Osmanlıda İskan ve Göç ABUZER BADEM--VİZE

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Osmanlıda İskan ve Göç ABUZER BADEM--VİZE"

Transkript

1 Osmanlıda İskan ve Göç ABUZER BADEM--VİZE

2 1.ÜNİTE iskânin TANIMI, ÇEfiiTLERi VE iskâna TABi TUTULAN ZÜMRELER iskânın Tanımı ve Kapsamı Kelime manası olarak yerleştirme demektir. Genel olarak; yerleşik veya konargöçer grupları kendilerinin veya devletin isteği doğrultusunda belli bir yöreyi Türkleştirmek, islamlaştırmak, şenlendirmek veya güvenliği sağlamak gibi nedenlerle, başka bir bölgeye yerleştirme faaliyetine verilen isimdir. Türkmen nüfusunun hızla Anadolu ya sevk ve iskânı sonucu daha 1085 yılında Avrupalılar Anadolu ya Turquie adını verdiler. Bu durumun ortaya çıkmasında kuşkusuz Malazgirt Savaşı sonrası Türklerin Anadolu ya göç etmesi etkili olmuştur. Bu göç dalgasında Oğuz boylarına mensup, Kayı, Bayat, Karaevli, Yazır, Döğer, Dodurga, Avşar, Kızık, Beğdilli, Karkın, Bayındır, Peçenek, Çavuldur, Çepni, Salur, Eymür, Alayundlu, Yüreğir, iğdir, Büğdüz, Yıva ve Kınık teşekkülleri Anadolu ya akın akın gelip yerleşmişlerdi. Bununla birlikte güçlü aşiretler parçalara ayrılarak birbirinden uzak yerlere iskân edilirdi. Osmanlıların bulunduğu stratejik konum ve Anadolu daki diğer Türk beylikleri ile çatışmaya girmeden gaza hareketi içinde bulunmaları bu bölgeye gelmekte olan Türk gruplarının kendilerine iltihak etmesine neden oluyordu. iskân Meselesini Doğuran Sebepler a. Belli bölgelerin Türkleşmesi ve islamlaşması nedeniyle yapılan iskânlar Fetihlerle beraber bazı yerlerin alınması ile birlikte bu yerlerin elde tutulması için yapılan iskânlardır. Rumeli deki iskânlara ilişkin ilk kayıt 1357 de Karesi topraklarında ikamet etmekteyken Gelibolu ya oradan da Hayrabolu ya gelip yerleşen konar-göçer zümre ile ilgilidir. I. Murad zamanında Saruhan Yörükleri Serez e, Çelebi Mehmed döneminde iskilip teki Tatarlar Filibe yöresine, yine Fatih Sultan Mehmed in sadrazamı Gedik Ahmed Paşa nın Kastamonu ve Sinop u fethinden dönerken isfendiyaroğlu ismail Bey i bütün cemaatiyle Filibe ye yerleştirmesi aslında iskân işinin bir anda değil, ihtiyaca göre tedrici bir şekilde yapıldığını gösterir. Fethedilen yerleri gazilere temlik yoluyla vermişler ve o alanlara uç beyleri göndermişlerdir. I. Murad Gümülcine, Serez, Manastır, Hurpeşte havalisini Gazi Evrenos Bey e; Yıldırım Bayezid, Plevne ve Niğbolu havalisini Mihaloğullarına tevdi ederek buraların imar ve iskân açısından gelişmesini sağlamasının yanı sıra ta uçlarda tampon bölge oluşturdukları bilinmektedir. Fethedilen yerlere ilk olarak camiler kurulur, muhacirler bu alana iskân edilirlerdi. Böylece cami iskânın çekirdeğini oluştururdu. Halk cami etrafından (merkezden) çevreye doğru bir gelişme içindeydi. Türk dervişleri de önemli roller üstleniyordu. Kendi maiyeti ile bu diyarlara gelen dervişler, önce zaviye kuruyorlar ardından da onun etrafında yavaş yavaş yerleşim birimleri oluşturuyorlardı. Osmanlı Devleti, bu bölgelerde vakışar tesis ederek, iskânı daha sistematik hale getirmiştir.

3 Bununla birlikte Anadolu dan yeni fethedilen alanlara yapılan iskânda teşvik edici olması açısından belli vergilerden muhacir halk muaf tutulmuştur. b. Aralarında veya yerleşik gruplarla anlaşmazlık olan cemaat ve aşiretlerin iskânları Balis sancağına tabi Arap Ka ini ve Domanha Yörüklerinin dağılarak yaşadıklarından çevreye zarar verdikleri tespit edilince, boş ve harabe yerlere iskânları uygun görülmüştür. XVII. yüzyılda devlet idaresinin zafiyet göstermesi sonucu, konar-göçerlerin şekavete başlamaları, onların yerleştirilmelerini zorunlu kılıyordu. c. Potansiyel ayaklanma nedenlerini ortadan kaldırmak için yapılan iskânlar Osmanlı Devleti nin güvenliğini tehdit edebilecek kesimleri tâbi tuttuğu iskân hareketidir. ilk dönemlerde Karamanoğullarına tâbi olan gruplar değişik bölgelere iskân edilerek muhtemel isyan ve başkaldırı hareketleri başlamadan önlenmek istenmiştir. Yine I. Murad ın Rumeli de fetihlere başlamadan önce Saruhan Yörüklerini Serez taraşarına iskâna tabi tutması da potansiyel isyan riskini en aza indirmek içindi. Gösterilen yere gitmekte direnenler için ise genellikle sürgün yeri Rakka ve Kıbrıs tı. Mesela, Bozok sancağına iskânı emredilen Mamalu Türkmenlerinden Kırık, Nefesli, Güller, fiarklı, Kafirkıranlı, Peçeli ve Turgutlu cemaatleri şekavetlerinden ötürü Rakka ya, Kılıçlu, Doğanlı ve Alcı cemaatleri ise Kıbrıs a sürgün edilmişti. d. Bataklık, ormanlık gibi alanların tarıma, harap ve boş yerlerin imara açılması amacıyla yapılan iskânlar Türkmen ve Yörükler Osmanlı toprakları içinde kara nakliyatını tekelinde bulunduruyorlardı. Savaşta sevkiyat barışta ise ülkenin et, süt gibi ihtiyacını karşılayan bu zümrelerin yaptığı faaliyetler de vazgeçilmezdi. Osmanlı Devleti nin bu çabalarının temel gayesi ülke içindeki toprakların boş ve harap olmasını önleme isteğiydi. Devlet içinde sosyal yapı ikiye ayrılmıştı: idareciler ve sivil halk. Osmanlı Devleti asıl olarak kimden ne kadar ve nasıl vergi alacağını bu sayımlar sonucu belirlemekteydi. Kıbrıs ta geniş alanların boş kalması devletin bu bölgenin iskânı için özel önlem almasını gerektirmiştir. Anadolu, Karaman, Rum ve Dulkadirli kadılarına gönderilen 1572 tarihli hükümde Kıbrıs a yapılacak sürgünün büyüklüğü ve yöntemi belirlenmekteydi. Bu yöntemle sadece Teke bölgesinden toplam 5720 hanenin adada iskân edilmesi hükme bağlanmıştı. e. Yeni oluşturulan yerleşim birimlerine mamur olması maksadıyla yapı lan iskânlar f. Suç işleyenleri cezalandırmak maksadıyla yapılan iskânlar g. Ülkenin çeşitli yerlerinde insanların, kervanların, madenlerin vs. güvenliğini sağlamak amacıyla yapılan iskânlar sürgün yeri olarak Kıbrıs kullanılırdı. g. Ülkenin çeşitli yerlerinde insanların, kervanların, madenlerin vs. güvenliğ ini sağlamak amacıyla yapılan iskânlar Ülkenin ücra noktalarında kalmış alanlara yapılan yerleştirme faaliyetleri genel olarak derbent teşkilatı olarak bilinmektedir. Bir kolluk kuvveti gibi bulundukları yerde, asayiş ve emniyeti sağlayıp yolları tamir ve muhafaza etmek, ıssız yerleri şenlendirmek derbent teşkilatının göreviydi. Mesela stratejik açıdan önemli olan Madik Boğazı nın her iki yakasına ellişer aile yerleştirilmiş ve kendileri vergiden muaf tutulmuşlardır. Yine madenlerde de konar-göçer Yörükler iskân edilirdi. Mesela Kocacık Yörükleri Rudnik madeni hizmetine, Tekirdağ Yörükleri Bosna madeni hizmetine tayin olunarak bu alanlara iskân edilmişlerdir. h. Bazı gruplara bir takım görevler verilmesi ile yapılan iskânlar

4 i. Toprakların kaybedilmesi ile birlikte ülke içine yapılan iskânlar iskân Çeşitleri Dışa Dönük iskân Hareketleri Fethedilen yerlere ülke içinden yapılan iskân faaliyetidir. Özellikle kuruluş döneminde yapılan iskânlar dışa dönüktür. iki yönlü ve bazen de birbirine zıt bölgelerden yapılan bu nakiller sayesinde, değişik menşelerden gelen halkın birbirleriyle kaynaşması ve merkezî idarenin kuvvetlenmesi gayesi güdüldü. Fatih Sultan Mehmed 1463 de Bosna ya girince burada bulunan ve devamlı olarak ezilmekte olan Bogomiller zümresi toptan Müslüman olmuştu. Arnavutlar, daha önce oralara gelmiş fiamani veya Hıristiyanlaşmış Türkler ve hatta Sırplar ve Macarlar bu mükemmel idare karşısında derhal Müslümanlığı tercih ediyorlardı.imparatorluğun dinamizmini kaybetmesi ve toprakların elden çıkması ile içe dönük iskân hareketleri başlayacaktır. içe Dönük iskân Hareketleri iç iskânı gerektiren sebepler dört başlık altında toplanabilir: Uzun savaşlar sebebiyle meydana gelen iktisadi buhranlar (vergilerin arttırılması, yeni verginin ihdası). Çeşitli iç karışıkların (isyanlar, eşkıyalık) ortaya çıkardığı durum. Devlete yeni gelir kaynakları elde etmek gayesi ile harap ve boş alanların ziraata açılması meselesi. Yapılan savaşlar sebebiyle özellikle hudut bölgelerinden içe doğru olan insan akını (muhaceret). Osmanlı Devleti nin XVI. asrın sonlarında uzun savaşlara girmesi ve umumiyetle başarısız olması üzerine halktan almak zorunda kaldığı imdat-ı seferiye vergisi halkın da durumunun kötü olmasıyla iç hareketlenmeye neden olmuştur yılları arasında aralıklı devam eden ve imparatorluğun büyük bir enerji kaybına sebep olan Celali isyanları da halkın göç hareketlerinde bulunmasında önemli bir etken olmuştur izmir isyanı, Kıbrıs isyanı ile Mısır, Akka ve Mora daki isyanlar neticesinde de göç hareketleri yaşanmıştır. Yine 1723 iran savaşları neticesinde ülke içine göçler yaşanmıştır yılları arasında Türk askerinin terk ettiği sahalardan yaklaşık aile göç etmiştir. Özellikle Rus savaşından sonra yaşanan süreçte birçok göçmen Osmanlı ya sığınmıştı.19. yüzyılın ikinci yarısında, Balkanlarda Müslüman nüfusun hızlı bir biçimde arttığı görülmektedir lardan itibaren Rusya nın menfi tutumu sonrasında Kırım ve Kafkaslardan gelen nüfus %35 olan Müslüman nüfusunu %43 e kadar yükseltmiştir. I. Dünya Savaşı na kadar Kırım, Kafkaslar ve Balkanlardan henüz Türk askerinin hâkimiyeti altındaki topraklara yaklaşık beş milyon kişi göç etmiştir. iskâna Tabi Tutulan Zümreler Türkmenler Oğuzlara Müslüman devletlerin Türk e benzeyen anlamında Türkmen dedikleridir. Bazı tarihçilere göre Türkmen kelimesi oğuz Türklerinin Bozok Boy Birliğinin sembolü olan yay (keman) ile Üçok Boy Birliğinin sembolü olan ok (tir) kelimelerinden tir+keman=türkeman, Türkmen şeklinde değişerek meydana gelmiştir. Fuad Köprülü nün başını çektiği ve bu konuda yaygın olan kanaate göre; Maveraünnehir Müslümanlarınca Müslüman olan Oğuzlara, Müslüman olmayan Oğuzlardan ayırmak için Türkmen adı verilmiştir. Türkmen adı X. Yüzyılda Oğuzlardan bir topluluğun adı olarak geçmekteydi. Daha sonra Karluk ve Halaçların bu birlikten ayrılmasıyla Türkmen ismi sadece Oğuzlarla özdeşleşmişti.

5 Anadolu Selçuklu ve Osmanlı Devleti nin ilk zamanlarında bu durum biraz daha değişme göstermiştir. Zira artık Anadolu da Türkmenlerden yerleşik hayata geçenler için Türk denilmeye başlanmıştır. Türkmen ismi ise yalnızca konar-göçer olanlar için kullanılan bir tabir haline gelmiştir. Anadolu ya önemli bir Türkmen göçü de Moğol istilasını müteakip gerçekleşmiştir. fiah ismail in ecdadı (Safiyyüddin Erdebili) aslen Sünni bir tarikata mensup iken dedesi fieyh Cüneyd ve babası Haydar döneminde fiiiliğe dönmüşlerdir. fiah ismail liderliğinde iran-safevi Devleti kurulduğunda, devletin en büyük dayanağı Anadolu daki Türkmenler olmuştu. Türkmenlerin genel olarak Rakka, Hama ve Humus bölgelerine yerleştirildikleri, ancak bu grupların bir müddet sonra yerlerini terk ettikleri görülmüştür. Yörükler Yörük, kelimesi yürümek fiilinden gelip o dönemde hala yerleşmeyip konargöçer hayatlarını devam ettiren Türkmenler için kullanılan bir kelimedir. Âşıkpaşazade onlar için göçer halkı, göçer il ; Oruç Bey ise göçküncü Yörükler, göçer Yörükler demiştir. Osmanlı kaynaklarında Türkmen kelimesi ise Akkoyunlu, Karakoyunlu, Safevi ve Anadolu beyliklerinin halkları için kullanılmıştır. Yaygın olarak kabul edilen görüşe göre Osmanlı Batı Anadolu ve Güney Batı Anadolu daki oymaklar için Yörük, Kızılırmak ın doğusundaki oymaklar için ise Türkmen tabirini kullanmıştır. Yörüklerin iskânının, Osmanlı Devleti nin kuruluşundan önceki dönemlerde başladığı görülecektir. Konar-göçerlerin iskânı köylülerden farklı olarak daha kolay bir biçimde yapılıyordu. Bu zümrelerin nakilleri vergi tahsili bakımından sorun çıkarmadığı gibi bu zümrelerden Balkanlarda askeri hizmetler, derbentler, madenler ve çeltik alanlarında kullanılmak üzere yerleştirilmeleri devlet açısından önemli bir iş gücü teminini sağlamaktaydı.devlet ülke içinde yerlerinde oturmayıp, şekavet halinde olan içil Sancağı Yörüklerini Kıbrıs a sürmekle tehdit etmiştir. Hallerine devam etmeleri üzerine ise devlet zoruyla Kıbrıs a iskân edilmişlerdir. Yörükler ocak ismi verilerek organize edilmiştir. XVI. yüzyıla ait Yörük tahrir defterleri Rumeli deki Yörük teşkilatındaki bozulmaları gözler önüne sermektedir. Tekrar disiplin altına sokulmaları için 1691 senesinde Evlad-ı Fatihan adı altında ve Rumeli nin sağ, sol ve orta kolunda olmak üzere yeniden yazıldılar. Aşiret ve Cemaatler Aşiret kelimesi, Kamus-ı Türkî de bir asıldan mensup olup birlikte yaşayan ve birlikte konup göçen bedeviler halkı, oymak, kabile, Arap, Kürt, Türkmen aşiretleri olarak açıklanmıştır. Genel olarak sıralama boy (kabile, taife), aşiret, cemaat, oymak, mahalle, oba ve aile idi. Köprülüzâde Fazıl Mustafa Paşa nın sadrazamlık döneminde iskân edilecek kişiler ve yerler tespit edilip yılları arasında aşiretler ve cemaatler iskân edilmeye çalışılmıştır. iskân edilen cemaatler genelde yerleştikleri alanlara mensup olduğu cemaatin ismini veriyordu. Mesela, Bozok sancağında bulunan altı yüz köyden iki yüzünün adları mensup olduğu cemaatin ismini almıştır. 2.ÜNİTE XIV-XVIII. YÜZYILLARDA OSMANLI DEVLETi NiN iskân SiYASETi Malazgirt Zaferi nden XIII. yüzyıla kadar geçen süre içerisinde doğudan gelen Türkmen göçleri sayesinde Anadolu nun Türkleşme ve islamlaşma süreci tamamlanmıştır. Büyük Selçuklu Devleti nin yıkılışının ardından Maveraünnehir, iran ve Azerbaycan bölgesinde yaşayan yerleşik ve yarı-göçebe Türkmen nüfusunun, Moğol baskısı karşısında devamlı olarak Anadolu ya göç ettikleri bilinen bir gerçektir. yerleşik halkın tarım arazilerini tahrip etmesi önleniyor hem de

6 özellikle batıdaki Bizans sınırında bir güvenlik kuşağı oluşturuluyordu. Kuruluşu tar.oğuzların Kayı boyuna mensup bu Türkmenler Söğüt ü kışlak, Domaniç havalisini de yaylak olarak kullanmaya başlamışlardı. Moğol baskısı sonucunda Maveraünnehir, iran ve Azerbaycan dan Doğu ve Orta Anadolu ya gelerek yerleşen Türkmenler, Kösedağ Savaşı ndan sonra bu bölgelerin yine Moğollar tarafından işgal edilmesi üzerine Batı ve Kuzeybatı Anadolu ya doğru göç etmeye başlamışlar ve buralarda Türkmen Beyliklerini kurmuşlardır. Bu şekilde kurulmuş olan Germiyanoğulları, Aydınoğulları, Menteşeoğulları, Saruhanoğulları ve Karesioğulları Batı Anadolu da; Çobanoğulları ise Kuzeybatı Anadolu da Bizans imparatorluğu na karşı gazâ politikasını uyguluyorlardı.çobanoğulları Beyliği nin XIII. yüzyılın sonlarında Bizans imparatorluğu ile barış yaparak, gazâyı terk etmeleri üzerine bu görevi Osmanlılar devralmıştır. XIV-XVI. YÜZYILLARDA OSMANLI DEVLETi NiN UYGULADI I iskân METOTLARI Devletin kuruluş ve yükseliş dönemlerinde Hıristiyan devletlerden ele geçirilen bölgelere bir vatan telakkisi ile Türk ve Müslüman ahalinin yerleştirilmesi, dışa dönük bir iskân siyaseti uyguladığını göstermektedir. Buna karşılık XVI. yüzyılın sonlarından itibaren devletin uzun yıllar savaştığı dönemlerde Anadolu da ortaya çıkan Celalî isyanları nın etkisiyle halkın kırsal kesimden kaçarak, daha güvenli olan şehirlere göç etmeleri sonucu harap olan mahallere aşiretlerin yerleştirilmesi bir iç iskân uygulamasıdır. Kolonizatör Türk Dervişleri Vasıtası ile Yapılan iskân Rumeli nin fetih ve Türkleşmesinde uygulanan iskân yöntemlerinden birisi, orduyla birlikte hareket eden çoğunluğu Yesevi tarikatına mensup Türkmen dervişlerinin stratejik yerlerde zâviyeler ve tekkeler inşa etmeleri yoluyla olmuştur.osmanlı tarihlerinde Gaziyân-ı Rum, Abdalân-ı Rum, Ahiyân-ı Rum, Alp-eren olarak isimlendirilen bu dervişlere araştırmacılar Kolonizatör Türk Dervişleri adını vermişlerdi. Sarı Saltuk, Kızıl Deli gibi dervişler Rumeli nin iskânında önemli hizmetlerde bulunmuşlardır. Anadolu dan Rumeli ye Yerleşmek için Gelen Türkmenlere Timârlar Verilmek Suretiyle Yapılan iskân Rumeli nin iskânında takip edilen diğer bir metot fethedilen bölgelere aileleri ve akrabalarıyla Anadolu dan gidip, yerleşecek olan Türkmenlere devletin timârlar tahsis ederek, bölgenin iskânını teşvik etmesidir. Orta Anadolu da ve Saruhan, Aydın, Menteşe gibi beylikler arazisinde yaşayan pek çok Türkmen Osmanlı hâkimiyetine geçerek, Rumeli de timâr elde etmişlerdir. Vakışar ve Temlikler Vasıtası ile Yapılan iskân Osmanlı Devleti nde diğer bir iskân metodu vakışar ve temlikler yoluyla yapılmıştır. Fethedilen yeni bölgelerin imar ve iskânını gerçekleştirmek için bizzat kendisinden faydalanılan vakışar olarak külliye, câmi, mescid, imaret, medrese, köprü vs. hayır eserleri meydana getirmek, Osmanlı Devleti nin kuruluşundan beri uyguladığı fetih metotlarından birisiydi. Bu şekilde vakışar yoluyla sosyal imkânları oluşturulmuş bir bölge çevreden gelen halk tarafından iskân olunmaya başlanıyordu. Osmanlı padişahlarının Rumeli de oldukça geniş arazileri bölge fethinde önemli başarılar göstermiş komutanlara mülk olarak verdikleri görülmektedir. I. Bayezid Plevne ve Niğbolu havalisinde bir kısım boş araziyi Mihaloğlu Ali Bey e mülk olarak vermiştir. Aynı şekilde I. Murad Gümülcine,

7 Serez ve Manastır bölgesindeki oldukça geniş bir sahayı Evranos Bey e, Filibe taraşarında bir kısım köy ve araziyi de Lala fiahin Paşa ya mülk olarak vermiştir. Derbendler Vasıtası ile Yapılan iskân Önemli derbendler dört tarafı duvar ile çevrili küçük bir kale şeklinde olup, etrafında câmi, han, mektep ve dükkânlar bulunmaktaydı. Dolayısı ile küçük bir kasaba durumundaydılar. Bir yerin derbend olabilmesi için yolların kavşak noktasında bulunması ve eşkıya baskınlarına açık mahaller olması gerekirdi. Sürgün Metoduyla Yapılan iskân Birincisi herhangi bir suç işleyen kişi veya topluluğun bulunduğu yerden başka bir yere iskân edilerek, cezalandırılması amacıyla yapılan sürgündür.ikincisi ise yeni fethedilen bir bölgenin iskân edilmesi amacıyla yapılan sürgünlerdir. Yeni fethedilen bir bölgenin Türkleştirilmesi için veya herhangi bir yörenin emniyeti için iskânına gerek görüldüğü zaman devlet icap eden yerler kadılarına sürgün hükümleri gönderirdi. Osmanlılar Rumeli de elde ettikleri bölgelere sürgün usulüyle Türkmen iskânını gerçekleştirirken, büyük oranda Batı ve Orta Anadolu da yaşayan konar-göçer teşekküllerden faydalanmaktaydı. XIV-XVI. YÜZYILLARDA OSMANLI DEVLETi NiN YURUTTU Ü iskân FAALiYETLERi 1288 yılında Karaca Hisar Kalesi nin alınmasından sonra çoğunluğu Germiyan bölgesinden gelen Türkmenler kaleye iskân edilerek, onlara evler tahsis olunmuştur. Anadolu nun her tarafından gelen gaziler, Osmanlı hâkimiyetine giriyorlar ve onun komutası altında birleşiyorlardı.konargöçer Türkmen gruplarının Rumeli ye iskân edilmeleri, yukarıda belirtildiği gibi Gelibolu Yarımadası nın Orhan Gazi döneminde Osmanlı hâkimiyetine geçmesiyle birlikte başlamıştır. Ancak bununla ilgili ilk açık kayıt, I. Murad dönemine aittir. Fatih Sultan Mehmed zamanında Kastamonu ve Sinop un alınmasından sonra Candaroğlu ismail Bey bütün akrabaları ve cemaati ile birlikte Filibe ye iskân edilmiştir. Osmanlıların Rumeli ye iskân ettikleri Yörük teşekkülleri Naldöken, Tanrı Dağı, Selanik, Vize, Kocacık ve Ofçabolu Yörükleri olarak isimlendirilmiştir. Rumeli Yörükleri içerisinde sayıca en fazla olan Tanrı Dağı Yörüklerinin Rumeli deki Yörük taifeleri içerisinde en geniş sahaya yayılmış olanı Selanik Yörükleridir. Fatih Sultan Mehmed istanbul u fethettikten sonra ömrü boyunca şehrin imar ve iskânı için çalışmıştır. Padişahın amacı ülkedeki bütün din ve millet mensuplarını bünyesinde barındıran bir dünya başkenti oluşturmaktı.yerel idarecilere gönderilen emirlerle Anadolu ve Balkanlar dan iş sahibi ve zanaatkârların zorunlu bir şekilde istanbul a gönderilmeleri istenmiştir. Fatih Sultan Mehmed zamanında sürgün yoluyla iskân politikasının uygulandığı yerlerden birisi de Trabzon olmuştur. Trabzon alındıktan sonra Amasya, Samsun, Tokat, Çorum bölgelerinden Türk aileler şehre sürgün metoduyla iskân edilerek şehirde Türk ve Müslüman nüfusunun varlığı sağlanmıştır. Devlet bulundukları bölgelerde daha önce isyan etmiş veya isyan etme ihtimali bulunan Rumeli deki bazı Hıristiyan aile ve grupları ülkenin değişik yerlerine sürgüne göndermiştir. Nitekim bu amaçla XVI. yüzyılın ilk yarısında Macaristan dan 2000 kadar bir nüfus, Gelibolu ya sürgün edilmiştir. Balkanlar daki feodal beyler bir müddet sonra başka bölgelere nakledilerek, halk üzerindeki nüfuz ve baskıları ortadan kaldırılmıştır.

8 XVII-XVIII. YÜZYILLARDA OSMANLI DEVLETi NiN UYGULADI I iskân METOTLARI XVII. yüzyılın başlarından itibaren Anadolu nun çoğu bölgesinde görülen Celalî isyanları ve ekonomik sıkıntıların halk üzerindeki baskısı onların yurtlarını terk ederek, daha güvenli gördükleri kasaba ve şehirlere göç etmelerine sebep olmuştur. Devlet yukarıda belirtilen sebeplerden dolayı ahalisinin bölgeyi terk etmesiyle harap olan mahallere konar-göçer aşiretleri iskân etmeye çalışarak, içe dönük bir iskân siyaseti uygulamak durumunda kalmıştır. Konar-Göçerlerin Terk Edilmiş Harap ve Boş Alanlara Yerleştirilmeleri Suretiyle Yapılan iskân Osmanlı Devleti XVII. yüzyılda harap ve sahipsiz yerlere konar-göçer aşiretleri yerleştirerek, buraları ziraata açmak ve bu yolla devlet gelirlerini yükseltmek yönünde bir iskân politikası takip etmeye başlamıştır. a. Uzun savaşlar yüzünden meydana gelen ekonomik buhranlar. b. iç karışıklıklar ve isyanlar. c. Devlete yeni gelir kaynakları meydana getirebilmek için harap ve boş alanların ziraata açılması. XVII-XVIII. yüzyıllarda konar-göçerlerin terk edilmiş harap ve boş alanlara yerleştirilmeleri politikasını benimsemiştir. Böylece hem aşiretlerin eşkıyalık hareketleri büyük ölçüde engellenmiş olacak hem de boş ve harap yerler mamur hâle getirilerek, vergi gelirleri yükseltilmiş olacaktı. Yeni Yerleşim Yerleri Açmak ve Derbend, Hanların Tamiri Suretiyle Yapılan iskân Bu dönemde uygulanan iskân siyasetlerinden bir diğeri yeni yerleşim yerleri (mamureler) oluşturmak ve tamir edilen mevcut han ve derbendleri iskâna açmaktı.yeni yerleşim yerleri açarak yapılan iskâna en güzel örnek, Damat ibrahim Paşa nın câmi, medrese, imaret, han, mektep ve kadar dükkân inşa ettirdiği doğum yeri Muşkara Köyü nün zamanla Nevşehir adıyla bir kasaba hüviyetine dönüşmesidir. Rumeli ve Kırım da Toprak Kayıpları Sebebiyle Osmanlı Sınırlarına Göç Eden Muhacirlerin iskânı XVII. yüzyılın sonlarında Avusturya, Rusya, Venedik, ve Lehistan ile yaptığı savaşları kaybetmişti. Bu savaşların sonunda imzalanan Karlofça Antlaşması ile Osmanlı Devleti önemli toprak kayıplarına uğramıştı. Buralarda yaşayan Türk ve Müslüman ahali Osmanlı sınırlarına göç etmek mecburiyetinde kalmıştır. XVIII. yüzyılda Küçük Kaynarca Antlaşması ndan sonra Kırım ın Ruslar tarafından ele geçirilmesiyle XIX. yüzyılın başına kadar yüzbinlerce insan Anadolu ve Rumeli deki Osmanlı topraklarına göç etmek zorunda kalmıştır. XVII-XVIII. YÜZYILLARDA OSMANLI DEVLETi NiN YURUTTU Ü iskân FAALiYETLERi Kışlakları Urfa, Mardin ve Diyarbakır üçgeninde olan Bozulus Türkmenlerinin yaylakları Erzurum, Pasin, Kars yaylarıydı. Ramazanlı Türkmenleri iskenderun dan Alanya ya kadar bölgeyi kendilerine yurt tutmuşlardı. izzettinli Taifesi ise Kilis taraşarında yaşamaktaydı. Osmanlı Devleti nin XVII-XVIII. yüzyıllarda uyguladığı iskân siyaseti eşkıyalık hareketleri önlenemez bir boyut kaydeden konar-göçerlerin devlet eliyle iskânı teşebbüsüdür. Yerleşik halkın ekili arazilerini hayvanlarına çiğnetmek, ahalinin malına ve canına kastetmek gibi asayişsizliklerinin yanında bu gruplar büyük kitleler hâlinde harekete geçtikleri zaman onlarca köy ve kasabayı yağmalayabilmekteydiler. Aşiretlerin eşkıyalıklarını önlemek için sürgün yoluyla yapılan bu yerleştirmenin amaçlarını şu şekilde özetlemek mümkündür. a. Konar-göçer aşiretlerin eşkıyalık yapmalarının önüne geçmek.

9 b. Konar-göçer aşiretleri iskân ederek, onlardan daha fazla vergi almak. c. Harap olan alanlar ile boş arazileri ziraata açmak. d. Askerî alanda konar-göçerlerden daha fazla yararlanabilmek. e. Konar-göçerleri özellikle güney ve doğu bölgelerine yerleştirerek, tampon bölgeler oluşturmak. Ancak bu dönemdeki iskân siyaseti incelendiği zaman toplu bir iskân hareketinden ziyade bölgelere hitap eden, oraların ıslahını hedef alan bir politikanın takip edildiği görülmektedir. Devlet XIV-XVI. yüzyıllar boyunca dışa dönük bir iskân politikası belirleyerek, çoğunlukla Anadolu daki konar-göçer Türkmenleri Rumeli ye yerleştirmiştir. XVII-XVIII. yüzyıllarda Osmanlı Devleti uzun savaşlar ve bunların sebep olduğu ekonomik buhranlar ve iç karışıklıklarla uğraşmak zorunda kalmıştır. 3.ÜNİTE XIV-XVIII. YÜZYILLARDA OSMANLI DEVLETi NDE iskâna TÂBi TUTULAN GRUPLARIN HUKUKÎ VE EKONOMiK DURUMLARI, iskânda ORTAYA ÇIKAN PROBLEMLER Osmanlı toplumu iki ana gruptan meydana gelmekteydi. Bunlardan ilki askerlik hizmetini yapanlar ile devletten memur statüsünde bir görev alan herkesin oluşturduğu askerî sınıftı. Diğeri ise şehirliler, köylüler ve konar-göçerlerin oluşturduğu reaya denilen vergi mükellefi gruptu. Reayadan sayılan konar-göçerler hayat tarzları itibarı ile şehirli ve köylülerden ayrılırlardı. Dolayısı ile devletin onlara ait olarak belirlediği bir vergi ve hukuk nizamı bulunmaktaydı. Osmanlı Devleti nde Konar-Göçerlerin Hukukî Durumları Osmanlı Devleti nde konar-göçerler Yörük veya Türkmen olarak adlandırılırlardı. Kesin bir ayrım olmamakla beraber Kızılırmak yayının batısında yaşayan konar-göçerlere Yörük, doğusunda kalanlara ise Türkmen denilirdi. konar-göçerler, il veya ulus adıyla büyük gruplar hâlinde yaşıyorlardı.her boyun başında idarî işlerden sorumlu bir bey (boybeyi) bulunurdu. Aşiretlerde bu görevi aşiret beyi yürütürdü. Ancak bazı konar-göçerlerin yaylak ve kışlak yerleri değişik sancakların sınırları içinde olabilmekteydi. Bu durumda idarî olarak kışlak mahallinin bulunduğu sancağa bağlı olurlardı. Yani vergilerini timâr reayası olanlar timâr sahibine, zeamet reayası olanlar zaime, hâs reayası olanlar hâs sahibine, evkaf reayası olanlar vakıf görevlilerine öderlerdi. Konar-göçer teşekküllerin vergi gelirleri mukataaya verilerek tahsil edildiğinde başlarına devlet tarafından voyvoda adı verilen bir idareci tayin olunurdu. Bu voyvodalara Türkmen Voyvodası veya Türkmen Ağası denildiği de olurdu. Belli bir merkezi olmayan bu kadılar konar-göçer teşekküllerle birlikte hareket ederlerdi. Türkmanân-ı Yeni-il, Yörükân-ı Ankara, Türkmanân-ı Halep bu şekilde oluşturulmuş kazâ idarî bölgeleridir. Fatih Sultan Mehmed den önceki devirlerde Rumeli fetihlerinde kendilerine tahsis edilen çiftlikler karşılığında silahlı birer unsur olarak görev yapan Yörüklerin daha sonraki dönemlerde imar, muhafaza ve ordunun geri hizmetlerinde istihdam edildikleri anlaşılmaktadır. Kanuni Sultan Süleyman devrinden itibaren Yörüklerin devlet tarafından aşağıdaki işlerle görevlendirildikleri anlaşılmaktadır. a. Sahil bölgelerinde yaşayanlar gemi yapım malzemesi temini ve gemi yapımında, b. Yolların emniyeti ve tamiri, köprü yapımı ve tamiri, derbendçilik, suyolu yapımı ve tamirinde, c. Madenlerde, d. Seferler sırasında menzillere zahire indirmekte,

10 e. Seferler sırasında topların naklinde, f. Kale yapım ve onarımı faaliyetlerinde görevlendirilmişlerdir. II. Viyana Seferi nin ardından başlayan savaşlar sırasında Yörük teşkilatındaki bozulma daha belirgin bir hâle gelmiştir yılında Rumeli deki Yörük grupları Evlâd-ı Fâtihân adı altında yeniden teşkilatlandırılmıştır. Yapılan düzenlemeler ile Rumeli Yörükleri, Evlâd-ı Fâtihân adı altında eskiden olduğu gibi bulundukları bölgelerde çeribaşılarının idaresi altında birleştirilmiştir. Nitekim 1828 yılında Evlâd-ı Fâtihân gruplarına düzenli talim yapmaları sistemi uygulanmıştır. Nihayet Tanzimat Fermanı nın ardından 1845 yılında muafiyetleri ortadan kaldırılarak, askerlik ve vergi mükellefi hâline getirilmişlerdir. Osmanlı Devleti nde Konar-Göçerlerin Ekonomik Durumları ve Vergi Mükellefiyetleri Halep ve Yeni-il Türkmenleri koyunculukla şöhret bulmuşlardı. Türkmenler, koyunlarını büyük şehirlerin ve sefer zamanlarında ordunun ihtiyacını karşılamak için yetiştiriyorlardı.özellikle at ve deve yetiştiriciliği sayesinde sefer zamanlarında zahire ve mühimmat nakli için bu Türkmenlerden faydalanılmaktaydı.yirmi dörtten fazla koyunu olan konar-göçer hâne, bu rakamdan daha az koyunu olanlar ise bennak telakki olunurdu. ağnâm vergisi (koyun vergisi) öderlerdi. yaylak vergisi alınırdı.kışlak vergisi de öderlerdi. Bu durumda ürettikleri mahsulün öşrünün yanı sıra boyunduruk akçesi adı altında bir vergi daha öderlerdi. Konar-göçerler bu vergilerden başka evlendirdikleri kız veya dul kadınlarından arus vergisi, kaybolan hayvanın bulunması ve kaçan kölenin yakalanması sonucu sahibinden alınan yave akçesi ve bir kimsenin mal, mülk ve davarına zarar verenlerden alınan bad-i heva vergilerini de ödemek durumundaydılar. Osmanlı Devleti nde XIV-XVIII. Yüzyıllarda iskân için Yapılan Hukukî Düzenlemeler Yörüklerin Rumeli deki yerleşmeleri ve yayıldıkları alanları gösteren ilk kayıtlar yıllarına ait Dimetoka, Gümülcine, Ferecik, ipsala, Keşan, Yanbolu havalisine ait evkaf-emlak ve timâr defterinde yer almaktadır. Kanuni Sultan Süleyman döneminde her Yörük grubuna ait tahrîr defterleri düzenlenmiştir. en doyurucu bilgiler Kıbrıs Adası na yapılan sürgünlerle ilgilidir. Bu adaya yerleştirilecek ailelerle ilgili olan sürgün hükümleri Mühimme Defterleri nde kayıtlı olduğu gibi sürgüne gönderilecek aileler için kadılar tarafından hazırlanan defterler de bugün arşivlerimizde yer almaktadır. Bu örnekten hareket ederek, sürgün hükümlerinde genellikle; a. Yeni fethedilen memleketlere insanların kendi istekleriyle gitmelerini teşvik için bölgenin ikliminin güzelliği ve toprağın oldukça verimli olduğu belirtilirdi. b. Bölgedeki kalelerin tamir edilerek, içerisine asker yerleştirildiği yani dışarıdan gelecek saldırılara karşı güvenliğin sağlandığı açıkça yazılarak, bu hususta insanların endişesi önlenmeye çalışılırdı. c. Bölgeye gidecek olan göçmenlerin belirli bir süre vergilerden muaf tutulacakları beyan edilirdi. d. Sürgün için belirlenen yerleşim yerlerinde ailelerin hangi oranda sürgüne tâbi tutulacakları ifade edilirdi. e. Sürgüne gönderilecek kişilerin kırsal kesimde özellikle dağlık alanlarda yaşayan toprağı olmayan, toprağını terk ederek başka yerlere giden, aralarında uzun senelerden beri yaylak, tarla, bağ, bahçe anlaşmazlığı bulunan ve halkın huzurunu bozan kişi ve topluluklardan; şehir ve kasabalarda ise meslek sahipleri ve esnaf zümresinden seçilmesi istenilirdi.

11 Köprülü Fazıl Mustafa Paşa nın sadareti zamanında 1691 senesinde Anadolu ve Suriye topraklarında yaşayan konar-göçer teşekküllerin iskân edilmeleri kararlaştırılmıştır. Aynı tarihte Rumeli deki Yörükler de Evlâd-ı Fâtihân adıyla yeni bir teşkilat altında birleştirilmiş ve bunlardan askerî yönde faydalanılması yoluna gidilmiştir. Devlet Anadolu da yaşayan konar-göçerleri Hama, Humus Sancakları na ve Halep, Rakka Eyâletleri nde belirlenen bölgelere iskân ederek, harap ve boş arazileri şenlendirmenin yanı sıra güneyden bu bölgelere baskınlar yapan Arap aşiretlerinin eşkıyalıklarını da önlemeye çalışmıştır. Aşiretlerin iskân işinde yerleştirilecekleri yerler beylerbeyi ve sancakbeylerinin nezaretinde iskân kâtibi, iskân mübaşiri, iskânbaşı, iskân beyleri ve kethüdaları, yerine göre mimar iskân Edilen Konar-Göçerlerin Yerlerini Terk Etmeleri ve Bunun Sonucunda Devletin Aldığı Tedbirler Devlet sürgün yazıldıktan sonra kaçanları kefillerine havale etmekte ve onlar tarafından bulunmasını istemekteydi. Bulamadıkları takdirde kefiller ya kendileri gidecek ya da bedel ödeyeceklerdi. XVII-XVIII. yüzyıllarda Hama, Humus ve Rakka taraşarına gerçekleştirilen iskânlarda istenilen başarı elde edilememiştir. Çünkü bu bölgelere yerleştirilen konar- göçer aşiretlerin büyük bir kısmı kaçarak, tekrar Anadolu ya dönmüşlerdir. Konar-göçerler yerleştirildikleri yerlerde yine hayvancılıkla meşgul olmakla beraber buğday, arpa gibi kuru ziraat ürünlerinin ekimini gerçekleştirmekteydiler. çiftçilik yaparak hayatlarını sürdürmeleri bir müddetten sonra onlara zor geliyor ve eski hayatlarını özlüyorlardı. Konar-göçerlerin iskân mahallini terk etmelerinin ikinci sebebi yerleştikleri bölgenin iklimi, doğası ve toprakların verimsiz çöl arazilerinden oluşmasından kaynaklanmaktaydı.konargöçerlerin Rakka dan Anadolu ya geçecekleri geçit yolları üzerindeki derbendler tamir edilerek, içerisine asker yerleştirildi. bölgeyi teftiş için bir heyet gönderilmiştir. Bu heyetin oymakların çoğunun susuz yerlere yerleştirildikleri hususundaki raporu üzerine konar-göçer aşiretlerin Rakka ya iskânından vazgeçilmiştir. Görüldüğü üzere XVII-XVIII. yüzyılda gerçekleştirilmeye çalışılan bu iskân hareketi başarısızlıkla sonuçlanmıştır. 4.ÜNİTE iskânda GÖREVLi MEMURLAR VE iskânin TESiRLERi iskân Dairesinin Kurulmasının Ana Sebepleri, Nizamları ve Konar-Göçerler Osmanlı Devleti, ülke içerisindeki düzeni sağlamak ve konar-göçerlerden faydalanmak gayesiyle XVII. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren iskân çalışmalarına başladı.konar-göçerlerin yerleşik hayata geçirilmek istenmesinin ana sebepleri arasında hayat tarzları dolayısıyla yerleşik ahaliye verdikleri zararı önlemek gelmekteydi. Bu durum, ekili toprakların çiğnenmesi, tahrip edilmesi ve hayvanların gasbedilmesine kadar varmaktaydı. Hatta adam kaçırma, yaralama ve öldürme hadiselerine bile tesadüf edilebiliyordu. Büyük kütleler halinde hareket ettiklerinden dolayı birçok köy ve kasabayı tahrip edebilmekteydiler. Konar-göçerlerin iskân edilmelerinin bir diğer nedeni de devlet tarafından kontrol edilmesi zor olan guruplara, özellikle Suriye deki Arap bedevilere karşı bir emniyet unsuru olarak set vazifesi görmelerini sağlamak içindir. iskân ile ilgili olarak düzenlenen bu kanun hükmündeki kararlar vilayetlerin coğrafî şartlarına göre bazı değişiklikler olsa bile esas bakımından aynıdır. iskân ile ilgili kararlar ve nizamları kısaca şu şekilde belirtebiliriz: a- Yerleşme arzusu içerisinde olan oymak, cemaat ve aşiret mensuplarına evlerini inşa etmek ve ziraat yapabilmek için yeterli toprağın verilmesi.

12 b- Verilen arazilerde ziraî faaliyette bulunup bulunmadıkları sıkı bir şekilde takip edilecek ve elde edilen ürünlerinden topraklarının verimlilik durumuna göre vergi vermeleri zorunlu hale getirilecekti. c- Konar-göçerlerin iskân edildikleri yerlere kendilerini kontrol edecek bir başbuğ tayin edilerek d- Sürülerini yaylağa çobanları ile gönderip kendileri ise aileleriyle birlikte yaz ve kış iskân mahallerinde kalacaklar; gerektiğinde yerel idarecilerin verdiği görevleri hemen yapacaklardı. e- Oymakları konar-göçer hayattan çıkarıp yerleşik hayata intibak ettirmek suretiyle hem şekavet olaylarının önüne geçmek ve hem de ekonominin canlanmasını temin etmek planlanmıştı. iskân Dairesi ve iskânda Görevli Memurlar Sancakbeyi: Sancakbeyleri de Beylerbeyi gibi seyfiyedendi. Zira bir tuğ sahibi olan sancakbeyleri, başında bulundukları sancakların hem idarî, hem askerî, hem de asayişlerinden sorumlu tutulmaktaydılar. Bulunduğu yerin sancakbeyi, iskân edilecek olan konar-göçer ahaliyi en iyi bir şekilde tanımasından dolayı iskânın başarılı olmasında oldukça etkili bir konuma sahiptir. Kadı ve Naib: iskânda görevli memurların en önemlilerinden biri olan kadılar, görevlendirildikleri yerlerdeki sancakbeyi veya yerel yöneticiler ile beraber hareket ederek iskânın âdil bir biçimde gerçekleşmesini sağlamaktan sorumluydular. iskân sahasında görevlendirilen kadı ve naibin iskân edilecek halkın halet-i ruhiyyesini iyi tetkik edebilecek yapıda olması en önemli hususiyetlerdendi. Görevlendirildikleri iskân bölgelerinde yardımcısı olan nâib ile birlikte iskân edilecek olan yerleşik ve göçebe grupları belirleyerek iskân bölgesine yerleştirip iskân defteri ine kayıtlarını yaparlardı. iskân kâtibi: iskân kâtibinin maaşı, sorumlu olduğu oymak ve aşiretin yetkilileri tarafından karşılanırdı. iskân mübaşiri: Valinin yanına yardımcı, bazen bizzat bu işin mesul adamı olarak merkezden gönderilirdi. Dergâh-ı âli kapucu-başısı rütbesinde olan mübâşirler bazı ahvalde Anadolu eyaleti, Bozok Sancağı, Ayas, Berendi ve Kınık taraşarındaki iskân hareketini fiilen idare etmişlerdir. iskanbaşı: idareciler tarafından, yerleştirilen oymaklar ve boylar üzerine tayin edilen ve onların durumlarını, ruhiyatlarını çok iyi bilmesi lazım gelen ve daimî şekilde onlarla temas etmesi gereken şahıstır. Bu memuriyete tayin edilen kimselerin, özellikle oymak ve boylardan birine mensup olmasına dikkat edilmekteydi. iskân beyleri ve kethüdaları:devlet ile konar-göçer veya aşiret arasındaki irtibatı sağlamakla mükelleftiler. iskânda bir karar alınacağı zaman iskânbaşı ile birlikte bilirkişisıfatıyla konargöçerlerle ilgili olan hususları iskân komisyonuna bildirmekten de sorumluydular. konar-göçerleri kısaca şu şekilde sınışandırmamız mümkündür: 1- Bir boydan ibaret olan tek başına ve müstakil bir grup halinde bulunanlar. 2- Bir boydan ayrılmış ve zamanla türeyerek sayıları dörtten on altıya veyahut daha fazla olan oymaklar grubu ki bunlar genellikle reislerinin adıyla anılmaktaydı. 3- Federasyon şekli gösteren gruplar. Bu tarz gruplar ise ana teşekkülden ayrılmış olup, muhtelif oymakların birleşmesiyle meydana geldiği gibi, bir teşekkülden ayrılmış küçük grupların birleşmesinden de meydana gelebilirlerdi. iskânda görevli beylerin yanı sıra diğer bir önemli görevli ise kethüdadır. Bir cemaatin idarecisi olan kimse, o cemaat içerisinde seçkinleşmiş olan bir ailenin reisi idi. Bu kimselere kethüda denilmekteydi. Voyvoda, bir nevi hükümet tarafından tayin edilen bir idareci konumundaydı. Bunlara aynı zamanda Türkmen Ağası da

13 denilmekteydi. konar-göçerlerin sayımını düzenli bir şekilde tespit ederek ona göre vergisini tahsil etmekteydi. Çöl beyliği (çöl hâkimi): Halep civarında bulunan Arap aşiretlerine hükümet tarafından tayin edilmiş, onların denetim altına alınmasından ve ayrıca yol kesen eşkıyayı ortadan kaldırmaktan sorumlu tutulan kimsedir.halep in güneyindeki Selemiyye ve Deyr-i Rahabbe (Rahbe) sancaklarından teşekkül etmekteydi. Mimar: iskân dairesini oluşturan meslek sahiplerinden biri olan mimar ise, sürekli olmamakla birlikte, bu daire içinde sulama ve benzeri yapım işleri, ziraata elverişli arazinin keşif ve etüdünde görevlendirilmekteydi.ülkeyi daha şenlikli yani ıssız yerleri azaltmak için birçok kurum oluşturmuştur. Bunları; derbent, köprü, menzil, kale, cami-mektep, han, panayır şeklinde sıralamak mümkündür. iskânın Siyasî Etkileri (Kale, Derbent, Köprü, Menzil) Derbent: Der = geçit, bend = tutmak anlamındadır. Selçuklularda ribat, ilhanlılarda ise tutkavul, olarak geçmektedir. Osmanlılarda derbent olarak geçer. Derbentler dört tarafı duvar ile çevrili küçük bir kale şeklindedir. Müştemilatında yer alan han, cami, mektep ve dükkânlar ile adeta küçük bir kasaba hüviyeti özelliği taşır. Derbentler, yolların kavşak noktalarına kurulmuş güvenlik ve asayişin sağlandığı yerlerdir. Derbentçiler derbent sahasından sorumlu kadı, naib ve bölgenin ileri gelenlerinin görüşleri dikkate alınarak belirlenmekte ve seçilmekteydi. Bu göreve karşılık derbentci, tekâlif-i örfiye, avarı z-ı divaniyye vergilerinden kısmen veya tamamen muaf tutulabilmekteydi. Müstahkem mevki şeklindeki askerî nitelikli derbentlerde başbuğ, sağ kolağası, bölükbaşı, sol kolağası, zabitan ve neferlerden oluşan bir hizmetliler grubu bulunmaktadır. Askerî kuvvetin bulunmadığı derbentlerde ise derbent ağası, derbentci başı, derbentci bölükbaşısı unvanlarını taşıyan kişiler görev yapmaktadır Mahiyeti itibarıyla derbentleri şu şekilde tasnif etmek mümkündür; a- Derbent mahiyetindeki kaleler: Bu kaleler yolların ve geçitlerin en tehlikeli olan yerlerinde bulunmaktaydı. Fırat nehri yanındaki Caber kalesi ile Ceyhan nehri üzerindeki Misis, bu şekilde birer derbent hüviyetindedirler. b- Büyük vakıf şeklindeki derbent tesisleri: c- Han ve kervansarayların derbent olarak kullanılması: d- Köprü yerlerinde bulunan derbentler: önemli geçiş yerlerinde bulunan bu köprülerin sürekli olarak muhafazası ve onarımı gerekmekteydi. Köprücülük: Osmanlı Devletinin diğer bir geri hizmetlisi de köprücülerdir. Ülkenin sınırları içerisine dâhil olan bölgelerde, mevcut köprülerin tamir ve bakımı için gerekli tüm tedbirleri almanın yanı sıra, stratejik yollar üzerinde yeni köprüler de inşa etmişlerdi. Tanzimat döneminde derbentler kademeli olarak kaldırılmaya başlanmış, 1844 yılında ise aynı işlevi yerine getiren zaptiye teşkilatı kurulmuştur. Menzil: Sözlükte bir günlük yol, yol üzerindeki konak yerleri veya ev manâları na gelmektedir. Osmanlı Devleti nde, hareket hâlindeki bir ordunun konakladığı, bir kervânın durup geceyi geçirdiği, resmî evrâk taşımakla görevli olan bir memurun belirli mesâfelerde at değiştirmek, dinlenmek veya geceyi geçirmek için mola verdiği yer için kullanılan bir tabirdir. Merkezî idâre

14 tarafından organize edilen menziller, haberleşme menzilleri, askerî menziller veya hac menzilleri olarak üç değişik amaç için kullanılmışlardır. Menzilde, menzilci, menzil kethüdası, ahur kethüdası, seyis, odacı, sürücü, aşçı gibi hizmetliler ile menzilin asıl yükünü çeken ve menzilkeş olarak isimlendirilen, menzilin çevresindeki köy ve kasaba ahalisinden oluşan bir grup bulunmaktaydı. Kale: Genellikle kaleler, yol kavşağı, ana yol, geçit yeri, dağlar arasında boğaz, denize uzanan burun, kıyıdan az uzaktaki adacıklar, köprübaşları gibi stratejik yerlerde inşa edilmişlerdir. Kalenin en yetkili kişisi dizdarlardır. dizdarların tımarları serbest tımar olarak kabul edilmekteydi. Kale Kethüdası da mâl-ı mîrîye ve kal aya hizmet eylemekde dizdarın yardımcısıdır. iskânın Ekonomik Etkileri (Han/Kervansaraylar, Çarşı/Arasta ve Bedesten, Panayır) Han/Kervansaraylar: Kervanların güvenliği ve konaklaması için anayol kenarında tesis edilen vakıf yapılara han veya kervansaray adı verilir.xvi. yüzyılın sonlarında başlayan Celâlî ayaklanmalarının bastırılmasının ardından I.Ahmed zamanında ( ) yolların güvenliği sağlanmış ve ıssız yollar üzerinde kervansarayların güvenliklerinin arttırılması için sıkı bir iskân politikası izlenmiştir. Çarşı, Arasta ve Bedesten: Türkçeye Farsçadan geçtiği sanılan arasta kelimesi önceleri Ordugâhta kurulan Pazar anlamında kullanılmıştır. Ârâsten Tanzim etmek, sıraya koymak; çekidüzen vermek, süslemek manasından gelen arastanın manası sıraya konulmuş, düzenlenmiş olup Farsçada çarşı anlamında kullanılmamaktadır. Arastalarla bedestenler arasındaki ortak ve benzer yanlar sebebiyle daha sonraki devirlerde bu çarşılar halk arasında bedesten veya kapalı çarşı adlarıyla anılır olmuştur. Panayır: Panayırları, hafta pazarlarından daha ziyade, yılda bir veya birkaç kez belirli zamanlarda bir hafta veya on gün gibi bir süre açık kalan alan pazarları olarak nitelendirmek mümkündür. Hafta Pazarı:Ticaretin yapıldığı bu mekânları, takas yolu ile malların mahiyeti ve coğrafî bölgenin özelliğine göre hafta pazarları ve panayırlar şeklinde görmek mümkün olmaktadır. iskânın Sosyal Etkileri (Tekke, Zaviye, Vakışar) Tekke ve Zaviye: Dervişlerin bir kısmı gazilerle birlikte memleket açmak ve fetihlerde bulunmakla meşgul olurken, bir kısmı da din, kültür ve imar merkezlerinde faaliyet gösteriyordu. Söz konusu yerleşim birimlerinde halkın aydınlatılmasında imamın yanı sıra zaviye şeyhi de rol almaktaydı. Bu gibi yerlerde imam ve zaviye şeyhi birlikte halka psikolojik destek vermekteydiler. Hatta zaviye şeyhleri, XIII. yüzyıldan itibaren nüfuzları altına aldıkları Köy Gençlik Ocakları na tarikat usul ve adetlerini sokmuşlardı.bir nevi yaygın eğitim kurumu olan tekke ve zaviyeler, kırsal kesimin eğitimöğretim faaliyetlerinin yerine getirilmesinde, özellikle yeni iskân mahallerinde halka dinî eğitimin yanısıra psikolojik manada eğitim vermekteydiler. Zaviyeler, hükümet tarafından, daha çok asayişin tehlikeli olduğu yerlerde kurulmak üzere teşvik ediliyordu. Yol boyunca derbent bekleyen, zaviye kurmuş olan dervişler serbest olarak topraklarını tasarruf ediyorlardı. Ayrıca avârız ve tekâlif-i örfiyeden muaf tutuluyorlardı.anadolu nun eski ve önde gelen seyyitleri arasında sayılan Seyyid Harun Velî

15 (ö.1320), iç Anadolu yu en kısa yoldan Alanya ve Antalya sahiline bağlayan mevkide günümüzde adı Seydişehir olan yerleşim biriminin alt yapısını oluşturan tekkeyi yaptırmıştı. Vakıf: vakışar yoluyla büyük külliyeler meydana geliyor, bu yolla sosyal imkânları sağlanmış merkezin etrafı dışarıdan gelen halk ile kolaylıkla dolmakta idi. Yerleşimcileri buraya çekmek için kullanılan diğer bir yöntem ise, vakışarın kurulduğu yerlerin avârız-ı dîvâniye ve tekâlif-i örfiyeden muaf tutulmasıdır.

OSMANLI DA İSKÂN VE GÖÇ

OSMANLI DA İSKÂN VE GÖÇ OSMANLI DA İSKÂN VE GÖÇ TAR206U KISA ÖZET 1 1.ÜNİTE Osmanlı Devleti nde İskân İSKÂNIN TANIMI, ÇEŞİTLERİ VE İSKÂNA TABİ TUTULAN ZÜMRELER İskânın Tanımı ve Kapsamı Kelime manası olarak yerleştirme demektir.

Detaylı

TARİH BOYUNCA ANADOLU

TARİH BOYUNCA ANADOLU TARİH BOYUNCA ANADOLU Anadolu, Asya yı Avrupa ya bağlayan bir köprü konumundadır. Üç tarafı denizlerle çevrili verimli topraklara sahiptir. Dört mevsimi yaşayan iklimi, akarsuları, ormanları, madenleriyle

Detaylı

Kuruluş Dönemi Osmanlı Kültür ve Uygarlığı Flash Anlatım Perşembe, 12 Kasım :53 - Son Güncelleme Çarşamba, 25 Kasım :14

Kuruluş Dönemi Osmanlı Kültür ve Uygarlığı Flash Anlatım Perşembe, 12 Kasım :53 - Son Güncelleme Çarşamba, 25 Kasım :14 Kuruluş Dönemi Osmanlı Kültür ve Uygarlığı Flash Anlatım Kuruluş Dönemi Osmanlı Kültür ve Uygarlığı Ders Notu OSMANLI KÜLTÜR VE MEDENİYETİ (1300-1453) 1. OSMANLI'DA DEVLET ANLAYIŞI Türkiye Selçuklu Devleti

Detaylı

İktisat Tarihi I

İktisat Tarihi I İktisat Tarihi I 11.10.2017 12. asrın ikinci yarısından itibaren Anadolu Selçuklu Devleti siyasi ve idari bakımdan pekişmişti. XII. yüzyıl sonlarından itibaren şehirlerin gelişmesi ile Selçuklu ekonomik

Detaylı

İktisat Tarihi I Ekim II. Hafta

İktisat Tarihi I Ekim II. Hafta İktisat Tarihi I 13-14 Ekim II. Hafta Osmanlı Kurumlarının Kökenleri 19. yy da Osmanlı ve Bizans hakkındaki araştırmalar ilerledikçe benzerlikler dikkat çekmeye başladı. Gibbons a göre Osm. Hukuk sahasında

Detaylı

10. SINIF TARİH DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

10. SINIF TARİH DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ KASIM EKİM 0. SINIF TARİH DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ AY HAFTA DERS SAATİ KONU ADI KAZANIMLAR TEST NO TEST ADI. OSMANLI DEVLETİ NİN KURULUŞU (00-5). XIV. yüzyıl başlarında Anadolu, Avrupa ve Yakın

Detaylı

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 10. SINIF TARİH DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 10. SINIF TARİH DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ KASIM EKİM 017-018 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 10. SINIF TARİH DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ Ay Hafta Ders Saati Konu Adı Kazanımlar Test No Test Adı 1. 1. XIV. yüzyıl başlarında

Detaylı

Kuruluş Dönemi Osmanlı Kültür ve Uygarlığı Toprak Yapısı Üretim ve Ticaret Flash Anlatım

Kuruluş Dönemi Osmanlı Kültür ve Uygarlığı Toprak Yapısı Üretim ve Ticaret Flash Anlatım Kuruluş Dönemi Osmanlı Kültür ve Uygarlığı Toprak Yapısı Üretim ve Ticaret Flash Anlatım Kuruluş Dönemi Osmanlı Kültür ve Uygarlığı Toprak Yapısı Üretim ve Ticaret Ders Notu OSMANLI KÜLTÜR VE MEDENİYETİ

Detaylı

ADI SOYADI: SINIFI: NUMARASI: PUANI:

ADI SOYADI: SINIFI: NUMARASI: PUANI: DOĞUBAYAZIT M. M. FAHRETTİN PAŞA ANADOLU İMAM-HATİP LİSESİ 2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 11. SINIFLAR SEÇMELİ TARİH DERSİ 1. DÖNEM 2. ORTAK SINAV SORULARI A GRUBU ADI SOYADI: SINIFI: NUMARASI: PUANI: SORULAR

Detaylı

KAY 361 Türk İdare Tarihi. Ders 6: 20 Kasım 2006 Konu: Osmanlı Toprak Sistemi Okuma: Ortaylı, 1979, sf

KAY 361 Türk İdare Tarihi. Ders 6: 20 Kasım 2006 Konu: Osmanlı Toprak Sistemi Okuma: Ortaylı, 1979, sf KAY 361 Türk İdare Tarihi Ders 6: 20 Kasım 2006 Konu: Osmanlı Toprak Sistemi Okuma: Ortaylı, 1979, sf. 81-122. Osmanlı İmparatorluğu: Genel Bir Bakış 1243 Kösedağ Savaşı sonucunda İran İlhanlıları n tabi

Detaylı

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir?

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir? DÜNYA GÜCÜ OSMANLI 1. Anadolu Selçuklu Devleti zamanında ve Osmanlı İmparatorluğu nun Yükselme döneminde Anadolu daki zanaatkarlar lonca denilen zanaat gruplarına ayrılarak yöneticilerini kendileri seçmişlerdir.

Detaylı

KURTALAN İLÇESİ. Siirt deki Kültür Varlıkları

KURTALAN İLÇESİ. Siirt deki Kültür Varlıkları KURTALAN İLÇESİ Siirt deki Kültür Varlıkları 163 3.5. KURTALAN İLÇESİ 3.5.1. ERZEN ŞEHRİ VE KALESİ Son yapılan araştırmalara kadar tam olarak yeri tespit edilemeyen Erzen şehri, Siirt İli Kurtalan İlçesi

Detaylı

ETKİNLİKLER/KONFERSANS

ETKİNLİKLER/KONFERSANS ETKİNLİKLER/KONFERSANS Anadolu'nun Vatanlaşmasında Selçukluların Rolü Züriye Oruç 1 Prof. Dr. Salim Koca'nın konuk olduğu Anadolu'nun Vatanlaşmasında Selçukluların Rolü konulu Şehir Konferansı gerçekleştirildi.

Detaylı

GEÇMİŞTEKİ İZLERİYLE KAYSERİ

GEÇMİŞTEKİ İZLERİYLE KAYSERİ GEÇMİŞTEKİ İZLERİYLE KAYSERİ Prof. Dr. Mustafa KESKİN - Prof. Dr. M. Metin HÜLAGÜ İÇİNDEKİLER Sunuş Önsöz Giriş I. Tarihi Seyri İçerisinde Kayseri II. Şehrin Kronolojisi III. Kültürel Miras A. Köşkler

Detaylı

OSMANLI DEVLETI NDE TAŞRA VE EYALET YÖNETIMI

OSMANLI DEVLETI NDE TAŞRA VE EYALET YÖNETIMI OSMANLI DEVLETI NDE TAŞRA VE EYALET YÖNETIMI OSMANLI DA TAŞRA TEŞKILATI TAŞRA VE EYALET YÖNETIMI İstanbul un merkez kabul edildiği Osmanlı Devleti nde, başkentin dışındaki tüm topraklar için taşra ifadesi

Detaylı

OSMANLI İKTİSAT TARİHİ

OSMANLI İKTİSAT TARİHİ OSMANLI İKTİSAT TARİHİ TAR309U KISA ÖZET DİKKAT Burada ilk 4 sahife gösterilmektedir. Özetin tamamı için sipariş veriniz www.kolayaof.com 1 1.ÜNİTE Sosyal Yapı NÜFUS Nüfus, tarihin her döneminde devletlerin

Detaylı

EĞİTİM- ÖĞRETİM YILI NUH MEHMET YAMANER ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ 10.SINIF OSMANLI TARİHİ I. DÖNEM I. YAZILI SORULARI A GURUBU

EĞİTİM- ÖĞRETİM YILI NUH MEHMET YAMANER ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ 10.SINIF OSMANLI TARİHİ I. DÖNEM I. YAZILI SORULARI A GURUBU Ertuğrul Gazi 1) * Orhan Bey tarafından fethedilmiş olup başkent buraya taşınmıştır. * İpek sanayisinin merkezi konumundaki bu bölgenin fethiyle Osmanlı gelirleri. Yukarıdaki özellikleri verilmiş bölge

Detaylı

DURAKLAMA DEVRİ. KPSS YE HAZIRLIK ARİF ÖZBEYLİ Youtube Kanalı: tariheglencesi

DURAKLAMA DEVRİ. KPSS YE HAZIRLIK ARİF ÖZBEYLİ  Youtube Kanalı: tariheglencesi DURAKLAMA DEVRİ KPSS YE HAZIRLIK ARİF ÖZBEYLİ Youtube Kanalı: tariheglencesi 05.08.2017 OSMANLI DEVLETİ NİN GENEL DURUMU XVII.YÜZYILDA OSMANLI- AVUSTRYA VE OSMANLI- İRAN İLİŞKİLERİ a-avusturya ile İlişkiler

Detaylı

İktisat Tarihi I Ekim

İktisat Tarihi I Ekim İktisat Tarihi I 20-21 Ekim Osmanlı nın Kökenleri Olarak Selçuklular And. Selçuklu devleti II. Süleyman Şah tan itibaren (1192-1205) merkezi ve üniter bir devlet haline gelmiştir. 1262 1277 arasındaki

Detaylı

OSMANLI - İRAN. Sınır ve Aşiret ( ) Sıtkı ULUERLER OSMANLI - İRAN. Sınır Ve Aşiret ( ) Sıtkı ULUERLER

OSMANLI - İRAN. Sınır ve Aşiret ( ) Sıtkı ULUERLER OSMANLI - İRAN. Sınır Ve Aşiret ( ) Sıtkı ULUERLER OSMANLI - İRAN Sınır Ve Aşiret (1800-1854) Sıtkı ULUERLER Son Çağ Yayıncılık Ve Matbaacılık San. Tic. Ltd. Şti. İstanbul Caddesi İstanbul Çarşısı No : 48 / 48 İskitler / ANKARA www.uzundijital.com ISBN

Detaylı

İktisat Tarihi I. 18 Ekim 2017

İktisat Tarihi I. 18 Ekim 2017 İktisat Tarihi I 18 Ekim 2017 Kuruluş döneminin muhafazakar-milliyetçi bir yorumuna göre, İslam ı yaymak Osmanlı toplumunun en önemli esin kaynağını oluşturuyordu. Anadolu'ya göçler İran daki Büyük Selçuklu

Detaylı

SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA)

SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA) SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA) Osmanlı devletinde ülke sorunlarının görüşülüp karara bağlandığı bugünkü bakanlar kuruluna benzeyen kurumu: divan-ı hümayun Bugünkü şehir olarak

Detaylı

ARAYIŞ YILLARI (17.YÜZYIL) (DURAKLAMA DÖNEMİ ) ISLAHATLAR AYAKLANMALAR

ARAYIŞ YILLARI (17.YÜZYIL) (DURAKLAMA DÖNEMİ ) ISLAHATLAR AYAKLANMALAR ARAYIŞ YILLARI (17.YÜZYIL) (DURAKLAMA DÖNEMİ ) ISLAHATLAR AYAKLANMALAR 1. Osmanlı Devleti nde Yeniçeri Ocağı nı kaldırmak isteyen ilk padişah II. dır. Osman 2. Genç Osman saray ile halk arasındaki kopukluğu

Detaylı

Bacıyân-ı Rum. (Dünyanın İlk Kadın Teşkilatı: Anadolu Bacıları)

Bacıyân-ı Rum. (Dünyanın İlk Kadın Teşkilatı: Anadolu Bacıları) Bacıyân-ı Rum (Dünyanın İlk Kadın Teşkilatı: Anadolu Bacıları) Varlığı Neredeyse İmkânsız Görülen Kadın Örgütü Âşık Paşazade nin Hacıyan-ı Rum diye adlandırdığı bu topluluk üzerinde ilk defa Alman doğu

Detaylı

Edirne Tarihi - Bizans Döneminde Edirne. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Edirne Tarihi - Bizans Döneminde Edirne. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Edirne Tarihi - Bizans Döneminde Edirne Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Hadrianopolis ten Edrine ye : Bizans Dönemi.......... 4 0.2 Hadrianopolis Önce Edrine

Detaylı

Ilgın Sahip Ata Vakıf Hamamı. Lala Mustafa Paşa Külliyesi ve Cami. Ilgın Kaplıcaları. Buhar Banyosu

Ilgın Sahip Ata Vakıf Hamamı. Lala Mustafa Paşa Külliyesi ve Cami. Ilgın Kaplıcaları. Buhar Banyosu Ilgın Sahip Ata Vakıf Hamamı Konya'nın 90 km kuzeybatısında yer alan ve 349 km2 yüzölçüme sahip olan Ilgın, günümüzden 3500 yıl önce şimdiki iskan yerinin 25 km kuzeydoğusunda Hititler tarafından "Yalburt"

Detaylı

Kalem İşleri 60. Ağaç İşleri 61. Hünkar Kasrı 65. Medrese (Darülhadis Medresesi) 66. Sıbyan Mektebi 67. Sultan I. Ahmet Türbesi 69.

Kalem İşleri 60. Ağaç İşleri 61. Hünkar Kasrı 65. Medrese (Darülhadis Medresesi) 66. Sıbyan Mektebi 67. Sultan I. Ahmet Türbesi 69. İÇİNDEKİLER TARİHÇE 5 SULTANAHMET CAMİ YAPI TOPLULUĞU 8 SULTAN I. AHMET 12 SULTAN I. AHMET İN CAMİYİ YAPTIRMAYA KARAR VERMESİ 15 SEDEFKAR MEHMET AĞA 20 SULTANAHMET CAMİİ NİN YAPILMAYA BAŞLANMASI 24 SULTANAHMET

Detaylı

Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı

Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı III. ÜNİTE TÜRKLERİN TARİH SAHNESİNE ÇIKIŞI VE İLK TÜRK DEVLETLERİ ( BAŞLANGIÇTAN X. YÜZYILA KADAR ) A- TÜRKLERİN TARİH SAHNESİNE ÇIKIŞI I-Türk Adının Anlamı

Detaylı

ORTA ASYA TÜRK TARİHİ-I 1.Ders. Dr. İsmail BAYTAK. Orta Asya Tarihine Giriş

ORTA ASYA TÜRK TARİHİ-I 1.Ders. Dr. İsmail BAYTAK. Orta Asya Tarihine Giriş ORTA ASYA TÜRK TARİHİ-I 1.Ders Dr. İsmail BAYTAK Orta Asya Tarihine Giriş Türk Adının Anlamı: Türklerin Tarih Sahnesine Çıkışı Türk adından ilk olarak Çin Yıllıklarında bahsedilmektedir. Çin kaynaklarında

Detaylı

TÜRK VERGİ SİSTEMİ-1.BÖLÜM

TÜRK VERGİ SİSTEMİ-1.BÖLÜM TÜRK VERGİ SİSTEMİ-1.BÖLÜM I. TÜRK VERGİ SİSTEMİNİN TARİHÇESİ Cumhuriyet öncesinde uygulanan Osmanlı dönemi vergileri, genel olarak şer i vergilerden oluşuyordu. Bunların arasında Müslüman olmayan tebaadan

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Tarih Öğretmenliği Gazi Üniversitesi 1987 Yüksek Genel Türk Tarihi Gazi Üniversitesi 1991

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Tarih Öğretmenliği Gazi Üniversitesi 1987 Yüksek Genel Türk Tarihi Gazi Üniversitesi 1991 ÖZGEÇMİŞ Adı ve Soyadı: Tufan Gündüz Doğum Tarihi: 11.05.1964 Unvanı: Prof.Dr. Öğrenim Durumu: Doktora Yabancı Dil: Farsça, İngilizce. Görev Yeri. Hacettepe Üniversitesi e-posta: [email protected]

Detaylı

AKÇAABAD VAKFIKEBĠR NÜFUS KÜTÜĞÜ - (1835-1845)

AKÇAABAD VAKFIKEBĠR NÜFUS KÜTÜĞÜ - (1835-1845) AKÇAABAD VAKFIKEBĠR NÜFUS KÜTÜĞÜ - (1835-1845) C. Yunus Özkurt Osmanlı döneminde ilk genel nüfus sayımı, II. Mahmud döneminde 1831 (Hicri: 1246) yılında alınan bir karar ile uygulanmaya başlamıştır (bundan

Detaylı

ŞANLIURFA YI GEZELİM

ŞANLIURFA YI GEZELİM ŞANLIURFA YI GEZELİM 3. Gün: URFA NIN KALBİNDEN GÜNEŞİN BATIŞINA GEZİ TÜRKİYE NİN GURURU ATATÜRK BARAJI Türkiye de ki elektrik üretimini artırmak ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi ndeki 9 ili kapsayan tarım

Detaylı

2- Anadolu Selçuklu Devleti nin kurulmasından önce Anadolu nun sosyo ekonomik yapısı hakkında bilgi veriniz.

2- Anadolu Selçuklu Devleti nin kurulmasından önce Anadolu nun sosyo ekonomik yapısı hakkında bilgi veriniz. 1 Anadolu Selçuklu Devleti nde göçebe-yerleşik çelişkileri üzerinden gerçekleşen ve Anadolu Selçuklu Devleti ni Moğol İstilası na açık hale getiren olay -------- dır. 2- Anadolu Selçuklu Devleti nin kurulmasından

Detaylı

ESKİ GÜMÜŞHANE (SÜLEYMANİYE MAHALLESİ) VE PANAYIR ALANI

ESKİ GÜMÜŞHANE (SÜLEYMANİYE MAHALLESİ) VE PANAYIR ALANI ESKİ GÜMÜŞHANE (SÜLEYMANİYE MAHALLESİ) VE PANAYIR ALANI Tarihi geçmişi M.Ö. 3000 4000 lere ait olduğu belirtilen, Gümüş madeni yurdu Gümüşhane, Gümüş-hane, Kimişhane, vb. olarak bilinen bu diyarın bilinen

Detaylı

Sakarya ili kültür ve turizm bakımından önemli bir potansiyele ve çeşitliliğe sahiptir. İlde Taraklı Evleri gibi

Sakarya ili kültür ve turizm bakımından önemli bir potansiyele ve çeşitliliğe sahiptir. İlde Taraklı Evleri gibi TARİH Tarihi kaynaklar bize, Adapazarı yerleşim bölgesinde önceleri Bitinya'lıların, ardından Bizanslıların yaşadıklarını bildirmektedir. Öte yandan, ilim adamlarının yaptıkları araştırmalara göre; Sakarya

Detaylı

1891 MANASTIR SALNAMESİNDE MANASTIR VİLAYETİ

1891 MANASTIR SALNAMESİNDE MANASTIR VİLAYETİ 1891 MANASTIR SALNAMESİNDE MANASTIR VİLAYETİ BAKİ SARISAKAL 1891 MANASTIR SALNAMESİNDE MANASTIR VİLAYETİ BİNALAR VE ARAZİ LİSTESİ Manastır Vilayetinde Nüfus Cemaati İslam Ulah ve Rum Ermeni Bulgar Yahudi

Detaylı

II. MEŞRUTİYET DÖNEMİ

II. MEŞRUTİYET DÖNEMİ II. MEŞRUTİYET DÖNEMİ 1908 II. Meşrutiyete Ortam Hazırlayan Gelişmeler İç Etken Dış Etken İttihat ve Terakki Cemiyetinin faaliyetleri 1908 Reval Görüşmesi İTTİHAT ve TERAKKÎ CEMİYETİ 1908 İhtilâli ni düzenleyen

Detaylı

İLK TÜRK İSLAM DEVLETLERİ

İLK TÜRK İSLAM DEVLETLERİ İLK TÜRK İSLAM DEVLETLERİ TALAS SAVAŞI (751) Diğer adı Atlık Savaşıdır. Çin ile Abbasiler arasındaki bu savaşı Karlukların yardımıyla Abbasiler kazanmıştır. Bu savaş sonunda Abbasilerin hoşgörüsünden etkilenen

Detaylı

AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ

AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ 1. Osmanlı İmparatorluğu nun Gerileme Devrindeki olaylar ve bu olayların sonuçları göz önüne alındığında, aşağıdaki ilişkilerden hangisi bu devir için geçerli

Detaylı

İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ TEST

İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ TEST İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ TEST TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ TÜRK TELEKOM NURETTİN TOPÇU SOSYAL BİLİMLER LİSESİ TARİH ÖĞRETMENİ İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ TEST 1 1) Türklerin Anadolu ya gelmeden önce

Detaylı

İÇİNDEKİLER GİRİŞ BÖLÜM 1 OSMANLI SARAYLARI. 1. Dersin Amacı ve Önemi... 1 2. Kaynaklar-Tetkikler... 2

İÇİNDEKİLER GİRİŞ BÖLÜM 1 OSMANLI SARAYLARI. 1. Dersin Amacı ve Önemi... 1 2. Kaynaklar-Tetkikler... 2 İÇİNDEKİLER GİRİŞ 1. Dersin Amacı ve Önemi... 1 2. Kaynaklar-Tetkikler... 2 BÖLÜM 1 OSMANLI SARAYLARI 1. OSMANLI SARAYLARININ TARİHİ GELİŞİMİ... 7 2. İSTANBUL DAKİ SARAYLAR... 8 2.1. Eski Saray... 8 2.2.

Detaylı

Osmanlı Devleti'nin kurucuları, Oğuzların Bozok koluna bağlı Kayı aşiretidir.

Osmanlı Devleti'nin kurucuları, Oğuzların Bozok koluna bağlı Kayı aşiretidir. Osmanlı Devleti'nin kurucuları, Oğuzların Bozok koluna bağlı Kayı aşiretidir. Kayı aşireti, Türkiye Selçuklu hükümdarı Alaaddin Keykubat döneminde Ankara yakınlarındaki Kara- cadağ bölgesine yerleştirilmiştir.

Detaylı

İktisat Tarihi I Ekim II. Hafta

İktisat Tarihi I Ekim II. Hafta İktisat Tarihi I 13-14 Ekim II. Hafta Osmanlı Kurumlarının Kökenleri İstanbul un fethinden sonra Osm. İmp nun çeşitli kurumları üzerinde Bizans ın etkileri olduğu kabul edilmektedir. Rambaud, Osm. Dev.

Detaylı

SÜLEYMAN ŞAH TÜRBESİ

SÜLEYMAN ŞAH TÜRBESİ 1 SÜLEYMAN ŞAH TÜRBESİ Gürbüz MIZRAK Süleyman Şah Türbesi ve bulunduğu alan Suriye'nin Halep ilinin Karakozak Köyü sınırları içerisindeydi. Burası Türkiye'nin kendi sınırları dışında sahip olduğu tek toprak

Detaylı

İktisat Tarihi I. 15/16 Aralık 2016

İktisat Tarihi I. 15/16 Aralık 2016 İktisat Tarihi I 15/16 Aralık 2016 16. yüzyılda Osmanlı da para kullanımında büyük bir artış gerçekleşmiştir. Madeni sikkelere dayanan para sistemlerinde tağşiş işlemlerinin değişik amaçları olabiliyordu.

Detaylı

OSMANLI YAPILARINDA. Kaynak: Sitare Turan Bakır, İznik

OSMANLI YAPILARINDA. Kaynak: Sitare Turan Bakır, İznik OSMANLI YAPILARINDA İZNİK ÇİNİLERİ Kaynak: Sitare Turan Bakır, İznik Çinileri, KültK ltür r Bakanlığı Osmanlı Eserleri, Ankara 1999 Adana Ramazanoğlu Camii Caminin kitabelerinden yapımına 16. yy da Ramazanoğlu

Detaylı

SELÇUKLULARDA TARIM Dr. Osman Orkan Özer

SELÇUKLULARDA TARIM Dr. Osman Orkan Özer Tarım Tarihi ve Deontolojisi Dersi 5.Hafta SELÇUKLULARDA TARIM Dr. Osman Orkan Özer Selçuklu İmparatorluğu, Türklerin kurduğu dört büyük imparatorluktan (Hun, Göktürk, Selçuklu, Osmanlı) üçüncüsüdür. İslam

Detaylı

ORTAÖĞRETİM. Öğretmenin. Ders Notları

ORTAÖĞRETİM. Öğretmenin. Ders Notları ORTAÖĞRETİM TARİH Öğretmenin Ders Notları II ORTAÖĞRETİM 10. SINIF TARİH (Öğretmenin Ders Notları) EDİTÖR Turgut MEŞE YAZAR Faruk KARA Bütün hakları Editör Yayınevine aittir. Yayıncının izni olmaksızın

Detaylı

SURUÇ İLÇEMİZ. Suruç Meydanı

SURUÇ İLÇEMİZ. Suruç Meydanı SURUÇ İLÇEMİZ Suruç Meydanı Şanlıurfa merkez ilçesine 43 km uzaklıkta olan ilçenin 2011 nüfus sayımına göre toplam nüfusu 100.912 kişidir. İlçe batısında Birecik, doğusunda Akçakale, kuzeyinde Bozova İlçesi,

Detaylı

İstanbul u Fethinin Dahi Stratejisi - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

İstanbul u Fethinin Dahi Stratejisi - Genç Gelişim Kişisel Gelişim Fetih 1453 gösterime girdi. Yönetmenliğini ve yapımcılığını Faruk Aksoy'un yaptığı, başrollerinde Devrim Evin, İbrahim Çelikkol ve Dilek Serbest'in yer aldığı İstanbul'un Fethi ni konu alan Türk film 17

Detaylı

Balkanlarda Arnavutlar ve Arnavut Milliyetçiliği

Balkanlarda Arnavutlar ve Arnavut Milliyetçiliği Balkanlarda Arnavutlar ve Arnavut Milliyetçiliği Balkanlarda Arnavutlar ve Arnavut Milliyetçiliği Balkan Yarımadasın da en eski halklarından olan İllirya kökenli bir halk olarak kabul edilen Arnavutlar,

Detaylı

Sultan Abdulhamit in hayali gerçek oldu BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU B İ L G İ. NOTU BALKANLAR 2 de İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI

Sultan Abdulhamit in hayali gerçek oldu BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU B İ L G İ. NOTU BALKANLAR 2 de İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI 5 te 7 de AZİZ BABUŞCU AK PARTİ İL BAŞKANI AK 4 te YIL: 2012 SAYI : 167 17-24 ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 3 te 6 da Sultan

Detaylı

Ermenek Mevlevihanesi/ Karamanoğlu Halil Bey Tekkesi

Ermenek Mevlevihanesi/ Karamanoğlu Halil Bey Tekkesi Ermenek Mevlevihanesi/ Karamanoğlu Halil Bey Tekkesi PROF. DR. NEJAT GÖYÜNÇ ARMAĞANI 305 Mevlüt ESER Prof. Dr. Yusuf KÜÇÜKDAĞ NEÜ A. Keleşoğlu Eğitim Fakültesi, Sosyal Bilgiler Eğitimi Mevlevilik, Mevlâna

Detaylı

Samaruksayı Seyir olarak bilinen köyün eski adı, Cumhuriyetin ilk yıllarında,

Samaruksayı Seyir olarak bilinen köyün eski adı, Cumhuriyetin ilk yıllarında, İKİSU KÖYÜ YERİ VE NÜFUSU İkisu Köyü, bağlı olduğu Yomra İlçesi nin güneybatısında yer alır. Yomra İlçesi ne 4 km., Trabzon İli ne 16 km. uzaklıktadır. Bu uzaklıklar köyün giriş uzaklığıdır. Köyün girişindeki

Detaylı

C)Mevlana Celaleddin Rumi D)Yunus Emre

C)Mevlana Celaleddin Rumi D)Yunus Emre 1. I.Pasinler Savaşı II. Miryokefalon Savaşı III. Kösedağ Savaşı IV. Malazgirt Savaşı Yukarıdaki savaşlardan hangisi Selçuklularla Bizans arasında yapılmamıştır? A) Pasinler Savaşı B)Miryokefalon Savaşı

Detaylı

9. HAFTA. Ulusal sağlık politikaları: Osmanlı İmparatorluğu ve sağlık hizmetleri

9. HAFTA. Ulusal sağlık politikaları: Osmanlı İmparatorluğu ve sağlık hizmetleri 9. HAFTA Ulusal sağlık politikaları: Osmanlı İmparatorluğu ve sağlık hizmetleri 2 Sağlık hizmetleri daha çok saraya ve orduya yönelik olarak yürütülmüştür. Devletin tek resmi sağlık örgütü sarayda yer

Detaylı

KIBRIS VAKIFLARINI ARAŞTIRMA VE DEĞERLENDİRME PROJESİ

KIBRIS VAKIFLARINI ARAŞTIRMA VE DEĞERLENDİRME PROJESİ KIBRIS VAKIFLARINI ARAŞTIRMA VE DEĞERLENDİRME PROJESİ KIVABİS Kıbrıs Vakıfları Bilgi Sistemi KIVABİS adı verilen Kıbrıs Vakıflar Bilgi Sistemi, projenin amacına uygun olarak, tarihi vakıfların kuruluşu,

Detaylı

OSMANLI SİYASİ TARİH 100 Soru-Cevap

OSMANLI SİYASİ TARİH 100 Soru-Cevap - - OSMANLI SİYASİ TARİH 100 Soru-Cevap Osman Bey zamanında Bizans la yapılan ilk savaşın adı nedir? 1302 Koyunhisar (Bafeon) Osman Bey adına bağımsızlık alameti olarak ilk hutbeyi okuyan kimdir? Dursun

Detaylı

Roma ve Bizans Dönemi Tarihi Eserleri. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Roma ve Bizans Dönemi Tarihi Eserleri. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Roma ve Bizans Dönemi Tarihi Eserleri Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Antik Yerleşimler......................... 4 0.2 Roma - Bizans Dönemi Kalıntıları...............

Detaylı

XVI. YÜZYILDA ÖZER TÜRKMENLERİ. THE ÖZER TURKMENS XVI. th OF CENTURY

XVI. YÜZYILDA ÖZER TÜRKMENLERİ. THE ÖZER TURKMENS XVI. th OF CENTURY 171 ÖZET XVI. YÜZYILDA ÖZER TÜRKMENLERİ THE ÖZER TURKMENS XVI. th OF CENTURY Abdulkadir GÜL * Özer Türkmenleri, XI. yüzyıldan itibaren Anadolu ya göç eden Bozok ve Üçok Oğuz boylarına mensup Türkmen boylarındandır.

Detaylı

YÜKSELME DEVRİ. KPSS YE HAZIRLIK ARİF ÖZBEYLİ Youtube Kanalı: tariheglencesi

YÜKSELME DEVRİ. KPSS YE HAZIRLIK ARİF ÖZBEYLİ  Youtube Kanalı: tariheglencesi YÜKSELME DEVRİ KPSS YE HAZIRLIK ARİF ÖZBEYLİ www.tariheglencesi.com Youtube Kanalı: tariheglencesi 05.08.2017 II.Selim (1566-1574) Tahta Geçme Yaşı: 42.3 Saltanat Süresi:8.3 Saltanat Sonundaki Yaşı:50.7

Detaylı

GELİRLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NÜN TARİHİ GELİŞİMİ

GELİRLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NÜN TARİHİ GELİŞİMİ KURUMSAL TANITIM GELİRLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NÜN TARİHİ GELİŞİMİ 1. Gelirler Genel Müdürlüğü'nün Tarihi Gelişimi Aşıkpaşazade Tarihi ne göre Osman Gazi Her kim pazarda satış yapıp para kazanırsa bunun iki

Detaylı

Başkale nin Tarihçesi: Başkale Coğrafyası:

Başkale nin Tarihçesi: Başkale Coğrafyası: Başkale nin Tarihçesi: Başkale Urartular zamanında Adamma olarak adlandırılan bir yerleşme yeriydi. Ermeniler buraya Adamakert ismini vermişlerdir. Sonraları Romalılar ve Partlar arasında sınır bölgesi

Detaylı

ORTA ASYADAN TÜRK GÖÇLERİ

ORTA ASYADAN TÜRK GÖÇLERİ ORTA ASYADAN TÜRK GÖÇLERİ TÜRKLERİN ANADOLU YU VATAN EDİNMESİ Anadolu nun Keşfi: *Büyük Selçuklu Devleti döneminde Tuğrul ve Çağrı Bey dönemlerinde Anadolu ya keşif akınları yapılmış ve buranın yerleşmek

Detaylı

İktisat Tarihi I

İktisat Tarihi I İktisat Tarihi I 25.10.2017 Toplum, Ekonomi ve Maliye Klasik Dönem olarak da adlandırılan 16. yy Osm. Devleti nin en parlak dönemidir. TOPLUMSAL YAPI: Artığı yaratanlarla artığa el koyanları birbirlerinden

Detaylı

görülen sanat görülmektedir? dallarını belirtiniz.

görülen sanat görülmektedir? dallarını belirtiniz. Karahanlılar Dönemine ait Kalyan Minaresi (Buhara) Selçuklular Döneminden kalma bir seramik tabak Selçuklulara ait "Varka ve Gülşah adlı minyatür Türkiye Selçuklu halısı, XIII. yüzyıl İlk dönemlere Türk

Detaylı

UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ Atatürk İlkeleri ve İnkilâp Tarihi 1 1.Ders

UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ Atatürk İlkeleri ve İnkilâp Tarihi 1 1.Ders UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ Atatürk İlkeleri ve İnkilâp Tarihi 1 1.Ders XIX. YÜZYIL ISLAHATLARI VE SEBEPLERİ 1-İmparatorluğu çöküntüden kurtarmak 2-Avrupa Devletlerinin, Osmanlı nın içişlerine karışmalarını

Detaylı

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır.

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır. TÜRKİYE'DEKİ GÖÇLER VE GÖÇMENLER Göç güçtür.hem güç ve zor bir iştir hem de güç katan bir iştir. Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri

Detaylı

Yazar Administrator Perşembe, 26 Nisan 2012 17:25 - Son Güncelleme Cumartesi, 19 Mayıs 2012 14:22

Yazar Administrator Perşembe, 26 Nisan 2012 17:25 - Son Güncelleme Cumartesi, 19 Mayıs 2012 14:22 Batman'ın tarihi hakkında en eski bilgiler halk hikayeleri, mitler ve Heredot tarihinde verilmektedir. Ortak verilere göre MED kralı Abtyagestin'in torunu Kyros karsıtı Erpagazso M.Ö. 550 yilinda yenilince

Detaylı

5. ÜNİTE: EKONOMİ VE SOSYAL HAYAT

5. ÜNİTE: EKONOMİ VE SOSYAL HAYAT 5. ÜNİTE: EKONOMİ VE SOSYAL HAYAT 1- Osmanlı Devleti nde ekonominin temeli olan tarımdan elde edilen gelirlerle asker beslenir, devlet adamlarının maaşları ödenirdi. Bundan dolayı tarım gelirlerinde bir

Detaylı

Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR

Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SOSYAL BiLiMLER LiSESi DERS KiTABI SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR Prishtine, 2012 ic;indekiler I ÜNiTE: BÜYÜK COGRAFYA KESiFLERi 3 1. BÜYÜK COGRAFYA KESiFLERi 3 A. COGRAFYA KESiFLERi

Detaylı

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI. (Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI. (Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü) T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI (Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü) Sayı : 62030549-125[1-2015/25]-65729 25.05.2016 Konu : Kamu personeline verilen konaklama

Detaylı

YURT DIŞINA ÇIKIŞ HARCI HAKKINDA KANUN TASARISI

YURT DIŞINA ÇIKIŞ HARCI HAKKINDA KANUN TASARISI YURT DIŞINA ÇIKIŞ HARCI HAKKINDA KANUN TASARISI Yurt dışına çıkış harcı MADDE 1- (1) Türkiye Cumhuriyeti pasaportu ile yurt dışına çıkış yapanlardan çıkış başına 15 YTL harç alınır. (2) Yurt dışına çıkış

Detaylı

BALIKESİR KAZASI (1840 1845)

BALIKESİR KAZASI (1840 1845) 1 2 BALIKESİR KAZASI (1840 1845) 3 Tanzimat başlarında BALIKESİR KAZASI (1840 1845) (Demografik Durum) Zağnos Kültür ve Eğitim Vakfı Genel Yayın No:8 ISBN 975 94473 4 7 Kapak : Petek Ofset Matbaacılık

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Sezai SEVİM YAYIN LİSTESİ

Yrd. Doç. Dr. Sezai SEVİM YAYIN LİSTESİ Yrd. Doç. Dr. Sezai SEVİM YAYIN LİSTESİ KİTAP - Osmanlı Kuruluş Dönemi Bursa Vakfiyeleri, Yayına Hazırlayanlar, Yrd. Doç. Dr. Sezai Sevim- Dr. Hasan Basri Öcalan, Osmangazi Belediyesi Yayınları, İstanbul

Detaylı

AB CUSTOMS AGENCY ACADEMY

AB CUSTOMS AGENCY ACADEMY Gümrük Mevzuatı Tanım ve Kavramları 2013 AB Gümrük Müşavirliği ve Danışmanlık A.Ş Uzmanları Tarafından Hazırlanmıştır Tüm Hakları Saklıdır. https://www.abcustoms.eu SUNUŞ Dış ticaret mevzuatı sıklıkla

Detaylı

YAZILI SINAV CEVAP ANAHTARI TARİH

YAZILI SINAV CEVAP ANAHTARI TARİH YAZILI SINAV CEVAP ANAHTARI TARİH CEVAP 1: (TOPLAM 2 PUAN) Savaş 2450-50=2400 yılının başında sona ermiştir. (İşlem 1 puan) Çünkü miladi takvimde, MÖ tarihleri milat takviminin başlangıcına yaklaştıkça

Detaylı

Edirne Köprüleri. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Edirne Köprüleri. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Edirne Köprüleri Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Edirne Köprüleri......................... 4 0.1.1 Gazimihal Köprüsü.................... 4 0.1.2 Beyazid Köprüsü.....................

Detaylı

II. MAHMUT (1808-1839) DÖNEMİ TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ

II. MAHMUT (1808-1839) DÖNEMİ TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ II. MAHMUT (1808-1839) DÖNEMİ TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ TÜRK TELEKOM NURETTİN TOPÇU SOSYAL BİLİMLER LİSESİ TARİH ÖĞRETMENİ Halk arasında gâvur padişah ve püsküllü bela olarak adlandırılan padişah II.

Detaylı

KAYACIK KÖYÜ HAKKINDA GENEL BİLGİLER. Kayacık Köyü nün isminin kaynağı hakkında iki rivayet bulunmaktadır. Bunlar şöyle açıklanabilir.

KAYACIK KÖYÜ HAKKINDA GENEL BİLGİLER. Kayacık Köyü nün isminin kaynağı hakkında iki rivayet bulunmaktadır. Bunlar şöyle açıklanabilir. Araştırmanın Yapıldığı Kayacık Köyü Hakkında Genel Bilgiler KAYACIK KÖYÜ HAKKINDA GENEL BİLGİLER KAYACIK İSMİNİN KAYNAĞI Kayacık Köyü nün isminin kaynağı hakkında iki rivayet bulunmaktadır. Bunlar şöyle

Detaylı

Beylikler,14.yy. başı BEYLİKLER DÖNEMİ

Beylikler,14.yy. başı BEYLİKLER DÖNEMİ BEYLİKLER DÖNEMİ Beylikler,14.yy. başı Sınırlara yerleştirilmiş olan Türkmen beylikleri, Selçuklulardan sonra bağımsızlıklarını kazanarak Anadolu Türk mimarisine canlılık getiren yapıtlar vermişlerdir.

Detaylı

I. Hutbe okutmak. II. Para bastırmak. III. Orduyu komuta etmek. A) Damat Ferit Paşa

I. Hutbe okutmak. II. Para bastırmak. III. Orduyu komuta etmek. A) Damat Ferit Paşa 1. Osmanlı Devletinde inşa edilen ilk medrese aşağıdakilerden hangisidir? A) Süleymaniye Medresesi B) Süleyman Paşa Medresesi C) Sahn-ı Seman Medreseleri D) Kanuni Sultan Paşa Külliyesi E) Şehzade Ahmet

Detaylı

ORTA ASYA TÜRK TARİHİ PDF

ORTA ASYA TÜRK TARİHİ PDF ORTA ASYA TÜRK TARİHİ PDF Orta Asya Tarihi adlı eser Anadolu Üniversitesinin ders kitabıdır ve Ahmet Taşağıl gibi birçok değerli isim tarafından kaleme alınmıştır. PDF formatını bu adresten indirebilirsiniz.

Detaylı

NEVŞEHİR MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ. Nevşehir de Göçmen Eğitimi Uygulamaları ve Sorunları

NEVŞEHİR MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ. Nevşehir de Göçmen Eğitimi Uygulamaları ve Sorunları Nevşehir de Göçmen Eğitimi Uygulamaları ve Sorunları NEVŞEHİR İLİ KISA TARİHÇESİ İlin tarihi M.Ö. 7000 yıllarına kadar uzanır. Nevşehir Güzel Atlar Ülkesi anlamına gelen (Farsça Katpatuka) Kapadokya Bölgesinin

Detaylı

BOSNA-HERSEK TEKİ KÜLTÜR, BİLİM VE EĞİTİM ÜZERİNDEKİ OSMANLI ETKİSİ: MEVCUT DURUM

BOSNA-HERSEK TEKİ KÜLTÜR, BİLİM VE EĞİTİM ÜZERİNDEKİ OSMANLI ETKİSİ: MEVCUT DURUM Prof. Dr. Cazim HADZİMEJLİS* BOSNA-HERSEK TEKİ KÜLTÜR, BİLİM VE EĞİTİM ÜZERİNDEKİ OSMANLI ETKİSİ: MEVCUT DURUM Osmanlıların Balkanlarda çok büyük bir rolü var. Bosna Hersek te Osmanlıların çok büyük mirası

Detaylı

Cumhuriyet Dönemi nde ;

Cumhuriyet Dönemi nde ; O Orta Asya Türklerinin bahçe düzenlemeleri hakkındaki bilgilerimiz oldukça kısıtlıdır. Bunun en büyük nedeni belki de Türklerin mekan olusturmada toprak, kerpic gibi cabuk dağılan malzeme kullanmalarının

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

III.BÖLÜM A - KARADENİZ BÖLGESİ HAKKINDA

III.BÖLÜM A - KARADENİZ BÖLGESİ HAKKINDA III.BÖLÜM Bu bölümde ağırlıklı olarak Kızılırmak deltasının batı kenarından başlayıp Adapazarı ve Bilecik'in doğusuna kadar uzanan ve Kastamonu yu içine alan Batı Karadeniz Bölümü, Kastamonu ili, Araç

Detaylı

SELANİK ALMANYA VE FRANSA KONSOLOSLARININ ÖLDÜRÜLMESİ 1876

SELANİK ALMANYA VE FRANSA KONSOLOSLARININ ÖLDÜRÜLMESİ 1876 SELANİK ALMANYA VE FRANSA KONSOLOSLARININ ÖLDÜRÜLMESİ 1876 BAKİ SARISAKAL SELANİK ALMANYA VE FRANSA KONSOLOSLARININ ÖLDÜRÜLMESİ 1876 Bosna-Hersek ve Bulgaristan olaylarının devam ettiği sırada Selanik

Detaylı

Fahriye Emgili, Boşnakların Türkiye ye Göçleri , Bilge Kültür Sanat Yayınları, İstanbul: Nisan 2012, 520 sayfa.

Fahriye Emgili, Boşnakların Türkiye ye Göçleri , Bilge Kültür Sanat Yayınları, İstanbul: Nisan 2012, 520 sayfa. Tarih Okulu The History School Sonbahar-Kış 2012 Fall-Winter 2012 Sayı XIII, 207-211. Number XIII, 207-211. Fahriye Emgili, Boşnakların Türkiye ye Göçleri 1878-1934, Bilge Kültür Sanat Yayınları, İstanbul:

Detaylı

Akçakale Sınırından Türkiye ye Sığınmacı Geçişi Gözlem Raporu. (16 Haziran 2015)

Akçakale Sınırından Türkiye ye Sığınmacı Geçişi Gözlem Raporu. (16 Haziran 2015) 17.06.2015 Akçakale Sınırından Türkiye ye Sığınmacı Geçişi Gözlem Raporu (16 Haziran 2015) Necatibey Caddesi No:82 Kat:6 Daire:11/12 Demirtepe/Ankara Tel:+90 (312) 230 35 67-68-69 Fax:+90 (312) 230 17

Detaylı

TÜRK EĞİTİM TARİHİ 3. Dr. Öğr. Ü. M. İsmail Bağdatlı.

TÜRK EĞİTİM TARİHİ 3. Dr. Öğr. Ü. M. İsmail Bağdatlı. TÜRK EĞİTİM TARİHİ 3 Dr. Öğr. Ü. M. İsmail Bağdatlı [email protected] TÜRKLERİN MÜSLÜMAN OLMALARINDAN SONRA EĞİTİMDE GELİŞMELER Çeşitli dinî inanışlara sahip olan Türk topluluklarının İslamiyet

Detaylı

İktisat Tarihi I. 8/9 Aralık 2016

İktisat Tarihi I. 8/9 Aralık 2016 İktisat Tarihi I 8/9 Aralık 2016 Kredi, Finans ve Servetler İslam dinindeki faiz yasağının kredi ilişkilerinin gelişmesini önlediği sık sık öne sürülür. Osmanlı kredi ve finans kurumları 17. yüzyılın sonlarına

Detaylı

Sonuç. Beylikler dönemi, Anadolu'da Türk kültür ve medeniyetinin gelişmesi

Sonuç. Beylikler dönemi, Anadolu'da Türk kültür ve medeniyetinin gelişmesi 78 ağaçları bulunan yer, Ermenek'e bağlı Görme! Köyü'nde 32 Paşaçukuru olarak bilinen yer, Ermenek'te Emir Ahmed mülkü civarındaki yer, Ermenek'e bağlı Gargara Köyü'nde 33 yer, Mut Medresesi yakınındaki

Detaylı

KAY 361 Türk İdare Tarihi

KAY 361 Türk İdare Tarihi KAY 361 Türk İdare Tarihi Ders 9: 11 Aralık 2006 Konular: Osmanlı Eyalet İdaresi Osmanlı Şehirleri ve Ulaştırma Kapitülasyonlar Hakkında Okuma: Ortaylı, 1979, sf. 183-205 (205-231 arası iptal), 243-245.

Detaylı

OSMANLI MEDRESELERİ. Tapu ve evkaf kayıtlarına göre orta ve yüksek öğretim yapan medrese sayısı binden fazlaydı.

OSMANLI MEDRESELERİ. Tapu ve evkaf kayıtlarına göre orta ve yüksek öğretim yapan medrese sayısı binden fazlaydı. B130214028 Nil ÜSTER OSMANLI MEDRESELERİ Medrese, Müslüman ülkelerinde orta ve yüksek öğretimin yapıldığı eğitim kurumlarının genel adıdır. Medrese kelimesi Arapça ders kökünden gelir. Medreselerde ders

Detaylı

Osmanlı'da devşirme sistemi

Osmanlı'da devşirme sistemi On5yirmi5.com Osmanlı'da devşirme sistemi Osmanlı Devleti'nde uygulanan devşirme sistemi nedir? Nasıl uygulanır? Yayın Tarihi : 19 Şubat 2014 Çarşamba (oluşturma : 7/16/2017) 623 yıl boyunca hakimiyet

Detaylı

BİRECİK İLÇEMİZ Fırat ta Gün Batımı

BİRECİK İLÇEMİZ Fırat ta Gün Batımı BİRECİK İLÇEMİZ Fırat ta Gün Batımı Birecik ilçesi Şanlıurfa Merkez ilçesine 80 km uzaklıkta olup, yüzölçümü 852 km2 dir. İlçe merkez belediye ile birlikte 3 belediye ve bunlara bağlı 70 köy ve 75 mezradan

Detaylı

T.C. SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI

T.C. SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI T.C. SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI BOLU BELEDİYESİ 2012 YILI DENETİM RAPORU ARALIK/2013 T.C. SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI 06100 Balgat / ANKARA Tel: 0 312 295 30 00; Faks: 0 312 295 40 94 e-posta: [email protected]

Detaylı