Kimyasal Yumaklaştırma
|
|
|
- Alp Şeker
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 Kimyasal Yumaklaştırma Kimyasal yumaklaştırma (koagülasyon), sularda bulunan ve kendi ağırlıkları ile çökelemeyen kolloid boyutundaki ( µm) katı parçacıkların çeşitli kimyasallar yardımıyla çökebilir hale getirilmesi işlemi olarak kısaca tanımlanabilir. bu işlemin ikinci adımı ise büyüyen taneciklerin birleşerek çökmesinin sağlandığı flokülasyon işlemidir. İçme suları veya atıksulardaki - Anyonik ve organik bileşiklerin giderilmesi - Renk ve bulanıklık giderilmesi - Tad ve koku oluşturan maddelerin giderilmesi - Alg ve zararlı mikroorganizma türlerinin giderilmesi için sıklıkla tercih edilen yöntemlerdendir. Kolloidler suya çeşitli yollarla dahil olabilirler. Katı parçacıkların sıvı içerisinde bulunduğu katı-sıvı sistemleri soller olarak isimlendirilir.
2 Kolloidlerin özellikleri Kolloidal dispersiyon sözkonusu olduğunda stabilite veya kararlılık terimi kullanılır. Buradaki kararlılık; kolloid maddenin çökmeye veya filtrelenmeye karşı gösterdiği direnç olarak tanımlanabilir. Kolloidin kararlılığı; tanecik boyutuna, elektriksel özelliklerine kimyasal yapısına bağlıdır. Ayrıca dispersiyon ortamının kimyası (iyonik gücü, ph ve organik içeriği) da kararlılığı etkiler. Kolloidleri gidermek için kararsızlaştırmak gerekir. Kolloidlerin yüzey alanları kütlelerine oranla çok büyüktür. Örneğin; 1 kenarı 1 cm olan bir küp, 10 nm lik küplere dönüştürülürse yüzey alanı 6 cm 2 den 600 m 2 ye çıkar. Bu yüzden kolloidal maddelerin davranışlarını kontrol ederken yüzey alanları baskındır.
3 Kolloidin özellikleri Kolloidal partiküllerin kütlesi, yerçekiminin ihmal edilebileceği kadar küçüktür. Katı taneciklerin oluşturduğu kolloidlerin ortamdaki sıvı moleküllerine karşı ilgili olması (liyofilik) veya olmaması (lipofilik) olarak tanımlanır. Birçok kolloidin suya olan ilgisi, parçacık çevresinde polar özellik taşıyan OH, COOH ve NH 2 gibi grupların varlığı nedeni ile olur. Hidrofilik partikülün etrafını saran bu su tabakası hidrasyon suyu veya bağlı su olarak isimlendirilir. Hidrofilik kolloidler bağlı su ile birlikte irileşmiş olarak hareket ederler. Hidrofobik kolloidler ise bağlı su kütlesine sahip değildirler. Genellikle organik kolloidler hidrofilik, anorganik kolloidler hidrofobik özellik gösterirler.
4 Kolloidler genellikle davranışlarını etkileyen elektrik yüklere sahiptir. Partikül yüzeyinde bulunan yükler elektriksel bir alan oluştururlar. Bu yükler birincil yük olarak tanımlanır. birincil yük iki nedenle oluşur Partikül yapısını oluşturan moleküllerin uç kısımlarındaki reaktif grupların iyonik açıdan aktifleşmesi Su içinde dağınık halde bulunan bazı iyonların adsorbsiyon ile kolloid üzerine yapışması Hidrofilik kolloid partiküller üzerindeki birincil yükler COOH ve NH 2 gibi polar grupların ayrışması ile olur.
5 Zwitter İyonu COOH OH COO - OH COO - R R H + H + R NH 2 + NH 2 + NH 2 OH İzoelektrik nokta ph Belli bir ph değerinde (izoelektrik nokta) her iki grupta iyonize olur. Nötral durumdaki bu molekül zwitter iyonu olarak bilinir İzo elektrik noktadan itibaren ph daki artış hidrate amino gruplarının iyonizasyonunu baskılar ve taneciğin negatif yük kazanmasına neden olur. ph da oluşan azalmalar ise karboksilik grubun iyonizasyonunu bastırır ve taneciğin pozitif yüklenmesine neden olur. Hidrofobik partiküllerin birincil yükleri, üzerinde adsorbladıkları iyonlara bağlıdır. Bu adsorbsiyonunun belli bir mekanizması yoktur. ph değişimi ile ortaya çıkan H + ve OH - gruplarının adsorbsiyonu nedeniyle birincil yükler oluşabilir.
6 Çift Tabaka ve Zeta potansiyeli Kolloidlerin kararlılığı sahip oldukları yüzeysel elektriksel yüke bağlıdır. Tanecik yüküne bağlı olarak yakın çevresi tanecik ile zıt yüklü iyonlarla çevrilir. Buna sabit tabaka veya stern tabakası denir. Tanecik yüzeyinden uzaklaştıkça elektriksel çekim azaldığından zıt yüklü iyonların arasına, aynı yüklü iyonlarda karışabilir. Ve tanecikten belli bir mesafe sonra elektriksel potansiyel sıfırlanır. Bu mesafe izoelektrik nokta olarak adlandırılır. Sabit tabakanın bitişinden izo elektrik noktaya kadar olan mesafeye de dağınık tabaka veya difüze tabaka denir. Taneciğin yüzeyine yakın olan ve tanecikle birlikte hareket eden bir sınır düzlemi vardır bu düzleme de kesme düzlemi denir. Kesme yüzeyindeki elektriksel potansiyel ile izoelektrik nokta arasındaki potansiyel farkına Zeta Potansiyeli denir.
7 Kolloid çevresindeki çift tabakanın kalınlığı elektriksel çekim kuvvetleri ve difüzyona bağlı olarak değişir. Zıt yüklü iyonların derişimi taneciğe yakın yerlerde yüksektir, tanecikten uzaklaştıkça çekim kuvvetinin azalmasında dolayı zıt yüklü iyonların derişimi azalır, aynı yüklü iyonlara da rastlanır. Yüksek iyonik güce sahip sularda taneciğin etrafındaki elektriksel çift tabaka net olarak sıkıştırılabilir. Böylece tanecik daha küçük bir hacim işgal eder. Aynı yüke sahip benzer kolloidal tanecikler birbirine yaklaştığında, elektriksel çift tabakaları etkileşim haline geçer. Sahip oldukları benzer yükler yaklaştıkça itme kuvvetinin etkisinde kalır. Bununla birlikte tanecikler, moleküllerarası çekim kuvveti olan Van der waals kuvvetleri ile de birbirini çekmeye başlar. Bütün moleküller ve kolloidler yükleri ve bileşimleri dikkate alınmaksızın bir çekim kuvvetine sahiptir. Bu çekim kuvvetinin büyüklüğü; taneciğin yoğunluğunun ve bileşiminin bir fonksiyonudur. Sulu fazın bileşiminden bağımsızdır. Van der waals kuvvetleri tanecik yüzeyinden uzaklaştıkça azalır. Şekilde; iki partikül arasındaki mesafenin bunların arasında etkili olan net kuvvete etkisi gösterilmiştir.
8 Kolloidler su içinde Brownian hareketle hareket ederler. Aynı yüklü iki kolloid bir arada olduklarında birbirlerini itmek isterler. Çekme kuvveti ise Van der Waals kuvvetleri ile Brownian hareketlerinden doğan kinetik enerjiden dolayı ortaya çıkar
9 Tanecikler birbirine yaklaştığında artan itme kuvvetine karşılık, enerji engelini aşacak kadar yeterince yakınlaştığında van der waals kuvvetleri etkin duruma geçer. Böylece partiküller birarada kalabilirler. Eğer kolloidleri kararsızlaştırmak ve biraraya getirmek için, var olan enerji engelini aşabilecek kinetik enerjinin sağlanması veya enerji bariyerinin düşürülmesi gerekir. Enerji engelini yenemeyen kolloidler birleşemezler. Bu nedenle çeşitli yöntemlerle engeli azaltmak uygun olabilir. Kolloidlerin enerji engelini aşarak yumaklaştırılması için dört temel mekanizma vardır. 1-Kaynama, 2-Dondurma, 3-Elektrolitlerin ilavesi ve 4-Ters yüklü kolloid ilavesi ile elektrik yükünün nötralize edilmesi ile çökeltme.
10 Kolloidin denge durumu Kolloidin yapısını uzun süre koruması onun dengeli olduğunu ve çöktürülmesinin zor olduğunu gösterir Dengeli bir kolloide etki eden elektrostatik çekme ve itme kuvvetleri dengededir. Çekme kuvvetleri moleküller arası van der waals kuvvetleri İtme kuvvetleri; hidrofobik sistemde zeta potansiyelinden, hidrofilik sistemde ise zeta potansiyeline ilave olarak, parçacığı çevreleyen su kütlesinden de etkilenir. Bağlı su elektriksel bir yalıtkan gibi davranır ve taneciklerin birbirine yaklaşmasını engeller.
11 Zeta potansiyelinin azaltılması ve kolloidlerin destabilizasyonu - Kolloidlerin zeta potansiyeli, sistemin ph sını izoelektrik noktaya ayarlayarak azaltılabilir. İzoelektirik noktada birincil yük sıfırdır ve zeta potansiyelini oluşturmak üzere çift tabaka mevcut değildir. - Zeta potansiyelini azaltmanın bir yolu da kolloidlerle zıt yüklü iyon veya kolloidlerin eklenmesidir. Böylece kesme düzlemindeki yük (zeta P.) düşer. Kolloidlerle karşılıklı yumaklaşma, iyonlarla sabit veya dağınık tabakada bu zıt yüklü iyonların çoğalması nedeni ile yumaklaşma olur. - İyonlarla yumaklaşma da eklenen iyonun değerliği önemlidir. - Hidrofilik kolloidler için zeta potansiyelini azaltmaya ilave olarak, taneciği çevreleyen bağlı suyunda uzaklaştırılması gerekir. Bu amaçla yoğun tuz ilave edilir. Bu tuzların en önemlileri SO 4 2-,Cl -,NO 3-,I - anyonlarını içerenlerdir. Suya çok duyarlı olan bu anyonlar kolloidlerdeki bağlı suyu alırlar
12 Kolloidlerin destabilizasyonunda dört farklı mekanizma sözkonusudur - Çift tabakanın sıkılaştırılması - Adsorbsiyon ve yük nötralizasyonu - Çökelek içinde tutma - Adsorbsiyon ve tanecikler arası köprü oluşumu
13 İçme sularının arıtılmasında yumaklaştırma yöntemi Doğal sulardaki askıda katı maddelerin çoğu kolloidal yapıdadır Kolloidal maddeler negatif yüklüdür,bu yüzden yumaklaştırıcı olarak +3 değerlikli alüminyum ve demir kullanılır. Bu elementlerin sülfat veya klorür bileşikleri suya eklenir ve sudaki alkalinite ile birleşerek metal hidroksitleri oluşturur. Oluşan metal hidroksitler normal ph değerlerinde az çözünen ve çökebilen özelliğe sahiptirler. Çökeltiler beraberinde biraraya gelen kolloid birikimlerini de çökeltirler. Sistem uygun bir hızda karıştırıldığında, irileşen askıda parçacıklar çökelebilen parçacıklarla çarpışarak onlara yapışır veya oluşan doku içinde tutulur. Böylece büyüyen flokların bir parçası haline gelir. İnce kolloidler, sadece bu mekanizma ile çöktürülemezler, negatif yüzey yüklerinin mutlaka pozitif yüklerle dengelenmesi ve zeta potansiyellerinin 0 a indirgenmesi gerekir.
14 Metal hidroksit reaksiyonları B m An + mnoh mb ( OH ) n Kolloidlerin zeta potansiyellerini giderebilmek için, metal hidroksitin az miktarda hidrolizi yeterlidir. B ( OH ) n B n + + noh Bu hidroliz sonucu oluşan yüksek değerlikli katyonlar kolloidlerin çift tabakasına girerek zeta potansiyelini nötrler. Böylece kolloid elektriksel itme gücünü kaybeder ve kolaylıkla flok yüzeyine adsorblanır. Suların arıtılmasında en çok kullanılan yumaklaştırıcı Al 2 (SO 4 ) 3.14(H 2 O) yani alümdür. Alüminyum sülfat suya eklendiğinde moleküler SO 4 2- ye Al 3+ ya ve Al(OH) 2+, Al(OH) 3 ve Al(OH) 4- gibi çeşitli alüm hidroliz komplekslerine ayrışır. + na m
15 Bunlardan Al(OH) 3 normal ph larda çok az çözünen ve çökebilen bir maddedir. Çökerken ortamda bulunan kolloidal maddeleride beraberinde çökeltir. Al 3+ + kolloid Al kolloid İnce kolloidler bu mekanizma ile çöktürülemeyeceğinden negatif yüzeysel yüklerin mutlaka pozitif yüklerle karşılanması ve böylece zeta potansiyelinin sıfıra indirilmesi gerekir. Oluşan pozitif türlerin kolloidal partikül üzerindeki yükü nötralize etmek için diğer negatif yüklü ince kolloidlerle birleşmesini sağlamak gerekir. Böylece taneciğin zeta potansiyeli sıfıra indirgenir. Elektriksel itme gücünü kaybeden kolloid oluşan flokların yüzeyine adsorblanarak birlikte çöker.
16 - Kullanılan yumaklaşma maddesi için suyun ph sı hangi hidroliz türünün baskın olacağının belirlenmesinde önemlidir. Örneğin düşük ph değerlerinde pozitif yüklenmiş olanlar daha baskındır. - Koagülasyon mekanizması bir çok prosesle açıklanmaya çalışılmasına rağmen, aslında oldukça karmaşık ve bir çok etkenin bir arada gerçekleştiği bir süreçtir. Koagülasyon sürecinde gerekli olan tüm reaksiyonların gerçekleşmesi için çözeltiye eklenen alüminyum sülfatın tüm türlerinin kolloid maddelere kısa zamanda temas etmesi gerekir.
17 - Öncelikle hızlı karıştırma ünitelerinde kısa bir süre (10 s) karıştırıldıktan sonra, yavaş karıştırma ile dk kolloidlerin bir araya gelmesi sağlanır. Böylece çökelebilecek kadar büyürler. - Hızlı karıştırmanın hızı ve süresi koagülant maddenin çözeltideki kolloid maddelerle tam etkileşmesini sağlayıp floklar oluşturacak kadar olmalıdır. - Yavaş karıştırmanın hızı ise oluşan flokların birleşmesini sağlayacak kadar hızlı, flokların kırılmaması için de yeterince yavaş olmalıdır.
18 Yumaklaştırıcı yardımcıları -polielektrolitler Sadece metal tuzlarının ilavesi ile çöktürmenin zor olduğu durumlarda floklaşmayı hızlandırmak için aktif silika ve polielektrolitler ilave edilir. Aktif silika negatif yüklü bir sol dür ve pozitif yüklü metal hidroksitlerin floklaştırılmasında yardımcı olur. Uzun zincirli karmaşık organik molekül yapısına sahip polielektrolitler üzerinde aktifleşebilen ya (+) ya da (-) uçlar bulunmaktadır. Hidrolizle birlikte bu uçlar iyonlaşır ve zıt yüklü kolloidleri çekerek kendine bağlar. Polielektrolitler koagülant yardımcısı olarak kullanılabildiği gibi, direkt koagülant olarak da kullanılabilir.
19 Polielektrolit kullanımı: Polielektrolitler suda çözünen yüksek molekül ağırlıklı polimerlerdir. Çözündüklerinde yüksek değerlikli iyonlar veren gruplara sahiptir. Karboksil grubu gibi çözündüğünde negatif yüklü polimer iyonları verenler anyonik, amino grupları içeren ve çözündüğünde pozitif yüklü iyonlar verenleri ise katyonik olarak tanımlanır. her iki iyon türünü de içerenlere noniyonik polielektrolit denir. Eğer partiküler madde (-) yüklü ise bu durumda katyonik Polielektrolit kullanmak gerekmektedir. Polielektrolit, koagülantlarla birlikte kullanıldığında gayet çabuk çökelen, büyük ve yoğun pıhtılar teşkil ederler. Sıkışmadan dolayı oluşacak çamur miktarı da daha stabil ve hacimce daha azdır. Polielektrolit kullanılması ile birlikte koagülant miktarı da düşmektedir. Bazı durumlarda tek başlarına kullanılmaları da yeterli gelmektedir.
20 Kullanılmış suların arıtılmasında kullanımı Petrol sanayii, kağıt hamuru sanayii, deri sanayii, tekstil sanayii atıksularının arıtılmasında koagülasyon kullanılabilir. Artıma tesislerinden gelen çamurun yoğunlaştırılmasında kullanılır. Bu sulu çamurlar, hidrofilik mikroorganizmalardan oluşmaktadır. Koagülantların ilavesi ile bu bağlı suyun mikroorganizmadan ayrılması sağlanarak çökelmesi kolaylaştırılır ve koyulaştırılır. Çürütülmüş çamurlarda ortamda bulunan bikarbonat iyonları ile koagülant aşağıdaki çökelme tepkimesini verir FeCl 3 + CO 3 + NH 4HCO3 Fe( OH) 3 + 3NH 4Cl 3 Burada bikarbonatlar suyu tamponlar ve demir(3)hidroksitin çökelme yeteneğini düşürür. Bu yüzden ortama OH - iyonları ilave ederek bikarbonatlar giderilir ve ph düşürülür. Koagülasyon bazen ileri derecede dezenfeksiyon gerektiğinde ortama kireç (Ca(OH) 2 ) eklenerek hem katı maddeler çökeltilir hem de dezenfeksiyon sağlanır. 2
21 Jar Testi Koagülasyon ve flokülasyon yöntemi ile bir atıksuyun verimli olarak arıtılabileceği bir arıtma ünitesi yapmak için öncelikle laboratuar analizleri yapmak gerekir. Bu testlere Jar (kavanoz) testi denir. Bu test yardımıyla Koagülant türü ve dozu ph ayarlaması Karıştırma hızı ve süresinin optimizasyonu yapılır.
22 Kimyasal yumaklaştırma verilerinin çevre mühendisliği uygulamalarında değerlendirilmesi İçme suyu arıtılmasında suya renk ve bulanıklık veren maddeleri gidermek için filtrasyon işleminden önce kullanılır. Deri, kağıt ve dokuma sanayi atık sularının arıtılmasında kullanımı düşünülmektedir. Bazı sanayi atıksularında bulunan ağır metallerin giderilmesinde önemli bir yöntemdir. Fosfat giderilmesinde kullanılabilir. Yumaklaştırma sırasında oluşan floklar çökeltme veya filtrasyon ile sulardan uzaklaştırılırlar.
ÇEVRE MÜHENDİSLİĞİ NDE KİMYASAL PROSESLER
9 ÇEVRE MÜHENDİSLİĞİ NDE KİMYASAL PROSESLER 1. Koagülasyon- Flokülasyon Prosesleri 2. Elektrokoagülasyon Prosesi 3. Kimyasal Çöktürme Prosesleri 4. Su Yumuşatma Prosesleri 5. Adsorpsiyon Prosesleri 6.
ÇEV416 ENDÜSTRİYEL ATIKSULARIN ARITILMASI
ÇEV416 ENDÜSTRİYEL ATIKSULARIN ARITILMASI 8.Kolloid Giderimi Yrd. Doç. Dr. Kadir GEDİK Çapları 10-6 mm 10-3 mm ( 0.001-1μm) arasındadır. Kil, kum, Fe(OH) 3, virusler (0.03-0.3μm) Bir maddenin kendisi için
YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ ÇEVRE MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ KOAGÜLASYON
YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ ÇEVRE MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ KOAGÜLASYON Dr. Tamer COŞKUN 20 Mart 2012 Giriş Sularda genellikle bol miktarda askıda ve kolloidal maddeler bulunabilir. Askıda partiküller sudan daha
PIHTILAŞTIRMA - YUMAKLAŞTIRMA
PIHTILAŞTIRMA - YUMAKLAŞTIRMA Koagülasyon ve flokülasyon; flok oluşturan kimyasal bir reaktifi, çökelemeyen katılarla birleştirmek ve yavaş çökelen askıda katıları hızlı çökeltmek için su ve atıksuya bu
MAKRO-MEZO-MİKRO. Deney Yöntemleri. MİKRO Deneyler Zeta Potansiyel Partikül Boyutu. MEZO Deneyler Reolojik Ölçümler Reometre (dinamik) Roww Hücresi
Kolloidler Bir maddenin kendisi için çözücü olmayan bir ortamda 10-5 -10-7 cm boyutlarında dağılmasıyla oluşan çözeltiye kolloidal çözelti denir. Çimento, su, agrega ve bu sistemin dispersiyonuna etki
Ca ++ +2HCO 3 CaCO 3(s) +CO 2 +H 2 O 2 CEV3352
Suyun sertliği, sabunu çökeltme kapasitesinin bir ölçüsüdür. Sabun suda mevcut kalsiyum ve magnezyum iyonları tarafından çökeltilir. Diğer çok değerlikli katyonlar da sabunu çökeltebilir. Fakat bunlar
Dispers Sistemlerin Sınıflandırılması
DİSPERS SİSTEMLER Dispers Sistemlerin Sınıflandırılması 1-Dispers sistemde bulunan iki fazın gaz, sıvı veya katı oluşuna göre sınıflandırılabilirler. 2-Dispers sistemde dispers fazın partikül büyüklüğüne
Paylaşılan elektron ya da elektronlar, her iki çekirdek etrafında dolanacaklar, iki çekirdek arasındaki bölgede daha uzun süre bulundukları için bu
4.Kimyasal Bağlar Kimyasal Bağlar Aynı ya da farklı cins atomları bir arada tutan kuvvetlere kimyasal bağlar denir. Pek çok madde farklı element atomlarının birleşmesiyle meydana gelmiştir. İyonik bağ
Her madde atomlardan oluşur
2 Yaşamın kimyası Figure 2.1 Helyum Atomu Çekirdek Her madde atomlardan oluşur 2.1 Atom yapısı - madde özelliği Elektron göz ardı edilebilir kütle; eksi yük Çekirdek: Protonlar kütlesi var; artı yük Nötronlar
Atomlar ve Moleküller
Atomlar ve Moleküller Madde, uzayda yer işgal eden ve kütlesi olan herşeydir. Element, kimyasal tepkimelerle başka bileşiklere parçalanamayan maddedir. -Doğada 92 tane element bulunmaktadır. Bileşik, belli
BİLEŞİKLER VE FORMÜLLERİ
BİLEŞİKLER VE FORMÜLLERİ Bileşikler : Günümüzde bilinen 117 element olmasına rağmen (92 tanesi doğada bulunur). Bu elementler farklı sayıda ve şekilde birleşerek ve etkileşerek farklı kimyasal özelliklere
TOPRAKLARIN KİMYASAL ÖZELLİKLERİ
TOPRAKLARIN KİMYASAL ÖZELLİKLERİ Toprakların kimyasal özellikleri denince, genel olarak toprak reaksiyonu = toprak asitliği ve toprağın besin maddeleri bakımından karakteristikleri anlaşılmaktadır. İyon
FZM 220. Malzeme Bilimine Giriş
FZM 220 Yapı Karakterizasyon Özellikler İşleme Performans Prof. Dr. İlker DİNÇER Fakültesi, Fizik Mühendisliği Bölümü 1 Atomsal Yapı ve Atomlararası Bağ1 Ders Hakkında FZM 220 Dersinin Amacı Bu dersin
Toprağın Katı ve Sıvı Fazı Arasındaki Etkileşimler
Toprağın Katı ve Sıvı Fazı Arasındaki Etkileşimler Toprakta bulunan katı (mineral ve organik madde), sıvı (toprak çözeltisi ve bileşenleri) ve gaz fazları sürekli olarak etkileşim içerisindedir. Bunlar
ELEKTROKOAGÜLASYON İLE SULU ÇÖZELTİLERDEN BOYAR MADDELERİN GİDERİLMESİ
Güncelleme: Eylül 2016 ELEKTROKOAGÜLASYON İLE SULU ÇÖZELTİLERDEN BOYAR MADDELERİN GİDERİLMESİ DENEYİN AMACI: Sentetik olarak hazırlanmış bir boya çözeltisinden faydalanılarak elektrokoagülasyon işleminin
Aşağıda verilen özet bilginin ayrıntısını, ders kitabı. olarak önerilen, Erdik ve Sarıkaya nın Temel. Üniversitesi Kimyası" Kitabı ndan okuyunuz.
KİMYASAL BAĞLAR Aşağıda verilen özet bilginin ayrıntısını, ders kitabı olarak önerilen, Erdik ve Sarıkaya nın Temel Üniversitesi Kimyası" Kitabı ndan okuyunuz. KİMYASAL BAĞLAR İki atom veya atom grubu
HISTOLOJIDE BOYAMA YÖNTEMLERI. Dr. Yasemin Sezgin. yasemin sezgin
HISTOLOJIDE BOYAMA YÖNTEMLERI Dr. Yasemin Sezgin yasemin sezgin HÜRESEL BOYAMANIN TEMEL PRENSİPLERİ Hem fiziksel hem kimyasal faktörler hücresel boyamayı etkilemektedir BOYAMA MEKANIZMASı Temelde boyanın
ATOM ve YAPISI Maddelerin gözle görülmeyen (bölünmeyen) en parçasına atom denir. Atom kendinden başka hiçbir fiziksel ya da kimyasal metotlarla
ATOM ve YAPISI Maddelerin gözle görülmeyen (bölünmeyen) en parçasına atom denir. Atom kendinden başka hiçbir fiziksel ya da kimyasal metotlarla kendinden farklı atomlara dönüşemezler. Atomda (+) yüklü
Örnek : 3- Bileşiklerin Özellikleri :
Bileşikler : Günümüzde bilinen 117 element olmasına rağmen (92 tanesi doğada bulunur) bu elementler farklı sayıda ve şekilde birleşerek ve etkileşerek farklı kimyasal özelliklere sahip milyonlarca yani
Fe 3+ için tanıma reaksiyonları
3. GRUP KATYONLARI Bu grup katyonları NH 4 OH NH 4 Cl ile tamponlanmış bazik ortamda H 2 S (hidrojen sülfür) veya (NH 4 ) 2 S (amonyum sülfür) ile sülfürleri ve hidroksitleri halinde çökerler. Bu özellikleri
Çözünürlük kuralları
Çözünürlük kuralları Bütün amonyum, bileşikleri suda çok çözünürler. Alkali metal (Grup IA) bileşikleri suda çok çözünürler. Klorür (Cl ), bromür (Br ) ve iyodür (I ) bileşikleri suda çok çözünürler, ancak
ATOMLAR ARASI BAĞLAR Doç. Dr. Ramazan YILMAZ
ATOMLAR ARASI BAĞLAR Doç. Dr. Ramazan YILMAZ Sakarya Üniversitesi, Teknoloji Fakültesi, Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü Esentepe Kampüsü, 54187, SAKARYA Atomlar Arası Bağlar 1 İyonik Bağ 2 Kovalent
Serüveni 3. ÜNİTE KİMYASAL TÜRLER ARASI ETKİLEŞİM GÜÇLÜ ETKİLEŞİM. o İYONİK BAĞ o KOVALENT BAĞ o METALİK BAĞ
Serüveni 3. ÜNİTE KİMYASAL TÜRLER ARASI ETKİLEŞİM GÜÇLÜ ETKİLEŞİM o İYONİK BAĞ o KOVALENT BAĞ o METALİK BAĞ KİMYASAL TÜR 1. İYONİK BAĞ - - Ametal.- Kök Kök Kök (+) ve (-) yüklü iyonların çekim kuvvetidir..halde
ATOMİK YAPI. Elektron Yükü=-1,60x10-19 C Proton Yükü=+1,60x10-19 C Nötron Yükü=0
ATOMİK YAPI Atom, birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal öğeyi oluşturan parçacıktır. Atom, elementlerin özelliklerini taşıyan en küçük yapı birimi olup çekirdekteki
Elçin GÜNEŞ, Ezgi AYDOĞAR
Elçin GÜNEŞ, Ezgi AYDOĞAR AMAÇ Çorlu katı atık depolama sahası sızıntı sularının ön arıtma alternatifi olarak koagülasyon-flokülasyon yöntemi ile arıtılabilirliğinin değerlendirilmesi Arıtma alternatifleri
Soygazların bileşik oluşturamamasının sebebi bütün orbitallerinin dolu olmasındandır.
KİMYASAL BAĞLAR Kimyasal bağ, moleküllerde atomları birarada tutan kuvvettir. Bir bağın oluşabilmesi için atomlar tek başına bulundukları zamankinden daha kararlı (az enerjiye sahip) olmalıdırlar. Genelleme
KİMYA II DERS NOTLARI
KİMYA II DERS NOTLARI Yrd. Doç. Dr. Atilla EVCİN Sulu Çözeltilerin Doğası Elektrolitler Metallerde elektronların hareketiyle elektrik yükü taşınır. Saf su Suda çözünmüş Oksijen gazı Çözeltideki moleküllerin
Bileşikteki atomların cinsini ve oranını belirten formüldür. Kaba formül ile bileşiğin molekül ağırlığı hesaplanamaz.
BİLEŞİKLER Birden fazla elementin belirli oranlarda kimyasal yollarla bir araya gelerek, kendi özelligini kaybedip oluşturdukları yeni saf maddeye bileşik denir. Bileşikteki atomların cins ve sayısını
ATOMİK YAPI. Elektron Yükü=-1,60x10-19 C Proton Yükü=+1,60x10-19 C Nötron Yükü=0
ATOMİK YAPI Elektron Yükü=-1,60x10-19 C Proton Yükü=+1,60x10-19 C Nötron Yükü=0 Elektron Kütlesi 9,11x10-31 kg Proton Kütlesi Nötron Kütlesi 1,67x10-27 kg Bir kimyasal elementin atom numarası (Z) çekirdeğindeki
Atomlar birleştiği zaman elektron dağılımındaki değişmelerin bir sonucu olarak kimyasal bağlar meydana gelir. Üç çeşit temel bağ vardır:
Atomlar birleştiği zaman elektron dağılımındaki değişmelerin bir sonucu olarak kimyasal bağlar meydana gelir. Üç çeşit temel bağ vardır: İyonik bağlar, elektronlar bir atomdan diğerine aktarıldığı zaman
KİMYA-IV. Yrd. Doç. Dr. Yakup Güneş
KİMYA-IV Yrd. Doç. Dr. Yakup Güneş Organik Kimyaya Giriş Kimyasal bileşikler, eski zamanlarda, elde edildikleri kaynaklara bağlı olarak Anorganik ve Organik olmak üzere, iki sınıf altında toplanmışlardır.
ALKALİNİTE. 1 ) Hidroksitler 2 ) Karbonatlar 3 ) Bikarbonatlar
ALKALİNİTE Bir suyun alkalinitesi, o suyun asitleri nötralize edebilme kapasitesi olarak tanımlanır. Doğal suların alkalinitesi, zayıf asitlerin tuzlarından ileri gelir. Bunların başında yer alan bikarbonatlar,
TOPRAK ALKALİ METALLER ve BİLEŞİKLERİ
Bölüm 4 TOPRAK ALKALİ METALLER ve BİLEŞİKLERİ Bu slaytlarda anlatılanlar sadece özet olup ayrıntılı bilgiler derste verilecektir. Be, Mg, Ca, Sr, Ba, Ra Magnezyum, kalsiyum, stronsiyum, baryum ve radyumdan
Tüm yaşayan organizmalar suya ihtiyaç duyarlar Çoğu hücre suyla çevrilidir ve hücrelerin yaklaşık %70 95 kadarı sudan oluşur. Yerküre içerdiği su ile
Su Kimyası Tüm yaşayan organizmalar suya ihtiyaç duyarlar Çoğu hücre suyla çevrilidir ve hücrelerin yaklaşık %70 95 kadarı sudan oluşur. Yerküre içerdiği su ile canlılık için gerekli ortamı sunar. Canlıların
KİM-118 TEMEL KİMYA Prof. Dr. Zeliha HAYVALI Ankara Üniversitesi Kimya Bölümü
KİM-118 TEMEL KİMYA Prof. Dr. Zeliha HAYVALI Ankara Üniversitesi Kimya Bölümü Bu slaytlarda anlatılanlar sadece özet olup ayrıntılı bilgiler ve örnek çözümleri derste verilecektir. BÖLÜM 13 Asitler ve
İÇİNDEKİLER 1.1. ATIKSU ARITMA TESİSLERİNİN PLANLAMA VE PROJELENDİRME ESASLARI
İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1. GİRİŞ 1.1. ATIKSU ARITMA TESİSLERİNİN PLANLAMA VE PROJELENDİRME ESASLARI 1.1.1. Genel 1.1.2. Atıksu Arıtma Tesislerinin Tasarım Süreci 1.1.3. Tasarım İçin Girdi (Başlangıç)
SABUN SENTEZİ (Yağların Hidrolizi veya Sabunlaştırılması)
SABUN SENTEZİ (Yağların Hidrolizi veya Sabunlaştırılması) Gerek hayvansal yağlar gerekse bitkisel (nebati) yağlar, yağ asitlerinin gliserin (gliserol) ile oluşturdukları oldukça kompleks esterlerdir. Bu
ELEKTROKİMYA II. www.kimyahocam.com
ELEKTROKİMYA II ELEKTROKİMYASAL PİLLER Kendiliğinden gerçekleşen redoks tepkimelerinde elektron alışverişinden yararlanılarak, kimyasal bağ enerjisi elektrik enerjisine dönüştürülebilir. Kimyasal enerjiyi,
TOPRAK OLUŞUMUNDA AŞINMA, AYRIŞMA VE BİRLEŞME OLAYLARI
TOPRAK OLUŞUMUNDA AŞINMA, AYRIŞMA VE BİRLEŞME OLAYLARI Toprak Bilgisi Dersi Prof. Dr. Günay Erpul [email protected] Toprak Oluşumunda Kimyasal Ayrıştırma Etmenleri Ana kayanın kimyasal bileşimini değiştirmek
BÖLÜM 2 ATOMİK YAPI İÇERİK. Atom yapısı. Bağ tipleri. Chapter 2-1
BÖLÜM 2 ATOMİK YAPI İÇERİK Atom yapısı Bağ tipleri 1 Atomların Yapıları Atomlar başlıca üç temel atom altı parçacıktan oluşur; Protonlar (+ yüklü) Nötronlar (yüksüz) Elektronlar (-yüklü) Basit bir atom
MADDENİN YAPISI VE ÖZELLİKLERİ ATOM
MADDENİN YAPISI VE ÖZELLİKLERİ ATOM ATOMUN YAPISI Elementlerin tüm özelliğini gösteren en küçük parçasına atom denir. Atomu oluşturan parçacıklar farklı yüklere sa-hiptir. Atomda bulunan yükler; negatif
EVDE KİMYA SABUN. Yağ asitlerinin Na ve ya K tuzuna sabun denir. Çok eski çağlardan beri kullanılan en önemli temizlik maddeleridir.
EVDE KİMYA SABUN Yağ asitlerinin Na ve ya K tuzuna sabun denir. Çok eski çağlardan beri kullanılan en önemli temizlik maddeleridir. CH 3(CH 2) 16 COONa: Sodyum stearat (Beyaz Sabun) CH 3(CH 2) 16 COOK:
Adsorpsiyon. Kimyasal Temel İşlemler
Adsorpsiyon Kimyasal Temel İşlemler Adsorpsiyon Adsorbsiyon, malzeme(lerin) derişiminin ara yüzeyde (katı yüzeyinde) yığın derişimine göre artışı şeklinde tanımlanabilir. Adsorpsiyon yüzeyde tutunma olarak
HAZIRLAYAN-SUNAN İSMAİL SÜRGEÇOĞLU DANIŞMAN:DOÇ. DR. HİLMİ NAMLI
HAZIRLAYAN-SUNAN İSMAİL SÜRGEÇOĞLU DANIŞMAN:DOÇ. DR. HİLMİ NAMLI DÜNYADA yılda 40.000 km³ tatlı su okyanuslardan karalara transfer olmaktadır. Bu suyun büyük bir kısmı taşkın vb. nedenlerle kaybolurken
Elementlerin büyük bir kısmı tabiatta saf hâlde bulunmaz. Çoğunlukla başka elementlerle bileşikler oluşturmuş şekilde bulunurlar.
Elementlerin büyük bir kısmı tabiatta saf hâlde bulunmaz. Çoğunlukla başka elementlerle bileşikler oluşturmuş şekilde bulunurlar. Elementlerin bileşik oluşturma istekleri onların kararlı yapıya ulaşma
TOPRAK TOPRAK TEKSTÜRÜ (BÜNYESİ)
TOPRAK Toprak esas itibarı ile uzun yılların ürünü olan, kayaların ve organik maddelerin türlü çaptaki ayrışma ürünlerinden meydana gelen, içinde geniş bir canlılar âlemini barındırarak bitkilere durak
5.111 Ders Özeti #22 22.1. (suda) + OH. (suda)
5.111 Ders Özeti #22 22.1 Asit/Baz Dengeleri Devamı (Bölümler 10 ve 11) Konular: Zayıf baz içeren dengeler, tuz çözeltilerinin ph sı ve tamponlar Çarşamba nın ders notlarından 2. Suda Baz NH 3 H 2 OH Bazın
ÇÖZELTILERDE DENGE. Asitler ve Bazlar
ÇÖZELTILERDE DENGE Asitler ve Bazlar Zayıf Asit ve Bazlar Değişik asitler için verilen ph değerlerinin farklılık gösterdiğini görürüz. Bir önceki konuda ph değerinin [H₃O + ] ile ilgili olduğunu gördük.
GENEL KİMYA. 4. Konu: Kimyasal türler, Kimyasal türler arasındaki etkileşimler, Kimyasal Bağlar
GENEL KİMYA 4. Konu: Kimyasal türler, Kimyasal türler arasındaki etkileşimler, Kimyasal Bağlar Kimyasal Türler Doğada bulunan bütün maddeler tanecikli yapıdadır. Maddenin özelliğini gösteren küçük yapı
İLK ANYONLAR , PO 4. Cl -, SO 4 , CO 3 , NO 3
İLK ANYONLAR Cl -, SO -, CO -, PO -, NO - İLK ANYONLAR Anyonlar negatif yüklü iyonlardır. Kalitatif analitik kimya analizlerine ilk anyonlar olarak adlandırılan Cl -, SO -, CO -, PO -, NO - analizi ile
5. ÇÖZÜNÜRLÜK DENGESİ
5. ÇÖZÜNÜRLÜK DENGESİ Birçok tuz suda çok az çözünür. Tuzların sudaki çözünürlüğünden faydalanarak çökelek oluşumu kontrol edilebilir ve çökme olayı karışımları ayırmak için kullanılabilir. Çözünürlük
ÇÖZÜNÜRLÜĞE ETKİ EDEN FAKTÖRLER
ÇÖZÜNÜRLÜĞE ETKİ EDEN FAKTÖRLER 1- SICAKLIK 2- ORTAK İYON ETKİSİ 3- ÇÖZÜCÜ ÇÖZÜNEN CİNSİ 4- BASINCIN ETKİSİ 1- SICAKLIK ETKİSİ Sıcaklık etkisi Le Chatelier prensibine bağlı olarak yorumlanır. ENDOTERMİK
GENEL KİMYA. 4. Konu: Kimyasal türler, Kimyasal türler arasındaki etkileşimler, Kimyasal Bağlar
GENEL KİMYA 4. Konu: Kimyasal türler, Kimyasal türler arasındaki etkileşimler, Kimyasal Bağlar Kimyasal Türler Doğada bulunan bütün maddeler tanecikli yapıdadır. Maddenin özelliğini gösteren küçük yapı
İYON TEPKİMELERİ. Prof. Dr. Mustafa DEMİR. (Kimyasal tepkimelerin eşitlenmesi) 03-İYON TEPKİMELERİ-KİMYASAL TEPKİMELERİN EŞİTLENMESİ 1 M.
İYN TEPKİMELERİ (Kimyasal tepkimelerin eşitlenmesi) Prof. Dr. Mustafa DEMİR 0İYN TEPKİMELERİKİMYASAL TEPKİMELERİN EŞİTLENMESİ 1 Bir kimyasal madde ısı, elektrik veya çözücü gibi çeşitli fiziksel veya kimyasal
Doğal Rb elementinin atom kütlesi 85,47 g/mol dür ve atom kütleleri 84,91 g/mol olan 86 Rb ile 86,92 olan 87
Doğal Rb elementinin atom kütlesi 85,47 g/mol dür ve atom kütleleri 84,91 g/mol olan 86 Rb ile 86,92 olan 87 Rb izotoplarından oluşmuştur. İzotopların doğada bulunma yüzdelerini hesaplayınız. Bir bileşik
ÇÖZELTİLERDE DENGE (Asit-Baz)
ÇÖZELTİLERDE DENGE (AsitBaz) SUYUN OTOİYONİZASYONU Saf suyun elektrik akımını iletmediği bilinir, ancak çok hassas ölçü aletleriyle yapılan deneyler sonucunda suyun çok zayıf da olsa iletken olduğu tespit
PERİYODİK CETVEL Mendeleev Henry Moseley Glenn Seaborg
PERİYODİK CETVEL Periyodik cetvel elementleri sınıflandırmak için hazırlanmıştır. İlkperiyodik cetvel Mendeleev tarafından yapılmıştır. Mendeleev elementleri artan kütle numaralarına göre sıralamış ve
Su ve çevrenin canlılar için uygunluğu
Su ve çevrenin canlılar için uygunluğu Su ve çevrenin canlılar için uygunluğu Yeryüzündeki yaşam su içinde ortaya çıkmış ve canlıların karalar üzerine yayılışından önceki 3 milyar yıl boyunca su içinde
ÇEV416 ENDÜSTRİYEL ATIKSULARIN ARITILMASI
ÇEV416 ENDÜSTRİYEL ATIKSULARIN ARITILMASI 10. Endüstriyel Çamur Arıtımı Yrd. Doç. Dr. Kadir GEDİK Giriş Sıvı atıkların arıtılmasındaki en önemli nokta askıda veya çözünmüş katıların giderimidir. Sıvıdan
HACETTEPE ÜNĐVERSĐTESĐ EĞĐTĐM FAKÜLTESĐ ÖĞRETĐM TEKNOLOJĐLERĐ VE MATERYAL GELĐŞTĐRME
HACETTEPE ÜNĐVERSĐTESĐ EĞĐTĐM FAKÜLTESĐ KĐMYA ÖĞRETMENLĐĞĐ ÖĞRETĐM TEKNOLOJĐLERĐ VE MATERYAL GELĐŞTĐRME 8. SINIF FEN VE TEKNOLOJĐ DERSĐ 3. ÜNĐTE: MADDENĐN YAPISI VE ÖZELLĐKLERĐ KONU: BAZLAR ÇALIŞMA YAPRAĞI
MEMM4043 metallerin yeniden kazanımı
metallerin yeniden kazanımı Endüstriyel Atık Sulardan Metal Geri Kazanım Yöntemleri 2016-2017 güz yy. Prof. Dr. Gökhan Orhan MF212 Atıksularda Ağır Metal Konsantrasyonu Mekanik Temizleme Kimyasal Temizleme
ÇEVRE MÜHENDĠSLĠĞĠ BÖLÜMÜ 0010020036 KODLU TEMEL ĠġLEMLER-1 LABORATUVAR DERSĠ DENEY FÖYÜ
DENEY NO: 5 HAVAANDIRMA ÇEVRE MÜHENDĠSĠĞĠ BÖÜMÜ Çevre Mühendisi atmosfer şartlarında suda çözünmüş oksijen ile yakından ilgilidir. Çözünmüş oksijen (Ç.O) su içinde çözünmüş halde bulunan oksijen konsantrasyonu
FARMASÖTİK TEKNOLOJİ I «ÇÖZELTİLER»
FARMASÖTİK TEKNOLOJİ I «ÇÖZELTİLER» Uygun bir çözücü içerisinde bir ya da birden fazla maddenin çözündüğü veya moleküler düzeyde disperse olduğu tektür (homojen: her tarafta aynı oranda çözünmüş veya dağılmış
MALZEME BİLGİSİ DERS 4 DR. FATİH AY.
MALZEME BİLGİSİ DERS 4 DR. FATİH AY www.fatihay.net [email protected] GEÇEN HAFTA TEMEL KAVRAMLAR ATOMLARDA ELEKTRONLAR PERİYODİK TABLO BÖLÜM II ATOM YAPISI VE ATOMLARARASı BAĞLAR BAĞ KUVVETLERİ VE ENERJİLERİ
ASİTLER- BAZLAR. Suyun kendi kendine iyonlaşmasına Suyun Otonizasyonu - Otoprotoliz adı verilir. Suda oluşan H + sadece protondur.
ASİTLER- BAZLAR SUYUN OTONİZASYONU: Suyun kendi kendine iyonlaşmasına Suyun Otonizasyonu - Otoprotoliz adı verilir. Suda oluşan H + sadece protondur. H 2 O (S) H + (suda) + OH - (Suda) H 2 O (S) + H +
ÇÖZÜNÜRLÜK (ORTAK İYON ETKİSİ ) (Çöktürme ile Ayırma)
ÇÖZÜNÜRLÜ (ORTA İYON ETİSİ ) (Çöktürme ile Ayırma) Prof. Dr. ustafa DEİR 08ORTA İYON ETİSİ07B ÇÖZÜNÜRLÜ ÇÖTÜRE İLE AYIRA 1 ORTA İYON ETİSİ 08ORTA İYON ETİSİ07B ÇÖZÜNÜRLÜ ÇÖTÜRE İLE AYIRA ORTA İYON ETİSİ
KİMYASAL BAĞLAR Kimyasal bağlar, Moleküllerde atomları birarada tutan
KİMYASAL BAĞLAR Kimyasal bağlar, Moleküllerde atomları birarada tutan kuvvettir. Atomlar birleştiği zaman elektron dağılımındaki değişmelerin bir sonucu olarak kimyasal bağlar meydana gelir. Atomun sembolünün
Bir maddenin başka bir madde içerisinde homojen olarak dağılmasına ÇÖZÜNME denir. Çözelti=Çözücü+Çözünen
ÇÖZÜCÜ VE ÇÖZÜNEN ETKİLEŞİMLERİ: Çözünme olayı ve Çözelti Oluşumu: Bir maddenin başka bir madde içerisinde homojen olarak dağılmasına ÇÖZÜNME denir. Çözelti=Çözücü+Çözünen Çözünme İyonik Çözünme Moleküler
Suda çözündüğünde hidrojen iyonu verebilen maddeler asit, hidroksil iyonu verebilenler baz olarak tanımlanmıştır.
7. ASİTLER VE BAZLAR Arrhenius AsitBaz Tanımı (1884) (Svante Arrhenius) Suda çözündüğünde hidrojen iyonu verebilen maddeler asit, hidroksil iyonu verebilenler baz olarak tanımlanmıştır. HCl H + + Cl NaOH
İKİ YADA DAHA FAZLA MADDENİN ÖZELLİKLERİNİ KAYBETMEDEN ÇEŞİTLİ ORANLARDA KARIŞMASI İLE OLUŞAN TOPLULUĞA KARIŞIM DENİR KARIŞIMLAR İKİ SINIFTA
İKİ YADA DAHA FAZLA MADDENİN ÖZELLİKLERİNİ KAYBETMEDEN ÇEŞİTLİ ORANLARDA KARIŞMASI İLE OLUŞAN TOPLULUĞA KARIŞIM DENİR KARIŞIMLAR İKİ SINIFTA İNCELENİR Her tarafında aynı özelliği gösteren, tek bir madde
İKİ YADA DAHA FAZLA MADDENİN ÖZELLİKLERİNİ KAYBETMEDEN ÇEŞİTLİ ORANLARDA KARIŞMASI İLE OLUŞAN TOPLULUĞA KARIŞIM DENİR KARIŞIMLAR İKİ SINIFTA İNCELENİR
KARIŞIMLAR İKİ YADA DAHA FAZLA MADDENİN ÖZELLİKLERİNİ KAYBETMEDEN ÇEŞİTLİ ORANLARDA KARIŞMASI İLE OLUŞAN TOPLULUĞA KARIŞIM DENİR KARIŞIMLAR İKİ SINIFTA İNCELENİR Her tarafında aynı özelliği gösteren, tek
2. GRUP KATYONLARI. As +3, As +5, Sb +3, Sb +5, Sn +2, Cu +2, Hg +2, Pb +2, Cd +2, Bi +3
2. GRUP KATYONLARI As +3, As +5, Sb +3, Sb +5, Sn +2, Cu +2, Hg +2, Pb +2, Cd +2, Bi +3 Bu grup katyonları 0.3M HCl li ortamda H 2 S ile sülfürleri şeklinde çökerler. Ortamın asit konsantrasyonunun 0.3M
Fiziksel özellikleri her yerde aynı olan (homojen) karışımlara çözelti denir. Bir çözeltiyi oluşturan her bir maddeye çözeltinin bileşenleri denir.
GENEL KİMYA 1 LABORATUARI ÇALIŞMA NOTLARI DENEY: 8 ÇÖZELTİLER Dr. Bahadır KESKİN, 2011 @ YTÜ Fiziksel özellikleri her yerde aynı olan (homojen) karışımlara çözelti denir. Bir çözeltiyi oluşturan her bir
CALLİSTER - SERAMİKLER
CALLİSTER - SERAMİKLER Atomik bağı ağırlıklı olarak iyonik olan seramik malzemeler için, kristal yapılarının atomların yerine elektrikle yüklü iyonlardan oluştuğu düşünülebilir. Metal iyonları veya katyonlar
Günümüzde bilinen 117 element olmasına rağmen (92 tanesi doğada bulunur) bu elementler farklı sayıda ve şekilde birleşerek ve etkileşerek farklı
Günümüzde bilinen 117 element olmasına rağmen (92 tanesi doğada bulunur) bu elementler farklı sayıda ve şekilde birleşerek ve etkileşerek farklı kimyasal özelliklere sahip milyonlarca yani madde yani bileşik
SU ARITMA TEKNOLOJİSİNDEKİ KOLLOİDLERİN KARARLILIK ESASLARI THE FUNDAMENTALS OF THE STABILITY OF COLLOIDS IN THE WATER TREATMENT TECHNOLOGY
135 SU ARITMA TEKNOLOJİSİNDEKİ KOLLOİDLERİN KARARLILIK ESASLARI THE FUNDAMENTALS OF THE STABILITY OF COLLOIDS IN THE WATER TREATMENT TECHNOLOGY Sami ŞAHİN 1 1İstanbul Teknik Üniversitesi, Kimya Bölümü,
Katılar. MÜHENDİSLİK KİMYASI DERS NOTLARI Yrd. Doç. Dr. Atilla EVCİN. Yrd. Doç. Dr. Atilla EVCİN Afyonkarahisar Kocatepe Üniversitesi 2006
Katılar Tüm maddeler, yeteri kadar soğutulduğunda katıları oluştururlar. MÜHENDİSLİK KİMYASI DERS NOTLARI Yrd. Doç. Dr. Atilla EVCİN Oluşan katıların doğası atom, iyon veya molekülleri birarada tutan kuvvetlere
Element atomlarının atom ve kütle numaraları element sembolleri üzerinde gösterilebilir. Element atom numarası sembolün sol alt köşesine yazılır.
Atom üç temel tanecikten oluşur. Bunlar proton, nötron ve elektrondur. Proton atomun çekirdeğinde bulunan pozitif yüklü taneciktir. Nötron atomun çekirdeğin bulunan yüksüz taneciktir. ise çekirdek etrafında
5.111 Ders Özeti #21 21.1
5.111 Ders Özeti #21 21.1 AsitBaz Dengesi Bölüm 10 Okunsun Konular: Asit ve Bazların Sınıflandırılması, Suyun Öziyonlaşması, ph Fonksiyonları, Asit ve Baz Kuvvetleri, Zayıf Asit İçeren Dengeler. Asit ve
GRAVİMETRİK ANALİZ. Prof. Dr. Mustafa DEMİR M-DEMİR(ADU) 17-GRAVİMETRİ-01 1
GRAVİMETRİK ANALİZ Prof. Dr. Mustafa DEMİR M-DEMİR(ADU) 17-GRAVİMETRİ-01 1 Gravimetrik analiz yöntemleri 1. Çöktürme yöntemleri Ag + Cl - AgCl Ba 2+ + SO 4 2- BaSO 4 Fe 3+ 3OH - Fe(OH) 3 2Fe(OH) 3 Fe 2
Bu birikintilerin giderilmesi için uygun kimyasallarla membranlar zaman içinde yıkanarak tekrar eski verimine ulaştırılırlar.
VIIPOL CKS MEMBRAN TEMİİZLEME PROSEDÜRÜ 1.Giriş : Ne kadar iyi bir ön arıtma yapılırsa yapılsın, çalışan bir ters ozmoz ( RO ) sisteminde zaman içinde hamsu içinde bulunan ve ön arıtmadan geçebilen kolloidler,
Serbest radikallerin etkileri ve oluşum mekanizmaları
Serbest radikallerin etkileri ve oluşum mekanizmaları Serbest radikallerin yapısında, çoğunlukla oksijen yer almaktadır. (reaktif oksijen türleri=ros) ROS oksijen içeren, küçük ve oldukça reaktif moleküllerdir.
Sulu Çözeltiler ve Kimyasal Denge
Sulu Çözeltiler ve Kimyasal Denge Sulu Çözeltiler Çözelti: iki veya daha fazla maddenin meydana getirdiği homojen karışımdır. çözücü, Kütlece fazla olan (veya çözme işlemini yapan) bileşene çözücü denir.
BİLEŞİKLER ve FORMÜLLERİ
BİLEŞİKLER ve FORMÜLLERİ Bileşikler ve Formülleri Bilinen yaklaşık 120 çeşit element vardır. Bu elementlerin yaklaşık % 90 ı tabiatta bulunur. Ancak bugün bilinen yaklaşık 30 milyon bileşik vardır. Buna
BİYOKİMYAYA GİRİŞ: ATOM, MOLEKÜL, ORGANİK BİLEŞİKLER
BİYOKİMYAYA GİRİŞ: ATOM, MOLEKÜL, ORGANİK BİLEŞİKLER Biyokimyanın tanımı yaşamın temel kimyası ile ilgilenen bilim dalı (Bios, Yunancada yaşam demektir.) canlı sistemin yapısını ve fonksiyonlarını kimyasal
OTEKOLOJİ TOPRAK FAKTÖRLERİ
OTEKOLOJİ TOPRAK FAKTÖRLERİ - Kayaların ayrışması + organik maddeler - Su ve hava içerir - Bitki ve hayvanlar barındırır - Mineral maddeler TOPRAKLARI OLUŞTURAN ANA MATERYAL TİPLERİ - Toprak tipi-ana materyalin
TECHNICAL DATASHEET. 1.) Öncelikle önerilen Antiscalantların Hedefleri: Proses fonksiyonunun korunması Ekipmanın korunması Isı transferinin korunması
1.) Öncelikle önerilen Antiscalantların Hedefleri: Proses fonksiyonunun korunması Ekipmanın korunması Isı transferinin korunması 2.) Değerli metal üretimin de scale(kışırlar) Kalsiyum karbonat Kalsiyum
5) Çözünürlük(Xg/100gsu)
1) I. Havanın sıvılaştırılması II. abrika bacasından çıkan SO 3 gazının H 2 O ile birleşmesi III. Na metalinin suda çözünmesi Yukardaki olaylardan hangilerinde kimyasal değişme gerçekleşir? 4) Kütle 1
ÖĞRENME ALANI : MADDE VE DEĞĐŞĐM ÜNĐTE 3 : MADDENĐN YAPISI VE ÖZELLĐKLERĐ
ÖĞRENME ALANI : MADDE VE DEĞĐŞĐM ÜNĐTE 3 : MADDENĐN YAPISI VE ÖZELLĐKLERĐ C- BĐLEŞĐKLER VE BĐLEŞĐK FORMÜLLERĐ (4 SAAT) 1- Bileşikler 2- Đyonik Yapılı Bileşik Formüllerinin Yazılması 3- Đyonlar ve Değerlikleri
MADDE NEDİR? Çevremize baktığımızda gördüğümüz her şey örneğin, dağlar, denizler, ağaçlar, bitkiler, hayvanlar ve hava birer maddedir.
MADDE NEDİR? Çevremize baktığımızda gördüğümüz her şey örneğin, dağlar, denizler, ağaçlar, bitkiler, hayvanlar ve hava birer maddedir. Her maddenin bir kütlesi vardır ve bu tartılarak bulunur. Ayrıca her
Nötr (yüksüz) bir için, çekirdekte kaç proton varsa çekirdeğin etrafındaki yörüngelerde de o kadar elektron dolaşır.
ATOM ve YAPISI Elementin özelliğini taşıyan en küçük parçasına denir. Atom Numarası Bir elementin unda bulunan proton sayısıdır. Protonlar (+) yüklü olduklarından pozitif yük sayısı ya da çekirdek yükü
GIDALARIN YÜZEY ÖZELLİKLERİ DERS-9
GIDALARIN YÜZEY ÖZELLİKLERİ DERS-9 KÖPÜK OLUŞUMU Köpük oluşumu Köpük, gazın dağılan faz, bir sıvının ise sürekli faz olduğu bir kolloidal dispersiyondur. Dispersiyon ortamı genellikle bir sıvıdır. Ancak,
ÇEV416 ENDÜSTRİYEL ATIKSULARIN ARITILMASI
ÇEV416 ENDÜSTRİYEL ATIKSULARIN ARITILMASI 9.Çözünmüş İnorganik ve Organik Katıların Giderimi Yrd. Doç. Dr. Kadir GEDİK İnorganiklerin Giderimi Çözünmüş maddelerin çapları
5.111 Ders Özeti #12. Konular: I. Oktet kuralından sapmalar
5.111 Ders Özeti #12 Bugün için okuma: Bölüm 2.9 (3. Baskıda 2.10), Bölüm 2.10 (3. Baskıda 2.11), Bölüm 2.11 (3. Baskıda 2.12), Bölüm 2.3 (3. Baskıda 2.1), Bölüm 2.12 (3. Baskıda 2.13). Ders #13 için okuma:
PERİYODİK CETVEL-ÖSS DE ÇIKMIŞ SORULAR
PERİODİK CETVEL-ÖSS DE ÇIKMIŞ SORULAR 1. Bir elementin periyodik cetveldeki yeri aşağıdakilerden hangisi ile belirlenir? A) Atom ağırlığı B) Değerliği C) Atom numarası D) Kimyasal özellikleri E) Fiziksel
ATOMLAR ARASI BAĞLAR
MALZEME 2. HAFTA 1 ATOMSAL BAĞ ATOMLAR ARASI BAĞLAR Atomlar, atomlar arası bağ kuvvetleri ile bir araya gelirler. Malzemenin en küçük yapı taşı olan atomları bağ kuvvetleri bir arada tutar. Atomsal bağların
Kimyasal Fiziksel Arıtma Organik Kontamine. Hakan Ünsal
Kimyasal Fiziksel Arıtma Organik Kontamine Hakan Ünsal Kimyasal Fiziksel Arıtma Genel tanımlama İstenmeyen bileşiklerin zararsız bileşiklere dönüştürülmesi veya daha sonraki arıtma işlemleri için uygun
VÜCUT SIVILARI. Yrd.Doç.Dr. Önder AYTEKİN. Copyright 2004 Pearson Education, Inc., publishing as Benjamin Cummings
VÜCUT SIVILARI Yrd.Doç.Dr. Önder AYTEKİN Su Dengesi Vücudumuzun önemli bir bölümü sudan oluşur ve su dengesi vücudun en önemli sorunlarından birisidir. Günlük olarak alınan ve vücuttan atılan su miktarı
Element ve Bileşikler
Element ve Bileşikler Aynı cins atomlardan oluşan, fiziksel ya da kimyasal yollarla kendinden daha basit ve farklı maddelere ayrılamayan saf maddelere element denir. Bir elementi oluşturan bütün atomların
CANLILARIN KİMYASAL İÇERİĞİ
CANLILARIN KİMYASAL İÇERİĞİ Prof. Dr. Bektaş TEPE Canlıların Savunma Amaçlı Kimyasal Üretimi 2 Bu ünite ile; Canlılık öğretisinde kullanılan kimyasal kavramlar Hiyerarşi düzeyi Hiyerarşiden sorumlu atom
