ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
|
|
|
- Bulut Toker
- 9 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZİ Birgül DERYAOĞLU TURUNÇGİL ANAÇ ve ÇEŞİTLERİNİN TURUNÇGİLLERDE ZAMKLANMA HASTALIĞINA (Phytophthora citrophthora) KARŞI REAKSİYONLARININ ve BAZI FUNGİSİTLERİN İNFEKSİYON OLUŞUMU ÜZERİNE ETKİLERİNİN BELİRLENMESİ BİTKİ KORUMA ANABİLİM DALI ADANA, 2011
2 ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TURUNÇGİL ANAÇ ve ÇEŞİTLERİNİN TURUNÇGİLLERDE ZAMKLANMA HASTALIĞINA (Phytophthora citrophthora) KARŞI REAKSİYONLARININ ve BAZI FUNGİSİTLERİN İNFEKSİYON OLUŞUMU ÜZERİNE ETKİLERİNİN BELİRLENMESİ Birgül DERYAOĞLU YÜKSEK LİSANS TEZİ BİTKİ KORUMA ANABİLİM DALI Bu Tez 25/02/2011 Tarihinde Aşağıdaki Jüri Üyeleri Tarafından Oybirliği/Oyçokluğu ile Kabul Edilmiştir Prof. Dr. Ali ERKILIÇ Prof. Dr. N. KEMAL KOÇ Yard.Doç. Dr. Hülya ÖZGÖNEN DANIŞMAN ÜYE ÜYE Bu Tez Enstitümüz Bitki Koruma Anabilim Dalında hazırlanmıştır. Kod No: Prof. Dr. İlhami YEĞİNGİL Enstitü Müdürü Bu Çalışma Ç. Ü. Araştırma Projeleri Birimi Tarafından Desteklenmiştir. Proje No: ZF2010YL45 Not: Bu tezde kullanılan özgün ve başka kaynaktan yapılan bildirişlerin, çizelge ve fotoğrafların kaynak gösterilmeden kullanımı, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunundaki hükümlere tabidir.
3 ÖZ YÜKSEK LİSANS TEZİ TURUNÇGİL ANAÇ ve ÇEŞİTLERİNİN TURUNÇGİLLERDE ZAMKLANMA HASTALIĞINA (Phytophthora citrophthora) KARŞI REAKSİYONLARININ ve BAZI FUNGİSİTLERİN İNFEKSİYON OLUŞUMU ÜZERİNE ETKİLERİNİN BELİRLENMESİ Birgül DERYAOĞLU ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ BİTKİ KORUMA ANABİLİM DALI Danışman :Prof.Dr. Ali ERKILIÇ Yıl:2011, Sayfa: 77 Jüri :Prof.Dr. Ali ERKILIÇ :Prof.Dr. N. Kemal KOÇ :Yrd.Doç.Dr. Hülya ÖZGÖNEN Bu çalışmada, 33 turunçgil çeşidi ve 14 turunçgil anacının Phytophthora citrophthora ya karşı duyarlılıkları testlenmiştir. Ayrıca fosetyl-al, metalaxyl, oxadixyl ve cymoxanyl in in vitro da patojenin miseliyal gelişmesine ve kütdiken limon fidanlarında hastalık oluşumu üzerine etkileri araştırılmıştır. Mandarin çeşitleri içerisinde en duyarlı ortanique, en dayanıklı ise Napolitiana olmuştur. Portakal çeşitlerinde ise erkenci navel gurubu portakallardan Navelina ve Fukumoto en yüksek duyarlılık gösterirken, Washington Navel ve Valensia da daha az infeksiyon gelişimi olmuştur. Limon çeşitlerinden Kütdiken çok yüksek düzeyde duyarlılık göstermiştir. Altıntoplar da ise kırmızı çeşitlerinden Star Ruby ve Rio Red diğer çeşitlere oranla daha duyarlı olmuştur. Anaçlarda genel olarak infeksiyon gelişmesi az olmasına karşın, Meksika laymı ve Orlando tangelo en duyarlı, Turunç ise en dayanıklı bulunmuştur. In vitro da patojenin miseliyal gelişmesi üzerine en yüksek etkiyi metalaxyl gösterirken, bunu surasıyla fosetyl-al, oxadixyl ve cymoxanyl izlemiştir. Fungisitlerin P. citrophthora nın kütdiken limon fidanlarında hastalık oluşturması üzerine etkilerinin denendiği çalışmada, patojen inokulasyonundan 1 hafta once fungisit uygulanması en yüksek etkiyi göstermiştir. Bu uygulamada fosetyl-al ve metalaxyl infeksiyon oluşumunu tamamen engellerken, oxadixyl ve cymoxanly de çok az infeksiyon gelişimi olmuştur. Fungisitlerin patojen inokulasyonu ile birlikte uygulanması durumunda fosetyl-al %100, inokulasyondan 1 hafta sonra uygulanması durumunda ise %96 düzeyinde yüksek bir etki elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Turunçgil, Phytophthora citrophthora, dayanıklılık, fungisit I
4 ABSTRACT M Sc THESIS REACTIONS OF SOME CITRUS ROOTSTOCK AND VARIETIES TO CITRUS GUMMOSIS (Phytophthora citrophthora) AND EFFECTS OF SOME FUNGICIDES ON INFECTION Birgül DERYAOĞLU ÇUKUROVA UNIVERSITY INSTITUTE OF NATURAL AND APPLIED SCIENCES DEPARTMENT OF PLANT PROTECTION Supervisor :Prof. Ali ERKILIÇ Year: 2011, Pages: 77 Jury :Prof. Ali ERKILIÇ :Prof. N. Kemal KOÇ :Asst.Prof. Hülya ÖZGÖNEN In this study, against Phytophthora citrophthora susceptibility of 33 citrus varieties and 14 citrus rootstocks were examined. In addition the efficacy of Fosetyl- Al, metalaxyl, oxadixyl and cymoxanyl against mycelial growth of pathogen in vitro and pathogenesis on kütdiken lemon seedlings were also studied. The most susceptible variety was Ortanique, the most resistant was Napolitana among mandarin varieties. Apart from the other orange varieties, Navelina and Fukumoto that are early navels showed highest susceptibility, the less infection development occurred on Washington navel and Valencia. Kütdiken, among lemon varieties showed the highest level of susceptibility. Comparison between grapefruit varieties, the red ones Star ruby and Riored, were more susceptible to than others. Although infection development was rarely on rootstocks, Mexica laym and Orlando tangelo were the most susceptible ones beside Sour orange was determined as a most resistant rootstock. According to experiments in vitro, Metalaxyl had given the highest level of efficacy on micelial growth of pathogen. The fungicide application a week before pathogen inoculation gave the highest effect in the study which effects of fungicides upon pathogenesis of P. citrophthora on Kütdiken lemon seedlings tested. In this application, while Fosetyl-Al and metalaxyl inhibited the infection development completely, the oxadixyl and cymoxanyl applications some infections occurred rarely. In case of fungicide applications with pathogen inoculation, Fosetyl-Al efficacy reached to 100 %., however, with the other fungicide applications a week after pathogen inoculation the efficacy level was obtained at 96 %. Key words: Citrus, Pytophthora citrophthora, resistance, fungicide II
5 TEŞEKKÜR Çalışmamın her aşamasında yardımlarını esirgemeyen ve bana Turunçgil Anaç ve Çeşitlerinin Turunçgillerde Zamklanma Hastalığına (Phytophthora citrophthora) Karşı Reaksiyonlarının ve Bazı Fungisitlerin İnfeksiyon Oluşumu Üzerine Etkilerinin Belirlenmesi konulu yüksek lisans tezini veren, yapıcı ve yönlendirici fikirleri ile bana daima yol gösteren danışman ve fikir hocam Sayın Prof. Dr. Ali ERKILIÇ a sonsuz teşekkür ediyorum. Yüksek Lisans çalışmalarım sırasında tüm bölüm olanaklarından yararlanmamı sağlayan Ç.Ü. Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölüm Başkanlığı na ve maddi destek veren Ç.Ü. Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi ne içten teşekkürlerimi sunarım. Çalışmalarım sırasındaki yardımları için Çukurova Üniversitesi Subtropik Meyveler Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. N.Kemal KOÇ a ve Merkez çalışanlardan Yakup DURU ya teşekkür ederim. Ayrıca çalışmam sırasında emeği geçen Yard. Doç. Dr. Hülya ÖZGÖNEN, Dr. Soner Akgül, Dr. Hale GÜNAÇTI, Zir. Müh. Zahide ÇINAR, Zir. Müh. İffet ŞİRE, Zir. Müh. Özer ER ve Zir. Müh. Burcu DANACI ya en içten teşekkürlerimi sunarım. Şuan çalışmakta olduğum Mardin Tarım Kredi Kooperatif Müdürü Sayın Murat ÇOKTAN a çalışmalarım sırasında manevi desteğini esirgemediği için teşekkür ederim. Tüm Yüksek Lisans çalışmam süresince her zaman yanımda olan ve destekleyen sevgili kardeşim Songül DERYAOĞLU na ve canım aileme sonsuz teşekkürler III
6 İÇİNDEKİLER SAYFA ÖZ... I ABSTRACT... II TEŞEKKÜR... III İÇİNDEKİLER... V ÇİZELGELER DİZİNİ... VII ŞEKİLLER DİZİNİ... IX 1. GİRİŞ ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Hastalık Etiyolojisi, Ekolojisi, Biyolojisi, Epidemiyolojisi ve Yaygınlığı Üzerine Yürütülen Çalışmalar Etmenin İzolasyonu ve Patojenitesi ile İlgili Çalışmalar Etmenin Mücadelesine Yönelik Çalışmalar MATERYAL VE METOD Materyal Metod Patojenin İzolasyonu ve Patojenite Çalışmaları Turunçgil Çeşit ve Anaçlarının Phytophthora citrophthora ya Karşı Reaksiyonlarının Belirlenmesi Turunçgil Çeşitlerinin Phytophthora citrophthora ya Karşı Reaksiyonlarının Belirlenmesi Turunçgil Anaçlarının Phytophthora citrophthora ya Karşı Reaksiyonlarının Belirlenmesi Turunçgil Anaçlarının Yetiştirilmesi ve Kök İnfeksiyonlarının Belirlenmesi Fungisitlerin in vitro da Phytophthora citrophthora nın Miseliyal Gelişmesine Etkilerinin Belirlenmesi Fungisitlerin Turunçgil Fidanlarında İnfeksiyon Oluşumu Üzerine Etkilerinin Belirlenmesi IV
7 4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE TARTIŞMA Patojenin İzolasyonu ve Patojenitesi Turunçgil Çeşitlerinin Phytophthora citrophthora ya Karşı Reaksiyonları Turunçgil Anaçlarının Phytophthora citrophthora ya Karşı Reaksiyonları Fungisitlerin in vitro da Phytophthora citrophthora nın Miseliyal Gelişmesine Etkileri Fungisitlerin Turunçgil Fidanlarında İnfeksiyon Oluşumu Üzerine Etkileri SONUÇLAR VE ÖNERİLER KAYNAKLAR ÖZGEÇMİŞ EKLER V
8 ÇİZELGELER DİZİNİ SAYFA Çizelge 3.1. Denemede kullanılan Fungisitler Çizelge 4.1. Phytophthora citrophthora İzolatlarının Kütdiken Limon Fidanlarında Oluşturduğu İnfeksiyonlar (Gövde lezyonu-cm 2 ) Çizelge 4.2. Turunçgil Çeşitlerinin Phytophthora citrophthora ya Duyarlılıkları (Gövde lezyonu-cm 2 ) Çizelge 4.3. Turunçgil Anaçlarının Phytophthora citrophthora ya Duyarlılıkları (Gövde lezyonu-cm 2 ) Çizelge 4.4. Fungisitlerin Farklı Konsantrasyonlarının in vitro da Phytophthora citrophthora nın Miseliyal Gelişmesi Üzerine Etkileri Çizelge 4.5. Phytophthora citrophthora İnokulasyonundan Sonra Fungisit Uygulamasının İnfeksiyon Gelişmesi Üzerine Etkileri (Gövde lezyonu-cm 2 ; %Etki) Çizelge 4.6. Phytophthora citrophthora İnokulasyonu ile Birlikte Fungisit Uygulamasının İnfeksiyon Gelişmesi Üzerine Etkileri (Gövde lezyonu-cm 2 ; %Etki) Çizelge 4.7. Phytophthora citrophthora İnokulasyonundan Önce Fungisit Uygulamasının İnfeksiyon Gelişmesi Üzerine Etkileri (Gövde lezyonu-cm 2 ; %Etki) VI
9 VII
10 ŞEKİLLER DİZİNİ SAYFA Şekil 3.1. Phytophthora citrophthora ile İnfekteli Meyvelerden Bir Görünüm Şekil 3.2. Phytophthora citrophthora nın PDA Ortamındaki Koloni Gelişmesi Şekil 3.3. İklim Odasında Phytophthora citrophthora ile İnokule Edilmiş Kütdiken Limon Fidanlarından Bir Görünüm Şekil 3.4. Phytophthora citrophthora ile Dalları İnokule Edilmiş Anaç Ağaçlardan Bir Görünüm Şekil 3.5. Klima Odasında Tohumdan Yetiştirilen Anaç Çeşitler Şekil 3.6. Phytophthora citrophthora ile İnokulasyon Öncesi Fungisitlerle Gövde Badanası Şekil 4.1. Phytophthora citrophthora İzolatlarının Kütdiken Limon Fidanlarında Oluşturduğu İnfeksiyonlar (Pc 1-7) Şekil 4.2. Mandarin Çeşitlerinin Phytophthora citrophthora ya Duyarlılıkları (Gövde lezyonu-cm 2 ) Şekil 4.3. Phytophthora citrophthora nın Mandarin Çeşitlerinde Oluşturduğu İnfeksiyonlar Şekil 4.4. Portakal Çeşitlerinin Phytophthora citrophthora ya Duyarlılıkları (Gövde lezyonu-cm 2 ) Şekil 4.5. Phytophthora citrophthora nın Portakal Çeşitlerinde Oluşturduğu İnfeksiyonlar Şekil 4.6. Limon Çeşitlerinin Phytophthora citrophthora ya Duyarlılıkları (Gövde lezyonu-cm 2 ) Şekil 4.7. Phytophthora citrophthora nın Limon Çeşitlerinde Oluşturduğu İnfeksiyonlar Şekil 4.8. Altıntop Çeşitlerinin Phytophthora citrophthora ya Duyarlılıkları (Gövde lezyonu-cm 2 ) Şekil 4.9. Phytophthora citrophthora nın Altıntop Çeşitlerinde Oluşturduğu İnfeksiyonlar VIII
11 Şekil Anaç Olarak Kullanılan Turunçgil Çeşitlerinin Phytophthora citrophthora ya Duyarlılıkları (Gövde lezyonu-cm 2 ) Şekil Phytophthora citrophthora nın Anaç Olarak Kullanılan Çeşitlerde Oluşturduğu İnfeksiyonlar Şekil Fungisitlerin Farklı Konsantrasyonlarının in vitro da Phytophthora citrophthora nın Miseliyal Gelişmesi Üzerine Etkileri Şekil Fosetyl-Al un Farklı Konsantrasyonlarında Phytophthora citrophthora nın Miseliyal Gelişmesi Şekil Metalaxyl in Farklı Konsantrasyonlarında Phytophthora citrophthora nın Miseliyal Gelişmesi Şekil Oxadixyl in Farklı Konsantrasyonlarında Phytophthora citrophthora nın Miseliyal Gelişmesi Şekil Cymoxanyl in Farklı Konsantrasyonlarında Phytophthora citrophthora nın Miseliyal Gelişmesi Şekil Farklı Zamanlarda ve Dozlarda Yapılan Fungisit Uygulamalarının Phytophthora citrophthora nın İnfeksiyonları Üzerine Etkileri (%) Şekil Phytophthora citrophthora İnokulasyonundan Sonra Fungisit Uygulanan Kütdiken Limon Fidanlarında İnfeksiyon Gelişimi Şekil Phytophthora citrophthora İnokulasyonu ile Birlikte Fungisit Uygulanan Kütdiken Limon Fidanlarında İnfeksiyon Gelişimi Şekil Phytophthora citrophthora İnokulasyonundan Önce Fungisit Uygulanan Kütdiken Limon Fidanlarında İnfeksiyon Gelişimi IX
12 1. GİRİŞ Birgül DERYAOĞLU 1. GİRİŞ Turunçgiller ülkemizde tarımsal açıdan önemli bir gelir kaynağı olup, gerek iç tüketim gerekse dış ticaret açısından günden güne artan bir öneme sahiptir. Turunçgiller Citrus cinsine bağlı, Citrus aurantium (turunç), C. sinensis (portakal), C. reticulata (mandarin), C. paradisi (greyfurt), C. limon (limon) türlerini içerir. Ülkemizin toplam meyve üretiminde üzüm ve muzdan sonra 3. sırada yer almaktadır. Turunçgiller ha üretim alanı ve ton üretimi ile önemli bir yer tutmaktadır (FAO, 2008). Anavatanı Asya olan turunçgiller, ülkemizde en fazla Akdeniz (%90.5), Ege (%9) kısmen de Doğu Karadeniz (%0.5) bölgelerinde yetiştirilmektedir. Adana, Mersin, Hatay illerini kapsayan Doğu Akdeniz Bölgesi üretimin %83,2 sini (TÜİK, 2008) karşılamaktadır. Ülkemizturunçgil yetiştiriciliğinde önemli 4 fungal hastalık etmeni görülmektedir. Bunlar limonlarda Uçkurutan Hastalığına neden olan Phoma tracheiphila, Minneola tangelolar ve bazı mandarin çeşitlerinde Kahverengi Yaprak Leke Hastalığına neden olan Alternaria alternata f.sp. citri, Yeşil ve Mavi Küf hastalıklarına neden olan Penicillium digitatum ve P. italicum ve Turunçgillerde Zamklanma, Kök ve Kök Boğazı Çürüklüğü ve meyvelerde Kahverengi Çürüklüğe neden olan Phytophthora citrophthora dır. Turunçgil yetiştiriciliği yapılan Akdeniz Bölgesinde Phytophthora citrophthora ekonomik kayıplara neden olmaktadır (Çınar, 1975). Akdeniz Bölgesinde turunçgil yetiştiriciliğinde anaç olarak turunç (Citrus aurantum) kullanılmaktadır. Etmenin zararı meyve ve ağaçta olmak üzere iki ayrı şekilde olmaktadır. Meyve infeksiyonuna karşı bütün turunçgil çeşitleri duyarlıdır (Salih, 1974). Yalnız gövde ve dal infeksiyonları göz önüne alınacak olursa, türler arasında hastalanma yönünden bariz farklar mevcuttur. Çınar (1975) yaptığı sörvey çalışmalarında, Mersin İlinde limon ağaçlarının %27,6 portakalların ise %9,2 oranında etmen ile bulaşık olduğu saptamıştır. Ayrıca aynı çalışmada anaç olarak turunç kullanıldığı için ağaç üzerindeki simtomların daha ziyade toprak üstü kısımlarda görüldüğü, kök ve kökboğazı çürüklüklerinin yaygın olmadığı belirlenmiştir. 1
13 1. GİRİŞ Birgül DERYAOĞLU P. citrophthora toprak ve su kökenli bir patojen olup, yağışın bol ve sıcaklığın patojen gelişmesi için uygun olduğu koşullarda her zaman artış göstermekte, uygun olmayan koşullarda ise azalmaktadır (Başpınar, 1995). İnfeksiyonun olabilmesi için konukçunun en az iki saat ıslak kalması gerekmektedir. Etmen 7 o C ve altındaki ve 32 o C üzerindeki sıcaklıklarda infeksiyon meydana getirmemektedir. Fungus o C gibi geniş bir sıcaklık seviyesinde infeksiyon meydana getirmektedir (Salih, 1974). Çukurova bölgesinde anaç olarak kullanılan turunç, limona oranla nisbeten dayanıklı olduğundan P. citrophthora infeksiyonları ağacın gövde, ana dallar, ana dalların ayrım yerinde kabuk çürümeleri ve etek dallardaki meyvelerde kahverengi çürüklük meydana getirmektedir. Ağaçların toprak üstü kısımlarında görülen bu infeksiyonlar yağmur damlalarının zoospor içeren toprak zerrelerini bu kısımlara sıçratması yanında özellikle de sulama sistemine bağlı olarak gerçekleşmektedir (Erkılıç ve ark., 1992). Patojene karşı bitkinin en çok kök, gövde ve meyvesi duyarlı olmaktadır. Patojen, meyvede kahverengi çürüklüğe, ağacın kök boğazı ve gövdesinde zamklanmaya, yaprakta aşırı olmayan klorosise neden olmaktadır. Gerek gövde, gerek kök boğazı ve kök infeksiyonuna yakalanmış ağaçlarda sararma ve kuruma gözlenmekte, ağacın performansı düşmekte ve buna bağlı olarak da ürün veriminin azaldığı görülmektedir (Vial ve ark., 2006). İnfeksiyona uğrayan gövde kısmı önce su çekip şişmiş gibi bir hal alır, sonra odundan ayrılır ve çatlar. Zamk sızıntısı bundan sonra olur. Zamklı kahverengi çürüklüğü diğer fungal infeksiyonlarından ayıran, bu çürüklüğün odun kısmına kadar işlememesi, infekteli kabuğun kuruması ve kambiyal yüzeyde kahverengi bir leke meydana getirmesidir. Toprak altındaki bitki organlarında kökboğazı çürüklüğü yaygın olmakla birlikte, toprağın zamkı absorbe etmesi nedeniyle, zamk sızıntısı görülmez. Kalın ve ince köklerde de kahverengi bir çürüklük meydana getirir. İnce kökler çürüdüğünde kabuk kısmı soyulur ve geriye lifli odun kısmı kalır (Salih, 1974). Ayrıca Phytophthora nın bazı türleri (P. citrophthora, P. syringae ve P. hibernalis) hasat öncesi, henüz meyveler ağaçta iken onları infekte ederek kahverengi çürüklüğe neden olurlar. Bu patojenlerin zoosporları nemli bahçe toprağı içinde oluşmuş sporangiumlarda gelişir ve ağaçların 2
14 1. GİRİŞ Birgül DERYAOĞLU etek dallarında bulunan meyvelere yağmur damlaları ile sıçrayarak taşınırlar. Yağmur damlalarının sıçraması ile meyvelere ulaşan zoosporlar burada gizli infeksiyonlar başlatırlar. Eğer meyveler ağaç üzerinde bir süre bekletilecek olursa, bu gizli infeksiyonlar gelişerek mevsim içerisinde meyvelerin dökülmesine yol açarlar. Ancak hasada kadar henüz infeksiyon yapmış; ancak başlangıç halinde kalabilen infeksiyonları taşıyan meyveler daha sonra depoya konulduklarında kahverengi çürüklük simtomu geliştirirler. Kendilerine has bir kokuya sahip olan hastalıklı meyvelerin kabukları deri şeklini alır ve renkleri kızıla çalan kahverengine dönüşür (Başpınar, 1995). Turunçgillerde P. citrophthora nın neden olduğu Zamklanma, Kök ve Kök Boğazı Çürüklüğü ve meyvelerde Kahverengi Çürüklük hastalığına karşı geçirgen bünyeli topraklarda yetiştiricilik yapmak, taban drenajı, damla sulama gibi kültürel önlemlerin yanı sıra, dayanıklı anaç kullanımı da önem kazanmaktadır. Yine de ekonomik nedenler, turunçgil yetiştiriciliğinin ağır bünyeli topraklara da kaymasına neden olmasından dolayı, gövde infeksiyonları kaçınılmaz olmaktadır. Halen kullanılmakta olan bir fiziksel mücadele yöntemi infekteli kabuk dokusunun temizlenerek, bu bölgenin potasyum permanganat ile dezenfeksiyonuna dayanmaktadır. Ancak kambiyum ve odun dokusuna zarar verilmesi veya temizlenen bölgede ikincil infeksiyonların gelişmesi gibi olumsuzluklar da görülmektedir. Bu nedenle bazı bölgelerde kimyasal mücadelesi kaçınılmaz olmaktadır. Özellikle Oomycetes sınıfı patojenlerin neden olduğu bitki hastalıklarına etkili olan metalaxyl ve bunu yanı sıra bitkide dayanıklılık mekanizmasını teşvik eden fosetyl-al P. citrophthora ya karşı yapılan çalışmalarda önem kazanmış iki kimyasal olmuştur. Bölgemizde son yıllarda turunçgil alanları artış göstermiş ve klasik yerli çeşitlerin yerine yeni geliştirilen çeşitlere ağırlık verilmiştir. Aynı zamanda turunç dışında citrange grubu anaçlara da ağırlık verilmeye başlanmıştır. Ancak bu yeni çeşitlerle birlikte bazı hastalıklar da önem kazanmaya başlamıştır. Bu hastalıklardan biri de turunçgillerde P. citrophthora nın neden olduğu Zamklanma, Kök ve Kök boğazı Çürüklüğü ve meyvelerde Kahverengi Çürüklüğü hastalığı dır. 3
15 1. GİRİŞ Birgül DERYAOĞLU Yapılan bu çalışma ile, bölgemize yakın zamanda girmiş ve yaygın tesis olanağı bulabilecek ve ayrıca şu an yetiştiriciliği yapılan turunçgil tür ve çeşitlerinin, hastalık etmeni P. citrophthora ya karşı reaksiyonlarının saptanması, bazı fungisitlerin patojen üzerindeki etkinliği ve bu fungisitlerin uygulanabilirliğinin araştırılması amaçlanmıştır. 4
16 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Birgül DERYAOĞLU 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR 2.1. Hastalık Etiyolojisi, Ekolojisi, Biyolojisi, Epidemiyolojisi ve Yaygınlığı Üzerine Yürütülen Çalışmalar Çınar (1975), Phytophthora citrophthora (Smith ve Smith Leonian) ya karşı dayanıklı turunçgil türlerinin araştırdığı çalışmasında, limon çeşitlerini portakal ve mandarin çeşitlerine oranla daha duyarlı bulmuştur. Türleri birbirleriyle karşılaştırdığında, mandarin çeşitlerinin, limon ve portakal çeşitlerinden daha dayanıklı ortaya konulmuştur. Bu çeşitlerde anaç olarak kullanılan turuncun etmene karşı en dayanıklı olduğu belirtilmiştir. Timmer ve ark. (1988), Florida da turunçgil bahçelerinde P. parasitica nın populasyon dalgalanmalarını saptamak amacıyla en uygun örnekleme zamanını, sıcaklık ve nemin propagül yoğunluğuna etkilerini araştırmışlardır. Buna göre, mevsimsel değişmeler, toprak sıcaklığı ve toprak nemi gibi faktörlerin örneklemelerde elde edilen propagül yoğunluğuna etki etmediğini, ancak populasyon düzeyinde yıllar arasında farklılık olduğu görülmüştür. Blacer ve MacDonald (1986) yaptıkları bir araştırmada, P. parasitica nın neden olduğu kök çürüklükleri artışının toprak tuzluluğunun artışına paralel olduğunu ortaya koymuşlardır. Troyer çöğürleri ile yapılan bir çalışmada, bu fidanlar 9 hafta tuzlu toprakta yetiştirildiğinde, toplam kök uzunluğunun %30 u çürürken, tuzsuz toprakta bu oran %10 olmuştur. Bu sonuçlar tuzlu koşullarda azalan kök gelişiminin hastalığın şiddetini arttırabileceğini göstermiştir. Sulistyowati ve ark. (1990), Phytophthora citrophthora inokulasyonundan sonra turunçgil fidanlarının kök ve gövdelerine 6,7- dimethoxycoumarin (DMC) fitoaleksinin birikimini araştırmışlar ve spektrofotometrik teknik kullanarak ölçtükleri fitoaleksinin, enfekteli gövde dokularında en yüksek, bu dokuların kenarlarında daha az, sağlıklı dokularda ise çok daha düşük oranlarda olduğunu saptamışlardır. İnokulasyondan önce, ölmüş gövde dokularında, besi yerlerinde geliştirilen miselyumda, kallus dokusunda DMC saptamamışlardır. Ayrıca, DMC üretim miktarlarının patojene dayanıklı olan Troyer citrange (Poncirus trifoliata x 5
17 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Birgül DERYAOĞLU Citrus sinensis) ta, duyarlı olan kaba limona oranla daha yüksek düzeyde olduğunu bulmuşlardır. Bu sonuçlara göre DMC nin Phytophthora citrophthora infeksiyonuna karşı bitkilerin canlı dokuları tarafından enzimatik olarak üretilen bir fitoaleksin olduğunu bildirmişlerdir. Erkılıç ve ark. (1992), tarafından farklı sulama sistemlerinin limonlarda Phytophthora citrophthora nın hastalık oluşturması üzerine etkileri araştırılmıştır. Buna göre Phytophthora citrophthora nın en fazla alttan yağmurlama sisteminde infeksiyona neden olduğunu göstermiştir. Bunu sırayla karık ve üsten yağmurlama izlemiş, ve en az infeksiyon damla sulama sisteminde ortaya çıkmıştır. Sulistyowati ve Keane (1992), yüksek toprak tuzluluğu ve su içeriği troyer citrange, turunç ve kaba limon anaçlarında P. citrophthora tarafından neden olunan gövde çürüklüğü şiddetini attırdığını bildirmişlerdir. In vitro çalışmalarda, tuzlu koşullarda hastalığın artması, tuzun fungus üzerindeki doğrudan etkisinden çok, yüksek tuzluluğun bitkinin fitoaleksin olarak adlandırılan antimikrobial bileşikleri azalttığı ve böylece konukçu dayanıklılığının azalmasına bağlı olabileceğini belirtmişlerdir. Matheron ve Matejka (1993), P. citrophthora ve P. parasisitica ya karşı turunç, kaba limon ve Volkameriana anaçları üzerinde yetiştirilen Lisbon limon ağaçlarının duyarlılıklarındaki mevsimsel değişmeleri belirlemek için kök ve sürgün parçalarını değerlendirmiştir. Bu amaçla bitki parçaları yaralanmış ve etmenle inokule edilmiştir. Her iki türde de lezyon alanlarının Ocak-Şubat aylarında, Temmuz Aralık aylarına oranla daha geniş olduğu görülmüştür. Phytophthora citrophthora ve P. parasisitica ile inokule edilmiş lisbon limonu kök parçalarındaki lezyon alanları toplamı, turunç anacından önemli oranda büyük olmuşken, sürgünlerdeki lezyon alanı büyüklükleri arasında bir farklılık gözlenmemiştir. Aralık ve Ocak aylarındaki 10ºC nin altındaki toplam gün sayısı ile Ocak-Şubat aylarında gelişen lezyon alanları arasında önemli bir ilişki olduğunu, turunçgil anaçlarının her iki türe karşı duyarlılığındaki mevsimsel değişimlerin hastalık gelişiminin en yüksek olduğu dönemlere bağlı olarak mücadele zamanını daha kolay belirlenmesine yardımcı olabileceğini bildirmişlerdir. 6
18 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Birgül DERYAOĞLU Başpınar (1995), Phytophthora citrophthora nın turunçgil bahçe topraklarındaki populasyon dalgalanmaları ile kök infeksiyonları arasındaki ilişkiyi araştırmıştır. Bahçe topraklarındaki etmen populasyonu, yağışın bol ve sıcaklığın patojen gelişmesi için uygun olduğu koşullarda her zaman artış göstermiş, uygun olmayan koşullarda ise azalmıştır. Tüm bahçelerde Haziran ayında yükselen inokulum düzeyi, Temmuz- Ağustos aylarında azalmış, Eylül- Ekim aylarında yeniden artarken, Aralık ve Mayıs ayları arasındaki dönemde inokulumda düşüşler saptanmıştır. Doğada etmen tarafından neden olunan kök infeksiyonlarını belirlemek amacıyla yapılan çalışmalarda ise Nisan ve Mayıs aylarında bulunan kök infeksiyonlarının, Aralık ve Ocak aylarına göre daha yüksek olduğu görülmüştür. Baysal (1997), Phytophthora citrophthora nın Doğu Akdeniz Bölgesi renkli greyfurt alanlarındaki yaygınlığı ve farklı sulama sistemlerindeki populasyon dalgalanmalarını araştırmıştır. Hastalığa en duyarlı çeşidin Star Ruby, en düşük inokulum düzeyi damla sulama sisteminde bulunmuştur. Dirac ve Menge (2002) yaptıkları çalışmada, yaz ayı boyunca Phytophthora citrophthora infeksiyonun düşük olmasının, yüksek sıcaklıkla ilişkili olmadığını, fakat toprakta var olan baskın mikroorganizmaların infeksiyonu sınırlayabildiğini belirtmişlerdir Dirac ve ark. (2003), iklimsel olarak farklı bölgelerde yetişmiş olgun turunçgil ağaçlarının köklerini, aynı laboratuar koşulları altında yılın farklı zamanlarında, Phytophthora citrophthora ve P. nicotianae etmenlerinin zoosporları ile infektelenmiştir. Her iki patojenin zoosporlarının en fazla Kasım dan Mayıs a, en az Mart tan Mayıs a kadar olan dönemde sporangium içerisinde oluştuğunu tespit etmişlerdir. Buna göre, P. nicotianae var. parasitica nın neden olduğu infeksiyonlarının, önemli düzeyde Phytophthora citrophthora dan daha fazla olduğu görülmüştür. Köklerdeki karbonhidrat seviyesi en az olduğunda, Phytophthora türlerinin her ikisinde de infeksiyon Mart ayında minumum düzeyde olmmuştur. P. citrophthora ve P. nicotianae var. parasitica nın mevsimlik düzensiz değişimlerinden, sıcaklığın tek başına etkili faktör olmadığını ve köklerdeki karbonhidrat seviyesinin yeterli olmasının, mevsimlik infeksiyonla ilişkili 7
19 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Birgül DERYAOĞLU olmadığını belirtmişlerdir. Bitki kökleri ile ilişkili mikrobiyal ya da diğer fizyolojik faktörlerin, mevsimsel düzensiz infeksiyonlara neden olabileceğini ifade etmişlerdir. Canıhoş (2003), Phytophthora citrophthora ya karşı farklı turunçgil çeşitlerinin reaksiyonlarını belirlemek amacı ile Kütdiken, Enterdonato ve Star Ruby çeşitlerinin infeksiyon alanlarını kıyaslamıştır. Elde edilen sonuçlara göre, Enterdonato ve Kütdiken fidanlarda gelişen lezyon alanları arasında yakın değerler gözlenmiş ve %12,3 lük bir fark bulunmuştur. Star Ruby fidanlarda ise Kütdiken fidanlarına oranla % 53.8 oranında daha az olduğu görülmüştür.. Verniere ve ark. (2004), Korsika da turunçgil üretimini sınırlayan en önemli faktörlerden birisinin, bir kaç Phytophthora türü tarafından neden olunan zamklanma hastalığı olduğunu bildirmişlerdir. Turunçgil ağaçlarındaki Phytophthora populasyonunu, Phytophthora citrophthora yı iki önemli büyük gruba ayıran ve G1 ve G2 olarak adlandırılan gruplar oluşturmaktadır. Bunlara ek olarak minor gruplarda mevcuttur. Turunçgil ağaçlarından toplanarak elde edilen bir kaç Phytophthora izolatlarının patojenitesi, 20 adet turunçgil fidanında ve anaç kültürlerinde zamklanma hastalığı için belirlenmiştir. Test edilen tüm izolatların turunçgillerdeki virülensliği saptanmış; fakat patojenik farklılıklar Phytophthora grupları arasında gözlenmemiştir. Buna göre, Phytophthora citrophthora nın G1 izolatı Poncirus trifoliata ve Carrizo citrange gibi dayanıklı anaçlara karşı patojenik ve çeşitlere karşı orta derecede saldırgan olduğu rapor edilmiştir. Buna karşın, G2 grubu izolatlarının çeşitlere karşı daha fazla şiddetli olma eğiliminde olduğu; fakat Poncirus trifoliata ya ve onun hibridlerine karşı virülent olmadığı rapor edilmiştir. Thomidis ve ark. (2005), Turunç, Carrizo citrange ve Swingle citrumelo (Üç yapraklı x Altıntop) anaçlarının Phytophthora cactorum, P. citrophthora, P. parasitica ve P. citricola ya karşı duyarlılıklarını araştırmışlardır. Phytophthora cactorum izolatları haricinde kullanılan diğer bütün izolatların, anaçlarda benzer virülenslikte patojenik olduğu saptanmıştır. Laboratuar denemelerinde ise turunçgil anaçlarının duyarlılığı değişiklik göstermemiştir. Anaç hassasiyeti izolattan izolata değişiklik göstermiş ve Swingle citrumelo anacı en dayanıklı bulumuştur. Turunç ve Carrizo citrange anaçları arasında ise kayda değer bir fark bulunmamıştır. 8
20 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Birgül DERYAOĞLU Vial ve ark. (2006), tarafından Çin de yapılmış bir çalışmada, turunçgil bahçelerinde kök ve kök boğazı çürüklüğüne neden olan P. citrophthora ya karşı Carrizo citrange, Macrophylla gibi oldukça dirençli anaçlar kullanarak hastalığın üstesinden gelinebileceğini önermişlerdir. Alvarez ve ark. (2008) tarafından gerçekleştirilen bir çalışmada, sera ve tarla koşulları altında patojenite denemeleri yapıldıktan sonra Klemantin mandarin çeşidi olan Hernandina ve Portakal çeşidi olan Nave Late in Phytophthora citrophthora ya karşı çok duyarlı, Carrizo citrange ve Turunç anaçlarının ise dayanıklı olduğu rapor edilmiştir. Magnano ve ark. (2008), sulama zamanının Phytophthora citrophthora nın populasyon yoğunluğuna olan etkisini, Doğu Sicilya da 3 turunçgil bahçesinde incelemişlerdir. Sulamadan 24 saat sonra inokulum düzeylerinde önemli artışlar saptanmıştır. Yaz boyunca bir bahçede Phytophthora citrophthora populasyonu, taç izdüşümünde 0,1g toprakta 15 propagülden çok bulunmuş ve bu değerler kök infeksiyonu için eşik olarak düşünülmüştür. Alvarez ve ark. (2009a), İspanya da Klemantin Mandarin ağaçlarında Helix aspersa salyangozunun Phytophthora citrophthora nın neden olduğu dal kanserindeki vektörlük rolünü araştırmışlardır. Bunun için 2005 yılının ilkbahar ve sonbahar aylarında ticari olarak üretimi yapılan 15 turunçgil bahçesinde söz konusu etmenden şiddetle hastalanmış ağaçlardan karınca (Lasius grandis) ve salyangozlar (Helix aspersa ve Rumina decollata) toplanmıştır. Lasius grandis ve Rumina decollata nın vucutlarından elde edilen izolasyonlar pozitif sonuçlar vermemiştir. Fakat Phytophthora citrophthora, Helix aspersa nın vucudundan elde edilen örneklerin %5 inde ve dışkılarından elde edilen örneklerden ise %4-8 inde izole edilmiştir. Turunçgil dallarına yapay olarak bulaştırılan Phytophthora citrophthora, infekteli örnekler üzerinde 5 saat süreyle beslenen salyangozların dışkılarının %79 undan izole edilmiştir. Başka bir deneyde ise salyangozlar Phytophthora citrophthora nın kolonize olduğu substratın içine konulmuş ve daha sonra serada saksılara yerleştirilen 4 yıllık Clemenule, Fortuna ve Nova çeşitleri üzerine salınmıştır. Salımdan bir gün sonra salyangozlar ağaçlar üzerinde geniş bir alana yayılmış olup, 10 gün sonra ise ağaç üzerinde salyangozların sümükleri yaygın bir 9
21 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Birgül DERYAOĞLU şekilde görülmüş, ağaçlarda renk açılımı ve sakızlanmalar oluşmaya başlamıştır. Bu şekilde simtom gösteren ağaçların dokularından P. citrophthora izole edilmiştir. Alvarez ve ark. (2009b), Pyhtophthora citrophthora ve P. nicotianae nın neden olduğu infeksiyonlara karşı, duyarlılığın mevsimsel değişikliğini saptamak amacıyla, 3 turunçgil çeşidini incelemişlerdir. 24 aylık bir periyotta Klemantin mandarin çeşidi olan Hernandina, hibrit Fortune mandarin ve portakal çeşidi Lane- Late dallarını arazi ve laboratuar koşullarında inokule etmişlerdir. Arazi çalışmaları, P. citrophthora ile inokule edilmiş çeşitlerin Mart-Haziran ve Eylül-Ekim ayları boyunca, P. nicotianae ile inokule edilen çeşitlerin ise Haziran-Ağustos aylarında yüksek lezyon alanlarını geliştirdiklerini göstermiştir. Ancak değişik dallardaki lezyon alanlarında, çalışma boyunca lezyon büyüklükleri düzensiz dalgalanma gösterdiğinden kesin infeksiyon nedenleri gözlenememiştir. Farklı turunçgil fidanlarında inokulasyonun 24 aylık periyodunda, P. nicotianae nin neden olduğu lezyon alanları, büyük ölçüde aylık sıcaklığın maksimum değerleri, nisbi nem, oransal su ile ilişkili görülmüştür. Aksine P. citrophthora nın kolonizasyon derecesi ve çeşitler arasında bağlantı bulunamamıştır. Turunçgil çeşitlerinin P. citrophthora ve P. nicotianae ya karşı duyarlılıklarının mevsimsel değişikliğinin bilinmesinin, hastalık gelişiminin en fazla olduğu dönem ile hastalık kontrol önlemlerinin zamanını çakıştırmada kolaylık sağlıyacağı bildirilmiştir. Alvarez ve ark. (2011), İspanya da yetiştirilen Klemantinlerde geçen birkaç yıl boyunca Pyhtophthora ya bağlı oldukça önemli ağaç kayıpları olduğunu gözlemişlerdir. Bu hastalığın çıkışı, patojenin Klemantinlere karşı seçiciliğini ve saldırganlığını arttırdığı yönünde spekülasyonlara yol açmıştır ten 2005 e kadar İspanya da 135 turunçgil bahçesinde toplam 134 P. citrophthora izolatı toplanmış ve 24 referans izolat populasyon yapısını belirlemek için genotipik ve fenotipik olarak analiz edilmiştir. ISSR marker ları ile genotipik farklılık araştırılmıştır. İncelenen fenotipik karakterler arasında, sporangial karakterler, üreme tipi, farklı sıcaklıklarda izolatların büyüme oranı ve koloni morfolojisi çalışılmıştır. Seçilen izolatların saldırganlığı ve konukçuya özgünlüğü, arazi koşullarında portakal ve Klemantinlerde yapılan patojenite testleri ile değerlendirilmiştir.. Klemantinlerde Pyhtophthora infeksiyonlarının, dallardan elde edilen izolatların %88 inin P-1 10
22 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Birgül DERYAOĞLU genotipi ile ilgili olduğunu saptamışlardır. Yıllar önce hastalık ilk ortaya çıktığında izole edilen izolatların, bu majör genotiple kümelenmiş olduklarını ifade etmişlerdir. Sera çalışmalarında olduğu gibi, arazi koşullarında da uygulanan patojenite testlerinde, Klemantinlerin ve hibritlerinin P. citrophthora enfeksiyonlarına karşı, portakallardan daha duyarlı olduğunu görmüşlerdir. Ancak hastalık çıkışının daha agresif ya da konukçuya özgü P. citrophthora formları ile ilişkili olduğu hipotezini destekler bir kanıt bulumamışlardır Etmenin İzolasyonu ve Patojenitesi ile İlgili Çalışmalar Masago ve ark. (1977), BNPRAH izolasyon ortamına, Pythium a karşı selektif bir etki gösteren hymexazol eklenerek, topraktan ve bitki dokularından Phytophthora spp nin izolasyonunu başarılı bir şekilde yapmışlardır. Jaffers ve Martin (1986), Pythiaceae familyası funguslarının izolasyonu için seçici ortam olan P10VP (Pimaricin, Vancomycin; PCNB mısır unu agar) ile bu ortamın bir modifikasyonu olan P5ARP (pimaricin, ampicillin, rifampicin, PCNB mısır unu agar) secici ortamlarını karşılaştırmışlardır. Ayrıca Pythium kolonilerinin engellenmesi için hymexazol ilave edilmiş P5ARH seçici ortamı ile daha fazla sayıda Phytophthora kolonisi izole etmeyi başarmışlardır. Mert (1995), Phytophthora türlerinin topraktaki propagül sayısını saptamak için selektif agar ortamı kullanmıştır. Seyreltilen bulaşık toprakta Phytophthora spp. nin propagül sayısını saptamak amacıyla, turunçgil yaprak parçacıkları tuzak olarak kullanılmıştır. Toplam 5 farklı ortam içerisinde en iyi sonucu PARPH ve P10VPH selektif agar ortamları göstermiştir Etmenin Mücadelesine Yönelik Çalışmalar Patojenin mücadelesinde kültürel ve fiziksel önlemler etkili olmaktadır. Kültürel mücadelesinde özellikle geçirgen bünyeye sahip toprak seçimi, ağır bünyeli topraklarda taban drenajı, düzenli sulama aralıkları ile uygun sulama, orta bünyeli topraklara ve derin olmayan dikim şekli, dayanıklı anaç kullanımı, toprağın fiziksel 11
23 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Birgül DERYAOĞLU yapısının iyileştirilmesi, hasat sonrası infektelenmiş meyvelerin toplanması, yabancı ot kontrolü ve fiziksel mücadelesinde infekteli kabuk dokusunun temizlenip %01 lik potasyum permanganat uygulaması gibi uygulamalar hastalık gelişimini engellemeye yönelik alınabilecek yöntemler arasındadır. Salih (1974), tarafından gerçekleştirilen bir çalışmada Phytophthora citrophthora nın yaz aylarında toprağın 0-25cm derinliklerinde ağaç altlarında geçirdiği tespit edilmiştir. Yazın bahçenin otlu kalması infeksiyonların erken başlamasına neden olduğunu belirtmiştir. Çünkü otların bahçe toprağını serin ve nemli tutması, fungusun toprağın üst seviyelerinde hayatını devam ettirmesini sağlamaktadır. Aynı çalışmada hasat sonrası meyvelerde, infekteli meyvelerle temas eden sağlam meyvelerin %55-75 nin çürüdüğü tespit edilmiştir. Farih ve ark. (1981), Turunçgillerde gövde zamklanması, kök ve kökboğazı çürüklüklerine karşı toprak uygulaması ya da gövde badanası şeklinde verilebilen sistemik etkili metalaxyl ve fosetyl-al uygulamalarını tavsiye etmişlerdir. Portakal (Citrus sinensis) fidanlarına Phytophthora citrophthora nın inokulasyonundan önce topraktan 50mg/L metalaxyl uygulandığında gövde lezyonunun %79, 3000mg/L fosetyl-al uygulandığında ise %96 oranında azaldığını bildirmişlerdir. Ayrıca gövdeye P. citrophthora nın inokulasyonundan sonra gövde badanası şeklinde 60mg/L metalaxyl uygulandığında lezyon alanının %52, 300mg/L fosetyl-al uygulandığında ise %91 oranında azaldığını görmüşlerdir. Tarla koşullarında ise limon ağaçlarına 60mg/L metalaxyl gövde badanası şeklinde uygulandığında lezyon alanlarının %88 oranında azaldığını saptamışlardır. Aynı çalışmada portakal fidanlarına topraktan 50mg/L metalaxyl uygulandığında kök çürüklüğünün azaldığını fakat, 3000mg/L fosetyl-al uygulandığında bu hastalığa herhangi bir etkisi olmadığını bildirmişlerdir. Sonuç olarak, metalaxyl uygulaması yapılmış bitkilerin köklerinde ya da toprakta P. citrophthora etmeni gözlenmezken, fosetyl-al uygulamalarında P. citrophthora görülmüştür. Fenn ve Coffey (1983), in vitro da düşük fosfat içerikli ortamda Phytophthora ya karşı fosetyl-al ve fosforoz asitin yüksek oranlarda engelleyici etkide olduğunu görmüşlerdir. Ortamdaki fosfor miktarı arttıkça fosetyl-al dan kaynaklanan inhibisyonun azaldığı; ancak fosforoz asitin etkisinin değişmediğini 12
24 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Birgül DERYAOĞLU belirtmişlerdir. İn vivo denemelerinde ise Avakado (Persea indica) fidanlarında gövde infeksiyonlarına neden olan P. citricola ya karşı fosetyl-al ve fosforoz asiti benzer etkiler göstermiş olup, gövde infeksiyonlarını azaltmada etkili oldukları tespit edilmiştir. Timmer ve Castle (1985), 3 yıllık bir çalışma sonucunda portakal anaçları üzerine aşılanmış portakal çeşitlerinde P. parasisitica ya karşı metalaxyl ve foset- Al un topraktan uygulanması, gövdeye sürülmesi ve yeşil aksam ilaçlaması olarak etkinliğini araştırmışlardır. Buna göre metalxyl fungisidinin fungitoksik etkisinin ilk iki yıl kökler ve sürgünlerde 3-4 ay kaldığını, üçüncü yıl ise etkinliğinin daha az olduğunu deneysel olarak saptamışlardır. Foset-Al uygulamalarında ise canlı dokularda fungitoksik etkiler nadiren saptanmıştır. Her iki fungisit de kök boğazı çürümelerini azaltmış, fakat kontrole göre ağaç gelişimine olumlu bir etki göstermedikleri tespit edilmiştir. Sandler ve ark. (1986), Phytophthora kök çürüklüğünün kontrolü için metalaxyl ve fosetyl-al un uygulama zamanlarını araştırmışlardır. Bunun için 1 yaşlı Citrus medica (ağaç kavunu) ağaçları kullanılmıştır. Yapraktan uygulanan fosetyl-al ( ppm), fosforik asit (2000ppm) ve topraktan uygulanan metalaxyl (50ppm) lezyon alanlarını azaltmıştır. Bütün fungisit uygulamalarında lezyon alanları azalmış, fakat metalaxyl de iyileşmenin az olduğu gözlenmiştir. Metalaxyl ve fosetyl-al uygulamalarında 30 günde lezyon alanları azalmış iken, fungisit uygulamalarından sonra 60 ya da 100 günde lezyon alanlarında azalış olmadığı görülmüştür. Matheron ve Matejka (1987), turunçgillerde Phytophthora zamklanma hastalığının kontrolü için metalaxyl, fosetyl-al, fosroz asit, oxadixyl, propamocarb, benalaxyl ve etazol gibi sistemik etkili fungisitlerin etkilerini araştırmışlardır. Bunun için 15 yaşlı tangelo ağaçlarının gövdelerine bu etkili maddeler fırça ile sürülmüştür. Değerlendirmeler P. citrophthora ve P. parasitica ile enfekteli kısmın kabuk dokularında metalaxyl, fosetyl-al, fosroz asit ve oxadixyl in patojenlerinin gelişimini en az 117 gün engellediği görülmüştür. Benalaxyl, P. parasitica nın gelişimini önemli derecede engellerken, P. citrophthora ya karşı etkili olmadığı görülmüştür. Propamocarb ve etazol ise her iki patojene karşı etkisiz bulunmuştur. 13
25 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Birgül DERYAOĞLU Aynı çalışmada, Phytophthora citrophthora ve P. parasitica ile bulaşık 5 yaşlı limon ağaçlarında metalaxyl, fosetyl-al, fosforik asitin 1 kez gövde badanası şeklinde uygulamasının, yeşil aksam ilaçlamasına göre daha etkili olduğunu ve hastalık lezyon alanlarının azaldığını görmüşlerdir. Sonuç olarak, Phytophthora zamklanma hastalığının mücadelesinde fungisitlerin gövde uygulamalarının etkili bir yöntem olduğunu ortaya koymuşlardır. Afek ve Sztejnberg (1988), Phytophthora citrophthora ya karşı dayanıklı ve duyarlı turunçgil türlerini, patojen inokulasyonundan 1-8 gün sonra kabuk dokusunda scoporone nın üretimi için karşılaştırmışlardır. Duyarlı türlerde scoporone nun maksimum konsantrasyonu 41,6 µg/g iken, dayanıklı türlerde ise bu konsantrasyon daha yüksek olup, maksimum 440 µg/g a ulaşmıştır. Dayanıklı türlerde inokulasyondan 4 gün sonra kabuk dokusunda P. citrophthora nın neden olduğu lezyon uzunluğunun 2,5-5mm olduğunu tespit etmişlerdir. Scoporone, Phytophthora citrophthora nın miseliyal gelişimini ve diğer 6 patojenik fungusun (Verticillium dahliae, Hendersonula toruloidea, Botryodiplodia theobromae, Colletotrichum gloeosporioides, Penicillum italicum ve Penicillum digitatum). Çimlenmesini de engellemiştir. İnokulasyondan önce inhibitör aminooxyasetik asit (AOA) ile uygulama görmüş dayanıkılı turunçgil türlerinin, P. citrophthora ya karşı duyarlı olduklarını bildirmişlerdir. Afek ve Sztejnberg (1989), Turunçgillerde Phytophthora citrophthora ya karşı dayanıklılık oluşturan bir fitoaleksin olan scoparone üretimine fosforoz asit ve fosetyl-al un etkilerinin araştırdıkları bir çalışmada, macrophylla, turunç, kaba limon ve niva turunçgil çeşitlerini fosforöz asit ve fosetyl-al ile ilaçlamış ve scoparone üretimi ile patojenin oluşturduğu lezyon alanlarını karşılaştırmışlardır. 300µg fosetyl-al veya 125µg fosforoz asit uygulanmış macrophylla, turunç ve kaba limon dallarındaki scoparone düzeyi, inokulasyon yapılmış kontrol dallara göre 2-4 katı daha yüksek olduğunu görmüşlerdir. Lezyon alanlarındaki azalmanın ise, niva çeşidine göre, bu üç çeşitte daha hızlı olduğunu tespit etmişlerdir. Feichtenberger (1990), Brezilya da Phytophthora citrophthora ve P. nicotianae var. parasitica nın turunçgillerde çok önemli fungal hastalıklar olduğunu bildirmişlerdir. Araştırıcılar son yıllarda fosetyl-al ve metalaxyl in bu hastalıkların 14
26 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Birgül DERYAOĞLU kontrolünde başarılı sonuçlar verdiğini ve fosetyl-al un yapraktan pulverize edilerek verilmesi ile en iyi sonucu elde edilirken, metalaxyl in topraktan uygulanmasının en iyi sonucu verdiğini bildirilmişlerdir. Matheron ve Majetka (1991), Phytophthora nın bir kaç türünün gelişiminde ve sporulasyonunda Sodyum Tetrathiocarbonate ın (STTC) aktivitesi belirlemek ve turunçgillerde Phytophthora kök çürüklüğünün gelişiminde metalaxyl, STTC ve fosetyl-al un toprağa uygulanması ve köklere olan etkisini karşılaştırmak ve değerlendirmek amacıyla in vitro çalışmalar yapmışlardır. Toprağa 10μg/ml metalaxyl ya da 245μg/ml STTC uygulandığında, P. citrophthora ve P. parasitica nın sporangiumu ile inokule edilmiş kaba limon fidanlarının büyümesinin, kontrol bitkilere oranla önemli düzeyde arttığını gözlemişlerdir. Toprakta doğal olarak P. parasitica ile bulaşmış kaba limon fidanlarının sürgün gelişimi için, ekimden 1 hafta önce 4900 μg/ml oranında STTC ve 10μg/ml oranında metalaxyl uygulanmış ve steril bahçe toprağına şaşırtılmıştır. STTC nin toprağa gömülen yaprak disklerinde kolonize olan etmenlerde lethal etki yapmış olduğunu görmüşlerdir. Fakat 10μg/ml oranında metalaxyl ve 3000 μg/ml oranda fosetyl-al uygulamalarında patojenlerin canlılığında fark edilebilir bir etki yapmadığını gözlenmiştir. Baysal (1997), Akdeniz Bölgesi ndeki Phytophthora citrophthora ya karşı renkli greyfurtlar içerisinde en duyarlı olan Star ruby çeşidine fosetyl-al ve metalaxyl etkili maddeli fungisitlerin farklı doz, uygulama şekli ve zamanlarına göre etkinlikleri belirlemiştir. Çalışmanın sonucunda metalaxyl in, inokulasyondan 15 gün önce gövdeden uygulanmasının lezyon alanlarını %98, fosetyl-al un inokulasyonundan 15 gün önce yapraktan uygulanmasının ise lezyon alanlarını %96 oranında azalttığını belirlemiştir. Kültürel ve fiziksel mücadelenin yanı sıra hastalığın önlenmesinde kimyasal mücadeleye de ihtiyaç duyulmaktadır. Oomycetes funguslarını engellemek için sistemik fungisitler geliştirilmiştir. Bunlar içinde en iyi sonucu veren fosetyl-al ve metalaxyl etkili maddeli fungisitlerdir. Patojen inokulasyonunun fosetyl-al uygulamasından iki hafta önce yapıldığı zaman infeksiyon alanının azaldığı ve zamanla kallus gelişimi ile kapandığı görülmüştür. Bu da fosetyl-al un turunçgil 15
27 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Birgül DERYAOĞLU zamklanma hastalığına karşı koruyucu etkisi yanında iyileştirici etkisinin de olduğunu göstermektedir (Erkılıç ve Canıhoş, 1998). Matheron ve ark. (1998) tarafından yapılan bir çalışmada, turunçgil anaçlarının Phytophthora citrophthora ve P. parasitica nın neden olduğu kök çürüklüğü ve zamklanmaya karşı dayanıklılıklarını karşılaştırmak amacıyla seralarda, büyütme odalarında ve fidanlıklarda çalışmalar yürütmüşlerdir. Anaca bağlı olarak P. citrophthora ile infekteli bitkilerden alınan kök ağırlıklarının kontrollerden % 27 ile % 96, P. parasitica ile infekteli bitkilerin kök ağırlıklarının ise kontrollerden % 38 ile % 95 daha düşük olduğunu saptamışlardır. Zamklanmaya karşı dayanıklılık araştırmalarında, anaca bağlı olarak P. citrophthora nın anaçlarda neden olduğu gövde lezyonlarının uzunluğu 0,2 ile 25mm arasında değişmekteyken, P. parasitica için bu değerlerin 0,2 ile 18,5mm arasında olduğunu saptanmışlardır. P. citrophthora ile infekteli 36 anacın 21 inde, P. parasitica ile infekteli 36 anacın 14 ünde de 5 mm den küçük gövde lezyonu kaydedilmiştir. Beğenilen fidan özellikleri olarak kuvvetli büyüme, minimal dallanma, yüksek yaprak klorofil içeriği gibi nitelikleri diğerlerinden daha fazla olan Gomiri kaba limon, C. volkameriana ve Benton citrange anaçlarının sahip olduğunu ifade etmişlerdir. Matheron ve Porchas (2002), Phytophthora zamklanmasının gelişmesini önlemek amacıyla fosetyl-al, metalaxyl, dimethomorph, fluazinam, zoxamide ve azoxystrobin gibi etkili 6 fungisitin etkisini karşılaştırmıştır. Uygulamadan 5, 30 ve 60 gün sonra fosetyl-al, metalaxyl, dimethomorph etkili maddeleri içeren fungisitlerin yüksek düzeyde hastalığı önlediğini bulmuştur. Canıhoş (2003), Turunçgillerde Phytophthora citrophthora ya karşı alternatif mücadele yöntemleri olarak fosforoz asit ve salisilik asit uygulamalarının etkinliklerini araştırmıştır. Fosforik asit ve salisilik asitin, etmenin miseliyal gelişimini ve inokulum kaynağı olan sporangium üretme gücünü engellemede oldukça etkili olduğunu görmüştür. Etmenin gövde ve kök enfeksiyonlarında fosforoz asit önemli etkiler sağlarken, salisilik asidin yeterli etkiyi sağlamadığını belirtmiştir. 16
28 3. MATERYAL VE METOD Birgül DERYAOĞLU 3. MATERYAL VE METOD 3.1. Materyal Turunçgil bahçelerinden alınanan infekteli meyvelerden izole edilen Phytophthora citrophthora inokulasyon çalışmalarında kullanılmıştır. Turunçgil anaç ve çeşitlerine ait üretim materyali Çukurova Üniversitesi Subtropik Meyveler Araştırma ve Uygulama Merkezi nden elde edilmiştir. Bu çalışmada, farklı etkili maddeleri içeren toplam 4 fungisit kullanılmış olup, kullanılan fungisitlerin ticari isimleri, etkili maddeleri, etkili maddelerin bağlı olduğu gruplar Çizelge 3.1 de gösterilmiştir. Bu kimyasallar zirai ilaç firma ve bayiilerinden sağlanmıştır. Çizelge 3.1. Denemede Kullanılan Fungisitler Ticari Adı Aliette 800WG (Bayer) Ridomil Gold MZ 72 WP (Syngante) Sandofan M (Syngante) Curzeb 50 WP (Hektaş) Etkili Madde Adı ve Miktarı Fosetyl-Al Metalaxyl (%4)+ Mancozeb (%64) Oxadixyl (%10)+ Mancozeb (%56) Cymoxanyl (%5)+ Mancozeb (%45) Etkili Madde Grubu Sistemik Fungisitler (Diğerleri) Amin ve Amidler Amin ve Amidler Amin ve Amidler 17
29 3. MATERYAL VE METOD Birgül DERYAOĞLU 3.2. Metod Patojenin İzolasyonu ve Patojenite Çalışmaları Sonbahar ve kış dönemlerinde yağmurlardan sonra, turunçgil bahçelerinden infekteli meyveler toplanarak Phytophthora citrophthora izole edilmiştir (Şekil 3.1). İnfekteli meyvelerin çekirdekleri ve kabuk dokuları izolasyon amacıyla kullanılmıştır. Şekil 3.1. Phytophthora citrophthora ile İnfekteli Meyvelerden Bir Görünüm Hasta ve sağlıklı dokuyu içeren kabuk parçaları ve infekteli meyvelerin çekirdekleri %96 lık etanol çözeltisinde 1dk bekletilerek yüzey sterilizasyonu gerçekleştirilmiştir. Daha sonra bu dokular steril destile su ile 3 kez yıkanarak steril kurutma kağıtları üzerinde kurutulmuştur. Yüzey sterilizasyonu yapılan doku parçaları, 25mg PCNB (Pentachloronitrobenzene), ve 200mg ampicillin içeren Patates Dekstroz Agar (PDA) ortamında kültüre alınmıştır. Bu kültürler 1 hafta 18
30 3. MATERYAL VE METOD Birgül DERYAOĞLU 24 o C de inkübe edilmiştir. İnkübasyon işlemi tamamlandıktan sonra dokuların etrafında gelişen koloniler saflaştırılmış (Şekil 3.2) ve daha sonraki çalışmalarda kullanmak amacıyla, deney tüplerindeki eğik ortamlarda kültüre alınarak ve steril destile su içerisinde +4ºC de buzdolabında saklanmıştır. Şekil Phytophthora citrophthora nın PDA Ortamındaki Koloni Gelişmesi İzole edilen Phytophthora citrophthora izolatlarının patojeniteleri, hastalığa karşı en duyarlı olduğu bilinen kütdiken limon çeşitlerinin 1 yaşlı fidanları kullanılarak gerçekleştirilmiştir. İnokulasyon kökboğazının yaklaşık 15cm üstündeki kabuk bölgesine yapılmıştır. Bunun için gövdede 5mm çaplı mantar delici ile kambiyuma kadar kabuk dokusu çıkarılmış ve bu bölgeye 5mm çapındaki P. citrophthora nın PDA üzerinde geliştirilmiş miseliyal diski yerleştirilmiştir. Ancak PDA da geliştirilmiş 10 günlük P. citrophthora kolonisinden 5mm çaplı mantar delici ile kesilmiş miseliyal diskler, çeşme suyu içeren bir erlenmayerde 1 gün süreyle bekletilerek aktif misel ve zoospor oluşumu sağlanmış, ve ondan sonra kütdiken limon fidanlarının gövdesinden çıkarılan kabuk yerine, miselli kısım odun dokusuna gelecek şekilde yerleştirilmiştir. İnokulasyon yapılmış bölge gerekli nemi sağlamak için destile su ile ıslatılmış bir pamuk parçasıyla sarılmış, daha sonra aliminyum folye ile kapatılmış ve en son olarak polietilen ile sarılmıştır. Bu bitkiler kontrollü iklim odası koşullarında (24ºC sıcaklık, 12 saat aydınlık ve 12 saat karanlık) tutulmuştur (Şekil 3.3). İnokulasyondan 1 hafta sonra gövde üzerindeki bağ ve örtüler açılmış ve 3 hafta sonra bu fidanların kabukları yaranın altını ve üstünü 19
31 3. MATERYAL VE METOD Birgül DERYAOĞLU kapsayacak şekilde soyulup infeksiyon alanı şeffaf kâğıda aktarıldıktan sonra, milimetrik kağıtlara geçirilmiş ve infeksiyon alanları ölçülmüştür. En büyük infeksiyon alanı oluşturan izolat, virülensliği en yüksek kabul edilerek diğer çalışmalarda kullanılmıştır. Patojeni doğrulamak için PDA ortamına tekrar izolasyon yapılmıştır. Şekil 3.3. İklim Odasında Phytophthora citrophthora ile İnokule Edilmiş Kütdiken Limon Fidanlarından Bir Görünüm Turunçgil Çeşit ve Anaçlarının Phytophthora citrophthora ya Karşı Reaksiyonlarının Belirlenmesi Turunçgil Çeşitlerinin Phytophthora citrophthora ya Karşı Reaksiyonlarının Belirlenmesi Bu çalışmada turunç üzerine aşılı 1 yaşlı 16 mandarin (Clausellina, Dancy, Dobashi Beni, Ellandale, Fortuna, Fremont, Klemantin, Lee, Marisol, Minneola 20
32 3. MATERYAL VE METOD Birgül DERYAOĞLU Tangelo, Napolitana, Nova, Okitsu, Ortanigue, Robinson, Satsuma), 9 portakal (Cara Cara, Fukumoto, Lane Late, Moro Blood, Navelina, Nava Late, Valensiya, Valensiya Mildknight, Washington Navel), 4 Altıntop (Flame, Mars Seedless, Rio Red, Star Ruby ) ve 4 limon (Enterdonato, Eureka, Kütdiken, Meyer) çeşidi kullanılmıştır. İnokulasyonlarda virülensliği en yüksek bulunan Pc-7 izolatı kullanılmıştır. Bu bitkilere P. citrophthora inokulasyonu patojenite çalışmasında (3.2.1) olduğu gibi yapılmış; ancak bu bitkiler, hava sıcaklığının yeterli olması nedeniyle, infeksiyon gelişimi için screen hause larda tutulmuştur. İnokulasyondan 1 hafta sonra gövde üzerindeki bağ ve örtüler açılmış ve 3 hafta sonra bu fidanların kabukları yaranın altını ve üstünü kapsayacak şekilde soyulup infeksiyon alanı şeffaf kâğıda aktarıldıktan sonra, milimetrik kağıtlara geçirilmiş ve infeksiyon alanları ölçülmüştür. Bu çalışma tesadüf parselleri deneme desenine göre 3 tekerrürlü olarak yürütülmüş ve her fidan bir tekerrür olarak kabul edilmiştir. Elde edilen infeksiyon alanları üzerinden varyans analizi yapılmış ve çeşitlerin patojene karşı gösterdiği duyarlılık düzeylerindeki farklılıklar LSD çoklu karşılaştırma testi ile ortaya konulmuştur Turunçgil Anaçlarının Phytophthora citrophthora ya Karşı Reaksiyonlarının Belirlenmesi Turunçgil anaçları olarak Bower, Carrizo Citrange, Encore, Flying Dragon, Honey Tangerine, Kaba Limon, Macrophylla, Madam Vinous, Mecsica Laymı, Orlando Tangelo, Pineapple, Rangpur Laymı, Tatlı Limon ve Turunç (Tuzcu 31-31) çeşitleri kullanılmıştır. Bu çeşitler Ç.Ü. Subtropik Meyveler Araştırma ve Uygulama Merkezi kolleksiyon parselindeki ağaçlardan seçilmiştir. Bu anaçların P. citrophthora nın inokulasyonlarına tepkilerini belirlemek için ağaçların 2 yaşlı sürgünlerine inokulasyonlar yapılmıştır (Şekil 3.4). Patojen inokulasyonu çeşit reaksiyonlarında olduğu gibi yapılmış ve inokulasyondan 1 hafta sonra gövde üzerindeki bağ ve örtüler açılmış ve 3 hafta sonra bu fidanların kabukları yaranın altını ve üstünü kapsayacak şekilde soyulup infeksiyon alanı şeffaf kâğıda 21
33 3. MATERYAL VE METOD Birgül DERYAOĞLU aktarıldıktan sonra, milimetrik kağıtlara geçirilmiş ve infeksiyon alanları ölçülmüştür. Şekil 3.4. Phytophthora citrophthora ile Dalları İnokule Edilmiş Anaç Ağaçlardan Bir Görünüm Bu çalışma tesadüf parselleri deneme desenine göre 3 tekerrürlü olarak yürütülmüş ve her ağacın her bir dalı bir tekerrür olarak kabul edilmiştir. Elde edilen infeksiyon alanları üzerinden varyans analizi yapılmış ve anaçların P. citrophthora nın gövde inokulasyonlarına karşı gösterdiği duyarlılık düzeylerindeki farklılıklar LSD çoklu karşılaştırma testi ile ortaya konulmuştur Turunçgil Anaçlarının Yetiştirilmesi ve Kök İnfeksiyonlarının Belirlenmesi Bu çalışmada ayrıca anaçların P. citrophthora nın kök inokulasyonlarına karşı göstereceği tepkiler belirlenmiştir. Bu amaçla tohumdan yetiştirilen 3 aylık bitkiler kullanılmıştır. 22
34 3. MATERYAL VE METOD Birgül DERYAOĞLU Bunun için Ç.Ü. Subtropik Meyveler Araştırma ve Uygulama Merkezi kolleksiyon parselindeki ağaçların olgunlaşmış meyvelerinden, yeterince tohum elde edilebilecek sayıda, meyve toplanmıştır. Bu meyvelerin çekirdekleri çıkarılıp, yıkanarak gölgede kâğıt havlu üzerinde 1 gün süreyle kurutmaya bırakılmıştır. Yetiştirme ortamı olarak 2:1 oranında torf-ürgüp taşı karışımı kullanılmıştır. Bu yetiştirme ortamı 20-25cm çaplı plastik torbalara doldurularak, her birine rastgele 5-6 tohum gelecek şekilde 4-5cm derinliğe tohum ekimi yapılmıştır. Can suyu verildikten sonra torbalar 24ºC sıcaklıktaki klima odasında çimlenmeye bırakılmıştır. Çimlenip çıkış yapan bitkilerin boyu yaklaşık 15cm ye ulaştığında her saksıda 1 adet bitki olacak şekilde şaşırtılmıştır. Bu bitkiler daha sonra screen hause lara yerleştirilmiş ve 1 hafta sonra patojen inokulasyonu yapılmıştır (Şekil 3.5). Şekil 3.5. Klima Odasında Tohumdan Yetiştirilen Anaç Çeşitler İnokulasyon için, P. citrophthora PDA ortamında, 25 C de 10 gün süreyle geliştirilmiş ve sporulasyonu teşvik etmek amacıyla petrilere çeşme suyu eklenmiş ve 25 C de floresan ışık altında 1 gün bekletilmiştir. Daha sonra bu kültürler 4 C de 1 saat ve oda sıcaklığında 30 dk. bekletilerek sporangiumlardan zoospor çıkışı teşvik edilmiştir (Sunwoo ve ark., 1996). Petri kutusunun misel ve spor içeriği bir spatül 23
35 3. MATERYAL VE METOD Birgül DERYAOĞLU yardımıyla 100ml çeşme suyu içerisine kazınmış ve bu inokulumdan her bitkinin kök boğazına 10 ml verilerek bir miktar sulanmıştır. İnokulasyondan 2 hafta sonra bitkiler sökülerek infekteli kök oranı 0-3 skalasına göre (0. infeksiyon yok; 1: köklerin %1-25 i infekteli; 2: köklerin %26-50 si infekteli; 3: köklerin %51 den fazlası infekteli) değerlendirilmiştir. Bu çalışma tesadüf parselleri deneme desenine göre 5 tekerrürlü olarak kurulmuş ve her bitki bir tekerrür olarak kabul edilmiştir Fungisitlerin in vitro da Phytophthora citrophthora nın Miseliyal Gelişmesine Etkilerinin Belirlenmesi Çalışmanın bu bölümünde Oomycetes sınıfı funguslara karşı etkili olan Fosetyl-Al (Aliette 800WG), Metalaxyl (Ridomil MZ 72 WP), Oxadixyl (Sandofan M) ve Cymoxanil (Curzate) etkili maddeye sahip fungisitlerin, virülensliği en yüksek olan P. citrophthora nın Pc-7 izolatının miseliyal gelişmesine etkileri açısından testlenmiştir. Bunun için fungisitlerin 0-300ppm arasındaki konsantrasyonları denenmiştir. Bu amaçla 18cm deney tüpleri içerisine 5ml PDA ortamı koyularak otoklavda 121 o C sıcaklık, 1.1atm basınç altında 15 dakika süreyle steril edilmiş ve daha sonra su banyosunda 48 º C ye kadar soğutulmuştur. Farklı konsantrasyonlarda hazırlanmış fungisit süspansiyonları, soğutulmuş bu ortamlara ilave edilerek vortexte karıştırılmış ve 5cm çaplı petri kaplarına dökülmüştür. Ortam katılaştıktan sonra, PDA ortamında geliştirilmiş 10 günlük patojen kültüründen 5mm çapında miseliyal disk alınıp petrilere inokule edilmiş ve 24 º C de inkube edilmiştir. Kontrol petrilerdeki fungus petriyi kaplamadan önce farklı konsantrasyonlarda petrilerde gelişen miseliyal disklerin koloni çapları ölçülmüştür. Bu çalışma tesadüf parselleri deneme desenine göre 3 tekerrürlü olarak kurulmuştur. Elde edile koloni çapları üzerinden varyans analizi yapılmış ve fungisit konsantrasyonlarının birbirlerinden olan farklılıkları LSD çoklu karşılaştırma testi ile belirlenmiştir. Ayrıca fungisitlerin patojenin miseliyal gelişimesine olan etkileri Abbott formülü ile hesaplanmıştır (Karman, 1971). 24
36 3. MATERYAL VE METOD Birgül DERYAOĞLU Fungisitlerin Turunçgil Fidanlarında İnfeksiyon Oluşumu Üzerine Etkilerinin Belirlenmesi Fungisitlerin etkinliği çalışması P. citrophthora ya en duyarlı olan Kütdiken limon çeşidi üzerinde yürütülmüştür. Çalışmanın bu bölümünde patojenin miseliyal gelişmesi üzerine etkilerinin belirlendiği fungisitlerin bitkide hastalık oluşumu üzerine etkileri açısından testlenmiştir. Fungisitlerin gövde badanası şeklindeki uygulamalarının, farklı dozlarının ve farklı uygulama zamanlarının etkinliği araştırılmıştır (Şekil 3.6). Şekil 3.6. Phytophthora citrophthora ile İnokulasyon Öncesi Fungisitlerle Gövde Badanası Bu amaçla fungisitlerin 100L suya 250, 500 ve 1000g ticari preparat olarak 3 farklı dozu kullanılmıştır. Fungisit uygulamaları ise üç farklı dönemde yapılmıştır. 1. Patojen inokulasyonundan 1 hafta sonra fungisit uygulaması 2. Patojen inokulasyonu ile aynı zamanda fungisit uygulaması 3. Patojen inokulasyonundan 1 hafta önce fungisit uygulaması 25
37 3. MATERYAL VE METOD Birgül DERYAOĞLU Bu uygulamalardan sonra lezyon bölgesi patojenite ve anaç-çeşit reaksiyonlarında olduğu gibi ölçülerek elde edilen verilere varyans analizi uygulanmış ve uygulamaların birbirlerinden olan farklılıkları LSD çoklu karşılaştırma testi ile ortaya konulmuştur. Ayrıca fungisitlerin patojenin miseliyal gelişimesine olan etkileri Abbott formülü ile hesaplanmıştır (Karman, 1971). Bu çalışma tesadüf parselleri deneme desenine göre 3 tekerrürlü olarak screen hause koşullarında yürütülmüştür. 26
38 4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE TARTIŞMA Birgül DERYAOĞLU 4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE TARTIŞMA 4.1. Patojenin İzolasyonu ve Patojenitesi Kahverengi meyve çürüklüğü simptomu gösteren yere dökülmüş, ağaç üzerinde veya hasat edilmiş turunçgil meyvelerinin kabuk ve eğer varsa çekirdeklerinden yapılan izolasyonlarda 7 Phytophthora citrophthora izolatı elde edilmiş ve bunlar Pc-1 de Pc-7 ye kadar kodlanmıştır. Bu 7 P. citrophthora izolatı ile Kütdiken limon fidanlarında yapılan patojenite çalışmaları sonrasında gövde üzerindeki infeksiyon alanları ölçülmüş ve elde edilen değerler Çizelge 4.1. ve Şekil 4.1. de gösterilmiştir. Çizelge 4.1.Phytophthora citrophithora İzolatlarının Kütdiken Limon Fidanlarında Oluşturdukları İnfeksiyonlar (Gövde lezyonu-cm 2 ) İzolat No İnfeksiyon Alanı Pc-1 20,9 bcd Pc-2 15,6 de Pc-3 12,3 e Pc-4 Pc-5 Pc-6 Pc-7 25,2 b 23,2 bc 16,5 ce 44,5 a Çizelge 4.1. den de görüleceği gibi 3 haftalık bir gelişme süresinden sonra P. citrophthora izolatlarının limon fidanlarının gövdesi üzerindeki lezyon alanları 12.3 ila 44.5cm 2 arasında olmuştur. P. citrophthora nın Pc-7 izolatı 44.5cm 2 lik bir infeksiyon alanı ile diğer izolatlardan çok daha fazla bir gelişme göstermiş ve 27
39 4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE TARTIŞMA Birgül DERYAOĞLU istatistiksel olarak da tek başına diğer izolatlardan farklı bir grup oluşturmuştur. Bundan sonraki çalışmalarda virülensliği en yüksek bulunan bu izolat kullanılmıştır. Şekil 4.1. Phytophthora citrophthora İzolatlarının Kütdiken Limon Fidanlarında Oluşturduğu İnfeksiyonlar (Aşağıdan yukarıya: Pc 1-7 izolatları) 4.2. Turunçgil Çeşitlerinin Phytophthora citrophthora ya Karşı Reaksiyonları Turunçgil tür ve çeşitlerinin Phytophthora citrophthora ya karşı duyarlılıklarının araştırıldığı bu çalışmada, turunç üzerine aşılı 1 yaşlı 16 mandarin, 9 portakal, 4 Altıntop ve 4 limon çeşidi kullanılmıştır. İnokulasyonlar virülensliği en yüksek bulunan Pc-7 izolatı ile gövde inokulasyonu şeklinde gerçekleştirilmiştir. Bitkilerin gövdelerindeki kabuk dokusu, P. citrophthora ile inokulasyondan 3 hafta sonra soyulup, infeksiyon alanları ölçülmüştür (Çizelge 4.2; Ek 1-4). 28
40 4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE TARTIŞMA Birgül DERYAOĞLU Çizelge 4.2. den de görüleceği gibi, P. citrophthora ya karşı duyarlılıkları testlenen, 4 turunçgil türüne ait toplam 33 çeşit içerisinde Kütdiken limonu dışındaki çeşitlerde, istatistiksel olarak farklılıklar görülmekle beraber, ölçülen gövde infeksiyon alanları 1.45 ila 9,54cm 2 arasında değişmiştir. Bunlara karşın Kütdiken limon çeşidi ortalama 29,42cm 2 ile testlenen tüm çeşitler içerisinde en yüksek infeksiyon alanını göstermiştir. Limon çeşitlerinin, özellikle de Kütdiken limon çeşidinin P. citrophthora ya karşı yüksek derecede duyarlılık gösterdikleri bazı çalışmalarda da rapor edilmiştir (Çınar, 1975, Canıhoş, 2003). Sulistyowati ve ark. (1990), limonların diğer türlere göre daha yüksek duyarlılık göstermelerinin bir fitoaleksin olan 6,7- dimethoxycoumarin birkiminin azlığından ileri gelebileceğini, bu fitoaleksinin dayanıklı çeşitlerde oldukça yüksek düzeyde bulunduğunu, duyarlı limon çeşitlerinde ise infeksiyon sonrasında bile çok az bir artış gösterdiğini ifade etmişlerdir. Mandarin çeşitleri, P. citrophthora ya karşı duyarlılıkları açısından, kendi içerisinde karşılaştırıldıklarında, geç olgunlaşan bir mandarin çeşidi olan Ortanique in 7.03 cm 2 infeksiyon alanı ile en duyarlı çeşit olduğu görülmektedir (Çizelge 4.2; Şekil 4.2 ve 4.3). Satsuma grubu mandarinler içerisinde en erkenci olan Napolitiana ve Clausellina, sırasıyla 1.45 ve 1.68 cm 2 infeksiyon gelişimi ile P. citrophthora ya en dayanıklı mandarin çeşitleri olarak görülmüştür. Mandarin çeşitleri içerisinde erkenci ve geçcilik özelliklerine veya ilişkili oldukları gruplara göre herhangi bir ilişki belirlenememiştir. Söz gelimi Satsuma, Clausellina ve Napolitiana, patojene karşı duyarlılığı az iken, aynı grupta yer alan Okitsu (3,81) ve Dobashi Beni (3,02) orta düzeyde duyarlılık göstermiştir. Yine geçci mandarin olan Ortanique en yüksek duyarlılığa sahipken, erkenci bir mandarin olan Marisol (5.07) ikinci sırada yer almıştır. Yapılan bazı çalışmalar mandarin çeşitleri içerisinde Klemantin ve hibritlerinin P. citrophthora ya karşı daha duyarlı olduklarını göstermektedir (Alvarez ve ark., 2008 ve 2009b). Bu çalışmada da Klemantin ve akraba gruplarının orta düzeyde duyarlılık gösterdikleri söylenebilir. Ancak bu P. citrophthora izolatı ile de ilişkili olabilir. Bir izolat bir çeşitte yüksek saldırganlık gösterirken, bir başka izolat ılımlı olabilmektedir (VernierE ve ark.,2004; Thomidis ve ark., 2005). 29
41 4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE TARTIŞMA Birgül DERYAOĞLU 30
42 4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE TARTIŞMA Birgül DERYAOĞLU MANDARİNLER 8 İnfeksiyon Alanı (cm-kare) Ortanique Marisol Lee Okitsu Nova Robinson Fortuna Dobashi Beni Minneola Tang. Klemantin Fremont Dancy W.Murcott Satsuma Clausellina Napolitana Şekil 4.2. Mandarin Çeşitlerinin Phytophthora citrophthora ya Duyarlılıkları (Gövde lezyonu-cm 2 ) Şekil 4.3. Phytophthora citrophthora nın Mandarin Çeşitlerinde Oluşturduğu İnfeksiyonlar (Soldan sağa: Okitsu, D. Beni, Robinson, W. Murcott) 31
43 4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE TARTIŞMA Birgül DERYAOĞLU Denemeye alınan 9 portakal çeşidi 2.38 ila 7.48cm 2 arasında değişen gövde infeksiyonları göstermişlerdir (Çizelge 4.2). Navel grubu erkenci portakallardan olan Navelina ve Fukumoto 7.48 ve 7.06cm 2 lik infeksiyon alanları ile en duyarlı çeşitler olmuşlardır. Buna karşın Washington Navel ve Valensiya, sırasıyla 2.38 ve 2.74cm 2 ile portakal çeşitleri arasında en az duyarlılık göstermişlerdir. Bazı çalışmalarda P. citrophthora ya karşı oldukça duyarlı olduğu ifade edilen ve geçci Navel grubu portakallardan olan Navelate ve Lane Late (Alvarez ve ark., 2008 ve 2009b) ise sırasıyla 3.53 ve 4.27 cm 2 lik infeksiyon geliştirerek, orta düzeyde bir duyarlılık göstermişlerdir (Çizelge 4.2; Şekil 4.4 ve 4.5). Limon çeşitleri içerisinde, Kütdiken 29.42cm 2 lik infeksiyon alanı ile en fazla duyarlılık gösteren çeşit olmuştur. Bunu 9.54cm 2 ile çeşidi izlemiştir. Enterdonato ve Meyer ise, sırasıyla 4.96 ve 2.92cm 2 ile benzer duyarlılığa sahip olmuşlardır (Çizelge 4.2; Şekil 4.6 ve 4.7). Genel olarak limonların diğer turunçgil türlerine oranla, P. citrophthora ya karşı daha yüksek bir duyarlılığa sahip oldukları ifade edilse de (Çınar, 1975; Canıhoş, 2003), Enterdonato ve Meyer bazı mandarin ve portakal çeşitlerinden bile de düşük duyarlılığa sahip olmuştur. Ancak Kütdiken diğer araştırıcıların da belirtikleri gibi (Canıhoş, 2003; Sulistyowati ve ark., 1990), en duyarlı çeşit olurken benzer bir morfolojiye sahip Eureka diğer tüm turunçgil tür ve çeşitlerinden daha yüksek duyarlılık göstermiştir. Denemeye alınan 4 greyfurt çeşiti içerisinde, kırmızı çeşitlerden olan Star Ruby ve Rio Red, sırasıyla 7.52 ve 6.36cm 2 infeksiyon alanlarıyla hem en yüksek, hem de benzer duyarlılık göstermişlerdir. Pembe greyfurt olan Flame ve beyaz greyfurt çeşidi olan Marsh Seedles, Enterdonato ya benzer veya yakın duyarlılık göstermişlerdir (Çizelge 4.2; Şekil 4.8 ve 4.9). Baysal (1997) de Doğu Akdeniz Bölgesi renkli greyfurt alanlarında yaptığı çalışmada Star Ruby nin en yüksek duyarlılığa sahip olduğunu belirtmiştir. 32
44 4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE TARTIŞMA Birgül DERYAOĞLU 8 PORTAKALLAR İnfeksiyon Alanı (cm-kare) Navelina Fukumoto V.Midknight Cara Cara Lane Late Moro Blood Navelate Valensiya W.Navel Şekil 4.4. Portakal Çeşitlerinin Phytophthora citrophthora ya Duyarlılıkları (Gövde lezyonu-cm 2 ) Şekil 4.5. Phytophthora citrophthora nın Portakal Çeşitlerinde Oluşturduğu İnfeksiyonlar (Soldan sağa: W. Navel, Navelina, V. Midknight ve Fukumoto) 33
45 4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE TARTIŞMA Birgül DERYAOĞLU LİMONLAR İnfeksiyon Alanı (cm-kare) Kütdiken Eureka Enterdonato Meyer Şekil 4.6. Limon Çeşitlerinin Phytophthora citrophthora ya Duyarlılıkları (Gövde lezyonu-cm 2 ) Şekil 4.7. Phytophthora citrophthora nın Limon Çeşitlerinde Oluşturduğu İnfeksiyonlar (Soldan sağa: Kütdiken, Eureka, Enterdonato ve Meyer) 34
46 4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE TARTIŞMA Birgül DERYAOĞLU ALTINTOPLAR 8 7 İnfeksiyon Alanı (cm-kare) Star Ruby Rio Red Flame Marsh Seedless Şekil 4.8. Altıntop Çeşitlerinin Phytophthora citrophthora ya Duyarlılıkları (Gövde lezyonu-cm 2 ) Şekil 4.9. Phytophthora citrophthora nın Altıntop Çeşitlerinde Oluşturduğu İnfeksiyonlar (Soldan sağa: Rio Red, Star Ruby ve Marsh Seedless) 35
47 4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE TARTIŞMA Birgül DERYAOĞLU 4.3. Turunçgil Anaçlarının Phytophthora citrophthora ya Karşı Reaksiyonları Ülkemizde turunçgil anacı olarak en yaygın kullanımı olan Turunç (Citrus aurantium) olup, Ege Bölgesinde soğuğa daha dayanıklı oluşu edeniyle Troyer Citrange kullanılmaktadır. Bunun yanı sıra son yıldır özellikle Çukurova da Carrizo Citrange bazı bölgelerde yaygın kullanıma sahip olmuştur. Ancak değişik ülkelerde yaygın kullanımı olmasa da, verim, kalite ve ekolojik koşullara karşı perfonmasları denenmek amacıyla, bazı turunçgil tür ve çeşitleri anaç olarak kullanılabilmektedir. Bu çalışmada da Anaç olarak kullanılan ve kullanılabilecek 14 Turunçgil tür ve çeşidinin P. citrophthora nın hem gövde, hem de kök infeksiyonlarına karşı duyarlılıkları testlenmiş ve sonuçlar Çizelge 4.3 te gösterilmiştir. Çizelgeden de görüleceği gibi Turunç ve Macrophylla anaçları, sırasıyla 1.00 ve 1.11cm 2 lik infeksiyon alanı ile P. citrophthora nın gövde infeksiyonlarına karşı en dayanıklı anaçlar olmuşlardır. Tatlı Limon ve Madam Vinous da, Turunç a benzer dayanıklılık göstermişlerdir. Ülkemizde son yıllarda kullanımı yaygınlaşan Carrizo Citrange ise 3.13cm 2 infeksiyon alanı ile, anaç olarak kullanılabilecek çeşitler arasında orta düzeyde bir duyarlılığa sahip olmuştur. En duyarlı anaçlar ise Mexica Laymı ve Orlando Tangelo olup, sırasıyla 6.55 ve 5.73cm 2 lik infeksiyon alanı göstermişlerdir (Şekil 4.10 ve 4.11). Anaç çeşitlerin P. citrophthora nın kılcal kök infeksiyonlarına karşı duyarlılıklarının testlendiği çalışmada ise Turunç da (Tuzcu31-31) hiç bir kök infeksiyonuna rastlanmazken diğer anaçlar 1.5 ila 2.3 arasında değişen skala değerleri göstermişlerdir. Thomidis ve ark., (2005), Turunç, Carrizo Citrange ve Swingle citrumelo anaçlarının duyarlılıklarını testledikleri çalışmalarında, Swingle citrumelo nun en dayanıklı, Turunç ve Carrizo Citrange ın ise birbirlerine benzer bir duyarlılık gösterdiklerini saptamışlardır. Ancak Turunç anaçları arasında oldukça fazla varyasyon görülebilmektedir. Bu çalışmada kullanılan Tuzcu Turunç anacı patojene karşı oldukça yüksek dayanıklılık göstermiştir. Anaçların P. 36
48 4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE TARTIŞMA Birgül DERYAOĞLU citrophthora ya karşı duyarlılıkları patojen izolatlarından kaynaklanabileceği gibi (Vernieri ve ark., 2004; Thomidis ve ark., 2005), toprak tuzluluğu da duyarlılığı arttıran faktörlerdendir Nitekim bazı araştırıcılar Troyer Citrange da P. citrophthora ya karşı duyarlılığın tuzlu topraklarda 3 kata kadar daha fazla olabileceğini, bunun bir nedeninin de tuzun fitoaleksin oluşumunu azalttılmasından kaynaklanabileceğini belirtmişlerdir (Blacer ve MacDonald, 1986; Sulistyowati ve Keane, 1992). Çizelge 4.3. Turunçgil Anaçlarının Phytophthora citrophthora ya Duyarlılıkları (Gövde lezyonu-cm 2 ) Anaç Çeşitler İnfeksiyon Alanı Kök İnfeksiyonu (Skala Değeri) Mexica Laymı 6,55 a Orlando Tangelo 5,73 a Kaba Limon 3,72 b Honey Tangerıne 3,26 bc Carrizo Citrange 3,13 bc Flying Dragon 3,09 bc Rangpur Laymı 3,07 bc Bower 2,96 bcd Pineapple 2,58 bcd Encore 2,48 cde Madam Vinous 1,85 def Tatlı Limon 1,39 ef Macrophylla 1,11 f Turunç 1,00 f 2,0 2,0 2,3 2,0 2,0 2,0 1,9 2,5 2,0 2,0 1,6 1,5 2,3 0,0 37
49 4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE TARTIŞMA Birgül DERYAOĞLU Mexica Laymı Orlando Tangelo Kaba Limon Honey Tangerıne Carrizo Citrange Flying Dragon Rangpur Laymı Bower Pineapple Encore Madam Vinous Tatlı Limon Macrophylla Turunç Şekil Anaç Olarak Kullanılan Turunçgil Çeşitlerinin Phytophthora citrophthora ya Duyarlılıkları (Gövde lezyonu-cm 2 ) Şekil Phytophthora citrophthora nın Anaç Olarak Kullanılan Çeşitlerde Oluşturduğu İnfeksiyonlar (Soldan sağa: Orlando tangelo, Madam vinous, Rangpur laymı ve Kaba limon) 38
50 4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE TARTIŞMA Birgül DERYAOĞLU 4.4. Fungisitlerin in vitro da Phytophthora citrophthora nın Miseliyal Gelişmesine Etkileri Fungisitlerin in vitro da Phytophthora citrophthora nın miseliyal gelişmesi üzerine etkilerini belirlemek amacıyla, Oomeycetes sınıfı funguslara etkili olduğu bilinenen Fosetyl-Al, Metalaxyl, Oxadaxyl ve Cymoxanyl in 0-300ppm arasında 9 konsantrasyonu testlenmiştir. Fungisitlerin artan konsantrasyonlarına bağlı olarak patojenin miseliyal gelişmesinin azaldığı görülmüştür (Çizelge 4.4 ve Şekil 4.12). Çizelge 4.4. incelendiğinde Foselyl-Al in 75ppm e kadar patojenin miseliyal gelişmesini azaltığı; ancak bundan sonra 300ppm e kadar herhangi bir etkisinin olmadığı görülmektedir. Yinede ppm konsantrasyonlar arasında P. citrophthora nın koloni çapı mm arasında oldukça küçük değerler göstermiştir (Şekil 4.12 ve 4.13). Gerçekte Fosetyl-Al Phytophthora citrophthora ya fungitoksik etkisinden ziyade, bitkide dayanıklılığı teşvik ederek infeksiyonları engellemektedir (Timmer ve Castle, 1985). Afek ve Sztejnberg (1989), Phytophthora citrophthora ya karşı Fosetyl-Al un etkisini araştırdıkları bir çalışmasında, Fosetyl-Al uygulanmış bitkilerde bir fitoaleksin olan scoparone düzeyinin uygulama görmemiş kontrollere oranla 2-4 kat daha yüksek olduğunu görmüşlerdir. Metalaxyl patojenin miseliyal gelişmesini 50ppm konsantrasyonda tamamen engellemiştir. Aslında 10ppm konsantrasyonda bile, Metalaxyl in patojenin miseliyal gelimesi üzerine %75.9 gibi oldukça yüksek düzeyde bir etkisi olmuştur (Şekil 4.12 ve 4.14). Metalaxyl Oomeycetes sınıfından pekçok fungusun neden olduğu hastalıklara karşı ülkemizde ruhsatlı olan bir fungisittir (Anonymous, 2009). Bu fungisit Fosetyl- Al de olduğu gibi bitkide patojene karşı dayanıklılığı teşvik ederek değil, doğrudan doğruya fungitoksik etki göstererek patojeni engellemektedir (Farih ve ark., 1981). 39
51 4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE TARTIŞMA Birgül DERYAOĞLU 40
52 4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE TARTIŞMA Birgül DERYAOĞLU 41
53 4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE TARTIŞMA Birgül DERYAOĞLU Şekil Fosetyl-Al un Farklı Konsantrasyonlarında Phytophthora citrophthora nın Miseliyal Gelişmesi Şekil Metalaxyl in Farklı Konsantrasyonlarında Phytophthora citrophthora nın Miseliyal Gelişmesi 42
54 4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE TARTIŞMA Birgül DERYAOĞLU Yine Oomeycetes sınıfından bazı fungusların neden olduğu hastalıklara karşı kullanılan Oxadaxyl in P. citrophthora nın miseliyal gelişmesi üzerine etkisi ancak 100ppm den sonra ortaya çıkmış (%34.8) ve 300ppm konsantrasyonda patojenin gelişmesi tamamen engellenmiştir. Oxadaxyl 10-75ppm konsantrasyonlarda ise istatiksel olarak kontrolden herhangi bir farklılık göstermemiştir (Şekil 4.12 ve 4.15). Cymoxanil teslenen fungisitler içerisinde patojenin miseliyal gelişmesine en düşük etki gösteren fungisit olmuştur. Hernekadar konsanrasyon artışına bağlı olarak patojenin miseliyal gelişmesi azalsa da, 300ppm konsantrasyonda bile miseliyal gelişme ancak %68.1 oranında engellenmiştir (Şekil 4.12 ve 4.16). Şekil Oxadixyl in Farklı Konsantrasyonlarında Phytophthora citrophthora nın Miseliyal Gelişmesi 43
55 4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE TARTIŞMA Birgül DERYAOĞLU Şekil Cymoxanyl in Farklı Konsantrasyonlarında Phytophthora citrophthora nın Miseliyal Gelişmesi 4.5. Fungisitlerin Turunçgil Fidanlarında İnfeksiyon Oluşumu Üzerine Etkileri In vitro da Phytophthora citrophthora nın miseliyal gelişmesi üzerine etkileri açısından testlenen 4 fungisitin, patojenin kütdiken limon fidanlarında hastalık oluşturması üzerine etkileri, 3 farklı konsantrasyon (2.5, 5 ve 10g/L) ve patojen inokulasyonuna bağlı olarak, 3 farklı zamanda gövde badanası şeklinde denenmiştir. Patojenin gövde inokulasyonundan 1 hafta sonra fungisitlerin gövde badanası şeklinde uygulanması sonucunda ölçülen infeksiyon alanları ve uygulamaların etkinlikleri Çizelge 4.5 ve Şekil 4.17 de gösterilmiştir. Çizelge ve şekilden de görüleceği gibi Fosetyl-Al ve Metalaxyl uygulamalarında konsantrasyon artışına bağlı olarak fungisitlerin etki oranları artmaktadır. Fosetyl-Al, patojenin 1 hafta gelişmesine izin verilmiş olmasına rağmen, 10g/L konsantrasyonda infeksiyon gelişmesini %95,8 oranında engelleyerek en etkili uygulama olmuştur. Bunu aynı konsantrasyonda Metalaxyl (%63,8) izlemiştir. Oxadixyl ve Cymoxanyl ise, sırasıyla 44
56 4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE TARTIŞMA Birgül DERYAOĞLU % 46,0 ve 12,2 oranlarıyla infeksiyon gelişimi üzerine düşük bir etkinliğe sahip olmuşlardır (Çizelge 4.5, Şekil 4.17 ve 4.18). Fosetyl-Al ve Metalaxyl gövde badanası şeklinde uygulandığında, P. citrophthora infeksiyonlarını engellemede başarılı oldukları bazı çalışmalarda da bildirilmiştir (Farih ve ark., 1981; Sandler ve ark., 1986; Erkılıç ve Canıhoş, 1999). Hatta Erkılıç ve Canıhoş (1999), Fosetyl-Al in bitkide dayanıklılığı teşvik etmesi nedeniyle, patojenin neden olduğu infeksiyonların kallus oluşumu ile tamamen ortadan kalktığını saptamışlardır. Çizelge 4.5. Phytophthora citrophthora İnokulasyonundan Sonra Fungisit Uygulamasının İnfeksiyon Gelişmesi Üzerine Etkileri (Gövde lezyonu-cm 2 ; %Etki) Fungisit Konsantrasyonları Uygulamalar İnfeksiyon Alanı 2,5g/L 5g/L 10g/L İnfeksiyon İnfeksiyon % Etki % Etki % Etki Alanı Alanı Fosetyl-Al 15,05 a 40,4 6,90 a 72,7 1,06 a 95,8 Metalaxyl 24,88 b 1,4 19,44 bc 23,0 9,14 b 63,8 Oxadixyl 8,28 a 67,2 16,80 b 33,4 13,63 b 46,0 Cymoxamil 22,25 b 11,8 27,48 c -8,9 22,15 c 12,2 Kontrol 25,24 b 25,24 c 25,24 c Fungisitlerin patojen inokulasyonu ile aynı zamanda yapılması durumunda Fosetyl-Al 2.5g/L konsantrasyonda bile infeksiyon oluşumunu tamamen engellemiştir. Metalaxyl uygulamasında da etkinlik oldukça yüksek bulunmuş olup, 2.5, 5 ve 10g/L konsantrasyonlarda infeksiyon oluşumu, sırasıyla %71.0, 84.2 ve 86.4 oranlarında engellenmiştir. Bu uygulamada, yine Oxadixyl ve Cymoxanyl 10g/L de bile düşük etkinlik göstermişlerdir (Sırasıyla %42.3 ve 14.9) (Çizelge 4.6, Şekil 4.17 ve 4.19). 45
57 4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE TARTIŞMA Birgül DERYAOĞLU 120,0 100,0 Önce Patojen g/L ppm 500 5g/L ppm g/L ppm 80,0 % Etki 60,0 40,0 20,0 0,0-20,0 120,0 Fosetyl-Al Metalaxyl Oxadixyl Cymoxamil Patojen+Fungisit 100,0 80,0 % Etki 60,0 40,0 20,0 0,0-20,0 120,0 Fosetyl-Al Metalaxyl Önce Fungisit Oxadixyl Cymoxamil 100,0 80,0 % Etki 60,0 40,0 20,0 0,0 Fosetyl-Al Metalaxyl Oxadixyl Cymoxamil Şekil Farklı Zamanlarda ve Dozlarda Yapılan Fungisit Uygulamalarının Phytophthora citrophthora nın İnfeksiyonları Üzerine Etkileri (%) 46
58 4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE TARTIŞMA Birgül DERYAOĞLU Çizelge 4.6. Phytophthora citrophthora İnokulasyonu ile Birlikte Fungisit Uygulamasının İnfeksiyon Gelişmesi Üzerine Etkileri (Gövde lezyonu-cm 2 ; %Etki) Fungisit Konsantrasyonları Uygulamalar İnfeksiyon Alanı 2,5g/L 5g/L 10g/L % Etki İnfeksiyon Alanı % Etki İnfeksiyon Alanı % Etki Fosetyl-Al 0,00 a 100,0 0,00 a 100,0 0,00 a 100,0 Metalaxyl 7,32 ab 71,0 3,98 a 84,2 3,43 a 86,4 Oxadixyl 17,97 cd 28,8 18,87 b 25,2 14,56 b 42,3 Cymoxamil 14,48 bc 42,6 25,57 c -1,3 21,47 c 14,9 Kontrol 25,24 d 25,24 c 25,24 c Fosetyl-Al Metalaxyl Oxadixyl Cymoxanyl Şekil Phytophthora citrophthora İnokulasyonundan Sonra Fungisit Uygulanan Kütdiken Limon Fidanlarında İnfeksiyon Gelişimi 47
59 4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE TARTIŞMA Birgül DERYAOĞLU Fosetyl_Al Metalaxyl Oxadixyl Cymoxanyl Şekil Phytophthora citrophthora İnokulasyonu ile Birlikte Fungisit Uygulanan Kütdiken Limon Fidanlarında İnfeksiyon Gelişimi Fungisitler gövde badanası olarak uygulandıktan 1 hafta sonra patojen inokulasyonu uygulanması durumunda, 2.5g/L konsantrasyonda Fosetyl-Al ve Metalaxyl %100, Oxadixyl ve Cymoxanyl ise, sırasıyla %90.0 ve 83.5 oranlarında infeksiyon oluşumunu engellemişlerdir (Çizelge 4.7, Şekil 4.17 ve 4.20). Sonuçlar göstermiştir ki, Oomycetes sınıfı funguslara etkili olan bu 4 fungisit, patojen inokulasyonundan önce koruyucu amaçlı olarak, gövde badanası şeklinde uygulanırsa, 2.5g/L konsantrasyonda infeksiyonları engellemede yeterli başarıyı gösterebilmektedir. Buna karşın infeksiyonların gerçekleşmesi durumunda en etkili uygulama, Fosetyl-Al in 10g/L konsantrasyonu olmaktadır. Henüz infeksiyon oluşumu başlangıç aşamasında olması durumunda ise, Fosetyl Al, 2.5g/L konsantrasyonda bile en etkili kontrolü sağlayabileceğini göstermiştir. 48
60 4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE TARTIŞMA Birgül DERYAOĞLU Çizelge 4.7. Phytophthora citrophthora İnokulasyonundan Önce Fungisit Uygulamasının İnfeksiyon Gelişmesi Üzerine Etkileri (Gövde lezyonu-cm 2 ; %Etki) Fungisit Konsantrasyonları Uygulamalar İnfeksiyon Alanı 2,5g/L 5g/L 10g/L % Etki İnfeksiyon Alanı % Etki İnfeksiyon Alanı % Etki Fosetyl-Al 0,00 a 100,0 0,33 a 98,7 0,46 a 98,2 Metalaxyl 0,00 a 100,0 0,00 a 100,0 0,92 a 96,4 Oxadixyl 2,53 ab 90,0 1,80 a 92,9 1,80 ab 92,9 Cymoxamil 4,17 b 83,5 3,58 a 85,8 5,92 b 76,5 Kontrol 25,24 c 25,24 b 25,24 c Fosetyl_Al Metalaxyl Oxadixyl Cymoxanyl Şekil Phytophthora citrophthora İnokulasyonundan Önce Fungisit Uygulanan Kütdiken Limon Fidanlarında İnfeksiyon Gelişimi 49
61 4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE TARTIŞMA Birgül DERYAOĞLU 50
62 5. SONUÇLAR VE ÖNERİLER Birgül DERYAOĞLU 5. SONUÇLAR VE ÖNERİLER Turunçgillerde Phytophthora citrophthora ya karşı Turunçgil tür ve çeşitlerinin duyarlılıklarını testlemek amacıyla, 7 P. citrophthora izolatı içerisinden virülensliği en yüksek izolat, Kütdiken limon fidanlarındaki patojenite testleri sonrasında belirlenmiştir. İzolatların virülensliklerinin farklı olması, bu patojen ile yapılacak çalışmalarda, o bölgenin izolatlarıyla çalışılmasının önemini göstermiştir. Turunçgil tür ve çeşitlerinin patojene karşı duyarlılıklarının belirlendiği çalışmada, en duyarlı çeşidin Kütdiken limon çeşidi olduğu görülmüştür. Meyer limonu ise limonlar içerisinde en dayanıklı çeşit olmuştur. Altıntoplar içerisinde kırmızı çeşitlerden olan Star Ruby ve Rio Red, mandarinlerden Ortanique ve portakallardan erkenci Navel grubundan Navelina ve Fukumoto diğerlerine göre daha yüksek bir duyarlılık göstermiştir. Ancak hiçbir Turunçgil tür ve çeşidinde infeksiyonlar Kütdiken limon çeşidindeki kadar hızlı gelişmemiştir. Doğada limon ve greyfurtlar dışında P. citrophthora infeksiyonlarına çok sık rastlanmasa da, ağır bünyeli topraklarda yara açılması durumunda pek çok turunçgil çeşidinde infeksiyon gelişimi olasıdır. Bu nedenle özellikle aşı noktasının yere çok yakın olmaması, ağır bünyeli topraklarda yağışların hemen ardından hasat veya budama yapılacaksa, çamurlu ayaklarla ağaca çıkmak yerine, merdiven kullanılarak bu işlemlerin yapılmasına özen gösterilmelidir. Anaç olarak kullanılan veya kullanılabilecek olan çeşitler içerisinde Turunç (Tuzcu 31-31) en dayanıklı bulunmuş, Ülkemizde bazı bölgelerde kullanımı yaygınlaşan Carrizo Citrange ise orta derecede duyarlılık göstermiştir. Turunçgil bahçe tesisinde kumsal, kil oranı düşük toprakları seçmek önemlidir. Bunun yapılamaması durumunda, bahçe tesisinden önce arazi tesviyesi, taban drenajı ve damla sulama sistemini tesis etmek, anaçlarda hem kılcal kök, hem de kökboğazı infeksiyonlarının önüne geçilmesinde oldukça yarar sağlayacaktır. In vitro da P. citrophthora nın miseliyal gelişmesine en etkili fungisit Metalaxyl olmuş, Cymoxanyl ise düşük bir etkinlik gösterebilmiştir. Ancak fungisitlerin, patojenin gövde infeksiyonlarına karşı, gövde badanası şeklinde yapılan uygulamalarında Fosetyl-Al en başarılı kontrolü sağlamıştır. Öyle ki, patojenin 1 51
63 5. SONUÇLAR VE ÖNERİLER Birgül DERYAOĞLU hafta gelişmesine izin verildikten sonra yapılan Fosetyl-Al uygulaması bile, neredeyse infeksiyonları tamamen engellemiştir. Fungisitler patojenle birlikte veya koruyucu olarak patojenden 1 hafta önce kullanıldıklarında Fosetyl-Al 2.5g/L gibi düşük bir konsantrasyonda bile tam bir koruma sağlamıştır. Fungisitlerin koruyucu olarak uygulanmasında ayrıca Metalaxyl de 2.5g/L konsantrasyonda %100 etkili olmuştur. Diğer fungisitlerin başarısı ise %84-90 arasında değişmiştir. Gövde zamklanmasına karşı, infekteli kabuk dokusunun çıkarılması şeklindeki fiziksel mücadele yöntemi uzun yıllardır uygulanmaktadır. Ancak bu yara yerini tekrar infeksiyondan korumak ve bu bölgede kallus oluşumunun gerçekleşmesi uzun bir süreç almaktadır. Fosetyl-Al un Ülkemizde ruhsatlanmasından sonra yapılan yaprak uygulamaları başarılı sonuçlar vermiştir. Ancak uygulamanın genç sürgün döneminde yapılma zorunluluğu gibi, bir zaman sınırlaması vardır. İlkbahardaki bu dönemin yağışlı olması durumunda uygulama zamanı kaçırılmakta ve başarı elde edilememektedir. Ayrıca bu uygulama pratikte, tüm bahçe ilaçlaması şeklinde yapılmakta ve yüksek bir maliyet getirmektedir. Sonuçlar bize 2.5g/L konsantrasyonda Fosetyl-Al veya Metalaxyl uygulamalarının koruyucu olarak tam başarı sağladığını göstermiştir. Ayrıca infeksiyon olması durumunda, infekteli bölgenin kabuk dokusunu temizlemeden, Fosetyl-Al ile gövde badanası, başarılı bir mücadele yöntemi olacaktır. 52
64 KAYNAKLAR AFEK, U., and SZTEJNBERG, A., Accumulation of scoparone, a phytoalexin associated with resistance of citrus to Phyphthora citrophthora. Phytopathology. 78: AFEK, U., and SZTEJNBERG, A., Effect of Fosetyl-Al and Phosphorous Acid on Scoporone, a Phytoalexin Associated with Resistance of Citrus to Phyphthora citrophthora. Phytopathology, 79: ALVAREZ, L.A., VICENT A., DE LA ROCA, E., BASCON J., ABAD-CAMPOS P., ARMENGOL, J., and GARCIA- JIMENEZ, J., Branch Cankers on Citrus Trees in Spain Caused By Phyphthora citrophthora. Plant Pathology 57: ALVAREZ, L.A., GRAMAJE, D., ABAD-CAMPOS, P., and GARCIA-JIMENEZ, J., 2009a. Role of the Helix aspersa snail as a vector of Phyphthora citrophthora causing branch cankers on clementine trees in Spain. Plant Pathology 58: ALVAREZ, L.A., GRAMAJE, D., ABAD-CAMPOS, P., and GARCIA-JIMENEZ, J., 2009b. Seasonal susceptibility Phyphthora citrophthora and Phyphthora nicotianae and the influence of environmental and host-linked factors on infection development. Eur J Plant Pathol, 124: ALVAREZ, L.A., LEON, M., ABAD-CAMPOS, P. and GARCIA-JIMENEZ, J., Genetic variation and host specificity of Phyphthora citrophthora isolates causing branch cankers in Clementine trees in Spain. J Plant Pathol, 29: ANONYMOUS, Ruhsatlı Tarım İlaçları. Hasat Yayıncılık, İstanbul BLACER, N.S., and MACDONALD, J.D., The role of salinity in the development to Phyphthora root rot of citrus. Phytopathology 76:
65 BAŞPINAR, N., Turunçgillerde Phyphthora citrophthora (Smith ve Smith Leonian) nın Populasyon Dinamiği, Kök İnfeksiyonları ve Biyolojik Mücadelesi Üzerinde Çalışmalar Ç.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü Doktora Tezi. No:293 BAYSAL, F., Doğu Akdeniz Bölgesi nde Renkli Greyfurt Yetiştiriciliğinde Sorun Olan Zamklanma Hastalığı Turunçgillerde Phyphthora citrophthora (Smith ve Smith Leonian) nın Yaygınlığı, Önemi ve Koruma Yolları Üzerine Araştırmalar. Ç.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü Master Tezi. No: CANIHOŞ, E., Turunçgillerde zamklanma hastalığı (Phyphthora citrophthora (Smith ve Smith Leonian) na karşı alternatif mücadele yöntemlerinin araştırılması. Ç.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü Doktora Tezi. No: N-81: ÇINAR, A., İçel ve Adana Bölgesi Turunçgil Ağaçlarında Phyphthora citrophthora (Smith ve Smith Leonian) Zararı ve Topraklarda Hastalık Potansiyeli İndeksinin Araştırılması. Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Yıllığı Cilt: 5 Fasikül 1-2 den Ayrıbasım DIRAC, M.F., and MENGE, J.A., High temperatures are not responsible for lack of infection of citrus roots by Phyphthora citrophthora during the summer, but suppressive soil microorganisms may infection by Phyphthora citrophthora. Plant and Soil 241: DIRAC, M.F., MENGE, J.A., and MADORE, M.A., Comparison of Seasonal Infection of Citrus Roots by Phyphthora citrophthora and P. nicotianae var. parasitica. Plant Dis. 87: ERKILIÇ, A., KORKMAZ, S., ÇINAR, A., ve ÇEVİK, B., Farklı Sulama Sistemlerinin Limonda Phyphthora citrophthora nın Hastalık Oluşturması Üzerine Etkileri. Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Yıllığı, 8 (4): ERKILIÇ, A. and CANIHOŞ, Y., Determination of the effect of Fosetly-Al Against Citrus Gummosis Disease Caused By Phyphthora citrophthora (Smith ve Smith Leonian). Tr. J. Of Agriculture and Forestry 23:
66 FARIH, A., MENGE, J. A., TSAO, P.H., and OHR, H.D., Metalaxyl and Fosetyl-Al for Control of Phytophthora Gummosis and Root Rot on Citrus. Plant Disease, 65: FENN, M.E., and COFFEY, M.D., Studies on the In vitro and In vivo Antifungal Activitiy of Fosetyl-Al and Phosphorous Acid. Phytopathology, 74: FEICHTENBERGER, E., Control of Phytophthora Gummosis of Citrus with Systemic Fungicides in Brazil. EPPO Bullettin 20: FAO, 2008 Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü. JAFFERS, S.N. and MARTIN, S.B., Comparison of Two Media Selective for Phytophthora and Pythium Species. Plant Dis. 70: KARMAN, M Mesleki Kitaplar Serisi. Bitki Koruma Araştırmalarında Genel Bilgiler. Denemelerin Kuruluşu ve Değerlendirme Esasları. Bölge Zirai Araştırma Ens. İzmir-Bornova, 279s. MASAGO, H., YOSHIKAWA, M., FUKADA, M. and NAKANISHI, N., Selective Inhibition of Pythium spp. On a Medium for Direct Isolation of Phytophthora spp. From Soils and Plants. Phytopathology, 67: MATHERON, M.E. and MATEJKA, J.C., Persistence of Systemic Activity for Fungicides Applied to Citrus Trunks to Control Phytophthora Gummosis. Plant Disease, 72: MATHERON, M.E., and MATEJKA, J.C., Effect of Sodium Tetrathiocarbonate, Metalaxyl, and Fosetyl-Al on Development and Control of Phytophthora Root Rot of Citrus. Plant Disease, 75: MATHERON, M.E., and MATEJKA, J.C., Seasonal Differences in Susceptibility of Three Citrus Rootstocks to Root Lesion Caused by Phyphthora citrophthora and P. parasitica. Plant Dis. 77: MATHERON, M.E., WRIGHT, G.C., and PORCHAS, M., Resistance to Phytophthora citrophthora and Phytophthora parasitica and Nursery Characteristic of Several Citrus Rootstocks. Plant Disease 82:
67 MATHERON, M. E. and PORCHAS, M., Comparative Ability of Six Fungicides to Inhibit Development of Phytophthora Gummosis on Citrus. Plant Dis. 86: MAGNANO DI SAN LIO, G., MESSINA, F., GRECO, G. and PERROTTA, G., 2008, Effect of Irrigation on the Dynamics of Phyphthora citrophthora Populations in Soil Citrus Orchards. EPPO Bullettin MERT, F., Turunçgil Phytophthora türlerinin topraktaki populasyon yoğunluklarının saptanmasında kullanılabilecek yöntemlerin araştırılması. Ç.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü Master Tezi. SALİH, H., Adana ve Çevresinde Turunçgillerde Meyve ve Kökboğazı Çürüklüğü Yapan (Phyphthora citrophthora R.E. Smith and E.H. Smith Leonian) ın Yayılışı ve Biyoekolojisi Üzerinde Araştırmalar. Adana Bölge Zir. Müc. Araş. Enst. Yayım. Araştırma Eserleri Serisi, No: 35, Adana. SANDLER, H.A., TIMMER, L.W. and GRAHAM, J.H., Timming of application of Metalaxyl and Fosetyl-Al for Control of Phyphthora Root Rot. Proc. Fla. State Hort. Soc. 99: SUNWOO, J.Y., LEE, Y.K. and HWANG, B.K Induced resistance against Phytophthora capsici in pepper plants in response to DL-ß-amino-n-butyric acid. European Journal of Plant Pathology. 102: SULISTYOWATI, L., KEANE, P.J. and ANDERSON, J.W., Accumulation of the Phytoalexin, 6,7-Dimethoxycoumarin, in Roots and Stems of Citrus Seedlings Following İnoculation with Phyphthora citrophthora. Plant Pathology 37: SULISTYOWATI, L., and KEANE, P.J., Effect of soil salinity and water content on stem rot caused by Phyphthora citrophthora and accumulation of phytoalexin in citrus rootstocks. Phytopathology 82: TIMMER, L.W. and CASTLE, W.S., Effectiveness of Metalaxyl and Fosetyl- Al Against Phytophthora parasitica on Sweet Orange. Plant Disease 69:
68 TIMMER, L.W., SANDLER, H.A., GRAHAM, J.H. and ZITKO, S.E., Sampling Citrus Orchards in Florida to Estimate Populations of Phytophthora parasitica. Phytopathology 78: THOMIDIS, T., EXADAKTYLOU, E. and SOTIROPOULOS, T., Susceptibility of three Citrus Rootstocks towards Phyphthora cactorum, Phyphthora citrophthora, Phyphthora parasitica and Phyphthora citricola. Journal of Plant Diseases and Protection, 112 (2): TUİK, Türkiye İstatistikler Kurumu/ Bitkisel üretim İstatistikleri VERNIERE. C., COHEN., S., RAFFANEL., B., DUBOIS., A., VENARD., P., and PANABIERES. F., Variability in Pathogenicity among Phytophthora spp. Isolated from Citrus in Corsica. Phytopathology, 152: VIAL, A., LATORRE, B.A., and ORTUZAR, J., Characterization of Phyphthora citrophthora and P. Inundata associated to foot and root rot of citrus trees in Chile. Cien Inv. Agr. 33(3):
69 58
70 ÖZGEÇMİŞ 1981 yılında Mardin de doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Mardin de tamamladı yılında, Çukurova Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bitki Koruma Bölümü nden mezun oldu. Aynı yıl Fen Bilimleri Enstitüsü, Bitki Koruma Anabilim Dalı, Mikoloji laboratuvarında Turunçgil Anaç ve Çeşitlerinin Turunçgillerde Zamklanma Hastalığına (Phytophthora citrophthora) Karşı Reaksiyonlarının ve Bazı Fungisitlerin İnfeksiyon Oluşumu Üzerine Etkilerinin Belirlenmesi isimli yüksek lisans çalışmasına başladı yılından beri Mardin Tarım Kredi Kooperatifinde Ziraat Mühendisi olarak çalışmaktadır. 59
71 EKLER Ek 1. Mandarin Fidanlarının Phytophthora citrophthora' ya Duyarlılıkları (Gövde lezyon alanı - cm kare) Tekerrür Mandarin Çeşitleri Toplam Ortalama T1 T2 T3 Dancy 3,60 1,95 1,35 6,90 2,30 efgh Dobashi Beni 2,21 3,53 3,33 9,07 3,02 cdefg Fortuna 2,25 4,10 3,15 9,50 3,17 cde Clausellina 1,67 1,73 1,65 5,05 1,68 gh Fremont 2,45 2,53 2,58 7,56 2,52 defgh Klemantin 2,76 3,08 2,75 8,59 2,86 cdefgh Lee 2,57 4,95 5,01 12,53 4,18 bc Minneola Tangelo 3,29 2,67 2,77 8,73 2,91 cdefgh Marisol 4,95 4,29 5,98 15,22 5,07 b Napolitiana 1,81 1,14 1,41 4,36 1,45 h Nova 3,19 2,96 3,78 9,93 3,31 cde Okitsu 4,88 3,71 2,84 11,43 3,81 bcd Ortanique 13,38 3,70 4,00 21,08 7,03 a Robinson 2,78 2,73 4,00 9,51 3,17 cde Satsuma 1,08 1,78 2,57 5,43 1,81 fgh W.Murcott 1,66 3,08 1,76 6,50 2,17 efgh 151,39 DT 402,09 VK SD KT KO F 5% Genel ,07 Karakter ,32 10,89 4,48 2,02 Hata 32 77,74 2,43 LSD 1,49 60
72 Ek 2. Portakal Fidanlarının Phytophthora citrophthora' ya Duyarlılıkları (Gövde lezyon alanı - cm kare) Tekerrür Portakal Çeşitleri Toplam Ortalama T1 T2 T3 Cara Cara 6,94 3,55 4,07 14,56 4,85 b Fukumoto 7,98 7,07 6,14 21,19 7,06 a Lane Late 3,45 4,35 5,00 12,80 4,27 bc Moro Blood 2,58 6,04 2,81 11,43 3,81 bcd Navelina 7,30 5,19 9,95 22,44 7,48 a Navelate 5,06 2,62 2,92 10,60 3,53 bcd Valensiya 3,00 2,85 2,38 8,23 2,74 d V.Mildknight 3,47 7,03 4,48 14,98 4,99 b W.Navel 2,04 2,55 2,54 7,13 2,38 d 123,36 DT 563,62 VK SD KT KO F 5% Genel ,59 Karakter 8 74,51 9,31 4,29 2,51 Hata 18 39,09 2,17 LSD 1,46 7,48 7,06 4,99 4,85 4,27 3,81 3,53 2,74 5,10 4,69 2,62 2,48 1,89 1,43 1,16 0,37 4,74 4,32 2,25 2,11 1,52 1,07 0,79 3,95 3,53 1,46 1,32 0,73 0,28 3,67 3,25 1,18 1,04 0,46 3,21 2,80 0,73 0,59 2,63 2,21 0,14 2,49 2,07 0,42 61
73 Ek 3. Limon Fidanlarının Phytophthora citrophthora' ya Duyarlılıkları (Gövde lezyon alanı - cm kare) Tekerrür Limon Çeşitleri Toplam T1 T2 T3 Ortalama Eureka 13,02 7,92 7,69 28,63 9,54 b Enterdonato 4,50 2,66 7,73 14,89 4,96 c Kütdiken 25,57 36,96 25,73 88,26 29,42 a Meyer 4,29 2,40 2,08 8,77 2,92 c 140,55 DT 1646,19 VK SD KT KO F 5% Genel ,66 Karakter ,18 441,06 29,53 4,07 Hata 8 119,47 14,93 LSD 4,19 29,42 9,54 4,96 2,92 26,50 6,62 2,04 4,96 24,46 4,58 9,54 19,88 62
74 Ek 4. Altıntop Fidanlarının Phytophthora citrophthora' ya Duyarlılıkları (Gövde lezyon alanı - cm kare) Tekerrür Altıntop Çeşitleri Toplam Ortalama T1 T2 T3 Flame 5,10 4,95 4,85 14,90 4,97 b Marsh Seedless 3,87 4,26 2,85 10,98 3,66 c Star Ruby 9,15 6,35 7,05 22,55 7,52 a Rio Red 5,65 8,21 5,22 19,08 6,36 a 67,51 DT 379,80 VK SD KT KO F 5% Genel 11 35,80 Karakter 3 25,24 8,41 6,37 4,07 Hata 8 10,56 1,32 LSD 1,25 7,52 6,36 4,97 3,66 3,86 2,70 1,31 4,97 2,55 1,39 6,36 1,16 63
75 Ek 5. Turunçgil Anaçlarının Phytophthora citrophthora' ya Duyarlılıkları (Gövde lezyon alanı - cm kare) Tekerrür Anaç Çeşitler Toplam Ortalama T1 T2 T3 Bower 2,59 3,25 3,04 8,88 2,96 bcd Carrizo citrange 2,40 2,53 4,45 9,38 3,13 bc Encore 2,65 1,19 3,60 7,44 2,48 cde Flying Dragon 3,36 2,74 3,18 9,28 3,09 bc Honey Tangerıne 2,00 1,98 5,81 9,79 3,26 bc Kaba Limon 1,95 3,10 6,10 11,15 3,72 b Macrophylla 1,01 1,34 0,99 3,34 1,11 f Madam Vinous 1,88 1,78 1,90 5,56 1,85 def Mecsica Laymı 7,35 6,05 6,25 19,65 6,55 a Orlando Tangelo 6,54 7,22 3,43 17,19 5,73 a Pineapple 2,46 2,47 2,80 7,73 2,58 bcd Rangpur Laymı 1,37 4,38 3,46 9,21 3,07 bc Tatlı Limon 1,08 1,82 1,28 4,18 1,39 ef Turunç 1,02 0,84 1,14 3,00 1,00 f 125,78 DT 277,55 VK SD KT KO F 5% Genel ,18 Karakter ,85 15,14 10,78 2,12 Hata 28 39,33 1,40 LSD 1,14 64
76 Ek 6. Fosetyl-Al'un in vitro'da Phytophthora citrophthora' nın Miseliyal Gelişmesi Üzerine Etkileri (Koloni çapı- mm) Konsantrasyon (ppm) Tekerrür T1 T2 T3 Toplam ,0 42,00 d ,0 22,33 c ,5 22,50 c ,0 12,00 b ,0 8,33 a ,5 8,17 a ,5 8,17 a ,0 7,33 a ,0 7,00 a 413,5 DT 6332,7 Ortalama VK SD KT KO F 5% Genel ,57 Karakter ,24 415,41 41,17 3,01 Hata ,33 10,09 LSD 3,18 42,00 22,50 22,33 12,00 8,33 8,17 8,17 7,33 7,00 35,00 15,50 15,33 5,00 1,33 1,17 1,17 0,33 7,33 34,67 15,17 15,00 4,67 1,00 0,83 0,83 8,17 33,83 14,33 14,17 3,83 0,17 0,00 8,17 33,83 14,33 14,17 3,83 0,17 8,33 33,67 14,17 14,00 3,67 12,00 30,00 10,50 10,33 22,33 19,67 0,17 22,50 19,50 65
77 Ek 7. Metalaxyl'in in vitro'da Phytophthora citrophthora' nın Miseliyal Gelişmesi Üzerine Etkileri (Koloni çapı- mm) Konsantrasyon (ppm) Tekerrür T1 T2 T3 Toplam ,50 42,83 d ,00 10,33 c ,00 6,67 b ,00 0,00 a ,00 0,00 a ,00 0,00 a ,00 0,00 a ,00 0,00 a ,00 0,00 a 179,50 DT 1193,34 Ortalama VK SD KT KO F 5% Genel ,41 Karakter ,41 595,55 319,05 3,01 Hata 15 28,00 1,87 LSD 1,37 42,83 10,33 6,67 0,00 0,00 0,00 0,00 0,00 0,00 42,83 10,33 6,67 0,00 0,00 0,00 0,00 0,00 0,00 42,83 10,33 6,67 0,00 0,00 0,00 0,00 0,00 42,83 10,33 6,67 0,00 0,00 0,00 0,00 42,83 10,33 6,67 0,00 0,00 0,00 42,83 10,33 6,67 0,00 0,00 42,83 10,33 6,67 6,67 36,17 3,67 10,33 32,50 66
78 Ek 8. Oxadixyl'in in vitro'da Phytophthora citrophthora' nın Miseliyal Gelişmesi Üzerine Etkileri (Koloni çapı- mm) Konsantrasyon (ppm) Tekerrür T1 T2 T3 Toplam ,00 42,67 d ,00 40,67 d ,00 38,33 d ,50 40,50 d ,00 38,33 d ,50 27,83 c ,00 6,00 b ,00 4,67 ab ,00 0,00 a 717,00 DT 19040,3 Ortalama VK SD KT KO F 5% Genel ,17 Karakter ,17 952,15 35,53 3,01 Hata ,00 26,80 LSD 5,18 42,67 40,67 40,50 38,33 38,33 27,83 6,00 4,67 0,00 42,67 40,67 40,50 38,33 38,33 27,83 6,00 4,67 4,67 38,00 36,00 35,83 33,67 33,67 23,17 1,33 6,00 36,67 34,67 34,50 32,33 32,33 21,83 27,83 14,83 12,83 12,67 10,50 10,50 38,33 4,33 2,33 2,17 0,00 38,33 4,33 2,33 2,17 40,50 2,17 0,17 40,67 2,00 67
79 Ek 9. Cymoxanyl'in in vitro'da Phytophthora citrophthora' nın Miseliyal Gelişmesi Üzerine Etkileri (Koloni çapı- mm) Konsantrasyon (ppm) Tekerrür T1 T2 T3 Toplam ,00 61,67 g ,00 59,67 g ,00 56,67 f ,00 45,33 e ,00 45,00 e ,00 41,00 d ,00 27,00 c ,00 23,67 b ,00 19,67 a 1139,00 DT 48048,9 Ortalama VK SD KT KO F 5% Genel ,07 Karakter ,07 748,01 124,67 3,01 Hata 15 90,00 6,00 LSD 2,45 61,67 59,67 56,67 45,33 45,00 41,00 27,00 23,67 19,67 42,00 40,00 37,00 25,67 25,33 21,33 7,33 4,00 23,67 38,00 36,00 33,00 21,67 21,33 17,33 3,33 27,00 34,67 32,67 29,67 18,33 18,00 14,00 41,00 20,67 18,67 15,67 4,33 4,00 45,00 16,67 14,67 11,67 0,33 45,33 16,33 14,33 11,33 56,67 5,00 3,00 59,67 2,00 68
80 Ek 10a. İnokulasyondan Sonra Fungisit Uygulamasının İnfeksiyon Gelişmesine Etkisi (2.5g/L konsantrasyon) Uygulama T1 T2 T3 Toplam Ortalama Fosetyl-Al 17,7 10,4 17,1 45,15 15,05 a Metalaxyl 30,2 18,7 25,8 74,64 24,88 b Oxadixyl 18,5 4,0 2,4 24,85 8,28 a Cymoxamil 24,8 20,9 21,1 66,75 22,25 b Kontrol 19,5 20,9 35,3 75,71 25,24 b 287,10 DT 5495,09 VK SD KT KO F 5% Genel ,31 76,09 Karekter 4 643,15 160,79 3,81 3,48 Hata ,16 42,22 LSD 6,80 25,24 24,88 22,25 15,05 8,28 16,95 16,60 13,97 6,77 15,05 10,19 9,83 7,20 22,25 2,99 2,63 24,88 0,36 69
81 Ek 10b. İnokulasyondan Sonra Fungisit Uygulamasının İnfeksiyon Gelişmesine Etkisi (5g/L konsantrasyon) Uygulama T1 T2 T3 Toplam Ortalama Fosetyl-Al 9,55 9,75 1,40 20,70 6,90 a Metalaxyl 22,25 24,60 11,47 58,32 19,44 bc Oxadixyl 12,80 14,80 22,80 50,40 16,80 b Cymoxamil 23,85 28,98 29,60 82,43 27,48 c Kontrol 19,47 20,94 35,30 75,71 25,24 c 287,56 DT 5512,72 VK SD KT KO F 5% Genel ,49 82,75 Karekter 4 786,14 196,54 5,28 3,48 Hata ,35 37,23 LSD 6,39 27,48 25,24 19,44 16,80 6,90 20,58 18,34 12,54 9,90 16,80 10,68 8,44 2,64 19,44 8,04 5,80 25,24 2,24 70
82 Ek 10c. İnokulasyondan Sonra Fungisit Uygulamasının İnfeksiyon Gelişmesine Etkisi (10g/L konsantrasyon) Uygulama T1 T2 T3 Toplam Ortalama Fosetyl-Al 0,62 0,84 1,73 3,19 1,06 a Metalaxyl 14,15 11,47 1,80 27,42 9,14 b Oxadixyl 18,95 19,00 2,95 40,90 13,63 b Cymoxamil 21,75 23,00 21,70 66,45 22,15 c Kontrol 19,47 20,94 35,30 75,71 25,24 c 213,67 DT 3043,66 VK SD KT KO F 5% Genel ,86 111,49 Karekter ,49 287,62 7,01 3,48 Hata ,37 41,04 LSD 6,71 25,24 22,15 13,63 9,14 1,06 24,17 21,09 12,57 8,08 9,14 16,10 13,01 4,49 13,63 11,60 8,52 22,15 3,09 71
83 Ek 11a. İnokulasyon ile Aynı Zamanda Fungisit Uygulamasının İnfeksiyon Gelişmesine Etkisi (250ppm konsantrasyon) Uygulama T1 T2 T3 Toplam Ortalama Fosetyl-Al 0,00 0,00 0,00 0,00 0,00 a Metalaxyl 17,85 3,41 0,69 21,95 7,32 ab Oxadixyl 17,06 27,15 9,70 53,91 17,97 cd Cymoxamil 27,25 6,35 9,85 43,45 14,48 bc Kontrol 19,47 20,94 35,30 75,71 25,24 d 195,02 DT 2535,52 VK SD KT KO F 5% Genel ,02 132,93 Karekter ,81 283,45 3,90 3,48 Hata ,21 72,72 LSD 8,93 25,24 17,97 14,48 7,32 0,00 25,24 17,97 14,48 7,32 7,32 17,92 10,65 7,17 14,48 10,75 3,49 17,97 7,27 72
84 Ek 11b. İnokulasyon ile Aynı Zamanda Fungisit Uygulamasının İnfeksiyon Gelişmesine Etkisi (500ppm konsantrasyon) Uygulama T1 T2 T3 Toplam Ortalama Fosetyl-Al 0,00 0,00 0,00 0,00 0,00 a Metalaxyl 2,25 9,70 0,00 11,95 3,98 a Oxadixyl 23,90 17,55 15,15 56,60 18,87 b Cymoxamil 24,10 24,12 28,50 76,72 25,57 c Kontrol 19,47 20,94 35,30 75,71 25,24 c 220,98 DT 3255,48 VK SD KT KO F 5% Genel ,90 142,21 Karekter ,63 433,16 16,77 3,48 Hata ,27 25,83 LSD 5,32 25,57 25,24 18,87 3,98 0,00 25,57 25,24 18,87 3,98 3,98 21,59 21,25 14,88 18,87 6,71 6,37 25,24 0,34 73
85 Ek 11c. İnokulasyon ile Aynı Zamanda Fungisit Uygulamasının İnfeksiyon Gelişmesine Etkisi (1000ppm konsantrasyon) Uygulama T1 T2 T3 Toplam Ortalama Fosetyl-Al 0,00 0,00 0,00 0,00 0,00 a Metalaxyl 6,02 2,23 2,05 10,30 3,43 a Oxadixyl 11,97 14,20 17,50 43,67 14,56 b Cymoxamil 25,18 17,54 21,70 64,42 21,47 c Kontrol 19,47 20,94 35,30 75,71 25,24 c 194,10 DT 2511,65 VK SD KT KO F 5% Genel ,16 118,65 Karekter ,38 363,34 17,49 3,48 Hata ,78 20,78 LSD 4,77 25,24 21,47 14,56 3,43 0,00 25,24 21,47 14,56 3,43 3,43 21,80 18,04 11,12 14,56 10,68 6,92 21,47 3,76 74
86 Ek 12a. İnokulasyondan Önce Fungisit Uygulamasının İnfeksiyon Gelişmesine Etkisi (2.5g/L konsantrasyon) Uygulama T1 T2 T3 Toplam Ortalama Fosetyl-Al 0,00 0,00 0,00 0,00 0,00 a Metalaxyl 0,00 0,00 0,00 0,00 0,00 a Oxadixyl 1,47 3,60 2,52 7,59 2,53 ab Cymoxamil 1,10 4,25 7,15 12,50 4,17 b Kontrol 19,47 20,94 35,30 75,71 25,24 c 95,80 DT 611,84 VK SD KT KO F 5% Genel ,68 110,26 Karekter ,11 342,53 19,73 3,48 Hata ,57 17,36 LSD 4,36 25,24 4,17 2,53 0,00 0,00 25,24 4,17 2,53 0,00 0,00 25,24 4,17 2,53 2,53 22,71 1,64 4,17 21,07 75
87 Ek 12b. İnokulasyondan Önce Fungisit Uygulamasının İnfeksiyon Gelişmesine Etkisi (5g/L konsantrasyon) Uygulama T1 T2 T3 Toplam Ortalama Fosetyl-Al 0,98 0,00 0,00 0,98 0,33 a Metalaxyl 0,00 0,00 0,00 0,00 0,00 a Oxadixyl 2,55 1,80 1,05 5,40 1,80 a Cymoxamil 1,50 2,40 6,85 10,75 3,58 a Kontrol 19,47 20,94 35,30 75,71 25,24 b 92,84 DT 574,62 VK SD KT KO F 5% Genel ,77 111,13 Karekter ,61 346,15 20,22 3,48 Hata ,16 17,12 LSD 4,33 25,24 3,58 1,80 0,33 0,00 25,24 3,58 1,80 0,33 0,33 24,91 3,26 1,47 1,80 23,44 1,78 3,58 21,65 76
88 Ek 12c. İnokulasyondan Önce Fungisit Uygulamasının İnfeksiyon Gelişmesine Etkisi (10g/L konsantrasyon) Uygulama T1 T2 T3 Toplam Ortalama Fosetyl-Al 1,38 0,00 0,00 1,38 0,46 a Metalaxyl 1,32 1,43 0,00 2,75 0,92 a Oxadixyl 1,95 1,75 1,70 5,40 1,80 ab Cymoxamil 8,80 3,86 5,11 17,77 5,92 b Kontrol 19,47 20,94 35,30 75,71 25,24 c 103,01 DT 707,40 VK SD KT KO F 5% Genel ,15 106,44 Karekter ,40 330,35 19,58 3,48 Hata ,75 16,88 LSD 4,30 25,24 5,92 1,80 0,92 0,46 24,78 5,46 1,34 0,46 0,92 24,32 5,01 0,88 1,80 23,44 4,12 5,92 19,31 77
Determination of Reactions of Citrus Species and Varieties to Alternaria alternata f.sp. citri Isolates a Causal Agent Citrus Brown Spot
TURUNÇGİLLERDE KAHVERENGİ YAPRAK LEKE HASTALIĞI ETMENİ Alternaria alternata f.sp. citri İZOLATLARINA KARŞI TURUNÇGİL TÜR VE ÇEŞİTLERİNİN REAKSİYONLARININ BELİRLENMESİ Determination of Reactions of Citrus
ZİRAİ MÜCADELE TEKNİK TALİMATLARI CİLT IV. BAĞ MİLDİYÖSÜ Plasmopara viticola (Berk. Et Curt) Berl et de Toni
ZİRAİ MÜCADELE TEKNİK TALİMATLARI CİLT IV BAĞ MİLDİYÖSÜ Plasmopara viticola (Berk. Et Curt) Berl et de Toni 1. TANIMI VE YAŞAYIŞI Hastalığa neden olan etmen obligat bir parazittir. Hücrelerarası gelişir,
TURUNÇGİLLER-Portakal
TURUNÇGİLLER-Portakal MANDARİN LİMON ALTINTOP TURUNÇ LİME ŞADOK ŞADOK AĞAÇ KAVUNU Turunçğillerin yaygın olma nedenleri İnsan sağlığı açısından önemleri, Farklı tür ve çeşitler aynı ekolojik koşulda farklı
YENI NARENCIYE ANACI FA-5
YENI NARENCIYE ANACI FA-5. Enric Alcayde Carbonell Dr.Maria Angeles Forner Giner ispanya üretimi Mandarin 38% Orange 48% Lemon 13% Grapefruit 1% Other mandarins 19% Satsumas 7% Valencia Late 21% Others
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ Müge UYSAL KAMİLOĞLU TURUNÇGİLLERDE ARA ANAÇ UYGULAMALARININ UYUŞMAZLIK VE BÜYÜME GÜCÜ ÜZERİNE ETKİLERİNİN ARAŞTIRILMASI BAHÇE BİTKİLERİ ANABİLİM
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZİ İffet ŞİRE TURUNÇGİLLERDE KAHVERENGİ YAPRAK LEKE HASTALIĞI ETMENİ Alternaria alternata f.sp. citri İZOLATLARINA KARŞI TURUNÇGİL TÜR VE ÇEŞİTLERİNİN
TURUNÇGİLLER İÇİN YILLIK ÇALIŞMA TAKViMi
OCAK Uçkurutan (mal secco), Turunçgil dal yanıklığı (pseudomonas syringae), Antraknoz ve kahverengi meyve çürüklüğü (Phytophthora citrophthora)'ne karşı ilaçlama yapılır. Bahçede zararlı (unlu bit, kırmızı
GAP Bölgesinde Yetiştirilen Bitkilerin Sulama Proğramları
GAP Bölgesinde Yetiştirilen Bitkilerin Sulama Proğramları GİRİŞ Sulamanın amacı kültür bitkilerinin ihtiyacı olan suyun, normal yağışlarla karşılanmadığı hallerde insan eliyle toprağa verilmesidir. Tarımsal
BAZI LİMON ÇEŞİTLERİNİN YILLARI ARASINDA ANTALYA EKOLOJİK KOŞULLARINDA GÖSTERDİKLERİ VERİM VE POMOLOJİK ÖZELLİKLER
AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ DERGİSİ, 2004, 17(2), 115-119 BAZI LİMON ÇEŞİTLERİNİN 1997-2000 YILLARI ARASINDA ANTALYA EKOLOJİK KOŞULLARINDA GÖSTERDİKLERİ VERİM VE POMOLOJİK ÖZELLİKLER Ebru CÜCÜ-AÇIKALIN
kalkerli-kumlu, besin maddelerince zengin, PH sı 6-8
Ayvalık(Edremit Zeytini) Yağı altın sarısı renginde, meyve kokusu içeren, aromatik, kimyasal ve duyusal özellikleri bakımından birinci sırada yer alır. Son yıllarda meyve eti renginin pembeye döndüğü dönemde
Ceviz Fidanı-Ağacı İklim ve Toprak İstekleri
Yavuz-1 CEVİZ (KR-2) Ceviz yetişen tüm bölgelerde yetişir. Özellikle geç donların görüldüğü yerlerde yetiştirilmesi tavsiye edilir. Verimsiz bir çeşittir. Nisbi Periyodisite görülür. Meyvesi oval şekilli
Budama, seyreltme, gübreleme gibi bahçe işleri daha kolay ve ekonomik olarak yapılabilir.
Son yıllarda ekonomik şartlar ve Pazar isteklerinin değişmesi nedeniyle modern meyveciliğin yapılması gerekmektedir. Bu ise anacak bodur elma bahçesi tesisi veya yarı bodur elma bahçesi tesisi ile olmaktadır.modern
Gemlik Zeytini. Gemlik
Gemlik Meyve ve çekirdekleri orta irilikte olup % 29.9 oranında yağ içerir. Siyah sofralık olarak değerlendirilir. Meyveleri yağ bakımından zengin olduğundan sofralık kalite dışındaki taneler yağlık kolarak
TARIMSAL BİYOTEKNOLOJİYE GİRİŞ
TARIMSAL BİYOTEKNOLOJİYE GİRİŞ Bitki Doku Kültürü Adnan Menderes Üniversitesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü TB101 Çiğdem Yamaner (Yrd. Doç. Dr.) 4. Hafta (08.10.2013) ADÜ Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü
FARKLI SICAKLIKLARIN AVCI BÖCEK SCYMNUS SUBVILLOSUS (GOEZE) (COLEOPTERA: COCCINELLIDAE) UN ERGİN ÖNCESİ DÖNEMLERİNİN ÖLÜM ORANLARINA ETKİLERİ *
Ç.Ü Fen Bilimleri Enstitüsü Yıl:8 Cilt17-3 FARKLI SICAKLIKLARIN AVCI BÖCEK SCYMNUS SUBVILLOSUS (GOEZE) (COLEOPTERA: COCCINELLIDAE) UN ERGİN ÖNCESİ DÖNEMLERİNİN ÖLÜM ORANLARINA ETKİLERİ * The Effect Of
ZBB306 KODLU SÜS BİTKİLERİ YETİŞTİRİCİLİĞİ DERSİ NOTLARI. Doç.Dr. Soner KAZAZ
ZBB306 KODLU SÜS BİTKİLERİ YETİŞTİRİCİLİĞİ DERSİ NOTLARI Doç.Dr. Soner KAZAZ Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü 06110-Ankara [email protected] GERBERA YETİŞTİRİCİLİĞİ-2 GERBERANIN
ÖNEMLİ ZARARLILARI. Spodoptera spp. (Yaprak kurtları) yumurta
ÖNEMLİ ZARARLILARI Spodoptera spp. (Yaprak kurtları) Ergin 20 mm yumurta Larva 35-40 mm ÖNEMLİ ZARARLILARI ÇİÇEK TRİPSİ (Frankliniella tritici) Küçük sigara şeklinde 1,3 mm uzunluğunda, genelde sarı renkli
Meyva Bahçesi Tesisi
Meyva Bahçesi Tesisi Meyve bahçesi tesisinde dikkate alınması -gereken koşullar 1. Yer seçimi 2. Tür ve çeşit seçimi 3. Anaç seçimi 4. Tozlanma isteğinin bilinmesi 5. Dikim sistemleri ve dikim sıklığı
İNCİRİN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ. Yrd. Doç. Dr. Mehmet ZENGİN
İNCİRİN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ Yrd. Doç. Dr. Mehmet ZENGİN İncirin iklim İstekleri İncir bir yarı tropik iklim meyvesidir. Dünyanın ılıman iklime sahip bir çok yerinde yetişebilmektedir. İncir
Patates te Çözümlerimiz
Patates te Çözümlerimiz Sürdürülebilir Tarım, yeterli ve kaliteli miktarlarda gıda maddesinin uygun maliyetlerde üretimini, dünya tarımının ekonomik canlılığını, çevrenin ve doğal tarım kaynaklarının
YURTİÇİ DENEME RAPORU
YURTİÇİ DENEME RAPORU PERLA VİTA A+ UYGULAMASININ MARUL VERİM VE KALİTE ÖZELLİKLERİ ÜZERİNE ETKİSİ GİRİŞ Marul ve marul grubu sebzeler ülkemizde olduğu gibi dünyada geniş alanlarda üretilmekte ve tüketilmektedir.
Vegetatif (eşeysiz) çoğaltma
Vegetatif (eşeysiz) çoğaltma Genel anlamda, bitkilerin değişik yaşlarda gövde ve dal parçaları, büyüme uçlarındaki meristematik dokuları, kökleri, yaprakları yada özelleşmiş veya değişikliğe uğramış gövde
KONU 6: BİBER, PATLICAN, KABAKGİL FUNGAL HASTALIKLARI. BİBERLERDE PHYTOPHTHORA YANIKLIĞI (Phytophthora capsici)
KONU 6: BİBER, PATLICAN, KABAKGİL FUNGAL HASTALIKLARI BİBERLERDE PHYTOPHTHORA YANIKLIĞI (Phytophthora capsici) Hastalık biberin dışında domates, patlıcan, kabak, balkabağı, kavun, karpuz gibi bitkileri
Bazı Ceviz (Juglans regia L.) Çeşitlerinin Çimlenme ve Çöğür (Anaçlık) Gelişme Performanslarının Belirlenmesi
Bazı Ceviz (Juglans regia L.) Çeşitlerinin Çimlenme ve Çöğür (Anaçlık) Gelişme Performanslarının Belirlenmesi Akide ÖZCAN 1 Mehmet SÜTYEMEZ 2 1 Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniv., Afşin Meslek Yüksekokulu,
ŞEKER PANCARI BİTKİSİNDE GÜBRELEME
ŞEKER PANCARI BİTKİSİNDE GÜBRELEME Ülkemizin Ege - Akdeniz ve Batı Karadeniz sahil kesimleri ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi hariç tüm diğer tarım alanlarında yetiştiriciliği yapılan şeker pancarında verim
Elma kış dinlenmesine ihtiyaç duyan meyve türü olup, soğuklama gereksinimi diğer meyvelere göre uzundur.
Elma Tarihçe İklim İstekleri Elma ılıman, özellikle soğuk ılıman iklim bitkisidir. Akdeniz Bölgesinde 800 m. den yukarı yerlerde yetişir. Yüksek ışık yoğunluğu elmada çok iyi renk oluşumunu sağlar. Elma
KAPLAN86 CEVİZİ. Kaplan 86 Cevizi
Kaplan 86 Cevizi Dik, yayvan bir taç gelişmesi gösterir. 5 yaşındaki bir ağacın ortalama verimi 4-5 kg'dır. Meyve salkımı 2-3'lü olur. Meyveler elips şeklinde olup, kabuktan kolay ayrılır. Taze ceviz olarak
BADEM YETİŞTİRİCİLİĞİ
BADEM YETİŞTİRİCİLİĞİ Badem Anadolu nun en eski meyve türlerinden birisidir. Ancak ülkemizde bademe gerekli önem verilmemekte, genellikle tarla kenarlarında sınır ağacı olarak yetiştirilmektedir. Ülkemizde
ZBB306 KODLU SÜS BİTKİLERİ YETİŞTİRİCİLİĞİ DERSİ NOTLARI. Doç.Dr. Soner KAZAZ
ZBB306 KODLU SÜS BİTKİLERİ YETİŞTİRİCİLİĞİ DERSİ NOTLARI Doç.Dr. Soner KAZAZ Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü 06110-Ankara [email protected] GERBERA YETİŞTİRİCİLİĞİ-1 Anavatanı
Yaklaşık ton üretimle
PAPAZ ERİĞİ Can grubu eriklerden en çok yetiştirilen çeşit olup, ağaçları geniş, sık dallı ve yayvan taç oluşturur. Erken çiçeklenmeden dolayı bazı yıllar ilkbahar geç donlarından zarar görür. Genelde
Turunçgillerde görülen birçok depo hastalığı, meyveler henüz bahçedeyken başlamaktadır. Bazı enfeksiyonlar meyveler ağaç üzerindeyken gerçekleşmekte,
Turunçgillerde görülen birçok depo hastalığı, meyveler henüz bahçedeyken başlamaktadır. Bazı enfeksiyonlar meyveler ağaç üzerindeyken gerçekleşmekte, bazıları ise ağaçtan koparılırken gerçekleşmektedir.
Ç.Ü Fen Bilimleri Enstitüsü Yıl:2008 Cilt:17-3
ÇUKUROVA DA YAPRAKPİRELERİNİN [ASSYMETRESCA DECEDENS (PAOLI) VE EMPOASCA DECIPIENS PAOLI.(HOMOPTERA:CICADELLIDAE)] PAMUK BİTKİSİNDEKİ POPULASYON DEĞİŞİMLERİ* The Population Fluctuations of Leafhoppers
SERA TASARIMI ve İKLİMLENDİRME. Cengiz TÜRKAY Ziraat Yüksek Mühendisi. Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Erdemli-Mersin 12 Ekim 2012
SERA TASARIMI ve İKLİMLENDİRME Cengiz TÜRKAY Ziraat Yüksek Mühendisi Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Erdemli-Mersin 12 Ekim 2012 Sera nedir? Bitki büyüme ve gelişmesi için gerekli iklim etmenlerinin
Sert çekirdekli meyvelerde görülen depo hastalıkları
Sert çekirdekli meyvelerde görülen depo hastalıkları Diğer meyvelerde olduğu gibi sert çekirdekli meyvelerde hasattan sonraki dönemde yaralanmalara ve patojen efeksiyonlarına oldukça hassas olup meyve
Japon Erik Fidanı -Japon Erik Ağacı ve
BLACK DIOMAND JAPON ERİĞİ(9 NUMARA) Türkçesi Siyah Elmas demektir.sahil bölgeler için pek uygun değildir.200 metre üstü rakımlar için idealdir.kaliforniya da ıslah edilen Black serisi erikler içerinde
ASMANIN ÇOĞALTILMASI
ASMANIN ÇOĞALTILMASI Asmalar başlıca iki yolla çoğaltılır; Eşeyli (tohumla) Eşeysiz TOHUMLA (EŞEYLİ) ÇOĞALTMA Asmalar biyolojik olarak yabancı döllenmeleri nedeniyle, tohumdan elde edilen bitkiler çok
ÜRETİM AŞAMASINDA ADIM ADIM HASTALIKLARLA MÜCADELE
ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ ÇEVRE KORUMA VE KONTROL DAİRESİ BAŞKANLIĞI BİTKİSEL ÜRETİM VE UYGULAMA ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ AKADEMİ MERKEZİ FAALİYETLERİ ÜRETİM AŞAMASINDA ADIM ADIM HASTALIKLARLA MÜCADELE HAZIRLAYAN:Kübra
Magnezyum Sülfat. Magnezyum Sülfat nedir?
Magnezyum Sülfat Magnezyum Sülfat nedir? Magnezyum sülfat gübresi (MgSO4 7H 2 O) bitkilerdeki magnezyum eksikliğiniz gidermeye uygun, suda tamamen eriyebilen saf ve kristal bir gübredir. Bünyesinde % 15
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZİ İbrahim KARAMUSTAFAOĞLU TURUNÇGİLLERDE HASAT SONRASI FUNGAL HASTALIKLARIN BAHÇE VE PAKETLEME EVİ EVRELERİNDE ÖNLENMESİ BİTKİ KORUMA ANABİLİM
Sakarya İli Fındık Alanlarındaki Bitki Sağlığı Sorunları Çalıştayı Raporu
Prof. Dr. Celal TUNCER, Doç. Dr. İsmail ERPER 25.11.2016/SAKARYA ÇALIŞTAY SONUÇ BİLDİRİSİ Sakarya İli Fındık Alanlarındaki Bitki Sağlığı Sorunları Çalıştayı Raporu Sakarya Ticaret Borsası Sakarya İli Fındık
Bahçıvanlık kursu 2015
Bahçıvanlık kursu 2015 FİDAN ÜRETİM TEKNİKLERİ ÜRETİM ÜRETİM EŞEYLİ ÜRETİM EŞEYSİZ ÜRETİM TOHUMLA ÜRETİM ÇELİKLE ÜRETİM AŞI İLE ÜRETİM DALDIRMA İLE ÜRETİM ÇELİKTEN ÜRETİM ÇELİKTEN ÜRETİM GÖVDE ÇELİKLERİ
zeytinist
1 T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ EDREMİT MESLEK YÜKSEKOKULU Zeytincilik ve Zeytin İşleme Teknolojisi Programı Öğr. Gör. Mücahit KIVRAK 0 505 772 44 46 [email protected] www.mucahitkivrak.com.tr 2 3 4 ARMİLLARİA
Modern (Bodur) ve Geleneksel Meyve Yetiştiriciliği. 04 Şubat 2014 İzmir
Modern (Bodur) ve Geleneksel Meyve Yetiştiriciliği 04 Şubat 2014 İzmir Ajanda Geleneksel Meyve Yetiştiriciliği (GMY) Modern Meyve Yetiştiriciliği (MMY) GMY ve MMY Farkları GMY Nasıl MMY Çevrilir 2 Geleneksel
İKLİM VE TOPRAK ÖZELLİKLERİ
Bertina İspanyol orijinli bir badem çeşidi olup gec çiçeklenir.ağaç gelişimi mükemmel olup gelişimi çok hızlıdır.kendine verimli bir türdür..iç piyasada tutalan ve ihracat şansı yüksek olan bir çeşittir.meyve
BAĞLARDA KÜLTÜREL İŞLEMLER. Doç. Dr. Murat AKKURT
BAĞLARDA KÜLTÜREL İŞLEMLER Doç. Dr. Murat AKKURT BAĞLARDA TOPRAK İŞLEME Amaçlar : Yabancı ot kontrolü Havalandırma ve sıcaklığın düzenlenmesi - mikroorganizma faaliyeti Kaymak tabakasının kırılması Besin
zeytinist
1 T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ EDREMİT MESLEK YÜKSEKOKULU Zeytincilik ve Zeytin İşleme Teknolojisi Programı Öğr. Gör. Mücahit KIVRAK 0 505 772 44 46 [email protected] www.mucahitkivrak.com.tr 2 3 4 ZEYTİNLERDE
İstekleri; Japon grubu eriklerin Avrupa Grubu eriklere göre soğuklara. dayanımları daha düşüktür. Avrupa erikleri geç çiçek açtıkları
CAN ERİK Papaza nazaran daha yuvarlak açık yeşil mayhoş ve suludur. Et dokusu incedir, Olgunluk ilerledikce meyve kalitesi artar, meyve ortalaması 15-20gr'dır. Kendine verimlidir.papazdan 1 hafta sonra
Ebru CÜCÜ AÇIKALIN¹ Mustafa PEKMEZCݲ Turgut YE İLOĞLU³. Geliş Tarihi: 24.04.2008 Kabul Tarihi: 27.10.2009
TARIM BİLİMLERİ DERGİSİ 2009, 15 (3) 224-230 ANKARA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ Yerli Turunç, Carrizo ve Troyer Sitranjı ının Antalya Koşullarında Yetiştirilen Marsh Seedless Altıntopunun Yaprak Karbonhidrat
AHUDUDUNUN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ
AHUDUDUNUN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ Yrd. Doç. Dr. Mehmet ZENGİN AHUDUDU Ahududu, üzümsü meyveler grubundandır. Ahududu, yurdumuzda son birkaç yıldır ticari amaçla yetiştirilmektedir. Taze tüketildikleri
Ebru GÜCÜ-AÇIKALIN 2, Mustafa PEKMEZCİ 3, Turgut YEŞİLOĞLU 4 ÖZET
ADÜ Ziraat Fakültesi Dergisi 2008;5( 1):33-44 YERLİ TURUNÇ, CARRİZO VE TROYER SİTRANJI ANAÇLARININ ANTALYA KOŞULLARINDA YETİŞTİRİLEN İNTERDONATO ÇEŞİDİNİN MEYVE VERİM VE KALİTESİ İLE AĞAÇ GELİŞİMİ ÜZERİNE
Ferragnes Badem Çeşidi ve Özellikleri. Badem Yetişriciliği İklim ve Toprak Özellikleri
Ferragnes Badem Çeşidi ve Özellikleri Fransız orijinlidir. Bir Cristomorto X Ai melezlemesinden elde edilmiştir ve atalarının en olumlu özelliklerini almıştır: Ağaçlar çabuk meyveye yatar,hastalıklara
TURUNÇGİLLERDE HASAT SONRASI FUNGAL HASTALIKLARIN BAHÇE VE PAKETLEME EVİ EVRELERİNDE ÖNLENMESİ *
TURUNÇGİLLERDE HASAT SONRASI FUNGAL HASTALIKLARIN BAHÇE VE PAKETLEME EVİ EVRELERİNDE ÖNLENMESİ * Control of Fungal Postharvest Diseases of Citrus in Orchard and Packinghouse Stage İbrahim KARAMUSTAFAOĞLU
Çayın Bitkisel Özellikleri
Çayın Bitkisel Özellikleri Bir asırlık bir ömre sahip bulunan çay bitkisi doğada büyümeye bırakıldığında zaman bir ağaç görünümünü alır. Görünüş itibarı ile dağınık bir görünüm arz eden bitki yapısı tek
ELMA KARALEKESİ Venturia inaequalis (Cke) Wint.
CİLT IV YUMUŞAK VE SERT ÇEKİRDEKLİ MEYVE HASTALIKLARI ELMA KARALEKESİ Venturia inaequalis (Cke) Wint. 1. TANIMI VE YAŞAYIŞI Elma karalekesi (Venturia inaequalis (Cke) Wint.) nin saprofitik ve parazitik
BAHÇE BİTKİLERİNİN ÇOĞALTILMASI
BAHÇE BİTKİLERİNİN ÇOĞALTILMASI Tür ve çeşitlerin devamını sağlamak Ticari üretimin ve bahçelerin devamını sağlamak 1. Generatif (Eşeyli=tohum ile) çoğaltma 2. Vejetatif (Eşeysiz) çoğaltma GENERATİF ÇOĞALTMA
Şeker Kamışı Sugarcane (Saccharum officinarum L.)
Şeker Kamışı Sugarcane (Saccharum officinarum L.) 1 Önemi, Kökeni ve Tarihçesi 1850 li yılara kadar dünya şeker üretiminin tamamı şeker kamışından elde edilmekteydi. Günümüzde ise (2010 yılı istatistiklerine
ZBB306 KODLU SÜS BİTKİLERİ YETİŞTİRİCİLİĞİ DERSİ NOTLARI. Doç.Dr. Soner KAZAZ
ZBB306 KODLU SÜS BİTKİLERİ YETİŞTİRİCİLİĞİ DERSİ NOTLARI Doç.Dr. Soner KAZAZ Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü 06110-Ankara [email protected] KASIMPATI (KRZANTEM) YETİŞTİRİCİLİĞİ-1
YARASA VE ÇİFTLİK GÜBRESİNİN BAZI TOPRAK ÖZELLİKLERİ ve BUĞDAY BİTKİSİNİN VERİM PARAMETRELERİ ÜZERİNE ETKİSİ
ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ YARASA VE ÇİFTLİK GÜBRESİNİN BAZI TOPRAK ÖZELLİKLERİ ve BUĞDAY BİTKİSİNİN VERİM PARAMETRELERİ ÜZERİNE ETKİSİ TARIMSAL YAPILAR VE SULAMA ANABİLİM
SOĞAN YETİŞTİRİCİLİĞİ GİRİŞ:
SOĞAN YETİŞTİRİCİLİĞİ GİRİŞ: Soğan insan beslenmesinde özel yeri olan bir sebzedir. Taze veya kuru olarak tüketildiği gibi son yıllarda kurutma sanayisinde işlenerek bazı yiyeceklerin hazırlanmasında da
zeytinist
1 T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ EDREMİT MESLEK YÜKSEKOKULU Zeytincilik ve Zeytin İşleme Teknolojisi Programı Öğr. Gör. Mücahit KIVRAK 0 505 772 44 46 [email protected] www.mucahitkivrak.com.tr 2 3 4 Zeytin
Arpa (Hordeum vulgare L.) Bitkisinde Mikrobiyel Gübrelerin Çimlenme Üzerine Etkisinin Belirlenmesi. Çiğdem KÜÇÜK, Cenap CEVHERİ
Arpa (Hordeum vulgare L.) Bitkisinde Mikrobiyel Gübrelerin Çimlenme Üzerine Etkisinin Belirlenmesi Çiğdem KÜÇÜK, Cenap CEVHERİ Hayvan yemi olarak tüketilen tahıllar içinde; yem değeri en üstün olan arpa,
ZEYTİNDE BAKIM İŞLEMLERİ
ZEYTİNDE BAKIM İŞLEMLERİ 01 Haziran 2011 ADANA COPYRIGHT Bu kitabın her hakkı mahfuzdur. Mahreç gösterilerek dahi iktibas edilemez. İmtiyaz Sahibi : T.C. DOĞU AKDENİZ ZEYTİN BİRLİĞİ Editörler : Mehmet
Tohum Bahçeleri. Prof. Dr. Ali Ömer ÜÇLER
Tohum Bahçeleri Tohum bahçeleri irsel (genetik) bakımdan daha yüksek nitelikli tohum elde etmek üzere, bir anlamda damızlık olarak seçilen üstün ağaçlardan alınan aşı kalemleriyle aşılanan fidanlardan
Havuçda Görülen Depo Hastalıkları
Havuçda Görülen Depo Hastalıkları Kurşuni Küf Botrytis cinerea Patojen enfeksiyonları kökün çeşitli yerlerinde oluşabilse de kökün uç ve tepe kısımlarında daha yaygındır. Enfekteli dokular, ilk başta açık
ŞEFTALİNİN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ. Yrd. Doç. Dr. Mehmet ZENGİN
ŞEFTALİNİN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ Yrd. Doç. Dr. Mehmet ZENGİN Şeftali bir ılıman iklim meyve türüdür. Kış mevsiminde dinlenmeye girer ve yapraklarını döker. Dünya üzerinde kış mevsiminde hava
BİBER YETİŞTİRİCİLİĞİNDE GÜBRELEME
BİBER YETİŞTİRİCİLİĞİNDE GÜBRELEME Ülkemizin birçok yerinde acı-tatlı taze biber, dolmalık, kurutmalık ve sanayi tipi (salçalık) biber yetiştiriciliği yapılmaktadır. Çeşitlere göre değişmekle birlikte
BAĞ MİLDİYÖSÜ Plasmopara viticola
BAĞ MİLDİYÖSÜ İbrahim DEMRAN Köksal AKSU Didem SAYMAN MANİSA TARIM İL MÜDÜRLÜĞÜ BİTKİ KORUMA ŞB. MD. Manisa ilinde 1980 yılından buyana uygulanan Bağ Tahmin ve Erken Uyarı Projesi kapsamındadır. Salgınlar
BAZI KÜLTÜR BİTKİLERİNDE KLASİK GÜBRELERE İLAVETEN ÖZEL GÜBRELERİN KULLANILMASI
BAZI KÜLTÜR BİTKİLERİNDE KLASİK GÜBRELERE İLAVETEN ÖZEL GÜBRELERİN KULLANILMASI Değerli çiftçilerimiz; hiç şüphesiz en doğru gübreleme tavsiyeleri usulüne uygun olarak alınmış toprak ve yaprak örneklerinin
Farklı anaçlar üzerine aşılı bazı virüsten ari altıntop çeşitlerinin meyve kalite özellikleri
Araştırma Makalesi/Research Article Derim, 2014, 31 (2):51-62 Farklı anaçlar üzerine aşılı bazı virüsten ari altıntop çeşitlerinin meyve kalite özellikleri Şenay KURT 1* Ertuğrul TURGUTOĞLU 1 Gülay DEMİR
Antepfıstığında Gübreleme
Antepfıstığında Gübreleme Tam verime çok geç yatan (8-10 yıl) antepfıstığı uzun ömürlü bir meyve ağacıdır. Hiçbir meyve ağacının yetiştirilemediği kıraç, taşlık ve kayalık arazilerde bile yetişebilmektedir.
Buğday ve Arpa Gübrelemesi
Buğday ve Arpa Gübrelemesi Ülkemizde en geniş üretim alanı bulunan buğday ve arpa çok farklı toprak tiplerinde yetiştiriciliği yapılmaktadır. Toprak ph isteği bakımından hafif asitten kuvvetli alkalin
Badem Yetiştiriciliğinde Genel Bahçe İlaçlama Programı Nasıl Olmalıdır?
Badem Yetiştiriciliğinde Genel Bahçe İlaçlama Programı Nasıl Olmalıdır? Badem bahçelerinde genel olarak ikaçlama programını 5 farklı ketagoride ele alabiliriz. 1:İLKBAHARDA İlk baharda genel koruma için
VEJETATİF ÇOĞALTMA (EŞEYSİZ)
VEJETATİF ÇOĞALTMA (EŞEYSİZ) Çelikle Çoğaltma Yeni bir bitki elde etmek amacıyla, bitkilerin gövde, dal, kök ve yapraklarından kesilerek hazırlanan parçalara 'çelik' adı verilir. Böyle beden parçalarıyla
TMMOB ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI YAŞ MEYVE VE SEBZE SEKTÖR RAPORU
YAŞ MEYVE VE SEBZE SEKTÖR RAPORU DÜNYADA YAŞ MEYVE VE SEBZE ÜRETİMİ FAO nun verilerine göre; 2012 yılında dünyada 57,2 milyon hektar alanda, 1,1 milyar ton yaş sebze üretimi yapılmıştır. Domates yaklaşık
No: 217 Menşe Adı BİRECİK BELEDİYE BAŞKANLIĞI
No: 217 Menşe Adı Tescil Ettiren BİRECİK BELEDİYE BAŞKANLIĞI Bu coğrafi işaret, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun Geçici 1 inci Maddesi uyarınca Mülga 555 sayılı Coğrafi İşaretlerin Korunması Hakkında
Gübreleme Zeytin ağacında gübreleme ağacın dikimi ile başlar bunu izleyen yıllarda devam eder. Zeytin ağaçlarının gereksinimi olan gübre miktarını
Gübreleme Zeytin ağacında gübreleme ağacın dikimi ile başlar bunu izleyen yıllarda devam eder. Zeytin ağaçlarının gereksinimi olan gübre miktarını belirlemenin en iyi yolu yaprak-toprak analizleridir.
Bazı aspir genotiplerinin pas hastalığına karşı reaksiyonları hakkında ön çalışma 1
BİTKİ KORUMA BÜLTENİ 2009, 49(4): 183-187 Bazı aspir genotiplerinin pas hastalığına karşı reaksiyonları hakkında ön çalışma 1 Selin KALAFAT 2 Aziz KARAKAYA 2 Mehmet Demir KAYA 3 Suay BAYRAMİN 3 SUMMARY
AÇIK TARLADA PATLICAN YETİŞTİRİCİLİĞİ
AÇIK TARLADA PATLICAN YETİŞTİRİCİLİĞİ GİRİŞ: Patlıcan her türlü yemeği kolayca pişirilen, garnitür ve salata olarak değerlendirilen bir sebzedir. Bunun dışında reçeli ve turşusu da yapılabilir. 100 gr
Prof. Dr. Nuray Mücellâ Müftüoğlu ÇOMÜ, Ziraat Fakültesi, Toprak Bölümü Çanakkale. Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü Rize
Prof. Dr. Nuray Mücellâ Müftüoğlu ÇOMÜ, Ziraat Fakültesi, Toprak Bölümü Çanakkale Ekrem Yüce Dr. Turgay Turna Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü Rize Ali Kabaoğlu Safiye Pınar Özer Gökhan Tanyel ÇAYKUR Atatürk
Orijin: Asya ve Avrupa (Mısır, Yunan ve Roma medeniyetleri döneminden beri biliniyor. Yabani form: Lactuca serriola x L.
SALATA- MARUL Asteraceae (=Compositae) Familyası Lactuca sativa (Salata- marul) Chichorium endivia (Yaprak çikori) Chichorium intybus (Başlı Çikori) Cynara scolymus (Enginar) Helianthus tuberosus (Yer
ÖZET. Yüksek Lisans Tezi. Đmge Đ. TOKBAY. Adnan Menderes Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Tarla Bitkileri Anabilim Dalı
iii ÖZET Yüksek Lisans Tezi AYDIN EKOLOJĐK KOŞULLARINDA FARKLI EKĐM ZAMANI VE SIRA ARALIĞININ ÇEMEN (Trigonella foenum-graecum L.) ĐN VERĐM VE KALĐTE ÖZELLĐKLERĐNE ETKĐSĐ Đmge Đ. TOKBAY Adnan Menderes
Prof. Dr. Sait GEZGİN, Uzman Nesim DURSUN. Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Böl., Konya. *[email protected].
Toprağa Farklı Şekil ve Miktarlarda Uygulanan TKİ-Hümas ın Toprak Reaksiyonu ve luluğuna Etkisi, Bu Etkisinin Diğer Bazı Humik asit Kaynakları ile Karşılaştırılması Prof. Dr. Sait GEZGİN, Uzman Nesim DURSUN
üretiminde 6-7 sıralarda yer almaktadır.
Formaza Cok iri meyveli, koyu kirmizi kabuklu mukemmel kalitede bir cesitir. Meyve eti sarı renkte sıkı ve tatlı dır Öteki japon cesıtlerıyle ( Wikson) dollenmeye ıhtıyacı vardır Agustosun basinda olgunlasmaya
Türkiye nin Mandalina Ticaretinde Rekabet Gücü. Arş. Gör. Zeynep ÇELİK
Türkiye nin Mandalina Ticaretinde Rekabet Gücü Arş. Gör. Zeynep ÇELİK Mandalina / Mandarine / Tangerine Kelime kökeni bakımından; Ahmed Vefik Paşa, Lehçe-i Osmani, 1876, Çin portakalı: mandalin. Fr mandarine
Taksonomi. Familya: Compositea Tür : Cichorium endive Çeşit : Cichorium intybus (witloof)
Taksonomi Familya: Compositea Tür : Cichorium endive Çeşit : Cichorium intybus (witloof) Anavatanı Hindistan Türkmenistan Baykal Gölü Çevresi Sibirya D.Akdeniz Türkiye Ülkemizde Şikori Akdeniz Böglesinde
Tarım Konferansı 25 Nisan 2011 Hassa_HATAY
Bağ Sulaması Tarım Konferansı 25 Nisan 2011 Hassa_HATAY Prof. Dr. Sermet ÖNDER Mustafa Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü (Biyosistem Mühendisliği Bölümü) [email protected]
FARKLI GÜBRE KOMPOZİSYONLARININ ÇAYIN VERİM VE KALİTESİNE ETKİSİ. Dr. GÜLEN ÖZYAZICI Dr. OSMAN ÖZDEMİR Dr. MEHMET ARİF ÖZYAZICI PINAR ÖZER
FARKLI GÜBRE KOMPOZİSYONLARININ ÇAYIN VERİM VE KALİTESİNE ETKİSİ Dr. GÜLEN ÖZYAZICI Dr. OSMAN ÖZDEMİR Dr. MEHMET ARİF ÖZYAZICI PINAR ÖZER Dünya üzerinde çay bitkisi, Kuzey yarımkürede yaklaşık 42 0 enlem
ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DÖNEM PROJESİ İMAR ÖZELLİKLERİNİN TAŞINMAZ DEĞERLERİNE ETKİLERİ. Yeliz GÜNAYDIN
ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DÖNEM PROJESİ İMAR ÖZELLİKLERİNİN TAŞINMAZ DEĞERLERİNE ETKİLERİ Yeliz GÜNAYDIN TAŞINMAZ GELİŞTİRME ANABİLİM DALI ANKARA 2012 Her hakkı saklıdır ÖZET Dönem Projesi
Taban suyunun yüksek olduğu yerlerde, su tutan ağır (killi) topraklarda dikimden evvel drenaj problemi halledilmelidir.
ELMA BAHÇESİ TESİSİ 1. Dikim Zamanı Elma fidanları kışın ılık geçen ve yağışlı olmayan bölgelerde sonbahardan (yaprak dökümünü müteakip) itibaren ağaçlarda fizyolojik faaliyet başlayana (ilkbahar) kadar
TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ
Sayfa 1 Gözden Geçirme Notları 2010 Yılı Bitkisel Üretim ve Bitkisel Ürün Denge İstatistikleri I. Bitkisel Üretim Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 25/03/2011 tarihinde açıklanan, 2010 yılı Bitkisel
Umbelliferae. Daucus carota L. (HAVUÇ) Apium graveolens var. dulce (YAPRAK KEREVİZİ) Apium graveolens var. rapaceum (KÖK KEREVİZİ) Anethum graveolens
Umbelliferae Daucus carota L. (HAVUÇ) Apium graveolens var. dulce (YAPRAK KEREVİZİ) Apium graveolens var. rapaceum (KÖK KEREVİZİ) Anethum graveolens (DEREOTU) Foeniculum vulgare (REZENE) Petroselinum crispum
Cinslerin bazı özellikleri- Poncirus Bir türü var. Poncirus trifoliata Küçük boylu ( 4-6 m),dikenli bir ağaçtır. Tekli dikenler oldukça uzun, sivri,
Cinslerin bazı özellikleri- Poncirus Bir türü var. Poncirus trifoliata Küçük boylu ( 4-6 m),dikenli bir ağaçtır. Tekli dikenler oldukça uzun, sivri, yaşlanma ile kurur ancak dökülmezler. Üçlü yapraklar
VEJETATİF ÇOĞALTMA (EŞEYSİZ)
VEJETATİF ÇOĞALTMA (EŞEYSİZ) VEJETATİF (EŞEYSİZ) ÇOĞALTMA Bitkilerin değişik yaşlarda gövde ve dal parçaları, büyüme uçlarındaki meristematik dokuları, kökleri, yaprakları ya da özelleşmiş veya değişikliğe
KAVAK ÖKALİPTUS VE KIZILAĞAÇTA YETİŞME ORTAMI İSTEKLERİ. Prof.Dr. Ali Ömer Üçler 1
KAVAK ÖKALİPTUS VE KIZILAĞAÇTA YETİŞME ORTAMI İSTEKLERİ Prof.Dr. Ali Ömer Üçler 1 Kavaklar Prof.Dr. Ali Ömer Üçler 2 İklim bakımından uzun vejetasyon mevsimine sahip, korumalı ve sıcak yerlerde daha iyi
zeytinist
1 T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ EDREMİT MESLEK YÜKSEKOKULU Zeytincilik ve Zeytin İşleme Teknolojisi Programı Öğr. Gör. Mücahit KIVRAK 0 505 772 44 46 [email protected] www.mucahitkivrak.com.tr 2 3 4 KALSİYUM
12. BÖLÜM: TOPRAK EROZYONU ve KORUNMA
12. BÖLÜM: TOPRAK EROZYONU ve KORUNMA TOPRAK EROZYONU Toprakların bulunduğu yada oluştuğu yerden çeşitli doğa kuvvetlerinin (rüzgar, su, buz, yerçekimi) etkisi ile taşınmasıdır. Doğal koşullarda oluşan
Sunan: Ahmet Börüban Makina Mühendisi, Şirket Müdürü
Sunan: Ahmet Börüban Makina Mühendisi, Şirket Müdürü KARE Mühendislik Çevre Teknolojileri Sanayi ve Tic. A.Ş. A.O.S.B. 23. Cadde no:28 ADANA /TURKEY Tel: +90 322 394 4464 E-mail: [email protected] Web:www.kareeng.com
Dryocosmus kuriphilus(kestane gal arısı)sürvey Talimatı. Dryocosmuskuriphilus(Yasumatsu) (Kestane gal arısı)
Dryocosmus kuriphilus(kestane gal arısı)sürvey Talimatı Zararlı Organizma Dryocosmuskuriphilus(Yasumatsu) (Kestane gal arısı) Sınıf: Insecta Takım: Hymenoptera Familya:Cynipidae Tanımı Konukçuları Zarar
SARI ÇAY AKARININ ÇAY BİTKİSİ ÜZERİNDE OLUŞTURDUĞU ZARARLANMALAR. RAPOR
SARI ÇAY AKARININ ÇAY BİTKİSİ ÜZERİNDE OLUŞTURDUĞU ZARARLANMALAR. RAPOR Bölgemizin sahip olduğu iklim şartları dolayısıyla günümüze değin çay plantasyon alanlarımızda ekonomik boyutta zarara sebep olabilecek
ERİK YETİŞTİRİCİLİĞİ ERİK FİDANI VE AĞACI İKLİM İSTEKLERİ
ERİK YETİŞTİRİCİLİĞİ Erikler Prunus cerasifera (Yeşil erikler = Can erikler), P. salicina (Japon erikleri) ve P. domestica (Avrupa erikleri) olmak üzere üç türe ayrılmaktadır. Bu türler içinde Can erikleri
