SERMAYE PİYASASI ARAÇLARININ KAYDİLEŞTİRİLMESİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "SERMAYE PİYASASI ARAÇLARININ KAYDİLEŞTİRİLMESİ"

Transkript

1 T.C. SELÇUK ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ÖZEL HUKUK ANABİLİM DALI SERMAYE PİYASASI ARAÇLARININ KAYDİLEŞTİRİLMESİ DOKTORA TEZİ Danışman Prof. Dr. SAMİ KARAHAN Hazırlayan Mücahit ÜNAL Konya 2011

2 SERMAYE PİYASASI ARAÇLARININ KAYDİLEŞTİRİLMESİ ÖZET Kaydileştirme, sermaye piyasası araçlarının, fiziki olarak kağıt üzerine basılmasından vazgeçilerek bu sermaye piyasası araçlarına karşılık gelmek üzere elektronik ortamda kayıtlar oluşturulmasıdır. Kaydileştirme sayesinde 1) sermaye piyasası araçları kaydi olarak elektronik ortamda saklanabilmekte ve 2) kaydi olarak saklanan bu sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemler kaydi olarak yapılabilmektedir. Kaydi sistem, kaydi sermaye piyasası araçlarının ve bu araçlara ilişkin hakların merkezi saklama kuruluşu nezdinde tutulan hesaplarda kayden izlendiği ve bu araçlara ilişkin hukuki işlemlerin merkezi saklama kuruluşu nezdindeki hesaplar üzerinde kaydi olarak yapılan değişiklikler yoluyla gerçekleştirildiği merkezi bir saklama sistemidir. Dolayısıyla kaydileştirme senetlerin yok edilmesi, kaydi sistem ise, senedin yok edilmesi sonucu oluşturulan merkezi saklama sistemidir. Bu çalışmada söz konusu Sermaye Piyasası Araçlarının Kaydileştirilmesi konu edilmiştir. Çalışma toplam üç bölümden oluşmaktadır. Birinci Bölümde; temel kavramların tanımlanarak diğer bölümlere kaynaklık edebilmesi, sistemin tarihi gelişiminin anlaşılabilmesi ve farklı ülkelerdeki kaydi sistem uygulamalarına ilişkin bilgi edinilebilmesi için; Sermaye Piyasası Araçlarının Kaydileştirilmesine İlişkin Temel Kavramlar ve Kaydi Sistemin Tarihi Gelişimi incelenmiştir. İkinci Bölümde; Türkiye deki kaydi sistem, sistemin kapsamı, sistemin getirdiği yenilikler ve ortaya çıkabilecek problemler ile sistemin yürütücüsü olan Merkezi Kayıt Kuruluşu na ilişkin ayrıntıların tespit edilebilmesi ve kaydi sistemin işleyişinin anlaşılabilmesi için, Türkiye de Kaydi Sistem ve İşleyişi incelenmiştir. Üçüncü Bölümde; merkezi kaydi saklama sözleşmesi ile kaydi sistemdeki kayıtların hukuki niteliğinin belirlenebilmesi ve kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin haklar ile hukuki işlemlerin ayrıntılarının anlaşılabilmesi için, Merkezi Kaydi Saklama Sözleşmesinin ve Kaydi Sistemdeki Kayıtların Hukuki Niteliği ile Kaydi Sermaye Piyasası Araçlarına İlişkin Haklar ve Hukuki İşlemler incelenmiştir. 1

3 THE DEMATERIALIZATION OF SECURITIES ABSTRACT The Dematerialization is which the securities are forming of the records on electronic form for the purpose of corresponding to these securities by giving the pressing up the securities on paper physically. Thanks to the dematerialization 1) the securities can be kept in the electronic form and 2) the operations related with these securities which have been kept as records can be done electronically. The book-entry system, which the dematerialized securities and the rights related with these securities have been watched as records on the accounts kept in the control of the central securities depository and the legal operations related with these securities, which have been realized by the way of the changes which is done as records on the accounts in the control of the central securities depository, is a central custody system. Therefore; the dematerialization is the destroyed of physical certificates and the book-entry system, which was formed as a result of the destroyed of the physical certificates, is the central custody system. In this study, The Dematerialization of Securities has been dealt with as the topic. The study consists of three parts in total. In the first part, by describing the basic concepts to get resources to other parts, the understanding of the historical development of the system and for the obtained of the information related with the book-entry system applications in different countries; The Basic Concepts Related with the Dematerialization of Securities and the Historical Development of the Book-Entry System have been analyzed. In the second part, the book-entry system in Turkey, the scope of the system, the innovations which the system has been brought, and the problems would be appear and the identifying of the details related with the Central Registry Agency, which is the runner of the system and for understanding of the process of the book-entry system, the book-entry system and its processing in Turkey have been analyzed. In the third part, the central registered custody agreement and the determining of the legal qualifications of the records in the book entry system and the rights related with the dematerialized securities and for understanding of the details of the legal operations; The Legal Qualifications of The Central Registered Custody Agreement and The Records in The Book-entry System and the Rights and Legal Operations related with The Dematerialized Securities have been analyzed. 2

4 İÇİNDEKİLER KISALTMALAR GİRİŞ BİRİNCİ BÖLÜM SERMAYE PİYASASI ARAÇLARININ KAYDİLEŞTİRİLMESİNE İLİŞKİN TEMEL KAVRAMLAR VE KAYDİ SİSTEMİN TARİHSEL GELİŞİMİ SERMAYE PİYASASI ARAÇLARININ KAYDİLEŞTİRİLMESİNE İLİŞKİN TEMEL KAVRAMLAR I. SERMAYE PİYASASI ARACI A. Menkul Kıymetler Tanım Özellikleri a. Misli Nitelikte Olma b. Kıymetli Evrak Özelliği Taşıma Türleri B. Diğer Sermaye Piyasası Araçları Tanım Özellikleri Türleri II. KAYDİLEŞTİRME III. KIYMET HAKKI ve KAYDİ DEĞER IV. EVRAKSIZ KIYMETLİ EVRAK V. KAYDİ SERMAYE PİYASASI ARACI VI. HAREKETSİZLEŞTİRME VII. ÜYE VIII. YATIRIMCI ve KATILIMCI KAYDİ SİSTEMİN TARİHSEL GELİŞİMİ I. MERKEZİ SAKLAMA A. Merkezi Saklama Kuruluşları B. Merkezi Saklamada Sahiplik Sistemleri Doğrudan Sahiplik Sistemi Dolaylı Sahiplik Sistemi Karma Sahiplik Sistemi

5 C. Merkezi Saklama Yöntemleri Aynen Saklama Mislen Saklama Müşteri Kod Numarasına Göre Saklama Müşteri İsmine Saklama II. KAYDİ SİSTEME GEÇİŞ SÜRECİ A. Kapalı Saklama Sistemi B. Açık Saklama Sistemi C. Münferit Saklama Sistemi D. Toplu Saklama Sistemi E. Toplu Senet Sistemi F. Kaydi Sistem III. ULUSLARARASI KURULUŞLAR ve ÖNERİLERİNİN KAYDİ SİSTEMİN GELİŞİMİNE ETKİLERİ A. Otuzlar Grubu (Group of Thirty) B. IOSCO C. ISSA D. UNIDROIT E. CESR F. Önerilerin Kaydi Sistemin Gelişimine ve Kaydileştirme Sürecine Etkileri IV. ÇEŞİTLİ ÜLKE UYGULAMALARINDA KAYDİ SİSTEMİN GELİŞİMİ A. Genel Olarak B. Avusturya C. Almanya D. Fransa E. İsviçre F. İngiltere G. Norveç H. Yunanistan I. Amerika Birleşik Devletleri V. TÜRKİYE DE KAYDİ SİSTEMİN GELİŞİMİ A. Kaydi Sisteme Geçiş Süreci B. Kaydi Sisteme İlişkin Gerçekleştirilen Hukuki Düzenlemeler C. Kaydi Sisteme İlişkin İlke Karar ve Kurallar Sermaye Piyasası Kurulu nun İlke Kararları

6 2. Merkezi Kaydi Sistem İş ve Bilişim Uygulama İlke ve Kuralları D. Kaydi Sisteme Geçişin Aşamaları Birinci Dönem - Yeni Fiziki Sermaye Piyasası Aracı Basılmasının Mümkün Olduğu Dönem İkinci Dönem - Yeni Fiziki Sermaye Piyasası Aracı Basılmasının Mümkün Olmadığı Ancak Mevcut Fiziki Sermaye Piyasası Araçlarının Muhafaza Edilmesinin Mümkün Olduğu Dönem Üçüncü Dönem - Mevcut Fiziki Sermaye Piyasası Araçlarının Muhafaza Edilmesinin Mümkün Olmadığı Dönem E. Kaydi Sistem Dönemindeki Gelişmeler İKİNCİ BÖLÜM TÜRKİYE DE KAYDİ SİSTEM ve İŞLEYİŞİ KAYDİ SİSTEM I. GENEL OLARAK II. KAYDİ SİSTEMİN ÖZELLİKLERİ A. Merkezi Saklama B. Açık Saklama C. Kaydi Saklama D. Müşteri İsmine Saklama E. Model C F. Tam Kaydi Sistem III. KAYDİ SİSTEMİN AVANTAJLARI ve DEZAVANTAJLARI A. Avantajları Maliyetlerin Düşürülmesi İşlemlerin Hızlanması Güvenilir Olması Çağdaş Bir Uygulama Olması Yatırımcılara Doğrudan Hizmet Sunması Basit, Kolay ve Kullanışlı Olması Sisteme İlişkin Suiistimallerin Tespit Edilebilmesi ve Şeffaflık Yeni Hizmet Sunulmasına Açık Olması (Dinamik Yapıya Sahip Olması) Sistemin Başka Sistemlere Uyarlanabilmesi Sermaye Piyasalarının Derinleşmesine ve Etkinleşmesine Olanak Sağlaması Yabancı Piyasalarla olan Rekabeti ve Entegrasyonu Sağlaması

7 12. Vergilendirme Etkinliğini Arttırması B. Dezavantajları Takas ve Saklama Hizmetlerinin Ayrılması Sadece Aracı Kuruluşların İşlem Yapabilmesi Piyasaya Girişlerin Azalma İhtimali Kıymetli Evrak Hukuku Kurallarına Aykırı Uygulamalar Getirmesi Bazı Pratik Çözümlerin Hukuki Temellerinin Zayıf Olması Elektronik Suçlara Açık Olması ve Elektronik Kayıtların Zarar Görme İhtimali KAYDİ SİSTEMİN KAPSAMI I. KAYDİ SİSTEME TABİ ŞİRKETLER II. KAYDİLEŞTİRİLEBİLECEK SERMAYE PİYASASI ARAÇLARI A. Genel Olarak B. Kaydileştirme İçin Gerekli Şartlar Nitelik Şartı a. Genel Olarak b. Niteliğine Göre Kaydileştirilebilecek Sermaye Piyasası Araçları Hukuki Dayanak Şartı a. Genel Olarak b. Hukuki Düzenlemelere Göre Kaydileştirilebilecek Sermaye Piyasası Araçları KAYDİ SİSTEMİN GETİRDİĞİ YENİLİKLER ve ORTAYA ÇIKABİLECEK PROBLEMLER I. ANONİM ŞİRKET PAYLARININ NEVİNE İLİŞKİN AYRIMIN ORTADAN KALDIRILMASI II. PAYLARIN DEVRİNİN PAY DEFTERİNE KAYDINDA MERKEZİ KAYIT KURULUŞU KAYITLARININ ESAS ALINACAĞINA İLİŞKİN DÜZENLEME 182 A. Genel Olarak B. Düzenlemenin Getirdiği Yenilikler Pay Defterine Kayıtta İhraççılar İtibariyle Tutulan Kayıtların Esas Alınması Pay Defterine Kayıt İçin İlgililerin Başvurusuna Gerek Olmaması III. FİZİKİ DOLAŞIMDAKİ SERMAYE PİYASASI ARAÇLARININ İPTAL VE İMHASI MERKEZİ KAYIT KURULUŞU I. GENEL OLARAK II. KURULUŞU III. HUKUKİ STATÜSÜ

8 IV. UYGULANACAK HÜKÜMLER V. AMAÇLARI VI. GÖREVLERİ A. Kaydi Sisteme İlişkin Görevleri B. Yatırımcıları Koruma Fonu na İlişkin Görevleri VII. YAPISI ve ORTAKLARI VIII. ÜYELERİ IX. PERSONELİ ve İŞLEYİŞİ X. ÜYE OLDUĞU KURULUŞLAR XI. SORUMLULUĞU KAYDİ SİSTEMİN İŞLEYİŞİ I. KAYITLARIN TUTULMASI II. HESAP TÜRLERİ A. İhraççı Hesabı Havuz Hesabı Ortak - Katılımcı Hesabı Bilinmeyen Ortak Bilinmeyen Katılımcı Hesabı B. Aracı Kuruluş Hesabı DİBS Depo Hesabı Aracı Kuruluş Havuz Hesabı Yatırımcı Hesabı C. TAKASBANK Hesabı Takas Havuz Hesabı Havuz Hesabı Yatırımcı Hesabı D. TCMB Hesabı DİBS Depo Hesabı Yatırımcı Hesabı Genel Depo Hesabı E. Diğer Hesaplar Alt Hesaplar Sistemde Kullanılan Operasyonel Hesaplar III. HESAPLARIN NİTELİĞİ IV. HESAPLARIN AÇILIŞI A. Genel Olarak

9 B. İhraççı Hesabı C. Ortak Katılımcı Hesabı D. Bilinmeyen Ortak Bilinmeyen Katılımcı Hesabı E. Yatırımcı Hesabı V. İŞLEMLERİN YAPILMASI A. Genel Olarak B. Sisteme Erişim C. İşlem Yetkilisi D. İşlemler ÜÇÜNCÜ BÖLÜM MERKEZİ KAYDİ SAKLAMA SÖZLEŞMESİNİN ve KAYDİ SİSTEMDEKİ KAYITLARIN HUKUKİ NİTELİĞİ ile KAYDİ SERMAYE PİYASASI ARAÇLARINA İLİŞKİN HAKLAR ve HUKUKİ İŞLEMLER MERKEZİ KAYDİ SAKLAMA SÖZLEŞMESİNİN HUKUKİ NİTELİĞİ I. GENEL OLARAK II. SÖZLEŞMENİN TANIMI III. SÖZLEŞMENİN KONUSU IV. SÖZLEŞMENİN TARAFLARI V. MERKEZİ KAYDİ SAKLAMA SÖZLEŞMESİNİN ADİ VEDİA SÖZLEŞMESİ İLE KARŞILAŞTIRILMASI VI. MERKEZİ KAYDİ SAKLAMA SÖZLEŞMESİNİN USULSÜZ TEVDİ SÖZLEŞMESİ İLE KARŞILAŞTIRILMASI VII. MERKEZİ KAYDİ SAKLAMA SÖZLEŞMESİNİN ARDİYE SÖZLEŞMESİ İLE KARŞILAŞTIRILMASI VIII. MERKEZİ KAYDİ SAKLAMA SÖZLEŞMESİNİN HUKUKİ NİTELİĞİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRME VE GÖRÜŞÜMÜZ IX. SÖZLEŞMEYE UYGULANACAK HÜKÜMLER KAYDİ SİSTEMDEKİ KAYITLARIN HUKUKİ NİTELİĞİ I. GENEL OLARAK II. KAYDİ SERMAYE PİYASASI ARACININ HUKUKİ NİTELİĞİ A. Genel Olarak B. Kaydi Anonim Şirket Payının Hukuki Niteliği C. Kaydi Sermaye Piyasası Aracı Üzerindeki Hakkın Hukuki Niteliği III. KAYDİ SİSTEME YAPILAN KAYITLARIN HUKUKİ NİTELİĞİ A. Genel Olarak

10 B. Kaydın Hukuki Etkisi C. Kayda İyiniyetle Güvenerek Hak İktisabı KAYDİ SERMAYE PİYASASI ARAÇLARINA İLİŞKİN HAKLAR I. GENEL OLARAK II. YÖNETİMSEL HAKLAR A. Genel Olarak B. Yönetimsel Hakların Kullanılması Yönetimsel Hakların Kullanılmasına İlişkin Hukuki Düzenlemeler Yönetimsel Hakların Kullanılmasına İlişkin Kurallar C. Yönetimsel Haklara İlişkin Hukuki İşlemler III. MALİ HAKLAR A. Genel Olarak B. Mali Hakların Kullanılması C. Mali Haklara İlişkin Hukuki İşlemler KAYDİ SERMAYE PİYASASI ARAÇLARINA İLİŞKİN HUKUKİ İŞLEMLER I. GENEL OLARAK II. DEVİR A. Genel Olarak B. Devre Uygulanacak Hükümler C. Devrin Usulü Genel Olarak Nama Yazılı Kaydi Anonim Şirket Payının Devri Külli Halefiyet Yoluyla Devir D. Devrin Hüküm ve Sonuçları III. REHİN A. Genel Olarak B. Rehne Uygulanacak Hükümler C. Rehnin Usulü D. Rehnin Hüküm ve Sonuçları IV. İNTİFA A. Genel Olarak B. İntifaya Uygulanacak Hükümler C. İntifanın Usulü D. İntifanın Hüküm ve Sonuçları

11 V. HACİZ A. Genel Olarak B. Hacze Uygulanacak Hükümler C. Haczin Usulü D. Haczin Hüküm ve Sonuçları SONUÇ BİBLİYOGRAFYA EK EK

12 KISALTMALAR 6098 sayılı BK. : 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 6102 sayılı TK. : 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 6762 sayılı TK. : 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu 818 sayılı BK. : 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu AB. Batider. BDDK Bkz. BTHAE. : Avrupa Birliği : Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi : Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu : Bakınız : Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü C. : Cilt D. : Danıştay DİBS dn. : Devlet iç borçlanma senetleri : dipnot E. : Esas no EFT EMK EMKT HD. HGK İİK. : Elektronik Fon Transferi : 743 sayılı eski Türk Medeni Kanunu : Elektronik Menkul Kıymet Transferi : Hukuk Dairesi : Hukuk Genel Kurulu : İcra ve İflas Kanunu K. : Karar no Kaydi Değer Tebliği : Seri: IV, No: 22 sayılı Sermaye Piyasası Araçlarının Kaydi Değer Haline Getirilmesine İlişkin Tebliğ 11

13 Kaydileştirme Tebliği KHK : Seri: IV, No: 28 sayılı Kaydileştirilen Sermaye Piyasası Araçlarına İlişkin Kayıtların Tutulmasının Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ : Kanun Hükmünde Kararname m. : madde MK. MKK Yönetmeliği MKK MKS : Türk Medeni Kanunu : Merkezi Kayıt Kuruluşunun Kuruluş, Faaliyet, Çalışma ve Denetim Esasları Hakkında Yönetmelik : Merkezi Kayıt Kuruluşu : Merkezi Kaydi Sistem N. : Numara RG. : Resmi Gazete s. : sayfa S. : Sayı SPK. SPKn. : Sermaye Piyasası Kurulu : Sermaye Piyasası Kanunu T. : Tarih TCMB TK. TSPAKB vd. YKD : Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası : Türk Ticaret Kanunu : Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliği : ve devamı : Yargıtay Kararları Dergisi 12

14 GİRİŞ İnsanoğlu, elde ettiği kazancın bir kısmını çeşitli nedenlerle biriktirme yolunu tercih etmektedir. İnsanoğlunun bu birikimlerine, tasarruf adı verilmektedir. Tasarruflarının atıl kalmasını istemeyen kişiler, bunları yatırıma dönüştürmektedir. Tasarruflarını yatırıma dönüştüren kişiler (yatırımcılar), bu tasarruflarını para piyasalarında ya da sermaye piyasalarında değerlendirebilmektedir. Para piyasaları, genellikle bir yıldan kısa vadeli fon arz ve talebinin karşılaştığı ya da fonların el değiştirdiği piyasalardır. Sermaye piyasaları ise, genellikle süresi bir yıldan fazla olan, orta ve uzun vadeli fon arz ve talebinin karşılaştığı ya da fonların el değiştirdiği piyasalardır. Sermaye piyasalarında fon aktarım işlevi (tasarrufları yatırıma dönüştürme işlevi), sermaye piyasası araçları vasıtasıyla yerine getirilmektedir. Sermaye piyasalarına yapılan yatırım, para piyasalarına göre, daha uzun vadeli olduğu için, yatırımcıların sermaye piyasalarından olan kazanç beklentisi daha yüksektir. Bu nedenle yatırımcılar, sermaye piyasalarına yönelmeyi tercih etmektedir. Sermaye piyasalarına olan yöneliş arttıkça, piyasaya giren yatırımcı sayısı ve piyasadaki sermaye piyasası araçlarının sayısı artmaktadır. Bu artışa paralel olarak sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlem sayısı da fazlalaşmaktadır. Böylece sermaye piyasaları derinleşmekte ve genişlemektedir. Söz konusu derinleşme ve genişleme ile birlikte, sermaye piyasalarına ilişkin bazı yenilikler de yapılmaktadır. Birçok yatırımcıya ait çeşitli sermaye piyasası araçlarının sayılarının artması, bunların muhafazasının ve güvenliğinin sağlanmasına ilişkin kaygıları da beraberinde getirmektedir. Bu noktada sayıları git gide artan sermaye piyasası araçlarının nerde ve nasıl saklanacağı, ciddi bir problem olarak yatırımcıların karşısına çıkmaktadır. Sermaye piyasası araçlarının saklanmasına ilişkin problemlerin halledilmesi de tek başına çözüm sağlamamaktadır. Bunun nedeni, saklanan sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemlerin yapılmasının da problem teşkil etmesidir. Çünkü saklanan fiziki bir sermaye piyasası aracına ilişkin herhangi bir hukuki işlemin yapılabilmesi için, sermaye piyasası aracının saklandığı yerden alınması, hukuki işlemin yapılacağı karşı tarafın bulunduğu yere getirilmesi ve işlem gerçekleştirildikten sonra tekrar saklanmak üzere götürülmesi gerekmektedir. Bu süreç içerisinde ise, sermaye piyasası araçları her zaman çalınma, kaybolma, yıpranma ve sahtesinin basılması gibi riskler ile karşı karşıyadır. Ayrıca çok sayıdaki sermaye piyasası araçlarını saklayacak yer temini ve saklama işlerini yürütecek 13

15 personel istihdamı ciddi bir problemdir. Öte yandan sermaye piyasası araçlarına ilişkin saklama maliyetleri yatırımcıların bekledikleri kazanç miktarını azaltmaktadır. Sermaye piyasalarında ortaya çıkan yeniliklerle birlikte yukarıda yer verilen söz konusu problemlerin aşılması adına sermaye piyasası araçlarının saklanmasına ve saklanan bu araçlarla ilgili işlemlerin yapılmasına ilişkin çeşitli rasyonalizasyon çalışmaları yapılmıştır. Bu çalışmalar çerçevesinde sermaye piyasası araçlarının saklanmasına ilişkin çeşitli yöntemler ve bu araçlarla ilgili işlemlerin yapılmasına ilişkin çeşitli sistemler geliştirilmiştir. Kaydi sistem de söz konusu rasyonalizasyon çalışmaları çerçevesinde geliştirilen sermaye piyasası araçları açısından bir saklama sistemidir. Kaydi sistem kavramı, kıymet hakkı, kaydi değer ve evraksız kıymetli evrak gibi kavramların oluşmasıyla gündeme gelmiş ve gelişmiştir. Sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi ile birlikte de hayata geçirilmiştir. Bu çalışmada söz konusu Sermaye Piyasası Araçlarının Kaydileştirilmesi konu edilmiştir. Çalışma toplam üç bölümden oluşmaktadır. Birinci Bölümde; temel kavramların tanımlanarak diğer bölümlere kaynaklık edebilmesii, sistemin tarihi gelişiminin anlaşılabilmesi ve farklı ülkelerdeki kaydi sistem uygulamalarına ilişkin bilgi edinilebilmesi için; Sermaye Piyasası Araçlarının Kaydileştirilmesine İlişkin Temel Kavramlar ve Kaydi Sistemin Tarihi Gelişimi incelenmiştir. İkinci Bölümde; Türkiye deki kaydi sistem, sistemin kapsamı, sistemin getirdiği yenilikler ve ortaya çıkabilecek problemler ile sistemin yürütücüsü olan Merkezi Kayıt Kuruluşu na ilişkin ayrıntıların tespit edilebilmesi ve kaydi sistemin işleyişinin anlaşılabilmesi için, Türkiye de Kaydi Sistem ve İşleyişi incelenmiştir. Üçüncü Bölümde; merkezi kaydi saklama sözleşmesi ile kaydi sistemdeki kayıtların hukuki niteliğinin belirlenebilmesi ve kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin haklar ile hukuki işlemlerin ayrıntılarının anlaşılabilmesi için, Merkezi Kaydi Saklama Sözleşmesinin ve Kaydi Sistemdeki Kayıtların Hukuki Niteliği ile Kaydi Sermaye Piyasası Araçlarına İlişkin Haklar ve Hukuki İşlemler incelenmiştir. İnceleme sırasında Türk Hukuku nda yürürlükte olan hukuki düzenlemeler ve uygulamalar esas alınmıştır. Ancak gerektiği yerlerde karşılaştırma yapılabilmesi için diğer bazı ülkelerdeki uygulamalara ve uluslar arası düzenlemelere de yer verilmiştir. 14

16 BİRİNCİ BÖLÜM SERMAYE PİYASASI ARAÇLARININ KAYDİLEŞTİRİLMESİNE İLİŞKİN TEMEL KAVRAMLAR VE KAYDİ SİSTEMİN TARİHSEL GELİŞİMİ 15

17 1. SERMAYE PİYASASI ARAÇLARININ KAYDİLEŞTİRİLMESİNE İLİŞKİN TEMEL KAVRAMLAR I. SERMAYE PİYASASI ARACI Sermaye piyasası aracı kavramı, 3794 sayılı Kanun 1 ile Sermaye Piyasası Kanunu 2 nda yapılan değişiklik sonucu Türk hukuk sistemine girmiştir. Değişiklikten önce Sermaye Piyasası Kanunu nda, menkul kıymet ve mali değerleri temsil eden ve ihraç edenin mali yükümlülüklerini içeren evrak (menkul kıymet dışında kalan kıymetli evrak) şeklinde bir ayrım yapılmaktaydı. Söz konusu değişiklikle, sermaye piyasası aracı kavramı, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları kavramlarını kapsayan 3 bir üst kavram 4 haline getirilmiştir 5. Mali piyasalarda 6 karşı karşıya gelen kişiler arasındaki fon aktarımı, bir senet veya değere bağlanarak yapılmaktadır. Söz konusu senet veya değer, mali piyasalardaki finansal araç olarak tanımlanmaktadır 7. Bu finansal araç ise, işlem gördüğü mali piyasadaki işlevine göre 8 para piyasası 9 aracı ya da sermaye piyasası 10 aracı olarak adlandırılmaktadır sayılı Sermaye Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına, Bankalar Kanunu nun Bir Maddesinin Değiştirilmesine ve 35 sayılı KHK nın Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun (RG. T , S ) sayılı Sermaye Piyasası Kanunu (RG. T , S ). Amerikan Yeknesak Ticaret Kanunu nun 8. maddesindeki menkul kıymet (security) kavramı tanımının, tüm sermaye piyasası araçlarını kapsar şekilde yapıldığı yönünde bkz. Bjerre / Rocks, Investment Securities, s. 6 7; Hazen / Ratner, s. 25. Security kavramı hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Darrell, Keith B., Redefining a Security : Is the Sale of a Business Through a Stock Transfer, Securities Regulation Law Journal, C. 12, S. 1, s. 22 vd. ve Arnold, M. Thomas, The Definition of a Security under the Federal Securities Law Revisited, Cleveland State Law Review, , C. 34, s. 249 vd. Üst kavram olarak sermaye piyasası araçları yerine AB mevzuatına uygun olarak finansal (mali) araçlar (financial instruments) kavramının kullanılmasının daha uygun olduğu yönünde bkz. Paslı, Menkul Kıymet, s dn Ayrıca bkz. AB nin 2002 / 47 sayılı Yönergesi m.2 ve 2003 / 6 sayılı Yönergesi m.3. Akbulak / Akbulak, s. 20. Mali (Finansal) Piyasalar, fon arz ve talebinin karşılaştığı, finansal araçların ihraç edildiği ve alım satımının yapıldığı piyasalar, olarak tanımlanmaktadır. Bkz. Yanlı, Kamunun Aydınlatılması, s. 3. Hazen / Ratner, s. 28; Paslı, Menkul Kıymet, s İşlevlerine göre mali piyasaların, para piyasaları ve sermaye piyasaları olmak üzere ikiye ayrıldığı yönünde bkz. Yanlı, Kamunun Aydınlatılması, s. 3. Para Piyasaları: Genellikle bir yıldan kısa vadeli fon arz ve talebinin karşılaştığı ya da fonların el değiştirdiği piyasalardır. Para piyasalarından fon sağlayan tasarruf sahipleri pasif yatırımcı olarak tanımlanmaktadır. Bkz. Yanlı, Kamunun Aydınlatılması, s. 3. Sermaye Piyasaları: Genellikle süresi bir yıldan fazla olan, orta ve uzun vadeli fon arz ve talebinin karşılaştığı ya da fonların el değiştirdiği piyasalardır. Sermaye piyasalarından fon sağlayan tasarruf sahipleri aktif yatırımcı olarak tanımlanmaktadır. Bkz. Yanlı, Kamunun Aydınlatılması, s

18 Sermaye piyasası aracı ve para piyasası aracı şeklinde bir ayrım yapılmasının sebebi, bu iki piyasa arasındaki farklılığa vurgu yapılmak istenmesidir 12. Bu çerçevede sermaye piyasası aracı, sermaye piyasasında işlem gören ve fon aktarımı işlevini yerine getiren 13 bütün finansal araçlar olarak tanımlanabilir 14. Sermaye piyasası araçlarının ihraç edilerek halka satılmasının temel amacı, sermaye piyasasından fon toplayarak ihracı yapan kuruluşun mali yapısını güçlendirmek ve kaynaklarının niteliğini arttırmaktır 15. Sermaye piyasası araçlarının, menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçları olmak üzere iki türü bulunmaktadır. A. Menkul Kıymetler 1. Tanım Menkul kıymet kavramı 16, ilk kez 1929 tarihli mülga Menkul Kıymetler ve Kambiyo Borsası Kanunu 17 ile Türk Hukuk sistemine girmiştir tarihli 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu nda da menkul kıymet kavramına yer verilmiştir yılında Sermaye Piyasası Kanunu nun gerekçesine göre ise, sermaye piyasası; orta ve uzun vadeli ödünç verilebilir fonların menkul kıymetlerin alım satımı suretiyle tasarruf sahiplerinden yatırımcılara aktarılmasını sağlayan ortamın, başka bir ifade ile yatırımcılar, tasarruf sahipleri ve bunlar arasındaki fon akımını sağlayan aracı kurum ve bankalar, yatırım ortaklıkları ve yatırım fonları gibi aracı ve yardımcı kuruluşlarından oluşan modern finansman sisteminin adıdır. Çatana, s. 6; Yanlı, Kamunun Aydınlatılması, s. 3. Haselçin, Kaydi Sistem, s. 5. Garner (2006), s. 640; Bjerre / Rocks, Investment Securities, s. 7. Hazen / Ratner, s. 25; Soderquist / Gabaldon, s. 2; Paslı, Menkul Kıymet, s Tanör, Sermaye Piyasası, C. II, s. 3. Menkul kıymet kavramı hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Ünal, Oğuz Kürşat, Menkul Kıymetler Türk ve Amerika Birleşik Devletleri Hukukunda Menkul Kıymetler, Ankara 1988; Ayhan, Rıza, Türk Hukukunda Menkul Kıymet Kavramı ve Varlığa Dayalı Menkul Kıymetler, Ankara 1993; Paslı, Ali, Türk Hukukunda Menkul Kıymet Kavramı, Prof. Dr. Hüseyin Ülgen e Armağan, C. II, İstanbul 2007, s tarih ve 1447 sayılı Menkul Kıymetler ve Kambiyo Borsası Kanunu, tarih ve 91 sayılı Menkul Kıymetler Borsaları Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (RG. T , S.18183) 24. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. Menkul kıymet kavramı, Sermaye Piyasası Kanunu nun ilk halinde şu şekilde tanımlanmıştı: Menkul kıymetler, ortaklık veya alacaklılık sağlayarak, belli bir meblağı temsil eden; hisse senetleri, tahviller ve hazine bonoları gibi kıymetlerdir. Bunlar dışında kalan kıymetli evrak ile mali değerleri temsil eden veya ihraç edenin mali yükümlülüklerini içeren her türlü evrakın halka arz ve bu yolla satışı da menkul kıymet hükümlerine tabidir. Sermaye Piyasası Kanunu nda yer alan ilk tanımda üç grup evrak söz konusuydu. Bunlar: 1) Ortaklık ve alacaklılık sağlayarak belli bir meblağı temsil eden evrak; 2) bunların dışında kalan kıymetli evrak ve 3) mali değerleri temsil eden veya ihraç edenin mali sorumluluklarını ihtiva eden her türlü evraktır. (Bkz. Yanlı, Kamunun 17

19 3794 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu nda değişiklik yapan kanunla menkul kıymet kavramı hukuki düzenlemeler açısından bugünkü şeklini almıştır. Ticaret Kanunu nda menkul kıymetlere ilişkin çeşitli hükümler 19 yer almasına rağmen menkul kıymet kavramı tanımlanmamıştır. Hatta 6762 sayılı TK da menkul kıymet kavramı hiç kullanılmamıştır sayılı TK da menkul kıymetlere ilişkin hükümlerde, menkul kıymet yerine senet ifadesinin kullanılması tercih edilmiştir sayılı TK da ise, menkul kıymet kavramı kullanılmakla birlikte 21, 6762 sayılı TK da olduğu gibi menkul kıymet kavramına ilişkin herhangi bir tanıma yer verilmemiştir. Ticaret Kanunu dışında Borçlar Kanunu ve Sermaye Piyasası Kanunu gibi bazı düzenlemelerde de menkul kıymetlere ilişkin çeşitli hükümler yer almaktadır. Ancak kanuni düzenlemelerde menkul kıymet, kavram olarak, yeterince açıklanmamış 22 ve tam olarak tanımlanmamıştır 23. Kanuni düzenlemelerde yer alan bu eksiklik, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından çıkarılan tebliğler ile giderilmeye çalışılmaktadır 24. Sermaye Piyasası Kanununun tanımlar başlıklı 3. maddesine göre; Menkul Kıymetler: Ortaklık veya alacaklılık sağlayan, belli bir meblağı temsil eden, yatırım aracı olarak kullanılan, dönemsel gelir getiren, misli nitelikte, seri halinde çıkarılan, ibareleri aynı olan ve şartları Kurulca belirlenen kıymetli evraktır. Esas itibariyle bu hükümde de menkul kıymet kavramına ilişkin tam bir tanım verilmemekte; sadece menkul kıymetlerin özellikleri sıralanmaktadır 25. Söz konusu hükümde sıralanan özellikleri bir kenara bırakılırsa, menkul kıymetler genel olarak, para piyasasında işlem görmeyen veya para piyasasına hizmet etmeyen, buna karşılık yatırım aracı olarak kullanılan ve sermaye piyasasının oluşmasını sağlayan, sermaye ihtiyacı olanlar (ihraççılar fon talep edenler) tarafından tasarruf sahiplerinin (yatırımcıların fon arz edenlerin) gelir elde etme amacıyla Aydınlatılması, s. 9, dn. 29) yılında 3794 sayılı Kanun ile Sermaye Piyasası Kanunu nda yapılan değişiklikle, bu tür üçlü evrak ayrımından vazgeçilmiştir sayılı TK nın; hisse senetlerine ilişkin m.399 vd., intifa senetlerine ilişkin m.402 vd. ve tahvillere ilişkin m.420 vd. da yer alan hükümler. Aynı yönde bkz. Vural, s sayılı TK nın 149, 202, 349, 382, 421, 504, 505, 549, 554 ve maddelerinde menkul kıymet kavramına yer verilmiştir. Akbulak / Akbulak, s. 21. Hukuki düzenlemelerde yer alan menkul kıymet kavramı ve bu kavramın tanımına ilişkin düzenlemeler hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Aytaç, Hisse Senetleri, s. 45 vd. Aynı yönde bkz. Vural, s. 6. İsviçre Hukuku ve Alman Hukukunda da menkul kıymet kavramın kanunda tanımlanmadığı, ancak menkul kıymetlerin özelliklerine kanunda yer verildiği yönünde bkz. Turanboy, Varakasız, s

20 satın almaları için ihraç edilen ve şartları Sermaye Piyasası Kurulu nca belirlenen sermaye piyasası araçları 26 olarak tanımlanabilir. 2. Özellikleri Sermaye Piyasası Kanunu nda menkul kıymetler için toplam sekiz özellik sayılmıştır 27 (SPKn. m.3). Bu özellikler, ortaklık veya alacaklılık sağlama 28, belli bir meblağı temsil etme, yatırım aracı olarak kullanılma 29, dönemsel gelir getirme 30, misli nitelikte olma, seri halinde çıkarılma 31, ibareleri aynı olma 32 ve kıymetli evrak özelliği taşımadır. Özellikleri kanunda sayıldığı için bir sermaye piyasası aracının menkul kıymet olabilmesi için kanunda yer alan asgari özellikleri taşıması gerekir. Bu asgari özellikleri taşımanın yanında bazı menkul kıymetler için Sermaye Piyasası Kurulu tarafından başka özel şartlar da getirilebilir (SPKn. m.3). Kaydileştirme ve kaydi sistem açısından, menkul kıymetlerin misli nitelikte olma ve kıymetli evrak özelliği taşıma özellikleri oldukça önemlidir 33. Bu nedenle menkul Garner (2006), s. 640; Bjerre / Rocks, Investment Securities, s. 6; Hazen / Ratner, s. 25; Soderquist / Gabaldon, s. 2; Paslı, Menkul Kıymet, s. 1565; Turanboy, Varakasız, s. 72; Öztan, Kıymetli Evrak (1997), s. 183 vd.; Aytaç, Hisse Senetleri, s. 53. Tekinalp e göre menkul kıymet kavramının tanımında ana işleve sahip üç özellik vardır. Bunlar: a) misli eşya niteliğine sahip olma, b) yatırım aracı olarak kullanılma ve c) dönemsel ürün vermedir. Bkz. Poroy / Tekinalp / Çamoğlu, N Söz konusu ortaklık ve alacaklılık sağlamanın menkul kıymette belirtilmiş olması gerektiği yönünde bkz. Bjerre / Rocks, Investment Securities, s. 7. Bu nedenle menkul kıymetlerin, para piyasasına değil, sermaye piyasasına hizmet ettiği ve orta ya da uzun vadeli yatırım aracı olarak kullanılabildiği; hatta bunun dışında menkul kıymetlerin yatırım aracı olarak kullanılma özelliğinin hukuki bir değer taşımadığı yönünde bkz. Özkorkut, Depo Sertifikaları, s. 55. Menkul kıymetler türlerine göre faiz, kar payı ve yeni hisse senedi edinme hakkı gibi gelirler getirirler ve bu gelirler belli dönemler itibariyle gerçekleşir. Bkz. Tekinalp, Sermaye Piyasası, s. 16; Aytaç, Hisse Senetleri, s. 47; Öztan, Kıymetli Evrak (1997), s Menkul kıymetlerin misli nitelikte olmalarının bir sonucu olarak seri halinde çıkarılmaları gerektiği yönünde bkz. Bjerre / Rocks, Investment Securities, s. 7. Seri halde çıkarılma özelliği sayesinde menkul kıymetler üzerindeki işlemlerin daha çabuk ve kolay yapılmasının, menkul kıymetlere yüksek bir tedavül gücü kazandırdığı yönünde bkz. Aytaç, Hisse Senetleri, s. 48; Özkorkut, Depo Sertifikaları, s. 56. Seri çıkarılma özelliği ve bu özelliğin beraberinde getirdikleri sayesinde menkul kıymetlerin toplu saklanmasının ve toplu senet uygulamalarının mümkün hale geldiği yönünde bkz. Acır, s. 16; Turanboy, Varakasız, s. 75. Menkul kıymetlerin, misli nitelikte olmalarının ve seri halinde çıkarılmalarının doğal bir sonucu olarak ibarelerinin de aynı olması gerektiği yönünde bkz. Bjerre / Rocks, Investment Securities, s. 7. İtibari değerlerinin birbirinden farklı olmasının, menkul kıymetlerin ibareleri aynı olma özelliğini ortadan kaldırmayacağı yönünde bkz. Öztan, Kıymetli Evrak (1997), s. 188; Turanboy, Varakasız, s. 75. Aynı yönde bkz. Vural, s

21 kıymetlerin sadece söz konusu iki özelliği incelenecek, diğer özellikleri ise, inceleme konusu yapılmayacaktır. a. Misli Nitelikte Olma Bir sermaye piyasası aracının menkul kıymet olarak kabul edilebilmesi için mutlaka misli nitelikte olması gerekir. Menkul kıymetlerin misli nitelikte oldukları Sermaye Piyasası Kanunu nda açıkça düzenlenmiştir (SPKn. m.3). Misli nitelikte olma, sayı, tartı, uzunluk veya başka bir özellik gibi belirli bir ölçü hesabına göre belirlenebilme ve birbirinin yerine geçebilmeyi ifade etmektedir 34. Misli nitelikte olma, menkul kıymetler açısından bazı sonuçlar ortaya çıkarmaktadır. Öncelikle menkul kıymetlerin, misli nitelikte olabilmeleri için parça, sayı ve tür itibariyle belirli hale getirilmeleri gerekmektedir 35. Ayrıca menkul kıymetlerin misli nitelikte olabilmeleri için aynı hukuki ilişkiden kaynaklanmaları; aynı ihraççı tarafından, aynı hukuki temele dayanılarak ve seri halinde çıkarılmaları gerekmektedir 36. Menkul kıymetler, misli nitelikte olma özellikleri sayesinde birbirlerinin yerine geçebilir. Ancak bir menkul kıymetin diğer bir menkul kıymetin yerine geçebilmesi için aynı tür ve özellikte olması ve sahibine aynı hakları vermesi gerekir 37. Örneğin, aynı şirket tarafından ihraç edilen aynı tür ve özellikte olan ve sahibine aynı hakları veren hisse senetleri misli niteliktedir ve birbirinin yerine geçebilir. Aynı tür ve özellikte olan ve sahibine aynı hakları veren menkul kıymetlerin farklı seri numaraları ile çıkarılmaları, nama yazılı olarak düzenlenmeleri ve itibari değerlerinin farklı olması onların misli olma niteliklerini ortadan kaldırmaz 38. Bu menkul kıymetler de birbirlerinin yerine geçebilir. Menkul kıymetlerin misli nitelikte olmaları, saklanmalarını ve borsada işlem görmelerini kolaylaştırmaktadır 39. Nitekim menkul kıymetler, misli nitelikte olmaları Bkz. Ayan, Eşya Hukuku, C. I, s. 20; Oğuzman / Seliçi / Oktay-Özdemir, s. 10. Haselçin, Kaydi Sistem, s. 7. Vural, s. 13; Özkul, s. 12. Vural, s. 13. Öztan, Kıymetli Evrak (1997), s. 188; Turanboy, Varakasız, s. 75. Aynı yönde bkz. Aytaç, Hisse Senetleri, s. 48; Tekinalp, Sermaye Piyasası, s. 15; Turanboy, s

22 sayesinde toplu olarak saklanabilmekte ve bunlara ilişkin işlemler kaydi olarak yapılabilmektedir 40. Menkul kıymetlerin misli nitelikte olmalarında, yığın kitle olarak çıkarılmalarının önemi büyüktür 41. Yığın kitle senedi halinde çıkarılmalarının bir sonucu olarak menkul kıymetler, aynı hukuki ilişkiden kaynaklanır ve aynı hukuki temele dayanırlar 42. Menkul kıymet özelliğine sahip olmayan senetlerde ise, her bir borç farklı hukuki ilişkiden kaynaklanır ya da aynı hukuki ilişkiden kaynaklansa bile farklı alacakların senede bağlanması ile oluşur. Dolayısıyla bunları misli nitelikte kabul etmek ve birbirlerinin yerine geçmelerini sağlamak mümkün değildir 43. b. Kıymetli Evrak Özelliği Taşıma 6762 sayılı TK nın 557. maddesine göre 44 ; Kıymetli evrak öyle senetlerdir ki, bunlarda mündemiç olan hak senetten ayrı olarak dermeyan edilemeyeceği gibi başkalarına da devredilemez. Bu hükümde yer alan tanıma göre kıymetli evrakta bulunması gereken asgari üç unsur; 1) senet (kağıt, evrak, varaka, yazılı belge), 2) senede mündemiç (devredilebilir nitelikteki) hak ve 3) hak ile senedin birbirine bağlanmış olmasıdır 45. Bu üç unsur kıymetli evrakın asgari unsurlarıdır. Bu unsurların dışında, her kıymetli evrak türü için o kıymetli evrakın özelliğine göre farklı unsurların aranması gerekebilir. Menkul kıymetler, kıymetli evrak özelliği taşımaktadır 46. Sermaye Piyasası Kanunu nda da menkul kıymetlerin kıymetli evrak özelliği taşıdıkları açıkça ifade Menkul kıymetlerin misli nitelikte olma özelliği sayesinde toplu saklama ve toplu senet uygulamasına geçilebilmiştir. Bu uygulamalarda zamanla beraberine kaydileştirme ve kaydi sistemi getirmiştir. Bkz. İkinci Bölüm, 2, II vd. Misli eşyaların çoğu zaman miktar olarak vücuda getirdiği yığın itibariyle bir bütün (kül) halinde ayni hak konusu teşkil ettikleri yönünde bkz. Oğuzman / Seliçi / Oktay-Özdemir, s. 10. Vural, s. 13; Turanboy, Varakasız, s. 75; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 7. Turanboy, Varakasız, s sayılı TK nın 557. maddesi yerine getirilen 6102 sayılı TK nın 645. maddesi de kıymetli evrakı benzer şekilde tanımlamaktadır sayılı TK nın 645. maddesine göre; (1) Kıymetli evrak öyle senetlerdir ki, bunların içerdikleri hak senetten ayrı olarak ileri sürülemediği gibi başkalarına da devredilemez. Poroy / Tekinalp, N. 16; Ülgen / Helvacı / Kendigelen / Kaya, s ; Yasaman, Menkul Kıymetler Borsası, s. 18. Aynı yönde bkz. Aytaç, Hisse Senetleri, s. 40; Tekinalp, Sermaye Piyasası, s. 13; Yasaman, Menkul Kıymetler Borsası, s. 18; Öztan, Kıymetli Evrak (1997), s ; Vural, s

23 edilmiştir 47 (SPKn. m.3b). Her menkul kıymet, kıymetli evrak özelliği taşımasına rağmen; her kıymetli evrak menkul kıymet özelliği taşımaz 48. Bu nedenle kıymetli evrak kavramı menkul kıymet kavramını da içine alan bir üst kavramdır 49. Dolayısıyla kıymetli evrakta bulunması gereken asgari unsurlar, kural olarak, menkul kıymetlerde de bulunmalıdır. Sermaye piyasasındaki gelişmeler, teknolojinin ilerlemesi, menkul kıymet çeşitlerinin ve bunlara ilişkin işlem hacminin artması, kıymetli evrakın unsurlarında da bazı değişiklik ve esnekliklere neden olmuştur 50. Özellikle kıymetli evrakın senet unsurundaki değişiklikler sonucu evraksız kıymetli evrak kavramı 51 oluşmuştur 52. Bu nedenle günümüz sermaye piyasası aracı olan menkul kıymetler açısından, bunların kıymetli evrak özelliği taşıması, kıymetli evrakın unsurları (özellikle senet unsuru) açısından daha esnek değerlendirilmelidir. 3. Türleri Menkul kıymetlerin, hisse senedi 53, yatırım fonu katılma belgesi 54, tahvil, finansman bonosu, banka bonosu gibi çeşitli türleri mevcuttur 55. Kanuni düzenlemelerde sayılı Sermaye Piyasası Kanunu, 3794 sayılı kanun ile değiştirilmeden önce, menkul kıymet kavramı kanunda ortaklık ve alacaklılık sağlayarak, belli bir meblağı temsil eden, hisse senetleri, tahviller ve hazine bonolar gibi kıymetlerdir şeklinde tanımlanmaktaydı. Bu nedenle menkul kıymetlerin kıymetli evrak özelliği taşıyıp taşımadığı noktasında doktrinde hem bir tartışma hem de bir tereddüt oluşmuştu. Ancak 3794 sayılı kanunla yapılan değişiklikle beraber, menkul kıymetlerin kıymetli evrak özelliği taşıdığı kanunda açıkça belirtilerek bu tereddüt ortadan kaldırılmıştır. Değişiklik yapılmadan önce de tanımda sayılan unsurların kıymetli evrak niteliğinde olması ve menkul kıymetlerin özellikleri sayıldıktan sonra bunlar dışında kalan kıymetli evrak ifadesinin kullanılması nedeniyle, doktrinde ağırlıklı görüş menkul kıymetlerin kıymetli evrak niteliğinde olduğu yönündeydi. Bkz. Tekinalp, Sermaye Piyasası, s. 13; Aytaç, Hisse Senetleri, s. 40; Ünal, Menkul Kıymetler, s. 55. Aynı dönemde farklı yönde görüş bildiren Teoman ise, henüz kıymetli evrak niteliği kazanmamış olan anonim şirketlerdeki geçici makbuz ve benzerlerinin menkul kıymet sayılacağından hareketle her menkul kıymetin kıymetli evrak özelliği taşımayacağı görüşündeydi. Ayrıntılı bilgi için bkz. Teoman, İntifa Senetleri, s. 171 vd. Vural, s. 6. Turanboy, Varakasız, s. 73. Aynı yönde bkz. Vural, s. 1 2; Ergincan, Dünya ve Türkiye, s Evraksız Kıymetli Evrak kavramı için bkz. Birinci Bölüm, 1, IV. Evraksız kıymetli evrak kavramı hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s. 1 vd.; Turanboy, Varakasız, s. 47 vd. Poroy / Tekinalp, N. 40. Hisse senetleri hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Aytaç, Zühtü, Sermaye Piyasası Hukuku ve Hisse Senetleri, Ankara Yatırım fonu katılma belgesi hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Okat, Yalçın Özge, Türk ve AB Hukukunda Yatırım Fonları, Ankara Menkul kıymet türleri ve bu türler hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Tanör, Sermaye Piyasası, C. II, s. 84 vd; Ünal, Sermaye Piyasası, s. 58 vd; İMKB, Temel Bilgiler, s. 180 vd; SPK, Sermaye Piyasası Araçları, s. 4 vd. 22

24 56 menkul kıymetlerin türlerine ilişkin tahdidi bir sayım yapılmamıştır. Bu nedenle menkul kıymet türleri burada örneği verilenlerle sınırlandırılamaz. Yeni ortaya çıkan bir sermaye piyasası aracı, kanunda sayılan (SPKn. m.3) özelliklere sahip olması ve Sermaye Piyasası Kurulu tarafından menkul kıymet olmadığının belirtilmemesi ya da diğer sermaye piyasası aracı olduğunun açıkça düzenlenmemesi şartıyla menkul kıymet olarak kabul edilebilir. B. Diğer Sermaye Piyasası Araçları 1. Tanım Menkul kıymetler dışında kalan sermaye piyasası araçları, diğer sermaye piyasası araçları olarak adlandırılmaktadır. Diğer sermaye piyasası aracı kavramı, hukuki düzenlemelerde tam olarak tanımlanmamıştır. Sermaye Piyasası Kanunu nun 3. maddesinde, diğer sermaye piyasası araçlarına ilişkin Menkul kıymetler dışında kalan ve şartları Kurulca belirlenen evraktır şeklinde bir açıklama bulunmaktadır. Ayrıca yine aynı maddede nukut ile çek, poliçe, bono ile mevduat sertifikaları bundan müstesnadır denilerek menkul kıymet kavramına girmemekle birlikte diğer sermaye piyasası aracı olarak da sayılmayacak unsurlar belirlenmiştir. Buradan hareketle diğer sermaye piyasası araçları, sermaye piyasası aracı olan ancak menkul kıymet tanımına girmeyen, özellikleri Sermaye Piyasası Kurulu tarafından belirlenen ve kanunda yer alan istisnai senetler dışındaki sermaye piyasası araçlarıdır şeklinde tanımlanabilir 57. Dolayısıyla diğer sermaye piyasası aracı kavramı, sermaye piyasası aracı olan ancak menkul kıymet olarak kabul edilemeyecek araçların dışarıda kalmaması için oluşturmuş 58 torba bir kavramdır Türk hukukunda değişik kanuni düzenlemelerde yer alan çeşitli menkul kıymet türleri mevcuttur sayılı Ticaret Kanunu nda; Hisse senedi (m.399 vd.), temettü ve faiz kuponu (m.572), talon (m.573), ilmühaber (m.411), intifa senedi (m.402) ve tahvil (m.420) düzenlenmiştir. Medeni Kanun da; İpotekli borç senedi (m.898), irat senedi (m.903 vd.), rehinli tahviller (m.930 vd, m.970 vd.) ve rehin makbuzu (m.964 vd.) düzenlenmiştir. Sermaye Piyasası Kanunu nda düzenlenen menkul kıymetler ise; varlığa dayalı menkul kıymet (m.13/a), oydan yoksun hisse senedi (m.14/a), yatırım fonu katılma belgesi (m.37 m.38), depo edilen menkul kıymet sertifikası (m.11/v) ve hisse senedi ile değiştirilebilir tahvildir (m.14). Bunların dışında Sermaye Piyasası Kurulu, Sermaye Piyasası Kanunu ndan aldığı yetki ile (SPKn. m.22) oydan yoksun hisse senetleri, tahviller, hisse senedi ile değiştirilebilir tahviller, kara iştirakli tahviller, katılma intifa senetleri, kar ve zarar ortaklığı belgeleri, banka bonoları, banka garantili bonolar, finansman bonoları, varlığa dayalı menkul kıymetler, gayrimenkul sertifikaları, yatırım fonu katılma belgeleri hakkında çeşitli düzenlemeler yapmıştır. Sermaye Piyasası Kurulu nun çeşitli menkul kıymetlere ilişkin yaptığı düzenlemeler hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Yanlı, Kamunun Aydınlatılması, s ; Ünal, Sermaye Piyasası, s. 10; Akbulak / Akbulak, s. 28. Menkul kıymet kavramı yanında dışarıda kalması muhtemel araçları da içine alması düşünülen bu tür bir kavram oluşturulmasının, menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçları gibi bir kategori ve sermaye piyasası araçları şeklinde bir üst kavram oluşturulması zorunluluğunu doğurduğu yönünde bkz. Paslı, Menkul Kıymet, s

25 2. Özellikleri Diğer sermaye piyasası araçlarının özellikleri, hukuki düzenlemelerde açıklanmamıştır 60. Hukuki düzenlemelerde açıkça ifade edilmediği için diğer sermaye piyasası araçları kıymetli evrak niteliğinde olmak zorunda değildir. Hatta bunlar senet (evrak) niteliğinde bile olmayabilir 61. Diğer sermaye piyasası araçlarında her bir türün özelliği, ayrı ayrı Sermaye Piyasası Kurulu tarafından belirlenmelidir. Öte yandan Sermaye Piyasası Kanunu nda menkul kıymetlere ilişkin tanım verilmesi, ancak diğer sermaye piyasası araçlarına ilişkin tanım verilmemesi yanında bunların özelliklerinin Sermaye Piyasası Kurulu tarafından belirleneceğinin belirtilmesi, çeşitli problemler ortaya çıkarabilecek niteliktedir 62. Örneğin; Sermaye Piyasası Kurulu tarafından diğer sermaye piyasası aracı olarak tespit edilen bir aracın, menkul kıymet tanımına uygun olması durumunda kanuna aykırı durumlar ortaya çıkabilecektir. 3. Türleri 1992 yılında 3794 sayılı Kanun ile Sermaye Piyasası Kanunu nda yapılan değişiklerin bir amacı da yeni finansal araç türleri ile yatırım ve tasarruf imkânlarının genişletilmesidir 63. Bu nedenle söz konusu değişiklikle, sermaye piyasasında gerek fon arz eden yatırımcıların gerekse fon talep eden kuruluşların değişik ihtiyaçlarına cevap verebilecek, çeşitli yatırım alternatifleri yaratabilecek ve yeni araçların çıkarılmasına imkân tanıyacak hükümler getirilmiştir 64. Bu çerçevede diğer sermaye piyasası aracı kavramı gibi torba bir kavram oluşturularak, yeni sermaye piyasası araçlarının kategori dışı kalmasının engellenmesi, kanaatimizce oldukça isabetli olmuştur 65. Çünkü mali piyasalar sürekli bir değişim ve dönüşüm içerisinde olup, bu süreç içerisinde ekonomik değişikliklere kanun koyucunun aynı hızda ayak uydurması ve yeni düzenlemeler yapması oldukça zordur. Diğer sermaye piyasası aracı adı altında bir kavram oluşturularak, mali Tanör, Sermaye Piyasası, C. II, s. 81; Paslı, Menkul Kıymet, s Kanunda bu yönde bir gönderme olmadığı için menkul kıymetlere ilişkin özellik ve unsurların, diğer sermaye piyasası araçları açısından aranmasının mümkün olmadığı yönünde bkz. Haselçin, Kaydi sistem, s. 4. Poroy / Tekinalp, N. 7. Ünal, Sermaye Piyasası, s. 40. Bkz sayılı Kanun un Genel Gerekçesi Yanlı, Kamunun Aydınlatılması, s. 11. Aynı yönde bkz. Haselçin, Kaydi Sistem, s. 5. Piyasalarda dolaşacak kâğıtları, disiplin dışında bırakmamak amacıyla getirilmiş bulunan bu ayırıcı hükmün hukuk metodolojisi ve yasa yazım tekniği açısından isabetli olmadığı yönünde bkz. Tanör, Sermaye Piyasası, C. II, s

26 piyasalardaki değişikliklerin kanun koyucunun düzenleme yapmasına gerek olmadan hızlı ve eş zamanlı olarak takip edilmesi sağlanmıştır. Hukuki düzenlemelerde diğer sermaye piyasası araçlarına ilişkin herhangi bir örneğe yer verilmemiştir. Diğer sermaye piyasası aracı kavramına yer veren ve bu kavramı açıklayan eserlerde de genellikle diğer sermaye piyasası araçlarına ilişkin bir örneğe rastlanmamaktadır. Bunun sebebi, diğer sermaye piyasası aracı kavramının yeni oluşturulan ve ileride ortaya çıkabilecek menkul kıymetler dışındaki sermaye piyasası araçlarının kapsam dışında kalmaması için türetilen torba bir kavram olmasıdır. Doktrinde diğer sermaye piyasası araçlarına ilişkin verilen sınırlı örneklerden biri vadeli işlem 66 ve opsiyon sözleşmeleri 67 dir 68. Vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri, sermaye piyasası aracı olmakla birlikte menkul kıymet niteliğinde değildir 69. Bu nedenle vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri, Sermaye Piyasası Kanunu nun 3/b maddesi uyarınca diğer sermaye piyasası aracı olarak kabul edilmelidir Vadeli işlem sözleşmesi: Belirli bir vadede, önceden belirlenen fiyat, miktar ve nitelikteki malı, kıymetli madeni, finansal göstergeyi, sermaye piyasası aracını ya da dövizi alma ya da satma yükümlülüğü veren sözleşmedir. Bkz. SPK, Vadeli İşlem ve Opsiyon Sözleşmeleri, s. 4. Opsiyon sözleşmesi: Opsiyon alan tarafa, ödediği opsiyon pirimi karşılığında, belirli bir vadede veya belirli bir vadeye kadar, önceden belirlenen fiyat, miktar ve nitelikte ekonomik veya finansal göstergeyi, sermaye piyasası aracını, malı, kıymetli madeni ve dövizi alma veya satma hakkı veren, satan tarafı ise yükümlü kılan sözleşmedir. Bkz. SPK, Vadeli İşlem ve Opsiyon Sözleşmeleri, s. 7. Öztan, Kıymetli Evrak (1997), s. 196; Poroy / Tekinalp, N. 7; Yanlı, Kamunun Aydınlatılması, s. 11; Kırca, Borsa Opsiyon İşlemleri, s Sermaye Piyasası Kurulu nun vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerine ilişkin aldığı ilke kararı aynen şu şekildedir. İstanbul Altın Borsasında altın ve dövize dayalı vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinin alım satımına aracılık yetki belgeleri alan kuruluşların bu işlemleri yetkilendirildikleri alanda yurtdışında da yapabilmeleri için söz konusu sözleşmelerin Kurulumuzca menkul kıymet olarak belirlenmesine karar verilmiştir (Sermaye Piyasası Kurulu 1997/23 sayılı Haftalık Bülteni). Sermaye Piyasası Kurulu nun bu konuda almış olduğu ilke kararı, vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinin menkul kıymet olarak kabul edilmesi gerektiği izlenimi doğuracak şekildedir. Ancak kararda yer alan açıklamalar hukuki değil, pratik gerekçelere dayanmaktadır. (Bkz. Kırca, Borsa Opsiyon İşlemleri, s. 201, dn. 110). Öte yandan 4487 sayılı Kanun ile Sermaye Piyasası Kurulu na türev araçlarla ilgili ayrıntılı yetkiler verilmesinden başka, Kıymetli Madenler Borsalarının Kuruluş ve Çalışma Esasları Hakkında Genel Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (RG. T , S ) ile söz konusu borsalarda kıymetli madenlere ilişkin sermaye piyasası araçlarından olan türev araçların işlem görebilmesi mümkün kılınmıştır. Böylece opsiyon sözleşmelerinin menkul kıymet sayılmasına ilişkin pratik gerekçe de ortadan kalkmıştır. Dolayısıyla Vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinin menkul kıymet olarak tanımlanması için hiçbir gerekçe kalmamıştır. Bkz. Kırca, Borsa Opsiyon İşlemleri, s. 201, dn Aynı yönde bkz. Öztan, Kıymetli Evrak (1997), s. 196; Poroy / Tekinalp, N. 7; Yanlı, Kamunun Aydınlatılması, s. 11; Kırca, Borsa Opsiyon İşlemleri, s

27 II. KAYDİLEŞTİRME Kaydileştirme 71 kavramı, dar ve geniş anlamda olmak üzere iki farklı şekilde kullanılmaktadır 72. Dar anlamda kaydileştirme, sadece bazı sermaye piyasası araçlarının 73 fiziki olarak senet 74 üzerine basılmasından vazgeçilerek, bu sermaye piyasası araçlarına karşılık gelmek üzere elektronik ortamda 75 kayıtlar oluşturulmasını kapsayacak şekilde kullanılmaktadır 76. Dolayısıyla sermaye piyasası araçlarının fiziki olarak tecessüm ettikleri senetlerin imha edilmesi ve imha edilen bu senetlere karşılık elektronik ortamda kaydi sermaye piyasası aracı oluşturulması işlemine kaydileştirme ismi verilmektedir 77. Dar anlamda kaydileştirme kavramı, hem fiziki olarak senet üzerine basılmış sermaye piyasası araçlarının sonradan elektronik ortama aktarılarak kaydi hale getirilmesini hem de yeni ihraç edilen sermaye piyasası araçlarının elektronik ortamda kaydi olarak ihdas edilmesini kapsamaktadır. Geniş anlamda kaydileştirme ise, sermaye piyasası araçlarının elektronik ortamda kaydi hale getirilmesi yanında merkezi saklama kuruluşlarının da içerisinde yer aldığı kaydi sistemi ve kaydi sermaye piyasası araçları ile bu kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin haklar ve hukuki işlemleri kapsar şekilde kullanılmaktadır Kaydileştirme kavramı, uluslar arası literatürde Dematerialization olarak anılmaktadır. Bjerre / Rocks, Investment Securities, s. 2 3; IOSCO, Towards A Legal, s. 6; SIFMA, Immobilization & Dematerialization, s. 3. Tanımda bazı sermaye piyasası araçları ifadesinin kullanılmasının sebebi kaydileştirmenin her zaman tüm sermaye piyasası araçlarını kapsamamasıdır. Bunun sebebi bazen kaydi sermaye piyasası aracının özelliği, bazen de kaydileştirmeye ilişkin hukuki düzenlemeler olabilir. Kaydileştirilebilecek sermaye piyasası araçları hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 4, II. Buradaki senet kavramı, üzerine yazı yazılabilen her türlü materyali kapsayacak şekilde geniş anlaşılmalıdır. Kıymetli evraktaki senet kavramının da üzerine yazı yazılabilecek ve imza atılabilecek (mikrofilm, disket, çip ve hatta veri tabanı dahil) her türlü materyali kapsayacak şekilde geniş anlaşılması gerektiği yönünde bkz. Poroy / Tekinalp, N. 16. Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 2. fıkrasında kayıtlara ilişkin bilgi verilirken, Kayıtlar, Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından, bilgisayar ortamında, ihraççılar, aracı kuruluşlar ve hak sahipleri itibariyle tutulur hükmüne yer verilmiştir. Bu hükümde kayıtların tutulacağı yer bilgisayar ortamı olarak gösterilmiştir. Ancak kanaatimizce tanım yapılırken bilgisayar ortamı yerine elektronik ortam kavramının kullanılması tercih edilmelidir. Çünkü kaydi sermaye piyasası araçlarının bilgisayar ortamı dışında başka elektronik ortamlarda da tutulabilmesi mümkündür. Nitekim elektronik ortam, bilgisayar ortamını da kapsayan bir üst kavram niteliğindedir. Kayıtların tutulması açısından elektronik ortam kullanımı için bkz. Ergincan / Yayla, s. 158; SPK, Sermaye Piyasası Araçları, s. 18. SIFMA, Immobilization & Dematerialization, s. 3; Guynn, s. 13; Loader, s Norman, s. 11. IOSCO, Towards A Legal, s. 6; Bjerre / Rocks, Investment Securities, s

28 Bu çalışmada kullanılan kaydileştirme kavramı ile dar anlamdaki kaydileştirme kastedilmektedir. Geniş anlamdaki kaydileştirme yerine ise, merkezi saklama kuruluşları ile kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin hakların kullanılması ve hukuki işlemlerin yerine getirilmesini de kapsar şekilde kaydi sistem 79 kavramının kullanılması tercih edilmiştir. Öte yandan, kaydileştirme kavramı, alt kategori olan menkul kıymetlerle sınırlı olarak menkul kıymetlerin kaydileştirmesi şeklinde 80 ya da bir üst kavram olan sermaye piyasası araçlarının tamamını içine alarak sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi şeklinde kullanılabilmektedir 81. Bu çalışmada kaydileştirme açısından sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi şeklindeki kullanım tercih edilmiştir 82. Çünkü kaydileştirmeye ilişkin hukuki düzenlemelerin temeli niteliğinde olan Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesi ve Kaydileştirme Tebliği nin hem başlık hem de metin bölümlerinde kaydileştirme açısından sermaye piyasası aracı kavramı kullanılmıştır. Ayrıca gerek menkul kıymetler, gerekse menkul kıymetler dışında kalan diğer sermaye piyasası araçları kaydileştirilebilir niteliktedir 83. Diğer sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilebileceğine ilişkin hukuki düzenlemelerde açık bir hüküm yer almamakla birlikte bunların kaydileştirilmesini engelleyen bir düzenleme de bulunmamaktadır Kaydi sistem hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 2, II, F. Bkz. Norman, s. 11, 315. Bkz. Varol, s. 231 vd.; Özçam / Ayyıldız, s. 1 vd.; Vural, s. 5 vd.; Yalın, s. 6 vd. Türk Hukuku açısından kaydileştirmenin ve kaydi sistemin incelendiği çalışmalarda tercih edilen kavramlar, menkul kıymet ve sermaye piyasası aracı şeklinde farklılık göstermektedir. Sermaye piyasası aracı kavramını tercih eden yazarlar için bkz. Aykın, Hasan, Türkiye de Sermaye Piyasası Araçlarının Kaydi Değer Haline Getirilmesi ve Örnek Uygulamalar Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul 2001; Manavgat, Çağlar, Sermaye Piyasası Kanununun 10/A Maddesi Hükmüne Göre Kaydi Sistemin Esasları, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Yıl: 2001, C. 50, S. 2, s. 159 vd.; Ünal, Oğuz Kürşat, Sermaye Piyasası Araçlarının Kaydileştirilmesi, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Yıl: 2001, C. 5, S. 1 2, s. 1 vd.; Haselçin, İbrahim, Türk Hukukunda Kaydi Sistem, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Kocaeli, 2006; Özkul, Levent, Merkezi Kayıt Kuruluşu A.Ş ve Sermaye Piyasası Araçlarının Kaydileştirilmesi, SPK Denetleme Dairesi, SPK Yeterlilik Etüdü, İstanbul 2003; Akbulak, Yavuz, Sermaye Piyasası Araçlarında Kaydi Sistemin Esasları, Lebib Yalkın Mevzuat Dergisi, S. 25, Ocak 2006, s. 181 vd.; Günal, Vural, Sermaye Piyasası Araçlarının Kaydi Değer Haline Getirilmesine İlişkin Esaslar, Maliye ve Sigorta Yorumları, ( ) S. 240, s. 128 vd. Menkul kıymet kavramını tercih eden yazarlar için bkz. Varol, Reyhan, Menkul Kıymetlerin Kaydi Değer Haline Getirilmesi, 40.Yılında Türk Ticaret Kanunu, İstanbul 1997, s. 235; Yalın, Pınar, Sermaye Piyasalarında Menkul Kıymet Kaydileştirilmesi ve Türkiye Uygulaması, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul 2006; Özçam, Ferhat / Ayyıldız Musa, Menkul Kıymetlerin Kaydileştirilmesi ve Merkezi Kayıt Kuruluşu, SPK Piyasa Gözetim ve Düzenleme Dairesi, SPK Araştırma Raporu, Ankara 1999; Vural, Aslı, Türk Hukuk Sistemi Çerçevesinde Menkul Kıymetlerin Kaydileştirilmesi, SPK Yeterlilik Etüdü, Ankara Kaydi sistemin kapsamı ve niteliğine göre kaydileştirilebilecek sermaye piyasası araçları hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 4, II, B, 1, b. 27

29 Bununla birlikte kaydileştirmeye ilişkin temel hukuki düzenlemelerde bir üst kavram olan sermaye piyasası aracı kavramının kullanılması, diğer sermaye piyasası araçlarının da kaydileştirilebileceği şeklinde yorumlanmaktadır. Öte yandan, menkul kıymet kavramına girmeyen sermaye piyasası araçlarını kapsam dışında bırakmamak için oluşturulan diğer sermaye piyasası aracı kavramının kapsamı yeni gelişmeler doğrultusunda genişleyebilecek niteliktedir. Bu nedenle kaydileştirme açısından sadece menkul kıymet kavramının kullanılması, yeni gelişmeler çerçevesinde oluşturulacak, menkul kıymet kavramına girmemekle birlikte sermaye piyasası aracı olan ve diğer sermaye piyasası aracı olarak tanımlanması gereken, araçların kaydileştirme kapsamı dışında kalması sonucunu doğurabilecektir. Yukarıda ifade edilen nedenlerle, çalışmamızın ismi de Sermaye Piyasası Araçlarının Kaydileştirilmesi olarak belirlenmiştir. Kaydileştirme kavramı, kıymet hakkı, kaydi değer, evraksız kıymetli evrak ve kaydi sermaye piyasası aracı gibi kavramların oluşması ile birlikte gündeme gelmiş ve gelişmiştir. Bu nedenle kaydileştirme kavramının gelişmesini sağlayan bu kavramların da incelenmesi gerekmektedir. III. KIYMET HAKKI ve KAYDİ DEĞER Kıymetli evrakta var olan hak ile senet arasındaki sıkı bağın çözülmesi sonucu, senetten ayrılarak bağımsızlaşan hakka, kıymet hakkı 84 ismi verilmektedir 85. Kıymet hakkı kavramı içerisinde, hak kelimesi yanında kıymet kelimesine de yer verilmesinin nedeni, söz konusu hakkın kıymetli evrakta mündemiç olan haklar gibi bir hak olduğunu anlatabilmektir. Dolayısıyla kıymet hakkı kavramı, sermaye piyasası araçlarının içerdikleri hakları ifade etmek için kullanılmaktadır 86. Kıymet hakkı kavramında yer alan kıymet kelimesi, kıymetli evrak kavramından esinlenerek oluşturulmuştur. Çünkü kıymetli evraka, kıymetli olma ayrıcalığını veren özellikler, bu tür senede (evraka) bağlanmayan haklarda da mevcuttur Kıymet Hakkı kavramı, uluslar arası literatürde Entmaterialisierte Wertrechte veya Uncertificated security olarak anılmaktadır. Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s. 14; Turanboy, Varakasız, s. 45; Göksoy, s. 196; Sevi, s. 230; Özkul, s. 12. Göksoy, s Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s

30 Senede bağlanmayan (kaydi) sermaye piyasası araçları 88, senede bağlanan (fiziki) sermaye piyasası araçları gibi bir değere sahiptir 89. Ayrıca kaydi sermaye piyasası araçları ile fiziki sermaye piyasası araçları aynı hakları içermekte ve sahiplerine aynı hakları vermektedir 90. Kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin hakların farkı, senet (evrak) üzerinde değil, bir defter ya da elektronik ortamda varlık göstermeleridir 91. İşte bu hakların, tek tek senet üzerinde tecessüm ettirilmediğini, ancak fiziki sermaye piyasası araçlarındakilerle aynı değerde olduğunu belirtmek amacıyla, elektronik ortama aktarılan haklar için kaydi değer 92 (kıymet) kavramı kullanılmaktadır. Kaydi değer kavramında yer alan kaydi kelimesi, her hakkın ayrı ayrı senede bağlanmamış olduğunu, sadece kayden mevcut olduğunu ifade etmek için kullanılmaktadır. Kaydi değer kavramında yer alan değer kelimesi ise, tek tek senet üzerinde tecessüm etmeyen hakkın, (senet üzerinde tecessüm eden hak gibi) hukuki bir değere sahip olduğunu belirtmek için kullanılmaktadır. Hem kıymet hakkı hem de kaydi değer kavramı, sermaye piyasası araçlarının içerdiği ancak fiziki olarak senet üzerinde tecessüm etmeyen ve bir kıymet veya değere sahip olan hakları ifade etmek üzere, birbirine yakın anlamda kullanılmaktadır 93. Uygulamada ise, kıymet hakkı ve kaydi değer kavramları, birbiri ile aynı manada ya da birbirinin yerine kullanılabilmektedir. Bu kullanım, söz konusu değer veya kıymet ile bunlara ilişkin hakların, kayden saklanmakta ve izlenmekte olduğunu da ifade etmektedir. Kıymet hakkı ve kaydi değer olarak tasvir edilebilecek tarihteki ilk uygulama, 1890 yılında Prusya da ve Alman İmparatorluğu nda devlet tahvillerinin basım masraflarından tasarruf etmek amacıyla devletin kaydi borçlanması sonucu ortaya çıkmıştır 94. Gerçek Kaydi sermaye piyasası aracı kavramı hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 1, V. Hargrave / Ovington, s. 406; Speidel / Summers / White, s. 137; Guynn, s. 13. Gadsden / Keyes, s 350; Guttman, Uncertificated Security, s Ayrıntılı bilgi için bkz. Clark, Robert Charles, Abstract Rights versus Paper Rights under Article 9 of the Uniform Commercial Code, The Yale Law Journal 1975, C. 84, S. 3, s Warren / Walt, s. 565; Bjerre / Rocks, Investment Securities, s. 6 7; Guynn, s ; IOSCO, Towards A Legal, s. 6. Sermaye Piyasası Kanunu nun, Sermaye Piyasası Kurulu nun görev ve yetkilerini düzenleyen 22. maddesinin 4487 sayılı Kanun la yapılan değişiklikten önceki metni şu şekildedir. n) Sermaye piyasası araçlarının takası, saklanması veya kaydi değer haline getirilmesi ve derecelendirilmesini düzenlemek ve denetlemek,. Dolayısıyla söz konusu değişiklikten önce, kaydi değer kavramına bizzat Sermaye Piyasası Kanunu nun metninde yer verilmiştir. Kıymet hakkı kavramına Ticaret Kanunu nda yer verilmesi, kısa ve özlü olarak tanımlanması ve ayrıntıların Ticaret Kanunu ndaki düzenlemeye atfen Sermaye Piyasası Kanunu tarafından yapılması gerektiği yönünde bkz. Tanör, Devlet İç Borçlanma Senetleri, s sayılı TK da da (6762 sayılı TK da olduğu gibi) kıymet hakkı ve kaydi değer kavramlarına yer verilmemiştir. Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s. 14; Acır, s

31 anlamda kıymet hakkı ve kaydi değer uygulamasına ise, ilk defa ikinci Dünya Savaşı sırasında Almanya da başlanmıştır. Almanya da ikinci Dünya Savaşı sırasında senetlerin basımı, saklanması ve güvenliği açısından ortaya çıkan problemler, kıymet hakkı ve kaydi değer uygulamasına başvurulması sonucunu doğurmuştur 95. Kıymet hakkı ve kaydi değer kavramları ile birlikte, senedin devir fonksiyonu fiilen ortadan kalkmaktadır 96. Çünkü kıymetli evrakta (fiziki sermaye piyasası araçlarında) senet, devralana devredilerek hakkın devir fonksiyonunu yerine getirmektedir 97. Ancak kıymet hakkı ve kaydi değerde, devralana devredilecek fiziki bir senet bulunmamaktadır. Bu nedenle kıymet hakkı ve kaydi değer kavramları çerçevesinde hakların, senet olmadan (senetten ayrı olarak) devredilebileceği kabul edilmektedir. Dolayısıyla senedin fiili olarak devir fonksiyonu ortadan kalktığı gibi, hukuki olarak da devir fonksiyonu ortadan kalkmaktadır 98. Çünkü hukuki olarak hakkın devri için, hakkın mutlaka senetle birlikte devredilmesine gerek yoktur. Kıymet hakkı ve kaydi değer kavramları ile birlikte, hakların senetsiz olarak da ileri sürülebilmesi mümkün hale gelmektedir. Bu nedenle artık senedin ibraz fonksiyonundan da söz edilememektedir 99. Borçlu olan kişi senet olmadan ve senet kendisine ibraz edilmeden de alacaklıyı teşhis edebilmektedir. Dolayısıyla senedin teşhis fonksiyonu da ortadan kalkmaktadır 100. Kıymetli evrakta senedin fonksiyonlarını yitirmesi, senet olmadan da kıymetli evrak olabileceği düşüncesini ortaya çıkarmış ve evraksız (senetsiz) kıymetli evrak kavramı gelişmiştir. IV. EVRAKSIZ KIYMETLİ EVRAK Kıymetli evrakın asgari unsurlarından 101 birisi olan senet ile kastedilen, mündemiç hakkın üzerinde tecessüm edebileceği her türlü materyaldir 102. Bu nedenle Turanboy, Varakasız, s Aynı yönde bkz. Özkul, s. 14. Bjerre / Rocks, Investment Securities, s. 2. Turanboy, Varakasız, s. 63; Vural, s. 11. Aynı yönde bkz. Turanboy, Varakasız, s. 63; Vural, s. 12; Yalın, s. 39; Özkul, s. 14. Aynı yönde bkz. Vural, s ; Yalın, s. 53. Kıymetli evrakta bulunması gereken asgari üç unsur; 1) senet (kâğıt, evrak, varaka, yazılı belge), 2) senede mündemiç (devredilebilir nitelikteki) hak ve 3) hak ile senedin birbirine bağlanmış olmasıdır. Bkz. Poroy / Tekinalp, N. 16; Ülgen / Helvacı / Kendigelen / Kaya, s ; Yasaman, Menkul Kıymetler Borsası, s

32 tanımda yer alan senet kavramı esnek anlaşılmalı, üzerine yazı yazılabilen ve anlaşılabilen her şey senet olarak kabul edilmelidir 103. Kıymetli evrakın diğer bir unsuru olan hak ile senedin birbirine bağlanmış olması, hakkın senetsiz devredilemeyeceği 104 ve hakkın senetsiz dermeyan edilemeyeceği sonuçlarını doğurmaktadır 105 (6762 sayılı TK. m.557; 6102 sayılı TK. m.645). Senette mündemiç hakkın, senetsiz devredilebilmesi ve senetsiz dermeyan edilebilmesi için, kural olarak, senet ile hakkın birbirinden ayrılması gerekmektedir 106. Örneğin senedin kaybolması, çalınması vs. gibi nedenlerle zayi olması üzerine mahkemeye başvurularak kıymetli evrakın iptal edilmesi durumunda senet ile hak arasındaki bağ çözülmektedir. Kıymetli evrak, çift taraflı ibraz kaydı taşımaktadır 107. Çift taraflı ibraz kaydı, senet alacaklısının ancak senedi ibraz ederek ifayı isteyebilmesi, senet borçlusunun ise ancak kendisine senedin ibrazı ile ödeme yapmasını ifade etmektedir. Çift taraflı ibraz kaydı basit kıymetli evrak kaydı olarak da anılmaktadır. Dolayısıyla bir evrakın kıymetli evrak olabilmesi için en azından çift taraflı ibraz kaydını ihtiva etmesi gerekmektedir. Bu nedenle kıymetli evrak açısından senet unsuru oldukça önemlidir. Kıymetli evrakın bu unsurları çok önemli olmakla birlikte, sermaye piyasalarındaki gelişmeler, özellikle sermaye piyasası aracı çeşitleri ile bunlara ilişkin işlem hacminin artması, kıymetli evrakın unsurlarında bazı değişiklik ve esnekliklere neden olmuştur 108. Özellikle kıymetli evrakın senet unsurundaki esneklik, teknolojik gelişmelere paralel olarak zamanla genişlemiştir. Bu çerçevede bizzat maddi olarak senet üzerinde tecessüm etmese de okunup anlaşılabilen elektronik ortamdaki kayıtlar da kıymetli evrak olarak kabul edilmeye başlanmıştır 109. Elektronik ortamdaki kayıtlar, klasik anlamdaki senet Üzerine yazı yazılmaya ve imza atılmaya uygun kağıt, tahta, metal, mikrofilm, disket, CD, çip, mikrofiş ve veri tabanı taşıyıcısı gibi her türlü materyal senet kavramı içinde kabul edilebilir. Bkz. Poroy / Tekinalp, N. 16. Ayrıntılı bilgi için bkz. Öztan, Kıymetli Evrak (1997), s. 327 vd. Bjerre / Rocks, Investment Securities, s. 2. Poroy / Tekinalp, N. 16. Sevi, s Poroy / Tekinalp, N. 18; Ülgen / Helvacı / Kendigelen / Kaya, s Bjerre / Rocks, Investment Securities, s. 2. Turanboy, Varakasız, s

33 (belge, evrak, varaka) üzerine basılmadıkları için, evraksız (varakasız senetsiz kâğıtsız) kıymetli evrak 110 olarak adlandırılmıştır. Esas itibariyle evraksız kıymetli evrak 111 kavramı 112, kıymetli evrak özelliği taşıyan sermaye piyasası araçlarının saklanması ve saklanan bu araçlara ilişkin hakların kullanılması sırasında karşılaşılan problemlere, bir çözüm önerisi olarak ortaya çıkmıştır 113. Bu çerçevede sermaye piyasası araçlarının saklanmasına ilişkin sistemlerden toplu senet sistemi 114 aşamasından sonra, toplu senedin basılmasından da vazgeçilerek, saklanan sermaye piyasası araçlarına ilişkin sadece elektronik ortamda kayıtların tutulabileceği düşüncesi, kıymet hakkı ve kaydi değer kavramlarını ortaya çıkarmıştır 115. Bu kavramlarla birlikte, kıymetli evraktaki evrak unsurunun göz ardı edilebilmesi ve hakların kayden izlenebilmesi, evraksız kıymetli evrak kavramının ortaya çıkmasını sağlamıştır. Nitekim sermaye piyasası araçlarının saklanmasına ilişkin kaydi sistemin temelini de evraksız kıymetli evrak kavramı oluşturmaktadır. Kıymetli evraktaki senedin esas fonksiyonu, irade beyanının açıklanmasını sağlamaktır. Bu yönüyle senet, bir irade beyanı taşıyıcısıdır. Senet yoluyla açıklanan sözlü irade beyanı, ispat edilebilir bir materyal üzerinde tecessüm etmektedir. Yine aynı yolla irade beyanı, üçüncü kişilerin muttali olması için başka bir yere taşınabilmekte ve ileriki bir zamana kadar muhafaza edilebilmektedir 116. Bu özellikleri ile senet, önemli bir ispat vasıtası haline gelmektedir 117. İspat vasıtası olma özelliği sayesinde senedin taşıdığı irade beyanı, herkes tarafından ve her zaman tespit edilebilir hale gelmektedir. Böylece irade beyanı, zaman içerisinde ileriki bir zamana; mekân içerisinde ise üçüncü kişilere Söz konusu kavramı ifade etmek için evraksız kıymetli evrak, varakasız kıymetli evrak, kâğıtsız kıymetli evrak ve senetsiz kıymetli evrak gibi kavramlar kullanılmaktadır. Bu çalışmada evraksız kıymetli evrak kavramının kullanılması tercih edilmiştir. Bunun sebebi söz konusu kavramın kıymetli evrak kavramında yer alan evrak teriminin ortadan kaldırılması ile oluşmuş olmasıdır. Evraksız kıymetli evrak kullanımı için bkz. Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s.1 vd.; Ülgen / Helvacı / Kendigelen / Kaya, s. 29. Varakasız kıymetli evrak kullanımı için bkz. Turanboy, Varakasız, s. 47 vd. Kâğıtsız kıymetli evrak kullanımı için bkz. Turanboy, Kâğıtsız, s. 241 vd. Evraksız Kıymetli Evrak kavramı, uluslar arası literatürde Papierlose Wertpapiere veya Paperless Securities olarak anılmaktadır. Evraksız kıymetli evrak kavramı hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s. 1 vd.; Turanboy, Varakasız, s. 47 vd. IOSCO, Towards A Legal, s. 6 vd. Toplu senet sistemi hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 2, II, E. Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s. 14. Öztan, Kıymetli Evrak (1997), s Bjerre / Rocks, Investment Securities, s. 2; Haselçin, Kaydi Sistem, s

34 taşınabilmektedir 118. Burada üzerinde durulması gereken konu, irade beyanının ileriki bir zamana ve üçüncü kişilere taşınmasının tek vasıtasının senet olup olmadığıdır. Diğer bir ifade ile senetsiz (kâğıtsız evraksız) beyan taşıyıcının mümkün olup olmadığıdır. Kanaatimizce bir irade beyanının ileriki bir zamana ve üçüncü kişilere taşınması için mutlaka bir irade beyanı taşıyıcısına ihtiyaç olmakla birlikte, bu irade beyanı taşıyıcısının her zaman mutlaka bir senet (kâğıt evrak) olması zorunda değildir 119. Çünkü senet dışındaki bir irade beyanı taşıyıcısı da irade beyanını ileriki bir zamana ve üçüncü kişilere taşıyabilir 120. Ancak senet dışındaki söz konusu irade beyanı taşıyıcısının, ispat vasıtası olarak kullanılabilecek maddi bir varlığa sahip olması 121 ve belli bir dayanıklılık 122 göstermesi gerekir 123. Örneğin, elektronik imza ile imzalanmış bir elektronik sözleşmede yer alan tarafların irade beyanları, elektronik sözleşmenin kayıtlı olduğu bilgi depolama aygıtı aracılığıyla ileriki bir zamana ve üçüncü kişilere taşınabilir. Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde değerlendirildiğinde; belirtilen özellikleri taşımak kaydıyla senetsiz (kâğıtsız evraksız) beyan taşıyıcı olması mümkündür. İrade beyanının senet dışında başka vasıtalarla taşınması kıymetli evraktaki fonksiyonun başka yollarla da sağlanabileceğini göstermektedir. Diğer bir ifade ile evraksız kıymetli evrakın olabileceği söylenebilir. Bu durum değişik bakış açılarına göre; kıymetli evraktaki senet kavramının göz ardı edilebileceği ya da irade beyanını taşıyacak senet dışındaki beyan taşıyıcının kıymetli evraktaki senet unsuru yerine geçebileceği şeklinde değerlendirilebilir. Kanaatimizce söz konusu durumu, senetsiz beyan taşıyıcının, kıymetli evraktaki senet unsuru yerine geçtiği şeklinde yorumlamak daha uygundur. Çünkü aksini kabul, Öztan, Kıymetli Evrak (1997), s Aynı yönde bkz. Öztan, Kıymetli Evrak (1997), s. 329; Özkul, s. 12; Haselçin, Kaydi Sistem, s İrade beyanının üzerine yazılacağı cismin, optik elektronik partör, PTT nin telefax veya chipskartı gibi cisimler olabileceği yönünde bkz. Pulaşlı, Kıymetli Evrak, s. 11 dn. 24. Maddi varlığa sahip olma ile kastedilen belli bir madde değildir. İradenin muhataplarına ulaşmasını sağlayacak bir varlığa sahip olması yeterlidir. Dayanıklılık ile kast edilen tahrip edilemezlik değildir. Yoksa kâğıdın beyan taşıyıcısı olması mümkün olmazdı. Uygun kullanılması halinde arzu edilen sürece dayanıklı kalacak özellikte olması yeterlidir. Öztan, Kıymetli Evrak (1997), s

35 çeşitli hukuki problemleri de beraberinde getirebilecek niteliktedir 124. Kıymetli evrakın hukuki düzenlemelerde sayılan unsurlarından bir tanesinin senedin göz ardı edilmesi söz konusu aracın hukuki olarak kıymetli evrak özelliğini yitirmesi ve buna bağlı neticelerin ortadan kalkması sonucunu doğurabilir. Hâlbuki senet dışındaki irade beyanı taşıyıcısının senet unsuru yerine geçeceğini kabul, söz konusu araç açısından (diğer unsurları da tam olmak şartıyla) kıymetli evrak özelliğinin devam ettiği anlamına gelmektedir. Böylece irade beyanı taşıyıcısı senet olan araçlar gibi, irade beyanı taşıyıcısı senet olmayan araçlar da hukuki olarak kıymetli evrak niteliğinde kabul edilebilir. Örneğin, fiziki olarak senede bağlanan sermaye piyasası araçları gibi, senede bağlanmayan elektronik ortamdaki kaydi sermaye piyasası araçları da kıymetli evrak olarak kabul edilebilir 125. Evraksız kıymetli evrak ile birlikte, kıymetli evraktaki el (yazısı) ile imza şartından 126 uzaklaşılmıştır 127. Çünkü evraksız kıymetli evrakta, el (yazısı) ile imza şartı yoktur 128. Nitekim evraksız kıymetli evrakta üzerine imza atılabilecek bir senet de mevcut değildir. Evraksız kıymetli evrak ile birlikte, kıymetli evraktaki hak ile senedin birbirine sıkı sıkıya bağlı olması unsuru da ortadan kalkmıştır 129. Nitekim evraksız kıymetli evrak kavramına, hak ile senedin birbirinden ayrılması sonucu ulaşılmıştır Aksi durumun kabul edilmesi halinde, (senet unsuru gerçekleşmeyeceği için) kaydi sermaye piyasası araçlarının kıymetli evrak ve kıymetli evrak özelliği taşıyan menkul kıymet ve buna bağlı olarak sermaye piyasası aracı kavramı dışında kalacağı yönünde bkz. Üçüncü Bölüm, 9, II, A. Kaydi sermaye piyasası araçlarının kural olarak kıymetli evrak özelliği taşıması hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Üçüncü Bölüm, 9, II sayılı TK da; hisse senetlerine ilişkin (m.413), tahvillere ilişkin (m.427), poliçeye ilişkin (m.583), çek e ilişkin (m.691), makbuz senedine ilişkin (m.746), ve deniz ödüncüne ilişkin (m.1164) el yazısı ile imza şartı yer almaktadır. Bu senetlerin bir kısmında el yazısı ile imza geçerlilik şartıdır. Aynı yönde bkz. Turanboy, Varakasız, s. 78. Bir kıymetli evrak olan kambiyo senetlerinde yer alan imzanın geçerli olabilmesi için el (yazısı) ile atılmış olması gerekir. Mihaniki bir vasıta ile (mühür, damga, matbaa vs) atılmış imza geçerli değildir (6762 sayılı TK. m.668; 6102 sayılı TK. m.756). Öte yandan yine bir kıymetli evrak olan menkul kıymetlerde imza mihaniki bir vasıta ile veya matbu olarak atılabilir (6762 sayılı TK. m.413, 427; 6102 sayılı TK. m.487). Evraksız kıymetli evrakta da imza şartı olabilir. Ancak bu imza şartı, el yazısı ile imza şeklinde değil, elektronik imza şeklindedir. Evraksız kıymetli evraka, kıymetli evraktaki el yazısı ile imza yerine elektronik imza atılması imza şartının gerçekleşmesi açısından bir çözüm oluşturabilir. Nitekim kaydi sistemdeki işlemler de elektronik imza ile yapılmaktadır. Bu konuda bkz. İkinci Bölüm, 7, V. Ergincan, Dünya ve Türkiye, s Sevi, s

36 Evraksız kıymetli evrak kavramı, ilk bakışta kıymetli evrak anlayışına aykırı gelebilir. Ancak hedeflenilen amaç açısından değerlendirildiğinde, iki kavram arasında çok büyük bir farklılık bulunmamaktadır. Çünkü kıymetli evraktaki hak tedavül eden el değiştirebilen bir haktır. Kıymetli evrak, kural olarak, hakkın tedavülünü kolaylaştırmaktadır. Bu nedenle kıymetli evraka bağlanan hakkın tedavül gücü, kıymetli evraka bağlanmayan hakka göre daha fazladır. Hakkın tedavülü açısından kıymetli evrakın tercih edilmesinin sebebi de kıymetli evrakın tedavül gücünün daha fazla olmasıdır. Evraksız kıymetli evrakta ise, hakkın tedavülü kıymetli evraka göre daha kolay ve hızlıdır 131. Bu nedenle evraksız kıymetli evrak, hakkın tedavül gücünü arttıran, kıymetli evrakın bir üst versiyonu olarak kabul edilebilir. V. KAYDİ SERMAYE PİYASASI ARACI Kaydi sermaye piyasası aracı, fiziki olarak bir senet üzerine basılarak tecessüm etmeyen, Sermaye Piyasası Kurulu nca kaydileştirilmesine karar verilerek kaydi sisteme aktarılan veya kaydi olarak kaydi sistemde ihdas edilen ve kaydi sistem kapsamında elektronik ortamdaki hesaplarda kaydi olarak saklanan ve izlenen sermaye piyasası aracı 132 olarak tanımlanabilir 133. Kaydi sermaye piyasası araçları, kural olarak, fiziki sermaye piyasası araçları ile aynı özelliklere sahiptir 134. Fiziki sermaye piyasası araçları ile kaydi sermaye piyasası araçlarının içerdiği ve sahiplerine tanıdıkları haklar da aynıdır 135. Aralarındaki tek fark, kaydi sermaye piyasası araçlarının fiziki olarak senet üzerine basılmaması ve buna bağlı olan sonuçlardır 136. Kaydi sermaye piyasası araçlarının bu özelliğine dikkat çekmek için fiziki olarak senet üzerine basılan sermaye piyasası araçları için fiziki sermaye piyasası Bjerre / Rocks, Investment Securities, s. 6. Soderquist / Gabaldon, s. 2; Guynn, s. 13; Loader, s. 201; Garner (2006), s. 640; Guttman, Uncertificated Security, s. 735 Warren / Walt, s Kaydi sermaye piyasası aracının hukuki niteliği hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Üçüncü Bölüm, 9, II, A. Hargrave / Ovington, s. 406; Speidel / Summers / White, s. 137; Guynn, s. 13. Gadsden / Keyes, s 350; Guttman, Uncertificated Security, s Ayrıntılı bilgi için bkz. Clark, Robert Charles, Abstract Rights versus Paper Rights under Article 9 of the Uniform Commercial Code, The Yale Law Journal 1975, C. 84, S. 3, s Warren / Walt, s. 565; Bjerre / Rocks, Investment Securities, s. 6 7; Guynn, s ; IOSCO, Towards A Legal, s. 6. Söz konusu sonuçlar hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 1, III ve IV. 35

37 aracı 137 kavramı kullanılmaktadır 138. Fiziki olarak senet üzerine basılmayan sermaye piyasası araçları için ise, kaydi sermaye piyasası aracı 139 kavramı kullanılmaktadır 140. Sermaye piyasası araçlarının fiziki olarak senet üzerine basılması asıl olduğu için bu çalışmada kaydi sermaye piyasası araçlarından bahsedilirken açıkça kaydi ifadesine yer verilecektir. Bu tercihin nedeni, kaydi ifadesinin, bu tür sermaye piyasası araçlarının fiziki olarak bir senet üzerine basılarak tecessüm etmediklerini anlatmak için kullanılmasıdır. Ayrıca kaydi ifadesinin kullanılmasının tercih edilmesinin bir başka nedeni, kaydi sermaye piyasası araçlarının oluşturduğu sisteme kaydi sistem ve sermaye piyasası araçlarının kaydi sisteme aktarılmasına kaydileştirme isimlerinin verilmesidir. Kaydi ifadesinin kullanılmasının tercih edilmesinin en önemli sebebi ise, fiziki olarak senet üzerine basılmayan sermaye piyasası araçları için bizzat hukuki düzenlemelerde kaydi sermaye piyasası aracı kavramının kullanılmasıdır. Sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesine ilişkin temel düzenlemelerden biri olan Kaydileştirme Tebliği nin birçok maddesinde 141 kaydi sermaye piyasası aracı kavramı yer almaktadır. Hatta Kaydileştirme Tebliği nin tanımlar başlıklı 4. maddesinde kaydi sermaye piyasası aracı kavram olarak tanımlanmaktadır. Bu hükme göre; kaydi sermaye piyasası araçları, Sermaye Piyasası Kurulu nca kaydileştirilmesine karar verilen sermaye piyasası araçlarını ifade etmektedir. VI. HAREKETSİZLEŞTİRME Hareketsizleştirme 142, sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemlerin senetlerin fiziki dolaşımı olmadan (fiziken el değiştirmeden) kaydi olarak yapılabilmesi amacıyla, fiziki Fiziki Sermaye Piyasası Aracı kavramı, uluslar arası literatürde Physical Certificate veya Certificated Security olarak anılmaktadır. Quinn, N. 8 13; Speidel / Summers / White, s. 137; Guynn, s. 13. Kaydi Sermaye Piyasası Aracı kavramı, uluslar arası literatürde Dematerialized Security veya Uncertificated Security olarak anılmaktadır. Soderquist / Gabaldon, s. 2; Guynn, s. 13; Loader, s. 201; Garner (2006), s. 640; Guttman, Uncertificated Security, s. 735; Warren / Walt, s Kaydileştirme Tebliği nin kapsam başlıklı 2. maddesi, tanımlar başlıklı 4. maddesinde, kayıtların tutulması başlıklı 5. maddesinde, ihraççı hesabı başlıklı 7. maddesinde, ihraççı hesabının açılması başlıklı 8. maddesinde, aracı kuruluş hesabı başlıklı 9. maddesinde, ihraç ve satışta bildirim başlıklı 14. maddesinde, alım satım işlemlerinin kaydı başlıklı 15. maddesinde, mali hakların kullanılması ve kaydı başlıklı 16.maddesinde, Teminat, rehin ve intifa hakkına ilişkin kayıt başlıklı 19. maddesinde, Külli halefiyet yoluyla devirlerin kaydı başlıklı 21. maddesinde, Kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin her türlü haciz ve tedbir işlemleri başlıklı 22. maddesinde, Hakların üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi başlıklı 23. maddesinde ve Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarının saklanması başlıklı 27.maddesinde kaydi sermaye piyasası aracı kavramı kullanılmaktadır. Hareketsizleştirme kavramı, uluslar arası literatürde İmmolization olarak anılmaktadır. 36

38 sermaye piyasası araçlarının bir veya birkaç yetkili saklama merkezinde toplanarak, fiziki hareketliliklerine (dolaşımlarına) son verilmesidir 143. Hareketsizleştirmede sermaye piyasası araçları fiziki olarak senet üzerine basılmaktadır 144. Bu basılma her sermaye piyasası aracının ayrı ayrı basılması ya da çeşitli özellik ve türdeki sermaye piyasası araçlarını temsil etmek üzere toplu senetlerin 145 basılması şeklinde olabilmektedir. Hareketsizleştirmede fiziki sermaye piyasası araçları, toplu olarak bir veya birkaç yetkili toplu saklama merkezindeki (bankasındaki) kasalarda saklanarak (hareketsizleştirilmekte), bu araçların fiziki hareketliliklerine son verilmektedir. Hareketsizleştirilen fiziki sermaye piyasası araçları için tür ve özellikleri ile üzerlerinde hak sahibi olanların da belirlenebileceği elektronik ortamda kayıtlar (merkezi saklama kuruluşu nezdinde tutulan hesaplar) oluşturulmaktadır 146. Bu sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemler ise, oluşturulan elektronik kayıtlar sayesinde kayden (hesaplar arası aktarım veya işlemi hesapta belirtme şeklinde) yapılmaktadır 147. Diğer bir ifade ile hareketsizleştirmede fiziki sermaye piyasası araçları hareketsiz bir şekilde saklama kuruluşunda durmakta, buna karşılık sermaye piyasası aracındaki mündemiç hakka kaydi hareketlilik sağlanmaktadır 148. Hareketsizleştirme, sermaye piyasası araçlarının fiziki olarak basılması ve fiziki olarak işlem görmesi ile bunların kaydileştirilmesi ve kaydi olarak işlem görmesi arasında gerçekleştirilen bir uygulamayı ifade etmek üzere kullanılmaktadır 149. Çünkü hareketsizleştirme ile sermaye piyasası araçları fiziki olarak basılmakta ancak kaydi olarak işlem görmektedir. Nitekim toplu ve merkezi saklamanın uygulandığı sistemlerde, sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemler, fiziki dolaşım olmadan, kaydi olarak ancak sermaye piyasası araçlarının hareketsizleştirilmesi ya da kaydileştirilmesi yoluyla yapılabilmektedir Norman, s. 11; SIFMA, Immobilization & Dematerialization, s. 3; IOSCO, Towards A Legal, s. 6; Bjerre / Rocks, Investment Securities, s. 3; Garner (1999), s Loader, s. 207; Norman, s. 11; Guynn, s. 14. Toplu senet sistemi olarak anılan saklama sistemi hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 2, II, E. Norman, s. 11. Loader, s Aynı yönde bkz. Haselçin, Kaydi Sistem, s. 73 dn. 8; Acır, s. 41. Norman, s IOSCO, Towards A Legal, s

39 Kaydileştirme ile hareketsizleştirme arasındaki temel fark; hareketsizleştirmede fiziki sermaye piyasası aracının olması, kaydileştirmede ise olmamasıdır 151. Bu nedenle sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemlerin kaydi olarak yapılması; sermaye piyasası araçlarının imhasına dayalı kaydileştirme ve sermaye piyasası araçlarının hareketsizleştirilmesine dayalı hareketsizleştirme olmak üzere iki farklı şekilde gerçekleştirilebilir 152. Sermaye piyasası araçlarına ilişkin rasyonalizasyon çalışmaları çerçevesinde hareketsizleştirme gibi bir çözüm önerisinin ortaya atılarak uygulanması, üzerinde durulması gereken bir konudur. Özellikle kaydileştirme gibi bir çözüm dururken hareketsizleştirmeye başvurulması dikkat çekicidir. Çünkü kaydileştirme hareketsizleştirmeye göre daha etkin bir çözüm yoludur. Kaydileştirme gibi daha etkin bir çözüm yolu dururken hareketsizleştirmeye başvurulmasının temelinde iki ana neden yatmaktadır. Bunlardan birincisi ve en önemlisi teorik hukuki kaygılar; ikincisi ise, kaydileştirme aşamasında ortaya çıkması muhtemel problemlerdir 153. Sermaye piyasası araçları birer kıymetli evrak oldukları için bunların evraksızlaştırılması bazı teorik hukuki kaygıları da beraberinde getirmektedir. Özellikle kıymet hakkı ve kaydi değer anlayışının tam olarak yerleşmediği dönemlerde senedin (varaka evrak kâğıt ) ortadan kaldırılması, diğer bir ifade ile hak ile senedin birbirinden ayrılması, hukuki olarak tam açıklanamamıştır. Bu nedenle fiziki sermaye piyasası araçlarının hareketsizleştirilmesi, bu kaygıları ortadan kaldırmak adına kaydileştirme yerine tercih edilmiş ve uygulanmıştır. Sermaye piyasasında hâlihazırda fiziki olarak senet üzerine basılmış olan ve tedavül eden sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi ciddi zorluklar içermektedir 154. Çünkü kaydileştirme esnasında sermaye piyasası araçlarını temsil eden senetlerin imhası gerekmektedir 155. Bu noktada imha edilen senetlerin sahte olup olmadığı büyük bir Norman, s. 11. Aynı yönde bkz. IOSCO, Towards A Legal, s. 6; Erkan / Manavgat, s. 1. Kaydi sistemin getirdiği yenilikler ve ortaya çıkabilecek problemler hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 5, I vd. Bjerre / Rocks, Investment Securities, s. 6. SIFMA, Immobilization & Dematerialization, s. 3. Türkiye de sermaye piyasası araçları kaydileştirilmiş ve kaydi sisteme aktarılmıştır. Ancak ortaya çıkabilecek problemler göz önünde bulundurularak kaydileştirme süreci içerisinde ve öncesinde TAKASBANK ta fiziken saklanan sermaye piyasası araçları henüz imha edilmemiştir. Bu senetler TAKASBANK tarafından hala saklanmaktadır. Bkz. Çatana, s

40 sorundur. Sahte bir senedin kaydileştirilerek imha edilmesi gerçek hak sahibini zor durumda bırakacaktır. Ayrıca kaydi sistemin tam ve fonksiyonel çalışabilmesi için bir ihraççıya ait aynı tür ve özellikteki tüm sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi gerekmektedir. Öte yandan yatırımcıların ellerinde bulunan sermaye piyasası araçlarını toplayarak kaydileştirmek, hiç de kolay değildir. Çünkü uzun süre fiziki sermaye piyasası araçlarını elinde tutmaya alışan yatırımcının, elinde herhangi bir senet olmadan tasarrufunu sermaye piyasası araçlarına yatırması, genel davranış prensiplerine aykırıdır. Hareketsizleştirmede de sermaye piyasası aracı yatırımcının elinde değildir. Ancak yatırımcı, kural olarak, istediği zaman sermaye piyasası aracını fiziken saklama kuruluşundan geri alabilmektedir. Geri alamasa bile, fiziki sermaye piyasası araçlarının saklama kuruluşunda olduğunu bilmek yatırımcıya güven vermektedir. Hâlbuki kaydileştirmede ne yatırımcının elinde ne de saklama kuruluşunda yatırımcının hak sahibi olduğunu kanıtlayacak herhangi bir senet bulunmaktadır 156. Türkiye uygulamasında kaydileştirmeden önce hareketsizleştirme, TAKASBANK tarafından yerine getirilmiştir. Mislen saklama yöntemi 157 sayesinde, sermaye piyasası araçları üye (aracı kuruluş) ve müşteri (yatırımcı) ayrımı yapılmaksızın TAKASBANK nezdinde hareketsizleştirilmiştir 158. Hareketsizleştirilen sermaye piyasası araçlarına ilişkin mülkiyet hakkı değişiklikleri ise, hesaplar arasında yapılan havale, diğer bir ifade ile zilyetliğin havalesi yoluyla kaydi olarak gerçekleştirilmiştir 159. VII. ÜYE Üye kavramı, sermaye piyasası araçlarının saklanması açısından yetkili merkezi saklama kuruluşuna üye olan ve bu kuruluş tarafından yürütülen kaydi sistemde işlem yapma yetkisine sahip olan kuruşları ifade etmektedir. Üye kavramı, Kaydileştirme Tebliği nin tanımlar başlıklı 4. maddesi ile tanımlanmaya çalışılmıştır. Ancak bu maddede yer alan düzenleme bir tanımdan çok Merkezi Kayıt Kuruluşu nun üyelerini sayan bir açıklama niteliğindedir. Bu hükme göre; Üye: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, ihraççı, aracı kuruluş, yetkili takas ve saklama Norman, s Sermaye piyasası araçlarının saklanması açısından bir saklama yöntemi olan mislen saklama yöntemi hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 2, I, C, 2. Ergincan, Dünya ve Türkiye, s Manavgat, Kaydi Sistemin Esasları, s. 182; Öztan, Kıymetli Evrak (1997), s

41 kuruluşları ile Kurul tarafından belirlenen diğer kuruluşları, ifade eder. MKK Yönetmeliği nin Merkezi Kayıt Kuruluşu Üyeleri başlıklı 11. maddesine göre 160 ise; MKK üyeleri; ihraçcı, aracı kuruluş, yetkili takas ve saklama kuruluşları ile Kurul tarafından belirlenen diğer kuruluşlardır. Bu düzenlemeler çerçevesinde, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 161, ihraççılar 162, aracı kuruluşlar 163, yetkili takas ve saklama kuruluşları 164 ile Sermaye Merkezi Kayıt Kuruluşu nun üyelerine yer veren MKK Yönetmeliği nin 11. maddesinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası na yer verilmemiştir. Nitekim Kaydileştirme Tebliği nin ilk halinde de yer almayan Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası, Seri: IV, No: 42 sayılı Kaydileştirilen Sermaye Piyasası Araçlarına İlişkin Kayıtların Tutulmasının Usul ve Esasları Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (RG. T , S ) ile Merkezi Kayıt Kuruluşu üyeleri arasına eklenmiştir. Merkez Bankası, Elektronik Fon Transferi (EFT) ve Elektronik Menkul Kıymet Transferi (EMKT) sistemlerinin Türkiye deki sahibidir. Hem EFT sisteminde hem de EMKT sisteminde işlemler kaydi olarak yapılmaktadır. Özellikle EMKT sisteminde menkul kıymetlere ilişkin bilgilerin elektronik ortamda kaydi olarak tutulması ve bu menkul kıymetlere ilişkin işlemlerin kaydi olarak yapılması konumuzla yakından ilgilidir. Mevcut durumda devlet iç borçlanma senetlerinin ihracı ve bunlara ilişkin işlemler, Merkez Bankası tarafından yürütülen EMKT sistemi aracılığı ile kaydi olarak yapılmaktadır. Ancak devlet iç borçlanma senetlerinin Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından yürütülen kaydi sisteme aktarılmasına ve EMKT sistemi ile kaydi sistemin bağlantısının kurulmasına ilişkin çalışmalar devam etmektedir. Ayrıntılı bilgi için bkz. TCMB, EFT ve EMKT, s. 2. İhraççı, ihtiyacı olan sermayeyi temin etmek için sermaye piyasası aracı ihraç eden ve bu sermaye piyasası araçlarını halka arz ederek veya halka arz etmeksizin satan ve Sermaye Piyasası Kanunu nda belirlenen özelliklere sahip olan fon talep eden kuruluşlardır. Kaydileştirme kapsamında değerlendirildiğinde ise ihraççı, sermaye piyasası araçları kaydi sistem aracılığıyla kaydi olarak ihraç edilen ve kaydi olarak izlenen kuruluşlardır. Bkz. Paslı, Menkul Kıymet, s. 1521; Tanör, Sermaye Piyasası, C. I, s Sermaye Piyasası Kanunu nun 3. maddesine göre; aracı kuruluşlar, aracı kurum ve bankaları ifade etmektedir. Aracı kurumlar, sermaye piyasası araçlarının, kendi nam ve hesabına veya başkası nam ve hesabına yahut kendi namına başkası hesabına alım satımına Sermaye Piyasası Kanunu hükümleri çerçevesinde ticari amaçla aracılık yapan ve bu konuda Sermaye Piyasası Kurulu ndan yetki belgesi almış anonim şirket statüsündeki, sermaye piyasası yardımcı kuruluşlarıdır. Bkz. Manavgat, Aracı Kurumlar, s. 20; Ünal, Aracı Kurumlar, s. 69; Ünal, Sermaye Piyasası, s. 461; Çetin, s Bankalar ise, karşılığında faiz ve kar payı vermek üzere halktan veya özel kaynaklarından topladığı ya da kendi sahip olduğu paraları, faizli veya sonuca katılmalı yöntemle kredi olarak kullandıran ve böylece para akışına aracılık anonim şirketler ile yurt dışında kurulu bu niteliklerdeki kuruluşların Türkiye şubeleridir. Bkz. Battal, Bankacılık, s. 52. Merkezi Kayıt Kuruluşu nun üyeleri açısından TAKASBANK yerine yetkili takas ve saklama kuruluşları ifadesinin tercih edilmesinin sebebi, gerek yabancı ve gerekse ileride kurulması muhtemel yerli takas ve saklama kuruluşlarının, kapsam dışında bırakılmamasıdır. Ancak mevcut durum itibariyle TAKASBANK dışında Merkezi Kayıt Kuruluşu na üye başka bir takas ve saklama kuruluşu bulunmamaktadır. Sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemlerin kaydi olarak yapılması Merkezi Kayıt Kuruluşu ndan önce TAKASBANK tarafından yerine getirilmekteydi. TAKASBANK, Merkezi Kayıt Kuruluşu nun kurucu ortakları arasında yer almış ve bu kurumun altyapı çalışmalarının üstlenmiştir. Merkezi Kayıt Kuruluşu nun kurulması ile kaydi sistem kapsamındaki sermaye piyasası araçları açısından saklama hizmeti, TAKASBANK tan Merkezi Kayıt Kuruluşu na geçmiştir. Ancak fiziki sistemden kaydi sisteme geçiş aşamasında, fiziki sermaye piyasası araçlarının teslim alınması, saklanması ve imha edilmesi prosedürlerinin, Merkezi Kayıt Kuruluşu nun Kaydi Sistem Acentesi sıfatıyla TAKASBANK tarafından yerine getirilmesi öngörülmüştür. Bkz. MKK, İş ve Bilişim, s

42 Piyasası Kurulu tarafından belirlenen diğer kuruluşlar 165 üye kavramı içerisinde değerlendirilebilir. Hem Kaydileştirme Tebliği nde hem de MKK Yönetmeliği nde yer alan hükümlerde Kurul tarafından belirlenen diğer kuruluşlar ifadesine yer verilerek, Merkezi Kayıt Kuruluşu üyeleri sınırlı sayıda düzenlenmemiştir. Bu tür bir yöntemin tercih edilmesinin nedeni, ileride ortaya çıkabilecek gelişmeler ve günün ihtiyaçlarına göre Merkezi Kayıt Kuruluşu nun üye profilinin rahatça genişletebilmesine imkan sağlamaktır. Kaydi sistemde gerçekleştirilecek işlemler, kural olarak, Merkezi Kayıt Kuruluşu üyeleri vasıtasıyla yerine getirilmektedir. Kaydi sermaye piyasası araçları üzerinde esas hak sahibi olan yatırımcıların kaydi sistemde doğrudan yapabilecekleri işlemler ise, sınırlıdır 166. Bu nedenle üye kavramı ve Merkezi Kayıt Kuruluşu üyelerinin kimler olduğu, kaydi sistemde işlem yapabilecekleri belirleme açısından oldukça önemlidir 167. VIII. YATIRIMCI ve KATILIMCI Yatırımcı kavramı, sermaye piyasası araçlarına birikimlerini yatıran kişi, kurum, kuruluş ve işletmeleri ifade etmektedir 168. Sermaye piyasasında sermaye piyasası araçlarını ihraç ve halka arz ederek kaynak isteyenlerin (fon talep edenlerin) karşısında, tasarruflarını bu alanda değerlendirmeyi düşünen kaynak sunucular (fon arz edenler) yer almaktadır 169. İşte sermaye piyasasına kaynak sunan bu tasarruf sahiplerine yatırımcı adı verilmektedir. Dolayısıyla en genel manada yatırımcı, sermaye piyasasına fon arz eden tasarruf sahibi kişi ve kuruluşlardır 170. Yatırımcı kavramı, sermaye piyasasının temel kavramlarından birisidir. Nitekim Sermaye Piyasası Kanunu nun 1. maddesinde Kanun un amacı tasarruf sahiplerinin hak Kurul tarafından belirlenen diğer kuruluşların Merkezi Kayıt Kuruluşu na üye olabileceğine ilişkin düzenlemenin temelinde yatan düşünce, Merkezi Kayıt Kuruluşu na üye olabilecek kuruluşların sayı ve statüsünün sınırlandırılmamasıdır. Ayrıca herhangi bir yasal değişikliğe gerek kalmaksızın sadece Sermaye Piyasası Kurulu kararı ile yeni bazı kuruluşların da Merkezi Kayıt Kuruluşu na üye olabilmesidir. Bu çerçevede Sermaye Piyasası Kurulu, tarihinde aldığı 5/ sayılı kararlar ile portföy yönetim şirketleri ile özel finans kurumlarının da Merkezi Kayıt Kuruluşu üyesi olabileceğini kabul etmiştir. Bkz. SPK, Kaydileştirme, s. 6. Yatırımcıların kaydi sistemde doğrudan yapabilecekleri sınırlı işlemler hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 7, V, D. Merkezi Kayıt Kuruluşu nun üyeleri hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 6, VIII. Bjerre / Rocks, Investment Securities, s ; Ünal, Sermaye Piyasası, s ; Kayar, Hisse Senedi, s. 24. Tanör, Sermaye Piyasası, C. I, s Çetin, s. 7; Paslı, Menkul Kıymet, s dn. 2; Özkorkut, Depo Sertifikaları, s

43 ve yararlarının korunmasını, düzenlemek ve denetlemektir şeklinde ifade edilerek bu öneme vurgu yapılmıştır. Bununla birlikte yatırımcı, kavram olarak Sermaye Piyasası Kanunu nda tanımlanmamıştır. Sermaye piyasasında yatırımcılar, bireysel yatırımcılar ve kurumsal yatırımcılar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Bireysel yatırımcılar 171, tasarruflarını alternatif yatırım araçlarına bağlayarak en yüksek getiriyi elde etme isteğiyle bağımsız olarak hareket eden kişilerdir 172. Kurumsal yatırımcılar 173 ise, bireysel yatırımcıların tasarruflarını birleştirerek oluşturdukları büyük ölçekli fonları çeşitli yatırım araçlarına bağlayan kurum, kuruluş ve işletmelerdir 174. Kurumsal yatırımcılar, bireysel yatırımcıların küçük tasarruflarını birleştirip fon arzını arttırarak, fonların daha etkin bir şekilde kullanılmasını sağlamaktadır 175. Kaydileştirme Tebliği nde yer alan katılımcı kavramı 176 da esas itibariyle yukarıda açıklanan yatırımcı kavramı içerisinde değerlendirilebilir. Ancak Kaydileştirme Tebliği nin ihraççı hesaplarını düzenleyen 7. maddesi, ihraççının yatırım fonu kurucusu olması halinde ihraççı hesaplarının havuz hesabı, katılımcı hesabı ve bilinmeyen katılımcı hesabından oluşacağını düzenlemiştir. Böylece Kaydileştirme Tebliği, ihraççının yatırım fonu kurucusu olması halinde tasarruflarını bu sermaye piyasası araçlarına yönlendiren kişileri, yatırımcı değil, katılımcı olarak adlandırmıştır. Yine Kaydileştirme Tebliği nin 7. maddesi, Katılımcı ve bilinmeyen katılımcı hesaplarında yatırımcılara ait yatırım fonu katılma payları izlenir şeklindeki hükme yer vererek, aslında katılımcı olarak adlandırılan kişilerin de yatırımcı niteliğinde olduğunu belirtmiştir. Dolayısıyla katılımcı, birikimlerini yatırım fonu katılma belgelerine yönlendiren tasarruf sahibi kişi ya da kuruluşlardır Bireysel yatırımcılar hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Tanör, Sermaye Piyasası, C. I, s. 136 vd. Kayar, Hisse Senedi, s. 24. Seri: VIII, No: 66 sayılı Sermaye Piyasası Araçlarının Halka Arzında Satış Yöntemlerine İlişkin Esaslar Tebliği (RG. T , S ) nin 3. maddesinde bireysel yatırımcı, nitelikli yatırımcı tanımı dışında kalan gerçek ve tüzel kişiler olarak açıklanmıştır. Kurumsal yatırımcılar hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Tanör, Sermaye Piyasası, C. I, s. 191 vd. Tanör, Sermaye Piyasası, C. I, s. 191; Kayar, Hisse Senedi, s ; Ünal, Kurumsal Yatırımcılar, s. 47. Ayrıntılı bilgi için bkz. Ünal, Targan, Gelişen Borsalarda Kurumsal Yatırımcılar, İstanbul Seri: IV, No: 34 sayılı Tebliğ (RG. T , S ) ile; Kaydileştirme Tebliği nin 8. maddesinin ikinci fıkrasına, bu fıkrada yer alan ortak ibaresinden sonra ve katılımcı ibaresi eklenmiştir. 42

44 2. KAYDİ SİSTEMİN TARİHSEL GELİŞİMİ Kaydi sistem, sermaye piyasası araçları açısından bir saklama sistemidir. Kaydi sistemin en önemli özelliklerinden birisi, merkezi (bir saklama sistemi) olmasıdır. Kaydi sistemi diğer merkezi saklama sistemlerinden ayıran özellik ise, saklanan sermaye piyasası araçlarının kaydi olmasıdır. Dolayısıyla kaydi sistemin sadece kaydi sermaye piyasası araçları açısından merkezi bir saklama sistemi olduğu ifade edilebilir. Kaydi sistem, sermaye piyasası araçlarının merkezi olarak saklanmasına ilişkin rasyonalizasyon çabalarının günümüz itibariyle ulaştığı en son aşamadır 177. Bu nedenle kaydi sistemin tarihsel gelişiminin konu edildiği bu başlık altında öncelikle merkezi saklamaya ilişkin bilgilere yer verilecektir. I. MERKEZİ SAKLAMA Merkezi saklama, sermaye piyasası araçlarının, merkezi bir sistem içerisinde bu yetkiye sahip bir ya da birkaç saklama kuruluşu tarafından, senet üzerine basılmış şekilde fiziki olarak ya da elektronik ortamda kaydi olarak, değişik yöntemler kullanılarak saklanmasıdır 178. Sermaye piyasası araçlarının merkezi olarak saklanması, sermaye piyasasının temel taşlarından birisidir 179. Çünkü merkezi saklama, sermaye piyasası araçlarının gerektiğinde sigorta ettirilerek çeşitli risklere karşı korunabilmesini, getirilerinin güvenli ve hızlı bir şekilde tahsil edilebilmesini, sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemlerin izlenebilmesini, basım ve işlem maliyetlerinin düşürülebilmesini ve hukuki işlemlerin hızlı, masrafsız ve güvenli bir şekilde yapılabilmesini sağlamaktadır 180. Ayrıca sermaye piyasası araçlarının merkezi saklanması, hem yatırımcılar hem de sermaye piyasasında izleme ve denetleme yapan kuruluşlar açısından önemli avantajlar 181 sunmaktadır Aynı yönde bkz. Ergincan, Dünya ve Türkiye, s Merkezi saklama sistemlerindeki rasyonalizasyon çabaları ve kaydi sisteme geçiş süreci hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 2, II vd. Loader, s Manavgat, Merkezi Saklama, s Acır, s. 2. Merkezi bir saklama sistemi olan kaydi sistemin avantajları ayrı bir başlık altında incelendiği için burada ayrıca merkezi saklamanın avantajlarına yer verilmemiştir. Kaydi sistemin avantajları hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 3, III, A. Baglioni / Hamaui, s

45 Sermaye piyasalarının gelişmesi ve derinleşmesi ile sermaye piyasası araçlarının saklanmasına ilişkin rasyonelleşme çabaları çerçevesinde özellikle sermaye piyasası araçlarının fiziken el değiştirilmesinden vazgeçilmesinde, merkezi saklamanın önemi büyüktür. Sermaye piyasalarının globalleşmesi sürecinde, sermaye piyasası araçlarının fiziken yer değiştirmesine gerek kalmaksızın, bunları temsilen çıkarılan senetler aracılığıyla yatırımların gerçekleştirilebilmesi açısından da merkezi saklama büyük bir öneme sahiptir 183. Önceleri, merkezi saklama, sermaye piyasası araçlarının yangın, doğal afetler, savaş, hırsızlık, sahtecilik ve operasyonel hatalar 184 gibi nedenlerle zayi olması risklerine karşı geliştirilmiş ve uygulanmıştır. Ancak daha sonra günün gelişen ihtiyaçları ile birlikte merkezi saklama, sermaye piyasası araçlarının fiziki olarak basım, saklanacağı yer tahsisi ve bu işleri yürütecek işgücü masrafları ile sermaye piyasası araçlarına ilişkin hukuki işlemlerin yapılması, yönetimsel hakların kullanılması, faiz ve kar payı getirilerinin tahsil edilmesi ve bu işlemler için gerekli personel, emek, zaman ve paradan tasarruf edilebilmesini sağlar hale gelmiştir 185. A. Merkezi Saklama Kuruluşları Sermaye piyasası araçlarının korunması ve saklanmasını sağlamak; devir, rehin, vekâleten oy kullanma, ödeme emri gönderme, temettü ve faiz gelirlerini tahsil etme gibi işlemleri hızlı ve güvenilir bir şekilde gerçekleştirmek ve bu işlemleri tek bir merkezden idare etmek amacıyla kurulan kuruluşlara, merkezi saklama kuruluşları 186 (CSD) 187 denir Manavgat, Merkezi Saklama, s Operasyonel riskler, merkezi saklama çerçevesinde sermaye piyasası araçlarına ilişkin hukuki işlemlerin elektronik sistemler vasıtasıyla kayden gerçekleştirilmesi nedeniyle ortaya çıkabilecek risklerdir. Bkz. Loader, s Merkezi saklamada sermaye piyasası araçları genel itibariyle bu risklere karşı sigortalanmaktadır. Bkz. Acır, s. 22 dn. 51. Operasyonel risk hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Boyacıoğlu, Melek Acar, Operasyonel Risk ve Yönetimi, Bankacılar Dergisi, 2002, S. 43, s Acır, s. 21. Merkezi Saklama Kuruluşu kavramı, uluslar arası literatürde Central Securities Depository olarak anılmaktadır. Bkz. Norman, s Merkezi saklama kuruluşu, kavramın İngilizce karşılığı olan Central Securities Depository nin baş harfleri olan CSD şeklinde kısaltılarak uluslar arası literatürde yaygın olarak kullanılmaktadır. Bkz. Norman, s Loader, s. 22; Giovannini, EU Clearing and Settlement, s. 52; Haselçin, Kaydi Sistem, s

46 Merkezi saklama kuruluşları, sermaye piyasasında faaliyet gösteren özel sektör kurumları tarafından özel hukuk tüzel kişisi statüsünde kurulabileceği gibi kamu kurumu statüsünde de kurulabilmektedir. Ayrıca merkezi saklama kuruluşları, kamu ve özel sektör kurumlarının bir arada bulunduğu oluşumlar şeklinde de kurulabilmektedir. Hatta bazı ülkelerde saklama kuruluşlarının borsa ile birlikte iç içe faaliyet gösteren kuruluşlar şeklinde kuruldukları da görülmektedir 189. Merkezi saklama kuruluşlarının oluşturulmasının temelinde iki önemli neden yatmaktadır. Bunlardan birincisi, günün gerektirdiği ihtiyaçlardır. Çünkü sermaye piyasalarının genişlemesi ve derinleşmesine paralel olarak işlem sayısının artması, merkezi saklamayı zorunlu hale getirmiştir. Diğer önemli neden ise, sermaye piyasalarındaki birbirinden farklı uygulamaları yeknesaklaştırma çabalarıdır 190. Çünkü merkezi saklama kuruluşlarının henüz kurulmadığı ya da yaygınlaşmadığı dönemde her sermaye piyasası kendisine özgü bir takas ve saklama sistemi oluşturmuştu 191. Ancak sermaye piyasası araçlarına ilişkin ticaretin globalleşmesi ile birlikte sınır tanımaz bir şekilde genişlemesi nedeniyle farklı sisteme sahip bu sermaye piyasalarının sürekli ve sık olarak birbiri ile ilişkiye girmesi gerekiyordu. Farklı sisteme sahip sermaye piyasalarının ilişkiye girmesi durumunda ortaya çıkabilecek problemlerin en aza indirilmesi içinse, bu sistemlerin yeknesaklaştırılması gerekmekteydi 192. Merkezi saklama kuruluşları, genel itibariyle, sadece ulusal nitelikteki sermaye piyasası araçları açısından saklama hizmeti vermektedir. Ancak bazı merkezi saklama kuruluşları, uluslar arası nitelikteki sermaye piyasası araçları açısından da saklama hizmeti vermektedir 193. Uluslararası nitelikteki sermaye piyasası araçları açısından da saklama hizmeti veren bu kuruşlara, uluslar arası merkezi saklama kuruluşları 194 (ICSD) 195 ismi Tanör, Sermaye Piyasası, C. I, s Bkz. Bjerre, Carl S. / Rocks, Sandra M., A Transactional Approach to the Hague Securities Convention, Capital Markets Law Journal, S. Mart 2008, s. 109 vd. Loader, s. 1 vd. Baglioni / Hamaui, s. 17. Ulusal merkezi saklama kuruluşları ile uluslar arası merkezi saklama kuruluşları arasındaki farklar için bkz. Loader, s. 22. Uluslararası Merkezi Saklama Kuruluşu kavramı, uluslar arası literatürde Internetional Central Securities Depository olarak anılmaktadır. Uluslararası Merkezi Saklama Kuruluşu, kavramın İngilizce karşılığı olan International Central Securities Depository nin baş harfleri olan ICSD şeklinde kısaltılarak uluslar arası literatürde yaygın olarak kullanılmaktadır. Bkz. Norman, s

47 verilmektedir 196. Şu anda dünya üzerinde tam anlamıyla uluslararası saklama 197 hizmeti veren iki kuruluş bulunmaktadır. Bunlar Lüksemburg taki Clearstream Banking S.A. ve Belçika nın başkenti Brüksel deki Euroclear dir. Bunların dışında İsviçre deki SIX SIS Ltd. şirketi ile Amerika Birleşik Devletleri ndeki Depository Trust Company nin de kendi ülkeleri dışındaki ülkelere ait sermaye piyasası araçlarının saklanması konusunda hizmet verdikleri için bir çeşit uluslararası merkezi saklama kuruluşu olarak kabul edilmeleri mümkündür 198. Ülkelerine göre farklılık göstermekle birlikte merkezi saklama kuruluşları, saklama hizmeti 199 yanında netleştirme ve takas hizmeti 200 de vermektedir. Bazı ülkelerde ise takas ve saklama hizmetleri farklı kurumlar tarafından yerine getirilmektedir 201. Örneğin Türkiye de mevcut kaydi sistem çerçevesinde, kaydi sermaye piyasası araçları açısından takas hizmeti TAKASBANK, saklama hizmeti ise Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından verilmektedir 202. Merkezi saklama kuruluşları, sermaye piyasası araçları açısından saklama hizmeti vererek, sermaye piyasası araçlarının hareketsizleştirilmesine 203 ya da kaydileştirilmesine 204 olanak sağlamaktadır 205. Böylece hareketsizleştirilen ya da kaydileştirilen sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemler kaydi olarak yapılabilmektedir. B. Merkezi Saklamada Sahiplik Sistemleri Merkezi saklama kuruluşlarının kurulması ve sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemlerin kaydi olarak yapılabilme olanağının ortaya çıkması ile birlikte, yatırımcılar Loader, s. 22; Giovannini, EU Clearing and Settlement, s. 52. Uluslararası Saklama kavramı, uluslar arası literatürde Global Custody olarak anılmaktadır. Sermaye piyasası araçları için verilen merkezi saklama hizmeti uluslar arası literatürde Custody olarak anılmaktadır. Netleştirme ve takas hizmeti uluslar arası literatürde clearing and settlement olarak anılmaktadır. Loader, s. 1 vd. Toplu senet sistemini benimseyen ve yürürlükten kalkan Seri: IV, No: 22 sayılı Sermaye Piyasası Araçlarının Kaydi Değer Haline Getirilmesine İlişkin Esaslar Tebliği (Kaydi Değer Tebliği) döneminde ise, sermaye piyasası araçlarına ilişkin hem takas hizmeti hem de saklama hizmeti TAKASBANK tarafından yerine getirilmekteydi. Sermaye piyasası araçlarında hareketsizleştirme kavramı hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 1, VI. Sermaye piyasası araçlarında kaydileştirme kavramı hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 1, II. IOSCO, Towards A Legal, s

48 sermaye piyasası araçlarını merkezi saklama kuruluşları vasıtasıyla saklamayı tercih etmeye başlamışlardır. Merkezi saklamanın, sermaye piyasası araçları ile ilgili işlemlerin kolay ve hızlı yapılmasını sağlaması ve bu işlemler yapılırken sermaye piyasası araçlarını kaybolma, çalınma ya da sahtesinin basılması gibi risklere karşı koruması nedeniyle, yatırımcılar tarafından tercih edilme oranı da giderek artmıştır. Kullanımının giderek artması ve günün gelişmelerinin beraberinde getirdiği ihtiyaçlar nedeniyle merkezi saklamanın uygulanmasına ilişkin farklı usuller ortaya çıkmaktadır 206. Bunlardan en önemlisi sermaye piyasası araçlarının mülkiyetine ilişkin sahiplik sistemleridir. Merkezi saklamada, sermaye piyasası aracını piyasaya arz eden ihraççı ile bu sermaye piyasası araçlarını satın alan yatırımcılar (malikler) arasındaki ilişkiye göre farklı sahiplik sistemleri 207 ortaya çıkmaktadır 208. Ortaya çıkan bu farklı sahiplik sistemleri genel itibariyle iki ayrı ana başlık altında toplanabilir. Bu iki sahiplik sistemi Doğrudan Sahiplik Sistemi ve Dolaylı Sahiplik Sistemi dir 209. Ayrıca bu iki sistemin birleşmesinden oluşan Karma Sahiplik Sistemi de sermaye piyasası aracının sahibi yatırımcı ile ihraççı arasındaki ilişkiyi açıklamak için kullanılabilmektedir Doğrudan Sahiplik Sistemi Doğrudan sahiplik sistemi 211, sermaye piyasası araçlarını piyasaya arz eden ihraççılar ile bu sermaye piyasası araçlarını satın alan yatırımcıların (sermaye piyasası araçlarının maliklerinin) doğrudan ilişki içerisinde olduğu sahiplik sistemidir 212. Doğrudan sahiplik sisteminde, ihraççı kayıtlarında sermaye piyasası araçlarının malikleri (yatırımcılar) ismen yer almaktadır 213. Diğer bir ifade ile ihraççı, ihraç ettiği Vural, s. 14. Burada kullanılan sistem terimi ile toplu saklama sistemi, münferit saklama sistemi ve kaydi sistem de yer alan sistem terimleri karıştırılmamalıdır. Burada kullanılan sistem terimi sadece merkezi saklamadaki sahiplik sistemlerini birbirinden ayırt etmek için kullanılmaktadır. Dolayısıyla doğrudan sahiplik sistemi ya da dolaylı sahiplik sistemi birer saklama sistemi değildir. Bjerre / Rocks, Investment Securities, s Vural, hatalı olarak bu farklı sahiplik sistemlerinin yatırımcı ile merkezi saklama kuruluşu arasında olan ilişki nedeniyle ortaya çıktığını belirtmektedir. Bkz. Vural, s. 14. Hâlbuki söz konusu farklı sahiplik sistemleri yatırımcı ile ihraççı arasındaki ilişki nedeniyle ortaya çıkmıştır. Bjerre / Rocks, Investment Securities, s vd. IOSCO, Towards A Legal, s. 7; Erkan / Manavgat, s. 3. Doğrudan Sahiplik Sistemi kavramı, uluslar arası literatürde Direct Holding System olarak anılmaktadır. Gadsden / Keyes, s. 347; Bjerre / Rocks, Investment Securities, s. 4; IOSCO, Towards A Legal, s. 7; 47

49 sermaye piyasası aracını satın alan yatırımcıları ismen bilmektedir 214. İhraççının kayıtları, ihraç ettiği sermaye piyasası araçları üzerindeki mülkiyet haklarını gerçek manada göstermektedir 215. Sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemlerin daha rahat yapılabilmesi için sermaye piyasası araçları fiziki olarak senet üzerine basılmaktadırlar. Doğrudan sahiplik sisteminde sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemler bu fiziki senetler üzerine kaydedilerek ya da fiziki senetlerin el değiştirmesi suretiyle yapılmaktadır 216. Ayrıca gerçek durumu yansıtabilmesi açısından ihraççı kayıtlarının da yapılan işlem doğrultusunda değiştirilmesi gerekmektedir. Sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemelerin fiziki senetler aracılığıyla yapılması ve ihraççı kayıtlarının değiştirilme zorunluluğu, doğrudan sahiplik sistemi ile ilgili bazı dezavantajlar ortaya çıkarmaktadır. İşlemler fiziki senetler aracılığıyla yapıldığı için işlemler daha çok işgücü ve zaman gerektirmektedir. Bununla birlikte ihraççı kayıtlarında yapılacak değişiklikler işlemin yapılması için gerekli işgücü ve zamanı arttırmaktadır. Bu da işlemlerin daha zor, maliyetli ve yavaş yapılması anlamına gelmektedir. Ayrıca işlemlerin bu şekilde yapılması bazı önemli riskleri de beraberinde getirmektedir. İşlemin yapılması sırasında saklandığı yerden alınan fiziki senet, her zaman kaybolma, çalınma ve sahtesinin basılması riski ile karşı karşıya kalmaktadır. Öte yandan bu dezavantaj ve riskler nedeniyle işlemlerin uzun sürmesi ile zor ve maliyetli olması, sermaye piyasası aracı için çok önemli olan tedavül gücünü de azaltmaktadır 217. Tedavül gücünün azalması da sermaye piyasası aracı açısından likidite sorununu (riskini) 218 ortaya çıkarmaktadır 219. Dolayısıyla ortaya çıkan söz konusu durumlar, yatırımcıların sermaye piyasasına ve sermaye piyasası araçlarına olan ilgisini azaltmaktadır. Çünkü bahsedilen şekliyle bu sermaye piyasası araçları, yatırım yapılmaya uygun değildir Bjerre / Rocks, Investment Securities, s. 4; Hargrave / Ovington, s. 401; Guynn, s. 17. Gadsden / Keyes, s. 347; IOSCO, Towards A Legal, s. 7 Speidel / Summers / White, s 136; Likidite Sorunu (Riski) kavramı, uluslar arası literatürde Pipeline Liquidity Risk olarak anılmaktadır. Bkz. Norman, 324; Guynn, s. 19. Loader, s Likidite sorunu, sahip olunan sermaye piyasası aracının istenildiğinde paraya (nakde) çevrilememesini ya da sermaye piyasası aracı paraya çevrilirken karşılaşılan zorlukları ifade etmektedir. Bkz. İMKB, Temel Bilgiler, s

50 Nitekim Amerika Birleşik Devletleri nde doğrudan sahiplik sistemi çerçevesinde sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemlerin fiziksel senetler aracılığıyla yapılmasına ve işlemlerin gerçekleştirilmesi için fiziksel senetlerin takasına 1960 lara kadar devam edilmiştir. Ancak sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemlerin sayısı ve hacmi ile takası yapılması gereken fiziki senetlerin sayısının hızlı bir şekilde artması sistemi işlemez hale getirmiştir. Bunun sonucunda 1960 ların sonlarında Paperwork Crisis (Paperwork Crunch) 221 ismi verilen kriz ortaya çıkmıştır 222. Bu kriz sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemler ile ilgili ortaya çıkan problemleri çözme çabalarına da hız kazandırmıştır. Ortaya çıkan problemleri çözmek ve doğrudan sahiplik sisteminin dezavantaj ve risklerini ortadan kaldırmak amacıyla yapılan çalışmalar sonucunda yeni bir sistem geliştirilmiştir. Doğrudan sahiplik sistemi yerine uygulanmaya başlayan bu yeni sisteme dolaylı sahiplik sistemi adı verilmiştir. 2. Dolaylı Sahiplik Sistemi Dolaylı sahiplik sistemi 223, sermaye piyasası araçlarını piyasaya arz eden ihraççılar ile bu sermaye piyasası araçlarını satın alan yatırımcıların (sermaye piyasası araçlarının maliklerinin) doğrudan ilişki içerisinde olmadığı, yatırımcıların çeşitli aracılar vasıtasıyla ihraççı ile ilişki kurduğu sahiplik sistemidir 224. Dolaylı sahiplik sisteminde, ihraççı kayıtlarında sermaye piyasası araçlarının malikleri (yatırımcılar) ismen yer almamaktadır 225. Diğer bir ifade ile ihraççı, ihraç ettiği sermaye piyasası aracını satın alan yatırımcıları ismen bilmemektedir 226. İhraççının Paperwork Crisis veya Paperwork Crunch olarak adlandırılan kriz, 1960 lı yılların sonunda sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlem sayısı ve hacmini artması sonucu yaşanmıştır. İşlem sayısı ve hacmine bağlı olarak el değiştiren ve takası yapılan fiziki senetlerin sayısı öngörülemeyen boyutlara ulaşmıştır. Çünkü sadece bir sermaye piyasası aracına ilişkin işlemin gerçekleştirilebilmesi için toplam 33 adet belgede işlem yapılması gerekmekteydi. Bu nedenle yapılan işlemlerin gerçekleşmesi gittikçe daha zor ve yavaş bir hal almıştır. Bu durum sermaye piyasasını da işlemez hale getirmiştir. Guttman, Uncertificated Security, s. 717; Bjerre / Rocks, Investment Securities, s. 2; Dolaylı Sahiplik Sistemi kavramı uluslar arası literatürde Indirect Holding System veya Multi Tiered Holding System olarak anılmaktadır. Gadsden / Keyes, s.347; Bjerre / Rocks, Investment Securities, s. 5; IOSCO, Towards A Legal, s. 7. Vural, s. 32. Guynn, s

51 kayıtları, ihraç ettiği sermaye piyasası araçları üzerindeki mülkiyet haklarını gerçek manada gösterecek nitelikte değildir 227. Dolaylı sahiplik sisteminde, yatırımcının sermaye piyasası araçları birbiri ile hiyerarşik yapıdaki bir ya da birden fazla aracı vasıtasıyla kademeli olarak tutulmaktadır. Bu aracı, bir aracı kuruluş olabileceği gibi birden fazla aracı kuruluş da olabilir. Hatta aracı kuruluşlarla birlikte aynı hiyerarşik yapıda bulunan saklama bankaları ve merkezi saklama kuruluşları da bu kademeli sistemin parçaları olabilir 228. Dolaylı sahiplik sisteminde ihraççının kayıtlarında sermaye piyasası aracının maliki olarak görünen yatırımcı değil, hiyerarşik yapının en üst kademesinde bulunan aracıdır 229. Bu sistemde genel itibariyle en üst kademede ulusal ya da uluslar arası bir merkezi saklama kuruluşu bulunmaktadır 230. Örneğin aracı kurum, saklama bankası ve merkezi saklama kuruluşunun olduğu hiyerarşik bir yapıda, ihraççının kayıtlarında sermaye piyasası araçlarının maliki olarak merkezi saklama kuruluşu görünecektir. Merkezi saklama kuruluşunun kayıtlarında malik olarak o sermaye piyasası aracını kendisine tevdi eden saklama bankası 231, saklama bankasının kayıtlarında ise söz konusu sermaye piyasası araçlarını saklanmak üzere saklama bankasına veren aracı kurumlar malik olarak yer alacaktır. Sermaye piyasası araçlarının gerçek malikleri ise, aracı kurumun kayıtlarına bakılarak tespit edilebilecektir 232. İhraççı ile yatırımcı arasında yer alan hiyerarşik yapı nedeniyle, dolaylı sahiplik sisteminde ihraççının doğrudan yatırımcı ile ilişki içinde olması mümkün değildir. Dolaylı sahiplik sisteminde, ihraççı ile doğrudan ilişki içerisinde olan, hiyerarşik yapının en üst kademesinde yer alan aracıdır. Bu aracı ile ihraççı arasındaki ilişki ise, doğrudan sahiplik sisteminde olduğu gibi doğrudan bir ilişkidir. Bu nedenle dolaylı sahiplik sistemi, Hargrave / Ovington, s. 401; IOSCO, Towards A Legal, s. 7. Saklama hizmetinin aracı kuruluşlar tarafından ya da birden fazla saklama bankası tarafından yapıldığı sistemlerde ise, saklama hizmeti, kademeli bir şekilde gerçekleştirilmektedir. Şöyle ki; yatırımcılar sahip oldukları sermaye piyasası araçlarını aracı kurulular ya da saklama kuruluşlarına teslim etmektedir. Aracı kuruluşlar ya da saklama bankaları ise, kendilerine teslim edilen sermaye piyasası araçlarını saklanmak üzere üyeleri oldukları merkezi saklama kuruluşuna tevdi etmektedir. Aynı yönde bkz. Erkan / Manavgat, s Gadsden / Keyes, s 347. Saklama bankası yanında aracı kuruluşlar da merkezi saklama kuruluşu kayıtlarında malik olarak görünebilir. Yatırımcıların sermaye piyasası araçlarını merkezi saklama kuruluşunda tutmalarına aracılık eden aracı kuruluşlar (bunlar uygulamada çoğu zaman merkezi saklama kuruluşunun üyesidir) sermaye piyasası araçlarını kendi adlarına ya da yatırımcılar (müşterileri) adına tutuyor olabilir. IOSCO, Towards A Legal, s

52 doğrudan sahiplik sisteminden bağımsız olarak açıklanamaz. Çünkü dolaylı sahiplik sisteminin temelinde de doğrudan sahiplik sistemi yer almaktadır 233. Nitekim ihraççı ile en üst kademedeki aracının doğrudan ilişki içerisinde olduğu dolaylı sahiplik sistemi, ihraççı ile yatırımcının doğrudan ilişki içerisinde olduğu doğrudan sahiplik sisteminin geliştirilmesi ile oluşturulmuştur 234. Dolaylı sahiplik sisteminin benimsendiği saklama sistemlerinde sermaye piyasası araçlarının saklanması fiziki ya da kaydi olarak yapılabilir. Burada belirleyici olan kıstas hiyerarşik yapının en üst kademesinde yer alan aracıda sermaye piyasası araçlarının saklanma şeklidir. En üst kademedeki aracıda sermaye piyasası araçları fiziki ya da kaydi olarak saklanıyor olabilir 235. Sermaye piyasası araçları ister fiziki olarak ister kaydi olarak saklansın önemli olan, bu sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemlerin kaydi olarak yapılmasıdır. Çünkü doğrudan sahiplik sisteminin esas amacı sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemlerin hızlı, kolay ve risksiz yapılabilmesidir. Dolaylı sahiplik sisteminin, geliştirilmesinin ve doğrudan sahiplik sistemi yerine getirilmesinin nedeni, doğrudan sahiplik sistemine göre sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemlerin yapılması açısından bazı avantajlar getirmiş olmasıdır. Bu avantajlar çeşitli şekillerde ortaya çıkabilir 236. Şöyle ki; Öncelikle dolaylı sahiplik sistemi, sermaye piyasası araçlarının merkezi saklama kuruluşlarında toplu olarak saklanarak hareketsizleştirilmesi veya kaydileştirilmesi imkânını sağlamıştır. Böylece sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemler kaydi olarak yapılabilir hale gelmiştir. Sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemler kaydi olarak daha hızlı ve kolay yapılabildiği için zaman ve işgücü tasarrufu sağlanmıştır. Bununla birlikte sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlem maliyetleri ve işlem prosedürleri azalmıştır. Ayrıca işlemlerin yapılması aşamasında sermaye piyasası araçları açısından var olan kaybolma, çalınma ve sahtesinin basılması riski de ortadan kalkmıştır. İşlemlerin yapılması sırasında gerçekleşebilecek risklerin ortadan kalkması, sermaye piyasası araçlarına yüksek Bjerre / Rocks, Investment Securities, s Bjerre / Rocks, Investment Securities, s. 6. Dolaylı sahiplik sistemin avantajları hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. IOSCO, Towards A Legal, s. 8; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 44; Erkan / Manavgat, s

53 bir tedavül gücü kazandırmıştır. Böylece sermaye piyasası araçlarına ilişkin likidite riski maliyetleri önemli ölçüde azalmıştır 237. Dolaylı sahiplik sistemi yatırımcı ve ihraççılara tek kişi veya tek kuruluş ile muhatap olma avantajı da sağlamaktadır 238. Dolaylı sahiplik sisteminde yatırımcılar açısından tek muhatap, sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemleri yürüten aracı kuruluşlardır 239. İhraççıların tek muhatabı ise, hiyerarşik yapının en üst kademesindeki merkezi saklama kuruluşudur 240. Dolaylı sahiplik sisteminde, aracı kuruluş, sermaye piyasası aracı elinde olduğu ve yatırımcının sermaye piyasası aracına malik olduğunu bildiği için satış emrini tereddütsüz ve risksiz olarak yerine getirebilmektedir. Doğrudan sahiplik sisteminde ise, aracı kuruluş, sermaye piyasası aracı elinde olmadığı için yatırımcının sermaye piyasası aracına sahip olup olmadığını tam olarak bilememektedir. Bu nedenle aracı kuruluş, işlemi gerçekleştirirken tereddüt yaşamakta ve risk almaktadır 241. Dolaylı sahiplik sisteminin bir başka avantajı, işlemlerin kaydi olarak merkezi saklama kuruluşu nezdinde yapılması nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Bu sistemde sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemler kaydi olarak yapıldığı için herhangi bir fiziksel hareket olmamaktadır 242. Ayrıca gerçekleştirilen işlem merkezi saklama kuruluşu nezdinde yapıldığı için ihraççının kayıtlarında herhangi bir değişiklik yapılmasına gerek kalmamaktadır 243. Sermaye piyasası araçlarını hareketsizleştiren ya da kaydileştiren ülkeler, yukarıda da yer verilen söz konusu avantajları nedeniyle genellikle dolaylı sahiplik sistemini tercih etmişlerdir 244. Nitekim getirdiği avantajlar nedeniyle tüm dünyada dolaylı sahiplik sistemi zamanla daha fazla tercih edilmeye başlanmış ve fiziki sermaye piyasası araçlarının önemi azalmıştır IOSCO, Towards A Legal, s. 8; Erkan / Manavgat, s. 3. IOSCO, Towards A Legal, s. 8. Bjerre / Rocks, Investment Securities, s. 5. IOSCO, Towards A Legal, s. 8. Erkan / Manavgat, s. 4; IOSCO, Towards A Legal, s. 8. Aynı yönde bkz. Erkan / Manavgat, s. 3; IOSCO, Towards A Legal, s. 8. Bjerre / Rocks, Investment Securities, s

54 Sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemlerin yapılması açısından pek çok avantajı olmakla birlikte, dolaylı sahiplik sisteminin bazı dezavantajları da vardır. Özellikle dolaylı sahiplik sisteminin getirdiği bazı yenilikler, hukuki düzenlemelerdeki kurallarla tam olarak örtüşmeyebilir. Bu nedenle bu sistemin uygulanabilmesi için öncelikle hukuki problemlerin çözülmesi ve ilgili yasal değişikliklerin yapılması gerekmektedir 246. Dolaylı sahiplik sistemi sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemler açısından ihraççı ve yatırımcı için muhatabı tek bir kişi veya kuruluşa indirmekle birlikte, yatırımcı ile ihraççı arasındaki ilişkilerin sıkı olmaması sonucunu doğurmaktadır. Hâlbuki sermaye piyasaları açısından yatırımcı ile ihraççı arasındaki ilişkiler oldukça önemlidir. Çünkü yatırımcının sermaye piyasası araçlarını aldığı ihraççıya ilişkin doğru bilgileri alması ve onu etkin olarak denetlemesi, ihraççı ile olan sıkı ilişkisine bağlıdır. Toplantılarına katılmadığı, hakkında doğrudan bilgi alamadığı ve doğrudan ilişki içerisinde olmadığı bir ihraççıya karşı yatırımcının ilgisi azalır. Bu ilgisizlik ihraççının suiistimallerine yol açabileceği gibi, yatırımcının alması gereken önlemleri zamanında alamaması sonucunu da doğurabilir. Dolaylı sahiplik sisteminde yatırımcı ile ihraççı arasındaki aracılar nedeniyle ihraççı ile sermaye piyasası araçlarının gerçek malikleri (yatırımcılar) arasındaki doğrudan ilişki kesilmiştir. Bu nedenle ihraççı ve yatırımcı ilişkileri karmaşık hale gelmiştir. Ayrıca aradaki aracılar nedeniyle iletişim ve işlem maliyetleri de artmıştır 247. Dolaylı sahiplik sisteminin bir başka dezavantajı, aracı kuruluşların iflası ya da ödeme güçlüğü çekmesi halinde söz konusu olabilmektedir. Çünkü aracı kuruluş zor duruma düştüğünde, elindeki sermaye piyasası araçları üçüncü kişilerin aracı kuruluştan olan alacaklarının teminatı haline gelmektedir. Aracı kuruluşun elinde ise, kendisine ait olmayan müşterisi yatırımcılara ait birçok sermaye piyasası aracı bulunabilmekte ya da merkezi saklama kuruluşunda sermaye piyasası araçlarının maliki olarak aracı kuruluşlar gözükebilmektedir. Alacağını tahsil etmek üzere harekete geçen üçüncü kişi, yatırımcılara ait bu sermaye piyasası araçlarını, aracı kuruluşun kendisine olan borcunu karşılamak üzere sattırabilmektedir. Bu durumda ise, yatırımcıların hakları zedelenebilmektedir 248. Dolaylı sahiplik sisteminin dezavantajlarının ortadan kaldırılabilmesi için bazı önemli değişikliklerin yapılması gerekmektedir. Öncelikle sermaye piyasası araçlarına ilişkin mülkiyet hakları net bir şekilde tanımlanmalıdır. Bu çerçevede aracı kuruluş IOSCO, Towards A Legal, s. 8. Donald, Indirect Holding System, s. 1; Aynı yönde bkz. Erkan / Manavgat, s

55 nezdinde tutulan yatırımcılara ait sermaye piyasası araçları ile aracı kuruluşa ait sermaye piyasası araçları birbirinden ayrılmalı ve ayrı havuzlarda tutulmalıdır 249. Ayrıca aracı kuruluşların ödeme güçlüğüne düşmesi ve iflasları halinde yatırımcıları koruyan ve sistemin işleyişine ilişkin çeşitli hukuki düzenlemeler yapılmalıdır 250. Bu çerçevede sorunun aşılması adına aracı kuruluşların tasfiyesine ilişkin özel hukuki düzenlemeler getirilebilir Karma Sahiplik Sistemi Karma sahiplik sistemi 252, merkezi saklama sistemlerinin temelini oluşturan iki ana sahiplik sistemi olan Doğrudan Sahiplik Sistemi ve Dolaylı Sahiplik Sistemi nin çeşitli avantajlarını birleştirme fikri ile ortaya çıkmıştır 253. Bir başka ifade ile bu iki sistemde yer alan bazı dezavantajları ve problemleri ortadan kaldırmak ya da en aza indirmek amacıyla iki sistemin çeşitli özelliklerinin birleştirilmesi ile karma sahiplik sistemi oluşmuştur 254. Dolaylı sahiplik sisteminde yatırımcı hesapları açısından aracı kuruluşlar tarafından yerine getirilen saklama hizmeti, karma sahiplik sisteminde hesap yöneticisi 255 (ya da sponsor ) tarafından yerine getirilmektedir 256. Hesap yöneticisi, yatırımcının sahip olduğu bütün sermaye piyasası araçları ile ilgili olarak, merkezi saklama kuruluşuna gönderilecek ve ondan gelecek mesajlarla bizzat ilgilenmektedir. Dolayısıyla ihraççı ile yatırımcı arasındaki aracıların ödeme güçlüğüne düşmesi veya iflas etmesi halinde ortaya çıkabilecek problem ve riskler, dolaylı sahiplik sistemine göre azalmaktadır 257. Böylece IOSCO, Towards A Legal, s IOSCO, Towards A Legal, s. 10. Türkiye de hakkında tedrici tasfiye veya iflas kararı verilen aracı kurumların ve Bankalar Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla Bakanlar Kurulu Kararıyla faaliyetleri durdurulan Sermaye Piyasası Kanunu nun 50 nci maddesi (a) bendi hükmü kapsamındaki bankaların, sermaye piyasası faaliyetleri ve işlemleri nedeniyle müşterilerine karşı hisse senedi işlemlerinden doğan nakit ödeme ve hisse senedi teslim yükümlülüklerini ve Sermaye Piyasası Kanunu nun 46/B maddesinde düzenlenen görevleri Kanunda öngörülen esaslara göre yerine getirmek ve tasfiye giderlerini karşılamak amacıyla, Sermaye Piyasası Kanunu na tarih ve 4487 sayılı Kanun un 23. maddesi ile eklenen 46/A maddesi ile tüzel kişiliği haiz olarak Yatırımcıları Koruma Fonu kurulmuştur. Karma Sahiplik Sistemi kavramı, uluslar arası literatürde Hybrid Holding System olarak anılmaktadır. Bkz. Guynn, s IOSCO, Towards A Legal, s. 7. Hesap Yöneticisi kavramı, uluslar arası literatürde account administrator olarak anılmaktadır. IOSCO, Towards A Legal, s. 8. Erkan / Manavgat, s

56 karma sahiplik sistemi sayesinde, dolaylı sahiplik sisteminin avantajlarından yararlanılmakta ve dezavantajları azaltılmaktadır 258. Nitekim hem doğrudan sahiplik sisteminin hem de dolaylı sahiplik sisteminin avantajlarını birleştirme adına 1994 te SEC 259, doğrudan sahiplik sisteminin modern ve yeni bir şeklini geliştirmiştir. Bu yeni sistem doğrudan kayıt sistemi 260 (DRS 261 ) dir 262. Doğrudan kayıt sistemi, sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemlerin daha hızlı yapılmasını sağlamakla birlikte yatırımcı ile ihraççı arasındaki ilişkinin ve iletişimin kurulmasına da imkân sağlamaktadır. Bu yeni sistem fiziki senet olmaksızın yatırımcıların ihraççı kayıtlarında kaydi olarak yer almasına da izin vermektedir 263. Sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemler açısından önemli avantajlar getireceği düşünülen doğrudan kayıt sistemi iki önemli nedenle geliştirilememiştir. Bunlardan birincisi, bu yeni sistemin birçok yatırımcı tarafından tam olarak anlaşılamaması olmuştur. Fiziki senetlerini teslim ederek sisteme katılma, yatırımcılar tarafından sadece aracı kuruluş ile muhatap olma yerine doğrudan ihraççı ile muhatap olacakları şeklinde anlaşılmıştır. Bu nedenle yatırımcılar sisteme katılma noktasında isteksiz davranmışlardır. İkinci önemli neden ise, aracı kuruluşların yatırımcı ve ihraççı arasındaki aracılık konumlarından, dolayısıyla kontrolün tamamen kendilerinde olmasından vazgeçmek istememeleri olmuştur 264. C. Merkezi Saklama Yöntemleri Sermaye piyasası araçlarının merkezi saklanmasında uygulanan yöntemlerin gelişiminde ve her ülkenin merkezi saklamasında kullanacağı yöntemi belirlemesinde en önemli faktörlerden birisi, teknolojideki gelişmelerdir 265. Teknolojideki gelişmeler ile birlikte sermaye piyasalarının da bu gelişmelerden etkilenmesi, sermaye piyasası Guynn, s. 23; IOSCO, Towards A Legal, s. 8. Securities Exchange Commission nin baş harflerinden oluşan SEC, Amerika Birleşik Devletleri nde Türkiye deki Sermaye Piyasası Kurulu nun işlevini yerine getiren kuruluştur. Doğrudan Kayıt Sistemi kavramı, uluslar arası literatürde Direct Registration System olarak anılmaktadır. Doğrudan Kayıt Sistemi, kavramın İngilizce karşılığı olan Direct Registration System nin baş harfleri olan DRS şeklinde kısaltılarak uluslar arası literatürde yaygın olarak kullanılmaktadır. SIFMA, Direct Registration System, s. 8; Donald, Disintermediating, s. 15. SIFMA, Direct Registration System, s. 8 vd.; Donald, Disintermediating, s. 15; Darmstater, s. 441; Aynı yönde bkz. Manavgat, Merkezi Saklama, s

57 araçlarının merkezi saklanmasında uygulanan yöntemlerin değişmesi sonucunu doğurmuştur. Böylece tarihi gelişim içerisinde birçok merkezi saklama yöntemi geliştirilmiş ve uygulanmıştır. Ancak bu başlık altında sadece sermaye piyasası araçlarının merkezi saklanmasına en uygun ve uygulamada en çok karşılaşılan merkezi saklama yöntemlerine yer verilecektir. 1. Aynen Saklama Aynen saklama, sermaye piyasası araçlarının, türleri, küpür bilgileri, maliklerinin kimlik bilgileri ve sahiplerine tanıdığı haklar gibi özellikleri ile saklatan adına diğer sermaye piyasası araçlarından ayrı olarak saklandığı bir merkezi saklama yöntemidir 266. Aynen saklama yöntemine göre saklanan sermaye piyasası araçları, saklama sözleşmesi sonunda saklatan hak sahiplerine aynen iade edilmelidir. Diğer bir ifade ile saklanmak üzere verilen sermaye piyasası aracının mislen iadesi mümkün değildir. Saklanmak üzere verilen sermaye piyasası aracı ile saklama sözleşmesi sonunda geri alınan sermaye piyasası aracı bire bir aynı olmalıdır. Türkiye uygulamasında TAKASBANK, kurulmasından bu yana aynen saklama yöntemine göre saklama hizmeti vermektedir 267. Borsada işlem görmeyen sermaye piyasası araçları ve borsa üyesi olmayan saklama hesabı sahiplerince TAKASBANK a saklanmak üzere teslim edilen sermaye piyasası araçları, aynen saklama yöntemine göre saklanmaktadır 268. Ayrıca mislen saklamaya uygun sermaye piyasası araçları da saklatan tarafından açıkça belirtilmek kaydıyla, aynen saklama yöntemine göre saklanabilmektedir. TAKASBANK, kurumsal yatırımcılara 269 aynen saklama hizmeti vermeye devam etmektedir Haselçin, Kaydi Sistem, s. 35; Ergincan, Dünya ve Türkiye, s TAKASBANK mislen saklama yöntemine göre de saklama yapmakla birlikte halen bazı sermaye piyasası araçları açısından aynen saklama yöntemine göre saklama yapmaktadır. TAKASBANK, sermaye piyasası araçlarını fiziki olarak saklamaya yetkili tek kuruluştur. Bkz. TAKASBANK, Saklama, s. 41; SPK, Takas ve Saklama, s. 3. Ergincan, Dünya ve Türkiye, s. 170; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 35. Kurumsal yatırımcı kavramı hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. 1, VIII. 31 Aralık 2009 tarihi itibariyle TAKASBANK ın aynen saklama kasalarında adet sertifikadan oluşan ,98 TL nominal hisse senedi mevcuttur. Söz konusu kıymetlerin piyasa değeri ,20 TL dir. Bkz. TAKASBANK, 2009 Faaliyet Raporu, s

58 2. Mislen Saklama Mislen saklama, sermaye piyasası araçlarının, tür ve özellikleri ile sahibine verdiği haklar açısından belli kategorilere göre sınıflandırılarak bir arada (bir havuzda) saklandıkları bir merkezi saklama yöntemidir 271. Sahibine verdiği haklar ile tür ve özellikleri aynı olan sermaye piyasası araçları, merkezi saklama kuruluşunda aynı havuza dâhil olurlar ve misli nitelik 272 kazanırlar 273. Misli nitelik kazanan sermaye piyasası araçları birbirinin yerine geçebilir. Mislen saklama yönteminde önemli olan, sermaye piyasası aracının maliki değil, tür ve özelliği ile sahibine verdiği haklardır. Bu nedenle saklama yapılırken sermaye piyasası araçlarının hamilleri açısından bir ayrım ve sınıflandırma yapılmaz. Ayrıca sermaye piyasası araçları, üye veya müşteri bazında da bir ayrıma tabi tutulmadan saklanır 274. Dolayısıyla sermaye piyasası araçları birbirine karıştırılarak birlikte (bir havuzda) saklanabilir 275. Bu nedenle mislen saklama yöntemine göre saklamaya verilen sermaye piyasası aracı ile saklama sözleşmesi sonunda geri alınan sermaye piyasası aracı bire bir aynı olmayabilir 276. Ancak saklamaya verilen sermaye piyasası aracı ile geri alınan sermaye piyasası aracı, aynı tür ve özellikte olmalı ve sahibine aynı hakları vermelidir. Diğer bir ifade ile saklama sözleşmesi sonunda sermaye piyasası araçlarının saklatana teslimi (geri verilmesi), mislen yapılmalıdır. Mislen saklama yönteminde saklama kuruluşu tarafından saklanan sermaye piyasası araçlarının fiziki varlıkları hak sahiplerini göstermek açısından yetersizdir 277. Sermaye piyasası aracının fiziki varlığı üzerinde hak sahibi olarak gözüken kişi, büyük olasılıkla sermaye piyasası aracını saklanmak üzere saklama kuruluşuna getiren kişidir. Bu sermaye piyasası araçları mislen saklandıkları için, daha sonra üzerlerinde yapılan işlemler fiziki Haselçin, Kaydi Sistem, s ; Ergincan, Dünya ve Türkiye, s Misli nitelikte olma, sayı, tartı, uzunluk veya başka bir özellik gibi belirli bir ölçü hesabına göre belirlenebilme ve birbirinin yerine geçebilmeyi ifade etmektedir. Bkz. Ayan, Eşya Hukuku, C. I, s.20; Oğuzman / Seliçi / Oktay-Özdemir, s. 10. Haselçin, Kaydi Sistem, 36. Ergincan / Yayla, s Haselçin, Kaydi Sistem, s. 36. Ergincan, Dünya ve Türkiye, s Ergincan, Dünya ve Türkiye, s. 170, dn

59 varlıklarından tespit edilememektedir. Bu nedenle saklama kuruluşunun kayıtları önem kazanmakta ve hak sahipliği açısından karine teşkil etmektedir 278. Türkiye uygulaması açısından borsa üyesi saklama hesabı sahiplerince TAKASBANK a saklanmak üzere teslim edilen sermaye piyasası araçları, aynen saklama yöntemine göre saklanacakları açıkça belirtilmemişse, mislen saklama yöntemine göre saklanmaktadır 279. TAKASBANK mislen saklama yöntemine göre saklama hizmeti vermeye devam etmektedir Müşteri Kod Numarasına Göre Saklama Müşteri kod numarasına göre saklama, merkezi saklama kuruluşu tarafından, sermaye piyasası araçlarını saklatan her bir kişiye (müşteriye) bir kod numarasının verildiği ve sermaye piyasası araçlarının bu kod numarası aracılığıyla müşteri bazında saklandığı bir merkezi saklama yöntemidir. Müşteri kod numarasına göre saklama, Türkiye uygulaması açısından merkezi saklama hizmeti veren TAKASBANK tarafından kullanılmış bir saklama yöntemidir. Sermaye Piyasası Kurulu, Haziran 1995 de bir karar 281 alarak sermaye piyasası araçları açısından müşteri bazında saklamaya geçileceğini duyurmuştur. Bu karar ile aracı kuruluşların sermaye piyasası araçları açısından TAKASBANK nezdinde müşteri bazında saklamaya geçmeleri zorunlu hale getirilmiştir 282. Ekim 1995 tarihinde ise müşteri kod numaraları ile saklama yöntemi uygulanmaya başlanmıştır 283. Müşteri bazında saklamaya geçilmesi ile birlikte tüm yatırımcılara her zaman TAKASBANK a başvurarak hesaplarında bulunan sermaye piyasası araçları bakiyelerini Kaydi sistemdeki kaydın tasarruf işlemi yapabilecek yetkiliyi göstermek konusunda karine teşkil ettiği yönünde bkz. Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s. 541; Ergincan / Yayla, s Ergincan, Dünya ve Türkiye, s. 170; 31 Aralık 2009 tarihi itibariyle karşılıkları Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde kayden izlenen ,10 TL nominal değerde adet hisse senedi ile adet yatırım fonu katılma belgesi TAKASBANK kasalarında Merkezi Kayıt Kuruluşu adına saklanmaktadır. 31 Aralık 2009 tarihi itibariyle kaydileştirilmek için bekleyen yaklaşık TL nominal değerli adet sertifikadan oluşan hisse senedi bulunmaktadır. Bkz. TAKASBANK, 2009 Faaliyet Raporu, s. 22. Sermaye Piyasası Kurulu nun tarih ve 40 sayılı toplantısında aldığı karar Aykın, s. 86. TAKASBANK, 2009 Faaliyet Raporu, s

60 ve genel bilgilerini öğrenme imkânı sağlanmıştır 284. Müşteri bazında saklama yatırımcılara sermaye piyasası araçlarını denetleme imkânı sunmaktadır. Ancak aracı kuruluşların müşterilerine ait sermaye piyasası araçlarını izinsiz kullanmalarını önlemek için yeterli tedbirler getirmemektedir. Bu durum yatırımcıların haklarını zedeleyebilecek ve suiistimallerle karşı karşıya kalmalarına neden olabilecek niteliktedir 285. Yatırımcıların haklarını daha etkin kullanabilmeleri ve koruyabilmeleri için müşteri kod numarasına göre saklama yönteminin yerine, müşteri ismine saklama yöntemi geliştirilmiştir. 4. Müşteri İsmine Saklama Müşteri ismine saklama, sermaye piyasası araçlarının, her bir sermaye piyasası aracı sahibi adına kimlik bilgilerinin de yer aldığı bir sicil numarası oluşturularak bu sicil numarasına göre saklandığı merkezi bir saklama yöntemidir. Müşteri ismine saklama yönteminde, sermaye piyasası araçlarını saklayan merkezi saklama kuruluşu tüm sermaye piyasası aracı sahiplerini (yatırımcıları) ismen bilmektedir. Müşteri ismine saklama yöntemi ile hedeflenen temel amaçlar şunlardır: 1) Kaydi sisteme geçişin alt yapısını oluşturmak. 2) Gerek halka arzlardaki tahsis ve satışların gerekse ikincil piyasa işlemlerinin manüpilatif nitelik taşıyıp taşımadıklarının izlenebilmesi için sağlıklı bir gözetim sisteminin kurulmasını sağlamak. 3) Yatırımcıların sermaye piyasası araçlarını elde etme maliyetleri ile onların alım satımından elde ettikleri kazançların tespitinin mümkün hale gelmesiyle vergi denetiminde ve kara para ile mücadele konusunda etkin bir rol oynayarak yetkili organlara kolaylık sağlamak. 4) Aracı kuruluş müşterilerine merkezi saklama kuruluşu nezdinde hesap açtırarak, mevcut sistemin etkinliği bozulmadan, aracı kuruluşların mali bünye bozulmalarında üçüncü şahıslara ait olan borçlarından dolayı olası hacizlerden korumak. 5) Tedrici tasfiyeyi kolaylaştıracak hukuki zemini oluşturmak. 6) Yatırımcıların hesaplarına bloke koyarak ve istediklerinde aracı kuruluşların hesapları üzerinde tasarruf yetkisini kaldırma imkânı vererek sisteme denetim getirmek. 7) Yatırımcıların ATM makineleri ve internet aracılığıyla işlemlerini Alo Takas sistemi adı verilen bir sistem kurulmuş ve yatırımcılara belirlenen hattı 365 gün 24 saat arama ve bilgi alma imkânı sağlanmıştır. Böylece yatırımcılar, Alo Takas hattını arayarak, faks ile bakiye raporu ve hesap ekstresi alabilme imkanına kavuşmuştur. Aykın, s

61 daha kolay ve teknolojiye uygun hızlı bir şekilde yapabilmelerini sağlamak. 8) Yatırımcılar ve piyasa hakkında doğru ve hızlı istatistikî bilgileri elde etmektir 286. Temel amaçları çerçevesinde değerlendirildiğinde, müşteri ismine saklama yöntemi, sermaye piyasası araçlarının merkezi saklanmasına uygun bir yöntemdir 287. Bu yöntem, sermaye piyasası araçlarının saklanmasına ilişkin bazı olumsuzlukları da bertaraf edebilecek niteliktedir 288. Örneğin sermaye piyasası araçlarının merkezi saklama kuruluşundaki kayda göre aracı kurum adına saklanması ve aracı kurumun iflas etmesi ya da ödeme güçlüğü çekmesi nedeniyle alacaklıları tarafından takip edilmesi halinde sermaye piyasası aracı sahiplerinin hakları zedelenebilir. Çünkü aracı kuruma karşı şahsi bir alacak hakkına sahip olan sermaye piyasası araçlarının sahipleri, bu haklarını üçüncü kişilere karşı ileri sürememe veya ileri sürseler bile elde edememe riski ile karşı karşıya kalabilir. Müşteri ismine saklama yönteminin benimsenmesi halinde ise, merkezi saklama kuruluşundaki kayıtlarda sermaye piyasası aracı sahibi ismen görünecektir. Bu nedenle müşterilere (yatırımcılara) ait sermaye piyasası araçları, aracı kurumun alacaklılarınca takip edilemeyecek, takip edilse bile istihkak iddiası ile geri alınabilecektir. Diğer bir ifade ile hak sahipleri sermaye piyasası araçları üzerindeki haklarını üçüncü kişilere karşı ileri sürebileceklerdir. Dolayısıyla hak sahipleri, ödeme güçlüğüne düşen aracı kurumları nedeniyle mağdur olmayacaklardır. Böylece müşteri ismine saklama yöntemi sayesinde hak sahiplerinin sermaye piyasası araçları üzerindeki her türlü hakkı güvence altına alınabilecektir. Müşteri ismine saklama yöntemine göre yapılan saklamada, merkezi saklama kuruluşu, sermaye piyasası araçları sahiplerini kimlik bilgileri ile birlikte ismen bilmektedir. Bu nedenle sermaye piyasası araçlarına ilişkin herhangi bir takip olması halinde, merkezi saklama kuruluşu, ilgili sermaye piyasası aracı üzerinde hak sahibi olan kişileri uyarabilir. Örneğin, merkezi saklama kuruluşu aracı kuruluşun borcu nedeniyle sermaye piyasası aracı haczedilen malike ihbarname göndererek, süresi içinde istihkak davası açması gerektiğini bildirebilir. Hatta merkezi saklama kuruluşu hak sahibi adına istihkak davası açabilir Aykın, s Manavgat, Merkezi Saklama, s Sermaye piyasası araçlarının müşteri ismine saklanmaması halinde ortaya çıkabilecek problemler ve çözüm önerileri hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Aykın, s. 84 vd. 60

62 Çeşitli avantajlarına rağmen, müşteri ismine saklama yönteminde de bazı sakıncalı durumlar ortaya çıkabilmektedir. Aracı kuruluşun borcu nedeniyle haczedilen sermaye piyasası aracı için zamanında istihkak davası açılmaması halinde hak sahibi mağdur olabilmektedir. Bu nedenle yatırımcıların tam olarak korunabilmesi için müşteri ismine saklama yönteminin, her bir sermaye piyasası aracı sahibine doğrudan saklama kuruluşu nezdinde hesap açma imkânının verildiği bir şekle dönüşmesi gerektiği belirtilmektedir 289. Böylece saklama kuruluşuna muhatap olan sermaye piyasası aracı sahibinin mülkiyet hakkı tam manası ile korunabilecektir 290. Ancak sermaye piyasası aracı, müşterisi ve işlem sayısı yüksek olan bir piyasada bu şekildeki bir uygulamayı hayata geçirmek oldukça güçtür 291. Türkiye de merkezi saklamanın aracı kurumlar adına yapıldığı dönemde bu tür saklamanın ortaya çıkardığı problemleri çözmek adına Sermaye Piyasası Kurulu tarafından bir ilke karar 292 alınmıştır 293. Bu karara göre çeşitli sebeplerle sermaye piyasası faaliyetleri durdurulan aracı kurumların TAKASBANK nezdinde tutulan hesaplarındaki sermaye piyasası araçlarının müşteriler adına yine TAKASBANK ta açılacak hesaplara aktarılması kararlaştırılmıştır 294. Böylece TAKASBANK sermaye piyasası araçlarının saklanması açısından tek yetkili merkezi saklama kuruluşu haline getirilmiştir. Ancak bu çözüm geçici nitelikte olmuş, problemi tamamen ortadan kaldıramamıştır 295. Bu nedenle daha sonra sermaye piyasası araçlarının merkezi saklanması açısından müşteri ismine saklama yöntemine geçilmiştir. Türk hukuku açısından müşteri ismine saklama yöntemine geçilmesi, iki aşamalı olmuştur. Öncelikle Sermaye Piyasası Kurulu nun kararı 296 ile tarihinden itibaren yatırımcılara ait sermaye piyasası araçlarının aracı kurum alt hesaplarında müşteri kod Aykın, s. 87. Bu durumda sermaye piyasası aracı sahibi, vasıtalı zilyetliği devam etmesine rağmen, saklama kuruluşuna doğrudan muhatap olabilecektir. Mevcut kaydi sistem çerçevesinde ise, kural olarak, sermaye piyasası aracı sahipleri, Merkezi Kayıt Kuruluşu na doğrudan muhatap olamamaktadır. Aynı yönde bkz. Aykın, s. 87. Sermaye Piyasası Kurulu nun 1996/14 sayılı haftalık bülteninde yayınlanan ilke kararı. Manavgat, Merkezi Saklama, s TAKASBANK geçici bir önlem olarak faaliyeti durdurulan aracı kuruluş nezdindeki müşterilere ait sermaye piyasası araçlarını SPK Bloke adında bir hesaba alarak aracı kuruluşun borcu nedeniyle haczedilmelerini engellemektedir. Bu hesaptaki sermaye piyasası araçları daha sonra yatırımcıların gösterecekleri başka aracı kuruluşlar nezdindeki hesaplara virmanlanmaktadır. Aynı yönde Aykın, s. 87; Manavgat, Merkezi Saklama, s ve 40 sayılı Sermaye Piyasası Kurulu kararı. 61

63 numaraları ile saklanması zorunlu hale getirilmiştir 297. Müşteri kod numarası ile yapılan saklamada kod numarası ile aracı kurumdaki hesap numaraları aynı olduğu ve hesaplar aracı kurum alt hesabında açıldığı için ödeme güçlüğüne düşen aracı kurum müşterileri mağdur olmuşlardır 298. Bunun üzerine yatırımcılara ait hesapların TAKASBANK nezdinde müşteri (yatırımcı) adına açılacak hesaplara aktarılmasına karar verilmiştir 299. Daha sonra Sermaye Piyasası Kurulu nun tarihli kararı 300 ile TAKASBANK sisteminde kod numarası ile izlenen alt hesapların, müşteri ismine çevrileceği duyurulmuştur. Bunun üzerine TAKASBANK, Ekim 1995 tarihinden itibaren zorunlu olarak müşteri kod numaraları ile izlenmekte olan alt hesapların müşteri ismine saklama yöntemine dönüştürülmesi için izlenecek ilgili süreci belirlemiştir 301. Hazırlık çalışmaları tamamlanan 302 müşteri ismine saklama yöntemi tarihinden itibaren uygulanmaya başlanmıştır 303. Kaydi sermaye piyasası araçları açısından saklama hizmeti veren Merkezi Kayıt Kuruluşu da müşteri ismine saklama yöntemini benimsemiş durumdadır 304. Dolayısıyla kaydi sermaye piyasası araçları açısından saklama kuruluşu olan Merkezi Kayıt Kuruluşu yatırımcıları ismen bilmektedir. Ancak yatırımcının saklama kuruluşu tarafından ismen bilinmesi, yatırımcıya doğrudan saklama kuruluşuna (TAKASBANK ya da Merkezi Kayıt Kuruluşu na) başvurma yetkisi vermemektedir. Müşteri ismine saklama yöntemi, kendisinden önce kullanılan müşteri kod numaralarına göre saklama yöntemi ile mukayese edildiğinde çeşitli yenilik ve avantajlar getirmiştir. Müşteri ismine saklama yönteminin hak sahipleri adına getirdiği en önemli Müşteri kod numaraları ile yapılan saklamada aracı kurum, her müşterisi için bir kod tanımlaması yapar. Müşteri kod numarası müşterinin aracı kurumdaki hesap numarası ile aynıdır. Müşterilere ait hesaplarda bulunan menkul kıymetlerin aracı kurumlara ait olduğu kabul edilerek, aracı kurumun alacaklıları tarafından haczedilmeleri gibi olumsuz sonuçlar devam etmiştir. Sermaye Piyasası Kurulu nun 1996 / 14 sayılı Haftalık Bülteni. Sermaye Piyasası Kurulu nun tarih ve 27 / 1546 sayılı kararı (Sermaye Piyasası Kurulu nun 1997 / 40 sayılı Haftalık Bülteni). Sermaye Piyasası Kurulu Haftalık bültenleri için bkz. Bkz. TAKASBANK ın tarihinde yayınladığı 178 ve 179 nolu Genel Mektuplar. Sermaye Piyasası Kurulu nun tarihli ve 46 sayılı toplantısında hazırlık çalışmaları tamamlanan Müşteri İsmine Saklama yönteminin tarihi itibariyle uygulanmaya başlanmasına karar verilmiştir. TAKASBANK, 1999 Faaliyet Raporu, s. 10. Merkezi Kayıt Kuruluşu nun, müşteri ismine saklama yöntemini seçmesi hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 3, II, D. Ayrıca bkz. Acır, s

64 yenilik, hak sahiplerinin kendi hesapları üzerinde doğrudan işlem yapabilmeleridir. Ancak hak sahiplerinin sermaye piyasası araçlarına ilişkin yapabilecekleri işlemler sınırlıdır 305. Hak sahipleri merkezi kaydi sistemi kullanarak (bilgi edinme dışında) sadece blokaj işlemi 306 yapabilmektedirler. Sermaye piyasası araçlarına ilişkin diğer işlemler ise, ancak aracı kuruluşlar (veya diğer üyeler) vasıtasıyla yapılabilmektedir 307. II. KAYDİ SİSTEME GEÇİŞ SÜRECİ Sayıları milyonları bulan sermaye piyasası araçlarının güvenle saklanabilmesi, bunlara ilişkin işlemlerin hızlı ve güvenilir bir şekilde gerçekleştirilebilmesi ve tedavül kolaylığının sağlanabilmesi için 308 günün ihtiyaçları da göz önünde bulundurularak bir takım rasyonalizasyon çalışmaları yapılmıştır 309. Sermaye piyasası araçlarının saklanmasına ilişkin yapılan bu rasyonalizasyon çalışmaları sonucunda, çeşitli yeni saklama sistemleri geliştirilmiştir. Yapılan rasyonalizasyon çalışmaları çerçevesinde, günün ihtiyaçlarına çözüm olarak, sermaye piyasası araçlarının saklanması açısından geliştirilen en son saklama sistemi kaydi sistemdir 310. Sermaye piyasası araçları açısından merkezi bir saklama sistemi olan kaydi sistem, günün gerektirdiği ihtiyaçların bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır 311. Kaydi sisteme geçilmeden önce ise, yine günün gerektirdiği ihtiyaçları karşılayabilmek amacıyla sermaye piyasası araçlarının saklanması için farklı saklama sistemleri uygulanmıştır. Bu saklama sistemleri, kapalı saklama, açık saklama, münferit saklama, toplu saklama ve toplu senet sistemleridir Yatırımcının kaydi sistem aracılığıyla doğrudan yapabileceği işlemler hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 7, V Sermaye piyasası aracına ilişkin hak sahibinin yapabileceği blokaj işlemleri için bkz. İkinci Bölüm, 7, V, D. Yatırımcılara blokaj işlemi yapma yetkisinin verilmesinin sebebi, aracı kurumların maddi açıdan zor duruma düşmeleri halinde müşterilerine ait sermaye piyasası araçlarını izinsiz kullanmalarını önlemek ve aracı kurumlarda çalışan kötüniyetli personelin suiistimallerinin önüne geçmektir. Bjerre / Rocks, Investment Securities, s. 6. Acır, s Ergincan, Dünya ve Türkiye, s Bjerre / Rocks, Investment Securities, s. 2. Söz konusu sistemlerin uygulandığı dönemlere ilişkin ayrıntılı bilgi için bkz. Turanboy, Varakasız, s. 5 vd. 63

65 A. Kapalı Saklama Sistemi Kapalı saklama 313, sermaye piyasası araçlarının kapalı bir araç (kutu, zarf, torba vs.) içinde saklanmak üzere saklama kuruluşuna (saklayana) tevdi 314 edildiği bir saklama sistemidir 315. Kapalı saklama sisteminde saklama kuruluşu, saklama konusu olan şey kendisine kapalı bir araç içinde tevdi edildiği için sakladığı şeyin ne olduğunu tam olarak bilmemektedir. Diğer bir ifade ile saklama kuruluşu kapalı aracın içinde bulunan şeyin mahiyeti hakkında bilgi sahibi değildir. Bu nedenle kapalı saklama sisteminde saklama kuruluşunun görevi kapalı aracın içinde bulunan sermaye piyasası aracını saklamak değil, kendisine tevdi edilen kapalı aracı (içinde bulunan şeylere de zarar gelmeyecek şekilde) saklamaktır. Kapalı saklama sisteminde amaç sermaye piyasası araçlarının sadece saklanmasıdır. Diğer bir ifade ile kapalı saklama sisteminde amaç sermaye piyasası araçlarının dış etkenlerden korunabilmesidir. Saklama sayesinde sermaye piyasası araçları, kaybolma, yıpranma ve çalınma gibi dış etkenlerin tehdidinden korunabilmektedir 316. Sermaye piyasası araçlarının varlığını tehdit eden etkenler engellenebilmektedir. Kapalı saklama sisteminde amacın sadece saklama olmasının bir sonucu olarak sermaye piyasası araçlarının idaresine ilişkin işlemler saklamanın amaçları içerisinde yer almamaktadır 317. Dolayısıyla kapalı saklama sisteminde saklatan (yatırımcı), saklama kuruluşundan sermaye piyasası araçlarının idaresini isteyememektedir 318. Nitekim kapalı saklama sisteminde saklama kuruluşunun sermaye piyasası araçlarını idare etmesi mümkün değildir. Çünkü saklama kuruluşu sakladığı şeyin ne olduğunu tam olarak bilmemektedir. Bu nedenle sermaye piyasası araçlarına ilişkin mali ve yönetimsel hakların kullanılması saklama kuruluşu tarafından yerine getirilememektedir Kapalı Saklama kavramı, uluslar arası literatürde Verschlossenes Depot olarak anılmaktadır. Sermaye piyasası araçları açısından bir saklama çeşidi olan kapalı saklama Kapalı Tevdi olarak da anılmaktadır. Kapalı tevdi kavramının kullanılmasını tercih eden yazarlar için bkz. Tekinalp, Banka Hukuku, N ; Battal, Bankaların Sorumluluğu, s. 271; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 21; Acır, s. 17. Kapalı saklama kavramının kullanılmasını tercih eden yazarlar için bkz. Turanboy, Varakasız, s Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s. 3; Turanboy, Varakasız, s. 5 6; Battal, Bankaların Sorumluluğu, s. 271; Haselçin, Kaydi istem, s. 21. Norman, s Norman, s Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s. 4; Turanboy, Varakasız, s. 6; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 22. Turanboy, Varakasız, s

66 Kapalı saklama sisteminde saklanan sermaye piyasası araçlarının mülkiyeti tamamen saklatana (yatırımcıya) aittir 320. Saklayan saklama kuruluşunun tek görevi, kapalı araç içerisinde kendisine tevdi edilen şeyleri (sermaye piyasası araçlarını) sözleşme hükümlerine göre saklamak ve sözleşme sonunda aynen iade etmektir 321. Kapalı saklama sisteminde saklama sözleşmesinin hukuki niteliğinin genellikle adi vedia 322 sözleşmesi olduğu kabul edilmektedir 323. Çünkü saklanan sermaye piyasası araçlarının mülkiyeti saklatana aittir 324. Ayrıca saklayanın, kural olarak, saklanan sermaye piyasası araçlarını kullanma yetkisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla kapalı saklama sisteminde saklama sözleşmesine, kural olarak, adi vedia sözleşmesine ilişkin hükümler uygulanmalıdır. Ancak uygulamada saklama kuruluşuna verilen bazı yetkiler başta vekâlet sözleşmesi olmak üzere diğer sözleşme türlerine ilişkin hükümlerin de uygulanması sonucunu doğurabilir 325. B. Açık Saklama Sistemi Açık saklama 326, sermaye piyasası araçlarının kapalı bir araç (kutu, zarf, torba vs) içinde olmaksızın açık olarak saklama kuruluşuna tevdi 327 edildiği bir saklama Turanboy, Varakasız, s. 6. Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s. 4; Haselçin, Kaydi Sistem, s sayılı BK nın saklama sözleşme türlerinin düzenlendiği 19. babının başlığı vedia dır. Ancak bu başlık altında sadece vedia sözleşmesi değil, diğer saklama sözleşmesi türleri de düzenlenmektedir. Bu nedenle doktrinde vedia sözleşmesi ile usulsüz tevdi sözleşmesini ayırt etme adına vedia sözleşmesi, adi vedia ya da alelade vedia; usulsüz tevdi sözleşmesi ise usulsüz vedia olarak isimlendirilmektedir. Bu çalışma kapsamında kullanılan vedia sözleşmesi kavramı ile tüm saklama sözleşmesi türleri; adi vedia ya da diğer bir kullanım olan alelade vedia sözleşmesi kavramı ile ise sadece vedia sözleşmesi kastedilmektedir sayılı BK ise Saklama Sözleşmeleri başlığını taşıyan 14. bölümünde (m.561 vd) değişik saklama sözleşmesi türlerine yer vermiş ve saklama sözleşmesi ifadesini açıkça kullanmıştır. Tekinalp, Banka Hukuku, N ; Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s. 4; Turanboy, Varakasız, s. 5, dn. 3; Battal, Bankaların Sorumluluğu, s. 271; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 22; Acır, s Kapalı saklamada saklama sözleşmesinin hukuki niteliğinin adi vedia olarak belirlenmesinde saklanan sermaye piyasası araçlarının mülkiyetinin saklatana ait olması yatmaktadır. Aksi takdirde saklama sözleşmesinin hukuki niteliğinin usulsüz tevdi sözleşmesi olması gündeme gelebilirdi. Bu konuda ayrıntılı bilgi için bkz. Üçüncü Bölüm, 8, V ve VI. Tekinalp, Banka Hukuku, N ; Battal, Bankaların Sorumluluğu, s Açık Saklama kavramı, uluslar arası literatürde Offenes Depot olarak anılmaktadır. Sermaye piyasası araçları açısından bir saklama çeşidi olan açık saklama Açık Tevdi olarak da anılmaktadır. Açık tevdi kavramının kullanılmasını tercih eden yazarlar için bkz. Haselçin, Kaydi sistem, s. 22; Battal, Bankaların Sorumluluğu, s Açık saklama kavramının kullanılmasını tercih eden yazarlar için bkz. Turanboy, Varakasız, s

67 sistemidir 328. Açık saklama sisteminde sermaye piyasası araçları açık olarak saklama kuruluşuna tevdi edildiği için saklama kuruluşu, sakladığının ne olduğunu bilmektedir 329. Saklama kuruluşu sakladığı sermaye piyasası araçlarının tüm özellikleri hakkında bilgi sahibidir. Açık saklama sisteminde saklamanın temel amacı sermaye piyasası araçlarının dış etkenlerden korunmasıdır 330. Açık saklama sayesinde sermaye piyasası araçları kaybolma, yıpranma ve çalınma riskine karşı korunmaktadır. Bununla birlikte açık saklamanın amaçlarından birisi de sermaye piyasası araçlarının saklama kuruluşu tarafından idaresidir 331. Bu nedenle açık saklama sisteminde saklatan (yatırımcı) sermaye piyasası araçlarına ilişkin haklarının kendi adına saklama kuruluşu tarafından kullanılmasını isteyebilir 332. Dolayısıyla açık saklama sisteminde sermaye piyasası araçları hem varlıklarını tehdit eden dış etkenlerden korunmakta hem de bunlara ilişkin haklar etkin ve güvenli bir şekilde kullanılabilmektedir. Saklama kuruluşunun sermaye piyasası araçlarını idaresi ile kast edilen, saklama kuruluşunun sakladığı sermaye piyasası araçlarının sahibine verdiği hakları saklatan adına takip etmesidir. Sermaye piyasası araçlarına ilişkin hem olağan hem de olağanüstü idare işleri, saklama kuruluşu tarafından yerine getirilebilir 333. Vadesi gelen faiz ve kar payının tahsili ile sermaye piyasası aracına ilişkin meydana gelen değişikliklerden malikin haberdar edilmesi olağan idare işleri kapsamındadır. Sermaye artırımına katılmak, rüçhan haklarını kullanmak ve sermaye piyasası aracının değiştirilmesine ilişkin işlemler ise, olağanüstü idare işleri kapsamındadır 334. Açık saklama sisteminde saklanan sermaye piyasası araçlarının mülkiyeti saklatana aittir. Ancak saklanan sermaye piyasası araçlarına ilişkin bazı hakların kullanılması saklama kuruluşu tarafından yerine getirilebilir. Açık saklama sisteminde saklama kuruluşu Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s. 3; Tekinalp, Banka Hukuku, N ; Turanboy, Varakasız, s. 6; Battal, Bankaların Sorumluluğu, s Turanboy, Varakasız, s. 6; Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s. 3; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 22. Norman, s Turanboy, Varakasız, s. 6; Battal, Bankaların Sorumluluğu, s Norman, s. 314; Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s. 3. Battal, Bankaların Sorumluluğu, s. 272; Acır, s. 18. Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s. 3; Haselçin, Kaydi Sistem, s

68 sermaye piyasası araçlarını sınıflandırarak saklamaktadır 335. Saklama sözleşmesi sonunda saklama kuruluşu sermaye piyasası araçlarını, saklama sözleşmesinin niteliğine göre aynen 336 ya da mislen 337 iade etmek zorundadır. Açık saklama sisteminde saklama kuruluşundan sermaye piyasası araçlarının idaresi de istenebildiği için saklama kuruluşu ile yapılan sözleşme salt bir saklama sözleşmesi değildir. Açık saklama sisteminde saklama sözleşmesinin hukuki niteliği saklama kuruluşuna verilen yetkilere göre farklılık göstermektedir 338. Saklama kuruluşunun sermaye piyasası araçlarına ilişkin olağan idare yetkisi 339 varsa, saklama sözleşmesi, vedia ve vekâlet sözleşmelerinden oluşan karma bir sözleşme niteliğindedir 340. Saklama kuruluşunun olağanüstü idare yetkisine 341 sahip olduğu saklama sözleşmesinde, saklama kuruluşunun alım ve satım yetkisi de bulunmaktadır 342. Bu nedenle saklama kuruluşunun olağanüstü yetkilere sahip olduğu saklama sözleşmesi, vedia, vekâlet ve komisyon 343 sözleşmelerinden oluşan karma bir sözleşme niteliğindedir Haselçin, Kaydi Sistem, s. 22; Açık saklamanın bir çeşidi olan münferit saklamada saklama kuruluşu sermaye piyasası aracını aynen teslim etmek zorundadır. Bkz. Birinci Bölüm, 2, II, C. Açık saklamanın bir çeşidi olan toplu saklamada saklama kuruluşu sermaye piyasası aracını aynen teslim etmek zorunda olmayıp, mislen iade yapabilir. Diğer bir değişle saklama kuruluşu saklama için kendine tevdi edilen sermaye piyasası aracı yerine aynı tür ve özellikte olan ve sahibine aynı hakları veren başka bir sermaye piyasası aracı teslim edebilir. Bkz. Birinci Bölüm, 2, II, D. Saklama sözleşmesi içeriğindeki farklılığın saklama sözleşmesinin hukuki niteliğine etkisi hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Manavgat, Çağlar, Menkul Kıymetlerin Merkezi Saklanmasında Kullanılan Yöntemin Sözleşmenin Hukuki Niteliğine Etkisi, Batider, Y. 1996, C. XVIII, S. 4, s Sermaye piyasası araçlarının saklanması açısından saklama kuruluşuna verilecek olağan yönetim yetkisi; vadesi gelen faiz ve kar payı kuponlarının getirilerinin tahsili ve tevdi edilen sermaye piyasası araçlarında meydana gelen gelişmelerden sahibinin haberdar edilmesini kapsamaktadır. Bkz. Acır, s. 18. Aynı yönde bkz. Tekinalp, Banka Hukuku, N ; Battal, Bankaların Sorumluluğu, s. 272; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 22; Acır, s. 19. Sermaye piyasası araçlarının saklanması açısından saklama kuruluşuna verilecek olağanüstü idare yetkisi; olağan idare yetkilerinin yanı sıra yeni pay alma haklarının kullanılması ve tevdi edilen sermaye piyasası araçlarının değiştirilmesi işlemlerini kapsamaktadır. Bkz. Acır, s Battal, Bankaların Sorumluluğu, s İsviçre Federal Mahkemesi aldığı kararlar ile karma sözleşmenin içerisinde komisyon sözleşmesinin de yer aldığını açıkça belirtmiştir. Bir karara konu olan olayda müşteri, hesabına gelecek para ile menkul kıymet almasını ve bu portföyü yönetmesini istemiştir. Sözleşmeye göre menkul kıymetlerin seçimi, alımı ve satımı tamamen bankanın serbest takdirine bırakılmış durumdadır. Daha sonraki süreçte müşteri, bankaya herhangi bir talimat vermemiştir. Belirli bir süre sonra müşteri, parasının yarısının bitip gittiğini tespit ederek tazminat davası açmıştır. İsviçre Federal Mahkemesi komisyon hukukunun ön planda olduğunu gerekçesiyle bankanın özen yükümünü yerine getirdiğine karar vermiştir. (BGE 94 II 169, BGE 101 II 21, bkz. Tekinalp, Banka Hukuku, N , N dn ). 67

69 Açık saklama sistemi önce münferit saklama şeklinde uygulanmaya başlanmıştır. Daha sonra günün gelişen ihtiyaçlarına cevap verememesi nedeniyle toplu saklama şeklindeki uygulamaya geçilmiştir. C. Münferit Saklama Sistemi Münferit saklama 345, bir sermaye piyasası aracının, saklama kuruluşu tarafından türüne, özelliğine ve hamilinin adına göre diğer sermaye piyasası araçlarından ayrı olarak saklandığı bir saklama sistemidir 346. Münferit saklama sisteminde, kural olarak, sermaye piyasası araçlarının aynen saklanması yöntemi 347 uygulanmaktadır. Münferit saklama sisteminde, sermaye piyasası aracı, malikinin adına varsa seri ve tertip numaralarıyla birlikte, aynı özellikte olsa bile, diğerleri ile karıştırılmadan saklanmaktadır. Hatta saklanan sermaye piyasası aracına ilişkin kar payı ve faiz gibi haklar da ayrı olarak takip edilmektedir 348. Bir müşteriye ait olan aynı özellik ve türdeki sermaye piyasası araçları bile ayrı ayrı saklanmaktadır. Bu şekliyle münferit saklama sisteminde müşteri ismine saklama yönteminin 349 ötesinde, sermaye piyasası aracı bazında saklama yöntemi uygulanmaktadır. Münferit saklama sisteminde saklanan sermaye piyasası aracının maliki saklatandır. Ancak saklama kuruluşu, saklatan tarafından yetkilendirilmek şartıyla, saklatan adına bazı hakları kullanabilir 350. Sermaye piyasası aracının idaresi saklayana bırakılabilir. Bu durumda saklayan kuruluş, saklatanla aralarındaki sözleşme hükümleri çerçevesinde vadesi gelen kar payı ve faiz ödemelerini tahsil edebilir ve bu ödemeleri saklatan adına kullanabilir 351. Ancak fiziki olarak ve diğerlerinden ayrı olarak saklanan bir sermaye piyasası aracına ilişkin yönetimsel ve malvarlıksal hakların saklayan tarafından idaresi oldukça güçtür 352. Çünkü saklama kuruluşu her bir sermaye piyasası aracı ve bu sermaye Aynı yönde bkz. Tekinalp, Banka Hukuku, N ; Battal, Bankaların Sorumluluğu, s. 275; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 22; Acır, s. 19. Münferit Saklama kavramı, uluslar arası literatürde Sonderverwahrung olarak anılmaktadır. Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s Aynen Saklama Yöntemi hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 2, I, C, 1. Turanboy, Varakasız, s. 6 Müşteri İsmine Saklama Yöntemi hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 2, I, C, 4. Urkan, Ayni Hak Tesisi, s. 8. Tekinalp, Banka Hukuku, N vd. Urkan, Ayni Hak Tesisi, s

70 piyasası araçları üzerindeki kar payı ve faiz gibi kuponlar hakkında fiziki olarak ayrı bir işlem yapmak zorundadır. Münferit saklama sisteminde saklanan sermaye piyasası araçlarının herhangi bir nedenle kullanılabilmesi için bunların saklandıkları yerden çıkarılmaları ve kullanıldıktan sonra tekrar yerlerine konulmaları gerekmektedir. Bu nedenle herhangi bir kişiye ait sermaye piyasası aracının diğerleri (hem kendisine ait olanlar hem de başkasına ait olanlar) ile karıştırılmaması için özel özen gösterilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla bu saklama sistemi, saklama kuruluşu açısından zor ve zahmetli; saklatan açısından ise, masraflı bir sistemdir 353. Sermaye piyasalarındaki gelişmelere paralel olarak sermaye piyasası araçlarının çeşitlerinin ve bunlara ilişkin işlem hacimlerinin artması, sayısı milyarlara ulaşan sermaye piyasası araçlarını birbirinden ayrı olarak saklamak için gerekli finansal kaynak ve işgücünü karşılamanın imkânsız hale gelmesi ve saklama hizmetlerini yerine getirmek için harcanan emek ve zamanın başa çıkılamaz hale gelmesi, sermaye piyasası araçlarının saklanması açısından daha rasyonel önlemlerin alınması çabalarını başlatmıştır 354. Bu çabalar çerçevesinde münferit saklama sistemi yerine yine bir açık saklama sistemi olan toplu saklama sisteminin uygulanmasına geçilmiştir. D. Toplu Saklama Sistemi Toplu saklama 355, sermaye piyasası araçlarının tür ve özellikleri ile sahibine verdiği haklara göre belli kategorilere ayrıldığı ve aynı kategorideki sermaye piyasası araçlarının birlikte saklandığı bir saklama sistemidir 356. Toplu saklama sisteminde, kural olarak, sermaye piyasası araçlarının mislen saklanması yöntemi 357 uygulanmaktadır. Toplu saklama sistemi ihtiyaçların sonucu ortaya çıkan bir sistemdir. Sermaye piyasası araçları açısından günlük işlem hacminin arttığı modern ekonomi, bu araçların malik (yatırımcı) bazında ya da sermaye piyasası aracı bazında değil, özellik ve tür bazında saklanması zorunluluğunu getirmiştir Tekinalp, Banka Hukuku, N Haselçin, Kaydi Sistem, s. 24. Sermaye piyasası araçlarının saklanması açısından alınan rasyonel önlemler hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s. 5 vd. Toplu Saklama kavramı, uluslar arası literatürde Sammelverwahrung olarak anılmaktadır. Yılmaz, s. 32; Ergincan, Dünya ve Türkiye, s Mislen Saklama Yöntemi hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. 2, I, C, 2. Turanboy, Varakasız, s

71 Toplu saklama sisteminde önemli olan sermaye piyasası araçlarının malikleri değil, tür ve özellikleri ile sahibine verdiği haklardır. Bu nedenle aynı kategoride sayılan sermaye piyasası araçları saklama kuruluşu tarafından birbirine karıştırılarak birlikte saklanabilmektedir 359. Örneğin aynı anonim şirkete ait, sahibine aynı hakları veren, aynı tür ve özellikte olan, fakat farklı kişilere ait olan hisse senetleri aynı kategoride değerlendirilerek birbirine karıştırılarak saklanabilmektedir 360. Bu çerçevede değerlendirildiğinde toplu saklama, aynı ihraççı tarafından ihraç edilip, aynı tür ve özellikte olan ve sahibine aynı hakları veren sermaye piyasası araçlarının hamilleri (hak sahipleri) adına tasnif edilmeksizin birbirine karıştırılarak toplu olarak saklandığı bir saklama sistemidir 361. Toplu saklama sisteminde sermaye piyasası araçlarının misli nitelikte olma 362 özelliklerinden 363 yararlanılmaktadır 364. Bunun bir sonucu olarak saklama kuruluşuna saklanmak üzere teslim edilen sermaye piyasası araçları ile daha sonra saklama sözleşmesi sonunda geri alınan sermaye piyasası araçları bire bir aynı olmayabilir 365. Ancak saklama kuruluşuna teslim edilen sermaye piyasası araçları ile saklama sözleşmesi sonunda geri alınan sermaye piyasası araçları 366 aynı adet, tür ve özellikte olmalı ve sahibine aynı hakları vermelidir Göksoy, s Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s. 6. Sevi, s. 226; Turanboy, Varakasız, s. 15. Misli nitelikte olma özelliği çerçevesinde değerlendirildiğinde, anonim şirketlerin hamiline yazılı payları misli niteliktedir ve toplu saklamaya en uygun sermaye piyasası aracıdır. Anonim şirketlerin nama yazılı payları ise, nitelik olarak toplu saklamaya tam olarak uygun değildir. Bununla birlikte nama yazılı paylar beyaz ciro ile devredilerek (hamiline yazılı pay gibi tedavül gücü kazandırılarak) toplu saklamaya uygun hale getirilebilir. Nitekim İMKB Kotasyon Yönetmeliği nin 9. maddesi uyarınca kotasyon için, nama yazılı hisse senetlerinin bulunması durumunda bu senetlerin devir ve temlikinde beyaz cironun kabul edildiğine dair yönetim kurulu kararının İMKB ye ibraz edilmesi zorunludur. Bu çerçevede değerlendirildiğinde ise, sadece gerçek (rekta) nama yazılı paylar ile bağlı nama yazılı payların nitelik olarak toplu saklamaya uygun olmadığı söylenebilir. Sermaye piyasası araçlarının önemli bir türü olan menkul kıymetlerin misli nitelikte olma özelliği hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 1, I, A, 2, a. Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s. 6; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 24; Turanboy, Varakasız, s. 14; Özkul, s. 14. Aynı yönde bkz. Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s. 7; Ayhan, s. 68; Urkan, Ayni Hak Tesisi, s. 9. Esas itibariyle burada sermaye piyasası araçlarının fiziki olarak teslimi söz konusu olmayabilir. Özellikle kaydi sisteme geçilmesiyle sermaye piyasası araçlarının kaydi teslimi, bir başka ifade ile elektronik ortamdaki kayıtlar arası intikali söz konusudur. Bkz. Aykın, s Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s. 6; Turanboy, Varakasız, s. 14; Sevi, s

72 Toplu saklama sisteminde sermaye piyasası araçlarını saklama kuruluşuna teslim eden yatırımcıların sermaye piyasası araçları üzerindeki mülkiyet hakları sona ermemektedir. Çünkü saklatan, sadece sermaye piyasası araçlarının vasıtasız zilyetliğini saklama kuruluşuna devretmektedir. Dolayısıyla saklanmak üzere teslim edilen sermaye piyasası araçlarının mülkiyeti saklatana (yatırımcıya) aittir. Saklanan sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemler de hak sahipleri (saklatan yatırımcılar) tarafından, söz konusu mülkiyet hakkına dayanılarak yapılmaktadır 368. Ancak işlemler, bizzat senet üzerinde veya senedin el değiştirmesi ya da senedin yerinin değiştirilmesi şeklinde değil, saklama kuruluşu nezdindeki hesaplar üzerinde yapılan değişiklikle kaydi olarak gerçekleştirilmektedir 369. Aynı tür ve özellikte olup sahibine aynı hakları verdiği için aynı kategoride olan ve birlikte saklanan sermaye piyasası araçları bir yığın kitle oluşturur. Bu yığın kitle üzerinde sermaye piyasası aracı maliklerinin müşterek mülkiyet hakkı söz konusudur 370. Malikler arasındaki müşterek mülkiyet ilişkisinin dayanağı sözleşmenin içeriğine göre farklılık gösterir. Sermaye piyasası aracını saklanmak üzere tevdi eden kişi saklama kuruluşuna sermaye piyasası araçlarının diğer sermaye piyasası araçlarıyla karıştırılabilmesi konusunda açıkça yetki vermişse, müşterek mülkiyet ilişkisi 818 sayılı BK nın 475. maddesine 371 dayanır 372. Saklama kuruluşuna tevdi eden kişi sermaye piyasası araçlarının diğer sermaye piyasası araçlarıyla karıştırılmasına açıkça izin vermemişse, Turanboy, Varakasız, s. 9; Toplu saklamanın kıymetli evraktaki hakkın senetsiz devredilemeyeceği ve hakkın senetsiz dermeyan edilemeyeceği unsurlarını bertaraf ettiği yönünde bkz. Vural, s. 1. Ayrıntılı bilgi için bkz. Harley, David Murray, Central Depository System for Securities, Canadian Business Law Journal , S. 7, s. 306 vd. Aynı yönde bkz. Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s. 7; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 26; Turanboy, Varakasız, s. 24 vd.; Ergincan, Dünya ve Türkiye, s. 171; Sevi, s. 277; Yılmaz, s. 33. Ardiye sözleşmesine ilişkin 818 sayılı BK nın 475. maddesi şu şekildedir: Ardiye sahibi sarahaten mezun olmadıkça aynı nevi ve vasıftan bulunan misli şeyleri birbirine karıştıramaz. Mezuniyete binaen karıştırılan eşya üzerinde her mudi, hakkiyle mütenasip bir hisse talep edebilir. Bu takdirde ardiye sahibi diğerlerinin huzuruna hacet kalmaksızın her mudiin hissesini tefrik edebilir. 818 sayılı BK nın 475. maddesi yerine getirilen 6098 sayılı BK nın 573. maddesi de ardiye sözleşmesine ilişkin benzer bir düzenleme getirmiştir sayılı BK nın 573. maddesine göre; (1) Ardiyeci açıkça yetkili kılınmadıkça, aynı tür ve nitelikteki mislî şeyleri birbirine karıştıramaz. (2) Yetkiye dayanılarak karıştırılan bu gibi şeyler üzerinde, saklatanlardan her biri, hakkıyla orantılı bir pay isteyebilir. (3) Bu durumda ardiyeci, saklatanların birlikte hazır bulunmasına gerek olmaksızın saklatanlardan her birinin payını ayırabilir. Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s. 8 9; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 26; Ergincan, Dünya ve Türkiye, s. 171; Göksoy, s İsviçre hukuku açısından toplu saklatanlar arasındaki müşterek mülkiyet ilişkisine dayanak gösterilen İsviçre Borçlar Kanunu nun 484. maddesinin 818 sayılı BK nın 475. maddesine karşılık geldiği konusunda bkz. Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s

73 müşterek mülkiyet ilişkisi Medeni Kanun un 776. maddesine 373 dayanır 374. Ayrıca sözleşmenin veya saklatanın irade beyanının hükümsüz olması ya da sakatlanması halinde de saklama kuruluşu, Medeni Kanun un 776. maddesine dayanarak sermaye piyasası araçlarını karıştırarak saklayabilir 375. Toplu saklama sisteminde sermaye piyasası araçlarının malikleri arasındaki müşterek mülkiyet ilişkisi klasik manadaki müşterek mülkiyet ilişkisinden farklıdır. Çünkü sermaye piyasası araçları sahiplerinin müşterek mülkiyet hakkı, (aynı tür ve özellikte olup birlikte saklanan) sermaye piyasası araçları tarafından oluşturulan yığın kitle üzerindeki müşterek mülkiyet hakkı değildir. Bunun sebebi Türk Hukuku nda ayni hakkın ancak münferit eşya üzerinde kurulabilmesidir 376. Aynı tür ve özellikte olduğu için aynı kategoride sayılarak birlikte saklanan sermaye piyasası araçlarının oluşturduğu yığın kitle ise, münferit eşya değil, eşya birliği 377 dir 378. Dolayısıyla tek tek sermaye piyasası aracı sahipleri aynı kategori içerisinde yer alan her bir sermaye piyasası aracı üzerinde müşterek mülkiyet hakkına sahiptir 379. Örneğin, toplu saklamada aynı tür ve özellikte olduğu ve aynı hakları verdiği için aynı kategoride sayılarak birlikte saklanan aynı şirkete ait olan adet hisse senedi olduğunu varsayalım. Bu hisse senetlerinden her hangi 10 tanesine sahip olan kişi, her bir münferit hisse senedi üzerinde 10 / oranında müşterek mülkiyet hakkına sahiptir 380. Yukarıda verilen özellikleri nedeniyle toplu saklamada sermaye piyasası aracı malikleri arasındaki müşterek mülkiyet ilişkisi, Medeni Kanun un 688. maddesi ve Karışma ve birleşmeye ilişkin Medeni Kanun un 776. maddesi şu şekildedir. (1) Birden çok kişinin taşınır malları önemli bir zarara uğratılmadan veya aşırı bir emek ve para harcanmadan ayrılmayacak şekilde birbiriyle birleşmiş veya karışmışsa o kişiler, yeni şey üzerinde kendi taşınırlarının birleşme veya karışma zamanındaki değerleri oranında paylı mülkiyete sahip olurlar. (2) Bir taşınır diğer bir taşınırla onun ikincil nitelikte bütünleyici parçası olacak şekilde karışır veya birleşirse; eşyanın tamamı, ana parçanın malikine ait olur. (3) Tazminat ve sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakları saklıdır. Haselçin, Kaydi Sistem, s. 26; Ergincan, Dünya ve Türkiye, s. 171; Göksoy, s Göksoy, s. 193; Ergincan, Dünya ve Türkiye, s Bkz. Oğuzman / Seliçi / Oktay-Özdemir, s. 10. Eşya birliği, birden fazla eşyanın ortak bir amacı gerçekleştirmek ve ekonomik bir bütün oluşturmak üzere bir araya gelmesidir. Bkz. Ayan, Eşya Hukuku, s ; Oğuzman / Seliçi / Oktay- Özdemir, s. 9. Haselçin, Kaydi Sistem, s. 26; Turanboy, Varakasız, s. 25; Sevi, s Meier Hayoz, s. 393; Turanboy, Varakasız, s ; Haselçin, Kaydi Sistem, s.26; Sevi, s Handschin, s. 28; Meier Hayoz, s. 393; Turanboy, Varakasız, s. 26; Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s

74 devamında düzenlenen müşterek mülkiyetten farklı, daha gevşek, şekli değişmiş, kendine özgü özellikleri olan, sui generis bir müşterek mülkiyet ilişkisidir 381. Türk hukuku açısından ayni haklar sınırlı sayıda numerus clausus 382 olduğu için 383 toplu saklamadaki bu sui generis müşterek mülkiyet hakkı bazı yazarlarca kabul edilmemektedir 384. Sui generis müşterek mülkiyet ilişkisini kabul edenler ise, toplu saklamadaki müşterek mülkiyet ilişkisinin dayanağı olarak gösterilen 818 sayılı BK nın 475. maddesine kaynaklık eden İsviçre Borçlar Kanunu nun 484. maddesinde, bu tür sui generis müşterek mülkiyete izin verildiğini, dolayısıyla genel ilkelere bir aykırılık olmadığını ileri sürmektedir 385. Kanaatimizce buradaki tartışma, uygulamadaki ihtiyaçlar nedeni ile doğan sermaye piyasası araçlarının malikleri arasında müşterek mülkiyet ilişkisinin olduğunu kabul etme çözümünün teorik temele oturtulmaya çalışılmasından kaynaklanmaktadır. Sermaye piyasası araçlarının toplu saklama sistemi ile saklanması kabul edilmişse, bu araçların sahipleri arasındaki ilişkileri düzenlemek açısından müşterek mülkiyet ilişkisinin de kabul edilmesi yerinde bir çözümdür 386. Nitekim ardiye sözleşmesinde tevdi olunan eşyanın diğeriyle karıştırılmasına izin veren hüküm (818 sayılı BK. m.475; 6098 sayılı BK. m.573), soruna çözüm getirmektedir. Bu hükme göre; ardiye sahibi açıkça yetkilendirilmişse saklanmak üzere kendisine tevdi edilen aynı tür ve özellikteki misli eşyayı birbirine karıştırarak saklayabilmektedir 387. Ayrıca karıştırılarak saklanan eşya üzerinde her hak sahibi, hakkıyla orantılı bir hisseye sahiptir. Herhangi bir hak sahibi kendi hissesini talep ettiğinde, saklayan diğer hak sahiplerine gerek olmadan o kişinin hissesini diğerlerinden ayırarak teslim edebilir. Dolayısıyla ardiye sözleşmesine ilişkin karıştırarak Handschin, s ; Turanboy, Varakasız, s. 26; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 26; Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s. 7 8; Sevi, s. 277 dn Numerus clausus; sınırlı sayı, kapalı adet anlamında kullanılmaktadır. Belirli sayıda olup, sayılanlardan başkasının kabul edilmemesidir. Bkz. Yılmaz, Hukuk Sözlüğü, s. 474, s Ayni hakların sınırlı sayıda olması, yasaca öngörülen ayni hak kalıpları dışında yeni ve değişik ayni hak modelleri yaratılamayacağını; mevcut tiplere yeni ve değişik içeriklerde kazandıramayacağını; ayni haklar hukukunda sözleşme hukukunun serbestlik ilkesine yer olmadığını ifade etmektedir. Bkz. Hatemi / Serozan / Arpacı, Eşya Hukuku, s. 24. Meier Hayoz, s. 393; Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s. 8; Turanboy, Varakasız, s ; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 26 Handschin, s. 28; Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s. 8; Turanboy, Varakasız, s ; Haselçin, Kaydi Sistem, s ; Manavgat, Merkezi Saklama, s Toplu saklamada sermaye piyasası araçları sahipleri arasındaki ilişkinin müşterek mülkiyet ilişkisi olduğu yönünde bkz. Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s.7; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 26; Turanboy, Varakasız, s. 24 vd. Aynı yönde bkz. Göksoy, s

75 saklama yetkisi veren hüküm (818 sayılı BK. m.475; 6098 sayılı BK. m.573), toplu saklatanlar arasındaki müşterek mülkiyet ilişkisine dayanak teşkil ettiği gibi, kendi hissesini talep eden sermaye piyasası aracı sahibine teslimat yapılması sorununu da çözmektedir 388. Bu nedenle eğer saklatan açıkça karıştırarak saklama konusunda izin vermişse, sorun Borçlar Kanunu ndaki ardiyeciye ilişkin hükümlere göre çözülmelidir 389. Ancak saklatan açıkça izin vermemişse, sorun Medeni Kanun daki iki malın karışması veya birleşmesine ilişkin 776. maddesine göre çözülmelidir 390. Toplu saklamada sermaye piyasası araçlarının malikleri arasında müşterek mülkiyet ilişkisi olduğu için hukuki işlemler eşya hukukunun müşterek mülkiyet esaslarına göre yapılmalıdır 391. Ancak toplu saklamadaki sermaye piyasası araçlarının devri, taahhüt ve tasarruf işlemleri açısından özellik taşımaktadır. Toplu saklamadaki sermaye piyasası araçlarının devrindeki tasarruf işlemi, fiziki sermaye piyasası araçlarının devrinde olduğu gibi senedin teslimi (zilyetliğinin devri) ile değil 392, sermaye piyasası araçlarının mülkiyetinin hesaptan hesaba kaydi olarak geçirilmesi ile gerçekleşmektedir 393. Toplu saklama sisteminin kendi içinde iki farklı türü bulunmaktadır. Bunlar kurum içinde saklama ve üçüncü kurum nezdinde saklamadır. Sermaye piyasası araçları, saklanması için tevdi edildiği saklama kuruluşunda saklanıyorsa, kurum içinde toplu saklama 394 ; tevdi edilen saklama kuruluşu tarafından saklanmak üzere başka bir kuruma gönderiliyorsa, üçüncü kurum nezdinde toplu saklama söz konusudur 395. Toplu saklama sisteminde saklama işlemi kural olarak Toplu Saklama Bankası 396 aracılığıyla yapılmaktadır. Kurum içi toplu saklamada, müşteriler sermaye piyasası araçlarını doğrudan toplu saklama bankasına götürebilmektedir. Üçüncü kurum nezdinde Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s Sevi, s. 288 Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s. 8; Turanboy, Varakasız, s. 27; Erişgin, s. 171; Sevi, s Turanboy, Varakasız, s. 60. Toplu saklama sisteminin, kıymetli evrakın tanımında yer alan iki önemli unsur olan hakkın senetsiz devredilemeyeceği ve hakkın senetsiz dermeyan edilemeyeceği unsurlarını bertaraf ettiği yönünde bkz. Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s. 11; Vural, s. 1; Ergincan, Dünya ve Türkiye, s Ülgen / Helvacı / Kendigelen / Kaya, s. 30; Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s. 9 10; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 27. Ergincan, Dünya ve Türkiye, s. 171 Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s. 6. Toplu Saklama Bankası kavramı, uluslar arası literatürde Wertpapiersammelbank veya Depository Bank olarak anılmaktadır. 74

76 toplu saklamada ise, müşteriler sermaye piyasası araçlarını banka ya da aracı kurumlara götürmekte bu kuruluşlar toplu saklama bankası ile muhatap olmaktadır. Bu toplu saklama bankaları her ülkede bir tane olabileceği gibi birden fazla da olabilir. Örneğin toplu saklamanın uygulandığı dönemde Almanya da sekiz tane toplu saklama bankası 397 bulunurken, Fransa da bir tane toplu saklama bankası 398 bulunmaktaydı 399. Aynı dönemde Türkiye de toplu saklama yetkisi ise, sadece bir kuruluşa, TAKASBANK a verilmişti 400. Toplu saklama sisteminde toplu saklama bankasının temel görevi sermaye piyasası araçlarının saklanmasıdır. Bu nedenle saklama bankasının doğrudan müşteri (yatırımcı) ile ya da aracı kuruluşlarla muhatap olması arasında önemli farklar yoktur. Aracı kuruluşların toplu saklama bankası ile muhatap olduğu sistemlerde, müşteri sermaye piyasası araçlarını saklanmak üzere aracı kuruluşuna götürmekte, daha sonra bu kuruluşlar söz konusu sermaye piyasası araçlarını toplu saklama bankasına saklanmak üzere teslim etmektedirler. Bu sistemde aracı kuruluşlar ile müşteri arasındaki ilişkide güven prensipleri esastır. Çünkü saklayan kuruluş aynı olmakla birlikte müşterilerin saklatmak için başvurdukları kuruluşlar farklıdır. Saklatmak için başvurulan kuruluşlar müşterilerin güven anlayışı sonucu belirlenmektedir. Bu sistemde aracı kuruluşların esas fonksiyonları, sermaye piyasası araçlarına ilişkin hakların kullanılmasında ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle de güven ilişkisi oldukça önemlidir. E. Toplu Senet Sistemi Toplu senet 401, aynı tür ve özellikte olan ve sahibine aynı hakları veren misli nitelikteki (birbiri yerine geçebilen) birçok sermaye piyasası aracının fiziki olarak ayrı ayrı senet üzerine basılması yerine bu sermaye piyasası araçlarının tamamını temsil etmek üzere fiziki olarak basılan tek bir senettir Bu saklama bankaları şunlardır: Bayerischer Kassenverein AG, Munich; Berliner Kassenverein AG, Berlin; Frankfurter Kassenverein AG, Frankfurt am Main; Niedersächsischer Kassenverein AG, Hannover; Norddeutscher Kassenverein AG, Hamburg; Wertpapiersammelbank Baden - Württemberg AG, Stuttgart; Wertpapiersammelbank Nordrhein-Westfahlen AG, Duesseldorf. Bu saklama bankası SICOVAM dır. Turanboy, Varakasız, s. 16. Mevcut durumda fiziki sermaye piyasası araçları açısından saklama yetkisi olan tek kuruluş halen TAKASBANK tır. Ancak kaydi sermaye piyasası araçları açısından saklama yetkisi Merkezi Kayıt Kuruluşu na aittir. Toplu Senet kavramı, uluslar arası literatürde Sammel - Globalurkunde, Global Certificates veya Jumbo Certificates olarak anılmaktadır. Bjerre / Rocks, Investment Securities, s

77 Toplu senet sistemi 403 ise, misli nitelikteki birçok sermaye piyasası aracını temsil etmek üzere basılan toplu senetlerin bir veya birkaç yetkili saklama merkezinde saklandığı ve tek bir senette temsil edilen birçok sermaye piyasası aracına ilişkin işlemlerin kaydi olarak yapıldığı bir merkezi saklama sistemidir 404. Sisteme verilen toplu senet ismi birçok sermaye piyasası aracı yerine basılan tek bir senetten gelmektedir. Buradaki toplu senet, bir ihraçtaki (emisyondaki) farklı kişilere ait ve fakat aynı özelliğe sahip tüm hakları temsil eden kıymetli evrak niteliği taşıyan tek bir senettir 405. Toplu senet ile temsil edilen haklar birbirinin yerine geçebilir niteliktedir. Birbirinin yerine geçebilen farklı kişilere ait bu birden çok hakkın tek bir senede bağlanması, hakların bağımsızlığını ortadan kaldırmadığı gibi 406, hakların içeriğine ve kapsamına da bir zarar vermemektedir 407. Toplu senet sistemine, toplu saklama sistemindeki misli nitelikte olan birçok senedin bir arada saklanılmasından zamanla vazgeçilmesi ile ulaşılmıştır 408. Toplu senet sistemine geçilmesi ile birlikte, aynı tür ve özellikte olup sahibine aynı hakları veren, misli nitelikteki, birçok senet yerine bunları temsil eden tek bir toplu senet basılarak sadece bu senedin saklanması yolu tercih edilmiştir. Böylece hem senet basım masrafları hem saklama için gerekli personel ihtiyacı hem de saklanacak yer temini problemlerinin olabildiğince ortadan kaldırılmasına çalışılmıştır 409. Toplu senet sisteminde temel amaç, toplu saklama ile erişilen sistemin korunması ve bunun yanında senet basım ve saklama masraflarının olabildiğince düşürülmesidir. Bununla birlikte toplu senet sistemi ile senetlerin saklanması için gerekli yerden tasarruf edilmesi ve senetlerin tasnifi için gerekli iş gücü ve bu işgücünün getirdiği maliyetlerin düşürülmesi de amaçlanmaktadır 410. Bu çerçevede değerlendirildiğinde sermaye piyasası Toplu senet sistemi hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Ünal, Kaydileştirilmesi, s. 7 vd. Bjerre / Rocks, Investment Securities, s. 3; Urkan, Ayni hak Tesisi, s Aykın, s. 12; Turanboy, Varakasız, s. 37; Sevi, s Turanboy, Varakasız, s Haselçin, Kaydi Sistem, s. 29; Turanboy, Varakasız, s. 37. Toplu saklama sistemi, bütün senetlerin basılması ve saklanmasını devam ettiren bir sistem olduğu için, çok sayıdaki sermaye piyasası araçlarının basım ve saklanmasından doğan masraf, yer ve personel sorunlarına tam bir çözüm getiremediği yönünde bkz. Haselçin, Kaydi Sistem, s. 28. Aynı yönde bkz. Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s. 12; Turanboy, Varakasız, s. 34. Haselçin, Kaydi Sistem, s. 28. Turanboy, Varakasız, s

78 araçlarının saklanması açısından toplu senet sistemi, toplu saklama sisteminin bir devamı, onun bazı dezavantajlarını ortadan kaldırmayı hedefleyen gelişmiş bir versiyonudur. Toplu senet sistemine geçilmesi, sermaye piyasası araçlarının saklanması açısından benimsenen toplu saklama sisteminde var olduğu iddia edilen eşya hukuku prensiplerine aykırılıkları 411 da ortadan kaldırmıştır 412. Bu durum doktrinde toplu senet sistemine geçilmesinin eşya hukukuna ilişkin kurallara uygulanabilirlik kazandırmak dışında - pratik yararları bir yana - teorik bir işlevselliğinin olmadığı yönünde yorumlara neden olmuştur 413. Kanaatimizce sermaye piyasası araçlarının saklanması açısından toplu saklama sisteminden toplu senet sistemine geçilmesinin sebebi, teorik kaygılardan çok pratikte ortaya çıkacağı ümit edilen faydalardır. Ancak toplu senet sistemine geçilmesiyle, uygulama açısında pratik önemi çok olmamakla birlikte, toplu saklama sisteminde var olduğu ileri sürülen hukuki kurallara dayalı teorik problemler de çözülmüştür. Toplu senet, üzerinde mülkiyet hakkı kurulabilen birden çok eşyanın birleşmesi ile oluşmadığı için, eşya birliği 414 niteliğinde değildir. Toplu senet, üzerinde mülkiyet hakkı kurulabilen tek bir (eşyadır) senettir. Ancak bir toplu senet ile birçok kişinin hakkı temsil edilmektedir. Bu nedenle farklı kişilere ait birden fazla senedi (birden fazla senette yer alması gereken hakkı) temsil eden toplu senet üzerinde, tek tek münferit hak sahiplerinin tamamının mülkiyet hakkı mevcuttur. Toplu senet üzerinde birden fazla kişinin paylarının belirlenmiş olduğu bu mülkiyet hakkı, müşterek mülkiyet hakkıdır 415. Nitekim toplu senet üzerindeki hak sahiplerinin mülkiyet hakkının müşterek mülkiyet hakkı olduğunun kabul edilmesi, eşya hukuku prensiplerine de uygundur. Çünkü eşya hukuku prensiplerine göre mülkiyet hakları sınırlı sayıdadır 416. Dolayısıyla toplu senet üzerinde mülkiyet hakkı olan Toplu saklama sisteminde var olduğu iddia edilen Eşya Hukuku prensiplerine aykırılıklar ve bunlara ilişkin çözüm önerileri hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 2, II, D. Aynı yönde bkz. Öztan, Kıymetli Evrak (1997), s. 321; Özkul, s. 11; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 28. Öztan, Kıymetli Evrak (1997), s. 323; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 29. Türk hukukunda toplu senet sisteminin benimsenmesinin nedeninin, kaydi sistemde ortaya çıkabilecek evraksız (senetsiz) kıymetli evrak gibi kıymetli evrak kurallarına ve eşya hukuku prensiplerine aykırı uygulamaları bertaraf etmek olduğu yönünde bkz. Vural, s. 2. Eşya Birliği: Birden fazla eşyanın bağımsızlıklarını kaybetmeksizin ortak bir amaç için ve ekonomik bir bütün oluşturmak üzere bir araya gelmesi ile oluşan eşya topluluğuna eşya birliği denir. Bkz. Oğuzman / Seliçi / Oktay-Özdemir, s. 9; Ayan, Eşya Hukuku, C. I, s. 18. Öztan, Kıymetli Evrak (1997), s. 322; Turanboy, Varakasız, s. 40; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 29; Sevi, s Mülkiyet haklarının sınırlı sayıda olması, ayni hakların kanunda öngörülenlerle sınırlı sayıda olması ve kişilerin yeni bir ayni hak oluşturamamaları anlamındadır. Eşya hukukunda ayni haklarının sınırlı 77

79 birden fazla kişinin bu hakkı ya müşterek mülkiyet ya da iştirak halinde mülkiyet olabilir. İştirak halinde mülkiyet ancak kanunun açıkça öngördüğü durumlarda söz konusu olabilir. Bu nedenle de toplu senet üzerindeki birden fazla hak sahibinin mülkiyet hakkı ancak müşterek mülkiyet hakkı olabilir 417. Toplu senet üzerindeki mülkiyet hakkının müşterek mülkiyet hakkı olduğunun kabul edilmesi, toplu senet sisteminin mantığına da uygun olacaktır. Çünkü bu sayede, her bir ayrı hak sahibi, kendisine ait olan kısmı, toplu senet üzerindeki diğer haklardan bağımsız olarak devredebilecektir 418. Ancak bu devir toplu senedin fiziki teslimi şeklinde değil, toplu senet üzerindeki söz konusu hakkın kaydi olarak hesaptan hesaba geçirilmesi şeklinde ve toplu senedi saklayan merkezi saklama kuruluşunun aracılığıyla gerçekleşecektir 419. Toplu senet basılmasına örnek olarak gösterilebilecek ilk uygulama Almanya da gerçekleşmiştir. Almanya da İkinci Dünya Savaşı ndan sonra savaşta tahrip olan senetleri temsil etmek üzere toplu senetler basılmıştır 420. Almanya da 1949 yılında yürürlüğe giren bir kanunla 421 senetler özellik ve türlerine göre sınıflara ayrılmış ve her sınıfta yer alan senetleri temsil etmek üzere ayrı ayrı toplu senetler basılabileceği hüküm altına alınmıştır. Bundan sonra Almanya da toplu senet basımına ilişkin ilk uygulama 1964 yılında gerçekleşmiştir. Sermaye artırımına giden bir şirket 422 yeni ihraç ettiği senetleri özelliklerine göre dört adet toplu senet halinde bastırmış ve merkezi saklama kuruluşuna saklanmak üzere teslim etmiştir 423. Almanya da toplu senet sistemine geçiş iki aşamada gerçekleşmiştir. İlk aşamada, senetlerin ihracından önce geçici bir toplu senet basılmış ve bu toplu senet, senette temsil edilen asıl senetler basılıp hak sahiplerine teslim edilene kadar senede bağlı hakların tedavülü işlemlerinin yapılması için kullanılmıştır. Bu sistemde geçici toplu senet yerine daha sonra toplu senette temsil edilen senetlerin tek tek sayıda olması kuralı hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Hatemi / Serozan / Arpacı, Eşya Hukuku, s. 24; Ayan, Eşya Hukuku, C. I, s. 30. Aynı yönde bkz. Turanboy, Varakasız, s Müşterek mülkiyette hak sahibi kendi hissesini özgürce devredebilir, rehnedebilir ya da hissesi diğerlerinden bağımsız olarak haczedilebilir. Bkz. Oğuzman / Seliçi / Oktay-Özdemir, s Turanboy, Varakasız, s. 42; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 28. Turanboy, Varakasız, s. 35. Söz konusu kanunun adı Gesetz zur Bereinigung des Wertpapierwesens dır. Bu kanun Türkçeye Kıymetli Evrakın Tasfiyesine İlişkin Kanun olarak çevrilebilir. Bu şirket Düseldorfta hizmet veren Verdien Vagon Fabrikası Anonim Şirketi dir. Turanboy, Varakasız, s

80 basılması mümkündür. İkinci aşamada ise, bir seferde ihraç edilen tüm senetler yerine geçici olmayan kalıcı tek bir toplu senet basılmaya başlanmıştır 424. ABD de toplu senet sistemine geçilmesi de iki aşamada gerçekleşmiştir. Ancak ABD de gerçekleşen aşamalar Almanya dakilerden farklıdır. ABD de ilk aşamada, aynı kişiye ait 425 birden fazla senedi temsil etmek üzere tek bir senet (toplu senet) basılmıştır 426. Diğer bir ifade ile müşteriler (yatırımcılar) esas alınarak toplu senetler basılmıştır. Daha sonraki aşamada ise, aynı tür ve özellikte olup sahibine aynı hakları veren sermaye piyasası araçlarını (senetleri) temsil etmek üzere tek bir senet (toplu senet) basılmaya başlanmıştır. Diğer bir ifade ile toplu senetler, müşteriler yerine sermaye piyasası araçlarının nitelikleri esas alınarak basılmıştır. Türkiye de de toplu senet uygulamasına örnek olarak gösterilebilecek çeşitli hukuki düzenlemeler bulunmaktadır. Sermaye Piyasası Kanunu nun 11. maddesinin 5. fıkrasına 427 göre Sermaye Piyasası Kurulu nca belirlenecek esaslar dâhilinde, ulusal veya uluslararası piyasalarda tedavülü kolaylaştırmak amacıyla, depo edilen menkul kıymetlerin verdiği hakları aynen sağlayan, onlara özdeş hamiline yazılı depo edilen menkul kıymet sertifikaları 428 çıkarılabilir. Depo sertifikalarına ilişkin bu hüküm toplu senet uygulamasına hukuki dayanak oluşturabilecek nitelikte düzenlenmiştir 429. Öte yandan kupür birleştirilmesi yöntemi de toplu senet uygulamasına örnek olarak gösterilebilecek niteliktedir 430. Kupür 431, para, tahvil ve hisse senetlerinin üzerlerinde yazılı değere göre, her birine verilen isimdir 432. Kupür birleştirilmesi birden çok payın veya tahvilin bir senette birleştirilmesidir 433. Kupür birleştirilmesi bağımsız olarak Turanboy, Varakasız, s. 36. Aynı kişiye ait senetleri temsilen basılan tek bir senet bünyesinde 100 den fazla senedi barındırıyorsa bu senetlere Jumbo Certificate ismi verilmiştir. Bu senetler daha sonra aynı özelliğe sahip aynı türdeki senetlerin tek bir senet halinde basılması ile toplu senetlere dönüşmüş ve Global Certificate ismini almıştır. Aronstein, Stock Certificate, s tarihli 3794 sayılı kanunla eklenen hüküm. Depo Sertifikaları hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Özkorkut, Korkut, Türk Hukukunda Depo Sertifikaları, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Yayınları, İstanbul Aynı yönde bkz. Acır, s. 36; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 30. Aykın, s. 12. Kupür kavramı, uluslar arası literatürde Denomination olarak anılmaktadır. İMKB, Temel Bilgiler, s Aykın, s

81 yapılabileceği gibi tertip birleştirmesi şeklinde de yapılabilir. Kupür ekonomik açıdan bir bütün arz etmekle birlikte birbirinden bağımsız hisseleri veya tahvilleri içermekte ve içerdiği adette senedi temsil etmektedir 434. Birden çok payın veya tahvilin bir senette birleştirilmesi ise toplu senet sistemine benzer bir uygulama ortaya çıkarmaktadır. Kupür uygulamasının yapılabilmesi için Ticaret Kanunu nda yer alan (6762 sayılı TK. m.400; 6102 sayılı TK. m.477) 435 şartların gerçekleşmiş olması gerekir. Bu şartlar; 1) genel kurulun karar alması 2) esas sözleşmenin değiştirilmesi 3) pay sahiplerinin muvafakatinin alınmasıdır. Kupür uygulamasının yapılabilmesi için var olan bu şartlar, Türk hukuku açısından salt toplu senet sisteminin benimsenmesini zorlaştırmaktadır 436. Seri: I, No: 5 sayılı Hisse Senetlerinin Şekil Şartlarına İlişkin Tebliğ in 437 Kupürlerin Bölünmesi ve Birleştirilmesi başlıklı 11. maddesine 438 göre hisse senetlerinin ikinci el piyasasında alım ve satımını kolaylaştırarak, piyasanın gelişimine katkıda bulunmak ve hisse senedi maliklerinin piyasaya aktif katılımını artırmak amacıyla, pay değerinde ve sayısında bir değişikliğe gidilmeksizin ve tertip ve grup ayrımı yapılmaksızın mevcut hisse senetleri mevcut kupür dağılımını belirleyen organın değişiklik kararı alması ve esas sözleşmede kupür dağılımının yer alması durumunda esas sözleşme değişikliği yapılarak, Sermaye Piyasası Kurulu na da bilgi vermek suretiyle, daha küçük kupürlere bölünebilir veya birden fazla payı temsil eden kupürler halinde birleştirilebilir. Kupürlerin birleştirilmesine ilişkin bu hüküm de toplu senet uygulamasına dayanak oluşturabilecek niteliktedir Yalın, s sayılı TK nın 400. maddesinin 2. fıkrası şu şekildedir: Umumi heyet, esas sermaye miktarı aynı kalmak üzere esas mukaveleyi değiştirmek suretiyle hisse senetlerini itibari kıymetleri daha az olan hisse senetlerine bölmek veya itibari kıymetleri daha yüksek olan hisse senetleri halinde birleştirmek salahiyetini haizdir. Şu kadar ki; hisse senetlerinin birleştirilmesi her pay sahibinin muvafakatine bağlıdır. 399 uncu madde hükmü mahfuzdur sayılı TK nın 400. maddesi yerine getirilen 6102 sayılı TK nın 477. maddesi de benzer bir düzenleme getirmiştir sayılı TK nın 477. maddesinin 2. fıkrasına göre; Genel kurul, sermaye tutarı aynı kalmak şartıyla, esas sözleşmeyi değiştirmek suretiyle, payları, asgari itibarî değer hükmüne uyarak, itibarî değerleri daha küçük olan paylara bölmek veya payları itibarî değerleri daha yüksek olan paylar hâlinde birleştirmek yetkisini haizdir. Şu kadar ki, payların birleştirilebilmesi için her pay sahibinin bu işleme onay vermesi gerekir. Kanunun 476 ncı maddesi saklıdır. Turanboy, Varakasız, s. 81. RG. T , S Seri: I, No: 21 sayılı Tebliğ ile değişik 11. madde. Aynı yönde bkz. Haselçin, Kaydi Sistem, s

82 Yürürlükten kaldırılan tarihli Seri: IV, No: 22 sayılı Sermaye Piyasası Araçlarının Kaydi Değer Haline Getirilmesine İlişkin Tebliğ 441 (Kaydi Değer Tebliği) ile getirilen sistem de toplu senet sistemidir. Kaydi Değer Tebliği 5. maddesinde tebliğ ile getirilen sistemin toplu senet sistemi olduğunu açıkça belirtmiştir. Bu hükme göre toplu saklama senedi olarak adlandırılan toplu senet, ihraççı tarafından sahibine eşit haklar veren sermaye piyasası araçlarını temsilen Sermaye Piyasası Kurulu nca belirlenecek örneğe uygun olarak düzenlenecek senettir. Bu toplu saklama senedi, senet unsuru da dâhil olmak üzere kıymetli evrakın tüm unsurlarını 442 taşıdığı için kıymetli evrak niteliğindedir. Nitekim toplu saklama senedinin kıymetli evrak niteliğinde olduğu Kaydi Değer Tebliği nde açıkça ifade edilmiştir 443. Yapılan açıklamalar çerçevesinde değerlendirildiğinde Türk hukukunda toplu senet sistemine dayanak oluşturabilecek hükümler olduğu gibi bu sisteme geçiş için hukuki düzenleme çalışmaları da bulunmaktadır. Ancak toplu senet sistemi Türk hukuku açısından yaygın bir uygulama alanı bulamamıştır 444. Bunun sebeplerinden biri, toplu senet sistemini getirme çabalarının bir sonucu olan Kaydi Değer Tebliği nin mahkeme kararıyla iptal edilmiş olmasıdır 445. Diğer bir sebep ise, sermaye piyasası araçlarının saklanmasına ilişkin rasyonalizasyon çalışmaları çerçevesinde ara bir çözüm olan toplu senet sistemi yerine kaydi sisteme geçilmesi yönündeki çalışmalara ağırlık verilmesi ve kaydi sistemin tercih edilmesidir 446. F. Kaydi Sistem Kaydi Sistem başlığı altında incelenen söz konusu sistem açıklanırken Kaydileştirme Sistemi, Kaydi Saklama Sistemi, Merkezi Kaydi Sistem, Kaydi Bu tebliğ, Danıştay Onuncu Dairesinin tarih ve Esas No: 1997/577, Karar No: 2000/1934 sayılı kararı ile iptal edildiği için yürürlükten kalkmıştır. RG. T , S Kıymetli evrakın taşıması gereken unsurlar hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Poroy / Tekinalp, s. 19; Yasaman, Menkul Kıymetler Borsası, s. 18; Ülgen / Helvacı / Kendigelen / Kaya, s Alman Depo Kanunu nun 9. maddesinde de toplu senedin kıymetli evrak niteliğinde olduğu açıkça düzenlenmiştir. Aynı yönde bkz. Haselçin, Kaydi Sistem, s tarihli ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanan; Seri: IV, No: 22 sayılı Sermaye Piyasası Araçlarının Kaydi Değer Haline Getirilmesine İlişkin Esaslar Tebliği; Danıştay Onuncu Dairesinin 25/5/2000 tarih ve Esas No: 1997/577, Karar No: 2000/1934 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir. Acır, s. 39; Haselçin, Kaydi Sistem, s

83 Sistem ve sadece Kaydileştirme 447 gibi ifadeler kullanılmaktadır. Sistemi açıklama adına kullanılan bu kavramlardan en uygununun Kaydi Sistem veya Merkezi Kaydi Sistem olduğu kanaatindeyiz. Bu nedenle bu çalışma kapsamında temel olarak Kaydi Sistem kavramının kullanılması tercih edilmiştir. Ancak yer yer sistemin merkeziliğine dikkat çekmek adına Merkezi Kaydi Sistem kavramına da yer verilmiştir. Sistem için kullanılan çeşitli kavramlar arasından Kaydi Sistem kavramının tercih edilmesi, birkaç önemli nedene dayanmaktadır. Öncelikle, sistemin bir parçası ve temeli olan fiziki senede bağlanmayan sermaye piyasası araçları (kaydi sermaye piyasası araçları) ifade edilirken kaydi ibaresi kullanılmaktadır 448. Ayrıca Kaydileştirme Tebliği nin çeşitli maddelerinde 449 bu sermaye piyasası araçlarını ifade etmek üzere kullanılan kaydi ibaresi, bizzat yer almaktadır. Dolayısıyla sistemi ifade ederken kaydi ibaresine mutlaka yer verilmelidir. Sermaye piyasası araçları açısından bir saklama sistemi 450 olan kaydi sistemin en önemli özelliklerinden birisi, merkezi olmasıdır. Ancak kaydi sistem ifade edilirken merkezi ve saklama ibarelerinin kullanılmasına her zaman gerek yoktur. Çünkü kaydi sistemin sermaye piyasası araçları açısından bir saklama sistemi olduğu açıktır. Ayrıca kaydi sistemin en önemli özelliği merkezi olması olduğu için kaydi sistem kavramı kullanılınca bunun merkezi olmayı da içerdiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla merkezi ibaresinin her zaman ayrıca belirtilmesine gerek yoktur. Kaydi sistem kavramının seçilmesindeki en önemli sebep ise; sistemin kanuni dayanağını oluşturan Sermaye Piyasası Kanunu 10/A maddesinin gerekçesidir. Madde gerekçesinde sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesine ilişkin sistem tarif edilirken Kaydi sistemin, geniş manada kullanılan kaydileştirme kavramının içerisinde yer aldığı yönünde bkz. Birinci Bölüm, 1, II. Kaydileştirme kavramının kaydi sistemi anlatır şekilde geniş manada kullanımı için bkz. Bjerre / Rocks, Investment Securities, s Kaydi sermaye piyasası aracı olarak ifade edilen kavrama ilişkin ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 1, V. Kaydileştirme Tebliği nin kapsam başlıklı 2. maddesinde, tanımlar başlıklı 4. maddesinde, kayıtların tutulması başlıklı 5. maddesinde, ihraççı hesabı başlıklı 7. maddesinde, ihraççı hesabının açılması başlıklı 8. maddesinde, aracı kuruluş hesabı başlıklı 9. maddesinde, ihraç ve satışta bildirim başlıklı 14. maddesinde, alım satım işlemlerinin kaydı başlıklı 15. maddesinde, mali hakların kullanılması ve kaydı başlıklı 16.maddesinde, teminat, rehin ve intifa hakkına ilişkin kayıt başlıklı 19. maddesinde, külli halefiyet yoluyla devirlerin kaydı başlıklı 21. maddesinde, kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin her türlü haciz ve tedbir işlemleri başlıklı 22. maddesinde, hakların üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi başlıklı 23. maddesinde ve Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarının saklanması başlıklı 27. maddesinde kaydi ibaresi kullanılmaktadır. Kaydi sistemin bir saklama sistemi olup olmadığı konusundaki açıklamalar için bkz. İkinci Bölüm, 3, I, C. 82

84 kaydi sistem ifadesi kullanılmaktadır. Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinde sistem için açıkça kaydi sistem ifadesi kullanılmamasına rağmen Sermaye Piyasası Kanunu na 10/A maddesinin eklenmesini de sağlayan gerekçenin 451 çeşitli yerlerinde 452 kaydi sistem ifadesi yer almaktadır. Bundan anlaşılan kanun koyucunun iradesinin sistemin ifade edilmesi açısından kaydi sistem kavramının kullanılması yönünde olduğudur. Sistemin yürütülmesi ile görevlendirilen Merkezi Kayıt Kuruluşu da, sistemin ismini Merkezi Kaydi Sistem olarak belirlemiş ve Merkezi Kaydi Sistem (MKS), İş ve Bilişim Uygulama İlke ve Kuralları 453 isimli kitapçığı ile sistemin ayrıntılarını açıklamıştır 454. Kaydi sistem 455, sistem kapsamındaki sermaye piyasası araçlarının 456 fiziki olarak senet üzerine basılması yerine, elektronik ortamda 457 kaydi olarak oluşturulduğu 458, bu Sermaye Piyasası Kanunu nda Değişiklik Yapılması ile Ticaret ve Sanayi Odaları, Ticaret Odaları, Sanayi Odaları, Deniz Ticaret Odaları, Ticaret Borsaları ve Türkiye Ticaret, Sanayi, Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Tasarısı ve Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji ve Plan ve Bütçe Komisyonları Raporları (1/424) (Dönem: 21, Yasama Yılı: 2, TBMM Sıra Sayısı: 191), Sermaye Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılması ile Ticaret ve Sanayi Odaları, Ticaret Odaları, Sanayi Odaları, Deniz Ticaret Odaları, Ticaret Borsaları ve Türkiye Ticaret, Sanayi, Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Tasarısı gerekçesinin Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesine ilişkin olan 1. maddesinde altı defa kaydi sistem kavramı kullanılmaktadır. MKK, Merkezi Kaydi Sistem (MKS), İş ve Bilişim Uygulama İlke ve Kuralları, Yayın Tarihi: , Sürüm no: 3.4. Sistemin tanıtılmasına ilişkin sermaye piyasası kurumlarının hazırladığı kitapçıklarda da kaydi sistem kavramının kullanılması tercih edilmiştir. Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliği tarafından sistemin tanıtılması için hazırlanan kitapçığın adı Merkezi Kayıt Kuruluşu ve Kaydi Sistem olup eser içerisinde birçok kez kaydi sistem kavramı kullanılmıştır. Sermaye Piyasası Kurulu nun sisteme ilişkin Sermaye Piyasası Araçlarında Kaydileştirme isimli bilgilendirme kitapçığında da kaydi sistem kavramı kullanılmıştır. Bkz. TSPAKB, Merkezi Kayıt Kuruluşu ve Kaydi Sistem, Sermaye Piyasası Faaliyetleri Temel Düzey Lisansı Kılavuzu, İstanbul 2009 ve SPK, Sermaye Piyasası Araçlarında Kaydileştirme, SPK Yatırımcı Bilgilendirme Kitapçıkları 9, Ankara 2007 Kaydi Sistem kavramı, uluslararası literatürde Dematerialised System veya Book Entry System olarak anılmaktadır. Bkz. Norman, s Kaydi sistem kapsamındaki sermaye piyasası araçları hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 4, II. Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 2. fıkrasında kayıtlara ilişkin bilgi verilirken, Kayıtlar, Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından, bilgisayar ortamında, ihraççılar, aracı kuruluşlar ve hak sahipleri itibariyle tutulur hükmüne yer verilmiştir. Bu hükümde kayıtların tutulacağı yer bilgisayar ortamı olarak gösterilmiştir. Ancak kanaatimizce tanım yapılırken bilgisayar ortamı yerine elektronik ortam kavramının kullanılması tercih edilmelidir. Çünkü kaydi sermaye piyasası araçlarının bilgisayar ortamı dışında başka elektronik ortamlarda da tutulabilmesi mümkündür. Nitekim elektronik ortam, bilgisayar ortamını da kapsayan bir üst kavram niteliğindedir. Kayıtların 83

85 araçların 459 ve bu araçlara ilişkin hakların merkezi saklama kuruluşu nezdinde tutulan hesaplarda kayden izlendiği ve bu araçlara ilişkin hukuki işlemlerin merkezi saklama kuruluşu nezdindeki hesaplar üzerinde kaydi olarak yapılan değişiklikler yoluyla gerçekleştirildiği merkezi bir saklama sistemidir 460. Kaydi sistem kapsamındaki sermaye piyasası araçları (kaydi sermaye piyasası araçları), kural olarak, fiziki olarak senet üzerine hiç basılmamakta, kaydi olarak elektronik ortamda (kaydi sistemdeki hesaplarda) oluşturulmaktadır. Kaydi sisteme geçilmeden önce fiziki olarak senet üzerine basılmış sermaye piyasası araçları ise, kaydileştirilerek elektronik ortama (kaydi sistemdeki hesaplara) aktarılmakta ve bunlara ilişkin fiziki senetler imha edilmektedir. Bu nedenle kaydi sistem kapsamındaki sermaye piyasası araçları sadece elektronik ortamda kaydi olarak varlık göstermektedir. Kaydi sistem kapsamındaki sermaye piyasası araçlarının varlığını ispat edecek herhangi bir senet veya fiziki bir materyal bulunmadığı için kaydi sistem, varakasız (senetsiz evraksız) sistem ya da materyalsiz sistem 461 olarak da isimlendirilmektedir 462. Kaydi sistemde, sadece kaydi olarak elektronik ortamda oluşturulan sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemler de kaydi olarak yapılmaktadır. Bu sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemler, kaydi sistemdeki hesaplar üzerinde kaydi olarak yapılan değişiklikler yoluyla gerçekleştirilmektedir. Öte yandan kaydi sermaye piyasası araçları, yetkili merkezi saklama kuruluşu tarafından tutulduğu ve bu araçlara ilişkin işlemler söz konusu merkezi saklama kuruluşu nezdindeki hesaplar üzerinde yapıldığı için kaydi sistem, merkezilik özelliği göstermektedir. Kaydi sisteminin temelini, kıymet hakkı ve kaydi değer kavramları ile bu kavramlara bağlı olarak ortaya çıkan evraksız kıymetli evrak kavramı oluşturmaktadır. Bu tutulması açısından elektronik ortam kullanımı için bkz. Ergincan / Yayla, s. 158; SPK, Sermaye Piyasası Araçları, s. 18. Kaydi olarak oluşturulma kavramı ile hem yeni ihraç edilen sermaye piyasası araçlarının kaydi sistemde ihdas edilmesi hem de daha önce fiziki olarak senet üzerine basılan sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilerek kaydi sisteme aktarılması kast edilmektedir. Kaydi sistem kapsamındaki sermaye piyasası araçları, kaydi sermaye piyasası aracı olarak isimlendirilmektedir. Kaydi sermaye piyasası aracı kavramı hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 1, V. Norman, s Nitekim kaydi sistemin uluslar arası literatürdeki isimlerinden bir tanesi materyalsiz sistem manasına da gelen Dematerialised System dir. Turanboy, Varakasız, s

86 nedenle kıymet hakkı veya kaydi değer kavramları ile bunların ortaya çıkardığı teoriler 463 olmadan, kaydi sistem açıklanamaz. Nitekim kıymet hakkı ve kaydi değer kavramları, toplu senet aşamasından sonra, toplu senedin basılmasından da vazgeçilerek, sermaye piyasası araçlarına ilişkin sadece elektronik ortamda kayıtların oluşturulması ile ortaya çıkmıştır 464. Kaydi sistemin amacı, sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemlerin kaydi olarak yapılması yanında, bu sermaye piyasası araçlarının kaydi olarak oluşturulmasıdır. Kaydi sistemden önce uygulanan toplu senet sisteminin amacı ise, sadece sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemlerin kaydi olarak yapılmasıdır. Çünkü toplu senet sisteminde sermaye piyasası araçları fiziki olarak senet üzerine basılmaktadır. Kaydi sistem ile birlikte, toplu senet sisteminde birçok sermaye piyasası aracını temsil etmek üzere basılan tek bir (toplu) senedin basılmasından da vazgeçilmiştir. Aynı tür ve özellikte olup sahibine aynı hakları veren sermaye piyasası araçları yerine basılan tek bir toplu senet bile olsa, bu senetleri basmak, tasnif etmek ve korumak için gerekli zaman ve maliyetler ile senetleri saklanmak için gerekli iş gücü ve yer temini sorunu ortaya çıkabilmektedir. Kaydi sistem ise, söz konusu sorunları da aşabilecek niteliktedir. Bu çerçevede değerlendirildiğinde, sermaye piyasası araçlarının saklanması açısından kaydi sistem, toplu senet sisteminin gelişmiş bir versiyonudur. Aynı zamanda kaydi sistem, sermaye piyasası araçlarının saklanması açısından geliştirilmiş en son sistemdir. Diğer bir ifade ile kaydi sistem, sermaye piyasası araçlarının saklanmasına ilişkin rasyonalizasyon çalışmalarının günümüz itibariyle ulaştığı son aşamadır 465. III. ULUSLARARASI KURULUŞLAR ve ÖNERİLERİNİN KAYDİ SİSTEMİN GELİŞİMİNE ETKİLERİ Sermaye piyasalarında ortaya çıkan gelişmeler üzerine takas ve saklama alanlarında faaliyet gösteren kuruluşlar çeşitli birlikler kurmuşlardır 466. Bu birliklerin amacı, karşılıklı Kıymet hakkı ve kaydi değer kavramlarının ortaya çıkardığı teorilerden kasıt; kıymetli evrak kavramındaki evrak kavramının esnek anlaşılması ve sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemlerin kayden yapılabilmesidir. Kıymet hakkı ve kaydi değer hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 1, III. Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından kaydi sistem çerçevesinde yapılan saklamanın toplu saklama kavramı içerisinde mütalaa edilemeyeceği ve Merkezi Kayıt Kuruluşu nun yaptığı saklamanın toplu saklamayı geride bırakacak nitelikte olduğu yönünde bkz. Tekinalp, Banka Hukuku, N Aynı yönde bkz. Ergincan, Dünya ve Türkiye, s. 175; Haselçin, Kaydi Sistem, s Avrupa Merkezi Takas ve Saklama Kuruluşları Birliği (European Central Securities Depositories Association ECSDA), Doğu Avrupa Merkezi Saklama Kuruluşları Birliği (Central and Eastern 85

87 bilgi alış verişini sağlamak, uluslar arası yeknesak bir takas ve saklama sistemi oluşturmak, ortaya çıkan problemlere çözüm önerileri sunmak ve sermaye piyasasındaki yeni gelişmelere ayak uydurabilecek gerekli önlemleri almaktır 467. Kaydi sisteme geçişin sağlanması ve kaydi sistemin geliştirilmesinde uluslararası kuruluşların önemli katkıları olmuştur. Uluslararası kuruluşlar, yaptıkları önemli sayı ve nitelikteki araştırmalarla sürece katkıda bulunmuşlardır. Özellikle hazırladıkları tavsiye raporları ve raporlarda yer alan öneriler ile sürece etkin destek olmuşlardır. Sermaye piyasası araçları ile ilgili olarak; yatırımcıların menfaatlerinin etkin korunamaması, maliyetlerin yüksek olması, likidite sorunu, sermaye piyasalarının daralması, araçların saklanması ve saklanan araçlara ilişkin işlemlerin yapılması gibi problemler ortaya çıkmaktadır. Ayrıca globalleşme ile birlikte ülkeler arasındaki sınırların ekonomi açısından kalktığı bir dünyada sermaye piyasası araçlarına ilişkin ülkeler arasında var olan farklı uygulamalar çeşitli problemleri beraberinde getirmektedir. İşte uluslararası kuruluşlar da bu problemleri çözmek üzere sermaye piyasalarına ilişkin çeşitli önerilerde bulunmuşlardır. Burada sermaye piyasalarına ilişkin ortaya atılan bu önerilere, özellikle konumuzla ilgili olanlara öncelik verilmek suretiyle, yer verilecektir. A. Otuzlar Grubu (Group of Thirty) Otuzlar Grubu 468, 1978 yılında kurulmuş, özel ve kamu kuruluşlarının üst düzey temsilcilerinden ve akademisyenlerden oluşan uluslararası bir kuruluştur 469. Bu grup, dünyadaki uluslararası takas konusunda riskin azaltılması, etkinliğin ve verimliliğin arttırılması üzerine çalışmalar yapmak amacıyla kurulmuştur 470. Otuzlar Grubu, uluslar arası ekonomik ve finansal problemlere çözümler üretmek üzere faaliyet göstermektedir European Central Securities Depositories Association- CEECSDA), Amerika Merkezi Takas ve Saklama Kuruluşları Birliği (Americas Central Securities Depositories Association- ACSDA), Asya Pasifik Merkezi Takas ve Saklama Kuruluşları Birliği (Asia-Pacific Central Securities Depository Group). Bkz. Bjerre, Carl S. / Rocks, Sandra M., A Transactional Approach to the Hague Securities Convention, Capital Markets Law Journal, S. Mart 2008, s. 109 vd. Group of Thirty hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Gof Thirty, Annual Report , Group of Thirty, Washington MacRae, 77 vd. MacRae, s. 77; 86

88 Otuzlar Grubu, yaptığı çalışmalar sonucunda çeşitli problemlere çözüm önerisi olması adına raporlar yayınlamaktadır 472. Otuzlar Grubu, dünyadaki takas ve ödeme sistemlerine ilişkin farklı tarihlerde toplam yedi adet rapor 473 yayınlamıştır 474. Bu raporlardan biri olan Dünya Menkul Kıymet Piyasalarında Takas ve Ödeme Sistemleri 475 isimli rapor 1988 yılında yayınlanmıştır 476. Rapor ile sermaye piyasası araçlarına ilişkin önemli önerilerde bulunulmuştur. Bu önerilerden konumuz itibariyle en önemlileri; sermaye piyasası araçlarının fiziki olarak senet üzerine basılmasının ortadan kaldırılmasına ve her ülkenin ulusal çapta sermaye piyasası araçlarının merkezi olarak saklanması için bir kuruluş 477 kurmasına 478 ilişkin önerilerdir 479. Otuzlar Grubu, 2003 yılında yayınladığı Global Takas ve Ödeme, Faaliyet Planı 480 adlı raporunda sermaye piyasası araçlarının takasına ilişkin sistemler hakkında toplam yirmi adet öneride bulunmuştur. Söz konusu sistemlere ilişkin tespit edilen problemlerin aşılması adına çözüm önerileri ile bu çözüm önerilerinin hayata geçirilmesi için yapılması gerekenler raporda yer almıştır 481. Otuzlar Grubu nun raporda yer verdiği öneriler üç ana başlık altında toplanmıştır. Bu başlıklar; 1) Güçlendirilmiş, başka Otuzlar Grubu nun yayınları ve hazırladıkları raporlar hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. 1) Clearance and Settlement Systems in the World's Securities Markets, by Steering & Working Committees of the Securities Clearance and Settlement Study, 1988; 2) Clearance and Settlement Systems: Status Reports, Autumn 1992, by Various Authors, 1992; 3) Clearance and Settlement Systems: Status Reports, Spring 1990, by Various Authors, 1990, 4) Clearance and Settlement Systems: Status Reports, Year-End 1990, by Various Authors, 1991; 5) Conference on Clearance and Settlement Systems; London, March 1990: Speeches, by Various Authors, 1990; 6) Global Clearing and Settlements: A Plan of Action, by Steering & Working Committees of Global Clearing & Settlements Study Group, 2003; 7) Global Clearing and Settlement: Final Monitoring Report, Otuzlar Grubu tarafından hazırlanan raporun orijinal dildeki ismi Group of Thirty, Clearance and Settlement Systems in the World s Securities Markets dır. Dentzer, s. 53; Rapor hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Kurulması öngörülen kuruluş raporda CSD (Central Securities Depository) olarak ifade edilmiştir. Central Securities Depository ifadesi Türkçe ye Merkezi Saklama Kuruluşu olarak çevrilebilir. IOSCO, Towards A Legal, s. 6. Guynn, s. 21; Loader, s Bu önerinin temel amacı; riskin düşmesi, verimliliğin artması, hataların ortadan kaldırılması ve işlem hızının arttırılmasıdır. Bkz. IOSCO, Towards A Legal, s. 6. Gof Thirty, Global Clearing and Settlements: A Plan of Action, Steering & Working Committees of Global Clearing & Settlements Study Group, Gof Thirty, Executive Summary, s. 8 vd. 87

89 sistemlerle birlikte çalışabilen ve entegrasyon sağlayabilen global bir ağ oluşturulması 482, 2) Riskin azaltılması 483 ve 3) Kontrolün arttırılması (genişletilmesi) 484 şeklindedir. Konumuzla ilgili olarak raporda yer alan öneri 485, sermaye piyasası araçlarının evraksızlaştırılması ve veri iletimi ile haberleşmenin otomasyon sistemi aracılığıyla (kaydi olarak) yapılması hakkındadır. Bu öneride özetle, gecikmeksizin yetkili kuruluşlar ile ihraççı ve sermaye piyasasının diğer aktörlerinin birlikte çalışarak sermaye piyasası araçlarının fiziki olarak basılmasına ve bu şekilde saklanmasına son verilmesi gerektiği belirtilmektedir 486. Ayrıca teknolojinin imkân verdiği oranda güvenlik sağlanarak sermaye piyasası araçlarına ilişkin tüm işlemlerin elektronik ortamda otomasyon sistemi aracılığıyla yapılması gerektiği vurgulanmaktadır 487. B. IOSCO IOSCO 488, dünya üzerindeki menkul kıymet ve vadeli işlem piyasalarını düzenleyen kurumları bir araya getiren uluslar arası bir kuruluştur 489. Esas itibariyle 1974 yılında kurulan kuruluşun ilk adı Inter American Conference of Securities Commissions dır. Ancak bünyesine daha sonra Amerika kıtası dışından da katılımlar olması nedeniyle 1983 yılında ismini değiştirerek bugünkü ismini almıştır 490. IOSCO, sermaye piyasasının problemlerine ilişkin konferanslar düzenlemekte ve raporlar yayımlamaktadır. IOSCO, Kasım 1997 yılında yayımladığı bir rapor 491 ile Otuzlar Grubu nun raporuna 492 da atıfta bulunarak, her ülkenin ulusal çapta sermaye piyasası araçlarını toplu olarak saklaması için bir saklama kuruluşu kurması, önerisinde Creating A Strengthened, Interoperable Global Network. Mitigating Risk. Improving Governance. Recommendation 1: Eliminate Paper And Automate Communıcatıon, Data Capture, And Enrichment Gof Thirty, Executive Summary, s. 8 Gof Thirty, Executive Summary, s. 8. The International Organization of Securities Commissions, Türkçe ye Uluslararası Sermaye Piyasası Kurumları Teşkilatı ya da Uluslararası Menkul Kıymet Komisyonları Organizasyonu şeklinde çevrilebilir. Bkz IOSCO, Towards A Legal Framework For Clearing And Settlement In Emerging Markets, Emerging Markets of the International Organization of Securities Commissions, November Gof Thirty, Clearance and Settlement in the World s Securities Markets, Washington & London

90 bulunmuştur 493. IOSCO, farklı tarihlerde yayınladığı Menkul Kıymet Takas Sistemleri Hakkındaki Öneriler 494 isimli üç ayrı raporunda 495 sermaye piyasası araçlarına ilişkin on dokuz ayrı öneride bulunmuştur 496. IOSCO önerilerinden konumuza ilişkin en önemli olanı Merkezi Saklama Kuruluşları 497 başlıklı altıncı öneridir. Bu öneri, sermaye piyasası araçlarının merkezi saklama kuruluşları nezdinde elektronik bir kayıt sistemi ile hareketsizleştirilmesi ya da kaydileştirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır 498. Ayrıca sermaye piyasası araçlarının merkezi saklama kuruluşları nezdinde hareketsizleştirilmesinin ya da kaydileştirilmesinin sermaye piyasasında büyük bir genişleme sağlayacağı ifade edilmektedir 499. Hareketsizleştirme ya da kaydileştirme ile birlikte sermaye piyasası araçlarına ilişkin birçok problemin halledileceği ve sistemin yatırımcılar için yeni avantajlar sunacağı raporda belirtilmiştir. Rapora göre hareketsizleştirme ya da kaydileştirme ile birlikte, maliyetlerin düşeceği, işlemlerin hızlanacağı, hataların en asgari düzeye ineceği, kaybolma ve çalınma gibi risklerin azalacağı öngörülmektedir. Ayrıca sermaye piyasası araçlarına ilişkin ihraç ve işlemlerin artmasına bağlı olarak likiditenin yükseleceği ve piyasasının etkinliğinin artacağı ifade edilmektedir 500. Önerilerde sermaye piyasası araçlarına ilişkin doğrudan sahiplik ve dolaylı sahiplik sistemlerinin 501 uygulanabileceği yer almaktadır 502. Hatta hareketsizleştirme ya da IOSCO, Towards A Legal, s. 6. Raporun orijinal dildeki adı Recommendations for Securities Settlement Systems dır. 1) Recommendations for Securities Settlement Systems, Committee on Payment and Settlement Systems (CPSS) and Technıcal Committee of the International Organization of Securities Commissions (IOSCO), Consultative Report January 2001, Report of the CPSS-IOSCO Joint Task Force on Securities Settlement Systems, Bank for International Settlements, Switzerland 2001; 2) Recommendatıons for Securities Settlement Systems, and Technıcal Committee of the International Organization of Securities Commissions (IOSCO), November 2001, Bank for International Settlements, Switzerland 2001; 3) Assessment methodology for Recommendations for Securities Settlement Systems, Committee on Payment and Settlement Systems (CPSS) and Technıcal Committee of the International Organization of Securities Commissions (IOSCO), November 2002, Bank for International Settlements, Switzerland Raporlar, BIS (Bank for International Settlement) bünyesinde oluşturulan Ödeme ve Takas Sistemleri Komisyonu (Committee on Payment and Settlement Systems - CPSS) ile IOSCO nun ortak çalışması ile hazırlanmıştır. Recommendation 6: Central Securities Depositories (CSDs). IOSCO, Recommendations (Nov. 2001), s. 13. IOSCO, Recommendations (Nov. 2002), s. 11. IOSCO, Towards A Legal, s Doğrudan sahiplik ve dolaylı sahiplik sistemleri hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 2, I, B, 1 ve 2. 89

91 kaydileştirmenin uygulanması açısından doğrudan sahiplik ve dolaylı sahiplik sistemlerinin bir araya gelmesi ile oluşan karma sahiplik sisteminin 503 de benimsenebileceğine yer verilmektedir 504. IOSCO, aracı kuruluşlar vasıtasıyla gerçekleştirilecek merkezi saklamada yatırımcıların korunması için gerekli tüm önlemlerin alınması gerektiğini de raporunda belirtmiştir 505. Özellikle aracı kuruluşun ödeme güçlüğüne düştüğü durumlarda haciz ve iflas işlemleri çerçevesinde yatırımcılara ilişkin sermaye piyasası araçları ve bunların sahibine verdiği hakların zarar görmemesi gerekir. IOSCO, ayrıca sermaye piyasası aracı yatırımcısının korunması için alınabilecek önlemlere ilişkin örneklere de raporunda yer vermiştir 506. C. ISSA ISSA nın temelleri 1979 yılında çeşitli bankaların 507 sermaye piyasası araçları ile ilgili üst düzey yöneticilerinin bir araya gelerek oluşturdukları topluluk 508 ile atılmıştır 509. Sermaye piyasasının ve sermaye piyasası araçlarının gelişimine paralel olarak yapısında meydana gelen gelişmeler sonucu topluluk, 1996 yılında bugünkü ismi olan ISSA 510, ismini almıştır 511. ISSA, 1988 yılında, Otuzlar Grubu nun 1988 tarihli raporuna 512 da yol gösteren, sermaye piyasalarına ilişkin dört temel öneriden oluşan bir rapor hazırlamıştır. Daha sonraki yıllarda yayınlanan Otuzlar Grubu öneri raporları da dikkate alınarak IOSCO, Towards A Legal, s. 6. Karma sahiplik sistemi hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 2, I, B, 3. IOSCO, Towards A Legal, s. 7. IOSCO, Towards A Legal, s. 10. IOSCO, Towards A Legal, s. 11. Bu bankalar şunlardır: Citibank, Deutsche Bank ve Union Bank of Switzerland. Söz konusu topluluğun ismi; Foundation of the International Society of Securities Administrators dır. International Securities Services Association Türkçe ye Uluslar arası Menkul Kıymet Hizmetleri Kuruluşu veya Uluslararası Menkul Kıymet Hizmetleri Birliği olarak çevrilebilir. Bkz. Gof Thirty, Clearance and Settlement Systems in the World's Securities Markets, by Steering & Working Committees of the Securities Clearance and Settlement Study,

92 yılında 513 ISSA kendisine ait sekiz ana başlık altında topladığı önerilerini de bir rapor halinde yayınlamıştır 514. Yayınlanan raporda toplam kırk beş ülkenin sermaye piyasaları ISSA nın sekiz önerisi çerçevesinde değerlendirilmiştir. Değerlendirme yapılırken, ülkelerin önerilere uygun bir sermaye piyasası sistemine sahip olup olmadıklar değerlendirilmiş ve önerilere uyum sağlanması için neler yapılması gerektiği de belirtilmiştir 515. Raporda konumuzla ilgili olarak özetle her ülkenin kendine ait en az bir merkezi saklama kuruluşu kurması, birden çok merkezi saklama kuruluşu varsa bunların rekabetçi bir ortamda faaliyet gösterebilmeleri için ihtiyaç duyulan ortamın oluşturulması, sermaye piyasası araçlarının hareketsizleştirilmesi ya da kaydileştirilmesi önerilerinde bulunulmuştur 516. Üzerinde inceleme yapılan kırk beş ülke içerisinde Türkiye de bulunmaktadır. Ancak Türk sermaye piyasası sisteminin ISSA tarafından yayınlanan sekiz öneriye uygun olup olmadığına ilişkin rapor tarihinde yayınlanmıştır 517. Henüz kaydi sistemin tam olarak hayata geçirilemediği bir dönemde yayınlandığı için rapor, konumuz açısından güncelliğini yitirmiştir. Nitekim raporun elektronik sistemi düzenleyen ikinci maddesi ile saklama hizmetlerini düzenleyen dördüncü maddesinde sadece TAKASBANK a yer verilmiş 518, Merkezi Kayıt Kuruluşu ndan hiç söz edilmemiştir 519. D. UNIDROIT UNIDROIT 520, 1926 da Birleşmiş Milletlerin bir organı olarak kurulmuştur. Daha sonra 1940 yılında yapısı değişen enstitü, bağımsız ve uluslar arası bir kuruluş olarak faaliyetlerine devam etmektedir 521. UNIDROIT in amacı, özel hukuk ve özellikle ticaret hukukunda ülkeler arasında, modernleşme, yeknesaklaştırma ve koordinasyonu sağlamak The 10th ISSA Symposium, held in Ermatingen, Switzerland from the 23rd to 26th of May 2000, endorsed a series of recommendations proposed by an ISSA board-working group. Bkz. Compliance to the ISSA Recommendations Loader, s. 8 vd. Ayrıntılı bilgi için bkz. ISSA, ISSA Recommendations 2000, The 10th ISSA Symposium, held in Ermatingen, Switzerland from the 23rd to 26th of May Bugün itibariyle TAKASBANK, ISSA nın sekiz önerisinin tamamına uyum sağlamıştır. Bkz. Compliance to the ISSA Recommendations 2000, Market: Turkey, Status, UNIDROIT Instute for the Unification of Private Law Türkçe ye Özel Hukukun Yeknesaklaştırılması Enstitüsü olarak çevrilebilir. UNIDROIT, Indirectly Held Securities, s

93 için ihtiyaç duyulan çalışmaları yapmaktır 522. UNIDROIT in merkezi Roma dadır. Bu enstitüye sadece ülkeler üye olabilmektedir. Enstitünün toplam altmış üç üyesi 523 bulunmaktadır. Türkiye de enstitüye üyedir 524. UNIDROIT ülkeler arasında var olan farklı uygulamaları yeknesaklaştırabilmek adına sermaye piyasalarına ilişkin farklı tarihlerde toplam üç tane rapor 525 yayınlamıştır. Bu raporlarda enstitüye üye ülkeler arasındaki uygulama farklılıklarına değinilmiş ve bu farklılıkların kaldırılması adına yapılması gereken çalışmalara yer verilmiştir. Ayrıca bu raporlardan birisinde 526, Otuzlar Grubu nun 2003 yılında yayınladığı raporda 527 yer alan öneriler de değerlendirilmiştir 528. UNIDROIT raporunda, çeşitli ülkelerdeki 529 sermaye piyasası araçlarına ilişkin sistemler incelenmiş ve kaydi sisteme geçen ülkelerdeki uygulamalar üzerinde durulmuştur 530. Farklı ülke uygulamaları arasında var olan farklılıklara dikkat çekilmiş, özellikle kanunlar ihtilafı yaşanmaması için tavsiyelerde bulunulmuştur 531. Problemler ve çözüm yollarına ilişkin tavsiyelerde bulunulurken Otuzlar Grubu ve IOSCO önerilerine de atıflar yapılmıştır UNIDROIT, Indirectly Held Securities, s. 30; 18 Mart 2010 tarihi itibariyle. The UNIDROIT Study Group on G30 Plan of Action: UNIDROIT Contribution to Recommendations on Legal Certainty London, May 2003; The UNIDROIT Study Group on Harmonised Substantive Rules Regarding Indirectly Held Securities Position Paper, August 2003; Preliminary Draft Convention On Harmonised Substantive Rules Regarding Securities Held With an Intermediary, April The UNIDROIT Study Group on G30 Plan of Action: UNIDROIT Contribution to Recommendations on Legal Certainty London, May Gof Thirty, Global Clearing and Settlements: A Plan of Action, by Steering & Working Committees of Global Clearing & Settlements Study Group, 2003 UNIDROIT, G30 Plan of Action: UNIDROIT Contribution to Recommendations on Legal Certainty London, May Amerika Birleşik Devletleri, Belçika, Japonya, Lüksemburg, Fransa, İngiltere, İsviçre ve Kanada. UNIDROIT, Indirectly Held Securities, s. 8 vd. UNIDROIT, Indirectly Held Securities, s. 10 vd. UNIDROIT, Indirectly Held Securities, s

94 E. CESR CESR 533, Avrupa Birliği Komisyonu nun 2001 yılında aldığı bir karar ile kurulmuştur 534. CESR, Avrupa Birliği sermaye piyasaları ile ilgili çalışmalar yapan bağımsız bir kuruluştur 535. Avrupa Parlamentosu yılında sermaye piyasası araçlarına ilişkin ödeme ve takas sistemlerine ilişkin bir direktif 537 yayınlamıştır. Ödeme ve Menkul Kıymet Takası Sistemlerinde Takasın Sonlandırılması ve Menkul Kıymet Takas Sistemleri 538 isimli bu direktif ile tüm Avrupa Birliği ülkelerinde geçerli olacak bazı kurallar getirilmiştir 539. Bu direktifin ardından Avrupa Merkez Bankası 2004 yılında CESR ile birlikte Avrupa Birliği ülkeleri arasındaki menkul kıymet takasının daha verimli ve etkin hale getirilmesi için bir rapor 540 yayınlamıştır. Bu raporda sermaye piyasası araçlarının takas ve saklanmasına ilişkin ondokuz adet öneri bulunmaktadır 541. Bu önerilerden bir tanesi de sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesine ve elektronik ortama aktarılmasına ilişkindir 542. CESR yaptığı çalışmalar çerçevesinde Mayıs 2009 tarihinde Avrupa Merkez Bankası 543 ile birlikte bir rapor 544 yayınlamıştır. Raporda sermaye piyasalarına ilişkin toplam otuz dört öneride bulunulmuştur. Bu önerilerden on dokuz tanesi sermaye piyasası araçlarına ilişkindir. Altıncı öneride 545 merkezi saklama kuruluşları konu edilmiştir CESR Committee of European Securities Regulators Türkçe ye Avrupa Sermaye Piyasaları Düzenlemecileri Komitesi olarak çevrilebilir. Bkz. BDDK, Risk Bülteni, Risk Yönetim Dairesi, , s. 7. Commission Decision of 6 June 2001, Establishing the Committee of European Securities Regulators, Official Journal of the European Communities, , s. 43 vd. Europian Parliament. Directive 98/26/EC of the European Parliament and of the Council ( ). Settlement Finality In Payment And Securities Settlement Systems. Ayrıntılı bilgi için bkz. Standards For Securitıes Clearing And Settlement In The European Union. Bkz. CESR, Europian Union, s. 11 vd. CESR, Europian Union, s. 35. European Central Bank. Recommendations for Securities Settlement Systems and Recommendations for Central Counterparties in the European Union. Recommendation 6: Central Securities Depositories (CSDs). CESR, Settlement and Counterparties, s. 40 vd. 93

95 Rapor da sermaye piyasalarına yönelik önerilerde bulunulurken daha önce bu konuda yayınlanmış raporlar da dikkate alınmıştır 547 Konumuza ilişkin raporun altıncı maddesinde özetle, sermaye piyasası araçlarının hareketsizleştirilmesi ya da kaydileştirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Rapora göre sermaye piyasası araçlarının hareketsizleştirilmesi ya da kaydileştirilmesi, sermaye piyasalarında büyük genişlemeler sağlayacaktır 548. Hareketsizleştirilen ya da kaydileştirilen sermaye piyasası araçlarına ilişkin tüm işlemler elektronik ortamda ve merkezi saklama kuruluşları aracılığıyla yapılmalıdır. Ayrıca merkezi saklama kuruluşları, sermaye piyasası araçlarını ve yatırımcıları koruyacak tedbirleri almalıdır 549. F. Önerilerin Kaydi Sistemin Gelişimine ve Kaydileştirme Sürecine Etkileri Dünya çapında etkiye sahip uluslar arası kuruluşların sermaye piyasalarına ilişkin önerileri kaydi sistemin gelişimini ve kaydileştirme sürecini yakından etkilemiştir. İlk olarak 1988 yılında başlayan 550 ve günümüze kadar devam eden sermaye piyasalarına ilişkin öneri raporları birçok ülke tarafından dikkate alınmıştır. Nitekim önerilerde bulunan kuruluşların birçoğuna çeşitli ülkeler ya da ülke temsilcileri üyedir. Raporlarda belirtilen önerilerin dikkate alınması, hem kaydi sisteme geçişi hızlandırmış hem de aynı önerileri dikkate almaları nedeniyle ülkeler arasında var olan uyumsuzlukları ortadan kaldırılmıştır. Farklı ülke uygulamalarına yer veren raporlar, kaydi sisteme geçecek ülkeler açısından yol gösterici olmuştur. Bu raporlarda yer alan bilgiler sayesinde kaydi sisteme önce geçen tecrübe sahibi ülkelerde yaşanan problemlerin tekrar etmemesi sağlanmıştır. Özellikle sermaye piyasası araçlarının ve yatırımcıların korunması adına yapılması gerekenler kaydi sistemi benimseyen ülkeler açısından faydalı olmuştur. Her ne kadar raporlarda sisteme ilişkin önerilerde bulunulsa bile, hukuki düzenlemelere ilişkin yeterli açıklamalar yapılmamıştır. Raporlarda sistemin hukuki prosedüre bağlanması ve yatırımcın hukuki açıdan korunması için tedbirler alınması esaslarına yer verilmesine rağmen ne tür düzenlemelere ihtiyaç olduğu konusunda yeterli CESR, Settlement and Counterparties, s CESR, Settlement and Counterparties, s. 40. CESR, Settlement and Counterparties, s Gof Thirty, Clearance and Settlement Systems in the World's Securities Markets, by Steering & Working Committees of the Securities Clearance and Settlement Study,

96 bilgiler sunulmamıştır. Kanaatimizce bu tür bir tercihin yapılması, her ülkenin kendi içinde hukuk sistemine uygun çözümler getirecek hukuki düzenleme çalışmaları yapacağı anlayışından kaynaklanmaktadır. Uluslararası kuruluşların yayınladığı öneri raporlarının her ülkede oluşturduğu etkiye, burada yer verilmeyecek, bu konuya yeri geldikçe çeşitli ülke uygulamalarında kaydi sistemin gelişimi anlatılırken değinilecektir 551. IV. ÇEŞİTLİ ÜLKE UYGULAMALARINDA KAYDİ SİSTEMİN GELİŞİMİ A. Genel Olarak Avrupa da İkinci Dünya Savaşı sırasında fiziki olarak senet üzerine basılan sermaye piyasası araçlarının muhafazası ciddi sorunlar oluşturmuştur. Bu nedenle sermaye piyasası araçlarının senetsiz olarak saklanmasına ilişkin bazı çözümler ortaya atılmıştır. Dolayısıyla merkezi saklama ve kaydi sisteme geçiş sürecinin başlangıcı diğerlerine göre Avrupa da daha eski yıllara dayanmaktadır 552. İkinci Dünya Savaşı nı takip eden yıllarda ise, Avrupa ülkelerindeki borsalarda hisse senetlerine ilişkin günlük işlem hacimleri giderek artmaya başlamıştır 553. Bu durum sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemlerin yapılması konusunda çeşitli rasyonalizasyon çalışmalarının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Söz konusu rasyonalizasyon çalışmaları çerçevesinde değişik aşamalar sonucunda kaydi sistem geliştirilmiştir lı yıllarda ABD de sermaye piyasası araçlarının ve bu araçlara ilişkin işlemlerin sayısının olağanüstü derecede artması Paperwork Crisis (Paperwork Crunch) olarak isimlendirilen krizin ortaya çıkmasına neden olmuştur 554. Bu kriz, sermaye piyasalarının merkezi konumunda olan ABD de, New York Borsası (NYSE 555 ), Amerikan Borsası (AMEX 556 ) ve tezgah üstü piyasalarda (OTC 557 ) faaliyet gösteren takas Bkz. Birinci Bölüm, 2, IV vd. Baglioni / Hamaui, s. 20. İsviçre de meydana gelen gelişmeler için bkz. Handschin, Lukas, Papierlose Wertpapiere, Basel und Frankfurt am Main 1987, s. 2 vd.; Avusturya da meydana gelen gelişmeler için bkz. Schwind, Axel, Die Bankenpraxis Österreich, Abschied vom Wertpapier, Frankfurt 1987; Fransa daki gelişmeler için bkz. Druey, Jean Nicolas, Die Entmaterialisierung des Wertpapiers, Schweiz Aktiengesellschaft, 1987, S.2, s. 65 vd. Guttman, Uncertificated Security, s. 717; Speidel / Summers / White, s. 136; Baglioni / Hamaui, s. 17; Bjerre / Rocks, Investment Securities, s. 2; NYSE New York Stock Exchange. AMEX American Stock Exchange. 95

97 kurumlarının birleştirilmesi ile oluşan Ulusal Menkul Kıymetler Takas Kuruluşu (NSCC 558 ) nun kurulması ve bu kuruluşun Amerikan Saklama Kuruluşu (DTC 559 ) ile birleşmesine kadar uzanan sürecin başlamasını sağlamıştır. Bu gelişmelere paralel olarak ABD de de sermaye piyasası araçlarının merkezi saklanmasına ilişkin farklı sistemler geliştirilmiş ve uygulanmıştır 560. Bu başlık altında sermaye piyasası araçlarının saklanması açısından farklı uygulamalara sahip olan örnek bazı ülke sistemleri ile kaydi sistemin gelişmesi ve kaydi sisteme ilişkin uygulamaların temellerini oluşturan çalışmaları gerçekleştiren ülke sistemlerinin gelişimi incelenecektir. İnceleme yapılırken kaydi sisteme geçiş sürecinde yaşanan aşamalar (toplu saklama sistemi ve toplu senet sistemi) da dikkate alınacaktır. Bu çerçevede sermaye piyasası araçlarının saklanması açısından köklü uygulamalara sahip ülkelerden Avusturya, Almanya, Fransa, İsviçre, İngiltere ve ABD de yaşanan gelişmeler incelenecektir. Sermaye piyasası araçlarının saklanması konusunda köklü uygulamalara sahip söz konusu ülkeler dışında, diğerleri ile karşılaştırıldığında kaydi sisteme yeni geçen bazı önemli ülkelerdeki gelişmelere de bu başlık altında yer verilecektir. Kaydi sisteme yeni geçen ülkeler içerisinde önemli saydığımız ve inceleme konusu yapmak üzere seçtiğimiz iki ülke Norveç ve Yunanistan dır. Yunanistan ın seçilmesinin nedeni Yunanistan ın Türkiye deki kaydi sisteme geçme çabalarına çok yakın bir tarihte 561 kaydi sistemi benimsemiş olması ve Türkiye deki kaydi sistem ile benzer özellikler taşımasıdır. Ayrıca Türkiye de kaydi sisteme geçiş çalışmaları devam ederken Sermaye Piyasası Kurulu ve TAKASBANK yetkilileri Yunanistan a giderek incelemelerde bulunmuşlar ve karşılıklı görüş alışverişinde bulunmuşlardır 562. Bu görüşmeler Türkiye deki kaydi sistemin OTC Over the counter. NSCC National Securities Clearing Corporation. NSCC hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Erkarakaş, Nalan, Menkul Kıymetlerin Takas işlemleri konusunda National Securities Clearing Corporation Örneği, SPK Araştırma Raporu, Ankara DTC - Depository Trust Company. Ayrıntılı bilgi için bkz. Erkarakaş, Nalan, Amerika Birleşik Devletleri ve Kore de Menkul Kıymet Takas ve Muhafaza Sistemleri, (Clearing Corporations Security Depositories), SPK Araştırma Raporu, Ankara Yunanistan Mart 1999 da sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesine başlamıştır Nisan 2000 tarihlerinde Sermaye Piyasası Kurulu ve TAKASBANK dan yetkililer Yunanistan Merkezi Menkul Kıymet Saklama Kuruluşu na giderek Yunanistan kaydi sistemi hakkında bilgi almışlardır. 96

98 oluşmasında etkili olmuştur 563. Norveç in seçilmesinin sebebi ise, Türkiye deki kaydi sistem ile Norveç teki kaydi sistemin benzerlik göstermesi ve Türkiye deki kaydi sisteme kaynaklık eden sistemlerden biri olan Yunanistan daki kaydi sistemin Norveç model alınarak oluşturulmasıdır 564. B. Avusturya Toplu saklamaya ilişkin ilk örnek 1872 yılında Avusturya da görülmüştür 565. Viyana Ciro İşlemleri ve Kasalar Birliği 566 aracılığıyla toplu saklama sistemi hayata geçirilmiştir 567. Daha sonra Avusturya da 1938 yılında Depo Kanunu 568 yürürlüğe girmiştir. Bu Depo Kanunu 1937 tarihli Alman Depo Kanunu ndan iktibas edilerek hazırlanmıştır. Avusturya, 1970 yılında tek tek senet basımından vazgeçerek sermaye piyasası araçlarının saklanması açısından toplu senet sistemi uygulamasına başlamıştır ve 1984 yıllarında sermaye piyasasındaki gelişmeler doğrultusunda ilgili kanuni değişiklikler yapılmıştır 570. Avusturya da merkezi saklama hizmeti halen CSD.A 571 tarafından yerine getirilmektedir 572. CSD.A, sermaye piyasası araçlarının merkezi olarak saklanması yanında Aynı yönde bkz. Yalın, s. 75. Yunanistan daki kaydi sistemin Norveç model alınarak oluşturulduğu yönünde bkz. Haselçin, Kaydi Sistem, s. 91. Norman, s. 39. Viyana Ciro İşlemleri ve Kasalar Birliği nin orijinal dildeki karşılığı Wiener Giro und Kassenverein dir. Turanboy, s. 2. Avusturya, Almanya da önce toplu saklama sistemini uygulasa da sistemli olarak toplu saklamaya Almanya dan 1 yıl sonra 1938 yılında Depo Kanunu ile geçilmiştir. Öztan, Kıymetli Evrak (1997), s Turanboy, Varakasız, s. 9 dn.19. Central Securities Depository.Austria. CSD.A, hakkında ayrıntılı bilgi için bkz, Anna, Profile of the Oesterreichische Kontrollbank AG (OeKB) in its capacity as the Central Securities Depository for the Austrian Capital Market (CSD.A), Bkz. 97

99 takas hizmeti de sunmaktadır 573. CSD.A, banka statüsünde bir anonim şirket 574 olan OeKB 575 nin bir dairesi olarak hizmet vermektedir 576. OeKB, 1946 yılında 577 belirli bazı konularda uzman bankacılık hizmetleri sunmak üzere Viyana da kurulmuştur yılında Avusturya nın merkezi saklama kuruluşu olarak yetkilendirilmiştir yılından beri Avusturya nın tek yetkili merkezi saklama kuruluşudur 580. Avusturya da sermaye piyasası araçları genel itibariyle 581 merkezi saklama kuruluşu nezdinde hareketsizleştirilmiş durumdadır 582. Sermaye piyasası araçları toplu senet şeklinde de ihraç edilebilmekte ve saklanabilmektedir 583.Ayrıca OeKB, bazı sermaye piyasası araçları açısından fiziki saklama hizmeti de vermektedir 584. Avusturya da sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemler elektronik ortamda kayden yapılmaktadır 585. Sermaye piyasası araçlarına ilişkin kaydi işlemler OeKB tarafından yürütülen DS.A 586 sistemi aracılığı ile yerine getirilmektedir 587. C. Almanya Almanya da 1896 yılında Berlin Kasalar Birliği 588 kurulmuştur 589. Daha sonra 1937 yılında kıymetli evrakların saklanmasına ilişkin Depo Kanunu 590 çıkarılmıştır 591. Bu Graf, s. 15. OeKB AG, Avusturya Hukuku na göre anonim şirket (Aktiengesellschaft) statüsündedir. Oesterreichische Kontrollbank Aktiengesellschaft. OeKB hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Graf, s Ocak Norman, s. 40; Anna, Profile of OeKB, s. 2. Oesterreichische, 2009 Annual Report, s. 36. Anna, Profile of OeKB, s. 2. Merkezi saklama kuruluşunda saklanan sermaye piyasası araçları ve bu araçlara ilişkin istatistikî bilgiler için bkz. Oesterreichische, 2009 Annual Report, s. 36 vd. Graf, s. 16. Graf, s. 16. Ayrıntılı bilgi için bkz. Graf, Gerold, Disclosure Framework for Securities Settlement Systems, CSD.Austria, July Anna, Profile of OeKB, s. 2. DirectSettlement.Advanced Graf, s. 28. Berlin Kasalar Birliğinin orijinal dildeki adı Berliner Kassenverein dır. 98

100 kanunla birlikte sermaye piyasası araçlarının saklanması için toplu saklama bankaları kurulmuştur 592. Almanya da kıymet hakkı ve kaydi değer olarak adlandırılabilecek ilk uygulama ise İkinci Dünya Savaşı sırasında görülmüştür 593. İkinci Dünya Savaşı sırasında savaş nedeniyle sermaye piyasası araçlarının zayi olması tehdidi ortaya çıkmış ve toplu saklama zorunlu hale getirilmiştir 594. Savaş sonrasında toplu saklamanın zorunlu olmasına ilişkin sebepler ortadan kalkmasına rağmen toplu saklama sistemi uygulamasına devam edilmiştir 595. İkinci Dünya Savaşı nda sonra savaş sırasında zayi olan senetlerin tek tek yenisinin basılması yerine aynı özelliklere sahip her senet türü için bu senetleri temsil etmek üzere tek bir senet (toplu senet) basılmıştır 596. Böylece sermaye piyasası araçlarının saklanması açısından toplu senet sistemi 597 uygulamaya geçirilmiştir yılında ise Depo Kanunu nda yapılan değişiklik ile toplu senet sistemine ilişkin uygulama kanunileştirilerek hukuki alt yapıya kavuşturulmuştur 598. Birçok yerde kurulan ve saklama hizmeti veren toplu saklama bankaları 599, 1989 yılında Frankfurt ta Alman Birleşmiş Kasalar Anonim Şirketi 600 kurularak aynı çatı altında Turanboy, Varakasız, s. 2. Kanunun orijinal adı Gesetz über die Verwahrung und Anschaffung von wertpapieren dir. Bu kanun Saklamaya Verilmiş Kıymetli Evrak Kanunu olarak Tercüme edilebilir. Bkz. Turanboy, s. 2, dn. 11. Baglioni / Hamaui, s. 20. Norman, s. 39. Turanboy, Varakasız, s. 43. Norman, s. 39; Öztan, Kıymetli Evrak (1997), s Acır, s. 49. Öztan, Kıymetli Evrak (1997), s Toplu senet sistemi hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 2, II, E. Handschin, s. 6; Öztan, Kıymetli Evrak (1997), s Bayerischer Kassenverein AG, Munich; Berliner Kassenverein AG, Berlin; Frankfurter Kassenverein AG, Frankfurt am Main; Niedersächsischer Kassenverein AG, Hannover; Norddeutscher Kassenverein AG, Hamburg; Wertpapiersammelbank Baden - Württemberg AG, Stuttgart; Wertpapiersammelbank Nordrhein-Westfahlen AG, Duesseldorf. Alman Birleşmiş Kasalar Anonim Şirketinin orijinal dildeki karşılığı Deutscher Kassenverein Aktiengesellschaft tır. 99

101 toplanmıştır 601. Bu birleşme ile saklama kuruluşları ile borsalar kontrol altına alınmış, sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemler hızlanmıştır 602. Alman Birleşmiş Kasalar Anonim Şirketi nin ismi 1997 de Deutsche Börse Clearing AG olarak değiştirilmiştir 603. Deutsche Börse Clearing ile Cedel International ın birleşmesi ile 2000 yılında Clearstream kurulmuştur 604. Clearstream 605, banka statüsünde kurulmuş bir anonim şirkettir 606. Almanya nın ulusal düzeyde yetkili tek merkezi saklama kuruluşu 607 Clearstream dir. Clearstream, ulusal ve uluslar arası hizmet veren merkezi bir takas ve saklama kuruluşudur yılında Deutsche Börse, geri kalan Clearstream hisselerini de devralmıştır 609. Böylece Clearstream tamamı Deutsche Börse Group a ait merkezi bir takas ve saklama bankasına dönüşmüştür. Clearstream halen Almanya ve Lüksemburg için ulusal diğer ülkeler için uluslar arası takas ve saklama hizmetleri vermektedir. Almanya da sermaye piyasası araçları merkezi saklama kuruluşunda hareketsizleştirilmiş durumdadır 610. Kamu borçlanma senetleri 611 ise tamamen kaydileştirilmiştir. Bunlara ilişkin saklama kaydi sisteme göre yapılmaktadır 612. Kamu borçlanma senetleri dışındaki sermaye piyasası araçlarına ilişkin saklamanın çoğu ise, toplu senet sistemine 613 göre yapılmaktadır. Ayrıca Clearstream fiziki sermaye piyasası araçları açısından da saklama hizmeti vermektedir 614. Sermaye piyasası araçlarına ilişkin Baglioni / Hamaui, s. 20. Turanboy, Varakasız, s. 10. Baglioni / Hamaui, s. 21; Clearstream, s. 1. Clearstream, s. 1. Clearstream Banking Aktiengesellschaft Çatana, s. 90. Wertpapiersammelbank - Central Securities Depository Deutsche Börse, 2009 Annual Report, s. 16. Baglioni / Hamaui, s Clearstream, s. 2. Federal Bonds (Bundesanleihen) ve State Bonds (Länderanleihen). Clearstream, s. 3. Toplu Senet Sistemi hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 2, II, E. Clearstream, s

102 işlemler NGSM 615 modeli çerçevesinde kaydi olarak hesaplar üzerinde yapılan değişiklikler ile gerçekleştirilmektedir 616. D. Fransa Fransa da toplu saklamaya geçişin ilk aşaması, İkinci Dünya savaşı sırasında savaşın ortaya çıkardığı nedenlerle gerçekleşmiştir yılında ilk takas ve saklama kuruluşu olan Senet Virmanları Merkezi CCDVT 618 kurularak sermaye piyasası araçlarının toplu saklanması zorunlu hale getirilmiştir 619. Savaş sonrasında Fransa da sermaye piyasası araçlarının toplu saklanması zorunluluğu ortadan kaldırılmıştır. Ancak toplu saklama uygulamalarına devam edilmiştir 620. Nitekim takas ve saklama kuruluşunun kurulmasındaki amaç, tek aşamada kaydi sisteme geçilebilmesidir 621. Ancak Fransız halkının tam olarak bilgilendirilememesi ve fiziksel senetleri kullanma alışkanlığının kırılamaması nedeniyle sistem başarılı olamamıştır 622. Tek aşamada kaydi sisteme geçiş denemesinde yaşanan başarısızlık nedeniyle, 1949 da Senet Virmanları Merkezi nin faaliyetlerine son verilmiştir 623. Takas ve saklama sistemi yeniden kurularak fiziki saklamaya geçilmiştir. Bu aşamada sermaye piyasası araçlarının toplu olarak saklanabilmesi için 1949 yılında SICOVAM 624 kurulmuştur 625. SICOVAM ın amacı, sermaye piyasası araçlarının fiziki takası yerine, üye kuruluşlar arasındaki sermaye piyasası aracı sirkülâsyonunun kaydi olarak gerçekleştirilmesine imkân sağlamaktır New German Settlement Model. Ayrıntılı bilgi için bkz. Deutsche Bundesbank, Clearstream and Bundesbank unveil improvements in settlement process for the German market, Clearstream press release, Frankfurt, Clearstream, s. 28. Norman, s. 39. Caisse Centrale de Dèpôts et de Virements de Titres. Baglioni / Hamaui, s. 21. Norman, s. 40; Öztan, Kıymetli Evrak (1997), s Acır, s. 52. Acır, s. 52. Baglioni / Hamaui, s. 21; Aykın, s. 8. SICOVAM ın orijinal dildeki karşılığı Société Interprofessionnelle pour la Compensation des Valeurs Mobilières tir. Türkçeye Profesyoneller Arası Menkul Kıymet Takas Şirketi olarak çevrilebilir. Baglioni / Hamaui, s. 21; Norman, s. 40; Turanboy, Varakasız, s. 3. Norman, s. 40; Yalın, s. 58; Aykın, s

103 Yeni kurulan SICOVAM sisteminde ilk önce sermaye piyasası araçlarının kaydi olarak tutulması isteğe bağlı olarak düzenlenmiştir. Kaydi sisteme tam olarak geçilmesi ve gerekli yasal düzenlemelerin yapılması ise zamana yayılmıştır. Fransa da kıymet hakları 1981 tarihli Bütçe Kanunu ile menkul kıymetler alanında temel sistem haline getirilmiştir yılında çıkarılan Kanun ve 1983 yılında çıkarılan Kararname ile yeni fiziki sermaye piyasası aracı basılmasına son verilmesine dayanak teşkil edecek hukuki düzenlemeler tamamlanmıştır yılının başından itibaren yeni fiziki sermaye piyasası aracı basımından tamamen vazgeçilerek gerçek anlamda tam kaydi sisteme geçilmiştir 629. Bu çerçevede değerlendirildiğinde Fransa tam kaydi sisteme geçen ilk ülke olma özelliğine sahiptir 630. Yapılan değişikliklerle Fransa da yeni ihraç edilecek sermaye piyasası araçları doğrudan kaydi sistemde oluşturulmuştur. Piyasada dolaşımda olan mevcut fiziki sermaye piyasası araçları için ise kaydileştirilme süreci başlatılmıştır. Fiziki sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilerek kaydi sisteme aktarılabilmesi için tarihine kadar süre tanınmıştır 631. Kaydileştirme sürecinin tamamlanması için belirlenen sürenin dolmasıyla, teslim edilmemiş sermaye piyasası araçları borsada satılmış ve bedelleri ileride sahiplerine ödenmek üzere bloke edilmiştir 632. SICOVAM, 2001 yılında Avrupa Birliği çapında faaliyet gösteren Euroclear 633 ile birleşmiştir 634. Mevcut faaliyetlerini Euroclear Fransa 635 adı altında devam ettirmektedir. Euroclear Fransa, Fransa nın ulusal merkezi saklama kuruluşudur 636. Euroclear France, sermaye piyasası araçları açısından saklama ve takas hizmetleri vermektedir 637. Euroclear Fransa, hem hareketsizleştirilmiş ve kaydileştirilmiş sermaye Ergincan, Dünya ve Türkiye, s Acır, s. 53; Erkan / Manavgat, s. 6. Turanboy, Varakasız, s. 44. Acır, s. 55. Aykın, s. 49. Erkan / Manavgat, s. 6; Aykın, s. 49. Euroclear hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Baglioni / Hamaui, s. 23. Norman, s ; Ayrıntılı bilgi için bkz. Kentouris, Chris, Euroclear-Sicovam Merger Final, Securities Industry News, September 25, 2000; Euroclear France SA. Ayrıntılı bilgi için bkz. Euroclear, Disclosure Framework Report, Euroclear France, April Baglioni / Hamaui, s

104 piyasası araçları hem de fiziki sermaye piyasası araçları 638 açısından saklama hizmeti vermektedir 639. Sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemler ESES 640 adı verilen sistem aracılığıyla kaydi olarak hesaplar üzerinde yapılana değişiklikler ile gerçekleştirilmektedir 641. E. İsviçre İsviçre de 1960 lı yıllarda sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemlerin sayısının artması, saklanan kıymetler için ayrılan yer ve personel sıkıntısı ile saklama masraflarının çokluğu nedeniyle toplu saklama sistemine geçilmesi fikri ön plana çıkmıştır. Gelişmeler üzerine 1961 yılında İsviçre Bankalar Birliği toplu saklamaya geçilmesi yönünde bir karar almıştır. Daha sonra toplu saklamaya geçilmesi adına İsviçre Bankalar Birliği 1969 tarihli bir genelge yayınlamış ve 1970 yılında toplu saklamayı gerçekleştirmek üzere SEGA 642 kurulmuştur 643. Bu çerçevede değerlendirildiğinde İsviçre de toplu saklama sistemine yasal düzenlemeler ile değil, idari kararlar doğrultusunda geçilmiştir. İsviçre deki tüm sermaye piyasası araçlarının toplu olarak saklanması, SEGA tarafından yerine getirilmiştir. SEGA sistemi çerçevesinde yatırımcılar, sermaye piyasası araçlarını saklanmak üzere kendi bankalarına götürmüş, bankalar ise bu kıymetleri tür ve özelliklerine göre sınıflandırarak SEGA ya teslim etmişlerdir. SEGA sistemi ile bankaların hesaplar üzerindeki tasarruf yetkisi de birleştirilmiştir. Böylece sermaye piyasası araçlarına ilişkin kaydi işlemler yapılabilmiştir 644. SEGA sisteminde sermaye piyasası araçları fiziki olarak basılmakta ancak misli nitelikteki araçlar toplu olarak saklanmakta ve bunlara ilişkin işlemler kaydi olarak yapılmaktadır. Dolayısıyla sermaye piyasası aracının üzerine basıldığı senedin maddi varlığı önemsiz hale gelmektedir. SEGA sisteminde kaydi sermaye piyasası araçlarının Euroclear, Euroclear France, s. 7. Fiziki saklama hizmeti genel itibariyle yabancı sermaye araçlarına ilişkindir. Euroclear, Euroclear France, s. 8. Euroclear Settlement of Euronext-zone Securities Euroclear, Euroclear France, s. 26 vd. SEGA nın orijinal dildeki karşılığı Schweizerische Effekten Giro AG dir. Türkçeye İsviçre Menkul Kıymetler Ciro Anonim Şirketi olarak çevrilebilir. Handschin, s. 6; Norman, s. 40; Turanboy, Varakasız, s. 3. Turanboy, Varakasız, s

105 yanında fiziki sermaye piyasası araçları da işlem görebilmektedir. Bu nedenle SEGA sistemi kısmi kaydi sistem 645 olarak nitelendirilmektedir 646. Önceleri, sadece hamiline yazılı hisse senetleri SEGA sisteminde toplu olarak saklanmıştır. Ancak 1980 li yıllarda nama yazılı hisse senetleri 647 de SEGA nezdinde merkezi ve toplu olarak saklanmaya başlamıştır yılından itibaren ise, nama yazılı sermaye piyasası araçlarının ihraç sırasında fiziki olarak basılmalarının ertelenmesi 649 suretiyle bunlara ilişkin hakların SEGA sistemine aktarılması yolu benimsenmiştir. Bu uygulama ile İsviçre de nama yazılı sermaye piyasası araçları açısından gerçek manada kaydi sisteme geçiş başlamıştır 650. Böylece İsviçre, Fransa dan sonra tam anlamıyla kaydi sistemi uygulamaya başlayan ikinci ülke olmuştur. Ancak İsviçre deki sistemin Fransa daki sistemden farkı, geçici, isteğe bağlı ve geri dönülebilir olmasıdır 651. Burada geri dönülebilirle kast edilen SEGA sisteminde daha sonra hak sahibinin talebi üzerine sermaye piyasası aracının fiziki olarak senede bağlanabilmesidir yılında İsviçre de uluslararası sermaye piyasası araçlarının takasını gerçekleştirmek üzere kurulan INTERSETTLE 652 ile SEGA birleştirilerek Swiss Financial Group AG adlı holding kurulmuştur. Söz konusu holding çatısı altında kurulan SIS 653 isimli şirketin daha önce SEGA tarafından yürütülen saklama hizmetini yerine getirmesi öngörülmüştür Kısmi kaydi sistem hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 3, II, F. Erkan / Manavgat, s. 2. Tek yönlü global sertifikalar (one-way certificates) çıkarılmak suretiyle nama yazılı senetler merkezi saklama sistemine dahil edilmişlerdir. Global sertifika kavramı, ihraççı şirketlerin nama yazılı hisse senetlerini her bir ortağın elinde bulunan toplam hisse sayısını temsil eden sertifikalarla değiştirmesinden; tek yönlü kavramı, sertifikaların tedavüle yönelik olmayıp, her devir sırasında yok edilerek yeni ortak adına çıkarılan yeni bir sertifika ile değiştirilmesinden kaynaklanmaktadır. Norman, s. 40; Acır, s. 56. Delayed Printing Metod. Aynı yönde bkz. Ergincan, Dünya ve Türkiye, s Acır, s. 57. Swiss Corporation for International Securities Settlement SIS Sega Inter Settle, The Swiss Securities Services Corporation, İsviçre Menkul Kıymet Hizmetleri AŞ. Acır, s

106 2008 yılının başlarında İsviçre finansal piyasalarında faaliyet gösteren SWX Grup, SIS Grup ve Telekurs Grup birleşerek SIX Şirketler Grubunu kurmuşlardır 655. İsviçre de SIX şirketler grubu çatısı altında yer alan SIX SIS Limited Şirketi, Ocak 2008 den beri sermaye piyasası araçları açısından ulusal ve uluslararası merkezi saklama hizmetlerini yerine getirmektedir 656. F. İngiltere İngiltere de 1980 li yıllarda sermaye piyasası araçlarının takası için TAURUS 657 isimli bir sistem geliştirilmiştir 658. Sistemin amacı, sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemlerin daha az zamanda ve düşük maliyetlerle gerçekleştirilmesidir. Ancak zaman içerisinde sistemin maliyeti 659 tahmin edilmeyecek düzeyde artmıştır 660. Dolayısıyla sistem, amacına hizmet etmekten uzaklaşmıştır. Ortaya çıkan gelişmeler sonucu 1993 yılında TAURUS sisteminin kullanımına son verilmiştir 661. TAURUS sisteminin iptal edilmesinin ardından sermaye piyasasında ortaya çıkan ihtiyacı karşılamak adına İngiltere Bankası 662 sermaye piyasası araçlarının takası için yeni bir sistem geliştirmek üzere çalışmalara başlamıştır yılında başlayan çalışmalar sonucunda 1996 yılında CREST ismi verilen yeni bir sistem kurulmuştur 664. CREST sisteminin yürütülmesi ise CRESTCo Ltd isimli bir şirkete verilmiştir 665. CRESTCo şirketi sermaye piyasalarında faaliyet gösteren 70 kuruluşun katılımı ile kurulmuştur. CRESTCo nun işlemlerini 1995 tarihli Uncertificated Securities Regulations çerçevesinde yerine getirmesi öngörülmüştür Transfer and Automated Registration of Uncertified Stock. Baglioni / Hamaui, s. 21. Sistemin maliyeti yaklaşık 75 milyon Pound düzeyine ulaşmıştır. Ayrıntılı bilgi için bkz. Martin, James, Cybercorp: The New Business Revolution, American Management Association, New York 1996, s. 26 vd. Bank of England. Baglioni / Hamaui, s. 22. Ayrıntılı bilgi için bkz. Practical Law Company, Crest: Little Taurus, Legal & Commercial Publishing 1993, s. 7 vd. Ayrıntılı bilgi için bkz. Smith, Brian, CREST: Its Recognition and Approval, Financial Stability Review, Bank of England 1996, s. 51 vd. Loader, s. 200; Baglioni / Hamaui, s. 22. Yalın, s

107 CREST sistemi, İngiltere de sermaye piyasası araçlarının elektronik ortamda saklanması ve bunlara ilişkin işlemlerin elektronik ortamda yapılması işlevini yerine getirmek üzere oluşturulmuştur 667. Sistemin amacı, sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemlerin daha kısa zamanda, düşük maliyetlerle ve güvenli bir şekilde yapılabilmesidir. CREST sistemi sayesinde sermaye piyasası araçları kaydi olarak saklanabilmekte ve bunlara ilişkin işlemler kaydi olarak yapılabilmektedir. İsteyen yatırımcılar ise sermaye piyasası araçlarını fiziki olarak ellerinde tutabilmektedir 668. Bu nedenle sistem hem kaydi hem de fiziki sermaye piyasası araçlarının kullanılmasına izin vermektedir. Dolayısıyla CREST sistemi kısmi kaydi sistem 669 olarak nitelendirilebilir 670. CREST sistemini yürüten CRESTCo Ltd şirketi, Ağustos 2002 de Avrupa Birliği çapında faaliyet gösteren Euroclear ile birleşmiştir 671. Temmuz 2007 de Euroclear bünyesindeki yeniden yapılandırma çerçevesinde şirketin ismi Euroclear UK & Ireland Ltd 672 olarak değiştirilmiştir 673. Şirket, mevcut faaliyetlerini Euroclear bünyesinde yürütmektedir. Euroclear UK & Ireland, İngiltere ve İrlanda açısından ulusal merkezi saklama hizmeti veren tek kuruluştur. Sistem çerçevesinde yatırımcılara ait sermaye piyasası araçları kaydi olarak saklanmakta ve bunlara ilişkin işlemler kaydi olarak gerçekleştirilmektedir. İsteyen yatırımcılar ise, CREST sistemi dışında fiziki sermaye piyasası araçlarını ellerinde tutabilmektedir. Sistemde hareketsizleştirilmiş herhangi bir sermaye piyasası aracı ise, bulunmamaktadır 674. G. Norveç Norveç te 1985 yılında 675 sermaye piyasası araçlarının merkezi olarak saklanması için The Norwegian Central Securities Depository (VPS 676 ) isimli merkezi saklama Loader, s. 2; Euroclear, Euroclear UK & Ireland Ltd, s Kısmi kaydi sistem hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 3, II, F. Aynı yönde bkz. Erkan / Manavgat, s. 14 vd. Baglioni / Hamaui, s. 22 Norman, s Ayrıntılı bilgi için bkz. Euroclear, Disclosure Framework Report, Euroclear UK & Ireland Ltd, December Euroclear, Euroclear UK & Ireland Ltd, s. 3. Euroclear, Euroclear UK & Ireland Ltd, s Haziran Bkz. (The Association of Global Custodians Questionnaire) 106

108 kuruluşu kurulmuştur 677. VPS, 1985 tarihli merkezi saklama kuruluşlarına ilişkin bir kanun 678 ile Norveç açısından tek yetkili saklama kuruluşu olarak kurulmuştur 679. VPS, 1985 yılında kurulmasının ardından 1986 yılında 680 faaliyete geçmiştir 681. VPS nin faaliyete geçtiği 1986 yılında Norveç te tüm devlet borçlanma senetleri ve halka açık şirketlerin hisse senetleri kaydileştirilmiştir 682. VPS, merkezi saklama kuruluşu olmasının yanında 1991 yılından beri Norveç sermaye piyasasındaki yatırım fonu yöneten şirketlere çeşitli hizmetler de sunmaktadır. VPS, Norveç dışında İsveç ve Finlandiya sermaye piyasaları için de benzer hizmetler sunmaktadır ten 2002 nin sonuna kadar VPS Norveç in tek yetkili merkezi saklama kuruluşu olarak faaliyetlerine devam etmiştir yılında çıkarılan yeni bir kanunla 684 merkezi saklama kuruluşlarına ilişkin kurallar değiştirilmiştir 685. Bu kanun ile birlikte 1 Ocak 2003 tarihinden itibaren kanunda belirtilen özelliklere sahip yetkili diğer kuruluşlara da VPS nin sunduğu hizmetleri yapabilme imkânı tanınmıştır 686. Ancak henüz VPS dışında bu hizmetleri sunan yetkili bir kuruluş bulunmamaktadır yılında yapılan değişikliklerden sonra Şubat 2003 te Norveç in merkezi saklama kuruluşu olan VPS, halka açık bir şirket haline getirilmiştir 688. VPS nin tüm hisseleri, Oslo Børs VPS Holding ASA adlı halka açık bir şirkete aittir Verdipapirsentralen ASA. Anna, Verdipapirsentralen, s. 3; Yılmaz, s Act relating to the Norwegian Central Securities Depository Mayıs Bkz. (The Association of Global Custodians Questionnaire) Rygvold, s. 50; VPS, Disclosure Framework, s. 4. Anna, Verdipapirsentralen, s. 3. Anna, Verdipapirsentralen, s. 7. Act relating to the Registration of Financial Instruments 5 Temmuz 2002 tarihli The Securities Register Act adlı kanun uyarınca VPS, yetkili merkezi saklama kuruluşudur. Financial Agreement Act adlı kanuna göre ise VPS, yetkili takas kuruluşudur. Anna, Verdipapirsentralen, s. 3. Rygvold, s. 50; Johansen, s. 15. Johansen, s. 3. VPS, Securities Market, s. 5; Anna, Verdipapirsentralen, s

109 VPS, sermaye piyasası araçları açısından hem takas hem de saklama hizmeti vermektedir 690. Norveç teki tek yetkili takas ve merkezi saklama kuruluşu VPS dir 691. VPS nin verdiği takas ve saklama hizmeti hem ulusal hem de uluslar arası sermaye piyasası araçları için geçerlidir 692. VPS nin saklama hizmetlerinden hem yatırımcılar hem de ihraççılar yararlanabilmektedir 693. Ayrıca VPS nin banka ve aracı kurumlar için sunduğu hizmetleri de bulunmaktadır 694 Yatırımcılar VPS yürüttüğü sistem sayesinde sermaye piyasası araçlarına ilişkin kar payı ve faiz gibi sermaye piyasası araçlarına ilişkin mali haklarını tahsil edebilmektedir. Ayrıca yatırımcıların sermaye piyasası araçlarına ilişkin vergi borçları, VPS sistemi aracılığı ile doğrudan kaynakta kesinti yapılarak yerine getirilmektedir 695. VPS yatırımcıların sermaye piyasası araçlarına ilişkin yönetimsel haklarını kullanabilmeleri için bilgilendirme hizmeti de vermektedir 696. VPS sistemi doğrudan sahiplik sistemine göre şekillenmiştir. Yatırımcılar sermaye piyasası aracını ihraç eden ihraççının kayıtlarında ismen görünmektedir 697. Norveç te sermaye piyasası araçlarının tamamı kaydileştirme kapsamında değildir. Ancak halka açık şirket paylarının kaydi olarak oluşturulması ve izlenmesi gerekmektedir. Kaydi sisteme tabi bu halka açık şirketlerin paylarının tamamının (hem halka açık kısmının hem de halka kapalı kısmının) kaydileştirilmesi gerekmektedir 698. Norveç te kaydi sisteme tabi olan sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi tamamlanmıştır 699. Diğer bir ifade ile kaydileştirme kapsamındaki sermaye piyasası araçları açısından kaydileştirme oranı %100 dür Anna, Verdipapirsentralen, s. 3. VPS, Disclosure Framework, s. 4. Rygvold, s. 50. Anna, Verdipapirsentralen, s. 3; Rygvold, s. 50. Johansen, s. 6; VPS, Disclosure Framework, s. 4. VPS, Disclosure Framework, s. 4. VPS, Disclosure Framework, s. 5. VPS, Securities Market, s. 4; VPS, Disclosure Framework, s. 5. Anna, Verdipapirsentralen, s. 10; VPS, Disclosure Framework, s. 6. Anna, Verdipapirsentralen, s

110 VPS ye kayıtlı sermaye piyasası araçlarının büyük çoğunluğu kaydi olarak saklanmaktadır 700. Ancak az sayıda bazı sermaye piyasası araçları fiziki olarak da saklanabilmektedir 701. Özellikle yabancı sermaye piyasası araçlarına ilişkin senetler fiziki olarak saklanmaktadır 702. VPS nezdinde saklanan sermaye piyasası araçları ister kaydi olarak ister fiziki olarak saklansınlar misli nitelikte olmak zorundadır 703. VPS nezdinde saklanan tüm sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemler ise, kaydi olarak yapılmaktadır 704. VPS, Otuzlar Grubu nun 705 ve ISSA 706 önerilerinin tamamını yerine getirmiş bir kuruluştur 707. Bu çerçevede Sermaye piyasası araçları VPS nezdindeki hesaplarda ISIN numaraları aracılığı ile müşteri ismine göre ve kaydi olarak saklanmaktadır 708. H. Yunanistan Yunanistan Merkezi Menkul Kıymet Saklama Kuruluşu (CSD) 709, 1991 yılında Atina Borsa sında 710 gerçekleşen işlemlere takas ve saklama hizmeti vermek amacıyla kurulmuş anonim şirket statüsünde bir merkezi saklama kuruluştur. Yunanistan kaydi sistemi, Norveç model alınarak oluşturulmuştur. CSD, kamu sermaye piyasası araçları dışındaki sermaye piyasası araçlarını kaydi olarak saklamaktadır. Kamu sermaye piyasası araçları ise Yunanistan Merkez Bankası tarafından saklanmaktadır 711. Yunanistan da kaydi sisteme geçilmeden önce borsada işlem gören sermaye piyasası araçları hareketsizleştirilmiş durumdaydı. Bu sermaye piyasası araçlarına ilişkin VPS nezdinde saklanan sermaye piyasası araçlarına ilişkin istatistikî bilgiler için bkz. Rygvold, s. 47 vd. Johansen, s. 6; VPS, Disclosure Framework, s. 6. VPS, Disclosure Framework, s. 15. VPS, Disclosure Framework, s. 6. Johansen, s. 15; VPS, Disclosure Framework, s Otuzlar Grubu nun sermaye piyasası araçlarının takas ve saklanmasına ilişkin önerileri hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 2, III, A. ISSA nın sermaye piyasası araçlarının takas ve saklanmasına ilişkin önerileri hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 2, III, C. Anna, Verdipapirsentralen, s. 3. Rygvold, s. 50. Central Securities Depository S.A. CSD. Athens Stocks Exchange ASE. Haselçin, Kaydi Sistem, s

111 işlemler ise, CSD sistemi aracılığıyla kaydi olarak gerçekleştirmekteydi. Daha sonra yapılan hukuki değişikliklerle kaydi sistemin hukuki alt yapısı oluşturulmuş ve 1999 yılından itibaren sermaye piyasası araçları kaydileştirilerek kaydi sisteme geçilmiştir. CSD, 1999 yılından itibaren, merkezi kayıt kuruluşu sıfatıyla, sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesini ve kaydi sistemin yürütülmesi görevini üstlenmiştir 712. Yunanistan da sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi işlemlerine Mart 1999 da başlanmıştır. Ekim 1999 da altı ay gibi kısa bir sürenin ardından kaydi sisteme tabi sermaye piyasası araçlarının yaklaşık %98 i kaydileştirilerek kaydi sisteme 713 aktarılmıştır 714. Yunanistan kaydi sisteminde sermaye piyasası araçları müşteri ismine saklama yöntemine 715 göre saklanmaktadır. Hamiline ve nama yazılı hisse senetleri kaydileştirilebilmektedir. Sadece borsaya kote olan hisse senetleri kaydi sistem kapsamındadır. Kaydileştirilmemiş hisse senetleri borsada işlem görememektedir 716. Kaydileştirme kapsamındaki şirketlerin paylarının ise (halka açık ve halka kapalı olmak üzere) tamamının kaydileştirilmesi gerekmektedir. Kaydi sisteme geçilmesinin ardından Mart 2000 de holding statüsündeki Hellenic Exchanges SA (HELEX), Atina Borsa sında faaliyet göstermek üzere kurulmuştur. Aralık 2001 de HELEX içlerinde CSD nin de bulunduğu kuruluşların 717 da katılımıyla sermaye artırımı çalışmalarına başlamıştır. Ocak 2002 de bu sermaye artırımı gerçekleştirilmiş ve böylece CSD, HELEX in bağlı kuruluşlarından biri haline gelmiştir. HELEX, 2006 yılında içlerisinde CSD nin de bulunduğu bazı bağlı kuruluşları 718 ile birleşmiş ve ismi Hellenic Exchanges S.A. Holding, Clearing, Settlement & Registry" olarak değiştirilmiştir 719. Bu Aykın, s. 65. Yunanistan da kaydi sisteme Dematerialized Securities System ismi verilmektedir. Yalın, s. 75; Aykın, s. 65. Müşteri ismine saklama yöntemi hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 2, I, C, 4. Aykın, s. 66 vd. Sermaye artırımına katılarak HELEX ortağı olan kuruluşlar: "Central Securities Depository S.A. (CSD), "Athens Derivatives Exchange S.A. (ADEX), "Athens Derivatives Exchange Clearing House S.A. (ADECH), "Thessaloniki Stock Exchange Centre S.A. (TSEC), "Systems Development and Support House of Capital Market S.A. (ASYK). Central Securities Depository (CSD), Athens Derivatives Exchange Clearing House (ADECH). Dematerialized Securities System, Helex, 110

112 değişiklikten sonra Yunanistan da kaydi sistemin yürütülmesi HELEX tarafından yerine getirilmeye başlanmıştır 720. I. Amerika Birleşik Devletleri New York Borsası nda 1960 a kadar günlük ortalama işlem hacmi 3 milyon iken, 1960 ların başında 12 milyona, 1970 yılında 52 milyona ve 1986 yılında 1 milyar işleme çıkmıştır lı yıllarda borsada ortaya çıkan işlem hacmindeki aşırı artış sonucunda oluşan senet teslimatlarındaki kriz nedeniyle 1968 yılında New York Borsası nda geçici bir toplu saklama merkezi (CCS) 722 kurulmuştur yılında Menkul Kıymet Yatırımcılarını Koruma Kanunu 724 çıkarılmıştır. Borsadaki işlemler alıcı ve satıcı arasında yüz yüze değil, aracılar yoluyla yapılmaya başlanmıştır 725. Bu Kanun un amacı, kaydi devirler yoluyla işlemlerin çabuklaştırılması ve risklerin ortadan kaldırılmasıdır 726. New York Borsası nda geçici toplu saklama merkezi olarak kurulan CCS, Mayıs 1973 de Amerika için merkezi bir saklama kuruluşu olan Depository Trust Company (DTC) ye dönüştürülmüştür 727. DTC, Amerika daki saklama kuruluşları arasındaki organizasyonu sağlamak amacıyla kurulmuştur. DTC, kurulmasından kısa bir süre sonra Amerikan Merkez Bankası Sistemi 728 ne dâhil edilerek bu sistemin bir üyesi olmuştur 729. Amerika da sermaye piyasası araçlarının toplu saklanması ilk kez 1974 yılında Amerikan emeklilik fonlarına ilişkin bir düzenleme olan ERISA 730 ile gündeme gelmiştir Helex, 2008 Annual Report, s. 12; Codified Regulation On The Operation Of The Dematerialised Securities System (DSS) (HCMC Decision n 3/304/ (GOVERNMENT GAZETTE 901/ ). Guttman, Uncertificated Security, s. 717; Aronstein, Stock Certificate, s. 273; Turanboy, Varakasız, s. 1; Aykın, s. 7. Central Certificate Service. Loader, s. 13; Baglioni / Hamaui, s. 17; Dentzer, s. 3; Norman, s. 41. Bu kanunun orijinal dildeki karşılığı Securities Investor Protection Act tir. Turanboy, Varakasız, s. 13. Aykın, s. 9. Baglioni / Hamaui, s ; Norman, s. 41; Dentzer, s. 11. Federal Reserve System FRS. Crespi, s. 162 vd; Dentzer, s. 11. Employment Retirement Income Security Act ERISA. 111

113 Bu düzenlemede yapılan değişiklik ile yatırım fonlarının korunmasına yönelik bir önlem olarak Amerikan emeklilik fonlarının kendi saklayıcısı olması yasaklanmış ve yatırım fonlarında saklama hizmeti verecek ayrı bir kuruluşun varlığı zorunlu tutulmuştur 731. Ortaya çıkan gelişmeler üzerine 1975 yılında Amerikan Kongre si Securities Exchange Act 732 in 17 A (a) (1) bölümüne göre; a) menkul kıymetlerin ve fonların korunması ve sahiplik kayıtlarının transferlerini de içerecek şekilde menkul kıymet işlemlerinin çabuk ve doğru olarak tamamlanmasının yatırımcıların korunması açısından gerekli olduğu, b) işlemlerin tamamlanma prosedürünün verimsizliğinin yatırımcılara gereksiz maliyet yüklediği, c) yeni veri işleme ve iletişim tekniklerin daha verimli, etkili ve güvenilir bir takas sistemi oluşturma konusunda fırsat yarattığı, d) takas işlemleri arasındaki bağlar ile standart ilkele ve uygulamaların takas işleminin maliyetini azaltacağı ve yatırımcıların korunmasını arttıracağı kararlarını almıştır yılında SEC tarihli Securities Exchange Act te değişiklik yapan Securities Exchange Act Amendment 735 ı yayınlamıştır 736. Yapılan düzenleme ile şirketlerin fiziki olarak senet üzerine basılı olmayan sermaye piyasası aracı (kaydi sermaye piyasası aracı) 737 ihraç edebilecekleri kabul edilmiştir 738. Daha sonra 1975 yılının Kasım ayında SEC takas ve saklama kuruluşları 739 ile ilgili yeni yükümlülükler getiren kurallar belirlemiş 740 ve yürürlüğe koymuştur Turanboy, Varakasız, s. 13; Acır, s. 59. Amerikan Menkul Kıymetler Borsası Kanunu Amerika Sermaye Piyasası Kanunu. Dentzer, s. 15; Erkarakaş, Takas ve Muhafaza Sistemleri, s US Securities and Exchange Commission ABD de borsalarda ve menkul kıymet alım satımının yapıldığı diğer piyasalardaki faaliyetleri düzenleyen ve denetleyen kurumdur. ABD nin Sermaye Piyasası Kurulu olarak ifade edilebilir. Menkul Kıymet Borsaları Kanunu nda değişiklik yapılmasına ilişkin Kanun Baglioni / Hamaui, s. 18; DTCC, The US Model for Clearing and Settlement, s. 14. Uncertificated Securities Acır, s. 60. Clearing and Settlement Corporations Belirlenen bu kurallar çerçevesinde 13 adet takas ve saklama kuruluşunun SEC e kaydı yapılmıştır. Bu kuruluşlar şunlardır: Depository Trust Company (DTC), Bradford Securities Processing Services Inc. (BSPS), Stock Clearing Corporation of Philadelphia (SCCP), Boston Stock Exchange Clearin Corporation (BSECC), Midwest Securities Trust Company (MSTC), Options Clearing Corporation (OCC), Midwest Clearing Corporation (MCC), Pacific Securities Depository Trust Company (PSDTC), Pacific Clearing Corporation (PCC), TAD Depository Corporation (TAD), New England Securities Depository Trust Company (NESDTC), National Securities Clearing Corporation (NSCC), Philadelphia Depository Trust Company. Erkarakaş, Takas ve Muhafaza Sistemleri, s

114 1977 yılında ABD Yeknesak Ticaret Kanunu 742 değiştirilerek, kaydi sermaye piyasası araçlarının ihracı, sicile kaydı ve bunlara ilişkin kaydi işlemlerin yapılması hukuki prosedüre kavuşturulmuştur 743. Söz konusu hukuki değişikliklerden sonra 1982 yılından itibaren senet üzerine basılarak yatırımcılara teslim edilmesi söz konusu olmayan sermaye piyasası araçlarının oluşturulmasına başlanmıştır 744. Bu sistemde 745 sermaye piyasası araçları bir veya birkaç toplu senet şeklinde basılarak merkezi saklama kuruluşunda saklanmaktadır 746. Söz konusu sistem çerçevesinde sermaye piyasası araçlarının ihracı kaydi olarak gerçekleştirilmekte, yatırımcılara fiziki senet teslimi yapılmamaktadır. Ayrıca sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemeler de kaydi olarak yapılmaktadır yılında Amerika nın Merkezi Saklama Kuruluşu (DTC) ile Ulusal Takas Kuruluşunun (NSCC) birleşmesi ile holding statüsündeki DTCC 747 kurulmuştur 748. Böylece DTC, DTCC nin bağlı kuruluşu haline gelmiştir 749. DTCC nin NSCC ve DTC ile birlikte beş tane bağlı kuruluşu bulunmaktadır. DTCC nin diğer üç bağlı kuruluşu; Fixed Income Clearing Corporation (FICC), DTCC Deriv / SERV LLC ve DTCC Solution LLC dir. Amerika da saklama hizmeti halen DTCC nin bağlı kuruluşu olan DTC tarafından yerine getirilmektedir. Amerika da sermaye piyasası araçları, merkezi saklama kuruluşu nezdinde hareketsizleştirilmiş durumdadır 750. Hareketsizleştirilen sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemler ise, hesaplar üzerinde yapılan değişiklikler yoluyla kaydi olarak Uniform Commercial Code. Maddi varlığı olmayan menkul kıymetlere ilişkin düzenleme bu kanunun Investment Securities başlıklı 8. kısmında düzenlenmiştir. Quinn, N. 8 2; Darmstater, s ; Guynn, s. 26; Turanboy, Varakasız, s. 13; Bjerre / Rocks, Investment Securities, s. 3. ABD Yeknesak Ticaret Kanunu nda yapılan ilgili değişiklikler hakkında ayrıntılı bilgi içn bkz. Barnard, Brian / Bowman, Jeffrey L. / Robertson, Judith Young, Uncertificated Securities, Articles 8 and 9 of the U.C.C., and the Texas Business Corporation Act: A New System to Accomdate Modern Securities Transactions, Texas Tech Law Review 1980, S. 11, s. 813 vd. Dentzer, s. 23. Bu sisteme Book Entry Only (BEO) ismi verilmektedir. Bkz. Norman, s Bjerre / Rocks, Investment Securities, s. 3. The Depository Trust & Clearing Corporation Loader, s. 13; Baglioni / Hamaui, s. 20. Dentzer, s. 72. Baglioni / Hamaui, s

115 gerçekleştirilmektedir 751. Ancak eyalet yasalarının yasak getirmemesi halinde yatırımcıların ellerinde fiziki sermaye piyasası aracı bulundurmaları da mümkündür 752. Ağustos 2006 da SEC tarafından onaylanan yeni hükümler çerçevesinde, sermaye piyasası araçlarının 31 Mart 2008 tarihine kadar DRS 753 sistemine uygun hale getirilmesi öngörülmüştür 754. DRS sistemi 755, tamamen elektronik kayıt şeklini benimsemiştir. Bununla birlikte bu sistem, fiziki senetleri tamamen ortadan kaldırmamaktadır 756. V. TÜRKİYE DE KAYDİ SİSTEMİN GELİŞİMİ A. Kaydi Sisteme Geçiş Süreci Dünya da kaydi sisteme geçiş süreci ve bu süreçte yaşanan aşamalar yukarıda ana hatlarıyla incelenmiştir. Türkiye de kaydi sisteme geçiş, diğer dünya ülkelerinden Avrupa ülkelerinden ya da ABD den farklı olarak gelişmiş ve gerçekleşmiştir. Ancak Türkiye de de doğrudan kaydi sisteme geçilmemiş, belli uygulama ve aşamalar sonucunda kaydi sisteme geçilebilmiştir 757. Türkiye de sermaye piyasası araçlarında senetsiz (kaydi) işlem yapılmasına ilişkin ilk uygulama, devlet iç borçlanma senetlerinde gerçekleşmiştir 758. Yürürlükten kaldırılan 3181 sayılı Bankalar Kanunu 759 nun 33. maddesine göre muhtemel zararlara karşılık olmak üzere bankalar, Ticaret Kanunu nun 466 ve 467. maddelerine göre ayırdıkları kanuni yedek akçelerine tekabül eden bir meblağı yıllık bilânçolarının genel kurullarınca onaylanmasını izleyen 15 gün içinde kanuni karşılık olarak Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası nezdinde Hazine adına açılacak Kanuni Yedek Akçeler Karşılığı Devlet Tahvili DTCC, The US Model For Clearing and Settlement, s. 4. DTCC, The US Model For Clearing and Settlement, s. 19. Bu sistemin ismi Direct Registration System dır. Direct Registration System, Doğruda Sahiplik Sistemi nin değiştirilmiş bir halidir. Doğrudan sahiplik sistemi hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 2, I, B, 1. SIFMA, Direct Registration System, s. 9. DRS sistemi hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Considine, Jill M., Escaping the Parallel Universe of Paper Certificates, Securities Industry News, July 12, Garner (2006), s. 77; Morris / Goldstein, s. 7; Kaydi sistemden önceki dönemde, Türkiye deki takas ve saklama hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. SPK, Türkiye de Takas ve Saklama, TAKASBANK İMKB Takas ve Saklama Bankası A.Ş, Piyasası Gözetim ve Düzenleme Dairesi, Haselçin, Kaydi Sistem, s sayılı Bankalar Kanunu (Mülga), RG. T , S

116 Hesabına yatırmak zorundaydı 760. Hesaba yatırılan bu meblağlar karşılığında tutulan devlet tahvilleri hesapta kayden izlenmekte ve kullanılmaktaydı. Devir işlemleri de kayden yapılmaktaydı 761. Dünyadaki gelişim süreci 762 açısından değerlendirildiğinde ise, Türk Hukuku açısından toplu saklama ve bunu takiben kaydi sisteme geçişin ilk aşaması olarak kabul edilebilecek gelişme, İMKB bünyesinde takas ve saklama işlemlerinin yerine getirilmesi için bir müdürlük kurulmasıdır yılında menkul kıymet alım satım işlemlerinin takasının İMKB üyelerinin kendi aralarında yapılmasından vazgeçilerek, İMKB bünyesinde takas ve saklama işlemleri gerçekleştirmek üzere bir müdürlük kurulmuştur 764. Takas ve saklama işlemlerini gerçekleştirmek üzere ayrı bir birimin kurulmasıyla, borsada menkul kıymet alım satımı yapan kişilerin yüz yüze alışveriş yapmak yerine işlemlerini takas ve saklama kuruluşu aracılığı ile yapmaya başlaması, sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi yolunda önemli bir adımdır 765. Çünkü takas ve saklama işlemleri için kurulan müdürlükle birlikte alım satım işlemlerinde sermaye piyasası araçlarının fiilen teslimi ortadan kalkmıştır. Fiilen teslimin ortadan kalkması da kaydi sisteme geçişin yolunu açmıştır yılında sektör kurumlarının da bünyesinde yer aldığı İMKB Takas ve Saklama A.Ş kurulmuştur 767. İMKB bünyesinde takas ve saklama işlemlerini yürüten müdürlük, Ocak 1992 tarihinde takas ve saklama yetkisini İMKB Takas ve Saklama AŞ ne devretmiştir 768. Türkiye de sermaye piyasası araçlarının saklanması hizmeti, 1995 yılına kadar, genel itibariyle, aracı kurumlar tarafından yerine getirilmiştir. Bu tarihe kadar yatırımcılar, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası ndan satın aldıkları sermaye piyasası araçlarını işleme Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s. 15 Haselçin, Kaydi Sistem, s Kaydi sistemin dünyadaki gelişimi hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 2, II, A vd. İMKB Takas ve Saklama Merkezleri Yönetmeliği nin 2. maddesine göre Takas Merkezi ve Saklama Merkezi isimli iki merkez borsada kurulu ilgili müdürlük bünyesinde görev yapacaktır (RG. T , S ). Merkezi saklamada takas ve saklama kuruluşlarının rolü hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Loader, s. 19 vd. Turanboy, Varakasız, s Bkz. Tanör, Sermaye Piyasası, C. I, s TAKASBANK, Takas, s

117 aracılık eden borsa üyesinden fiziken teslim alabilmişlerdir. Bunun dışında yatırımcılar, sermaye piyasası araçlarını, Sermaye Piyasası Kurulu ndan saklama hizmeti verme yetkisi almış bir aracı kurum nezdinde saklatabilmişlerdir 769. Sermaye Piyasası Kurulu nun tarihinde yapılan toplantısında alınan kararla 770 İMKB Takas ve Saklama AŞ Türkiye nin merkezi saklama yetkisiyle donatılmış tek kurumu haline getirilmiştir. Daha sonra Sermaye Piyasası Kurulu tarafından tarihinde yayınlanan Seri: V, No: 19 sayılı 771 Aracılık Faaliyetleri ve Aracı Kuruluşlara İlişkin Esaslar Tebliği 772 nin 50. maddesinin (f) bendi ile aracı kurumların kendilerine veya müşterilerine ait sermaye piyasası araçlarını ancak yetkili takas ve saklama kuruluşları nezdinde saklatabilecekleri düzenlenmiştir. Böylece aracı kurumların kendileri ve müşterilerine ait sermaye piyasası araçlarını saklamaları yasaklanmış, aracı kurumların menkul kıymetleri ellerinde tutamayacakları ve menkul kıymetlerin İMKB Takas ve Saklama AŞ dışında hiçbir yerde saklanamayacağı hüküm altına alınmıştır 773. Sermaye piyasası araçlarının sadece müşterilerin mevzuatta belirtilen emirlerinin yerine getirilmesi ve tasfiye için belirlenen süreler içerisinde aracı kurumların emanetinde tutulmasına izin verilmiştir 774. Sermaye piyasası aracının, satış emrinin yerine getirilebilmesi için teslim alınması ve alım emrinin yerine getirilebilmesi için alımdan sonra müşteriye teslim için elde bulundurulması, saklama hizmeti olarak kabul edilmemiştir. Çünkü bu işlemlerin yerine getirilmesi saklama sözleşmesine değil, aracı kurumla imzalanan borsa işlemi 775 nin yapılmasına ilişkin aracılık sözleşmesine dayanmaktadır Manavgat, Merkezi Saklama, s tarih ve 81 sayılı toplantıda alınan karar. Seri: V, No: 19 sayılı Aracılık Faaliyetleri ve Aracı kuruluşlara İlişkin Esaslar Tebliği ile bu Tebliğde değişiklik yapan Seri: V, No: 24, 25, 26, 27, 28, 30, 31, 32, 33, 35, 36, 38, 40 ve 42 sayılı Tebliğ değişiklikleri Seri: V, No: 46 sayılı Aracılık Faaliyetleri Ve Aracı Kuruluşlara İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ ile yürürlükten kaldırılmıştır. RG. T , S Acır, s Manavgat, Merkezi Saklama, s Borsa işlemi, borsa yönetim kurulunca atanan borsa eksperi huzurunda borsaya intikal eden menkul kıymet arz ve talebinin, rekabet koşulları altında karşılaşmasıdır. Gerçekleşen alım veya satım emirlerinin tasfiyesi amacıyla tarafların karşılıklı yükümlülüklerini yerine getirmeleriyle borsa işlemi tamamlanmış olur. Borsa işlemi hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Çetin, s. 5. İlgili dönemde, müşterinin verdiği emirler doğrultusunda borsa işlemlerini gerçekleştirebilmek için sermaye piyasası aracının aracı kurum nezdinde tutulmasının saklama hizmeti olarak kabul edilmemesinin yerindeliği konusunda ayrıntılı bilgi için bkz. Manavgat, Merkezi Saklama, s

118 İMKB Takas ve Saklama AŞ unvanı ile faaliyete geçen merkezi saklama kuruluşu anonim şirket statüsünde tarihine kadar faaliyetini sürdürmüştür 777. Bu kuruluş tarihinde yapılan genel kurulunda alınan karar 778 ile İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Takas ve Saklama Bankası AŞ (TAKASBANK) unvanını almış ve tarihinden itibaren bankacılık faaliyetine mevduat kabul etmeyen banka statüsünde 779 başlamıştır yılında yayınlanan İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Takas ve Saklama Merkezleri Yönetmeliği 781 ile takas ve saklama hizmetleri hukuki bir alt yapıya kavuşturulmuştur. Bu yönetmelik, menkul kıymetlerin takas ve saklanmasına ilişkin Türk Hukuku nda yapılan ilk düzenleme olarak kabul edilebilir 782. Bu yönetmelik ile İstanbul Menkul Kıymetler Borsası üyelerinin borsada gerçekleştirdikleri alım satım işlemlerini ve bu işlemlerinden doğan taahhütlerini yerine getirmelerinde karşılaşılabilecek güçlükleri ve gecikmeleri ortadan kaldırmak, bu işlemlerin güvenli ve hatasız bir şekilde yapılmasını sağlamak, işlemlere verimlilik ve hız kazandırmak üzere borsa ile uyumlu olarak çalışacak Takas Merkezi ve Saklama Merkezinin çalışma esas ve kurallarını belirlemek amaçlanmıştır 783. Sermaye Piyasası Kurulu nun tarihli kararı ile tarihinden itibaren yatırımcılara ait hisse senetlerinin aracı kurum alt hesaplarında müşteri kod numaraları ile saklanması zorunlu hale getirilmiştir 784. Böylece Türkiye de sermaye piyasası araçlarının toplu saklanması açısından müşteri ismine saklama yönteminin ilk adımı atılmıştır. Müşteri kod numarasına göre saklama, aracı kurum nezdinde saklanan hisse senetlerinin müşteriye ait olduğuna ilişkin karine oluşturmak ve aracı kuruma yapılan TAKASBANK, Takas, s. 2. Resmi Gazete nin 23 Mart 1995 tarih ve sayılı nüshasında yayımlanan Bakanlar Kurulu nun 26 Ocak 1995 tarih ve 95/6551 sayılı kararı ile İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Takas ve Saklama Bankası AŞ unvanlı yatırım bankası kurulmasına izin verilmiştir. Bu izne dayanılarak tarihinde yapılan şirket genel kurulunda, şirket sermayesi TL ye çıkarılmış ve unvanı İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Takas ve Saklama Bankası AŞ (TAKASBANK) şekline dönüştürülmüştür. Haselçin, Kaydi Sistem, s. 33. Ayrıntılı bilgi için bkz. TAKASBANK İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Takas ve Saklama Bankası AŞ Ana Sözleşmesi, RG. T , S Turanboy, Varakasız, s İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Takas Ve Saklama Merkezleri Yönetmeliği Madde 1. İMKB, Temel Bilgiler (1997), s

119 takiplerde bu hisse senetlerinin haczini engellemek için hayata geçirilmiştir. Ancak aracı kurum alt hesaplarında yapılan müşteri kod numarasına göre saklama ile beklenilen amaçlar gerçekleştirilememiştir 785. Bu nedenle Sermaye Piyasası Kurulu nun tarihli kararı 786 ile sermaye piyasası araçlarının toplu saklanması açısından müşteri ismine saklama 787 yöntemine geçilmiştir. Müşteri ismine saklama yöntemi, Mayıs 1999 dan itibaren uygulanmaya başlanmıştır 788. Aracı kurumlar vasıtasıyla elde edilen kimlik bilgileri doğrultusunda her müşteri için bir sicil numarası oluşturulmuştur. Böylece müşterilerin TAKASBANK tarafından aracı kurum nezdinde alt hesaplarda müşteri kod numaraları ile saklanan sermaye piyasası araçları, müşteriler adına oluşturulan sicil numaraları ile müşteri ismine saklama yöntemine göre saklanmaya başlamıştır. Sermaye piyasası araçlarının aracı kurumlar nezdinde saklanmasından vazgeçilerek TAKASBANK ın sermaye piyasası araçları açısından yetkilendirilen tek kuruluş haline gelmesi ile birlikte sermaye piyasası araçlarının kaydi değer olarak izlenmesine olanak verecek yasal süreç de başlamıştır 789. Bu süreç çerçevesinde Sermaye Piyasası Kurulu na kaydi değerle ilgili düzenlemeler yapma yetkisi veren Sermaye Piyasası Kanunu nun 22. maddesinin (n) bendi 790, 558 sayılı Kanun Hükmünde Kararname 791 ile değiştirilmiştir. Bu değişiklik ile Sermaye Piyasası Kurulu nun kaydi değerle ilgili düzenleme yapma yetkisi genişletilerek, sermaye piyasası araçlarının kaydi değer haline getirilmesinin yanında kaydi değer haline getirilen sermaye piyasası araçlarının kaydedileceği resmi sicil ile ilgili düzenleme yapma yetkisi de Sermaye Piyasası Kurulu na verilmiştir 792. Ancak 558 sayılı Haselçin, Kaydi Sistem, s. 37. Sermaye Piyasası Kurulu nun tarih ve 27 / 1546 sayılı kararı (Sermaye Piyasası Kurulu nun 1997 / 40 sayılı Haftalık Bülteni). Sermaye Piyasası Kurulu Haftalık bültenleri için bkz. Sermaye piyasası araçlarının toplu saklanmasında uygulanan müşteri ismine saklama yöntemi hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 2, I, C, 4. Manavgat, Merkezi Saklama, s sayılı Kanun la yeniden düzenlenen Görev ve Yetkiler başlıklı Sermaye Piyasası Kanunu nun 22. maddesinin (n) bendinin değişiklikten önceki metni şu şekildedir: n) Sermaye piyasası araçlarının takası, saklanması veya kaydi değer haline getirilmesi ve derecelendirilmesini düzenlemek ve denetlemek tarihli ve 4113 sayılı Kanun un Verdiği Yetkiye Dayanılarak Çıkartılan Sermaye Piyasası Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair tarih ve 558 sayılı KHK (KHK/558) (RG. T , S ). Aynı yönde bkz. Özkorkut, Depo Sertifikaları, s

120 Kanun Hükmünde Kararname Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş 793 ve bu düzenleme uygulamaya geçirilememiştir da yayınlanan, Seri: IV, No: 22, Sermaye Piyasası Araçlarının Kaydi Değer Haline Getirilmesine ilişkin Esaslar Tebliği 794 (Kaydi Değer Tebliği), sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesine ilişkin Türk Hukuku ndaki genel nitelikli ilk hukuki düzenlemedir 795. Bu tebliğin amacı, sermaye piyasasında güven ve şeffaflığın sağlanması amacıyla sermaye piyasası araçlarının fiziken bastırılmaksızın kaydi değer halinde işlem görmesine ilişkin ilke ve esasların düzenlenmesidir (Kaydi Değer Tebliği m.2). Kaydi Değer Tebliği ile sermaye piyasası araçlarının saklanması açısından, toplu senet sistemine geçilmesi öngörülmüştür 796. Ancak gerekli kanuni değişiklikler yapılmadan tebliğin yayınlanması ile hukuki ve teknik altyapısı oluşturulmadan sistemin uygulanmaya çalışılması nedeniyle, toplu senet sistemine geçiş, başarılı bir şekilde sonuçlandırılamamıştır 797. Nitekim Kaydi Değer Tebliği nin yürürlüğü 1997 yılında Danıştay Onuncu Dairesi nin kararı ile durdurulmuş 798 ve daha sonra 2000 yılında 799 söz konusu tebliğ iptal edilmiştir KHK/558, Anayasa Mahkemesi nin tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanan gün ve E.1995/45 K.1995/58 sayılı kararı ile usul yönünden iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesi nin KHK/558 in iptaline ilişkin gün ve E.1995/45 - K.1995/58 sayılı kararının, KHK nın bazı hükümleri bakımından kararın Resmi Gazete de yayımlanmasından başlayarak dört ay sonra ( tarihinde) yürürlüğe girmesi kararlaştırılmıştır. KHK nın diğer hükümlerine ilişkin iptal kararı ise, Anayasa nın 153 üncü maddesi uyarınca Resmi Gazete de yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. RG. T , S Kaydi Değer Tebliği ile anonim şirketlerin borsada işlem gören hisse senetleri ile yatırım fonu katılma belgelerinin toplu saklama senedi şeklinde basılacağı ve bunlara ilişkin işlemlerin kaydi olarak yapılacağı düzenlenmiştir (m.4). Borsada işlem gören anonim şirketlerin hisse senetlerinin bu şekilde tek tek fiziki basımından vazgeçilmesinin sebeplerinden biri, anonim şirketlerin borsaya kotasyonu yoluyla bunların tedavülünde aleniyetin sağlanması ve senetlerin kimin elinde olduğunun izlenebilmesidir. Bkz. Reisoğlu, Seza, Bankalar Kanunu Şerhi, Ankara 1988, s. 67. Bu sistem ile 1) tebliğ kapsamına giren menkul kıymetlerin tek tek fiziki olarak basılmayacağı, 2) bu menkul kıymetlerdeki hakları temsil etmek üzere bir toplu saklama senedi basılacağı, 3) bu senedin TAKASBANK nezdinde saklanacağı, 4) menkul kıymetlere ilişkin işlemlerin kaydi olarak yapılacağı, temel ilkeleri benimsenmiştir. Aynı yönde bkz. Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s. 16; Özkorkut, Depo Sertifikaları, s. 106; Aykın, s. 78; Ünal, Halka Açık, s. 74. Danıştay 10. D. T , E / 577. Danıştay 10. D. T , E / 577, K / Bu Tebliğ in Danıştay tarafından önce yürürlüğünün durdurulmasının ve daha sonra iptal edilmesinin sebebi, Tebliğ in dayanağı olan 558 sayılı Kanun Hükmünde Kararname nin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesidir. (Anayasa Mahkemesi T , E. 1995/45, K. 1995/58). 119

121 Bu nedenle sermaye piyasası araçları açısından merkezi bir saklama sistemi olan toplu senet sistemi 801, tam olarak uygulamaya geçirilememiştir 802. Bu nedenle sermaye piyasası araçlarının saklanmasına ilişkin rasyonalizasyon çalışmalarının son aşaması olan kaydi sisteme geçilmesi tercih edilmiştir 803. B. Kaydi Sisteme İlişkin Gerçekleştirilen Hukuki Düzenlemeler Türkiye de kaydi sisteme geçilmesine ilişkin yasal süreçteki genel nitelikli ilk hukuki düzenleme olan Kaydi Değer Tebliği nin herhangi bir kanuni düzenleme olmadan çıkarılması doğru olmamıştır 804. Çünkü Kaydi Değer Tebliği ile getirilen birçok konu, kanun ile getirilmesi gereken düzenlemelerdir 805. Kaydi Değer Tebliği nin başarılı olamaması üzerine sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesine ilişkin düzenlemenin kanun ile yapılması gerektiği gerçeği görülmüştür. Bu çerçevede 4487 sayılı Kanun 806 ile Sermaye Piyasası Kanunu na Sermaye Piyasası Araçlarının Kaydileştirilmesi başlıklı 10/A maddesi eklenmiştir. Böylece sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi ve kaydi sistem, kanun ile düzenlenmiştir. Sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi ve kaydi sistem, sermaye piyasası araçlarının saklanması ve bu araçlara ilişkin hakların kullanılması açısından köklü bir sistem değişikliği 807 getirmiştir 808. Kaydi sistemin getireceği değişiklik ve gelişmeler Sermaye Piyasası Kanunu 10/A maddesinin madde gerekçesinde 809 Sermaye Toplu senet sistemi hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 2, II, E yılı sonu itibariyle, TAKASBANK kasalarında muhafaza edilen fiziki sermaye piyasası aracı sayısı, mislen saklama kasalarında 37,8 milyon adet ve aynen saklama kasalarında 1,8 milyon adet olmak üzere toplam 39,6 milyon adete ulaşmıştır. Bkz. TAKASBANK, 2001 Faaliyet Raporu, s. 7. Kuruluşun kasalarında neredeyse senet koyacak yer kalmamıştır. Hatta bu yüzden bu dönemde ihraççı şirketlerce yapılan sermaye artırımlarını temsilen basılan senetlerde kupür büyütme yoluna gidilmiştir. Bkz. Aykın, s Acır, s. 185; Ergincan, Dünya ve Türkiye, s Aynı yönde bkz. Ünal, Halka Açık, s. 74. Aynı yönde bkz. Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s. 16; Özkorkut, Depo Sertifikaları, s. 106; Aykın, s tarih ve 4487 sayılı Sermaye Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılması İle Ticaret Ve Sanayi Odaları, Ticaret Odaları, Sanayi Odaları, Deniz Ticaret Odaları, Ticaret Borsaları Ve Türkiye Ticaret, Sanayi, Deniz Ticaret Odaları Ve Ticaret Borsaları Birliği Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun ( RG. T , S ). Kaydi sistemin getireceği yenilikler hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisi nde yapılan görüşmeler için bkz. 21. Dönem, 2. Yasama yılı, TBMM Tutanak Dergisi Cilt 18, 29. Birleşim ( Salı). Dönem: 21, Yasama Yılı: 2, TBMM. (S. Sayısı: 191). 120

122 piyasalarının şeffaflaşması konusunda en ciddi ve köklü reform çalışmalarından biri gerçekleştirilmektedir. Sermaye piyasası araçlarının kaydi sisteme geçirilmesi kâğıt basımını ortadan kaldıracak, halka arzlarda ve sermaye artırımlarında ihraççı şirketlerin maliyetleri azalacaktır. Gerek halka arz edilen gerekse halka arz edilmeyen hisse senetleri ve ihraççı halka açık şirketlerin ortaklık bilgileri daha sağlıklı bir şekilde takip edilebilecektir. Sermaye piyasası araçlarının kaydi olarak tutulması çalınma, sahte araç basımı ve araçların fizikî olarak hasar görme risklerini ortadan kaldıracaktır. Halka açık şirketlerin sermaye artırımı ve temettü ödemelerinde verilen hizmetler kolaylaşacak ve daha kısa sürelerde gerçekleştirilebilecektir. Keza hisse senetlerinin kaydi olarak tek bir yerde tutulması takas işlemlerinde kolaylık sağlayacak ve temerrütleri azaltacaktır. Sonuç olarak, sermaye piyasası araçlarının kaydi sisteme geçirilmesiyle, sermaye piyasasında güven ve şeffaflık sağlanacak ve piyasanın derinliği artacaktır 810 şeklinde ifade edilmiştir. Ayrıca Sermaye Piyasası Kanunu 10/A maddesinin madde gerekçesinde kaydi sisteme geçiş sürecine ilişkin kanun koyucu tarafından öngörüde bulunularak, şu ifadelere yer verilmiştir: Türkiye de yatırımcının sermaye piyasası araçları ile gerçek anlamda ilişkisinin çok kısa bir süre önce başladığı ve bu araçlardan özellikle hisse senetleriyle fiilen uğraşan kesimin de son derece sınırlı olduğu hususları göz önüne alındığında, Türkiye de sermaye piyasası araçlarının kaydi sisteme geçirilmesi işlemleri kısa sürede sonuçlandırılabilecek niteliktedir 811. Sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi, Sermaye Piyasası Kanunu nda tek ve çok ayrıntılı olmayan bir madde ile düzenlenmiştir. Tek bir madde ile düzenlenen kaydi sistem, Türkiye açısından yeni ve diğer hukuki düzenlemelerdeki kurallara aykırı hükümler getiren bir sistemdir. Ayrıca bu sistem, uygulamaya geçirilmesi zaman alacak nitelikte olup, geçiş sürecinde çeşitli problemler çıkması olasıdır. Bu nedenle uygulamaya geçiş sürecinde ortaya çıkabilecek problemler, Sermaye Piyasası Kanunu na eklenen geçici maddelerdeki düzenlemeler ile tolere edilmeye çalışılmıştır. Bu çerçevede 4487 sayılı Kanun ile Sermaye Piyasası Kanunu na kaydi sistem ve kaydileştirme sürecine ilişkin Geçici 6. ve 7. madde eklenmiştir. Sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi ve kaydi sisteme ilişkin temel kanuni düzenleme, sadece bir maddeden (Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinden)

123 oluşmakta 812 ve kaydileştirme kuralları ile kaydi sistemin ayrıntılarına yer vermemektedir. Sadece sekiz fıkradan oluşan bu bir maddelik kanuni düzenleme 813, kaydileştirmenin ve kaydi sistemin ayrıntıları ile sistemi yürütecek Merkezi Kayıt Kuruluşu na ilişkin ayrıntıları düzenleme işini yönetmelik ve tebliğlere bırakmaktadır. Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesindeki düzenlemeye uygun olarak 2001 yılında Bakanlar Kurulu Kararı 814 ile Merkezi Kayıt Kuruluşunun Kuruluş, Faaliyet, Çalışma ve Denetim Esasları Hakkında Yönetmelik 815 (MKK Yönetmeliği) Resmi Gazete de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. MKK Yönetmeliği nin amacı yönetmeliğin 1. maddesinde, ihraççılar, aracı kuruluşlar ve hak sahipleri itibariyle kaydı tutulan sermaye piyasası araçları ve bunlara ilişkin hakları kayden izleyecek, üye grupları itibariyle tutulan kayıtların birbirleriyle tutarlılığını kontrol edecek, Yatırımcıları Koruma Fonunu idare ve temsil edecek Merkezi Kayıt Kuruluşunun kuruluş, faaliyet, çalışma ve denetim esaslarını belirlemek olarak tespit edilmiştir. MKK yönetmeliği, Genel Hükümler, Merkezi Kayıt Kuruluşu, Merkezi Kayıt Kuruluşu Üyeliği ile İlgili Esaslar, Mali hükümler ve Denetim olmak üzere toplam dört bölümden oluşmaktadır. MKK yönetmeliği farklı zamanlarda olmak üzere toplam 816 dört defa değişikliğe uğramıştır yılında ise, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından Seri: IV No: 28 sayılı Kaydileştirilen Sermaye Piyasası Araçlarına İlişkin Kayıtların Tutulmasının Usul Ve Sermaye Piyasası Kanunu nun Geçici 6. ve 7. maddelerinde de sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesine ilişkin hükümler bulunmakla birlikte, bu iki maddede sistemin ayrıntıları yer almamakta, sadece geçiş sürecine ilişkin düzenlemeler yer almaktadır. İlk haliyle toplam yedi maddeden oluşan Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesine, 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Ve Diğer Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun (RG. T , S ) un 151. maddesi ile yeni bir fıkra eklenmiştir tarih ve 2001/2475 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı. RG. T , S Mart 2011 tarihi itibariyle. 1) tarihli ve sayılı Resmi Gazete de yayınlanan; tarihli ve 2004/7808 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Merkezi Kayıt Kuruluşunun Kuruluş, Faaliyet, Çalışma Ve Denetim Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, 2) tarihli ve sayılı Resmi Gazete de yayınlanan; tarihli ve 2009/14929 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Merkezi Kayıt Kuruluşunun Kuruluş, Faaliyet, Çalışma Ve Denetim Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ve 3) tarihli ve sayılı Resmi Gazete de yayınlanan; tarihli ve 2009/15465 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Merkezi Kayıt Kuruluşunun Kuruluş, Faaliyet, Çalışma Ve Denetim Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 4) tarihli ve sayılı Resmi Gazete de yayınlanan; tarihli ve 2010/669 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Merkezi Kayıt Kuruluşunun Kuruluş, Faaliyet, Çalışma Ve Denetim Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile değiştirilmiştir. 122

124 Esasları Hakkında Tebliğ 818 (Kaydileştirme Tebliği) yayınlanmıştır. Kaydileştirme Tebliğinin amacı, tebliğin 1.maddesinde, sermaye piyasası işlemlerinin güvenli, hızlı ve etkin bir şekilde yürütülebilmesi için, sermaye piyasası araçları ve bunlara ilişkin hakların Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından kayden izlenmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemek olarak tespit edilmiştir. Kaydileştirme Tebliği, Genel Hükümler, Hesaplar, DİBS Dışındaki İşlemler, Devlet İç Borçlanma Senetlerine İlişkin İşlemler, ve Son Hükümler olmak üzere toplam beş bölümden oluşmaktadır. Kaydileştirme tebliği farklı zamanlarda olmak üzere toplam 819 altı defa değişikliğe uğramıştır 820. Merkezi Kayıt Kuruluşu na ilişkin ayrıntıları düzenleyen MKK Yönetmeliği nin 4. maddesine göre; Bu Yönetmelik hükümlerini yorumlamaya, Yönetmelikte yer almayan ya da açıklık bulunmayan konularda genel hükümleri de göz önünde bulundurarak karar vermeye, uygulamayı düzenlemeye ve yönlendirmeye, gözetim ve denetim makamı olan Sermaye Piyasası Kurulu yetkilidir. Bu hükmün metninde yer alan ifadelerin yorumundan çıkan sonuç, MKK Yönetmeliği nde yer almayan konularda Sermaye Piyasası Kurulu nun hüküm ihdas etme yetkisine sahip olduğudur. Ayrıca MKK Yönetmeliği nde yer alan hükümleri yorumlama yetkisi de bu hükümle Sermaye Piyasası Kurulu na verilmiştir. Hatta söz konusu hükme göre, kaydi sistemin uygulanmasını düzenleme ve yönlendirme yetkisi de Sermaye Piyasası Kurulu na aittir. Dolayısıyla Sermaye Piyasası Kurulu, yönetmelikte yer almayan hükümler açısından kendisini yönetmeliği ihdas eden Bakanlar Kurulu yerine koyarak, hüküm ihdas edebilmektedir. Kaydi sistemi yürütecek Merkezi Kayıt Kuruluşu na ve kaydileştirme işlemlerine ilişkin ayrıntıların düzenlenmesi, Sermaye Piyasası Kanunu ile MKK Yönetmeliği ne ve RG S Mart 2011 tarihi itibariyle 1) tarihli ve sayılı Resmi Gazete de yayınlanan; Kaydileştirilen Sermaye Piyasası Araçlarına İlişkin Kayıtların Tutulmasının Usul ve Esasları Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ Seri: IV, No: 34, 2) tarihli ve sayılı Resmi Gazete de yayınlanan; Kaydileştirilen Sermaye Piyasası Araçlarına İlişkin Kayıtların Tutulmasının Usul ve Esasları Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ Seri: IV, No: 36, 3) tarihli ve sayılı Resmi Gazete de yayınlanan; Kaydileştirilen Sermaye Piyasası Araçlarına İlişkin Kayıtların Tutulmasının Usul ve Esasları Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ Seri: IV, No: 42, 4) tarihli ve sayılı Resmi Gazete de yayınlanan; Kaydileştirilen Sermaye Piyasası Araçlarına İlişkin Kayıtların Tutulmasının Usul ve Esasları Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ Seri: IV, No: 43, 5) tarihli ve sayılı Resmi Gazete de yayınlanan; Kaydileştirilen Sermaye Piyasası Araçlarına İlişkin Kayıtların Tutulmasının Usul ve Esasları Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ Seri: IV, No: 46, 6) tarihli ve sayılı Resmi Gazete de yayınlanan; "Kaydileştirilen Sermaye Piyasası Araçlarına İlişkin Kayıtların Tutulmasının Usul ve Esasları Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ" Seri: IV, No: 49 ile değiştirilmiştir. 123

125 Kaydileştirme Tebliği ne bırakılmıştır. Bu yönetmeliğin 821 ve tebliğin 822 birçok maddesinde de Sermaye Piyasası Kurulu na gönderme yapılmış ve birçok konu ile ilgili karar alma insiyatifi Sermaye Piyasası Kurulu na bırakılmıştır. Dolayısıyla kaydileştirmeye ilişkin ayrıntıları düzenleme işi kanunla yönetmelik ve tebliğe; yönetmelik ve tebliğ ile de Sermaye Piyasası Kurulu na bırakılmıştır. Böylece Sermaye Piyasası Kurulu na kanun koyucu yerine hüküm ihdas etme imkânı sağlanmıştır. Öte yandan MKK yönetmeliğinin 22. maddesine göre; Kurul tarafından belirlenen ilkelere, genel ve özel nitelikli kararlara aykırı davranılması, Kanun ve bu Yönetmelik hükümlerine aykırılık sayılır. Bu hüküm ile de Sermaye Piyasası Kurulu ilkeleri ve kararları kanun ile eşit güçte kabul edilmiştir. Kanaatimizce Sermaye Piyasası Kurulu na, kanun koyucu yerine hüküm ihdas etme imkânının sağlanması ve kanun gücünde kararlar alabilme yetkisinin verilmesi doğru olmamıştır. Çünkü her şeyden önce bu tür bir uygulama normlar hiyerarşisi kuralına aykırıdır. Bu tür bir uygulamaya gidilmesinin nedeni; sermaye piyasalarının çok hızlı bir şekilde değişmesi ve gelişmesi ile buna bağlı olarak piyasaya ilişkin hukuki düzenlemelerde ortaya çıkan değişiklik ihtiyacı ve bu değişiklik ihtiyacına kanun koyucunun hantal çalışma yapısının uyum sağlayamamasıdır. Bu açıdan değerlendirildiğinde, söz konusu uygulama haklılık payına sahip olmakla birlikte, Sermaye Piyasası Kurulu na, kanun koyucu yerine hüküm ihdas etme imkânının sağlanması ve kanun gücünde kararlar alabilme yetkisinin verilmesi, hukukun temel ilkelerine aykırıdır. Kanaatimizce söz konusu sorun, Sermaye Piyasası Kanunu nda yer alan hükmün kapsamının ve ayrıntısının arttırılması ile çözüme kavuşturulabilir. Bununla birlikte MKK Yönetmeliği nin ve Kaydileştirme Tebliği nin yoruma ve boşluğa yer bırakmayacak şekilde ayrıntılı bir şekilde düzenlenmesi gerekir. Nitekim söz konusu düzenlemeler ilk çıkarıldığında uygulamaya ilişkin çeşitli kaygılar bir nebze anlayışla karşılanabilirdi. Ancak kaydi sisteme ilişkin belirli bir uygulama tecrübesinin kazanıldığı günümüzde ilgili değişikliklerin derhal yapılması gerekmektedir. Öncelikle, MKK Yönetmeliği nin 22. maddesinde yer alan Sermaye Piyasası Kurulu kararlarına açıkça kanun gücü veren hüküm, acilen kaldırılmalıdır. Ayrıca hukuki düzenlemelerdeki Sermaye Piyasası Kurulu kararlarına gönderme yapan hükümler olabildiğince azaltılmalıdır MKK Yönetmeliği nin 4, 5, 6, 7, 9, 11, 12, 13, 16, 19, 21, 22, 24. maddelerinde Sermaye Piyasası Kurulu na gönderme yapılmıştır. Kaydileştirme Tebliği nin 5, 6, 10, 12, 14, 19, 22, 25, 27, 28, Geçici 1, Geçici 2, Geçici 3 ve Geçici 4. maddelerinde Sermaye Piyasası Kurulu na gönderme yapılmıştır. 124

126 C. Kaydi Sisteme İlişkin İlke Karar ve Kurallar 1. Sermaye Piyasası Kurulu nun İlke Kararları Sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi ve kaydi sistem ile ilgili hukuki düzenlemeler, birçok konuda Sermaye Piyasası Kurulu nun kararlarına göndermelerde bulunduğu için, konu hakkındaki Sermaye Piyasası Kurulu kararları oldukça önemlidir. Özellikle Sermaye Piyasası Kurulu nun ilke kararı niteliğindeki kararları bu konuda ayrı bir öneme sahiptir. Sermaye Piyasası Kurulu değişik tarihlerde sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi ve kaydi sisteme ilişkin çeşitli kararlar almıştır. Bu kararlardan önemli olan bazılarına düzenlediği konu ile birlikte burada yer verilecektir. Söz konusu Sermaye Piyasası Kurulu kararları şunlardır: Hisse senetlerinin kaydileştirilmesi sürecine ilişkin tarih ve 41/1279 sayılı karar 823 ile tarih ve 8/259 sayılı karar 824 ; yatırım fonu katılma belgelerinin kaydileştirilmesi sürecine ilişkin tarih ve 42/1326 sayılı karar 825 ile tarih ve 24/777 sayılı karar 826 ; Merkezi Kaydi Sistem (MKS) Elektronik İşlem Esaslarına ilişkin tarih ve 51 sayılı karar 827 ; hisse senetleri borsada işlem gören anonim şirketlerin borsada işlem gören paylarını aynı nev iye çevirerek esas sözleşmelerinde bu yönde değişiklik yapmalarına ilişkin tarih ve 2/52 sayılı karar ile tarih ve 18/440 sayılı karar Merkezi Kaydi Sistem İş ve Bilişim Uygulama İlke ve Kuralları Sermaye Piyasası Kanunu, MKK Yönetmeliği ve Kaydileştirme Tebliği hükümleri ile düzenlenen kaydi sistemin işleyişine ilişkin ayrıntılar, Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından hazırlanan Merkezi Kaydi Sistem (MKS), İş ve Bilişim Uygulama İlke ve Kuralları 829 ile düzenlenmektedir. Merkezi Kaydi Sistem (MKS) - İş ve Bilişim Uygulama İlke ve Kuralları ile Merkezi Kayıt Kuruluşu hem sistemin temeline ilişkin ana Bkz. Sermaye Piyasası Kurulu nun 2004/42 sayılı Haftalık Bülteni. Bkz. Sermaye Piyasası Kurulu nun 2005/10 sayılı Haftalık Bülteni. Bkz. Sermaye Piyasası Kurulu nun 2004/43 sayılı Haftalık Bülteni. Bkz. Sermaye Piyasası Kurulu nun 2005/25 sayılı Haftalık Bülteni. Bkz. Sermaye Piyasası Kurulu nun 2004/54 sayılı Haftalık Bülteni. Bkz. Sermaye Piyasası Kurulu nun 2006/17 sayılı Haftalık Bülteni. Bkz. Merkezi Kaydi Sistem (MKS), İş ve Bilişim Uygulama İlke ve Kuralları, Yayın Tarihi: , Sürüm no:

127 prensipleri belirlemekte hem de sistemin işleyişine ve uygulamasına ilişkin temel ilkeleri açıklamaktadır 830. Söz konusu ilke ve kurallar, genel olarak Kaydileştirme Tebliği ne dayanılarak hazırlanmakta ve bu tebliğde öngörülen işlem ve prosedürlerin kaydi sistemde ne şekilde uygulanacağını açıklamaya yöneliktir 831. Bu ilke ve kurallar kitapçık halinde Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından yayınlanmaktadır 832. Yapılan hukuki değişiklikler ve gelişmeler çerçevesinde Merkezi Kayıt Kuruluşu, söz konusu ilke ve kuralları yenilemekte ve duyurmaktadır. İlgili değişiklik veya gelişmeye ilişkin bölüme atıf yapılarak ilke ve kurallarda yenilemeler yapılmaktadır. Zaman zaman ise, ilke ve kurallara ilişkin kitapçık tamamen gözden geçirilerek yeni sürüm 833 halinde yayınlanmaktadır 834. D. Kaydi Sisteme Geçişin Aşamaları Sermaye Piyasası Kanunu na Sermaye Piyasası Araçlarının Kaydileştirilmesi başlıklı 10/A maddesinin eklenmesi ile birlikte, sermaye piyasası araçları açısından hukuki olarak kaydi sisteme geçilmiştir 835. Ancak kaydi sistemin gereği olan sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesinin bir anda ya da kısa bir sürede gerçekleştirilmesi mümkün değildir. Bu nedenle belli aşamalar takip edilerek tam ve fiili olarak kaydi sisteme geçilmesi öngörülmüştür. Başka bir ifadeyle sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi zamana yayılmıştır MKK, İş ve Bilişim, s. 4. MKK, İş ve Bilişim, s. 4. Bkz. 8a41440cb2b1/is+ve+bilisim+uygulama+ilke+ve+kurallar%C4%B1.pdf?MOD=AJPERES de sürüm 1.0, de sürüm 1.1, de sürüm 1.2, de sürüm 1.3, de sürüm 1.4, de sürüm 1.5, de sürüm 1.6, de sürüm 1.7, de sürüm 1.8, de sürüm 1.9, de sürüm 2.0, da sürüm 2.1, da sürüm 2.2, da sürüm 2.3, da sürüm 2.4, da sürüm 2.5, da sürüm 2.6, da sürüm 2.7, da sürüm 2.8, da sürüm 2.9, da sürüm 3.0 yayınlanmıştır. Bkz. 1/04_SjzQ0sDS1NLA0NzTRj9CPykssy0xPLMnMz0vMAfGjzOK9XHy9Hd1MTQwsDAzcDDx9 DTxCvFzcDC0MDIEKInErcDcwoUi_gZsxPv3uzsYE7HchaH-4fhRYiQEO4GgAVYDLiX7m- BWAwwCvCSBP4jUB6As_j_zcVP3cqBw3N0vPTE9dR0UA16Ya8A!!/dl4/d5/L2dJQSEvUUt3QS 80SmtFL1o2X0pETUtBRjU0MDgwMEYwSU0wSFRKREYxR0Yz/ 18 Mart 2011 tarihi itibariyle yayınlanmış en son sürüm tarihinde sürüm 3.4 olarak yayınlanan Merkezi Kaydi Sistem (MKS), İş ve Bilişim Uygulama İlke ve Kuralları dır. Sermaye Piyasası Kanunu 10/A maddesi ile teorik olarak hukuki manada kaydi sisteme geçilmiştir. Ancak 4487 sayılı Kanun un 30. maddesinde yer alan yürürlük maddesi nedeniyle Sermaye Piyasası Kanunu 10/A maddesi, Merkezi Kayıt Kuruluşu nun kurulması ile yürürlüğe girmiştir. Sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesinde ve kaydi sisteme geçişte kademeli bir süreç izlenmesi gerektiği yönünde bkz. Vural, s

128 Kaydi sisteme geçişin belli aşamalar takip edilerek gerçekleştirilmesinin temelinde iki ana neden yatmaktadır. Bunlar maddi anlamdaki imkânsızlıklar ve piyasa koşullarıdır. Öncelikle Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin çıkarıldığı anda kaydileştirme işlemini gerçekleştirecek kurum ve bu kurumun teknik altyapısı henüz hazır değildir. Sermaye piyasası araçlarının aktarılacağı kaydi sistem oluşturulmamıştır. Kurum ve sistem hazır olsa bile, piyasada tedavülde olan milyonlarda sermaye piyasası aracının bir anda ya da kısa bir sürede kaydileştirilmesi mümkün değildir. Öte yandan yıllarca fiziki sermaye piyasası araçlarına yatırım yapmaya ve bu sermaye piyasası araçlarını elde bulundurmaya 837 alışmış yatırımcıların bu alışkanlıklarının bir anda değiştirilmesi mümkün değildir. Ayrıca milyonlarca sermaye piyasası aracının kaydileştirilmek üzere gerekli hukuki işlemlerin yapılması ve bu araçların Merkezi Kayıt Kuruşu na teslim edilmesi konusunda yatırımcıları ikna etmek oldukça güçtür. Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 1. fıkrasında kaydileştirilecek sermaye piyasası araçları, özellik ve tür açısından bir ayrıma tabi tutulmaksızın kaydi sistem kapsamında kabul edilmiştir 838. Ancak yine aynı maddenin 4. fıkrasında hangi sermaye piyasası araçlarının kaydileştirileceğini belirleme yetkisi, Sermaye Piyasası Kurulu na verilmiştir. Bu düzenlemeler, kanun koyucunun iradesinin de sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesinin zamana yayılması yönünde olduğunu göstermektedir. Nitekim Sermaye Piyasası Kanunu nun Geçici 6. maddesinde bu irade açıkça ortaya konulmuştur 839. Sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesinin zamana yayılması kapsamında, öncelikle, 4487 sayılı Kanun un 30. maddesi ile Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin yürürlüğü, Merkezi Kayıt Kuruluşu nun kuruluş tarihine ertelenmiştir. Ayrıca Sermaye Piyasası Kanunu na 4487 sayılı Kanun ile eklenen Geçici 6. maddede düzenlenen üç dönem halindeki aşamalar takip edilerek kademeli olarak tam kaydi sisteme geçilmesi öngörülmüştür. Burada belirtilen üç dönem halindeki aşamalar, sadece söz konusu geçiş dönemi içinde ( tarihine kadar) kaydileştirilmesine karar verilen sermaye piyasası araçları açısından geçerlidir (SPKn. m.geçici 6 f.2) Burada kullanılan elde bulundurma kavramı ile hak sahibinin sermaye piyasası araçlarını istediği zaman fiziki olarak elde edebileceği hâkimiyet alanı kastedilmektedir. Kaydi sistemin kapsamı hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 4, I vd. Haselçin, Kaydi Sistem, s

129 1. Birinci Dönem - Yeni Fiziki Sermaye Piyasası Aracı Basılmasının Mümkün Olduğu Dönem Sermaye Piyasası Kanunu nun Geçici 6. maddesinin 1. fıkrasına göre, Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin yürürlüğe girmesinden sonra, kural olarak, Sermaye Piyasası Kurulu nca kaydileştirilmesine karar verilen sermaye piyasası araçlarını temsilen senet çıkarılamaz. Ancak 10/A maddesinin yürürlüğe girmesini izleyen üçüncü yılın sonuna kadar yapılan ihraçlarda, hak sahipleri, ihraççı kuruluşlardan senet bastırılmasını talep edebilir. Bu taleplerin yerine getirilme süresi, yöntemi ve uygulama esasları Sermaye Piyasası Kurulu nca belirlenir. Bu düzenleme çerçevesinde ilgili sürenin sonuna kadar hak sahiplerinin talep etmesi halinde, yeni fiziki sermaye piyasası aracı basılması mümkündür. Tabiî ki bu basım, yeni sermaye piyasası ihraçları için söz konusudur. Hak sahibinin talebi üzerine fiziki sermaye piyasası araçlarının basılabileceği zaman dilimi konusunda Sermaye Piyasası Kanunu nda üçüncü yılın sonu şeklinde bir süre öngörülmüştür. Ancak birinci döneminin başlangıç ve bitişine ilişkin net bir tarih verilmemiştir. Bu nedenle birinci dönemin başlangıç ve bitiş tarihlerinin tespit edilmesi gerekmektedir. Başlangıç tarihinin tespiti için öncelikle Sermaye Piyasası Kanunu 10/A maddesinin yürürlüğe girdiği tarih belirlenmelidir. Sermaye Piyasası Kanunu nun Geçici 6. maddesine göre, 10/A maddesi Merkezi Kayıt Kuruluşu nun kurulduğu tarihte yürürlüğe girer. Merkezi Kayıt kuruluşu tarihinde kurulmuştur 840. Bu nedenle sürenin başlangıcı tarihidir. Geçici 6. maddede 10/A maddesinin yürürlüğe girmesini takip eden üçüncü yılın sonuna kadar talep üzerine senet basılabileceği düzenlenmiştir. Bu nedenle sürenin bitişi tarihi olmalıdır. Ancak kaydi sisteme geçiş çalışmaları ve Merkezi Kaydi Sistemin teknik alt yapısının tamamlanamaması nedeniyle Sermaye Piyasası Kanunu nun Geçici 6. maddesinin 4. fıkrasına dayanılarak tarihi açısından birkaç kez süre uzatımına gidilmiştir 842. Nihayet Ekim 2005 tarihinde sistemin Merkezi Kayıt Kuruluşu nun kurulduğu tarihin tespiti hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 6, II. Bu fıkraya göre Sermaye Piyasası Kanunu nun Geçici 6. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında öngörülen süreler, Bakanlar Kurulu Kararı ile bir katına kadar uzatılabilir. Sermaye Piyasası Kurulu, Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin kendisine verdiği yetkiyi kullanarak, tarih ve 41/1279 sayılı kararı ile tarihi itibariyle payları İstanbul Menkul Kıymetler Borsası nda işlem gören anonim şirketlerin hisse senetlerinin tümünün Kaydileştirme Tebliği nin Geçici 2. maddesi uyarınca topluca kaydileştirilmesine karar vermiştir. Ancak Sermaye Piyasası Kurulu, tarih ve 8/259 sayılı kararı ile tarihine kadar gerekli olan alt yapının tamamlanamayacağını öngörerek, piyasa katılımcılarının gerekli 128

130 teknik alt yapısı tamamlanmış 843 ve de 844 İMKB de işlem gören şirketlere ilişkin hisse senetleri topluca kaydileştirilmiştir 845. Böylece kaydi sistem fiilen kullanılmaya başlanmıştır. Dolayısıyla birinci dönem ve tarihleri arasındaki zaman diliminden oluşmaktadır. Bu dönem içerisinde hak sahiplerinin talebi üzerine fiziki sermaye piyasası aracı basılması mümkündür. 2. İkinci Dönem - Yeni Fiziki Sermaye Piyasası Aracı Basılmasının Mümkün Olmadığı Ancak Mevcut Fiziki Sermaye Piyasası Araçlarının Muhafaza Edilmesinin Mümkün Olduğu Dönem Sermaye Piyasası Kanunu nun Geçici 6. maddesinin 2. fıkrasına göre; Sermaye Piyasası Kurulu nca kaydileştirilmesine karar verilen ve Kanun un yürürlüğe girmesinden önce ya da Geçici 6. maddenin birinci fıkrası uyarınca bastırılan sermaye piyasası araçlarının, 10/A maddesinin yürürlüğe girmesini izleyen altıncı yılın sonuna kadar, ihraççı kuruluşlara, bunların yetkili kıldığı aracı kuruluşlara veya sermaye piyasası araçlarının kaydını tutacak Merkezi Kayıt Kuruluşu na kaydileştirilmek üzere teslim edilmesi zorunludur. Teslim alınan fiziki sermaye piyasası araçları, Sermaye Piyasası Kurulu nca belirlenecek esaslar çerçevesinde Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından toplanarak, iptal ve imha edilir. Söz konusu sermaye piyasası araçlarının temsil ettiği haklar, Kanun hükümlerine göre Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulan hesaplara kaydedilir. Bu düzenleme çerçevesinde ilgili sürenin sonuna kadar fiziki sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmek üzere teslimi zorunludur. İkinci dönem için düzenlemede belirtilen ilgili süre altıncı yılın sonudur. Ancak sürenin başlangıç ve bitiş tarihleri net olarak verilmemiştir. Sürenin başlangıç tarihi, 10/A maddesinin yürürlük tarihi olan Merkezi Kayıt Kuruluşu nun kurulduğu dir 846. Sürenin bitiş tarihi ise, bu tarihi izleyen altıncı yılın sonu olan dir teknik hazırlıkları tamamlayabilmelerini temin etmek için kaydileştirme sürecinin süresini belirtmeden uzatılmasına karar vermiştir. Sermaye Piyasası Kurulu daha sonra tarih ve 43/1318 sayılı kararı ile borsada işlem gören anonim şirket hisse senetlerinin tarihi itibariyle toplu olarak kaydileştirilmesine karar vermiştir. Haselçin, Kaydi Sistem, s. 94. Sermaye Piyasası Kurulu nun tarih ve 43/1318 sayılı kararı doğrultusunda. Karar için bkz. Sermaye Piyasası Kurulu nun 2005/45 sayılı Haftalık Bülteni ( =null). SPK, Sermaye Piyasası Araçları, s. 18. Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin yürürlüğe girdiği tarihle ilgili ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 6, II. 129

131 Sürenin bitiş tarihi ve birinci dönemin bitiş tarihi olduğuna göre, ikinci dönem, ve tarihleri arasındaki zaman dilimini kapsamaktadır. Dolayısıyla ve tarihleri arasındaki ikinci dönemde hak sahiplerinin talebi olsa bile, (kaydileştirilmesine karar verilenler açısından geçerli olmak üzere) yeni fiziki sermaye piyasası aracı basılması mümkün değildir. Ancak mevcut basılmış fiziki sermaye piyasası araçlarının muhafaza edilmesi mümkündür 847. İkinci dönemin amacı, dolaşımda olan fiziki sermaye piyasası araçlarının toplanması, iptali, sisteme aktarılması ve imhası işlemleri için süre tanınması ve bu işlemlerin zamana yayılmasıdır Üçüncü Dönem - Mevcut Fiziki Sermaye Piyasası Araçlarının Muhafaza Edilmesinin Mümkün Olmadığı Dönem Sermaye Piyasası Kanunu nun Geçici 6. maddesinin üçüncü fıkrasına göre; ikinci dönemin sonuna kadar kaydileştirilmek üzere teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları, bu tarihten sonra borsada işlem göremez, aracı kurumlarca alım satımına aracılık edilemez ve katılma belgelerinin geri alımı yapılamaz. Üçüncü dönem için belli bir süre öngörülmemiş ve belirlenmiş bir bitiş tarihi verilmemiştir. Sadece üçüncü dönem için bir başlangıç tarihi tespit edilmiştir. Bu başlangıç tarihi ikinci dönemin bitiş tarihidir. İkinci dönem tarihinde bittiğine göre tarihi üçüncü dönemin başlangıç tarihidir. Belirli bir bitiş tarihi verilmediği için üçüncü dönem halen devam etmektedir. Dolayısıyla üçüncü dönem, tarihi ile başlayan ve halen içerisinde bulunduğumuz süreçtir. Bu dönemde (kaydileştirilmesine karar verilenler açısından geçerli olmak üzere) talep halinde fiziki sermaye piyasası aracı basılması mümkün olmadığı gibi, mevcut fiziki sermaye piyasası araçlarının muhafazası da mümkün değildir. E. Kaydi Sistem Dönemindeki Gelişmeler Sermaye Piyasası Kanunu na 10/A maddesinin eklenmesi ve hukuki olarak kaydi sisteme geçilmesinin ardından, fiili olarak da kaydi sisteme geçilebilmesi ve sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilebilmesi için gerekli çalışmalara başlanmıştır. Bu Hisse senetlerinin kaydileştirilme tarihi olan (ikinci dönemin başlangıç) tarihinden sonra yapılan, tüm bedelli ve bedelsiz sermaye artırımlarında fiziki senet basım ve teslimi yapılmamış, sadece kaydi pay ihracı söz konusu olmuştur. Bkz. Aynı yönde bkz. Ergincan, Dünya ve Türkiye, s

132 çerçevede öncelikle Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin yürürlüğe girmesi için gerekli 849 olan Merkezi Kayıt Kuruluşu nun kurulması ve bu kuruluş için temel teşkil edecek yönetmeliğin hazırlanması için gerekli çalışmalar yapılmıştır. Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 1. fıkrasında sermaye piyasası araçları ve bunlara ilişkin hakların; özel hukuk tüzel kişiliğini haiz bir Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından kayden izleneceği ve bu kuruluşun kuruluş, faaliyet, çalışma ve denetim esaslarının Bakanlar Kurulu nca çıkarılacak bir yönetmelikte belirleneceği düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye dayanılarak 2001 yılında Bakanlar Kurulu tarafından Merkezi Kayıt Kuruluşunun Kuruluş, Faaliyet, Çalışma Ve Denetim Esasları Hakkında Yönetmelik 850 (MKK Yönetmeliği) yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Yönetmelik hükümleri çerçevesinde Eylül 2001 de Merkezi Kayıt Kuruluşu kurulmuştur. Merkezi Kayıt Kuruluşu nun aktif olarak faaliyete geçmesi için gerekli idari yapılanması ise Haziran 2002 de tamamlanmıştır 851. Merkezi Kayıt Kuruluşu nun kurulmasının ardından, sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilebilmesi için kaydileştirmenin usul ve esaslarının belirlenmesi gerekmiştir. Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinde; kayıtların nasıl tutulacağının ve kayıtların tutulmasında yapılacak işlemlere ilişkin usul ve esasların Sermaye Piyasası Kurulu nca hazırlanacak bir tebliğ ile belirleneceği düzenlenmiştir. Bu çerçevede Sermaye Piyasası Kurulu tarafından hazırlanan Seri: IV, No:28 sayılı Kaydileştirilen Sermaye Piyasası Araçlarına İlişkin Kayıtların Tutulmasının Usul Ve Esasları Hakkında Tebliğ yılının sonunda Resmi Gazete de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. MKK Yönetmeliği nin ve Kaydileştirme Tebliği nin yayınlanmasını takip eden süreçte, sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilebilmesini, kaydi sermaye piyasası aracı adı altında Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdindeki hesaplarda tutulabilmesini ve bunlara ilişkin işlemlerin istenilen niteliklerde yapılabilmesini sağlayacak bir sistemin kurulması için çeşitli proje çalışmaları yapılmıştır. Bu çalışmaların sonucunda kaydileştirmeyi sayılı Kanun un 30. maddesine göre Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesi, Merkezi Kayıt Kuruluşu nun kuruluş tarihinde yürürlüğe girer. Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin yürürlüğe girdiği tarihle ilgili ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 6, II. Bakanlar Kurulu Kararı T , No: 2001 / 2475 (RG. T , S ). RG. T , S

133 sağlamak üzere Merkezi Kaydi Sistem (MKS) 853 isimli bir proje geliştirilmiştir. Ekim 2003 de Merkezi Kaydi Sistem (MKS) projesi başlatılmıştır 854. Sermaye Piyasası Kurulu, Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin kendisine verdiği yetkiyi kullanarak, tarih ve 41/1279 sayılı kararı ile tarihi itibariyle payları İstanbul Menkul Kıymetler Borsası nda işlem gören anonim şirketlerin hisse senetlerinin tümünün Kaydileştirme Tebliği nin Geçici 2. maddesi uyarınca topluca kaydileştirilmesine karar vermiştir 855. Ancak Sermaye Piyasası Kurulu, tarih ve 8/259 sayılı kararı ile tarihine kadar gerekli olan alt yapının tamamlanamayacağını öngörerek, piyasa katılımcılarının gerekli teknik hazırlıkları tamamlayabilmelerini temin etmek için, belirli bir süre belirtmeden kaydileştirme sürecinin uzatılmasına karar vermiştir 856. MKS projesinin tamamlanması ve sistemin oluşturulması üzerine, Nisan 2005 de ilk pilot yatırım fonu kaydileştirilmesi gerçekleştirilmiştir 857. Sistemin başarıyla çalıştığı test edildikten sonra, Sermaye Piyasası Kurulu, tarih ve 43/1318 sayılı kararı ile borsada işlem gören anonim şirket hisse senetlerinin tarihi itibariyle toplu olarak kaydileştirilmesine 858 karar vermiştir 859. Sermaye Piyasası Kurulu nun kararına uygun olarak tarihinde borsada işlem gören anonim şirket hisse senetleri topluca kaydileştirilmiş ve kaydi sisteme aktarılmıştır Merkezi Kaydi Sistem (MKS) in yazılım ve kurulumu Merkezi Kayıt Kuruluşu na ait olup, işlemlerin elektronik ortamda yürütülmesini sağlamaktadır. Söz konusu karar Sermaye Piyasası Kurulu nun 2004/42 sayılı haftalık bülteninde yayınlanmıştır. Bkz. null&ext=.pdf Söz konusu karar Sermaye Piyasası Kurulu nun 2005/10 sayılı Haftalık Bülteninde yayınlanmıştır. Bkz. null&ext=.pdf Merkezi Kaydi Sistem MKS Projesi, TÜBİTAK tarafından maliyet düşürücü ve standart yükseltici yeni tekniklerin uygulanması niteliği ile Ar-Ge projesi olarak benimsenerek ekonomik olarak desteklenirken, TÜBİTAK, TTGV ve TÜSİAD tarafından 11 Aralık 2007 de düzenlenen 7. Teknoloji Kongresi Ödül Töreninde de Başarı Ödülü almıştır. Söz konusu Sermaye Piyasası Kurulu kararı, Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından tarih ve 40 numaralı Genel Mektup ile ilgillere duyurulmuştur. Bkz. Söz konusu karar Sermaye Piyasası Kurulu nun 2005/45 sayılı haftalık bülteninde yayınlanmıştır. Bkz. null&ext=.pdf SPK, Sermaye Piyasası Araçları, s

134 Böylece kaydileştirme işlemi ve kaydi sistemin kullanımı fiilen başlamıştır. Kaydileştirme işleminin fiilen gerçekleştirilmesi ile kaydi sermaye piyasası araçları na ilişkin saklama hizmetini yerine getirme görevi de hem hukuken hem de fiilen TAKASBANK tan Merkezi Kayıt Kuruluşuna geçmiştir 861. Sermaye Piyasası Kurulu, tarihinde aldığı kararla 862, tarihine kadar mevcut hak sahibi yatırımcı hesaplarının açılması için gerekli olan bilgi ve belgelerdeki eksikliklerin fon kurucuları tarafından tamamlanması ve yatırım fonu katılma belgelerinin kaydileştirilerek kaydi sisteme aktarılmasına karar vermiştir 863. Yatırım fonu katılma belgelerinin kaydi sisteme aktarılması için belirlenen süre çeşitli erteleme kararları 864 ile değiştirilmiştir 865. Nihayet İMKB de işlem gören hisse senetlerinin kaydileştirilmesinin ( ) ardından, Sermaye Piyasası Kurulu nun tarihli kararı 866 uyarınca likit fonlar dışındaki yatırım fonu katılma belgeleri tarihinde, likit fonlara ilişkin katılma belgeleri ise, tarihinde kaydileştirilerek 867 kaydi sisteme aktarılmıştır 868. Söz konusu gelişmelerden sonra sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi çalışmaları hız kazanmıştır. Bu çerçevede Sermaye Piyasası Kurulu nun tarihinde aldığı karar 869 ile özel sektör tahvillerinin 870 Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde Aynı yönde bkz. Haselçin, Kaydi Sistem, s. 33. Sermaye Piyasası Kurulu nun tarih ve 42/1326 sayılı kararı. Bkz. Merkezi Kayıt Kuruluşu nun tarih ve Sermaye Piyasası Kurulu nun Yatırım fonu Katılma Belgelerinin Kaydileştirilmesi Hakkındaki Kararı konulu 10 nolu genel mektubu. Ayrıca bkz. Merkezi Kayıt Kuruluşu nun tarih ve 16 sayılı, tarih ve 18 nolu, tarih ve 36 nolu, tarih ve 64 nolu genel mektupları. Bkz. Sermaye Piyasası Kurulu nun; tarih ve 13/447 sayılı, tarih ve 24/777sayılı, tarih ve 40/1250 sayılı, tarih ve 52/1489 sayılı kararları. Yatırım fonu katılma belgelerinin kaydileştirilerek kaydi sisteme aktarılması için olarak belirlenen süre önce e uzatılmıştır. Daha sonra ise likit fonlara ilişkin katılma belgelerinin kaydileştirilme süresi tarihine uzatılmıştır. Bkz. Sermaye Piyasası Kurulu nun tarih, 52/1489 sayılı kararı. Yatırım fonu katılma belgelerinin kaydileştirme süreci hakkında ayrıntılı bilgi için bkz tarih ve Yatırım Fonları Katılma Belgeleri Kaydileştirme Takvimi konulu 47 nolu genel mektubu. Bkz. Sermaye Piyasası Kurulu nun tarih ve 27/751 sayılı kararı. Bu karar ile birlikte, özel sektör tahvillerinin, Menkul Kıymetler Borsalarının Kuruluş ve Çalışma Esasları Hakkında Yönetmeliğin 55. ve İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Yönetmeliğinin 27. maddesi hükümleri uyarınca borsada işlem görmesine ve borsa dışı işlemlere konu edilmemesine karar verilmiştir. Karar için bkz. Sermaye Piyasası Kurulu nun 2006/27 sayılı Haftalık Bülteni. null&ext=.pdf 133

135 kayden izlenerek müşteri ismine saklanmasına karar verilmiştir 871. Ağustos 2006 da ilk kaydi özel sektör borçlanma aracı 872 ihracı gerçekleştirilmiştir 873. Ağustos 2007 de ise özel sektör finansman bonolarının 874 Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde kaydileştirilmesine başlanmıştır tarihinde kaydi sisteme geçişin aşamalarından 875 ikinci dönemin de sona ermesinin yani fiziki sermaye piyasası araçlarının yatırımcılar tarafından muhafaza edilmesinin yasaklanmasının ardından, Mart 2008 deki verilere göre kaydi sisteme aktarılan hisse senedi oranında %99 a ulaşılmıştır 876. Banka bonolarının kaydi olarak ihraç edilmesine ilişkin çalışmalar 2009 yılının ikinci yarısında sona ermiş ve Ekim ayı sonunda da ilk kaydi banka bonosu ihracı gerçekleştirilmiştir. Ayrıca 2009 yılında kaydi sistemde, aracı kuruluş varantlarının kaydi olarak ihracına ve izlenmesine imkân sağlayacak teknik ve operasyonel geliştirmeler tamamlanmıştır 877. Kasım 2010 da yabancı sermaye piyasası araçlarına 878 ilişkin Sermaye Piyasası Kurulu nun Seri: III, No: 44 sayılı Yabancı Sermaye Piyasası Araçlarının ve Depo Sertifikalarının Kurul Kaydına Alınmasına Ve Satışına İlişkin Esaslar Tebliği 879 (Yabancı Özel Sektör Tahvilleri; devlet dışında özel sektörde yer alan şirketlerin orta ve uzun vadeli fon sağlamak amacıyla halka arz edilerek ya da halka arz edilmeksizin ihraç ettikleri ve borçlanma aracı niteliğinde olan sermaye piyasası araçlarıdır. Bkz. SPK, Sermaye Piyasası Araçları, s. 8. Merkezi Kayıt Kuruluşu nun tarih ve Özel Sektör Tahvillerinin Kayden İzlenmesi konulu 123 nolu genel mektubu. Bkz. Borçlanma Araçları; ihraççıların, borçlu sıfatıyla düzenleyip Kurul kaydına alınmak suretiyle ihraç ederek sattıkları emre, nama veya hamiline yazılı menkul kıymet niteliğindeki Tahvilleri, Hisse Senedine Dönüştürülebilir Tahvilleri, Değiştirilebilir Tahvilleri, Finansman Bonolarını, Altın, Gümüş ve Platin Bonolarını, Banka Bonolarını ve bu Tebliğ de sayılmamakla birlikte niteliği itibari ile borçlanma aracı olduğu Kurulca kabul edilecek sermaye piyasası araçlarını ifade eder. Özel Sektör Finansman Bonosu; özel sektörde yer alan şirketlerin borçlu sıfatıyla kısa vadeli fon sağlamak amacıyla ıskonto esasına göre ihraç ettikleri ve borçlanma aracı niteliğinde olan sermaye piyasası araçlarıdır. Bkz. SPK, Sermaye Piyasası Araçları, s. 11. Türkiye de kaydi sisteme geçişin aşamaları hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 2, V, D. MKK, 2009 Faaliyet Raporu, s. 18. Yabancı Sermaye Piyasası Araçları; Türkiye dışındaki ülkelerdeki (yabancı) şirketler tarafından ihraç edilen, ihraç edildikleri ülkenin en az bir borsasında kote edilmiş olan ve Sermaye Piyasası Kurulu nca niteliği belirlenen menkul kıymetler ile hak ve alacakları temsil eden diğer sermaye piyasası araçları olarak tanımlanabilir. Bkz. SPK, Sermaye Piyasası Araçları, s. 17. RG. T , S

136 Sermaye Piyasası Araçları Tebliği) yayınlanmıştır 880. Daha sonra bu tebliğe dayanarak Merkezi Kayıt Kuruluşu, tarih ve 529 sayılı ve Yabancı Sermaye Piyasası Araçlarının Kaydi Sistemde İzlenmesi konulu Genel Mektubu ile yabancı sermaye piyasası araçlarının Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde kayden hak sahipleri bazında izleneceğini duyurmuştur. Bu çerçevede Merkezi Kayıt Kuruluşu, yabancı sermaye piyasası araçlarının kayden izlenmesine ilişkin ilke ve kuralları da yayınlamıştır 881. Böylece Kasım 2010 itibariyle kaydi sistemde ilk yabancı sermaye piyasası aracı ihracı gerçekleştirilmiştir 882. Kaydileştirme işlemleri halen devam etmekte ve kaydi sistem gün geçtikçe kapsamını genişletmektedir Bu tebliğ ile tarihli ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanan Seri: III, No: 20 sayılı Yabancı Sermaye Piyasası Araçlarının Kurul Kaydına Alınmasına Ve Satışına İlişkin Esaslar Tebliği yürürlükten kaldırılmıştır. Bkz. zs2nddsj9cpykssy0xplmnmz0vmafgjzok9xhy9hd1mtqwsdazcddx9dtxcvfzcda38zp XD9aPASgxwAEcDfT- P_NxU_dwoLwsAi9wCPA!!/dl4/d5/L2dJQSEvUUt3QS80SmtFL1o2X0pETUtBRjU0MDgwMEY wsu0wsfrkreyxrzg2/ 135

137 İKİNCİ BÖLÜM TÜRKİYE DE KAYDİ SİSTEM ve İŞLEYİŞİ 136

138 3. KAYDİ SİSTEM I. GENEL OLARAK Kaydi sistem 883, sistem kapsamındaki sermaye piyasası araçlarının 884 fiziki olarak senet üzerine basılması yerine, elektronik ortamda 885 kaydi olarak oluşturulduğu 886, bu araçların 887 ve bu araçlara ilişkin hakların merkezi saklama kuruluşu nezdinde tutulan hesaplarda kayden izlendiği ve bu araçlara ilişkin hukuki işlemlerin merkezi saklama kuruluşu nezdindeki hesaplar üzerinde kaydi olarak yapılan değişiklikler yoluyla gerçekleştirildiği merkezi bir saklama sistemidir 888. Genel nitelikleri ile yukarıdaki şekilde tanımlanan kaydi sistem, uygulandığı ülkeye göre, farklı özelliklere sahip olabilmektedir. Bu bölümde de Türkiye de uygulanan kaydi sistemin özellikleri, bu özelliklere bağlı olarak ortaya çıkan sonuçlar, kaydi sistemin avantajları ve dezavantajları, kaydi sistemin kapsamı, kaydi sistemi yürütmekle görevli olan Merkezi Kayıt Kuruluşu ve kaydi sistemin işleyişi incelenecektir Kaydi Sistem kavramı, uluslararası literatürde Dematerialised System veya Book Entry System olarak anılmaktadır. Bkz. Norman, s Kaydi sistem kapsamındaki sermaye piyasası araçları hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 4, II. Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 2. fıkrasında kayıtlara ilişkin bilgi verilirken, Kayıtlar, Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından, bilgisayar ortamında, ihraççılar, aracı kuruluşlar ve hak sahipleri itibariyle tutulur şeklindeki hükme yer verilmiştir. Bu hükümde kayıtların tutulacağı yer bilgisayar ortamı olarak gösterilmiştir. Ancak kanaatimizce tanım yapılırken bilgisayar ortamı yerine elektronik ortam kavramının kullanılması tercih edilmelidir. Çünkü kaydi sermaye piyasası araçlarının bilgisayar ortamı dışında başka elektronik ortamlarda da tutulabilmesi mümkündür. Nitekim elektronik ortam, bilgisayar ortamını da kapsayan bir üst kavram niteliğindedir. Kayıtların tutulması açısından elektronik ortam kullanımı için bkz. Ergincan / Yayla, s. 158; SPK, Sermaye Piyasası Araçları, s. 18. Kaydi olarak oluşturulma kavramı ile hem yeni ihraç edilen sermaye piyasası araçlarının kaydi sistemde ihdas edilmesi hem de daha önce fiziki olarak senet üzerine basılan sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilerek kaydi sisteme aktarılması kast edilmektedir. Kaydi sistem kapsamındaki sermaye piyasası araçları, kaydi sermaye piyasası aracı olarak isimlendirilmektedir. Kaydi sermaye piyasası aracı kavramı hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 1, V. Norman, s Kaydi sistem hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 2, II, F. 137

139 II. KAYDİ SİSTEMİN ÖZELLİKLERİ Kaydi sistem, Türkiye uygulamasında kendine has bazı özelliklere sahiptir 889. Türkiye deki tarihi gelişimi içerisindeki uygulamada genel eğilim saklama sistemi ile takas sisteminin aynı çatı altında merkezileştirilmesi 890 ya da takas sistemi ile saklama sisteminin birbirine uyumlu ve verimli olarak çalışabileceği şekilde yapılandırılması şeklindedir. Nitekim sermaye piyasası araçlarının merkezi saklanması açısından tek yetkili kuruluşun TAKASBANK olduğu dönemde, saklama ve takas hizmetleri tek çatı (TAKASBANK) altında toplanmıştır 891. Kaydi sermaye piyasası araçları açısından saklama hizmetinin Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından yerine getirildiği 892 günümüzde ise, bu araçlar için takas hizmeti halen TAKASBANK tarafından verilmeye devam etmektedir. TAKASBANK sistemi ile Merkezi Kayıt Kuruluşu sistemi birbiri ile uyumlu, verimli ve etkin olarak çalışabilecek şekilde yapılandırılmıştır. Kaydi sistem ile birlikte sermaye piyasası araçlarının fiziki olarak basılmasından vazgeçilmesi, fiziki basımın getirdiği maliyetler ile çalınma, kaybolma, tahrif olma gibi risklerin ortadan kalkması sonucunu doğurmuştur. Ancak tüm bunların ötesinde kaydi sistem, hak sahibi bilgilerinin doğru ve güncel tutulmasını, takas ve saklama sisteminin etkin çalışmasını ve en önemlisi sermaye piyasası araçlarına ilişkin her türlü işlemin hızlı ve güvenilir yapılabilmesini beraberinde getirmiştir 893. Dolayısıyla kaydi sistemde ana hedef; yatırımcıların haklarının, sadece korunması değil, aynı zamanda, güvenilir ve etkin bir şekilde kullanılmasıdır 894. Bu nedenle kaydi sistemin yapılandırılmasında ve özelliklerinin belirlenmesinde bu ana hedef her zaman göz önünde bulundurulmalıdır Sermaye Piyasası Kurulu nun tarih ve 51/1719 sayılı kararı ile kaydi sistem kapsamında MKK ile üyeleri arasında gerçekleştirilecek bilgi akışı ve işlemlerin Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından Kurul a sunulan Merkezi Kaydi Sistem (MKS) Elektronik İşlem Esasları çerçevesinde yürütülmesi gerektiğinin Kurul Haftalık Bülteni aracılığıyla duyurulmasına, söz konusu esasların uygulanmasına ilişkin ayrıntıların ise Seri: IV, No:28 sayılı Tebliğ in 5 inci maddesi uyarınca mevcut teknolojik imkânlar ve piyasa ihtiyaçları göz önünde bulundurularak Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından belirlenmesine ve üyelerine duyurulmasına karar verilmiştir. Bu çerçevede, Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından ilgili mevzuatta belirlenmiş kurallar çerçevesinde hazırlanmakta olan MKS (Merkezi Kaydi Sistem) in Merkezi Kayıt Kuruluşu Yönetim Kurulu nca uygun görülen temel işlere ve iş süreçlerine ilişkin ana uygulama ilkeleri Merkezi Kaydi Sistem İş ve Bilişim Uygulama ilke ve Kuralları ile belirlenmiştir. Manavgat, Merkezi Saklama, s Kaydi sistemin Türkiye de gelişimi hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 2, V. Fiziki sermaye piyasası araçları açısından ise, hem takas hizmeti hem de saklama hizmeti TAKASBANK tarafından yerine getirilmeye devam etmektedir. Bjerre / Rocks, Investment Securities, s. 6; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 1. Manavgat, Merkezi Saklama, s

140 Türkiye deki kaydi sistem, kaydileştirilebilecek tüm sermaye piyasası araçlarının ve bunlara ilişkin hakların kaydi olarak tutulmasını sağlayan, çoklu para birimi ve çoklu dil mantığıyla çalışan, Merkezi Kayıt Kuruluşu içinden ve dışından kullanıcıların kolaylıkla bağlanarak sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemleri kaydi olarak yapabilecekleri ve rapor alabilecekleri, 7/24 kesintisiz hizmet sunan ve yüksek güvenlik standartlarına sahip bir yapıdadır 895. Türkiye de uygulanan kaydi sistemin temel özellikleri; merkezi saklama, açık saklama, kaydi saklama, müşteri ismine saklama, model C ve tam kaydi sistem olarak belirlenebilir. A. Merkezi Saklama Kaydi sistemin en önemli özelliği merkezi olmasıdır. Merkezilik, sermaye piyasası araçlarının yetkili bir (veya birkaç) merkezde saklanmasını ve bu araçlara ilişkin işlemlerin söz konusu yetkili merkezi saklama kuruluşu nezdindeki hesaplar aracılığıyla yapılmasını ifade etmek üzere kullanılmaktadır. Türkiye de kaydi sermaye piyasası araçları tek bir merkezde, Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdindeki hesaplarda tutulmakta (saklanmakta) ve bu araçlara ilişkin işlemler Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulan hesaplar üzerinde yapılan değişikliklerle gerçekleştirilmektedir. Merkezi Kayıt Kuruluşu, kaydi sermaye piyasası araçları açısından Türkiye nin yetkili tek merkezi saklama kuruluşudur. Dolayısıyla Türkiye deki kaydi sistem, merkezi bir saklama sisteminin özelliklerini taşımaktadır 896. B. Açık Saklama Merkezi Kayıt Kuruşu tarafından toplu olarak tek bir merkezde saklanan kaydi sermaye piyasası araçları, açık saklama sistemine göre saklanmaktadır 897. Açık saklama, sermaye piyasası araçlarının kapalı bir araç (kutu, zarf, torba vs) içinde olmaksızın açık olarak saklama kuruluşuna tevdi edildiği bir saklama sistemidir 898. Açık saklama sisteminde sermaye piyasası araçları açık olarak saklama kuruluşuna tevdi edildiği için MKK, İş ve Bilişim, s. 5. Merkezi saklama hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 2, I. Açık Saklama Sistemi hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 2, II, B. Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s. 3; Tekinalp, Banka Hukuku, N ; Turanboy, Varakasız, s

141 saklama kuruluşu ne sakladığını bilmektedir 899. Saklama kuruluşu sakladığı sermaye piyasası araçlarının tüm özellikleri hakkında bilgi sahibidir. Dolayısıyla Merkezi Kayıt Kuruluşu kendi nezdindeki hesaplarda yer alan kaydi sermaye piyasası araçlarının tür ve özellikleri ile bu araçlar üzerindeki hak sahiplerini bilmektedir. C. Kaydi Saklama Merkezi Kayıt Kuruluşu, kaydi sermaye piyasası araçlarını bilgisayar sistemi aracılığıyla elektronik ortamda tutmaktadır. Kaydi sermaye piyasası araçları, fiziki olarak değil, elektronik ortamdaki hesaplarda yer alan kayıtlar aracılığıyla kaydi olarak saklanmaktadır. Bu nedenle Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından yürütülen kaydi sistemdeki saklama, kaydi bir saklamadır. Kaydi sistemdeki kaydi sermaye piyasası araçları, sadece elektronik ortamdaki hesaplarda yer aldığı için yapılan bu işlemin bir saklama olup olmadığı, tereddüt oluşturmaktadır. Nitekim kaydi sistemin temelini oluşturan Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 1. fıkrasında kaydi sermaye piyasası araçlarının saklanmasından değil, izlenmesinden bahsedilmektedir. Bununla birlikte Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin diğer fıkralarında da kayıtların saklanmasından değil, tutulmasından söz edilmektedir. Kanaatimizce, kaydi sermaye piyasası araçlarının dış dünyaya yansıyan fiziki bir senet üzerine basılmadan, sadece Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde elektronik ortamdaki hesaplarda kaydi olarak izlenmesi ve tutulması, yapılan bu işleme saklama mahiyeti kazandırmaktadır. Çünkü söz konusu kaydi sermaye piyasası araçları, sadece elektronik ortamda ve tek bir yerde, yani Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdindeki hesaplarda yer almaktadır. Diğer bir ifade ile kaydi sermaye piyasası araçları kaydi sistem çerçevesinde elektronik ortamda topluca muhafaza edilmektedir. Bu da Merkezi Kayıt Kuruluşu nun kaydi sermaye piyasası araçları açısından yaptığı izleme ve tutma işlemine saklama mahiyeti kazandırmaktadır. Merkezi Kayıt Kuruluşu nun yaptığı işlemin saklama niteliğinde olduğuna ilişkin bir ifade, Kaydileştirme Tebliği nin 27. maddesinde yer almaktadır. Bu hükme göre; MKK, kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin haklarla ilgili değişiklikleri, izleyen 10 yıl süreyle değişiklikten önceki haliyle değiştirilemez bir şekilde elektronik ortamda saklar. Yatırım fonu kayıtlarının saklanması için, Kurulca daha uzun bir süre belirlenebilir. 899 Haselçin, Kaydi Sistem, s. 22; Turanboy, Varakasız, s. 6; Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s

142 Ayrıca Merkezi Kayıt Kuruluşu nun resmi web sitesinde 900, kuruluşun verdiği hizmetler arasında saklama hizmeti de yer almaktadır. Bu çerçevede Merkezi Kayıt Kuruluşu nun, İMKB de işlem gören şirketlerin hisse senetleri, yatırım fonları, borsa yatırım fonları, özel sektör borçlanma araçları ve varantlar (ortaklık varantları ve aracı kuruluş varantları) için saklama hizmeti verdiği belirtilmektedir. Bununla birlikte bu saklama hizmetinin kaydi saklama niteliğinde olduğu da açıkça ifade edilmektedir 901. Merkezi Kayıt Kuruluşu nun verdiği kaydi saklama hizmeti, kaydi sermaye piyasası araçları açısından geçerlidir. Fiziki sermaye piyasası araçları açısından fiziki saklama hizmeti, halen TAKASBANK tarafından yerine getirilmektedir. D. Müşteri İsmine Saklama Merkezi Kayıt Kuruşu tarafından merkezi, açık ve kaydi olarak saklanan kaydi sermaye piyasası araçları, müşteri ismine saklama yöntemine göre saklanmaktadır 902. Müşteri ismine saklama yöntemi kaydi sistemin en önemli özelliklerinden biri olup 903 kaydi sistemin temelini oluşturmaktadır 904. Müşteri ismine saklama, sermaye piyasası araçlarının, her bir sermaye piyasası aracı sahibi adına kimlik bilgilerinin de yer aldığı bir sicil numarası oluşturularak bu sicil numarasına göre saklandığı merkezi bir saklama yöntemidir 905. Müşteri ismine saklama yöntemi sayesinde, Merkezi Kayıt Kuruluşu sermaye piyasası aracı üzerinde hak sahibi olan herkesi (tüm yatırımcıları) ismen bilmektedir. Hak sahibi olanlar da kaydi sistemi kullanarak üzerinde hak sahibi oldukları sermaye piyasası araçlarını takip edebilmektedir. Bununla birlikte sermaye piyasası aracı üzerinde hak sahibi olanların Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından ismen bilinmesi, yatırımcılara doğrudan y0xplmnmz0vmafgjzok9xhy9hd1mtqwsdazcddx9dtxcvfzcda38zpxd9apasgxwaecd ft- P_NxU_dwoLwsAHcsZBg!!/dl4/d5/L2dJQSEvUUt3QS80SmtFL1o2X0pETUtBRjU0MDgwMEY wsu0wsfrkreyxmfyw/ Aynı yönde bkz. Aykın, s. 88; Acır, s. 185; Akbulak, s. 182; j9cpykssy0xplmnmz0vmafgjzok9xhy9hd1mtqwsdazcddx9dtxcvfzcdn2ntfulsh0va TV69OM!/ Acır, s Aynı yönde bkz. Aykın, s. 88. Müşteri ismine saklama yöntemi hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 2, I, C,

143 Merkezi Kayıt Kuruluşu na başvurma hakkı veya kaydi sistemde doğrudan işlem yapma hakkı vermemektedir 906. E. Model C Dünya üzerinde kaydi sisteme ilişkin farklı uygulama modelleri bulunmaktadır 907. Bu modeller farklı ülkelerde farklı şekillerde isimlendirilmekte ve uygulanmaktadırlar. Ancak uygulanan modellerin ortak özellikleri bir arada değerlendirildiğinde üç farklı kaydi saklama modelinin olduğu söylenebilir 908. Bunlar Model A, Model B ve Model C şeklinde isimlendirilmektedir. Model A olarak isimlendirilen kaydi saklama modelinde, ihraççılar veya aracı kuruluşlar merkezi saklama kuruluşundaki bütün sermaye piyasası araçlarının hak sahipleri itibariyle kaydını tutmaktadır. Merkezi saklama kuruluşu ise, ihraççılar veya aracı kuruluşlar gibi üyeleri bazındaki toplam sermaye piyasası araçlarının kaydını tutmaktadır. Sermaye piyasası araçları üzerindeki gerçek hak sahiplerine ilişkin bilgilerin ayrıntısı ise, ihraççılar veya aracı kuruluşlar gibi üyelerin kayıtlarında yer almaktadır. Bu model değişik zamanlarda Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Güney Afrika ve Hong Kong ta uygulanmıştır 909. Model B olarak isimlendirilen kaydi saklama modelinde, yasal sicil kurumu merkezi saklamadaki toplam sermaye piyasası aracının kaydını tutmaktadır. Merkezi saklama kuruluşu ise sermaye piyasası araçlarının kaydını her bir üyesi bazında tutmaktadır. Sermaye piyasası araçlarına ilişkin hak sahipleri ismen merkezi saklama kuruluşunun kayıtlarında yer almaktadır. Merkezi saklama kuruluşundaki hesaplar tek tek yatırımcı bazında tutulmaktadır. Bu nedenle merkezi saklama kuruluşunun iş yükü göreceli olarak artmaktadır. Bu model Güney Afrika ve İngiltere de uygulanmak üzere tartışmaya açılmıştır Yatırımcılar kaydi sistemde sadece belli bazı işlemleri doğrudan yapabilmektedirler. Yatırımcıların kaydi sistemde doğrudan yapabilecekleri işlemler hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 7, V. D. Ergincan, Dünya ve Türkiye, s Dünya üzerinde uygulanan ve bu başlık altında yer verilen üç farklı model türü merkezi saklama için öngörülmüş modellerdir. Kaydi sistem de bir merkezi saklama çeşididir. Bu nedenle kanaatimizce Ergincan ın kaydi sisteme ilişkin üç farklı uygulama modeli olduğunu belirtmesi de bu düşünceden kaynaklanmaktadır. Bkz. Ergincan, Dünya ve Türkiye, s Ergincan, Dünya ve Türkiye, s. 172; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 84; Yalın, s. 57. Ergincan, Dünya ve Türkiye, s. 172; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 84; Yalın, s

144 Model C olarak isimlendirilen kaydi saklama modelinde, sermaye piyasası araçları elektronik ortamda merkezi saklama kuruluşu nezdindeki hesaplarda tutulmaktadır. Sermaye piyasası araçları üzerinde hak sahibi olanların tamamı ismen merkezi saklama kuruluşu kayıtlarında yer almaktadır. Merkezi saklama kuruluşu nezdinde hesap sahibi olabilmek için merkezi saklama kuruluşu üyesi olmak ya da bir aracı kuruluş tarafından temsil edilmek gerekmektedir. Yatırımcıların doğrudan merkezi saklama kuruluşunda hesap açtırma hakları bulunmamaktadır. Bu model değişik zamanlarda Norveç, Yunanistan, Danimarka, Finlandiya, İsveç, İsviçre, Avustralya ve yeni Zelanda da uygulanmıştır 911. Türkiye de Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafında yürütülen kaydi sistem Model C ye uygun bir yapıda oluşturulmuştur 912. Sermaye piyasası araçları elektronik ortamda merkezi saklama kuruluşu olan Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdindeki hesaplarda kaydi olarak tutulmaktadır. Yatırımcılar hesaplarda ismen yer almakta ancak, kural olarak, kaydi sistemde doğrudan işlem yapamamaktadır. Yatırımcıların kaydi sistemde hesap açabilmeleri ve işlem yapabilmeleri için Merkezi Kayıt Kuruluşu üyesi bir aracı kuruluş tarafından temsil edilmeleri gerekmektedir. F. Tam Kaydi Sistem Dünya üzerinde benimsenen kaydi sistemler göz ününde bulundurulduğunda, kaydi sistem uygulamalarının tam kaydi sistem ve kısmi kaydi sistem olmak üzere iki temel türü 913 bulunmaktadır 914. Tam kaydi sistem, genel itibariyle, sistem kapsamındaki tüm sermaye piyasası araçlarının kaydileştirildiği ve bunlara ilişkin işlemlerin kaydi olarak yapıldığı bir kaydi sistem türüdür 915. Bu sistemde, kaydi sermaye piyasası araçları yanında fiziki sermaye piyasası araçlarının kullanımına izin verilmemektedir. Diğer bir ifade ile kaydi sistem kapsamındaki bir sermaye piyasası aracının fiziki olarak elde bulundurulması mümkün Ergincan, Dünya ve Türkiye, s. 172; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 85; Yalın, s. 58. Aynı yönde bkz. Ergincan, Dünya ve Türkiye, s. 172; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 85; Yalın, s. 58. Tam kaydi ve kısmi kaydi sistem yanında sermaye piyasası araçlarının tek tek basıldığı ya da toplu şekilde bir senede basıldığı ve bunların merkezi bir saklama kuruluşunda saklandığı, bunlara ilişkin işlemlerin ise, kaydi olarak yapıldığı sistemler de mevcuttur. Ancak bu sistemler kaydileştirme değil, hareketsizleştirme olarak nitelendirilmektedir. Hareketsizleştirme hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 1, VI. Erkan / Manavgat, s Aynı yönde bkz. Manavgat, Kaydi Sistem, s

145 değildir. Fransa da uygulanan SICOVAM sistemi 916 tam kaydi sisteme örnek olarak verilebilir. Kısmi kaydi sistem ise, genel olarak, sistem kapsamındaki tüm sermaye piyasası araçlarının, kural olarak, kaydileştirildiği ve bunlara ilişkin işlemlerin kaydi olarak yapıldığı, ancak fiziki sermaye piyasası araçlarının kullanımına da izin verildiği bir kaydi sistem türüdür 917. Dolayısıyla kısmi kaydi sistemde, kaydi sermaye piyasası araçlarının kullanımı yanında, fiziki sermaye piyasası araçlarının kullanımına da izin verilmektedir 918. Diğer bir ifade ile kaydi sistem kapsamındaki bazı sermaye piyasası araçlarının fiziki olarak elde bulundurulması da mümkündür. Bazı kısmi kaydi sistemlerde ise, kural olarak, sisteme tabi tüm sermaye piyasası araçları kaydileştirilmekte, ancak istenmesi halinde yatırımcılara fiziki sermaye piyasası aracı teslimi yapılmaktadır. İsviçre de uygulanan SEGA sistemi 919 kısmi kaydi sisteme örnek olarak verilebilir. Türkiye de uygulanan kaydi sistem 920, tam kaydi sistem olarak nitelendirilebilir. Çünkü Türkiye de kaydi sistem kapsamındaki (kaydileştirilmesine karar verilen) sermaye piyasası araçlarının fiziki olarak elde bulundurulmasına izin verilmemektedir. III. KAYDİ SİSTEMİN AVANTAJLARI ve DEZAVANTAJLARI A. Avantajları 1. Maliyetlerin Düşürülmesi İMKB de işlem gören şirketlerin hisse senedi sertifikası bastırma maliyetleri yaklaşık 100 milyon ABD doları civarındadır. Ayrıca her yıl sermaye artırımları ve sertifika değişimi gibi nedenlerle hisse senedi sertifikası basımına harcanacak tutar birkaç milyon ABD dolarıdır 921. Söz konusu bu maliyet sadece İMKB de işlem gören şirketler ve sadece bunların hisse senetlerine ilişkindir. Bunların dışındaki sermaye piyasası araçları ile Fransa daki SICOVAM sistemi hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Druey, Jean Nicolas, Die Entmaterialisierung des Wertpapiers, Schweiz Aktiengesellschaft, 1987, S. 2, s. 65 vd. Aynı yönde bkz. Manavgat, Kaydi Sistem, s Aynı yönde bkz. Erkan / Manavgat, s. 2 İsviçre deki SEGA sistemi hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Handschin, Lukas, Papierlose Wertpapiere, Basel und Frankfurt am Main 1987, s. 2 vd. Türkiye de tarihinden itibaren tam kaydi sistem uygulanmaktadır. Bu tarihe kadar ki kaydi sisteme geçiş sürecinde ise, sistem kapsamındaki sermaye piyasası araçlarının fiziki olarak elde bulundurulmasına izin verildiği için, kısmi kaydi sistem uygulanmıştır. Türkiye deki kaydi sisteme geçişin aşamaları hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 2, V, D. Ergincan, Dünya ve Türkiye, s

146 birlikte değerlendirildiğinde sadece senet basım masrafları inanılmaz boyutlara ulaşmaktadır. Öte yandan senet basım masrafları yanında, basılan bu senetlerin saklanması için gerekli yer, sigorta masrafları ve işgücü de maliyet hesaplarını tahmin edilemeyecek düzeylere ulaştırmaktadır 922. Kaydi sisteme geçilmesi ile birlikte, kaydi sistem kapsamındaki sermaye piyasası araçları açısından senet basım masrafları ortadan kalkmıştır 923. Ayrıca sermaye artırımı, sertifika değişimi ve temettü kuponu dağıtımı gibi işlemler nedeniyle ortaya çıkan senet basım maliyetleri de ortadan kalkmıştır 924. Tam olarak ortadan kalkmamakla birlikte, bu sermaye piyasası araçlarının saklanmasına ilişkin yer ve işgücü maliyetleri eskisiyle karşılaştırılamayacak düzeyde azalmıştır İşlemlerin Hızlanması Sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi ile birlikte bu araçlara ilişkin işlemler daha az zamanda yapılabilir hale gelmiştir 926. Örneğin, sermaye artırımı ve temettü kuponu dağıtımı gibi işlemlerde senet basılması için geçmesi gereken süreden tasarruf edilmiştir. Sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemlerin senet (evrak) üzerinde yapılması yerine kaydi sistem aracılığıyla elektronik ortamda kaydi olarak yapılması da zaman tasarrufu sağlamıştır 927. Çünkü işlemlerin kaydi olarak yapılmaması halinde, sermaye piyasası aracına ilişkin işlemin gerçekleştirilebilmesi için, sermaye piyasası aracının saklandığı yerden alınması işlemin yapıldığı yere getirilmesi, işlemin fiziki senet üzerine kaydedilmesi ve sermaye piyasası aracının tekrar saklanacağı yere götürülmesi gerekmektedir 928. Kaydi sistem ile birlikte, kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemler yapılırken bu araçların her defasında incelenmesi külfeti de ortadan kalkmıştır. Çünkü fiziki sermaye piyasası araçları sadece kaydileştirilirken; doğrudan kaydi sistemde ihdas Norman, s Çatana, s. 35; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 160; Özkul, s. 23. Aykın, s. 83; Özkul, s. 24. Ergincan, Dünya ve Türkiye, s Bjerre / Rocks, Investment Securities, s. 6; Çatana, s. 35; Aykın, s. 83; Ergincan, Dünya ve Türkiye, s Loader, s. 17; Manavgat, Merkezi Saklama, s Norman, s

147 edilen sermaye piyasası araçları ise, sadece sistemde oluşturulurken incelenmektedir. Daha sonra kaydi sistemdeki işlemler yapılırken, sermaye piyasası araçları ayrıca, tek tek ve ayrıntılı bir şekilde incelenmemektedir. Böylece sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemlerin yapılma süresi kısalmaktadır. Kural olarak, sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemlerin sonuçlandırılması yasal takas süresinin sonuna kalmaktadır. Diğer bir ifade ile sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemler ancak işlemin yapılmasından sonraki bir tarihte sonuçlandırılabilmektedir. İlgili sermaye piyasasına ilişkin işlem hacminin genişlediği ölçüde bu tarih aralığı da uzamaktadır. Ancak sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi ve kaydi sistem ile takas sürelerinin kısaltılması mümkün hale gelmiştir Güvenilir Olması Kaydileştirme ve kaydi sistem ile birlikte, sermaye piyasası araçlarına ilişkin, (hem bunların saklanması hem de bunlara ilişkin işlemlerin yapılması sırasında 930 ), kaybolma, çalınma ve yıpranma gibi riskler ortadan kalkmıştır 931. Ayrıca sermaye piyasası araçlarının sahtesinin basılabilmesinin yolu da kapanmıştır 932. Böylece sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemler güvenli bir şekilde yapılabilir hale gelmiştir 933. Dolayısıyla kaydi sermaye piyasası araçları yatırımcılar açısından daha güvenilir bir yatırım aracı olmaya başlamıştır 934. Kaydi sistem sayesinde hak sahibi yatırımcı, sermaye piyasası araçlarının getirilerini güvenli bir şekilde tahsil edebilmekte, yönetimsel haklar gibi hakları da güven içerisinde kullanılabilmektedir. Sermaye piyasası araçlarının çeşitli risklere karşı sigorta ettirilmiş bir sistemde güvenli bir biçimde saklanması ve bunlara ilişkin işlemlerin güvenli bir şekilde Aynı yönde bkz. Çatana, s. 35; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 76. Fiziki sermaye piyasası araçlarına ilişkin herhangi bir hukuki işlemin yapılabilmesi için bu araçların bulundukları yerden alınmaları, üzerlerine ilgili işlemin kaydedilmesi ve sahibi değişmişse ilgili kişiye teslim edilmeleri gerekmektedir. Daha sonra ise üzerinde işlem yapılan bu araçlar, tekrar saklanmak üzere özel kasalara konulmalı ya da saklama kuruluşlarına teslim edilmelidir. Bu süreç içerisinde sermaye piyasası araçları çalınma, kaybolma, yıpranma ve sahtesinin basılması riski ile karşı karşıyadır. Bkz. Aykın, s. 11. Özkul, s. 24; Haselçin, Kaydi Sistem, s Manavgat, Merkezi Saklama, s Çatana, s. 34. Aykın, s. 114; Ergincan, Dünya ve Türkiye, s

148 yapılabilmesi, kaydi sistemin getirdiği önemli avantajlardan birisidir 935. Çünkü sermaye piyasasında yatırım yapmayı düşünen kişi veya kuruluş, teminat olarak kabul edeceği veya satın alacağı sermaye piyasası aracının sağlam ve güvenli bir şekilde muhafaza edileceğinden emin olmak ister 936. Sermaye piyasası araçlarının daha güvenli hale gelmesi o araçlarının işlem gördüğü piyasa açısından da önemlidir. Çünkü sermaye piyasası araçlarına ilişkin güven arttıkça, o araçların işlem gördüğü sermaye piyasasına ilişkin güvende artar. Bu da daha çok yatırımcının o piyasaya girmesi ve daha çok işlem yapması sonucunu doğurur. Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 3. fıkrası 937 ve 6. fıkrasındaki 938 düzenlemeler ile Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulan kayıtlara aleniyet kazandırılmıştır. Böylece yatırımcıların sisteme olan güvenlerinin arttırılması sağlanmaya çalışılmıştır 939. Öte yandan kaydi sistem, ortaklık pay defterini anlık olarak tutma ve raporlama imkânı verdiği için şirketler açısından da daha sağlıklı ve güvenilir bilgi akışı sağlamaktadır 940. Kaydi sistem, yatırımcıları koruma fonu ve aracı kurumların tedrici tasfiyesine ilişkin getirilen koruyucu hükümlerle 941 birlikte, yatırımcılardaki piyasaya karşı olan güven duygusunu da arttırmıştır 942. Çünkü çalıştığı aracı kuruluşun ödeme güçlüğüne düşmesi nedeniyle mağdur olmayacağını bilen yatırımcı, piyasaya daha çok güven duyar. 4. Çağdaş Bir Uygulama Olması Ekonomik gelişmelere paralel olarak sermaye piyasalarında da bazı gelişmeler ortaya çıkmıştır. Sermaye piyasalarının çeşitlenmesi ve derinleşmesi sonucu ortaya çıkan Norman, s. 324; Manavgat, Merkezi Saklama, s Haselçin, Kaydi Sistem, s Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 3. fıkrasına göre; kayden izlenen sermaye piyasası araçları üzerindeki hakların üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesinde, Merkezi Kayıt Kuruluşuna yapılan bildirim tarihi esas alınır. Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 6. fıkrasına göre; payların devrinin, Türk Ticaret Kanununun 417 nci maddesi çerçevesinde ortaklıklar tarafından pay defterine kaydında, ilgililerin başvurusuna gerek kalmaksızın Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde ihraççılar itibariyle tutulan kayıtlar esas alınır. Özkul, s. 21. Ergincan, Dünya ve Türkiye, s Yatırımcıları koruma fonu ve tedrici tasfiyeye ilişkin getirilen hükümler için bkz. Sermaye Piyasası Kanunu m.46/a ve m.46/b. Ayrıca bkz. Aracı Kurumların Tedrici Tasfiye Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik (RG. T , S ). Aykın, s

149 değişim ve dönüşüm, sermaye piyasasında yeni bazı kavramların ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bu yeni kavramlardan birisi de kaydi sistemdir 943. Gelişen ekonominin gereklerine ayak uydurmak isteyen her ülke sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesini kabul etmiş ve kaydi sisteme geçmiştir 944. Hatta kaydi sistemi kabul eden ülkeler sistemlerinin birbirlerine uyum sağlaması için gerekli işlemlere 945 de girişmişlerdir 946. Bu nedenle gelişen ekonominin bir parçası olmak isteyen her ülke sermaye piyasası araçlarını kaydileştirmelidir. Türkiye de modern ekonominin gereklerine cevap veren ve çağdaş bir uygulama olan sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesini ve kaydi sistemi kabul ederek gelişen ekonominin aktörlerinden biri olmuştur Yatırımcılara Doğrudan Hizmet Sunması Kaydi sistem, yatırımcılara doğrudan hizmet sunmaktadır. Kaydi sermaye piyasası araçları üzerinde hak sahibi olanlar, bazı işlemleri doğrudan kaydi sistemi kullanarak yerine getirebilmektedir. Örneğin yatırımcılar, kaydi sistemi kullanarak kendi sermaye piyasası araçlarına ilişkin bilgilere ulaşabilmekte, blokaj 948 işlemleri yapabilmektedir Basit, Kolay ve Kullanışlı Olması Kaydi sistem sayesinde sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemler daha basit ve kolay yapılabilir hale gelmiştir. Dolayısıyla sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemlerin yapılması açısından kaydi sistem kullanışlı bir sistemdir Aynı yönde bkz. Steadman, s. 36; Yalın, s. 12. Gelişmiş ve gelişmekte olan finansal piyasalarda ihraç edilen menkul kıymetlerin günün koşulları doğrultusunda bilgisayar ortamında kayıt şeklinde gerçekleştiği yönünde bkz. Tanör, Devlet İç Borçlanma Senetleri, s Bkz. Bjerre, Carl S. / Rocks, Sandra M., A Transactional Approach to the Hague Securities Convention, Capital Markets Law Journal, S. Mart 2008, s. 109 vd. Aykın, s Yatırımcı Blokajı işlemi sayesinde, aracı kuruluşlar tarafından, hak sahiplerinin haberi olmadan sermaye piyasası araçları üzerinde yapılacak işlemlerin önüne geçilmiştir. Yatırımcılara blokaj işlemi yapma yetkisinin verilmesinin sebebi, aracı kuruluşların maddi açıdan zor duruma düşmeleri halinde müşterilerine ait sermaye piyasası araçlarını izinsiz kullanmalarını önlemek ve aracı kuruluşlarda çalışan kötü niyetli personelin suiistimallerinin önüne geçmektir. Bkz. Yalın, s. 26. Yatırımcıların kaydi sistemi kullanarak doğrudan yapabilecekleri işlemler hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 7, V, D. Aynı yönde bkz. Çatana, s. 35; Aykın, s

150 Özellikle halka açık anonim şirketlerde, hukuki düzenlemelerdeki şekli şartlar nedeniyle hisse senedi sahipleri şirket genel kurullarına ilgi göstermemektedir. Bu durum da anonim şirketlerin yönetiminde güç boşluğu adı verilen durumu ortaya çıkarmaktadır. Kaydi sisteme geçilmesiyle birlikte genel kurula katılma gibi şekli prosedüre sahip işlemlerin yapılması basitleşmiştir. Bu tür kolaylıklar şirket ve ortak ilişkilerini de daha etkin hale getirmiştir 951. Kaydi sistem ile birlikte ihraççılar, aracı kuruluşlar ve saklama kuruşları arasındaki fiziki senet dolaşımı da ortadan kalkmıştır. Özellikle sermaye artırımı, mali hakların tahsili ve yönetimsel hakların kullanılması oldukça kolaylaşmıştır. Diğer bir ifade ile söz konusu işlemlerin yapılma süreçlerindeki bürokratik engeller ortadan kalkmıştır Sisteme İlişkin Suiistimallerin Tespit Edilebilmesi ve Şeffaflık Şirket ile ortak arasındaki ilişkileri etkin hale getiren kaydi sistem, ortakların haklarını daha kolay ve etkin kullanmasını sağlamaktadır. Böylece sisteme ilişkin suiistimallerin tespiti de kolaylaşmaktadır 953. Müşteri ismine saklama yöntemi sayesinde, tüm sermaye piyasası araçları, hak sahiplerinin isimleriyle kayıt altında olduğu için manipülasyon gibi suiistimalleri tespit etmek ve gerekli önlemleri alabilmek mümkün olmaktadır. Sermaye piyasası araçlarının merkezi bir sistemde toplanması ve elektronik ortamda saklanması sermaye piyasası üzerinde izleme ve denetleme yapan kuruşlar açısından da oldukça önemlidir. Çünkü kaydi sistem sayesinde sermaye piyasasının işleyişi daha rahat ve kolay bir şekilde izlenebilmekte ve denetlenebilmektedir 954. Ayrıca kaydi sistemde kullanılan müşteri ismine saklama yöntemi sayesinde kamusal otoriteler, sistem ve sistemin işleyişi üzerinde daha ayrıntılı bir denetim ve gözetim yapabilmektedir 955. Sermaye piyasalarının vazgeçilmez şartlarından birisi şeffaflıktır 956. Kaydi sistem sayesinde hem ihraççıların hem de yatırımcıların tüm işlemleri, kamuoyuna açık bir şekilde Özkul, s. 24. Çatana, s. 36; Aykın, s Ergincan, Dünya ve Türkiye, s Manavgat, Merkezi Saklama, s Haselçin, Kaydi Sistem, s Tanör, Sermaye Piyasası, C. I, s

151 gerçekleşmektedir 957. Bu durum da tüm piyasa aktörleri açısından sermaye piyasasının şeffaflığını artırmaktadır 958. Ayrıca yeterli bilgilenme sayesinde sermaye, en etkin şekilde kullanılabilmektedir. Sisteme ilişkin suiistimallerin tespit edilebilmesi ve şeffaflık açısından getirdiği avantajlar değerlendirildiğinde, sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi ve kaydi sistem, tüm piyasa aktörleri açısından daha düşük risk anlamına gelmektedir 959. Bu nedenle kaydi sistemin benimsenme nedeninin maliyetleri düşürmek ve risklerden kurtulmaktan ziyade, bir bütün olarak hak sahipliği bilgilerinin doğru ve güncel olarak tutulması ile takas ve saklama sisteminin etkin ve güvenilir çalışmasını sağlamak olduğu ifade edilmektedir Yeni Hizmet Sunulmasına Açık Olması (Dinamik Yapıya Sahip Olması) Sermaye Piyasası Kanunu ve Kaydileştirme Tebliği ile genel çerçevesi belirlenen kaydi sistem, yeni gelişmeler doğrultusunda hayata geçirilecek yeni uygulamalara açıktır. Sistem gerekli değişiklikler yapılarak kullanıcılarına yeni hizmetler sunabilecek şekilde hazırlanmıştır. Bu nedenle sistem statik değil, dinamik bir yapıya sahiptir. Dolayısıyla kaydi sistem, sermaye piyasalarındaki günün değişen şartlarına uyum sağlayabilecek niteliktedir 961. Nitekim hisse senetleri ve yatırım fonu katılma belgeleri ile başlayan kaydileştirme süreci, borçlanma araçları ve varantların (ortaklık varantları ve aracı kuruluş varanları) kaydileştirilmesi ile genişlemiştir. Bu çerçevede sermaye piyasasının gelişen şartları çerçevesinde başka sermaye piyasası araçları da kaydileştirme kapsamına dâhil edilebilir. Ayrıca kaydileştirilen sermaye piyasası araçlarına ilişkin yatırımcılara, aracı kuruluşlara veya ihraççılara yeni hizmetler sunularak sistemin geliştirilmesi de mümkündür Aykın, s. 83. Kaydi sistemin düzenlendiği 10/A maddesini Sermaye Piyasası Kanunu na ekleyen 4487 sayılı Kanun un 1. maddesinin gerekçesinde yer alan Bu madde ile sermaye piyasalarının şeffaflaşması konusunda en ciddî ve köklü reform çalışmalarından biri gerçekleştirilmektedir şeklindeki ifade ile sermaye piyasasının şeffaflaşmasına yönelik irade açıkça ortaya konmuştur. Özkul, s. 23. SPK, Sermaye Piyasası Araçları, s. 18; Yalın, s. 9. Loader, s

152 9. Sistemin Başka Sistemlere Uyarlanabilmesi Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından yürütülen kaydi sistem, başka sistemlere uyarlanabilecek ya da başka sistemlerle senkronize olabilecek özelliktedir. Örneğin, kaydi sistem bir bankanın ya da aracı kurumun sistemine senkronize edilerek banka veya aracı kurum hesaplarında meydana gelen gelişmeler aynen kaydi sisteme yansıtılabilir. Mevcut yapı içerisinde kaydi sistem ile kaydi sermaye piyasası araçlarının takas işlemlerinin gerçekleştirildiği TAKASBANK sistemi, birbirine uyumlu şekilde çalışmaktadır. Bu nedenle takas işlemleri hızlı ve güvenilir bir şekilde gerçekleştirilebilmektedir. Mevcut sistemde takas ve saklama kuruluşu olarak sadece TAKASBANK, Merkezi Kayıt Kuruluşu üyesidir. Ancak günün gelişen koşulları çerçevesinde başka takas ve saklama kuruluşlarının da Merkezi Kayıt Kuruluşu na üye olması mümkündür 962. Özellikle yabancı saklama ve takas kuruluşlarının da Merkezi Kayıt Kuruluşu na üye olması Türk sermaye piyasasının uluslar arası piyasalara entegre olması anlamına gelmektedir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, kaydi sistemin yeni uygulamalara açık ve başka sistemlere uyarlanabilir nitelikte olması oldukça önemlidir. 10. Sermaye Piyasalarının Derinleşmesine ve Etkinleşmesine Olanak Sağlaması Kaydi sistem, beraberinde getirdiği çeşitli avantaj ve kolaylıklarla birlikte, ihraçların artmasını ve uluslar arası sermayenin piyasalara rahatça girerek yatırım yapabilmesini sağlamıştır. Bununla birlikte sermaye piyasalarındaki işlemlerin daha basit, kolay, hızlı ve güvenilir olması piyasadaki yatırımcı ve işlem sayısını artırmıştır 963. Dolayısıyla sermaye piyasaları yatırımcı ve işlem sayısı açısından zenginleşmiş ve yeni kaynaklar sermaye piyasasına aktarılmıştır. Böylece kaydi sistem, sermaye piyasalarının derinleşmesine ve etkinleşmesine olanak sağlamıştır. 11. Yabancı Piyasalarla olan Rekabeti ve Entegrasyonu Sağlaması Kaydileştirme ve kaydi sistem zamanın ihtiyaçları doğrultusunda uluslar arası piyasalarda genel ve global bir eğilim haline gelmiştir 964. Bu çerçevede ulusal sermaye Merkezi Kayıt Kuruluşu nun üyeleri hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 6, VIII. Bjerre / Rocks, Investment Securities, s. 6. Çatana, s

153 piyasalarının elektronik olarak birbirine bağlandığı, takas ve saklama kuruluşlarının uluslar arası düzeyde merkezileştiği ve kaydi sistemin uluslar arası yatırımcıların tercihi olduğu bir döneme geçilmiştir. Sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemleri belli standartlara getirebilmek için çeşitli çalışmalar 965 yapılmıştır 966. Gelişmeler sonucu sermaye piyasaları global düzeyde birbirine entegre olmuştur. Uluslar arası yatırımcıların daha çok rağbet ettiği uluslar arası piyasalar oluşmuştur. Bu nedenle kaydi sistemi benimsemeyen piyasaların diğerleri ile rekabeti oldukça güç hale gelmiştir. Kaydi sisteme geçilmesiyle, Türk sermaye piyasasının rekabet gücü, uluslar arası piyasalarla yarışacak durumu ulaşmıştır 967. Böylece Türkiye açısından uluslararası entegrasyon kolaylaşmış ve uluslararası endüstri standartları sağlanmıştır Vergilendirme Etkinliğini Arttırması Sermaye piyasası araçlarından elde edilen gelir, menkul sermaye iradıdır. Menkul sermaye iratları diğer gelir çeşitleri gibi vergiye tabidir. Hem sermaye piyasası araçlarının satışı nedeniyle elde edilen gelir, hem sermaye piyasası araçlarının değer artışları nedeniyle elde edilen gelir, hem de sermaye piyasası araçlarının getirileri (faiz, kar payı vs) vergilendirilmektedir 969. Sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemler, kaydi sistemde yapıldığı için takip edilmeleri kolaydır. Ayrıca müşteri ismine saklama yöntemi sayesinde 970 tüm yatırımcılar ismen sahip oldukları sermaye piyasası araçları ile birlikte Merkezi Kayıt Kuruluşu Yapılan çalışmalar hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 2, III. Milne, s. 12. Aynı yönde bkz. Aykın, s Sermaye Piyasası Kanununun 10/A maddesi hükmü uyarınca sermaye piyasası araçlarının Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından kayden izlenmesi sonucu, bu araçlar için fiziki senet bastırılması gereği ortadan kalkarken, aracın senede bağlanmasının ihraç edenler, yatırımcılar ve ilgili diğer kurumlara sağladığı tüm haklar korunmaktadır. Dolayısıyla sermaye piyasası araçlarının fiziki olarak bastırılması veya bunların Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından kayden izlenmesi vergi uygulamaları açısından farklılık yaratacak bir nitelik taşımamaktadır. Bu kapsamda, bir sermaye piyasası aracı olan hisse senetlerinin Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından kayden izlenmesi halinde, bu senetlerin elden çıkarılmasından doğan kazançların tespiti ve vergilendirilmesinde basılı hisse senetlerinin elden çıkarılmasından doğan kazançların tespiti ve vergilendirilmesinde geçerli olan kurallar uygulanacaktır. Bkz. Türkiye Cumhuriyet Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü nün tarih ve GVK 26 / / diğer kazanç ve İratlar 1 sayılı Sirküleri. Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından kayden izlenen hisse senetlerinin vergi uygulamaları karşısındaki durumuna ilişkin Sirkülerin tam metni için bkz. Müşteri ismine saklama yönteminin tercih edilmesinin temel nedenlerinden birisinin vergi kaçaklarını tespit etmek olduğu yönünde bkz. Birinci Bölüm, 2, I, C,

154 tarafından bilinmektedir. Yatırımcıların hesaplarında meydana gelen değişiklikler de kişi bazında miktarları ile birlikte tespit edilebilmektedir. Dolayısıyla hem vergilendirilecek kişilerin hem de vergilendirilecek gelirlerin miktarının belirlenmesi oldukça kolaydır. Bu nedenle kaydi sistem ile birlikte, sermaye piyasası araçlarına ilişkin gelirlerin vergilendirilmesinin etkinliği artmıştır 971. Ayrıca vergi kaçakları en az düzeye indirildiği gibi kara paranın aklanmasına karşı mücadelede kolaylaşmıştır 972. Öte yandan kaydi sistem sayesinde, vergi borçluları otomatik olarak vergi idaresine bildirilebilecek, vergi mükelleflerinin ödemeleri gereken vergi miktarı hesaplanabilecek hatta ödenmesi gereken vergi miktarı otomatik olarak yatırımcının hesabından kesilerek vergilendirme yapılabilecektir. B. Dezavantajları 1. Takas ve Saklama Hizmetlerinin Ayrılması Merkezi Kayıt Kuruluşu nun kurulması ile birlikte, kaydi sermaye piyasası araçları açısından takas ve saklama hizmetleri kurum bazında birbirinden ayrılmıştır. Merkezi Kayıt Kuruluşu kurulmadan önce, tüm sermaye piyasası araçları açısından hem takas hizmeti hem de saklama hizmeti TAKASBANK tarafından yerine getirilmekteydi. Merkezi Kayıt Kuruluşu nun kurulmasıyla, kaydi sermaye piyasası araçları açısından saklama hizmeti Merkezi Kayıt Kuruluşu na geçmiştir 973. Böylece yatırımcılar ve aracı kuruluşlar açısından saklama ve takas hizmetinin alınacağı iki farklı kurum yapılanması ve iki farklı muhatap oluşmuştur. TAKASBANK, uzun bir süre sermaye piyasası araçları açısından takas ve saklama hizmetlerini yerine getirmiştir. Ayrıca hareketsizleştirilmiş sermaye piyasası araçlarını saklayarak, bunlara ilişkin işlemlerin kayden yapılması görevini başarıyla gerçekleştirmiştir. Bu nedenle sermaye piyasası araçlarının kaydi olarak saklanması görevinin de TAKASBANK tarafından yerine getirilmesi olağan olarak görülmektedir. Böylece ikinci bir kuruluşa ve ikinci kuruluş için yapılacak personel, bina, teknik altyapı vs. maliyetlerine ve yatırımcıların ve piyasa aktörlerinin bilgilendirilmesi gibi faaliyetlere ihtiyaç kalmayacaktır Aynı yönde bkz. Norman, s ; Aykın, s Vural, s. 23. Çatana, s

155 İki farklı kurum şeklinde yapılanma sonucu kayıtların iki farklı kurum tarafından tutulması, kayıtların tutarlılığını ve güvenilirliliğini arttırırken suiistimalleri de önleyebilir. Ayrıca felaket önleme tedbiri olarak anılan önlemler 974 çerçevesinde herhangi bir doğal afet ve felaket anında iki farklı kurumda kayıtların bulunması faydalı olabilir 975. Ancak iki farklı kurum oluşturulması, ekstra maliyet ve çabaların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Kaydi sisteminin amaçlarından birisinin de maliyetlerin düşürülmesi olduğu göz önünde bulundurulursa, ortaya çıkan bu sonuç sistemin amacı ile çelişmektedir. Bununla birlikte, genel olarak değerlendirildiğinde, kaydi sistemin fiziki sermaye piyasası aracı basımından vazgeçilmesi nedeniyle sağladığı maliyet avantajı, burada bahsedilen maliyet artışı ile karşılaştırılmayacak düzeyde önemlidir. Ayrıca fiziki sermaye piyasası aracı basım masrafları ihraççılara, saklama ve takas işlemleri nedeniyle ortaya çıkan maliyet ise, yatırımcılara aittir. Dolayısıyla salt yatırımcılar açısından ve tek başına değerlendirildiğinde kaydi sistem, maliyet artışına sebep olmuştur. Yatırımcılar açısından ortaya çıkan bu maliyet artışı, TAKASBANK ile Merkezi Kayıt Kuruluşu nun birleştirilmesi ya da aynı şirket içinde farklı birimler şeklinde yeniden yapılandırılmaları yoluyla ortadan kaldırılabilir 976. Nitekim Merkezi Kayıt Kuruluşu paylarının % 65 i TAKASBANK a aittir. Ayrıca Merkezi Kayıt Kuruluşu nun muhabir bankası sıfatına sahip TAKASBANK, bazı kaydi sistem işlemlerinin yapılmasında aktif rol almaktadır. 2. Sadece Aracı Kuruluşların İşlem Yapabilmesi Kaydi sistemde, kural olarak 977, yatırımcıların doğrudan işlem yapma yetkileri bulunmamaktadır. Yatırımcılar, ancak aracı kuruluşlar vasıtasıyla kaydi sistemde işlem yapabilmektedir. Bu durum aracı kuruluşların yatırımcılara ait sermaye piyasası araçlarına ilişkin suiistimallere gitmesine olanak sağlamaktadır. Kaydi sistem, kendi içerisinde çeşitli önlemler 978 almış olmakla birlikte, yine de aracı kuruluşların suiistimaline açık bir görünüm sergilemektedir Felaket önleme tedbirleri uluslar arası literatürde Disaster Recovery olarak anılmaktadır. Aynı yönde bkz. Loader, s ; Aykın, s. 84 Aynı yönde bkz. Haselçin, Kaydi Sistem, s Burada kural olarak ifadesinin kullanılmasının sebebi, yatırımcıların genel kurul blokajı ve yatırımcı blokajı gibi sınırlı bazı işlemleri doğrudan kaydi sistemi kullanarak yapabilmeleridir. Yatırımcı, kaydi sistemi doğrudan kullanarak sahibi olduğu sermaye piyasası araçları üzerinde kendisinden habersiz işlem yapılmasını engelleyebilir. Örneğin yatırımcı kaydi sistemi kullanarak 154

156 3. Piyasaya Girişlerin Azalma İhtimali Kaydi sistemde, müşteri ismine saklama yöntemi sayesinde, Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulan yatırımcılara ait hesaplar tüm ayrıntıları ile birlikte izlenebilmektedir. Bir yatırımcıya ait ne kadar sermaye piyasası aracı olduğu ve bunların değerleri bilinmektedir. Yatırımcının yaptığı işlemler ve elde ettiği gelir istatiksel olarak tespit edilebilmektedir. Kaydi sistem ile oluşturulan bu şeffaf ortam, bazı yatırımcıların piyasaya girişlerini engelleyebilir 979 ; bazı yatırımcıların ise, piyasadaki işlemlerini sınırlandırabilir. Şeffaf ortam nedeniyle kaçınılamayan vergisel yükler, vergi vermek istemeyen kişileri piyasadan uzaklaştırabilir 980. Ayrıca oluşturulan söz konusu şeffaf ortam, kara para aklamak için işlem yapmak isteyen kişiler için sermaye piyasasını güvenli bir alan olmaktan çıkarır. Değişikliğe direnen ve fiziki sermaye piyasası araçlarını saklamaya alışmış bazı tutucu yatırımcılar, kaydi sistem ile birlikte piyasadan çekilebilir. Tasarruflarını yatırıma dönüştüren ve bu yatırımı karşısında belge saklamaya alışmış yatırımcı, kaydi sisteme güven duymayabilir. Ayrıca elektronik sistemleri kullanmayı bilmeyen ya da bu tür sistemlere şüphe ile yaklaşan yatırımcı, piyasaya karşı temkinli davranışlar sergileyebilir. Kaydi sistem ile birlikte getirilen Yatırımcıları Koruma Fonu nun en önemli kaynaklarından birisi aracı kuruluşların ödeyecekleri ödentilerdir 981. Aracı kuruluşların ödeyecekleri ödentiler doğal olarak yatırımcılara yansımaktadır. Bu durum yatırımcılar için ekstra maliyet anlamına gelmektedir. Ekstra maliyetler ise, yatırımcıda her zaman piyasa açısından olumsuz bir etki yaratır. Çeşitli sebeplerle piyasadan uzaklaşan veya piyasadaki işlemlerini sınırlandıran kişiler, borsadaki işlem hacminin düşmesine sebep olabilir 982. Bu durum piyasaları olumsuz yönde etkileyebilir. Ancak burada bahsedilen bir kısım piyasadan çekilmeler geçicidir. Zamanla sistem rüştünü ispat ederek yatırımcıya güven verdikçe bu olumsuzluklar bertaraf edilebilir. Bununla birlikte başka piyasalara yönelerek yatırım alışkınlığını değiştiren yatırımcının, tekrar sermaye piyasasına dönmesi de oldukça zordur sermaye piyasası aracı üzerine satış yasağı blokajı koyabilir. Böyle bir durumda sermaye piyasası aracı sahibinden habersiz satılamaz. Aykın, s Aynı yönde bkz. Vural, s. 23. Bütün aracı kuruluşların fona katılması zorunludur (SPKn. m.46/a) Aynı yönde bkz. Aykın, s

157 4. Kıymetli Evrak Hukuku Kurallarına Aykırı Uygulamalar Getirmesi Kaydi sistem ile birlikte bu sistem kapsamındaki sermaye piyasası araçlarının fiziki olarak senet üzerine basılmamaları, diğer bir ifade ile evraksızlaştırılmaları, kıymetli evrak hukuku kurallarına aykırı bazı durumlar ortaya çıkarmıştır 983. Sermaye piyasası araçları, kural olarak, kıymetli evrak özelliği taşımaktadır 984. Kıymetli evrakın asgari unsurlarından biri de senet, yani evraktır. Kaydi sisteme tabi sermaye piyasası araçlarının senede bağlanmadığı düşünüldüğünde, hukuki olarak kaydi sermaye piyasası araçlarını kıymetli evrak olarak tanımlamak güçleşmektedir. Bu nedenle kaydi sermaye piyasası araçlarının kıymetli evrak özelliğini hukuki temele dayandırabilmek için çeşitli varsayımlar oluşturulmaya çalışılmaktadır 985. Ayrıca evraksızlaştırma, Merkezi Kayıt Kuruluşu nun verdiği saklama hizmetini de tartışmaya açmaktadır. Çünkü ancak maddi varlığı olan şeylerin saklanabileceği ifade edilmektedir. Dolayısıyla fiziki bir senet üzerine basılarak tecessüm etmeyen kaydi sermaye piyasası araçlarının saklanması tereddüt oluşturmaktadır 986. Yukarıda ifade edildiği gibi kaydi sistemin getirdiği bazı yeniliklerin hukuki temele dayandırılması güçlük arz etmektedir. Bu durum çoğunlukla kaydi sisteme ilişkin getirilen düzenlemelerin yetersizliğinden kaynaklanmaktadır 987. Bu nedenle yapılacak bir mevzuat çalışması ile sistem, daha açık ve problemleri izale edecek şekilde yeniden ve mümkünse tebliğlere bırakılmadan, kanunla düzenlenmelidir. 5. Bazı Pratik Çözümlerin Hukuki Temellerinin Zayıf Olması Kaydi sistem, sermaye piyasası araçlarının saklanmasına ilişkin günün gelişen ve değişen ihtiyaçlarının bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Bu nedenle kaydi sistem, sermaye piyasası araçlarının saklanmasına ilişkin birçok konuda günün ihtiyaçları göz önünde bulundurularak pratik bazı çözümler getirmiştir. Ancak bu pratik çözümlerin bir kısmının Aynı yönde bkz. Tanör, Devlet İç Borçlanma Senetleri, s Kaydi sermaye piyasası araçlarının, kural olarak, kıymetli evrak özelliği taşıması hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Üçüncü Bölüm, 9, II, A. Kaydi sermaye piyasası araçlarının kıymetli evrak özelliğini hukuki temele oturtmak için ortaya atılan varsayımlar hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 1, III ve IV. Kaydi sermaye piyasası araçlarının kaydi sistemdeki hesaplarda tutulmasının, Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından yerine getirilen bir saklama hizmeti niteliğinde olduğu yönünde bkz. İkinci Bölüm, 3, II, C. Gelişmeler çerçevesindeki arayışların, finansal piyasaların hukuksal düzenlemelerden daha çabuk serpilen yapısının gerektirdiği çözümleri bulmakta yeterli olamadığı yönünde bkz. Tanör, Devlet İç Borçlanma Senetleri, s

158 hukuki temelleri zayıftır. Dolayısıyla pratik çözümler getirmek üzere ortaya atılan bazı kurallar çeşitli hukuki problemlere neden olabilecek niteliktedir. Örneğin, Sermaye Piyasası Kanunu nun değiştirilen 988 Geçici 6. maddesinin 3. fıkrasının ilk haline göre 989 ; İkinci fıkrada belirlenen sürenin sonuna kadar teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları yönetime ilişkin haklar ise Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından kullanılır. Bu hüküm sermaye piyasası aracı sahiplerini fiziki sermaye piyasası araçlarını teslim ederek, bunların kaydileştirilmesi konusunda teşvik etmek amacıyla öngörülmüştür. Fiziki sermaye piyasası araçları teslim edilene kadar da anonim şirketlerde yönetimsel hakların kullanılamaması nedeniyle ortaya çıkacak güç boşluğunu engellemek için yönetimsel hakları kullanma yetkisi, Merkezi Kayıt Kuruluşu na verilmiştir. Hâlbuki pay sahibinin genel kurula katılma ve oy kullanma gibi yönetimsel hakları, kural olarak, vazgeçilemez ve bertaraf edilemez niteliktedir 990. Bu haklar pay sahibinin müktesep hakları içerisinde yer alır. Müktesep haklar, bu hakka sahip olan her bir münferit pay sahibi tarafından rıza gösterilmedikçe, değiştirilemez ve sahiplerinin elinden alınamaz 991 (6762 sayılı TK. m.385; 6102 sayılı TK. m.452). Dolayısıyla Sermaye Piyasası Kanunu nun Geçici 6. maddesinin ilk halinde yer alan söz konusu pratik çözüm, hukuki temelleri zayıf bir düzenlemedir. 6. Elektronik Suçlara Açık Olması ve Elektronik Kayıtların Zarar Görme İhtimali Kaydileştirilme ile birlikte kaydi sistem kapsamındaki 992 tüm fiziki sermaye piyasası araçları kaydileştirilerek kaydi sisteme aktarılmıştır. Ayrıca kaydi sistem kapsamındaki bu sermaye piyasası araçlarına ilişkin mevcut basılmış fiziki senetlerin imha edilmesi öngörülmüştür. Yeni ihdas edilecek sermaye piyasası araçlarının ise, doğrudan elektronik ortamda oluşturulacağı kabul edilmiştir. Dolayısıyla kaydileştirme ile birlikte, sermaye piyasası araçlarına ilişkin tüm verilerin elektronik ortama aktarılması ve bu verilere kaynaklık eden fiziki senetlerin imhası öngörülmektedir Sermaye Piyasası Kanunu nun Geçici 6. maddesinin 3. fıkrası 6111 sayılı Kanun un 157. maddesi ile değiştirilmiştir. Sermaye Piyasası Kanunu nun Geçici 6. maddesinin ilk halinde yer alan söz konusu hüküm değiştirilmesine rağmen, bu maddenin ilk halindeki hükme benzer bir hüküm, Kaydileştirme Tebliği nin Geçici 3. maddesinin 1. fıkrasında halen yer almaktadır. Poroy / Tekinalp / Çamoğlu, N Poroy / Tekinalp / Çamoğlu, N Kaydi sistem kapsamındaki sermaye piyasası araçları hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 4, II. 157

159 Elektronik kayıtlar bilgisayar sistemi kullanılarak yapılabilecek müdahalelere, her ne kadar gerekli önlemler alınsa bile, açıktır 993. Hem sistemi yöneten görevlilerden kötüniyetli olan bazıları hem de dışarıdan bilgisayar sistemini kullanarak elektronik ortama ulaşmak isteyen kötüniyetli kişiler sisteme müdahale etmek isteyebilir. Elektronik ortamdaki kayıtların fiziksel delillerinin olmaması ise, telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabilir. Ortaya çıkabilecek olumsuz durumların farkında olan kaydi sistemin kurucuları hem iç ve dıştan gelebilecek suiistimalleri önlemek hem de doğal afetler nedeniyle zarar görebilecek elektronik kayıtların korunması için gerekli önlemleri almaya çalışmaktadır. Ancak her şeye rağmen ve teknolojinin sonu olmadığı düşünüldüğünde kaydi sistem, elektronik suçlara açık bir görünüm sergilemektedir. En azından bazı yatırımcılarda bu tür bir kanaat oluşması mümkündür. Bu tür bir kanaat ise, yatırımcının piyasaya güvenini ve piyasaya girişini olumsuz yönde etkileyebilir. Söz konusu olumsuzlukların ortadan kaldırılması için kaydi sistemi yürütmekle görevli Merkezi Kayıt Kuruluşu nun elektronik ortamda işlenebilecek suçlara ve doğal afetler sonucu elektronik kayıtların zarar görmemesine ilişkin önlemleri alması gerekmektedir. Ayrıca yatırımcılarda oluşabilecek elektronik ortamdaki kayıtların zarar görebileceği algısının ortadan kaldırılması için gerekli tanıtım çalışmaları yapılmalıdır. 4. KAYDİ SİSTEMİN KAPSAMI Hangi sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilebileceğinin ve hangi şirketlerin kaydi sisteme tabi olduğunun belirlenebilmesi için kaydi sistemin kapsamının tespit edilmesi gerekmektedir. Kaydi sistemin kapsamının tespit edilmesi, sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesine ve kaydi sisteme ilişkin hükümlerin uygulama alanının belirlenmesi açısından da önem taşımaktadır. Bu başlık altında kaydi sistemin kapsamı; kaydi sisteme tabi olan şirketler ve kaydileştirilebilecek sermaye piyasası araçları açısından değerlendirilecektir. Kaydi sistemin kapsamı tespit edilirken şirketler ve sermaye piyasası araçları şeklinde bir belirlemeye gidilmesinin sebebi, Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin Aykın, s

160 fıkrasında 994 kaydi sistemin kapsamı düzenlenirken ihraççı ve sermaye piyasası aracı türü şeklinde iki farklı kıstas öngörülmüş olmasıdır. I. KAYDİ SİSTEME TABİ ŞİRKETLER Kaydileştirme ve kaydi sistem, Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesi ile düzenlenmiştir. Düzenlenme yeri nedeniyle, kural olarak, sadece Sermaye Piyasası Kanunu kapsamına giren şirketler açısından kaydileştirme ve kaydi sistem kuralları geçerli olmalıdır 995. Sermaye Piyasası Kanunu nun kapsamı Kanun un 2. maddesi ile belirlenmiştir. Kapsam başlıklı bu hükme göre; Sermaye piyasası araçları, bu araçların ihracı, halka arzı ve satışı, bunları ihraç veya halka arz edenler, bu Kanun'un 40'ıncı maddesi çerçevesinde borsalar ve teşkilatlanmış diğer piyasalar, sermaye piyasası faaliyetleri, sermaye piyasası kurumları ve Sermaye Piyasası Kurulu bu Kanun hükümlerine tabidir. Ancak halka açık olmayan anonim ortaklıkların halka arz edilmeyen hisse senedi ihraçları bu Kanun kapsamı dışındadır 996. Bu hükme göre, halka açık olmayan anonim şirketler ve bu şirketlerin halka arz edilmeyen hisse senedi ihraçları, Sermaye Piyasası Kanunu kapsamı dışında oldukları ve bu hisse senetleri sermaye piyasası aracı sayılamayacakları için kaydileştirme kapsamı dışındadırlar 997. Bununla birlikte, madde metninde de ifade edildiği gibi halka açık şirketler, Sermaye Piyasası Kanunu nun, dolayısıyla da kaydi sistemin kapsamındadır. Halka açık şirketlerin, hangi şirketler olduğu Sermaye Piyasası Kanunu nun 3. maddesinin (g) bendinde açıklanmıştır. Bu hükme göre, Bu Kanunun uygulanmasında halka açık anonim ortaklık, hisse senetleri halka arz edilmiş olan veya halka arz edilmiş sayılan anonim ortaklıklardır. O halde hem hisse senetlerini halka arz eden hem de hisse senetlerini halka arz etmiş sayılan anonim şirketler, halka açık anonim şirket statüsünde ve Sermaye Piyasası Kanunu nun kapsamındadır. Hisse senetlerini halka arz eden şirket tanımlaması oldukça Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 4. fıkrası şu şekildedir: Kurul bu madde kapsamında kaydı tutulacak hakları, bu hakların bağlı olduğu sermaye piyasası araçlarını, türleri ve ihraççıları itibariyle belirleyebilir. Aynı yönde bkz. Aykın, s sayılı Kanun la değiştirilen 1. fıkranın değişiklikten önceki metni şu şekildedir: Menkul kıymetlerin halka arzı ve bu yolla satışı, bunları çıkaran anonim ortaklıklar ve sermaye piyasasında faaliyet gösteren yardımcı kuruluşlar bu Kanun hükümlerine tabidir. Aynı yönde bkz. Manavgat, Kaydi Sistem, s. 178; Dönmez, s

161 açık olup herhangi bir tereddüde yol açmamaktadır. Nitekim halka arz kavramı, Sermaye Piyasası Kanunu nun tanımlar başlıklı 3. maddesinin (c) bendinde açıklanmıştır. Bu hükme göre Halka Arz: Sermaye piyasası araçlarının satın alınması için her türlü yoldan halka çağrıda bulunulmasını; halkın bir anonim ortaklığa katılmaya veya kurucu olmaya davet edilmesini; hisse senetlerinin borsalar veya teşkilatlanmış diğer piyasalarda devamlı işlem görmesini; bu Kanuna göre halka açık anonim ortaklıkların sermaye artırımları dolayısıyla paylarının veya hisse senetlerinin satışını ifade eder 998. Halka açık anonim şirketlerin bir türü olan hisse senetlerini halka arz etmiş sayılan anonim şirket kavramı ile neyin kastedildiği ise, Sermaye Piyasası Kanunu nun 3. maddesindeki tanımdan tam olarak anlaşılamamaktadır. Hisse senetlerini halka arz etmiş sayılan anonim şirket ile neyin kastedildiği, Sermaye Piyasası Kanunu nun 11. maddesinde ifade edilmiştir. Bu hükme göre; Pay sahibi sayısı 250 yi aşan anonim ortaklıkların hisse senetleri halka arz olunmuş sayılır ve bu ortaklıklar, halka açık anonim ortaklık hükümlerine tabi olurlar 999. O halde hisse senetlerini halka arz etmeyen ancak ortak sayısı 250 yi aşan anonim şirketler de halka açık anonim şirket olarak kabul edilmektedir. Yukarıda verilen açıklamalar çerçevesinde değerlendirildiğinde, kaydi sistemin kapsamına, kural olarak, halka açık anonim şirketler yani hisse senetlerini halka arz etmiş ve hisse senetlerini halka arz etmiş sayılan anonim şirketler girmelidir. Ancak hisse senetlerini halka arz etmiş sayılan anonim şirketlerin kaydi sistem kapsamına alınması çeşitli tereddütler oluşturmaktadır. Bu tereddütlerin öncelikli sebebi, hisse senetlerini halka arz etmiş sayılan anonim şirketlerin, halka arz prosedürünü takip ederek halka açılmış olmamalarıdır. Diğer bir sebep ise, bu şirketlerin hisse senetlerinin borsada işlem görmemesidir. Dolayısıyla hem ortak sayısı hem de işlem sayısı açısından bu anonim şirketlerin kaydileştirmenin ve kaydi sistemin getiriliş amacına uygun olmadıkları düşüncesi ortaya çıkabilir. Nitekim bu şirketler sadece kanunda var olan bir varsayım nedeniyle halka açık anonim şirket olarak kabul edilmektedir. Öte yandan tedavül hacminin düşüklüğü de bu şirketlerin kaydi sisteme tabi olmaları konusunda tereddüt sayılı Kanun la değiştirilen bendin değişiklikten önceki metni şu şekildedir: c) Halka arz: Menkul kıymetlerin satın alınması için yazılı, sözlü veya resimli şekilde her türlü yoldan halka çağrıda bulunmayı ifade eder. Halkı bir anonim ortaklığa katılmaya veya kurucu olmaya davet etmek de menkul kıymetlerin halka arzı sayılır. Sermaye Piyasası Kanunu nun 4487 sayılı Kanun la değiştirilen 11. maddesinin değişiklikten önceki metni şu şekildedir: Pay sahibi sayısının 100 den fazla olduğu herhangi bir şekilde tespit olunan anonim ortaklıkların hisse senetleri halka arz olunmuş sayılır ve bu ortaklıklar, halka açık anonim ortaklık hükümlerine tabi olurlar. 160

162 oluşturmaktadır Söz konusu tereddütler nedeniyle, kaydi sisteme tabi şirket kavramından neyin anlaşılması gerektiği konusunda farklı görüşler ortaya çıkmaktadır Doktrindeki bir görüşe göre 1002 hisse senetleri halka arz edilmiş sayılan anonim şirketlerdeki tedavül hacminin düşüklüğü, kaydi değer ihtiyacının doğmasını engellemektedir. Gerçekte kapalı bir şirket gibi işleyen ve fiilen böyle olan bu şirketlerde payları kaydi değer haline getirmenin, bu yolda kanuni bir zorunluluk öngörmenin haklı bir sebebi bulunmamaktadır. Hatta bu şirketleri kaydileştirme kapsamında kabul ederek kaydi sisteme tabi tutmanın meşruiyeti yoktur. Pay sahibi sayısı 250 yi aşan anonim şirketleri halka açık şirket kabul ederek Sermaye Piyasası Kanunu hükümlerine tabi kılmayı gerektiren sebepler, bu şirketlerin paylarını kaydi değer haline getirmek için uygun ve yeterli kabul olunamaz Doktrindeki diğer bir görüşe göre 1004 ise, kaydi sistem kapsamındaki halka açık anonim şirketleri Sermaye Piyasası Kanunu nun 3. maddesinin (g) bendindeki tanıma göre belirlemek gerekir. Bu hükme göre; Halka Açık Anonim Ortaklık: Bu Kanunun uygulanmasında halka açık anonim ortaklık, hisse senetleri halka arz edilmiş olan veya halka arz edilmiş sayılan anonim ortaklıklardır. Dolayısıyla hem hisse senetleri halka arz edilmiş olan hem de ortak sayısı 250 yi aştığı için hisse senetleri halka arz edilmiş sayılan anonim şirketler kaydi sistem kapsamındadır. Kanaatimizce, kaydi sistem kapsamındaki halka açık anonim şirketleri belirlerken, Sermaye Piyasası Kanunu nun 3. maddesinin (g) bendindeki tanımdan hareket etmek gerekir. Bu nedenle payları halka arz edilmiş ve borsada işlem gören halka açık anonim şirketler yanında payları borsada işlem görmeyen ancak ortak sayısı 250 yi geçtiği için halka açık (payları halka arz edilmiş) sayılan anonim şirketleri de kaydi sistem kapsamında kabul etmek gerekir. Çünkü halka açık anonim şirket tanımının yapıldığı söz konusu hüküm açıkça Bu Kanunun uygulanmasında ifadesi ile Sermaye Piyasası Kanunu açısından halka açık anonim şirketle neyin kastedildiğini düzenlemiştir. Kaydileştirmenin ve kaydi sistemin de Sermaye Piyasası Kanunu nda düzenlendiği ve bu Kanun un Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s Ortaya çıkan farklı görüşler hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s. 540; Manavgat, Kaydi Sistem, s. 177 vd.; Sevi, s Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s. 540; Sevi, s Ayrıntılı bilgi için bkz. Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s Manavgat, Kaydi Sistem, s

163 hükümlerine göre uygulanacağı göz önünde bulundurulduğunda payları halka arz edilmiş sayılan anonim şirketleri de kaydi sistem kapsamında değerlendirmek gerekmektedir. Varsayımsal bir örnekle durumu daha anlaşılır hale getirebiliriz. Şöyle ki; anonim şirket paylarının borsada işlem görebilmesi için şirket paylarının kaydileştirilmiş olması gerekmektedir. Bu kural çerçevesinde, ortak sayısı 250 yi geçtiği için halka açık sayılan ve Sermaye Piyasası Kanunu hükümlerine tabi olan bir şirket, paylarının borsada işlem görmesine karar vermesi halinde, halka arz prosedürünü izlemeden bunu gerçekleştirebilir. Ancak bunun için öncelikle şirket paylarının kaydileştirilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla bu tür bir anonim şirket, paylarının işlem görmesi için borsaya başvuru yapmadan önce, paylarının kaydileştirilerek kaydi sisteme aktarılmasını sağlayabilir. İşte bu şirketin kaydileştirme işlemi tamamlandıktan sonra, paylarının borsada işlem görmesinden vazgeçmesi ya da paylarının borsada işlem görmesi için başvuru yapmaması ihtimali söz konusudur. Böyle bir ihtimalin gerçekleşmesi halinde, ortak sayısı 250 yi geçtiği için halka açık sayılan bir anonim şirketin payları kaydileştirilmiş, ancak söz konusu şirket aynı zamanda payları borsada işlem görmeyen bir şirket olacaktır. Dolayısıyla halka açık olan ancak payları borsada işlem görmeyen bir anonim şirketin paylarının kaydileştirilmesi, fiilen mümkündür. Öte yandan kaydileştirilmeyen anonim şirket payları, borsada işlem görememektedir. Bu nedenle payları borsada işlem gören anonim şirketlerin paylarının kaydileştirilmesi zorunludur. Ancak ortak sayısı 250 yi geçtiği için halka açık sayılan anonim şirketlerin payları, kural olarak, borsada işlem görmemektedir. Bu nedenle kanaatimizce, ortak sayısı 250 yi geçtiği için halka açık sayılan anonim şirketlerin paylarının kaydileştirilmesi, payları borsada işlem gören anonim şirketlerin aksine, zorunlu değildir. Dolayısıyla mevcut hukuki düzenlemeler çerçevesinde değerlendirildiğinde, ortak sayısı 250 yi geçtiği için halka açık sayılan anonim şirketler kaydi sistem kapsamındadır; ancak bu şirketlere ilişkin payların kaydileştirilmesi, zorunlu değil, ihtiyaridir Kaydileştirmenin zorunlu olduğu payları borsada işlem gören anonim şirketler açısından üzerinde durulması gereken bir başka konu, bu anonim şirketlere ilişkin payların 1005 Mevcut hukuki düzenlemeler açısından değerlendirildiğinde, ortak sayısı 250 yi geçtiği için halka açık sayılan anonim şirketler kaydi sistem kapsamındadır. Ancak uygulamada Merkezi Kayıt Kuruluşu payları borsada işlem görmeyen şirketlerin üyeliğini kabul etmemektedir. Bu nedenle mevcut uygulama açısından değerlendirildiğinde, ortak sayısı 250 yi geçtiği için halka açık sayılan anonim şirketler kaydi sistem kapsamında değildir. Kanaatimizce Merkezi Kayıt Kuruluşu nun bu uygulaması, mevcut hukuki düzenlemelere aykırıdır. 162

164 ne kadarının kaydi sistem kapsamında olduğudur. Diğer bir ifade ile payları borsada işlem gören anonim şirket paylarının tamamı mı yoksa sadece borsada işlem gören kısmı mı kaydileştirilmelidir. Kanaatimizce, kaydileştirme kapsamında olan anonim şirketlerin tüm payları herhangi bir ayrıma tabi tutulmaksızın kaydileştirilmeli ve kaydi sistem aracılığıyla izlenmelidir Aksini kabul, kaydileştirmeye tabi şirket payları arasında kaydi paylar ve fiziki paylar şeklinde bir ayrıma neden olacaktır. Bu durum, sermaye artırımlarında rüçhan haklarının kullanılması, bedelsiz hisse senetlerinin dağıtımı, mali hakların kullanımı ve kayıtların tutarlılığının izlenmesi açısından sorunlar doğurabilir. Çünkü payların izlenmesi konusunda ikili bir yapı oluşacak ve kaydi sistem dışındaki payların izlenmesi sorun oluşturacaktır. Nitekim bu durum kaydi sistemin getiriliş amacına da aykırılık teşkil etmektedir Kaydi sisteme tabi şirketlerin belirlenmesi açısından üzerinde durulması gereken bir başka konu ise, borçlanma araçları ihraç eden şirketlerin durumudur. Sermaye Piyasası Kanunu nun 3. maddesinin (c) bendinde ihraç kavramı, Bu Kanunun uygulanmasında ihraç, sermaye piyasası araçlarının ihraççılar tarafından çıkarılıp, halka arz edilerek veya halka arz edilmeksizin satışıdır şeklinde tanımlanmıştır. Sermaye Piyasası Kanunu nda ki bu tanım nedeniyle sermaye piyasası aracı niteliğindeki borçlanma araçları halka arz edilmeseler bile, Sermaye Piyasası Kanunu kapsamındadır. Ayrıca Sermaye Piyasası Kanunu nun 2. maddesinde yer alan hükme göre; Ancak halka açık olmayan anonim ortaklıkların halka arz edilmeyen hisse senedi ihraçları bu Kanun kapsamı dışındadır. Dolayısıyla halka açık olmayan anonim şirketlerin halka arz edilmeyen payları dışında, ihraççıların ihraç ettikleri araçlar, halka arz edilip edilmemelerine bakılmaksızın kaydi sistem kapsamında kabul edilmelidir II. KAYDİLEŞTİRİLEBİLECEK SERMAYE PİYASASI ARAÇLARI A. Genel Olarak Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 4. fıkrasında; Kurul bu madde kapsamında kaydı tutulacak hakları, bu hakların bağlı olduğu sermaye piyasası araçlarını, türleri ve ihraççıları itibariyle belirleyebilir şeklinde bir hüküm yer almaktadır. Bu Aynı yönde bkz. Manavgat, Kaydi Sistem, s Kaydi sistemin getiriliş amacı hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 2, II, F. Kaydi sistemin avantajları hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 3, III, A. Aynı yönde bkz. Manavgat, Kaydi Sistem, s

165 hükmün lafzından çıkan sonuç; tür ve ihraççısı itibariyle değerlendirildiğinde her sermaye piyasası aracının kaydileştirmeye konu olamayacağıdır B. Kaydileştirme İçin Gerekli Şartlar Sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilebilmesi ve kaydi sistem kapsamında kabul edilebilmesi için iki şartın varlığı gerekir. Bu şartlar; 1) kaydileştirilecek sermaye piyasası aracı türünün nitelik olarak kaydileştirmeye uygun olması (nitelik şartı) ve 2) söz konusu sermaye piyasası aracının kaydileştirilebileceğine ilişkin hukuki bir dayanak olması (hukuki dayanak şartı) dır. Bir sermaye piyasası aracının kaydi sistem kapsamında değerlendirilerek kaydileştirilebilmesi için bu iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir. 1. Nitelik Şartı a. Genel Olarak Bir sermaye piyasası aracının kaydileştirilebilmesi için aranacak ilk şart; o sermaye piyasası aracı türünün nitelik olarak kaydileştirmeye uygun olmasıdır. Diğer bir ifade ile sermaye piyasası aracının taşıdığı özellikler kaydileştirmeye uygun ve kaydi sistem ile bağdaşabilir nitelikte olmalıdır. Burada kaydileştirilebilme için sermaye piyasası aracında aranacak özellik, misli nitelikte olma ve tedavül gücüne sahip olmadır b. Niteliğine Göre Kaydileştirilebilecek Sermaye Piyasası Araçları Misli nitelikte oldukları için sermaye piyasası araçlarının bir türü olan menkul kıymetler özellik olarak kaydileştirmeye daha elverişlidir Çünkü misli nitelikte olma menkul kıymetlerin temel özelliklerindendir Bununla birlikte menkul kıymet olmamakla birlikte sermaye piyasasına özgü nitelikleri nedeniyle diğer sermaye piyasası araçlarının özellik olarak kaydileştirmeye uygun olup olmadığı konusunda genel bir kriter belirlemek oldukça güçtür. Bu nedenle diğer sermaye piyasası araçları kategorisinde bulunan her tür için ayrı bir inceleme yapıp, bunların misli nitelikte olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Örneğin, menkul kıymet olarak tanımlanamayan ancak Aynı yönde bkz. Manavgat, Kaydi Sistem, s Sevi, Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 1. fıkrasında yer alan Sermaye piyasası araçları ve bunlara ilişkin haklar; özel hukuk tüzel kişiliğini haiz bir Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından kayden izlenir şeklindeki hükümden hareketle kaydileştirmenin tüm sermaye piyasası araçları açısından mümkün olabileceği görüşündedir. Bkz. Sevi, s Aynı yönde bkz. Manavgat, Kaydi Sistem, s Aynı yönde bkz. Manavgat, Kaydi Sistem, s Menkul kıymetlerin misli nitelikte olma özelliği hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 1, I, A, 2, a. 164

166 sermaye piyasasına ilişkin özellikleri nedeniyle diğer sermaye piyasası aracı olarak kabul edilen 1013 opsiyon sözleşmeleri, özellik itibariyle kaydileştirmeye uygun değildir Toplu saklamada 1015 sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemlerin kaydi olarak yapılabilmesi için bu sermaye piyasası araçlarının misli nitelikte olmaları gerekmektedir Diğer bir ifade ile sermaye piyasası araçlarının belli özellikleri itibariyle aynı türde olmaları ve birbirlerinin yerine geçebilmeleri gerekir Örneğin aynı şirket tarafından ihraç edilen, sahibine aynı hakları veren, aynı tür ve özellikte olan hisse senetleri birbirinin yerine geçebilir. Ancak bu senetlerin birbiri yerine geçebilmesi için hamiline yazılı olması ya da nama yazılı ise saklama kuruluşuna beyaz ciro ile devredilmiş olması gerekir. Dolayısıyla hamiline yazılı hisse senetleri ve beyaz ciro ile devredilen nama yazılı hisse senetleri toplu saklamaya elverişlidir Nitekim İMKB Kotasyon Yönetmeliği nin 9. maddesi uyarınca kotasyon için, nama yazılı hisse senetlerinin bulunması durumunda bu senetlerin devir ve temlikinde beyaz cironun kabul edildiğine dair yönetim kurulu kararının İMKB ye ibraz edilmesi zorunludur. Bu çerçevede değerlendirildiğinde, gerçek (rekta) nama yazılı paylar ile bağlı nama yazılı payların nitelik olarak toplu saklamaya uygun olmadıkları söylenebilir Kaydi sistem kapsamındaki kaydi paylar açısından ise, nama veya hamiline yazılı olma şeklinde bir nitelik ayrımı yapılmasına gerek yoktur. Çünkü Kaydileştirme Tebliği nin Geçici 4. maddesinin 2. fıkrasına göre; İMKB Takas ve Saklama Bankası A.Ş. nezdinde mislen saklamada tutulmakta olanlar dahil borsada işlem gören anonim ortaklık hisse senetlerinin farklı nevilerden olması durumunda, söz konusu paylar MKK tarafından nevilerine ilişkin bir ayrım yapılmaksızın izlenir. Dolayısıyla anonim şirket payları arasında var olan nama ve hamiline yazılı olma şeklindeki ayrım, kaydi sistemdeki izleme işlemi açısından ortadan Opsiyon senetlerinin diğer sermaye piyasası aracı niteliğinde olduğu yönünde bkz. Öztan, Kıymetli Evrak (1997), s. 196; Poroy / Tekinalp, N. 7; Yanlı, Kamunun Aydınlatılması, s. 11; Kırca, Borsa Opsiyon İşlemleri, s Aynı yönde bkz. Manavgat, Kaydi Sistem, s. 178; Kırca, Borsa Opsiyon İşlemleri, s. 200; Tanör, Devlet İç Borçlanma Senetleri, s. 207 dn. 34. Toplu saklama sistemi hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 2, II, D. Turanboy, Varakasız, s. 19. Özkul, s. 14. Turanboy, Varakasız, s. 84. Aynı yönde Urkan, Ayni Hak Tesisi, s

167 kaldırılmıştır Bu nedenle kaydi sisteme tabi tüm anonim şirketlerin payları misli niteliktedir ve kaydileştirilmeye uygundur. Kaydi sermaye piyasası araçlarının devirleri kaydi sistem aracılığı ile kaydi olarak yapılmaktadır. Bu nedenle kaydi sermaye piyasası araçlarının devirleri çok hızlı ve kolay bir şekilde gerçekleştirilebilmektedir. Dolayısıyla misli nitelikteki sermaye piyasası araçları, bu özellikleri sayesinde kaydi sisteme aktarılarak daha güçlü bir tedavül kabiliyeti kazanmaktadırlar. Özellikleri açısından değerlendirildiğinde kaydileştirmeye en uygun sermaye piyasası aracı türleri borsada işlem gören anonim şirket payları ve yatırım fonu katılma belgeleridir Çünkü tedavül gücü en yüksek sermaye piyasası araçları bunlardır Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 1. fıkrasında yer alan Sermaye piyasası araçları ve bunlara ilişkin haklar; kayden izlenir ifadesi nedeniyle, diğer şartlar bir tarafa bırakıldığında kural olarak, tüm sermaye piyasası araçları özellik olarak kaydileştirmeye uygundur. Ancak özellik olarak kaydileştirmeye uygun olmak sermaye piyasası aracının kaydileştirilebilmesi için yeterli değildir. Çünkü bir sermaye piyasası aracının kaydileştirilebilmesi için hukuki bir dayanağa da ihtiyaç vardır Hukuki Dayanak Şartı a. Genel Olarak Nitelik olarak türü kaydileştirmeye uygun olan sermaye piyasası aracının kaydileştirilebilmesi için aranacak ikinci şart; söz konusu sermaye piyasası aracının ihraççısı ve türü itibariyle kaydileştirilebileceğine ilişkin hukuki bir dayanak olmasıdır Bu hukuki dayanak hukuki düzenlemelerde yer alan bir hüküm olabileceği gibi Sermaye Piyasası Kurulu nun bir kararı da olabilir Bu konuda ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 5, I. Nitekim Türk Hukuku açısından kaydi sisteme ilişkin ilk düzenleme olan ve yürürlükten kaldırılan Seri: IV, No: 22 sayılı Tebliğ, borsada işlem gören anonim şirket hisse senetleri ile yatırım fonu katılma belgelerini açıkça ve ismen belirterek tebliğ kapsamında düzenlemiştir (Kaydi Değer Tebliği m.4). Manavgat, Kaydi Sistem, s Aynı yönde bkz. Öztan, Kıymetli Evrak (1997), s. 325; Acır, s. 42; Özkul, s.12; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 79. Aynı yönde bkz. Öztan, Kıymetli Evrak (1997), s. 325; Acır, s. 42; Özkul, s.12; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 79. Seri: IV No:28 sayılı Kaydileştirme Tebliği nden önce yürürlükte olan Seri: IV No:22 sayılı Sermaye Piyasası Araçlarının Kaydi Değer Haline Getirilmesine İlişkin Esaslar Tebliği nin 166

168 Öte yandan, sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilebilmesi için hukuki bir dayanağa ihtiyaç olup olmadığı, doktrinde bazı yazarlarca tartışma konusu yapılmıştır Hâkim görüşe göre, sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilebilmesi için hukuki bir dayanağa ihtiyaç vardır Diğer görüşe göre ise sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilebilmesi için kanuni dayanağa ihtiyaç yoktur Bunun sebebi hukuku geliştirerek hukuk yaratma yolu ile sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilebilecek olmasıdır. Çünkü kıymet hakları kıymetli evrak kavramı içinde mündemiç olan haklardır Kanaatimizce bu konudaki tartışmanın pratik bir sonucu bulunmamaktadır Çünkü bugünkü hukuk sistemleri ve kuralları sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesini ve kaydi sermaye piyasası aracı kavramını kabul etmektedir Türk Hukuku nda sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesinin hukuki dayanağı Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesidir. Bu şekilde bir düzenleme bulunması da Türk Hukuku açısından kanun koyucunun iradesinin, hâkim görüş olan, bir sermaye piyasası aracı türünün kaydileştirilebilmesi için hukuki bir dayanağa ihtiyaç olduğu yönünde olduğunu göstermektedir Kaydileştirilen ve kaydi sisteme aktarılan sermaye piyasası araçlarını ifade etmek için kullanılan kaydi sermaye piyasası aracı kavramı nı tanımlayan Kaydileştirme Tebliği nin 4. maddesine göre; kaydi sermaye piyasası araçları, Kurulca kaydileştirilmesine karar verilen sermaye piyasası araçlarını ifade eder. Bu hükme göre de bir sermaye piyasası aracı türünün kaydileştirilebilmesi için Sermaye Piyasası Kurulu nun o sermaye piyasası aracının kaydileştirilebileceğine ilişkin bir karar alması gerekmektedir Kapsam başlıklı 4. maddesinde kapsama giren sermaye piyasası araçları Fon katılma belgeleri ve borsada işlem gören hisse senetleri bu Tebliğ kapsamındadır ifadeleri ile açıkça sayılmıştır. Tartışmalar hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Hueck, Alfred / Canaris, Claus, Recht der Wertpapiere, 11. Auflage, München 1977, s. 13 vd. (Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s. 15, dn. 27 den naklen) Öztan, Kıymetli Evrak (1997), s. 325; Acır, s. 42; Özkul, s.12; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 79. Canaris, s. 903 vd. Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s. 15. Aynı yönde bkz. Öztan, Kıymetli Evrak (1997), s. 325; Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s. 15. Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s. 15; Öztan, Kıymetli Evrak (1997), s. 325; Acır, s. 42. Aynı yönde bkz. Özkul, s. 12. SPK, Sermaye Piyasası Araçları, s

169 b. Hukuki Düzenlemelere Göre Kaydileştirilebilecek Sermaye Piyasası Araçları Mevcut hukuki düzenlemeler ve Sermaye Piyasası Kurulu nun kararları çerçevesinde hisse senetleri, yatırım fonu katılma belgeleri, özel sektör borçlanma araçları (özel sektör tahvilleri, finansman bonoları, banka bonoları vs), borsa fonu katılma belgeleri, varantlar (ortaklık varantları ve aracı kuruluş varantları) ve yabancı sermaye piyasası araçları kaydileştirilebilecek sermaye piyasası araçları kapsamında yer almaktadır. Bu sermaye piyasası araçları Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından yürütülen kaydi sistem aracılığı ile kayden izlenmekte ve saklanmaktadır. Sermaye piyasalarında en yaygın olarak kullanılan 1034 sermaye piyasası aracı türü hisse senetleridir Nitekim sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi ve kaydi sistem de hisse senetleri ile hisse senetleri üzerlerinde yapılan işlemler nedeniyle gündeme gelmiş ve uygulanmıştır Özellikle Alman 1037 ve İsviçre 1038 hukuklarında toplu saklamaya, kaydileştirmeye ve kaydi sisteme ilişkin ilk uygulamalar hisse senetleri ve bunlara ilişkin işlemler nedeniyle ortaya çıkmıştır Türk Hukuku açısından da toplu saklamaya, kaydileştirmeye ve kaydi sisteme ilişkin ilk hukuki düzenlemeler 1040 ve uygulamalar hisse senetlerinde olmuştur Bu çerçevede Sermaye Piyasası Kurulu tarih ve 43/1318 sayılı kararı ile borsada işlem gören anonim şirket hisse Hisse senetleri aynı zamanda üzerinde en çok işlem yapılan sermaye piyasası aracı türüdür. Çünkü hisse senetleri tasarrufların yatırıma dönüştürülmesi açısından önemli bir rol oynamaktadır. Özellikle halka açık anonim şirketler aracılığıyla, halkın elindeki tasarruflar yatırıma dönüştürülebilmektedir. Bkz. Turanboy, Varakasız, s Hisse senetleri, anonim şirket tarafından çıkarılan, şirket paylarını temsil eden, sahibine pay sahipliği ve pay sahipliğine bağlı diğer hakları veren, kanunda belirtilen şekil şartlarına uygun olarak düzenlenmiş kıymetli evraklardır. Kural olarak anonim şirketlerin paylarını temsilen hisse senedi çıkartması zorunlu değildir. Bkz. Altaş, s. 72. Ancak halka açık anonim şirketlerin hisse senedi çıkartması zorunludur. Bkz. SPK, Sermaye Piyasası Araçları, s. 4; Aytaç, Hisse Senetleri, s Vural, s Örneğin, Alman Depo Kanunu nun 1. maddesindeki toplu saklamaya konu olmak bakımından yapılan sıralamada, hisse senetleri ilk sırada yer almaktadır. Almanya da kaydi sistemin gelişimi hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 2, IV, C. İsviçre de kaydi sistemin gelişimi hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 2, IV, E. Turanboy, Varakasız, s Türkiye de kaydi sisteme ilişkin ilk hukuki düzenleme Seri: IV, No: 22 sayılı Sermaye Piyasası Araçlarının Kaydi Değer Haline Getirilmesine ilişkin Esaslar Tebliği dir. Vural, s. 18. Türkiye de kaydi sistemin gelişimi hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 2, V. 168

170 senetlerinin tarihi itibariyle toplu olarak kaydileştirilmesine 1042 karar vermiştir Dolayısıyla hisse senetlerinin kaydileştirilebilmesi için gerekli hukuki dayanak mevcuttur Yatırım fonları, katılma belgeleri karşılığında halktan toplanan paralar karşılığında, hisse senedi, tahvil gibi sermaye piyasası araçları ve kıymetli madenler ile oluşturulan ve inançlı mülkiyet esasına göre yönetilen mal varlığıdır 1045 (SPKn. m.37 f.1). Yatırımcılar fonun sahip olduğu portföyün bir kısmını temsil eden katılma belgelerini alarak fona ortak olabilir Yatırım fonu katılma belgesi, yatırımcının fon portföyüne ortak olmasını sağlayan belgedir Kaydileştirme Tebliği, yatırım fonu katılma belgelerinin kaydileştirilebileceğini açıkça 1048 düzenlememiştir Sermaye Piyasası Kurulu'nun yayınladığı Seri: VII, No:10 sayılı Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği 1050 (Yatırım Fonları Tebliği) ile yatırım fonları ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Bu tebliğin katılma belgesi başlıklı 35. maddesinde katılma belgesi tanımlandıktan sonra katılma belgesinin kaydi değer olarak tutulacağı düzenlenmiştir. Bu hükme göre katılma belgesi, belge Söz konusu Sermaye Piyasası Kurulu kararı, Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından tarih ve 40 numaralı Genel Mektup ile ilgillere duyurulmuştur. Bkz. Söz konusu karar Sermaye Piyasası Kurulu nun 2005/45 sayılı haftalık bülteninde yayınlanmıştır. Bkz. null&ext=.pdf Sermaye Piyasası Kurulu nun kararına uygun olarak tarihinde borsada işlem gören anonim şirket hisse senetleri topluca kaydileştirilmiştir. Bkz. SPK, Sermaye Piyasası Araçları, s. 18. Günal, Sermaye Piyasası, s. 145; Tekinalp, Sermaye Piyasası Hukuku, s. 81; Ünal, Sermaye Piyasası, s. 776; Nomer, s. 21. Yatırım fonları ile yatırım ortaklıkları aynı amaca hizmet eden ancak hukuki yapıları birbirinden farklı sermaye piyasası kurumlarıdır. Yatırım ortaklıkları şirket statüsünde kurulan ve tüzel kişiliğe sahip kurumlardır. Yatırımcılar bu şirketlere ortak olarak tasarruflarını değerlendirebilir. Yatırım fonları ise, tüzel kişiliği olmayan özel bir malvarlığı topluluğudur. Yatırımcılar katılma belgeleri ile tasarruflarını bu özel malvarlığına yatırarak değerlendirebilir. Söz konusu özel malvarlığı fon kurucu tarafından inançlı mülkiyet esasına göre işletilir. Yatırım ortaklıkları ile yatırım fonları arasındaki farklar hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Nomer, s. 21 vd. SPK, Sermaye Piyasası Araçları, s. 14. Danıştay tarafından iptal edilen Kaydi Değer Tebliği nin 4. maddesinde yatırım fonu katılma belgelerinin kaydi değer şeklinde işlem görebileceği açıkça düzenlemişti. Hatta Kaydi Değer Tebliği ne göre hisse senetlerinin aksine yatırım fonu katılma belgelerinin kaydi değer şeklinde işlem görebilmesi için borsada işlem görme şartı da bulunmamaktaydı. Bkz. Ünal, Halka Açık, s. 75. Alman Depo Kanunun 1. maddesinde yatırım fonu katılma belgelerinin ismi açıkça geçmemesine rağmen yine aynı maddedeki misli nitelikteki menkul kıymetlerin kaydileştirilebileceği ifadesi nedeniyle yatırım fonu katılma belgelerinin Alman Hukuku açısından kaydileştirilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır. Bkz. Turanboy, Varakasız, s RG. T , S

171 sahibinin, kurucuya karşı sahip olduğu hakları taşıyan ve fona kaç pay ile katıldığını gösteren kıymetli evrak niteliğinde bir senet olup, kaydi değer olarak tutulur (Yatırım Fonları Tebliği m.35). Sermaye Piyasası Kurulu da tarihinde aldığı kararla 1051, tarihine kadar 1052 mevcut hak sahibi yatırımcı hesaplarının açılması için gerekli olan bilgi ve belgelerdeki eksikliklerin fon kurucuları tarafından tamamlanması ve yatırım fonu katılma belgelerinin kaydileştirilerek kaydi sisteme aktarılmasına karar vermiştir Dolayısıyla yatırım fonu katılma belgelerinin kaydileştirilmesi için gerekli hukuki dayanak da mevcuttur. Seri: II, No: 22 sayılı Borçlanma Araçlarının Kurul Kaydına Alınması ve Satışına İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ 1054 (Borçlanma Araçları Tebliği) yürürlüğe konularak Sermaye Piyasası Kurulu nun borçlanma araçlarına ilişkin düzenlemeleri tek bir tebliğ çatısı altında toplanmıştır Borçlanma Araçları Tebliği nin 10. maddesine göre; Yurtiçinde ihraç edilen borçlanma araçlarının Kanun un 10/A maddesi çerçevesinde MKK nezdinde kayden hak sahipleri bazında izlenmesi zorunludur. Sermaye Piyasası Kurulu da tarihinde aldığı bir karar 1056 ile özel sektör tahvillerinin 1057 Merkezi Sermaye Piyasası Kurulu nun tarih ve 42/1326 sayılı kararı. Yatırım fonu katılma belgelerinin kaydi sisteme aktarılması için belirlenen süre çeşitli erteleme kararları (Sermaye Piyasası Kurulu nun tarih ve 13/447 sayılı, Sermaye Piyasası Kurulu nun tarih ve 24/777sayılı, Sermaye Piyasası Kurulu nun tarih, 40/1250 sayılı ve Sermaye Piyasası Kurulu nun tarih, 52/1489 sayılı kararları) ile değiştirilmiştir. Yatırım fonu katılma belgelerinin kaydileştirilerek kaydi sisteme aktarılması için olarak belirlenen süre önce e uzatılmıştır. Daha sonra ise likit fonlara ilişkin katılma belgelerinin kaydileştirilme süresi tarihine uzatılmıştır. Nihayet Sermaye Piyasası Kurulu nun tarih, 52/1489 sayılı kararı uyarınca likit fonlar dışındaki yatırma fonu katılma belgeleri tarihinde, likit fonlara ilişkin katılma belgeleri ise tarihinde kaydileştirilerek kaydi sisteme aktarılmıştır. Bkz. Bkz. Merkezi Kayıt Kuruluşu nun tarih ve Sermaye Piyasası Kurulu nun Yatırım fonu Katılma Belgelerinin Kaydileştirilmesi Hakkındaki Kararı konulu 10 nolu genel mektubu. RG. T , S Sermaye Piyasası Kurulu nun tarih ve 27/751 sayılı kararı. Bu karar ile birlikte, özel sektör tahvillerinin, Menkul Kıymetler Borsalarının Kuruluş ve Çalışma Esasları Hakkında Yönetmeliğin 55. ve İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Yönetmeliğinin 27. maddesi hükümleri uyarınca borsada işlem görmesine ve borsa dışı işlemlere konu edilmemesine karar verilmiştir. Karar için bkz. Sermaye Piyasası Kurulu nun 2006/27 sayılı Haftalık Bülteni. null&ext=.pdf Özel Sektör Tahvilleri; Devlet dışında özel sektörde yer alan şirketlerin orta ve uzun vadeli fon sağlamak amacıyla halka arz edilerek ya da halka arz edilmeksizin ihraç ettikleri ve borçlanma aracı niteliğinde olan sermaye piyasası araçlarıdır. Bkz. SPK, Sermaye Piyasası Araçları, s

172 Kayıt Kuruluşu nezdinde kayden izlenerek müşteri ismine saklanmasına karar vermiştir Dolayısıyla borçlanma araçlarının kaydileştirilmesi için gerekli hukuki dayanak mevcuttur. Borsa yatırım fonları 1059, Seri: VII, No: 23 sayılı Borsa Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği 1060 (Borsa Yatırım Fonları Tebliği) ile düzenlenmiştir. Tebliğin Nisan 2004 de yayınlanmasını takiben Kasım 2004 de katılma belgelerinin organize ve şeffaf bir piyasada işlem görmesini sağlamak amacıyla Borsa Yatırım Fonu Pazarı kurulmuştur. Ocak 2005 te ise borsa yatırım fonları, Hisse Senetleri Piyasası Fon Pazarı 'nda işlem görmeye başlamıştır Borsa yatırım fonlarına katılmak için, borsa fonu katılma belgesi alınması gerekmektedir. Borsa fonu katılma belgesi, Borsa Yatırım Fonları Tebliği nin 17. maddesinde tanımlanmıştır. Bu hükme göre; Borsa fonu katılma belgesi, belge sahibinin kurucuya karşı sahip olduğu hakları taşıyan ve fona kaç pay ile katıldığını gösteren menkul kıymet niteliğinde bir senet olup, kaydi değer olarak tutulur. Bu hüküm hem borsa fonu katılma belgesini tanımlamakta hem de bu belgelerin kaydi değer olarak tutulacağını düzenlemektedir. Dolayısıyla borsa fonu katılma belgelerinin kaydileştirilmesi için gerekli hukuki dayanak da mevcuttur. Ortaklık varantları 1062, Seri: III, No: 36 sayılı Ortaklık Varantlarının Kurul Kaydına Alınmasına ve Alım Satım İşlemlerine İlişkin Esaslar Tebliği 1063 (Ortaklık Merkezi Kayıt Kuruluşu nun tarih ve Özel Sektör Tahvillerinin Kayden İzlenmesi konulu 123 nolu genel mektubu. Bkz. Borsa yatırım fonları, Borsa Yatırım Fonları Tebliği nin 4. maddesinde tanımlanmıştır. Bu hükme göre; Borsa yatırım fonu, katılma belgeleri borsa pazarlarında işlem gören, fonun oluşturulma sürecine doğrudan katılan yetkilendirilmiş katılımcıların fon portföyünün kompozisyonunu yansıtacak şekilde, portföyde yer alan menkul kıymet ve nakdi bir araya getirerek karşılığında fon katılma belgesi alabildiği ya da söz konusu kurumların en az asgari işlem birimine tekabül eden fon katılma belgelerini saklamacı kuruluşa iade edip karşılığında fonun içindeki menkul kıymetlerin payına düşen kısmını alabildiği, riskin dağıtılması ilkesi ve inançlı mülkiyet esaslarına göre portföy işletmek amacıyla kurulan malvarlığıdır. RG. T , S Ortaklık varantları, sahibine ihraççı şirketin veya payları borsada işlem gören başka bir şirketin belirli sayıda hissesini, belirli bir fiyattan, belirli bir dönem içerisinde satın alma hakkı veren sermaye piyasası aracı türüdür. Bkz. SPK, Sermaye Piyasası Araçları, s. 15. Ortaklık varantları, payları borsada işlem gören ortaklıklar tarafından hisse ve borçlanma araçları gibi sermaye piyasası araçlarının halka arz yoluyla satışı sırasında, payları borsada işlem gören başka bir ortaklığın hisseleri veyahut ihraççının kendi hisseleri üzerine yazılı olarak, söz konusu sermaye piyasası araçlarını satın alan tasarruf sahiplerine bedelli ya da bedelsiz olarak verilmek üzere ihraç edilebilir (Ortaklık Varantları Tebliği m.4 f.1) RG. T , S

173 Varantları Tebliği) ; aracı kuruluş varantları 1064 ise, Seri: III, No: 37 sayılı Aracı Kuruluş Varantlarının Kurul Kaydına Alınmasına ve Alım Satım İşlemlerine İlişkin Esaslar Tebliği 1065 (Aracı Kuruluş Varantları Tebliği) ile düzenlenmiştir. Ortaklık varantlarına ilişkin esaslar, Ortalık Varantları Tebliği nin 5. maddesi ile belirlenmiştir. Bu hüküm ile ortaklık varantlarına ilişkin altı önemli temel esas belirlenmiştir. Bu esaslardan birine göre; Ortaklık varantlarının ilgili sermaye piyasası aracının halka arzına aracılık eden aracı kuruluşlar vasıtasıyla tasarruf sahiplerine kayden teslim edilmeleri, bunların borsada işlem görmeleri ve borsa tarafından kabule ilişkin kurallara uyması zorunludur (Ortaklık Varantları Tebliği m.5 f.1 b.1). Ortaklık Varantları Tebliği nin 5. maddesinde yer alan diğer bir esasa göre ise ; Ortaklık varantı ihraçları kaydi olarak yapılır. İhraççıların MKK üyesi olmaları zorunludur (Ortaklık Varantları Tebliği m.5 f.1 b.6). Bu hükümler çerçevesinde değerlendirildiğinde ortaklık varantlarının kaydileştirilebilmesi için gerekli hukuki dayanak mevcuttur. Aracı kuruluş varantlarına ilişkin esaslar ise, Aracı Kuruluş Varantları Tebliği nin 5. maddesi ile düzenlenmiştir. Bu hüküm ile aracı kuruluş varantlarına ilişkin dokuz önemli temel esas belirlenmiştir. Bu esaslara göre aracı kuruluş varantlarının ihracı ve teslimi kaydi olarak yapılmak zorundadır. Ayrıca yine bu esaslara göre, ancak Merkezi Kayıt Kuruluşu üyesi olan ihraççılar aracı kuruluş varantı ihraç edebilecektir. Dolayısıyla aracı kuruluş varantlarının kaydileştirilebilmesi için gerekli hukuki dayanak da mevcuttur. Yabancı sermaye piyasası araçları 1066, Türkiye dışındaki ülkelerdeki (yabancı) şirketler 1067 tarafından ihraç edilen, ihraç edildikleri ülkenin en az bir borsasında kote edilmiş olan ve Sermaye Piyasası Kurulu nca niteliği belirlenen menkul kıymetler ile hak ve alacakları temsil eden diğer sermaye piyasası araçları olarak tanımlanabilir Yabancı Aracı kuruluş varantları, elinde bulunduran kişiye, dayanak varlığı ya da göstergeyi önceden belirlenen bir fiyattan belirli bir tarihte veya belirli bir tarihe kadar alma veya satma hakkı veren ve bu hakkın kaydi teslimat ya da nakit uzlaşı ile kullanıldığı menkul kıymet niteliğindeki sermaye piyasası araçlarıdır. Bkz. SPK, Sermaye Piyasası Araçları, s. 15. RG. T , S Yabancı Sermaye Piyasası Araçları Tebliği nin 4. maddesine göre; yabancı sermaye piyasası araçları, yabancı ortaklıklar tarafından ihraç edilen ve Sermaye Piyasası Kurulu nca niteliği belirlenen menkul kıymetler ile Sermaye Piyasası Kurulu nca niteliği belirlenen diğer sermaye piyasası araçlarını ifade etmektedir. Ancak bu hüküm yabancı sermaye piyasası araçlarını tam olarak tanımlamamakta, bir çeşit tür ayrımına yer vermektedir. Aynı yönde bkz. Özkorkut, Depo Sertifikaları, s. 53. Yabancı Şirket: Türk Parası Kıymetini Koruma mevzuatı çerçevesinde Türkiye de yerleşik sayılmayan (dışarıda yerleşik) kişilerden ilgili ülke mevzuatına göre yabancı sermaye araçları çıkaran şirketler ile yatırım ortaklıklarıdır. Bkz. İMKB, Temel Bilgiler, s SPK, Sermaye Piyasası Araçları, s

174 sermaye piyasası araçları, Sermaye Piyasası Kurulu nun Seri: III, No: 44 sayılı Yabancı Sermaye Piyasası Araçlarının ve Depo Sertifikalarının Kurul Kaydına Alınmasına ve Satışına İlişkin Esaslar Tebliği 1069 (Yabancı Sermaye Piyasası Araçları Tebliği) ile düzenlenmektedir. Yabancı sermaye piyasası araçlarının Türkiye de alınıp satılabilmesi için Sermaye Piyasası Kurulu tarafından kayda alınması ve imzalanan temsilcilik sözleşmesi çerçevesinde aracı kuruluşlar vasıtasıyla satılması zorunludur. Yabancı sermaye piyasası araçlarının Türkiye de halka arz yoluyla satışı ancak depo sertifikaları 1070 vasıtasıyla yapılabilir Depo sertifikaları, sahibine, depo edilen (saklamaya alınan) yabancı sermaye piyasası araçlarının tanıdığı hakları aynen sağlamaktadır Depo sertifikalarına ilişkin genel esaslar, Yabancı Sermaye Piyasası Araçları Tebliği nin 15. maddesi ile belirlenmiştir. Bu hükme göre; Depo sertifikalarının temsil ettiği yabancı sermaye piyasası araçları, Kurul a yapılacak kayda alınma başvurusu öncesinde saklama kuruluşunda depocu kuruluş adına depo edilir. Kurulca kayda alınmayı müteakip depo sertifikaları depocu kuruluş tarafından MKK nezdinde kayden ihraç edilir. Depocu kuruluşların MKK üyesi olmaları zorunludur. Bu hükümden çıkan sonuç depo sertifikalarının kaydi sistem çerçevesinde kaydi olarak ihraç edileceğidir. Nitekim aynı Tebliğ in 7. maddesinin 5. fıkrasına göre; Kurul kaydında bulunan ve yetkili saklama kuruluşları nezdinde MKK adına açılacak hesapta saklanan yabancı sermaye piyasası araçlarının MKK nezdinde kayden hak sahipleri bazında izlenmesi zorunludur. Dolayısıyla yabancı sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi için gerekli hukuki dayanak da mevcuttur RG. T , S Depo sertifikası, Yabancı Sermaye Piyasası Araçları Tebliği nin 4. maddesinde tanımlanmıştır. Bu hükme göre; Depo Sertifikası: Saklama kuruluşlarında saklanan yabancı sermaye piyasası araçlarını temsilen depocu kuruluş tarafından ihraç edilen ve sahibine bu araçların verdiği hakları aynen sağlayan, bunlara özdeş, nominal değeri Türk Lirası veya T.C. Merkez Bankası nca günlük alım satım kurları ilan edilen yabancı paralar cinsinden ifade edilen sermaye piyasası aracını ifade eder. SPK, Sermaye Piyasası Araçları, s. 17. Özkorkut, Depo Sertifikaları, s. 53. Merkezi Kayıt Kuruluşu, tarih ve 529 sayılı ve Yabancı Sermaye Piyasası Araçlarının kaydi sistemde İzlenmesi konulu Genel Mektubu ile Sermaye Piyasası Kurulu nun Seri: III, No: 44 sayılı Yabancı Sermaye Piyasası Araçlarının ve Depo Sertifikalarının Kurul Kaydına Alınmasına ve Satışına ilişkin Esaslar Tebliği ile yabancı sermaye piyasası araçlarının Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde kayden hak sahipleri bazında izleneceğini duyurmuştur. Bu çerçevede Merkezi Kayıt Kuruluşu, yabancı sermaye piyasası araçlarının kayden izlenmesine ilişkin ilke ve kuralları yayınlamıştır. Bkz

175 Devlet iç borçlanma senetlerinin düzenlendiği 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun 1074 un 6. maddenin 4. fıkrasına göre; senetlerin basımında veya kaydi olarak ihracında uygulanacak şekil ve esaslar, Müsteşarlık ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası arasında 1050 sayılı Muhasebei Umumiye Kanunu hükümleri uygulanmaksızın akdedilecek malî servis anlaşması ile tespit edilir. Bu hükme göre; devlet iç borçlanma senetleri, senet üzerine basılarak ya da kaydi olarak ihraç edilebilir Dolayısıyla devlet iç borçlanma senetlerinin de kaydi olarak ihracı mümkündür Ancak bu kaydi ihraç bir zorunluluk olmayıp, devlet iç borçlanma senetleri isteğe göre fiziki veya kaydi olarak ihraç edilebileceklerdir Bununla birlikte, devlet iç borçlanma senetlerinin kaydi olarak ihracının Sermaye Piyasası Kanunu ve kaydi sistem kapsamında olup olmadığı tereddüt oluşturmaktadır. Çünkü devlet iç borçlanma senetleri Hazine Müsteşarlığı adına Merkez Bankası tarafından yürütülen ihalelerle ihraç edilmekte olup 1078, Sermaye Piyasası Kanunu nun 4. maddesine göre bunların Sermaye Piyasası Kurulu kaydına alınması zorunlu değildir. Ayrıca devlet iç borçlanma senetlerinin kaydi olarak ihraç edilebileceğini düzenleyen 4749 sayılı Kanun un 6. maddesine göre, devlet iç borçlanma senetlerinin kaydi ihracının şekil ve esaslarının belirleneceği yer Sermaye Piyasası Kanunu ya da Kaydileştirme Tebliği değil, Hazine Müsteşarlığı ile Merkez Bankası arasında imzalanacak mali servis anlaşmasıdır Dolayısıyla bu hükümler çerçevesinde değerlendirildiğinde devlet iç borçlanma senetlerinin kaydi ihracı, Sermaye Piyasası Kanunu nun ve dolayısıyla kaydi sistemin kapsamı dışındadır Öte yandan Kaydileştirme Tebliği nin kapsam başlıklı 2. maddesi tüm sermaye piyasası araçlarını kaydileştirme tebliği kapsamında kabul etmektedir. Ayrıca Kaydileştirme RG. T , S Aynı yönde bkz. Tanör, Devlet İç Borçlanma Senetleri, s. 192; Haselçin, Kaydi Sistem, s Amerika Birleşik Devletleri nde devlet iç borçlanma senetlerinin kaydi olarak ihraç edildiği yönünde bkz. Bjerre / Rocks, Investment Securities, s. 93. Devlet iç borçlanma senetlerinin basım ve dağıtımının uzun sürmesi, senetlerin hamiline yazılı olmasının getirdiği saklama zorluğu ve ikinci piyasalarda sürekli el değiştirmeleri nedeniyle bunların ihraç ve izlenmesinin kaydi olarak yapılması tercih edilmektedir sayılı Kanun un 3. maddesine göre; devlet iç borçlanma senetleri, Hazine Müsteşarlığı tarafından yurt içinde ihraç edilen borçlanma senetlerini ifade eder sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu nun (RG. T , S ) 41. maddesine göre ise; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, devlet iç borçlanma senetlerinin mali servisini yapmakla görevlendirilebilir. Tanör e göre mali servis anlaşması adında Hazine Müsteşarlığı ve Merkez Bankası arasında yapılmış bir anlaşmaya ulaşmak mümkün değildir. Bu nedenle bu şekilde bir anlaşmanın yapılmamış olması büyük bir olasılıktır. Bkz. Tanör, Devlet İç Borçlanma Senetleri, s Aynı yönde bkz. Haselçin, Kaydi Sistem, s. 155; Tanör, Devlet İç Borçlanma Senetleri, s

176 Tebliği nde 2009 yılında yapılan değişiklikle, devlet iç borçlanma senetlerinin kaydi sistem kapsamında kaydi olarak ihracı ve izlenmesine ilişkin hükümler getirilmiştir Ancak, devlet iç borçlanma senetlerinin kaydileştirilebilmesi için gerekli hukuki dayanak mevcut olmakla birlikte, devlet iç borçlanma senetleri henüz Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından yürütülen kaydi sisteme aktarılmamıştır Dolayısıyla devlet iç borçlanma senetleri kaydi olarak ihraç edilmektedir. Ancak bu kaydi ihraç, henüz Kaydileştirme Tebliği ve kaydi sistem kapsamında yapılmamaktadır KAYDİ SİSTEMİN GETİRDİĞİ YENİLİKLER ve ORTAYA ÇIKABİLECEK PROBLEMLER I. ANONİM ŞİRKET PAYLARININ NEVİNE İLİŞKİN AYRIMIN ORTADAN KALDIRILMASI Anonim şirket hisse senetlerinde yapılan nama yazılı ve hamiline yazılı şekildeki (anonim şirket paylarının nevine ilişkin) ayrım, hem şirket payının devri hem ortakların şirket tarafından bilinmesi hem de ortakların genel kurula katılması ve haklarını kullanması gibi konularda önemli farklılıklar ortaya çıkarmaktadır Ortaya çıkan önemli farklılıklara rağmen Kaydileştirme Tebliği nin Geçici 4. maddesinin 2. fıkrasında; İMKB Takas ve Saklama Bankası A.Ş. nezdinde mislen saklamada tutulmakta olanlar dâhil borsada işlem gören anonim ortaklık hisse senetlerinin farklı nevilerden olması durumunda, söz konusu paylar Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından nevilerine ilişkin bir ayrım yapılmaksızın izlenir şeklinde bir düzenleme yer almaktadır. Kanaatimizce söz konusu düzenleme ile anonim şirket payları arasında var olan nama yazılı ve hamiline yazılı şeklindeki nevi ayrımı 1085 ortadan kaldırılmamıştır. Ancak Bu çerçevede Kaydileştirme Tebliği nde devlet iç borçlanma senetleri tanımlanmış, Merkez Bankası Merkezi Kayıt Kuruluşu üyesi olarak kabul edilmiş, kaydi sistemde Merkez Bankası ve devlet iç borçlanma senetlerine ilişkin hesapların oluşturulabilmesi için hükümler getirilmiştir. Ayrıca devlet iç borçlanma senetlerine ilişkin işlemlere yer veren 23/A, 23/B, 23/C ve 23/Ç maddeleri Kaydileştirme Tebliği ne eklenmiştir. Merkezi Kayıt Kuruluşu tarih ve DİBS Kaydileştirilmesi İş ve işlem Kuralları ve Dosya Formatları konulu 122 nolu genel mektubu ile Devlet iç borçlanma senetlerinin kaydileştirilmesi ve müşteri ismine göre Merkezi Kayıt Kurulusu nezdinde izlenmesine ilişkin proje çalışmalarının devam ettiğini duyurmuştur. Bkz. Ancak devlet iç borçlanma senetleri henüz Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde kaydileştirilmiş değildir. Tanör, Devlet İç Borçlanma Senetleri, s Arslan, s. 312 vd.; Poroy / Tekinalp / Çamoğlu, N vd. Buradaki nevi ayrımından kasıt nama yazılı ve hamiline yazılı olmadır. Bu sonuç söz konusu nevi ayrımının yapıldığı Sermaye Piyasası Kanunu nun Geçici 4. maddesinin 3. fıkradaki Bu 175

177 anonim şirket payının nevi ne olursa olsun, Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından aralarında herhangi bir ayrım yapılmaksızın izleneceği hüküm altına alınmıştır. Böylece kaydi sisteme tabi anonim şirketlerin payları açısından söz konusu olan nama yazılı ve hamiline yazılı olma şeklindeki ayrım, Merkezi Kayıt Kuruluşu nun yaptığı izleme faaliyeti açısından, fiilen ortadan kaldırılmıştır. Söz konusu düzenlemeyi takiben, Kaydileştirme Tebliği nin Geçici 4. maddesinin 3. fıkrasında yer alan paylarını aynı türe ve nevi ayrımına gitmeyecekleri ifadelerinden, kaydi anonim şirket payları açısından nama ve hamiline yazılı olma şeklindeki ayrımın kabul edildiği ve fakat Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde yapılan işlemler açısından bu tür bir nevi ayrımı yapılmadan işlemlerin yerine getirileceği anlaşılmaktadır. Bu düzenlemenin esas amacı ise, kaydi sisteme tabi anonim şirket payları açısından fiilen ortadan kaldırılan nama yazılı ve hamiline yazılı şeklindeki ayrım nedeniyle ortaya çıkabilecek problemleri ortadan kaldırmaya yönelik tedbirler almaktır. Dolayısıyla senede bağlanmadan kaydi sistemde takip edilen kaydi anonim şirket payları nama veya hamiline yazılı olabilir. Ancak kaydi anonim şirket paylarının nevi ne olursa olsun kaydi sistem işlemleri yapılırken bunlar arasında herhangi bir ayrım yapılmayacaktır. Merkezi Kayıt Kuruluşu üyesi ihraççılar, nevi değişimine ilişkin olarak süresinde esas sözleşmelerini uyumlu hale getirecekleri ve yapacakları işlemlerde nevi ayrımına gitmeyecekleri hususlarında Merkezi Kayıt Kuruluşu na taahhütte bulunmakla mükellef 1086 kılınmışlardır 1087 (Kaydileştirme Tebliği m.geçici 4 f.3). Bu taahhüde göre; ihraççılar, ortaklıkların kaydileştirmeye ilişkin Kurul kararı tarihinden itibaren bir yıl içinde paylarını aynı türe çevirerek esas sözleşmelerinde bu yönde değişiklik yapmaları zorunludur. Ortaklıklar nevi değişimine ilişkin olarak süresinde esas sözleşmelerini uyumlu hale getirecekleri ve MKK kayıtlarını esas alarak yapacakları işlemlerde nevi ayrımına gitmeyecekleri hususlarında MKK ya taahhütte bulunmakla mükelleftirler şeklindeki hükümden çıkmaktadır. Söz konusu mükellefiyet çerçevesinde, Merkezi Kayıt Kuruluşu nun tarih ve 3 sayılı Genel Mektubu ve ekinde yer alan Hisse Senetlerinin Nevi Değişikliğine İlişkin Taahhütname örneğinin ihraççı üyeler tarafından imzalanarak Merkezi Kayıt Kuruluşu na iletilmesi istenmiştir tarih ve 3 sayılı Genel Mektup için bkz. 1/pc_PboJAEAbwZ-kDmB0CuHBcuoL8WQS6KnAhxCqKgFgIFZ5ebEx6Kj04t0l-32Q- FKNIUGVJxIqCMQpRXKXdKUvb06VKi8cezxOLMpvosgQKgA4mgyW3qC4YujiCaAI4- LU8SP_ltygEKfnIlZr1begM7x3PBx9aTm4uNXs3ZzemHrzPTbDWCG2OVS- PmfjnLPwxBJ5gqtYkePw9BcDFyF1eyj2KRoZ_GVCVjGylOtTTBINKiD8LQs2cpmKDuvI465i9P re765xxbtsq7e3nt1ungy829nfww4awrcxs67yvzyzqos0dvmaf7sydxyh6b3cyjak1/ Sermaye Piyasası Kurulu nun tarih ve 2/52 sayılı kararında belirlenen ilkelere uygun olarak hisse senetleri borsada işlem gören anonim şirketler, paylarını aynı türe çevirerek esas sözleşmelerinde bu yönde değişiklik yapmakla yükümlüdürler (Sermaye Piyasası Kurulu nun 2005 / 10 sayılı haftalık bülteni. Bkz. null&ext=.pdf 176

178 borsada aynı işlem sırasında işlem gören şirket paylarını Sermaye Piyasası Kurulu nun hisse senetlerinin kaydileştirilmesine ilişkin kararından itibaren bir yıl içinde aynı neviye (nama veya hamiline) çevirmek zorundadır. Henüz borsada işlem görmeyen şirket paylarının borsada işlem görmeleri halinde ise, bu payların borsada işlem görmeye başladıkları tarihten itibaren bir yıl içinde aynı neviye çevrilmeleri gerekmektedir. Bu payların işlem göreceği işlem sırasında, halen işlem görmekte olan paylar var ise, mevcutlarla aynı neviye, yok ise bu payları kendi içinde aynı neviye çevrilerek esas sözleşmelerinde gerekli değişiklikler yapılmalı ve kaydileştirme mevzuatı ile uyumlu hale getirilmelidir. Ayrıca ihraççıların, borsada işlem görsün görmesin mevzuata uygun bir şekilde esas sözleşme ile pay gruplarına tanınmış olan mevcut imtiyazlar ve borsada işlem görmeyen paylara ilişkin bağlam hükümleri saklı kalmak kaydıyla borsada işlem gören kaydi paylara sahip ortaklarının mali ve yönetsel haklarının kullanımına ve ortaklarına ilişkin sair işlemlerin yerine getirilmesine esas oluşturacak Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtları ile ilgili olarak yapacakları işlemlerde nevi ayrımına gitmeyecekleri yönünde taahhütte bulunmaları gerekmektedir Doktrinde bazı yazarlarca 1089, (kaydi anonim şirket payları gibi) senede bağlanmayan çıplak paylar açısından nama ve hamiline yazılı 1090 olma şeklinde bir ayrım olmadığı görüşü ileri sürülmektedir Bu görüşe göre nama ya da hamiline yazılı olma payı temsil etmek üzere çıkarılan hisse senedinin özelliğidir. Çünkü nama veya hamiline yazılı olma hisse senedinin devir özelliğini yansıtmaktadır. Hisse senedine bağlanmayan çıplak paylar ise herhangi bir senede bağlanmadıkları için nama ya da hamiline yazılı Merkezi Kayıt Kuruluşu nun tarih ve 6 sayılı Genel Mektubu. Bkz. 1/pc_bboJAEAbgZkDmB3icroE1wWB5aArAjdko5aqgFgIpjx90Zj0qvSiczfJ90_mRxlKJdBlVdUUDChBWS36UyG60 7UW5WPPlNwhzDWojEEDoLBiYHOHUMmi8xGkE8BT_5cH_Fd-hxLA- easneyrs7xh0fpzeihpa2jjzmdeuvs-cq_xemsapttarb8z2fms_digvmburunw- HsKgK8i375WR5SOTP1hQHRjZIHukdCULIIRfxWEhnltzQY9CDnrmbu9dPvbjfEltFAc3fjuNPkQ zvv3y9y4llmicvz52cmrylhzasxqlzxuu9bldxk9fqodl4dd/ Narbay, s. 60; Dağ, Oy Hakkı, s. 43. Hem çıplak payları hem de hisse senedine bağlanmış payları içerisine alması düşüncesiyle nama yazılı pay ve hamiline yazılı pay kavramlarının kullanılması tercih edilmiştir. Doktrinde çıplak payların nama yazılı ve hamiline yazılı şeklinde farklı türlerinin olup olmadığı konusu tartışmalıdır. Bu tartışmanın sebebi, nama veya hamiline yazılı olmanın ancak senetler için söz konusu olduğu, çıplak payların ise senede bağlanmamış olmasıdır. (Tartışmalar hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Narbay, s. 60 vd; Dağ, Oy Hakkı, s. 41 vd.). Ancak doktrindeki ağırlıklı görüşe göre, çıplak payların da kendi içerisinde nama yazılı ve hamiline yazılı olmak üzere iki farklı türü bulunmaktadır. Bkz. Poroy / Tekinalp /Çamoğlu, N. 768; Helvacı, Nama Yazılı Pay Senetleri, s. 412 dn. 39; Kaya, s. 131; Göksoy, s

179 olamaz Kaydi paylar da aynı çıplak paylarda olduğu gibi, hisse senedine bağlanmamaktadır. Kaydi paylar, çıplak payların pay defterindeki kayıtlar ile izlenmesine mukabil, elektronik ortamdaki kayıtlar ile izlenmektedirler. Dolayısıyla kaydi payların, çıplak paylar ile benzer özellikler gösterdiği söylenebilir Bu nedenle söz konusu görüş doğrultusunda, çıplak paylar gibi kaydi paylar açısından da nama ve hamiline yazılı şeklinde bir ayrım yapılmasına gerek olmadığı ileri sürülebilir. Bu çerçevede değerlendirildiğinde, kaydi anonim şirket payları açısından nama yazılı ve hamiline yazılı olma şeklindeki ayrımı ortadan kaldırdığı iddia edilen Kaydileştirme Tebliği nin Geçici 4. maddesindeki hükmün temelinde de hisse senedine bağlanmayan çıplak paylar açısından nama ve hamiline yazılı olma şeklinde bir ayrım olmadığı görüşünün olduğu kabul edilebilir. Ancak yukarıda da belirtildiği üzere Kaydileştirme Tebliği nin Geçici 4. maddesinin 2. ve 3. fıkralarının lafzı ile taahhütnamede yer alan ifadelerden çıkan sonuç, kaydi anonim şirket payları açısından nama ve hamiline yazılı olma şeklindeki ayrımın kabul edildiği yönündedir. Nitekim çıplak paylar açısından nama ve hamiline yazılı olma şeklinde bir ayrımın olup olmadığı konusundaki tartışmada, doktrindeki ağırlıklı görüş, böyle bir ayrımın olduğu yönündedir Dolayısıyla (kaydi anonim şirket payları gibi) senede bağlanmayan çıplak paylar açısından da aynen anonim şirket hisse senetlerinde olduğu gibi nama ve hamiline yazılı olma şeklinde bir ayrım bulunmaktadır Çünkü çıplak payın nama yazılı veya hamiline yazılı olmasına göre farklı hükümlerin uygulama alanı bulduğu çeşitli durumlar söz konusu olabilmektedir Bu nedenle ve yukarıda belirtilen diğer gerekçeler çerçevesinde biz de çıplak paylar gibi senede bağlanmayan kaydi anonim şirket paylarının da nama ve hamiline yazılı şeklinde farklı türlerinin Narbay, s. 60 vd. Çıplak paylara ilişkin hükümlerin mahiyetine uygun düştüğü oranda ve kıyasen kaydi sermaye piyasası araçlarına da uygulanabileceği yönünde bkz. Üçüncü Bölüm, 9, II, B. Poroy / Tekinalp /Çamoğlu, N. 768; Helvacı, Nama Yazılı Pay Senetleri, s. 412 dn. 39; Kaya, s. 131; Göksoy, s. 47. Poroy / Tekinalp /Çamoğlu, N Çıplak payın, nama yazılı veya hamiline yazılı olmasına göre farklı hükümlerin uygulama alanı bulduğu çeşitli durumlar şunlardır: 1) İlmühaber çıkarılacağı zaman bunun türü çıplak payın türüne göre belirlenir. 2) Bağlam kuralları, çıplak payların nama yazılı olduğu hallerde uygulanabildiği halde, hamiline yazılı olmaları durumunda geçerli olmazlar. 3) Payın senede bağlanması söz konusu olduğunda, bunun kanuni şartları çıplak payın türüne göre belirlenir. Hamiline yazılı çıplak payın hamiline yazılı hisse senedine bağlanması söz konusu ise, pay bedellerinin tamamen ödenmiş olması gerekir. Bkz. Poroy / Tekinalp /Çamoğlu, N ; Göksoy, s. 47 dn

180 olabileceği kanaatindeyiz Ancak ister nama yazılı ister hamiline yazılı olsun Merkezi Kayıt Kuruluşu bu kaydi payları nevilerine ilişkin bir ayrım yapmaksızın izleyecektir. Nitekim Sermaye Piyasası Kanunu ve Kaydileştirme Tebliği nde kaydi sistemde yapılan işlemlerin şekli açısından anonim şirket payının nevi göz önünde bulundurularak bir ayrım yapılmamıştır. Burada üzerinde durulması gereken bir başka düzenleme, Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 6. fıkrasında yer alan Payların devrinin, Türk Ticaret Kanununun 417 nci maddesi çerçevesinde ortaklıklar tarafından pay defterine kaydında, ilgililerin başvurusuna gerek kalmaksızın Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde ihraççılar itibariyle tutulan kayıtlar esas alınır hükmüdür. Bu hüküm nama yazılı hisse senetlerine ilişkin 6762 sayılı TK nın 417. maddesine 1098 bir gönderme yapmaktadır. Hükümdeki bu gönderme nedeniyle Sermaye Piyasası Kanunu nun kaydileştirme sonrasında da anonim şirket payları açısından nama yazılı ve hamiline yazılı şeklindeki bir ayrımı kabul ettiği sonucuna varılabilir Ayrıca madde gerekçesinde yer alan senede bağlanmamış nama yazılı payların alacağın temliki hükümlerine göre devri sağlanmalıdır ifadesi de bu düşünceyi güçlendirmektedir Öte yandan Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 2. fıkrasında yer alan sermaye piyasası araçlarının nama veya hamiline yazılı hesaplarda ifadesi kaydi anonim şirket payları açısından nama yazılı ve hamiline yazılı şeklinde bir ayrım yapıldığı fikrine dayanak teşkil edemez. Çünkü burada yer alan nama ve hamiline yazılı olma hesapta yer alan kaydi anonim şirket payının özelliği değil, bizzat hesabın özelliğidir Dolayısıyla buradaki nama yazılı ve hamiline yazılı olma hesaplara ilişkin bir özelliktir. Kanaatimizce kaydi sistemde, kaydi anonim şirket payları nama yazılı ya da hamiline yazılı şeklinde olabilmekle birlikte, ihraççı anonim şirket aynı grupta yer alan Aynı yönde bkz. Ergincan / Yayla, s. 151; Haselçin, Kaydi Sistem, s sayılı TK nın yerine getirilen 6102 sayılı TK nın 499. maddesi de senede bağlanmamış paylar ve nama yazılı pay senetlerine ilişkindir. Sermaye piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 6. fıkrasında yer alan hükmün uygulama alanına ilişkin tartışma sonucunda Manavgat ve Tekinalp, bu hükmün sadece nama yazılı paylar için uygulanabileceği sonucuna varmaktadır. Bkz. Manavgat, Kaydi Sistem, s. 183; Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s Dolayısıyla iki yazarın da kaydi anonim şirket payları açısından nama yazılı ve hamiline yazılı şeklindeki ayrımı kabul ettikleri ve bu kabul üzerinden konuyu tartıştıkları sonucuna varılabilir. Ergincan / Yayla, s Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulan kayıtların nama ve hamiline şeklinde türlerinin olduğu yönünde bkz. İkinci Bölüm, 7, I. 179

181 payları için bu türlerden sadece birini tercih etmek zorundadır. Çünkü payların aynı neviye çevrilmesi zorunluluğu, aynı grupta yer alan paylar açısından geçerlidir Dolayısıyla payları borsada işlem gören anonim şirketler, tüm paylarını değil, sadece aynı grupta (A grubu, B grubu gibi gruplandırmalarda) yer alan paylarını aynı neviye çevirmek zorundadır. Kaydi sisteme tabi anonim şirketlerin aynı grupta yer alan paylarının bir kısmının nama yazılı, bir kısmının ise hamiline yazılı olması, mümkün değildir. Ancak farklı gruptaki anonim şirket payları farklı nevide olabilir. Örneğin payları borsada işlem gören bir anonim şirkette A grubu paylar nama yazılı, B grubu paylar ise hamiline yazılı olabilir. Ancak A grubundaki tüm paylar nama yazılı, B grubundaki tüm paylar ise hamiline yazılı olmalıdır. Kaydileştirme Tebliği nin Geçici 4. maddesinin 3. fıkrasına göre ortaklıkların kaydileştirmeye ilişkin Kurul kararı tarihinden itibaren bir yıl içinde paylarını aynı türe çevirerek esas sözleşmelerinde bu yönde değişiklik yapmaları zorunludur. Ortaklıklar nevi değişimine ilişkin olarak süresinde esas sözleşmelerini uyumlu hale getirecekleri ve MKK kayıtlarını esas alarak yapacakları işlemlerde nevi ayrımına gitmeyecekleri hususlarında MKK ya taahhütte bulunmakla mükelleftirler. Bu hüküm nedeniyle tarihinde hisse senetleri topluca kaydileştirilen payları borsada işlem gören anonim şirketler, tarihine kadar varsa aynı gruptaki payları arasındaki nama yazılı ve hamiline yazılı şeklindeki ayrıma son vermeleri gerekmekteydi Dolayısıyla bu anonim şirketler, aynı gruptaki payları açısından nama yazılı veya hamiline yazılı türlerinden birini tercih etmek durumundaydı. Ancak Kaydileştirme Tebliği nin Geçici 4. maddesinin 3. fıkrasında yer alan hüküm ve kaydi sistemin benimsemiş olduğu müşteri ismine saklama yöntemi 1104 birlikte değerlendirildiğinde, kaydi sisteme tabi anonim şirketler açısından paylarını nama yazılı hale çevirmek daha makul bir tercih olarak görünmektedir. Çünkü müşteri ismine saklama yöntemi nedeniyle, anonim şirket pay sahiplerinin tamamı Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından ismen bilinmektedir Nitekim uygulamada da söz konusu Hukuki düzenlemelerde yer alan hükümlerin lafzı, grup ayrımı yapılmaksızın tüm anonim şirket paylarının aynı neviye çevrilmesi gerektiği izlenimi oluşturabilecek niteliktedir. Ancak uygulamada aynı neviye çevirme zorunluluğu sadece aynı grupta yer alan paylar açısından geçerlidir. Bu tür bir zorunluluğunun kabul edilmesinin temelinde, bir anonim şirkete ait aynı (gruptaki) özellikteki payların borsada aynı borsa tahtasında işlem görmesinin sağlanması yatmaktadır. Haselçin, Kaydi Sistem, s Müşteri ismine saklama yöntemi hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 2, I, C, 4. Kaydi sistemin en önemli özelliklerinden birisi olan müşteri ismine saklama yöntemi bu sisteme tabi anonim şirketlerin hamiline yazılı hisse senetlerini seçme tercihini neredeyse tamamen ortadan kaldırmaktadır. Çünkü müşteri ismine saklama yönteminde hisse senetlerini kayden izleyen Merkezi 180

182 anonim şirketlerin büyük bir çoğunluğu, kendilerine verilen süre içerisinde paylarını nama yazılı hale getirmeyi tercih etmiştir. Ortada bir zorunluluk olmamakla birlikte sistem bütünü ile değerlendirildiğinde anonim şirketleri paylarını nama yazılı hale getirmeye yönlendirmektedir. Bu nedenle kaydi sistemin anonim şirket payları açısından tam bir nama yazılı sistem getirdiği söylenebilir Aslında payların tamamının nama yazılı hale getirilmesi en makul çözümdür Çünkü bu sayede nama yazılı pay tercihinde bulunmanın avantajlarından yaralanılmaktadır. Bununla birlikte kaydi sistemde payların devri kolay olduğu için hamiline yazılı payların sağladığı kolay tedavül edebilme avantajı 1108 zaten mevcuttur Bu tercihte karşılaşılabilecek tek dezavantaj nama yazılı payların borsa dışında devri halinde nama yazılı payların devrinin şirkete karşı geçerli olması için gerekli pay defterine kayıt zorunluluğudur. Kanaatimizce ortaya çıkabilecek anlayış ve uygulama problemlerini ortadan kaldırmak ve sistemin amacını sağlam kanuni bir temele bağlamak adına hukuki bazı düzenlemelerin yapılması gerekmektedir. Yapılacak bir hukuki değişiklik ile payları borsada işlem gören anonim şirket paylarının tamamının nama yazılı olması gerektiği düzenlenebilir. Bu düzenleme ile birlikte söz konusu şirketler açısından pay defteri tamamen ortadan kaldırılarak, Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarının pay defteri fonksiyonu göreceği hüküm altına alınabilir. Bununla birlikte borsa dışında devir yapan kişiler, bu devirleri pay defterine kaydettirmek yerine şirketten alacakları bir onay yazısı ile birlikte Merkezi Kayıt Kuruluşu ndaki kayıtlara geçirtmek durumunda bırakılabilir. Diğer bir çözüm yolu ise, şirket normal şartlarda nasıl pay defterine kayıt yapabiliyorsa, ihraççı şirkete, borsada işlem görmeyen paylar açısından kaydi sistemde pay defteri yerine geçecek kayıtlar üzerinde işlem yapma yetkisi verilmesi olabilir. Böylece ihraççı şirket de Kayıt Kuruluşu tüm hisse senetlerinin hamillerini ismen bilmektedir. Hatta Merkezi Kayıt Kuruluşu kayden izlediği hisse senetlerinin hamillerinin isimleri yanında hamillere ilişkin birçok bilgiye de vakıftır. Dolayısıyla müşteri ismine saklama yöntemi, nama yazılı hisse senedi uygulamasının ötesinde senet hamiline ilişkin ekstra bilgiler vermektedir. Hamiline yazılı hisse senedi mantığında ise, hisse senedinin üzerinde sahibinin isminin yazmaması diğer bir deyişle pay sahibinin kim olduğunun bilinmemesi yatmaktadır. Aynı yönde bkz. Haselçin, Kaydi Sistem, s Nama yazılı payların borsanın yapısına hamiline yazılı paylardan daha uygun olduğu yönünde bkz. Manavgat, Tasarı, s Manavgat, nama yazılı payların borsanın yapısına daha uygun olmasını; gerçek hak sahipliğinin izlenmesine olanak verme, denetim ve gözetim bakımından denetim otoritesine kolaylık sağlama ve şirketlerin gerçek hak sahipliği yapısını izleyerek ele geçirmelere karşı zamanında tepki verebilmesine olanak sağlama şeklinde açıklamaktadır. Bjerre / Rocks, Investment Securities, s. 6. Nitekim hamiline yazılı hisse senedi uygulamasının tercih edilmesinin sebebi hisse senetlerinin dolayısıyla ortaklığın kolaylıkla devredilebilmesidir. Kaydi sistemde ise devir işlemi zaten çok kolay olduğu için hamiline yazılı hisse senetlerinin getirdiği devir kolaylığına ihtiyaç bulunmamaktadır. 181

183 Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarını takip ederek pay sahiplerini pay defterinde olduğu gibi kaydi sistem aracılığı ile izleyebilir. II. PAYLARIN DEVRİNİN PAY DEFTERİNE KAYDINDA MERKEZİ KAYIT KURULUŞU KAYITLARININ ESAS ALINACAĞINA İLİŞKİN DÜZENLEME A. Genel Olarak Senede bağlanmamış çıplak paylar ile payları temsil etmek üzere çıkarılan nama ve hamiline yazılı hisse senetleri pay sahiplerince özgürce devredilebilir Payın devri ile birlikte payın sahibine verdiği ortaklık hakları da devredilmiş olur. Anonim şirket paylarının özgürce devrine ilişkin temel sınırlama nama yazılı paylar açısından söz konusudur. Nama yazılı payların bir çeşidi olan bağlı nama yazılı payların devri 1111 sınırlandırılabilir. Anonim şirket ana sözleşmesinde yer verilecek açık hükümlerle nama yazılı payların devri çeşitli şartlara bağlanabilir Ana sözleşme ile getirilen bu şartlara bağlam adı verilir. Devredilmesi şarta bağlanmış anonim şirket paylarına da bağlı nama yazılı paylar denir Anonim şirket paylarının özgürce devrine getirilen bir başka sınırlama olarak kabul edilebilecek durum, nama yazılı anonim şirket paylarının devrinin pay defterine 1114 kayıt ile şirkete karşı geçerli olmasıdır Ticaret Kanunu na göre anonim şirkete karşı ancak pay defterine kayıtlı bulunan kimse ortak sıfatını haizdir. Bu nedenle nama yazılı payların Sevi, s Bağlı nama yazılı payların devri hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Pulaşlı, Bağlı Nama, s. 169 vd. Hamiline yazılı paylar açısından anonim şirket ana sözleşmesi ile bağlam adı verilen şartlar getirilerek bu payların devirlerinin sınırlandırılması söz konusu değildir. Hamiline yazılı paylar açısından bu tür bir sınırlandırmanın getirilmemesinin sebebi bu tür payların, üzerlerinde sahiplerinin ismi yazılı olmadığı için, kime ait olduklarının bilinememeleri ve bunların sadece zilyetliğin geçirilmesi yoluyla devredilebilmeleridir. Bağlı nama yazılı paylar hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Pulaşlı, Hasan, Bağlı Nama Yazılı Pay Senetleri, Ankara Pay defteri hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Narbay, Şafak, Anonim Ortaklıkta Pay Defteri, Ankara 2003; Dağ, Üner, Pay Defterinin Niteliği ve Anonim Ortaklığın Pay Sahiplerine İlişkin Diğer Kayıtlar, İktisat ve Maliye, C. XXXVI, S / 4, s. 152 vd. Hamiline yazılı payların devri açısından anonim şirket pay defterine kayıt gibi bir şart getirilmemiştir. Hamiline yazılı paylar açısından bu tür bir sınırlandırmanın yapılmamasının sebebi bu tür payların, üzerlerinde sahiplerinin ismi yazılı olmadığı için, kime ait olduğunun bilinememesidir. 182

184 taraflar arasında gerçekleşen devri, anonim şirket pay defterine kaydedilmedikçe şirkete karşı geçerli değildir 1116 (6762 sayılı TK. m.417; 6102 sayılı TK. m.499). Sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesine ilişkin Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 6. fıkrası da anonim şirket paylarının devrinde, devrin pay defterine kaydına ilişkin bir düzenleme getirmiştir. Bu düzenlemeye göre; Payların devrinin, Türk Ticaret Kanununun 417 nci maddesi çerçevesinde ortaklıklar tarafından pay defterine kaydında, ilgililerin başvurusuna gerek kalmaksızın Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde ihraççılar itibariyle tutulan kayıtlar esas alınır Bu düzenlemenin temel amacı, Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde söz konusu sermaye piyasası aracı ile ilgili işlem yapmaya yetkili kişinin kim olduğunun belirlenmesidir Diğer bir ifade ile düzenlemenin temel amacı, sermaye piyasası aracı ile ilgili tasarruf yetkisine sahip olan kişinin tespit edilmesidir. Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 6. fıkrası ile getirilen düzenlemenin metninden, bu düzenlemenin sadece nama yazılı paylar veya hamiline yazılı paylar için mi yoksa hem nama yazılı paylar hem de hamiline yazılı paylar için mi getirildiği anlaşılamamaktadır. Kanaatimizce söz konusu düzenleme sadece nama yazılı paylar için getirilmiştir Çünkü düzenlemenin atıfta bulunduğu 6762 sayılı TK nın 417. maddesinde belirtilen devrin pay defterine kayıt edilmesi kuralı, nama yazılı paylar açısından geçerlidir. Ayrıca düzenlemenin metninde sadece pay defterine ve 6762 sayılı TK nın 417. maddesine atıf yapılmıştır sayılı Kanun un maddesi Poroy / Tekinalp / Çamoğlu, N. 1131; Narbay, s Sermaye Piyasası Kanunu 10/A maddesinin 6. fıkrasında yer alan hükmü teyit eden Kaydileştirme Tebliği nin İhraççının Bilgilendirilmesi başlıklı 26. maddesine göre; Türk Ticaret Kanununun 417 nci maddesi çerçevesinde ihraççılar tarafından hak sahiplerinin pay defterine kaydında, ilgililerin başvurusuna gerek olmaksızın MKK nezdinde ihraççılar itibarıyla tutulan kayıtlar esas alınır. Acır, s. 46. Aynı yönde bkz. Manavgat, Kaydi Sistem, s. 183; Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s. 539; Haselçin, Kaydi Sistem, s ; Narbay, s. 160; Ergincan / Yayla, s Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s tarih ve 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun (RG. T , S.27846) sayılı Kanun un Yollamalar başlıklı 7. maddesi şu şekildedir: Bu Kanunun ve Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girmesiyle, 6762 sayılı Kanunun yürürlükten kaldırılan veya değiştirilen maddelerine diğer mevzuat tarafından yapılmış bulunan yollamalar, Türk Ticaret Kanununda o maddeleri karşılayan hükümler varsa onlara yapılmış sayılır. Aksi hâlde, hâkim 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 1 inci maddesini uygular. Birinci cümle hükmü, esas 183

185 nedeniyle, Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesindeki 6762 sayılı TK nın 417. maddesine yapılan atıf, yürürlüğe girmesiyle birlikte 6102 Ticaret Kanunu nun 499. maddesine yapılmış sayılacaktır sayılı TK nın 417. maddesi ile 6102 sayılı TK nın 499. maddesi benzer hükümler içermektedir sayılı TK nın 499. maddesi de pay defterine ve nama yazılı payların pay defterine kaydına ilişkindir. Bununla birlikte 6102 sayılı TK nın 499. maddesinin 5. fıkrası ile (6762 sayılı TK nın 417. maddesinden farklı olarak) Merkezî Kayıt Kuruluşu tarafından kayden takibi yapılan nama yazılı paylara ilişkin Sermaye Piyasası Kanunu hükümleri ile ilgili diğer düzenlemeler saklıdır hükmü getirilmiştir. Bu hüküm kaydi sistem kapsamındaki kaydi anonim şirket payları açısından nama yazılı paylara ilişkin ifadesini kullanarak, Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 6. fıkrası ile getirilen düzenlemenin açıkça sadece nama yazılı paylar için geçerli olduğunu düzenlemiştir. Netice itibariyle; Sermaye Piyasası Kanunu 10/A maddesinin 6. fıkrasına göre; kaydi sistem kapsamındaki 1124 nama yazılı bir anonim şirket payı devredildiğinde, bu devrin pay defterine kaydedilmesi gerekmektedir. Ancak pay defterine kayıt yapılırken, kayıt yaptırmaya yetkili meşru hamilin tespitinde pay defterindeki mevcut kayıtlar değil, Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde kaydi sistemde ihraççılar itibariyle tutulan kayıtlar esas alınacaktır. Anonim şirket tarafından tutulan pay defterindeki kayıt ile Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından tutulan kayıt arasında herhangi bir farklılık olması halinde Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından tutulan kayıtlar doğru kabul edilecektir. Herhangi bir nama yazılı kaydi pay devrinde, anonim şirket yönetim kurulu, Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulan kaydın örneğini alarak bu kayda göre işlemi gerçekleştirecektir sözleşmeler dahil, her çeşit sözleşme, taahhütname, beyan ve benzeri metinlerdeki eski hukuka yapılmış olan yollamalar için de geçerlidir sayılı TK nın 417. maddesi şu şekildedir: (1) Şirket, nama yazılı hisse senetleri sahiplerini ad, soyad ve adresleriyle bir pay defterine kaydeder. (2) Hisse senedinin yukarıki maddeye uygun olarak devredildiği ispat edilmedikçe devralan pay defterine yazılamaz. (3) İdare meclisi, kaydın yapıldığını hisse senedine işaret eder. (4) Şirkete karşı ancak pay defterinde kayıtlı bulunan kimse ortak sıfatını haizdir sayılı TK nın 499. maddesi ise, şu şekildedir: (1) Şirket, senede bağlanmamış pay ve nama yazılı pay senedi sahipleriyle, intifa hakkı sahiplerini, ad, soyad, unvan ve adresleriyle, pay defterine kaydeder. (2) Payın usulüne uygun olarak devredildiği veya üzerinde intifa hakkı kurulduğu ispat edilmediği sürece, devralan ve intifa hakkı sahibi pay defterine yazılamaz. (3) Şirket, kaydın yapıldığını pay senedine işaret eder. (4) Şirketle ilişkilerde, sadece pay defterinde kayıtlı bulunan kimse pay sahibi ve intifa hakkı sahibi olarak kabul edilir. (5) Merkezî Kayıt Kuruluşu tarafından kayden takibi yapılan nama yazılı paylara ilişkin Sermaye Piyasası Kanunu hükümleri ile ilgili diğer düzenlemeler saklıdır. Kaydi sistemin kapsamı hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 4, I vd. Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s

186 B. Düzenlemenin Getirdiği Yenilikler Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 6. fıkrasındaki payların devrinin pay defterine kaydına ilişkin düzenleme, nama yazılı kaydi paylar açısından pay defterinin niteliğini değiştirmemiştir Ayrıca bu düzenleme Ticaret Kanunu nda yer alan (6762 sayılı TK. m.417; 6102 sayılı TK. m.499) pay defterine kayıt yükümlülüğünde de esaslı bir değişiklik yapmamıştır Ancak söz konusu düzenleme iki önemli yenilik getirmiştir Yeniliklerden ilki, pay devirlerinin pay defterine kaydı ve şirket ortaklarının tespiti açısından Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından ihraççılar itibariyle tutulan kayıtların esas alınmasıdır Bir diğer yenilik ise, pay devirlerinin anonim şirket pay defterine kaydı için ilgililerin başvurusuna gerek olmamasıdır Pay Defterine Kayıtta İhraççılar İtibariyle Tutulan Kayıtların Esas Alınması Pay devirlerinin pay defterine kaydı ve şirket ortaklarının tespiti açısından Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarının esas alınmasının sonucu, nama yazılı kaydi payın devrinde Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulan kayıtların doğru olduğunun kabul edilmesidir Bu kural, Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarının doğru olduğuna ilişkin oluşturulmuş bir karinedir Ayrıca Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulan kayıtlar 1133, bildirici niteliktedir Bu nedenle, Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulan kayıtların aksi her türlü delille 1135 ispat edilebilir. Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulan kaydın aksi yazılı delille ispat edilebileceği gibi, yazılı delil başlangıcının 1136 varlığı Manavgat, Kaydi Sistem, s Sevi, s. 246; Töremiş, s. 32. Haselçin, Kaydi Sistem, s Narbay, s Aynı yönde bkz. Töremiş, s. 33; Sevi, s Narbay, s Kaydi sistemdeki kaydın tasarruf işlemi yapabilecek yetkiliyi göstermek konusunda karine teşkil ettiği yönünde bkz. Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s. 541; Ergincan / Yayla, s Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulan kayıtların hukuki niteliği hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Üçüncü Bölüm, 9, I vd. Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s Her türlü delilden kasıt, ispat hukuku açısından muteber sayılan delillerdir. Yazılı delil başlangıcı hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Konuralp, Haluk, Medeni Usul Hukukunda Yazılı Delil Başlangıcı, Ankara

187 halinde tanık da dinlenebilir Dolayısıyla söz konusu karinenin aksi, kaydın doğru olmadığını iddia edenler tarafından her türlü muteber delille ispat edilebilir. Ancak (yolsuz haksız) kaydın aksinin ispatının Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde mi yoksa yetkili ve görevli mahkeme nezdinde mi yapılacağına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır Yolsuz kaydın, mahkeme nezdinde yapılacak itirazla düzeltilmesi veya iptal edilmesi gerekir Yolsuz kaydın düzeltilmesi yönünde mahkemeye başvurma hakkının hem yolsuz kayıt iddiasında bulunan menfaati ihlal olan kişiye hem pay defterinde adına kayıt bulunan kişiye hem de yönetim kuruluna tanınması doğru olacaktır. Ayrıca zarara uğrayan kişilerin tazminat davası açabileceğini de kabul etmek gerekir Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarının doğru olduğu karinesi çerçevesinde, nama yazılı kaydi payların devrinde devretmeye yetkili kişi, pay üzerindeki hak sahibinin kim olduğu ve tasarruf işlemi yapma yetkisinin kimde olduğu, Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulan kayıtlara göre belirlenecektir. Bu kural ile birlikte anonim şirketlerde nama yazılı paylara ilişkin tasarruf işlemi yapmaya yetkili kişinin belirlenmesinde pay defteri kayıtlarının doğru olduğuna ilişkin karine 1141, kaydi sisteme tabi anonim şirketler açısından ortadan kalkmıştır Kaydi sisteme tabi şirketler açısından doğruluğuna ilişkin karine bulunan kayıt, Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde ihraççılar itibariyle tutulan kayıtlardır. Dolayısıyla Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde ihraççılar itibariyle tutulan hesapta yer alan kayıt, sermaye piyasası aracı ile ilgili tasarruf işlemi yapabilecek kişinin belirlenmesi açısından karine teşkil etmektedir Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin lafzında pay devirlerinin pay defterine kaydında esas alınacak kaydın, ihraççılar itibariyle tutulan kayıtlar olarak belirtilmesi eleştirilmektedir. Bu nedenle pay sahiplerinin tespiti konusunda esas alınacak Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s Yolsuz kaydın aksinin ispatının Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde mi yoksa yetkili ve görevli mahkeme nezdinde mi yapılacağına ilişkin Kaydileştirme Tebliği nde de açık bir hüküm bulunmamaktadır. Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s Aynı yönde bkz. Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s Anonim şirketlerde nama yazılı paylara ilişkin tasarruf işlemi yapmaya yetkili kişinin belirlenmesinde pay defteri kayıtlarının doğru olduğuna ilişkin karine bulunduğu yönünde bkz. Poroy / Tekinalp / Çamoğlu, N Ayrıca bkz. 11. HD. T , E. 1985/7302, K. 1985/7377 (Batider, C. XIII, s. 168). Aynı yönde bkz. Narbay, s Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s. 541; Ergincan / Yayla, s

188 olan Merkezi Kayıt Kuruluşu kaydının hangisi olması gerektiği konusunda farklı görüşler ileri sürülmektedir Bir görüşe göre 1145 ; düzenlemenin lafzında nama yazılı payların devrinde esas alınacak kayıtların Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde ihraççılar itibariyle tutulan kayıtlar olarak belirtilmesinin sebebi anlaşılamamaktadır. Çünkü ihraççılar itibariyle Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulan kayıtlar ilk ihraç işlemi açısından önem taşımaktadır. Nama yazılı kaydi payların devrinde ihraççılar itibariyle tutulan kayıtların hiçbir işlevi bulunmamaktadır. Nama yazılı kaydi payların devrine ilişkin kayıtlar hem anonim şirket pay defterine işlenmekte hem de Merkezi kayıt Kuruluşu nezdinde tutulmaktadır. Ancak nama yazılı kaydi payların devri Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde hak sahipleri itibariyle tutulmaktadır, ihraççılar itibariyle değil. Bu nedenle nama yazılı kaydi payların devrine ilişkin Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 6. fıkrasının lafzı, hükmün hedeflediği amacın ruhuna aykırıdır. Bu nedenle düzenlemede yer alan ihraççılar itibariyle tutulan kayıtlar, hak sahipleri itibariyle tutulan kayıtlar olarak anlaşılmalıdır Öte yandan, Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 6. fıkrası, ilk kaydın ne şekilde yapılacağına ilişkin bir kural içermemektedir. Bu nedenle ilk kaydın talep üzerine mi, yoksa resen mi yapılacağı konusunda belirsizlik söz konusudur. Ayrıca ilk kayıtlar açısından iktisabın aslen mi yoksa devren mi olduğu da belirsizdir. Paylar anonim şirketten ve ihraç yöntemi ile elde edildiği için aslen kazanılması ve kaydın resen yapılması gerekir Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 6. fıkrasında yer alan payların devrinin pay defterine kaydında ibaresi nedeniyle hükmün sadece kaydi payların devrine özgülendiği söylenebilir. Bu nedenle payların ilk kaydına ilişkin herhangi bir düzenleme içermemesi olağan karşılanabilir. Ancak nama yazılı kaydi payların sadece devrini düzenlemesi ve ilk kaydı düzenlememesine rağmen, ihraççılar itibariyle tutulan kayıtların esas alınacağını belirtmesi hükmün ruhuna aykırı bir düzenleme getirildiğinin diğer bir göstergesidir. Bu nedenle düzenlemede yer alan ihraççılar Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesi nin 6. fıkrasında yer alan payların devrinin pay defterine kaydında Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde ihraççılar itibariyle tutulan kayıtların esas alınacağına ilişkin düzenlemeye ilişkin farklı eleştiriler için bkz. Töremiş, s. 35; Ayhan, s Bkz. Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s. 541; Sevi, s. 247; Narbay, s Aynı yönde bkz. Narbay, s. 161; Sevi, 247; Haselçin, Kaydi Sistem, s Sevi, esas alınacak kayıtların aracı kuruluş hesapları dâhilindeki yatırımcı hesapları olması gerektiği görüşündedir. Bkz. Sevi, s Aynı yönde bkz. Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s

189 itibariyle tutulan kayıtlar 1148, hak sahipleri itibariyle tutulan kayıtlar olarak anlaşılmalıdır Diğer bir görüşe göre 1150 ise, nama yazılı kaydi payların devrinin pay defterine kaydında esas alınacak kayıtlar, düzenlemenin lafzında yer aldığı gibi ihraççılar itibariyle tutulan kayıtlar olmalıdır. Çünkü burada ihraççılar itibariyle tutulan kayıtlar ile kastedilen, üye sıfatıyla ihraççının hesabında izlenen ve statik bir kayıt olan sermaye bilgileri değildir. İhraççılar itibariyle tutulan kayıtlar ile kastedilen, Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde, aracı kuruluşlar ve hak sahipleri adına açılmış hesaplarda izlenen ve bir anonim şirketin ihraç ettiği tüm payları üzerindeki hak sahipliğini gösteren kayıtlardır. Bu nedenle ihraççılar itibariyle tutulan kayıtların esas alınması, amacı ifade etmesi bakımından doğru bir düzenlemedir. Hak sahipleri itibariyle tutulan kayıtlarda, ayırt edici unsur hak sahibi yatırımcı veya aracı kuruluş olacaktır. Bu nedenle bir hesap içerisinde yapılan yatırımın çeşitliliğine bağlı olarak yüzlerce farklı ihraççının ihraç ettiği pay bulunabilecektir. Oysa ihraççı şirketi ilgilendiren, çok sayıda hak sahibi hesabı içerisinde izlenen şirketçe ihraç edilmiş paylar üzerindeki hak sahipliğidir. Diğer bir ifade ile buradaki ayırt edici unsur ihraççı şirkettir. Dolayısıyla pay devirlerinin pay defterine kaydında ihraççılar itibariyle tutulan kayıtların esas alınması işin doğası gereğidir Kanaatimizce düzenlemenin lafzında yer alan ihraççılar itibariyle tutulan kayıtların esas alınacağı na ilişkin ifade amaca yönelik olmakla birlikte eksik bir düzenlemedir. Bu nedenle de esas alınacak kayıtların belirlenmesi açısından farklı görüşlerin ileri sürülmesine neden olmaktadır. Her ne kadar uygulama açısından ciddi bir problem olmamakla birlikte 1152, düzenlemede yer alan ihraççılar itibariyle tutulan kayıtlar ifadesinin değiştirilmesi gerekmektedir. Düzenlemenin lafzında yer alan ihraççılar itibariyle tutulan kayıtlar ifadesi, ihraççılar itibariyle tutulan hak sahiplerini gösteren Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 6. fıkrasında ihraççılar itibariyle tutulan kayıtlar ibaresinin kullanılmasına getirilen, Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 2. fıkrasında öngörülen hak sahipleri itibariyle tutulan kaydın, paylar üzerindeki rehin ve intifa gibi haklara ilişkin olduğu ve ihraççılar itibariyle tutulan kaydın hak sahiplerini de içerdiği şeklindeki açıklamaların ikna edici nitelikte olmadığı yönünde bkz. Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s Aynı yönde bkz. Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s Manavgat, Kaydi Sistem, s. 184; Acır, s Manavgat, Kaydi Sistem, s Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulan kayıtlar birbirinin alternatifi olan kayıtlar değildir. Birbirinden farklı isimle anılan bu kayıtların hepsi temelde aynı bilgileri içermekle birlikte çeşitli sınıflandırma ölçütlerine göre kategorilere ayrılma sonucunda farklı isimde kayıtlar ortaya çıkmaktadır. Bu birbirinden farklı isimdeki kayıtlar aynı kayıtların sadece farklı görüntülenmeleridir. Bu konuda ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 5, II. 188

190 kayıtlar şeklinde değiştirilerek problem ortadan kaldırılabilir. Böylece her iki farklı görüşün üzerinde durduğu tereddütler de ortadan kaldırılmış olur. Nitekim hükmün getiriliş amacına 1153 uygun lâfzî ifade ve hükmün anlatmak istediği de ihraççılar itibariyle tutulan hak sahiplerini gösteren kayıtlar dır. 2. Pay Defterine Kayıt İçin İlgililerin Başvurusuna Gerek Olmaması Sermaye Piyasası Kanunu 10/A maddesinin 6. fıkrasında yer alan düzenlemenin getirdiği diğer bir yenilik, kaydi sisteme tabi anonim şirketlerde devralanın pay defterine işlenmesi için ilgililerin başvurusuna gerek olmamasıdır Nama yazılı anonim şirket payının devrinin tam olarak gerçekleşebilmesi için taraflar arasında yapılan devrin, anonim şirket pay defterine kaydı 1155 da gerekir Çünkü nama yazılı anonim şirket payının devri, şirkete karşı ancak devrin pay defterine kaydıyla hüküm ifade eder. Anonim şirket, nama yazılı payın devrini, kural olarak 1157, kendiliğinden 1158 ve devri ispatlayan belgeler olmadan 1159 pay defterine kaydedemez (6762 sayılı TK. m.417; 6102 sayılı TK. m.499). Devrin pay defterine kaydı, devrin kabul edilmesi için anonim şirket açısından da bir zorunluluktur. Bu nedenle taraflar arasında yapılan nama yazılı kaydi anonim şirket payı devrinin de mutlaka anonim şirkete ihbar edilmesi (bildirilmesi) gerektiği düşünülebilir Hükmün getiriliş amacının anonim şirketin tüm payları üzerindeki hak sahipliğine ilişkin kayıtların esas alınması olduğu yönünde bkz. Manavgat, Kaydi Sistem, s Aynı yönde bkz. Manavgat, Kaydi Sistem, s. 184; Sevi, s Aksi yönde bkz. Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s. 542; Narbay, s Pay defterine kayıt kurucu değil, açıklayıcı niteliktedir. Bkz. Moroğlu, Nama Yazılı Pay Senetleri, s. 48; Narbay, s. 146; Pulaşlı, Bağlı Nama, s. 89; Yasaman, Nama Yazılı Hisse Senetleri, s Aksi yönde bkz. Tekinay, Selahattin Sulhi, Nama Yazılı Hisse Senetlerinin Devri, Ticaret ve Banka Hukuku Haftası, Ankara 1959, s. 139 vd.. Ayrıntılı bilgi için bkz. Tekinalp, Ünal, Pay Defterine Yazımın Hukuki Niteliği Sorunu, İktisat Maliye, C. XXV, S. 11, s. 470 vd.. Moroğlu, Nama Yazılı Pay Senetleri, s. 47. Kural olarak ifadesinin kullanılmasının nedeni, Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 6. fıkrasında yer alan Payların devrinin, Türk Ticaret Kanununun 417 nci maddesi çerçevesinde ortaklıklar tarafından pay defterine kaydında, ilgililerin başvurusuna gerek kalmaksızın Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde ihraççılar itibariyle tutulan kayıtlar esas alınır hükmünün, kaydi anonim şirket payları açısından, anonim şirketin kendisine herhangi bir başvuru yapılmaksızın devralan kişiyi pay defterine kaydedebilmesinin önünü açmasıdır. Ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 5, II. Anonim şirketin pay devrini pay defterine kaydedebilmesi için kendisine bu konuda bir bildirim yapılması gerektiği yönünde bkz. Pulaşlı, Bağlı Nama, s. 55; Aytaç, Hisse Senetleri, s. 98. Töremiş, s. 7. Kaydi anonim şirket payı devrinin pay defterine kaydı için anonim şirkete başvurulması gerektiği yönünde bkz. Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s. 542; Narbay, s

191 Nitekim doktrindeki bir görüşe göre 1161, borsadaki al ve sat şeklindeki emirlerin veya nama yazılı kaydi payın borsa dışındaki devrinde yazılı temlik beyanının pay defterine kayıt yapacak anonim şirkete ibrazı şarttır. Çünkü anonim şirket bu belgeleri görmeden pay defterine kayıt yapamaz sayılı TK nın 417. maddesinin 2. fıkrasına göre; Hisse senedinin yukarıki maddeye uygun olarak devredildiği ispat edilmedikçe devralan pay defterine yazılamaz. Yukarıki madde ifadesi ile atıf yapılan hüküm 6762 sayılı TK nın 416. maddesinin 2. fıkrasıdır. Bu hükme göre ise Devir ciro edilmiş senedin devralana teslimi ile olur. Şu kadar ki; devir, şirkete karşı ancak pay defterine kayıtla hüküm ifade eder. Bu hükümler ile pay defterine kayıt talebinde bulunan kişinin, yönetim kuruluna, hisse senetlerinin varlığı halinde cironun yapılmış olduğunun ispatının gerekliliği ifade edilmektedir. Hisse senedinin yokluğunda (kaydi payların söz konusu olması halinde) ise devir, temlikname ile kanıtlanmalıdır. Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 6. fıkrasında 6762 sayılı TK nın 417. maddesine yapılan atfın anlamı budur Genel kural, pay defterine kayıt yapılabilmesi için kayıt bildiriminin yöneltilmesinin zorunlu olmasıdır. Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 6. fıkrası ile getirilen düzenleme ile de bu genel kuralın ve zorunluluğun değişmeyeceği açıkça ortaya konmuştur Dolayısıyla kaydi sistemde de genel kural geçerli olup, devralanın pay defterine kaydı için mutlaka anonim şirkete bildirim yapılması zorunludur Doktrindeki diğer görüşe 1165 göre ise, nama yazılı anonim şirket paylarının devrinde, devrin pay defterine kaydı için ilgililerin başvurusuna gerek yoktur. Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 6. fıkrasında, anonim şirketin nama yazılı kaydi payın devrini pay defterine kaydederken izleyeceği prosedür belirtilirken ilgilinin başvurusuna gerek kalmaksızın ifadesi kullanılmıştır. Böylece anonim şirketin kaydi paylar açısından resen kayıt yetkisi olduğu vurgulanmıştır. Bununla birlikte Ticaret Kanunu nda da pay defterine kayıt için ilgililerin başvurusuna ilişkin açık bir hüküm bulunmamasına rağmen, (6762 sayılı TK. m.417 ve 6102 sayılı TK. m.499 ile) pay defterine kayıt için devrin ispatı yükümlülüğü getirildiği için, tarafların pay defterine kayıt Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s. 542; Narbay, s Aksi yönde bkz. Manavgat, Kaydi Sistem, s. 184; Sevi, s. 247; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 151; Ayhan, s Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s Narbay, s Narbay, s Manavgat, Kaydi Sistem, s ; Sevi, s. 247; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 151; Ayhan, s

192 prosedürüne katılmaları işin doğası gereği bir zorunluluktur Ancak kaydi sistem ile birlikte Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulan, sürekli yenilenen ve hak sahipliğini gösterme açısından doğru olduğuna ilişkin haklarında karine bulunan kayıtlar bu zorunluluğu ortadan kaldırmıştır. Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtları, kurucu nitelik taşımasalar da aksi ispatlanıncaya kadar hak sahibini göstermektedir. Ayrıca Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 6. fıkrasında bulunan hüküm, anonim şirkete Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarına dayanarak pay defterine kayıt yapma yetkisi vermiştir. Dolayısıyla nama yazılı kaydi payın devrini gerçekleştiren tarafların devrin pay defterine kaydedilmesi için şirkete yönelik bir başvuruları olmasa bile, ilgili anonim şirket, Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarını esas alarak nama yazılı kaydi payların devrini pay defterine kaydedebilecektir Kanaatimizce nama yazılı kaydi anonim şirket payının devrinin, pay defterine kaydı için ilgililerin mutlaka anonim şirkete başvurmasına gerek yoktur Çünkü Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 6. fıkrasında yer alan Payların devrinin pay defterine kaydında, ilgililerin başvurusuna gerek kalmaksızın ifadeleri ile nama yazılı kaydi anonim şirket payının devrinin pay defterine kaydı için mutlaka ilgili anonim şirkete başvurulmasına gerek olmadığı açıkça ifade edilmiştir. Nitekim borsa dâhilinde yapılan devirlerde, sistemin bir gereği olarak Merkezi Kayıt Kuruluşu (pay defteri yerine geçebilen) kayıtları otomatik olarak yenilenmektedir. Borsa dışında yapılan devirlerde ise, taraflar devrin üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi için devri Merkezi Kayıt Kuruluşu na bildirmekte, böylece (pay defteri yerine geçebilen) kayıtlar yenilenmektedir. Öte yandan Merkezi Kayıt Kuruluşu yerine anonim şirkete başvuru yapılması halinde anonim şirket pay defterine kaydı ancak Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulan kayıtlara göre yapabilmektedir 1169 (SPKn. m.10/a f.6). Anonim şirketin kendi kayıtları ile Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtları arasında farklılık olması halinde ise, anonim şirket Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarını esas almak zorundadır. Ayrıca anonim şirkete Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarını esas alarak pay defterini yenileme yetkisi verilmiştir (SPKn Ticaret Kanunu na göre nama yazılı hisse senetlerinin devrinin pay defterine kaydı için taraflardan birinin şirkete başvurması gerektiği yönünde bkz. Aytaç, Hisse Senetleri, s. 98; Pulaşlı, Bağlı Nama, s. 55. Manavgat, Kaydi Sistem, s Aynı yönde bkz. Manavgat, Kaydi Sistem, s ; Sevi, s.247; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 151; Ayhan, s Kaydi sistemdeki kaydın tasarruf işlemi yapabilecek yetkiliyi göstermek konusunda karine teşkil ettiği yönünde bkz. Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s. 541; Ergincan / Yayla, s

193 m.10/a f.6). Dolayısıyla herhangi bir başvuru olmaksızın anonim şirket Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulan kayıtları esas alarak, kaydi anonim şirket paylarının devrini pay defterine kaydedebilecektir Aksi görüşün (nama yazılı payların devrinin pay defterine kaydı için mutlaka anonim şirkete başvuru yapılması gerektiğinin) kabulü, uygulamada anonim şirketin bazı işlemlerini zorlaştırabilir ve ortakların bazı haklarını kullanmalarını engelleyebilir. Ayrıca aksi görüşün uygulamada bazı fiili durumlar karşısında ayakta kalma şansı da bulunmamaktadır. Duruma varsayımsal bir örnekle açıklık getirebiliriz. Şöyle ki: taraflar arasında borsa dışında yazılı temlik beyanı ile yapılan çeşitli devirlerin bulunduğunu ve bu devirlerin Merkezi Kayıt Kuruluşu na bildirildiğini varsayalım. Söz konusu devirler hem taraflar açısından hem de üçüncü kişiler açısından geçerlidir. Anonim şirkete bildirim yapılmadığı için sadece anonim şirkete karşı geçerli olmadığı söylenebilir. Ancak anonim şirket de bir üçüncü kişi olup kanaatimizce devir anonim şirkete karşı da geçerlidir. Anonim şirkete karşı geçerli olmadığı kabul edilse bile, söz konusu anonim şirket genel kurul yapacağı zaman nama yazılı pay sahiplerine bildirim yapmak için 1171 Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarını kullanacak ve kendisine verilen yetki çerçevesinde pay defterini bu kayıtları kullanarak yenileyebilecektir 1172 (SPKn. m.10/a f.6; Kaydileştirme Tebliği m.26 f.1). Dolayısıyla anonim şirkete herhangi bir başvuru olmaksızın nama yazılı kaydi payların devri, pay defterine işlenmiş olacaktır. Böylece nama yazılı kaydi payların devrinin pay defterine işlenmesi için mutlaka anonim şirkete başvuru yapılması gerektiği yönündeki görüş, fiili uygulamaya yenik düşecektir. Nama yazılı kaydi pay devirlerinin mutlaka anonim şirkete bildirilmesi gerektiğinin kabulü halinde, devri anonim şirkete bildirmeyen devralan, genel kurula katılamayacak ve oy kullanamayacaktır. Bu durum ortakların haklarını kullanmalarını engelleyecektir. Yine aynı kabul, anonim şirketin nama yazılı pay sahiplerine genel kurul için yapacağı bildirim konusunda karışıklıklara yol Aynı yönde bkz. Manavgat, Kaydi Sistem, s. 185; Sevi, s sayılı TK nın 368. maddesine göre; Umumi heyetin toplantıya daveti, esas mukavelede gösterilen şekil ve surette ve her halde 37 nci maddede anılan gazete ile ilan ve toplantı günleri dahi olmamak üzere, toplantı vaktinden en az iki hafta önce yapılmak lazımdır. Senetleri nama yazılı olan pay sahipleriyle önceden şirkete bir hisse senedi tevdi ederek ikametgâhını bildiren pay sahiplerine, taahhütlü mektup gönderilmesi suretiyle de toplantı günü bildirilir. Anonim şirket açısından Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarını takip ederek bu kayıtlar çerçevesinde pay defterini yenileme zorunluluğu yoktur. Bununla birlikte kaydi sisteme tabi bir anonim şirketin, Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarını takip ederek pay defterindeki kayıtları kendiliğinden yenilemesinin önünde de, Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 6. fıkrası da göz önünde bulundurulduğunda, herhangi bir engel bulunmamaktadır. 192

194 açarak şirketin işini zorlaştıracaktır Çünkü şirketin kendi pay defterinde kayıtlı olan kişilere mi yoksa Merkezi Kayıt Kuruluşu nda pay sahibi olarak göründüğü halde kendisine bildirim yapmayan kişilere mi genel kurulu bildireceği konusunda karışıklık ortaya çıkacaktır. Bildirim yapılmayan nama yazılı pay sahibinin genel kurul kararlarının iptali 1174 için mahkemeye başvurma ihtimali de göz önünde bulundurulduğunda Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarında ortak olarak görünen kişinin anonim şirkete bildirim yapmadığı dolayısıyla ismi pay defterine kayıtlı olmadığı için anonim şirket açısından ortak olmadığını ileri sürmek çeşitli hukuki problemleri de beraberinde getirecektir. Öte yandan gerçek hak sahiplerini belirlemede ve gerekli yeter sayıyı bulamadığı için karar almada zorlanan şirketlerde, Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarını esas alarak nama yazılı pay devirlerini kendiliğinden (kendisine herhangi bir başvuru olmaksızın) pay defterine kayıt yapabilme olanağı, bu şirketlerin işlerinin kolaylaşmasında önemli bir rol oynayacaktır Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde payları kaydileştirilmiş anonim şirketler, kendilerine mutlaka başvuru yapılmasına gerek olmaksızın Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulan kayıtlardan yararlanarak pay defterlerini yenileyebilmektedir (SPKn. m.10/a f.6; Kaydileştirme Tebliği m.26 f.1). Bu nedenle ve yukarıda belirtilen diğer gerekçeler çerçevesinde nama yazılı kaydi payların devrinde, devrin pay defterine kaydı için mutlaka anonim şirkete başvurulmasına gerek olmadığı kanaatindeyiz Öte yandan nama yazılı bir kaydi anonim şirket payını devralan kişi 1177, bu devrin pay defterine kaydı için, başvuru yapılması zorunlu olmamakla birlikte, anonim şirket Sermaye Piyasası Kanunu nun 11. maddesinin 6. fıkrasına göre; Nama yazılı olarak ihraç edilmiş olup da, borsalarda veya teşkilâtlanmış diğer piyasalarda devamlı işlem gören hisse senetleri hakkında Türk Ticaret Kanununun 368 inci maddesindeki, ortaklara taahhütlü mektup gönderilmesi suretiyle toplantı gününün bildirilmesine ilişkin hüküm uygulanmaz. Bu hüküm her ne kadar borsalarda ve teşkilatlanmış piyasalarda işlem gören nama yazılı hisse senetleri açısından 6762 sayılı TK nın 368. maddesindeki şekil şartını ortadan kaldırsa bile kaydileştirmeye tabi şirketlerin borsada işlem gören payları dışındaki paylarının da kaydileştirilmesi gereklidir. Dolayısıyla kaydileştirmeye tabi şirketler açısından nama yazılı paylara ilişkin genel kurula davet için gerekli şekil şartının tamamen ortadan kalktığı söylenemez. Kendisine genel kurula çağrısı 6762 sayılı TK nın 368. maddesi çerçevesinde usulüne uygun olarak yapılmayan nama yazılı pay sahibi, karara muhalif kalıp, keyfiyeti tutanağa geçirtmeye gerek kalmaksızın sadece kendisine çağrının usulüne uygun olarak yapılmadığı gerekçesiyle genel kurul kararlarının iptalini isteyebilir. Bkz. Poroy / Tekinalp /Çamoğlu, N Aynı yönde bkz. Manavgat, Kaydi Sistem, s Aynı yönde bkz. Manavgat, Kaydi Sistem, s ; Sevi, s. 247; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 151; Ayhan, s Devrin pay defterine kaydı için başvurmaya yetkili kişinin nama yazılı payı devralan kişi olduğu yönünde bkz. Poroy / Tekinalp / Çamoğlu, N

195 yönetim kuruluna başvurabilir. Çünkü Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 6. fıkrasında yer alan düzenleme, nama yazılı paylar açısından pay defterine kaydın niteliğini değiştirmemiştir Bu nedenle Ticaret Kanunu nda (6762 sayılı TK. m.417; 6102 sayılı TK. m.499) yer alan pay defterine kayıt yükümlülüğü ortadan kalkmamıştır Yönetim kurulu şirket ana sözleşmesi hükümleri çerçevesinde 1180 devralanın pay defterine kaydedilme talebini reddedebilir. Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 6. fıkrasında yer alan düzenleme, yönetim kurulunun ana sözleşme hükümleri çerçevesinde inceleme yapma ve devralanın pay defterine kaydını reddedebilme hakkını da bertaraf etmemektedir Çünkü söz konusu hüküm sadece payların devrinde hak sahibinin belirlenmesi açısından Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarının esas alınacağını düzenlemektedir. Bununla birlikte söz konusu düzenleme, anonim şirket yönetim kurulunun devrin usulüne uygun yapılıp yapılmadığını incelemek adına taraflardan ispatlayıcı belge isteme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaktadır Çünkü yönetim kurulu pay defterine kayıt yaparken Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarını esas alabilmektedir. Bu nedenle ayrıca devri ispatlayacak belge isteme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Dolayısıyla anonim şirket yönetim kurulu ekstra bir belgeye gerek duymaksızın Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarını esas alarak işlem yapabilir. Nama yazılı kaydi anonim şirket payının devrinin pay defterine kaydedilmesi için, anonim şirkete başvurulmasına gerek olmamakla birlikte, eğer herhangi bir başvuru olursa, anonim şirket kendi elindeki pay defterindeki kayıtları değil, Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde ihraççılar itibariyle tutulan hak sahiplerini gösteren kayıtları esas almalıdır. Dolayısıyla başvuru işlemi, Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarına göre sonuçlandırılmalıdır Kendisine bu tür bir başvuru olduğunda, anonim şirketin, nama yazılı pay sahiplerini tespit etmek için dilekçe veya başka bir resmi belge ile Merkezi Kayıt Kuruluşu na başvurmasına gerek yoktur. Çünkü ihraççı anonim şirket, Merkezi Kayıt Kuruluşu üyesi sıfatıyla kaydi sistemi kullanma yetkisine sahiptir. Bu nedenle herhangi bir Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s. 542; Sevi, s Manavgat, Kaydi Sistem, s. 183; Ayhan, s Anonim şirket ana sözleşmesi ile nama yazılı payların devrine ilişkin bazı sınırlandırmalar getirilebilir. Aynı yönde bkz. Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s. 543; Töremiş, s. 34. Aynı yönde bkz. Manavgat, Kaydi Sistem, s ; Özer, s Aynı yönde bkz. Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s. 540; Narbay, s

196 başvuru halinde ihraççı anonim şirket, kural olarak, nama yazılı pay sahiplerini kaydi sistemi kullanarak tespit edebilmektedir Bununla birlikte Kaydileştirme Tebliği nin 26. maddesinin 2. fıkrasında, Aksi yatırımcı tarafından yazılı olarak bildirilmedikçe, ihraççıların talebi halinde, MKK'nın belirleyeceği usul ve esaslar çerçevesinde, yatırımcı hesaplarındaki paylara ilişkin bilgiler MKK tarafından ihraççılara iletilir şeklinde bir hüküm yer almaktadır. Bu nedenle ihraççı anonim şirket, sadece açıkça ve yazılı olarak kimlik bilgilerinin ihraççı anonim şirkete bildirilmemesini isteyen pay sahiplerini (hamiline hesap sahiplerini) kaydi sistemi kullanarak tespit edememektedir III. FİZİKİ DOLAŞIMDAKİ SERMAYE PİYASASI ARAÇLARININ İPTAL VE İMHASI Sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi çerçevesinde, kaydi sisteme geçilmeden önce basılmış fiziki sermaye piyasası araçlarının toplanması, bunlara ilişkin bilgilerin kaydi sisteme aktarılması, daha sonra ise bunlara ilişkin senetlerin iptal ve imha edilmesi gerekmektedir. Çünkü kaydi sistemde amaç senetsiz (materyalsiz) bir sistem oluşturmaktır. Nitekim bir fiziki sermaye piyasası aracı, kaydi sisteme aktarıldıktan sonra kaydi sermaye piyasası aracı haline gelmekte ve söz konusu sermaye piyasası aracının üzerinde tecessüm ettiği fiziki senedin bir fonksiyonu kalmamaktadır. Fiziki sermaye piyasası araçları kaydi sisteme aktarıldıktan sonra yapılacak ilk işlem iptal işlemidir. İptal sermaye piyasası aracının, sermaye piyasası aracı özelliğinin ortadan kaldırılması ve geçersiz hale getirilmesidir. Ancak iptalden sonra da iptal edilen sermaye piyasası aracına ilişkin fiziki senet halen saklanmakta, diğer bir ifade ile fiziki senet varlığını devam ettirmektedir. Dolayısıyla kaydi sistemin tam anlamıyla amacına ulaşabilmesi için iptal edilen fiziki sermaye piyasası araçlarına ilişkin senetlerin imha edilmesi yani tamamen ortadan kaldırılması gerekmektedir. Fiziki sermaye piyasası araçlarının kaydileştirme sonrasında iptal ve imha edilmelerine ilişkin kurallar, Sermaye Piyasası Kanunu ve Kaydileştirme Tebliği ndeki Manavgat, Tasarı, s. 536; Narbay, s. 248; Ayhan, s Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde bir yatırımcı için hesap açılabilmesi için bazı bilgilerin mutlaka Merkezi Kayıt Kuruluşu na bildirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle Merkezi Kayıt Kuruluşu hesap türü ne olursa olsun hesap sahibinin kimlik bilgilerini bilmektedir. Kural olarak ihraççı anonim şirket de pay sahiplerinin kimlik bilgilerini bilmektedir. Ancak açıkça ve yazılı olarak kimlik bilgilerinin ihraççı anonim şirkete bildirilmemesini isteyen pay sahipleri (hamiline hesap sahipleri) ihraççı anonim şirket tarafından bilinmemektedir. Bununla birlikte hamiline hesap sahipleri genel kurula katılmak için genel kurul blokajı yaptırdıklarında kimlik bilgileri ihraççı tarafından bilinebilir hale gelmektedir. Ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 7, III ve V. 195

197 çeşitli hükümler ile düzenlenmiştir. Bu hükümlerden Sermaye Piyasası Kanunu nun Geçici 6. maddesinin 2. fıkrasına göre; Kurulca Kanunun 10/A maddesine göre kaydı tutulması kararlaştırılan ve Kanunun yürürlüğe girmesinden önce ya da bu maddenin birinci fıkrası uyarınca bastırılan sermaye piyasası araçlarının teslim edilmesi zorunludur. Bu suretle teslim alınan senetler, Kurulca belirlenecek esaslar çerçevesinde Merkezi Kayıt Kuruluşunda toplanarak, iptal ve imha edilir. Ayrıca Kaydileştirme Tebliği nin Geçici 3. maddesinin 5. fıkrasına göre; Teslim edilen sermaye piyasası araçlarına tedavül kabiliyetini haiz olmadıklarını gösterir iptal şerhi konularak, bunların kaydi dönüştürülmesine başlanır. Anılan senetlerin saklanmalarına imhaları tarihine kadar devam olunur. Bu hükümlerden çıkan sonuç; fiziki sermaye piyasası araçlarına ilişkin senetlerin kaydileştirilmek üzere Merkezi Kayıt Kuruluşu na teslim edileceği, teslim edilen senetlerin üzerine iptal şerhi koyulacağı, daha sonra bu senetlerin Sermaye Piyasası Kurulu nun belirleyeceği esaslar çerçevesinde imha edileceği, imha edilene kadar ise söz konusu senetlerin saklanacağıdır. Ancak söz konusu senetlerin imhasına ilişkin, henüz Sermaye Piyasası Kurulu tarafından herhangi bir esas belirlenmediği gibi senetlerin imha edilme zamanlarına ilişkin de herhangi bir tarih veya süre tespit edilmemiştir. Bu nedenle kaydileştirilen sermaye piyasası araçlarına ilişkin imha edilmeyen söz konusu senetlerin halen saklanması gerekmektedir. Nitekim tarihinde borsada işlem gören anonim şirket hisse senetleri topluca kaydileştirilmiş olmasına rağmen, kaydileştirilen bu hisse senetlerine ilişkin fiziki senetler halen TAKASBANK kasalarında saklanmaktadır Dolayısıyla kaydileştirilen sermaye piyasası araçlarına ilişkin fiziki senetlerin imha edilebilmesi için bu senetlerin imhasına ilişkin prosedür ve kuralların biran önce Sermaye Piyasası Kurulu tarafından belirlenmesi gerekmektedir. Öte yandan prosedür ve kuralların belirlenmemesi nedeniyle, kaydileştirilen sermaye piyasası araçlarına ilişkin fiziki senetlerin iptal ve imha işlemleri bazı hukuki problemleri de beraberinde getirebilir. Örneğin, bir anonim şirketin hisse senetlerine ilişkin kaydileştirme süreci içerisinde sahte hisse senetlerinin kaydileştirilmek üzere teslim edilmesi durumunda ortaya bazı problemler çıkabilir. Şöyle ki: Sahte hisse senetlerinin kaydileştirilmesinin ardından iptal ve imha edilmeleri durumunda, gerçek senetleri getiren kişinin elindeki senetlerin gerçek mi yoksa sahte mi olduğunu karşılaştıracak herhangi bir belge bulunamayacaktır. Dolayısıyla böyle bir durumda gerçek hak sahibinin hakları zedelenebilecektir. Ortaya çıkabilecek çeşitli hukuki uyuşmazlıkların çözümü açısından 1186 Bkz. Çatana, s

198 delil olabilecek belgelerin (fiziki senetlerin) tamamen ortadan kaldırılması, örnekte olduğu gibi bazı problemleri beraberinde getirecektir. Bununla birlikte söz konusu sorunun çözümü adına kaydileştirilen sermaye piyasası araçlarına ilişkin fiziki senetlerin ilelebet saklanması ise, kaydi sistemin getiriliş felsefesine aykırıdır. Kanaatimizce yapılacak bir kanuni düzenleme ile söz konusu sorunun ortadan kaldırılması en makul çözüm olacaktır. Bu çerçevede Sermaye Piyasası Kanunu nun kaydileştirme sürecini düzenleyen geçici maddelerine eklenecek yeni hükümler ile kaydileştirilmiş sermaye piyasası araçlarına ilişkin fiziki senetlerin iptal ve imhasına ilişkin prosedür ve kurallar düzenlenebilir. Bu şekildeki bir düzenleme ile kaydileştirilen sermaye piyasası araçlarına ilişkin fiziki senetlerin, kaydileştirmeden sonra iptal edilmesi ancak belli bir süre daha saklanması ve daha sonra imha edilmesi öngörülebilir. Kanaatimizce kaydileştirmeden sonra senetlerin saklanması için öngörülecek en makul süre, genel zamanaşımı süresi olan 10 yıl olmalıdır Bu sürenin dolmasından sonra ise, tüm fiziki senetler imha edilebilecektir. Nitekim 10 yıllık süre sonunda ortaya çıkması muhtemel hukuki uyuşmazlıklar zaten zamanaşımına uğrayacaktır. Söz konusu süre belirlemesinin ve süre sonunda hakların zamanaşımına uğrayacağının, mutlaka kanuni bir düzenleme ile yapılması gerekmektedir. Çünkü sadece Sermaye Piyasası Kurulu kararları veya diğer hukuki düzenlemeler ile yapılacak değişiklikler hakkı ortadan kaldıran bu tür bir düzenlemenin yapılması açısından uygun değildir. Değişikliğin yapılabileceği en uygun kanun ise, Sermaye Piyasası Kanunu olacaktır. Nitekim yukarıda belirttiğimiz görüş doğrultusunda 6111 sayılı Kanun 1188 ile Sermaye Piyasası Kanunu nun Geçici 6. maddesinin 3. fıkrası değiştirilmiş ve bu fıkradan sonra gelmek üzere bu maddeye yeni 4. fıkra eklenmiştir. Bu hükümlere göre; teslim edilerek kayden izlenmesine başlanmış olan sermaye piyasası araçlarını temsil eden senetler merasime gerek kalmaksızın hükümsüz hale gelir ve imha edilir (SPKn. m.geçici 6 f.3). Ayrıca her bir sermaye piyasası aracı için Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından kayden izlemenin başladığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları hisse senedi ise, ihraççıya kanunen intikal eder. Bu durumda Bu saklama süresine paralel bir düzenleme 5411 sayılı Bankacılık Kanunu nun 62. maddesinde yer almaktadır. Bu hükme göre; Bankalar nezdlerindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan hak sahibinin en son talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak on yıl içinde aranmayanlar zamanaşımına tâbidir sayılı ve 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Ve Diğer Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun (RG. T , S

199 paydan doğmuş olan haklar, hisse senetlerinin ihraççıya intikal tarihinde kendiliğinden sona ermiş sayılır. Söz konusu payların satışı, ihraççılarca üç ay içerisinde yapılır. Teslim edilmeyen diğer sermaye piyasası araçlarından doğan alacaklar, bu tarihte zamanaşımına uğrar (SPKn. m.geçici 6 f.4). Kanaatimizce 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler olumlu olmakla birlikte yeterli değildir. Çünkü söz konusu düzenlemelerde kaydileştirilen sermaye piyasası araçlarını temsil eden senetlerin merasime gerek kalmaksızın hükümsüz hale geleceği ve imha edileceği belirtilmekte ancak imha prosedürüne ilişkin belirli bir zaman veya süre belirtilmemektedir. Yukarıda da ifade edildiği gibi hukuki uyuşmazlıkların tek delili niteliğindeki senetlerin hemen imha edilmesi çeşitli problemleri beraberinde getirebilecek niteliktedir. Bu nedenle kaydileştirilen sermaye piyasası araçlarını temsil eden senetlerin genel zamanaşımı süresi olan 10 yıl dolduktan sonra imha edilmesi daha uygun olacaktır. Aynı gerekçelerle Geçici 6. maddenin 4. fıkrasında 7 yıl olarak belirlenen süresinin, 10 yıl olması gerektiği kanaatindeyiz. Öte yandan Geçici 6. maddenin 4. fıkrası ile kaydileştirme tarihinden itibaren 7 yılın geçmesiyle ortaklık haklarının sona ererek ihraççıya intikal edeceğinin düzenlenmesi uygun olmamıştır Çünkü bu hüküm pay sahiplerinin mülkiyet hakkını tamamen ortadan kaldırmaktadır. Anayasa nın 35. maddesinin 2. fıkrasına göre ise, kişilerin mülkiyet hakkı ancak kamu yararının gerektirdiği durumlarda kanunla sınırlandırılabilmekte, fakat tamamen ortadan kaldırılamamaktadır. Mülkiyetin kamulaştırma gibi nedenlerle devlete geçtiği durumlarda da hak sahibine belirli bir bedel ödenmektedir. Dolayısıyla Geçici 6. maddenin 4. fıkrası ile getirilen düzenlemenin değiştirilmesi gerekmektedir. Kanaatimizce kaydileştirme tarihinden itibaren 10 yıl geçmesine rağmen sahipleri tarafından kaydileştirilmek üzere teslim edilmeyen hisse senetlerinin borsada satılacağı ve bedelinin ileride başvurması halinde ödenmek üzere hak sahibi adına bir hesapta 1190 bloke edileceği şeklinde bir düzenleme getirilmesi daha uygun olacaktır. Hesapta bloke edilen paranın ise, hesaba yatırılma tarihinden itibaren 10 yıl boyunca tahsil edilmemesi halinde zamanaşımına uğrayan mevduat hükümlerince devlete Aynı yönde bkz. Haselçin, İbrahim, Küçük Yatırımcıdan Patronlara Transfer, Söz konusu bu hesap Merkezi Bankası nda ya da Merkezi Kayıt Kuruluşu nun muhabir bankası olan TAKASBANK ta açılacak bir hesap olabilir. 198

200 intikal etmesi düşünülebilir Böylece 20 yıllık kademeli bir zamanaşımı süresi tespit edilmiş olacaktır. Ayrıca mülkiyetin zamanaşımına uğraması yerine, şahsi bir alacak hakkına dönüşen para alacağının zamanaşımına uğraması yolu tercih edilecektir. 6. MERKEZİ KAYIT KURULUŞU I. GENEL OLARAK Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 1. fıkrası ile Sermaye piyasası araçları ve bunlara ilişkin haklar; özel hukuk tüzelkişiliğini haiz bir Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından kayden izlenir hükmü getirilmiştir. Böylece sermaye piyasası araçlarını ve bunlara ilişkin hakları kayden izleyecek tüzel kişiliği haiz bir kurumun kurulacağı ve bu kurumun isminin Merkezi Kayıt Kuruluşu olacağı hüküm altına alınmıştır. Ayrıca Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesi ile Merkezi Kayıt Kuruluşu nun kuruluş, faaliyet, çalışma ve denetim esaslarının Bakanlar kurulu tarafından çıkarılacak bir yönetmelikle 1192 belirleneceği düzenlenmiştir (SPKn. m.10/a f.1). II. KURULUŞU Bakanlar Kurulu, Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesindeki hükme uygun olarak 2001 yılında Merkezi Kayıt Kuruluşunun Kuruluş, Faaliyet, Çalışma ve Denetim Esasları Hakkında Yönetmelik 1193 (MKK Yönetmeliği 1194 ) adı altında bir yönetmelik çıkarmıştır. MKK Yönetmeliği nin 1. maddesinde yönetmeliğin amacı, ihraççılar, aracı kuruluşlar ve hak sahipleri itibariyle kaydı tutulan sermaye piyasası araçları ve bunlara ilişkin hakları kayden izleyecek, üye grupları itibariyle tutulan kayıtların birbirleriyle tutarlılığını kontrol edecek, Yatırımcıları Koruma Fonunu idare ve temsil edecek Merkezi Kayıt Kuruluşunun kuruluş, faaliyet, çalışma ve denetim esaslarını belirlemek olarak tespit edilmiştir. MKK yönetmeliğinin Geçici 1. maddesine göre Merkezi Kayıt Kuruluşu nun ilk ana sözleşmesi Sermaye Piyasası Kurulu tarafından hazırlanacak ve kuruluş işlemleri Zamanaşımına uğrayan mevduat hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Battal, Ahmet, Mevduatta Zamanaşımı Konusundaki Mevzuatın ve Yargıtay Kararlarının Değerlendirilmesi, BTHAE Banka Hukuku ve Yargıtay Kararları Sempozyumu, Ankara 2007, s. 141 vd.) Merkezi Kayıt Kuruluşunun Kuruluş, Faaliyet, Çalışma ve Denetim Esasları Hakkında Yönetmeliğin yürürlüğe konulması, Devlet Bakanlığı nın tarihli ve 649 sayılı yazısı üzerine, Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesine göre, Bakanlar Kurulu nca tarihinde kararlaştırılmıştır. Bakanlar Kurulu Karar No: 2001/2475 Karar Tarihi: , RG. T , S Eser içerisinde Merkezi Kayıt Kuruluşunun Kuruluş, Faaliyet, Çalışma ve Denetim Esasları Hakkında Yönetmelik isimli bu yönetmelik yerine MKK Yönetmeliği kavramı kullanılacaktır. 199

201 kurucular tarafından tamamlanacaktır. Bu hükme uygun olarak Merkezi Kayıt Kuruluşu Anonim Şirketi nin ana sözleşmesi Sermaye Piyasası Kurulu tarafından hazırlanmış, tarihinde Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ndan kuruluş izni alınmış, tarihli İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu nun tasdik işlemi ile Ticaret Sicili ne tescil edilmiş ve tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi nde 1195 yayınlanmıştır. Anonim şirketler Ticaret Sicili ne yapılan tescil işlemi ile tüzel kişilik kazanır ve kurulmuş sayılırlar Bu nedenle Merkezi Kayıt Kuruluşu nun kuruluş tarihi, Ticaret Sicili ne tescil tarihi olan tarihidir Merkezi Kayıt Kuruluşu nun kuruluş tarihi bazı düzenlemelerin yürürlüğe girmesi açısından önemlidir. Çünkü 4487 sayılı Kanun un 30. maddesine göre söz konusu Kanun un Sermaye Piyasası Kanunu nda yaptığı bazı değişiklikler 1198, özellikle kaydileştirmenin ve kaydi sistemin temelini oluşturan Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesi, Merkezi Kayıt Kuruluşu nun kuruluş tarihinde yürürlüğe girer. MKK Yönetmeliği nin 6. maddesine göre, Merkez Kayıt Kuruluşu nda, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası, Kanun a göre kurulan diğer borsalar, TAKASBANK, Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşlar Birliği ve bu kuruluşları temsile yetkili gerçek kişiler kurucu ortak olabilir. Merkezi Kayıt Kuruluşu da bu hüküm çerçevesinde İstanbul Menkul Kıymetler Borsası, TAKASBANK, Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşlar Birliği ve İstanbul Altın Borsası nın kurucu ortaklığı ile kurulmuş ve kuruluş işlemleri bu kurucular tarafından tamamlanmıştır sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi. Poroy / Tekinalp / Çamoğlu, N. 497 vd. Merkezi Kayıt Kuruşu nun kuruluş tarihini olarak kabul ettiğimiz için Sermaye Piyasası Kanunu 10/A maddesinin yürürlük tarihinin de olduğu kanaatteyiz. Bu nedenle bu maddenin yürürlük tarihini Ticaret Sicil Gazetesi nde yayın tarihi olan olarak kabul eden görüşe katılmıyoruz. Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin tarihinde yürürlüğe girdiği yönündeki görüş için bkz. Haselçin, Kaydi Sistem, s sayılı Kanun un 1 inci maddesi, yayımı tarihinden geçerli olmak üzere, Merkezi Kayıt Kuruluşunun kurulduğu tarihte, 23 ve 24 üncü maddeleri, yayımı tarihinden geçerli olmak üzere, Merkezi Kayıt Kuruluşu nun kurulmasını takiben Yatırımcıları Koruma Fonu na ilişkin Sermaye Piyasası Kurulu nca yapılacak düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihte yürürlüğe girer. Merkezi Kayıt Kuruluşu hakkında hazırlanan Merkezi Kayıt Kuruluşunun Kuruluş, Faaliyet, Çalışma ve Denetim Esasları Hakkındaki Bakanlar Kurulu Yönetmeliği, tarih ve sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Anılan Yönetmeliğin 5 inci maddesinde Merkezi Kayıt Kuruluşunun anonim ortaklık statüsünü haiz olması öngörülmüştür. Merkezi Kayıt Kuruluşu nun kuruluş tarihi olan tarihi itibariyle, 4487 sayılı Kanunun 1 inci maddesi, tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe girmiştir. Kurulca hazırlanan Yatırımcıları Koruma Fonu Yönetmeliği tarih ve sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış ve Merkezi Kayıt Kuruluşu nun kuruluş tarihi olan tarihinde yürürlüğe girmiş olup, Yatırımcıları Koruma Fonu na ilişkin hükümler getiren 4487 sayılı Kanun un 23 ve 24 üncü maddeleri, tarihinden geçerli olmak üzere tarihinde yürürlüğe girmiştir. 200

202 Merkezi Kayıt Kuruluşu, gerekli kadrosunun tarihinden itibaren oluşturulmaya başlanmasıyla birlikte faaliyete geçmiştir III. HUKUKİ STATÜSÜ Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesi, sermaye piyasası araçları ve bunlara ilişkin hakları kayden izlemek üzere kurulacak Merkezi Kayıt Kuruluşu nun özel hukuk tüzel kişiliğini haiz olacağını düzenlemiştir (SPKn. m.10/a f.1). Dolayısıyla Merkezi Kayıt Kuruluşu, kamu tüzel kişiliğini haiz değildir Sermaye Piyasası Kanununun 10/A maddesi, Merkezi Kayıt Kuruluşunun, özel hukuk tüzel kişiliğinin türünü belirtmemiştir. Dernekler, vakıflar ve ticaret şirketleri özel hukuk tüzel kişiliğini haiz kuruluşlardır. Dolayısıyla Merkezi kayıt Kuruluşunun özel hukuk tüzel kişiliğinin bu türlerden hangisine gireceğinin tespiti gerekmektedir. MKK Yönetmeliği nin 5. maddesinin 1. fıkrasında ise, Merkezi Kayıt Kuruluşu nun özel hukuk tüzel kişiliğinin türü açıkça belirtilmiştir. Bu hükme göre; MKK, Kanun ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde faaliyette bulunmak üzere, anonim ortaklık şeklinde kurulur. Dolayısıyla Merkezi Kayıt Kuruluşu, ticaret şirketlerinden biri olan anonim şirket statüsündedir Öte yandan, Sermaye Piyasası Kanunu ve MKK Yönetmeliği nde, Merkezi Kayıt Kuruluşu nun Sermaye Piyasası Kurulu nun gözetim ve denetimi altında olduğu belirtilmiştir (SPKn. m.10/a f.1; MKK Yönetmeliği m.22). MKK Yönetmeliği nin 4. maddesinde ise, Yönetmelik hükümlerini yorumlamaya, Yönetmelikte yer almayan ya da açıklık bulunmayan konularda genel hükümleri de göz önünde bulundurarak karar vermeye, uygulamayı düzenlemeye ve yönlendirmeye, gözetim ve denetim makamı olan Sermaye Piyasası Kurulu nun yetkili olduğu düzenlenmiştir. Ayrıca Sermaye Piyasası Kurulu na, Merkezi Kayıt Kuruluşu genel kurul kararlarının Kurul onayı ile yürürlüğe girmesi, Merkezi Kayıt Kuruluşu yönetim kurulu başkanının belirlenmesi ve Merkezi Kayıt Kuruluşu paylarının Kurul un onayına bağlı olması gibi Merkezi Kayıt Kuruluşu üzerinde geniş yetkiler tanınmıştır. Bu çerçevede değerlendirildiğinde Merkezi Kayıt Kuruluşu nun anonim şirket olmakla birlikte, statüsünün kendine özgü hale geldiği ve yarı Merkezi Kayıt Kuruluşu nun özel hukuk tüzelkişisi şeklinde kurulmasının, piyasasının ihtiyaçları karşısında daha duyarlı ve esnek olma açısından olumlu olmakla birlikte, yatırımcılar tarafından kabul edilme ve güvenirlilik açısından bazı sorunlara yol açabileceği yönünde bkz. Özkul, s. 19. Aynı yönde bkz. Sevi, s

203 kamusal bir nitelik kazandığı söylenebilir Sermaye Piyasası Kurulu na Merkezi Kayıt Kuruluşu üzerinde geniş yetkiler tanınmasının nedeni, Sermaye Piyasası Kurulu nun Merkezi Kayıt Kuruluşu sistemi içerisinde geniş bir yer alarak denetim ve gözetim görevini en etkin şekilde yerine getirmesini sağlamaktır IV. UYGULANACAK HÜKÜMLER Merkezi Kayıt Kuruluşu, MKK Yönetmeliği ile kurulmuştur. Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından yürütülen kaydi sistemin ayrıntıları ise, Kaydileştirme Tebliği ile düzenlenmiştir. Hem MKK Yönetmeliği nin hem de Kaydileştirme Tebliği nin dayanağı 1204, Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesidir. Bu nedenle Merkezi Kayıt Kuruluşu na öncelikle Sermaye Piyasası Kanunu 10/A maddesi ve Sermaye Piyasası Kanunu nda yer alan Merkezi Kayıt Kuruluşu na ilişkin diğer hükümler 1205 uygulanmalıdır. Sermaye Piyasası Kanunu nda herhangi bir hüküm olmaması halinde ise, MKK Yönetmeliği ve Kaydileştirme Tebliği hükümleri Merkezi Kayıt Kuruluşu na uygulanmalıdır. Merkezi Kayıt Kuruluşu, anonim şirket statüsünde olduğu için Ticaret Kanunu nun anonim şirketlere ilişkin (6762 sayılı TK. m ; 6102 sayılı TK. m ) hükümleri ile tüm ticaret şirketlerine ilişkin (6762 sayılı TK. m ; 6102 sayılı TK. m ) genel hükümleri, mahiyetine uygun düştüğü oranda Merkezi Kayıt Kuruluşu na uygulanabilir niteliktedir. Nitekim MKK Yönetmeliği ile çeşitli konularda açık göndermeler yapılarak Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Örneğin, MKK Yönetmeliği nin 5. maddesinin 3. fıkrası ile açık bir gönderme yapılarak, Merkezi Kayıt Kuruluşu genel kurulunun Ticaret Kanunu hükümlerine göre toplanacağı düzenlenmiştir Yönetmelikte açıkça gönderme yapılmamış olsaydı bile, anonim şirket Aynı yönde bkz. Manavgat, Kaydi Sistem, s. 172; Sevi, s. 235; Ayhan, s. 75. Aynı yönde bkz. Sevi, s Kaydileştirme Tebliği nin dayanak başlıklı 3. maddesi şu şekildedir: Bu Tebliğ 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa 4487 sayılı Kanun ile eklenen 10/A maddesine dayanılarak hazırlanmıştır. MKK Yönetmeliği nin dayanak başlıklı 2. maddesi şu şekildedir: Bu Yönetmelik, 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 10/A maddesine dayanılarak hazırlanmıştır yılında 4487 sayılı Kanun ile 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu na 46/A maddesi eklenmiş ve Yatırımcıları Koruma Fonu nun sermaye piyasası araçlarının kaydını tutmakla görevli Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından idare ve temsil olunacağı düzenlenmiştir. Sermaye Piyasası Kanunu nun Geçici 6. ve Geçici 7. maddeleri ile de sermaye piyasası araçları açısından kaydileştirilme sistemine geçiş sürecinin gelişimine ilişkin hükümler getirilmiştir. Bunun dışında, MKK yönetmeliğinin 5. maddesinin 6. fıkrasının Yönetim kurulu, genel kurul tarafından seçilen üyelerden oluşur. Ancak bir üye, Kurul tarafından TTK nın 275 inci maddesi hükmü çerçevesinde Kurul temsilcisi olarak atanır. Kurul'u temsil eden üye, yönetim kurulu 202

204 statüsü nedeniyle Ticaret Kanunu hükümleri Merkezi Kayıt Kuruluşu na uygulanabilir niteliktedir. Merkezi Kayıt Kuruluşu, ticaret şirketi olduğu için Medeni Kanun un tüzel kişilere ilişkin hükümleri ile Borçlar Kanunu nun (818 sayılı BK. m.520 vd.; 6098 sayılı BK. m.620) adi şirketlere ilişkin hükümleri de mahiyetine uygun düştüğü oranda Merkezi Kayıt Kuruluşu na uygulanabilir V. AMAÇLARI Merkezi Kayıt Kuruluşu nun temel amacı, uluslararası sermaye piyasaları uygulamalarını da takip ederek, piyasaların etkinliğinin artırılması bağlamında üzerine düşen sorumlulukların tam anlamıyla yerine getirilmesi ve karşılaşılabilecek risklerin minimize edilebilmesidir. Stratejik amaçları ise, işlemlerin yürütülmesinde mükemmel işleyişin sağlanması, kaydileştirmenin azalttığı risk faktörünün yönetilebilmesi, dünyadaki uygulamaların takip edilmesi, üye ihtiyaçlarına yönelik sorunların çözülmesi ve pratik uygulamalar geliştirilmesi, düzenleme ve denetlemeye ilişkin yükümlülüklerinin yerine getirilmesidir Kuruluşundaki temel amaçlar çerçevesinde Merkezi Kayıt Kuruşu nun hedefleri; - Sermaye piyasası araçları ve bunlara ilişkin tüm hakların elektronik ortamda, ihraççılar, aracı kuruluşlar ve hak sahipleri itibariyle tutulması - İhraççılar, aracı kuruluşlar, yatırımcılar ve düzenleyici kuruluşların kaydi sisteme web ve diğer bağlantı araçları ile erişebilmesi ve rapor alabilmesi - Üyelerin ve aşamalı olarak yatırımcıların web tabanlı erişim üzerinden kaydi sistemde değişiklik yapabilmelerinin sağlanması - Teknik altyapının güvenlik, erişim çeşitliliği, platform bağımsız uygulama sunucusu teknolojisiyle esnek bir anlayışla düzenlenebilmesi - Sermaye Piyasası Kurulu ve diğer düzenleyici kuruluşlar tarafından istenen hizmetlerin kısa zamanda verilebilmesi - Tüm katılımcılar için katılma değeri yüksek hizmetlerin ucuz maliyetle verilmesi başkanıdır hükmü ile de açıkça gönderme yapılarak Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. Arslan, Şirketler Hukuku, s

205 - Aracı kuruluşlar için borsa içi ve borsa dışı hisse senedi ve diğer sermaye piyasası araçlarının takasını kolaylaştırmak ve ucuzlatmak yanında ihraççılar, yatırımcılar ve düzenleyici kuruluşlar için piyasa etkinliğini artıracak, risk takip ve yönetimini kolaylaştıracak şekilde tüm piyasa aktörlerinin ihtiyaçlarını gözeterek düşük maliyetli hizmetler üretilmesi - e Devlet ile esnek ve kolay işbirliğinin sağlanabilmesidir VI. GÖREVLERİ Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesi ile sermaye piyasası araçları ve bunlara ilişkin hakların kaydi olarak izlenmesi ve elektronik ortamda kaydi olarak tutulması görevi, Merkezi Kayıt Kuruluşu na verilmiştir. Sermaye Piyasası Kanununun 46/A maddesi ile Yatırımcıları Koruma Fonu nun idare ve temsil görevi de Merkezi Kayıt Kuruluşu na verilmiştir. Dolayısıyla Merkezi Kayıt Kuruluşu nun kaydi sisteme ilişkin ve Yatırımcıları Koruma Fonu na ilişkin olmak üzere iki temel görevi bulunmaktadır. Ayrıca kaydi sisteme ve Yatırımcıları Koruma Fonu na ilişkin görevleri dışında, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından sermaye piyasası mevzuatı çerçevesinde verilen diğer görevleri ve düzenlemelerin gerektirdiği işlemleri yapmak da Merkezi Kayıt Kuruluşu nun görevleri arasındadır. A. Kaydi Sisteme İlişkin Görevleri Merkezi Kayıt Kuruluşu nun kaydi sisteme ilişkin görevleri şu şekilde sıralanabilir: - Sermaye Piyasası araçlarını ve bunlara bağlı hakları, bilgisayar ortamında, üyeler ve hak sahipleri itibariyle kayden izlemek, - Kayıtların üyeler itibariyle tutarlılığını izlemek, tutarsızlık ve kaydi sisteme ilişkin düzenlemelere aykırılık tespiti halinde üyeler nezdinde gerekli düzeltmelerin yapılmasını istemek ve durumu derhal Sermaye Piyasası Kurulu na bildirmek, - Sistemin güvenli çalışmasını sağlayacak önlemleri almak ve uygulamak, - Kayıtların hukuki düzenlemelerde öngörülen çerçevede gizliliğini sağlamak, - Sermaye Piyasası Kurulu tarafından Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesine göre kaydı tutulmasına karar verilen sermaye piyasası araçlarının, kaydileştirilmesine ilişkin işlemleri yapmak, 1209 Özkul, s

206 - Öngörülen sürenin sonuna kadar teslim edilmeyen araçların yönetime ilişkin haklarını kullanmak, mali haklarını kullanmak ve izlemek, - Merkezi Kayıt Kuruluşu üyeleri veya üyelerle Merkezi Kayıt Kuruluşu arasında sistemin işleyişine ilişkin olarak çıkabilecek uyuşmazlıkların çözümünde tarafların Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu çerçevesinde tahkim sistemini kullanabilmelerine yardımcı olmak B. Yatırımcıları Koruma Fonu na İlişkin Görevleri Yatırımcıları Koruma Fonu, Sermaye Piyasası Kanunu na 1999 yılında eklenen 46/A maddesi ile kurulmuş ve 2001 yılında Merkezi Kayıt Kuruluşu nun kurulması ile faaliyete başlamıştır Fon tüzel kişiliğe sahip olup, Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından idare ve temsil edilmektedir. Fon, aracı kurum ve bankaların hisse senedi işlemlerine bağlı olarak ödedikleri primlerden oluşmaktadır. Yatırımcıları Koruma Fonu, özellikle küçük yatırımcıların aracı kurumların mali durumlarının bozulması nedeniyle zarara uğramalarının önlenmesi, yatırımcıların aracı kuruluşlardan kaynaklanan risklere karşı korunması ve bu sayede sermaye piyasalarına olan güvenin arttırılması için kurulmuştur. Fonun amacı, tasfiye sürecine giren aracı kurum ve bankaların sermaye piyasası faaliyetleri kapsamında yaptıkları hisse senedi işlemleri nedeniyle müşterilerine olan hisse senedi ya da nakit yükümlülüklerinin karşılanmasıdır Merkezi Kayıt Kuruluşu nun Yatırımcıları Koruma Fonu na ilişkin bazı görevleri bulunmaktadır. Bunlar; Fonu idare ve temsil etmek, mevzuat gereğince Fon adına yapılması gereken işlemleri yapmak ve Sermaye Piyasası Kurulu tarafından tedrici tasfiyelerine karar verilen aracı kurumların tasfiye işlemlerini Yatırımcıları Koruma Fonu adına ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde yürütmek şeklinde sıralanabilir Sermaye Piyasası Kurulu nca hazırlanan Aracı Kurumların Tedrici Tasfiye Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik, tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanmış ve Merkezi Kayıt Kuruluşu nun kurulduğu tarih olan tarihinde yürürlüğe girmiştir. Özkul, s

207 VII. YAPISI ve ORTAKLARI Merkezi Kayıt Kuruluşu anonim şirket statüsünde olduğu için 6762 sayılı TK nın 277. maddesine göre en az beş kurucu ortağının olması gerekmektedir. Ancak 6102 sayılı TK nın 338. maddesine göre Merkezi Kayıt Kuruluşu tek ortaklı hale de gelebilir. MKK Yönetmeliği ile Merkezi Kayıt Kuruluşu nda kurucu ortak olabilecek kişiler belirlenmiştir. Buna göre; İstanbul Menkul Kıymetler Borsası, kanuna göre kurulan diğer borsalar, TAKASBANK, Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşlar Birliği ve bu kuruluşları temsile yetkili gerçek kişiler, Merkezi Kayıt Kuruluşu nda kurucu ortak olabilir Merkezi Kayıt Kuruluşu ndaki pay devirleri ve kurucular dışında kalanların pay iktisabı Sermaye Piyasası Kurulu'nun onayına tabidir (MKK Yönetmeliği m.6). Anonim şirket statüsünde olan Merkezi Kayır Kuruluşu nun ana sözleşmesine göre esas sermaye miktarı TL dir Merkezi Kayıt Kuruluşu nun sermayesinin tamamı ödenmiştir. Şirket ana sözleşmesine göre şirket sermayesinde; İMKB nin payı, % 50 yi, TAKASBANK ın payı, % 75 i; TSPAKB nin payı, % 10 ve diğer ortakların her birinin payı % 5 i geçemez. Mevcut durumda Merkezi Kayıt Kuruluşu nun sermaye yapısı ve ortakları şu şekildedir: ORTAK SERMAYE MİKTARI SERMAYE PAYI İMKB % 30 TAKASBANK % 64,9 TSPAKB % 5 Altın Borsası % 0,1 Diğer 1. % 0 VIII. ÜYELERİ Kaydileştirme Tebliği nin tanımlar başlıklı 4. maddesine göre; üye, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, ihraççı, aracı kuruluş, yetkili takas ve saklama kuruluşları ile Kurul tarafından belirlenen diğer kuruluşları, ifade eder. Benzer bir düzenlemeye yer veren Grupların sahip olabileceği azami pay oranı Sermaye Piyasası Kurulu nca belirlenir ve ana sözleşmede gösterilir. Şirket sermayesinin TL ye çıkartılmasına ilişkin olağanüstü genel kurulu tarihinde yapılmıştır. 206

208 MKK Yönetmeliği nin Merkezi Kayıt Kuruluşu Üyeleri başlıklı 11. maddesine göre ise MKK üyeleri; ihraççı, aracı kuruluş, yetkili takas ve saklama kuruluşları ile Kurul tarafından belirlenen diğer kuruluşlardır. Söz konusu hükümlerde Kurul tarafından belirlenen diğer kuruluşlar ifadesine yer verilerek, Merkezi Kayıt Kuruluşu üyeleri geniş kapsamlı olarak düzenlenmiştir. Böylece ileride ortaya çıkabilecek yeni kuruluşların ya da mevcut kuruluşların ileride ortaya çıkabilecek durumlar nedeniyle Merkezi Kayıt Kuruluşu na üye olmalarının önündeki engeller ortadan kaldırılmıştır. Ayrıca yine söz konusu hükümlerde TAKASBANK yerine yetkili takas ve saklama kuruluşları ifadesi kullanılarak yabancı takas ve saklama kuruluşları ile ileride kurulması muhtemel yerli takas ve saklama kuruluşlarının kapsam dışında kalması engellenmiştir. Mevcut durumda hukuki düzenlemelere göre, Merkezi Kayıt Kuruluşu na, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası 1216, finansal piyasalarda faaliyet gösteren aracı kurum ve bankalar, sermaye piyasası aracı ihraç eden ihraççı kuruluşlar, yetkili takas ve saklama kuruluşları ile Sermaye Piyasası Kurulu tarafından belirlenen diğer kuruluşlar üye olabilmektedir MKK Yönetmeliği ve Kaydileştirme Tebliği ile hukuki düzenlemelerde ismen yazılı olanların dışında üye olabilecekleri belirleme yetkisi Sermaye Piyasası Kurulu na verilmiştir (MKK Yönetmeliği m.11; Kaydileştirme Tebliği m.4). Bu çerçevede Sermaye Piyasası Kurulu, tarihinde aldığı kararlar 1218 ile aracı kuruluşlarla acentelik sözleşmesi imzalayan özel finans kurumları 1219 ve portföy yönetim şirketlerinin de Merkezi Kayıt Kuruluşu na üye olabileceğini kabul etmiştir MKK Yönetmeliği nin 11. maddesinin 2. fıkrası ile de Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası na, talebi üzerine özel üyelik statüsü verileceği düzenlenmiştir. Ayrıca MKK Yönetmeliği nin üyelerin yükümlülüklerine, disiplin cezalarına, üyeliğin geçici durdurulması ve iptaline, gözetim ve denetime ilişkin hükümlerinin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası hakkında uygulanmayacağı hüküm altına alınmıştır. j9cpykssy0xplmnmz0vmafgjzok9xhy9hd1mtqwsdazcddx9dtxcvfzcdc38tyakinercd cwiaq_xd8krmqab3a0gcrazywlkqefidfgu2dgz67v55gfm6qfg5vj6zkzka4ayxkpkg!!/ dl4/d5/l2djqsevuut3qs80smtfl1o2x0petutbrju0mdgwmeywsu0wsfrkreyxrzq0/ Sermaye Piyasası Kurulu nun tarih ve 5/ sayılı kararları. Bkz. Merkezi Kayıt Kuruluşu nun tarih ve 8 sayılı Portföy Yönetim Şirketleri ve Özel Finans Kurumlarının MKK Üyeliği konulu genel mektubu. Özel finans kurumlarının katılım bankasına dönüştürülerek banka statülerine geçmeleri ile özel finans kurumlarının Merkezi Kayıt Kuruluşu na üye olmalarına ilişkin alınan kararın pratik bir sonucu kalmamıştır. Nitekim bankalar, Merkezi Kayıt Kuruluşu üyesi olabilmektedir. Özel finans 207

209 Merkezi Kayıt Kuruluşu üyeleri üç ayrı ana kategori altında sınıflandırılmıştır. Bu ana kategoriler; İhraççılar, Aracı Kuruluşlar ve Takas ve Saklama Kuruluşları dır. Bu üyeler kendi içlerinde; ihraççılar, Hisse Senedi, Yatırım Fonu, Özel Sektör Borçlanma Araçları, Banka Bonosu, Varant ve Karma olmak üzere altıya; aracı kuruluşlar, Aracı Kurum, Banka ve Vadeli İşlemler Aracılık Şirketi olmak üzere üçe ayrılmaktadır Merkezi Kayıt Kuruluşu nun 1222, doksan dokuz tane aracı kurum, kırk tane banka, bir tane vadeli işlem aracılık şirketi, bir tane takas ve saklama kuruluşu, üç yüz elli bir tane hisse senedi ihraççısı, altmış beş tane yatırım fonu kurucusu, yirmi dört tane özel sektör borçlanma aracı ihraççısı, bir tane banka bonosu ihraççısı, iki tane varant ihraççısı ve on tane karma ihraççı üyesi bulunmaktadır MKK Yönetmeliği nin 12. maddesi ile Merkezi Kayıt Kuruluşu na üyeliğin şartları düzenlenmiştir. Bu hükme göre Merkezi Kayıt Kuruluşu na üye olmak isteyen kuruluşların; - Kayıtların tutulmasını, izlenmesini ve diğer kuruluşlarla bilgi alışverişini kolaylaştıracak ve asgari nitelikleri Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından belirlenmiş teknik donanım ve güvenlik sistemine sahip olmaları, - Kayıtların yanlış tutulmasından dolayı doğacak zararların tazmini için, Merkezi Kayıt Kuruluşu yönetim kurulu tarafından gerekli görüldüğü hallerde sorumluluk sigortası yaptırmaları, kurumları hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Battal, Ahmet, Bankalarla Karşılaştırmalı Olarak Hukuki Yönden Özel Finans Kurumları, Ankara SPK, Kaydileştirme, s. 6; Haselçin, Kaydi Sistem, s b1/04_sjzq0mzcynlm0stdwj9cpykssy0xplmnmz0vmafgjzok9xhy9hd1mtqwsdazcdd x9dtxcvfzcda38zpxd9apasgxwaecdft- P_NxU_dwoLwsAVCcnxQ!!/dl4/d5/L2dJQSEvUUt3QS80SmtFL1o2X0pETUtBRjU0MDgwMEY wsu0wsfrkreyxoe80/ 18 Mart 2011 tarihi itibariyle b1/04_sjzq0mzcynlm0stdwj9cpykssy0xplmnmz0vmafgjzok9xhy9hd1mtqwsdazcdd x9dtxcvfzcda38zpxd9apasgxwaecdft- P_NxU_dwoLwsAVCcnxQ!!/dl4/d5/L2dJQSEvUUt3QS80SmtFL1o2X0pETUtBRjU0MDgwMEY wsu0wsfrkreyxoe80/ 208

210 - Kayıt işlemlerinin yapılmasını ve izlenmesini yürütecek yeterli sayıda ve nitelikte personeli istihdam etmiş olmaları, - Merkezi Kayıt Kuruluşu yönetim kurulu tarafından belirlenip, Sermaye Piyasası Kurul tarafından onaylanmış üyeliğe giriş aidatını yatırmaları, - Merkezi Kayıt Kuruluşu yönetim kurulu tarafından belirlenip Sermaye Piyasası Kurulu tarafından onaylanan diğer şartları taşımaları, - Aracı kuruluşların, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından verilen alım satım aracılığı yetki belgesine veya Sermaye Piyasası Kurulu düzenlemelerine uygun olarak sermaye piyasası aracı saklama yetkisine sahip olmaları ya da sermaye piyasası aracına ilişkin kaydileştirme tarihi itibariyle yetkili takas ve saklama kuruluşları ile saklama sözleşmesi imzalamış olmaları 1224, - İhraççıların, sermaye piyasası aracı ihraç etmiş olmaları gerekmektedir. Merkezi Kayıt Kuruluşu üyesi olabilmek için yukarıdaki şartların yanında, doğal olarak, MKK Yönetmeliği nin 11.maddesinde sayılı kuruşlardan birisi olmak gerekmektedir. MKK Yönetmeliği nin 12. maddesindeki şartları taşıyan kuruluşlar, üye olmak için Merkezi Kayıt Kuruluşu na başvurur. Başvurular, Merkezi Kayıt Kuruluşu yönetim kurulu tarafından karara bağlanarak ilgili kuruluşa bir yazı ile bildirilir. Üyelik başvurusuna ve üyeliğe kabule ilişkin usul ve esasları belirlemeye Sermaye Piyasası Kurulu yetkilidir (MKK Yönetmeliği m.13). Üyelikten ayrılmak isteyen kuruluş, durumu yazılı olarak Merkezi Kayıt Kuruluşu na bildirmek zorundadır. Ayrılmak isteyen kuruluşun bildirimi üzerine Merkezi Kayıt Kuruluşu yönetim kurulu istemi karara bağlar. Yönetim kurulunun kararı ile üyelik sona erer. Ayrılan üye nezdinde tutulan kayıtların, diğer üyelere devredilme usul ve esasları Merkezi Kayıt Kuruluşu yönetim kurulunca belirlenir (MKK Yönetmeliği m.15). Üyelerin üyelikten geçici olarak çıkarılmalarına veya üyeliklerinin iptaline Merkezi Kayıt Kuruluşu yönetim kurulu tarafından karar verilir. Bu karar, Sermaye Piyasası Kurulu nun onayı ile yürürlüğe girer j9cpykssy0xplmnmz0vmafgjzok9xhy9hd1mtqwsdazcddx9dtxcvfzcdc38tyakinercd cwiaq_xd8krmqab3a0gcrazywlkqefidfgu2dgz67v55gfm6qfg5vj6zkzka4ayxkpkg!!/ dl4/d5/l2djqsevuut3qs80smtfl1o2x0petutbrju0mdgwmeywsu0wsfrkreyxrzq0/ 209

211 Merkezi Kayıt Kuruluşu yönetim Kurulunun üyelikten geçici çıkarma kararı verilebilmesi için ilgili üyenin; 1) Mensup olduğu grup itibariyle aranan üyelik koşullarını yitirmesi, 2) Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından yapılan düzenlemelere aykırı davranması, durumlarından sadece birisinin varlığı yeterlidir. MKK Yönetim Kurulu nca üyelikten geçici çıkarma kararı verilmesi halinde, ilgili üyeye aykırılığın giderilmesi için uygun bir süre verilir. Bu süre sonunda aykırılığın giderilmemesi veya giderilemeyecek aykırılıkların tespiti halinde süre vermeksizin ilgili kuruluşun üyeliği iptal edilir. Sermaye Piyasası Kurulu tarafından faaliyetlerinin geçici olarak durdurulması veya Sermaye Piyasası Kanunu nun 46. maddesi çerçevesinde Sermaye Piyasası Kurulu tarafından üyelikten geçici çıkarmanın gerekli görülmesi hallerinde Sermaye Piyasası Kurulu nun talebi üzerine de geçici çıkarma mümkündür. Ayrıca aracı kuruluşların, alım satıma aracılık yetki belgesinin veya saklamaya ilişkin yetkisinin iptal edilmesi hallerinde de Sermaye Piyasası Kurulu nun talebi üzerine ilgili kuruluşun üyeliği iptal edilir. Üyeliği geçici olarak durdurulan veya iptal edilen kuruluşların kayıtları, bu kuruluşlar tarafından bildirilen diğer bir üyeye, geçici olarak devredilir. Bu bildirimin yapılmaması durumunda anılan kayıtlar, devralma talebinde bulunan bir üyeye geçici olarak devredilir. Bildirimde bulunulmaması ve/veya diğer üyeler tarafından talep olunmaması hallerinde ise, kayıtların geçici olarak devredileceği üye, Merkezi Kayıt Kuruluşu nun bildirimi üzerine, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından resen belirlenir. Devralan kuruluşun giderleri, Sermaye Piyasası Kurulu nca belirlenecek esaslar çerçevesinde üyeliği geçici olarak durdurulan veya iptal edilen üye tarafından ödenir. Geçici olarak devredilen kayıtlar, hak sahiplerinin talebi halinde, talep edilen üyeye devredilir (MKK. Yönetmelik m.16). Üyelik statüsü ile ilgili her türlü değişiklik, Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından derhal yetkili takas ve saklama kuruluşuna, mevcut durumda 1225 TAKASBANK a, bildirilir (MKK. Yönetmelik m.17) Hukuki düzenlemelere göre TAKASBANK dışındaki takas ve saklama kuruluşları da Merkezi Kayıt Kuruluşu na üye olabilir. Ancak şu anda sadece TAKASBANK, takas ve saklama kuruluşu olarak Merkezi Kayıt Kuruluşu üyesidir. 210

212 IX. PERSONELİ ve İŞLEYİŞİ Merkezi Kayıt Kuruluşu, anonim şirket statüsünde olduğu için genel kurul, yönetim kurulu ve denetçiler olmak üzere üç tane zorunlu organı vardır Bunlardan genel kurul, karar; yönetim kurulu, idare ve temsil; denetçiler ise, iç denetim işlevini yerine getirmektedir Genel kurul, Merkezi Kayıt Kuruluşu nun en üst karar organıdır. Genel kurul, Merkezi Kayıt Kuruluşu nun tüm ortaklarından oluşur. Merkezi Kayıt Kuruluşu nun yönetim kurulu toplam yedi kişiden oluşur Bu yönetim kurulu üyelerini, kural olarak, Merkezi Kayıt Kuruluşu genel kurulu seçer. Ancak yönetim kurulu üyelerinden bir tanesini Ticaret Kanunu hükümleri (6762 sayılı TK. m.275; 6102 sayılı TK. m.334) çerçevesinde Sermaye Piyasası Kurulu atar. Sermaye Piyasası Kurulu tarafından atanan üye aynı zamanda yönetim kurulu başkanıdır. Merkezi Kayıt Kuruluşu nun işleyişini sağlayan genel müdür de yönetim kurulu üyesidir. Merkezi Kayıt Kuruluşu, genel müdür altında ve ona bağlı olarak görev yapan çeşitli birimler şeklinde örgütlenmiştir MKK yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ve genel müdürün, yüksek öğrenim kurumlarından mezun olmaları, mali piyasalarla ilgili alanlarda asgari 10 yıl tecrübeye sahip bulunmaları zorunludur (MKK Yönetmeliği m.9). Anonim şirketin organları arasındaki ilişki ve organların görevleri hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Arslan, s. 201 vd. Merkezi Kayıt Kuruluşu nun yönetim kurulu; 2 üye TAKASBANK, 2 üye İMKB, 1 üye TSPAKB, 1 üye SPK ve 1 üye MKK dan olmak üzere toplam yedi kişiden oluşmaktadır. Bkz. Merkezi Kayıt Kuruluşu personeli, görevlerinin fonksiyonu açısından; genel müdür, genel müdür yardımcısı, hukuk müşaviri, müdür, müdür yardımcısı, 2. müdür, şef, şef yardımcısı, vezne şefi, memur, sekreter, vezne şefi yardımcısı, veznedar ve görevli (güvenlik, tahsildar, şoför, hizmetli vb) seklinde sınıflandırılmaktadır. Danışman, avukat, uzman, uzman yardımcısı, bilgi işlem kadrolarında görevli personel ile burada belirtilmemiş unvanlara sahip personelin hiyerarşik açıdan sınıflandırılması ve yükselebilecekleri unvanlara ilişkin şartlar, görevlerinin özelliğine göre personel, idari ve mali işler müdürlüğünce belirlenir ve personel komitesi kararı ile uygulamaya konur. Bkz. Haselçin, Kaydi Sistem, s

213 Merkezi Kayıt Kuruluşu nun organizasyon şeması şu şekildedir: Merkezi Kayıt Kuruluşu yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ve genel müdürünün, yüksek öğrenim kurumlarından mezun olmaları, mali piyasalarla ilgili alanlarda asgari 10 yıl tecrübeye sahip bulunmaları zorunludur. Merkezi Kayıt Kuruluşu personeli, özel bir kanuna dayanmadıkça resmi veya özel hiç bir görev alamaz, ticaretle uğraşamaz, serbest meslek faaliyetinde bulunamaz Merkezi Kayıt Kuruluşu organlarının üyeleri ve personeli, doğrudan veya dolaylı olarak borsada işlem gören hisse senetlerini, portföyünün en az % 51'i hisse senedinden oluşan yatırım fonlarının katılma belgelerini satın alamazlar 1231 (MKK Yönetmeliği m.9) Hayır dernekleri ile sosyal yardım ve eğitim işlerine yönelmiş vakıflardaki görevler ve kar amacı gütmeyen kooperatif ortaklığı bu hükmün dışındadır. Ayrıca Merkezi Kayıt Kuruluşu nun hakim kuruluşlarında ve iştiraklerinde alınan görevler ile sermaye piyasası mevzuatı çerçevesinde üstlenilen görevler saklıdır. Aracı kuruluşları temsilen organ üyeliğine seçilen kişilerin temsil ettiği kuruluşların borsa işlemleri bu kapsamda değerlendirilemez. Ancak Sermaye Piyasası Kanunu nun 47 nci madde hükmü saklıdır. 212

214 Merkezi Kayıt Kuruluşu yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile personeli, sıfat ve görevleri dolayısıyla, Merkezi Kayıt Kuruluşu na, ilgililere ve üçüncü kişilere ait öğrendikleri sırları, mevzuatla izin verilen haller haricinde herhangi bir surette açıklayamazlar, doğrudan veya dolaylı kendilerine veya üçüncü kişilere menfaat sağlama amacıyla veya başkalarını zarara uğratma amacıyla kullanamazlar. Bu yükümlülük görevden ayrılmalarından sonra da devam eder (MKK Yönetmeliği m.10). X. ÜYE OLDUĞU KURULUŞLAR Merkezi Kayıt Kuruluşu na üye çeşitli kuruluşlar olduğu gibi, Merkezi Kayıt Kuruluşu nun kendisi de bazı birliklere üyedir. Merkezi Kayıt Kuruluşu, üyelerine sunduğu çeşitli hizmetlere ilişkin uluslar arası piyasalardaki gelişmeleri yakından takip ederek üyelerine daha iyi, kaliteli ve uluslar arası standartlara uygun hizmet sunabilmek için çeşitli birliklere üye olmuştur. Merkezi Kayıt Kuruluşu, ECSDA 1232 (Avrupa Merkezi Saklamacı Kuruluşlar Birliği 1233 ), FEAS 1234 (Avrasya Borsalar Federasyonu 1235 ) ve ISSA 1236 (Uluslar arası Menkul Kıymet Hizmetleri Birliği 1237 ) üyesidir Merkezi Kayıt Kuruluşu bu birliklere üye olarak hem uluslar arası gelişmeleri yakından takip etmekte hem de sermaye piyasasının içinde aktif faaliyet gösteren bir aktör olarak Türkiye Sermaye Piyasalarını uluslar arası platformlarda temsil etmektedir European Central Securities Depositories Association. Ayrıntılı bilgi için bkz. Avrupa Merkezi Saklamacı Kuruluşlar Birliği, Avrupa daki 42 saklamacı üyeden oluşmakta olup, Avrupa ülkelerinde ihraççıların, yatırımcıların ve diğer piyasa katılımcılarının menfaatleri doğrultusunda saklama ve takas işlemlerinde etkinliğinin artırılmasını hedefleyen ve bu amaç doğrultusunda teknik, ekonomik, finansal ve yasal düzenlemeler konusunda danışmanlık ve çözüm hizmetleri öneren bir kurumdur. Federation of Euro-Asian Stock Exchanges. Ayrıntılı bilgi için bkz. Avrasya Borsalar Federasyonu, 1995 yılında kurulmuş olup, mevcut durumda 32 üyesi bulunmaktadır. Üyelik statüsü Avrupa ve Asya piyasalarında gelişmekte olan piyasalara açık bir kurumdur. Amacı üyeleri arasında köprüler kurarak farklı uygulamalardan kaynaklanan işlem uygulamalarındaki sıkıntıları gidermektir. International Securities Services Association. Ayrıntılı bilgi için bkz. Uluslar arası Menkul Kıymet Hizmetleri Birliği, uluslararası menkul kıymet hizmetleri endüstrisinde verimliliği artırmayı ve risk yönetimi için en iyi uygulamaları üretmeyi amaçlayan bir kurumdur yılı itibari ile 45 piyasadan 84 üyesi bulunmaktadır

215 XI. SORUMLULUĞU Merkezi Kayıt Kuruluşu nun sorumluluğu, Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 7. fıkrası, MKK Yönetmeliği nin 8. maddesi 1239 ve Kaydileştirme Tebliği nin 28. maddesi ile düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre Merkezi Kayıt Kuruluşu ve Merkezi Kayıt Kuruluşu üyeleri 1240, kendi tuttukları kayıtların yanlış tutulmasından dolayı hak sahiplerinin uğrayacağı zararlardan kusurları oranında sorumludurlar Dolayısıyla kayıtların tutulması nedeniyle sorumlu olabilecekler; Merkezi Kayıt Kuruluşu, aracı kuruluşlar, ihraççılar, yetkili takas ve saklama kuruluşları ve Merkez Bankası dır. Sermaye Piyasası Kurulu, Merkezi Kayıt Kuruluşu üzerinde geniş gözetim ve denetim yetkisine sahiptir Ayrıca MKK Yönetmeliği uyarınca Merkezi Kayıt Kuruluşu nun birçok kararı Sermaye Piyasası Kurulu nun onayına tabidir. Öte yandan Merkezi Kayıt Kuruluşu yönetim kurulu başkanı da Sermaye Piyasası Kurulu tarafından atanmaktadır. Bu çerçevede değerlendirildiğinde, Sermaye Piyasası Kurulu nun da kayıtların tutulması nedeniyle sorumlu olması gerektiği kanaatindeyiz. Çünkü Merkezi Kayıt Kuruluşu nun zarara sebebiyet veren kusurlu davranışı, Sermaye Piyasası Kuruşu nun gözetim ve denetim yetkisini gereğince ve yeterince yerine getirmemesi nedeniyle ortaya çıkmış olabilir. Sorumluluğa ilişkin hukuki düzenlemelerde, sadece kayıtların yanlış tutulması nedeniyle ortaya çıkan sorumluluktan bahsedilmektedir (SPKn. m.10/a f.7; MKK Yönetmeliği m.8; Kaydileştirme Tebliği m.28). Hâlbuki kayıtların eksik tutulması ya da yapılması gereken bir kaydın hiç yapılmaması durumunda da sorumluluğun oluşması mümkündür. Bu nedenle kayıtların yanlış tutulması yanında eksik tutulması veya hiç tutulmaması hallerinde de Merkezi Kayıt Kuruluşu ve üyelerinin sorumlu olacağı tarih ve 2004 / 7808 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile MKK Yönetmeliği nin 8. maddesi değiştirilmiştir (RG. T , S ). Merkezi Kayıt Kuruluşu nun üyelerinin kimler olduğu konusunda ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 6, VIII. Kayıtların yanlış tutulması nedeniyle sorumluluk Sermaye Piyasası Kanunu nun 6. maddesi ne göre; Merkezi Kayıt Kuruluşu, ihraççılar ve aracı kuruluşlara, MKK Yönetmeliği nin 8. maddesine göre; MKK ve üyelere, Kaydileştirme Tebliği nin 28. maddesine göre; MKK, üyeler ve kayıtların tutulduğu takas ve saklama kuruluşlarına aittir. Bu hükümler sorumluların kimler olacağı konusunda farklı ifadeler kullanmaktadır. Ancak bu hükümlerin birlikte değerlendirmesinden çıkan sonuç; Merkezi Kayıt Kuruluşu ve Merkezi Kayıt Kuruluşu üyelerinin kayıtların tutulması nedeniyle sorumlu olacağıdır. Sermaye Piyasası Kurulu nun Merkezi Kayıt Kuruluşu üzerindeki geniş gözetim ve denetim yetkisi nedeniyle, Merkezi Kayıt Kuruluşu nun hukuki statüsünün kendine özgü hale geldiği ve yarı kamusal nitelik kazandığı yönünde bkz. İkinci Bölüm, 6, III. 214

216 kanaatindeyiz Aynı gerekçelerle ve daha kapsayıcı olması düşüncesiyle sorumluluktan bahsedilirken kayıtların yanlış tutulması ifadesi yerine kayıtların tutulması ifadesinin kullanılması tercih edilecektir. Merkezi Kayıt Kuruluşu ve üyelerinin, kayıtların tutulması nedeniyle ortaya çıkan sorumlulukları, hak sahiplerine (yatırımcılara) karşıdır Merkezi Kayıt Kuruluşu ve üyelerinin hak sahiplerine karşı olan bu sorumluluğu, sorumluluğa ilişkin hukuki düzenlemeler ile zarar ve kusur şartına bağlanmıştır. Diğer bir ifade ile Merkezi Kayıt Kuruluşu ile üyelerin kayıtların tutulması nedeniyle sorumlu tutulabilmeleri için kusurlu olmaları ve hak sahiplerinin zarara uğramış olmaları gerekmektedir. Dolayısıyla Merkezi Kayıt Kuruluşu ve üyelerinin sorumluluğu bir kusur sorumluluğudur Kusur şartına dayanan bu sorumluluk sözleşmeye konulan hükümlerle ortadan kaldırılamaz (Kaydileştirme Tebliği m.28). Sorumluluk bir kusur sorumluluğu olduğu için zararın ortaya çıkmasına neden olanlar kusurları oranında zarardan sorumlu 1246 olacaklardır Merkezi Kayıt Kuruluşu nun kayıtların tutulması nedeniyle ortaya çıkan sorumluluğunun kusur şartına bağlanması, kaydi sistemin işleyişi ile uyumlu bir düzenlemedir. Çünkü kaydi sistemde yapılan işlemlerin her bir aşaması birbirinden ayrı olarak ve farklı üyeler tarafından gerçekleştirilmektedir Bu nedenle herhangi bir üyenin yaptığı işleme dayanak yaptığı belgenin doğru olup olmadığını diğer üyenin veya Merkezi Kayıt Kuruluşu nun kontrol etme imkânı bulunmamaktadır. Örneğin aracı kurumlar tarafından sisteme girilen al ve sat emirlerinin gerçekten yatırımcı tarafından verilip verilmediğini Merkezi Kayıt Kuruluşu nun kontrol etme imkânı bulunmamaktadır. Dolayısıyla yatırımcının gerçek iradesine dayanmayan, ancak aracı kurum tarafından sisteme girilen al ve sat emirlerinin gereği, Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından yerine getirilmelidir. Yatırımcının itiraz etmesi durumunda ise, kusurlu olan aracı kurum zararı tazmin etmelidir. Böyle bir işleyiş içerisinde Merkezi Kayıt Kuruluşu na kusursuz Aynı yönde bkz. Manavgat, Kaydi sistem, s. 176; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 105; Narbay, s. 163 dn. 128; Sevi, s Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s Aynı yönde bkz. Tanör, Sermaye Piyasası, C. I, s. 524; Manavgat, Kaydi sistem, s. 175; Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s. 543; Haselçin, Kaydi Sistem, s.105; Sevi, s Burada kusurlu olanların zarardan sorumluluk oranları Borçlar Kanunu nun 50. maddesine göre belirlenmelidir. Bkz. Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s Aynı yönde bkz. Tanör, Sermaye Piyasası, C. I, s Kaydi sistemdeki işlemlerin yapılması hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 7, V. 215

217 sorumluluk yüklenmesi, Merkezi Kayıt Kuruluşu nun çalışmasını engelleyebilir ve hatta kaydi sistemin işleyişini imkânsız hale getirebilir Kaydi sistemin yukarıda yer verilen işleyişi çerçevesinde değerlendirildiğinde ortaya çıkan zarar açısından Merkezi Kayıt Kuruluşu ve üyeler arasında bir müteselsil sorumluluk ilişkisi yoktur Çünkü kusurları oranında sorumlu olan Merkezi Kayıt Kuruluşu ve üyeler arasında birlikte hareket etme (birlikte bir zarara sebep olma) iradesi bulunmamaktadır. Ayrıca Merkezi Kayıt Kuruluşu ve üyeler işlemlerin yapılış sürecindeki 1251 değişik aşamalarda farklı fonksiyonlar ifa etmektedir Diğer bir ifade ile Merkezi Kayıt Kuruluşu ve üyelerin işlemin gerçekleşmesi aşamasında yerine getirdikleri faaliyetler birbirinden bağımsızdır Bu nedenle Merkezi Kayıt Kuruluşu ve üyeler arasındaki sorumluluğun birbirinden ayrıştırılması zorunludur Dolayısıyla Merkezi Kayıt Kuruluşu ve her bir Merkezi Kayıt Kuruluşu üyesi ortaya çıkardığı zarardan kusuru oranında münferit olarak sorumludur. Buna bağlı olarak sorumlu olanlar arasında bir rücu ilişkisi de bulunmamaktadır. Zararı ortaya çıkaran her bir fail (Merkezi Kayıt Kuruluşu veya üyeler) münferit olarak sorumlu olduğu için sorumlu olanlar arasında bir sıralama da söz konusu değildir. Kayıtların tutulmasında Merkezi Kayıt Kuruluşu merkezi saklama kuruluşu olması nedeniyle de sorumludur. Merkezi Kayıt Kuruluşu ile yatırımcılar arasında yapılan merkezi kaydi saklama sözleşmesine nitelik olarak en yakın sözleşme türü ardiye sözleşmesidir Bu nedenle yapılan saklama sözleşmesi hükümleri çerçevesinde Merkezi Aynı yönde bkz. Manavgat, Kaydi sistem, s Nitekim 6102 sayılı TK nın borsaya kote nama yazılı payların borsada satılmaları halindeki bildirim yükümlülüğüne ilişkin 496. maddesinin gerekçesinde Hükmün amacı, açıkça belirtildiği gibi, derhal bildirimi gerektirir. Bildirim yapılmamasında kusuru olan sorumludur; ancak aracı kurum ile Merkezî Kayıt Kuruluşu arasında teselsül yoktur ifadeleri ile de Merkezi Kayıt Kuruluşu ile üyeler arasında müteselsil sorumluluk olmadığı belirtilmiştir. Kaydi sistemdeki işlemlerin yapılması hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 7, V. Bkz. Manavgat, Kaydi Sistem, s Birden çok kişinin birbirinden bağımsız bir zarara sebebiyet vermesi hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Oğuzman / Öz, s. 675 vd. Aynı yönde bkz. Manavgat, Kaydi Sistem, s Kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin Merkezi Kayıt Kuruluşu ile yatırımcılar arasında yapılan saklama sözleşmesine nitelik olarak en yakın saklama sözleşmesi türünün ardiye sözleşmesi olduğu yönünde bkz. Üçüncü Bölüm, 8, VIII. 216

218 Kayıt Kuruluşu ardiyeci gibi 1256 sorumludur 1257 (818 sayılı BK. m.474; 6098 sayılı BK. m.572). 7. KAYDİ SİSTEMİN İŞLEYİŞİ I. KAYITLARIN TUTULMASI Kaydi sistemdeki kayıtların tutulmasına ilişkin genel esaslar, Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 2. fıkrası ile düzenlenmiştir. Bu hükme göre; Kayıtlar, Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından, bilgisayar ortamında, ihraççılar, aracı kuruluşlar ve hak sahipleri itibariyle tutulur. Kayıt edilen haklar bu Kanunun 7 nci maddesi uyarınca senede bağlanmaz. Sermaye piyasası araçlarının nama veya hamiline yazılı hesaplarda kayıt esasları ile kayıtların nasıl tutulacağı ve kayıtların tutulmasında yapılacak işlemlere ilişkin usul ve esaslar Kurulca bir tebliğ ile belirlenir. Sermaye Piyasası Kanunu nda kayıtların tutulmasına ilişkin belirlenen genel esaslar; kayıtların 1) Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından tutulacağı, 2) elektronik ortamda (bilgisayar ortamında 1258 ) tutulacağı, 3) ihraççılar, aracı kuruluşlar ve hak sahipleri itibariyle tutulacağı, 4) senede bağlanmayacağı ve 5) nama ve hamiline şeklindeki hesaplarda 1259 tutulacağı şeklindedir. Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 2. fıkrasında yer alan kayıtların ihraççılar, aracı kuruluşlar ve hak sahipleri itibariyle tutulacağı şeklindeki hüküm, birbirinden farklı üç kayıt tutulduğu izlenimi oluşturabilecek niteliktedir. Ancak kaydi Ardiyecinin sorumluluğu hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Erdoğan, s. 58 vd. Ardiyecinin sorumluluğunu düzenleyen 818 sayılı BK nın 474. ve 6098 sayılı BK nın 572. maddeleri ardiyecinin sorumluluğunu komisyoncunun gösterdiği özen yükümlülüğüne atıf yaparak düzenlemiştir. 818 sayılı BK nın komisyoncuya ilişkin hükümleri, vekâlet hükümlerine; vekâlet hükümleri ise işçinin özen yükümlülüğüne gönderme yapmaktadır (m.416; m.390). İşçinin özen yükümlülüğü ise 321. maddede düzenlenmektedir Bu maddeye göre; İşçi, taahhüt ettiği şeyi ihtimam ile ifaya mecburdur. Kasıt veya ihmal ve dikkatsizlik ile iş sahibine iras ettiği zarardan mesuldür. İşçiye terettüp eden ihtimamın derecesi, akde göre tayin olunur ve işçinin o iş için muktazi olup iş sahibinin malümu olan veya olması icabeden malümatı derecesi ve mesleki vukufu kezalik istidat ve evsafı gözetebilir. Komisyoncunun özen yükümlülüğüne ilişkin 6098 sayılı BK nın 534. maddesi ise, vekâlet hükümlerine veya işçinin özen yükümlülüğüne gönderme yapmaksızın doğrudan komisyoncunun özen yükümlülüğünü düzenlemektedir. Bu maddeye göre; (1) Satılmak üzere kendisine gönderilen eşya açıkça ayıplı ise komisyoncu, vekâlet verenin taşıyıcıya karşı haklarının korunması için gerekeni yapmak, zararı tespit ettirmek, olabildiğince eşyayı koruma altına almak ve durumdan vekâlet vereni hemen bilgilendirmekle yükümlüdür; aksi takdirde, her türlü ihmalinden doğan zarardan sorumlu olur. (2) Satılmak üzere gönderilen eşya kısa sürede bozulabilecek nitelikte ise komisyoncu, vekâlet vereni hemen bilgilendirmek koşuluyla eşyayı satmakla yükümlüdür. Aynı yönde bkz. Manavgat, Merkezi Saklama, s Kayıtların tutulacağı yer açısından bilgisayar ortamı yerine elektronik ortam ifadesinin kullanılmasının daha isabetli olduğu yönünde bkz. Birinci Bölüm, 1, II. Yalın, s

219 sistemde birbirinden farklı olarak tutulan üç ayrı kayıt bulunmamaktadır Kayıtlar, gerçek hak sahibinin belirlenmesi, aracı kuruluşlarla yatırımcıların malvarlıklarının karışmasının önlenmesi, üçüncü kişilerin aracı kuruluşlara yönelik talep ve takiplerine karşı yatırımcıları korumak, suiistimalleri önlemek amacıyla hak sahipleri adına tutulmaktadır Bununla birlikte aynı kayıtlar (hak sahipleri adına tutulan kayıtlar), borsada ilgili sermaye piyasası aracına ilişkin işlem yapma yetkisinin belirlenmesi açısından aracı kuruluşlar itibariyle de görüntülenebilmektedir. Öte yandan aynı kayıtlar, ihraççı altında ihraç bilgileri ile birlikte, hem ihraççı şirket hem de Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından izlenebilecek şeklinde görüntülenebilmektedir Dolayısıyla söz konusu kayıtlar birbirinin alternatifi olmayıp, nihai olarak hak sahipleri adına tutulan tek bir kaydın, çeşitli sınıflandırma ölçütlerine göre ortaya çıkan farklı görünümleridir Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 2. fıkrası, kayıtların tutulması hakkındaki genel esası belirledikten sonra diğer esaslar ile işlemlere ilişkin usul ve esasların düzenleme işini Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yayınlanacak tebliğe (Kaydileştirme Tebliği ne) bırakmıştır. Kaydi sistemdeki kayıtların tutulmasına ilişkin esaslar, Kaydileştirme Tebliği nin 5. maddesi ile düzenlenmiştir. Bu hükme göre, kaydi sermaye piyasası araçları ve bunlara ilişkin haklarla ilgili kayıtlar, Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından bilgisayar ortamında üyeler itibarıyla tutulur. Hesapların açılması ve hesaplarda kayıt ve değişiklik yapılması, usul ve esasları Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından belirlenecek elektronik işlem yöntemleriyle 1264 üyeler tarafından hak sahiplerinin talimatlarına uygun şekilde Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarında değişiklik yapılması suretiyle gerçekleştirilir Üyeler, işlem Töremiş, s. 20. Manavgat, Kaydi Sistem, s ; Töremiş, s. 20. Aynı yönde bkz. Manavgat, Kaydi Sistem, s. 180; Töremiş, s. 20. Seri: IV, No: 34 sayılı Kaydileştirilen Sermaye Piyasası Araçlarına İlişkin Kayıtların Tutulmasının Usul ve Esasları Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile; 5 inci maddenin birinci fıkrasında yer alan elektronik yöntem ibaresi; elektronik işlem yöntemleri şeklinde değiştirilmiştir (RG. T , S ). Sermaye Piyasası Kurulu nun tarih ve 51 sayılı toplantısında; 1) Kaydi sistem kapsamında Merkezi Kayıt Kuruluşu ile üyeleri arasında gerçekleştirilecek bilgi akışı ve işlemlerin Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından Sermaye Piyasası Kurulu na sunulan Merkezi Kaydi Sistem (MKS) Elektronik İşlem Esasları çerçevesinde yürütülmesine; 2) Söz konusu esasların uygulanmasına ilişkin ayrıntıların ise Kaydileştirme Tebliği nin 5. maddesi uyarınca mevcut teknolojik imkânlar ve piyasa ihtiyaçları göz önünde bulundurularak Merkezi Kayıt Kuruluşu 218

220 sıklığı ve hacmine bağlı olarak, elektronik işlem yöntemleri dışında Merkezi Kayıt Kuruluşu nun belirleyeceği esaslar çerçevesinde diğer iletişim araçları ile Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulan kayıtlarda değişiklik yapabilir. Bağlantı zamanları ve bu zamanlar dışında kayıtlarda değişiklik yapılması gerektiğinde ve doğal afet, teknik arıza gibi mücbir sebeplerle bir bilgi akışı sorunu olduğunda kayıtların ne şekilde iletileceği ve değiştirileceğine ilişkin usuller Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından belirlenir (Kaydileştirme Tebliği m.5 f.1). Kayıtlar, takas işlemlerinin yürütülmesi için, yetkili takas ve saklama kuruluşları 1266 itibariyle de tutulur (Kaydileştirme Tebliği m.5 f.2)). Nitekim MKK Yönetmeliği nin 8. maddesinin ilk haline 1267 göre de; Sermaye piyasası araçları ve bunlar üzerindeki haklara ilişkin kayıtlar, Kurul ca onaylanan takas ve saklama yetkisini haiz kuruşlar nezdinde de tutulur ve bu kayıtların aynen aktarılması suretiyle MKK da izlenir Hak sahiplerinin kayıtları, üye hesapları ile bağlantı kurularak izlenir. Kaydedilen haklar Sermaye Piyasası Kanunu nun 7. maddesi uyarınca senede bağlanmaz (Kaydileştirme Tebliği m.5 f.2). Üyeler itibarıyla kayıtların tutulmasında kullanılacak kodlama sistemi, Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından belirlenir (Kaydileştirme Tebliği m.5 f.3). Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından tutulan kayıtlar, Kaydileştirme Tebliğinde düzenlenen hususlar dışında hiçbir sınırlama ve şarta tabi tutulamaz (Kaydileştirme Tebliği m.5 f.4) tarafından belirlenmesine ve üyelerine duyurulmasına karar verilmiştir. Söz konusu karar Sermaye Piyasası Kurulu nun 2004/54 sayılı Haftalık Bülteni nde yayınlanmıştır. Seri: IV, No: 34 sayılı Kaydileştirilen Sermaye Piyasası Araçlarına İlişkin Kayıtların Tutulmasının Usul ve Esasları Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile; 5 inci maddenin ikinci fıkrasında yer alan kurumlar ibaresi; kuruluşlar şeklinde değiştirilmiştir (RG. T , S ). Bakanlar Kurulu nun tarih ve 2001/2475 sayılı kararı uyarınca tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayınlanan ilk metin. MKK yönetmeliğinin 8. maddesi, tarihli ve sayılı Resmi Gazete de yayınlanan tarihli ve 2004/7808 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Merkezi Kayıt Kuruluşunun Kuruluş, Faaliyet, Çalışma Ve Denetim Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile değiştirilmiş ve söz konusu düzenlemeler madde metninden çıkarılmıştır. 219

221 II. HESAP TÜRLERİ Kaydi sistemde, Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulacak hesap türleri Kaydileştirme Tebliği nin 6. maddesinin 1. fıkrası 1269 ile düzenlenmiştir. Bu hükme göre, Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulacak hesaplar, TCMB, ihraççılar, aracı kuruluşlar, yetkili takas ve saklama kuruluşları ile Sermaye Piyasası Kurulu tarafından belirlenen diğer kuruluşlar itibarıyla açılır. Kaydileştirme Tebliği ne göre, Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde açılan hesaplarda; İhraççı Hesabı, Aracı Kuruluş Hesabı, TAKASBANK Hesabı 1270 ve Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Hesabı (TCMB Hesabı 1271 ) olmak üzere toplam dört ana hesap türü bulunmaktadır Ayrıca bu ana hesap türleri altında başka alt hesap türleri de bulunmaktadır Kaydileştirme tebliğinin 6. maddesinin 1. fıkrası, Seri: IV, No: 34 sayılı Kaydileştirilen Sermaye Piyasası Araçlarına İlişkin Kayıtların Tutulmasının Usul ve Esasları Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (RG. T , S ) ve Seri: IV, No: 42 sayılı Kaydileştirilen Sermaye Piyasası Araçlarına İlişkin Kayıtların Tutulmasının Usul ve Esasları Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (RG. T , S ) ile değiştirilmiştir. Bu ana hesap türü Yetkili Takas ve Saklama Kuruluşu hesabı olarak Kaydileştirme Tebliğinde (m. 12) yer almaktadır. Ancak mevcut uygulamada sadece tek bir yetkili takas ve saklama kuruluşu (TAKASBANK) olduğu için Merkezi Kayıt Kuruluşu kılavuzlarında da olduğu gibi TAKASBANK Hesabı ibaresinin kullanılması tercih edilmiştir. Ana hesap türlerinden biri olan Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası hesabı uygulamasına henüz başlanmamıştır. Çünkü devlet iç borçlanma senetlerinin kaydi sisteme aktarılması henüz gerçekleşmemiştir. Bu konuda ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 4, II, B, 2, b. Daha önce Kaydileştirme Tebliği nde yer alan ve Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde açılabileceği düzenlenen Hesap Temsilcisi Hesabı ise mevzuat değişikliği ile yürürlükten kaldırılmıştır. Hesap Temsilcisi Hesabı isimli hesap türü Seri: IV, No: 34 sayılı Kaydileştirilen Sermaye Piyasası Araçlarına İlişkin Kayıtların Tutulmasının Usul ve Esasları Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (RG. T , S ) ile yürürlükten kaldırılmıştır. 220

222 MERKEZİ KAYIT KURULUŞU İHRAÇÇI HESABI ARACI KURULUŞ HESABI HAVUZ HESABI ORTAK (KATILIMCI) HESABI BİLİNMEYEN ORTAK (BİLİNMEYEN KATILIMCI) HESABI DİBS DEPO HESABI HAVUZ HESABI YATIRIMCI HESABI TAKASBANK HESABI TCMB HESABI TAKAS HAVUZ HESABI HAVUZ HESABI YATIRIMCI HESABI DİBS DEPO HESABI GENEL DEPO HESABI YATIRIMCI HESABI A. İhraççı Hesabı İhraççı hesabı, sermaye piyasası aracı ihraç eden, Merkezi Kayıt Kuruluşu üyesi ihraççı kuruluşlar adına açılan hesaptır. İhraççı hesabı, kaydi sermaye piyasası araçları için açılır (Kaydileştirme Tebliği m. 7 f.1). İhraççı hesapları, kural olarak; ihraççı havuz hesabı, ortak hesabı ve bilinmeyen ortak hesabından oluşur. Ancak ihraççının yatırım fonu kurucusu olması halinde ihraççı hesapları; havuz hesabı, katılımcı hesabı ve bilinmeyen katılımcı hesabından oluşur. Katılımcı ve bilinmeyen katılımcı hesaplarında yatırımcılara ait yatırım fonu katılma payları izlenir (Kaydileştirme Tebliği m. 7 f.2). 1. Havuz Hesabı İhraççı havuz hesabı, kaydi sermaye piyasası araçlarının ihracına ilişkin geçici kayıtların izlenmesi amacı ile tutulur. İhraç edilecek kaydi sermaye piyasası araçlarının halka arz süresi boyunca takibi havuz hesabında yapılır ve satışa konu olan tutarlar, halka arz süresinde kaydi sermaye piyasası araçlarının satılması ile ilgili hesaplara yapılacak 221

223 kayıt neticesinde bu hesaptan düşülür Yatırım fonu katılma paylarının ihraç ve iptal işlemleri de havuz hesabı kullanılarak yapılır (Kaydileştirme Tebliği m. 7 f.3). 2. Ortak - Katılımcı Hesabı Ortak katılımcı hesabı, borsada işlem görmeyen sermaye piyasası araçlarına ilişkin kayıtların izlenmesi amacı ile tutulur. Ortak hesabına sadece daha önce borsada işlem görmemiş payların kayıtları yapılabilir. Bu hesaptaki kaydi sermaye piyasası araçları, ihraççının verdiği bilgiler doğrultusunda türleri ve hak sahipleri itibariyle tutulur Sermaye piyasası aracı ihraççısının yatırım fonu kurucusu olması halinde bu hesap türü katılımcı hesabı olarak isimlendirilir. 3. Bilinmeyen Ortak Bilinmeyen Katılımcı Hesabı Bilinmeyen ortak ve bilinmeyen katılımcı hesabı, fiziki sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi aşamasında, hak sahiplerinin ihraççı tarafından bilinmemesi durumunda, bu nitelikteki payların toplu olarak izlenmesi amacı ile tutulur. Bu hesapta izlenen sermaye piyasası araçlarının fiilen kaydileştirilmesi durumunda, ihraççı, hak sahiplerine ilişkin kayıtların tutulması amacı ile Merkezi Kayıt Kuruluşu na bildirimde bulunur. Merkezi Kayıt Kuruluşu, kaydileştirmenin sona ermesi üzerine, hak sahibinin talebine bağlı olarak, ilgili hesaba kaydı gerçekleştirir Bilinmeyen ortak bilinmeyen katılımcı hesabında izlenen sermaye piyasası araçlarının başka üyeler aracılığıyla kaydileştirilmesi halinde, Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarında gerekli düzeltmeler yapılır. Bu durumda ihraççı ve ilgili diğer üyeler Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından istenecek bilgileri temin ederek kayıtlardaki değişiklikleri yapar (Kaydileştirme Tebliği m.7 f.5). B. Aracı Kuruluş Hesabı Aracı kuruluş hesabı, Kaydileştirme Tebliği nin 9. maddesinin 1.fıkrası 1276 ile düzenlenmiştir. Bu hükümle aracı kuruluş hesabına ilişkin herhangi bir açıklama MKK, İş ve Bilişim, s. 4. MKK, İş ve Bilişim, s. 4. MKK, İş ve Bilişim, s. 4. Seri: IV, No: 42 sayılı Kaydileştirilen Sermaye Piyasası Araçlarına İlişkin Kayıtların Tutulmasının Usul ve Esasları Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile Kaydileştirme Tebliğinin 9. maddesinin 1. fıkrasına DİBS Depo Hesabı aracı kuruluş hesabına bir hesap türü olarak eklenmiştir. (RG. T , S ). Bu değişiklikten önce aracı kuruluş hesabı, aracı kuruluş havuz hesabı ve yatırımcı hesabından oluşmaktaydı. 222

224 yapılmamış; sadece aracı kuruluş hesabının; DİBS depo hesabı, aracı kuruluş havuz hesabı ve yatırımcı hesabından oluştuğu belirtilmiştir. 1. DİBS Depo Hesabı DİBS depo hesabı, Kaydileştirme Tebliği nin 9. maddesinin 2. fıkrası 1277 ile düzenlenmiştir. Bu hükme göre, DİBS Depo Hesabı münhasıran, EMKT sistemindeki 1278 banka depo hesapları ile Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdindeki aracı kuruluş hesapları arasındaki DİBS aktarımlarının ve yatırımcılarla gerçekleştirilecek alım/satım işlemleri sonucunda yatırımcı hesapları ile ilgili aktarımların yürütülmesi için kullanılır. 2. Aracı Kuruluş Havuz Hesabı Aracı kuruluş havuz hesabı, aracı kuruluşun hesap sahibinin vekili sıfatıyla takas 1279 işlemlerini yerine getirmesi için kullanılır Yatırımcı Hesabı Yatırımcı hesabı, aracı kuruluşun işlem yapmaya yetkili olduğu hak sahipleri adına açılmış ve hak sahibinin nama ve hamiline haklarının izlendiği hesaplardan oluşur 1281 (Kaydileştirme Tebliği m. 9 f.4). DİBS ler dâhil, yatırımcılara ait kaydi sermaye piyasası araçları yatırımcı hesaplarında izlenir (Kaydileştirme Tebliği m. 9 f ). C. TAKASBANK Hesabı Bu başlık altında incelediğimiz TAKASBANK ana hesap türü Kaydileştirme Tebliği nin 12. maddesinde Yetkili Takas ve Saklama Kuruluşu Hesabı ibaresi ile düzenlenmektedir. Ancak mevcut uygulamada tek bir yetkili takas ve saklama kuruluşu Kaydileştirme Tebliği nin 9. maddesinin 2. fıkrası, tebliğe, Seri: IV, No: 42 sayılı Kaydileştirilen Sermaye Piyasası Araçlarına İlişkin Kayıtların Tutulmasının Usul ve Esasları Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile eklenmiştir. Bu ekleme ile mevcut ikinci ve üçüncü fıkralar bu yeni düzenlemeye göre teselsül ettirilmiştir. EMKT sistemi hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. TCMB, Elektronik Fon Transferi ve Elektronik Menkul Kıymet Transfer ve Mutabakat Sistemi, Ankara Burada Kaydileştirme Tebliği metninde yer alan takas ibaresinden sonra yer alan ve virman ibaresi, Seri: IV, No: 34 sayılı Kaydileştirilen Sermaye Piyasası Araçlarına İlişkin Kayıtların Tutulmasının Usul ve Esasları Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (RG. T , S ) ile kaldırılmıştır. MKK, İş ve Bilişim, s. 4. MKK, İş ve Bilişim, s. 4. Kaydileştirme Tebliği nin 9. maddesinin 5. fıkrası, Seri: IV, No: 42 sayılı Kaydileştirilen Sermaye Piyasası Araçlarına İlişkin Kayıtların Tutulmasının Usul ve Esasları Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile Tebliğe eklenmiştir (RG. T , S ). 223

225 (İMKB Takas ve Saklama Bankası AŞ TAKASBANK) olduğu için Merkezi Kayıt Kuruluşu kılavuzlarında 1284 da olduğu üzere TAKASBANK Hesabı ifadesinin kullanılması tercih edilmiştir. Kaydileştirme Tebliği nin 12. maddesinin 1. fıkrasına 1285 göre, yetkili takas ve saklama kuruluşu hesabı, takas havuz hesabı, havuz hesabı ve yatırımcı hesabından oluşur. Yetkili takas ve saklama kuruluşunun faaliyetlerinin gerektirdiği diğer hesaplar Merkezi Kayıt Kuruluşu nun onayıyla açılabilir. Ancak bu kurumların yatırımcı hesaplarında kayıtları izlenebilecek yatırımcı türleri için önceden Sermaye Piyasası Kurulu nun onayı alınması zorunludur. 1. Takas Havuz Hesabı Takas havuz hesabı, takas ve saklama kuruluşunun, vekil sıfatıyla üyelerin takas işlemlerini gerçekleştirmesi için kullanılır 1286 (Kaydileştirme Tebliği m.12 f.2). 2. Havuz Hesabı Havuz Hesabı, yetkili takas ve saklama kuruluşunun hesap sahibinin vekili sıfatıyla takas işlemlerini yerine getirmesi için kullanılır Yatırımcı Hesabı Yatırımcı hesabı, aracı kuruluşun işlem yapmaya yetkili olduğu hak sahipleri adına açılmış ve hak sahibinin nama ve hamiline haklarının izlendiği hesaptır 1288 (Kaydileştirme Tebliği m.12 f.2). D. TCMB Hesabı TCMB hesabı, kaydileştirme tebliğinde yapılan değişiklikle 1289 tebliğe eklenen 8/A maddesi ile düzenlenmiştir. Bu hesap, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası adına açılan İMKB Takas ve Saklama Bankası AŞ hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. SPK, Türkiye de Takas ve Saklama, TAKASBANK İMKB Takas ve Saklama Bankası A.Ş, Piyasası Gözetim ve Düzenleme Dairesi, MKK, İş ve Bilişim, s. 4. Kaydileştirme Tebliğinin 12. maddesinin 1. fıkrası, Seri: IV, No: 34 sayılı Kaydileştirilen Sermaye Piyasası Araçlarına İlişkin Kayıtların Tutulmasının Usul ve Esasları Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (RG. T , S ) ile değiştirilmiştir. MKK, İş ve Bilişim, s. 4. MKK, İş ve Bilişim, s. 4. MKK, İş ve Bilişim, s

226 hesaptır (Kaydileştirme Tebliği m. 8/A f.1). TCMB Hesabı; DİBS Depo Hesabı, Yatırımcı Hesabı ve Genel Depo Hesabından oluşur. TCMB görüşü alınarak ihtiyaç duyulan diğer hesaplar da Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından açılabilir. 1. DİBS Depo Hesabı DİBS Depo Hesabı, münhasıran EMKT sistemi ile Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulan yatırımcı hesapları arasındaki aktarımlar ve alım/satım işlemleri ile ilgili aktarımlar için kullanılır. 2. Yatırımcı Hesabı TCMB Hesabına bağlı yatırımcı hesabı, TCMB tarafından gerek görülen hallerde hak sahibi yatırımcılara ait hakların izlenmesi için kullanılır. 3. Genel Depo Hesabı Genel Depo Hesabı, EMKT sistemindeki bankalara ait depo hesaplarında bulunan kıymetlerin toplu olarak, hak sahibi bazında ayrım olmaksızın izlenmesini sağlamak için kullanılır. Ayrıca yeni DİBS ihracına ilişkin kayıtlar da TCMB tarafından bu hesaba yapılır. E. Diğer Hesaplar 1. Alt Hesaplar Alt hesaplar, kaydi sistemdeki ortak, katılımcı veya yatırımcı hesaplarının altında oluşturulan hesaplardır. Bu hesaplara ilişkin düzenleme Kaydileştirme Tebliği nin 13. maddesinde 1290 yer almaktadır. Bu hükme göre rehin, haciz, genel kurul blokajı, yatırımcı blokajı, satış blokajı ve Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından uygun görülecek diğer işlemlerin yapılması durumunda, bu işlemlere konu haklar Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından ilgili hesaplarla bağlantılı alt hesaplar açılmak sureti ile izlenir. Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından tutulan ana hesaplar altında oluşturulabilen alt hesaplar, bu alt hesaplara ilişkin sistem kodları ve alt hesapların işlevleri şu şekilde sıralanabilir: Seri: IV, No: 42 sayılı Kaydileştirilen Sermaye Piyasası Araçlarına İlişkin Kayıtların Tutulmasının Usul ve Esasları Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (RG. T , S ). Seri: IV, No: 34 sayılı Kaydileştirilen Sermaye Piyasası Araçlarına İlişkin Kayıtların Tutulmasının Usul ve Esasları Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (RG. T , S ) ile değişik 13. madde. 225

227 - GKRL: Genel Kurul Blokaj Hesabı: Genel Kurul Blokaj uygulaması sonucunda kıymetlerin aktarılarak bloke edilmesi. - HACZ: Haciz Hesabı: Haczedilen kıymetlerin aktarılıp bloke edilmesi. - HAPS: Hapis Hesabı: Üyelerin yatırımcılardan olan alacaklarının teminat altına alınmasını sağlamak amacıyla kıymetlerin aktarılarak bloke edilmesi. - OPSP: ÖPSP Talep Blokaj Hesabı: TAKASBANK Ödünç Piyasası uygulamasıyla bağlantılı ödünç verilecek kıymetlerin aktarılarak bloke edilmesi. - OPTD: ÖPSP Kapama Blokaj Hesabı: TAKASBANK Ödünç Piyasası uygulamasıyla bağlantılı olarak ödünç alınan kıymetin farklı bir ödünç işlemine konu olması durumunda TAKASBANK tarafından bloke edilmesi. - RHNA: Rehin Alınan Kıymetler Hesabı: Rehin alınan kıymetlerin rehin alan hesabına aktarılarak bloke edilmesi - RHNV: Rehin Verilen Kıymetler Hesabı: Rehin alınan kıymetlerin rehin veren hesap altında saklanarak bloke edilmesi. - SBLK: Şartlı Virman Blokaj Alt Hesabı: Şartlı virmana konu kıymetlerin işlem gerçekleşene kadar aktarılarak bloke edilmesi. - SERB: Serbest Hesap: Tüm işlemlere açık. - TAVB: Takas Amaçlı Virman Blokajı Alt Hesabı: Satılan kıymetlerin işlem akşamında (Takas süresine kadar) aktarılarak bloke edilmesi. - TEKA: Transfer Edilecek Kıymetler Alt Hesabı: Transfer edilecek kıymetlerin transfer gerçekleşene kadar aktarılarak bloke edilmesi. - YBLK: Yatırımcı Blokajı Hesabı: Yatırımcı tarafından kıymet hareketinin önlenmesi amacıyla kıymetlerin bloke edilmesi. - TEMS: Serbest Temerrüt Alt Hesabı: Acente kurum temerrüt işlemlerinin izlenmesi. - OPOZ: Opoze Alt Hesabı: Opoze kaydı içeren kıymetlerin aktarılarak bloke edilmesi. - ITBK: İtfa Blokaj Alt Hesabı: Erken itfa işlemine konu edilecek kıymetlerin işlem gerçekleşene kadar aktarılarak bloke edilmesi 226

228 takası - BRUT: Brüt Althesabı: Brüt takas uygulamasında olan kıymetlerin otomatik - PBLK TEFASP: İşlem Blokaj Althesabı: Türkiye Elektronik Fon Dağıtım Platformunda alım satımı yapılan yatırım fonlarının bloke edilmesi - FBLK BYF: Blokaj Althesabı: Borsa yatırım fonu creation/redemption (oluşturma/bozma) işlemlerinde kıymetlerin bloke edilmesi Sistemde Kullanılan Operasyonel Hesaplar Merkezi Kaydi Sistemde üyeler tarafından gerçekleştirilecek işlemlere ilişkin olarak kullanılan hesaplar ve bunların kullanım amaçları şu şekilde sıralanabilir. - Portföy Yatırımcısı Saklama Hesabı (2 sınıflı): Portföy yönetimi saklama yetkisi olan kurumlarda, yatırımcılarına ait portföylerdeki kıymetlerin, hak sahibi bazında saklanması amacıyla açılan hesaplardır. - Yatırım Fonu Saklama Hesabı (3 sınıflı): Yatırım fonlarına ilişkin kıymetlerin ilgili fon adına saklanması amacıyla TAKASBANK tarafından açılan hesaplardır. - AK Portföy Hesabı (4 sınıflı): Aracı kurum portföylerinin izlenmesi amacıyla açılan hesaplardır. - Halka Arz Hesabı (5 sınıflı): Halka arza aracılık eden kurumların halka arz işlemlerini gerçekleştirmek için açtıkları hesaplardır. - İhraççı Ortak Hesabı (6 sınıflı) : İhraççı şirketler tarafından ortakları için açılan ve sadece kapalı payların izlendiği hesaplardır. - Acente Saklamacı İşlem Hesabı (Takas Amaçlı) (7 sınıflı): Alım satım yetkisi olmayan sadece saklama yetkisi olan acente hizmeti veren kurumların İMKB de alım satım işlemlerini gerçekleştirmek üzere aracı kurumlar altında açılan hesaplardır. - Yatırım Fonu Saklamacı İşlem Hesabı (Takas Amaçlı) (8 sınıflı): Yatırım fonlarının portföylerine ilişkin kıymetlerin İMKB de alım satım işlemlerinin yapıldığı aracı kurumlar altında açılan hesaplardır. Yatırım Fonu Saklama Hesabı ile bağlantılıdır. - Portföy Yönetim Saklamacı İşlem Hesabı (Takas Amaçlı) (9 sınıflı): Portföy saklama kuruluşlarının işlemlerine ilişkin kıymetlerin portföy yönetimi işlem yetkisi olan 1291 MKK, İş ve Bilişim, s

229 aracı kurumlarca İMKB de alım satımının yapıldığı hesaplardır. Bu hesap portföy yatırımcısı saklama hesabı ile bağlantılıdır. - Yatırım Ortaklığı Saklama Hesabı (10 sınıflı): Yatırım ortaklığı portföylerine ilişkin kıymetlerin ilgili yatırım ortaklığı adına saklanması amacıyla TAKASBANK tarafından açılan hesaplardır. - Yatırım Ortaklığı Saklamacı İşlem Hesabı (Takas Amaçlı) (11 sınıflı): Yatırım ortaklığı portföylerine ilişkin kıymetlerin İMKB de alım satım işlemlerinin yapıldığı aracı kuruluş altında açılan hesaplardır. Bu hesap Yatırım Ortaklığı Saklama Hesabı ile bağlantılıdır. - Ak Takas Havuz Hesabı (12 sınıflı - AKTAH): Takas işlemlerinin tamamlanması amacıyla kullanılan havuz hesaplarıdır. Üye kodu tanımlandığında otomatik olarak açılır. - Ak Temerrüt Havuz Hesabı (13 sınıflı - AKTEH): Takas yükümlülüğünü yerine getirmeyen müşterilerin işlemlerinin sonuçlandırılması amacıyla kullanılan havuz hesaplarıdır. Üye kodu tanımlandığında otomatik olarak açılır. - Takasbank Takas Havuz Hesabı (14 sınıflı - TBTAH): TAKASBANK ın takas işlemlerini sonuçlandırmak amacıyla MKS de tanımlanan havuz hesabıdır. Üye kodu tanımlandığında otomatik olarak açılır. - Takasbank Temerrüt Havuz Hesabı (15 sınıflı - TBTEH) : TAKASBANK ın üye temerrüt işlemlerini sonuçlandırmak amacıyla MKS de tanımlanan havuz hesabıdır. Üye kodu tanımlandığında otomatik olarak açılır. - Saklamacı Kurum Netleştirme Havuzu (16 sınıflı - İşlemci kurum+nethvz): Acente kurumda takas işlemlerinin tamamlanması amacıyla kullanılan havuz hesaplarıdır. İşlemci aracı kurum altında Acente Saklamacı İşlem Hesabı - İhraççı Havuz Hesabı (17 sınıflı -IHRACH): İhraççı kurumun ihraç edilecek menkul kıymetlerini izlenmesi amacıyla açılan havuz hesaplarıdır. Üye kodu tanımlandığında otomatik olarak açılır. İhraççı Satılabilir Paylar Havuzu (18 sınıflı - IHRACSAT): Yatırım Fonu ihraç eden ihraççı tarafından ihraç sonrası Yatırım Fonu alım satım işlemlerinin izlendiği hesaplardır. Üye kodu tanımlandığında otomatik olarak açılır. - Temerrüt Hesabı (19 sınıflı -AKTEMHES): Aracı Kurumların TAKASBANK a karşı olan takas yükümlülüklerini yerine getirmemeleri sonucunda, takas temerrütlerini sonuçlandırmak amacıyla kullanılan Üye kodu tanımlandığında otomatik olarak açılır. 228

230 - YTL Küsurat Hesabı (20 sınıflı - AKYTLHES): YTL düzenlemesi nedeniyle sistemde oluşan virgülden sonraki üçüncü hanedeki bakiyenin aktarılarak izlendiği hesaplardır. - Takasbank OPSP Havuzu (21 sınıflı - TBOPH): TAKASBANK ın Ödünç Piyasası işlemlerini sonuçlandırmak için MKS de kullanılan havuz hesabıdır. Üye kodu tanımlandığında otomatik olarak açılır. - AK Hata Portföy Hesabı (22 sınıflı - AKHATAP): Takas işleyişinde sıkıntı oluşmaması için Merkezi Kayıt Kuruluşu sisteminde tanımsız ve işlemsiz durumda olan hesaplarla ilgili alım-satım işlem sonuçlarının yansıtıldığı havuz hesabıdır. Aracı Kurum kodu tanımlandığında otomatik olarak açılır. - Kaydi Bilinmeyen Ortak Hesabı (23 sınıflı - KAYDBOH): İhraççı altında bilinmeyen ortak hesabında izlenen fiziki kayıtların sermaye artırım karşılıkları, kıymet iptali, birleşmesi vb. sebeple oluşan kaydi paylarının izlendiği hesaplardır Üye kodu tanımlandığında otomatik olarak açılır. - Fiziki Bilinmeyen Ortak Hesabı (24 sınıflı - FZKBOH): İhraççı altında Bilinmeyen Ortak hesabında fiziki kayıtların izlendiği hesaplardır. Üye kodu tanımlandığında otomatik olarak açılır. - Saklamacı Kurum Temerrüt Havuzu (26 sınıflı -İşlemci üye kodu + TEMHVZ): Acente kurum temerrüt işlemlerinin sonuçlandırılması için tanımlanmış havuz hesaplarıdır. İşlemci aracı kurum altında Acente Saklamacı İşlem Hesabı tanımlandığında Saklamacı kurum altında otomatik olarak açılır. - Aracı Kurum Özel Sektör Tahvili Havuz Hesabı (27 sınıflı - OSTH): Aracı Kuruluşların Özel Sektör Tahvili Takas işlemlerinin tamamlanması amacıyla havuz mantığında kullanılan hesaplardır Üye kodu tanımlandığında otomatik olarak açılır. Üyeler tarafından, ilgili hesabın unvanı: Üye kodu+boşluk+osth olarak oluşturulup sicil alınması sağlanır. - Özel Sektör Tahvili Takas Havuz Hesabı (28 sınıflı - OTH): TAKASBANK ın takas işlemlerini sonuçlandırmak amacıyla kullanılan havuz hesabıdır. Üye kodu tanımlandığında otomatik olarak açılır. TAKASBANK tarafından, ilgili hesabın unvanı: TVS+boşluk+OTH olarak oluşturulup sicil alınması sağlanır. 229

231 - Fon Depo Havuz Hesabı (31 sınıflı - FONDEPO): Fon işlemlerinde sicil alamamış yatırımcılara ait işlemlerin geçici olarak bildirilmesi için kullanılan havuz hesabıdır. - TEFASP İşlem Hesabı (32 sınıflı): Türkiye Elektronik Fon Dağıtım Platformu işlemlerinde kullanılan havuz hesabıdır. Üye kodu tanımlandığında otomatik açılmaktadır. - İhraççı Varant Saklama Hesabı (33 sınıflı): Varant ihraççı üyesi adına ve ilgili tebliğ uyarınca ihraç edilen varantlara ilişkin işlemler ve bu kıymetlerin saklanması amacıyla açılan hesaplardır III. HESAPLARIN NİTELİĞİ Sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesine ve kaydi sisteme ilişkin temel hukuki düzenlemeler olan Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesi, MKK Yönetmeliği ve Kaydileştirme Tebliği nde, Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulan hesapların nitelikleri hakkında açık ve net bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak bu hukuki düzenlemelerde yer alan bazı ifadelerden, Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulan hesapların nitelikleri hakkında çeşitli bilgiler elde etmek mümkündür. Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 2. fıkrasının son cümlesinde yer alan sermaye piyasası araçlarının nama veya hamiline yazılı hesaplarda ifadesinden, sermaye piyasası araçları için Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulan hesapların nama ve hamiline olmak üzere 1293 iki farklı niteliğe sahip olabileceği anlaşılmaktadır Nama hesaplar, hesap niteliğinden anlaşıldığı üzere, yatırımcı adına açılmış, hesap sahibi yatırımcının kimlik bilgilerinin hesapta açıkça belli olduğu ve bu bilgilerin ihraççılar, aracı kuruluş, Merkezi Kayıt Kuruluşu ve diğer üyeler tarafından görülebildiği hesaplardır. Kaydi sistemdeki kayıtların tutulmasına ilişkin kurallar 1295 da nama hesaplara ilişkin bu tanımlamayı doğrular niteliktedir. Kaydi sistemdeki hamiline hesaplar ile neyin kastedildiği ise, tam olarak anlaşılamamaktadır. Çünkü hesapların hamiline nitelikte olabilmesi için hesap sahibi MKK, İş ve Bilişim, s Hesaplara ilişkin nama veya hamiline olma özelliği ile hesapta yer alan sermaye piyasası araçlarının nama yazılı veya hamiline yazılı olması birbirinden farklıdır. Bu nedenle iki farklı kullanımın birbirinden ayırt edilebilmesi adına, hesaplar için yazılı ifadesi kullanılmadan nama ve hamiline şeklinde bir ayrım yapılmıştır. Aynı yönde bkz. Manavgat, Kaydi Sistem, s. 180; Ayhan, s ; Töremiş, s. 22. Kaydi sistemdeki kayıtların tutulması hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 7, I. 230

232 yatırımcının kimlik bilgilerinin kayıtlarda açıkça yer almaması ve özellikle ihraççı tarafından görüntülenememesi gerekir. Ayrıca hesaplara tam ve gerçek manada hamiline nitelik kazandırılabilmesi için hesap sahibi yatırımcının kimlik bilgilerinin Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından da bilinmemesi gerekir Aracı kuruluşlar, yatırımcı adına hesapları takip ettikleri ve işlem yaptıkları, diğer bir ifade ile yatırımcıların vekili oldukları için, aracı kuruluşların hesap sahibi yatırımcının kimlik bilgilerini bilmeleri zorunludur Bu nedenle hesap sahibi yatırımcının kimlik bilgilerini aracı kuruluşunun bilmesi hesapların hamiline niteliğine zarar vermeyecektir. O halde tam ve gerçek manada hamiline hesaplarda, hesap sahibi yatırımcının kimlik bilgileri, sadece yatırımcının aracı kuruluşu tarafından bilinmeli, Merkezi Kayıt Kuruluşu dâhil, sisteme üye diğer kuruluşlarca bilinmemelidir Ancak kaydi sistemdeki kayıtların tutulmasına ve hesap açılmasına ilişkin kurallar incelendiğinde, Merkezi Kayıt Kuruluşu nun hesap sahibi yatırımcının kimlik bilgilerini bilmesini engellemenin mümkün olmadığı görülecektir. Çünkü Kaydileştirme Tebliği nin 10. maddesinin 2. fıkrasına göre; yatırımcı hesabı, yatırımcıların talepleri üzerine, üye sıfatını haiz aracı kuruluşlar ve yetkili takas ve saklama kuruluşları tarafından Merkezi Kayıt Kuruluşu na yapılacak başvuru çerçevesinde açılır. Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından yatırımcı hesabı açılabilmesi için öncelikle, EK/ 'de yer alan bilgilerden Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından gerekli görülenlerin üyeler tarafından Merkezi Kayıt Kuruluşu na bildirilmesi gerekmektedir. Ortak ve katılımcı hesabı, ihraççı tarafından münferiden pay sahipleri için, EK/2 de yer alan bilgilerden Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından uygun görülenlerin Merkezi Kayıt Kuruluşu'na iletilmesi ile açılır. Düzenlemede bahsi geçen EK/2 de yatırımcının kimlik bilgileri de yer almaktadır. Yatırımcı hesabının açılması kimlik bilgilerinin verilmesine bağlı olduğu için, yatırımcının kimlik bilgilerini Merkezi Kayıt Kuruluşu nun bilmemesi ya da kayıtlarda görmemesi mümkün değildir Kanaatimizce Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulan hamiline nitelikte hesaplar ile anlatılmak istenen, hesap sahibi yatırımcının kimlik bilgilerinin ihraççı kuruluş tarafından bilinmemesidir. Ancak yatırımcının kimlik bilgilerinin sadece ihraççı Manavgat, Kaydi Sistem, s Ayhan, s. 84. Manavgat, Kaydi Sistem, s EK/2 deki belgeler için çalışmanın sonundaki Ekler (EK 2) kısmına bakınız. Aynı yönde bkz. Töremiş, s

233 tarafından bilinmemesi hesabı tam ve gerçek manada hamiline nitelikte yapmaya yetmeyecektir Çünkü hesap sahibinin kimlik bilgileri Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından bilinmektedir. Bununla birlikte kaydi sistemin getirdiği 1302 izleme ve denetleme mekanizması çerçevesinde değerlendirildiğinde de yatırımcının kimlik bilgilerinin Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından bilinmesi bir gerekliliktir. Bu nedenle kaydi sistemdeki hamiline hesaplar, gerçek manada hamiline hesap olmayıp, sadece hesap sahibine ilişkin bilgilerin ihraççı tarafından bilinmediği hesaplardır Öte yandan aksi yatırımcı tarafından yazılı olarak bildirilmedikçe, ihraççıların talebi halinde, Merkezi Kayıt Kuruluşu nun belirleyeceği usul ve esaslar çerçevesinde, yatırımcı hesaplarındaki sermaye piyasası araçlarına ilişkin bilgiler Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından ihraççılara iletilebilmektedir (Kaydileştirme Tebliği m.26 f.2). Dolayısıyla kaydi sistemdeki hamiline hesaplar, hesapta yer alan kaydi sermaye piyasası aracının nama yazılı ve hamiline yazılı olma özelliğine bakılmaksızın 1304, yatırımcı tarafından hesaplarındaki bilgilerin ihraççıya bildirilmesinin açıkça ve yazılı olarak yasaklandığı hesaplardır. Yatırımcının yazılı olarak bildirmesi halinde hesaplarındaki bilgilerin ihraççıya iletilemeyeceği kuralının tek istisnası, yatırımcı tarafından anonim şirket paylarına ilişkin genel kurul blokajı işleminin yapılması 1305 durumudur. Çünkü yatırımcı tarafından genel kurula katılmak için anonim şirket payları üzerinde genel kurul blokajı işlemi yapıldığında, Merkezi Kayıt Kuruluşu genel kurula katılma hakkına sahip olanlara ilişkin bir listeyi ilgili anonim şirkete göndermektedir. Böylece ihraççı anonim şirket, yatırımcı yazılı olarak yasaklamış olmasına rağmen, yatırımcının hesabına ilişkin bilgileri bilmektedir. Bu durum, hesabındaki bilgilerin ihraççı tarafından bilinmemesine yönelik yazılı bildirimde bulunan yatırımcının iradesine aykırı gelebilir. Ancak yatırımcının genel kurula katılmak için kendi iradesi ile yaptığı genel kurul blokajı işlemi, bilgilerinin geçici bir süre için ihraççı tarafından bilinmesine ilişkin verilmiş bir izin olarak kabul edilebilir Aynı yönde bkz. Manavgat, Kaydi Sistem, s Kaydi sistemin getirdiği yenilikler hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 5, I vd. Aynı yönde bkz. Töremiş, s. 23. Sermaye piyasası araçlarının nama yazılı ve hamiline yazılı türleri ve Merkezi Kayıt Kuruluşu nun yaptığı izleme ve tutma faaliyetinin bu türlere ilişkin bir ayrım yapılmaksızın yerine getirildiği yönünde bkz. İkinci Bölüm, 5, I. Genel kurul blokajı işleminin yapılmasına ilişkin ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 7, V ve Üçüncü Bölüm, 10, II, D. 232

234 IV. HESAPLARIN AÇILIŞI A. Genel Olarak Hak sahiplerinin adına hesaplar, kimlik bilgilerinin Merkezi Kayıt Kuruluşu na bildirilmesi üzerine açılır. Kaydi sistemdeki hesap açıldıktan sonra, söz konusu hesap üzerinde işlem yapmaya yetkili Merkezi Kayıt Kuruluşu üyeleri ile bağlantısı kurulur. Açılan bir hesap için kimlik bildirimi yapılmamışsa, bu hesapla ilgili Merkezi Kayıt Kuruluşu sisteminde herhangi bir işlem yapılamaz. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası ile yetkili takas ve saklama kuruluşları (TAKASBANK), herhangi bir üye ile bağlantı kurmaksızın, doğrudan doğruya Merkezi Kayıt Kuruluşu nda hesap açtırabilir. Yabancı merkezi saklama kuruluşlarının Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde hesap açtırması ve hesapların tutulmasına ilişkin usul ve esaslar ise, Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından belirlenir (Kaydileştirme Tebliği m.6 f.2). Yerli gerçek kişi yatırımcılar için bazı sınırlı bilgiler üyeler tarafından sisteme girilmekte, iletilen bilgilerin Merkezi Kayıt Kuruluşu sistemindeki kontrolleri yapıldıktan sonra kaydı bulunmayan yeni bir yatırımcı için gerekli diğer bilgiler, Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi (MERNİS) veri tabanından alınmakta ve yatırımcı için yeni bir sicil numarası oluşturularak hesap açılmaktadır. Bilgileri iletilen yatırımcının kaydi sistemde daha önceden bir hesabı varsa yatırımcının hesabı ile sicil numarasının bağlantısı kurulmakta, kendisine yeni bir hesap açılmamaktadır. İletilen bilgilerin kaydi sistem tarafından kontrolü sırasında hata tespiti halinde bilgiler düzeltilene kadar hesap üzerinde herhangi bir işlem yapılamamaktadır Müşterek bir hesabın açılacak olması durumunda tüm müşterek hesap sahiplerine ilişkin kimlik bilgileri, hesap açılışı sırasında bildirilmelidir. Birden çok kişinin kimlik bilgileri ile açılarak sicil numarası alınan bir hesaba sonradan yeni bir kişinin kimlik bilgilerinin eklenmesi veya mevcut bir kişinin kimlik bilgilerinin çıkarılarak hesabın aynı sicil numarası ile devam etmesi mümkün değildir. Ayrıca müşterek hesaplar için hesap sahipleri bilgilerine bağlı olarak oran bildirimi de yapılmalıdır. Müşterek hesaplar için tüm hesap sahiplerinin kıymetlerin tümü üzerinde hak sahipliği (%100), oransal hesaplar için ise oran bildirimi dâhilinde hak sahipliği söz konusudur. Oransal müştereklik için tüm hak sahiplerinin hak sahipliği oran toplamları, %100 olmalıdır Haselçin, Kaydi Sistem, s MKK, İş ve Bilişim, s

235 Hesap türlerinin tamamının gerçek mahiyetlerinin gizleyecek nitelikte Merkezi Kayıt Kuruluşu nda hesap açılması ve kayıt tutulması mümkün değildir (Kaydileştirme Tebliği m.6 f.3). Hesap kimlik bilgilerinde herhangi bir değişiklik olursa bu değişikliğin Merkezi Kayıt Kuruluşu na bildirilmesi gerekir. Üye tarafından iletilen değişiklikler ve T.C. Kimlik Numarası ile MERNİS veri tabanından elde edilen bilgiler kullanılarak hesap bilgileri Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından güncellenmektedir Merkezi Kayıt Kuruluşu, hesap açılmasında Kaydileştirme Tebliği EK/1 ve EK/2 de yer alan bazı bilgi ve belgeleri hesap sahiplerinden isteyebilir. Kaydileştirme Tebliği EK/1 ve EK/2 de yer alan bilgiler Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından, resmi kurumların veri tabanlarından elektronik ortamda da temin edilebilmektedir (Kaydileştirme Tebliği m.10 f.6). Genel prensipler aynı olmakla birlikte her hesap türüne ilişkin hesap açılış işlemleri birbirinden farklıdır. B. İhraççı Hesabı İhraççı hesabının açılması için ihraççılar, kaydi sermaye piyasası araçlarının Sermaye Piyasası Kurulu kaydına alınmasına ilişkin kayıt belgesi tarihi ile izahnamenin ilgili ticaret siciline tesciline kadar geçecek süre içerisinde Kaydileştirme Tebliği EK/1 de yer alan bilgiler ile birlikte Merkezi Kayıt Kuruluşu na hesabın açılması için başvuruda bulunmakla yükümlüdürler. Merkezi Kayıt Kuruluşu na yapılacak başvuru, halka arza aracılık eden üye 1309 tarafından da yapılabilir (Kaydileştirme Tebliği m.8 f.1). Merkezi Kayıt Kuruluşu, ihraççı hesabının açılması sırasında EK/1 de yer alan bilgilere ilave bilgiler isteyebilir (Kaydileştirme Tebliği m. 8 f.4). C. Ortak Katılımcı Hesabı Ortak veya katılımcı hesabı, ihraççı tarafından münferiden pay sahipleri için, Kaydileştirme Tebliği EK/2'de yer alan bilgilerden Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından uygun görülenlerin Merkezi Kayıt Kuruluşu na iletilmesi ile açılır (Kaydileştirme Tebliği Haselçin, Kaydi Sistem, s Seri: IV, No: 34 sayılı Kaydileştirilen Sermaye Piyasası Araçlarına İlişkin Kayıtların Tutulmasının Usul ve Esasları Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (RG. T , S ) ile Kaydileştirme Tebliği nin 8. maddesinin 1. fıkrasında yer alan aracı kurum ibaresi, üye olarak değiştirilmiştir. 234

236 m.7 f.4). Ortak ve katılımcı 1310 hesabının açılabilmesi için Kaydileştirme Tebliği nin 10. maddesinde yer alan esaslara uyulmalı ve bu maddede belirtilen belgeler 1311 Merkezi Kayıt Kuruluşu na bildirilmelidir. Söz konusu belgelerin Merkezi Kayıt Kuruluşu na bildirimi ihraççı tarafından yerine getirilmelidir (Kaydileştirme Tebliği m.8 f.2). D. Bilinmeyen Ortak Bilinmeyen Katılımcı Hesabı Bilinmeyen ortak ve bilinmeyen katılımcı hesabının açılabilmesi için, ilgili sermaye piyasası aracının ihraççısının Merkezi Kayıt Kuruluşu na başvurması gerekir. Bilinmeyen ortak ve bilinmeyen katılımcı hesabının açılması için ihraççı, Kaydileştirme Tebliği EK/1'de yer alan kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin bilgiler ile Merkezi Kayıt Kuruluşu na başvurmalıdır (Kaydileştirme Tebliği m.8 f.3). E. Yatırımcı Hesabı Yatırımcı hesabının açılmasına ilişkin ilkeler Kaydileştirme Tebliğinin 10. maddesi ile düzenlenmiştir Bu madde ile belirlenen kurallar, hem aracı kuruluş hesabı altında yer alan, hem TAKASBANK hesabı altında yer alan, hem de TCMB hesabı altında yer alan yatırımcı hesapları için geçerlidir. Yatırımcı hesabı, yatırımcıların talepleri üzerine, üye sıfatını haiz aracı kuruluşlar ve yetkili takas ve saklama kuruluşları tarafından Merkezi Kayıt Kuruluşu na yapılacak başvuru çerçevesinde açılır Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından yatırımcı hesabı açılabilmesi için öncelikle, Kaydileştirme Tebliği EK/2'de yer alan bilgilerden Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından gerekli görülenlerin üyeler tarafından Merkezi Kayıt Kuruluşu na bildirilmesi gerekir (Kaydileştirme Tebliği m.10 f.2). Kaydileştirme Tebliği nin 10. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen bilgilerin Merkezi Kayıt Kuruluşu na ulaştırılmasını takiben hesap kullanıma açılır. Yatırımcıyla ilgili Kaydileştirme Tebliği EK/2 de yer alan tüm bilgilerin tamamlanmasıyla birlikte bir sicil numarası oluşturulur. Sermaye Piyasası Kurulu nca uygun görülen hallerde, hesabın ilgili Seri: IV, No: 34 sayılı Kaydileştirilen Sermaye Piyasası Araçlarına İlişkin Kayıtların Tutulmasının Usul ve Esasları Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (RG. T , S ) ile Kaydileştirme Tebliği nin 8. maddesinin 2. fıkrasında yer alan ortak ibaresinden sonra metne, ve katılımcı ibaresi eklenmiştir. EK/1 ve EK/2 de yer alan belgeler. EK/1 ve EK/2 deki belgeler için çalışmanın sonundaki Ekler (EK 1, EK 2) kısmına bakınız. Seri: IV, No: 34 sayılı Kaydileştirilen Sermaye Piyasası Araçlarına İlişkin Kayıtların Tutulmasının Usul ve Esasları Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (RG. T , S ) ile değiştirilmiş 10. madde. MKK, İş ve Bilişim, s

237 aracı kuruluş tarafından açılarak kimlik bilgilerinin Merkezi Kayıt Kuruluşu na Sermaye Piyasası Kurulu nca belirlenecek ve 30 günü aşmayacak bir süre sonuna kadar tamamlanmasına izin verilebilir. Belirlenen sürenin bitimine kadar kimlik bilgilerinin istenen şekilde Merkezi Kayıt Kuruluşu na bildirilmemesi durumunda hesap hareketsizleştirilebilir. Hareketsizleştirme, ilgili hesaba giriş ve çıkış işlemlerinin engellenmesidir. Aynı yatırımcı bilgileri ile başka bir aracı kuruluş tarafından yatırımcı hesabı açılmak üzere yapılan başvurularda, yatırımcıya Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından aynı sicil numarası tahsis edilir (Kaydileştirme Tebliği m.10 f.3). Aynı yatırımcı için birden fazla sicil numarası oluşturulduğunun daha sonra tespiti halinde, Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından yatırımcıya bildirimde bulunulması kaydıyla, sicil numaralarından biri iptal edilir (Kaydileştirme Tebliği m.10 f.4). Çünkü kaydi sistemde her bir yatırımcı için ancak tek bir sicil numarası belirlenebilmektedir. Birden fazla kişinin kaydi sistemde müşterek hesap açtırmak istemeleri halinde, Kaydileştirme Tebliğinin 10. maddesinde yer alan bilgi ve belgelerin sağlanması koşulu ile üyeler tarafından müşterek yatırımcı hesabı açılabilir. Bu hesapta müşterek maliklere ilişkin iştirak oranları da kayden izlenir (Kaydileştirme Tebliği m. 10 f.5). V. İŞLEMLERİN YAPILMASI A. Genel Olarak Kaydi sistemde her türlü işlemin, üyeler aracılığıyla elektronik ortamda, uzaktan erişim yoluyla ve kaydi olarak 1314 yapılması esastır Kaydi sistemde esas olan, işlemlerin üyeler aracılığıyla yapılmasıdır. Bu nedenle, kural olarak, yatırımcılar kaydi sistemde doğrudan işlem yapamaz Ancak yatırımcılara da kaydi sistemde doğrudan bazı sınırlı işlemleri yapma yetkisi verilmiştir Sermaye Piyasası Kanunu'nun tarihinde değişen 10/A maddesi gereğince hisse senetlerinin kağıt olarak çıkarılması ve ihracının kaldırılarak, kaydi işlem görmesi hükmünün getirildiği, buna göre aracı kurumların müşterilerine kredi kullandırmaları halinde müşterilerinin bankalardan kredi kullanarak hisse senedi alım-satımı yapmalarında rehin, teminat gibi hakların kaydi olarak kurulduğu ve fiziki olarak tesliminin söz konusu olmadığı. Bkz. 11. HD. T , E. 2005/12033, K. 2007/3194 ( MKK, İş ve Bilişim, s. 5. MKK, İş ve Bilişim, s. 47. Yatırımcıların kaydi sistemde doğrudan yapabileceği işlemler hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 7, V, D. 236

238 Kaydi sistemde yapılacak işlemler açısından Merkezi Kayıt Kuruluşu nun belirlediği bazı genel prensipler şunlardır: 1) Kullanıcılar ancak kurumlarınca kendilerine tanınan yetkiler çerçevesinde, elektronik imza kartları ile kaydi sistemde işlem yapabilir. 2) Kaydi sistemde yapılacak her işlemde giriş ve onay olmak üzere iki aşamalı uygulama mevcuttur. 3) İşlemlerin minimum müdahale ile gerçekleştirilmesi amacıyla, mümkün olduğunca işlemler için baştan sona otomatik işleyen süreçler oluşturulmuştur. 4) Kaydi sistemde toplanan verilerin ve gerçekleşen işlemlerin çeşitli şekillerde raporlanması sağlanmıştır Kaydileştirme Tebliği hükümleri çerçevesinde üyelerin, Merkezi Kayıt Kuruluşu sisteminde işlemleri yerine getirmeye yetkili görevlileri, Merkezi Kayıt Kuruluşu na bildirilir ve işlemler, münhasıran bu görevlilerce yerine getirilir. Üyeler tarafından hesaplarda hatalı veya eksik kayıtları düzeltmek amacıyla kayıt yapılması durumunda, düzeltme yapıldığı bilgisi, Merkezi Kayıt Kuruluşu nun belirleyeceği usul ve esaslar çerçevesinde üye tarafından Merkezi Kayıt Kuruluşu na ve hak sahibine bildirilir. Üyelere hesap açma veya kayıt amacıyla yapılan başvurularda eksikliklerin bulunması halinde, talebin reddi mümkündür. Bu halde red kararının, gerekçeli olarak hak sahiplerine ve Merkezi Kayıt Kuruluşu na üye tarafından derhal bildirilmesi (Kaydileştirme Tebliği m.5 f.5) zorunludur Kaydi sistemde üyeler ve Merkezi Kayıt Kuruluşu çalışanları tarafından yapılan tüm işlemlerin elektronik imza taşıması zorunludur. Kaydi sisteme bildirilen tüm işlemler bildirimi yapana ilişkin elektronik imza ile birlikte saklanır ve elektronik imza doğrulaması yapılmadan yerine getirilmez Üyeler tarafından kaydi sistemde yapılan tüm işlemler giriş ve onay olmak üzere iki aşamalı olarak yerine getirilmektedir Üyeler tarafından hatalı olarak yapılan işlemlerin iptali veya yeniden düzenlenmesi ancak onay aşamasından önce (giriş aşamasında) mümkündür. Onaylanan işlem için iptal veya düzeltme işleminin yapılması mümkün değildir. Onay aşamasından sonra hatalı işlem, ancak prosedürüne uygun olarak yapılacak ters işlemi ile düzeltilebilir. Örneğin, kıymet transferine ilişkin Seri: IV, No: 34 sayılı Kaydileştirilen Sermaye Piyasası Araçlarına İlişkin Kayıtların Tutulmasının Usul ve Esasları Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile; 5 inci maddenin beşinci fıkrasında yer alan bildirmesi ibaresi; bildirilmesi şeklinde değiştirilmiştir (RG. T , S ). MKK, İş ve Bilişim, s. 5. İşlemi yapan üyenin tercihi bu işlemi tek kullanıcın yapması yönünde ise, kullanıcıya her iki mesaj yetkisinin (giriş ve onay) birlikte verilmesi gerekir. 237

239 hatalı bir işlem yapılması halinde, hatalı işlemi yapan aracı kuruluş tarafından iletilen iptal talebi, ancak karşı kuruluşun onaylaması halinde geri alınabilir Üyeler, sadece Merkezi Kayıt Kuruluşu ndan izin almak kaydıyla, süreklilik arz etmeyecek şekilde diğer üyelerin teknik imkânlarını kullanmak suretiyle işlemlerini yürütebilir (Kaydileştirme Tebliği m.5 f.6). Öte yandan üyeler, Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından belirlenecek ve Sermaye Piyasası Kurulu nca onaylanacak esaslar çerçevesinde, kendi istihdam ettikleri personel ve teknik imkânları kullanmak yerine diğer bir üye aracılığıyla dolaylı ve sürekli bir şekilde Merkezi Kayıt Kuruluşu nda işlemlerini yürütebilir (Kaydileştirme Tebliği m.5 f.7). İki üye arasında ortak sorumluluk taahhütnamesi imzalanarak, bir üyenin kaydi sistem işlemlerinin başka bir üye tarafından yapılacağı durumlarda, işlemleri yapacak üyenin ana yetkilisine, adına işlem yapılacak üyede yetkilendirme yapmak üzere yetki verilir. Ana yetkililer, bu yetkiyi sadece kendi üye koduna ait kullanıcıları için kullanabilir B. Sisteme Erişim Üyelerin kaydi sistemde işlem yapabilmesi için söz konusu işlemi kaydi sisteme bildirmeleri gerekir. Bu bildirim, iki farklı şekilde yerine getirilebilir. İlgili işlemin kaydi sisteme bildirilmesinin birinci yöntemi, kullanıcı ekranları aracılığıyla yapılan bildirimdir. Bu yöntemde üyeler kendileri için oluşturulan kullanıcı ekranları ile doğrudan bağlantı kurarak sisteme bildirimde bulunabilir. Üyeler tarafından ilgili işlemlerin kaydi sisteme bildirilmesinin ikinci yöntemi ise, web servisleri aracılığıyla yapılan bildirimdir. Bu yöntemde üyeler web servislerini kullanarak sistem entegrasyonu sağlayarak kaydi sisteme bağlanır ve ilgili işleme ilişkin bildirimde bulunabilir İhraççılar dışındaki üyeler söz konusu iki yöntemden herhangi birini tercih edebilir. Ancak ihraççıların kullanıcı ekranları aracılığıyla doğrudan bağlantı yöntemini kullanmaları zorunludur Üyelerin ve Merkezi Kayıt Kuruluşu çalışanlarının kaydi sisteme erişimleri ancak PKI (açık anahtar altyapısı) kapsamında elektronik sertifikalar vasıtasıyla mümkündür MKK, İş ve Bilişim, s. 5. MKK, İş ve Bilişim, s. 8. MKK, İş ve Bilişim, s. 5. MKK, İş ve Bilişim, s. 5. MKK, İş ve Bilişim, s

240 Kaydi sisteme akıllı kart şifresi (PIN kodu) ve MKS şifresi ile bağlanılır Akıllı kart şifresi yetkili ESHS (Elektronik Sertifika Hizmet Sağlayıcı) tarafından, MKS Şifresi ise, doğrudan kaydi sistem tarafından sağlanır Yatırımcıların kaydi sistemde işlem yapabilmesi için de bu işlemin kaydi sisteme bildirilmesi gerekir. Merkezi Kayıt Kuruluşu her yatırımcıya özel bir sicil numarası tahsis etmekte ve aynı yatırımcının farklı kurumlardaki hesaplarına ilişkin bilgilerini bu sicil numarası ile takip etmektedir. Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde hesabı bulunan her yatırımcı için sicil numarasına bağlı olarak bir de şifre oluşturulmaktadır. Yatırımcılar kaydi sisteme ancak sicil numaraları ve bu sicil numaralarına bağlı şifreleri ile erişebilmektedir C. İşlem Yetkilisi Kaydi sistemde işlem yapma yetkisi kural olarak üyelere verilmiştir. Yatırımcılar ise, sadece bazı sınırlı işlemleri kaydi sistemde yapabilirler. Bunun dışında Merkezi Kayıt Kuruluşu nun da kaydi sistemde işlem yapma yetkisi vardır. Kaydi sistemde işlemler ancak MKK sertifika hizmetleri kapsamında sertifika işlemlerini tamamlamış kullanıcılar tarafından akıllı kartlar kullanılarak yapılabilir. Bu çerçevede, öncelikle kullanıcılar için oluşturulan sertifikalar Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından kaydi sisteme yüklenir. Daha sonra ise, sisteme yüklenen sertifikalar ile üye bağlantıları kurulur Üyelerin kaydi sistemi kullanma yetkisi olan kullanıcıları, ana yetkili ve kullanıcı olmak üzere iki farklı türdedir. Kaydi sistemdeki kullanıcıların türleri üyeler tarafından Merkezi Kayıt Kuruluşu na verilen bilgiler doğrultusunda belirlenir. Üye tarafından aksi belirtilmedikçe üyelik başvurusu sırasında şirket yetkilisi olarak bildirilen kişi ana yetkili, diğer kullanıcılar ise kullanıcı olarak kaydi sistemde tanımlanır MKS şifrelerinin kullanım süresi 90 gündür, bu süre öncesinde şifrenin değiştirilmesi gerekir. Kullanıcıya ait sertifikanın süresinin dolmasını veya üye tarafından Telekomünikasyon Kurumu tarafından yetkilendirilmiş elektronik sertifika hizmet sağlayıcılarına (ESHS) yeni bir kullanıcı için akıllı kart talebi iletilmesini takiben ESHS tarafından MKK sistemine gönderilen Sertifika Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından kullanıcının ait olduğu üye ile eşleştirilir. Üye ise, yeni sertifikayı sistem üzerinden kullanıcısına atar veya eski sertifikayı yenisi ile değiştirerek güncelleme işlemini gerçekleştirerek kullanıcının sisteme bağlanmasını sağlar. MKK, İş ve Bilişim, s MKK, İş ve Bilişim, s. 8. MKK, İş ve Bilişim, s

241 Kaydi sistemde her üye için bir ana yetkili tanımlanması zorunludur. Ana yetkili, üyenin diğer kullanıcılarını kaydi sistemi kullanma konusunda yetkilendirme hakkına sahip olan kaydi sistem kullanıcısıdır. Ana yetkili dışındaki üye kullanıcıları, ancak ana yetkilinin kendilerine verdiği yetki çerçevesinde 1332 kaydi sistemi kullanabilir İhraççılar, kaydi sistemde sadece kendi ihraç ettikleri sermaye piyasası araçlarının borsada işlem görmeyen kısımlarına ilişkin işlem yapabilir İhraççıların ihraç ettikleri sermaye piyasası araçlarının borsada işlem gören kısmına ilişkin kaydi sistem işlemleri ise, aracı kuruluşlar tarafından yerine getirilir. Kaydi sistemde yapılan her türlü işlemde, Merkezi Kayıt Kuruluşu nun üyeye göre önceliği vardır. Merkezi Kayıt Kuruluşu geçerli bir belgeye dayanarak kaydi sistemde yapılmış tüm işlemleri kaldırabilir. Üyeler ise, ellerinde geçerli bir belgeleri olsa bile Merkezi Kayıt Kuruluşu nun gerçekleştirdiği bir işlemi kaldıramaz D. İşlemler Kaydi sistemde temel kabul edilebilecek işlemler, kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin hakların kullanılması dair işlemler ile sermaye piyasası araçlarına ilişkin hukuki işlemlerdir. Bu işlemler ileride ayrı bir bölüm altında ayrıntılı olarak incelenecektir Bu başlık altında ise, sadece yatırımcıların kaydi sistemde doğrudan yapabilecekleri işlemlere yer verilecektir. Kaydi sistemde esas olan işlemlerin üyeler aracılığıyla yapılması olmakla birlikte, yatırımcılara da sınırlı bazı işlemleri kaydi sistemde doğrudan yapabilme yetkisi verilmiştir. Yatırımcıların kaydi sistemde doğrudan yapabilecekleri işlemler, yatırımcı blokajı ve genel kurul blokajı işlemleridir. Ayrıca yatırımcılar, Merkezi Kayıt Kuruluşu nun bilgilendirme hizmetleri çerçevesinde bilgilenme amacıyla da kaydi sistemi kullanabilir Bunların dışında yatırımcılar kaydi sistemde herhangi bir işlem yapamaz Üyeler, kendi kullanıcılarının kaydi sistemi kullanma yetkilerini çeşitli şekillerde sınırlandırabilir. Örneğin, bir üye, kullanıcılarının kaydi sistemde yapabilecekleri işlemleri para cinsinden miktar olarak sınırlandırabilir. Belirlenen miktarı aşan işlemleri ilgili kullanıcı yerine getiremez. MKK, İş ve Bilişim, s. 8. MKK, İş ve Bilişim, s. 5. MKK, İş ve Bilişim, s. 5. Bkz. Üçüncü Bölüm, 10 ve

242 Yatırımcılar adına söz konusu işlemler dışındaki kaydi sistem işlemleri, ancak ilgili üye tarafından yapılabilir. Bilgilendirme hizmetleri çerçevesinde yatırımcı, hesaplarında gerçekleşen hareketlerden ve portföyünün son durumundan haberdar olabilir Yatırımcı kendisine tahsis edilen sicil numarası ve şifresi ile her zaman doğrudan kaydi sisteme ulaşarak hesabı hakkında ayrıntılı bilgi edinebilir. Genel kurula katılarak yönetimsel haklarını kullanmak isteyen yatırımcı doğrudan 1339 kaydi sistemi kullanarak genel kurul blokajı işlemi yapabilir Yatırımcılar doğrudan kaydi sistemi kullanarak genel kurula katılma talebine ilişkin genel kurul blokajı işlemini kaydi sisteme bildirir Bu bildirim doğrultusunda ilgili ihraççıya ilişkin şirket payları yatırımcının serbest hesabından Genel Kurul Blokaj alt hesabına aktarılır. İlgili paylara konulan genel kurul blokajı, genel kuruldan sonra ihraççı tarafından belirlenen 1342 tarih ve saatte Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından otomatik olarak kaldırılır Yatırımcı blokajı ise, yatırımcının kaydi sistemde yapacağı bir işlem ile portföyünde bulunan sermaye piyasası araçları üzerinde işlem yapılmasını engellemesi veya sınırlandırmasıdır Böylece hak sahibi yatırımcılar, kendilerinin haberi olmaksızın aracı kuruluşlarının hesapları üzerinde işlem yapmasının önüne geçebilmektedir Yatırımcı blokajı işlemi ile yatırımcının serbest hesabındaki sermaye piyasası araçları, yatırımcı hesabı altındaki Yatırımcı Blokaj alt hesabına aktarılır. Yatırımcı blokajı işleminin 20:00 08:00 saatleri arasında yapılması esastır. Ancak yatırımcılar, söz konusu MKK, MKKweb Yatırımcı, s. 2. Genel kurul blokajı işleminin, yatırımcının talimatı üzerine yatırımcının aracı kuruluşu tarafından yapılması da mümkündür. MKK, MKKweb Yatırımcı, s. 6. Böylece hesap açılısında isminin ihraççıya bildirilmemesi seçeneğini seçmiş olan yatırımcı, genel kurul blokajı yaptırmışsa, ismi söz konusu genel kurul için ihraççıya bildirilebilir hale gelir. Ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 7, I. İhraççı kuruluş, genel kurul tarihini, toplantının yapılacağı yer ve saati, blokaj kaldırılma tarihini genel kuruldan önce Merkezi Kayıt Kuruluşu na bildirir. İhraççıların bildirdiği tüm genel kurul bilgileri Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından yatırımcılara duyurulur. Otomatik blokaj ismi verilen sistem ise yatırımcı blokajı sisteminin daha etkin kullanımı amaçlamaktadır. Otomatik blokaj sisteminde yatırımcılar, günün herhangi bir saatinde gerek mevcut kıymetlerine gerekse hesabında bulunmamakla birlikte hesabına ileri tarihli belirli bir tarih aralığında gelecek kıymetlere yönelik kıymet ve adet bazında bloke altına alma talimatı verebilmektedir. Haselçin, Kaydi Sistem, s. 37; MKK, MKKweb Yatırımcı, s

243 saatler içerisinde yerine getirilmek üzere, gün içinde herhangi bir saatte yatırımcı blokajı işlemine ilişkin talimatlarını kaydi sisteme bildirebilir. Kaydi sistemde bekleyen talimatlar, üye işlemlerinin tamamlanmasının ardından gün sonunda ilave bir işleme gerek kalmaksızın gerçekleştirilir. Yatırımcı blokaj alt hesabına aktarılan sermaye piyasası araçları, yatırımcının yapacağı yatırımcı blokajı çözme işlemi ile birlikte tekrar yatırımcının serbest hesabına aktarılır Yatırımcılar, kaydi sisteme ileri tarihli yatırımcı blokajı ve yatırımcı blokajı çözme talimatı verebilir MKK, İş ve Bilişim, s

244 ÜÇÜNCÜ BÖLÜM MERKEZİ KAYDİ SAKLAMA SÖZLEŞMESİNİN ve KAYDİ SİSTEMDEKİ KAYITLARIN HUKUKİ NİTELİĞİ ile KAYDİ SERMAYE PİYASASI ARAÇLARINA İLİŞKİN HAKLAR ve HUKUKİ İŞLEMLER 243

245 8. MERKEZİ KAYDİ SAKLAMA SÖZLEŞMESİNİN HUKUKİ NİTELİĞİ I. GENEL OLARAK Kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin saklama hizmeti, kaydi sistem aracılığı ile elektronik ortamda, kaydi olarak ve Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından bir saklama sözleşmesi çerçevesinde yerine getirilmektedir Bu saklama sözleşmesi merkezi kaydi saklama sözleşmesi dir Merkezi kaydi saklama sözleşmesi kaydi sistemin temel unsurlarından birisidir. Çünkü kaydi sisteme ilişkin ortaya çıkması muhtemel birçok hukuki problemin kaynağı ve çıkan problemlere üretilecek çözüm önerileri, merkezi kaydi saklama sözleşmesi çerçevesinde şekillenecektir. Bu nedenle merkezi kaydi saklama sözleşmesinin tanımı, konusu, tarafları ve hukuki niteliği belirlenmelidir. Bu çerçevede özellikle merkezi kaydi saklama sözleşmesinin hukuki niteliğinin belirlenmesi oldukça önemlidir. Bununla birlikte ne Sermaye Piyasası Kanunu nda ne de Kaydileştirme Tebliği nde merkezi kaydi saklama sözleşmesinin hukuki niteliğinin belirlenmemiş olması ya da Borçlar Kanunu ndaki saklama sözleşmesi türlerine ilişkin hükümlere atıfta bulunulmamış olması bu önemi daha da arttırmaktadır Çünkü sözleşmeye uygulanacak hükümler ile sözleşmenin hüküm ve sonuçları merkezi kaydi saklama sözleşmesinin hukuki niteliğine göre belirlenecektir Uygulamadaki bazı küçük ayrıntılar kaydi saklama sözleşmesine uygulanacak hükümler ile tarafların hak ve borçlarında önemli değişiklikler ortaya çıkarabilecek niteliktedir Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından yapılan kaydi sermaye piyasası araçlarını elektronik ortamdaki hesaplarda tutma işleminin (kaydi) saklama hizmeti olduğu yönünde bkz. İkinci Bölüm, 3, II, C. Acır ve Haselçin, merkezi kaydi saklama kavramı yerine merkezi saklama kavramını kullanmışlardır. (Bkz. Acır, s. 88; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 52). Ancak kanaatimizce, kaydi sistem aracılığıyla yapılan merkezi saklamanın diğer merkezi saklamalardan ayırt edilebilmesi için merkezi kaydi saklama ifadesinin tercih edilmesi daha doğru olacaktır. Bu nedenle çalışmamızda merkezi kaydi saklama kavramının kullanılması tercih edilmiştir. Önemine binaen, merkezi saklama sözleşmesinin hukuki niteliğine ilişkin çeşitli münferit çalışmalar yapılmıştır. Bkz. Manavgat, Çağlar, Menkul Kıymetlerin Merkezi Saklanmasında Kullanılan Yöntemin Sözleşmenin Hukuki Niteliğine Etkisi, Batider, C. XVIII, S. 4, 1996, s ; Acır, Birsen, Menkul Kıymetlerde Merkezi Saklamanın Hukuki Açıdan Değerlendirilmesi, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara 2001; Erişgin, Nuri, Toplu Saklamada Saklatanlar Arasındaki İlişkiler ve Hukuksal Sonuçları, Batider, C.XXII, S.1, 2003, s Acır, s. 88. Manavgat, Merkezi Saklama, s

246 Merkezi kaydi saklama sözleşmesi nitelik olarak bir saklama sözleşmesidir. Bu nedenle Borçlar Kanunu nda 1353 düzenlenen; adi vedia, usulsüz tevdi ve ardiye sözleşmesi gibi saklama sözleşmelerinden 1354 hangisinin yapısının merkezi kaydi saklama sözleşmesine uygun olduğunun tespit edilmesi gerekmektedir. Böylece tespit edilen sözleşme türüne ilişkin hükümler merkezi kaydi saklama sözleşmesine de uygulanabilecektir. Saklama sözleşmesi türlerinden hiçbirisinin tam olarak kaydi saklama sözleşmesinin yapısına uygun olmaması halinde ise, hangi saklama sözleşmesine ilişkin hangi hükümlerin merkezi kaydi saklama sözleşmesine uygulanacağının belirlenmesi gerekmektedir. Ayrıca belirlenen bu hükümlerin ne oranda ve ölçüde ya da hangi şekilde merkezi kaydi saklama sözleşmesine uygulanacağının tespiti de oldukça önemlidir Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde; öncelikle merkezi kaydi saklama sözleşmesinin tanımı, konusu ve tarafları açıklanacak, daha sonra ise, hukuki niteliği belirlenecektir. II. SÖZLEŞMENİN TANIMI Merkezi kaydi saklama sözleşmesi, Merkezi Kayıt Kuruluşu ile sermaye piyasası araçları üzerinde hak sahibi olan kişiler arasında imzalanan, kaydi sistem kapsamındaki (kaydileştirilebilecek) sermaye piyasası araçlarının bilgisayar sistemi aracılığı ile elektronik ortamda kaydi olarak saklandığı ve saklanan bu kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemlerin kaydi olarak gerçekleştirildiği bir saklama sözleşmesidir. Merkezi Kayıt Kuruluşu, kaydi sermaye piyasası araçlarını merkezi olarak saklamaktadır. Kaydi sermaye piyasası araçlarının saklanması açısından Türkiye deki tek yetkili kuruluş Merkezi Kayıt Kuruluşu dur sayılı BK nın saklama sözleşmelerinin düzenlendiği 19. babının başlığı vedia olmasına rağmen bu bapta diğer saklama sözleşmeleri de düzenlenmiştir. Kanaatimizce on dokuzuncu babının isminin vedia olarak belirlenmesi uygun olmamıştır. Muhafaza, saklama ya da benzer bir kavramın kullanılması daha uygun olurdu. Nitekim 6098 sayılı BK nın saklama sözleşmelerinin düzenlendiği on dördüncü bölümünün başlığı saklama sözleşmeleri olarak belirlenmiştir. Saklama sözleşmelerinden otelciye tevdi sözleşmesinin merkezi kaydi saklama sözleşmesi ile ilgili olmadığı yönünde bkz. Acır, s. 88. Aynı yönde bkz. Manavgat, Merkezi Saklama, s Merkezi Kayıt Kuruluşu, sadece kaydi sermaye piyasası araçları açısından saklama hizmeti vermekte olup, fiziki sermaye piyasası araçları açısından saklama hizmeti vermemektedir. Fiziki sermaye piyasası araçları açısından saklama hizmeti, TAKASBANK tarafından verilmektedir. 245

247 III. SÖZLEŞMENİN KONUSU Merkezi kaydi saklama sözleşmesinin konusu, sermaye piyasası araçlarıdır Her türlü sermaye piyasası aracı merkezi kaydi saklama sözleşmesinin konusu olamaz. Öncelikle herhangi bir sermaye piyasası aracının merkezi kaydi saklama sözleşmesinin konusu olabilmesi için, o sermaye piyasası aracı türünün kaydileştirilebilecek bir sermaye piyasası aracı olması gerekir Kaydileştirilebilen her sermaye piyasası aracı türü de merkezi kaydi saklama sözleşmesinin konusu olamaz. Çünkü bir sermaye piyasası aracının bu sözleşmeye konu olabilmesi için mevcut durumda kaydileştirilmiş olması gerekmektedir. Örneğin anonim şirket hisse senetleri kaydileştirilebilir niteliktedir. Ancak her anonim şirketin bütün hisse senetleri kaydileştirilmiş değildir. Sadece kaydi sistem kapsamında bulunan halka açık anonim şirketlerin kaydileştirme prosedürünü tamamlayarak kaydi sisteme aktarılan hisse senetleri, merkezi kaydi saklama sözleşmesinin konusu olabilir. O halde bir sermaye piyasası aracının merkezi kaydi saklama sözleşmesine konu olabilmesi için iki önemli şart gerekmektedir. Bunlardan birincisi, o sermaye piyasası aracı türünün kaydileştirilebilir nitelikte olması; ikincisi ise, söz konusu sermaye piyasası aracının mevcut durumda ilgili prosedür tamamlanarak kaydi sisteme aktarılmış olmasıdır IV. SÖZLEŞMENİN TARAFLARI Merkezi kaydi saklama sözleşmesi, bir saklama sözleşmesi olduğu için doğal olarak sözleşmede saklayan ve saklatan olmak üzere iki taraf mevcuttur. Merkezi kaydi saklama sözleşmesinde saklayan, Merkezi Kayıt Kuruluşu dur. Saklanan kaydi sermaye piyasası araçları, hak sahibi yatırımcılar (malik) adına saklanmaktadır. Bu nedenle saklatan sıfatı da hak sahibi yatırımcılara aittir. Saklanan kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin mülkiyet hakkı ile asli ve vasıtalı zilyetlik hak sahibi yatırımcıya aittir. Merkezi Kayıt Kuruluşu ise, saklayan sıfatı ile kaydi sermaye piyasası araçlarının vasıtasız zilyedi konumundadır Norman, s Kaydi sistem kapsamındaki kaydileştirilebilecek sermaye piyasası araçları hakkından ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 4, II. Devlet iç borçlanma senetleri, (nitelik ve hukuki dayanak olarak) kaydileştirilebilir nitelikte olmasına rağmen, henüz kaydileştirilerek kaydi sisteme aktarılmadıkları için merkezi kaydi saklama sözleşmesinin konusu olamaz. Bir kaydi sermaye piyasası aracının kaydileştirilebilmesi için gerekli, nitelik şartı ve hukuki dayanak şartı hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 4, II, B, 1 ve

248 Kaydi sermaye piyasası araçları açısından tek yetkili saklama kuruluşu Merkezi Kayıt Kuruluşu olduğu için, sadece Merkezi Kayıt Kuruluşu ile kaydi sermaye piyasası araçlarının saklanmasına ilişkin sözleşme yapılabilir. Bunun dışında yapılan sözleşmeler merkezi kaydi saklama sözleşmesi olarak nitelendirilemez. Örneğin, yatırımcı ile aracı kurum arasında kaydi sermaye piyasası aracının saklanmasına ilişkin bir sözleşme yapılamaz. Böyle bir sözleşme yapılmışsa, bu sözleşme ancak aracı kuruma yatırımcı tarafından, (kaydi sermaye piyasası aracının saklanması için Merkezi Kayıt Kuruluşu ile saklama sözleşmesi imzalaması amacıyla), verilmiş bir sözleşme yapma yetkisi olarak değerlendirilebilir. Dolayısıyla aracı kurum ile imzalanan bu tür bir sözleşmeyi, vekâlet sözleşmesi olarak kabul etmek gerekir Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından yerine getirilen saklama hizmeti, üyeler 1361 itibariyle hak sahibi bazında yerine getirilmektedir. Bu nedenle kaydi bir sermaye piyasası aracına yatırım yapacak kişilerin, Merkezi Kayıt Kuruluşu üyesi kuruluşlarda kendi adlarına hesap açtırmaları zorunludur. Yatırım fonları, özel sektör borçlanma araçları ve İMKB de işlem görmekte olan hisse senetlerinin dolaşımda olmayan kısmına sahip yatırımcıların söz konusu menkul kıymetlerin ihraççısı olan Merkezi Kayıt Kuruluşu üyesinde veya aracı kuruluşlarda hesap açtırmaları mümkün iken, diğer menkul kıymetler için saklama hizmeti ancak aracı kuruluşlar nezdinde açılacak hesaplar ile verilebilmektedir Bu çerçevede değerlendirildiğinde saklama hizmeti veren ve saklayan konumundaki Merkezi Kayıt Kuruluşu ile yatırımcılar arasında doğrudan yapılmış bir saklama sözleşmesi bulunmamaktadır Saklama sözleşmesi, saklanan sermaye piyasası aracının türüne göre, aracı kuruluş ya da sermaye piyasası aracının ihraççısı ile yapılmaktadır. Çünkü yatırımcılar, kural olarak, Merkezi Kayıt Kuruluşu ile muhatap olarak kaydi sistemde doğrudan işlem yapamamaktadır. Merkezi kaydi saklama sözleşmesinin Merkezi Kayıt Kuruluşu ile aracı kuruluşlar veya ihraççılar arasında yapılması, sözleşmenin taraflarını değiştirmemektedir. Çünkü bu durumda aracı kuruluşlar ve ihraççılar vekilliğini yaptıkları yatırımcı (müşteri ortak) Aynı yönde bkz. Manavgat, Merkezi Saklama, s Merkezi Kayıt Kuruluşu na üye olabilecek kuruluşlar hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 6, VIII. TAKASBANK ın vermiş olduğu saklama hizmetinde de, (yatırımcılara ait hisse senetlerinin TAKASBANK nezdindeki aracı kuruluş alt hesaplarında müşteri ismine saklama yöntemine göre saklandığı sistemde de), saklama sözleşmesi yatırımcı ile değil, borsa üyesi aracı kuruluşlarla yapılmaktadır. Bkz. Acır, s

249 adına hareket etmektedir. Uygulamada sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi sürecinde ihraççıların bir aracı kuruluşla anlaştığı ve yatırımcıları bu aracı kuruluşa yönlendirdiği görülmektedir. Bunun sebebi işlemlerin tek elden ve profesyonel olarak takip edilmesi ihtiyacıdır. Her yatırımcının her bir sermaye piyasası aracı için kaydileştirme sürecini takip etmesi oldukça güçtür. Bu noktada ihraççıların bu işlemleri yatırımcılar adına yerine getirmesi gündeme gelebilir. Ancak çoğu zaman ihraççıların bünyesinde kaydileştirme işlemlerini takip etmek üzere bu işe tahsis edilecek yeterli sayıda personel bulunmamaktadır. Yeterli sayıda personel bulunsa bile, kaydileştirme işlemlerini takip edecek nitelikte profesyonel eleman bulmak oldukça güçtür. Bu nedenle uygulamada, özellikle fiziki senetlerin kaydileştirilmesi işlemi bir aracı kuruluş vasıtasıyla gerçekleştirilmektedir. V. MERKEZİ KAYDİ SAKLAMA SÖZLEŞMESİNİN ADİ VEDİA SÖZLEŞMESİ İLE KARŞILAŞTIRILMASI Vedia 1364 sözleşmesi 1365, vedia veren ile vedia alan arasında yapılan ve vedia alanın, vedia verenin teslim ettiği şeyi almayı ve güvenli bir yerde saklamayı üstlendiği bir saklama sözleşmesidir Adi vedia sözleşmesinin tanımı yapılırken ise, vedia verenin (saklatanın) sözleşme konusu şeyi her zaman geri isteyebileceğine 1367 ve vedia alanın (saklayanın) da geri vermek zorunda olduğuna yer verilmesi gerektiği ifade edilmektedir Bu özelliği, adi vedia sözleşmesini ariyetten, karzdan, kiradan ve ürün kirasından ayırt etmektedir O halde adi vedia sözleşmesi, saklatan (vedia veren) tarafından verilen bir taşınırın saklayan (vedia alan) tarafından kabul edilerek güvenli bir yerde saklanması ve saklatanın dilediği zaman istemesiyle saklanan şeyi saklatana geri sayılı Borçlar Kanunu nun saklama sözleşme türlerinin düzenlendiği 19. babının başlığı vedia dır. Ancak bu başlık altında sadece vedia sözleşmesi değil, diğer saklama sözleşmesi türleri de düzenlenmektedir. Bu nedenle doktrinde vedia sözleşmesi ile usulsüz tevdi sözleşmesini ayırt etme adına vedia sözleşmesi, adi vedia ya da alelade vedia; usulsüz tevdi sözleşmesi ise usulsüz vedia olarak isimlendirilmektedir. Bu çalışma kapsamında kullanılan vedia sözleşmesi kavramı ile tüm saklama sözleşmesi türleri; adi vedia ya da diğer bir kullanım olan alelade vedia sözleşmesi kavramı ile ise sadece vedia sözleşmesi kastedilmektedir. Vedia, kavramı hem sözleşmeyi hem de sözleşme konusu olan şeyi ifade etmek üzere kullanılmaktadır. Bkz. Erdem, s. 35. İmre, Alelade Vedia, s.213; Yavuz, s. 743; Erdem, s. 35; Zevkliler, s. 363;Yener, s İmre, Alelade Vedia, s Yavuz, s. 744; Zevkliler, s Zevkliler, s

250 verme yükümlülüğünü saklayana yükleyen bir saklama sözleşmesidir 1370 şeklinde tanımlanabilir Adi vedia sözleşmesinin konusu bir eşyanın vedia alan tarafından vedia veren adına saklanmasıdır Doktrindeki ağırlıklı görüşe göre, adi vedia sözleşmesinin konusu olan bu eşya, mutlaka taşınır eşya olmalıdır Taşınmazlar (taşınmaz eşyalar) adi vedia sözleşmesine konu olamaz Araba, ev eşyası, mücevherat ve kıymetli evrak gibi taşınır eşyalar adi vedia sözleşmesine konu olabilir Bu taşınır eşyalar arasında özellikle kıymetli evrak konumuz açısından büyük önem taşımaktadır Çünkü inceleme konumuzu oluşturan kaydi sermaye piyasası araçları da kural olarak kıymetli evrak 1377 ve Yavuz, s. 744; Zevkliler, s. 363; Erdem, s. 36. Adi vedia sözleşmesi hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Yener, Mehmet Deniz, Vedia Sözleşmesi, İstanbul İmre, Alelade Vedia, s Yavuz, s. 744; Zevkliler, s. 363; Yener, s. 4. Bu husus İsviçre Borçlar Kanunu nda açıkça belirtildiği halde Türk Borçlar Kanunu nda (m.463) sadece şey den bahsedildiği için; Türk Hukuku nda taşınmazların da vedia konusu olabileceği doğrultusunda görüşler ileri sürülmüştür. Bkz Erdem, s. 40. Ancak 6098 sayılı Borçlar Kanunu nun 561. maddesinde yer alan Saklama sözleşmesi, saklayanın, saklatanın kendisine bıraktığı bir taşınırı güvenli bir yerde koruma altına almayı üstlendiği sözleşmedir şeklindeki hükümde açıkça taşınır ifadesine yer verilmiştir. Aynı yönde bkz. Yavuz, s. 744; Zevkliler, s. 363; Yener, s. 4. Aksi yönde görüş bildirerek taşınmazlarında vedia sözleşmesine konu olabileceği yönünde bkz. Bilge, s. 345; İmre, Alelade Vedia, s İmre, Alelade Vedia Akdi Üzerine Bir Tetkik (Muammer Raşit Seviğ e Armağan, İstanbul 1956, s ) adlı çalışmasından önce kaleme aldığı Usulsüz Vedia Akdi (Türk İsviçre, Alman ve Fransız Hukukları Üzerine Bir Tetkik), (İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, 1944, C. X, S. 1 2, s ) isimli makalesinde taşınmazların vedia sözleşmesine konu olamayacağı görüşünü savunmuştur. Daha sonra yazar fikir değiştirerek taşınmazların da vedia sözleşmesine konu olabileceği görüşünü benimsemiştir. Yazar bu fikir değişikliğinin sebebini, kanunun metnine sadık kalma istemi ve taşınmazlar üzerinde adi vedia sözleşmesi yapılmasının nadir olsa da imkânsız bulunmaması olarak açıklamaktadır (Bkz. İmre, Alelade Vedia, s. 220). Kanunun metnine sadık kalma ile anlatılmak istenen Türk Borçlar Kanunu ile mehaz kanun olan İsviçre Borçlar Kanunu arasında var olan kavram farklılığıdır. İsviçre Borçlar Kanunu nda vedia sözleşmesinin konusu taşınır eşyaya inhisar edilirken, Türk Borçlar Kanunu nda sözleşmenin konusu, hem taşınırlar hem de taşınmazlar için kullanılan şey olarak ifade edilmektedir. Erdem, s. 40; Yavuz, s. 744; İmre, Alelade Vedia, s Hazinenin kısa vadeli borçlanma için çıkardığı faizli bonoları ihale sonucu satın alan bankaların müşterileri ile bu bonolar hakkında yaptıkları repo işleminde, genelde hazine bonosu müşteriye teslim edilmeksizin, bankada müşteri adına muhafazaya alındığına dair bir belge düzenlemekte ve bu belge vedia akdine konu malı temsil etmektedir. Repo işlemindeki vade sonunda, müşteri tarafından ödenmektedir. Yapılan bütün bu işlemler banka kayıtları dışında tarafların güven esasına göre cereyan etmekte olup, verilen repo belgesine dayanmaktadır. Bu belge kıymetli evrak niteliğinde olup kabul edilmezse vedia akdinin ispatı aracıdır. 19. HD. T , E. 1992/1209, K. 1992/1821 (Yener, s. 10, dn. 43). Kaydi sermaye piyasası araçlarının kural olarak kıymetli evrak özelliği taşıması hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Üçüncü Bölüm, 9, II. 249

251 taşınır eşya 1378 niteliğindedir. Bu çerçevede değerlendirildiğinde sermaye piyasası araçlarının adi vedia sözleşmesi hükümlerine göre saklanması mümkün gözükmektedir Adi vedia sözleşmesinde sözleşme konusu şey kıymetli evrak ise, saklayana (vedia alana) kıymetli evrakın faizini ya da kar payını tahsil etme gibi yükümlülükler yüklenebilir Bu tür yükümlülükler vekâlet ilişkisinden kaynaklanır ve sözleşmenin olağan içeriğinde mevcut değildir Söz konusu yükümlülükler ancak taraflarca kararlaştırılarak sözleşmeye dâhil edilebilir Kaydi sermaye piyasası araçları açısından saklama kuruluşu olan Merkezi Kayıt Kuruluşu, merkezi kaydi saklama sözleşmesi kapsamında sermaye piyasası araçlarına ilişkin faiz ve kar payı gibi getirilerin hak sahipleri adına tahsil edilmesini sağlamaktadır. Bu nedenle saklama sözleşmesinin ötesinde vekâlet sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanması gündeme gelebilir. Bu durum aynen adi vedia sözleşmesi çerçevesinde saklanan kıymetli evraka ilişkin faiz ve kar payı gibi getirilerin tahsil edilmesi halinde saklama sözleşmesinin adi vedia sözleşmesi ve vekâlet sözleşmesi hükümlerinin birlikte uygulanabildiği bir karma sözleşmeye dönüşmesine 1383 benzetilebilir Dolayısıyla adi vedia sözleşmesi, bu özelliği itibariyle sermaye piyasası araçlarına ilişkin merkezi kaydi saklama sözleşmesi ile benzerlik göstermektedir. Adi vedia sözleşmesinde saklatan (vedia veren), sözleşme konusu taşınır eşyayı ilk teslim ettiği andaki haliyle isteme hakkına sahiptir Saklayan (vedia alan) da taşınır Kaydi sermaye piyasası araçlarının taşınır eşya niteliğinde olduğu hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Üçüncü Bölüm, 9, II, A. Aynı yönde bkz. Acır, s. 92; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 53. Zevkliler, s İmre, Alelade Vedia, s Erdem, s. 62; Yavuz, s Aynı yönde bkz. Yavuz, s. 745; Zevkliler, s. 364; Yener, s. 18. Aksi yönde görüş bildirerek bu durumda vedia sözleşmenin birleşik sözleşmeye dönüşeceği yönünde bkz. Bilge, s. 347; Erdem, s. 62. Saklama sözleşmesi içerisinde vekâlet sözleşmesine ilişkin unsurların bulunmasının bu sözleşmeyi karma sözleşme haline getireceği yönünde bkz. Manavgat, Merkezi Saklama, s. 131; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 64. Ayrıca vedia veren, sözleşme süresince sözleşme konusu taşınır eşyadan hâsıl olan şeyleri (getirileri semereleri) de isteyebilir. Bkz. Yavuz, s. 748; Zevkliler, s. 365; Tiftik, s. 34. Vedia sözleşmesinde söz konusu olan saklanan taşınır eşyanın getirilerinin (semerelerinin) de sözleşme sonunda iadesi konusu açısından oldukça önem taşımaktadır. Çünkü sermaye piyasası araçları faiz ve kar payı gibi getirilere sahiptir. Dolayısıyla bir sermaye piyasası aracının vedia sözleşmesine göre saklanması halinde, sözleşme sonunda sermaye piyasası aracına ilişkin faiz ve kar payı gibi getirilerin de iadesi gerekir. 250

252 eşyayı kendisine ilk teslim edildiği haliyle teslim etmelidir Diğer bir ifade ile adi vedia sözleşmesinde saklayan, sözleşme konusu taşınır eşyayı aynen (diğerlerine karıştırmadan onlardan ayrı olarak) saklamalı ve sözleşme sonunda aynen iade etmelidir Ayrıca adi vedia sözleşmesinde saklatan, sözleşme konusu taşınır eşyayı her zaman geri alma hakkına 1388 sahiptir Merkezi Kayıt Kuruluşu nun yaptığı merkezi saklamada 1390 ise, sermaye piyasası araçlarının iadesi gibi bir kurum bulunmamaktadır. Adi vedia sözleşmesinde saklanan taşınır eşya, saklatanın istediği yerde ve istediği şekilde saklanmaktadır Merkezi kaydi saklama sözleşmesinde ise, sermaye piyasası araçları belirli bir yerde ve bu işi meslek edinmiş bir merkezi saklama kuruluşu (Merkezi Kayıt Kuruluşu) tarafından saklanmaktadır Adi vedia sözleşmesinde, kural olarak, saklayan ücrete hak kazanamaz Sermaye piyasası araçlarının merkezi saklanmasında ise, saklama hizmeti bu işi meslek edinmiş profesyonel kuruluşlarca gerçekleştirilmektedir Dolayısıyla ücret ve masrafların karşılanması sermaye piyasası araçlarının merkezi saklanmasının doğal bir sonucudur Yavuz, s. 748; Zevkliler, s İmre, Alelade Vedia, s Bu hak, adi vedia sözleşmesinden kaynaklanan güven ilişkisinin bir sonucudur. Bkz. Yavuz, s. 745; Zevkliler, s İmre, Alelade Vedia, s Münferit saklama sisteminde, saklanmak üzere merkezi saklama kuruluşuna teslim edilen her bir sermaye piyasası aracı diğer sermaye piyasası araçlarına karıştırılmadan onlardan ayrı olarak saklanmakta ve aynen iade edilmektedir. Nitekim Merkezi Kayıt Kuruluşu ndan önce sermaye piyasası araçları açısından saklama hizmeti veren TAKASBANK, borsada işlem görmeyen sermaye piyasası araçları ile borsaya üye olmayan saklama hesabı sahiplerine ait sermaye piyasası araçlarını münferit saklama sistemine göre diğerlerinden ayrı olarak saklıyor ve saklama sözleşmesi sonunda hak sahiplerine aynen iade ediyordu. Bkz. Turanboy, Varakasız, s. 6; Acır, s İmre, Alelade Vedia, s Haselçin, Kaydi Sistem, s. 65. Saklayana ücret ödenmesinin, adi vedia sözleşmesinin zorunlu bir şartı olmadığı yönünde bkz. Yavuz, s. 744; Zevkliler, s Adi vedia sözleşmesinde açıkça kararlaştırılmamışsa saklayanın ücrete hak kazanamayacağı yönünde bkz. İmre, Alelade Vedia, s. 223; Bilge, s. 346; Erdem, s Bu nedenle de adi vedia sözleşmesinin, kural olarak, eksik iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme niteliğinde olduğu yönünde bkz. Yener, s Saklayana ücret ödenmesinin açıkça kararlaştırıldığı durumlarda ise, adi vedia sözleşmesinin iki tarafa borç yükleyen sözleşmeye dönüştüğü yönünde bkz. Yavuz, s. 749, dn. 24. Vedia alanın saklama hizmetini mesleki bir faaliyet olarak yaptığı durumlarda vedia alan sözleşme ile kararlaştırılmamış olsa bile ücrete hak kazanır. Bkz. Bilge, s. 350; Tiftik, s. 36. Ticari işlerde kararlaştırılmasa bile ücret istenebileceği kuralı çerçevesinde, ticari bir vedia sözleşmesinde kararlaştırılmasa bile saklayan ücrete hak kazanır. Ayrıca 6762 sayılı TK. m.4 f.1 b.3 deki hüküm nedeniyle taraflar tacir olmasa bile vedia sözleşmesi nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlıklar sonucu açılan davalar ticari davadır. Haselçin, Kaydi Sistem, s

253 Adi vedia sözleşmesi süresince saklanan şeye gelecek zararlardan dolayı saklayan, kendisinin kusuru olmadığını ispat etmedikçe sorumludur Merkezi kaydi saklama sözleşmesi çerçevesinde saklayan konumundaki Merkezi Kayıt Kuruluşu, ortaya çıkabilecek zararlardan kusuru oranında sorumludur. Merkezi Kayıt Kuruluşu nun sorumlu olabilmesi için ise, kusurlu olduğunun zarara uğradığını iddia eden hak sahibi (yatırımcı) tarafından ispat edilmesi gerekmektedir. VI. MERKEZİ KAYDİ SAKLAMA SÖZLEŞMESİNİN USULSÜZ TEVDİ SÖZLEŞMESİ İLE KARŞILAŞTIRILMASI Usulsüz tevdi sözleşmesi 1397, tevdi alanın (saklayanın), sözleşmenin konusu olan şeyi sözleşme sonunda aynen iade etmek zorunda olmadığı, ancak zımnen ya da açıkça mislen iade edebileceği konusunda yetkilendirilebildiği bir saklama sözleşmesidir Usulsüz tevdi sözleşmesine sadece taşınır ve misli eşyalar konu olabilir Dolayısıyla para, kıymetli evrak ve sermaye piyasası araçları usulsüz tevdi sözleşmesine konu olabilir Usulsüz tevdi sözleşmesinin uygulamada en çok karşılaşılan biçimi bankalarda açılan vadesiz mevduat hesaplarıdır Usulsüz tevdi sözleşmesinde tarafların hak ve borçları bazı noktalar hariç adi vedia sözleşmesi ile aynıdır. Usulsüz tevdi sözleşmesine ilişkin özel hükümler dışında, bu sözleşme adi vedia sözleşmesi hükümlerine tabidir Bir saklama sözleşmesi olan usulsüz tevdi sözleşmesini adi vedia sözleşmesinden ayıran en önemli özellik, usulsüz tevdi sözleşmesinde saklayanın saklama konusu (misli) taşınır eşyayı diğerlerine İmre, Alelade Vedia, s Usulsüz tevdi sözleşmesinde ise daha farklı bir çözüm tarzı benimsenmiştir. Usulsüz tevdi sözleşmesinin imzalanması ile birlikte eşyaya gelecek zararlar saklayana geçer. Usulsüz tevdi sözleşmesinde eşyaya gelecek zararlar malik sıfatıyla saklayana aittir. Bkz. Ayrıntılı bilgi için bkz. İmre, Zahit, Usulsüz Vedia Akdi, (Türk İsviçre, Alman ve Fransız Hukukları Üzerine Bir Tetkik), İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, 1944, C. X, S. 1 2, s Usulsüz tevdi sözleşmesi hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. İmre, Zahit, Usulsüz Vedia Akdi, (Türk İsviçre, Alman ve Fransız Hukukları üzerine bir tetkik), İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, 1944, C. X, S. 1 2, s İmre, Usulsüz Vedia, s. 188; Yavuz, s. 752; Aral, s İmre, Usulsüz Vedia, s Aral, s. 314; Yavuz, s. 752; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 58. Aral, s. 314; Yavuz, s Doktrinde banka mevduat hesaplarının karz sözleşmesi mi yoksa usulsüz tevdi sözleşmesi mi olduğu konusunda tartışma mevcuttur. Ancak hakim görüşe ve Yargıtay kararlarına göre banka mevduat hesapları, usulsüz tevdi sözleşmesidir. Bu konuda var olan tartışmalar hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Aral, s Ayrıca banka mevduat hesaplarının usulsüz tevdi sözleşmesi olduğu hakkında bkz. HGK., T , E. 1983/ , K. 1983/1047 (YKD. 1983, s. 350). İmre, Usulsüz Vedia, s

254 karıştırarak saklayabilmesidir Usulsüz tevdi sözleşmesinin diğer önemli bir özelliği, saklayanın sözleşme konusu eşyayı mislen iade 1404 edebilmesidir Usulsüz tevdi sözleşmesinin bu özellikleri sayesinde saklayan, kendisine saklanmak üzere tevdi edilen sermaye piyasası araçlarını birbirleri ile karıştırarak birlikte saklayabilir. Ayrıca saklayan, herhangi bir saklatandan saklamak üzere aldığı sermaye piyasası aracını, başka bir saklatana 1406 olan iade borcunu ödemek üzere teslim edebilir Bu çerçevede değerlendirildiğinde sermaye piyasası araçlarının, usulsüz tevdi sözleşmesi hükümlerine göre saklanması mümkün görünmektedir İlk bakışta yapısı merkezi kaydi saklama sözleşmesine uygun gibi görünen usulsüz tevdi sözleşmesi, sözleşme taraflarının korunan menfaatleri açısından önemli bazı sakıncalar ortaya çıkarabilir Çünkü usulsüz tevdi sözleşmesinde saklanan taşınır eşyanın mülkiyeti saklama sözleşmesi süresince saklayana geçmektedir Dolayısıyla saklayan, malik sıfatıyla sakladığı taşınır eşya üzerinde istediği tasarrufta 1411 bulunabilmektedir Sermaye piyasası araçlarının merkezi saklanmasının usulsüz tevdi sözleşmesine göre yapılması saklatanın korunmaya değer önemli bazı haklarını zedeleyebilir. Usulsüz tevdi sözleşmesinde saklanan taşınır eşyanın mülkiyeti saklayana geçtiği için, saklatanın İmre, Usulsüz Vedia, s. 188; Yavuz, s. 752; Aral, s Saklayanın mislen iade yapabilmesi için, açık ya da zımni şekilde yetkilendirilmiş olması gerekir. Misli bir eşyanın mühürsüz ve açık bir şekilde saklayana teslim edilmesi sözleşme konusu eşyanın mislen iade edilme hakkının zımnen verildiğini göstermektedir. Bkz. Yavuz, s Bilge, s. 353; İmre, Usulsüz Vedia, s. 207; Tiftik, s. 79; Yener, s Burada kendisine sermaye piyasası aracı iade edilen saklatana verilen sermaye piyasası araçları ile bu kişinin daha önce saklatana saklanmak üzere teslim ettiği sermaye piyasası araçlarının tür ve özellik olarak aynı olması ve sahibine aynı hakları vermesi gerekir. Manavgat, Merkezi Saklama, s Aynı yönde bkz. Haselçin, Kaydi Sistem, s. 65. Acır, s. 132; Manavgat, Merkezi Saklama, s Bilge, s. 353; İmre, Usulsüz Vedia, s. 203; Yavuz, s. 752; Erdem, s sayılı BK nın usulsüz tevdi sözleşmesini düzenleyen 472. maddesinin 2. fıkrasının son cümlesinde saklanmak üzere tevdi edilen misli eşya ve kıymetli evrakın açıkça yetkilendirilmedikçe saklayan tarafından kullanılmayacağı hükmü yer almaktadır. Bu hüküm ile saklayanın malik sıfatı ile saklanan üzerinde tasarruf etme yetkisine sahip olması kuralını birbiri ile bağdaştırmak oldukça güçtür. Bu iki kural bir arada değerlendirildiğinde Kanun Koyucunun para dışındaki misli eşya ve kıymetli evrakın usulsüz tevdi sözleşmesi hükümlerine göre saklanmasının tercih edildiği durumlarda bunun sözleşmede açıkça belirtilmesini istediği sonucu çıkmaktadır. O halde para dışındaki kıymetli evrak ve misli eşyanın usulsüz tevdi hükümlerine göre saklanabilmesi için bunun açıkça sözleşmede belirtilmesi gerekmektedir. Bkz. İmre, Usulsüz Vedia, s ; Bilge, s Aral, s. 314; Yavuz, s

255 saklanan taşınır eşyanın iade edilmesini talep hakkı nisbi bir alacak hakkıdır Diğer bir ifade ile saklatanın talep hakkı sadece saklayana karşı ileri sürülebilecek şahsi bir talep hakkıdır Usulsüz tevdi sözleşmesinde saklayan karıştırarak saklama ve mislen iade hakkına sahip olduğu için, saklatan, saklanmak üzere tevdi ettiği taşınır eşyayı aynen isteyemediği gibi, taşınır eşyanın üçüncü bir kişinin eline geçmesi halinde de mülkiyet hakkına dayanarak istihkak davası açamaz Saklayanın iflas etmesi halinde saklanan taşınır mal saklayanın diğer malvarlığı ile birlikte iflas masasına dâhil edilir. Saklatan, sadece diğer alacaklılarla beraber saklayandan olan alacağını iflas masasına yazdırabilir Sermaye piyasası araçlarının usulsüz tevdi sözleşmesi hükümlerine göre saklanması özellikle aracı kuruluşlar vasıtasıyla yapılan merkezi saklamada 1417 saklatanın haklarını telafisi mümkün olmayacak şekilde zedeleyebilir Çünkü aracı kuruluşların müşterilerine ait sermaye piyasası araçlarını hak sahiplerinin hesaplarına dağıtmaması halinde, yatırımcılar aracı kuruluşlarına karşı istihkak davası açamayacaklardır Bunun sebebi usulsüz tevdide mülkiyetin saklatana geçmesi ve bu nedenle sermaye piyasası araçlarının mülkiyetinin hukuki olarak aracı kuruluşlara ait olmasıdır Özellikle bu durumdaki aracı kuruluşların iflas etmesi halinde sermaye piyasası aracının gerçek malikinin (nisbi) alacak hakkını 1421 iflas masasına yazdırmaktan başka bir seçeneği bulunmamaktadır Bu hükümler aracı kuruluşlar vasıtasıyla yapılan merkezi saklama halinde geçerli olup, Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından yapılan merkezi kaydi saklama Haselçin, Kaydi Sistem, s ; Acır, s Manavgat, Merkezi Saklama, s. 134 İmre, Usulsüz Vedia, s Haselçin, Kaydi Sistem, s ; Acır, s Sermaye piyasası araçlarının merkezi saklanmasında, saklamanın aracı kuruluşlar vasıtasıyla yapılmasının yatırımcıların haklarını zedeleyeceği düşüncesi, müşteri ismine saklama yönteminin gelişmesini sağlamıştır. Müşteri ismine saklama yöntemi hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 2, I, C, 4. Aynı yönde bkz. Haselçin, Kaydi Sistem, s. 65. Manavgat, Merkezi Saklama, s Merkezi saklamadaki sahiplik sistemlerinden dolaylı sahiplik sisteminde de merkezi saklama kuruluşu kayıtlarında sermaye piyasası araçlarının maliki olarak aracı kuruluşların görünmesi mümkündür. Dolaylı sahiplik sistemi hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 2, I, B, 2. Usulsüz tevdi sözleşmesi hükümleri çerçevesinde merkezi saklama kuruluşu nezdinde ve aracı kuruluş hesabında sermaye piyasası aracı saklanan kişinin, sermaye piyasası aracı üzerindeki hakkı sadece nispi bir alacak hakkıdır. Mülkiyet kural olarak aracı kuruluşa ait olduğu için sermaye piyasası aracının gerçek sahibinin ayni bir hakkı mevcut değildir. Haselçin, Kaydi Sistem, s ; Acır, s

256 sözleşmesi açısından geçerli değildir. Çünkü Merkezi Kayıt Kuruluşu nun yaptığı merkezi saklamada müşteri ismine saklama yöntemi kullanılmakta, sermaye piyasası araçlarının malikleri aracı kuruluş alt hesaplarında görünmektedir. Ancak yukarıda yer verilen söz konusu durumlar, usulsüz tevdi sözleşmesinin yapısının merkezi saklamaya uygun olmadığının önemli göstergelerindendir. Dolayısıyla Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından yapılan merkezi saklamada, aracı kuruluşlar vasıtasıyla saklamanın tercih edilmemesinin yerinde olduğu söylenebilir. Usulsüz tevdi sözleşmesinde saklanan eşyanın mülkiyetinin saklayana ait olması, zamanaşımı açısından da bazı sorunları beraberinde getirebilir. Öncelikle saklayan malik sıfatı ile hareket edeceği için üçüncü kişilere karşı malik sıfatı saklayana aittir. Saklatanın talep hakkı da şahsi bir talep hakkı olduğu ve saklama işlemi de bir sözleşme olduğu için saklatanın iadeyi talep hakkı zamanaşımına 1423 uğrayabilir Bunun dışında, usulsüz tevdi sözleşmesi hükümleri çerçevesinde; merkezi saklama kuruluşunun ya da aracı kuruluşlar vasıtasıyla yapılan merkezi saklamada aracı kuruluşun mülkiyetinde gözüken sermaye piyasası araçlarını takip etmeyen ilgisiz yatırımcılar, merkezi saklama kuruluşunun ya da aracı kuruluşların yaptıkları yolsuz işlemlerin üzerinden belli bir süre geçmesi 1425 sonucu zamanaşımı nedeniyle haklarını tamamen kaybedebileceklerdir Sermaye piyasası araçlarının merkezi saklanmasının usulsüz tevdi sözleşmesine göre yapılması saklayanın korunmaya değer önemli bazı haklarını da zedeleyebilir Usulsüz tevdi sözleşmesinde saklayan, saklanan sermaye piyasası araçlarının maliki haline geldiği için, sermaye piyasası araçlarının mücbir sebepler çerçevesinde zarar görmesinin ya da zayi olmasının sonuçları bile saklayana ait olacaktır Ayrıca saklayanın saklama sözleşmesi nedeniyle kazandığı ücret hakkı da zedelenebilir Çünkü saklanan sermaye piyasası araçlarının mülkiyeti saklayana ait olduğu için saklayan, mülkiyetinde olan Hukuki düzenlemelerde ayrıca ve açıkça bu konuya ilişkin bir zamanaşımı süresi öngörülmediği için genel zamanaşımı kuralları geçerli olacaktır. Dolayısıyla burada 818 sayılı BK. m.125 hükmü çerçevesinde zamanaşımı süresi 10 yıldır. Aynı yönde bkz. Manavgat, Merkezi Saklama, s Usulsüz tevdi sözleşmesine göre saklatanın alacak hakkı 818 sayılı BK. m.125 çerçevesinde 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Acır, s Manavgat, Merkezi Saklama, s Manavgat, Merkezi Saklama, s Usulsüz tevdi sözleşmesinde, sözleşme ile kararlaştırılmamışsa, kural olarak, saklayanın ücrete hak kazanamayacağı yönünde bkz. İmre, Usulsüz Vedia, s

257 sermaye piyasası araçlarının saklanması nedeniyle saklatandan ücret talep edemeyecektir Bu nedenle saklatanın ücreti ödemekten kaçındığı durumlarda saklayan zor duruma düşecektir. Çünkü saklatanın ödenmeyen saklama ücretine karşılık saklanan sermaye piyasası araçları üzerinde, kural olarak 1431, hapis hakkı mevcut değildir Bu durumda saklanan sermaye piyasası araçlarının mülkiyeti saklayana ait olduğu için, saklayanın alacağını sakladığı sermaye piyasası araçlarından karşılayabileceği düşünülebilir. Ancak saklanan sermaye piyasası araçlarının değerinin saklama masraflarından düşük olması ya da saklanan sermaye piyasası araçlarının değersiz hale gelmesi halinde 1433 saklayanın ücret alacağı karşılıksız kalabilecektir. Usulsüz tevdi sözleşmesinde saklananın mülkiyeti ile birlikte yarar ve hasarı da saklayana geçer Sermaye piyasası araçlarının usulsüz tevdi sözleşmesi çerçevesinde merkezi olarak saklandığı düşünüldüğünde bu araçlara ilişkin tüm getiriler de saklayana ait olacaktır Sermaye piyasası araçlarına yatırım yapan hiç kimse kendisine ait kar payı ve faiz gibi getirilerin merkezi saklama kuruluşuna ait olmasını istemez. Nitekim sermaye piyasası araçlarına yatırım yapılmasının temelinde bunların getirilerinden faydalanmak yatmaktadır VII. MERKEZİ KAYDİ SAKLAMA SÖZLEŞMESİNİN ARDİYE SÖZLEŞMESİ İLE KARŞILAŞTIRILMASI Ardiye sözleşmesi 1437, ardiyeci (saklayan) ile mudi (saklatan) arasında yapılan ve ardiyeciye ücret karşılığında sözleşme konusu taşınır eşyayı saklama ve talep edildiğinde iade etme yükümlülüğü yükleyen bir saklama sözleşmesidir Sermaye piyasası araçlarının merkezi olarak saklanmasında, saklama kuruluşu bu işi meslek olarak icra ettiği için ücrete hak kazanması gerekir. Usulsüz tevdi sözleşmesinde saklayanın saklanan taşınır eşya üzerinde hapis hakkı olmamasına rağmen doktrinde saklayanın kişisel hapis hakkı kullanabileceği yönünde görüşlerde bulunmaktadır. Bkz. Köprülü / Kaneti, s Manavgat, Merkezi Saklama, s Saklanan sermaye piyasası araçlarının anonim şirket payı olması ve söz konusu anonim şirketin iflas etmiş olması halinde saklanan sermaye piyasası araçları değersiz hale gelecektir. İmre, Usulsüz Vedia, s. 207; Aral, s. 314; Yavuz, s Acır, s Haselçin, Kaydi Sistem, s. 67. Ardiye sözleşmesi hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Erdoğan, İhsan, Ardiye Sözleşmesi, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, Konya Erdem, s. 139; Yener, s ; Erdoğan, s

258 Ardiye sözleşmesinin konusu, taşınır eşyalardır Taşınmazlar tevdie uygun olmadıkları için ardiye sözleşmesine konu olamaz. Ardiye sözleşmesine konu olan taşınır eşyalar misli ya da gayri misli nitelikte olabilir Kıymetli evrakın ardiye sözleşmesine konu olup olamayacağı ise doktrinde tartışmalıdır Bir görüşe göre kıymetli evrak, depolanmaya elverişli olmadığı için ardiye sözleşmesine konu olamaz, usulsüz tevdi hükümleri çerçevesinde bankalara saklanmak üzere tevdi edilebilir Diğer bir görüşe göre ise kıymetli evrak, ardiye sözleşmesine ilişkin 818 sayılı BK nın 473. maddesinde yer alan emtia kavramı içerisindedir ve ardiye sözleşmesine konu olabilir Kanaatimizce, 818 sayılı BK nın 473. maddesi ve 6098 sayılı BK nın 571. maddesi çerçevesinde emtia ve ticari mal olarak kabul edilebilecek her şey ardiye sözleşmesine konu olabilir. Emtia, ticaretin konusunu oluşturan her türlü taşınır mal şeklinde tanımlanmaktadır Bu nedenle taşınır bir mal olan kıymetli evrak da ardiye sözleşmesine konu olabilmelidir. Ayrıca kıymetli evrakın ardiye sözleşmesine konu olamayacağına ilişkin Borçlar Kanunu nda herhangi bir hüküm de bulunmamaktadır Merkezi kaydi saklama sözleşmesinin konusu da kural olarak kıymetli evrak özelliği taşıyan 1446 kaydi sermaye piyasası araçlarıdır. Bu çerçevede değerlendirildiğinde kaydi sermaye piyasası araçlarının ardiye sözleşmesi hükümlerine göre merkezi olarak saklanması mümkün görünmektedir Ardiye sözleşmesinde ardiyecinin en önemli hakkı ücret ve masrafları isteme hakkıdır. Ardiye sözleşmesini, adi vedia ve usulsüz tevdi sözleşmelerinden ayıran en önemli özellik, kararlaştırılmamış bile olsa, ardiyecinin ücrete hak kazanmasıdır Arseven, s. 580; Erdoğan, s. 39. Yener, s Para ve kıymetli evrak gibi değer ölçülerinin ardiye sözleşmesine konu olup olamayacağı hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Erdoğan, s. 40; Arseven, s. 580 vd. Erdoğan, s. 40; Arseven, s. 580 vd. Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s. 8; Manavgat, Merkezi Saklama, s. 137; Turanboy, Varakasız, s ; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 69; Acır, s Ayrıca bkz. İmre, Usulsüz Vedia, s Yılmaz, Hukuk Sözlüğü, s Manavgat, Merkezi Saklama, s. 137; Acır, s Kaydi sermaye piyasası araçlarının kural olarak kıymetli evrak özelliği taşıması hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Üçüncü Bölüm, 9, II. Manavgat, Merkezi Saklama, s. 137; Acır, s Bilge, s. 357; Erdoğan, s. 82; Yavuz, s

259 Sermaye piyasası araçlarının merkezi saklanmasında da saklama kuruluşu bu işi meslek edinen bir kuruluş olduğu için kararlaştırılmamış bile olsa ücrete hak kazanacaktır. Ardiyeci, kural olarak, saklanmak üzere kendisine tevdi edilen taşınır eşyayı birbirine karıştırarak birlikte saklayamaz. Ancak açıkça yetkilendirildiği durumlarda ardiyeci kendisine saklanmak üzere tevdi edilen taşınır eşyayı birbirine karıştırabilir Sermaye piyasası araçlarının toplu halde ve merkezi olarak saklanması için ise, sermaye piyasası araçlarının karıştırılarak birlikte saklanması gerekmektedir Ancak sahibi sermaye piyasası araçlarını saklanmak üzere merkezi saklama kuruluşuna teslim ederken araçlarının diğer sermaye piyasası araçları ile karıştırılarak birlikte saklanacağını da peşinen kabul etmiş olmaktadır. Bu da sermaye piyasası araçlarının karıştırılarak birlikte saklanması açısından verilmiş bir izin olarak kabul edilebilir. Merkezi saklamada, kural olarak, saklama sözleşmesi sonunda saklanan sermaye piyasası araçları hak sahibi yatırımcılara mislen iade edilmektedir. Ardiye sözleşmesinde ise, ardiyeci saklanan taşınır eşyaları her zaman mislen iade etme hakkına sahip değildir. Ancak karıştırarak saklama yetkisi olan bir ardiyeci, diğer saklatanların onayı ve bilgisine gerek olmaksızın, sakladığı taşınır misli eşya üzerindeki saklatanın hakkını, saklatanın payı oranında mislen iade edebilir Ardiye sözleşmesi çerçevesinde birbirine karıştırılarak saklanacak misli eşyaların aynı tür ve özellikte olması gerekir Sermaye piyasası araçları ise, ortaklık veya alacak hakkı sağlamada 1453 olduğu gibi birbirlerinden farklı özellikler gösterebilir. Ayrıca sermaye piyasası araçlarının ihraç şekillerine ve sahibine tanıdığı haklara göre farklı türleri vardır. Bu nedenle sermaye piyasası araçlarının her yönden homojenleştirilerek tür ve özellikleri ile aynı hale getirilmeleri mümkün değildir Dolayısıyla sermaye piyasası araçlarının ardiye sözleşmesi hükümlerine göre birbirine karıştırılarak birlikte saklanabilmesi için saklamanın özel bir yönteme göre yapılması gerekebilir İmre, Usulsüz Vedia, s. 205; Yavuz, s. 755; Erdoğan, s. 53; Erdem, s Bkz. Acır, s Aynı yönde bkz. Erdoğan, s. 53 vd. Ardiye sözleşmesi çerçevesinde saklanacak eşyanın tür ve nitelikleri hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Erdoğan, s. 39 vd. Sermaye piyasası araçlarından menkul kıymetler sahibine ortaklık hakkı ya da alacaklılık hakkı sağlar. Menkul kıymetlerin özellikleri hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 1, I, A, 2. Manavgat, Merkezi Saklama, s Manavgat, Merkezi Saklama, s

260 VIII. MERKEZİ KAYDİ SAKLAMA SÖZLEŞMESİNİN HUKUKİ NİTELİĞİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRME VE GÖRÜŞÜMÜZ Adi vedia sözleşmesinde saklanan taşınır eşyanın getirilerinin saklayan tarafından tahsil edilebilmesi ile merkezi kaydi saklama sözleşmesinde saklanan sermaye piyasası araçlarına ilişkin kar payı ve faiz gibi getirilerin saklayan (Merkezi Kayıt Kuruluşu) tarafından saklatan adına tahsil edilmesi benzerlik göstermektedir. Ancak sadece getirilerin saklayan tarafından tahsil edilmesi, merkezi kaydi saklama sözleşmesinin adi vedia sözleşmesi niteliğinde olduğunun göstergesi olamaz. Nitekim adi vedia sözleşmesi dışında ardiye sözleşmesinde de saklanan taşınır eşyanın getirileri saklayan tarafından saklatan adına tahsil edilebilmektedir. Adi vedia sözleşmesinin unsurları ve hükümleri ile merkezi kaydi saklama sözleşmesinin yapısı arasında önemli farklılıklar bulunmaktadır Adi vedia sözleşmesinde saklanan taşınır eşya saklatanın istediği yerde ve istediği şekilde saklanırken 1457, merkezi kaydi saklama sözleşmesinde sermaye piyasası araçları belirli bir yerde ve bu işi meslek edinmiş Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından belirli kurallara göre saklanmaktadır Dolayısıyla adi vedia sözleşmesinde yer alan saklananın saklatanın istediği yerde ve istediği şekilde saklanması kuralı, merkezi kaydi saklama sözleşmesinin yapısına uygun değildir Ayrıca adi vedia sözleşmesine ilişkin bazı kurallar, kaydi sistemin getiriliş amacı ile çelişmektedir. Özellikle adi vedia sözleşmesinde yer alan aynen saklama (karıştırarak saklama yasağı) ve aynen iade şartı, sermaye piyasası araçlarının merkezi saklanmasına uygun değildir Çünkü sermaye piyasası araçlarının adi vedia sözleşmesi hükümlerine göre saklanması, milyarlarca adet senedin hamilleri adına, seri numaraları bazında saklanması ve bu şekilde aynen teslim edilmesi sonucunu doğuracaktır Bu durum ise kaydi sistemin sermaye piyasalarında maliyetlerin düşürülmesi, işlemlerin hızlı yapılması Manavgat, Merkezi Saklama, s İmre, Alelade Vedia, s Haselçin, Kaydi Sistem, s. 65. Aynı yönde bkz. Haselçin, Kaydi Sistem, s Haselçin, Kaydi Sistem, s. 64. Sermaye piyasası araçlarının adi vedia sözleşmesi hükümlerine göre saklanması ancak sermaye piyasasında işlem görmeyen ve fakat sermaye piyasası aracı özelliği taşıyan unsurlar için bankalarda yapılan genel saklama sözleşmesi açısından söz konusu olabilir. Bu tür bir saklama ise sermaye piyasası araçlarının merkezi saklanması niteliğinde değildir. Bkz. Manavgat, Merkezi Saklama, s

261 gibi amaçları ve sermaye piyasası araçlarının saklanmasına ilişkin geliştirilen diğer rasyonalizasyon önlemleri 1462 ile çelişmektedir Bu nedenle sermaye piyasası araçlarının adi vedia sözleşmesi hükümleri çerçevesinde saklanması ancak sermaye piyasası araçlarının aynen saklandığı kapalı saklama sistemi 1464 ya da münferit saklama sisteminde 1465 söz konusu olabilir Sayıları milyarları bulan sermaye piyasası araçlarının her birinin diğerinden ayrı olarak onlarla karıştırılmadan saklanması neredeyse imkânsızdır. Bu nedenle merkezi saklama sözleşmesi çerçevesinde aynı tür ve özellikte olup sahibine aynı hakları veren sermaye piyasası araçları bir havuz içinde toplanarak birlikte saklanması gerekmektedir. Dolayısıyla saklama konusu taşınır eşyaların diğerlerinden ayrı olarak aynen saklandığı adi vedia sözleşmesinin yapısı, merkezi kaydi saklama sözleşmesine uygun değildir Usulsüz tevdi sözleşmesi ise, saklanan taşınırların karıştırılarak saklanmasına ve sözleşme sonunda mislen iade edilebilmesine olanak sağlaması nedeniyle, sermaye piyasası araçlarının merkezi saklanmasına adi vedia sözleşmesine göre daha uygun görünmektedir Ancak sermaye piyasası araçlarının usulsüz tevdi sözleşmesi hükümleri çerçevesinde saklanması, hem saklatanın hem de saklayanın korunması gereken menfaatleri açısından bazı sorunların ortaya çıkmasına neden olabilir Özellikle usulsüz tevdi sözleşmesinde saklanan şeyin mülkiyetinin saklama sözleşmesi süresince saklayana geçmesi, önemli sorunların ortaya çıkmasına neden olabilir. Usulsüz tevdi saklatanın saklanan sermaye piyasası araçları üzerindeki hakkı sadece saklayana karşı ileri sürülebilecek nisbi bir alacak hakkı olduğu 1470 için, saklatan mülkiyet hakkına dayanarak iade talebinde bulunamayacak ve hakkını üçüncü kişilere karşı ileri süremeyecektir. Özellikle saklayanın haciz veya iflas yolu ile takip edilmesi durumunda saklatan, sermaye piyasası araçlarının kendisine ait olduğunu saklayanın alacaklılarına karşı ileri Sermaye piyasası araçlarının saklanmasına ilişkin yapılan rasyonalizasyon çalışmaları hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 2, II vd. Manavgat, Merkezi Saklama, s. 139; Acır, s Kapalı saklama sistemi hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 2, II, A. Münferit saklama sistemi hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 2, II, C. Aynı yönde bkz. Acır, s Haselçin, Kaydi Sistem, s. 64; Acır, s Haselçin, Kaydi Sistem, s. 65. Acır, s Manavgat, Merkezi Saklama, s. 134; Haselçin, Kaydi Sistem, s

262 süremeyecektir Ayrıca saklayan malik sıfatıyla sermaye piyasası araçları üzerinde istediği gibi tasarruf edebilecektir. Usulsüz tevdi sözleşmesinde saklananın getirileri ve hasarları saklayana ait olduğu için, saklanan sermaye piyasası araçlarına ilişkin kar payı ve faiz gibi getirilerden saklatan yatırımcılar yararlanamayacaktır Buna karşılık saklanan sermaye piyasası araçlarının saklayanın kusuru olmaksızın kaybolması ya da telef olmasının sonuçlarına saklayan katlanmak zorunda kalacaktır. Ayrıca saklayan sermaye piyasası araçlarına ilişkin fiyat düşüşlerinden de direk olarak etkilenecektir Ortaya çıkan bu sonuçlar saklayan ve saklatanın menfaatlerini olumsuz etkilediği gibi sermaye piyasalarının temel prensipleri ile de örtüşmemektedir Çünkü sermaye piyasası araçlarına yatırım yapan kişilerin temel hedefi bu araçların getirilerinden istifade edebilmektir. Bu nedenle usulsüz tevdi sözleşmesinin yapısı, sermaye piyasası araçlarının merkezi saklanmasına uygun değildir Nitekim merkezi kaydi saklama sözleşmesi çerçevesinde Merkezi Kayıt Kuruluşu, saklayan sıfatı ile sermaye piyasası araçları üzerinde malik sıfatıyla tasarruf etme yetkisine sahip değildir. Kaydi sistemde sermaye piyasası araçlarına ilişkin herhangi bir tasarruf yapılabilmesi için, hak sahibinin talimatı üzerine aracı kuruluş tarafından gerçekleştirilecek bir işleme ihtiyaç vardır. Öte yandan Merkezi Kayıt Kuruluşu, sermaye piyasası araçları üzerinde ancak hak sahipleri tarafından kullanabilecek bazı yetkilere sahiptir. Bu yetkilerden özellikle sermaye piyasası araçlarına ilişkin yönetimsel hakların Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından kullanılabilmesi dikkat çekicidir. Kaydileştirme Tebliği nin Geçici 3. maddesinin 1. fıkrasına göre, tarihine kadar kaydileştirilmek üzere teslim edilmeyen daha önceden fiziki olarak basılmış sermaye piyasası araçlarına ilişkin yönetimsel haklar Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından kullanılır Bu hüküm çerçevesinde Merkezi Kayıt Haselçin, Kaydi Sistem, s Aral, s. 314; Yavuz, s. 752; Haselçin, Kaydi Sistem, s Acır, s Haselçin, Kaydi Sistem, s. 67. Aynı yönde bkz. Acır, s. 189; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 67. Hak sahibi açısından müktesep haklardan olan yönetimsel hakların Merkezi Kayıt Kuruluşu na geçmesi tartışılabilir olmakla birlikte (bu konudaki tartışmalar için bkz. İkinci Bölüm, 10, II, D) kanaatimizce bu hükmün öngörülüş sebebi, ilgili tarihe kadar bazı hak sahiplerinin sermaye piyasası araçlarını teslim etmemeleri nedeniyle ihraççı kuruluşların işleyemez hale gelmesinin önüne geçmektir. Örneğin, anonim şirketlerde bazı kararların alınabilmesi için genel kurulda belli çoğunluğun temsil edilmesi gerekmektedir. 261

263 Kuruluşu mülkiyet hakkına dayanan bir yetki kullanmaktadır. Ancak bu yetkiyi kendi adına değil hak sahibi adına kullanmaktadır. Bu nedenle malik sıfatı ile kullanılabilecek yetkileri kullanması Merkezi Kayıt Kuruluşu nu söz konusu sermaye piyasası araçlarının maliki haline getirmez. Dolayısıyla Merkezi Kayıt Kuruluşu malik sıfatı ile sermaye piyasası araçları üzerinde tasarruf edemeyeceği gibi malik sıfatının verdiği yetkileri de kullanamaz. Doğal olarak hukuki düzenlemelerde yer alan hükümler nedeniyle Merkezi Kayıt Kuruluşu nun malik sıfatından kaynaklanan bazı yetkileri kullanması, onu malik haline getirmeyeceği gibi saklama sözleşmesinin niteliğinin de (saklayanın malik haline geldiği) usulsüz tevdi sözleşmesi olduğunu göstermez. Sermaye piyasası araçlarının usulsüz tevdi sözleşmesi hükümleri çerçevesinde merkezi saklama kuruluşu tarafından saklanması hem saklayanın hem de saklatanın korunmaya değer menfaatlerini önemli ölçüde zedelemektedir. Bu nedenle ilk bakışta karıştırılarak saklanabilme ve mislen iade edilebilme nedeniyle sermaye piyasası araçlarının merkezi saklanması açısından uygun görünen usulsüz tevdi sözleşmesinin yapısı, merkezi saklama sözleşmesine uygun değildir Özellikle saklanmak üzere merkezi saklama kuruluşuna teslim edilen sermaye piyasası araçlarına ilişkin getirilerin saklayana ait olması, sermaye piyasalarının ve merkezi saklama sisteminin temel felsefesine de aykırıdır Ardiye sözleşmesine ilişkin saklama şartları 818 sayılı BK nın 475. maddesinde 1479 şu şekilde düzenlenmiştir. Ardiye sahibi sarahaten mezun olmadıkça aynı nevi ve vasıftan bulunan misli şeyleri birbirine karıştıramaz. Mezuniyete binaen karıştırılan eşya üzerinde her mudi, hakkiyle mütenasip bir hisse talep edebilir. Bu takdirde ardiye sahibi diğerlerinin huzuruna hacet kalmaksızın her mudiin hissesini tefrik edebilir. Bu hükümde yer alan saklama şartlarının sermaye piyasası araçlarının merkezi saklanmasına uygulanması önemli sonuçlar ortaya çıkarmaktadır Aynı yönde bkz. Manavgat, Merkezi Saklama, s Haselçin, Kaydi Sistem, s sayılı BK nın 475. maddesi yerine getirilen 6098 sayılı BK nın 573. maddesi ardiye sözleşmesine ilişkin saklama şartları açısından 818 sayılı BK nın 475. maddesine benzer hükümler getirmiştir sayılı BK nın 573. maddesine göre; (1) Ardiyeci açıkça yetkili kılınmadıkça, aynı tür ve nitelikteki mislî şeyleri birbirine karıştıramaz. (2) Yetkiye dayanılarak karıştırılan bu gibi şeyler üzerinde, saklatanlardan her biri, hakkıyla orantılı bir pay isteyebilir. (3) Bu durumda ardiyeci, saklatanların birlikte hazır bulunmasına gerek olmaksızın saklatanlardan her birinin payını ayırabilir. 262

264 Öncelikle, hükümde yer alan aynı nevi ve vasıftan bulunan misli şeyleri kavramı, sermaye piyasası araçlarına uygun bir nitelendirmedir Böylece saklayan konumundaki merkezi saklama kuruluşu, yetkilendirmek şartıyla sermaye piyasası araçlarını birbirine karıştırarak saklayabilecektir Aynı nevi ve vasıfta olma kuralı, sermaye piyasası araçları açısından aynı tür ve özellikte olma ile sahibine aynı hakları verme şeklinde ortaya çıkmaktadır. Bu çerçevede birbirine karıştırılarak saklanan sermaye piyasası araçları üzerinde her saklatan hakkıyla orantılı bir mülkiyet hakkı hissesine sahip olacaktır. Bu mülkiyet hakkı müşterek mülkiyettir Öte yandan, sermaye piyasası araçlarının merkezi saklanması açısından Borçlar Kanunu nda (818 sayılı BK. m.475; 6098 sayılı BK. m.573) yer alan saklama şartlarından en önemlisi, saklayanın, diğer saklatanların ayrıca onayına gerek olmaksızın her saklatana hakkıyla orantılı hissesini diğerlerinden ayırarak geri iade edebilmesidir Nitekim birlikte karıştırılarak saklanan birçok sermaye piyasası araçlarına ilişkin gerçekleştirilecek milyonlarca işlemden sonra, saklatanın teslim ettiği sermaye piyasası araçlarının aynısının mevcut hak sahibine teslimi neredeyse imkânsızdır. Bu önemli kural sayesinde ardiye sözleşmesi hükümleri çerçevesinde saklanan sermaye piyasası araçları istenildiği takdirde hak sahibine iade edilebilecektir. Bununla birlikte daha da önemlisi hak sahibinin sermaye piyasası araçları üzerinde yaptığı işlemler merkezi saklama kuruluşu tarafından kolaylıkla gerçekleştirilebilecektir. Aksinin kabul edilmesi halinde, bir hak sahibinin diğerleriyle karıştırılarak saklanan sermaye piyasası aracı üzerinde işlem yapabilmesi için diğer tüm sermaye piyasası araçlarının maliklerinin izni gerekecektir Sermaye piyasası araçlarının ardiye sözleşmesi hükümleri çerçevesinde merkezi olarak saklanmasında sermaye piyasası araçlarının malikleri arasında oluşan müşterek mülkiyet ilişkisi üzerinde de durulması gerekir. Burada sermaye piyasası araçlarının malikleri arasında oluşan müşterek mülkiyet ilişkisi normal bir müşterek mülkiyet ilişkisi 1485 değildir Çünkü sermaye piyasası araçları bir arada karıştırılarak saklanan her Sermaye piyasası araçlarının özelliklerine ilişkin ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 1, I vd. Haselçin, Kaydi Sistem, s. 69. Haselçin, Kaydi Sistem, s Haselçin, Kaydi Sistem, s. 69. Medeni Kanun un 698. maddesine göre müşterek mülkiyetin sona erdirilebilmesi için paydaşların ittifakına ya da mahkeme kararına ihtiyaç vardır. Normal müşterek mülkiyet ilişkisi Medeni Kanunu nun 688. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre (1) Paylı mülkiyette birden çok kimse, maddî olarak bölünmüş olmayan bir şeyin 263

265 bir malik, münferit her bir sermaye piyasası aracı üzerinde hakkıyla orantılı müşterek mülkiyet hissesine sahiptir. Bunun sebebi ayni hakkın ancak münferit eşya üzerinde kurulabilmesidir. Eşya birliğini 1487 oluşturan eşyaların tamamının üzerinde müşterek mülkiyet ilişkisi kurulması mümkün değildir Eşya birliği üzerinde müşterek mülkiyet ilişkisi kurulamadığı için eşya birliği içerisinde yer alan her bir münferit eşya üzerinde bütün hak sahiplerinin payları ile orantılı müşterek mülkiyet hakkı bulunmaktadır. Bu durum ise sermaye piyasası araçlarının toplu saklanmasında, sermaye piyasası araçlarının iade edilmesi ya da bir hak sahibine ait sermaye piyasası aracı üzerinde işlem yapılmasında problem olabilir. Çünkü her bir sermaye piyasası aracı üzerinde tüm saklatanlar hak sahibi olduğu için işlemleri ya da iadenin yapılabilmesi sorunlar oluşturabilir. Oluşabilecek bu sorunlara çözüm olabilmesi açısından doktrinde sermaye piyasası araçlarının merkezi olarak toplu saklanmasında hak sahipleri arasında var olan müşterek mülkiyet ilişkisi 1489 sui generis 1490 bir müşterek mülkiyet ilişkisi olarak kabul edilmektedir Bu sui generis müşterek mülkiyet ilişkisi açıklanırken de normal müşterek mülkiyet ilişkisine göre şekli değişmiş, sulandırılmış ve sağlam olmayan bir müşterek mülkiyet ilişkisi olduğu ifade edilmektedir Sermaye piyasası araçları merkezi olarak toplu saklanan hak sahipleri arasındaki müşterek mülkiyet ilişkisine bu tür bir açıklama getirilmesi, sorunu tamamen ortadan kaldırmamaktadır. Çünkü müşterek mülkiyet ayni bir haktır ve ayni haklar numerus clausus 1493 tır Bir başka ifadeyle ayni haklar sınırlı sayıdadır ve kanunla tamamına belli paylarla maliktir. (2) Başka türlü belirlenmedikçe, paylar eşit sayılır. (3) Paydaşlardan her biri kendi payı bakımından malik hak ve yükümlülüklerine sahip olur. Pay devredilebilir, rehnedilebilir ve alacaklılar tarafından haczettirilebilir. Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s. 7 8; Haselçin, Kaydi Sistem, s Eşya birliği: Birden fazla eşyanın ortak bir amaç için ve ekonomik bir bütün oluşturmak üzere bir araya getirilmeleridir. Bkz. Ayan, Eşya Hukuku, C. I, s. 18. Oğuzman / Seliçi / Oktay-Özdemir, s Meier Hayoz, s. 393; Turanboy, Varakasız, s ; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 26; Sevi, s Sui generis: Kendine özgü, nevi şahsına münhasır, alışılmış türlere girmeyen özel durum. Bkz. Yılmaz, Hukuk Sözlüğü, s Handschin, s ; Turanboy, Varakasız, s. 26; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 26; Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s. 7 8; Sevi, s. 277 dn Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s. 7 8; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 70. Numerus clausus; sınırlı sayı, kapalı adet anlamında kullanılmaktadır. Belirli sayıda olup, sayılanlardan başkasının kabul edilmemesidir. Bkz. Yılmaz, Hukuk Sözlüğü, s. 474, s Oğuzman / Seliçi / Oktay-Özdemir, s

266 öngörülenlerin dışında yeni bir ayni hak tesisi mümkün değildir Dolayısıyla yukarıda tanımlandığı şekliyle sermaye piyasası araçları malikleri arasında var olan müşterek mülkiyet ilişkisine hukuki bir dayanak bulmak gerekmektedir. Ortaya çıkan bu sorunu çözmeye ilişkin çabalar sonucu doktrinde, sermaye piyasası araçları merkezi saklama çerçevesinde toplu olarak saklanan kişiler arasında var olan sui generis müşterek mülkiyet ilişkisinin hukuki dayanağı olarak Borçlar Kanunu nda yer alan karıştırarak saklama yetkisi veren hüküm (818 sayılı BK. m.475; 6098 sayılı BK m.573) gösterilmektedir Dolayısıyla ardiye sözleşmesinde, verdikleri izin çerçevesinde taşınır eşyaları birbirine karıştırılarak birlikte saklanan kişiler arasındaki ilişki, buradaki sui generis müşterek mülkiyet ilişkisinin hukuki dayanağı olarak kabul edilmektedir Sorunun bu şekilde çözülerek, sermaye piyasası araçları merkezi saklama sözleşmesi çerçevesinde birlikte saklanan kişiler arasında var olan ilişkinin Borçlar Kanunu nda yer alan (818 sayılı BK. m.475; 6098 sayılı BK m.573) sui generis müşterek mülkiyet ilişkisine dayandırılması, saklatanlar açısından önemli avantajlar sağlamaktadır. Her şeyden önce, sermaye piyasası araçlarının sahipleri arasında var olan ilişki hukuki bir temele dayandırılarak meşru ve geçerli bir hak haline gelmektedir. Sermaye piyasası aracı sahiplerine ait hak bir ayni hak haline geldiği için, sadece saklayan merkezi saklama kuruluşuna değil, herkese karşı ileri sürülebilir hale gelmektedir Bir başka ifadeyle saklatanlara ait ve sadece saklayana karşı ileri sürülebilecek olan nispi alacak hakkı, tüm üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilen ayni bir hakka dönüşmektedir Böylece sermaye piyasası aracına ilişkin hakkın zaman aşımına uğrama riski de ortadan kaldırılmaktadır Çünkü ayni haklar zaman aşımına uğramaz Sermaye piyasası araçları sahiplerinin haklarının ayni bir hak olarak kabul edilmesi, merkezi saklama kuruluşunun ya da aracı kuruluşun zor duruma düşmesi halinde de hak Hatemi / Serozan / Arpacı, Eşya Hukuku, s. 24; Ayan, Eşya Hukuku, C. I, s. 30. Handschin, s. 28; Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s. 8; Turanboy, Varakasız, s. 24; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 70; Manavgat, Merkezi Saklama, s Sermaye piyasası araçlarını merkezi saklama kuruluşu nezdinde saklatanlar arasındaki hukuki ilişki ve ilişkinin dayanağına ilişkin ayrıntılı bilgi için bkz. Erişgin, Nuri, Toplu Saklamada Saklatanlar Arasındaki İlişkiler ve Hukuksal Sonuçları, Batider, C. XXII, S. 1, 2003, s Haselçin, Kaydi Sistem, s. 70. Ayni hakların herkese karşı ileri sürülebileceği yönünde bkz. Oğuzman / Seliçi / Oktay-Özdemir, s. 22; Ayan, Eşya Hukuku, C. I, s. 30. Acır, s. 180 vd. Oğuzman / Seliçi / Oktay-Özdemir, s. 24; Ayan, Eşya Hukuku, C. I, s

267 sahipleri açısından çeşitli avantajlar sağlayacaktır. Merkezi saklama kuruluşunun veya saklamanın aracı kuruluşlar vasıtasıyla yapıldığı durumlarda aracı kuruluşların iflas etmesi halinde, hak sahipleri kuruluşları nezdinde bulunan sermaye piyasası araçlarını ayni haklarına dayanarak geri isteyebileceklerdir Ayrıca hak sahipleri bu ayni haklarını her üçüncü kişiye ileri sürebileceklerdir. Merkezi saklama kuruluşunun ya da aracı kuruluşların malvarlıklarının haciz yolu ile takibinde de hak sahipleri ayni haklarını herkese karşı ileri sürerek sermaye piyasası araçlarının kuruluşlarının borçlarına karşılık olarak haczedilmelerini 1503 engelleyebileceklerdir Sermaye piyasası araçlarının ardiye sözleşmesi hükümleri çerçevesinde toplu olarak saklanması, saklayan merkezi saklama kuruluşu açısından da bazı avantajlar sağlayacaktır. Ardiye sözleşmesine göre ardiyecinin saklama borcu ve sorumluluğu komisyoncunun özen borcuna 1505 göre belirlenmektedir 1506 (818 sayılı BK. m.474; 6098 sayılı BK m.572). Bu özen borcu çerçevesinde ardiyeci her türlü kusurundan dolayı saklatana karşı sorumludur. Ancak kurtuluş kanıtı getirerek sorumluluktan kurtulabilir. Ayrıca ardiyeci mücbir sebep ve beklenmeyen hallerden kaynaklanan zararlardan dolayı sorumlu değildir. Hâlbuki usulsüz tevdi sözleşmesinde saklayan malik sıfatıyla beklenmeyen hallerden ve mücbir sebeplerden meydana gelen zararlardan bile sorumludur. Bu nedenle sermaye piyasası araçlarının ardiye sözleşmesine göre merkezi olarak saklanması saklayan açısından daha makul bir sorumluluk getirmektedir Öte yandan, ardiye sözleşmesinde ardiyeci, saklanan taşınır eşyaya ilişkin edimlerin saklatan tarafından yerine getirilmemesi halinde saklanan eşya üzerinde hapis hakkına Haselçin, Kaydi Sistem, s. 70. Merkezi saklama kuruluşunun haciz yoluyla takip edilmesi halinde, kuruluş müşterilerine ait sermaye piyasası araçlarını ayırarak iade edebilir. Bu durumda da hak sahipleri, sermaye piyasası araçlarını haciz yoluyla takip edilmekten kurtarmış olacaklardır. Ayrıntılı bilgi için bkz. Turanboy, Varakasız, s Acır, s Komisyoncunun özen borcu eşyaya ihtimam kenar başlıklı Borçlar Kanunu nun 418. maddesinde düzenlenmiştir. Bu hükme göre (1) Satılmak üzere komüsyoncuya gönderilen eşyanın bozukluğu göze çarpıyorsa, komüsyoncu nakliyeciye rücu hakkını muhafazaya ve hasarı tesbit ettirmeğe ve muktedir olduğu kadar eşyayı hıfza ve derhal müvekkiline haber vermeğe mecburdur. (2) Aksi takdirde ihmalin sebebiyet verdiği ziyandan mesul olur. (3) Satılmak üzere komüsyoncuya gönderilen eşyanın hemen bozulacağından korkuluyorsa, komüsyoncu, müvekkiline derhal malümat vermek şartiyle o eşyayı satmağa mecburdur. Erdoğan, s. 62. Aynı yönde bkz. Acır, s. 182; Haselçin, Kaydi sistem, s

268 sahiptir Bu hapis hakkı da sermaye piyasası araçlarının ardiye sözleşmesine göre saklanmasında saklayana haklarını elde etmesi açısından avantaj sağlayacaktır Adi vedia ve usulsüz tevdi sözleşmeleri de birer saklama sözleşmesi olmakla birlikte, yukarıda yapılan açıklamalar da göz önünde bulundurularak, bu sözleşmelerin özelliklerinin sermaye piyasası araçlarının merkezi saklanmasına uygun olmadığı söylenebilir Ardiye sözleşmesi ise, sermaye piyasası araçlarının merkezi saklanmasına ilişkin sözleşmeye uygun, yukarıda yer verildiği üzere tam olarak birebir örtüşmemekle birlikte, önemli özellikler taşımaktadır. Özellikle ardiye sözleşmesine ilişkin aynı nevi ve vasıftan olma, karıştırarak saklama, saklatanlar arasında müşterek mülkiyet ilişkisinin geçerli olması ve diğer müşterek maliklerin ayrıca izni olmaksızın saklanan şeyi hak sahibine teslim edebilme gibi saklama şartları, sermaye piyasası araçlarının merkezi saklanmasına uygundur Bu çerçevede değerlendirildiğinde sermaye piyasası araçlarının merkezi saklanmasına en yakın saklama sözleşmesi türünün ardiye sözleşmesi olduğu kanaatindeyiz Her ne kadar sermaye piyasası araçlarının merkezi saklanmasına ilişkin sözleşmeye yapı olarak en yakın saklama sözleşmesi ardiye sözleşmesi olsa bile, bu sözleşmenin tam anlamıyla bir ardiye sözleşmesi olduğunu söylemek, oldukça güçtür. Çünkü sermaye piyasası araçlarının merkezi saklanmasına ilişkin sözleşmenin içeriğinde ardiye sözleşmesi ile açıklanamayacak bazı unsurlar yer almaktadır Dolayısıyla hukuki niteliğinin tam olarak belirlenebilmesi için, merkezi saklama sözleşmesinin sözleşme tipleri içerisindeki yerinin de tam olarak tespit edilmesi gerekmektedir. Borçlar Hukuku na sözleşme özgürlüğü ilkesi hâkimdir. Sözleşme özgürlüğü, hukuk düzeninin sınırları içinde kişilerin iradeleriyle, diledikleri hukuki sonuçları meydana getirebilme özgürlüğüdür Sözleşme özgürlüğü, sözleşme yapıp yapmama, sözleşmenin tarafını seçme, sözleşmenin şeklini seçme, sözleşmenin içeriğini değiştirme, sözleşmeyi Erdoğan, s. 95. Haselçin, Kaydi Sistem, s. 70; Acır, s Bkz. Merkezi Kaydi Saklama Sözleşmesinin Adi Vedia Sözleşmesi ile Karşılaştırılması (Üçüncü Bölüm, 8, V). Ayrıca bkz. Merkezi Kaydi Saklama Sözleşmesinin Usulsüz Tevdi Sözleşmesi ile Karşılaştırılması (Üçüncü Bölüm, 8, VI). Saklanan misli eşyanın birbirine karıştırılarak saklanması için gerekli olan saklatanın izninin alınması kuralı ise, sermaye piyasası araçlarının merkezi saklanmasına uygun değildir. Acır, s. 194; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 71; Manavgat, Merkezi Saklama, s Acır, s Tandoğan, Özel Borç İlişkileri, C. I, s. 9; Zevkliler, s. 34; Yavuz, s. 12; Aral, s

269 ortadan kaldırma ve sözleşmenin tipini seçme özgürlüğü şeklinde ortaya çıkmaktadır Özellikle sözleşmenin tipini seçme özgürlüğü 1516, sözleşmenin hukuki niteliğinin belirlenmesi açısından büyük öneme sahiptir. Çünkü sözleşmenin hukuki niteliği ve sözleşmeye uygulanacak hükümler sözleşmenin tipine göre belirlenmektedir. Ayrıca sözleşmenin yorumu, unsurları, hüküm ve sonuçları ile tarafların hak ve borçlarının tam olarak tespit edilebilmesi açısından da sözleşmenin tipinin belirlenmesi oldukça önemlidir. Bu nedenle sermaye piyasası araçlarının merkezi saklanmasına ilişkin sözleşmenin tipinin de belirlenmesi gerekmektedir. Borçlar Hukuku na göre sözleşmeler tipleri açısından, isimli (kanunda düzenlenen, tipik) sözleşmeler ve isimsiz (kanunda düzenlenmeyen, atipik) sözleşmeler şeklinde sınıflandırılmaktadır Konusu, şekli, hüküm ve sonuçları, tarafları, taraflarının yükümlülükleri, hak ve borçları vs. gibi tüm unsurları kanunda düzenlenen bir sözleşme, isimli (kanunda düzenlenen, tipik) sözleşme olarak nitelendirilmektedir Merkezi saklama sözleşmesi ardiye sözleşmesine benzerlik göstermekle birlikte sadece ardiye sözleşmesi ile açıklanamayacak bazı unsurlar içermektedir. Merkezi saklama sözleşmesinin kapsamında ardiye sözleşmesi dışında başka sözleşme türlerine ilişkin unsurlar da yer almaktadır. Bununla birlikte merkezi saklama sözleşmesinin çeşitli hukuki düzenlemelerde 1519 sadece ismen yer alması onu isimli (kanunda düzenlenmiş, tipik) bir sözleşme haline getirmeyecektir 1520.Bu nedenle merkezi saklama sözleşmesinin, isimli (kanunda düzenlenen, tipik) isimsiz (kanunda düzenlenmeyen, atipik) sözleşme ayrımında, isimsiz (kanunda düzenlenmeyen, atipik) sözleşme niteliğinde olduğu kanaatindeyiz. Merkezi saklama sözleşmesi, sözleşme tipleri içerisinde isimsiz sözleşme olarak nitelendirildikten sonra bu sözleşmenin isimsiz sözleşmeler içerisinde hangi türe girdiğinin de belirlenmesi gerekmektedir. İsimsiz sözleşmeler, genel olarak, kendine özgü (sui Tandoğan, Özel Borç İlişkileri, C. I, s. 9 vd; Zevkliler, s ; Yavuz, s ; Aral, s. 50. Sözleşmenin tipini seçme özgürlüğü hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Tandoğan, Özel Borç İlişkileri, C. I, s. 12 vd; Zevkliler, s. 36 vd. Tandoğan, Özel Borç İlişkileri, C. I, s. 8 9; Zevkliler, s ; Yavuz, s. 17 vd.; Aral, s. 45. Tandoğan, Özel Borç İlişkileri, C. I, s. 7; Zevkliler, s. 36; Yavuz, s. 14; Aral, s Sermaye Piyasası Kanunu, Kaydileştirme Tebliği ya da Merkezi Kayıt Kuruluşu Yönetmeliği. Bir sözleşmenin sadece ismen hukuki düzenlemelerde zikredilmiş olmasının onu isimli sözleşme haline getirmeyeceği yönünde bkz. Aral, s

270 generis) sözleşmeler ve karma sözleşmeler olmak üzere ikiye ayrılmaktadır Ayrıca birleşik sözleşmeler 1522 de isimsiz sözleşmeler başlığı altında incelenmektedir Dolayısıyla isimsiz sözleşmeler, bileşik, karma ve kendine özgü (sui generis) sözleşmeler olmak üzere üçe ayrılmaktadır Bileşik sözleşmeler, kanunda düzenlenmiş birbirinden farklı ve bağımsız iki veya daha fazla sözleşmenin niteliklerine zarar gelmeksizin birbirine bağlandığı sözleşmelerdir Örneğin bir mandıranın kiraya verildiği ve kiracının kiralayandan süt satın almayı üstlendiği bir sözleşme kira sözleşmesi ve satım sözleşmesinin birbirine bağlandığı bileşik bir sözleşmedir Sermaye piyasası araçlarının merkezi saklanmasına ilişkin sözleşme, birbirinden farklı ve bağımsız iki veya daha fazla sözleşmenin birbirine bağlanması söz konusu değildir. Bu yüzden merkezi saklama sözleşmesinin bileşik bir sözleşme olmadığı kanaatindeyiz. Kendine özgü (sui generis) sözleşmeler, kanunda düzenlenmiş sözleşme türlerine ait unsurların tamamen veya kısmen bulunmadığı, kendine özgü unsurlardan oluşan sözleşmelerdir Örneğin, sulh sözleşmesi, tarafların, aralarındaki hukuki bir anlaşmazlığı ortadan kaldırmak için karşılıklı fedakârlıklarda bulundukları kendine özgü bir sözleşmedir Sermaye piyasası araçlarının merkezi saklanmasına ilişkin sözleşmenin kapsamında kendisine en yakın yapıya sahip olan ardiye sözleşmesinin unsurları dışında başka bazı unsurlar da yer almaktadır. Ancak bu unsurlar hiçbir sözleşme ile telif edilemeyecek derecede kendine özgü değildirler. Ardiye sözleşmesini yapısına uymayan söz konusu bu unsurlar farklı sözleşme türlerinin kapsamında yer alan unsurlardır. Bu Aral, s. 52. Birleşik sözleşmelerin isimsiz sözleşme olup olmadıkları konusunda doktrinde görüş birliği yoktur. Ancak bu sözleşme türü genelde isimsiz sözleşmeler başlığı altında veya isimsiz sözleşmeler ile birlikte incelenmektedir. Aral, s. 52. Tandoğan, Özel Borç İlişkileri, C. I, s. 12; Zevkliler, s. 37 vd.; Yavuz, s. 19 vd.; Aral s. 51. İsimsiz sözleşmeler hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Oktay Saibe, İsimsiz Sözleşmelerin Geçerliliği, Yorumu ve Boşlukların Tamamlanması, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası 1996, S.1-2, s. 263 vd. Tandoğan, Özel Borç İlişkileri, C. I, s. 75; Zevkliler, s. 43; Yavuz, s. 19; Aral, s. 54. Tandoğan, Özel Borç İlişkileri, C. I, s. 76; Aral, s. 55. Tandoğan, Özel Borç İlişkileri, C. I, s. 13 vd; Zevkliler, s. 37; Yavuz, s ; Aral, s. 52. Tandoğan, Özel Borç İlişkileri, C. I, s. 14; Zevkliler, s. 38; Yavuz, s. 25; Aral, s. 52. Sulh sözleşmesi hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Önen, Ergun, Medeni Yargılama Hukukunda Sulh, Ankara 1972; Arık, Kemal Fikret, Mahkeme Önünde Sulh, Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi 1954, S. 1, s. 141 vd.; Ulusan, İlhan, Maddi Hukuk ve Usul Hukuku Bakımından Sulh Sözleşmesi, Mukayeseli Hukuk Araştırmaları Dergisi 1971, S. 7, s. 149 vd. 269

271 nedenle isimsiz bir sözleşme olan merkezi saklama sözleşmesinin kendine özgü (sui generis) bir sözleşme olmadığı kanaatindeyiz. Karma sözleşmeler 1529, kanunda düzenlenen sözleşme türlerine ait unsurların kanunun öngörmediği şekilde bir araya gelmesiyle oluşan sözleşmelerdir Örneğin, pansiyon sözleşmesi, kira, satım ve hizmet sözleşmelerine ait unsurların kanunun öngörmediği şekilde bir araya geldiği karma bir sözleşmedir Merkezi saklama sözleşmesinde saklama hizmetinin yanı sıra sermaye piyasası araçlarına ilişkin mali hakların tahsili ve yönetimsel hakları kullanılması gibi hizmetler de verilmektedir. Merkezi Kayıt Kuruluşu na verilen hak sahibi yatırımcı adına mali hakları tahsil etme ve yönetimsel hakları kullanma gibi yetkiler vekâlet sözleşmesinin konusu olabilecek yetkilerdir. Bu nedenle sermaye piyasası araçlarının merkezi saklanmasına ilişkin sözleşme hem ardiye sözleşmesine ilişkin unsurları hem de vekâlet sözleşmesine ilişkin unsurları bünyesinde bulundurmaktadır. Bu farklı sözleşme türlerine ilişkin unsurlar, merkezi saklama sözleşmesinde kanunun öngörmediği şekilde bir araya gelmiştir. Bu nedenle sermaye piyasası araçlarının merkezi saklanmasına ilişkin sözleşmenin, ardiye sözleşmesi ve vekâlet sözleşmesinin unsurlarını içeren karma bir sözleşme niteliğinde olduğu kanaatindeyiz Merkezi saklama sözleşmesinde merkezi saklama kuruluşuna çok çeşitli yetkiler tanınabilir. Merkezi saklama kuruluşu birçok konuda saklatanlar adına hareket edebilir. Ancak zamanla yeni gelişmeler sonucu merkezi saklama kuruluşunun bu yetkileri değişebilir. Merkezi saklama kuruluşunun yetkileri genişleyebilir ya da daralabilir. Merkezi saklama kuruluşunun saklatan adına hareket etme yetkisi olduğu sürece bu yetkisinin genişlemesi veya daralması merkezi kaydi saklama sözleşmesinin karma sözleşme olma özelliğini ortadan kaldırmayacaktır Çünkü yetkiler genişlese de daralsa da merkezi saklama kuruluşu saklatan adına hareket edecektir. Dolayısıyla vekâlet Karma sözleşmeler hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Kuntalp, Erden, Karışık Muhtevalı Akit, Ankara Tandoğan, Özel Borç İlişkileri, C. I, s. 68; Zevkliler, s. 41; Yavuz, s ; Aral, s. 52. Bazı yazarlar ise bileşik sözleşmeler dışında kalan sözleşmelerin karma ve kendine özgü (sui generis) sözleşmeler olarak sınıflandırılmasının gereksiz olduğu görüşünü savunmaktadır. Bkz. Gürzumar, Osman B., Franchise Sözleşmeleri ve Bu Sözleşmelerin Temelini Oluşturan Sistem lerin Hukuken Korunması, İstanbul 1995, s. 20 dn Tandoğan, Özel Borç İlişkileri, C. I, s. 71; Zevkliler, s. 42; Yavuz s. 22; Aral, s. 53. Aynı yönde bkz. Manavgat, Merkezi Saklama, s. 131; Acır, s. 187; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 64. Manavgat, Merkezi Saklama, s

272 sözleşmesine ilişkin hükümler uygulanmaya devam edecektir. Yetkilerin genişlemesi ya da daralması sadece vekâlet sözleşmesinin kapsamını değiştirecektir. IX. SÖZLEŞMEYE UYGULANACAK HÜKÜMLER Sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi ve kaydi sisteme ilişkin temel hukuki düzenlemeler olan Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesi, MKK Yönetmeliği ve Kaydileştirme Tebliği nde merkezi kaydi saklama sözleşmesi nedeniyle tarafların ortaya çıkabilecek bazı hak ve borçlarına uygulanabilecek hükümlere yer verilmiştir. Ancak bu hukuki düzenlemelerde merkezi kaydi saklama sözleşmesinden açıkça söz edilmemiştir. Ayrıca söz konusu hukuki düzenlemelerde merkezi kaydi saklama sözleşmesine uygulanacak genel hükümlere herhangi bir gönderme yapılmadığı gibi, merkezi kaydi saklama sözleşmesi Borçlar Kanunu ndaki sözleşme türleri ile de ilişkilendirilmemiştir. Merkezi kaydi saklama sözleşmesine, kaydi sisteme ilişkin özel düzenleme olduğu için öncelikle Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesi ile MKK Yönetmeliği ve Kaydileştirme Tebliği nde yer alan hükümler uygulanmalıdır. Daha sonra ise, Borçlar Kanunu ndaki sözleşmelere ilişkin genel hükümler, merkezi kaydi saklama sözleşmesine uygulanmalıdır. Merkezi kaydi saklama sözleşmesi, ardiye sözleşmesi ve vekâlet sözleşmesine ilişkin unsurları içeren karma bir sözleşme olarak nitelendirilmektedir Dolayısıyla Borçlar Kanunu nda yer alan vekâlet sözleşmesi ve ardiye sözleşmesine 1535 ilişkin hükümler merkezi kaydi saklama sözleşmesine uygulanabilecektir Merkezi kaydi saklama sözleşmesinin isimsiz ve karma bir sözleşme olarak nitelendirilmesi bu sözleşmeye uygulanacak hükümlerin uygulanma şekli ve oranının 1537 da belirlenmesi gerekliliğini doğurmaktadır Karma sözleşmelerde uygulanacak hükümlere ilişkin doktrin ve uygulamada çeşitli görüşler ileri sürülmektedir Bu Manavgat, Merkezi Saklama, s. 131; Acır, s. 187; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 64; Erişgin, s Borçlar Kanunu nda yer alan ardiye sözleşmesine ilişkin hükümlerin merkezi kaydi saklama sözleşmesine uygulanabilmesi için Merkezi Kayıt Kuruluşu nun yaptığı saklama hizmetinin ardiye sözleşmesine ilişkin 818 sayılı BK nın 475. maddesinde yer alan saklama koşullarına uygun olması gerekir. Aynı yönde bkz. Manavgat, Merkezi Saklama, s Manavgat, Merkezi Saklama, s. 137; Acır, s Sözleşmenin hukuki niteliğine göre uygulanacak hükümlerin uygulanma şekil ve oranların farklılık gösterebileceği yönünde bkz. Aral, s. 55 vd. İsimsiz sözleşmelere uygulanacak hükümlerin belirlenmesinin, bu sözleşmelerin yorumlanması ve tamamlanması yolu ile yapılacağı yönünde bkz. Aral, s. 56. Karma sözleşmelerdeki uygulanacak hükümlere ilişkin sözleşme boşluğunun giderilmesi için doktrin ve uygulamada ileri sürülen görüşler hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Aral, s

273 görüşlerin temelinde hukuki ilişkinin mahiyetine göre uygun olarak kullanılma düşüncesi yer almaktadır. Bu nedenle karma sözleşmelerde bu sözleşmeye uygulanacak belirli sözleşme türüne ilişkin hükümlerin, tamamının ve doğrudan uygulanması söz konusu değildir. Merkezi kaydi saklama sözleşmesine de ardiye ve vekâlet sözleşmesine ilişkin hükümlerin tamamının ve direkt olarak uygulanması mümkün değildir. Dolayısıyla ardiye sözleşmesi ile vekâlet sözleşmesi hükümlerinden ancak merkezi kaydi saklama sözleşmesinin mahiyetine uygun olanlar bu sözleşmeye uygulanabilir Yine aynı nedenlerle mahiyeti merkezi kaydi saklama sözleşmesine uygun olan hükümler de direkt olarak değil kıyasen merkezi kaydi saklama sözleşmesine uygulanmalıdır Borçlar Kanunu nda yer alan ardiye 1542 ile Ticaret Kanunu nda yer alan umumi mağazaların yaptığı iş temelde aynıdır Umumi mağazalar da ardiye niteliğindedir ve saklama hizmeti vermektedir Bu nedenle umumi mağazalara ilişkin Ticaret Kanunu nda yer alan hükümlerin, merkezi kaydi saklama sözleşmesine uygulanma ihtimali gündeme gelebilir Umumi mağazalar yaptıkları saklama hizmeti çerçevesinde saklatana saklanan taşınır eşyayı temsil etmek üzere makbuz senedi 1546 ve varant 1547 isimli kıymetli evrak özelliğine sahip bir belge vermektedir Ardiye sözleşmesinde ise, saklanan eşyayı temsil etmek üzere saklatana verilen kıymetli evrak özelliğine sahip bu tür bir belge bulunmamaktadır. Merkezi saklama sözleşmesinde de merkezi saklama kuruluşu sermaye piyasası araçları üzerinde hak sahibi olan saklatanlara kıymetli evrak özelliği taşıyan bir belge vermemektedir Bu nedenle sermaye piyasası araçlarının merkezi saklanmasına, Borçlar Kanunu nda yer alan ardiye sözleşmesine ilişkin hükümlerin (( Manavgat, Merkezi Saklama, s. 136 vd. Aynı yönde bkz. Haselçin, s. 71 dn. 247; Erişgin, s Borçlar Kanunu nda yer alan ardiye kavramının, umumi mağaza anlamında kullanıldığı yönünde bkz. Yavuz, s. 753; Erdoğan, s. 22. Manavgat, Merkezi Saklama, s Yavuz, s. 753; Erdoğan, s. 20 vd. Manavgat, Merkezi Saklama, s Makbuz Senedi: Umumi mağazalara tevdi edilen mal ve zahire karşılığında verilen kıymetli evrak niteliğindeki belgeye denir. Bkz. Yılmaz, Hukuk Sözlüğü, s. 555; Poroy / Tekinalp, N. 542; Ülgen / Helvacı / Kendigelen / Kaya, s Varant (Rehin Senedi) : Umumi mağazaya teslim edilen mallara ve tahıla ilişkin rehin hakkını gösteren ve bu mallar üzerinde herhangi bir alacaklı lehine rehin hakkının oluşturulmasını sağlayan senede denir. Bkz. Yılmaz, Hukuk Sözlüğü, s. 955; Poroy / Tekinalp, N. 542; Ülgen / Helvacı / Kendigelen / Kaya, s Poroy / Tekinalp, N. 542 vd.; Ülgen / Helvacı / Kendigelen / Kaya, s. 261 vd. Haselçin, Kaydi Sistem, s

274 sayılı BK. m.473 vd; 6098 sayılı BK m.571 vd.) uygulanması, Ticaret Kanunu nda yer alan umumi mağazalara ilişkin hükümlerin (6762 sayılı TK. m.744 vd; 6102 sayılı TK. m.832 vd) uygulanmasına göre daha elverişlidir Nitekim Ticaret Kanunu nda kıymetli evrak özelliği taşıyan makbuz senedi ve varant vermeksizin saklama hizmeti veren kuruluşlar hakkında umumi mağazalara ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı 1551 açıkça düzenlenmiştir 1552 (6762 sayılı TK. m.745; 6102 sayılı TK. m.833). Dolayısıyla Ticaret Kanunu nda yer alan umumi mağazalara ilişkin hükümlerin merkezi kaydi saklama sözleşmesine uygulanması söz konusu değildir. 9. KAYDİ SİSTEMDEKİ KAYITLARIN HUKUKİ NİTELİĞİ I. GENEL OLARAK Kaydi sistemde, kayıt ifadesi, iki farklı anlamda kullanılmaktadır. Birinci olarak kayıt, kaydi sistemdeki kaydi sermaye piyasası araçlarını anlatmak için kullanılmaktadır. Çünkü kaydi sermaye piyasası araçları kaydi sistemdeki hesaplarda bir kayıt olarak varlık göstermektedir. İkinci olarak kayıt, kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin yapılan işlemlerin kaydi sisteme geçirilmesini anlatmak için kullanılmaktadır. Çünkü kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemler kaydi sistemde veya kaydi sistem dışında yapılmakta ve yapılan işlem bir kayıt olarak kaydi sisteme geçirilmektedir. Kaydi sermaye piyasası aracı olarak anlaşılan kaydi sitemdeki kaydın hukuki niteliğinin belirlenmesi oldukça önemlidir. Çünkü kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin tüm hak ve işlemler bu nitelik çerçevesinde şekillenecektir. Kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin yapılan işlemin kaydi sisteme geçirilmesi olarak anlaşılan kaydi sistemdeki kayıt açısından ise, bu kaydın hukuki etkisi oldukça önemlidir. Çünkü hakkın doğum anı ve hukuki ilişkinin kurulma anı ile hakkın korunması ve hukuki ilişkinin üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi söz konusu etkiye göre belirlenecektir. Yapılan açıklamalar çerçevesinde bu başlık altında kaydi sermaye piyasası araçlarının hukuki niteliği ve kaydi sisteme yapılan kayıtların hukuki niteliği incelenecektir Aynı yönde bkz. Acır, s Arseven, s ; Yavuz, s Makbuz senedi ve varant vermeksizin saklama hizmeti veren kuruluşlar hakkında Borçlar Kanunu nun vedia sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağına ilişkin düzenleme olmakla birlikte; bu düzenleme vedia kavramı ile ardiye sözleşmesi de dâhil olmak üzere Borçlar Kanunu nda yer alan tüm saklama sözleşmesi hükümlerini kastetmektedir. Bkz. Bilge, s

275 II. KAYDİ SERMAYE PİYASASI ARACININ HUKUKİ NİTELİĞİ A. Genel Olarak Kaydi sermaye piyasası aracının niteliği ile ilgili olarak üzerinde durulması gereken ilk konu, kaydi sermaye piyasası araçlarının kıymetli evrak özelliği taşıyıp taşımadıklarıdır. Sermaye piyasası araçlarının menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçları olmak üzere iki türü vardır. Sermaye piyasası araçlarının büyük bir kısmını oluşturan menkul kıymetler, kıymetli evrak özelliği taşımaktadır Diğer sermaye piyasası araçlarının ise, kıymetli evrak özelliği taşımaları zorunlu değildir Ancak bu araçların kıymetli evrak özelliği taşımaları da mümkündür. Nitekim diğer sermaye piyasası aracı kavramı, sermaye piyasası aracı olan ancak menkul kıymet olarak kabul edilemeyecek araçların dışarıda kalmaması için oluşturmuş 1555 torba bir kavramdır Bu nedenle diğer sermaye piyasası araçlarına ilişkin çeşitli özellikler veya türler belirleyerek, bunlara sıralamak mümkün değildir. Ayrıca kaydi sistemin mevcut halinde kaydileştirilen sermaye piyasası araçlarının tamamı 1557 menkul kıymet niteliğindedir Bu nedenle mevcut kaydi sistemdeki kaydi sermaye piyasası araçlarının tamamı, kıymetli evrak özelliği taşımaktadır. Ancak herhangi bir diğer sermaye piyasası aracı türünün kaydileştirilmesi ve bu diğer sermaye piyasası aracı türünün kıymetli evrak özelliği taşımaması halinde kaydi sermaye piyasası araçlarının tamamının kıymetli evrak özelliği taşıdığı söylenemeyecektir. Dolayısıyla mevcut kaydi sistem kapsamındaki kaydi sermaye piyasası araçlarının, kural olarak, kıymetli evrak özelliği taşıdıkları ifade edilebilir Menkul kıymetlerin kıymetli evrak özelliği taşıması hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 1, I, A, 2, a. Diğer sermaye piyasası araçlarının senet (evrak) niteliğinde bile olmayabileceği yönünde bkz. Poroy / Tekinalp, N. 7. Menkul kıymet kavramı yanında dışarıda kalması muhtemel araçları da içine alması düşünülen bu tür bir kavram oluşturulmasının, menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçları gibi bir kategori ve sermaye piyasası araçları şeklinde bir üst kavram oluşturulması zorunluluğunu doğurduğu yönünde bkz. Paslı, Menkul Kıymet, s Tanör, Sermaye Piyasası, C. II, s. 81; Paslı, Menkul Kıymet, s Mevcut hukuki düzenlemeler ve Sermaye Piyasası Kurulu nun kararları çerçevesinde kaydileştirilerek kaydi sisteme aktarılan sermaye piyasası araçları; hisse senetleri, yatırım fonu katılma belgeleri, özel sektör borçlanma araçları (özel sektör tahvilleri, finansman bonoları, banka bonoları vs), borsa fonu katılma belgeleri, varantlar (ortaklık varantları ve aracı kuruluş varantları) ve yabancı sermaye piyasası araçlarıdır. Bkz. İkinci Bölüm, 4, II, 2. Menkul kıymet türleri hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 1, I, A,

276 Öte yandan kaydi sermaye piyasası araçlarının fiziki olarak senet üzerine basılmamaları, kıymetli evrakın senet unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda tereddüt oluşturmaktadır. Çünkü fiziki sermaye piyasası araçları üzerinde hak sahibi olanların, bu haklarını ispat etmek üzere ellerinde fiziki bir belge (senet fiziki sermaye piyasası aracı), bulunmaktadır. Buna karşılık kaydi sermaye piyasası aracı sahiplerinin ellerinde ise, haklarını ispat edebilecekleri fiziki bir belge bulunmamaktadır. Nitekim kaydi sermaye piyasası aracı, fiziki olarak bir senet üzerine basılarak tecessüm etmeyen, Sermaye Piyasası Kurulu nca kaydileştirilmesine karar verilerek kaydi sisteme aktarılan veya kaydi olarak kaydi sistemde ihdas edilen ve kaydi sistem kapsamında elektronik ortamdaki hesaplarda kaydi olarak saklanan ve izlenen sermaye piyasası aracı 1559 olarak tanımlanmaktadır Dolayısıyla kaydi sistemdeki hak sahiplerinin kaydi sermaye piyasası araçları, fiziki olarak ellerinde değil, kaydi olarak elektronik ortamdaki hesaplarındadır Kaydi sermaye piyasası araçlarının fiziki olarak senet üzerine basılmamaları, sadece elektronik ortamdaki hesaplarda kaydi olarak mevcut olmaları, bunların maddi varlıklarının olup olmadığı sorusunu gündeme getirmektedir. Çünkü senet unsuru, kıymetli evrakın zorunlu bir unsuru olup, kıymetli evraktaki irade beyanının taşıyıcısıdır. Söz konusu irade beyanı taşıyıcısının, ispat vasıtası olarak kullanılabilecek maddi bir varlığa sahip olması 1562 ve belli bir dayanıklılık 1563 göstermesi gerekmektedir Kural olarak kıymetli evrakta senet kâğıt belge, irade beyanının taşıyıcısıdır. Ancak kıymetli evraktaki senet unsuru, maddi varlığa sahip olması ve belli bir dayanıklılık göstermesi şartıyla, kâğıt dışında başka bir irade beyanı taşıyıcısı ile de sağlanabilir Bu çerçevede elektronik ortamdaki kayıtların maddi varlığa sahip olduğu kabul edilerek, bu kayıtların kıymetli evraktaki senet unsurunu gerçekleştiren (kağıtsız) bir irade beyanı taşıyıcısı Soderquist / Gabaldon, s. 2; Guynn, s. 13; Norman, s. 11, 315; Garner (2006), s Kaydi sermaye piyasası aracı kavramı hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 1, V. Guttman, Uncertificated Security, s. 717; Norman, s. 11, 315; IOSCO, Towards A Legal, s. 4. Maddi varlığa sahip olma ile kastedilen belli bir madde veya materyal değildir. Maddi varlık için iradenin muhataplarına ulaşmasını sağlayacak bir varlığa sahip olma yeterlidir. Dayanıklılık ile kast edilen tahrip edilemezlik değildir. Yoksa kâğıdın beyan taşıyıcısı olması mümkün olmazdı. Uygun kullanılması halinde arzu edilen sürece dayanıklı kalacak özellikte olması yeterlidir. Öztan, Kıymetli Evrak (1997), s Aynı yönde bkz. Öztan, Kıymetli Evrak (1997), s. 329; Özkul, s. 12; Haselçin, Kaydi Sistem, s

277 olduğu ifade edilmektedir Nitekim evraksız kıymetli evrak kavramının temelinde de bu kabul yatmaktadır. Bu nedenle kaydi sermaye piyasası araçları açısından elektronik ortamda yer alan hesaplardaki kayıtların da maddi varlığa sahip olduğu kabul edilmelidir. Aksine, kaydi sermaye piyasası araçlarının maddi varlığa sahip olmadığı kabul edilirse; (senet unsuru gerçekleşmeyeceği için) kaydi sermaye piyasası araçları, kıymetli evrak ve kıymetli evrak özelliği taşıyan menkul kıymet ve buna bağlı olarak sermaye piyasası aracı kavramı dışında kalacaktır. Ayrıca kaydi sermaye piyasası araçlarının maddi varlığa sahip olmadığının kabul edilmesi, Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından yapılan işin, saklama olarak nitelendirilememesi sonucunu doğuracaktır. Çünkü sadece maddi varlığa sahip olan şeyler saklanabilir. Kaydi sermaye piyasası araçlarının fiziki olarak senet üzerine basılmamaları, sadece elektronik ortamdaki hesaplarda kaydi olarak mevcut olmaları, bunların hukuki anlamda şey kavramı içerisinde değerlendirilip değerlendirilemeyeceği konusunda da tereddüt oluşturmaktadır Dolayısıyla kaydi sermaye piyasası araçlarının hukuki anlamda eşya olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceğinin belirlenmesi gerekmektedir. Hukuki anlamda şey kavramı, maddi varlığı olan bir cismi ifade etmek için kullanılmaktadır. Eşya hukuku anlamında ( şey kavramını da içine alan) eşya, üzerlerinde şahısların hâkimiyet tesis edebilecekleri iktisadi bir değer taşıyan kişilik dışı maddi varlıklardır Bu tanımdan hareketle, bir eşyanın varlığı için, maddilik, hâkimiyete elverişlilik, kişilik dışılık ve iktisadi değer gibi unsurlara ihtiyaç vardır Dolayısıyla eşya hukuku açısından, kural olarak, eşya olma niteliği sadece maddi varlığa sahip şeylere tanınmıştır. Ancak edinmeye elverişli şeyler ile taşınmaz mülkiyeti kapsamına girmeyen doğal güçler de şey kavramının içine alınarak, taşınır eşya olarak kabul edilmişlerdir. Nitekim taşınır eşyalar, nitelikleri itibariyle taşınabilen maddi şeyler ile edinmeye ve üzerinde hâkimiyet (egemenlik) kurmaya elverişli (temellüke salih) olan şeyler (değerler) ve taşınmaz mülkiyetinin konusuna girmeyen doğal güçler olarak tanımlanmaktadır Bu konuda ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 1, IV. Bkz. Öztan, Kıymetli Evrak (1997), s. 336; Turanboy, Varakasız, s. 51; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 80. Oğuzman / Seliçi / Oktay-Özdemir, s. 6 7; Ayan, Medeni Hukuk, s. 81. Ayan, Eşya Hukuku, C. I, s. 14. Ayan, Medeni Hukuk, s. 45; Oğuzman / Seliçi / Oktay-Özdemir, s

278 Fiziki sermaye piyasası araçları, hukuki anlamdaki eşya kavramı çerçevesinde değerlendirildiğinde, eşya olmanın bütün unsurlarını gerçekleştirdikleri için, eşya olarak kabul edilmektedir. Eşya sınıflandırmaları içerisinde ise, fiziki sermaye piyasası araçları, taşınır eşya kategorisinde değerlendirilmektedir Kaydi sermaye piyasası araçlarının ise, ilk bakışta göreceli olarak maddi varlığa sahip olmadıkları ve maddilik şartını gerçekleştiremedikleri gerekçesiyle hukuki anlamda eşya olarak kabul edilmeleri tereddütle karşılanmaktadır Bu nedenle kaydi sermaye piyasası araçlarının eşya niteliğinde olup olmadığı tartışmalıdır Bir görüşe göre 1574, kaydileştirme ile birlikte sermaye piyasası araçlarının fiziki varlıkları ve maddi mal olma vasıfları ortadan kaldırılmıştır. Bu nedenle kaydi sermaye piyasası araçları, üzerinde şahısların hâkimiyet tesis edebilecekleri, iktisadi bir değer taşıyan, kişilik dışı maddi varlıkları ifade eden eşya kavramı 1575 ve özüne herhangi bir zarar gelmeksizin yer değiştirebilen, bir yerden bir yere taşınabilen taşınır mal tanımı 1576 dışında kalmışlardır Diğer bir görüşe göre 1578 ise, kaydi sermaye piyasası araçları eşyaya ilişkin maddilik, hâkimiyete elverişlilik, kişilik dışılık ve iktisadi değer gibi tüm unsurları 1579 taşıdıkları ve eşya olmanın tüm sonuçlarını gerçekleştirebilecek nitelikte oldukları için eşya olarak kabul edilmelidir Kanaatimizce kaydi sermaye piyasası araçları, hukuki anlamda eşya olarak kabul edilmeli ve eşya sınıflandırmaları içerisinde taşınır eşya kategorisinde Aynı yönde bkz. Yasaman, Menkul Kıymetler Borsası, s. 19. Öztan, Kıymetli Evrak (1997), s. 336; Turanboy, Varakasız, s. 51; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 80. Konu hakkındaki tartışmalar için bkz. Öztan, Kıymetli Evrak (1997), s. 336; Ayhan, s ; Haselçin, Kaydi Sistem, s ; Turanboy, Varakasız, s ; Töremiş, s. 29; Özkul, s. 15; Yalın, s. 40. Bkz. Ayhan, s. 122; Töremiş, s. 29. Oğuzman / Seliçi / Oktay-Özdemir, s. 6 7; Ayan, Medeni Hukuk, s. 81. Ayan, Eşya Hukuku, C. I, s. 16; Oğuzman / Seliçi / Oktay-Özdemir, s. 8. Ayhan, s. 122; Töremiş, s. 29. Bkz. Öztan, Kıymetli Evrak (1997), s. 336; Turanboy, Varakasız, s. 51; Özkul, s. 15; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 80; Yalın, s. 40; Vural, s. 20. Oğuzman / Seliçi / Oktay-Özdemir, s. 6 7; Ayan, Medeni Hukuk, s. 81. Kâğıtsız beyan taşıyıcının eşya olmanın bütün sonuçlarını gerçekleştirebilecek nitelikte olduğu yönünde bkz. Handschin, s

279 değerlendirilmelidir Çünkü kaydi sermaye piyasası araçları, fiziki olarak senet üzerine basılarak tecessüm etmeseler de maddi bir varlığa sahiptir. Kaydi sermaye piyasası araçlarının maddi varlığı, elektronik ortamdaki hesapta yer alan kayıt ile oluşmaktadır. Ayrıca kaydi sermaye piyasası araçları, üzerlerinde hâkimiyet (egemenlik) kurulmaya elverişli değerlerdir. Üzerlerinde hâkimiyet kurulmasına elverişli olan değerler de taşınır eşya olarak kabul edilebilmektedir Bunun dışında kaydi sermaye piyasası araçları kişilik dışı varlıklardır. Kaydi sermaye piyasası araçlarının iktisadi bir değere sahip oldukları ise, tartışılmayacak kadar aşikârdır. Dolayısıyla kaydi sermaye piyasası araçları eşyaya ilişkin maddilik, hâkimiyete elverişlilik, kişilik dışılık ve iktisadi değer gibi tüm unsurları taşımaktadır Kaydi sermaye piyasası araçlarında elektronik ortamdaki hesapta yer alan kayıt, hakka senet (kâğıt) gibi maddi bir varlık kazandırmaktadır. Böylece söz konusu hak hâkimiyet altına alınabilmekte ve çeşitli hukuki işlemlere konu olabilmektedir Bu çerçevede değerlendirildiğinde de kaydi sermaye piyasası araçları eşya olmanın tüm sonuçlarını gerçekleştirebilecek 1585 niteliktedir B. Kaydi Anonim Şirket Payının Hukuki Niteliği Anonim şirket paylarının senede bağlanması zorunlu olmayıp 1587, senede bağlanmamış anonim şirket payları çıplak pay olarak nitelendirilmektedir. Çıplak pay niteliğindeki anonim şirket payları, nama yazılı ve hamiline yazılı şeklinde bir ayrım yapılmaksızın pay defterine kaydedilmektedir Çıplak pay niteliğindeki anonim şirket payları, hisse senedine bağlanmış paylar gibi maddi bir varlığa sahiptir. Ancak çıplak payların maddi varlığı hisse senedine bağlanmış anonim şirket payı gibi senet üzerinde değil, pay defterinde tecessüm etmektedir. Kaydi anonim şirket payları da çıplak paylar gibi senede bağlanmamaktadır. Çıplak payların maddi varlığının pay defterinde olmasına Aynı yönde bkz. Öztan, Kıymetli Evrak (1997), s. 336; Turanboy, Varakasız, s. 51; Özkul, s. 15; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 80; Yalın, s. 40; Vural, s. 20. Ayan, Medeni Hukuk, s. 45. Elektrik enerjisi, atom enerjisi, su ve havagazı gibi üzerinde hâkimiyet (egemenlik) kurulmaya elverişli (temellüke salih) değerler de taşınır hükmünde kabul edilmektedir. Bkz. Oğuzman / Seliçi / Oktay-Özdemir, s Handschin, s. 21. Özkul, s. 15; Yalın, s. 40. Eşya olmanın sonuçlarını gerçekleştirme ile kastedilen, devir, rehin, haciz ve diğer hukuki işlem ve ilişkilere konu olma açısından eşya kavramı çerçevesinde değerlendirilebilmektir. Handschin, s. 21; Öztan, Kıymetli Evrak (1997), s Altaş, s. 72. Poroy / Tekinalp / Çamoğlu, N. 770; Narbay, s. 63; Dağ, Oy Hakkı, s. 67; Çeker, Oy Hakkı, s

280 karşılık, kaydi anonim şirket paylarının maddi varlığı elektronik ortamdaki kayıttadır. Dolayısıyla hem çıplak paylar hem de kaydi anonim şirket payları senede bağlanmamış pay niteliğindedir Bunun bir sonucu olarak kaydi anonim şirket payları ile çıplak anonim şirket payları çeşitli konularda benzerlik göstermektedir Kanaatimizce söz konusu benzerlikler nedeniyle, çıplak paylara ilişkin hüküm ve kurallar, mahiyetine uygun düştüğü oranda ve kıyasen kaydi anonim şirket paylarına da uygulanabilmelidir. Hatta çıplak paylara ilişkin hüküm ve kuralların mahiyetine uygun düştüğü oranda ve kıyasen, çıplak paylar gibi senede bağlanmayan, kaydi sermaye piyasası araçlarına da uygulanması düşünülebilir. Nitekim bu şekilde bir düşüncenin benimsenmesi, kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin hüküm olmayan veya tereddüt oluşturan durumların daha rahat çözülmesini sağlayacaktır C. Kaydi Sermaye Piyasası Aracı Üzerindeki Hakkın Hukuki Niteliği Kaydi sistemde yer alan ve üzerinde hak sahipliği iddia edilebilecek olan kayıt, kaydi sermaye piyasası aracıdır. Kaydi sermaye piyasası aracı üzerinde hak sahibi olan kişinin bu hakkının niteliği, kaydi sistemde yer alan kayıtların (kaydi sermaye piyasası araçlarının) hukuki niteliğine göre belirlenmelidir. Kaydi sermaye piyasası araçları, taşınır eşya niteliğinde olduğu için 1592, kaydi sermaye piyasası araçları üzerinde hak sahibi olan kişinin bu hakkının niteliği, taşınır eşya üzerindeki eşya sahibinin hakkına göre belirlenmelidir. Taşınır bir eşya üzerindeki eşya sahibinin hakkı, mülkiyet hakkıdır Mülkiyet hakkı, Medeni Kanun da tam olarak tanımlanmamakla birlikte, 683. maddede hakkın içeriği belirlenmiştir (MK. m.683). Bu hükme göre; Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir. Dolayısıyla mülkiyet hakkı, eşya üzerinde sahibine, kullanma, yararlanma ve tasarruf etme yetkilerinin de yer aldığı ayni haktan Ergincan / Yayla, s Kaydileştirme sonucunda fiziki basılı bulunan hisse senetlerinin iptal ve imhası sağlanacağından ortaklık yapısını gösteren payın nevinin, çıplak pay niteliğinde olacağı yönünde bkz. Ergincan / Yayla, s Senede bağlanmamış anonim şirket payının, hisse senetleri gibi her türlü hukuki işleme konu olabileceği yönünde bkz. Poroy / Tekinalp / Çamoğlu, N Kaydi sermaye piyasası araçlarının taşınır eşya niteliği hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Üçüncü Bölüm, 9, II. Oğuzman / Seliçi / Oktay-Özdemir, s

281 beklenilebilecek en geniş yetkileri sağlayan ayni bir haktır Bu nedenle, mülkiyet hakkı için tam ayni hak ifadesi de kullanılmaktadır Yapılan açıklamalar çerçevesinde değerlendirildiğinde, hak sahibinin kaydi sermaye piyasası aracı üzerindeki hakkı; sahibine kullanma, yararlanma ve tasarruf etme yetkilerini veren ve tam bir ayni hak olarak nitelendirilen mülkiyet hakkıdır III. KAYDİ SİSTEME YAPILAN KAYITLARIN HUKUKİ NİTELİĞİ A. Genel Olarak Kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin tüm işlemler kaydi sistemdeki kayıtlara geçirilmektedir. Kaydi sisteme geçirilen kayıtlar, kayda neden olan hakka ve hukuki işleme göre farklı şekillerde nitelendirilebilmektedir. Ancak kaydi sisteme geçirilen tüm kayıtlar, hakkın doğumu ve hukuki işlemin kurulması açısından kurucu ve açıklayıcı olmak üzere iki farklı etkiye sahiptir. Bu nedenle kaydi sisteme geçirilen kayıtlar açısından önemli olan, kaydın hukuki etkisidir. B. Kaydın Hukuki Etkisi Kaydi sistemdeki kayıtların kurucu etkiye sahip olduğu sistemlere kurucu kayıt sistemi ismi verilmektedir Bu sistemde kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin haklar, kaydi sisteme yapılan kayıt ile doğmakta; kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin hukuki işlemler ise, kaydi sisteme yapılan kayıt ile kurulmaktadır Kayıtların kurucu etkiye sahip olduğu sistemlerde, kaydi sisteme kaydedilmemiş bir hak kazanılmış olmayacağı gibi, kaydi sisteme kaydedilmemiş bir hukuki işlem de tamamlanmış olmaz. Kurucu kayıt sisteminde, kaydi sistemdeki kayıtlar genel itibariyle aleniyet ve güven fonksiyonuna sahiptir Çünkü kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin haklar ancak kaydi sisteme yapılan kayıt ile doğmakta ve sadece kaydi sisteme geçirilen kayıtlar, Oğuzman / Seliçi / Oktay-Özdemir, s Ayan, Medeni Hukuk, s. 91. Turanboy, Varakasız, s. 51. Aksi yönde bkz. Töremiş, s Töremiş, kaydi sermaye piyasası araçlarını eşya olarak kabul etmediği için bunlar üzerindeki hakkı da mülkiyet olarak nitelendirmemektedir. Çünkü sadece hukuki anlamda eşya olarak tanımlanabilen varlıklar üzerinde mülkiyet hakkı kurulabilmektedir. Bkz. Oğuzman / Seliçi / Oktay-Özdemir, s. 6 7; Ayan, Eşya Hukuku, C.I, s. 14. Kurucu Kayıt Sistemi hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Manavgat, Kaydi Sistem, s. 161 vd. Manavgat, Kaydi Sistem, s. 161; Turanboy, Kaydi Değer, s. 50; Ayhan, s. 123; Urkan, Ayni Hak Tesisi, s. 14. Aynı yönde bkz. Manavgat, Kaydi Sistem, s

282 aleniyet fonksiyonu çerçevesinde, herkese karşı ileri sürülebilir hale gelmektedir. Ayrıca, kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin haklar ancak kaydi sisteme yapılan kayıt ile kazanılabildiği için, güven fonksiyonu çerçevesinde, kayıtlara iyiniyetle güvenerek hak iktisabı mümkün hale gelmektedir Bu nedenle kurucu kayıt sistemi, tapu siciline benzer bir sistem olarak nitelendirilebilir Kurucu kayıt sisteminde, kaydi sermaye piyasası aracına ilişkin mülkiyet hakkı, intifa hakkı ve rehin hakkı, kaydi sisteme yapılan kayıtla doğmakta ve sona ermektedir. Ayrıca haciz ve ihtiyati tedbir gibi işlemler, ancak kaydi sisteme yapılan kayıtla gerçekleştirilebilmektedir Bu nedenle hakların doğması ya da işlemlerin tamamlanması açısından kaydi sisteme yapılan kayıtların tarihi oldukça önemlidir Çünkü tarih bakımından daha önce yapılan işlem, kural olarak, sonra yapılanlara göre öncelikli hale gelmektedir. Dolayısıyla diğerlerine göre önceki tarihte yapılan bir kayda ilişkin hakka üstünlük sağlanmakta ve bu hak korunmaya değer görülmektedir. Kaydi sistemdeki kayıtların sadece açıklayıcı etkiye sahip olduğu sistemlere ise, açıklayıcı kayıt sistemi 1604 ismi verilmektedir. Bu sistemde kaydi sermaye piyasası aracına ilişkin haklar kaydi sisteme kayıt yapılmasından önce doğmakta; kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin hukuki işlemler ise, kaydi sisteme kayıt yapılmasından önce kurulmaktadır Haklar doğduktan ve hukuki işlemler kurulduktan sonra kaydi sisteme yapılan kayıt, kazanılmış bir hakkı ve tamamlanmış bir hukuki işlemi saptamaya yaramaktadır Açıklayıcı kayıt sisteminde, kaydi sistemdeki kayıtlar genel itibariyle aleniyet ve güven fonksiyonuna sahip değildir. Bu nedenle kaydi sistemdeki kayıtlara iyiniyetle güvenerek hak iktisabı, kural olarak, mümkün değildir. Açıklayıcı kayıt sistemindeki kayıtların fonksiyonu, var olan bir durumun üçüncü kişilere duyurulmasından ibarettir Aynı yönde Urkan, Ayni Hak Tesisi, s. 14. Tapu siciline güven ilkesi çerçevesinde, tapu sicilinde yer alan kayda iyiniyetle güvenerek ayni hak kazanan kişilerin bu kazanımları, tapu sicilindeki kayıt gerçek hak durumuna uygun olmasa bile korunmaktadır. Bkz. Ayan, Eşya Hukuku, C. I, s. 171; Oğuzman / Seliçi / Oktay-Özdemir, s Manavgat, Kaydi Sistem, s Turanboy, Kaydi Değer, s. 51. Açıklayıcı Kayıt Sistemi hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Manavgat, Kaydi Sistem, s Turanboy, Kaydi Değer, s. 50. Ayhan, s Aynı yönde bkz. Turanboy, Kaydi Değer, s. 50; Ayhan, s

283 Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından yürütülen kaydi sistemdeki kayıtların hukuki etkisine ilişkin hukuki düzenlemelerde açık bir nitelendirme bulunmamaktadır. Bu nedenle Türk Hukuku nda kaydi sistemdeki kayıtların hukuki etkisi hakkında doktrinde farklı görüşler ileri sürülmektedir Bir görüşe göre 1609, kaydi sistemdeki kayıtların etkisi hakkın doğumu açısından kurucu niteliktedir Özellikle yeni ihdas edilecek kaydi sermaye piyasası araçlarının kaydi sisteme kaydı, kurucu etkiye sahiptir Çünkü Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 3. fıkrasına göre; Kayden izlenen sermaye piyasası araçları üzerindeki hakların üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesinde, Merkezi Kayıt Kuruluşuna yapılan bildirim tarihi esas alınır. Söz konusu maddenin gerekçesinde de, merkez dışında yapılacak temliknamelerin üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesinde merkeze karşı yapılan bildirim tarihinin esas alınacağı belirtilmiştir. Ayrıca yine gerekçeye göre; bildirimler, ihraççıların merkezdeki kayıtlarına anında intikal ettirilecektir. Sermaye Piyasası Kanunu'nun 10/A maddesinin 6. fıkrasında da, 6762 sayılı TK nın 417. maddesine göre yeni hissedarın pay defterine kaydının ilgilinin başvurusuna gerek olmaksızın, Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdindeki ihraççıların kayıtlarıyla, merkezdeki kayda aktarılacağını düzenlemiştir. Böylece 6762 sayılı TK nın 416. maddesinin 2. fıkrası gereği, devir şirkete karşı pay defterine kayıtla hüküm ifade ederken, şirket (ihraççı) de durumu, Merkezi Kayıt Kuruluşu na aktaracaktır. Diğer bir görüşe 1612 göre ise, kaydi sistemdeki kayıtlar açıklayıcı etkiye sahiptir. Çünkü kaydi sistemdeki kayıtların kurucu nitelikte olabilmesi için gerekli; hakların kayıtla doğması ve terkinle sona ermesi, kayıtlara ayni etkiler sağlanması, kayıtların güven ve aleniyet fonksiyonlarına sahip olması ve kayıtlara iyiniyetle güvenerek hak iktisabının Ayhan, 123 vd.; Turanboy, Kaydi Değer, s. 46 vd.; Manavgat, Kaydi Sistem, s. 161 vd.; Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s ; Urkan, Ayni Hak Tesisi, s. 14 vd; Narbay, s ; Sevi, s Kaydi sistemde tutulan kayıtların, kaydi hakların üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesi bakımından kurucu etkiye sahip olduğu yönünde bkz. Topuz, s Turanboy, Kaydi Değer, s ; Özkul, s. 19; Vural, s. 32; Yalın, s. 43. Turanboy, sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemlerin Eşya Hukuku prensipleri yönünden izah edilebilmesi için kayıtlara ayni etkinin tanınması gerektiğini, ayni etkiler tanınması içinde hukuki bir düzenlemenin varlığına ihtiyaç olduğunu belirtmektedir. Bkz. Turanboy, Varakasız, s Ergincan / Yayla, s Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s. 543; Manavgat, Kaydi Sistem, s. 181; Ayhan, ; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 98; Urkan, Ayni Hak Tesisi, s ; Urkan, Hisse Senetlerinin Rehni, s. 111; Narbay, s. 163; Sevi, s. 245; Özdamar, s

284 mümkün olması gibi özelliklerin hiçbiri, Sermaye Piyasası Kanunu 10/A maddesi ile getirilen kaydi sistemde bulunmamaktadır Kanaatimizce Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından yürütülen kaydi sistemdeki kayıtlar, açıklayıcı etkiye sahiptir Çünkü bir sicile yapılan kaydın kurucu etkiye sahip olabilmesi için, hakkın sicile yapılan kayıt ile doğması ve terkinle sona ermesi gerekmektedir Söz konusu hak, sicile kayıt yapılmasından önce doğuyor ve kayıt önceden mevcut hukuki bir ilişkiyi saptamaya yarıyorsa, sicile yapılan kayıt kurucu değil, açıklayıcı etkiye sahiptir Kayıtların kurucu etkiye sahip olabilmesi için, sicile yapılan kaydın aleniyet ve güven fonksiyonlarını da yerine getirmesi gerekmektedir. Ayrıca kayıtların kurucu etkiye sahip olabilmesi için kanuni bir dayanağa da ihtiyaç vardır Öncelikle, hukuki düzenlemelerde kaydi sisteme yapılan kayıtların kurucu etkiye sahip olduğuna ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Aksine Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinde ayni hakların kayden oluşturulmasından değil, kayden izlenmesinden bahsedilmektedir Dolayısıyla kurucu etkiye sahip bir kayıt sisteminin oluşturulması için gerekli kanuni dayanak bulunmamaktadır. Ayrıca kayıtların kurucu nitelikte olabilmesi için gerekli aleniyet ve güven fonksiyonlarını yerine getirme özelliği kaydi sistem kayıtlarında bulunmamaktadır Nitekim kaydi sistemdeki kayıtlar, kamu güvenliğini haiz olmadığı gibi, tapu sicilindeki kayıtlarda olduğu gibi Medeni Kanun un maddesindeki etkiye de sahip değildir Öte yandan kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin yapılan işlemler nedeniyle kaydi sistem dışında hakların doğması ve sona Aynı yönde bkz. Manavgat, Kaydi Sistem, s ; Narbay, s Aynı yönde bkz. Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s. 543; Manavgat, Kaydi Sistem, s. 181; Ayhan, ; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 98; Urkan, Ayni Hak Tesisi, s. 16; Urkan, Hisse Senetlerinin Rehni, s. 111; Narbay, s. 163; Sevi, s. 245; Özdamar, s. 53. Sicile yapılan kaydın yeni hukuki bir sonuç doğmasına sebebiyet vermesi halinde, ihdasi nitelikte olduğu yönünde bkz. Karahan, s Ticaret sicilinde tescilin önceden mevcut hukuki bir ilişkiyi saptamaya yaraması ve maddi hukuki ilişkiye tesir etmemesi halinde, ihbari nitelikte olduğu yönünde bkz. Karahan, s Aynı yönde bkz. Urkan, Ayni Hak Tesisi, s. 14; Varol, s. 232; TAKASBANK tarafından tutulan kayıtlara ayni etkiler tanınabilmesi için kanuni bir düzenlemeye ihtiyaç olduğu yönünde bkz. Turanboy, Varakasız, s Kayıtlara ancak kanuni bir düzenleme ile aleniyet sağlanabileceği yönünde bkz. Meier-Hayoz, s Ayhan, s. 125; Urkan, Hisse Senetlerinin Rehni, s Aynı yönde bkz. Manavgat, Kaydi Sistem, s Merkezi Kayıt Kuruluşu nun kayıtların tutulması nedeniyle, tapu sicilinin tutulmasındaki gibi kusursuz değil, kusurlu olarak sorumlu olması da Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulan kayıtların tapu sicilindeki kayıtlarda olduğu gibi Medeni Kanun un maddesindeki etkiyi yapmadığını göstermektedir. Merkezi Kayıt Kuruluşu nun sorumluluğu hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 6, XI. 283

285 ermesi mümkündür Nitekim 6102 sayılı TK nın hakların geçişi başlıklı 497. maddesinin gerekçesine göre; Pay senetlerinin borsanın dışında devralınması halinde devralan senetlerin mülkiyetini kazanır, malvarlıksal hakları ise ancak başvurunca yani devri ispatlayınca edinir. Madde gerekçesinde yer alan bu ifadelerden kaydi anonim şirket paylarının borsa dışında devri halinde, bunların mülkiyetinin kaydi sisteme kayıt yapılmasından önce kazanıldığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 3. fıkrasında yer alan hakların üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesinde, Merkezi Kayıt Kuruluşu na yapılan bildirim tarihi esas alınır şeklindeki hükmün, kaydi sistemdeki kayıtların kurucu etkiye sahip olduğu yönünde yorumlara neden olduğu ifade edilmektedir Kanaatimizce bu yaklaşımın haklı tarafları olmakla birlikte, söz konusu hüküm getiriliş amacı göz önünde bulundurularak yorumlanmalıdır Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 3. fıkrasında yer alan hüküm, kaydi sistem dışında yapılan işlemleri düzenlemektedir. Çünkü kaydi sistem dâhilinde yapılan işlemler zaten otomatik olarak sisteme aktarılmakta ve kayıtlara işlenmektedir. Örneğin İMKB de satın alınan anonim şirket paylarına ilişkin kayıtlar, takas işlemleri tamamlandıktan sonra TAKASBANK sisteminden otomatik olarak kaydi sisteme aktarılmakta ve elektronik ortamda yer alan hesaplardaki kayıtlara geçirilmektedir. Dolayısıyla söz konusu hüküm, sadece kaydi sistem dışında kişiler arasında yapılan ve daha sonra Merkezi Kayıt Kuruluşu na bildirilen işlemlere ilişkindir Kaydi sistem dışında işlem yapılabileceğinin kabul edilmesinin doğal sonucu ise, kayıtların açıklayıcı etkiye sahip olmasıdır. Söz konusu hüküm, kaydi sistemdeki kayıtların kurucu etkiye sahip olduğuna dayanak teşkil etmek bir tarafa, kayıtların açıklayıcı etkiye sahip olduğunun bir kanıtıdır. Çünkü hüküm, öncelikle işlemlerin kaydi sisteme kayıt yapılmasından önce doğduğunu kabul ederek kayıtların açıklayıcı etkiye sahip olduğunu tasdik etmekte, sonra ise bu açıklayıcı etkiye sahip olmanın getirebileceği bazı olumsuzlukları engellemeye çalışmaktadır Aynı yönde bkz. Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s. 543; Manavgat, Kaydi Sistem, s. 181; Ayhan, ; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 98; Urkan, Ayni Hak Tesisi, s. 16; Urkan, Hisse Senetlerinin Rehni, s. 111; Narbay, s. 163; Sevi, s. 245; Özdamar, s. 53. Kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin hukuki işlemlerin kurulma anı ile ilgili ayrıntılı bilgi için bkz. Üçüncü Bölüm, 11, II, C; III, C; IV, C ve V, C. Ayhan, s. 125; Urkan, Hisse Senetlerinin Rehni, s. 112; Urkan, Ayni Hak Tesisi, s. 15. Aynı yönde bkz. Manavgat, Kaydi Sistem, s. 182; Ayhan, s Manavgat, Kaydi Sistem, s

286 Kaydi sistemdeki kayıtların açıklayıcı etkiye sahip olması bazı olumsuzlukları da beraberinde getirebilir. Kaydi sistem dâhilinde yapılan işlemlere ilişkin kayıtlar sistem üzerinden yapıldığı ve yenilikler otomatik olarak sisteme aktarıldığı için bir problem görünmemektedir. Ancak özellikle kaydi sistem dışında bir kaydi sermaye piyasası aracına ilişkin birden fazla hukuki işlem yapılması hak sahibinin belirlenmesi açısından güçlükler doğurabilir Örneğin, bir kaydi sermaye piyasası aracı sahibinin kaydi sistem dışında aynı kaydi sermaye piyasası aracına ilişkin ardı ardına devir işlemleri yapması, gerçek hak sahibinin belirlenmesini güçleştirir. Ancak kaydi sisteme yapılacak ve üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilecek bir kayıt bu güçlüğü ortadan kaldıracaktır. Nitekim Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 3. fıkrasında yer alan hükmün amacı da açıklayıcı etkiye sahip kayıtların ortaya çıkarabileceği bu tür olumsuzlukları ortadan kaldırmaktır Öte yandan bu tür bir hükmün varlığı, kaydi sistem dışında işlem yapan kişileri, haklarını kaydi sisteme bildirme konusundan teşvik edecektir. Bu teşvik sayesinde kaydi sistemin kullanımı ve kapsamı da arttırılabilecektir. Kaydi sistemin kullanımının artması ve sistemin bilgisinin olmadığı işlemlerin sayısının azalması sistemin getiriliş amaçlarından olan sermaye piyasası işlemlerinde şeffaflık ve sisteme ilişkin suiistimallerin tespit edilmesi amacına da uygun olacaktır Kaydi sisteme yapılan kayıtların açıklayıcı nitelikte olmasının ortaya çıkarabileceği olumsuzlukları varsayımsal bir örnek ile somutlaştırabiliriz. Şöyle ki: Kaydi sistem dışında, devreden (A) ile devralan (B) arasında yazılı olarak yapılan, nama yazılı kaydi bir anonim şirket payının devri sözleşmesinin henüz kaydi sisteme geçirilmeden, (kaydi sistemde ve şirket pay defterinde hala malik olarak görünen) (A) tarafından tekrar bir başka kişiye (C) devredildiğini ve bu ikinci devrin kaydi sistemdeki kayıtlara geçirildiğini varsayalım. Daha sonra ise (kaydi sistemde ve şirket pay defterinde malik olarak görünen) (C) tarafından bir başka kişiye (D) devredildiğini kabul edelim. Söz konusu örnekte (B) nin hakları olumsuz olarak etkilenmektedir. Çünkü devir kaydi sisteme geçirilmediği için (B), haklarını üçüncü kişilere karşı ileri sürememektedir. Aynı örnekte (C) nin haklarının da olumsuz etkilenmesi söz konusudur. Çünkü (A) anonim şirket payını yazılı sözleşme ile (B) ye devretmiştir. Bu devirle birlikte anonim şirket payı devralan (B) ye geçmiş, devreden (A) nın hakkı da sona ermiştir. Nitekim hiç kimse sahip olduğu haktan Ayhan, s Aynı yönde bkz. Manavgat, Kaydi Sistem, s. 182; Urkan, Ayni Hak Tesisi, s. 16. Kaydi sistemin, sermaye piyasası işlemlerinde şeffaflık ve sisteme ilişkin suiistimallerin tespit edilmesi amacı hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 3, III, A,

287 fazlasını devredemez ve kural olarak bir hakkı ancak hak sahibi devredebilir Öte yandan (C) nin iyiniyetli ya da kötüniyetli olarak nama yazılı kaydi anonim şirket payını iktisap edememesi, durumdan habersiz iyiniyetli üçüncü bir kişi olan (D) yi de olumsuz etkileyecektir. Çünkü kaydi sistem kayıtlarına iyiniyetle güvenilerek hak iktisap edilememektedir. Hâlbuki (D) nin nama yazılı kaydi payı devralırken başvurabileceği Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtları ve pay defterindeki kayıtlar dışında daha güvenilir bir kayıt bulunmamaktadır. Dolayısıyla Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarının açıklayıcı nitelikte olması örnekte de görüldüğü gibi olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Verilen örnek, söz konusu olumsuz sonuçların Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 3. fıkrasında yer alan hüküm ile de ortadan kaldırılamadığını göstermektedir Kanaatimizce söz konusu olumsuzlukları asgariye indirmek için, Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarına ayni etkiler tanınmalıdır Diğer bir ifade ile kaydi sistem kayıtları kurucu etkiye sahip olmalıdır Şüphesiz kaydi sistem kayıtlarına kurucu etki tanınması için yeni bir kanuni düzenlemeye ihtiyaç vardır. Yapılacak kanuni bir düzenleme ile kayıtlara kurucu etki tanınması, doktrinde var olan kayıtların etkisine ilişkin tartışmayı da ortadan kaldıracaktır. Ayrıca bu düzenleme ile birlikte, kaydi sistem dışında taraflar arasından yapılan hukuki işlemlerin kayıtlara geçirilmesi de zorunlu hale gelecektir. Böylece kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin hukuki işlemler açısından kaydi sistemin kullanılma oranı %100 olacaktır. Bu durum sermaye piyasasının kontrolü açısından önemli olduğu gibi, kaydi sistemin getiriliş amaçlarından olan sermaye piyasası işlemlerinde şeffaflık ve sisteme ilişkin suiistimallerin tespit edilmesi amacına da uygun olacaktır Kaydi sistemdeki kayıtlara kurucu etki tanınması, kaydi anonim şirket payının devrinde mülkiyetin geçiş anını 1633 da netleştirecektir. Öte yandan kaydi sistemdeki kayıtlara kurucu etki tanınması, gerçek anlamda pay sahibi olanların genel kurula Özsunay, s. 284; Ayan, Medeni Hukuk, s Özellikle hisse senetleri borsada işlem görmeyen ancak ortak sayısı 250 yi geçtiği için halka açık anonim şirket sayılan şirketlerin hisse senetlerinin kaydileştirilmesi halinde, hükmün olumsuzlukları ortadan kaldırmadığı daha belirgin olarak ortaya çıkacaktır. Çünkü söz konusu şirketlerin hisse senetleri borsada işlem görmediği için şirketin hisse senetlerine ilişkin tüm işlemler kaydi sistem dışında yapılacaktır. Aynı yönde bkz. Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s. 16; Yalın, s. 42. Aynı yönde bkz. Urkan, Ayni Hak Tesisi, s. 28; Tanör, Devlet İç Borçlanma Senetleri, s Bkz. İkinci Bölüm, 3, III, A, 7. Kaydi anonim şirket payının devrinde mülkiyetin geçiş anı ve geçiş anına ilişkin farklı görüşler hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Üçüncü Bölüm, 11, II, C. 286

288 katılmasını 1634 ve kar payının kime ödeneceğinin tespit edilmesini 1635 de sağlayacaktır. Diğer bir ifade ile kayıtlara kurucu etki tanınması ile birlikte kaydi sistemdeki kayıtlar sayesinde, kaydi sermaye piyasası araçları üzerinde gerçek hak sahibi olan kişiler net olarak belirlenebilecektir. C. Kayda İyiniyetle Güvenerek Hak İktisabı Taşınır eşyaların devrinde, devredenin eşya üzerinde tasarruf yetkisi olmasa bile, devralanın iyiniyetli iktisabı gündeme gelebilir Çünkü Medeni Kanun un 763. maddesine göre; bir taşınırın zilyetliğini iyiniyetle ve malik olmak üzere devralan kimse, devredenin mülkiyeti devir yetkisi olmasa bile, zilyetlik hükümlerine göre kazanmanın korunduğu hâllerde o şeyin maliki olur. Bu hükme göre devredenin hak sahibi olmaması durumunda, iyiniyetli devralanın mülkiyeti kazanabilmesi için bu kazanmanın korunacağına ilişkin hukuki düzenlemelerde bir hüküm olmalıdır Sermaye piyasası araçları, taşınır eşya niteliğinde 1638 oldukları için bunların mülkiyetinin, taşınır eşyalara ilişkin kurallar çerçevesinde, iyiniyetli olarak kazanılmasının söz konusu olabileceği düşünülebilir. Burada iyiniyetli kazanmadan kasıt, sermaye piyasası aracı üzerinde hak sahibi ve tasarruf yetkisi olmayan birisinden bunu bilmeden ve bilebilecek durumda olmadan kazanmadır. Fiziki sermaye piyasası araçları senet üzerine basılarak tecessüm etmektedir. Dolayısıyla taşınır eşyalar hakkındaki iyiniyetli hak iktisabına ilişkin kurallar bu sermaye piyasası araçlarına da uygulanabilecek niteliktedir. Ancak kaydi sermaye piyasası araçları fiziki olarak basılmamakta ve senet üzerinde tecessüm etmemektedir. Bu nedenle taşınır eşyalardakine benzer şekilde teslim edilecek ve iyiniyetli zilyetliği devralınacak fiziki bir senet bulunmamaktadır Dolayısıyla kaydi sermaye piyasası araçları açısından senet, aleniyet fonksiyonunu yitirmiştir Bu noktada kaydi sermaye piyasası araçlarının maddi Kurucu kayıt sisteminin benimsenmesinin, gerçek pay sahiplerinin genel kurula katılmasını sağlaması hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Üçüncü Bölüm, 10, II, D. Kurucu kayıt sisteminin benimsenmesinin, kar payının kime ödeneceğinin tespit edilmesini sağlaması hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Üçüncü Bölüm, 10, III, H. Oğuzman / Seliçi / Oktay-Özdemir, s Oğuzman / Seliçi / Oktay-Özdemir, s Aynı yönde bkz. Öztan, Kıymetli Evrak (1997), s. 336; Turanboy, Varakasız, s. 51; Özkul, s. 15; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 80; Yalın, s. 40; Vural, s. 20. Guttman, Investment Securities, s. 4. Turanboy, Varakasız, s. 64; Yalın, s

289 varlıkları kaydi sistemdeki kayıtlarda yer aldığı için, kaydi sermaye piyasası araçlarının kaydi sistemdeki kayıtlara iyiniyetle güvenilerek iktisap edilip edilemeyeceği sorusu gündeme gelmektedir Bir kayda iyiniyetle güvenilerek herhangi bir hak iktisap edilebilmesi için, kaydın aleniyet ve güven fonksiyonlarını yerine getirmesi, kamu güvenliğini haiz olması ve kayıtların kurucu etkiye sahip olması gerekmektedir. Bu özelliklerin ötesinde, her şeyden önce hukuki düzenlemelerde söz konusu kayıtlara iyiniyetle güvenerek hak iktisap edenlerin bu iktisaplarının korunacağına ilişkin bir hüküm olmalıdır. Bu özelliklere sahip bir kayda ayni etkiler tanınmış olur ve kayda iyiniyetle güvenilerek hak iktisabı mümkün hale gelir. İsviçre Hukuku nda sermaye piyasası araçlarının toplu saklama sistemi ile saklandığı dönemde bu işlevi yerine getiren kuruluş olan SEGA nın 1642 kayıtları ayni etkiye sahiptir. Ayrıca Fransa daki SICOVAM 1643 uygulamasında da bu kuruluşun kayıtlarına ayni etkiler tanınmıştır Türk Hukuku nda ise, Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarına ayni etki tanınıp tanınmadığı tartışmalıdır. Ancak bizim de katıldığımız ağırlıklı görüş 1645 Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarına ayni etkiler tanınmadığı yönündedir Aleniyet, taşınır eşyalarda teslim, taşınmaz eşyalarda ise tapu siciline kayıt ile sağlanır. Dolayısıyla senede bağlanan fiziki sermaye piyasası araçlarında aleniyet, senedin teslimi ile sağlanır. Kaydi sermaye piyasası araçlarında aleniyet ise, ancak kaydi sistemdeki kayıt ile sağlanabilir Kaydi sistemde yer alan kayıt, sermaye piyasası aracı üzerindeki hak sahipliği açısından karine teşkil etmektedir Ancak bu karine iyiniyetli Sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi ile birlikte sermaye piyasası araçlarının en önemli fonksiyonlarından biri olan iyiniyetli hak iktisabının korunmasının da ortadan kaldırıldığı yönünde bkz. Ergincan, Dünya ve Türkiye, s. 171; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 82. İsviçre deki SEGA sistemi hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Handschin, Lukas, Papierlose Wertpapiere, Basel und Frankfurt am Main 1987, s. 2 vd. Fransa daki SICOVAM sistemi hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Druey, Jean Nicolas, Die Entmaterialisierung des Wertpapiers, Schweiz Aktiengesellschaft, 1987, S.2, s. 65 vd. Haselçin, Kaydi Sistem, s. 28; Yalın, s. 42. Aynı yönde bkz. Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s. 543; Manavgat, Kaydi Sistem, s. 181; Ayhan, ; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 98; Urkan, Ayni Hak Tesisi, s. 16; Urkan, Hisse Senetlerinin Rehni, s. 111; Narbay, s ; Sevi, s. 245; Özdamar, s. 53. Aksi yönde bkz. Turanboy, Kaydi Değer, s ; Özkul, s. 19; Vural, s. 32; Yalın, s. 43. Ayrıntılı bilgi için bkz. Üçüncü Bölüm, 9, III, B. Turanboy, Varakasız, s. 67; Yalın, s. 42; Özkul, s. 18. Kaydi sistemdeki kaydın tasarruf işlemi yapabilecek yetkiliyi gösterme konusunda karine teşkil ettiği yönünde bkz. Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s. 541; Ergincan / Yayla, s

290 hak iktisabı için yeterli değildir. Çünkü kaydi sistemdeki kaydın aleniyet teşkil edip iyiniyetli hak iktisabı sağlayabilmesi için ayni etkiye sahip olması gerekir Diğer bir ifade ile bu kaydın ayni haklar açısından kurucu bir etkisi bulunmalıdır. Kaydi sistemdeki kayıtlara ise bu tür özellikler tanınmamıştır Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 3. fıkrasında hakların üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesinde, Merkezi Kayıt Kuruluşu na yapılan bildirim tarihi esas alınır hükmü yer almaktadır. Bu hüküm her ne kadar kayıtların kurucu etkiye sahip olduğuna ilişkin bir izlenim oluşturabilecek nitelikte 1651 olsa bile, kayıtların kurucu etkiye sahip olduğunu söylemek için yeterli değildir Çünkü kurucu etkiye sahip Tapu Sicili kayıtlarının aksine, kaydi sistemdeki kayıtlara iyiniyetle güvenilerek hak iktisap edilebileceğine ilişkin bir hüküm, hukuki düzenlemelerde yer almamaktadır. Tapu Siciline ilişkin ise, Medeni Kanun un maddesinde açık bir hüküm yer almaktadır. Bu hükme göre; Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur. Yapılan açıklamalar çerçevesinde özetle; Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından yürütülen kaydi sistemdeki kayıtlar kurucu değil, açıklayıcı etkiye sahiptir. Kayıtların güven fonksiyonu ve kamu güvenliğine haiz olma özelliği yoktur. Kayıtların ayni etkileri kurucu nitelik doğuracak bir aleniyete sahip değildir. Ayrıca hukuki düzenlemelerde de kaydi sistemdeki kayıtlara iyiniyetle güvenerek hak iktisap edilebileceği yönünde bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenlerle mevcut durumda, Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından yürütülen kaydi sistemdeki kayıtlara iyiniyetle güvenerek ayni hak iktisap edilemeyeceği kanaatindeyiz Haselçin, Kaydi Sistem, s. 82; Turanboy, Varakasız, s. 65. Aynı yönde bkz. Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s ; Manavgat, Kaydi Sistem, s. 181; Ayhan, ; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 98; Urkan, Ayni Hak Tesisi, s. 16; Urkan, Hisse Senetlerinin Rehni, s. 111; Narbay, s ; Sevi, s Ayhan, s. 125; Urkan, Hisse Senetlerinin Rehni, s Manavgat, Kaydi Sistem, s ; Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s ; Ayhan, s. 126; Sevi, s Aynı yönde bkz. Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s. 542; Manavgat, Kaydi Sistem, s. 181; Ayhan, ; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 98; Urkan, Ayni Hak Tesisi, s. 16; Urkan, Hisse Senetlerinin Rehni, s. 111; Narbay, s. 162; Sevi, s Aksi yönde bkz. Turanboy, Kaydi Değer, s. 51; Topuz, s

291 Öte yandan yapılacak kanuni bir değişiklikle kaydi sistemdeki kayıtlara kurucu etki tanınması gerektiği yönündeki görüşümüze 1654 paralel olarak, kaydi sistemdeki kayıtlara iyiniyetle güvenilerek hak iktisabının mümkün olması gerektiği kanaatindeyiz Nitekim kaydi sistemdeki kayıtlara kurucu etki tanınırsa, kayıtlara iyiniyetle güvenilerek hak iktisabı da mümkün hale gelebilecektir. Böylece gerçek hak sahibinin belirlenmesi açısından tek kaynak kaydi sistemdeki kayıtlar olacak ve yukarıda da yer verilen birçok hukuki problemin önüne geçilebilecektir. Kaydi sistemdeki kayıtlara iyiniyetle güvenilerek hak iktisabının mümkün hale gelmesi, kaydi sistemdeki kayıtlara ayni etkiler tanınması anlamına gelmektedir Kaydi sistemdeki kayıtlara ayni etkiler tanınması ise, ancak kanuni bir düzenleme ile mümkündür. Bu nedenle kaydi sistemdeki kayıtlara iyiniyetle güvenilerek hak iktisabını mümkün kılan bir değişikliğin mutlaka kanuni bir değişiklikle yapılması gerekmektedir. 10. KAYDİ SERMAYE PİYASASI ARAÇLARINA İLİŞKİN HAKLAR I. GENEL OLARAK Sermaye piyasası araçları, sahibine çeşitli haklar sağlamaktadır. Kaydi sistemin kapsamı 1657 çerçevesinde değerlendirildiğinde bu haklar, konularına göre yönetimsel haklar, mali haklar, aydınlatıcı haklar ve koruyucu haklar şeklinde sınıflandırılabilir Bu başlık altında kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin, sadece yönetimsel haklar ile mali haklar incelenecektir. Nitekim Kaydileştirme Tebliği nde de kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin, sadece yönetimsel haklar ile mali haklara yer verilmiştir (Kaydileştirme Tebliği m. 16, m. 18). Kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin söz konusu olabilecek denetim ve bilgi alma hakkı gibi haklara ise, bu bölümde yer verilmeyecektir Kaydi sistemdeki kayıtlara kurucu etki tanınması gerektiği yönündeki görüşümüz hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Üçüncü Bölüm, 9, III, B. Kaydi sistemdeki kayıtların aleniyet ve güvenilirlik açılarından da resmi sicil niteliğine ya da kamu güvenliğine sahip yapıya kavuşturulmaları gerektiği yönünde bkz. Tanör, Devlet İç Borçlanma Senetleri, s Kanun Koyucunun, gelişmelere uygun olarak menkul kıymetler siciline ayni etkiler tanıyıcı kanun değişiklikleri yapması gerektiği yönünde bkz. Tekinalp, Evraksız Kıymetli Evrak, s. 16. Kaydi sistemin kapsamı hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 4, I vd. Anonim şirket payının sahibine sağladığı hakların konularına göre; malvarlıksal haklar, katılma hakları, aydınlatıcı haklar ve koruyucu haklar şeklinde sınıflandırılabileceği yönünde bkz. Poroy / Tekinalp / Çamoğlu, N

292 Söz konusu hakların gerekleri, Kamuyu Aydınlatma Platformu 1659 aracılığıyla yerine getirilmektedir Kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin haklar incelenirken, ağırlıklı olarak bu hakların genel hükümlerden farklılık gösteren yönlerine yer verilecektir. II. YÖNETİMSEL HAKLAR A. Genel Olarak Yönetimsel haklar, kaydi sistemin kapsamı çerçevesinde değerlendirildiğinde kaydi anonim şirket payları açısından geçerli olan haklardır. Yönetimsel haklar, pay sahibi ortağın şirket yönetimine katılmasını sağlayan haklardır. Bu nedenle yönetimsel haklar, katılma hakları olarak da isimlendirilmektedir Ancak Kaydileştirme Tebliği nde de açıkça yer aldığı için bu çalışmada yönetimsel hak kavramının kullanılması tercih edilmiştir Sermaye piyasası araçlarına bağlı yönetimsel haklar, kaydi sistemin kapsamı 1663 çerçevesinde değerlendirildiğinde; Genel Kurula Katılma, Konuşma ve Öneride Bulunma Hakkı ve Oy Hakkı şeklinde ortaya çıkabilir. B. Yönetimsel Hakların Kullanılması 1. Yönetimsel Hakların Kullanılmasına İlişkin Hukuki Düzenlemeler Yönetimsel hakların kullanılmasına ilişkin kurallara geçmeden önce bu başlık altında öncelikle yönetimsel hakların bazı niteliklerine ve bu niteliklerle bağlantılı olarak kaydileştirmeye ilişkin hukuki düzenlemelerde yer alan bazı kuralların eleştirisine yer verilecektir. Sermaye Piyasası Kanunu nun değiştirilen Geçici 6. maddesinin 3. fıkrasının ilk haline göre 1664 ; İkinci fıkrada belirlenen sürenin sonuna kadar teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları yönetime ilişkin haklar ise Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP), sermaye piyasası ve Borsa mevzuatı uyarınca kamuya açıklanması gerekli bildirimlerin elektronik imzalı olarak iletildiği ve kamuya duyurulduğu elektronik sistemdir. Kamuyu Aydınlatma Platformu hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Katılma hakkı kavramının kullanımı açısından bkz. Poroy / Tekinalp / Çamoğlu, N Bkz. Kaydileştirme Tebliği m. 18. Kaydileştirme Tebliği nin Geçici 3. maddesinde ise yönetime ilişkin haklar kavramına yer verilmiştir. Kaydi sistemin kapsamı hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 4, I vd. Benzer bir düzenleme halen Kaydileştirme Tebliği nin Geçici 3. maddesinin 1. fıkrasında yer almaktadır. 291

293 kullanılır. Bu hükme göre fiziki sermaye piyasası araçlarının kaydi sisteme aktarılması için öngörülen tarihine kadar kaydileştirilmek üzere teslim edilmeyen anonim şirket paylarına ilişkin oy hakkı, Merkezi Kayıt Kuruluşu na aittir. Diğer bir ifade ile pay sahibinin müktesep (elinden alınamaz ve bertaraf edilemez) bir hakkı olan oy hakkı 1666, Kanun hükmü ile elinden alınarak Merkezi Kayıt Kuruluşu na devredilmiştir. Kanaatimizce müktesep bir hak olan oy hakkının, bu şekilde pay sahibinin elinden alınarak, Merkezi Kayıt Kuruluşu na devredilmesi yerinde bir düzenleme olmamıştır. Her şeyden önce, oy hakkının pay sahibinin elinden alınması müktesep hak mantığına aykırıdır. Oy hakkının belirli durumlarda sınırlandırılabilmesi mümkündür Ancak buradaki durum sadece bir sınırlandırma değildir. Sadece pay sahibinin oy hakkını kullanması engellenmiş olsaydı, oy hakkının sınırlandırılmasından söz edilebilirdi. Hâlbuki söz konusu hükümde oy hakkı Merkezi Kayıt Kuruluşu na geçmektedir. Merkezi Kayıt Kuruluşu, pay sahibine hiç danışmadan genel kurula katılabilecek ve istediği yönde oy kullanabilecektir. Bu durumda ise, pay sahibinin haklarının tam olarak korunduğu söylenemez. Ayrıca Merkezi Kayıt Kuruluşu nun genel kurula katılmak üzere kimi görevlendireceği, görevlendirilen kişinin gündem maddeleri ile ilgili olarak hangi yönde oy kullanacağı, özellikle yönetim kurulunun ibrası ve yönetim kurulu üye seçimlerinde kime destek vereceği gibi çeşitli sorunlar ortaya çıkabilir. Kaydileştirmek üzere teslim edilmeyen fiziki hisse senedinin yüksek oranlarda olduğu bir şirkette ise, kaydileştirilmeyen payları temsilen genel kurula katılan Merkezi Kayıt Kuruluşu nun şirket yönetimini belirlemesi gibi garip bir sonuç ortaya çıkabilir. Oy hakkının bizzat pay sahibi tarafından kullanılması zorunlu değildir. Oy hakkı temsilci aracılığı ile de kullanılabilir Ancak oy hakkının temsilci aracılığı ile kullanılabilmesi için temsilcinin pay sahibi tarafından açıkça yetkilendirilmiş olması gerekir. Hâlbuki Geçici 6. madde hükmünde oy hakkının Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından kullanılması açısından iradi bir yetkilendirme söz konusu değildir. Buradaki Mevcut fiziki sermaye piyasası araçlarının kaydi sisteme aktarılması için öngörülen süre hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 2, V, D, 2 ve 3. Pay sahibinin genel kurula katılma ve oy kullanma gibi yönetimsel hakları, kural olarak, vazgeçilemez ve bertaraf edilemez niteliktedir. Bu haklar pay sahibinin müktesep hakları içerisinde yer alır. Müktesep haklar, bu hakka sahip olan her bir münferit pay sahibi tarafından rıza gösterilmedikçe, değiştirilemez ve sahiplerinin elinden alınamaz. Bkz. Poroy / Tekinalp / Çamoğlu, N. 866, N Poroy / Tekinalp / Çamoğlu, N Poroy / Tekinalp / Çamoğlu, N

294 yetkilendirme kanuni bir yetkilendirmedir. Kanuni bir yetkilendirme olduğu için Merkezi Kayıt Kuruluşu nun pay sahibinin yerine oy kullanması yasal olmakla birlikte, yukarıda belirttiğimiz gerekçelerle yerinde bir düzenleme değildir. Pay sahibi tarafından yapılan iradi bir yetkilendirmenin olması durumunda oy hakkı Merkezi Kayıt Kuruluşu, aracı kuruluş ya da başka bir temsilci aracılığı ile kullanılabilir. Kaydi sistemin kapsamı halka açık şirketlerden oluşmaktadır Halka açık şirketlerde ise, (özellikle payları borsada işlem gören halka açık şirketlerde) genel kurula katılarak oy kullanma bu şirket ortaklarının genel davranış eğilimine uygun değildir. Çünkü genel olarak bu şirketlere ortak olan kişilerin amacı, yönetime katılmak değil, birikimlerini değerlendirmek, diğer bir ifade ile kar elde etmektir Bu nedenle oy hakkının temsilci aracılığı kullanılması anonim şirkette güç boşluğu 1671 oluşmaması açısından makul görülebilir. Ancak kaydi sistem kapsamındaki anonim şirketlerde temsilen kullanılacak oy hakkının merkezi saklama kuruluşu olan Merkezi Kayıt Kuruluşu yerine aracı kuruluşlar tarafından kullanılmasının daha isabetli olduğu kanaatindeyiz. Çünkü aracı kuruluşlar yatırımcılar adına hareket eden kuruluşlar olup, bir nevi temsilcidir Nitekim yatırımcılar, kural olarak, kaydi sistemi doğrudan kullanamamakta, kaydi sistemdeki işlemlerini aracı kuruluşlar vasıtasıyla yapabilmektedir Sermaye Piyasası Kanunu nun Geçici 6. maddesindeki yönetimsel hakların Merkezi Kayıt Kuruluşu na geçeceğine ilişkin hükmün, anonim şirkette ortaya çıkabilecek güç boşluğunu engellemek 1674 ve yatırımcıları hisse senetlerini kaydileştirmeleri için teşvik etmek amacı ile getirildiği kanaatindeyiz. Çünkü bu hüküm ile birlikte, kaydileştirilmeyen hisse senetlerine ilişkin yönetimsel haklar kullanılamayacaktır. Öte yandan kullanılamayan Kaydi sisteme tabi şirketler hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 4, I. Hazen / Ratner, s. 2; Soderquist / Gabaldon, s. 5. Anonim şirketlerde güç boşluğu kavramı hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Can, Mustafa, Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarında Oluşan Güç Boşluğu Ve Giderilmesi Yollarından Vekâleten Oy Kullanma (Proxy) Sistemi, Aracı kuruluşlar ile yatırımcılar arasındaki hukuki ilişki hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Çetin, Nusret / Töremiş, H. Ebru, Menkul Kıymet Borsalarında Alım Satıma Aracılık Faaliyeti Kapsamında Aracı Kurumlarla Yatırımcılar Arasındaki İlişkinin Hukuki Niteliği, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi C. XII, Y. 2008, Sa. 1 2, s. 77 vd. Aracılık faaliyetlerinin hukuki niteliği hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Ünal, Aracı Kurumlar, s. 70 vd. Kaydi sistemdeki işlemlerin yapılması hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 7, V. Halka Açık Anonim şirketlerde ortaya çıkabilecek güç boşluğunu engellemek için başvurulabilecek çözümler hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Tekinalp, Ünal, Halka Açık Anonim Ortaklıkların Genel Kurullarında Oluşan Güç Boşluğu Sorununa ilişkin Çeşitli Çözümler, Öneriler ve Eleştiri, Kubalı'ya Armağan, İstanbul

295 bu oy hakları nedeniyle, özellikle kaydileştirme oranı düşük olan anonim şirketlerde, güç boşluğu ve hatta genel kurulun toplanamaması veya toplansa bile çoğunluk sağlayamadığı için bazı kararları alamaması gibi sonuçlar ortaya çıkabilecektir. Hükmün getirilmesi açısında öngörülen amaçların haklı gerekçelere sahip olduğunu kabul etmekle birlikte, yukarıda belirtilen gerekçelerle hükmün yerinde bir düzenleme olmadığı kanaatindeyiz. Nitekim 6111 sayılı Kanun ile Sermaye Piyasası Kanunu nun Geçici 6. maddesinin 3. fıkrasındaki kaydileştirilmeyen paylara ilişkin yönetimsel hakları Merkezi Kayıt Kuruluşu na geçiren söz konusu hüküm kaldırılmıştır Yapılan değişiklik bu yönüyle olumlu olmakla birlikte, kaydileştirilmeyen paylara ilişkin oy hakkının nasıl kullanılacağı hakkında herhangi bir hüküm getirmemesi nedeniyle eksik bir düzenlemedir. 2. Yönetimsel Hakların Kullanılmasına İlişkin Kurallar Yönetimsel hakların kullanılmasına ilişkin kurallar, Kaydileştirme Tebliği nin 18. maddesi ile düzenlenmiştir. Bu madde anonim şirket payına ilişkin yönetimsel hakların kullanılması açısından Ticaret Kanunu nda yer alan hükümlerden farklı kurallar getirmektedir. Kaydileştirme Tebliği ne göre, nama yazılı kaydi pay sahipleri açısından, nama yazılı hisse senedi sahiplerinde olduğu gibi, genel kurula katılmak için pay defterinde yer alan kayda uygun kimlik bilgilerinin sunulması yeterlidir. Çünkü bu pay sahiplerinin isimleri pay defterinde yer almaktadır. Hamiline yazılı kaydi pay sahiplerinin durumu ise, hamiline yazılı hisse senedi sahiplerine göre farklılık göstermektedir. Çünkü Kaydileştirme Tebliği nde genel kurula katılmak isteyen pay sahiplerinin genel kurul blokajı yaptırması gerektiğine ilişkin hükümde sadece 6762 sayılı TK nın 360. maddesinin 3. fıkrasına gönderme yapılmıştır. Söz konusu fıkrada ise, hamiline yazılı pay sahiplerinin genel kurula katılmasına ilişkin prosedür yer almaktadır. Dolayısıyla hukuki düzenlemelerdeki bu hükümlere göre, hamiline yazılı kaydi pay sahibinin genel kurula katılabilmesi için genel kurul blokajı yaptırması gerekmektedir Sermaye Piyasası Kanunu nun Geçici 6. maddesindeki söz konusu hüküm kaldırılmakla birlikte, benzer bir düzenleme halen Kaydileştirme Tebliği nin Geçici 3. maddesinin 1. fıkrasında varlığını sürdürmektedir. Hukuki düzenlemelerde yer alan hükümler çerçevesinde değerlendirildiğinde sadece hamiline yazılı kaydi pay sahipleri genel kurula katılmak için genel kurul blokajı yaptırmak zorundadır. Ancak uygulamada genel kurul blokajı işlemi hem hamiline yazılı kaydi pay sahipleri hem de borsada işlem gören nama yazılı kaydi pay sahipleri açısından uygulanmaktadır. Dolayısıyla borsada işlem gören nama yazılı kaydi pay sahipleri de genel kurula katılmak için genel kurul blokajı yaptırmak zorundadır. Kanaatimizce hukuki düzenlemelerdeki hükümlere aykırı bu uygulama, TAKASBANK 294

296 Kanaatimizce hukuki düzenlemelerde kaydi anonim şirket payları açısından pay sahiplerinin, nama yazılı ve hamiline yazılı pay sahibi şeklinde bir ayrıma tabi tutularak genel kurula katılımlarının farklı prosedürlere bağlanması 1677 yerinde bir uygulama değildir Çünkü kaydi anonim şirket payları, nevilerine ilişkin bir ayrım yapılmaksızın Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından izlenmektedir 1679 (Kaydileştirme Tebliği m.geçici 4 f.2). Ayrıca kaydi anonim şirket payları, hisse senetlerinin aksine senede bağlanmamaktadır. Bu nedenle hisse senedi sahipleri için genel kurula katılma prosedürü açısından var olan nama yazılı ve hamiline yazılı şeklindeki ayrımın, kaydi anonim şirket paylarına da uygulanması doğru değildir Dolayısıyla tüm kaydi anonim şirket pay sahipleri, aynı çıplak paylarda olduğu gibi 1681, nama yazılı ve hamiline yazılı pay sahibi şeklinde bir ayrım yapılmaksızın, aynı prosedüre bağlı olarak genel kurula katılabilmelidir Genel kurul blokajı işlemi, genel kurula katılma hakkı kullanılacak kaydi anonim şirket paylarının, yatırımcının ana hesabından genel kurul blokajı hesabı isimli alt hesabına aktarılmasıdır (Kaydileştirme Tebliği m.18 f.1). Yatırımcılar, genel kurul blokajı işlemini dönemindeki alışkanlıklardan kaynaklanmaktadır. Çünkü TAKASBANK döneminde borsada işlem gören nama yazılı paylar beyaz ciro ile devredildiği için bu payların sahiplerinin genel kurula katılabilmesi için genel kurul blokajı yaptırması gerekmekteydi. Kaydi anonim şirket payları da nitelik olarak nama yazılı ve hamiline yazılı şeklinde bir ayrıma tabi tutulabilir. Ancak burada kast edilen, genel kurula katılma prosedürüne bağlanma açısından bir ayrım yapılmasıdır. Kaydi anonim şirket paylarının da nama yazılı ve hamiline yazılı şeklinde türleri olabileceği yönünde bkz. İkinci Bölüm, 5, I. Senede bağlanmamış paylarda nama ve hamiline şeklindeki nevi ayrımının süreceği kabul edilse dahi, genel kurulda oy kullanılması açısından standart bir blokaj prosedürünün uygulanmasının uygun olacağı yönünde bkz. Bkz. Ergincan / Yayla, s TAKASBANK ın tarafından yapılan merkezi saklama döneminde de genel kurula katılmak için genel kurul blokajı yapma zorunluluğu açısından anonim şirket hisse senetleri arasında nama yazılı ve hamiline yazılı şeklinde bir ayrım yapılmadığı yönünde bkz. Ergincan / Yayla, s Ancak TAKASBANK döneminde genel kurula katılmak için hem nama yazılı hem de hamiline yazılı anonim şirket hisse senetleri açısından genel kurul blokajı yapılması gerekmekteydi. Çünkü o dönemde nama yazılı hisse senetleri beyaz ciro ile TAKASBANK ta saklanmakta bu nedenle pay defterinden gerçek pay sahiplerini tespit etmek mümkün olmamaktaydı. Senede bağlanmamış hamiline pay sahibi için bir haftalık blokaj (tevdi) zorunluluğu olmadığı, tevdi mükellefiyetinin fiziken basılı hamiline hisse senetleri için öngörüldüğü, kaldı ki senede bağlanmamış paylar açısından blokaj yapılmak istense dahi, hisse senedi fiziken olmadığı için buna imkan olmayacağı yönünde bkz. Ergincan / Yayla, s Sermaye Şirketlerinin Genel Kurul Toplantıları ve Bu Toplantılarda Bulunacak Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Komiserleri Hakkında Yönetmeliğin 21. maddesine göre Nama yazılı hisse senetleri ile henüz hisse senedine bağlanmamış payların sahipleri veya temsilcileri doğrudan doğruya genel kurula katılabilirler. Çıplak paylar açısından da nama yazılı ve hamiline yazılı şeklinde bir ayrım yapılmakla birlikte çıplak pay sahiplerinin tamamı nama yazılı hisse senedi sahipleri gibi kimlik belgelerini göstererek genel kurula katılabilmektedir. Bkz. Poroy / Tekinalp / Çamoğlu, N

297 kaydi sistemi kullanarak bizzat 1683 yapabilecekleri gibi ilgili üye aracılığı ile de yapabilirler 1684 (Kaydileştirme Tebliği m.18 f.1). Genel kurul blokajı yapılan anonim şirket paylarına ilişkin blokaj belgeleri Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından ilgili üyelere gönderilir Aynı zamanda Merkezi Kayıt Kuruluşu, ihraççıya bloke edilen payların miktar ve sahiplerini içeren bir liste de gönderir. İhraççı genel kurula katılmak isteyen kişilerin blokaj belgeleri ile Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından kendisine gönderilen listedeki isimleri karşılaştırmak zorundadır 1686 (Kaydileştirme Tebliği m.18 f.3). İhraççı şirketler, genel kurul tarihinden en az on beş gün önce genel kurul tarihini kaydi sistem aracılığıyla Merkezi Kayıt Kuruluşu na bildirmek zorundadır (Kaydileştirme Tebliği m.18 f.1). Bu bildirimde, genel kurul tarihi ve saati, genel kurulun yapılacağı adres, genel kurul blokajı uygulanabilecek ilk tarih ve saat, genel kurul blokajı uygulanabilecek son tarih ve saat, genel kurul blokaj çözme tarihi ve saati bulunmalıdır Bildirilecek bu bilgilere ilişkin genel ilkeler ise, şu şekildedir: 1) Genel kurul blokajı uygulanabilecek son tarih ve saat en geç genel kurul tarih ve saati olarak belirlenebilir. 2) Genel kurul blokajı iptal edilebilecek son tarih, genel kurul tarihinden üç işgünü öncesidir ) Genel kurul blokaj çözme tarihi en geç toplantı tarihini izleyen ikinci işgünü 1689 akşamı 1690 olarak belirlenebilir Dolayısıyla söz konusu ilkelere uyularak Yatırımcıların kaydi sistemi kullanarak bizzat genel kurul blokajı yapabilmesi, kaydi sistemin getirdiği yeniliklerden birisidir. Nitekim TAKASBANK tarafından yapılan merkezi saklama döneminde yatırımcılar bizzat genel kurul blokajı yapamamakta sadece aracı kuruluşlar vasıtasıyla genel kurul blokajı yapılabilmekteydi. Bkz. Ergincan / Yayla, s Kanaatimizce buradaki ilgili üye ile kastedilen anonim şirketin kapalı kısmı için ihraççı şirket, halka açık kısmı içinse pay sahiplerinin aracı kuruluşlarıdır. Çünkü kaydileştirme kapsamındaki anonim şirketlerin tüm payları kaydileştirilmiştir. Ancak anonim şirketin kapalı kısmındaki pay sahiplerinin herhangi bir aracı kuruluşunun bulunması, zorunlu değildir. Genel kurul blokaj işlemi hem yatırımcı hem de ilgili üye tarafından yapılabilirken, Merkezi Kayıt Kuruluşu blokaj belgelerini sadece ilgili üyelere göndermektedir. Merkezi Kayıt Kuruluşu blokaj belgelerini yatırımcılara göndermemektedir. Açıkça belirtilmiş olmamakla birlikte, hükümde yer alan düzenlemeden ihraççı şirketin kendisine gönderilen liste ile blokaj belgeleri arasında bir farklılık olması halinde ilgili pay sahibini genel kurula almayabileceği sonucu ortaya çıkmaktadır. MKK, İş ve Bilişim, s. 44. Burada üç günlük bir sürenin belirlenmesinin sebebi Borsa da yapılan anonim şirket pay devirlerinin işlem gününü takip eden ikinci gün (T+2) hesaplara yansımasıdır. Dolayısıyla kayıtların gerçeğe uygun olarak tespit edilebilmesi için işlem günü ve sonraki iki gün olmak üzere toplam üç günlük bir süreye ihtiyaç vardır. Kaydileştirme Tebliği nin 18. maddesinde daha önce yer alan MKK, genel kurul toplantısını izleyen iş günü hisseler üzerindeki blokajı resen kaldırır şeklindeki hüküm Borsa da yapılan işlemlerin takas süresi göz önüne alınarak Paylar üzerindeki blokaj, genel kurul toplantı tarihinde borsada gerçekleştirilen işlemlerin takasının tamamlanmasını müteakip MKK tarafından resen kaldırılır şeklinde değiştirilmiştir (Seri: IV, No: 34 sayılı Kaydileştirilen Sermaye Piyasası Araçlarına İlişkin 296

298 bildirimdeki bilgiler ihraççı tarafından özgürce belirlenebilir. Nitekim Kaydileştirme Tebliği nin 18. maddesinin 5. fıkrasına göre; İhraççının talebi halinde blokaj koyma ve kaldırma süresi MKK tarafından kısaltılabilir. Yönetimsel hakkını kullanmak isteyen kişinin, genel kurul blokajı yaparken ihraççı tarafından belirlenin zaman sınırlamalarına uyması gerekmektedir. Kaydi anonim şirket paylarına ilişkin yönetimsel hakların kullanılması için bazı şekli zorunluluklar getirilmesi, pay sahiplerinin genel kurula katılmasını zorlaştıracak niteliktedir. Nitekim bu tür şekil şartlarını yerine getirmek, kaydi sistem kapsamında olan halka açık anonim şirket pay sahibinin genel davranış şekline aykırıdır Çünkü bu tür pay sahiplerinin temel amacı tasarruflarını sermaye piyasasında değerlendirmek, fiyat değişikliklerinden kazanç sağlamak ve kar payı almaktır Yönetimsel hakları kullanmak bu tür pay sahiplerinin ana hedefleri arasında yer almamaktadır. Yönetimsel hakları kullanma konusunda zaten duyarlı olmayan pay sahiplerinin önlerine bir de çeşitli şekil zorunluluklarının getirilmesi, onların genel kurula hiç katılmaması sonucunu doğuracaktır. Özellikle genel kurul blokajı yapan pay sahibinin blokaj süreleri içerisinde anonim şirket payları üzerinde herhangi bir tasarrufta bulunamayacak olması, genel kurula katılma isteğini zayıflatacaktır Bu durum ise, anonim şirketlerde güç boşluğu ismi verilen durumun ortaya çıkmasına neden olabilecektir Dolayısıyla söz konusu şirketler, aslında Kayıtların Tutulmasının Usul ve Esasları Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (RG , S )). Kanaatimizce yapılan değişiklik ile spesifik bir süre belirlenmemesinin sebebi, takas sürelerinin ileride yapılacak çeşitli hukuki düzenlemeler çerçevesinde değişebileceği düşüncesidir. Burada iki günlük bir sürenin belirlenmesinin sebebi Borsa da yapılan anonim şirket pay devirlerinin işlem gününü takip eden ikinci gün (T+2) hesaplara yansımasıdır. Dolayısıyla genel kurul öncesinde Borsa da devir işlemi yapan buna rağmen genel kurula katılan kişiler, genel kurul blokajı, dolayısıyla tasarruf etme yasağı, genel kuruldan sonra da iki gün devam ettiğinde payları teslim etmede temerrüde düşeceklerdir. Böylece temerrüde düşmemek için genel kuruldan önce payını devreden kişilerin genel kurula katılması engellenmiş olacaktır. Bkz. Ergincan / Yayla, s MKK, İş ve Bilişim, s. 44. Aynı yönde Manavgat, Pay Blokajı, s Hazen / Ratner, s. 2; Soderquist / Gabaldon, s Avrupa Birliği üyelerinde yapılan bir anket çalışmasında oy kullanmanın yatırımcıya getirdiği maliyetin %59 unun blokaj yükümlülüğünden kaynaklandığı tespit edilmiştir. Bkz. Commision Staff Working Document, Proposal For A Directive Of The European Parliament And Of The Council On The Exercise Of Voting Rights By Shareholders Of Companies Having Their Registered Office in a Member State And Whose Shares are Admitted To Trading On A Regulated Market And Amending Directive 2004/109/EC, Brussels Aynı yönde Manavgat, Pay Blokajı, s

299 çoğunluğa sahip olmayan ancak genel kurul toplantılarına ilgili ve şekli işlemleri göze alan bir kısım pay sahibi tarafından yönetilir hale geleceklerdir. Kanaatimizce kaydi sistem kapsamındaki halka açık anonim şirketlerde güç boşluğunun oluşmaması için yukarıda yer verilen şekli işlemlerin ortadan kaldırılarak yeni bir sistemin oluşturulması uygun olacaktır Ayrıca yeni oluşturulan sistem, mümkün olduğu kadar gerçek anlamda pay sahibi olanların genel kurula katılmasını sağlayacak nitelikte olmalıdır. Bununla birlikte sistem ile pay sahiplerine, genel kurula katılma açısından her türlü kolaylık sağlanmalıdır. Örneğin, anonim şirketlerin genel kurullarının elektronik ortamda yapılması, pay sahiplerinin, görüntülü olarak internet ya da telefon bağlantısı ile genel kurula katılması, pay sahiplerinin gündem maddelerine ilişkin oylarını elektronik imzalarını kullanarak uzaktan erişim yoluyla kullanması gibi kolaylıklar sağlanabilir. Nitekim kaydi sistemin işleyişi ve sunduğu teknolojik imkânlar da bu şekli işlemleri ortadan kaldırmaya ve pay sahiplerinin genel kurula katılmasını kolaylaştırmaya elverişlidir Bu çerçevede yukarıda ifade edilen hedefleri gerçekleştirmek üzere bir sistem önerisinde bulunacağız: Öncelikle kaydi pay sahipleri arasında genel kurula katılma prosedürü açısından nama ve hamiline yazılı pay sahibi şeklinde bir ayrım yapılmamalıdır. Tüm kaydi pay sahipleri aynı genel kurula katılma prosedürüne tabi tutulmalıdır. Genel kurula katılmak için yapılması gereken genel kurul blokajı da tamamen ortadan kaldırılmalıdır Bunun yerine genel kuruldan belli süre önceki (ve genel kurula en yakın) bir tarih ve saat genel kurula katılabileceklerin tespiti açısından esas alınabilir Esas alınacak tarih ve saat, mevcut takas süreleri de göz önünde bulundurulduğunda, toplantı tarihinden önceki iki günden daha önceki bir gün olmamalıdır. Bu tarih ve saatte, ihraççı tarafından kaydi sistem kullanılarak anonim şirkete ortak olan kişilerin tamamının listesi Merkezi Kayıt Kuruluşu ndan elde edilebilir. Elde edilen listede ismi bulunanlar Blokaj yükümlülüğünün kaldırılması ve kaydi sisteme dayalı bir yöntem oluşturulması gerektiği yönünde bkz. Manavgat, Pay Blokajı, s Kaydi sistemde tutulan kayıtlar, pay defterini elektronik ortamda anlık ve güncel bir şekilde tutabilecek ve ihraççı ile paylaşabilecek özelliktedir. Kaydi sistemin teknolojisi anonim şirket pay sahiplerini genel kurul günü bile ihraççıya bildirebilecek niteliktedir. Bkz. Ergincan / Yayla, s Genel kurul blokajının tamamen kaldırılması yönündeki görüşümüz, 6102 sayılı TK nın 415. maddesi ve özellikle bu maddenin 4. fıkrasında yer alan genel kurula katılma ve oy kullanma hakkının paysahibinin paylarını bir kredi kuruluşu veya herhangi bir başka kuruluş nezdinde depo etmesi şartına bağlanamayacağı yönündeki hüküm ile de paralelik göstermektedir. Tespit edilecek bu tarih ve saatin genel kurula olabilecek en yakın zaman olarak belirlenmesi genel kurula katılacak gerçek pay sahiplerinin belirlenmesi açısından önem taşımaktadır. 298

300 genel kurula katılma hakkına sahip olan kişiler olarak kabul edilerek kimliğini gösteren ve listede ismi olan kişiler genel kurula alınabilir Bu tür bir çözüm pay sahiplerini genel kurula katılma açısından teşvik edici olacaktır. Çünkü pay sahibi genel kurula katılmak için kimlik bilgilerini göstermek dışında herhangi bir ekstra işlem yapmak zorunda kalmayacaktır. Bu çözüm yolunun benimsenmesinin tek dezavantajı gerçek pay sahibi olmayanların genel kurula katılmasına olanak sağlayabilecek nitelikte olmasıdır Çünkü borsada satılan anonim şirket paylarına ilişkin hesaplardaki kayıt değişiklikleri, işlem gününü takip eden ikinci günde (T+2) gerçekleştirilmektedir. Dolayısıyla genel kuruldan önce payını Borsa da sattığı halde henüz hesaptaki kayıt işlemi yapılmadığı için ortak olarak görünen kişiler genel kurula katılabileceklerdir Ancak genel kurula katılma açısından herhangi şekli bir şartın olmadığı nama yazılı pay sahipleri açısından da gerçek anlamda pay sahibi olmayanların genel kurula katılmasının tamamen önüne geçilmesi mümkün değildir. Çünkü Borsa dışında nama yazılı payını devreden bir kişinin, Merkezi Kayıt Kuruluşu na ya da ihraççı şirkete başvurulmaması ve bu nedenle devrin kayıtlara geçmemesi nedeniyle genel kurula katılma imkânı bulunmaktadır. Ayrıca genel kurula katılmak için anonim şirkete tevdi edilen hamiline yazılı hisse senetlerinin de zilyetliğin havalesi yoluyla devrinin mümkün olması 1703 gerçek pay sahiplerinin genel kurula katılmasının temin etmenin tam olarak mümkün olmadığını göstermektedir. Gerçek pay sahiplerinin genel kurula katılmasını sağlamak ve güç boşluğunu engellemek açısından, doktrinde öne sürülen diğer bir çözüm yolu ise, kaydi sisteme tabi tüm şirketler için aynı genel kurul blokajı koyma prosedürünün uygulanması gerektiğidir Bu çerçevede genel kurul blokajı koyma prosedürü için önerilen sistem, genel kurul blokajının genel kurul tarihinden önceki günün sonundan daha erken Merkezi saklama sistemi çerçevesinde kayıtları tutulan paylarda, genel kurul toplantısına katılma hakkının, kayıtlardaki isimler ve kayıt tarihlerine göre belirlenmesinin sermaye piyasasının ihtiyaçlarına en uygun çözüm olduğu yönünde bkz. Manavgat, Pay Blokajı, s Şirket esas sözleşmesinde yer alacak bir hükme dayanılarak şirket tarafından tespit edilecek genel kuruldan önceki bir tarihte pay sahibi olanların ortak sayılarak genel kurula katılma hakkına sahip olacağının kabul edilmesinin uygun bir tercih olabileceği yönünde bkz. Manavgat, Pay Blokajı, s Kanaatimizce bu problem de yapılacak hukuki bir düzenleme çerçevesinde kaydi sistemdeki kayıtlara kurucu etki tanınarak, dolayısıyla mülkiyetin geçiş anını devrin hesaplara yansıdığı an olarak tespit ederek, çözülebilir. Yapılacak hukuki bir düzenleme çerçevesinde Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarına kurucu etki tanınması gerektiği yönündeki görüşümüz hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Üçüncü Bölüm, 9, III, B. Dağ, Oy Hakkı, s ; Çeker, s Bkz. Ergincan / Yayla, s. 156 vd. 299

301 olmayacak şekilde toplantı saatine mümkün olan en yakın zamana kadar yapılabilmesidir Genel kurul blokajının kaldırılması için ise, genel kurul blokajının son kaldırılma anına ilişkin kararın en geç genel kurul tarihini izleyen ikinci iş günü sonu olacak şekilde ihraççı şirketlere bırakılmasının yerinde olacağı ifade edilmektedir. Ayrıca genel kurul blokajının hatlı telefonların yanında mobil iletişim araçları ve internet vasıtasıyla yapılabilmesi ve çağrı merkezi uygulamasının hayata geçirilmesi blokaj işlemlerini kolaylaştıracaktır Gerçek pay sahiplerinin genel kurula katılmasını temin açısından öne sürülen bu öneri de yukarıda verilen önerimiz ile benzer noktalardan hareket etmekte ancak bazı farklılıklar içermektedir. Yukarıda belirtilen aynı gerekçelerle bu sistemin de gerçek anlamda pay sahibi olmayanların genel kurula katılmasının tam olarak önüne geçemeyeceği kanaatindeyiz. Ayrıca önerilen sistemin çeşitli kolaylıklar öngörmekle birlikte, şekli bir şart olarak genel kurul blokajı işlemini koruması pay sahiplerinin genel kurula katılma isteğini zayıflatacaktır sayılı TK ile kaydi anonim şirket payına ilişkin yönetimsel hakların kullanılması hakkında bazı yeni hükümler getirilmiştir. Bu hükümlerden 415. maddenin 2. fıkrasına göre; Hazır bulunanlar listesinde adı bulunan Sermaye Piyasası Kanununun 10/A maddesi uyarınca kayden izlenen pay sahipleri genel kurula katılır. Gerçek kişilerin kimlik göstermeleri şarttır. Ayrıca 415. maddenin 4. fıkrasına göre; Genel kurula katılma ve oy kullanma hakkı, pay sahibinin payların sahibi olduğunu kanıtlayan belgeleri veya pay senetlerini şirkete bir kredi kuruluşuna veya başka bir yere depo edilmesi şartına bağlanamaz Hazır bulunanlar listesinin oluşturulması hakkındaki 6102 sayılı TK nın 417. maddesinin 1. fıkrasına göre ise; Yönetim Kurulu, Sermaye Piyasası Kanununun 10/A maddesi uyarınca genel kurula katılabilecek kayden izlenen payların sahiplerine ilişkin listeyi, Merkezi Kayıt Kuruluşundan sağlayacağı pay sahipleri çizelgesi ne göre düzenler. Dolayısıyla bu hükümlere göre, anonim şirketlerde kaydi pay sahipleri, herhangi bir şekli prosedürü yerine getirmeden, sadece kimliklerini göstererek yönetimsel haklarını kullanabilmelidir Ancak 6102 sayılı TK nın Ergincan / Yayla, s Ergincan / Yayla, s sayılı TK ile getirilen genel kurula katılma ve oy kullanma hakkının payları depo etme şartına bağlanamayacağı şeklindeki hüküm, kaydi sisteme tabi şirketlerde genel kurula katılmak için gerekli genel kurul blokajının kaldırılması gerektiği yönündeki görüşümüzle de paralellik arz etmesi açısından olumlu bir yeniliktir. Yayla, s

302 maddesinin 5. fıkrası 1709, kaydi sermaye piyasası aracı sahiplerinin genel kurula katılmasına ilişkin prosedür açısından Kaydileştirme Tebliği ne gönderme yapmaktadır sayılı TK da yer alan yukarıdaki söz konusu hükümler ile gönderme yapılan Kaydileştirme Tebliği nin 18. maddesindeki yönetimsel hakların kullanılmasına ilişkin hükümler birbiri ile çelişmektedir. Çünkü Kaydileştirme Tebliği nin 18. maddesinde Ticaret Kanunu ndaki hamiline yazılı pay sahiplerinin genel kurula katılmaları hakkındaki prosedüre atıf yapılmaktadır. Bu prosedürün düzenlendiği 6102 sayılı TK nın 415. maddesinin 3. fıkrasına göre ise, hamiline yazılı pay sahiplerinin genel kurula katılabilmeleri için giriş kartı almaları gerekmektedir. Dolayısıyla mevcut durumda hamiline yazılı kaydi anonim şirket pay sahiplerinin genel kurula katılmak için giriş kartı almak zorunda oldukları şeklinde bir görünüm ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle kaydi anonim şirket payına ilişkin yönetimsel hakların herhangi bir şekli prosedüre gerek kalmaksızın kullanılabilmesi için, Kaydileştirme Tebliği ndeki söz konusu hüküm, 6102 sayılı TK ile getirilen sisteme uygun olarak değiştirilmelidir. C. Yönetimsel Haklara İlişkin Hukuki İşlemler Medeni Kanun un 954. maddesinin 1. fıkrasına göre, bir hakkın rehne konu olabilmesi için devredilebilir nitelikte olması gerekir Ayrıca rehne konu olacak hakkın, iktisaden değerlendirilebilmesi yani paraya çevrilebilmesi de gerekir Çünkü rehin konusu hak, ancak paraya çevrilme sayesinde alacaklının alacağını tahsil edebilmesi için bir teminat teşkil eder Sermaye piyasası araçlarına ilişkin yönetimsel haklar, çeşitli koşullar altında istisnai olarak da olsa devredilebilir. Ancak yönetimsel haklar iktisaden değerlendirilebilir nitelikte değildir. Diğer bir ifade ile yönetimsel haklar paraya çevrilemez. Dolayısıyla kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin yönetimsel haklar sayılı TK nın 417. maddesinin 5. fıkrasına göre; Sermaye Piyasası Kanununun 10/A maddesi uyarınca kayden izlenen paylara ilişkin pay sahipleri çizelgesinin Merkezi Kayıt Kuruluşundan sağlanmasının usul ve esasları, gereğinde genel kurul toplantısının yapılacağı gün ile sınırlı olmak üzere payların devrinin yasaklanması ve ilgili diğer konular Sermaye Piyasası Kurulu tarafından bir tebliğ ile düzenlenir. Oğuzman / Seliçi / Oktay-Özdemir, s. 839; Ayan, Eşya, C.III, s.254; Köprülü / Kaneti s. 536; Ergüne, s. 36; Wieland, s Oğuzman / Seliçi / Oktay-Özdemir, s. 839; Ayan, Eşya, C.III, s.254; Köprülü/Kaneti, s. 536, Ergüne s. 37; Wieland, s Oğuzman / Seliçi / Oktay-Özdemir, s ; Ergüne s. 36; Ayan, Eşya, C.III, s.254; Wieland s Bir hakkın rehne konu olabilmesi için iktisaden değerlendirilebilmesi yani paraya çevrilebilmesi gerektiği kuralı Medeni Kanun da açıkça ifade edilmemiştir. Ancak bu kural rehin hakkının zorunlu bir sonucudur. Çünkü rehin hakkı alacağı tahsil etme gayesiyle kurulan, değere yönelmiş bir haktır. Bu yüzden rehin hakkının doğası gereği uygulanması zorunlu bu kural kanunda açıkça yer almamıştır. 301

303 üzerinde rehin hakkı kurulması mümkün değildir Öte yandan herhangi bir kaydi sermaye piyasası aracı üzerinde rehin hakkı kurulması halinde, bu sermaye piyasası aracına ilişkin yönetimsel haklar, kural olarak, rehnin kapsamı içerisinde yer almaz. Örneğin, bir anonim şirket payının rehni halinde, paya ilişkin yönetimsel bir hak olan oy hakkı rehnin kapsamında yer almaz. Bu nedenle paya ilişkin oy hakkı rehin alana değil, rehin veren pay sahibine aittir (MK. m.960). Üzerinde rehin hakkı bulunan kaydi anonim şirket payına ilişkin oy hakkı rehin veren pay sahibine ait olmasına rağmen, kaydi sistemde söz konusu kaydi anonim şirket payı, rehin alanın alt hesabında yer almaktadır Bu nedenle rehin verenin alt hesabında rehin veren kişinin pay sahipliğinin ve oy hakkının tespit edilebilmesi için gerekli işlemlerin yapılması gerekmektedir. Aksi takdirde oy hakkının kullanılması açısından çeşitli problemler ortaya çıkabilir. Örneğin, pay sahipliği tespit edilemediği için genel kurula katılmasına izin verilmeyen (payını rehneden) bir pay sahibinin oy kullanma hakkı, haksız yere engellenmiş olacaktır. Dolayısıyla rehin alanın alt hesabına aktarılan kaydi anonim şirket payları rehin verenin kimlik bilgileri ile birlikte saklanmalıdır. Ayrıca rehin verenin pay sahipliği ihraççı tarafından kaydi sistem aracılığıyla tespit edilebilir nitelikte olmalıdır. Öte yandan üzerinde intifa hakkı bulunan kaydi anonim şirket payına ilişkin oy hakkı, aksi kararlaştırılmamışsa, kural olarak 1715, intifa hakkı sahibine aittir 1716 Üzerinde intifa hakkı bulunan kaydi anonim şirket payı, pay sahibinin hesabına bağlı bir alt hesaba aktırılmaktadır. Diğer bir ifade ile üzerinde intifa hakkı bulunan kaydi anonim şirket payı intifa alanın hesabına aktarılmamaktadır Dolayısıyla oy hakkı kural olarak intifa alana geçmesine rağmen, kaydi anonim şirket payları intifa verenin hesabında kalmaktadır. Bu nedenle pay sahibinin haksız yere intifa hakkı sahibi yerine oy kullanmaması ve intifa hakkı sahibinin hakkı olan oy hakkını kullanabilmesi için gerekli işlemlerin kaydi sistemde Aynı yönde bkz. Göksoy, s Kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin rehin işlemleri ile rehnin hüküm ve sonuçları hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Üçüncü Bölüm, 11, III, C ve D. Konuya ilişkin tartışmalar ve farklı ihtimaller hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Kendigelen, İntifa Hakkı, s. 207 vd. Özellikle üzerinde kısmen intifa hakkı olan paya ilişkin oy hakkının kime ait olacağı yönünde bkz. Okur, Yiğit Tahsin, Üzerinde Kısmen İntifa Tesis Olunmuş Hisse Senetlerinden Doğan Oy Hakkının Kime Ait Olacağı, İktisat ve Maliye, 1971, S. 7, s. 273 vd. Poroy / Tekinalp / Çamoğlu, N. 964; Urkan, Ayni Hak Tesisi, s. 39; Kendigelen, İntifa Hakkı, s Üzerinde intifa hakkı kurulan sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemler hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Üçüncü Bölüm, 11, III, C ve D. 302

304 yapılması gerekmektedir. Kaydi anonim şirket payına ilişkin intifa hakkı, pay sahibinin ilgili alt hesabına aktarılmalı 1718 ve intifa hakkı sahibinin kimlik bilgileri ile birlikte izlenmelidir. Ayrıca pay üzerindeki oy hakkı intifası ve intifa hakkı sahibi ihraççı şirket tarafından kaydi sistem aracılığı ile tespit edilebilir nitelikte olmalıdır. Çünkü ihraççı şirket genel kurulda oy kullanacak kişileri tespit ederken kaydi sistemde yer alan kayıtlardan yararlanmaktadır Burada üzerinde durulması gereken bir başka konu, anonim şirket payının haczi halinde anonim şirket payına bağlı yönetimsel hakların ve özellikle bu haklardan biri olan oy hakkının haczin kapsamı içerisinde yer alıp almadığıdır Anonim şirket payının haczedilmesi halinde, paya bağlı olan ve paydan ayrı olarak devredilemeyen oy hakkı gibi yönetimsel hakların pay sahibine ait olduğu kabul edilmektedir Diğer bir ifade ile haczedilen anonim şirket payına ilişkin yönetimsel haklar, haczi yaptıran alacaklıya değil, anonim şirket payı haczedilen pay sahibi borçluya ait olmalıdır Çünkü yönetimsel haklar mali haklara göre, kural olarak, malvarlıksal bir değer taşımadıkları ve paydan ayrı olarak devredilemedikleri için alacaklının alacağını karşılayacak nitelikte değildir Bu nedenle yönetimsel hakların anonim şirket payına ilişkin haczin kapsamında yer almasının da pratik bir sonucu yoktur Hukuki düzenlemelerin lafzından çıkan sonucun, üzerinde intifa hakkı bulunan payların pay sahibinin hesabında tutulacağı olmakla birlikte, makul olanın bu payların intifa hakkı sahibinin hesabına aktarılması olduğu yönündeki görüşümüz ve ilgili açıklamalar için bkz. Üçüncü Bölüm, 11, III, C ve D. Üzerinde oy hakkı intifası bulunan kaydi anonim şirket payları için genel kurul blokajı uygulanamaz. Ancak bu paylara ilişkin oy hakkına sahip olan intifa hakkı sahipleri ihraççı tarafından kaydi sistem aracılığıyla tespit edilebilir. Bkz. MKK, İş ve Bilişim, s. 45. Konu hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Kendigelen, Abuzer, Anonim Ortaklık Payı (Pay Senedi) Üzerinde Hapis Hakkı ve Bu Hakka Konu Oluşturan Paya İlişkin Oy Hakkının Kime Ait Olduğu Sorunu, Batider, C. XIX 1997, S. 1, s. 105 vd. Ayrıca bkz. Yeniocak, s. 47 vd.; Dönmez, s. 143 vd. Aynı yönde bkz. Kendigelen, Oy Hakkı, s. 133 vd; Topuz, s Yeniocak, s. 47 vd. Paya ilişkin oy hakkının intifa dışında pay sahibine ait olduğu yönünde bkz. Çeker, s Aynı yönde bkz. Topuz, s Haczedilen kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin yönetimsel haklar pay sahibine ait olmakla birlikte, pay sahibi borçlu, bu yönetimsel haklarını İcra ve İflas Kanunu nun 86. maddesi çerçevesinde alacaklının haklarına zarar vermeyecek şekilde kullanmalıdır. Haczedilen anonim şirket payına ilişkin olarak, alacaklının ve İcra Dairesinin muvafakati olmadan borçlunun oy hakkını kullanamayacağı yönünde bkz. Dönmez, s

305 III. MALİ HAKLAR A. Genel Olarak Mali haklar, para ile ölçülebilen bir değere sahip olan haklardır. Mali haklar sermaye piyasası araçlarına bağlı olan ve sahibinin malvarlığını etkileyen haklardır. Bu nedenle sermaye piyasası araçlarına bağlı mali haklara, malvarlıksal haklar da denilmektedir Ancak Kaydileştirme Tebliği nde de açıkça yer aldığı için bu çalışmada mali hak kavramının kullanılması tercih edilmiştir Sermaye piyasası araçlarına bağlı mali haklar kaydi sistemin kapsamı 1727 çerçevesinde değerlendirildiğinde; Kar Payı, Tasfiye Payı Hakkı, Rüçhan Hakkı, Bedelsiz Payları Edinme Hakkı, Tesislerden Yararlanma Hakkı ve Faiz Hakkı şeklinde ortaya çıkabilir. Sermaye piyasası araçlarına ilişkin mali haklar, sermaye piyasası araçlarından ayrı olarak senede bağlanabilir. Ancak bu mali hakların senede bağlanması zorunlu değildir. Kaydi sistem sermaye piyasası araçlarının senetsizleştirilmesi temeli üzerine kurulmuştur. Bu nedenle pay bile senede bağlanmazken, paya bağlı hakları temsilen senet basılması kaydi sistemin temel mantığı ile bağdaşmamaktadır. Bu nedenle kaydileştirilen sermaye piyasası aracına bağlı olan hakların da kaydileştirilmesi gerekmektedir Bununla birlikte hukuki düzenlemelerde paya bağlı hakların da kaydileştirileceğine ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Ancak Kaydileştirme Tebliği nin Geçici 3. maddesinin 3. fıkrasına göre; Birinci fıkra uyarınca kaydileştirilmesi amacıyla teslim edilecek sermaye piyasası araçlarının teslim tarihi itibariyle yeni pay alma, kar payı, faiz ve benzeri kuponlarında eksiklik bulunmaması zorunludur. Kaydileştirilmek üzere teslim alınacak sermaye piyasası araçlarının üzerinde bulunması gereken kuponlara ilişkin liste MKK tarafından hazırlanıp ilan edilir. Kupon eksiği bulunan senetler bunları teslim etmiş olan aracı kurum ve/veya bankaya iade edilir. Kupon eksiği bulunan sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmeleri amacıyla MKK ya teslim edilebilecekleri tarih MKK tarafından belirlenerek ilan olunur. Teslim olunan senetlerin geçmiş dönemlere ilişkin yeni pay alma, kar payı, faiz ve benzeri kuponları içermesi durumunda geçmiş dönemlere ilişkin bu kuponlar senetlerden ayrılarak Malvarlıksal haklar kullanımı için bkz. Urkan, Ayni Hak Tesisi, s. 29. Bkz. Kaydileştirme Tebliği, m. 18, m. Geçici 3. Kaydi sistemin kapsamı hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 4, I vd. Aynı yönde bkz. Urkan, Ayni Hak Tesisi, s

306 teslimde bulunan kuruluşa iade olunur. Bu hükümde paya bağlı mali hakların da kaydileştirileceği açıkça yer almamakla birlikte kullanılan ifadelerden kaydi paya bağlı mali hakların da kaydileştirileceği ortaya çıkmaktadır. Ayrıca Kaydileştirme Tebliği nin Geçici 3. maddesinin 1. fıkrasında yer alan teslim edilmeyen senetlere bağlı malî haklar, MKK da kayden izlenir ifadesi paya bağlı mali hakların kaydileştirilmesinin kabul edildiğini göstermektedir. Çünkü söz konusu düzenleme ile kaydileştirilmek üzere Merkezi Kayıt Kuruluşu na teslim edilmeyen sermaye piyasası araçlarına ilişkin hakların bile kayden izleneceği hüküm altına alınmaktadır. Yapılan açıklamalar çerçevesinde değerlendirildiğinde kaydi sermaye piyasası araçlarına bağlı hakları temsil etmek üzere senet üzerine basılmış fiziki kuponlar bulunmamaktadır. Talon açısından durum değerlendirildiğinde ise, talonlar kuponlar tükendiğinde yeni kupon alma hakkı vermektedir ve kaydi sermaye piyasası araçlarına bağlı mali haklar açısından kupon söz konusu değildir. Dolayısıyla yeni kupon alma hakkına da ihtiyaç yoktur. Bu nedenle kaydi sermaye piyasası araçları açısından senet üzerine basılmış fiziki talonlar da bulunmamaktadır. B. Mali Hakların Kullanılması Mali haklar, kural olarak, mali hakkın kaynaklandığı sermaye piyasası aracının sahibine aittir. Ancak sermaye piyasası araçlarına ilişkin mali hakların üçüncü kişilere ait olabileceği veya bu mali hakların sınırlandırılabileceği durumlar da söz konusu olabilir Bu çerçevede Sermaye Piyasası Kanunu ve Kaydileştirme Tebliği nde yer alan hükümlerle sermaye piyasası araçlarına ilişkin mali hakların kullanılmasına bir sınırlandırma getirilmiştir (SPKn. m.geçici 6 f.3, Kaydileştirme Tebliği m.geçici 3 f.1). Bu hükümlere göre fiziki sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi ve kaydi sisteme aktarılması için öngörülen tarihine kadar kaydileştirilmek üzere teslim edilmeyen sermaye piyasası araçlarına ilişkin mali haklar, Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından kayden izlenecek ve kaydileştirilmek üzere teslim edilmeleri halinde hak sahiplerinin hesaplarına aktarılacaktır. Bu hükümler ile yönetimsel hakların aksine 1730 mali haklar hak sahibinin elinden alınarak Merkezi Kayıt Kuruluşu na devredilmemiştir. Öngörülen tarihe kadar kaydileştirilmek üzere teslim edilmeyen fiziki sermaye piyasası Kendigelen, İntifa Hakkı, s. 124; Aytaç, Hisse Senetleri, s Sermaye Piyasası Kanunu nun Geçici 6. maddesinin 3. fıkrası ve Kaydileştirme Tebliği nin Geçici 3. maddesinin 1. fıkrasına göre; tarihine kadar kaydileştirilmek üzere teslim edilmeyen fiziki sermaye piyasası araçlarına ilişkin yönetimsel haklar, Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından kullanılacaktır. Bu konuda ayrıntılı bilgi için bkz. Üçüncü Bölüm, 10, II, D. 305

307 araçlarına ilişkin mali hakların kayden izleneceği, ancak kaydileştirme gerçekleşene kadar hak sahibinin hesabına aktarılmayacağı hüküm altına alınmıştır. Burada Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından kayden izlenme konusunda bir problem bulunmamaktadır. Çünkü kaydi sistemdeki mevcut kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin mali haklar da Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından kayden izlenmektedir. Ancak burada üzerinde durulması gereken konu kayden izlenen bu mali hakların hak sahiplerinin hesaplarına aktarılmamasıdır. Dolayısıyla ortaya çıkan sonuca göre, mali haklar yine sahibine aittir ancak sahibinin bu mali haklar üzerinde tasarruf yetkisi bulunmamaktadır. Diğer bir ifade ile mali hakların kullanılması dondurulmuştur. Bu dondurulma sınırlı bir süre için geçerli olup, bu sınırlı sürenin sonu, sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilerek kaydi sisteme aktarılma zamanıdır. Kanaatimizce hak sahibinin mali haklarını kullanmasını sınırlandıran bu hükmün amacı, sahiplerini sermaye piyasası araçlarını kaydileştirmeleri konusunda teşvik etmektir. Hükmün getirdiği düzenleme ile mali haklar kaybolmamakta sadece sermaye piyasası araçları kaydileştirilinceye kadar donmaktadır. Ancak yine aynı hükümler ile kaydileştirilmeyen sermaye piyasası araçlarına ilişkin yönetimsel hakların Merkezi Kayıt Kuruluşu na devredilmiş olması, mali haklara ilişkin de tereddüt oluşturmaktadır. Çünkü mali hakların nasıl, ne kadar ve ne şekilde dağıtılacağına ilişkin toplantılara katılarak görüşünü belirtemeyen ve bu konuda oy kullanamayan bir hak sahibinin mali haklarının sınırlı da olsa kaybolmadığını söylemek mümkün değildir. Bu nedenle yerinde bir düzenleme olmayan kaydileştirilmeyen fiziki sermaye piyasa araçlarına ilişkin yönetimsel hakların Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından kullanılacağına ilişkin hükmün, bu sermaye piyasası araçlarına ilişkin mali hakları da doğrudan etkileyeceği kanaatindeyiz. Örneğin hisse senetlerinin çoğunluğu kaydileştirilmeyen bir anonim şirkette Merkezi Kayıt Kuruluşu nun genel kurula katılarak o yıl kar payı dağıtılmaması yönünde oy kullanması ve çoğunluğa sahip olması nedeniyle kar payının dağılmamasına karar verilmesi durumunda, pay sahibinin mali bir hakkı olan kar payı hakkının bundan etkilenmediğini söylemek mümkün değildir. Nitekim 6111 sayılı Kanun la Sermaye Piyasası Kanunu nun Geçici 6. maddesi değiştirilerek, kaydileştirilmek üzere teslim edilmeyen sermaye piyasası araçlarına ilişkin mali hakların Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından izleneceğine ilişkin hüküm kaldırılmıştır. Kanaatimizce yapılan değişiklik kaydileştirilmek üzere teslim edilmeyen sermaye piyasası araçlarına ilişkin mali hakların nasıl kullanılacağı hakkında herhangi bir hüküm getirmemesi nedeniyle eksik bir düzenlemedir. 306

308 Kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin mali hakların kullanılması hakkındaki Kaydileştirme Tebliği nin 16. maddesi, ihraççılar, aracı kuruluşlar ve Merkezi Kayıt Kuruluşu açısından çeşitli yükümlülükler getirmektedir. İhraççılar için getirilen mali hakların kullanılması ile ilgili yükümlülüklerden biri, bildirim yükümlülüğüdür. Bildirim yükümlülüğü çerçevesinde, ihraççılar mali hakların kullanılmasıyla ilgili olarak, içeriği Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından belirlenecek bilgileri 1731, yetkili organ kararının alınmasını izleyen iş günü; bu kararın bir kamu otoritesinin onayını gerektirmesi halinde onayın verilmesi veya reddi kararını, kararın verilmesini izleyen iş günü, bu kararlara ilişkin ortaya çıkan değişiklikleri, söz konusu değişikliğin gerçekleşmesini izleyen iş günü sonuna kadar en seri şekilde Merkezi Kayıt Kuruluşu na bildirmekle yükümlüdür (Kaydileştirme Tebliği m.16 f.1). İhraççılar için getirilen diğer bir yükümlülük ise, mali hakların ödenmesine ilişkindir. Bu çerçevede ihraççılar, kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin faiz ve kar payı tutarlarını, kural olarak hak edildikleri ilk gün, ya da en geç ertesi iş günü 1732 hak sahiplerinin ilgili hesaplarına dağıtılmak üzere Merkezi Kayıt Kuruluşu nun muhabir bankasına 1733 yatırmak zorundadırlar (Kaydileştirme Tebliği m.16 f.3). Merkezi Kayıt Kuruluşu için mali hakların kullanılması açısından getirilen yükümlülüklerden biri, tedbir alma yükümlülüğüdür. Bu yükümlülüğe göre Merkezi Kayıt Kuruluşu, kaydi sermaye piyasası araçlarından doğan mali hakların kullanılması nedeni ile ortaya çıkan değişikliklerin kayıtlara yansıtılmasını sağlayacak her türlü tedbiri almalıdır (Kaydileştirme Tebliği m.16 f.2). Merkezi Kayıt Kuruluşu için mali hakların kullanılması açısından getirilen diğer bir yükümlülük ise, mali hakların hesaplara aktarılmasını sağlamaktır. Merkezi Kayıt Kuruluşu, hak sahiplerinin hak ettikleri ve muhabir bankaya yatırılan mali hakların, ilgili üyelerin hesaplarına aktarılmasını sağlamalıdır İhraççıların temettü işlemleri için ileteceği bilgiler şunlardır: 1) Temettü oranı (Brüt oran ve net oran detayı ile bildirilir). 2) Kullanılacak Kupon Bilgisi. Bkz. MKK, İş ve Bilişim, s. 39. Mali hakların hak sahibi tarafından hak edilebilmesi için dağıtılmasının ya da ödenmesinin karar altına alınması gerekmektedir. Bu kararın bir tatil günü alınması halinde ise, hak edilen tutar ilk iş günü ilgili hesaba aktarılacaktır. Örneğin anonim şirketin genel kurulunun hafta sonu tatiline denk gelen cumartesi günü yapılması ve toplantıda kar payı dağıtılmasına karar verilmesi halinde cumartesiyi takip eden ve tatil günü olmayan ilk pazartesi günü hak sahibine tekabül eden kar payı ilgili hesaba aktarılmalıdır. Merkezi Kayıt Kuruluşu nun muhabir bankası TAKASBANK tır. Hak sahiplerine ait mali haklar Merkezi Kayıt Kuruluşu adına TAKASBANK nezdinde açılan hesaplara yatırılır. Bkz. MKK, İş ve Bilişim, s

309 Aracı kuruluşlar için getirilen yükümlülük ise, hak sahipleri adına muhabir bankaya yatırılan ve daha sonra aracı kuruluşların (ilgili üyelerin) hesaplarına geçen mali hakların, hak sahiplerinin hesaplarına hak ettikleri miktarlara göre aktarılmasıdır (Kaydileştirme Tebliği m.16 f.3). Mali hakların kullanılmasına ilişkin çeşitli yükümlülükler getiren Kaydileştirme Tebliği nin 16. maddesi son fıkrası ile de bir sorumluluk öngörmüştür. Bu hükme göre; İhraççı mali hakların zamanında bildirilmemesinden veya yanlış ya da eksik bildirilmesinden sorumludur. Hüküm ile sadece ihraççı açısından sorumluluk getirilmiş olmakla birlikte, yükümlülüğün yerine getirilmemesinin sorumluluk doğuracağı kuralından hareketle aracı kuruluşlar ile Merkezi Kayıt Kuruluşu nun da yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde sorumlu olacakları kanaatindeyiz. Nitekim Kaydileştirme Tebliği nin sorumluluk başlıklı 28. maddesi ile ihraççılar yanında Merkezi Kayıt Kuruluşu ve aracı kuruluşlar açısından da sorumluluk öngörülmüştür Mali hakların kullanılması açısından borsada işlem gören paylar ile borsada işlem görmeyen paylar arasında bazı farklılıklar söz konusudur. Borsada işlem gören paylara ilişkin mali haklar kaydi sistem sayesinde aracı kuruluşlar vasıtasıyla kullanılabilmektedir. Bu nedenle borsada işlem gören paylara ilişkin mali hakların kullanılabilmesi için ihraççı şirkete başvurulmasına gerek yoktur Öte yandan ihraççı, ihraççı hesabı altında bulunan hesaplardaki paylara ilişkin mali hakların kullanılması işlemlerini Merkezi Kayıt Kuruluşu aracılığı ile yapmak yerine, kendisi gerçekleştirmeyi tercih edebilir İhraççı hesabında sadece borsada işlem görmeyen paylar yer alabilmektedir. Bu nedenle sadece borsada işlem görmeyen paylara ilişkin mali hakların kullanılması işlemleri ihraççı şirket tarafından yerine getirilebilir Borsada işlem gören paylar ile borsada işlem görmeyen paylar arasındaki mali hakların kullanılması açısından bir başka farklılık kar payı listelerinin oluşturulma zamanlarına ilişkindir. Borsada işlem görmeyen paylar için (T-1) gününde, borsada işlem gören paylar için ise (T+1) gününün akşamındaki yatırımcı bakiyeleri üzerinden kar payı Kaydileştirme Tebliği nin 28. maddesinde düzenlenen sorumlulukla ilgili ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 6, XI. Aynı yönde bkz. Manavgat, Pay Blokajı, s Bu durumda sadece temettü alacak bilgi listesi hazırlanır, ilgili hesaplar için nakit işlemleri yapılmaz. MKK, İş ve Bilişim, s

310 oranı dahilinde yatırımcıların kar payı alacak tutarları listesi ihraççı tarafından açıklanan brüt ve net temettü tutarları 1738 detayında oluşturulur Yapılan açıklamalar çerçevesinde kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin mali haklar, kural olarak, öncelikle ihraççı şirket tarafından oluşturulan listelere göre Merkezi Kayıt Kuruluşu adına muhabir bankada 1740 açılan hesaplara yatırılır. Daha sonra bu hesaplara yatırılan mali haklar hak sahiplerinin aracı kuruluşlarının hesaplarına aktarılır. Aracı kuruluşlar ise, kendi hesaplarına geçen mali hakları sahip oldukları miktarlara göre müşterileri olan sermaye piyasası aracı sahiplerinin (yatırımcıların) hesaplarına aktarır. Bu şekilde sermaye piyasası araçlarına ilişkin mali haklar kullanılmış olur. Ancak borsada işlem görmeyen sermaye piyasası araçlarına ilişkin olarak ihraççının mali hakların kullanılmasını kendisinin yerine getirmeyi tercih ettiği durumda, mali hakların kullanılması için hak sahibi yatırımcıların ihraççıya başvurması gerekir. Bu durumda ihraççı, sadece yatırımcıların hak ettikleri mali haklara ilişkin tutarları liste halinde Merkezi Kayıt Kuruluşu na bildirir ve kendisine başvuran yatırımcılara doğrudan ödeme yapar. Mali hakların kullanılması ile ilgili üzerinde durulması gereken bir başka konu, üzerinde intifa hakkı bulunan kaydi anonim şirket payına ilişkin mali bir hak olan kar payının durumu ile ilgilidir. Üzerinde intifa hakkı bulunan kaydi anonim şirket payına ilişkin kar payı, kural olarak, intifa hakkı sahibine aittir İntifa hakkı sahibinin bu hakkı, intifa hakkının başlangıç ve bitiş süresi ile sınırlıdır. Ancak intifa hakkı bittikten sonra kar dağıtım kararı alınsa bile, intifa hakkı sahibi intifa hakkının devam ettiği süreye tekabül eden zaman dilimi içerisindeki kar payına hak kazanır. Kanaatimizce böyle bir durumda Merkezi Kayıt Kuruluşu nun dağıtılmasına karar verilen kar payının ne kadarının intifa hakkı sahibine ait olduğunu hesaplama ve takip etme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Dağıtılmasına karar verilen kar payı, kural olarak, intifa hakkı devam ediyorsa intifa hakkı sahibine, intifa hakkı sona ermişse pay sahibine aittir. Bunun dışında yukarıda verilen durumdaki gibi hallerde konu tarafları ilgilendirmekte olup, taraflar arasında çözülmelidir Üye kuruluşlar tarafından kaydi sistemde Brüt Temettü Talebi yapılan hesaplar için brüt temettü hesaplaması yapılacaktır. MKK, İş ve Bilişim, s. 42. Bu listenin oluşturulması sırasında tarih sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kurumlar Vergisi Genel Tebliği nde (Seri No:81) ve Kurumlar Vergisi Sirküleri/20 e belirtilen hususlar dikkate alınır. Mevcut durumda Merkezi Kayıt Kuruluşu nun muhabir bankası görevini TAKASBANK yerine getirmektedir. İhraççı tarafından Merkezi Kayıt Kuruluşu adına TAKASBANK nezdinde açılmış hesaba yatırılan tutarlar yine TAKASBANK nezdinde bulunan ilgili üye hesaplarına, yatırımcıların hak ettikleri miktarlar dikkate alınarak, aktarılmaktadır. Kendigelen, İntifa Hakkı, s. 124; Aytaç, Hisse Senetleri, s

311 Nitekim üzerinde intifa hakkı bulunan anonim şirket payları ile ilgili olmamakla birlikte Sermaye Piyasası Kanunu nun 15. maddesinin 3. fıkrası, kar payına hak kazanan kişinin tespiti açısından bir hüküm getirmiştir. Bu hükme göre: Temettü hesap dönemi sonu itibariyle mevcut payların tümüne, bunların ihraç ve iktisap tarihleri dikkate alınmaksızın eşit olarak dağıtılır. C. Mali Haklara İlişkin Hukuki İşlemler Sermaye piyasası araçlarına ilişkin mali hakların en önemlilerinden birisi, kar payı hakkıdır. Kaydi sistemin kapsamı açısından değerlendirildiğinde konumuz ile bağlantılı olan kar payı, halka açık anonim şirket 1742 payına bağlı kar payı hakkıdır. Kar payı hakkı, devredilebilir 1743 ve iktisaden değerlendirilebilir niteliktedir Devredilebilen ve iktisaden değerlendirilebilen haklar ise, rehne konu olabilir Bu nedenle kaydi anonim şirket payına ilişkin mali bir hak olan kar payı hakkı rehne konu olabilir. Bu noktada kaydi bir anonim şirket payının rehnedilmesi halinde, bu paya bağlı olan kar payı hakkının da rehnin kapsamında yer alıp almayacağı sorusu gündeme gelmektedir. Medeni Kanun un 959. maddesi rehnin kapsamını düzenlemektedir. Bu hükme göre; (1) Faiz veya kâr payı gibi dönemsel gelir getiren alacakların rehnedilmiş olması hâlinde, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, bunlardan yalnız vadeleri henüz gelmemiş olanlar rehnin kapsamına girer ve rehin, vadeleri geçmiş olan edimleri kapsamaz. (2) Bu tür yan edimler için özel senetler düzenlenmiş ise, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, bunların rehin kapsamına girmesi, şekil koşullarına uygun olarak rehnedilmelerine bağlıdır. Kaydi sistemde anonim şirket payına ilişkin kar payı senede bağlanmadığı için, henüz vadesi gelmemiş kar payı, kaydi anonim şirket payı üzerinde kurulan rehnin kapsamındadır Burada henüz vadesi gelmemiş kar payı hakları ile kastedilen, rehinli payın paraya çevrilmesi anında henüz vadesi gelmemiş olan kar payı haklarıdır Çünkü sadece halka açık anonim şirketler kaydileştirme kapsamındadır. Bkz. İkinci Bölüm, 4, I. Poroy / Tekinalp / Çamoğlu, N Aynı yönde bkz. Göksoy, s Oğuzman / Seliçi / Oktay-Özdemir, s. 839; Ayan, Eşya Hukuku, C. III, s.254; Köprülü/Kaneti, s. 536, Ergüne, s. 37. Oğuzman / Seliçi / Oktay-Özdemir, s. 814; Göksoy, s. 232; Urkan, Ayni Hak Tesisi, s. 30. Göksoy, s. 231; Urkan, Ayni Hak Tesisi, s

312 Üzerinde intifa hakkı bulunan kaydi sermaye piyasası araçlarına uygulanacak hükümlerden 1748 biri olan Medeni Kanun nun 805. maddesine göre; İntifa hakkına konu olan sermayenin faizleri ve diğer dönemsel gelirleri, daha geç muaccel olsalar bile, intifa hakkının başladığı tarihten sona erdiği tarihe kadar intifa hakkı sahibine ait olur. Kar payı, anonim şirket payının sahibine tanıdığı dönemsel bir gelirdir. Dolayısıyla üzerinde intifa hakkı bulunan kaydi anonim şirket payına ilişkin dönemsel bir gelir olan kar payı, pay üzerinde intifa hakkı sahibi olan kişiye 1749 ait olacaktır Burada üzerinde durulması gereken önemli bir konu, haczedilen kaydi anonim şirket payına ilişkin kar payının haczin kapsamında olup olmadığıdır. Konuya ilişkin olarak hem özel düzenlemeler olan Sermaye Piyasası Kanunu ve Kaydileştirme Tebliği nde hem de genel düzenlemeler olan Ticaret Kanunu ve İcra ve İflas Kanunu nda açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle haczedilen anonim şirket payına ilişkin kar payının haczin kapsamında olup olmadığı, doktrinde tartışmalıdır Doktrindeki bir görüşe göre 1752 ; haczedilen anonim şirket payına ilişkin kar payı da haczin kapsamındadır. Çünkü kar payı, pay sahibine ait müktesep bir hak olup, kural olarak 1753, şirket payından ayrı olarak devredilmesi mümkün değildir. Ayrıca taşınmazlara ilişkin İcra ve İflas Kanunu nun 92. maddesine göre; Bir taşınmazın haczi hasılat ve menfaatlerine de şamildir. Anonim şirket payı taşınmaz olmamakla birlikte, kar payı şirket payının bir semeresi veya şirket payının sahibine sağladığı bir menfaat niteliğindedir. Bu nedenle taşınmazlara ilişkin İcra ve İflas Kanunu nun 92. maddesi kıyasen anonim Kaydi sermaye piyasası araçları üzerinde kurulan intifa hakkına uygulanacak hükümler hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Üçüncü Bölüm, 11, IV, B. Kaydi sistemde, üzerinde intifa hakkı bulunan kaydi anonim şirket paylarına ilişkin kar paylarının da kaydi sistem aracılığı ile intifa hakkı sahibine ödeneceği göz önünde bulundurulduğunda, üzerinde intifa hakkı bulunan kaydi sermaye piyasası araçlarının, kar payı hakkına da sahip intifa hakkı sahibinin alt hesabında tutulması gerektiği yönündeki görüşümüzün haklılığı ortaya çıkacaktır. Bu konuda ayrıntılı bilgi için bkz. Üçüncü Bölüm, 11, IV, C ve D. Aynı yönde bkz. Urkan, Ayni Hak Tesisi, s. 37. Haczedilen anonim şirket payına ilişkin kar payının, haczin kapsamında olup olmadığı konusundaki görüş ve tartışmalar hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Topuz, s. 242; Dönmez, s. 50, 109; Yeniocak, s. 42 vd. Dönmez, s. 50; Topuz, s. 242; Eriş, C. II, s Kar payı hakkı, kural olarak, anonim şirket payından ayrı olarak devredilememekle birlikte, anonim şirket genel kurulunda dağıtılmasına karar verilen kar payının, bu kar payı anonim şirket payından bağımsız bir alacak haline geldiği için devredilebileceği kabul edilmektedir. Ancak burada devredilen hak, kar payı hakkı değil, anonim şirket payından bağımsız olarak talep edilebilecek hale gelen alacak hakkıdır. 311

313 şirket payına ilişkin kar payına da uygulanabilir Bu hüküm çerçevesinde değerlendirildiğinde anonim şirket payının haczinin kapsamında, paya ilişkin olarak doğacak her türlü hak ve menfaat de yer almalıdır. Dolayısıyla şirket payının haczedilmesi durumunda şirket payına ilişkin kar payı da haczedilmiş olur. Doktrindeki diğer bir görüşe göre 1755 ise, haczedilen anonim şirket payına ilişkin kar payı, haczin kapsamında değildir. Çünkü haciz, intifa hakkından farklı olarak, alacaklıya kullanma ve semerelerden yararlanma hakkı vermez. İcra ve İflas Kanunu nun 92. maddesi bu kuralın istisnası olarak öngörülmüş ayrıksı bir düzenlemedir. Buradan hareketle istisnayı kural haline getirmek ve haciz kavramına aykırı bir sonuca varmak doğru değildir. Ayrıca İcra ve İflas Kanunu nun 94. maddesinin şirket paylarının paraya çevrilmesi bakımından taşınır eşya hükümlerine açıkça atıf yapmış olması da kar payının anonim şirket payına ilişkin haczin kapsamında olduğu görüşünün kabul edilemeyeceğini kanıtlamaktadır. Dolayısıyla kar payının da anonim şirket payına ilişkin haczin kapsamında yer alması isteniyorsa, alacaklının anonim şirket payının haczine ilişkin haciz talebinde kar payına da yer vermesi ve payın haczine ilişkin haciz bildiriminde kar payının da haczedildiğinin belirtilmesi gerekir. Kanaatimizce, kar payının, anonim şirket payına ilişkin haczin kapsamında yer aldığı kabul edilmelidir Çünkü kar payı, anonim şirket payının hukuki bir semeresidir. Kar payının varlık sebebi ve dayanağı anonim şirket payıdır. Kar payı, anonim şirket payına bağlıdır ve kural olarak, kar payının anonim şirket payından ayrı olarak devredilmesi mümkün değildir. Diğer bir ifade ile kar payının akıbeti, anonim şirket payının akıbetine bağlıdır. Bu nedenle haczin asıl konusu olan anonim şirket payını haczettikten sonra, o şeyden hâsıl olan ve malvarlıksal bir değeri yani alacağı karşılama potansiyeli olan bir semerenin, haciz dışı bırakılması makul olmayacaktır. Haczedilen anonim şirket payına ilişkin kar payının haciz dışı bırakılması, anonim şirket payı ile kar payı arasındaki sıkı bağa aykırı olduğu gibi alacaklının menfaatlerinin korunması açısından da tehlikelidir. Çünkü kar payının haczin kapsamında olmadığını kabul, alacaklının anonim şirket payından elde edemediği alacağının tahsil edilmesinin tehlikede olduğu anlamına gelmektedir. Taşınmazlar açısından, taşınmaz üzerindeki haczin o taşınmaza ilişkin hâsılat ve menfaatleri de kapsadığının kabul edilmesinin temelinde yatan da bu tehlikedir. Kar Dönmez, s. 50; Topuz, s Yeniocak, s Dönmez, s. 50; Topuz, s. 242; Eriş, C. II, s

314 payının anonim şirket payına ilişkin haczin kapsamında olmadığını kabul eden görüş, konuya ilişkin olarak pratik bir çözüm önermektedir. Bu pratik çözüm, alacaklının anonim şirket payına ilişkin haciz talebinde kar payının da haczedilmesini istemesidir. Bu şekilde çözüm sağlanacağını kabul etmekle birlikte, alacaklının haciz talebinde kar payına yer vermemesi halinde alacaklının menfaatlerinin zedelenebileceği kanaatindeyiz. Bu nedenle haczedilen anonim şirket payına ilişkin kar payının da haczin kapsamında olduğunu kabul, taraflar arasındaki menfaatler dengesine daha uygundur. Ayrıca bu kabul, anonim şirket payının bölünmezliği ilkesi 1757 ve bu ilkeye bağlı olarak payın sahibine verdiği haklarla birlikte bir bütün halinde hukuki işlemlere konu olması kuralına da uygundur Nitekim aynı doğrultuda Yargıtay da bir kararında 1759 anonim şirket payının haczi ile birlikte paya ilişkin kar payının da haczedilmiş olacağını belirtmiştir. Dolayısıyla kaydi bir anonim şirket payının haczedilmesi durumunda, bu paya ilişkin kar payı da haczin kapsamında kabul edilerek haczedilmiş sayılmalıdır. Anonim şirketin tasfiye aşamasına girmesi halinde, kar payı söz konusu olmayacağı için bu aşamada söz konusu olabilecek tasfiye payının haczin kapsamında yer alıp almadığının da değerlendirilmesi gerekmektedir. Kanaatimizce kaydi anonim şirket payına ilişkin haciz, pay sahibinin tasfiye payı üzerinde de devam edecektir Çünkü anonim şirketin tasfiyesi halinde anonim şirket payının yerini tasfiye payı almaktadır Dolayısıyla tasfiye ile birlikte haciz de anonim şirket payı yerine geçen tasfiye payına geçecektir Payın bölünmezliği ilkesi hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Poroy / Tekinalp / Çamoğlu, N. 771 vd. Aynı yönde bkz. Topuz, s Anonim şirketlerde pay senedinin haczi, İİK nın 88 inci maddesine göre, payı temsil eden ve kıymetli evrak niteliğinde olan hisse senedine el konulmak suretiyle haczedilebilir. Bu şekilde haczedilen pay senedi karşılığında, borçlu ortağa ödenecek olan kar payı da haczedilir. 12. HD. T , E. 1992/8071, K. 1992/15080 (Eriş, C. II, s. 2297). Aynı yönde bkz. Dönmez, s. 109; Yeniocak, s. 44; Yavaş, s Tasfiye payı, kaydi anonim şirket payı yerine geçen sürrogat niteliğinde bir ikame değerdir. Aynı yönde bkz. Poroy / Tekinalp / Çamoğlu, N

315 11. KAYDİ SERMAYE PİYASASI ARAÇLARINA İLİŞKİN HUKUKİ İŞLEMLER I. GENEL OLARAK Kaydi sermaye piyasası araçları, kural olarak, kıymetli evrak özelliği taşımakta 1762 ve taşınır eşya 1763 olarak nitelendirilmektedir. Kıymetli evrakta hukuki işlemler genel itibariyle ciro ve zilyetliğin geçirilmesi ya da yazılı temlik beyanı ve zilyetliğin geçirilmesi yoluyla yapılmaktadır. Zilyetliğin geçirilmesi de çoğunlukla hakkın mündemiç olduğu senedin teslimi yoluyla gerçekleştirilmektedir Taşınır eşyalara ilişkin hukuki işlemler de taşınır eşyanın zilyetliğinin hukuki ilişkinin karşı tarafına geçirilmesi yoluyla yapılmaktadır. Kaydi sermaye piyasası araçlarında ise, hakkın mündemiç olduğu, üzerine imza atılacak (ciro işlemi yapılacak) ve zilyetliği karşı tarafa geçirilecek bir senet (kağıt) bulunmamaktadır Ayrıca kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemler, genel itibariyle, kaydi sistem aracılığıyla yerine getirilmektedir Dolayısıyla kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin hukuki işlemler, fiziki sermaye piyasası araçlarına ilişkin hukuki işlemlere göre özellik arz etmektedir. Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde bu başlık altında kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin temel hukuki işlemlere (devir, rehin, intifa ve haciz işlemlerine), diğerlerinden farklı olarak arz ettikleri özellikler de göz önünde bulundurularak, yer verilecektir. II. DEVİR A. Genel Olarak Fiziki sermaye piyasası araçları ve bu araçlar üzerindeki haklar, devre konu olabilmektedir. Kaydi sermaye piyasası araçları da genel itibariyle fiziki sermaye piyasası Kaydi sermaye piyasası araçlarının kural olarak kıymetli evrak özelliği taşıdığına ilişkin ayrıntılı bilgi için bkz. Üçüncü Bölüm, 9, II. Kaydi sermaye piyasası araçlarının taşınır eşya niteliğinde olması hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Üçüncü Bölüm, 9, II, A. Zilyetlik, teslim dışında başka şekillerde de hukuki işlemin karşı tarafına geçirilebilir. Zilyetliğin geçirilme şekilleri hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Ayan, Eşya Hukuku, C. I, s. 63 vd. Guttman, Investment Securities, s. 4. Loader, s

316 araçları ile aynı özellikte oldukları ve sahiplerine aynı hakları verdikleri için 1767 devre konu olabilmelidir. Nitekim kaydi sermaye piyasası araçlarının devre konu olabileceği, Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinde açıkça belirtilmiştir. Zaten kaydi sermaye piyasası aracı kavramının kabul edilmesinin en önemli nedenlerinden biri de sermaye piyasası araçlarının devrini kolaylaştırmaktır. Çünkü sermaye piyasası araçlarının kaydi olarak devredilmesi, sermaye piyasasındaki işlem hacmini yükseltmekte, piyasaların derinliğini artırmakta ve uluslararası işlemlerin yapılmasını kolaylaştırmaktadır. B. Devre Uygulanacak Hükümler Kaydileştirme ve kaydi sistem, Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesi ile düzenlenmiştir. Dolayısıyla kaydi sermaye piyasası araçlarının devrine, öncelikle Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesi uygulanmalıdır. Ayrıca bu maddeye dayanılarak çıkarılan MKK Yönetmeliği ve Kaydileştirme Tebliği nde yer alan hükümler de öncelikli olarak kaydi sermaye piyasası araçlarının devrine uygulanacak hükümler arasındadır. Bu hükümler dışında ilgili sermaye piyasası aracının türüne ve devrine ilişkin özel bir hukuki düzenleme (örneğin Sermaye Piyasası Kurulu nun bir tebliği) varsa bu düzenlemedeki hükümler de öncelikli olarak uygulanacak hükümler arasında yer almalıdır. Kaydi sermaye piyasası araçları, kural olarak, kıymetli evrak özelliği taşıdıkları için 1768, bunların devri de, kural olarak, kıymetli evrakın devrine ilişkin hükümlere göre yapılmalıdır. Ticaret Kanunu nda kıymetli evraklar, devir şekillerine göre nama yazılı, emre yazılı ve hamiline yazılı olmak üzere üçe ayrılmıştır. Dolayısıyla Ticaret Kanunu nun nama yazılı, emre yazılı ve hamiline yazılı kıymetli evrakın devrine ilişkin hükümleri (6762 sayılı TK. m.416, m.559; 6102 sayılı TK. m.490, m.647), kaydi sermaye piyasası araçlarının devrine de uygulanabilecek niteliktedir. Ayrıca kaydi sermaye piyasası araçları taşınır eşya niteliğinde olduğu 1769 için Medeni Kanun un taşınır eşyaların devrine ilişkin hükümleri (MK. m.763 vd.) de kaydi sermaye piyasası araçlarının devrine uygulanabilir Kaydi sermaye piyasası aracı ve özellikleri hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Birinci Bölüm, 1, V. Kaydi sermaye piyasası araçlarının, kural olarak, kıymetli evrak özelliği taşıması hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Üçüncü Bölüm, 9, II. Kaydi sermaye piyasası araçlarının taşınır eşya niteliğinde olması hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Üçüncü Bölüm, 9, II, A. 315

317 Temlik (devir ve ferağ) borcu doğuran sözleşmeler, bir hakkın kesin olarak başkasına devrine yönelmiş olan sözleşmelerdir Sermaye piyasası araçlarının devri de temlik borcu doğuran sözleşmeler grubunda yer almaktadır Satım sözleşmesi, temlik borcu doğuran bir sözleşmedir Dolayısıyla bir miktar para karşılığı kaydi sermaye piyasası araçlarının devredildiği durumlarda, bu konudaki özel hukuki düzenlemelerde bir hüküm olmaması halinde, satım sözleşmesine 1773 ilişkin Borçlar Kanunu (818 sayılı BK. m.182 vd; 6098 sayılı BK. m.207 vd) hükümleri de kaydi sermaye piyasası araçlarının devrine uygulanabilir. Genel düzenlemelerde yer alan hükümler, genel nitelikli oldukları için, ancak mahiyetine uygun düştüğü oranda ve kıyasen kaydi sermaye piyasası araçlarının devrine uygulanabilir. C. Devrin Usulü 1. Genel Olarak Emre yazılı 1774 kıymetli evrak, ciro ve zilyetliğin devralana geçirilmesi ile devredilir Nama yazılı kıymetli evrak ise, kural olarak 1776, alacağın temliki ile devredilir. Bu devrin gerçekleşebilmesi için yazılı bir devir beyanına ve zilyetliğin devralana geçirilmesine ihtiyaç vardır Bununla birlikte nama yazılı anonim şirket payı, Bu sözleşmeler borç doğrucu işlem niteliği taşır, ancak hakkı doğrudan doğruya nakletmez. Çünkü hakkın nakli için ayrıca bir tasarruf işlemine gerek vardır. Bkz. Tandoğan, C. I, s. 2 3; Yavuz, s. 15; Zevkliler, s. 45. Tandoğan, C. I, s. 3. Diğer temlik borcu doğuran sözleşmeler; trampa, bağışlama ve alacağın temlikidir. Bkz. Tandoğan, C. I, s. 3; Yavuz, s. 15; Zevkliler, s sayılı BK nın 182. maddesine göre; satım bir akittir ki onunla satıcı, satılan malı alıcının iltizam ettiği semen mukabilinde alıcıya teslim ve mülkiyeti ona nakleylemek borcunu tahammül eder. 818 sayılı BK nın 182. maddesi yerine getirilen 6098 sayılı BK nın 207. maddesine göre ise; Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Sermaye piyasası araçları genel olarak nama ve hamiline yazılı olarak düzenlenir. Sermaye piyasası araçlarının emre yazılı olarak düzenlenmesi ise, istisnadır. Bkz. Aytaç, Hisse Senetleri, s. 44. Poroy / Tekinalp, N. 98; Ülgen / Helvacı / Kendigelen / Kaya, s ; Öztan, Kıymetli Evrak (2004), s. 45. Nama yazılı kıymetli evrakın devrinde, devir beyanı ve zilyetliğin devralana geçirilmesi yanında ek şartlar da öngörülebilir. Örneğin nama yazılı anonim şirket paylarının devri, şirket esas sözleşmesine konulacak bir hükümle (bağlam getirilerek) sınırlandırılabilir veya yasaklanabilir. Poroy / Tekinalp, N. 79; Ülgen / Helvacı / Kendigelen / Kaya, s. 42; Öztan, Kıymetli Evrak (2004), s

318 alacağın temliki yanında ciro ve zilyetliğin geçirilmesi yoluyla 1778 da devredilebilir Öte yandan hamiline yazılı kıymetli evrak, başka bir işleme gerek kalmaksızın sadece zilyetliğin devri yoluyla devredilebilir Ayrıca hamiline yazılı kıymetli evrak, ciro ve zilyetliğin devri yoluyla da devredilebilir Ancak hamiline yazılı kıymetli evrakın alacağın temliki yoluyla devredilmesi mümkün değildir. Kaydi sermaye piyasası araçları da kural olarak kıymetli evrak özelliği taşıdıkları için, kıymetli evrakın devrine ilişkin söz konusu kurallar, mahiyetine uygun düştüğü oranda ve kıyasen kaydi sermaye piyasası araçları için de geçerlidir. Emre, nama ve hamiline yazılı kıymetli evrakın devrinde, devrin gerçekleşebilmesi için gerekli temel esas, sermaye piyasası aracının üzerinde tecessüm ettiği senedin (ve senette mündemiç olan hakkın) zilyetliğinin devralana geçirilmesidir. Kaydi sermaye piyasası araçlarının devrinde de bu temel esas farklılık göstermemekte, zilyetliğin devralana geçirilmesi gerekmektedir Ancak kaydi sermaye piyasası araçlarında hakkın üzerinde tecessüm edebileceği bir senet bulunmamaktadır. Bu nedenle kaydi sermaye piyasası araçlarında devrin şekli tereddüt oluşturmaktadır. Zilyetlik, teslimle 1783 ya da teslimsiz 1784 olarak devralana geçirilebilir Bu nedenle kaydi sermaye piyasası araçlarının devri için zorunlu olan zilyetliğin devralana geçirilmesi de teslimle ya da teslimsiz olarak gerçekleştirilebilmelidir. Dolayısıyla sermaye piyasası araçlarının devrinde zilyetliğin, her zaman fiziki senedin teslimi yoluyla Nama yazılı anonim şirket payları, kural olarak, ciro ve zilyetliğin geçirilmesi yoluyla devredilir. Ancak hem Yargıtay hem de doktrin tarafından nama yazılı anonim şirket paylarının ciro ve zilyetliğin geçirilmesi yanında alacağın temliki hükümleri çerçevesinde de devredilebileceği, kabul edilmektedir. Bu konu hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Moroğlu, Erdoğan, Nama Yazılı Pay Senetlerinin Devri ve Yargıtay Kararları, Ticaret Hukuku ve Yargıtay Kararları Sempozyumu XIII, 5 6 Nisan 1996, s. 39 vd.. Bkz. HGK. T , E. 1977/11922, K. 1978/978 (YKD. C.V, S.3, s ). Öztan, Kıymetli Evrak (1997), s. 200; Poroy / Tekinalp, N. 88 vd.; Ülgen / Helvacı / Kendigelen / Kaya, s. 43; Moroğlu, Nama Yazılı Pay Senetleri, s. 58. Poroy / Tekinalp, N. 125; Ülgen / Helvacı / Kendigelen / Kaya, s. 58; Öztan, Kıymetli Evrak (2004), s. 51. Poroy / Tekinalp / Çamoğlu, N Aynı yönde bkz. Ülgen / Helvacı / Kendigelen / Kaya, s. 31. Zilyetlik, şeyin veya şey üzerinde hâkimiyeti sağlayacak araçların, edinene teslimi veya edinenin önceki zilyedin rızasıyla şey üzerinde hâkimiyeti kullanacak duruma gelmesi hâlinde devredilmiş olur (MK. m.977). Temsilciye yapılan teslim, temsil edilene yapılmış gibi zilyetliği geçirir (MK. m.978). Zilyetliğin bu şekilde devrine zilyetliğin teslimle devredilmesi denir. Zilyetliğin teslimsiz devrinde, eşyanın doğrudan veya dolaylı olarak tesliminin yapılmamasına rağmen zilyetlik karşı tarafa geçmektedir. Ayan, Eşya Hukuku, C. I, s

319 geçirilmesi zorunlu değildir. Zilyetliğin teslimsiz geçirilmesi; kısa elden teslim 1786, hükmen teslim 1787, zilyetliğin havalesi ve eşyayı temsil eden senetlerin devri 1788 şekillerinden biriyle gerçekleştirilebilir Dolayısıyla kaydi sermaye piyasası araçları da bu zilyetliğin teslimsiz geçirilme şekillerinden biriyle devredilebilmelidir Zilyetliğin teslimsiz geçirilme şekillerinden biri olan zilyetliğin havalesi, vasıtalı zilyedin, zilyetliğini aralarındaki bir anlaşma gereğince vasıtasız zilyet dışındaki bir üçüncü kişiye devretmesidir 1791 (MK. m.979). Diğer bir ifade ile zilyetliğin havalesi, asli zilyedin, üçüncü bir şahsın fer i zilyetliğinde bulunan bir malın zilyetliğini, doğrudan doğruya zilyetlik durumunda bir değişiklik meydana getirmeksizin 1792 irade beyanıyla nakletmesidir Kaydi sermaye piyasası araçları, Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulan elektronik ortamdaki hesaplarda saklanmaktadır. Kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin mülkiyet hakkı, dolayısıyla asli zilyetlik 1794, kaydi sermaye piyasası aracının sahibine aittir. Ancak kaydi sermaye piyasası aracı sahibinin zilyetliği vasıtalı zilyetlik 1795 tir. Çünkü kaydi sermaye piyasası araçları kendi ellerinde değil, saklayan sıfatı 1796 ile Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulan hesaplardadır. Sermaye piyasası araçlarının fer i Kısa elden teslim, bir eşyayı fer i zilyet veya zilyet yardımcısı sıfatıyla elinde tutan kişinin, asli zilyet ile aralarındaki anlaşmaya dayanarak asli zilyetliği kazanmasıdır. Asli zilyet, fer i zilyet veya zilyet yardımcısına bir anlaşma ile asli zilyetliğini devretmektedir. Hükmen teslim, zilyetliği devreden kişinin özel bir sebebe dayanarak fer i (vasıtasız) zilyet olarak kalması ve sadece asli (vasıtalı) zilyetliği devretmesidir. Bir taşıyıcıya veya umumî mağazaya bırakılmış emtiayı temsil eden kıymetli evrakın (makbuz senedi, varant ve konşimento) teslimi, emtianın teslimi gibi sonuç doğurur (MK. m.980). Eşyayı temsil eden senetlerin devri özü itibariyle zilyetliğin havalesidir. Ayan, Medeni Hukuk, s. 43; Ayan, Eşya Hukuku, C. I, s. 68; Oğuzman / Seliçi / Oktay-Özdemir, s. 69 vd. Yalın, s. 41. Oğuzman / Seliçi / Oktay-Özdemir, s. 73. Devredilecek zilyetliğin asli zilyetlik olması zorunlu değildir. Dolayısıyla dolaysız (fer i) zilyetlikte zilyetliğin havalesi yoluyla kazanılabilir. Ayan, Eşya Hukuku, C. I, s. 70. Zilyet, bir sınırlı aynî hak veya bir kişisel hakkın kurulmasını ya da kullanılmasını sağlamak için şeyi başkasına teslim ederse, bunların ikisi de zilyet olur. Bir şeyde malik sıfatıyla zilyet olan aslî zilyet, diğeri fer'î zilyettir (MK. m.974). Vasıtalı zilyetlik, eşya üzerindeki fiili hâkimiyetin bir başkası aracılığı ile kullanılmasıdır. Saklama sözleşmesinin tarafı olarak Merkezi Kayıt Kuruluşu nun saklayan sıfatı hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Üçüncü Bölüm, 8, IV. 318

320 zilyetliği ile vasıtasız zilyetliği 1797 ise, Merkezi Kayıt Kuruluşu na aittir. Çünkü sermaye piyasası araçları sahibinin asli zilyetliğine dayanılarak, Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulan elektronik ortamdaki hesaplarda saklanmaktadır. Kaydi sermaye piyasası aracının devrine ilişkin anlaşma ile birlikte, sahipleri bu araçlar üzerindeki asli ve vasıtalı zilyetliklerini, Merkezi Kayıt Kuruluşu nun fer i ve vasıtasız zilyetliğinde herhangi bir değişiklik yapmaksızın sadece irade beyanıyla nakletmektedir. Dolayısıyla kaydi sermaye piyasası araçlarının zilyetliği, zilyetliğin havalesi yoluyla teslimsiz şekilde bir başkasına geçirilmektedir Böylece kaydi sermaye piyasası araçları hukuki olarak devredilmektedir. Devrin gerçekleşmesi için, devreden ve devralan arasında zilyetliğin havalesine ilişkin bir anlaşma yapılmalıdır. Zilyetliğin havalesi için yapılan bu anlaşma, kural olarak, herhangi bir geçerlilik şekline tabi değildir Ancak zilyetliği, zilyetliğin havalesi yoluyla devredilen şeye ilişkin özel düzenlemeler nedeniyle, devir geçerlilik şekline tabi olabilir. Bu nedenle kaydileştirme ve kaydi sistemi düzenleyen Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesi ve Kaydileştirme Tebliği ile Ticaret Kanunu nun kıymetli evrakın devrine ilişkin hükümlerinin incelenmesi gerekmektedir. Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesi ve Kaydileştirme Tebliği, kaydi sermaye piyasası araçlarının devrinin şekline ilişkin herhangi bir geçerlilik şartı öngörmemiştir. Ayrıca bu düzenlemelere göre, kaydi sermaye piyasası araçlarının devrinin mutlaka kaydi sistem vasıtasıyla yapılması da gerekmemektedir. Örneğin anonim şirketlerin borsada işlem görmeyen nama yazılı kaydi paylarının devri, devreden ve devralan arasında alacağın temliki hükümleri çerçevesinde yazılı temlik beyanı ile kaydi sistem kullanılmadan yapılabilmektedir. Öte yandan kaydi sermaye piyasası aracının devrinin geçerli olması için, Merkezi Kayıt Kuruluşu nun devre iştiraki de zorunlu değildir. Devreden ve devralan tarafın devir konusunda anlaşmaları yeterlidir Ancak devrin Merkezi Kayıt Kuruluşu na karşı etkili olabilmesi için, devrin bu kuruluşa ihbar Vasıtasız zilyetlik, eşya üzerindeki fiili hâkimiyetin bir başkasının yardımına ihtiyaç duyulmaksızın direkt olarak kullanılmasıdır. Aynı yönde bkz. Öztan, Kıymetli Evrak (1997), s. 337; Ayhan, s Hatalı olarak kaydi sermaye piyasası aracının hükmen teslim yoluyla devredebileceği yönünde bkz. Vural, s. 22. Ayrıca evraksız kıymetli evrakın hükmen teslim yoluyla devredilebileceği yönünde bkz. Yalın, s. 41. Ayan, Eşya Hukuku, C. I, s. 71. Tarafların Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde işlem yapması mümkün olmadığı için, kural olarak, aracı kuruluşlar devreden ve devralanın temsilcisi sıfatıyla devir anlaşmasını yapmaktadır. Ancak kaydi sistem dışında yapılan devirlerde taraflar bizzat anlaşma yapabilmektedir. 319

321 edilmesi 1801 (bildirilmesi) gerekmektedir. Çünkü zilyetliğin havalesinde devrin geçerli olabilmesi için devrin vasıtasız zilyede ihbarına gerek olmamakla birlikte, devrin vasıtasız zilyede karşı etkili olabilmesi için, devrin ona ihbarı gerekir Kaydi sermaye piyasası araçlarının zilyetliğin havalesi yoluyla devrinde de vasıtasız zilyet sıfatı, saklayan konumundaki Merkezi Kayıt Kuruluşu na aittir Hamiline yazılı kıymetli evrakın devri için zilyetliğin geçirilmesi dışında bir işlem yapılmasına gerek yoktur Bu nedenle kaydi sistemde yapılacak işlemle ve zilyetliğin havalesi yoluyla zilyetliğin geçirilmesi sonucu, hamiline yazılı kaydi sermaye piyasası araçları devredilebilir. Öte yandan emre ve nama yazılı kıymetli evrakın devrinde zilyetliğin geçirilmesinin yanında, kural olarak, ciro veya yazılı bir devir beyanı gibi ekstra bir işleme de ihtiyaç vardır. Nama yazılı kıymetli evrak, kural olarak, yazılı devir beyanı ve zilyetliğin geçirilmesi yoluyla devredilir Bu nedenle nama yazılı kaydi sermaye piyasası araçları taraflar arasında yapılan ve yazılı devir beyanını içeren bir sözleşme ile devredilebilir Emre yazılı kıymetli evrakta ise, devrin gerçekleşmesi için zilyetliğin geçirilmesi yanında senet üzerine yapılmış bir ciro işlemine ihtiyaç vardır Ciro, emre yazılı kıymetli evrakta üzerine yazıldığı senette mündemiç olan hakkı devretmeye yönelik yazılı ve soyut bir irade beyanıdır Ancak emre yazılı kaydi sermaye piyasası araçlarında, bunlar fiziki olarak senet üzerine basılmadıklarından, üzerine devir beyanı yapılabilecek bir senet de bulunmamaktadır. Bu nedenle devir için gerekli ciro işleminin yapılması tereddüt oluşturmaktadır. Kanaatimizce ortaya çıkan bu tereddüt ve kaydi sermaye piyasası aracı türleri arasındaki farklılık, anonim şirketlerde çıplak payın devrine ilişkin kuralların kıyasen uygulanması yolu ile çözülebilir Şöyle ki: Merkezi Kayıt Kuruluşu na yapılan bu bildirim, hukuki işlem (irade beyanı) değil, bir olay ihbarıdır. Bkz. Oğuzman / Seliçi / Oktay-Özdemir, s. 74. Ayan, Eşya Hukuku, C. I, s. 71; Oğuzman / Seliçi / Oktay-Özdemir, s. 74. Merkezi Kayıt Kuruluşu nun vasıtasız zilyet ve saklayan sıfatı hakkında ayrıntılı bilgi içi bkz. Üçüncü Bölüm, 8, IV. Poroy / Tekinalp, N Poroy / Tekinalp, N. 79; Altaş, s. 73. Aynı yönde bkz. Sevi, s Poroy / Tekinalp, N. 98. Poroy / Tekinalp, N Çıplak paylara ilişkin kuralların mahiyetine uygun düştüğü oranda ve kıyasen, kaydi anonim şirket paylarına da uygulanabileceği hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Üçüncü Bölüm, 9, II, B. 320

322 Anonim şirketlerde, çıplak payın senede bağlanmamış olması payın niteliğinde herhangi bir değişiklik oluşturmaz Dolayısıyla çıplak payların da nama ve hamiline yazılı olmak üzere iki çeşidi vardır. Ancak hem nama yazılı çıplak paylar hem de hamiline yazılı çıplak paylar, kural olarak 1811, alacağın temliki hükümleri çerçevesinde yazılı temlik beyanı ve zilyetliğin geçirilmesi yoluyla devredilebilir Diğer bir ifade ile anonim şirket payını temsil eden nama yazılı hisse senetleri ile hamiline yazılı hisse senetleri arasında devir şekillerine ilişkin var olan farklılık, çıplak paylar açısından ortadan kaldırılmıştır. Bunun sebebi çıplak payların senede bağlanmamış olmasıdır. Aynen çıplak paylarda olduğu gibi, kaydi sermaye piyasası araçları da senede bağlanmamaktadır. Bu nedenle kaydileştirme ve senetlerin ortadan kaldırılması ile birlikte aynen çıplak paylarda olduğu gibi sermaye piyasası araçları açısından da devir şekilleri açısından var olan farklılığın ortadan kalktığı kanaatindeyiz Nitekim ne Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinde ve ne de Kaydileştirme Tebliği nde, kaydi sermaye piyasası araçlarının devri açısından nama ve hamiline şeklinde bir ayrım yapılarak bunlar, farklı devir prosedürüne bağlanmamıştır. Bu düzenlemelerde, kaydi sermaye piyasası araçları, devir şekilleri açısından nitelikleri ne olursa olsun, aynı devir prosedürüne bağlanmıştır. Hatta Kaydileştirme Tebliği nin Geçici 4. maddesinin 2. fıkrası ile İMKB Takas ve Saklama Bankası A.Ş. nezdinde mislen saklamada tutulmakta olanlar dahil borsada işlem gören anonim ortaklık hisse senetlerinin farklı nevilerden olması durumunda, söz konusu paylar MKK tarafından nevilerine ilişkin bir ayrım yapılmaksızın izlenir hükmü getirilmiştir. Öte yandan, Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 2. fıkrasında yer alan Sermaye piyasası araçlarının nama veya hamiline yazılı hesaplarda şeklindeki ayrım, hesapların niteliğine ilişkin olup, hesapta yer alan kaydi sermaye piyasası araçlarının niteliğine ilişkin değildir Dolayısıyla hesapta yer alan kaydi sermaye piyasası aracı, niteliği ne olursa Poroy / Tekinalp / Çamoğlu, N Burada kural olarak ifadesinin kullanılmasının sebebi bu kuralın bedeli tamamen ödenmiş çıplak paylar için geçerli olmasıdır. Bedeli tamamen ödenmeyen çıplak paylar ise, borcun nakli hükümleri çerçevesinde devredilir. Poroy / Tekinalp / Çamoğlu, N. 770; Altaş, s. 74 vd.; Sevi, s. 253 vd. Aynı yönde bkz. Töremiş, s. 31; Sevi, s Kaydi sisteme tabi anonim şirketler açısından payların nevine ilişkin ayrımın ortadan kalktığı yönünde ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 5, I. Kaydi sistemdeki hesapların nama ve hamiline niteliği hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 7, II. 321

323 olsun, aynı devir şekline bağlı olarak ve genel bir düzenleme olan alacağın temliki hükümlerine göre devredilebilir Netice itibariyle, kaydi sermaye piyasası araçlarının devri, aynen çıplak payın devrinde olduğu gibi, yazılı temlik beyanı ve (zilyetliğin havalesi şeklindeki) zilyetliğin geçirilmesi yoluyla gerçekleştirilir. Bunun bir sonucu olarak, kaydi sermaye piyasası araçlarının, kaydi sistem dışında devri, taraflar arasında yapılan yazılı devir sözleşmesi ile kurulur Kaydi sistem vasıtasıyla yapılan devirlerde ise, hak sahipleri tarafından aracı kuruluşlara verilen al ve sat şeklindeki müşteri emirlerinin devir beyanı olarak kabul edilmesi ve bu emirlerin içerdiği birbirine uygun irade beyanlarının ilgili sermaye piyasasında eşleşmesi ile devir sözleşmesi kurulur Nama Yazılı Kaydi Anonim Şirket Payının Devri Nama yazılı anonim şirket payları, hem alacağın temliki hem de ciro ve zilyetliğin geçirilmesi yolu ile devredilebilmektedir Ayrıca nama yazılı payların devrinin anonim şirkete karşı geçerli olabilmesi için devrin pay defterine kaydedilmesi de gerekmektedir Dolayısıyla nama yazılı anonim şirket paylarının devri, özellik arz etmektedir Bu nedenle burada nama yazılı kaydi anonim şirket paylarının devri üzerinde ayrıca durulacaktır Aynı yönde bkz. Sevi, s. 246; Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s Sermaye piyasası araçlarına ilişkin hukuki işlemlerin taraflar arasında yapılan yazılı sözleşme ile kurulduğu yönünde bkz. rehin hakkının taraflar arasında sözleşme ile kurulduğu, borsada işlem gören hisse sentlerinin rehin edilmesi, alım-satım işlemleri kayden yapılmakta olup, müşteri hesabına geçirildiği 11. HD. T , E. 2005/12033, K. 2007/3194 ( Tekinalp, Nama Yazılı Paylar, s Çetin, s ; Töremiş, s Öztan, Kıymetli Evrak (1997), s. 200; Poroy / Tekinalp, N. 88 vd.; Ülgen / Helvacı / Kendigelen / Kaya, s. 43; Moroğlu, Nama Yazılı Pay Senetleri, s. 58. Poroy / Tekinalp / Çamoğlu, N. 1131; Narbay, s Sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi, Sermaye Piyasası Kanunu nda tek bir madde (10/A) ile ve genel kurallar verilerek çerçeve bir hükümle düzenlenmesine rağmen bu maddede anonim şirketlerin nama yazılı kaydi paylarının devrine ilişkin özel hükümlere yer verilmiştir. Bkz. SPKn. m.10/a f.6. Kaydi sistem işlemleri açısından bir farklılık olmamakla birlikte, nama yazılı payların devrinde, diğer (nama yazılı anonim şirket payları dışındaki) sermaye piyasası araçlarının devrinden farklı olarak, devrin anonim şirkete karşı geçerli olması için pay defterine kaydedilmesinin gerekmesi farklılık oluşturmaktadır. 322

324 Nama yazılı fiziki anonim şirket payları (nama yazılı hisse senetleri), ciro ve zilyetliğin geçirilmesi dışında, alacağın temliki yolu ile de devredilebilmektedir Nama yazılı kaydi anonim şirket paylarında ise açık bir hüküm olmamakla birlikte, bunların alacağın temliki hükümleri çerçevesinde devredilmesi 1823, hukuki düzenlemelerce yasaklanmamıştır. Dolayısıyla, nama yazılı kaydi anonim şirket paylarının alacağın temliki hükümleri çerçevesinde yazılı temlik beyanı ve zilyetliğin geçirilmesi yoluyla kaydi sistem dışında devri mümkündür Merkezi Kayıt Kuruluşu, paylara ilişkin devirleri kaydi sisteme kaydedebilmek için devri gösteren çeşitli belgeler talep etmektedir Kural olarak, devreden ve devralana ilişkin al ve sat emirleri, kayıt için dayanak teşkil edecek belgeleri oluşturmaktadır. Ancak alacağın temliki hükümleri çerçevesinde yapılan devirlerde, temlik beyanına ilişkin temlikname de kayıt için dayanak teşkil edecek belgeler yerine kullanılabilir Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesi ve Kaydileştirme Tebliği, nama yazılı kaydi payların devrine ilişkin özel bir geçerlilik şartı öngörmemiştir. Bu durum nama yazılı kaydi payların devrinin şekil açısından tamamen özgür olduğu anlamına gelmez. Örneğin, devreden ve devralan Merkezi Kayıt Kuruluşuna giderek sözlü beyanları vasıtasıyla nama yazılı kaydi payları devredemez Çünkü nama yazılı payların devri, ciro ve zilyetliğin geçirilmesi ya da alacağın temliki hükümleri çerçevesinde yazılı temlik beyanı ve zilyetliğin geçirilmesi ile yapılmalıdır Nama yazılı kaydi anonim şirket payları senede bağlanmadıkları için bunların kaydi sistem dışında ciro ve zilyetliğin geçirilmesi yoluyla devri mümkün değildir. Çünkü üzerine ciro yapılacak bir senet bulunmamaktadır. Dolayısıyla nama yazılı kaydi anonim şirket payları, kaydi sistem dışında sadece alacağın Öztan, Kıymetli Evrak (1997), s. 200; Poroy / Tekinalp, N. 88 vd.; Ülgen / Helvacı / Kendigelen / Kaya, s. 43; Moroğlu, Nama Yazılı Pay Senetleri, s. 58. Bedeli tamamen ödenmeyen payların devri, borcun nakli hükmünde olduğu için devrin geçerli olabilmesi için anonim şirketin onayı gerekir. Hisse senetleri halka arz olunmuş anonim şirketlerde ise, halka arz için payların tamamen ödenmiş olması gerektiği için bunların paylarının devri halinde anonim şirketin onayına gerek yoktur (SPKn. m.7 - f.3). Aynı yönde bkz. Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s Merkezi Kayıt Kuruluşu nun durumu ispat edici belgelere dayanmaksızın yapacağı işlemler sorumluluğuna sebep olabilir. Çünkü Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 7. fıkrasına göre, kayıtların tutulması nedeniyle Merkezi Kayıt Kuruluşu sorumludur. Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s Öztan, Kıymetli Evrak (1997), s. 200; Poroy / Tekinalp, N. 88 vd.; Ülgen / Helvacı / Kendigelen / Kaya, s. 43; Moroğlu, Nama Yazılı Pay Senetleri, s

325 temliki hükümleri çerçevesinde, yazılı temlik beyanı ve zilyetliğin geçirilmesi yoluyla devredilebilir Diğer (nama yazılı anonim şirket payları dışındaki) sermaye piyasası araçlarının devrinden farklı olarak, nama yazılı anonim şirket paylarının devrinin tam olarak gerçekleşebilmesi için taraflar arasında yapılan devrin, anonim şirket pay defterine kaydedilmesi 1830 de gerekir Anonim şirket, pay devrini, kural olarak 1832, kendiliğinden ve devri ispatlayan belgeler olmadan pay defterine kaydedemez 1833 (6762 sayılı TK. m.417 f. 2; 6102 sayılı TK. m.499 f.2). Nitekim bu durum devrin kabul edilmesi için anonim şirket açısından da bir zorunluluktur. Bu nedenle taraflar arasında yapılan kaydi anonim şirket payı devrinin de mutlaka anonim şirkete ihbar edilmesi (bildirilmesi) gerektiği düşünülebilir Ancak Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 6. fıkrasında yer alan hükme göre Payların devrinin, Türk Ticaret Kanununun 417 nci maddesi çerçevesinde ortaklıklar tarafından pay defterine kaydında, ilgililerin başvurusuna gerek kalmaksızın Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde ihraççılar itibariyle tutulan kayıtlar esas alınır. Bu hükümde yer alan Payların devrinin pay defterine kaydında, ilgililerin başvurusuna gerek kalmaksızın ifadeleri nedeniyle kaydi anonim şirket payı devrinin pay defterine kaydı için mutlaka ilgili anonim şirkete başvurulmasına gerek olmadığı kanaatindeyiz Dolayısıyla kendisine herhangi bir başvuru olmamasına rağmen, Aynı yönde bkz. Sevi, s Sermaye piyasası araçlarına ilişkin hukuki işlemlerin taraflar arasında yapılan yazılı sözleşme ile kurulduğu yönünde bkz. rehin hakkının taraflar arasında sözleşme ile kurulduğu, borsada işlem gören hisse sentlerinin rehin edilmesi, alım-satım işlemleri kayden yapılmakta olup, müşteri hesabına geçirildiği 11. HD. T , E. 2005/12033, K. 2007/3194 ( Pay defterine kayıt kurucu değil, açıklayıcı niteliktedir. Bkz. Moroğlu, Nama Yazılı Pay Senetleri, s. 48; Narbay, s. 146; Pulaşlı, Bağlı Nama, s. 89; Yasaman, Nama Yazılı Hisse Senetleri, s Aksi yönde bkz. Tekinay, Selahattin Sulhi, Nama Yazılı Hisse Senetlerinin Devri, Ticaret ve Banka Hukuku Haftası, Ankara 1959, s. 139 vd.. Ayrıntılı bilgi için bkz. Tekinalp, Ünal, Pay Defterine Yazımın Hukuki Niteliği Sorunu, İktisat Maliye, C. XXV, S. 11, s. 470 vd. Moroğlu, Nama Yazılı Pay Senetleri, s. 47. Kural olarak ifadesinin kullanılmasının nedeni, Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 6. fıkrasında yer alan Payların devrinin, Türk Ticaret Kanununun 417 nci maddesi çerçevesinde ortaklıklar tarafından pay defterine kaydında, ilgililerin başvurusuna gerek kalmaksızın Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde ihraççılar itibariyle tutulan kayıtlar esas alınır şeklindeki hükmün, kaydi anonim şirket payları açısından, anonim şirketin kendisine herhangi bir başvuru yapılmaksızın devralan kişiyi pay defterine kaydedebilmesinin önünü açmasıdır. Ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 5, II. Pulaşlı, Bağlı Nama, s. 55; Töremiş, s. 7 Kaydi anonim şirket payı devrinin pay defterine kaydı için anonim şirkete başvurulması gerektiği yönünde bkz. Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s. 542; Narbay, s Konu hakkındaki tartışmalar ve farklı görüşler hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 5, II, B,

326 anonim şirket Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulan kayıtları esas alarak, kaydi anonim şirket paylarının devrini pay defterine kaydedebilecektir Kaydi bir anonim şirket payını kaydi sistem dışında temlikname ile devralan kişinin, anonim şirkete başvurmasına gerek olmamakla birlikte, anonim şirkete başvurması söz konusu olabilir. İşte böyle bir durumda, nama yazılı kaydi bir payı temlikname ile devralan kişi, temliknameyi anonim şirkete sunduğunda, anonim şirket, Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarına başvurarak devrin yetkili kişi tarafından yapılıp yapılmadığını kontrol etmelidir Bunun sebebi anonim şirketin devreden yetkili kişiyi kendi pay defterindeki kayıtlara göre belirleyememesidir Çünkü Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 6. fıkrasına göre, nama yazılı kaydi payların 1839 devrinde ve devrin pay defterine işlenmesinde, Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulan ihraççılar itibariyle hak sahiplerini gösteren kayıtlar 1840 esas alınmalıdır. Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtları ile anonim şirket pay defterindeki kayıtlar arasında herhangi bir uyuşmazlık söz konusu olduğunda ise, Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarının doğru olduğu kabul edilmelidir Külli Halefiyet Yoluyla Devir Yukarıda yer verilen devir şekilleri dışında da kaydi sermaye piyasası araçlarının devri söz konusu olabilir. Örneğin, kaydi sermaye piyasası araçları, miras veya şirketlerin birleşmesi gibi nedenlerle külli halefiyet yolu ile bir kişinin malvarlığından diğer bir kişinin malvarlığına intikal edebilir. Dolayısıyla kaydi sermaye piyasası araçlarının külli halefiyet yolu ile devirleri de mümkündür Aynı yönde bkz. Manavgat, Kaydi Sistem, s. 185; Sevi, s Aksi yönde bkz. Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s. 542; Narbay, s Narbay, s Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 6. fıkrasında bu hükmün sadece nama yazılı kaydi paylara uygulanacağına ilişkin bir hüküm yer almamaktadır. Ancak metnin hedeflediği amaç ve ruhuna uygun olan bu hükmün sadece nama yazılı kaydi paylar için geçerli olduğunun kabulüdür. Bu konuda ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 5, II. Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 6. fıkrasında, bu hükmün uygulanması açısından Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde ihraççılar itibariyle tutulan kayıtların esas alınacağı belirtilmektedir. Ancak bu hükmün uygulanması açısından ihraççılar itibariyle hak sahiplerini gösteren kayıtların esas alınması gerektiği yönünde bkz. İkinci Bölüm, 5, II, B, 1. Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulan kayıtların esas alınması, bu kayıtların doğru olduğuna ilişkin var olan karineden kaynaklanmaktadır. Ancak bu karinenin aksi muteber delillerle ispat edilebilir. Bkz. Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s Aynı yönde bkz. Sevi, s

327 Külli halefiyete dayanan devirlerde, hak sahipliğini gösterir belgeye dayanarak ve gerekli yasal yükümlülükler yerine getirilerek ilgili üye 1843 tarafından Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulan kayıtlarda gerekli değişiklikler yapılır ve durum Merkezi Kayıt Kuruluşu na bildirilir. Merkezi Kayıt Kuruluşu, aynı yatırımcı hesabının bulunduğu diğer üyelere de bilgi verir (Kaydileştirme Tebliği m.21 f.1). Külli halefiyete dayanan devirlerde, devir prosedürü açısından bazı farklılıklar da ortaya çıkmaktadır. Kaydi sermaye piyasası araçları Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdindeki hesaplarda izlenen ihraççılar, taraf oldukları birleşme veya devralma gibi külli halefiyet sonucunu doğuran işlemleri ile ilgili olarak, içeriği Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından belirlenecek bilgileri, yetkili organ kararının alınmasını izleyen iş günü Merkezi Kayıt Kuruluşu na bildirmek zorundadır. Söz konusu yetkili organ kararının bir kamu otoritesinin onayını gerektirmesi halinde, onay veya red kararının verilmesini izleyen iş günü Merkezi Kayıt Kuruluşu na bildirimde bulunulması gerekmektedir. Ayrıca söz konusu ihraççılar, bu kararlara ilişkin ortaya çıkan değişiklikleri, söz konusu değişikliğin gerçekleşmesini izleyen iş günü sonuna kadar, en seri şekilde Merkezi Kayıt Kuruluşu na bildirmekle yükümlüdür. Bu işlemler sonucunda infisahın ve yapılan artırımın ticaret siciline tescili, tescili izleyen iş günü, ihraççı tarafından Merkezi Kayıt Kuruluşu na bildirilmelidir. Bildirim üzerine Merkezi Kayıt Kuruluşu da üye hesaplarında gerekli kayıtları oluşturmalıdır (Kaydileştirme Tebliği m.21 f.2). D. Devrin Hüküm ve Sonuçları Sermaye piyasası araçlarının mülkiyetinin devredenden devralana geçmesi için devrin, taahhüt ve tasarruf aşamalarının tamamlanması gerekir Genel olarak taahhüt aşaması, devir sözleşmesinin kurulduğu ve borçlandırıcı işlemin tamamlandığı aşamadır Tasarruf aşaması ise, devreden ve devralanın borçlarını yerine getirdiği ve devrin konusunun mülkiyetinin devralana geçtiği aşamadır Bir başka ifade ile tasarruf aşaması, tarafların borçlarını ifa ettikleri aşamadır Merkezi Kayıt Kuruluşu üyeleri hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 6, VIII. Töremiş, s Reisoğlu, s Borçlandırıcı işlemler, malvarlığının aktifinde herhangi bir etki yapmayan, sadece pasifi arttıran işlemlerdir. Bkz. Ayan, Medeni Hukuk, s Reisoğlu, s Tasarruf işlemleri, usulüne uygun şekilde yapıldıkları zaman doğrudan doğruya malvarlığının aktifini etkileyen işlemlerdir. Bkz. Ayan, Medeni Hukuk, s

328 Kaydi sermaye piyasası araçlarının devrinde devir sözleşmesi, tarafların birbirine uygun iradelerinin (icap ve kabul iradelerinin 1847 ) karşılaşması ile kurulmaktadır Sözleşmenin kurulması için alıcı ve satıcının aracı kuruluşlarına verdikleri al ve sat emirlerinin 1849 ve bu emirlerin içerdiği birbirine uygun irade beyanlarının, ilgili sermaye piyasasına ilişkin piyasada birbiri ile eşleşmesi 1850 gerekmektedir Eşleşmenin gerçekleşmesi ile 1852 devir sözleşmesi kurulmakta ve devrin taahhüt aşaması tamamlanmaktadır Sermaye piyasası aracının mülkiyetinin devralana geçmesi içinse, tarafların, taahhüt aşamasında borçlandıkları edimleri yerine getirmeleri ve borçlarını ifa etmeleri gerekmektedir Dolayısıyla hakkın intikali için tasarruf aşamasının da gerçekleşmesi gerekmektedir Devir sözleşmesinin tasarruf aşamasının gerçekleşebilmesi için, aracı kuruluşun müşterisi adına aldığı sermaye piyasası aracının bedelini ödemesi ve müşterisi adına sermaye piyasası aracı satan aracı kuruluşun, sermaye piyasası araçlarını teslim etmesi gerekir Örneğin İMKB sisteminde devir sözleşmesi, anonim şirket payına ilişkin al ve sat emirlerinin sistemde eşleştiği T gününde 1857 kurulmaktadır. Böylece devir sözleşmesinin taahhüt aşaması tamamlanmaktadır. Tarafların devir sözleşmesinden kaynaklanan anonim şirket paylarını teslim etme ve anonim şirket İcap, bir akdi meydana getirmek amacı ile bir şahsın teklifini ihtiva eden ve karşı tarafa yöneltilen irade beyanıdır. Bkz. Reisoğlu, s. 58; Oğuzman / Öz, s. 46. Kabul, yapılan bir icaba karşılık muhatap tarafından icabı yapana yöneltilen ve akdi icaba uygun olarak meydana getirme arzusunu kesin olarak ifade eden irade beyanıdır. Bkz. Reisoğlu, s. 61; Oğuzman / Öz, s.57. Çetin, s. 23; Töremiş, s. 12. Yatırımcı tarafından aracı kuruşlara verilen al ve sat şeklindeki emirler, müşteri emri olarak isimlendirilmektedir. Müşteri emirleri, ilgili seansta borsaya iletilince borsa emrine dönüşür. Borsa emirleri hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. İMKB, Temel Bilgiler, s. 325 vd. Müşteri emirleri, emrin verildiği aracı kuruluş tarafından borsaya iletildikten sonra duruma göre icap ya da kabul niteliğine dönüşmektedirler. Diğer bir ifade ile müşteri emirleri borsa emrine dönüştükten sonra icap ve kabul olarak nitelendirilebilmektedir. Çünkü icabın şartlarından biri icabın karşı tarafa yöneltilmesi dir. Kabul ise karşı tarafa ulaşması gereken bir irade beyanıdır. Bkz. Reisoğlu, s. 58, s. 61; Oğuzman / Öz, s. 48, s. 58. Müşteri emirlerinin değil, borsa emirlerinin icap ve kabul niteliğinde olduğu yönünde bkz. Töremiş, s. 12; Çetin, s Aksi görüşte olan Ünal ve Demir-Gökyayla ya göre, müşteri tarafından aracı kuruluşa verilen al ve sat emirleri icap niteliğindedir. Bkz. Ünal, Aracı Kurumlar, s. 277; Demir-Gökyayla, s Çetin, s. 23. Aracı kuruluşlar tarafından müşteri emirlerinin borsaya iletilmesi ile tarafların icap ve kabul beyanları sistem tarafından otomatik olarak eşleştirilmektedir. Çetin, s. 24; Töremiş, s Ayhan, s Töremiş, s Töremiş, s. 13. T günü İngilizce Transaction Day ifadesinin kısaltılmış hali olup işlemin yapıldığı günü anlatmak için kullanılmaktadır. 327

329 paylarının bedelini ödeme borçları ise, iki gün sonra, T+2 gününde gerçekleşmektedir. Tarafların borçlarını ifa etmesiyle, devir işlemi tamamlanmaktadır Dolayısıyla devir işlemi taraflarının borçlarını ifa ettikleri, yani tasarruf işleminin tamamlandığı T+2 gününde gerçekleşmektedir Böylece kaydi sermaye piyasası aracına ilişkin haklar devralana T+2 gününde intikal etmektedir Devrin gerçekleştiği gün bu şekilde tespit edildikten sonra, devrin gerçekleştiği gün olan T+2 gününde devrin gerçekleştiği anın da tespit edilmesi gerekmektedir. T+2 gününde sermaye piyasası araçları önce TAKASBANK ın takas havuz hesabından, aracı kuruluş havuz hesabına aktarılmakta, daha sonra ise aracı kuruluş alt hesaplarında yer alan yatırımcı ve katılımcı alt hesaplarına geçirilmektedir. Bu süreç içerisinde devrin gerçekleşme anı sermaye piyasası araçlarının takas havuz hesabından aracı kuruluş havuz hesabına aktarıldığı andır Çünkü aracı kuruluşlar sermaye piyasası araçlarının devrinde hem alıcının hem de satıcının temsilcisi sıfatı ile onların adına hareket etmektedir. Dolayısıyla sermaye piyasası araçlarının, vekil konumundaki aracı kuruluş hesabına geçirilmesi ile birlikte mülkiyet devralan yatırımcıya intikal eder Eşya hukuku prensiplerine göre mülkiyetin devrinde, kural olarak, sebebe bağlılık (illilik) ilkesi benimsenmiştir Sebebe bağlılık ilkesi, ayni hakka ilişkin tasarruf işleminin geçerli olabilmesi için, bu işlemin temelinde yer alan borçlandırıcı işlemin de geçerli olması gerektiği şeklinde açıklanmaktadır Taşınmazlar üzerindeki ayni haklar açısından sebebe bağlılık ilkesinin uygulanacağı, Medeni Kanun da açıkça düzenlenmiştir (MK. m ). Taşınırlara ilişkin tasarruf işlemleri açısından ise, sebebe bağlılık ilkesinin uygulanacağına dair, hukuki düzenlemelerde herhangi bir açık hüküm bulunmamaktadır Ancak, genel olarak, doktrinde ve uygulamada taşınırlar açısından da sebebe bağlılık ilkesinin geçerli olduğu kabul edilmektedir Sermaye piyasası Töremiş, s. 13. Ayhan, s. 56. Aynı yönde bkz. Ergincan / Yayla, s ; Manavgat, Tasarı, s Aynı yönde bkz. Ayhan, s Ayhan, s Ayan, Eşya Hukuku, C. I, s. 31. Oğuzman / Seliçi / Oktay-Özdemir, s Konu hakkında ayrıntılı bilgi ve ilgili tartışmalar için bkz. Arslanlı, Halil, Ticari Bey, İstanbul 1955, s. 69 vd. Ayan, Eşya Hukuku, C. I, s. 31; Özsunay, s Aksi yönde bkz. Oğuzman / Seliçi / Oktay- Özdemir, s

330 araçlarının ve özellikle anonim şirket paylarının devrinde ise, mücerretlik ilkesinin uygulanmasının daha uygun olduğu kabul edilmektedir Mücerretlik ilkesi, devre sebep teşkil eden borçlandırıcı işlemdeki sakatlığın, tasarruf işlemini etkilememesidir Dolayısıyla bir sermaye piyasası aracının devrine ilişkin borçlandırıcı işlemdeki sakatlık, tasarruf işleminin geçerliliğini etkilememelidir. Diğer bir ifade ile borç ilişkisinin temelindeki sakatlık, otomatik olarak tasarruf işlemini de sakatlamamalıdır. Kaydi sermaye piyasası araçlarının zilyetliğinin geçirilmesi yoluyla devredilebilmeleri için, zilyetliğin devir niyeti ile yapılmış olması gerekir Devrin geçerli olabilmesi için devir niyetiyle zilyetliği geçiren kişinin yetkili olması gerekir. Bu yetki kaydi sermaye piyasası aracının devrine ilişkin olmalıdır. Devir işlemi, kaydi sermaye piyasası aracı üzerinde kullanılmış bir tasarruf yetkisidir. Kural olarak, tasarruf yetkisi malike aittir. Malikin kaydi sermaye piyasası aracı üzerindeki hakkı mülkiyet hakkıdır. Mülkiyet hakkı, hak sahibine kullanma, yararlanma ve tasarruf etme yetkisi verir. Devir yetkisi, kural olarak, malikte olmakla birlikte, malikin doğrudan kaydi sistemi kullanarak devir işlemi yapması mümkün değildir. Çünkü devir işlemi açısından, kaydi sistemde işlem yapma yetkisi 1870, aracı kuruluşlara aittir. Bu nedenle kaydi sermaye piyasası aracı devretmek ya da devralmak isteyen kişiler, aracı kuruluşları vasıtasıyla bu işlemleri gerçekleştireceklerdir Devir işlemi açısından aracı kuruluşlar, devralan ve devredenin temsilcisi sıfatı ile hareket edecek 1872 ve kaydi sistemi kullanarak kaydi sermaye piyasası aracının devrini gerçekleştirecektir. Kaydi sermaye piyasası aracının taraflar arasında kurulan devrinin üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi için devrin, Merkezi Kayıt Kuruluşu na bildirilmesi gerekmektedir. Burada Merkezi Kayıt Kuruluşu na yapılan bildirim, devrin geçerli olması için değil, geçerli devrin üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi için gereklidir Poroy / Tekinalp / Çamoğlu, N a; Vural, s. 20; Sevi, s Oğuzman / Seliçi / Oktay-Özdemir, s Aynı yönde bkz. Poroy / Tekinalp / Çamoğlu, N Kaydi sistemde işlem yapılması hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 7, V. Konuralp / Konuralp, s. 591; Demir-Gökyayla, s Bkz. Ünal, Aracı Kurumlar, s. 76 vd.; Manavgat, Aracı Kurumlar, s. 84 vd. Sermaye piyasası araçlarına ilişkin hukuki işlemlerin taraflar arasında yapılan yazılı sözleşme ile kurulduğu yönünde bkz. rehin hakkının taraflar arasında sözleşme ile kurulduğu, borsada işlem gören hisse sentlerinin rehin edilmesi, alım-satım işlemleri kayden yapılmakta olup, müşteri hesabına geçirildiği 11. HD. T , E. 2005/12033, K. 2007/3194 ( 329

331 Dolayısıyla kaydi sermaye piyasası aracının devrine ilişkin al ve sat emirlerinin ya da kaydi sermaye piyasası aracı alacağın temliki ile devredilmişse yazılı temlik beyanının, Merkezi Kayıt Kuruluşu na ihbarı (bildirilmesi) gerekir Nitekim Sermaye Piyasası Kanunu na göre; kayden izlenen sermaye piyasası araçları üzerindeki hakların üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesinde, Merkezi Kayıt Kuruluşu na yapılan bildirim tarihi esas alınır (SPKn. m.10/a f.3). Kaydi sistemde devrin gerçekleşmesi ile kaydi sermaye piyasası aracı, bir yatırımcının hesabından başka bir yatırımcının hesabına aktarılmaktadır. Bu aktarım, tüm hesabın değiştirilmesi şeklinde yapılmamaktadır. Kaydi sermaye piyasası aracına ilişkin bilgiler sabit kalmakta, sadece malikin ismi silinerek yeni malikin ismi yazılmaktadır Yeni malikin isminin sisteme kaydedilmesi ile birlikte, söz konusu sermaye piyasası aracının diğer hesaplarla bağlantısı da kurulmaktadır. III. REHİN A. Genel Olarak Rehin hakkının konusunu maddi varlığa sahip eşyalar oluşturur. Bu nedenle kural olarak rehin hakkının konusu taşınır veya taşınmaz eşyalardır Ancak Medeni Kanun un 954. maddesi 1877 ile maddi bir varlığı olmayan alacak ve diğer hakların da rehne konu olabileceği 1878 kabul edilmiştir Bir hakkın rehne konu olabilmesi için, devredilebilir Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s Ayhan, s. 131; Ünal, Sermaye Piyasası, s. 45. Oğuzman / Seliçi / Oktay-Özdemir, s. 715, s. 804; Ayan, Eşya Hukuku, C.III, s. 128; Ergüne, s. 34; Sirmen, s. 6. Medeni Kanun un 954. maddesine göre; Başkasına devredilebilen alacaklar ve diğer haklar rehnedilebilir. Aksine bir hüküm bulunmadıkça, bunların rehni hakkında da teslime bağlı rehin hükümleri uygulanır. Ayan, Eşya Hukuku, C. III, s. 128; Ergüne, s. 34; Sirmen, s. 6. Haklar üzerinde kurulan rehin hakkının, teknik anlamda rehin hakkı olup olmadığı tartışmalıdır. Bir görüşe göre, maddi varlığı olmayan haklar da ayni hakkın konusu olabilir. Haklar üzerinde kurulan rehin, maddi varlığı olan eşya üzerinde kurulan rehin gibi ayni bir haktır ve sahibine rehnin konusu üzerinde mutlak bir hak sağlar. Nitekim Medeni Kanun, hakların rehnini sınırlı ayni haklar başlığı altında düzenlemiştir (Bkz. Sirmen, s. 9 10; Cansel, s. 11). Diğer bir görüşe göre ise, ayni haklar sadece maddi varlığı olan şeyler üzerinde kurulabilir. Bu yüzden maddi varlığı olmayan haklar üzerinde kurulan rehin hakkı ayni bir hak değildir. Maddi varlığı olmayan haklar üzerinde de rehin kurulabilir. Ancak rehinli alacaklının hakkı ayni bir hak olmayıp, ayni hak benzeri mutlak bir hak veya rehin konusu hakla eş nitelikte bir haktır (Bkz. Ayan, Eşya Hukuku, C. III, s. 254; Köprülü / Kaneti, s. 536, Wieland, s. 745, Oğuzman / Seliçi / Oktay-Özdemir, s ). Kanaatimizce ayni haklar, sadece maddi varlıkları olan eşyalar üzerinde kurulabilir. Bu yüzden haklar üzerinde kurulan rehin hakkının ayni nitelikte olmadığı kabul edilmelidir. Hakların rehninin, kanunda sınırlı ayni haklar başlığı altında düzenlenmiş olması da bu rehnin ayni nitelikte olduğunu söylemek için yeterli değildir. Ancak hukuki niteliği ne olursa olsun hakların rehni, rehinli alacaklıya alacağını 330

332 olması gerekir 1880 (MK. m.954 f.1). Ayrıca rehne konu olacak hakkın, iktisaden değerlendirilebilir yani paraya çevrilebilir nitelikte olması da gerekir Çünkü rehin konusu hak, ancak paraya çevrilebilme sayesinde alacaklının alacağını tahsil edebilmesi için bir teminat teşkil eder Kaydi sermaye piyasası araçları taşınır eşya niteliğinde 1883 oldukları için, rehne konu olabilmelidir Nitekim kaydi sermaye piyasası araçlarının rehne konu olabileceği Kaydileştirme Tebliği nin 19. maddesinde açıkça belirtilmiştir. B. Rehne Uygulanacak Hükümler Kaydileştirme ve kaydi sistem açısından temel düzenleme olan Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinde kaydi sermaye piyasası araçlarının rehnine ilişkin bir hükme yer verilmemiştir. Ayrıca söz konusu düzenlemede kaydi sermaye piyasası araçlarının rehnine, hangi hükümlerin uygulanacağına ilişkin bir gönderme de yapılmamıştır. Bu nedenle kaydi sermaye piyasası araçlarının rehnine hangi hükümlerin uygulanacağının tespit edilmesi gerekmektedir. Kaydileştirme Tebliği nin Teminat, Rehin ve İntifa Hakkına İlişkin Kayıt başlıklı 19. maddesi ile kaydi sermaye piyasası araçlarının rehnine ilişkin çeşitli hükümler getirilmiştir. Dolayısıyla bu düzenlemede yer alan hükümler, kaydi sermaye piyasası araçlarının rehnine uygulanabilir. Kaydi sermaye piyasası araçları taşınır eşya niteliğinde olduğu 1885 için, bunların rehnine de taşınır eşyaların rehnine ilişkin hükümler uygulanmalıdır. Taşınır eşyaların borçlunun diğer alacaklarından önce elde etme imkânı diğer bir ifade ile rüçhan hakkı sağlar (Bkz. Ergüne, s. 35; Ayan, Eşya Hukuku, C. III, s. 128). Oğuzman / Seliçi / Oktay-Özdemir, s. 839; Ayan, Eşya Hukuku, C. III, s. 254; Köprülü/Kaneti, s. 536; Ergüne, s. 36; Wieland s Oğuzman / Seliçi / Oktay-Özdemir, s. 839; Ayan, Eşya Hukuku, C. III, s. 254; Köprülü / Kaneti, s. 536, Ergüne, s. 37. Oğuzman / Seliçi / Oktay-Özdemir, s ; Ayan, Eşya Hukuku, C. III, s. 254; Wieland, s Bir hakkın rehne konu olabilmesi için iktisaden değerlendirilebilmesi yani paraya çevrilebilmesi gerektiği kuralı, Medeni Kanun da açıkça düzenlenmemiştir. Ancak bu kural rehin hakkının zorunlu bir sonucudur. Çünkü rehin hakkı alacağı tahsil etme gayesiyle kurulan, değere yönelmiş bir haktır. Bu yüzden rehin hakkının doğası gereği uygulanması zorunlu olan bu kurala, kanunda açıkça yer verilmemiştir. Kaydi sermaye piyasası araçlarının taşınır eşya niteliğinde olması hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Üçüncü Bölüm, 9, II, A. Kaydi sermaye piyasası araçlarının eşya değil, hak olarak kabul edilmeleri halinde ise, kaydi sermaye piyasası araçları, devredilebildikleri ve iktisadi bir değere sahip oldukları için yine rehne konu olabileceklerdir. Dolayısıyla kaydi sermaye piyasası araçlarının rehne konu olması hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Kaydi sermaye piyasası araçlarının taşınır eşya niteliğinde olduğu yönünde ayrıntılı bilgi için bkz. Üçüncü Bölüm, 9, II, A. 331

333 rehni, Taşınır Rehni başlığı altında 1886 Medeni Kanun un maddeleri arasında yer alan hükümler 1887 ile düzenlenmiştir. Taşınır rehnine ilişkin hükümler arasında yer alan Medeni Kanun un 956. maddesi kıymetli evrakların rehnini düzenlemektedir. Kaydi sermaye piyasası araçları da kural olarak kıymetli evrak özelliği taşıdıkları 1888 için Medeni Kanun un 956. maddesinin kaydi sermaye piyasası araçlarının rehnine de uygulanabileceği düşünülebilir. Ancak Medeni Kanun un 956. maddesi senede bağlanmış kıymetli evrakların (fiziki sermaye piyasası araçlarının) rehnini düzenlemektedir. Kaydi sermaye piyasası araçları ise, senede bağlanmamaktadır. Bu nedenle Medeni Kanun un 956. maddesi kaydi sermaye piyasası araçlarının rehnine uygulanamaz Fiziki sermaye piyasası araçları ile kaydi sermaye piyasası araçları arasındaki temel fark; fiziki sermaye piyasası araçlarında hakkın fiziki olarak senede bağlanması, buna karşılık kaydi sermaye piyasası araçlarında hakkın fiziki olarak senede bağlanmaması, elektronik ortamdaki hesapta yer almasıdır Nitekim senede bağlanmayan hakların rehni, taşınır rehnine ilişkin hükümler arasında yer alan Medeni Kanun un 955. maddesi ile düzenlenmiştir Dolayısıyla senede bağlanmayan kaydi sermaye piyasası araçlarının rehnine, temel olarak Medeni Kanun un 955. maddesinde yer alan hükümler uygulanmalıdır. Medeni Kanun un 955. maddesi, Alacaklar ve Diğer Haklar Üzerinde Rehin başlıklı Medeni Kanun un maddelerinin yer aldığı taşınır rehnine ilişkin bölümde olduğu için, söz konusu maddeler (MK. m ) de kaydi sermaye piyasası araçlarının rehnine uygulanabilir. Ayrıca Medeni Kanun un 954. maddesinde yer alan Aksine bir hüküm bulunmadıkça, bunların rehni hakkında da teslime bağlı rehin Taşınır Rehni başlığı altında taşınmaz rehni dışındaki çeşitli rehin tiplerinin bir araya toplandığı yönünde bkz. Oğuzman / Seliçi / Oktay-Özdemir, s Taşınır rehnine ilişkin hükümlerle; teslime bağlı rehin ve hapis hakkı (MK. m ), hayvan rehni (MK. m.940), alacaklar ve diğer haklar üzerinde rehin (MK. m ), Rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlarla yapılan rehin (MK. m ), ve rehinli tahvilat (MK. m ) düzenlenmektedir. Kaydi sermaye piyasası araçlarının kural olarak kıymetli evrak özelliği taşıdığı hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Üçüncü Bölüm, 9, II. Aynı yönde bkz. Haselçin, Kaydi Sistem, s Senede bağlanmış kıymetli evraklar ile diğer hakların rehni arasındaki farkın sadece hakkın kurulması ve ileri sürülmesine ilişkin şekil kuralları açısından söz konusu olduğu, kıymetli evrak üzerinde rehin hakkı kazanan kişi açısından esas teminatın senet değil, senette mündemiç olan hak olduğu, bu nedenle de kıymetli evrak rehninin de özünde bir hak rehni niteliğinde olduğu yönünde bkz. Göksoy, s. 67; Sirmen, s. 55. Kıymetli evrakların rehni de Medeni Kanun da taşınır rehnine ilişkin hükümler arasında yer alan alacaklar ve diğer hakların rehnine ilişkin bölümde (MK. m ) düzenlenmiştir 332

334 hükümleri uygulanır hükmü nedeniyle, teslime bağlı rehin hükümleri olan Medeni Kanun un maddeleri de kaydi sermaye piyasası araçlarının rehnine uygulanabilir. Yukarıda yer alan söz konusu genel hükümlerin tamamı, genel nitelikte oldukları için ancak mahiyetine uygun düştüğü oranda ve kıyasen, kaydi sermaye piyasası araçlarının rehnine uygulanmalıdır. Burada anonim şirketlerdeki çıplak payların rehni üzerinde ayrıca durulması gerekmektedir. Çünkü çıplak paylar da kaydi anonim şirket payları gibi senede bağlanmadıkları için çıplak paylara ilişkin hüküm ve kuralların kaydi anonim şirket paylarına da uygulanabileceği ifade edilmektedir Nitekim kaydi anonim şirket paylarının devrinin şekline ilişkin ortaya çıkan problemler de çıplak payın devrine ilişkin hükümlerden yararlanılarak çözülmektedir Senede bağlanmamış olan çıplak anonim şirket paylarının rehni, Medeni Kanun un 954 ve devamında yer alan alacak ve diğer hakların rehnine ilişkin hükümler çerçevesinde yapılmaktadır Bu çerçevede değerlendirildiğinde de aynı çıplak paylar gibi senede bağlanmayan kaydi anonim şirket paylarının rehnine de Medeni Kanun un 954 ve devamında yer alan hükümler mahiyetine uygun düştüğü oranda ve kıyasen uygulanabilir C. Rehnin Usulü Kaydi sermaye piyasası araçlarının rehni, temel olarak, Kaydileştirme Tebliği nin 19. maddesinde ve Medeni Kanun un 955. maddesinde yer alan hükümlere göre yapılmalıdır. Medeni Kanun un 955. maddesine göre, rehnin kurulması için; yazılı bir rehin sözleşmesi yapılması ve rehnedilen hakkın devrine ilişkin şekle 1896 uyulması gerekmektedir. Kaydi sermaye piyasası araçlarının devri, kaydi sistem dışında, alacağın temliki hükümleri çerçevesinde yazılı devir sözleşmesi ile yapılmaktadır Kaydi sermaye piyasası araçlarının kaydi sistem vasıtasıyla devri ise, hak sahibi yatırımcıların Çıplak paylara ilişkin hüküm ve kuralların kaydi anonim şirket paylarına uygulanabileceği hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Üçüncü Bölüm, 9, II, B. Bu konuda ayrıntılı bilgi için bkz. Üçüncü Bölüm, 11, II, C ve İkinci Bölüm, 5. I. Poroy / Tekinalp / Çamoğlu, N. 767b. Senede bağlanmamış anonim şirket payı üzerinde rehin hakkı kurulmasının şartlarının MK. m.955 (EMK. m.869) de düzenlendiği yönünde bkz. Göksoy, s. 82. Kaydi anonim şirket paylarının Medeni Kanun un 955. maddesi çerçevesinde rehnedilebileceği yönünde bkz. Haselçin, Kaydi Sistem, s Kaydi sermaye piyasası araçlarının devri hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Üçüncü Bölüm, 11, II. Aynı yönde bkz. Sevi, s. 246; Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s

335 aracı kuruluşlarına bildirdikleri al ve sat emirlerinin sisteme girilmesi ile gerçekleştirilmektedir. Kaydi sermaye piyasası araçlarının rehni için, öncelikle taraflar arasında yazılı bir rehin sözleşmesi yapılması gerekmektedir Yazılı bir rehin sözleşmesi yapılması, hem Medeni Kanun un 955. maddesi açısından hem de kaydi sermaye piyasası araçlarının devrine ilişkin alacağın temliki hükümleri açısından bir zorunluluktur Kaydi sermaye piyasası araçları üzerindeki rehin hakkı, taraflar (rehneden rehin veren ve rehnalan rehinli alacaklı) arasında yapılan yazılı rehin sözleşmesinin imzalanması ile kurulur Taraflar arasında kurulan rehin hakkının üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi için ise, bu rehnin Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulan ilgili kayda (elektronik ortamdaki hesaba) geçirilmesi gerekir. Çünkü Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 3. fıkrasına göre kayden izlenen sermaye piyasası araçları üzerindeki hakların üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesinde 1901, Merkezi Kayıt Kuruluşuna yapılan bildirim tarihi esas alınır. Kaydileştirme Tebliği nin 19. maddesinin 1. fıkrasına göre; Kaydi sermaye piyasası araçları üzerine teminat, rehin ve intifa hakkı kurulmasına ilişkin olarak, tarafların, bu hakkın tesis edildiğine ilişkin belgeleri, ilgili üyelere vermeleri üzerine, ilgili üyelerce durum derhal MKK kayıtlarına yansıtılır. Kanaatimizce bu hükümde yer alan hakkın tesis edildiğine ilişkin belgeleri derhal MKK kayıtlarına yansıtılır ifadesi, kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin rehin hakkının kaydi sistem dışında taraflar arasında kurulacağı anlamına gelmektedir Çünkü hükme göre, önce rehin hakkı kurulmakta, daha sonra ilgili üyeler aracılığı ile durum kaydi sisteme yansıtılmaktadır. Ayrıca yine hükümde yer alan hukuki ilişkiye ilişkin belgelerin ilgili üyeye verileceğine dair ifade, kaydi sistem dışında taraflar arasında yapılan rehin sözleşmesinin yazılı bir belgeye bağlanması gerektiği hakkında bilgi vermektedir. Dolayısıyla Kaydileştirme Urkan, Ayni Hak Tesisi, s. 19; Teoman, Menkul Değerlerin Rehni, s. 108; Haselçin, Kaydi Sistem, s Ayrıntılı bilgi için bkz. Urkan, Ayni Hak Tesisi, s. 21. Aynı yönde bkz. Göksoy, s. 207; Urkan, Ayni Hak Tesisi, s Bkz. rehin hakkının taraflar arasında sözleşme ile kurulduğu, borsada işlem gören hisse sentlerinin rehin edilmesi, alımsatım işlemleri kayden yapılmakta olup, müşteri hesabına geçirildiği, 11. HD. T , E. 2005/12033, K. 2007/3194 ( Merkezi kayıt Kuruluşu tarafından yürütülen kaydi sistemdeki kayıtların kurucu değil, açıklayıcı etkiye sahip olduğu yönünde bkz. Üçüncü Bölüm, 9, III, B. Aynı yönde bkz. Urkan, Ayni Hak Tesisi, s

336 Tebliği nde yer alan hüküm çerçevesinde de kaydi sermaye piyasası araçları üzerindeki rehin hakkı, taraflar arasında yapılan yazılı bir sözleşme ile kurulmaktadır. Ancak rehin hakkının üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi için, söz konusu rehin hakkına ilişkin belgeler ilgili üyeye bildirilmeli ve rehin hakkı ilgili üye aracılığı ile Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulan kayıtlara (elektronik ortamdaki hesaplara) geçirilmelidir D. Rehnin Hüküm ve Sonuçları Taraflarca imzalanan kaydi sermaye piyasası araçlarının rehnine ilişkin sözleşme, Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulan kayıtlara geçirilmedikçe üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyecektir. Rehin alan kişi de rehin, Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulan kayıtlara geçirilene kadar üçüncü kişilerle olan ihtilaflar nedeniyle, herhangi bir hukuki korumadan yararlanamayacaktır Kaydi sermaye piyasası araçlarının rehninin üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi açısından getirilen Merkezi Kayıt Kuruluşu na bildirim esası, bazı problemleri de beraberinde getirmektedir. Örneğin, bir kaydi sermaye piyasası aracı rehnedildikten sonra ve fakat rehin Merkezi Kayıt Kuruluşu na bildirilmeden önce, durumu bilmeyen üçüncü bir kişiye devredilirse, (rehin henüz üçüncü kişilere karşı ileri sürülemediği için) devralan kişinin kaydi sermaye piyasası aracını rehinden arî olarak devralması söz konusu olabilecektir. Böyle bir durumda ise, rehnalanın rehin hakkı ve rehinle teminat altına aldığı alacak hakkı zarar görebilecektir Ayrıca Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 3. fıkrasındaki hakların üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesinde Merkezi Kayıt Kuruluşu na yapılan bildirim tarihinin esas alınacağı kuralı, bir kaydi sermaye piyasası aracı üzerinde birden fazla rehin hakkı tesis edilmesi halinde de problemlere yol açabilecek niteliktedir. Çünkü rehin hakkının üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesinde taraflar arasında imzalanan rehin sözleşmesinin tarihi değil, Merkezi Kayıt Kuruluşu na yapılan bildirimin tarihi esas Urkan, Ayni Hak Tesisi, s. 28. Haselçin, Kaydi Sistem, s Kayıtlara göre üzerinde rehin hakkı olan sermaye piyasası araçlarının üçüncü kişilere devredilemeyeceği yönünde bkz. Davalı Garanti Yatırım Menkul Kıymetler A.Ş. vekili, temlik eden Servet Ayrık ile T.Garanti Bankası A.Ş. arasında düzenlenen sözleşmeler ile bankaya rehinli olan sermaye piyasası araçlarının 3 üncü şahıslara temlikinin BK.nun 162 nci maddesi gereğince yasaklandığını, temlik alanın alacaklı sıfatı doğmadığından davacı sıfatının da bulunmadığını, dava konusu hisse senetlerinin dava dışı T.Garanti Bankası A.Ş. ile Servet Ayrık arasında düzenlenen sözleşmelere bağlı olarak, Servet Ayrık'ın T.Garanti Bankası A.Ş.ne olan borçlarına karşılık bu bankaya rehnedildiğini, 11. HD. T , E. 2005/12033, K. 2007/3194 ( 335

337 alınacaktır. Böyle bir durumda rehin hakkının sırası 1906 da Merkezi Kayıt Kuruluşu na yapılan bildirim tarihine göre belirlenecektir Dolayısıyla yazılı rehin sözleşmesi ile daha önce rehin hakkı sahibi olan ancak bir başka rehin hakkı sahibinden sonra Merkezi Kayıt Kuruluşu na bildirim yapan kişinin hakları zarar görecektir. Örneğin (M) ye ait kaydi bir sermaye piyasası aracı üzerinde rehin hakkı sahibi olan (A) ve (B) gibi iki kişiden, (A) nın (B) ye göre daha önce (M) ile yazılı bir rehin sözleşmesi imzaladığını ancak (B) nin (M) ile imzaladığı rehin sözleşmesinin (A) ile imzalanandan önce Merkezi Kayıt Kuruluşu na bildirildiğini varsayalım. Böyle bir durumda üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilme sırası açısından (B) nin rehin hakkı, (A) nın rehin hakkının önündedir. Dolayısıyla rehin paraya çevrilince önce (B) nin alacağı ödenecek, bu ödemeden sonra geriye bir şey kalırsa (A) ya ödeme yapılacaktır. Kanaatimizce yukarıda örnekleri de verilen söz konusu problemler, kaydi sistem kayıtlarına kurucu etki tanınması yoluyla çözülebilir Kaydi sistem kayıtlarına kurucu etki tanınması ile birlikte, rehin hakkı, Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarına geçirildiği anda kurulmuş sayılacaktır. Dolayısıyla rehnin yapılma zamanı veya rehinlerin sırasına ilişkin problemler de ortadan kaldırılmış olacaktır. Çünkü kaydi sistemdeki kayıtlara geçirilmemiş bir işlem, rehin olarak kabul edilemeyecektir. Kaydileştirme Tebliği nin 19. maddesinin 4. fıkrası 1909 kaydi sermaye piyasası araçları üzerinde kurulan rehin hakkının Merkezi Kayıt Kuruluşu na bildirilmesinden sonra yapılacak işlemleri düzenlemektedir. Bu hükme göre; Rehne konu olan sermaye piyasası araçları ise, mevcut hak sahibi hesabından rehin alanın hesabının bir alt hesabına kaydedilir. Rehin veya teminata konu sermaye piyasası aracının lehdara ait alt hesaba kaydı halinde, bu hakları tesis eden kişiye ilişkin kimlik bilgileri de bu hesapla bağlantılı olarak izlenir Bu hüküm çerçevesinde, üzerinde rehin hakkı tesis edilen kaydi Rehnin paraya çevrilmesinden sonra hak sahiplerine yapılacak ödemede kurulan rehinlerin sırası göz önünde bulundurulmaktadır. Haselçin, Kaydi Sistem, s Kaydi sistem kayıtlarına kurucu etki tanınması gerektiği yönündeki görüşümüz hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Üçüncü Bölüm, 9, III, B. Bu fıkrada yer alan hüküm, Seri: IV, No: 46 sayılı Kaydileştirilen Sermaye Piyasası Araçlarına İlişkin Kayıtların Tutulmasının Usul ve Esasları Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (RG. T , S ) ile değiştirilmiştir. Fıkrada yer alan hükmün Seri: IV, No: 46 sayılı Tebliğ ile değiştirilmeden önceki (Seri: IV, No: 42 sayılı Tebliğ (RG. T , S ) ile değişik) metni şu şekildedir: Rehne konu olan sermaye piyasası araçları malikin mevcut hesabına bağlı bir alt hesap açılmak suretiyle, rehin hakkı sahibinin kimlik bilgileri ile birlikte MKK kayıtlarında izlenir. Hükümde, rehinli kaydi sermaye 336

338 sermaye piyasası araçları, rehin alanın hesabında oluşturulan ve rehin hakkını da belirten bir alt hesaba aktarılmaktadır Dolayısıyla fiziki sermaye piyasası araçlarının ilgili işlemin yapılmasını takiben rehin alana teslimine mukabil; kaydi sermaye piyasası araçları, ilgili işlemin tapılmasını takiben rehin alanın alt hesabına aktarılmaktadır Yapılan işlem teslime bağlı taşınır rehni hükümlerine benzerlik göstermesi açısından uygundur. Ayrıca üzerinde rehin hakkı bulunan kaydi sermaye piyasası araçlarının rehin alanın özgürce tasarruf edebileceği bir hesaba aktarılması yerine rehin hakkını belirten bir alt hesaba aktarılması ortaya çıkabilecek problemleri önlemeye yöneliktir. Çünkü aksine kaydi sermaye piyasası araçlarının rehin hakkı belirtilmeden rehin alanın hesabına aktarılması, rehin alana malik sıfatı ile tasarruf edebilme yolunu açacaktır. Bu durum ise, rehin verenin haklarını ihlal edecektir. Kanaatimce üzerinde rehin hakkı kurulan sermaye piyasası araçlarının rehin alanın alt hesabına aktarılmasının getirdiği bir olumsuzluk, rehin alanın Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde bir hesabının olmaması halinde ortaya çıkar. Rehin alanın Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde hesabının olmaması halinde bu kişiye yeni bir hesap 1913 açılması gerekmektedir Dolayısıyla bu hesap açma işlemi rehin alan açısında bir maliyet, Merkezi Kayıt Kuruluşu açısından ise, ekstra bir işlem anlamına gelmektedir Ayrıca piyasası araçlarının rehin veren alt hesabında tutulması yerine rehin alanın alt hesabında tutulması şeklinde bir değişiklik yapılmıştır. Bu değişiklik kaydi sermaye piyasası araçlarının rehninin teslime bağlı taşınır rehnine benzetilmesi açısında olumludur. Kaydileştirme Tebliği nin 19. maddesindeki rehne ilişkin hükmün ilk hali ise Rehne konu olan sermaye piyasası araçları ise, mevcut hak sahibinin hesabından rehin alanın hesabının bir alt hesabına kaydedilir şeklindedir. Dolayısıyla Seri: IV, No: 46 sayılı Tebliğe ile yapılan değişiklik ile eski sisteme geri dönülmüştür. Bu durum rehin hakkının rehin alan yerine rehin verenin alt hesabında tutulmasının istenen sonucu vermediğini göstermektedir. Bkz. rehin hakkının taraflar arasında sözleşme ile kurulduğu, borsada işlem gören hisse sentlerinin rehin edilmesi, alım-satım işlemleri kayden yapılmakta olup, müşteri hesabına geçirildiği, 11. HD. T , E. 2005/12033, K. 2007/3194 ( Bkz. Sermaye Piyasası Kanunu'nun tarihinde değişen 10/A maddesi gereğince hisse senetlerinin kağıt olarak çıkarılması ve ihracının kaldırılarak, kaydi işlem görmesi hükmünün getirildiği, buna göre aracı kurumların müşterilerine kredi kullandırmaları halinde müşterilerinin bankalardan kredi kullanarak hisse senedi alım-satımı yapmalarında rehin, teminat gibi hakların kaydi olarak kurulduğu ve fiziki olarak tesliminin söz konusu olmadığı, 11. HD. T , E. 2005/12033, K. 2007/3194 ( Kaydileştirme Tebliği nin 13. maddesinde yer alan Rehin, haciz, genel kurul blokajı, yatırımcı blokajı, satış blokajı ve MKK tarafından uygun görülecek diğer işlemlerin yapılması durumunda, bu işlemlere konu haklar MKK tarafından ilgili hesaplarla bağlantılı alt hesaplar açılmak sureti ile izlenir hükmünden hareketle bu sonuca ulaşılabilir. Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde hesap açılması hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 7, IV. Maliyetlerin artması ve işlem yoğunluğu kaydi sistemin getiriliş amacına aykırı olduğu için söz konusu durum bir olumsuzluk olarak değerlendirilmiştir. 337

339 rehin alanın adına hesap açılabilmesi için ayrıntılı kimlik bilgilerinin elde edilmesi gerekmektedir. Rehin sözleşmesi ile birlikte bu bilgilerin gönderilmemesi veya eksik gönderilmesi halinde ise, rehin hakkının üçüncü kişilere karşı geçerli olması için yapılması gereken kayıt gecikecektir. Bu gecikme ise rehin alanın haklarını, henüz rehin hakkı üçüncü kişilere karşı ileri sürülemediği için, tehlikeye sokabilecektir. IV. İNTİFA A. Genel Olarak Eşya hukukunda temel bir prensip olarak, sadece eşya olarak kabul edilebilen unsurlar üzerinde ayni hak kurulabilmektedir. Ancak intifa hakkı açısından, Medeni Kanun hükümleri bu sınırı aşarak; bir hak, malvarlığı ve paylı mülkiyet rejimine tabi pay üzerinde de intifa hakkı kurulabileceğini kabul etmiştir 1916 (MK. m.794). Dolayısıyla intifa hakkının konusu kapsamında değerlendirildiğinde, kaydi sermaye piyasası araçları da intifa hakkının konusu olabilir Kaydi sermaye piyasası araçlarının, hem bu araçları (taşınır) eşya olarak kabul eden 1918 hem de bu araçları, eşya değil, hak olarak kabul eden görüş 1919 açısından, intifa hakkına konu olması mümkündür B. İntifaya Uygulanacak Hükümler Kaydileştirme ve kaydi sistem açısından temel düzenleme olan Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinde, kaydi sermaye piyasası araçları üzerinde kurulan intifa hakkına ilişkin herhangi bir hükme yer verilmemiştir. Sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi ve kaydi sisteme ilişkin özel bir düzenleme olan Kaydileştirme Tebliği nde ise, Teminat, Rehin ve İntifa Hakkına İlişkin Kayıt 1921 başlıklı 19. maddede kaydi sermaye piyasası araçları üzerinde kurulan intifa hakkına ilişkin hükümler yer almaktadır. Dolayısıyla kaydi sermaye piyasası araçları üzerinde kurulan intifa hakkına öncelikle Kaydileştirme Tebliği nin 19. maddesindeki hükümler uygulanmalıdır Oğuzman / Seliçi / Oktay-Özdemir, s Aynı yönde bkz. Urkan, Ayni Hak Tesisi, s. 1. Bkz. Öztan, Kıymetli Evrak (1997), s. 336; Turanboy, Varakasız, s. 51; Özkul, s. 15; Haselçin, Kaydi Sistem, s. 80; Yalın, s. 40; Vural, s. 20. Bkz. Ayhan, s. 122; Töremiş, s. 29. Kaydi sermaye piyasası araçlarının hukuki niteliği hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Üçüncü Bölüm, 9, II. 19 uncu madde başlığı, Seri: IV, No: 42 sayılı Tebliğ ile değiştirilmiştir. Bkz. Seri: IV, No: 42 sayılı Kaydileştirilen Sermaye Piyasası Araçlarına İlişkin Kayıtların Tutulmasının Usul ve Esasları Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (RG. T , S ). 338

340 Kaydileştirmeye ilişkin özel düzenlemeler dışında, genel olarak intifa hakkı, Medeni Kanun un 794 ve 822. maddeleri arasında yer alan hükümler ile düzenlenmektedir. Bu nedenle Medeni Kanun un 794 ve 822. maddeleri arasında yer alan hükümler de kaydi sermaye piyasası araçları üzerinde kurulan intifa hakkına uygulanabilecek niteliktedir. Söz konusu hükümler, genel nitelikte oldukları için, ancak mahiyetine uygun düştüğü oranda ve kıyasen kaydi sermaye piyasası araçları üzerinde kurulan intifa hakkına uygulanabilir. C. İntifanın Usulü Kaydileştirme Tebliği nin 19. maddesinde kaydi sermaye piyasası araçları üzerinde kurulan intifa hakkının şekline ilişkin açık bir hükme yer verilmemiştir. Medeni Kanun un 795. maddesine göre ise, genel olarak, intifa hakkı, taşınırlarda zilyetliğin devri, alacaklarda alacağın devri, taşınmazlarda tapu kütüğüne tescil ile kurulur (MK. m.795). Ayrıca üzerinde intifa hakkı kurulan malvarlığı unsurunun devir şekline de uyulması gerekmektedir Kaydi sermaye piyasası araçları, taraflar arasında yapılan yazılı sözleşme ile devredilebilmektedir Dolayısıyla malik ile intifa hakkı sahibi arasında yapılacak yazılı bir sözleşme ile kaydi sermaye piyasası araçları üzerinde intifa hakkı kurulabilmektedir Kurulan intifa hakkının üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi içinse, Merkezi Kayıt Kuruluşu na bildirilmesi gerekmektedir. Kaydileştirme Tebliği nin 19. maddesinin 1. fıkrasına göre; Kaydi sermaye piyasası araçları üzerine teminat, rehin ve intifa hakkı kurulmasına ilişkin olarak, tarafların, bu hakkın tesis edildiğine ilişkin belgeleri, ilgili üyelere vermeleri üzerine, ilgili üyelerce durum derhal MKK kayıtlarına yansıtılır. Bu hükümde yer alan derhal MKK kayıtlarına yansıtılır ifadesi, kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin intifa hakkının kaydi sistem dışında taraflar arasında kurulacağı anlamına gelmektedir Çünkü hükme göre, önce intifa hakkı kurulmakta, daha sonra ilgili üyeler aracılığı ile durum kaydi Oğuzman / Seliçi / Oktay-Özdemir, s. 663 vd. Aynı yönde bkz. Sevi, s. 246; Tekinalp, Nama Yazılı Kaydi Paylar, s Kaydi sermaye piyasası araçlarının devir şekline ilişkin ayrıntılı bilgi için bkz. 11, II, C. Urkan, Ayni Hak Tesisi, s , s Sermaye piyasası araçlarına ilişkin hukuki işlemlerin taraflar arasında yapılan yazılı sözleşme ile kurulduğu yönünde bkz. rehin hakkının taraflar arasında sözleşme ile kurulduğu, borsada işlem gören hisse sentlerinin rehin edilmesi, alım-satım işlemleri kayden yapılmakta olup, müşteri hesabına geçirildiği, 11. HD. T , E. 2005/12033, K. 2007/3194 ( Aynı yönde bkz. Urkan, Ayni Hak Tesisi, s

341 sisteme yansıtılmaktadır. Ayrıca yine hükümde yer alan hukuki ilişkiye ilişkin belgelerin ilgili üyeye verileceğine dair ifade, kaydi sistem dışında taraflar arasında yapılan intifa hakkının kurulmasına dair sözleşmenin yazılı bir belgeye bağlanması gerektiği hakkında bilgi vermektedir. Dolayısıyla Kaydileştirme Tebliği nde yer alan hüküm çerçevesinde de kaydi sermaye piyasası araçları üzerindeki intifa hakkı, taraflar arasında yapılacak yazılı bir sözleşme ile kurulacak ve ilgili üye aracılığı ile Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarına yansıtılacaktır. D. İntifanın Hüküm ve Sonuçları Kaydileştirme Tebliği nin 19. maddesinin 1. fıkrasına göre; hakkın tesis edildiğine ilişkin belgeleri, ilgili üyelere vermeleri üzerine, ilgili üyelerce durum derhal MKK kayıtlarına yansıtılır. Bu hükme göre, intifa hakkına ilişkin bildirimin yapılacağı yer, ilgili üyedir. Tarafların ilgili üyeye bildirim yapması ile bu üye durumu kaydi sisteme aktaracaktır. Böylece intifa hakkı Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarına yansıtılmış olacaktır. Dolayısıyla kaydi sermaye piyasası araçları üzerinde kurulan intifa hakkının üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi için ilgili üyeye yapılan bildirimin yeterli olduğu, ayrıca Merkezi Kayıt Kuruluşu na bildirim yapılmasına gerek olmadığı kanaatindeyiz. Kaydileştirme Tebliği nin 19. maddesinin 1. fıkrasında yer alan bildirimin yapılması gereken üyeden kastın, hangi üye olduğunun da belirlenmesi gerekmektedir. Kanaatimizce burada ilgili üye ile kastedilen, kural olarak 1926, pay sahibinin aracı kuruluşudur. Çünkü üzerinde intifa hakkı kurulan kaydi sermaye piyasası aracı pay sahibinin hesabında kalmakta, intifa hakkı sahibinin hesabına aktarılmamaktadır. Bu nedenle söz konusu kaydi sermaye piyasası aracı üzerinde intifa hakkı kurulduğunu sisteme girerek Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarına yansıtabilecek olan aracı kuruluş, pay sahibinin aracı kuruluşudur. Medeni Kanun un 795. maddesine göre, taşınır eşya üzerinde intifa hakkı kurulabilmesi için taşınır eşyanın zilyetliğinin intifa alana devri gerekir. Kaydi sermaye piyasası araçları fiziki olarak senet üzerine basılmadıkları için, zilyetliğin devri için intifa alana teslim edilecek fiziki bir senet de bulunmamaktadır. Ancak zilyetliğin havalesi yoluyla kaydi sermaye piyasası aracı üzerindeki vasıtalı zilyetliğin, malik tarafından intifa alana devri söz konusu olabilir. Bu çerçevede üzerinde intifa hakkı kurulan kaydi sermaye 1926 Burada kural olarak ifadesinin kullanılmasının nedeni borsada işlem görmeyen kaydi anonim şirket paylarının ihraççı alt hesabında tutulabilmesi ve söz konusu paylar üzerinde intifa hakkı kurulması halinde bildirimin ihraççıya yapılabilmesidir. 340

342 piyasası aracının intifa alanın hesabına aktarılması düşünülebilir. Bununla birlikte Kaydileştirme Tebliği nin 19. maddesinin 3. fıkrasına 1927 göre; İntifa hakkına konu sermaye piyasası araçları, hakkı tesis edenin ve intifa hakkı sahibinin kimlik bilgileri ile birlikte izlenir. Bu hüküm ile üzerinde intifa hakkı kurulan sermaye piyasası araçlarının kimin hesabında tutulacağına ilişkin açık bir düzenleme getirilmemiştir. Dolayısıyla üzerinde intifa hakkı bulunan kaydi sermaye piyasası aracının malikin mi, yoksa intifa hakkı sahibinin mi alt hesabında tutulacağının belirlenmesi gerekmektedir. Kaydileştirme Tebliği nin 19. maddesinin 2. fıkrasında Teminat olarak gösterilecek kaydi sermaye piyasası araçları, aksi taraflarca kararlaştırılmadıkça, hakkı tesis edenin mevcut hesabına bağlı bir alt hesap açılmak suretiyle, MKK kayıtlarında izlenir. Alt hesapta lehine teminat verilmiş kişinin kimlik bilgileri yer alır hükmü bulunmaktadır. Bu hüküm ile intifa hakkına ilişkin olmamakla birlikte teminat olarak gösterilen kaydi sermaye piyasası araçlarının hakkı tesis eden kişinin alt hesabında izleneceği düzenlenmiştir. Aynı maddenin 3. fıkrasında intifa hakkı kurulması haline ilişkin olarak açık bir hüküm bulunmamakla birlikte 4. fıkrada üzerinde rehin hakkı bulunan kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin Rehne konu olan sermaye piyasası araçları ise, mevcut hak sahibi hesabından rehin alanın hesabının bir alt hesabına kaydedilir hükmü yer almaktadır. Üçüncü fıkrada üzerinde intifa hakkı kurulan kaydi sermaye piyasası araçlarının lehine hak tesis edilen kişinin hesabında tutulacağı, bir başka ifade ile malikin hesabından intifa hakkı sahibinin hesabına aktarılacağı açıkça ifade edilmemiştir. Ayrıca 4. fıkrada üzerinde rehin hakkı bulunan kaydi sermaye piyasası araçlarının rehin alanın hesabında tutulacağına ilişkin hükümden önce ise ifadesi kullanılmıştır. Diğer bir ifade ile bir önceki (üçüncü) fıkradaki intifa hakkına ilişkin düzenlemenin, 4. fıkranın tersi bir uygulamayı benimsendiğine ilişkin bir ifadeye yer verilmiştir. Bu hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden çıkan sonuç; üzerinde intifa hakkı kurulan sermaye piyasası araçlarının hakkı tesis eden malikin (intifa verenin) hesabına bağlı bir alt hesapta tutulacağı, ancak lehine intifa hakkı kurulan kişinin (intifa hakkı sahibinin intifa alanın) kimlik bilgilerinin de hakkı tesis edenin hesabında yer alacağıdır. Lehine intifa hakkı kurulan kişinin Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde hesabının bulunmaması mümkündür. Kanaatimizce böyle bir durumda, üzerinde intifa hakkı kurulan kaydi sermaye piyasası araçları (mevcut sistem itibariyle) intifa alanın hesabına 1927 Seri: IV, No: 34 sayılı Kaydileştirilen Sermaye Piyasası Araçlarına İlişkin Kayıtların Tutulmasının Usul ve Esasları Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (RG. T , S ) ile getirilen ek fıkra. 341

343 aktarılmayacağı için, intifa hakkı sahibi adına Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde yeni bir hesap açılmasına gerek yoktur Ancak hakkı tesis edenin hesabında intifa hakkı sahibinin kimlik bilgilerinin bulunması gerektiği için intifa hakkı sahibinin kimlik bilgilerinin, intifa hakkının kurulduğunu gösteren belgelerle birlikte Merkezi Kayıt Kuruluşu na bildirilmesi gerekmektedir. Öte yandan intifa hakkı sahibinin Merkezi Kayıt Kuruluşu na bildirilecek kimlik bilgilerinin kapsamına ilişkin Kaydileştirme Tebliği nde açık bir hüküm bulunmamaktadır. Kanaatimizce Kaydileştirme Tebliği nin 10. maddesinde yer alan yatırımcı hesabının açılmasına ilişkin kurallar burada da kıyasen uygulanabilir. Dolayısıyla Kaydileştirme Tebliği EK/2 de belirtilen bilgilerin intifa hakkının kurulduğuna ilişkin belgelerle birlikte Merkezi Kayıt Kuruluşu na bildirilmesi gerekmektedir (Kaydileştirme Tebliği m.10 f.2). Ayrıca yine Kaydileştirme Tebliği nin 10. maddesindeki hüküm gereğince bildirilmeyen bilgileri, Merkezi Kayıt Kuruluşu, resmi kurumların veri tabanlarından elektronik ortamda elde edebilmektedir (Kaydileştirme Tebliği m.10 f.6). Kaydileştirme Tebliği nin 19. maddesinde yer alan ifadelerin yorumundan, üzerinde intifa hakkı bulunan kaydi sermaye piyasası araçlarının, hakkı tesis eden kişinin (malikin) hesabına bağlı bir alt hesapta hakkı tesis eden kişi ve intifa hakkı sahibinin kimlik bilgileri ile birlikte izleneceği sonucuna ulaşılmaktadır. Ancak kanaatimizce üzerinde intifa hakkı kurulan kaydi sermaye piyasası araçlarının, malik yerine intifa hakkı sahibinin hesabına bağlı bir alt hesapta tutulması daha isabetli olacaktır Çünkü üzerinde intifa hakkı kurulan fiziki bir sermaye piyasası aracının zilyetliğinin intifa alana devredilmesi gerekmektedir (MK. m.795). Dolayısıyla kaydi sermaye piyasası araçları da intifa alanın hesabına bağlı bir alt hesaba aktarılarak, kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin zilyetlik, zilyetliğin havalesi yoluyla intifa alana geçirilmiş olur. Ayrıca üzerinde intifa hakkı olan sermaye piyasası aracına ilişkin, intifa ile yüklü çıplak mülkiyetin malike sağladığı yetkiler hariç, birçok yetki intifa hakkı sahibine aittir. Örneğin üzerinde intifa hakkı olan kaydi bir anonim şirket payına ilişkin oy hakkı, pay sahibine değil, intifa hakkı sahibine aittir İntifa hakkı sahibinin genel kurula katılarak oy hakkını kullanabilmesi için genel kuruldan belli bir süre önce kaydi sistemde genel kurul blokajı işlemi yapması Ancak Merkezi Kayıt Kuruluşu nun yayınladığı Merkezi Kaydi Sistem, İş ve Bilişim Uygulama İlke ve Kuralları adlı kitapçıkta böyle bir durumda lehine intifa tesis edilen kişiye yeni bir hesap açılması gerektiği belirtilmektedir. Bkz. MKK, İş ve Bilişim, s. 63. Aynı yönde bkz. Urkan, Ayni Hak Tesisi, s. 36. Bkz. Üçüncü Bölüm, 10, II, C. 342

344 gerekmektedir. Ancak intifa hakkı sahibi başkasına ait bir hesapta olan kaydi anonim şirket payına ilişkin doğrudan herhangi bir işlem yapamayacaktır. Dolayısıyla intifa hakkı sahibinin kaydi anonim şirket payına ilişkin oy hakkı zedelenecektir. Bu durumda intifa hakkı sahibinin kaydi anonim şirket payına ilişkin oy hakkını kullanabilmesi için ya başka bir kişinin (pay sahibinin) hesabına girerek genel kurul blokajı işlemi yapmasına izin verilmesi ya da intifa hakkı sahibinin, pay sahibinden genel kurul blokajı işlemini yapmasını istemesi gerekmektedir. Bu nedenle üzerinde intifa hakkı bulunan kaydi anonim şirket payının intifa hakkı sahibinin alt hesabında tutulması ve intifa hakkı sahibinin kendi hesabına girerek genel kurul blokajı işlemi yapması daha makuldür. Üzerinde intifa hakkı bulunan sermaye piyasası araçlarının intifa hakkı sahibinin hesabına bağlı bir alt hesapta tutulmasının kabulü halinde, hakkı tesis eden kişinin (malikin) kimlik bilgilerinin de bu alt hesapla birlikte izlenmesi gerekmektedir. Kaydi sistemin mevcut işleyişi açısından yukarıdaki söz konusu sorun, üzerinde intifa hakkı bulunan kaydi sermaye piyasası araçlarının intifa hakkı sahibinin hesabına bağlı bir alt hesapta tutulması yolu ile çözülebilmektedir. Öte yandan kaydi anonim şirket payına ilişkin oy hakkının kullanılabilmesi için genel kurul blokaj işlemi yapılması zorunluluğunun ortadan kaldırılması gerektiği yönündeki görüşümüz 1931 çerçevesinde de söz konusu sorun çözüme kavuşturabilecektir. Nitekim kaydi anonim şirket payına ilişkin genel kurul blokaj işlemi ortadan kaldırıldığında, üzerinde intifa hakkı bulunan ve pay sahibinin hesabında izlenen paylara ilişkin genel kurul blokaj işleminin, intifa hakkı sahibi tarafından nasıl yapılacağı sorunu da kendiliğinden çözülmüş olacaktır. Çünkü ortada yapılması gereken bir genel kurul blokaj işlemi kalmayacaktır. V. HACİZ A. Genel Olarak Alacaklının, borçludan olan alacağı dolayısıyla tatmin edilmesi amacıyla yapılan haczin konusu, borçlunun taşınır ve taşınmaz malları, üçüncü kişilerdeki alacakları ve diğer malvarlığı haklarıdır Bu yüzden, kural olarak, borçlunun malvarlığına dâhil tüm unsurlar haczedilebilir. Bir malın ya da hakkın haczedilebilmesi için devredilebilir ve Kaydi anonim şirket payına ilişkin oy hakkının kullanılabilmesi için genel kurul blokaj işlemi yapılması zorunluluğunun ortadan kaldırılması gerektiği yönündeki görüşümüz hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Üçüncü Bölüm, 10, II, D. Kuru, İcra ve İflas, C. I, s. 635; Üstündağ, s. 170 vd. 343

345 iktisaden değerlendirilebilir nitelikte olması gerekir Maddi hukuk hükümlerine göre devri yasak olan mal ve haklar ise haczedilemez. Bir mal veya hakkın devrinin yasak olmasından dolayı haczedilememesi için bu devir yasağının kanundan kaynaklanması gerekir. Kanunen devri yasak olmamakla berlikte, kişilerin veya hukuki işlemin taraflarının kendi iradeleriyle devrini yasakladıkları mal ve haklar ise, haczedilebilir Kanundan dolayı başkasına devredilemedikleri için haczedilemeyen mal ve hakların başında, şahsa sıkı sıkıya bağlı haklar (MK. m.23) ve manevi tazminat talepleri (MK. m.121) yer alır. Kaydi sermaye piyasası araçları da kişinin malvarlığına dâhil unsurlardandır. Ayrıca kaydi sermaye piyasası araçları devredilebilir ve iktisaden değerlendirilebilir niteliktedir. Kaydi sermaye piyasası araçlarının haczedilemeyeceğine ilişkin kanuni bir düzenleme de bulunmamaktadır. Bu nedenle kaydi sermaye piyasası araçları hacze konu olabilir. Nitekim Kaydileştirme Tebliği nin Kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin her türlü haciz ve tedbir işlemleri başlıklı 22. maddesinde kaydi sermaye piyasası araçlarının hacze konu olabileceği açıkça düzenlenmiştir. İcra ve iflas hukukunun en temel kurallarından birisi, alacaklının para ile tatmin edilmesidir Kural olarak, borçlunun haczi mümkün taşınır ve taşınmaz malları, üçüncü kişilerdeki alacakları ve diğer malvarlığı haklarının alacağına karşılık olarak alacaklıya devri mümkün değildir. Borçlunun haczi mümkün malvarlığı unsurları haczedilir, satılır ve elde edilen para alacaklının alacağını karşılamak üzere alacaklıya verilir. Bu yüzden, haczedilen kaydi bir sermaye piyasası aracının alacağına karşılık olarak alacaklıya devri mümkün değildir. Dolayısıyla borçluya ait kaydi bir sermaye piyasası aracı haczedilmişse bunun paraya çevrilmesi (satılması) ve elde edilen para ile alacaklının tatmin edilmesi gerekir. B. Hacze Uygulanacak Hükümler Kaydileştirme ve kaydi sistem açısından temel düzenleme olan Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinde kaydi sermaye piyasası araçlarının haczine ilişkin bir hüküm bulunmaktadır. Bu nedenle kaydi sermaye piyasası araçlarının haczine öncelikli Ekonomik değeri olmayan mal ve hakların haczedilemeyeceği yönünde bkz. Kuru, İcra ve İflas, C. I, s. 778; Üstündağ, s. 170; Postacıoğlu, s. 211 vd. Kuru, İcra ve İflas, C.I, s.779; Postacıoğlu, s.331; Üstündağ, s. 173; Tarafların kendi iradeleri ile devredilemeyeceğini kararlaştırdıkları hak ve alacakların haczedilemeyeceğinin tek istisnası, İİK. 82 f. 8 ve 818 sayılı BK. m.510 a göre kurulup haczedilemeyeceği kararlaştırılan kaydı hayatla iratlardır (Ayrıntılı bilgi için bkz. Kuru, İcra ve İflas, C. I, s. 806). Kuru, İcra ve İflas, C. I, s. 616; Üstündağ, s

346 olarak Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 5. fıkrasındaki hüküm uygulanmalıdır. Ayrıca kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin özel bir düzenleme olan Kaydileştirme Tebliği nin Kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin her türlü haciz ve tedbir işlemleri başlıklı 22. maddesindeki hükümler de kaydi sermaye piyasası araçlarının haczine öncelikli olarak uygulanmalıdır. Bununla birlikte söz konusu düzenlemelerde kaydi sermaye piyasası araçlarının haczine ilişkin ayrıntılı hükümler bulunmamaktadır. Bu nedenle özel düzenlemelerdeki söz konusu hükümler dışında, genel hükümlerden hangilerinin kaydi sermaye piyasası araçlarının haczine uygulanacağının tespit edilmesi gerekmektedir. Kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin bazı özellikler, bunların haczine uygulanacak genel hükümlerin tespiti açısından oldukça önemlidir. Öncelikle kaydi sermaye piyasası araçları taşınır eşya niteliğinde oldukları için 1936, bunların haczine taşınır eşyaların haczine ilişkin hükümler uygulanabilir. Nitekim 6102 sayılı TK nın 133. maddesine göre; borçlularına ait olan, senede bağlanmış veya bağlanmamış payların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun taşınırlara ilişkin hükümleri uyarınca haczedilmesini ve paraya çevrilmesini isteyebilirler. Bu hüküm, açıkça kaydi sermaye piyasası araçlarından bahsetmemekle birlikte, senede bağlanmamış oldukları için kaydi anonim şirket paylarının haczine uygulanabilecek niteliktedir. Kaydi sermaye piyasası araçları, Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulan elektronik ortamdaki hesaplarda kayıtlı oldukları için, bunların üçüncü kişinin elindeki malların haczine ilişkin hükümler çerçevesinde haczedilmesi söz konusu olabilir. Yine aynı nedenle kaydi sermaye piyasası araçlarının resmi sicile kayıtlı mallar gibi haczedilebileceği düşünülebilir. Öte yandan haczedilecek kaydi sermaye piyasası aracının türü, hacze uygulanacak hükümleri de farlılaştırabilir. Örneğin haczedilecek kaydi sermaye piyasası aracının kaydi bir anonim şirket payı olması durumunda, haczin çıplak payın haczine ilişkin hükümler çerçevesinde yapılması gündeme gelebilir Dolayısıyla kaydi sermaye piyasası araçlarının haczine uygulanacak genel hükümler, bu araçlara ilişkin özellikler göz önünde bulundurularak tespit edilmelidir Kaydi sermaye piyasası araçlarının taşınır eşya niteliğinde olması hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Üçüncü Bölüm, 9, II. Çıplak paya ilişkin hükümlerin mahiyetine uygun düştüğü oranda ve kıyasen kaydi anonim şirket paylarına da uygulanabileceği yönünde bkz. Üçüncü Bölüm, 9, II, B. 345

347 Burada üzerinde durulması gereken ilk hüküm, resmi sicile kayıtlı malların haczine ilişkin İcra ve İflas Kanunu nun 79. maddesidir. Bu hükme göre; Resmi sicile kayıtlı malların haczi, takibin yapıldığı icra dairesince, kaydına işletilmek suretiyle doğrudan da yapılabilir. Bu hükümde belirtilen malların resmi sicile kayıtlı olmasına benzer şekilde, kaydi sermaye piyasası araçları Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulan hesaplarda kayıtlıdır. Bu nedenle kaydi sermaye piyasası araçlarının İcra ve iflas Kanunu nun 79. maddesi çerçevesinde haczedilebileceği düşünülebilir. Ancak, kanaatimizce kaydi sermaye piyasası araçlarının İcra ve İflas Kanunu nun 79. maddesi çerçevesinde haczedilmesi mümkün değildir Çünkü Merkezi Kayıt Kuruluşu yarı kamusal bir özellik göstermekle birlikte özel hukuk tüzel kişisi olup, anonim şirket statüsündedir Bu nedenle Merkezi Kayıt Kuruluşu nun tuttuğu kayıtlar 1940 da resmi sicil niteliğinde değildir Nitekim hukuki düzenlemelerde Merkezi Kayıt Kuruluşu nun tuttuğu kayıtların resmi sicil niteliğinde olduğuna ilişkin bir hüküm olmadığı gibi, Merkezi Kayıt Kuruluşu herhangi bir resmi sicili tutmakla görevlendirilmemiştir. Kaydi sermaye piyasası araçları fiziki olarak senet üzerinde tecessüm etmedikleri için, maliklerinin (yatırımcıların) ellerinde bu sermaye piyasası araçları üzerinde hak sahibi olduklarına ilişkin fiziki bir belge bulunmamaktadır. Yatırımcıların kaydi sermaye piyasası araçları, alacaklı ve sermaye piyasası aracının maliki borçlu dışında, üçüncü kişi konumunda olan Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulan elektronik ortamdaki hesaplardadır. Bu nedenle kaydi sermaye piyasası araçlarının haczine İcra ve İflas Kanunu nun Alacak ve Üçüncü Şahıs Elinde Haczedilen Mallar hakkındaki 89. maddesinde yer alan hükümler uygulanabilir Kaydi sermaye piyasası araçlarının tamamı üçüncü kişi konumundaki Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdindeki hesaplarda olduğu Aynı yönde bkz. Topuz, s Merkezi Kayıt Kuruluşu nun hukuki statüsü hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 6, III. Kaydi sistemdeki kayıtlar, kamu güvenliğine haiz olmadığı gibi tapu sicilindeki kayıtlarda olduğu gibi Medeni Kanun un maddesindeki etkiyi yapmaz. Ayrıca kaydi sistemdeki kayıtlar, kayıtların kurucu nitelikte olabilmesi için gerekli aleniyet ve güven fonksiyonlarını da yerine getirme özelliğine sahip değildir. Kaydi sistemdeki kayıtların kurucu değil, açıklayıcı nitelikte olduğu yönünde bkz. Üçüncü Bölüm, 9, III, B. Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından tutulan kayıtların resmi sicil niteliğinde olmadığı yönünde bkz. Manavgat, Kaydi Sistem, s. 170, s. 172; Turanboy, Kaydi Değer, s. 49; Dönmez, s Kaydi sistemdeki kayıtların aleniyet ve güvenilirlik açılarından da resmi sicil niteliğine ya da kamu güvenliğine sahip yapıya kavuşturulmaları gerektiği yönünde bkz. Tanör, Devlet İç Borçlanma Senetleri, s Aynı yönde bkz. Dönmez, s. 139; Topuz, s

348 için, İcra ve İflas Kanunu nun 89. maddesindeki hükümler tüm kaydi sermaye piyasası aracı türlerine uygulanabilir niteliktedir. Öte yandan haczedilecek kaydi sermaye piyasası aracının kaydi bir anonim şirket payı olması durumunda, bu hacze İcra ve İflas Kanunu nun 94. maddesinin de uygulanması mümkündür Çünkü İcra ve İflas Kanunu nun 94. maddesinde yer alan şirket hissesi haczedilirse ifadeleri ile şirket hissesinin haczi düzenlenmekte olup, kaydi anonim şirket payı da bir şirket hissesidir. Nitekim kaydi anonim şirket paylarına benzerlik gösteren çıplak payların 1944 haczine de İcra ve İflas Kanunu nun 94. maddesi uygulanmaktadır Dolayısıyla kaydi anonim şirket payları, hem İcra ve İflas Kanunu nun 89. maddesine göre hem de İcra ve İflas Kanunu nun 94. maddesine göre haczedilebilecektir C. Haczin Usulü Kaydi sermaye piyasası araçlarının haczine uygulanabilecek hükümlerden İcra ve İflas Kanunu nun 89. maddesine göre; hamiline ait olmayan veya cirosu kabil bir senetle müstenit bulunmayan alacak veya sair bir talep hakkı veya borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı haczedilirse icra müdürü; borçlu olan hakiki veya hükmi şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödeyebileceğini ve takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber olmadığını veya malı elinde bulunduran üçüncü şahsa bundan böyle taşınır malı Aynı yönde bkz. Yeniocak, s. 72. Senede bağlanmamış anonim şirket payının İcra ve İflas Kanunu nun 94. maddesine göre haczedilebileceği yönünde bkz. Anonim şirketlerde hisse senedi çıkarılması zorunluluğu yoktur. Hisse senedi çıkarılmış ise bu hisse senetleri İİK.nun menkul mallarla ilgili haciz ve muhafaza hükümlerini düzenleyen 88. maddesi uyarınca icra müdürlüğünce haczedilebilir ve muhafaza altına alınır. Hisse senedi çıkarılmamış ise borçlunun 3. kişi nezdinde bulunan ve henüz kıymetli evraka bağlanmamış hisse hakları İİK.nun 94. maddesi gereğince icra müdürlüğü tarafından mahalline bizzat gidilerek ve pay defterine işlenmek suretiyle haciz işlemi yapılabilir. Haciz keyfiyeti de borçlunun hissesini elinde bulunduran 3. şahıslara ihbar edilir. 12. HD. T , E. 2004/18478, K. 2004/22744 ( Çıplak paya ilişkin hükümlerin mahiyetine uygun düştüğü oranda ve kıyasen kaydi anonim şirket paylarına da uygulanabileceği yönünde bkz. Üçüncü Bölüm, 9, II, B. Çıplak payların İcra ve İflas Kanunu nun 94. maddesi çerçevesinde haczedilebileceği yönünde bkz. Poroy / Tekinalp / Çamoğlu, s. 463; Kuru, El Kitabı, s Yargıtay da vermiş olduğu bir kararında çıplak payların İcra ve İflas Kanunu nun 94. maddesine göre haczedilebileceğini belirtmiştir. Bu karara göre; Hisse senedi çıkarılmamış ise borçlunun 3. kişi nezdinde bulunan ve henüz kıymetli evraka bağlanmamış hisse hakları İİK nun 94. maddesi gereğince icra müdürlüğü tarafından mahalline bizzat gidilerek ve pay defterine işlenmek suretiyle haciz işlemi yapılabilir. Haciz keyfiyeti de borçlunun hissesini elinde bulunduran 3. şahıslara ihbar edilir. 12. HD. T , E. 1996/12450, K. 1996/14776 (Poroy / Tekinalp / Çamoğlu, N. 767d); Anonim şirketlerde paylar için pay senedi veya pay ilmühaberi çıkartılmamışsa, borçlunun şirketteki (çıplak) payı, icra dairesi tarafından şirkete tebliğ olunarak haczedilir. HGK. T , E. 2007/12 332, K. 2007/446 (Yeniocak, s. 60). Aynı yönde bkz. Topuz, s

349 ancak icra dairesine teslim edebileceğini, malı takip borçlusuna vermemesini, aksi takdirde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda kalacağını bildirir (İİK. m.89 f.1). Kaydi sermaye piyasası araçlarının tamamı, bu hükme göre haczedilebilir. Çünkü kaydi sermaye piyasası araçları, Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdindeki hesaplarda tutulmaktadır. Dolayısıyla Merkezi Kayıt Kuruluşu, hükümde belirtilen üçüncü şahıs konumunda olup, kaydi sermaye piyasası araçlarını kendi nezdinde (elinde) bulundurmaktadır. Ayrıca söz konusu hükümde yer alan borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı tanımlaması, taşınır eşya niteliğindeki 1947 kaydi sermaye piyasası araçlarına uygundur Bu çerçevede İcra ve İflas Kanunu nun 89. maddesinden hareketle yetkili icra müdürü, kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin haciz işlemini yapar ve malı elinde bulunduran üçüncü şahıs konumundaki kişiye bu haciz işlemini bildirir. İcra ve İflas Kanunu nun 89. maddesi yanında kaydi anonim şirket payının haczine uygulanabilecek İcra ve İflas Kanunu nun 94. maddesine göre; bir intifa hakkı veya taksim edilmemiş bir miras veya bir şirket yahut iştirak halinde tasarruf edilen bir mal hissesi haczedilirse icra dairesi, yerleşim yerleri bilinen ilgili üçüncü şahıslara keyfiyeti ihbar eder. Anonim şirketlerde paylar için pay senedi veya pay ilmühaberi çıkarılmamışsa, borçlunun şirketteki payı icra dairesi tarafından şirkete tebliğ olunarak haczedilir. (İİK. m.94 f.1). Bu hükme göre kaydi bir anonim şirket payı haczedilirse, durum ilgili üçüncü şahıslara bildirilmelidir Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdindeki hesaplarda bulunan kaydi sermaye piyasası araçlarının üçüncü kişi nezdindeki sair talep hakkı kapsamına girdiği yönünde bkz. Topuz, s Sair bir talep hakkının söz konusu olduğu durumlarda, üçüncü şahıs nezdinde borçluya ait haczi kabil bir hak mevcut olmakla beraber, bu hakkın bir kıymetli evraka bağlanmamış olduğu yönünde bkz. Karslı, s Topuz da kaydi sermaye piyasası araçlarının İcra ve iflas Kanunu nun 89. maddesine göre haczedilebileceğini belirtmekte, ancak bunun sebebi olarak kaydi sermaye piyasası araçlarının söz konusu hükümde yer alan sair bir talep hakkı niteliğinde olmasını göstermektedir (bkz. Topuz, s. 236). Kanaatimizce kaydi sermaye piyasası araçları, üçüncü kişi elindeki sair bir talep hakkı oldukları için değil, üçüncü kişi elindeki taşınır bir mal oldukları için İcra ve İflas Kanunu nun 89. maddesine göre haczedilebilir. Her ne kadar doğrudan kaydi sermaye piyasası araçları ile ilgili olmasa bile; Tekinalp, kaydi sermaye piyasası araçlarına benzerlik gösteren çıplak payların haczine İcra ve İflas Kanunu nun 94. maddesinin uygulanma sebebi olarak, çıplak payların (İİK. m.106 f.2 nin de yardımı ile) taşınır hükmünde sayılmasının mümkün ve isabetli olmasını göstermektedir. Bkz. Poroy / Tekinalp / Çamoğlu, N. 767d. Bkz. Haciz keyfiyeti de borçlunun hissesini elinde bulunduran 3. şahıslara ihbar edilir. 12. HD. T , E. 1996/12450, K. 1996/14776 (Poroy / Tekinalp / Çamoğlu, N. 767d). Hisse senedi çıkarılmamış ise borçlunun 3. kişi nezdinde bulunan ve henüz kıymetli evraka bağlanmamış hisse hakları İİK.nun 94. maddesi gereğince icra müdürlüğü tarafından mahalline bizzat gidilerek ve pay defterine işlenmek suretiyle haciz işlemi yapılabilir. Haciz keyfiyeti de borçlunun hissesini elinde bulunduran 3. şahıslara ihbar edilir. 12. HD. T , E. 2004/18478, K. 2004/22744 ( 348

350 Burada üzerinde durulması gereken konu, haciz bildiriminin kime yapılacağıdır. Diğer bir ifade ile (İİK. m.89 a göre) kaydi sermaye piyasası aracını elinde bulundurduğu kabul edilen üçüncü şahıs konumundakilerin veya (İİK. m.94 e göre) ilgili üçüncü şahısların kimler olduğunun tespit edilmesi gerekmektedir. Kaydi sermaye piyasası araçları, Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdindeki hesaplarda tutulmaktadır. Bu nedenle Merkezi Kayıt Kuruluşu saklayan sıfatı ile (İİK. m.89 a göre) kaydi sermaye piyasası araçlarını elinde bulunduran üçüncü şahıs ve (İİK. m.94 e göre) ilgili üçüncü şahıs konumundadır. Dolayısıyla haciz işleminin Merkezi Kayıt Kuruluşu na bildirilmesi gerekmektedir. Ayrıca haciz işlemi, Merkezi Kayıt Kuruluşu dışında, Merkezi Kayıt Kuruluşu üyelerine de bildirilebilmektedir. Çünkü Kaydileştirme Tebliği nin 22. maddesinde kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin haciz işlemlerinin Merkezi Kayıt Kuruluşu üyeleri tarafından uygulanacağı ve Merkezi Kayıt Kuruluşu üyelerinin kendilerine gelen haciz taleplerini uygulamak adına kaydi sistemde gerekli değişiklikleri yapmak zorunda oldukları düzenlenmiştir (Kaydileştirme Tebliği m. 22 f.1 ve f.2). Bu hükümlerden çıkan sonuç, haciz işlemine ilişkin bildirimin Merkezi Kayıt Kuruluşu üyelerine de yapılabileceğidir Hatta Kaydileştirme Tebliği nin 22. maddesinin 1. fıkrasında yer alan Kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin her türlü haciz ve tedbir işlemi MKK üyelerince uygulanır ifadesi ile bunu takiben aynı maddenin 4. fıkrasında yer alan Adli veya idari merciler tarafından, haciz ve tedbir taleplerinin doğrudan MKK'ya da bildirilmesi halinde ise ifadeleri, haciz işleminin üyelere bildirilmesinin asıl, Merkezi Kayıt Kuruluşu na bildirilmesinin ise istisna olduğu izlenimi oluşturmaktadır. Özellikle söz konusu maddenin 4. fıkrasında yer alan ise ifadesi, bu izlenimi oluşturabilecek niteliktedir. Dolayısıyla hem Merkezi Kayıt Kuruluşu hem de Merkezi Kayıt Kuruluşu üyeleri haciz ihbarnamesinin bildirileceği üçüncü kişi konumundadır İcra ve İflas Kanunu nun 94. maddesine göre düzenlenecek haciz ihbarnamesinin Merkezi Kayıt Kuruluşu üyelerine bildirilmesi konusunda, İcra ve İflas Kanunu nun 94. maddesi ile Kaydileştirme Tebliği nin 22. maddesinin uyumlu olduğu söylenebilir. Çünkü üyeler (İİK. m.94 e göre) ilgili üçüncü şahıs konumundadır. Buna karşılık İcra ve İflas Kanunu nun 89. maddesine göre düzenlenen haciz ihbarnamesinin, Merkezi Kayıt Kuruluşu üyelerine bildirilmesinin dayanağı 89. madde hükmü olamaz. Çünkü haczin Aynı yönde bkz. Topuz, s. 236; Yeniocak, s. 74. Topuz, s. 236; Yeniocak, s. 72 vd. 349

351 madde hükümlerine göre yapılması durumunda, haczin yapıldığının malı elinde bulunduran üçüncü şahsa bildirilmesi gerekmektedir. Kaydi sermaye piyasası araçları Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdindeki hesaplarda tutulduğu için, malı elinde bulunduran üçüncü şahıs Merkezi Kayıt Kuruluşu dur. Bu nedenle İcra ve İflas Kanunu nun 89. maddesine göre, haciz ihbarnamesinin sadece Merkezi Kayıt Kuruluşu na bildirilmesi gerekmektedir. Kanaatimizce burada haciz ihbarnamesine ilişkin bildirim, İcra ve İflas Kanunu nun 89. maddesi ile Kaydileştirme Tebliği nin 22. maddesinde yer alan hükümler birlikte değerlendirilerek yapılmalıdır. Dolayısıyla İcra ve İflas Kanunu nun 89. maddesine göre düzenlenen haciz ihbarnamesi de (İcra ve İflas Kanunu nun 94. maddesine göre yapılan hacizde olduğu gibi) hem Merkezi Kayıt Kuruluşu na hem de Merkezi Kayıt Kuruluşu üyelerine bildirilebilmelidir. Ancak burada Merkezi Kayıt Kuruluşu üyelerine yapılan bildirimin dayanağı, İcra ve İflas Kanunu nun 89. maddesi (kapsamında üyelerin malı elinde bulunduran üçüncü şahıs konumunda olmaları) değil, Kaydileştirme Tebliği nin 22. maddesi ile Merkezi Kayıt Kuruluşu üyelerine verilen haciz işlemini kaydi sistemdeki hesaplara geçirme yetkisidir. Üzerinde durulması gereken diğer bir konu, haciz bildiriminin yapılabileceği Merkezi Kayıt Kuruluşu üyelerinin hangileri olduğudur. Doktrindeki bir görüşe göre 1952, haciz bildiriminin yapılabileceği Merkezi Kayıt Kuruluşu üyeleri, sadece aracı kuruşlar (aracı kurum ve bankalar) dır. Doktrindeki diğer bir görüşe göre ise 1953, haciz bildiriminin yapılabileceği Merkezi Kayıt Kuruluşu üyeleri aracı kuruluşlar ve ihraççılardır. Diğer bir ifade ile bu görüşe göre, Merkezi Kayıt Kuruluşu üyeleri arasından aracı kuruluşlar dışında ihraççılara da haciz bildirimi yapılabilmektedir Kanaatimizce haciz bildiriminin yapılabileceği Merkezi Kayıt Kuruluşu üyeleri, haciz işleminin kaydi sistemdeki (Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulan) hesaplara geçirilmesi işleminin yapılış şekline göre belirlenmelidir. Kaydileştirme Tebliği nin 22. maddesine göre; Kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin her türlü haciz ve tedbir işlemi, ilgili yatırımcı, katılımcı ve ortak hesaplarında ayrı bir alt hesap oluşturulması sureti ile MKK üyelerince uygulanır. Bu hükme göre haciz işlemi kaydi sistemdeki yatırımcı hesabı, katılımcı hesabı veya ortak hesabına geçirilmek suretiyle uygulanacaktır Bkz. Topuz, s Bkz. Yeniocak, s. 72. Merkezi Kayıt Kuruluşu üyesi olan ihraççıların, Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulan kayıtlarda değişiklik yapma hususunda üstlenmiş oldukları herhangi bir görevin söz konusu olmadığı yönünde bkz. Topuz, s

352 Kaydi sistemde, aracı kuruluş hesabı, TAKASBANK hesabı ve TCMB hesabı altında olmak üzere üç adet yatırımcı hesabı bulunmaktadır. Ortak hesabı ve katılımcı hesabı ise sadece ihraççı hesabı altında yer almaktadır. TAKASBANK hesabı altında yer alan yatırımcı hesabı 1955, aracı kuruluşun işlem yapmaya yetkili olduğu hak sahipleri adına açılmış ve hak sahibinin nama ve hamiline haklarının izlendiği hesaptır 1956 (Kaydileştirme Tebliği m.12/ii). Bu nedenle TAKASBANK hesabı altında yer alan yatırımcı hesabı ile aracı kuruluş hesabı altında yer alan yatırımcı hesabı, aynı bilgileri içermektedir. Ayrıca bu hesabın amacı işlem yapılması değil, hak sahibi adına işlem yapmaya yetkili aracı kuruşların belirlenmesi ve kayıtların izlenmesidir. Dolayısıyla TAKASBANK ın kendisine yapılan haciz bildirimini hesaba geçirmesi gibi bir durum söz konusu değildir. Bu nedenle haciz bildiriminin yapılacağı Merkezi Kayıt Kuruluşu üyeleri arasında TAKASBANK yer almamalıdır. TCMB hesabı altında yer alan yatırımcı hesabı 1957 ise, devlet iç borçlanma senetlerine ilişkin hak sahiplerini izlemek ve bu hak sahiplerinin aracı kuruluşlarını tespit edebilmek için açılan bir hesaptır. Devlet iç borçlanma senetleri henüz kaydileştirilerek kaydi sisteme aktarılmadığı için mevcut sistemde bunların haczi halinde Merkezi Kayıt Kuruluşu üyesi olması nedeniyle Merkez Bankası na haciz bildirimi yapılması söz konusu değildir. Haciz işleminin geçirileceği yatırımcı hesabı ise, aracı kuruluş hesabı altında yer alan yatırımcı hesabıdır Bu nedenle aracı kuruluşlar, haciz bildiriminin yapılacağı Merkezi Kayıt Kuruluşu üyeleri arasındadır Katılımcı hesabı ve ortak hesabı ise ihraççı hesabı altında yer aldığı için katılımcı hesabı ve ortak hesabında yapılacak haciz işlemlerinin ihraççıya bildirilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla ihraççılar da haciz bildiriminin yapılacağı Merkezi Kayıt Kuruluşu üyeleri arasındadır Kanaatimizce aracı kuruluş ve ihraççıların (İİK. m.89 ve m.94 e göre) haciz bildiriminin yapılacağı Merkezi Kayıt Kuruluşu üyeleri arasında yer almalarının nedeni: Aracı kuruluş ve ihraççıların; 1) Sermaye Piyasası Kanunu ve Kaydileştirme Tebliği ile haciz işlemini hesaba geçirme konusunda yetkilendirilmiş olmaları (SPKn. m.10/a f.5 ve TAKASBANK hesabı altında yer alan yatırımcı hesabı hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 7, II, C, 3. MKK, İş ve Bilişim, s. 4. TCMB hesabı altında yer alan yatırımcı hesabı hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 7, II, D, 2. Aracı kuruluş hesabı altında yer alan yatırımcı hesabı hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. İkinci Bölüm, 7, II, B, 3. Aynı yönde bkz. Topuz, s. 235; Yeniocak, s. 72. Aynı yönde bkz. Yeniocak, s. 72. Aksi yönde bkz. Topuz, s

353 Kaydileştirme Tebliği m.22) ve 2) katılma hesabı ve ortak hesabının ihraççı hesabı, yatırımcı hesabının ise aracı kuruluş hesabı altında yer almasıdır Bu nedenle aracı kuruluşların haciz bildiriminin yapılacağı Merkezi Kayıt Kuruluşu üyeleri arasında yer almasına gerekçe olarak, sahiplerinin Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulan kaydi sermaye piyasası araçları üzerinde kendilerinin doğrudan tasarruf edememesi ve tasarruf yetkisinin aracı kuruluşlar vasıtasıyla kullanılabilmesini gösteren görüşün 1962 bu gerekçesine katılmıyoruz. Aksini kabul, hak sahiplerinin kendilerinin kaydi sistemde işlem yapabilmesi durumunda, haciz bildiriminin kaydi sermaye piyasası aracı haczedilen hak sahiplerine de yapılabileceği anlamına gelmektedir. Haciz bildiriminin yapılacağı makamlar bu şekilde tespit edildikten sonra üzerinde durulması gereken bir başka konu da bu bildirimi kimin yapacağıdır. Tartışmasız bu bildirim icra dairesi tarafından yapılmalıdır. Çünkü haciz işlemi, kural olarak, icra müdürü (veya yetkilendireceği bir memuru) tarafından yapılır 1963 (İİK. m.80 f.1). Dolayısıyla alacaklının ayrıca haciz işlemini Merkezi Kayıt Kuruluşu na veya Merkezi Kayıt Kuruluşu üyelerine bildirme gibi bir yükümlülüğü bulunmamaktadır. İcra dairesi tarafından Merkezi Kayıt Kuruluşu veya Merkezi Kayıt Kuruluşu üyelerine yapılan haciz bildiriminden sonra, haczedilen kaydi sermaye piyasası aracına ilişkin haciz işleminin ilgili hesaba geçirilmesi gerekmektedir. Kaydileştirme Tebliği nin 22. maddesinin 1. fıkrasına göre; Kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin her türlü haciz ve tedbir işlemi, ilgili yatırımcı, katılımcı ve ortak hesaplarında ayrı bir alt hesap oluşturulması sureti ile MKK üyelerince uygulanır. Bu hükme göre, haciz işlemini hesaplara geçirme işini Merkezi Kayıt Kuruluşu üyeleri yerine getirecektir. Bununla birlikte Kaydileştirme Tebliği nin 22. maddesinin 4. fıkrasına göre; Adli veya idari merciler tarafından, haciz ve tedbir taleplerinin doğrudan MKK'ya da bildirilmesi halinde ise, MKK hesabı hareketsizleştirir ve nihai işlem tesisine esas hak sahipliği durumunu teyit için ilgili üyeye bildirimde bulunur. İlgili üyeden teyit alınmasını müteakip teyit doğrultusunda işlem tesis edebilir. Şu kadar ki, MKK tarafından üyeye iletilen teyit İcra ve iflas Kanunu nun 94. maddesine göre yapılan haciz açısından burada yer alan iki nedene bir üçüncü neden olarak aracı kuruluş ve ihraççıların (İİK. m.94 e göre) ilgili üçüncü şahıs konumunda olmaları eklenebilir. Kaydi hisse sahiplerinin Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulan hisseleri üzerinde kendilerinin doğrudan tasarruf edememesi ve tasarruf yetkisinin aracı kurum ve bankalar vasıtasıyla kullanılması nedeniyle haciz bildiriminin aracı kurum ve bankalara yapılması gerektiği yönünde bkz. Topuz, s Kuru, El Kitabı, s. 365; Karslı, s

354 talebinin, izleyen iş günü saat 12:00 ye kadar üye tarafından MKK ya bildirilmemesi durumunda MKK kendi kayıtlarında görünen kıymetler üzerinde işlem tesis eder. Bu hükme göre, bazı durumlarda Merkezi Kayıt Kuruluşu da haciz işlemini bizzat kaydi sistemdeki hesaplara geçirebilmektedir. Dolayısıyla Kaydileştirme Tebliği ndeki hükümlere göre kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin haciz işlemini hesaplara geçirme işi hem Merkezi Kayıt Kuruluşu hem de Merkezi Kayıt Kuruluşu üyeleri tarafından yerine getirilebilmektedir. Öte yandan Şubat 2011 de kabul edilen 6111 sayılı Kanun 1964 ile Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesi ne haciz işlemlerinin yerine getirilmesine ilişkin bir hüküm eklenmiştir (SPKn. m.10/a f.5). Bu hükme göre; Kayden izlenen sermaye piyasası araçlarına ilişkin tedbir, haciz ve benzeri her türlü idari ve adli talep münhasıran 1965 Merkezi Kayıt Kuruluşunun üyeleri tarafından yerine getirilir. İlgili kanunlar uyarınca elektronik ortamda tebligatı yapılan alacakların takip ve tahsiline ilişkin hükümler saklıdır. Bu hüküm ile birlikte kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin haciz işlemlerini kaydi sistemdeki hesaplara geçirme yetkisi, kural olarak, Merkezi Kayıt Kuruluşu üyelerine verilmiştir. Dolayısıyla, kural olarak, Merkezi Kayıt Kuruluşu kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin haciz işlemlerini bizzat kaydi sistemdeki hesaplara geçiremeyecektir. Merkezi Kayıt Kuruluşu haciz bildirimini hesaplara geçirememekle birlikte, haciz bildiriminin hesaplara geçirilmesi için yapılan bildirimin, üyeler yanında Merkezi Kayıt Kuruluşu na da yapılabileceği kanaatindeyiz. Çünkü Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 5. fıkrasının lafzında Merkezi Kayıt Kuruluşu na haciz bildiriminin yapılamayacağına ilişkin bir kural bulunmamaktadır. Düzenlemenin lafzında sadece haciz işleminin, kural olarak, Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından yerine getirilemeyeceğine ilişkin bir hüküm bulunmaktadır Ayrıca Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Ve Diğer Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun (RG. T , S ) un 151. maddesi ile. Hükümde yer alan münhasıran ifadesi, kaydi sermaye piyasası araçlarının haczinin sadece Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından kaydi sistemdeki hesaplara geçirilebileceği izlenimi oluşturabilecek niteliktedir. Hâlbuki hükmün devamından anlaşıldığına göre, istisnai bazı durumlarda Merkezi Kayıt Kuruluşu nun da kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin haczi kayıtlara geçirebileceği anlaşılmaktadır. Bu nedenle hükümde kullanılan münhasıran ifadesinin uygun olmadığı kanaatindeyiz. Yapılması gereken münhasıran ifadesi yerine kural olarak ifadesinin kullanılması ya da münhasıran ifadesinin tamamen metinden çıkarılmasıdır. Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 5. fıkrasının lafzında yer alan hükme rağmen uygulamada, hükümde belirtilen istisnai bazı durumlar dışında, Merkezi Kayıt Kuruluşu kendisine 353

355 maddesinin 5. fıkrası, haciz bildiriminin yapılmasına ilişkin bir hüküm olmayıp, haciz işleminin yerine getirilmesine ilişkin bir hükümdür. Haciz bildiriminin yapılmasına ilişkin hükümler ise, Kaydileştirme Tebliği nin 22. maddesi ile İcra ve İflas Kanunu nun 89. ve 94. maddeleridir. Nitekim birçok üye (aracı kuruluş, ihraççı vs) içerisinden yatırımcının ilgili üyesini tespit ederek haciz bildirimini bu ilgili üyeye yapmak oldukça zahmetli ve zor bir işlemdir. Bu nedenle uygulamada daha kolay olan haciz bildiriminin Merkezi Kayıt Kuruluşu na yapılması yolu tercih edilebilir Ancak haciz bildiriminin Merkezi Kayıt Kuruluşu na yapılması halinde, istisnai bazı durumlar hariç, Merkezi Kayıt Kuruluşu haciz işlemini hesaplara geçirmemeli ve haciz bildirimini hesaplara geçirilmek üzere ilgili üyeye yönlendirmelidir. Dolayısıyla ilgili üyeler yanında Merkezi Kayıt Kuruluşu na yapılan haciz bildirimi de geçerli olmalı; ancak bu bildirimin gereği olan haciz işleminin hesaplara geçirilmesi, kural olarak Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından değil, Merkezi Kayıt Kuruluşu nun haciz bildirimini yönlendirdiği ilgili üye tarafından yerine getirilmelidir. Çünkü Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 5. fıkrasındaki hüküm ile haciz işlemini hesaplara geçirme yetkisi, kural olarak, Merkezi Kayıt Kuruluşu üyelerine tanınmıştır. Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 5. fıkrasının getirilmesi ile birlikte haciz işlemini hesaplara geçirme yetkisine sahip olma açısından Sermaye Piyasası Kanunu ile Kaydileştirme Tebliği arasında bir uyumsuzluk ortaya çıkmıştır. Çünkü Kaydileştirme Tebliği ne göre hem Merkezi Kayıt Kuruluşu hem de Merkezi Kayıt Kuruluşu üyeleri haciz işlemini hesaplara geçirebilmektedir (Kaydileştirme Tebliği m.22). Sermaye Piyasası Kanunu na göre ise, kural olarak, sadece Merkezi Kayıt Kuruluşu üyeleri haciz işlemini hesaplara geçirebilmektedir (SPKn. m.10/a f.5). Kanaatimizce Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesine eklenen 5. fıkra, Kaydileştirme Tebliği nin 22. maddesinde yer alan hükmü bertaraf etmiştir. Çünkü normlar hiyerarşisinde kanun hükümleri, tebliğ hükümlerine göre üst sırada yer almaktadır ve alt sıradaki hükümler üst sıradaki hükümlere aykırı olmamalıdır. Normlar hiyerarşisinde alt sıradaki hükümlerin üst sıradaki hükümlere aykırı olması halinde ise, doğrudan üst sıradaki hükümler uygulanmalıdır. Bu nedenle 1967 yapılan haciz bildirimlerini kabul etmemektedir. Çünkü Merkezi Kayıt Kuruluşu söz konusu hükmü kendisine haciz konusunda bir bildirim yapılamayacağı şeklinde yorumlamaktadır. Nitekim hükmün çıkarılış amaçlarından birisi de haciz işlemleri nedeniyle Merkezi Kayıt Kurulu nun aşırı derecede artan iş yükü ve sorumluluğunu bertaraf edebilmektir. Ancak kanaatimizce hükmün lafzında yer alan ifadeler söz konusu amacı gerçekleştirmeye uygun değildir. Haciz bildiriminin Merkezi Kayıt Kuruluşu na yapılmasının, haciz ihbarının amacına ulaşabilmesi için daha avantajlı ve tercih edilmesi gereken bir yol olduğu ve sonuç alınabilmesi açısından daha pratik ve faydalı olduğu yönünde bkz. Topuz, s

356 kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin haciz işlemini hesaba geçirme açısından da doğrudan üst sıradaki Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 5. fıkrası uygulanmalıdır. Dolayısıyla kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin haciz işlemini hesaplara geçirme işlemi, kural olarak, sadece Merkezi Kayıt Kuruluşu üyeleri tarafından yerine getirilmelidir. Ancak Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 5. fıkrasının son cümlesine göre; İlgili kanunlar uyarınca elektronik ortamda tebligatı yapılan alacakların takip ve tahsiline ilişkin hükümler saklıdır. Bu nedenle bu hükümde saklı tutulan istisnai bazı durumlarda, Merkezi Kayıt Kuruluşu nun da haciz işlemini hesaplara geçirebileceği kabul edilmelidir. Örneğin, 6183 sayılı Kanun un 79. maddesi uyarınca kamu alacaklarına ilişkin üçüncü kişilerdeki taşınır mal, alacak ve hakların haczedilmesi halinde haciz bildirimi elektronik ortamda Merkezi Kayıt Kuruluşu na iletilecek ve Merkezi Kayıt Kuruluşu bizzat haciz işlemini hesaplara geçirebilecektir. Öte yandan üzerinde durulması gereken diğer bir konu, Sermaye Piyasası Kanunu ve Kaydileştirme Tebliği ile görevlendirilmiş olan Merkezi Kayıt Kuruluşu üyelerinin, haciz işlemleri sırasındaki hangi işlemi ne sıfatla yapacaklarıdır. Haciz işlemleri açısından Sermaye Piyasası Kanunu nda Merkezi Kayıt Kuruluşunun üyeleri tarafından yerine getirilir, Kaydileştirme Tebliği nde ise, MKK üyelerince uygulanır ve MKK kendi kayıtlarında görünen kıymetler üzerinde işlem tesis eder ifadeleri yer almaktadır (SPKn. m.10/a f.5; Kaydileştirme Tebliği m.22 f.1 ve f.4). Söz konusu hükümlerde yer alan ifadeler, haciz yapmakla görevli organın, Merkezi Kayıt Kuruluşu ve üyeler olduğu izlenimi oluşturabilecek niteliktedir. Hâlbuki borçlunun malvarlığı üzerindeki haciz işlemi, ancak devletin yetkili memurları 1968 aracılığıyla yapılabilmektedir (İİK. m.80 f.1). Dolayısıyla haciz işlemini yapmakla görevli olan organ, Merkezi Kayıt Kuruluşu veya Merkezi Kayıt Kuruluşu üyeleri değil, devletin yetkili memurlarıdır. Bu nedenle yukarıdaki söz konusu hükümlerde yer alan ifadelerin uygun olmadığı kanaatindeyiz. Söz konusu hükümlerde yer alan ifadeler, haczin icra müdürü tarafından yapıldıktan sonra, muhafaza işleminin Merkezi Kayıt Kuruluşu veya Merkezi Kayıt Kuruluşu üyeleri tarafından yerine getirileceği şeklinde olmalıdır. Nitekim kıymetli şeyler dışındaki diğer taşınır mallara konulan haczin geçerli olabilmesi için haczi yapan icra dairesinin bu mallara fiilen el koymuş olması zorunlu değildir. İcra ve İflas Kanunu nun 88. maddesinde haciz işleminin yapılabilmesi için fiilen el konulması gereken mallar sayılmıştır. Bu hükme 1968 İcra müdürü haczi kendi yapabileceği gibi yardımcı veya kâtiplerinden birine de yaptırabilir (İİK. m.80 f.1). 355

357 göre; haczolunan paralar, banknotlar, hamiline ait senetler, poliçeler ve sair cirosu kabil senetlerle altın ve gümüş ve diğer kıymetli şeylerin haczi için muhafaza altına alınma, bir geçerlilik işlemidir. Diğer bir ifade ile bu mallar üzerinde haciz işleminin yapılabilmesi için muhafaza işleminin uygulanması bir zorunluluktur. Bu mallar dışındaki bir malın haczedilebilmesi için ise, muhafaza işleminin uygulanması bir zorunluluk değildir. Kaydi sermaye piyasası araçları da hükümde sayılan söz konusu mallar içerisinde değildir. Kural olarak, bir malın haczinin yapılabilmesi için icra müdürünün haczin icrasına ve haczettiği şeylerin mahiyetine, özelliklerine, miktarına ve bunların kıymetine ve muhafaza şekline ilişkin bir haciz zabıt varakası düzenlemesi gerekli ve yeterlidir Haciz işlemi yapıldıktan sonra haczi yapan icra müdürü, haciz konusu mala ilişkin uygulayacağı muhafaza işleminde ise, haciz konusu malın koruma altına alınması amacıyla hareket etmektedir. Dolayısıyla Merkezi Kayıt Kuruluşu ve Merkezi Kayıt Kuruluşu üyeleri tarafından yapılan haczin kaydi sistemdeki hesaplara geçirilmesi işlemi, muhafaza tedbiri niteliğindedir. Ayrıca bu muhafaza tedbiri, kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin haciz işleminin yapılması açısından bir geçerlilik şartı (zorunluluk) değildir. Çünkü İcra ve İflas Kanunu nun 89. maddesine göre yapılan hacizde, haciz, icra müdürünün kaydi sermaye piyasası araçlarının mahiyetine, özelliklerine, miktarına ve bunların kıymetine ve muhafaza şekline ilişkin bir haciz zabıt varakası düzenlemesi ile kurulur Haczedilen kaydi sermaye piyasası aracının kaydi bir anonim şirket payı olması ve haczin İcra ve İflas Kanunu nun 94. maddesine göre yapılması halinde ise, haciz, icra müdürünün haciz kararını içeren yazısını, alacaklının talebiyle, Merkezi Kayıt Kuruluşu na veya ilgili Merkezi Kayıt Kuruluşu üyesine 1971 tebliği ile kurulur Kuru, El Kitabı, s. 367; Karslı, s. 494; Yavaş, s. 41. Borçlunun üçüncü kişi nezdindeki mallarının haczi için (haczin tekemmül etmesi için) haciz tutanağı düzenlenmesinin yeterli olduğu yönünde bkz. Kuru, El Kitabı, s. 406, 432. İcra ve İflas Kanunu nun 94. maddesinde senede bağlanmamış anonim şirket payının anonim şirkete yapılan tebliğ ile haczedileceği düzenlenmiştir. Dolayısıyla bu maddede tebliğin yapılacağı yer olarak sadece anonim şirket gösterilmiştir. Ancak senede bağlanmayan kaydi anonim şirket payları, çıplak payların aksine şirketin elinde bulunan pay defterinde değil, Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulan hesaplarda kayıtlıdır. Ayrıca Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 5. fıkrası ve Kaydileştirme Tebliği nin 22. maddesinde haczin hesaplara geçirilme işleminin, kural olarak, Merkezi Kayıt Kuruluşu üyeleri tarafından yerine getirileceği düzenlenmiştir. Öte yandan Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 5. fıkrasına göre, istisnai olarak, bazı durumlarda haczin hesaplara geçirilme işleminin Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından yerine getirilmesi de mümkündür. Bu nedenle haciz için yapılan tebliğ, şirket (ihraççı) dışında, Merkezi Kayıt Kuruluşu na ve ilgili üyelere (örneğin aracı kuruluşlara) de yapılabilmelidir. Aynı yönde bkz. Yeniocak, s. 72. Anonim şirketlerde paylar için pay senedi veya pay ilmühaberi çıkartılmamışsa, borçlunun şirketteki (çıplak) payı, icra dairesi tarafından şirkete tebliğ olunarak haczedilir. HGK. T , E. 2007/12 332, K. 2007/446 (Yeniocak, s. 60). 356

358 Kendisine haciz bildirimi yapılan Merkezi Kayıt Kuruluşu üyesi gelen haciz taleplerini karşılamak üzere kaydi sistemdeki hesaplarda gerekli değişiklikleri yapmakla yükümlüdür 1973 (Kaydileştirme Tebliği m.22 f.2). Yapılan haciz bildiriminden sonra haciz işlemi, kural olarak ilgili üye tarafından, yatırımcı, katılımcı veya ortak hesaplarına geçirilmektedir. Haciz bildiriminin, yatırımcı hesabına geçirilmesi aracı kuruluşlar, katılımcı veya ortak hesabına geçirilmesi ise ihraççılar tarafından yerine getirilmektedir. Haciz işlemi bu hesaplara geçirilirken söz konusu hesaplar altında ayrı bir haciz alt hesabı (HACZ Alt Hesabı) oluşturularak, haczedilen kaydi sermaye piyasası araçları bu alt hesaplara aktarılmaktadır. D. Haczin Hüküm ve Sonuçları Kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin yapılan ve uygulanan bir haciz işlemi, haczi yapan yetkili merciin (yani icra dairesinin) kararı uyarınca kaldırılabilmektedir. Üyeler, satış amacı dışında, sadece kendi uyguladıkları haciz kaydını hesaptan kaldırabilir. Merkezi Kayıt Kuruluşu ise, yetkili adli mercilerin kararı doğrultusunda hem kendi uyguladığı 1974 hem de üyelerin uyguladığı haciz kaydını hesaptan kaldırabilir Ayrıca haciz işleminden sonra haczedilen kaydi sermaye piyasası araçlarının satışı söz konusu olabilir. Haczedilen kaydi sermaye piyasası araçları, takibin yapıldığı İcra Müdürlüğü tarafından gönderilecek talep doğrultusunda İMKB düzenlenen resmi müzayede ile satılır Resmi müzayedede satılması söz konusu olan haczedilmiş kaydi sermaye piyasası araçları, İMKB den iletilen bilgiler çerçevesinde, Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından haciz alt hesabından çıkarılarak satışı yapan üyenin hesabına aktarılır. Haczedilen fon katılma belgelerinin satışı ise, haczi uygulayan icra dairesinin fon katılma belgelerinin satışını kurucudan talep etmesi ile gerçekleşir. Bu talebin fon kurucusu tarafından üst yazı ekinde Merkezi Kayıt Kuruluşu na bildirilmesi ile birlikte fon katılma belgeleri üzerindeki haciz kaydı Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından kaldırılır. Satış karşılığı alınan TL tutarı, ilgili İcra Dairesince bildirilen hesaplara fon kurucusu tarafından Kendisine haciz bildirimi yapılan üyelerin kaydi sistemdeki hesaplarda gerekli değişiklikleri yapmakla yükümlü olmalarının nedeni, üyelere bir yükümlülük ve bu yükümlülüğe bağlı bir sorumluluk getirilerek, üyelerin işlemleri geç ve yanlış yapmasını veya hiç yapmamasını engellemektir. Böylece haciz işlemlerinin hesaplara geç ve yanlış geçirilmesi veya hiç geçirilmemesi nedeniyle ortaya çıkabilecek iyi niyetli kazanımların ve alacaklının alacağını tam alamama tehlikesinin önüne geçilmek istenmiştir. Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 5. fıkrasına göre, istisnai olarak, bazı durumlarda Merkezi Kayıt Kuruluşu nun da haciz işlemini hesaplara geçirmesi mümkündür. MKK, İş ve Bilişim, s. 63. Topuz, s

359 gönderilir Böylece haczedilen kaydi sermaye piyasası araçlarının satışı ile de üzerlerindeki haciz kaydı kaldırılmış olur. Kaydi sermaye piyasası araçları üzerindeki haciz, kural olarak, icra dairesi tarafından yapılan bir işlemle kurulmakta ve kaldırılmaktadır. Ancak bu işlemlerin üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmeleri için kaydi sistemdeki kayıtlara geçirilmeleri gerekmektedir. Çünkü Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 3. fıkrasına göre; kaydi sermaye piyasası araçları üzerindeki hakların üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesinde, Merkezi Kayıt Kuruluşuna yapılan bildirim tarihi esas alınır. Bu nedenle kaydi sistemdeki hesaplara geçirilmeyen bir haciz işlemi iyiniyetli üçüncü kişilere karşı geçerli olmayacaktır. Dolayısıyla Merkezi Kayıt Kuruluşu ve Merkezi Kayıt Kuruluşu üyeleri tarafından haciz işleminin kaydi sistemdeki kayıtlara geçirilmesi işlemi, üçüncü kişilerin iyiniyetli kazanımlarının bertaraf edilmesi, diğer bir ifade ile haciz işleminin üçüncü kişilere karşı da etkili olması için yapılmaktadır. Kaydi sermaye piyasası araçlarının haczine ilişkin sonuçlar, İcra ve İflas Kanunu nun 86. maddesi çerçevesinde belirlenmelidir. Bu hükme göre kaydi sermaye piyasası araçlarının haczine ilişkin en önemli sonuç, borçlunun, alacaklının muvafakati ve icra müdürünün izni olmaksızın haczedilen kaydi sermaye piyasası araçları üzerinde tasarrufta bulunamamasıdır. Diğer bir ifade ile haczin en önemli sonucu, hak sahibi yatırımcının kaydi sermaye piyasası araçları üzerindeki tasarruf yetkisinin kısıtlanmasıdır Ancak bu kısıtlanma, alacaklının haciz konusu mal üzerindeki haklarına zarar verdiği ölçü ile sınırlıdır MKK, İş ve Bilişim, s. 63. Haciz işlemi ile borçlunun kendisine ait malvarlığı değerleri üzerindeki tasarruf yetkisinin kısıtlandığı yönünde bkz. Kuru, El Kitabı, s Kuru, El Kitabı, s. 378; Topuz, s. 251; Dönmez, s. 143 vd. 358

360 SONUÇ Sermaye Piyasası Araçlarının Kaydileştirilmesi isimli bu çalışma kapsamındaki konular, ilgili başlıklar altında ayrıntılı olarak incelenmiştir. Bu nedenle sonuç kısmında sadece; bu çalışmanın konusuna ilişkin hukuki düzenlemelerde yer alan ve uygulamada ortaya çıkan çeşitli sorunlara, bu sorunlara ilişkin çözüm önerilerine, bu çerçevede yapılması gerekli hukuki değişikliklere ve bazı önemli konularda ulaşılan kanaatlere sıra numarası altında kısaca yer verilecektir. 1 Sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesine ilişkin hukuki düzenlemelerin getirdiği sistem ile Sermaye Piyasası Kurulu na kanun koyucu yerine hüküm ihdas etme imkânı sağlanmıştır. Ayrıca MKK Yönetmeliği nin 22. maddesinde yer alan hüküm ile Sermaye Piyasası Kurulu ilkeleri ve kararları kanun ile eşit güçte kabul edilmiştir. Sermaye Piyasası Kurulu na kanun koyucu yerine hüküm ihdas etme imkanının sağlanması ve kanun gücünde kararlar alabilme yetkisinin verilmesi normlar hiyerarşisi kuralına ve hukukun temel ilkelerine aykırıdır. Dolayısıyla Sermaye Piyasası Kurulu na kanun koyucu yerine hüküm ihdas etme imkânı sağlayan hukuki düzenleme sistemi ve Sermaye Piyasası Kurulu ilkeleri ve kararlarını kanun ile eşit güçte kabul eden düzenleme değiştirilmelidir. Kanaatimizce, söz konusu sorun, Sermaye Piyasası Kanunu nda yer alan kaydileştirmeye ilişkin hükmün kapsamının ve ayrıntısının arttırılması ile çözüme kavuşturulabilir. Bununla birlikte MKK Yönetmeliği nin ve Kaydileştirme Tebliği nin de yoruma ve boşluğa yer bırakmayacak şekilde ayrıntılı bir şekilde düzenlenmesi gerekir. Bu çerçevede öncelikle MKK Yönetmeliği nin 22. maddesinde yer alan Sermaye Piyasası Kurulu kararlarına açıkça kanun gücü veren hüküm, acilen kaldırılmalıdır. Ayrıca hukuki düzenlemelerdeki Sermaye Piyasası Kurulu kararlarına gönderme yapan hükümler olabildiğince azaltılmalıdır. 2 Kaydi sistemin mevcut halinde kaydileştirilen sermaye piyasası araçlarının tamamı menkul kıymet niteliğindedir. Menkul kıymetler, kıymetli evrak özelliği taşır. Bu nedenle kaydi sistem kapsamındaki kaydi sermaye piyasası araçlarının, kural olarak, kıymetli evrak özelliği taşıdıkları ifade edilebilir. 3 Kaydi sermaye piyasası araçlarında hak, (fiziki sermaye piyasası araçlarında olduğu gibi) senette değil, kaydi sistemdeki kayıtlarda mündemiçtir. Kaydi sermaye piyasası araçlarında irade beyanının taşıyıcısı senet değil, elektronik ortamdaki (kaydi sistemdeki) kayıtlardır. Bu çerçevede, elektronik ortamdaki kayıtların maddi varlığa sahip 359

361 olduğu kabul edilerek, bu kayıtların kıymetli evraktaki senet unsurunu gerçekleştiren (kağıtsız) bir irade beyanı taşıyıcısı olduğu kabul edilmelidir. Aksine, kaydi sermaye piyasası araçlarının maddi varlığa sahip olmadığı kabul edilirse; (senet unsuru gerçekleşmeyeceği için) kaydi sermaye piyasası araçları, kıymetli evrak ve kıymetli evrak özelliği taşıyan menkul kıymet ve buna bağlı olarak sermaye piyasası aracı kavramı dışında kalacaktır. Ayrıca kaydi sermaye piyasası araçlarının maddi varlığa sahip olmadığının kabul edilmesi, Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından yapılan işin, saklama olarak nitelendirilememesi sonucunu doğuracaktır. Çünkü sadece maddi varlığa sahip olan şeyler saklanabilir. 4 Kaydi sermaye piyasası araçları, hukuki anlamda eşya olarak kabul edilmeli ve eşya sınıflandırmaları içerisinde taşınır eşya kategorisinde değerlendirilmelidir. Çünkü kaydi sermaye piyasası araçları eşyaya ilişkin maddilik, hâkimiyete elverişlilik, kişilik dışılık ve iktisadi değer gibi tüm unsurları taşımaktadırlar. Ayrıca kaydi sermaye piyasası araçlarında elektronik ortamdaki kayıt, hakka senet (kâğıt) gibi maddi bir varlık kazandırmaktadır. Böylece söz konusu hak, hâkimiyet altına alınabilmekte ve çeşitli hukuki işlemlere konu olabilmektedir. Bu çerçevede değerlendirildiğinde de kaydi sermaye piyasası araçları eşya olmanın tüm sonuçlarını gerçekleştirebilecek niteliktedir. 5 Halka açık şirketlerden hem hisse senetlerini halka arz eden hem de hisse senetlerini halka arz etmiş sayılan anonim şirketler, kaydi sistemin kapsamında kabul edilmelidir. Ancak kaydileştirme, hisse senetlerini halka arz eden anonim şirketler açısından zorunlu, hisse senetlerini halka arz etmiş sayılan anonim şirketler açısından ise, ihtiyari olmalıdır. Sermaye piyasası araçları kaydileştirilen anonim şirketlerde, bu şirketlerin paylarının, sadece halka açık kısmı değil, tamamı kaydileştirilerek kaydi sisteme aktarılmalıdır. Ayrıca sermaye piyasası aracı niteliğindeki borçlanma araçları halka arz edilmeseler bile, Sermaye Piyasası Kanunu kapsamındadır. Dolayısıyla halka açık olmayan anonim şirketlerin halka arz edilmeyen payları dışında ihraççıların ihraç ettikleri araçlar, halka arz edilip edilmemelerine bakılmaksızın, kaydi sistem kapsamında kabul edilmelidir. Öte yandan sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilebilmesi ve kaydi sistem kapsamında kabul edilebilmesi için iki şartın varlığı gerekir. Bu şartlar; 1) kaydileştirilecek sermaye piyasası aracı türünün nitelik olarak kaydileştirmeye uygun olması (nitelik şartı) ve 2) söz konusu sermaye piyasası aracının kaydileştirilebileceğine ilişkin hukuki bir dayanak olması (hukuki dayanak şartı) dır. 360

362 6 Kaydi sisteme tabi anonim şirketlerin payları açısından, nama yazılı ve hamiline yazılı olma şeklindeki ayrım, Merkezi Kayıt Kuruluşu nun yaptığı izleme faaliyeti açısından fiilen ortadan kaldırılmıştır. Kaydi sistemde, kaydi anonim şirket payları nama yazılı ya da hamiline yazılı şeklinde olabilmekle birlikte, ihraççı anonim şirket aynı grupta yer alan payları için bu türlerden sadece birini tercih etmek zorundadır. Çünkü payların aynı neviye çevrilmesi zorunluluğu, aynı grupta yer alan paylar açısından geçerlidir. Dolayısıyla payları borsada işlem gören anonim şirketler, tüm paylarını değil, sadece aynı grupta (A grubu, B grubu gibi gruplandırmalarda) yer alan paylarını aynı neviye çevirmek zorundadır. Kaydi sisteme tabi anonim şirketlerin aynı grupta yer alan paylarının bir kısmının nama yazılı, bir kısmının ise hamiline yazılı olması, mümkün değildir. Bu kural ve kaydi sistemin benimsemiş olduğu müşteri ismine saklama yöntemi birlikte değerlendirildiğinde, ortada bir zorunluluk olmamakla birlikte, sistem anonim şirketleri paylarını nama yazılı hale getirmeye yönlendirmektedir. Bu nedenle kaydi sistemin anonim şirket payları açısından tam bir nama yazılı sistem getirdiği söylenebilir. 7 Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 6. fıkrasındaki payların devrinin pay defterine kaydına ilişkin düzenleme, Ticaret Kanunu nda yer alan nama yazılı payların devrinin pay defterine kaydedilmesi yükümlülüğünde, esaslı bir değişiklik yapmamıştır. Ancak söz konusu düzenleme iki önemli yenilik getirmiştir. Yeniliklerden ilki, pay devirlerinin pay defterine kaydı ve şirket ortaklarının tespiti açısından Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından ihraççılar itibariyle tutulan kayıtların esas alınmasıdır. Bir diğer yenilik ise, pay devirlerinin anonim şirket pay defterine kaydı için ilgililerin başvurusuna gerek olmamasıdır. Söz konusu düzenlemenin lafzında yer alan ihraççılar itibariyle tutulan kayıtların esas alınacağı na ilişkin ifade amaca yönelik olmakla birlikte eksik bir düzenlemedir. Bu nedenle de esas alınacak kayıtların belirlenmesi açısından farklı görüşlerin ileri sürülmesine neden olmaktadır. Her ne kadar uygulama açısından ciddi bir problem olmamakla birlikte, düzenlemede yer alan ihraççılar itibariyle tutulan kayıtlar ifadesinin değiştirilmesi gerekmektedir. Düzenlemenin lafzında yer alan ihraççılar itibariyle tutulan kayıtlar ifadesi, ihraççılar itibariyle tutulan hak sahiplerini gösteren kayıtlar şeklinde değiştirilerek problem ortadan kaldırılabilir. 8 Kaydi sistemin, sisteme tabi anonim şirketleri, paylarını nama yazılı hale getirmeye yönlendirmesi ve nama yazılı kaydi payların devri açısından pay defterine kayıt yükümlülüğünü devam ettirmesi konularının birlikte değerlendirilmesi sonucunda ortaya çıkabilecek anlayış ve uygulama problemlerini ortadan kaldırmak ve sistemin amacını 361

363 sağlam bir hukuki temele bağlamak adına bazı düzenlemelerin yapılması gerekmektedir. Bu çerçevede yapılacak kanuni bir değişiklik ile payları borsada işlem gören anonim şirket paylarının tamamının nama yazılı olması gerektiği düzenlenebilir. Bu düzenleme ile birlikte söz konusu şirketler açısından pay defteri tamamen ortadan kaldırılarak, Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarının pay defteri fonksiyonu göreceği hüküm altına alınabilir. Bununla birlikte borsa dışında devir yapan kişiler, bu devirleri pay defterine kaydettirmek yerine şirketten alacakları bir onay yazısı ile birlikte Merkezi Kayıt Kuruluşu ndaki kayıtlara geçirtmek durumunda bırakılabilir. Diğer bir çözüm yolu ise, şirket normal şartlarda nasıl pay defterine kayıt yapabiliyorsa, ihraççı şirkete, borsada işlem görmeyen paylar açısından kaydi sistemde pay defteri yerine geçecek kayıtlar üzerinde işlem yapma yetkisi verilmesi, olabilir. Böylece ihraççı şirket de Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarını takip ederek pay sahiplerini pay defterinde olduğu gibi kaydi sistem aracılığı ile izleyebilir. 9 Hem çıplak paylar hem de kaydi anonim şirket payları senede bağlanmamış pay niteliğindedir. Bu nedenle çıplak paylara ilişkin hüküm ve kurallar, mahiyetine uygun düştüğü oranda ve kıyasen kaydi anonim şirket paylarına da uygulanabilmelidir. Hatta çıplak paylara ilişkin hüküm ve kuralların mahiyetine uygun düştüğü oranda ve kıyasen, çıplak paylar gibi senede bağlanmayan, kaydi sermaye piyasası araçlarına da uygulanması düşünülebilir. Nitekim bu şekilde bir düşüncenin benimsenmesi, kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin hüküm olmayan veya tereddüt oluşturan durumların daha rahat çözülmesini sağlayacaktır. 10 Merkezi kaydi saklama sözleşmesinin niteliğine en yakın saklama sözleşmesi türü, ardiye sözleşmesidir. Merkezi kaydi saklama sözleşmesi ardiye sözleşmesi ve vekâlet sözleşmesinin unsurlarını içeren karma bir sözleşme niteliğindedir. Bu nedenle yatırımcılar ile Merkezi Kayıt Kuruluşu arasında yapılan saklama sözleşmesine mahiyetine uygun düştüğü oranda ve kıyasen ardiye ve vekâlet sözleşmelerine ilişkin hükümler uygulanmalıdır. Bu çerçevede Merkezi Kayıt Kuruluşu da kayıtların tutulması nedeniyle ardiyeci ve vekil gibi sorumludur. 11 Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulan hamiline nitelikte hesaplar, hesapta yer alan kaydi sermaye piyasası aracının nama yazılı ve hamiline yazılı olma özelliğine bakılmaksızın, yatırımcı tarafından hesaplarındaki bilgilerin ihraççıya bildirilmesinin açıkça ve yazılı olarak yasaklandığı hesaplardır. 362

364 12 Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından yürütülen kaydi sistemdeki kayıtlar, açıklayıcı etkiye sahiptir. Bununla birlikte Sermaye Piyasası Kanunu nun 10/A maddesinin 3. fıkrasında yer alan hakların üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesinde, Merkezi Kayıt Kuruluşu na yapılan bildirim tarihi esas alınır şeklindeki hükmün, kaydi sistemdeki kayıtların kurucu etkiye sahip olduğu yönünde yorumlara neden olduğu ifade edilmektedir. Kanaatimizce bu hüküm, kaydi sistemdeki kayıtların kurucu etkiye sahip olduğuna dayanak teşkil etmek bir tarafa, kayıtların açıklayıcı etkiye sahip olduğunun bir kanıtıdır. Çünkü hüküm, öncelikle işlemlerin kaydi sisteme kayıt yapılmasından önce doğduğunu kabul ederek kayıtların açıklayıcı etkiye sahip olduğunu tasdik etmekte, sonra ise bu açıklayıcı etkiye sahip olmanın getirebileceği bazı olumsuzlukları engellemeye çalışmaktadır. Dolayısıyla bu hükmün açıklayıcı etkiye sahip kayıtların ortaya çıkarabileceği olumsuzlukları bertaraf etmek amacıyla getirildiği kabul edilmelidir. 13 Kaydi sistemdeki kayıtların açıklayıcı etkiye sahip olmasının ortaya çıkarabileceği olumsuzlukları ortadan kaldırmak için, Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarına ayni etkiler tanınmalı ve kayıtlar kurucu etkiye sahip olmalıdır. Buna bağlı olarak kaydi sistemdeki kayıtlara iyiniyetle güvenerek hak iktisabının da mümkün olması gerekir. Şüphesiz kaydi sistem kayıtlarına kurucu etki tanınması ve kayıtlara iyiniyetle güvenerek hak iktisabının mümkün olabilmesi için yeni bir kanuni düzenlemeye ihtiyaç vardır. Yapılacak kanuni bir düzenleme ile kayıtlara kurucu etki tanınması ve kayıtlara iyiniyetle güvenerek hak iktisabının mümkün hale gelmesi doktrinde var olan kayıtların etkisine ilişkin tartışmayı da ortadan kaldıracaktır. Ayrıca bu düzenleme ile birlikte, kaydi sistem dışında taraflar arasından yapılan hukuki işlemlerin kayıtlara geçirilmesi de zorunlu hale gelecektir. Böylece kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin hukuki işlemler açısından kaydi sistemin kullanılma oranı %100 olacaktır. Bu durum, sermaye piyasasının kontrolü açısından önemli olduğu gibi, kaydi sistemin getiriliş amaçlarından olan sermaye piyasası işlemlerinde şeffaflık ve sisteme ilişkin suiistimallerin tespit edilmesi amacına da uygun olacaktır. Kaydi sistemdeki kayıtlara kurucu etki tanınması, kaydi anonim şirket payının devrinde mülkiyetin geçiş anını da netleştirecektir. Öte yandan kaydi sistemdeki kayıtlara kurucu etki tanınması, gerçek anlamda pay sahibi olanların genel kurula katılmasını ve kar payının kime ödeneceğinin tespit edilmesini de sağlayacaktır. 14 Kaydi sistem kapsamındaki halka açık anonim şirketlerde güç boşluğunun oluşmaması için, yönetimsel hakların kullanılması için gerekli şekli işlemlerin ortadan kaldırılarak yeni bir sistemin oluşturulması uygun olacaktır. Yeni oluşturulan sistem, 363

365 mümkün olduğu kadar gerçek anlamda pay sahibi olanların genel kurula katılmasını sağlayacak nitelikte olmalıdır. Ayrıca sistem ile pay sahiplerine, genel kurula katılma açısından her türlü kolaylık sağlanmalıdır. Nitekim kaydi sistemin işleyişi ve sunduğu teknolojik imkânlar da bu şekli işlemleri ortadan kaldırmaya ve pay sahiplerinin genel kurula katılmasını kolaylaştırmaya elverişlidir. Bu çerçevede yukarıda ifade edilen hedefleri gerçekleştirmek üzere bir sistem önerisinde bulunulacaktır. Şöyle ki; öncelikle pay sahipleri arasında genel kurula katılma prosedürü açısından nama ve hamiline yazılı pay sahibi şeklinde bir ayrım yapılmamalıdır. Tüm şirket ortakları aynı genel kurula katılma prosedürüne tabi tutulmalıdır. Genel kurula katılmak için yapılması gereken genel kurul blokajı işlemi de tamamen ortadan kaldırılmalıdır. Bunun yerine genel kuruldan belli süre önceki bir tarih ve saat genel kurula katılabileceklerin tespiti açısından esas alınabilir. Bu tarih ve saat genel kurula mümkün olan en yakın an olmalıdır. Öte yandan esas alınacak tarih ve saat, mevcut takas süresi (T+2) de göz önünde bulundurulduğunda, toplantı tarihinden önceki iki günden daha önceki bir gün olmamalıdır. Söz konusu tarih ve saatte, ihraççı tarafından kaydi sistem kullanılarak anonim şirkete ortak olan kişilerin tamamının listesi, Merkezi Kayıt Kuruluşu ndan elde edilebilir. Elde edilen listede ismi bulunanlar genel kurula katılma hakkına sahip olan kişiler olarak kabul edilerek, kimliğini gösteren ve listede ismi bulunan herkes ekstra bir işlem yapmaya gerek kalmaksızın, genel kurula alınabilir. 15 Kaydi sistemde her türlü işlemin, üyeler aracılığıyla elektronik ortamda, uzaktan erişim yoluyla ve kaydi olarak yapılması esastır. Kural olarak, yatırımcılar kaydi sistemde doğrudan işlem yapamazlar. Ancak yatırımcılara da kaydi sistemde doğrudan bazı sınırlı işlemleri yapma yetkisi verilmiştir. Yatırımcıların kaydi sistemde doğrudan yapabilecekleri işlemler, yatırımcı blokajı ve genel kurul blokajı işlemleridir. Ayrıca yatırımcılar, Merkezi Kayıt Kuruluşu nun bilgilendirme hizmetleri çerçevesinde bilgilenme amacıyla da kaydi sistemi kullanabilir. Kaydi sistem dışında, kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin hukuki işlemler, kural olarak, taraflar arasında yapılan yazılı sözleşme ile kurulur. Bu hukuki işlemlerin, üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi için, Merkezi Kayıt Kuruluşu na bildirilmeleri de gerekir. Kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin haciz işlemi ise, (İİK. m.89 a göre) icra müdürünün haczin icrasına ve haczettiği şeylerin mahiyetine, özelliklerine, miktarına ve bunların kıymetine ve muhafaza şekline ilişkin bir haciz zabıt varakası düzenlemesi ya da (İİK. m.94 e göre) icra müdürünün haciz kararını içeren yazısını, alacaklının talebiyle, Merkezi Kayıt Kuruluşu na veya ilgili 364

366 Merkezi Kayıt Kuruluşu üyesine tebliği ile kurulur. Dolayısıyla haciz işlemi yapıldıktan sonra Merkezi Kayıt Kuruluşu ve Merkezi Kayıt Kuruluşu üyeleri tarafından haczin kaydi sistemdeki hesaplara geçirilmesi, muhafaza tedbiri niteliğindedir. 16 Üzerinde intifa hakkı kurulan kaydi sermaye piyasası araçlarının, malik yerine intifa hakkı sahibinin hesabına bağlı bir alt hesapta tutulması daha isabetli olacaktır. Çünkü üzerinde intifa hakkı kurulan fiziki bir sermaye piyasası aracının zilyetliğinin intifa alana devredilmesi gerekmektedir (MK. m.795). Dolayısıyla kaydi sermaye piyasası araçları da intifa alanın hesabına bağlı bir alt hesaba aktarılarak, kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin zilyetlik, zilyetliğin havalesi yoluyla intifa alana geçirilmiş olur. Üzerinde intifa hakkı bulunan sermaye piyasası araçlarının intifa hakkı sahibinin hesabına bağlı bir alt hesapta tutulmasının kabulü halinde, hakkı tesis eden kişinin (malikin) kimlik bilgilerinin de bu alt hesapla birlikte izlenmesi gerekmektedir. 365

367 BİBLİYOGRAFYA Acır, Birsen : Menkul Kıymetlerde Merkezi Saklamanın Hukuki Açıdan Değerlendirilmesi, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk (Ticaret Hukuku) Ana Bilim Dalı, Ankara Akbulak, Sevinç / Akbulak, Yavuz : Türkiye de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler, İstanbul Akbulak, Yavuz Altaş, Soner Anna Anna : Sermaye Piyasası Araçlarında Kaydi Sistemin Esasları, Lebib Yalkın Mevzuat Dergisi, S. 25, Ocak 2006, s. 181 vd. : Anonim Şirketlerde Pay Devri ile Pay Senedi Devri Arasındaki Farklar, Terazi Dergisi, Ekim 2009, S. 38, s. 71 vd. : Memeber s Profile, Verdipapirsentralen ASA (VPS), Norwegian Central Securities Depository. (Verdipapirsentralen). : Profile of the Oesterreichische Kontrollbank AG (OeKB) in its capacity as the Central Securities Depository for the Austrian Capital Market (CSD.A), (Profile of OeKB). Aral, Fahrettin : Borçlar Hukuku, Özel Borç İlişkileri, Ankara Arnold, M. Thomas Aronstein, Martin J. : The Definition of a Security under the Federal Securities Law Revisited, Cleveland State Law Review, , C. 34, s. 249 vd. : A Certificateless Article 8? We Can Have It Both Ways, The Business Lawyer, Ocak 1976, S. 31, s. 727 vd. (Certificateless). 366

368 Aronstein, Martin J. Arsevan, Haydar : The Decline and Fall of the Stock Certificate in America, Journal of Comparative Corporate Law and Securities Regulation (1978), S. 1, s (Stock Certificate) : Umumi Mağazacılık, İstanbul Hukuk Fakültesi Mecmuası, 1944, C. X, S. 3 4, s. 579 vd. Arslan, İbrahim : Şirketler Hukuku Bilgisi, Konya Ayan, Mehmet Ayan, Mehmet : Medeni Hukuka Giriş, Konya (Medeni Hukuk) : Eşya Hukuku I Zilyetlik ve Tapu Sicili, Konya (Eşya Hukuku, C. I) Ayan, Mehmet : Eşya Hukuku III Sınırlı Ayni Haklar, Konya (Eşya Hukuku, C. III) Ayhan, Hatice Ebru Ayhan, Rıza Aykın, Hasan Aytaç, Zühtü Aytaç, Zühtü : Borsada Hisse Senedi Alım Satım Sözleşmesi ve Hakkın İntikali, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Özel Hukuk Ana Bilim Dalı, Ankara : Türk Hukukunda Menkul Kıymet Kavramı ve Varlığa Dayalı Menkul Kıymetler, Ankara (Menkul Kıymet). : Türkiye de Sermaye Piyasası Araçlarının Kaydi Değer Haline Getirilmesi ve Örnek Uygulamalar, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Enstitüsü, Sermaye Piyasası ve Borsa Ana Bilim Dalı, İstanbul : Anonim Ortaklıklarda Rüçhan Hakkı, Ticaret Hukuku ve Yargıtay Kararları Sempozyumu II, Ankara 1985, s. 293 vd. (Rüçhan Hakkı). : Sermaye Piyasası Hukuku ve Hisse Senetleri, Ankara (Hisse Senetleri). 367

369 Baglioni, Angelo / Hamaui, Rony : The Industrial Organization Of Post-Trading Europe versus US, October Barnard, Brian / Bowman, Jeffrey L. / Robertson, Judith Young : Uncertificated Securities, Articles 8 and 9 of the U.C.C., and the Texas Business Corporation Act: A New System to Accomdate Modern Securities Transactions, Texas Tech Law Review 1980, S. 11, s. 813 vd. Battal, Ahmet Battal, Ahmet Battal, Ahmet Battal, Ahmet Bilge, Necip : Bankacılık Kanunu Şerhi, Ankara (Bankacılık). : Bankalarla Karşılaştırmalı Olarak Hukuki Yönden Özel Finans Kurumları, Ankara (Finans Kurumları). : Güven Kurumu Nitelendirmesi Işığında Bankaların Hukuki Sorumluluğu, Ankara (Bankaların Sorumluluğu). : Mevduatta Zamanaşımı Konusundaki Mevzuatın ve Yargıtay Kararlarının Değerlendirilmesi, BTHAE Banka Hukuku ve Yargıtay Kararları Sempozyumu, Ankara 2007, s. 141 vd. (Mevduatta Zamanaşımı). : Borçlar Hukuku (Özel Borç Münasebetleri), Ankara Bjerre, Carl S. / Rocks, Sandra M. : A Transactional Approach to the Hague Securities Convention, Capital Markets Law Journal, S. Mart 2008, s. 109 vd. (Securities Convention). Bjerre, Carl S. / Rocks, Sandra M. : The ABCs of the UCC, Article 8: Investment Securities, (Investment Securities). Boyacıoğlu, Melek Acar : Operasyonel Risk ve Yönetimi, Bankacılar Dergisi, 2002, S. 43, s

370 Cansel, Erol CESR CESR Clark, Robert Charles : Türk Menkul Rehni Hukuku, Teslim Şartlı Menkul Rehni, Ankara : Recommendations For Securities Settlement Systems And Recommendations For Central Counterparties In The European Union, May (Settlement and Counterparties). : Standards For Securities Clearing And Settlement In The European Union, September (European Union). : Abstract Rights versus Paper Rights under Article 9 of the Uniform Commercial Code, The Yale Law Journal 1975, C. 84, S. 3, s Clearstream : Disclosure Framework Report, BIS-IOSCO Disclosure Framework for Securities Settlement Systems, The Clearstream Banking AG, Frankfurt Response, May Considine, Jill M. Crespi, Gregory S. Çatana, Emin Server Çeker, Mustafa Çeker, Mustafa : Escaping the Parallel Universe of Paper Certificates, Securities Industry News, July 12, : Security Interests in Book Entry Goverment Securities: The Unsettled Status of Clearing Agent Liens Under Article 8, Uniform Commercial Law Journal, C. XX, S. 2, 1987, s. 159 vd. : Menkul Kıymet Takas ve Saklama Sistemlerinin Bankacılık Sektörüne Entegrasyonu ve Türkiye Uygulaması (TAKASBANK), Yayınlanmamış Doktora Tezi, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İktisat Ana Bilim Dalı, İstanbul : Anonim Ortaklıkta Oy Hakkı ve Kullanılması, Ankara (Oy Hakkı). : Hisse Senetlerinin Halka Arzı, Borsada İşlem Görmesi ve Kaydi Değer Haline Getirilmesi, Prof. Dr. 369

371 Oğuz İmregün e Armağan, İstanbul 1998, s (Kaydi Değer). Çetin, Nusret Dağ, Üner Dağ, Üner Dağ, Üner Darmstater, Howard Darrell, Keith B. Demir-Gökyayla, Cemile : Borsada Hisse Senedi Alım Satım İşlemlerinin Hukuki Niteliği, SPK Yeterlik Etüdü, Ankara : Anonim Ortaklıklarda Pay Sahibi Açısından Oy Hakkının Kazanılması ve Kullanılması, İstanbul (Oy Hakkı) : Hamiline Yazılı Pay Senetlerinde Genel Kurula İştirakin ve Oy kullanmanın Bir Şartı Olarak Tevdi Mükellefiyeti, Reha Poroy a Armağan, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 1995, s (Tevdi Mükellefiyeti). : Pay Defterinin Hukuki Niteliği ve Anonim Ortaklığın Pay Sahiplerine İlişkin Diğer Kayıtlar, İktisat ve Maliye, 1989, C. XXXVI, S. 4, s. 152 vd. (Pay Defteri). : Never Lose a Stock Certificate, Uniform Commercial Code Law Journal, C. 29, 1997, S. 4, s. 441 vd. : Redefining a Security : Is the Sale of a Business Through a Stock Transfer, Securities Regulation Law Journal, C. 12, S. 1, s. 22 vd. : Aracı Kurumların ikinci el piyasalarındaki Alım Satıma Aracılık Faaliyetlerinden Doğan İspat Sorunları, Prof. Dr. Mahmut Birsel e Armağan, Dokuz Eylül Üniversitesi Yayını, İzmir 2001, s Dentzer, William T. : The Depository Trust Company, US Deutsche Börse : Annual Report, Donald, David C. : The Rise And Effects of the Indirect Holding System: How Corporate America Ceded Its Shareholders to Intermediaries, Working Paper Series No. 68, Institute for Law and Finance (Indirect Holding System). 370

372 Donald, David C. : Disintermediating Securities Settlement, July 2, 2008, (Disintermediating). Dönmez, R. Murat DTCC Erdem, Nursal Erdoğan, İhsan Ergincan, Yakup / Yayla, Ümit Ergincan, Yakup Ergincan, Yakup Ergüne, Mehmet Serkan : Anonim ve Limited Şirketlerde Hisse Haczi ve Paraya Çevrilmesi, İstanbul : The US Model for Clearing an Settlement, An Overview of DTCC, US : Roma ve Türk Hukukunda Vedia Sözleşmesi, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara : Ardiye Sözleşmesi, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, Konya : Hisse Senetlerinin Kaydileştirilmesi Sonrası Halka Açık Anonim Ortaklıklarda Oy Hakkının Kullanılması, Prof. Dr. Aydın Aybay a Armağan, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul 2004, s : Hisse senetlerinin Kaydileştirilmesi, Dünya ve Türkiye Uygulaması, Geleneksel Finans Sempozyumu Bildirileri 2004, Marmara Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Enstitüsü & Marmara Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Yüksekokulu, s (Dünya ve Türkiye) : Merkezi Kayıt Kuruluşu, Kıymetli evrakın senet unsurunun bertaraf edilmesi ve payların MKK tarafından izlenmesi, Kurumsal Yatırımcı Dergisi, Nisan Mayıs Haziran 2009, 10 vd. (Merkezi Kayıt Kuruluşu) : Hukukumuzda Taşınır Rehninin, Özellikle Teslime Bağlı Taşınır Rehninin Kuruluşu, İstanbul Eriş, Gönen : Türk Ticaret Kanunu, Ticari İşletme ve Şirketler, C. II, Ankara

373 Erişgin, Nuri : Toplu Saklamada Saklatanlar Arasındaki İlişkiler ve Hukuksal Sonuçları, Batider, C.XXII, S.1, 2003, s Erkan, Nurhan / Manavgat, Çağlar : Kaydi Değer Sisteminin Başlıca Yabancı Ülke Uygulamaları, SPK Proje Çalışması, Ankara Erkarakaş, Nalan Erkarakaş, Nalan Euroclear Euroclear : Amerika Birleşik Devletleri ve Kore de Menkul Kıymet Takas ve Muhafaza Sistemleri, (Clearing Corporations Security Depositories), SPK Araştırma Raporu, Ankara (Takas ve Muhafaza Sistemleri). : Menkul Kıymetlerin Takas işlemleri konusunda National Securities Clearing Corporation Örneği, SPK Araştırma Raporu, Ankara (Takas İşlemleri). : Disclosure Framework Report, Euroclear France, April (EuroclearFrance). : Disclosure Framework Report, Euroclear UK & Ireland Ltd, December (Euroclear UK & Ireland Ltd). Gadsden, James / Keyes, Austin D. : Revised Article 8 of the Uniform Commercial Code: Investment Securities, The Banking Law Journal, C. 115, S. 4, s. 346 vd. Garner, Bryan A. : Black s Law Dictionary, Pocket Edition, US (2006). Garner, Bryan A. : Black s Law Dictionary, US (1999). Giovannini Group : Cross Border Clearing and Settlement Arrangements in the European Union, Brussels (Cross Border). 372

374 Giovannini Group Gjedrem, Svein Gof Thirty Gof Thirty Gof Thirty Gof Thirty : Second Report on EU Clearing and Settlement Arrangements, Brussels (EU Clearing and Settlement). : History of Economics in Norway, BIS Review 109/2010, Oslo August : Annual Report , Group of Thirty, Washington (Annual Report). : Clearance and Settlement in the World s Securities Markets, Washington & London (World s Securities) : Clearance and Settlement Systems in the World's Securities Markets, by Steering & Working Committees of the Securities Clearance and Settlement Study, (Clearance and Settlement). : Global Clearing and Settlements: A Plan of Action, Executive Summary, Steering & Working Committees of Global Clearing & Settlements Study Group, (Executive Summary). Göksoy, Y. Can : Anonim Ortaklıkta Payın Rehni, Ankara Graf, Gerold : Disclosure Framework for Securities Settlement Systems, CSD.Austria, July Guttman, Egon : Investment Securities as Collateral, Uniform Commercial Code Law Journal, C. XXXVI, S. 3, s. 3 vd. (Investment Securities). Guttman, Egon Guynn, Randall D. : Toward the Uncertificated Security: A Congressional Lead for States to Follow, Washington and Lee Law Review, C. XXXVII, S. 3, s. 717 vd. (Uncertificated Sedurity) : Modernizing Securities Ownership, Transfer and Pledging Laws, UK

375 Günal, Vural Günal, Vural Handschin, Lukas : Sermaye Piyasası Araçlarının Kaydi Değer Haline Getirilmesine İlişkin Esaslar, Maliye ve Sigorta Yorumları, ( ) S. 240, s. 128 vd. (Kaydi Değer). : Sermaye Piyasası Hukuku, İstanbul (Sermaye Piyasası). : Papierlose Wertpapiere, Basel und Frankfurt am Main Hargrave, Mark / Ovington, Mark : A Practitioner s Guide to Secured Lending Under Revised Article 8: Everything is Under Control, Annual Review of Banking Law, C. XVI, 1997, s. 397 vd. Harley, David Murray : Central Depository System for Securities, Canadian Business Law Journal , S. 7, s. 306 vd. Haselçin, İbrahim : Çağdaş Bir Uygulama: Kaydi Sistem, Haber Türk, 02 Eylül 2009 (Çağdaş). Haselçin, İbrahim : Küçük Yatırımcıdan Patronlara Transfer, (Patronlara Transfer) Haselçin, İbrahim : Türk Hukukunda Kaydi Sistem, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Kocaeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kocaeli (Kaydi Sistem) Hatemi, Hüseyin / Serozan, Rona / Arpacı, Abdülkadir : Eşya Hukuku, İstanbul Hazen, Thomas Lee / Ratner, David : Securities Regulation, US Helex : Dematerialized Securities System, Helex : Annual Report,

376 IOSCO IOSCO IOSCO IOSCO ISSA İMKB İMKB İmre, Zahit İmre, Zahit : Recommendations For Securities Settlement Systems, Committee on Payment and Settlement Systems and Technical Committee of the International Organization of Securities Commissions, November (Recommendations (Nov. 2001)). : Recommendations For Securities Settlement Systems, Committee on Payment and Settlement Systems and Technical Committee of the International Organization of Securities Commissions, Consultative Report, January (Recommendations (Jan. 2001)). : Recommendations For Securities Settlement Systems, Committee on Payment and Settlement Systems and Technical Committee of the International Organization of Securities Commissions, November (Recommendations (Nov. 2002)). : Towards A Legal Framework for Clearing and Settlement in Emerging Markets, (Towards A Legal). : ISSA Recommendations 2000, The 10th ISSA Symposium, held in Ermatingen, Switzerland from the 23rd to 26th of May : Sermaye Piyasası ve Borsa Temel Bilgiler Kılavuzu, İstanbul (Temel Bilgiler (1997)). : Sermaye Piyasası ve Borsa Temel Bilgiler Kılavuzu, İstanbul (Temel Bilgiler) : Alelade Vedia Akdi Üzerine Bir Tetkik, Muammer Raşit Seviğ e Armağan, İstanbul 1956, s (Alelade Vedia). : Usulsüz Vedia Akdi, (Türk İsviçre, Alman ve Fransız Hukukları üzerine bir tetkik), İstanbul 375

377 Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, 1944, C. X, S. 1 2, s (Usulsüz Vedia). İnam, Mehmet : Sermaye Piyasası, Ankara İnceoğlu, M. Murat Johansen, Michal Wiik : Sermaye Piyasasında Aracı Kurumların Hukuki Sorumluluğu, Ankara : The Securities Settlement System in Norway, Assessment of the Norwegian Securities System in Relation to CPSS/IOSCO Recommendations, 25 August Karahan, Sami : Ticari İşletme Hukuku, Konya Karslı, Abdurrahim : İcra Hukuku Ders Kitabı, İstanbul Kayar, İsmail Kayar, İsmail Kendigelen, Abuzer Kendigelen, Abuzer Kentouris, Chris Kırca, İsmail : Sermaye Piyasası Kanunu ve Ticaret Kanunu na Göre Hisse Senedi Yatırımcısının Korunması, Kayseri (Hisse Senedi). : Sermaye Piyasası Mevzuatı ve Etik Kurallar, İstanbul (Etik Kurallar). : Anonim Ortaklık Payı (Pay Senedi) Üzerinde Hapis Hakkı ve Bu Hakka Konu Oluşturan Paya İlişkin Oy Hakkının Kime Ait Olduğu Sorunu, Batider, C. XIX 1997, S. 1, s. 105 vd. (Hapis Hakkı). : Anonim Ortaklık Payı Üzerinde İntifa Hakkı, İstanbul (İntifa Hakkı). : Euroclear-Sicovam Merger Final, Securities Industry News, September 25, : Hukuki Yönüyle Borsa Opsiyon İşlemleri, Ankara (Borsa Opsiyon İşlemleri). Konuralp, Haluk / Konuralp, Aynur : Borsa Uyuşmazlıkları: Prof. Dr. Ali Bozer e Armağan, Ankara 1998, s Köprülü, Bülent / Kaneti, Selim : Sınırlı Ayni Haklar, İstanbul

378 Kuru, Baki Kuru, Baki : İcra ve İflas Hukuku, C. I, İstanbul (İcra ve İflas, C. I). : İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, İstanbul (El Kitabı). Kütükçü, Doğan : Sermaye Piyasası Hukuku, C. I, İstanbul (Sermaye Piyasası, C. I). Kütükçü, Doğan : Sermaye Piyasası Hukuku, C. II, İstanbul (Sermaye Piyasası, C.II) Loader, David : Clearing, Settlement and Custody, UK MacRae, Desmond : The coming of age of the Group of Thirty, Global Guardian, June 1990, s Manavgat, Çağlar : Menkul Kıymetlerin Merkezi Saklanmasında Kullanılan Yöntemin Sözleşmenin Hukuki Niteliğine Etkisi, Batider, 1996, C. 28, S. 4, s (Merkezi Saklama). Manavgat, Çağlar : Payları Borsada İşlem Gören Anonim Ortaklıklarda Ortağın Pay Blokaj Yükümlülüğü, Batider, 2006, C. 23, S. 4, s (Pay Blokajı) Manavgat, Çağlar : Sermaye Piyasası Kanununun 10/A Maddesi Hükmüne Göre Kaydi Sistemin Esasları, AÜHFD, Yıl 2001, C. 50, S. 2, s. 159 vd. (Kaydi Sistem) Manavgat, Çağlar : Sermaye Piyasasında Aracı Kurumlar, Ankara (Aracı Kurumlar). Manavgat, Çağlar Martin, James: : Türk Ticaret Kanunu Tasarısının Sermaye Piyasasını Etkileyen Yönleri, Yeditepe Üniversitesi, Hukuk Fakültesi Dergisi, 2005, C. II, S. 1, s. 523 vd. (Tasarı). Cybercorp: The New Business Revolution, American Management Association, New York 1996, s. 26 vd. Meier Hayoz, Arthur : Abschied vom Wertpapier?, Zeirschrift des Bernischen Juristenvereincs, 1986, S. 122, s. 385 vd. 377

379 Milne, Alistair MKK MKK : Standard Setting and competition in securities Settlement, Discussion Papers, Bank of Finland Research : Faaliyet Raporu, (Faaliyet Raporu). : Merkezi Kaydi Sistem, İş ve Bilişim Uygulama İlke ve Kuralları, (İş ve Bilişim). MKK : MKKweb Yatırımcı Kullanım Kılavuzu (MKKweb Yatırımcı). Moroğlu, Erdoğan Moroğlu, Erdoğan Moroğlu, Erdoğan : Makaleler II, Hukuki Açıdan Sermaye Piyasası ve Menkul Kıymetler Borsası, İstanbul 2006, s. 247 vd. (Menkul Kıymetler Borsası) : Makaleler II, Sermaye Piyasası Kanunu Değişikliği Tasarısının Kaydi Sistemle İlgili Düzenlemesi, İstanbul 2006, s (Kaydi Sistem) : Nama Yazılı Pay Senetlerinin Devri ve Yargıtay Kararları, Ticaret Hukuku ve Yargıtay Kararları Sempozyumu XIII, Ankara (Nama Yazılı Pay Senetleri) Morris, Virginia B./ Goldstein, Stuart Z. : Guide to Clearance and Settlement, Narbay, Şafak : Anonim Ortaklıkta Pay Defteri, Ankara Nomer, N. Füsun : Yatırım Ortaklıkları, İstanbul Norman, Peter : Plumbers and Visionaries Securities Settlement and Europe s Financial Market, England 2007 Oesterreichische : Annual Report, Oğuzman, Kemal / Seliçi, Özer / Oktay-Özdemir, Saibe : Eşya Hukuku, İstanbul Oğuzman, M. Kemal / Öz, M. Turgut : Borçlar Hukuku, İstanbul

380 Okat, Yalçın Özge Özçam, Ferhat / Ayyıldız Musa Özdamar, Mehmet Özer, Işık : Türk ve AB Hukukunda Yatırım Fonları, Ankara : Menkul Kıymetlerin Kaydileştirilmesi ve Merkezi Kayıt Kuruluşu, SPK Araştırma Raporu, Ankara : Anonim Ortaklıkların Kendi Paylarını İktisap Etmesi, Ankara, : Kaydi Değer ve Merkezi Kayıt Kuruluşu Açısından Kaydi Değerlerin İşleyişi, Turgut Akıntürk e Armağan, İstanbul 2008, 791 vd. Özkorkut, Korkut : Anonim Şirketler Hukukunda İlmühaberlerin Kıymetli Evrâk Sayılmaları Doğrudan Menkul Kıymet Olarak Kabul Edilmelerine Yol Açar Mı? Prof. Dr. Fırat Öztan'a Armağan, Ankara 2010, s vd. (İlmühaberler) Özkorkut, Korkut Özkul, Levent : Türk Hukukunda Depo Sertifikaları, İMKB Yayınları, İstanbul (Depo Sertifikaları) : Merkezi Kayıt Kuruluşu A.Ş ve Sermaye Piyasası Araçlarının Kaydileştirilmesi, SPK Denetleme Dairesi, SPK Yeterlilik Etüdü, İstanbul Özsunay, Ergun : Medeni Hukuka Giriş, İstanbul Öztan, Fırat Öztan, Fırat Paslı, Ali : Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara (Kıymetli Evrak (1997)). : Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara (Kıymetli Evrak (2004)). : Türk Hukukunda Menkul Kıymet Kavramı, Prof. Dr. Hüseyin Ülgen e Armağan, II. Cilt, İstanbul 2007, s Poroy, Reha / Tekinalp, Ünal : Kıymetli Evrak Hukuku, İstanbul Poroy, Reha : Nama Yazılı Pay Senetlerinin Devri, İktisat ve Maliye Dergisi, 1972, C. XVII, S.8, s.302 vd. 379

381 Poroy, Reha/ Tekinalp, Ünal / Çamoğlu, Ersin : Ortaklıklar ve Kooperatifler Hukuku, İstanbul Postacıoğlu, İlhan : İcra Hukuku Esasları, İstanbul Practical Law Company Pulaşlı, Hasan Pulaşlı, Hasan Quinn, Thomas M. : Crest: Little Taurus, Legal & Commercial Publishing : Bağlı Nama Yazılı Pay Senetleri, Ankara (Bağlı Nama). : Kıymetli Evrak Hukuku, Konya (Kıymetli Evrak). : Uniform Commercial Code Commentary and Law Digest, US Reisoğlu, Sefa : Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul Rygvold, Ole Petter : Data Sources for the Compilation of the Norwegian Securities Statistics, IFC Bulletin No 29, s. 47 vd. Sevi, Ali Murat : Anonim Ortaklıkta Payın Devri, Ankara SIFMA : Securities Industry Immobilization & Dematerialization Implementation Guide, (Immobilization & Dematerialization). SIFMA : Direct Registration System Educational Webinar, (Direct Registration System). Sirmen, Lale : Alacak Rehni, Ankara Smith, Brian : CREST: Its Recognition and Approval, Financial Stability Review, Bank of England 1996, s. 51 vd. Soderquist, Larry D. / Gabaldon, Theresa A : Securities Law, US Speidel, Richard E. / Summers, Robert S. / White, James J. : Commercial Law, Teaching Meterials, Fourth Edition, US

382 SPK : Sermaye Piyasası Araçları, SPK Yatırımcı Bilgilendirme Kitapçıkları 2, Ankara (Sermaye Piyasası Araçları). SPK : Sermaye Piyasası Araçlarında Kaydileştirme, SPK Yatırımcı Bilgilendirme Kitapçıkları 9, Ankara (Kaydileştirme) SPK : Türkiye de Takas ve Saklama, TAKASBANK İMKB Takas ve Saklama Bankası A.Ş, Piyasası Gözetim ve Düzenleme Dairesi, (Takas ve Saklama) SPK SPK Steadman, John M. : Yatırım Fonları, SPK Yatırımcı Bilgilendirme Kitapçıkları 3, Ankara (Yatırım Fonları). : Yatırım Ortaklıkları, SPK Yatırımcı Bilgilendirme Kitapçıkları 4, Ankara (Yatırım Ortaklıkları). : The Certificateless Society and Constitution, ST. John s Law Review, C. 46, 1971, S. 1, s. 36 vd. TAKASBANK : Saklama, Eğitim Yayınları No: 4, İstanbul TAKASBANK : Takas, Eğitim Yayınları No: 5, İstanbul Tandoğan, Haluk Tanör, Reha Tanör, Reha : Borçlar Hukuku, Özel Borç İlişkileri, C. I, Ankara : Devlet İç Borçlanma Senetlerinin Kaydi Değer Olarak İhracına İlişkin Yasal Düzenlemelerin Kendi İçlerinde Ve Yasal Düzenlemeler İle Finansal Uygulama Arasında Gözlenen Örtüşmezliğin Hukuksal Sonuçları Üzerine Bir Değerlendirme, Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Y:1, S: 2, s. 189 vd. (Devlet İç Borçlanma Senetleri) : Türk Sermaye Piyasası, Halka Arz, C. II, İstanbul (Sermaye Piyasası, C. II) 381

383 Tanör, Reha : Türk Sermaye Piyasası, Taraflar, C. I, İstanbul (Sermaye Piyasası, C. I) TCMB Tekinalp, Ünal Tekinalp, Ünal : Elektronik Fon Transferi ve Elektronik Menkul Kıymet Transfer ve Mutabakat Sistemi, Ankara : Evraksız Kıymetli Evraka veya Kıymet Haklarına Doğru, Batider, C.XIV, S.3, 1988, s. 1 vd. (Evraksız Kıymetli Evrak). : Nama Yazılı Kaydi Payların Devrinde Merkezi Kayıt Kuruluşunun Kayıtlarının Etkisi ve Niteliği, Prof. Dr. Tahir Çağa'nın Anısına Armağan, İstanbul 2000, s. 537 vd. (Nama Yazılı Kaydi Paylar) Tekinalp, Ünal : Sermaye Piyasası Hukukunun Esasları, İstanbul (Sermaye Piyasası) Tekinalp, Ünal : Ünal Tekinalp in Banka Hukukunun Esasları, İstanbul (Banka Hukuku). Teoman, Ömer : Anonim Ortaklıkta İntifa Senetleri, İstanbul 1978 Teoman, Ömer (İntifa Senetleri). : Menkul Değerlerin Rehni, Yaşayan Ticaret Hukuku, C. I, Kitap 8, Ankara 1997, s. 106 vd. (Menkul Değerlerin Rehni). Tiftik, Mustafa : Türk Hukukunda Vedia Sözleşmesi, Ankara Topuz, Gökçen : Hisse Haczi ve Satışı, Ankara Töremiş, Hatice Ebru TSPAKB TSPAKB : Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Sermaye Piyasası Mevzuatı Çerçevesinde Nama Yazılı Payların Borsada Devri, SPK Yeterlilik Etüdü, Ankara : II. Sermaye Piyasaları Arenası, Avrupa Birliğine Doğru Türkiye Sermaye Piyasalarında Sorunlar ve Çözümler, Eylül (Sorunlar ve Çözümler). : Merkezi Kayıt Kuruluşu ve Kaydi Sistem, Sermaye Piyasası Faaliyetleri Temel Düzey Lisansı Kılavuzu, İstanbul (Kaydi Sistem). 382

384 TSPAKB Turanboy, Asuman Turanboy, Asuman Turanboy, Asuman UNIDROIT UNIDROIT UNIDROIT Urkan, Ercan Urkan, Ercan : Sermaye Piyasasında Takas ve Saklama Güvenliğini Artırılması ve Uyuşmazlıkların Çözümünün Hızlandırılmasına İlişkin Rapor, İstanbul (Takas ve Saklama Güvenliği). : 2499 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu na 4487 Sayılı Kanunla Eklenen 10/A Maddesine Göre Kaydi Değer Düzenlemesi, AÜHFD, 1999, C. 48, S s. 39 vd. (Kaydi Değer). : Kâğıtsız (Varakasız) Kıymetli Evrak, Sermaye Piyasası Hukuku 15. Yıl Sempozyumu, Ankara Ocak 1997, Sermaye Piyasası Kurulu, Ankara 1998, s (Kağıtsız). : Varakasız Kıymetli Evrak, Ankara (Varakasız) : G30 Plan of Action: UNIDROIT Contribution to Recommendations on Legal Certainty London, May (G30 Plan). : The UNIDROIT Study Group on Harmonised Substantive Rules Regarding Indirectly Held Securities, Position Paper, August (Indirectly Held Securities) : UNIDROIT Study Group on Harmonised Substantive Rules regarding Securities Held with an Intermediary, April (Held with an Intermediary). : Hisse Senetlerinin Rehni, Yüksek Lisans Tezi, Ankara (Hisse Senetlerinin Rehni) : Kaydileştirilen Halka Açık Anonim Ortaklık Pay Senetleri Üzerinde Ayni Hak Tesisi, SPK Yeterlilik Etüdü, Ankara (Ayni Hak Tesisi) Ülgen, Hüseyin/ Helvacı, Mehmet/ Kendigelen, Abuzer/ Kaya, Arslan : Kıymetli Evrak Hukuku, İstanbul

385 Ünal, Oğuz Kürşat : Türk ve Amerika Birleşik Devletleri Hukukunda Aracı Kurumlar, Ankara (Aracı Kurumlar). Ünal, Oğuz Kürşat : Halka Açık Anonim Ortaklıklar, Ankara (Halka Açık). Ünal, Oğuz Kürşat Ünal, Oğuz Kürşat Ünal, Oğuz Kürşat Ünal, Targan : Menkul Kıymetler Türk ve Amerika Birleşik Devletleri Hukukunda Menkul Kıymetler, Ankara (Menkul Kıymetler). : Sermaye Piyasası Araçlarının Kaydileştirilmesi, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2001, C. 5, S. 1 2, s. 1 vd. (Kaydileştirilmesi). : Sermaye Piyasası Hukuku ve Mevzuatı, Ankara (Sermaye Piyasası). : Gelişen Borsalarda Kurumsal Yatırımcılar, İstanbul Üstündağ, Saim : İcra Hukukunun Esasları, İstanbul Varol, Reyhan : Menkul Kıymetlerin Kaydi Değer Haline Getirilmesi (Kaydileştirme), 40. Yılında Türk Ticaret Kanunu, İstanbul 1997, s. 231 vd. VPS : VPS Disclosure Framework, September (Disclosure Framework). VPS : The Norwegian Securities Market, April (Securities Market). Vural, Aslı : Türk Hukuk Sistemi Çerçevesinde Menkul Kıymetlerin Kaydileştirilmesi, SPK Yeterlilik Etüdü, Ankara Warren,William D. / Walt, Steven D. : Commercial Law, Selected Status, US Wieland, Carl : Kanunu Medenide Ayni Haklar (Çev: İ. Hakkı Karafa), C. II, Ankara Wood, Linda Picard (Editor) : Merriam-Webster s Dictionary of Law, US

386 Yalın, Pınar : Sermaye Piyasalarında Menkul Kıymet Kaydileştirilmesi ve Türkiye Uygulaması, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Enstitüsü, Sermaye Piyasası ve Borsa Ana Bilim Dalı, İstanbul Yanlı Veliye Yanlı, Veliye Yasaman, Hamdi : Sermaye Piyasası Hukuku Çerçevesinde Halka Açık Anonim Şirketler ve Kamunun Aydınlatılması, İstanbul 2005 (Kamunun Aydınlatılması) : Kamuyu Aydınlatma Açısından Sermaye Piyasası Kurulu Kurumsal Yönetim İlkelerinin Değerlendirilmesi, Prof. Dr. Hüseyin Ülgen e Armağan, Vedat, İstanbul 2007, s (Kurumsal Yönetim İlkeleri) : Kaydileştirilen Hisse Senetleri Üzerinde Aracı Kurum Lehine Rehin Hakkı Tesisi; Senetlerin Haricen Üçüncü Kişilere Devrine Yönelik Sözleşmelere Etkisi, Şirketler Hukuku ve Sermaye Piyasası Hukuku, İstanbul 2006, s. 278 vd. Yasaman, Hamdi : Menkul Kıymetler Borsası Hukuku, İstanbul (Menkul Kıymetler Borsası) Yasaman, Hamdi Yavaş, Murat Yavuz, Cevdet : Nama Yazılı Hisse Senetlerinin Devri, Şirketler Hukuku ve Sermaye Piyasası Hukuku, İstanbul 2006, s. 221 vd : Borçlunun Üçüncü Şahıslardaki Mal, Hak ve Alacaklarının Haczi, İstanbul : Türk Borçlar Hukuku, Özel Hükümler, İstanbul Yayla, Ümit : Merkezi Kayıt Kuruluşu ve Kaydi Sistem, Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar ve Çözüm 385

387 Önerileri, Bankacılık Dergisi, S. 71, Y. 2009, s. 104 Yener, Mehmet Deniz : Vedia Sözleşmesi, İstanbul vd. Yeniocak, Umut Yıldız, Şükrü Yılmaz, Ejder : Anonim ve Limited Şirket Hisselerinin Haczi, Ankara : Anonim Ortaklıkta Yeni Pay Alma Hakkı, İstanbul : Hukuk Sözlüğü, Ankara (Hukuk Sözlüğü). Yılmaz, Lerzan : Kambiyo Senetlerinde Def iler, İstanbul Zevkliler, Aydın : Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkiler, Ankara YARARLANILAN WEB ADRESLERİ en.wikipedia.com

388

389 EK - 1 Seri: IV, No:28 Kaydileştirilen Sermaye Piyasası Araçlarına İlişkin Kayıtların Tutulmasının Usul Ve Esasları Hakkında Tebliğ - EK/1 (Değişik: Seri: IV, No: 34 sayılı Tebliğ ile) 1. İhraçcı bilgileri: a) Ticaret Unvanı b) İlgili ticaret sicili ve sicil numarası, c) Vergi numarası d) Bağlı bulunulan vergi dairesi e) Adres bilgileri ile telefon, faks numaraları f) İhraçcının sermayesi g) İhraçcının sektörel bilgileri h) İhraç edilmiş olan sermaye piyasası aracının ISIN kodu i) İmza sirküleri 2. Kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin bilgiler: a) Türü b) Yatırım fonu için fon tipi c) Tertip ve grup bilgileri d) Nominal değeri ve adedi e) Diğer bilgiler 3. MKK ca istenecek diğer bilgiler 388

390 EK - 2 Seri: IV, No:28 Kaydileştirilen Sermaye Piyasası Araçlarına İlişkin Kayıtların Tutulmasının Usul Ve Esasları Hakkında Tebliğ - EK/2 (Değişik: Seri: IV, No: 34 sayılı Tebliğ ile) 1. Yatırımcı Genel Bilgileri: a) Adres b) Telefon numarası 2. Yatırımcı Özel Bilgileri: a) Yerli Gerçek Kişiler için; aa) Kimlik belgesindeki bilgiler ab) T.C. Kimlik Numarası ac) Vergi Kimlik Numarası b) Yabancı Gerçek Kişiler için; ba) Kimlik belgesindeki bilgiler c) Yerli Tüzel kişiler için; ca) Ticaret unvanı veya işletme adı cb) İlgili sicil dairesi, sicil dairesine kayıt, tarih ve numarası cc) Vergi numarası cd) İlgili vergi dairesi d) Yabancı Tüzel kişiler için; da) Ticaret unvanı veya işletme adı, db) Mükellefiyet türü (dar/tam) dc) Vergi numarası dd) İlgili vergi dairesi e) Yatırım Fonları ve Ortaklıkları için; ea) Fon/Ortaklık unvanı 389

391 eb) Mükellefiyet türü (dar/tam) ec) Vergi numarası ed) İlgili vergi dairesi ee) Kurucunun üye kodu ef) Yatırım fonu/ortaklığı borsa işlem kodu eg) Yatırım fonu/ortaklığı portföyünü saklayan üye kodu eh) Yatırım ortaklığı için ilgili sicil dairesi, sicil dairesine kayıt, tarih ve numarası 3. MKK ca istenecek diğer bilgiler 390

SERMAYE PİYASASI ARAÇLARI

SERMAYE PİYASASI ARAÇLARI İŞLETME FİNANSMANI Prof. Dr. Güven SAYILGAN Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme Bölümü Muhasebe-Finansman Anabilim Dalı Öğretim Üyesi SERMAYE PİYASASI ARAÇLARI 2 Sermaye Piyasası Araçları

Detaylı

Sermaye Piyasalarının Genel İşleyişi. Sermaye Piyasası Aracı. Fon

Sermaye Piyasalarının Genel İşleyişi. Sermaye Piyasası Aracı. Fon Sermaye Piyasalarının Genel İşleyişi BİST (İMKB) T+2 TAKASBANK MKK İHRAÇCI Sermaye Piyasası Aracı Fon Aracı Kurum-Banka Müşteriş Müşteriş Müşteri YATIRIMCI ARACI KURUM-BANKA Türk Sermaye Piyasalarının

Detaylı

I. STOPAJ YÖNTEMĠNE TABĠ MENKUL SERMAYE GELĠRLERĠ VE DEĞER ARTIġ KAZANÇLARI

I. STOPAJ YÖNTEMĠNE TABĠ MENKUL SERMAYE GELĠRLERĠ VE DEĞER ARTIġ KAZANÇLARI I. STOPAJ YÖNTEMĠNE TABĠ MENKUL SERMAYE GELĠRLERĠ VE DEĞER ARTIġ KAZANÇLARI Gelir Vergisi Kanununa eklenen Geçici 67. madde ile 01.01.2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 31.12.2015 tarihine kadar;

Detaylı

MENKUL KIYMETLER VE DİĞER SERMAYE PİYASASI ARAÇLARI

MENKUL KIYMETLER VE DİĞER SERMAYE PİYASASI ARAÇLARI Aysel Gündoğdu, PhD C. Turgay Münyas, PhD C. asset MENKUL KIYMETLER VE DİĞER SERMAYE PİYASASI ARAÇLARI Sermaye Piyasası Faaliyetleri İleri Düzey Lisansı Eğitimi İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... V MENKUL KIYMETLER

Detaylı

T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş. B TİPİ ŞEMSİYE FONU'NA BAĞLI ENFLASYONA ENDEKSLİ VARLIKLARA YATIRIM YAPAN TAHVİL VE BONO ALT FONU (4.

T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş. B TİPİ ŞEMSİYE FONU'NA BAĞLI ENFLASYONA ENDEKSLİ VARLIKLARA YATIRIM YAPAN TAHVİL VE BONO ALT FONU (4. T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş. B TİPİ ŞEMSİYE FONU'NA BAĞLI ENFLASYONA ENDEKSLİ VARLIKLARA YATIRIM YAPAN TAHVİL VE BONO ALT FONU (4. 7 OCAK - 31 ARALIK 2013 HESAP DÖNEMİNE AİT PORTFÖY DAĞILIM RAPORU İÇİNDEKİLER

Detaylı

KIYMETLİ EVRAKIN SINIFLANDIRILMASI

KIYMETLİ EVRAKIN SINIFLANDIRILMASI KIYMETLİ EVRAKIN SINIFLANDIRILMASI Doç. Dr. Mustafa ÇEKER [email protected] Genel Olarak Kıymetli evrakı çeşitli açılardan gruplara ayırmak mümkündür. Bu konuda, Türk Ticaret Kanununun kabul ettiği sistem,

Detaylı

T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş. KORUMA AMAÇLI ŞEMSİYE FONU NA BAĞLI B TİPİ %100 ANAPARA KORUMA AMAÇLI ALTINCI ALT FONU

T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş. KORUMA AMAÇLI ŞEMSİYE FONU NA BAĞLI B TİPİ %100 ANAPARA KORUMA AMAÇLI ALTINCI ALT FONU T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş. KORUMA AMAÇLI ŞEMSİYE FONU NA BAĞLI B 4 MART - 31 ARALIK 2013 HESAP DÖNEMİNE AİT PORTFÖY DAĞILIM RAPORU İÇİNDEKİLER Sayfa No I- FONU TANITICI BİLGİLER... 1 II- FONUN PERFORMANSINA

Detaylı

T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş. B TİPİ ŞEMSİYE FONU'NA BAĞLI LİKİT ALT FONU (6. ALT FON)

T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş. B TİPİ ŞEMSİYE FONU'NA BAĞLI LİKİT ALT FONU (6. ALT FON) T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş. B TİPİ ŞEMSİYE FONU'NA BAĞLI LİKİT ALT FONU 15 AĞUSTOS - 31 ARALIK 2013 HESAP DÖNEMİNE AİT PORTFÖY DAĞILIM RAPORU 1 İÇİNDEKİLER Sayfa No I- FONU TANITICI BİLGİLER... 1 II- FONUN

Detaylı

5. Borçlanma aracı ihracı için Yetkili organ kararının alındığı tarihten itibaren en geç kaç yıl içinde Kurula başvuruda bulunulması zorunludur?

5. Borçlanma aracı ihracı için Yetkili organ kararının alındığı tarihten itibaren en geç kaç yıl içinde Kurula başvuruda bulunulması zorunludur? 1. Yatırım amacı taşıyan kıymetli evrak aşağıdakilerden hangisidir? a. Menkul kıymet b. Para c. Çek d. Bono e. Poliçe 2. Aşağıdakilerden hangisi payların sahibine sağladığı mali haklardan a. Kar payı alma

Detaylı

SERMAYE PİYASASI ARAÇLARININ KAYDİLEŞTİRİLMESİ VE KAYDİ SİSTEM KAPSAMINDA DEVLET İÇ BORÇLANMA SENETLERİNİN KAYDİ OLARAK İHRACI

SERMAYE PİYASASI ARAÇLARININ KAYDİLEŞTİRİLMESİ VE KAYDİ SİSTEM KAPSAMINDA DEVLET İÇ BORÇLANMA SENETLERİNİN KAYDİ OLARAK İHRACI SERMAYE PİYASASI ARAÇLARININ KAYDİLEŞTİRİLMESİ VE KAYDİ SİSTEM KAPSAMINDA DEVLET İÇ BORÇLANMA SENETLERİNİN KAYDİ OLARAK İHRACI Mücahit ÜNAL * ÖZET Sermaye Piyasası Kanunu na 10/A maddesinin eklenmesi ile

Detaylı

T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş. B TİPİ ŞEMSİYE FONU'NA BAĞLI ALTIN ALT FONU (3. ALT FON) 1 OCAK - 31 ARALIK 2013 HESAP DÖNEMİNE AİT PORTFÖY DAĞILIM RAPORU

T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş. B TİPİ ŞEMSİYE FONU'NA BAĞLI ALTIN ALT FONU (3. ALT FON) 1 OCAK - 31 ARALIK 2013 HESAP DÖNEMİNE AİT PORTFÖY DAĞILIM RAPORU 1 OCAK - 31 ARALIK 2013 HESAP DÖNEMİNE AİT PORTFÖY DAĞILIM RAPORU İÇİNDEKİLER Sayfa No I- FONU TANITICI BİLGİLER... 1 II- FONUN PERFORMANSINA İLİŞKİN BİLGİLER... 2 III- FON/ORTAKLIK PORTFÖY DEĞERİ TABLOSU...

Detaylı

Dar Kapsamlı Sermaye Piyasası Mevzuatı ve Etik Kurallar

Dar Kapsamlı Sermaye Piyasası Mevzuatı ve Etik Kurallar 1. Belli miktarda bir mal veya kıymetin ve bunların karşılığı olan paranın işlemin ardından el değiştirmesini sağlayan piyasalara ne ad verilir? A) Swap B) Talep piyasası C) Spot piyasa D) Vadeli piyasa

Detaylı

1) SPK Temel Düzey Lisanslama Sınavlarına Kimler Girebilir.? Lise Mezunu, 2 yıllık Yüksekokul mezunu, 4 yıllık Fakülte mezunları girebilir.

1) SPK Temel Düzey Lisanslama Sınavlarına Kimler Girebilir.? Lise Mezunu, 2 yıllık Yüksekokul mezunu, 4 yıllık Fakülte mezunları girebilir. 1) SPK Temel Düzey Lisanslama Sınavlarına Kimler Girebilir.? Lise Mezunu, 2 yıllık Yüksekokul mezunu, 4 yıllık Fakülte mezunları girebilir. 2) SPK Temel Düzey Lisansını Alanlar Ne İş Yaparlar.? A- Lise,

Detaylı

İÇİNDEKİLER. ÖNSÖZ... iii İÇİNDEKİLER... v BİRİNCİ BÖLÜM FİNANSAL PİYASALAR

İÇİNDEKİLER. ÖNSÖZ... iii İÇİNDEKİLER... v BİRİNCİ BÖLÜM FİNANSAL PİYASALAR İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... iii İÇİNDEKİLER... v BİRİNCİ BÖLÜM FİNANSAL PİYASALAR 1. FİNANSAL PİYASA KAVRAMI VE BOYUTLARI... 1 1.1. FİNANSAL PİYASA TÜRLERİ... 4 1.1.1. Para Piyasaları... 6 1.1.2. Sermaye Piyasası...

Detaylı

SINAV ALT KONU BAŞLIKLARI

SINAV ALT KONU BAŞLIKLARI SINAV ALT KONU BAŞLIKLARI 1. Dar Kapsamlı Sermaye Piyasası Mevzuatı ve Meslek Kuralları (Düzey 1, Konut, Gayrimenkul) 1.1. Sermaye Piyasası Kanunu 1.2. Sermaye Piyasası ile İlgili Diğer Düzenlemeler ve

Detaylı

http://acikogretimx.com

http://acikogretimx.com 2009 S 4421- SERMYE PiYSSı VE FiNNSL KURUMLR 1. Birikim açığı olan ekonomik birimlerle birikim fazlalığı olan ekonomik birimlerin karşılaştığı ve finansal varlıkların alınıp satıldığı piyasalara ne ad

Detaylı

VAKIF PORTFÖY EUROBOND (AMERİKAN DOLARI) BORÇLANMA ARAÇLARI FONU (Eski adıyla Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. B Tipi Tahvil Bono (Eurobond) Fonu )

VAKIF PORTFÖY EUROBOND (AMERİKAN DOLARI) BORÇLANMA ARAÇLARI FONU (Eski adıyla Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. B Tipi Tahvil Bono (Eurobond) Fonu ) (Eski adıyla Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. B Tipi Tahvil Bono (Eurobond) Fonu ) 1 OCAK - 31 ARALIK 2015 HESAP DÖNEMİNE AİT PORTFÖY DAĞILIM RAPORU VE PAY FİYATININ HESAPLANMASINA DAYANAK TEŞKİL EDEN PORTFÖY

Detaylı

1. Kira Sukuku nun diğer adı aşağıdakilerden

1. Kira Sukuku nun diğer adı aşağıdakilerden 1. Kira Sukuku nun diğer adı aşağıdakilerden hangisidir? A) Gayrimenkul sertifikası B) Kâr zarar ortaklığı belgesi C) Kira sertifikası D) Konut finansmanı fonu E) Varlığa dayalı menkul kıymet 2. Sukukta

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU 31 ARALIK 2008 TARİHİ İTİBARİYLE MALİ TABLOLAR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU 31 ARALIK 2008 TARİHİ İTİBARİYLE MALİ TABLOLAR MALİ TABLOLAR A. BİLANÇO DİPNOTLARI Anadolu Hayat Emeklilik A.Ş. Esnek Emeklilik Yatırım Fonu ("Fon") mali tablo dipnotları aşağıda sunulmuştur. a) Birim Pay Değeri 31 Aralık 2008 31 Aralık 2007 Net Varlık

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI ULUSLARARASI KARMA EMEKLİLİK YATIRIM FONU 31 ARALIK 2009 TARİHİ İTİBARİYLE FİNANSAL TABLOLAR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI ULUSLARARASI KARMA EMEKLİLİK YATIRIM FONU 31 ARALIK 2009 TARİHİ İTİBARİYLE FİNANSAL TABLOLAR BÜYÜME AMAÇLI ULUSLARARASI KARMA EMEKLİLİK YATIRIM FONU FİNANSAL TABLOLAR A. BİLANÇO DİPNOTLARI Anadolu Hayat Emeklilik A.Ş. Büyüme Amaçlı Uluslararası Karma Emeklilik Yatırım Fonu ("Fon") finansal tablo

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI TURUNCU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 31 ARALIK 2006 TARİHİ İTİBARİYLE MALİ TABLOLAR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI TURUNCU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 31 ARALIK 2006 TARİHİ İTİBARİYLE MALİ TABLOLAR GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI TURUNCU EMEKLİLİK YATIRIM FONU MALİ TABLOLAR A. BİLANÇO DİPNOTLARI Anadolu Hayat Emeklilik A.Ş. Gelir Amaçlı Kamu Borçlanma Araçları Turuncu Emeklilik Yatırım Fonu

Detaylı

KATILIMCILARA DUYURU

KATILIMCILARA DUYURU KATILIMCILARA DUYURU CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU, CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA

Detaylı

İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM FİNANSAL PİYASALARIN GELİŞİMİ VE FİNANSAL SİSTEM

İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM FİNANSAL PİYASALARIN GELİŞİMİ VE FİNANSAL SİSTEM İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM FİNANSAL PİYASALARIN GELİŞİMİ VE FİNANSAL SİSTEM I. FİNANSAL PİYASALARIN TARİHSEL GELİŞİMİ... 1 1. Ortaçağda Finans... 2 2. Vadeli İşlem Piyasalarının Doğuşu... 4 3. Altın Standardı...

Detaylı

31 Aralık 2012 Tarihinde Sona Eren Hesap Dönemine Ait Finansal Tablolar ve Bağımsız Denetim Raporu

31 Aralık 2012 Tarihinde Sona Eren Hesap Dönemine Ait Finansal Tablolar ve Bağımsız Denetim Raporu Gelir Amaçlı Karma Borçlanma Araçları Emeklilik Yatırım Fonu (Euro) 31 Aralık 2012 Tarihinde Sona Eren Hesap Dönemine Ait Finansal Tablolar ve Bağımsız Denetim Raporu İçindekiler Bağımsız Denetim Raporu

Detaylı

SERMAYE PİYASASI FAALİYETLERİ İLERİ DÜZEY LİSANSLAMA SINAVLARINA HAZIRLIK PROGRAMI

SERMAYE PİYASASI FAALİYETLERİ İLERİ DÜZEY LİSANSLAMA SINAVLARINA HAZIRLIK PROGRAMI EĞĠTĠM 2009 TURKKARİYER EĞİTİM PROGRAMLARI SERMAYE PİYASASI FAALİYETLERİ İLERİ DÜZEY LİSANSLAMA SINAVLARINA HAZIRLIK PROGRAMI Eğitim programımıza; SPK sınavlarına hazırlananlar; Bankaların Hazine Fon Yönetimi,Risk

Detaylı

Merkezi Kayıt Kuruluşu A.Ş. Üyelik Yönergesi

Merkezi Kayıt Kuruluşu A.Ş. Üyelik Yönergesi Merkezi Kayıt Kuruluşu A.Ş. Üyelik Yönergesi Yayın Tarihi: 24.12.2014 Sürüm: 1.0 Doküman No : M.9-YNRG-01 Güncel Sürüm No: 1.0 Onay No: 2014-379 Sayfa No:1/6 Amaç Madde 1 - (1) Bu Yönergenin amacı Merkezi

Detaylı

VAKIF PORTFÖY İKİNCİ PARA PİYASASI FONU (Eski adıyla Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. B Tipi Likit İnternet Fon )

VAKIF PORTFÖY İKİNCİ PARA PİYASASI FONU (Eski adıyla Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. B Tipi Likit İnternet Fon ) (Eski adıyla Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. B Tipi Likit İnternet Fon ) 1 OCAK - 31 ARALIK 2015 HESAP DÖNEMİNE AİT PORTFÖY DAĞILIM RAPORU VE PAY FİYATININ HESAPLANMASINA DAYANAK TEŞKİL EDEN PORTFÖY DEĞERİ

Detaylı

SINAV ALT KONU BAŞLIKLARI

SINAV ALT KONU BAŞLIKLARI SINAV ALT KONU BAŞLIKLARI 1. Dar Kapsamlı Sermaye Piyasası Mevzuatı ve Meslek Kuralları (Düzey 1, Konut, Gayrimenkul) 1.1. Sermaye Piyasası Kanunu 1.2. Sermaye Piyasası ile İlgili Diğer Düzenlemeler ve

Detaylı

VAKIF PORTFÖY ALTIN KATILIM FONU (Eski adıyla Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. B Tipi Altın Fonu )

VAKIF PORTFÖY ALTIN KATILIM FONU (Eski adıyla Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. B Tipi Altın Fonu ) (Eski adıyla Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. B Tipi Altın Fonu ) 1 OCAK - 31 ARALIK 2015 HESAP DÖNEMİNE AİT PORTFÖY DAĞILIM RAPORU VE PAY FİYATININ HESAPLANMASINA DAYANAK TEŞKİL EDEN PORTFÖY DEĞERİ TABLOSU

Detaylı

SERMAYE PİYASASI FAALİYETLERİ DÜZEY SINAVI

SERMAYE PİYASASI FAALİYETLERİ DÜZEY SINAVI S P K SERMAYE PİYASASI FAALİYETLERİ DÜZEY 1 2 3 SINAVI GENEL AÇIKLAMA Bu soru kitapçığındaki testler şunlardır: Modül Adı Soru Sayısı 1003 Sermaye Piyasası Araçları 1 25 Bu kitapçıkta yer alan testlerin

Detaylı

İÇİNDEKİLER BİRİNCİ ÜNİTE EKONOMİK VE FİNANSAL SİSTEM İKİNCİ ÜNİTE PARANIN ZAMAN DEĞERİ

İÇİNDEKİLER BİRİNCİ ÜNİTE EKONOMİK VE FİNANSAL SİSTEM İKİNCİ ÜNİTE PARANIN ZAMAN DEĞERİ İÇİNDEKİLER BİRİNCİ ÜNİTE EKONOMİK VE FİNANSAL SİSTEM 1 13 1. EKONOMİK SİSTEM 2 2. FİNANSAL SİSTEM 5 3. FİNANSAL SİSTEMİN UNSURLARI 8 4. FİNANSAL PİYASALARIN YAPISI 9 4.1. Borç ve Öz Sermaye Yapısı 9 4.2.

Detaylı

VAKIF PORTFÖY ÜÇÜNCÜ PARA PİYASASI FONU (Eski adıyla Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. B Tipi Havuz Likit Fonu )

VAKIF PORTFÖY ÜÇÜNCÜ PARA PİYASASI FONU (Eski adıyla Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. B Tipi Havuz Likit Fonu ) (Eski adıyla Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. B Tipi Havuz Likit Fonu ) 1 OCAK - 31 ARALIK 2015 HESAP DÖNEMİNE AİT PORTFÖY DAĞILIM RAPORU VE PAY FİYATININ HESAPLANMASINA DAYANAK TEŞKİL EDEN PORTFÖY DEĞERİ

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KARMA BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KARMA BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU KARMA BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU MALİ TABLOLAR A. BİLANÇO DİPNOTLARI Anadolu Hayat Emeklilik A.Ş. Gruplara Yönelik Gelir Amaçlı Karma Borçlanma Araçları Emeklilik Yatırım Fonu ("Fon") mali

Detaylı

SINAV KONU BAŞLIKLARI

SINAV KONU BAŞLIKLARI 1260 9. Takas, Operasyon, Saklama ve Kaydileştirme 1261 Takas, Operasyon, Saklama ve Kaydileştirme Düzenlemeleri 1/6 SINAV KONU BAŞLIKLARI SERMAYE PİYASASI FAALİYETLERİ TEMEL DÜZEY SINAVI 1100 1. Genel

Detaylı

5. Aşağıdakilerden hangisi varantların avantajlarından biri değildir? 1. Paya dönüştürülebilir tahvilin vadesi kaç günden az olamaz?

5. Aşağıdakilerden hangisi varantların avantajlarından biri değildir? 1. Paya dönüştürülebilir tahvilin vadesi kaç günden az olamaz? 1. Paya dönüştürülebilir tahvilin vadesi kaç günden az olamaz? a. 30 b. 60 c. 90 d. 120 e. 365 2. Paya dönüştürülebilir tahvil sahiplerine sahip oldukları tahviller karşılığında verilecek paylar için esas

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. GRUPLARA YÖNELİK BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 31 ARALIK 2008 TARİHİ İTİBARİYLE MALİ TABLOLAR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. GRUPLARA YÖNELİK BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 31 ARALIK 2008 TARİHİ İTİBARİYLE MALİ TABLOLAR GRUPLARA YÖNELİK BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU MALİ TABLOLAR A. BİLANÇO DİPNOTLARI Anadolu Hayat Emeklilik A.Ş. Gruplara Yönelik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu ("Fon")

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. GRUPLARA YÖNELİK BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 31 ARALIK 2009 TARİHİ İTİBARİYLE FİNANSAL TABLOLAR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. GRUPLARA YÖNELİK BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 31 ARALIK 2009 TARİHİ İTİBARİYLE FİNANSAL TABLOLAR GRUPLARA YÖNELİK BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU FİNANSAL TABLOLAR A. BİLANÇO DİPNOTLARI Anadolu Hayat Emeklilik A.Ş. Gruplara Yönelik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ BEYAZ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 31 ARALIK 2007 TARİHİ İTİBARİYLE MALİ TABLOLAR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ BEYAZ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 31 ARALIK 2007 TARİHİ İTİBARİYLE MALİ TABLOLAR BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ BEYAZ EMEKLİLİK YATIRIM FONU MALİ TABLOLAR A. BİLANÇO DİPNOTLARI 4 Temmuz 2006 tarihli 6591 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi nde yayınlanan ilana göre Anadolu Hayat Emeklilik

Detaylı

31 Aralık 2012 Tarihinde Sona Eren Hesap Dönemine Ait Finansal Tablolar ve Bağımsız Denetim Raporu

31 Aralık 2012 Tarihinde Sona Eren Hesap Dönemine Ait Finansal Tablolar ve Bağımsız Denetim Raporu Gelir Amaçlı Esnek Emeklilik Yatırım Fonu 31 Aralık 2012 Tarihinde Sona Eren Hesap Dönemine Ait Finansal Tablolar ve Bağımsız Denetim Raporu İçindekiler Bağımsız Denetim Raporu Ayrıntılı Bilanço Ayrıntılı

Detaylı

TACİRLER PORTFÖY DEĞİŞKEN FON (ESKİ ADIYLA: TACİRLER MENKUL DEĞERLER A.Ş. A TİPİ DEĞİŞKEN FONU)

TACİRLER PORTFÖY DEĞİŞKEN FON (ESKİ ADIYLA: TACİRLER MENKUL DEĞERLER A.Ş. A TİPİ DEĞİŞKEN FONU) TACİRLER PORTFÖY DEĞİŞKEN FON (ESKİ ADIYLA: TACİRLER MENKUL DEĞERLER A.Ş. A TİPİ DEĞİŞKEN FONU) 1 OCAK - 31 ARALIK 2015 HESAP DÖNEMİNE AİT PORTFÖY DAĞILIM RAPORU İÇİNDEKİLER Sayfa No I- FONU TANITICI

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI ESNEK TURUNCU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 31 ARALIK 2008 TARİHİ İTİBARİYLE MALİ TABLOLAR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI ESNEK TURUNCU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 31 ARALIK 2008 TARİHİ İTİBARİYLE MALİ TABLOLAR BÜYÜME AMAÇLI ESNEK TURUNCU EMEKLİLİK YATIRIM FONU MALİ TABLOLAR A. BİLANÇO DİPNOTLARI Anadolu Anadolu Hayat Emeklilik A.Ş. Büyüme Amaçlı Esnek Turuncu Emeklilik Yatırım Fonu ("Fon") mali tablo dipnotları

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU 31 ARALIK 2007 TARİHİ İTİBARİYLE MALİ TABLOLAR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU 31 ARALIK 2007 TARİHİ İTİBARİYLE MALİ TABLOLAR BÜYÜME AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU MALİ TABLOLAR A. BİLANÇO DİPNOTLARI Anadolu Hayat Emeklilik A.Ş. Büyüme Amaçlı Esnek Emeklilik Yatırım Fonu ("Fon") mali tablo dipnotları aşağıda sunulmuştur.

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KARMA BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KARMA BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU KARMA BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU MALİ TABLOLAR A. BİLANÇO DİPNOTLARI Anadolu Hayat Emeklilik A.Ş. Gruplara Yönelik Gelir Amaçlı Karma Borçlanma Araçları Emeklilik Yatırım Fonu ("Fon") mali

Detaylı

31 Aralık 2011 Tarihinde Sona Eren Hesap Dönemine Ait Finansal Tablolar ve Bağımsız Denetim Raporu

31 Aralık 2011 Tarihinde Sona Eren Hesap Dönemine Ait Finansal Tablolar ve Bağımsız Denetim Raporu Gruplara Yönelik Gelir Amaçlı Karma Borçlanma Araçları Emeklilik Yatırım Fonu 31 Aralık 2011 Tarihinde Sona Eren Hesap Dönemine Ait Finansal Tablolar ve Bağımsız Denetim Raporu İçindekiler Bağımsız Denetim

Detaylı

TÜRKİYE SERMAYE PİYASASI. 23 Kasım 2011

TÜRKİYE SERMAYE PİYASASI. 23 Kasım 2011 TÜRKİYE SERMAYE PİYASASI 23 Kasım 2011 Almanya Sermaye Piyasası Kurumları Bankacılık Sermaye Piyasaları Sigortacılık BankacılıkDüzenlemeve Denetleme Kurulu (BDDK) Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Hazine Müsteşarlığı

Detaylı

İÇTÜZÜK TADİL METNİ FİNANSBANK A.Ş.A TİPİ HİSSE SENEDİ FONU İÇTÜZÜK DEĞİŞİKLİĞİ

İÇTÜZÜK TADİL METNİ FİNANSBANK A.Ş.A TİPİ HİSSE SENEDİ FONU İÇTÜZÜK DEĞİŞİKLİĞİ İÇTÜZÜK TADİL METNİ FİNANSBANK A.Ş.A TİPİ HİSSE SENEDİ FONU İÇTÜZÜK DEĞİŞİKLİĞİ Finansbank A.Ş. A Tipi Hisse Senedi Fonu içtüzüğünün 1.1, 1.2, 2.1, 5.1, 5.3, 5.4, 5.8.1, 7, 8.1, 8.2, 8.3, 8.7, 8.10, 8.11,

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. GELİR AMAÇLI KARMA BORÇLANMA ARAÇLARI (DÖVİZ) EMEKLİLİK YATIRIM FONU 31 ARALIK 2005 TARİHİ İTİBARİYLE MALİ TABLOLAR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. GELİR AMAÇLI KARMA BORÇLANMA ARAÇLARI (DÖVİZ) EMEKLİLİK YATIRIM FONU 31 ARALIK 2005 TARİHİ İTİBARİYLE MALİ TABLOLAR GELİR AMAÇLI KARMA BORÇLANMA ARAÇLARI (DÖVİZ) EMEKLİLİK MALİ TABLOLAR GELİR AMAÇLI KARMA BORÇLANMA ARAÇLARI (DÖVİZ) EMEKLİLİK 3 MAYIS 2005 31 ARALIK 2005 DÖNEMİNE AİT BAĞIMSIZ DENETİM RAPORU 1. Anadolu

Detaylı

VAKIF PORTFÖY BİRİNCİ PARA PİYASASI FONU (Eski adıyla Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. B Tipi Likit Fon )

VAKIF PORTFÖY BİRİNCİ PARA PİYASASI FONU (Eski adıyla Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. B Tipi Likit Fon ) (Eski adıyla Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. B Tipi Likit Fon ) 1 OCAK - 31 ARALIK 2015 HESAP DÖNEMİNE AİT PORTFÖY DAĞILIM RAPORU VE PAY FİYATININ HESAPLANMASINA DAYANAK TEŞKİL EDEN PORTFÖY DEĞERİ TABLOSU

Detaylı

Merkezi Kayıt Kuruluşu A.Ş. Üyelik Yönergesi

Merkezi Kayıt Kuruluşu A.Ş. Üyelik Yönergesi Merkezi Kayıt Kuruluşu A.Ş. Üyelik Yönergesi Yayın Tarihi: 08.11.2017 Sürüm: 1.1 Sayfa No:1/5 Amaç Madde 1 - (1) Bu Yönergenin amacı Merkezi Kayıt Kuruluşu üyelik şartlarına ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir.

Detaylı

2016 YILINDA ELDE EDİLEN MENKUL SERMAYE GELİRLERİNİN BEYAN VE VERGİLEME ESASLARI GERÇEK KİŞİ. Tam Mükellef. Yatırım Fonu (**)

2016 YILINDA ELDE EDİLEN MENKUL SERMAYE GELİRLERİNİN BEYAN VE VERGİLEME ESASLARI GERÇEK KİŞİ. Tam Mükellef. Yatırım Fonu (**) Mükellef Gelir GERÇEK KİŞİ Dar Mükellef (*) 2016 YILINDA ELDE EDİLEN MENKUL SERMAYE GELİRLERİNİN BEYAN VE VERGİLEME ESASLARI KURUM Dar Mükellef (*) Sermaye Şirketi ve Yatırım Fonu (**) Diğer Kurum Dar

Detaylı

Prof. Dr. Güven SAYILGAN Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme Bölümü Muhasebe-Finansman Anabilim Dalı Öğretim Üyesi

Prof. Dr. Güven SAYILGAN Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme Bölümü Muhasebe-Finansman Anabilim Dalı Öğretim Üyesi FİNANSMANI İŞLETME PİYASALAR FİNANSAL Prof. Dr. Güven SAYILGAN Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme Bölümü Muhasebe-Finansman Anabilim Dalı Öğretim Üyesi İŞLETME FİNANSMANI Piyasa Piyasa,

Detaylı

ÜRÜNLER VE GELİR TÜRÜ TAM MÜKELLEF KURUM TAM MÜKELLEF GERÇEK KİŞİ DAR MÜKELLEF** KURUM*** DAR MÜKELLEF GERÇEK KİŞİ***

ÜRÜNLER VE GELİR TÜRÜ TAM MÜKELLEF KURUM TAM MÜKELLEF GERÇEK KİŞİ DAR MÜKELLEF** KURUM*** DAR MÜKELLEF GERÇEK KİŞİ*** Aşağıda yer alan tablo 6009 Sayılı Kanun ve söz konusu Kanun ile ilgili 2010/926 sayı ve 27.09.2010 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca Gelir Vergisi Kanunu Geçici Madde 67 kapsamındaki 1.10.2010 tarihinden

Detaylı

Finansal Piyasalar ve Bankalar

Finansal Piyasalar ve Bankalar Finansal Piyasalar ve Bankalar Genel Olarak Finansal Piyasalar Piyasa neresidir? Finansal Piyasaların Ekonomi İçindeki Yeri Finansal Sistemi Oluşturan Piyasalar Finansal Piyasalar Para Piyasaları Sermaye

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ BEYAZ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 31 ARALIK 2008 TARİHİ İTİBARİYLE MALİ TABLOLAR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ BEYAZ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 31 ARALIK 2008 TARİHİ İTİBARİYLE MALİ TABLOLAR BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ BEYAZ EMEKLİLİK YATIRIM FONU MALİ TABLOLAR A. BİLANÇO DİPNOTLARI Anadolu Hayat Emeklilik A.Ş. Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Beyaz Emeklilik Yatırım Fonu ("Fon") mali tablo dipnotları

Detaylı

Takas, Saklama ve Operasyon İşlemleri Dönem Deneme Sınavı

Takas, Saklama ve Operasyon İşlemleri Dönem Deneme Sınavı 1. Aşağıdakilerden hangisi MKK nın ortakları arasında yer almaz? A. Takasbank A.Ş. B. Sermaye Piyasası Kanunu na göre kurulan ve faaliyet izni verilen diğer borsalar C. Borsa İstanbul A.Ş. D. Aracı Kurumlar

Detaylı

Prof. Dr. Güven SAYILGAN Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme Bölümü Muhasebe-Finansman Anabilim Dalı Öğretim Üyesi

Prof. Dr. Güven SAYILGAN Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme Bölümü Muhasebe-Finansman Anabilim Dalı Öğretim Üyesi FİNANSMANI İŞLETME Prof. Dr. Güven SAYILGAN Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme Bölümü Muhasebe-Finansman Anabilim Dalı Öğretim Üyesi SERMAYE PİYASASI KURUMLARI 2 Sermaye Piyasası Kurumları

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. GRUPLARA YÖNELİK BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 31 ARALIK 2007 TARİHİ İTİBARİYLE MALİ TABLOLAR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. GRUPLARA YÖNELİK BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 31 ARALIK 2007 TARİHİ İTİBARİYLE MALİ TABLOLAR GRUPLARA YÖNELİK BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU MALİ TABLOLAR A. BİLANÇO DİPNOTLARI Anadolu Hayat Emeklilik A.Ş. Gruplara Yönelik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu ("Fon")

Detaylı

HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. GELİR AMAÇLI KARMA BORÇLANMA ARAÇLARI (DÖVİZ) EMEKLİLİK YATIRIM FONU) 31 ARALIK 2006 TARİHİ İTİBARİYLE MALİ TABLOLAR

HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. GELİR AMAÇLI KARMA BORÇLANMA ARAÇLARI (DÖVİZ) EMEKLİLİK YATIRIM FONU) 31 ARALIK 2006 TARİHİ İTİBARİYLE MALİ TABLOLAR BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ BEYAZ EMEKLİLİK YATIRIM FONU (eski ünvanı ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. GELİR AMAÇLI KARMA BORÇLANMA ARAÇLARI (DÖVİZ) EMEKLİLİK YATIRIM FONU) MALİ TABLOLAR A. BİLANÇO DİPNOTLARI

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 31 ARALIK 2009 TARİHİ İTİBARİYLE FİNANSAL TABLOLAR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 31 ARALIK 2009 TARİHİ İTİBARİYLE FİNANSAL TABLOLAR BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU FİNANSAL TABLOLAR A. BİLANÇO DİPNOTLARI Anadolu Hayat Emeklilik A.Ş. Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu ("Fon") finansal tablo dipnotları

Detaylı

ÜRÜNLER VE GELİR TÜRÜ TAM MÜKELLEF KURUM TAM MÜKELLEF GERÇEK KİŞİ DAR MÜKELLEF** KURUM*** DAR MÜKELLEF GERÇEK KİŞİ***

ÜRÜNLER VE GELİR TÜRÜ TAM MÜKELLEF KURUM TAM MÜKELLEF GERÇEK KİŞİ DAR MÜKELLEF** KURUM*** DAR MÜKELLEF GERÇEK KİŞİ*** Aşağıda yer alan tablo 6009 Sayılı Kanun ve söz konusu Kanun ile ilgili 2010/926 sayı ve 27.09.2010 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca Gelir Vergisi Kanunu Geçici Madde 67 kapsamındaki 1.10.2010 tarihinden

Detaylı

T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş. B TİPİ ŞEMSİYE FONU'NA BAĞLI BÜYÜME AMAÇLI TAHVİL VE BONO ALT FONU (2. ALT FON)

T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş. B TİPİ ŞEMSİYE FONU'NA BAĞLI BÜYÜME AMAÇLI TAHVİL VE BONO ALT FONU (2. ALT FON) 1 OCAK - 31 ARALIK 2013 HESAP DÖNEMİNE AİT PORTFÖY DAĞILIM RAPORU İÇİNDEKİLER Sayfa No I- FONU TANITICI BİLGİLER... 1 II- FONUN PERFORMANSINA İLİŞKİN BİLGİLER... 2 III- FON/ORTAKLIK PORTFÖY DEĞERİ TABLOSU...

Detaylı

GİRİŞ BİRİNCİ BÖLÜM. Genel Olarak Menkul Kıymetler Borsası Hukuku

GİRİŞ BİRİNCİ BÖLÜM. Genel Olarak Menkul Kıymetler Borsası Hukuku GİRİŞ BİRİNCİ BÖLÜM Genel Olarak Menkul Kıymetler Borsası Hukuku 1- Menkul Kıymetler Borsalarının Hitap Ettiği Piyasa I- Para Piyasası - Sermaye Piyasası II- Menkul Kıymetler Borsasının Fonksiyonları 1-

Detaylı

İÇİNDEKİLER YAZAR HAKKINDA

İÇİNDEKİLER YAZAR HAKKINDA İÇİNDEKİLER YAZAR HAKKINDA... ii ÖNSÖZ... iii 2. BASIM İÇİN ÖNSÖZ... iv İÇİNDEKİLER... v ŞEKİLLER... xi TABLOLAR... xiii KISALTMALAR... xv GİRİŞ... 1 BÖLÜM 1: FİNANSAL SİSTEMİN EKONOMİ İÇERİSİNDEKİ YERİ...

Detaylı

İÇTÜZÜK TADİL METNİ FİNANS YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş A TİPİ DEĞİŞKEN FONU İÇTÜZÜK DEĞİŞİKLİĞİ

İÇTÜZÜK TADİL METNİ FİNANS YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş A TİPİ DEĞİŞKEN FONU İÇTÜZÜK DEĞİŞİKLİĞİ İÇTÜZÜK TADİL METNİ FİNANS YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş A TİPİ DEĞİŞKEN FONU İÇTÜZÜK DEĞİŞİKLİĞİ Finans Yatırım Menkul Değerler A.Ş A Tipi Değişken Fonu içtüzüğünün 1.1, 1.2, 2.1, 5.1, 5.3, 5.4, 5.8.1,

Detaylı

SERMAYE PİYASASI HUKUKU

SERMAYE PİYASASI HUKUKU SERMAYE PİYASASI HUKUKU KISA ÖZET KOLAYAOF 2 Kolayaof.com 0 362 2338723 Sayfa 2 İÇİNDEKİLER 1. ÜNİTE- SERMAYE PİYASASI HUKUKU VE SERMAYE PİYASASININ İŞLEYİŞİ... 4 2. ÜNİTE- SERMAYE PİYASASI ARAÇLARI...

Detaylı

REPO İŞLEMLERİNE İLİŞKİN ESASLAR HAKKINDA TEBLİĞ (III-45.2) (6/12/2015 tarihli ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır.)

REPO İŞLEMLERİNE İLİŞKİN ESASLAR HAKKINDA TEBLİĞ (III-45.2) (6/12/2015 tarihli ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır.) ARACI KURUMLAR TARAFINDAN YAPILACAK REPO VE TERS REPO İŞLEMLERİNE İLİŞKİN ESASLAR HAKKINDA TEBLİĞ (III-45.2) (6/12/2015 tarihli ve 29554 sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır.) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam,

Detaylı

2012 YILINDA ELDE EDİLEN MENKUL SERMAYE GELİRLERİNİN BEYAN VE VERGİLEME ESASLARI KURUM. Yatırım Fonu (**)

2012 YILINDA ELDE EDİLEN MENKUL SERMAYE GELİRLERİNİN BEYAN VE VERGİLEME ESASLARI KURUM. Yatırım Fonu (**) Mükellef Gelir GERÇEK KİŞİ Dar Mükellef (*) 2012 YILINDA ELDE EDİLEN MENKUL SERMAYE GELİRLERİNİN BEYAN VE VERGİLEME ESASLARI KURUM Dar Mükellef (*) Sermaye Şirketi ve Yatırım Fonu (**) Diğer Kurum Dar

Detaylı

Dar Kapsamlı Sermaye Piyasası Mevzuatı ve Meslek Kuralları

Dar Kapsamlı Sermaye Piyasası Mevzuatı ve Meslek Kuralları 1. Aşağıdakilerden hangisi finansal piyasaların fonksiyonlarından değildir? A) Reel piyasaya kaynak sağlamak B) Sermaye birikimini oluşturmak C) Firmaların karşı karşıya kaldığı riskleri dağıtmak veya

Detaylı

Prof. Dr. OĞUZ KÜRŞAT ÜNAL TELEFON (CEP) : 0 532 353 21 92. E.POSTA : [email protected]

Prof. Dr. OĞUZ KÜRŞAT ÜNAL TELEFON (CEP) : 0 532 353 21 92. E.POSTA : kursatunal@gazi.edu.tr Prof. Dr. OĞUZ KÜRŞAT ÜNAL İLETİŞİM BİLGİLERİ TELEFON (İŞ) : 0 312 439 47 68 TELEFON (CEP) : 0 532 353 21 92 E.POSTA : [email protected] KİŞİSEL BİLGİLER DOĞUM YERİ-TARİHİ : AFYON 21.06.1955 MEDENİ

Detaylı

2012 YILINDA ELDE EDİLEN MENKUL SERMAYE GELİRLERİNİN BEYAN VE VERGİLEME ESASLARI GERÇEK KİŞİ. Yatırım Fonu (**)

2012 YILINDA ELDE EDİLEN MENKUL SERMAYE GELİRLERİNİN BEYAN VE VERGİLEME ESASLARI GERÇEK KİŞİ. Yatırım Fonu (**) Mükellef Gelir GERÇEK KİŞİ Tam Mükellef Dar Mükellef (*) 2012 YILINDA ELDE EDİLEN MENKUL SERMAYE GELİRLERİNİN BEYAN VE VERGİLEME ESASLARI KURUM Tam Mükellef Dar Mükellef (*) Tam Mükellef Sermaye Şirketi

Detaylı

YATIRIM Yatırım, belirli bir kaynağın ya da değerin, gelir sağlamak amacıyla kalıcı bir biçimde kullanılmasıdır. Tüketim kavramından temel farkı, kull

YATIRIM Yatırım, belirli bir kaynağın ya da değerin, gelir sağlamak amacıyla kalıcı bir biçimde kullanılmasıdır. Tüketim kavramından temel farkı, kull YATIRIM Yatırım, belirli bir kaynağın ya da değerin, gelir sağlamak amacıyla kalıcı bir biçimde kullanılmasıdır. Tüketim kavramından temel farkı, kullanılan kaynak ya da değerin işlem sonunda tükenmemesidir.

Detaylı

2015 YILINDA ELDE EDİLEN MENKUL SERMAYE GELİRLERİNİN BEYAN VE VERGİLEME ESASLARI GERÇEK KİŞİ. Yatırım Fonu (**)

2015 YILINDA ELDE EDİLEN MENKUL SERMAYE GELİRLERİNİN BEYAN VE VERGİLEME ESASLARI GERÇEK KİŞİ. Yatırım Fonu (**) Mükellef Gelir GERÇEK KİŞİ Tam Mükellef Dar Mükellef (*) 2015 YILINDA ELDE EDİLEN MENKUL SERMAYE GELİRLERİNİN BEYAN VE VERGİLEME ESASLARI KURUM Tam Mükellef Sermaye Şirketi ve Yatırım Fonu (**) Tam Mükellef

Detaylı

TACİRLER PORTFÖY HİSSE SENEDİ FONU (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)

TACİRLER PORTFÖY HİSSE SENEDİ FONU (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON) TACİRLER PORTFÖY HİSSE SENEDİ FONU (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON) 1 OCAK - 31 ARALIK 2016 HESAP DÖNEMİNE AİT PORTFÖY DAĞILIM RAPORU VE PAY FİYATININ HESAPLANMASINA DAYANAK TEŞKİL EDEN PORTFÖY DEĞERİ TABLOSU

Detaylı

% 0 stopaja tabi olup, kurumlar vergisine tabidir. (5) Nakit teminatlardan elde edilen gelirler % 15 stopaja tabidir.

% 0 stopaja tabi olup, kurumlar vergisine tabidir. (5) Nakit teminatlardan elde edilen gelirler % 15 stopaja tabidir. GELİR TÜRÜ TAM MÜKELLEF TÜZEL KİŞİ (3) (4) DAR MÜKELLEF TÜZEL KİŞİ (Türkiye de işyeri/daimi temsilcisi bulunmayan) Hisse Senedi Alım Satım kazancı İMKB de işlem görmeyen hisse senetlerinin elden çıkarılmasından

Detaylı

Sermaye Piyasası Araçlarında Kaydileştirme

Sermaye Piyasası Araçlarında Kaydileştirme SERMAYE PİYASASI KURULU Sermaye Piyasası Araçlarında Kaydileştirme SPK Yatırımcı Bilgilendirme Kitapçıkları-9 1 SPK Yatırımcı Bilgilendirme Kitapçıkları-9 Uyarı: Bu kitapçık yatırımcıları (tasarruf sahiplerini)

Detaylı

www.tunagokdemir.com

www.tunagokdemir.com www.tunagokdemir.com MEVZUATTA YAPILAN SON DEĞİŞİKLİKLER ÇERÇEVESİNDE TÜRK HUKUKUNDA SUKUK Klasik piyasalarda yatırımcıların, ihtiyaç sahiplerine fon aktarımı, genellikle bu aktarımdan bir maddi menfaat

Detaylı

KARE YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş. KÜRESEL FIRSATLAR SERBEST YATIRIM FONU 1 OCAK - 31 ARALIK 2013 HESAP DÖNEMİNE AİT PORTFÖY DAĞILIM RAPORU

KARE YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş. KÜRESEL FIRSATLAR SERBEST YATIRIM FONU 1 OCAK - 31 ARALIK 2013 HESAP DÖNEMİNE AİT PORTFÖY DAĞILIM RAPORU KARE YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş. KÜRESEL FIRSATLAR SERBEST 1 OCAK - 31 ARALIK 2013 HESAP DÖNEMİNE AİT PORTFÖY DAĞILIM RAPORU İÇİNDEKİLER Sayfa No I- FONU TANITICI BİLGİLER... 1 II- FONUN PERFORMANSINA

Detaylı

DİBS lerin kesin alım satım işlemlerinde uygulanacak işlem esasları aşağıda yer

DİBS lerin kesin alım satım işlemlerinde uygulanacak işlem esasları aşağıda yer DEVLET İÇ BORÇLANMA SENETLERİNİN MERKEZİ KAYIT KURULUŞU BÜNYESİNDE KAYDİLEŞTİRİLEREK MÜŞTERİ İSMİNE SAKLANMASI VE İZLENMESİ SİSTEMİNDE KESİN ALIM SATIM İŞLEM ESASLARI Devlet İç Borçlanma Senetlerinin (DİBS)

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 31 ARALIK 2006 TARİHİ İTİBARİYLE MALİ TABLOLAR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 31 ARALIK 2006 TARİHİ İTİBARİYLE MALİ TABLOLAR BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU MALİ TABLOLAR A. BİLANÇO DİPNOTLARI Anadolu Hayat Emeklilik A.Ş. Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu ("Fon") mali tablo dipnotları aşağıda

Detaylı

Sermaye Piyasası Araçları Dönem Deneme Sınavı

Sermaye Piyasası Araçları Dönem Deneme Sınavı 1. Aşağıdakilerden hangisi pay türleri arasında yer almaz? A. Nama yazılı paylar B. Kaydi paylar C. Adi paylar D. Bedelsiz paylar E. İmtiyazlı paylar 2. Aşağıdakilerden hangisi payların sağladığı haklar

Detaylı

YAPI KREDİ PORTFÖY İKİNCİ BORÇLANMA ARAÇLARI FONU NA AİT PERFORMANS SUNUM RAPORU

YAPI KREDİ PORTFÖY İKİNCİ BORÇLANMA ARAÇLARI FONU NA AİT PERFORMANS SUNUM RAPORU YAPI KREDİ PORTFÖY YÖNETİMİ A.Ş. TARAFINDAN KURULAN ve YÖNETİLEN YAPI KREDİ PORTFÖY İKİNCİ BORÇLANMA ARAÇLARI FONU 01.01.2015-31.12.2015 DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUM RAPORU YAPI KREDİ PORTFÖY İKİNCİ BORÇLANMA

Detaylı

DEVLET İÇ BORÇLANMA SENETLERİNİN KAYDİLEŞTİRİLEREK HAK SAHİBİ BAZINDA İZLENMESİNE İLİŞKİN MKK UYGULAMA ESASLARI TASLAĞI (VERSİYON 1) GENEL ESASLAR

DEVLET İÇ BORÇLANMA SENETLERİNİN KAYDİLEŞTİRİLEREK HAK SAHİBİ BAZINDA İZLENMESİNE İLİŞKİN MKK UYGULAMA ESASLARI TASLAĞI (VERSİYON 1) GENEL ESASLAR Ek 2 : Uygulama esasları DEVLET İÇ BORÇLANMA SENETLERİNİN KAYDİLEŞTİRİLEREK HAK SAHİBİ BAZINDA İZLENMESİNE İLİŞKİN MKK UYGULAMA ESASLARI TASLAĞI (VERSİYON 1) GENEL ESASLAR Devlet İç Borçlanma Senetleri

Detaylı

Kabul Tarihi: 31/12/2004 Resmi Gazete Tarihi : 31/12/2004

Kabul Tarihi: 31/12/2004 Resmi Gazete Tarihi : 31/12/2004 Kanun No : 5281 Resmi Gazete No : 25687 (3. Mük.) Kabul Tarihi: 31/12/2004 Resmi Gazete Tarihi : 31/12/2004 VERGİ KANUNLARININ YENİ TÜRK LİRASINA UYUMU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA

Detaylı

TÜRKİYE İŞ BANKASI A.Ş

TÜRKİYE İŞ BANKASI A.Ş BU ALT FONUN PAYLARININ HALKA ARZINA İLİŞKİN İZAHNAME 07/08/2013 TARİHİNDE İSTANBUL TİCARET SİCİLİ MEMURLUĞU NA TESCİL ETTİRİLMİŞ OLUP, 07/08/2013 TARİHİNDE TÜRKİYE TİCARET SİCİLİ GAZETESİ NE İLAN İÇİN

Detaylı

OYAK EMEKLİLİK A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI KARMA EMEKLİLİK YATIRIM FONU 31 ARALIK 2005 TARİHİ İTİBARİYLE MALİ TABLOLAR

OYAK EMEKLİLİK A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI KARMA EMEKLİLİK YATIRIM FONU 31 ARALIK 2005 TARİHİ İTİBARİYLE MALİ TABLOLAR BÜYÜME AMAÇLI KARMA EMEKLİLİK YATIRIM FONU MALİ TABLOLAR 1 OCAK 2005 31 ARALIK 2005 DÖNEMİNE AİT BAĞIMSIZ DENETİM RAPORU 1. Oyak Emeklilik A.Ş. Büyüme Amaçlı Karma Emeklilik Yatırım ( Fon ) 31 Aralık 2005

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 31 ARALIK 2007 TARİHİ İTİBARİYLE MALİ TABLOLAR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 31 ARALIK 2007 TARİHİ İTİBARİYLE MALİ TABLOLAR BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU MALİ TABLOLAR A. BİLANÇO DİPNOTLARI Anadolu Hayat Emeklilik A.Ş. Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu ("Fon") mali tablo dipnotları aşağıda

Detaylı

BAYRAK DENETİM & DANIŞMANLIK YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK

BAYRAK DENETİM & DANIŞMANLIK YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK Gelir Vergisi Genel Tebliği Taslağı (Seri No: 277) 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa(1) 5281 sayılı Kanunun 30 uncu maddesiyle eklenen geçici 67. maddede, menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçlarının

Detaylı

MENKUL KIYMETYATIRIM ORTAKLIKLARI VE VERGİLEME

MENKUL KIYMETYATIRIM ORTAKLIKLARI VE VERGİLEME MENKUL KIYMETYATIRIM ORTAKLIKLARI VE VERGİLEME Yatırım ortaklıkları,sermaye piyasası araçları ile ulusal ve uluslar arası borsalarda veya borsa dışı organize piyasalarda işlem gören altın ve diğer kıymetli

Detaylı

BANKALAR TARAFINDAN YAPILACAK REPO VE TERS REPO İŞLEMLERİNE İLİŞKİN ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK TASLAĞI

BANKALAR TARAFINDAN YAPILACAK REPO VE TERS REPO İŞLEMLERİNE İLİŞKİN ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK TASLAĞI BANKALAR TARAFINDAN YAPILACAK REPO VE TERS REPO İŞLEMLERİNE İLİŞKİN ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK TASLAĞI Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı, bankaların repo ve ters repo işlemleri sırasında uyacakları

Detaylı

Sunum Başlığı Arial Regular 20 pt. Departman Ad/Panel/Yer Tarih

Sunum Başlığı Arial Regular 20 pt. Departman Ad/Panel/Yer Tarih Sunum Başlığı Arial Regular 20 pt Departman Ad/Panel/Yer Tarih Yatırım Finansman Kurumsal Kimliğimiz Ürün ve Hizmetlerimiz 2 Türkiye nin ilk özel aracı kurumu olarak, Türkiye İş Bankası ve Türkiye Sınai

Detaylı

Bildirimi 2. MKK Temsilcileri (Uygulama, Servis, Gözetim ve Şirket Yetkilileri) nin MKK nezdinde kayıtlar, doğrudan MKK sistemine bağlanarak gerçekleş

Bildirimi 2. MKK Temsilcileri (Uygulama, Servis, Gözetim ve Şirket Yetkilileri) nin MKK nezdinde kayıtlar, doğrudan MKK sistemine bağlanarak gerçekleş MERKEZİ KAYIT KURULUŞU A..Ş.. GENEL MEKTUP No:: 3 KKONUU : ÜYELİK PROSEDÜRÜNÜN TAMAMLANMASI \KS\ÜyelikBaşvuru\3 İLLGGİ İ İLLİ İ : SAYIN GENEL MÜDÜR, İHRAÇCILAR, ARACI KURULUŞLAR VE SERMAYE PİYASALARI.

Detaylı

KARE YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş. B TİPİ KISA VADELİ TAHVİL VE BONO FONU 1 OCAK - 31 ARALIK 2013 HESAP DÖNEMİNE AİT PORTFÖY DAĞILIM RAPORU

KARE YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş. B TİPİ KISA VADELİ TAHVİL VE BONO FONU 1 OCAK - 31 ARALIK 2013 HESAP DÖNEMİNE AİT PORTFÖY DAĞILIM RAPORU KARE YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş. B TİPİ KISA VADELİ TAHVİL VE 1 OCAK - 31 ARALIK 2013 HESAP DÖNEMİNE AİT PORTFÖY DAĞILIM RAPORU İÇİNDEKİLER Sayfa No I- FONU TANITICI BİLGİLER... 1 II- FONUN PERFORMANSINA

Detaylı

TACİRLER PORTFÖY SERBEST (DÖVİZ) FON

TACİRLER PORTFÖY SERBEST (DÖVİZ) FON 1 OCAK - 31 ARALIK 2016 HESAP DÖNEMİNE AİT PORTFÖY DAĞILIM RAPORU VE PAY FİYATININ HESAPLANMASINA DAYANAK TEŞKİL EDEN PORTFÖY DEĞERİ TABLOSU VE TOPLAM DEĞER/ NET VARLIK DEĞERİ TABLOSUNU İÇEREN FİYAT RAPORLARININ

Detaylı

Haziran 2015 Aylık Rapor

Haziran 2015 Aylık Rapor Haziran 2015 Aylık Rapor 1- FONU TANITICI BİLGİLER A. FONUN ADI: ALTERNATİFBANK A.Ş B TİPİ DEĞİŞKEN YATIRIM FONU B. KURUCUNUN ÜNVANI: ALTERNATIFBANK A.Ş. C. YÖNETİCİ ÜNVANI ALTERNATİF YATIRIM A.Ş. D. FON

Detaylı

KARE YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş. B TİPİ TAHVİL VE BONO FONU 1 OCAK - 31 ARALIK 2013 HESAP DÖNEMİNE AİT PORTFÖY RAPORU

KARE YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş. B TİPİ TAHVİL VE BONO FONU 1 OCAK - 31 ARALIK 2013 HESAP DÖNEMİNE AİT PORTFÖY RAPORU KARE YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş. B TİPİ TAHVİL VE BONO FONU 1 OCAK - 31 ARALIK 2013 HESAP DÖNEMİNE AİT PORTFÖY RAPORU İÇİNDEKİLER Sayfa No I- FONU TANITICI BİLGİLER... 1 II- FONUN PERFORMANSINA İLİŞKİN

Detaylı

Yeminli Mali Müşavirlik Bağımsız Denetim ve Danışmanlık

Yeminli Mali Müşavirlik Bağımsız Denetim ve Danışmanlık No : 2010-059 Tarih : 22.10.2010 Konu : 6009 Sayılı Kanun İle Gider Vergileri Kanununda Banka Sigorta Muameleleri Vergisine İlişkin Yapılan Değişikle Alakalı Yayımlanan 87 Seri Numaralı Gider Vergileri

Detaylı

Kasım 2014 Aylık Rapor

Kasım 2014 Aylık Rapor Kasım 2014 Aylık Rapor 1- FONU TANITICI BİLGİLER A. FONUN ADI: ALTERNATİFBANK A.Ş B TİPİ LİKİT FON B. KURUCUNUN ÜNVANI: ALTERNATIFBANK A.Ş. C. YÖNETİCİ ÜNVANI ALTERNATİF YATIRIM A.Ş. D. FON TUTARI 1000000

Detaylı

FİBA EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. KATKI EMEKLİLİK YATIRIM FONU NA AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU. Fonun Yatırım Amacı

FİBA EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. KATKI EMEKLİLİK YATIRIM FONU NA AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU. Fonun Yatırım Amacı A. TANITICI BİLGİLER PORTFÖYE BAKIŞ YATIRIM VE YÖNETİME İLİŞKİN BİLGİLER Halka arz tarihi: 19 Aralık 2013 31 Aralık 2014 tarihi itibarıyla (Bu raporun hazırlanmasında 1 Ocak 2015 tarihinde geçerli olan

Detaylı