Prof. Dr. Bilgehan Ögel

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Prof. Dr. Bilgehan Ögel [email protected]"

Transkript

1

2

3 editörden Editörden Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mezunlarla İletişim Dergisi Ocak 2010 Sayı 44 ISSN: ODTÜ Adına Sahibi Prof. Dr. Ahmet Acar Yazı İşleri Müdürü Prof. Dr. Bilgehan Ögel Yayın Kurulu Prof. Dr. Bilgehan Ögel Dr. Aydın Tiryaki Serpil Savaş Nihal Gerçek Reklam Sorumlusu Nihal Gerçek Kapak Fotoğrafı Dr. Aydın Tiryaki Yazışma Adresi Mezunlarla İletişim Müdürlüğü ODTÜ Rektörlük 1. Kat Ankara Tel: (0312) Faks: (0312) e-posta: Grafik Tasarım: Gürkan Akbaş Yayına Hazırlayan Elma Teknik Basım Matbaacılık Çatal Sokak 11/A Maltepe 06570, Ankara Tel: (0312) Faks: (0312) e-posta: Basım Tarihi: 30 Ocak 2010 ODTÜLÜ Dergisi, ODTÜ Kariyer Planlama Merkezi nin mali desteği ile yılda iki kez yayınlanmaktadır. Prof. Dr. Bilgehan Ögel Sevgili ODTÜlüler ve ODTÜ Dostları, Üniversitemizin eğitim öğretim yılı birinci dönemini bugünlerde bitiriyoruz. Kontenjanları bu yıl da artıran YÖK, Üniversitemiz öğrenci kontenjanı artışını %1 ile sınırlı tuttu. Böylece rahat bir nefes alabildik. ODTÜ nün ulusal ve uluslararası araştırma projelerindeki başarıları bu yıl da sürdü. TÜBİTAK Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı kapsamında ODTÜ, 2009 yılı içinde tüm üniversiteler arasında en fazla sayıda projesi desteklenen üniversite oldu. AB projelerinde de benzer bir başarıyı yakalayan üniversitemizde, 19 tanesi bu yıl başlayan AB projesi ile birlikte yürütülmekte olan AB projesi sayısı 32 ye ulaşmıştı. ODTÜ nün AB proje bütçe toplamı, kendisine en yakın üç üniversitenin bütçelerinin toplamından daha fazladır. ODTÜLÜ Dergisi nin 44. sayısına, Üniversitemizin Eğitim Öğretim Yılı Açılış Töreni ve Rektörümüzün bu törende yaptığı konuşma ile başlıyoruz. Gündemimizi yıllardır işgal eden sorunların, ülkemizde düşük eğitim düzeyinin, bilime ve bilimsel düşünceye yeteri kadar değer verilmemesinin bir sonucu olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ahmet Acar, ülkelerin gelişmişlik ve refah düzeyi ile üniversitelerin başarı düzeyi arasındaki ilişkiyi de yine yıllardır görmezlikten geldiğimizi vurguluyor. Bu sayımızda beğeninizi kazanacağını düşündüğümüz bir yazı dizisine başlıyoruz. İlk yazıda banka sektörünü ele alarak, Bankacılıkta ODTÜ Ruhu başlığı altında bankalar ve en üst düzey yöneticileri ile birer söyleşi yaptık. Akbank, Ziya Akkurt; Denizbank, Hakan Ateş; Türkiye İş Bankası, Ersin Özince; ve Yapı Kredi, Faik Açıkalın. Türkiye ekonomisini yönlendiren bankaların ODTÜlüler tarafından yönetildiğini görmek hepimizi gururlandırıyor. Bu yazı dizisinin oluşmasında emek veren Ekonomi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Erol Taymaz Hoca mıza ve söyleşileri gerçekleştiren Ekonomi Bölümü asistan ve öğrencilerine teşekkür etmek istiyorum. Benzer yazı dizilerini farklı sektörlerle gelecek sayılarda sürdürmeyi planlıyoruz. Kayıkla Kağnının Mucizeler Yarattığı Kent; İnebolu başlıklı yazısında İnebolu nun tarihi ve mimari gelişimini anlatan Doç.Dr. Çağatay Keskinok, tarihi eserlerin korunabilmesi ile rant arasındaki ters orantıyı çok güzel bir biçimde ortaya koymaktadır. Sizlere, Üniversitemizdeki bilimsel araştırmaları tanıtmaya devam ediyoruz. Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü nde yürütülen 3 Boyutlu Televizyon ve Çokbacaklı Robotlar konulu araştırmalar, aktardığımız ilk iki konu olacak. Karbon dioksitin zararsız depolanmasını ele alan İklim Değişikliği ve Karbon Dioksit Depolanması başlıklı araştırma ise Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği Bölümü nde yürütülüyor. Havaalanlarının daha güvenli olmasına büyük katkı sağlayacak olan ve Enformatik Enstitüsü nde yürütülen Şüpheli Paket Tespit Sistemi Havacılık ve Uzay Mühendisliği Bölümü nde yürütülen Aktif Kanat Ucu Girdabı ilgi ile okuyacağınızı düşündüğümüz araştırma yazıları. Bu sayıda, fotoğraflarla süslediğimiz iki adet köşe yer alıyor. Birincisi, Aralık ayında sonuçlanan ODTÜ de Yaşam konulu fotoğraf yarışması. Birbirinden güzel fotoğrafların yarıştığı etkinlikte, akademik jüri ödüllerin seçiminde oldukça zorlandı. Bir diğer köşemiz ise, son üç sayıdır bir seri oluşturan ODTÜ Güzeldir köşesi. Bu sayımızda 2009 Diploma Töreni ni konu aldık ve Dr.Aydın Tiryaki ile Talat Doğan ın ilginç fotoğraflarını sizlere sunduk. Bu yıl Diploma Töreni Haziran sonu yapılmasına karşın yağmur altında gerçekleşti. Ayrıca, beş yıldır başarı ile sürdürülen Yeni Fikirler Yeni İşler Yarışma sının 2009 Finali ni, Mersin de önemli projeler yürüten Deniz Bilimleri Enstitüsü nü tanıtan yazıyı ve her zamanki gibi çok aktif olan öğrenci topluluklarımızın etkinliklerini okuyabileceksiniz. ODTÜLÜ Dergisi ni almayan mezunlarımız lütfen [email protected] adresine bir e-posta gönderiniz. Ücretsiz dergimizi sizlere yollamaktan mutluluk duyacağız. 44. sayımızı da keyifle okumanız ve Temmuz 2010 da tekrar görüşmek umudu ile sevgi ve saygılarımı sunuyorum. ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44 1

4 içindekiler Ocak 2010 Sayı Eğitim- Öğretim Yılı Açılışı 4 ODTÜ 8 Mezunlarını Ağırladı 11. Ankara Kariyer Fuarı ODTÜ, Atatürk ü Hocaların Hocasından Dinledi 12 Darwin NOW Evren Sizi Bekliyor Bankacılıkta ODTÜ Ruhu 18 Faik Açıkalın ile Söyleşi 14 Ziya Akkurt 15 Hakan Ateş ile Söyleşi 28 ile Söyleşi 22 Kayıkla Kağnının Mucizeler Yarattığı Kent İnebolu 32 Ersin Özince ile Söyleşi Öğretim 36 Üyelerimizin Ulusal ve Uluslararası Başarıları ODTÜ Prof. Dr. Mustafa N. PARLAR Eğitim ve Araştırma Vakfı Ödülleri 40 2 ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44

5 42 Fotoğraf Yarışması: ODTÜ de Yaşam Girişimci Olmak İsteyen Öğrencilerin Finali Nefes Kesti! YFYİ 2009 Oyun Teknolojileri 48 Yüksek Lisans Programı İklim Değişikliği ve Karbon Dioksit 3B Mobil Televizyon 54 Doğa dan Esinlenen Çok Bacaklı Robotlar 56 Şüpheli Paket Tespit Sistemi 60 Deniz Bilimleri Enstitüsü 62 Çeşitli Havacılık Sistemleri Kanatlarında Aktif Uç Girdabı Kontrolü 68 ODTÜ Güzeldir Diploma Töreni 28 Haziran ODTÜ de Kültür Sanat ODTÜ Su Altı Sporları Burs ve Yardımlar 82 Kitap... Kitap... Kitap Karikatür ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44 3

6 Rektör Prof. Dr. Ahmet Acar: Biliyoruz ki, üniversiteler toplumdaki bilgi birikiminin odağı, ülkenin rekabet gücünün kaynağı ve aynı zamanda gelişmişlik düzeyinin göstergesidir. Ülkelerin gelişmişlik ve refah düzeyi ile üniversitelerin başarı düzeyi arasındaki ilişkiyi nasıl görmezlikten gelebiliriz? ODTÜ 53. Eğitim-Öğretim Yılı na Başlarken... Fotoğraf: Talat Doğan 4 ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44

7 53. Eğitim-Öğretim Yılı Açılışı Üniversitemizin, 53. Eğitim - Öğretim yılı açılışı nedeniyle; 28 Eylül 2009 tarihinde Kültür ve Kongre Merkezi, Kemal Kurdaş Salonu nda düzenlenen törende Açılış Konuşması yapan Rektör Prof. Dr. Ahmet Acar, üniversitemizdeki akademik gelişmeleri anlattı. Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP) nın başarıyla devam etmesi ve yaygınlaşmasının üniversitemiz ve ülkemiz için özel önem taşıdığını ve üniversitemizin işbirliği yaptığı ÖYP üniversitesi sayısının 51 e ulaştığını dile getiren Rektör disiplinlerarası lisansüstü programlarımızın yeni katılımlarla geliştiğini söyledi ve Konfüçyus Merkezi ile Asya Çalışmaları Programı nın Türkiye de ilk olduklarını; üniversitemizde lisansüstü öğrenimi desteklemek amacıyla, ÖYP ye ek olarak bu yıl DPT ye, Araştırmacı Yetiştirme Programı (AYP) ve Sanayi Lisansüstü Programı (SLP) adlarını taşıyan iki yeni program önerisi götürüldüğünü belirtti. Prof. Acar konuşmasında; ODTÜ nün araştırma politika ve önceliklerinin belirlenmesine temel oluşturacak bir rapor tamamlandığını ve Eylül ayı içinde Üniversite kamuoyuna sunulduğunu ifade ederek; Güneş enerjisi alanında bir merkez kurmak için 2008 yılında verdiğimiz teklifin DPT tarafından kabul edilmesiyle ODTÜ Güneş Enerjisi Araştırmaları Merkezi (GÜNAM) kurulmuştur. Bu yıl, enerji, çevre ve sürdürülebilirlik araştırmaları alanında önemli bir adım daha atılmıştır. Üniversitemizin enerji ve çevre araştırmalarında disiplinlerarası etkileşimi artıracak ve temel bilimlerden mühendisliğe, mimarlıktan sosyal bilimlere kadar çok farklı bölümlerin araştırmalarını bir araya getirecek olan ve ODTÜ Yenilenebilir Enerji, Ekosistemler ve Sürdürülebilirlik Araştırmaları Merkezi (ODTÜ YESAM veya İngilizce adıyla METU CARES) adını taşıyan bir mükemmelliyet merkezi teklifi DPT ye sunulmuştur. dedi. Öğrencilerimizin akademik başarısını ve kişisel-sosyal gelişimini desteklemek üzere, bu yıl ODTÜ ye kayıt olan lisans öğrencilerine üst sınıflardaki öğrencilerin danışmanlık yapacağı ODTÜ Elele Programı nın başlatıldığını sözlerine ekleyen Rektör Prof. Acar şöyle devam etti: Mezunlarımızın ve öğretim elemanlarımızın gönüllü katkılarıyla yürütülen YÖN- DER programı, bu yıl öğrencilerin geldikleri illerde yapılan tanışma toplantılarıyla ülke sathına yayılmıştır. Üniversitemizde, ekonomik koşulları yeterli olmayan öğrencilerimize sağlanan maddi destekler de artarak sürmektedir. Öğrencilerimizin gelişimlerine ve eğitim faaliyetlerimizi destekleyecek ODTÜ Öğrenci ve Öğrenim Destek Birimi kuruluş aşamasına gelmiştir. Bu kapsamda, Mart ayında başlattığımız TEV-ODTÜ Geleceğim burs fonunun hızla büyüdüğünü ve ODTÜ Geliştirme Vakfı nın öğrencilerimize sağladığı toplam burs desteğini bu yıl Rektör Prof. Dr. Ahmet Acar: Gündemimizi yıllardır işgal eden sorunların, ülkemizde düşük eğitim düzeyinin, bilime ve bilimsel düşünceye yeteri kadar değer verilmemesinin ve teknolojinin küresel rekabet gücünün tek kaynağı olduğu gerçeğinin görülmemesinin sonucu olduğunu ne zaman anlayacağız? ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44 5

8 %50 oranında artırdığını da memnuniyetle bildirmek isterim. Rektör Prof. Acar konuşmasında; ülke olarak çok zor bir dönemden geçtiğimize değinerek sözlerini şöyle sürdürdü: Küresel ekonomik krizin toplumumuzda yarattığı ekonomik ve sosyal tahribatı, ülke içinde çözüm bekleyen çok önemli sosyal ve siyasi sorunların yarattığı çalkantıları ve Türkiye yi uluslararası ilişkilerinde zorlayan yoğun gündemin tartışmalarını bir arada yaşıyoruz. Ülkemizin yasama, yargı ve yürütme erklerini temsil eden en önemli kurumlarını yıpratmaya devam eden iç çatışmalar ve toplumumuzda düşünen, eleştiren kesimleri yıldırma çabaları, diyalog eksikliği önümüzdeki önemli sorunların çözümü konusunda endişe duymamıza neden olmaktadır. Öte yandan, sorunlarla dolu bu ortamda eğitim, bilim ve teknoloji toplumun gündeminde sürekli olarak alt sıralarda kalmaktadır. Bu durum bazıları için doğal ve anlaşılır görülebilir. Ancak, yaşadığımız her kriz, ülkemizde eğitime, bilime ve teknolojiye çok daha fazla önem verilmesinin gereğini ortaya koymaktadır. Rektör Prof. Dr. Ahmet Acar ın açılış konuşmasında söz ettiği diğer konu başlıkları şöyle: Bugün bu konuda da sağlıklı bir vizyona, etkili liderliğe ve iyi yönetime ihtiyaç vardır. Üniversitelerimiz, her yıl Haziran ayında ÖSYM sınavıyla birlikte hatırlanan, ancak katsayı gibi siyasi tartışmalarla gündeme gelen ve sadece lisans diploması kapısı olarak görülen okullar olmaktan çıkarılmalıdır. Liyakat ODTÜ yü ODTÜ yapan farkın, liyakatı öne çıkaran kurum kültürü olduğunu biliyoruz. Bir toplumda veya kurumda liyakatın öne çıkması, yapılan atamaların ve verilen yetkilerin, zenginlik, akraba ilişkileri, sınıf ve grup üyeliği, arkadaşlık-dostluk, kıdem, popülerlik/oy, sosyal konum veya politik iktidara dayalı olarak değil, kişilerin liyakatına yani yetenek, birikim, uzmanlık ve performansına dayanması demektir. Kurumlarımızda liyakata dayalı kültürün desteklenmesi ve tüm ülkeye yaygın kılınması çok önemlidir. Bununla birlikte, toplumun her kesimine eşit fırsatlar yaratamadığımız, liyakatı topluma yayamadığımız için süregelen dengesizliklerle başa çıkma yolu, başarılı olanların çabalarını yok saymak, liyakat ilkelerini göz ardı etmek, kalite düzeyini aşağıya çekmek ve alınan popülist önlemlerle günü kurtarmak olmamalıdır. Üniversiteler, bürokratik yapılaşmadan uzak durulması gereken kurumların en tipik örneğidir. Ülkemizde üniversitelerin birbirinden çok farklı profilleri, geçmişleri, örgütsel kültürleri olması merkezi düzenlemeleri ve bürokratik yapılanmayı geçersiz kılmaktadır. Üniversitelerimizin daha özerk olması, sadece üniversiteler dünyanın tarihi gelişmesinden kaynaklanan bir talep değil, yönetimbilimi ilkelerinin de açıkça savunduğu bir gerektir. Bir diğer deyişle, üniversitelerin idari özerkliği yalnızca düşünce özgürlüğünün ve demokratik toplumsalsiyasal yapı idealinin bir gereği değildir. Aynı zamanda, rasyonel düşüncenin ve yönetimbiliminin, kurumsal verimlilik adına, öngördüğü koşuldur. Doğru anlayış, üniversitelerin nasıl karar vereceklerini, nasıl seçim yapacaklarını kurallara bağlamak değil; üniversitelere daha fazla güvenmek, farklı misyonlarına uygun şekilde işleyebilmeleri için yetki vermektir. Üniversitemizin 53. Eğitim - Öğretim Yılı Açılış Töreni; ODTÜ yü kazanan başarılı öğrencilerden; ÖSS, SAY-2 İkincisi Anıl Akyel ile ÖSS, EA-1 İkincisi Bengisu Gürbüz ün konuşması ile sona erdi. 6 ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44

9 ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu Açılış Töreni ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu nda Açılış Töreni ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu (KKK) Eğitim-Öğretim Yılı Açılış Töreni; 02 Ekim 2009 tarihinde, kampusun Kültür ve Kongre Merkezi nde yapıldı. Tören; ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Şakir Fakılı, KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Dr. Hasan Bozer, KKTC Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Türkay Tokel, YÖDAK (Yükseköğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu) Başkanı Prof. Dr. Hasan Ali Bıçak ve Lefke Avrupa Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Turgay Ergün ün katılımıyla gerçekleştirildi. Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı yla başlayan törende; Dr. Aydın Tiryaki nin hazırladığı 3 Gün ODTÜ başlıklı görsel sunumun ardından Açılış Konuşması yapan ODTÜ KKK Rektörü Prof. Dr. Turgut Tümer; ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu nun kurulduğu yıldan bugüne gerçekleştirdiği faaliyetlere ve gelecekte hedeflenen planlara değindi. Tercihlerini Kıbrıs üniversiteleri yönünde kullanan öğrencilerin karşılaştığı sorunlardan söz eden Prof. Dr. Turgut Tümer; bu sorunların çözülmesinde acil çözüm önerilerinin gerekliliğini belirtti. Sözlerine ODTÜlü olmanın ayrıcalığını vurgulayarak devam eden Rektör Prof. Dr.Turgut Tümer; eğitim-öğretim yılına yeni katılan öğrencilere verdiği tavsiyelerle konuşmasını tamamladı. ODTÜ KKK Rektörü Prof. Dr. Tugut Tümer in ardından bir konuşma yapan YÖDAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Ali Bıçak, sözlerine üniversitelerin KKTC açısından önemini vurgulayarak başladı. Kıbrıs ta okuyan öğrenci sayısının beklentilerinin altında olduğunu ve Kıbrıs üniversitelerinin eğitim kalitelerini artırmak yönünde çalışmalar yapıldığına değinen Prof. Dr. Hasan Ali Bıçak ın konuşmasını takiben ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar; ODTÜ gündemindeki konuları ve gelişmeleri dile getirerek üniversite giriş sınavı sonuçlarında ODTÜ Ankara ve ODTÜ Kuzey Kıbrıs ın öncelikle tercih edilen kurumlar olduğunu belirtti. Üniversitelerin toplumsal yaşam içerisindeki özel konumlarına değinen Acar, ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu nun 5 yıllık sürede ulaştığı lisans eğitimi başarı seviyesinin altını çizdi. Son günlerde kamuoyunda ve özellikle üniversitelerde gündemde olan öğrenci affı uygulamasından duyduğu rahatsızlığı ifade eden Rektör Prof. Ahmet Acar, daha önce öğrenim gördükleri yüksek öğretim kurumlarının akademik gereklerini ve koşullarını yerine getiremeyen ve ilişiği kesilen öğrencilerin, siyasi bir kararla tekrar bu kurumlara döndürülmelerinin fırsat eşitliği ile izah edilemeyeceğini söyledi. Üniversiteler bürokratik yapılaşmadan uzak durması gereken kurumlardır. diyen Prof. Acar konuşmasını yeni gelen öğrencilere yönelik beklentilerini dile getirerek tamamladı. ODTÜ KKK Akademik Yılı Açılış Töreni; mezzosoprano Şebnem Algın ve piyanist A. N. Nihan Turnagöl ün şan ve piyano konseriyle sona erdi. ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44 7

10 ODTÜ Mezunlarını Ağırladı Fotoğraf: Talat Doğan Bu yıl on dokuzuncusu yapılan Mezunlar Günü 27 Haziran 2009 Cumartesi Günü Üniversitemiz yerleşkesinde coşkuyla kutlandı. Tören sabah ODTÜ Personeli Klasik Türk Müziği korosunun verdiği konserle başladı. Koronun söylediği birbirinden güzel parçalardan sonra Türk Halk Bilimleri Topluluğu nun folklor gösterisi yer aldı. 8 ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44

11 Rektör Prof. Dr. Ahmet Acar ın konuşmasının ardından mezunlar adına ODTÜ Mezunlar Derneği Başkanı Himmet Şahin konuştu. Yaklaşık mezunumuzun katılımıyla de Anıtkabir ziyareti gerçekleştirildi. Anıtkabir ziyaretinden sonra Kampusta geleneksel ODTÜ Mezunlar Günü Yemeği Kafeteryada verildi. Ayrıca bu yıl Fizik Bölümü ve Bilgisayar Mühendisliği Bölümü önünde kurulan çadırlarda değişik damak tatlarına uygun yemek servisleri de yapıldı. Kültür ve Kongre Merkezinde açılan ve ODTÜ nün 60 lı yıllardan günümüze değişimini konu alan Değişimin Yüzü adlı fotoğraf sergisini ziyaret etti. Üniversitemiz Bilim ve Teknoloji müzesinde çocuklara bilimi sevdirmek amacıyla düzenlenen Bilim Şenliğinde Planetaryum Gösterisi gerçekleştirildi. Fotoğraflar: Talat Doğan ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44 9

12 2009 ANKARA KARİYER FUARINA KATILAN FİRMALAR 11. Ankara Kariyer Fuarı ODTÜ Kariyer Planlama Merkezi tarafından düzenlenen 11. Ankara Kariyer Fuarı bu yıl Kasım 2009 tarihlerinde ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi nde gerçekleşti. Kariyer Fuarı nın amacı üniversite mezunlarını işe yerleştirmekten çok, öğrencilerin üniversitelerindeki ilk yıllarından başlayarak firma ve kuruluşları tanımalarını, onlarla iletişim içinde olmalarını sağlamak ve mezuniyet sonrası iş dünyasına hazırlamaktır. Fotoğraf: Talat Doğan Fuara katılan in üzerinde öğrenci, firmalar ve sektörler hakkında bilgi alma fırsatı buldular. Stantlardaki firma yöneticileri ise öğrencilere danışmanlık yaparak üniversite yıllarını en iyi şekilde değerlendirmeleri konusunda yol gösterdiler. Koç Holding, Loreal, Procter & Gamble, Schneider Electric in sponsorluğunu ve Radyo ODTÜ nün basın sponsorluğunu üstlendiği Ankara Kariyer Fuarı na 45 firma ve kurum katıldı. 1. ACCENTURE LTD. ŞTİ. 2. AIRFEL ISITMA SOĞUTMA SİS. SAN. TİC. A.Ş. / SANKO MAKİNA PAZ. A.Ş. 3. ARÇELİK A.Ş. 4. ASELSAN A.Ş. 5. ASTELLAS PHARMA İLAÇ TİC. VE SAN. A.Ş. 6. AYGAZ A.Ş. 7. BOSCH A.Ş. 8. COMPONENTA DÖKÜMCÜLÜK A.Ş. 9. DELOITTE 10. DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI 11. EFES BİRA GRUBU 12. ELBA BİLGİ TEKNOLOJİLERİ / VINSU- ME 13. EREĞLİ DEMİR VE ÇELİK FAB. T.A.Ş. 14. ERNST & YOUNG 15. ETİ ŞİRKETLER GRUBU 16. EVYAP SABUN, YAĞ, GLİSERİN SAN. TİC. A.Ş. 17. FİNANSBANK A.Ş. 18. FNSS SAVUNMA SISTEMLERI A.Ş. 19. HAVELSAN A.Ş. 20. KARACAN AKADEMİ 21. KENT GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. 22. KOÇ HOLDİNG A.Ş. 23. LOREAL TÜRKİYE KOZMETİK SAN. VE TİC. A.Ş. 24. MERCEDES-BENZ TÜRK A.Ş. 25. METUTECH-ATOM 26. MİLSOFT YAZILIM TEKNOLOJİLERİ A.Ş. 27. ODTÜ DENİZ BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ 28. ODTÜ SÜREKLİ EĞİTİM MERKEZİ 29. OLIVER WYMAN 30. OPET PETROLCÜLÜK A.Ş. 31. OTOKAR A.Ş. 32. PRICEWATERHOUSE COOPERS 33. PROCTER&GAMBLE 34. ROKETSAN A.Ş. 35. SAVUNMA SANAYİİ MÜSTEŞARLIĞI 36. SCHNEIDER ELEKTRİK SANAYİ VE TİC. A.Ş. 37. STM (Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret) 38. ŞİŞECAM 39. TEB A.Ş. 40. TEI-TUSAŞ MOTOR SANAYİİ A.Ş. 41. TÜPRAŞ 42. TÜRKİYE İŞ BANKASI A.Ş. 43. UNİLEVER SAN. VE TİC. TÜRK A.Ş. 44. VKV KOÇ ÖZEL İ.O.Ö. ve LİSESİ 45. YAKUPOĞLU A.Ş. 10 ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44

13 10 Kasım ODTÜ, Atatürk ü Hocaların Hocasından Dinledi Üniversitemiz, Atatürk ü, ölümünün 71. yılında, törenle andı. Atatürk Anıtı önünde, saat 09:05 te yapılan saygı duruşunun ardından, Kültür ve Kongre Merkezi (KKM) Kemal Kurdaş Salonu nda anma töreni yapıldı. Kemal Kurdaş Salonu nda yapılan tören; saygı duruşu ve İstiklal Marşı nın okunması ile başladı. Dr. Aydın Tiryaki nin hazırladığı Yunus Nadi nin Kalemiyle Mustafa Kemal başlıklı sunumun ardından, davetli konuşmacı, Hocaların Hocası Prof.Dr. Halil İnalcık bir konuşma yaptı. Prof. Dr. İnalcık konuşmasında; zaman zaman gözyaşlarına hakim olamayarak savaşla geçen çocukluk yılları anıları ile Cumhuriyet ve Atatürk le ilgili anılarına yer verdi. Dünyaca ünlü tarihçi Prof. Dr. Halil İnalcık, 26 Mayıs 1916 da İstanbul da dünyaya geldi. Çocukluğu hep savaş Törende günün konuşmasını ünlü tarihçi Prof. Dr. Halil İnalcık yaptı. yıllarında geçen İnalcık, 1924 yılında, ailesiyle birlikte Ankara ya yerleşti te, Atatürk ün tarih tezini bilimsel temellere dayandırmak için kurduğu Dil Tarih Coğrafya Fakültesi ne başladı. İnalcık, üniversite eğitimi sırasında, Fuad Köprülü, Şemsettin Günaltay, Muzaffer Göker, Yusuf Hikmet Bayur gibi dönemin önemli isimlerinden ders aldı yılında Tanzimat ve Bulgar Meselesi adlı doktora tezini verdi. Uzun yıllar aynı Fakültede Osmanlı ve Avrupa Tarihi üzerine dersler verdikten sonra 1972 yılında Chicago Üniversitesi Tarih Bölümü ne Osmanlı Tarihi Üni- Fotoğraf: Talat Doğan versite Profesörü olarak davet edildi yılında meşhur kitabı The Ottoman Empire the Classical Age yayımlandı. Yurtiçi ve dışında çeşitli üniversitelerden fahri doktora payeleri aldı yılında Bilkent Üniversitesi ne davet edildi ve burada Tarih bölümünü kurdu. Yazdığı makale ve kitaplarla Osmanlı İmparatorluğu tarihi üzerinde tartışılmaz bir otorite haline gelen Prof. Dr. Halil İnalcık; halen Bilkent Üniversitesi Osmanlı Tarihi Bölümü nde yüksek lisans ve doktora ögrencilerine seminer dersi vermektedir. ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44 11

14 Darwin Now Darwin NOW! Charles Darwin in doğumunun 200 üncü ve Türlerin Kökeni Üzerine adlı eserinin yayımlanmasının 150 nci yıldönümü dolayısıyla düzenlenen uluslararası etkinlikler kapsamında British Council tarafından hazırlanan ve 25 ülkede sergilenen Darwin Now sergisi 26 Haziran- 5 Temmuz 2009 tarihleri arasında, ODTÜ Kültür Kongre Merkezi nde gerçekleştirildi. 14 farklı bölümden oluşan sergide, Darwin in Doğal Seleksiyon Yoluyla Türlerin Kökeni (On the Origin of Species by Means of Natural Selection) adlı kitabının kökenleri keşfedilmekte, temel görüşleri ana hatlarıyla verilmekte, bu görüşlerin modern biyoloji ve tıp araştırmaları için ne kadar önemli olduğu açıklanmaktadır. ODTÜ Toplum ve Bilim Merkezi ve Biyoloji Bölümü nün katkılarıyla gerçekleştirilen sergi ve etkinlikler kapsamında 26 Haziran 2009 tarihinde Türlerin Kökeni nin 150. Yılında Evrim Kuramı konulu bir panel düzenlendi. Panelde ODTÜ Biyoloji Bölümü ve Felsefe Bölümü mezunlarından oluşan bir grup araştırmacı evrim kuramına ve gelişimine ilişkin sunumlar gerçekleştirdi. Oturum başkanlığı ODTÜ Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof.Dr. Aykut Kence tarafından yürütülen panelde; ODTÜ Felsefe Bölümü Araştırma Görevlisi Gökhan Akbay İşlev, Enformasyon ve Doğal Seçilim ; ODTÜ Biyoloji Bölümü mezunu Samet Öksüz Yaratılışçılığın Türkiye ye Girişi ; ODTÜ Biyoloji Bölümü öğrencisi Ozan Kıratlı Evrim Nedir? Ne Değildir? ; ODTÜ Biyoloji Bölümü Araştırma Görevlisi Serkan Tuna Evrimin Moleküler Kanıtları ; ve ODTÜ Biyoloji Bölümü mezunu Gün Köleoğlu- Evrim Kuramının Yaşamımızdaki Uygulamaları hakkında sunumlar yaptılar. Fotoğraf: Zeynep Tuna Söyleşi: Nihal Gerçek Fotoğraflar: Talat Doğan 12 ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44

15 Evren Sizi Bekliyor... Evren Sizi Bekliyor... Fotoğraf: Zeynep Tuna Evren sizi bekliyor çağrısıyla Ekim 2009 tarihleri süresince Dünya Astronomi Yılı (DAY2009) etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen Dünya dan Evrene Bakış Sergisi ile ODTÜ-Toplum ve Bilim Merkezi; toplumun genelinde bilimsel bilincin geliştirilmesini, bilim eğitiminin iyileştirilmesi ve desteklenmesini, gökyüzüne ve dolayısıyla doğaya olan ilginin artırılmasını hedefledi. ODTÜ Toplum ve Bilim Merkezi (TBM), toplumun astronomideki gelişmeleri ilgiyle izlediği bu dönemde Dünya Astronomi Yılı (DAY2009) etkinlikleri kapsamında; yeryüzü ve uzayda bulunan teleskoplarla çekilmiş fotoğraflardan oluşan Dünya dan Evrene Bakış (From Earth to the Universe FETTU) sergisi ve planetaryum gösterileri, gece gökyüzü gözlemleri gibi bir dizi etkinliği Evren sizi bekliyor çağrısıyla Ekim 2009 tarihleri arasında düzenledi Ekim 2009 tarihlerinde ODTÜ Fizik Bölümü ve Ege Üniversitesi, Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü öğrencileri ve araştırma görevlileri rehberliğinde teleskoplarla gece gökyüzü gözlemleri gerçekleştirildi. 7 Ekim 2009 tarihinde Ankara Üniversitesi, Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ethem Derman ve ODTÜ Fizik Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Sinan Kaan Yerli Astro-GEYİK konulu bir sohbet yaptılar. 8-9 Ekim 2009 tarihlerinde de Ege Üniversitesi, Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü araştırma görevlilerinden Orkun Özdarcan Basit Gözlem Teknikleri ve Dicle Zengin Çamurdan Takımyıldızları ve Gökyüzünde Hareket, TÜBİTAK- Bilim ve Teknik Dergisi nden, Alp Akoğlu ise Gökyüzü Gözlemciliği ve Amatör Gökbilimcilik konulu sunumlar yaptılar. ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44 13

16 Bankacılıkta ODTÜ Ruhu Bankacılıkta ODTÜ Ruhu Ziya Akkurt AKBANK Hakan Ateş DenizBank Ersin Özince Türkiye İş Bankası Faik Açıkalın Yapı Kredi Bankası İçinde bulunduğumuz günler küresel ekonominin çetin bir sınavdan geçtiği günler. Dünyanın en büyük bankalarının battığı, dev finans kuruluşlarının inanılmaz miktarlarda devlet yardımları ile ayakta durmaya çalıştığı bu süreçte, Türkiye nin dört büyük bankasının en üst yöneticisi ODTÜ lü. Yaşanan bu küresel kriz ülkemizi teğet geçecek derken ekonomimizi derinden sarstı. Değişik sektörlerde bir çok işletme küçülme, işçi çıkarma, zorunlu izinler gibi sonuçlara katlanmak zorunda kalırken bankacılık sektörü, bu krizi hasarsız; hatta kar ederek ve büyüyerek atlatacak gibi görünüyor. En azından şimdiye kadarki süreci bu şekilde başarı ile atlatan finans sektöründe dört büyük bankanın; Akbank, Denizbank, İş Bankası ve Yapı Kredi nin bu kritik günlerde ODTÜ lü Genel Müdürlerce yönetilmesi Üniversitemizi de gururlandırmakta. Sektörde tek mezunla röportaj geleneğimizi bu sefer bankacılık sektöründe bozarak dört mezunumuzla ekonomi, bankacılık ve ODTÜ lü Ruhu üzerine söyleşi yaptık. 14 ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44

17 Ziya Akkurt Söyleşi: Necati Arıcı, İktisat Bölümü 3. Sınıf Öğrencisi Orhan İstanbul, İktisat Bölümü 3. Sınıf Öğrencisi ODTÜ, öğrencilerinin araştırma yönünün gelişmesi konusunda öğrenciye gerekli fırsatları sunan bir üniversiteydi. Term-paper ların bana kattığı şey çok fazlaydı. Bütün bir dönemin dersini o term-paperları hazırlarken öğrenebiliyorduk. Bunun yanı sıra analitik düşünceyi geliştiriyordu ki bana göre iş hayatında gerekli olan en önemli özelliklerden biri de budur. Ziya Akkurt Kendinizi bize kısaca tanıtıp ve bulunduğunuz konuma nasıl geldiğinizi anlatır mısınız? 1961 yılında Diyarbakır da doğdum. İlk ve orta eğitimimi Diyarbakır da tamamladıktan sonra Diyarbakır Anadolu Lisesi nden Ankara Anadolu Lisesi ne geldim. Oradan da ODTÜ yü kazandım ve 1983 yılında ODTÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi nden mezun oldum. Kısa bir süre sonra da İstanbul a geldim. O zamanlar yeni kurulmakta olan management training programına ilk katılanlardan biri oldum yılının Aralık ayında da Interbank ta göreve başladım a kadar Kredi ve Pazarlama ve Yurtdışı Pazarlama görevlerinde bulundum yıllarında BNP AK Dresdner Bankası nda Pazarlama Müdürü, yılları arasında da Osmanlı Bankası ve Banque Paribas / Paris te, Finansal Kuruluşlar Pazarlama ve Ülke Kredileri Sorumlusu olarak çalıştım. Bunun yanı sıra evliyim ve iki çocuğum var. ODTÜ eğitiminin ve kültürünün bulunduğunuz konuma gelişinizdeki katkıları nelerdir? ODTÜ dönemin en liberal üniversitelerinden biriydi. Öğrenciler son derece kaliteli bir eğitim kadrosuyla birebir ilişki kurabilme fırsatına sahipti. ODTÜ, öğrencilerinin araştırma yönünün gelişmesi konusunda öğrenciye gerekli fırsatları sunan bir üniversiteydi. Term-paperların bana kattığı şey çok fazlaydı. Bütün bir dönemin dersini o term-paperları hazırlarken öğrenebiliyorduk. Bunun yanı sıra analitik düşünceyi geliştiriyordu ki bana göre iş hayatında gerekli olan en önemli özelliklerden biri de budur. ODTÜ kültürü alan, ODTÜ havasını soluyan kişilerin iş dünyasında farkı nedir? Şirketlerin gelişim ve ilerleme düzeylerine baktığımız zaman, ODTÜ lülerin bu ilerleyişe vermiş olduğu katkı yadsınamaz. ODTÜ lüler çalıştıkları şirketlerin ilerlemesi için büyük bir disiplin Söyleşi ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44 15

18 Ziya Akkurt Söyleşi ve özveri ile çalışırlar. Zaten şirketlerin de yönetim kadrosuna baktığımız zaman, önemli noktalarda mutlaka bir ODTÜ lü arkadaşımız bulunur. Bunun sebebi de ODTÜ nün vermiş olduğu düzenli ve disiplinli çalışma sistemi ile öğrenci - öğretim görevlileri arasındaki yakın ilişkilerdir. Özellikle öğrenci ve öğretim görevlileri arasındaki ilişkilere değinecek olursak, ders dışında herhangi bir konuda kapıları öğrencilere sonuna kadar açıktı ve bunun sayesinde ben ve birçok öğrenci kendini birçok konuda geliştirme fırsatı buldu. ODTÜ uluslararası kulvarda bir üniversite olduğu için, öğrencilerin uluslararası alanda da gelişimine katkısı oldu. Öğrencilik hayatınızdan unutamadığınız bir anınızı anlatır mısınız? Ben çok fazla muhasebeye yatkın değildim. Mezun olmadan önce bu eksiğimi gidermek için muhasebe dersi aldım. O dersin pazartesi günü bir vizesi vardı. Ancak cuma günü öğleden sonra konferans için çok önemli bir profesör okulumuza geldi. Herkes o konferansa gitti. Hoca da konferansa girseniz iyi olur demişti. Böyle şeylere meraklı biri olarak ben de katılmıştım o konferansa. Normalde not tutma yeteneğim pek olmasa da o konferansta çok iyi not tutmuştum. Konferanstan da soru gelebileceği söylendi. Pazar saat üç gibi olduğunda oturup sınava çalışmaya hazırlanıyordum. Ancak o sıralarda elime Değişen Çin adlı bir kitap geçti. Oturup saat üçte kitabı okumaya başladım ve kitabı gece on iki gibi bitirdim. O saatten sonra birazcık ders notlarına ve seminerde tuttuğum notlara baktım. Daha sonra da sabah dokuzda sınava girdim. Hoca tek bir tane soru sordu ve o da konferans ile ilgiliydi. Ben de ne dinlediysem, aklımda ne kaldıysa yazdım. Biraz zaman geçtikten sonra sonuçlar açıklandı. En yüksek notu almıştım. Hiç unutamadığım bir anıdır bu. Hayatınızdaki keşkelerinizden, pişmanlıklarınızdan ve yapmak isteyip de yapamadıklarınızdan (eğer var ise) söz eder misiniz? Ben sporcu olmayı çok istemiştim. İyi bir dört yüz metre koşucusu olmayı hayal ettim hep, ama bir türlü olmadı. Sakatlıklardan yakamı bir türlü kurtaramadım. Dizimde problem vardı. Ancak içimde hala bir ukdedir atlet olmak. Lise sondayken sınavımız olmasına rağmen her hafta antrenman yapardık ki o zamanlar gidip gelmek çok da zordu. Ancak hiç yılmadan bütün antrenmanlara katıldım. Anlayacağınız, çok istedim atlet olmayı ama bir türlü olamadım. Küresel kriz Türkiye ekonomisini de etkilemesine rağmen ekonomimiz hâlâ yüksek büyüme potansiyeline sahiptir yılında yaşadığımız kriz ve edindiğimiz deneyim, Türkiye nin mevcuttaki krizi hazırlıklı karşılamasını sağlamıştır. Bugün Türk finans sektörü, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerdeki benzerlerine kıyasla, çok daha sağlıklı bir yapıdadır. Bu da Türkiye ye krizden çıkış sürecinde önemli bir avantaj sağlamaktadır. Gelişmekte olan bir ülke olarak Türkiye, uluslararası alanda önemli görevler üstlenecek, uluslararası ekonomik büyümede kilit rollerden birine sahip olacaktır. Hobileriniz ve yapmaktan keyif aldığınız şeyler nelerdir? Bu yoğun iş hayatında çok kolay bir şekilde hobi edinilmiyor. Özellikle tarihle ve enerjiyle ilgili konularda kitap okumayı ve fırsat buldukça televizyonda film izlemeyi seviyorum. Müzikte de iyi bir caz dinleyicisiyimdir. Caz ile ilgili bazı teknik ayrıntıları da bilirim. Kısaca dünya çapındaki küresel krizden ve bu krizin Akbank a etkilerinden söz eder misiniz? Global kriz, diğer gelişmekte olan ülkelerdekine benzer şekilde, Türkiye yi iki kanaldan etkilemiştir: İç talepte gözlemlenen düşüş ve daralan ihracat hacmi Kredi piyasalarında yaşanan sıkışıklık ve yatırımcıların riskten kaçınma iştahındaki artış sonucu azalan sermaye girişleri Diğer taraftan, yürürlüğe konan mali canlandırma ve finans sektörünü kurtarma programları bütçe açıklarında önemli artışlara yol açmıştır. IMF 2009 yılında gelişmiş ülkelerde bütçe açığının GSYİH ya oranının %10 un üzerinde gerçekleşmesini beklemektedir. Benzer şekilde, Türk hükümeti de 2009 bütçe açığının 63 milyar liraya ulaşacağını öngörmektedir. Türk ekonomisi çeyreğinde yaşanan %15 lik küçülme oranı 2001 krizinde yaşanılanın ötesindedir krizinde GSYİH yıllık %5.7 oranında azalmış, en büyük daralma ise %9.8 oranı ile 2001 yılı 4. çeyreğinde gerçekleşmiştir. Herşeye rağmen, ekonomide yaşanan küçülme oranı hız kesmektedir. Hükümet 2009 da GSYİH da %6 lık bir azalma beklemektedir. Buna karşın, 2010 yılı büyüme beklentisi %3.5 seviyesindedir yılı için öngörülen büyüme oranı %3.5 in de üstündedir. Küresel kriz Türkiye ekonomisini de etkilemesine rağmen ekonomimiz hala yüksek büyüme potansiyeline sahiptir yılında yaşadığımız kriz ve edin- 16 ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44

19 Ziya Akkurt diğimiz deneyim, Türkiye nin bugün yaşanılan krize hazırlıklı girmesini sağlamıştır. Bugün Türk finans sektörü, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerdeki benzerlerine kıyasla, çok daha sağlıklı bir yapıdadır. Bu da Türkiye ye krizden çıkış sürecinde önemli bir avantaj sağlamaktadır. Gelişmekte olan bir ülke olarak Türkiye, uluslararası alanda önemli görevler üstlenecek, uluslararası ekonomik büyümede kilit rollerden birine sahip olacaktır. IMF ve Dünya Bankası yıllık toplantılarının İstanbul da gerçekleştirilmesi bu açıdan ayrı bir anlam ifade etmektedir. İstanbul un eşsiz güzellikleri, merkezi konumu ve uluslararası alanda taşıdığı önem IMF ve Dünya Bankası nın İstanbul u yıllık toplantılarda ev sahibi olarak seçmesinde etkili olmuştur. Türkiye nin artan öneminin arkasındaki sebeplerden bazıları şunlardır; Türkiye Avrupa nın 8., dünyanın 17. en büyük ekonomisine sahiptir. Ekonomik güç bakımından kıyaslandığında, İstanbul un GSYİH sı tek başına, Polonya hariç yeni AB üyelerinin ve Çek Cumhuriyetinin GSYİH dan daha büyüktür. Avrupa nın yaşlanan nüfusu ile karşılaştırıldığında, Türkiye genç, dinamik ve büyük bir nüfusa sahiptir. Türkiye Doğu nun hammadde zengini ülkelerini Avrupa nın gelişmiş ekonomilerine bağlayan eşsiz bir jeostratejik konuma sahiptir. Bunun yanında, Türkiye aynı zamanda bir enerji koridorudur. Türkiye pek çok alanda bölgesel bir güç olmaya yönelik potansiyele sahiptir. Özellikle finans, enerji, otomotiv gibi sektörlerin yüksek büyüme potansiyeli bulunmaktadır. Türkiye komşu bölgelerde devam eden yeniden yapılanma sürecinde, inşaat sektörü için oluşacak fırsatları değerlendirme potansiyeline sahiptir. Teknolojik ilerleme ve verimlilik sürdürülebilir, güçlü bir büyüme için ön koşullardır. Türkiye nin şu ana kadar R&D üzerine yaptığı yatırımlar düşük seviyede olsa da, son yıllarda bu alanda önemli ilerleme sağlanmıştır. Global krizle birlikte kredi kalitesindeki riskleri öngören Akbank, risk yönetim sistemlerini güçlendirerek, bunların yaratabileceği etkileri sınırlamaya odaklanmıştır. Akbank ta sorunlu kredilerin düşük seviyesi ve %100 karşılık ayrılması, Türk bankacılık sektörünün üstünde bir aktif kalitesi sağlanmasında önemli rol oynamıştır. Güçlendirdiğimiz CRM altyapımız sayesinde, satış ekiplerimizin müşteri ihtiyaçlarını çözümleme hızlarında artış sağlanmıştır. Perakende sektörü ile gerçekleştirdiğimiz işbirliği sayesinde, ücret gelirlerimizi artırmaya yönelik inovatif ürünleri müşterilerimizin hizmetine sunmaktayız. Krize yönelik oluşturduğumuz stratejimizin 2009 yılı 3. çeyrek sonu itibarı ile sonuçları şöyledir: NPL lerde ciddi düşüş yaşanmıştır. Akbank ın NPL oranı %3 ile %3.9 olan sektör ortalamasının oldukça altında seyretmektedir. Net karımız %30 artarak 2 milyar TL yi aşmış, ortalama sermaye karlılığımız %22 olarak gerçekleşmiştir. Sizin ve Akbank ın gelecekteki hedefleri nelerdir? Akbank sürdürülebilir karlılığa odaklanmıştır. Bu hedef doğrultusunda, ürün ve hizmet portföyümüzü çeşitlendirmeye, dağıtım kanallarımızı genişleterek müşteri tabanımızı büyütmeye ve risk odaklı anlayışımızdan taviz vermeden müşterilerimize en mükemmel bankacılık deneyimini yaşatmaya devam edeceğiz. Bu kapsamda şubeleşme, müşteri tabanı, bankacılık hacmi ve karlılık gibi bankacılığın her alanında Akbank ın gücünü artıracak yatırım fırsatlarını sistematik şekilde değerlendirmekteyiz. Önceliğimizi Akbank gibi sektörün öncüsü bir banka için önemli yatırım fırsatları sunacağına inandığımız Türkiye de mevcut organik büyüme fırsatlarına vermiş durumdayız. Bu öncelikli stratejimizin yanında, uzun vadede Akbank hissedarlarına değer yaratma potansiyeli bulunan diğer yatırım fırsatlarını da titizlikle incelemekteyiz. Sizinle beraber Akbank ta neler değişti neler değişecek? Tabi gelir gelmez ilk yaptığım iş analiz yapmak oldu. Ondan sonra yavaş yavaş, belli bir program çerçevesinde, o bulguları hayata geçirdim ve o şekilde devam ettim. Benim en büyük hayalim, görevde bulunduğum süre içerisinde Akbank ı bölgede (Balkanlar ve Ortadoğu) çok iyi bilinen, saygı duyulan bir banka haline getirmek. Bir ODTÜ lü olarak ODTÜ lü olmayı nasıl tanımlarsınız ve yeni yetişen ODTÜ lülere önerileriniz nelerdir? Öncelikle analiz etme yeteneğinin geliştirilmesi lazım. Bu yetenek size daha objektif değerlendirme imkanı sağlar. Yani hastalığı doğru teşhis ederseniz, tedavisi çok daha kolaydır. Bir işin planlama ve hazırlama safhası uzun olabilir ama en iyi şekilde planladıktan sonra uygulaması çok daha kısa sürede olur. Çünkü uygularken sorun olmaz. ODTÜ lülerin zaten planlama yeteneği var. Ancak bunu sürekli kullanıp, geliştirmeleri gerekir. Biz ODTÜ lülerin diğer bir özelliği de hedefi olan insanlar olmasıdır. Gelecekten ne istediğini bilen insanlardır ODTÜ lüler. İş hayatına atıldıklarında ne olmak istediklerini, nereye varmak istediklerini bilirler ve nerede bitirebileceklerini bilirler. Eğer insanlar mesleklerini hobi olarak yaparlarsa çok daha başarılı olacaklardır. Ben mesleğimi hobi olarak yapanlardanım. Severek, isteyerek yaptığım için de başarılı olma şansım artıyor. Sizler de bu şekilde yaparsanız, sizler de başarılı olursunuz. Eğer bankacı olmasaydınız hangi mesleği seçerdiniz? Diplomat olabilirdim ya da restoran işletmeciliği tarzında bir meslek seçebilirdim. Söyleşi ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44 17

20 Hakan Ateş Söyleşi Hakan Ateş Söyleşi: Andaç Turan, İktisat Bölümü 3. Sınıf Öğrencisi Pınar Yüksel, İktisat Bölümü 3. Sınıf Öğrencisi Eğitimimi Türkiye nin en iyi üniversitelerinden olan ODTÜ de almış olmaktan gurur duyuyorum. Her şeyden önce ODTÜ lü olmanın sağladığı özgüven bir başka. Bilimsel anlamda sağladığı ayrıcalıklı eğitimin yanı sıra sosyal alanda da öğrencilerin gelişimine çok büyük bir katkısı olduğunu düşünüyorum. ODTÜ lü olmak insana çok geniş bir vizyon sağlıyor. Kendinizi bize kısaca tanıtır mısınız? Bankacılıkta 30 yılıma yaklaştım. DenizBank Finansal Hizmetler Grubu Başkanı olarak görev yapıyorum. DenizBank ın kurucu Genel Müdürüyüm. 18 ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44

21 Hakan Ateş Bulunduğunuz konuma nasıl geldiğinizi anlatır mısınız? Kendimi bildim bileli tiyatroya ilgim vardı. TED Ankara Koleji nde ve sonrasında ODTÜ İşletme Bölümü nde okuduğum yıllarda Ankara Radyo Televizyon da seslendirme yapıyordum yılında ODTÜ İşletme Bölümü den mezun olana kadar Arkası Yarın, Okul Radyosu, Beyaz Gölge, İsviçreli Robinson lar, Şeker Kız Candy gibi çok beğenilen programların hem çevirisini hem de seslendirmesini yaptım. O dönemde bankacı olmayı, finans alanında kariyer yapmayı planlamıyordum. Okuldan mezun olduktan sonra ailemin de tavsiyesiyle İş Bankası nın sınavına girdim, kazandım. Teftiş Kurulu nda göreve başlamamla birlikte bankacılık kariyerim de başlamış oldu. Bankacılık sektörü çok yeni kapılar açtı. Anadolu yu ve insanımızı tanıma fırsatım oldu. Başka hiçbir yerde elde edilemeyecek heyecanlar ve parayla kıyaslanmayacak kazançlar sundu. Ardından InterBank ta kariyerime devam ettim. InterBank ın, şube müdürlüklerinden genel müdür yardımcılıklarına uzanan 9 yıllık tecrübe ile Doğuş Grubu na geçtim. 2 yıl süreyle merhum Ayhan Şahenk Bey ve Bank of America nın danışmanlarıyla, Bank Express in yeniden yapılandırılmasını yürüttük. Bankanın satılmasının ardından, Rusya ya gittim. Orada da yine sıfırdan Garanti Bankası nın Rusya ayağını oluşturdum. 2 yıl sonra Zorlu Grubu ndan teklif alınca Türkiye ye geri döndüm. Önce bir otel odasına yerleştik. Biz bir odada hayatımızı sürdürürken diğer odada tek hatlı bir telefonla bankamızı kurduk. Çok sevgili arkadaşlarımla birlikte gönül birliği yaparak hep birlikte DenizBank Finansal Hizmetler Grubu nu hayata geçirdik. Ekibin, ortak bir ruhun çok önemli olduğuna içtenlikle inanıyorum. Bugün 8700 e yaklaşan personelin çalıştığı 450 şubesi olan Avrupa Bölgesi nde, Bir çok ülke bütçe açığı endişelerini bir kenara bırakarak önemli reel sektörleri destekledi. Bu sayede dünyada yaşanan resesyon depresyona dönüşmedi ve bazı ekonomiler 2009 un ikinci çeyreğinden itibaren yeniden büyümeye başladılar. Resesyona dönüş zor çünkü otoriteler kapasite fazlaları eritilene ve potansiyel büyüme hızları yakalanana kadar desteklere devam edecekler. Ama krizden çıkış yavaş olacak ve geçmişteki krizlere göre uzun sürecek. BDT Bölgesi nde operasyonları olan, iştirakleri olan, sigortacılığıyla, leasingiyle finansal bir süpermarket olan DenizBank bu inanç birlikteliğiyle ortaya çıktı. Halen bankanın CEO luğu ve diğer şirketlerin başkanlığını yapıyorum. İçinde bulunduğumuz 12. yılda mevduat toplayan bankalar arasında 51.sırada başladığı yarışa 6. özel Türk bankası olarak devam ediyoruz yılındaki ağır kriz ortamı da bizler için önemli bir dönüm noktası oldu. Herkes batmamaya ve kendini kurtarmaya çalışırken biz krizi fırsata çevirmeye çalıştık ve başardık. Seneye 1200 kişi girdik 3350 kişi çıktık. Hemen arkasından %25 hisseyle halka açıldık. Sermayemizi tabana yaydık. Zorlu Grubu dışında 30 binden fazla hissedarımız oldu yılında Belçika merkezli finans grubu Dexia ile el sıkıştık. Tüm bu süreçleri hayata geçirirken, kurumsal yönetişim ilkeleri, saydamlık, hesap verebilirlik, eşitlik gibi ana ilkelerin ışığında yol aldık. Sahiplik ile yönetimi birbirinden ayırdık. Bu konuda Mustafa Aysan Hoca nın -eski bakanlarımızdan- yazdığı kitaba da bir vaka çalışması olarak konu olmak bizler için onur kaynağıdır. Ortak aklı hayata geçirdik ve gemimizi doğru bir rotada tutarak buralara getirdik e yaklaşan çalışanımızın, bakmakla yükümlü oldukları kişilerle birlikte den fazla kişinin DenizBank ailesinin birer üyesi ve bizlerin sorumluluğunda olduğunun bilincindeyiz. Kaynakların akılcı dağılımı misyonumuz ile bir sürü tüten bacada, turizmde, tarımda, sektör olarak Türkiye de karşılaştırmalı üstünlüğü olduğunu düşündüğümüz sağlıkta, eğitimde, enerji, alt yapı, spor ve denizcilikte önemli tuzumuz var. ODTÜ eğitiminin ve kültürünün bulunduğunuz konuma gelişinizdeki katkıları nelerdir? Eğitimimi Türkiye nin en iyi üniversitelerinden olan ODTÜ de almış olmaktan gurur duyuyorum. Her şeyden önce ODTÜ lü olmanın sağladığı özgüven bir başka. Bilimsel anlamda sağladığı ayrıcalıklı eğitimin yanı sıra sosyal alanda da öğrencilerin gelişimine çok büyük bir katkısı olduğunu düşünüyorum. ODTÜ lü olmak insana çok geniş bir vizyon sağlıyor. ODTÜ kültürü alan, ODTÜ havasını soluyan kişilerin iş dünyasında farkı nedir? Daha üniversitedeyken profesyonel hayatı tanıma fırsatı bulabiliyor ODTÜ lü öğrenciler. Mezun olduktan sonra da cesur, ne istediğini bilen, ayakları yere sağlam basan bireyler olarak hayata atılıyorlar. Özgeçmişinde ODTÜ mezunu olduğu bilgisi yer Söyleşi ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44 19

22 Hakan Ateş Söyleşi alan gençler zaten bir adım önde başlıyor. Sağladığı donanımla geniş bir dünya görüşü sahibi olan, global dünyada olan bitenden haberdar gençler elbette iş dünyasında da geleceğin parlak isimleri olarak yer alıyorlar. Öğrencilik hayatınızdan unutamadığınız bir anınızı anlatır mısınız? 77 de dokuz aylık boykot öncesi ODTÜ de yurtlarda birkaç gün geçirmek zorunda kalmıştık. İki gün sonra çıkabilmiştik. Ondan sonraki dokuz aylık bir boykot süreci ve okulun açılmasına kadar olan zamanda çok şey olmuştu. Benim açımdan ticari yönden de şöyle bir avantajı olmuştu; radyo televizyonda seslendirme yapıyordum o yıllarda... Kayıtlara gitmek için çok da geniş bir zaman yaratmıştım, iyi de bir para kazanmıştım ama tabi bir taraftan da okuyamamak ve okulun uzun süreli eğitim faaliyetlerine ara vermiş olması boykot olması tabi çok rahatsız ediciydi. Hayatınızdaki keşkelerinizden, pişmanlıklarınızdan ve yapmak isteyip de yapamadıklarınızdan (eğer var ise) söz eder misiniz? Oyuncu olmak istemişimdir hep hayatımda. Tiyatroya, edebiyata, güzel sanatlara merakım var. Pişman mısınız derseniz o kadar pişman değilim. Önemli bir keşkem yok hayatta. Yeniden dünyaya gelsem aynı hayatı yaşamayı arzu ederdim. Hobileriniz ve yapmaktan keyif aldığınız şeyler nelerdir? Daha önce de belirttiğim gibi hep sanatla iç içe olan bir hayatım oldu. İlkokuldan başlayan oyunculuk ve seslendirme merakım üniversiteden mezun olana kadar devam etti. İş hayatına başlayana kadar spor da yapıyordum. Aletli jimnastikte, Türkiye 1 nciliğim var ve bunun yanı sıra yüzme, kule tramplen atlamada derecelerim oldu. Sanat ve spor merakım devam ediyor elbette. Yoğun iş temposundan arta kalan zamanlarda mutlaka denizle ve sanatla iç içe olmaya çalışırım. Yelkenlim var, çok uzak yerlere gidemesem de Marmara sularına yelken açıyorum. Yazın da Bodrum ve çevresini geziyorum. Birkaç yıl önce sponsorluğunu üstlendiğimiz Deniz Kuvvetleri Kupası na da katılmıştım. Bundan sonra da katılmayı düşünüyorum. Kurumsal olarak deniz e verdiğimiz önem de beni çok mutlu ediyor. Türkiye Açıkdeniz Yarış Kulübü nün (TAYK) kurumsal sponsorluğunu da üstlendik. En keyifli spor dallarından biri olan yelkenin ülkemizde hak ettiği değere ulaşmasını gönülden istiyorum. Sanatla da hiçbir zaman bağım kopmadı. Klasik müzik dinlemeyi çok severim. Devlet Senfoni Orkestrası nın konserlerini kaçırmamaya çalışırım. Şarkı söylemeyi çok severim, vaktim olsa şan dersleri alıp bir grupta şarkı söylemek isterdim. Kısaca dünya çapındaki küresel krizden ve bu krizin DenizBank a etkilerinden söz eder misiniz? Global ekonominin depresyona girmemesi için otoriteler çok radikal önlemler aldılar. Merkez bankaları bir anlamda para basarak değersiz varlıkları teminat kabul edip bankalara likidite aktardı ve reel sektöre destek veren hükümetlerin bütçe açıklarını finanse edebilmelerini kolaylaştırdı. Finansal sektöre 1,5 trilyon $ sermaye aktarılırken zor durumdaki bankalar daha sağlıklı olanlarla birleştirildi. Batırılması çok zor olan büyük bankalar ise yeniden yapılanıyor ve iş modelleri istikrarlı bir şekilde daha düşük risklerle para kazanabilir hale getirilmeye çalışılıyor. Bir çok ülke bütçe açığı endişelerini bir kenara bırakarak önemli reel sektörleri destekledi. Bu sayede dünyada yaşanan resesyon depresyona dönüşmedi ve bazı ekonomiler 2009 un ikinci çeyreğinden itibaren yeniden büyümeye başladılar. Resesyona dönüş zor çünkü otoriteler kapasite fazlaları eritilene ve potansiyel büyüme hızları yakalanana kadar desteklere devam edecekler. Ama krizden çıkış yavaş olacak ve geçmişteki krizlere göre uzun sürecek. Eskisi gibi ABD li tüketicinin yeniden talep tarafında büyümenin motoru olması zor; çünkü çok borçlu, kredi imkanları, geliri ve varlığı azaldı ve işsizlik yüksek. Demografik yapısı müsait gelişmekte olan ülkelerde ise ABD li tüketicinin yerinin doldurulması kısa sürede mümkün değil. Türk bankacılığı kriz tecrübesi sayesinde bu krizde yaşanacakları önceden gördü ve gerekli tedbirleri zamanında aldı. Risk yönetimi güçlü ve bilançolar şiddetli krizlere dayanıklı halde idi. Ancak yine de krizin getirdiği belirsizlik sektörün temkinli hareket etmesini gerektirdi. Yurtdışında yaşanabileceklerin en kötüsü düşünüldü ve likit olmaya önem verildi. Aynı zamanda kredi talebi de azalınca likidite devlet tahvillerine yönelirken bilançolar (kur etkisi dışarda bırakıldığında) küçüldü. Ama yılın ikinci çeyreğinden itibaren belirsizliğin azalmasıyla birlikte risk iştahı yeniden arttı ve kredi portföyleri büyümeye başladı. DenizBank ise krizin en sıkıntılı döneminde dahi reel sektör finansmanına devam etti. Kurulduğumuz günden beri sürekli global ve yerel krizlerle mücadele ettiğimiz için yeterince tecrübeliyiz. Her zaman ve en beklenmedik anlarda kriz yaşanabileceğini düşünerek çalışıyoruz ve bu sayede kriz dönemlerinde uzun vadeli vizyonumuzu kaybetmiyor ve müşteri ilişkilerimizi güçlendirebiliyoruz un ilk 9 aylık döneminde bilançosunu büyüten bir kaç bankadan biri olduk ve bir çok sektörde bu basiretli yaklaşımımız takdir edildi. Bankamıza uzun vadeli bakış açılarıyla geniş alanlar yarattık ve bunu krizde bir arayış içinde değil belli vizyonlar doğrultusunda uzun yıllar önce tohumlarını atarak yaptık. Ülkemizin geleceğinde çok önemli bir rol oyna- 20 ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44

23 Hakan Ateş yacak olan tarım sektöründe yaptıklarımız sektör içinden ve dışından övgü alıyor. Bugün hala mevduatlarının üzerinde kredi veren bir banka konumunda reel sektöre olan desteğimize devam ediyoruz. Sizin ve DenizBank ın gelecekteki hedefleri nelerdir? Mevcut durumda orta ölçekli bankaların lideri konumundayız. Kısa vadede liderliğimizi güçlendirirken uzun vadede büyük bankaların grubuna girmeyi hedefliyoruz. Bu büyük düşünceleri gerçekleştirmek için bir fark yaratmanız gerekiyor. Örneğin, tarım sektöründe rakiplerimizin çok geriden takip ettiği bir hizmet anlayışı ile büyüyoruz. Kriz sırasında rakiplerimiz bu sektöre ihtiyatlı yaklaşırken biz desteğimizi daha da artırdık. İhtiyaca göre şekillendirdiğimiz yaratıcı ürünlerle ve yeni şube anlayışımızla müşterilerimize kaliteli hizmet veriyoruz. Üretici Kart gibi teknolojik bir ürün sayesinde katma değer yaratıp bunu müşterilerimizle paylaşıyoruz yılı itibariyle toplam 2175 şubede Tarım Bankacılığı hizmeti vermekteyiz. Diğer yandan, Yeşil Damla konsepti ile tarıma özel şubeler açarak tarım sektörünün gelişmesi yönündeki çalışmalara bir yenisini ekleyerek, tarım sektörüne en büyük yatırımı yapan özel banka konumumuzu pekiştirmiş olduk. Bu yıl 35 olan Yeşil Damla sayısının 2010 yılında 47 ye ulaşması hedeflenmektedir. Tarıma özel şubelerimizle sadece finansman tarafında değil bilgilendirme ve sosyal destek amaçlı bir çok faaliyette bulunuyor ve müşterilerimizin ayağına gidiyor, bu konuda çiftçilerin de takdirini alıyoruz. Yeni açılan şubeler ile DenizBank ta tarım kredilerinin coğrafi alanını ve kapsamını genişletmiş, bu kapsamda 2009 yılı itibariyle müşteriye ulaştık. 1,3 Milyar TL üzerinde kredi kullandırılmış olup, 2007 ve 2008 yıl sonunu tarım sektörüne en fazla tarım kredisi kullandıran özel banka olarak Türk bankacılığı kriz tecrübesi sayesinde bu krizde yaşanacakları önceden gördü ve gerekli tedbirleri zamanında aldı. Risk yönetimi güçlü ve bilançolar şiddetli krizlere dayanıklı halde idi ancak yine de krizin getirdiği belirsizlik sektörün temkinli hareket etmesini gerektirdi. Yurtdışında yaşanabileceklerin en kötüsü düşünüldü ve likit olmaya önem verildi. Aynı zamanda kredi talebi de azalınca likidite devlet tahvillerine yönelirken bilançolar (kur etkisi dışarıda bırakıldığında) küçüldü. Ama yılın ikinci çeyreğinden itibaren belirsizliğin azalmasıyla birlikte risk iştahı yeniden arttı ve kredi portföyleri büyümeye başladı tamamladık yıl sonu verilerine göre de bu konumumuzu korumaya çok güçlü bir adayız. Hissedarımız Dexia nın uzmanlık alanı olan belediyelerle işbirliğimiz giderek güçleniyor. Türkiye nin geleceğinde çok önemli rol oynayacak altyapı ve enerji alanındaki yatırımlara olan kaynak aktarımımız devam ediyor. Yine kriz nedeniyle rakiplerimizin uzak durduğu KOBİ lerimize olan finansal desteğimizde bir azalma olmadı. Kredi temini yanında kriz ortamında risklerini yönetebilmeleri için de doğru yönetim sistemleri konusunda KOBİ lere danışmanlık hizmeti verdik. Özetle, sektördeki konumumuzu daha güçlendirmek için yeni organizasyonel yapılanmadan ürün çeşitliliğine, yeni ortama uygun farklı hizmet anlayışına ve şube ağının genişlemesine kadar gerekli değişikliklerle maliyetlerimizi çok yükseltmeden yıllardır hiç değişmeyen hızlı ama kontrollü büyüme felsefemize 2010 yılında da devam edeceğiz. Finansal süpermarket anlayışımızın yanında tarım, enerji, turizm, sağlık, eğitim ve denizcilik gibi Türkiye ekonomisinin göreceli rekabet avantajının olduğu sektörlere destek vermeyi sürdüreceğiz ve hissedarımız Dexia nın desteğiyle kamu finansmanı alanında da büyüyeceğiz. Bu alanlarda ülkemizin yaşam kalitesini artıracak önemli projelere yurtdışından sağlayacağımız uzun vadeli kaynakları aktaracağız. Son olarak bir ODTÜ lü olarak ODTÜ lü olmayı nasıl tanımlarsınız ve yeni yetişen ODTÜ lülere önerileriniz nelerdir? ODTÜ lü olmak her şeyden önce çağdaş dünyanın gelişiminin farkında olmak, bu gelişimin takipçisi hatta öncüsü olmak demektir. Genç arkadaşlarımıza da böylesine fırsatlara sahip olan bir okulun sunduklarını iyi değerlendirmelerini, hayatın en unutulmaz dönemi olan üniversite yıllarını en güzel şekilde yaşamalarını öneririm. Yaptıkları iş ne olursa olsun, kültür ve değerlerine sahip çıksınlar. Zaten ODTÜ lü öğrenciler tüm bunların bilincinde olan zeki gençler. Tüm ODTÜ lülere hayatlarında başarılar dilerim... Söyleşi ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44 21

24 Ersin Özince Söyleşi Ersin Özince Her şeyden önemlisi her şeyi sorgulamayı, çok ciddi bir esnekliği, yeniliğe - değişime açık olma özelliklerini edindiğim kanaatine vardım. Zaten zaman içinde insan kendisini emsalleri ile karşılaştırdığında ODTÜ de alınan global etkilenimlerden yararlanan eğitimin kıymetini anlıyor. Kendinizi kısaca tanıtabilir misiniz? Söyleşi: Gülşah Gülen, İktisat Bölümü Yüksek Lisans Öğrencisi Ezgi Çelik, İktisat Bölümü Yüksek Lisans Öğrencisi 1953 Havran Balıkesir doğumluyum. Öğretmen bir ailenin çocuğu olduğum için çocukluğum Anadolu nun birçok köy, kasaba ve kentinde geçti. Eğitimimin bir bölümünü yatılı olarak tamamladıktan sonra, döneminde ODTÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesine girdim. 2 yıllık FEAS eğitim sonrası, fakültenin İşletme bölümünü seçip bitirdim yılı sonbaharında mezun oldum da İş Bankası nda göreve başladım. 18 ay askerlik döneminin dışında ara vermeden tüm iş hayatıma aynı kuruluşta devam ettim. İş Bankası nda Yenişehir Şube Müdürlüğü, Genel Müdürlük bünyesinde Teftiş Kurulu Başkanlığı, Muhasebe Müdürlüğü, Fon Yönetimi Müdürlüğü, Genel Müdür Yardımcılığı, Genel Müdürlük görevlerinde bulundum. Bunun yanı sıra bankanın bir çok iştirakinde, finansal ve sınai alanlarda bankamızı temsilen görevler yaptım. Evliyim iki kızım var. Eşim 22 ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44

25 Ersin Özince de benden 5 yıl sonra, ODTÜ İşletme Bölümü nden mezun olmuştur. İş Bankası nın, çalışanları konusundaki tutumundan bahseder misiniz? İş Bankası dışarıdan eleman transfer etmiyor, kendi elemanını kendisi yetiştiriyor. Biz, bankadan ayrılıp tekrar müracaat eden bir elemanın dahi neden ayrıldığına bakarak yeni müracaatını değerlendiriyoruz. İş Bankası, mensuplarının annelik, askerlik, kurum tarafından yurtdışı eğitime gönderilmesi, eşin yurtdışı çalışmaya gitmesi, hastalık gibi haklı nedenlerle ayrılma dışında bankadan ayrılan elemanlarını yeniden istihdam edilmesi taraftarı değildir. İş Bankası, kapıdaki koruma görevlisinden Genel Müdürüne kadar mecburi bir ayrılma nedeni olmadığı ve başarılı oldukları müddetçe emekliliklerine kadar çalışabilecekleri sayılı kuruluşlardan birisidir. Banka çalışanlarının oluşturduğu özel emeklilik sandığı ile İş Bankası nın en büyük hissedarları çalışanlarıdır. İş Bankası aidiyet duygusu yaratabilen bir şirket. Şüphesiz ki ben de birçok çalışan arkadaşım da birçok iş olanakları ile karşılaştık. Ancak daha iyi koşullarla dahi birçok arkadaşımın da buradan ayrılmadığını biliyorum. Çalışanlarımızın tamamı sendikalıdır. Her türlü maddi ve maddi olmayan hakları kurallara bağlıdır. Dolayısıyla biz, işin sosyal yönünü kesinlikle ihmal edemeyiz. İş Bankası bireysel başarıdan çok kolektif başarı üzerine kurulmuş bir yapıdır. Kolektif sermaye bilincinde, çalışanı ana sermayedara ortak ediyorsanız ondan beklediğiniz sorumluluk kadar sizin de ona karşı sorumluluklarınız olur. İşe eleman alımı sırasında dikkat ettiğiniz kriterler nelerdir? Bankanın en büyük hissedarı yüzde 41 civarında hissesi ile banka çalışanlarınca kurulmuş olan özel emeklilik sandığıdır. Çalışanlarımızı seçerken bunu da göz önünde bulundurmamız gerekir. Çalışanlarımızın, yarın bizimle Öğrenci çok ciddi olarak kampüsün yaratılmasının içerisindeydi. Mesela biz her ağaç bayramında ağaç dikerdik. Okuduğum dönemde yaşadığım yoğun olaylar nedeni ile ODTÜ ye, mezun olduktan 20 sene sonra ilk defa gittiğimde, diktiğimiz ağaçların orman olduğunu gördüm. Çok duygulandım. beraber bu bankayı sahiplenecek, ben buranın hissedarıyım diye düşünecek sorumlulukta insanlar olmasına dikkat ediyoruz. İş Bankası bir Cumhuriyet müessesesidir. Dolayısıyla nitelikli birçok insan arasından bankamıza karşı sorumluluklarını hem çalışarak ve hem de sosyal yönlerden uzun yıllar istikrarlı şekilde taşıyabilecek özellikte elemanlar istihdam etmeye çalışıyoruz. Seçimlerimizde çok titiz olsak da, yıllar geçtikçe elemeler oluyor. Bunların kimine müessese karar veriyor, kimine çalışan kendisi karar veriyor yılında 1000 e yakın personel alımı söz konusu. Ekim 2009 sonu itibari ile açılmış 60 şubemiz var. Netice itibari ile, her kademede işe aldığımız elemanları giderek daha vasıflı insanlar arasından seçmeye başladık. Bir hizmetli seviyesindeki şoförümüz, güvenlik görevlimiz en az lise mezunudur. Memur dahil tüm ünvanlı pozisyonlara da öncelikli olarak üniversite mezunları işe girebiliyor. Kısacası biz birçok nitelikli insan arasından seçim yaparken sadece nitelikli değil bize uyan, kolektif çalışmaya eğilimli elemanları bulmaya çalışıyoruz. Bireysel başarı elbetteki önemli. Başarısız çalışanı sendikamız dahi desteklemiyor. Lakin biz daha uzun süreli bakıyoruz başarı kavramına. Biz bize uyan insanlarla çalışıyoruz. Bizden beklentilerini gerçekleştiremeyip ayrılan birçok insan oluyor. İstihdam politikalarımızı ama mümkün oldukça objektif kriterlere bağlı olarak yürütmeye çalışıyoruz. İşe insan almak en kolayı. İnsanı bir müesseseden emekli edebilmek, emekli olduktan sonra dahi ben bu müessesenin insanıyım dedirtebilmek marifet olan yılında yaşadığımız deprem felaketi bunun en büyük örneğidir. Deprem bölgesinde İş Bankası ailesi birbirine öylesine kilitlendi ki Burası kolektif bilincin hakim olduğu kolektif bir sermaye kuruluşudur. Buna benzer müesseselerin sayısı azdır. Ülkemizde sermayedarlığın özellikle aile ve şahıs şirketleşmesi şeklinde olduğu, dünyada sahiplerinin kimler olduğunun açıkça anlaşılamadığı çok uluslu şirketlerin bulunduğu bu ortamda; sermayedar kimliğinin tartışılması gerektiğini düşünüyor ve çalışan sahipliğinin uygulanabilir ve doğru bir model olduğunu düşünüyorum. İş Bankası Türkiye nin ekonomisine etki eden kurumlardan biri. Bunun getirdiği gücü ve sorumlulukları üzerinizde hissediyor musunuz? İş Bankası herhangi bir banka değildir. Biz bir Cumhuriyet kurumuyuz. Kurtuluş Savaşından kalan para ile Atatürk tarafından kurulmuş bir kurum. Gerek bankada, gerek iştiraklerinde bu mantık hakimdir. Ulusal ekonomiye yarar sağlayacak faaliyetleri gözetmeliyiz. Sermayedarlarımız gayet tabii kar etmeyi beklerler, lakin bunun yanında yaptıklarımızı ulusal sermayeye yarar sağlayacak şekilde yapmalıyız. İş Bankası en başta ulusal sermayeyi biriktirme amacındadır. Türk sanayisinin kurulmasını desteklemeye çalışmıştır. Söyleşi ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44 23

26 Ersin Özince Söyleşi Türkiye de Türk sermayesi olarak ne varsa hemen hepsinin mayasında İş Bankası nın izleri vardır. İş hayatında başlama aşamasında ODTÜ lü olmanın getirdikleri nelerdi? İş hayatına ODTÜ mezunu olarak atılmanın hem avantajları hem de dezavantajları olmuştu. İş sınavlarına girerken, mezun olduğumuz dönemde Türkiye deki uygulamalar konusunda biraz zayıf yetiştirilmekte olduğumuzu fark ettim. Özellikle birçok terimin Türkçesini bilmediğimi; Türk hukuku, Türk muhasebe- finans sistemi ile ilgili çok fazla kendimi yetiştirememiş olduğumu gördüm. Bunun yanında, üniversiteyi bitirdiğimde hiç yurtdışına çıkmamış olmama rağmen çok iyi bir dünya görüşü aldığımı fark ettim. Her şeyden önemlisi her şeyi sorgulamayı, çok ciddi bir esnekliği, yeniliğe değişime açık olma özelliklerini edindiğim kanaatine vardım. Zaten zaman içinde insan kendisini emsalleri ile karşılaştırdığında ODTÜ de alınan global etkilenimlerden yararlanan eğitimin kıymetini anlıyor. Tabii yalnızca ODTÜ den mezun olanlar başarılıdır diye bir şey yok. Ben derecelerle mezun olmuş bir insan değilim. Bu biraz insanın kendisini yetiştirmesi ve insanın önüne gelen olanaklarla ve şansla da ilgili. Lakin şu da bir gerçek, ODTÜ de eğitim almak Türkiye Cumhuriyeti nde; hatta bölge standartları açısından dahi bir ayrıcalık. ODTÜ havasına, ODTÜ nün kendine has bir kültürü olduğuna inanıyor musunuz? ODTÜ verdiği öğretimin yanı sıra, sosyal yönden de çok gelişmiş bir üniversite. Bizim dönemimizde ODTÜ sosyal yönden de kendini bağlayan birçok şeyin içerisindeydi. Öğrenci çok ciddi olarak kampüsün yaratılmasının içerisindeydi. Mesela biz her ağaç bayramında ağaç dikerdik. Okuduğum dönemde yaşadığım yoğun olaylar nedeni ile ODTÜ ye, mezun olduktan 20 sene sonra ilk defa gittiğimde, diktiğimiz ağaçların orman olduğunu gördüm. Çok duygulandım. Öğrencisi ve öğretim üyeleriyle yoğurulan bir havası var. ODTÜ nün daima çok ciddi bir sosyal, siyasal ve akademik olgunluğunun olması bu havanın oluşmasında önemli bir rol oynuyor. Bugün maalesef her üniversitenin o kadar istikrarlı bir politikayı yıllarca sürdürmesi imkanlı olmayabiliyor. Kiminin kadro, kiminin finansal, kiminin çalışanlarının taahütkar tavrının eksikliği gibi nedenler bu konuda rol oynuyor. Bunlar ODTÜ için bir şanstır. Öğrencilik hayatınızdaki anılarınızdan bahsedebilir misiniz? İdari ilimlerde havuz bayramımız olurdu. Onlarda çok eğlenirdik. Bir çok arkadaşımız ve yaşlı başlı öğretim üyelerimiz dahil bir çok öğretmenimiz havuzun içine atılmıştır. Bunun yanı sıra o dönem, Türkiye nin sıcak zamanlarına geldiği için olumlu anılarım kadar olumsuz anılarım da var hatırımda. 5 Mart gününü çok iyi hatırlıyorum mesela. ODTÜ kampüsü silahlı kuvvetlerce abluka altına alınmıştı. Ben ailemle yaşıyordum fakat olayları duyunca koşup okula gitmiştik. Birçok insan yaşananlar karşısında şaşkına dönmüştü. Lakin hepimizin isteği bir an önce akademik sükûnetin sağlanması idi. Sonra da maalesef ülkemizde ihtilal oldu. İdari İlimlerde havuz bayramımız olurdu. Onlarda çok eğlenirdik. Bir çok arkadaşımız ve yaşlı başlı öğretim üyelerimiz dahil bir çok öğretmenimiz havuzun içine atılmıştır. Sizce üniversite ortamı insana ne sağlar? Öğrencilerin okula iş gibi gelip gitmeleri, son zamanlarda farkına vardığım bir durum. Bence bu tavır çok yanlış. Öğrenciler akademik ortamdan yararlanabildiği kadar yararlanmalı. Çok iyi derecelerle mezun olmuş insanlar en ufak bir birikim sağlamamış olabiliyor. Nedir mesela? Neyi nerden arayacağını, neyi hangi vizyonla değerlendireceğini bilememek. İş Bankası Üst Kurulu 13 kişiden oluşuyor. Bunlardan 9 u ODTÜ mezunu. Bunun nedeni nedir sizce? Genel Müdürlüğümüzün uzun yıllar Ankara da bulunması nedeni ile hem arz hem de talep açısından Ankara çok önemli bir kaynak oluşturdu. İkinci önemli neden, uluslararası kaynaklardan yararlanabilmek için lisan barajı koyduğumuzda ortaya çıktı. Bu da ODTÜ mezunları için doğal bir avantaj sağladı. Ama günümüzde birçok üniversite mezunu çok iyi lisan biliyor. Bu doğal avantaj ortadan kalkmasına rağmen son sınavımızda lisan ve dünya görüşü kapsamındaki donanımları nedeni ile en çok ODTÜ ve Boğaziçi mezunları seçilmiş. Niteliğe dayalı bir seçim yapıyoruz ve seçimimizi de banka dışından insanlara yaptırıyoruz. Özel bir nedeni yok. ODTÜ lüler rağbet etti, İş Bankası da onlardan yararlandı. Tabii bu diğer üniversiteden mezun olan arkadaşımız için dezavantaj olarak algılanmasın. ODTÜ lüler bu camiayı sevdi, bu camia da onları. Hayatınızda keşke dediğiniz şeylerden söz edebilir misiniz? Ben ne yaptıysam elimden geldiğince en iyi şekilde yapmaya gayret ettim. Beklentilerimi hiçbir zaman abartmadım. Ne mevki, ne yaşam koşulları açısından asgarinin ötesinde bir beklentim olmadı. İnsan başarılı olmayı pek tabii ister; ama işimi özel hayatımın da ötesine taşıyacak derecede hırs yapmadım. Elde edilen deneyimlerle geçmişi daha iyi değerlendirirdim düşün- 24 ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44

27 Ersin Özince cesi olabilir insanda. Ama bende böyle bir düşünceye yer yok. Hiçbir şeyden pişman değilim. Bingöl dağlarındaki gezimden dönerken direksiyonda uyuyup dört takla atmış olmama dahi pişman değilim. Uyumasaydım iyiydi ama çok memnunum oraya gittiğime. Kısacası benim hayatım açsında böyle bir şey söz konusu değil Boş zamanlarınızı nasıl değerlendirirsiniz? Kendime zaman ayırmaya hep özen göstermişimdir. Çalışma hayatım boyunca izinlerimi hep kullandım; ama hiçbir zaman da yasal iznimi bir seferde almadım. Hiç bir zaman işkolik olmadım. Buna rağmen hiçbir zaman da mesai saatlerim içinde iş dışında bir şeyle ilgilenmedim. Hiçbir zaman sekiz saat mesai yaptığım mevzu bahis olmadı bugüne kadar. Mutlaka en az yarım saat erken gelirim, en iyi ihtimalle de zamanında çıkarım. Hiçbir şekilde iş saatlerinden çalmam. Şu an eşim telefon etse acil bir durum yoksa görüşemez benimle. Maalesef sorumluluklar arttıkça özel hayatım da olumsuz etkileniyor; fakat özel hayatımı da işimle karıştırmamaya özen gösteririm. En büyük hobim doğa. İnsan dahil doğaya ait her şeyle etkileşimi severim. Örneğin hala balık tutmaya giderim boş zamanlarımda. Çünkü bankacı olarak doğmadım. İnsan olarak, başladığım şeyleri yapmaya çalışıyorum. İnsanlarla muhabbet etmeyi severim. Muhakkak ki böyle kulelerin tepesinde oturmak beni rahatsız ediyor. Sokakta dolaşmayı severim. Yaşadığımız krizle ilgili görüşlerinizi bizimle paylaşabilir misiniz? Kriz, dünyada finans- kapital ilişkisinin yeniden sorgulanmasını gerektirecek seviyede meydana gelen bir skandaldır. Gerek kıdemim, gerek Türkiye ve dünyadaki çeşitli global krizleri yaşamış olmam, gerek İş Bankası ve Bankalar Birliği açısından bulunduğum mevki bazı aksaklıkları algılamama ODTÜ lülerin mezuniyetten sonra, Mezunlar Derneği dahil ODTÜ cemiyetlerini göz ardı ettiklerini görüyorum. Mutlaka bu tip mezuniyet sonrası kurulan cemiyetlere dahil olsunlar. Bunun yaşatılması ileride ODTÜ camiasına da Türkiye ye de çok şey kazandırır. olanak tanıdı. O nedenle ilk günlerinden itibaren ben bu krizin çok büyük boyutlarda olduğunu gördüm ve gördüğüm şeyleri mümkün olduğunca dillendirmeye çalıştım. Ben de böyle bir durumda ne yapılması gerektiğini bilmiyordum ama bunun uluslararası bir problem olduğunu ve uluslararası kötüleşmelere neden olacağını gördüm. Kriz New York ta Londra da banka batması, Dubai deki kulelerin parasının ödenememesi krizi değildir. Bana göre krizin en büyük etkisi yüz milyon civarında insanı dünya fakirlik seviyesinin altına itmiş olmasıdır. Küçücük bir planette böylesine saçmalıklar yapmaya kimsenin hakkı yoktur. Bir sürü şey başarmış insanoğlu için, dünya ekonomisini yönetmek, yönlendirmek bu kadar zor bir şey değil. Dünya ekonomisi insanlar rekabet etsin, arenadaki gladyatörler gibi birbirlerini yesinler diye hazırlanan bir alan değildir. Bu kriz sadece aç gözlülüğün, hesapsızlığın yani finans- kapital ilişkisini ilkesiz yönetmenin ve bunu da gelişmiş ülkeler adına yapıyoruz yutturmacısının yarattığı bir saçmalıktır. Tsunami dalgaları gelişmiş ülkeleri daha az etkiliyor. Gelişmekte olan ülkelerin zar zor biriktirdiği sermayeleri ise büyük darbe alıyor. Gelişen ülkelerin buna mutlaka karşı çıkması lazım. Dediğim gibi ekonomi insan refahı için olmak durumundadır. İnsan en başta sosyal hayatı bulmuştur. Maslow un ihtiyaçlar sıralamasında da en önce sosyal şeyler gelir. İnsanın önce barışı bulması, bulunca da paylaşması gerekir. Bu kriz bunu göstermediyse daha ne gösterecek bilemiyorum. Dolayısıyla bu kriz bir rezalettir. Bunu ekonomistlerin ciddi bir şekilde incelemesi gerekir. Birleşmiş Milletlerin savaş kadar bunlarla da uğraşması gerektiği kanısındayım. G20 içinde dahi çok farklı menfaatlerin olduğunu görüyoruz. Gelişmekte olan ülkeler arasında, demokratik hayatı, demokrasi kültürünü tamamlamak için çırpınan Türkiye ile Çin, Hindistan, Rusya arasında çok büyük fark var. Dolayısı ile mutlaka dünya insanının yaşam standartlarının konması lazım. İşte bu keşke olmasaydı, olmamalıydı denilebilecek bir kriz. Bunu önlemek mümkündür. En azından bu kadar alevlenmesi önlenebilir bir şeydi. Kaygım, global olarak özellikle ekonomi, siyaset iyi yönetilmezse bu tür kayıpların zaman zaman her alanda olabileceği yönündedir. Kimi zaman para kaybolur, kimi zaman barış kaybolur, kimi zaman demokrasi bazen refah kaybolur. Netice itibari ile bu kriz bir skandaldır. Türkiye kamuoyunda Bu krizden güçlü çıktık. mantığı var. Sizin bu konudaki düşüncelerinizi alabilir miyiz? Güçlü çıktık biraz fazla iddialı olur. Ama şunu da ifade etmek gerekir, 2001 krizi Türkiye yi o kadar zorlamıştı ki; o zaman özellikle Türk vergi mükellefleri açısından abartı görülen önlemler sayesinde 2008 krizini olabileceğinden daha hafif atlattık. Aynı grip olup bağışıklık kazanmak gibi. Ama bu bir marifet değil ki. Kriz bizi teğet geçemez; çünkü biz gelişmiş bir ülke değiliz. Ama neticede Türkiye bu hadiseyi göreceli olarak özellikle de bankacılık sektöründe hafif atlattı de- Söyleşi ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44 25

28 Ersin Özince Söyleşi nebilir. Lakin ekonominin dağılması, işsizliğin artması, yatırımların yavaşlaması açısından Türkiye bu krizi çok kötü yaşamış ve yaşamaktadır. Amerika ile kıyaslayınca Türkiye krizi çok iyi atlattı. Lakin genel çerçeveye baktığımızda Amerika daki adamın ayakkabısının altı delinmişse, bizim bütün kıyafetlerimiz gitti, çırıl çıplak kaldık. Bir sürü insanımız işsizken biz bunu atlattık diyemeyiz. Bankacılık sektörü göreceli olarak sağlam çıktı diyoruz fakat bizim sektörümüz GSMH ye göre çok küçük. Biz bu oranı büyütürken birden durduk şimdi. Kısacası ben bu krizden çok etkilendiğimiz konusundayım. Bir kere mukayeseli üstünlük geliştirmek, rekabet merdiveninde yükselmek açısından büyük bir darbe yedik. Burada yapmamız gereken birbirimizi eleştirmek yerine, bu krizleri üretip bu tsunamiyi üzerimize gönderenlere yeter dememiz gerekir. Dünya nüfusunun büyük kısmı gelişen ülkelerde yaşıyor. Gelişen ülkeler her türlü platformda Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler liginde deneyimli ülkelerin öncülüğünde örgütlenerek, siyaseten bu tür politikalar üretmesi gerekir. Siz kendi finans piyasalarınıza özensiz davranarak dünya finans piyasalarını çökertiyorsunuz. Şu şu kuralları siz bizden nasıl istiyorsanız biz de sizden istiyoruz demek lazım. Tabii bunun toplumun her kademesince talep edilmesi gerekir. Şu an Türkiye de bu yönde bir eylem görüyorum. Eğer yönlendirilir, talep edilir, desteklenirse daha çok yapmak zorunda kalınır. Krizi İş Bankası açısından değerlendirebilir misiniz? İş Bankası kurum olarak çok istikrarlı olmak mecburiyetindedir. Biz yabancı bir grupla ortaklık kurmuş bir banka değiliz. Biz ne bir aile şirketi, ne de hükümet ve devlet yapısındaki siyasal risklerden etkilenen bir kurumuz. Dolayısıyla yarınlarımızı çok daha istikrarlı bir şekilde planlamak zorundayız. Tabii ki yatırımlarımız krizden etkileniyor; ama biz bunları fırsata çevirmeye çalışıyoruz. Birçok banka kriz nedeniyle küçülürken, biz şube sayımızı Kriz New York ta Londra da banka batması, Dubai deki kulelerin parasının ödenememesi krizi değildir. Bana göre krizin en büyük etkisi yüz milyon civarında insanı dünya fakirlik seviyesinin altına itmiş olmasıdır. Küçücük bir planette böylesine saçmalıklar yapmaya kimsenin hakkı yoktur. Bir sürü şey başarmış insanoğlu için, dünya ekonomisini yönetmek, yönlendirmek bu kadar zor bir şey değil. Dünya ekonomisi insanlar rekabet etsin, arenadaki gladyatörler gibi birbirlerini yesinler diye hazırlanan bir alan değildir. Bu kriz sadece aç gözlülüğün, hesapsızlığın yani finans- kapital ilişkisini ilkesiz yönetmenin ve bunu da gelişmiş ülkeler adına yapıyoruz yutturmacasının yarattığı bir saçmalıktır. Tsunami dalgaları gelişmiş ülkeleri daha az etkiliyor. Gelişmekte olan ülkelerin zar zor biriktirdiği sermayeleri ise büyük darbe alıyor. Gelişen ülkelerin buna mutlaka karşı çıkması lazım. artırdık. Kriz nedeniyle Gemport taki yük miktarı azalınca, limanın alt yapısını geliştirmek için fırsat doğdu. Bizim kazandığımız parayı götürecek başka bir yerimiz yok, hatta yurtdışındaki iştiraklerimizden elde ettiğimiz kazançları elbette ki Türkiye ye getiriyoruz. Hiç tereddütsüz krizde itici güç olabilecek konumdayız. Türkiye Cumhuriyeti var oldukça İş Bankası nın da varolacağı ve onun iktisadi politikaları doğrultusunda görev sahibi olacağını düşünüyoruz. Bu basit bir iddiadan ibaret değildir. Şirketin asıl sözleşmesinde zaten bu tür ifadeler var. Bu nedenle 2001 krizinde olduğu gibi bu krizde de Türkiye için itici bir güç olmaya devam ediyoruz. Yaptığımız her işte de tamamen kayıt içi, tamamen sosyal hakları dikkate alarak işlem yapıyoruz ve başarılı sonuçlar da alıyoruz. ODTÜ lü gençlere önerileriniz nelerdir? ODTÜ nün geleneğine uygun, uzun vadeli ve esasa dayanan bir perspektif izlemeye çalışmalarını öneririm. Olasılıklar sonsuz ancak ODTÜ insana iyi bir donanım veriyor. Er ya da geç bu donanım işlerine yarayacaktır. Ancak okulda öğrenileni iyi taşımak ve geliştirmek, güncel tutmak lazım. Daima yeniliğe açık olmak lazım. Ve kendilerini aşırı bir önemseme içine girmeden, fazla hırs yapmadan, hiçbir zaman son kareyi en baştan göreceğiz demeden inançla, kendisine çevresine ve ülkesine yararlı olabilecek bir şekilde çaba sarf etmelerini tavsiye ederim. Çok ayrıcalıklı bir eğitim imkanı elde ettiklerini unutmasınlar. Bunu mutlaka bir şekilde bu ülkeye geri vermek lazım. Böyle bir sorumluluk duygusu çok abartılı olmaz kanısındayım. Bir diğeri ODTÜ lülerin mezuniyetten sonra, Mezunlar Derneği dahil ODTÜ cemiyetlerini göz ardı ettiklerini görüyorum. Mutlaka bu tip mezuniyet sonrası kurulan cemiyetlere dahil olsunlar. Bunun yaşatılması ileride ODTÜ camiasına da Türkiye ye de çok şey kazandırır. Teşekkürler 26 ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44

29 Onlara hep daha fazlasını vermek isteyen annelere... Çocuklarınıza meyve, sebze yediremiyor musunuz? Peki, hiç içirmeyi denediniz mi? Onlara reddedemeyecekleri kadar lezzetli ve ihtiyaçları olan besinleri alabilecekleri kadar sağlıklı meyve-sebze suları hazırlamak Philips ALU ile artık çok kolay. %70 daha fazla meyve suyu* Philips ALU katı meyve sıkacağının 700 Watt lık güçlü motoru ve iki farklı hız ayarıyla en sert elmadan en yumuşak çileğe kadar, meyve ve sebzelerin suyunu son damlasına kadar kolayca çıkarabilirsiniz. %70 daha fazla meyve suyu* çıkaran benzersiz mikro filtre, zamandan ve paradan önemli ölçüde tasarruf sağlar. Philips ALU HR1861 Katı Meyve Sıkacağı Hem pratik hem hızlı! Philips ALU nun XL yiyecek koyma kanalı sayesinde bütün bir elma gibi büyük bir meyveyi bile hiç kesmeden, soymadan sıkabilirsiniz. 2 litrelik posa haznesi ve 1.5 litrelik meyve suyu sürahisi, size bir seferde maksimum meyve-sebze suyu elde etme olanağı sunar. Üstelik temizlemesi de çok kolaydır: bütün ayrılabilir parçaları bulaşık makinesinde yıkanabilir. Sebze İksiri Yemek seçen afacanlar için... Malzemeler 1 küçük çiğ pancar 2 elma (golden ya da benzeri) 1/4 küçük ananas 1 kereviz sapı 1 küçük avuç dolusu ıspanak 2 parmak kalınlığında salatalık dilimi * Philips HR1821 e oranla ** Temmuz Haziran 2009 pazar araştırması sonuçlarına göre, Philips ALU, Türkiye nin en çok satan katı meyve sıkacağıdır. Tüketici Danışma Hattı: ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44 27

30 Faik Açıkalın Söyleşi Faik Açıkalın Söyleşi: Gülşah Gülen, İktisat Bölümü Yüksek Lisans Öğrencisi Necati Arıcı, İktisat Bölümü 3. Sınıf Öğrencisi ODTÜ lü olmanın bir ayrıcalık olduğunu düşünüyorum. Her şeyden önce size bir diploma avantajı sunuyor. ODTÜ, kendisini iyi tanıyan, sorgulamayı öğrenen, yeteneklerini ve sınırlarını bilen mezunlar yetiştiriyor. Kısaca kendinizi tanıtır mısınız? 1962 yılında Denizli de doğdum. Babamın işi nedeniyle 1969 da Ankara ya taşındık. Annemin işi, benim ve kardeşimin okulları dolayısıyla Denizli ye geri dönmedik. Ankara Bahçelievler Deneme Lisesi ni bitirdim. Ardından ODTÜ ye girdim. ODTÜ Makine Mühendisliği ni kazanmama rağmen bir sene geçtikten sonra asıl istediğimin işletme olduğuna karar verdim. Üniversite sınavına tekrar girdim ve yine ODTÜ yü kazanarak İşletme Bölümü ne başladım. Okulu bitirdikten sonra iş hayatıma Interbank ta Management Trainee olarak başladım. Daha sonra birçok bankada çeşitli görevler üstlendim de ise Doğan Gazetecilik İcra Kurulu Başkanlığı na atandım Mayıs tan bu yana da Yapı Kredi de Murahhas Aza ve Genel Müdürlük görevime devam ediyorum. Eğitim hayatınız öncesi ve sonrasını düşündüğünüzde ODTÜ sizin için neyi ifade etmektedir? Lise eğitiminden sonra ODTÜ nün kampus hayatı da göz önüne alındığında; benim için çok farklı bir ortam olduğunu söylemeliyim. ODTÜ nün o zamanki üniversiteler arasında çok farklı bir yeri vardı. ODTÜ, özellikle öğretim ile eğitimin sağlam olması ile ön plana çıkıyordu. En iyi akademisyenlere ve tekniklere sahip olması sayesinde her zaman diğer okullardan bir adım öndeydi. Öğretim görevlilerimizin verdikleri dersleri hala hatırlayabiliyorum. Hatta bazı toplantılarda hala o derslerden örnekler veriyorum. Dersi birçok kişi anlatır fakat çok az kişi o derste katma değer yaratabilir. Ders içeriklerinin birçoğu Amerikan ve İngiliz üniversitelerine paralel olarak veriliyordu. ODTÜ de kütüphane ve araştırma olanakları oldukça iyiydi. ODTÜ, bir okul olmasının yanında aynı zamanda benim için bir yaşam alanıydı. Şu anda halen görüştüğüm birçok arkadaşımın ODTÜ lü olduğunu söyleyebilirim. Ayrıca hobilerimin birçoğunu ODTÜ deyken edindim ve hala sürdürmeye çalışıyorum. 28 ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44

31 Faik Açıkalın Tüm bunların yanında en önemlisi ODTÜ bana sebat etmeyi öğretti. Alışılmışın dışında bir durumla karşılaştığınızda çok doğru teşhislerde bulunabilme yeteneğini ODTÜ de kazandığımı söylemek yanlış olmaz. Okulda iyi bir eğitim ve öğrenimle donandığınız için, o teşhisleri koyduğunuzda, uyguladığınız tedavi de o derece doğru oluyor. Kısa sürede en etkili hareket planını çizebiliyorsunuz. ODTÜ, öğrencilerine çok iyi bir takım oyuncusu olmayı öğretiyor. Gerek sosyal kulüpleri, gerek proje ve ders grupları insana bireycilikten çok takım olma ruhunu aşılıyor. ODTÜ lüler bu nedenle kendi oyununu en iyi şekilde oynarken aynı zamanda takım ruhunu da ortaya çıkarabiliyor. Diğer yandan ODTÜ nün diğer üniversitelere göre daha zor olduğuna dair bir kanı mevcut. İş hayatıma 32 kişilik bir Management Trainee grubunun içerisinde başladım. Grubumuzdan altı kişi ODTÜ mezunuydu. İki senelik bir periyod içerisindeki altı ODTÜ lünün tamamı bankacılık sektörüne devam etti. Yaklaşık arkadaşımız ise bankacılık sektöründe devam etmedi. ODTÜ nün zorluğu bu anlamda iş hayatında bir avantaja dönüşüyor. ODTÜ öğrencilerine başarma azmi, tırnakları ile tutunma yetisi, odaklılık ve hedefe doğru yürüme yetisi aşılıyor. Hobilerinizden söz edebilir misiniz? ODTÜ deki öğrencilik yıllarımda tenis öğrendim. Tenisin hayatımdaki en önemli kazanımlarımdan birisi olduğunu söyleyebilirim. Ayrıca ODTÜ nün kayak takımında da yer alma şansım oldu. Aynı zamanda slalom hocalığı ve birkaç kayak kampında teknik sorumluluk yaptım. Bu tecrübelerin yöneticiliği öğrenmem açısından katkısını yadsıyamam. Yelken sporu ile de ilgileniyorum. Yelken de hem kendinize hem ailenize bir şeyler katan, çok doğru vakit geçirmenizi sağlayan bir aktivite. Hem ekip ruhunu hem de öz disiplini öğretiyor. ODTÜ, bir okul olmasının yanında benim için bir yaşam alanıydı. Bugün görüştüğüm pekçok arkadaşımın ODTÜ den olduğunu söyleyebilirim. Ayrıca hobilerimin birçoğunu ODTÜ de okurken edindim ve hala sürdürmeye çalışıyorum. Hayatınızda keşke olsaydı ya da olmasaydı dediğiniz şeyler var mı? Keşke diye hayıflanmaktan çok belirli bir zaman planıyla harekete geçmeyi tercih ediyorum. Bu anlamda her zaman yapmak istediklerim için uygun zamanı kollayarak harekete geçiyorum. 40 yaşından sonra Katamaran Brövesi aldım, ardından yelken öğrendim. Elektrogitar çalmayı uzun zamandır düşünüyordum. Geçtiğimiz günlerde elektrogitar aldım. Zamanım olunca ders almaya da başlayacağım. Bunları yapmamda ODTÜ nün öğrencilerine verdiği planlama yetisinin çok önemli bir yeri bulunuyor. İş hayatına başlarken ODTÜ lü olmanın getirdikleri nelerdi? Benim üniversiteye girdiğim dönemde bu kadar çok ve kaliteli üniversite ne yazık ki bulunmuyordu. O zamanlar ODTÜ lüyüm dediğinizde daha farklı ve özel bir yaklaşımla karşılaşıyordunuz. Şimdi üniversitelerin de profilleri değişti, çok kaliteli üniversiteler açıldı. ODTÜ bir devlet üniversitesi olarak bu değişime çok iyi uyum sağladı. Vakıf üniversiteleri mesela, son derece iyi ve bilinçli adımlar atıyorlar. ODTÜ mezunlarına baktığımda kalitesini değişen koşullarla geliştirebildiğini görüyorum. ODTÜ nün kendisini iyi tanıyan; yeteneklerini ve sınırlarını bilen bireyler yetiştirdiğini vurgulamak gerekiyor. Okuduğunuz bölümden bağımsız, doğru meslek seçme bilincinin de verilmesi üniversitenin farklı bir yere sahip olmasında önemli bir etken. ODTÜ lü olmanın bir ayrıcalık olduğunu düşünüyorum. Her şeyden önce size bir diploma avantajı sunuyor. ODTÜ, kendisini iyi tanıyan, sorgulamayı öğrenen, yeteneklerini ve sınırlarını bilen mezunlar yetiştiriyor. Okuduğunuz bölümden bağımsız, doğru meslek seçme ayrıcalığını tanıyan ender üniversitelerden bir tanesi. Öğrencilerine ekip ruhunu aşılayan ve teorinin yanında pratiği de öğreten okul, iş hayatında başarılı olma yolunu öğrencileri açıyor. İş hayatına başladığınızda yöneticinizin sizden ne beklediğini daha iyi anlayabiliyorsunuz. Yönetici olduğunuzda ise iş hayatında kazandığınız tecrübe ile ODTÜ de öğrendikleriniz size neyi nasıl yapmanız gerektiğini her yönü ile sorgulatarak kendinizi yetiştirmenizi sağlıyor. ODTÜ nün öğrencilerine başarı azmi kazandırdığına da inanıyorum. Ben bunu yapamadım yaklaşımı bir ODTÜ lü de görebileceğiniz yaklaşım değildir. Zira ODTÜ lü olmak bunu gerektirir. Yapı Kredi nin ve sizin gelecek planlarınızdan söz eder misiniz? Türkiye nin ilk ulusal çaplı özel bankası olan Yapı Kredi, 65 yıllık tarihinde yenilikçi ürün ve hizmet uygulamalarıyla Türk bankacılık sektöründeki standartların belirleyicisi oldu un ilk yarısı itibarıyla Yapı Kredi 17 bini aşkın çalışanı, 844 şubesi, yaklaşık 2 bin 400 ATM den oluşan fiziki hizmet ağı ve 70,0 milyar TL lik toplam aktif büyüklüğüyle Türkiye nin dördüncü büyük özel bankası konumunda. Müşteri merkezli stratejisi ve iş kolu bazlı hizmet modeliyle Yapı Kredi; perakende, kurumsal, ticari, özel bankacılık ile kredi kartları ve KOBİ bankacılığının yanı sıra portföy yönetimi, finansal kiralama, faktoring, bireysel emeklilik yatırım fonları, sigortacılık, hisse alım/satım ve yatırım bankacılığı hizmetlerini kapsayan geniş bir alanda Söyleşi ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44 29

32 Faik Açıkalın Söyleşi 6 milyonu aşkın aktif müşteriye hizmet veriyor. Yapı Kredi nin iş kolu bazlı güçlü yapılanmasını tamamlayan yurtiçi iştirakleri ve Hollanda, Rusya ve Azerbaycan ın dâhil olduğu yurtdışı bankacılık faaliyetleri de bulunuyor. Türk bankacılığına sunduğu yeniliklerle sektördeki hizmetlerin şekillenmesinde önemli katkısı olan ilklerin bankası Yapı Kredi, 2008 itibariyle, Fortune dergisinin Global 500 listesine girmeyi başaran tek Türk şirketi olma özelliğine de sahip. Yapı Kredi, ülkemizde semt şubeciliğini başlatan, işlemlerinde bilgisayarı ilk kullanan ve ilk on-line uygulamayı gerçekleştiren banka oldu. Bununla birlikte Yapı Kredi Worldcard ile modern bankacılığın vazgeçilmez ürünü kredi kartını Türk halkına ilk kez tanıştıran ve ile Türkiye de telefon bankacılığı dönemini başlatan banka olarak tarihe geçti. Bu anlamda teklifi kabul etmemdeki ana sebep de bu heyecanı hissetmem, bankanın gelecek performansının çok büyük olduğuna inanmam ve yazılacak başarı hikayesinde rol alma isteğimdir. Bunun yanında Türkiye nin en büyük bankalarından bir tanesinin genel müdürü olarak kurum ile çalışanının daima katma değer ilişkisi içinde olması gerektiğini düşünüyorum. Kazanan bir takımın oyuncusu olmak duyulabilecek en büyük tatminlerden bir tanesi. Bir profesyonel için arzu edilebilecek en uç noktalar da bence budur. Ben de Yapı Kredi nin yarınının bugününden daha iyi olması için çalışıyorum. Amacımız Yapı Kredi Türkiye nin en iyi bankasıdır denmesini sağlamak. Yapı Kredi olarak 2009 yılında birçok ödül kazandık. 21 yıldır süren kredi kartı alanındaki liderliğimiz The Nilson Report un son raporunda bir kere daha tescillendi. Rapora göre Worldcard, Avrupa nın en büyük altıncı, dünyanın ise en büyük kırkıncı kredi kartı programı oldu. Gençlere yönelik oluşturduğumuz Play Club kredi kartı ürünümüz de Visa Europe un 2009 değerlendirmesinde En İyi Ürün Vaadi ve En İyilerin En İyisi (Best of the Best) ödülüne layık görüldü. Ayrıca, 2009 un ilk yarısında, alternatif dağıtım kanallarına verdiğimiz önem sayesinde internet bankacılığımız Global Finance Dünyanın En İyi İnternet Bankaları ödülleri kategorisinde, aralarında Türkiye nin En İyi Kurumsal İnternet Bankası ödülünün de bulunduğu üç ödül ile takdir edildi. Geçtiğimiz günlerde ise Yapı Kredi olarak, bankacılık sektörünün en etkin ve prestijli yayınları arasında yer alan The Banker dergisi tarafından Türkiye de Yılın Bankası (The Bank of the Year 2009) seçildik. Bankaların 2009 yılı finansal performansları ve rekabetteki pozisyonları açısından değerlendirildiği Yılın Bankası seçiminde bankamız en yüksek kar artışı, güçlü sermaye ve fonlama imkânı, en başarılı maliyet yönetimi ve risk politikasının yanı sıra, teknoloji, çalışan gelişimi ve müşteri memnuniyeti alanlarında yaptığı yatırımlarla ilk sırada yer aldı. Yılın Bankası Ödülü nün çalışanlarımız, müşterilerimiz, regülâtörler, sermayedarlar, yani bütün paydaşlarımız tarafından aynı algılanması gerekiyor. Aldığımız bu ödülün bir başlangıç olduğunun altını çizmek isterim. Bizim en önemli çabamız; çalışan için çalışmaktan gurur duyduğu, müşteri olarak ayrıcalık hissettiği, sermayedarların sermayedar kalmanın mantıklı olduğunu düşündüğü, regülatör olarak kurumun işlevini doğru şekilde yerine getiren bir banka olmak. Esasında, bugün bu noktada değiliz anlamına gelmiyor ama gidilecek yolumuz var. Eğer bunu başarılı bir şekilde yapabilirsek misyonumuzu yerine getirmişiz demektir. Öğrencilik hayatınızda unutamadığınız anılarınızı bizimle paylaşabilir misiniz? Öğrencilik hayatımda 22 sene sonra bana hala referans olabilecek bir takım tartışmaları hala hatırladığıma ve kullandığıma daha öncede değinmiştim. Ben bunun üniversitede hayat dersi olarak nitelendiriyorum. Elbette üniversiteden sonra tecrübeleri kazanım ile geliştiriyorsunuz, ama bence temel okulda kazanılıyor. Unutamadığım anlardan bir tanesi Elmadağ a giderken Yakupabdal Köyü nde otobüsün kara saplanmasıydı. Bütün kamp malzemelerimizi sırtlanıp şarkılar söyleyerek Elmadağ a kadar yürüdük. Hala her sene kayak yapmaya çalışıyorum. Eşim de kayak yapıyor, çocuklarımıza da öğrettik. Dolayısıyla ODTÜ deki kayak tecrübesi ailemle daha iyi ve kaliteli vakit geçirmeme olanak sağladı. İş hayatınızda sizi motive eden unsurlar nelerdir? İş hayatında beni motive eden en önemli unsur sevdiğim işi yapmak ve bu işi yaparken katma değerimin olduğunu hissetmek. Başarı ile yetinmeyip ilerlemek için neler yapılabileceğinin analizini yapmanın kişiyi diğerlerinden ayıran en önemli noktalardan bir tanesi olduğuna inanıyorum. Bu hem kendinizi, kurumunuzu ve ekibinizi tanımakla, hem de ileriye dönük hedeflerinizin olması ile ilgili. Ekibinizle başarıya ulaştığınızda, bunu hep birlikte kutlarsanız. Bu aynı zamanda ekibiniz açısından da çok etkili bir motivasyon kaynağıdır. Birlikte çalışacağınız insanları seçerken nelere dikkat edersiniz? Çalışacağım kişileri seçerken benim için en önemli kriter öğrenmeye açık olmalarıdır zira yapılabilecek en büyük hata ben yeterince biliyorum demektir. Ayrıca belirsizlik dönemlerinde doğru kararlar verebilen, sonuç odaklı kişilerle çalışmak isterim. Çalışacağım kişiler seçtiği yolda kararlı adımlarla ilerleyen ve önüne herhangi bir engel çıktığında başka bir çıkış yolu bulabilmelidir. Bunun yanında o yola girebilecek kadar esnekliğe ve bizimle aynı hedeflere inanan bir yapıya sahip olması da gerekiyor. Aynı zamanda iyi bir takım oyuncusu ve iyi bir takım lideri potansiyeli de olmazsa olmazlar arasında yer alıyor. Kriz hakkındaki düşüncelerinizi alabilir miyiz? Kriz, yıllarca regulatörlerin ya da oyuncuların yapmaktan kaçındığı bazı şeylerin artık tahammül edilemez hale gelince piyasalar tarafından dengeye getirilmesi anlamına geliyor. Bir bas- 30 ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44

33 Faik Açıkalın kı uyguladığınızda, kap belli bir süre sonra onu taşımaz ve bir yerden patlar. Dünyada şu anda finansal kutuplar değişiyor de hepimize reçeteler yazan ülkelerin bugün durumunu görüyoruz. Risk yönetimi kâğıt üzerinde mükemmel sistemler yaratmakla kalmıyor, aynı zamanda mükemmel sistemlerin kendi hayatınızda uygulanmasını da gerektiriyor. Krizde milyar dolar zarar eden dünya sanayi devlerinden bahsediliyor. Bu milyar dolar zarar bu sene mi doğdu sorusuna ise cevap hayır. On, on beş senenin getirdiği verimsizliğin sistem tarafından cezalandırılamayıp ya da bu verimsizlik konusunda herhangi bir önlem alınmayıp sürdürülmesi durumu söz konusu. Bu birikim de milyar dolar zarar şeklinde ve bankaların yaptıkları kaldıraçlamalar sonucunda ortaya çıkmıştır. Aslında orijinalde var olan bir varlık üzerinden teminat karşılığında kredi veriyorsunuz. Sonra kontratları portföyler haline getirip üçünü şahıslara satıyorsunuz. Dolayısıyla bütün bunlar bir balon. Şimdi yavaş yavaş bu balonların patlama ya da sönme zamanı geldi. Balonları patlatmadan söndürebilenler başarılı olarak adlediliyor. Bu kriz sonrasında ilk defa ülkelerin iflaslarından bahsediyoruz. İkinci Dünya Savaşı nın faturası, son Dubai olayını saymazsak bu krizin maliyetinin %70 ini oluşturuyor. Bu yıllardır sistem içinde taşınan verimsizliğin, sentetik bir takım yapılanmaların çökmesiyle oluşmuştur. Kimin bilançosunda en az sentetik, en fazla reel ürün varsa, krizden göreceli olarak daha az zararla çıkmıştır. Bu krizden sonra artık tüm sistemin yeniden mantıklı bir şekilde sorgulanması gerektiğini düşünüyorum. Tabi burada da engeller olacaktır. Acaba kriz sonrası durum bu verimsizlikleri mercek altına almaya uygun olacak mı? Bir noktada bu düşüşe dur demek gerekiyor. Ama o düştüğü yer, düşmesi gerektiği nokta mıdır yoksa daha da dip var mıdır? Bunları da düşünmek ve faturasını hesaplamak gerekir. Devletlerin bankaları kurtarmak Kriz dönemlerinde önemli olan hangi oyuncunun ne kadar hazır olduğudur. Bazı olayların ilk defa yaşanması bundan sonra da olmayacağı anlamına gelmez. Önlemlerin yaşanılan olaylar göz önünde bulundurularak alınması gerekir. için bulunduğu teşebbüsler hakkındaki ne düşünüyorsunuz? Bankalar aracılık hizmeti sunan kurumlardır. Mevduat sahibinden parasını alıp ilgili sanayiye kredi olarak enjekte eder. Zamanı gelince parasını tahsil edip, mevduat sahibine parasını geri öder. Bir bankanın kurtarılması demek sadece bankanın sermayedarını kurtarmış olmak demek değil, oradaki mevduat sistemini de kurtarıyor olmak demektir. Eğer bankanın kritik bir büyüklüğü varsa batması sistematik bir risk taşıyorsa ve o bankanın batması bir domino etkisi yaratıp, bir tarafta kredi alan şirketlerin sıkıntı yaşamasına diğer tarafta mevduat sahiplerinin sıkıntı yaşamasına neden olacaksa o zaman kamu yardımı değerlendirilebilir. Türkiye, Çin ve Brezilya dışında diğer G20 ülkeleri bankacılık sistemini desteklemiş durumda. Destek kararı bankanın taşıdığı, taşıyacağı ve taşıyabileceği sistematik riske ve ondan sonraki fayda- maliyet analizine bağlıdır. Krizi Yapı Kredi ve Türkiye açısından değerlendirebilir misiniz? Türk bankacılık sektörü değerlendirildiğinde, sermaye yeterlik rasyosu yüzde on sekizlerde. Bu son derece sağlıklı bir gösterge. Kredi mevduat oranı ise yaklaşık olarak yüzde seksen. Bu rakam da son derece sağlıklı. Dolayısıyla Türk bankacılık sistemi açısından şu ana kadar bir sorun gözükmüyor, bundan sonra da olacağını sanmıyorum. Bu kriz ortamında gerek ülke gerek dünya açısından Türk bankacılık sistemi en sağlıklı duran sektörlerden birisi. Bu durum Türk ekonomisine bankacılık sektöründen bir hasar gelmediğinin ve gelmeyeceğinin bir göstergesi. Bizim için bir fırsat yaratıp yaratmayacağı ise ayrı bir tartışma konusudur krizi Türkiye açısından önemli bir deneyim oldu. Bütün dünya % 8 sermaye yeterliliğini üretirken bize % 12 i olma kriteri şart konuldu. Bugünkü koşullarda bu kararın ne kadar doğru olduğunu gördük. Yani bize o dönemde çok sert gibi gelen bu önlemler bugün Türk bankacılığının 2008 in son çeyreği ile başlayan global krizi çok sağlam bir şekilde göğüslemesini sağladı. Dünyanın en önemli bankalarının battığı ya da çok büyük yaralar aldığı krizde Türk bankacılık sistemi çok başarılı bir performans sergiledi. Krizde önemli olan hangi oyuncunun ne kadar hazır olduğudur. Bazı olayların ilk defa yaşanması bundan sonra olmayacağı anlamına gelmez. Önlemlerin yaşanılan olaylar göz önünde bulundurularak alınması gerekir. Krizler her zaman yaşanabilir. Önemli olan sizin bu noktada sağlıklı duruşunuzdur. ODTÜ lü arkadaşlarımıza tavsiyeleriniz nelerdir? Öncelikle öğrenciler ODTÜ ye seçilerek geldikleri için kendilerinin kıymetini ve önemini bilsinler. Kendilerini iyi tanıyıp ne yapmak istediklerine doğru karar versinler. Her ne yapmak istiyorlarsa okuldan bu konuda maksimum şekilde faydalansınlar. ODTÜ nün bir misyonu ve ruhu var. O misyonu ve okulun ruhunu öğrenime indirgeyip sadece kitapla yetinmek çok yazık olur. Okuldaki sosyal imkânları da gereğince kullansınlar çünkü sunulan sosyal imkânlar aynı zamanda hayatın küçük bir modeli... Söyleşi ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44 31

34 Kayıkla Kağnının Mucizeler Yarattığı Kent İnebolu Kayıkla Kağnının Mucizeler Yarattığı Kent İnebolu Doç. Geriş Tepesi yönünden İnebolu kentinin görünüşü Dr. H. Çağatay Keskinok Mimarlık Fakültesi, Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Atatürk Ağustos 1925 tarihinde İnebolu yu ziyareti sırasında. Arkadaşlar... Bu serpuşun ismine şapka denir (Mustafa Kemal Atatürk, 27 Ağustos 1927) Tarihsel kaynaklardan İnebolu nun Miletler tarafından bir kıyı kolonisi olarak kurulduğu öğrenilmektedir. Kentin ilk yeri Boyranaltı Mahallesi civarıdır. İlk adı İonopolis olan kentin limanını, tarih içinde üç stratejik tepe çevrelemiştir. Bunlar batı yönünde Abaştepe (günümüzde Bayraklı Tepe olarak adlandırılan tepe), güney yönünde Geriş Tepesi ve kuzey yönünde, günümüzdeki adıyla Meteoroloji Tepesi dir. Bu tepeler çevresinde bulunan farklı dönemlere ait kale kalıntıları, İnebolu Limanının tarihsel dönemlerdeki önemini sergilemektedir. Kentin, eski tarihlerdeki limanı, içeriye doğru torba yaparak genişleyen ve doğal liman özelliği sunan İnebolu Deresi üzerindedir. Askeri nedenleri bir yana, Abaştepe-Boyranaltı bölgesinde denize inen dik yamaçlar ile Meteoroloji Tepesi, yerleşmenin özellikle liman çevresinde konumlanan bölümlerini sert kuzey rüzgarlarına karşı korumaktadır. Eski İnebolu, ülkenin kuzey kıyısında yer alıp güney yamaçlarına yönlenen bir yerleşme yapısına sahiptir. Tarihsel olarak İnebolu kenti ve yakın çevresi, gerek yerleşme yapısı gerekse tarımsal alan kullanımı açısından, kuzey rüzgarlarına kapalı mikro klima alanlarının sunduğu olanaklardan yararlanmıştır. İnebolu kenti ve yakın bölge, hem yer altı zenginlikleri hem de İç Anadolu nun Karadeniz e en yakın noktası olması nedeniyle, Antik dönemlerden başlayarak önemli bir ticaret ve liman kenti olmuştur. Bu nedenle kent, her zaman nüfus büyüklüğü ile karşılaştırılamayacak gelişmişlikte bir kent merkezine sahiptir. Roma Yolu olarak adlandırılan ticaret yolu İnebolu daki doğal liman ve kaleden başlayarak Özlüce üzerinden Küre ye oradan da Anadolu ya açılmaktadır. Bu yol, Kurtuluş Savaşı nın kazanılmasından bugüne Zafer Yolu, İstiklal Yolu vb adlarla anılmaktadır. Kent, farklı tarihsel dönemlere ait iz- 32 ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44

35 Kayıkla Kağnının Mucizeler Yarattığı Kent İnebolu leri ve öğeleri barındıran bir müze gibidir. Kent ve çevresindeki tarih ve kültür varlıkları, bir tarih sürekliliği sunmaktadır. Kentte, özgün sivil mimarlık örnekleri olarak İnebolu Evlerinin yanı sıra tescilli tarihi mezarlıklar, çeşmeler, hamamlar, manastır, yönetsel yapılar ve kale kalıntıları bulunmaktadır. Kentin çarşısı 1880 ve 1885 yıllarında iki kez yangın geçirmiştir. Yangın sonrasında kent merkezi, ızgara plan a uygun olarak yeniden tasarlanmıştır. İnebolu kenti, o tarihlerde yapılaşma biçimine ve yapı malzemesine kural ve denetim getirilen hemen hemen ilk Osmanlı kentlerinden biridir. 19. yüzyılın ikinci yarısında kaza olan İnebolu da, izleyen yıllarda Osmanlı Bankası, Rüştüye Mektebi kurulmuştur. Bu gelişmeler kentin ve ilçenin tarihsel dönemlerdeki öneminin sürekliliği hakkında bilgi vermektedir. Bunların yanı sıra kentin ve halkının, Kurtuluş Savaşı tarihinde oynadığı rol kente önemli bir simgesellik kazandırmaktadır. Mustafa Kemal e Gözüm Sakarya da, Dumlupınar da kulağım İnebolu da dedirten tarihsel görev, İnebolu ya haklı bir ün kazandırmıştır. Kurtuluş Savaşı nda asker, silah ve cephane, İstiklal Yolu olarak adlandırılan güzergahtan cephelere taşınmıştır. Kurtuluş Savaşı nda, Ankara ve Batı Cephesinin tek iskelesi İnebolu dur. İnebolu, bu nedenle, kayıkla kağnının mucizeler yarattığı kent olarak anılır. 11 Şubat 1924 tarihinde TBMM nin çıkarttığı yasayla İnebolu kentine ve İnebolu Mavnacılar Loncası na İstiklal Madalyası verilmiştir. Mustafa Kemal Atatürk 27 Ağustos 1925 tarihinde Türkocağı Binasından İnebolululara seslenmiş Şapka Devriminin ilk adımı olarak şapkayı halka tanıtmıştır. Önemli tarihsel ve doğal verilere ve tarihi dönemlerdeki iktisadi yerine karşın, bugün kent ciddi gelişme problemleri yaşamaktadır. Önemli bir geçiş ve değişim yeri olan kent, 1950 li yıllarla birlikte, ülkedeki ulaşım ağında ağırlığın karayollarına kaydırılması so lerin başında inşa edilen Osmanlı Bankası binası. (1930 lu yıllar) Günümüzde İnebolu Belediye Başkanlığı binası olarak kullanılmaktadır. Kaynak: Stüdyo Baysal (İnebolu) Boyranaltı Mahallesi yönünden kent merkezinin ve çarşının görünüşü. (1930 lü yıllar). Kaynak: Stüdyo Baysal (İnebolu) Boyranaltı Mahallesi nden kent merkezinin görünüşü. Deniz kıyısında Türkocağı ve Osmanlı Bankası binaları sıralanmaktadır. (1930 lu yıllar) Kaynak: Stüdyo Baysal (İnebolu) Kentin çarşısı 1880 ve 1885 yıllarında iki kez yangın geçirmiştir. Yangın sonrasında kent merkezi, ızgara plan a uygun olarak yeniden tasarlanmıştır. İnebolu kenti, o tarihlerde yapılaşma biçimine ve yapı malzemesine kural ve denetim getirilen hemen hemen ilk Osmanlı kentlerinden biridir. ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44 33

36 Kayıkla Kağnının Mucizeler Yarattığı Kent İnebolu 1960 Yılında İnebolu Deresi nden sel geldiği sırada. Kaynak: Stüdyo Baysal (İnebolu) Tarihi kaynaklardan, eski tarihlerde limanın, içeriye doğru torba yaparak genişleyen ve doğal liman özelliği sunan İnebolu Deresi üzerinde olduğu öğrenilmektedir. Eski top sahası (1900 lü yıllar) Kaynak: Stüdyo Baysal (İnebolu) nucunda önemli gelişme sorunlarıyla başbaşa kalmıştır. O tarihlere kadar İç Anadolu yu Karadeniz e bağlayan hemen hemen tek geçit yeri olan kent, iktisadi gerileme sürecine girmiştir. Yakın bölgedeki doğal kaynakların çokluğu, yeraltı ve toprak zenginliği belirli ölçüde bölgenin kendine yeterli bir ekonomik yaşamı sürdürebilmesine izin veriyorsa da, kentin ve limanının eski günlerindeki iktisadi hareketliliğinden söz etme olanağı bulunmamaktadır. Tarihsel dönemlerden başlayarak yakın bölgenin gemicilik ve tekne yapımı konusundaki birikimi bilinmekle birlikte, üretimin ölçeği ve düzeyi, sınırlı arazi olanakları gelişmeye izin vermemektedir. Diğer yandan, doğal ve tarihsel kaynaklara ilişkin koruma bakış açısı da ister istemez sınırlamalar getirmektedir. Bu nedenle gelişme seçeneklerinin değerlendirilmesinde, doğal ve tarihsel kaynakların korunmasından vazgeçmeyen ve korumanın sunduğu olanaklarla bir kalkınma seçeneği yaratılması son derece önem kazanmaktadır. Kentin eski günlerindeki gibi, yine önemli bir geçiş ve değişim noktası olabilmesi ise özel koşullara bağlıdır. Sanayi üretimi açısından uygun arazi potansiyelinin hemen hemen yokluğu dikkate alındığında ve büyük bir oranda karayollarına ağırlık veren ve demiryolu ve deniz ulaşımını göz ardı eden ulaşım siyasaları altında, kent ve çevresinin gelişme seçenekleri oldukça sınırlanmaktadır. Buna karşın, kentte sermaye yoğunlaşması bulunmamasının yarattığı koşullar nedeniyle, tarihi yapı stoku önemli ölçüde korunabilmiştir. Bu korunmuş ve korunacak yapı stoku yıpranma sorunları ile karşı karşıya olsa da, diğer gelişmiş kentlerimize oranla önemli sayılabilecek bir rant baskısı altında değildir. Kentin, bugün 9 bini biraz geçen nüfus büyüklüğü ile orantısız ve gelişmiş 34 ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44

37 Kayıkla Kağnının Mucizeler Yarattığı Kent İnebolu Kent merkezinin ve çarşının günümüzdeki görünümü bir kent merkezine sahip oluşu, yine de geçmiş dönemlerdeki gelişmiş ticari merkez ve liman özellikleri hakkında ipuçları vermektedir. Boyranaltı Mahallesi Müze Denetiminde Kazı Yapılacak Alan olarak belirlenmiştir. Burada 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı bulunmaktadır. Kentte 350 adet konut tescil edilerek koruma altına alınmıştır. İnebolu Evleri, yüksek tavan ve pencereleri, cihannümaları, cumbaları, her katta tuvalet ve dolap isimli banyoları ve tavan süslemeleri ile, sert rüzgarlara karşı çatının korunması amacıyla marla taşı ile örülmüş çatılarıyla özgün niteliklere sahiptir. Zemin katın taşla yapılmış olması yapıyı nemden korumak içindir. Korunacak yapıların ciddi iktisadi sorunlar nedeniyle korunamama tehditi altında olduğu bilinmektedir. Bu koşullar altında, kentteki tarihi değerlerin korunmasına yönelik kararlar, yanlış bir bilinçle bölgenin ve kentin gelişmesi önünde engeller olarak görülebilmektedir. Oysa bu değerleri ve zenginlikleri, gelişmenin önemli öğeleri haline getirmek olanaklıdır. Bu çerçevede, İnebolu evleri kültür, doğa ve tarih turizmi, kent ve yakın çevresi için önemli bir gelişme seçeneği olarak, koruma yaklaşımına ve kararlarına katkı sağlayacak ve bu kararları güçlendirecektir. Farklı tarihsel dönemlere ait korunmuş ya da ortaya çıkarılabilecek öğelerin aynı kent içinde içiçe bulunduğu ender kentlerimizden biridir İnebolu. Kentteki korunmuş tarihi yapı stokunun büyüklüğü, kent içinde farklı tarihsel dönemlere ait izlerin varlığı, kentin, kültür-doğa-tarih turizmi kapsamında geliştirilecek yakın bölgenin merkezine dönüşmesi ve eski dönemlerindeki gelişme düzeyini yakalaması için önemli fırsatlar olarak görülmelidir. ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44 35

38 Öğretim Üyelerimizin Ulusal ve Uluslararası Başarıları Öğretim Üyelerimizin Ulusal ve Uluslararası Başarıları Üniversitemiz Halkla İlişkiler Müdürlüğü Çalışanlarından Arş. Gör. Özgür Doğan İki Dil Bir Bavul İsimli Filmle Yurtiçi Ve Yurtdışındaki Festivallerden Ödüller Aldı Üniversitemiz Halkla İlişkiler Müdürlüğü nde çalışan Arş. Gör. Özgür Doğan; yapım ve yönetimini Orhan Eskiköy le paylaştığı İki Dil Bir Bavul isimli filmle; 46. Antalya Altın Portakal Film Festivali nde bu yıl ilk kez verilen En İyi İlk Film Ödülü nü almaya hak kazandı. Üniversiteden yeni mezun olmuş ve uzak bir Kürt köyüne atanmış Türk öğretmenin bir yılını, onun okula yeni başlayan ve Türkçe bilmeyen çocuklarla yaşadıklarını anlatan ve bir yıl boyunca öğretmenin farklı bir topluluk ve kültür içindeki yalnızlığına, çocuklar ve köylülerle yaşadığı iletişim problemine, çocuklardaki değişime tanık olmamızı sağlayan belgesel yapım; 15. Gezici Film Festivali - Gümüş Boğa Ödülü, 15. Londra Türk Film Festivali - Seyirci Ödülü, Abu Dabi 9. Orta Doğu Film Festivali - En İyi Orta Doğu Belgesel Film Ödülü, Uluslararası Romanya Film Festivali - En İyi Belgesel Film Ödülü, Adana Altın Koza Film Festivali - Büyük Jüri Yılmaz Güney Ödülü, Adana Altın Koza Film Festivali - Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) En İyi Film Ödülü, 5. ZagrebDox - LITTLE STAMP En İyi Film, Saraybosna Film Festivali - EDN Talent ödüllerine de layık görüldü. Üniversitemiz Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Eski Bölüm Başkanlarından, Eski Öğretim Üyesi ve Halen Yarı Zamanlı Öğretim Elemanımız Prof. Dr. Erhan Karaesmen; İstanbul Sanat Fuarı Onur Ödülleri nde Sanat Yazarı ve Eleştirmeni Ödülü Aldı Üniversitemiz Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü eski bölüm başkanlarından, eski öğretim üyesi ve halen yarı zamanlı öğretim elemanımız Prof. Dr. Erhan Karaesmen; TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım Anonim Şirketi tarafından düzenlenen ARTİST 2009/19. İstanbul Sanat Fuarı Onur Ödülleri nde Sanat Yazarı ve Eleştirmeni Ödülü aldı. Eğitimi ve mesleki etkinlikleri dolayısıyla, ilk bakışta, fen ve mühendislik dünyasının insanı olarak gözüken; ancak, sanat kültür etkinliklerinin ve çevrelerinin de, çok genç yaşlarından bu yana ulusal ve uluslararası ölçekte içinde yer almış olan Erhan Karaesmen ödül konuşmasında; tatbiki bilimler ve teknoloji dünyasından gelip de sanat ve kültür alanında sürekli etkinlik gösterebilmiş, kendisinden önce pek çok değerli insanın bulunduğunu belirtti. Mühendislik ve tatbiki bilim düşüncesinin kazandırdığı neden-sonuç bağlantısını sürekli kovalama alışkalığının sanatsal yaratıcılığı anlama ve irdeleme alanında da çok yararlı olduğunun altını çizdi. Bilim ve sanat alanlarındaki yaratıcılık ve ürün gerçekleştirme süreçlerinin sanıldığından çok daha birbirine yakın olduğundan özellikle söz etti. TÜYAP kitap ve sanat fuarlarının bir yan etkinliği olarak son 10 yıldır verilmesi yoluna gidilen ödüllerden olan ve İstanbul Sanat Fuarı nın, plastik sanatlara katkılar ve farklı alanlardaki eserler nedeniyle verilen onur ödülleri sahiplerini buldu. Yıldan yıla değişen bazı ödüllerin yanı sıra; süreklilik taşıyarak en fazla bilinen ödüller; Edebiyat Yazarı ve Eleştirmeni Ödülü ile Sanat Yazarı ve Eleştirmeni Ödülüdür. Bu yılın Edebiyat Ödülü Cevat Çapan a verilirken Sanat Ödülü; Prof. Dr. Erhan Karaesmen e verilmiştir. 36 ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44

39 Öğretim Üyelerimizin Ulusal ve Uluslararası Başarıları Üniversitemiz Rektör Danışmanı ve Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Lale Özgenel ile Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdi Güzer Denizli Hükümet Konağı Mimari Projesi ve Yakın Çevresi Kentsel Tasarım Projesi Yarışmasında Mansiyon Ödülü Kazandılar Üniversitemiz Rektör Danışmanı ve Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Lale Özgenel ile öğretim üyesi Doç. Dr. Abdi Güzer, Denizli İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği tarafından açılan Denizli Hükümet Konağı Mimari Projesi ve Yakın Çevresi Kentsel Tasarım Projesi yarışmasında Mansiyon Ödülü kazandılar. Ödül aldıkları proje kapsamında salt bir idari merkez değil, içinde kamusal kullanım odaklı, kültürel, idari ve rekreasyon içerikli işlevleri barındıran açık ve kapalı mekanların birlikte yer aldığı ve tüm kent halkı ve ziyaretçiler için bir çekim noktası oluşturması hedeflenen bir kent parkı önerilmiştir. Parkın mekansal ve işlevsel kurgusunda açık alan kullanımı ön planda tutulmuş, yapısal yoğunluk arazinin iki kenarında toplanmış ve ortada kalan alan, yeşil bir rekreasyon adası olarak tasarlanmıştır. Önerilen üç meydan, park alanının tümüne hakim olacak şekilde konumlandırılmış ve içinde dinlenme ve seyir terasları ile kentsel bir su peysajının da yer aldığı park içinde görsel ve fiziksel bir süreklilik sağlanmıştır. Yarışma alanı içinde kalan üç tarihi yapı korunarak müze ve kültür merkezi olarak yeniden işlevlendirilmiştir. Ana girişini park tarafından alan ve içinde idari birimler, konferans ve toplantı salonu ile valilik makamına ait birimlerin bulunduğu yeni hükümet konağı binası üç ayrı kütle içinde çözülmüş ve önerilen şeffaf cephe anlayışı ile parkla görsel ilişki kurması hedeflenmiştir. Denizli Hükümet Konağı Mimari Projesi İle Yakın Çevresi Kentsel Tasarım Projesi adıyla, 94 projenin değerlendirildiği yarışmanın amacı; tasarım gerçekleştirilirken Denizli ve yöresinin mimari, tarihi ve kültürel özelliklerini yansıtan özgün bir hükümet konağı mimari projesi elde etmek, ayrıca belirtilen yaklaşık m 2 alanın çevresindeki odak noktaları dikkate alınarak bu alanın; şehrin gündüz ve gece kullanımını sağlayacak meydan ve bununla birlikte yönetim ve kültür hizmetleri verilebilecek bir kentsel tasarım elde etmektir. ODTÜ Rektör Yardımcısı ve Makina Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. H. Nevzat Özgüven; Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) nin 2009 Yılı Üniversite Ders Kitapları Telif ve Çeviri Eser Ödülleri Mühendislik Bilimleri Telif Ödülü Aldı Üniversitemiz Rektör Yardımcısı ve Mühendislik Fakültesi Makina Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. H. Nevzat Özgüven; Gürültü Kontrolü: Endüstriyel ve Çevresel Gürültü adlı eseriyle, Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) nin 2009 Yılı Üniversite Ders Kitapları Telif ve Çeviri Eser Ödülleri nde, Mühendislik Bilimleri Telif Ödülü ne layık görüldü. TMMOB Makine Mühendisleri Odası tarafından, 1986 yılında Endüstriyel Gürültü Kontrolü ismiyle yayımlanmış olan kitabın genişletilmiş ve tümü gözden geçirilerek güncelleştirilmiş ikinci baskısı olan Gürültü Kontrolü: Endüstriyel ve Çevresel Gürültü ; ses ve gürültüye ilişkin temel kavramlardan başlayarak, gürültü kontrol yöntemlerinin hayata geçirilmesine kadar değişik aşamalarda gerekebilecek temel ve uygulamaya yönelik mühendislik bilgileri vermektedir. Bu yolla; hem endüstriyel ve çevresel gürültünün ölçüm ve denetiminde çalışanlara, gerekli temel bilgileri edinmeleri konusunda, hem de endüstriyel ve çevresel gürültünün azaltılması amacıyla alınacak mühendislik önlemleri üzerinde çalışanlara, mühendislik uygulamaları konusunda yararlı olması hedeflenmektedir. TÜBA Telif ve Çeviri Eser Ödülleri, Türkçe dilinde uluslararası standartlarda üniversite ders kitapları yazılmasını ya da yabancı bir dilden her alanda en iyi örneklerin düzgün, anlaşılır ve güzel Türkçe kullanılarak çevrilmesini özendirmek amacıyla başlatılan bir ödül programıdır ve üniversitelerde okutulan lisans düzeyinde Türkçe ders kitabı yazan ya da Türkçe ye çeviren yazarlara verilir. ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44 37

40 Öğretim Üyelerimizin Ulusal ve Uluslararası Başarıları ODTÜ Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. B. Özgür Sarıoğlu; Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) nin 2009 Yılı Üniversite Ders Kitapları Telif ve Çeviri Eser Ödülleri Mühendislik Bilimleri Telif Ödülü Aldı Üniversitemiz Fizik Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. B. Özgür Sarıoğlu; Fizikte Felsefi Kavramlar: Felsefe ve Bilimsel Kuramlar Arasındaki Tarihsel İlişki (Philosophical Concepts in Physics: The Historical Relation Between Philosophy and Scientific Theories) adlı eserle, Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) nin 2009 Yılı Üniversite Ders Kitapları Telif ve Çeviri Eser Ödülleri nde, Doğa Bilimleri Çeviri Ödülü nü almaya hak kazandı. Fizik ve felsefenin birbirleri üzerine bugüne dek yaptıkları ve hâlâ da yapmayı sürdürdükleri, gelişimleriyle ilgili karşılıklı etkileri örnekleriyle gösteren, bilimdeki ilerlemeleri, oluştukları tarihi ve düşünsel zeminleri göz önünde tutarak ele alan, okurlara, daha öncesinde yalnızca bilimin geleneksel olarak anlatılagelen öyküleriyle verilen bakış açısından ya da geçmişe dönüp baktıklarında fen derslerindeki ödev ve çalışmalarda edindiklerinden biliyor olabilecekleri, bilimsel bir atılımın doğası üzerine derinlemesine düşünme fırsatı veren Fizikte Felsefi Kavramlar adlı eserin amacı, düşünsel olarak göz önünde tutulanların, bilimin asıl uygulamasında ve bilimsel kuramların yapımında oynadıkları temel ve göz ardı edilemez rolün okuyucunun zihnine kazınmasıdır. TÜBA Telif ve Çeviri Eser Ödülleri, Türkçe dilinde uluslararası standartlarda üniversite ders kitapları yazılmasını ya da yabancı bir dilden her alanda en iyi örneklerin düzgün, anlaşılır ve güzel Türkçe kullanılarak çevrilmesini özendirmek amacıyla başlatılan bir ödül programıdır ve üniversitelerde okutulan lisans düzeyinde Türkçe ders kitabı yazan ya da Türkçe ye çeviren yazarlara verilir. Üniversitemiz Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sibel Tarı; The Alexander von Humboldt Foundation Ödülünü Kazandı Üniversitemiz Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Sibel Tarı; The Alexander von Humboldt Foundation ödülünü kazandı. Çalışmalarını bilişsel bilimler, bilgisayar bilimleri, elektrik mühendisliği ve matematiğin kesişiminde yer alan hesaplamalı görü (computer vision) alanında yapmakta olan Prof. Sibel Tarı, 18 ay süresince ev sahipliğini yapacak olan Technical University of Munich (TUM) Bilimsel Hesaplama Kürsüsü nde bulunduğu sürece, bir klasik yapay zeka problemini çözmek hedefi ile kesikli ve sürekli matematiği birlikte kullanan ve analitik fikirleri olabildiğince nümerik çözümlerle harmanlayan hesaplama yöntemleri üzerinde çalışacak. The Alexander von Humboldt Foundation, 1860 yılında (Alexander von Humboldt un ölümünün 18 ay ardından) Berlin de kuruldu yılında 2. Dünya Savaşı nın ardından işlevi duran kuruluş; 1953 te, Almanya Federal Cumhuriyeti tarafından, merkezi Bonn da olmak üzere, yeniden kuruldu. Disiplin ayrımı yapmadan yabancı araştırmacıların Almanya daki çalışmalarını destekleyen kuruluş; bugüne dek 130 ülkeden, çok farklı disiplinlerden, aralarında 41 Nobel ödüllü bilim adamının da bulunduğu yaklaşık 23 bin bilim insanını destekledi. Projeleri değil bireyleri değerlendirmeyi esas alan kuruluş, ekip çalışmalarının arttığı dönemlerde bile fark yaratıcı olanın bireyin yeteneği ve çabası olduğunu savunarak, bu yaklaşımı doğrultusunda doktora sonrası (post doc) ve deneyimli araştırmacı (experienced researcher) şeklinde iki ayrı kategoride yılda toplam 600 civarı karşılıksız burs ödülü vermektedir. 38 ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44

41 Öğretim Üyelerimizin Ulusal ve Uluslararası Başarıları Üniversitemiz Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bayram Tekin TÜBİTAK Teşvik Ödülü nü Kazandı Üniversitemiz Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Bayram Tekin; Kütleçekim kuramlarında korunan yükler ve kuantum alanlar teorilerinde faz geçişleri konularındaki uluslararası düzeyde üstün nitelikli çalışmaları nedeniyle TÜBİTAK Teşvik Ödülü almaya hak kazandı. Bayram Tekin ödül almasını sağlayan çalışmalarını şöyle açıkladı: Kütle-çekim (gravitasyon) teorisi: Çevresinden izole edilmiş bir fiziksel sistemde, enerji, açısal momentum, momentum gibi bir kısım fiziksel nicelikler zamandan bağımsızdırlar, yani korunurlar. Bu korunan yükler izole edilmiş sistemin dinamiğini anlamamızda çok önemlidir. Bütün evreni izole edilmiş bir sistem olarak düşündüğümüzde, evrenin dinamiğinde ne tür fiziksel büyüklerin korunduğunu anlamamız gerekmektedir. Evrenin dinamiği ise ancak Einstein ın formüle ettiği gibi, eğri uzay-zamanları anlamak ile mümkündür. Şu durumda, eğri bir uzayzamanda enerjiyi, momentumu, açısal momentumu tanımlamamız gerekmektedir. Bu tanımları S. Deser ile yazdığımız bir kaç makalede yaptık. Kuantum alanlar teorisi ise protonu (ve nötronu) oluşturan quarkların neden serbest halde bulunmadıkları ile ilgilidir. Kısaca, quarkların daimi hapsini veya çok yüksek sıcaklıklarda (trilyonlarca C) quarkların nasıl davrancağını anlamak, teorik yüksek enerji fiziğinin temel problemlerinden biridir. G. Dunne, I. Kogan, A. Kovner ile yaptığımız çalışmalarda, yaşadığımız evrende olmasa da, bir uzay boyutu eksik olan modelevrende quark hapsinin fiziği ile ilgili bir kısım ilginç sonuçlara ulaştık. Özellikle çok yüksek sıcaklıklarda (bu model-evrende) quarkların serbest kalma mekanizmasının anlaşılmasına katkıda bulunduk. TÜBİTAK Teşvik Ödülü; ülkemizde yaptığı çalışmalarla, bilime, gelecekte uluslararası düzeyde önemli katkılarda bulunabilecek niteliklere sahip olduğunu kanıtlamış, ödülün verildiği yılın ilk gününde 40 yaşını geçmemiş bilim insanlarına verilmektedir. Üniversitemiz Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyeleri Prof. Dr. İsmail Hakkı Toroslu ve Yrd. Doç. Dr. Pınar Şenkul; 2009 Yılı IBM Fakülte Ödülü - IBM Faculty Award nü Almaya Hak Kazandılar ÜProf. Dr. İsmail Hakkı Toroslu ve Yrd. Doç. Dr. Pınar Şenkul; IBM in dünya genelinde akademisyenlere verdiği IBM Fakülte Ödülleri kapsamında; Akıllı Veri Analizi çalışmalarıyla ödüllendirildiler. Türkiye, IBM Fakülte Ödülleri kapsamında, Avrupa, Ortadoğu ve Afrika Bölgesi nde dört ödül birden alan tek ülke oldu. Prof. Dr. Toroslu, Akıllı Veri Analizi projelerini şöyle açıkladı: Her geçen gün web deki bilgiler daha da yükselen bir hızla artmakta ve web siteleri yapısal olarak daha karışık bir hale gelmektedir. Bunun sonucu olarak, doğru bilgiye uygun bir şekilde ulaşmak gittikçe zorlaşmaktadır. Kullanıcının web sitesinde dolaşma şekli onun ihtiyaçları, bilgisi ve ilgisi ile doğrudan ilgilidir. Öte yandan bunlar, web sitesini oluşturan tasarımcıların düşündüklerinden çok farklı olabilir. Sitenin kullanıcı tercihlerine cevap vermesi istenir. Bu da ancak sitenin sürekli kendi kendisini uyarlama yeteneğine sahip olması ile olabilir. İdeal bir web sitesi; kullanımından elde edeceği bilgilerin yardımı ile kendi yapısını iyileştirebilmelidir. Kendi kendisini uyarlayabilen web sayfaları ile ilgili olarak bir çok yöntem geliştirilmiş ve hatta bunların bazıları bilinen ticari sitelerce de kullanılmıştır. En bilinen örnekleri Google ve Amazon un sayfalarıdır. Buralardaki yöntemler kayıtlı kullanıcıların sitede dolaşma bilgilerinin toplanması ile web sayfalarında sınırlı bazı yerlerde kendi kendine uyarlanma yapılması şeklindedir. Bunun en tipik örneği de diğer web sayfalarına bağlantıların uyarlanmasıdır. Bu projede biz bu yaklaşımı kullanıcının sitedeki dolaşım ve davranışlarının anlam bilgisini de kullanarak geliştirmeyi amaçlıyoruz. Bunun sonucunda da kendi kendine uyarlanmanın sadece yapısal bağlantılarda kalmayıp her türlü içerik sağlanması ile ilgili işlemlerde yer almasını sağlamayı amaçlıyoruz. IBM Fakülte Ödülleri; tüm dünyadan akademisyenlerin çeşitli projelerle katılıp yarıştığı ve karşılığında nakit para verilen IBM Global Üniversite Ödüllerinden en prestijlisidir. ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44 39

42 Rektör Prof. Dr. Ahmet Acar: Kuruluşların uzun vadeli başarılarında, kurucu olarak görev yapan insanların çizdikleri yol ve koydukları harcın sağlamlığı önemli rol oynar. ODTÜ Prof. Dr. Mustafa N. Parlar Eğitim ve Araştırma Vakfı Ödülleri Sahiplerine Sunuldu ODTÜ Prof. Dr. Mustafa N. Parlar Eğitim Araştırma Vakfı 2009 Yılı Ödülleri, ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi nde düzenlenen törenle sahiplerine takdim edildi. Bu yıl Bilim, Hizmet ve Teknoloji Teşvik Ödüllerine üzerinde görüş birliği sağlanan aday çıkmazken ODTÜ bünyesinde geçtiğimiz akademik yıl içerisinde tamamlanan ve uygulamaya dönüşebilecek on bir başarılı tez çalışması Yılın Tezi ödülüne değer bulundu. Geleceğin araştırma ve uygulamacılarını yetiştirme yönünde üstün gayreti görülen beş öğretim üyesi de Yılın Eğitimcisi ödüllerine layık görülmüştür. Törende bir konuşma yapan Rektör Prof. Dr. Ahmet Acar, kuruluşların uzun vadeli başarılarında, kurucu olarak görev yapan insanların çizdikleri yol ve koydukları harcın sağlamlığının önemli rol oynadığını vurgulayarak kurucuların vizyonunun ve ilk yıllardaki çalışmalarının, kurdukları ekibin niteliği ve oluşturdukları ortamın, daha sonraki yıllarda o kurumların nerede olacağını belirlediğini söyledi. Acar sözlerine devamla Özellikle üniversitelerin kuruluşlarında, bilimsel doğruların, evrensel değerlerin dışında yapılan tercihler, yanlış kadrolaşmalar ve sağlıksız alışkanlıklar üniversitelerin gelişmesinin önünde engel olmuştur. Kuruluş yıllarında uzun süre Rektörlük yapan Sayın Kemal Kurdaş gibi, aynı dönemde 10 yıl süre ile Mühendislik Fakültesi Dekanlığı yapan Prof. Dr. Mustafa Parlar gibi müstesna insanların ortaya koydukları vizyon, standart ve anlayış, Orta Doğu Teknik Üniversitesi nin ülkemizde yıllar geçtikçe sürekli artan başarısı ve etkisinin temel yapı taşlarını oluşturmuştur. dedi. Vakıf Mütevelli Heyeti Başkanı İsmet Erkmen de Parlar ın derin vizyonu ile yaşamı boyunca, ülkemizin bilgi ve teknoloji üreten ve ihraç eden bir Türkiye olması için çalıştığını söyleyerek Bilim ve bilgi, insan merkezli bir iştir. İnsanlarla şekillenir ama insanları da şekillendirir. O nedenle bilim insanları özel misyona sahip insanlardır. dedi. Törende konuşmaların ardından ödül alan bilim adamlarına ödülleri takdim edildi. Üniversitemiz Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Kemal Önder Çetin, Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Haluk Külah ile Fen Edebiyat Fakültesi Biyolojik Bilimler Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Ayşe Elif Erson Araştırma Teşvik Ödülü nü almaya hak kazandılar. Araştırma Teşvik Ödülü; araştırmalarıyla bilim alanlarından birinin gelişmesine katkıda bulunan ya da bu alanda ülke sorunlarının çözümüne yardımcı olan genç araştırmacılara (ödülün verildiği yılın ilk gününde 40 yaşını doldurmamış olan) veriliyor. Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü nden Yrd. Doç. Dr. Tolga Can, Fen Edebiyat Fakültesi Biyolojik Bilimler Bölümü nden Yrd. Doç. Dr. Ayşe Elif Erson, Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü nden Yrd. Doç. Dr. Ayşegül Askan Gündoğan, Eğitim Fakültesi Beden Eğitimi Ve Spor Bölümü nden Yrd. Doç. Dr. Mustafa Levent İnce ile Mühendislik Fakültesi Endüstri Mühendisliği Bölümü nden Prof. Dr. Murat Köksalan; Üniversite Rektörlüğü nce uygulanan ders değerlendirme anketi sonucunda, öğrenci tarafından en başarılı bulunan öğretim elemanları arasından seçilenlere verilen Öğretim Yılı ODTÜ Yılın Eğitimcisi Ödülü nü kazandılar. ODTÜ de on yıl sürece Mühendislik Fakültesi Dekanlığı yapan Prof. Dr. Mustafa N. Parlar ın misyonunu sürdürerek yaşatmak üzere ölümünden hemen sonra 1981 yılında kurulan Prof. Dr. Mustafa N. PARLAR Eğitim ve Araştırma Vakfı; seçkin bilim insanlarının ve uygulamacıların, tüm bilim alanlarındaki araştırma ve uygulama çalışmaları ile hizmetlerini değerlendirmek, yetkinliklerini belgeleyerek çalışmalarına güç katmak ve yetişmekte olan kuşakları özendirmek amacıyla, her yıl; Onur, Bilim, Hizmet, Araştırma Teşvik, Teknoloji Teşvik ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi nde ODTÜ Yılın Eğitimcisi, ODTÜ Eğitimde Üstün Başarı ve ODTÜ Yılın Tezi Ödülleri, Mütevelli Heyeti Kararı ile Özel Ödüller veriyor. 40 ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44

43 ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44 41

44 ODTÜ de Yaşam Fotoğraf Yarışması Fotoğraf Yarışması: ODTÜ de Yaşam Afiş: Hamit EBEŞ ODTÜ Halkla İlişkiler Müdürlüğü nce ODTÜ de yaşamı her yönüyle yansıtmak amacıyla düzenlenen ODTÜ de Yaşam konulu fotoğraf yarışmasının ikincisinde, 15 fotoğraf ödül almaya hak kazandı. Yarışmada, ODTÜ nün doğası, yerleşkesi, öğrenci yaşamı, bilimsel araştırmalar, öğrenci toplulukları ve aktiviteleri, şenlik kısaca, ODTÜ nün dinamizmini yansıtan çeşitli fotoğraflar yer aldı. Yarışma, ODTÜ nün toplumdaki yerini ve değerini vurgulamak, ODTÜ deki yaşamı tanıtmak, belgelemek ve ODTÜ ye ait basılı yayınlarda (katalog, takvim, afiş gibi) kullanılmak üzere kapsamlı bir fotoğraf arşivi oluşturmak amacıyla düzenlenmektedir. ODTÜ tanıtım materyallerinde yer alacak fotoğraflarda, yarışmacıların isimleri belirtilecektir. Seçici kurul üyeleri dışında herkese açık olan yarışmaya katılımcılar renkli ve siyah beyaz baskı ile katılmış ve her bölüme en fazla 4 yapıt gönderebilmiştir. Katılımı ücretsiz olarak yapılan yarışmada, yapıtların daha önce ödül veya mansiyon almamış olması önkoşul olarak Ceren Osmanağaoğlu 42 ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44

45 ODTÜ de Yaşam Fotoğraf Yarışması Bayram Tolga Selçuk ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44 43

46 ODTÜ de Yaşam Çağıl Doğan Nurcan Alkış belirlenmiştir. Ayrıca, yarışmaya katılan kampus fotoğraflarının en az 3 yıl içerisinde çekilmiş olması koşulu getirilmiştir. Yarışmanın Seçici Kurul u, Işık AK- SOY (Bilkent Üniversitesi. Öğretim Görevlisi), Hasan SALTIK (ODTÜ Öğretim Görevlisi), Prof. Dr. Rıza GÜRBÜZ (ODTÜ Öğretim Üyesi) ve Önder ŞENYAPILI (ODTÜ Öğretim Görevlisi) olmak üzere, akademik bir kadro tarafından oluşturulmuştur. ODTÜ de Yaşam konulu Fotoğraf Yarışması, ODTÜ Geliştirme Vakfı, Renko Fotoğrafçılık, Fırat Color, Özgün Fotoğraf, Asgül Color, Tripod Fotoğrafcılık ve Yapı ve Kredi Bankası gibi kuruluşlarca da desteklenmiştir. Yarışma sonucunda 15 fotoğraf ödül Canset Karaerkek Mustafa Bülent Prinçci 44 ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44

47 ODTÜ de Yaşam Tuğçe Yalçın Mustafa Bülent Prinçci almaya hak kazanmıştır. Bu fotoğraflarla birlikte 54 fotoğraf ödül töreni ile birlikte açılışı gerçekleşen ve Aralık 2009 tarihlerinde Kültür ve Kongre Merkezi Sergi Salonu nda gerçekleşen sergide yer almıştır. ODTÜ yü farklı yönleriyle yansıtan fotoğrafların niceliksel ve niteliksel olarak her yıl daha da zenginleştirilmesi ve yarışmanın gelenekselleştirilmesi hedeflenmektedir. Mustafa Bülent Prinçci Ödüller ve Sahipleri: ODTÜ Değerlendirme Ödülleri: (5 Adet 500 TL) 1. Bayram Tolga Selçuk 2. Mustafa Bülent Pirinçci 3. Nurcan Alkış 4. K.Çağıl Doğan 5. Reyhan Bilen Renko Ödülü: Kodak Fotoğraf Makinası Gökhun Baltacı Fırat Color Ödülü: 1. Sıtkı Fırat Türkiye Fotoğraf albümü ve 5 adet 30x40 baskı: Esin İşcan 2. Sıtkı Fırat Kemaliye Fotoğraf albümü ve 5 adet 30x40 baskı: Behrang Kalkatechi 3. Sıtkı Fırat Kemaliye Fotoğraf albümü ve 5 adet 30x40 baskı: Canset Karaerkek Özgün Fotoğraf Ödülü: 10 adet 20x30 fotoğraf baskısı Tuğçe Yalçın Asgül Color Ödülü: 5 adet 30x40 baskı ödülü Kenan Cengiz Tripod Ödülü: 3 adet 20x30 fotoğraf baskısı ödülü Hale E. Binay Yapı ve Kredi Bankası Ödülü: 1. Sebah&Foallier den Foto Sabah a Fotoğrafta Oryantalizm / Engin Özendes Ceren Osmanağaoğlu 2. Al İşte İstanbul / Çetin Altan - Ara Güler Emine Esra Akçasu 3. Yeryüzünde Yedi İz / Ara Güler Deniz Kılınç ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44 45

48 ODTÜ de Yaşam Gökhun Baltacı Esin İşcan Mustafa Bülent Prinçci Mustafa Bülent Prinçci Mustafa Bülent Prinçci Kenan Cengiz Emine Esra Akçasu 46 ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44

49 ODTÜ de Yaşam Mustafa Bülent Prinçci Deniz Kılınç Mustafa Bülent Prinçci Hale E. Binay Reyhan Bilen ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44 47

50 Oyun Teknolojileri Yüksek Lisans Programı Oyun Teknolojileri Yüksek Lisans Programı Doç. Dr. Veysi İşler ODTÜ Enformatik Enstitüsü, Oyun Teknolojileri Lisansüstü Program Koordinatörü Bilgisayar oyunları pazarı hızla büyüyerek neredeyse film pazarını geçmiş durumda. Artık bir oyundan on milyonlarca dolar gelir elde etmek mümkün. Diğer yandan, çevirimiçi (online) bilgisayar oyunlarına bağımlı olmak pek de zor değil: Farmville Haziran 2009 da yayına başladı ve Ocak 2010 sonu itibariyle 75 milyon üzeri kayıtlı kullanıcıyı buldu. Diğer yandan, World of Warcraft ise 11 milyon kayıtlı kullancı ile kendi alanında en büyük Çok Oyunculu Devasa Oyun (MMOG: Massively Multiplayer Online Game) olarak dünyanın dört bir yanından insanların ilgisini çekiyor. Bilgisayar oyunları sadece eğlence amaçlı değil, tedavi, eğitim, tatbikat gibi amaçlar için de geliştirilmektedirler. Uçuş simülasyonları eğitim amacıyla kullanıma en iyi örnektir. Bilgisayar oyunları pazarı büyürken bu oyunların oluşturduğu sanal topluluklar arasında kültürel etkileşimler ve yakınlaşmalar gözlenmekte. Bir çok Şekil 1: FarmVille 75 milyon kullanıcıya ulaşan bir facebook oyun uygulamasıdır. Şiddet içermeyen bu oyun kendi alanında en yüksek ilgiyi görüyor. Şekil 2: Bu oyun şu ana kadar on milyonu aşkın kullanıcı tarafından erişilmiştir. Yaptığı ciro ABD dolarını aşmıştır. ülkede bilgisayar oyunları Kültür Bakanlıkları tarafından desteklenmekte ve ülkelerin bu alanda yetenek sahibi olmaları için teşvikler ve organizasyonlar yapılmaktadır. Kore ve Fransa Kültür Bakanlıkları bu alanı en önemli stratejik alan olarak duyurmuşlardır. Diğer yandan ülkemizde Sanayi ve Ticaret Bakanlığı nın sağladığı Teknogirişim Desteği kapsamında birçok oyun projesi sistematik olarak 2009 yılında desteklenmeye başlandı. Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Bilgisayar Oyunları alanında ülkemize yetenek kazandırılması ve oyun geliştirme sektörünün oluşması için değişik açılardan üstüne düşeni yıllardır yapmaktadır. ODTÜ nün değişik bölümlerinde oyun teknolojilerine ilişkin çok sayıda dersler uzun yıllardır verilmektedir. Bir çok bölümde sözkonusu teknolojileri ilgilendiren yüksek lisans ve doktora seviyesinde araştırmalar yapılmaktadır. ODTÜ de oyun teknolojileri alanında çalışan öğretim üyelerininin Oyun Teknolojileri Yüksek Lisans Programı nda biraraya gelmesi ile kültürel ve ekonomi açısından kritik olan bu alanda daha sistematik, verimli ve disiplinlerarası projelere de olanak veren bir ortam ortaya çıkmıştır. Programın amacı oyun teknolojileri bilim dalına evrensel düzeyde katkılar sağlayacak araştırmalar yapmaktır. Bu nedenle program, tezli bir yüksek lisans programıdır. Bu programın mezunlarının dünyadaki en bilinen ve en iddialı oyun firmaları ve oyun projelerinde yer alabileceklerini sanıyoruz. Bilgisayar Grafiği, Bilgisayar Oyunları için Yapay Zeka, Bilgisa- 48 ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44

51 Oyun Teknolojileri Yüksek Lisans Programı Şekil 3: MODSİMMER ( kapsamında kurulan hareket yakalama laboratuvarında 8 kamera bulunmaktadır. Bu laboratuvar hem teknokent firmalarına hem de araştırmacı ve öğrencilerimize açıktır. yar Oyunlarında Fizik, Oyun Tasarımı, Sanal gerçeklik, Oyunlarda Estetik ve Bilgisayar Animasyonu bu programda yer alan derslerden bazılarıdır. Programa başvuracak adaylardan bilgisayar programlama ve algoritmalar konusunda deneyim beklenmektedir. Kabul edilen bazı adaylara gerekirse üç dersten oluşabilen bilimsel hazırlık önerilmektedir. Başvurular öncelikle YÖK ve üniversitemizin yüksek lisans başvuru değerlendirme çerçevesine göre değerlendirilmektedir sonbahar dönemine yönelik Oyun Teknolojileri Lisansüstü başvuruları için son gün 28 Mayıs 2010 dur. Başvuruyla ilgili ayrıntılı bilgiye, Nisan 2010 başından itibaren http// tr/ adresinden ulaşılabilecektir. Oyun Teknolojilerine kaytlı öğrenciler üniversitelerimizin araştırma merkezlerinden biri olan MODSİMMER in (Modelleme ve Simülasyon Araştırma ve Uygulama Merkezi) laboratuvar olanaklarından da yararlanabilmektedirler: İnsan hareketini oyunlara aktarmaya yarayan 8 kameralı bir hareket yakalama sistemi Çok oyunculu oyun geliştirme ortamları Değişik amaçlı hareketli simülatörler için 1500 kg kapasiteli hareket platformu Mobil göz izleme sistemi Fonksiyonel yakın infrared görüntüleme cihazı Üç boyutlu tarama sistemi Diğer yandan, ODTÜ Teknokent te bu alana odaklı ATOM (Animasyon Teknolojileri ve Oyun Mekezi) adında bir ön kuluçka merkezi 2008 yılında açılmıştır. ATOM şimdiye kadar onlarca kişiye ofis ve teçhizat olanakları sağlayarak, oyun yarışmaları ve semineler düzenlemektedir. ODTÜ Öğretim üyeleri olarak başından itibaren bu ön kuluçka merkezinin kurulması için gerekli desteği ve danışmanlığı sağladık. Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Enformatik Enstitüsü Oyun Teknolojileri Lisansüstü Programı, MOD- SİMMER ve ATOM arasında yakın işbirliği ve koordinasyon sağlayarak bu önemli alanda ülkemizin yol almasına ve evrensel bilgi birikimine katkı vermeye çalışmaktadır. ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44 49

52 Yeni Fikirler Yeni İşler Girişimci Olmak İsteyen Öğrencilerin Finali Nefes Kesti! İlknur İlkyaz Gül ODTÜ Teknokent Kurumsal Gelişim ve Projeler Direktörü Günümüzde eğer girişimci iseniz, önünüzde sizi destekleyen pek çok program ve yarışma görmeniz mümkün. Bunların pek çoğu da, özellikle genç girişimciler için önemli avantaj ve fırsatlar içeriyor. Bu fırsatları sadece finansman desteği olarak düşünmek doğru olmaz. Bu noktada 5 yıldır başarıyla gerçekleştirilen Yeni Fikirler Yeni İşler Yarışması nın finansman desteğine ek olarak sağladığı pek çok olanak aslında bir girişimcinin tüm süreç boyunca ihtiyaç duyabileceği her türlü gereksinimi karşılıyor. Bundan tam 5 yıl öncesinde başlayan yarışma kapsamında, şimdiye kadar birbirinden başarılı 8 teknoloji tabanlı şirket kurulmasına gelene kadar tüm aşamalarına ve temeline bir göz atalım isterseniz. İş bulan değil, iş kuran mezun ODTÜ Teknokent tarafından üniversite öğrencilerini yenilikçi ürün ve teknoloji geliştirmeye teşvik etmek ve yarının teknoloji firmalarına ilk adım desteği sağlamak amacıyla düzenlenen Yeni Fikirler Yeni İşler Yarışması temelde Orta Doğu Teknik Üniversitesi nin İş bulan değil, iş kuran mezun yaklaşımı ile ortaya çıkmıştır. Fikrin ortaya çıktığı ilk senelerde, girişimci ruha ve ticarileşebilecek iş fikrine sahip bir öğrenci için destekleyici mekanizmaları bulmak mümkün olmadığından, şimdi geldiğimiz noktaya baktığımızda, ODTÜ ve ODTÜ Teknokent in almış olduğu bu öncü rol sayesinde şu an pek çok girişimcimiz kendi şirketini kurmayı başardı. Yeni Fikirler Yeni İşler Neler Kazandırıyor? Verilen desteklerden söz edecek olursak, aslında yarışmanın en büyük ödülü para değil. Yarışmanın en büyük ödülü öğrencilere sunulan kendi işini kurma fırsatı. Günümüzde bir girişimcinin kendi işini kurabilmesi için gerekli olan şeylerden sadece biri para. Yarışmanın finalistleri belki de paradan daha önemli deneyimler kazanıyorlar. Yeni ve teknoloji tabanlı bir şirket kurabilmek için gerekli pek çok danışmanlık hizmeti alıyorlar. Yarışmaya katılan ve bir sene boyunca tüm süreci tamamlayan gençler son finale kalamasalar bile hayatları boyunca faydalanacakları deneyimler yaşamış ve eğitimler almış oluyorlar. Rekabet altında eğlenebilme fırsatı ya- 50 ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44

53 Yeni Fikirler Yeni İşler kalıyorlar. Ayrıca ODTÜ Teknokent e başvurduklarında onlara da pek çok konuda yol gösterip şirketlerini kurmalarında yardımcı olunuyor. Finale kalan yarışmacıların patent başvuruları, Ar-Ge projesi destek başvuruları konusunda yapılan yönlendirmeler de girişimcinin iş fikrini farklı açılardan destekleyici bir unsur olarak göze çarpıyor. Finansal ve idari süreçlerle ilgili bilgilendirmenin yanında, yatırımcı bulmalarına aracılık yaparak ve alanlarında uzman iş adamları ile tanıştırarak alternatif finansman ve danışmanlık yolları da, ODTÜ Teknokent tarafından sağlanmış oluyor. Bunların yanında ODTÜ-KOSGEB Teknoloji Merkezi nde 3 yıl boyunca ücretsiz ofis alanı ile KOSGEB in pek çok maddi desteği de girişimcilerin sürdürülebilir bir şekilde şirketlerini devam ettirebilmeleri açısından büyük önem arz ediyor. Yeni Fikirler Yeni İşler 2009 Finali nde Neler Oldu? Orta Doğu Teknik Üniversitesi ile Türkiye nin ilk ve en büyük teknoparkı ODTÜ Teknokent in Elginkan Vakfı ana sponsorluğunda ve Savunma Sanayi Müsteşarlığı nın desteğiyle düzenlediği Yeni Fikirler Yeni İşler Yarışması na bu yıl 300 online başvuru yapılırken, 82 grup proje önerisini teslim etti. Oldukça titiz geçen elemelerin ardından 18 proje ikinci aşamaya geçebildi. 14 Kasım da gerçekleşen Yeni Fikirler Yeni İşler Finali ise, girişimci grupların yaptığı sunumlar ve jüri değerlendirmesiyle birlikte oldukça heyecanlı dakikalara sahne oldu. Türkiye nin çeşitli üniversitelerinde öğrenim görmekte olan girişimci ruhlu öğrencilerden gelen 300 başvuru arasından yapılan titiz elemeler sonucu finale kalmaya hak kazanan altı projenin yarıştığı final töreni, öğrenci ve akademisyenlerden yoğun ilgi gördü. 75 bin TL lik Elginkan Vakfı Teknoloji Ödülü Beyin Dalgaları ile Bilgisayarı Kontrol Edebilen Cihaz Projesi ile Garajsoft ekibine verildi. 50 bin TL lik Savunma Sanayi Müsteşarlığı Özel Ödülü ise Coando Etkisi ile İniş Kalkış Yapabilen İnsansız Hava Aracı (İHA) Projesi ile GPS Karıştırıcı Sistemi Projesi arasında paylaştırıldı. Plazma Anten Üretme Projesi ile Gradient Ekibi hem TL lik SSM Mansiyon Ödülü nü hem de TL lik OSTİM Sanayi Kategorisi özel ödülünün sahibi oldu. YFYİ 2009 da Finale Kalan ve Sunumu Yapılan Projeler Genel Kategorideki Finalistler: Garajsoft: Beyin dalgaları ve yüz ifadeleri ile bilgisayarı kontrol edebilen cihaz projesi Beyin dalgalarını ve yüz ifadelerini yorumlayarak bilgisayara aktarmaya yarayan cihazlara Beyin Bilgisayar Arayüz Aletleri (BCID: Brain Computer Interface Devices) denilmektedir. Fiziksel girdi metotları klavye ve fareyi kullanmadan; sadece zihin, jest, mimik, baş, göz hareketleri ve bunların kombinasyonlarını kullanan BCID ile bütünleşmiş bir ürün (yazılım, donanım) geliştirilecek. BCID girdileriyle ulaşılan kelimelerle oluşturulacak cümleler sayesinde kullanıcı gündelik yaşamdaki iletişim ihtiyaçlarını karşılayabilecektir. Ürünün engelli insanların kendini ifade etmesinden kısa mesaj oluşturulmasına kadar farklı alanlarda kullanılması mümkündür. Hatta insanların bilmedikleri dilleri bile konuşabilmeleri hayali bu fikir sayesinde gerçeğe dönüşebilecektir. Gradient: Klasik anten çözümlerine alternatif sunan akıllı plazma anten üretme projesi Plazma anten teknolojisi, geleneksel anten teknolojisi ile ulaşılamayan, çok geniş bir akıllı anten yelpazesi oluşturabilme potansiyeli vaat etmektedir. Geleneksel metal antenlerin aksine plazma antenler ihtiyaca göre aktive edilebilir veya kapatılabilir. Antenin çalıştığı bant aralığı çok geniş bir aralıkta değiştirilebilir. Bu özellikleri plazma antenleri geleneksel rakiplerine göre güvenlik açısından üstün ve gizliliğin önem kazandığı askeri uygulamalar için ideal kılar. Megomuez: Görüntü işleme teknolojisi ile perakendecilik ve out-ofhome reklamcılıkta web tabanlı istatistiksel raporlama sistemi projesi Proje, ileri düzeyde görüntü işleme teknolojisi kullanılarak yüz ve obje tanıma yöntemi ile perakendecilikte ve out-of-home reklamcılıkta web tabanlı istatistiksel raporlama sunan bir sistemdir. Tanımlanan yüzler cinsiyet ve belirli yaş aralıklarına göre sınıflandırılıp sayma işlemi yapılacaktır. Bunların yanısıra bir kişinin bakış süresi, görüntüde bulunuş süreleri gibi yararlı bilgiler çıkarılacaktır. Bu veriler ışığında anlık istatistiki veriler yaratılıp web ortamında sunulacaktır. Bu sayede reklam sektöründeki en büyük eksiklik olan ölçümleyememe sorunu or- ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44 51

54 Yeni Fikirler Yeni İşler tadan kalkmış olacaktır. Herhangi bir ürünün veya standın hedef kitlesinin ayrıntılı bir biçimde tespit edilmesi perakendecilik sektörüne çok büyük katkılar sağlayacaktır. Oratel: Geri dönüştürülemeyen evsel atıklardan elektrik enerjisi ve hidrojen gazı üretilmesi ve bunun günlük hayatta kullanılması projesi Son yıllarda büyük gelişim gösteren rekombinant DNA teknolojisi ve mikrobiyal yakıt hücreleri (microbial fuel cell, MFC) alanında yapılan önemli araştırmalar ışığında kullanılacak olan bakterinin ve elektrodun seçimi, mühendisliği/modifikasyonu ürünümüzün ana teknolojisini oluşturmaktadır. Proje, yemek artıkları ve lağım suları gibi beslenme ihtiyaçlarının kaçınılmaz bir sonucu olan ve geri dönüştürülemeyen organik atıklardan rekombinant bakteriler yardımıyla elektrik enerjisi ve hidrojen gazı üretimi fikrine dayanmaktadır. Bu yöntemle bir yandan yaşam alanlarındaki elektrik giderlerini önemli ölçüde düşürmek diğer yandan tepkime sonucu oluşacak olan hidrojen gazını biriktirmek mümkün olacaktır. Ayrıca kullanılan organik atıklardan geriye kalan besin içerikli maddelerin gübre olarak kullanım potansiyeli yüksektir. Savunma Sanayi Kategorisindeki Finalistler: Kuğu-İHA: Güvenlik ve arama kurtarma faaliyetlerinin etkin yürütülmesini sağlayacak Coando etkisi ile iniş kalkış yapabilen insansız hava aracı (İHA) projesi Kuğu-İHA projesinde 2006 yılında yapılan prototip geliştirilerek hava aracının, ülkemizde çevre ve güvenlik konularında kullanılabilecek seviyeye yükseltilmesi için çalışmalar gerçekleştirilmesi hedeflenmektedir. Hava aracının her türlü çevre ve sınır güvenliği, arama-kurtarma, deprem, orman yangınları afetleri, erken uyarı ve hasar tespiti, konvoy güvenliği vb alanlarda yaygın olarak kullanılabilmesi mümkün olacaktır. Kuğu-İHA projesi ile, halihazırda geliştirilmiş prototip hava aracının seri üretim aşamasına geçirilerek ülkemizin hava araçları konusunda dışa bağımlılığını asgari seviyeye indirmek ve ülkemiz sanayisinde bir istihdam hacmi meydana getirmek de hedefler arasındadır. GPS Karıştırıcı: GPS alıcılarının kullanıldığı askeri sistemleri çalışmaz duruma getiren yenilikçi bir GPS karıştırıcı sistemi projesi GPS Sistemi dünya yörüngesindeki 24 uydudan oluşan yön tayin sistemidir. GPS Karıştırıcı ise GPS uyduları ile GPS alıcıları arasındaki irtibatı kesmek için tasarlanmıştır. GPS Karıştırıcı askeri ve sivil olmak üzere iki Frekans bandı içerir. Frekans salınımı ile km. de bulunan GPS uydularından yayımlanan sinyallerin bir benzerinin çok güçlüsünü üreterek çalışır. GPS Karıştırıcı aktif edildiğinde, geniş alanda GPS Güdümlü mühimmat, İnsansız Hava Araçları, Elektronik Pusulalar ve Time Device lar kullanılamaz hale gelir. YFYİ 2009 Final Günü Ödül Alan Finalist Gruplar: Elginkan Vakfı Teknoloji Ödülü ( TL): Garajsoft OSTİM Sanayi Özel Ödülü ( TL): Gradient Savunma Sanayi Müsteşarlığı Özel Ödülü ( TL): Paylaştırıldı Kuğu-İHA ( TL) ve GPS Karıştırıcı ( TL) Savunma Sanayi Müsteşarlığı Mansiyon Ödülü ( TL): Gradient 52 ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44

55 İklim Değişikliği ve Karbon Dioksit İklim Değişikliği ve Karbon Dioksit Prof. Dr. Ender Okandan ODTÜ Petrol ve Doğal Gaz Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Petrol Araştırma Merkezi Başkanı 2009 Kopenhag iklim zirvesinin başlıca konusu olan karbon dioksit endüstrileşme süreci ile atmosferde hızla artmakta ve sıcaklıktaki artış buna bağlanmaktadır. Atmosferdeki karbon dioksitin azaltılması konusunda son 10 yılı aşkın süredir devam eden çalışmalar, henüz gözle görülür bir azalma olmadığını göstermektedir. Karbon salınımlarını bertaraf için verimlilik ve tasarruf, jeolojik depolama, alternatif enerji kaynakları, otomobil tasarımlarında gelişme, nükleer santral kullanımı gibi değişik alternatifler bulunmaktadır. Bunların hiçbiri kendi başına çözüm olamayacaktır. Uluslararası enerji ajansının tahminlerine göre verimlilik ve tasarruf ile karbon dioksit salınımını % 50 mertebesinde azaltmak mümkündür. Verimlilikten sonra CO 2 salınımını bertaraf etmek için en fazla azalmayı sağlayacak yöntem ise jeolojik yapılarda depolama olarak görülmektedir. Bu konuda son 5 yıldır araştırmalar yoğunlaşmış, pilot çalışmalar ve uygulamalar hızlanmıştır yılında yayınlanan Türkiye İklim Değişikliği 1. Ulusal Bildiriminde de verildiği üzere yurdumuzda CO 2 nin kaynakları, miktarları ve çarelerini içeren bir çalışma yapılmıştır. Bu çalışmaya göre, 2020 yılında CO 2 emisyonlarının 2004 yılı emisyon değeri olan 240 milyon tondan 600 milyon tona ulaşacağı tahmin edilmektedir. Türkiye nin yıllık emisyonları dünya ortalamasının altındadır, ancak artış hızının yüksek olduğu bilinmektedir. ODTÜ Petrol Araştırma Merkezi nde yeni bitirilen araştırmada Türkiye de jeolojik depolamanın olabileceği yapılar değerlendirilmiştir. Seçenekler arasında olan petrol sahalarındaki verilerin yeterli olması ve ek petrol üretimi sağlanabileceği için depo olarak değerlendirilmesinin uygun olacağı kabul edilmiştir. Seçilen bir çimento fabrikasında CO 2 emisyonlarına karbon tutma teknolojisinin uygulanabileceği varsayılmış ve CO 2 in taşınması ile yeraltı depolama için seçilen petrol sahasına basılması model çalışması yapılarak etüt edilmiştir. Bu model çalışmasına göre açılacak enjeksiyon ve yeni üretim kuyuları ve CO 2 enjeksiyonunun üretimi artırıcı etkisi ile bu sahadan 8 yıl daha üretim yapılabilecek böylece 2 milyon varil petrol üretimi ve 220 milyon Cm 3 CO 2 depolaması gerçekleşebilecektir. Seçilen çimento fabrikasının petrol sahasına yakınlığı ve taşınması gerekecek CO 2 miktarının kısıtlı olması nedeniyle yatırım açısından tanker ile taşıma boru hattı ile taşımaya göre daha ekonomik olmaktadır. Yapılan ekonomik analizde ise projenin, saha 6 yıl CO 2 enjeksiyonu ile petrol ürettiği takdirde ve petrol fiyatı 100 ABD $ olduğu durumda ekonomik olduğu görülmüştür. Proje bundan sonraki süre için işletme maliyetini karşılayacak ve CO 2 enjeksiyonunu teşvik edici mekanizmalar var olursa uygulanabilecektir. Projenin depolama safhası için gerekli yatırımlar zaten yapılmış olduğu için sadece işletme harcamaları dikkate alınabilir. Sonuç olarak Türkiye deki petrol sahalarının küçük olması nedeniyle büyük hacimlerde karbon dioksitin petrol sahalarında depolanması mümkün görünmemektedir. Ancak bilinen doğal CO 2 sahası olan Dodan sahasının depolama alanı olarak kullanılabileceği düşünülmektedir. Dodan doğal CO 2 sahası halen Batı Raman sahasında uygulanan CO 2 ile üretim için kullanılmaktadır. Mevcut durumda üretilen 7 milyon m 3 CO 2 hacmi yeniden CO 2 ile doldurulabilecektir. Derin akiferlerin CO 2 nin depolanabileceği diğer jeolojik yapılardan olduğu göz önüne alınırsa bu proje kapsamında tesbit edilmiş olan Trakya, İç Anadolu ve Güney Doğu Anadolu da bulunan derin akiferler detay etüt edilmelidir. Bu etüt ancak depolama amaçlı yeni kuyuların açılması için gereken ek yatırım ile mümkün olacaktır. Petrol Araştırma Merkezi nde TPAO, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile ortak yürütülen ve TÜBİTAK tarafından desteklenen bu projeden sonra yapılması gereken bir pilot saha projesi olmalıdır. Bu pilotun ise derin akifer depolaması olarak denenmesi ileride yapılacak uygulamalar açısından önemli olacaktır. Teknik olarak uygulanması mümkün olan bu depolama seçeneğinin uzun süreli takip edilebilmesi ve sorumlulukların tanımlanması açısından bazı alt yapı çalışmalarının da mevcut olması gerekmektedir. Kyoto sonrası karbon ticareti kapsamına alınması için yoğun çaba harcanan jeolojik depolama konusunda yasal alt yapı çalışmalarının ve karbon ticaretine imkan verecek teknik düzenlemelerin mevcut olması gerekecektir. Uygulama dönemine hazırlıklı olmak açısından kuruluş lisansı verilen termik santral ve sanayi tesislerinde karbon tutma teknolojilerine imkan verecek izinlerin olması gereklidir. Alternatif enerji kaynaklarının kullanımı en doğru seçenek olmasına rağmen tek başına CO 2 i bertaraf etmeye yetmeyecektir. Bugün dünyadaki gelişmelere bakılacak olursa fosil yakıtlardan vazgeçmenin yakın bir gelecekte gerçekleşemeyeceği görülmektedir. Ama bu yakıtların kullanımı için temiz teknolojilerin seçimi bir tedbir olacaktır. ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44 53

56 3B Mobil Televizyon Halka açık ilk televizyon yayının 1926 yılında Londra nın Soho semtinde gerçekleşmesinin üzerinden 84 yıl geçmiş bu süre zarfında hem TV hem de yayıncılık endüstrisinde önemli değişiklikler olmuştur yılında tüm dünyada sadece on tane televizyon bulunurken günümüzde bu sayının bir milyarı aştığı düşünülmektedir. Zaman içerisinde evlerimizdeki televizyon sayısı arttığı gibi televizyon tipleri de siyah-beyazdan renkliye, renkliden yüksek tanımlıya (high-definition) bir evrim geçirmektedir. Bir sonraki beklenen adım ise 3 boyutlu televizyonlardır (3BTV) (Şekil 1). Bu teknolojinin evlere girebilmesi 3 boyutlu programların hazırlanabilmesi, bu verilerin var olan iletişim altyapısı üzerinden iletilebilmesi ve de evlerimizde 3 boyutlu yayını görebileceğimiz uygun ekranların bulunmasıyla mümkün olacaktır. Bu konuda tüm dünyada son yıllarda değişik araştırma grupları ve de endüstriyel şirketler tarafından projeler başlatılmış ve de ürünler sunulmuştur. Bu projelerden bazıları ATTEST (Advanced Three Advanced Three-dimensional Television System Technologies), 3DTV (Integrated Three-Dimensional Television), Holonics (Holographic and Action Capture Techniques), Muted (Multi-User 3D Television Display), 3DPHONE (All 3D Imaging Phone), 3D4YOU (Content generation and delivery for 3D television), MO- BILE3DTV: Mobile 3DTV Content Delivery Optimization over DVB-H System), Real 3D (Digital holography for 3D and 4D real-world objects capture, processing, and display), Helium3D (High efficiency laser-based multi-user multi-modal 3D display), 3DPresence (A multi-party, high-end 3D videoconferencing system), D Media (Spatial sound and vision) olarak sayılabilir. Bu ve benzeri projeler sonucunda hem çekim, hem iletim ve de görüntüleme aşamaları başarıyla demonstre edilmiştir. Günümüzde Japonya da günde 4 kez 3B televizyon yayını yapılmaktadır. Mart 2008 de BBC ilk defa canlı olarak 3B rugby maçı yayınlamıştır fakat bu yayın tek bir sinema salonunda seyredilebilmiştir. Nisan 2009 da ise SkyTV Keane konserini 3B yayınlayarak İngiltere de ilk 3B yerel yayıncılığı gerçekleştirmiştir. Türkiye de de 2009 yılı içerisinde ilk defa 3B HD içerikli belgeseli gerçekleştirilmiştir. Günümüzde bu yayınlar evlerimizde bulunan televizyonlara ek bir birim Şekil 1. Televizyonun evrimi. Şekil 2: 3B gözlükler. Prof. Dr. Gözde Bozdağı Akar Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü takılarak kullanılabilecek olan shutter glass (kapanan gözlükler), polarize ya da kırmızı-mavi renkli gözlüklerle seyredilebilmektedir (Şekil 2). Çeşitli televizyon firmaları ise ara birimi kullanmadan yayınların yine gözlükle seyredilmesini sağlayacak 3B hazır (3D ready) ürünler piyasaya çıkarmaktadır [ samsung3d.htm]. Gözlükle 3B izleyebilmeye diğer gelişmiş alternatifler ise autosterepscopic ve de holographic ekranlardır. Kalitenin henüz istenen düzeye ulaşmaması, maliyetinin yüksek olması ve de büyük televizyon setlerinin muhafazakar marketi nedeniyle kullanım rahatlığı olmasına rağmen bu ürünler henüz evlerimize ulaşmamıştır. Ev ortamında televizyon seyretmenin yanında gezgin teknolojilerdeki gelişmeler bu alışkanlığımızı dış ortamlarda da gezgin cihazlar üzerinden devam ettirmemizi kolaylaştırmaktadır. 54 ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44

57 3B Mobil Televizyon Aynı zamanda gezgin cihazların marketinin her zaman daha dinamik ve yeni teknolojilere açık olması nedeniyle gelişmiş 3B teknoljilerinin gezgin ortamda daha hızlı hayatımıza gireceği beklenmektedir. Yakın geçmişte, gezgin televizyonlara özel sistemler tanıtılmıştır. Bunlardan en olgun olanı Avrupa sistem tabanlı olan DVB-H (Digital Video Broadcasting Handheld) standardıdır ve Avrupa Birliği, yeni gelişmekte olan cep telefonundan televizyon yayınında (cep televizyonu), yayın teknolojisi olarak DVB-H i destekleme kararı almıştır. DVB-H standartı, karasal (terrestrial) DVB (DVB-T) standardı temellidir. Tasarlanırken, gezgin mekanlardaki performansı artırmak, ağ planlaması için esneklik kazandırmak ve el alıcıları için etkin güç kontrolü kazandırmak amaçları güdülmüştür. Bu teknoloji şu anda Avrupa nın çeşitli ülkelerinde yaygın bir şekilde kullanılmaktadır ve 2008 Avrupa futbol şampiyonası Avrupa çapında DVB-H üzerinden yayınlanmıştır. ODTÜ Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümündeki araştırmacıların da yer aldığı Avrupa Topluluğu destekli Mobile3DTV projesi Ocak 2008 de başlayan ve DVB-H üzerinden 3B yayın yapılabilmesini sağlayacak teknolojiyi ve de aynı zamanda 3B görüntülemeyi sağlayacak ekrana sahip telefonlar aracılığıyla da mobil olarak 3B yayınları seyretme imkanı sağlayacak bir projedir. Toplam 4 ülkedeki 6 kurumdan 20 nin üzerinde araştırmacı proje kapsamında çalışmaktadır. Proje ortakları arasında DVB-H konusundaki çalışmalarıyla dünyada liderlik yapan Tampere Universitesi, MPEG2-MPEG4-H.264 gibi video kodlama standartlarında çok aktif rol alan HHI, multimedya donanımları konusunda çok başarılı KOBİ şirketlerinden birisi olan MMS ve kullanıcı memnuniyeti deneyleri konusunda deneyimli Technical University of Ilmenau da yer almaktadır. Prof. Dr. Gözde B. Akar önderliğindeki ODTÜ Elektrik ve Elektronik Mühendisliğindeki araştırma grubu ağırlıklı olarak DVB-H üzerinden hataya dayanıklı 3B video aktarımı üzerine uğraşmaktadır. Bu amaçla donanımsal ve yazılım tabanlı 3B DVB-H aktarım sistemleri kurulmuş ve de çeşitli fuarlarda gösterilip yoğun ilgiyle karşılanmıştır. Proje kapsamında geliştirilen sistemin blok şeması şekil 3 de verilmektedir. Sağ ve sol görüşten oluşan stereo video, öncelikle bir stereo video kodlayıcısı ile sıkıştırılmaktadır. Bunun sonucu oluşan ağ soyutlama katmanı birimi (NALU), stereo video duraksız ileticisine verilmektedir. Duraksız iletici, NAL birimlerini sırasıyla şu protokollerde sarmalar: Real Time Transport Protocol (RTP), User Datagram Protocol (UDP) ve Internet Protocol (IP). Bunun sonucu oluşan IP datagramları ise DVB-H veri bağı katmanında sarmalanır. Bu katmanda MPE- FEC (Multi Protocol Encapsulation Forward Error Correction) ve süre dilimleme (time slicing) meydana gelir. Veri bağı katmanının çıktısı MPEG-2 iletim katmanı (Transport Stream, TS) paketleridir. Bu paketler daha sonra fiziksel katmana geçirilir ve burda iletim için gerekli sinyal DVB-T modulatörü ile elde edilir. Kablosuz bir kanaldan iletimin ardından alıcı bozulmuş sinyali alır ve DVB-T demodulasyonu sonucu muhtemelen hatalı TS paketleri oluşturulur. MPE-FEC modülü ile veri bağı katmanında bu hatalar düzeltilmeye çalışılır ve TS paketleri IP datagramlarına sarmalama açılır. Oluşan Şekil 3: Önerilen 3B DVB-H iletim sistemi. IP datagramları stereo video duraksız istemcisi tarafından işlenir ve oluşan NAL birimleri stereo video kod çözücüleri ile kod çözülerek sağ ve sol görüşler oluşturulur. Son olarak oluşan görüşler uygun formatta 3 boyutlu ekranda oynatılır. Sistemimizin önemli bir özelliği de önceki sistemlerle uyumlu olmasıdır, yani 3B özelliği bulunmayan eski gezgin kullanıcılar tek görüşlü video alıp izleyebilmektedirler (sağ veya sol görüş). Önceki sistemlerle uyumluluk iki şekilde elde edilebilir: Ya uygulama katmanında, ya da veri bağı katmanında. Uygulama katmanında izlenecek yaklaşım daha açık ve kolaydır. Bu yaklaşımda, stereo video kodlanırken, stereo olmayan kodçözücülerinde çözebileceği bir şekilde bitkatarı oluşturulur. Bu yaklaşımın dezavantajı, kullanıcının kullanmayacak olsa da tüm bilgiyi alma gerekliliğidir. Veri bağı katmanı yaklaşımında, sol ve sağ görüş için oluşturulan IP datagramları farklı temel katarlara (Elementary Stream, ES) konulur. Bu şekilde sağ ve sol görüş bilgileri farklı çoğuşmalarda iletilir ve stereo olmayan kodçözücü sadece uygun olan temel katarı alarak tek görüşlü videoyu oluşturur. Bu yaklaşımda IP sarmalama açıcısı kısmı değiştirilerek alıcının sol ve sağ görüş için iki ayrı temel katar süzgeçlemesi sağlanmıştır. Proje kapsamında gerçekleştirilen sistem literatürdeki ilk DVB-H bazlı üç boyutlu yayınlama sistemidir. Sistemimiz gerçek-zamanlı yayınlama için kullanılabildiği gibi çevrimdışı yazılımsal benzetimler için de kullanılabilmektedir. ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44 55

58 Çok Bacaklı Robotlar Doğa dan Esinlenen Çok Bacaklı Robotlar Yrd. Doç. Dr. Afşar Saranlı Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü Robotik alanı, geniş halk kitlelerinde ve özellikle gençlerde bilimsel boyutunun ötesinde heyecan ve ilgi uyandıran özel bir konu. Bunun sebebini belki de dünya bilim-kurgu, çizgi roman, çizgi filim ve sinema sanatlarında ve bunların çocukluğumuzdaki yadsınamaz etkilerinde aramak gerekiyor... Bizim neslimiz için TRT ekranlarında yer alan Japon robot çizgi filmleri önemli bir hatıradır. İçimizdeki belki de hiç büyümeyen çocuğu ortaya çıkaran, heyecanlandıran ve besleyen bir konudur Robotik. Yarattığı bu yaygın etki, Bilim ve Mühendisliğin gençlerimize ve halkımıza tanıtımında ve sevdirilmesinde Robotik dalını özel bir yere koyuyor. Bu alanda hobi projeleri kimi gençlerimiz için daha orta okul ve lise yıllarında başlıyor ve onları üretken ve yaratıcı kılabiliyor. Kimileri için meslek seçiminde etkili olabiliyor. Benim ve belki de kardeşim (Yrd. Doç. Dr. Uluç Saranlı, ODTÜ EE 96 - Bilkent Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi) için meslek hayatlarımız böyle şekillendi. Türkiye deki en popüler ev bilgisayarlarından Commodore 64, onu destekleyen Commodore Dergisi ve Program Döküm Eki ile heyecan verici bir dünyaya adım attık. Yazılım ile sınırlı kalmayarak bilgisayar ile fiziksel dünyayı etkilemek istedik. Bu bilgisayar ile yapılan donanım projelerimiz ile başlayan ve farklı yollardan ve değişik tecrübelerden geçen eğitim ve meslek maceramız bizi bugün Robotik ve Kontrol alanında sürdürdüğümüz akademik ve bilimsel çalışmalarımıza ve bazı önemli projeler kapsamındaki ortak çalışmalarımıza getirdi. Bu kısa tarihçe belki de bu konuya olan ve mesleki kaygıları aşan tutkumuzu, öğrencilerimize aşılamaya çalıştığımız heyecanı ve iyi bir mühendis olmanın tüm ODTÜ mezunu mühendislere vermesi gerektiğini düşündüğümüz motivasyonu açıklamak ve sizler ile paylaşmak açısından önemli. Robotik alanı tabiidir ki bu nostaljik ve çocuksu heyecanımızın ötesinde sivil ve askeri alanda önemli uygulama alanlarına sahip, bugünün ve geleceğin sistemlerinin bilimsel temellerinin atıldığı ve gerçek başarı gösterebilen mühendislik uygulamalarının orta- Şekil 1: SensoRHex robotu esnek kılıfı ve iç tasarım ve donanım unsurlarını gösterir biçimde çıplak halde. Bu tasarım biyolojiden esinlenerek koşabilen canlıların bacaklarında taşıdığı yay özelliğini değerlendirmekte ve bu yolla kendinden kararlılık ve enerji etkinlik özellikleri göstermektedir. 56 ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44

59 Çok Bacaklı Robotlar Şekil 2: Koşma davranışını gösteren biyolojik sistemler ve bu prensipleri uygulamaya koyan mühendislik sistemlerinden birisi. Bu sistemlerin en önemli özellikleri arasında doğrusal yapıda olmamaları ve pasif yay özellikleri taşımaları sayılabilir. ya çıkartılabildiği bir alan. Bu alanda birden fazla temel mesleğin bir araya gelmesi ve ortak çalışması gerekli. ODTÜ Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bünyesinde bulunan RoLab - Robotik ve Otonom Sistemler Araştırma Laboratuvarı mız bünyesindeki çalışma gurubumuz özellikle Elektronik Mühendisliği, Makine Mühendisliği ve Bilgisayar Mühendisliği öğrenci ve öğretim üyelerini bir araya getiriyor ve uzmanlıklarını değerlendiriyor. Bizim için bu keyif aldığımız bir zorunluluk. Eğitim açısından baktığımızda bu alanda çalışan mühendisler olarak Yüksek Lisans ve Doktora öğrencilerimiz, endüstride genel kabul ve saygı gören konularda çalışıyor ve tecrübe kazanıyorlar: Elektro-mekanik sistemler, gömülü donanım sistemleri - yani gerçek zamanlı tepki vermek zorunda olan ve çoğu zaman bir klavye ve monitör e sahip olmadan bir işlevi yerine getirebilen bilgisayarlı donanım sistemleri - ile bunları kontrol ve kumanda eden gömülü yazılımlar, bu mühendislik yazılımlarının yordamları ile bunların kuramsal temelleri ile sistem tasarımı ve modellemesi gibi konular bunlar. Haklı olarak Peki siz tam olarak ne yapıyorsunuz? diyerek meraklanmaya başladığınızı tahmin ediyorum. Sizlere TÜBİTAK desteği nde sürmekte olan bir araştırma projemizden bahsetmek istiyorum. Bu proje, doğada arazi şartlarında yüksek hızda hareket edebilen, dengelerini koruyarak koşabilen bacaklı robotlar ve özellikle SensoRHex adını verdiğimiz 6-bacaklı böcek robot platformu ile Görüntü leme PC/104+ Lippert CoolFrontRunner AMD GX 533 Mhz Görüntü leme PC/104+ Lippert CoolFrontRunner AMD GX 533 Mhz Hareket Kontrolu Üç eksenli optik aç sal h z ölçümü Üç eksenli ivme ölçer PC/104+ MPL-FUNI Firewire Araba PC/104+ PCMCIA Ara Ba ve kablosuz a ba lant s (*) vme ve aç sal h z ölçer için araba devresi (Microchip - PIC) Ataletsel Güdüm PC/104+ USB 2.0 Araba Kompakt lazer taray c Kamera K z lötesi mesafe ölçer ilgili. Kardeşim Dr. Uluç Saranlı nın yurt dışındaki doktora çalışmaları ile temelleri atılan ve sonuçta bizi ve uzmanlık alanlarımızı Türkiye de buluşturan bu proje, Elektrik ve Elektronik Mühendisliği bölümünde benim yürütücülüğümde ODTÜ de yürütülmesine rağmen gerçekte ODTÜ Makine Mühendisliği Bölümü (Yrd.Doç.Dr. Yiğit Yazıcıoğlu) ve Bilkent Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümlerinin (Yrd.Doç.Dr. Uluç Saranlı) yoğun işbirliğinde gerçekleştiriliyor. SensoRHex projesinde amaç, özellikle dış mekan ve arazi şartlarında üstün hareket başarısına sahip, doğadan esinlenmiş çok bacaklı bir robot yaparak ileride sivil (deprem ve doğal afet bölgelerinde çalışma, maden ve tünel araştırmaları, kimyasal ve nükleer kirlenme bölgelerinde insana olan riski ortadan kaldırmak) ile askeri (insansız ileri gözetleme ve keşif, mayın arama ve tarama) uygulamalarda uzaktan kontrollü ve/veya otonom olarak kullanılabilecek bir hareket platformu yaratmak ve bu alanda uzman mühendisler yetiştirmek olarak özetlenebilir. Bu amaçla grubumuz, yüksek başarımını belli oranda ispatlamış 6-bacaklı bir robot morfolojisi olan RHex tasarımını ele alarak, bu tasarımın donanım ve yazılım unsurlarını yeni araştırma ihtiyaçları doğrultusunda güncelleyerek Türkiye de üretmek ile işe başlamıştır (Şekil 1). Bunu takiben bu platform ile dinamik denge gerektiren ve doğada başarım için kritik olan yüksek hızda koşma, sıçrama, takla atma, tırmanma gibi etkileyici davranışları gerçekleşti- (*) Güç kayna ve ölçüm devresi PC/104+ MPL-PATI MPC555 Tabanl I/O ve motor kontrolu (*) Bacak alg lay c lar ile kablosuz ileti im için RF devresi Duru kestirimi Polimer Li-Ion Piller Akustik mesafe ölçer (*) K z lötesi ve akustik alg lay c lar için araba devresi (Microchip - PIC) Di er Alg lay c lar (*) 6 eksenli motor tork yükseltici, ölçüm ve kontrol Şekil 3: SensoRHex platformunun sistem tasarım blok diyagramı Platform Dinamik Hareket (*) Motor aft kodlay c, ak m ve voltaj ölçen araba devresi ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44 57

60 Çok Bacaklı Robotlar Şekil 4: Anadolu Ajansı haberine dayanarak diğer gazeteler ile birlikte Milliyet gazetesi nde Temmuz 2009 da projemiz ile ilgili yayınlanan haber metni. rebilmek için modelleme ve benzetim, kontrol, algılayıcı sistemleri ve durum kestirimi gibi temel konularda araştırmalar yapılmaya başlanmıştır. Tekerlekli robotlardan farklı olarak bacaklı robotlar, gövde ağırlık merkezlerine her yönde kuvvet uygulayabilmektedir. Bunun sonucunda bacaklı robotlar gövdelerini ilerletebildikleri gibi yukarı da kaldırabilmekte ve bu sayede benzer ölçekteki tekerlekli robotların baş edemeyeceği doğal yüzey şartlarında hareket kabiliyetlerini sürdürebilmektedirler. Bacaklı robot tasarımlarına baktığımızda ağırlıklı yaklaşımı statik dengeye sahip robotların oluşturduğunu görüyoruz. Bu yaklaşımdaki en önemli sorun statik denge yi koruyarak hareket için gereken eklem miktarının ve eklemlerin uygulaması gereken statik kuvvetlerin oldukça fazla oluşudur. Kısmen bu sebepten, kısmen ise başka biyomekanik prensiplerden kaynaklı olarak, statik denge yi koruyarak yapılan hareketler oldukça yavaş gerçekleşmektedir. Bunun alternatifi yaklaşım ise dinamik denge ile hareket etmektir. Üzerinde çalıştığımız SensoRHex platformu bu kategoriye aittir. Doğada koşma ve benzeri davranışlar gösteren bütün canlılar bu hareketleri sırasında dinamik denge ile hareket etmektedir (Şekil 2). Burada en önemli özellik, dengenin sadece robotun uzuvlarının pozisyonuna değil aynı zamanda hareketin parametrelerine (kuvvet, ivme hız) bağlı olması ve dengenin korunabilmesi için hareketin devam etmesinin gerekmesidir. Dengeyi korumak için robotun eklemlerine emirler veren kontrol yordamları genellikle diğer robot sistemlerine göre daha karmaşık, kararlılıklarının sağlanması ve ispatı ise matematiksel ve deneysel olarak daha zordur. Buna ek olarak algılayıcılara (Şekil 3) ve bunlar yoluyla robotun durum kestirimine olan ihtiyaç daha fazladır. Bir araştırma konusunda bütün bu zorlukları göze almamızın sebebi, problemin zenginliği ve matematiksel güzelliğinin ötesinde bu prensiplere dayanan sistemlerin tümüyle mümkün olması ve doğada yüksek hızda ve yüzey şartlarına uyumlu, dolayısı ile üstün hareket ve davranışlar sergileyebilmeleridir. Yadsınamaz gerçek, bu özelliklere sahip sistemlerden oluşan canlıların doğaya hakim olduğu gözlemidir. Bu canlılar doğal arazi şartlarında bilinen en hızlı hareketli sistemleri oluşturmaktadır. (Örnek: Şekil 2 (a) Bilinen en hızlı koşan canlılardan Çita) Araştırma gurubu olarak bizim vizyonumuz, geçmişin ve bugünün pek çok bilim-kurgu eserini de destekleyerek hareketli robotlarda bacaklı sistemlerin geleceğin çözümlerini oluşturacağı tezinin etrafında şekillenmektedir. Bacaklı robot sistemlerinin doğadaki hareket kabiliyetlerini ve potansiyel başarılarını sağlamak için bizim de odak noktamızı oluşturan çok yönlü araştırmalar yürütülmektedir. Bu çalışma alanlarından bir tanesi mekanik ve elektronik tasarımdır. Tasarım, doğadaki örneklerin incelenerek, doğrudan taklit yerine başarılarına temel olan biyomekanik temellerin anlaşılması yoluyla başarı şansı en yüksek mekanik robot sistemlerinin ortaya konmasını sağlamaktadır. Burada önümüzdeki en büyük sınırlamalar, mühendislik olarak elimizde olan hafif ve güçlü malzemeler ile elektro-mekanik eyleyicilerin (motor vb) bugün elde edebildikleri güç/ağırlık oranı performanslarıdır. Diğer önemli bir araştırma alanını algılayıcılar oluşturmaktadır. Algılayıcılar, robot sistemlerinin kendi vücutlarının ve çevrelerini oluşturan unsurların durumunu kısmen doğrudan algılamalarını, kısmen ise bu bilgilere dayanarak ek özellikleri kestirmelerini sağlamaktadır. Kamera, Lazer Mesafe, Ataletsel Güdüm, Akustik gibi ana algılayıcıların yanında kuvvet, esneme, ısı, mesafe algılayıcıları bu amaçlarla kullanılmaktadır. Bunların çıktısı olan verilerin sayısal işaret ve görüntü işleme yöntemleri ile işlenmesi, kestirim ve veri tümleştirme yöntemleri ile ilgili 58 ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44

61 Çok Bacaklı Robotlar Şekil 5: Projemizin ulusal kanallarımızda yer aldığı örnekler (Temmuz 2009) - (a-b) TRT1 Sabah Haberleri konuğu olarak Yrd.Doç.Dr. Afşar Saranlı ve SensoRHex. (c-d) NTV Ana Haber bülteni. fiziksel parametrelere dönüştürülmesi gerekmektedir. Algılayıcılar ile çıkarılan bilgiler belli amaçlar ile kullanılacaktır. Robotun durumu ve çevre ile ilgili çıkardığı bilgileri bir amaç doğrultusunda kullanması için, yine önemli araştırma konularını oluşturan planlama ve kontrol dallarında işlemler yapması gereklidir. Planlama ile robot sistemi hem kendi hareketleri ile ilgili üst seviye amaç ve adımları belirleyip hem de bunların zaman ve mekan içindeki sıralamalarını oluştururken; kontrol ile hareketlerini sağlayacak eyleyici emirlerini gerçek zamanlı olarak hesaplayıp uygulamak zorundadır. Tekerlekli robotlarda planlama ve kontrol alanları belirgin bir hiyerarşik ayrım gösterirken bacaklı dinamik robotlarda bu iki alan arasında önemli örtüşmeler ve etkileşimler bulunmakta ve bu durum problemi zorlaştırmaktadır. Robotikte sıkça rastlanan Yapay Zeka kavramı da planlama ve kontrol ile yakından ilintilidir. Son olarak, robotik alanında üniversite ile sanayi işbirliğinin olabilirliğine ve gerekliliğine, teknopark yapılanmasının bizim özelimizdeki etkilerine değinmek istiyorum. Robotik alanında yapılan bilimsel çalışmalardan ulusal anlamda gerçekten yararlanabilmek için endüstriye ve konu ile ticari bir bakış açısı ile ilgilenen ileri teknoloji firmalarına önemli bir ihtiyaç var. Bunun temel sebebinin, üniversitenin amaçlarının ve yapılanmasının, geliştirilen teknolojilerin prototip aşamasının ilerisine götürülerek son ürün noktasına getirilmesi için verimli olmaması olduğunu düşünüyorum. Ürün sorumluluğu, amaçları ve yapılanmaları ile daha uygun bir durumda bulunan ve ticari başarı motivasyonu bulunan özel sektör firmalarına ait olmalıdır. Üniversite, bilimsel altyapısı kuvvetli ve ticari başarı şansı yüksek teknolojileri geliştirme sorumluluğunu üstlenirken, bu teknolojilerin özel sektör firmaları tarafından ürüne dönüştürülmesi en verimli yol olacaktır. Bazı alanlarda teknoloji geliştirildikten sonra tek taraflı olarak endüstriye devredilebilecek durumda iken hareketli robotik alanında sürekli bir döngünün sağlanmasının gerektiği kanısındayım. Bunun sebebi ise, üniversitelerde hızla süren çalışmaların bu alanı ve söz konusu sistemlerin performansını sürekli ileri taşıyor olmasıdır. Konuya ilgi duyan bir firmanın uzun vadeli bir programın parçası olarak bu konuya girmesi ve kendisini üniversitede konu ile ilgili çalışan araştırmacılar ve öğrenciler ile işbirliği yoluyla güncel durumda tutması gereklidir. Bunun yanında unutulmamalıdır ki söz konusu öğrencilerin bir kısmı ilgili bu firmaların bünyesinde genç mühendisler olarak kariyerlerine devam edebileceklerdir. Endüstri firmalarının ürünlerine baz olabilecek teknolojiler için üniversite ile yakın işbirliği ile mali desteği, bir anlamda bu öğrencilerin meslek içi eğitimlerinin bir parçası haline gelerek her iki taraf için de verimli çıktılar oluşturacaktır. Robotik alanı, donanım, malzeme, elektronik ve mekanik üretim ihtiyaçları ile özellikle mali destek ve endüstri üretim desteği gerektiren bir alandır. Gurubumuz bu alanlarda ODTÜ Teknokentinin varlığının avantajlarını yaşamıştır. Burada bulunan Yenel Elektronik A.Ş. firması ile Ankara Ostim de yer alan Moment Mühendislik A.Ş. ve Rutaş A.Ş. firmaları projemize karşılıksız tasarım ve üretim desteği vermişlerdir. Ülkemizde son yıllarda her iki aşamayı da (Üniversite aşaması- Endüstride ürün aşaması) destekleyecek araştırma ve geliştirme kaynakları bulunmaktadır ve bu durum, biz genç araştırmacıların şansını oluşturmaktadır. TÜBİTAK aracılığı ile paylaştırılan bu kaynaklar, ARDEB programları kapsamında üniversiteye, TEYDEB programları kapsamı ile de endüstri firmalarına ileri teknoloji ile uğraşma fırsatı tanımaktadır. Bazı sorunları olmakla birlikte bu programlar ülkemiz için kıymeti bilinmesi ve dürüstçe değerlendirilmesi gereken önemli fırsatlardır. Sözü bağlamak gerekirse, son derece heyecan verici ve gelecekte hem askeri, hem sivil alanda topluma ve ulusal sorunlarımıza fayda sağlayabilecek bir konu ile uğraşıyoruz. Bu çalışmaları ailemin ilk mezunlarından olduğu, babamın uzun yıllar görev aldığı, eşim ve kendimin de mezunu olduğu ODTÜ ailesinin bir parçası olarak yapabiliyor olmak ise özel bir ayrıcalık ve benim için ayrıca anlam taşıyor. Bizler bu ailenin bir parçası olarak kendi öğrencilerimize, hissettiğimiz heyecanı ve sınırda mühendisliğin tadını aşılamaya çalışıyoruz. Umarım bir ölçüde de başarılı oluyoruz. Projelerimiz ile grubumuz hakkinda bazi linkler: ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44 59

62 Şüpheli Paket Tespit Sistemi Termal ve Görünür Bant Kameraları Kullanılarak Şüpheli Paket Tespit Sistemi Yrd. Doç. Dr. Alptekin Temizel Enformatik Enstitüsü Halka açık alanların güvenliğinin sağlanması gittikçe önem kazanan bir sorundur. Terkedilen bavulların ve şüpheli paketlerin hızlı tespiti özellikle güvenlik tehlikesi olan alanlarda oldukça önemlidir. Havaalanları, tren-otobüs istasyonları ve alışveriş merkezleri gibi binalarda terk edilmiş şüpheli nesnelerin hızlı ve otomatik olarak tespiti, gerekli önlemlerin zamanında alınmasını sağlayacaktır. Güvenlik görevlilerinin, sayıları yüzleri bulabilen kameraları gözlemleyip bu tip şüpheli nesneleri tespiti etmesi beklenir. Ancak görevlilerinin dikkatinin bir süre sonra dağılması nedeniyle güvenlik tehlikesi arz edebilecek bir durumun belirlenmesinde gecikme yaşanması muhtemeldir. Bu nedenle günümüzde bilgisayarlı görü tabanlı otomatik tespit yazılımları ile güvenlik Şekil 1 Konvansiyonel sistemlerde gözlemlenen bir yanlış alarm örneği 60 ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44

63 Şüpheli Paket Tespit Sistemi Şekil 2 Görünür bant imgesi (sol), karşılık gelen termal görüntü imgesi (orta), füzyon ve art işlem sonucu (sağ), burada cansız nesne mavi ile canlı nesne ise kırmızı ile gösterilmiştir. kameralarının devamlı gözetlenmesi ve şüpheli durumların anında belirlenmesi önem kazanmıştır. Halihazırda bu tip sistemler mevcuttur ancak ne yazık ki bu sistemler beklentileri karşılayamamaktadır. En büyük sorun olarak da çok sayıda yanlış alarm verilmesi gösterilmekte ve yanlış alarmlardan bunalan kullanıcılar bir süre sonra yalancı çoban hikayesindeki gibi artık uyarılara güvenmemekte ve hatta zamanla sistemi devre dışı bırakmaktadırlar. Yanlış alarmların nedenini anlamak için bu sistemlerin çalışmasını kabaca anlamak yeterlidir. Şüpheli paket tespit sistemleri aslında birer durağan cisim tespit sistemidir. Yani daha önce görüntüde bulunmayan ancak daha sonra görüntüye girerek sabit duran tüm cisimler algılanır. Bu nedenle örneğin bir banka oturan kişi de hatalı olarak- şüpheli paket olarak işaretlenecektir ve insanların ya da araçların girip çıktığı alanlarda pek çok sayıda yanlış uyarı verilecektir. Bu tip yanlış alarmlara bir örnek Şekil 1 de gösterilmiştir. Burada paketin yanısıra oturan kişi de şüpheli nesne olarak işaretlenmiştir. ODTÜ Enformatik Enstitüsü Sanal Gerçeklik ve Bilgisayarlı Görü Laboratuvarı nda bu konuyla ilgili yaptığımız ve BAP (Bilimsel Araştırma Projeleri) kapsamında desteklenen çalışmalarımızda bu konuya yoğunlaştık ve termal kameraları standart kameraların yanısıra kullanmayı hedefledik. Termal kameralar, diğer kameralardan farklı olarak nesneler tarafından yayılan ya da yansıtılan ısıya duyarlıdır ve bu nedenle bir ışık kaynağı gerektirmeden nesnelerin yaydığı ısıya göre gözlemlenebilmelerini sağlarlar. Bu kameralar zaman zaman infrared kamera olarak bilinen kameralarla karıştırılır, ancak infrared kameralar insan gözünün göremediği dalga boyunda görüntüleme yaparken yine bu dalga boyunda bir aydınlatma gerektirirler ve canlı-cansız nesnelerin ayrıştırılmasında kullanılmaları mümkün değildir. Daha çok askeri uygulamalarda kullanılan termal kameralar gün geçtikte ucuzlayarak sivil uygulamalarda da kullanılmaya başlanmıştır, bu konuda güncel bir örnek olarak sınır kapılarına konulan ve yüksek vücut ısısının saptanmasına yönelik kullanılan termal kameralar gösterilebilir. Çalışmamızda önce benzer alanlara bakan standart ve termal kamera çiftinin görüntülerinin eşleştirilmesi üzerine çalıştık. Standart kameraların durağan nesne tespit etmekte daha başarılı olması nedeniyle standart kamera ile şüpheli durağan cisim tespiti yaparak termal kamera ile de canlıların tespitini sağladık. Bu şekilde hem durağan cisimlerin cansız olmaları şartını kontrol edebilme hem de canlı-cansız nesne etkileşimlerini gözetleyebilme şansımız doğdu. Sistem çıktısı sonucu oturan insanlar gibi canlı nesnelerin yanlış uyarıya sebep vermemelerini sağlamanın yanısıra nesnenin yanında sahibinin de olduğunu algılama yeteneğine de sahip olunması sonucu her sabit duran nesnenin de uyarıya sebep olması önlenmiş oldu. Bu şekilde durağan nesnenin yanında sahibinin olduğu durumlarda uyarının verilmemesi ve ancak sahibi nesneden uzaklaştığında uyarı verilmesi mümkün kılınır. Şekil 2 de sistem girdi görüntüleri ve sonuçta elde edilen çıktı gösterilmektedir. Burada görüş alanına girerek durağan duran kişi kırmızı ile işaretlenirken çantası mavi ile işaretlenir. Kişi çantayı bırakarak uzaklaştığında ise sistemin uyarı vermesi sağlanır. Şüpheli paket tespit sistemlerin bir handikapı da gerektirmekte oldukları yüksek işlem gücü nedeniyle tüm kameralara uygulanamaması, uygulandığı durumlarda ise yüksek maliyet gerektirmesidir. Çalışmamızın GPU (Graphical Processing Unit- Grafik İşleme Ünitesi) kullanılarak tek bir PC de bir kaç kamera işlenmesi yerine çok daha fazla sayıda işlenebileceği fikrinden yola çıkarak en büyük GPU üreticilerinden olan NVIDIA ya projemizi sunduk. Bu proje önerisinin kabul edilmesi sonucunda NVIDIA Professor Partnership programı kapsamında destek alarak Türkiye de bu desteği alan ilk kurum olduk. Projenin çoklu kameralarda kullanılması için GPU üzerinde çalışacak hale getirilmesi ve GPU için optimizasyonu konusunda çalışmalarımız devam etmektedir. Ayrıca canlı-cansız nesnelerin takibinin ayrı ayrı yapılabilmesinden çıkacak veriler sayesinde daha gelişkin uygulamaların mümkün olması bu konuda araştırmalarımızı devam ettirmemiz için teşvik edici olmuştur. Enstitümüz yüksek lisans öğrencileri Ahmet Yiğit, Fatih Ömrüuzun ve Çiğdem Beyan araştırmalarını bu konularda sürdürmektedir. ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44 61

64 Aktif Uç Girdabı Kontrolü Çeşitli Havacılık Sistemleri Kanatlarında Aktif Uç Girdabı Kontrolü Yrd. Doç. Dr. Oğuz Uzol ODTÜ Havacılık ve Uzay Mühendisliği Bölümü Tam Proje Başlığı: Veter - Boyunca - Modüle - Edilen Vurumlu Uç Enjeksiyonu Yönteminin Uç Girdabı Aerodinamiği ve Kontrolüne Etkisinin Deneysel İncelenmesi Proje Desteği: Tübitak 1001 Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı Proje Süresi: Kasım 2008 Kasım 2010 Kanat uç girdapları, genel olarak kanat aerodinamiğini ve performansını olumsuz yönde etkileyen, ve esas olarak kanadın oluşturduğu kaldırma kuvvetinin bir yan ürünü olarak ortaya çıkan akış olaylarıdır. Kaldırma kuvvetinin oluşmasını sağlayan kanat alt ve üst yüzeyleri arasındaki basınç farkı, kanat uçlarında havanın alt yüzeyden üst yüzeye doğru akmasına/sızmasına sebep olur. Bu sızma, kanat etrafından geçen ana hava akışı ile birleştiği zaman, kanat ucunda konsantre bir şekilde dönen girdap yapılarına sebebiyet verir. Bu uç girdapları, çeşitli havacılık sistemlerinde farklı performans problemlerine yol açabilmektedir. Bu ana problemler şu şekilde özetlenebilir: 1) Ticari yolcu uçakları gibi kanat uzunluğu ve veteri büyük olan sistemlerde, oluşan yüksek kaldırma kuvvetinin bir sonucu olarak çok kuvvetli ve büyük uç girdapları oluşmaktadır. Kanat uçlarında oluşan tipik uç girdapları Bu güçlü girdaplar özellikle havaalanlarında birbiri ardısıra kalkış-iniş yapan uçaklar üzerinde tehlikeli durumlara yol açabilmektedir. Bundan dolayı, güvenlik açısından, kalkan ve inen uçaklar arasındaki mesafe belli bir değerin altına düşürülmemekte ve bu da havaalanlarının kullanım kapasitesini azaltmaktadır. Dolayısı ile kanat uç girdaplarının, oluşan kaldırma kuvvetini etkilemeden kontrol edilebilmesi (hem büyüklük hem de güç açısından) önemli ve son senelerde üzerinde yoğunlukla çalışılan bir problemdir. 2) Rüzgar türbinleri, yenilenebilir ve temiz enerji üretme araçları olmalarından dolayı, enerji üretim sektöründe son yıllarda oldukça önemli bir yer almaktadırlar. Bu araçların aerodinamik açıdan en önemli problemlerinden biri yine uç girdaplarıdır. Özellikle birçok rüzgar türbininin arka arkaya sıralandığı rüzgar türbini çiftliklerinde, oluşan uç girdaplarının arkadaki türbinlerle etkileşmesi performans kayıplarına yol açabilmektedir. Ayrıca bu uç girdaplarından dolayı oluşan gürültü de önemli çevre kirliliği yaratabilmektedir. Dolayısı ile uç girdabı kontrolü rüzgar türbin performansı açısından da önemli hale gelmektedir. 3) Helikopterlerde, rotor palleri tarafından oluşturulan uç girdaplarının arkadan takip eden pale çarpması, pal üzerinde zamana göre değişen (unsteady) basınç değişimlerine yol açmakta ve bu olay pallerin üzerinde hem dinamik yapısal yüklemelere hem de Pal-Girdap- Etkileşi- 62 ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44

65 Aktif Uç Girdabı Kontrolü Uç girdabı kontrolü deneylerinin yapılacağı rüzgar tüneli kesiti, test kanadı ve bilgisayar akış simülasyonu sonuçları mi (Blade Vortex Interaction-BVI) gürültüsüne yol açmaktadır. Bu gürültü özellikle düşük hızlı alçalmalar ve manevralar sırasında ortaya çıkmaktadır. Bu problemlerin en aza indirgenebilmesi ve dolayısı ile daha sessiz ve güvenilir helikopterlerin yapılabilmesi, pal uç girdaplarının kontrol edilebilmesi ile mümkün olabilmektedir. Yukarıda bahsedilen farklı havacılık sistemlerindeki bu problemler, uç girdaplarının çeşitli yöntemler kullanılarak kontrol edilebilmeleri ile en aza indirgenebilir. Bu kontrol yöntemleri esas olarak pasif ve aktif yöntemler olarak ikiye ayrılabilir. Pasif yöntemler genelde uygulama açısından daha kolay olmalarına rağmen kontrol mekanizmasının istenildiği zaman, yani değişen akış koşullarında açılıp kapanamaz olması önemli bir dezavantaj oluşturur, ve değişen çalışma koşullarında sürekli aynı performansı verememektedirler. Aktif kontrol teknikleri ise, pasif tekniklerin tersine akış durumuna göre açılıp kapatılabilen sistemlerdir. Bu tekniklerin genel dezavantajı ise aktifliği sağlayabilmek için pasif sistemlere göre daha karmaşık mekanik sistemler gerektirmeleridir. Aktif kontrol sistemlerine örnek olarak ise kanat üzerinden emme ve/ veya üfleme, kanat üstü fırlatma lüleleri (ejector nozzle), sentetik jetler, elektrostatik ve plazma yöntemleri, akustik etkileşim yöntemleri verilebilir. Bu proje kapsamında, yeni ve özgün bir aktif uç girdabı kontrolü yöntemi önerilmekte ve bu yöntemin uç girdabı aerodinamik karakteristikleri üzerindeki etkisinin incelenmesine yönelik bir araştırma projesi yapılması planlanmaktadır. Bu yeni yöntem, Veter-Boyunca- Modüle-Edilen Vurumlu Uç Enjeksiyonu - Chordwise- Modulated Pulsed (CMP) Tip Injection olarak adlandırılabilir. Bu teknikte, kanat ucunda veter boyunca ve dış akışa dik yönde yapılacak enjeksiyonların, yine veter boyunca oluşturulacak belirli bir dalga formunu (hareketli veya hareketsiz) takip edecek şekilde yapılması düşünülmüştür. Uygun dalga formları kullanıldığı takdirde kanat ucu sızmasının, ve dolayısı ile uç girdabı şiddetinin, değişen akış şartlarında aktif olarak minimize edilebileceği öngörülmektedir ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44 63

66 ODTÜ nün en iyi saklanan sırlarından DENİZ BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ Dr. Sinan Hüsrevoğlu ODTÜ-Deniz Bilimleri Enstitüsü ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü (DBE) kurucu kadrosunun Akdeniz de ilk verilerini topladığı 70 lerin sonunda, TRT de yayınlanan Denizlerde Hayat (Cousteau s Odyssey Series) belgeseliyle, Kaptan Jacques-Yves Cousteau ve ekibi çok popülerdi. DBE ise, sessiz ve derinden, bugüne kadar üç tarafımız daki denizlerde Cousteau nun RV Calypso su büyüklüğünde RV Bilim ve kızkardeş tekneleriyle (RV Kuğu, RV Erdemli, RV Lamas) den fazla istasyonda çalıştı, 119 yüksek lisans ve doktora derecesi verdi, 100 den fazla TÜBİTAK, NATO ve AB destekli proje yürüttü. AB Çerçeve Programı araştırma fonlarında ulusal liderliği Mersin in Erdemli ilçesine taşıyan DBE yi, yer sistemi ve iklim araştırmalarının Nobel Barış Ödülü düzeyinde gündeme taşındığı bu dönemde artan önemiyle tanıtmak istiyoruz. 64 ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44

67 Deniz Bilimleri Enstitüsü Deniz bilimleri alanında doğrudan ODTÜ Rektörlüğü ne bağlı bir birimin kurulması ve yerleşkesinin, birçok ülkedeki benzerlerinin konumlandırma eğilimi gözetilerek, Ankara daki yerleşkenin dışında, Akdeniz kıyısında olmasına 1974 te karar verilmiştir. Deniz Bilimleri Bölümü için 1977 de Mersin ilinin Erdemli ilçesindeki yerleşkesinin bugünkü 660 dönümlük arazisi üniversiteye devredilmiş, tarihli Resmi Gazete de yayımlanan 2809 sayılı kanun ile ODTÜ Deniz Bilimleri Bölümü yüksek lisans enstitüsü olarak yeniden tanımlanmış ve adı Orta Doğu Teknik Üniversitesi İçel-Erdemli Deniz Bilimleri Enstitüsü olarak belirlenmiştir. Kuruluş dönemi ve izleyen birkaç yılda, DBE de bilimsel altyapı oluşturulması için yurtdışındaki kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapılmış ve önemli destekler alınmıştır. DBE, Birleşmiş Milletler Çevre Programı nın (UNEP) Akdeniz Eylem Planı çerçevesinde Türkiye deniz araştırmaları projelerinin etkinlik merkezi işlevini üstlenmiş ve bu bağlamda Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü nün (UNESCO) Hükümetlerarası Oşinografik Komisyonu (IOC) tarafından da desteklenmiştir. Kuruluş ve gelişme aşamasında bölümün ilk teknesi RV Kuğu, ODTÜ atölyelerinde inşa edilerek 1977 yılında Mersin de denize indirilmiştir. Daha sonra iki ahşap tekne, 1979 da 17 metrelik RV Erdemli ve 1980 de 14 metrelik RV Lamas Mersin Limanı na kayıt ettirilmiştir. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Taşkızak Tersanesi nde yapımı tamamlanan 41 metre boyundaki RV Bilim araştırma gemisi ise 28 Temmuz 1983 te denize indirilmiştir. Araştırma seferlerinin RV Bilim le gerçekleştirilmeye başlamasıyla, DBE kıyısal deniz araştırmalarında yetkinleşerek açık deniz, ya da bir diğer deyimle mezo ve makro boyutlarda oşinografi yapabilme yeteneğini geliştirmiştir. Bu dönemde, Türkiye deniz çalışmalarının Devlet Planlama Teşkilatı tarafından TÜBİTAK aracılığı ile desteklenmesine karar verilmiş ve TÜ- BİTAK Ulusal Deniz İzleme ve Araştırma Programı nı başlatmıştır. İzleyen yıllarda Harvard Üniversitesi nin önayak olduğu Doğu Akdeniz in Fiziksel Oşinografisi (POEM) projesi DBE ye birçok açıdan yeni ufuklar açmıştır. Bu gelişmeleri NATO Barış için Bilim (SfP) projelerinin izlemesi gelişme ivmesinin devamını sağlamıştır. Bugün DBE, Erdemli deki yerleşkesinde, deniz bilimlerinin dört ana disiplini olan fiziksel, kimyasal, biyolojik ve jeolojik oşinografide etkinlik göstermektedir. Son yıllardaki araştırma etkinlikleri ve saha çalışmaları, biyojeokimyasal döngüler, deniz ve ekosistem modellemesi, iklimsel değişimlerin ekosistemlere etkileri, kirlilik, balık stoklarının tespiti, balık yumurta ve larvaları, yayılımcı yabancı türler, taban faunasının yer ve zamana göre değişimi, balıkçılığa kapalı alanlar, deniz tabanaltı yapısı ve kaya oluşumları ile uzaktan (uydudan) algılama gibi konuları kapsamaktadır. Ülkemizde geleneksel deniz bilimleri dışında ilk kez oşinografi araştırmalarını gerçekleştiren DBE, komşu olduğumuz denizlerde, bu denizlere komşu diğer ülkelerdeki benzer araştırma kurumlarıyla birlikte araştırma programları geliştirmiş ve başarıyla yürütmüştür. Akademik kadrosundaki 19 araştırmacının uzmanlık alanları Türkiye denizleri, Hazar Denizi, Kuzey Atlantik ve Antartika okyanuslarını kapsayan DBE, 13 yüksek lisans ve doktor öğrencisi ve 50 civarındaki destek personelden oluşan kadrosuyla yaklaşık 10 milyon TL bütçeli 11 uluslararası, 6 ulusal aktif proje yürüten bir deniz araştırma kurumudur. TÜBİTAK Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi (ULAKBİM) 2009 istatistiklerine göre oşinografinin, ülkemizde 52 te- ODTÜ-DBE araştırma gemisi RV Bilim. ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44 65

68 Deniz Bilimleri Enstitüsü RV Bilim, Deniz suyu derinliği, tuzluluk ve sıcaklığını ölçen CTD cihazı ve Nansen örnekleme şişelerinin bağlı bulunduğu rosette örnekleyicisi güverteye alınırken. mel bilim dalı arasında genetik/kalıtım ve jeokimya/jeofizikten sonra en çok etki derecesine sahip üçüncü dal olmasına temel katkı sunan DBE, etki alanını meteoroloji, ekosistem ve iklim bilimlerini de kapsayacak şekilde hızla genişletmektedir. DBE araştırmalarında, ekosistem ve iklimle ilgili bilimsel katkılarını, günlük ve acil çıkarların dışında, toplumun uzun vadeli çıkarları doğrultusunda, çevrenin sürdürülebilir yönetimi perspektifinde algılamaktadır. Enstitüde, ülkemizde en çok ihtiyaç duyulan, üniversite araştırma birimlerinin kamu kurumlarıyla ortak çalışmaları, daha önce başarılı şekilde gerçekleştirilmiş ve bu yönde destek ve deneyim kazanılmıştır. Türkiye, dünyada belki hiç bir ülkenin sahip olmadığı zenginlikte ve çeşitlilikte bir deniz ortamına sahiptir. Birbirinden çok farklı ve uç ODTÜ-DBE nin bugüne kadar çalışma yaptığı istasyonların konumları. özelliklere sahip olan Karadeniz ve Akdeniz ile bunları birbirine bağlayan Ege Denizi ve Türk Boğazlar Sistemi, oşinografik, iklimsel, biyolojik çeşitlilik bakımından eşi bulunmaz özelliktedir. Oysa gerek deniz kaynaklarının kullanımında, gerekse deniz ekosistemlerinin bilinçsizce yıpratılmasındaki payımız diğer ülkelerdekinden az değildir. Sorumluluklarımız oranında katkı yaparak çevre mirasın gelecek kuşaklara bırakılabilmesi, bilgi ekonomisine uyum gerektirir. Araştırma ve bilgiye dayalı sürdürülebilir kaynak yönetimi ise bugün artık bir uygarlık ölçüsüdür. Bu amaçla yapılması gereken, deniz bilimlerinde ülkemizin ekonomisindeki gelişmeye paralel bir kapasite yaratılması ve gerekli bilim politikasının üretimi; deniz bilimleri araştırma altyapısı ve yöntemlerinin modernize edilmesi; eğitim programları güçlendirilerek, Antakya, Mayıs Deniz çayırı (Posidonia oceanica) transplantasyon deneyi. ODTÜ DBE yerleşkesinin liman tarafından görünümü. Arka planda deniz-atmosfer etkileşimlerini gözlemlemek için kullanılan kule görülmektedir. üstün nitelikli araştırmacı ve ilgili konularda çalışacak lisansüstü eğitimden geçmiş kamu görevlisi yetiştirilmesi ve üniversite araştırma enstitülerinde öğretim üyesi ve araştırmacı yapısının güçlendirilmesidir. DBE, bu başlıkların devlet politikası olarak benimsenmesi sonucunda gerekli önlem ve kaynakların öncelikli olarak yaratılması gerektiğini savunmaktadır. Temel işlevi deniz bilimleri yüksek lisans ve doktora eğitimi olan DBE, Türkiye nin deniz ekosistem ve iklim araştırmaları potansiyelini bu yolla artırmak amacıyla temel bilim ve mühendislik dallarında lisans eğitimi almış adayları davet etmekte ve tüm öğrencilerine barınma ve finansal destek vermektedir. Doktora sonrası araştırmacı fonları da sağlayan DBE, yer sistemi bilimlerinde uluslararası düzeyde bir çekim merkezi olmayı sürdürürken, ODTÜ lü olarak gurur duyduğunuz akademik, bilimsel ve toplumsal bileşenlere, Romalılar ın Akdeniz e verdikleri isimle bizim deniz i (mare nostrum) de ekliyor. 66 ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44

69 ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44 67

70 ODTÜ Güzeldir... ODTÜ güzeldir... Diploma Töreni 28 Haziran 2009 Fotoğraflar: Aydın Tiryaki, Talat Doğan 68 ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44

71 ODTÜ Güzeldir... ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44 69

72 ODTÜ Güzeldir ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44

73 ODTÜ Güzeldir... ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44 71

74 ODTÜ Güzeldir ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44

75 ODTÜ Güzeldir... ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44 73

76 ODTÜ DE Kü ODTÜ de Kültür Sanat ODTÜ de Kültür Sanat Flamenko Ankara Festivali Cansel Işıklı (ODTÜ Klasik Gitar Topluluğu YK Üyesi & Flamenko Ankara Derneği Bşk. Yrd.) Fotoğraflar: Ümran Akdağcık Türkiye nin ilk uluslararası flamenko festivali bu yıl üçüncü kez sanatseverlerle buluştu. ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezinin Ekim tarihleri arasında ev sahipliği yaptığı etkinlikte, konserlerin yanısıra dansçılar ve gitaristler için workshoplar da gerçekleştirildi. ODTÜ Klasik Gitar Topluluğunun Flamenko Ankara Derneği ile ortaklaşa düzenlediği festivalde bugüne kadar Gerardo Nuñez ve Jerenimo Maya gibi usta gitaristler ile Carmen Cortes, David Perez gibi dünyaca ünlü dansçılar sahne aldı. Dört gün süren festival bu yıl Doğan Canku, İtalyan ekip Lucio Pozone ve grubu, Victor Monge Serranito gibi flamenkonun tanınmış isimlerini ağırladı. Mavi Siyah Flamenko Topluluğunun İspanya dans birincisi David Perez ile sunduğu Endülüsten Anadoluya isimli proje ise binden fazla seyirciyi ayakta alkışlattı. Flamenko Ankara Derneği gösteri grubunun da sahne aldığı festivalde fotoğraf ve resim sergisi de büyük ilgi gördü. Büyükelçilikler ve sponsor firmaların katkılarıyla düzenlenen festivalin önümüzdeki yıl da aynı tarihlerde yapılması planlanmaktadır. flamenko-ankara.com Detaylı Bilgi için: ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44

77 ltür Sanat ODTÜ de Kültür Sanat ODTÜ Caz Topluluğu ODTÜ Caz Topluluğu, Şubat 2008 tarihinde Öncelikle ODTÜ de ve Ankara da caz müziğin dinleyici kitlesini genişletmek isteyen bir grup öğrenci tarafından kuruldu. Kurulduğu andan itibaren Ankara da cazın tanıtılması ve sevdirilmesi adına önemli etkinliklere imza atan ODTÜ Caz Topluluğu, ülkemizde caz müziğinin yaygınlaşmasına destek olacak en önemli konserlerden birini daha gerçekleştirdi. 5 Aralık 2009 tarihinde, Türkiye de etnik cazın öncü ismi ve dünyaca tanınan en önemli etnik-fusion caz gruplarından Telvin Trio, ODTÜ Kültür Kongre Merkezi nde müzikseverler ile buluştu. Dinamik ritimlerin ve eşsiz caz melodilerinin, Anadolu ezgileriyle buluştuğu konsere oldukça yoğun bir ilgi oldu. Gitarlarda ve kopuzdaki Erkan Oğur a, davulda Turgut Alp Bekoğlu basta Ozan Musluoğlu ve piyanoda konuk sanatçı Evrim Demirel eşliğinde muhteşem bir konser veren Telvin Trio müzikseverlerin gönlünde adeta taht kurdu. Klasik görünen oluşumuna rağmen Telvin Trio, Anadolu nun müzik mirasını caza yaklaştırmasıyla, özgün bir tınıyla ve sınırsız doğaçlamalarıyla birlikte caz müzik yelpazesinde özgün bir yere sahiptir. ODTÜ Avrupa Öğrencileri Forumu Topluluğu 15. Yaz Üniversitesi Projesi 1995 te kurulan ODTÜ Avrupa Öğrencileri Forumu Topluluğu bu yıl 15.sini düzenlediği Yaz Üniversitesi Projesiyle; 40 tan fazla ülkeye yayılmış 220 den fazla lokalden oluşan Avrupa Öğrencileri Forumu Ağındaki en yeşil yaz üniversitesi seçildi. Kurulduğu günden bu yana Yüksek Öğrenim, Barış ve İstikrar, Aktif Vatandaşlı ve Kültürel Değişim alanlarında çeşitli çalışmalar ve projeler üreten topluluk, bu yıl 17 Ağustos 03 Eylül 2009 tarihleri arasında 15 farklı ülkeden gelen 30 Avrupalı öğrenci ile Sürdürülebilir Yaşam ve Avrupa Birliği ile İyon Birliği arasındaki benzerlikleri tema edinen yaz üniversitesi projesini gerçekleştirdi. Proje çerçevesinde Ankara, Kaz Dağları ve İzmir de profesyonel eğitmenlerin destekleriyle tematik atölye çalışmaları, kültürel değişim amaçlı oturumlar, profesyonel rehberlerin eşliğinde antik kent gezileri ve Avrupa Birliği Sekreterliği nde Türkiye ve Avrupa Birliği başlıklı açık oturumlar düzenlendi. ODTÜ Kültür İşleri Müdürlüğü nün desteklediği proje, sekiz aylık bir ön çalışma sürecinden sonra hayata geçti ve başarıya ulaştı. ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44 75

78 ODTÜ de Kültür Sanat Cumhuriyet Koşusu Üniversitemizde geleneksel olarak düzenlenen Cumhuriyet Koşusu 25 Ekim 2009 tarihinde yerleşkemizde yapıldı. Cumhuriyet haftası etkinlikleri içerisinde yer alan Cumhuriyet Koşusu, önceki senelere göre daha büyük bir coşku ve katılımla stadyumdan başlayarak yerleşke içerisinde belirlenen 4,6 km.lik parkurda 678 kişinin katılımıyla tamamlandı. Rektör Prof. Dr. Ahmet Acar ın, günün anlam ve önemini vurguladığı konuşmasının ardından koşu başlatıldı. Orta Doğu Teknik Üniversitesi mensup, mezun ve misafirlerinin katıldığı koşuda, yedi ayrı kategoride bay ve bayanlar derecelendirildi, katılımcılara ödül töreniyle madalyaları takdim edildi. Güzel, güneşli bir günde, sponsor firmaların da desteği ile tam bir şenlik havasında geçen koşuda Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve emeği geçenler anılarak, marşlar çalındı. 76 ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44

79 Karadeniz de Bir Ömür den... ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44 77

80 ODTÜ de Kültür Sanat Cumhuriyet Kupası Dans Yarışması Orta Doğu Teknik Üniversitesi Eşli Danslar Topluluğu tarafından her yıl Cumhuriyet Haftası etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen Geleneksel Cumhuriyet Kupası-Latin Amerikan Dansları Yarışması nın sekizincisi bu yıl 31 Ekim 2009 tarihinde kampus içinde yer alan Büyük Spor Salonu nda gerçekleştirildi. Organizasyonu yıllardır başarı ile sürdürülen bu kupa bu yıl ilk kez Uluslararası Dans Sporları Federasyonu izni ile uluslararası arenaya açıldı ve Avrupa ile Asya dan çeşitli sporcuları konuk etti. Sabah seansı Türkiye Dans Sporları Federasyonu - Sıralama Yarışması adı altında başlayan bu anlamlı kupada farklı yaş kategorilerinde tam 204 sporcu sahne aldı ve aynı zamanda dokuzu yabancı 16 farklı hakem de değerlendirme yapmak için hazır bulundu. Açılış seremonisinde konuşan Türkiye Dans Sporları Federasyonu (TDSF) Başkanı Halis Altay, dans sporuna gerek sporcu gerekse organizasyon anlamında verdiği desteklerden ötürü Üniversite Yönetimine, ve Eşli Danslar Topluluğuna teşekkür etti. 78 ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44

81 ODTÜ de Kültür Sanat Akşam seansında ise ODTÜ Açık 2009 (METU Open 2009) adıyla düzenlenen Uluslararası Dans Kupası, 6 farklı ülkeden toplam 47 çift sporcunun katılımıyla gerçekleştirildi. Siyaset ve bürokrasi camiası ile ODTÜ akademisyen ve idarecilerinin de yakından izlediği bu yarışmada, birinciliği Bulgaristan adına yarışan Konstantin Todorov & Andra Linte çifti elde etti. Türkiye nin ilk ve tek düzenli dans yarışması olan Cumhuriyet Kupasının onuncusu, 30 Ekim 2010 tarihinde yine ODTÜ Eşli Danslar Topluluğu organizasyonu ve TDSF işbirliği ile gerçekleştirilecek. Dansseverler, kupa ile ilgili sonuçlara ve fotoğraflara adresinden ulaşabilirler. ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44 79

82 ODTÜ Su Altı Sporları ODTÜ Su Altı Sporları Türkiye çapında çeşitli başarılara imza atan ODTÜ SAS, her yıl eğitimlerinin yanı sıra çeşitli etkinlikler de düzenlemektedir. Bu kapsamda 2003 yılında; ODTÜ Bahar Şenliği 1 inci Su altı Hokeyi Turnuvası, 2004 yılında; 1 inci Serbest Dalış Havuz Turnuvası, 2 inci Su altı Hokeyi Turnuvası, yıllarında; OD- TÜ SAS Geleneksel Serbest Dalış ve Su Altı Hokeyi Türkiye Şampiyonaları gibi etkinlikler yurt içi tüm sporcu ve takımlara açık olmak kaydı ile düzenlenmektedir. Bu etkinliklerdeki amaç, ODTÜ nün öncülüğünde Türkiye de bu ve benzeri sporlara ve aktivitelere gönül vermiş olan kişileri bir araya getirmek, elde edilen tecrübeleri paylaşmak, tanıtımı artırmak, dostluk ve arkadaşlık ortamında işbirliğini desteklemektedir. ODTÜ aynı zamanda kendi bünyesinden su altında bay ve bayanlarda takımlar da çıkarmıştır. Bunlar ODTÜ SAS Serbest Dalış Takımları, Su altı Hokeyi Takımları, Su Altı Rugbi Takımları ve Su Altı Görüntüleme Takımıdır. Bu takımlarımız, yönetmelikler gereği faaliyetlerinde Türkiye Su altı Sporları Federasyonu (TSSF) ye bağlı olan ODTÜ Spor Kulübü bünyesindedir. Takım sporcuları, dönem içerisinde performans gösteren sporcular arasından seçilen kişilerden oluşmaktadır. Gerek takımlarımız ve gerekse bireysel olarak sporcularımız Dünya Rekorları dahil her yıl ulusal ve uluslararası şampiyonalarda sürekli olarak madalyalar almakta ve üniversitemize şampiyonluklar kazandırmaktadır. 5-6 ARALIK 2009 ODTÜ SAS 7. GELENEKSEL HOKEY ŞAMPİYONASI KULÜPLER 1 Ankara Kurt Yüzme İhtisas 2 Ankara Minem Yüzme İhtisas 3 Ankara ODTÜ SAS 4 Ankara TED Kolejliler 5 İstanbul Bilimsel Yüzme İhtisas Eğitim Spor Kulübü 6 İstanbul Caddebostan Baracuda 7 İstanbul Caddebostan Dolphin 8 İstanbul Caddebostan Nemo ERKEKLER TAKIM - 1. GRUP 1 Ankara ODTÜ SAS 2 İstanbul Marmara Yüzme İhtisas-1 3 Ankara TED Kolejliler 4 Kütahya Gençlik Spor Kulübü 5 İstanbul Caddebostan Baracuda 6 İstanbul Marmara Yüzme İhtisas-2 BAYANLAR TAKIM 1 Ankara ODTÜ SAS 2 Ankara Minem Yüzme İhtisas 3 İstanbul Ümraniye Tic.Mes.Lisesi Spor Kulübü 4 İstanbul Caddebostan Dolphin Bayan 5 İstanbul Bilimsel Yüzme-Biyem 6 Ankara Kurt Yüzme İhtisas 7 İstanbul Caddebostan Nemo Bayan 9 İstanbul Caddebostan Sharks 10 İstanbul Marmara Yüzme İhtisas-1 11 İstanbul Marmara Yüzme İhtisas-2 12 İstanbul Ümraniye Tic. Mes. Lisesi Spor Kulübü 13 Kocaeli Yarımca 14 Kocaeli Yıldızlar 15 Kütahya Gençlik Spor Kulübü ERKEKLER TAKIM - 2. GRUP 1 İstanbul Caddebostan Sharks 2 Kocaeli Yıldızlar 3 Kocaeli Yarımca 4 İstanbul Caddebostan Nemo 5 İstanbul Ümraniye Tic.Mes.Lisesi 6 İstanbul Caddebostan Dolphin 7 Ankara Minem Yüzme İhtisas 80 ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44

83 BEST ANKARA Board of European Students of Technology Ankara SWEET BLACK GOLD Bu yıl Prof. Dr. Mahmut PARLAKTUNA nın desteğiyle Haziran 2009 tarihleri arasında petrol ve doğalgaz endüstrisi üzerine yaz kursumuzu düzenledik. Temel amacı petrol ve doğalgaz endüstrisinin temel bileşenlerinin öğrencilere tanıtılması ve sadece yer bilimleri alanındaki öğrencilerin değil, diğer disiplinlerde eğitim gören öğrencilerin de bu endüstri içinde nerelerde ve nasıl çalışma alanları bulabileceğini göstermek olan kursumuz Avrupa daki çeşitli üniversitelerden konuyla ilgili 20 öğrencinin katılımıyla gerçekleşti. Kursumuzda 30 saatlik eğitim, Petrol ve Doğalgaz Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mahmut Parlaktuna ve araştırma görevlilerimiz tarafından verildi. Katılımcılarının varış gününün ertesinde Eymir Gölü Bağ Evi tesislerinde bir açılış kokteyli düzenledik. Bu kokteylin amacı üniversitemizden saygın hocalarımızla bize destek olan çeşitli şirketleri kurs katılıcılarıyla nezih bir ortamda bir araya getirmekti. Kursun 3. günü sabah eğitim verildikten sonra katılımcılara Anıtkabir i, Ankara Kalesini ve Ankara nın çeşitli turistik yerlerini gezdirmeyi ve şehri tanıtmayı amaçlayan bir şehir turu düzenledik. Şehir turundan sonra Uluslararası Gece adı altında katılımcıların kendi kültürleri hakkında bilgi verdiği, aramızda kültür alışverişinin sağlandığı bir gece düzenledik. Ülkemizi tanıtım konusunda sadece Ankara yla sınırlı kalmayıp katılımcılarımızı en yakınımızdaki önemli turistik yerlerden biri olan Kapadokya ya götürdük. Katılımcılarla birlikte gündüz yaptığımız çevre gezilerinin ardından akşam yine Kapadokya da düzenlenen Türk halk oyunlarının, yemeklerinin, genel olarak kültürümüzün tanıtıldığı Türk Gecesi ne katıldık. Eğitimler bir yandan devam ederken konuyla ilgili olarak Jeoloji Müzesi nde katılımcılarımızın incelemeler yapmalarını sağladık. 25 haziran tarihinde konuyla ilgili aldıkları teorik bilgileri pekiştirmek ve petrol-doğalgaz teknolojisini yakından göstermek amacıyla TPAO Akçakoca Doğalgaz tesislerine teknik gezi düzenledik. Son gün, günlük eğitim ve sosyal etkinlikleri tamamladıktan sonra etkinliğimize katkıda bulunan Yenimahalle Belediyesi ile birlikte yemek yedik. Kursun son günü verilen eğitimi sınamak adına bir yazılı sınav yaptıktan sonra katılımcılara sertifikalarını verip kursu sonlandırdık. ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44 81

84 Öğrencilerimize Sağlanan Burs ve Yardımlar Çeşitli kurum, kuruluş ve bireylerden sağlanan parasal yardımlar; ekonomik koşulları sınırlı olan öğrencilerimize, kendilerinden bir karşılık beklemeksizin, Komitemizce yapılan çalışmalar ve düzenlemelerle gerçekleştirilmektedir.. Eski ve yeni öğrenciler, Başvuru Formunu bilgisayar ortamında doldurup sonlandırırlar. Yönetmeliğimiz uyarınca başvurular değerlendirilir ve sözlü görüşmeye çağrılacak öğrenciler saptanır. Sağlanan yardımlar doğrultusunda her yıl verilebilecek katkılar ve önkoşulları belirlenir. Sözlü görüşmeler için ayrılan günlerin her birinde iki jüri üyesinin katılımıyla 6 ya da 7 grupta yapılan sözlü görüşmelerden sonra, durum ve gereksinimleri bilgisayar ortamında yeniden değerlendirilen öğrencilere, yönetmeliğimiz uyarınca bir nedenle yapılmış olan desteğin kesilmiş olması durumunda, öğrenciye gerekli görülen yardımlar sağlanır. ODTÜ Yönetiminin sağladığı yurt ve yemek yardımları da öğrencilere yine Yardım Komitesince dağıtılır eğitim-öğretim yılında 4000 öğrenci yardım başvurusu yapmış, bu öğrencilerin 2300 üyle 60 öğretim elemanı ve ODTÜ çalışanı 11 gün süresince sözlü görüşme yapmıştır. Bu çalışmalar sonunda Yardım Komitesince yaklaşık 1600 öğrenciye yurt, yemek desteği sağlanmıştır. Kısıtlı kaynaklarla ve istenilen sayının altında verilebilen bu yardımların özellikle günümüz koşullarında yeterli olmadığı ve olmayacağı yadsınamaz bir gerçektir. Dileğimiz; parasal destek sağlayan kurum, kuruluş ve bireylerin sayısının, eğitime yapılan desteğin en yararlı destek olacağı bilinç ve inancıyla artması ve artırılmasının sağlanmasıdır. Bu nedenle tüm mezunlarımızı ve ODTÜ lüleri bu yolda bizlerle birlikte olmaya ve elele vermeye çağırıyoruz. Burs vermek için hesap numaramız: ODTÜ Geliştirme Vakfı Burs Fonu Hesabı: T. İş Bankası ODTÜ Şubesi IBAN NO: TR ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44

85 Babamın geçen Nisan ayında vefat etmesinden dolayı ailemizin durumu alt üst oldu. Babamın ufak çapta bir işyeri vardı. Bir süre annem idare etmeye çalıştı ama olmadı babamın sağlığından kalan bir sürü borçla boğuşuyoruz.. Değerli Komite üyeleri ben çok fakir bir ailenin çocuğuyum kendi imkanlarımla ODTÜ ye geldim. İnanın yurdumun parasını bile ödeyecek durumum yoktur. Ailenin okuyan tek çocuğuyum. Eğer bana yardım eli uzatılmazsa köyüme geri dönmek zorundayım. Başka bir kurumdan burs almıyorum. Bana ODTÜ nün yardım elinini uzanacağına inanıyorum. Annem babam ayrılar. Annem babamdan aldığı nafaka ile beni ve liseye giden kızkardeşimi okutmakta oldukça zorlanıyor. Evimiz kira akrabalardan da yardım alamıyoruz. İkimizin bütün yükü annemin omuzlarında yardımınıza çok ihtiyacım var. Ben sabit bir geliri olmayan inşaatlarda ara sıra çalışan bir kişinin oğluyum. Ailemiz 5 kişiliktir. Bunun üstüne babam iki üniversite öğrencisi okutmaya çalışıyor üstelik ikisi de şehir dışında. Evimiz kira ve 6 aylık birikmiş ödenmeyen kiramız var. Bu şartlar altında okumaya çalışıyorum. Şu anda sadece yurt bursu almaktayım. Ailem bu seneye kadar İstanbul da ikamet etmekteydi. Fakat ekonomik kriz nedeniyle babamın işleri bozuldu ve memleketimize dönüp köye yerleştik. Şu anda babamın tek geliri emekli maaşı 450 TL dir. Yaşı da 60 olmasından dolayı köyde pek iş yapamamaktadır. Annem ileri derecede astım bronşit hastası; ilaç masrafları çok fazla. Eğitim hayatım boyunca çok zorluklar çektim ama bugünkü zorluklar daha da kötü. Öğrenim kredisi alıyorum. Düştüğüm darboğazdan sizin yardımınızla kurtulacağım. Tek gelirimiz babamın emekli maaşı. Annem ilkokul mezunu olduğu için çalışamıyor. Babam 64 yaşında ve çalışma ihtimali yoktur. Ablam da İzmir de üniversite okuyor. Ankara çok pahalı bir şehir olduğu için barınma yemek diğer ihtiyaçlarımı karşılamakta güçlük çekiyorum. Bundan dolayı durumumun değerlendirilmesini istiyorum. Geçirdiğim depresyon sebebiyle okulu uzattım ve ortalamam düştü. 6 yılı doldurduğum için yurtlarla da ilişiğim kesildi. Ortalamam düşük olması sebebiyle burs alamıyorum. Ailem Ankara dışında yaşıyor. Tek gelirimiz babamın emekli maaşı beni okutmak için kredi çektiği için yarısı da borçlara gitmektedir. Bu yaz çalışıp biriktirdiğim parayı harç parasına yatırdım. Artık sonuna geldim. Bana yardımcı olursanız mezun olup gideceğim. Ben Eğitim Fakültesi öğrencisiyim. Sizden aldığım yemek, yurt ve Kredi Yurtlar Kurumu kredisi sayesinde eğitim hayatımı sürdürüyordum. Fakat başımıza beklenmedik bir felaket geldi. Geçen ay babam karşıdan karşıya geçerken bir kamyonun çarpması sonucunda hayatını kaybetti. Bu bizde çok büyük üzüntüye sebeb oldu ve acımız dinmeden maddi sıkıntılar boy göstermeye başladı. Çünkü artık çalışıp para kazanan bir babam yoktu. Eğitim hayatımı sürdürmek için daha fazla desteğinize ihtiyacım oldu. ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44 83

86 Kitap... Kitap... Kitap... Kit Eser Adı: Atom ve Elma, Yayınevi: ODTÜ Yayıncılık, Yazar: Sebastien Balibar, Çeviren: Umut Uğur, Genel Yayın Yönetmeni: Levent Gönül, ISBN: , Etiket Fiyatı: 13,00 TL, Türü: Popüler Bilim İnsan Evren in neresinde? Atomların içinde neler oluyor? Einstein her zaman haklı mıydı? Yakın gelecekte Evrende başka yaşam formları bulacak mıyız? Ve global ısınma konusunda neler yapılmalı? Günümüz fizik dünyasının önde gelen otoritelerinden Sebastien Balibar, kendi yaşamından öyküler kullanarak fizik biliminin en düşündürücü güncel sorularını aydınlatıyor. Atom ve Elma, çevremizde olup bitenlerle ilgileniyor çevremizde gördüğümüz ancak gerçekte pek az anlayabildiğimiz konularla- ve bilimin gündelik hayatın fenomenleri üzerinden heyecan verici bir macera olabileceğini gösteriyor. Balibar, fiziğin keşif sahası kapsamındaki on iki problemi irdeliyor ve kitabın her bir öyküsünde bunlardan birini işliyor. Kaos teorisi, kozmoloji, akışkanlar mekaniği ve klimatoloji (iklim bilim) gibi alanlara bakıyor. Dünya nın yaşını nasıl bulduğumuzu, Evren in giderek hızlanan biçimde genişlediğini nasıl bildiğimizi ve çam kozalaklarının ve ayçiçeklerinin spiral yapılarının neden matematikteki Altın Oran ile alakalı olduğunu açıklıyor. Atomların birlikte davranışlarının nasıl olup da lazer ışınları, süper-iletkenler veya süper-akışkanlar gibi kuantum fiziğinin muazzam sonuçlarını yaratabildiklerini dikkatle inceliyor. Balibar, bizleri doğal dünyadan bir seçkiyi incelemeye davet ederken, bir yandan da çocukluk çağı ve tutkuyla bilime adadığı kendi yaşamından kesitler de öyküleştiriyor. Genel okuyucu kitlesini hedefleyerek yazılmış olan Atom ve Alma, Dünya mızın muazzam yönlerini anlaşılır biçimde ortaya koyarken, nasıl bilime yönelik bir arka plan eğitimine sahip olmaksızın bilimsel bilginin peşine düşülebileceğini ve buna ayrılan zamanın ne kadar kıymetli olacağını da gösteriyor. Eser Adı: Coastal Engineering, Yayınevi: ODTÜ Yayıncılık, Yazar: Ayşen Ergin, Genel Yayın Yönetmeni: Levent Gönül, ISBN: , Etiket Fiyatı: 16,00 TL, Türü: Yüksek Öğrenim Orta Doğu Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşen Ergin tarafından yazılmıştır. Türkiye de kıyı mühendisliğinin temelini oluşturan konulara yönelik derlenmiş bir kitabın olmayışı, hazırlanmış olan ve bu zamana kadar öğrenciler tarafından fotokopi yoluyla çoğaltılarak kullanılan bu derse ait notların kitap haline dönüştürülmesi gerekliliğini ortaya koymuştur. Kitap lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimi almakta olan öğrencilerin azami düzeyde yararlanabileceği bir formatta hazırlanmıştır. Kitapta üzerinde durulan konular ana başlıklarıyla, dalga hidroliği, dalga problemlerinin formulasyonu, küçük genlikli dalga teoremi, dalga enerjisi, dalga yansıması, dalga sığlaşması ve sapması, dalga dönmesi, dalga kırılması, okyanus dalgaları, rüzgâr dalgaları ve taş dolgu dalgakıranlarıdır. Her konu sonunda konunun özeti, sınıfta tartışılacak başlıklar ve çözümlü örnekler de yer almaktadır. 84 ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44

87 ap... Kitap... Kitap... Kitap Kitabın Adı: Gazi Mustafa Kemal ve Cumhuriyet Ekonomisinin İnşası Yayınevi: ODTÜ Yayıncılık, Yazar Adı: Serdar Şahinkaya, Genel Yayın Yönetmeni: Levent Gönül, ISBN: , Fiyatı: 15 TL, Türü: Tarih Araştırma Dr. Şahinkaya, yapıtı ile cumhurun topyekûn, o günün de bu günün de devlerine karşı verdiği olağanüstü bir Kurtuluş Savaşına dayanan Cumhuriyetin, sanayi temelli bir ulus devleti kurma mücadelesinde Gazi Mustafa Kemal in yol gösterici önderliğinin izlerini sürüyor. Doç. Dr. Recep Boztemur, ODTÜ Tarih Bölümü, Öğretim Üyesi Serdar Şahinkaya, bu kitabıyla yalnızca üniversitelere değil, tüm aydın kamuoyuna Atatürk dönemini anlamak bakımından yeni ve çok gerekli olan bir bakış açısı sunmakta ve mutlaka bilinmesi gereken önemli belirlemelerde bulunmaktadır. Prof. Dr. Alpaslan Işıklı, Siyasal Bilgiler Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi Serdar Şahinkaya nın çalışması öğretici olduğu kadar heyecan verici; milli iktisat ilkesi temelinde hızlı sanayileşmeyi ve bağımsız ekonominin oluşturulması sürecini zengin görsel belgelerle inceliyor ve yarınlar için umudun ve mücadelenin kapısını aralıyor. Prof. Dr. Sinan Sönmez, Atılım Üniversitesi İktisat Bölüm Başkanı Bu incelemede Atatürk ün ve Cumhuriyet in kurucu kadrolarının iktisadi gelişme sorunsalına nasıl yaklaştıklarını sergileyen ve daha az bilinen bilgi ve belgeler değerlendirilmiş; siyasal kurtuluş ve çağdaşlaşma mücadelesi ile iktisadi gelişmenin tek bir bütünün farklı öğelerini oluşturduğu açıkça ortaya konulmuştur. Genç kuşakların bu anlatıdan çok şey öğreneceklerine eminim. Dr. Şahinkaya yı övgüye değer çalışması dolayısıyla yürekten kutluyorum. Prof. Dr. Oktar Türel, ODTÜ İktisat Bölümü Emekli Öğretim Üyesi 19. yüzyılın son çeyreği yüzyıl zaman aralığında kapitalist sanayileşme rejimlerine üç model yardımı ile yaklaşılabilir: İngiliz, Alman ve Rusya modelleri. Dr. Şahinkaya nın eldeki çalışması, özellikle 1929 sonrası Türkiye sanayileşme tarihi açısından, bu üç model bağlamında ele alınabilir. Dr. Şahinkaya nın görüşlerine katılmayabilirsiniz, ancak çalışmanın ciddiyeti gözden ırak tutulmamalıdır. Prof. Dr. İşaya Üşür, Gazi Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Serdar Şahinkaya bir taraftan emperyalist, öbür taraftan, aşiretçi, cemaatçi saldırılara, fiziki, ideolojik ve kültürel baskılara, karşın yaşamaya devam eden, bağımsız, çağdaş bir ulusal ekonomi inşa etme projesine sadakatin, doğuş anının öyküsünü anlatıyor Dr. Ergin Yıldızoğlu, Cumhuriyet Gazetesi Eser Adı: Küreselleşmenin Sıradışı Öyküsü, Yayınevi: ODTÜ Yayıncılık, Yazar: Nayan Chanda, Genel Yayın Yönetmeni: Levent Gönül, ISBN: , Etiket Fiyatı: 19,00 TL, Türü: Ekonomi-Araştırma Bu kitap, panoramik bir perspektifle modern küreselleşmenin öyküsünü zarif bir şekilde anlatıyor. Anlamlı ve eğlenceli anekdotlarla süslenen bu değerli çalışma, bugün bulunduğumuz yere nasıl geldiğimizi öğrenmek isteyen herkes tarafından okunmalıdır. Joseph E. STIGLITZ Nobel Ekonomi Ödülü sahibi Büyük bir ustalıkla yazılmış muhteşem bir kitap. Nayan Chanda, çağımızın en çok kullanılan kelimesi olan küreselleşmeyi almış ve binlerce yıl boyunca insanlığa şekil veren bir olayın zengin, dolu, karmaşık koşullarında yeniden tanımlamış. Olağanüstü genişlikteki bilgisini açıklıkla, zekâsıyla ve canlı anlatımıyla aktararak, bilim, politika, ticaret ve din tarihinden ilgi çekici bir öykü yaratıyor. Strobe TALBOTT Brookings Enstitüsü Başkanı Hepimizin karşı karşıya olduğu çağdaş politik ikilemi açıkça anlatan, uzun tarihsel ve çok geniş bir coğrafi perspektif içinde küreselleşmeye yeni bir bakış. Immanuel WALLERSTEIN Yale Üniversitesi, Öğretim Üyesi Bu kitap muazzam bir dönüm noktası. İnsanlığın, Bu dünyada nasıl birlikte yaşayabiliriz? sorusunu yanıtlayabilecek ilkeleri ve uygulamaları bulmaya çalışmaktan başka yapabileceği hiçbir şeyi kalmadığının hikâyesini anlatıyor. Bo EKMAN Tallberg Vakfı Kurucusu ve Başkanı ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44 85

88 Kitap... Kitap... Kitap... Kit Eser Adı: Her Sözcüğün Bir Öyküsü Var 2, Yayınevi: ODTÜ Yayıncılık, Yazar: Önder Şenyapılı, Genel Yayın Yönetmeni: Levent Gönül, ISBN: , Etiket Fiyatı: 12,00 TL, ADSL: Asimetrik Sayısal Abone Hattı olarak Türkçeleştirilen İngilizce Asymmetric Digital Subscriber Line tanımlamasını oluşturan sözcüklerin başharfleri. FRANK: Gerçi artık Fransa da euro kullanıyor ama, AB ülkeleri bu para birimine geçmeden önce Fransız parası franc adını taşıyordu. Franc adı Ortaçağ Latincesinde Frankların Kralı demek olan Francorum Rex ten geliyormuş. HİNDİBA sözcüğü, Grekçe hentybon un Türkçeleşmişi. Kara sı renginin koyuluğundan geliyor olmalı. Yenilebilir çiçeklerden biri olduğu bilinen bu bitkinin İngilizce adı ise, 1513 yılından bu yana, dandelion. MADAM: 13. yüzyıl sonlarında Fransızlar Kadınım karşılığı ma dame diyorlarmış. Fransızcada ma =benim, dame ise kadın anlamına gelir. Fransızlar ma dame seslenişini/deyişini Latinceden, -- mea domina dan almışlar. İtalyanlar 1584 te mia donna dan yola çıkıp ma donna demeye başlamışlar kadınlarına ten itibaren de Bakir Meryem in resimleri ve yonutları Madonna diye anılmaya başlanmış. Öte yandan, takvimler 1871 yılını gösterirken randevuevi sahibi ve/ya da işletmecisi kadınlar a Madam denmeye başlanmış HER SÖZCÜĞÜN BİR ÖYKÜ- SÜ VAR. BU KİTAPTA YÜZLER- CE SÖZCÜK, YÂNİ YÜZLERCE ÖYKÜ YER ALIYOR. Barkod: , Eser Adı: Kıbrıs ta Güvenlik Stratejileri ve Güvenlik Yönetimi, Yayınevi: ODTÜ Yayıncılık, Yazar: Soyalp Tamçelik, Genel Yayın Yönetmeni: Levent Gönül, ISBN: , Etiket Fiyatı: 18,00 TL, Türü: Politika ve Yönetim Kıbrıs, meseleye taraftar olanlar için neden önemlidir? Gerçek şu ki bu retoriğin problematik olarak sunulmadığı veya sorgulanmadığı bir ortamda, bu meselenin anlaşılması mümkün değildir. Dolayısıyla bu meseleyi, sadece ulus-devlet ve ulusal çıkar literatüründen hareketle çözümlemek mümkün olmadığı gibi, geçmişten ziyade geleceğin hızla değişen şartları içinde değerlendirmek daha doğru olacaktır. İşte bu gerçekten hareketle kitapta, Kıbrıs ta iç ve dış güvenliği, garantiler ve asayişi, askersizleştirme ve silahsızlandırmayı, denge ve yılgınlığı, saldırı ve meşru müdafaayı, tarafların tutum analizlerini ve algılamalarını, caydırıcılık ve tehdit unsurlarını, başta Cuellar, Gali ve Annan plânları olmak üzere bütün çözüm plânlarının karşılaştırmalı tenkidinin yapılmasını, jeopolitik ve jeostratejik kavramları, konuyla ilgili küresel ve bölgesel güçlerin algıları ve uygulamaları, millî strateji ve kriz yönetimini, enerji kavramlarını ve nakil araçlarını, petrolün arz ve talep güvenirliliğini, uluslararası ve deniz ticaretinin özelliklerini, petro-politik ve buna dayalı stratejinin uygulama basamaklarını, gerek nazarî düzeyde, gerekse bölgemizdeki ve başka bölgelerdeki uygulamalarla açıklanmaya çalışılmıştır. Ancak bu yapılırken Kıbrıs la ilgili olarak ortaya çıkan birçok krizde de neler yapıldığını, tarafların bu krizi nasıl yönlendirdiklerini veya kriz yönetiminden ne algıladıklarını, kuramsal ve eylemsel boyutuyla değerlendirilirken, konuyla ilgili birtakım yeni kriz yönetim modelleri önerilmiştir. Böylece bu kitapla, konuyla ilgili yeni yorumsamalar yapılarak, kalıplaşmış önyargılara ve algılamalara karşı alternatif birtakım çözümlemelerde bulunulmuştur. 86 ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44

89 ap... Kitap... Kitap... Kitap Eser Adı: Kimlikler Lütfen, Yayınevi: ODTÜ Yayıncılık, Yazar: Gönül Pultar, Genel Yayın Yönetmeni: Levent Gönül, ISBN: , Etiket Fiyatı: 22,00 TL, Türü: Sosyoloji Türkiye Cumhuriyeti 90. yılına doğru yol alırken, toplumumuz bir kimlik krizine doğru mu gidiyor? Kültürel kimlik konusu, son yıllarda gündemin ön sıralarına yerleşirken, çeşitli iç ve dış etkenler, gittikçe giriftleşen, alacağı yön tam kestirilemeyen, bir kimlik sorunu yaratmakta... Gelişmeleri, her türlü siyasal gündemin dışında ve ötesinde, bilimsel bir ortamda, tarihsel bağlam içinde, değişik açılardan değerlendirmenin, bir durum saptaması yapmanın gereği ortadadır. Gönül Pultar ın titiz çalışmasıyla ortaya çıkan bu derleme, bir durma ve düşünme olanağı yaratarak, tam da bunu gerçekleştiriyor. Cumhuriyet kurulmadan önce ve kurulurken yürütülen kültürel kimlik arayışlarını ve bunların yeniden müzakeresini irdeledikten ve o süreçte ortaya çıkmış olan meseleleri hatırlattıktan sonra; kültürel kimliğin, genetik, etnik, dinsel, dilsel ve ulusal boyutlarıyla olduğu kadar, mekânda ve metinde temsiline odaklanıyor. Bir yandan, Batı da, yıllar yılı tarihyazımı ile edebiyat, sinema ve tiyatro ile yansıtılan, kuşaktan kuşağa aktarılan, hâlen geçerli imge yle yüzleşmeye davet ederek, adaylık konusunda AB nezdinde karşılaşılan tepkilere açıklık getiriyor. Öte yandan, İslâmcılığın analizi ve bir cemaat örneğinde, İslâmî hareketin geçirdiği evrelerin incelenmesi yoluyla, kimlik sorununun önemli bir öğesinin anlaşılmasını sağlıyor. Değişik disiplin ve uzmanlık alanından gelen otuz Türk ve yabancı bilim adamı, hiçbir ideoloji yüklenmeksizin kaleme aldıkları makalelerde düşündürücü ve ufuk açıcı yorumlar getiriyorlar. Gerçekleştirdikleri derinlikli analizler, Türkiye Cumhuriyeti nde kimlik ve özellikle kültürel kimlik konusunun, herhangi bir siyasal demeç ya da yalınkat propaganda, sığ suçlama ya da üstünkörü hükümle geçiştirilemiyecek kadar katmanlı ve karmaşık olduğunu gösteriyor. Eser Adı: 1946 dan 2008 e Türkiye Kısa İktisat Tarihi, Yayınevi: ODTÜ Yayıncılık, Yazar: Nazif Ekzen, Genel Yayın Yönetmeni: Levent Gönül, Editör: İlter Ertuğrul, ISBN: , Etiket Fiyatı: 8,00 TL, Türü: Ekonomi-Tarih Bu kitap eski hikâyeleri anlatıyor, hiç eskimeyen eski hikâyeleri ya da oyuncuları değişse de görmekten usanmadığımız bir filmi İlginç olan o ki, Türkiye de herkes, bu filmi her görüşünde, hiç görmemiş gibi yapıyor. Siyasiler, muhalefete düşünce filmin vizyondan kaldırılmasını istiyorlar, ama iktidara gelince senaryoya harfiyen uyuyorlar. Aslında bir insan yaşamı kadar uzun, bu kısa tarih, İkinci Dünya Savaşı ndan sonra ABD nin egemenliğinde kurulan yeni sistem in ikiz kardeşleri IMF ve Dünya Bankası yla Türkiye nin ilişkilerini ve -bir yenisi öncesinde- 20 stand-by anlaşmasını ele alıyor: Truman dan Menderes e, 27 Mayıstan 12 Eylül e, Demirel den Ecevit e, Özal dan Derviş e, Erdoğan a. Nazif EKZEN, gizlenen birçok gerçeği gözler önüne seriyor; planlama ya 27 Mayıs tan önce karar verildiğini, 24 Ocak 1980 kararlarının arkasındaki gerçek ismin Özal değil, Derviş olduğunu; Türkiye, ne zaman kendi programı ile gelişmeye kalksa, her seferinde Batı tarafından ihtiraslı bulunup reddedildiğini vb Bu kısa tarih, uzuuun bir tarihsel dönem içinde, Merkez ile bir çevre ülkesi arasındaki ilişkinin serüvenini anlatıyor ya da Ekzen in, kitabını ithaf ettiği Avcıoğlu nun diliyle söylersek bir koloni de, cici demokrasi nin öyküsünü ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44 87

90 88 ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44

91 ODTÜLÜ Ocak 2010 Sayı 44 89

92

Bu yıl 2.si düzenlenen Euromoney Türkiye Finans ve Yatırım Forumu nda Akbank adına sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum.

Bu yıl 2.si düzenlenen Euromoney Türkiye Finans ve Yatırım Forumu nda Akbank adına sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Sayın Bakan, Değerli Konuklar, Bu yıl 2.si düzenlenen Euromoney Türkiye Finans ve Yatırım Forumu nda Akbank adına sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Forumun Türkiye hakkındaki genel

Detaylı

Yükseköğretim Kurumlarımızın Mühendislik Fakültelerinin Kıymetli Dekanları ve Çok Değerli Hocalarım..

Yükseköğretim Kurumlarımızın Mühendislik Fakültelerinin Kıymetli Dekanları ve Çok Değerli Hocalarım.. Yükseköğretim Kurumlarımızın Mühendislik Fakültelerinin Kıymetli Dekanları ve Çok Değerli Hocalarım.. Sizlerle tekrar bir arada olmaktan mutluluk duyduğumuzu ifade ederek, hoş geldiniz diyor; şahsım ve

Detaylı

FİNANS KOÇ HOLDİNG 2013 FAALİYET RAPORU

FİNANS KOÇ HOLDİNG 2013 FAALİYET RAPORU FİNANS Koç-Amerikan Bank ile 1980 li yıllarda büyümeye başladığımız bankacılık sektöründe ülkemiz ekonomisi ve sektördeki değişimleri doğru okuduk ve 2005 yılında Yapı Kredi Bankası nı bünyemize katarak

Detaylı

TEB MALİ YATIRIMLAR A.Ş. 2010 YILI 1. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU. Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2010 31.03.2010

TEB MALİ YATIRIMLAR A.Ş. 2010 YILI 1. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU. Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2010 31.03.2010 TEB MALİ YATIRIMLAR A.Ş. 2010 YILI 1. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2010 31.03.2010 Şirketin Ticaret Ünvanı : TEB Mali Yatırımlar A.Ş. Genel Müdürlük Adresi : Meclis-i

Detaylı

TEB KOBİ BANKACILIĞI

TEB KOBİ BANKACILIĞI TEB KOBİ BANKACILIĞI Türkiye de KOBİ ler İşletme Büyüklüğü İstihdam Grubu (Çalışan Sayısı) 2011 İşletme Sayısı % Toplam İstihdam % Ortalama Çalışan Sayısı Mikro 1-19 2.522.011 97,30% 5.362.905 46,60% 2

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

EGELİ & CO.: REEL YATIRIMLAR İÇİN YERLİ ve YABANCI FİNANSAL YATIRIMCIYI TARIM SEKTÖRÜNE ÇEKECEĞİZ

EGELİ & CO.: REEL YATIRIMLAR İÇİN YERLİ ve YABANCI FİNANSAL YATIRIMCIYI TARIM SEKTÖRÜNE ÇEKECEĞİZ Egeli & Co. Yatırım Holding A.Ş. 13 Ekim 2010 Basın Bülteni EGELİ & CO.: REEL YATIRIMLAR İÇİN YERLİ ve YABANCI FİNANSAL YATIRIMCIYI TARIM SEKTÖRÜNE ÇEKECEĞİZ Halka açık bir şirket olan Egeli & Co. Yatırım

Detaylı

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI Sürdürülebilirlik vizyonumuz 150 yıllık bir süreçte inşa ettiğimiz rakipsiz deneyim ve bilgi birikimimizi; ekonomiye, çevreye, topluma katkı sağlamak üzere kullanmak, paydaşlarımız

Detaylı

Özet Tanıtım Dokümanı

Özet Tanıtım Dokümanı Özet Tanıtım Dokümanı İstanbul, 2012 Kutluşah, yönetim, finans ve süreç danışmanlığı alanlarında hizmet veren güvenilir bir iş ortağıdır Toplamda 85 yılı aşkın finansal kuruluşlar, girişimcilik ve yönetim

Detaylı

KOBİ ler Nefes alacak / Ankara. TOBB, Ziraat Bankası, Denizbank ve Kredi Garanti Fonu (KGF) ortaklığında hayata

KOBİ ler Nefes alacak / Ankara. TOBB, Ziraat Bankası, Denizbank ve Kredi Garanti Fonu (KGF) ortaklığında hayata 02.12.2016 / Ankara TOBB, Ziraat Bankası, Denizbank ve Kredi Garanti Fonu (KGF) ortaklığında hayata 1/6 geçirilecek olan KOBİ lere Nefes Kredisi için imzalar, Başbakanlık Çankaya Köşkü nde düzenlenen lansman

Detaylı

TEB HOLDİNG A.Ş YILI 2. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU

TEB HOLDİNG A.Ş YILI 2. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU TEB HOLDİNG A.Ş. 2012 YILI 2. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2012 30.06.2012 Şirketin Ticaret Ünvanı Genel Müdürlük Adresi : TEB Holding A.Ş. : TEB Kampüs C Blok Saray

Detaylı

1/6. TEB HOLDĠNG A.ġ. 2011 YILI 1. ARA DÖNEM KONSOLĠDE FAALĠYET RAPORU. Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2011 31.03.2011

1/6. TEB HOLDĠNG A.ġ. 2011 YILI 1. ARA DÖNEM KONSOLĠDE FAALĠYET RAPORU. Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2011 31.03.2011 TEB HOLDĠNG A.ġ. 2011 YILI 1. ARA DÖNEM KONSOLĠDE FAALĠYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2011 31.03.2011 ġirketin Ticaret Ünvanı Genel Müdürlük Adresi : TEB Holding A.Ş. : TEB Kampüs Saray Mahallesi

Detaylı

FİNANS 2013 yılında bankacılık sektörü Koç Topluluğu Finans Grubu 2013

FİNANS 2013 yılında bankacılık sektörü Koç Topluluğu Finans Grubu 2013 FİNANS KOÇ-AMERIKAN BANK ILE 1980 LI YILLARDA BÜYÜMEYE BAŞLADIĞIMIZ BANKACILIK SEKTÖRÜNDE ÜLKEMIZ EKONOMISI VE SEKTÖRDEKI DEĞIŞIMLERI DOĞRU OKUDUK VE 2005 YILINDA YAPI KREDI BANKASI NI BÜNYEMIZE KATARAK

Detaylı

29.06.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

29.06.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 29.06.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi Rektör Prof.Dr. Galip Akhan, 29-Haziran-14 Temmuz 2015 tarihleri arasında Hafta içi Her gün Saat: 09.30-17.00 saatleri arasında aday öğrenci ve ebeveynlerine açık

Detaylı

TEB KOBİ BANKACILIĞI Eylül 2013

TEB KOBİ BANKACILIĞI Eylül 2013 TEB KOBİ BANKACILIĞI Eylül 2013 Türkiye de KOBİ ler İşletmenin Büyüklüğü Yıllık Net Satış Hasılatı / Mali Bilançosu Çalışan Sayısı Firma Sayısı Firma Sayısı % Mikro < 1mio 1 ve 9 2.860.438 95,20% Küçük

Detaylı

TEB HOLDİNG A.Ş YILI 2. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU

TEB HOLDİNG A.Ş YILI 2. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU TEB HOLDİNG A.Ş. 2014 YILI 2. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2014 30.06.2014 Şirketin Ticaret Unvanı : TEB Holding A.Ş. Şirketin Ticaret Sicil Numarası : 176711 Genel

Detaylı

Aslında, benim perakende sektöründeki kariyerim bir anlamda 12 yaşında sahibi olduğumuz süpemarkette yaz tatillerinde çalışmamla başladı.

Aslında, benim perakende sektöründeki kariyerim bir anlamda 12 yaşında sahibi olduğumuz süpemarkette yaz tatillerinde çalışmamla başladı. Değerli Basın Mensupları, Kıymetli Konuklar, İstanbul, 14 Temmuz 2008 Öncelikle Real Hipermarketleri Türkiye Genel Müdürü olarak gerçekleştirdiğimiz ilk basın toplantımıza katılımınız için çok teşekkür

Detaylı

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi 80 EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi Sayın İnşaat Mühendisi Adayı, İnşaat Mühendisliği Eğitimi Kurulu, İMO 40. Dönem Çalışma Programı çerçevesinde İMO Yönetim Kurulu nca İnşaat Mühendisliği Eğitimi

Detaylı

STRATEJİK SATINALMA METİN A. KANSU 30 MART 2010- SALI

STRATEJİK SATINALMA METİN A. KANSU 30 MART 2010- SALI MART EĞİTİMLERİ STRATEJİK SATINALMA METİN A. KANSU 30 MART 2010- SALI EĞİTİM PROGRAMLARI Geçmişten geleceğe köprü... MART/ 2010 30 MARTT 2010 SSal lıı STRATEJİK SATINALMA Hedef Katılımcılar Satınalma ve

Detaylı

TEB HOLDİNG A.Ş. 2013 YILI 1. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU

TEB HOLDİNG A.Ş. 2013 YILI 1. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU TEB HOLDİNG A.Ş. 2013 YILI 1. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2013 31.03.2013 Şirketin Ticaret Unvanı : TEB Holding A.Ş. Şirketin Ticaret Sicil Numarası : 176711 Genel

Detaylı

Avrupa Bölgesel Sosyal Güvenlik Forumu -1ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK:

Avrupa Bölgesel Sosyal Güvenlik Forumu -1ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK: Avrupa Bölgesel Sosyal Güvenlik Forumu -1ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK: -BU FORUM KASIM AYINDA KATAR DA DÜZENLENECEK DÜNYA SOSYAL GÜVENLİK FORUMU NA IŞIK TUTACAKTIR -TÜRKİYE BUGÜN DÜNYANIN

Detaylı

FINANS SEKTÖRÜNDE HIZMET AĞINI SÜREKLI GELIŞTIREREK, MÜŞTERISINE EN IYI ÜRÜN VE HIZMETI SUNMAK IÇIN GECE GÜNDÜZ ÇALIŞAN

FINANS SEKTÖRÜNDE HIZMET AĞINI SÜREKLI GELIŞTIREREK, MÜŞTERISINE EN IYI ÜRÜN VE HIZMETI SUNMAK IÇIN GECE GÜNDÜZ ÇALIŞAN 74 KOÇ HOLDİNG 2014 FAALİYET RAPORU biz değilsek KIM FINANS SEKTÖRÜNDE HIZMET AĞINI SÜREKLI GELIŞTIREREK, MÜŞTERISINE EN IYI ÜRÜN VE HIZMETI SUNMAK IÇIN GECE GÜNDÜZ ÇALIŞAN BIZIZ KOÇ HOLDİNG 2014 FAALİYET

Detaylı

Faktoring sektörü 76 milyar TL işlem hacmi ve reel sektöre sağladığı 12,4 milyar TL ile Türk ekonomisine destek veriyor

Faktoring sektörü 76 milyar TL işlem hacmi ve reel sektöre sağladığı 12,4 milyar TL ile Türk ekonomisine destek veriyor Reel Sektörün Çarkı Faktoring, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı Tevfik Bilgin in katıldığı sempozyumda değerlendirildi. Faktoring sektörü

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN

SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ NAZİLLİ İİBF İKTİSAT BÖLÜMÜ VE AVRUPA ARAŞTIRMALAR MERKEZİ TARAFINDAN DÜZENLENEN GÜNCEL EKONOMİK SORUNLAR KONGRESİ NDE YAPACAĞI Açılış Konuşmasının

Detaylı

Değerli İhracatçılar, Değerli Basın Mensupları,

Değerli İhracatçılar, Değerli Basın Mensupları, Sayın Başbakanım, Değerli Bakanlarım, Değerli İhracatçılar, Değerli Basın Mensupları, 26 ihracatçı sektörümüzdeki, 61 bin ihracatçımızın temsilcisi Türkiye İhracatçılar Meclisi nin Sektörler Toplantısı

Detaylı

2010 Yılı Faaliyet Raporu

2010 Yılı Faaliyet Raporu 2010 Yılı Faaliyet Raporu İÇİNDEKİLER A. Sunuş a. Ulusal Faktoring ve 2010 a Genel Bakış b. Önemli Kilometre Taşları B. Faaliyetler a. Faktoring Sektörü b. Ulusal ın Başlıca Finansal Göstergeleri ve Sektördeki

Detaylı

TEB HOLDİNG A.Ş. 2015 YILI 2. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU

TEB HOLDİNG A.Ş. 2015 YILI 2. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU TEB HOLDİNG A.Ş. 2015 YILI 2. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2015 30.06.2015 Şirketin Ticaret Unvanı : TEB Holding A.Ş. Şirketin Ticaret Sicil Numarası : 176711 Genel

Detaylı

TEB MALİ YATIRIMLAR A.Ş. 2009 YILI I. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU. Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2009 31.03.2009

TEB MALİ YATIRIMLAR A.Ş. 2009 YILI I. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU. Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2009 31.03.2009 TEB MALİ YATIRIMLAR A.Ş. 2009 YILI I. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2009 31.03.2009 Şirketin Ticaret Ünvanı : TEB Mali Yatırımlar A.Ş. Genel Müdürlük Adresi : Meclis-i

Detaylı

TEB HOLDİNG A.Ş. 2015 YILI 3. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU

TEB HOLDİNG A.Ş. 2015 YILI 3. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU TEB HOLDİNG A.Ş. 2015 YILI 3. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2015 30.09.2015 Şirketin Ticaret Unvanı : TEB Holding A.Ş. Şirketin Ticaret Sicil Numarası : 176711 Genel

Detaylı

Yapı Kredi olarak müşteri merkezli bir strateji izliyoruz. 6,5 milyon aktif müşteriye hizmet veriyoruz.

Yapı Kredi olarak müşteri merkezli bir strateji izliyoruz. 6,5 milyon aktif müşteriye hizmet veriyoruz. bankacılık ve sigortacılık Müşteri odaklı yaklaşımlarımız, güçlü finansal yapımız, milyonlarca aktif müşteri sayımızla Türkiye nin lider bankacılık ve sigortacılık grubu olarak anahtar biziz! Yapı Kredi

Detaylı

İKTİSADİ ve İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ

İKTİSADİ ve İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ Öğrenci Odaklı Üniversite Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi ve FATÜBAT tarafından düzenlenen 3. Uluslararası Öğrenci Kongresi ni onurlandırmanızı diler, saygılar sunarım. Prof. Dr. M. Ramazan YİĞİTOĞLU

Detaylı

SPK DÜZENLEMELERİ KAPSAMINDA EK AÇIKLAMALARIMIZ

SPK DÜZENLEMELERİ KAPSAMINDA EK AÇIKLAMALARIMIZ SPK DÜZENLEMELERİ KAPSAMINDA EK AÇIKLAMALARIMIZ Sermaye Piyasası Kurulu nun, Kurumsal Yönetim Tebliğinin (II-17.1) sayılı Tebliğinin 1.3.1 maddesi uyarınca yapılması gereken ek açıklamalar aşağıda bilginize

Detaylı

SELÇUK ÜNİVERSİTESİ İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ

SELÇUK ÜNİVERSİTESİ İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ SELÇUK ÜNİVERSİTESİ İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ SELÇUK ÜNİVERSİTESİ İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ FAKÜLTE TANITIMI Selçuk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Mühendislik

Detaylı

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum.

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum. Page 1 of 6 Edirne Valisi Sayın Dursun Ali Şahin, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Recep Zıpkınkurt, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası nın değerli üyeleri ve temsilcileri, Bilgi birikimi ve üslubunu,

Detaylı

1995 TEN BUGÜNE STRATEJİK ORTAĞINIZ

1995 TEN BUGÜNE STRATEJİK ORTAĞINIZ 20. yıl 1995 TEN BUGÜNE STRATEJİK ORTAĞINIZ Ekin Kimya olarak Türkiye ve yakın çevresindeki ülkelere yüksek kalitede kimyasal ürünler tedarik eden öncü bir şirketiz. Dünyanın önde gelen kimyasal üreticileri

Detaylı

BİLGİ İşletme 2013-2014

BİLGİ İşletme 2013-2014 BİLGİ İşletme 2013-2014 Sosyal Medya Uzmanı Yeni işletme dünyasından birkaç örnek Etik Ticaret Yöneticisi Yeşil Pazarlama Danışmanı Sürdürülebilir Proje Uzmanı Veri bilimcisi Uluslararası Raporlama Uzmanı

Detaylı

Fon Bülteni Ocak Önce Sen

Fon Bülteni Ocak Önce Sen Fon Bülteni Ocak 217 Önce Sen Fon Bülteni Ocak 217 NN Hayat ve Emeklilik Fonları Sektör Karşılaştırmaları Yüksek Getiri! Son 1 Yıl - 31/12/215-31/12/216 % 3 25 2 15 1 5 9,2 8,28 17,74 11,43 9,94 11,43

Detaylı

ISLAMIC FINANCE NEWS ROADSHOW 2013-TURKEY

ISLAMIC FINANCE NEWS ROADSHOW 2013-TURKEY ISLAMIC FINANCE NEWS ROADSHOW 2013-TURKEY 3 EYLÜL 2013 DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Değerli konuklar, yurtdışından gelen değerli misafirlerimiz, finans sektörünün kıymetli

Detaylı

BURCU GERİŞ, Başkan Yardımcısı ve CFO, TAV Havalimanları Holding

BURCU GERİŞ, Başkan Yardımcısı ve CFO, TAV Havalimanları Holding BURCU GERİŞ, Başkan Yardımcısı ve CFO, TAV Havalimanları Holding Burcu Geriş 1999 da Boğaziçi Üniversitesi İşletme bölümünden mezun oldu. London Business School ve Columbia Business School dan MBA derecesi

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

KALKINMA BANKALARI ARASINDA İŞBİRLİĞİ

KALKINMA BANKALARI ARASINDA İŞBİRLİĞİ BASINDAN EKONOMİ HABERLERİ 24 MAYIS 2016 SALI KIBRIS GENÇ TV (23.05.2016) KALKINMA BANKALARI ARASINDA İŞBİRLİĞİ Kalkınma Bankası'nın Türkiye Kalkınma Bankası ile yürüttüğü Teknik İşbirliği Programı kapsamında;

Detaylı

TEB HOLDİNG A.Ş. 2013 YILI 2. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU

TEB HOLDİNG A.Ş. 2013 YILI 2. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU TEB HOLDİNG A.Ş. 2013 YILI 2. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2013 30.06.2013 Şirketin Ticaret Unvanı : TEB Holding A.Ş. Şirketin Ticaret Sicil Numarası : 176711 Genel

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 15 Haziran 2015, Sayı: 15. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 15 Haziran 2015, Sayı: 15. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 15 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya Çağlar Kuzlukluoğlu İnci

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

Kariyerine en TEPE den başla!

Kariyerine en TEPE den başla! Kariyerine en TEPE den başla! Tepe Savunma ve Güvenlik, çağdaş, yeniliklere açık, girişimci, kendini ve sistemi geliştirmeyi hedefleyen, vizyon sahibi yani tam da senin gibi kişilerle çalışıyor. Tepe Savunma

Detaylı

İŞLETME FAKÜLTESİ İŞLETME MÜHENDİSLİĞİ ENDÜSTRİ MÜHENDİSLİĞİ ENDÜSTRİ MÜHENDİSLİĞİ (UOLP) EKONOMİ İŞLETME (UOLP) İSTANBULTEKNİKÜNİVERSİTESİ

İŞLETME FAKÜLTESİ İŞLETME MÜHENDİSLİĞİ ENDÜSTRİ MÜHENDİSLİĞİ ENDÜSTRİ MÜHENDİSLİĞİ (UOLP) EKONOMİ İŞLETME (UOLP) İSTANBULTEKNİKÜNİVERSİTESİ İŞLETME FAKÜLTESİ İŞLETME MÜHENDİSLİĞİ ENDÜSTRİ MÜHENDİSLİĞİ ENDÜSTRİ MÜHENDİSLİĞİ (UOLP) EKONOMİ İŞLETME (UOLP) İSTANBULTEKNİKÜNİVERSİTESİ www.itu.edu.tr İŞLETME FAKÜLTESİ Yarının yatırımlarını şekillendirecek

Detaylı

TEB KOBİ BANKACILIĞI

TEB KOBİ BANKACILIĞI TEB KOBİ BANKACILIĞI Türkiye de KOBİ ler İşletme Büyüklüğü İstihdam Grubu (Çalışan Sayısı) İşletme Sayısı (2013) % Mikro 1 9 3.303.073 93,68% KüçükÖlç.İşl. 10 49 190.514 5,40% OrtaB.İşl. 50 249 27.330

Detaylı

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti TEPAV Değerlendirme Notu Şubat 2011 Cari işlemler açığında neler oluyor? Ekonomide gözlemlenen

Detaylı

KUZEY YILDIZI: AİLE ŞİRKETLERİNDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK , Adana

KUZEY YILDIZI: AİLE ŞİRKETLERİNDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK , Adana KUZEY YILDIZI: AİLE ŞİRKETLERİNDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK 21.09.2018, Adana TOPLANTI KURALLARIMIZ Güven ve Şeffaflık: İlişkilerimiz, güven ve iletişimde şeffaflık ilkelerine dayanmaktadır. Katılımcılık: Üyelerimizin

Detaylı

TEB HOLDİNG A.Ş YILI 3. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU

TEB HOLDİNG A.Ş YILI 3. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU TEB HOLDİNG A.Ş. 2012 YILI 3. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2012 30.09.2012 Şirketin Ticaret Ünvanı Genel Müdürlük Adresi : TEB Holding A.Ş. : TEB Kampüs C Blok Saray

Detaylı

Şişecam, Yenişehir de dünya genelinde tek lokasyonda kurulu en büyük Cam Kompleksi nin yeni yatırımlarını açtı.

Şişecam, Yenişehir de dünya genelinde tek lokasyonda kurulu en büyük Cam Kompleksi nin yeni yatırımlarını açtı. Basın Bülteni Şişecam, Yenişehir de dünya genelinde tek lokasyonda kurulu en büyük Cam Kompleksi nin yeni yatırımlarını açtı. Şişecam, Yenişehir Cam Kompleksi nde yer alan Anadolu Cam Fabrikası 4. Cam

Detaylı

3. Global SATELLITE SHOW HALİÇ KONGRE MERKEZİ STK, Kurum ve Kuruluşlarımızın Değerli Başkan ve Temsilcileri,

3. Global SATELLITE SHOW HALİÇ KONGRE MERKEZİ STK, Kurum ve Kuruluşlarımızın Değerli Başkan ve Temsilcileri, 3. Global SATELLITE SHOW HALİÇ KONGRE MERKEZİ 9.11.2017 Sayın Bakanım, STK, Kurum ve Kuruluşlarımızın Değerli Başkan ve Temsilcileri, 1 İş Dünyamızın Değerli Temsilcileri, Kıymetli Basın Mensupları, Global

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Para Piyasası Likit Emeklilik Yatırım Fonu(KAMU) Emeklilik Yatırım Fonu nun

Detaylı

ETKİN YÖNETİM BECERİLERİ - FERDİN HOYİ 10 MART 2010- ÇARŞAMBA İNSAN ODAKLI YÖNETİM - FERDİN HOYİ 24 MART 2010 - ÇARŞAMBA

ETKİN YÖNETİM BECERİLERİ - FERDİN HOYİ 10 MART 2010- ÇARŞAMBA İNSAN ODAKLI YÖNETİM - FERDİN HOYİ 24 MART 2010 - ÇARŞAMBA MART EĞİTİMLERİ ETKİN YÖNETİM BECERİLERİ - FERDİN HOYİ 10 MART 2010- ÇARŞAMBA İNSAN ODAKLI YÖNETİM - FERDİN HOYİ 24 MART 2010 - ÇARŞAMBA EĞİTİM PROGRAMLARI Geçmişten geleceğe köprü... MART/ 2010 10 MARTT

Detaylı

EN BEĞENİLENLER 70 CAPITAL 12 / _071_072_CP_12.indd 2 11/26/16 6:44 PM

EN BEĞENİLENLER 70 CAPITAL 12 / _071_072_CP_12.indd 2 11/26/16 6:44 PM EN BEĞENİLENLER 70 CAPITAL 12 / 2016 Türkiye nin En Beğenilen Şirketleri araştırmasının 16 ncısında dikkat çekici değişimler var. 2013, 2015 yıllarının lideri Koç Holding, liderlik koltuğuna iyice yerleşti.

Detaylı

GEÇMİŞTEN BUGÜNE DOĞUŞ

GEÇMİŞTEN BUGÜNE DOĞUŞ DOĞUŞ ÜNİVERSİTESİ GEÇMİŞTEN BUGÜNE DOĞUŞ Doğuş markası, eğitime adanmış yarım asra yaklaşan bir anlam ifade etmektedir. Doğuş Üniversitesi eğitimde ilklerin sahibi, yeniliklerin öncüsü olarak, geçmişinden

Detaylı

Gümüşlükspor Futbol Okulu açıldı

Gümüşlükspor Futbol Okulu açıldı Gümüşlükspor Futbol Okulu açıldı Nejat İşler in başkanı olduğu Gümüşlükspor Kulübü Futbol Yaz Okulu nun açılışına, Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon yanı sıra ünlü teknik direktör Aykut Kocaman da

Detaylı

Tekfen Filar Mini Resim Yarışması Sonuçlandı 2013 / 2014 SAYI: 19. Haftanın Bazı Başlıkları

Tekfen Filar Mini Resim Yarışması Sonuçlandı 2013 / 2014 SAYI: 19. Haftanın Bazı Başlıkları 2013 / 2014 SAYI: 19 İklim Değişikliği Konferansı Haftanın Bazı Başlıkları Tekfen Filar Mini Resim Yarışması Sonuçlandı Hayatın İçinde Öğreniyoruz İklim Değişikliği Konferansı Tanıdık ve Tanıttık Uludağ

Detaylı

Askerlik Durumu : Tamamladı (20.11.1999-20.03.2001)

Askerlik Durumu : Tamamladı (20.11.1999-20.03.2001) Adı ve Soyadı : Gökhan TENİKLER Doğum Tarihi : 11/10/1974 Medeni Durumu : Evli Uyruğu : T.C. Askerlik Durumu : Tamamladı (20.11.1999-20.03.2001) EĞİTİM DURUMU İlk ve Ortaöğrenimini İzmir de Tamamlamıştır.

Detaylı

TÜRKİYE SAVUNMA SANAYİ MECLİS TOPLANTISI RAPORU

TÜRKİYE SAVUNMA SANAYİ MECLİS TOPLANTISI RAPORU TÜRKİYE SAVUNMA SANAYİ MECLİS TOPLANTISI RAPORU Toplantı Gündemi 1. Açılış Konuşması (Meclis Başkanı Sn. Yılmaz KÜÇÜKSEYHAN tarafından) 2. 2016 Yılı Türk Savunma ve Havacılık Sanayii Performansı Sunumu

Detaylı

YAPI KREDĐ VE KOÇ HOLDĐNG, MLMM BURSĐYER BULUŞMALARI NIN ĐKĐNCĐSĐNĐ KAYSERĐ DE GERÇEKLEŞTĐRDĐ

YAPI KREDĐ VE KOÇ HOLDĐNG, MLMM BURSĐYER BULUŞMALARI NIN ĐKĐNCĐSĐNĐ KAYSERĐ DE GERÇEKLEŞTĐRDĐ MESLEK LĐSESĐ MEMLEKET MESELESĐ BURSĐYER BULUŞMALARI KAYSERĐ BASIN YANSIMALARI 14 KASIM 2010 14 Kasım 2010 YAPI KREDĐ VE KOÇ HOLDĐNG, MLMM BURSĐYER BULUŞMALARI NIN ĐKĐNCĐSĐNĐ KAYSERĐ DE GERÇEKLEŞTĐRDĐ

Detaylı

ZAMANIN RUHUNU OKUMAK

ZAMANIN RUHUNU OKUMAK KOÇ HOLDİNG 2013 FAALİYET RAPORU ZAMANIN RUHUNU OKUMAK KURUMSAL DEĞERLER Kurucumuz Vehbi Koç un belirlediği değerler, dün ve bugün olduğu gibi gelecekte de Topluluğumuza yön vermeye devam edecektir. Müşterilerimiz

Detaylı

Eylül Merrill Lynch Yatırım Bank A.Ş. ve Bağlı Ortaklığı Merrill Lynch Menkul Değerler A.Ş.

Eylül Merrill Lynch Yatırım Bank A.Ş. ve Bağlı Ortaklığı Merrill Lynch Menkul Değerler A.Ş. Ara Dönem Özet Konsolide Faaliyet Raporu Eylül 2014 Merrill Lynch Yatırım Bank A.Ş. ve Bağlı Ortaklığı Merrill Lynch Menkul Değerler A.Ş. 1 Yönetim Kurulu Başkanı nın Eylül 2014 Dönemi Değerlendirmeleri

Detaylı

SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS, UZAKTAN EĞİTİM VE DOKTORA PROGRAMLARI TANITIM BİLGİLERİ

SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS, UZAKTAN EĞİTİM VE DOKTORA PROGRAMLARI TANITIM BİLGİLERİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS, UZAKTAN EĞİTİM VE DOKTORA PROGRAMLARI TANITIM BİLGİLERİ KESİN KAYITLARIMIZ 25.HAZİRAN.2012 15.EKİM.2012 TARİHLERİ ARASINDA TAKSİM KAMPÜSÜNDE YAPILACAKTIR. Üniversitemizin

Detaylı

Öncelikle KalDer in kuruluşundan bu yana varlığının sürdürülmesinde emeği geçen herkese teşekkür ederim.

Öncelikle KalDer in kuruluşundan bu yana varlığının sürdürülmesinde emeği geçen herkese teşekkür ederim. KalDer de yeni bir dönem Bu yıl KalDer in 20 nci yılını doldurduğu tarihi bir süreci yaşıyoruz. Bu nedenle 29 Nisanda yapılan genel kurulumuzu çok önemli ve anlamlı bir toplantı olarak değerlendiriyorum.

Detaylı

ÜNİVERSİTE VE SOSYAL SORUMLULUK. Prof. Dr. Yunus Söylet İstanbul Üniversitesi Rektörü

ÜNİVERSİTE VE SOSYAL SORUMLULUK. Prof. Dr. Yunus Söylet İstanbul Üniversitesi Rektörü ÜNİVERSİTE VE SOSYAL SORUMLULUK Prof. Dr. Yunus Söylet İstanbul Üniversitesi Rektörü Küreselleşmenin etkisi Devlet bir çok sosyal alandan çekilmiştir Küresel ekonomi sürecinde özelleştirmeler ile eşitsizlik,

Detaylı

BANKPOZİTİF KREDİ VE KALKINMA BANKASI ANONİM ŞİRKETİ

BANKPOZİTİF KREDİ VE KALKINMA BANKASI ANONİM ŞİRKETİ BANKPOZİTİF KREDİ VE KALKINMA BANKASI ANONİM ŞİRKETİ 31 Mart 2009 ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2009 31.03.2009 Bankanın Ticaret Ünvanı : Bankpozitif Kredi ve Kalkınma

Detaylı

TÜRK-ARAP SERMAYE PİYASALARI FORUMU 2013 TÜRKİYE

TÜRK-ARAP SERMAYE PİYASALARI FORUMU 2013 TÜRKİYE TÜRK-ARAP SERMAYE PİYASALARI FORUMU 2013 TÜRKİYE 20 Eylül 2013, İstanbul DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ 1 Sayın Maliye Bakanım, Yurt dışından gelen değerli misafirlerimiz,

Detaylı

Pazartesi İzmir Basın Gündemi

Pazartesi İzmir Basın Gündemi 16.01-2017 Pazartesi İzmir Basın Gündemi Kurumsal Dış Değerlendirme Süreci Tamamlandı Yükseköğretim Kalite Güvencesi Yönetmeliği Gereği, 2016 yılında 20 üniversite ile başlanan kurumsal dış değerlendirme

Detaylı

www.novusens.com 2012, Novusens

www.novusens.com 2012, Novusens www.novusens.com İNOVASYON VE GİRİŞİMCİLİK ENSTİTÜSÜ Vizyon... Ulusal ve uluslararası paydaşları ile sürdürülebilir büyüme ve rekabeti amaçlayan, ekonomiye ve toplumsal kalkınmaya katma değer yaratacak

Detaylı

Ara Dönem Özet Faaliyet Raporu Mart 2015. Merrill Lynch Yatırım Bank A.Ş.

Ara Dönem Özet Faaliyet Raporu Mart 2015. Merrill Lynch Yatırım Bank A.Ş. Ara Dönem Özet Faaliyet Raporu Mart 2015 Merrill Lynch Yatırım Bank A.Ş. 1 Yönetim Kurulu Başkanı nın 2015 Dönemi Değerlendirmeleri ve Beklentileri Bank of America Merrill Lynch, küresel stratejisinin

Detaylı

KKTC de EĞİTİM ve ÖĞRENİM. GÖRÜŞLER ve ÖNERİLER

KKTC de EĞİTİM ve ÖĞRENİM. GÖRÜŞLER ve ÖNERİLER KKTC de EĞİTİM ve ÖĞRENİM GÖRÜŞLER ve ÖNERİLER Prof.Dr. Ufuk TANERİ, IOM, HE 2003-03-14 Eğitim-Öğrenim Doğuş anı ndan başlayıp Ömür Boyu süren bir Süreç, yüzyılımız ve gelecek nesiller beklentilerinin

Detaylı

TEB HOLDİNG A.Ş. 2014 YILI 1. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU

TEB HOLDİNG A.Ş. 2014 YILI 1. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU TEB HOLDİNG A.Ş. 2014 YILI 1. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2014 31.03.2014 Şirketin Ticaret Unvanı : TEB Holding A.Ş. Şirketin Ticaret Sicil Numarası : 176711 Genel

Detaylı

Burçun İmir. Aylin Somersan-Coqui. Allianz Türkiye Kurumsal İletişim Direktörü

Burçun İmir. Aylin Somersan-Coqui. Allianz Türkiye Kurumsal İletişim Direktörü Burçun İmir Aylin Somersan-Coqui Allianz Türkiye Kurumsal İletişim Direktörü Allianz da sürdürülebilirliğin kanıtı, 126 yıllık tarih Aylin Somersan Coqui Aylin Somersan-Coqui Allianz Türkiye CEO Sürdürülebilirilik,

Detaylı

2015 Tercih Dönemi Üniversite Kontenjanları Analizi

2015 Tercih Dönemi Üniversite Kontenjanları Analizi Parlakbirgelecek.com Araştırma Serisi Yıl:3 Sayı:7 26 Haziran 2015 2015 Tercih Dönemi Üniversite Kontenjanları Analizi Üniversite Kontenjanlarındaki Artış*: 2015 yılında toplam kontenjan %1.8 artmıştır.

Detaylı

T.C. Ziraat Bankası A.Ş.

T.C. Ziraat Bankası A.Ş. T.C. Ziraat Bankası A.Ş. 2009 Yılı III. Üç Aylık Ara Dönem Konsolide Faaliyet Raporu İçindekiler Ana Ortaklık Bankanın Ortaklık Yapısı...1 Ana Ortaklık Bankanın Hesap Dönemi İçerisinde Ana Sözleşmesinde

Detaylı

Halkbank Genel Müdürü Hüseyin Aydın: Zor zamanlarda, doğru stratejilerle büyümeyi sürdürdük

Halkbank Genel Müdürü Hüseyin Aydın: Zor zamanlarda, doğru stratejilerle büyümeyi sürdürdük Halkbank Genel Müdürü Hüseyin Aydın: Zor zamanlarda, doğru stratejilerle büyümeyi sürdürdük 2008 yılsonunda 2007 ye göre toplam aktiflerde %27, mevduatta %30,6 lık artış elde ederek sektörün üzerinde büyüme

Detaylı

2.8 milyon TL harcanarak 8 ayda tamamlanan Alucra Turan Bulutçu Meslek Yüksek Okulu (MYO) binasının açılışı Kültür Bakanı Ertuğrul GÜNAY yaptı.

2.8 milyon TL harcanarak 8 ayda tamamlanan Alucra Turan Bulutçu Meslek Yüksek Okulu (MYO) binasının açılışı Kültür Bakanı Ertuğrul GÜNAY yaptı. 2.8 milyon TL harcanarak 8 ayda tamamlanan Alucra Turan Bulutçu Meslek Yüksek Okulu (MYO) binasının açılışı Kültür Bakanı Ertuğrul GÜNAY yaptı. Binanın açılış törenine Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul

Detaylı

T.C. İSTANBUL KALKINMA AJANSI

T.C. İSTANBUL KALKINMA AJANSI T.C. İSTANBUL KALKINMA AJANSI Bölgesel Yenilik Stratejisi Çalışmaları; Kamu Kurumlarında Yenilik Anketi İstanbul Bölgesel Yenilik Stratejisi Kamu Kurumlarında Yenilik Anketi Önemli Not: Bu anketten elde

Detaylı

CARROLL ÜNİVERSİTESİNİ KEŞFEDİN 1846 dan beri akademisyenlerde mükemmellik

CARROLL ÜNİVERSİTESİNİ KEŞFEDİN 1846 dan beri akademisyenlerde mükemmellik CARROLL ÜNİVERSİTESİNİ KEŞFEDİN 1846 dan beri akademisyenlerde mükemmellik ABD NİN TAM MERKEZİNDE EĞİTİM ALIN ABD nin merkezinde, Wisconsin in ilk üniversitesinde global eğitim alın. 1846 dan beri, Carroll

Detaylı

18-24 Mart Yaşlılar Haftası münasebetiyle Üniversitemiz Tıp Fakültesi ve Karabük Alzheimer Derneği organizasyonluğunda üniversitemiz ev sahipliğinde Yaşlılık-Bunama ve Alzheimer Hastalığı Tanıtım ve Bilinçlendirme

Detaylı

Ekonomik Etki Değerlendirme Çalışması

Ekonomik Etki Değerlendirme Çalışması tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Turkcell Global Bilgi Erzurum Çağrı Merkezi Ekonomik Etki Değerlendirme Çalışması Nihai rapor sunumu 14 Eylül 2011, Erzurum Turkcell Erzurum Çağrı Merkezi

Detaylı

PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİ İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ.

PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİ İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ. PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİ İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ www.pau.edu.tr İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ Pamukkale Üniversitesi nin 03.07.1992 tarih ve 3837 sayılı kuruluş yasasında öngörülen teşkilat

Detaylı

MARMARA ÜNİVERSİTESİ BAHÇELİEVLER KAMPÜSÜ 23-24 Aralık 2014. w w w.sektorgunleri. c o m

MARMARA ÜNİVERSİTESİ BAHÇELİEVLER KAMPÜSÜ 23-24 Aralık 2014. w w w.sektorgunleri. c o m MARMARA ÜNİVERSİTESİ BAHÇELİEVLER KAMPÜSÜ 23-24 Aralık 2014 M.Ü. İşletme Kulübü 2014 yılında isim değiştirerek Marmara Üniversitesi Yaratıcı İşletmeciler Kulübü adını almıştır. M.Ü. İşletme Kulübü, 2002

Detaylı

Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı. Dr. Vahdettin Ertaş. Finansal Erişim Konferansı. Açılış Konuşması. 3 Haziran 2014

Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı. Dr. Vahdettin Ertaş. Finansal Erişim Konferansı. Açılış Konuşması. 3 Haziran 2014 Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Dr. Vahdettin Ertaş Finansal Erişim Konferansı Açılış Konuşması 3 Haziran 2014 Sn. Hazine Müsteşarım, Sn. BDDK Başkanım, Dünya Bankasının ülke direktörü Sn. Raiser, yurtiçinden

Detaylı

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Daha kapsayıcı bir toplum için sözlerini eyleme dökerek çalışan iş dünyası ve hükümetler AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Avrupa da önümüzdeki

Detaylı

TRABZONSPOR ŞENOL GÜNEŞ STADYUMU AÇILIŞI

TRABZONSPOR ŞENOL GÜNEŞ STADYUMU AÇILIŞI şubat 2017 18. SAYI TRABZONSPOR ŞENOL GÜNEŞ STADYUMU AÇILIŞI Trabzonspor Kulübü nün yeni stadyumunun açılışında ekibimizle görev başındaydık. Trabzon ofisimizden ekibin kurulumunun sağlandığı bu önemli

Detaylı

AK PARTİ YURT DIŞINDAKİ

AK PARTİ YURT DIŞINDAKİ AK PARTİ YURT DIŞINDAKİ... GENÇLERIMIZIN YANINDA 1 Kasım 2015 Genel Seçimleri Yurt Dışı Gençler Seçim Beyannamesi ... IÇINDEKILER MUSTAFA YENEROĞLU SUNUS 04 --------------------------------- YURT DIŞINDAKİ

Detaylı

Partilerin 1 Kasım 2015 Seçim Beyannamelerinde Mahalli İdareler: Adalet ve Kalkınma Partisi

Partilerin 1 Kasım 2015 Seçim Beyannamelerinde Mahalli İdareler: Adalet ve Kalkınma Partisi www.mevzuattakip.com.tr Partilerin 1 Kasım 2015 Seçim Beyannamelerinde Mahalli İdareler: Adalet ve Kalkınma Partisi 1 Kasım 2015 seçimleri için partiler seçim beyannamelerini açıkladılar. Adalet ve Kalkınma

Detaylı

Profesyonel Yönetim Kurulu Programı Yönetim Kurulunun Etkin ve Verimli Hale Getirilmesi

Profesyonel Yönetim Kurulu Programı Yönetim Kurulunun Etkin ve Verimli Hale Getirilmesi Profesyonel Yönetim Kurulu Programı Yönetim Kurulunun Etkin ve Verimli Hale Getirilmesi 22-23 Haziran 2010, İstanbul 25-26 Haziran 2010, Ankara Kurumsal Yönetim ve Sürdürülebilirlik Merkezi Ankara Profesyonel

Detaylı

Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu adına hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu adına hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Sayın Kaymakamım, Sayın Milli Eğitim Müdürüm, Sayın Belediye Başkanım, Okul Aile Birliğimizin değerli yöneticileri, Saygıdeğer Velilerimiz, Sevgili öğretmenlerimiz ve yöneticilerimiz, Saygıdeğer Bağışçılarımız,

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

15 yıl aradan sonra 1-3 Kasım da Turizm şurasını toplayacağız. Hükümet olarak 3.Turizm Şurası ile stratejik bir sektör olan turizmde üçüncü evreye

15 yıl aradan sonra 1-3 Kasım da Turizm şurasını toplayacağız. Hükümet olarak 3.Turizm Şurası ile stratejik bir sektör olan turizmde üçüncü evreye 15 yıl aradan sonra 1-3 Kasım da Turizm şurasını toplayacağız. Hükümet olarak 3.Turizm Şurası ile stratejik bir sektör olan turizmde üçüncü evreye geçmiş olacağız. Turizmde Üçüncü Evre İmkan, Strateji

Detaylı

TİCARİ bilimler fakültesi

TİCARİ bilimler fakültesi Sütlüce YERLEŞKESİ TİCARİ bilimler fakültesi BANKACILIK VE FİNANS (İngİlİzce DESTEKLİ) İKTİSAT (TÜRKÇE/İNGİLİZCE) İŞLETME (TÜRKÇE/İNGİLİZCE) MUHASEBE VE DENETİM SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER

Detaylı

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ KARİYER GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ KARİYER GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ KARİYER GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1 - (1) Bu Yönetmeliğin amacı, İstanbul Üniversitesi Kariyer

Detaylı

BARIŞ MANÇO ANISINA MERHABA KONSERİ

BARIŞ MANÇO ANISINA MERHABA KONSERİ BARIŞ MANÇO ANISINA MERHABA KONSERİ YAZA 46.Dönem Mezuniyet Töreni Resim Sergisi Lise ye Geçiş Töreni ORTAK SINAV PROGRAMI DUYURUSU TED KAYSERİ KOLEJİ ÖZEL LİSESİ 2017-2018 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 2.DÖNEM

Detaylı

ÇOCUK EĞİTİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ

ÇOCUK EĞİTİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ ÖRNEK GÖRSEL Proje İçin Son Kontroller Yapıldı Destekliyor projesi Aralık ayında son bulurken projenin asıl önemli kısmı olan sürdürülebilirlik aşaması için çalışmalar başladı. Proje kapsamında destek

Detaylı