HUCURÂT SÛRESİ Nuzul 112 / Mushaf 49
|
|
|
- Esin Çağrı
- 9 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 HUCURÂT SÛRESİ Nuzul 112 / Mushaf 49 Surenin Adı: Haneler, odalar anlamına gelen Hucurât adını 4. âyetinden alır. Baştan beri bu isimle anılmıştır. Ne siyer ne de hadis kaynaklarında aksini isbat eden bir rivayete rastlanmamıştır. İslam cemaatinin haneleri, bir bedenin hücreleri gibiydi. Bu hücreler arasındaki doku uyumunun korunmasıiçin sadece yasalar ve kurallar yeterli değil. Adab-ı Muaşeret de gerekliydi. Surenin görünmez ismi Adab-ı Muaşeret tir. Surenin Nuzul Yeri ve Zamanı: Sûre Medine de inmiştir. MEDİNE 1
2 MEDİNE 4. âyet Temimoğulları heyetinin ziyaretine atıftır. Bu olay elçiler yılı adı verilen 9. yılda gerçekleşmiştir. 6. âyetin inişine neden olan olayın kahramanı ise Fetih ten sonra Müslüman olan bir isimdir. Bu veriler sûrenin en erken 8. yılda indiğini gösterir. İniş sıralamasında sondan üçüncü sûredir. Surenin Konusu: Sûrenin ana konusu, İslâm cemaatinde insan ilişkileridir. Ey iman edenler! hitabının beş kez yer aldığı sûre, baştan sona insan ilişkilerinin üzerinde yükseldiği etik ve estetik değerlerden, ahlâk ve edebe dair ilkelerden söz eder. Önce Allah Rasulü ile sahabe arasındaki ilişkileri ele alır. Hz. Peygamber in şahsında hayatın değişik alanlarında onun mirasını üstlenen otoritelere karşı saygıyı öğütler (1-5). Ardından İslâm cemaatinin kendi bireyleri arasındaki ilişkileri ele alır. Yalan haber üreten ve taşıyanları, İslâm cemaatinin güvene dayalı yapısını tehdit eden tehlikeli unsurlar olarak işaretler. Bu tür problemlere karşı en büyük tedbir iman kardeşliğidir: Mü minler kardeştir! (6-10). Kardeşin kardeşi küçük görmesi, alaya alması, aşağılaması ve küçük düşürmesi bizzat kendisine haksızlıktır (11). Bütün bu ahlâkî zaafların arkasında yatan neden ise suizandır. Kötü zannın sonucu olan arkadan çekiştirme hastalığı mânevî bir yamyamlık olarak takdim edilir (12). İman kardeşliği ilkesinden yola çıkılarak, söz, en geniş kardeşlik zemini olan insan kardeşliğine getirilir. İşte o evrensel ilke burada yer alır: Elbet Allah katında en üstün olanınız, en sorumlu davrananınızdır (13). 2
3 İddia halindeki imanla isbat edilmiş iman arasındaki farka tarihsel bir örnek gösterildikten sonra, söz pazarlıklı imanın tezahürü olan Allah a din öğretmeye" getirilir (14-16). Kur an a göre iman ve teslimiyet, kişinin Allah a değil kendisine yaptığı en büyük iyiliktir: Onlar Müslüman oldular diye seni minnet altına almaya kalkıyorlar. De ki: Müslüman olduğunuz için bana lütufta bulunduğunuzu sanmayın; bilakis, eğer sadâkat gibi bir erdeme sahipseniz, sizi doğru yola yönelttiği için asıl siz Allah a minnet borçlusunuz! (17) Kıraat okullarının hepsi sûreyi 18 âyet olarak sayar. 3
4 RAHMÂN RAHÎM ALLAH IN ADIYLA ب س م للا الر ح من الر ح يم ي ا ا ي ا ال ذ ي ن ام ن وا ل ت ق د م وا ب ي ن ي د ی للا و ر س ول و ات ق وا للا ا ن للا س م يع ع ل يم ١ 1 SİZ ey iman edenler! Asla Allah ın ve Elçisinin önüne geçmeyin(1) ve sorumlu davranın: çünkü Allah her şeyi işitir, her şeyi bilir! (1) Veya ikinci bir tümleç takdiriyle: Allah ın ve Elçi sinin görüşlerinin önüne (kendi görüşlerinizi) geçirmeyin (krş. Ahzab: 36). Yani, konumunuzu bilin. Elçi ile birlikte Allah ın zikredilmesini Elçi ye itaatin Allah a itaat olduğunu söyleyen âyetin ışığında anlamak gerekir. Fakat Allah ile Elçi nin vav ile bağlanmasındaki incelik de unutulmamalıdır: İki isim vav ile bağlanırsa bu ikisi arasındaki mahiyet ve cevher farkına, fâ ile bağlanırsa cevher birliğine rağmen nitelik ve araz farkına delalet eder. Katade ye göre âyet Keşke falanca konuda şöyle bir âyet inseydi diyenleri uyarmaktadır (Taberî). (Nuzul 105 / Mushaf 33 : Ahzab 36 Aşağıdadır.) و م ا ك ان ل م ؤ م ن و ل م ؤ م ن ة ا ذ ا ق ض ى للا و ر س ول ا م ر ا ا ن ي ك ون ل م ا ل خ ي ر ة م ن ا م ر م و م ن ي ع ص للا و ر س ول ف ق د ض ل ض ل ل م ب ين ا ٦٣ 36 Allah ve Rasulü bir konuda hüküm verdiği zaman, inanan bir erkek ve kadının kendi işlerinde kişisel tercihlerine göre hareket etmeleri düşünülemez: (48) zira kim Allah ve Rasulü ne isyan ederse, işte o apaçık bir sapıklığa gömülmüş olur. (48) Mâ kâne li.. kalıbı için krş. Yusuf: 76. Buradaki hüküm, elbette Rasulullah ın peygamberlik alanına giren hükümlerdir. Değilse hurma aşılayanlara eğer kendi haline bıraksaydınız daha iyi olurdu deyince onların bıraktık fakat daha iyi olmadı cevabını vermeleri üzerine Siz dünyanıza ilişkin işleri benden iyi bilirsiniz demesi; Yine Bedir deki mevzi seçiminde Habbab b. Münzir in daha isabetli önerisi üzerine geri çektiği kendi kararı; Kocasının ricasını kıramayarak Berire ye yaptığı sonuçsuz kalan kocana dön teklifi; İstişare sonucunda geri çektiği Hendek kuşatması sırasında Medine nin mahsulünün yarısını verme teklifi Bütün bunlar âyetin kapsamı dışındadır. Bu nedenledir ki sahabe bu konularda farklı görüş geliştirebilmiştir (krş. Nûr: 62, not 2). ي ا ا ي ا ال ذ ين ام ن وا ل ت ر ف ع وا ا ص و ات ك م ف و ق ص و ت الن ب ى و ل ت ج ر وا ل ب ال ق و ل ك ج ر ب ع ض ك م ل ب ع ا ن ت ح بط ا ع م ال ك م و ا ن ت م ل ت ش ع ر ون ٢ 2 Siz ey iman edenler! Sesleriniz Peygamber in sesini bastırmasın! Birbirinizle bağıra çağıra konuştuğunuz gibi onunla da bağıra çağıra konuşmayın ki, siz farkında olmadan iyilikleriniz boşa gitmesin!(2) (2) Ağır işittiği için yüksek sesle konuşan Sabit ibn Kays bu âyetle kendisinin kastedildiği kanaatiyle ben cehennemliğim diye kendisini evine hapsetmiş, fakat durumu öğrenen Hz. Peygamber, Hayır, o cennetliktir diyerek Sabit in âyete getirdiği lafzî yorumu reddetmiştir (Buhârî ve Müslim). Bu âyet, 1. âyetin devamı mahiyetindedir. ا ن ال ذ ين ي غ ض ون ا ص و ات م ع ن د ر س ول للا ا و لئ ك ال ذ ين ام ت ح ن للا ق ل وب م ل لت ق وى ل م م غ ف ر ة و ا ج ر ع ظ يم ٦ 3 Hani şu Allah Rasulü nün yanında seslerini kısanlar var ya; işte onlar Allah ın kalplerini sorumluluk bilinciyle (donatarak) sınadığı kimselerdir(3) onlar için sınırsız bir bağış ve büyük bir ödül vardır. 4
5 (3) Takvâ ile donatarak sınamak, sınavı geçecek donanıma kavuşturmak demektir; tıpkı aklı bilgiyle donatıp sınava sokmak gibi. Zımnen: Allah size olan lutfunu, imtihandan muaf tutmak yerine imtihanı verebilecek bir donanıma kavuşturarak gösterdi. ا ن ال ذ ين ي ن اد ون ك م ن و ر اء ال ح ج ر ات ا ك ث ر م ل ي ع ق ل ون ٤ 4 Ne var ki sana hanelerin berisinden(4) seslenenler de var; onların çoğu kafalarını kullanmazlar.(5) (4) Min sanıldığı gibi zait değildir. Vera zarfına her yönün ötesinden mânası katar (krş. Haşr: 14). (5) Tüm zamanlardaki bedevi aklın atıl ve pasif niteliğine dair bir ifade. Kur an örnek bir olay üzerinden muhataplarını bedevilikten medeniliğe çağırıyor. Bu, aynı zamanda nezaket ve görgü kurallarının insan ilişkilerindeki önemine bir atıftır. (Nuzul 102 / Mushaf 59 : Haşr 14 Aşağıdadır.) ل ي ق ات ل ون ك م ج م يع ا ا ل ف ى ق ر ى م ح ص ن ة ا و م ن و ر اء ج د ر ب ا س م ب ي ن م ش د يد ت ح س ب م ج م يع ا و ق ل وب م ش تى ذل ك ب ا ن م ق و م ل ي ع ق ل ون ١٤ 14 Onlar ittifak kursalar dahi, müstahkem mevzilerde olmadıkça, ya da sur diplerine(21) saklanmadıkça sizinle savaşmayı göze alamazlar. Kendi aralarında şiddetli bir rekabet(22) vardır; sen onları birlik içinde sanırsın, ama kalpleri darmadağınıktır: Bunun gerekçesi de, onların aklını kullanmayan bir topluluk olmalarıdır. (21) Buradaki min edatının anlama katkısı için bkz. Hucurât: 4, not 4. (22) İbn Abbas a dayanarak, be s e bu bağlamda verebileceğimiz en uygun karşılık (krş. A râf: 165, not 2). و ل و ا ن م ص ب ر وا ح تى ت خ ر ج ا ل ي م ل ك ان خ ي ر ا ل م و للا غ ف ور ر ح يم ٥ 5 Ama eğer sen kendilerine çıkıp gelinceye kadar sabretselerdi, elbet bu kendileri için daha hayırlı olurdu: (6) ne ki Allah tarifsiz bağışlayandır, eşsiz merhamet kaynağıdır. (6) Zımnen: Ey ümmet-i Muhammed! Önderlerinize (imam) gösterdiğiniz saygı, aslında kendinize gösterdiğiniz saygıdır! Hayatlarını size vakfeden ulema ve ümera gibi önderlerin zaman yönetimini ifsat etmeyin! ي ا ا ي ا ال ذ ين ام ن وا ا ن ج اء ك م ف اس ق ب ن ب ا ف ت ب ي ن وا ا ن ت ص يب وا ق و م ا ب ج ال ة ف ت ص ب ح وا ع لى م ا ف ع ل ت م ن اد م ين ٣ 6 SİZ ey iman edenler! Sorumsuzun(7) biri size (önemli) bir haberle geldiğinde durup gerçeği araştırın;(8) Değilse, istemeden birilerini rencide eder, ardından da yaptığınızdan pişmanlık duyarsınız.(9) (7) Fasık, benzer bağlamlarda muttaki nin zıddı olarak sorumsuz anlamına kullanılmıştır (krş. Tevbe: 24). Bu tür bir hareket, 1. âyetteki sorumlu davranın emrinin karşısında yer almaktadır. (8) Âyette bi-haberin denilmiyor, bi-nebein deniliyor. Haber önemli önemsiz her şeydir. Fakat nebe sadece önemli olan haber için kullanılır; sahibi için değerli olan, sonuçlarıyla sahibini sevindiren veya üzen haber... (9) Örnek olaydan yola çıkarak zımnen: İslâm cemaatinin şeref ve itibarını örseleyecek haberlere karşı uyanık olun! Olumsuz haberlere inanmaya yatkın hastalıklı tavırlar göstermeyin! Günümüze mesaj: Medyalar tarafından kolaylıkla gözü boyanabilen ahmak bir güruh olmayın! 5
6 (Nuzul 114 / Mushaf 9 : Tevbe 24 Aşağıdadır.) ق ل ا ن ك ان اب اؤ ك م و ا ب ن اؤ ك م و ا خ و ان ك م و ا ز و اج ك م و ع ش ير ت ك م و ا م و ال اق ت ر ف ت م و ا و ت ج ار ة ت خ ش و ن ك س اد ا و م س اك ن ت ر ض و ن ا ا ح ا ل ي ك م م ن للا و ر س ول و ج اد ف ى س ب يل ف ت ر ب ص وا ح تى ي ا ت ى للا ب ا م ر و للا ل ي د ى ال ق و م ال ف اس ق ين ٢٤ 24 De ki: Eğer babalarınız,(26) çocuklarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, mensubu bulunduğunuz topluluk, kazandığınız mallar, kötüye gitmesinden kaygı duyduğunuz ticaret ve kendisiyle huzur bulduğunuz konaklar; Allah tan, O nun Elçisi nden ve O nun yolunda cihad etmekten daha sevimli geliyorsa, Allah ın buyruğu gerçekleşinceye kadar bekleyin! (27) Ne ki Allah, sorumsuzca davranan(28) bir toplumu doğru yola yöneltmez. (26) Âbâ, sadece babaları değil, anneler, dedeler ve amcaları da kapsar. Bu nedenle bunlar ayrıca zikredilmemiştir (krş. Râğıb). (27) Sevgide en büyük hak, En Büyük Olan ın hakkıdır (bkz. Bakara: 165). Ölümsüz sevgi, ölümsüzün sevgisidir. (28) el-fasikîn; bu bağlamda ve daha bir çok yerde sorumlu davrananlar anlamına gelen el-müttakin in karşıtı olarak sorumsuz davrananlar biçiminde çevrilmiştir. و اع ل م وا ا ن ف يك م ر س ول للا ل و ي ط يع ك م ف ى ك ث ير م ن ا ل م ر ل ع ن ت م و لك ن للا ح ب ا ل ي ك م ا ل يم ان و ز ي ن ف ى ق ل وب ك م و ك ر ا ل ي ك م ال ك ف ر و ال ف س وق و ال ع ص ي ان ا و لئ ك م الر اش د ون ٧ 7 Ve aklınızdan çıkarmayın ki aranızda Allah Rasulü var; eğer o her işte size uysaydı, kesinlikle haliniz harap olurdu. (10) Lakin Allah size ; imanı sevdirdi ve onu yüreklerinizde güzelleştirdi; (11) yine O size ; hakikati inkârı, sorumsuz davranmayı ve (iyi olana) karşı çıkmayı çirkin gösterdi. İşte onlar doğru tarafa yönelenlerdir, (10) Anittum için bkz. Tevbe: 128 (11) Dinin temeli sevgidir, çatısı da öyle. İman ağacının kökü sevgidir, meyvesi de öyle. Buradaki türden, bir tohum gibi gelişip büyüyen sevgiye hubb, muhabbetin ürünü olan iman ve amele karşılık olarak Allah ın verdiği sevgiye vudd diyor Kur an: İmanda sebat eden ve o imanla uyumlu bir hayat yaşayan kimseler var ya: o sonsuz rahmet kaynağı onlar için sonsuz bir sevgi var edecek (Meryem: 96). (Nuzul 114 / Mushaf 9 : Tevbe 128 Aşağıdadır.) ل ق د ج اء ك م ر س ول م ن ا ن ف س ك م ع زيز ع ل ي م ا ع ن ت م ح ريص ع ل ي ك م ب ال م ؤ م ن ين ر ؤ ف ر ح يم ١٢١ 128 DOĞRUSU (ey insanlık)! Size kendi türünüzden bir Elçi gelmiştir: (164) sizin kurtuluşu olmayan ebedi bir belâya çarptırılmanız onun çok zoruna gider,(165) mü minlere karşı şefkat pınarı ve merhamet âbidesi olduğu için üzerinize hassasiyetle titrer.(166) (164) Min enfusikum; lafzen sizin içinizden. Bu ibarenin en geniş anlamı, melek ya da olağanüstü yetilere sahip biri değil, sizden, sizin gibi insan bir peygamber demektir. Bunu Kehf: 110 ve Fussilet: 6 da destekler. Kimi rivayetlerin bazı seçkin isimlere dayandırdığı min enfesikum (sizin en iyinizi) okuyuşu, duygusal bir okuyuş olsa gerektir. (165) Anittum, zorlayarak kırma, tahrip etme anlamındaki anete den türetilmiştir. Kur an da kullanıldığı beş yerde de insanın kurtulması imkansız bir belânın ortasına düşmesini, köşeye sıkışmışlığı ifade eder (Zemahşerî ve Râğıb). Burada, insanın sapma ve inkârından dolayı ebedi mutluluğu kaybetmesine tekabül eder. Peygamber e ağır gelen de işte budur. Zira o alemlere, yani insanlığın tümüne rahmetti. Ömrünün sonunda şöyle dua ediyordu: Ya Rab! Muhammed de bir insandır! Her insan gibi o da kızıp öfkelenebilir! Kime kızmış ya da beddua etmişsem, onu o kişi hakkında bir ecir, bir rahmet, bir dua kıl! (Müslim, Birr 45/25). (166) Veya: O sizin üzerinize hassasiyetle titrer: çünkü o mü minlere şefkat pınarı, merhamet âbidesidir. 6
7 ف ض ل م ن للا و ن ع م ة و للا ع ل يم ح ك يم ١ 8 Allah ın lutfu ve nimeti sayesinde: zaten Allah her şeyi bilir, her hükmünde tam isabet kaydeder. و ا ن ط ائ ف ت ان م ن ال م ؤ م ن ين اق ت ت ل وا ف ا ص ل ح وا ب ي ن م ا ف ا ن ب غ ت ا ح دي م ا ع ل ى ا ل خ رى ف ق ات ل وا ال ت ى ت ب غ ى ح تى ت ف یء ا لى ا م ر للا ف ا ن ف اء ت ف ا ص ل ح وا ب ي ن م ا ب ال ع د ل و ا ق س ط وا ا ن للا ي ح ال م ق س ط ين ٩ 9 Şu halde ; mü minlerden iki gurup çarpışırsa, aralarını bulun; fakat bir taraf diğerinin hakkına saldırırsa, siz de o haksız taraf ile Allah ın emrine dönünceye kadar çarpışın; ama eğer (saldırganlıktan) vazgeçerse, tarafların arasını adâletle ayırın ve (bunun için gerekirse) fedakârlıkta bulunun: çünkü Allah (barış için) fedakârlık edenleri sever.(12) (12) Kıst: Binası tek olup birbirine zıt iki anlama gelen kelimelerdendir. Kıst, hakkı tahsıl etmek, Kast haktan yüz çevirmek tir (el- udûl ani l-hak). Kıst ın anlam alanına kendi hakkından yüz çevirmek, yani hakkından feragat etmek de dahildir. Burada tam da bu mânaya gelir. Aynı kelime Allah için kullanıldığında hak ettiğinden fazlasını vermek veya kulu üzerindeki hakkından feragat etmek mânasına gelir (bkz. Yûnus: 4). (Nuzul 69 / Mushaf 10 : Yunus 4 Aşağıdadır.) ا ل ي م ر ج ع ك م ج م يع ا و ع د للا ح ق ا ا ن ي ب د ٶ ا ال خ ل ق ث م ي ع يد ل ي ج ز ى ال ذ ين ام ن وا و ع م ل وا الص ال ح ات ب ال ق س ط و ال ذ ين ك ف ر وا ل م ش ر ا م ن ح م يم و ع ذ ا ا ل يم ب م ا ك ان وا ي ك ف ر ون ٤ 4 Hepinizin dönüşü O nadır; (bu) Allah ın gerçekleşmesi kaçınılmaz vaadidir. Çünkü O, insanı yaratmaya başladıktan sonra onun yaratılışını sürdürüyor ki; iman edip de ıslah edici iyi şeyler yapanları hak ettiklerinden fazlasıyla(9) ödüllendirsin. İnkârda ısrar edenlere gelince: inkârda direnişleri nedeniyle, yudum yudum içecekleri kavurucu bir pişmanlık(10) ve can yakıcı bir azap onları bekleyecek. (9) el-kıst, yine Kur an da kullanılan el- adl in eşanlamlısı olarak görülemez. Tercihimizin gerekçesi için bkz. Hucurât: 9, not 7. (10) Lafzen: kavurucu bir içecek. Bu mecazi ifade, öncelikle yürek yakıcı ve vicdanı kavurucu bir pişmanlığa delalet etse gerektir. Râzî bu sûrenin 7. âyetindeki ateşi (en-nâr) tefsir ederken, ateşin ve yanmanın farklı türlerinden söz eder. Bunlardan birini de psikolojik ve aklî ateş diye adlandırır ve bunun hissedilen ateşten daha fazla yaktığını ifade eder. ا ن م ا ال م ؤ م ن ون ا خ و ة ف ا ص ل ح وا ب ي ن ا خ و ي ك م و ات ق وا للا ل ع ل ك م ت ر ح م ون ١١ 10 Mü minler sadece kardeştirler;(13) öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah a karşı sorumlu davranın ki, O nun merhametine mazhar olasınız!(14) (13) Baştaki edat, mü minlerin kardeşliği dışındaki her tür ihtimali kategorik olarak dışlar. Bu kardeşliğin tek çimentosu vardır: İman. şu halde iman çözülmeden bu kardeşlik çözülemez. Bu kardeşliğe sadece hayatta olanlar değil, âhirete göçenler de girer: Derler ki: Rabbimiz! Bizi ve bizden önce imanla göçüp gitmiş olanları bağışla! (Haşr: 10) (14) Zımnen: Zedelenen kardeşlik ilişkilerini düzeltmek her mü minin imani görevidir. 7
8 ي ا ا ي ا ال ذ ين ام ن وا ل ي س خ ر ق و م م ن ق و م ع سى ا ن ي ك ون وا خ ي ر ا م ن م و ل ن س اء م ن ن س اء ع سى ا ن ي ك ن خ ي ر ا م ن ن و ل ت ل م ز وا ا ن ف س ك م و ل ت ن اب ز وا ب ا ل ل ق ا ب ئ س ا ل س م ال ف س وق ب ع د ا ل يم ان و م ن ل م ي ت ف ا و لئ ك م الظ ال م ون ١١ 11 SİZ ey iman edenler! Hiçbir kişi ve zümre bir diğer kişi ve zümreyi alaya alıp hor görmesin: belki diğerleri berikilerden daha değerli olabilirler. Yine bir kısım kadınlar da diğerlerini (böyle) görmesinler: ötekiler onlardan daha değerli olabilir. Asla birbirinizi(15) itibardan düşürmek için karalamayın ve (kötü) lakaplar takarak yaralamayın: İman ettikten sonra sapıklıkla anmak-anılmak ne berbat bir şey!(16) Ve kim (bu tür davranışlardan) pişmanlık duyup vazgeçmezse, işte zalim olanlar onlardır. (15) Lafzen: kendinizi. Bu, hem mü minler bir bedenin organları gibidir, bedene ait bir organı karalayan kendisini karalamış olur anlamına, hem de birini karalamak gibi kötü bir şey yapan, aslında kendini karalamış olur anlamına gelir. (16) Zımnen: iman sabıka bırakmaz anlamına gelir. İslâm kendisinden öncesini kesip atar hadisi bu ilâhi tavsiye ışığında söylenmiştir. Hem birini imanından sonra önceki hayatında yaptığı kötülükle anmayı, hem de âyetin kınadığı şeyleri yapanların kötü anılacaklarını ifade eder. ي ا ا ي ا ال ذ ين ام ن وا اج ت ن ب وا ك ث ير ا م ن الظ ن ا ن ب ع الظ ن ا ث م و ل ت ج س س وا و ل ي غ ت ب ع ض ك م ب ع ض ا ا ي ح ا ح د ك م ا ن ي ا ك ل ل ح م ا خ ي م ي ت ا ف ك ر ت م و و ات ق وا للا ا ن للا ت و ا ر ح يم ١٢ 12 Siz ey iman edenler! (Birbiriniz hakkında kötü) zandan şiddetle kaçının!(17) Unutmayın ki zannın bir kısmı ağır bir vebaldir!(18) Birbirinizin gizli saklısını da asla araştırmayın(19) ve Birbirinizin gıybetini etmeyin! İçinizde ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanan biri var mı? Bakın, tiksindiniz işte! (20) Sözün özü: Allah a karşı sorumluluğunuzun bilincine varın! Kuşkusuz Allah tevbeleri kabul eden sınırsız bir rahmet kaynağıdır. (17) Min in beyaniyye anlamıyla. Zann daki belirlilik çeviriye kötü karşılığıyla yansımıştır. Kötü zan (suizan) kalbin bedduasıdır. Suizanna ayarlı olanlar, başkalarında kendilerini görürler. Birine suizanla yaklaşmak, aslında Ben onun yerinde olsam böyle yapardım itirafıdır. Bilginin hakikate nisbeti dörttür: Vehm, Şekk, Zann, Yakîn. 1) Vehm: Hakikatten hiç bir payı yoktur, serapa asılsızdır. Fakat olmayan şey varmış gibi vehmedildiği için, sahte bir nisbetten, yani kurgusal bir nisbetten söz edilebilir. Fakat bu en küçük bir gerçeğe tekabül etmez. 2) Şekk: Hakikate ve yalana nisbeti eşittir. Tam ortada durur. 3) Zan: Hakikate nisbeti yakın yalana nisbeti uzaktır. Fakat zan bilginin hakikate nisbetini ifade eden kavramlar arasında en muğlak ve esnek olandır. İmandan kaynaklanan zan hakikate tam isabet edebilir. yakinen bilinmesi mümkün olmayan gaybi konulardaki itikad Kur an da bu kelimeyle ifade edilir (bkz. Hâkka: 20; Bakara: 46, 249). Yakin bir bilgi olmadan konuşulması hukuk ihlali olan durumlar vardır ki, âyette kaçınılması istenen zannın bir kısmı budur. 8
9 4) Yakin: Hakikate nisbeti yüzde yüzdür. Üç kısımdır: İlme l-yakin, Ayne l-yakin, Hakka l-yakin. İlki bilgiyle, ikincisi gözlemle, sonuncusu yaşayarak elde edilir. (18) Geri bırakmak, hız kesmek anlamına gelen ism, müeyyide gerektiren günah için kullanılır (Furkan: 68). Bir hadiste saf iyiliğin zıddı kökten kötülük olarak yer almıştır (İbn Hanbel). Sui zandan hesap sorulur. Zira suizan yamuk bakıştır. Yamuk bakan, baktığını doğru göremez. (19) Ve: Açık aramayın! Başkalarının ayıplarını ortaya serenin, kendi ayıplarını da Allah ortaya serer. (20) Zımnen: Gıybet ahlâkî yamyamlıktır. Bu yamyamlık türü, eti yenilenden daha çok başkalarının etini yiyen gıybet hastalarına zarar verir. İnsanın kendisiyle ve başkalarıyla ilişkisini çürütür. (Nuzul 45 / Mushaf 69 : Hakka 20 Aşağıdadır.) ا ن ى ظ ن ن ت ا ن ى م ل ق ح س اب ي ٢١ 20 Kesinlikle ben, hesabımla yüzleşeceğime gönülden inanmıştım! (13) (13) Zanne, genellikle enne ile birlikte kesinlik, en ile birlikte kuşku ifade eder (krş. Fetih: 12). Yine zan; Kur an da mü mine nisbet edildiğinde ve övüldüğünde iman, kâfire nisbet edildiğinde ve yerildiğinde şüphe ifade eder. Ve zan âhirette gerçekleşirse kesin bilgi ye delalet eder. Zerkeşi nin bu güzel tesbitlerine galibiyetle kaydı düşmek şarttır. Zira istisnaları boldur (bkz. Kulliyyâtu l- Elfaz, s. 436). (Nuzul 94 / Mushaf 2 : Bakara 46 Aşağıdadır.) ا ل ذ ين ي ظ ن و ن ا ن م م ل ق وا ر ب م و ا ن م ا ل ي ر اج ع ون ٤٣ 46 (Huşû duyanlar), Rablerine kavuşacaklarına ve sonunda O na döneceklerine kesin gözüyle bakarlar.(84) (84) Kesin gözüyle bakarlar diye çevirdiğimiz yezunnûne nin kendisinden türetildiği; Ez-zann hem yersiz kuşku hem de kesin inanç (yakîn) anlamına gelir (bkz. Hâkka: 20, not 6). Kesin inanç anlamı, gözlem ve deney sonucu oluşan kesin inanç değil, insanın sonsuz güven duyduğu bir kaynaktan gelen habere sanki gözleriyle görmüş gibi inanmasıdır (Lisân; krş. Bakara: 249; Kıyâmet: 28; Mutaffifin: 4). (Nuzul 94 / Mushaf 2 : Bakara 249 Aşağıdadır.) ف ل م ا ف ص ل ط ال وت ب ال ج ن ود ق ال ا ن للا م ب ت ل يك م ب ن ر ف م ن ش ر م ن ف ل ي س م ن ى و م ن ل م ي ط ع م ف ا ن م ن ى ا ل م ن اغ ت ر ف غ ر ف ة ب ي د ف ش ر ب وا م ن ا ل ق ل ي ل م ن م ف ل م ا ج او ز و و ال ذ ين ام ن وا م ع ق ال وا ل ط اق ة ل ن ا ال ي و م ب ج ال وت و ج ن ود ق ال ال ذ ين ي ظ ن و ن ا ن م م ل ق وا للا ك م م ن ف ئ ة ق ل يل ة غ ل ب ت ف ئ ة ك ث ي ر ة ب ا ذ ن للا و للا م ع الص اب ر ين ٢٤٩ 249 Ve Tâlût ordusuyla harekete geçtiği zaman dedi ki: Bakın, Allah sizi bir ırmakla sınayacak; kim ondan içerse benden değildir, kim de ondan tatmazsa bendendir; ancak bir avuç içen bundan müstesnadır.(449) Onlardan pek azı dışında, hepsi ondan (kana kana) içtiler. O ve ona inananlar ırmağı geçtikleri sırada, (ırmağın öbür tarafında kalanlar) dediler ki: Bugün Calût ve ordusuna karşı koyacak gücümüz yok.(450) 9
10 (Fakat) Allah a kavuşacaklarına kesin gözüyle bakanlar(451) da dediler ki: Nice sayıca az (örgütlü ve disiplinli) topluluk, Allah ın izniyle nice sayıca çok (örgütsüz ve başı bozuk) topluluklara galip gelmiştir: Zira Allah direnenlerle beraberdir. (452) (449) Uzun süre susuzluktan sonra aniden aşırı su tüketiminin, böbrek ve kalp yetmezliği sonucu ölüme kadar varan olumsuz sonuçlara yol açtığı bilinmektedir. (450) Yapamayacağınıza inanırsanız, yapamazsınız. (451) Zımnen: İtaatlerinden dolayı Allah ın vaad ettiği ödüle kavuşacakları kanaatinde olanlar. Mü min itaatiyle ilâhî ödülü umut edebilir, fakat garanti edemez. Bu âyette övülen tavır, 243. âyette yerilen tavrın zıddıdır. (452) Zımnen: Üstünlük ve başarı sayılarda değil, inanç ve disiplindedir. Bu nedenle de, tarihin yatağını değiştiren büyük değişimler şuursuz yığınların değil, sayıları az da olsa inançlı ve şuurlu insanların eseridir. Bedir zaferinin, Kur an lisanıyla açıklaması. (Nuzul 40 / Mushaf 25 : Furkan 68 Aşağıdadır.) و ال ذ ين ل ي د ع ون م ع للا ا ل ا اخ ر و ل ي ق ت ل ون الن ف س ال ت ى ح ر م للا ا ل ب ال ح ق و ل ي ز ن ون و م ن ي ف ع ل ذل ك ي ل ق ا ث ام ا ٣١ 68 Yine onlar ki: Allah la beraber bir başka ilâha yalvarıp yakarmazlar; meşru ve haklı bir gerekçeye dayanmaksızın(82) Allah ın dokunulmaz kıldığı cana kıymazlar; zina da etmezler! Zira, her kim bunları yaparsa günaha batmış olur. (82) Krş. En âm: 151; İsra: 33. ي ا ا ي ا الن اس ا ن ا خ ل ق ن اك م م ن ذ ك ر و ا ن ثى و ج ع ل ن اك م ش ع وب ا و ق ب ائ ل ل ت ع ار ف وا ا ن ا ك ر م ك م ع ن د للا ا ت قيك م ا ن للا ع ل يم خ ب ير ١٦ 13 Ey insanlık! Elbet sizi bir erkekle bir dişiden yaratan Biziz; derken sizi kavimler ve kabileler haline getirdik ki tanışabilesiniz.(21) Elbet Allah katında en üstününüz, O na karşı sorumluluk bilinci en güçlü olanınızdır;(22) Şüphe yok ki Allah her şeyi bilir, her şeyden haberdardır. (21) Sûrenin 10. âyetinde imanda kardeşlik vurgulanmıştı. Burada ise insanlıkta eşlik vurgulanıyor ve insanlık ortak paydasına dikkat çekiliyor. Farklılıklar, insanlık ailesini oluşturan unsurların birbirine tahakküm ve üstünlük gerekçesi değil, tanışma gerekçesi olmalıdır. (22) İslâm ın evrenselliğini tüm zamanlarda haykıran bir âyet. Zımnen: Kimse doğuştan imtiyazlı/doğuştan mahrum değildir. Kişinin kendi seçmediği şeylerle övünmesi anlamsızdır. Takvâ, kişilerin kendi akıl ve iradeleriyle yaptıkları bilinçli tercihi ifade eder. Bu şu mânayı içerir: Ne kadar sorumlu davranırsanız, o kadar üstün olursunuz! (Ekramekum için krş. İsra: 70). (Nuzul 68 / Mushaf 17 : İsra 70 Aşağıdadır.) و ل ق د ك ر م ن ا ب ن ى اد م و ح م ل ن ا م ف ى ال ب ر و ال ب ح ر و ر ز ق ن ا م م ن الط ي ب ات و ف ض ل ن ا م ع لى ك ث ير م م ن خ ل ق ن ا ت ف ض ي ل ٧١ 70 Ama doğrusu Biz Âdemoğluna kat kat ikram ederek (91) onu üstün ve şerefli kıldık. (92) Karada ve denizde onlara ulaşım imkanı sağladık. Temiz ve helâl besinlerle onları rızıklandırdık ve onları yarattıklarımızın bir çoğundan üstün tuttuk. (93) (91) İşareten: Yokluktan varlığa getirerek, varlık içinde can vererek, canlılar içinde ruh üfleyerek, üflenen ruhun içinde akıl ve irade vererek, o akıl ve iradeye yol haritası olan peygamberler ve vahiyler göndererek (92) Kerramnâ fiilinin ait olduğu tef il babı, kaynağın hedefe sürekli müdahalesine işaret eder. Buradaki süreklilik katlanarak artan bir yapıdadır. Buna göre Allah ın insana ikramı olup bitmiş bir ikram değil, süren ve katlanarak artan bir ikramdır. Bu nedenledir ki ademoğlunun Rabbine yabancılaşması tek kat bir küfür değil, bu sûrenin 89 ve 99. âyetlerinde olduğu gibi kat kat küfürdür. Zira kufûr un tam karşılığı budur. 10
11 (93) Bu son cümle, insanın tüm yaratılmışların en üstünü ve biriciği olduğu tezini zayıflatmaktadır. O, yaratılmışların bir çoğundan üstün kılınmıştır, tümünden değil. ق ال ت ا ل ع ر ا ام ن ا ق ل ل م ت ؤ م ن وا و لك ن ق ول وا ا س ل م ن ا و ل م ا ي د خ ل ا ل يم ان ف ى ق ل وب ك م و ا ن ت ط يع وا للا و ر س ول ل ي ل ت ك م م ن ا ع م ال ك م ش ي پ ا ا ن للا غ ف ور ر ح يم ١٤ 14 BEDEVİLER(23) İman ettik dediler. De ki ; Henüz(24) iman etmiş sayılmazsınız, lakin teslim olduk diyebilirsiniz, (25) zira iman kalplerinize girmiş değil. A Ama eğer Allah ve Rasulü ne uyarsanız, Allah amellerinizin zerresini eksiltmez: çünkü Allah tarifsiz bir bağış, eşsiz bir merhamet kaynağıdır. (23) Zımnen: medenileşmemiş, sığ akıllar. (24) Lemma edatı, yan anlam olarak bu kimselerin ileride istenilen anlamda mü min ve medeni olacaklarına delalet eder (krş. Zemahşerî). (25) Anlamı belirlemede, eslemnâ fiilinin akidevi mi lugavi mi, teslimiyet merciinin Allah mı yoksa Müslümanlar mı olduğu önemlidir. Mücahid, Said b. Cübeyr ve İbn Zeyd in buradaki fiili lügat anlamıyla öldürülme ve esir edilme korkusundan Müslümanlara teslim olma (istislam) şeklinde yorumladığını nakleden Taberî nin kendisi de, buradaki teslim oluşu, İslâm toplumuna politik ve sosyal katılım anlamında alır. Özetle söylenen şudur: Birinin İslâm cemaatine aidiyeti, onun gerçek bir mü min olduğu anlamına gelmez. Mü minin mü minlik kriteri cemaat aidiyeti ve sosyal konumu değil, kalbinin Allah a karşı duruşudur. ا ن م ا ال م ؤ م ن ون ال ذ ين ام ن وا ب ا لل و ر س ول ث م ل م ي ر ت اب وا و ج ا د وا ب ا م و ال م و ا ن ف س م ف ى س ب يل للا ا و لئ ك م الص اد ق ون ١٥ 15 Gerçek mü minler sadece; Allah a ve Rasulü ne iman edenler, ondan sonra da kuşkunun semtine uğramayanlar ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenlerdir: İşte bunlar sadık olanların ta kendileridir.(26) (26) Âyetin el-mu minûn ile gelmesinin anlamı şudur: Önemli olan sizin kendi imanınız hakkında ne dediğiniz değil, Allah ın sizin imanınız hakkında ne dediğidir (ellezîne âmenû ile el-mu minûn farkı için bkz. Nisâ: 136). (Nuzul 106 / Mushaf 4 : Nisa 136 Aşağıdadır.) ي ا ا ي ا ال ذ ين ام ن وا ام ن وا ب ا لل و ر س ول و ال ك ت ا ال ذ ى ن ز ل ع لى ر س ول و ال ك ت ا ال ذ ى ا ن ز ل م ن ق ب ل و م ن ي ك ف ر ب ا لل و م لئ ك ت و ك ت ب و ر س ل و ا ل ي و م ا ل خ ر ف ق د ض ل ض ل ل ب ع يد ا ١٦٣ 136 Siz ey iman edenler! İman edin(133) Allah a, O nun Elçisi ne, O nun Peygamberi ne peyderpey indirdiği ilâhî kelama ve daha önce indirdiği mesaja! Zira kim Allah ı, meleklerini, vahiylerini, peygamberlerini ve Âhiret Günü nü inkâr ederse, işte o derin bir sapıklığı boylamış olur. (133) Veya: güvenin. Bu âyetin maksadı hasılı tahsil etmek değildir. Kur an da geçen ellezine âmenû formuyla mu minun formu, Taberî nin de isabetle teşhis ettiği gibi birbiriyle aynı vurguyu taşımazlar. 11
12 Ellezine âmenû, iman iddiasını isbat etmesi istenenler için, Mu minûn ise iman iddiasını isbat edenler için kullanılır. İlki muhatabın kendisini nasıl tanımladığına, ikincisi Hatib in muhatabı nasıl tanımladığına delalet eder. Bakara: 62 ve bu âyet, işte bu fark nedeniyle, daha sonra sayılan iman ilkelerine iman etmeye çağırıldıkları hâlde daha sözün başında iman eden kimseler formuyla söze girer. Şu durumda genellikle bir emir ve yasak öncesi gelen Siz ey iman edenler! ibarelerini Siz ey iman iddiasında bulunanlar! İddianızı isbat etmek istiyorsanız.yapın/yapmayın şeklinde anlamak yanlış olmayacaktır. Âyet, Eksik inananlara Tam inanın!, İnanıp da güvenmeyenlere güvenin, Delilsiz inananlara Delilli inanın!, Taklidi iman taşıyanlara Tahkiki iman taşıyın!, Gevşek inananlara Sağlam inanın!, Geçmiş ve bugünlerini imanla geçirenlere İmanınızda sebat gösterin! mesajını verir. ق ل ا ت ع ل م ون للا ب د ين ك م و للا ي ع ل م م ا ف ى الس مو ات و م ا ف ى ا ل ر و للا ب ك ل ش ی ء ع ل يم ١٣ 16 De ki: Allah a dininizi siz mi öğreteceksiniz?(27) Ama Allah göklerde ve yerde ne varsa hepsini bilir: zira Allah her şeyi ayrıntısıyla bilendir. (27) Zımnen: Kitab a değil de, kitabına uydurmayı mı düşünüyorsunuz? Bu âyet iki mânaya da gelir: 1) Allah, hangi inanç sisteminin sizi mutlu edeceğini bilir. 2) Allah, sizin keyfinize göre uydurup da adını din koyduğunuz şeylerin gerçeğini bilir. ي م ن ون ع ل ي ك ا ن ا س ل م وا ق ل ل ت م ن وا ع ل ی ا س ل م ك م ب ل للا ي م ن ع ل ي ك م ا ن ديك م ل ل يم ان ا ن ك ن ت م ص اد ق ين ١٧ 17 Onlar Müslüman oldular diye seni minnet altına almaya kalkıyorlar. De ki: Müslüman olmanızdan dolayı beni minnet altına alıp bana lutfettiğinizi sanmayın; eğer (hakikate) sadıksanız, sizi doğru yola yönelttiği için asıl siz Allah a minnet borçlusunuz.(28) (28) el-mennu, ölçülebilen ve değerlendirilebilen şey mânasına gelir. Değer ifade ettiği için nimete de minnet denilmiştir. Alâ ile kullanıldığında, karşıdakini kul etmek için iyilik yapmak, minnet altına almak mânasına gelir. Bu anlamda minnet sadece Allah ın hakkıdır, zira nimetin gerçek sahibi O dur (Râğıb). Zaten kelimenin Kur an daki tüm kullanımları da buna işaret eder (et-tefsiru l-beyani II, 48-49). Zımnen: Siz iman ettiniz diye Allah ın hiçbir şeyi artmaz. Dolayısıyla imanınızı Allah a bir lütuf gibi sunmaya kalkmayın! Aksine sizi imanla şereşendirdiği için Allah a sonsuz minnet borçlusunuz! Bilinç ters dönerse, kişi minnet etmesi gerekirken minnet altına almaya kalkar. Bu, nimete ihanetin bir göstergesidir. ا ن للا ي ع ل م غ ي الس مو ات و ا ل ر و للا ب ص ير ب م ا ت ع م ل ون ١١ 18 Şu kesin ki Allah, göklerin ve yerin sırlarını bilir; dahası Allah yaptığınız her şeyi görür. 12
İsimleri okumaya başlarken- و ب س ي د ن ا - eklenmesi ve sonunda ع ن ه ر ض ي okunması en doğrusu.
س ي د ن ا و ن ب ي ن ا م ح م د صلى تعالى عليه و سل م İsimleri okumaya başlarken- و ب س ي د ن ا - eklenmesi ve sonunda ع ن ه ر ض ي okunması en doğrusu. 1 ا ب ى ب ك ر ب ن الص د يق 30 ث اب ت ب ن ا ق ر م 2
Değerli Kardeşim, Kur an ve Sünnet İslam dininin iki temel kaynağıdır. Rabbimiz in buyruklarını ve Efendimiz (s.a.v.) in mübarek sünnetini bilmek tüm
11 1 Değerli Kardeşim, Kur an ve Sünnet İslam dininin iki temel kaynağıdır. Rabbimiz in buyruklarını ve Efendimiz (s.a.v.) in mübarek sünnetini bilmek tüm Müslümanların, bilhassa idareci konumundakilerin
40 HADİS YARIŞMASI DİKKAT 47'DEN 55'E KADAR Kİ HADİSLERİN ARAPÇA METİNLERİ DÜZELTİLMİŞTİR. SINIFI 5-6,7-8 1-) 9-10,11-12 SINIFI 5-6,7-8 2-) 9-10
DİKKAT 47'DEN 55'E KADAR Kİ HADİSLERİN ARAPÇA METİNLERİ DÜZELTİLMİŞTİR. 5-6, 1-), 5-6, 2-) 5-6 3-) 40 HADİS YARIŞMASI 5-6, 4-) 5-6, 5-) 5-6, 6-) 5-6, 7-) 5-6, 8-) 5-6, 9-) 5-6, 10-) 5-6, 11-) 5-6, 12-)
Bayram hutbesi nasıl okunur? - İlyas Uçar - Ebû Rudeyha - Evvâh - Kişisel Bilgi Sitesi
Allâhu Ekber Allâhu Ekber Allâhu Ekber Allâhu Ekber Lâ ilâhe illallâhü vallâhü Ekber. Allâhu Ekber ve lillâhil'hamd, Allâhu Ekberu kebiiraa velhamdülillahi kesiiraa ve sübhaanallaahi bükratev ve esıila
Öğretim İlke ve Yöntemleri 1
Öğretim İlke ve Yöntemleri 1 Dr. Öğr. Ü. M. İsmail BAĞDATLI [email protected] EĞİTİM Bireyin kendi iradesi ile belirli bir program dahilinde davranış kazandırma, davranış geliştirme, davranış değiştirme
İmam Tirmizi nin. Sıfatlar Hususundaki Mezhebi
İmam Tirmizi nin Sıfatlar Hususundaki Mezhebi İmam Ebu İsa Muhammed İbni İsa Tirmizi (209H-274H) Cami'u Sünen Tirmizi www.almuwahhid.com 1 بسم هللا الرحمن الرحيم İmam Tirmizi de kendi dönemindeki hadis
(Allahım!) Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz. (Fâtiha, 1/5)
ا ي اك ن ع ب د و ا ي اك ن س ت ع ني (Allahım!) Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz. (Fâtiha, 1/5) 1 و م ا ا م ر وا ا ل ل ي ع ب د وا الل م ل ص ني ل ه الد ين ح ن ف اء و ي ق يم وا الص
DUALAR DUANIN ÖNEMİ Dua
DUANIN ÖNEMİ Dua, insanda doğuştan var olan bir duygudur. Bu sebeple bütün dinlerde dua mevcuttur. Üstün bir varlığa inanan her insan, hayatının herhangi bir anında dua ihtiyacını hisseder. Çünkü her insan,
KURAN DA TEKRARLANAN AYETLER
KURAN DA TEKRARLANAN AYETLER İmran AKDEMİR 2013 (Güncelleme 2018) TEKRAR EDEN 97 AYET Kuran ın 97 ayeti diğer ayetler gibi Kuran da sadece bir kez bulunmaz, tekrar ederler. Bu 97 ayetten birçoğuna 2 kez
Bir kişinin kalbinde iman ile küfür, doğruluk ile yalancılık, hıyanet ile emanet bir arada bulunmaz. (İbn Hanbel, II, 349)
»ا ل م س ل م م ن س ل م ال م س ل م ون م ن ل س ان ه و ي د ه و ال م ؤ م ن م ن أ م ن ه الن اس ع ل ى د م ائ ه م و أ م و ال ه م» Müslüman, diğer Müslümanların elinden ve dilinden güvende olduğu kimsedir. Mümin
İman; Allah a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine ve âhiret gününe iman etmendir. Keza hayrı ve şerriyle kadere inanmandır.
»ب ن ي ال س ل م ع ل ى خ م س : ش ه اد ة أ ن ل إ ل ه إ ل الل و أ ن م ح م د ا ر س ول الل و إ ق ام الص ل ة و إ يت اء الز ك اة و ال ح ج و ص و م ر م ض ان «İslam beş esas üzerine kurulmuştur: Allah tan başka
KUR AN HARFLERİNİN MAHREÇLERİ (ÇIKIŞ YERLERİ)
KUR AN HARFLERİNİN MAHREÇLERİ (ÇIKIŞ YERLERİ) ب ت خ ح ج ث Dil ucu ile üst uçlarından ا ذ ر ز Boğazın ağza en yakın olan kısmından Dil ucu ile üst diplerinden Peltektir. Boğazın orta kısmından Dudaklar
5. Ünite 1, sayfa 17, son satır
EYLÜL 2014 VE ÖNCESİ TARİH BASKILI ARAPÇA IV DERS KİTABINA İLİŞKİN CETVELİ Değiştirilen kelimeler yuvarlak içinde gösterilmiştir. 1. Ünite 1, sayfa 5, son satır 4. ت ض ع أ ن ث ى الا خ ط ب وط تم وت ج وع
(40 Hadis-7) SEÇME KIRK HADİS
www.behcetoloji.com (40 Hadis-7) SEÇME KIRK HADİS BİRİNCİ HADİS ف ض ل ت ع ل ى ا ل ن ب ي اء ب س ت أ ع ط يت ج و ام ع ال ك ل م و ن ص ر ت ل ي ال غ ن ائ م و ج ع ل ت ل ي ا ل ر ض ط ه ور ا و م س ج د ا و أ ر س
(Dersini sabah namazından sonra yapmanı tavsiye etmekle birlikte, sana uygun olan en münasip bir vakitte de yapmanda bir sakınca yoktur.
3 1 Değerli Kardeşim; Unutma! Dünya hayatı çabuk geçer, önemli olan bu dünya hayatında kendine, ailene, ümmete ve tüm insanlığa ne kadar faydalı olduğuna bakman ve bunun muhasebesini yapmandır. Toplumun
HADİS II DERSİ EZBER HADİSLER
HADİS II DERSİ EZBER HADİSLER م ن ق ال ح ني ي س م ع ال م ؤ ذ ن و أ ن أ ش ه د أ ن ل إ ل ه إ ا ل ا ا لل و ح د ه ل ش ر يك ل ه و أ ان م امد ا ب د د ه و س و ل ه 1 س ض يت ب ا لل س ا ب و ب ح امد س و ل و ب ل و
KUR AN-I KERİM II Yrd. Doç. Dr. Remzi ATEŞYÜREK
Yâsîn Suresi 13-27 Ayetlerinin Tilaveti Ve Tecvid Tahvilleri Ünite 6 İlahiyat Lisans Tamamlama Programı KUR AN-I KERİM II Yrd. Doç. Dr. Remzi ATEŞYÜREK 1 Ünite 6 YÂSÎN SURESİ 13-27 AYETLERİ TİLAVET VE
Hor görme, aşağılama, hakir kabul etme günahını ilk işleyen şeytandır.
- MAHMUT TOPTAŞ Hor görme, aşağılama, hakir kabul etme günahını ilk işleyen şeytandır. Rabbim, Adem aleyhisselamı yaratıp meleklere secde etmesini emrettiğinde yalnız İblis/şeytan secde etmemiş ve gerekçesini
Allah, ancak samimiyetle ve kendi rızası gözetilerek yapılan ameli kabul eder. (Nesâî, Cihâd, 24)
ع ن ت م يم الد ار ى أ ن الن ب ص ل الل ع ل ي ه و س ل م ق ال :»الد ين الن ص يح ة «ق ل ن ا: ل م ن ق ال :»لل و ل ك ت اب ه و ل ر س ول ه و ل ئ م ة ال م س ل م ني و ع ام ت ه م.«Temîm ed-dârî anlatıyor: Hz. Peygamber
Kolay Yolla Kur an ı Anlama
بسم هللا الرحمن الرحيم Kolay Yolla Kur an ı Anlama Ders 18 #kuranianlama Bu derste Kur an: Dua ال : bilgisi Dil ق ق ام Eğitim ipucu: Başarının temeli Bu derste 7 yeni kelimeyle Kur'an da 2466 defa tekrar
REHBERLİK VE İLETİŞİM 1
REHBERLİK VE İLETİŞİM 1 Yrd. Doç Dr. M. İsmail Bağdatlı [email protected] HİDAYET Hidâyet kelimesi türevleriyle birlikte 316 âyet- i kerimede yer almaktadır. Arap dilinde "hedâ" kökünden gelir.
NASR SÛRESİ Nuzul 111 / Mushaf 110
NASR SÛRESİ Nuzul 111 / Mushaf 110 Surenin Adı: Sûre zafer garantili yardım mânasına gelen adını ilk âyetinden alır. İlk mushaf ve tefsirlerde bu adla yer alır. Buhârî nin Hz. Aişe den naklettiği bir rivayette
KUR AN-I KERİM II Yrd. Doç. Dr. Remzi ATEŞYÜREK
Bakara Suresi 285-286 Ayetlerinin Tilaveti Ve Tecvid Tahvilleri Ünite 4 İlahiyat Lisans Tamamlama Programı KUR AN-I KERİM II Yrd. Doç. Dr. Remzi ATEŞYÜREK 1 Ünite 4 BAKARA SURESİ 285-286 AYETLERİ TİLAVET
Question. Neden Hz İsa Ruhullah (Allah ın ruhu) olarak adlandırılmıştır? Yüce Allah ın kendi ruhundan. Peygamberi Âdem e üflemesinin manası nedir?
Question Neden Hz İsa Ruhullah (Allah ın ruhu) olarak adlandırılmıştır? Yüce Allah ın kendi ruhundan Peygamberi Âdem e üflemesinin manası nedir? Answer: Bazı özellikler değişik ve birçok şey ve bireylerde
Onlardan bazıları. İhtilaf ettiler. Diri-yaşayan. Yüce. Sen görüyorsun ت ر dostlar. ..e uğradı
Onlardan bazıları م ن ه م Peygamberler ر س ل ك ل م Konuştu د ر ج ات Dereceler آ ت ي ن ا Verdik أ ي د ن ا Destekledik İhtilaf ettiler اخ ت ل ف وا Diledi ش اء م ن ه م Onlardan bazıları ي ر يد İstiyor أ ن
Kur an ın, şerî meseleleri ders verirken aynı anda tevhid dersi vermesi hakkında izahta bulunabilir misiniz?
Sorularlarisale.com Kur an ın, şerî meseleleri ders verirken aynı anda tevhid dersi vermesi hakkında izahta bulunabilir misiniz? "Şeriat" denildiğinde, daha çok dinin ahkâm kısmı anlaşılır. Kur'an-ı Kerîm,
CENAB-I HAKK IN O NA İTAATİ KENDİNE İTAAT KABUL ETTİĞİ ZAT A SALÂT VE SELAM
ا لص ال ة و الس ال م ع ل ى م ن اع ت ب ر اهلل ط اع ت ه )ص ل ى اهلل ع ل ي ه و س ل م ( ط اع ة ل ذ ات ه )ج ل ج ال ل ه ) ب س م اهلل الر ح م ن الر ح يم ا ل ح م د ل ل ه ر ب ال ع ال م ين. و الص ال ة و الس ال م
ALLAH IN RAZI OLDUĞU KULLAR
Ders : 203 Konu : ALLAH IN RAZI OLDUĞU KULLAR ALLAH IN RAZI OLDUĞU KULLAR Rıza kelimesi sözlükte; memnun olma, hoşnut olma, kabul etme ve seçme anlamlarına gelir. Genel olarak rıza; Allah ın hüküm ve kazasına
Cihad Gönderen Kadir Hatipoglu - Şubat :23:10. Cihad İNDİR
Cihad Gönderen Kadir Hatipoglu - Şubat 15 2018 14:23:10 Cihad İNDİR ي ا أ ي ه ا ال ذ ين آ م ن وا ه ل أ د ل ك م ع ل ى ت ج ار ة ت نج يك م م ن ع ذ اب أ ل يم : ت ؤ م ن ون ب الل ه و ر س ول ه و ت ج اه د 
Damla Yayın Nu: Editör Mehmet DO RU. Dil Uzman lyas DİRİN. Görsel Tasar m Uzman Cem ÇERİ. Program Gelifltirme Uzman Yusuf SARIGÜNEY
ا ب ع ق ظ ل ز ك İMAM HATİP LİSELERİ MESLEKİ ARAPÇA 9 Öğrenci Çalışma Kitabı ج ن 9 ل ث ان و ي ات ال ئ م ة و ال خ ط باء ا لل غ ة ال ع ر ب ي ة ك ت اب الت د ر يب ات Millî Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye
2 İSLAM BARIŞ VE EMAN DİNİDİR 1
2 İSLAM BARIŞ VE EMAN DİNİDİR 1 ي ا ا ي ه ا ال ذ ين ا م ن وا اد خ ل وا ف ي الس ل م ك اف ة و ل ت ت ب ع وا خ ط و ات الش ي ط ان ا ن ه ل ك م ع د و م ب ي ن Ey iman edenler! Hepiniz topluca barış ve güvenliğe
Kur an-ı Kerim de Geçen Ticaret, Alım-Satım, Satın Alma Ayetleri ve Mealleri
Kur an-ı Kerim de Geçen Ticaret, Alım-Satım, Satın Alma Ayetleri ve Mealleri ب س م االله ار ح م ن ار ح يم ي و م ي ج م ع ك م ل ي و م ال ج م ع ذ ل ك ي و م الت غ اب ن Toplanma günü için sizi bir araya getireceği
Tedbir, Tevekkül Ve Kader Anlayışımız Gönderen Kadir Hatipoglu - Ağustos :14:51
Tedbir, Tevekkül Ve Kader Anlayışımız Gönderen Kadir Hatipoglu - Ağustos 26 2015 06:14:51 Kainatı yoktan var eden ve bizlere rahmetiyle, sevgisiyle ve şefkatiyle muamele eden Yüce Mevla mıza bizlere bahşetmiş
ON EMİR الوصايا لعرش
ON EMİR الوصايا لعرش ] ريك - Turkish [ Türkçe - şeyh Muhammed Salih el-muneccid الشيخ د صالح الجد Terceme: IslamQa koordinasyon: Sitesi Islamhouse رجة: وقع الا سلا سو ال وجواب تسيق: وقع IslamHouse.com
148. Sohbet ÖNDEN GİDENLER
148. Sohbet - 06.02.2018 ÖNDEN GİDENLER Değerli kardeşlerim. Önden gidenler dediğimizde, bu tarif ile anlatmak istediğimiz, insanlara, İslam ın bize öğrettiği anlamda iyilikte, yani maruf işlerde öncülük
Yarışıyorlarkoşuyorlar
ت ن ال وا Ulaşıyor-içine alıyor و ض ع Konuldu ب ب ك ة Mekke ت ص د ون Engelliyorsun ت ب غ ون İstiyorsunuz ع و ج ا Eğrilik ت ط يع وا İtaat ediyorsunuz ي ع ت ص م Sıkıca tutuyor ت ق ات Sakınmak و اع ت ص م
144. SOHBET ÖNEMLİ İMTİHAN: DİL
144. SOHBET 12.01.2018 ÖNEMLİ İMTİHAN: DİL Allah (cc), Rahman suresinde insanlara rahmetinin tecellisi olarak verdiği nimetleri zikretmektedir. Vermiş olduğu sonsuz nimetler içerisinde, insanı yaratıp
Tatil kavramını araştırdığımız da tatil için şu anlamların verildiğini görürüz:
Tatile Müslümanca bir bakış açısı geliştirebilmek için önce tatil kelimesini ve Müslümanı tanımlayalım arkasından bu iki kavramın kesişmiş olduğu yani her iki kavramın da tanımının içinde kalan, paylaşabildikleri
124. SOHBET Sözü Güzel Söylemek
124. SOHBET Sözü Güzel Söylemek Kendisini ifade etmek için açıklamalarda bulunmak ve anlamlı bir şekilde söz söylemek sadece insana mahsustur. Söz ki, onu insan için yaratan Allahu Teala dır. Rahman suresinde
1- EBEVEYNLERİN ÇOCUKLAR ÜZERINDEKİ HAKLARI
Ders : 107 Konu : İSLAMDA AİLE - BİREYLERİNİN SORUMLULUKLARI - 2 1- EBEVEYNLERİN ÇOCUKLAR ÜZERINDEKİ HAKLARI Saygı Çocukların anne-baba üzerinde hakkı olduğu gibi, anne babanın da çocukları üzerinde hakkı
Kur ân da Fert Aile ve Toplum Ahlâkı Gönderen Kadir Hatipoglu - Temmuz :39:53
Kur ân da Fert Aile ve Toplum Ahlâkı Gönderen Kadir Hatipoglu - Temmuz 30 2013 08:39:53 Kur ân da Fert Aile ve Toplum Ahlâkı Kur an da ahlak, nazari ve ameli boyutuyla birbirinin ayrılmaz parçası olarak
Kur an-ı Kerim den Seçme Metinler
Kur an-ı Kerim den Seçme Metinler احمد سداد اوستون ١٤٣٣-2012H Đçindekiler Fatiha 1-7... 1 Bakara 1-5... 2 Bakara 6-12... 3 Bakara 21-22... 5 Bakara 30-32... 6 Bakara 40-45... 7 Bakara 152-157... 9 Bakara
Kolay Yolla Kur an ı Anlama
بسم هللا الرحمن الرحيم Kolay Yolla Kur an ı Anlama Ders 15 #kuranianlama Bu derste Kur an: Övme, Rukü, secde غ ف ر & ص ب ر ظ ل م ض ر ب : bilgisi Dil Eğitim ipucu: Alışkanlık haline getirme ve davranışlara
األصل الجامع لعبادة هللا وحده
األصل الجامع لعبادة هللا وحده İBADETİN MANASI Şeyh Muhammed bin Abdilvehhab (rh.a) www.almuwahhid.com 2 بسم هللا الرمحن الرحيم Şeyh Muhammed bin Abdilvehhab (rh.a) diyor ki: 1 Sana, tek olan Allah a ibadetin
141. SOHBET. Nifak bir hastalıktır.
141. SOHBET Nifak bir hastalıktır. Nifak, dille inandığını ifade edip dost görünürken, hakikatte kalpten kâfir ve düşman olmak; ikiyüzlülük yapmak ve ara bozuculukta bulunmak gibi anlamlara gelir. Nifak
Sevgili sanatseverler,
Sevgili sanatseverler, Bugüne kadar kültür ve sanat sahasında gerçekleştirdiklerimizi, kaliteyi yükselten, etki alanını genişleten, muhtevası daha zengin ve sürdürülebilir bir faaliyet haline getirmek
yoksa ziyana uğrayanlardan olursun." 7
KUR'ÂN'A İMAN ETMEK, ONU TANIYIP, HÜKÜMLERİNE UYMAK * Yüce Allah, insanlara örnek ve rehber olsun diye ilk insandan itibaren peygamberler göndermiş, gerçeği ve doğruyu göstermesi için de kitaplar indirmiştir.
Kur'an'da Kadının Örtüsü Meselesi - İlyas Uçar - Ebû Rudeyha - Evvâh - Kişisel Bilgi Sitesi
Kur an-ı Kerim in incelemesi, yorumlaması, tefsir edilmesi hususunda incelenen ve günümüzün en çok tartışılan konularından biri de kadının örtüsü meselesidir. Bu yazı da bu konu üzerinde duracağım inşallah...
ي ا ا ي ه ا ال ذ ين ا م ن وا ك ت ب ع ل ي ك م الص ي ام ك م ا ك ت ب ع ل ى ال ذ ين م ن ق ب ل ك م ل ع ل ك م ت ت ق ون
ي ا ا ي ه ا ال ذ ين ا م ن وا ك ت ب ع ل ي ك م الص ي ام ك م ا ك ت ب ع ل ى ال ذ ين م ن ق ب ل ك م ل ع ل ك م ت ت ق ون Ey iman edenler! Allah a karşı gelmekten sakınmanız (takva vasfı kazanmanız) için oruç,
KALEM SURESİ. Nuzul Ortamı: Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla MEKKE. Nüzul Sırası 7 NÜZUL YERİ KALEM SURESİ. Nuzul Sıra 7.
Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla NÜZUL YERİ 1 4 SURENİN KİMLİĞİ MEKKE Mina Müzdelife Arafat Nuzul Sıra 7 KALEM SURESİ Ayet Sayısı 52 KABE Nuzul Yılı 1 2 5 Nuzul Ortamı: Müşriklere Cevap ve Tehdit İçermekte.
HER YIL KIRK HADİS SINIFLAR
4O HADIS HER YIL KIRK HADİS 1-12. SINIFLAR ASFA EĞİTİM KURUMLARI 2015-2016 4 4O HADIS ASFA EĞİTİM KURUMLARI Yayın No : Yayın Yılı : 2015 ISBN : 978-000-00000-00 HER SINIFTA KIRK HADİS --- --- --- --- ---
1 Bahattin Akbaş, Din işleri Yüksek Kurulu Uzmanı 2 İbn Manzur, Lisanu'l- Arab, Xlll/115 3 Kasas, 28/77. 4 İbrahim, 14/34. 5 İsrâ, 17/70.
ALLAH İHSANI EMREDER 1 Yüce Allah'ın Kur'an-ı Kerim'de üzerinde önemle durduğu hususlardan biri de ihsandır, ihsan, kök ve müştakları ile birlikte Kur'an-ı Kerim'de ikiyüze yakın yerde geçmektedir. Güzel
BAZI AYETLER ÜZERİNE KÜÇÜK Bİ R TEFEKKÜR ( IV)
BAZI AYETLER ÜZERİNE KÜÇÜK Bİ R TEFEKKÜR ( IV) ي و ه و ال ذ ي م د األ ر ض و ج ع ل ف يه ا ر و اس اث ن ي ن ي غ ش ي الل ي ل الن ه ا ر إ ن ف ي ذ ل ك م ت ج او ر ات و ج ن ات م ن أ ع ن اب و ز ر ع و ن يل ص ن و
Îman, Küfür ve Tekfir 2
Îman, Küfür ve Tekfir 2 Bizi yoktan var eden Allah Teâlâ ya sonsuz hamt eder, onu tanımamak ve ona karşı nankörlük etmekten ona sığınırız. Hakla batılı, helal ile haramı ayırmak için gönderilen Hz. Muhammed
DUA KAVRAMININ ANLAMI*
DUA KAVRAMININ ANLAMI* A. SÖZLÜK VE TERİM ANLAMI Sözlükte; çağırmak, seslenmek, davet etmek, istemek ve yardım talep etmek anlamlarına gelen dua, din ıstılahında; Allah ın yüceliği karşısında insanın aczini
HÜMEZE SÛRESİ Nuzul 34 / Mushaf 104
HÜMEZE SÛRESİ Nuzul 34 / Mushaf 104 Surenin Adı: Adını ilk âyetinden alır. Hümeze-Lümeze gibi kavram çiftleri genelde bir mananın iki kutbunu ifade eder. Gizli-Açık, Arkadan-Önden manası kelimenin bu yapısından
Hesap Verme Bilinci Gönderen Kadir Hatipoglu - Ocak :00:00
Hesap Verme Bilinci Gönderen Kadir Hatipoglu - Ocak 17 2018 00:00:00 İNDİR و ه و م ع ك م أ ي ن م ا ك نت م و الل ه ب م ا ت ع م ل ون ب ص ير Nerede olsanız, O sizinle beraberdir. Allah, bütün yaptıklarınızı
Gizlemek. أ Helak etmek, yok etmek أ. Affetmek. Açıklamak. ا ر اد Sahip olmak, malik olmak. Đstemek,irade etmek. Seçme Metnler 25
136. Ey iman edenler, Allah'a, elçisine, elçisine indirdiği kitaba ve bundan önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve ahiret gününü inkar ederse, uzak bir sapıklıkla
Seyyid Yahyâ-yı Şirvânî nin Vird-i Settâr ı *
Seyyid Yahyâ-yı Şirvânî nin Vird-i Settâr ı * Mehmet Cemâl ÖZTÜRK ** Seyyid Yahyâ-yı Şirvânî bir rivâyete göre 800/1398 de doğmuş ve o dönem Şirvanşâhlar Devleti nin başşehri olan Şemâhi de gençliğini
Erdemli Bir Toplum için Müslüman Sıfatlarına Sahip Olabilmek
Erdemli Bir Toplum için Müslüman Sıfatlarına Sahip Olabilmek İdris YAVUZYİĞİT Müftü [email protected] ALLAH VE İNSAN Allah, insanı en mükemmel şekilde yaratmış, ruhundan üfleyerek şereflendirmiş,
Kur an-ı Kerim den Seçme Metinler
Kur an-ı Kerim den Seçme Metinler احمد سداد اوستون ١٤٣٤-2013K Đçindekiler Fatiha 1-7... 1 Bakara 1-5... 2 Bakara 6-12... 3 Bakara 21-22... 5 Bakara 30-32... 6 Bakara 40-45... 7 Bakara 152-157... 9 Bakara
EV SOHBETLERİ AT. Ders : 6 Konu : Kitaplara İman. a) Kitaplara Topyekün İman
Ders : 6 Konu : Kitaplara İman a) Kitaplara Topyekün İman İmanın şartlarından bir tanesi de Allah ın insanlara yine insanlar arasından seçtiği peygamberleri vasıtasıyla kitaplar gönderdiğine iman etmektir.
113. SOHBET Peygamberlerin Ortak Özellikleri
113. SOHBET Peygamberlerin Ortak Özellikleri İlk Peygamber Hz. Adem (as) dan son peygamber Hz. Muhammed Mustafa (sav) efendimiz arasında gelip geçmiş bütün peygamberlerde bir olan ortak özellikler vardır
İNSAN SORUMSUZ BİR VARLIK DEĞİLDİR 1. İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı zanneder. 2
İNSAN SORUMSUZ BİR VARLIK DEĞİLDİR 1 İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı zanneder. 2 د ى 63 ا ي ح س ب ا ل ن س ان ا ن ي ت ر ك س İslam dininde, gerekli şartları taşıyan her insanın, başta Rabbine,
ب Namaz. İbadet ederiz Sen-senin Yol göster
Âlemler İsmi ile ب س م ع ال م ين Gün Sahip م ال ك ي و م Gün Din الد ين إ ي ا İbadet ederiz Sen-senin ك ن ع ب د Yol göster اه د Yardım dileriz ن س ت ع ين Yol Biz-bizim ن ا ص ر اط O kimseler ki Dosdoğru
KÖTÜ HUYLAR (KÖTÜ SANMAK-KUSUR ARAŞTIRMAK-ARKADAN ÇEKİŞTİRMEK)
ÖRNEK VAAZLAR LÜTFİ ŞENTÜRK 69 KÖTÜ HUYLAR (KÖTÜ SANMAK-KUSUR ARAŞTIRMAK-ARKADAN ÇEKİŞTİRMEK) Değerli Müminler! Bugün sizlere kötü huylardan söz etmek istiyorum. Allah Teâlâ Kur an-ı Kerim de şöyle buyuruyor:
İHSAN SOHBETLERİ İHSAN SOHBETİ
13. İHSAN SOHBETİ KONU : PEYGAMBERLERE İMAN Sohbetimize iman esaslarından Peygamberlere İman Konusunu işleyerek devam ediyoruz. Sohbetlerimize başladığımız günlerde de değindiğimiz üzere ilk olarak konularımız
Peygamberlerin Kur an da Geçen Duaları
Peygamberlerin Kur an da Geçen Duaları DUA NIN ÖNEMİ و اذ ك ر ر ب ك ف ى ن ف س ك ت ض ر ع ا و خ يف ة و د ون ال ج ه ر م ن ال ق و ل ب ال غ د و و ا ل ص ال و ل ت ك ن م ن ال غ اف ل ي ن Hem Rabbini, içinden yalvararak
94. SOHBET İslam da İbadet Kavramı Çerçevesinde "Çalışmak İbadet "midir?
94. SOHBET İslam da İbadet Kavramı Çerçevesinde "Çalışmak İbadet "midir? Neden ve Niçin Çalışırız? Çalışmak, bir iş meydana getirmek için zihnî ve bedenî güç sarf etmek, gayret etmek, uğraşmak demektir.
55. Sizi ondan (arzdan) yarattık, ve ona iâde ederiz ve bir kere daha ondan çıkarırız.
ÂYETLERİN AÇIKLAMALI MEÂLİ : م ن ه ا خ ل ق ن اك م و فيه ا ن عيد ك م و م ن ها ن ر ج ك م ت ر ة ا خ ر ى 55 55. Sizi ondan (arzdan) yarattık, ve ona iâde ederiz ve bir kere daha ondan çıkarırız. Biz sizi ilkin
ی س ر و لا ت ع س ر ر ب ت م م ب ال خ ی ر
ر ب ی س ر و لا ت ع س ر ر ب ت م م ب ال خ ی ر Yâ Rabbi! Kolaylaştır, zorlaştırma. Hayırla sonuçlardır. KUR ÂN HARFLERİNİN ÇIKIŞ YERLERİ ض Dilin yan tarafını sağ veya sol üst yan dişlere vurarak çıkarılır.
bartin.diyanet.gov.tr/kurucasile
bartin.diyanet.gov.tr/kurucasile www.recepsahan.net و س ار ع وا إ ل ى م غ ف ر ة م ن رب ك م و ج نة ع رض ه ا السم او ات و األ ر ض أ ع دت ل ل م ت ق ي ن Rabbinizin mağfiretine ermek ve muttakiler için hazırlanmış
Rahmân ve Rahîm olan Allâh ın ismiyle Hamd, - Allâh a mahsustur. O na hamd eder, O ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve
إن ال ح م د ل ل ب س م االله الر ح م ن الر ح يم ذ و ع ي و س ت غ ف ر يى و س ت ع و ح م د ي ب ب ل ل م ه ش ر ر أ و ف س ىب م ه ئب ت سي أ ع م بل ىب م ه د ي ا ل ل ف ال م ض ل ل م ه ي ض ل ل ف ال ب د ي ل ي د أ ن
Ders : 185. Konu : MEKKE DE GİZLİ DAVET. MEKKE DÖNEMİ ve DAVET BYK&ŞYK DERSLERİ
Ders : 185 Konu : MEKKE DÖNEMİ ve DAVET MEKKE DE GİZLİ DAVET Resûlullah (s.a.v.) e ilk iman eden kişi Hz. Hatice (r.a.) a idi. Ancak Cebrâil (a.s.) ı merak ediyor, ilahi mesajı nasıl ulaştırdığını öğrenmek
ÖRNEK VAAZLAR LÜTFİ ŞENTÜRK 299 CENNET VE NİMETLERİ
ÖRNEK VAAZLAR LÜTFİ ŞENTÜRK 299 CENNET VE NİMETLERİ Değerli müminler! Bugünkü sohbetimizde cennet ve nimetlerinden söz edeceğiz. Allah ın yaratıkları içinde en üstün olanı insandır. Allah insanı yarattığı
EV SOHBETLERİ SOHBET Merhamet
95. SOHBET Merhamet ALLAH(CC) IN İNSANA MERHAMETİ Merhamet arapça bir kelime olup ra-ha-me kökünden gelmektedir. Yani rahman ve rahim kelimeleri ile aynı köktendir. Türkçede daha çok acımak anlamında kullanılsa
SAHABE NİN ÖNDERİ HZ. EBU BEKİR
1 Konumuzla İlgisi SAHABE NİN ÖNDERİ HZ. EBU BEKİR (Radıyallahu anh) ح د ث ن ا ه ن اد ب ن الس ر ى ع ن ع ب د الر ح ن ب ن م م د ال م ح ار ب ع ن ع ب د الس ال م ب ن ح ر ب ع ن أ ب خ ال د الد اال ن ع ن أ ب خ
ICERIK. Din kelimesinin sözlük anlami Din kelimesinin Kur an daki anlamlari Din anlayislari Dinin cesitleri Ayetlerle din
DIN KAVRAMI ICERIK Din kelimesinin sözlük anlami Din kelimesinin Kur an daki anlamlari Din anlayislari Dinin cesitleri Ayetlerle din SÖZLÜKTE DIN Cesitli sekilde anlasiliyor; Ilki hakimiyet, güc, üstünlük,
BİRKAÇ AYETİN TEFSİRİ
1 BİRKAÇ AYETİN TEFSİRİ ب س م الل ه الر ح م ن الر ح يم ك ت اب ت ف س ير ال ق ر آن KUR AN TEFSİRİ { الر ح م ن الر ح يم } اس م ان م ن الر ح م ة الر ح يم و الر اح م ب م ع ن ى و اح د ك ال ع ل يم و ال ع ال م
KİTAP-SÜNNET İLİŞKİSİ (Nebi ve Resul Kavramları)
SÜLEYMANİYE VAKFI UZAKTAN SEMİNER MERKEZİ (SUSEM) Ders: İslam Hukukuna Giriş Hafta-11 KİTAP-SÜNNET İLİŞKİSİ (Nebi ve Resul Kavramları) Hazırlayan: Doç. Dr. Servet Bayındır İ.Ü. İlahiyat Fak. Öğr. Üyesi
HER YIL KIRK HADİS SINIFLAR
4O HADIS HER YIL KIRK HADİS 1-12. SINIFLAR ASFA EĞİTİM KURUMLARI 2015-2016 4 4O HADIS ASFA EĞİTİM KURUMLARI Yayın No : Yayın Yılı : 2015 ISBN : 978-000-00000-00 HER SINIFTA KIRK HADİS --- --- --- --- ---
ALLAH HER ZAMAN DOĞRU OLMAMIZI İSTER 1. Ey iman edenler! Allah a karşı gelmekten sakının ve doğrularla beraber olun. 2
ALLAH HER ZAMAN DOĞRU OLMAMIZI İSTER 1 ي ا ا ي ه ا ال ذ ين ا م ن وا ات ق وا ا لل و ك ون وا م ع الص اد ق ين 111 Ey iman edenler! Allah a karşı gelmekten sakının ve doğrularla beraber olun. 2 Doğruluk, insanın
ALLAH YOLUNDA CİHAD1
ALLAH YOLUNDA CİHAD 1 İnsanların dünyada güven, huzur ve barış içinde yaşayabilmeleri için üç rehbere ihtiyaçları vardır: Akıl, ilâhî vahiy ve peygamber. 2 Yüce Allah, kutsal kitapları ve peygamberleri
MÜNAFIKLARIN VASIFLARI MÜNAFIKLARIN VASIFLARI. Şeyh Muhammed bin Abdulvehhab (rh.a)
MÜNAFIKLARIN VASIFLARI Şeyh Muhammed bin Abdulvehhab (rh.a) www.almuwahhid.com 1 Büyük Nifak ve Küçük Nifak Nifakın İki Kısmı ve Münafıkların Sıfatları Şeyh Muhammed bin Abdilvehhab (rh.a) Allah onu Firdevs-i
İSİMLER VE EL TAKISI
İSİMLER VE EL TAKISI Bu ilk dersimizde günlük hayatımızda kullandığımız isimleri öğreneceğiz. Bu isimleri ezberlememiz gerekmekte ancak kendimizi çokta fazla zorlamamıza gerek yok çünkü ilerleyen derslerimizde
Allah Teâlâ ya hamd eder, Hz. Muhammed (Sallalahu Aleyhi ve Sellem) e, âl ve ashabına selam ederiz.
İstihare Hakkında Allah Teâlâ ya hamd eder, Hz. Muhammed (Sallalahu Aleyhi ve Sellem) e, âl ve ashabına selam ederiz. Âlimlerin ittifakıyla istihare yapmak sünnettir.[1] El-Buhârî nin rivayetine göre Cabir
IGMG EV SOHBETLERİ DERSLERİ
2. DERS: KONU: İMANIN ŞARTLARINA GENEL BAKIŞ Besmele, Hamdele ve Salveleden sonra... 1. İmanın Şartları konusuna geçmeden önce iman nedir, imanın kısımları nelerdir? Gibi soruları kısa kısa cevaplandırarak
Bazı Âyetlerin Anlamları ile İlgili Mülahazalar
M. GÜNGÖR BAZI ÂYETLERİN ANLAMLARI İLE İLGİLİ MÜLAHAZALAR 113 Bazı Âyetlerin Anlamları ile İlgili Mülahazalar Mevlüt GÜNGÖR Prof. Dr., İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Önce, tek tek hepimizi, kendisine
150. Sohbet TEVHÎDİN TARÎFİ VE MAHİYETİ (2/2)
150. Sohbet - 23.02.2018 TEVHÎDİN TARÎFİ VE MAHİYETİ (2/2) Lûgatte tevhîd, "bir şeyin bir olduğuna hükmetmek ve onun bir olduğunu bilmektir." 1 İşte bu mânada tevhîd, her şeyi Bir e yani yegâne tek olan
Sanal âlemde ölçülerimiz ne olmalı? (Medya Ve Bilişim Âdâbı) Gönderen Kadir Hatipoglu - Mart :19:44
Sanal âlemde ölçülerimiz ne olmalı? (Medya Ve Bilişim Âdâbı) Gönderen Kadir Hatipoglu - Mart 09 2017 13:19:44 İNDİR Günümüzde kitle iletişim araçlarının rolü oldukça fazladır. Küreselleşmenin en önemli
3- Birbirlerine iyi niyetle davranır ve birbirlerine nasihat eder.
72. SOHBET 1- Doğru davranır MÜSLÜMANIN AHLAKI Müslüman herkese karşı doğru olmak zorundadır. Hz. Peygamber (s.a.s.) in de en başta gelen özelliği sıdk sahibi oluşudur. İslâm ın bütünü de sıdk sistemidir.
الصيام برؤية واحدة اسم املؤلف حممد بن صالح العثيمني
1436 HİLALİN BİR YERDE GÖRÜLMESİYLE ORUCA BAŞLAMAK الصيام برؤية واحدة باللغة الرتكية Muhammed b. Salih el-useymîn اسم املؤلف حممد بن صالح العثيمني Çeviren Muhammed Şahin ترمجة حممد شاهني Gözden Geçiren
EV SOHBETLERİ 135. Sohbet SOHBET BİZİ ALDATAN BİZDEN DEĞİLDİR! 1
135. SOHBET BİZİ ALDATAN BİZDEN DEĞİLDİR! 1 Ebû Hureyre (ra) anlatıyor: Resûlullah (sav) (Medine pazarında dolaşırken) bir buğday yığınının yanına geldi. Elini o yığının içine daldırınca parmakları ıslandı.
şeyh Muhammed Salih el-muneccid
ALLAH TEÂLÂ'NIN İSİMLERİ DOKSAN DOKUZ İLE SINIRLI DEĞİLDİR أسماء االله عاىل غ صورة ف سعة و سع ا س م ا ] ريك - Turkish [ Türkçe - şeyh Muhammed Salih el-muneccid الشيخ مد صالح املنجد Terceme: IslamQa koordinasyon:
İBN SİNA NIN RUH İLE İLGİLİ KASİDESİ İbn Sînâ, el Kasidetü l Ayniyye isimli kasidede insanî nefsin bedenle birleşmesi ve ondan ayrılışını konu
İBN SİNA NIN RUH İLE İLGİLİ KASİDESİ İbn Sînâ, el Kasidetü l Ayniyye isimli kasidede insanî nefsin bedenle birleşmesi ve ondan ayrılışını konu edinmektedir. Ruh kasidesi kaynaklarda çeşitli isimlerle zikredilmektedir.
(Tanımı ve Dayanağı)
DERS -7 NİKAH-I İSLAM HUKUKU-I (Tanımı ve Dayanağı) Prof. Dr. Abdülaziz BAYINDIR & Doç. Dr. Servet BAYINDIR İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyeleri DERSİN AKIŞI Nikahın Sözlük Anlamı Nikahın
NASIL BİR ALLAH A İMAN EDİYORUZ?
143. SOHBET 12.01.2018 NASIL BİR ALLAH A İMAN EDİYORUZ? Mevcut olan âlemde, insanı diğer varlıklardan farklı kılan en önemli özelliklerden birisi de, kendisi dışında bir varlığa iman etme hissiyatıdır.
تلقني أصول العقيدة العامة
تلقني أصول العقيدة العامة SORULU CEVAPLI AKİDE DERSLERİ Muellif: Şeyhulislam Muhammed bin Abdilvehhab (rh.a) www.almuwahhid.com 2 بسم هللا الرمحن الرحيم Soru 1: Rabbin kimdir? 1 Cevap 1: Rabbim Allahtır!
EĞER NEBİ MUHAMMED, BENDEN YAHUDİLİĞİ VE HIRİSTİYANLIĞI İNKÂR ETMEMİ İSTESE; YAHUDİLİĞİ VE HIRİSTİYANLIĞI İNKÂR ETMEM, MUHAMMED'İ İNKAR EDERİM
Suriye Müftüsü Ne Diyor? EĞER NEBİ MUHAMMED, BENDEN YAHUDİLİĞİ VE HIRİSTİYANLIĞI İNKÂR ETMEMİ İSTESE; YAHUDİLİĞİ VE HIRİSTİYANLIĞI İNKÂR ETMEM, MUHAMMED'İ İNKAR EDERİM Suriye Müftüsü / Ahmed Bedruddin
