün dış koşullardan korunmakta, modern pazarlama sisteminde, kendi kendine hizmet olanaklarından dolayı masraflar azalmaktır. Ambalajlama yolu ile merak uyandırarak ürünün reklam olanakları artırılabilir, malın raf ömrü uzatılır. Ambalajlama ile pazara arz edilen malın önemi artırılmaktadır. Amerika ve Avrupa ülkelerinin pazarlama stratejilerinin en önemli kısmını ambalajlama ve paketleme ile reklam oluşturmaktadır. Örneğin Amasya için çok önemli bir ihraç malın olan kirazı, Avrupalı tüketiciler gramlık küçük paketlerde talep etmektedir. Ambalajlama ve paketleme olanaklarının artırılması ürün satışını da hızlandıracak önemli bir yöntemdir. ilin özellikle bu alanda çok büyük bir eksikliği bulunmaktadır Tarım politikalarının etkisiyle oluşan problemler: -Kredi faizlerinin yüksekliği üretimi kısıtlayan en önemli nedenlerden birisidir. Tüm Türkiye de yaşanan ve ilde de sorun olan, üretim amaçlı alınan krediler yeterli denetim ve kontrol mekanizmasının olmamasından dolayı üretimden çok başka amaçlar için kullanılmaktadır. -Tarımsal amaçlı politika oluşturmak için, uygulanan desteklemelerde esas amaç çok iyi belirlenmelidir. Desteklemelerin köylülere mi verileceği yoksa gerçek anlamda üretici olan işletmelere mi verileceği tarımın gelişmesinde en önemli etkendir. Şimdiye kadarki uygulamalar daha çok çeşitli kriterlerce her bölgede değişen optimum işletmeler yerine bütün işletmelere verilmiş bu da üretimde verimliliği ve büyük işletme oluşturma olgusunu hayata geçirememiştir. -Destekleme alımlarının giderek azaltılması. -Şeker Kanunundan Amasya ili şu an fazla etkilenmemesine rağmen ileriye yönelik üreticilerimizde tereddütler vardır. Pancar bedeli, nakdi ve ayni avanslar zamanında verilmemektedir. Türkiye, AB ye yaptığı tam üyelik başvurusunun ışığında ve DTÖ Tarım Anlaşması kuralları çerçevesinde; kendi tarımsal kurumlarının ve uygulamalarının AB normlarına uyumlu hale getirilmesini içeren bir tarımsal politika reformu süreci yaşamaktadır. Tarım reformu kararları arasında Ziraat ve Halk Bankası tarafından çiftçiye verilen kredilerin devlete olan maliyetinin azaltılması amacıyla kredi sübvansiyonunun safhalar halinde kaldırılması yer almaktadır. Çiftçilerin kredi talebi, faiz oranlarının yüksekliği nedeniyle giderek azalmaktadır.önemli oranlarda hububat tarımıyla uğraşan Amasya çiftçisi, diğer problemlerin de etkisiyle destekleme alım politikasındaki değişim nedeniyle devlet tarafından belirlenen düşük buğday fiyatlarından olumsuz etkilenmektedir. Şeker Kanunu ndan şu anda ilin ne ölçüde 142

153 etkileneceği tam olarak belli değildir. Amasya da önemli oranlarda şeker pancarı tarımı yapılmakta olup, ilde en önemli tarımsal sanayi kuruluşu olarak da şeker fabrikası yer almaktadır. Tablo 70. Alt Bölgelerdeki Problemlerin Önem Derecesine Göre Belirlenmesi ALT BÖLGE I ALT BÖLGE II Problemler Büyükbaş Küçükbaş Tahıllar Endüstri Bitk. Yem Bitkileri Yumrulu Bit. Arıcılılık Sebzecilik Meyvecilik Büyükbaş Küçükbaş Tahıllar Endüstri Bitk. Yem Bitkileri Yumrulu Bit. Arıcılılık Sebzecilik Meyvecilik 1-Sosyo-Ekonomik Prb. Göç Sağlık Eğitim Gelir düşüklüğü Öz sermaye yetersizliği Üretim Problemleri a)hayvansal Üretim Hayvan ırkı Damızlık problemi Suni tohumlama Soy kütüğü ve verim kontrol çalışmaları Tabi Tohumlama yetersiz İşletme büyüklüğü Verim düşüklüğü Kaba yem açığı Mera problemleri Yem bitkiler tohumu Hayvan barınakları Besi hayvancılığında yetiştirme periyodu Çoban problemi Hayvan. yetersiz beslenme Salgın Hayvan Hast Paraziter Hastalıklar b) Bitkisel Üretim Arazi parçalılığı Arazi sınıfı. yanlış kullanımı Verim düşüklüğü Hasat kayıpları

154 ALT BÖLGE I ALT BÖLGE II Problemler Büyükbaş Küçükbaş Tahıllar Endüstri Bitk. Yem Bitkileri Yumrulu Bit. Fiyat dalgalanmaları Depolama imkanları yetersiz Arıcılılık Sebzecilik Meyvecilik Mekanizasyon Suyun etkin kullanımı Nadas alanları Alternatif ürünlerle üretim Münavebe sorunları Tohumculuk potansiyeli Ürün kurutma tesisleri Örtü altı yetiştiriciliği yüksek maliyetli Yetersiz ve vasıfsız girdi kullanımı Aşırı ve bilinçsiz girdi Toprak yorgunluğu Periyodisite İklimsel avantajlar değerlendirilemiyor Yerleşime açılan tarım alanları 3. Su Kaynakları ve Sulama Problemleri Sulanan alanların azlığı Yağış rejiminde düzensizlikler Yeşilırmak ve kollarında kirlilik Drenaj Sulama alt yapısının tahribatı Sulama teknolojilerini izlemede yetersizlik 4. Yayım Hizmetleri Prb Tar. işletm. fazla olması Arş.kuruluş. ile üretici arasındaki bağ zayıf Kadınların eğitim düzeyi daha düşük Kadın ve gençlere yönelik yayım eksik Büyükbaş Küçükbaş Tahıllar Endüstri Bitk. Yem Bitkileri Yumrulu Bit. Arıcılılık Sebzecilik Meyvecilik 144

155 ALT BÖLGE I ALT BÖLGE II Problemler Büyükbaş Küçükbaş Tahıllar Endüstri Bitk. Yem Bitkileri Yumrulu Bit. Arıcılılık Sebzecilik Meyvecilik Büyükbaş Küçükbaş Tahıllar Endüstri Bitk. Yem Bitkileri Yumrulu Bit. Arıcılılık Sebzecilik Meyvecilik Yayım elemanlarının dağılımı düzensiz Yayım elemanlarının hizmetiçi eğit. yetersiz Yayımın planlanmasında Çiftçilerin rolü yok Pazarlama, doğal kay. Korunmasında yayım eksik Tarımsal firmalar ve çiftçi örgütleri yayım faaliy etkisiz 5. Örgütlenme Problm Tarım kes. ekon. zorluklar Sırf bazı krediler almak için kooperatif kurulması Desteklemelerde Örgütlenen üreticilere avantajlar sağlanmaması 6.Pazarlama Problm Pazarl. Organizasyonu Tarımsal sanayi yetersiz Pazarlama stratejisi yok Dış pazar gelişmeleri izlenmemekte İhraca uygun üretim az Ürün borsası yok Büyük kentlere uzaklık Özel ürünler işlenmemesi Deri, sakatat gibi hay. ürünler işlenmemekte 7.Tarım Politk. Etkisiyle Oluşan Problemler Kredi faizinin yüksekliği Destekl. azalması Şeker kanunu Destekl. İşletme-köylü ayrımının yapılmaması Çok 4-Çok 3-Orta 2-Az 1-Çok az 0-Etkisiz 145

156 6.2. POTANSIYELLER Tarımsal Araziler: Amasya ilinde hektar olan yüzölçümün hektarı yani %44,4 gibi önemli bir kısmı tarım arazileridir. Bu oran Türkiye genelinde %34,4 olup, tarım alanlarının oransal fazlalığı uygun bitki deseni ile değerlendirilebilirse önemli bir avantaj mevcuttur. Toprak Sınıfları : İlde hektar olan tarım alanlarının %81,8 lik kısmı ( ha.) I-IV. Sınıf tarım alanıdır. İklimsel Özellikler : Bir geçiş iklim özelliğinde olan Amasya ilinde 200 metre yükseltiden başlayıp 1300 metre yükseltiye kadar çıkan tarım alanlarının bulunması üretim periyodunun geniş bir süreye yayılmasını mümkün kılmaktadır. Amasya Elması, Kiraz ve Bamyada Marka Olma Şansı : İlin adı Amasya Elması ile özdeşleşmiştir. Yine özellikle kurutma amaçlı yetiştirilen bamya da ilin tanınan bir ürünüdür. Son yıllarda ihracat özellikleri ile gözde bir ürün olan kiraz üretiminde Amasya ili söz sahibi olup, bir de kiraz festivali düzenlenmektedir. Hayvansal Üretim : Amasya da özellikle sığır besiciliği önemli bir üretim biçimidir. Mevcut hayvan populasyonunun ıslahı ile özellikle et ve sütte önemli verim artışı sağlanabilir. Tohumluk Üretimi: Amasya ili şekerpancarı tohumluğu üretimi başta olmak üzere, ayçiçeği ve mısır tohumu üretimi için çok uygun ekolojiye sahip olup, bu alanda üretim yapan firmalar mevcuttur. Yeşilırmak Havzası : İlde çok önemli bir yere sahip olan Yeşilırmak nehrinin oluşturduğu havza, mikroklima özellikleri ile başta seracılık olmak üzere entansif tarımda kullanılmaya uygundur. Nadas Alanları ve Kullanılmayan Alanlar : Amasya ilinde ha. nadas alanı, ha. kullanılmayan alan mevcuttur. Bu alanlar yem bitkileri, baklagiller, tıbbi bitkilerle değerlendirerek üretime kazandırılabilir. Ayrıca rantabl olmadığı için kullanılmayan alanlar da kapari ve kuşburnu tesisi yapılabilir. 146

157 Tablo 71. Tarımsal Kaynaklar, Kurumsal Yapı ve Nüfus Kaynaklar Tanımlama Mevcut durum Gelişme Potansiyeli Tarım arazilerinin sınıfı ve kullanımı Sulama Durumu Nüfus Örgütlenme Toplam hektar olan tarım arazisinin hektarı (%81,8) I-IV. Sınıf alanlar olup, hektarı ise (%18,2) V-VIII. Sınıf tarım alanlarıdır. Amasya ili topraklarının %82 sinde su erozyonu görülmektedir. İlde toplam su potansiyeli hm 3 /yıl olup, bunun hm 3 /yıl ı (%97,3) yer üstü suyu potansiyeli, 141 hm 3 /yıl ı (%2,7) ise yer altı suyu potansiyeli oluşturmaktadır. İl Nüfusu 2000 yılı sayım sonuçlarına göre olup, bunun %53,83 ü şehir nüfusu, %46,17 si ise kırsal nüfustur. I ve IV.sınıf arazilerin I-IV. sınıf dışındaki dışında V-VIII. Sınıf tarım alanları başta alanlarda da tarım baklagiller olmak yapılmakta olup, üzere, yem bitkileri ve uygun olmayan toprak kekik gibi baharat işleme ve bitki bitkileri ile seçimindeki hatalar bu değerlendirilebilir. alanlarda karlı tarım Orman alanlarında da yapılmasını kapari ve kuşburnu engellemektedir. gibi bitkilerle hem gelir kazanılabilir hem de erozyon önlenebilir. İlde mevcut hektar tarım alanının hektarı sulanmaktadır. Sulamanın hektarı DSİ tarafından, hektarı Köy Hizmetlerince, hektarı ise halk sulaması şeklinde yapılmaktadır. Yıllık nüfus artışı binde 2,23 olup ülke ortalamasının altındadır. İlde dış göç çok yoğun yaşanmamakla birlikte, kırsal nüfus şehir merkezine göç etmekte olup, köy nüfusunda% 0 15,32 azalma görülürken, şehir nüfusu % 0 19,15 artmıştır. Tarım Kredi Koop. T. Kredi Koop. ne 23694, Tarımsal Tarıms. Kalk. Koop. Kalkınma Koop.ne Sulama Kooperatifi 1639, Sulama Koop. ne 7186, Pancar Ekicileri Koop. Pancar Ekiciler Koop. ne üye kayıtlı (çevre il ve ilçelerden de üyesi var) olup, Ziraat Odalarına kayıtlı üye sayısı ise 35 bin civarındadır. DSİ tarafından yatırım aşamasında olan hektar alan sulamaya açılacaktır. Ayrıca planlama ve projelendirme aşamasında olan hektar alan ile toplam hektar alan daha sulamaya açılacaktır. İlde özellikle kırsal nüfusun ileri yıllarda daha da azalacağı beklenmektedir. Dış göç de ise çok fazla bir hareketlenme beklenmemektedir. AB ile uyum çerçevesinde Üretici Birlikleri yasasının etkinliğine bağlı olarak örgütlenmenin artacağı beklenmektedir. 147

158 Tablo 72. Önemli Tarımsal Ürünlerin Değerlendirilmesi Ürün Hububat Üretimi Hayvansal Üretim Mevcut Durum ve Tanımlama Gelişme Potansiyeli Verimlilik Düzeyi İldeki tarım alanlarının Buğday üretiminin İlde önümüzdeki yıllarda %58,7 sinde hububat %67,8 i I. Alt bölgede sulamaya açılacak alanların devreye girmesi ile ekilişi yapılmakta, nadas alanları ise %9 luk retiminde verim; I. Alt ve başta tohumluk olmak yapılmaktadır. Buğday ü- paya sahiptir. I. Alt bölgede, II. Alt bölgeye üzere girdilerdeki kalitenin artmasıyla verim ar- Bölgede tarla bitkileri göre %29 daha fazla alanları içerisinde tahıl olup, ilde buğday ve tışı yönünde gelişmeler alanlarının payı %75,5; arpada verim Türkiye sağlanılacaktır. II. Alt Bölgede ise ortalamasının üzerindedir. Üretimde kuru alan- %66,8 tir. Tahıl üretim alanlarının 81,8 i buğday larda nadas+hububat ve ve %17 si ise arpa hububat+baklagil sistemi ekilişidir. uygulanır. İlde hayvancılık önemli bir geçim kaynağıdır. BB hayvan varlığının %66,6 sı %63,3 ü I. Alt bölgede bulunmaktadır. Büyükbaş Hayvan varlığın %46 sı melez ve kültür ırkı olup %54 ü ise ortalama yerli ırktır. İlde küçükbaş hayvan varlığı her geçen yıl azalmaktadır. Küçükbaş hayvan varlığının %88,3 ü koyun, %11,7 sı ise keçidir. Küçükbaş hayvan varlığının %63.3 ü I. Alt Bölgede, %36,7 si ise II. Alt bölgede bulunmak-tadır. İlde çayır-mera alanları ülke ortalamasının altındadır. Meraların kötü kullanımı ve bir kısmının tarıma açılması hayvansal üretimi etkilemektedir. Süt veriminde yıllık kültür ırk da 4500 lt/baş, melezde 2650 lt/baş, yerli ırk da 1445 lt/baş ve manda da 1080 lt./baş olup, genel süt verimi 2208 lt./baş olup Türkiye ortalamasının üzerindedir. Küçükbaş da süt verim ortalaması 82 kg.dır. Et verimi büyükbaş da 210 kg., küçükbaş da 18 kg. dır. Mera kanunuyla ıslah çalışmaları hayvancılığı olumlu yönde etkileyecektir. II. Ürün silaj mısırının yaygınlaşması ve Yem Bitkilerini Destekleme Projesi bir avantajdır. Önceki yıllarda izin verilen Kırmızı Et İthalatının sınırlandırılması hayvancılığı olumlu yönde etkilemektedir. Açık Sistem Besiciliğin benimsenmesi, gelişimi ve karlılığı artıracaktır. Nadas alanları ve kullanılmayan marjinal alanlar yem bitkileri ekilişi için kullanılabilir. Hayvan populasyonunun genotip yönden iyileşmesi verimi artıracaktır. 148

159 Ürün Sebze Üretimi Kiraz Üretimi ve Meyvecilik Kuru Soğan Üretimi Tanımlama Mevcut Durum ve Verimlilik Düzeyi Gelişme Potansiyeli İlde mevcut tarım alanlarının I. Alt bölgede sebze ü- Tarlada sırık domatesi %2,8 inde sebze etimi önemli bir tarımsal yetiştiriciliği artmaktadır. üretimi yapılmaktadır. faaliyettir. Üretimin % 90 ı I. Alt Bölgenin önemli bir Sebze üretim alanlarının I. Alt bölgede yapılmakta kısmını içeren Yeşilırmak %84,9 u I. Alt bölgede olup, bu bölgede yer alan havzasının mikroklima yer almaktadır. Toplam Merkez ilçe ve Taşova özellikleri sebze yetiştirmeye çok uygun olup, sebze üretiminin %51,8 i ilçesinde sebze üretimi domates, %19,3 ü hıyar, hızla gelişmektedir. havzada özellikle örtü altı %11,7 si ise kavunkarpuzdan Lahana üretiminde verim yetiştiriciliği hızla artmak- oluşmaktadır. ülke ortalamasının tadır. II. Ürün sebze üre- Amasya ili Türkiye bamya üzerinde olup, domates, timi için uygun alanlar üretiminin %4 üne hıyar, biber, bamya, pat- özellikle Yeşilırmak hav- sahiptir. lıcan, kavun-karpuz verimleri zasında (I. Alt bölge) ülke ortalama- mevcuttur. sının altındadır. İlde meyve alanları tarım Yeşilırmak vadisinin iklimsel İhracat olanaklarının alanlarının %1,6 lık kısmını özellikleri kiraz artması. kapsamakta olup, üretimi başta olmak Üreticililerin meyvecilik %82,1 i I. Alt Bölgede yer üzere meyve üretimini bilgi birikimi. almaktadır. Türkiye kiraz ilde önemli bir tarımsal İlde meyve konsantre üretiminin %8,9 u, şeftali faaliyet haline getirmiştir. tesisleri bulunması. üretiminin %3,3'ü ve Son yıllarda kiraz ihracatı AB Kaynaklı Yeşilırmak vişne üretiminin %3,1 i hız kazanmış olup, Havza Gelişim Projesi. Amasya ilinde yapılmaktadır. üreticiler kiraz bahçesi Özellikle kiraz ve elmamasında Amasya el- tesisine önem vermekda olmak üzere geniş bir görülen periyodisite, tedir. İlde kiraz ve vişne üretim periyoduna elvesuz elmacılığı olum- verimi Türkiye ortalamarişli iklim. etkilemekte olup, sının üzerinde olup, elma Amasya elmasının ıslahına ihraca uygun meyve ve şeftali de altındadır. yönelik çalışmalar. çeşidinin azlığı gelişme potansiyelini kısıtlamaktadır. Türkiye de kuru soğan Kuru soğan üretimi ilde Mekanizasyon olanaklarının ekiliş alanlarının % önemli oranda yapılmakta hızla artması. 15,6 sı, üretimin olup, üretim ve Kuru ise soğan üretimiyle %18,4 ü Amasya ilinde fiyat dalgalanmaları bu ilgili üretici birlikleri kurulması yapılmaktadır. Kuru soğan gerekmektedir. Üre- üründe çok keskin bir ekiliş alanları, tarım şekilde görülmektedir. Ü- tim planlaması, depola- alanlarının %5,6 sını kapsamaktadır. retimin Ankara yla berama şartlarının iyileştirillarının Ekiliş alanber en çok yapıldığı İl mesi ihracata yönelik ça- 65,9 u I. Alt bölgede, Amasya dır. Ortalama velışmalar yapılması, soğan %34,1 i ise II. Alt rim Türkiye nin üzerin- sanayinin geliştirilmesi bölgededir. dedir. sağlanmalıdır. 149

160 Ürün Şekerpancarı Üretimi Tohumluk Üretimi Tanımlama Mevcut Durum ve Verimlilik Düzeyi İlde tarım alanlarının İlde mevcut olan şeker 3,9 unda şekerpancarı fabrikası (Suluova) bitkisel yapılmaktadır. Ekiliş a- üretim ve özellikle lanlarının %55,7 si I. Alt besi hayvancılığına olumlu bölgede olup, oransal etkiler yapmaktadır. olarak II. Alt bölgede Fabrikaya yakın diğer illere daha yoğun ekiliş yapılmaktadırkerpancarı ait ilçelerde de şe- üretimi yapılarak işlenmeye getirilmektedir. Verim Türkiye ortalamasının altındadır. İlde I. Alt Bölgede yer İlde 2 adet kamu kuruluşu 6 adet özel şirket ve alan Suluova ilçesi başta olmak üzere bazı tohumluk bir çiftçi tohumluk üretimi çeşitleri üretilmekte- yapmaktadır. Özellikle I. dir. Özellikle şeker fabrikasının Alt bölgede yoğunlaşan bulunduğu Sulu- tohumluk üretimi, Türkiye ova da iklimsel özellikler şekerpancarı tohumluk tohumluk üretimi için çok ihtiyacının büyük kısmını uygun olup, Türkiye de ilden karşılamaya yöneliktir. üretilen şekerpancarı tohumunun Ayrıca hibrit ayçi- (elit) büyük çeği, mısır, nohut, buğday kısmı bu ovada üretilmektedirluğu ve patates tohum- da üretilmektedir. Gelişme Potansiyeli Şeker kanunu, şekerpancarı tarımını olumsuz yönde etkileyebilir. İl özel tohumluk şirketlerinin ilgisini çekmektedir. Ayrıca Suluova o- vasının tohumluk üretimi için mükemmel şartları ve bu ovada yetişen kuru soğan üretimindeki pazarlama başta olmak üzere çeşitli sorunlar, çiftçileri alternatif ürünler bulmaya yönelmiş olup, elitte uygulanan sözleşmeli tohumluk üretimini geliştirilebilir. 150

161 BÖLÜM 7: AMAÇLAR VE STRATEJİLER 7.1. AMAÇLARIN BELİRLENMESİ Önceki bölümlerde irdelendiği gibi Amasya ilinde tarım sektörü, gerek istihdam gerekse GSYİH da payı yönüyle çok önemli bir sektördür. Diğer sektörlerin gelişimi ancak tarım sektöründeki verimliliğin artışı ve planlı bir şekilde tarım dışı sektörlere geçiş ile mümkün olabilecektir. Amasya ilinde tarımsal üretim verimlilik yönünden incelendiğinde, başta tarla ürünlerinde olmak üzere ülke ortalamasının üzerinde bir verim alındığı görülebilir. Kimi meyve ürünleri ve sebze üretiminde bazı ürünlerde verim, ülke ortalamasının altında iken bazılarında yüksektir. Bu durum hayvansal üretimde de aynıdır. Ülke ortalamasının üzerinde verim alınan ürünlerde bile alınan verim alınması gerekenden azdır. Bu durumda, başta sulama imkanlarının kısıtlılığı, kimi girdi kullanımında yetersizlik ve bilinçsizlik, işletme optimum büyüklüklerinin belirlenmemesi, işletme planlarının yapılmaması, eğitim çalışmalarının eksikliği, pazarlama imkanlarının kısıtlılığı ve pazar araştırmalarının yapılmaması ya da eksik yapılması, doğal kaynakların kötü kullanımı gibi nedenler etkili olup belirttiğimiz bu etkenler çoğaltılabilir. Yukarıda saydığımız tarımsal üretimdeki verimi kısıtlayan etkenler aslında sadece ilin değil birkaç istisna dışında tüm ülkemizin sorunlarıdır. Üretimde sayılan bu eksikliklerin belki birkaçı bazı üretim dallarında ya da bazı bölge veya illerimizde fazla yaşanmayan sorunlar olsa bile bu sorunları genişleterek bir çok üretim dalında ya da ülkemiz tarımsal üretim sisteminde saymak mümkündür. Amasya da tarım kesiminin mevcut problemleri, potansiyel ve fırsatları değerlendirilerek; problemleri en aza indirgemek, potansiyel ve fırsatların geliştirilmesi için amaçlar belirlenmiş, bu amaçlara ulaşmak için kullanılacak strateji ve geliştirilecek olan projeler tespit edilmiştir. İlde belirlenen amaçlar aslında tüm ülkemiz için belirlenen amaçlar olup, Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planında da tarım politikalarının hedefleri içerisinde yer almaktadır. Bu amaçlar; -Tarımsal Verimliliğin Artırılması, -Tarımsal gelirin artırılması ve dolayısıyla tarımın GSYİH içindeki payının artırılarak toplumda sosyal dengenin sağlanması, -Gıda güvencesinin ve güvenliğinin sağlanması, -Sürdürülebilir tarımın sağlanması, olarak tespit edilmiştir. AB ve DTÖ Tarım Anlaşması kuralları nedeniyle önümüzdeki yıllarda tarım ürünlerinin pazarda rekabet edebilir olması gerekmektedir. Bunun sağlanabilmesi ise ancak gıda güvenliğinin sağlanması ve kaliteli standart ürünler üretimi ile 151

162 mümkündür. Gıda güvenliğinin sağlanması, ihracata yönelik mal üretimi için şart olması yanında, ülke insanımızın da kaliteli ve güvenilir gıda temini için de gerekli olduğu unutulmamalıdır. Tarımsal üretimde sürekli üretimin sağlanmasında mevcut ve kıt tarımsal kaynakların doğru, bilinçli kullanılması şarttır. Üretimde başta çevre olmak üzere diğer kaynakları bilinçli ve etkin kullanım üretimdeki en önemli strateji olmalıdır. Amasya ili iklimsel çeşitlilik ve mikroklima özelliklerin bulunduğu tarım için önemli doğal şartları içinde bulunduran bir yer olmasına karşın bu potansiyelin yeterince değerlendirilebildiği tartışmaya açıktır. Özellikle meyve, sebze ve hayvansal üretim için mevcut şartların çok azı üretim sürecinde değerlendirilebilmektedir. Belirlenen amaçlara ulaşmak bu doğal kaynakların doğru ve etkin kullanılması ile mümkün olabilecektir. Amaçlara ulaşılmada kullanılacak olan stratejiler, yaşanan problemler dikkate alınarak belirlenmiştir. Ancak özellikle sosyal problemler ve bazı yapısal problemleri çözmek de orta hatta uzun vadede mümkün olabilecektir. Örneğin, tarım alanında yoğunlaşan istihdamın orta vadede çözülebilecek olduğu, tarım işletmelerinde yaşanan parçalılık ve küçüklük sorununun yapısal politikalarla çözüme ulaşabileceğini ve kısa vadede çözülemeyeceği unutulmamalıdır. Doğal yapıya saygılı ve çevreye dost tarımsal tekniklerin uygulamasına kısa zamanda geçilebilse bile olumlu etkilerinin uzun vadede alınabileceği göz ardı edilmemelidir. Tablo 73. Master Plan Stratejilerinin Swot Analizi Mevcut Amaçlar Strateji durum ve Zayıf Yönü Fırsatlar Tehlikeler güçlü yön 1.Tarımsal -Irk Islahının -Özellikle I. Alt -Mera alanları -Hayvan populasyonundnunda -Mera kanu- Verimliliğin sağlanması Bölgede besi yetersiz ve nitelikleri bazı Artırılması -Salgın ve Paraziter hayvancılığı zayıf iyileşmeler çalışmaların hasta- önemli bir ta- -Kaba yem eki- sağlanmakta- yavaş yürü- a.hayvansal lıkların önlenmesyettirla rımsal faalilişinin payı tardımesi Üretim ürünleri içe- -Mera kanunu -İl hayvan -Pazarlama ve -Pazarın hayvansal risinde azdır. -AB kaynaklı hareketleri örgütlenme ürünle- -Suni tohum- Yeşilırmak yönünden sisteminin re talebi mevcutturçiler lama bazı çift- Havza Gelişim geçiş nite- oluşturulması tarafından Projesinden liğinde -Bakım ve -Hayvan işletmelerinde benimsenme- hayvansal üre- -Fiyat dal- besleme ortamiştirtimi teşvik edegalanmaları şartlarının lama büyüklük -Tabi tohumlama cek projeler iyileştirilmesi 13,1 baştır. barınak- vardır. -Tarımsal sanayilerle -İlde açık sisları kapanmakleşmeli. söztem besicilik tadır. Üretimin başarı ile ya- -Aile işletmemesi desteklenpılmaktadırlerinde ortala- -İldeki b.baş ma işletme genişliği -Açık sistem hayvanların küçük- 152

163 Amaçlar b. Bitkisel Üretim c. Su Ürünleri Üretimi Strateji besiciliği -Başta kadın çiftçiler olmak üzere yayım faaliyetlerine hız verilmesi -Kaba yem a- çığının giderilmesi -Çobanlık sisteminin özendirilmesi -İşletme büyüklüklerinin genişletilmesi -Sulanabilecek alanların sulamaya açılması -Etkin sulama sistemlerinin uygulanması -Nadas alanlarının daraltılması -Marjinal tarım alanlarının doğru kullanımı -Arazilerin parçalanmasını n önlenmesi -Sözleşmeli üretime geçiş -Bilinçli girdi kullanımı -Yem maliyetlerinin düşürülmesi -Atıl su kaynaklarının değerlendirilmesi Mevcut durum ve güçlü yön büyük kısmı kayıt altına a- lınmıştır. -İlde mevcut tarım alanlarının %27,4 ü sulanmaktadır -İşletme başına 74 dekar tarım alanı düşmekte, işletme başına düşen arazi parça sayısı ortalama 9,6 - dır. -Kırsal kesimde nüfus baskısı yoktur. -Nadas alanları ve kullanılmayan alanlar mevcut -İlde su ürünleri üretimi gelişmemiştir. -Atıl durumda olan su kaynakları değerlendirilmiyor. -Pazar olanakları mevcut Zayıf Yönü Fırsatlar Tehlikeler tür. -Kırsal alandan göç -Sulanan alanlar yetersizdir. -Özellikle kadınlara yönelik yayım çalışmaları eksiktir. -Marjinal alanlar kötü kullanılmakta -Yem pahalı -Bilgi birikimi yetersiz -AB Kaynaklı Yeşilırmak Havza Gelişim Projesi -Yeşilırmak Havzası -Sebze ve Meyve tarımına uygun iklimsel özellikler -Kiraz başta olmak üzere ihracat yeli potansi- -Atıl su kaynakları -Doğal kaynakların kötü kullanımı -Mera alanlarının tarıma açılması -Erozyon ve su kaynaklarının kirlenmesi -Su kaynakları kirlenebilir. -Yeşilırmak a kirlilik veren sanayi tesisleri 153

164 Amaçlar 2. Tarımsal Gelirin Artırılması 3. Gıda Güvenliği 4.Sürdürüle bilir Tarım Strateji Mevcut durum ve güçlü yön -Örgütlenme zayıf -Pazarlama olanakları kısıtlı -Müteşebbis sayısı az Zayıf Yönü Fırsatlar Tehlikeler -Ürün borsası bulunmamakta -Ürün planlanması yok. -Üretici örgütleri etkin değil -Karadeniz bölgesine yakınlığı -Tohumculuk için uygun iklim şartları -Katma değeri yüksek ürünler üretimi -İhraca yönelik üretim yapılması -Örgütlenme ve pazarlama sisteminin geliştirilmesi -Üretim maliyetlerinin azaltılması -Kaliteli girdi kullanımı -Girişimcilik ruhunun geliştirilmesi -Tarımsal sanayiye yönelik ü- retim yapılması -Kaliteli ve -Bazı ürünlerde -Kontrol -Ürün deseni standart üretim verim Türkiye hizmetleri değiştiğinde -Organik tarım ortalamasının veren gelir artacak. -Kontrol ve denetim altında kuruluşlar yetki -Tarımsal hizmet- -Bir çok üretim kargaşası ve verimliliğin lerinin güçlendirilmesi biçiminde kurumların artması entansif tarım yetersizliği -Üreticilerin yapılmıyor. bilinçlenmesi -Organik tarım -Tarımda kullanılan -İl topraklarının -Marjinal alan- -Erozyonla V.-VIII. büyük kısmında lar kuşburnu, mücadele Sınıf tarım a- su erozyonu kapari ve bazı -Arazi kullanım lanları mevcut. mevcut yem bitkileri ve kabiliyet ve sınıflarına -Su kaynak- aromatik bitki- uygun larında kirlenlerde kullanıla- tarımsal faaliyet me mevcut bilir. -Doğal kaynakların etkin kullanımı -Doğal kaynakların bozulması -Dış pazar isteklerinin takip edilmemesi -Üretim planlamasının yapılmaması -Organik tarımın benimsenmesi zor olabilir. -Kırsal alanda göç. 154

165 BÖLÜM 8: PROJELERİN VE PROGRAMLARIN BELİRLENMESİ: 8.1. İLDE YEREL İDARELER TARAFINDAN UYGULANAN PROJELER: Amasya Bölgesinde Yetiştirilen Soğanların Depolama Şartlarının İyileştirilmesi Projesi Amaç : Kuru soğanda depolama kayıplarının azaltılması ve depo ömrünün uzatılması. Uygulama: Proje Tubitak Marmara Araştırma Enstitüsü nce uygulanmış, proje sonuçları Tarım İl Müdürlüğü tarafından bölge çiftçilerine eğitim çalışmaları yapılmak suretiyle depolama kayıpları asgariye indirilmeye ve depolama süresinin uzatılmasına çalışılmaktadır. Kaynak : İl Özel İdare Amasya Bölgesinde Yetiştirilen Düşük Kalibre Kirazların Değerlendirilmesi Projesi : Amaç : İlde pazara arz edilemeyen düşük kalibreli kirazların likör yapılmak sureti ile değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Uygulama : Yöremizde yetişen kiraz çeşitlerinin tam olgunluk zamanında hasat edilip aromanın maksimumum düzeyde olması sağlanmıştır.yapılan çalışmalar olumlu sonuç vermiş Tekel araştırma enstitüsü tarafından muayenede elde edilen değişik formulasyonlar denenmiş muskat ardıç ve vanilyalı kiraz likörünün en iyi tat ve aromada olduğu belirtilmiştir. Kaynak : İl Özel İdare Kontrollü Atmosfer Tekniğinin Amasya Elmasına Uygulanması Projesi : Amaç: Elmada depolama ömrünün uzatılması. Uygulama: Elde edilen sonuçlar Tarım İl Müdürlüğünce çiftçilere aktarılmıştır. Kaynak : İl Özel İdare Amasya Bölgesinde Yetişen Kirazlarda Modifiye Atmosferde Depolama Şartlarının Ürün Kalitesi Üzerine Etkileri : Amaç: Kirazların modifiye atmosfer şartlarında depolanabilirliği ve bu depolama süresi boyunca kalitesi üzerine etki eden fiziksel, kimyasal, mikrobiyolojik ve duyusal kalite parametrelerin incelenmesi amaçlanmıştır. Uygulama: Tarım İl Müdürlüğü tarafından kiraz ihraç eden firmalar Amasya ya davet edilerek pazar imkanı sağlanmıştır. Kaynak : İl Özel İdare Amasya Elmasının Islahı Projesi: Amaç : Amasya elmasının periyodisite özelliğinin giderilmesi ve değişik tiplerinin bulunduğu meyve türünde, tek tipin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Uygulama : Çalışmalar 19 Mayıs Üniversitesi ve Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü nce yapılmakta olup, çalışma sonunda elde edilen klonlardan 155

166 İlde gen kaynağı olarak muhafaza edilmek üzere Gökhöyük Tarım İşletmeleri arazisine koleksiyon bahçe tesis edilmiştir.proje 2010 yılına kadar devam edecektir. Kaynak : İl Özel İdare Sebzeciliği Geliştirme Projesi: Amaç : Tarlada sırık domatesi yetirticiliğini ilde yaygınlaştırmak. Uygulama : Ağırlık Merkez ilçe olmak üzere il çiftçilerine 110 dekar alanda domates fidanı dağıtılmış, İl Müdürlüğünce de teknik yardım ve eğitim çalışması yapılmıştır. Kaynak : İl Özel İdare- SYDF Seracılığı Geliştirme Projesi: Amaç : İlde örtü altı sebze yetiştiriciliği geliştirerek çiftçi gelirlerini artırmak. Uygulama : İl çiftçilerine 96 m 2 lik 126 adet plastik sera uzun vadeli ve düşük faizli olarak dağıtılmıştır. Kaynak : İl Özel İdare SYDF Bitki Hastalık ve Zararlıları İle Mücadele Projesi: Amaç : Kamu tüzel kişilikleri ve halka açık olan bahçelerde bulunan süs bitkileri ve ağaçlardaki zararlıların önlenmesi amacıyla ve yabani domuz ile fare gibi zararlılarla mücadele amaçlanmaktadır. Uygulama : Kamu tüzel kişiliklerine ait yerlerde kullanılmak üzere 602 kg-lt. pestisit alınmış, adet fişek, kg. fare yemi çiftçilerimize dağıtılmıştır. Kaynak : İl Özel İdare Hayvan Hastalık ve Zararlıları ile Mücadele Projesi : Amaç : İlde hayvan hastalıkları ile mücadelenin etkin bir biçim uygulanması amacıyla, çeşitli malzeme-ekipman alımı ile destek sağlanmaktadır. Uygulama : Proje ile Amasya İl ve İlçe Tarım Müdürlüklerinde kullanılmak üzere 280 kan alma tüpü, 610 enjektör, 2000 adet enjektör iğnesi, 200 çift çizme, 185 adet iş tulumu, 50 litre dezenfektan, 14 adet kedi-köpek maskesi, 3 adet duyuru cihazı alınmıştır. Kaynak : İl Özel idare Yem Bitkileri Üretimini Geliştirme Projesi: Amaç: Yem bitkileri ekilişini artırmak. Uygulama : 11 adet mısır silaj makinası alınarak il çiftçilerinin hizmetine sunulmuştur. Projeden kg. silajlık mısır tohumu, tohum yonca tohumu, kg. fiğ tohumu çiftçilerimize %50 bedelli dağıtılmıştır. Kaynak : İl Özel İdare- SYDF Meyveciliği Geliştirme Projesi: Amaç : Yeni tarım tekniklerini çiftçilere benimsetmek ve ihraca yönelik meyve üretimini artırmak suretiyle çiftçi gelirlerini artırmak. 156

167 Uygulama : dekar alanda kapama ceviz bahçesi, dekar vişne bahçesi, 120 dekar ahududu bahçesi, 500 dekar kiraz bahçesi, 13 dekar alanda yüksek sistem bağ tesisi, 24 dekar elma tesisi yapılmıştır. Fidanlar %10-50 arası bedelle çiftçilere dağıtılmıştır. Kaynak : İl Özel İdare, SYDF Tohum Temizleme Projesi : Amaç : Hububat üretiminde çiftçilerimizin temiz ve hastalıklardan ari tohum kullanması. Uygulama : İl çiftçilerine hizmet sunmak amacıyla 18 adet selektör makinası ve yedek parçaları alınmıştır. Kaynak : İl Özel İdare Hayvan Islah Projesi: Amaç : Hayvan populasyonundaki ırk ıslahının sağlanması. Uygulama : Hayvancılıkta verimliliğin ve ıslahın temelini teşkil eden soy kütüğü sisteminin yerleştirilmesi amacıyla 3 adet bilgisayar, adet kulak küpesi ve 10 adet kulak pensi alınarak Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği ve Amasya İl Müdürlüğü altyapı yönünden desteklenerek, üreticilere götürülen hizmetlerde etkinlik sağlanmıştır. Ayrıca Amasya da 190 köye götürülen suni tohumlama hizmetlerinin desteklenmesi amacıyla akaryakıt, termos ve dekanjatör alımları yapılmıştır. Kaynak : İl Özel İdare Geviş Getiren Hayvanların Tanımlanması, Tescili ve İzlenmesi Projesi: Amaç : Bakanlığımızca tüm ülkede yürütülen bu projeye destek sağlayarak hayvan hareketlerinin izlenmesinde etkinlik amaçlanmaktadır. Uygulama : adet kulak küpesi alınarak ildeki yetiştiricilerin hayvanlarına %50 bedelle uygulanmıştır. Kaynak : İl Özel İdare Bilgisayarlı Erken Uyarı Sistemi Projesi: Amaç : Tarımsal ürünlerde hastalık ve zararlılara karşı en uygun ve etkin ilaçlama zamanının belirlenmesinde bilgisayar destekli erken uyarı sisteminin kullanılarak karlılık ve etkinliği sağlamak amaçlanmaktadır. Uygulama : Amasya, Suluova, Taşova ve Gümüşhacıköy ve Merzifon ilçelerine toplam 7 adet erken uyarı sistemi kurulmuş ve veriler bilgisayar aracılığıyla alınmakta ve mücadele zamanı çiftçilere duyurulmaktadır. Projeden ayrıca 2 bilgisayar alınmıştır. Kaynak : İl Özel İdare Damızlık Koyun Projesi: Amaç : Dağ köylerindeki üreticilerin gelirlerini ve istihdam olanaklarını artırmak amaçlanmaktadır. 157

168 Uygulama : baş damızlık koyun, Amasya çiftçilerine düşük faizli ve uzun vadeli verilmiştir. Kaynak : SYDF Süt Sığırcılığını Geliştirme Projesi: Amaç : İldeki süt sığırcılığını geliştirmek suretiyle çiftçi gelirlerini artırmak amaçlanmaktadır. Uygulama : Amasya ili çeşitli köylerinde 152 baş damızlık süt sığırı dağıtımı uzun vadeli ve düşük faizle dağıtılmıştır. Kaynak : SYDF Süt Toplama Merkezi Projesi: Amaç : Süt toplama ağını ve pazarlama altyapısını oluşturularak, süt hayvancılığının gelişimini desteklemek. Uygulama : Göynücek ve Hamamözü ilçelerinde süt toplama merkezi kurulmuştur yılında Özel İdare kaynakları litre hacminde süt soğutma tankı alınarak Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği kanalı ile ilimiz üreticilerinin hizmetine sunulmuştur. Kaynak : SYDF- Özel İdare Süt Analiz Cihazı Alımı Projesi: Amaç : Yetiştiricilerimizden toplanan sütün hijyen ve kalite yönünden kontrolünü sağlamak. Uygulama : Proje kapsamında alınan Süt analiz cihazı ve iki adet ph metre, Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliğine verilmiştir. Birlik, süt alımı sırasında sütlerden örnek olarak analiz etmekte, sütün hijyenini sağlamak ve kalitesini artırmak mümkün hale gelecektir Kaynak : Özel İdare Kıl Keçisinin Islahı Projesi: Amaç : Kıl keçilerinin genotipik yapılarını değiştirerek verim yeteneklerini iyileştirmek, daha uysal bir ırk olan Saanen keçileriyle melezlendirilerek ormana olan zararı en az düzeye indirmek ve yüksek verim almak. Uygulama : Kıl keçisi yetiştiren çiftçilerimize damızlık saanen ırkı keçisi verilerek ıslah çalışmaları başlatılmış olup, proje 2007 yılına kadar devam edecektir. Kaynak : İl Özel İdare 8.2. İLDE UYGULANAN T.K.B. KAYNAKLI ÜLKESEL PROJELER Bitkisel Üretimi Geliştirme Projesi Projeyle Hububat Üretimini Geliştirme, Bakliyat Üretimini Geliştirme, Yağlık Bitkileri Geliştirme, Bağ-Bahçe Üretimini Geliştirme, Çeltik Üretimini Geliştirme ve Tohum Temizle Projeleri yürütülmektedir. 158

169 Hayvancılığı Geliştirme Projesi Son yıllarda ülke ve il hayvancılığında görülen krizleri aşmak ve ilkel yetiştiricilikten modern hayvan yetiştiriciliğe geçmek üretimi artırmak amacıyla Hindi Palazı Dağıtımı, Etçi ve Yumurtacı Civciv Dağıtımı, Tabii ve Suni Tohumlama Önsoykütüğü ve Soykütüğü alt projeleri uygulanmaktadır. Çayır-Mera Ve Yem Bitkilerini Geliştirme Projesi Ülkemiz ve İl hayvancılığına ucuz ve kaliteli girdi elde etmek, genel ekim alanları içerisinde ki payını yükseltmek amacıyla Çayır ve mera ıslahı, Yonca Üretimini Geliştirme Projesi, Korunga Üretimini Geliştirme Projesi, Macar ve Adi Fiğ Üretimini Geliştirme Projesi, Silajlık mısır üretimini geliştirme Projesi, Silaj Üretimini Geliştirme Projeleri gibi yem bitkileri üretimini artırmak amacıyla pilot köylerde çalışmalar başlatılmış olup projeler devam etmektedir. Su Ürünleri Üretimini Geliştirme Projesi İlde su ürünleri ve üretimini yok denecek kadar az olmasına rağmen mevcut baraj ve göletlerde bir miktar yavru balık atılması, kaynak kullanımı destekleme fonu desteği ile iki adet alabalık tesisi ve bazı çiftçilerin küçük ölçekli ilkel havuzlarda yetiştirdikleri balık üretme tesisleri ile yetiştiricilik yapılmaktadır. Bitki Hastalık Ve Zararlılar İle Mücadele Projesi Amasya ilinde polikültür tarım yapılması nedeniyle yetişen mevcut kültür bitkileri ve meyve bahçelerindeki ağaçlarda görülen hastalık ve zararlılara karşı değişik 62 konuda Devlet yardımı ve Yönetimli çiftçi mücadelesi yapılmakta olup proje etkin olarak devam devam etmektedir. Hayvan Hastalık Ve Zararlılar İle Mücadele Projesi Amasya hayvan hareketlerinin yoğun yaşandığı bir yer olup, hastalık ve zararlıların İle taşınması tehlikesi her zaman vardır. Bu hastalık ve zararlıları kontrol altına almak amacıyla Geviş Getiren Hayvanların Tescili, Tanımı ve İzlenmesi Projeleri başlatılmış olup aşılamaları yapılan tüm hayvanlar küpelenerek sevk ve hareketleri kontrol altına alınmıştır. Salgın hastalıklara karşı programlı aşılamalar tüm ilçe ve köylerde devam etmektedir. Gıda Denetim Hizmetlerini Geliştirme Projesi Tarım ve tarıma dayalı ürünlerin işlenmesi ile ilgili fabrika, tesis ve işletmelerin Türk Gıda kodeksine uygun üretim ve işletme tesisleri denetlenmekte olup, insan ve hayvan sağlığı açısından uygun üretimde bulunmaları çalışmaları yapılmaktadır. Su Kirliliği Koruma Ve Kontrol Hizmetleri Projesi İlden geçen Yeşilırmak ve kolları (Çekerek, Tersakan) tüm il sınırlarını boydan boya kat etmektedir. Bu akarsular üzerinde oluşabilecek kimyasal kirlilikler vadi boyunca yetişen tarım ürünleri üzerinde çeşitli hastalık ve zararlara yol açmaktadır. 159

170 Çiftçi Kayıt Sistemi Ve Doğrudan Gelir Desteği Projesi Proje 2001 yılında başlatılmış olup 5 yıllık bir projedir. Projenin birinci yılında çiftçiye 8,7 Trilyon 2002 yılında çiftçiye 15,2 Trilyon TL ve 2003 yılında çiftçiye 19 Trilyon TL doğrudan gelir desteği sağlanmıştır. Ayrıca 2003 yılında verilmeye başlanan mazot desteklemesi kapsamında toplam 2,4 Trilyon TL destekleme ödemesi yapılmıştır. 2000/467 Sayılı Hayvancılığın Desteklenmesi Hakkındaki Kanun Çalışmaları a. Kırmızı Et Üretimini Artırmak İçin Besi Hayvanlarının Desteklenmesi: Bu proje kapsamında, 2000 yılında besi hayvanı için TL, 2001 yılında besi hayvanı için TL olmak üzere toplam TL destekleme ödemesi yapılmıştır. b. Yurtiçinde Yetiştirilen Belgeli Damızlıkların Desteklenmesi: Bu proje kapsamında toplam 472 Damızlık ve Sarf Irk sertifikasına sahip süt hayvanı için toplam 57,2 milyar TL teşvik primi ödemesi yapılmıştır. c. Yem Bitkilerini Destekleme Projesi : Bu proje kapsamında dekar alanda yapılan 668 yem bitkisi projesi için 150,5 milyar TL destekleme ödemesi yapılmıştır yılında ise dekar alanda 347 yem bitkisi projesi için 203 milyar TL destekleme verilmiştir. d. Suni Tohumlama Destekleme Ödemesi: Suni Tohumlama yaptıran yetiştiricilere, 2003 yılı sonu itibariyle 96 milyar TL teşvik primi ödenmiştir. e. Büyükbaş Hayvan Besiciliğinde Et Teşvik Primi Uygulaması: Büyükbaş hayvan besiciliğini teşvik etmek dolayısıyla hayvansal üretimde verimliliği artırmak, istikrar sağlamak, kaçak hayvan kesimini önlemek gibi bir çok fonksiyonu olan bu proje kapsamında, karkas ağırlığı 190 kg. ve üzerinde olan besi hayvanlarına TL/kg. prim verilecektir Sayılı Mera Kanunu Çalışmaları: İldeki mera alanlarının tespiti büyük oranda bitirilmiş olup, yaklaşık hektar mera alanı özel sektöre ihale edilmiştir. Islah çalışmalarının önümüzdeki 5 yıl içinde bitirilmesi amaçlanmaktadır. Tarımsal Amaçlı Kooperatiflerce Uygulanan Hayvancılık Projelerinin Desteklenmesi: Bu proje kapsamında 8 adet tarımsal kooperatife Süt Sığırcılığı ve Damızlık Sığır Yetiştiriciliği tip projeleri uygulamasından yararlandırılmıştır. Kooperatiflere adet damızlık ve süt sığırı alınmıştır. 160

171 8.3. BELIRLENEN STRATEJILER DOĞRULTUSUNDA İLDE UYGULANABILECEK PROJELER: I. Hayvancılığın Geliştirilmesine Yönelik Projeler : Açık sistem besiciliği geliştirme projesi. Damızlık üretim işletmelerinin kurulması ve desteklenmesi. Küçükbaş hayvancılığı geliştirme projesi Erken kuzu kesiminin önlenmesi. Suni Tohumlama çalışmalarında özel sektörün payının artırılması amacıyla destekleme projesi Organize Besi Bölgelerinin kurulması. Islah programları kapsamında soy kütüğü ve verim kontrolleri çalışmaları yaygınlaştırılmalıdır. Altyapı yetersizliği nedeniyle suni tohumlama çalışmalarının etkin yapılmadığı bölgelerde doğal aşım programları sürdürülmelidir. Genetik ıslah programlarının başarılı olabilmesi için ekonomik ölçekte işletmelerin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması. Salgın ve paraziter hastalıklar ile ayak ve meme sorunlarına yönelik mücadelenin etkinleştirilmesi. Arıcılığın geliştirilmesi projesi. Küçükbaş ve büyükbaş hayvan yetiştiriciliğinde optimum besi süresinin yayım ile çiftçilere anlatılması. Hayvancılıkta kullanılan sanayi yeminin standart ve kaliteli üretimi açısından denetimlerin etkinleştirilmesi. Hayvan barınakları ve bakım-beslenme şartlarının iyileştirilmesi. Mezbaha ve Kombinalarla sözleşmeli besiciliğin yapılması. II. Yem Bitkileri Tohum ve Üretiminin Artırılması Projesi: Yem bitkileri tohumu üretiminin artırılması. II. ürün silajlık mısır yetiştiriciliğinin yaygınlaştırılması. Nadas alanları ve kullanılmayan alanlarda yem bitkileri üretiminin artırılması. Sulu alanlarda yonca üretiminin yaygınlaştırılması. Kuru soğan ve şekerpancarı üretim alanlarının bir miktarında yem bitkileri üretimi yapılmalıdır. Çiftçi kooperatifleri, ziraat odası, köy tüzel kişiliklerince mibzer ve silaj makinası alınması projesi. III. Bitkisel Üretimi Geliştirme Projesi: Özel sektör tohumculuk üretimini geliştirme projesi. Sulama sahalarının genişletilmesi ve yeni sulama tekniklerinin özendirilmesi. İklimsel olarak uygun bölgelerde II. Ürün sebzeciliğin geliştirilmesi. 161

172 Kaliteli girdi kullanımı. Bitki hastalık ve zararlıları ile etkin mücadele için Erken Uyarı Sistemlerinin çoğaltılması. Tarım arazilerinin kullanım kabiliyeti ve sınıfına göre doğru kullanımı. Arazi parçalanmasının önüne geçilmesi. Özellikle I. Sınıf tarımsal alanların yerleşime açılmasının önlenmesi. Mekanizasyon olanaklarının artırılması için ortak makine kullanımı. Kiraz üretim projelerinin ihraca yönelik olarak artırılması. Meyve Konsantre Sanayi ile sözleşmeli çiftçilik yapılması. Dane mısır kurutma tesisi projesi. Özellikle Yeşilırmak havzasında örtü altı sebzecilik ve seracılığın geliştirilmesi projesi Fide, fidan, tohum gibi girdilerin üretilmesi projesi. Marjinal alanlarda kapari, kuşburnu, kekik gibi ürünlerin yetiştirilmesi projesi. Genel tarım sigortasına geçişin sağlanması. Bodur meyveciliğin geliştirilmesi. Bölgede yetişen meyve ve sebzelerin ihraca uygun çeşitlerde yapılması. Kırsal alanlarda ahududu, böğürtlen, vişne gibi meyvelerin üretilmesi. Yağlık ürünlerin ekilişinin artırılması. Soya, kanola gibi alternatif ürünlerin yetiştirilmesi. Yetiştirilen bitki türüne göre uygun münavebe yapılması. Ekolojik tarımın yaygınlaştırılması. IV. Yayım Çalışmalarının Geliştirilmesi Projesi: Kadın ve gençlere yönelik hayvan besleme, hayvan hastalıkların önlenmesi, aşılama çalışmaları, suni tohumlama, süt ürünlerinin değerlendirilmesi ve gıdaların işlenmesi konusunda yayım çalışması yapılması. Silaj yapımı, hayvan besleme, besi süresi gibi konularda yayım faaliyetlerine hız verilmesi. Suyun etkin kullanımı ve sulama sistemleri konusunda yayım çalışmaları yapılmalıdır. Yayım çalışmalarında çiftçi oluşumları ve özel sektörün devreye sokulması. Doğal kaynakların etkin kullanımı ile ilgili yayım çalışmalarının yapılması. Mera kanunun ve meraların doğru kullanımı ile ilgili çiftçiler bilinçlendirilmelidir. Meyve ağaçlarında budama, pestisit, seracılık, sebze yetiştiriciliği gibi konularda özel sektöründe katılımcı olduğu yayım çalışmaları yapılmalıdır. V. Tarıma Dayalı Sanayinin Geliştirilmesi Projesi Entegre et ve süt ürünleri işleme tesislerinin kurulması. Meyve ve sebze işleme tesislerinin kurulması. Deri işleme tesislerinin kurulması. 162

173 Hayvan atıklarının işlenerek gübre elde edilmesi projesi. VI. Tarım Ürünleri Pazarlamasının Geliştirilmesi Projesi Ürün borsalarının kurulması. Süt toplama merkezlerinin kurulması. Amasya elması, bamya ve kiraz ürünlerinde marka oluşturulması. Meyve ve sebze işleme, tasnif, standardizasyon, ambalaj ve paketleme tesislerinin kurulması. Koyun, keçi ve manda sütünden özel ürünler yapılması. İhraca uygun meyve ve sebze ürünlerinin yetiştirilmesi. Üretici örgütlerinin desteklenmesi. Pazarlama amaçlı üretici örgütlerinin kurulması. VII. Araştırma, Geliştirme ve Planlama Çalışmalarının Yapılması Projesi: Optimum işletme genişliğinin belirlenmesi, Dış Pazar gelişimlerinin izlenmesi. Silajlık mısır ve yem bitkilerinde pazar oluşturma araştırması. Kadının tarımdaki rolü. Çiftçi eğitim çalışmalarının verim üzerine etkileri. Tarımsal kirliliğin doğal kaynaklara etkileri. VIII. Su Ürünleri Yetiştiriciliğinin Geliştirilmesi: Yavru balık üretiminin özendirilmesi. Köy Hizmetlerine ait göletlerde balık üretiminin yapılması amacıyla su ürünleri kooperatifi kurulması. Yeşilırmak'ta kirliliğin önlenerek, amatör balıkçılığın geliştirilmesi ÖNCELİKLİ PROJELER 8. bölümde ilde uygulanan mahalli kaynaklar ya da TKB kaynaklı projeler anlatılmıştır. Yine bu bölümde tarım sektörünün gelişimi için ilde uygulanabilecek projeler konu alt başlıkları bazında verilmiştir. Bu bölümde ilde uygulanması önerilen öncelikli projeler ele alınmış olup, bazı projeler önceden uygulanan yada hali hazırda devam eden projeler olup, bazıları ise yeni projeler olarak belirlenmiştir. 163

174 Tablo 74. Öncelikli Proje Konusu Önerileri Program Proje Durumu Proje İsmi Hayvancılığın Yeni Açık sistem besicilik prj. Geliştirilmesi Uygulandı Damızlık üretim işletm. Kurulması Öncelikli Alt Bölge Tüm alt böl. Tüm alt böl. Uygulama Süresi 5 yıl 5 yıl Kaynak- Yürütücü TKB TKB-Öİ- AB- Uygulandı Küçükbaş hayvancılığı geliştirme projesi Tüm alt böl. 5 yıl Öİ- TKB- SYDF Programda Organize besi bölgesi projesi I. alt bölge Sanayi ve Tic. Bakanl. Uygulamada Soy kütüğü ve verim kontrol çalışması Tüm alt böl. 5 yıl TKB- Öİ- DYB Yeni Mezbaha ve kombinalarla sözleşmeli besicilik I. alt bölge sürekli ÖS Uygulamada Suni tohumlamada özel sektörün payının artırılması Tüm alt böl. 5 yıl TKB- Öİ- DYB Uygulandı (KKDF) Hayvan barınak ve bakım şartlarının iyileştirilmesi Tüm alt böl. 5 yıl TKB Uygulamada Salgın ve paraziter hastalıklarla mücadele Tüm alt böl. 5 yıl TKB- Öİ- AB Yem Bitkileri Üretiminin Artırılması Uygulandı Yeni Uygulandı Arıcılığı geliştirme projesi Yem bitkileri tohumu üretimi projesi II. ürün silajlık mısır yetiştiriciliği projesi II. alt bölge Tüm alt böl. Tüm alt böl. 3 yıl 5 yıl 5 yıl AB-SYDF- Öİ TKB- Öİ TKB-Öİ Uygulandı Nadas alanları ve kullanılmayan alanlarda yem bitkileri üretimi projesi Tüm alt böl. 5 yıl TKB-Öİ Uygulandı Mibzer ve silaj makinası alımı projesi Tüm alt böl. 3 yıl Ç.Ö TKB- Öİ Yeni Uygulandı Soğan ve şekerpancarı alanlarının bir kısmında yem bitkileri üretimi Sulu alanlarda yonca üretim projesi Tüm alt böl. Tüm alt böl. 5 yıl 5 yıl TKB-Öİ TKB-Öİ 164

175 Program Proje Durumu Yeni Proje İsmi II. ürün sebzeciliğini geliştirme projesi Öncelikli Alt Bölge I. alt bölge Uygulama Süresi 5 yıl Kaynak- Yürütücü TKB-Öİ Yeni Özel sektörde tohum üretimini geliştirme projesi I. alt bölge 5 yıl TKB Uygulandı Erken uyarı sistemi projesi Tüm alt böl. 5 yıl Öİ Yeni İhraca yönelik kiraz üretim projesi I. alt bölge 5 yıl Öİ- ÖS-AB Yeni Dane mısır kurutma tesis projesi I. alt bölge 1 yıl ÖS-Öİ Yeni Ortak makine kullanımı projesi Tüm alt böl. 5 yıl TKB- ÇÖ Bitkisel Üretimi Geliştirme Projesi Yayım Yeni Yeni Yeni Yeni Yeni Uygulandı Yeni Yeni Uygulandı Uygulandı Yeni Uygulamada Yeni Kaliteli girdi kullanımını destekleme projesi Meyve konsantre sanayi ile sözleşmeli meyvecilik proj. İhraca yönelik bodur meyvecilik projesi Ekolojik tarım projesi Yağlık tarla ürünleri projesi Seracılığı geliştirme projesi Marjinal alanlarda kekik, kapari, kuşburnu vb. üretim projesi Soya, kanola gibi alternatif ürünlerin yetiştirilmesi pro. Yüksek sistem bağcılık projesi Ahududu, böğürtlen, vişne yetiştiriciliği projesi Yayım çalışmalarında özel sektör ve çiftçi örgütlerinin devreye sokulması Kadın ve gençlere yönelik eğitim çalışmalarının çoğaltılması. Doğal kaynakların etkin kullanımı ile ilgili yayım çalışması Tüm alt böl. I. alt bölge I. alt bölge Tüm alt böl. Tüm alt böl. I. alt bölge Tüm alt böl. Tüm alt böl. Tüm alt böl. Tüm alt böl. Tüm alt böl. Tüm alt böl. Tüm alt böl. 5 yıl 10 yıl 5 yıl 5 yıl 5 yıl 3 yıl 3 yıl 5 yıl 3 yıl 3 yıl 5 yıl 5 yıl 5 yıl TKB-ÖS ÖS AB-Öİ-ÖS AB-Öİ-ÖS TKB-ÖS AB-Öİ-ÖS- SYDF AB-Öİ- SYDF TKB-ÖS AB- Öİ AB-Öi-ÖS ÖS-TKB TKB TKB 165

176 Program Proje Durumu Uygulamada Yeni Yeni Proje İsmi -Silaj yapımı, hayvan besleme, hayvan has. önlenmesi, besi süresi konularında yayım faaliyet. hızlandırılması -Yayım çalışmalarının planlanmasında çiftçi katılımının sağlanması Ürün borsalarının kurulması Öncelikli Alt Bölge Tüm alt böl. Tüm alt böl. I. alt bölge Uygulama Süresi 5 yıl 5 yıl Kaynak- Yürütücü TKB TKB-ÇÖ TKB Uygulandı Yeni Süt toplama merkezleri prj Elma, kiraz ve bamyada marka oluşturulması Tüm alt böl. Tüm alt böl. 3 yıl 10 yıl AB-ÖS- ÇÖ-Öİ Öİ-ÇÖ Tarım Ürünleri Pazarlamasının Geliştirilmesi Yeni Yeni Meyve ve sebze işleme, tasnif, ambalaj ve paketleme tesisi projesi Koyun,keçi ve manda sütünden özel ürünler yapılması I. alt bölge Tüm alt böl. 3 yıl 5 yıl AB-ÖS-ÇÖ ÖS-Öİ-ÇÖ- DYB Yeni Pazarlama amaçlı üretici örgütleri kurulması Tüm alt böl. 5 yıl TKB Yeni Yeni Silajlık mısır ve yem bitkileri pazarı oluşturma Deri İşleme Tesisleri Prj. Tüm alt böl. I. alt bölge 5 yıl 5 yıl TKB-ÇÖ TKB-ÖS Tarıma Dayalı Sanayinin Geliştirilmesi Yeni Yeni Hayvansal katı atıklardan çiftlik gübresi yapılması Entegre et ve süt tesisleri projesi I. alt bölge Tüm alt böl. 5 yıl 5 yıl ÖS-Öİ-AB Öİ-TKB- ÖS-ÇÖ Yeni Yeni Meyve ve sebze işleme tesisleri kurulması Optimum işletme genişliğinin belirlenmesi I. alt bölge Tüm alt böl. 5 yıl 2 yıl TKB-ÖS- ÇÖ TKB-AB Araştırma Geliştirme Planlama Çalışmaları ve Yeni Yeni Dış pazar gelişimlerinin izlenmesi Kadının tarımdaki rolü Tüm alt böl. Tüm alt böl. 5 yıl 3 yıl ÇÖ-TKB- AB TKB-AB Yeni Tarımsal kirliliğin doğal Tüm alt böl. 5 yıl AB-TKBkaynaklara etkileri TEMA Su Ürünleri Yeni Alabalık üretim tesisleri Tüm alt böl. 5 yıl TKB-Öİ- Yetiştiriciliği SYDF-AB TKB: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ÖS: Özel Sektör Öİ-Özel İdare ÇÖ: Çiftçi Örgütü AB: Avrupa Birliği DYB: Damızlık Yetiştiriciler Birliği SYDF : Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonu. 166

177 BÖLÜM 9: KAYNAKLAR 1. Tarımsal Yapı (Üretim, Fiyat, Değer), DİE, ( ), Ankara. 2. İllere Göre G.S.Y.H.,DİE, ( ), Ankara. 3. Türkiye İstatistik Yıllığı, DİE,2001, Ankara. 4. Tarımsal Göstergeler, DİE,( ), Ankara. 5. Ekonomik ve Sosyal Göstergeler (Amasya), DİE, 1998, Ankara Köy Envanteri (Amasya), DİE, 2002, Ankara. 7. Tarım İstatistikleri Özeti ( ), DİE, 2001, Ankara. 8. Türkiye Tarımsal Ürün Projeksiyonları , DPT, 2001, Ankara. 9. Sivas Tarım Master Planı, TKB, 2001, Ankara. 10. İzmir Tarım master Planı, TKB, 2002, Ankara. 11. Amasya Tarım İl Müdürlüğü Çalışma Raporu( ), Amasya. 12. Amasya İl Müdürlüğü Proje İstatistik Şubesi Kayıtları ( ),Amasya. 13. Amasya İl Müdürlüğü Kontrol Şubesi Kayıtları, 2001,Amasya. 14. Sekizinci 5 Yıllık Kalkınma Planı, DPT ( 15. Hayvancılık Özel İhtisas Komisyonu Raporu,DPT ( 16. Tarımsal Politikalar ve Yapısal Düzenlemeler Özel İhtisas Komisyonu Raporu, DPT, ( 17. Bitkisel Üretim Özel İhtisas Komisyonu Raporu Sanayi Bitkileri Alt Komisyon Raporu, DPT, ( 18. Bitkisel Üretim Özel İhtisas Komisyonu Raporu Meyvecilik Alt Komisyon Raporu, DPT, ( 19. Bitkisel Üretim Özel İhtisas Komisyonu Raporu Sebzecilik Alt Komisyon Raporu, DPT, ( 20. Madencilik Özel İhtisas Komisyonu Raporu, DPT, ( 21. illere ve Bölgelere Göre Çeşitli Göstergeler, DPT, 2002, Ankara. 22. Amasya İli Arazi Varlığı, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü Yayınları, İl Rapor No:05, 1991,Ankara. 23. I. Sert Çekirdekli Meyveler Sempozyumu, Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü, 2001, Yalova Yılı Tarım Raporu, Amasya Şeker Fabrikası A.Ş., 2003, Amasya Genel Nüfus Sayımı, DİE, 2002, Ankara 26. Doç.Dr.A.Zafer Gürler, Arş. Gör. H.Kızılaslan, Tarımsal Pazarlama, 1996, Tokat. 27. Doç.Dr.A.Zafer Gürler, Tarım Politikası-II, 1996, Tokat. 28. Prof. Dr. İ. Hakkı İnan, Tarım Ekonomisi, 1994, Tekirdağ. 29. Amasya Orman Bölge Müdürlüğü 2002 Yılı Çalışma Raporu, Amasya. 30. Amasya DSİ Şube Müdürlüğü 2002 yılı Çalışma Raporu, Amasya. 31. Amasya Sağlık İl Müdürlüğü 2002 Yılı Çalışma Raporu, Amasya. 32. Amasya Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü 2002 Yılı Çalışma Raporu, Amasya. 33. Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü 2002 Yılı Çalışma Raporu, Amasya. 34. Yard.Doç Dr. F. Karaer, 19 Mayıs Ünv. Amasya Eğitim Fakültesi (söyleşi) 35. T.C. Ziraat Banakası Amasya Şubesi. 36. Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü. 37. Dış Ticaret Müsteşarlığı İnternet Sitesi ( 167

178 BÖLÜM 10 : EKLER EK-1. ALT BÖLGELER I. ALT BÖLGE ENVANTERİ (MERKEZ-SULUOVA-TAŞOVA) 1. İKLİM-YAĞIŞ İklim : Bir içgeçit iklimine sahiptir. Uzun yıllar ortalamasına göre (41 yıllık) şubat ayı yağış ortalaması 36,6 mm.; temmuz ayı yağış ortalaması 14,8 mm. Olup, yıllık yağış ortalaması 445 mm. dir. Şubat ayı sıcaklık ortalaması 4,0/ 5,2 o C, temmuz ayı sıcaklık ortalaması ise <25 o C dir. 2. ARAZİ DAĞILIMI ARAZİ CİNSİ ALANI (ha.) ORANI (%) *Tarım % 47,1 *Orman % 36,3 *Çayır-mera % 13,5 *Tarım Dışı % 3,1 *Toplam %100 Kapladığı Alan %57,77 I-IV. sınıf Arazi Varlığı ha 3. TARIM ARAZİLERİNİN DAĞILIMI 4. BİTKİ POTANSİYELİ Arazi Dağılımı Alanı (ha.) Oranı (%) *Tarla Alanı %78,9 *Sebze Alanı %3,8 *Meyve-Bağ Alanı %2,2 *Diğer (nadas+boş) %15,1 *Toplam Tarla Bitkileri ekiliş alanlarının ürün desenine göre dağılımı Ürün Deseni Alanı (ha.) Oranı (%) Tahıllar ,5 Endüstri Bitkileri ,3 Baklagiller ,8 Yumrulu Bitkiler ,5 Yem Bitkileri ,5 Yağlı Tohumlar ,4 Toplam* Not: II. ürün ekilişleri nedeniyle tarla alanı, arazi dağılımı tablosundan fazla çıkmaktadır. 168

179 Sebze Alanlarının ürün desenine göre dağılımı; Ürün Deseni Alanı (ha.) Oranı (%) Baklagil Sebzeler ,1 Meyvesi Yenen Sebzeler ,7 Yaprağı Yenen Sebzeler 408 6,9 Soğ.-Yumru ve Kök Seb ,3 Toplam ,0 Meyve ağaç sayısı toplamı Meyve Türü Ağaç Sayısı (adet) Yumuşak Çekirdekliler Sert Kabuklu Meyveler Taş Çekirdekli Meyveler Üzümsü Meyveler Büyükbaş Hayvan Varlığı Hayvan Cinsi Baş Oranı (%) Sığır ,0 Kültür ,6 Melez ,6 Yerli ,8 Manda Toplam Küçükbaş Hayvan Varlığı Hayvan Cinsi Adet Oranı (%) Koyun ,7 Keçi ,3 Toplam ,0 5. HAYVAN POTANSİYELİ Kanatlı Hayvan Sayısı Kanatlı türü Sayısı (adet) Tavuk Hindi Kaz Ördek Toplam Arı Kovanı Sayısı Kovan Türü Sayısı (adet) Fenni İlkel 100 Toplam

180 Alt Bölgede Hayvansal Ürünler Üretim Miktarı (2002 yılı) Ürün Üretim Süt üretimi ton Kırmızı et üretimi ton Yumurta ad. Bal 115,94 ton Balmumu 9,03 ton Alt bölgede yer alan Yeşilırmak nehri ve bu nehrin en önemli kolları olan Çekerek çayı ve Tersakan çayı en önemli su potansiyelini oluşturmaktadır. DSİ tarafından yapılan 4 adet sulama barajı, 5 adet gölet işletmede olup, Köy Hizmetlerince de 12 adet gölet işletmedir. 6. SU KAYNAKLARI 7. MADEN MİNERALLER VE ENERJİ KAYNAKLARI Alt bölgede sulanan tarım alanlarının dağılımı; DSİ Sulaması ha. Köy Hizmetleri ha. Halk Sulaması ha. Toplam ha. Sulanan arazilerin oranı : %26,4 Suluova da linyit Amasya Merkezde antimuan, mermer, linyit, asbest, kum-çakıl, kireçtaşı Taşova da kum-çakıl, bentonit, Jeotermal enerji kaynağı olarak Terziköy-Gözlek bölgesi mevcuttur. 8. TARIM ALET VE MAKİNE SAYISI Traktör Gücü Sayısı (adet) < 10 BG BG BG BG BG > Toplam Alt bölgede tarım arabası mevcuttur. 9. TARIMSAL AMAÇLI ÖRGÜTLENME 17 Adet Tarımsal Kalkınma Kooperatifi 37 Adet Sulama Kooperatifi 1 Adet Pancar Ekiciler Kooperatifi 15 Adet Tarım Kredi Kooperatifi, 1 Adet Yağlı Tohumlar Satış Kooperatifi 1 Adet Yaş Sebze-Meyve Kooperatifi, bulunmaktadır. 170

181 10. TARIMSAL SANAYİ KURULUŞLARI 11. TURİSTİK VE TARİHİ YERLER 12. NÜFUS DAĞILIMI VE GÖÇ 1 Adet Maya Fabrikası 1 Adet Şeker Fabrikası 1 Adet Çeltik Fabrikası 1 Adet Meyve-Sebze İşleme Fabrikası 6 Adet Et Ürünleri Tesisi 9 Adet Süt İşleme Tesisleri 3 Adet Yem Fabrikası 8 Adet Un Fabrikası, mevcuttur. Amasya ili adeta açık hava müzesidir. Amasya da birçok tarihi ve turistik mekanlar vardır. Bunlar; Amasya Kalesi, Pontus Krallarına ait olduğu bilinen Kral Kaya Mezarları, Helenistik döneme ait en anıtsal mezar Aynalı Mağara, adına mitolojik Ferhat ile Şirin in Aşkı hikayesi yazılan geç Helenistik erken Roma dönemine ait Ferhat Su Kanalı önemli eserledir. Darüşşifa, Gök Medrese, Burmalı Minare Camii, Kunç köprü Osmanlı öncesinde, İlhanlılar ve Selçuklulara ait eserlerden birkaçıdır. Amasya da Osmanlı İmparatorluğu çok önemli izler bırakmıştır. Bir çok Osmanlı eserinden bazıları, II. Beyazıd Külliyesi, Gümüşlü camii, Çilehane camii, Azeriler Camii, Büyükağa Medresesi dir. Osmanlı döneminde sivil mimari eserleri de hayli fazladır. Hazeranlar konağı ve Yalıboyu evleri Amasya il merkezinde bulunan eserlerden birkaçıdır. Taşova ilçesi sınırları içerisinde bulunan Borabay gölü doğal set gölü olup bir doğa harikasıdır. Ayrıca Gözlek ve Terziköy bölgesinde 2 adet termal işletme bulunmaktadır. Alt bölgede 3 ilçe bulunmakta olup 204 adet köy yer almaktadır. Konumları itibariyle dağılımı; Köy Konumu Sayısı (adet) Orman içi köyü 53 Orman kenarı köyü 75 Ova köyü 76 Toplam 204 Bu köylerden 18 tanesi belediyeliktir Yılları Nüfus Değişimi Sayım Yılı Köy Şehir Toplam Alt bölge nüfusu/amasya %63,3 %66,9 Nüfus Yoğunluğu (İnsan/km 2 ) 69,2 74, nüfus sayımına göre 2000 yılında alt bölge nüfusu %7,4 artmıştır. Köy nüfusu %10 azalmış, Şehir nüfusu ise %28,2 oranında artmıştır. İç göç yaşanmaktadır. 171

182 POTANSİYELLER TARIM POTANSİYELİ Alt Bölgede üretilen önemli tarımsal ürünler şunlardır; Tarla Ürünleri Üretimi Buğday : tonluk üretim ile Amasya ili buğday üretiminin %67,8 ine sahiptir. Şekerpancarı : ton şekerpancarı üretimi ile ildeki üretimin %59 u I. Alt bölgede gerçekleştirilmektedir. Elit (şekerpancarı tohumu) : 368 tonluk üretim ile ildeki payı %47,2 dir. Kuru soğan : Alt bölgede tonluk üretim yapılmaktadır. İl üretiminin %61,2 si bu bölgede yapılmaktadır. Türkiye kuru soğan üretiminin %11,3 ü bu alt bölgede yapılmaktadır. Ayçiçeği: tonluk üretim, il toplamının %40,2 sine sahiptir. Mısır (dane) : tonluk üretim ile il toplamının %84,3 ü bu bölgeden yapılmaktadır. Sebze Üretimi: Sebze ekiliş alanlarının %84,9 u bu alt bölgededir. İl sebze üretiminin %90 ı yine bu alt bölgede yapılmaktadır. Domates : tonluk üretim ile, il üretiminin %90,9 u bu alt bölgede yapılmaktadır. Hıyar : tonluk üretim ile üretimin %94,8 i bu alt bölgede yapılmaktadır. Kavun-karpuz : tonluk üretim ile, il genelindeki üretimin %91,4 ü I. Alt bölgede yapılmaktadır. Taze Fasulye : tonluk üretim ile, il üretiminin %90,6 sı bu alt bölgede yapılmaktadır. Bamya : 962 tonluk üretim, il üretiminin %80,9 unu karşılamaktadır. Meyve Üretimi : 3322 hektarlık meyve alanı ile, ildeki meyve alanlarının %82,1 lik kısmı ve il meyve üretiminin %90 lık kısmı I. Alt Bölgede yapılmaktadır. Kiraz : tonluk üretim ile il kiraz üretiminin %95,4 ü bu alt bölgede yapılmakta olup, Türkiye kiraz üretiminin %8,5 i bu alt bölgede yapılmaktadır. Şeftali : Alt bölgede tonluk üretim ile, il üretiminin %97,9 u, Türkiye şeftali üretiminin %3,3 üne sahiptir. Elma : tonluk üretim ile, ilde %83,3 lük üretim payına sahiptir. Vişne : tonluk üretim ile il üretiminin %91,2 sı, ülke üretiminin %2,8 ine sahiptir. Hayvansal Ürünler Üretimi: Süt Üretimi : tonluk süt üretimi ile %55,9 u bu alt bölgede yapılmaktadır. Bal Üretimi : 115,94 tonluk üretim il üretiminin %41,2 sine sahiptir. Sığır Eti Üretimi : tonluk üretim ile ilde %88 lik paya sahiptir. 172

183 PROBLEMLER (Zayıf Yönler) Özellikle sebze ve meyve alanlarında bilinçsiz pestisit, gübre kullanımı toprak kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir. En büyük su kaynağı olan Yeşilırmak, sanayi atıklarından olumsuz etkilenmekte, kirlilik tehdidi yaşanmaktadır. Kırsal alanlardan şehire yaşanan iç göç tarımı olumsuz etkilemektedir. Taban arazilerinin bir kısmı meyveciliğe kaymaktadır. Kuru soğan üretim ve pazarlanması ile ilgili problemler yaşanmaktadır. FIRSATLAR AB Kaynaklarından desteklenen Yeşilırmak Havza Gelişim Projesi nde, ilin öncelikleri arasında tarımın desteklenmesi ve kırsal kalkınma öncelikler arasında yer almıştır. İlde uygulanacak olan Karadeniz de Tarımsal Kirliliğin Azaltılması Projesi, su kaynaklarında kirlilikle mücadele için iyi bir fırsattır. İlde önemli ölçüde yetiştirilen kiraz üretiminde ihracat olanaklarının artması ve ihraca uygun kiraz üretimi yönünde çiftçide büyük bir talep olması. Kiraz üretimi başta olmak üzere bir çok meyve türünde geniş bir üretim sezonuna uygun iklimsel özellikler. Sebze ve meyve tarımında çiftçilerin bilgi birikimi. Yem bitkileri üretiminin artması. Yeşilırmak Havzasının başta meyve ve sebze üretimi olmak üzere birçok tarımsal ürün üretimine uygun olan iklimsel yapısı. DSİ Şube Müdürlüğü ve KHGM İl Müdürlüğünün sulama yatırımları ile ildeki sulanabilir alanların oransal olarak artma potansiyeli. Hayvan ırk ıslahının gelişme potansiyeli ve trendi. Tohumculuk üretiminde gelişme potansiyeli. Mera kanunu ile mera alanlarının ıslahının sağlanabilmesi hayvancılığın gelişimini olumlu yönde etkileyecektir. Anadolu Su Havzaları Rehabilitasyon Projesi. TEHLİKELER Özellikle İl Merkezinde tarım alanlarının yerleşime açılması. Pazarlama olanaklarının kısıtlı olması ve bu yönde çalışmalarının yetersizliği. Özellikle meyve alanlarının bir plan dahilinde değil de, hangi ürün revaçta ise o üründe plansız bir bahçe tesisi (önceki yıllarda şeftalide olduğu gibi). Doğal kaynakların kötü kullanımı. İl tarımında önemli bir yeri olan kuru soğan pazarlamasına çözüm bulunmada yetersizlik ve bu yönde etkili bir çalışmanın olmaması. Kuru soğan fiyatları birkaç yıldır üreticiyi olumsuz yönde etkilemektedir. 173

184 66. ALT BÖLGE ENVANTERİ (GÖYNÜCEK-GÜMÜŞHACIKÖY-HAMAMÖZÜ-MERZİFON) 1. İKLİM-YAĞIŞ 2. ARAZİ DAĞILIMI İklim : Bir içgeçit iklimine sahip olup daha karasal iklim özellikleri daha çok hissedilmektedir. Uzun yıllar ortalamasına göre (47 yıllık) şubat ayı yağış ortalaması 28,8 mm.; temmuz ayı yağış ortalaması 15,7 mm. Olup, yıllık yağış ortalaması 393 mm. dir. Şubat ayı sıcaklık ortalaması 2,0/2,9 o C, temmuz ayı sıcaklık ortalaması ise <25 o C dir. ARAZİ CİNSİ ALANI (ha.) ORANI (%) *Tarım % 40,8 *Orman % 29,6 *Çayır-mera % 18,0 *Tarım Dışı % 11,6 *Toplam %100 Kapladığı Alan %42,23 I-IV. sınıf Arazi Varlığı ha 3. TARIM ARAZİLERİNİN DAĞILIMI Arazi Dağılımı Alanı (ha.) Oranı (%) *Tarla Alanı %85,2 *Sebze Alanı %1,1 *Meyve-Bağ Alanı 725 %0,7 *Diğer (nadas+boş) %13,0 *Toplam Tarla Bitkileri ekiliş alanlarının ürün desenine göre dağılımı Ürün Deseni Alanı (ha.) Oranı (%) Tahıllar ,8 Endüstri Bitkileri ,7 Baklagiller ,4 Yumrulu Bitkiler ,2 Yem Bitkileri ,2 Yağlı Tohumlar ,7 4. BİTKİ POTANSİYELİ Toplam* Not: II. ürün ekilişleri nedeniyle tarla alanı, arazi dağılımı tablosundan fazla çıkmaktadır. Sebze Ekiliş Alanlarının ürün desenine göre dağılımı; Ürün Deseni Alanı (ha.) Oranı (%) Baklagil Sebzeler ,2 Meyvesi Yenen Sebzeler ,1 Yaprağı Yenen Sebzeler ,8 Soğ.-Yumru ve Kök Seb. 31 2,9 Toplam* ,0 174

185 Meyve ağaç sayısı toplamı Meyve Türü Ağaç Sayısı (adet) Yumuşak Çekirdekliler Sert Kabuklu Meyveler Taş Çekirdekli Meyveler Üzümsü Meyveler 631 Büyükbaş Hayvan Varlığı Hayvan Cinsi Baş Oranı (%) Sığır ,0 Kültür ,7 Melez ,8 Yerli ,5 Manda Toplam HAYVAN POTANSİYELİ Küçükbaş Hayvan Varlığı Hayvan Cinsi Adet Oranı (%) Koyun ,8 Keçi ,2 Toplam ,0 Kanatlı Hayvan Sayısı Kanatlı türü Sayısı (adet) Tavuk Hindi Kaz Ördek Toplam Arı Kovanı Sayısı Kovan Türü Sayısı (adet) Fenni İlkel 100 Toplam Alt Bölgede Hayvansal Ürünler Üretim Miktarı (2002 yılı) Ürün Üretim Süt üretimi Kırmızı et üretimi ton Yumurta Bal 165,2 Balmumu 0,26 175

186 6. SU KAYNAKLARI 7. MADEN MİNERALLER VE ENERJİ KAYNAKLARI 8. TARIM ALET VE MAKİNE SAYISI 9. TARIMSAL AMAÇLI ÖRGÜTLENME 10. TARIMSAL SANAYİ KURULUŞLARI 11. TURİSTİK VE TARİHİ YERLER Alt bölgede Çekerek çayı, bu bölgede yer alan Göynücek ilçesinden geçip I. Alt bölgede Yeşilırmak la birleşir. Ayrıca Çorum çayı, Salhan çayı, Gümüş çayı, Paşa deresi, Elgazi deresi, gibi su kaynakları diğer su kaynaklarına göre daha büyük olup, bunların dışında bir çok ufak su kaynakları mevcuttur. DSİ tarafından yapılan 2 adet sulama barajı, 6 adet gölet işletmede olup, Köy Hizmetlerince de 32 adet gölet işletmedir. Alt bölgede sulanan tarım alanlarının dağılımı; DSİ Sulaması ha. Köy Hizmetleri ha. Halk Sulaması ha. Toplam ha. Sulanan arazilerin oranı : %29,0 Gümüşhacıköy de kurşun, gümüş, manganez Merzifon da bakır, molibden, pirit, kil, asbest, molibden, mermer, linyit Göynücek te, linyit, kum-çakıl Jeotermal enerji kaynağı olarak Hamamözü bölgesi mevcuttur. Traktör Gücü Sayısı (adet) < 10 BG BG BG BG BG > Toplam Alt bölgede tarım arabası mevcuttur. 6 Adet Tarımsal Kalkınma Kooperatifi 48 Adet Sulama Kooperatifi 12 Adet Tarım Kredi Kooperatifi, 2 Adet Yağlı Tohumlar Satış Kooperatifi 1 Adet Damızlık Yetiştiriciler Birliği bulunmaktadır. 1 Adet Yağ Fabrikası 2 Adet Süt İşleme Tesisleri 1 Adet Yem Fabrikası 1 Adet Bakliyat Fabrikası 8 Adet Un Fabrikası, mevcuttur. Bu alt bölgede yer alan Merzifon ilçesi tarihi ve konumu, gelişmişlik düzeyi ile öne çıkmaktadır. Bu ilçede Paşa Camii, Kara Mustafa Paşa Rüştiyesi, Osmanlı Hanı, Bedesten, Abide Hatun Camii gibi tarihi eserler bulunmaktadır. Gökoluk ve Tavşan dağı doğal hayat için önemli yerlerdir. Hamamözü ilçesinde kaplıca tesisleri bulunmaktadır. 176

187 Alt bölgede 3 ilçe bulunmakta olup 166 adet köy yer almaktadır. Konumları itibariyle dağılımı; Köy Konumu Sayısı (adet) Orman içi köyü 20 Orman kenarı köyü 95 Ova köyü 51 Toplam 166 Bu köylerden 4 tanesi belediyeliktir. 12. NÜFUS DAĞILIMI VE GÖÇ Yılları Nüfus Değişimi Sayım Yılı Köy Şehir Toplam Alt bölge nüfusu/amasya %36,7 %33,1 Nüfus Yoğunluğu (İnsan/km 2 ) 54,8 50, nüfus sayımına göre 2000 yılında alt bölge nüfusu %8,2 azalmıştır. Bu dönemde Köy nüfusu %21,9 azalmış, Şehir nüfusu ise %8,7 oranında artmıştır Yoğun bir iç göç yaşanmaktadır. POTANSİYELLER TARIM POTANSİYELİ Alt Bölgede üretilen önemli tarımsal ürünler şunlardır; Tarla Ürünleri Üretimi Buğday : tonluk üretim ile Amasya ili buğday üretiminin %32,2 sine sahiptir. Arpa : tonluk üretim ile arpa üretiminin %43,1 i II. Alt bölgede yapılmaktadır. Tütün: tonluk üretim ile tütün üretiminin %60,6 sına sahiptir. Şekerpancarı : ton şekerpancarı üretimi ile ildeki üretimin %40,9 u II. Alt bölgede gerçekleştirilmektedir. Elit (şekerpancarı tohumu) : 411 tonluk üretim ile ildeki payı %52,8 dir. Kuru soğan : Alt bölgede tonluk üretim yapılmaktadır. İl üretiminin %39,7 si bu bölgede yapılmaktadır. Türkiye kuru soğan üretiminin %7 si bu alt bölgede yapılmaktadır. Ayçiçeği: tonluk üretim, il toplamının %59,7 sine sahiptir. Haşhaş (yağlık): tonluk üretim il üretiminin %71,4 üdür. Sebze Üretimi: Lahana: tonluk üretim ile ildeki payı %64,9 dur. 177

188 Hayvansal Ürünler Üretimi: Süt Üretimi : tonluk süt üretimi ile %44,1 i bu alt bölgede yapılmaktadır. Bal Üretimi : 165,23 tonluk üretim il üretiminin %58,8 ine sahiptir. PROBLEMLER (Zayıf Yönler) Sebze meyve ürünleri ekilişi azdır. İldeki tarımsal alanların büyük bir kısmı hububat alanları olarak değerlendirilmektedir. İklim şartları bazı tarımsal ürünlerin yetiştirilmesini olumsuz etkilemektedir. Kırsal alandan şehir merkezlerine güçlü bir iç göç yaşanmaktadır. FIRSATLAR AB Kaynaklarından desteklenen Yeşilırmak Havza Gelişim Projesi nde, ilin öncelikleri arasında tarımın desteklenmesi ve kırsal kalkınma öncelikler arasında yer almıştır. İlde uygulanacak olan Karadeniz de Tarımsal Kirliliğin Azaltılması Projesi, su kaynaklarında kirlilikle mücadele için iyi bir fırsattır. Üreticiler alternatif ürünler aramaktadır. Yaş işleme sanayinin bu bölgede olması, yağ bitkileri yetiştiriciliği için önemli bir avantajdır. I. Alt Bölgede önemli bir tarımsal faaliyet olan meyve ve sebzecilik yönündeki tarımsal faaliyetten bölge olumlu yönde etkilenebilir. Karadeniz Bölgesi nin dışarı açılan kapısı olan bu bölgede askeri bir hava alanın varlığı ulaşım altyapısı yönünden değerlendirilebilir. Kırsal bölgelerde tarımsal alanlara nüfus baskısı azdır. Orta vadede sulamaya açılacak yeni alanların varlığı. Anadolu Su Havzaları Gelişim Projesi özelikle kırsal fakirliğin yoğun olduğu yerler için bir fırsat oluşturması. Tohumculuğun gelişimi için uygun bir bölge olması. Süt sığırcılığının hızla gelişmesi. Mera kanunu. TEHLİKELER Tarımsal faaliyetlerde tarla ziraatının yoğunluğunun devam etmesi. Kırsal göçün sürmesi. İl tarımında önemli bir yeri olan kuru soğan pazarlamasına çözüm bulunmada yetersizlik ve bu yönde etkili bir çalışmanın olmaması. 178

189 EK 2: YARDIMCI TABLOLAR Ek Tablo 1. Amasya İli Genel Arazi Dağılımı(2002) ALT BÖLGELER İLÇELER TARIM ALANI (ha) ORANI (%) ORMAN ve FUNDALIK (ha) ORANI (%) ÇAYIR- MERA (ha) ORANI (%) DİĞER ARAZİLER (ha) ORANI (%) YÜZ ÖLÇÜMÜ (ha) ORANI (%) MERKEZ , , , , ,4 1. ALT BÖLGE SULUOVA , , , , ,1 TAŞOVA , , , , ,3 TOPLAM , , , , ,8 GÖYNÜCEK , , , , ,2 G.HACIKÖY , , , , ,5 2. ALT BÖLGE HAMAMÖZÜ , , , , ,6 MERZİFON , , , , ,0 TOPLAM , , , , ,2 GENEL TOPLAM , , , , ,0 Kaynak: Amasya İl Müdürlüğü, Amasya Orman Bölge Müdürlüğü, 179

190 Ek Tablo 2: Amasya İlinin Nüfus Dağılımı (2000) ALT BÖLGELER İLÇELER ŞEHİR NÜFUSU KÖY NÜFUSU TOPLAM NÜFUS Erkek Kadın TOPLAM Erkek Kadın TOPLAM Erkek Kadın TOPLAM MERKEZ ALT BÖLGE SULUOVA TAŞOVA TOPLAM GÖYNÜCEK GÜMÜŞHACIKÖY ALT BÖLGE HAMAMÖZÜ MERZİFON Kaynak, DİE TOPLAM GENELTOPLAM

191 Ek Tablo 3 : Amasya İli Tarım Arazileri Sulama Durumu (2002) ALT BÖLGELER İLÇELER TOPLAM TARIM ALANI (ha) D.S.İ. SULAMASI Yer Altı Gölet Toplam KÖYHİZMETLERİ SULAMASI HALK SULAMASI TOPLAM SULAMA MERKEZ ALT BÖLGE SULUOVA TAŞOVA TOPLAM GÖYNÜCEK GÜMÜŞHACIKÖY ALT BÖLGE HAMAMÖZÜ MERZİFON TOPLAM GENEL TOPLAM Kaynak: Amasya DSİ Şube Müdürlüğü, Amasya K.H. İl Müdürlüğü, Amasya İl Müdürlüğü. 181

192 Ek Tablo 4: Amasya İli Tarımsal İşletme Büyüklükleri ALT 501- İLÇELER < BÖLGELER > TOPLAM İşletme Sayısı MERKEZ Arazi Parça Sayısı Tarım Alanı (da) İşletme Sayısı SULUOVA Arazi Parça Sayısı ALT Tarım Alanı (da) BÖLGE İşletme Sayısı TAŞOVA Arazi Parça Sayısı Tarım Alanı (da) İşletme Sayısı TOPLAM Arazi Parça Sayısı Tarım Alanı (da) İşletme Sayısı GÖYNÜCEK Arazi Parça Sayısı Tarım Alanı (da) İşletme Sayısı GÜMÜŞHACIKÖY Arazi Parça Sayısı Tarım Alanı (da) ALT BÖLGE HAMAMÖZÜ MERZİFON TOPLAM GENEL TOPLAM Kaynak : Amasya İl Müdürlüğü İşletme Sayısı Arazi Parça Sayısı Tarım Alanı (da) İşletme Sayısı Arazi Parça Sayısı Tarım Alanı (da) İşletme Sayısı Arazi Parça Sayısı Tarım Alanı (da) İşletme Sayısı Arazi Parça Sayısı Tarım Alanı (da)

193 Ek Tablo 5: Amasya İlinde Tarla Bitkileri Ekilişi ve Üretim Miktarları (2002) TAHILLAR BAKLAGİLLER ENDÜSTRİ BİTKİLERİ YAĞLI TOHUM YUMRULU BİTKİLER YEM BİTKİLERİ GENEL TOPLAM ALT BÖLGELER İLÇELER EKİLİŞ ALANI (ha) ÜRETİM (ton) EKİLİŞ ÜRETİM ALANI (ton) (ha) EKİLİŞ ALANI (ha) ÜRETİM (ton) EKİLİŞ EKİLİŞ EKİLİŞ ÜRETİM ÜRETİM ÜRETİM ALANI ALANI ALANI (ton) (ton) (ton) (ha) (ha) (ha) EKİLİŞ ALANI (ha) ÜRETİM (ton) MERKEZ ALT BÖLGE SULUOVA TAŞOVA TOPLAM GÖYNÜCEK GÜMÜŞHACIKÖY ALT BÖLGE HAMAMÖZÜ MERZİFON TOPLAM GENEL TOPLAM Kaynak: Amasya İl Müdürlüğü. 183

194 Ek Tablo 6: Amasya İlinde Sebze Ekiliş ve Üretim Miktarları (2002) ALT BÖLGELER İLÇELER YAPRAĞI YENEN SEBZELER EKİLİŞ ALANI (ha) ÜRETİM (ton) MEYVESİ YENEN SEBZELER EKİLİŞ ALANI (ha) ÜRETİM (ton) BAKLAGİL SEBZELER EKİLİŞ ALANI (ha) ÜRETİM (ton) SOĞANSI,YUMRU ve KÖK SEBZELER EKİLİŞ ALANI (ha) ÜRETİM (ton) GENEL TOPLAM EKİLİŞ ALANI (ha) ÜRETİM (ton) MERKEZ ALT BÖLGE SULUOVA TAŞOVA TOPLAM GÖYNÜCEK GÜMÜŞHACIKÖY ALT BÖLGE HAMAMÖZÜ MERZİFON TOPLAM GENEL TOPLAM Kaynak: Amasya İl Müdürlüğü. 184

195 Ek Tablo 7: Amasya İlinde Meyve Ağaç Sayıları ve Üretim Miktarları (2002) YUMUŞAK ÇEKİRDEKLİLER SERT KABUKLULAR TAŞ ÇEKİRDEKLİLER ÜZÜMSÜ MEYVELER GENEL TOPLAM ALT BÖLGELER İLÇELER Meyve Veren Yaşta Ağaç Sayısı Meyve Vermeyen Yaşta Ağaç Sayısı Üretim (ton) Meyve Veren Yaşta Ağaç Sayısı Meyve Vermeyen Üretim Yaşta (ton) Ağaç Sayısı Meyve Veren Yaşta Ağaç Sayısı Meyve Vermeyen Üretim Yaşta (ton) Ağaç Sayısı Meyve Veren Yaşta Ağaç Sayısı Meyve Vermeyen Üretim Yaşta (ton) Ağaç Sayısı Meyve Veren Yaşta Ağaç Sayısı Meyve Vermeyen Üretim Yaşta (ton) Ağaç Sayısı MERKEZ ALT BÖLGE SULUOVA TAŞOVA TOPLAM GÖYNÜCEK G.HACIKÖY ALT BÖLGE HAMAMÖZÜ MERZİFON TOPLAM GENEL TOPLAM Kaynak: Amasya İl Müdürlüğü. 185

196 Ek Tablo 8: Amasya İli Hayvan Varlığı (2002) ALT BÖLGELER İLÇELER KÜÇÜK BAŞ BÜYÜK BAŞ B.ALTI TEK TIRNAKLILAR MANDA Süt İneği Koyun Keçi TOPLAM Yerli Melez Kültür TOPLAM Katır Eşek At MERKEZ ALT BÖLGE SULUOVA TAŞOVA TOPLAM GÖYNÜCEK G.HACIKÖY ALT BÖLGE HAMAMÖZÜ MERZİFON TOPLAM GENEL TOPLAM Kaynak: Amasya İl Müdürlüğü. 186

197 Ek Tablo 9: Amasya İlinde Hayvansal Ürünler Üretimi (2002) ALT BÖLGELER İLÇELER SEVK EDİLEN CANLI HAYVAN SAYISI B.Baş (adet) K.Baş (adet) Kanatlı (adet) SEVK EDİLEN ET MİKTARI B.Baş (ton) K.Baş (ton) İÇ TÜKETİM MİKTARI B.Baş (ton) K.Baş (ton) DERİ MİKTARI B.Baş (adet) K.Baş (adet) Süt (ton) Peynir (ton) HAYVANSAL ÜRÜNLER Yoğurt (ton) Tereyağı (ton) Yumurta X (adet) Bal (kg.) Balmumu (kg.) MERKEZ , ALT BÖLGE SULUOVA , TAŞOVA TOPLAM , GÖYNÜCEK GÜMÜŞHACIKÖY ALT BÖLGE HAMAMÖZÜ MERZİFON , TOPLAM , GENEL TOPLAM , Kaynak: Amasya İl Müdürlüğü. 187

198 Ek Tablo 10: Amasya İlinde Toprak Sınıfları Dağılımı ALT BÖLGELER İLÇELER 1.Sınıf (ha) % 2.Sınıf (ha) % 3.Sınıf (ha) % 4.Sınıf (ha) % 5.S (ha) % 6.Sınıf (ha) % 7.Sınıf (ha) % 8.Sınıf (ha) % Diğer (ha) % TOPLAM (ha) % Merkez , , , ,7 0 0, , , , , ,4 1.ALT BÖLGE Suluova , , , ,1 0 0, , , , , ,1 Taşova , , , ,4 0 0, , , , , ,3 TOPLAM , , , ,3 0 0, , , , , ,8 Göynücek , , , ,1 0 0, , , , , ,2 2.ALT BÖLGE G.hacıköy , , , ,3 0 0, , , ,5 12 0, ,0 Merzifon , , , ,0 0 0, , , , , ,0 TOPLAM , , , ,0 0 0, , , , , ,2 GENEL TOPLAM , , , ,2 0 0, , , , , ,0 Kaynak: Amasya İli Arazi Varlığı, KHGM Yayınları, İl Rapor No:05 188

199 Ek Tablo 11: Amasya İlinde Traktör Sayıları (2002) ALT BÖLGELER İLÇELER <10 Bg Bg Bg Bg. 50 Bg. > Toplam MERKEZ ALT BÖLGE SULUOVA TAŞOVA TOPLAM GÖYNÜCEK GÜMÜŞHACIKÖY ALT BÖLGE HAMAMÖZÜ MERZİFON TOPLAM GENEL TOPLAM Kaynak: Amasya İl Müdürlüğü 189

BURDUR TARIM MASTER PLANI

BURDUR TARIM MASTER PLANI T.C. TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI T.C. BURDUR VALİLİĞİ TARIM İL MÜDÜRLÜĞÜ İL TARIM VE KIRSAL KALKINMA MASTER PLANLARININ HAZIRLANMASINA DESTEK PROJESİ IL BURDUR TARIM MASTER PLANI TEMMUZ-2006 T.C. TARIM

Detaylı

Tarımın Anayasası Çıktı

Tarımın Anayasası Çıktı Tarımın Anayasası Çıktı Günnur BİNİCİ ALTINTAŞ Tarım sektörünün anayasası olan 5488 sayılı Tarım Kanunu iki yıllık yoğun bir çalışmanın ardından 18.04.2006 tarihinde kabul edildi. Resmi Gazete de 25.04.2006

Detaylı

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN BOLU

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN BOLU T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI 2003-2011 DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN BOLU Türk tarımını kalkındırmadan Türkiye yi kalkındıramayız Recep Tayyip ERDOĞAN Başbakan Ekolojik denge ve küresel gıda

Detaylı

T.C. Kalkınma Bakanlığı

T.C. Kalkınma Bakanlığı T.C. Kalkınma Bakanlığı 2023 Vizyonu Çerçevesinde Türkiye Tarım Politikalarının Geleceği- Turkey s Agricultural Policies at a Crossroads with respect to 2023 Vision 2023 Vision, Economic Growth and Agricultural

Detaylı

KAHRAMANMARAŞ TARIM MASTER PLANI

KAHRAMANMARAŞ TARIM MASTER PLANI TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI KAHRAMANMARAŞ TARIM İL MÜDÜRLÜĞÜ İL TARIM VE KIRSAL KALKINMA MASTER PLANLARININ HAZIRLANMASINA DESTEK PROJESİ KAHRAMANMARAŞ TARIM MASTER PLANI KAHRAMANMARAŞ 2006 II T.C. TARIM

Detaylı

21- BÖLGESEL POLİTİKA VE YAPISAL ARAÇLARIN KOORDİNASYONU

21- BÖLGESEL POLİTİKA VE YAPISAL ARAÇLARIN KOORDİNASYONU 21- BÖLGESEL POLİTİKA VE YAPISAL ARAÇLARIN KOORDİNASYONU I- ÖNCELİKLER LİSTESİ ÖNCELİK 21.1 Topluluk standartlarına uygun hukuki ve idari çerçeve ile bölgesel politikaların programlanması, yürütülmesi,

Detaylı

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN DÜZCE

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN DÜZCE T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI 2003-2011 DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN DÜZCE Türk tarımını kalkındırmadan Türkiye yi kalkındıramayız Recep Tayyip ERDOĞAN Başbakan Ekolojik denge ve küresel gıda

Detaylı

TÜRKİYE DE TARIMIN GELECEĞİ ve AVANTAJLAR

TÜRKİYE DE TARIMIN GELECEĞİ ve AVANTAJLAR TÜRKİYE DE TARIMIN GELECEĞİ ve AVANTAJLAR Halil AGAH Kıdemli Kırsal Kalkınma Uzmanı 22 Kasım 2016, İSTANBUL 1 2 SUNUM PLANI TARIMDA KÜRESELLEŞME TÜRK TARIM SEKTÖRÜ VE SON YILLARDAKİ GELİŞMELER TARIMDA

Detaylı

TARIM ve KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI 2007 YILI KURUMSAL MALİ DURUM VE BEKLENTİLER RAPORU

TARIM ve KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI 2007 YILI KURUMSAL MALİ DURUM VE BEKLENTİLER RAPORU TARIM ve KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI 2007 YILI KURUMSAL MALİ DURUM VE BEKLENTİLER RAPORU 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanununun 30 uncu maddesinde, Genel Yönetim kapsamındaki idarelerin, ilk altı aylık

Detaylı

2000 Yılı Sonrası Reformu - I

2000 Yılı Sonrası Reformu - I 2000 Yılı Sonrası Reformu - I 2000 yılı sonrasında reform niteliğinde atılan adımlar: DGD desteklemede ana araç oldu DGD uygulamasına tüm yurtta geçilmesini öngören 2000/2172 sayılı BKK Oluşturulan Çiftçi

Detaylı

TARIM STRATEJİSİ (2006-2010)

TARIM STRATEJİSİ (2006-2010) TARIM STRATEJİSİ (2006-2010) 1.AMAÇ Kaynakların etkin kullanımı ilkesi çerçevesinde ekonomik, sosyal, çevresel ve uluslar arası gelişmeler boyutunu bütün olarak ele alan örgütlü, rekabet gücü yüksek, sürdürülebilir

Detaylı

TÜRKİYE TARIMI, GELİŞMELER ve GENÇ TARIMCILAR

TÜRKİYE TARIMI, GELİŞMELER ve GENÇ TARIMCILAR «GENÇ TARIMCILAR GELECEĞE HAZIRLANIYOR» GÜNÜMÜZ TARIMINDA GERÇEKLER, HEDEFLER VE FIRSATLAR PANELİ TÜRKİYE TARIMI, GELİŞMELER ve GENÇ TARIMCILAR Prof.Dr. Cengiz SAYIN Akdeniz Üniversitesi / Ziraat Fakültesi

Detaylı

T. C. TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI Araştırma Planlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanlığı Hatay Tarım İl Müdürlüğü. Abdulkadir SARI Vali

T. C. TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI Araştırma Planlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanlığı Hatay Tarım İl Müdürlüğü. Abdulkadir SARI Vali HATAY İLİ TARIMSAL MASTER PLANI TEMMUZ 2004 T. C. TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI Araştırma Planlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanlığı Hatay Tarım İl Müdürlüğü Abdulkadir SARI Vali Mustafa KARABACAK Vali

Detaylı

T.C. GIDA,TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI TÜRKİYE TARIM HAVZALARI ÜRETİM VE DESTEKLEME MODELİ. 30 Havza

T.C. GIDA,TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI TÜRKİYE TARIM HAVZALARI ÜRETİM VE DESTEKLEME MODELİ. 30 Havza T.C. GIDA,TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI TÜRKİYE TARIM HAVZALARI ÜRETİM VE DESTEKLEME MODELİ 30 Havza 1 Sunum Planı 1. Tarım havzalarının belirlenmesi 2. Mevcut durum değerlendirmesi 3. Amaç ve gerekçe

Detaylı

DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN

DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI 2003-2011 DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN AMASYA Türk tarımını kalkındırmadan Türkiye yi kalkındıramayız Recep Tayyip ERDOĞAN Başbakan Ekolojik denge ve küresel

Detaylı

İL TARIM VE KIRSAL KALKINMA MASTER PLANLARININ HAZIRLANMASINA DESTEK PROJESİ EDİRNE TARIM MASTER PLANI

İL TARIM VE KIRSAL KALKINMA MASTER PLANLARININ HAZIRLANMASINA DESTEK PROJESİ EDİRNE TARIM MASTER PLANI TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI EDİRNE TARIM İL MÜDÜRLÜĞÜ İL TARIM VE KIRSAL KALKINMA MASTER PLANLARININ HAZIRLANMASINA DESTEK PROJESİ EDİRNE TARIM MASTER PLANI OCAK-2005 T.C. TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI

Detaylı

ORMAN VE SU ĠġLERĠ BAKANLIĞI

ORMAN VE SU ĠġLERĠ BAKANLIĞI ORMAN VE SU ĠġLERĠ BAKANLIĞI ÇölleĢme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü Ulusal Havza Yönetim Stratejisi Yönlendirme Komitesi Toplantısı Ankara, 5 Ekim 2011 TOPLANTI GÜNDEMĠ UHYS sürecinin amacı ve

Detaylı

BATI AKDENİZ KALKINMA AJANSI (BAKA) TARIM VE KIRSAL KALKINMAYI DESTEKLEME KURUMU (TKDK) DESTEKLERİ

BATI AKDENİZ KALKINMA AJANSI (BAKA) TARIM VE KIRSAL KALKINMAYI DESTEKLEME KURUMU (TKDK) DESTEKLERİ BATI AKDENİZ KALKINMA AJANSI (BAKA) TARIM VE KIRSAL KALKINMAYI DESTEKLEME KURUMU (TKDK) DESTEKLERİ Selin ŞEN Eylül 2012 SUNUM PLANI I. SÜT ÜRETEN TARIMSAL İŞLETMELERE YATIRIM II. ET ÜRETEN TARIMSAL İŞLETMELERE

Detaylı

BALIKESİR BÜYÜKŞEHİR STRATEJİK PLANI

BALIKESİR BÜYÜKŞEHİR STRATEJİK PLANI BALIKESİR BÜYÜKŞEHİR BEL E D İ Y E S İ 2015 2019 STRATEJİK PLANI Balıkesir Büyük şehir Bel ediyesi 2015-2019 Stratejik Pl an ı 3.4.10 Stratejik Alan 10 : Kırsal Hizmetler A1 Entegre Kırsal Kalkınma H1.

Detaylı

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN AYDIN

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN AYDIN T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI 2003-2011 DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN AYDIN Türk tarımını kalkındırmadan Türkiye yi kalkındıramayız Recep Tayyip ERDOĞAN Başbakan Ekolojik denge ve küresel gıda

Detaylı

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN KİLİS

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN KİLİS T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI 2003-2011 DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN KİLİS Türk tarımını kalkındırmadan Türkiye yi kalkındıramayız Recep Tayyip ERDOĞAN Başbakan Ekolojik denge ve küresel gıda

Detaylı

İŞBİRLİĞİ YAPILACAK KURUM/KURULUŞ. Hazine Müstaşarlığı Kalkınma Bakanlığı Maliye Bakanlığı Sosyal Taraflar

İŞBİRLİĞİ YAPILACAK KURUM/KURULUŞ. Hazine Müstaşarlığı Kalkınma Bakanlığı Maliye Bakanlığı Sosyal Taraflar TARIM SEKTÖRÜ 1. Tarım sektöründe istihdam şartları iyileştirilecektir. 1.1 Tarıma yönelik destekler ihtisaslaşmayı ve istihdamı korumayı teşvik edecek biçimde tasarlanacaktır. Hayvancılık (Tarım Reformu

Detaylı

AB Destekli Bölgesel Kalkınma Programları

AB Destekli Bölgesel Kalkınma Programları T.C. Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü AB Destekli Bölgesel Kalkınma Programları Aralık 2004 AB Bölgesel Programları Dairesi Başkanlığı

Detaylı

TKDK DESTEKLERİ AKSARAY YATIRIM DESTEK OFİSİ

TKDK DESTEKLERİ AKSARAY YATIRIM DESTEK OFİSİ AKSARAY YATIRIM DESTEK OFİSİ ARALIK 2014 101-1 Süt Üreten Tarımsal İşletmelere Yönelik Destekler Tarımsal işletmelerin sürdürülebilirliklerini ve birincil ürünlerin üretiminde genel performanslarını geliştirmek,

Detaylı

MEVZUATLAR KANUNLAR. TEBLİĞ, TALİMAT ve KARARLAR YÖNETMELİKLER KANUNLAR. Zirai Mücadele ve Zirai Karantina Kanunu

MEVZUATLAR KANUNLAR. TEBLİĞ, TALİMAT ve KARARLAR YÖNETMELİKLER KANUNLAR. Zirai Mücadele ve Zirai Karantina Kanunu T.C. ANTALYA VALİLİĞİ Tarım İl Müdürlüğü MEVZUATLAR KANUNLAR 6968 Sayılı Zirai Mücadele ve Zirai Karantina Kanunu. 5179 Sayılı Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin

Detaylı

ULUSAL HAVZA YÖNETİM STRATEJİSİ

ULUSAL HAVZA YÖNETİM STRATEJİSİ ULUSAL HAVZA YÖNETİM STRATEJİSİ Bayram HOPUR Entegre Projeler Uygulama Şube Müdürü Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü www.cem.gov.tr 3. Ulusal Taşkın Sempozyumu- 29.04.2013 İstanbul ULUSAL

Detaylı

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN ELAZIĞ

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN ELAZIĞ T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI 2003-2011 DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN ELAZIĞ Türk tarımını kalkındırmadan Türkiye yi kalkındıramayız Recep Tayyip ERDOĞAN Başbakan Ekolojik denge ve küresel

Detaylı

TEKSTİL, HAZIR GİYİM, DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ SEKTÖRLERİNE YÖNELİK STRATEJİK EYLEM PLANI

TEKSTİL, HAZIR GİYİM, DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ SEKTÖRLERİNE YÖNELİK STRATEJİK EYLEM PLANI TEKSTİL, HAZIR GİYİM, DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ SEKTÖRLERİNE YÖNELİK STRATEJİK EYLEM PLANI BİLGİ NOTU Tekstil, Hazır Giyim ve Deri Sektörü Strateji Eylem Planı kamu ve özel kesimin geniş katılımı ve mutabakatıyla

Detaylı

YENİ EKONOMİ PROGRAMI YAPISAL DÖNÜŞÜM ADIMLARI 2019

YENİ EKONOMİ PROGRAMI YAPISAL DÖNÜŞÜM ADIMLARI 2019 YENİ EKONOMİ PROGRAMI 2019 Yapısal Reformların Önceliklendirilmesi Serbest Piyasa İlkeleriyle Uyumlu İhracatın ve İstihdamın Artırılması Odaklı Sürdürülebilir Büyüme ve Adaletli Paylaşım YENİ EKONOMİ PROGRAMI

Detaylı

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN KARABÜK

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN KARABÜK T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI 2003-2011 DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN KARABÜK Türk tarımını kalkındırmadan Türkiye yi kalkındıramayız Recep Tayyip ERDOĞAN Başbakan Ekolojik denge ve küresel

Detaylı

KAMU KURUMLARI VE BELEDİYELER İLE YÜRÜTÜLEBİLECEK ÇALIŞMA VE PROJELER

KAMU KURUMLARI VE BELEDİYELER İLE YÜRÜTÜLEBİLECEK ÇALIŞMA VE PROJELER KAMU KURUMLARI VE BELEDİYELER İLE YÜRÜTÜLEBİLECEK ÇALIŞMA VE PROJELER 1- Kalkınma Ajansı Destekleri A. Mali Destekler 50.000 500.000 TL arasında değişen bölgesel önceliklere göre farklı konu başlıklarında

Detaylı

Orta Karadeniz Bölgesel İnovasyon Stratejisi 2013-2023

Orta Karadeniz Bölgesel İnovasyon Stratejisi 2013-2023 Orta Karadeniz Bölgesel İnovasyon Stratejisi 2013-2023 İÇERİK Amaç, Vizyon Hazırlık Süreci İnovasyona Dayalı Mevcut Durum Stratejiler Kümelenme ile ilgili faaliyetler Sorular (Varsa) İNOVASYON & KÜMELENME

Detaylı

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN ERZURUM

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN ERZURUM T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI 2003-2011 DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN ERZURUM Türk tarımını kalkındırmadan Türkiye yi kalkındıramayız Recep Tayyip ERDOĞAN Başbakan Ekolojik denge ve küresel

Detaylı

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN BURDUR

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN BURDUR T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI 2003-2011 DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN BURDUR Türk tarımını kalkındırmadan Türkiye yi kalkındıramayız Recep Tayyip ERDOĞAN Başbakan Ekolojik denge ve küresel

Detaylı

TEB KOBİ AKADEMİ İLLER GELECEKLERİNİŞEKİLLENDİRİYOR: ADANA GELECEK STRATEJİSİ KONFERANSI 5 ARALIK 2007

TEB KOBİ AKADEMİ İLLER GELECEKLERİNİŞEKİLLENDİRİYOR: ADANA GELECEK STRATEJİSİ KONFERANSI 5 ARALIK 2007 TEB KOBİ AKADEMİ İLLER GELECEKLERİNİŞEKİLLENDİRİYOR: ADANA GELECEK STRATEJİSİ KONFERANSI 5 ARALIK 2007 1 Adana Gelecek Stratejisi Konferansı Çalışmanın amacı: Adana ilinin ekonomik, ticari ve sosyal gelişmelerinde

Detaylı

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN GÜMÜŞHANE

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN GÜMÜŞHANE T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI 2003-2011 DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN GÜMÜŞHANE Türk tarımını kalkındırmadan Türkiye yi kalkındıramayız Recep Tayyip ERDOĞAN Başbakan Ekolojik denge ve küresel

Detaylı

İŞBİRLİĞİ YAPILACAK KURUM/KURULUŞ. Hazine Müstaşarlığı Kalkınma Bakanlığı Maliye Bakanlığı Sosyal Taraflar

İŞBİRLİĞİ YAPILACAK KURUM/KURULUŞ. Hazine Müstaşarlığı Kalkınma Bakanlığı Maliye Bakanlığı Sosyal Taraflar TARIM SEKTÖRÜ 1. Tarım sektöründe istihdam şartları iyileştirilecektir. 1.1 Tarıma yönelik destekler ihtisaslaşmayı ve istihdamı korumayı teşvik edecek biçimde tasarlanacaktır. Hayvancılık Hazine Müstaşarlığı

Detaylı

Arazi verimliliği artırılacak, Proje alanında yaşayan yöre halkının geçim şartları iyileştirilecek, Hane halkının geliri artırılacak, Tarımsal

Arazi verimliliği artırılacak, Proje alanında yaşayan yöre halkının geçim şartları iyileştirilecek, Hane halkının geliri artırılacak, Tarımsal Arazi verimliliği artırılacak, Proje alanında yaşayan yöre halkının geçim şartları iyileştirilecek, Hane halkının geliri artırılacak, Tarımsal kaynaklı kirlilik azaltılacak, Marjinal alanlar üzerindeki

Detaylı

Döneminde Tarımsal Destekleme

Döneminde Tarımsal Destekleme 1963-2000 Döneminde Tarımsal Destekleme 1990 dan sonraki dönemde uygulanan tarımsal destekleme politika araçları temel olarak 5 ana başlık altında toplanabilmektedir: Fiyat desteği (destekleme alımları)

Detaylı

BALIKESİR BÜYÜKŞEHİR

BALIKESİR BÜYÜKŞEHİR BALIKESİR BÜYÜKŞEHİR B E L E D İ Y E S İ 205 PERFORMANS PROGRAMI A Entegre Kırsal Kalkınma H3 Tarımsal Atıkların Depolanması Ve Kullanımı Sayısal Verilere Ulaşılması 00 2 Depolama Alanının Ve Kapasitesinin

Detaylı

2023 E DOĞRU BARTIN TARIMI

2023 E DOĞRU BARTIN TARIMI T.C. BARTIN VALİLİĞİ İL TARIM MÜDÜRLÜĞÜ 2023 E DOĞRU BARTIN TARIMI YUSUF ALAGÖZ İL TARIM MÜDÜRÜ BARTIN DA DEMOGRAFİK YAPI 2009 YILI ADRESE DAYALI NÜFUS TESPİT ÇALIŞMASI SONUCUNDA İLİN TOPLAM NÜFUSU 188.449

Detaylı

AB ve Türkiye Sivil Toplum Diyaloğu - IV Tüketicinin ve Sağlığın Korunması Hibe Programı

AB ve Türkiye Sivil Toplum Diyaloğu - IV Tüketicinin ve Sağlığın Korunması Hibe Programı AB ve Türkiye Diyaloğu - IV Tüketicinin ve Sağlığın Korunması Avrupa Birliği Bakanlığı, Katılım Öncesi AB Mali Yardımı kapsamında finanse edilen diyalog sürecini desteklemeye devam etmektedir. Diyaloğu-IV

Detaylı

KUZEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ TARIM SEKTÖRÜ GZFT ANALİZİ

KUZEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ TARIM SEKTÖRÜ GZFT ANALİZİ T.C. KUZEYDOĞU ANADOLU KALKINMA AJANSI KUZEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ TARIM SEKTÖRÜ GZFT ANALİZİ Dr. Mehmet Ali ÇAKAL TRA1 2012 Her hakkı saklıdır. İÇİNDEKİLER 1. KAPSAM... 2 2. KUZEY DOĞU ANADOLU BÖLGESİ TARIM

Detaylı

TARSUS TİCARET BORSASI

TARSUS TİCARET BORSASI TARSUS TİCARET BORSASI Ülkemizde yetiştirilen tarımsal ürünlerden, tarımsal üretimin bir kısmı doğrudan tüketilirken, bir kısmı sanayide hammadde olarak işlenerek değişik gıdalara dönüştürülmektedir. Tarımsal

Detaylı

Yıllar 2015 2016 2017 2018 2019 PROJE ADIMI - FAALİYET. Sorumlu Kurumlar. ÇOB, İÇOM, DSİ, TİM, Valilikler, Belediyeler ÇOB, İÇOM, Valilikler

Yıllar 2015 2016 2017 2018 2019 PROJE ADIMI - FAALİYET. Sorumlu Kurumlar. ÇOB, İÇOM, DSİ, TİM, Valilikler, Belediyeler ÇOB, İÇOM, Valilikler 1. HAVZA KORUMA PLANI KURUM VE KURULUŞLARIN KOORDİNASYONUNUN 2. SAĞLANMASI 3. ATIK SU ve ALTYAPI YÖNETİMİ 3.1. Göl Yeşil Kuşaklama Alanındaki Yerleşimler Koruma Planı'nda önerilen koşullarda önlemlerin

Detaylı

AKSARAY İLİ TARIM MASTER PLANI

AKSARAY İLİ TARIM MASTER PLANI TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI AKSARAY TARIM İL MÜDÜRLÜĞÜ İL TARIM VE KIRSAL KALKINMA MASTER PLANLARININ HAZIRLANMASINA DESTEK PROJESİ AKSARAY İLİ TARIM MASTER PLANI 2005 SUNUŞ Ülkemizde tarım sektörü, insanların

Detaylı

TARIM ve GIDA GÜVENLİĞİ ve GÜVENCESİ - 1. Prof. Dr. Hami Alpas ODTÜ- Gıda Mühendisliği Bölümü-Ankara

TARIM ve GIDA GÜVENLİĞİ ve GÜVENCESİ - 1. Prof. Dr. Hami Alpas ODTÜ- Gıda Mühendisliği Bölümü-Ankara TARIM ve GIDA GÜVENLİĞİ ve GÜVENCESİ - 1 Prof. Dr. Hami Alpas ODTÜ- Gıda Mühendisliği Bölümü-Ankara Türkiye Tarımına Gıda Güvenliği Penceresinden Genel Bakış Prof. Dr. Hami Alpas Tarımda Gelişmeler 2015

Detaylı

Doç. Dr. Birgül GÜLER 1. DÜNYA BANKASI ve TARIM SEKTÖRÜ KREDİLERİ

Doç. Dr. Birgül GÜLER 1. DÜNYA BANKASI ve TARIM SEKTÖRÜ KREDİLERİ Doç. Dr. Birgül GÜLER 1 DÜNYA BANKASI ve TARIM SEKTÖRÜ KREDİLERİ Dünya Bankası, kurulduğu tarihten bu yana çeşitli ülkelerle 9.822 kredi anlaşması imzalamış, Türkiye toplam kredi anlaşmalarının 163'üne

Detaylı

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN KIRIKKALE

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN KIRIKKALE T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI 2003-2011 DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN KIRIKKALE Türk tarımını kalkındırmadan Türkiye yi kalkındıramayız Recep Tayyip ERDOĞAN Başbakan Ekolojik denge ve küresel

Detaylı

AB Kırsal Kalkınma Hibe Programı IPARD Açıldı

AB Kırsal Kalkınma Hibe Programı IPARD Açıldı Sayın DISTICARETTEYAKLASIMLAR UYELERI Dış Ticaret Yönetimi olarak var olan değişiklikleri size bildirmeye devam ediyoruz. DTY olarak ekibimizi yeniledik, Teşvik ve AB hibe projeleriniz için bizimle irtibata

Detaylı

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN ADANA

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN ADANA T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI 2003-2011 DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN ADANA Türk tarımını kalkındırmadan Türkiye yi kalkındıramayız Recep Tayyip ERDOĞAN Başbakan Ekolojik denge ve küresel gıda

Detaylı

Tarım Tarihi ve Deontolojisi Dersi 14.Hafta SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM VE GİRDİ KULLANIMI. Dr. Osman Orkan Özer

Tarım Tarihi ve Deontolojisi Dersi 14.Hafta SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM VE GİRDİ KULLANIMI. Dr. Osman Orkan Özer Tarım Tarihi ve Deontolojisi Dersi 14.Hafta SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM VE GİRDİ KULLANIMI Dr. Osman Orkan Özer SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM VE GİRDİ KULLANIMI Sürdürülebilir tarım; Günümüz kuşağının besin gereksinimi

Detaylı

SAMSUN ORGANİK TARIMDA ÖNCÜ KENT

SAMSUN ORGANİK TARIMDA ÖNCÜ KENT SAMSUN ORGANİK TARIMDA ÖNCÜ KENT Samsun un coğrafi konumu itibariyle su ve toprağın muhteşem buluşması ile bizlere armağan olan Yeşilırmak ve Kızılırmak nehirlerinin can kattığı, Çarşamba ve Bafra Ovaları

Detaylı

T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN BAYBURT

T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN BAYBURT T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI 2003-2011 DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN BAYBURT Türk tarımını kalkındırmadan Türkiye yi kalkındıramayız Recep Tayyip ERDOĞAN Başbakan Ekolojik denge ve küresel

Detaylı

G20 BİLGİLENDİRME NOTU

G20 BİLGİLENDİRME NOTU G20 BİLGİLENDİRME NOTU A. Finans Hattı Gündemi a. Büyüme Çerçevesi Güçlü, sürdürülebilir ve dengeli büyüme için küresel politikalarda işbirliğinin sağlamlaştırılması Etkili bir hesap verebilirlik mekanizması

Detaylı

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN ANTALYA

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN ANTALYA T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI 2003-2011 DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN ANTALYA Türk tarımını kalkındırmadan Türkiye yi kalkındıramayız Recep Tayyip ERDOĞAN Başbakan Ekolojik denge ve küresel

Detaylı

FASIL 5 KAMU ALIMLARI

FASIL 5 KAMU ALIMLARI FASIL 5 KAMU ALIMLARI Öncelik 5.1 Kamu alımları konusunda tutarlı bir politika oluşturulması ve bu politikanın uygulanmasının izlenmesi görevinin bir kuruma verilmesi 1 Mevzuat uyum takvimi Tablo 5.1.1

Detaylı

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ MENDERES SONUÇ RAPORU

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ MENDERES SONUÇ RAPORU 1 2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ MENDERES SONUÇ RAPORU Tarih: 27 Aralık 2010 Yaklaşık Katılımcı Sayısı: 35 Katılımcı listesindeki Sayı: 30 Katılımcı Düzeyi ve Profili: 2 3 Dağıtılan Belgeler:

Detaylı

Türkiye de Stratejik Çevresel Değerlendirme: İhtiyaçlar, Zorluklar ve Fırsatlar

Türkiye de Stratejik Çevresel Değerlendirme: İhtiyaçlar, Zorluklar ve Fırsatlar Technical Assistance for Implementation of the By-Law on Strategic Environmental Assessment EuropeAid/133447/D/SER/TR Stratejik Çevresel Değerlendirme Yönetmeliği'nin Uygulanması Teknik Yardım Projesi

Detaylı

Ortak Tarım Politikasında Korumacılık

Ortak Tarım Politikasında Korumacılık Ortak Tarım Politikasında Korumacılık Topluluk İçinde Koruma Toplulukta 3 Farklı Fiyat Uygulandı Hedef fiyat Müdahale fiyatı Eşik Fiyat Hedef fiyat En kötü koşullarda çalışan (verim düşük) üreticileri

Detaylı

AB IPARD FONLARININ KULLANILABİLMESİ İÇİN TEMEL GEREKLİLİKLER,

AB IPARD FONLARININ KULLANILABİLMESİ İÇİN TEMEL GEREKLİLİKLER, AB IPARD FONLARININ KULLANILABİLMESİ İÇİN TEMEL GEREKLİLİKLER, Kırsal Kalkınma (IPARD) Programının hazırlanarak Avrupa Komisyonu tarafından onaylanması: (25 Şubat 2008 tarihinde onaylanmıştır. nun ve İl

Detaylı

LAND DEGRADATİON. Hanifi AVCI AGM Genel Müdür Yardımcısı

LAND DEGRADATİON. Hanifi AVCI AGM Genel Müdür Yardımcısı ARAZİ BOZULUMU LAND DEGRADATİON Hanifi AVCI AGM Genel Müdür Yardımcısı LAND DEGRADATİON ( ARAZİ BOZULUMU) SOİL DEGRADATİON (TOPRAK BOZULUMU) DESERTİFİCATİON (ÇÖLLEŞME) Arazi Bozulumu Nedir - Su ve rüzgar

Detaylı

GÜNEY EGE BÖLGE PLANI 2010-2013

GÜNEY EGE BÖLGE PLANI 2010-2013 GÜNEY EGE BÖLGE PLANI 2010-2013 SUNUM AKIŞI Bölge Planı Hazırlık Süreci Paydaş Analizi Atölye Çalışmalarının Gerçekleştirilmesi Mevcut Durum Analizi Yerleşim Yapısı ve Yerleşmeler Arası İlişki Analizi

Detaylı

Polonya ve Çek Cumhuriyeti nde Tahıl ve Un Pazarı

Polonya ve Çek Cumhuriyeti nde Tahıl ve Un Pazarı Polonya ve Çek Cumhuriyeti nde Tahıl ve Un Pazarı Polonya da 400-450 un değirmeni olduğu biliniyor. Bu değirmenlerin yıllık toplam kapasiteleri 6 milyon tonun üzerine. Günde 100 tonun üzerinde üretim gerçekleştirebilen

Detaylı

7 Haziran 2015 Seçim Beyannamesi TOPLUMSAL ONARIM VE HUZURLU GELECEK TARIM

7 Haziran 2015 Seçim Beyannamesi TOPLUMSAL ONARIM VE HUZURLU GELECEK TARIM 7 Haziran 2015 Seçim Beyannamesi TOPLUMSAL ONARIM VE HUZURLU GELECEK TARIM Tarım sektörü rekabet gücü yüksek bir yapıya kavuşturulacak Tarımda modern işletmeciliğe dönüşüm sağlanacak Tarım arazilerinin

Detaylı

FASIL 18 İSTATİSTİK. Öncelik 18.1 ESA 95 e uygun anahtar ulusal hesap göstergelerinin zamanında oluşturulması. 1 Mevzuat uyum takvimi

FASIL 18 İSTATİSTİK. Öncelik 18.1 ESA 95 e uygun anahtar ulusal hesap göstergelerinin zamanında oluşturulması. 1 Mevzuat uyum takvimi FASIL 18 İSTATİSTİK Öncelik 18.1 ESA 95 e uygun anahtar ulusal hesap göstergelerinin zamanında oluşturulması 1 Mevzuat uyum takvimi Bu öncelik altında, bu aşamada herhangi bir mevzuat uyumu çalışması öngörülmemektedir.

Detaylı

2000 Sonrasında Tarım Kanunu ve Getirdikleri

2000 Sonrasında Tarım Kanunu ve Getirdikleri 2000 Sonrasında Tarım Kanunu ve Getirdikleri Tarım sektörünün ve kırsal alanın, kalkınma plan ve stratejileri doğrultusunda geliştirilmesi ve desteklenmesi için gerekli politikaların tespit edilmesi ve

Detaylı

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN BATMAN

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN BATMAN T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI 2003-2011 DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN BATMAN Türk tarımını kalkındırmadan Türkiye yi kalkındıramayız Recep Tayyip ERDOĞAN Başbakan Ekolojik denge ve küresel

Detaylı

TARIM ANLAŞMASI İÇ DESTEKLER. Özge Sarıal AB Uzman Yrd. ABDİGM ETİ

TARIM ANLAŞMASI İÇ DESTEKLER. Özge Sarıal AB Uzman Yrd. ABDİGM ETİ TARIM ANLAŞMASI İÇ DESTEKLER Özge Sarıal AB Uzman Yrd. ABDİGM ETİ Sunum Planı: Tarım Anlaşması nda İç Destekler Genel Düzenleme İndirimden Muaf Destekler Yeşil Kutu Mavi Kutu Kalkınma Programları İndirim

Detaylı

2003-2011 T.C. TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN ELAZIĞ

2003-2011 T.C. TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN ELAZIĞ T.C. TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI 2003-2011 DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN ELAZIĞ Türk tarımını kalkındırmadan Türkiye yi kalkındıramayız Recep Tayyip ERDOĞAN Başbakan Ekolojik denge ve küresel gıda sorunları

Detaylı

21. Yüzyıl İçin Planlama Seminerleri 2015 Sonbahar III. 21. Yüzyılda Toprak, Tarım ve Gıda. 1/3 Yücel ÇAĞLAR İletişim:

21. Yüzyıl İçin Planlama Seminerleri 2015 Sonbahar III. 21. Yüzyılda Toprak, Tarım ve Gıda. 1/3 Yücel ÇAĞLAR İletişim: 21. Yüzyıl İçin Planlama Seminerleri 2015 Sonbahar III 21. Yüzyılda Toprak, Tarım ve Gıda 1/3 Yücel ÇAĞLAR İletişim: [email protected] DÜŞÜNSEL BAĞIMLILIK: BAKIŞ AÇILARI - KAVRAMLAR - TERİMLER Çevre

Detaylı

HATAY TARIM VİZYONU

HATAY TARIM VİZYONU HATAY TARIM VİZYONU 2016-2021 2 BİTKİSEL ÜRETİM VİZYONU Zeytin üretiminde Türkiye 3.cüsü olan Hatay da, üretimle birlikte katma değer sağlayacak işleme ve paketleme tesislerinin kurulumuna sağlanan destekler

Detaylı

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ ÖDEMİŞ SONUÇ RAPORU

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ ÖDEMİŞ SONUÇ RAPORU 1 2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ ÖDEMİŞ SONUÇ RAPORU Tarih: 3 Ocak 2011 Yaklaşık Katılımcı Sayısı: 75 Katılımcı listesindeki Sayı: 66 Katılımcı Düzeyi ve Profili: 2 3 4 Dağıtılan Belgeler:

Detaylı

BELEDİYELERCE BİLGİ SAĞLANACAK İDEP EYLEMLERİ

BELEDİYELERCE BİLGİ SAĞLANACAK İDEP EYLEMLERİ Arazi Kullanımı ve Ormancılık 3. ORMAN, MERA, TARIM VE YERLEŞİM GİBİ ARAZİ KULLANIMLARI VE DEĞİŞİMLERİNİN İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİ OLUMSUZ YÖNDE ETKİLEMESİNİ SINIRLANDIRMAK 5. 2012 yılında yerleşim alanlarında

Detaylı

KUZEY DOĞU ANADOLU BÖLGESİ TARIM SEKTÖRÜ GZFT (SWOT) ANALİZİ(2012)

KUZEY DOĞU ANADOLU BÖLGESİ TARIM SEKTÖRÜ GZFT (SWOT) ANALİZİ(2012) T.C. KUZEYDOĞU ANADOLU KALKINMA AJANSI KUZEY DOĞU ANADOLU BÖLGESİ TARIM SEKTÖRÜ GZFT (SWOT) ANALİZİ(2012) Dr. Mehmet Ali ÇAKAL TRA1 2012 Her hakkı saklıdır. İÇİNDEKİLER 1. KAPSAM... 3 2. KUZEY DOĞU ANADOLU

Detaylı

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN ERZİNCAN

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN ERZİNCAN T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI 2003-2011 DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN ERZİNCAN Türk tarımını kalkındırmadan Türkiye yi kalkındıramayız Recep Tayyip ERDOĞAN Başbakan Ekolojik denge ve küresel

Detaylı

GIDA GÜVENLİĞİ VE YENİ TARIM POLİTİKASINA İLİŞKİN ÖNERİLER

GIDA GÜVENLİĞİ VE YENİ TARIM POLİTİKASINA İLİŞKİN ÖNERİLER GIDA GÜVENLİĞİ VE YENİ TARIM POLİTİKASINA İLİŞKİN ÖNERİLER 30 10 2013 topraksuenerji-ulusal güvenlik denince çoğu zaman zihnimizde sınırda nöbet tutan askerler, fırlatılmaya hazır füzeler, savaş uçakları

Detaylı

TARIM - AGRICULTURE. İlkay Dellal. 6 th March 2018, Bilkent Hotel, Bilkent- Ankara 6 Mart 2018, Bilkent Otel, Bilkent Ankara

TARIM - AGRICULTURE. İlkay Dellal. 6 th March 2018, Bilkent Hotel, Bilkent- Ankara 6 Mart 2018, Bilkent Otel, Bilkent Ankara Technical Assistance for Developed Analytical Basis for Formulating Strategies and Actions towards Low Carbon Development Düşük Karbonlu Kalkınma İçin Çözümsel Tabanlı Strateji ve Eylem Geliştirilmesi

Detaylı

DÜNYA GIDA GÜNÜ 2010 YENİ GIDA YASASI VE 12. FASIL MÜZAKERE SÜRECİ. Fatma CAN SAĞLIK Tarım ve Balıkçılık Başkanı Avrupa Birliği Genel Sekreterliği

DÜNYA GIDA GÜNÜ 2010 YENİ GIDA YASASI VE 12. FASIL MÜZAKERE SÜRECİ. Fatma CAN SAĞLIK Tarım ve Balıkçılık Başkanı Avrupa Birliği Genel Sekreterliği DÜNYA GIDA GÜNÜ 2010 YENİ GIDA YASASI VE 12. FASIL MÜZAKERE SÜRECİ Fatma CAN SAĞLIK Tarım ve Balıkçılık Başkanı Avrupa Birliği Genel Sekreterliği Sunuş İçeriği Yeni Gıda Kanununa Giden Süreç Müzakere süreci

Detaylı

Program Koordinatörü Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı

Program Koordinatörü Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Onuncu Kalkınma Planı (2014-2018) KAMU ALIMLARI YOLUYLA TEKNOLOJİ GELİŞTİRME VE YERLİ ÜRETİM PROGRAMI EYLEM PLANI Program Koordinatörü Bilim, Sanayi ve Teknoloji KASIM 2014 KAMU ALIMLARI YOLUYLA TEKNOLOJİ

Detaylı

KONYA-EREĞLİ TİCARET BORSASI TÜRKİYE DE VE İLÇEMİZDE HAYVANCILIK SEKTÖRÜ SORUNLARI

KONYA-EREĞLİ TİCARET BORSASI TÜRKİYE DE VE İLÇEMİZDE HAYVANCILIK SEKTÖRÜ SORUNLARI KONYA-EREĞLİ TİCARET BORSASI 2015 TÜRKİYE DE VE İLÇEMİZDE HAYVANCILIK SEKTÖRÜ SORUNLARI TÜRKİYE DE HAYVANCILIK SEKTÖRÜ Ülkemiz coğrafi özellikleri bakımından her türlü hayvansal ürün üretimi için uygun

Detaylı

KURUL KARARI ORTA VADELİ MALİ PLAN (2010-2012)

KURUL KARARI ORTA VADELİ MALİ PLAN (2010-2012) 18 Eylül 2009 CUMA Resmî Gazete Sayı : 27353 KURUL KARARI Yüksek Planlama Kurulundan: Tarih : 17/9/2009 Karar No : 2009/29 Konu : Orta Vadeli Mali Plan. Yüksek Planlama Kurulunca; Maliye Bakanlığının 14/9/2009

Detaylı

Tarımsal Gelir Politikası/Amaç

Tarımsal Gelir Politikası/Amaç Tarımsal Gelir Politikası/Amaç Belli bir yaşam standardı sağlayacak düzeye eriştirmek, Sektörler arasında kişi başına gelir farklılığı azaltmak Sektörde gelir dağılımını bireyler ve bölgeler arasında denge

Detaylı

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002.

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI NIN GELİR DAĞILIMINDA ADALETSİZLİK VE YOKSULLUK SORUNUNA YAKLAŞIMI (SEKİZİNCİ

Detaylı

Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığığ Ülke ve Kamu Kurumları Düzeyinde Strateji Yönetimi Anıl YILMAZ Stratejik t Planlama l Dairesi i Bşk. ODTÜVT Yönetim ve Mühendislik Günleri 2 Mart 2008 Gündem Ülkesel

Detaylı

YATIRIMLARA PROJE BAZLI DEVLET YARDIMI VERİLMESİNE İLİŞKİN KARAR (2016/9495 SAYILI BAKANLAR KURULU KARARI)

YATIRIMLARA PROJE BAZLI DEVLET YARDIMI VERİLMESİNE İLİŞKİN KARAR (2016/9495 SAYILI BAKANLAR KURULU KARARI) Sayı : 2016/219 8 Tarih : 19.12.2016 Ö Z E L B Ü L T E N YATIRIMLARA PROJE BAZLI DEVLET YARDIMI VERİLMESİNE İLİŞKİN KARAR (2016/9495 SAYILI BAKANLAR KURULU KARARI) 1 A-KONU Bilindiği üzere 2016 yılında

Detaylı

ORTA VADELİ PROGRAM ( ) 8 Ekim 2014

ORTA VADELİ PROGRAM ( ) 8 Ekim 2014 ORTA VADELİ PROGRAM (2015-201) 8 Ekim 2014 DÜNYA EKONOMİSİ 2 2005 2006 200 2008 2009 2010 2011 2012 2013 2014 T 2015 T Küresel Büyüme (%) Küresel büyüme oranı kriz öncesi seviyelerin altında seyretmektedir.

Detaylı

İl başkanlarına hükümetin tarım politikalarını anlattı

İl başkanlarına hükümetin tarım politikalarını anlattı İl başkanlarına hükümetin tarım politikalarını anlattı Mart 08, 2012-7:46:36 Bakan Eker, tarımın zannedildiği gibi sadece üreticilerle değil, gıdadan dolayı toplumun tamamını ilgilendiren bir konu olduğunu,

Detaylı

2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ Eskişehir Tarım, Tarıma Dayalı Sanayi ve Ormancılık İhtisas Komisyonu Çalışmaları 07 Mayıs 2013 ESKİŞEHİR

2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ Eskişehir Tarım, Tarıma Dayalı Sanayi ve Ormancılık İhtisas Komisyonu Çalışmaları 07 Mayıs 2013 ESKİŞEHİR 2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ Eskişehir Tarım, Tarıma Dayalı Sanayi ve Ormancılık İhtisas Komisyonu Çalışmaları 07 Mayıs 2013 ESKİŞEHİR İklim değişikliği Biyoçeşitliliğin Korunması Biyoyakıt Odun Dışı Orman

Detaylı

FASIL 4 SERMAYENİN SERBEST DOLAŞIMI

FASIL 4 SERMAYENİN SERBEST DOLAŞIMI FASIL 4 SERMAYENİN SERBEST DOLAŞIMI Öncelik 4.1 AB kaynaklı doğrudan yabancı yatırımları etkileyen kısıtlamaların kaldırılmasına devam edilmesi 1 Mevzuat uyum takvimi Tablo 4.1.1 1 AT Antlaşmasının 56-60.

Detaylı

TR83 DÜZEY2 İSTATİSTİKİ BÖLGE BİRİMİNDE SOSYAL VE EKONOMİK GELİŞMELER Derya DEMİR Öğr. Gör., Gaziosmanpaşa Üniversitesi, Reşadiye Meslek Yüksek Okulu

TR83 DÜZEY2 İSTATİSTİKİ BÖLGE BİRİMİNDE SOSYAL VE EKONOMİK GELİŞMELER Derya DEMİR Öğr. Gör., Gaziosmanpaşa Üniversitesi, Reşadiye Meslek Yüksek Okulu TR83 DÜZEY2 İSTATİSTİKİ BÖLGE BİRİMİNDE SOSYAL VE EKONOMİK GELİŞMELER Derya DEMİR Öğr. Gör., Gaziosmanpaşa Üniversitesi, Reşadiye Meslek Yüksek Okulu Reşadiye/TOKAT E-posta: [email protected] Aytekin

Detaylı

İYİ TARIM UYGULAMALARI VE EUREPGAP. Prof. Dr. Emine Olhan Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü

İYİ TARIM UYGULAMALARI VE EUREPGAP. Prof. Dr. Emine Olhan Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü İYİ TARIM UYGULAMALARI VE EUREPGAP Prof. Dr. Emine Olhan Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü TARIMDA DEĞİŞİM Dünyada 1970 li yıllarda; Tüketicilerin bilinçlenmesi, 1990 lı yıllarda

Detaylı

Resmî Gazete Sayı : 29361

Resmî Gazete Sayı : 29361 20 Mayıs 2015 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı : 29361 TEBLİĞ Orman ve Su İşleri Bakanlığından: HAVZA YÖNETİM HEYETLERİNİN TEŞEKKÜLÜ, GÖREVLERİ, ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA TEBLİĞ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam,

Detaylı

GİTES TEKSTİL VE DERİ EYLEM PLANI

GİTES TEKSTİL VE DERİ EYLEM PLANI GİTES TEKSTİL VE DERİ EYLEM PLANI HEDEF -1 PAMUĞA İLİŞKİN POLİTİKALARDA ETKİNLİĞİN ARTIRILMASI 1.1 Pamuk Arama Konferansı sonucunda belirlenen Pamuk Eylem Planları hayata geçirilecektir. Gıda, Tarım ve

Detaylı

DEVLET DESTEK VE TEŞVİKLERİ ÇİZELGESİ (EYLÜL 2015)

DEVLET DESTEK VE TEŞVİKLERİ ÇİZELGESİ (EYLÜL 2015) DEVLET DESTEK VE ÇİZELGESİ (EYLÜL 2015) SANTEZ BİLİM, SANAYİ VE TEKNOLOJİ Sanayi Genel Sanayi Tezleri Projelerinin Desteklenmesi Hakkında Yönetmelik San-Tez Projelerinin Desteklenmesi Hakkında Yönetmelik

Detaylı

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ BAYINDIR SONUÇ RAPORU

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ BAYINDIR SONUÇ RAPORU 1 2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ BAYINDIR SONUÇ RAPORU Tarih: 4 Ocak 2011 Yaklaşık Katılımcı Sayısı: 65 Katılımcı listesindeki Sayı: 62 Katılımcı Düzeyi ve Profili: 2 3 4 Dağıtılan Belgeler:

Detaylı

Dünya Bankası KOBİ & İhracat Finansmanı Aracılık Kredileri. Alper Oguz Finansal Sektor Uzmani Dunya Bankasi Ankara Ofisi

Dünya Bankası KOBİ & İhracat Finansmanı Aracılık Kredileri. Alper Oguz Finansal Sektor Uzmani Dunya Bankasi Ankara Ofisi Dünya Bankası KOBİ & İhracat Finansmanı Aracılık Kredileri Alper Oguz Finansal Sektor Uzmani Dunya Bankasi Ankara Ofisi Dünya Bankası Grubu Kuruluşları Dunya Bankası Grubu Uluslararası Imar ve Kalkınma

Detaylı

Sürdürülebilir Tarım Yöntemleri Prof.Dr.Emine Olhan Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi

Sürdürülebilir Tarım Yöntemleri Prof.Dr.Emine Olhan Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Sürdürülebilir Tarım Yöntemleri Prof.Dr.Emine Olhan Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi TARIMSAL FAALİYETİN ÇEVRE ÜZERİNE ETKİSİ Toprak işleme (Organik madde miktarında azalma) Sulama (Taban suyu yükselmesi

Detaylı