ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
|
|
|
- Ufuk Yakin
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZİ Burak ANTMEN İNŞAAT SEKTÖRÜNDE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ BAĞLAMINDA ŞANTİYE ŞEFLERİNİN GÖREV VE SORUMLULUKLARI İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI ADANA,
2 ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ İNŞAAT SEKTÖRÜNDE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ BAĞLAMINDA ŞANTİYE ŞEFLERİNİN GÖREV VE SORUMLULUKLARI Burak ANTMEN YÜKSEK LİSANS TEZİ İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI Bu Tez / / 2013 tarihinde aşağıdaki jüri üyeleri tarafından oybirliği / oyçokluğu ile kabul edilmiştir Prof. Dr. Emel ORAL Prof. Dr. M. Emin ÖCAL Doç. Dr. Seren GÜVEN DANIŞMAN ÜYE ÜYE Bu Tez Enstitümüz İnşaat Mühendisliği Anabilim Dalında hazırlanmıştır. Kod No: Prof. Dr. Mustafa GÖK Enstitü Müdürü Not: Bu tezde kullanılan özgün ve başka kaynaktan yapılan bildirişlerin, çizelge ve fotoğrafların kaynak gösterilmeden kullanımı, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunundaki hükümlere tabidir. 2
3 ÖZ YÜKSEK LİSANS TEZİ İNŞAAT SEKTÖRÜNDE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ BAĞLAMINDA ŞANTİYE ŞEFLERİNİN GÖREV VE SORUMLULUKLARI Burak ANTMEN ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI Danışman Jüri :Prof. Dr. Emel ORAL Yıl: 2013, Sayfa: 133 :Prof. Dr. Emel ORAL :Prof. Dr. M. Emin ÖCAL :Doç. Dr. Seren GÜVEN Bu çalışmada, şantiye şefliğinin iş sağlığı ve güvenliği konusunda mevzuata göre incelenmesi yapılmış; şantiye şeflerinin konuya ne kadar hakim oldukları ölçülmeye çalışılmıştır. Bunlar yapılırken anket hazırlanmış, bu anketle şantiye şeflerinin iş sağlığı ve güvenliği hakkındaki görüşleri alınmıştır. Ayrıca konuyla ilgili Yargıtay kararları toplanıp şantiye şeflerinin mevzuat önündeki durumları değerlendirilmiştir. Anahtar kelimeler: İş Sağlığı ve Güvenliği, Şantiye Şefi, İş Kazası ve Meslek Hastalığı, Yüklenici Vekili, Mevzuat I
4 ABSTRACT MSc THESIS DUTIES AND RESPONSIBILITIES OF SITE MANAGERS WITHIN THE CONTEXT OF HEALTH AND SAFETY APPLICATIONS IN CONSTRUCTION INDUSTRY Burak ANTMEN ÇUKUROVA UNIVERSITY INSTITUTE OF NATURAL AND APPLIED SCIENCES DEPARTMENT OF CONSTRUCTIONAL ENGINEERING Supervisor Jury :Prof. Dr. Emel ORAL Year: 2013, Pages: 133 :Prof. Dr. Emel ORAL :Prof. Dr. M. Emin ÖCAL :Assoc. Prof. Dr. Seren GÜVEN This study focuses on site manager s health and safety responsibilities according to related legislations. The knowledge level of site managers about the subject are also measured through a questionnaire survey. Related court decisions are also evaluated. Keywords: Health and Safety, Construction Manager, Industrial Accident and Occupational Disease, Surrogate of Contractor, Legislation II
5 TEŞEKKÜR Çalışmalarım boyunca değerli yardım ve katkılarıyla beni yönlendiren danışman hocam Prof. Dr. Emel ORAL a, yine kıymetli tecrübelerinden faydalandığım hocam Prof. Dr. M. Emin ÖCAL a teşekkürü borç bilirim. Ayrıca tüm eğitim hayatım boyunca desteklerini benden esirgemeyen ve bana sonsuz güvenen AİLEME çok teşekkür ederim. III
6 İÇİNDEKİLER SAYFA ÖZ... I ABSTRACT... II TEŞEKKÜR... III İÇİNDEKİLER... IV ŞEKİLLER DİZİNİ... VIII 1. GİRİŞ İş Sağlığı ve Güvenliği Tarihçe Osmanlı Dönemi Cumhuriyet Dönemi Konuyla İlgili Mevcut Kanun ve Yönetmelikler Sayılı İş Kanunu Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Sayılı Türk Borçlar Kanunu Sayılı Yapı Denetim Hakkında Kanun ve Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu İş Kazası ve Meslek Hastalıkları İş Kazası İş Kazasının Tanımı, Unsurları ve Kapsamı İş Kazası Sayılma Hal ve Durumları İş Kazası Bildirimi ve Bildirim Süresi İş Kazasının Geç Bildirilmesi veya Bildirimin Yanlış Yapılması Meslek Hastalığı Kapsam ve Tanım Meslek Hastalığının Tespiti Meslek Hastalığının Bildirimi ve Bildirim Süresi IV
7 Meslek Hastalığının Geç Bildirilmesi veya Bildirilmemesi Kanun ve Yönetmeliklerde Şantiye Şefliği Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği Yapı Müteahhitlerinin Kayıtları İle Şantiye Şefleri ve Yetki Belgeli Ustalar Hakkında Yönetmelik İmar Kanunu Sayılı Türk Borçlar Kanunu Sayılı İş Kanunu Yapım İşleri Genel Şartnamesi Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Sayılı Türk Ceza Kanunu ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR MATERYAL VE METOD Amaç ve Yöntem Anket Çalışması Yargıtay Kararları Anket Verilerinin Analizi Araştırmanın Sınırlılıkları BULGULAR VE TARTIŞMA Anket Sonuçları Katılımcıların Profili Katılımcıların Sorumluluk Alanları Katılımcıların İş Sağlığı ve Güvenliği Yaklaşımları Şantiyede Güvenlik Önlemleri Katılımcıların İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Önerileri Yargıtay Kararları SONUÇLAR VE ÖNERİLER KAYNAKLAR ÖZGEÇMİŞ EKLER EK 1: İş Kanunu (Madde 77-89) V
8 EK 2: İşçi Sağlığı Ve İş Güvenliği Tüzüğü (Madde 1) EK 3: Yapı İşlerinde İşçi Sağlığı ve Güvenliği Tüzüğü (Madde 2) EK 4: Maden ve Taş Ocakları İşletmelerinde ve Tünel Yapımında Alınacak İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Önlemlerine İlişkin Tüzük (Madde 1) EK 5: Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu (Madde 1) EK 6: Türk Borçlar Kanunu (Madde 49-76) EK 7: 4708 Sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun (Madde 2-3) EK 8: Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği (Madde 5,14,23) EK 9: İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu (Madde 6,7,8) EK 10: İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu (Madde 9,31,33,34,35,36, Geçici Madde 4,5,6,7,8, Madde 38) EK 11: Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Genelgesi EK 12: İşyeri Kaza ve Meslek Hastalığı Bildirim Formu EK 13: İnşaat Teknikeri ve Öğretmenlerinin Şantiye Şefliği Yapamayacağına Dair Danıştay Kararı EK 14: Yapı Müteahhitlerinin Kayıtları İle Şantiye Şefleri ve Yetki Belgeli Ustalar Hakkında Yönetmelik (Madde 10) EK 15: İmar Kanunu İle Bayındırlık ve İskan Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun EK 16: İmar Kanunu (Madde 28) EK 17: Türk Borçlar Kanunu (Eser Sözleşmeleri) EK 18: İş Kanunu (Madde 2) EK 19: Kamu İhale Kanunu (Madde 53) EK 20: Yapım İşleri Genel Şartnamesi (Madde 19,25,35,40,41,42,48,50) EK 21: Anket Örneği VI
9 VII
10 ŞEKİLLER DİZİNİ SAYFA Şekil 1.1. Yıllara Göre Gerçekleşen İş Kazalarının Sayısı... 1 Şekil 1.2. Yıllara Göre Gerçekleşen İş Kazalarında Meydana Gelen Ölüm Sayısı... 2 Şekil 4.1. Güvenlik Önlemlerinin Yeterliliği Şekil 4.2. İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi Şekil 4.3. Mevzuatı Takip Etme Sıklığı Şekil 4.4. Şantiyede Güvenlik Önlemleri Alınırken Göz Önünde Tutulan Etkenler Şekil 4.5. Güvenlik Önlemleri Alınırken İşçiyi İkna Yöntemi Şekil 4.6. Şantiyelerde Karşılaşılan Problemler (İş Kazaları) Şekil 4.7. Şantiyelerde Meydana Gelen Kazaların Sebepleri Şekil 4.8. Güvenlik Önlemlerinin Toplam İnşaat Maliyetine Oranı VIII
11 IX
12 1. GİRİŞ Burak ANTMEN 1. GİRİŞ İş kazaları ve meslek hastalıkları birçok işçinin hastalanmasına, yaralanmasına, sakat kalmasına ve hatta hayatlarını kaybetmesine yol açmaktadır. Bu tip olaylar özellikle de inşaat sektöründe daha fazla yaşanmaktadır. Bunun en önemli sebebi inşaat sektörünün kendine özgü çalışma koşulları olmasındandır. İnşaat sektörünün diğer sektörlerden farklı olmasının başlıca nedeni her projenin birbirinden farklı olması ve bu yüzden her projede değişik çalışma koşullarıyla ve farklı risklerle karşı karşıya kalınmasıdır. Sosyal Güvenlik Kurumu yıllık istatistiklerine bakıldığında iş kazalarının yaşandığı sektörler; madencilik, metal sanayi, nakliyat ve inşaat olarak ön plana çıkmaktadır. Ölümcül iş kazalarına bakıldığında ise inşaat sektörü ilk sırada yer almaktadır yılından itibaren iş kazası istatistiklerine bakıldığında aşağıdaki tablo ortaya çıkmaktadır. Şekil 1.1. Yıllara Göre Gerçekleşen İş Kazalarının Sayısı Şekil 1.1. de görülmektedir ki inşaat sektörü gerçekleşen iş kazalarının yaklaşık olarak %10 unun oluşturmaktadır. 1
13 1. GİRİŞ Burak ANTMEN Şekil 1.2. Yıllara Göre Gerçekleşen İş Kazalarında Meydana Gelen Ölüm Sayısı Şekil 1.2. de, gerçekleşen iş kazalarından ölümcül olanların büyük kısmının (2010 yılında %33 civarı) inşaat sektöründe gerçekleştiği görülmektedir yılı öncesi SGK istatistiklerine bakıldığında da bu yüzde %27-34 arasındadır. Başka bir deyişle yıllara göre oranlarda farklılaşmalar olsa bile genel olarak iş kazası sonucu ölenlerden 3 te 1 i inşaat sektöründe çalışmaktadır. Bu yüksek oranın en önemli sebebi inşaat sektörünün proje bazlı üretime dayanması ve her projenin kendine özgü çalışma koşulları olmasıdır. Her projede yapımı üstlenen müteahhit ve müteahhit adına işleri yürüten şantiye şefi farklı risklerle karşı karşıya kalmaktadırlar. İlgili mevzuat iş sağlığı ve güvenliği konusunda her ikisini de sorumlu tutmaktadır. Bu tezin amacı da şantiye şeflerinin iş sağlığı ve güvenliği konusunda kendi sorumluluklarını çerçeveleyen mevzuatı ne miktarda takip ettiklerini belirlemek ve yasal uygulamaları derlemektir. Bu konuda tespit yapmak amacıyla anket çalışması, yasal uygulamaları derlemek amacıyla da Yargıtay kararlarının toplanması gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda tez içerisinde, iş sağlığı ve güvenliği, iş kazaları ve meslek hastalıkları ve şantiye şefliği hakkında bilgiler verilmiş; anket sonuçları ve derlenen Yargıtay kararlarıyla şantiye şeflerinin mevzuata bakışı ile sorumluluklarına dikkat çekilmeye çalışılmıştır. 2
14 1. GİRİŞ Burak ANTMEN 1.1. İş Sağlığı ve Güvenliği Tarihçe İş Sağlığı ve Güvenliği ülkemizde son dönemlerde ön plana çıkmış olsa da ilk adımları uzun yıllar önce atılmıştır. Bu adımlar Osmanlı dönemine kadar uzanmaktadır. Bu gelişimden bahsedilecek olursa: Osmanlı Dönemi Osmanlı İmparatorluğu nda, Sanayi Devrimi nin koşullarının oluşmaması devrimin yaşanmamasına sebep olmuştur. İmparatorluğun tarım, hayvancılık, ticaret, el ve ev sanatlarına dayalı ekonomik yapısında XIX. yüzyıl ortalarına dek önemli bir değişme de olmamıştır. Sanayi Devrimi ni yaşamış ve sanayileşme yönünde belirli bir yol almış Batı Avrupa ülkelerin etkisi ve denetimi altında ülkemizdeki ilk sanayileşme hareketleri, XIX. yüzyılın ikinci yarısında başlar. Bu nedenle, daha önceki dönemlerde günümüzdeki anlamı ile bir işçi kesiminin varlığından söz edilemez. (ERKUL, İ. ve KARACA, N. G. (2000). Uygulamalı Sosyal Politika Dersleri, Türk İş Hukuku, 1475 Sayılı İş Kanunu ve Uygulaması. Eskişehir, s ) Osmanlı döneminde konuya ilişkin önemli gelişmeler; 1865 yılında Ereğli kömür havzalarında çalışan işçilere yönelik olarak çıkarılan Dilaver Paşa Nizamnamesi ve yine aynı işkoluna yönelik olarak 1869 yılında çıkarılan Maadin (Maden) Nizamnamesi dir. Bu yasalarla işçi statüsünde çalışanların iş ilişkileri ve yaşamında korunmaları hedeflenmiştir. (ÇETİNDAĞ, Ş. İş Sağlığı ve Güvenliği nin Tarihsel Gelişimi ve Mevzuattaki Güncel Durum) 1877 yılında ise, Osmanlı İmparatorluğu nun ilk medeni kanunu olan Mecelle yürürlüğe girmiştir. Mecelle de işçi ile işveren arasındaki iş ilişkilerini, sözleşme (akit) serbestisi ilkesine dayalı olarak liberal bir yaklaşımla irdeleyen hükümlere de yer verilmiştir. 3
15 1. GİRİŞ Burak ANTMEN XX. yüzyıl başlarında ise, II. Meşrutiyet ortamı içinde işçiler, dernekler çatısı altında kendi mesleki örgütlerini kurmaya ve özellikle İmparatorluğun içinde bulunduğu ağır ekonomik koşullar nedeniyle ödenemeyen ücretlerini alabilmek için topluca işi bırakma eylemlerine yönelmişlerdir. Geçerliliğini XX. yüzyıl ortalarına dek sürdürecek Tatil-i Eşgal Kanunu, giderek çoğalan işçi eylemlerini yasaklamak üzere 1909 yılında yürürlüğe konulmuştur. (ÖKÇÜN, A. G. (1982). Ta til-i Eşgal Kanunu, 1909, Bilgiler-Yorumlar. Ankara: Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi yayınları) Cumhuriyet Dönemi Bu döneme bakıldığında 1921 yılında 151 sayılı Ereğli Havza-i Fahmiye Maden Amelesinin Hukukuna müteallik Kanun kömür işçilerinin çalışma şartları ile ilgili ve İş Güvenliği ve İşçi Sağlığı ile ilgili ilk yasadır yılında 394 sayılı Hafta Tatili Kanunu ve 1935 yılında çıkan Milli Bayramlar ve Genel Tatil Günleri hakkındaki yasa çalışanların daha verimli olabilmeleri için gerekli olan tatilleri getirmişlerdir yılında 818 sayılı Borçlar Kanunu, iş kazası ve meslek hastalıkları ile ilgili hukuki hükümler getirmiş, bu yasa son haline 2011 yılında çıkarılan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu olarak getirilmiştir yılında çıkan Belediyeler Yasası, aynı yıl çıkan 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ve 1937 yılında çıkarılan 3008 sayılı İş Kanunu denetim konusunda hükümler içermektedir yılında çıkarılan 4792 sayılı İşçi Sigortaları Kurumu Yasası, iş güvenliği ve İşçi Sağlığı konusunda önemli bir gelişme olmuş fakat konuyla ilgili en büyük aşama 1946 yılında Çalışma Bakanlığı nın kurulması ile sağlanmıştır sayılı İş Kanunu, 1967 yılında 931 sayılı yasayla yürürlükten kaldırılmış, bunun yerine ise 1971 tarihinde 1475 sayılı İş Kanunu getirilmiştir. Bu yasa uzun bir süre yürürlükte kalmış ve bu yasaya dayanarak birçok tüzük ve yönetmelik de çıkarılmıştır. Son olarak 2003 tarihinde 4857 sayılı İş Kanunu 4
16 1. GİRİŞ Burak ANTMEN yürürlüğe girmiştir. (Gürbüz Yılmaz, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliğinin Tarihi Gelişimi) 4857 sayılı İş Kanunu nda İş Sağlığı ve Güvenliği ile ilgili bölüm, 5. Bölüm de maddeleri arasında yer almaktadır. Bu maddelerde konu detaylı bir şekilde verilmiş ve daha sonra konu ile ilgili çıkacak olan yönetmeliklerin hazırlayıcısı olmuştur. Konuyla ilgili çıkan son kanun 30/06/2012 tarih ve sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunudur. Bu kanunun tamamen yürürlüğe girmesi 2 yıllık bir süreç içerisinde tamamlanacaktır Konuyla İlgili Mevcut Kanun ve Yönetmelikler İş Sağlığı ve Güvenliği ile ilgili mevcut uygulamaları direkt veya dolaylı olarak çerçeveleyen çeşitli kanun, ilgili yönetmelik ve tüzükler aşağıda özetlenmiştir Sayılı İş Kanunu İş Kanunu nun, iş sağlığı ve güvenliği konusunu direkt ele aldığı maddeleri arasında bulunan maddelerdir. (Ek 1) Ayrıca bu maddeleri açıklayıcı yönetmelikler çıkartılmıştır. İlgili yönetmelikler şu şekilde sıralanabilir: Çizelge Sayılı İş Kanunu ile İlgili Yönetmelikler Yönetmelik R.G. Tarihi R.G. Sayısı İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği İşyeri Sağlık Birimleri ve İşyeri Hekimlerinin Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında (Değ ) (Değ Yapı İşlerinde Sağlık ve Güvenlik Yönetmeliği Titreşim Yönetmeliği
17 1. GİRİŞ Burak ANTMEN Gürültü Yönetmeliği Ekranlı Araçlarla Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik Güvenlik ve Sağlık İşaretleri Yönetmeliği Asbestle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik (Değ ) (Değ ) Patlayıcı Ortamların Tehlikelerinden Çalışanların Korunması Hakkında Yönetmelik Kanserojen ve Mutajen Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik İş Güvenliği ile Görevli Mühendis veya Teknik Elemanların Görev, Yetki ve Sorumlulukları ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik (Değ ) (Değ ) (Değ ) (Değ ) (Değ ) (Değ ) (Değ ) (Değ ) Kişisel Koruyucu Donanım Yönetmeliği İşyeri Bina ve Eklentilerinde Alınacak Sağlık ve Güvenlik Önlemlerine İlişkin Yönetmelik İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği Kişisel Koruyucu Donanımların İşyerlerinde Kullanılması Hakkında Yönetmelik
18 1. GİRİŞ Burak ANTMEN Elle Taşıma İşleri Yönetmeliği Yeraltı ve Yerüstü Maden İşletmelerinde Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği İşyerlerinde İşin Durdurulmasına veya İşyerlerinin Kapatılmasına Dair Yönetmelik Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik Biyolojik Etkenlere Maruziyet Risklerinin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik Ağır ve Tehlikeli İşler Yönetmeliği (Değ ) (Değ ) Gebe veya Emziren Kadınların Çalıştırılma Şartlarıyla Emzirme Odaları ve Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Yönetmelik Kişisel Koruyucu Donanım Yönetmeliği İşyeri Sağlık Ve Güvenlik Birimleri İle Ortak Sağlık Ve Güvenlik Birimleri Hakkında Yönetmelik İş Güvenliği Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk Ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik İş Sağlığı Ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği İş Kanunu na bağlı çıkan, iş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili tüzükler de mevcuttur. Bu tüzükler sıralanacak olursa: 7
19 1. GİRİŞ Burak ANTMEN a) İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü 1475 sayılı İş Kanunu kapsamına giren işyerlerinde, işçilere ait yatıp kalkma yerlerinde ve diğer müştemilatında bulunması gereken sağlık şartlarının ve işyerlerinde kullanılan alet, edevat, makinalar ve hammaddeler yüzünden, çıkabilecek hastalıklara engel olacak tedbir ve araçların, işyerlerinde iş kazalarını önlemek üzere bulundurulması gerekli araçların ve alınacak güvenlik tedbirlerinin neler olduğu bu Tüzükte belirtilmiştir. (İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü, Madde 1, Ek 2) b) Yapı İşlerinde İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü İş Kanunu kapsamına giren yapı işlerinde, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünde öngörülenlerden başka alınacak sağlık ve güvenlik tedbirleri bu Tüzükte belirtilmiştir. (Yapı İşlerinde İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü, Madde 1, Ek 3 ) Bu Tüzükte geçen "yapı işleri" deyimi, maden ocakları hariç olmak üzere, yerüstü veya yeraltında, su üstü veya su altında yapılan bina, set, baraj, yol, demiryolu, havai hat, tünel, metro, köprü, çelik yapı ve montajı, iskele, liman, gemi inşaatı, dalgakıran, kanalizasyon, lağım, kuyu, kanal, duvar ve benzeri inşaat, tamirat, tadilat ve yıkım işlerini; toprak kazı, yarma ve doldurma işlerini; elektrik, sıhhi tesisat ve kalorifer tesisatı işlerini; dülgerlik, marangozluk, sıva, badana ve boya işlerini; bu işlerde kullanılan sabit ve hareketli makina ve tesislerin kullanılmasını kapsar. (Yapı İşlerinde İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü, Madde 2, Ek 3) c) Maden ve Taş Ocağı İşletmelerinde ve Tünel Yapımında Alınacak İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü Doğada element, bileşik veya karışım halinde bulunan maddelerin araştırılması, işletmeye hazırlanması, işletilmesi, çıkarılması ve zenginleştirilmesinde 8
20 1. GİRİŞ Burak ANTMEN çalışan işyerlerinde, taş ocaklarında ve tünel yapımında, işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatında genel olarak öngörülenler yanında alınması gerekli sağlık ve güvenlik önlemleri bu Tüzükte gösterilmiştir. (Maden ve Taş Ocağı İşletmelerinde ve Tünel Yapımında Alınacak İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü, Madde 1-Kapsam, Ek 4) Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Sosyal Sigortalar ile Genel Sağlık Sigortası bakımından kişileri güvence altına almak; bu sigortalardan yararlanacak kişileri ve sağlanacak hakları, bu haklardan yararlanma şartları ile finansman ve karşılanma yöntemlerini belirlemek; sosyal sigortaların ve genel sağlık sigortasının işleyişi ile ilgili usûl ve esasları düzenlemek (5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, Madde 1-Amaç, Ek 5) amacıyla 31/5/2006 tarihinde oluşturulan Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu dolaylı olarak da olsa iş sağlığı ve güvenliği konusuyla bağlantılı maddeler içermektedir. Bu maddelerde; iş kazası veya meslek hastalıkları meydana gelmesi durumunda çalışan ve işverenlerin sorumlulukları kanunun tanımında da bahsedildiği gibi, kişilerin güvence altına alınması, sigortalardan ne durumda, hangi şartlarda yararlanılacağı, kişilere sağlanacak finansal haklar, finansal haklardan yararlanma şartları ve karşılanma yöntemleri açıklanmaktadır Sayılı Türk Borçlar Kanunu Türk Borçlar Kanunu nda İş Sağlığı Güvenliği yle ilgili direkt ve dolaylı olarak maddeler bulunmaktadır. İkinci ayrımda Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri başlığı altında geçen maddelerde (Madde 49 Madde 76, Ek 6) genel tanım olarak kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür denilmiştir. İlgili maddeler başlıklar altında toparlanacak olunursa da başkasına zarar verildiğinde işletme veya yapı malikinin; 9
21 1. GİRİŞ Burak ANTMEN zararın kusuru ve ispatı sonucundaki sorumlulukları, kusur sonucunda oluşan tazminat, zamanaşımı, yargılama süreci açıklanmıştır Sayılı Yapı Denetim Hakkında Kanun ve Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği 13/07/2001 tarih ve sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4708 sayılı Yapı Denetim Hakkında Kanun, iş sağlığı ve güvenliği açısından uyarılar içermektedir (Madde 2-3, Ek 7). Ayrıca 05/02/2008 tarih ve sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği nde de İş Sağlığı Güvenliği yle ilgili açıklamalar bulunmaktadır (Madde , Ek 8). Kanun ve yönetmelik konu açısından değerlendirilecek olursa; İş yerlerinde iş güvenliği ve işçi sağlığı konusunda yapı denetimlerin sorumluluğu, Yapı denetimde görevli teknik elemanların sağlık kurallarına aykırı veya kusurlu işler bulunması halinde sorumluluğu açıklanmıştır Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu 30/06/2012 tarih ve sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu konuyla ilgili en net tanımlar ve en kesin açıklamaları içerir. Kanunun maddeleri değişik tarihlerde yürürlüğe girecektir. Bu durum; a) 6, 7 ve 8 inci maddeleri (Ek 9); 10
22 1. GİRİŞ Burak ANTMEN 1) Kamu kurumları ile 50 den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için yayımı tarihinden itibaren iki yıl sonra, 2) 50 den az çalışanı olan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için yayımı tarihinden itibaren bir yıl sonra, 3) Diğer işyerleri için yayımı tarihinden itibaren altı ay sonra, b) 9, 31, 33, 34, 35, 36 ve 38 inci maddeleri ile geçici 4, geçici 5, geçici 6, geçici 7 ve geçici 8 inci maddeleri (Ek 10) yayımı tarihinde, c) Diğer maddeleri yayımı tarihinden itibaren altı ay sonra, yürürlüğe girer. Şeklinde açıklanmıştır. Yayım tarihinde yürürlüğe girecek maddelerde; Tehlike sınıfının belirlenmesi, Belgelendirme, ihtar ve iptaller, 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 3146 sayılı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun da konuyla ilgili değiştirilen ve eklenen maddeler, İş güvenliği uzmanı görevlendirme yükümlülüğü, Mevcut sertifika ve belgeler ile ihtar puanları, İşyeri hekimliği yapan kurum tabiplerine yapılan ücret ödemeleri açıklanmıştır sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği ne bağlı olarak tarih ve sayılı Resmi Gazete ile 3 adet yönetmelik çıkmıştır. Bu yönetmelikler; İş güvenliği uzmanlarının görev, yetki, sorumluluk ve eğitimleri hakkında yönetmelik, İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri yönetmeliği, İş sağlığı ve güvenliği risk değerlendirmesi yönetmeliği, olarak kamuya duyurulmuştur İş Kazası ve Meslek Hastalıkları 11
23 1. GİRİŞ Burak ANTMEN İş Kazası İş kazası, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile ilgili tarihli Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü, Kısa Vadeli Sigortalar Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan genelgede (Ek 11) tanımlanmıştır. Genelgede iş kazası; tanımı, unsurları ve kapsamı, iş kazası sayılma hal ve durumları, iş kazası bildirimi ve bildirim süresi, iş kazasının geç bildirilmesi veya bildirimin yanlış yapılması, şeklinde bölümlerle detaylandırılmıştır. Genelgeden yararlanılarak iş kazası aşağıdaki şekilde açıklanabilir İş Kazasının Tanımı, Unsurları ve Kapsamı İş kazası, Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında sayılan hal ve durumları sonucunda meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özre uğratan olay olarak tanımlanmıştır. Meydana gelen olayın iş kazası sayılabilmesi için; kazayı geçiren kişinin sigortalı olması, kazanın meydana gelmesi, kaza ile sonuç arasında uygun bir neden sonuç ilişkisinin bulunması, kaza sonucu kişinin bedence veya ruhça özre uğraması ve bu unsurların bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir. 12
24 1. GİRİŞ Burak ANTMEN Ancak iş kazası işin yürütümü sırasında meydana gelen olayı ifade etmekte ise de, yapılan işle ilgisi olmayan hal ve durumlarda meydana gelen olayları da kapsamaktadır İş Kazası Sayılma Hal ve Durumları Meydana gelen bir olayın iş kazası sayılabilmesi için önceden belirtilen durumların oluşması gerekmektedir. Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrası ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği nin 37 nci maddesinde belirtilen işlemler doğrultusunda iş kazası sayılma halleri genelgede açıklanmıştır. Buna göre iş kazası sayılma halleri; işyerinde bulunduğu sırada, yürütülmekte olan iş nedeniyle, işveren tarafından görev ile başka bir yere gönderilmesi durumunda, emziren kadın sigortalının çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda, işverence sağlanan taşıtla işin yapıldığı yere gidiş ve gelişi sırasında, gibi farklı şekillerde açıklanmıştır. (Ek 11, İş Kazası Sayılma Hal Ve Durumları) İş Kazası Bildirimi ve Bildirim Süresi İş kazasının bildirimi ve süresi Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği 38 inci maddesinde düzenlenmiştir. işveren kontrolünde bulunan bir yerde iş kazası meydana gelmesi halinde, işverenler tarafından kazanın olduğu yerdeki yetkili kolluk kuvvetlerine derhal, Sosyal Güvenlik Kurumu na kazadan sonraki üç iş günü içinde, 13
25 1. GİRİŞ Burak ANTMEN işverenin kontrolü dışındaki yerlerde iş kazası meydana gelmesi halinde ise iş kazasının öğrenildiği tarihten itibaren üç iş günü içinde bildirilmesi gerekmektedir. Yukarıda sayılanlar dışında, köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar iş kazası geçirmeleri halinde; kazanın meydana geldiği tarihten itibaren bir aylık süreyi geçmemek ve geçirilen kazadan dolayı ortaya çıkan rahatsızlığın hekim raporu ile belgelenmesi şartıyla, bildirim yapmaya engel olmadığı günden sonra kendisi tarafından üç iş günü içinde bildirilmesi gerekmektedir. Bildirim süreleri işgünü olarak belirlendiğinden cumartesi pazar ile ulusal bayram ve genel tatil günleri hesaba katılmayarak, bu günlere denk gelen günleri takip eden günden itibaren üç günün hesabına devam edilmesi gerekmektedir. Mücbir sebebe bağlı olarak süresinde bildirim yapamayan Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (a) ve (b) bendi kapsamındaki sigortalıların, mücbir sebebi belgelemeleri şartıyla, mücbir sebebin ortadan kalktığı tarihten sonraki üç iş günü içinde Sosyal Güvenlik Kurumu na iş kazasını bildirmeleri gerekmektedir. Bildirim, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu nun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılar için işverenlerince, (b) bendi kapsamındaki sigortalılar için kendilerince Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği ekinde yer alan iş kazası ve meslek hastalığı bildirim formu (Ek 12) ile yapılması gerekmektedir. Bildirge e-sigorta ile Sosyal Güvenlik Kurumu na bildirilebileceği gibi doğrudan ya da posta yoluyla da ilgili üniteye gönderilebilir. Adi posta ile yapılan bildirimlerde Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına intikal tarihi, taahhütlü, iadeli taahhütlü veya acele posta ile yapılan bildirimlerde postaya veriliş tarihi esas alınır. İşveren veya sigortalı tarafından iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi yerine bildirgede bulunan bilgileri içeren ve onaylarını taşıyan yazılarla bildirimde bulunması halinde kabul edilir. Bildirimler Kurumun işyerinin bağlı bulunduğu Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü / Sosyal Güvenlik Merkezlerine yapılması gerekmektedir. Ancak 14
26 1. GİRİŞ Burak ANTMEN Kurumun başka bir müdürlüğüne yapılan bildirimler bağlı bulunduğu müdürlüğe yapılmış gibi kabul edilecektir. Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü / Sosyal Güvenlik Merkezleri kendilerine yapılan bildirimleri kayıtlarına geçirdikten sonra, işyerinin bağlı olduğu Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü / Sosyal Güvenlik Merkezlerine, kendilerine bildirim yapılan tarihi belirterek gönderilir. (Ek 11, İş Kazası Bildirimi ve Bildirim Süresi) İş Kazasının Geç Bildirilmesi veya Bildirimin Yanlış Yapılması Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü, Kısa Vadeli Sigortalar Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan genelgede başlık 3 madde halinde açıklanmıştır. Bu maddeler incelenecek olursa; Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalıların iş kazası geçirmeleri halinde, yukarıda açıklanan sürelerde işverence bildirim yapılmaması durumunda, bildirimin Kuruma yapıldığı tarihe kadar sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği Kurumca işverenden tahsil edilmesi için gerekli işlemler yapılacaktır, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı olanların iş kazası geçirmeleri ve süresinde bildirilmemesi hâlinde, bildirim tarihine kadar geçen süre için geçici iş göremezlik ödeneği kendilerine ödenmeyecektir, Bildirim tarihinden sonraki sürelere ait geçici iş göremezlik ödeneği 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılara ödenecektir, şeklindedir. (Ek 11, İş Kazasının Geç Bildirilmesi Veya Bildirimin Yanlış Yapılması) Meslek Hastalığı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile ilgili tarihli Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, Sosyal Sigortalar Genel 15
27 1. GİRİŞ Burak ANTMEN Müdürlüğü, Kısa Vadeli Sigortalar Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan genelgede (Ek 11) meslek hastalıklardan da bahsedilmiştir. Genelgede meslek hastalığı; kapsam ve tanım, meslek hastalığının tespiti, meslek hastalığının bildirimi ve bildirim süresi, meslek hastalığının geç bildirilmesi veya bildirilmemesi, şeklinde detaylandırılmıştır. açıklanabilir. Buna göre meslek hastalığı, genelgeden yararlanılarak aşağıdaki gibi Kapsam ve Tanım Meslek hastalığı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu nun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal özürlülük halleri, olarak tanımlanmıştır. Madde metninin tetkikinden de anlaşılacağı üzere, meslek hastalığı işin niteliğine göre tekrarlanan bir sebeple meydana gelen veya işin yürütüm şartları yüzünden uğranılan hastalık, bedensel veya ruhsal hastalık halleridir. Meydana gelen bir olayın meslek hastalığı sayılabilmesi için; sigortalı olunması, hastalık veya sakatlığın, yürütülen işin sonucu olarak ortaya çıkması, sigortalının bedence veya ruhça bir zarara uğraması, hastalığın tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde yer alması ve belirtilen süre içinde meydana çıkması, 16
28 1. GİRİŞ Burak ANTMEN hastalığın hekim raporu ile tespit edilmesi unsurlarının bir arada gerçekleşmesi, gerekmektedir. İş kazası mesleki nitelikte bulunmayan olayları da kapsamasına karşılık, meslek hastalığı tamamen yürütülen işle ilgili olayları kapsamaktadır. İş kazası ani bir hareket sonucu gerçekleşirken, meslek hastalığı zamanla oluşmaktadır. (Meslek hastalığı sayılan durumlarla ilgili detaylı bilgi Ek 11 te verilmiştir.) Meslek Hastalığının Tespiti Meslek hastalığının tespiti konusu 3 ayrı durum için incelenebilir. Bu durumlar incelenecek olunursa: a) Sigortalının çalıştığı işten dolayı meslek hastalığına tutulduğu durum: Bu durum kendi içinde 2 ye ayrılır. a.1) Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucuları tarafından usulüne uygun olarak düzenlenen sağlık kurulu raporu ve bu raporun dayanağı diğer tıbbi belgelerin, a.2) Kurum tarafından gerekli görülmesi hallerinde işyerindeki çalışma şartlarını be buna bağlı tıbbi sonuçları ortaya koyan denetim raporları ve gerekli diğer belgelerin, Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulunca incelenmesiyle meslek hastalığı olup olmadığı tespit edilir. b) Meslek hastalığının sigortalın işten ayrıldıktan sonra meydana çıkması ve sigortalının çalıştığı işte kaynaklanması durumu: Bu durumda sigortalının hastalıklarına ait hekim raporu ve diğer tıbbi belgelerle doğrudan Sosyal Güvenlik Kurumu na müracaat etmesi gerekmektedir. Hastalığın üzerinden, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği nde belirtilen süreden daha uzun bir sürenin geçmemiş olması şartı aranır. Hastalığın üzerinden, yönetmelikte belirtilen süreden fazla bir süre geçmiş olması halinde, Sosyal Güvenlik Kurumu veya Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu nun onayı ile hastalığın, meslek hastalığı sayılması da mümkündür. 17
29 1. GİRİŞ Burak ANTMEN c) Köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışılması durumu: (a) ve (b) bölümlerinde anlatılan durumların dışında, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu nun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların tespit edilen meslek hastalığı, tespit tarihinde yürüttüğü faaliyetten kaynaklanıp kaynaklanmadığı araştırılarak, gerekli bilgilerin toplanmasıyla Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurulur. Çıkabilecek anlaşmazlıkların çözümü için ise Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna müracaat edilmesi mümkündür Meslek Hastalığının Bildirimi ve Bildirim Süresi Meslek hastalığının bildirilme ve Kuruma bildirimin verilme süresi Kanunun 14 üncü maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde sayılan sigortalılar ile Kanunun 5 inci maddesinin (a), (b), (c), ve (e) bendinde sayılan sigortalıların meslek hastalığına yakalanmaları halinde, işverenleri tarafından bu durumun öğrenildiği günden başlayarak üç iş günü içinde, Kanunun 5 inci maddesinin (g) bendinde sayılan sigortalının meslek hastalığına yakalanmaları halinde işvereni tarafından bu durumun öğrenildiği günden başlayarak üç iş günü içinde, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların ise kendisi tarafından, meslek hastalığına tutulduğunun öğrendiği günden başlayarak üç iş günü içinde, Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü / Sosyal Güvenlik Merkezlerine bildirim yapılmalıdır. Bildirim, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılar için işverenlerince, (b) bendi kapsamındaki sigortalılar için kendilerince Yönetmelik Ek-7 de yer alan iş kazası ve meslek hastalığı bildirim formu (Ek 12) ile yapılmalıdır. İş kazası bölümünde iş kazası ve meslek hastalığı 18
30 1. GİRİŞ Burak ANTMEN bildirim formu nun Kuruma verilme usulü, iş günü ve mücbir sebepler için açıklanan hususlar meslek hastalığı için de geçerli olacaktır. Meslek hastalığının yazıyla bildirilmesinde işveren veya sigortalıların imzalarının bulunması, sigortalının, sicil numarası, adı ve soyadı, doğum tarihi, işyerinde yaptığı iş ve mahiyeti, işyerinin adresi, işverenin adı, soyadı, unvanı, şirket merkezi ve ikametgah adres bilgilerinin bulunması gerekmektedir Meslek Hastalığının Geç Bildirilmesi veya Bildirilmemesi Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü, Kısa Vadeli Sigortalar Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan genelgede başlık aşağıdaki şekilde açıklanmıştır. Kanunun 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında meslek hastalığı bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen veya yazılı olarak bildirilen hususları kasten eksik ya da yanlış bildiren işverene veya Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıya, Kurumca meslek hastalığı için yapılmış bulunan masraflar ile ödenmiş ise geçici iş göremezlik ödenekleri rücu edilecektir. Kuruma yapılan meslek hastalığı bildirimlerinde, meslek hastalığının süresi içinde bildirilip bildirilmediği tespit edilmelidir. Süresi içinde bildirilmeyen meslek hastalıklarında Kuruma bildirildiği tarihten önce yapılan masraflar ile ödenen geçici iş göremezlik ödenekleri işverenden veya sigortalıdan istenecek, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıya ödenmemiş ise verilmeyecektir. Ancak, Kurumun haberdar olduğu tarihten itibaren yapılmış masraflar ile geçici iş göremezlik ödenekleri Kurumca karşılanacaktır Kanun ve Yönetmeliklerde Şantiye Şefliği İnşa faaliyetinde görev ve sorumluluk üstlenen kuruluş veya kişilere müteahhit denilmektedir. Müteahhitlerin işlerini yürüten, organize eden, 19
31 1. GİRİŞ Burak ANTMEN koordinasyonu sağlayan ve kontrol eden kişilere de şantiye şefi denmektedir. Başka bir deyişle müteahhitten sonra gelen ikinci kişi şantiye şefidir. Şantiye şefi, kimi zaman inşaatın fen ve teknik kurallarını, projesine uygun olarak yürütülmesini sağlamakla görevli bir denetçi gibi görev üstlenmekte, kimi zaman personelle ilgili tüm iş ve işlemleri işveren gibi yürütmekle yükümlü olmakta, kimi zaman da doğrudan inşa faaliyetinde görev almaktadır. Yapılan iptal üzerine yönetmelik hükmü değiştirilmiş olup, şantiye şefi, Konusuna ve niteliğine göre yapım işlerini müteahhidi adına yöneterek uygulayan, mühendis veya mimar diplomasına sahip teknik personel halini almıştır. Şantiye şefliği bazı kanun ve yönetmeliklerde şu şekilde geçmektedir: Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği Şantiye şefi kavramını tanımlayan ilk düzenleme tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanan Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği dir. Yönetmeliğin 3.maddesinin 1.fıkrasının (i) bendinde şantiye şefi kavramı Şantiye şefi: Konusuna ve niteliğine göre yapım işlerini yapı müteahhidi adına yöneterek uygulayan, mühendis, mimar, teknik öğretmen veya tekniker diplomasına sahip teknik personel olarak tanımlanmıştır. Ancak Türk Mimarlar ve Mühendis Odaları Birliği tarafından şantiye şefi kavramının içeriği ile ilgili dava açılmış; dava neticesinde Danıştay 6. Dairesinin tarih, 2008/3365 E, 2011/161 K. sayılı ilamıyla (Ek 13) ancak mimarlar ve mühendislerin şantiye şefi olabileceği düşüncesiyle yönetmelik hükmünün iptaline karar verilmiştir. Bu karar üzerine şantiye şefliği tanımı tarih ve sayılı Resmi Gazete ile değiştirilmiştir. Şantiye şefinin sadece mimar ve/veya mühendis olması şartı koşulan yönetmelikte (Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği), şantiye şefi kavramının tanımı dışında; şantiye şefinin sorumlulukları, yapı denetim kontrol elemanlarıyla birlikte yapacakları çalışmalar, şantiye şefinin hazırlaması gereken evraklardan detaylı bir biçimde bahsedilmiştir. 20
32 1. GİRİŞ Burak ANTMEN Yapı Müteahhitlerinin Kayıtları İle Şantiye Şefleri Ve Yetki Belgeli Ustalar Hakkında Yönetmelik Şantiye şefliğini açıklayan bir başka kaynak da tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanan Yapı Müteahhitlerinin Kayıtları İle Şantiye Şefleri Ve Yetki Belgeli Ustalar Hakkında Yönetmeliktir. Amacı; plan, fen, sanat, sağlık, çevre şartlarına ve standartlara uygun yapı inşa edilmesine yönelik yapım faaliyet ve süreçlerinin takibini sağlamak üzere, yapı müteahhitlerine yetki belgesi numarası verilmesine, kayıtlarının tutulmasına, mimar veya mühendis unvanlı şantiye şefi çalıştırılması mecburi yapılara, yapım işlerinde görev alan şantiye şeflerine ve yetki belgeli usta çalıştırılmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemek olan yönetmelik tarihinde yürürlüğe girmiştir. Şantiye şeflerinin tüm görev, yetki ve sorumluluklarını açıklayan yönetmelik bu açıklamaları 10. maddede (Ek 14) detaylandırmıştır. Yönetmeliğin 10. maddesinin 15. fıkrasında; şantiye şefi olarak görev yapan teknik personelin, 4857 sayılı İş Kanununun 81 inci maddesi kapsamında yer alan inşaat ve tesisat işlerinde, şantiye şeflerinin iş güvenliği uzmanlığı belgesine haiz olması zorunluluğundan da bahsedilmiştir İmar Kanunu tarih ve sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5940 sayılı İmar Kanunu İle Bayındırlık Ve İskan Bakanlığının Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (Ek 15) ile, İmar Kanunu nun 28. Maddesinde (Ek 16), mevzuatın uygulanmasında görev alan meslek mensupları olan harita, plan, etüt ve proje müelliflerini ve şantiye şeflerini de kapsayacak şekilde Müelliflik, fenni mesuliyet, yapı müteahhitliği ve siciller olarak değiştirilmiş, harita, plan ve proje müelliflerinin, yapı müteahhitlerinin şantiye şeflerinin denetime yönelik fenni mesuliyet üstlenen mimar ve mühendislerin 21
33 1. GİRİŞ Burak ANTMEN sorumlulukları, alınan yargı kararları da dikkate alınarak daha açık, belirgin ve genişletilerek yeniden düzenlenmiştir Sayılı Türk Borçlar Kanunu tarih ve sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu nun Eser Sözleşmeleri adı altında geçen yedinci bölümünde (Ek 17) işverenin ve yüklenicinin borçları ve sorumluluklarından bahsedilmiştir Sayılı İş Kanunu tarih ve sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4857 sayılı İş Kanunu nda; işveren adına hareket eden ve işin, işyerinin ve işletmenin yönetiminde görev alan kimselere işveren vekili denir (4857 sayılı İş Kanunu Madde 2-Tanımlar, Ek 18) şeklinde bir tanımlama yapılmıştır. İnşa faaliyetini müteahhit adına yürüten şantiye şefi, görev üstlendiği şantiye açısından işveren vekili konumundadır. Genel olarak işveren ve vekilleri ile ilgili sorumluluklardan bahseden İş Kanunu nda, 105. Maddede iş sağlığı ve güvenliği konusuna da değinilmiştir. Ayrıca bu Kanunda işveren için öngörülen her çeşit sorumluluk ve zorunluluklar işveren vekilleri hakkında da uygulanır, denmektedir Yapım İşleri Genel Şartnamesi 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 53 üncü maddesinin (b) fıkrasının ikinci bendine (Ek 19) dayanılarak hazırlanmış olan bu Genel Şartnamenin amacı, iş sahibi idareler tarafından 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununa göre sözleşmeye bağlanan her türlü yapım işinin yürütülmesinde uygulanacak genel esasları tespit etmektir sayılı Kamu İhale Kanununa tabi idareler tarafından bu Kanun hükümlerine göre ihalesi yapılan ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununa 22
34 1. GİRİŞ Burak ANTMEN göre anahtar teslimi götürü bedel veya birim fiyat sözleşmeye bağlanan yapım işlerini kapsayan Yapım İşleri Genel Şartnamesi ne göre düzenlenen sözleşmelerde taraf olan gerçek kişilerden bir tanesi yüklenici vekili olarak geçmektedir. Yüklenici vekili şartnamede; sözleşme konusu işle ilgili olarak yükleniciyi temsil eden, o iş için yükleniciden noterce düzenlenmiş bir vekaletname ile tam yetki almış ve idarece kabul edilmiş olan gerçek kişi olarak tanımlanmaktadır. Bu tanıma bakacak olursak yüklenici vekili olarak şantiye şefi düşünülebilir. Dolayısıyla şartnamede yer alan maddeler (Madde 19,25,35,40,41,42,48,50, Ek 20) şantiye şefini doğrudan ilgilendirmektedir. Yapım İşleri Genel Şartnamesi ne göre Şantiye Şefi; işin teslimi, işin yürütülmesi, şantiyede meydana gelebilecek kazalar, hakedişler, kabul işlemleri gibi konularda sorumlu olan taraf niteliğindedir Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Kanunun 3. maddesinin 2. fıkrasında İşveren adına hareket eden, işin ve işyerinin yönetiminde görev alan işveren vekilleri, bu Kanunun uygulanması bakımından işveren sayılır. şeklinde bir açıklama yapılmıştır. Bahse konu olan vekilden şantiye şefi anlaşılmaktadır. Şantiye şefi kanunun tamamından sorumludur. Kanunla ilgili bilgi bir önceki bölümde verilmiştir Sayılı Türk Ceza Kanunu 23
35 1. GİRİŞ Burak ANTMEN 12/10/2004 tarih ve sayılı Resmi gazetede yayınlanan Türk Ceza Kanunu nda İmar kirliliğine neden olma başlığı altında Şantiye Şeflerini ilgilendiren 184 numaralı madde bu konu altında değerlendirilebilir. İmar kirliliğine neden olma; MADDE (1) Yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Yapı ruhsatiyesi olmadan başlatılan inşaatlar dolayısıyla kurulan şantiyelere elektrik, su veya telefon bağlantısı yapılmasına müsaade eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır. (3) Yapı kullanma izni alınmamış binalarda herhangi bir sınai faaliyetin icrasına müsaade eden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (4) Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tâbi yerlerde uygulanır. (5) Kişinin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar plânına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde, bir ve ikinci fıkra hükümleri gereğince kamu davası açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkum olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar. 24
36 2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Burak ANTMEN 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR İnşaat sektöründe İş Sağlığı ve Güvenliği konusunun şantiye şefleri açısından değerlendirilmesi ile ilgili önceden yapılmış bir çalışma mevcut değildir. Ancak direkt olarak şantiye şeflerini baz almasa da iş sağlığı ve güvenliğini inşaat sektöründe değerlendiren bir çok tez ve bildiri bulunmaktadır. Konuyla ilgili önceden yapılacak çalışmalar incelenecek olursa: Baradan (2006); işçi sağlığı ve iş güvenliğinin ülkemizdeki durumuyla gelişmiş ülkelerdeki durumunu inşaat sektörü için kıyaslamayı amaçlamıştır. Yapılan araştırmalar sonucunda konunun üzerine son zamanlarda çok gidildiği ve gelişmiş ülkelerin seviyesine gelme adına önemli adımlar atıldığı görülmüştür. Akkaş (2006); ülkemizdeki yapı üretiminde işçi sağlığı ve iş güvenliği çalışmalarını toplu konut sektörü için incelenmeyi hedeflemiştir. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği konusunda ülkemizde eksiklikler olduğu, bu eksikliklerin en önemli sebebinin bilgi yetersizliği olduğu, giderilmesi için eğitimlerin düzenlenmesi gerektiği ve eğitimin başarılı sonuçlar doğurduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca; işe alımlarda İSİG konusunda bilinçli personelin istihdam edilmesi ve denetimlerin konuya vakıf personel tarafından yapılmasının önemli olduğu vurgulanmıştır. Yakar (2007); yapmış olduğu tez çalışmasında çimento sektöründe çalışanların işçi sağlığı ve iş güvenliği açısından yaşadıkları risk faktörlerini incelemiştir. İSİG uygulamalarının doğru sonuçlar verdiğine ve OHSAS standardına uyulmasının oldukça etkili olabileceğine ulaşılmıştır. Bu uygulamaların da titiz denetim ve düzgün eğitimle elde edilebileceği vurgulanmıştır. Kozak (2007); tez çalışmasında OHSAS sistemini ele alarak inşaat sektöründe bir işletmede uygulama örneğini incelemiştir. İncelemede iş güvenliği çalışmalarını etkileyen en önemli faktörün bu konu için ayrılan finansal ödeneğin miktarı olduğu belirtilmiş, büyük bir gider olarak görülmemesi gerektiği, kaza sonucu oluşan maliyetin en aza indirildiği belirtilmiştir. 25
37 2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Burak ANTMEN İş sağlığı ve güvenliği kavramının yönetim sisteminin bir parçası olması gerektiği, işletmede çalışanların sağlığını, dolayısıyla verimliliği ve üretimi de arttıran bir faktör olduğuna değinilmiştir. Tüm bu nedenlerle riskleri analiz etmek, kontrol altına almak üzere sistematik, sürekliliği sağlanmış bir Yönetim Programı uygulanması gerektiğinden bahsedilmiştir. İri (2007); tez çalışmasında Kozak (2007) gibi OHSAS sistemini ele almış ve bu sistemin bir inşaat firmasında uygulanmasını incelemiştir. Ülkemizde iş kazlarının maddi ve manevi olarak büyük kayıplara yol açtığı, koruyucuların kullanılması ve tedbirlerin alınmasının bu kayıpları en aza indirebileceği, bunun için de yeterli bir fonun ayrılması gerektiği belirtilmiştir. Ayrılacak olan fonun sadece ekipman almak için değil, eğitim için kullanılması gerektiğine değinilmiştir, çünkü yapılan araştırmalarda işçilerin eğitim seviyesinin düşüklüğü ve İSİG konusunda gerekli bilinçte olmamaları gözlemlenmiştir. Firmada bulunan yöneticilerin de İSİG konusunda bilinçli olması, sistematik çalışması gerektiği vurgulanmıştır. Belirtilenler uygulandığı takdirde bunların üretim verimliliğine de yansıyacağı düşünülürse, maddi ve manevi olarak firmanın daha iyi bir konumda olacağı sonucuna ulaşılmıştır. Demircan (2008); yapmış olduğu tez çalışmasında, inşaat sektöründe işçi sağlığı ve güvenliğinin ekonomik ve toplumsal boyutlarını incelemiştir. İncelemeler yapılırken inşaat sektöründe belirli yıllar arasında gerçekleşen iş kazaları ve iş mahkemelerine sunulan bilirkişi raporlarından yararlanılmıştır. Çalışma ile Türkiye de işçi sağlığı ve güvenliğinin gelişimine katkı sunulması amaçlanmıştır. Çalışmada ülkemizin iş kazası ortalamalarıyla dünyadaki iş kazaları ortalamaları inşaat sektörüne göre karşılaştırmalarından ve bu kazaların nasıl meydana geldiğinden de bahsedilmiştir. Çalışma esnasında yapılan araştırmalarda; kapitalist sistemin iş koşullarında, bilim ve teknoloji ile gelen yeniliklerin işçinin değil, işverenin lehine kullanılmakta olduğu, dolayısıyla da kazaların ölümcül olma oranlarının artmakta olduğu anlaşılmıştır. 26
38 2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Burak ANTMEN İSİG uygulamalarının hem maliyeti hem de verimi düzenleyeceği konusunda görüş belirtilmiştir. Örgütlü bir işçi sınıfı, güçlü bir siyasi özne, toplumsallaşmış sendikal yapıların işçi sağlığı ve güvenliğinin hayata geçirilmesinin temel yapı taşları arasında yer aldığı vurgulanmıştır. Canpolat (2008); projelendirme ve şantiye yerleşim projesinin oluşturulması aşamasında hazırlanacak iş sağlığı ve güvenliği planı ile ilgili bir öneri, adı altında yapmış olduğu tez çalışmasında iş sağlığı ve güvenliği konusunun önemini vurgulamış olup hazırladığı Sağlık ve Güvenlik Planı nda (SGP) önerisini sunmuştur. Özel (2009); yapmış olduğu yüksek lisans tezi çalışmasında, işverenin iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin cezai sorumluluğu adı altında, işverenin iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin kamu hukukundan doğan yükümlülüklerini ve Türk Ceza Kanunu açısından sorumluluğunu değerlendirmiştir. Gelişen teknolojinin iş kazalarını doğurduğunu vurgulayan Özel, işveren ve işçilere verilen eğitimlerin ve işyeri örgütlenmesinin bu kazaların azaltılması konusunda önemli olduğunu belirtmiştir. İşverenler tarafından alınan önlemlerin süreklilik teşkil etmesi gerektiği, işverenlerin üst denetimlerinin de devlet tarafından yapıldığı taktirde sonuca ulaşılabileceğinden bahsedilmiştir. Ayrıca Türk Ceza Kanunu nun ilgili maddelerinin gerekli ve yeterli caydırıcılıkta olmasının da önemli olduğu vurgulanmıştır. Yılmaz (2009); İstanbul kent içi ulaştırma şantiyelerinde şehir şantiyeciliği bağlamında İSG ve ÇYS (Çevre Yönetim Sistemi) uygulamalarının durumu adı altında, daha özel bir şekilde konuyu ele almış ve buna göre yüklenicilerin davranışlarını incelemiştir. Yılmaz, rekabetin ön planda tutulduğu inşaat sektöründe güvenliğe ayrılan maliyetten kaçıldığını vurgulayarak gerekli önlemlerin alınmadığına değinmiştir. Eğitimin çok önemli bir yere sahip olduğunu belirtip çalışmaları sonucu çeşitli öneriler sunmuştur. 27
39 2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Burak ANTMEN Durmaz (2009); yapmış olduğu doktora tezinde, yapı işlerinde iş sağlığı ve güvenliğimevzuatı ve yeni gelişmeleri incelemiştir. Çalışmada iş sağlığı ve güvenliği konusu ülkemiz ve dünyada incelenmiş, konuyla ilgili devlete bağlı kuruluşların çalışmalarına değinilmiştir. Tez sonunda; yasama-yürütme konusunda düzenleme yapılması, firmaların finansal yönleri ve sendikalaşması, her firmada bağımsız bir güvenlik mühendisinin çalışmasının sağlanması ve meslek odalarının bu konuda etik açıdan denetleyen konumda olması gerektiği gibi öneriler getirilmiştir. Karadağ (2010); Türk inşaat sektörünün iş güvenliği açısından risk analizini incelediği tezinde, yılları arasında meydana gelen iş kazası istatistiklerinin incelenmesi, kazaların sıklığı ve şiddeti göz önüne alınarak risk analizi yapılması ve inşaat sektörünün diğer sektörlerle karşılaştırılması amaçlanmıştır. Karadağ, tezin sonunda, iş sağlığı ve güvenliği konusunda yapılan araştırmaların artırılması gerektiği, konuya ilişkin sertifikalı personel çalıştırma zorunluluğu, devletin denetim mekanizmalarını daha tanımlı hale getirmesi gerektiği, iş güvenliği kültürünün yerleştirilmesi ve eğitimin daha da yaygınlaşması gerektiği şeklinde öneriler sunmuştur. İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü nün 2006 yılında yayımlamış olduğu Küçük Şantiyelerde İş Sağlığı ve Güvenliği konulu çalışmada; iş kazalarının önemli bir bölümünün inşaat sektöründe gerçekleştiği, kazaların önlenmesi için işin her aşamasının titizlikle değerlendirilmesi gerektiği, işveren ve/veya proje sorumlusunun detaylı risk değerlendirmesi yapması gerektiği, risk değerlendirmesi yapılırken çalışanlardan mutlaka görüş alınması gerektiği, önleyici faaliyetlere yönelik kontrol listesi oluşturulması gerektiği vurgulanmıştır. 28
40 2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Burak ANTMEN Müngen (2011), hazırlamış olduğu makalede İnşaat İşverenlerinin ve Teknik Elemanların İş Güvenliği Konusundaki Sorumlulukları ve Yaptırımlar konusunu işlemiş, iş kazası ve kaza kavramı, iş kazasının hukuk sistemimizdeki tanımı, işveren vekili ve alt işveren kavramı ve sorumlulukları, hukuki sonuçlar, tazminat davaları, cezai sonuçlar, ceza davaları konularına değinmiş ve bu çalışmalara göre öneriler getirerek çalışmayı sonlandırmıştır. TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası tarafından düzenlenen İşçi Sağlığı ve Güvenliği Sempozyumu nda (21-23 Ekim 2011, Çanakkale) yayınlanan Bildiriler Kitabı nda, iş sağlığı ve güvenliği konusunda ülkenin durumu, mevzuatın değerlendirilmesi, kaza analizleri ve değerlendirilmesi, inşaat sektöründe iş güvenliğine ilişkin yeni arayışlar ve çalışmalar, inşaatlarda iş güvenliği risk değerlendirilmesi ve tehlike analizi, iş sağlığı ve güvenliği üzerinde şantiye ölçeğinde çalışmalar gibi konular işlenmiş ve bu konularda öneriler sunulmuştur. Tan (2009) tarafından, Yargıtay Kararlarına Göre İşyerlerinde Meydana Gelen İş Kazaları adı altında hazırlanan makalede, iş kazalarını araştırıp, bu kazalar sonunda doğan hukuki ve cezai yaptırımları irdelemiştir. Ayrıca Tan, Yargıtay kararlarını incelerken bu kararları yorumlamıştır. Pekduraner (2010), İş Kazası İşverenin Sorumluluğu başlığı altında yayınlamış olduğu makalede, iş kazasını kısaca açıklamış ve sigortalının iş kazası sebebiyle sahip olduğu haklardan bahsetmiştir. 29
41 2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Burak ANTMEN TMMOB Makine Mühendisleri Odası tarafından 2005 yılında İş Kazalarından Doğan Sorumluluklar başlığıyla yayınlanan makalede mevzuat ve bireysel iş hukuku açısından iş kazaları değerlendirilmiş ve iş kazaları sonucu oluşan sorumluluklardan bahsedilmiştir. Makalede ayrıca iş kazalarının oluşmaması için önlemler alınması ve teknolojinin kullanılarak kazaların en aza indirilmesinin mümkün olacağı şeklinde öneriler sunulmuştur. Yukarıda da belirtildiği gibi literatürde, şantiye şeflerinin Türk inşaat sektöründe iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili sorumluluklarına yönelik herhangi bir çalışmaya rastlanamamıştır. İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili uluslar arası çalışmaların sayısının çok olmasına rağmen, bu çalışmaların direkt bu tezin konusu ile ilgili olmamaları nedeni ile aşağıda yalnızca son yıllarda yapılan birkaç çalışma özetlenmiştir. National Taiwan University of Science and Technology Repository (Tayvan Üniversitesi Bilim ve Teknoloji Birim) tarafından 2012 yılında yapılmış olan çalışmada inşaat sektöründe güvenlik konusunun çok büyük önem taşıdığı belirtilmiştir. İnşaatların olumsuz şartlara sahip yerlerde (açık hava, vadi, akarsu önü vb.) yapıldığı, tehlikenin kaçınılmaz olduğu vurgulanıp, güvenlik konusunun acilen geliştirilmesi gerektiği belirtilmiştir. İnşaat mühendisliğinde risk değerlendirme sistemi geliştirmeyi amaçlayan bu çalışmada, sistemli ve planlı olarak hazırlanan tablo ve grafiklerle, web tabanlı bir sistem geliştirilmesi hedeflenmiş ve açıklanmıştır. BaoHua, Wei, WenPu, Hui, LongHua (2012), yapmış oldukları çalışmada, Qingyang Havalimanı inşaatının güvenlik yönetimini işlemişlerdir. Havalimanının kısıtlı zamanda bitirilmesi gereken pist genişletme inşaatının güvenlik önlemlerinin nasıl alındığı, kazaların önlenmesinde nasıl sistematik yollar izlendiği gibi konulardan bahsetmişlerdir. Çalışmanın amacı gelecekte yapılacak benzer işlere örnek teşkil etmesi şeklindedir. Jose Chang (2012), yapmış olduğu çalışmada, iş sağlığı ve güvenliği yönetimi performansını yükseltmek ve iş süresince denetimi kolaylaştırmak adına etkili bir metod geliştirmeyi amaçlamıştır. Bu şekilde yönetici ve işverenlerin iş sağlığı ve güvenliği konusunda sürekli gelişmesini hedeflemiştir. 30
42 3.MATERYAL VE METOD Burak ANTMEN 3. MATERYAL VE METOD Bu bölümde araştırmanın amacı ve yöntemi, anket çalışması ve çalışma kapsamında derlenen Yargıtay kararları hakkında bilgiler verilmiştir Amaç ve Yöntem Bu araştırmanın amacı; ülkemizde, inşaat sektöründe yaşanan iş kazalarının, iş sağlığı ve güvenliği açısından şantiye şefleri ile ilgili hukuki boyutlarının gözler önüne serilip, konunun öneminin vurgulanmasıdır. Araştırmanın sonuca ulaşabilmesi için anket çalışması ve konuyla ilgili Yargıtay kararlarından yararlanılmıştır Anket Çalışması Yapılan anket çalışmasında şantiye şeflerinin iş sağlığı ve güvenliğine ne kadar hakim oldukları ve ne kadar önem verdikleri ölçülmeye çalışılmıştır. Ankete 42 şantiye şefi katılmış olup tamamı tüm soruları yanıtlamıştır Yargıtay Kararları İş sağlığı ve güvenliği konusunda şantiye şeflerinin sorumluluklarıyla ilgili Yargıtay kararları toplanmış ve sunulmuştur. Bu şekilde şantiye şefliğinin iş sağlığı ve güvenliği açısından önemi vurgulanacağı gibi, şantiyelerde önlem alırken daha fazla dikkat edilmesi gerektiği açıklanmaya çalışılmıştır Anket Verilerinin Analizi Ankete katılanlar, sorularla ilgili değerlendirmeleri Likert Skalası na göre yapmışlardır. Değerlendirmeler yapılırken öncelikle verilen cevapların aritmetik ortalama, mod ve standart sapma değerleri Microsoft Excel 2007 programıyla hesaplanmıştır. 31
43 3.MATERYAL VE METOD Burak ANTMEN 3.5. Araştırmanın Sınırlılıkları Araştırmanın anket kısmı, katılım sağlayan 42 şantiye şefi ile sınırlandırılmıştır. Araştırmanın Yargıtay kararları ile ilgili olan kısmı, toplanan 18 karar üzerinden değerlendirilmiştir. Dolayısıyla araştırma bahsedilen 18 karar ile sınırlandırılmıştır. 32
44 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Burak ANTMEN 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Bu bölümde anket bulguları ve konu ile ilgili Yargıtay kararları sunulup değerlendirilmiştir Anket Sonuçları Katılımcıların Profili Anket çalışmasına 42 adet şantiye şefi katılmıştır. Bunların 24 ü (%57) yaş aralığında; 12 si (%28,5) yaş aralığında; 6 sı (%14,5) da 40 yaşının üzerinde yer almaktadır. Dolayısıyla örneklem grubunu genç bir kitlenin oluşturduğu ifade edilebilir Katılımcıların Sorumluluk Alanları Katılımcıların tamamına yakını 1-5 arası şantiyeden sorumlu olmakla beraber %75 i m² altında, %25 i de m² üzerindeki inşaat alanına sahip şantiyelerden sorumludur m² üzeri inşaat alanına şantiye şefliği yapan katılımcılar tek şantiyeden sorumludurlar. 33
45 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Burak ANTMEN Katılımcıların İş Sağlığı ve Güvenliği Yaklaşımları Şekil 4.1. Güvenlik önlemlerinin yeterliliği Şantiyelerde güvenlik önlemlerinin yeterliliği ile ilgili soruya katılımcıların verdikleri cevaplar Şekil 4.1. de gösterilmiştir. Buna göre katılımcıların %67 lik bölümü güvenlik önlemlerinin yeterli olduğunun düşünürken, %33 lük bölümü bu önlemlerin yetersiz olduğunu düşünmektedir. 34
46 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Burak ANTMEN Şekil 4.2. İş Sağlığı ve Güvenliği eğitimi Tablo 4.2. deki veriler ankete katılanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri ile ilgili cevaplarını göstermektedir. Tablodaki değerlere göre katılımcıların %52,4 ü konu ile ilgili eğitim alırken, % 47,6 sı herhangi bir eğitim almamışlardır. Yukarıdaki şekillerden elde edilen sonuçlarla birlikte şantiye şeflerinin iş sağlığı ve güvenliği eğitimi alma durumları ile güvenlik önlemlerinin yeterliliği konusundaki yaklaşımları arasında bir ilişki olup olmadığı anketin asıl araştırma konusu olarak düşünülmüştür. 35
47 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Burak ANTMEN Şekil 4.3. Mevzuatı takip etme sıklığı Şekil 4.3. teki veriler şantiye şeflerinin mevzuatı ne sıklıkta takip ettiklerini göstermektedir. Şekilden de görüldüğü gibi şantiye şeflerinin büyük çoğunluğu iş güvenliği mevzuatı ile ilgili gelişmeleri sık sık takip ederken, hiç takip etmeyen %15 lik bir grup da mevcuttur. 36
48 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Burak ANTMEN Şantiyede Güvenlik Önlemleri Şekil 4.4. Şantiyede güvenlik önlemleri alınırken göz önünde tutulan etkenler Şekil 4.4. teki veriler şantiyede güvenlik önlemleri alınırken göz önünde tutulan etkenleri göstermektedir. Histogram sonuçlarından katılımcıların %83,3 ünün yönetmeliklere öncelik verdiği, tecrübenin de en az mevzuat kadar önemli olduğu (%71,4), maliyetin (%35,7) ise diğer etkenler kadar önem arz etmediği görülmektedir. İş güvenliği tedbirleri alınırken maliyetin diğer etkenlere nazaran en az öneme sahip olması olumlu bir sonuç olarak değerlendirilebilirken, maliyetin yine %35,7 lik bir kesim tarafından önemli bir etken olarak değerlendirilmesi uygulamalar açısından endişe vericidir. Şekildeki veriler dışında katılımcılar; pratik önlemler ve uygulanabilirliğin de önemli olduğunu belirtmişlerdir. 37
49 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Burak ANTMEN Şekil 4.5. Güvenlik önlemleri alınırken işçiyi ikna yöntemi Şekil 4.5. teki veriler şantiyede güvenlik önlemleri alırken işçiyi ikna yöntemlerinin ne sıklıkta kullanıldığını göstermektedir. Görüldüğü üzere en çok uygulanan yöntemler ikaz (%81) ve ceza (%66,7) olarak dikkat çekmektedir. Bunların dışında bazı katılımcılar (%12); uyarılara rağmen işçilerin ikna olmama durumlarında ilerine son verildiğini belirtmişlerdir. 38
50 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Burak ANTMEN Şekil 4.6. Şantiyelerde karşılaşılan problemler (İş kazaları) Şekil 4.6. daki verililer şantiyelerde karşılaşılan problemlerin ne sıklıkta meydana geldiğini göstermektedir. Anket sorusu Likert skalasına göre düzenlenmiş olup; 4- çok sık, 3- sık, 2- nadir ve 1- çok nadir şeklinde cevaplar alınmıştır. Şekle bakıldığında en büyük değer (yani en sık karşılaşılan problem) 2,38 lik dereceyle yüksekten malzeme düşmesi, en küçük değer (yani en nadir karşılaşılan problem) 1,17 lik dereceyle göçmeler dir. 39
51 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Burak ANTMEN Şekil 4.7. Şantiyelerde meydana gelen kazaların sebepleri Şekil 4.7. deki veriler inşaat sektöründe meydana gelen kazaların sebeplerine göre hangilerinin daha çok önem arz ettiğini göstermektedir. Sorunun, 5 li Likert skalasına göre cevapları istenmiş olup 1 den 5 e kadar sıralanan şıklarda 1 en çok, 5 ise en az önem arz eden durumu belirtmiştir. Dolayısıyla cevaplarda 2,12 önem derecesiyle gösterilen işçinin kişisel yaklaşımı/önlemlere uymama inatçılığı kaza sebeplerinin en önde geleni olarak görünmektedir. Kaza sebepleri arasında en az önemli olan ise iş güvenliği mevzuatının yetersiz kalması olarak görünmektedir. Yani katılımcılara göre şantiyede meydana gelen kazalar sistemden çok kişisel nedenlerden kaynaklanmaktadır. 40
52 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Burak ANTMEN Şekil 4.8. Güvenlik önlemlerinin toplam inşaat maliyetine oranı Şekil 4.8. deki veriler genel güvenlik önlemlerinin toplam inşaat maliyetine oranını göstermektedir. Katılımcıların verdiği cevaplara bakıldığında genel güvenlik önlemleri inşaat maliyetlerinin çok küçük bir kısmını oluşturmaktadır. Verilen cevaplarda, 30 şantiye şefi (%72), toplam inşaat maliyetinin sadece %1-3 ü arasında bir maliyetle şantiyelerde güvenlik önlemleri alınabileceğini belirtmektedir Katılımcıların İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Önerileri Anket katılımcılarına "İş Sağlığı ve Güvenliği" konusunun inşaat sektöründe daha iyi uygulanabilmesi için önerileriniz nelerdir? başlığıyla sorulan açık uçlu soruya verilen cevaplar; ülkemizde bu sektörde denetimin yeterli ölçüde yapılamadığı, kamu kurumlarının bu konuya el atması gerektiği şeklinde cevaplar alınmıştır. Denetimin yanı sıra şantiyelerde iş sağlığı ve güvenliği konusunda teknik elemanların bilinçlendirilmesi ve işçilerin eğitilmesi konusunun çok daha sıkı bir şekilde üzerine gidilmesinin şart olduğu vurgulanmıştır. Ayrıca ceza uygulamasının caydırıcı seviyede olması gerektiği de belirtilmiştir. 41
53 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Burak ANTMEN 4.2. Yargıtay Kararları İş sağlığı ve güvenliği konusunda şantiye şeflerinin sorumluluklarıyla ilgili 18 adet Yargıtay kararı toplanmıştır. Kararların bu tez konu ile ilgili olan tarafı nihai sonuçlarından çok iş sağlığı ve güvenliği konusunda şantiye şeflerini ilgilendiren kısımlarıdır. Derlenen Yargıtay kararları incelenecek olursa: Karar 1: İş kazası sonucu ölen sigortalı işçinin hak sahiplerine Kurum (Sosyal Güvenlik Kurum u) tarafından ödeme yapılmıştır. Yapılan ödemelerin geri alınması için temyiz başvurusu yapılmıştır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi tarafından görülen temyiz davasında daha önce şantiye şefinin %25 kusurlu bulunmasından da bahsedilerek mahkeme tarafından kabul edilen hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Sonuç olarak, şantiye şefinin kusurlu olması davada anahtar rol oynamıştır. Karar 2: Sigortalı bir çalışanın üzerine inşaatın 7. katına vinçle çıkarılmakta olan kalaslardan birinin düşmesi sonucu ölmesinden dolayı hak sahiplerine gelir bağlanmıştır. Sosyal Sigortalar Kurumu faili ve zararı olaydan 4 yıl sonra öğrenmiş ve kusurlu olanların aleyhine, bağladığı gelirlerin peşin sermaye değerlerinin tahsili amacıyla dava açmıştır. Mahkeme, gerekli önlemleri almadığı, eğitim ve denetimi yapmadığından işvereni %40; işi iyi organize etmediğinden şantiye şefini %25; emniyet sahası oluşturmadığı ve baret vermediği ve giyinilmesini sağlamadığından ötürü ustabaşını %15; diğer ilgilileri ve sigortalıyı uyarmayan ekip başını %10; kalasları vince iyi bağlamayan çalışanı %10 oranında kusurlu bulmuştur. 42
54 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Burak ANTMEN Şantiye şefinin kusuru, işi iyi organize etmeme şeklindeki haksız fiili nedeniyle 506 sayılı Kanun un (Eski Sosyal Sigortalar Kanunu) m. 26/2 uyarınca görülmüştür. Karar 3: Ölümle sonuçlanan bir iş kazasından sonra Yargıtay 10. Hukuk Dairesi tarafından görülen davada, şantiye şefine %50, ateşçi şefine %25, formene %12,5, işyeri genel sorumlusuna %12,5 kusur oranı verilerek sigortalı tamamen kusursuz sayılmıştır. Davanın bu bölümden sonraki safhasında tüm teknik ekip kusurlu sayıldığı için Kurumca rücu tazminatı alınmış, kusurluların ödeyeceği tazminatların faiz oranının yanı sıra hak sahibinin yaşı, çocuk sayısı, evlenme şansı göz önüne alınarak maddi zarardan indirim yapılması şeklinde konular karara bağlanmıştır. Karar 4: İş kazasında ölen sigortalının hak sahiplerine yapılan harcamalar üzerine Kurum un uğradığı zararın rücuan ödetilmesi istemi ile temyiz edilen davada, Yargıtay başvuruyu kabul etmiş olup (hüküm kararının bozulması) ödemenin iş yeri tarafından Kurum a yapılması kararına varmıştır. Kararda kusur oranlarıyla maddi ödemelerin oranlarının bağdaşmaması gerektiği de belirtilmiş olup; davalılardan şantiye şefini 1/8, teknik sorumluyu 1/8, şantiye kalfasını 3/8, sigortalıyı ise 3/8 oranında kusurlu bulmuştur. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi tarafından görülen bu davada da işverenin sorumlularının, sigortalının kusur oranından fazla oranda kusurlu olduğu, şantiye şefinin de işverenin en üst sorumlusu olmasından dolayı işverenin de kusurlu sayılması gerektiği belirtilmektedir. 43
55 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Burak ANTMEN Karar 5: Meydana gelen iş kazasında Ankara 3. İş Mahkemesi tarafından iş sağlığı ve güvenliğinin ihlali göz önüne alınmış olup, şantiye şefine %15, mühendise %15, davalı T.İnşaat Sanayi A.Ş. ye %45 ve sigortalıya %25 oranında kusur verilmiştir. Kurum un açmış olduğu rücuan tazminat davasında ise şantiye şefi ve mühendisin kusurları gözetilerek teselsül hükümleri çerçevesinde dava açılmadığından, sadece işveren firmanın kusuru göz önünde tutulmuş ve mahkeme karara direnmiştir. Daha sonra direnme kararına temyiz davası açmıştır. Temyiz davasını Hukuk Genel Kurulu incelemiş ve direnme kararını bozmuştur. Dava süreci şantiye şefi ve mühendisin kusurlu sayılıp sayılmamasının davanın sonucu açısından önemli yer tuttuğunu göstermektedir. Karar 6: Yargıtay 2. Ceza Dairesi tarafından bakılan temyiz davasında, iddianameye göre tedbirsizlik ve dikkatsizlik neticesi yaralamaya sebebiyet vermekten kusurlu bulunan şantiye şefi, memur olduğu ve 4483 sayılı yasaya göre işlem yapılması gerektiği için, hüküm bozulmuştur. Bu davada problem davanın usulüne uygun açılmamış olmasıdır. Usulüne uygun şekilde olması durumunda şantiye şefinin kusuru dikkate alınarak karara bağlanması gerekecektir. Karar 7: İş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirler ila yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle Kurum un uğradığı zararının rücuan ödenmesi istenmiştir. Mahkeme, bilirkişi raporunda sigortalının %100 kusurlu bulunmasından ötürü davayı reddetmiştir. 44
56 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Burak ANTMEN Bunun üzerine Kurum temyize gitme kararı almıştır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi tarafından görülen temyiz davasında; bilirkişinin, kusur durumunu saptarken iş güvenliği mevzuatına göre hangi önlemlerin alınması gerektiğini, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığını ve alınmış önlemlere sigortalı işçinin uyup uymadığını 1475 sayılı Kanunun 73. Maddesi hükmü doğrultusunda tartışması gerekir şeklinde düşünülmüştür. Bu doğrultuda, zararlandırıcı sigorta olayı nedeniyle açılan ve 4616 sayılı Yasa gereğince ertelenmesine karar verilen Kavaklıdere Asliye Ceza Mahkemesinin 1998/15 Esas 2001/6 Karar sayılı ceza davasında alınan kusur raporuna göre davalı çalışan 2/8, şantiye şefi 1/8, sigortalı ise 5/8 kusurlu bulunmuştur. ifadesi dikkate alınarak temyiz itirazı kabul edilmiştir. Bu karar işveren vekili olan şantiye şefinin kusurlu bulunması, işverenin Kurum a rücu tazminatı ödemesi yapması gerektiği sonucunu ortaya çıkarmıştır. Karar 8: Ölümle sonuçlanan bir iş kazası sonrasında sigortalının babası maddi ve manevi tazminat istemiştir. Ankara 8. İş Mahkemesi tarafından hazırlatılan raporlarda yüklenici %70, iki yardımcısı %10 ar, şantiye şefi ise %10 kusurlu bulunmuştur. Ancak mahkeme zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar vermiştir. Davacı çıkan ret kararı sonrası temyize gitmiştir. Temyiz davasına bakan Yargıtay 21. Hukuk Dairesi zamanaşımı ile ilgili davalı şantiye şefi tarafından herhangi bir başvuru olmadığı gerekçesiyle şantiye şefinin kusurluluğunun geçerli sayılması gerektiği şeklinde görüş bildirip itirazı kabul etmiştir. 45
57 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Burak ANTMEN Karar 9: İş kazası sonucu vefat eden sigortalı işçinin hak sahiplerine Kurumca yapılan sosyal sigorta yardımlarının rücuan ödetilmesi istemine ilişkin dava açılmıştır. Davada, zararlandırıcı sigorta olayında sigortalının %15, davalı işverenin %70, şantiye şefinin %10, kalfanın da %5 oranında kusuru bulunmuştur. Kurum tarafından yapılan temyiz davasında şantiye sorumluları ve işverenin toplam kusurunun %85 olduğu göz önüne alınarak itiraz kabul edilmiştir. Karar 10: İş kazası sonucunda vefat eden sigortalının hak sahibi olan eşine Kurumca ödeme yapılması mahkeme tarafından kararlaştırılmıştır. Kurumun şantiye şefi ve saha sorumlusunun (3. kişiler) %90 kusurlu bulunmasından dolayı ödemenin 3. kişiler tarafından yapılması gerektiği şeklinde temyize gitmesi sonucunda Yargıtay 10. Hukuk Dairesi itirazı kabul etmiştir. Ödemelerle ilgili diğer detaylar kararda belirtilmiştir. Karar 11: Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından görülen davada; tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu yaralamaya sebebiyet vermek suçundan yargılanan şantiye şefinin kusurunun belirlenememesi nedeniyle dava ertelenmiştir. Mahkeme şantiye şefinin kusurunu gösterir bir rapor hazırlatmak için bu kararı almıştır. Kaza davacı tarafından bir iş makinesinin geri hareketi sırasında sinyal tertibatının bulunmaması şeklinde gerekçe gösterilerek açıklanmıştır. Mahkemenin kararından anlaşılıyor ki; davanın kesin bir karara bağlanabilmesi için, iş güvenliği önlemlerinin şantiye şefi tarafından ne düzeyde aldığının belirlenmesi gerektiği anlaşılmaktadır. 46
58 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Burak ANTMEN Karar 12: Yargıtay 21. Hukuk Dairesi tarafından ve iş kazası sonucunda maluliyetten doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine ilişkin açılan davada, taşeronlu şekilde yapılan bir organizasyonun üst yüklenici ve alt yüklenicisinin yanı sıra üst yüklenici sorumlusu konumundaki şantiye şefinin de kusurlu olması nedeniyle tazminat ödemeye borçlu olması kararına varılmıştır. Karar 13: İnşası devam eden demiryolu üst geçidinden bisikleti ile geçerken düşüp ölen şahsın hak sahipleri tarafından açılan maddi ve manevi tazminat davasında, yüklenici ve vekili şantiye şefi, yeterli güvenlik önlemi almaması nedeniyle kusurlu bulunmaları sonucunda Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından sorumlu tutulmuştur. Karar 14: Trafik iş kazasında yaralanan sigortalının uğradığı maddi ve manevi zararın karşılanması için açılan davada mahkeme isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine 21. Hukuk Dairesi davayı ele almıştır. Görülen ilk davada mahkeme aracı süren şoförü 2/8, şantiye binasından yola giren vinç şoförünü 4/8, şantiye şefini ise 2/8 oranında kusurlu bulmuştur. Ancak kazanın işyerine ait araçla yapılmadığı gerekçesiyle ret kararı çıkmıştır. Temyiz davasında ise kazanın hangi araçla yapıldığının önemli olmadığı, şantiyeye giden işçilerin taşınması ve şantiye şefinin talimatıyla gerçekleştiği nedeniyle itiraz kabul edilmiş ve hüküm bozulmuştur. 47
59 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Burak ANTMEN Karar 15: İş kazası sonucu geçici işgöremezlik durumuna giren sigortalıya yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle Kurum zararının rücuan ödetilmesi istemiyle açılan dava mahkemece reddedilmiştir. Kararı Kurum vekili temyize götürmüştür. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi tarafından görülen davada işveren ve işveren vekili konumunda yer alan kişi/kişiler saptanmalı, daha sonra iş sağlığı ve güvenliği konusunda uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığı ile kusur raporu oluşturulmalı ve bu rapor sonucunda karar verilmelidir şeklinde karar verilmiştir. Görülmektedir ki işveren vekili konumunda bulunan şantiye şefinin kusuru verilen kararda önemli yer almaktadır. Karar 16: Sigortalının, plastik enjeksiyon imalathanesinde çalışırken, elini enjeksiyon makinesine kaptırarak %18,2 oranında sürekli iş göremezlik duruma gelmesiyle sonuçlanan iş kazasında Menderes Asliye Ceza Mahkemesi nce inşaat teknik sorumlusuna (şantiye şefi) 6/8, sigortalıya ise 2/8 oranında kusur bulunmuştur. Kurum un açmış olduğu rücu tazminatı davasında şantiye şefinin 6/8 oranında kusurlu bulunması, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi nin davayı Kurum lehine sonuçlandırmasına sebep olmuştur. Karar 17: Çelik borudan yapıla iskele üzerine konulan konsol ve panolarla oluşturulan ek iskele üzerinde dış cephe sıvası yapmakta olan sigortalının, bulunduğu kısımdan düşerek ölmesi biçiminde gerçekleşen iş kazası 48
60 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Burak ANTMEN nedeniyle Kurum tarafından ödenen tazminatın, rücuan ödetilmesi için dava açılmıştır. Davayı mahkeme ret kararıyla geri çevirmiştir. Bunun üzerine Kurum vekili temyiz davası açmıştır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi tarafından bakılan temyiz davasında, kusur oranlarının gözden geçirilmesi istenmiştir. Önceki davada sigortalı 6/8 oranında kusurlu bulunurken, Yargıtay ın istemiş olduğu bilirkişi raporunda %40 kusurlu bulunmuştur. Dolayısıyla kusur oranlarına yeniden bakan mahkeme kalan diğer sorumluluk yüzdesini şantiye şefi, fenni mesul e yüklemiştir. Dava tüm bu veriler neticesinde temyiz edilmiştir. Karar 18: İşyerinde montaj işçisi olarak çalışan sigortalının, çelik konstrüksiyon binanın çatı kısmında aşık bağlama işinde çalışmakta iken çay molası nedeniyle, diğer işçilerin de yaptığı gibi çatıdan inmek için, çatı direğindeki plakaları kullandığı, henüz 8 metre yükseklikte iken dengesini kaybederek düşmesi sonucu yaralandığı anlaşılmıştır. Bahse konu olay nedeniyle iş müfettişince düzenlenen raporda işveren %70, sigortalı ise %30 kusurlu bulunmuştur. Şantiye şefi hakkında ise mahkeme beraat kararı vermiştir. Temyize taşınan iş bu dava için Yargıtay tarafından iş sağlığı ve güvenliği konusunda uzman bilirkişi raporu istenmiştir. Rapor sonucunda mahkeme rücu tazminatı için daha önce ret kararı verilen hükmü bozarak işveren tarafından ödeme yapılmasına karar vermiştir. Davada şantiye şefinin kusuru bulunmamasından dolayı ödeme için kararda adı geçmemektedir. 49
61 5.SONUÇLAR VE ÖNERİLER Burak ANTMEN 50
62 5.SONUÇLAR VE ÖNERİLER Burak ANTMEN 5. SONUÇLAR VE ÖNERİLER İnşaat yapım sürecinde, iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması yüklenici ve şantiye şefinin sorumlulukları arasında en önemli yerlerden birini teşkil etmektedir. Konu ile ilgili mevzuat çok sayıda ve dağınıktır. İlgili mevzuat aşağıda sıralanan kanunların dışında bu kanunlara bağlı çıkarılan yönetmelik ve tüzükleri de kapsamaktadır. İş sağlığı ve güvenliği konusunda yüklenici ve şantiye şefinin sorumluluklarını çerçeveleyen kanunlar: 4857 sayılı İş Kanunu 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 4708 sayılı Yapı Denetim Hakkında Kanun 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu 3194 sayılı İmar Kanunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dur. Tez çalışması öncesi yapılan gözlemler şantiye şeflerinin ilgili mevzuattan habersiz, aldıkları sorumluluğun ciddiyetini bilmeden iş yükü altına girdiklerini göstermiş bu nedenle bu tez çalışmasının amacı öncelikle yukarıda bahsedilen mevzuatı bir araya getirip şantiye şeflerine yol gösterici bir yazılı kaynak hazırlamak olmuştur. Mevzuatın uygulanmasına örnek olması açısından da konu ile ilgili Yargıtay kararları derlenmiştir. Araştırma kapsamında incelenen Yargıtay kararları genel olarak rücu tazminat davaları üzerinedir. Rücu tazminatı, iş kazası sonucu etkilenen sigortalıya Kurum tarafından yapılan ödemelerin, işveren tarafından Kurum a geri ödetilmesi için açılan dava şeklindedir. Maddi ve manevi tazminatı içeren bu davalarda hem sigortalının hem de işverenin, iş sağlığı ve güvenliği açısından kusurları, uzman bilirkişiler tarafından belirlenerek davanın ilerlemesi sağlanmaktadır. İşverenin kusurundan kasıt; hem kendisinin, hem de kendisi adına 51
63 5.SONUÇLAR VE ÖNERİLER Burak ANTMEN çalışan şantiye şefinin kusurları toplamıdır. Dolayısıyla şantiye şefinin kusuru bu davalar için kilit rol taşımaktadır. Tez çalışmasında ek olarak şantiye şeflerinin iş sağlığı ve güvenliği konusuna yaklaşımları bir anket çalışması ile belirlenmeye çalışılmış ve aşağıdaki sonuçlar elde edilmiştir. Şantiye şeflerinin yarısı iş güvenliği eğitimi hiç almamıştır. Şantiye şeflerinin büyük çoğunluğu iş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili mevzuatı takip etmemektedir. Şantiye şeflerinin büyük bir bölümü şantiyede güvenlik önlemleri alırken mevzuatı göz önünde tutmakta ve maliyeti çok fazla önemsememektedir. Şantiye şeflerinin çoğu, güvenlik önlemleri alırken işçiyi ikna etmek için en etkili yöntemin ikaz ve ceza olduğunu düşünmektedir. Şantiye şeflerinin büyük çoğunluğu, inşaat sektöründe meydana gelen kazaların en önemli sebebinin işçinin kişisel yaklaşımı/önlemlere uymama inatçılığından kaynaklandığını düşünmektedir. Şantiye şeflerinin hemen hepsi iş sağlığı ve güvenliği konusunda en iyi sonucun alınması için denetimin artırılması ve cezai yaptırımların caydırıcı konuma gelmesi gerektiğini düşünmektedir. Araştırma sonucunda şantiye şeflerinin iş sağlığı ve güvenliği konusunda eksiklerinin olduğu ortaya çıkmıştır. Bu eksiklerin giderilebilmesi öncelikle mevzuatın şantiye şefleri tarafından iyi anlaşılması ile mümkün olacaktır. Bu amaçla şantiye şeflerine yönelik eğitimlerin Meslek Odaları, Üniversiteler ve Devlete bağlı resmi kurumlar tarafından yaygınlaştırılması önemlidir. Bu konuda önemli bir adım Bayındırlık ve İskan Bakanlığı (Çevre ve Şehircilik Bakanlığı) tarafından tarih ve sayılı Resmi Gazetede yayınlatılan Yapı Müteahhitlerinin Kayıtları ile Şantiye Şefleri ve Yetki Belgeli Ustalar Hakkında Yönetmelik (Ek 14) ile atılmış, şantiye şeflerinin tarihine kadar 4857 sayılı İş Kanunu na uygun iş güvenliği uzmanlığı belgesi almaları zorunlu hale getirilmiştir. 52
64 KAYNAKLAR ÇASGEM, ERKUL, İ. ve KARACA, N. G., Uygulamalı Sosyal Politika Dersleri, Türk İş Hukuku, 1475 Sayılı İş Kanunu ve Uygulaması. Eskişehir, s ÇETİNDAĞ, Ş., İş Sağlığı ve Güvenliği nin Tarihsel Gelişimi ve Mevzuattaki Güncel Durum ÖKÇÜN, A. G., Ta til-i Eşgal Kanunu, 1909, Bilgiler-Yorumlar. Ankara: Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi yayınları YILMAZ, G., İşçi Sağlığı ve İş Güvenliğinin Tarihi Gelişimi BARADAN, S., Türkiye İnşaat Sektöründe İş Güvenliğinin Yeri ve Gelişmiş Ülkelerle Kıyaslanması, DEÜ Mühendislik Fakültesi Fen ve Mühendislik Dergisi, Cilt: 8 Sayı: 1 s , İzmir. AKKAŞ, Z. Z., Türkiye de Yapı Üretiminde İşçi Sağlığı Ve İş Güvenliği Çalışmaları Ve Toplu Konut Sektörüne Yönelik Bir Araştırma, Yüksek Lisans Tezi, Gebze. YAKAR, M., Çimento Sektöründe Çalışanların İşçi Sağlığı Ve İş Güvenliği Açısından Yaşadıkları Risk Faktörleri, Yüksek Lisans Tezi, Sivas. KOZAK, T., TS 18001(OHSAS 18001) İş Sağlığı Ve Güvenliği Yönetim Sistemi : İnşaat Sektöründe Bir İşletmede Uygulama Örneği, Yüksek Lisans Tezi, Hatay. İRİ, A., OHSAS İş Sağlığı Ve Güvenliği Yönetim Sistemleri Ve Bir İnşaat Firmasında Uygulanması, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul. DEMİRCAN, E., İnşaat Sektöründeİşçi Sağlığı Ve Güvenliğinin Ekonomik ve Toplumsal Boyutları, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul. CANPOLAT, P., Projelendirme Ve Şantiye Yerleşim Projesinin Oluşturulması Aşamasında Hazırlanacak İş Sağlığı Ve Güvenliği Planı İle İlgili Bir Öneri, Yüksek Lisans Tezi, Adana. ÖZEL, S., İşverenin İş Sağlığı Ve Güvenliğine İlişkin Cezai Sorumluluğu, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul. 53
65 YILMAZ, D., İstanbul Kentiçi Ulaştırma Şantiyelerinde Şehir Şantiyeciliği Bağlamında İSG ve ÇYS Uygulamalarının Durumu, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul. DURMAZ, T., Yapı İşlerinde İş Sağlığı Ve Güvenliği Mevzuatı ve Yeni Gelişmeler, Doktora Tezi, İzmir. EROL KARADAĞ, S., Türk İnşaat Sektörünün İş Güvenliği Açısından Risk Analizi, Yüksek Lisans Tezi, İzmir. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, Küçük Şantiyelerde İş Sağlığı ve Güvenliği. MÜNGEN, M. U., İnşaat İşverenlerinin ve Teknik Elemanların İş Güvenliği Konusundaki Sorumlulukları ve Yaptırımlar, İMO Dergisi Makalesi, İstanbul. TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI, İşçi Sağlığı ve Güvenliği Sempozyumu, Bildiriler Kitabı, Çanakkale. TAN, O., Yargıtay Kararlarına Göre İşyerlerinde Meydana Gelen İş Kazaları, Seminer, Yıldız Teknik Üniversitesi, İstanbul. PEKDURANER, Ö., İş Kazası İşverenin Sorumluluğu, Makale, TMMOB MAKİNE MÜHENDİSLERİ ODASI, İş Kazalarından Doğan Sorumluluklar, Makale. NATIONAL TAIWAN UNIVERSITY OF SCIENCE AND TECHNOLOGY REPOSITORY, Bildiri, Tayvan. BAOHUA, WEI, WENPU, HUI, LONGHUA, Qingyang Havalimanı İnşaatının Güvenlik Yönetimi, Makale, Çin Halk Cumhuriyeti. JOSE CHANG, C. W., İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetimi Performansını Yükseltmek ve İş Süresince Denetimi Kolaylaştırmaya Yönelik Bir Metod, Yüksek Lisans Tezi, Tayvan
66 ÖZGEÇMİŞ Burak ANTMEN, 1985 yılında Mersin de doğdu. İlkokul öğrenimini Mersin de, ortaokul ve lise öğrenimini Ödemiş/İzmir de tamamladı yılında öğrenim görmeye hak kazandığı Çukurova Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü nden 2009 yılında mezun oldu. Lisans mezuniyetinden sonra Kiğı/Bingöl de DSİ projesi olan Kiğı Barajı ve HES ile Yedisu Barajı ve HES projelerinde çalıştı yılında Çukurova Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Anabilim Dalında Yüksek Lisans Öğrenimine başladı. Yüksek lisans öğrenimine başlamasıyla birlikte, TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Mersin Şubesi nde Araştırma Görevlisi olarak çalışmaya başladı ve meslek hayatına burada devam etmektedir. 55
67 56
68 EKLER 57
69 58
70 NOT: Eklerde yer alan yasal düzenlemelerde, sadece işveren durumunda olan yüklenici ve onun temsilcisi olan şantiye şefinin görev ve sorumluluklarını düzenleyen maddelere yer verilmiştir. Ek 1. Kanun No: 4857 Kabul Tarihi : İŞ KANUNU BEŞİNCİ BÖLÜM İş Sağlığı ve Güvenliği İşverenlerin ve işçilerin yükümlülükleri MADDE İşverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler. İşverenler işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorundadırlar. Yapılacak eğitimin usul ve esasları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. İşverenler işyerlerinde meydana gelen iş kazasını ve tespit edilecek meslek hastalığını en geç iki iş günü içinde yazı ile ilgili bölge müdürlüğüne bildirmek zorundadırlar. Bu bölümde ve iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin tüzük ve yönetmeliklerde yer alan hükümler işyerindeki çıraklara ve stajyerlere de uygulanır. Sağlık ve güvenlik tüzük ve yönetmelikleri MADDE Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınması, makineler, tesisat, araç ve gereçler ile kullanılan maddeler sebebiyle ortaya çıkabilecek iş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenmesi, yaş, cinsiyet ve özel durumları sebebiyle korunması gereken kişilerin çalışma şartlarının düzenlenmesi amacıyla tüzük ve yönetmelikler çıkarır. Ayrıca bu Kanuna tabi işyerlerinde, işçi sayısı, genişlik, yapılan iş, işin özellikleri, ağırlık ve tehlikesi bakımından hangi işyerleri için kurulmaya başlamadan önce planların Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının yetkili teşkilatına gösterilerek kurma izni alınacağı bu işyerleri kurulduktan sonra yine aynı makama başvurularak işletme belgesi alınması gerekeceği, Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanacak bir yönetmelikle belirlenir. 59
71 İşin durdurulması veya işyerinin kapatılması MADDE 79. Bir işyerinin tesis ve tertiplerinde, çalışma yöntem ve şekillerinde, makine ve cihazlarında işçilerin yaşamı için tehlikeli olan bir husus tespit edilirse, bu tehlike giderilinceye kadar işyerlerini iş sağlığı ve güvenliği bakımından denetlemeye yetkili iki müfettiş, bir işçi ve bir işveren temsilcisi ile Bölge Müdüründen oluşan beş kişilik bir komisyon kararıyla, tehlikenin niteliğine göre iş tamamen veya kısmen durdurulur veya işyeri kapatılır. Komisyona kıdemli iş müfettişi başkanlık eder. Komisyonun çalışmaları ile ilgili sekretarya işleri bölge müdürlüğü tarafından yürütülür. Askeri işyerleri ile yurt emniyeti için gerekli maddeler üretilen işyerlerindeki komisyonun yapısı, çalışma şekil ve esasları Milli Savunma Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca birlikte hazırlanacak bir yönetmelikle belirtilir. Bu maddeye göre verilecek durdurma veya kapatma kararına karşı işverenin yerel iş mahkemesinde altı iş günü içinde itiraz etmek yetkisi vardır. İş mahkemesine itiraz, işin durdurulması veya işyerinin kapatılması kararının uygulanmasını durdurmaz. Mahkeme itirazı öncelikle görüşür ve altı iş günü içinde karara bağlar. Kararlar kesindir. Bir işyerinde çalışan işçilerin yaş, cinsiyet ve sağlık durumları böyle bir işyerinde çalışmalarına engel teşkil ediyorsa, bunlar da çalışmaktan alıkonulur. Yukarıdaki fıkralar gereğince işyerlerinde işçiler için tehlikeli olan tesis ve tertiplerin veya makine ve cihazların ne şekilde işletilmekten alıkonulacağı ve bunların ne şekilde yeniden işletilmelerine izin verilebileceği, işyerinin kapatılması ve açılması, işin durdurulmasına veya işyerinin kapatılmasına karar verilinceye kadar acil hallerde alınacak önlemlere ilişkin hususlar ile komisyonda görev yapacak işçi ve işveren temsilcilerinin nitelikleri, seçimi, komisyonun çalışma şekil ve esasları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanacak bir yönetmelikte gösterilir. Bir işyerinin kurulmasına ve işletilmesine izin verilmiş olması 78 inci maddede öngörülen yönetmelik hükümlerinin uygulanmasına hiçbir zaman engel olamaz. Bu maddenin birinci fıkrası gereğince makine, tesisat ve tertibat veya işin durdurulması veya işyerinin kapatılması sebebiyle işsiz kalan işçilere işveren ücretlerini ödemeye veya ücretlerinde bir düşüklük olmamak üzere meslek veya durumlarına göre başka bir iş vermeye zorunludur. İş sağlığı ve güvenliği kurulu MADDE Bu Kanuna göre sanayiden sayılan, devamlı olarak en az elli işçi çalıştıran ve altı aydan fazla sürekli işlerin yapıldığı işyerlerinde her işveren bir iş sağlığı ve güvenliği kurulu kurmakla yükümlüdür. İşverenler iş sağlığı ve güvenliği kurullarınca iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına uygun olarak verilen kararları uygulamakla yükümlüdürler. İş sağlığı ve güvenliği kurullarının oluşumu, çalışma yöntemleri, ödev, yetki ve yükümlülükleri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikte gösterilir. İşyeri hekimleri MADDE Devamlı olarak en az elli işçi çalıştıran işverenler, Sosyal Sigortalar Kurumunca sağlanan tedavi hizmetleri dışında kalan, işçilerin sağlık durumunun ve alınması 60
72 gereken iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin sağlanması, ilk yardım ve acil tedavi ile koruyucu sağlık hizmetlerini yürütmek üzere işyerindeki işçi sayısına ve işin tehlike derecesine göre bir veya daha fazla işyeri hekimi çalıştırmak ve bir işyeri sağlık birimi oluşturmakla yükümlüdür. İşyeri hekimlerinin nitelikleri, sayısı, işe alınmaları, görev, yetki ve sorumlulukları, eğitimleri, çalışma şartları, görevlerini nasıl yürütecekleri ile işyeri sağlık birimleri, Sağlık Bakanlığı ve Türk Tabipleri Birliğinin görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından çıkarılacak bir yönetmelikte düzenlenir. İş güvenliği ile görevli mühendis veya teknik elemanlar MADDE Bu Kanuna göre sanayiden sayılan, devamlı olarak en az elli işçi çalıştıran ve altı aydan fazla sürekli işlerin yapıldığı işyerlerinde işverenler, işyerinin iş güvenliği önlemlerinin sağlanması, iş kazalarının ve meslek hastalıklarının önlenmesi için alınacak önlemlerin belirlenmesi ve uygulanmasının izlenmesi hizmetlerini yürütmek üzere işyerindeki işçi sayısına, işyerinin niteliğine ve tehlikelilik derecesine göre bir veya daha fazla mühendis veya teknik elemanı görevlendirmekle yükümlüdürler. İş güvenliği ile görevli mühendis veya teknik elemanların nitelikleri, sayısı, görev, yetki ve sorumlulukları, eğitimleri, çalışma şartları, görevlerini nasıl yürütecekleri, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğinin görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir. İşçilerin hakları MADDE İşyerinde iş sağlığı ve güvenliği açısından işçinin sağlığını bozacak veya vücut bütünlüğünü tehlikeye sokacak yakın, acil ve hayati bir tehlike ile karşı karşıya kalan işçi, iş sağlığı ve güvenliği kuruluna başvurarak durumun tespit edilmesini ve gerekli tedbirlerin alınmasına karar verilmesini talep edebilir. Kurul aynı gün acilen toplanarak kararını verir ve durumu tutanakla tespit eder. Karar işçiye yazılı olarak bildirilir. İş sağlığı ve güvenliği kurulunun bulunmadığı işyerlerinde talep, işveren veya işveren vekiline yapılır. İşçi tesbitin yapılmasını ve durumun yazılı olarak kendisine bildirilmesini isteyebilir. İşveren veya vekili yazılı cevap vermek zorundadır. Kurulun işçinin talebi yönünde karar vermesi halinde işçi, gerekli iş sağlığı ve güvenliği tedbiri alınıncaya kadar çalışmaktan kaçınabilir. İşçinin çalışmaktan kaçındığı dönem içinde ücreti ve diğer hakları saklıdır. İş sağlığı ve güvenliği kurulunun kararına ve işçinin talebine rağmen gerekli tedbirin alınmadığı işyerlerinde işçiler altı iş günü içinde, bu Kanunun 24 üncü maddesinin (I) numaralı bendine uygun olarak belirli veya belirsiz süreli hizmet akitlerini derhal feshedebilir. Bu Kanunun 79 uncu maddesine göre işyerinde işin durdurulması veya işyerinin kapatılması halinde bu madde hükümleri uygulanmaz. İçki veya uyuşturucu madde kullanma yasağı MADDE İşyerine sarhoş veya uyuşturucu madde almış olarak gelmek ve işyerinde alkollü içki veya uyuşturucu madde kullanmak yasaktır. 61
73 İşveren; işyeri eklentilerinden sayılan kısımlarda, ne gibi hallerde, hangi zamanda ve hangi şartlarla alkollü içki içilebileceğini belirleme yetkisine sahiptir. Alkollü içki kullanma yasağı; a. Alkollü içki yapılan işyerlerinde çalışan ve işin gereği olarak üretileni denetlemekle görevlendirilen, b. Kapalı kaplarda veya açık olarak alkollü içki satılan veya içilen işyerlerinde işin gereği alkollü içki içmek zorunda olan, c. İşinin niteliği gereği müşterilerle birlikte alkollü içki içmek zorunda olan, İşçiler için uygulanmaz. Ağır ve tehlikeli işler MADDE Onaltı yaşını doldurmamış genç işçiler ve çocuklar ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılamaz. Hangi işlerin ağır ve tehlikeli işlerden sayılacağı, kadınlarla onaltı yaşını doldurmuş fakat onsekiz yaşını bitirmemiş genç işçilerin hangi çeşit ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılabilecekleri Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikte gösterilir. Ağır ve tehlikeli işlerde rapor MADDE Ağır ve tehlikeli işlerde çalışacak işçilerin işe girişinde veya işin devamı süresince en az yılda bir, bedence bu işlere elverişli ve dayanıklı oldukları işyeri hekimi, işçi sağlığı dispanserleri, bunların bulunmadığı yerlerde sırası ile en yakın Sosyal Sigortalar Kurumu, sağlık ocağı, hükümet veya belediye hekimleri tarafından verilmiş muayene raporları olmadıkça, bu gibilerin işe alınmaları veya işte çalıştırılmaları yasaktır. Sosyal Sigortalar Kurumu işe ilk giriş muayenesini yapmaktan kaçınamaz. İşyeri hekimi tarafından verilen rapora itiraz halinde, işçi en yakın Sosyal Sigortalar Kurumu hastanesi sağlık kurulunca muayeneye tabi tutulur, verilen rapor kesindir. Yetkili memurlar isteyince, bu raporları işveren kendilerine göstermek zorundadır. Bu raporlar damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır. On sekiz yaşından küçük işçiler için rapor MADDE Ondört yaşından onsekiz yaşına kadar (onsekiz dahil) çocuk ve genç işçilerin işe alınmalarından önce işyeri hekimi, işçi sağlığı dispanserleri, bunların bulunmadığı yerlerde sırası ile en yakın Sosyal Sigortalar Kurumu, sağlık ocağı, hükümet veya belediye hekimlerine muayene ettirilerek işin niteliğine ve şartlarına göre vücut yapılarının dayanıklı olduğunun raporla belirtilmesi ve bunların onsekiz yaşını dolduruncaya kadar altı ayda bir defa aynı şekilde doktor muayenesinden geçirilerek bu işte çalışmaya devamlarına bir sakınca olup olmadığının kontrol ettirilmesi ve bütün bu raporların işyerinde saklanarak yetkili memurların isteği üzerine kendilerine gösterilmesi zorunludur. Sosyal Sigortalar Kurumu işe ilk giriş muayenesini yapmaktan kaçınamaz. Birinci fıkrada yazılı hekimlerce verilen rapora itiraz halinde, işçi en yakın Sosyal Sigortalar Kurumu hastanesi sağlık kurulunca muayeneye tabi tutulur, verilen rapor kesindir. Bu raporlar damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır. 62
74 Gebe veya çocuk emziren kadınlar için yönetmelik MADDE Gebe veya çocuk emziren kadınların hangi dönemlerde ne gibi işlerde çalıştırılmalarının yasak olduğu ve bunların çalışmalarında sakınca olmayan işlerde hangi şartlar ve usullere uyacakları, ne suretle emzirme odaları veya çocuk bakım yurdu (kreş) kurulması gerektiği Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanacak bir yönetmelikte gösterilir. Çeşitli yönetmelikler MADDE Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı; a. Ağır ve tehlikeli işlerden başka işler için de işçilerin işe başlamadan hekim muayenesinden geçirilmelerini, b. Bazı işlerde çalışan işçilerin belirli sürelerde genel olarak sağlık muayenesinden geçirilmelerini, c. Çeşitli veya bir kısım işlerde çalışan işçilerin sağlık durumlarının aksaması, yaptıkları işin ürünlerine ve genel sağlığa yahut birlikte çalıştıkları öteki işçilere zararlı olursa, bu gibilerin o işlerden çıkarılmalarını, d. Ne durumda ve ne gibi şartları haiz olan işyerlerinde banyo, uyku, dinlenme ve yemek yerleri ile işçi evleri ve işçi eğitimi yerleri yapılmasını, Öngören yönetmelikler hazırlayabilir. 63
75 Ek 2. İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ TÜZÜĞÜ Resmi Gazete Tarih: 11 Ocak Sayı: MADDE sayılı İş Kanunu kapsamına giren işyerlerinde, işçilere ait yatıp kalkma yerlerinde ve diğer müştemilatında bulunması gereken sağlık şartlarının ve işyerlerinde kullanılan alet, edevat, makinalar ve hammaddeler yüzünden, çıkabilecek hastalıklara engel olacak tedbir ve araçların, işyerlerinde işkazalarını önlemek üzere bulundurulması gerekli araçların ve alınacak güvenlik tedbirlerinin neler olduğu bu Tüzükte belirtilmiştir. 64
76 Ek 3. YAPI İŞLERİNDE İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ TÜZÜĞÜ Resmi Gazete Tarihi - No: 12/09/ Madde 2 - Bu Tüzükte geçen "yapı işleri" deyimi, maden ocakları hariç olmak üzere, yerüstü veya yeraltında, su üstü veya su altında yapılan bina, set, baraj, yol, demiryolu, havai hat, tünel, metro, köprü, çelik yapı ve montajı, iskele, liman, gemi inşaatı, dalgakıran, kanalizasyon, lağım, kuyu, kanal, duvar ve benzeri inşaat, tamirat, tadilat ve yıkım işlerini; toprak kazı, yarma ve doldurma işlerini; elektrik, sıhhi tesisat ve kalorifer tesisatı işlerini; dülgerlik, marangozluk, sıva, badana ve boya işlerini; bu işlerde kullanılan sabit ve hareketli makina ve tesislerin kullanılmasını kapsar. 65
77 Ek 4. MADEN VE TAŞ OCAKLARI İŞLETMELERİNDE VE TÜNEL YAPIMINDA ALINACAK İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ ÖNLEMLERİNE İLİŞKİN TÜZÜK Resmi Gazete Tarihi - No: 22/10/ KAPSAM Madde 1 - Doğada element, bileşik veya karışım halinde bulunan maddelerin araştırılması, işletmeye hazırlanması, işletilmesi, çıkarılması ve zenginleştirilmesinde çalışan işyerlerinde, taş ocaklarında ve tünel yapımında, işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatında genel olarak öngörülenler yanında alınması gerekli sağlık ve güvenlik önlemleri bu Tüzükte gösterilmiştir. 66
78 Ek 5. SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU Kanun Numarası : 5510 Kanun Kabul Tarihi : 31/05/2006 Resmi Gazete Tarihi : 16/06/2006 Resmi Gazete Saysı : Madde 1- Bu Kanunun amacı, sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortası bakımından kişileri güvence altına almak; bu sigortalardan yararlanacak kişileri ve sağlanacak hakları, bu haklardan yararlanma şartları ile finansman ve karşılanma yöntemlerini belirlemek; sosyal sigortaların ve genel sağlık sigortasının işleyişi ile ilgili usûl ve esasları düzenlemektir. 67
79 Ek 6. Kanun No.: 6098 Kabul Tarihi: 11/01/2011 TÜRK BORÇLAR KANUNU İKİNCİ AYIRIM Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri A. Sorumluluk I. Genel olarak MADDE 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. II. Zararın ve kusurun ispatı MADDE 50- Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler. III. Tazminat 1. Belirlenmesi MADDE 51- Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. Tazminatın irat biçiminde ödenmesine hükmedilirse, borçlu güvence göstermekle yükümlüdür. 2. İndirilmesi MADDE 52- Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. IV. Özel durumlar 1. Ölüm ve bedensel zarar a. Ölüm MADDE 53- Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır: 1. Cenaze giderleri. 2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar. b. Bedensel zarar MADDE 54- Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 68
80 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar. c. Belirlenmesi MADDE 55- Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz. Bu Kanun hükümleri, her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine ya da kişinin ölümüne bağlı zararlara ilişkin istem ve davalarda da uygulanır. d. Manevi tazminat MADDE 56- Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. 2. Haksız rekabet MADDE 57- Gerçek olmayan haberlerin yayılması veya bu tür ilanların yapılması ya da dürüstlük kurallarına aykırı diğer davranışlarda bulunulması yüzünden müşterileri azalan veya onları kaybetme tehlikesiyle karşılaşan kişi, bu davranışlara son verilmesini ve kusurun varlığı hâlinde zararının giderilmesini isteyebilir. Ticari işlere ait haksız rekabet hakkında Türk Ticaret Kanunu hükümleri saklıdır. 3. Kişilik hakkının zedelenmesi MADDE 58- Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir. 4. Ayırt etme gücünün geçici kaybı MADDE 59- Ayırt etme gücünü geçici olarak kaybeden kişi, bu sırada verdiği zararları gidermekle yükümlüdür. Ancak, ayırt etme gücünü kaybetmede kusuru olmadığını ispat ederse, sorumluluktan kurtulur. V. Sorumluluk sebeplerinin çokluğu 1. Sebeplerin yarışması MADDE 60- Bir kişinin sorumluluğu, birden çok sebebe dayandırılabiliyorsa hâkim, zarar gören aksini istemiş olmadıkça veya kanunda aksi öngörülmedikçe, zarar görene en iyi giderim imkânı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar verir. 2. Müteselsil sorumluluk a. Dış ilişkide MADDE 61- Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır. 69
81 b. İç ilişkide MADDE 62- Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur. Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur. VI. Hukuka aykırılığı kaldıran hâller 1. Genel olarak MADDE 63- Kanunun verdiği yetkiye dayanan ve bu yetkinin sınırları içinde kalan bir fiil, zarara yol açsa bile, hukuka aykırı sayılmaz. Zarar görenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar, zarar verenin davranışının haklı savunma niteliği taşıması, yetkili kamu makamlarının müdahalesinin zamanında sağlanamayacak olması durumunda kişinin hakkını kendi gücüyle koruması veya zorunluluk hâllerinde de fiil, hukuka aykırı sayılmaz. 2. Sorumluluk MADDE 64- Haklı savunmada bulunan, saldıranın şahsına veya mallarına verdiği zarardan sorumlu tutulamaz. Kendisini veya başkasını açık ya da yakın bir zarar tehlikesinden korumak için diğer bir kişinin mallarına zarar verenin, bu zararı giderim yükümlülüğünü hâkim hakkaniyete göre belirler. Hakkını kendi gücüyle koruma durumunda kalan kişi, durum ve koşullara göre o sırada kolluk gücünün yardımını zamanında sağlayamayacak ise ve hakkının kayba uğramasını ya da kullanılmasının önemli ölçüde zorlaşmasını önleyecek başka bir yol da yoksa, verdiği zarardan sorumlu tutulamaz. B. Kusursuz sorumluluk I. Hakkaniyet sorumluluğu MADDE 65- Hakkaniyet gerektiriyorsa; hâkim, ayırt etme gücü bulunmayan kişinin verdiği zararın, tamamen veya kısmen giderilmesine karar verir. II. Özen sorumluluğu 1. Adam çalıştıranın sorumluluğu MADDE 66- Adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür. Adam çalıştıran, çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken, zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse, sorumlu olmaz. Bir işletmede adam çalıştıran, işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat etmedikçe, o işletmenin faaliyetleri dolayısıyla sebep olunan zararı gidermekle yükümlüdür. Adam çalıştıran, ödediği tazminat için, zarar veren çalışana, ancak onun bizzat sorumlu olduğu ölçüde rücu hakkına sahiptir. 2. Hayvan bulunduranın sorumluluğu a. Giderim yükümlülüğü MADDE 67- Bir hayvanın bakımını ve yönetimini sürekli veya geçici olarak üstlenen kişi, hayvanın verdiği zararı gidermekle yükümlüdür. 70
82 Hayvan bulunduran, bu zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse sorumlu olmaz. Hayvan, bir başkası veya bir başkasına ait hayvan tarafından ürkütülmüş olursa, hayvanı bulunduranın, bu kişilere rücu hakkı saklıdır. b. Alıkoyma hakkı MADDE 68- Bir kişinin hayvanı, başkasının taşınmazı üzerinde bir zarar verdiği takdirde, taşınmazın zilyedi, o hayvanı yakalayabilir, zararı giderilinceye kadar alıkoyabilir; hatta durum ve koşullar haklı gösteriyorsa hayvanı diğer yollarla etkisiz hâle getirebilir. Bu durumda, taşınmazın zilyedi derhâl hayvan sahibine bilgi vermek ve sahibini bilmiyorsa, onun bulunması için gerekli girişimleri yapmak zorundadır. 3. Yapı malikinin sorumluluğu a. Giderim yükümlülüğü MADDE 69- Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. İntifa ve oturma hakkı sahipleri de, binanın bakımındaki eksikliklerden doğan zararlardan, malikle birlikte müteselsilen sorumludurlar. Sorumluların, bu sebeplerle kendilerine karşı sorumlu olan diğer kişilere rücu hakkı saklıdır. b. Zarar tehlikesini önleme MADDE 70- Bir başkasına ait bina veya diğer yapı eserlerinden zarar görme tehlikesiyle karşılaşan kişi, bu tehlikenin giderilmesi için gerekli önlemlerin alınmasını hak sahiplerinden isteyebilir. Kişilerin ve malların korunması hakkındaki kamu hukuku kuralları saklıdır. III. Tehlike sorumluluğu ve denkleştirme MADDE 71- Önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletmenin faaliyetinden zarar doğduğu takdirde, bu zarardan işletme sahibi ve varsa işleten müteselsilen sorumludur. Bir işletmenin, mahiyeti veya faaliyette kullanılan malzeme, araçlar ya da güçler göz önünde tutulduğunda, bu işlerde uzman bir kişiden beklenen tüm özenin gösterilmesi durumunda bile sıkça veya ağır zararlar doğurmaya elverişli olduğu sonucuna varılırsa, bunun önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletme olduğu kabul edilir. Özellikle, herhangi bir kanunda benzeri tehlikeler arzeden işletmeler için özel bir tehlike sorumluluğu öngörülmüşse, bu işletme de önemli ölçüde tehlike arzeden işletme sayılır. Belirli bir tehlike hâli için öngörülen özel sorumluluk hükümleri saklıdır. Önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletmenin bu tür faaliyetine hukuk düzenince izin verilmiş olsa bile, zarargörenler, bu işletmenin faaliyetinin sebep olduğu zararlarının uygun bir bedelle denkleştirilmesini isteyebilirler. C. Zamanaşımı I. Kural MADDE 72- Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır. 71
83 Haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa zarar gören, haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcu ifadan kaçınabilir. II. Rücu isteminde MADDE 73- Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Tazminatın ödenmesi kendisinden istenilen kişi, durumu birlikte sorumlu olduğu kişilere bildirmek zorundadır. Aksi takdirde zamanaşımı, bu bildirimin dürüstlük kurallarına göre yapılabileceği tarihte işlemeye başlar. D. Yargılama I. Ceza hukuku ile ilişkisinde MADDE 74- Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz. II.Tazminat hükmünün değiştirilmesi MADDE 75- Bedensel zararın kapsamı, karar verme sırasında tam olarak belirlenemiyorsa hâkim, kararın kesinleşmesinden başlayarak iki yıl içinde, tazminat hükmünü değiştirme yetkisini saklı tutabilir. III. Geçici ödemeler MADDE 76- Zarar gören, iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunduğu ve ekonomik durumu da gerektirdiği takdirde hâkim, istem üzerine davalının zarar görene geçici ödeme yapmasına karar verebilir. Davalının yaptığı geçici ödemeler, hükmedilen tazminata mahsup edilir; tazminata hükmedilmezse hâkim, davacının aldığı geçici ödemeleri, yasal faizi ile birlikte geri vermesine karar verir. 72
84 Ek 7. Resmi Gazete Tarih: 13/07/2001 Resmi Gazete Sayı: Kanun No.: 4708 Kabul Tarihi : Sayılı Yapı Denetim Hakkında Kanun Yapı denetim kuruluşları ve görevleri MADDE 2. Bu Kanun kapsamına giren her türlü yapı; Bakanlıktan aldığı izin belgesi ile çalışan ve münhasıran yapı denetimi ile uğraşan tüzel kişiliğe sahip yapı denetim kuruluşlarının denetimine tabidir. Yapı denetim hizmeti; yapı denetim kuruluşu ile yapı sahibi veya vekili arasında akdedilen hizmet sözleşmesi hükümlerine göre yürütülür. Yapı sahibi, yapım işi için anlaşma yaptığı yapı müteahhidini vekil tayin edemez. Yapı denetim kuruluşlarının nama yazılı ödenmiş sermayelerinin tamamının, mimar veya mühendislere ait olması zorunludur. Yapı denetim kuruluşları; denetçi mimar ve mühendisler ile yardımcı kontrol elemanları istihdam eder. Yapı denetim kuruluşunda görev alacak denetçi mimar ve mühendisler ile yardımcı kontrol elemanlarında ve laboratuar görevlilerinde aranacak nitelik ve deneyim ile bu kişilere belge verilmesi, yapı denetim kuruluşunun ve laboratuarların çalışma usul ve esasları Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelikle düzenlenir. Yapı denetim kuruluşları aşağıda belirtilen görevleri yerine getirmekle yükümlüdür: a) Proje müelliflerince hazırlanan, yapının inşa edileceği arsa veya arazinin zemin ve temel raporları ile uygulama projelerini ilgili mevzuata göre incelemek, proje müelliflerince hazırlanarak doğrudan kendilerine teslim edilen uygulama projesi ve hesaplarını kontrol ederek, ilgili idareler dışında başka bir kurum veya kuruluşun vize veya onayına tabi tutulmadan, ilgili idareye uygunluk görüşünü bildirmek. b) Yapı denetimini üstlendiğine dair ilgili idareye taahhütname vermek, yapı ruhsatının ilgili bölümünü imzalamak, bu yapıya ilişkin bilgileri yapı ruhsatı düzenleme tarihinden itibaren yedi gün içinde Bakanlığa bildirmek. c) Yapının, ruhsat ve ekleri ile mevzuata uygun olarak yapılmasını denetlemek. d) Yapım işlerinde kullanılan malzemeler ile imalatın proje, teknik şartname ve standartlara uygunluğunu kontrol etmek ve sonuçlarını belgelendirmek, malzemeler ve imalatla ilgili deneyleri yaptırmak. e) Yapılan tüm denetim hizmetlerine ilişkin belgelerin bir nüshasını ilgili idareye vermek, denetimleri sırasında yapıda kullanılan malzeme ve imalatın teknik şartname ve standartlara aykırı olduklarını belirledikleri takdirde, durumu bir rapor ile ilgili idareye ve il sanayi ve/veya ticaret müdürlüklerine bildirmek. f) İş yerinde, iş güvenliği ve işçi sağlığı konusunda gerekli tedbirlerin alınması için yapı müteahhidini yazılı olarak uyarmak, uyarıya uyulmadığı takdirde durumu ilgili bölge çalışma müdürlüğüne bildirmek. g) Ruhsat ve eklerine aykırı uygulama yapılması halinde durumu üç iş günü içinde ilgili idareye bildirmek. 73
85 h) Yapının ruhsat eki projelerine uygun olarak kısmen veya tamamen bitirildiğine dair ilgili idareye rapor vermek. ı) Zemin, malzeme ve imalata ilişkin deneyleri, şartname ve standartlara uygun olarak laboratuarlarda yaptırmak. Sorumluluklar ve yapılamayacak işler MADDE 3. Bu Kanunun uygulanmasında, yapı denetim kuruluşları imar mevzuatı uyarınca öngörülen fennî mesuliyeti ilgili idareye karşı üstlenir. Yapı denetim kuruluşları, denetçi mimar ve mühendisler, proje müellifleri, laboratuar görevlileri ve yapı müteahhidi ile birlikte yapının ruhsat ve eklerine, fen, sanat ve sağlık kurallarına aykırı, eksik, hatalı ve kusurlu yapılmış olması nedeniyle ortaya çıkan yapı hasarından dolayı yapı sahibi ve ilgili idareye karşı, kusurları oranında sorumludurlar. Bu sorumluluğun süresi; yapı kullanma izninin alındığı tarihten itibaren, yapının taşıyıcı sisteminden dolayı on beş yıl, taşıyıcı olmayan diğer kısımlarda ise iki yıldır. Yapıda, yapı kullanma izni alındıktan sonra, ilgili idareden izin alınmadan yapılacak esaslı tadilattan doğacak yapı hasarından, izinsiz tadilat yapan sorumludur. Yapı denetim kuruluşu; yazılı ihtarına rağmen yapı sahibi tarafından önlemi alınmayan, parsel dışında meydana gelen ve yapıda hasar oluşturan yer kayması, çığ düşmesi, kaya düşmesi ve sel baskınından doğan hasarlardan sorumlu değildir. Yapı denetim kuruluşlarının yöneticileri, ortakları, denetçi mimar ve mühendisleri ile proje müellifleri, laboratuvar görevlileri ve yapı müteahhidi; bu Kanunun uygulanmasından dolayı ortaya çıkan yapı hasarından sorumludur. Yapı denetim kuruluşu denetim faaliyeti dışında başka ticarî faaliyette bulunamaz. Bu kuruluşun denetçi mimar ve mühendislerinin, denetim faaliyeti süresince başkaca meslekî ve inşaat işleri ile ilgili ticarî faaliyette bulunmaları yasaktır. 74
86 Ek 8. YAPI DENETİMİ UYGULAMA YÖNETMELİĞİ Resmi Gazete Tarihi: Resmi Gazete Sayısı: Yapı denetim kuruluşunun görev ve sorumlulukları MADDE 5 - (1) Yapı denetim kuruluşu, Kanunun 2'nci maddesinde belirtilen görevleri, Kanun ile belirlenmiş süreler içinde, imar planına, fen, sanat ve sağlık kurallarına, standartlara, yürürlükteki mevzuata ve mesleki ahlak kurallarına uygun ve tam olarak yerine getirmek zorundadır. (2) Yapı denetim kuruluşu proje denetimi safhasında; a) Yapının inşa edileceği parseli ilgilendiren imar durumu belgesi, aplikasyon krokisi, tapu kaydı örneği, zemin etüdü raporu ile gerekli diğer belgelerin mevzuata uygun olup olmadığını kontrol ederek kopyalarını dosyasında muhafaza eder. b) (Değişik:RG-14/4/ ) Proje ve uygulama denetçisi mimar ve mühendisler aracılığıyla, proje müelliflerince hazırlanan uygulama projelerinin ve hesaplarının, mühendislik ve mimarlık proje düzenleme esaslarına, imar planına, imar yönetmeliklerine ve diğer mevzuata, şartname ve standartlara uygunluğunu kontrol eder, proje müelliflerinin ilgili meslek odasına üyeliğinin devam ettiğine dair taahhütnamesi ile mesleki kısıtlılığının olmadığına dair taahhütnamesinin olup olmadığını kontrol eder. İdareler sorumluluk alan mimar ve mühendislerin yaptıkları işlemlere ilişkin bilgileri her ayın ilk haftası içinde ilgili meslek odalarına bildirir. c) (Değişik:RG-3/4/ ) Yapı ruhsatı vermeye yetkili idarelerin dışındaki kurumlar tarafından onaylanması gereken elektrik, telefon ve doğalgaz tesisat projelerini ilgili mevzuata göre inceler, zamanında ve usulüne uygun olarak onaylanmasını temin eder. ç) Ek-3'te gösterilen form-1'e uygun proje kontrol formunu esas alarak incelediği projelerde tespit edilen hata, eksiklik ve yetersizliklerin giderilmesini sağlar. d) İncelenen projeler, uygun görülmesi hâlinde, yapı denetim kuruluşu adına ilgili denetçi mimar ve denetçi mühendisler tarafından imzalanır ve kuruluş tarafından tasdik edilir. (e) (Ek:RG-14/4/ ) Zemin ve temel etüdü raporunun hazırlanmasına ilişkin esaslara uygun olarak bir zemin etüdü raporunun olup olmadığını tespit ederek uygunluk görüşü verir. Raporun uygunluğunu tespit için, bünyesinde konu ile ilgili yeterli teknik eleman bulunmadığı hâllerde hizmet satın alabilir. (3) Yapı denetim kuruluşu yapı ruhsatı alınması safhasında; a) Denetimini üstleneceği yapı ile alâkalı bilgileri ek-4'te gösterilen form-2'ye uygun şekilde düzenleyip Bakanlığa bildirir. b) (Değişik:RG-5/2/ ) Yapıya ilişkin bilgi formunu, yapının denetimini üstlendiği konusunda ek-5'te gösterilen form-3'e uygun taahhütnameyi, yapı denetim kuruluşunun yapı sahibi ile imzaladığı ek-6'da gösterilen form-4'e uygun sözleşmeyi ve projelerdeki eksikliklerin giderildiğini gösterir proje kontrol formunu ilgili idareye verir. Bu belgelerde noter tasdiki aranmaz. c) Projelerin ilgili idarece onaylanmasından sonra, yapı ruhsatının yapı denetim kuruluşu ile ilgili bölümünün, kuruluşu temsilen, ortakları veya kuruluşça yetkili kılınmış inşaat 75
87 mühendisi, makine mühendisi, elektrik mühendisi veya mimar olan personeli tarafından imzalanmasını sağlar. ç) (Ek:RG-3/4/ ) Elektrik, telefon ve doğalgaz tesisat projelerinin inşaat ruhsatının alındığı tarihi izleyen otuz gün içinde ilgili idare tarafından onaylanmasını temin eder ve onaya ilişkin belgeyi inşaat ruhsatı vermeye yetkili idareye sunar. Bu süre içinde söz konusu projelere ilişkin onaylar idareye sunulamadığı takdirde inşaat idarece durdurulur. (4) Yapı denetim kuruluşu yapım safhasında; a) Ek-7'de gösterilen form-5'e uygun işyeri teslim tutanağını, yapı sahibi ve yapı müteahhidi veya yapı müteahhidi adına şantiye şefi ile birlikte imzalayarak üç iş günü içerisinde ilgili idarenin onayına sunar. b) Bünyesinde konu ile ilgili teknik eleman bulunmayan hâllerde, hizmet satın almak suretiyle teknik eleman görevlendirerek, arsanın köşe noktalarının ilgili idare nezaretinde tespit ettirilmesini ve yapının, vaziyet planına uygun biçimde arsaya aplike edilmesini sağlar. c) Denetimini üstlendiği işin projesine göre gerekli olan yapım tekniklerini göz önüne alarak, işin gerektirdiği malzeme ve bu malzeme ile ilgili imalatın, Bakanlıkça izin belgesi verilen özel veya kamu kuruluşlarına ait laboratuvarlarda muayene ve deneylerini yaptırarak, sonuçların standart ve şartnamelere uygun olup olmadığını kontrol eder. ç) Beton kalıbı, demir teçhizatı ve gerekli diğer tesisatı kontrol ederek ek-8'de gösterilen form-6'ya uygun tutanak tanzim edilmeden beton dökümüne izin vermez. Beton, uygulama denetçisi inşaat mühendisi veya kontrol elemanı inşaat mühendisi veya yardımcı kontrol elemanı nezaretinde dökülür. Beton numuneleri, döküm yerinde yapı denetim elemanlarının huzurunda, deneyi yapacak laboratuvarın teknik elemanlarınca ilgili standartlara uygun olarak alınır. Alınan numuneler üzerinde şantiyede yapılacak deneylerin sonucunun olumlu olması hâlinde beton dökümüne izin verir. Alınan diğer numuneler deneyi yapacak laboratuvara, bu laboratuvarın teknik elemanı marifetiyle iletilir. Beton dökümünü müteakiben ek-9'da gösterilen form-7'ye uygun tutanak tanzim edilir. d) (c) ve (ç) bentlerinde sayılan muayene ve deney sonuçları, ilgili standartların ve şartnamelerin öngördüğü değerlerde ise bu sonuçlara ilişkin raporları, o imalatı içeren hakediş ekinde ilgili idareye verir. Aksi hâlde, bu raporları laboratuvarda düzenlenme tarihinden itibaren üç iş günü içinde ilgili idareye vererek, hatalı imalatlar uygun hale getirilinceye kadar yapıdaki imalatın durdurulmasını sağlar. e) Yapılan her imalatın proje eki mahal listesine uygunluğunu ve yapı sahibi ile yapı müteahhidi arasında akdedilen sözleşmede belirtilen niteliklerde yapılıp yapılmadığını denetler. f) Yazılı ihtarına rağmen ruhsata ve eklerine aykırı iş yapan işçi ve ustanın durumunu tespit eder ve yapı müteahhidine bildirir. Bu durum devam ettiği takdirde, ilgili idareye yazılı olarak bildirimde bulunur. g) Yapının elektrik aboneliği sırasında düzenlenecek belgeleri, denetçi elektrik mühendislerine kontrol ettirir. ğ) Şantiyede yapılan denetim sonuçlarının işlendiği ve şantiye şefi tarafından şantiyede muhafaza edilen, ek-10'da gösterilen form-8'e uygun yapı denetleme defterini takip eder. h) Yapım işlerinde kullanılacak malzemelerin ilgili teknik şartnamelere ve standartlara aykırı oldukları belirlendiğinde, bunların imalatta kullanılmasına izin vermez ve bu durumu bir rapor ile ilgili idareye ve malzeme denetimi ile ilgili kuruluşlara bildirir. 76
88 ı) İnşaat alanında işçi sağlığı ve iş güvenliği ile çevre sağlığı ve güvenliğinin korunması için gereken tedbirlerin alınıp alınmadığını kontrol eder. i) Bünyesinde görevli denetçi mimar ve mühendisler ile kontrol ve yardımcı kontrol elemanlarının Bakanlıkça düzenlenen meslek içi eğitime katılmalarını sağlar. j) Her yılın sonu itibarı ile yapı sahibi ve yapı müteahhidi veya yapı müteahhidi adına şantiye şefi ile birlikte yapının fiziki durumunu belirleyen seviye tespit tutanağını tanzim ederek bir suretini ilgili idareye verir. Yıl sonu seviye tespitinde ihtilaf olduğu takdirde ilgili idareden seviye tespitinin yapılmasını ister. k) Ruhsata bağlanmış olmak kaydı ile, yapı sahibinin isteğine bağlı ilave işlerin projelerini ve yapımını denetler. I) Yukarıda açıklanan görevlerin yapılması sırasında ruhsata ve eklerine aykırı imalat belirlendiğinde, yapının o anki durumunu fotoğrafla tespit eder, ilgili idareye de dağıtımı yapılan bir yazı ile yapının müteahhidini iadeli taahhütlü posta yoluyla yazılı olarak uyarır ve aykırılığın giderilmesi için süre verir. Bu süre zarfında yapı müteahhidine bildirilen eksikliklerin giderilmemesi durumunda, süre bitimini takip eden üç iş günü içinde iadeli taahhütlü posta yoluyla ilgili idareye bildirimde bulunur. m) Denetim işlerine ait hakedişlerin tahakkuka bağlandığı tarihte düzenlenecek olan faturanın bir örneğini ilgili idareye verir. n) Yapım işinin devamı sırasında kayıt altına alınmasında yarar görülen hususlar için ek tutanaklar tanzim ederek imalatın denetimini ve gözetimini sağlar. o) Tanzim edilen tutanakları, imalat veya malzemede herhangi bir eksiklik veya kusur bulunmadığı takdirde, hakediş ekinde ilgili idareye sunar. Aksi hâlde, maddenin (I) bendi hükümleri uygulanır. ö) Yapının ruhsata ve eklerine uygun olarak kısmen veya tamamen bitirildiğini belirten, ek- 11'de gösterilen form-9'a uygun iş bitirme tutanağını düzenler ve onaylanmak üzere ilgili idareye verir. p) Yapı kullanma izninin alınmasını müteakiben, ilgili idare tarafından istenilen yapı denetimine ait diğer bilgi ve belgeleri ilgili idareye verir. r) (Ek:RG-3/4/ ) Yapı ile ilgili olarak ısı ihtiyacı kimlik belgesinin, kanal bağlantısının yapıldığına ilişkin tutanağın, binanın yapı aplikasyon projesine uygun şekilde aplike edildiğini gösteren vaziyet planı ve bağımsız bölüm planını içeren belgenin, elektrik, telefon ve doğalgaz tesisatlarının, yangın algılama, tahliye ve söndürme sisteminin projelerine uygun şekilde yapılmasını denetleyerek bunlara ilişkin uygunluk belgelerini ve asansörün ilgili idarece tescilini temin eder. Bu işlemlerin usulüne uygun yapıldığına dair raporu ve yapının cephe fotoğraflarını iş bitirme tutanağına ekler. Yapı denetim kuruluşunda ve laboratuvarda görev alacak teknik personelin deneyim ve nitelikleri MADDE 14 -(1) (Değişik ibare:rg-5/2/ ) Merkez Yapı Denetim kurulusu, denetimini üstlendiği proje ve yapım işlerinde, Kanun ve bu Yönetmelik hükümleri ile belirlenmiş görevlerini denetçi mimar ve denetçi mühendisler eliyle yürütür. Denetçi mimar ve denetçi mühendis olarak görev yapabilmek için, ilgililerin Yapı Denetim Komisyonuna başvurarak, ek-17'de gösterilen form-15'e uygun denetçi belgesi almaları zorunludur. (2) Denetçi belgesi, 77
89 a) Proje inceleyecek ve inşaat denetimi yapacak olan mimar için "proje ve uygulama denetçisi", b) Proje inceleyecek ve inşaat denetimi yapacak olan inşaat mühendisi için "proje ve uygulama denetçisi", c) İnşaat denetimi yapacak inşaat mühendisi için "uygulama denetçisi", ç) Proje inceleyecek ve inşaat denetimi yapacak olan makine ve elektrik mühendisleri için "proje ve uygulama denetçisi", d) Laboratuvarda görev yapacak olanlar için "zemin veya yapı malzemesi laboratuvar denetçisi" adıyla düzenlenir. (3) Denetçi belgesi aşağıdaki şartları haiz olup bunları belgelendiren mimar ve mühendislere verilir: a) Türkiye Cumhuriyeti tâbiiyetinde olmak, b) (Değişik:RG-31/7/ ) Şantiyelerde iş görebileceklerine ilişkin olarak, görevini devamlı olarak yapmaya engel bir durumu olmadığına dair sağlık raporu, c) (Değişik:RG-31/7/ ) Diplomasının veya yerine geçen belgenin aslı veya ibraz edilen aslının idare tarafından tasdiklenen sureti, ç) İlgili meslek odasına kayıt belgesi (ek-18 form-16), d) (Değişik:RG-31/7/ ) T.C. kimlik numarası ve iki adet vesikalık fotoğraf, e) (Değişik:RG-31/7/ ) Affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmadığına dair yazılı beyan, f) Mesleğinde fiilen en az (Değişik ibare:rg-7/8/ ) beş yıl çalıştığına ilişkin olarak ilgili kurum ve kuruluşlardan alınacak belgeler, g) Laboratuvar denetçisi mühendisler için (Değişik ibare:rg-7/8/ ) beş yıllık fiili meslek süresinin en az üç yılı ilgili alanda olmak üzere laboratuvarda çalışıldığına dair ilgili kurum ve kuruluşlardan alınacak belgeler. ğ) (Ek:RG-7/8/ ) Proje ve uygulama denetçisi inşaat mühendisleri için beş yıllık fiili meslek süresinin en az üç yılında proje hazırlanması ya da incelenmesi konularında fiilen görev yaptığına dair ilgili kurum ve kuruluşlardan alınacak belgeler. (4) (Değişik:RG-31/7/ ) Başvuru tarihi itibariyle bir kamu kuruluşunda çalışmakta olan mimar ve mühendislerin sahip oldukları mesleki deneyimleri, çalıştıkları mesleki ihtisas alanları ve çalışma süreleri belirtilecek şekilde görev yaptıkları kurumlardan alınacak belgeler ile belgelendirilir. Bu durumda olanlar için diploma, T.C. kimlik numarası, sabıka kaydı olmadığına dair beyanı ve sağlık raporu istenmez. Kamu kuruluşlarından emekli olanlardan ise bu bilgi ve belgeler istenir. (5) Serbest olarak veya özel sektörde çalışan mühendis ve mimarların, mesleki deneyimleri ve çalışma süreleri, çalıştıkları özel kuruluşlardan alınan ve çalışma alanı ile ilgili kamu kurum ve kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca onaylanan belge ile belgelendirilir. Ayrıca, özel kuruluşlarda yapılan çalışmaları teyit etmek üzere ilgili sosyal güvenlik kurumundan alınan belgeler ibraz edilir. 78
90 (6) Verilen denetçi belgeleri beş yıl için geçerlidir. Bu sürenin sonunda vize edilmeyen denetçi belgesinin kullanımına izin verilmez. (7) Denetçi belgesine sahip olan mimar ve mühendisler, Yapı Denetim Komisyonu nun veya Komisyonca uygun görülen kurum ve kuruluşların açacakları hizmet içi eğitim programlarına katılmak zorundadırlar. Düzenlenen eğitim programları sonunda bir değerlendirme sınavı yapılır. Yapılan sınavda geçer not alamayanlar, geçer not alıncaya kadar eğitimlere katılmaya devam ederler. Söz konusu eğitim programlarına iki defa üst üste katılmayanların denetçi belgesi Yapı Denetim Komisyonunca iptal edilerek, durum sicillerine işlenmek üzere ilgili meslek odalarına bildirilir. Sözleşmenin sona ermesine ilişkin esaslar MADDE 23 -(1) Yapı ruhsatı alındıktan sonra iki yıl içinde inşaata başlanmadığı veya başlandığı halde, başlama müddeti ile birlikte beş yıl içinde yapı bitirilemediği ve bu süre içerisinde ruhsat yenilenmediği takdirde, yapı sahibi ile yapı denetim kuruluşu arasında akdedilen sözleşme başkaca bir bildirime gerek kalmaksızın kendiliğinden sona erer. Bu durumdaki işler için ilgili idare tarafından onaylanmış seviye tespiti (Değişik ibare:rg- 5/2/ ) İl Yapı Denetim Komisyonuna gönderilir. Söz konusu işin inşaat alanı, yapı denetim kuruluşu ile birlikte, denetçi mimar ve mühendisleri ile kontrol elemanı ve yardımcı kontrol elemanlarının sorumluluğu altında bulunan inşaat alanından minha edilir. Yapı sahibi, önceki yapı denetim kuruluşu ile yeniden sözleşme akdederek işe devam edebileceği gibi, başka bir yapı denetim kuruluşu ile de sözleşme akdedip işe devam edebilir. (2) Yapı denetim kuruluşunca, iş bitirme tutanağının ilgili idareye verilmesini müteakiben, ilgili idare tarafından yapı, ruhsat ve ekleri açısından kontrol edilerek en geç on beş iş günü içinde iş bitirme tutanağı onaylanır. Aksi takdirde, durum, ilgili idarece gerekçeli ve yazılı olarak yapı denetim kuruluşuna bildirilir. (3) Yapının ilgili mevzuata uygun şekilde kısmen veya tamamen bitirildiğine dair iş bitirme tutanağının tanzim edilmesi ve ilgili idarece bu tutanağın onaylanmasını müteakiben, söz konusu yapının inşaat alanı, yapı denetim kuruluşu ile birlikte, denetçi mimar ve mühendisleri ile kontrol elemanı ve yardımcı kontrol elemanlarının sorumluluğu altında bulunan inşaat alanından minha edilir. (4) Yapı kullanma izni belgesi tanzim edilmesi safhasında, yapı denetim kuruluşu tarafından hazırlanan iş bitirme tutanağının ilgili idarece onaylanmış olması durumunda, yapı denetim kuruluşunun yapı kullanma izni belgesini ayrıca imzalaması şartı aranmaz, ancak kuruluş, yapı kullanma izni belgesinden doğan her türlü sorumluluğu kabul etmiş sayılır. Yapı kullanma izni belgesi tanzim edildiğinde ilgili idarece kuruluşa bilgi verilir. (5) Yapı denetim hizmet sözleşmesinin, tek taraflı olarak feshi veya yapı sahibi ve yapı denetim kuruluşunun karşılıklı anlaşmasıyla feshi durumunda, fesih işlemi, noter ihbarnamesi ile karşı tarafa, ilgili idareye, ilgili Bayındırlık ve İskân Müdürlüğüne dağıtımlı olarak bildirilmek suretiyle yapılır. (6) Fesih işlemi sonrasında yapı sahibi, yapı denetim kuruluşu ve yapı müteahhidi tarafından ek-22'de gösterilen form-20'ye uygun seviye tespit tutanağı tanzim edilir ve ilgili idarenin onayına sunulur. (7) Fesih sonrasında, ilgili idarece yapı tatil tutanağı tanzim edilerek, yapı ile ilgili her türlü belge (yapıya ilişkin bilgi formu, ruhsat, hakediş raporu, fesihle ilgili yazışmalar, seviye 79
91 tespit tutanağı ve yapı tatil tutanağının tasdikli suretleri) bir görüş yazısı ekinde il Bayındırlık ve İskân Müdürlüğüne gönderilir. (8) (Değişik:RG-1/7/ ) (Değişik ibare:rg-5/2/ ) İl Yapı Denetim hizmet sözleşmesi feshedilen yapı hakkında ilgili idaresince yerinde inceleme yapılarak, yeni bir yapı denetim hizmet sözleşmesi imzalanana kadar yapının devamına izin vermemek üzere yapı tatil tutanağı düzenlenir. Yapıda ruhsat ve eklerine aykırı bir imalatın tespiti halinde, yapının seviyesi belirlenerek hazırlanacak olan ve aykırılıkla ilgili tespitleri de içeren ek-29 form-27'de yer alan "Yapı Tespit ve İnceleme Tutanağı" hazırlanarak İl Bayındırlık ve İskân Müdürlüğüne gönderilir. Bayındırlık ve İskân Müdürlüğünce söz konusu yapı için Kanun ve ilgili yönetmelik hükümleri doğrultusunda yapılan inceleme sonucunda, görev ve sorumlulukların yerine getirilmediğinin tespiti halinde hazırlanacak olan "Teknik İnceleme Raporu" (Değişik ibare:rg-5/2/ ) İl Yapı Denetim Komisyonuna gönderilir. (9) Denetim faaliyeti geçici olarak durdurulan veya izin belgesi iptal edilen yapı denetim kuruluşunun denetim sorumluluğu altında olan yapım işleri tamamlanmış yapılar için ilgili idarelerce yapı tatil tutanağı tanzim edilmez. Yapılacak herhangi bir inşai faaliyeti kalmayan ve yapı kullanma izni belgesi için müracaatta bulunan yapı sahiplerinin yeni bir yapı denetim kuruluşu ile sözleşme akdetmesine gerek olmaksızın, bu durumdaki yapı denetim kuruluşunca, yapının ruhsata ve eki projesine uygun olarak tamamen bitirilmiş olduğuna dair rapor tanzim edilerek, ilgili idareye verilir. İş bitirme tutanağı veya yapı kullanma izni belgesi bu kuruluşça imzalanır. (10) Denetim faaliyeti geçici olarak durdurulan veya izin belgesi iptal edilen yapı denetim kuruluşunun denetim sorumluluğu altında olup inşai faaliyeti devam eden veya yapı denetimi hizmet sözleşmesi fesih edilen işler için yapı sahibi tarafından yeni bir yapı denetim kuruluşu ile sözleşme akdedilir. Yeni bir yapı denetim kuruluşu görevlendirilmeksizin yapının devamına hiçbir surette izin verilmez. İlgili idarece, ilk ruhsat numarası yazılmak kaydıyla yeni bir yapı ruhsatı tanzim edilir. Bu ruhsatın ilgili bölümü yeni yapı denetim kuruluşunca imzalanır ve ek-22'de gösterilen form-20'ye uygun seviye tespit tutanağı tanzim edilerek yeni ruhsat ekine konulur. (11) Denetim faaliyetinin geçici olarak durdurulmasına veya izin belgesinin iptaline sebep olan işler için, herhangi bir inşai faaliyeti kalmamış olsa dahi, geri kalan iş ve işlemler tamamlanmak üzere yapı sahibinin bir başka yapı denetim kuruluşu ile hizmet sözleşmesi imzalaması şarttır. (12) Yapının denetim sorumluluğunu üstlenen yeni yapı denetim kuruluşu, görevi üstlendiği tarihten önce yapılan bütün iş ve işlemlerin denetiminin Kanuna ve Yönetmeliğe uygun şekilde tamamlanmasından dolayı görevi bırakan yapı denetim kuruluşu ile birlikte müteselsilen sorumludur. (13) Yeni görevlendirilen yapı denetim kuruluşu, denetimi üstlenilen yapının imar planına, mevzuata, ruhsata ve eklerine, standartlara, teknik şartnamelere uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkin yapı güvenliği raporu tanzim eder. Bu rapor, ilgili idaresince incelenerek onaylanır. 80
92 Ek 9. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU Kanun No.: 6331 Kabul Tarihi: 20/6/2012 İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri MADDE 6 (1) Mesleki risklerin önlenmesi ve bu risklerden korunulmasına yönelik çalışmaları da kapsayacak, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin sunulması için işveren; a) Çalışanları arasından iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve diğer sağlık personeli görevlendirir. Çalışanlarıarasında belirlenen niteliklere sahip personel bulunmaması hâlinde, bu hizmetin tamamını veya bir kısmını ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden hizmet alarak yerine getirebilir. Ancak belirlenen niteliklere ve gerekli belgeye sahip olmasıhâlinde, tehlike sınıfı ve çalışan sayısı dikkate alınarak, bu hizmetin yerine getirilmesini kendisi üstlenebilir. b) Görevlendirdikleri kişi veya hizmet aldığı kurum ve kuruluşların görevlerini yerine getirmeleri amacıyla araç, gereç, mekân ve zaman gibi gerekli bütün ihtiyaçlarını karşılar. c) İşyerinde sağlık ve güvenlik hizmetlerini yürütenler arasında iş birliği ve koordinasyonu sağlar. ç) Görevlendirdikleri kişi veya hizmet aldığı kurum ve kuruluşlar tarafından iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili mevzuata uygun olan ve yazılı olarak bildirilen tedbirleri yerine getirir. d) Çalışanların sağlık ve güvenliğini etkilediği bilinen veya etkilemesi muhtemel konular hakkında; görevlendirdikleri kişi veya hizmet aldığı kurum ve kuruluşları, başka işyerlerinden çalışmak üzere kendi işyerine gelençalışanları ve bunların işverenlerini bilgilendirir. (2) 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki kamu kurum ve kuruluşları; iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini, Sağlık Bakanlığına ait döner sermayeli kuruluşlardan doğrudan alabileceği gibi 4734 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde de alabilir. (3) Tam süreli işyeri hekimi görevlendirilen işyerlerinde, diğer sağlık personeli görevlendirilmesi zorunlu değildir. İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin desteklenmesi MADDE 7 (1) İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin yerine getirilmesi için, Bakanlıkça aşağıdaki şartlarla destek sağlanabilir: a) Kamu kurum ve kuruluşları hariç ondan az çalışanı bulunanlardan, çok tehlikeli ve tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri faydalanabilir. Ancak, Bakanlar Kurulu, ondan az çalışanı bulunanlardan az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinin de faydalanmasına karar verebilir. 81
93 b) Giderler, iş kazası ve meslek hastalığı bakımından kısa vadeli sigorta kolları için toplanan primlerden kaynak aktarılmak suretiyle, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından finanse edilir. c) Uygulamada, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları esas alınır. ç) Bu Kanun ve diğer mevzuat gereğince yapılan kontrol ve denetimlerde; istihdam ettiği kişilerin sigortalılık bildiriminde bulunmadığı tespit edilen işverenlerden, tespit tarihine kadar yapılan ödemeler yasal faizi ile birlikte Sosyal Güvenlik Kurumunca tahsil edilir ve bu durumdaki işverenler, sağlanan destekten üç yıl süreyle faydalanamaz. d) Uygulamaya ilişkin olarak ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye, uygulamayı yönlendirmeye ve doğabilecek sorunları çözmeye Bakanlık yetkilidir. (2) Aşağıdaki konular ile bunlara ilişkin usul ve esaslar, Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak Bakanlıkçaçıkarılan yönetmelikle belirlenir: a) İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin yerine getirilmesi için sağlanacak desteğin uygulanması. b) Destek sağlanacak ondan az çalışanı bulunan işyerlerinin özellikleri göz önünde bulundurularak; Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödenecek iş sağlığı ve güvenliği hizmet bedellerinin tespiti, destek olunacak kısmı veödenme şekli. c) Destekten faydalanabilecek işyerlerinin taşıması gereken şartlar. ç) İş sağlığı ve güvenliği hizmeti verecek kuruluşların özellikleri. (3) Etkinlik ve sürekliliğin sağlanması amacıyla; Bakanlık tarafından Sağlık Bakanlığı, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve ilgili meslek kuruluşlarıyla iş birliği yapılabilir. İşyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanları MADDE 8 (1) İşyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanlarının hak ve yetkileri, görevlerini yerine getirmeleri nedeniyle kısıtlanamaz. Bu kişiler, görevlerini mesleğin gerektirdiği etik ilkeler ve mesleki bağımsızlık içerisinde yürütür. (2) İşyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanları; görevlendirildikleri işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili alınması gereken tedbirleri işverene yazılı olarak bildirir; bildirilen hususlardan hayati tehlike arz edenlerin işveren tarafından yerine getirilmemesi hâlinde, bu hususu Bakanlığın yetkili birimine bildirir. (3) Hizmet sunan kuruluşlar ile işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanları, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin yürütülmesindeki ihmallerinden dolayı, hizmet sundukları işverene karşı sorumludur. (4) Çalışanın ölümü veya maluliyetiyle sonuçlanacak şekilde vücut bütünlüğünün bozulmasına neden olan işkazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde ihmali tespit edilen işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanının yetki belgesi askıya alınır. (5) İş güvenliği uzmanlarının görev alabilmeleri için; çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde (A) sınıfı, tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde en az (B) sınıfı, az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde ise en az (C) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip 82
94 olmaları şartı aranır. Bakanlık, iş güvenliği uzmanlarının ve işyeri hekimlerinin görevlendirilmesi konusunda sektörel alanda özel düzenleme yapabilir. (6) Belirlenen çalışma süresi nedeniyle işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanının tam süreli görevlendirilmesi gereken durumlarda; işveren, işyeri sağlık ve güvenlik birimi kurar. Bu durumda, çalışanların tabi olduğu kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa göre belirlenen haftalık çalışma süresi dikkate alınır. (7) Kamu kurum ve kuruluşlarında ilgili mevzuata göre çalıştırılan işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanı olma niteliğini haiz personel, gerekli belgeye sahip olmaları şartıyla asli görevlerinin yanında, belirlenen çalışma süresine riayet ederek çalışmakta oldukları kurumda veya ilgili personelin muvafakati ve üst yöneticinin onayı ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görevlendirilebilir. Bu şekilde görevlendirilecek personele, görev yaptığı her saat için (200) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı tutarında ilave ödeme, hizmet alan kurum tarafından yapılır. Buödemeden damga vergisi hariç herhangi bir kesinti yapılmaz. Bu durumdaki görevlendirmeye ilişkin ilave ödemelerde, günlük mesai saatlerine bağlı kalmak kaydıyla, aylık toplam seksen saatten fazla olan görevlendirmeler dikkate alınmaz. (8) Kamu sağlık hizmetlerinde tam süreli çalışmaya ilişkin mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla, işyeri hekimlerinin ve diğer sağlık personelinin işyeri sağlık ve güvenlik birimi ile ortak sağlık ve güvenlik birimlerinde görevlendirilmelerinde ve hizmet verilen işyerlerinde çalışanlarla sınırlı olmak üzere görevlerini yerine getirmelerinde, diğer kanunların kısıtlayıcı hükümleri uygulanmaz. 83
95 Ek 10. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU Kanun No.: 6331 Kabul Tarihi: 20/6/2012 Tehlike sınıfının belirlenmesi MADDE 9 (1) İşyeri tehlike sınıfları; 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 83 üncü maddesine göre belirlenen kısa vadeli sigorta kolları prim tarifesi de dikkate alınarak, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürünün Başkanlığında ilgili taraflarca oluşturulan komisyonun görüşleri doğrultusunda, Bakanlıkça çıkarılacak tebliğ ile tespit edilir. (2) İşyeri tehlike sınıflarının tespitinde, o işyerinde yapılan asıl iş dikkate alınır. Belgelendirme, ihtar ve iptaller MADDE 31 (1) İş sağlığı ve güvenliği hizmeti sunan, ölçüm ve analizleri yapan kişi, kurum, kuruluşlar ve eğitim kurumları ile ilgili olarak yetkilendirme ve belgelendirme bedelleri, bu kişi ve kurumlara getirilen kuralların ihlali hâlinde hafif, orta ve ağır ihtar olarak kayda alınması ile yetki belgelerinin geçerliliğinin doğrudan veya ihtar puanları esas alınarak askıya alınması ve iptaline dair usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir. MADDE 33 13/12/1983 tarihli ve 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) sayılı cetvelin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına ait bölümünde yer alan Baş İş Müfettişi unvanlı kadrolar İş Başmüfettişi olarak değiştirilmiştir. MADDE 34 Ekli (I), (II) ve (III) sayılı listelerde yer alan kadrolar ihdas edilerek 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) sayılı cetvelin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına ait bölümüne eklenmiş, ekli (IV) sayılılistede yer alan kadrolar iptal edilerek 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) sayılı cetvelin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına ait bölümünden çıkarılmıştır. MADDE 35 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa ekli (II) sayılı cetvelin 4. Başbakanlık ve Bakanlıklarda bölümünde yer alan İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Ens. Müd. ibaresi İş Sağlığı ve Güvenliği Enstitü Müdürü olarak değiştirilmiştir. MADDE 36 9/1/1985 tarihli ve 3146 sayılı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir. İş güvenliği uzmanı görevlendirme yükümlülüğü GEÇİCİ MADDE 4 (1) Bu Kanunun 8 inci maddesinde belirtilen çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde (A) sınıfı belgeye sahip iş güvenliği uzmanı görevlendirme yükümlülüğü, bu işyerlerinde Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört yıl süreyle (B) sınıfı belgeye sahip iş güvenliği uzmanı görevlendirilmesi; tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde ise (B) sınıfı belgeye sahip iş güvenliği uzmanı görevlendirme yükümlülüğü, bu 84
96 işyerlerinde Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle (C) sınıfı belgeye sahip iş güvenliği uzmanı görevlendirilmesi kaydıyla yerine getirilmiş sayılır. Mevcut sertifika ve belgeler ile ihtar puanları GEÇİCİ MADDE 5 (1) Bu Kanunun yayımı tarihinden önce Bakanlıkça verilen işyeri hekimliği, iş güvenliği uzmanlığı ve işyeri hemşiresi sertifikası veya belgesi ile Türk Tabipleri Birliği tarafından verilen işyeri hekimliği sertifikası sahiplerinden belgeleri geçersiz sayılanlar, mevcut belge veya sertifikalarını bu Kanunun yayımından itibaren bir yıl içinde Bakanlıkça düzenlenecek belge ile değiştirmeleri şartıyla bu Kanunla verilen bütün hak ve yetkileri kullanabilirler. Aynı tarihten önce eğitim kurumlarınca verilen işyeri hekimliği ve iş güvenliği uzmanlığı eğitimlerini tamamlayanlardan eğitimleri geçersiz sayılanlar ilgili mevzuata göre sınava girmeye hak kazanırlar. Hak sahipliğinin tespitinde Bakanlık kayıtları esas alınır. (2) Bu Kanunun yayımı tarihinden önce haklarında kesinleşmiş yargı kararı bulunmayan eğitim kurumu ve ortak sağlık ve güvenlik birimlerine uygulanan ihtar puanları, kayıtlarda yer alan haliyle yeni yapılacak düzenlemeye aktarılır. İşyeri hekimliği yapan kurum tabiplerine yapılan ücret ödemeleri GEÇİCİ MADDE 6 (1) Kamu kurum ve kuruluşları ile mahalli idarelerde gerçekleştirilmiş olan işyeri hekimliği ücreti ödemeleri nedeniyle kamu görevlileri hakkında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır, bu ödemeler geriye tahsil ve tazmin konusu edilemez. GEÇİCİ MADDE 7 (1) Bu Kanunun yayımı tarihinde Baş İş Müfettişi kadrolarında bulunanlar, hiçbir işleme gerek kalmaksızın İş Başmüfettişi kadrolarına atanmış sayılır. GEÇİCİ MADDE 8 (1) Bu Kanunun yayımlandığı tarihte İş Sağlığı ve Güvenliği Merkez Müdürlüğünde İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Enstitü Müdürü ile İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Enstitü Müdür Yardımcısı unvanlı kadrolarda bulunanların görevleri, bu Kanunun yayımlandığı tarihte sona erer ve bunlar en geç bir ay içinde derece ve kademelerine uygun diğer kadrolara atanır. Bunlar, yeni bir kadroya atanıncaya kadar, eski kadrolarına ait aylık, ek gösterge ve her türlü zam ve tazminatlar ile diğer mali haklarını almaya devam eder. Söz konusu personelin atandıkları tarih itibarıyla eski kadrolarına ilişkin olarak en son ayda aldıkları aylık, ek gösterge, her türlü zam ve tazminatları, ek ödeme ve benzeri adlarla yapılan her türlü ödemelerin (ilgili mevzuatı uyarınca fiili çalışmaya bağlı fazla mesai ücreti ve ek dersücreti hariç) toplam net tutarının (bu tutar sabit bir değer olarak esas alınır); yeni atandıkları kadrolara ilişkin olarak yapılan aylık, ek gösterge, her türlü zam ve tazminatları, ek ödeme ve benzeri adlarla yapılan her türlü ödemelerin (ilgili mevzuatı uyarınca fiili çalışmaya bağlı fazla mesai ücreti ve ek ders ücreti hariç) toplam net tutarından fazla olmasıhâlinde aradaki fark tutarı, herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaksızın fark kapanıncaya kadar ayrıca tazminat olarak ödenir. Atandıkları kadro unvanlarında isteğe bağlı olarak herhangi bir değişiklik olanlarla kendi istekleriyle başka kurumlara atananlara fark tazminatı ödenmesine son verilir. 85
97 (2) Bu Kanuna ekli listelerde ihdas edilen kadrolardan boş bulunan 20 İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı, 100 İşSağlığı ve Güvenliği Uzman Yardımcısı, 40 Memur, 40 Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni ve 10 Mühendis kadrosuna, 21/12/2011 tarihli ve 6260 sayılı 2012 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanundaki sınırlamalara tabi olmadan 2012 yılı içinde atama yapılabilir. Yürürlük MADDE 38 (1) Bu Kanunun; a) 6, 7 ve 8 inci maddeleri; 1) Kamu kurumları ile 50 den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için yayımı tarihinden itibaren iki yıl sonra, 2) 50 den az çalışanı olan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için yayımı tarihinden itibaren bir yıl sonra, 3) Diğer işyerleri için yayımı tarihinden itibaren altı ay sonra, b) 9, 31, 33, 34, 35, 36 ve 38 inci maddeleri ile geçici 4, geçici 5, geçici 6, geçici 7 ve geçici 8 inci maddeleri yayımı tarihinde, c) Diğer maddeleri yayımı tarihinden itibaren altı ay sonra, yürürlüğe girer. 86
98 Ek 11. T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü Kısa Vadeli Sigortalar Daire Başkanlığı Sayı: B.13.2.SGK /X Tarih: 23/12/2008 GENELGE Bilindiği üzere, tarihli ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu (Kanun) ile tarihli ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 5754 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanuna göre kısa vadeli sigorta kolları 2008 yılı Ekim ayı başından itibaren yürürlüğe girmiştir. Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendi ile 5 inci maddesinin (a),(b),(c),(e) ve (g) bentleri ile getirilen hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasları belirleyen Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği(Yönetmelik) ise, tarihli ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanarak tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir. Diğer taraftan Kanun ve Yönetmeliğe dair Tebliğ tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır. Gerek Kanun gerekse Yönetmelik ile Tebliğ hükümlerine göre kısa vadeli sigorta kollarının uygulanması yönünden yapılacak işlemler aşağıda açıklanmıştır. I-İŞ KAZASI ve MESLEK HASTALIĞI A- İŞ KAZASI 1-İş Kazasının Tanımı, Unsurları ve Kapsamı İş kazası, Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında sayılan hal ve durumları sonucunda meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen yada ruhen özre uğratan olay olarak tanımlanmıştır. İş kazası sayabilmek için; Kazayı geçiren kişinin sigortalı olması, kazanın meydana gelmesi, kaza ile sonuç arasında uygun bir illiyet bağının bulunması kaza sonucu bedence veya ruhça özre uğraması ve bu unsurların bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir. Ancak İş kazası işin yürütümü sırasında meydana gelen olayı ifade etmekte ise de, yapılan işle ilgisi olmayan hal ve durumlarda meydana gelen olayları da kapsamaktadır. İş kazası sigortası hükümleri Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendi ile 5 inci maddesinin (a), (b), (c), (e) ve (g) fıkralarında sayılan sigortalıları için geçerlidir. İş kazasına tabi sigortalılar dışındaki diğer sigortalılar ile sigortalı sayılmayanlara iş kazası hükümleri uygulanması söz konusu değildir. 2-İş Kazası Sayılma Hal ve Durumları İş kazası sayılma hal ve durumları; Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendine tabi sigortalılar için çalışma ilişkileri göz önünde bulundurularak, Kanunun 87
99 13 üncü maddesinin birinci fıkrası ile Yönetmeliğin 37 inci maddesinde belirtilen işlemler aşağıda açıklandığı şekilde yürütülecektir. a- İşyerinde Bulunduğu Sırada Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 inci maddesinin (a), (b), (c), (e) ve (g) bentlerinde sayılan sigortalılar ile Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde sayılan sigortalıların iş yerinde bulunduğu sırada meydana gelen olaylar iş kazası sayılacaktır. İşyeri, Kanunun 11 inci maddesinde, sigortalı sayılanların maddî olan ve olmayan unsurlar ile birlikte işlerini yaptıkları yerler olarak tanımlanmış olup, işyerinde üretilen mal veya verilen hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen işyerine bağlı yerler, dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden veya meslek eğitimi yerleri, avlu ve büro gibi diğer eklentiler ile araçlar da işyerinden sayılmıştır. Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada meydana gelen olayların yapılan işle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın iş kazası sayılması gerekmektedir. Bu bakımdan sigortalıların avluda yürürken düşmesi, dinlenme saatinde top oynarken ayağının burkulması, bahçedeki meyve ağacından meyve toplarken düşmesi, yemek yerken elini kesmesi, dinlenme odasında dinlenirken sobadan zehirlenmesi, işyerinde intihar etmesi, işyeri sınırları içinde bulunan havuzda boğularak ölmesi, ücretli izinli bulunduğu sırada çalıştığı işyerindeki arkadaşlarını ziyaret için geldiğinde kaza geçirmesi, araçlarla çalışanların bu araçlarda geçirecekleri kazalar iş kazası olarak kabul edilecektir. Birden fazla işyeri ile sigortalılık niteliği bulunan Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar, her bir işyerinde meydana gelen olayların bu kapsamda değerlendirilmesi gerekmektedir. Sigortalının işyeri Kuruma yapılan bildirimlerden tespit edilebileceği gibi, yapılacak araştırmalarla sigortalılık niteliğine ilişkin elde edilebilecek belgelerden de tespit edilebilir. Kollektif, limited şirketlerin ortaklığı ile sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketin komandite ortaklığını aynı anda üzerinde bulunduran sigortalı üç şirkete ait işyerlerinden herhangi birinde denetim yaparken düşmesi sonucu yaralanması iş kazası sayılacaktır. Ancak, Kanunun 11 inci maddesindeki; sigortalının işini yaptığı yer ifadesinden sigortalının fiilen çalıştığı yani esas işini gördüğü yerin anlaşılması gerekmektedir. Aynı maddenin ikinci fıkrası hükmüne göre de işin niteliği bakımından iş yerine bağlı bulunan yerlerle diğer eklentilerinde işyerinden sayılması gerektiğinden maden işletmeleri, kara yolları, demir yolları gibi işletmelerde çalışanların esas işini gördüğü yerden tamamen ayrı bir bölgede ve işin yürütümü ile ilgili olmaksızın bulunduğu sırada meydana gelen bir kazanın, olayın sadece işyeri sınırları içinde meydana gelmesinden dolayı iş kazası sayılmasına imkan bulunmamaktadır. Diğer taraftan, herhangi bir olayla ilgili olmaksızın işyerinde geçirdiği bir kalp krizi veya başka bir hastalık nedeniyle vefat eden sigortalının ölümünün iş kazası olarak kabulüne imkan bulunmamaktadır. 88
100 b- Yürütülmekte Olan İş Nedeniyle Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 inci maddesinin (a), (b), (c), (e) ve (g) bentlerinde sayılan sigortalıların işverenleri tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle işyerinde veya işyeri dışında; Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde sayılan sigortalıların yürütmekte olduğu iş nedeniyle işyeri dışında meydana gelen kazalar iş kazası olarak sayılacaktır. Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre sigortalı sayılanlar bakımından işverenleri tarafından yürütülmekte olunduğu iş ifadesiyle, sigortalının işyerinde veya işyeri dışında meydana gelen kazanın işverenin görevlendirmesi veya işin niteliği gereği yapıldığı sırada karşılaşabileceği kaza riskine karşı teminat altına alınmaktadır. Buna göre, torna atölyesinde çalışan sigortalının elini torna makinesine kaptırması, tarlasında çalışan sigortalının ilaçlama yaparken zehirlenmesi, tarlasında çalışan sigortalının traktörü devirerek yaralanması, beyaz eşya tamir bakım servis işyerinde çalışan sigortalının buzdolabı tamiri için gittiği binada dengesini kaybederek düşmesi sonucunda yaralanması gibi olaylar işlerin yürütümü sırasında ve çalışma konusunda meydana geldiğinden iş kazası sayılması gerekmektedir. Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde sayılan sigortalıların işyeri dışında yürütmekte olduğu iş nedeniyle meydana gelen kazalar iş kazası sayılacaktır. Kasaphane işyeri işleten sigortalının getirilen etleri almak için işyeri dışına çıktığında bir aracın kendisine çarpması, marangoz atölyesi işleten sigortalının işyeri dışında mutfak dolabı monte ederken ayağına parçalardan birinin düşmesi sonucu yaralanması gibi kazalar iş kazası olarak kabul edilecektir. c- İşveren Tarafından Görev ile Başka Bir Yere Gönderilmesi Sigortalının işveren tarafından görev ile başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda meydana gelen kazalar iş kazası sayılması gerekmektedir. Burada göz önünde bulundurulması gereken husus, meydana gelen kazanın işverenin sigortalıya vermiş olduğu görevle ilgili olup olmadığı, görevin yapılması için geçen süre içinde meydana gelip gelmediğinin tespitine bağlı bulunmaktadır. İşveren tarafından, işyerinde çalışan bir sigortalının işverenin evindeki bir malzemeyi almak üzere görevlendirilmesi halinde işverenin evine sigortalının gidip gelmesi sırasında uğradığı, muhasebe bürosunda çalışan sigortalının işvereni tarafından mükellefin hesaplarını kontrol etmek için görevlendirilmesi halinde sigortalının bu iş için gidip gelmesi sırasında ve mükellefin bulunduğu yerde çalışması sırasında meydana gelen olayların iş kazası sayılması gerekmektedir. Ancak, görevli olarak gönderilen sigortalının görev konusu ile ilgili olmayan ve görevinin dışında meydana gelen kazalar iş kazası sayılmaz. Bu nedenle görevli gönderilen sigortalının işi dışında eğlenmek için gittiği sinema veya gece kulübünde herhangi bir nedenden dolayı uğradığı kazanın iş kazası olarak kabul edilmesi mümkün değildir. d- Emziren Kadın Sigortalının Çocuğuna Süt Vermek İçin Ayrılan Zamanlarda Emziren kadın sigortalının çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda geçirdiği kazalar da iş kazası sayılmaktadır. Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 inci maddesinin (a) ve (g) bentlerinde sayılan sigortalıların, 4857 sayılı İş Kanununun 74 üncü maddesine istinaden bir yaşına kadar, çocuklarını emzirmeleri için bu Kanunda belirtilen sürelerde sigortalının işveren tarafından ayrılan emzirme odasında veya çocuğun 89
101 bulunduğu yer ile bu yere gidiş geliş sırasında ve emzirme sürelerinde geçirdiği kazalar iş kazası sayılacaktır. Kadın sigortalının çocuğunu emzirmek için belirlenen zamanda işyerindeki emzirme odasında merdivenden düşmesi sonucu meydana gelen kaza, çocuğun bulunduğu yere gidiş-gelişi esnasında geçirdiği trafik kazaları iş kazası sayılmalıdır. e- İşverence Sağlanan Taşıtla İşin Yapıldığı Yere Gidiş ve Gelişi Sırasında Sigortalıların işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş-gelişi sırasında meydana gelen kazalar iş kazası sayılacaktır. Burada önemli olan işverence sağlanan bir taşıtın bulunması ve sigortalıların işin yapıldığı yere getirilip götürülmeleri keyfiyetidir. İşverenin kiraladığı bir minibüs veya işyerine ait servis aracı ile sigortalıların sabah evlerinden işyerine, işin bitiminde de işyerlerinden evlerine getirilip götürülmeleri sırasında meydana gelen trafik kazası, tam olarak durmamış araçtan sigortalının inerken düşerek yaralanması veya araç içinde herhangi bir nedenle meydana gelen olay iş kazası sayılması gerekmektedir. Ancak, sigortalının işe gitmek için bindiği servis aracından indikten sonra yolun karşı tarafında bulunan işyerine geçmek için yolu geçerken uğradığı trafik kazası, sigortalının getirilip götürülme hali sona ermesi nedeniyle iş kazası sayılamayacaktır. 2- İş Kazası Bildirimi ve Bildirim Süresi İş kazasının bildirimi ve süresi Kanunun 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile Yönetmeliğin 38 inci maddesinde düzenlenmiştir. Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasın (a) bendinde sayılan sigortalılar ile Kanunun 5 inci maddesinin (a), (b), (c), ve (e) bendinde sayılan sigortalıların iş kazası geçirmeleri halinde işverenleri tarafından kazanın olduğu yerdeki yetkili kolluk kuvvetlerine derhal, Kuruma kazadan sonraki üç iş günü içinde, Kanunun 5 inci maddesinin (g) bendinde sayılan sigortalının iş kazası geçirmesi halinde, işvereni tarafından kazanın olduğu ve ülkemiz ile sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmayan ülkelerdeki yerel kolluk kuvvetlerine derhal, Kuruma kazadan sonraki üç iş günü içinde bildirilmesi gerekmektedir. Sigortalıların, işverenin kontrolü dışındaki yerlerde iş kazası geçirmeleri halinde ise iş kazası ile ilgili bilgi almasına engel olacak durumlarda, iş kazasının öğrenildiği tarihten itibaren bildirim süresi üç iş günüdür. Samsun da kurulu bulunan kamyon servis işi yapan kalfanın araç bakımı yaparken tarihinde gözünden yaralanması olayı tarihide dahil Kuruma bildirilmesi gerekmektedir. Ancak kalfanın işyerinden Nevşehir de yolda kalan aracın tamiri için görevlendirilmesi üzerine yolda tarihinde geçirdiği trafik kazasını işverenin tarihinde bilgi sahibi olması durumunda (dahil) tarihine kadar Kuruma bildirim yapılması gerekecektir. Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 inci maddesinde sayılan ve kara, deniz, hava ulaştırma araçlarında çalışan veya işleriyle ilgili bu araçlarda bulunan sigortalıların bu sırada meydana gelen iş kazası veya meslek hastalığı ile ilgili bildirim, aracın Türkiye ye döndüğü günü takip eden ilk iş gününden itibaren işlemeye başlayacaktır. Dönüş tarihinin tespitinde deniz ulaştırma araçlarının ilk Türk limanına girdiği, hava ulaştırma araçlarının ilk Türk havaalanına indiği, kara ulaştırma araçlarının ise, sınır kapılarından Türkiye ye girdiği tarihin esas alınması gerekmektedir. Ancak, herhangi bir nedenle aracın Türkiye ye gelememesi halinde sigortalının gümrükten geçiş tarihi esas alınacaktır. Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sayılan sigortalıların iş kazası geçirmeleri halinde; kazanın meydana geldiği tarihten itibaren bir 90
102 aylık süreyi geçmemek ve geçirilen kazadan dolayı ortaya çıkan rahatsızlığın hekim raporu ile belgelenmesi şartıyla, bildirim yapmaya engel olmadığı günden sonra kendisi tarafından üç işgünü içinde bildirilmesi gerekmektedir. İş kazası nedeniyle sağlık tesislerince tarihinde tedavi altına alınan sigortalının tarihinde taburcu olması halinde bildirim yapmasını engelleyecek durumun kalkması nedeniyle tarihine kadar Kuruma bildirilmesi gerekecektir. Tedavisi kazadan sonra bir aylık süreyi aşan sigortalılar ise en son tarihine kadar bildirim yapmaları gerekecek, bu sigortalılardan durumu belgeleyen hekim raporu istenecektir. Bildirim süreleri işgünü olarak belirlendiğinden cumartesi pazar ile ulusal bayram ve genel tatil günleri hesaba katılmayacak, bu günlere rasgelen günleri takip eden günden itibaren üç günün hesabına devam edilecektir. Mücbir sebebe bağlı olarak süresinde bildirim yapamayan Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (a) ve (b) bendi kapsamındaki sigortalılar, mücbir sebebi belgelemeleri şartıyla, mücbir sebebin ortadan kalktığı tarihten sonraki üç iş günü içinde Kuruma iş kazasının bildirilmesi gerekecektir. Bildirim Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılar için işverenlerince, (b) bendi kapsamındaki sigortalılar için kendilerince Yönetmelik Ek-7 de yer alan iş kazası ve meslek hastalığı bildirim formu ile yapılacaktır. Bildirge e-sigorta ile Kuruma bildirilebileceği gibi doğrudan ya da posta yoluyla da ilgili üniteye gönderilebilir. Adi posta ile yapılan bildirimlerde Kurum kayıtlarına intikal tarihi, taahhütlü, iadeli taahhütlü veya acele posta ile yapılan bildirimlerde postaya veriliş tarihi esas alınır. İşveren veya sigortalı tarafından iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi yerine bildirgede bulunan bilgileri içeren ve onaylarını taşıyan yazılarla bildirimde bulunması halinde kabul edilecektir. Bildirim yapılan yazıda sigortalının, sicil numarası, adı ve soyadı, doğum tarihi, işyerinde yaptığı iş, işyerinde çalışmaya başladığı tarih, iş kazasının vuku bulduğu yer, tarih ve saat, oluş şekli, tanıkların ad ve soyadları, işyerinin adresi, işverenin adı, soyadı, unvanı ve ikametgah adres bilgileri, şirket merkezi bilgileri, imzalarının da bulunması gerekmektedir. Bildirimler Kurumun işyerinin bağlı bulunduğu Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü / Sosyal Güvenlik Merkezlerine yapılması gerekmektedir. Ancak Kurumun başka bir müdürlüğüne yapılan bildirimler bağlı bulunduğu müdürlüğe yapılmış gibi kabul edilecektir. Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü / Sosyal Güvenlik Merkezleri kendilerine yapılan bildirimleri kayıtlarına geçirdikten sonra, işyerinin bağlı olduğu Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü / Sosyal Güvenlik Merkezlerine, kendilerine bildirim yapılan tarihi belirterek göndereceklerdir. 3-İş Kazasının Geç Bildirilmesi Veya Bildirimin Yanlış Yapılması Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalıların iş kazası geçirmeleri halinde, yukarıda açıklanan sürelerde işverence bildirim yapılmaması durumunda, bildirimin Kuruma yapıldığı tarihe kadar sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği Kurumca işverenden tahsil edilmesi için gerekli işlemler yapılacaktır. Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı olanların iş kazası geçirmeleri ve süresinde bildirilmemesi hâlinde, bildirim tarihine kadar geçen süre için geçici iş göremezlik ödeneği kendilerine ödenmeyecektir. Bildirim tarihinden sonraki 91
103 sürelere ait geçici iş göremezlik ödeneği 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılara ödenecektir. B- MESLEK HASTALIĞI 1-Kapsam ve Tanımı Meslek hastalığı sigortası, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde sayılan sigortalılar ile 5 inci maddesinin (a), (b), (c), (e) ve (g) fıkralarında sayılan sigortalılara uygulanmaktadır. Kanunun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal özürlülük halleri olarak tanımlanmıştır. Madde metninin tetkikinden de anlaşılacağı üzere, meslek hastalığı işin niteliğine göre tekrarlanan bir sebeple meydana gelen veya işin yürütüm şartları yüzünden uğranılan hastalık, bedensel veya ruhsal hastalık halleridir. Meslek hastalığı sayabilmek için sigortalı olunması, hastalık veya sakatlığın yürütülen işin sonucu olarak ortaya çıkması, sigortalının bedence veya ruhça bir zarara uğraması, hastalığın tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde yer alması ve belirtilen süre içinde meydana çıkması, hastalığın hekim raporu ile tespit edilmesi unsurlarının bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir. İş kazası mesleki nitelikte bulunmayan olayları da kapsamasına karşılık, meslek hastalığı tamamen yürütülen işle ilgili olayları kapsamaktadır. İş kazası ani bir hareket sonucu gerçekleşirken, meslek hastalığı zamanla oluşmaktadır. Kömür madenlerinde çalışan sigortalıların tutuldukları, Pnömokonyoz ve Antrekozis mermer ocakları veya kot taşlama işyerlerinde çalışanların tutuldukları Silikoz, tütün işletmelerinde çalışan sigortalıların yakalandıkları Tabakoz gibi hastalıklar, işin niteliğine göre tekrarlanan bir sebeple meydana gelen meslek hastalıklarından olduğu gibi, sıtma savaş işlerinde çalışan sigortalıların, bataklıkların kurutulması işinde çalıştıkları sırada yakalandıkları Sıtma hastalığı veya hayvanlarla ilgili işte çalışanların yakalandıkları Şarbon hastalığında, işin yürütüm şartları yüzünden meydana gelen meslek hastalıklarından sayılmaktadır. 2-Meslek Hastalığının Tespiti Sigortalının çalıştığı işten dolayı meslek hastalığına tutulduğu; a) Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucuları tarafından usulüne uygun olarak düzenlenen sağlık kurulu raporu ve bu raporun dayanağı ve diğer tıbbi belgelerin, b) Kurum tarafından gerekli görülmesi hallerinde işyerindeki çalışma şartlarını ve buna bağlı tıbbi sonuçlarını ortaya koyan denetim raporları ve gerekli diğer belgelerin, Kurum Sağlık Kurulunca incelenmesiyle tespit edilecektir. Meslek hastalığı sigortalının işten ayrıldıktan sonra meydana çıkmış ve sigortalının çalıştığı işten kaynaklanmış ise, eski işinden fiilen ayrılmasıyla hastalığın meydana çıkması arasında bu hastalık için, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde belirtilen süreden daha uzun bir sürenin geçmemiş olması şartı 92
104 aranacaktır. Bu durumdaki sigortalının hastalıklarına ait hekim raporu ve diğer tıbbi belgelerle doğrudan Kuruma müracaat etmesi gerekmektedir. Ancak herhangi bir meslek hastalığının klinik ve laboratuar bulguları ile belirlendiği ve meslek hastalığına yol açan etkenin işyerindeki inceleme sonunda tespit edildiği hallerde, meslek hastalıkları listesindeki yükümlülük süresi aşılmış olsa bile, söz konusu hastalık Kurumun veya ilgilinin başvurusu üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun onayı ile meslek hastalığı sayılacaktır. Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların tespit edilen meslek hastalığı tespit tarihinde yürüttüğü faaliyete ilişkin olup olmadığı araştırılacak, tespit tarihindeki faaliyetten önceki başka faaliyet konusundan kaynaklanması halinde, bu faaliyete ilişkin bilgilerin toplanması gerekmektedir. Daha önceki faaliyetine ilişkin meslek hastalığına tutulan sigortalılar içinde yükümlülük sürelerinin geçip geçmediği araştırılmalıdır. Meslek hastalıkları listesindeki yükümlülük süresinin aşılması, belirtilmiş hastalıklar dışında herhangi bir hastalığın meslek hastalığı sayılıp sayılamayacağı konusunda sigortalı ile Kurum ve sağlık tesisleri arasında çıkabilecek uyuşmazlıklar Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanması için gerekli işlemler yapılacaktır. 3-Meslek Hastalığının Bildirimi ve Bildirim Süresi Meslek hastalığının bildirilme ve Kuruma bildirimin verilme süresi Kanunun 14 üncü maddesinde düzenlenmiştir. Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde sayılan sigortalılar ile Kanunun 5 inci maddesinin (a), (b), (c), ve (e) bendinde sayılan sigortalıların meslek hastalığına yakalanmaları halinde, işverenleri tarafından bu durumun öğrenildiği günden başlayarak üç iş günü içinde, Kanunun 5 inci maddesinin (g) bendinde sayılan sigortalının meslek hastalığına yakalanmaları halinde işvereni tarafından bu durumun öğrenildiği günden başlayarak üç iş günü içinde, aynı süre içinde sigortalı tarafından Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü / Sosyal Güvenlik Merkezlerine bildirilecektir. Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların ise kendisi tarafından, meslek hastalığına tutulduğunun öğrendiği günden başlayarak üç iş günü içinde Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü / Sosyal Güvenlik Merkezlerine bildirim yapacaklardır. Silikoz meslek hastalığına tutulduğunu hekim raporundan tarihinde öğrenen sigortalı işverenine tarihinde bildirmiştir. İşverenin (dahil) tarihine kadar meslek hastalığını Kuruma bildirmesi gerekecektir. Bildirim Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılar için işverenlerince, (b) bendi kapsamındaki sigortalılar için kendilerince Yönetmelik Ek-7 de yer alan iş kazası ve meslek hastalığı bildirim formu ile yapılacaktır. İş kazası bölümünde iş kazası ve meslek hastalığı bildirim formu nun Kuruma verilme usulü, iş günü ve mücbir sebepler için açıklanan hususlar meslek hastalığı için de geçerli olacaktır. Meslek hastalığının yazıyla bildirilmesinde işveren veya sigortalıların imzalarının bulunması, sigortalının, sicil numarası, adı ve soyadı, doğum tarihi, işyerinde yaptığı iş ve mahiyeti, işyerinin adresi, işverenin adı, soyadı, unvanı, şirket merkezi ve ikametgah adres bilgilerinin bulunması gerekmektedir. 93
105 4-Meslek Hastalığının Geç Bildirilmesi veya Bildirilmemesi Kanunun 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında meslek hastalığı bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen veya yazılı olarak bildirilen hususları kasten eksik yada yanlış bildiren işverene veya Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıya, Kurumca meslek hastalığı için yapılmış bulunan masraflar ile ödenmiş ise geçici iş göremezlik ödenekleri rücu edilecektir. Kuruma yapılan meslek hastalığı bildirimlerinde, meslek hastalığının süresi içinde bildirilip bildirilmediği tespit edilmelidir. Süresi içinde bildirilmeyen meslek hastalıklarında Kuruma bildirildiği tarihten önce yapılan masraflar ile ödenen geçici iş göremezlik ödenekleri işverenden veya sigortalıdan istenecek, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıya ödenmemiş ise verilmeyecektir. Ancak, Kurumun haberdar olduğu tarihten itibaren yapılmış masraflar ile geçici iş göremezlik ödenekleri Kurumca karşılanacaktır. C- İŞ KAZASI VE MESLEK HASTALIĞININ SORUŞTURULMASI Kanunun 13 ve 14 üncü maddelerine göre gerektiğinde, kazanın iş kazası olup olmadığı ile hastalığın meslek hastalığı olup olmadığının Kurumun denetim ve kontrol ile görevli memurları tarafından veya Bakanlık iş müfettişleri tarafından soruşturulacaktır. Kurumun yapacağı soruşturmaların usul ve esasları Yönetmeliğin 41 inci maddesinde belirlenmiştir. İş kazası ve meslek hastalığı soruşturmaları, iş kazası ve meslek hastalığı bildirim formu ile bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı ve bu sigorta kollarından yararlanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, işverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesinin uygulanıp uygulanmayacağı, olayın meydana gelmesinde sigortalının kastı, ağır kusuru, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi ile üçüncü şahısların kusurlu halleri sonucu meydana gelip gelmediği hakkında karar verilebilmesi için yapılmaktadır. Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü / Sosyal Güvenlik Merkezleri; a) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrası (a) bendi kapsamında olan sigortalıların meydana gelen iş kazası ile ilgili olarak işverenlerince düzenlenen iş kazası ve meslek hastalığı bildirim formu, iş kazası tespit tutanağı, kolluk kuvvetlerince düzenlenecek tutanağın ve şahit ifadelerinden, kamu kurum ve kuruluşlarında meydana gelen iş kazası dolayısıyla düzenlenen resmi belge, bilgi ve konuyla ilgili düzenlenen tutanakların incelenmesinden, olayın iş kazası olduğunun anlaşılması halinde, b) Bakanlık iş müfettişlerinin rapor ve tutanaklarında gerekli bilgilerin yer alması veya yargı kararının bulunması durumlarında, c) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrası (b) bendi kapsamında olan sigortalıların geçirdikleri iş kazası için; kolluk kuvvetlerince düzenlenmesi gereken tutanağın dışındaki yukarıda belirtilen diğer belgeler ile olay nedeniyle başvurduğu sağlık tesisince düzenlenecek raporun bulunması halinde, başkaca bir araştırma yapmadan iş kazaları hakkında karar verebilir. Yukarıda sözü edilen belgelerdeki eksiklik nedeniyle karara varılamayan olaylar için, belgeyi düzenleyenlerle yazışılarak eksikliklerin tamamlanmasına müteakip karar verilmelidir. Bu işlemlerden sonra karar verilemeyen, şüpheli görülen veya tereddüt edilen, uzun süreli tedavi gerektiren, maluliyet veya ölümle neticelenen, Kuruma 94
106 büyük mali yük getiren iş kazaları ile meslek hastalıkları hakkında Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca veya Bakanlık iş müfettişlerince yapılan soruşturma sonucuna göre işlem yapılacaktır. Sigortalılara haklarının kısa sürede sağlanması, yersiz soruşturmaların engellenmesi bakımından Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü /Sosyal Güvenlik Merkezlerince bu konuda gereken özen gösterilecektir. Kuruma bildirilen iş kazası veya meslek hastalığı olayına ilişkin düzenlenen belge ve bilgilerin gerçeğe uymadığı ve olayın incelenmesi sonucu iş kazası veya meslek hastalığı olmadığının anlaşılması halinde, Kurumca bu olay için yersiz olarak yapılmış ödemeler, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren gerçeğe aykırı bildirimde bulunanlardan Kanunun 96 ncı maddesi gereğince tarihli, sayılı Resmi Gazete de yayımlanan Fazla Veya Yersiz Ödemelerin Tahsiline İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tahsil olunacaktır. D- İŞ KAZASI VE MESLEK HASTALIĞI HALLERİNDE SAĞLANAN HAKLAR VE YARARLANMA ŞARTLARI 1- Sağlanan Haklar Kanunun 16 ncı maddesinin birinci fıkrasında iş kazası ve meslek hastalığı hallerinde sigortalılara sağlanan haklar; a) Sigortalıya geçici iş göremezlik süresince günlük geçici iş göremezlik ödeneğinin verilmesi, b) Sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanması, c) İş kazası ve meslek hastalığı sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine gelir bağlanması, ç) Gelir bağlanmış olan kız çocuklarına evlenme ödeneği verilmesi, d) İş kazası ve meslek hastalığı sonucu ölen sigortalı için cenaze ödeneği verilmesi, olarak sıralanmıştır. Yukarıda sayılanlardan sadece geçici iş göremezlik ödenekleri kısa vadeli sigorta kolları kapsamında, diğerleri ise uzun vadeli sigorta kolları kapsamında yürütülecektir. 2- Yararlanma Şartları Sigortalıların iş kazasına bağlı olarak geçici iş göremezlik ödeneklerinden yararlanabilmeleri için Kuruma yapılan bildirimin iş kazası olarak kabul edilmesi, meslek hastalığı sigortasından geçici iş göremezlik ödeneğinden yararlanabilmek için ise meslek hastalığının Kurum sağlık kurulunca tespit edilmesi gerekmektedir. Geçici iş göremezlik ödeneğinin süresi Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurulundan alınacak istirahat raporuna bağlıdır. Kanunun 18 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine istinaden sigortalılara iş kazası ve meslek hastalığı nedeniyle iş göremedikleri sürece prim ödeme gün sayısı şartı aranmaksızın ilk günden itibaren her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verilecektir. Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde sayılanlara iş kazası ile meslek hastalığı halinde geçici iş göremezlik ödeneği, genel sağlık sigortası dahil prim ve her türlü borçlarının ödenmiş olması şartıyla yatarak tedavi süresince veya yatarak tedavi sonrası bu tedavinin gereği olarak istirahat raporu aldıkları sürede ödenecektir. 95
107 II- HASTALIK SİGORTASI A-HASTALIK HALİNİN TANIMI VE KAPSAMI Kanunun 15 inci maddesinde hastalık hali, sigortalının iş kazası ve meslek hastalığı dışında kalan ve iş göremezliğine neden olan rahatsızlıklar olarak tanımlanmaktadır. Kanunun 18 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine istinaden, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 inci maddesinin (b) bendi kapsamında sayılan aday çırak, çırak ve işletmelerde eğitim gören öğrenciler ile (g) bendi kapsamında sigortalı sayılan sigortalılara geçici iş göremezlik ödeneği verilecektir. Bu sigortalılar dışındakilere hastalığa bağlı geçici iş göremezlik ödeneği ödenmeyecektir. Bu sigorta kolunda hastalık haline bağlı olarak ortaya çıkan iş göremezliğin üçüncü gününden başlamak üzere her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verilmektedir. Geçici iş göremezlik ödeneği ödenebilmesi için; a) Sigortalılık niteliğinin sona ermemesi, b) İş göremezliğin başladığı tarihten önceki 1 yıl içinde en az 90 gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması, c) Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması, gerekmektedir. Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde sayılan sigortalıların, tarihinden önce başlayan ve aralıksız olarak bu tarihten sonra da devam eden iş göremezlik hallerinde, 120 gün prim ödeme şartı yerine gelmediğinden geçici iş göremezlik ödeneği ödenmeyen ancak, istirahatın başladığı tarihten geriye doğru bir yıl içinde 90 günlük prim ödeme şartının bulunması durumunda (dahil) tarihinden itibaren istirahatın başladığı tarih itibariyle bulunacak günlük kazanç üzerinden geçici iş göremezlik ödeneği verilecektir. 96
108 5 Kazazede veya Kazazedelerin / Meslek Hastalığı Tanısı veya Şüphesi İle Hastaneye Sevk edilenin İşyerinin Ek 12. Bölge Müdürlüğü Sicil No : Unvanı : İŞYERİ KAZA VE MESLEK HASTALIĞI BİLDİRİM FORMU Düzenleme tarihi... Adresi : İşçi Sayısı : Erkek Kadın Çocuk Eski Hük. Özürlü Stajyer Kaza Tarihi :... Kaza Gününde İşbaşı Saati :... Kazanın olduğu saat :... Kazanın Meydana Geldiği Bölüm : Kazada Yaralanan Uzuv Yaralanma Şekli : İşçinin 1. derece yakınının Adı Soyadı Açık adresi : Meslek Hastalığı Tanısı veya Şüphesi Tarihi : Meslek Hastalığı Tanısı veya Şüphesi İle Sevk edilenin Çalıştığı Bölüm / İş : Meslek Hastalığı Tanısı veya Şüphesinin Türü : Meslek Hastalığının Saptanma Şekli: Periyodik Üst Kurum Meslek Hast. Diğer Muayene ile Sevki ile Hastanesinde Adı Soyadı : Cinsiyeti : E K Sigorta Sicil No : Yaşı : İşe Giriş Tarihi : Esas İşi (Mesleği) : Medeni Hali : Evli Bekar Dul Öğrenim Durumu : İlköğretim Ort.öğr. Y. Okul Üniversite Y. Lisans Doktora 97
109 6 Kaza Anında Yaptığı İş : Kaza sonucu ölü yaralı sayısı : Ölü Ağır Yaralı Uzuv Kaybı Hafif Yaralı Kaza sonucu yaralanan işçilerden 3 günden fazla İstirahat alanların sayısı : 1.Gün 2.Gün 3. Gün veya açık istirahat Kazayı Gören : Var Yok Şahitlerin Adı Soyadı : Şahitlerin Adresi : Şahitlerin İmzası : KAZANIN SEBEBI VE OLUŞ ŞEKLI (AÇIKLAYINIZ) : 7 İşveren veya Vekilinin Adı ve Soyadı İmzası Not: 1- İşverenler işyerinde meydana gelen iş kazasını ve tespit edilecek meslek hastalığını en geç iki iş günü içinde yazı ile ilgili Bölge Müdürlüğüne bildirmek zorundadır. (4857 sayılı İş Kanunu md. 77) Bu bildirimi zamanında yapmayan işverenlere aynı kanunun 105 inci Maddesi uyarınca idari para cezası uygulanır. 2-1, 3, 5 ve 7. inci bölümler hem kaza, hem de meslek hastalığı bildirimi durumunda, 2 ve 6. ıncı bölümler sadece kaza bildirimi durumunda, 4. üncü bölüm ise sadece meslek hastalığı bildirimi durumunda, doldurulacaktır. (Formun ön yüzü yetmediği takdirde arka yüzü kullanılabilir.) 98
110 Ek 13. T.C. D A N I S T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2008/3365 Karar No : 2011/161 Davacı : Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birligi -ANKARA Davalı : Bayındırlık ve İskan Bakanlığı - ANKARA Davanın Özeti : günlü, sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinin 3. maddesinin (i) bendinde tanımlanan ve 9. maddesinin 2. Fıkrasında sözü geçen "şantiye şefi" ibaresinin, 28. maddesinin 6. fıkrasının ve Geçici 3. maddesinin 1. fıkrasında sözü edilen "minha" düzenlemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu öne sürülerek iptali istenilmektedir. Savunmanın Özeti : İmar Kanununun 38. maddesi uyarınca fenni mesuliyeti üstlenebilen ve Yapı Denetim Kanunu uyarınca yapı denetimi faaliyetine katılabilen fen adamının şantiye şefi olarak görev yapabileceği, her inşaatta mühendis veya mimar şantiye şefi bulundurmanın mümkün olmadığı, yönetmelikte şantiye şefinin görev ve sorumluluklarının ana hatlarıyla belirlendiği, diğer hususların genelgelerle düzenlendiği, yönetmelik ekinde yer alan formların tamamen örnek olarak hazırlandığı, günün şartlarına göre değiştirilebileceği, daha önce şantiye şefiyle ilgili 9. madde ve yapı inşaat alanı sınırlamasına ilişkin 11. maddenin iptali istemiyle açılan davada yürütmenin durdurulması isteminin reddedildiği iddiasıyla davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi Özlem Şimşek'in Düşüncesi : günlü, sayılı Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği'nin Tanımlar Baslıklı 3. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde; Şantiye Şefi: Konusuna ve niteliğine göre yapı islerini yapı müteahhidi adına yöneterek uygulayan, mühendis, mimar, teknik öğretmen veya tekniker diplomasına sahip teknik personel olarak tanımlanmış bulunmaktadır. Davacı şantiye şefliği düzenlemesini olumlu bulunmakta, ancak eksik düzenleme getirmesi; mühendislerin yerine getirebileceği görevin, teknik öğretmen veya tekniker diplomasına sahip teknik personele verilmesini öngören hükmü nedeniyle Yönetmeliğin 3. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendi ile 9. maddesinin 2. fıkrasında geçen şantiye şefi düzenlemesinin iptalini istemektedir sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 12. maddesinde, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmıştır sayılı İmar Kanununun günlü, 5940 sayılı Kanunun 1. Maddesiyle değişik 28. maddesinin 5. fıkrasında şantiye şefinin mimar veya mühendis olacağına 99
111 işaret edilmiş, anılan Kanun'un 44. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde de şantiye şefinin mimar ve mühendis olacağı belirtilmiş bulunmaktadır. Bu durumda, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun ile 3194 sayılı İmar Kanununda tanımlar başlığı altında ayrıca "Şantiye Şefi" tanımı yapılmamış olmakla birlikte 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun'un 12. maddesiyle uygulama yola açılan 3194 sayılı İmar Kanunu nda ara düzenlemelerde şantiye şefinin açıkça mimar ve mühendis olacağı vurgulandığından, anılan yasal düzenlemeye aykırı olarak dava konusu Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği'nin 3. maddesinde şantiye şefi olabilecek meslek gruplarının genişletilmesi suretiyle teknik öğretmen veya tekniker diplomasına sahip teknik personeli de kapsama alacak şekilde tanımlama yapılmasında hukuka uyarlık görülmediğinden, Yönetmeliğin anılan maddelerinin iptali gerektiği düşünülmektedir. Yönetmeliğin 28. maddesinin 6. fıkrası ile Geçici 3. maddesinin 1. Fıkrasında düzenlenen "minha" ibaresine gelince; Yönetmeliğin hizmet bedelinin ödenmesi baslıklı 28. maddesinin 6. fıkrasında, "Yapı denetim kurulusunca hakedişi tahsil edilen kısmi yapı bölümüne tekabül eden inşaat alanı, bu kuruluş ile birlikte, denetçi mimar ve denetçi mühendisleri, kontrol elemanı ve yardımcı kontrol elemanlarının sorumluluğu altında bulunan inşaat alanından minha edilir. Ancak, bu işlem, yapı denetim kurulusunun o yapı bölümüyle ilgili sorumluluğunu ortadan kaldırmaz." hükmü, Geçici 3. maddesinde, "Yapı denetim kuruluşlarının sorumluluğu altında bulunan ve bu Yönetmelik ile belirlenmiş muhtelif fiziki seviyelerde olan islerde, söz konusu fiziki seviyelere ait hak edişlerin ödenmiş olması kaydıyla, Yapı Denetim Komisyonunca gerekli düzenlemeler Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç bir ay içinde tamamlanmak suretiyle, hakedişi ödenmiş seviye nispetinde inşaat alanı yapı denetim kuruluşlarının sorumluluk alanından minha edilir." hükmü yer almıştır. Yönetmeliğin yapı denetim kurulusunun yetki sınırını belirleyen 11. maddesinde, yapı denetim kurulusunun denetleyebileceği toplam yapı inşaat alanının m2'yi geçemeyeceği belirtilmiş, Yönetmeliğin 15. maddesinde de, teknik personelin denetim yetkisi düzenlenen hükümlerle açıklanmıştır. Anılan hükümler bağlamında, Yönetmeliğe göre yapı denetim kurulusunun düzenlediği hakediş raporu ilgili idareye sunulduktan sonra bu yapı bölümünde denetim açısından herhangi bir eksiklik veya kusur yok ise hizmet bedeli yapı denetim kurulusuna ödenecek ve hakedişin tahsil edilen kısmi yapı bölümüne tekabül eden inşaat alanı, yapı denetim kuruluşunun ve teknik personelin denetim sorumluluğu altında bulunan inşaat alanından düşülecektir. Aksi bir hesaplama ve uygulama yapı denetim kuruluşunun m2'lik işin tamamını bitirmeden, yeni bir iş alamayacağı anlamına gelir ki bu da ticari alan kapsamında, yapı denetim kurulusunun varlığını sürdürmesine engel olur. Kaldı ki, hakediş raporu sonucu 100
112 denetleyebileceği inşaat alanı miktarından düşülen yapı kısmı ile ilgili olarak yapı denetim kuruluşunun sorumluluğu devam etmektedir. Bu durumda, Yönetmeliğin 28. maddesinin 6. fıkrasında ve Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte devam eden inşaatlarla ilgili Geçici 3. maddesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, anılan maddelere yönelik olarak davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Ülkü Özcan'ın Düşüncesi : Dava, günlü, sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinin 3. maddesinin (i) bendinde tanımlanan ve 9. maddesinin 2. fıkrasında sözü geçen "şantiye şefi" ibaresinin, 28. maddesinin 6. fıkrasının ve geçici 3. maddesinin 1. fıkrasında sözü edilen "minha" düzenlemesinin iptali istemiyle açılmıştır. Yönetmeliğin 3/i maddesinde şantiye şefinin, konusuna ve niteliğine göre yapım işlerini yapı müteahhidi adına yöneterek uygulayan, mühendis, mimar, teknik öğretmen veya tekniker diplomasına sahip teknik personeli ifade edeceği belirtilmiş, 9. maddede yapım isleri yürütülen şantiyede bir şantiye şefinin bulundurulması mecburiyeti getirilmiş, aynı maddede şantiye şefinin, yapıyı ilgili mevzuat hükümlerine, ruhsat ve eki projelere, denetçi mimar ve mühendis ve yardımcı kontrol elemanlarının talimatlarına uygun olarak inşa ettirmek, yapı denetimi sırasında hazır bulunarak denetimin uygun şartlar altında yapılmasını sağlamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 1. maddesinde, kanunun amacının can ve mal güvenliğini teminen, imar planına, fen, sanat ve sağlık kurallarına, standartlara uygun kaliteli yapı yapılması için proje ve yapı denetimini sağlamak ve yapı denetimine ilişkin usul ve esasları düzenlemek olduğu belirtilmiş, aynı Kanunun 12. maddesinde ise, " Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili mevzuat hükümleri uygulanır" hükmü yer almıştır sayılı İmar Kanunun 38. maddesinin 2. fıkrasında," Yapıların, mimari, statik ve her türlü plan, proje, resim ve hesaplarının hazırlanmasını ve bunların uygulamasıyla ilgili fenni mesuliyetleri, uzmanlık konularına ve ilgili kanunlarına göre mühendisler, mimarlar ile görev, yetki ve sorumlulukları yönetmelikte düzenlenecek olan fen adamları deruhte ederler." hükmüne yer verilmiştir. Anayasanın 124. maddesi uyarınca, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren-kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelik çıkarabilirler. Dava konusu Yönetmelikte şantiye şefi tanımlanarak görev ve sorumlulukları ana hatlarıyla belirtilmiş olup, şantiye şefinin alabileceği is miktarı ve görev yapılabileceği alanlar çıkarılan genelgelerle belirlenmiştir sayılı Kanunun 38. maddesinde, yapıların, mimari, statik ve her türlü plan, proje, resim ve hesaplarının hazırlanması ve bunların uygulanmasıyla ilgili fenni mesuliyetin uzmanlık konularına göre fen adamlarının yapacağı hükme 101
113 bağlandığından dava konusu yönetmelikte yer alan şantiye şefi ibaresinde ve yapım isleri yürütülen şantiyede fen adamı olan şantiye şefi bulundurulması gerektiğine ilişkin maddesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Diğer taraftan, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortasından yararlanacak kişiler sosyal güvenlik açısından mevzuatta tek bir çatı altında toplandığından, davacı, Yönetmeliğin 9. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca şantiye şefinin imzalayacağı sözleşmenin 7. maddesinde, şantiye şefinin sosyal güvenlik bakımından 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'na tabi olacağı yönünde bir düzenleme yapıldığı, bu durumun ise, Bağ-Kur kapsamında çalışan bir mühendis ve mimarın şantiye şefliği yapması konusunda tereddüt yaratacağı yolundaki iddiası yerinde görülmemiştir. Davanın Yönetmeliğin 28. maddesinin 6. fıkrası ile Geçici 3. maddesinin 1. Fıkrasında düzenlenen "minha" ibaresine ilişkin kısmına gelince; Yönetmeliğin 28. maddesinin 6. fıkrasında, "Yapı denetim kurulusunca hakedişi tahsil edilen kısmi yapı bölümüne tekabül eden inşaat alanı, bu kuruluş ile birlikte, denetçi mimar ve denetçi mühendisleri, kontrol elemanı ve yardımcı kontrol elemanlarının sorumluluğu altında bulunan inşaat alanından minha edilir. Ancak, bu işlem, yapı denetim kuruluşunun o yapı bölümüyle ilgili sorumluluğunu ortadan kaldırmaz." kuralı yer almış, Geçici 3. maddesinde, "Yapı denetim kuruluşlarının sorumluluğu altında bulunan ve bu Yönetmelik ile belirlenmiş muhtelif fiziki seviyelerde olan işlerde, söz konusu fiziki seviyelere ait hakedişlerin ödenmiş olması kaydıyla, Yapı Denetim Komisyonunca gerekli düzenlemeler Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç bir ay içinde tamamlanmak suretiyle, hakedişi ödenmiş seviye nispetinde inşaat alanı yapı denetim kuruluşlarının sorumluluk alanından minha edilir." hükmü getirilmiş olup, Yönetmeliğe göre yapı denetim kurulusunun düzenlediği hakediş raporu ilgili idareye sunulduktan sonra bu yapı bölümünde denetim açısından herhangi bir eksiklik veya kusur yok ise hizmet bedeli yapı denetim kuruluşuna ödenecek ve hakedişin tahsil edilen kısmi yapı bölümüne tekabül eden inşaat alanı, yapı denetim kurulusunun ve teknik personelin denetim sorumluluğu altında bulunan inşaat alanından düşülecektir. Yönetmeliğin yapı denetim kuruluşunun yetki sınırını belirleyen 11. maddesinde, yapı denetim kurulusunun denetleyebileceği toplam yapı inşaat alanının m2'yi geçemeyeceği belirtildiğinden, hakedişin tahsil edilen kısmi yapı bölümüne tekabül eden inşaat alanı, yapı denetim kuruluşunun ve teknik personelin denetim sorumluluğu altında bulunan inşaat alanından düşülmemesi durumunda, yapı denetim kuruluşunun m2'lik isin tamamını bitirmeden, yeni bir iş alması mümkün olamayacaktır. Diğer taraftan, hakediş raporu sonucu denetleyebileceği inşaat alanı miktarından düşülen yapı kısmı ile ilgili olarak yapı denetim kuruluşunun sorumluluğu devam 102
114 edeceğinden yapı denetiminden beklenen amacın gerçekleşmesine engel olmayacaktır. Bu durumda, Yönetmeliğin 28. maddesinin 6. fıkrasında ve Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte devam eden inşaatlarla ilgili Geçici 3. maddesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmüştür. TÜRK MİLLET ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince önceden belirlenen tarihinde yapılan tebligat üzerine davacı vekili Av. Nurten Çağlar ile davacı yanında davaya katılanın, ayrıca davalı Bayındırlık ve İskan Bakanlığını temsilen Hukuk Müşaviri Suna Kotan'ın geldiği görülerek Savcı Ülkü Özcan'ın katılması ile duruşma yapıldı. Aynı gün Tetkik Hakimi Özlem Şimşek'in açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra isin gereği görüşüldü : Dava, günlü, sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinin 3. maddesinin (i) bendinde tanımlanan ve 9. maddesinin 2. fıkrasında sözü geçen "şantiye şefi" ibaresinin, 28. maddesinin 6. fıkrasının ve geçici 3. maddesinin 1. fıkrasında sözü edilen "minha" düzenlemesinin iptali istemiyle açılmıştır günlü, sayılı Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği'nin Tanımlar Baslıklı 3. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde; Şantiye Şefi: Konusuna ve niteliğine göre yapı işlerini yapı müteahhidi adına yöneterek uygulayan, mühendis, mimar, teknik öğretmen veya tekniker diplomasına sahip teknik personel olarak tanımlanmış bulunmaktadır. Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği'nin 9. maddesinin 2. fıkrasında; "Yapım isleri yürütülen şantiyede, mühendis, mimar, teknik öğretmen veya tekniker diplomasına sahip olmak üzere bir şantiye şefinin bulundurulması mecburidir. Yapı müteahhidi, inşaatta görevlendireceği şantiye şefi ile asgari hüküm ve şartları ek-12'de gösterilen form-10'da belirlenmiş sözleşmeyi imzalar. Bu sözleşmenin bir sureti yapı denetim kuruluşuna verilir. Mühendis, mimar, teknik öğretmen veya tekniker diplomasına sahip olan yapı müteahhidinin şantiye şefliğini üstlenmesi hâlinde, şantiye şefliği için sözleşme akdedilmesi şartı aranmaz. Yapı sahibi ile yapılan sözleşmede bu husus belirtilir." hükmüne yer verilmiştir. Davacı, şantiye şefliği düzenlemesini olumlu bulunmakta, ancak eksik düzenleme getirmesi; mühendislerin yerine getirebileceği görevin, teknik öğretmen veya tekniker diplomasına sahip teknik personele verilmesini öngören hükmü nedeniyle Yönetmeliğin 3. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendi ile 9. maddesinin 2. fıkrasında geçen şantiye şefi düzenlemesinin iptalini istemektedir. 103
115 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 12. maddesinde, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmıştır sayılı İmar Kanununun günlü, 5940 sayılı Kanunun 1. Maddesiyle değişik 28. maddesinin 5. fıkrasında şantiye şefinin mimar veya mühendis olacağına işaret edilmiş, anılan Kanun'un 44. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde de şantiye şefinin mimar ve mühendis olacağı belirtilmiş bulunmaktadır. Bu durumda, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun ile 3194 sayılı İmar Kanununda tanımlar başlığı altında ayrıca "Şantiye Şefi" tanımı yapılmamış olmakla birlikte 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun'un 12. maddesiyle uygulama yolu açılan 3194 sayılı İmar Kanunu nda ara düzenlemelerde şantiye şefinin açıkça mimar ve mühendis olacağı vurgulandığından, anılan yasal düzenlemeye aykırı olarak dava konusu Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği'nin 3. maddesinde şantiye şefi olabilecek meslek gruplarının genişletilmesi suretiyle teknik öğretmen veya tekniker diplomasına sahip teknik personeli de kapsama alacak şekilde tanımlama yapılmasında hukuka uyarlık görülmemiştir. Yönetmeliğin 28. maddesinin 6. fıkrası ile Geçici 3. maddesinin 1. Fıkrasında düzenlenen "minha" ibaresine gelince; Yönetmeliğin hizmet bedelinin ödenmesi baslıklı 28. maddesinin 6. fıkrasında, "Yapı denetim kurulusunca hakedişi tahsil edilen kısmi yapı bölümüne tekabül eden inşaat alanı, bu kuruluş ile birlikte, denetçi mimar ve denetçi mühendisleri, kontrol elemanı ve yardımcı kontrol elemanlarının sorumluluğu altında bulunan inşaat alanından minha edilir. Ancak, bu işlem, yapı denetim kurulusunun o yapı bölümüyle ilgili sorumluluğunu ortadan kaldırmaz." hükmü, Geçici 3. maddesinde, "Yapı denetim kuruluşlarının sorumluluğu altında bulunan ve bu Yönetmelik ile belirlenmiş muhtelif fiziki seviyelerde olan islerde, söz konusu fiziki seviyelere ait hak edişlerin ödenmiş olması kaydıyla, Yapı Denetim Komisyonunca gerekli düzenlemeler Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç bir ay içinde tamamlanmak suretiyle, hakedişi ödenmiş seviye nispetinde inşaat alanı yapı denetim kuruluşlarının sorumluluk alanından minha edilir." hükmü yer almıştır. Yönetmeliğin yapı denetim kurulusunun yetki sınırını belirleyen 11. maddesinde, yapı denetim kuruluşunun denetleyebileceği toplam yapı inşaat alanının m2'yi geçemeyeceği belirtilmiş, Yönetmeliğin 15. maddesinde de, teknik personelin denetim yetkisi düzenlenen hükümlerle açıklanmıştır. Anılan hükümler bağlamında Yönetmeliğe göre yapı denetim kuruluşunun düzenlediği hakediş raporu ilgili idareye sunulduktan sonra bu yapı bölümünde denetim açısından herhangi bir eksiklik veya kusur yok ise hizmet bedeli yapı denetim kuruluşuna ödenecek ve hakedişin tahsil edilen kısmı yapı bölümüne tekabül eden inşaat alanı, yapı denetim kuruluşunun ve teknik personelin denetim sorumluluğu altında bulunan inşaat alanından düşülecektir. Aksi bir hesaplama ve 104
116 uygulama yapı denetim kurulusunun m2'lik isin tamamını bitirmeden, yeni bir is alamayacağı anlamına gelir ki bu da ticari alan kapsamında, yapı denetim kuruluşunun varlığını sürdürmesine engel olur. Kaldı ki, hakediş raporu sonucu denetleyebileceği inşaat alanı miktarından düşülen yapı kısmı ile ilgili olarak yapı denetim kuruluşunun sorumluluğu devam etmektedir. Bu durumda, Yönetmeliğin 28. maddesinin 6. fıkrasında ve Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte devam eden inşaatlarla ilgili Geçici 3. maddesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, Yönetmeliğin 3. maddesinin (i) bendinde tanımlanan ve 9. maddesinin 2. fıkrasında sözü geçen Şantiye Şefi" ibaresinin İPTALİNE, Yönetmeliğin 28. maddesinin 6. fıkrası ile Geçici 3. maddesinin 1. fıkrasında geçen "Minha" düzenlemesine yönelik olarak davanın REDDİNE, davadaki haklılık durumuna göre aşağıda dökümü yapılan 153,00 TL. yargılama giderinin yarısı olan 76,50 TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, diğer yarısı olan 76,50 TL'nin davacı üzerine bırakılmasına, karar verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine Göre belirlenen 2200 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine, müdahilin yaptığı masrafların üzerinde bırakılmasına, posta avansından artan 22,50 TL'nin davacıya iadesine, bu kararın tebliğini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyizen başvurulabileceğinin taraflara duyurulmasına, tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 105
117 Ek 14. YAPI MÜTEAHHİTLERİNİN KAYITLARI İLE ŞANTİYE ŞEFLERİ VE YETKİ BELGELİ USTALAR HAKKINDA YÖNETMELİK Resmi Gazete Tarih: 16/12/2010 Resmi Gazete Sayı: ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Şantiye Şefliği ve Yetki Belgeli Usta Çalıştırılması Şantiye şefliği MADDE 10 (1) Şantiye şefinin, yapım işinin uzmanlık alanına uygun olmak üzere mimar, mühendis veya bunlara ilişkin teknik öğretmen veya tekniker olması şarttır. (2) Şantiye şefi; yapım işinin konusu, niteliği, büyüklüğü, imalâtın özel ihtisas gerektirip gerektirmediği de gözetilerek belirlenir. (3) 5 inci maddenin ikinci fıkrasındaki yapılar hariç, yapı ruhsatına tabi tüm yapılarda şantiye şefi bulundurulması zorunludur. (4) Yapı müteahhidi, bu maddedeki şartları haiz olması halinde şantiye şefliğini üstlenebilir. Bu durumda ayrıca şantiye şefi bulundurma şartı aranmaz. (5) Şantiye şefi, görev yaptığı ilin sınırları dışında başka bir ilde görev üstlenemez ve bu Yönetmelikte belirtilen toplam m 2 sınırları aşılmamak kaydıyla aynı anda en fazla beş ayrı yapım işinin şantiye şefliğini üstlenebilir. (6) Şantiye şefi, yapı müteahhidi adına, yapım işinin ruhsata ve ruhsat eki etüt ve projelere uygun olarak gerçekleştirilebilmesi için gerekli olan inşaat ve iş organizasyonunu sağlamak, mevzuatın öngördüğü her türlü tedbiri almak, uygulamak ve uygulatmakla sorumludur. (7) Şantiye şefi, inşaat ve tesisat işlerinde yetki belgeli usta çalıştırılmasından sorumludur. (8) Şantiye şefi görev aldığı yapım işinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemin aldırılması yetkisine sahiptir. Bu yetkinin yapı müteahhidi tarafından kullandırılmaması halinde şantiye şefi sorumlu tutulamaz. (9) Şantiye şefi görev aldığı yapım işinde iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili eksiklik ve kusurları, öneri ve önlemleri belirlemek, yapı müteahhidine rapor etmek ve şantiyede görev alan ilgili kişilere bildirmekle yükümlüdür. Raporda yer alan hususların yerine getirilmemesinden yapı müteahhidi sorumludur. (10) Şantiye şefinin yapım işine dair görevi, yapı ruhsatının alınmasından itibaren başlayıp yapı kullanma izin belgesinin alınması ile son bulur. (11) Şantiye şefi görev aldığı yapım işine dair yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesini imzalamakla yükümlüdür. (12) Spor tesisleri, sinema, tiyatro, konser salonu, kongre merkezi, müze, eğitim kurumu, yurt, sağlık tesisi, haberleşme ve ulaşım tesisleri, itfaiye, karakol, kışla, cezaevi, enerji üretim ve dağıtım tesisleri, kuleler, ayaklı su depoları, hangar yapıları ile palplanşlı, kazıklı, ankrajlı iksa yapıları ve kazıları, Bakanlıkça belirlenen mimarlık hizmetlerine esas yapı sınıflarından ondördüncü fıkrada sayılanların dışındaki yapılarda ve kamu kurum ve 106
118 kuruluşlarınca yapılan veya yaptırılan yapılarda, binanın kullanım amacına uygun olarak mimar veya mühendis unvanlı şantiye şefi bulundurulması zorunludur. (13) Mimar veya mühendis unvanlı şantiye şeflerinin aynı anda üslenebileceği işlerin toplamı m 2 yi geçemez. Ancak yapım işinin tek ruhsata bağlı veya toplu yapı niteliğinde olması halinde m 2 yi geçmeme şartı aranmaz. (14) Onikinci fıkradaki yapılar hariç olmak üzere, Bakanlıkça belirlenen mimarlık hizmetlerine esas yapı sınıflarından birinci, ikinci ve üçüncü sınıf yapılar ve bodrumları ile birlikte toplam beş katı ve yapı inşaat alanı 2000m 2 yi geçmeyen yapılarda teknik öğretmenler, 1500m 2 yi geçmeyen yapılarda ise teknikerler meslek alanlarına uygun olarak şantiye şefliğini üstlenebilir. (15) Mühendis, mimar ve teknik öğretmen unvanlı teknik personelin şantiye şefi olarak görev yaptığı 4857 sayılı İş Kanununun 81 inci maddesi kapsamında yer alan inşaat ve tesisat işlerinde, şantiye şeflerinin iş güvenliği uzmanlığı belgesine haiz olması zorunludur. 107
119 Ek 15. İMAR KANUNU İLE BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN Kanun No Kabul Tarihi: 9/12/2009 MADDE 1 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun 28 inci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. Müelliflik, fenni mesuliyet, şantiye şefliği, yapı müteahhitliği ve kayıtlar: MADDE 28- Bu Kanun kapsamındaki mimarlık, mühendislik ve planlama hizmetine ilişkin harita, plan, etüt, proje ve eklerinin düzenlenmesi ve bunların yerine getirilmesinin; uygulamada bulunulacak alanın, yerleşme merkezinin ve yapının sınıfına, özelliğine ve büyüklük derecesine göre, uzmanlık alanlarına uygun olarak 38 inci maddede belirtilen meslek mensuplarına yaptırılması mecburidir. Müellifler ve uygulamada bulunan meslek mensupları, işlerini bu Kanuna ve ilgili diğer mevzuata uygun olarak gerçekleştirmekten sorumludur. Yapıda inşaat ve tesisat işleri ile kullanılan malzemelerin kamu adına denetimine ilişkin fenni mesuliyet, ruhsat eki etüt ve projelerin gerektirdiği uzmanlığı haiz meslek mensupları tarafından ayrı ayrı üstlenilmek zorundadır. Fenni mesul mimar ve mühendisler uzmanlık alanlarına göre; yapının, tesisatı ve malzemeleri ile birlikte, bu Kanuna, ilgili diğer mevzuata, uygulama imar planına, ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere, standartlara ve teknik şartnamelere uygun olarak inşa edilmesini denetlemekle görevlidir. Yapı sahibine ve idareye karşı sorumlu olan fenni mesuller, uzmanlık alanına uygun olarak yapıda yetki belgesi olmayan usta çalıştırılması veya şantiye şefi bulundurulmaksızın yapım işinin sürdürülmesi veya yapının mevzuata aykırı yapılması veya istifaları halinde, bu durumları altı iş günü içinde ilgili idareye yazılı olarak bildirmek zorundadır. Aksi takdirde, fenni mesuller kanuni mesuliyetten kurtulamaz. Bildirim üzerine, en geç üç iş günü içinde 32 nci maddeye göre işlem yapılır. Fenni mesulün istifası veya ölümü halinde, başka bir meslek mensubu fenni mesuliyeti üstlenmedikçe yapının devamına izin verilmez. Fenni mesulün istifası halinde, istifa tarihinden önce yapılan işlere dair sorumluluğu devam eder. Yeni atanan fenni mesul, daha önce yapılan işlerin denetlenmesinden ve eksiklik ve hata var ise giderilmesini sağlamaktan ve bildirimde bulunmaktan da sorumludur. Tespit edilen bu eksiklik ve hatalar giderilmedikçe inşaatın devamına izin verilmez. Fenni mesuller, Bakanlık tarafından çıkarılan yönetmelikte belirlenen sınıf, özellik ve büyüklüğe sahip bulunan yapıların denetimi faaliyetine yardımcı olmak üzere, 38 inci maddeye göre uygun nitelikte ve sayıda fen adamı istihdam etmek mecburiyetindedir. 108
120 Fenni mesuller, uzmanlık alanlarına göre yapım işlerinin denetimine ilişkin ayrıntılı bütün belgeler ile mimarlık ve mühendislik hizmetleri raporunu idareye vermek ve yapı kullanma izin belgesini imzalamak mecburiyetindedir. Yapıya ilişkin bilgiler, ilgili idarece, etüt ve proje müelliflerinin, fenni mesullerin, yapımüteahhitlerinin ve şantiye şefi mimar veya mühendisin üyesi bulunduğu meslek odasına, üyelik kayıtlarına işlenmek üzere bildirilir. Fenni mesuller, mesuliyet üstlendikleri yapı ile alakalı olarak yapı müteahhitliği, şantiye şefliği, taşeronluk ve malzeme satıcılığı yapamaz. Yapı sahibi, yapısının fenni mesuliyetini üstlenemez. 27 nci madde kapsamındaki yapılar ile entegre tesis niteliğinde olmayan ruhsata tabi tarım ve hayvancılık yapılarına ait 22 nci maddede yer alan etüt ve projeler, il özel idarelerince veya Bakanlığın taşra teşkilatınca hazırlanabilir. Bu tarım ve hayvancılık yapılarına dair fenni mesuliyet, il özel idaresinin veya Bakanlığın taşra teşkilatının mimar ve mühendisleri tarafından üstlenilebilir. Yapı müteahhidi ve şantiye şefi; yapıyı, tesisatı ve malzemeleriyle birlikte bu Kanuna, ilgili diğer mevzuata, uygulama imar planına, ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere, standartlara ve teknik şartnamelere uygun olarak inşa etmek, neden olduğu mevzuata aykırılığı gidermek mecburiyetindedir. Yapı müteahhidi ve şantiye şefi, ilgili fenni mesullerin denetimi olmaksızın inşaat ve tesisatlarına ilişkin yapım işlerini sürdüremez, inşaat ve tesisat işlerinde yetki belgesi olmayan usta çalıştıramaz. Bakanlıktan veya Bakanlıkça yetkilendirilmiş idareden yetki belgesi almaksızın, inşaat ve tesisat dahilyapım işlerinin müteahhitliği üstlenilemez. Yetki belgeleri geçici veya daimi olarak düzenlenebilir. Gerçek kişilere ve özel hukuk tüzel kişilerine yapı inşa eden müteahhitlerin kayıtları, her yapı için ayrı ayrı tutulur. Bu kayıtların birer nüshası, ilgili yapı müteahhidinin yetki belgelendirmesi işlemlerinde değerlendirilmek üzere Bakanlığa gönderilir. Müteahhitlere yetki belgesi verilmesi işlemleri, bu kayıtlar da değerlendirilerek Bakanlıkça yürütülür. Fenni mesullerce denetime ilişkin mimarlık ve mühendislik raporları hazırlanan, yapı sahibi, fenni mesuller ve ilgili idare elemanlarının birlikte düzenlediği tespit tutanağı ile tamamlandığı belirlenen, ancak, yapı müteahhidinin yapım işlerinden doğan vergi ve sigorta primi borçlarının ve diğer sorumluluklarının gereğinin yerine getirilmemesi sebebiyle yapı kullanma izin belgesi verilmesi işlemleri tamamlanamayan yapılar için, yapının müteahhidi olmayan yapı sahibinin talebi üzerine, ilgili idarece durum tespit edilerek yapı kullanma izin belgesi verilir. Bu belgenin bir örneği, ilgili kurumlara ve ilgililerin kayıtlarına işlenmek ve değerlendirilmek üzere ilgili meslek odalarına ve Bakanlığa gönderilir. Yapı sahibi, ruhsat süresi dolmamış olan bir yapının etüt ve proje müellifliği, yapı müteahhitliği ve şantiye şefliği görevlerinden herhangi birini üstlenmemiş ise bütün sorumluluk, ilgisine göre etüt ve proje müelliflerine, yapı müteahhidine, şantiye şefine ve ilgili fenni mesullere aittir. MADDE sayılı Kanunun 42 nci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. İdari müeyyideler: MADDE 42- Bu maddede belirtilen ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince sorumlular 109
121 hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bu maddede belirtilen idari müeyyideler uygulanır. Ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre,beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere, aşağıdaki şekilde hesaplanan idari para cezaları uygulanır: a) Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için; 1) I. sınıf A grubu yapılara üç, B grubu yapılara beş Türk Lirası, 2) II. sınıf A grubu yapılara sekiz, B grubu yapılara onbir Türk Lirası, 3) III. sınıf A grubu yapılara onsekiz, B grubu yapılara yirmi Türk Lirası, 4) IV. sınıf A grubu yapılara yirmiüç, B grubu yapılara yirmibeş, C grubu yapılara otuzbir Türk Lirası, 5) V. sınıf A grubu yapılara otuzsekiz, B grubu yapılara kırkaltı, C grubu yapılara elliiki, D grubu yapılaraaltmışüç Türk Lirası, idari para cezası verilir. Bu miktarlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 4/1/1961tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında bir Türk Lirasının küsuru da dikkate alınmak suretiyle artırılarak uygulanır. b) Mevzuata aykırılığı yapı inşaat alanı üzerinden hesaplanması mümkün olmayan, yapının cephelerini ve diğer yapı elemanlarını değiştiren veya yapı malzemesi için öngörülen gereklere aykırı bulunan uygulamalar için, Bakanlıkça yayımlanan ve aykırılığa konu imalatın tespiti tarihinde yürürlükte bulunan birim fiyat listesine göre ilgili idarece belirlenen bedelin % 20 si kadar idari para cezası verilir. c) (a) ve (b) bentlerine göre cezalandırmayı gerektiren aykırılığa konu yapı; 1) Hisseli parselde diğer maliklerin muvafakati alınmaksızın yapılmış ise cezanın % 30 u, 2) Kamuya veya başkasına ait bir parselde yapılmış ise cezanın % 40 ı, 3) Uygulama imar planında veya parselasyon planında Kamu Tesisi Alanı veya Umumî Hizmet Alanı olarak belirlenmiş bir alanda yapılmış ise cezanın % 60 ı, 4) Mevcut haliyle veya öngörülen bir afet tehlikesi karşısında can ve mal emniyetini tehdit ediyor ise cezanın % 100 ü, 5) Uygulama imar planı bulunan bir alanda yapılmış ise cezanın % 20 si, 6) Yapılaşmaya yasaklanmış bir alanda yapılmış ise cezanın % 80 i, 7) Özel kanunlar ile belirlenmiş özel imar rejimine tabi bir alanda yapılmış ise cezanın % 50 si, 8) Ruhsatsız ise cezanın % 180 i, 9) Ruhsatı hükümsüz hale gelmesine rağmen inşaatı sürdürülüyor ise cezanın % 50 si, 10) Yapı kullanma izin belgesi alınmış olmakla birlikte, ruhsat alınmaksızın yeni inşaî faaliyete konu ise cezanın % 100 ü, 11) İnşaî faaliyetleri tamamlanmış ve kullanılmıyor ise cezanın % 10 u, 12) İnşaî faaliyetleri tamamlanmış ve kullanılıyor ise cezanın % 20 si, 110
122 13) Çevre ve görüntü kirliliğine sebebiyet veriyor ise cezanın % 20 si, (a) ve (b) bentlerinde belirtilen şekilde tespit edilen para cezalarının miktarına göre ayrı ayrı hesap edilerek ilave olunur. Para cezalarına konu olan alanın hesaplanmasında, aykırılıktan etkilenen alan dikkate alınır. 18, 28, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 40 ve 41 inci maddelerde belirtilen mükellefiyetleri yerine getirmeyen veya bu maddelere aykırı davranan yapı veya parsel sahibine, harita, plan, etüt ve proje müelliflerine, fenni mesullere, yapı müteahhidine ve şantiye şefine, ilgisine göre ayrı ayrı olmak üzere ikibin Türk Lirası, bu fiillerin çevre ve sağlık şartlarına aykırı olması halinde dörtbin Türk Lirası, can ve mal emniyetini tehdit etmesi halindealtıbin Türk Lirası idari para cezası verilir. Yapıldığı tarih itibarıyla plana ve mevzuata uygun olmakla beraber, mevcut haliyle veya öngörülen bir afet tehlikesi karşısında can ve mal emniyetini tehdit ettiği veya edeceği ilgili idare veya mahkeme kararı ile tespit olunan yapılara, ilgili idarenin yazılı ikazına rağmen idarece tanınan süre içinde takviyede bulunmayan veya bu yapıları 39 uncu madde uyarınca yıkmayan yapı sahibine onbin Türk Lirası idari para cezası verilir. 27 nci maddeye göre il özel idaresince belirlenmiş köy yerleşme alanı sınırları içinde köyün nüfusuna kayıtlı olan ve köyde sürekli oturanlar tarafından, projeleri il özel idaresince incelenerek fen, sanat ve sağlık şartlarına uygun olmasına rağmen muhtarlık izni olmaksızın konut ve zatî maksatlı tarım ve hayvancılık yapısı inşa edilmesi halinde yapı sahibine üçyüz Türk Lirası idari para cezası verilir. Bu yapılardaki diğer aykırılıklar ve ruhsata tabi tarım ve hayvancılık maksatlı yapılardaki aykırılıklar için verilecek olan idari para cezası, üçyüztürk Lirasından az olmamak üzere, ikinci fıkraya göre hesaplanan toplam ceza miktarının beşte biri olarak uygulanır. Yukarıdaki fıkralarda belirtilen fiil ve hallerin, yapının inşa edilmesi süreci içinde tekrarı halinde, idari para cezaları bir kat artırılarak uygulanır. Yukarıdaki fıkralar uyarınca tahsil olunan idari para cezaları, aynı fiil nedeniyle 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 184 üncü maddesine göre mahkûm olanlara faizsiz olarak iade edilir. Yapının bu Kanuna, ilgili diğer mevzuata, plana, ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere uygun hale getirilmesi için idarenin yazılı izni dahilinde yapılan iş ve işlemler mühür bozma suçu teşkil etmez. Müelliflerin, fenni mesul mimar ve mühendislerin, yapı müteahhitlerinin, şantiye şefi mimar ve mühendislerin, imar mevzuatına aykırı fiillerinden dolayı verilen cezaları ve haklarındaki kesinleşmiş mahkeme kararları, kendi kayıtlarına işlenmek ve ilgili mevzuata göre cezai işlem yapılmak üzere, üyesi bulundukları meslek odasına ve Bakanlığa ilgili idarece bildirilir. Bu kişiler, verilen ceza süresi içinde yeni bir iş üstlenemez. Yapı müteahhidinin yetki belgesi; a) Yapım işinin ruhsata ve ruhsat eki etüt ve projelere aykırı olarak gerçekleştirilmesi ve 32 ncimaddeye göre verilen süre içinde aykırılığın giderilmemesi halinde beş yıl, b) Yapım işinde ruhsat eki etüt ve projelere aykırı olarak gerçekleştirilen imalatın can ve mal güvenliğini tehdit etmesi halinde on yıl, c) Bakanlıkça olumsuz kayıt değerlendirmesi yapılan hallerde bir yıl, süreyle Bakanlıkça iptal edilir. Yapı müteahhidinin, yapım işlerinden doğan vergi ve sigorta primi borçlarını ödememesi ve diğer sorumluluklarını yerine getirmemesi hallerinde 111
123 yetki belgesi bir yıldan az olmamak üzere Bakanlıkça iptal edilir ve bunlara sorumluluklarını yerine getirinceye kadar yeni yetki belgesi düzenlenmez. Yetki belgesi iptal edilen yapı müteahhidi yeni yetki belgesi düzenleninceye kadar yeni iş üstlenemez, ancak mevcut işlerini tamamlar. Yetki belgeli yapı müteahhidi olmaksızın başlanılan yapının ruhsatı iptal edilir ve yapı mühürlenir. MADDE sayılı Kanunun 44 üncü maddesinin (I) numaralı fıkrasının (e) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. e) Her türlü inşaat ve tesisat dahil yapım işlerine dair yapı müteahhitlerinin yetki belgelendirilmesi işlemlerine; yapı müteahhitlerinin iş gruplarına, ihtisaslaşmalarına ve yüklenilecek işin büyüklüğüne göre sınıflandırılmasına ve bunların sahip olmaları gereken asgari eğitim, iş tecrübesi, teknik donanımı ve kapasitesi, mali durumu, idari yapısı ve personel şartları ile niteliklerine; yapı müteahhitlerinin faaliyetlerinin denetlenmesine, kayıtlarının tutulmasına ve değerlendirilmesine; mimar ve mühendis unvanlı şantiye şefi çalıştırılması mecburi ve yapı müteahhidi olmaksızın da yapılması mümkün olan yapılara; şantiye şeflerine, yapım ve denetim işlerinde istihdam edilecek fen adamlarına ve yetki belgeli ustalara ilişkin usul ve esaslar ile diğer hususlar, Milli Eğitim Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Mesleki Yeterlilik Kurumu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğinin görüşleri alınarak, MADDE sayılı Kanuna aşağıdaki geçici maddeler eklenmiştir. GEÇİCİ MADDE 12- Bu Kanunun 44 üncü maddesinin (I) numaralı fıkrasının (e) bendinde öngörülen konulara ilişkin yönetmelik bir yıl içinde yürürlüğe konulur. GEÇİCİ MADDE 13- Bu maddenin yürürlüğe girmesinden sonra inşaat, tesisat, elektrik, sıva ve benzeribranşlarda yetki belgesi almak isteyenlerden, hangi branşta iş yaptıklarını belgeleyenlere usta olduklarını gösterir geçici yetki belgesi verilir. Bu belgeler 1/1/2012 tarihinden itibaren sürekli yetki belgesine dönüştürülür. MADDE 5 13/12/1983 tarihli ve 180 sayılı Bayındırlık ve İskan Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesinin mülga (g) bendi aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiş, (i) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve (j) bendinde yer alan sicillerini ibaresi kayıtlarını olarak değiştirilmiştir. g) Türkiye Coğrafi Bilgi Sisteminin oluşturulmasına, iyileştirilmesine ve işletilmesine dair iş ve işlemleri yapmak, yaptırmak, yaygın olarak kullanılmasını teşvik etmek, i) Gerçek kişilerin, özel hukuk tüzel kişilerinin ve kamu kurum ve kuruluşlarının yurt içindeki inşaat ve tesisat dahil yapım işlerini üstlenmek isteyen ve mevzuatta belirlenen nitelikleri taşıyan gerçek kişilere ve özel hukuk tüzel kişilerine idarelerce tutulan kayıtlarını da değerlendirerek yapı müteahhitliği yetki belgesi vermek, MADDE sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 12 nci maddesinin (h) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. h) Gerçek kişilerin, özel hukuk tüzel kişilerinin ve kamu kurum ve kuruluşlarının yurt içindeki harita ve plan işleri ile inşaat ve tesisat dahil yapım işlerini üstlenmek isteyen, ilgili mevzuatında belirlenen nitelikleri taşıyan gerçek kişilere ve özel hukuk tüzel kişilerine; tutulan kayıtları da dikkate alarak yetki belgesi vermek, bu faaliyetler ile etüt, proje, kontrollük ve müşavirlik işleri ile ilgili olarak yurt dışında müteahhitlik hizmeti verenler 112
124 hakkında gerekli iş ve işlemleri yapmak, ilgililerin kayıtlarını tutup değerlendirmek ve belge vermek, MADDE 7 Bu Kanunun; a) 1 inci maddesi ile değiştirilen 3194 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesinde yer alan inşaat ve tesisat işlerinde yetki belgesi olmayan usta çalıştıramaz hükmü ile dokuzuncu fıkrasının müteahhitlere yetki belgesi verilmesine ilişkin hükümleri 1/1/2012 tarihinde, b) Diğer hükümleri yayımı tarihinde, yürürlüğe girer. MADDE 8 Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür. 16/12/
125 Ek 16. İMAR KANUNU Kanun Numarası: 3194 Kabul Tarihi: 03/05/1985 Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi: 09/05/1985 Yayımlandığı Resmi Gazete Sayısı: MÜELLİFLİK, FENNİ MESULİYET, ŞANTİYE ŞEFLİĞİ, YAPI MÜTEAHHİTLİĞİ VE KAYITLAR: Madde 28- (Değişik madde: 09/12/ S.K./1.mad) Bu Kanun kapsamındaki mimarlık, mühendislik ve planlama hizmetine ilişkin harita, plan, etüt, proje ve eklerinin düzenlenmesi ve bunların yerine getirilmesinin; uygulamada bulunulacak alanın, yerleşme merkezinin ve yapının sınıfına, özelliğine ve büyüklük derecesine göre, uzmanlık alanlarına uygun olarak 38 inci maddede belirtilen meslek mensuplarına yaptırılması mecburidir. Müellifler ve uygulamada bulunan meslek mensupları, işlerini bu Kanuna ve ilgili diğer mevzuata uygun olarak gerçekleştirmekten sorumludur. Yapıda inşaat ve tesisat işleri ile kullanılan malzemelerin kamu adına denetimine ilişkin fenni mesuliyet, ruhsat eki etüt ve projelerin gerektirdiği uzmanlığı haiz meslek mensupları tarafından ayrı ayrı üstlenilmek zorundadır. Fenni mesul mimar ve mühendisler uzmanlık alanlarına göre; yapının, tesisatı ve malzemeleri ile birlikte, bu Kanuna, ilgili diğer mevzuata, uygulama imar planına, ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere, standartlara ve teknik şartnamelere uygun olarak inşa edilmesini denetlemekle görevlidir. Yapı sahibine ve idareye karşı sorumlu olan fenni mesuller, uzmanlık alanına uygun olarak yapıda yetki belgesi olmayan usta çalıştırılması veya şantiye şefi bulundurulmaksızın yapım işinin sürdürülmesi veya yapının mevzuata aykırı yapılması veya istifaları halinde, bu durumları altı iş günü içinde ilgili idareye yazılı olarak bildirmek zorundadır. Aksi takdirde, fenni mesuller kanuni mesuliyetten kurtulamaz. Bildirim üzerine, en geç üç iş günü içinde 32 nci maddeye göre işlem yapılır. Fenni mesulün istifası veya ölümü halinde, başka bir meslek mensubu fenni mesuliyeti üstlenmedikçe yapının devamına izin verilmez. Fenni mesulün istifası halinde, istifa tarihinden önce yapılan işlere dair sorumluluğu devam eder. Yeni atanan fenni mesul, daha önce yapılan işlerin denetlenmesinden ve eksiklik ve hata var ise giderilmesini sağlamaktan ve bildirimde bulunmaktan da sorumludur. Tespit edilen bu eksiklik ve hatalar giderilmedikçe inşaatın devamına izin verilmez. Fenni mesuller, Bakanlık tarafından çıkarılan yönetmelikte belirlenen sınıf, özellik ve büyüklüğe sahip bulunan yapıların denetimi faaliyetine yardımcı olmak üzere, 38 inci maddeye göre uygun nitelikte ve sayıda fen adamı istihdam etmek mecburiyetindedir. Fenni mesuller, uzmanlık alanlarına göre yapım işlerinin denetimine ilişkin ayrıntılı bütün belgeler ile mimarlık ve mühendislik hizmetleri raporunu idareye vermek ve yapı kullanma izin belgesini imzalamak mecburiyetindedir. Yapıya ilişkin bilgiler, ilgili idarece, etüt ve 114
126 proje müelliflerinin, fenni mesullerin, yapı müteahhitlerinin ve şantiye şefi mimar veya mühendisin üyesi bulunduğu meslek odasına, üyelik kayıtlarına işlenmek üzere bildirilir. Fenni mesuller, mesuliyet üstlendikleri yapı ile alakalı olarak yapı müteahhitliği, şantiye şefliği, taşeronluk ve malzeme satıcılığı yapamaz. Yapı sahibi, yapısının fenni mesuliyetini üstlenemez. 27 nci madde kapsamındaki yapılar ile entegre tesis niteliğinde olmayan ruhsata tabi tarım ve hayvancılık yapılarına ait 22 nci maddede yer alan etüt ve projeler, il özel idarelerince veya Bakanlığın taşra teşkilatınca hazırlanabilir. Bu tarım ve hayvancılık yapılarına dair fenni mesuliyet, il özel idaresinin veya Bakanlığın taşra teşkilatının mimar ve mühendisleri tarafından üstlenilebilir. Yapı müteahhidi ve şantiye şefi; yapıyı, tesisatı ve malzemeleriyle birlikte bu Kanuna, ilgili diğer mevzuata, uygulama imar planına, ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere, standartlara ve teknik şartnamelere uygun olarak inşa etmek, neden olduğu mevzuata aykırılığı gidermek mecburiyetindedir. Yapı müteahhidi ve şantiye şefi, ilgili fenni mesullerin denetimi olmaksızın inşaat ve tesisatlarına ilişkin yapım işlerini sürdüremez, inşaat ve tesisat işlerinde yetki belgesi olmayan usta çalıştıramaz. Bakanlıktan veya Bakanlıkça yetkilendirilmiş idareden yetki belgesi almaksızın, inşaat ve tesisat dahil yapım işlerinin müteahhitliği üstlenilemez. Yetki belgeleri geçici veya daimi olarak düzenlenebilir. Gerçek kişilere ve özel hukuk tüzel kişilerine yapı inşa eden müteahhitlerin kayıtları, her yapı için ayrı ayrı tutulur. Bu kayıtların birer nüshası, ilgili yapı müteahhidinin yetki belgelendirmesi işlemlerinde değerlendirilmek üzere Bakanlığa gönderilir. Müteahhitlere yetki belgesi verilmesi işlemleri, bu kayıtlar da değerlendirilerek Bakanlıkça yürütülür. Fenni mesullerce denetime ilişkin mimarlık ve mühendislik raporları hazırlanan, yapı sahibi, fenni mesuller ve ilgili idare elemanlarının birlikte düzenlediği tespit tutanağı ile tamamlandığı belirlenen, ancak, yapı müteahhidinin yapım işlerinden doğan vergi ve sigorta primi borçlarının ve diğer sorumluluklarının gereğinin yerine getirilmemesi sebebiyle yapı kullanma izin belgesi verilmesi işlemleri tamamlanamayan yapılar için, yapının müteahhidi olmayan yapı sahibinin talebi üzerine, ilgili idarece durum tespit edilerek yapı kullanma izin belgesi verilir. Bu belgenin bir örneği, ilgili kurumlara ve ilgililerin kayıtlarına işlenmek ve değerlendirilmek üzere ilgili meslek odalarına ve Bakanlığa gönderilir. Yapı sahibi, ruhsat süresi dolmamış olan bir yapının etüt ve proje müellifliği, yapı müteahhitliği ve şantiye şefliği görevlerinden herhangi birini üstlenmemiş ise bütün sorumluluk, ilgisine göre etüt ve proje müelliflerine, yapı müteahhidine, şantiye şefine ve ilgili fenni mesullere aittir. 115
127 Ek 17. TÜRK BORÇLAR KANUNU Kanun No : 6098 Tarih : 11/01/2011 YEDİNCİ BÖLÜM Eser Sözleşmesi A. Tanımı MADDE 470- Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. B. Hükümleri I. Yüklenicinin borçları 1. Genel olarak MADDE 471- Yüklenici, üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır. Yüklenici, meydana getirilecek eseri doğrudan doğruya kendisi yapmak veya kendi yönetimi altında yaptırmakla yükümlüdür. Ancak, eserin meydana getirilmesinde yüklenicinin kişisel özellikleri önem taşımıyorsa, işi başkasına da yaptırabilir. Aksine âdet veya anlaşma olmadıkça yüklenici, eserin meydana getirilmesi için kullanılacak olan araç ve gereçleri kendisi sağlamak zorundadır. 2. Malzeme bakımından MADDE 472- Malzeme yüklenici tarafından sağlanmışsa yüklenici, bu malzemenin ayıplı olması yüzünden işsahibine karşı, satıcı gibi sorumludur. Malzeme işsahibi tarafından sağlanmışsa yüklenici, onları gereken özeni göstererek kullanmakla ve bundan dolayı hesap ve artanı geri vermekle yükümlüdür. Eser meydana getirilirken, işsahibinin sağladığı malzemenin veya eserin yapılması için gösterdiği yerin ayıplı olduğu anlaşılır veya eserin gereği gibi ya da zamanında meydana getirilmesini tehlikeye düşürecek başka bir durum ortaya çıkarsa, yüklenici bu durumu hemen işsahibine bildirmek zorundadır; bildirmezse bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olur. 3. İşe başlama ve yürütme MADDE 473- Yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da işsahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, işsahibi teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebilir. Meydana getirilmesi sırasında, eserin yüklenicinin kusuru yüzünden ayıplı veya sözleşmeye aykırı olarak meydana getirileceği açıkça görülüyorsa, işsahibi bunu önlemek üzere vereceği veya verdireceği uygun bir süre içinde yükleniciye, ayıbın veya 116
128 aykırılığın giderilmesi; aksi takdirde hasar ve masrafları kendisine ait olmak üzere, onarımın veya işe devamın bir üçüncü kişiye verileceği konusunda ihtarda bulunabilir. 4. Ayıp sebebiyle sorumluluk a. Ayıbın belirlenmesi MADDE 474- İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. Taraflardan her biri, giderini karşılayarak, eserin bilirkişi tarafından gözden geçirilmesini ve sonucun bir raporla belirlenmesini isteyebilir. b. İşsahibinin seçimlik hakları MADDE 475- Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme. 2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme. İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa işsahibi, sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz. c. İşsahibinin sorumluluğu MADDE 476- Eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara karşın, işsahibinin verdiği talimattan doğmuş bulunur veya herhangi bir sebeple işsahibine yüklenebilecek olursa işsahibi, eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamaz. d. Eserin kabulü MADDE 477- Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır. Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır. e. Zamanaşımı MADDE 478- Yüklenici ayıplı bir eser meydana getirmişse, bu sebeple açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın; taşınmaz yapılarda ise beş yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa, ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. II. İşsahibinin borçları 1. Bedelin muacceliyeti MADDE 479- İşsahibinin bedel ödeme borcu, eserin teslimi anında muaccel olur. Eserin parça parça teslim edilmesi kararlaştırılmış ve bedel parçalara göre belirlenmişse, her parçanın bedeli onun teslimi anında muaccel olur. 2. Bedel a. Götürü bedel 117
129 MADDE 480- Bedel götürü olarak belirlenmişse yüklenici, eseri o bedelle meydana getirmekle yükümlüdür. Eser, öngörülenden fazla emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile yüklenici, belirlenen bedelin artırılmasını isteyemez. Ancak, başlangıçta öngörülemeyen veya öngörülebilip de taraflarca göz önünde tutulmayan durumlar, taraflarca belirlenen götürü bedel ile eserin yapılmasına engel olur veya son derece güçleştirirse yüklenici, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı veya karşı taraftan beklenemediği takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Dürüstlük kurallarının gerektirdiği durumlarda yüklenici, ancak fesih hakkını kullanabilir. Eser, öngörülenden az emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile işsahibi, belirlenen bedelin tamamını ödemekle yükümlüdür. b. Değere göre bedel MADDE 481- Eserin bedeli önceden belirlenmemiş veya yaklaşık olarak belirlenmişse bedel, yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak belirlenir. C. Sözleşmenin sona ermesi I.Yaklaşık bedelin aşılması MADDE 482- Başlangıçta yaklaşık olarak belirlenen bedelin, işsahibinin kusuru olmaksızın aşırı ölçüde aşılacağı anlaşılırsa işsahibi, eser henüz tamamlanmadan veya tamamlandıktan sonra sözleşmeden dönebilir. Eser, işsahibinin arsası üzerine yapılıyorsa işsahibi, bedelden uygun bir miktarın indirilmesini isteyebileceği gibi, eser henüz tamamlanmamışsa, yükleniciyi işe devamdan alıkoyarak, tamamlanan kısım için hakkaniyete uygun bir bedel ödemek suretiyle sözleşmeyi feshedebilir. II. Eserin yok olması MADDE 483- Eser teslimden önce beklenmedik olay sonucu yok olursa işsahibi, eseri teslim almada temerrüde düşmedikçe yüklenici, yaptığı işin ücretini ve giderlerinin ödenmesini isteyemez. Bu durumda malzemeye gelen hasar, onu sağlayana ait olur. Eserin işsahibince verilen malzeme veya gösterilen arsanın ayıbı veya işsahibinin talimatına uygun yapılması yüzünden yok olması durumunda yüklenici, doğabilecek olumsuz sonuçları zamanında bildirmişse, yaptığı işin değerini ve bu değere girmeyen giderlerinin ödenmesini isteyebilir. İşsahibinin kusuru varsa, yüklenicinin ayrıca zararının giderilmesini de isteme hakkı vardır. III. Tazminat karşılığı fesih MADDE 484- İşsahibi, eserin tamamlanmasından önce yapılmış olan kısmın karşılığını ödemek ve yüklenicinin bütün zararlarını gidermek koşuluyla sözleşmeyi feshedebilir. IV. İşsahibi yüzünden ifanın imkânsızlaşması MADDE 485- Eserin tamamlanması, işsahibi ile ilgili beklenmedik olay dolayısıyla imkânsızlaşırsa yüklenici, yaptığı işin değerini ve bu değere girmeyen giderlerini isteyebilir. İfa imkânsızlığının ortaya çıkmasında işsahibi kusurluysa, yüklenicinin ayrıca tazminat isteme hakkı vardır. V. Yüklenicinin ölümü veya yeteneğini kaybetmesi 118
130 MADDE 486- Yüklenicinin kişisel özellikleri göz önünde tutularak yapılmış olan sözleşme, onun ölümü veya kusuru olmaksızın eseri tamamlama yeteneğini kaybetmesi durumunda kendiliğinden sona erer. Bu durumda işsahibi, eserin tamamlanan kısmından yararlanabilecek ise, onu kabul etmek ve karşılığını vermekle yükümlüdür. 119
131 Ek 18. İŞ KANUNU Kanun No : 4857 Kabul Tarihi : Resmi Gazete Tarih ve Sayısı : Tanımlar MADDE 2. - Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir. İşveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddî olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birime işyeri denir. İşverenin işyerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen yerler (işyerine bağlı yerler) ile dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve meslekî eğitim ve avlu gibi diğer eklentiler ve araçlar da işyerinden sayılır. İşyeri, işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütündür. İşveren adına hareket eden ve işin, işyerinin ve işletmenin yönetiminde görev alan kimselere işveren vekili denir. İşveren vekilinin bu sıfatla işçilere karşı işlem ve yükümlülüklerinden doğrudan işveren sorumludur. Bu Kanunda işveren için öngörülen her çeşit sorumluluk ve zorunluluklar işveren vekilleri hakkında da uygulanır. İşveren vekilliği sıfatı, işçilere tanınan hak ve yükümlülükleri ortadan kaldırmaz. Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur. Asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamaz veya daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamaz. Aksi halde ve genel olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı kabul edilerek alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görürler. İşletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl iş bölünerek alt işverenlere verilemez. 120
132 Ek 19. KAMU İHALE KANUNU KANUN NO : 4734 KABUL TARİHİ : MADDE 53. b) Bu Kanuna göre yapılacak ihaleler ile ilgili olarak Kurumun görev ve yetkileri aşağıda sayılmıştır: 2) Bu Kanuna ve Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununa ilişkin bütün mevzuatı, standart ihale dokümanlarını ve tip sözleşmeleri hazırlamak, geliştirmek ve uygulamayı yönlendirmek. 121
133 Ek 20. YAPIM İŞLERİ GENEL ŞARTNAMESİ Yüklenicinin iş başında bulunması Madde 19- Yüklenicinin üstlenmiş olduğu işin devamı süresince, iş yerinde bulunması esastır. Bununla birlikte, yüklenici, işlerin gecikmesine ve durmasına yol açmamak şartı ile noterce düzenlenmiş bir vekaletnameyle tam yetki almış ve idarece kabul edilmiş bir vekil bırakarak iş başından ayrılabilir. Yüklenici veya vekili iş yerinden ayrılmalarını gerektiren hallerde, yapı denetim görevlisinden izin almak zorundadır. Hatalı, kusurlu ve eksik işler Madde 25- Yapı denetim görevlisi, yüklenici tarafından yapılmış olan işin eksik, hatalı ve kusurlu olduğunu veya malzemenin şartnamesine uygun olmadığını gösteren delil ve işaretler gördüğü takdirde, gerek işin yapımı sırasında ve gerekse kesin kabule kadar olan sürede bu gibi eksiklerin, hataların ve kusurların incelenmesi ve tespiti için gerekli görülen yerlerin kazılmasını ve/veya yıkılıp yeniden yapılmasını yükleniciye tebliğ eder. Bu incelemeler yüklenici veya vekili ile birlikte yapılır. Yüklenici veya vekili bu konuda yapılacak tebliğe uymazsa, incelemeler yapı denetim görevlisince tek taraflı olarak yapılıp durum bir tutanakla tespit edilir. Bu gibi inceleme ve araştırmaların giderleri, işlerin eksik, hatalı ve kusurlu olduğunun anlaşılması halinde yükleniciye ait olur. Aksi anlaşılırsa genel hükümlere göre işlem yapılır. Sorumluluğu yükleniciye ait olduğu anlaşılan hatalı, kusurlu ve malzemesi şartnameye uymayan işlerin bedelleri, geçici hakedişlere girmiş olsa bile, yüklenicinin daha sonraki hakedişlerinden veya kesin hakedişinden veyahut teminatından kesilir. Çalışanların hakları ve çalışma şartları Madde 35- Yüklenici, yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine uygun olarak, işe aldığı her işçiye, personele ve teknik elemana, bunların adını ve soyadını, işe giriş tarihini, ücretini ve ücretin ödeneceği tarihi gösteren, kendisi veya vekili tarafından imzalanmış usulüne uygun bir karne vermek zorundadır. Ücret miktarı ve ödeme tarihi değişmedikçe bu karne geçerli sayılır. Değişiklik olduğu takdirde yüklenici çalışanlarına verdiği karneyi bu esasa göre, yedi gün içinde değiştirmek zorundadır. Bu yeni karnede önceki bilgilere ilave olarak yeni karnenin geçerlik tarihi mutlaka yazılır. Yapı denetim görevlisi iş yerinde çalışanlar arasında yüklenici veya alt yükleniciler tarafından ücretleri ödenmeyenlerin bulunup bulunmadığını kontrol ederek ücretleri ödenmeyen varsa yükleniciden ve alt yüklenicilerden istenecek bordrolara göre bu ücretlerin yüklenici hakedişinden ödenmesini sağlayacaktır. Bunun için yüklenicinin hakediş istemesi üzerine bu istek ve hakedişin ödeneceği tarih (yaklaşık olarak), 1475 sayılı İş Kanunu'nun 29 uncu maddesinde yazılı olduğu şekilde ilan olunur. İlanın yapıldığı, yapı denetim görevlisinin ve yüklenici veya vekili ile işçi temsilcisinin imzaladıkları bir tutanakla tespit edilerek bu tutanağın bir sureti hakedişin ödeme yerine gönderilir. 122
134 Yükleniciden alacağı olan işçi, personel ve teknik elemanlar, ilan tarihinden başlamak üzere bir hafta içinde yapı denetim görevlisine başvurabilirler. Alacaklar, hakediş raporunun düzenlendiği tarihten önceki (işçi ücretleri ödeme günü öncesindeki) günler için belirlenmiş sayılır. Bu tür alacakların üç aylık tutarından fazlası hakkında idareye herhangi bir sorumluluk düşmez. Bildirilen alacak iddiaları, yüklenici veya alt yüklenicinin kayıtları ile varsa puantaj ve daha önceki hesap pusulalarından incelenip anlaşmaya varılan miktarların (üç aylık ücret tutarını geçmemek üzere) yüklenici tarafından bordroya bağlanması sağlanır ve bu bordrolar hakediş raporu ile birlikte ödeme yerine gönderilir. Yüklenicinin hakedişinin ödenmesi gereken kısmından indirilen bu bordro tutarı ayrı bir çekle ödeme biriminin ilgili mutemedine verilir ve bordroda gösterilen alacaklar ilgililere yapı denetim görevlisi, yüklenici veya vekili ile işçi temsilcisinin önünde ödenir, bu husus ayrıca bir tutanakla tespit olunur. Yapılacak tebligata rağmen yüklenici veya vekili ödemede hazır bulunmazsa bu husus tutanakta belirtilir. Yüklenicinin iş verdiği alt yüklenicilerin gündelikçi, haftalıkçı veya aylıkçı olarak işyerinde çalıştırdığı işçi, personel ve teknik elemanların tamamı da yüklenicinin elemanları hükmünde olup bunların ücretlerinin ödenmesinden de doğrudan doğruya yüklenici sorumludur. Yüklenici, bunların ücretleri hakkında da aynen kendi elemanları gibi ve yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapmak zorundadır. Personel alacaklarının kontrol edilebilmesi için yüklenici, teknik ve idareci personeli ile işçilerine yaptığı ödemelerin bordrolarından birer suretini, bordroların düzenlenme tarihinden başlayarak en çok bir ay içinde, yapı denetim görevlisine verecek ve bu bordrolarda teknik ve idareci personel ile işçilerin sanatları ve çalıştıkları yerler, ad ve soyadları ile doğum yerleri ve tarihleri belirtilecektir. Bordrolarda yüklenicinin veya vekilinin imzası bulunacaktır. Bu tür alacakların tümü para ile ödenir. Para yerine kısmen de olsa marka veya başka bir şeyin kullanılması usulü, yüklenicinin kantinlerinde paradan başka herhangi bir şeyin para yerine kullanılması yasaktır. Yüklenici çalıştırdığı işçilerin, bu işkolunda veya meslekte aynı veya benzer iş için toplu sözleşme veya mevzuatla kabul edilenlerden daha az elverişli olmayan şartlarda çalışmalarını ve ücret almalarını sağlayacaktır. Ücret, yan ödeme ve çalışma şartlarının toplu sözleşme veya mevzuatla tespit edilmemiş olması halinde yüklenici, en yakın ve uygun bir bölgedeki işkolu veya meslekteki aynı veya benzer bir iş için toplu sözleşme veya mevzuatla tespit edilenlerden veya yüklenicinin bulunduğu işkolu ve meslekteki benzer işverenlerin verdiği genel seviyeden daha az elverişli olmayan ücret, yan ödeme ve çalışma şartlarını sağlayacaktır. Yüklenici, varsa alt yükleniciler bu çalışma şartlarının sağlanması için gerekli tedbirleri alacaktır. İş sahibi idarede sözleşmenin devri halinde işi devir alan yüklenicinin bu çalışma şartlarına uymalarını sağlayacak gerekli tedbirleri alacaktır. Yüklenicinin yukarıdaki paragrafta açıklanan çalışma şartlarına uymaması veya bu şartları uygulamaması halinde 48 inci madde hükümleri uygulanır. Geçici hakediş raporları Madde 40- Yüklenici tarafından yapılan işlerin bedelleri, a) Birim fiyat esasına göre yaptırılan işlerde; 123
135 Sözleşmeye ekli birim fiyat teklif cetvelinde yazılı veya sonradan düzenlenen yeni birim fiyatlar ile metrajlarından hesaplanan iş kalemi miktarlarının çarpımı üzerinden hesaplanan tutardan sözleşmedeki kayıtlara ve ilgili kanunlara göre yapılacak kesintiler de çıktıktan sonra, sözleşmenin ödemeye ilişkin hükümleri çerçevesinde kendisine ödenir. Sözleşme eki birim fiyat teklif cetvelinde herhangi bir iş kaleminin öngörülmüş ve birim fiyatının gösterilmiş olması yükleniciye, mutlaka o nev i işi yapma hakkını vermez. Yüklenicinin yaptığı işler ile ihzarattan doğan alacakları, metrajlara göre hesaplanarak sözleşme hükümleri uyarınca kesin ödeme niteliğinde olmamak ve kazanılmış hak sayılmamak üzere geçici hakediş raporları ile ödenir. Metrajlar, yeşil defter ve eklerinde gösterilir. Yüklenici, idarenin isteği halinde, kesin hesapları da yapı denetim görevlisinin denetimi altında işe paralel olarak yürütmek zorundadır. Bu halde, geçici hakediş raporlarının düzenlenmesinde, bitmiş iş kısımları için kesin metrajdaki miktarlar dikkate alınır. Hakediş raporlarının düzenlenmesi aşağıdaki esaslara göre yapılır. Geçici hakediş raporları yüklenicinin başvurusu üzerine, sözleşme veya eklerinde aksine bir hüküm bulunmadıkça ayda bir defa düzenlenir. Yüklenici başvurmadığı takdirde idare, en çok üç ay içinde, tek taraflı olarak hakediş düzenleyebilir. Gelecek yıllara sari olmayan sözleşmelerde yaptırılan işler için, son hakediş raporu bütçe yılının sonuna rastlayan ayın yirminci günü düzenlenir. İşe başlanıldığı tarihten itibaren meydana getirilen işler ile o tarihteki ihzaratın miktarı yapı denetim görevlisi tarafından yüklenici veya vekili ile birlikte ölçülür ve bulunan miktarlar sözleşmedeki esaslara uygun olarak hakediş raporuna dahil edilir. İhzaratın hakediş raporlarına geçirilebilmesi için, bunların işin bünyesine girecek veya yardımcı olarak kullanılacak malzemeden olması ve fiyatlarının İhale dokümanında gösterilmiş bulunması gereklidir. Sözleşmelerinde aksine bir hüküm yoksa, işbaşına getirilmemiş ihzaratın bedeli ödenmez. İhzaratın, iş programlarında, sözleşme ve eklerindeki esaslara göre belirtilecek miktarlardan fazla yapılması idarenin iznine bağlıdır. Bedeli ödenmiş ihzarat malzemesi, ancak yetkili makamın onayı ile şantiyeden çıkarılabilir. Düzenlenen hakediş raporunun işleme konulabilmesi için, yüklenici veya işbaşında bulunan vekili tarafından imzalanmış olması gereklidir. Yüklenici veya vekili, bildirilen günde, hakedişe esas ölçülerin alınmasında hazır bulunmazsa yapı denetim görevlisi ölçümleri tek başına yaparak hakediş raporunu düzenler ve yüklenicinin bu husustaki itirazları kabul edilmez. Hakediş raporu düzenlendikten sonra bir hafta içinde yüklenici raporu imzalamazsa yapı denetim görevlisi, hakediş raporunu idareye gönderir ve rapor yüklenici tarafından imzalanıncaya kadar idarede hiçbir işlem yapılmaksızın bekletilir. Yüklenici hakediş raporlarını zamanında imzalamamış olursa ödemede meydana gelecek gecikmeden dolayı hiçbir şikayet ve istekte bulunamaz. Hazırlanan ve iki tarafça imzalanmış bulunan geçici hakediş raporu, tahakkuk işlemi yapılıncaya kadar, yetkili makamlar tarafından düzeltilebilir. Ancak bu düzeltme sırasında eski rakam ve yazıların okunabilir şekilde çizilmiş olarak hakediş raporunda bulunması ve düzeltme yapan yetkililerin imzasını taşıması gereklidir. Ancak bu düzeltmeler yeniden sayfa düzenlemeyi gerektirecek ölçüde fazla ise, esas sayfa üzerinde düzeltmenin yapıldığına 124
136 ilişkin açıklama bulunmak şartı ile, yeniden ayrı bir sayfa düzenlenip hakediş raporuna eklenir. Yüklenicinin geçici hakedişlere itirazı olduğu takdirde, karşı görüşlerinin neler olduğunu ve dayandığı gerçekleri, idareye vereceği ve bir örneğini de hakediş raporuna ekleyeceği dilekçesinde açıklaması ve hakediş raporunun "idareye verilen...tarihli dilekçemde yazılı ihtirazı kayıtla" cümlesini yazarak imzalaması gereklidir. Eğer yüklenicinin, hakediş raporunun imzalanmasından sonra tahakkuk işlemi yapılıncaya kadar, yetkililer tarafından hakediş raporunda yapılabilecek düzeltmelere bir itirazı olursa hakedişin kendisine ödendiği tarihten başlamak üzere en çok on gün içinde bu itirazını dilekçe ile idareye bildirmek zorundadır. Yüklenici itirazlarını bu şekilde bildirmediği takdirde hakedişi olduğu gibi kabul etmiş sayılır. Her hakediş tutarından, bir evvelki hakediş tutarı çıkarıldıktan sonra kalan miktara idarece ilgili mevzuata göre hesaplanacak Katma Değer Vergisi eklendikten sonra bulunan miktardan sözleşmede yazılı kesintiler, varsa yüklenicinin idareye olan borçları ve cezalar ile kanunen alınması gereken vergiler kesilir. Hakediş raporu, yüklenici veya vekili tarafından imzalandığı tarihten başlamak üzere en geç sözleşmesinde yazılı sürenin sonunda, eğer sözleşmede bu hususta bir kayıt yoksa otuz gün içinde tahakkuka bağlanır. Bu tarihten başlamak üzere on beş gün içinde de ödeme yapılır. b) Anahtar teslimi götürü bedel esasına göre yaptırılan işlerde; Bu işlerin hakediş raporları, sözleşmesinde ve eklerinde yazılı esaslara göre düzenlenir. Bu hakediş raporlarının imzalanma, düzeltme ve ödemeleri yukarıda (a) bendinde yazılı hükümlere göre yapılır. Gerek bu madde hükümlerine göre geçici hakediş raporlarının gerekse 41 inci madde hükümlerine göre kesin hesapların ve kesin hakediş raporunun hazırlanması ve gerekli ölçmelerin ve bunlarla ilgili diğer hizmetlerin yapılması için yüklenici, yeterli sayıda işçi ve personeli bedelsiz olarak yapı denetim görevlisinin emrine verir. Kesin hakediş raporu ve hesap kesilmesi Madde 41- Birim fiyat esaslı sözleşmelerde, işin geçici kabulü yapıldıktan sonra, kesin hakediş raporunun düzenlenmesine esas olacak kesin metraj ve hesapların tamamlanmasına başlanır. Bunlar biri asıl olmak üzere en az üç suret halinde düzenlenir. Yüklenicinin kesin hakediş raporunun düzenlenmesinde geçici hakediş raporlarındaki rakamlara itibar edilmez ve kesin metraj ve hesaplar sonucunda bulunan miktarlar esas alınır. Kesin metraj ve hesaplarının yapıldığı sürece yüklenici veya vekili hesapların yapıldığı yerde bulunmak zorundadır. Yapı denetim görevlisi, yüklenici veya vekili ile birlikte işin gidişine paralel olarak daha önce hazırlanıp karşılıklı imzalanmış bulunan kesin metraj ve hesapları ve işin gidişine paralel hazır olmayanları, yine birlikte tamamlayıp imzalayarak geçici kabul tarihinden başlamak üzere en çok altı ay içinde idareye teslim etmek zorundadır. Bu hesapların yapılması sırasında yüklenici veya vekili tarafından yapılmış ve fakat yapı denetim görevlisince çözüme bağlanamamış itirazlar varsa bunlar da incelenmek üzere hesaplarla birlikte idareye verilecektir. Kesin metraj ve hesapların düzenlenmesi sırasında yüklenici veya vekili, yapı denetim görevlisinin yazılı tebliğine rağmen hazır bulunmadığı takdirde, yapı denetim görevlisi 125
137 hesapları tek taraflı olarak hazırlar ve geçici kabul tarihinden başlamak üzere en çok altı ay içinde idareye teslim eder. Bu aşamada yükleniciye, hazırlanmış bu kesin metraj ve hesapları altmış gün içinde incelemesi için tebligat yapılır. Yüklenici incelemesini daire dışında yapmak isterse kesin metraj ve hesapların asıl olmayan suretlerinden bir takımı kendisine verilir. Yüklenici kesin metraj ve hesapları inceleyip itirazsız imzalarsa hesapların idarece incelenmesine başlanır. Anahtar teslimi götürü bedel sözleşmelerde ise, kesin hakediş raporu düzenlenmesine işin geçici kabulü yapıldıktan sonra başlanır ve sözleşme ve eklerinde öngörülen hükümler çerçevesinde kesin hesap işlemleri gerçekleştirilir. Gerek birim fiyat sözleşmeli işlerde gerekse anahtar teslimi götürü bedel işlerde; yüklenicinin kesin hesaplara itirazı varsa aynı inceleme süresi içinde idareye yazılı olarak bildirmek zorundadır. Böyle yapmadığı takdirde kesin hesapla ilgili bütün belgeleri kayıtsız kabul etmiş sayılır ve bundan sonra bu hususta yapılacak herhangi bir itiraz dikkate alınmaz. Yapı denetim görevlisi belirtilen süre içinde kesin hesapları idareye teslim etmediği takdirde, yüklenici kendi hazırladığı kesin hesapları idareye vererek incelenmesini ve onaylanmasını isteyebilir. Her üç durumda da idareler teslim aldıkları kesin hesapları, teslim tarihinden başlamak üzere en çok altı ay içinde inceleyip onaylarlar. Aksi halde yüklenici, varsa itirazlarında haklı sayılacağı gibi, işin kesin kabulü yapılmış olmak şartı ile, kesin hakediş raporunun düzenlenmesini de isteyebilir. Yüklenicinin, kesin hesapların yapılışında hazır bulunmayıp sonradan altmış günlük sürede hesapları incelemesi halinde, idarenin altı aylık inceleme süresi, yüklenicinin incelemeyi bitirdiğini idareye yazılı olarak bildirdiği tarihten başlar. Kesin hesapların ve kesin kabul tutanağının idarece onaylanmasından sonra, bunlara ilişkin onay tarihlerinin sonuncusundan başlamak üzere en çok otuz gün içinde, idarece onaylanmış kesin hesaplara dayalı olarak, yapı denetim görevlisi tarafından kesin hakediş raporu düzenlenir. Kesin hesapların idareye tesliminden sonra idarece incelenmesi sırasında yapılabilecek değişikliklere yüklenicinin bir itirazı olursa itirazlarının yerlerini de açık seçik belirtmek suretiyle bu husustaki karşı görüşlerinin neler olduğunu ve dayandığı gerekçeleri 40 ıncı maddedeki usuller çerçevesinde dilekçe ile idareye bildirir. Hesap kesme işleminde, gerçekleştirilen bütün işlerin kesin hakediş raporuna geçirilen bedelinden iş sırasında geçici hakediş raporları ile ödenen miktarlar düşülür. Daha sonra 40 ıncı maddede açıklanan geçici hakediş ödeme usulleri çerçevesinde, hakedişe yapılan ek ve kesintilerden sonra kalan tutar yükleniciye veya vekiline ödenir. Hesap kesme işlemi sonucunda, yüklenici idareye borçlu kaldığı takdirde, borcu genel hükümlere göre tasfiye edilir. Kesin metraj ve hesapların yapılıp onaylanmasına ve kesin hakedişin düzenlenmesine ait yukarıdaki süreler, ancak mücbir sebeplerle, ihale yetkilisinin onayı ile yeteri kadar uzatılabilir. Bu onay yetkisi alt kademelere verilmez. Geçici kabul Madde 42- Sözleşme konusu iş tamamlandığında, yüklenici idareye vereceği dilekçe ile (faksla da olabilir) geçici kabul isteğinde bulunur. Yapılan işler, idarece verilecek talimat üzerine yapı denetim görevlisince ön incelemeden geçirilir. Ön inceleme sonucunda işin sözleşme ve eklerine uygun olarak tamamlandığı ve kabul işlemlerinin yapılmasında bir 126
138 engel bulunmadığı anlaşılırsa idarece geçici kabul komisyonu oluşturulur. İş kabule hazır değilse, eksik ve kusurlu işleri gösteren tutanak, yapı denetim görevlisinin işin kabule hazır hale gelmesi bakımından yaklaşık bitim tarihini tespit eden düşüncesiyle birlikte en geç üç gün içerisinde idareye gönderilir. Yüklenici veya vekili hazır bulunmazsa veya kabul tutanağını imzalamak istemezse tutanakta bu husus ayrıca belirtilir. Kabul komisyonunun oluşturulması ve işyerine gönderilebilmesi, yapılan işin kusurlu ve eksik kısımlarının bedelleri toplamının işin sözleşme bedelinin yüzde beşinden fazla olmamasına bağlıdır. Bu oranı geçmeyen kusur ve eksiklikler, aynı zamanda işin idareye teslimine ve kullanılmasına engel olmayacak ve herhangi bir tehlikeye meydan vermeyecek nitelikte olmalıdır. Kabul komisyonu tarafından, yüklenici veya vekili ile birlikte, yapılacak incelemelerden sonra işin durumu uygun görüldüğü takdirde bir kabul tutanağı düzenlenir ve bunu yüklenici veya vekili de imzalar. Yüklenici veya vekili, yazı ile yapılacak çağrıya rağmen kabulde hazır bulunmazsa veya kabul tutanağını imzalamak istemezse tutanakta bu husus ayrıca belirtilir. Kabul komisyonu gerçekleştirilen işlerin nev ini, niteliğini, sözleşme ve ekleri ile teknik gereklere ve iş sırasında onaylanan değişikliklere uygunluğunu ve kabule hazır olup olmadığını inceler. Bu inceleme sonucunda komisyon, nitelikleri yukarıda belirtilen kusur ve eksikliklerin varlığını tespit ederse, kabul tutanağını yapmakla birlikte, gördüğü kusur ve eksikliklerin ayrıntısını gösterir bir liste düzenler ve bunların giderilmesi için gerekli olan süreyi tespit eder. Kabul komisyonunun tespit ettiği eksiklikler, belirlenen sürede yüklenici tarafından giderilmezse bu sürenin bitiminden sonra eksikliklerin giderilmesine kadar geçecek her gün için, giderilecek eksikliklerin durumuna göre sözleşmesinde günlük gecikme cezası olarak yazılan miktarın belli bir oranında günlük ceza uygulanır ve geçici kabul tarihi kusur ve eksikliklerin giderilmesi tarihine ertelenir. Ancak bu gecikme otuz günü geçtiği takdirde idare, yüklenici hesabına eksiklerin giderilmesini kendisi yaptırabilir. Bu takdirde de eksikler tamamlanıncaya kadar ceza uygulaması devam eder ve kabul tarihi ertelenir. Geçici kabul tarihi olarak esas alınacak tarih, işin geçici kabule elverişli bir halde tamamlandığı tarih olup bunu geçici kabul komisyonu tespit ederek tutanağa geçirir. Ancak yüklenici tarafından tamamlanması ve düzeltilmesi gereken eksik ve kusurlardan, teknik bakımdan tamamlandıktan sonra bir deneme süresi geçirmesi gerekenler varsa, bu kusur ve eksikliklerin giderilmesi tarihinden başlayarak kesin kabule kadar geçmesi gereken süreyi de kabul heyeti belirleyerek tutanağa yazar. Geçici kabul tutanağı, idarece onaylandıktan sonra geçerli olur. Geçici kabulün yapılmasını müteakip yapının işgal edilmesi, işin kesin kabulü mana ve hükmünü tazammun etmez. Aynı sözleşme çerçevesinde bulunan yapım işlerinin kısım kısım ve değişik zamanlarda tamamlanacağı sözleşmesinde öngörülmüşse, taahhüdün tamamlanan ve müstakil kullanıma elverişli bu kısımları için idarenin isteği üzerine işin bütününün geçici kabulünü tazammun etmemek şartıyla kısmı kabul yapılabilir. Sözleşmenin belirlediği tarihte, işin tamamlandığının tespit edilebilmesi ve kabul işleminin yapılabilmesi için yüklenicinin idareye zamanında başvurması gereklidir. Yüklenici başvurusunda gecikmiş olursa veyahut işi süresinde kabule elverişli duruma getirememişse sözleşmeye göre işin bitmesi gereken tarihte yapı denetim görevlisi veya 127
139 idarece görevlendirilecek iki eleman tarafından iş yerinde incelenerek o günkü durum bir tutanakla tespit edilir. Bu inceleme sırasında yüklenicinin veya vekilinin de hazır bulunması gereklidir. Yükleniciye yapılacak tebligata rağmen kendisi veya vekili gelmezse yapı denetim görevlisi veya idare bu incelemeyi tek taraflı olarak yapar ve düzenlenen tutanakta bu husus belirtilir. İşte kusur ve eksikliklerin varlığı halinde bunların giderilmesi için belirlenen sürenin sonunda, yüklenici bulunsun veya bulunmasın, aynı şekilde durum, yapı denetim görevlisi tarafından düzenlenecek bir tutanakla tespit edilir. Yüklenicinin yaptığı işin süresinde tamamlandığı yapı denetim görevlisi tarafından tespit edilmiş, ancak kabul komisyonunun iş yerine gitmesi ve kabulü yapması herhangi bir nedenle gecikmiş ise kabul tutanağında işin gerçek bitiş tarihi belirtilir ve bu, işin geçici kabul tarihi olur. Sözleşmeye göre gerekli görülen yükleme deneyi veya buna benzer diğer teknik deneyler, istek halinde yüklenici tarafından yapılır veya yaptırılır. Kabul komisyonu, yüklenicinin yaptığı işte tereddüt doğuran durumlar görürse, durumun tahkiki için, sözleşmede yazılı olmasa bile, her türlü giderleri yükleniciye ait olmak üzere yükleme ve benzeri deneylerin yapılmasını isteyebilir. Geçici kabul için yapılan incelemede, teknik olarak kabulünde sakınca görülmeyen ve giderilmesi de mümkün olmayan veya fazla harcama ve zaman kaybını gerektiren, kusur ve eksiklikler görülecek olursa yüklenicinin hakediş veya teminatından uygun görülecek bir bedel kesilmek şartı ile, iş idare tarafından bu hali ile kabul edilebilir. Bu gibi kusur ve eksikliklerin niteliğinin ve kesilecek bedelin kabul tutanağında gösterilmesi gereklidir. Yüklenici bu işleme razı olmazsa, her türlü gideri kendisine ait olmak üzere, kusur ve eksiklikleri verilen sürede düzeltmek ve gidermek zorundadır. Yapım işlerinin kabul işlemlerinde, varsa sözleşmelerindeki özel hükümler de göz önünde bulundurulur. İşin süresinden önce bitirilmesi halinde, yüklenicinin isteği üzerine, idare sözleşmedeki iş bitim tarihini beklemeksizin yukarıdaki usullere uygun olarak işin kabulünü yapabilir. Sözleşmenin feshi ve tasfiye durumları Madde 48- Sözleşme yapıldıktan sonra mücbir sebep halleri dışında yüklenicinin mali acz içinde bulunması nedeniyle taahhüdünü yerine getiremeyeceğini gerekçeleri ile birlikte yazılı olarak bildirmesi halinde, ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir. Aşağıda belirtilen hallerde idare sözleşmeyi fesheder: a) Yüklenicinin taahhüdünü ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi veya işi süresinde bitirmemesi üzerine, ihale dokümanında belirlenen oranda gecikme cezası uygulanmak üzere, idarenin en az yirmi gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen ihtarına rağmen aynı durumun devam etmesi, b) Sözleşmenin uygulanması sırasında yüklenicinin 4735 sayılı Kanununun 25 inci maddesinde sayılan yasak fiil veya davranışlarda bulunduğunun tespit edilmesi, Hallerinde, ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir. 128
140 Yüklenicinin, ihale sürecinde Kamu İhale Kanununa göre yasak fiil veya davranışlarda bulunduğunun sözleşme yapıldıktan sonra tespit edilmesi halinde, kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir. Ancak, taahhüdün en az % 80'inin tamamlanmış olması ve taahhüdün tamamlattırılmasında kamu yararı bulunması kaydıyla; İvediliği nedeniyle taahhüdün kalan kısmının yeniden ihale edilmesi için yeterli sürenin bulunmaması, Taahhüdün başka bir yükleniciye yaptırılmasının mümkün olmaması, Yüklenicinin yasak fiil veya davranışının taahhüdünü tamamlamasını engelleyecek nitelikte olmaması, Hallerinde, idare sözleşmeyi feshetmeksizin yükleniciden taahhüdünü tamamlamasını isteyebilir ve bu takdirde yüklenici taahhüdünü tamamlamak zorundadır. Ancak bu durumda, yüklenici hakkında 4735 sayılı Kanunun 26 ncı madde hükmüne göre işlem yapılır ve yükleniciden kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların tutarı kadar ceza tahsil edilir. Bu ceza hakedişlerden kesinti yapılmak suretiyle de tahsil edilebilir sayılı Kanunun 19 uncu maddesine göre yüklenicinin fesih talebinin idareye intikali, 20 nci maddenin (a) bendine göre belirlenen sürenin bitimi, 20 nci maddenin (b) bendi ile 21 inci maddeye göre ise tespit tarihi itibariyle sözleşme feshedilmiş sayılır. Bu tarihleri izleyen yedi gün içinde idare tarafından fesih kararı alınır. Bu karar, karar tarihini izleyen beş gün içinde yükleniciye bildirilir sayılı Kanunun 19, 20 ve 21 inci maddelerine göre sözleşmenin feshedilmesi halinde, kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar alındığı tarihten gelir kaydedileceği tarihe kadar Devlet İstatistik Enstitüsünce yayımlanan aylık toptan eşya fiyat endeksine göre güncellenir. Güncellenen tutar ile kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların tutarı arasındaki fark yükleniciden tahsil edilir. Hakedişlerden kesinti yapılmak suretiyle teminat alınan hallerde, alıkonulan tutar gelir kaydedileceği gibi, sözleşmenin feshedildiği tarihten sonra yapılmayan iş miktarına isabet eden teminat tutarı da birinci fıkra hükmüne göre güncellenerek yükleniciden tahsil edilir. Gelir kaydedilen teminatlar, yüklenicinin borcuna mahsup edilemez sayılı Kanunun 19, 20 ve 21 inci maddelerine göre sözleşmenin feshedilmesi halinde, yükleniciler hakkında 4735 sayılı Kanunun 26 ncı madde hükümlerine göre işlem yapılır. Ayrıca, sözleşmenin feshi nedeniyle idarenin uğradığı zarar ve ziyan yükleniciye tazmin ettirilir. Doğal afet, kanuni grev, genel salgın hastalık, kısmi veya genel seferberlik ilanı ve gerektiğinde Kamu İhale Kurumu tarafından belirlenecek benzeri diğer hallerin idare tarafından mücbir sebep olarak kabul edilerek sözleşmenin feshedilmesi için; yükleniciden kaynaklanan bir kusurdan ileri gelmemiş olması, taahhüdün yerine getirilmesine engel nitelikte olması, yüklenicinin bu engeli ortadan kaldırmaya gücünün yetmemiş bulunması, mücbir sebebin meydana geldiği tarihi izleyen yirmi gün içinde yüklenicinin idareye yazılı olarak bildirimde bulunması ve yetkili merciler tarafından belgelendirilmesi zorunludur. Bu durumda hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilerek, kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar iade edilir. 129
141 Sözleşmenin feshedilmesi halinde 4735 sayılı Kanunun 20 nci maddesine göre yüklenicinin kesin teminatı: a) Tedavüldeki Türk parası ise doğrudan doğruya, b) Banka teminat mektubu ise bankadan tahsil edilerek, c) Hazine Müsteşarlığınca ihraç edilen Devlet İç Borçlanma Senetleri ve bu senetler yerine düzenlenen belgeler ise paraya çevrilmek suretiyle, Hazineye gelir kaydedilir. Gelir kaydedilen kesin teminat yüklenicinin borcuna mahsup edilemez. Feshedilen sözleşme konusu işlerin hesabı genel hükümlere göre yapılır ve böylece yüklenicinin idare ile ilişkisi kesilmiş olur. Bunun için de sözleşmenin feshedilmesine ait onay tarihinde işlerin mevcut durumu, idarece görevlendirilecek bir heyet tarafından yüklenici veya vekili ile birlikte tespit edilerek bir "Durum Tespit Tutanağı" düzenlenir. Yüklenici veya vekili hazır bulunmadığı takdirde bu husus tutanakta belirtilir. İdare fesih işleminden sonra işi 4734 sayılı Kanunda öngörülen usullerden herhangi biri ile ihale etmekte serbesttir. Geri kalan işlerin başka bir yükleniciye ihalesinden dolayı, yüklenici hiçbir hak iddiasında bulunamaz. Bundan başka işin durmaması için, idare yüklenicinin tesisleri, malzeme ocakları, ihzaratı, araç ve makinelerinden gerekli gördüklerine el koymak yetkisine de sahiptir. Bu durumda 49 uncu madde hükümleri uygulanır. Öngörülemeyen durumlar nedeniyle işin, sözleşme bedelinin üzerinde bir artış ile tamamlanabileceğinin tespit edilmesi halinde, hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilerek kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar iade edilir. Ancak bu durumda, işin tamamının ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirilmesi zorunludur. Yüklenici ile idarenin, Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde karşılıklı anlaşması halinde sözleşme tasfiye edilir. Ayrıca 4735 sayılı Kanunun 17 nci ve 18 inci maddelerinde açıklanan yüklenicinin ölümü durumunda da sözleşmenin feshi ve hesabın tasfiyesi söz konusu olabilir. Tasfiye halinde, işin yüklenici tarafından yapılmış kısımları için, tasfiye onay tarihi geçici kabul tarihi sayılmak üzere, geçici kabul, teminat süresi ve bu süredeki bakım sorumluluğu, kesin kabul ve teminatın geri verilmesi hakkında sözleşmesinde bulunan hükümlerle bu Şartnamenin 42, 43, 44, 45 ve 46 ncı maddeleri hükümleri, normal şekilde bitirilmiş işlerde olduğu gibi aynen uygulanır. Ancak işin yapılmış kısmının son hakedişindeki miktarına göre hesaplanacak kesin teminat miktarından fazlası, tasfiye protokolünün imzasından sonra yükleniciye geri verilir. Teminatın kalan kısmının geri verilmesi ise 46 ncı madde esaslarına göre yapılır. Tasfiye edilmiş işin, kendi teminat süresi içinde veya daha sonra ortaya çıkabilecek kusur ve hataları idarece görevlendirilecek bir komisyon tarafından, yapılacak tebligat üzerine, hazır bulunması halinde yüklenici veya vekili ile birlikte tespit edilir. Sözleşmenin tasfiyesi halinde yüklenicinin tesis, araç ve makineleri idarece satın alınmak istendiği takdirde yüklenicinin buna razı olması şartı aranır. Gerek sözleşmenin feshedilmesi, gerekse tasfiye halinde kesin hesabın yapılabilmesi için işlerin ve ihzaratın ölçülebilir duruma getirilmesi, teknik zorunluluklar nedeniyle veya yapılmış iş kısımlarının korunmasını sağlamak üzere işlerin belli bir aşamaya kadar yapılması gerekiyorsa, bu husus ayrıntılı olarak tasfiye geçici kabul tutanağında veya 130
142 sözleşmenin feshedilmesi hali için "Durum Tespit Tutanağı"nda belirtilir. İdare, belirli bir süre vererek bu işlerin yapılmasını yükleniciden isteyebilir. Yüklenici bu hususları yerine getirmediği takdirde idare, bu belirli işleri yüklenici hesabına yapar veya yaptırır. Bu işlerin yaptırılması bedeli, sözleşmeye göre yükleniciye ödenecek bedelden fazla olursa aradaki fark yüklenicinin alacaklarından düşülür, alacağı kalmamışsa tasfiye halinde teminatından kesilir, fesih halinde ise genel hükümlere göre işlem yapılır. Sözleşmenin feshedilmesinden veya tasfiyesinden sonra "hesap kesme hakedişi" idarece belirlenecek bir süre içinde yüklenici ile birlikte 41 inci maddesindeki esaslara göre yapılır. Yüklenici gelmediği veya yetkili bir vekil göndermediği takdirde, idare bu hakedişi tek taraflı olarak yapar ve yüklenicinin bu hususta hiç bir itiraz hakkı olamaz. Yüklenicinin ölümü, iflası, ağır hastalığı, tutukluluğu veya mahkumiyeti Madde 50- Yüklenicinin ölümü, iflası, ağır hastalığı, tutukluluğu veya özgürlüğü kısıtlayıcı bir cezaya mahkumiyeti hallerinde aşağıdaki hükümler uygulanır: a) Yüklenicinin ölümü halinde, sözleşme feshedilmek suretiyle hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilerek kesin teminatları ve varsa diğer alacakları varislerine verilir. Ancak, aynı şartları taşıyan ve talepte bulunan varislere idarenin uygun görmesi halinde, ölüm tarihini izleyen otuz gün içinde varsa ek teminatlar dahil taahhüdün tamamı için gerekli kesin teminatı vermeleri şartıyla sözleşme devredilebilir. Teminatın verilmesinde 46 ncı madde esaslarına göre işlem yapılır. b) Yüklenicinin iflas etmesi halinde, sözleşme 4735 sayılı Kanunun 17 nci maddesi hükümlerine göre feshedilerek yasaklama hariç hakkında 4735 sayılı Kanunun 20 ve 22 nci maddelerine göre işlem yapılır. Kesin hesap tasfiyesi 48 inci madde esaslarına göre yapılır. Sözleşmenin feshi sebebiyle idarenin uğradığı zarar ve ziyan yükleniciye tazmin ettirilir. c) Ağır hastalık, tutukluluk veya hürriyeti bağlayıcı bir ceza mahkumiyeti nedeni ile yüklenicinin taahhüdünü yerine getirememesi halinde, bu durumun oluşunu izleyen otuz gün içinde yüklenicinin teklif edeceği ve ilgili idarenin kabul edeceği birinin vekil tayin edilmesi şartıyla taahhüde devam edilebilir. Eğer, yüklenici kendi serbest iradesi ile vekil tayin etmek imkanından mahrum ise, yerine ilgililerce aynı süre içinde genel hükümlere göre bir kayyum tayin edilmesi istenebilir. Bu hükümlerin uygulanmaması halinde, sözleşme feshedilerek 48 inci madde esaslarına göre kesin hesap tasfiyesi yapılır ve yasaklama hariç haklarında 4735 sayılı Kanunun 20 ve 22 nci maddelerine göre işlem yapılır. 131
143 Ek 21. ANKET 1. Göreviniz? -Şantiye Şefi -Güvenlik Uzmanı -Yapı Denetim Mühendisi -Saha Mühendisi 2. Şu anda sorumlusu olduğunuz şantiyelerin adedi ve toplam m²? Çalıştığınız şantiyelerde güvenlik önlemlerinin yeterli olduğunu düşünüyor musunuz? Adet: m² : Yeterli Güvenlik Önlemleri (Evet/Hayır) 3. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği eğitimi aldınız mı? -Evet -Hayır Evet ise nerede aldınız: 4. Kanun/yönetmelik/tüzükleri takip ediyor musunuz? Ne sıklıkta ediyorsunuz? -Her gün -Haftada bir -Ayda bir -Etmiyorum 5. Şantiyede güvenlik önlemleri alınırken neleri göz önünde tutuyorsunuz? -Kanunlar -Yönetmelikler -Firma prosedürleri -Tecrübe -Maliyet -Bunun dışında: 6.Güvenlik önlemleri alırken işçiyi nasıl ikna ediyorsunuz? -Masa başında görsel ve yazılı eğitim -Sahada uygulamalı eğitim -Ödül -İkaz -Ceza -Bunların dışında: 7.Aşağıdaki problemlerle ne sıklıkta karşılaşıyorsunuz? Yüksekten insan düşmesi -Çok nadir -Nadir -Sık -Çok sık Yüksekten malzeme düşmesi Göçmeler Elektrik çarpması Makine kazaları Yangın Asansör kazaları 8.İnşaat sektöründe meydana gelen kazaların sebeplerini aşağıdaki şekilde sıralarsak, önemini nasıl derecelendirirsiniz? (1 en çok, 5 en az önem arz eden durum) -İşçinin kişisel yaklaşımı/önlemlere uymama inatçılığı (1) (2) (3) (4) (5) -İşçinin yaşı ve tecrübesi -Şantiye yönetiminin iş güvenliğini önemsememesi -Şantiye yönetiminin iş güvenliğini önemsemesi fakat işçilere uygulatamaması 132
144 -İşçilerin yeterince eğitilememesi-yapı denetimin üzerine düşen kontrolleri yerine getirememesi -İş güvenliği mevzuatının yetersiz kalması -Devletin kontrol ve ceza sisteminin yetersiz olması -Güvenlik tedbirlerinin maliyetinin yüksek olması 9.Genel güvenlik önlemlerinin toplam inşaat maliyetine oranı yüzde cinsinden yaklaşık nedir? -%1-3 -%4-6 -%7-10 -%10 un üzerindeyse belirtiniz (yüzde cinsinden): 10. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği konusunun inşaat sektöründe daha iyi uygulanabilmesi için önerileriniz nelerdir? 133
Sosyal Güvenlik Hukuku İş Kazası ve Meslek Hastalığı Sigortası
Sosyal Güvenlik Hukuku İş Kazası ve Meslek Hastalığı Sigortası Prof. Dr. Murat ŞEN Arş. Gör. Yusuf GÜLEŞCİ İş Kazası ve Meslek Hastalığı Sigortası İş Kazası Kavramı: Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
İŞVERENLER İŞ KAZASI VE MESLEK HASTALIĞI BİLDİRİMLERİNDE NELERE DİKKAT ETMELİDİR?
İŞVERENLER İŞ KAZASI VE MESLEK HASTALIĞI BİLDİRİMLERİNDE NELERE DİKKAT ETMELİDİR? Berna Gökçe AYAN Sosyal Güvenlik Uzmanı Giriş Küresel istatistiklere göre dünyada iş kazası ve meslek hastalıkları nedeniyle
KISA VADELİ SİGORTALAR
KISA VADELİ SİGORTALAR Hedefler Sosyal Güvenlik Sistemindeki Kısa Vadeli Sigortalar (İş Kazası, Meslek Hastalığı, Hastalık ve Analık) hakkında bilgi sahibi olacaksınız. 2 Adapazarı Meslek Yüksekokulu Modülleri
6331 SAYILI KANUN SONRASI İŞ KAZALARININ BİLDİRİLECEĞİ SÜRELER VE BİLDİRİM YAPILACAK KURUMLAR
6331 SAYILI KANUN SONRASI İŞ KAZALARININ BİLDİRİLECEĞİ SÜRELER VE BİLDİRİM YAPILACAK KURUMLAR Mustafa BAŞTAŞ * I-GİRİŞ 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu nun (Resmi, 2012, 28339) yürürlüğe girmesi
Sanayigazetesi.com.tr-ÖZEL HABER
RİSK MED, sektörde otuz beş yılı geride bırakan deneyimli kadrosu ile sektörünün en köklü firmalarından. 1977 yılında Ankara da bir grup iş güvenliği uzmanı tarafından temelleri atılan Risk MED, Türkiye
İŞVERENİN İŞ KAZASI VE MESLEK HASTALIĞI BİLDİRİM YÜKÜMLÜLÜĞÜ
İŞVERENİN İŞ KAZASI VE MESLEK HASTALIĞI BİLDİRİM YÜKÜMLÜLÜĞÜ Recep GÜNER 69 * ÖZ 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun unun 14 üncü maddesi göre işveren istihdam ettiği çalışanın iş kazası veya meslek
5510 SAYILI SOSYAL SİGORTA VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI İDARİ PARA CEZALARI
5510 SAYILI SOSYAL SİGORTA VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI İDARİ PARA CEZALARI SİGORTALI İŞE GİRİŞ BİLDİRGESİ Sigortalı İşe Giriş Bildirgesi 4/ a ( SSK ) İşverenler,4/a bendi kapsamında sigortalı sayılanları,
SİRKÜLER 1. BÖLÜM SOSYAL GÜVENLİK HUKUKU
SİRKÜLER SAYI: ARALIK 2015 1. BÖLÜM SOSYAL GÜVENLİK HUKUKU 1. 6111 Sayılı Kanun Teşvikinin Uygulama Süresi Uzatıldı Değişen Mevzuat: 08.09.1999 Tarih ve 23810 Sayılı Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe
SİRKÜLER 1. BÖLÜM İŞ HUKUKU
SİRKÜLER Sayı: Ağustos 2015 1. BÖLÜM İŞ HUKUKU 1. Kıdem Tazminatı Tavanı Değişen Mevzuat: 27.08.2015 Tarih ve 29458 sayılı resmi gazetede yayınlanan 22.08.2015 tarihli ve 2015/8057 sayılı Bakanlar Kurulu
İŞLETME BELGESİ HAKKINDA YÖNETMELİK. (04/12/2009 tarih ve 27422 sayılı RG)
İŞLETME BELGESİ HAKKINDA YÖNETMELİK (04/12/2009 tarih ve 27422 sayılı RG) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı, işletme belgesi verilmesinde uygulanacak
Apartmanlarda İSG ve Risk Analizleri
Apartmanlarda İSG ve Risk Analizleri 1 Tanımlar (4857) Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi denir. İşçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara
5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU UYARINCA «İŞ KAZASI VE MESLEK HASTALIĞININ TANIMI BİLDİRİLMESİ VE SORUŞTURULMASI»
5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU UYARINCA «İŞ KAZASI VE MESLEK HASTALIĞININ TANIMI BİLDİRİLMESİ VE SORUŞTURULMASI» I 5510 sayılı Kanun İŞ KAZASININ TANIMI, BİLDİRİLMESİ VE
SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNCA KESİLECEK İDARİ PARA CEZALARI (2016)
SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNCA KESİLECEK İDARİ PARA CEZALARI (2016) 01.01.2016-31.12.2016 Dönemi için uygulanacak asgari ücret tutarı : 1.647,00 TL İDARİ PARA CEZASI UYGULANACAK FİİLLER UYGULANACAK CEZA 1)
6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ YASASI BİLGİLENDİRME TOPLANTISI
HOŞGELDİNİZ 6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ YASASI BİLGİLENDİRME TOPLANTISI 24.10.2013 İÇERİK İSG Açısından Devletin Sorumlulukları 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu İşverenlerin Yükümlülükleri
TEMEL İSG Kaynakça.
TEMEL İSG Kaynakça www.ustadlar.com.tr KAYNAKÇA ÜSTADLAR Eğitim Danışmanlık Mühendislik Teknik Hizmetler Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. tarafından düzenlenen İş Güvenliği Uzmanlığı eğitimlerinde katılımcılara
Op.Dr. Uğur DADALI Ankara Meslek Hastalıkları Hastanesi Sağlık Kurulu Başkanı
MESLEK HASTALIĞI SAĞLIK KURULU DOSYASI HAZIRLANMASI MEVZUAT VE GEREKLİLİKLER Op.Dr. Uğur DADALI Ankara Meslek Hastalıkları Hastanesi Sağlık Kurulu Başkanı İLGİLİ MEVZUAT SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK
TÜM TEHLİKE SINIFLARI İÇİN KISA VADELİ SİGORTA PRİM ORANI AYNI ORANDA UYGULANACAK
TÜM TEHLİKE SINIFLARI İÇİN KISA VADELİ SİGORTA PRİM ORANI AYNI ORANDA UYGULANACAK Süleyman TUNÇAY * 1-Giriş: Bilindiği gibi çalışma biçim ve koşulları bakımından farklı sigortalılık uygulamalarına düzenleyen
5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNA GÖRE UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI (2012 YILI )
5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNA GÖRE UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI (2012 YILI ) 5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNA GÖRE UYGULANACAK İDARİ
İdari Para Cezaları (Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası)
5510 - Madde: 102 Dönem / Ceza Tutarı Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle; 01-06/2014 07-12/2014 Sigortalı İşe Giriş Bildirgesinin / Genel Sağlık Sigortası Giriş Bildirgesinin Süresinde Veya Kurumca
Av. Mürsel YİĞİT İzmir Barosu
Av. Mürsel YİĞİT İzmir Barosu SUNUM KONULARI İmar Barışı İmar Barışı mı? Affı mı? Hukuki yönüyle İmar Barışı Görüşler İMAR BARIŞI 3194 Sayılı İmar Kanunu nun Geçiçi 16. Maddesine göre İmar Barışı nın amacı;
27.09.2012 İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu İle Çok Ciddi Yükümlülükleri ve Büyük Cezalar Geliyor Pazartesi, 12 Kasım 2012 18:55
I- GİRİŞ: Bilindiği gibi, 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, 30.06.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak, bir kısım maddeleri yayımı tarihinde yürürlüğe girdiği halde, diğer bir kısım maddeleri
6661 SAYILI ASKERLİK KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN YAYIMLANDI
27.01.2016/4-1 6661 SAYILI ASKERLİK KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN YAYIMLANDI ÖZET : 27/01/2016 tarih ve 29606 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 6661 sayılı Kanun ile 2016
SİRKÜLER. Sayı: Mayıs
SİRKÜLER Sayı: Mayıs 2017 İçindekiler 1. BÖLÜM... 2 SOSYAL GÜVENLİK MEVZUATI... 2 1. SGK Nakil Giriş/Çıkışlarla İlgili Değişiklik yapıldı... 2 2. Toplu İş Sözleşmesi Olan İşyerlerine İlişkin Asgari Ücret
İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM... 1 Genel Hükümler... 1 Amaç... 1 Kapsam... 1 Dayanak... 1 Tanımı... 1 İKİNCİ BÖLÜM...
İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM... 1 Genel Hükümler... 1 Amaç... 1 Kapsam... 1 Dayanak... 1 Tanımı... 1 İKİNCİ BÖLÜM... 2 Fen Adamlarının Gruplandırılması... 2 ÜÇÜNCÜ BÖLÜM... 4 Fen Adamlarının Yetki ve... 4
KENDİ NAM VE HESABINA BAĞIMSIZ ÇALIŞANLAR AÇISINDAN İŞ KAZASI, 3. KİŞİNİN SORUMLULUĞU VE RÜCU
KENDİ NAM VE HESABINA BAĞIMSIZ ÇALIŞANLAR AÇISINDAN İŞ KAZASI, 3. KİŞİNİN SORUMLULUĞU VE RÜCU Mikail KILINÇ* 1.Giriş 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası
TÜRK HUKUKUNDA MESLEK HASTALIKLARININ TESPİTİ, BİLDİRİMİ VE SAĞLANAN YARDIMLAR
1 TÜRK HUKUKUNDA MESLEK HASTALIKLARININ TESPİTİ, BİLDİRİMİ VE SAĞLANAN YARDIMLAR Hukuk; bireyin bireyle, bireyin devlet ve malla olan ilişkilerini düzenleyen kurallar bütünüdür. Hiyerarşiye göre; - Anayasa
İŞ KAZALARINDA İŞVERENLERİN BİLDİRİM YÜKÜMLÜLÜKLERİ VE SORUMLULUKLARI NELERDİR?
İŞ KAZALARINDA İŞVERENLERİN BİLDİRİM YÜKÜMLÜLÜKLERİ VE SORUMLULUKLARI NELERDİR? Özer DEMİRDİZEN * I- GİRİŞ İşverenin, işyerinde vuku bulan iş kazası olayını bildirim yükümlülüğü ve meydana gelen zarar
SOSYAL SİGORTALAR KANUNU BİRİNCİ KİTAP SOSYAL SİGORTA KANUNU HÜKÜMLERİ :
SOSYAL SİGORTALAR KANUNU BİRİNCİ KİTAP BİRİNCİ KISIM SOSYAL SİGORTA KANUNU HÜKÜMLERİ : 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu Sosyal Sigortalar Kanununun ek ve son değişiklikleri Açıklamalar, ilgili yargıtay
Prof. Dr. Murat ŞEN. Melikşah Üniversitesi Hukuk Fakültesi İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Öğretim Üyesi İŞ HUKUKU MEVZUATI
Prof. Dr. Murat ŞEN Melikşah Üniversitesi Hukuk Fakültesi İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Öğretim Üyesi İŞ HUKUKU MEVZUATI Prof. Dr. Murat ŞEN Melikşah Üniversitesi Hukuk Fakültesi İş ve Sosyal Güvenlik
GİRESUN İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ
İŞ KAZASI BİLDİRİM TALİMATI SAYFA NO Sayfa 1 / 1 1.AMAÇ Giresun İl Sağlık Müdürlüğü ve bağlı işyerlerinde meydana gelen iş kazalarının yasal bildirim süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmesidir.
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı nın adresinden alınmıştır.
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı nın http://www.sgk.gov.tr/wps/portal/sgk/tr/emekli/is_kazasi_ve_meslek_hastaligi/is_kazasi adresinden alınmıştır. İş Kazası İş Kazası Nedir? İş kazası, kişinin çalışma
İŞVERENİN VAZİFE MALULLÜĞÜNÜ BİLDİRME YÜKÜMLÜLÜĞÜ 5510 S.K. MD. 47
İŞVERENİN VAZİFE MALULLÜĞÜNÜ BİLDİRME YÜKÜMLÜLÜĞÜ 5510 S.K. MD. 47 Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlar için aşağıdaki
CEZA LEMLER Ruhsat alınmadan in aata lanması, yapının ruhsat ve eklerine aykırı olarak in
CEZA İŞLEMLERİ Ruhsat alınmadan inşaata başlanması, yapının ruhsat ve eklerine aykırı olarak inşa edilmesinin tespiti halinde ilgili idarece yapının o andaki inşaat durumu tespit edilir Yapı mühürlenir
İŞVERENLERİN İŞSİZLİK SİGORTASI İLE İLGİLİ YÜKÜMLÜLÜKLERİ VE BU YÜKÜMLÜLÜKLERİ YERİNE GETİRMEDİKLERİ TAKDİRDE KARŞILAŞACAKLARI İDARİ PARA CEZALARI
İŞVERENLERİN İŞSİZLİK SİGORTASI İLE İLGİLİ YÜKÜMLÜLÜKLERİ VE BU YÜKÜMLÜLÜKLERİ YERİNE GETİRMEDİKLERİ TAKDİRDE KARŞILAŞACAKLARI İDARİ PARA CEZALARI Ahmet NACAROĞLU * 1.GİRİŞ Bir işi olmayan, çalışmak istediği
ERTÜRK YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK VE BAĞIMSIZ DENETİM A.Ş. SİRKÜLER 2013/202
16.12.2013 ERTÜRK YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK VE BAĞIMSIZ DENETİM A.Ş. SİRKÜLER 2013/202 KONU: Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından, daha önce yayımlanmış olan İşveren Uygulama Tebliğinde değişiklik
AZ TEHLİKELİ (Aynı miktarda) ÇOK TEHLİKELİ (%50 artırılarak) TEHLİKELİ (%25 artırılarak)
6645 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU İLE BI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN İLE 6331 SAYILI İSG KANUNUNDAKİ İDARİ PARA CEZALARININ TEHLİKE SINIFI VE ÇALIŞAN
Öğr. Gör. Halil YAMAK
Ondokuzmayıs Üniversitesi Havza Meslek Yüksekokulu İş Sağlığı ve Güvenliği Programı 2018 2019 Güz Yarıyılı Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Dersi 4. Hafta Öğr. Gör. Halil YAMAK Yapı İşleri Çeşitleri
6645 SAYILI SON TORBA KANUN İLE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ALANINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER
6645 SAYILI SON TORBA KANUN İLE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ALANINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER Bekir AKTÜRK* 52 1. GİRİŞ Türkiye Büyük Millet Meclisinin 7 Haziran 2015 Pazar günü yapılacak olan 25 inci dönem milletvekili
TÜRK CEZA KANUNU İLGİLİ MADDELERİ KANUN NO: 5237. Taksir. (1) Taksirle işlenen fiiller, kanunun açıkça belirttiği hallerde. cezalandırılır.
TÜRK CEZA KANUNU İLGİLİ MADDELERİ KANUN NO: 5237 Taksir Madde 22- cezalandırılır. (1) Taksirle işlenen fiiller, kanunun açıkça belirttiği hallerde (2) Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla,
Serbest Bölgeler Kanunu, Yasası. 3218 sayılı, numaralı, nolu kanun, yasa SERBEST BÖLGELER KANUNU. Kanun Numarası : 3218. Kabul Tarihi : 6/6/1985
Serbest Bölgeler Kanunu, Yasası 3218 sayılı, numaralı, nolu kanun, yasa SERBEST BÖLGELER KANUNU Kanun Numarası : 3218 Kabul Tarihi : 6/6/1985 Yayımlandığı R. Gazete : Tarih : 15/6/1985 Sayı : 18785 Yayımlandığı
İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM İMAR HUKUKU SAYFA I - İMAR MEVZUATININ GELİŞİMİ 13 II - 3194 SAYILI İMAR KANUNİ İLE GETİRİLEN YENİLİKLER 17 III - BELEDİYE
İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM İMAR HUKUKU SAYFA I - İMAR MEVZUATININ GELİŞİMİ 13 II - 3194 SAYILI İMAR KANUNİ İLE GETİRİLEN YENİLİKLER 17 III - BELEDİYE TEŞKİLATI VE BELEDİYE SINIRLARI 25 İKİNCİ BÖLÜM İMAR
Çevre ve Şehircilik Bakanlığından:
Çevre ve Şehircilik Bakanlığından: YAPI MÜTEAHHİTLERİNİN YETKİ BELGESİ NUMARALARININ İPTAL EDİLMESİ İLE ŞANTİYE ŞEFLERİ HAKKINDA YAPILACAK İŞLEMLERE İLİŞKİN USUL VE ESASLARA DAİR TEBLİĞ Resmi Gazete: 27
6728 SAYILI KANUN İLE MUHTASAR VE PRİM HİZMET BEYANNAMESİ UYGULAMAYA KONULMUŞTUR.
Sirküler Rapor Mevzuat 09.08.2016/96-1 6728 SAYILI KANUN İLE MUHTASAR VE PRİM HİZMET BEYANNAMESİ UYGULAMAYA KONULMUŞTUR. 6728 sayılı Kanun ile Sosyal Güvenlik Kurumu na verilmesi gereken aylık prim ve
3194 SAYILI İMAR KANUNUNA GÖRE DÜZENLENMİŞ BULUNAN İMAR YÖNETMELİKLERİNE SIĞINAKLARLA İLGİLİ EK YÖNETMELİK
Bayındırlık ve İskân Bakanlığından: 3194 SAYILI İMAR KANUNUNA GÖRE DÜZENLENMİŞ BULUNAN İMAR YÖNETMELİKLERİNE SIĞINAKLARLA İLGİLİ EK YÖNETMELİK Dayandığı Kanun Numarası ve Tarihi: 3194-3.5.1985 Resmi Gazete
YAPI DENETİM KANUNU (Tam Metin)
YAPI DENETİM KANUNU (Tam Metin) Yapı Denetimi Hakkında Kanun Kanun Numarası : 4708 Kabul Tarihi : 29/6/2001 Amaç, kapsam ve tanımlar Madde 1 - Bu Kanunun amacı; can ve mal güvenliğini teminen, imar plânına,
PRATİK BİLGİLER SOSYAL GÜVENLİK SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNCA KESİLECEK İDARİ PARA CEZALARI (2019)
PRATİK BİLGİLER SOSYAL GÜVENLİK SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNCA KESİLECEK İDARİ PARA CEZALARI (2019) - Dönemi için uygulanacak asgari ücret tutarı : 2.558,40 TL İDARİ PARA CEZASI a) 1) Sigortalı işe giriş bildirgesi
ERTÜRK YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK VE BAĞIMSIZ DENETİM A.Ş./74
10.08.2016/Çarşamba ERTÜRK YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK VE BAĞIMSIZ DENETİM A.Ş./74 Konu: 6728 SAYILI KANUN İLE MUHTASAR VE PRİM HİZMET BEYANNAMESİ UYGULAMAYA KONULMUŞTUR. 6728 sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi
PRİM TAHSİLAT DAİRE BAŞKANLIĞI TEMMUZ 2009
TEK BELGE UYGULAMASI İLE İLGİLİ OLARAK 5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNDA, 18/2/2009 TARİH VE 5838 SAYILI KANUNLA YAPILAN DÜZENLEMELER PRİM TAHSİLAT DAİRE BAŞKANLIĞI TEMMUZ
HUKUKİ SORUMLULUĞU. Av. TANER SAVAŞ
ŞANTİYE ŞEFİNİN HUKUKİ SORUMLULUĞU Av. TANER SAVAŞ Şantiye Şefinin Sorumluluğu Mevzuattaki Eksiklikler Uygulamada Ortaya Çıkan Hatalar Çözüm Yolları Şantiye Şefi İnşa a faaliyetini müteahhit m adına yürüten,
ESKİŞEHİR SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI MEVZUAT ARAŞTIRMA KOMİSYONU
ESKİŞEHİR SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI MEVZUAT ARAŞTIRMA KOMİSYONU 26.05.2008 TARİHLİ RESMİ GAZETEDE YAYIMLANAN İŞ KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA 5763 SAYILI KANUN
Doç. Dr. Pir Ali KAYA
6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu nda İşverenin Yükümlülükleri Doç. Dr. Pir Ali KAYA Uludağ Üniversitesi İ.İ.B.F. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü 1 I. 6331 Sayılı Kanuna Göre İşverenin
11 Ekim 2013 CUMA Resmî Gazete Sayı : 28792 YÖNETMELİK. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından:
11 Ekim 2013 CUMA Resmî Gazete Sayı : 28792 YÖNETMELİK Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından: İŞ GÜVENLİĞİ UZMANLARININ GÖREV, YETKİ, SORUMLULUK VE EĞİTİMLERİ HAKKINDA YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA
Resmi Gazete Tarihi: Resmi Gazete Sayısı: 29218
Resmi Gazete Tarihi: 27.12.2014 Resmi Gazete Sayısı: 29218 YAPI MÜTEAHHİTLERİNİN YETKİ BELGESİ NUMARALARININ İPTAL EDİLMESİ İLE ŞANTİYE ŞEFLERİ HAKKINDA YAPILACAK İŞLEMLERE İLİŞKİN USUL VE ESASLARA DAİR
YÖNETMELİK İŞ GÜVENLİĞİ UZMANLARININ GÖREV, YETKİ, SORUMLULUK VE EĞİTİMLERİ HAKKINDA YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK
11 Ekim 2013 CUMA Resmî Gazete Sayı : 28792 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından: YÖNETMELİK İŞ GÜVENLİĞİ UZMANLARININ GÖREV, YETKİ, SORUMLULUK VE EĞİTİMLERİ HAKKINDA YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA
167 SAYILI İNŞAAT İŞLERİNDE GÜVENLİK VE SAĞLIK HAKKINDA ILO SÖZLEŞMESİ NİN İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN VERİMLİLİĞİ ÜZERİNE ETKİSİ
167 SAYILI İNŞAAT İŞLERİNDE GÜVENLİK VE SAĞLIK HAKKINDA ILO SÖZLEŞMESİ NİN İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN VERİMLİLİĞİ ÜZERİNE ETKİSİ Yrd. Doç. Dr. Barış ÖZTUNA Çankırı Karatekin Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri
BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI TEKNİK ARAŞTIRMA VE UYGULAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ. Sevilay ARMAĞAN Mimar. Şb. Md. Tel:0312 4102355 KAPSAM
BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI TEKNİK ARAŞTIRMA VE UYGULAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ MİMARLAR ODASI İZMİR ŞUBESİ PLANLAMA VE YAPILAŞMAYA İLİŞKİN MEVZUAT VE UYGULAMA Sevilay ARMAĞAN Mimar Şb. Md. Tel:0312 4102355
506 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR KANUNU İLE 4857 SAYILI İŞ KANUNU NDA İŞYERİNİ BİLDİRME YÜKÜMLÜLÜGÜ
506 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR KANUNU İLE 4857 SAYILI İŞ KANUNU NDA İŞYERİNİ BİLDİRME YÜKÜMLÜLÜGÜ Kemal AKINBİNGÖL * İşyerinin bildirimine ilişkin konu, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ile 4857 sayılı
YÖNETMELİKTE YAPILAN SON DEĞİŞİKLİK KAPSAMINDA İŞ KAZALARINDA SÜRESİNDE BİLDİRİLMEYEN SİGORTALILIKTAN DOĞAN SORUMLULUĞA İLİŞKİN BİR DEĞERLENDİRME
YÖNETMELİKTE YAPILAN SON DEĞİŞİKLİK KAPSAMINDA İŞ KAZALARINDA SÜRESİNDE BİLDİRİLMEYEN SİGORTALILIKTAN DOĞAN SORUMLULUĞA İLİŞKİN BİR DEĞERLENDİRME Süleyman TUNÇAY * 1-GİRİŞ: Kişiler, gerek normal yaşantılarını
ÇERKEZKÖY SOSYAL GÜVENLİK MERKEZİNDE YAPILAN İŞLEMLER VE İSTENEN BELGELER
ÇERKEZKÖY SOSYAL GÜVENLİK MERKEZİNDE YAPILAN İŞLEMLER VE İSTENEN BELGELER SIRA NO HİZMETİN ADI BAŞVURUDA İSTENEN BELGELER HİZMETİN TAMAMLANM A SÜRESİ (EN GEÇ) 1 Adres Değişikliği İşlemleri 1- Dilekçe 1
ÇALIġANLARIN Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ EĞĠTĠMLERĠNĠN USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELĠK TASLAĞI. BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından: ÇALIġANLARIN Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ EĞĠTĠMLERĠNĠN USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELĠK TASLAĞI BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 -
SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNCA KESİLECEK İDARİ PARA CEZALARI
SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNCA KESİLECEK İDARİ PARA CEZALARI 01/01/2014-30/06/2014 Tarihleri arasında uygulanacak brüt asgari ücret : 1.071,00 TL 01/07/2014-31/12/2014 Tarihleri arasında uygulanacak brüt asgari
EKSİK GÜNLER OTUZ GÜNE NASIL VE KİMLER TARAFINDAN TAMAMLANABİLİR?
EKSİK GÜNLER OTUZ GÜNE NASIL VE KİMLER TARAFINDAN TAMAMLANABİLİR? Dr. Özkan BİLGİLİ* GİRİŞ 6111 sayılı Kanun sonrasında, 4857 sayılı Kanuna göre kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalışan 4/a kapsamında sigortalılara,
YÖNETMELİK. SOSYAL YARDIM YARARLANICILARININ İSTİHDAMINA İLİŞKİN YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
22 Haziran 2017 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı : 30104 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığından: YÖNETMELİK SOSYAL YARDIM YARARLANICILARININ İSTİHDAMINA İLİŞKİN YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak
6331 SAYILI İSG KANUNUNA GÖRE 2016 YILINDA UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI
6331 SAYILI İSG KANUNUNA GÖRE 2016 YILINDA UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI 2016 Yılında Uygulanacak Miktarı (TL) 10 dan Az Çalışanı Olan İşyerleri 10-49 Çalışanı Olan İşyerleri Açıklamalar 4/1-a MADDE
6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNUN BAZI MADDELERİ DEĞİŞİYOR
6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNUN BAZI MADDELERİ DEĞİŞİYOR Son torba yasanın yayınlanması ile birlikte 6331 sayılı İSGK bazı maddeleri yeniden revize ediliyor. **İŞYERİ HEKİMİ VE İŞ GÜVENLİĞİ
TEBLİĞ HAKKINDA TEBLİĞ
28 Eylül 2008 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 27011 TEBLİĞ Sosyal Güvenlik Kurumundan: İŞ KAZASI VE MESLEK HASTALIĞI SİGORTASI BAKIMINDAN İŞVERENİN, ÜÇÜNCÜ KİŞİLERİN VE SİGORTALILARIN SORUMLULUĞU İLE PEŞİN SERMAYE
X X İl Milli Eğitim Müdürlüğü Toplum Sağlığı Merkezleri X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X. X X X X X X Okul/Kurum Müdürlükleri
A 1 B 2 İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ SORUMLULARININ TESPİTİ İl/İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri ve Bağlı bulunan Okul/Kurumların işveren vekillerinin tespit edilerek, makam onayının alınması İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜKLERİ
27 Eylül 2008 CUMARTESİ. Resmî Gazete. Sayı : YÖNETMELİK. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından: ALT İŞVERENLİK YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM
27 Eylül 2008 CUMARTESİ Resmî Gazete Sayı : 27010 YÖNETMELİK Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından: ALT İŞVERENLİK YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç ve Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE
SOSYAL GÜVENLİK MEVZUATI AÇISINDAN KAYIT DIŞI İSTİHDAMIN İŞVERENLERE MALİYETİ
SOSYAL GÜVENLİK MEVZUATI AÇISINDAN KAYIT DIŞI İSTİHDAMIN İŞVERENLERE MALİYETİ Ekrem TAŞBAŞI * I-GİRİŞ Kayıt dışı istihdam ülkemizin en önemli sorunları arasında yer alıyor. Sosyal güvenlik açısından da
ŞİRKET KURULUŞUNDA İŞYERİ BİLDİRGESİ VERMEKSİZİN İŞYERİNİN OTOMATİK SGK TESCİLİ YAPILACAKTIR
21.03.2018/51-1 ŞİRKET KURULUŞUNDA İŞYERİ BİLDİRGESİ VERMEKSİZİN İŞYERİNİN OTOMATİK SGK TESCİLİ YAPILACAKTIR ÖZET : 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı
SĐRKÜLER Đstanbul, Sayı: 2009/172 Ref: 4/172
SĐRKÜLER Đstanbul, 24.12.2009 Sayı: 2009/172 Ref: 4/172 Konu: ĐŞLETME BELGESĐ HAKKINDA YÖNETMELĐK YAYINLANMIŞTIR Yönetmeliğe göre, sanayi, ticaret, tarım ve orman işi yapan, 50 ve üzeri işçi çalıştıran
6331 SAYILI İSG KANUNUNA GÖRE 2016 YILINDA UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI
6331 SAYILI İSG KANUNUNA GÖRE 2016 YILINDA UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI 2016 Yılında Uygulanacak Miktarı (TL) 10 dan Az Çalışanı Olan İşyerleri 10-49 Çalışanı Olan İşyerleri 4/1-a MADDE 4 - İşverenin
inci maddesine eklenen fıkrada tanımlanan fen adamlarından elektrik ile ilgili olanlarının yetki, görev ve sorumluluklarını belirlemektedir.
Milli Eğitim Bakanlığı ile Bayındırlık ve İskân Bakanlığından: ELEKTRİK İLE İLGİLİ FEN ADAMLARININ YETKİ, GÖREV VE SORUMLULUKLARI HAKKINDA YÖNETMELİK Dayandığı Kanunun Numarası ve Tarihi: 3194-03.05.1985
İŞVERENİN İHALELİ KONUSU İŞLERDE VE ÖZEL BİNA İNŞAATI İŞYERLERİNE İLİŞKİN ASGARİ İŞÇİLİK BİLDİRİM YÜKÜMLÜLÜĞÜ
İŞVERENİN İHALELİ KONUSU İŞLERDE VE ÖZEL BİNA İNŞAATI İŞYERLERİNE İLİŞKİN ASGARİ İŞÇİLİK BİLDİRİM YÜKÜMLÜLÜĞÜ 5510 S.K.MD. 85 İşverenin, işin emsaline, niteliğine, kapsam ve kapasitesine göre işin yürütümü
TDS 220 İŞÇİ SAĞLIĞI ve İŞ GÜVENLİĞİ
TDS 220 İŞÇİ SAĞLIĞI ve İŞ GÜVENLİĞİ Yrd.Doç.Dr. Soner METE Ders Hakkında Çalışanların sağlık ve güvenliklerini tehdit eden etmenleri, bu etmenlerin önlenmesine ilişkin yürütülen politikalar, işverenlerin
ALT İŞVERENLİK YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç ve Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
ALT İŞVERENLİK YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç ve Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 - (1) Bu Yönetmeliğin amacı, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında asıl işveren-alt işveren
T.C. AKSARAY ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNDE KISMİ ZAMANLI ÖĞRENCİ ÇALIŞTIRMA PROGRAMI UYGULANMASINA İLİŞKİN YÖNERGE
T.C. AKSARAY ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNDE KISMİ ZAMANLI ÖĞRENCİ ÇALIŞTIRMA PROGRAMI UYGULANMASINA İLİŞKİN YÖNERGE AMAÇ MADDE 1- Bu esaslar, Üniversitemizde 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 46 ncı maddesine
MESGEMM İSG/Mevzuat/Yönetmelikler. İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik. Resmi Gazete Yayım Tarih ve Sayısı : 18.06.2013 28681.
MESGEMM İSG/Mevzuat/Yönetmelikler Resmi Gazete Yayım Tarih ve Sayısı : 18.06.2013 28681 İçindekiler Birinci Bölüm - Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Madde 1 Amaç Madde 1 Kapsam Madde 3 Dayanak Madde 3
SİRKÜLER İstanbul, 11.01.2016 Sayı: 2016/016 Ref: 4/016
SİRKÜLER İstanbul, 11.01.2016 Sayı: 2016/016 Ref: 4/016 Konu: 6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU NA GÖRE 2016 YILINDA UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş
9 Ekim 2008 tarih ve 27019 sayılı Resmi Gazete de yayınlanmıştır
9 Ekim 2008 tarih ve 27019 sayılı Resmi Gazete de yayınlanmıştır Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından: KAMU GÖREVLİLERİNİN MALULİYET İŞLEMLERİ HAKKINDA TEBLİĞ Amaç MADDE 1 (1) Bu Tebliğin amacı, 31/5/2006
İNŞAAT MÜHENDİSİNİN HUKUKİ SORUMLULUĞU
İNŞAAT MÜHENDİSİNİN HUKUKİ SORUMLULUĞU Av. TANER SAVAŞ [email protected] İnşaat Mühendisinin Sorumluluğu Mevzuattaki Eksiklikler Uygulamada Ortaya Çıkan Hatalar Çözüm Yolları Şantiye Şefi İnşa faaliyetini
30.10.2014 5510 SAYILI KANUN
5510 SAYILI KANUN İş Kazası : İş kazası, aşağıdaki durumlardan birinde meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedence veya ruhsal olarak özre uğratan olaydır. 1 Sigortalının işyerinde bulunduğu
Yeni İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununda. İşveren Yükümlülükleri -II- Yeni İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununda İşveren Yükümlülükleri -II-
Yeni İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununda İşveren Yükümlülükleri -II- 1 / 10 Yusuf DOĞAN Mali Müşavirlik 4. İşverenin Risk Değerlendirmesi Yükümlülüğü İşveren, güvenlik tedbirleri ve koruyucu ekipmanlar ile
Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik Resmi Gazete Yayım Tarih ve Sayısı : 15.05.
MESGEMM İSG/Mevzuat/ler İçindekiler Birinci Bölüm - Amaç, Kapsam ve Dayanak Madde 1- Amaç Madde 2 - Kapsam Madde 3 - Dayanak Madde 4 - Tanımlar İkinci Bölüm - Genel Hükümler Madde 5 -İşverenin Yükümlülükleri
ÇALIŞANLARIN İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ EĞİTİMLERİNİN USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK YAYIMLANDI
Sirküler Rapor 17.05.2013/111-1 ÇALIŞANLARIN İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ EĞİTİMLERİNİN USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK YAYIMLANDI ÖZET : Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları
KISMİ SÜRELİ İŞ SÖZLEŞMESİ
KISMİ SÜRELİ İŞ SÖZLEŞMESİ 1. TARAFLAR İŞVEREN: Aşağıda bilgileri yazılı olan şirket bu sözleşmenin bir tarafı olup bundan sonra işveren olarak adlandırılacaktır. Belirtilen adres ve elektronik posta adresi
Çalışanların İş Sağlığı Ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik
Resmi Gazete Tarihi: 15.05.2013 Resmi Gazete Sayısı: 28648 Çalışanların İş Sağlığı Ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE
Kaynakların Derslere Göre Dağılımı
pozitifakademi.org Uzaktan Eğitim Sitesi Kaynak Listesi Görsel materyaller, e-dokümanlar, Pozitif Ltd. Şti. Eğitmenlerince hazırlanmış olup, telif hakları Pozitif Ltd. Şti.ne aittir. Dokümanların hazırlanmasında,
1 TEMMUZ 2016 ÇALIŞMA HAYATINDA YENİ DÖNEM BAŞLIYOR
1 TEMMUZ 2016 ÇALIŞMA HAYATINDA YENİ DÖNEM BAŞLIYOR 1 İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu (6331) 6331 sayılı İSG Kanunu 30 Haziran 2012 tarihinde yayınlandı. 50 den fazla çalışanı olan işyerleri için 01.01.
İŞ KAZASINDA YAPILMASI GEREKENLER
İŞ KAZASINDA YAPILMASI GEREKENLER 1- Kazasının Bildirimi Ve Bildirim Süreleri ait yazı 2- İş kazalarında yapılması gereken idari işlemler yazısı 3- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Çalışma Müdürlüğüne
5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNA GÖRE UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI (2014 YILI )
5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNA GÖRE UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI (2014 YILI ) SS ve GSS KANUNU NA GÖRE UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI (TL) (01.01.2014 31.06.2014 Döneminde)
MAKİNE KIRILMASI İŞVEREN MALİ SORUMLULUK SİGORTASINDA NELERE DİKKAT ETMEK GEREKİR Cumartesi, 10 Ağustos 2013 10:01
MAKİNE KIRILMASI SİGORTASINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKLİ HUSUSLAR Genel şartlarda detaylı açıklama ve bilgilendirmeler yapılmasına karşılık,basit ve kısa olarak tanımı şöyledir. İşletmelerde bulunan makine
SİRKÜLER İstanbul, 24.03.2015 Sayı: 2015/068 Ref: 4/068
SİRKÜLER İstanbul, 24.03.2015 Sayı: 2015/068 Ref: 4/068 Konu: SİGORTA PRİM TEŞVİKLERİNDEN GERİYE YÖNELİK YARARLANMA TALEPLERİ HAKKINDA GENELGE YAYINLANMIŞTIR Sigortalının birden fazla sigorta primi teşviki
5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Fihristi
: 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Fihristi www.uzmanglobal.com UZMAN GLOBAL; iş hukuku, sosyal güvenlik, SGK işlemleri, teşvik ve destekler, denetim, stratejik planlama ve
SOSYAL SİGORTA İŞLEMLERİ YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILDI
Sirküler Rapor 12.10.2010 / 114-1 SOSYAL SİGORTA İŞLEMLERİ YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILDI ÖZET : 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal sigorta hükümleri ile getirilen
Endüstri İlişkileri Kapsamında
Endüstri İlişkileri Kapsamında Mevzuattaki Değişiklikler Haziran-Temmuz 2009 Dönemi Hazırlayan: Av. Füsun GÖKÇEN 05 Haziran 2009 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü Sigortalı
SİRKÜLER 2009 / 30 SGK na Yapılan Sigortalı Ve İşyeri Bildirimlerinin
SİRKÜLER 2009 / 30 KONU SGK na Yapılan Sigortalı Ve İşyeri Bildirimlerinin Bazı Kurumlara Yapılması Gereken Bildirimler Yerine Geçmesine Dair Yönetmelik Yayımlandı 1- Genel Olarak 5510 sayılı Kanuna 5838
5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNA GÖRE 2016 YILINDA UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI
5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNA GÖRE 2016 YILINDA UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI (Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından uygulanacak idari para cezalarının hesabında aylık
T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğü İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimi
T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğü İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimi Sayı : 24301423-918-E.251760 08.01.2016 Konu: İş Güvenliği Uzmanlarının Görevleri DAĞITIM YERLERİNE İlgi a)
