PER NATOLOJ. N A T O L O J
|
|
|
- Pinar Onay
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 ISSN PER NATOLOJ DERG S N A T O L O J D E R G Cilt 23 Say 2 A ustos 2015 P E R S S P E R N A T O L O J D E R G Perinatal Tıp Vakfı Türk Perinatoloji Derne i Obstetrik ve Jinekolojik Ultrasonografi Derne i Yayın Organıdır
2 Perinatal T p Vakf, Türk Perinatoloji Derne i, Obstetrik ve Jinekolojik Ultrasonografi Derne i yay n organ d r Tan m Perinatal T p Vakf, Türk Perinatoloji Derne i ve Obstetrik ve Jinekolojik Ultrasonografi Derne i nin bilimsel yay n organ olan Perinatoloji Dergisi, söz konusu kurumlar n çevrimiçi (online) yay mlad - ve hakemli bilimsel yay n organ olan Perinatal Journal da (e-issn: ) yer alan makalelerin Türkçe sürümlerinin, eflzamanl olarak hem bas l (p-issn: ) hem de çevrimiçi (e-issn: ) yay mland bir bilimsel platformdur. Nisan, A ustos ve Aral k aylar nda olmak üzere 4 ayda bir yay mlan r. Bafll ca özgün klinik ve deneysel araflt rma makaleleri, olgu sunumlar, derlemeler, editör ve görüfl yaz lar ile mektuplar içeren Perinatoloji Dergisi nin okuyucu kitlesi perinatoloji uzmanlar, kad n hastal klar ve do um uzmanlar, radyologlar, çocuk sa l ve hastal klar uzmanlar, ebeler, ultrasonografi ve di er ilgili dallar n uzmanlar ndan oluflmaktad r. Amaç ve Hedef Perinatoloji Dergisi nin amaç ve hedefi, perinatoloji ile ilgili konularda disiplinleraras bir bilimsel tart flma zemini oluflturmak ve içerdi i birikimi uluslararas bilimsel paylafl ma sunmakt r. Telif Haklar Perinatoloji Dergisi, bünyesinde yay nlanan yaz lar n fikirlerine resmen kat lmaz, bas l ve çevrimiçi sürümlerinde yay nlad hiçbir ürün veya servis reklam için güvence vermez. Yay nlanan yaz lar n bilimsel ve yasal sorumluluklar yazarlar na aittir. Yaz larla birlikte gönderilen resim, flekil, tablo vb. unsurlar n özgün olmas ya da daha önce yay nlanm fl iseler derginin hem bas l hem de elektronik sürümünde yay nlanabilmesi için telif hakk sahibinin yaz l onay n n bulunmas gerekir. Perinatoloji Dergisi'nde yay mlanan makalelere iliflkin telif haklar dergiye ait olur. Bu amaçla makale gönderme s ras nda dergi taraf ndan tüm yazarlarca onaylanan Telif Haklar Devir Mektubu talep edilmektedir. Telif Haklar Devir Formu'na derginin adresindeki çevrimiçi (online) sürümünde PDF doküman olarak eriflilebilir. Dergide yay nlanmas uygun görülen yaz lar n sorumlulu u yazarlara aittir. Yaz lar için telif ya da baflka adlar alt nda hiçbir ücret ödenmez ve bask masraf al nmaz; ancak ayr bask talepleri ücret karfl l yerine getirilir. Deomed Yay nc l k Gür Sok., No: 7B Kad köy stanbul Telefon: (Pbx) Faks: e-posta: [email protected] Perinatoloji Dergisi, yazarlardan devrald ve çevrimiçi (online) sürümünde yay mlad içerikle ilgili telif haklar ndan, bilimsel içeri e evrensel aç k eriflimin (open access) desteklenmesi ve gelifltirilmesine katk da bulunmak amac yla, bilinen standartlarda kaynak olarak gösterilmesi kofluluyla, ticari kullan m amac ve içerik de iflikli i d fl nda kalan tüm kullan m (çevrimiçi ba lant verme, kopyalama, bask alma, herhangi bir fiziksel ortamda ço altma ve da tma vb.) haklar - n (ilgili içerikte tersi belirtilmedi i sürece) CC BY-NC-ND 3.0 License ( arac l yla bedelsiz kullan ma sunmaktad r. çeri in ticari amaçl kullan m için yay nevinden izin al nmas gereklidir. Ç kar Çak flmas Yazarlar, çal flma ile ilgili bilinmesi gereken herhangi bir mali iliflkiyi ya da ç kar çak flmas (conflict of interest) veya rekabet (competing interest) alanlar n aç klamakla yükümlüdürler. Çal flmaya yap lan tüm mali katk lar ya da sponsorluklar, çal flmayla ilgili olabilecek mali iliflkiler ya da kiflisel örtüflme konular yay n n gönderildi i s rada baflvuru mektubunda belirtilmelidir. Derginin Ç kar Çak flmas Politikas ile ilgili ayr nt l bilgiyi de içeren ve olas ç kar çak flmas durumunda kullan labilecek Ç kar Çak flmas Beyan Formu na derginin adresindeki çevrimiçi (online) sürümünde PDF doküman olarak eriflilebilir. Yay n Eti i ve Kötüye Kullan m Bildirgesi Derginin Yay n Eti i ve Kötüye Kullan m Bildirgesi ile ilgili ayr nt l bilgi için adresini ziyaret edebilirsiniz. Yay n Künyesi mtiyaz Sahibi: Perinatal T p Vakf ad na Prof. Dr. Cihat fien Sorumlu Yaz flleri Müdürü: Prof. Dr. Murat Yayla Yönetim Yeri: Cumhuriyet Cad. 30/5 Elmada, Taksim stanbul 26 Haziran 2004 tarih ve 5187 say l Bas n Kanunu gere ince yayg n süreli yay n türünde s n flanan Perinatoloji Dergisi, Perinatal T p Vakf ad na Deomed Yay nc l k taraf ndan yay mlanmaktad r (Telif Hakk 2015, Perinatal T p Vakf ). Yay n Koordinatörü: lknur Demirel ngilizce Editörü: Fikret Yeflilyurt Grafik Tasar m: Tolga Erbay Sayfa Düzeni: Nurgül Özcan Bask ve Cilt: Birmat Matbaac l k, Yüzy l Mahallesi MASS T 1. Cad. No: 131 Ba c lar, stanbul, Tel: (0212) Asit çermeyen ka da bas lm flt r (A ustos 2015).
3 Cilt 23 Say 2 A ustos 2015 Editör Cihat fien stanbul, Türkiye Yard mc Editörler Murat Yayla stanbul, Türkiye Olufl Api stanbul, Türkiye Dan flma Kurulu Abdallah Adra, Beyrut, Lübnan Arif Akflit, Eskiflehir, Türkiye Aris Antsaklis, Atina, Yunanistan Saadet Arsan, Ankara, Türkiye Abdel-Latif Ashmaig, Hartum, Sudan Alev At fl-ayd n, stanbul, Türkiye Ahmet Baschat, Baltimore, MD, ABD Ahmet Baflaran, Konya, Türkiye Lous Cabero Roura, Barselona, spanya Manuel Carrapato, Porto, Portekiz Jose M. Carrera, Barselona, spanya Julene Carvalho, Londra, ngiltere Rabih Chaoui, Berlin, Almanya Frank Chervenak, New York, NY, ABD Bülent Çakmak, Tokat, Türkiye Filiz Çayan, Mersin, Türkiye Ebru Çelik, Malatya, Türkiye Vincenzo D Addario, Bari, talya Nur Daniflmend, stanbul, Türkiye Cansun Demir, Adana, Türkiye Jan Deprest, Leuven, Belçika Ebru Dikensoy, Gaziantep, Türkiye Gian Carlo DiRenzo, Perugia, talya Tony Duan, fianghay, Çin Halk Cumhuriyeti Joachim Dudenhausen, Berlin, Almanya Alaa Ebrashy, Kahire, M s r Elif Gül Yapar Eyi, Ankara, Türkiye Ali Gedikbafl, stanbul, Türkiye Ulrich Gembruch, Bonn, Almanya Anne Greenough, Londra, ngiltere Gökhan Göynümer, stanbul, Türkiye Arif Güngören, Hatay, Türkiye Melih A. Güven, stanbul, Türkiye Joseph Haddad, Paris, Fransa Davor Jurkovic, Londra, ngiltere Oliver Kagan, Tübingen, Almanya Ömer Kandemir, Ankara, Türkiye Burçin Kavak, Elaz, Türkiye schiro Kawabata, Osaka, Japonya Selahattin Kumru, Düzce, Türkiye Mertihan Kurdo lu, Ankara, Türkiye simler soyad s ras na göre yaz lm flt r. As m Kurjak, Zagreb, H rvatistan Nilgün Kültürsay, zmir, Türkiye Malcome Levene, Leeds, ngiltere Narendra Malhotra, Agra, Hindistan Giampaolo Mandruzzato, Trieste, talya Alexandra Matias, Porto, Portekiz Ratko Matijevic, Zagreb, H rvatistan Israel Meizner, Tel Aviv, srail Mohammed Momtaz, Kahire, M s r Giovanni Monni, Cagliari, talya Ercüment Müngen, stanbul, Türkiye Kypros Nicolaides, Londra, ngiltere Lütfü Öndero lu, Ankara, Türkiye Soner R. Öner, zmir, Türkiye Okan Özkaya, Isparta, Türkiye Alexander Papitashvilli, Tiflis, Gürcistan brahim Polat, stanbul, Türkiye Ritsuko Pooh, Osaka, Japonya Ruben Quintero, Tampa, FL, ABD Nebojsa Radunovic, Belgrad, S rbistan Guiseppe Rizzo, Roma, talya Stephen Robson, Newcastle, ngiltere Roberto Romero, Detroid, MI, ABD Levent Salt k, stanbul, Türkiye Haluk Sayman, stanbul, Türkiye Mekin Sezik, Isparta, Türkiye Jiri Sonek, Dayton, OH, ABD Yunus Söylet, stanbul, Türkiye Milan Stanojevic, Zagreb, H rvatistan Florin Stomatian, Cluj, Romanya Turgay fiener, Eskiflehir, Türkiye Alper Tanr verdi, Ayd n, Türkiye Ebru Tar m, Adana, Türkiye Neslihan Tekin, Eskiflehir, Türkiye Ilan Timor-Tritsch, New York, NY, ABD Seyfettn Uluda, stanbul, Türkiye Liliana Voto, Buenos Aires, Arjantin Miroslaw Wielgos, Varflova, Polonya Simcha Yagel, Tel Aviv, srail Ahmet Yal nkaya, Diyarbak r, Türkiye Ivica Zalud, Honolulu, HI, ABD Perinatal T p Vakf, Türk Perinatoloji Derne i, Obstetrik ve Jinekolojik Ultrasonografi Derne i yay n organ d r Yaz flma Adresi: Perinatoloji Dergisi, Perinatal T p Vakf, Cumhuriyet Cad. 30/5 Elmada, Taksim stanbul Tel: (0212) Faks: (0212) e-posta: [email protected] Perinatoloji Dergisi elektronik sürümü (e-issn: )
4 Kapsam Perinatoloji Dergisi ne gönderilecek yaz lar hakem de erlendirmesine al nan afla daki dergi bölümlerinden birine yönelik haz rlanmal d r: Özgün Araflt rma Olgu Sunumu Teknik Not Editöre Mektup Bunlar n d fl nda dergide, hakem de erlendirmesi sürecine girmeyen ve Editör Kurulu taraf ndan düzenlenen ya da ça r l yaz lar n yer ald bölümler bulunur: Editörden Görüfl Derleme Rapor Uygulama K lavuzu Bildiri Özetleri Duyurular Düzeltme Yaz De erlendirme Süreci Dergide yay mlanmak üzere gönderilen yaz lar, daha önce baflka bir yay n organ nda yay mlanmam fl ya da yay mlanmak üzere gönderilmemifl olmal d r. Buna iliflkin yaz l beyan, iletiflimden sorumlu yazar arac l ile elektronik olarak al nmaktad r (onay metni, IP adresi, tarih ve saat elektronik olarak kaydedilmektedir). Di er yazarlar ile ilgili sorumluluk, iletiflimden sorumlu yazara aittir. Herhangi bir bilimsel toplant da daha önce sunulmufl çal flmalarda toplant ad, tarihi ve yeri belirtilmelidir. Ön incelemeden geçirildikten sonra de erlendirme için kabul edilen yaz lar en az iki hakem taraf ndan incelenir. Dergi Editörleri hakemlerin önerilerini de dikkate alarak makalenin kabul veya reddi konusunda son karar verir. Yay n kurallar na uymayan yaz lar yay mlamamak, düzeltmek üzere yazara geri göndermek, biçimce düzenlemek, iletiflimden sorumlu yazar n izni ile düzeltmek ya da k saltmak yetkisine sahiptirler. Dergi Editörlerinin bir makaleyi, yazar taraf ndan yerine getirilen düzeltmelerin sonras nda da reddetme hakk vard r. Bunun yan s ra yazarlardan gönderdikleri makale ile ilgili ek veri, bilgi ve belge istenebilir; yazar(lar) gere inde bu editöryal talepleri karfl lamak zorundad r. Etik ile lgili Konular Yazar(lar), insanlar üzerinde yap lan çal flmalarda kat l mc bireylerden Bilgilendirilmifl Onam Formu al nd n yaz lar nda belirtmeli ve çal flman n yap ld kurumun Etik Kurulu veya eflde eri bir kuruldan al nan onay belgesini yaz yla birlikte göndermelidir(ler). Olgu sunumlar nda, her olgunun kendisine ait bilgilerin yay n amac yla kullan laca na dair bilgilendirildi ini gösterir bir belgenin sunulmas gerekir. Tüm çal flmalar Helsinki Deklarasyonu'nun son de ifliklikleri ifllenmifl flekline uygun yap lm fl olmal d r. Hasta bilgileri tarih ve say l Resmi Gazete'de yay mlanan Hasta Haklar Yönetmeli i'ne uygun olarak al nm fl olmal d r. Hayvanlar üzerindeki sonuçlar bildiren deneysel çal flmalar n, Hayvan Haklar Evrensel Bildirgesi, Deneysel ve Di er Bilimsel Amaçlarla Kullan - lacak Omurgal Hayvanlar n Korunmas Hakk ndaki Avrupa Konvansiyonu (European Convention for the Protection of Vertebrate Animals Used for Experimental and Other Scientific Purpose), T.C. Tar m ve Köy flleri Bakanl 'n n Deneysel ve Di er Bilimsel Amaçlar çin Kullan lan Deney Hayvanlar n n Üretim Yerleri ile Deney Yapacak Olan Laboratuvar n Kurulufl Çal flma Denetleme Usul ve Esaslar na Dair Yönetmelik, Laboratuvar Hayvanlar Biliminin Temel lkeleri (Principles of Laboratory Animal Science), laboratuvar hayvanlar n n bak m ve kullan lmas yla ilgili el kitaplar nda yer alan kural ve ilkelere uygun olarak ve çal flman n yap ld kurumda mevcut ise, Deney Hayvanlar Etik Kurulu'ndan alacaklar onay sonras nda yap lm fl olmas gerekir. Etik Kurul onay yaz ile birlikte sunulmal d r. Yaz larda, insan ve hayvanlarda yap lan çal flmalarda kullan lan ameliyat sonras a r giderici tedavi yöntemleri hakk nda da bilgi verilmelidir. Yazarlar ayr ca, çal flma ile ilgili bilinmesi gereken herhangi bir mali iliflkiyi ya da ç kar çak flmas (conflict of interest) veya rekabet (competing interest) alanlar - n aç klamakla yükümlüdürler. Çal flmaya yap lan tüm mali katk lar ya da sponsorluklar, çal flmayla ilgili olabilecek mali iliflkiler ya da kiflisel örtüflme konular yay - n n gönderildi i s rada baflvuru mektubunda belirtilmelidir. Derginin Ç kar Çak flmas Politikas ile ilgili ayr nt l bilgiyi de içeren ve olas ç kar çak flmas durumunda kullan labilecek Ç kar Çak flmas Beyan Formu için bkz. Perinatoloji Dergisi, yay n eti ini en yüksek standartlarda uygulamay ve Yay n Eti i ve Kötüye Kullan m Bildirgesinin afla daki ilkelerine uymay taahhüt eder. Bu bildirge Committee on Publication Ethics (COPE), Council of Science Editors (CSE), World Association of Medical Editors (WAME) ve International Committee of Medical Journal Editors (ICMJE) adl birlik ve inisiyatiflerin, dergi editörleri için gelifltirdikleri öneri ve k lavuzlar temel al narak haz rlanm flt r. Derginin "Yay n Eti i ve Kötüye Kullan m Bildirgesi" ile ilgili ayr nt l bilgi için adresini ziyaret edebilirsiniz. Yaz lar n Haz rlanmas Perinatoloji Dergisi ne gönderilecek Türkçe yaz metinlerinin Türk Dil Kurumu'nun yaz m k lavuzuna uygun olmas ve dilimize yerleflmifl yabanc terimlerin kendi yaz m kurallar m za göre kullan lmas gerekir. De erlendirmeye gönderilecek yaz lar n haz rlanmas nda afla da belirtilen kurallar d fl nda, biyomedikal alanda yayg n kullan lan, Uluslararas T p Dergileri Editörleri Komitesi nin (ICMJE) önerdi i ortak kurallar (Uniform Requirements for Manuscripts Submitted to Biomedical Journals) temel al nmal d r ( Yazarlar n makalelerini haz rlarken çal flma tasar mlar n n olabildi ince, randomize kontrollü çal flmalar için CONSORT, gözlemsel çal flmalar için STROBE, tan sal do rulama çal flmalar için STARD ve sistematik derleme ya da meta analizler için PRISMA k lavuzlar na uygun bir flekilde sunulmufl olmas arzu edilmektedir. Yazarl k ve Yaz lar n Uzunlu u Yazar(lar) çal flmay tasarlama, verileri toplama, verileri inceleme, yaz y yazma ve verilerin ve analizlerin do rulu unu onaylama aflamalar ndan en az 3 tanesine kat lmal ve bu durumu "Yazarl k Beyan ve Telif Haklar Devir Mektubu"nda beyan etmelidirler. Bu ön koflulu yerine getiremeyenler yazar olarak çal flmada yer almamal d rlar. Araflt rma yaz lar klinik ve deneysel çal flmalara dayanan yaz lard r. En fazla 6 yazar ismi olmas na gayret edilmeli ve 4000 sözcü ü (16 sayfa) geçmeyecek flekilde yaz lmal d r. Olgu sunumlar ilginç olgular n ve tedavi flekillerinin sunumlar d r. En fazla 5 yazar ismi olmas na gayret edilmeli ve 2000 sözcü ü (8 sayfa) geçmeyecek flekilde yaz lmal d r. Derleme yaz lar ancak dergi taraf ndan davet edilen yazarlar taraf ndan yap l r; 4000 ile 5000 sözcük (20 sayfa) içeren, belirli bir konuyu son geliflmeler fl nda ele alan ve literatür sonuçlar n sunan yaz lard r. Yorum yaz lar davetli yazarlar taraf ndan yap l r. Tart fl lan bir konu üzerinde en fazla 10 kaynak içeren ve 2000 sözcü ü (8 sayfa) geçmeyen ve yazar n o konudaki yorumuna a rl k veren yaz lard r. Teknik Not s n f yaz lar yeni gelifltirilen bir tan ya da tedavi yöntemini k - saca tan tmay amaçlayan, en fazla 10 kaynak içeren ve 2000 sözcü ü (8 sayfa) geçmeyen yaz lard r. Editöre Mektup: Dergide ç kan yaz lara yönelik yaz lard r; 500 sözcü ü (2 sayfa) ve 10 kayna aflmamal d r. Yaz lar n Bölümleri Yaz larda bulunmas gereken bölümler s ras ile flunlard r ve her biri ayr sayfada bafllayacak flekilde sunulmal d r: Sayfa 1 - Bafll k sayfas Sayfa 2 - Özet ve Anahtar Sözcükler Sayfa 4 ve sonras - Temel Metin Sonraki Sayfa - Kaynaklar Sonraki Sayfa - Tablo Yaz s ve Tablo (her tablo ayr sayfada belirtilmelidir) Sonraki Sayfa - fiekil/resim Alt Yaz s ve fiekil/resimler (her flekil/resim ayr sayfada belirtilmelidir) Son Sayfa - Ekler (hasta ya da anket formlar vb.) Bafll k Sayfas Bafll k sayfas nda makalenin bafll bulunmal d r. Bafll k dikkatle seçilmeli ve makale içeri ini en iyi flekilde yans tmal d r. Standart d fl k saltma kullanmaktan olabildi ince kaç nmal d r. Bafll k sayfas nda ayr ca yaz n n, dergide yay nland nda devam sayfalar n n üst taraf nda görünmesi arzu edilen ve 40 karakteri geçmeyen k salt lm fl bafll belirtilmelidir. ii Perinatoloji Dergisi
5 Yazarlara Bilgi Özet Sayfas Özetler k saltma ve kaynak içermemeli, afla da belirtilen kurgu ve s rada haz rlanmal d r. Araflt rma yaz lar nda en fazla 250 sözcükten oluflmal ve her biri bir paragraf olacak flekilde standart 4 bafll k alt nda sunulmal d r: Amaç, Yöntem, Bulgular, Sonuç. Özeti takiben her bir özet sayfas na, aralar nda virgül olacak flekilde dizilmifl ve her biri küçük harfle yaz lm fl en fazla 5 anahtar sözcük eklenmelidir. Olgu sunumlar nda en fazla 125 sözcükten oluflmal ve her biri bir paragraf olacak flekilde standart 3 bafll k alt nda sunulmal d r: Amaç, Olgu, Sonuç. Özeti takiben her bir özet sayfas na, aralar nda virgül olacak flekilde dizilmifl ve her biri küçük harfle yaz lm fl en fazla 3 anahtar sözcük eklenmelidir. Derleme yaz lar nda en fazla 300 sözcükten oluflmal ve yap land r lmam fl bir paragraf flekilde sunulmal d r. Özeti takiben her bir özet sayfas na, aralar nda virgül olacak flekilde dizilmifl ve her biri küçük harfle yaz lm fl en fazla 5 anahtar sözcük eklenmelidir. Teknik not yaz lar nda en fazla 125 sözcükten oluflmal ve her biri bir paragraf olacak flekilde standart 3 bafll k alt nda sunulmal d r: Amaç, Teknik, Sonuç. Özeti takiben her bir özet sayfas na, aralar nda virgül olacak flekilde dizilmifl ve her biri küçük harfle yaz lm fl en fazla 3 anahtar sözcük eklenmelidir. Temel Metin Temel metnin bölümlenmesi yaz tipine göre de iflmektedir. Araflt rma yaz lar Girifl, Yöntem, Bulgular, Tart flma ve Sonuç bölümlerinden oluflmal d r. Gere inde her bir bafll n alt na alt bafll klar aç labilir. Bu tip alt bafll klar n, yaz n n her bölümünde homojen ve kategorisinin anlafl labilir biçimde olmas na özen gösterilmelidir. Girifl bölümü araflt rmaya esas teflkil eden konu ana hatlar ile ele al nmal ve araflt rman n amac belirtilmelidir. Yöntem bölümü araflt rmada kullan lan gereçler, çal flma tasar m, klinik ve laboratuar testler, istatistik yöntemler tan mlanmal, etik kurallara uygunluk belirtilmelidir. Bulgular bölümü araflt rmada saptanan belirgin bulgular yaz da ele al nmal, di er bulgular ise ilgili tablo ve grafiklerde gösterilmelidir. Tart flma bölümü araflt rmada elde edilen sonuçlar güncel literatür bilgileri fl alt nda ayr nt l olarak ele al nmal, gereksiz ve gelece e dönük yorumlardan ve tekrarlardan kaç n lmal d r. Sonuç bölümü araflt rmada elde edilen sonuç k sa, aç k ve çal flman n amac ile uyumlu bir flekilde belirtilmeli ve bunun klinik uygulamadaki yeri vurgulanmal d r. Olgu sunumlar Girifl, Olgu(lar) ve Tart flma bölümlerinden oluflur. Sunulan olgunun öyküsü detayl verilmeli, laboratuar testlerinin sonuçlar olabildi- ince tablo olarak sunulmal d r. Derleme yaz lar Girifl bafll n takiben, konunun özelli ine ba l olarak yazar(lar) taraf ndan bölümlendirilir. Alt bafll k kategorileri anlafl l r olmal d r. Derlemelerin genifl literatür de erlendirmesine dayanmas ve olabildi ince yazar(lar) n kendi deneyimlerinin sundu u bir bak fl aç s na sahip olmas beklenir. Teknik not tipi yaz lar Girifl, Teknik, Tart flma bölümlerinden oluflur. Sunulan teknik ilgili bafll k alt nda ayr nt l verilmeli, olabildi ince çizim ya da flekillerle desteklenmelidir. Editöre mektuplar bafll kland r lmaks z n haz rlanm fl düz metin fleklinde olmal d r. Metin içinde at f yap labilir. Kaynaklar Yaln zca konu ile do rudan ilgili, olabildi ince güncel ve yeterli say da kayna n kullan lmas na özen gösterilmelidir. Kaynaklar, tablo ve flekiller de dahil olmak üzere metin içerisinde geçifl s ras na göre s ralanmal ve s ra say lar metinde uygun yerlerde köfleli parantez içinde belirtilmelidir. Tüm kaynaklara metin içinde s ra say s na uygun gönderme (at f) yap lm fl oldu u dikkatle kontrol edilmelidir. Yay mlanm fl veya yay n için kabul edilmifl yaz lar kaynak olarak kabul edilebilir. Yay mlanmam fl toplant sunumlar n n kaynak gösterilmemesi gerekir. Sadece elektronik ortamda yay mlanan dergilerdeki yaz lar ile henüz bas l say ve sayfa numaras almaks z n çevrimiçi erken bask olarak yay mlanm fl yaz lar n kaynak künyelerinde dergi ad n takiben DOI (digital object identifier) kodlar mutlaka belirtilmelidir. Dergimiz ilke olarak, makalelerde Türkçe yay nlar n da kaynak gösterilmesini önermektedir. Kaynak künyelerinde dergi adlar Index Medicus'ta kullan ld flekilde k salt lmal ; burada dizinlenmeyen dergilerin adlar aç k olarak yaz lmal - d r. Yazar say s alt veya daha az oldu unda tüm yazarlar verilmeli, tersi durumda ilk alt yazardan sonra "et al." eklenmelidir. Kaynaklar n do ru yaz m n n kontrolü amac yla, Editör Kurulu taraf ndan yaz de erlendirilmesinin her bir aflamas nda yazar(lar)dan belirli kaynaklar n ilk ve son sayfa fotokopileri istenebilir. Bu istek yazar(lar)ca karfl lanana kadar yaz - n n yay mlanmas bekletilir. Kaynak künyeleri afla da örneklendi i gibi yaz lmal d r: Süreli yay n örne i: Hammerman C, Bin-Nun A, Kaplan M. Managing the patent ductus arteriosus in the premature neonate: a new look at what we thought we knew. Semin Perinatol 2012;36: Elektronik dergide yay mlanan süreli yay n örne i: Lee J, Romero R, Xu Y, Kim JS, Topping V, Yoo W, et al. A signature of maternal anti-fetal rejection in spontaneous preterm birth: chronic chorioamnionitis, anti-human leukocyte antigen antibodies, and C4d. PLoS ONE 2011;6:e doi: /journal.pone Tek yazarl kitap örne i: Jones KL. Practical perinatology. New York: Springer; p Kitap bölümü örne i: Sibai BM, Frangieh AY. Eclampsia. In: Gleicher N, editors. Principles and practice of medical therapy in pregnancy. 3rd ed. New York: Appleton&Lange; p fiekil ve Tablolar Yaz içinde kullan lan tüm foto raf, grafik veya çizimler metin içinde "fiekil" olarak adland r l r. Kullan lan tüm flekiller metin içinde gösterilmelidir. fiekillerin alt yaz lar ayr bir bölüm halinde metne eklenmelidir. fiekiller 'jpeg' s k flt rma tekni i ile ve her bir flekil ayr bir dosyaya kaydedilerek haz rlanmal d r. fiekiller en az 300 dpi çözünürlükte olmal d r. Resim ve çizimlerin orijinal olmalar gerekir. Baflka bir yay n içinde kullan lm fl bulunan flekil ve grafiklerin dergimizde yay mlanabilmesi için, gerekli izinler yazarlar taraf ndan ve makale baflvurusu yap lmadan önce al nmal d r. znin al nd n gösterir belgenin kopyas yaz yla birlikte dergiye gönderilmelidir. Hastan n kimli inin anlafl labilece i resimlerde, hastan n ya da kanuni temsilcisinin imzal onay gönderilen yaz ya eklenmeli, aksi halde söz konusu kifli ya da kiflilerin isimleri ya da gözleri bantla kapat lmal d r. Histolojik resimlerde büyütme oran ve kullan lan boyama tekni i belirtilmelidir. Tablolar her biri ayr sayfa olarak, üstünde bafll olacak flekilde yaz n n sonuna eklenebilir veya bütünleyici dosya olarak gönderilebilir. Bütünleyici dosya olarak gönderilen tablolar n üst yaz lar metne ayr bir sayfa fleklinde eklenmelidir. Metne eklenmifl olarak gönderilen tablolar n bafll klar anlafl l r flekilde ve tablonun üzerine yaz lmal d r. Yaz Gönderimi De erlendirme sürecinin h zl yürütülmesi amac yla Perinatoloji Dergisi, yazarlar n çevrimiçi (online) yaz gönderdikleri web tabanl bir makale gönderim ve izleme sistemi kullanmaktad r. Çevrimiçi yaz gönderim sisteminin iflleyifli için adresini ziyaret ediniz. Yaz Kontrol Listesi Haz rlanan yaz lar n dergiye gönderilmeden önce afla daki kontrol listesine göre gözden geçirilmesi önerilir: 1. Yaz n n uzunlu u (araflt rma yaz lar nda en fazla 4000 sözcük) 2. Yazar say s (araflt rma yaz lar nda en fazla 6 yazar) 3. Bafll k sayfas (standart d fl k saltma) 4. Özetler (araflt rma yaz lar nda en fazla 250 sözcük) 5. Anahtar sözcükler (araflt rma yaz lar nda en fazla 5 adet) 6. Temel metin (bafll klar) 7. Kaynaklar (ICMJE kurallar na uygunluk) 8. fiekil, tablo ve resimler (numaraland rma; alt yaz lar; özgünlük/izin yaz s ) 9. Baflvuru mektubu 10. Telif Hakk Devir Formu (tüm yazarlar taraf ndan imzalanm fl) 11. Ç kar Çak flmas Beyan Formu (gere inde) Cilt 23 Say 2 A ustos 2015 iii
6 çindekiler Cilt 23, Say 2, A ustos Klinik Araflt rma Vitamin B12 düzeyinin fetal do um a rl üzerine etkisi 73 The effect of vitamin B12 level on fetal birth weight Özge Öztürk, Levent Keskin, Emre Erdem Tafl, Nilüfer Akgün, Filiz Avflar Maternal ilk trimester tiroid stimülan hormon düzeylerinin miad nda do an fetüslerin do um a rl klar na etkisi 79 Effects of maternal first trimester thyroid stimulant hormone levels on birth weights of fetuses born at term Murat Bakacak, Salih Serin, Faz l Avc, Önder Ercan, Bülent Köstü, Deniz Ar kan, Gürkan K ran Total plasenta previa olgular nda erkek fetüs hakimiyeti 84 Male fetus domination in total placenta previa cases Bülent Köstü, Önder Ercan, Alev Özer, Murat Bakacak, Faz l Avc kiz gebelikte ultrason fetal a rl k tahmini 89 Ultrasound fetal weight estimation in twin pregnancy Kaouther Dimassi, Aymen Hammemi, Abir Karoui, Amel Triki, Mohamed Faouzi Gara Gebelerde tiroid fonksiyon bozuklu u s kl 96 The incidence of thyroid dysfunction in pregnant women Esra Güzel, Derya Sivri Ayd n, Behiye P nar Çilesiz Göksedef, Ahmet Birtan Boran Olgu Sunumu Monokoryonik ikiz gebelikte velamentöz kord insersiyonu ve do um a rl diskordans : Olgu sunumu 101 Velamentous cord insertion and birth weight discordance in monochorionic twin pregnancy: a case report Emine Ayd n, Mert Tur al, Özgür Özyüncü Beklenmedik bir geçici fetal asit nedeni: Fetal over kisti rüptürü 105 An unexpected temporary fetal acid reason: rupture of fetal ovarian cyst Sefa Kelekçi, Emre Ekmekçi, Seçil Kurtulmufl, Savafl Demirpençe Eklampsi sonras geliflen posterior reversibl ensefalopati sendromu: Olgu sunumu 109 Posterior reversible encephalopathy syndrome developing after eclampsia: a case report O uz Arslan, Yasemin Çekmez, Fatih fianl kan, Serkan Ak fl, Ahmet Göçmen Mozaik trizomi 8: Ultrasonografiyi tamamlay c olarak fetal MRG ile tan sal yaklafl m 113 Mosaic trisomy 8: diagnostic approach with fetal MRI as a complement to ultrasonography Ümit Aksoy Özcan, S la Ulus, Yasemin Alanay, Alp Dinçer, Murat Yayla Rapor Perinatal Tiroid Çal fltay Raporu Perinatal Thyroid Workshop Report 2015 Olufl Api, Cihat fien, Murat Yayla, Mertihan Kurdo lu, Elif Gül Yapar Eyi, Mekin Sezik, Gökhan Göynümer, Özlem Moralo lu Tekin iv Perinatoloji Dergisi
7 Klinik Araflt rma Perinatoloji Dergisi 2015;23(2):73 78 Perinatal Journal 2015;23(2):73 78 künyeli yaz n n Türkçe sürümüdür. Vitamin B12 düzeyinin fetal do um a rl üzerine etkisi Özge Öztürk, Levent Keskin, Emre Erdem Tafl, Nilüfer Akgün, Filiz Avflar Ankara Atatürk E itim ve Araflt rma Hastanesi Kad n Hastal klar ve Do um Klini i, Ankara Özet Amaç: Vitamin B12, lipid, protein, karbonhidrat metabolizmas, eritropoez, DNA ve RNA sentezi ve homosistein metabolizmas için gerekli olan bir ko-enzimdir. Bu çal flmada gebelerde serum vitamin B12 düzeyinin do um a rl üzerine olan etkisini incelemeyi amaçlad k. Yöntem: Bu kesitsel, klinik çal flmaya klini imizin gebe poliklini ine gebelik haftalar aras nda gebelik takibi için baflvuran toplam 463 olgu dâhil edildi. Vejeteryan, vitamin B12 eksikli ine neden olabilecek sistemik hastal k veya nöral tüp defektli bebek do urma öyküsü olan gebeler çal flma d fl b rak ld. Olgulardan venöz kan örneklemesi yap larak biyokimya laboratuvar nda Beckman Coulter cihaz ile vitamin B12 düzeyi belirlendi. Vitamin B12 düzeyinin normal s n rlar pg/ml olarak kabul edildi. Çal flma sonucunda elde edilen verilerin istatistiksel analizleri, SPSS 16.0 program ile yap ld. Verilerin normal da l ma uygunlu u Shapiro-Wilk testi ile de erlendirildi. Normal da l m gösteren veriler parametrik testler kullan larak analiz edildi. Bulgular: Olgular n ortalama vitamin B12 düzeyi 219±202 pg/ml olup, 169 vakada (%36.5) vitamin B12 eksikli i mevcuttu. Do um a rl klar incelendi inde vitamin B12 düzeyi düflük olan olgularda ortalama a rl k 3298±482 gram iken vitamin B12 düzeyi normal olanlarda 3316±434 gram olarak bulundu (p=0.288). Do um a rl klar do um haftalar na göre düzenlenmifl persentillere ayr ld nda 39 olgunun (%9.8) 10 persentilin alt nda, 333 olgunun (%83.2) persentil aras nda, 28 olgunun (%7) ise 90 persentilin üzerinde oldu u saptand. Bu sonuçlara göre iki grup aras nda do um a rl klar aç s ndan anlaml farkl l k bulunmad. Sonuç: Çal flmam z n sonuçlar na göre vitamin B12 düzeyinin do- um a rl ve do um haftas üzerine istatistiksel olarak anlaml bir etkisi saptanmam flt r. Anahtar sözcükler: Gebelik, vitamin B12 eksikli i, do um a rl. Abstract: The effect of vitamin B12 level on fetal birth weight Objective: Vitamin B12 is a co-enzyme necessary for lipid, protein, carbohydrate metabolism, erythropoiesis, DNA and RNA synthesis and homocysteine metabolism. In this study, we aimed to investigate the effect of serum vitamin B12 level on birth weight in pregnant women. Methods: This cross-sectional clinical study included a total of 463 cases who referred to our clinic for the gestational follow-up between 28 and 32 weeks of gestation. Pregnant women who were vegetarian or had systemic disease which may cause vitamin B12 deficiency or those with the history of delivering baby with neural tube defect were excluded from the study. The cases underwent venous blood sampling and their vitamin B12 levels were determined in biochemistry laboratory by Beckman Coulter device. Normal ranges of vitamin B12 levels were considered to be between 145 and 912 pg/ml. Statistical analysis of the data obtained from the study was carried out by SPSS version Conformity of the data to normal distribution was evaluated by Shapiro-Wilk test. The data showing normal distribution were analyzed by using parametric tests. Results: Mean vitamin B12 levels of the cases was 219±202 pg/ml and 169 cases (36.5%) had vitamin B12 deficiency. In terms of birth weights, mean weight was 3298±482 g in cases with low vitamin B12 levels while it was 3316±434 g in the cases with normal levels of vitamin B12 (p=0.288). When birth weights were distributed into the percentiles according to the weeks of gestation, it was seen that 39 cases (9.8%) were below 10th percentile, 333 cases (83.2%) were between 10th and 90th percentile, and 28 cases (7%) were above 90th percentile. According to these results, there was no significant difference between two groups in terms of birth weights. Conclusion: According to the results of our study, there is statistically no significant effect of vitamin B12 level on birth weight and week of gestation. Keywords: Gestation, vitamin B12 deficiency, birth weight. Yaz flma adresi: Dr. Özge Öztürk. Ankara Atatürk E itim ve Araflt rma Hastanesi Kad n Hastal klar ve Do um Klini i, Ankara. e-posta: [email protected] Gelifl tarihi: Ocak 28, 2015; Kabul tarihi: Mart 24, 2015 Bu yaz n n at f künyesi: Öztürk Ö, Keskin L, Tafl EE, Akgün N, Avflar F. The effect of vitamin B12 level on fetal birth weight. Perinatal Journal 2015;23(2): Bu yaz n n çevrimiçi ngilizce sürümü: doi: /prn Karekod (Quick Response) Code: 2015 Perinatal T p Vakf
8 Öztürk Ö ve ark. Girifl Vitamin B12, lipid, protein, karbonhidrat ve homosistein metabolizmalar, eritropoez, DNA ve RNA sentezleri için gerekli olan bir ko-enzimdir (1). Gebelik s - ras nda hücre bölünmesi için önemli rol oynayan vitamin B12, karaci erde sentezlenir ve ekstrensek faktör olarak isimlendirilir. Tüm hücrelerde etki göstermekle beraber kemik ili i, gastrointestinal sistem, merkezi sinir sisteminde ifllevsel olarak daha ön plandad r. Kemik ili inde DNA sentezi için kofaktör olarak görev al r. Vitamin B12 eksikli inde yetersiz DNA sentezine ba l olarak eritroblastlar bölünemez, megaloblast olarak kana verilir ve megaloblastik anemi meydana gelir. [1,2] Vitamin B12, homosisteinden metiyonin sentezlenmesini katalize eden reaksiyonlarda görev al r. Bu bak mdan B vitaminleri, fetal büyüme beslenme ve geliflmede önemli bir role sahiptir. [3 5] Metiyonin, homosistein ve sistein metabolizmas nda ortaya ç kabilecek anormallikler; plasental disfonksiyon ve preeklampsi gibi kötü obstetrik sonuçlara neden olurlar. [6 8] Gebelikte vitamin B12 ve vitamin B12 ba lay c protein metabolizmas nda meydana gelen fizyolojik de iflimlerle ilgili fazla veri olmamas na karfl n, baz çal flmalara göre gebelikte üçüncü trimesterde %35 oran nda biyokimyasal vitamin B12 eksikli i görüldü ü bildirilmifltir. [9] Bu çal flma, vitamin B12 eksikli inde fetal do um a rl nda görülebilecek de ifliklikleri de erlendirmek üzere yap lm flt r. Yöntem Bu çal flmaya 1 May s Eylül 2009 tarihleri aras nda, bir üçüncü basamak sa l k kuruluflunun kad n hastal klar ve do um klini i antenatal ünitesine gebelik haftalar aras nda gebelik takipleri için baflvuran 463 olgu dahil edildi. Çal flma için yerel etik kurul onay ve her hastadan bilgilendirilmifl yaz l onam formu al nd. Her vakan n yafl, gebelik, do um ve düflük say lar, efllik eden kronik hastal k varl, ilaç veya sigara kullan m öyküsü, son adet tarihi (SAT) a göre gebelik haftalar sorguland. Vejetaryenlik, vitamin B12 eksikli ine neden olabilecek sekonder bir hastal k (talasemi tafl y - c l, malabsorpsiyon sendromlar, böbrek hastal klar gibi) ve nöral tüp defekti olan bebek do urma öyküsü olan hastalar çal flma d fl b rak ld. Sabah açken al nan periferik venöz kan örneklerinden elde edilen serumlar nda biyokimya laboratuvar nda Beckman Coulter cihaz ile vitamin B12 düzeyleri çal fl ld (Beckman Coulter Inc., Pasadena, CA, ABD). Vitamin B12 düzeylerinin belirlenmesi amac yla cihaz n orijinal kiti kullan ld (Vitamin B12 access assay, Beckman Coulter Inc., Pasadena, CA, ABD). Vitamin B12 düzeyleri için normal s n r de erler pg/ml olarak kabul edildi. Çal flmaya al nan 463 olgudan 400 ü hastanemizde do umunu yapt. Bu 400 olgunun do um haftas ve flekli, yenido an vücut a rl, 1. ve 5. dakika Apgar skorlar, gebelik takipleri s ras nda görülen gebelik komplikasyonlar, preeklampsi, eklampsi, gestasyonel diabetes mellitus (GDM), plasenta dekolman, preterm do um, preterm prematüre membran rüptürü (PPROM), haftas na göre düflük do um a rl (SGA) ve intrauterin geliflme gerili i (IUGR) saptan p saptanmad kaydedildi. Gestasyonel yafla göre do um a rl klar n n s n fland r lmas Hadlock taraf ndan tan mlanan matürite ve intrauterin büyüme e rilerine göre de erlendirildi. [10] Buna göre gebelik yafl na göre 10. persentilin alt nda a rl olan canl do an bebek gestasyonel yafl - na göre küçük (SGA), gebelik yafl na göre persentiller aras nda a rl olan bebekler gestasyonel yafl na göre normal (AGA) ve 90. persentilin üzerinde a rl olan bebekler gestasyonel yafl na göre büyük (LGA) olarak kabul edildi. [10] statistiksel Analiz Çal flma sonucunda elde edilen verilerin istatistiksel analizleri Statistical Package for Social Sciences version 16.0 (SPSS Inc., Chicago, IL, ABD) istatistik program ile verilerin normal da l ma uygunlu u Shapiro Wilk testi ile, normal da l m gösteren veriler parametrik testler kullan larak analiz edildi. Gruplar aras karfl laflt rmada istatistiksel analizler, süreklilik gösteren verilerde ortalama de erler Student T testiyle, kategorik de iflkenlerde ise ki-kare testi kullan larak yap ld. Vitamin B12 de erleri ile do um kilosu aras ndaki iliflki Pearson korelasyon testi kullan larak incelendi. Sonuçlar %95 güven aral nda de erlendirildi. statistiksel olarak p<0.05 de eri anlaml kabul edildi. Bulgular Çal flmaya kat lan 463 olgunun ortalama olarak yafl 26.1±5.1 (aral k: 17 40), gebelik say s 1.92±1.10 (ara- 74 Perinatoloji Dergisi
9 Vitamin B12 düzeyinin fetal do um a rl üzerine etkisi l k: 1 7), do um say s 1.26±0.70 (aral k: 0 6) ve düflük say s 1.31±0.67 (aral k: 1 4) idi. Olgular n ortalama vitamin B12 düzeyi 219 ±202 pg/ml (aral k: ) idi. Olgular n 169 unda (%36.5) vitamin B12 de eri 145 pg/ml den düflük olup vitamin B12 eksikli i mevcuttu. Olgular n 23 ü (%5.0) demir içeren multivitamin d fl nda baflka bir ilaç kullanmazken, 129 tanesi (%27.9) hem multivitamin hem antianemik preparat kullan - yordu. Sadece antianemik kullanan olgu say s 252 idi (%54.4). Olgulardan 59 u (%12.7) ise herhangi bir preparat kullanm yordu. Multivitamin kullanan 152 olgunun 129 unda (%84.9) B12 vitamin düzeyi normal iken, multivitamin kullanmayan 311 olgunun 165 inde (%53.1) vitamin B12 düzeyleri normal idi. Vitamin B12 düzeyi, multivitamin kullanmayan olgular n %46.9 unda düflük iken, multivitamin kullanan olgular n sadece %15.1 inde düflük olarak saptand. Multivitamin kullanan olgularda vitamin B12 düzeyinin istatistiksel olarak anlaml flekilde daha yüksek oldu u görüldü (p<0.001) (Tablo 1). Gebelik s ras nda sigara kullan m 27 olguda (%5.8) saptand. Sigara kullanan olgularda ortalama vitamin B12 düzeyi ortalama 182±105 pg/ml iken, sigara kullanmayan olgularda 221±205 pg/ml idi ve 2 grup aras nda anlaml farkl l k gözlenmedi (p=0.331). Sigara kullanan olgular n 14 ünde (%51.9) vitamin B12 düzeyleri düflüktü. Sigara kullanmayan olgular n 155 inde (%35.6) vitamin B12 düzeylerinin düflük oldu u belirlendi. Bu fark istatistiksel olarak anlaml de ildi (p=0.088). Vitamin B12 düzeyleri gebelik say lar na göre incelendi inde 212 vakan n (%45.8) primigravid oldu u görüldü. Ortalama vitamin B12 düzeyleri primigravid gebelerde ortalama 234±223 pg/ml iken, multigravid gebelerde 206±181 pg/ml idi (p= 0.131). Vitamin B12 eksikli i primigravid gebelerin 73 ünde (%34.4), multigravid gebelerin ise 96 s nda (%38.2) saptand (p=0.396). Çal flmaya al nan vakalar n 240 (%51.8) nullipar olup bu olgular n ortalama vitamin B12 düzeyi 228±212 pg/ml idi. Multipar gebeler (parite 1) için ise ortalama vitamin B12 düzeyi 209±190 pg/ml olarak bulundu (p= 0.319). Nullipar gebelerin 84 ünde (%35) vitamin B12 eksikli i izlenirken bu oran multipar gebeler için %38.1 (n=85) idi. Gruplar aras nda vitamin B12 eksikli i s kl bak m ndan bir fark gözlenmedi (p=0.486). Hastanemizde do um yapan 400 olgunun kay tlar incelendi inde do umda ortalama gestasyonel haftan n 39 hafta 1/2 gün±1 hafta 4 gün (ortalama: 32 hafta 2 gün 42 hafta 2 gün), do um kilosunun ise 3298±446 gram (ortalama: gram) oldu u görüldü. Do umlardan 265 i (%66.2) vajinal yolla, 135 i (%33.8) ise sezaryen ile gerçekleflti. Do um sonras tüm yenido anlar n 1. dakika Apgar skorlar 7 ve üzerinde idi. Vitamin B12 düzeyi düflük olanlarda (n=148) ortalama do um haftas 39 hafta 1 gün±1 hafta 3 gün, vitamin B12 düzeyi normal olanlarda ise ortalama do um haftas 39 hafta 1 gün±4 gün olarak belirlendi (p= 0.451). Do um a rl klar incelendi inde vitamin B12 düzeyi düflük olanlarda ortalama a rl k 3298±482 gram, vitamin B12 düzeyi normal olanlarda 3316±434 gram olarak bulundu (p= 0.288). Do um a rl klar do um haftalar na göre düzenlenmifl persentillere ayr ld nda; 39 olgunun (%9.8) 10 persentilin alt nda, 333 olgunun (%83.2) persentil aras nda ve 28 olgunun (%7) 90 persentilin üzerinde yer ald görüldü. Vitamin B12 düzeyi düflük olan toplam 148 vakadan 18 inde (%12.2) bebek gestasyonel yafla göre küçük (SGA) iken vitamin B12 düzeyi normal olanlar n 21 inde (%8.3) SGA mevcuttu. Vitamin B12 eksikli inin do um kilo persentilleri üzerinde anlaml bir etkisi görülmedi (p=0.321) (Tablo 2). Ayr ca, do um a rl ile vitamin B12 düzeyleri aras nda istatistiksel olarak anlaml bir korelasyon sap- Tablo 1. Multivitamin preparat kullanan ve kullanmayan gebelerde Vitamin B12 düzeylerinin karfl laflt r lmas. Tablo 2. Vitamin B12 düzeylerine göre gruplar n, do um a rl persentillerine göre karfl laflt r lmas. Vitamin B12 Multivitamin Multivitamin p düzeyi kullananlar kullanmayanlar de eri (n=152) (n=311) Normal (n=294) 129 (%84.9) 165 (%53.1) Düflük (n=169) 23 (%15.1) 146 (%46.9) <0.01 Persentil Vitamin B12 Vitamin B12 p <145 pg/ml 145 pg/ml de eri <%10 (n=39) 18 (%12.2) 21 (%8.3) %10 90 (n=333) 122 (%82.4) 211 (%83.7) >%90 (n=28) 8 (%5.4) 20 (%17.9) Cilt 23 Say 2 A ustos
10 Öztürk Ö ve ark. tanmad (Pearson korelasyon testi: r=0.080; p=0.108) (fiekil 1). Gebelik komplikasyonlar toplam 39 olguda (%8.4) teflhis edildi. Bunlardan 16 olguda (%3.5) preterm do- um ve PPROM, 13 olguda (%2.8) preeklampsi ve IUGR, 3 olguda (%0.6) konstitusyonel SGA, 5 olguda (%1.1) GDM, 2 olguda (% 0.4) karaci er fonksiyon testlerinde bozukluk saptand. Vitamin B12 düzeyi düflük olan olgular n 17 sinde (%11.5) gebelik komplikasyonu geliflirken, vitamin B12 düzeyi normal olanlar n 22 sinde (%8.7) gebelik komplikasyonu geliflmifltir (p=0.370). Komplikasyon oranlar aç s ndan her iki grup aras nda istatistiksel bir anlaml l k bulunamam flt r. Gebelik süreci komplikasyonsuz seyreden ve 37. haftadan sonra do um yapan 361 olgu incelendi inde vitamin B12 eksikli i olan 131 olgunun 12 sinde (%9.2) SGA geliflirken, B12 düzeyi normal olan 230 olgunun 16 s nda (%7) SGA geliflmifltir (p=0.378). Do um a rl klar vitamin B12 eksikli i olanlarda ortalama 3353±407 gram, vitamin B12 düzeyi normal olanlarda ise ortalama 3351±396 gram olarak belirlenmifltir (p=0.847) (Tablo 3). Tart flma Bu çal flmada vitamin B12 eksikli inin fetal do um a rl ve obstetrik sonuçlar üzerinde herhangi bir etkisi olup olmad araflt r lm flt r. Bulgular m za göre do um a rl ve obstetrik sonuçlar bak m ndan vitamin B12 eksikli i olan ve olmayan gebe gruplar aras nda herhangi bir fark gözlenmemifltir. Vitamin B12 karbonhidrat, lipid ve protein metabolizmalar, DNA ve RNA sentezi ile eritropoezde ifllev görmektedir. Gebelikte hücre ço almas için gerekli bir kofaktör olup fetal büyüme için önemli bir etken oldu- unu bildiren çal flmalar vard r. [1,11] Bu vitamin de erinin gebelikte hem fetal sa l k için, hem de anemi kontrolü için normal olmas sa lanmal d r. Bulgular m zda multivitamin kullanan olgularda vitamin B12 düzeyinin istatistiksel olarak anlaml flekilde daha yüksek oldu u görüldü (p<0.001). Literatürde multivitamin kullan m n n maternal serum vitamin B12 seviyelerini etkilemedi ini bildiren çal flmalar da vard r. [2] Ancak bulgular m z bunun aksi yönünde görüfl bildiren yay nlarla örtüflmektedir. [12] Ray multivitamin kullan m n n maternal vitamin B12 düzeylerini yükseltti ini ancak do um a rl üzerine bir etkisinin olmad n öne sürmüfltür. [12] Maternal vitamin B12 düzeylerinin düflük do um a rl ve preterm do umla iliflkisi öne sürülmekle birlikte literatürde çeliflkili veriler bulunmaktad r. [13,14] Onalt ve daha küçük gebelik haftalar nda eritrosit folat konsantrasyonlar ile preterm ve SGA l infantlar aras nda bir iliflkinin oldu u iddia edilmektedir. [15] Diyetle yetersiz folat al m ve 28. haftada düflük folat seviyelerinin preterm do um ve düflük do um a rl riskini 3 kat artt rd belirlenmifltir. [15] Vitamin B12 eksikli inin kötü obstetrik sonuçlarla iliflkilendirilmemesine karfl n maternal vitamin B6 seviyesi ve infant n do um a rl aras nda pozitif bir iliflki bulunmufltur. [15,16] Bunun yan s ra kord kan vitamin B6 konsantrasyonlar ve preterm do- um için bafll bafl na bir risk faktörü olan preeklampsi aras nda ters bir korelasyon saptanm flt r. [15,17] Ayr ca obstetrik sonuçlar üzerinde rol oynayabilen homosisteinin rolü araflt r lm fl ve genetik anormallikler veya suboptimal seviyelerdeki folat, vitamin B12 veya vitamin B6 düzeyleri sonucu artan homosistein ile preeklampsi, düflük do um a rl ve preterm do um iliflkili bulunmuflfiekil 1. Vitamin B12 düzeyi ile do um kilosu aras ndaki iliflki (Pearson korelasyon testi: r=0.080; p=0.108). Tablo 3. Termde sonlanan gebeliklerde (n=361) vitamin B12 düzeyleri ile ortalama do um a rl ve SGA görülme s kl klar. Vitamin B12 düzeyi SGA Do um a rl (gram) Düflük 12 (%9.2) 3353±407 Normal 16 (%7) 3351±396 p-de eri Perinatoloji Dergisi
11 Vitamin B12 düzeyinin fetal do um a rl üzerine etkisi tur. [18 22] Yak n zamanda yap lan bir çal flmada, maternal folat, vitamin B6 ve vitamin B12 düzeylerinin düflük do- um a rl veya SGA ile ba ms z olarak ilintili olmad n öne sürülmüfltür. [23] Bir di er çal flma, gebelikte folat ve vitamin B12 takviyesi yap lmas n n do um a rl, bafl çevresi ve boy gibi parametrelerde iyileflme sa layaca n savunmaktad r. [24] Yüksek homosistein seviyesinin düflük do um a rl ile iliflkili oldu u saptanmas na ra men bunun vitamin B12 seviyesi ile iliflkisi ortaya konulamam flt r. [13,25] Ayr ca serum vitamin B12 seviyelerinin IUGR l ve normal do- umlu gebeliklerde farkl olmad n saptam fllard r. [26] Maternal vitamin B12 seviyelerinin artm fl IUGR s kl için ba ms z bir risk faktörü olup olmad n de erlendirmek üzere bir çal flma yap lm flt r. [27] Bu çal flmada serum vitamin B12 düzeyi, vitamin B12 al m ile anlaml derecede do ru orant l bulunmufl ancak vitamin B12 al - m ve IUGR aras nda herhangi bir iliflki bulunmam flt r. [27] Düflük vitamin B6 ve vitamin B12 seviyeleri ile yüksek homosistein seviyelerine sahip kad nlarda DDA olgular ile SGA olgular ile kontrol grubu aras nda anlaml farkl l k oldu unu saptanm flt r. [15] Ayn zamanda preterm do um, vitamin B6 ve vitamin B12 düzeyleri ile iliflkili bulunmufltur. Preterm do um riskinin, vitamin B12 düzeyinin >258 pmol/l olanlarda, daha düflük seviyeye sahip olanlara göre %60 daha az oldu u görülmüfltür. [15] Çal flmam z n k s tl l klar aras nda kesitsel çal flma kurgusu ve metabolik olarak vitamin B12 düzeyini etkileyebilecek tüm faktörlerin kontrol alt na al namam fl olmas say labilir. Çocuk say s, beslenme al flkanl klar, sosyokültürel, genetik ve çevresel pek çok parametrenin bulgular etkileme olas l n göz ard etmemek gerekir. Bundan sonra yap lacak çal flmalarda vitamin B12 nin yan s ra homosistein, folat ve vitamin B6 gibi birbirleriyle yak ndan iliflkili parametrelerin birlikte de erlendirilmesi bulgular n daha sa l kl ve güvenilir biçimde yorumlanmas na olanak sa layacakt r. Sonuç Çal flmam z n sonuçlar maternal vitamin B12 eksikli inin do um a rl ve do um haftas üzerine herhangi bir etkisi olmad n göstermifltir. Bu konunun aç kl a kavuflturulabilmesi için daha genifl seriler üzerinde çok merkezli, randomize, kontrollü klinik çal flmalar n yap lmas gereklidir. Ç kar Çak flmas : Ç kar çak flmas bulunmad belirtilmifltir. Kaynaklar 1. Milman N, Byg KE, Bergholt T, Eriksen L, Hvas AM. Cobalamin status during normal pregnancy and postpartum: a longitudinal study comprising 406 Danish women. Eur J Haematol 2006;76: Koebnick C, Hein UA, Dagnelie PC, Wickramasinghe SN, Ratnayaka ID, Hothorn T. Longitudinal concentrations of vitamin B12 and vitamin B12-binding protein during uncomplicated pregnancy. Clin Chem 2002;48: Monsen AL, Schneede J, Ueland PM. Mid-trimester amniotic fluid methionine concentrations: a predictor of birth weight and length. Metabolism 2006;55; Dawson EB, Harris WA, Evans DR, Van Hook JW. Amniotic fluid amino and nucleic acid in normal and neural tube defect pregnancies. A comparison. J Reprod Med 1999; 44: Rosenblatt DS, Whitehead VM. Cobalamin and folate deficiency: acquired and hereditary disorders in children. Semin Hematol 1999;36: Aubard Y, Darodes N, Cantaloube M. Hyperhomocysteinemia and pregnancy-review of our present understanding and therapeutic implications. Eur J Obstet Gynecol Reprod Biol 2000; 93: El-Khairy L, Vollset SE, Refsum H, Ueland P. Plasma total cysteine, mortality, and cardiovascular disease hospitalizations: the Hordaland Homocysteine Study. Clin Chem 2003; 49: Nelen WL, Blom HJ, Steegers EA, den Heijer M, Eskes TK. Hyperhomocysteinemia and recurrent early pregnancy loss: a metaanalysis. Fertil Steril 2000;74: Allen LH. Vitamin B12 metabolism and status during pregnancy, lactation and infancy. Adv Exp Med Biol 1994;352: Hadlock FP, Harrist RB, Martinez-Poyer J. In utero analysis of fetal growth: A sonographic weight standard. Radiology 1991; 181: Chittaranjan S, Yajnik MD, Swapna SD, Anjali VP, Sadanand SN, Jyoti AD, et al. Maternal total homocysteine concentration and neonatal size in India. Asia Pac J Clin Nutr 2005;14: Ray JG, Blom HJ. Vitamin B12 insufficiency and the risk of fetal neural tube defects. QJM 2003;96: Muthayya S, Dwarkanath P, Mhaskar M, Mhaskar R, Thomas A, Duggan CP, et al. The relationship of neonatal serum vitamin B12 status with birth weight. Asia Pac J Clin Nutr 2006;15: Rao S, Yajnik CS, Kanade A, Fall CH, Margetts BM, Jackson AA, et al. Intake of micronutrient-rich foods in rural Indian mothers is associated with the size of their babies at birth. Pune Maternal Nutrition Study J Nutr 2001;131: Ronnenberg AG, Goldman MB, Chen D, Aitken IW, Willet WC, Selhub J, et al. Preconception homocystein and B vitamin status and birth outcomes in Chinese women. Am J Clin Nutr 2002;76: Reinken L, Dapunt O. Vitamin B6 nutriture during pregnancy. Int J Vitam Nutr Res 1978;48: Cilt 23 Say 2 A ustos
12 Öztürk Ö ve ark. 17. Ananth CV, Savitz DA, Luther ER, Bowes WA Jr. Preeclampsia and preterm birth subtypes in Nova Scotia, 1986 to Am J Perinatol 1997;14: Rajkovic A, Catalano PM, Malinow MR. Elevated homocyst(e)ine levels with preeclampsia. Obstet Gynecol 1997;90: Rajkovic A, Mahomed K, Malinow MR, Sorenson TK, Woelk GB, Williams MA. Plasma homocyst(e)ine concentration in eclamptic and preeclamptic African women postpartum. Obstet Gynecol 1999;94: Powers RW, Evans RW, Majors AK, Ojimba JI, Ness RB, Crombleholme WR, et al. Plasma homocysteine concentration is increased in preeclampsia and is associated with evidence of endothelial activation. Am J Obstet Gynecol 1998;179: Sorensen TK, Malinow MR, Williams MA, King IB, Luthy DA. Elevated second-trimester serum homocyst(e)ine levels and subsequent risk of preeclampsia. Gynecol Obstet Invest 1999;48: Vollset SE, Refsum H, Irgens LM, Emblem BM, Tverdal A, Gjessing HK, et al. Plasma total homocysteine, pregnancy complications, and adverse pregnancy outcomes: the Hordaland Homocysteine Study. Am J Clin Nutr 2000;71: Chen LW, Lim AL, Colega M, Tint MT, Aris IM, Tan CS, et al. Maternal folate status, but not that of vitamins B-12 or B-6, is associated with gestational age and preterm birth risk in a multiethnic asian population. J Nutr 2015;145: Gadgil M, Joshi K, Pandit A, Otiv S, Joshi R, Brenna JT, et al. Imbalance of folic acid and vitamin B12 is associated with birth outcome: an Indian pregnant women study. Eur J Clin Nutr 2014;68: Yajnik CS, Deshpande SS, Panchanadikar AV, Naik SS, Deshpande JA, Coyaji KJ, et al. Maternal total homocysteine concentration and neonatal size in India. Asia Pac J Clin Nutr 2005;14: Lindblad B, Zaman S, Malik A, Martin H, Ekström AM, Amu S, et al. Folate, vitamin b12 and homocysteine levels in South Asian women with growth-retarded fetuses. Acta Obstet Gynecol Scand 2005;84: Muthayya S, Kurpad AV, Duggan CP, Bosch RJ, Dwaranath P, Mhaskar A, et al. Low maternal vitamin B12 status is associated with intrauterin growth retardation in urban South Indians. Eur J Clin Nutr 2006;60: Perinatoloji Dergisi
13 Klinik Araflt rma Perinatoloji Dergisi 2015;23(2):79 83 Perinatal Journal 2015;23(2):79 83 künyeli yaz n n Türkçe sürümüdür. Maternal ilk trimester tiroid stimülan hormon düzeylerinin miad nda do an fetüslerin do um a rl klar na etkisi Murat Bakacak 1, Salih Serin 2, Faz l Avc 3, Önder Ercan 1, Bülent Köstü 1, Deniz Ar kan 1, Gürkan K ran 1 1 Kahramanmarafl Sütçü mam Üniversitesi T p Fakültesi, Kad n Hastal klar ve Do um Anabilim Dal, Kahramanmarafl 2 Tatvan Devlet Hastanesi Kad n Hastal klar ve Do um Klini i, Bitlis 3 Patnos Devlet Hastanesi Kad n Hastal klar ve Do um Klini i, A r Özet Amaç: Normal s n rlarda saptanm fl serum tiroid stimülan hormon (TSH) sonuçlar olan gebelerde, ilk trimester maternal TSH düzeyi ile fetal do um a rl aras nda iliflki olup olmad n araflt rmay amaçlad k. Yöntem: Çal flma flartlar n sa layan toplam 193 hasta, birinci trimesterde saptanan TSH seviyesine göre mu/l aras nda olanlar ve mu/l aras nda olanlar olarak iki gruba ayr ld. Birinci grupta (Grup 1) TSH seviyesi mu/l aras nda olan 162 hasta, ikinci grupta (Grup 2) ise TSH seviyesi mu/l aras nda olan 31 hasta yer ald. Do um a rl klar da üç ayr gruba ayr ld (<2500 g, g ve >3500 g). Bu üç fetal a rl k grubu ile ilk trimester ölçümlerine göre oluflturulan iki TSH grubu karfl - laflt r ld. Bulgular: Her iki grup demografik veriler ve fetal a rl k yönünden karfl laflt r ld nda bak lan parametreler aç s ndan iki grup aras nda anlaml fark saptanmad. Her iki TSH grubunda da, fetal do um a rl na göre yap lan gruplarda yer alan hastalar n da l m yüzdeleri istatistiksel olarak benzer bulundu. Sonuç: Normal TSH düzeylerinin fetal do um a rl na etkisi olmad tespit edilerek fetal a rl n etkilenmesi aç s ndan ilk trimesterde normal s n rlarda bir TSH tespit edildi inde tiroid fonksiyonlar aç s ndan ileri bir tetkike gerek olmayabilece ini söyleyebiliriz. Anahtar sözcükler: Tiroid stimülan hormon, fetal do um a rl, hipotiroidi. Abstract: Effects of maternal first trimester thyroid stimulant hormone levels on birth weights of fetuses born at term Objective: We aimed to investigation the relationship between first trimester maternal thyroid stimulant hormone (TSH) levels and fetal birth weight in pregnants with TSH results within normal ranges. Methods: A total of 193 patients meeting study criteria were separated into two groups according to their TSH levels found at first trimester as those between 0.4 and 2.5 mu/l, and those between 2.5 and 4.2 mu/l. There were 162 patients in the first group (Group 1) with TSH level between 0.4 and 2.5 mu/l, and 31 patients in the second group (Group 2) with TSH level between 2.5 and 4.2 mu/l. Birth weights were also categorized under three groups which were <2500 g, g and >3500 g. These three fetal weight groups and two TSH groups established according to their first trimester measurements were compared. Results: When both groups were compared in terms of demographic data and fetal weight, there was no significant difference between two groups in terms of the parameters analyzed. In both TSH groups, distribution percentages of the patients were found statistically similar according to fetal birth weights. Conclusion: We found that normal TSH levels have no effect on fetal birth weight and that a further examination may not be required in terms of thyroid functions when TSH level is found within normal ranges at first trimester in terms of affecting fetal weight. Keywords: Thyroid stimulant hormone, fetal birth weight, hypothyroidism. Yaz flma adresi: Dr. Murat Bakacak. Kahramanmarafl Sütçü mam Üniversitesi, T p Fak., Kad n Hast. ve Do um AD, Kahramanmarafl. e-posta: [email protected] Gelifl tarihi: Kas m 25, 2014; Kabul tarihi: Mart 20, 2015 Bu yaz n n at f künyesi: Bakacak M, Serin S, Avc F, Ercan Ö, Köstü B, Ar kan D, K ran G. Effects of maternal first trimester thyroid stimulant hormone levels on birth weights of fetuses born at term. Perinatal Journal 2015;23(2): Perinatal T p Vakf Bu yaz n n çevrimiçi ngilizce sürümü: doi: /prn Karekod (Quick Response) Code:
14 Bakacak M ve ark. Girifl Gebelik süresince tiroid fizyolojisinde ve fonksiyonunda anlaml de ifliklikler olmaktad r. [1] Bunun en önemli sebeplerinden biri ilk trimesterde öncelikle plasenta taraf ndan üretilen glikoprotein yap s nda bulunan human koryonik gonadotropindir (hcg). Serumda artan hcg, tiroid hücre zar ndaki tiroid stimülan hormon (TSH) reseptörüne ba lanarak, T4 ve T3 salg s n n artmas na neden olmaktad r. [2] HCG nin bu tirotropik aktivitesi nedeni ile gebeli in ilk trimesterinde gebe olmayan kad nlara oranla daha düflük TSH düzeyleri saptanmaktad r. [3] Farkl kaynaklar ve klinikler aras nda baz farkl l klar olmakla birlikte genel olarak TSH n n normal referans aral 2.5 ve 97.5 persentiller aras kabul edilerek mu/litre olarak verilmektedir. [4] Ciddi ve subklinik hipotiroidi gebelikte en s k görülen endokrin bozukluk olup, prevelans %2 5 olarak verilmektedir. [5] Hipertiroidi ise daha az görülmekte ve prevelans % aras ndad r. [1] Son on y lda gebelik s ras nda tiroid disfonksiyonu insidans artm fl ve bu durumun olumsuz maternal ve fetal sonuçlar ile ilgili oldu u bildirilmifltir. [1,6,7] Bu konuda yap lm fl farkl çal flmalarda, maternal tiroid hormonlar n n fetal geliflim üzerinde etkili oldu u konusunda fikir birli i vard r. [8,9 12] Maternal tiroid hormonunun suboptimal transplasental geçifline sekonder olarak ciddi maternal tiroid bozukluklar n n düflük do- um a rl ile iliflkili oldu u düflünülmektedir. [13] Bu durum maternal tiroid hormonlar n n gebelikte taran p taranmamas n tart flmaya açm flt r. Bu konuda farkl görüfller mevcuttur. [14,15] Belirgin maternal ve fetal tiroid fonksiyon bozukluklar n n düflük do um kilosu ile iliflkili oldu u net olmakla birlikte, normal s n rlarda olan tiroid fonksiyon testlerinin fetal geliflim üzerine etkisi halen net de ildir. [16] Bu sebeplerle bu çal flmada, pregestasyonel ciddi tiroid disfonksiyonu olmayan, gebeli inde tiroid fonksiyon bozuklu u için tedavi almayan, normal s n rlarda saptanm fl serum TSH sonuçlar olan gebelerde, ilk trimester maternal TSH düzeyi ile fetal do um a rl aras nda iliflki olup olmad - n araflt rmay amaçlad k. Yöntem Bu retrospektif çal flmam zda, Ocak 2013 ile Ocak 2014 tarihleri aras nda gebeli inin ilk trimesterinde klini imize baflvuran, tüm takiplerini ve do umunu klini imizde gerçeklefltiren hastalar dahil edilmifltir. Ço- ul gebeli i olanlar, gebeli i esnas nda fetal preeklampsi ve gestasyonel diyabet geliflenler, 37. gebelik haftas ndan önce do um yapanlar çal flma d fl tutuldu. Çal flmam za hem vajinal hem de sezaryen do umlar dahil ettik. Elektif sezaryen olan hastalar m z n tamam do umlar n 39 ile 40 hafta aras nda yapt. Tüm bu flartlar sa layan, anamnezinde tiroid disfonksiyon hikayesi olmayan ve ilk muayenesindeki TSH de eri normal s n rlarda saptanan 193 hastan n verileri de erlendirmeye al nm flt r. Hastalar n tüm verilerine hastanenin bilgisayarl medikal kay t sisteminden ve hasta dosya arflivinden ulafl lm flt r. Klini imizde maternal TSH düzeyleri hastan n ilk muayenesinde rutin olarak bak lmaktad r. Anormal de- er saptananlardan serbest T3 ve serbest T4 hormonlar da istenmekte ve gerekirse endokrinoloji departman ile hastalar konsülte edilmektedir. Klini imizde TSH normal seviyeleri mu/l olarak kabul edilmektedir. Çal flma flartlar n sa layan toplam 193 hasta, birinci trimesterde saptanan TSH seviyesine göre mu/l aras nda olanlar ve mu/l aras nda olanlar olarak iki gruba ayr ld lar. Olgular fetal do um a rl na göre üç farkl gruba ayr larak (<2500 g, g ve >3500 g), yukarda belirtilen TSH seviyelerine göre karfl laflt r ld lar. Çal flmam z n izinleri Kahramanmarafl Sütçü mam Üniversitesi T p Fakültesi Klinik Araflt rmalar Etik Kurulundan al nm flt r. Verilerin analizinde Statistical Package for the Social Sciences (SPSS) 21 program (SPSS Inc., Chicago, IL, ABD) kullan ld. Normal da l ma sahip de iflkenlerin analizinde parametrik yöntemler, normal da l - ma sahip olmayan de iflkenlerin analizinde parametrik olmayan yöntemler kullan lm flt r. Gruplar aras nda demografik verilerin karfl laflt r lmas nda; Independent-samples T testi ile Mann-Whitney U (exact) testleri kullan lm fl ve medyan ± IQR (interquartile range) ile ortalama ± SS (standart sapma) de erleri saptanm flt r. Gruplar n TSH ve do um kilosu aç s ndan yap lan karfl laflt r lmas nda ise Pearson chi-square test (exact), Fisher exact test (exact) ve linear-by-linear association testleri kullan lm flt r. Kategorik veriler ise n (say ) ve yüzdelerle (%) ifade edilmifltir. Veriler %95 güven dü- 80 Perinatoloji Dergisi
15 Maternal ilk trimester tiroid stimülan hormon düzeylerinin miad nda do an fetüslerin do um a rl klar na etkisi zeyinde incelenmifl olup p de eri 0.05 ten küçük anlaml kabul edilmifltir. Bulgular Çal flmaya dahil edilen hastalar TSH seviyelerine göre iki farkl gruba ayr ld lar. Birinci grupta (Grup 1) TSH seviyesi mu/l aras nda olan 162 hasta, ikinci grupta (Grup 2) ise TSH seviyesi mu/l aras nda olan 31 hasta yer ald. Her iki grup yafl, gravida, parite, do um haftas, fetal do um a rl ve maternal hemoglobin (Hb) düzeyi yönünden karfl laflt r ld nda bak lan parametreler aç s ndan iki grup aras nda anlaml fark saptanmad (Tablo 1). Son adet tarihine göre 42 gebelik haftas n geçen hastalar klini imizde mutlaka vajinal do umla veya sezaryenle do urtuldu u için 42 haftadan büyük hiçbir gebeli imiz yoktu. Daha sonra olgular fetal do um a rl na göre üç farkl gruba ayr larak incelendi (<2500 g, g ve >3500 g). Bu üç grupta yer alan hastalar TSH seviyelerine göre karfl laflt r ld lar. Her iki TSH grubunda da, fetal do um a rl na göre yap lan gruplarda yer alan hastalar n da l m yüzdeleri benzer bulunup aralar nda anlaml fark izlenmedi (p=1) (Tablo 2). Tart flma Maternal tiroid fonksiyon bozukluklar özellikle hipotiroidi ve otoimmun sorunlar gebelik sonuçlar n ve fetal geliflimi negatif olarak etkilemektedir. Fakat halen üreme ça ndaki bayanlarda tiroid fonksiyonlar aç s ndan tarama yap lmas na dair bir program uygulanmamaktad r. Bu konuda halen bir görüfl birli i yoktur. [17] Klinikler aras nda baz farkl l klar olmakla birlikte TSH n n gebelikteki normal referans aral klar n n ilk trimesterde üst s n r 2.5 mu/litre, ikinci trimesterde ise 3 mu/litre olarak verilmektedir. [18] Çal flmam zda klini imizin TSH normal seviyeleri mu/l olarak kabul edilmektedir. Çal flmam zda TSH de erleri normal aral k içerisinde olan, tiroid hastal klar aç s ndan tedavi almayan asemptomatik hastalarda TSH de erlerinin 2.5 mu/litre alt nda veya üstünde olmas n n gebelik sonuçlar ve do um kilosu üzerine olan etkileri incelenmifltir. Maternal TSH seviyelerinin normal s n rlarda oldu u sürece fetal do um a rl n etkilemedi ini bulduk. Tablo 1. TSH düzeyi mu/l aras nda ve mu/l aras nda olan gruplar n demografik özelliklerinin karfl laflt r lmas. TSH [ ] (N=193) < < p de eri Fetal do um a rl * ± ± Do um haftas ** 39.00± ± Yafl* 29.5± ± Gravida (G)** 3.00± ± Parite (P)** 2.00± ± Do umda maternal Hb 9.40± ± Independent T test Mann-Whitney U test (exact). *Ortalama±SS (standart sapma), **Medyan±IQR (interquartile range), Hb: Hemoglobin Tablo 2. TSH düzeyi mu/l aras nda ve mu/l aras nda olan gruplar n fetal do um a rl klar n n kilo gruplar na göre karfl laflt r lmas. TSH [ ] (N=193) < < p de eri n(%) n(%) Fetal do um a rl < (%9.9) 4 (%12.9) [ ] 106 (%65.4) 19 (%61.3) 1 > (%24.7) 8 (%25.8) Pearson chi-square test (exact) Fisher exact test (exact) Linear-by-linear association test Tiroid hormon konsantrasyonu, fetal geliflimin sa l kl olmas için en etkili biyokimyasal markerlardan birisidir. [19] Bununla birlikte tiroid hormonlar n n fetal büyüme düzenlenmesinde do rudan rolünün olabilece i, tiroid hormon eksikli i olanlarda anormal iskelet geliflimi olabilece i hayvan çal flmalar nda da gösterilmifltir. [20,21] Bir dizi çal flmada, gebelik s ras nda annenin tiroid disfonksiyonunun do um a rl ile iliflkisi araflt r lm flt r. [8 10] Normal gebeliklerde, tiroid hormonlar n n fetal büyüme üzerine olan indirekt etkileri önceki çal flmalarda diyette iyot eksikli i olan annelerin bebeklerinin iyot deste i alan annelerin bebeklerine göre daha düflük do um a rl kl olmas ile gösterilmifltir. [22] Gebelikte; tiroid disfonksiyonlar ile ilgili en çok çal flma subklinik veya klinik hipotiroidinin gebelik sonuçlar üzerine olan etkileri hakk nda yap lm flt r. [23] Bu konuda yap lan bir çal flmada, hipotroidisi olan annelerin gebeliklerinde düflük do um a rl olan bebek do- urma [22] ve prematür do um yapma ihtimali oldu unu [24, 25] bildirmifllerdir. Cilt 23 Say 2 A ustos
16 Bakacak M ve ark. Tiroid fonksiyon testleri ile do um a rl n n incelendi i di er baz çal flmalarda da maternal serumda serbest T4 (FT4) çal fl lm flt r. [26] Shields ve ark. 905 gebe hastay kapsayan bir çal flmada 28. gebelik haftas ndaki FT4 seviyeleri ile do um a rl aras ndaki iliflkiyi incelemifller ve negatif korelasyon bulmufllard r. [27] Yine benzer bir çal flmada Medici ve ark. erken gebelik haftas ndaki maternal yüksek FT4 düzeylerinin düflük do um a rl ile iliflkili oldu unu saptam fllard r. [16] Gebelikte tiroid fonksiyonlar n n fetal ve maternal sonuçlar üzerine etkilerini araflt ran çal flmalarda, maternal serumun d fl nda fetal kord kan nda tiroid fonksiyon testleri bak lm fl, bunlar n gebelik sonuçlar ve fetal geliflim ile iliflkisi araflt r lm flt r. Medici ve ark. normal sa l kl gebelerde fetal kord kan nda bak lan FT4 ile do um a rl aras ndaki anlaml iliflkiyi göstermifllerdir. Yine bu çal flmada kord kan nda bak lan FT3 veya TSH sonuçlar ile fetal a rl k aras nda anlaml iliflki saptanmam flt r. Kordon kan nda bak lan TSH seviyeleri ile do- um a rl aras nda pozitif korelasyon saptanm flt r. [16] Çal flmam z n tenkit edilebilen yönlerinin bafl nda hastalar m zda neden FT4 ve FT3 ün de TSH ile birlikte de erlendirilmedi i ve düzeylerinin fetal do um a rl ile iliflkilerinin de erlendirilmedi i olabilir. Ancak klini imizde rutin olarak gebelerimize ilk muayenesinde TSH ya ilaveten FT3 ve FT4 bak lmamaktad r. Ancak TSH normal s n rlar d fl nda tespit edilen hastalar m zda ilave olarak bu testler yap larak de erlendirme yap lm flt r. Ayr ca çal flmam zda fetal do um a rl n etkileyen faktörlerden anne ve baban n boy ve kilo durumunun, annenin gebelik bafllang c ndaki annenin vücut kitle indeksinin (VK ), annenin beslenme al flkanl klar n n, sigara ve alkol kullan m n n göz önünde bulundurulmamas çal flmam z n zay f yanlar ndad r. Ayr ca çal flmam zda gebeli in di er dönemlerindeki TSH düzeyleri de bak - larak fetal do um kilosuna etkisine bak labilirdi ancak ilk muayenede normal s n rlarda TSH tespit edilince gebeli in ilerleyen dönemlerinde gerekmedikçe TSH klini imizde tekrar bak lmamaktad r. Çal flmam z ayr ca maternal tiroid düzeyleri ile kötü perinatal sonuçlar araflt ran de il literatürde ulaflabildi imiz kadar yla ilk kez fetal a rl klar ile normal s n rlarda maternal TSH düzeyleri aras ndaki iliflkiyi araflt ran bir çal flmad r. Sonuç Sonuç olarak; önceki yap lan çal flmalarda, anormal serum TSH de erlerinin ve tedavi gerektiren tiroid fonksiyon bozukluklar n n fetal do um a rl üzerine olan etkileri incelenmifl ve ortaya konulmufltur. Bizim çal flmam zda ise normal TSH de erlerine sahip ve daha önceden bilinen tiroid fonksiyon bozuklu u olmayan hastalarda, serum TSH düzeylerinin do um kilosuna olan etkisini incelenmifltir. Normal s n rlarda ve farkl düzeylerdeki TSH n n fetal do um a rl na etkisi olmad tespit edilerek fetal a rl n etkilenmesi aç s ndan ilk trimesterde normal düzeyde bir TSH tespit edildi inde tiroid fonksiyonlar aç s ndan ileri bir tetkike gerek olmad kanaatindeyiz. Teflekkür Çal flmam z n istatistiksel analizlerini yapan biyoistatistik uzman Hüseyin Candan a teflekkür ederiz. Ç kar Çak flmas : Ç kar çak flmas bulunmad belirtilmifltir. Kaynaklar 1. Krassas GE, Poppe K, Glinoer D. Thyroid function and human reproductive health. Endocr Rev 2010;31: Haddow JE, McClain MR, Lambert-Messerlian G, Palomaki GE, Canick JA, Cleary-Goldman J, et al.; First and Second Trimester Evaluation of Risk for Fetal Aneuploidy Research Consortium. Variability in thyroid-stimulating hormone suppression by human chorionic [corrected] gonadotropin during early pregnancy. J Clin Endocrinol Metab 2008;93: Negro R. Significance and management of low TSH in pregnancy. In: Lazarus J, Pirags V, Butz S, editors. The thyroid and reproduction. New York: Georg Thieme Verlag; p Medici M, de Rijke YB, Peeters RP, Visser W, de Muinck Keizer-Schrama SM, Jaddoe VV, et al. Maternal early pregnancy and newborn thyroid hormone parameters: the Generation R study. J Clin Endocrinol Metab 2012;97: Kothari A, Girling J. Hypothyroidism in pregnancy: prepregnancy thyroid status influences gestational thyroxine requirements. BJOG 2008;115: Lazarus JH. Thyroid function in pregnancy. Br Med Bull 2011;97: Okosieme OE, Lazarus JH. Thyroid dysfunction in pregnancy: optimizing fetal and maternal outcomes. Expert Review of Endocrinology & Metabolism 2010;5: Luewan S, Chakkabut P, Tongsong T. Outcomes of pregnancy complicated with hyperthyroidism: a cohort study. Arch Gynecol Obstet 2011;283: Sahu MT, Das V, Mittal S, Agarwal A, Sahu M. Overt and subclinical thyroid dysfunction among Indian pregnant women and its effect on maternal and fetal outcome. Arch Gynecol Obstet 2010;281: Perinatoloji Dergisi
17 Maternal ilk trimester tiroid stimülan hormon düzeylerinin miad nda do an fetüslerin do um a rl klar na etkisi 10. Su PY, Huang K, Hao JH, Xu YQ, Yan SQ, Li T, et al. Maternal thyroid function in the first twenty weeks of pregnancy and subsequent fetal and infant development: a prospective population-based cohort study in China. J Clin Endocrinol Metab 2011;96: Shields BM, Knight BA, Hill A, Hattersley AT, Vaidya B. Fetal thyroid hormone level at birth is associated with fetal growth. J Clin Endocrinol Metab 2011;96:E De Geyter C, Steimann S, Müller B, Kranzlin ME, Meier C. Pattern of thyroid function during early pregnancy in women diagnosed with subclinical hypothyroidism and treated with l-thyroxine is similar to that in euthyroid controls. Thyroid 2009;19: Chan SY, Vasilopoulou E, Kilby MD. The role of the placenta in thyroid hormone delivery to the fetus. Nat Clin Pract Endocrinol Metab 2009;5: Baskin HJ, Cobin RH, Duick DS, Gharib H, Guttler RB, Kaplan MM, et al.; American Association of Clinical Endocrinologists. American Association of Clinical Endocrinologists medical guidelines for clinical practice for the evaluation and treatment of hyperthyroidism and hypothyroidism. Endocr Pract 2002;8: American College of Obstetricians and Gynecologists. ACOG Practice Bulletin. Clinical management guidelines for obstetrician-gynecologists. Number 37, August (Replaces Practice Bulletin Number 32, November 2001). Thyroid disease in pregnancy. Obstet Gynecol 2002;100: Medici M, Timmermans S, Visser W, de Muinck Keizer- Schrama SM, Jaddoe WM, Hofman A, et al. Maternal thyroid hormone parameters during early pregnancy and birth weight: the Generation R Study. J Clin Endocrinol Metab 2013;98: Vaidya B, Hubalewska-Dydejczyk A, Laurberg P, Negro R, Vermiglio F, Poppe K. Treatment and screening of hypothyroidism in pregnancy: results of a European survey. Eur J Endocrinol 2012;166: Haddow JE, Knight GJ, Palomaki GE, McClain MR, Pulkkinen AJ. The reference range and within-person variability of thyroid stimulating hormone during the first and second trimesters of pregnancy. J Med Screen2004;11: Morreale de Escobar G, Obregon MJ, Escobar del Rey F. Role of thyroid hormone during early brain development. Eur J Endocrinol 2004;151 Suppl 3:U Capelo LP, Beber EH, Huang SA, Zorn TM, Bianco AC, Gouveia CH. Deiodinase-mediated thyroid hormone inactivation minimizes thyroid hormone signaling in the early development of fetal skeleton. Bone 2008;43: Bassett JH, Williams AJ, Murphy E, Boyde A, Howell PG, Swinhoe R, et al. A lack of thyroid hormones rather than excess thyrotropin causes abnormal skeletal development in hypothyroidism. Mol Endocrinol 2008;22: Alvarez-Pedrerol M, Guxens M, Mendez M, Canet Y, Martorell R, Espada M, et al. Iodine levels and thyroid hormones in healthy pregnant women and birth weight of their offspring. Eur J Endocrinol 2009;160: Vaidya B, Anthony S, Bilous M, Shields B, Drury J, Hutchison S, et al. Detection of thyroid dysfunction in early pregnancy: universal screening or targeted high-risk case finding? J Clin Endocrinol Metab 2007;92: Poppe K, Velkeniers B, Glinoer D. The role of thyroid autoimmunity in fertility and pregnancy. Nat Clin Pract Endocrinol Metab 2008;4: Abalovich M, Amino N, Barbour LA, Cobin RH, De Groot LJ, Glinoer D, et al. Management of thyroid dysfunction during pregnancy and postpartum: an Endocrine Society Clinical Practice Guideline. J Clin Endocrinol Metab 2007;92(8 Suppl):S Bassols J, Prats-Puig A, Soriano-Rodríguez P, García- González MM, Reid J, Martínez-Pascual M, et al. Lower free thyroxin associates with a less favorable metabolic phenotype in healthy pregnant women. J Clin Endocrinol Metab 2011;96: Shields BM, Knight BA, Hill A, Hattersley AT, Vaidya B. Fetal thyroid hormone level at birth is associated with fetal growth. J Clin Endocrinol Metab 2011;96:E Cilt 23 Say 2 A ustos
18 Klinik Araflt rma Perinatoloji Dergisi 2015;23(2):84 88 Perinatal Journal 2015;23(2):84 88 künyeli yaz n n Türkçe sürümüdür. Total plasenta previa olgular nda erkek fetüs hakimiyeti Bülent Köstü 1, Önder Ercan 1, Alev Özer 1, Murat Bakacak 1, Faz l Avc 2 1 Kahramanmarafl Sütçü mam Üniversitesi, T p Fakültesi, Kad n Hastal klar ve Do um Anabilim Dal, Kahramanmarafl 2 Patnos Devlet Hastanesi, Kad n Hastal klar ve Do um Klini i, A r Özet Amaç: Çal flman n amac total plasenta previa olgular nda erkek cinsiyetin maternal ve perinatal sonuçlara etkisini de erlendirmektir. Yöntem: Ocak 2011 ve Haziran 2014 tarihleri aras nda Kad n Hastal klar ve Do um Klini inde takip edilen total plasenta previa olgular retrospektif olarak incelendi. Tüm olgular, erkek fetüs (Grup 1) ve k z fetüs (Grup 2) olmak üzere iki gruba ayr ld. Erkek ve k z fetüs say lar, demografik bulgular, cerrahi ve perinatal sonuçlar gruplar aras nda de erlendirildi. Bulgular: Çal flmaya 80 total plasenta previa hastas dahil edildi. Tüm olgular n 58 i (%72.5) erkek ve 22 (%27.5) k z fetüs olmak üzere iki grup aras nda anlaml fark izlendi (p<0.001). Erkek ve k z fetüs gruplar nda ortalama parite s ras ile 2.6 ve 2.2 (p=0.04), do- um haftas 35.3 ve 37.1 (p=0.003), ortalama bebek kilolar 2752 ve 3096 gram (p=0.03), 32 hafta alt nda do um say s 10 (%17) ve 0 (p=0.05), transfüzyon yap lan hasta say lar 20 (%34.5) ve 2 (%9) (p=0.02), ortalama eritrosit süspansiyonu transfüzyonu 0.9 ve 0.3 ü (p=0.03) ve her iki grupta operasyon süreleri s ras ile 70 ve 59 dakika olarak aralar nda anlaml fark izlendi (p=0.03). Sonuç: Çal flmam zda total plasenta previa olgular nda belirgin erkek fetüs hakimiyeti saptand. Ayr ca erkek fetüsün plasenta previada kötü gebelik sonuçlar n artt rd belirlendi. Anahtar sözcükler: Plasenta previa, erkek fetüs. Abstract: Male fetus domination in total placenta previa cases Objective: The aim of the study is to evaluate the effect of male gender in total placenta previa cases on maternal and perinatal outcomes. Methods: Total placenta previa cases followed up at the Clinic of Gynecology and Obstetrics between January 2011 and June 2014 were examined retrospectively. All cases were categorized in two groups as male fetus (Group 1) and female fetus (Group 2). Numbers of male and female fetuses, demographic findings, surgical and perinatal outcomes were evaluated among the groups. Results: 80 total placenta previa patients were included in the study. Out of all cases, 58 (72.5%) were male and 22 (27.5%) were female fetuses, and there was a significant difference between two groups (p<0.001). In male and female fetus groups, respectively, the mean parity was 2.6 and 2.2 (p=0.04), delivery week was 35.3 and 37.1 (p=0.004), mean birth weight was 2752 and 3096 g (p=0.03), number of delivery below 32 weeks was 10 (17%) and 0 (p=0.05), number of transfused patients was 20 (34.5%) and 2 (9%), mean transfusion of erythrocyte suspension was 0.9 and 0.3 (p=0.03) and operation durations in both groups were 70 and 59 minutes; in this regard, there was a significant difference between the groups (p=0.03). Conclusion: In our study, a distinctive domination of male fetuses was observed in total placenta previa cases. Also, it was found that male fetuses increased poor gestational outcomes in placenta previa. Keywords: Placenta previa, male fetus. Girifl Plasenta previa, plasentan n internal servikal aç kl - a uzanmas veya bu aç kl kapatmas olarak tan mlanmakta olup maternal-fetal morbidite ve mortalite aç s ndan riskli bir durumdur. [1 3] Plasenta previa için risk faktörleri; ileri anne yafl, grand multiparite, tekrarlayan düflükler, düflük sosyoekonomik düzey, infertilite tedavileri, geçirilmifl küretaj, Asherman sendromu, geçirilmifl miyomektomi, submüköz miyom, sigara kullan m, geçirilmifl uterin cerrahi, geçi- Yaz flma adresi: Dr. Alev Özer. Kahramanmarafl Sütçü mam Üniversitesi, T p Fak., Kad n Hast. ve Do um AD, Kahramanmarafl. e-posta: [email protected] Gelifl tarihi: Kas m 8, 2014; Kabul tarihi: Nisan 11, 2015 Bu yaz n n at f künyesi: Köstü B, Ercan Ö, Özer A, Bakacak M, Avc F. Male fetus domination in total placenta previa cases. Perinatal Journal 2015;23(2): Bu yaz n n çevrimiçi ngilizce sürümü: doi: /prn Karekod (Quick Response) Code: 2015 Perinatal T p Vakf
19 Total plasenta previa olgular nda erkek fetüs hakimiyeti rilmifl sezaryen (C/S) ve sezaryen sonras k sa sürede gebe kal nmas olarak bildirilmektedir. [4,5] Plasenta akreta; plasentan n bir k sm n n veya tamam n n miyometriyuma anormal invazyonu olarak tan mlanmaktad r. nvazyonun derinli ine göre 3 grupta incelenmektedir: Akreta, inkreta, perkreta. Özel olarak belirtilmedi i sürece bu 3 grup için genel olarak pratikte plasenta akreta terimi kullan l r. Plasenta akreta ve plasenta previan n risk faktörleri ayn d r. Plasenta akreta için en önemli risk faktörü, plasenta previa ve geçirilmifl sezaryendir. [6,7] Y llar içinde sezaryen oranlar, geçirilmifl sezaryen say lar ve anne yafl ndaki art fllar; plasenta previa ve invaziv plasental hastal klar n görülme s kl nda ve agresifli inde art fla yol açm flt r. Böylece güncel pratikte de önemli de ifliklikler ortaya ç km flt r. [8] Önceleri postpartum histerektomide uterin atoni en s k neden iken, günümüzde plasenta previa/akreta ilk s raya yerleflmifltir. [9] Bu nedenlerle günümüzde plasenta previa ve akreta daha yo un bir flekilde incelenmektedir. Biz bu çal flmam zda plasenta previan n risk faktörlerinden olan erkek fetüsü de erlendirdik. Yöntem Ocak 2011 ile Haziran 2014 tarihleri aras nda Kahramanmarafl Sütçü mam Üniversitesi Kad n Hastal klar ve Do um Klini ine baflvuran hastalar n dosyalar incelendi. Klini imizde total plasenta previa saptanan gebeler Perinatoloji Ünitesinde takip edilmektedir. Kanama ve di er ek komplikasyonu olmayan gebeler 2 hafta aralarla ayakta takip edildi. Kanama olmas durumunda gebeler riskli gebelik servisine yat r larak takip edildi. Kanamalar, gebenin kan bas nc ve nab z durumu, hemoglobin düzeyi, fetal iyilik hali ve kanama ped takibine göre hafif ve fliddetli olarak s n fland r ld. Hafif kanamalar takip edildi. fiiddetli kanama durumunda gebelik sezaryen ile sonland r ld. Kanamas olmayan gebelerde sezaryen elektif olarak 36. gebelik haftas nda uyguland. Total plasenta previa olan tüm olgular, operasyon öncesi ultrasonografi ile plasenta akreta flüphesi aç s ndan de erlendirildi. E er hastada plasenta akreta flüphesi varsa operasyon öncesi üroloji ve kalp-damar cerrahisi kliniklerine konsülte edildi. Planlanm fl sezaryen gününden önce, kan merkezimizle görüflülüp hastan n kan grubu bildirilerek ihtiyaç olursa kullan lmak üzere 4 ünite eritrosit süspansiyonu ve 2 ünite taze donmufl plazma bulundurmalar sa land. Ultrasonografide plasenta akreta riski olan gebelerde göbek alt median insizyon ile bat na girildi. Di er gebelerin hepsinde Pfannenstiel insizyon yap ld. Uterin insizyon yap lmadan önce uterin duvarda plasenta akreta bulgusu olup olmad de erlendirildi. Plasenta akreta riski olan ve uterus alt segment ön duvar n dolduran plasenta previa olgular nda klasik insizyonla bebek do urtuldu. Geriye kalan gebelerde sezaryen öncesi ultrasonografik olarak plasenta sonlanma s n r belirlenerek uterin insizyon bu s n r n 1 2 cm yukar s ndan transvers olarak yap ld. Yine gebelik takiplerinde yap lan ultrasonografide veya operasyon esnas nda plasental invazyon anomalisi belirtisi olan gebelerde plasenta ayr lmadan histerektomi yap ld. Plasenta invazyon anomalisi belirtisi saptanmayan gebelerde plasenta ayr ld. Plasentan n zor ayr lmas ve parçalanmas invazyon belirtisi olarak de erlendirildi. Kanama; separe sütürler, kompresyon sütürleri, uterin ve hipogastrik arter ligasyonu ile durdurulmaya çal fl ld. Ayr ca gerekli görüldü ünde hemostaz amaçl kaviteye Foley kateter uyguland. Kanamas devam eden kiflilerde acil histerektomi yap ld. Postoperatif bütün hastalar yo un bak mda takip edildi. Bu olgular do umu takiben bebek cinsiyetine göre s n fland r ld (Grup 1, erkek bebek; Grup 2, k z bebek). Bu gruplar aras nda say lar, demografik bulgular, operasyon ve perinatal sonuçlar aras nda anlaml fark olup olmad de erlendirildi. statistiksel Analiz Verilerin analizi SPSS (Statistical Package for the Social Sciences version 19 software (IBM, Armonk, NY, ABD) kullan larak yap ld. P 0.05 istatistiksel olarak anlaml kabul edildi. Oranlar karfl laflt rmak için chi-square (χ 2 ), Yates correction of χ 2 ve Fisher s exact testleri kullan ld. ki veya daha fazla grubun ortalamalar n karfl laflt rmak için varyans analizi (F testi) kullan ld. Bulgular Çal flmaya 80 total plasenta previa hastas dahil edildi. Tüm vakalarda 58 erkek fetüs (%72.5) ve 22 k z fetüs (%27.5) olmak üzere aralar nda istatistiksel aç dan anlaml fark izlendi (p<0.000) (Tablo 1). ki grup aras nda ortalama yafl, gravida ve önceki C/S olan hasta say lar nda anlaml fark izlenmedi. Ortalama parite erkek ve k z fetüs grubunda s ras yla 2.6 ve 2.2 olarak saptand (p=0.04) (Tablo 1). Cilt 23 Say 2 A ustos
20 Köstü B ve ark. Yine her iki grupta acil C/S, elektif C/S ve genel/spinal anestezi tipleri aras nda anlaml fark izlenmedi. Do um haftas her iki grupta s ras yla 35.3 ve 37.1 olarak saptand (p=0.003). Ortalama bebek kilosu s ras yla 2752 ve 3096 gram olarak belirlendi (p=0.03). Otuz ikinci hafta alt nda do um erkek fetüslerde 10 (%17) kiflide görülürken k z fetüslerde hiç görülmedi (p=0.05). Her iki grupta C/S histerektomi, plasenta akreta ve cerrahi komplikasyonlar benzer olarak bulundu. Eritrosit süspansiyonu (ES) transfüzyonu yap lan hasta say lar gruplar aras nda s ras yla 20 (%34.5) ve 2 (%9) olarak saptand (p=0.02). Ortalama ES transfüzyon miktar her iki grupta s ras yla 0.9 ve 0.3 ünite olarak saptand (p=0.03). Her iki grupta operasyon süreleri s ras ile 59 ve 70 dakika olup gruplar aras nda anlaml fark izlendi (p=0.03). Her iki grupta hastanede kal fl süreleri ve postoperatif bebek Apgar skorlar benzer bulundu. Tart flma Literatürde erkek fetüsün de plasenta previa için risk faktörü oldu unu gösterir çal flmalar mevcuttur. Eski y llara ait 6 çal flmada genellikle erkek cinsiyetin plasenta previada hafif risk art fl yapt belirtilmektedir. [10 15] Demissie ve ark. n n 1999 y l nda yapt klar çal flmada erkek/k z oran, plasenta previa olmayan do umda 1.05 saptanm fl iken, plasenta previa olan 2685 do umda ise 1.19 olarak anlaml daha yüksek bulmufltur (p<0.001). Bu çal flmaya daha önce yap lm fl 6 çal flma da eklendi inde plasenta previa olgular nda erkek/k z oran 1.14 olarak belirtilmifltir. [16] Wen ve ark., do umda yapt klar incelemede erkek/k z oran n 1.04 iken, plasenta previa olgular nda 1.19 olarak saptam fllard r (p<0.02). [17] Rosenberg ve ark., plasenta previa olmayan olgu ile 771 plasenta previa olgusu aras nda yapt klar karfl laflt rmada cinsiyet aç s ndan fark saptamam fllard r (p=0.3). [18] Ancak bu çal flmalarda parsiyel ve alt segment gibi hafif formda plasenta previalar da dahil olmak üzere tüm plasenta previa hastalar çal flmaya dahil edilmifltir. Literatürde sadece total plasenta previa hastalar nda erkek/k z oran n de erlendiren çal flmaya rastlamad k. Biz total plasenta previal gebelerde yapt m z çal flmam zda ileri derecede erkek cinsiyet dominans saptad k (p<0.000, RR: 2.63) (Tablo 1). Bu erkek cinsiyet dominans n n önceki çal flmalara göre bariz yüksek saptamam z n iki nedeni oldu unu düflünmekteyiz: Tablo 1. Plasenta previada erkek ve k z fetüsün demografik özelliklerin karfl laflt r lmas. De iflken Erkek fetüs K z fetüs p (s=58) (s=22) de eri Say χ Yafl 30.6± ±7.1 t= Parite 2.6± ±0.8 t= Gravidite 3.8± ±1.8 t= Geçirilmifl C/S 46 (%79.3) 18 (%81.8) χ 2 = hasta say s C/S: Sezaryen seksiyo 1. Çal flmam zda önceki çal flmalar n aksine sadece total plasenta previa olgular n de erlendirdik. E er plasenta previada erkek fetüs bir risk faktörü ise elbette tam bir klinik olan total plasenta previada daha belirgin olacakt r. 2. Biz çal flmam zda erkek fetüsün kötü gebelik sonuçlar n artt rd n tespit ettik. Erkek fetüslerde do umda ortalama gestasyonel hafta ve bebek do um kilosu daha az olarak saptand. Yine 32 haftadan küçük do- umlar istatistiksel anlaml l k s n r nda olarak belirlendi (p=0.05). Ayr ca transfüzyon alan hasta say s, ortalama yap lan transfüzyon miktar ve operasyon süreleri erkek fetüslerde daha yüksek saptand. Otuz iki hafta alt nda do um yapan hasta say s erkek fetüslerde daha fazla olmakla birlikte fark anlaml l k s n - r nda idi (p=0.05) (Tablo 2). Tablo 2. Plasenta previada erkek ve k z fetüsün gebelik sonuçlar. Erkek fetüs K z fetüs p (s=58) (s=22) de eri Acil sezaryen 36 (%62) 12 (%54.5) χ 2 = Elektif sezaryen 22 (%38) 10 (%45.4) χ 2 = Anestezi flekli Genel anestezi 46 (%79.3) 18 (%81.8) Fischer test 1 Spinal anestezi 12 (%20.9) 4 (%18.1) Fischer test 1 Do um haftas 35.3± ± Do um kilosu ± ±491.8 t= <32 hafta do um 10 (%17.2) 0 t= Sezaryen histerektomi 9 (%15.5) 1 (%4.5) χ 2 = Plasenta akreta 9 (%15.5) 1 (%4.5) χ 2 = Mesane hasar 2 (%3.4) 0 χ 2 =0.7 1 ES transfüzyonu 20 (%34.5) 2 (%9) χ 2 = yap lan hasta say s Ortalama ES 0.9± ± transfüzyonu Operasyon süresi (dk.) 59± ± Hastanede kal fl 3.3± ± süresi (gün) 1. dakika APGAR skoru 7.9± ±1.7 t= dakika APGAR skoru 9.3± ±1.6 t= ES: Eritrosit süspansiyonu 86 Perinatoloji Dergisi
21 Total plasenta previa olgular nda erkek fetüs hakimiyeti Sonuçta erkek fetüs plasenta previada kötü gebelik sonuçlar n artt rmaktad r. Asl nda y llar içinde plasenta previa s kl, risk faktörleri ve komplikasyonlar nda art fllar olmufltur: leri anne yafl : Amerika Birleflik Devletlerinde 35 yafl üstü gebelik y llar aras nda %5 ten %13 e yükselmifltir ve ilk kez anne olunan yafl ortalamas y llar aras nda 21.4 ten 25 e yükselmifltir. [19] Sezaryen oranlar ndaki art fllar: Geliflmifl ülkelerde sezaryen oranlar 1992 de %18.6 iken, 2007 de %27.7 olarak saptanm flt r. [20] Geliflmemifl ülkelerde art fl daha yüksek orandad r. Geçirilmifl C/S oranlar nda y llar içinde %65 lik bir art fl görülmüfltür. [21] Plasenta previa vakalar n n art fl : Faiz ve ark. taraf ndan yap lan çal flmada 1976 ile 1997 y llar aras ndaki 22 y ll k de erlendirmede plasenta previa say s nda art fl görülmüfltür. [22] Plasenta akreta vakalar n n art fl : Plasenta invazyon anomalisi ilk defa 1930 da tarif edilmifl olup bu y llardan önce nadir bir hastal kt. [23] nsidans son 50 y l içinde 10 katl k art flla 1/2500 e kadar yükseldi. [24] Son y llarda 1000 de 3 lere varan insidans bildirilmektedir. [25] Peripartum histerektomi vakalar ndaki art fl: Bodelon ve ark. n n çal flmas nda peripartum ilk 30 günde yap lan histerektomi insidans n n 1987 y l nda 1000 do umda 0.25 iken 2006 y l nda 1000 do umda 0.82 ye yükseldi i görülmüfltür (p<0.001). [26] Bu sonuçlar plasental implantasyon ve invazyon anomalilerinin y llar içinde daha agresif seyretti ini göstermektedir. Biz plasental implantasyon ve invazyon anomalilerinin daha agresifleflmesine ba l olarak erkek fetüs dominans n n da y llar içinde belirginleflti ini düflünmekteyiz. Ancak çal flmam z n vaka say s yeterli de ildir. Literatürde plasenta previada erkek fetüsün perinatal sonuçlar üzerine etkisini inceleyen çal flmaya rastlamad k. Wen ve ark. yapt klar çal flmalar nda plasenta previada fetal cinsiyetler aras nda do um kilolar ve do um haftalar aralar nda anlaml fark izlememifllerdir. [17] Biz çal flmam zda erkek fetüsün, hem total plasenta previa için bir risk faktörü oldu unu, hem de kötü gebelik sonuçlar n artt rd n tespit ettik. Bu konuda genifl vaka serilerine ihtiyaç vard r. Sonuç Sonuç olarak plasenta previada erkek fetüs dominans saptad k. Ayr ca plasenta previada erkek fetüsün kötü gebelik sonuçlar n artt n belirledik. Bu durumun y llar içinde plasental implantasyon ve invazyon anomalilerinin agresifleflmesine ba l oldu unu düflünmekteyiz. Ç kar Çak flmas : Ç kar çak flmas bulunmad belirtilmifltir. Kaynaklar 1. Crane JM, van den Hof MC, Dodds L, Armson BA, Liston R. Neonatal outcomes with placenta previa. Obstet Gynecol 1999;93: Ananth CV, Smulian JC, Vintzileos AM. The effect of placenta previa on neonatal mortality: a population-based study in the United States, 1989 through Am J Obstet Gynecol 2003;188: Salihu HM, Li Q, Rouse DJ, Alexander GR. Placenta previa: neonatal death after live births in the United States. Am J Obstet Gynecol 2003;188: Xiaojing J, Ying W, Khan I. Clinical analysis of 322 cases of placenta previa. Journal of Medical Colleges of PLA 2009; 24: Rosenberg T, Pariente G, Sergienko R, Wiznitzer A, Sheiner E. Critical analysis of risk factors and outcome of placenta previa. Arch Gynecol Obstet 2011;284: Usta IM, Hobeika EM, Musa AA, Gabriel GE, Nassar AH. Placenta previa-accreta: risk factors and complications. Am J Obstet Gynecol 2005;193: Jauniaux E, Jurkovic D. Placenta accreta: pathogenesis of a 20th century iatrogenic uterine disease. Placenta 2012;33: Flood KM, Said S, Geary M, Robson M, Fitzpatrick C, Malone FD. Changing trends in peripartum hysterectomy over the last 4 decades. Am J Obstet Gynecol 2009;200:632. e1 632.e6 9. Wright JD, Bonanno C, Shah M, Gaddipati S, Devine P. Peripartum hysterectomy. Obstet Gynecol 2010;116: Record RG. Observations related to the aetiology of placenta praevia, with special reference to the influence of age and parity. Br J Prev Soc Med 1956;10: Jakobovits AA, Zubek L. Sex ratio and placenta praevia. Acta Obstet Gynecol Scand 1989;68: MacGillivray I, Davey D, Isaacs S. Placenta praevia and sex ratio at birth. Br Med J (Clin Res Ed) 1986;292: Brenner WE, Edelman DA, Hendricks CH. Characteristics of patients with placenta previa and results of expectant management. Am J Obstet Gynecol 1978;132: Hibbard BM. Foetal sex in antepartum haemorrhage. Lancet 1965;2: Rhodes P. Sex of the foetus in antepartum haemorrhage. Lancet 1965;2: Demissie K, Breckenridge MB, Joseph L, Rhoads GG. Placenta previa: preponderance of male sex at birth. Am J Epidemiol 1999;149: Cilt 23 Say 2 A ustos
22 Köstü B ve ark. 17. Wen SW, Demissie K, Liu S, Marcoux S, Kramer MS. Placenta praevia and male sex at birth: results from a population-based study. Paediatr Perinat Epidemiol 2000;14: Rosenberg T, Pariente G, Sergienko R, Wiznitzer A, Sheiner E. Critical analysis of risk factors and outcome of placenta previa. Arch Gynecol Obstet 2011;284: Martin JA, Hamilton BE, Ventura SJ, Osterman MJ, Kirmeyer S, Mathews TJ, et al. Births: final data for Natl Vital Stat Rep 2011;60(1): Declercq E, Young R, Cabral H, Ecker J. Is a rising cesarean delivery rate inevitable? Trends in industrialized countries, 1987 to Birth 2011;38: Fairley L, Dundas R, Leyland AH. The influence of both individual and area based socioeconomic status on temporal trends in Caesarean sections in Scotland BMC Public Health 2011;11: Faiz AS, Ananth CV. Etiology and risk factors for placenta previa: an overview and meta-analysis of observational studies. J Matern Fetal Neonatal Med 2003;13: Hertig IC. A study of placenta accreta. J Surg Gynecol Obstet 1937;64: ACOG Committee on Obstetric Practice. ACOG Committee opinion. Number 266, January 2002: placenta accreta. Obstet Gynecol 2002;99: Publications Committee, Society for Maternal-Fetal Medicine, Belfort MA. Placenta accreta. Am J Obstet Gynecol 2010;203: Bodelon C, Bernabe-Ortiz A, Schiff MA, Reed SD. Factors associated with peripartum hysterectomy. Obstet Gynecol 2009;114: Perinatoloji Dergisi
23 Klinik Araflt rma Perinatoloji Dergisi 2015;23(2):89 95 Perinatal Journal 2015;23(2):89 95 künyeli yaz n n Türkçe sürümüdür. kiz gebelikte ultrason fetal a rl k tahmini Kaouther Dimassi, Aymen Hammemi, Abir Karoui, Amel Triki, Mohamed Faouzi Gara Mongi Slim Hastanesi Kad n Hastal klar ve Do um Klini i, La Marsa, Tunus; Tunus El Manar Üniversitesi T p Fakültesi, Tunus, Tunus Özet Amaç: kizlerin fetal a rl k tahmininde (FWE), düflük do um a rl n n (LBW) ve ikizlerin a rl k uyumsuzlu unun (TWD) taranmas nda ultrason performans n n de erlendirilmesi. Yöntem: Elli befl gebenin dâhil edildi i prospektif bir çal flma gerçeklefltirildi. Her bir hastaya, do umdan dört gün öncesine kadar tahmini fetal a rl k (EFW) için ultrasonografi uyguland. Tahmini fetal a rl k ile do um a rl (BW) aras ndaki medyan mutlak farkl l (MAD) ve medyan mutlak yüzde hatas n (MAPE) hesaplad k. Korelasyon ve kondordans da ayr ca de erlendirdik. Son olarak, düflük do um a rl ve ikizlerin a rl k uyumsuzlu u tan s nda ultrasonun hassasiyetini (Se), özgüllü ünü (Sp), pozitif prediktif de erini (PPV) ve negatif prediktif de erini (NPV) hesaplad k. Bulgular: Medyan mutlak farkl l k, her iki ikiz için de eflde erdi. Medyan mutlak yüzde hatas, T1 için %7.7 [aral k: 0 32] ve T2 için %8.2 idi [aral k: 0 27]. Gerçek do um a rl n n %10 undan fazla tahminlerin oran, T1 için %38 di. Her iki ikiz için de tahmini fetal a rl k ve do um kilosu aras nda anlaml bir korelasyon tespit ettik (R1=0.87; R2=0.89). Düflük do um a rl nda, ultrasonun hassasiyeti, özgüllü ü, pozitif prediktif de eri ve negatif prediktif de eri, s ras yla %90.32, %76.82, %80 ve %87 idi. kizlerin a rl k uyumsuzlu u tan s nda ultrason performans, kabul edilen efli e ba l olarak de iflmifltir. Koryonisite, prezentasyon ve gebelik yafl, fetal a rl k tahmini üzerinde hiçbir etkiye sahip de ildi. Sonuç: Ultrason, ikizlerde yayg n olan perinatal komplikasyonlar n tan s ve yönetiminde hayati öneme sahiptir. Ultrason, tahmini fetal a rl için kabul edilebilir bir performans sergilemektedir ve ikizlerin a rl k uyumsuzlu u tan s nda kabul edilen eflik de ere ba l d r. Anahtar sözcükler: Ultrason, ikiz gebelik, tahmini fetal a rl k, a rl k uyumsuzlu u, düflük do um a rl. Abstract: Ultrasound fetal weight estimation in twin pregnancy Objective: To assess the performance of ultrasound in twin s fetal weigt estimation (FWE), screening of low birth weight (LBW) and twin s weight discordance (TWD). Methods: A prospective study including fifty twin pregnancies was carried out. Each patient underwent an ultrasonography with estimated fetal weight (EFW) up to 4 days before delivery. We calculated the median absolute difference (MAD) and the median absolute percentage error (MAPE) between EFW and birth weight (BW). The correlation and the concordance were also assessed. Finally, we calculated the sensitivity (Se), specificity (Sp), the positive predictive value (PPV) and the negative predictive value (NPV) of ultrasound in the diagnosis of the LBW and TWD. Results: The MAD was equivalent for both twins. The MAPE was 7.7% [range: 0 to 32] for T1 and 8.2% [range: 0 to 27] for T2. The proportion of estimates beyond 10% of actual BW was 38% for T1. We have noted a significant correlation between EFW and BW for the both twins (R1=0.87; R2=0.89). In case of LBW, ultrasound had a se, sp, PPV and NPV respectively 90.32%, 76.82%, 80% and 87%. Ultrasound's performance in the diagnosis of TWD varied depending on the adopted threshold. Chorionicity, presentation and gestational age did not have any influence in the performance of FWE. Conclusion: The Ultrasound is essential in the diagnosis and management of perinatal complications common in twins. Its performance is satisfactory in EFW and depends on the threshold adopted for the diagnosis of TWD. Keywords: Ultrasound, twin pregnancy, estimated fetal weight, weight discordance, low birth weight. Yaz flma adresi: Dr. Kaouther Dimassi. Mongi Slim Hastanesi Kad n Hastal klar ve Do um Klini i, La Marsa, Tunus. e-posta: [email protected] Gelifl tarihi: fiubat 19, 2015; Kabul tarihi: Nisan 25, 2015 Bu yaz n n at f künyesi: Dimassi K, Hammemi A, Karoui A, Triki A, Gara MF. Ultrasound fetal weight estimation in twin pregnancy. Perinatal Journal 2015;23(2): Bu yaz n n çevrimiçi ngilizce sürümü: doi: /prn Karekod (Quick Response) Code: 2015 Perinatal T p Vakf
24 Dimassi K ve ark. Girifl Ço ul gebelikler, yard mc üreme tekniklerinin s k kullan m nedeniyle sürekli olarak artmaktad r. Tekil gebeliklere k yasla ikiz gebelikler, daha yüksek bir riske sahiptir: kiz gebeliklerin mortalite oran, tekil gebeliklerden alt kat daha fazlad r. [1] Neonatal morbidite de ayr ca artmaktad r. Bu tür gebelikler birçok komplikasyona yol açmakta olup, tüm prematürite ve intrauterin büyüme gerili inin (IUGR) de üzerindedir. [2] Bunlara ek olarak, ikiz büyüme uyumsuzlu u (TGD), bu gebeliklere özel bir komplikasyondur. Bu nedenle, ultrason incelemesinin bu gebeliklerin yönetiminde önemli oldu u görülmektedir. Örne in fetal a rl k tahmini, fetal geliflim bozukluklar n tespit etmeye ve izlemeye izin verir. Ayr ca, preterm do um durumunda herhangi bir gerekli neonatal bak m n öngörmeyi de mümkün k lar. Bu nedenle fetal a rl k tahminin kesinli i, iyi obstetrik yönetim için önemlidir. Ancak literatür, ikiz gebeliklerde fetal a rl n ve fetal a rl k uyumsuzlu unun sonografik tahmininin do rulu u yönünden zay ft r. Çal flmam zda, ikiz gebeliklerde fetal a rl n tahmin etmede, ikiz büyüme uyumsuzlu unun tan s nda ve düflük do um a rl n n prenatal tan s nda ultrasonun performans n de erlendirmeyi amaçlad k. Ayr ca, farkl maternal ve fetal faktörlerin bu tahmin üzerindeki etkisini de çal flmam zda araflt rd k. Yöntem Bu prospektif çal flma, Haziran 2012 fiubat 2013 tarihleri aras nda La Marsa, Tunus taki Mongi Slim Hastanesi nin Kad n Hastal klar ve Do um Klini i nde gerçeklefltirilmifltir. Çal flmaya, ikiz gebeli i olan elli gebe dâhil edildi. Gebelik süresi ve koryonisite, ilk trimester sonografisine göre belirlenmifltir. Her bir hastaya, do umdan dört gün öncesine kadar tahmini fetal a rl k için ultrason muayenesi yap ld. Ultrason muayenesi, 3.5 MHz lik e risel abdominal probu olan ULTRASONIX, SONIX OP (Ultrasonix Medical Corporation, Richmond, BC, Kanada) ultrason cihaz yla gerçeklefltirildi. Tahmini fetal a rl k, Hadlock formülüyle [3] hesapland : Log 10 EFW= ? AC* FL HC BDP*AC AC+0.174FL. kiz fetüsler aras ndaki a rl k farkl l klar flu flekilde hesapland : (En büyük ikizin a rl en küçük ikizin a rl ) / en büyük ikizin a rl. Bu fark, gebelik süresince ve do umla birlikte hesapland. kiz büyüme uyumsuzlu u, ikizler aras nda %20 ve üzeri a rl k fark olarak tan mlanm flt r. [4] kizlerin a rl k uyumsuzlu unun sebepleri araflt r lmam flt r. Düflük do um a rl, 2500 gram alt ndaki do um a rl yla tan mlanm flt r. [5] Literatürde, bu de erin morbidite ve neonatal mortalite riskini anlaml derecede art rd bilinmektedir. [5] Oligohidramniyoz, her bir ikizin tekil en derin kesesinin 20 mm den küçük olmas fleklinde tan mlanm flt r. Literatürde, bu ölçüm yönteminin ikiz gebeliklerde en uygun yöntem oldu u görülmektedir. [6] Maternal obezite, vücut kitle indeksinin (VK ) do um gününde 35 kg/m 2 olmas fleklinde tan mlanm flt r. [7] Afla daki detaylar kaydedilmifltir: Yafl, parite, boy, a rl k, BMI ve do um günü. Gebelik yafl, koryonisite, fetal prezentasyon, ilk ikiz (EFW T1) ve ikinci ikiz (EFW T2) için tahmini fetal a rl k, her bir ikizin tekil en derin kesesi. Ayr ca do umda, ilk ikizin (BW T1) ve ikinci ikizin (BW T2) do um a rl. Tahmini fetal a rl k, gerçek do um a rl yla karfl laflt r lm flt r. Veriler, standart bir çal flma sayfas na (Microsoft Excel; Microsoft Corporation, Redmond, WA, ABD) kaydedilmifltir. Tan mlay c parametreler, medyan [1. ve 3. çeyrekler] olarak ifade edilmifltir. S kl klar, yüzde olarak sunulmufltur. Analiz, birkaç flekilde gerçeklefltirilmifltir: Yüzde hastas, gerçek do um a rl n n tahmini fetal a rl - ndan ç kar lmas ve ard ndan fark n gerçek do um a rl na bölünmesi ve 100 ile çarp lmas suretiyle hesaplanm flt r. Sistematik hatay ifade eden medyan mutlak yüzde hatas, yüzde hatas üzerinden hesaplanm flt r. Mutlak yüzde hatas ve medyan mutlak yüze hatas, tahmini fetal a rl k ve gerçek do um a rl aras ndaki fark n mutlak de eri kullan larak ayn flekilde hesaplanm flt r. Gerçek do um a rl n n %10 u içerisindeki tahminlerin oran da hesaplanm flt r. Do um a rl ve ultrason tahmini fetal a rl k aras ndaki korelasyon, Pearson katsay s kullan larak sunulmufl, bu iki ölçüm aras ndaki uyum, Bland ve Altman grafi iyle de erlendirilmifltir. [8] statistiksel analiz, XLSTAT (Addinsoft, New York, NY, ABD) kullan larak gerçeklefltirilmifl, p<0.05 de eri istatistiksel olarak anlaml kabul edilmifltir. Yüzde hatalar ; maternal vücut kitle indeksi, koryonisite, gebelik yafl ve fetal prezentasyona göre Student t testi kullan larak karfl laflt r lm flt r. Çal flmam zda, ikiz büyüme uyumsuzlu unu tespit etmek üzere tahmini fetal a rl n hassasiyetini, özgüllü ünü, negatif prediktif de erini ve pozitif prediktif de erini hesaplad k. 90 Perinatoloji Dergisi
25 kiz gebelikte ultrason fetal a rl k tahmini Bulgular Çal flma boyunca, klini imizde 2170 do umu yönettik. Elli hasta, çal flmaya dâhil edilme kriterlerini karfl lamaktayd ve toplam 100 fetüs incelendi. Ortalama maternal yafl 32 [aral k: 28 36], ortalama VK [aral k: 27 40] kg/m 2 idi. Hastalar n 28 inde (%56) VK 35 kg/m 2 den fazlayd. Do umda ortalama gestasyonel yafl, 37 [aral k: 35 37] haftayd. Sonografi ve do- um aras nda geçen zaman, 2.27 [aral k: 0 4] gündü. K rk hasta klini imizde do um yaparken, di er 10 hastan n do umu özel bir klinikte gerçeklefltirildi. Genel olarak, 41 (%82) dikoryonik diamniyotik gebelik bulunmaktayd, gebeliklerin hiçbiri monoamniyotik de- ildi. Tablo 1 de, her bir ikiz için tahmini fetal a rl k ve gerçek do um a rl karfl laflt rmas n n sonuçlar detayl olarak verilmektedir. Medyan mutlak farkl l k, T1 için 155 [aral k: ,5] ve T2 için 150 [aral k: ] gramd. Medyan mutlak yüzde hatas, T1 için %7.7 [aral k: ] ve T2 için %7.55 [aral k: ] idi (p=0.8). Son olarak, gerçek do um a rl n n %10 undan fazla olan tahminlerin oran, T1 için %38 ve T2 için %34 tü (p=0.082). Bu nedenle, ikizler aras ndaki fetal a rl k tahminlerinin gerçeklefltirilmesinde hiçbir anlaml farkl l k bulunmamaktad r. Her iki fetüs için tahmini Tablo 1. Her iki ikiz için do um a rl ve tahmini fetal a rl k aras ndaki farkl l k. 1. ikiz 2. ikiz p Mutlak farkl l k (gram) 155 [ ] 150 [ ] 0.50 Medyan mutlak yüzde 7.7 [ ] 7.55 [ ] 0.80 (%) hatas Gerçek do um a rl n n 19 (%38) 17 (%34) 0.82 %10 unun ötesindeki tahminlerin oran fetal a rl k ve gerçek do um a rl aras nda güçlü ve anlaml bir korelasyon bulduk. Asl nda, korelasyon indeksleri s ras yla T1 için R1=0.87 ve T2 için R2=0.89 idi. Lineer regresyon analizi, do um a rl n afla daki formüllerle hesaplamaktad r: 1. ikiz için BW T1= *EFW T1 ve 2. ikiz için BW T2= *EFW T2 (fiekil 1). Bu de iflkenlere yönelik Bland-Altman analizi, fiekil 2 de gösterilmektedir. T1 için sapma 39.4 (%95 uyum s n rlar -580 g ila +650 g) gramd. T2 için ise sapma 19.4 (%95 uyum s n rlar -550 g ila +550) idi. Parametrelerin hiçbiri incelenmedi; obezite, miat, koryonisite veya prezentasyon, ultrason muayenesinin gerçeklefltirilmesini önemli oranda engellemifltir (Tablo 2). T1, 28 fiekil 1. Pearson lineer regresyonu kullanarak tahmini fetal a rl k ve do um a rl aras ndaki korelasyon. BW T1: lk ikizin do um a rl ; BW T2: kinci ikizin do um a rl ; EFW T1: lk ikizin tahmini do um a rl ; EFW T2: kinci ikizin tahmini do um a rl. Cilt 23 Say 2 A ustos
26 Dimassi K ve ark. fiekil 2. Bland ve Altman grafi i kullanarak uyum analizi. BW: Do um a rl ; EFW: Tahmini fetal a rl k; T1: lk ikiz; T2: kinci ikiz. (%56) olguda 2500 gramdan daha düflüktü. Düflük do- um a rl, T2 de 34 olgu (%68) ile daha s k görüldü. Bu nedenle, genel olarak düflük do um a rl n n tan - s nda ultrason hassasiyeti, özgüllü ü ve pozitif negatif prediktif de erleri, ikizler aras nda farkl l k olmaks z n, s ras yla %90, %78, %88 ve %83 olarak bulundu. %20 nin üzerinde olan ikizlerin a rl k uyumsuzlu unun prevalans %32 idi. kizlerin a rl k uyumsuzlu unun tan s yönünden ultrason muayenesinin hassasiyeti %76.9, özgüllü ü %81.8, pozitif prediktif de eri %62 ve negatif prediktif de eri %93.5 olarak bulundu. Kabul edilen uyumsuzluk efli i %25 e yükseldi inde ikizlerin a rl k uyumsuzlu u tan s nda ultrason muayenesi uygulamas - n n iyileflti ini gözlemledik (Tablo 3). Tart flma kiz gebelikler, canl do umlar n %3 ünü teflkil etmektedir. [1] Bu gebelikler, yüksek neonatal riski ile prematürite ve düflük do um a rl riskine sahiptir. Ayr - ca ikizlerin a rl k uyumsuzlu u, obstetrik kararlar verirken dikkate al nmas gereken özel bir durumdur. Bu nedenle, ikizlerde ultrason fetal a rl k tahmini obstetrik yönetim için hayati önem tafl maktad r. Çal flmam z, özellikle az say da olguya sahip olmas nedeniyle s n rl d r; ancak bu durum, bir y l boyunca kat çal flmaya dahil edilme kriterlerini karfl layan olgu bulman n ve do umdan önceki dört güne kadar özel bir ultrason muayenesi planlaman n zorlu u ile aç klanabilir. Sonuçlar m z, daha fazla sonografi uzman içeren daha büyük bir çok merkezli çal flmayla gelifltirilebilir gram [T1-T2] medyan mutlak farkl l olan ikizlerdeki tahmini fetal a rl a iliflkin iyi sonuçlar elde ettik. Ayr ca, medyan mutlak yüzde hatas % idi [T1-T2]. Bu nedenle, ikiz gebeliklerde tahmini fetal a rl kta ultrason uygulamas n n tekil gebeliklere benzer oldu u sonucuna varabiliriz. Tekil gebelikler, literatürde genifl çapta incelenmifltir ve çeflitli yay nlarda medyan mutlak yüzde hatas %6 ila %10 aras nda de iflen oranlarda bildirilmifltir. [4] Bu sonuçlar, gram [T1-T2] Medyan mutlak farkl l k ve % [T1-T2] medyan mutlak yüzde hatas sonuçlar bildiren Ivars ve ark. lar n n [9] çal flmas ndaki sonuçlara benzerdi. Yine de, as l do um a rl - n n %10 unun ötesindeki tahminlerin oran, çal flmam zdaki %34 lük orana k yasla %25 ile daha düflüktü. Bu 92 Perinatoloji Dergisi
27 kiz gebelikte ultrason fetal a rl k tahmini Tablo 2. Farkl maternal ve fetal faktörlerin ultrason fetal a rl k tahminleri üzerindeki etkileri. 1. ikiz 2. ikiz Maternal obezite Obez: >35 kg/m g [100;450] 150 g [100; 251.5] Obez de il: <35 kg/m g [50;250] 190 g [75; 300] p=0.12 p=0.08 Gebelik yafl : >32 hafta g [100; 266.5] 154 g [72; 300] Gebelik yafl : <32 hafta g [75; 150] 200 g [100; 310] p=0.25 p=0.38 Koryonisite Dikoryonik diamniyotik g [50; 300] 150 g [75; 200] Monokoryonik-diamniyotik g [140.5; 455] 150 g [100 ;184] p=0.26 p=0.27 Fetal prezentasyon Sefalik g [85; 327] 152 g [90; 254] Makat (B) g [78; 300.5] 126 g [100; 258.2] Transvers (T) g 138 g [120; 266] C-B; p=0.21 C-B; p=0.16 C-T; p=0.48 C-T; p=0.23 B-T; p=0.47 B-T; p=0.28 durum paradoksal görünmektedir; özellikle çal flmam zda ultrason muayenesi ile do um aras ndaki gecikme daha düflüktü (2.27 güne karfl 7 gün). [9] Ayr ca, Danon ve ark. [2] taraf ndan 278 ikiz gebelik üzerinde yap lan ve ultrason muayenesi ve do um aras nda 3 günlük aral k bildiren retrospektif çal flmada benzer sonuçlar bildirilmifltir. Gerçek do um a rl n n %10 unun ötesindeki tahminlerin oran %33.6 idi. Tahmini fetal a rl klar ve do um a rl klar aras nda güçlü bir korelasyon bulduk. Literatürde de benzer sonuçlar bildirilmifltir. [9] Korelasyon katsay s n n hesapland lineer regresyon tekni i, iki de er aras nda lineer bir iliflkinin varl n araflt rmaktad r; iki de er aras nda zay f bir konkordansa ra men mevcut olabilir. ki de er aras ndaki en iyi uyumu hesaplamak için, Bland ve Altman yöntemini kullanarak bir konkordans çal flmas gerçeklefltirdik. Ayn yöntem, Ivars ve ark. taraf ndan da kullan lm flt r. [9] Çal flmalar nda, T1 için sapmay +35 gram ve T2 için -23 gram olarak bulmufllard r. Bu sonuçlar, bizim çal flmam zda benzer flekilde T1 için gram ve T2 için 19.4 gram olarak bulunmufltur. Ancak çal flmam zda uyum s n rlar oldukça fazlayd ; bu nedenle sonuçlar iyilefltirmek zorunday z. Çal flmam zda kullan lan Hadlock formülü, genellikle tekil gebelikler için kullan lmaktad r; [1] bu husus, birçok yazar taraf ndan tart fl lm flt r. Örne in Ong ve ark., [10] ikiz gebeliklerde tahmini fetal a rl k için çeflitli matematiksel formülleri karfl laflt rm fl ve anlaml farkl l klar bulmam flt r. Diaz-Garcia ve ark., [11] çeflitli formülleri karfl laflt rm fl ve Hadlock 2 nin, gerçek do um kilosunun %10 u içerisinde en iyi tahmin oranlar yla ve Tablo 3. Kabul edilen eflik de ere göre ikizlerin a rl k uyumsuzlu unun prenatal tan s nda ultrason performans. Hassasiyet Özgüllük PPV NPV Eflik de er %20 %76.9 %81.8 %62 %93.5 Eflik de er %25 %81.5 %89.2 %74 %95.4 Cilt 23 Say 2 A ustos
28 Dimassi K ve ark. ikizlerin a rl k uyumsuzlu unda daha iyi bir tahminiyle en etkili yöntemi bulmufltur. Sonuç olarak Hadlock formülü, ikiz gebeliklerde tahmini fetal a rl k için geçerli bir yöntemdir. kizlerin a rl k uyumsuzlu unun, %25 30 aral nda oldu u durumlarda orta seviyede, %30 u aflt durumlarda ise fliddetli oldu u düflünülmektedir. [4] Çoklu gebeliklere özel bu durum, herhangi bir büyüme anormalli ini tespit etmek ve bunun sonucunda obstetrik yönetimini uyarlamak için ayl k ultrason kontrolü gerektiren yüksek morbidite ve perinatal mortalite riskiyle [12,13] iliflkilendirilmektedir. Doe örne inde, neredeyse tüm obstetri ekipleri, ikizlerin a rl k uyumsuzlu u %30 dan fazla oldu unda ya da fliddetli IUGR durumunda sezaryen önermektedir. [12] kizlerin a rl k uyumsuzlu u prevalans, kabul edilen tan ma göre de iflmektedir; ikiz gebeliklerin %10 29 unda görülmektedir. [6] Literatürde, ikiz uyumsuzlu unu tan mlamak üzere kabul edilen eflik de er, %10 ila %40 aras nda de iflmektedir; ancak %20 efli i yayg n olarak kullan lmaktad r. [10] Ultrason, ikizlerin a rl k uyumsuzlu unun prenatal görüntülenmesinde alt n standarttaki muayene yöntemidir. [6] Uygulan fl, kabul edilen eflik de ere göre de- iflir. Bu nedenle, 67 ikiz gebelik üzerinde çal flan Mottet ve ark., [4] ultrason hassasiyetinin fliddetli uyumsuzlu- un tespiti için %80 oldu unu (eflik de er %35), orta derece uyumsuzlukta %41 e düfltü ünü (eflik de er %25) ve hafif uyumsuzluk durumunda ise %20 ye düfltü ünü (eflik de er %20) bulmufltur. [12] Biz de çal flmam zda benzer bulgular bildirdik ve ultrason performans n n %20 lik bir eflik de ere düfltü ünü bulduk. Ancak, kullan lan her bir eflik de erde daha yüksek bir hassasiyet (>%70) tespit ettik. Bu sonuçlar, daha büyük say da bir olgu serisiyle teyit edilmelidir. Çeflitli gruplar, ikizlerin a rl k uyumsuzlu una yönelik sonografik prenatal tan y iyilefltirmek için farkl yöntemler önermifltir. [14,15] Örne in Erkkola ve ark. [14] sefalik çevreyi kullanm flt r ancak pozitif prediktif de er düflüktü. Di- er yazarlar, abdominal çevreyi kullanm flt r. Tahmini fetal a rl olarak kullanarak ayn hassasiyeti bulmufllard r. [16] Storlazzi et al.. [7] uyumsuzlu u tan mlamak için BIP fark n n 6 mm den büyük olmas, CA fark n n 20 mm den büyük olmas, femur uzunlu unun 5 mm - den büyük olmas gibi di er parametreleri kullanm flt r. Ancak en iyi prediktif de er, tahmini fetal a rl k kullan larak bulunmufltur. [7] Son olarak, düflük pozitif prediktif de er nedeniyle di er çal flmalar, ikizlerin a rl k uyumsuzlu u tan s nda ultrasonografi performans n iyilefltirmek ve risk alt ndaki fetüsleri daha iyi hedefleyebilmek için biyometrik parametreleri fetal Doppler ile iliflkilendirmeyi önermifltir. [17,18] Öte yandan, ikizlerin a rl k uyumsuzlu unu taramada ultrasonun negatif prediktif de eri mükemmeldir. [5] Bu durum, düflük riskteki ikiz gebeliklerin tespitine yol açabilmekte ve bu nedenle afl r izlemesini önleyebilmektedir. Düflük do um a rl, dünya çap nda bebek mortalitesinin önde gelen sebebidir. kizlerin yaklafl k % haftadan önce do makta, %20 ila %30 u gestasyonel yafl na göre küçük olmaktad r. Bu nedenle prematüre ve IUGR, ikizlerin a rl k uyumsuzlu u insidans n %50 60 art rmaktad r. [19] Bu çal flmada, ultrasonografi %85 lik pozitif prediktif de eri ve %90 l k negatif prediktif de eri ile düflük do um a rl n tahmin etmeye yard mc olmaktad r. Bu sonuçlar, özellikle düflük pozitif prediktif raporun literatürde genellikle %22 47 olarak bildirilmesi nedeniyle daha büyük olgu serileriyle do rulanmal d r. [20,9] Ultrasonun tahmini fetal a rl k performans n etkileyebilecek maternal ve fetal faktörler yönünden flunlar inceledik: Maternal obezite, koryonisite ve fetal prezentasyon. Herhangi bir faktörün önemli bir etkisi oldu u sonucuna vard k. Bu konuda literatürde çeflitli ihtilaflar bulunmaktad r. Örne in, maternal obezite hakk nda baz çal flmalar, tahmini fetal a rl k konusunda obezitenin yüksek tahmine yol açt sonucuna varm flt r. [21] Di er yazarlar, [2] obez olan ve olmayan hastalar aras nda anlaml bir farkl l k bulmam flt r. Son olarak Ivars ve ark., [9] maternal obezitenin ultrason performans n art rd sonucuna varm flt r. Obezitenin gündelik yaflamda zorlu a yol açt düflünüldü ünde, bu sonuç flafl rt c bulunabilir. Bu çeliflkili sonuçlar, obez olan ve olmayan hastalarda do um a rl ndaki farkl l klarla ya da daha güçlü ultrason makinesi veya sonograf uzman deneyimiyle aç klanabilir. Maternal obezite durumunda bir ikiz a rl tahmini gerçeklefltirmek için gerekli süreyi hesaplayan bir çal flma, sonucumuzu iyilefltirebilir. Sonraki izlemi belirleyece inden, koryonisitenin ilk trimester ultrasonunda belirlenmesi gerekmektedir. Ivars ve ark. [9] için koryonisite, tahmini fetal a rl etkilememektedir. Öte yandan, ayn ekibe [9] göre, miat 32. haftadan önce tahmini fetal a rl n (p=0.012) pozitif olarak etkileyen bir faktör olarak bulunmufltur. Son olarak, literatürde fetal prezentasyonun ultrasonun tahmin performans n etkiledi i bilinmemektedir. [23] 94 Perinatoloji Dergisi
29 kiz gebelikte ultrason fetal a rl k tahmini Sonuç Ultrason, ikizlerde yayg n olan perinatal komplikasyonlar n tan s ve yönetiminde hayati öneme sahiptir. Fetal a rl k tahminindeki performans memnun edicidir; neonatal prematüre do umlar n tahminine ve daha iyi yönetimine izin verir. Ancak büyüme uyumsuzlu u tan s ndaki performans, pozitif prediktif de er bak - m ndan k s tl d r. Öte yandan negatif prediktif de eri mükemmeldir. Bu durum, düflük riskteki ikiz gebeliklerin tespitine yol açabilmekte ve bu nedenle afl r obstetrik bak m önleyebilmektedir. Ç kar Çak flmas : Ç kar çak flmas bulunmad belirtilmifltir. Kaynaklar 1. Branum AM, Schoendorf KC. The effect of birth weight discordance on twin neonatal mortality. Obstet Gynecol 2003; 101: Danon D, Melamed N, Bardin R, Meizner I. Accuracy of ultrasonographic fetal weight estimation in twin pregnancies. Obstet Gynecol. 2008;112: Hadlock FP, Harrist RB, Sharman RS, Deter RL, Park SK. Estimation of fetal weight with the use of head, body, and femur measurements a prospective study. Am J Obstet Gynecol 1985;151: Mottet N, Guillaume M, Martin A, Ramanah R, Riethmuller R. Birth weight discordance in dichorionic twins: diagnosis, obstetrical and neonatal prognosis. Gynecol Obstet Fertil [Article in French] 2014;42: Ducarme G, Seguro E, Chesnoy V, Davitian C, Luton D. Estimation of fetal weight by external abdominal measurements and fundal height measurement near term for the detection of intra-uterine growth retardation. [Article in French] Gynecol Obstet Fertil 2012;40: Marttila R, Kaprio J, Hallman M. Respiratory distress syndrome in twin infantscompared with singletons. Am J Obstet Gynecol 2004;191: Storlazzi E, Vintzileos AM, Campbell WA, Nochimson DJ, Weinbaum PJ. Ultrasonic diagnosis of discordant fetal growth in twin gestations. Obstet Gynecol 1987;69: Bland JM, Altman DG. Statistical methods for assessing agreement between two methods of clinical measurement. Lancet 1986;1(8476): Ivars J, Houfflin-Debarge V, Vaast P, Deruelle P. Accuracy of ultrasonography fetal weight estimation in twin pregnancies. [Article in French] Gynecol Obstet Fertil 2010;38: Ong S, Smith AP, Fitzmaurice A, Campbell D. Estimation of fetal weight in twins: a new mathematical model. Br J Obstet Gynaecol 1999;106: Diaz-Garcia C, Bernard JP, Ville Y, Salamon LJ. Validity of sonographic prediction of fetal weight and weight discordance in twin pregnancie. Prenat Diagn 2010;30: Vergani P, Locatelli A, Ratti M, Scian A, Pozzi E, Pezzullo JC, et al. Preterm twins: what threshold of birth weight discordance heralds major adverse neonatal outcome? Am J Obstet Gynecol 2004;191: Amaru RC, Bush MC, Berkowitz RL, Lapinski RH, Gaddipati S. Is discordant growth in twin an independent risk factor for adverse neonatal outcome? Obstet Gynecol 2004;103: Erkkola R, Ala-Mello S, Piiroinen O, Kero P, Sillanpää M. Growth discordancy in twin pregnancies: a risk factor notdetected by measurements of biparietal diameter. Obstet Gynecol 1985;66: Klam SL, Rinfret D, Leduc L. Prediction of growth discordance in twins with the use of abdominal circumference ratios. Am J Obstet Gynecol 2005;192(1): Gernt PR, Mauldin JG, Newman RB, Durkalski VL. Sonographic prediction of twin birth weight discordance. Obstet Gynecol 2001;97: Hill LM, Guzick D, Chenevey P, Boyles D, Nedzesky P. The sonographic assessment of twin growth discordancy. Obstet Gynecol 1994;84: Caravello JW, Chauhan SP, Morrison JC, Magann EF, Martin JN Jr, Devoe LD. Sonographic examination does not predict twin growth discordance accurately. Obstet Gynecol 1997;89: Kontopoulos EV, Ananth CV, Smulian JC, Vintzileos AM. The influence of mode of delivery on twin neonatal mortality in the US: variance by birth weight discordance. Am J Obstet Gynecol 2005;192: Grobman WA, Parilla BV. Positive predictive value of suspected growth aberration in twin gestations. Am J Obstet Gynecol 1999;181(5Pt1): Houze de l Aulnoit A, Closset E, Deruelle P. Accuracy of ultrasound estimated fetal weight performed by OB-Gyn residents at due date. Gynecol Obstet Fertil 2009;37: Field NT, Piper JM, Langer O. The effect of maternal obesity on the accuracy of fetal weight estimation. Obstet Gynecol 1995;86: Stein W, Misselwitz B, Schmidt S. Twin-to-twin delivery time interval: influencingfactors and effect on short-term outcome of the second twin. Acta Obstet Gynecol Scand 2008;87: Cilt 23 Say 2 A ustos
30 Klinik Araflt rma Perinatoloji Dergisi 2015;23(2): Perinatal Journal 2015;23(2): künyeli yaz n n Türkçe sürümüdür. Gebelerde tiroid fonksiyon bozuklu u s kl Esra Güzel 1, Derya Sivri Ayd n 2, Behiye P nar Çilesiz Göksedef 2, Ahmet Birtan Boran 1 1 stanbul E itim ve Araflt rma Hastanesi Kad n Hastal klar ve Do um Klini i, stanbul 2 Haseki E itim ve Araflt rma Hastanesi Kad n Hastal klar ve Do um Klini i, stanbul Özet Amaç: Literatürde de iflik veriler olsa da iyot eksikli i bölgesi olan ülkemizde gebelikte tiroid fonksiyon bozuklu u s kl na dair tatmin edici veri bulunmamaktad r. Bu çal flmada gebelikte tiroid fonksiyon bozuklu u s kl n ortaya koymay amaçlad k. Yöntem: Çal flmaya tiroid stimüle edici hormon (TSH) ve serbest T4 de erleri bak lm fl 1876 gebe dahil edildi. Son adet tarihine ve ultrasonografiye göre gebelik haftalar, TSH ve serbest T4 serum düzeyleri hastanemiz kay t sisteminden retrospektif olarak tarand. TSH referans aral klar ilk trimesterde mu/l; ikinci trimesterde mu/l; üçüncü trimesterde mu/l al nd. Trimestere özgü TSH de eri yüksek, serbest T4 de eri düflük hastalar aflikar hipotiroidi, TSH de eri düflük, serbest T4 de eri yüksek olan hastalar aflikar hipertiroidi, TSH de eri anormal olup serbest T4 de eri normal olan olgular subklinik tiroid fonksiyon bozuklu u olarak de erlendirildi. Bulgular: Çal flmaya dahil edilen gebelerin ortalama yafllar 29.14±5.84 olarak saptand. Olgular n %65.4 ü (n=1227) gebeliklerinin birinci trimesterinde, %21.1 i ikinci trimesterinde (n=395), %13.5 i üçüncü trimesterinde (n=254) idi. Gebelerin %5.38 inde (n=101) hipertiroidi saptand, %1.22 si (n=23) aflikar hipertiroidi iken %4.16 s (n=78) subklinik hipertiroidi idi. Yüzde 15.88'inde (n=298) hipotiroidi vard ve %10.18 inde (n=191) aflikar hipotiroidi, %5.70 (n=107) gebede subklinik hipotiroidi saptand. Sonuç: Bu çal flmaya al nan gebelerde, muhtemelen birinci trimesterde TSH üst limitinin afla çekilmesi ve iyot eksikli i bak - m ndan riskli bir bölgede bulunmam z nedeniyle yüksek oranda hipotiroidi olgusuna rastlanm flt r. Anahtar sözcükler: Gebelik, hipotiroidi, hipertiroidi. Abstract: The incidence of thyroid dysfunction in pregnant women Objective: Despite the different data presented in the literature, there is no satisfactory data for the incidence of thyroid dysfunction during pregnancy in Turkey where iodine deficiency is prevalent. In this study, we aimed to present the incidence of thyroid dysfunction during pregnancy. Methods: A total of 1876 pregnant women, whose thyroid stimulating hormone (TSH) and free T4 values were checked, were included in the study. Weeks of gestations, TSH and free T4 serum levels according to the last menstrual date and ultrasonography were retrospectively screened from the archive of our hospital. TSH reference ranges were accepted as mu/l in the first trimester, mu/l in the second trimester and mu/l in the third trimester. The patients with high TSH value special to the trimester and low free T4 value were considered to have overt hypothyroidism, those with low TSH value and high free T4 value were considered to have overt hyperthyroidism, and the cases with abnormal TSH value but normal free T4 value were considered to have subclinical thyroid dysfunction. Results: Mean age of the pregnant women included in the study was found as 29.14±5.84 years. While 65.4% (n=1227) of the cases were in their first trimester, 21.1% (n=395) of them were in the second trimester, and 13.5% (n=254) of them were in the third trimester. Hyperthyroidism was found in 5.38% (n=101) of the pregnant women; while 1.22% (n=23) of them had overt hyperthyroidism, 4.16% (n=78) of them had subclinical hyperthyroidism. Of the cases, 15.88% (n=298) had hypothyroidism where 10.18% (n=191) of them had overt hypothyroidism and 5.70% (n=107) of them had subclinical hypothyroidism. Conclusion: In the pregnant women included in the study, we observed a high rate of hypothyroidism since TSH upper limit was possibly decreased in the first trimester and we were in a risky region for iodine deficiency. Keywords: Pregnancy, hypothyroidism, hyperthyroidism. Yaz flma adresi: Dr. Derya Sivri Ayd n. Haseki E itim ve Araflt rma Hastanesi Kad n Hastal klar ve Do um Klini i, stanbul. e-posta: [email protected] Gelifl tarihi: Eylül 28, 2014; Kabul tarihi: Nisan 4, 2015 Bu yaz n n at f künyesi: Güzel E, Sivri Ayd n D, Çilesiz Göksedef, BP, Boran AB. The incidence of thyroid dysfunction in pregnant women. Perinatal Journal 2015;23(2): Bu yaz n n çevrimiçi ngilizce sürümü: doi: /prn Karekod (Quick Response) Code: 2015 Perinatal T p Vakf
31 Gebelerde tiroid fonksiyon bozuklu u s kl Girifl Gebelerin tiroid fonksiyon testleri normal kad nlardan farkl de erlere sahiptir. Bu da yeni bir gebeli e ve ideal trimestere özgü referans aral klar oluflmas na yol açm flt r. Hem Amerikan Tiroid Birli i (ATA) hem de Amerikan Endokrin Derne i (AED) nin destekledi i büyük oranda bat ülkelerinde yay nlanm fl çal flmalar TSH referans aral n ilk trimesterde mu/l, ikinci trimesterde mu/l, üçüncü trimesterde mu/l olarak önermektedir. [1 5] Tiroid fonksiyon testlerini de erlendirmede en yayg n kullan lan testler tiroid stimulan hormon (TSH) ve serbest tiroksin (st4) dir. [6,7] Genel literatürde gebelerde hipotiroidi %2 4, hipertiroidi % oran nda rapor edilse de bu literatürlerde TSH üst s n r 5 miu/l olarak al nm flt r. [8] Ayr ca ülkemiz iyot eksikli i bölgesi olmaya devam etmektedir. [9] Bu nedenle tiroid disfonksiyonu oran n n bat literatüründen yüksek olmas beklenir. Ülkemizde TSH düzeyinin önerilen bu referans aral n kullanarak yap lan tatmin edici veri bulunmamaktad r. Bu çal flmada çal flma grubumuzdaki gebelerde TSH ve st4 düzeylerine bakarak son y llarda kabul gören TSH referans aral n ilk trimesterde mu/l; ikinci trimesterde mu/l; üçüncü trimesterde mu/l alarak tiroid fonksiyon bozuklu u s kl n saptamay amaçlad k. Yöntem stanbul E itim ve Araflt rma Hastanesi ( EAH) Etik Kurulu onay al narak, EAH Kad n Hastal klar ve Do um Klini i Gebe Poliklini i ne 1 Ocak Ocak 2014 tarihleri aras nda baflvuran, TSH ve st4 de erleri bak lm fl 1876 tekiz gebe araflt rmam za dahil edildi. Gebelerin yafllar, ultrasona göre gebelik haftalar, TSH ve st4 düzeyleri hastanemiz kay t sisteminden retrospektif olarak tarand. Anamnez ve klinik de- erlendirme göz ard edildi. TSH ve st4 ayn laboratuvarda kemilüminesan yöntem ile çal flan Advia Centaur XP immunassay cihaz nda (Siemens Healthcare, Malvern, PA, ABD) orijinal kitleriyle analiz edildi. Gebelerin verileri Microsoft Excel Office 2011 (Microsoft Corporation, Redmond, WA, ABD) kullan larak analiz edildi. Gebelerin yafl ortalamalar, gebelik haftalar, trimesterlere özgü ayr ayr hipotiroidi, hipertiroidi oranlar hesapland. TSH için normal aral k, ilk trimesterde mi- U/L; ikinci trimesterde miu/l; üçüncü trimesterde miu/l olarak al nd. lk trimesterde TSH s 2.5 miu/l nin üzerinde, ikinci ve üçüncü trimsterlerde 3 miu/l nin üzerinde olan gebeler hipotiroidi olarak de erlendirildi. st4 normal düzeyleri miu/l olarak al nd. Birinci trimesterde TSH 2.5 mi- U/L nin üzerinde, 2. ve 3. trimesterde 3 miu/l nin üzerinde olup st4 ü normal s n rlar içerisinde olan gebeler subklinik hipotiroidi, st4 ü laboratuvar alt s n r na göre 0.93 ün alt nda olan gebeler aflikar hipotiroidi olarak de- erlendirildi. Birinci trimesterde TSH s 0.1 miu/l nin, ikinci trimesterde, 0.2 miu/l nin; üçüncü trimesterde 0.3 miu/l nin alt nda olan gebeler hipertiroidi olarak de- erlendirildi. Bu gebelerden st4 ü normal s n rlar içerisinde olanlar subklinik hipertiroidi, laboratuvar üst s n r na göre st4 düzeyi 1.7 miu/l nin üzerinde olanlar aflikar hipertiroidi olarak de erlendirildi. Bulgular Çal flmaya dahil edilen gebelerin ortalama yafllar 29.14±5.84 (aral k: 15 48) olarak saptand. Ortalama gebelik haftas 13.95±9.28; ortanca gebelik haftas 10 (aral k: 5 40) olarak bulundu. Olgular n %65.4 ü (n=1227) birinci trimester, %21.1 i (n=395) ikinci trimester, %13.5 i (n=254) üçüncü trimesterde idi. Tüm gebelerde TSH ortalamas 1.71±2.20 miu/l, st4 ortalamas 1.05±0.23 miu/l olarak bulundu. Trimesterlere göre ayr ld nda birinci trimesterde TSH ortalamas 1.57±2.25 miu/l, st4 ortalamas 1.10±0.24 mi- U/L, ikinci trimesterde TSH ortalamas 1.87±0.68 mi- U/L, st4 ortalamas 0.99±1.83 miu/l, üçüncü trimesterde TSH ortalamas 2.15,±2.53 miu/l, st4 ortalamas 0.93±0.13 miu/l idi. Gebelerin %5.38 inde (n=101) hipertiroidi saptand ve %1.22 si (n=23) aflikar hipertiroidi iken %4.16 s (n=78) subklinik hipertiroidi idi. Hipotroidi oran %15.88 (n=298) olup; %10.18 inde (n=191) aflikar hipotiroidi, %5.7 sinde (n=107) ise subklinik hipotiroidi saptand. Birinci trimesterdeki gebelerin hipertiroidi, aflikar hipertiroidi ve subklinik hipertiroidi oranlar s ras yla %7.09, %1.71, %5.38 idi. Birinci trimesterde hipotiroidi, aflikar hipotiroidi ve subklinik hipotiroidi oranlar s ras yla %15.64, %10.92, %4.72 idi. Cilt 23 Say 2 A ustos
32 Güzel E ve ark. kinci trimesterde %3.03 gebede hipertiroidi, %16.70 gebede hipotiroidi mevcuttu. Üçüncü trimesterde gebelerin %0.78 inde hipertiroidi %15.74 inde hipotiroidi bulundu. Tüm gebelerde ve 3 ayr trimesterlerde tiroid fonksiyon bozuklu u oranlar Tablo 1 de görülmektedir. Tart flma Tiroid fonksiyon bozuklu u gebelerde s k görülen endokrin problemler aras ndad r. Erken gebelikte, tiroid ba lay c globülin (TBG) de art fl, insan koryonik gonadotropininin (hcg) TSH reseptörlerini uyarmas ve iyot metabolizmas nda de ifliklikler nedeniyle maternal tiroid fonksiyonlar etkilenir. [6] Serum total T4 ve T3 üretimi gebeli in ilk yar s nda artar, 20. hafta civar nda plato çizer ve belirli bir kararl döneme ulaflt - nda gebelik öncesi döneme gelir. TBG art fl total T4 ve T3 düzeyinde yaklafl k 1.5 kat art fla neden olur. Serum st4 ve st3 düzeyleri bafllang çta, normal s n rlar içerisinde, hafifçe artar, gebelik haftas ilerledikçe özellikle birinci ve ikinci trimesterleri aras nda normal s - n rlar içerisinde kalarak aflamal olarak azal r. Serum st4 ve st3 ba l olmayan ve biyolojik aktif formdur ve total T4 ün %0.03, total T3 ün %0.3 kadar serbest halde bulunur. [1] Tiroid hormon yap m nda art fl, iyot at l m n n kat artmas ve anneden fetusa iyot geçifline ba l olarak gebelikte iyot gereksinimi yaklafl k %50 artarak günlük al m ihtiyac 250 μg a ulafl r. [10] Normal tiroid bezi gebelikte artan hormon ihtiyac n karfl layabilir ve tiroid hormon düzeylerinin normal s n rlar içerisinde kalmas n sa lar. Fakat bariz tiroid patolojisi olan durumlarda, tiroid hormon üretiminde art fl sa lanamaz ve gebe kad nda hipotiroidizm ortaya ç kabilir. [11] lk trimesterde fetal nörogeliflim plasentadan geçen maternal tiroid hormonlar taraf ndan sa lan r. [12] Maternal tiroid hormon fazlal ya da azl n n gebeli in her aflamas nda fetus ve annenin gebelik sonuçlar n etkiledi i bilinmektedir. [6,13] Maternal hipotiroidizm gebelikte en s k görülen tiroid fonksiyon bozuklu udur ve fetal kay p, gebelik ile iliflkili hipertansiyon, preterm do um, ablasyo plasenta ve bebekte azalm fl entellektüel fonksiyon ile iliflkilidir. [11,14] Bu olumsuz sonuçlar hem gebeliklerin %0.2 sinde görülen aflikar hipotiroidi (artm fl serum TSH, azalm fl st4) hem de gebeliklerin %2.3 ünde görülen subklinik hipotiroidi Tablo 1. Tüm gebelerde ve 3 ayr trimesterde tiroid fonksiyon bozuklu u yüzde (%) oranlar. Tüm Birinci kinci Üçüncü gebeler trimester trimester trimester Hipertiroidi Aflikar hipertiroidi Subklinik hipertiroidi Hipotiroidi Aflikar hipotiroidi Subklinik hipotiroidi (artm fl TSH, normal st4) ile iliflkilidir. [11,14] Aflikar hipertiroidizm daha nadirdir ve %0.2 oran nda görülür. Anne ve fetus için intrauterin büyüme k s tl l, preeklampsi ve preterm eylem ile iliflkilidir. [13] Subklinik hipertiroidizm (azalm fl TSH, normal st4) %1.7 oran nda görülür ve kötü gebelik sonuçlar ile iliflkili de ildir. [15] Hipertiroidizm vakalar nda st4 ve st3 genellikle beraberce yüksek bulundu u halde, T3 toksikozu olarak adland r lan ve seyrek görülen bir grup hipertiroidizm vakas nda tek bafl na T3 konsantrasyonu yüksek bulunabilir. Gebeli in birinci trimesterinde gestasyonel tirotoksikoz veya geçici gestasyonel hipertiroidizm olarak da bilinen durum, tiroid TSH reseptörlerini uyaran yüksek titreli hcg sekresyonuna ba l olarak geliflir. Hiperemezis gravidaruma ba l geçici hipertiroidizm konsepsiyonun ard ndan ilk haftalarda bulant -kusma ile baflvuran ve tiroid fonksiyon testleri hipertiroidi ile uyumlu olan kad nlarda düflünülmelidir. [16] Bu çal flmada birinci trimesterde %7.1, ikinci trimesterde %3.0, üçüncü trimesterde %0.8 hipertiroidi saptand. lk trimesterde hem literatüre hem de di er trimesterlere göre yüksek saptamam z n nedeninin gestasyonel tirotoksikoz ve hiperemezis gravidaruma ba l geçici hipertiroidizm olgular n d fllamamam z ve otoimmün hipertiroidizmin ikinci ve üçüncü trimesterdeki remisyonuna ba l oldu unu düflünmekteyiz. Gebelikte annede ciddi iyot eksikli i varsa fetusta hipotiroksinemi ve fetal guatr meydana gelir. Ciddi iyot eksili inde IQ derecesi normale göre 13.5 puan daha azd r. Gebelik s ras nda günlük iyot al m 100 μg n alt na inerse iyot eksikli inden bahsedilir. [17] Türkiye bir iyot eksikli i bölgesidir. [9] Türkiye de a r ve orta derece iyot yetmezli i bölgeleri hafif yetersiz ve normal iyot konsantrasyonu olan bölgelerden daha faz- 98 Perinatoloji Dergisi
33 Gebelerde tiroid fonksiyon bozuklu u s kl lad r. [18] stanbul da da iyot eksikli i oran %46.2 olarak rapor edilmifltir. [19] Amerika da do urganl k ça ndaki kad nlarda %7 oran nda orta derecede iyot yetmezli i bildirilmifltir. [17] Ülkemizdeki oranlar Amerika ile karfl - laflt r ld nda oldukça yüksektir. Literatürde gebelerde hipotiroidi s kl % verilse de bu Klein ve ark. n n [8] 1991 y l nda TSH 6 mu/l üzerini hipotiroidi olarak ald klar çal flmalar na dayanmaktad r. ATA 2011 y l nda trimester spesifik TSH üst s n r tan mlam fl, s n r birinci trimesterde 2.5 mu/l ye çekilmifl ve uluslararas düzeyde kabul görmüfltür. [1] Türkiye den Temur ve ark. [20] birinci ve ikinci trimesteri içeren çal flmalar nda TSH üst limitini 5.6 mu/l olarak alm fllar ve hipotiroidi s kl n %3.6 olarak tespit etmifller. Oranlar bizim çal flmam za göre düflük olmas - na ra men çal flmalar nda tiroid hastal için risk faktörü bulunan ve bulunmayan gebeler aras nda tiroid fonksiyon bozuklu u aç s ndan fark saptanmam fl bu nedenle tüm gebelerin taranmas gerekti ini vurgulamaktalar. Dikkat çekici bir flekilde 4800 gebeyi içeren bir çal flmada TSH üst limitini 2,5 miu/l al nd nda subklinik hipotiroidi prevelans %27.8 iken ayn limit 4.87 miu/l olarak al nd nda prevalans %4.0 olarak rapor edilmifltir. [21] TSH üst limiti 2.5 miu/l ald m z bu çal flmada, tüm trimesterde gebelerin %15.9 unda hipotiroidi vard ve %10.2 gebe aflikar hipotiroidi, %5.7 gebede subklinik hipotiroidi saptand. Sadece ilk trimester gebeleri inceledi imizde, %15.6 gebede hipotiroidi izlendi. Ülkemizden yay nlanan çal flmalarda gebelikte %2.8 ve %1.6 oran nda hipotroidi bildirilmifl olup; [22,23] bizim çal flmam zdaki yüksek hipotroidi oran n n TSH üst s n r n n de ifltirilmesi ile iliflkili olabilece i görüflündeyiz. Her ne kadar gebelikte tiroid fonksiyon bozuklu u taramas semptomatik ya da tiroid hastal öyküsü olan tip 2 diyabet ya da di er otoimmun hastal k öyküsü olan yüksek riskli kad nlarda [24] ve subklinik tiroid hastal klar - na iliflkin olarak, tiroid hastal klar aç s ndan yüksek riskli gebelerde yap lmas fleklinde konsensus olsa da [25] bölgemizde saptad m z bu yüksek oran nedeniyle tüm gebelerin tiroid fonksiyon bozuklu u aç s ndan ilk baflvuruda rutin taranmas gerekti ini düflünmekteyiz. Bu çal flman n retrospektif olmas baz k s tlamalara neden oldu. Daha önceden tiroid disfonksiyonu olup hastanemize refere edilen gebelerin oran na kay t sistemimizden ulaflamad k. Literatüre göre daha yüksek tiroid disfonksiyonu oran na sahip olmam z bu durum etkiliyor gibi görünmektedir. Bizim gibi iyot eksikli i olan ülkelerde bu oran n çok daha yüksek ç kmas beklenen bir sonuçtur. Sonuç Çal flma bölgemizde gebelerde tiroid disfonksiyonu s kl n yüksek oranda saptad k. Bu çal flmada hipotiroidi oran n n %15 gibi oldukça yüksek ç kmas TSH üst limitinin birinci trimesterde 2.5 miu/l ye, ikinci ve üçüncü trimesterde 3 miu/l ye çekilmifl olmas ndan kaynaklan yor olabilir. Ayr ca çal flma bölgemizin iyot eksikli i bölgesi olmas ve önceden var olan tiroid hastal nedeniyle hastanemize refere edilen gebelerin var olmas bu oran yükseltmifl olabilir. Ç kar Çak flmas : Ç kar çak flmas bulunmad belirtilmifltir. Kaynaklar 1. Stagnaro-Green A, Abalovich M, Alexander E, Azizi F, Mestman J, Negro R, et al.; American Thyroid Association Taskforce on Thyroid Disease During Pregnancy and Postpartum. Guidelines of the American Thyroid Association for the diagnosis and management of thyroid disease during pregnancy and postpartum. Thyroid 2011;21: De Groot L, Abalovich M, Alexander EK, Amino N, Barbour L, Cobin RH, et al. Management of thyroid dysfunction during pregnancy and postpartum: an Endocrine Society clinical practice guideline. J Clin Endocrinol Metab 2012;97: Haddow JE, Palomaki GE, McClain MR. Thyroid-stimulating hormone in singleton and twin pregnancy: importance of gestational age-specific reference ranges. Obstet Gynecol 2006;107: Soldin OP, Soldin D, Sastoque M. Gestation-specific thyroxine and thyroid stimulating hormone levels in the United States and worldwide. Ther Drug Monit 2007;29: Haddow JE, McClain MR, Lambert-Messerlian G, Palomaki GE, Canick JA, Cleary-Goldman J, et al. First and Second Trimester Evaluation of Risk for Fetal Aneuploidy Research Consortium: Variability in thyroid-stimulating hormone suppression by human chorionic gonadotropin during early pregnancy. J Clin Endocrinol Metab 2008;93: Glinoer D. The regulation of thyroid function in pregnancy: Pathways of endocrine adaptation from physiology to pathology. Endocr Rev 1997;18: Baloch Z, Carayon P, Conte-Devolx B, Demers LM, Feldt- Rasmussen U, Henry JF, et al.; Guidelines Committee, National Academy of Clinical Biochemistry. Laboratory medicine practice guidelines. Laboratory support for the diagnosis and monitoring of thyroid disease. Thyroid 2003;13: Cilt 23 Say 2 A ustos
34 Güzel E ve ark. 8. Klein RZ, Haddow JE, Faix JD, Brown RS, Hermos RJ, Pulkkinen A, et al. Prevalence of thyroid deficiency in pregnant women. Clin Endocrinol (Oxf) 1991;35: Yordam N, Ozan A, Alikaflifo lu A, Ozgen A, Ceren N, Zafer Y, et al. Iodine deficiency in Turkey. Eur J Pediatr 1999;158: Zimmermann MB, Jooste PL, Pandav C. Iodine deficiency disorders. Lancet 2008;372: Haddow JE, Palomaki GE, Allan WC, Williams JR, Knight GJ, Gagnon J, et al. Maternal thyroid deficiency during pregnancy and subsequent neurophyschological development of the child. N Engl J Med 1999;341: Henrichs J, Bongers-Schokking JJ, Schenk JJ, Ghassabian A, Schmidt HG, Visser TJ, et al. Maternal thyroid function during early pregnancy and cognitive functioning in early childhood: the generation R study. J Clin Endocrinol Metab 2010;95: Casey BM, Leveno KJ. Thyroid disease in pregnancy. Obstet Gynecol 2006;108: Casey BM, Dashe JS, Wells CE, McIntire DD, Byrd EW, Leveno KJ, et al. Subclinical hypothyroidism and pregnancy outcomes. Obstet Gynecol 2005;105: Casey BM, Dashe JS, Wells CE, McIntire DD, Leveno KJ, Cunningham FG. Subclinical hyperthyroidism and pregnancy. Obstet Gynecol 2006;107(2 Part 1): Goodwin TM, Hershman JM. Hyperthyroidism due to inappropriate production of human chorionic gonadotropin. Clin Obstet Gynecol 1997;40: Glinoer D. The regulation of thyroid function normal pregnancy: importance of the iodine nutrition status. Clinical Endocrinology and Metabolism. Best Pract Res Clin Endocrinol Metab 2004;18: Simsek E, Safak A, Yavuz O, Aras S, Dogan S, Kocabay K. Sensitivity of iodine deficiency indicators and iodine status in Turkey. J Pediatr Endocrinol Metab 2003;16: Gür E, Ercan O, Can G, Akkufl S, Güzelöz S, Ciftcili S, et al. Prevalence and risk factors of iodine deficiency among schoolchildren. J Trop Pediatr 2003;49: Temur M, Cengiz H, Ar c B, Yaflar L Özdemir A. Detection of Thyroid Dysfunction in Early Pregnancy. [Article in Turkish] Gazi Medical Journal 2012;23: Li C, Shan Z, Mao J, Wang W, Xie X, Zhou W, et al. Assessment of thyroid function during first-trimester pregnancy: what is the rational upper limit of serum TSH during the first trimester in Chinese pregnant women? J Clin Endocrinol Metab 2014;99: Kesim M, Ayd n Y, At fl A, fiiflli T. Thyroid function disturbances in third trimester pregnancy. [Article in Turkish] Türkiye Klinikleri Journal of Gynecology and Obstetrics 2005;15: Karakurt F, negöl Gümüfl, Karg l A, Uz B, Keskin E, Köro lu M. Thyroid function tests in our pregnant patients. [Article in Turkish] Yeni T p Dergisi 2007;24: American College of Obstetrics and Gynecology. ACOG practice bulletin. Thyroid disease in pregnancy. Number 37, August American College of Obstetrics and Gynecology. Int J Gynaecol Obstet 2002;79: American Thyroid Association. Consensus Statement #2: American Thyroid Association statement on early maternal thyroidal insufficiency: recognition, clinical management and research directions. Thyroid 2005;15: Perinatoloji Dergisi
35 Olgu Sunumu Perinatoloji Dergisi 2015;23(2): Perinatal Journal 2015;23(2): künyeli yaz n n Türkçe sürümüdür. Monokoryonik ikiz gebelikte velamentöz kord insersiyonu ve do um a rl diskordans : Olgu sunumu Emine Ayd n, Mert Tur al, Özgür Özyüncü Hacettepe Üniversitesi T p Fakültesi Kad n Hastal klar ve Do um Anabilim Dal, Perinatoloji Bilim Dal, Ankara Özet Amaç: kiz gebeliklerde, santral olmayan plasental kordon insersiyonunun do um a rl diskordans na olan etkisinin tart fl lmas amaçlanm flt r. Olgu: Otuz yafl nda, gravida 2, parite 1 olan hasta monokoryonik diamniyotik ikiz gebelik saptanmas üzerine klini imize baflvurdu. On ikinci haftada yap lan ilk trimester tarama s ras nda her iki fetüs aras nda bafl-popo mesafesi (CRL) diskordans saptanmas üzerine hasta yak n takibe al nd. On alt nc gebelik haftas nda fetüsler aras ndaki diskordans n az miktarda artarak devam etmesi üzerine yap lan ultrasonografik incelemede fetüslerden birinin kordonunda marjinal insersiyon saptand. Yirmi dördüncü haftadan itibaren intrauterin geliflme gerili i (IUGR) bulgular gösteren olgu biyofizik skorlama ve Doppler parametreleri ile takibe al nd. Otuz hafta dört günlük gebelik mevcutken marjinal kord insersiyonu olan ve IUGR saptanan fetüste umbilikal arterde ters ak m saptanmas ve Biyofizik skorda bozulma nedeniyle hasta sezaryen ile do- urtuldu. Sonuç: Santral olmayan plasental kord insersiyonu monokoryonik ikiz gebeliklerde do um a rl diskordans na katk da bulunur. Plasental kord insersiyon yerinin sonografik tayini ikiz gebeliklerde antenatal de erlendirmede bir kriter olarak de erlendirilebilir. Ayr ca ilk trimester monokoryonik gebeliklerde ikiz diskordans tespit edildi inde fetüslerin yak n izleminin yan nda umbilikal kord insersiyonlar n n dikkatli bir flekilde tayininin faydal olaca görüflündeyiz. Anahtar sözcükler: kiz diskordans, monokoryonik gebelikler, velamentöz kord insersiyonu. Abstract: Velamentous cord insertion and birth weight discordance in monochorionic twin pregnancy: a case report Objective: The aim is to discuss the impact of non-central placental cord insertion on birth weight discordance in twin pregnancies. Case: Thirty-year-old patient with gravida 2 and parity 1 referred to our clinic when she was found to be monochorionic diamniotic twin pregnant. Upon the determination of crown-rump length (CRL) discordance between both fetuses in the first trimester screening test carried out at twelve weeks of gestation, the patient was taken under close follow-up. Marginal insertion was found in the cord of one of the fetuses in the ultrasonographic examination performed due to the slight increase of discordance between the fetuses at 16 weeks of gestation. The case showing intrauterine growth retardation (IUGR) as of the 24 weeks of gestation was monitored closely via biophysical scoring and Doppler parameters. The patient was delivered by cesarean section due to the decrease in biophysical score and the determination of reverse flow in umbilical artery of the fetus found to have marginal cord insertion and IUGR at 30 weeks and 4 days of gestation. Conclusion: Non-central placental cord insertion contributes to the birth weight discordance in monochorionic twin pregnancies. Sonographic determination of the location of placental cord insertion can be assessed as the criteria in antenatal evaluation of twin pregnancies. Also, we believe that a careful determination of umbilical cord insertions is useful together with close follow-up of the fetuses when twin discordance is found in first trimester monochorionic pregnancies. Keywords: Twin discordance, monochorionic pregnancies, velamentous cord insertion. Yaz flma adresi: Dr. Emine Ayd n. Hacettepe Üniversitesi T p Fakültesi Kad n Hast. ve Do um AD, Perinatoloji Bilim Dal, Ankara. e-posta: [email protected] Gelifl tarihi: Eylül 2, 2014; Kabul tarihi: Ocak 14, 2015 Bu yaz n n at f künyesi: Ayd n E, Tur al M, Özyüncü Ö. Velamentous cord insertion and birth weight discordance in monochorionic twin pregnancy: a case report. Perinatal Journal 2015;23(2): Perinatal T p Vakf Bu yaz n n çevrimiçi ngilizce sürümü: doi: /prn Karekod (Quick Response) Code:
36 Ayd n E, Tur al M, Özyüncü Ö Girifl kiz gebelikler postterm gebelik ve makrozomi d - fl nda tüm perinatal komplikasyonlarda artan morbidite ve mortalite ile birliktelik göstermektedir. [1] Di er komplikasyonlarda da oldu u gibi dikoryonik ikiz gebelikler ile karfl laflt r ld nda, monokoryonik ikiz gebeliklerde ikizler aras a rl k diskordans daha s k izlenmektedir. [2] Günümüze kadar yap lan çal flmalar ikizler aras do um a rl diskordans n n artan morbidite ve mortalite ile iliflkili oldu unu göstermifltir. [3] Plasental umbilikal kord insersiyon bölgesi tekil ve ikiz gebeliklerde perinatal morbiditeye katk da bulunan bir faktördür. Tekiz gebeliklerde %7 civar nda görülebilen marjinal kord insersiyonuna ikiz gebeliklerde daha s k rastlanmaktad r. Monokoryonik ikiz gebeliklerde bu oran belirgin olarak daha yüksektir. Burada intrauterin geliflme gerili i ile sonuçlanan, fetüslerden birinde marjinal kord insersiyonu olan, monokoryonik ikiz gebelik olgusunun sunulmas ve yönetiminin tart - fl lmas amaçlanm flt r. Olgu Sunumu Otuz yafl nda gravida 2, parite 1 olan hasta d fl merkezde spontan ikiz gebelik saptanmas üzerine klini imize baflvurdu. lk muayenesinde monokoryonik, diamniyotik ikiz gebelik saptand. Son adet tarihine (SAT) göre 12 hafta 6 günlük gebelik mevcutken yap lan ultrasonografide sa fetüs bafl-popo mesafesi (CRL) 54.3 mm (12 hafta) ve ense saydaml (NT): 1.1 mm iken sol fetüs ise CRL: 69.7 mm (13 hafta 1 gün) ve NT: 1.2 mm olarak ölçüldü. Fetüslerin ölçümlerindeki bu bir haftal k fark n monokoryonik gebeliklerde görülebilen ve literatürde daha önce bildirilmifl olan erken bafllang çl ikizden ikize transfüzyon sendromu (TTTS) ile iliflkili olabilece i düflünülerek hasta yak n takibe al nd. Hastan n sonraki takiplerinde 14. gebelik haftas nda itibaren fetüsler aras diskordans daha da belirgin hale geldi. Hastaya 16. gebelik haftas nda amniyosentez uyguland. Bu s rada yap lan ultrasonografik de erlendirmede fetal anomali saptanmazken sa fetüsün kordonunun plasentaya marjinal olarak girifl yapt saptand ve bu fetüsdeki IUGR sebebinin bu olabilece i düflünüldü (fiekil 1). Karyotip analiz sonucunun normal gelmesi üzerine hasta 2 hafta aral klarla ultrasonografi takibine al nd. 24. gebelik haftas ndan itibaren haftal k renkli Doppler ile izleme geçildi. 28. haftada sa fetüsde umbilikal arterde end-diyastolik ak m kayb meydana geldi. Bu aflamada hastaya fetal akci er maturasyonunun artt r lmas amac ile iki doz kortikosteroid (betametazon 12 mg 24 saat ara ile) uygulanarak haftal k takiplere devam edildi. Otuzuncu gestasyonel haftada yap lan ultrasonografide kord insersiyonu santral yerleflimli olan fetüsün ölçüleri 29 hafta ile uyumlu olarak saptan rken tahmini fetal a rl 1341 gramd. Marjinal insersiyonu olan fetüsün ölçüleri ise 26 hafta ile uyumlu olup, tahmini fetal a rl 834 gram olarak ölçüldü. Yap lan Doppler incelemede bu fetüste umbilikal arterde ters ak m gözlenmesi ve biyofizik skorlamada kötüleflme sebebiyle do um karar al nd (fiekil 2). Sezaryen do um ile 1140 g ve 736 gr a rl nda ki bebekler, 1. ve 5. dakika Apgar skorlar 3 olarak do- fiekil 1. Sa tarafta yer alan fetüse ait kordonun plasentaya marjinal insersiyonu gösterilmektedir (ok). fiekil 2. Ultrasonografi görüntüsü umbilikal arterde ters ak m göstermektedir. 102 Perinatoloji Dergisi
37 Monokoryonik ikiz gebelikte velamentöz kord insersiyonu ve do um a rl diskordans urtuldu ve entübe edilerek yenido an yo un bak ma al nd. Küçük olan fetüsün kordonunda marjinal insersiyon hali izlendi (fiekil 3). Bebekler yenido an yo un bak m takibi sonras herhangi bir komplikasyon geliflmeden taburcu edildiler. fiekil 3. Do um sonras plasenta spesimeninde sa da tarafta yer alan kord insersiyonun marjinal olarak yerleflti i (siyah ok) izlenirken sol tarafta yer alan n ise santral yerleflimli oldu u görülmektedir (beyaz ok). Tart flma kiz gebelikler artan perinatal morbidite oranlar yla birliktedir. [1] Büyüme diskordans kötü sonuçlar do urmakla birlikte, bu olgular yüksek riskli s n f nda de erlendirilmesi gereken hastalard r. [4] kiz gebeliklerde, diskordansa yol açan ve koryonisiteye göre de iflen çok say da sebep vard r. Çal flmalar, monokoryonik ikiz gebeliklerde, eflit olmayan plasental paylafl m ve umbilikal kord insersiyon anomalilerinin büyüme diskordans na yol açt n ortaya koymufltur. Dikoryonik ikizlerde bu oran monokoryonikler ile karfl laflt r ld nda daha düflüktür. [5] 60 monokoryonik ikiz gebelik plasentas nda yap lan bir çal flmada velamentöz veya marjinal insersiyon varl ndan birinin a rl k diskordans n belirgin olarak artt rd saptanm flt r. [6] Tekil ve ikiz gebeliklerde kord insersiyosunun sonografik olarak saptanmas n n do rulu unu araflt ran çal flmalar literatürde mevcuttur. Di Salvo ve ark. n n yapt tekil ve ikiz gebelikleri kapsayan bir çal flmada 54 gebeli in 49 unda sonradan yap lan histopatolojik çal flmalar ile kord insersiyonunun ultrasonografik olarak do ru saptand kan tlanm flt r. [7] kiz gebeliklerde CRL diskordans farkl genetik potansiyel veya eflit olmayan plasental paylafl ma ba l olarak görülebilen, nadir olmayan bir durumdur. Bunun yan nda erken haftalarda CRL diskordans n n gebelik kayb, kromozomal anomaliler ve yap sal malformasyonlar ile iliflkili oldu unu gösteren çal flmalar literatürde mevcuttur. [8,9] D Antonio ve ark. n n yapm fl olduklar sistematik derlemede haftalardaki CRL diskordans art fl n n intrauterin kay p riskini beraberinde getirdi ini bildirmektedirler. Buna göre CRL diskordans %50 yi aflt nda fetüslerden birisinin intrauterin mortalitesi %100 e yaklaflmaktad r. [8] Ayr ca, preterm do um ve IUGR geliflim riskinde art fl söz konusudur. Yine ilk trimester CRL diskordans olan fetüslerde diyafragma hernisi, ventrikülomegali, flizensefali, aortik atrezi ve sakral agenezisin artm fl oldu u bildirilmifltir. [10] CRL diskordans n n kötü perinatal sonuç için prediktif de erinin zay f oldu u belirtilmekle birlikte, monokoryonisite tayin edildi inde perinatal kay p oran - n n iki kat na ç kt bildirilmifltir. lk trimester gibi erken bir dönemde CRL diskordans n n, a rl k diskordans n saptamada bir prediktör olabilece ini gösteren çal flmalar da mevcuttur. [9] Bu çal flmalar n sonucunda, kromozomal ve yap sal anomaliler d flland nda CRL diskordans n n kötü perinatal sonuçlarla iliflkisinin zay f oldu u gösterilmifltir. Ayr ca, bu iliflkilendirmenin monokoryonik ve dikoryonik gebeliklerin 14. gebelik haftas sonras nda geliflebilecek kötü sonuçlar tahmin aç s ndan yararl olmad da vurgulanm flt r. [9] kiz gebeliklerde artm fl riskler aç s ndan antenatal gözlem önem tafl maktad r. Bu de erlendirmede yer alan fetal a rl k de erlendirmesi %20 hata pay na sahiptir. Plasental kord insersiyon yeri de dahil olmak üzere a rl k diskordans na sebep olabilecek faktörler bu vakalarda araflt r lmal d r. Sonuç Marjinal kord insersiyonu monokoryonik ikiz gebeliklerde, ilk trimester CRL diskordans, fetal tahmini a rl k diskordans ve intrauterin geliflme gerili ine sebep olabilen bir durumdur. Antenatal dönemde ikiz gebeliklerde kordun insersiyon yeri gebeli in takibi aç - s ndan tespit edilebilecek bir parametre olabilir. Ç kar Çak flmas : Ç kar çak flmas bulunmad belirtilmifltir. Cilt 23 Say 2 A ustos
38 Ayd n E, Tur al M, Özyüncü Ö Kaynaklar 1. Spellacy WN, Handler A, Ferre CD. A case-control study of 1253 twin pregnancies from a perinatal data base. Obstet Gynecol 1990;75: Cleary-Goldman J, D Alton ME. Growth abnormalities and multiple gestations. Semin Perinat 2008;32: Hollier LM, McIntire DD, Leveno KJ. Outcome of twin pregnancies according to intrapair birth weight differences. Obstet Gynecol 1999;94: Amaru RC, Bush MC, Berkowitz RL, Lapinski RH, Gaddipati S. Is discordant growth in twins an independent risk factor for adverse neonatal outcome? Obstet Gynecol 2004;103: Lopriore E, Sueters M, Middeldorp JM, Oepkes D, Walther FJ, Vandenbussche FP. Velamentous cord insertion and unequal placental territories in monochorionic twins with and without twin-to-twin-transfusion syndrome. Am J Obstet Gynecol 2007;196:159 e Machin GA. Velamentous cord insertion in monochorionic twin gestation. An added risk factor. J Reprod Med 1997;42: Di Salvo DN, Benson CB, Laing FC, Brown DL, Frates MC, Doubilet PM. Sonographic evaluation of the placental cord insertion site. Am J Roentgen 1998;170: D Antonio F, Khalil A, Mantovani E, Thilaganathan B; Southwest Thames Obstetric Research Collaborative. Embryonic growth discordance and early fetal loss: the STORK multiple pregnancy cohort and systematic review. Hum Reprod 2013;28: D Antonio F, Khalil A, Dias T, Thilaganathan B; Southwest Thames Obstetric Research Collaborative (STORK). Crownrump length discordance and adverse perinatal outcome in twins: analysis of the Southwest Thames Obstetric Research Collaborative (STORK) multiple pregnancy cohort. Ultrasound Obstet Gynecol 2013;41: Weissman A, Achiron R, Lipitz S, Blickstein I, Mashiach S. The first-trimester growth-discordant twin: An ominous prenatal finding. Obstet Gynecol 1994;84: Perinatoloji Dergisi
39 Olgu Sunumu Perinatoloji Dergisi 2015;23(2): Perinatal Journal 2015;23(2): künyeli yaz n n Türkçe sürümüdür. Beklenmedik bir geçici fetal asit nedeni: Fetal over kisti rüptürü Sefa Kelekçi 1, Emre Ekmekçi 1, Seçil Kurtulmufl 1, Savafl Demirpençe 2 1 zmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk E itim ve Araflt rma Hastanesi Kad n Hastal klar ve Do um Klini i, Izmir 2 fiifa Üniversitesi T p Fakültesi Çocuk Kardiyoloji Klini i, Izmir Özet Amaç: Bir olgu nedeniyle izole fetal asit olgular ile fetal over kistlerinin iliflkisine de inmektir. Olgu: Fetal over kisti rüptürüne ba l olarak geliflen bir izole fetal asit olgusunu sunduk. Sonuç: Fetal hidrops sistemik veya lokal patolojik süreçlere ba l ortaya ç kabilmektedir. Biz bu olgu ile fetal over kisti rüptürünün izole fetal asit nedeni olabilece ini sunduk. Anahtar sözcükler: Fetal asit, fetal over kisti, fetal over kisti rüptürü. Abstract: An unexpected temporary fetal acid reason: rupture of fetal ovarian cyst Objective: To discuss the relationship between isolated fetal acid cases and fetal ovarian cysts. Case: We presented an isolated fetal acid case developing the rupture of fetal ovarian cyst. Conclusion: Fetal hydrops may occur depending on the systemic or local pathological processes. With this case, we concluded that the rupture of fetal ovarian cyst may be the reason of isolated fetal acid. Keywords: Fetal acid, fetal ovarian cyst, rupture of fetal ovarian cyst. Girifl Fetal asit, fetal hidropsa ait bir belirti olarak kabul edilebilir ve birçok etyolojik faktöre yan t olarak geliflebilmektedir. Son y llarda Rh immünglobulinin yayg n kullan ma girmifl olmas yla birlikte, non immün hidrops olgular immün hidropsa göre çok daha s k karfl - m za ç kmaktad r. Fetal asit birçok farkl fetal nedenle di er serozal kaviteler ve subkutan dokudan ba ms z bir flekilde izole olarak da geliflebilmektedir. zole primer fetal asitin nedenleri net de ildir. Baz lar n n spontan olarak gerilemesine ra men ço u olguda tablo fetal hidropsa ilerlemektedir. Over kistleri k z yenido- anlarda s k karfl lafl lan abdominal kistik kitlelerdir. Genellikle semptomatik de ildirler ve spontan olarak kaybolurlar. Ultrasonografinin yayg n kullan m ile birlikte art k hem fetal hem de yenido anda over kistlerine daha s k tan konulmaktad r. S kl kla asemptomatik olmalar ve klinik öneme sahip olmamalar nedeniyle bu oluflumlar takibe al nmakta ve izlenmektedirler. Biz bu yaz da fetal asit için beklenmedik nadir bir neden olan fetal over kisti rüptürü nedeniyle karfl laflt - m z bir olgumuzu sunduk. Olgu Sunumu Otuz dört yafl nda gravida 2, parite 0, bir adet erken dönem gebelik kayb olan hasta gebeli inin 32. haftas nda klini imize fetal intraabdominal kistik oluflum nedeniyle refere edildi. Gebeli i bu haftaya kadar normal seyir seyretmifl olup takibinde patoloji saptanmam flt. Öyküsünde efllik eden belirgin hastal yoktu. Gebeli i boyunca tüm prenatal vizitlere eksiksiz kat lm fl ve anormal Yaz flma adresi: Dr. Savafl Demirpençe. fiifa Üniversitesi T p Fakültesi, Çocuk Kardiyoloji Klini i, zmir. e-posta: [email protected] Gelifl tarihi: Ocak 4, 2015; Kabul tarihi: Mart 7, 2015 Bu yaz n n at f künyesi: Kelekçi S, Ekmekçi E, Kurtulmufl S, Demirpençe S. An unexpected temporary fetal acid reason: rupture of fetal ovarian cyst. Perinatal Journal 2015;23(2): Perinatal T p Vakf Bu yaz n n çevrimiçi ngilizce sürümü: doi: /prn Karekod (Quick Response) Code:
40 Kelekçi S ve ark. a b fiekil 1. (a, b) Sol fetal overde 15 mm çapta kistik oluflum. bir bulguyla karfl lafl lmam flt. 32. hafta gebelik ultrasonografisinde fetal biyometrisi gestasyonel yafl ile uyumlu, amniyotik s v volümü normaldi. Kan bas nc normal ve fetal hareketler normaldi. Ultrasonografide fetal sol alt abdomende 15 mm boyutta yuvarlak yap da kistik bir oluflum saptand (fiekil 1). Kistik oluflum fetal böbrekler ve mesaneden ba ms zd. Doppler ultrasonografide perikistik ya da intrakistik damarlanma izlenmedi. Bilateral fetal böbrekler ve ba rsaklar normal yap da izlendi. Fetüsün k z cinsiyette olmas, yuvarlak anekoik yap da olmas, üriner ve gastrointestinal yap larla iliflkide olmamas nedeniyle öncelikle over orijinli oldu u düflünüldü. Bu nedenle maternal diyabet taramas ve tiroid fonksiyonlar aç s ndan tekrar de erlendirme yap ld ve sonuçlar normal olarak görüldü. Hasta 2 hafta sonra kontrole ça- r ld. Otuz dördüncü haftada yap lan ultrasonografide fetal biyometrik ölçümler gestasyonel yafl ile uyumlu idi ve amniyon mayi normal s n rlarda idi. Sadece abdominal çevre gestasyonel yafla göre büyük ölçülmüfl olup 99. persentil ile uyumlu saptand. Fetal abdomende yayg n serbest s v görünümü mevcuttu (fiekil 2). Sol overdeki kistik oluflumun regrese oldu u izlendi ve çap 14 mm olarak ölçüldü (fiekil 3). Ba rsaklar serbest s v içinde yüzüyor görünümde idi. Toraksta effüzyon izlenmedi ve subkutan dokuda ödem izlenmedi; bu nedenle izole primer fetal asit olarak tan mland ve hidrops fetalise yönelik ileri de erlendirme yap ld. Tam kan say m, HbA1c, VDRL, TORCH taramas, Parvovirus B-19 taramas, indirek coombs testi ve antikardiyolipin IgM-IgG taramalar yap ld. Orta serebral arter peak sistolik velositesi 55 cm/sn (1,12 MOM) olarak saptand ve fetal anemi için prediktif de ildi. Fetal hidrops öncüsü olabilece i nedeniyle kordosentezle fetal karyotipleme önerildi fakat hasta karyotiplemeyi kabul etmedi. Fetal kardiyak muayene normal olarak de erlendirildi ve yap lan taramalar normal olarak sonuçland. Hasta 2 hafta sonra tekrar kontrol için ça r ld. 36. haftada yap lan ultrasonografi tamam yla normaldi. Fetal bat ndaki serbest s v tamam yla gerilemifl ve overyan kistik oluflum kaybolmufltu. Hasta gebeli inin 40. haftas nda 3400 gram sa l kl bir bebek do urdu. Bebe in postnatal ultrasonografisinde anormal bulgu saptanmad. Tart flma Hidrops fetalis immün ya da non immün nedenli olarak yumuflak dokularda ve en az iki serozal kavitede 106 Perinatoloji Dergisi
41 Beklenmedik bir geçici fetal asit nedeni fiekil 2. Fetal abdomende yayg n serbest s v. patolojik s v birikimi olarak tan mlanmaktad r. Plasental ödem, subkutan ödem tabloya genellikle efllik etmekle birlikte perikardiyal, plevral s v koleksiyonu ya da asit fleklinde serozal kavitelerde patolojik s v koleksiyonu efllik eder. [1] mmün ya da non-immün hidrops fetalis fleklinde s n fland r l r. zole fetal hidrotoraks ya da izole asit çeflitli etyolojilere ba l olarak subkutan ödem bulunmadan izole olarak bu kavitelerde patolojik s v koleksiyonudur. [2] Fetal asit s kl kla fetal non-immün hidropsun bir komponenti subkutan ödeme ve/veya di er serozal kavitlerdeki s v koleksiyonuna efllik eder. Non-immün hidrops fetalis etyolojisinde kromozomal bozukluklar, intrauterin enfeksiyonlar, fetal kardiyak yetmezlik ve çeflitli organlara ait yap sal bozukluklardan oluflan multipl faktörler bulunur. Fetal asitin di er serozal kavite ya da organlardan ba ms z olarak geliflti i durumlar izole fetal asit olarak adland - r l r. zole fetal asit hidrops fetalis öncüsü bir iflaret olabilir ve zamanla hidropsa ileleyebilir. Biz bu nedenle olgumuzda fetal karyotipleme önerdik. zole olarak izlendi inde s kl kla abdominal bir kitlenin rüptürü sonucu ya da ba rsak obstrüksiyonu, posterior üretral valv, kloakal persistans gibi durumlarda rüptür sonras nda geliflebilmektedir. Non-immün fetal asit üzerine yap lan birçok farkl çal flmada izole fetal asitin, hidrops efllik eden olgularla karfl laflt r ld nda çok daha iyi bir prognoza sahip oldu u görülmüfltür. [3] zole fetal asit inferior vena kavaya ve di er abdominal organlara bas ile polihidramniyoz ve hidrops ile sonuçlanabilir. Bizim olgumuzda fetal asit 2 hafta süre içerisinde geriledi ve bir komplikasyona neden olmad. Hormonal stimülasyon fetal over kistlerinin gelifliminde etiyolojide sorumlu tutulmaktad r (fetal gonadotropinler, maternal östrojen ve plasental human koryonik gonadotropin). Over kistlerinin insidans %30 un üzerinde düflünülmektedir (bu oran ölü do umlar ve do um sonras ilk 28 günde ölen bebeklerin otopsilerine göre hesaplanm flt r). [4] S kl kla izoledirler ve maternal diyabet, hipotiroidi, toksemi ya da Rh izoimmünizasyonu gibi durumlarda muhtemelen artm fl plasental hcg üretimine ba l olarak daha s k görülmektedirler. [5] Ay r c tan da özellikle mezenterik kist, urakal kist, ektopik hidronefrotik böbrek, intestinal duplikasyon anomalileri, kistik teratom ve intestinal obstrüksiyon ak lda bulundurulmal d r. [6] Detayl bir ultrasonografik tarama ile biz olgumuzda ek bir anomali saptamad k. Fetüsün k z cinsiyette olmas ve kistik yap n n pelvik orijinli olmas nedeniyle öncelikle overler üzerine yo unlaflt k. Kistik yap n n flekli ve anekoik yap s, ayr ca kanlanmas n n da olmamas bizim tan m z do rulad. Over kistleri s kl kla rutin obstetrik muayene s ras nda saptananan pelvik kistik oluflumlar sonucu tan almaktad rlar. Muhtemel bir fetal over kistinden flüphelenildi inde seri ultrasonografilerle kistik yap n n yap sal de ifliklikleri (boyut, görünüm) ya da komplikasyonlar (hidramniyoz, asit, torsiyon) yönünden izlenmelidir. Basit over kistlerinin ince duvarlar vard r ve internal ekojeniteler içermezler. [7] Ço unlukla unilateraldirler. Anekoik basit kistler internal ekojeniteler, s v seviyeleri içeren kompleks bir hal fiekil 3. Fetal overde regrese yap da kistik oluflum. Cilt 23 Say 2 A ustos
42 Kelekçi S ve ark. alabilirler. Bu ultrasonografik de iflimlerin saptanmas s kl kla torsiyon belirtisidir. Fetal over kistlerinin en s k komplikasyonu olan torsiyonun insidans %40 d r. Torsiyon s kl kla yo un içerikli ve büyük çaptaki kistlerde geliflse de 2 cm çaptaki kistlerde de geliflebilir. [8] Bizim olgumuzda kistik yap n n görünümü ve boyutu nedeniyle takibe ald k. Do um sonras %50 kadar spontan olarak kaybolurlar. [9] Fetal over kistlerinin literatürde bildirilen di er nadir komplikasyonlar gastrointestinal obstrüksiyon, polihidramniyoz ve overyan otoamputasyon olarak bildirilmifltir. [10] Birçok farkl çal flmada over kistlerinin intrauterin dekompresyonu için 4 cm den büyük boyutta olmalar ve h zl büyüme göstermeleri kriter olarak bildirilmifltir. [11] ki cm den daha küçük kistlerin yüksek oranda regresse olarak komplikasyona neden olmamas beklenmekteyse de bizim olgumuzda 15 mm çaptaki basit görünümlü bir kistin rüptürüne ba l geliflen geçici bir asit tablosu ile karfl laflt k. Bu boyutta bir kiste ba l geliflebilecek beklenmedik bir tabloydu fakat gerek asit ile birlikte kistin yap s nda ve boyutlar ndaki de ifliklik gerekse tablonun geçici olmas ve iki hafta içerisinde tamam yla düzelmifl olmas bizi etiyolojide over kisti üzerine yo unlaflt rd. Eriflkinlerde oldu u gibi over kisti rüptüre oldu- unda bu overden hemoraji ile sonuçlanabilir. Rüptür geliflti inde kistik oluflum yap ve büyüklük olarak de- iflir ve abdominal kaviteye olan kanama ultrasonografik asit görünümüne neden olur. Bizim olgumuzda iki hafta sonraki muayenede kistik yap n n yap sal ve büyüklük olarak de iflimini gözlemledik. Bu gözlemle birlikte serbest intraabdominal s v y rüptüre over kisti ile iliflkilendirdik. Bununla da uyumlu olarak iki hafta sonra fetal asitin geriledi ini gördük. Sonuç Sonuç olarak, fetal over kist rüptürü izole fetal asit olgular nda etiyolojik faktör olarak de erlendirilmelidir. Fetal overlerin ultrasonografi ile de erlendirilmesi güçtür ve di er pelvik yap larda ayr m genelde mümkün olmaz. Fakat özellikle k z fetüslerde intraabdominal bir kistik oluflum saptand nda fetal overler de ak lda bulundurulmal d r. Ç kar Çak flmas : Ç kar çak flmas bulunmad belirtilmifltir. Kaynaklar 1. Nose S, Usui N, Soh H, Kamiyama M, Tani G, Kanagawa T, et al. The prognostic factors and the outcome of primary isolated fetal ascites. Pediatr Surg Int 2011;27: Moroy P, Tuncay P, Çelen S, Sucak A, Mungan T, Dan sman N. Isolated fetal ascites: evaluation of six cases. Gynecology Obstetrics & Reproductive Medicine 2004;10: Favre R, Dreux S, Dommergues M, Dumez Y, Luton D, Oury JF, et al. Nonimmune fetal ascites: a series of 79 cases. Am J Obstet Gynecol 2004;190: Kwak DW, Sohn YS, Kim SK, Kim IK, Park YW, Kim YH. Clinical experiences of fetal ovarian cyst: diagnosis and consequence. J Korean Med Sci 2006;21: Hasiakos D, Papakonstantinou K, Bacanu AM, Argeitis J, Botsis D, Vitoratos N. Clinical experience of five fetal ovarian cysts: diagnosis and follow-up. Arch Gynecol Obstet 2008; 277: Özel A, Duymus R, Bayram A, Çakmakç E, Sever N, Karpat Z: Fetal over kist torsiyonu tan s nda perinatal ultrason ve manyetik rezonans görüntülemenin rolü. fiiflli Etfal E itim ve Araflt rma Hastanesi T p Bülteni 2011;45: Giorlandino C, Bilancioni E, Bagolan P, Muzii L, Rivosecchi M, Nahom A. Antenatal ultrasonographic diagnosis and management of fetal ovarian cyst. Int J Gynecol Obstet 1994;44: Grapin C, Montagne JPH, Sirinelli D, Silbermann B, Gruner M, Faure C. Diagnosis of ovarian cyst in the perinatal period and therapeutic implications (20 cases). Ann Radiol (Paris) 1987;30: Giuseppe N, Maria R, Daniela V, Marcella P, Tomasella Q, Mauro T, et al. Invasive fetal therapies: approach and results in treating fetal ovarian cysts. J Matern Fetal Neonatal Med 2012;25: Aslan H, Akyol A, Ülker V, Numano lu C, Gül A, Ark C. Fetal over kisti. Perinatoloji Dergisi 2001;9: Küçük T, Yenen M C, Dede M, Bafler, Ergün A. Fetal ovaryan kistlerde tan ve takip. Perinatoloji Dergisi 2000;8: Perinatoloji Dergisi
43 Olgu Sunumu Perinatoloji Dergisi 2015;23(2): Perinatal Journal 2015;23(2): künyeli yaz n n Türkçe sürümüdür. Eklampsi sonras geliflen posterior reversibl ensefalopati sendromu: Olgu sunumu O uz Arslan, Yasemin Çekmez, Fatih fianl kan, Serkan Ak fl, Ahmet Göçmen S.B. Ümraniye E itim ve Araflt rma Hastanesi Kad n Hastal klar ve Do um Klini i, stanbul Özet Amaç: Gebeli in hipertansif hastal klar ile birlikte izlenebilen, bafl a r s, konfüzyon, nöbet, görme alan ve keskinli inde azalma, hemiparezi, konuflma güçlü ü ve bilinç durumunda de ifliklikleri de içeren birtak m bulgularla ortaya ç kan posterior reversibl endefalopati sendromu (PRES) olgusunu sunmay amaçlad k. Olgu: Gebeli inin 36. haftas nda eklampsi tan s yla tedavi alt na al - nan ve do um sonras bafl a r s, bilinç bulan kl ve retrograd amnezi tarifleyen a r preeklampsi hastas nda ortaya ç kan bir PRES olgusunu ele ald k. Sonuç: Uygun tedavi sonucu pek çok PRES olgusu sekelsiz iyileflmektedir. Fakat tedavideki gecikmeler kal c nörolojik sekel b rakma potansiyeline sahiptir. Etiyolojik nedene yönelik h zl giriflimin prognozun olumlu seyretmesindeki en önemli etken oldu u unutulmamal d r. Anahtar sözcükler: Posterior reversibl ensefalopati sendromu, eklampsi. Abstract: Posterior reversible encephalopathy syndrome developing after eclampsia: a case report Objective: We aimed to discuss a posterior reversible encephalopathy syndrome (PRES) case, in which the findings such as headache, confusion, seizure, impairment of the visual field and acuity, hemiparesis, and speech and consciousness disorder are observed along with hypertensive disorders of the pregnancy. Case: In this report, we have presented a PRES diagnosis in a severe preeclamptic case at 36 weeks of gestation. She represented with retrograde amnesia, confusion, and postpartum headache. Conclusion: With appropriate treatment, PRES is a curable condition without sequel. However, late intervention has high permanent neurological sequel risk. It should not be forgotten that early intervention to etiological reason is the most important factor for favorable prognosis. Keywords: Posterior reversible encephalopathy syndrome, eclampsia. Girifl Posterior reversibl ensefalopati sendromu, nöbet, bilinç de ifliklikleri, ani bafl a r s, görme anormallikleri, kusma, bulant ve fokal nörolojik bulgularla de iflen oranlarda birliktelik gösteren klinik ve radyolojik bir antitedir. nsidans tam olarak bilinmemektedir. Retrospektif epidemiyolojik çal flmalar olgular n %7 20 sinin preeklampsi, eklampsi ve gebeli in di er hipertansif hastal klar ile iliflkisini göstermektedir. [1] Hipertansif ensefalopati, böbrek yetmezli i, immunsupresif ve kemoterapötikler, oto-immun ve ba doku hastal klar da bu tabloya sebep olabilmektedir. [2] Patofizyolojisi halen tart flmal olmakla birlikte, serebral kan ak m nda art fla sebep olan azalm fl serebral otoregülasyon ya da endotelyal disfonksiyonun serebral hipoperfüzyonla birlikteli i bafll ca öne sürülen hipotezlerdir. [3] Ani geliflen hipertansif atak sonras kan-beyin bariyerinin hasar görmesinin sendromu tetikledi i düflünülmektedir. [4] Manyetik rezonans görüntüleme (MRI) ile bafll ca parieto-oksipital loblarda olmak üzere, bazal ganglion, frontal loblar, serebellum ya da beyin sap nda, kortikal bölgenin ya da subkortikal beyaz cevherin geçici ödeminin gösterilmesi tan y do - Yaz flma adresi: Dr. O uz Arslan. S.B. Ümraniye E itim ve Araflt rma Hastanesi Kad n Hastal klar ve Do um Klini i, stanbul. e-posta: [email protected] Gelifl tarihi: fiubat 18, 2015; Kabul tarihi: Mart 10, 2015 Bu yaz n n at f künyesi: Arslan O, Çekmez Y, fianl kan F, Ak fl S, Göçmen A. Posterior reversible encephalopathy syndrome developing after eclampsia: a case report. Perinatal Journal 2015;23(2): Perinatal T p Vakf Bu yaz n n çevrimiçi ngilizce sürümü: doi: /prn Karekod (Quick Response) Code:
44 Arslan O ve ark. rular. Tan ço unlukla retrospektif olarak konulur. Tüm etiyolojik faktörler aras nda, eklampsi sonras geliflen olgular n yüksek düzeyde geriye dönüfllü oldu u ve lezyonlar n iyileflti i, ancak tedavide geç kal nmas n n kal c sekel b rakabilece i belirtilmifltir. [5] Bu yaz m zda, eklampsi krizi sonras retrograd amnezi ve görme bulan kl izlenen ve do um sonras nda klinik ve radyolojik bulgularla PRES tan s konulan bir hastay ele ald k. Olgu Sunumu Yirmi sekiz yafl nda (gravida 2, parite 1) olgu, 36. gebelik haftas nda, bilinç kayb ve 2 kez nöbet geçirme flikayetleriyle acil servise getirilen hastan n yap lan muayenesinde tansiyonunun 170/110 oldu u, fetal biyometrisinin hafta ile uyumlu oldu u ve oligohidramnios oldu- u saptand. Fizik muayenesinde pretibial ödem d fl nda özellik gözlenmedi. Laboratuvar bulgular nda; AST 50 (U/L), ALT 55 (U/L), kreatinin 0.53 (mg/dl), LDH 487(U/L), Hgb 14.6 (g/dl), BUN (mg/dl), trombosit (K/ul) ve idrarda 1+ proteinüri tespit edildi. Fetal kalp at m paterninde özellik saptanmad. Hastaya 2 g/saat dozuyla magnezyum sülfat (MgSO4) tedavisine baflland. Eklampsi endikasyonuyla hasta, sezaryen ile 2230 gram a rl nda erkek bebek do urdu. Postoperatif dönemde 2 gün süreyle yo un bak m ünitesinde takip edildi. Laboratuvar de erleri h zla normale dönen hastan n postoperatif üçüncü gün bafl a r s, bilinç bulan kl, görme bulan kl ve retrograd amnezi tariflemesi üzerine yap lan nörolojik muayenesinde ve elektro-ensefalografisinde (EEG) özellik saptanmamakla birlikte, MR görüntülemede sa parieto-oksipital bölgede daha belirgin olmak üzere her iki oksipital lobda subkortikal beyaz cevherde fluid attenuated inversion recovery (FLAIR) imajlarda (fiekil 1a ve c) ve T2 a rl kl imajlarda (fiekil 1b ve d) a b c d fiekil 1. MR görüntülemede FLAIR (a ve c) ve T2 a rl kl (b ve d) imajlarda, siyah ok ile gösterilen alanlarda kortikal ve subkortikal ödem ile birlikte sinyal intensitesinde art fl görülmektedir. 110 Perinatoloji Dergisi
45 Eklampsi sonras geliflen posterior reversibl ensefalopati sendromu sinyal intensitesinde art fl izlendi. Mevcut bulgular ve ay - r c tan ile hastaya posterior reversibl ensefalopati sendromu tan s konuldu. Tansiyonun kontrol alt na al nmas ve vital bulgular n takibi d fl nda ek tedaviye gerek duyulmad. Hasta nörolojik bulgular n takibi ve EEG ile kontrol önerisiyle postoperatif yedinci günde taburcu edildi. Tart flma Preeklamptik hastalarda ortaya ç kan mental durum de ifliklikleri ve akut fokal nörolojik bulgular n ay r c tan s güçtür. Klinisyenlerde büyük endifleye sebep olabilmektedir. Eklamptik hastalarda, hipertansiyona ba l intrakranial kanama, tromboz ve inme beklenen komplikasyonlar aras ndad r. Bilgisayarl tomografi (BT) ve MRI bu olgular n tan nmas nda yararl d r. Posterior reversibl ensefalopati sendromu ilk olarak 1996 y l nda 15 hastal k bir vaka serisi olarak Hinchey ve ark. taraf ndan tan mlanm flt r. [6] Bafla r s, konfüzyon, nöbet, görme alan ve keskinli inde azalma, hemiparezi, konuflma güçlü ü ve bilinç durumunda de ifliklikler ile ortaya ç kmaktad r. [7] Fokal ya da jeneralize konvülziyonlar görülebilir. Somnolans, letarji, stupor, koma görülebildi i gibi huzursuzluk ve ajite duygudurum izlenebilir. Hemianopsi, kortikal körlük, bulan k görme ve görme keskinli inde azalma bildirilmifltir. [6] Literatürde, akut hipertansiyon, gebeli in hipertansif hastal klar, immunsupresyona yol açan HIV enfeksiyonu ve sisplatin, takrolimus, siklosporin A ve steroid ilaç kullan m gibi durumlar, hemolitik üremik sendrom, glomerülonefrit, kan transfüzyonu, porfiri, tümörler ve hiperkalsemi ile iliflkili olgular bildirilmifltir. [8] BT de etkilenen bölgeler diffüz hipodens alanlar olarak izlenir. [9] MRI görüntülemede ise lezyon T1 a rl kl imajlarda izo-hipo intens, T2 a rl kl ve FLA- IR imajlarda hiperintens alanlar olarak görülmektedir. Ço unlukla posterior kortikal, subkortikal ve derin parenkimal bölgede tutulum görülebilmektedir. Baflta parietal ve oksipital loblar olmak üzere tüm beyin yap lar tutulabilmektedir. [9] Patofizyolojisinde, kan-beyin bariyerinde artm fl permeabilite, serebral oto-regülatuar mekanizmalar n hasarlanmas, parenkimal bölgeye kan ve s v ekstravazasyonuna sebep olan vasküler hasar gibi sebepler öne sürülmüfltür. [10] Özellikle son mekanizma immunsupresif ilaçlarla iliflkili olgularda öne sürülmektedir. [6] Tam aksi mekanizmalar savunan çal flmalarda mevcuttur. Akut hipertansiyon sonucu geliflen serebral kan ak m nda azalma, serebral arteryel vazospazm ve iskemiye ba l sitotoksik ödemde bir di er hipotezdir. [11] Brewer ve ark. yay nlad klar 47 hastay içeren bir vaka serisinde PRES in, eklampsi patogenezinin temel komponentlerinden biri oldu u belirtilmifltir. Hastalar n 23 ünde antepartum, 24 ünde ise postpartum eklampsi geliflti i izlenmifltir. Bafl a r s n n %87.2 ile en yayg n semptom oldu u ve hastalar n %51.1 inde mental durum de iflikliklerinin izlendi i bildirilmifltir. [12] Öte yandan, Ural ve ark. ise a r preeklampsi geliflen bir olguda konvülziyon geliflmeksizin tan alm fl bir PRES olgusu yay nlam fllard r. [13] Uygun tedavi sonucu pek çok PRES olgusu sekelsiz iyileflmektedir. Fakat tedavideki gecikmeler beyin dokusunda kal c sekel b rakabilmektedir. [8] Özellikle vazospazm ve iskeminin efllik etti i olgular risk alt ndad r. [14] Kan bas nc n n monitörizasyonu, immunsupresif ilaçlar n kesilmesi ve antikonvülzan tedavi temel yaklafl mlard r. Demirel ve ark. n n PRES tan s alan yedi gebe hastay içeren çal flmalar nda, alt hastan n ortalama iki ila befl gün içinde tam remisyon gösterdi i, on gün süreyle mekanik ventilasyon deste i alan bir hastada ise bu sürenin on befl gün kadar gecikti i ve konuflma bozuklu unun persiste etti i bildirilmifltir. [15] Tedavide, ortalama arter bas nc n n (OAB), mmhg olmas hedeflenir. Bu amaçla parenteral kalsiyum kanal blokerleri ve labetolol ya da oral nifedipin tedavisi önerilmektedir. [8] Serebral vazoselektif bir kalsiyum kanal blokeri olan nimodipinin intravenöz olarak vazospazma karfl etkili oldu u bildirilmifltir. Hipertansif lökoensefalopati nedeniyle tedavi görmüfl olan gebe hastalarda yap lan çal flmalarda hem konvansiyonel hem de MRI anjiyografi görüntüleri nimodipinin etkinli ini göstermifltir. [16] MgSO4, propofol, benzodiazepinler ve fenitoinin refrakter status epileptikus geliflen olgular n tedavisinde kullan m önerilmifltir. Bu hastalarda intravenöz valproik asit kullan m - n n baflar s n gösteren çal flmalarda mevcuttur. [17] Özellikle MgSO4, kalsiyum ba ml vazokonstriksiyonu engelleyerek serebral vazodilatasyona yard mc olmakta ve iskemiyi engelleyerek nöroprotektif etkinlik göstermektedir. [18] Bizim olgumuzda hasta, yo un bak mda mekanik ventilasyon gerekmeden takip edilmifl, pre-postoperatif dönemde 48 saat süreyle (1 g/saat) MgSO4 tedavisine ek olarak antihipertansif olarak 30 mg nifedipin (12 saat arayla) tedavisi ile hedef tansiyon de erleri sa lanm flt r. Uygulad m z MgSO4 tedavisinin, antihipertansif tedavinin ve etiyolojik nedene yönelik h zl müdahalenin prognoza yarar sa lad n düflünmekteyiz. Cilt 23 Say 2 A ustos
46 Arslan O ve ark. Sonuç Özetle, PRES multifaktöriyel sebepli, farkl semptomlar n bir araya geldi i, görüntüleme yöntemlerinin tan da ön plana ç kt, giderek daha s k tan alan klinik bir antitedir. Gebeli in hipertansif hastal klar yla seyreden tüm olgular için flüpheli nörolojik bulgular uyar c olmal d r. H zl tan, etkin tedavi ve yo un bak m koflullar n n sa lanmas prognozun olumlu seyretmesindeki en önemli faktördür. Ç kar Çak flmas : Ç kar çak flmas bulunmad belirtilmifltir. Kaynaklar 1. Legriel S, Pico F, Azoulay E. Understanding posterior reversible encephalopathy syndrome. In: Vincent, J.-L, editor. Annual update in ntensive care and emergency medicine Berlin: Springer; p Aygün BK, Baykufl Y, Berilgen S, Kavak B, Çelik H, Güratefl B. Posterior reversible encephalopathy syndrome in severe preeclampsia: case report and literature review. J Turk Ger Gynecol Assoc 2010;11: Fugate JE, Classen DO, Cloft HJ, Kallmes DF, Kozak OS, Rabinstein AA. Posterior reversible encephalopathy syndrome: associated clinical and radiologic findings. Mayo Clin Proc 2010;85: Thackeray EM, Tielborg MC. Posterior reversible encephalopathy syndrome in a patient with severe preeclampsia. Anesth Analg 2007;105: Pande AR, Ando K, Ishikura R, Nagami Y, Takada Y, Wada A, et al. Clinicoradiological factors influencing the reversibility of posterior reversible encephalopathy syndrome: a multicenter study. Radiat Med 2006;24: Hinchey J, Chaves C, Appignani B, Breen J, Pao L, et al. A reversible posterior leukoencephalopathy syndrome. N Engl J Med ;334: Fujiwara Y, Higaki H, Yamada T, Nakata Y, Kato S, Yamamoto H, et al. Two cases of reversible posterior leukoencephalopathy syndrome, one with and the other without preeclampsia. J Obstet Gynaecol Res 2005;31: Servillo G, Striano P, Striano S, Tortora F, Boccella P, De Robertis E, et al. Posterior reversible encephalopathy syndrome (PRES) in critically ill obstetric patients. Intensive Care Med 2003;29: Hugonnet E, Da Ines D, Boby H, Claise B, Petitcolin V, Lannareix V, et al. Posterior reversible encephalopathy syndrome (PRES): Features on CT and MR imaging. Diagn Interv Imaging 2013;94: Schwartz RB, Feske SK, Polak JF, DeGirolami U, Iaia A, et al. Preeclampsia-eclampsia: clinical and neuroradiographic correlates and insight into the pathogenesis of hypertensive encephalopathy. Radiology 2000;217: Weidauer S, Gaa J, Sitzer M, Hefner R, Lanfermann H, Zanella FE. Posterior encephalopathy with vasospasm: MRI and angiography. Neuroradiology 2003;45: Brewer J, Owens MY, Wallace K, Reeves AA, Morris R, Khan M, et al. Posterior reversible encephalopathy syndrome in 46 of 47 patients with eclampsia. Am J Obstet Gynecol 2013;208: 468.e Ural UM, Balik G, Sentürk S, Ustüner I, Cobano lu U, Sahin FK. Posterior reversible encephalopathy syndrome in a postpartum preeclamptic woman without seizure. Case Rep Gynecol 2014;2014: Casey SO, McKinney A, Teksam M, Liu H, Truwit CL. CT perfusion imaging in the management of posterior reversible encephalopa?thy. Neuroradiology 2004;46: Demirel, Kavak BS, Özer AB, Bayar MK, Erhan ÖL. An intensive care approach to posterior reversible encephalopathy syndrome (PRES): An analysis of 7 cases. J Turk Ger Gynecol Assoc 2014;15: Sengar AR, Gupta RK, Dhanuka AK, Roy R, Das K. MR imaging, MR angiography, and MR spectroscopy of the brain in eclampsia. AJNR Am J Neuroradiol 1997;18: Sihna S, Naritoku DK. Intravenous valproate is well tolerated in unstable patients with status epilepticus. Neurology 2000;55: Demirel I, Ozer AB, Bayar MK, Kavak SB. Anesthesia and intensive care management in a pregnant woman with PRES: a case report. Case Rep Anesthesiol 2012;5: Perinatoloji Dergisi
47 Olgu Sunumu Perinatoloji Dergisi 2015;23(2): Perinatal Journal 2015;23(2): künyeli yaz n n Türkçe sürümüdür. Mozaik trizomi 8: Ultrasonografiyi tamamlay c olarak fetal MRG ile tan sal yaklafl m Ümit Aksoy Özcan 1, S la Ulus 1, Yasemin Alanay 2, Alp Dinçer 1, Murat Yayla 3 1 Ac badem Üniversitesi T p Fakültesi Radyoloji Anabilim Dal, stanbul 2 Ac badem Üniversitesi T p Fakültesi Çocuk Sa l ve Hastal klar Anabilim Dal, stanbul 3 Ac badem International Hastanesi Kad n Hastal klar ve Do um Klini i, stanbul Özet Amaç: Trizomi 8 mozaizmi (MT8) intrakraniyal, genitoüriner ve iskelet sistemi anomalileri, konjenital kardiyovasküler bozukluklar, derin palmar ve plantar k vr mlar, neoplastik ve hematolojik bozukluklarla karakterizedir. Literatürde MT8 in bildirilmifl antenatal ultrason (US) ve fetal manyetik rezonans görüntüleme (MRG) bulgular sadece birkaç tanedir. Olgu: Gestasyonel yafl 26 hafta 4 gün olan fetüs, rutin US taramada flüpheli korpus kallozum agenezisi nedeniyle fetal MRG için yönlendirildi. Fetüsün majör ve minör MRG bulgular n sunuyoruz. Sonuç: Fetal MRG, trizomi 8 mozaizmi gibi genetik sendromlar n de- erlendirilmesinde ve ultrason ile saptanamayan ek anomalilerin tespitinde antenatal ultrasona ek olarak kullan labilir. Anahtar sözcükler: Trizomi 8 mozaizmi, antenatal ultrasonografi, fetal manyetik rezonans görüntüleme. Abstract: Mosaic trisomy 8: diagnostic approach with fetal MRI as a complement to ultrasonography Objective: Trisomy 8 mosaicism (MT8) is characterized by intracranial, genitourinary and skeletal system anomalies, congenital cardiovascular disorders, deep palmar and plantar creases, and neoplastic and hematological disorders. In the literature, there are only a few antenatal ultrasound (US) and fetal magnetic resonance imaging (MRI) findings reported for MT8. Case: The fetus whose gestational age was 26 weeks and 4 days was referred for fetal MRI due to corpus callosum agenesis suspected in routine US screening. We are presenting the major and minor MRI findings of the fetus in this case report. Conclusion: Fetal MRI can be used in addition to the antenatal ultrasound to evaluate genetic syndromes such as trisomy 8 mosaicism and to identify additional anomalies which cannot be found in the ultrasound screening. Keywords: Trisomy 8 mosaicism, antenatal ultrasonography, fetal magnetic resonance imaging. Girifl Warkany sendromu olarak da bilinen mozaik trizomi 8 (MT8), organizman n baz hücrelerinde kromozom 8 in üç kopyas n n varl yla tan mlanan kromozomal bir bozukluktur. Y ll k insidans 1/ ile 1/ aras nda de ifliklik göstermektedir ve erkeklerde daha s kt r. [1 3] Normal bireyden a r derecede malformasyonlara dek belirgin fenotip çeflitlili i gösterir ve bunlar prenatal ultrason (US) ile görülebilir veya görülemez. MT8 intrakraniyal, genitoüriner ve iskelet sistemi anomalileri, konjenital kardiyovasküler bozukluklar, derin palmar ve plantar çizgiler, neoplastik ve hematolojik bozukluklarla karakterizedir. Bu sendromun özellikleri Tablo 1 de gösterilmifltir. Bu nadir sendromun antenatal tan s mental retardasyon ile ortaya ç kabilece i için çok önemlidir. MT8 in antenatal US bulgular hakk nda literatürde birkaç tane yaz vard r. [4 6] Yaz flma adresi: Dr. S la Ulus. Ac badem Üniversitesi T p Fakültesi Radyoloji Anabilim Dal, stanbul. e-posta: [email protected] Gelifl tarihi: Mart 31, 2015; Kabul tarihi: May s 12, 2015 Bu yaz n n at f künyesi: Özcan ÜA, Ulus S, Alanay Y, Dinçer A, Yayla M. Mosaic trisomy 8: diagnostic approach with fetal MRI as a complement to ultrasonography. Perinatal Journal 2015;23(2): Perinatal T p Vakf Bu yaz n n çevrimiçi ngilizce sürümü: doi: /prn Karekod (Quick Response) Code:
48 Özcan ÜA ve ark. Son y llarda fetal manyetik rezonans görüntüleme (MRG) fetüsün antenatal de erlendirilmesinde ek bir tan arac olarak ortaya ç km flt r. [7 9] Fetüsün MRG ile de- erlendirilmesi özel bir yaklafl m gerektirir. Standart tan sal de erlendirmenin yan nda bulgular olas bir genetik sendrom aç s ndan da de erlendirilmelidir. Bu yaklafl m, gözden kaçabilecek ek özelliklerin görülmesini sa layabilir. Bilgimiz dahilinde, literatürde MT8 in fetal MRG bulgular ndan bahseden sadece bir yay n bulunmaktad r. Bu yaz da MT8 i olan bir fetüsün majör ve minör US ve MRG bulgular n literatürle birlikte tart flarak sunuyoruz. Olgu Sunumu Gebelik yafl 26 hafta 4 gün olan fetüs, rutin US taramada flüpheli korpus kallozum agenezisi nedeniyle fetal MRG için yönlendirilmiflti. Ultrasonda ayr ca hafif ventrikülomegali ve bilateral hidronefroz görüldü. MRG 1.5 Tesla (T) sistem (Magnetom Symphony, Siemens Healthcare, Erlangen, Almanya) bir cihaz ile serbest solunum ve vücut koili kullan larak gerçeklefltirildi. Anne inceleme s ras nda s rtüstü pozisyondayd ve HASTE, true FISP ve iki-boyutlu (2D) FLASH T1-a rl kl sekanslar içeren rutin fetal MRG protokolümüz ile incelendi. MRG de bilateral orta düzeyde ventrikülomegali (15 mm) ve korpus kallozumda total agenezi görüldü (fiekil 1). Kranial ve serebral ölçümler normal s n rlar içerisindeydi. Skafosefali, ç k k al n veya mikrognati yoktu, ancak alt dudak d fla dönmüfltü. nteroküler mesafe 15 mm ölçüldü (26 hafta için -2SD nun alt nda) ve hipotelorizm göstergesiydi. Lenslerin sinyal intansitesi hafif düzeyde artm flt. Belirgin antiheliksler ile birlikte büyük kulaklar ve büyük lobüller görüldü (fiekil 1). K sa ve kal n bir boyun ile dar omuzlar dikkati çekmiflti. Yüksek arkl veya yar k damak görülmedi. Kamptodaktili veya artrogripozis görülmedi. Fetüs patellar hipoplazi aç s ndan de erlendirmek için çok küçüktü. Palmar veya plantar çizgiler MRG ile de- erlendirilemedi. Vertebral bir anomali saptanmad ; ancak böbreklerin alt nda gergin omurilik (tethered cord) izlendi. Bilateral hafif hidronefroz görüldü (sa ve sol renal pelvisin ön-arka çaplar s ras yla 8 mm ve 7 mm ölçüldü). Mide dilateydi, ancak double-bubble iflareti saptanmad. Fetal hareket MRG ile kardiyak ve büyük damar anomalilerinin de erlendirilmesini s n rlad. Fetal ekokardiyografide ek bir kardiyak anomali görülmedi. MT8, kordosentez yoluyla fetal kan n karyotiplenmesiyle konfirme edildi ve hasta gebeli in sonland r lmas n tercih etti. Tablo 1. Mozaik trizomi 8 in özellikleri. Santral sinir sistemi anomalileri Korpus kallozum agenezisi Hidrosefali Yüz, boyun ve kafatas anomalileri Ters dudaklar Büyük displastik kulaklar Belirgin al n Genifl burun Mikroftalmi Katarakt Kardiyo-vasküler anomaliler (%40-60) VSD ASD Büyük damar anomalileri Üriner sistem anomalileri Hidronefroz-reflü Üreme sistemi anomalileri Kriptorflidizm Gastrointestinal anomaliler Diyafragma hernisi Özefagus atrezisi Safra kesesi yoklu u skelet sistemi anomalileri Vertebral anomaliler (Hemivertebra, spina bifida, kifoskolyoz) Eklem kontraktürleri Anormal metakarpal ve metatarsal kemikler Simian çizgisi Derin longitudinal plantar çizgi Di er bulgular ve anomaliler lgili maligniteler leri anne-baba yafl na ba l olabilir fiekil 1. Koronal HASTE görüntüde korpus kallozumun total agenezisi ve belirgin antiheliksler ve büyük lobüllerle birlikte büyük kulaklar görülmekte. 114 Perinatoloji Dergisi
49 Mozaik trizomi 8: Ultrasonografiyi tamamlay c olarak fetal MRG ile tan sal yaklafl m Tart flma Çoklu organ sistemi tutulumu ve kompleks anomaliler bar nd rabilmesi nedeniyle MT8 spektrumunun antenatal dönemde do ru tan nmas ve anomalilerin dokümantasyonu zor ve multidisipliner yaklafl m gerektiren bir süreçtir. Klinik flüphe durumunda MT8 kesin tan s kordosentezle konmaktad r. MT8 i olan fetüslerin yaflayabilirlikleri oldu u ve durumlar olumlu olabildi i için, MT8 in prenatal tan s nda yap sal anomaliler için detayl araflt rmalar yap lmal d r. lgili anomalilerin erken teflhisi genetik dan flma için daha fazla bilgi sa layabilir ve ikilemleri azaltabilir. Bu çal flmada sunulan olguda da klinik ve görüntüleme bulgular n n sonucunda kordosentez yap lm fl ve kesin tan genetik analizle konmufltur. Fetal MRG son y llarda giderek artan kullan m alanlar ile non-iyonizan ve non-invaziv bir antenatal görüntüleme yöntemidir ve kompleks anomalilerin multiplanar de erlendirmesinde US incelemeye göre belirgin üstünlük göstermektedir. Olgumuzda fetal MRG nin ek modalite olarak kullan lmas US de tespit edilen korpus kallozum agenezisi flüphesini tespit etmekle kalmad, alt duda n d fla dönmesi, hipotelorizm, lens anomalisi, büyük kulaklar, k sa ve kal n bir boyun ile dar omuzlar ve tethered kord gibi multiplanar analiz gerektiren detaylar n tespit edilmesine yard mc oldu. Fetal MRG prenatal US ye göre daha yüksek kontrast çözünürlü üne sahiptir ve normal dokunun anormal dokudan ay r m n daha iyi sa lar. [7] Fetal MRG esas olarak rutin prenatal US de saptanan anomalileri do rulamak ve karakterize etmek için kullan l r, ancak ek bir tan arac olarak US ile görülemeyen anomalilerin tespiti ve US bulgular n n tamamlanmas için de kullan labilir. Fetal MRG flüpheli korpus kallozum agenezilerinde kallozumun yoklu unu do rulayabilece i için faydal d r. Fetal MRG 20. haftadan sonra sagital ve koronal planlarda direkt bir flekilde görülebildi i için korpus kallozumun de erlendirilmesinde oldukça yararl d r. Ayr ca, korpus kallozum agenezisi ile birlikte s kl kla ek anormallikler de görülür ve bunlar da fetal MRG ile tespit edilebilir. [7,8,10] Gun ve ark. [5] gestasyonel yafl 23 hafta olan MT8 li bir fetüsün antenatal US ve korpus kallozum agenezisini do rulayan fetal MRG bulgular n bildirmifltir. Bizim vakam zda bu sendromun ek özellikleri MRG ile tespit edilmifl ve tan mlanm flt r. Sonuç olarak fetal MRG, trizomi 8 mozaizmi gibi genetik sendromlar n de erlendirilmesinde ve ultrason ile saptanamayan ek anomalilerin tespitinde antenatal ultrasona ek olarak kullan labilir. Sonuç Sonuç olarak fetal MRG, trizomi 8 mozaizmi gibi genetik sendromlar n de erlendirilmesinde ve ultrason ile saptanamayan ek anomalilerin tespitinde antenatal ultrasona ek olarak kullan labilir. Ç kar Çak flmas : Ç kar çak flmas bulunmad belirtilmifltir. Kaynaklar 1. Jordan MA, Marques I, Rosendorff J, de Ravel TJ. Trisomy 8 mosaicism: a further five cases illustrating marked clinical and cytogenetic variability. Genet Couns 1998;9: Wisniewska M, Mazurek M. Trisomy 8 mosaicism syndrome. J Appl Genet 2002;43: Chen CP, Chen M, Pan YJ, Su YN, Chern SR, Tsai FJ, et al. Prenatal diagnosis of mosaic trisomy 8: clinical report and literature review. Taiwan J Obstet Gynecol 2011;50: Campbell S, Mavrides E, Prefumo F, Presti F, Carvalho JS. Prenatal diagnosis of mosaic trisomy 8 in a fetus with normal nuchal translucency thickness and reversed end-diastolic ductus venosus flow. Ultrasound Obstet Gynecol 2001;17: Gün I, Akpak YK, Müngen E. Common sonographic characteristics of trisomy 8 mosaicism. Int J Gynaecol Obstet 2012; 119: Wood E, Dowey S, Saul D, Cain C, Rossiter J, Blakemore K, et al. Prenatal diagnosis of mosaic trisomy 8q studied by ultrasound, cytogenetics, and array-cgh. Am J Med Genet A 2008;146A: Glenn OA, Barkovich AJ. Magnetic resonance imaging of the fetal brain and spine: an increasingly important tool in prenatal diagnosis, part 1. AJNR Am J Neuroradiol 2006;27: Glenn OA, Barkovich J. Magnetic resonance imaging of the fetal brain and spine: an increasingly important tool in prenatal diagnosis: part 2. AJNR Am J Neuroradiol 2006;27: Pugash D, Brugger PC, Bettelheim D, Prayer D. Prenatal ultrasound and fetal MRI: the comparative value of each modality in prenatal diagnosis. Eur J Radiol 2008;68: Glenn O, Goldstein RB, Li KC, Young SJ, Norton ME, Busse RF, et al. Fetal magnetic resonance imaging in the evaluation of fetuses referred for sonographically suspected abnormalities of the corpus callosum. J Ultrasound Med 2005;24: Cilt 23 Say 2 A ustos
50 Rapor Perinatoloji Dergisi 2015;23(2): Perinatal Journal 2015;23(2): künyeli yaz n n Türkçe sürümüdür. Perinatal Tiroid Çal fltay Raporu 2015 Olufl Api 1, Cihat fien 2, Murat Yayla 3, Mertihan Kurdo lu 4, Elif Gül Yapar Eyi 5, Mekin Sezik 6, Gökhan Göynümer 7, Özlem Moralo lu Tekin 5 1 Yeditepe Üniversitesi T p Fakültesi Perinatoloji Klini i, stanbul; 2 stanbul Üniversitesi Cerrahpafla T p Fakültesi Perinatoloji Bilim Dal, stanbul; 3 Ac badem Hastanesi Perinatoloji Klini i, stanbul; 4 Gazi Üniversitesi T p Fakültesi Kad n Hastal klar ve Do um Anabilim Dal, Ankara; 5 Zekai Tahir Burak E itim ve Araflt rma Hastanesi Kad n Hastal klar ve Do um Klini i, Ankara; 6 Süleyman Demirel Üniversitesi T p Fakültesi Kad n Hastal klar ve Do um Anabilim Dal, Isparta; 7 Göztepe E itim ve Araflt rma Hastanesi Kad n Hastal klar ve Do um Klini i, stanbul Özet Gebelik ve tiroid konusunda son y llarda yeni bulgular ve yorumlar n ortaya ç kmas ve bunun sonucunda klinik uygulamada meydana gelen kar fl kl klar n aç a kavuflturulmas ve bilimsel verilerin belirlenmesi amac ile Perinatal Tiroid Çal fltay gerçeklefltirilmifltir. Temel sonuç, maternal oral L-tiroksin al m intrauterin hayatta fetal hipotiroidiyi tedavi edemedi inden, L-tiroksin tedavisi almakta olan bir anneye, bu tedavinin fetüsteki olas bir hipotiroidiyi de tedavi edebilece ini söylemek bilimsel olarak do ru de ildir. Aflikar hipotiroidinin kötü gebelik sonuçlar yla iliflkisi kan tlanm fl oldu undan gebelik s ras nda saptan r saptanmaz hemen tedaviye bafllanmal d r. Subklinik hipotiroidinin, aflikar hipotiroididen daha yayg n olarak görüldü ü bilinmektedir. Subklinik hipotiroidi ile olumsuz gebelik sonuçlar aras nda bir iliflki gösterilmifl olmas na karfl n, randomize kontrollü çal flmalarda böyle bir iliflki ortaya konmam flt r. Maternal oral L-tiroksin al m intrauterin hayatta fetal hipotiroidiyi tedavi etmemektedir. Aflikar hipertiroidizmin pek çok sebebi olmakla beraber, gebelikte en s k Graves hastal na ba l olarak ortaya ç kar. Bu nedenle, gebelik s ras nda saptan r saptanmaz hemen tedaviye bafllanarak annenin hafif hipertiroid durumda tutulmas hedeflenir. Tedavide en s k tercih edilen ilaç, plasentay minimal oranlarda geçti inden dolay propiltiyourasildir (PTU). Gebeli in bafllang c nda tarama, sadece tiroid stimülan hormon (TSH) düzeylerinin ölçümünü gerektirir. Serbest veya total T4 ölçümü sadece TSH da bir de ifliklik oldu unda gereklidir. Benzer flekilde, gebelikte antitiroid antikorlar n, tarama lehine veya aleyhine öneride bulunmak için yeterli delil bulunmad ndan, rutin olarak taramada kullan m önerilmemektedir. Mevcut literatür, k lavuzlar ve uzman görüflleri genel olarak de erlendirildi inde, tüm gebe kad nlar n ilk trimesterde TSH ile taranmas n n uygun olmad ortaya ç kmaktad r. TSH ile tarama yaln zca riskli olgulara yap lmal d r. Ülkemizde antenatal bak m sürecinde tüm gebelere rutin iyot deste ini önermek için bilimsel veriler flimdilik yetersiz görünmektedir. Ancak, ülkemizdeki gebelerde iyot eksikli i prevalans n n belirlenmesi amac yla yap lacak genifl ölçekli ve toplum temelli çal flmalara acil olarak ihtiyaç vard r. Anahtar sözcükler: Gebelik, perinatal, tiroid. Abstract: Perinatal Thyroid Workshop Report 2015 A Perinatal Thyroid Workshop has been carried out in order to determine scientific data and clarify confusions in clinical practices as a result of new findings and interpretations in pregnancy and thyroid recently. Since maternal oral L-thyroxine intake cannot treat fetal hypothyroidism in the intrauterine life, it is scientifically not right to say as a basic result that L-thyroxine treatment of a mother would also treat the possible hypothyroidism in fetus. Since the association of adverse gestational outcomes with overt hypothyroidism has been proven, the treatment should be initiated as soon as it is detected during pregnancy. It is known that subclinical hypothyroidism is more common than overt hypothyroidism. Although an association has been shown between subclinical hypothyroidism and adverse gestational outcomes, no such association was found in randomized controlled studies. Maternal oral L- thyroxine intake does not treat fetal hypothyroidism in the intrauterine life. While overt hyperthyroidism has many reasons, it occurs during pregnancy mostly associated with Graves disease. Therefore, the treatment is initiated immediately as soon as it is detected during pregnancy, and it is aimed to keep mother in mild hyperthyroidism. The drug mostly preferred in the treatment is propylthiouracil (PTU) since it passes through placenta at minimal rates. In the beginning of the pregnancy, the screening requires to check only the levels of thyroid stimulating hormone (TSH). Free or total T4 measurement is required only when there is a change in TSH. Similarly, anti-thyroid antibodies during pregnancy are not recommended to use for routine screening since there is no evidence to make a recommendation in favor of or against screening. Considering the current literature, guides and expert opinions, it is not advisable to screen all pregnant women on a routine basis. Screening by TSH should be done only in high risk. In Turkey, scientific data seem insufficient for now to suggest routine iodine support for all pregnant women during antenatal care. However, largescale and population-based studies are required immediately to detect the true prevalance of iodine deficiency in Turkey. Keywords: Pregnancy, perinatal, thyroid. Yaz flma adresi: Dr. Cihat fien. stanbul Üniversitesi Cerrahpafla T p Fakültesi, Kad n Hastal klar ve Do um AD, Perinatoloji Bilim Dal, stanbul. e-posta: [email protected] Gelifl tarihi: Haziran 6, 2015; Kabul tarihi: Haziran 8, 2015 Bu yaz n n at f künyesi: Api O, fien C, Yayla M, Kurdo lu M, Yapar Eyi EG, Sezik M, Göynümer G, Moralo lu Tekin Ö. Perinatal Thyroid Workshop Report Perinatal Journal 2015;23(2): Perinatal T p Vakf Bu yaz n n çevrimiçi ngilizce sürümü: doi: /prn Karekod (Quick Response) Code:
51 Perinatal Tiroid Çal fltay Raporu 2015 Girifl Çal fltay n Amac Anne ve fetüste meydana gelen tiroid hormon sentezine iliflkin fizyolojik süreç ile ilgili, Gebelikte tiroid fonksiyonlar n n de erlendirilmesinde kullan lan testlerin ve de erlendirme kriterlerinin do ru klinik kullan m ile ilgili, Klinik ve subklinik maternal tiroid fonksiyon bozukluklar n n anne ve fetüs sa l üzerindeki etkilerini ve bu bozukluklar n uygun klinik yönetimi ile ilgili bilimsel kan t düzeylerini ortaya koymay ve kad n hastal klar ve do um uzmanlar n n obstetrik takipleri s ras nda kolayl kla ulaflabilecekleri Gebelikte Tiroid Tarama ve Tan K lavuzu ad alt nda, ulusal uygulama birli i için bir rehber oluflturulmas n hedeflemifltir. Bu amaç ile ülkemizin üniversite ile e itim ve araflt rma hastanesinde görev yapan dernek üyesi akademisyenlerin katk s yla Perinatal Tiroid Çal fltay düzenlenmifltir. Kat l mc lar, bu konuda aylar öncesinden belirledikleri konular ile ilgili güncel literatür bilgilerini haz rlayarak çal fltay s ras nda sunmufllar ve tart flm fllard r. 8 9 Kas m 2013 tarihlerinde Afyon da düzenlenen Perinatal Tiroid Çal fltay afla daki ak fl ve programda ifllenmifltir: 1. Konunun öneminin tart fl lmas 2. Türkiye de ve Dünya da mevcut durumun görüflülmesi 3. Tart fl lan sorular 4. Tart fl lan çözüm önerileri 5. Cevab olmayan sorular Perinatal Tiroid Çal fltay Sonuç Raporu, raporlama ve e-posta yolu ile literatürün ayr nt l olarak tekrar gözden geçirilmesi ve kat l mc lar taraf ndan haz rlanan raporlar n grup taraf ndan tekrar de erlendirilmesi sonras, rapor yaz m komitesi taraf ndan görüfl birli- ine var larak oluflturulmufl ve 19 May s 2015 tarihinde tamamlanm flt r. Kan tlar Daha önce literatürde Amerika Birleflik Devletleri Preventive Service Task Force ve Grading of Recommendations, Assessment, Development and Evaluation (GRADE) ile uyumlu yap lan de erlendirmelerde esas al nan ve kan t n gücünü ve net yarar n (yarar-zarar) ortaya koyan kriterler do rultusunda (U.S. Preventive Services Task Force Ratings: Strength of Recommendations and Quality of Evidence Guide to Clinical Preventive Services, Third Edition: Period Updates, ) raporda yer almaktad r. Kan tlar; iyi, orta, zay f; Grade sisteminde öneriler güçlü olanlar 1 ve zay f olanlar 2 fleklinde de erlendirilmektedir. Kan t de erleri ayr ca flu semboller ile belirlenmektedir: Çok düflük kalite kan t: + Düflük kalite kan t: ++ Orta kalite kan t: +++ Yüksek kalite kan t: ++++ A. Hizmet sa l k aç s ndan yarar sa lanmaktad r; yararlar risklere göre a r basmaktad r; klinisyenin uygun flartlar tafl yan hastalara bu hizmeti vermesi kuvvetle önerilmektedir. B. Hizmetin sa l k aç s ndan yarar sa lad na dair k smi kan tlar mevcuttur; yararlar risklere göre a r basmaktad r; klinisyen uygun flartlar tafl yan hastalara bu hizmeti vermelidir. C. Hizmetin sa l k aç s ndan yarar sa lad na dair k smi kan tlar mevcuttur; yarar-risk de erlendirmeleri genel bir öneri yapabilmek için birbirine çok yak nd r; bu nedenle klinisyen uygun flartlar tafl yan hastalara bu hizmeti vermek ya da vermemek için öneride bulunamamaktad r. D. Hizmetin sa l k aç s ndan yarar sa lamad na ya da etkisiz oldu una dair k smi kan tlar mevcuttur; riskler yararlara göre a r basmaktad r; klinisyenin uygun flartlar tafl yan hastalara bu hizmeti rutin vermesi önerilmemektedir. I. (Yetersiz) Hizmetin sa l k aç s ndan yarar ya da zarar sa lad na dair kan tlar yetersizdir; yararlar risklere göre a r basmaktad r; klinisyen rutin hastalara bu hizmeti vermelidir. Çal fltay sonuçlar afla daki ana bafll klar halinde ele al nm fl ve yorumlanm flt r: I. Gebelikte Tiroid Fonksiyonu: Testlerin Do ru Yorumlanmas Nas l Olmal d r? II. yot Eksikli inde Dünya da ve Türkiye de yot Durumu III. Hipotiroidinin Gebelik Üzerine Etkileri IV. Gebelik ve Hipertiroidi Cilt 23 Say 2 A ustos
52 Api O ve ark. I. Gebelikte Tiroid Fonksiyonu: Testlerin Do ru Yorumlanmas Nas l Olmal d r? Gebelikte tiroid stimülan hormon (TSH) ve tiroid hormon düzeyleri çeflitli flekillerde de iflmektedir. Gebe olmayanlar için normal referans de erleri, gebelikte normal olarak al nmamal d r [1] (Kan t düzeyi A Yüksek ++++). Bunlar n bilinmesi ve de erlendirilmesi büyük önem tafl maktad r. lk trimesterde insan koryonik gonadotropini (hcg) art fl na ikincil TSH düzeyleri bask lanmaktad r. Bu durum fizyolojik olup bir patoloji olarak kabul edilmemelidir. hcg hormonunun tiroid bezini uyar c etkisi ile gebeli in 1. trimesterinde serbest tiroksin (st4) düzeyleri normal s n rlar içinde kalarak hafif bir art fl gösterir ve TSH düzeyleri azal r (<0.1 miu/l). Daha sonraki trimesterlerde TSH düzeyleri normale gelmektedir. Bu nedenle, gebelikte tiroid ifllevlerinin de erlendirilmesinde trimesterlere özgü TSH referans aral klar n n kullan lmas önerilmektedir (Kan t düzeyi B Orta +++). Gebelikteki tiroid ifllev de iflikliklerindeki önemli bir sorun, patoloji-fizyoloji ayr m n n net olarak yap lamamas d r. Bu ayr m n yap labilmesi, gebeli e özgü normal referans de erlerinin saptanmas ile mümkündür. Ancak, referans de erlerin belirlenmesinde tam bir görüfl birli i bulunmamaktad r. Bu de erler bölgesel, etnik ve genetik özelliklere ba l olarak de iflkenlik göstermektedir [2 4] (Kan t düzeyi B Orta +++). Referans de erleri gebelik haftas na göre de farkl l k göstermektedir [3,5,6] (Kan t düzeyi A Yüksek ++++). Bu nedenle, mutlak de erlerin kullan m yerine persentil de er aral klar n n kullan m önerilmektedir. [5,6] Literatürde saptanan referans aral klar genellikle birbirine yak n olmakla beraber de erler üzerinde tam bir görüfl birli i bulunmamaktad r. Laboratuvar taraf ndan trimestere özgü persentil de erlerinin verilemedi i durumlarda TSH için Tablo 1 de verilen üst s n rlar kullan labilir [2 8] (Kan t düzeyi B Orta +++). Gebelikte tiroid ifllevlerinin de erlendirilmesinde ilk basamak, serum TSH düzeylerinin ölçümüdür (Ka- Tablo 1. Gebelik trimesterlerine göre serum TSH için alt ve üst s n r de erler. Birinci trimester için: kinci trimester için: Üçüncü trimester için: mu/l mu/l mu/l n t düzeyi B Orta +++). TSH ölçümleri için geliflmifl immünometrik tayin yöntemlerini kullanan chemiluminescence gibi otomatize platformlar n kullan m önerilmektedir. [3,8] Bahsi geçen otomatize sistemlerde ayr - ca 3. veya 4. nesil (ultrasensitif) kitlerin kullan lmas, ELISA teknikleri kullan larak yap lan sistemlere göre TSH de erlerindeki en küçük farkl l klar (<0.02 mu/l) bile saptayabilmektedir. Bu nedenle, hassas immünometrik assay kullan larak yap lan TSH ölçümünün tiroid fonksiyonunu de erlendirmede tarama testi olarak kullan lmas önerilmektedir (Kan t düzeyi B Orta +++). Gebelikte tiroid-ba lay c globülin (TBG) yap m artmaktad r. Buna ba l olarak total triiyodotironin (T3) ve tiroksin (T4) düzeyleri de ortalama 1.5 kat art fl göstermektedir. Bu nedenle gebelikte genellikle serbest triiyodotironin (st3) ve serbest tiroksin (st4) ölçümleri tercih edilmektedir. Ancak, t pk TSH da oldu u gibi st4 düzeyi trimesterlere göre fizyolojik de- ifliklikler göstermektedir. lk trimesterde, st4 normal referans de erlerinin üzerine ç kmakta, 3. trimesterde ise st4 normal referans de erlerinin %30 alt na kadar inebilmektedir. Bu nedenlerle gebelikte TSH da oldu u gibi trimester-spesifik st4 referans de erlerinin her laboratuvar taraf ndan belirlenmesi veya total T4 ün %150 sinin referans de eri olarak al nmas önerilmektedir. Ancak, TSH da oldu u gibi, üzerinde görüfl birli ine var lm fl her trimestere özgü bir referans de eri bulunmamaktad r. Serbest T4 ölçümünde en yayg n olarak immunoassay ler kullan lmaktad r. Ancak unutulmamal d r ki, kullan lan laboratuvar yöntemleri ve kit farkl l klar na ba l olarak serbest hormon ölçümleri de gebelikte yan lt c sonuçlar verebilir [9,10] (Kan t düzeyi A Yüksek ++++). Özellikle gebelerde serum st4 seviyelerinin de- erlendirilmesinde equilibrium diyalizi veya izotopdilüsyon s v kromatografisi-tandem-kütle spektrometresi (LC-MS-MS) yöntemi daha güvenilir ve tekrarlanabilir bulunmufltur [11,12] (Kan t düzeyi A Yüksek ++++). Ancak bu yöntem, özel laboratuvarlarda çal fl lmas ve pahal olmas nedeni ile s n rl olarak kullan lmaktad r. Bu nedenle, TSH ölçümlerine benzer olarak, gebelikte st4 ölçümünün hatalara aç k oldu u unutulmamal d r. Bu nedenle, bizim önerimiz her laboratuvar n kendi gebe çal flma popülasyonuna ait persentil de- erleri hesaplamas ve çal fl lan de erleri persentiller üzerinden bildirmesidir. 118 Perinatoloji Dergisi
53 Perinatal Tiroid Çal fltay Raporu 2015 Total T3 düzeyleri, gebelik olmad durumlarda bile tiroid fonksiyonlar n n de erlendirilmesinde ilk basamak bir test olmad ndan, gebelikte de tiroid hastal klar n n de erlendirilmesinde rutin olarak kullan lmaz. Ancak; hipertiroidi saptand ktan sonra takip amaçl olarak, T3 toksikozu flüphesinde veya hipertiroidinin ay r c tan s nda kullan lmas önerilmektedir. [13] Son olarak, gebelikte TSH ve st4 üzerinde yan lt c etkileri bulunabilecek olan önemli bir klinik durum hiperemezis gravidarum dur. Hiperemezis gravidarumda, 1. trimesterde fizyolojik olarak bask lanan TSH n yan s ra, bu gebelerin yaklafl k olarak %30 60 nda st4 yükselmifl olarak bulunabilir. Bu durumda TSH reseptör uyar c antikor düzeyleri de erlendirilerek Graves hastal ile ay r c tan ya gidilmesi önerilmelidir. Hiperemezis gravidarum durumunda TSH reseptör uyar c antikorlar negatif olup, hastalarda hipertiroidizm bulgular oluflmamakta ve tedavi kullanmadan st4 de erleri gebelik haftalar nda normale dönmektedir. Graves hastal durumunda ise özellikle 3. trimesterde TSH reseptör uyar c antikor düzeyleri tayin edilerek yenido anda hipertiroidi riskine karfl haz rl kl olunmal d r [14] (Kan t düzeyi A Yüksek ++++). Sonuç Olarak Gebelikte, endikasyon halinde tiroid tarama testi olarak 3. veya 4. nesil (ultrasensitif) TSH ölçümü önerilir (Kan t düzeyi B Orta +++). Gebelikte serum TSH de erlendirilirken, gebe olmayan popülasyona ait referans de erleri kullan lmamal d r (Kan t düzeyi A Yüksek ++++). Gebelikte serum TSH de erlendirmesinde, her trimestere özgü persentil de erleri veya referans de erlerinin kullan lmas uygun klinik yaklafl m olarak gözükmektedir (Kan t düzeyi A Yüksek ++++). Literatür kan tlar do rultusunda önerimiz Tablo 2 de verilen TSH de erlerinin kullan lmas d r. Gebelikte TSH ölçümünün yüksek veya düflük ç kt durumlarda, ilk yap lacak laboratuvar testi, serbest veya total T4 ölçümüdür. Serum T3 düzeyi ise ilk istenecek testler aras nda bulunmamaktad r. Gebelikte total T4 çal fl lmas durumunda, total T4 miktar ndaki 1.5 katl k art fl patolojik olarak kabul edilmelidir (Kan t düzeyi B Orta +++). Gebelikte st4 seviyelerinin de erlendirilmesinde equilibrium diyalizi veya izotop-dilüsyon s v kromatografisi-tandem-kütle spektrometresi (LC-MS-MS) yöntemi daha güvenilirdir (Kan t düzeyi A Yüksek ++++). Ancak bu yöntem, özel laboratuvarlarda çal fl lmas ve pahal olmas nedeni ile s n rl olarak kullan lmaktad r. Ülkemizde ve dünyada laboratuvarlarda gebelikte serbest T4 de erlerinin belirlenmesinde a rl kl olarak immünometrik testler kullan lmaktad r. Gebelikte immünometrik st4 ölçümünün, testin yap ld laboratuvara özgü persentil de erleri kullan lmad sürece, hatalara aç k oldu u unutulmamal d r (Kan t düzeyi A Yüksek ++++). Bu nedenle, bizim önerimiz her laboratuvar n kendi gebe çal flma popülasyonuna ait st4 persentil de- erleri hesaplamas ve çal fl lan de erleri belirlenen persentiller üzerinden bildirmesidir. II. yot Eksikli inde Dünya da ve Türkiye de yot Durumu Dünya da iyot eksikli i halen devam eden önemli bir halk sa l sorunudur. [15] Tüm Dünya nüfusunun yaklafl k olarak %35 inde yetersiz iyot al m oldu u tahmin edilmektedir. [16] Dünya Sa l k Örgütü (DSÖ) taraf ndan belirlenmifl günlük iyot gereksinimi miktarlar Tablo 3 de verilmifltir. Do al besinlerin ço unda bulunan iyot miktar genellikle oldukça azd r ve topraktaki iyot konstantrasyonu ve gübre kullan m gibi çevresel faktörlere göre de ifliklik göstermektedir. Yer- Tablo 3. yot eksikli inin derecelendirilmesi. [4] Tablo 2. Dünya Sa l k Örgütü nün günlük iyot al m önerileri. [4] Yafl yot miktar (mcg/gün) < 5 yafl yafl 120 >12 yafl 150 Gebelik/Laktasyon 250 yot eksikli i derecesi drar ortanca iyot konsantrasyonu (mcg/l) Ciddi <20 Orta derecede Hafif Yeterli al m Gebelerde yeterli al m Cilt 23 Say 2 A ustos
54 Api O ve ark. yüzünde bulunan iyodun büyük bir bölümü kar ve ya murla topra n yüzeyinden al narak rüzgar ve sellerle denizlere tafl nmakta ve buralarda buharlaflarak ya mur ile birlikte yeniden topra a dönmektedir. Bunun bir sonucu olarak özellikle deniz yosunlar ve deniz ürünleri iyot aç s ndan iyi kaynaklar aras nda yer almaktad r. Ancak iyot içeri i, farkl bal k türlerinde de büyük de- ifliklik gösterebilir. Di er yandan günlük yaflamda kullan lmas n önerebilece imiz iyottan zengin kaynaklar aras nda yo urt, süt, yumurta, çilek ve daha az zengin kaynak teflkil eden peynir öne ç kmaktad r. Di er yandan, iyot aç s ndan en zengin besin kaynaklar aras nda iyotlu tuz içeren ifllenmifl besinler ve hamuru k vamland rmak için kullan lan iyodat içeren maddeler say labilir. Dünyan n birçok ülkesinde insanlar n günlük iyot al mlar n artt rmak amac ile iyotlu tuz kullan mlar n n sa lanmas çabalar baflar l sonuç vermifltir. Ülkemizde de benzer flekilde Sa l k Bakanl Ana Çocuk Sa l ve Aile Planlamas Genel Müdürlü ü ve UNICEF in iflbirli- inde 1994 y l nda, yot Yetersizli i Hastal klar n n Önlenmesi ve Tuzun yotlanmas Program bafllat lm flt r. 9 Temmuz 1998 tarih ve say l Resmi Gazete ile Türk G da Kodeksi Yemeklik Tuz Tebli i ne göre sofra tuzlar n n iyotlanmas zorunlu olmufltur. Buna göre sofra tuzlar na mg/kg potasyum iyodür ya da mg/kg potasyum iyodat kat lmas zorunludur. Sofra tuzu; do rudan tüketiciye sunulan, ince toz haline getirilmifl, iyotla zenginlefltirilmifl rafine edilmifl ya da edilmemifl tuzlard r. Kanun hükümlerine göre üretim aflamas nda Tar m ve Köyiflleri Bakanl, üretimden tüketiciye ulafl ncaya dek Sa l k Bakanl n n yasal ifllem yapmas karara ba lanm flt r. Ancak, vurgulanmas gereken di er bir husus ise baz tiroid hastalar n n, örne in Graves Hastal, Hashimoto Tiroiditi ve s cak nodülü olan hastalar n iyotlu tuz kullanmalar n n sak ncal oldu- udur. Bu nedenle 15 A ustos 2000 Tarih ve Say l Resmi Gazete de yay nlanan Türk G da Kodeksi Yemekli Tuz Tebli inde De ifliklik Yap lmas Hakk nda Tebli ile bu tür hastalar n kullan m için 250 graml k ambalajlarda iyotsuz sofra tuzu üretilmesine düzenleme getirilmifltir. yot eksikli inin belirlenmesinde üriner iyot at l m esas al nmaktad r. Üriner iyot ölçümü yayg n olarak kabul görmüfl, maliyet-etkin ve kolay uygulanabilen bir testtir. Vücuda al nan iyotun %90 a yak n bir k sm idrar ile at ld ndan dolay, üriner iyot düzeyi, kiflinin halihaz rdaki iyot al m n göstermesi bak m ndan hassas bir test olarak kabul edilmektedir. Ancak, bu noktada özenle vurgulanmas gereken bir husus bulunmaktad r. Sa l kl bir insan n idrarda iyot at l m de erlendirildi inde günden güne hatta ayn gün içinde dahi önemli varyasyonlar gösterdi i bilinmektedir. Bu varyasyonlar nedeniyle kifliye ait iyot al m n göstermede tan testi olarak yap lacak üriner iyot at l m testi yanl fl de erlendirmelere ve tedavilere yol açabilmektedir. [17] Üriner iyot de erleri normal da l m göstermedi inden dolay, bu testin yaln z toplum bazl çal flmalarda kullan lmas ve ortalama de er olarak medyan (ortanca) de erin kullan lmas ve standart sapma de erlerinden ziyade persentillerin kullan lmas önerilmektedir. [18] yot eksikli inin derecesi, çal fl lan toplumun üriner ortanca iyot konsantrasyonlar temel al narak s n fland r lmaktad r (Tablo 4). Ciddi iyot eksikli inin geliflmekte olan fetüsün geliflimi ve nörokognitif fonksiyonlar üzerindeki olumsuz etkileri tart flmas z olarak tüm dünyada kabul edilen bir gerçektir. Kretinizm ve mental retardasyon bafll ca olum- Tablo 4. Erken TSH taramas önerilen gebeler. Geçirilmifl tiroid fonksiyon bozuklu u/cerrahisi (Lobektomi sonras hipotiroidi geliflme oran n n %33 olmas nedeni ile) Ailede tiroid hastal öyküsü Guatr varl Tiroid antikorlar pozitifli i, özellikle de tiroid peroksidaz otoantikorlar (TPOAb hipotiroidi riskini art rmakta ve TPOAb (+) olanlar (-) olanlarla karfl laflt r ld nda olas l k oran 40 a yükselmektedir) Klinik hipotiroidi bulgu/semptomlar n n varl Tip I diyabet (Hipotiroidi oran n n %16 ya ç kmas nedeni ile) Düflük ve preterm do umlar Otoimmün tiroid disfonksiyonu ile iliflkili vitiligo, adrenal yetmezlik, hipoparatiroidizm, atrofik gastrit, pernisiyöz anemi, sistemik sklerozis, SLE, Sjögren sendromu mevcudiyeti nfertilite varl (Aflikar ve subklinik hipotiroidi oranlar n n %1 43 olarak genifl aral a sahip olsa da) Bafl-boyun fl nlanmas geçirenler (8 y ll k izlemde hipotiroidi prevalans n n %67 olmas nedeni ile) VK (vücut kitle indeksi) >40 olan morbid obezler (% hipotiroidi belirlenmesi nedeni ile) 35 yafl üzeri kad nlar (Serum TSH de erinin 5 ve üzerinde olma oran yaflla birlikte artmaktad r) Amiodarone tedavisi uygulamalar (%14 18 hipertiroidi-hipotiroidi) Lityum kullan m (%6 52 hipotiroidizm) yodlu kontrast ajanlara maruziyet (Gebelikten 6 hafta öncesine kadar, %20 olguda tiroid fonksiyon bozuklu u) yod eksikli inin orta fliddetli oldu u bölgelerde yaflamak 120 Perinatoloji Dergisi
55 Perinatal Tiroid Çal fltay Raporu 2015 suz etkilerdir (Kan t düzeyi A Yüksek ++++). Ancak, son y llarda, iyotun fetal beyin geliflimi üzerindeki etkileri daha iyi anlafl lmaya baflland için, hafif-orta iyot eksikli inin bebe in nörolojik geliflimi üzerindeki etkileri tart fl lmakta ve araflt r lmaktad r. Gebelik s ras nda anne ve fetüste artan tiroid hormon yap m ve renal iyot at l m n n artmas nedeniyle iyot gereksinimi artmaktad r (Kan t düzeyi A Yüksek ++++). Gebelik öncesi ve s ras nda yeterli iyot al m olanlarda tiroid bezinde bulunan iyot depolar artm fl ihtiyac karfl layabilmektedir. Bu nedenle, yeterli iyot depolar alan kiflilerde iyot miktar gebelik süresince de iflmemektedir. Ancak, hafif-orta iyot eksikli i olan gebelerde yap lan çal flmalarda gebeli in sonuna do ru vücut depolar nda azalman n bir göstergesi olarak idrarda iyot at l m azalmaktad r. [19] Di er yandan, yenido anda iyotun en önemli kayna anne sütüdür. Dolay s yla, yenido an n yeterli iyot al m için annenin iyot eksikli inin olmamas bebe in geliflimi aç s ndan oldukça önemlidir. [20] Diyette iyotun en önemli kaynaklar baflta deniz ürünleri olmak üzere yumurta, et ve tavuk olarak s ralanabilir. yot eksikli inin önlenmesine yönelik olarak ülkeler farkl stratejiler gelifltirmektedir. Gebelikteki artm fl ihtiyac n karfl lanmas için baz ülkelerde antenatal dönemde iyot takviyesi kullan lmaktad r. Gebelikte günlük al nmas önerilen miktar DSÖ ye göre 250 mikrogramd r. Ayr ca, sofra tuzunun iyotlanmas da ülkemiz de dahil olmak üzere iyot eksikli inin önlenmesi amac yla yap lan en yayg n uygulamad r. Ancak, sofra tuzuna iyot ekleniyor olsa da kodekse uygunluk ve standardizasyon sorun oluflturabilmektedir. [18,21] Ayr ca, nem ve s cakl k ile (örne in, piflirme esnas nda / günefl fl n n direkt etkisi ile) iyotlu tuzdaki iyot oranlar düflmektedir [22,23] (Kan t düzeyi A Yüksek ++++). Di er yandan, tüm dünyada hipertansiyonun önlenmesi amac yla günlük tuz tüketiminin azalt lmas na yönelik stratejiler uygulanmaktad r. Ülkemizde, gebelere antenatal dönemde ve postpartum laktasyon döneminde rutin olarak iyot deste i verilmemektedir. Küçük ölçekli çal flmalarda Türkiye de gebe kad nlar n %80 inden fazlas n n iyotlu tuz kulland saptanm fl olmas na ra men bu oran n ülke genelinde geçerli olup olmad bilinmemektedir. [24,25] Yeni veriler, Türkiye deki hanelerin %85 inde iyotlu tuz kullan ld na iflaret etmektedir. [26] Türkiye de toplum temelli çal flmalar, iyot eksikli i durumunun özellikle son 10 y l içinde hafif eksiklik ten yeterli al ma do ru iyileflti ini göstermektedir [27,28] (Kan t düzeyi B Orta +++). Türkiye de gebelerde iyot eksikli i prevalans n araflt ran çal flmalar n say s yetersizdir. Ayr ca, gebeleri içeren mevcut çal flmalar ço unlukla tek bir bölgeyi ve k s tl say da gebeyi kapsamaktad r. [24,26,29 31] Bu nedenle genifl ölçekli ve toplum temelli çal flmalara ihtiyaç vard r. Bu amaçla prospektif, çok merkezli bir araflt rma projesinin Türk Perinatoloji Derne i koordinatörlü ünde planlanmas kararlaflt r lm flt r. Gebelik s ras nda hafif iyot eksikli inin fetüs ve yenido anda k sa ve uzun dönem etkileri tart flmal d r; bu konuda yap lm fl küçük ölçekli kesitsel çal flmalar k sa dönemde orta derecede iyot eksikli inin nörolojik, davran flsal ve ö renme becerileri üzerinde olumsuz etkileri olabilece ini göstermifltir. [32] 2013 y l nda, gebelik s ras nda hafif iyot eksikli inin çocukluk ça nda uzun dönemde oluflabilecek nörokognitif fonksiyonlar üzerindeki olumsuz etkilerinin gösterildi i 2 büyük çal flma yay mlanm flt r. [32,33] Bu çal flmalara k saca göz atmakta fayda bulunmaktad r. Bath ve ark. taraf ndan yaklafl k 1040 gebe üzerinde yap lan ve Lancet te yay mlanan ngiltere çal flmas nda haftada gebelerden idrar örne i al nm fl ve saklanm flt r. [33] Bu gebeliklerden dünyaya gelen çocuklar 8 yafl nda iken IQ skorlar ile 9 yafl na gelince okuma performanslar ile de erlendirilmifllerdir. Saklanan idrar örne inde ise ortanca iyot konsantrasyonu ölçülerek gebenin iyot al - m n n yeterli olup olmad saptanm fl ve gebeler (idrar ortanca iyot konsantrasyonu <150 mcg/g olan ve >150 mcg/g) olarak 2 gruba ayr lm flt r. Çal flman n sonucuna göre, hafif-orta iyot eksikli i olan (idrar ortanca iyot konsantrasyonu <150 mcg/g) gebelerde hem verbal IQ skoru hem de okuma-anlama becerileri istatistiksel anlaml düzeyde daha düflük ç km flt r. [33] Yap lan alt grup analizinde ise, iyot eksikli inin derecesi artt kça IQ skorlar ve okuma becerileri üzerindeki olumsuz etki art fl göstermifltir. Bu çal flma, iyot al m n n yeterli olarak s n fland r ld bir ülkeden gelmesi, hafif-orta eksikli in bile nörolojik geliflim üzerinde etkilerinin olabildi ini göstermesi ve yap lan en genifl ölçekli çal flma olmas bak m ndan oldukça önemlidir. Benzer flekilde, longitüdinal olarak yap lan di er bir kohort çal flmas ise 2013 y l nda Avustralya dan gelmifltir. [34] Bu çal flmada da gebeler, idrar ortanca iyot konsantrasyonu <150 mcg/g olan ve >150 mcg/g olmak üzere 2 gruba ayr lm flt r. Bu gebeliklerden dünyaya gelen çocuklar 9 yafl nda iken okul performanslar (gramer, imla, okuma-yazma) aç s ndan de erlendirilmifllerdir. Çal flman n sonucuna göre, hafif-orta iyot eksik- Cilt 23 Say 2 A ustos
56 Api O ve ark. li i olan (idrar ortanca iyot konsantrasyonu <150 mcg/g) gebelerde gramer, imla, okuma-yazma performanslar anlaml oranda daha düflük bulunmufltur. Sözü edilen bu 2 çal flmada her ne kadar hafif iyot eksikli inin olumsuz etkileri saptanm fl olsa da, bu etkilerin neden-sonuç iliflkisi tam olarak kan tlanabilmifl de ildir. Ayr ca, böyle bir iliflki saptansa dahi yap lacak iyot deste inin fetal nörolojik geliflim üzerindeki olas olumlu etkisinin randomize, kontrollü çal flmalarda gösterilmesi gerekmektedir. Sonuç Olarak Ülkemizde antenatal bak m sürecinde tüm gebelere rutin iyot deste ini önermek için bilimsel veriler flimdilik yetersiz gözükmektedir (Kan t düzeyi I Düflük ++). Ülkemizdeki gebelerde iyot eksikli i prevalans n n belirlenmesi amac yla yap lacak genifl ölçekli ve toplum temelli çal flmalara acil olarak gereksinim vard r. Gebenin yaflad bölgede bilinen a r iyot eksikli i bulunuyor ise antenatal dönemde iyot takviyesi mutlaka önerilmelidir (Kan t düzeyi A Yüksek ++++). Gebelikte hafif-orta iyot eksikli inin k sa ve uzun dönemde nörolojik, davran flsal ve ö renme becerileri üzerinde olumsuz etkileri olabilece i gösterilmifltir. Ancak, neden-sonuç iliflkisi tam olarak kan tlanabilmifl de ildir (Kan t düzeyi I Düflük ++). III. Hipotiroidinin Gebelik Üzerine Etkileri Aflikar (klinik) hipotiroidinin gebelik sonuçlar üzerine etkisi var m d r? Biyokimyasal anormalliklerin a rl na ba l olarak hipotiroidizm, gebelik sonuçlar üzerine olumsuz etkilerde bulunabilir. Yüksek TSH ve düflük serbest T4 düzeyleri ile gebeli i komplike eden aflikar hipotiroidizm, oldukça seyrek görülür (taranan kad nlar n % i). Buna 2 faktör yol açar. lki, hipotiroid kad nlar n baz lar n n anovulatuvar olmas d r. [35] Di eri ise, gebeli i komplike eden yeni veya yeterince tedavi edilmemifl hipotiroidizmin artm fl birinci trimester spontan abortus oran ile iliflkili olmas d r. [36 38] Devam eden gebeliklerde, hipotiroidizm afla da gösterilen pek çok komplikasyon için artm fl risk ile iliflkili bulunmufltur: [39 44] Preeklampsi ve gestasyonel hipertansiyon, ablasyo plasenta, güven vermeyen fetal kalp h z trasesi, çok erken do umu (32 hafta öncesi) da içerecek flekilde preterm do um, düflük do um a rl [bu durum, bir çal flmada büyük olas l kla preeklampsi için preterm do um nedeniyle, [45] ama preeklampsi oran n n ihmal edilebilece i ikinci bir çal flmada preeklampsiden ba ms z flekilde], [46] artm fl sezaryen oran, [46] perinatal morbidite ve mortalite, nöropsikolojik ve kognitif bozukluk, postpartum kanama. Matalon ve ark. n n çal flmas nda da tedavi edilmifl maternal hipotiroidizmin olumsuz perinatal sonuçlar ile iliflkili olmad, ancak hipotiroidizmin sezaryen do um için ba ms z bir risk faktörü oldu u ortaya konmufltur. [47] Subklinik hipotiroidinin gebelik sonuçlar üzerine etkisi var m d r? Bu konuda çal flmalardan ç kan sonuçlar çeliflkilidir. Özetle, kohort çal flmalar nda subklinik hipotiroidi ile kötü gebelik sonuçlar aras nda bir iliflki gösterilirken, randomize kontrollü çal flmalarda böyle bir iliflki ortaya konmam flt r. Subklinik hipotiroidizm (yüksek TSH, normal serbest T4), aflikar hipotiroididen daha yayg n olup ABD nin iyot bak m ndan yeterli bölgelerinde taranan kad nlar n %2 2.5 inde görülmektedir. [48,49] Subklinik hipotiroidili kad nlarda gebelik s ras ndaki komplikasyon riski aflikar hipotiroidi ile iliflkili olanlardan daha düflüktür. Ancak, baz çal flmalarda subklinik hipotiroidili kad nlar n a r preeklampsi, preterm do um ve/veya gebelik kayb aç s ndan artm fl riske sahip oldu- u rapor edilmifltir. [45,50,51] Bu çal flmalara biraz daha detayl bakacak olursak, prenatal bak m için kad n n dahil edildi i yüksek olgu say l prospektif bir çal flmada, gebelik haftas için 97.5 inci persentili s n r kabul ederek tan mlanan (TSH aral mu/l) subklinik hipotiroidizm oran %2.3 olarak saptanm fl ve bu olgularda preterm do um riski 2 kat, ablasyo plasenta riski ise 3 kat daha fazla bulunmufltur. [50] Yine ayn çal flmada, subklinik hipotiroidili olgular n yenido anlar n n yo un bak m ünitesine kabul ve respiratuvar distress sendromu olma oranlar da TSH normal olanlara k yasla 2 kat daha fazla bulunmufltur. Wilson un çal flmas nda ise, subklinik tiroid hastal kl gebelerde tüm hipertansif hastal klar için genel insidans %10.9 bulunmufl ancak sadece fliddetli hipertansiyon için anlaml bir risk art fl gösterilmifltir (OR=1.60, %95CI ). [51] Antitiroid peroksidaz negatif kad nlarda gebelik sonuçlar n karfl laflt ran bir baflka çal flmada, normal serbest T4 ü olan ve birinci trimester serum TSH mu/l olan kad nlarda TSH Perinatoloji Dergisi
57 Perinatal Tiroid Çal fltay Raporu 2015 mu/l nin alt nda olanlara göre gebelik kayb oran daha yüksek bulunmufltur (%6.1 e karfl l k %3.6). [52] Ancak preterm do um oranlar nda herhangi bir farkl l k saptanmam flt r. Bu bulgularla örtüflmeyecek flekilde, tekil gebeli i olan obstetrik popülasyonda Down sendromu riskini de erlendiren prospektif, çok merkezli bir çal flma olan FASTER çal flmas sonuçlar n n bir alt grup analizinde maternal subklinik hipotiroidizm ile kötü gebelik sonuçlar (preterm do um, düflük, prematür membran rüptürü) aras nda bir iliflki göstermemifltir. [53] Çin de yap lan toplum tabanl bir prospektif kohort çal flmas nda, gebeli in ilk 20 haftas ndaki maternal tiroid fonksiyonu ile takip eden fetal ve bebeklik dönemi geliflimi de erlendirilmifl ve subklinik hipotiroidinin artm fl fetal distress, preterm do um, görme kayb ve nöral geliflim gerili i ile iliflkili oldu u bulunmufltur. [54] Ancak bu çal flmadaki subklinik hipotiroidili olgu say s n n 41 olmas sonuçlar n geçerlili i konusunda soru iflaretleri oluflturmaktad r. Yak n zamanda yay nlanan ve pek çok çal flmay bir arada de erlendiren bir meta-analizde, subklinik hipotiroidili olgularda ötiroid kontrollere k - yasla gestasyonel diabetes mellitus, gebeli in indükledi- i hipertansiyon, sezaryenle do um, düflük ve yüksek do- um a rl kl do um riskinin artmad, sadece preeklampsi, ablasyo plasenta, perinatal mortalite riskinin s - ras yla OR=1.68, (%95 CI ), OR=1.68 (%95 CI ) ve OR=2.73 (%95 CI ) olacak flekilde artt gösterilmifltir. [55] Sonuç olarak, kohort çal flmalar nda subklinik hipotiroidi ile kötü gebelik sonuçlar aras nda bir iliflki gösterilirken, randomize kontrollü çal flmalarda böyle bir iliflki ortaya konmam flt r. Klinik veya subklinik hipotiroidi tan s alan gebelerde tedavi gebelik sonuçlar n de ifltiriyor mu? Tedavi önerilir mi? Mevcut veriler fl nda, tedavinin potansiyel yararlar konusunda bir belirsizlik söz konusudur. Gebelik s ras nda klinik hipotiroidizmin levotiroksin ile tedavi edilmesi, daha önceden yap lm fl randomize olmayan çal flmalarla ortaya konan yararlara dayand r larak standart bir yaklafl m olarak benimsenmifltir. [56,57] Ek olarak, maternal ötiroidizm potansiyel olarak normal fetal kognitif geliflim için önemli oldu undan UpToDate [57] ve Endokrin Derne i [58] TPO antikor durumuna bak lmaks z n subklinik hipotiroidili gebe kad nlar n tedavi edilmesini önermektedir. Amerikan Tiroid Derne i k lavuzunda ise yaln zca TPO antikoru pozitif saptanan ve subklinik hipotiroidisi olan gebe kad nlar n tedavi edilmesi önerilmektedir. [8] Di er yandan, ayn dernek, subklinik hipotiroidisi olan ve TPO antikoru negatif olan olgularda tedaviyi desteklemeye karfl olmaya yönelik yeterli kan t olmad n belirtmifltir. Bu nedenle, TPO negatif hastalar n ve özellikle de TSH 2.5 ile 3.0 aras nda olanlar n tedavisinin potansiyel yararlar nda bir belirsizlik söz konusudur. [58] Bunun yan nda 2013 y l nda yay nlanan ve aflikar ya da subklinik hipotiroidili olup tedavi alm fl gebe kad nlar n gebelik sonuçlar n yay nlayan bir Cochrane derlemesinde preterm do um ve ilk trimester düflüklerinde azalma oldu u gösterilmifltir. [56] zole hipotiroksineminin gebelik sonuçlar üzerine etkisi var m d r? Hay r... zole hipotiroksinemi (düflük T4), normal bir TSH ile birlikte maternal serbest T4 konsantrasyonunun referans aral n n 5. veya 10. persentilinde olmas olarak tan mlan r. Gebelerin %1 2 sinde gözlenen izole maternal hipotiroksineminin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte düflük iyot al m ile iliflkili olabilece i düflünülmektedir. [59] Klinik pratikte ba ms z bir tiroid hastal olarak kabul edilmeyen bu durumun serbest T4 ölçümleri ile ilgili laboratuvar sorunlar ndan kaynaklanabilece i de düflünülmektedir. zole hipotiroksineminin perinatal ve neonatal sonuçlar üzerine etkisi net de ildir. [43,60 63] Bir çal flmada, normal TSH ile birlikte 2.5 persentilin alt ndaki maternal serum serbest T4 konstrasyonlar kötü gebelik sonuçlar ile iliflkili bulunmam flt r. [61] FASTER çal flmas nda ise preterm eylem (OR=1.62), makrozomi (OR=1.97) gestasyonel diyabet (OR=1.70) için artm fl risk gösterilmifltir ancak sonuçlar tutarl bulunmam flt r. [53] gebelik haftalar aras nda normal TSH ile birlikte düflük maternal serbest T4 ü olan annelerin çocuklar nda nöropsikolojik performans (ortalama zeka, psikomotor veya davran flsal skorlar) normal tiroid fonksiyonlu annelerinkine k yasla daha düflük bulunmufltur. [43,60,62,63] Birinci trimesterde izole hipotiroksinemi saptanan, ancak 2. ve 3. trimesterde de erleri normalleflenlerde veya ilk trimesterde normal de erleri olup sonradan bozulanlarda da fetal geliflim normal saptanm flt r. fiu ana kadar gebelik s ras nda L-tiroksin tedavisinin gebelik sonuçlar ve akabinde bebe in geliflimi üzerine yarar n gösteren bir çal flma yay nlanmam flt r. [59] Tiroid fonksiyon bozuklu u olmadan tiroid antikor pozitifli i olan gebelerde gebelik sonuçlar etkileniyor mu? Bu konuda kesin bir kanaate varmak için yeterli kan t bulunmamaktad r. Otoimmün tiroid hastal, en Cilt 23 Say 2 A ustos
58 Api O ve ark. s k karfl lafl lan otoimmün hastal k olup kad nlar aras nda hipotiroidizmin önde gelen nedenidir. Otoimmünitenin gebelik üzerinde iki mekanizma ile etkisinin olabilece i ileri sürülmüfltür. Birincisi, tiroid üzerindeki artm fl talebin adaptif mekanizmalar ile etkileflme, di- eri ise otoimmün bir çevre ile beraber immün sistemin genel aktivasyonu sonucu plasenta ve fetüs üzerinde do rudan etkileridir. [59,64 66] Bu hipoteze göre, otoimmünite yüksek talebe yönelik adaptif tiroid reaksiyonunu önlemekte ve bu da daha düflük tiroid hormon düzeyleriyle sonuçlanmaktad r. Bunun neticesinde ortaya ç kan gebeli e zarar n mekanizmalar, hormonlar n maternal-fetal ünitenin farkl alanlar ndaki do rudan etkisine dayanmaktad r. Tiroid hormonlar n n anjiojenik büyüme faktörleri ile sitokin üretimi yan nda trofoblastik proliferasyon ve plasenta ile desidua geliflimini düzenledi i yönünde bulgular mevcuttur. [67,68] 2011 y l nda yay nlanan bir meta-analizde, tiroid fonksiyonlar korunmufl gebeliklerde otoimmün tiroid hastal - n n prematür do um eylemi üzerine etkisini inceleyen 5 kohort çal flmas de erlendirilmifl ve tüm çal flmalar n OR=2.07 (%95 CI ) olacak flekilde pozitif bir iliflki gösterdi i gösterilmifltir. Bunun akabinde 2012 y l nda yap lan baflka bir meta-analizde de tiroid disfonksiyonlu olgular hariç tutan çal flmalarda tiroid antikorlar olan veya TPO-antikor pozitif olan gebe kad nlar için preterm do um aç s ndan genel kombine relatif risk (RR) anlaml flekilde yüksek bulunmufltur (tiroid antikorlar için, RR=1.98, %95 CI ; P=0.002; TPO-antikor için, RR=1.8, %95 CI ; P=0.002). TG-antikor pozitif kad nlar için ise bu flekilde bir de erlendirme yap lamam flt r, çünkü bu ba lamda yap lm fl bir çal flma bulunmamaktad r. [69] 2011 y l nda yay nlanan meta-analizde, normal tiroid fonksiyonu ile birlikte olan otoimmün tiroid hastal - n n düflük riski üzerine etkisini inceleyen 31 çal flma dahil edilmifltir. Ancak bu çal flmalar pek çok yönden farkl l klar göstermekte idi. Baz lar kohort çal flmas [70 88] iken di erleri olgu kontrol çal flmalar idi [89 94] Bu çal flmalar ayn zamanda farkl karakteristiklerde hastalar (infertil hastalar, tekrarlayan gebelik kayb olanlar, gebe kad nlar) ihtiva etmeleri nedeniyle de kendi aralar nda farkl l k göstermekte idi. Hep birlikte toplu analiz, abortus riski ve normal tiroid fonksiyonu ile beraber seyreden otoimmün tiroid hastal aras nda kohort için OR=3.9 ( ; p<0.01) ve olgu kontrol için OR=1.80 (%95 CI ; p=0.002) olacak flekilde pozitif bir iliflki göstermifltir. Bu çal flmada ayr ca artm fl TSH düzeylerine otoimmün tiroid hastal n n efllik etti i gözlenmifltir. Yine baflka bir çal flmada da TPO antikor pozitif gebelerde TSH düzeyleri daha yüksek bulunmufltur (3 e 1 miu/l; p<0.01). [95] Negro ve ark. n n 2006 y l nda yay nlam fl olduklar prospektif çal flmada da 984 gebe kad n n dahil edildi i bir popülasyonda TPO antikor pozitifli i %11.7 olarak saptanm flt r. TPO antikoru pozitif ötiroid gebe kad nlar n bozulmufl tiroid fonksiyonu gelifltirdikleri ve bunun da artm fl düflük ve prematür do um riski ile iliflkili oldu u gösterilmifltir. [96] Tiroid fonksiyon bozuklu u olmadan tiroid antikor pozitifli i olan gebeler tedavi edilmeli midir? Hay r Tiroid antikorlar varl ve gebelik kayb aras nda pozitif bir iliflki gösterilmesine ra men, antitiroid antikorlar n rutin olarak tüm gebelerde taranmas ve olas tedavisi flu an için önerilmemektedir. Ancak, mevcut veriler fl nda, yüksek anti-tpo antikorlar olan gebelerin tiroid fonksiyonlar aç s ndan de erlendirilmeleri önerilmektedir. Cochrane veri taban nda, pozitif TPO antikoru olan gebe ötiroid kad nlar n levotiroksin ile tedavisinin preterm do um riskini anlaml flekilde %72 oran nda (RR=0.28, %95 CI ) azaltt gösterilmifltir. [56] Bu derlemede esas al nan çal flma da Negro ve ark. n n 2006 y l nda yay nlam fl olduklar prospektif çal flmad r. [96] Retrospektif bir baflka çal flmada da bu hastalar n gebelik s ras nda subklinik hipotiroidi gösterme aç s ndan yatk nl klar oldu undan ve bu durum birinci trimesterde öngörülemedi inden TPO antikor pozitif gebelerin serum TSH de erleri 1 miu/l nin alt nda olmad sürece ve 3 mi- U/l den yüksek ise mutlaka levotiroksin tedavisi verilmesi önerilmektedir. [95] Yüksek anti-tpo antikorlar olan kad nlar düflük, preterm do um ve hipotiroidizmin progresyonu aç s ndan artm fl risk alt nda olduklar ndan e er saptan rsa, bu kad nlar n gebelik öncesinde ve ayn zamanda gebeli in birinci ve ikinci trimesterlerinde tiroid fonksiyonlar aç s ndan de erlendirilmeleri önerilmektedir. [97] Tiroid antikoru negatif ve TSH de eri miu/l olan birinci trimester gebelerde gebelik sonuçlar etkileniyor mu? Bu konuda kesin bir kanaate varmak için yeterli kan t bulunmamaktad r. Mevcut literatüre göre, tiroid antikoru negatif, ancak TSH de eri miu/l olan 124 Perinatoloji Dergisi
59 Perinatal Tiroid Çal fltay Raporu 2015 birinci trimester gebeliklerde kay p oranlar n n daha fazla olmas beklenir diyebiliriz. Ancak bu olgularda tedavinin etkinli ini de erlendiren herhangi bir çal flma bulunmamaktad r. Bu konuda yap lm fl tek prospektif çal flma olan Negro ve ark. n n çal flmas nda gebelik kayb oran tiroid antikoru negatif ve TSH de eri miu/l aras nda olan birinci trimester gebelerde, tiroid antikoru negatif ve TSH de eri 2.5 miu/l nin alt nda olan birinci trimester gebelere oranla daha yüksek bulunmufltur (s ras yla %6.1 e %3.6, P<0.006). [52] Buna karfl n, her iki grup aras nda preterm do um oranlar aç s ndan anlaml bir farkl l k bulunmam flt r. Maternal tiroid taramas : Herkese mi? Bu konuda Dünya da yayg n olarak kabul görmüfl evrensel bir uygulama bulunmamaktad r. Gebelik ve tiroid taramas ile ilgili olarak mevcut veriler incelendi- inde, yak n zamanda yay nlanm fl ve genifl kapsaml literatür taramas ile birlikte sunulmufl olan bir konsensus raporu dikkati çekmektedir. [98] Bu konsensus raporu, spanyol Endokrinoloji ve Beslenme Derne i nin yot Eksikli i Hastal klar ve Tiroid Disfonksiyonu Çal flma Grubu ile spanyol Jinekoloji ve Obstetrik Derne i nin ortak çal flmas d r. Raporun sonuç k sm ndaki öneriler afla daki flekildedir: 1. Gebe popülasyonda tiroid fonksiyon bozuklu u için taraman n yarar, klinik hipotiroidiyi saptamak ve tedaviye erken bafllamak için (<10 hafta) kan tlanm flt r. Bu tarama, tercihen konsepsiyondan önce ya da mümkünse gebeli in bafllang c nda yap lmal d r. 2. Subklinik hipotiroidi veya izole hipotiroidiyi saptamak için taraman n yararl l kan tlanamam flt r, çünkü akabinde verilecek tiroksin tedavisinin yarar n gösteren veriler henüz mevcut de ildir. 3. Tüm popülasyonun ve özellikle çocuk do urma yafl ndaki kad nlar ile gebe ve emziren kad nlar n yeterli miktarda iyot al mlar güvence alt na al nmal - d r. Gebe ve emziren kad nlarda önerilen iyot al m 250 mcg/gün dür. yot eksikli i olan toplumlarda, mcg iyot ile takviye, önerilen al m n gerçekleflmesini sa layacakt r. deal olan, yeterli iyot temininden konsepsiyon öncesi emin olunmas d r. 4. Gebeli in bafllang c nda tarama, sadece TSH düzeylerinin ölçümünü gerektirir. Serbest veya total T4 için yap lacak testler sadece TSH da bir de ifliklik oldu unda gereklidir. 5. Bu hormonlar n her bir trimester ve her bir toplum için rutin laboratuvar ifllemleri kullan larak ölçülen referans de erlerinin mevcut olmas gerekmektedir. 6. Tiroid hormon testleri sonuçlar n n gebelik s ras nda yorumlanmas genellikle zor oldu undan gebelikte tiroid bozukluklar na aflina olmayan birinci basamak hekimlerini, do um hekimlerini, dahiliye ve endokrinoloji uzmanlar n e itmek için programlar yap lmas ilgi çekici olacakt r. Bu flekilde kan tlanmam fl patolojik de erlerle seyreden durumlarda terapötik bir müdahelede bulunmaktan kaç nman n gereklili i de özellikle vurgulanmal d r. Özet olarak, spanyol Endokrinoloji ve Beslenme Derne i nin yot Eksikli i Hastal klar ve Tiroid Disfonksiyonu Çal flma Grubu ile spanyol Jinekoloji ve Obstetrik Derne i, tüm gebe kad nlarda tiroid fonksiyonun erken dönemde (10. gebelik haftas ndan önce) rutin olarak TSH ile de erlendirilmesini önermektedir. Ancak, Amerikan Tiroid Derne inin 2011 y l nda yay nlam fl oldu u rehberdeki önerilerde rutin tarama için bu kadar kesin mesaj verilmemifltir. [8] Dernek, tarama ile ilgili olarak afla daki önerilerde bulunmufltur: 1. Birinci trimester vizitinde rutin TSH taramas lehine veya buna karfl öneride bulunmak için yeterli delil yoktur. 2. zole maternal hipotiroksineminin tedavisinin yarar flu ana kadar yap lan çal flmalar n hiçbirinde gösterilemedi inden, gebe kad nlar n rutin serbest T4 ile taranmas önerilmemektedir. 3. Hipotiroidi için yüksek risk alt ndaki kad nlarda prekonsepsiyonel TSH testi ile tarama lehine veya aleyhine öneride bulunmak için yeterli delil yoktur. 4. Tüm gebe kad nlar ilk prenatal vizitte herhangi bir tiroid fonksiyon bozuklu u ve/veya tiroid hormonu kullan m ya da anti-tiroid ilaç kullan m hikayesi aç s ndan sözel olarak taranmal d r. 5. Serum TSH de erleri, aflikar hipotiroidi için yüksek riske sahip afla daki kad nlarda gebeli in erken döneminde elde edilmelidir: Tiroid disfonksiyonu veya önceden tiroid cerrahisi geçirme hikayesi >35 yafl Tiroid fonksiyon bozuklu u semptomlar veya guatr varl TPO antikor pozitifli i Tip 1 diyabet veya di er otoimmün hastal klar Düflük veya preterm do um hikayesi Cilt 23 Say 2 A ustos
60 Api O ve ark. Bafl ve boyun bölgesine radyasyon hikayesi Tiroid fonksiyon bozuklu u için aile hikayesi Morbid obezite (BMI 40 kg/m 2 ) Amiodarone veya lityum kullan m veya yak n zamanda iyotlu radyolojik kontrast uygulan m Orta veya ciddi iyot yetersizli inin oldu u bir bölgede yaflamak 6. Tüm kad nlar gebeli in ilk trimesterinde antitiroid antikorlar için tarama lehine veya aleyhine öneride bulunmak için yeterli delil yoktur. 7. Sporadik veya tekrarlayan düflük hikayesi olan kad nlarda gebeli in birinci trimesterinde tiroid antikorlar için tarama lehine veya aleyhine öneride bulunmak için yeterli delil yoktur. 8. Preterm do umu önlemek için gebeli in birinci trimesterinde anti-tiroid antikorlar için tarama lehine veya aleyhine öneride bulunmak için yeterli delil yoktur. Amerikan Obstetrik ve Jinekoloji Derne i (ACOG) de hipotiroidi için asemptomatik olan gebe kad nlarda rutin taramay destekleyecek yeterli kan t olmad n, tiroid testlerinin sadece kiflisel tiroid hastal hikayesi veya tiroid hastal semptomlar olanlarda uygulanmas n n uygun olaca n bildirmifltir. Hafif derecede büyümüfl tiroidi olan asemptomatik gebe kad nlarda bile tiroid fonksiyon testlerinin yap lmas için yeterli kan t olmad, ancak ciddi guatr olan veya izole nodülleri olanlar n herhangi bir hastada oldu u gibi de erlendirilmesi gerekti i belirtilmifltir. [99] ACOG un Ekim 2007 de yay nlanan komite görüflünde de yine tüm gebe kad nlar n rutin taranmas na karfl bir yaklafl m savunulmufltur. [100] Ancak, bu önerilerin oldukça eski oldu u ve o tarihten sonra yay nlanan pek çok klinik çal flma ile, gebe kad nlar n tiroid fonksiyon bozuklu u için rutin olarak test edilmesinin maliyet-yarar dengesi olan bir tarama arac oldu u ortaya konmufltur. [101,102] Bailey Spitzer in derlemesinde [103] hem gebe hem de gebe olmayan düflük riskli topluluklarda TSH n tarama testi olarak yeterli oldu u belirtilmifltir. Yüksek riskli kad nlar n (otoimmün hastal k, fizik muayenede tiroid nodülleri ve guatr, radyasyona maruziyet veya kiflisel ya da ailesel tiroid kanseri hikayesi) hem TSH hem de tiroid peroksidaz (TPO) antikorlar ile taranmas önerilmifltir. TSH de erleri >5 olan tüm kad nlar n TPO antikoru pozitifli i aç s ndan de erlendirilmesi gerekti i vurgulanm flt r. TPO antikor pozitifli- inde, yükselen TSH için tiroid replasman ile tedavi gerekti i; negatifliklerde ise antikorlar n 3 ay sonra tekrar taranmas tavsiye edilmifltir. Çin de 4800 gebe kad nda yap lan bir çal flma sonuçlar na göre de gebeli in 8. haftas ndan önce gebelik yafl na spesifik referans de erleri kullan larak yap lacak tiroid hormon eksikli i taramas desteklenmektedir. [104] Yazarlar, hipotiroidi taramas için pek çok klinikte kolayl kla yap labilen TSH ve serbest T4 ün iyi testler olarak kabul edildi ini bildirmifllerdir. Çek Cumhuriyeti nde 592 gebe kad n üzerinde yap lan ve yak n zamanda yay nlanan bir çal flman n sonuçlar na göre herhangi bir risk faktörü olmayan kad nlarda %7.6 oran nda yeni tiroid patolojisi tan s konmaktad r. [105] Yazarlar bu sonuca dayanarak gebe kad nlarda basit bir rutin taraman n uygun olaca yorumunu yapm fllard r. Gebeli in haftalar aras nda TSH ve serbest T4 düzeylerinin incelenmesinin tiroid fonksiyonunun de erlendirilmesi için gerekli oldu unu ileri sürmüfllerdir. TPO un de erlendirilmedi i durumda patolojik sonografili otoimmün tiroiditlerin %1.9 unun tan namayaca n bildirmektedirler. Kuruluflu 1916 lara dayanan ve endokrinoloji konusunda ciddi bir otorite kabul edilen Endokrin Cemiyeti nin (The Endocrine Society) 2012 y l nda yenilenen k lavuzunda da gebelikte tiroid taramas için öneriler afla daki flekilde s ralanm flt r: [58] 1. Gebelik öncesi ve gebelik s ras nda Anti-TPO antikorlar n n varl için rutin tarama önerilmemektedir. 2. Yüksek anti-tpo antikorlar olan kad nlar; düflük, preterm do um, hipotiroidi progresyonu ve postpartum tiroidit için artm fl riske sahiptirler. Bu yüzden, tespit edildikleri taktirde bu kad nlar gebelik öncesi ve gebeli in birinci ve ikinci trimesterlerinde serum TSH anormallikleri aç s ndan taranmal - d rlar. 3. Komite, yeni gebe tüm kad nlar için tarama önerileri aç s ndan bir fikir birli ine varamam flt r. Bu nedenle 2 versiyon sunulmufltur: Baz üyeler, tüm gebe kad nlar n 9. haftada veya ilk vizitlerinde serum TSH anormallikleri aç - s ndan taranmas n önermifltir. Baz üyeler, tüm gebe kad nlar n ilk vizitlerinde TSH anormallikleri aç s ndan rutin taranmas lehine veya aleyhine bir görüfl bildirmemifllerdir. Springer ve ark. n n derlemesinde de [106] gebe kad nlarda tiroid hastal klar için genel bir taraman n yap lmas n destekleyen sonuçlara var lm flt r. Tarama pozi- 126 Perinatoloji Dergisi
61 Perinatal Tiroid Çal fltay Raporu 2015 tif olanlar n da do umdan sonra uzun bir süre yak ndan takip edilmesi önerilmifltir. Miller ve ark. n n 2011 y l nda yay nlanan derlemesinde [107] ise rutin tarama için düflünülen testin baz kesin kriterleri sa lamas gerekti i yorumu yap lm flt r. Bunlar afla daki flekilde sunulmufltur: 1. Hastal n insidans taramay hakl ç karacak flekilde yüksek olmal d r. Subklinik tiroid hastal n n literatürde erken gebelikte rapor edilen prevalans bu kriteri sa lamaktad r. 2. Taraman n maliyet-etkinlik dengesi uygun olmal - d r. Tedavinin subklinik tiroid hastal olan kad nlar n çocuklar nda nörolojik geliflimi iyilefltirece i farz edilirse subklinik hipotiroidi için yap lacak taramada bu denge var denilebilir. 3. Kötü sonuçlar hastal k durumu ile iliflkili olmal d r. Subklinik tiroid hastal n n kötü gebelik sonuçlar yla iliflkili oldu una dair literatürde baz tutars zl klar mevcuttur. Ek olarak, subklinik hipotiroidi veya izole hipotirokisineminin gecikmifl nörokognitif geliflim ile iliflkisi hakk ndaki veriler yetersizdir. 4. Müdahalenin sonuçlar iyilefltirece ine dair deliller olmal d r. Mevcut literatür ile bunu söylemek mümkün de ildir. Bu veriler fl nda, Miller ve ark., [107] bahsedilen veriler elde edilene kadar gebelikte tiroid hastal için rutin bir taramay önerecek veya rastlant sal olarak saptansa dahi subklinik hipotiroidizm ya da hipotiroksineminin tedavisi için yeterli delillerin olmad sonucuna varm fllard r. Amerikan Klinik Endokrinolojistler Derne i nin k lavuzuna göre, TSH ile tarama gebelik öncesi veya gebeli in ilk trimesterinde rutin olmal d r. [108] Peki bu konuda Perinatoloji alan ndaki sayg n uzmanlar ne düflünmektedir? Üzerinde tart flt m z konu onlara soruldu unda kendileri flu flekilde yorum yapm fllard r: [109] John H. Lazarus, tiroid fonksiyon bozuklu u gebelikte s k görüldü ünden erken gebelikte tiroid taramas n n tüm kad nlar için uygulanmas gerekti ini düflünmektedir. Kendisi; flu anki k lavuzlar, test yap lmas için bir tak m kriterlerin (otoimmün hastal k hikayesi, önceden boyun bölgesine radyasyon maruziyeti vs.) gerekli oldu unu söyleseler de e er bu kriterler uygulan rsa anormal test sonuçlar olan kad nlar n %65 inin atlanaca n ifade etmektedir. Bununla birlikte T4 uygulanmas n n çocukluk dönemi IQ su üzerine etkilerini inceleyen tek bir randomize çal flman n var oldu unu ve onun da bu uygulaman n herhangi bir yarar n gösteremedi ini belirtmektedir. [110] fiu an için, TSH n tüm gebe kad nlarda birinci trimesterde ölçülmesinin yararl olaca n ; e er >2.5 miu/l ise T4 e bak lmas gerekti- ini ifade etmektedir. John H. Lazarus, e er TSH >5 miu/l ise, TPO antikoruna bak lmas n ; alternatif olarak, e er laboratuvarda TSH için bir gestasyonel referans aral ortaya konmuflsa TSH, 97.5 persentilin üstünde oldu unda anormal kabul edilmesi gerekti ini ileri sürmektedir. T4 için eflik de erin, en düflük 2.5 inci persentil olmas gerekti ini ve TPO için eflik de erin de kullan lan spesifik teste göre belirlenmesini tavsiye etmektedir. Sarah Kilpatrik ise herhangi bir tarama testi için, hastal k insidans n n taramay hakl ç karacak düzeyde yüksek olmas ve bilinen efektif bir tedavinin taranan hastal n kötü sonuçlar n azaltmas gibi baz kriterlerin karfl lanm fl olmas gerekti ini düflünmektedir. Gebelikte hipertiroidi hastal n n insidans n n <%0.5 oldu unu ve bu nedenle hipertiroidinin taramas n gerekli k lmad n ifade etmektedir. Rutin tarama çal flmalar nda hipotiroidi insidans n n (klinik ve subklinik) yaklafl k olarak %3 oldu unu ve bunun da taramay hakl ç karacak düzeyde yüksek oldu unu belirtmektedir. Önemli bir flekilde, bu kad nlar n ço unlu unda sadece subklinik hipotiroidinin mevcut oldu unu; bununla birlikte, yukar da bahsedildi i gibi tedavinin maternal subklinik hipotiroidi ile iliflkili potansiyel kötü perinatal veya çocukluk dönemi sonuçlar n bertaraf edece ine dair bir veri olmad n ileri sürmektedir. Bu gerçeklerin, rutin taraman n niçin endike olmad - n izah etti ini; ancak, tiroid hastal için yüksek riskli kad nlar taraman n çok önemli oldu unu, çünkü aflikar tiroid hastal olan kad nlar n hem anne hem de bebe in yarar için tedavi edilmelerini hakl ç karacak delillerin mevcut oldu unu belirtmektedir. Tiroid hastal hikayesi olanlar n, tiroid hastal için güçlü aile hikayesi olanlar n, boyun bölgesine radyasyon maruziyeti olanlar n, guatr olanlar n, bilinen antitiroid antikorlar veya di er otoimmün hastal veya tip 1 diyabeti mevcut olanlar n test edilmesi gerekti ini ifade etmektedir. Bu kad nlarda ilk prenatal vizitte TSH n bak lmas gerekti ini; e er TSH yüksekse, serbest T4 veya serbest tiroksin indeksi ve TPO antikorlar n n ölçülmesi gerekti ini vurgulamaktad r. Aflikar hipotiroidide hastal n, TSH referans aral içinde kalacak flekilde tiroid hormonuyla tedavi edilmesi gerekti ini belirtmektedir. Kendisi, subklinik hipotiroidi hastal n n, e er TPO antikorlar pozitif ise Cilt 23 Say 2 A ustos
62 Api O ve ark. tedavi edilmesi gerekti ini düflünmektedir. Sarah Kilpatrik, e er TSH bask l ysa, hastan n herhangi bir hipertiroidi hastal bulgusu aç s ndan de erlendirilmesi gerekti ini ve bunlar mevcut de ilse ve TSH ölçüldü ü s rada hasta birinci trimesterde ise orta ikinci trimesterde TSH n, serbest T4 ile birlikte tekrarlanmas gerekti ini ve ancak bunlar hipertiroidi ile uyumlu ise o takdirde tedavi önerilebilece ini düflünmektedir. Gebeli in birinci trimesterinden orta ikinci trimesterine kadar TSH n insan koryonik gonadotropini taraf ndan geçici supresyonu nedeniyle kad nlarda, subklinik veya klinik hipertiroidizmin görülebilece inin iyi bilinmesi gerekti i hakk nda da uyarmaktad r. Bu durumun herhangi bir morbiditeye neden olmad n ve kendili inden düzeldi ini, bu nedenle de tedavisine gerek olmad n belirtmektedir. Roberto Negro da gebeli in bafllang c nda rutin taramay destekleyen tarafta yer almaktad r. Kendisi, "bat l ülkelerde ilk gebelik yafl ortalamas n n oldu- unu ve 25 yafl ndan sonra kad nlar n %15 inde tiroid anormalliklerinin olabilece ine iliflkin veri bulundu unun göz önüne al nmas gerekti ini düflünmekte, aflikar tiroid fonksiyon bozuklu unun ve özellikle de aflikar hipotiroidinin tedavi edilmesinin gerekli oldu u hakk nda görüfl birli inin mevcut oldu unu belirtmektedir. Dosiou ve ark. n n yak n zamanda yay nlanan çal flmas - n n [110] rutin taraman n, sadece taramamaya göre de il ayn zamanda, yaln z tiroid fonksiyon bozuklu u için yüksek riskli kad nlardaki taramaya göre de daha maliyet-yarar etkinli i gösterdi ini ifade etmektedir. Roberto Negro, dikkate de er flekilde, bu analizde yazarlar n, herhangi bir derecede hipotiroidizmi olan kad nlar n tedavi ald n farz ettiklerini, ancak sadece aflikar hipotiroidili kad nlar n tedaviden yarar gördü ünü vurgulamaktad r. Kendisinin kiflisel görüflü, özellikle yüksek kaliteli sa l k sistemi olan ülkelerde, ilk gebeli inde olan yafllar ndaki bir kad n n, hipotiroidik olup olmad n, hipotiroidizm gelifltirme riski olup olmad n ya da postpartum hipotiroidi gelifltirme riski olup olmad - n bilme hakk n n oldu u fleklindedir. Roberto Negro, TSH ve TPO antikorlar n n, tiroid fonksiyon bozuklu- u aç s ndan bir kad n taramak için ilk testler olmas gerekti ini, ilk trimesterde >2.5 miu/l ile ikinci ve üçüncü trimesterlerde >3.0 miu/l TSH konsantrasyonlar - n n patolojik kabul edilmesi gerekti ini düflünmektedir. James Haddow da tüm kad nlar n gebelik s ras nda TSH ölçümüyle taranmas n ve bu hizmetin mevcut prenatal tarama modellerinin rehberli inde programl bir çerçevede verilmesini düflünmektedir. TSH n, mevcut tiroid fonksiyon bozuklu unun en güvenilir belirteci oldu unu belirten Haddow, makul bir TSH efli inin, gebelik yafl için uygun referans aral n n 97.5 inci veya 98 inci persentil olabilece ini ileri sürmektedir. Kendisi, son y llarda tarama için lehte ve aleyhte yap lan tart flmalar n özellikle fetal iyilik haline odakland n belirterek, subklinik hipotiroidi ile iliflkili olabilecek fetal morbiditenin kan tlanmas ndan önce, annenin sa l n dikkate alman n gerekti ini vurgulamaktad r. Kendi gözlemsel çal flmalar n n subklinik hipotiroidizm olgular na ek olarak yaklafl k her 1000 gebe kad ndan 3 ünde tan konmam fl aflikar hipotiroidizm bulundu unu ortaya koydu unu belirten Haddow, bu olgularda tedavi gerekti ine dair genel bir görüflün mevcut oldu unu belirtmektedir. Bu kad nlar n üçte ikisinin kal c olarak hipotiroidik oldu unu, klinik olarak bir tan konulmadan önce ortalama 5 y l n geçti ini ve kendi çal flmalar ndaki 32 hipotiroid kad ndan 4 ünün, 10 y l sonra takip TSH lar bak - lana kadar tan alamad n ifade etmektedir. Bu bulgular fl nda Türk Perinatoloji Derne i önerisi afla daki gibi özetlenebilir: Maternal tiroid hormonlar n n gebelik boyunca fetal beyin geliflimini sa lamas ve ard ndan da çocukta nöropsiflik geliflme aç s ndan gerekti ine dair ikna edici delillerin mevcudiyeti ve risk faktörlerinin do rudan belirlenemeyece i görüflü maternal tiroid taramas n n herkese yap lmas gereklili ine iflaret ediyor olabilir. Öte yandan tarama programlar n n uygulanabilirli i, afla daki hususlar göz önüne al narak de erlendirilmektedir: Taranacak hastal k s k görülmeli ve önemli sa l k sorunu oluflturmal d r. Tarama yap lan toplumda insidans %5 in üzerinde olmal d r Tarama ile hastal k erken dönemde belirlenebilmeli, hastalar taraf ndan kabul edilebilir olmal, genel klinik pratik uygulanabilirli i olmal d r. Hastal n tedavisi olmal d r. Tarama sonras tan konarak yap lan tedavinin bilinen yöntemlerle tan konarak yap lan tedavi ile karfl laflt r lmas nda üstünlük gösterilmifl olmal d r. Taraman n potansiyel yarar, potansiyel zararlar - n n ve tarama maliyetinin üzerinde olmal d r. Bu aç lardan da de erlendirildi inde: Bütün gebelere tiroid hastal taramas, bu gün için tarama program nda olmas gereken flartlar yerine ge- 128 Perinatoloji Dergisi
63 Perinatal Tiroid Çal fltay Raporu 2015 tirememektedir. Dolay s yla, bütün gebeler için tiroid fonksiyon bozuklu unu belirlemek ve tedavi etmek için tarama gerekip gerekmedi i, hastal n prevalans ve komplikasyonlar, tan sal do rulu u ve pratik uygulanabilirli i, potansiyel yararlar, potansiyel zararlar, tarama maliyeti de erlendirildi inde ihtilafl d r. Özetle; aflikar hipotiroidi aç s ndan yüksek riskli grupta, gebelik öncesi ve erken gebelikte serum TSH ölçümü gerekir. Erken TSH taramas önerilen gebeler Tablo 4 te belirtilmifltir. Anneye verilen oral L-tiroksin, fetüste mevcut olabilecek hipotiroidiyi de ayn zamanda tedavi etmifl olur mu? Hay r Anneye verilen oral L-tiroksin fetüsü tedavi etmemektedir. Çünkü, normal flartlar alt nda, tiroksin plasentay geçemez, ancak fetal hipotiroidizm durumunda, maternal tiroksinin çok düflük bir miktar plasentay geçebilir. Fakat bu miktar, fetal patolojiyi tedavi etmek için yeterli de ildir. [111] Yutma fonksiyonuna engel olacak derecede büyük guatrlar n oldu u durumlarda herhangi bir yarar oldu una dair aflikar bir kan t olmadan L-tiroksinin intramusküler enjeksiyonlar uygulanm flt r. [112] L-tiroksinin intraamniyotik yol ile haftal k uygulan m konjenital hipotiroidizm için bir tedavi seçene i olarak düflünülmüfl ve uygulan m desteklenmifltir. ntraamniyotik yolun temel faydalar, düflük komplikasyon oranlar ve enjeksiyonlar aras sürelerin nispeten daha uzun olmas olarak gösterilmifltir. Ancak, L-tiroksinin intraamniyotik dozu hakk nda bir fikir birli ine var lamam fl olup dozun guatr n büyüklü üne, do uma kadar tedavi için mevcut zamana ve tedaviye cevaba göre ayarlanmas gerekmektedir. [111,113] Subklinik hipotiroidi fetal hipotiroidiye neden olur mu? Hay r Annedeki subklinik hipotiroidi fetal hipotiroidiye yol açmamaktad r. Yuan ve ark. n n yak n zamanda yay nlanm fl bir çal flmas nda, subklinik hipotiroidili annelerden do an yenido anlar n TSH n n normal tiroid fonksiyonu olan annelerden do anlara k yasla daha yüksek oldu u saptanm flt r (p<0.05). [114] Ayn çal flmada, neonatal TSH n genel olarak maternal TSH ile düflük bir korelasyonunun oldu u gösterilmifltir. Ancak olgu say s az oldu undan bunun klinik önemi tam olarak ortaya konamam flt r. Bahsedilen çal flmada, yüksek TSH l annelerden do an yenido anlar aras nda sadece bir ya da ikisinin TSH yüksek bulunmufltur. Bu nedenle, TSH s yüksek saptanan annelerin bebeklerinin de TSH yüksek olur fleklinde bir genelleme yapmak mümkün de ildir. TSH eflik de erin üzerinde saptanan 20 yenido an n tümünde geçici hipotiroidizm saptanm flt r. Hipotiroidi tedavisinde levotiroksin replasman na rutin olarak iyot eklenmeli midir? Hay r Levotiroksin, T4 ün sentetik bir versiyonudur ve herhangi bir nedene ba l hipotiroidizmli olgular tedavi etmek için kullan lmaktad r. Levotiroksin, vücutta T3 e dönüflebilir ve her iki hormonun takviyesi için tek bir formun yani levotiroksinin al nmas yeterlidir. Levotiroksin zaten kendi içinde iyot içerdi inden hipotiroidizmi tedavi etmek için ek iyot almaya gerek yoktur. Al nm fl olan ekstra iyot yeni tiroid hormonlar n n içine kat lmayacakt r, çünkü tiroidin fonksiyonlar levotiroksin taraf ndan yerine getirilmektedir ve onun taraf ndan üstlenilmifltir. [115] Asl nda, 1992 y - l nda yay nlanan bir makalenin sonuçlar na göre, takviye olarak al nan ek iyot idrar, feçes ve ter yoluyla at lmaktad r. [116] TSH de eri miu/l aras nda ve T4 normal de erde iken hasta semptomsuz olabilir mi? Evet Subklinik hipotiroidili olgular n yaklafl k %28.6 s tamamen semptomsuz olabilmektedir. [117] Rosario ve Calsolari nin yak n zamanda yay nlanan bir makalesinde subklinik hipotiroidi tan s alm fl ve TSH düzeyleri 10 miu/l olan 252 kad n de erlendirilmifltir. [117] Bu kad nlar n 180 inde (%71.4) baflka bir durum ile aç klanamayacak hipotiroidizmin en az bir semptom veya bulgusu gözlenmifltir; geri kalan nda ise herhangi bir semptom saptanmam flt r. Gebelik s ras nda sadece antikor taramas yap lmas uygun olur mu? Hay r Mevcut literatür tarand nda, çeflitli besinsel iyot durumu ile karakterize farkl popülasyonlarda tek bafl na TSH, tek bafl na anti-tpo antikoru veya TSH ile birlikte anti-tpo antikoru bak lmas ndan hangisinin en iyi tarama stratejisi oldu unu gösteren çal flmalara veya bunlar karfl laflt ran bir çal flmaya rastlanmam flt r. [65] Bu konu hakk nda Amerikan Tiroid Derne i nin 2011 y l nda ve endokrinoloji konusunda ciddi bir oto- Cilt 23 Say 2 A ustos
64 Api O ve ark. rite kabul edilen Endokrin Cemiyeti nin (The Endocrine Society) 2012 y l nda yay nlam fl olduklar k lavuzlara bak ld nda flu önerilerin oldu unu görmekteyiz: [8,58] Her iki k lavuzda da, preterm do umu önlemek için ilk trimesterde tüm gebe kad nlar n tiroid antikorlar için taranmas önerilmemektedir. Bu durum sporadik ya da tekrarlayan düflükleri olan ya da IVF tedavisi görenler için de ayn flekilde belirtilmifltir. Spontan abortus ya da düflükleri önlemek için de tüm kad nlar n ilk trimesterde taranmas önerilmemifltir. Fakat, tespit edildi inde de, serum TSH n n gebeli in ilk yar s nda her 4 haftada bir, 26 ve 32. gebelik haftalar aras nda da en az bir kez de erlendirilmesi Amerikan Tiroid Derne i taraf ndan önerilmektedir. Endokrin Derne i de tiroid antikoru saptanan hastalar n gebelik öncesi ve gebeli in 1. ve 2. üç aylar nda TSH anormallikleri aç - s ndan taranmas önerilmektedir. yot eksikli i fetal hipotiroidiye neden olur mu? Hay r Annedeki iyot eksikli i fetal hipotiroidiye neden olmaz. Neredeyse 50 y l önce, tiroid bezinin azalm fl iyot düzeylerine karfl verdi i ilk cevab n çok etkili otoregülatuvar mekanizmalar bafllatt ortaya konmufltur. Bu mekanizmalar n bafll calar n tiroid vaskülaritesinde, iyot al m nda, asiner hücre boyutlar nda, hiperplazide ve serum T3/T4 oranlar ndaki art fl oluflturmaktad r. Oluflan bu de iflimlerin tamam n n TSH dan ba ms z olarak gerçekleflti i hayvan çal flmalar yan nda insanlarda da gösterilmifltir. [118] Azalm fl iyot deste i nedeniyle tiroid hormonlar n n sentez ve sekresyonu T4 yerine daha az iyodun kullan ld T3 lehine bir de- iflim göstermektedir. [119] Bunun sonucu olarak dolafl mdaki T4 azal rken T3 te herhangi bir azalma gözlenmez ve bu durum serum TSH art fl n engeller. [ ] Bu nedenle de tek bafl na iyot eksikli inin oldu u bölgelerde yaflayan guatrl olgularda serum TSH art fl na nadiren rastlan r. Hafif ve orta düzeyde iyot eksikli inde artm fl tiroglobulin konsantrasyonlar na daha s k rastlanmaktad r. [123] Bu mekanizmalar n gebelerde de benzer flekilde iflledi i gösterilmifltir. Orta derecede iyot eksikli inin bulundu u bir popülasyondaki gebe kad nlarda TSH düzeylerinin, en düflük birinci trimester serbest T4 düzeylerine sahip kad nlarda dahi artmad, ancak T3/T4 oranlar n n ve serum tiroglobulin de erlerinin bafltan beri hep yüksek saptand ortaya konmufltur. Üçüncü trimester ile birlikte TSH de erlerinin artmaya bafllad -, ancak yine de ço unlukla normal s n rlar içinde kald gözlenmifltir. [69,124,125] Genel ama do ru olmayan düflünce, iyot eksikli inin sadece T4 üretimini azaltmay p, ayn zamanda dolafl mdaki TSH da artt rd fleklindedir. Ancak bu yanl fl kan ya temel teflkil eden bulgular ço unlukla fonksiyonel tiroid dokusunun kayb na ve hatta glandüler atrofiye neden olarak otoregülatuvar mekanizmalarla adaptasyonun gerçekleflmesine engel olan ek faktörlerin (yani guatrojenler, selenyum eksikli i vs.) de beraberinde bulundu u iyottan fakir bölgelerde yap lan çal flmalardan elde edilmifltir. [126] yot eksikli i yine do ru olmayan bir flekilde hipotiroidizmin klinik bulgular ile iliflkilendirilmektedir. Böyle bir iliflkilendirme ancak TSH n art fl gösterdi i miksödemle birlikte olan iyot-eksikli i guatr endemilerinde geçerli olabilir. [123] Otoregülatuvar mekanizman n yetersiz iyot al n m na yönelik adaptasyona imkan tan - d bölgelerde yaflayan bireyler klinik olarak ötiroiddir. Hatta bu durum, normal veya artm fl dolafl mdaki T3 nedeniyle a r iyot eksikli i durumlar nda da geçerlidir. [120] Bu tablonun gebelerde de benzer flekilde gözlendi- ini destekleyecek bulgular Avrupa daki gebe kad nlar üzerinde yap lan iyot destek çal flmalar ndan gelmektedir. [125, ] Bu çal flmalarda, hafif-orta derecede iyot eksikli i olan bölgelerde, maternal tiroidin gebeli in artm fl tiroid hormon gereksinimlerini karfl layabilecek adaptasyonu gösterebildi i ortaya konmufltur. Deste- in gebelik s ras nda tiroidin büyüklü ündeki art fl azaltmada genellikle etkili oldu u ortaya konmakla birlikte, bu alt çal flman n sadece ikisinde iyot deste i ile maternal TSH n daha düflük saptand (normal referans s n rlar içinde) gösterilmifltir. Hiçbir çal flmada iyot deste inin maternal ve yenido an total veya serbest tiroid hormon konsantrasyonlar üzerine net bir etkisi gösterilememifltir. Tiroid hormon konsantrasyonlar n n sa l kl fetal geliflim için en iyi biyokimyasal belirteç olabilece i göz önüne al nacak olursa, bu çal flmalar n sonuçlar güven vericidir. Ancak, bu çal flmalar n hiçbirisinin maternal guatr veya do an bebeklerin geliflimi gibi uzun dönem klinik sonuçlar de erlendirmedi i de göz önüne al nmal d r. [132] Ancak, anne için mümkün olan otoregülatuvar mekanizmalar fetüs için söz konusu de ildir. Bunun nedeni, fetal tiroid bezin tam olarak matür olmamas d r. Sonuç olarak fetüste T4 ve T3 ün azalm fl sentezi ve sekresyonu ile TSH n konsantrasyonunda art fl söz konusudur ve bu da hem klinik hem de biyokimyasal fetal hipotiroidizm 130 Perinatoloji Dergisi
65 Perinatal Tiroid Çal fltay Raporu 2015 ile sonuçlan r. [133] Fetüsün intrauterin etkilenimi ile oluflabilecek kretinizm ve mental retardasyon durumunun ancak gebelik s ras ndaki a r iyot eksikli i ile iliflkilendirilebilece i, daha hafif formlardaki duruma iliflkin olarak ise yeterli çal flma verisinin olmad söylenebilir. [134] Özet Yönetim Gebe olmayan kad nlardaki gibi, TSH kan düzeylerinin yükselmesi gebe kad nlarda primer hipotiroidi tan s n koydurur. Gebeli in ilk trimesterinde sadece tiroid otoantikorlar ile rutin bir taramay destekleyecek yeterli kan t yoktur, bu nedenle önerilmemektedir (Kan t düzeyi C Orta 2 +). Mevcut literatürde, tek bafl na TSH, tek bafl na anti-tpo antikoru veya TSH ile birlikte anti-tpo antikoru bak lmas ndan hangisinin en iyi tarama stratejisi oldu u net olarak ortaya konmam flt r. TSH n üst s n r olarak gebeli in her bir trimesteri için belirlenmifl aral klar göz önüne al nmal d r. deal olan, her bir popülasyon için trimesterlere göre referans de er aral n n bilinmesidir. TSH yüksekli i saptand nda hipotiroidizmi klinik (aflikar) veya subklinik olarak s n flamak için serbest T4 ölçülmelidir. Çal fl lan popülasyona ait persentil de- erleri bilinmedi i durumlarda, tan mlamalar için afla daki referanslar n göz önüne al nmas önerilir: TSH > mu/l ile birlikte normal serbest T4 düzeyi: Subklinik hipotiroidi TSH > mu/l ile birlikte düflük serbest T4 düzeyi: Klinik (aflikar) hipotiroidi TSH 10.0 mu/l, serbest T4 düzeyini dikkate almadan: Klinik (aflikar) hipotiroidi Ancak gebelik s ras nda serbest T4 düzeylerini yorumlarken dikkatli olunmal, her laboratuvar n kendisi için belirledi i trimestere spesifik aral klar referans al nmal d r. Ya da bunun yerine, 2. ve 3. trimesterlerde, gebelik öncesi total T4 referans aral klar - n n 1.5 katsay s ile çarp lmas yla elde edilen yeni referans aral klar kullan labilir. Serbest T4 indeksi de gebelikte kullan labilecek baflka bir alternatif referans de erini oluflturabilir (Kan t düzeyi B Orta 2 ++). Aflikar hipotiroidinin kötü gebelik sonuçlar yla iliflkisi kan tlanm fl oldu undan gebelik s ras nda saptan r saptanmaz hemen tedaviye bafllanarak maternal hipotiroidizmden kaç n lmal d r (Kan t düzeyi A yi 1 +++). Yeni tan alm fl aflikar hipotiroidizmi olan tüm gebe kad nlar tiroid hormonu (tiroksin, T4) ile tedavi edilmelidir. T4 dozu, TSH 1. trimesterde 2.5 mi- U/litre; 2. ve 3. trimesterlerde ise 3 miu/litre (ya da trimestere özgü TSH s n rlar ) alt nda tutacak flekilde ayarlanmal d r. Tiroid fonksiyon testleri, tedavi baflland ktan sonraki gün içinde ve akabinde de her 4 6 haftada bir tekrar de erlendirilmelidir (Kan t düzeyi A yi ). Herhangi bir nedene ba l hipotiroidizmli olgular tedavi etmek için levotiroksin kullan l rken ek olarak rutin iyot takviyesi yap lmas gerekmemektedir (Kan t düzeyi A yi ). Pozitif TG-antikoru olan gebe ötiroid kad nlarda gebelik sonuçlar na iliflkin bir çal flma bulunmad - ndan bu hastalar n levotiroksin ile tedavi edilmesi önerilmemektedir (Kan t düzeyi C Orta 2 +). E er hipotiroidizm tan s gebelik öncesinde konulmufl ise, prekonsepsiyonel dönemde TSH, 2.5 mi- U/litre nin alt nda kalacak flekilde T4 dozunda ayarlama yap lmal d r (Kan t düzeyi C Zay f 2 +). Do umdan sonra, hipotiroid kad nlar n ço unda gebelik s ras nda verilen dozu gebelik öncesi düzeylere geri çekmek gerekmektedir (Kan t düzeyi A yi ). Etkileri hakk nda elimizde yeterli delil olmad ndan ve serbest T4 ölçümündeki tutars zl klardan dolay izole hipotiroksineminin flu an için tedavi edilmesi önerilmemektedir (Kan t düzeyi I Zay f 2 +). Gebelik s ras nda tiroid üzerinde daha fazla bir talebin olmas ve bu durumda gebeli in erken dönemlerinde otoimmün tiroid hastal olan ötiroid kad nlar n ilerleyen gebelik haftalar nda subklinik hipotroidi veya aflikar hipotiroidi için daha fazla risk tafl d na iliflkin deliller bulunmas halinde bu kad nlarda 4 6 haftada bir TSH n monitörize edilmesi zorunludur (Kan t düzeyi A Orta 1 +++). Mevcut literatür verileri s n rl olmakla birlikte, tiroid antikoru negatif ve TSH de eri miu/l aras nda olan birinci trimester gebelerde, tiroid antikoru negatif ve TSH de eri 2.5 miu/l nin alt nda olan birinci trimester gebelere oranla gebelik kayb daha yüksek olmaktad r. Ancak bu olgularda tedavinin etkinli i ortaya konamad için levotiroksin tedavisi tart flmal d r. Bu olgularda tedavi etkinli ini de erlendirecek çal flmalara ihtiyaç vard r (Kan t düzeyi I Zay f 2 +). Cilt 23 Say 2 A ustos
66 Api O ve ark. Mevcut literatür, k lavuzlar ve uzman görüflleri genel olarak de erlendirildi inde, tüm gebe kad nlar n ilk trimesterde TSH ile taranmas n n uygun olmad ortaya ç kmaktad r. TSH ile tarama riskli olgulara yap lmal d r (Kan t düzeyi I Zay f 2 +). Maternal oral L-tiroksin al m intrauterin hayatta fetal hipotiroidiyi tedavi edemedi inden, herhangi bir tiroid fonksiyon bozuklu u nedeniyle L-tiroksin tedavisi almakta olan bir anneye, bu tedavinin fetüsteki olas bir hipotiroidiyi de tedavi edebilece ini söylemek bilimsel olarak do ru de ildir (Kan t düzeyi A Orta 1 +++). IV. Gebelik ve Hipertiroidi Aflikar hipertiroidizmin pek çok sebebi olmakla beraber, gebelikte en s k Graves hastal na ba l olarak ortaya ç kar (%0.1 1). [135] Gebelikte hipertiroidi annede abortus, gebelik ile iliflkili hipertansiyon, preterm do- um, anemi, aritmiler ve daha ilerlemifl olgularda kalp yetmezli i ve tiroid krizine yol açabilmektedir. Fetüs aç s ndan ise intrauterin geliflme k s tl l, ölü do um ve prematürite olas istenmeyen sorunlard r. Tan düflük TSH ve 95. persentil de erin üzerine ç kan serbest T4 düzeyi veya total T4 düzeyinin normalin 1.5 kat olarak al nan üst s n r de erin üstüne ç kmas ile konur. [135,136] Bu arada normal gebeli in ilk 3 ay nda TSH düflüklü ünün beklenen bir bulgu oldu u unutulmamal d r. Tedavide küçük dozlarda propiltiyourasil (PTU) tercih edilir. Amaç hastan n hafif hipertiroid durumda tutulmas d r. Metimazol (MMI), mutlak bir kontrendikasyon teflkil etmemesine ra men, plasentay daha kolay geçmesi ve bildirilen maternal ve fetal yan etki profili nedeni ile gebelikte pek kullan lmamaktad r. [8,137] Gebelikte hipertiroidizmin Graves e göre daha s k görülen sebebi hcg ye ba l hipertiroidizmdir. [138] hcg ye ba l hipertiroidizm Graves hastal na göre daha hafif seyreder. Gebelikte Graves hastal görülme s kl %0.1 1 iken hcg ba l hipertiroidizmin s kl %1 3 tür. [139,140] hcg ye ba l hipertiroidizm ise gebeli in ilk yar s nda geçici olarak görülür. Nedenleri aras nda gestasyonel geçici tirotoksikoz, hiperemezis gravidarum, trofoblastik hipertiroidizm, ailesel gestasyonel hipertiroidizm ve ço ul gebelikle yer almaktad r. [ ] Gebeli in haftalar nda serum hcg konsantrasyonu pik yaparken, total serum T4 ve T3 konsantrasyonlar da artar, serbest de erleri çok de iflmez, serum TSH ise düfler. Bu geçici ve genellikle de subklinik hipertiroidizm normal fizyolojik bir bulgu olarak de erlendirilmelidir. [14] lerleyen haftalarda hcg deki düflmeyle birlikte serum serbest T3 ve T4 düzeyleri de azal r ve TSH konsantrasyonu normal s - n rlar na döner. E er ilerleyen haftalarda (ilk 12 haftadan sonra da sebat eden) TSH düflük ve serbest T4 ve T3 normal s n rlarda ise subklinik hipertiroidizm tan - s konur. En s k karfl lafl lan durumlardan biri hiperemezis gravidarum dur. Hiperemezis gravidarumda, 1. trimesterde fizyolojik olarak bask lanan TSH n yan s ra, bu gebelerin yaklafl k olarak %30 60 nda serbest T4 yükselmifl olarak bulunabilir. Burada, yap lmas gereken TSH reseptör uyar c antikorlara bak larak Graves hastal ile ay r c tan ya gidilmesidir. Hiperemezis gravidarum tablosunda TSH reseptör uyar c antikorlar negatif olup, hastalarda hipertiroidizm bulgular oluflmamakta ve tedavi kullanmadan serbest T4 de erleri gebelik haftalar nda normale dönmektedir. Graves hastal durumunda ise özellikle 3. trimesterde TSH reseptör uyar c antikor düzeyleri tayin edilerek yenido anda hipertiroidi riskine karfl haz rl kl olunmal d r. [14] Gebelikte subklinik hipertirodi tan s nas l konulur? Gebelik sonuçlar üzerine etkileri nelerdir? Subklinik hipertiroidi, serum st4 ve st3 düzeyleri referans de erler içindeyken serum TSH düzeyinin referans de erin alt nda olmas olarak tan mlan r. [147] Kullan lan üçüncü-jenerasyon TSH kitleri ile mi- U/l kadar düflük de erler saptanabilmektedir. Subklinik hipertiroidi 2 kategoride de erlendirilir: Saptanabilecek oranda düflük TSH seviyeleri ile seyreden subklinik hipertiroidi ( miu/l) ve bask lanm fl TSH seviyesi ile seyreden subklinik hipertiroidi (<0.1 miu/l). [147] Subklinik hipertiroidinin prevalans n n araflt r ld çal flmalarda, kullan lan TSH eflik de erine göre farkl oranlar bildirilmifltir. Amerika da yap lan bir çal flmada TSH de eri 0.1 miu/l nin alt nda kabul edildi inde prevalans %0.7 olarak, TSH de eri 0.4 miu/l nin alt nda kabul edildi inde prevalans %3.2 olarak bulunmufltur. [148] Subklinik hipertiroidi, Graves hastal, toksik adenom, toksik multinoduler guatr gibi endojen sebeplere ba l oluflabilece i gibi hipotiroidi tedavisi görenlerde tiroid hormon tedavisinin istenmeyen oranda yüksek dozlarda uygulanmas sonucunda veya iyot eksikli i gibi ekzojen nedenlere ba l geliflebilir. [149] 132 Perinatoloji Dergisi
67 Perinatal Tiroid Çal fltay Raporu 2015 Literatüre bakt m zda, belirgin hipertiroidizmdeki bulgular n tersine, subklinik hipertiroidizmin kötü gebelik sonuçlar yla iliflkisi oldu u gösterilememifltir. Ohashi ve ark. ise 392 riskli gebelikte tiroid disfonksiyonlar n tarad klar çal flmalar nda, toplam 26 subklinik hipertiroidizm saptam fllard r. Sonuçta IUGK (intrauterin geliflme k s tl l ), diabetes mellitus, hipertansiyon, IUMF (in utero mort fetalis) ve plasenta dekolman gibi gebelik komplikasyonlar n n hipertiroidizmden çok hipotiroidizm ile iliflkili oldu unu vurgulam fllard r. [150] Su ve ark. n n maternal tiroid fonksiyon bozuklu unun fetüs ve yenido an üzerine etkilerini araflt rd klar çal flmalar nda, subklinik hipertiroidizmin herhangi bir etkisinin olmad sonucuna varm fllard r. [54] Wilson ve ark. n n çal flmas nda subklinik hipertiroidizmin gebelik hipertansiyonu üzerine subklinik hipotiroidizm ile karfl laflt r ld nda etkisi olmad gösterilmifltir. [51] Bunevicius ve ark. ise subklinik hipertiroidizmin geç gebelik depresyonuyla iliflkili oldu unu belirtmifllerdir. [151] Gebe kad nlarda subklinik hipertiroidi s kl ile ilgili olarak yap lm fl en genifl çal flma Casey ve ark. taraf ndan gerçeklefltirilmifltir. [152] Bu çal flmada toplam kad na TSH taramas yap lm fl ve toplam 433 gebede (%1.7) subklinik hipertiroidi tan s konulmufltur. Bu çal flmada, subklinik hipertiroidi tan s, TSH düzeylerinin 2.5 persentil de eri ve serbest T4 düzeylerinin 1.75 ng/ml olarak saptanmas sonucunda konulmufltur. Subklinik hipertiroidinin gebelik sonuçlar üzerine etkisi araflt r ld nda ise, subklinik hipertiroidisi olan kad nlarda gestasyonel hipertansiyon sorununun daha az görüldü ü (adjusted OR=0.66, %95 CI ; p=0.04) saptan rken a r preeklampsi, diyabet, plasenta dekolman, preterm do um, sezaryen ile do um oranlar aç s ndan normal popülasyona göre anlaml bir farkl l k bulunamam flt r. Benzer flekilde, subklinik hipertiroidinin, düflük do um tart s, yo un bak m ünitesine yat fl, düflük Apgar skoru, respiratuar distres sendromu, nekrotizan enterokolit, intraventriküler hemoraji, majör malformasyonlar, fetal/neonatal ölüm ve perinatal mortalite oranlar n artt rmad ortaya konulmufltur. Bu çal flman n sonuçlar na göre yazarlar, gebelerde subklinik hipertiroidinin antitiroid ilaçlarla tedavi edilmesinin gerekli olmad ve hatta bu ilaçlar n transplasental fetüse geçifli nedeniyle fetal tiroid bezinde bask lanmaya yol açarak zararl olabilece- ini vurgulam fllard r. Özet Olarak Graves hastal veya gestasyonel trofoblastik hastal a ba l semptomatik ve/veya orta veya ileri derecede hipertiroidizmi olan kad nlarda hipertiroidizm tedavisi bafllanmas gereklidir (Kan t düzeyi A yi 1 +++). hcg-ba ml hipertiroidizm (gestasyonel geçici tirotoksikoz) geçicidir ve tedavi gerektirmez. Ayn flekilde hiperemezis gravidaruma ba l tiroid hiperfonksiyonu olan kad nlarda da tedavi gerekmez çünkü genellikle hafif seyreder ve hcg yap m ndaki azalmayla birlikte (gebeli in haftalar nda) semptomlar geriler. Ciddi seyreden hiperemezis vakalar nda ise dehidratasyonun parenteral s v larla tedavisi gibi destekleyici tedaviler ve hospitalizasyonu gerekebilir (Kan t düzeyi A yi 1 +++). Subklinik hipertiroidizm (azalm fl TSH, normal veya minimal artm fl trimester spesifik st4) ve Graves hastal na ba l orta derecede asemptomatik hipertiroidizm olan gebeler tedavisiz takip edilebilirler. Bu kad nlar n takibinde 4 6 hafta arayla serumda TSH, st4 ve/veya total T4 veya total T3 ölçümleri yap lmas önerilir (Kan t düzeyi A Orta +++). Subklinik hipertiroidizmin tedavisinin gebelik seyri üzerine olumlu etkisi olaca na dair delil yoktur ve tedavinin fetüs üzerine potansiyel yan etkileri olabilece i unutulmamal d r (Kan t düzeyi I Zay f +). Teflekkür Afla da isimleri verilen kat l mc lara, 8 9 Kas m 2013 tarihlerinde Afyonkarahisar da düzenlenen Perinatal Tiroid Çal fltay na olan de erli katk lar ndan dolay teflekkür ederiz. Prof. Dr. Tayfun ALPER, Ondokuz May s Üniversitesi T p Fakültesi, Kad n Hastal klar ve Do um Anabilim Dal, Samsun Doç. Dr. Olufl AP, Yeditepe Üniversitesi T p Fakültesi, Kad n Hastal klar ve Do um Anabilim Dal, stanbul Doç. Dr. Deniz ARIKAN, Kahramanmarafl Sütçü mam Üniversitesi T p Fakültesi, Kad n Hastal klar ve Do um Anabilim Dal, Kahramanmarafl Dr. Resul ARISOY, Zeynep Kamil E itim ve Araflt rma Hastanesi, Perinatoloji Klini i, stanbul Dr. Eftal Avc, Kanuni Sultan Süleyman E itim ve Araflt rma Hastanesi, Perinatoloji Klini i, stanbul Cilt 23 Say 2 A ustos
68 Api O ve ark. Doç. Dr. Alev AYDIN, Kanuni Sultan Süleyman E itim ve Araflt rma Hastanesi, Perinatoloji Klini i, stanbul Dr. Bar fl Büke, Ege Üniversitesi T p Fakültesi, Perinatoloji Bilim Dal, ZM R Doç. Dr. Eray ÇALIfiKAN, Kocaeli Üniversitesi T p Fakültesi, Kad n Hastal klar ve Do um Anabilim Dal, Kocaeli Doç. Dr. Bülent ÇAKMAK, Gaziosmanpafla Üniversitesi T p Fakültesi, Kad n Hastal klar ve Do- um Anabilim Dal, Tokat Doç. Dr. Filiz Çayan, Mersin Üniversitesi T p Fakültesi, Kad n Hastal klar ve Do um Anabilim Dal, Mersin Prof. Dr. Umut Kutlu D LEK, Mersin Üniversitesi T p Fakültesi, Kad n Hastal klar ve Do um Anabilim Dal, Mersin Dr. Emre Erdo du, Zeynep Kamil E itim ve Araflt rma Hastanesi, Perinatoloji Klini i, stanbul Doç. Dr. Elif Gül Yapar EY, Zekai Tahir Burak E itim ve Araflt rma Hastanesi, Kad n Hastal klar ve Do um Klini i, Ankara Doç. Dr. Ali GED KBAfiI, Kanuni Sultan Süleyman E itim ve Araflt rma Hastanesi, Perinatoloji Klini i, stanbul Doç. Dr. Gökhan GÖYNÜMER, Göztepe E itim ve Araflt rma Hastanesi, Kad n Hastal klar ve Do- um Klini i, stanbul Doç. Dr. Ömer Kandemir, Etlik Zübeyde Han m Kad n Hastal klar E itim ve Araflt rma Hastanesi, Perinatoloji Klini i, Ankara Doç. Dr. Burçin KAVAK, F rat Üniversitesi Üniversitesi T p Fakültesi, Kad n Hastal klar ve Do- um Anabilim Dal, Elaz Doç. Dr. Mertihan KURDO LU, Gazi Üniversitesi T p Fakültesi, Kad n Hastal klar ve Do um Anabilim Dal, Ankara Prof. Dr. Selahattin KUMRU, Düzce Üniversitesi T p Fakültesi, Kad n Hastal klar ve Do um Anabilim Dal, Bolu Prof. Dr. M. Faik Koyuncu, Celal Bayar Üniversitesi T p Fakültesi, Perinatoloji Bilim Dal, Manisa Dr. Soner Recai ÖNER, zmir Prof. Dr. Selçuk ÖZDEN, Sakarya Üniversitesi T p Fakültesi, Kad n Hastal klar ve Do um Anabilim Dal, Sakarya Prof. Dr. Mehmet Özeren, Tepecik E itim ve Araflt rma Hastanesi, Kad n Hastal klar ve Do um Klini i, zmir Prof. Dr. Okan ÖZKAYA, Süleyman Demirel Üniversitesi T p Fakültesi, Kad n Hastal klar ve Do- um Anabilim Dal, Isparta Doç. Dr. Murat Muhcu, GATA Haydarpafla Hastanesi, Perinatoloji Klini i ve Zeynep Kamil E itim ve Araflt rma Hastanesi, Perinatoloji Klini i, stanbul Dr. brahim POLAT, Kanuni Sultan Süleyman E itim ve Araflt rma Hastanesi, Perinatoloji Klini i, stanbul Doç. Dr. Mekin SEZ K, Süleyman Demirel Üniversitesi T p Fakültesi, Kad n Hastal klar ve Do- um Anabilim Dal, Isparta Prof. Dr. Cihat fien, stanbul Üniversitesi Cerrahpafla T p Fakültesi, Kad n Hastal klar ve Do um Anabilim Dal, Perinatoloji Bilim Dal, stanbul Prof. Dr. Turgay fiener, Eskiflehir Ac badem Hastanesi, Eskiflehir Doç. Dr. Cüneyt E. TANER, Tepecik E itim ve Araflt rma Hastanesi, Kad n Hastal klar ve Do um Klini i, zmir Prof. Dr. Alper TANRIVERD, Ayd n Üniversitesi T p Fakültesi, Kad n Hastal klar ve Do um Anabilim Dal, Ayd n Doç. Dr. Özlem Moralo lu TEK N, Zekai Tahir Burak E itim ve Araflt rma Hastanesi, Kad n Hastal klar ve Do um Klini i, Ankara Prof. Dr. Ahmet YALINKAYA, Dicle Üniversitesi T p Fakültesi, Diyarbak r Prof. Dr. Murat YAYLA, Ac badem Hastanesi, stanbul Ç kar Çak flmas : Ç kar çak flmas bulunmad belirtilmifltir. Kaynaklar 1. Mandel SJ, Spencer CA, Hollowell JG. Are detection and treatment of thyroid insufficiency in pregnancy feasible? Thyroid 2005;15: Panesar NS, Li CY, Rogers MS. Reference intervals for thyroid hormones in pregnant Chinese women. Ann Clin Biochem 2001;38(Pt 4): Soldin OP, Soldin D, Sastoque M. Gestation-specific thyroxine and thyroid stimulating hormone levels in the United States and worldwide. Ther Drug Monit 2007;29: Perinatoloji Dergisi
69 Perinatal Tiroid Çal fltay Raporu Bocos-Terraz JP, Izquierdo-Alvarez S, Bancalero-Flores JL, Alvarez-Lahuerta R, Aznar-Sauca A, Real-López E, et al. Thyroid hormones according to gestational age in pregnant Spanish women. BMC Res Notes 2009;2: Ashoor G, Kametas NA, Akolekar R, Guisado J, Nicolaides KH. Maternal thyroid function at weeks of gestation. Fetal Diagn Ther 2010;27: Haddow JE, Knight GJ, Palomaki GE, McClain MR, Pulkkinen AJ. The reference range and within-person variability of thyroid stimulating hormone during the first and second trimesters of pregnancy. J Med Screen 2004;11: Stricker R, Echenard M, Eberhart R, Chevailler MC, Perez V, Quinn FA, et al. Evaluation of maternal thyroid function during pregnancy: the importance of using gestational age-specific reference intervals. Eur J Endocrinol 2007;157: Stagnaro-Green A, Abalovich M, Alexander E, Azizi F, Mestman J, Negro R, et al.; American Thyroid Association Taskforce on Thyroid Disease During Pregnancy and Postpartum. Guidelines of the American Thyroid Association for the diagnosis and management of thyroid disease during pregnancy and postpartum. Thyroid 2011;21: Glinoer D, Spencer CA. Serum TSH determinations in pregnancy: how, when and why? Nat Rev Endocrinol 2010;6: Feldt-Rasmussen U, Bliddal Mortensen AS, Rasmussen AK, Boas M, Hilsted L, Main K. Challenges in interpretation of thyroid function tests in pregnant women with autoimmune thyroid disease. J Thyroid Res 2011;2011: Thienpont LM, Van Uytfanghe K, Beastall G, Faix JD, Ieiri T, Miller WG, et al.; IFCC Working Group on Standardization of Thyroid Function Tests. Report of the IFCC Working Group for Standardization of Thyroid Function Tests; part 1: thyroid-stimulating hormone. Clin Chem 2010;56: Lee RH, Spencer CA, Mestman JH, Miller EA, Petrovic I, Braverman LE, et al. Free T4 immunoassays are flawed during pregnancy. Am J Obstet Gynecol 2009;200:260.e Demers LM, Spencer CA (Eds.). National Academy of Clinical Biochemistry Laboratory Medicine Practice Guidelines. Laboratory Support for the Diagnosis and Monitoring of Thyroid Disease. Washington, DC, WA: National Academy of Clinical Biochemistry; Cooper DS, Laurberg P. Hyperthyroidism in pregnancy. Lancet Diabetes Endocrinol 2013;1: Pearce EN, Andersson M, Zimmermann MB. Global iodine nutrition: where do we stand in 2013? Thyroid 2013;23: De Benoist B, Andersson M, Egli I, Takkouche B, Allen H (Eds.). Iodine status worldwide: WHO global database on iodine deficiency. Geneva: World Health Organization; Rasmussen LB, Ovesen L, Christiansen E. Day-to-day and within-day variation in urinary iodine excretion. Eur J Clin Nutr 1999;53: WHO. Urinary iodine concentrations for determining iodine status in populations. Vitamin and Mineral Nutrition Information System (VMNIS). Geneva: World Health Organization; Brander L, Als C, Buess H, Haldimann F, Harder M, Hanggi W, et al. Urinary iodine concentration during pregnancy in an area of unstable dietary iodine intake in Switzerland. J Endocrinol Invest 2003;26: Azizi F, Smyth P. Breastfeeding and maternal and infant iodine nutrition. Clin Endocrinol (Oxf) 2009;70: Dasgupta PK, Liu Y, Dyke JV. Iodine nutrition: iodine content of iodized salt in the United States. Environ Sci Technol 2008;42: Wang GY, Zhou RH, Wang Z, Shi L, Sun M. Effects of storage and cooking on the iodine content in iodized salt and study on monitoring iodine content in iodized salt. Biomed Environ Sci 1999;12: Biber FZ, Unak P, Yurt F. Stability of iodine content in iodized salt. Isotopes Environ Health Stud 2002;38: Kut A, Gursoy A, Senbayram S, Bayraktar N, Budako lu II, Akgün HS. Iodine intake is still inadequate among pregnant women eight years after mandatory iodination of salt in Turkey. J Endocrinol Invest 2010;33: Oguz Kutlu A, Kara C. Iodine deficiency in pregnant women in the apparently iodine-sufficient capital city of Turkey. Clin Endocrinol (Oxf) 2012;77: UNICEF. Consolidated Results Report - Country: Turkey. Programme Cycle: Hetzel BS. Towards the global elimination of brain damage due to iodine deficiency--the role of the International Council for Control of Iodine Deficiency Disorders. Int J Epidemiol 2005;34: TDB Y l Türkiye Durum Belirleme (TDB) drarda yot Durumu Araflt rmas, Çetinkaya K, ngeç M, Çetinkaya S. Kaplan. Iodine deficiency in pregnancy and in women of reproductive age in Erzurum, Turkey. Turk J Med Sci 2012;42: Egri M, Ercan C, Karaoglu L. Iodine deficiency in pregnant women in eastern Turkey (Malatya Province): 7 years after the introduction of mandatory table salt iodization. Public Health Nutr 2009;12: Kurtoglu S, Akcakus M, Kocaoglu C, Gunes T, Budak N, Atabek ME et al. Iodine status remains critical in mother and infant in Central Anatolia (Kayseri) of Turkey. Eur J Nutr 2004;43: Zimmermann MB. Iodine deficiency in pregnancy and the effects of maternal iodine supplementation on the offspring: a review. Am J Clin Nutr 2009;89:668S 72S. 33. Bath SC, Steer CD, Golding J, Emmett P, Rayman MP. Effect of inadequate iodine status in UK pregnant women on cognitive outcomes in their children: results from the Avon Longitudinal Study of Parents and Children (ALSPAC). Lancet 2013;382: Hynes KL, Otahal P, Hay I, Burgess JR. Mild iodine deficiency during pregnancy is associated with reduced educational outcomes in the offspring: 9-year follow-up of the gestational iodine cohort. J Clin Endocrinol Metab 2013;98: Goldsmith RE, Sturgies SH, Lerman J, Stanbury JB. The menstrual pattern in thyroid disease. J Clin Endocrinol Metab 1952;12: Cilt 23 Say 2 A ustos
70 Api O ve ark. 36. Abalovich M, Gutierrez S, Alcaraz G, Maccallini G, Garcia A, Levalle O. Overt and subclinical hypothyroidism complicating pregnancy. Thyroid 2002;12: Krassas GE, Pontikides N, Kaltsas T, Papadopoulou P, Paunkovic J, Paunkovic N, et al. Disturbances of menstruation in hypothyroidism. Clin Endocrinol 1999;50: Hallengren B, Lantz M, Andreasson B, Grennert L. Pregnant women on thyroxine substitution are often dysregulated in early pregnancy. Thyroid 2009;19: LaFranchi SH, Haddow JE, Hollowell JG. Is thyroid inadequacy during gestation a risk factor for adverse pregnancy and developmental outcomes? Thyroid 2005;15: Leung AS, Millar LK, Koonings PP, Montoro M, Mestman JH. Perinatal outcome in hypothyroid pregnancies. Obstet Gynecol 1993;81: Wasserstrum N, Anania CA. Perinatal consequences of maternal hypothyroidism in early pregnancy and inadequate replacement. Clin Endocrinol (Oxf) 1995;42: Davis LE, Leveno KJ, Cunningham FG. Hypothyroidism complicating pregnancy. Obstet Gynecol 1988;72: Pop VJ, Kuijpens JL, van Baar AL, Verkerk G, van Son MM, de Vijlder JJ, et al. Low maternal free thyroxine concentrations during early pregnancy are associated with impaired psychomotor development in infancy. Clin Endocrinol (Oxf) 1999;50: Haddow JE, Palomaki GE, Allan WC, Williams JR, Knight GJ, Gagnon J, et al. Maternal thyroid deficiency during pregnancy and subsequent neuropsychological development of the child. N Engl J Med 1999;341: Stagnaro-Green A, Chen X, Bogden JD, Davies TF, Scholl TO. The thyroid and pregnancy: a novel risk factor for very preterm delivery. Thyroid 2005;15: Idris I, Srinivasan R, Simm A, Page RC. Maternal hypothyroidism in early and late gestation: effects on neonatal and obstetric outcome. Clin Endocrinol (Oxf) 2005;63: Matalon S, Sheiner E, Levy A, Mazor M, Wiznitzer A. Relationship of treated maternal hypothyroidism and perinatal outcome. J Reprod Med 2006;51: Allan WC, Haddow JE, Palomaki GE, Williams JR, Mitchell ML, Hermos RJ, et al. Maternal thyroid deficiency and pregnancy complications: implications for population screening. J Med Screen 2000;7: Klein RZ, Haddow JE, Faix JD, Brown RS, Hermos RJ, Pulkkinen A, et al. Prevalence of thyroid deficiency in pregnant women. Clin Endocrinol (Oxf) 1991;35: Casey BM, Dashe JS, Wells CE, McIntire DD, Byrd W, Leveno KJ, et al. Subclinical hypothyroidism and pregnancy outcomes. Obstet Gynecol 2005;105: Wilson KL, Casey BM, McIntire DD, Halvorson LM, Cunningham FG. Subclinical thyroid disease and the incidence of hypertension in pregnancy. Obstet Gynecol 2012;119(2 Pt 1): Negro R, Schwartz A, Gismondi R, Tinelli A, Mangieri T, Stagnaro-Green A. Increased pregnancy loss rate in thyroid antibody negative women with TSH levels between 2.5 and 5.0 in the first trimester of pregnancy. J Clin Endocrinol Metab 2010;95:E Cleary-Goldman J, Malone FD, Lambert-Messerlian G., Sullivan L, Canick J, Porter TF, et al. Maternal thyroid hypofunction and pregnancy outcome. 2008;112: Su P-Y, Huang K, Hao J-H, Xu Y-Q, Yan S-Q, Li T, et al. Maternal thyroid function in the first twenty weeks of pregnancy and subsequent fetal and infant development: a prospective population-based cohort study in China. J Clin Endocrinol Metab 2011;96: Van den Boogaard E, Vissenberg R, Land JA, van Wely M, van der Post JA, Goddijn M, et al. Significance of (sub)clinical thyroid dysfunction and thyroid autoimmunity before conception and in early pregnancy: a systematic review. Hum Reprod Update 2011;17: Reid SM, Middleton P, Cossich MC, Crowther CA, Bain E. Interventions for clinical and subclinical hypothyroidism prepregnancy and during pregnancy. Cochrane Database Syst Rev 2013;5:CD Ross DS. Hypothyroidism during pregnancy: clinical manifestations, diagnosis, and treatment. UpToDate De Groot L, Abalovich M, Alexander EK, Amino N, Barbour L, Cobin RH, et al. Management of thyroid dysfunction during pregnancy and postpartum: an Endocrine Society clinical practice guideline. J Clin Endocrinol Metab 2012;97: Sahay RK, Nagesh VS. Hypothyroidism in pregnancy. Indian J Endocrinol Metab 2012;16: Henrichs J, Bongers-Schokking JJ, Schenk JJ, Ghassabian A, Schmidt HG, Visser TJ, et al. Maternal thyroid function during early pregnancy and cognitive functioning in early childhood: the generation R study. J Clin Endocrinol Metab 2010; 95: Casey BM, Dashe JS, Spong CY, McIntire DD, Leveno KJ, Cunningham GF. Perinatal significance of isolated maternal hypothyroxinemia identified in the first half of pregnancy. Obstet Gynecol 2007;109: Kooistra L, Crawford S, van Baar AL, Brouwers EP, Pop VJ. Neonatal effects of maternal hypothyroxinemia during early pregnancy. Pediatrics 2006;117: Li Y, Shan Z, Teng W, Yu X, Li Y, Fan C, et al. Abnormalities of maternal thyroid function during pregnancy affect neuropsychological development of their children at months. Clin Endocrinol 2010;72: Stagnaro-Green A, Glinoer D. Thyroid autoimmunity and the risk of miscarriage. Best Pract Res Clin Endocrinol Metab 2004;18: Klubo-Gwiezdzinska J, Burman KD, Van Nostrand D, Wartofsky L. Levothyroxine treatment in pregnancy: indications, efficacy, and therapeutic regimen. J Thyroid Res 2011; 2011: Glinoer D. The regulation of thyroid function in pregnancy: pathways of endocrine adaptation from physiology to pathology. Endocr Rev 1997;18: Barber KJ, Franklyn JA, McCabe CJ, Khanim FL, Bulmer JN, Whitley GS, et al. The in vitro effects of triiodothyronine on 136 Perinatoloji Dergisi
71 Perinatal Tiroid Çal fltay Raporu 2015 epidermal growth factor-induced trophoblast function. J Clin Endocrinol Metab 2005;90: Oki N, Matsuo H, Nakago S, Murakoshi H, Laoag- Fernandez JB, Maruo T. Effects of 3,5,3 -triiodothyronine on the invasive potential and the expression of integrins and matrix metalloproteinases in cultured early placental extravillous trophoblasts. J Clin Endocrinol Metab 2004;89: He X, Wang P, Wang Z, He X, Xu D, Wang B. Thyroid antibodies and risk of preterm delivery: a meta-analysis of prospective cohort studies. Eur J Endocrinol 2012;167: Glinoer D, Soto MF, Bourdoux P, Lejeune B, Delange F, Lemone M, et al. Pregnancy in patients with mild thyroid abnormalities: maternal and neonatal repercussions. J Clin Endocrinol Metab 1991;73: Kim CH, Chae HD, Kang BM, Chang YS. Influence of antithyroid antibodies in euthyroid women on in vitro fertilization-embryo transfer outcome. Am J Reprod Immunol 1998;40: Pratt DE, Kaberlein G, Dudkiewicz A, Karande V, Gleicher N. The association of antithyroid antibodies in euthyroid nonpregnant women with recurrent first trimester abortions in the next pregnancy. Fertil Steril 1993;60: Sezer K, Kamel N, Unlu C, Celik HK. Impact of first trimester and postpartum period thyroid autoantibodies on abortus incidence in Turkish pregnant women. Gynecol Endocrinol 2009;25: Lejeune B, Grun JP, de Nayer P, Servais G, Glinoer D. Antithyroid antibodies underlying thyroid abnormalities and miscarriage or pregnancy induced hypertension. Br J Obstet Gynaecol 1993;100: Bagis T, Gokcel A, Saygili ES. Autoimmune thyroid disease in pregnancy and the postpartum period: relationship to spontaneous abortion. Thyroid 2001;11: Singh A, Dantas ZN, Stone SC, Asch RH. Presence of thyroid antibodies in early reproductive failure: biochemical versus clinical pregnancies. Fertil Steril 1995;63: Poppe K, Glinoer D, Tournaye H, Schiettecatte J, Devroey P, van Steirteghem A, et al. Impact of ovarian hyperstimulation on thyroid function in women with and without thyroid autoimmunity. J Clin Endocrinol Metab 2004;89: Negro R, Formoso G, Coppola L, Presicce G, Mangieri T, Pezzarossa A, et al. Euthyroid women with autoimmune disease undergoing assisted reproduction technologies: the role of autoimmunity and thyroid function. J Endocrinol Invest 2007;30: Iijima T, Tada H, Hidaka Y, Mitsuda N, Murata Y, Amino N. Effects of autoantibodies on the course of pregnancy and fetal growth. Obstet Gynecol 1997;90: Ghafoor F, Mansoor M, Malik T, Malik MS, Khan AU, Edwards R, et al. Role of thyroid peroxidase antibodies in the outcome of pregnancy. J Coll Physicians Surg Pak 2006;16: Rushworth FH, Backos M, Rai R, Chilcott IT, Baxter N, Regan L. Prospective pregnancy outcome in untreated recurrent miscarriers with thyroid autoantibodies. Hum Reprod 2000;15: Muller AF, Verhoeff A, Mantel MJ, Berghout A. Thyroid autoimmunity and abortion: a prospective study in women undergoing in vitro fertilization. Fertil Steril 1999;71: Pratt D, Novotny M, Kaberlein G, Dudkiewicz A, Gleicher N. Antithyroid antibodies and the association with nonorgan-specific antibodies in recurrent pregnancy loss. Am J Obstet Gynecol 1993;168: Negro R, Mangieri T, Coppola L, Presicce G, Casavola EC, Gismondi R, et al. Levothyroxine treatment in thyroid peroxidase antibody-positive women undergoing assisted reproduction technologies: a prospective study. Hum Reprod 2005;20: Stagnaro-Green A, Roman SH, Cobin RH, el-harazy E, Alvarez-Marfany M, Davies TF. Detection of at-risk pregnancy by means of highly sensitive assays for thyroid autoantibodies. JAMA 1990;264: Glinoer D, Riahi M, Grün JP, Kinthaert J. Risk of subclinical hypothyroidism in pregnant women with asymptomatic autoimmune thyroid disorders. J Clin Endocrinol Metab 1994;79: Poppe K, Glinoer D, Tournaye H, Devroey P, van Steirteghem A, Kaufman L, et al. Assisted reproduction and thyroid autoimmunity: an unfortunate combination? J Clin Endocrinol Metab 2003;88: Sieiro Netto L, Medina Coeli C, Micmacher E, Mamede Da Costa S, Nazar L, Galvão D, et al. Influence of thyroid autoimmunity and maternal age on the risk of miscarriage. Am J Reprod Immunol 2004;52: Esplin MS, Branch DW, Silver R, Stagnaro-Green A. Thyroid autoantibodies are not associated with recurrent pregnancy loss. Am J Obstet Gynecol 1998;179: Dendrinos S, Papasteriades C, Tarassi K, Christodoulakos G, Prasinos G, Creatsas G. Thyroid autoimmunity in patients with recurrent spontaneous miscarriages. Gynecol Endocrinol 2000;14: Bussen SS, Steck T. Thyroid antibodies and their relation to antithrombin antibodies, anticardiolipin antibodies and lupus anticoagulant in women with recurrent spontaneous abortions (antithyroid, anticardiolipin and antithrombin autoantibodies and lupus anticoagulant in habitual aborters). Eur J Obstet Gynecol Reprod Biol 1997;74: Mecacci F, Parretti E, Cioni R, Lucchetti R, Magrini A, La Torre P, et al. Thyroid autoimmunity and its association with non-organ-specific antibodies and subclinical alterations of thyroid function in women with a history of pregnancy loss or preeclampsia. J Reprod Immunol 2000;46: Iravani AT, Saeedi MM, Pakravesh J, Hamidi S, Abbasi M. Thyroid autoimmunity and recurrent spontaneous abortion in Iran: a case-control study. Endocr Pract 14: Kutteh WH, Yetman DL, Carr AC, Beck LA, Scott RT Jr. Increased prevalence of antithyroid antibodies identified in women with recurrent pregnancy loss but not in women undergoing assisted reproduction. Fertil Steril 1999;71: Debiève F, Dulière S, Bernard P, Hubinont C, De Nayer P, Daumerie C. To treat or not to treat euthyroid autoimmune disorder during pregnancy? Gynecol Obstet Invest 2009;67: Cilt 23 Say 2 A ustos
72 Api O ve ark. 96. Negro R, Formoso G, Mangieri T, Pezzarossa A, Dazzi D, Hassan H. Levothyroxine treatment in euthyroid pregnant women with autoimmune thyroid disease: effects on obstetrical complications. J Clin Endocrinol Metab 2006;91: Zantour B, Alaya W, Marmouch H, Chebbi W. Hypothyroidism in pregnancy. In: 2 Potluková E, editor. Current topics in hypothyroidism with focus on development [Internet]. InTech; 2013 [cited 2015 Feb]. Available from: DOI: / Vila L, Velasco I, González S, Morales F, Sánchez E, Lailla JM, et al.; Grupo de Trabajo de Trastornos por Deficiencia de Yodo y Disfunción Tiroidea de la Sociedad Española de Endocrinología y Nutrición. Detection of thyroid dysfunction in pregnant women: universal screening is justified. Endocrinol Nutr 2012;59: American College of Obstetricians and Gynecologists. ACOG Practice Bulletin. Clinical management guidelines for obstetrician-gynecologists. Number 37, August (Replaces Practice Bulletin Number 32, November 2001). Thyroid disease in pregnancy. Obstet Gynecol 2002;100: Committee on Patient Safety and Quality Improvement; Committee on Professional Liability. ACOG Committee Opinion No. 381: Subclinical hypothyroidism in pregnancy. Obstet Gynecol 2007;110: Dosiou C, Sanders GD, Araki SS, Crapo LM. Screening pregnant women for autoimmune thyroid disease: a costeffectiveness analysis. Eur J Endocrinol 2008;158: Thung SF, Funai EF, Grobman WA. The cost-effectiveness of universal screening in pregnancy for subclinical hypothyroidism. Am J Obstet Gynecol 2009;200:267.e Bailey Spitzer TL. What the obstetrician/gynecologist should know about thyroid disorders. Obs Gynecol Surv 2010;65: Shan ZY, Chen YY, Teng WP, Yu XH, Li CY, Zhou WW, et al. A study for maternal thyroid hormone deficiency during the first half of pregnancy in China. Eur J Clin Invest 2009;39: Sarapatkova H, Sarapatka J, Frysak Z. What is the benefit of screening for thyroid function in pregnant women in the detection of newly diagnosed thyropathies? Biomed Pap Med Fac Univ Palacky Olomouc Czech Repub 2013;157: Springer D, Potlukova E, Limanova Z, Zima T. Recommendations on prenatal screening and the connections to other diseases such as thyroid dysfunction. Clin Chem Lab Med 2012;50: Miller ES, Grobman WA. Screening for thyroid disease during pregnancy. Clin Obstet Gynecol 2011;54: Baskin HJ, Cobin RH, Duick DS, Gharib H, Guttler RB, Kaplan MM, et al.; American Association of Clinical Endocrinologists. American Association of Clinical Endocrinologists medical guidelines for clinical practice for the evaluation and treatment of hyperthyroidism and hypothyroidism. Endocr Pract 2002;8: Gronowski AM, Haddow J, Kilpatrick S, Lazarus JH, Negro R. Thyroid function during pregnancy: who and how should we screen? Clin Chem 2012;58: Dosiou C, Barnes J, Schwartz A, Negro R, Crapo L, Stagnaro-Green A. Cost-effectiveness of universal and riskbased screening for autoimmune thyroid disease in pregnant women. J Clin Endocrinol Metab 2012;97: Gulraze A, Kurdi W, Tulbah M, Niaz FA. Prenatal diagnosis and treatment perspective of fetal hypothyroidism with goiter. J Coll Physicians Surg Pak 2013;23: Corral E, Reascos M, Preiss Y, Rompel SM, Sepulveda W. Treatment of fetal goitrous hypothyroidism: value of direct intramuscular L-thyroxine therapy. Prenat Diagn 2010;30: Francois A, Hindryckx A, Vandecruys H, Van Schoubroeck D, Vanhole C, Allegaert K, et al. Fetal treatment for early dyshormonogenetic goiter. Prenat Diagn 2009;29: Yuan P, Wang Q, Huang R, Cao F, Zhu Z, Sun D, et al. Clinical evaluation with self-sequential longitudinal reference intervals: pregnancy outcome and neonatal thyroid stimulating hormone level associated with maternal thyroid diseases. West Indian Med J 2013;62: Christensen S. Can iodine/iodide supplements be used with levothyroxine to help hypothyroid? [Internet]. Austin, TX: Livestrong Foundation; 2015 [cited 2015 Feb]. Available from: can iodin 116. Nath SK, Moinier B, Thuillier F, Rongier M, Desjeux JF. Urinary excretion of iodide and fluoride from supplemented food grade salt. Int J Vitam Nutr Res 1992;62: Rosario PW, Calsolari MR. How selective are the new guidelines for treatment of subclinical hypothyroidism for patients with thyrotropin levels at or below 10 miu/l? Thyroid 2013; 23: Arntzenius AB, Smit LJ, Schipper J, van der Heide D, Meinders AE. Inverse relation between iodine intake and thyroid blood flow: color Doppler flow imaging in euthyroid humans. J Clin Endocrinol Metab 1991;73: Greer MA, Grimm Y, Studer H. Qualitative changes in the secretion of thyroid hormones induced by iodine deficiency. Endocrinology 1968;83: Pharaoh PO, Lawton NF, Ellis SM, Williams ES, Ekins RP. The role of triiodothyronine (T3) in the maintenance of euthyroidism in endemic goitre. Clin Endocrinol (Oxf) 1973; 2: Vagenakis AG, Koutras DA, Burger A, Malamos B, Ingbar SH, Braverman LE. Studies of serum triiodothyronine, thyroxine and thyrotropin concentrations in endemic goiter in Greece. J Clin Endocrinol Metab 1973;37: Missler U, Gutekunst R, Wood WG. Thyroglobulin is a more sensitive indicator of iodine deficiency than thyrotropin: development and evaluation of dry blood spot assays for thyrotropin and thyroglobulin in iodine-deficient geographical areas. Eur J Clin Chem Clin Biochem 1994;32: Morreale de Escobar G, Obregon MJ, Escobar del Rey F. Role of thyroid hormone during early brain development. Eur J Endocrinol 2004;151 Suppl 3:U Perinatoloji Dergisi
73 Perinatal Tiroid Çal fltay Raporu Glinoer D. The regulation of thyroid function during normal pregnancy: importance of the iodine nutrition status. Best Pract Res Clin Endocrinol Metab 2004;18: Glinoer D, De Nayer P, Delange F, Lemone M, Toppet V, Spehl M, et al. A randomized trial for the treatment of mild iodine deficiency during pregnancy: maternal and neonatal effects. J Clin Endocrinol Metab 1995;80: Contempré B, de Escobar GM, Denef J-F, Dumont JE, Many MC. Thiocyanate induces cell necrosis and fibrosis in selenium- and iodine-deficient rat thyroids: a potential experimental model for myxedematous endemic cretinism in central Africa. Endocrinology 2004;145: Romano R, Jannini EA, Pepe M, Grimaldi A, Olivieri M, Spennati P, et al. The effects of iodoprophylaxis on thyroid size during pregnancy. Am J Obstet Gynecol 1991;164: Pedersen KM, Laurberg P, Iversen E, Knudsen PR, Gregersen HE, Rasmussen OS, et al. Amelioration of some pregnancy-associated variations in thyroid function by iodine supplementation. J Clin Endocrinol Metab 1993;77: Liesenkötter KP, Göpel W, Bogner U, Stach B, Grüters A. Earliest prevention of endemic goiter by iodine supplementation during pregnancy. Eur J Endocrinol 1996;134: Nøhr SB, Jørgensen A, Pedersen KM, Laurberg P. Postpartum thyroid dysfunction in pregnant thyroid peroxidase antibody-positive women living in an area with mild to moderate iodine deficiency: is iodine supplementation safe? J Clin Endocrinol Metab 2000;85: Antonangeli L, Maccherini D, Cavaliere R, Di Giulio C, Reinhardt B, Pinchera A, et al. Comparison of two different doses of iodide in the prevention of gestational goiter in marginal iodine deficiency: a longitudinal study. Eur J Endocrinol 2002;147: Zimmermann MB. The effects of iodine deficiency in pregnancy and infancy. Paediatr Perinat Epidemiol 2012;26 Suppl 1: De Escobar GM, Obregón MJ, del Rey FE. Iodine deficiency and brain development in the first half of pregnancy. Public Health Nutr 2007;10: Skeaff SA. Iodine deficiency in pregnancy: the effect on neurodevelopment in the child. Nutrients 2011;3: Abalovich M, Amino N, Barbour LA, et al. Management of thyroid dysfunction during pregnancy and postpartum: an Endocrine Society clinical practice guideline. J Clin Endocrinol Metab 2007;92: Krassas GE, Poppe K, Glinoer D. Thyroid function and human reproductive health. Endocr Rev 2010;31: Patil-Sisodia K, Mestman JH. Graves hyperthyroidism and pregnancy: a clinical update. Endocr Pract 2010;16: Goodwin TM, Montoro M, Mestman JH, Pekary AE, Hershman JM. The role of chorionic gonadotropin in transient hyperthyroidism of hyperemesis gravidarum. J Clin Endocrinol Metab 1992;75: Ballabio M, Poshychinda M, Ekins RP. Pregnancy-induced changes in thyroid function: role of human chorionic gonadotropin as putative regulator of maternal thyroid. J Clin Endocrinol Metab 1991;73: Salvi M, How J. Pregnancy and autoimmune thyroid disease. Endocrinol Metab Clin North Am 1987;16: Kimura M, Amino N, Tamaki H, Ito E, Mitsuda N, Miyai K, et al. Gestational thyrotoxicosis and hyperemesis gravidarum: possible role of hcg with higher stimulating activity. Clin Endocrinol (Oxf) 1993;38: Hershman JM. Human chorionic gonadotropin and the thyroid: hyperemesis gravidarum and trophoblastic tumors. Thyroid 1999;9: Yoshimura M, Pekary AE, Pang XP, Berg L, Goodwin TM, Hershman JM. Thyrotropic activity of basic isoelectric forms of human chorionic gonadotropin extracted from hydatidiform mole tissues. J Clin Endocrinol Metab 1994;78: Walkington L, Webster J, Hancock BW, Everard J, Coleman RE. Hyperthyroidism and human chorionic gonadotrophin production in gestational trophoblastic disease. Br J Cancer 2011;104: Rodien P, Brémont C, Sanson ML, Parma J, Van Sande J, Costagliola S, et al. Familial gestational hyperthyroidism caused by a mutant thyrotropin receptor hypersensitive to human chorionic gonadotropin. N Engl J Med 1998;339: Smits G, Govaerts C, Nubourgh I, Pardo L, Vassart G, Costagliola S. Lysine 183 and glutamic acid 157 of the TSH receptor: two interacting residues with a key role in determining specificity toward TSH and human CG. Mol Endocrinol 2002;16: Surks MI, Ortiz E, Daniels GH, Sawin CT, Col NF, Cobin RH, et al. Subclinical thyroid disease: scientific review and guidelines for diagnosis and management. JAMA 2001;291: Hollowell JG, Staehling NW, Flanders WD, Hannon WH, Gunter EW, Spencer CA, et al. Serum TSH, T(4), and thyroid antibodies in the United States population (1988 to 1994): National Health and Nutrition Examination Survey (NHANES III). J Clin Endocrinol Metab 1999;87: Bahn Chair RS, Burch HB, Cooper DS, Garber JR, Greenlee MC, Klein I, et al.; American Thyroid Association; American Association of Clinical Endocrinologists. Hyperthyroidism and other causes of thyrotoxicosis: management guidelines of the American Thyroid Association and American Association of Clinical Endocrinologists. Thyroid 2011;21: Ohashi M, Furukawa S, Michikata K, Kai K, Sameshima H, Ikenoue T. Risk-based screening for thyroid dysfunction during pregnancy. J Pregnancy 2013;2013: Bunevicius R, Kusminskas L, Mickuviene N, Bunevicius A, Pedersen CA, Pop VJ. Depressive disorder and thyroid axis functioning during pregnancy. World J Biol Psychiatry 2009;10: Casey BM, Dashe JS, Wells CE, McIntire DD, Leveno KJ, Cunningham FG. Subclinical hyperthyroidism and pregnancy outcomes. Obstet Gynecol 2006;107(2 Pt 1): Cilt 23 Say 2 A ustos
74
75 Perinatal T p Vakf, Türk Perinatoloji Derne i, Obstetrik ve Jinekolojik Ultrasonografi Derne i yay n organ d r Yay n Eti i ve Kötüye Kullan m Bildirgesi Perinatoloji Dergisi yay n eti ini en yüksek standartlarda uygulamay ve Yay n Eti i ve Kötüye Kullan m Bildirgesi nin afla daki ilkelerine uymay taahhüt eder. Bu bildirge Committee on Publication Ethics (COPE), Council of Science Editors (CSE), World Association of Medical Editors (WAME) ve International Committee of Medical Journal Editors (ICMJE) adl kurulufllar n dergi editörleri için gelifltirdikleri öneri ve k lavuzlar temel al narak haz rlanm flt r. Yay nlanmak üzere dergiye gönderilen yaz lar daha önce baflka bir dergide yay nlanmam fl (bilimsel toplant larda sunulmufl ve tam metin yay mlanm fl bildiriler dahil) veya yay nlanmak üzere eflzamanl olarak herhangi bir dergiye gönderilmemifl olmal d r. Dergiye gönderilen yaz lar, bir editör ve en az iki dan flman (hakem) taraf ndan incelenmek suretiyle çift kör efl de erlendirme (double-blind peer review) sürecine al n r. Gönderilen yaz lar n herhangi bir aflamada, amaca yönelik bir yaz l m arac l yla intihal aç s ndan incelenebilece i hakk sakl d r. Bu amaçla intihale yönelik izinsiz al nt ya da düzmece veriler, sahtecilik (tablo flekil ya da araflt rma verilerinin uydurma ya da manipüle edilmifl olmas ) ve araflt rmada uygunsuz insan ya da hayvan materyali kullan - m na yönelik incelemelerin söz konusu oldu u ve standartlara uygun olmayan yaz lar dergide yay mlanmaz. Bu kural, standart ve uyumsuzlu unun yay n sonras aflamada saptand durumda da geçerlidir ve yaz n n yay ndan geri çekilmesini gerektirir. Dergimiz, yay n eti i gere- i, intihal ya da çifte yay n flüphesi durumlar n rapor edebilme sorumlulu unu hat rlat r. Dergimiz, yay n eti inin kötüye kullan m ya da ihlali ile ilgili olas durumlarda COPE taraf ndan gelifltirilen Yay n Eti i Ak fl fiemalar - n temel al r. Yazar Sorumluluklar Yazarlar gönderdikleri yaz lar n özgünlü ünü teminat alt na almal d r. Yaz n n daha önce herhangi bir yerde, herhangi bir dilde yay mlanmad ya da yay mlanmak üzere de erlendirmeye al nm fl olmad n beyan etmelidirler. Geçerli telif hakk sözleflme ve yasalar - na uymal d rlar. Dergimizde tablo, flekil ya da di er katk sunan al nt lar gibi telifli materyal ancak geçerli izin ve telif onay ile yay mlan r ve bu sorumluluk yazarlara aittir. Yazarlar; baflka yazarlara, katk sa lay c lara ya da kaynaklara uygun bir biçimde at f yapmal ve ilgili kaynaklar belirtmelidir. Araflt rma türü yaz lar n (k sa raporlar dahil) yazar(lar) ; "çal flmay tasarlama", "verileri toplama", "verileri inceleme", "yaz y yazma" ve "verilerin ve analizlerin do rulu unu onaylama" aflamalar ndan en az 3 tanesine kat lm fl olmak ve bu durumu beyan etmek zorundad r. Yazarlar, çal flma ile ilgili bilinmesi gereken ve çal flman n bulgular n ya da bilimsel sonucunu potansiyel olarak etkileyebilecek bir mali iliflkiyi ya da ç kar çak flmas (conflict of interest) veya rekabet (competing interest) alanlar n aç klamakla yükümlüdür. Çal flmaya yap lan tüm mali katk lar, sponsorluklar ya da proje desteklerini aç kl kla bildirmelidirler. Yazar yay mlanm fl yaz s nda anlaml bir bilimsel hata ya da uygunsuzluk saptad nda, yaz y geri çekme ya da hatay düzeltme amac yla olabildi ince h zl bir flekilde editör ile temasa geçme yükümlülü ünü tafl r. Yazarl k ve yazar sorumluluklar konusundaki ICMJE yönergelerine adresinden ulafl labilir. Hakem Sorumluluklar Hakemler gelen yaz lar, yazarlar n n etnik köken, cinsiyet, tabiyet, dini inan fl ya da politik felsefelerini dikkate almaks z n bilimsel içerik aç s ndan de erlendirir. Hakemler aç s ndan; araflt rma, yazarlar ya da destekleyiciler ile ilgili bir ç kar veya rekabet çak flmas bulunmamal d r. Hakem kararlar nesnel olmal d r. Hakemler yazar taraf ndan at f yap lmam fl yay mlanm fl ilintili yay nlar belirtmelidir. Gönderilen yaz ile ilgili tüm bilgilerin gizli tutulmas ve yazar taraf ndan yap lan telif hakk ihlali ve intihal durumlar n n fark na vard nda editöre bildirilmesi ile yükümlüdürler. Hakem, gönderilen bir yaz n n içeri inin kendi bilimsel alan ya da birikimi ile uyumsuz oldu unu düflündü ünde ya da h zl bir de- erlendirme yapamayaca durumlarda editörü bilgilendirmeli ve de- erlendirme sürecinden aff n istemelidir. Editör Sorumluluklar Editörler gelen yaz lar, yazarlar n n etnik köken, cinsiyet, cinsiyet tercihi, tabiyet, dini inan fl ya da politik felsefelerini dikkate almaks - z n bilimsel içerik aç s ndan de erlendirir. Gönderilen yaz lar n yay mlanmas için adil bir çift kör efl de erlendirme süreci sa larlar. Gönderilen yaz ile ilgili tüm bilgilerin yay mlanana kadar gizli tutulmas - n garanti alt na al rlar. Editörler yay n n içeri i ve toplam kalitesinden sorumludur. Erratum sayfalar yoluyla gerekti inde düzeltme yay mlarlar. Editör; yazarlar, editörler ve hakemler aras nda olabilecek herhangi bir ç kar veya rekabet çak flmas na olanak vermemelidir. Perinatoloji Dergisi nde hakem atamas nda sadece editör tam yetkiye sahip olup yaz lar n yay mlanmas ile ilgili sonuç karar ndan da kendisi sorumludur.
76 PER NATOLOJ DERG S Cilt 23 Say 2 A ustos 2015 çindekiler Klinik Araflt rma Olgu Sunumu Rapor Vitamin B12 düzeyinin fetal do um a rl üzerine etkisi Özge Öztürk, Levent Keskin, Emre Erdem Tafl, Nilüfer Akgün, Filiz Avflar Maternal ilk trimester tiroid stimülan hormon düzeylerinin miad nda do an fetüslerin do um a rl klar na etkisi Murat Bakacak, Salih Serin, Faz l Avc, Önder Ercan, Bülent Köstü, Deniz Ar kan, Gürkan K ran Total plasenta previa olgular nda erkek fetüs hakimiyeti Bülent Köstü, Önder Ercan, Alev Özer, Murat Bakacak, Faz l Avc kiz gebelikte ultrason fetal a rl k tahmini Kaouther Dimassi, Aymen Hammemi, Abir Karoui, Amel Triki, Mohamed Faouzi Gara Gebelerde tiroid fonksiyon bozuklu u s kl Esra Güzel, Derya Sivri Ayd n, Behiye P nar Çilesiz Göksedef, Ahmet Birtan Boran Monokoryonik ikiz gebelikte velamentöz kord insersiyonu ve do um a rl diskordans : Olgu sunumu Emine Ayd n, Mert Tur al, Özgür Özyüncü Beklenmedik bir geçici fetal asit nedeni: Fetal over kisti rüptürü Sefa Kelekçi, Emre Ekmekçi, Seçil Kurtulmufl, Savafl Demirpençe Eklampsi sonras geliflen posterior reversibl ensefalopati sendromu: Olgu sunumu O uz Arslan, Yasemin Çekmez, Fatih fianl kan, Serkan Ak fl, Ahmet Göçmen Mozaik trizomi 8: Ultrasonografiyi tamamlay c olarak fetal MRG ile tan sal yaklafl m Ümit Aksoy Özcan, S la Ulus, Yasemin Alanay, Alp Dinçer, Murat Yayla Perinatal Tiroid Çal fltay Raporu 2015 Olufl Api, Cihat fien, Murat Yayla, Mertihan Kurdo lu, Elif Gül Yapar Eyi, Mekin Sezik, Gökhan Göynümer, Özlem Moralo lu Tekin
Vitamin B12 düzeyinin fetal do um a rl üzerine etkisi
Klinik Araflt rma Perinatoloji Dergisi 2015;23(2):73 78 Perinatal Journal 2015;23(2):73 78 künyeli yaz n n Türkçe sürümüdür. Vitamin B12 düzeyinin fetal do um a rl üzerine etkisi Özge Öztürk, Levent Keskin,
T bbi Makale Yaz m Kurallar
.Ü. Cerrahpafla T p Fakültesi Sürekli T p E itimi Etkinlikleri Araflt rmalar ve Etik Sempozyum Dizisi No: 50 May s 2006; s. 7-11 T bbi Makale Yaz m Kurallar Dr. Sebahattin Yurdakul ÖZGÜN ARAfiTIRMA USULE
ISI At f Dizinlerine Derginizi Kazand rman z çin Öneriler
ISI At f Dizinlerine Derginizi Kazand rman z çin Öneriler Metin TUNÇ Seçici Olun ISI' n editoryal çal flanlar her y l yaklafl k olarak 2,000 dergiyi de erlendirmeye tabi tutmaktad r. Fakat de erlendirilen
Uluslararas De erleme K lavuz Notu, No.11 De erlemelerin Gözden Geçirilmesi
K lavuz Notlar Uluslararas De erleme K lavuz Notu, No.11 De erlemelerin Gözden Geçirilmesi 1.0 Girifl 1.1 Bir de erlemenin gözden geçirilmesi, tarafs z bir hüküm ile bir De erleme Uzman n n çal flmas n
PER NATOLOJ. www.perinataldergi.com N A T O L O J
ISSN 1300-5251 PER NATOLOJ DERG S www.perinataldergi.com N A T O L O J D E R G Cilt 23 Say 3 Aral k 2015 P E R S S P E R N A T O L O J D E R G Perinatal Tıp Vakfı Türk Perinatoloji Derne i Obstetrik ve
TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*)
TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Yönetmelik, Türkiye Bilimsel
2- Bilim ve Danışma Kurulu Onayına Sunulacak Eserlere Đlişkin Yayın
SĐGORTA ARAŞTIRMALARI DERGĐSĐ GENEL YAYIN ĐLKELERĐ VE YAZIM KURALLARI Sigorta Araştırmaları Dergisi ne çalışma göndermek için gerekli kriterler şunlardır: 1- Çalışmanın Genel Yayın Đlkeleri ne uygun olması,
Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler
Uygulama Önerileri 59 Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uluslararas ç Denetim Meslekî Uygulama Standartlar ndan Standart 1110 un Yorumu lgili Standart 1110 Kurum çi Ba
Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac
Ders 3: SORUN ANAL Z Sorun analizi nedir? Sorun analizi, toplumda varolan bir sorunu temel sorun olarak ele al r ve bu sorun çevresinde yer alan tüm olumsuzluklar ortaya ç karmaya çal fl r. Temel sorunun
Term gebelikte plasenta ve yenido an do um a rl
Klinik Araflt rma Perinatoloji Dergisi 2013;21(3):144-150 Perinatal Journal 2013;21(3):144-150 künyeli yaz n n Türkçe sürümüdür. Term gebelikte plasenta ve yenido an do um a rl Cem Ard ç, Resul Ar soy,
Girifl Marmara Üniversitesi Eczac l k Fakültesi Farmakoepidemiyoloji Araflt rma Birimi (MEFEB) Ecz. Neslihan Güleno lu
G R fi Girifl Bu kitapç k Marmara Üniversitesi Eczac l k Fakültesi Farmakoepidemiyoloji Araflt rma Birimi (MEFEB) taraf ndan, befleri t bbi ürünlerin güvenlili inin izlenmesi ve de erlendirilmesi hakk
Tablo 2.1. Denetim Türleri. 2.1.Denetçilerin Statülerine Göre Denetim Türleri
2 DENET M TÜRLER 2.DENET M TÜRLER Denetim türleri de iflik ölçütler alt nda s n fland r labilmektedir. En yayg n s n fland rma, denetimi kimin yapt na ve denetim sonunda elde edilmek istenen faydaya (denetim
Araflt rma modelinin oluflturulmas. Veri toplama
21 G R fi Araflt rman n amac na ba l olarak araflt rmac ayr ayr nicel veya nitel yöntemi kullanabilece i gibi her iki yöntemi bir arada kullanarak da araflt rmas n planlar. Her iki yöntemin planlama aflamas
Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas
1 Prof. Dr. Yunus Kishal Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi Tekdüzen Hesap Sistemi ve Çözümlü Muhasebe Problemleri 4. Bas Tekdüzen Muhasebe Sistemi Uygulama Tebli leri
Bebekte doğum öncesinde kromozomsal ve genetik anormalliklerin tespiti amacıyla yapılır.
AMNİYOSENTEZ Gebelik sırasına bebeğin genetik hastalıkları ve doğumsal anormalliklerini tespit amacıyla doğum kesesinden alınan sıvının incelenmesidir. Doğum kesesinden alınan küçük miktarda sıvıdan çalışılan
MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES
MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES Ahmet AKIN / TÜRMOB Yönetim Kurulu Üyesi 387 388 Genel Oturum III - Meslek Mensuplar Aç s ndan Türkiye Denetim Standartlar n
GÖRÜfiLER. Uzm. Dr. Özlem Erman
GÖRÜfiLER Uzm. Dr. Özlem Erman Son y llarda dünyadaki h zl teknolojik geliflmeye paralel olarak t p alan nda da h zl bir de iflim yaflanmakta, neredeyse her gün yeni tan, tedavi yöntemleri, yeni ilaçlar
Diyabetik olmayan gebelerin makrozomik do umlar nda etkili faktörler
Klinik Araflt rma Perinatoloji Dergisi 2014;22(2):83-87 Perinatal Journal 2014;22(2):83-87 künyeli yaz n n Türkçe sürümüdür. Diyabetik olmayan gebelerin makrozomik do umlar nda etkili faktörler Alpaslan
fiekil 2 Menapoz sonras dönemde kistik, unilateral adneksiyel kitleye yaklafl m algoritmas (6)
over kanseri taramas ndaki yetersizli ini göstermektedir. (1) Transvaginal ultrasonografinin sensitivitesinin iyi olmas na ra men spesifitesinin yeterli olmamas kullan m n k s tlamaktad r. Son yay nlarda
Baflkanl n, Merkez : Türkiye Bilimsel ve Teknik Araflt rma Kurumu Baflkanl na ba l Marmara Araflt rma Merkezi ni (MAM),
TÜRK YE B L MSEL VE TEKN K ARAfiTIRMA KURUMU YAYIN YÖNETMEL (*) B R NC BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tan mlar Amaç ve Kapsam Madde 1. Bu Yönetmelik ile; Baflkanl k, Merkez ve Enstitülere ait tüm yay nlar
AR-GE YETENE DE ERLEND R LMES ESASLARI (*)
AR-GE YETENE DE ERLEND R LMES ESASLARI (*) Amaç Madde 1. Bu Esaslar, kurulufllar n teknolojik AR-GE yapma yetene inin TÜB TAK taraf ndan de erlendirilmesine iliflkin usul ve esaslar belirlemektedir. Kapsam
Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1
Deomed Medikal Yay nc l k Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1 Birinci bask Deomed, 2009. 62
Makalede Yazar, Başlık Seçimi ve Özetin Yazılması
Makalede Yazar, Başlık Seçimi ve Özetin Yazılması Doç.Dr.Ahmet GÜZEL Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Acil Bilim Dalı, Samsun 1 Sunum Akışı Makale Yazarı kime denir Yazar tanımlamaları Yazar
KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL DERGİLER YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
Senato: 2 Mart 2016 2016/06-6 KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL DERGİLER YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve Kapsam MADDE 1- Bu Yönergenin amacı, Kahramanmaraş
DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i
I DR. NA L YILMAZ HEMfiEHR K ML Kastamonulular Örne i II Yay n No : 2039 Sosyoloji : 1 1. Bas - Ekim 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-936 - 1 Copyright Bu kitab n Türkiye deki yay n haklar BETA Bas m
T.C. KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜ TEZ YAZIM KURALLARI
T.C. KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜ TEZ YAZIM KURALLARI Yazı Karakteri Tezde 12 punto Times New Roman yazı biçimi kullanılır. Tezde kullanılan yazı karakteri
YÖNTEM 1.1. ÖRNEKLEM. 1.1.1. Örneklem plan. 1.1.2. l seçim ölçütleri
BÖLÜM 1 YÖNTEM Bu çal flma 11, 13 ve 15 yafllar ndaki gençlerin sa l k durumlar ve sa l k davran fllar n saptamay hedefleyen, kesitsel tan mlay c ve çok uluslu Health Behavior in School Aged Children,
Birinci trimester ultrasonografisinde cinsiyet tayini do ruluk yüzdesi
Klinik Araflt rma Perinatoloji Dergisi 2014;22(2):74-78 Perinatal Journal 2014;22(2):74-78 künyeli yaz n n Türkçe sürümüdür. Birinci trimester ultrasonografisinde cinsiyet tayini do ruluk yüzdesi Rahime
YAYGIN ANKSİYETE BOZUKLUĞU OLAN HASTALARDA NÖROTİSİZM VE OLUMSUZ OTOMATİK DÜŞÜNCELER UZM. DR. GÜLNİHAL GÖKÇE ŞİMŞEK
YAYGIN ANKSİYETE BOZUKLUĞU OLAN HASTALARDA NÖROTİSİZM VE OLUMSUZ OTOMATİK DÜŞÜNCELER UZM. DR. GÜLNİHAL GÖKÇE ŞİMŞEK GİRİŞ Yaygın anksiyete bozukluğu ( YAB ) birçok konuyla, örneğin parasal, güvenlik, sağlık,
Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi
Otomasyon Sistemleri E itiminde Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Murat Ayaz Kocaeli Üniversitesi Teknik E itim Fakültesi, Elektrik E itimi Koray Erhan Kocaeli Üniversitesi, Teknoloji Fakültesi,
2. Kapsam: Bu prosedür erişkin ve çocuk hastanın yoğun bakım ünitesine kabul edilmesinden taburcu edilmesine kadar yürütülen işlemleri kapsar.
1 / 5 1. Amaç: Bu prosedür, UÜ-SK da yaşam desteğine gerek duyan ve komadaki erişkin ve çocuk hastalara sunulacak yoğun bakım hizmetlerinin eşit, standart ve etkin bir şekilde yürütülmesini sağlamayı amaçlamaktadır.
Sermaye Piyasas nda Uluslararas De erleme Standartlar Hakk nda Tebli (Seri :VIII, No:45)
SMMMO MEVZUAT SER S 5 Sermaye Piyasas nda Uluslararas De erleme Standartlar Hakk nda Tebli (Seri :VIII, No:45) Dr. A. Bumin DO RUSÖZ Marmara Üniversitesi Mali Hukuk Ö retim Üyesi stanbul, Nisan 2006 1
BÜYÜME HORMONU EKS KL
Hasta Rehberi Say 2 BÜYÜME HORMONU EKS KL Kolay okunabilir rehber Büyüme Hormonu Eksikli i - Say 2 (A ustos 2006 da güncellenmifltir) Bu rehber Reading Üniversitesi, Sa l k Bilimleri Enstitüsü, Reading,
Hepinizin bildi i gibi bilgi ça olarak adland r lan günümüzde bilim ve teknoloji alan nda
Say n Meslektafllar m z, Hepinizin bildi i gibi bilgi ça olarak adland r lan günümüzde bilim ve teknoloji alan nda bafl döndürücü flekilde h zl ilerlemeler olmaktad r. Bu geliflmelerin en fazla oldu u
Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün
Veri Toplama Yöntemleri Prof.Dr.Besti Üstün 1 VERİ (DATA) Belirli amaçlar için toplanan bilgilere veri denir. Araştırmacının belirlediği probleme en uygun çözümü bulabilmesi uygun veri toplama yöntemi
Hasta Rehberi Say 6. KONJEN TAL ADRENAL H PERPLAZ Kolay okunabilir rehber
Hasta Rehberi Say 6 KONJEN TAL ADRENAL H PERPLAZ Kolay okunabilir rehber Konjenital Adrenal Hiperplazi - Say 6 (A ustos 2006 da güncellenmifltir) Bu rehber Reading Üniversitesi, Sa l k Bilimleri Enstitüsü,
Yrd. Doç. Dr. Berrin Telatar, 1 Prof.Dr. Ayça Vitrinel, 2 Dr. Serdar Cömert, 3 Doç. Dr. Ethem Erginöz, 4 Dr. Engin Tutkun, 5 Dr.
Yrd. Doç. Dr. Berrin Telatar, 1 Prof.Dr. Ayça Vitrinel, 2 Dr. Serdar Cömert, 3 Doç. Dr. Ethem Erginöz, 4 Dr. Engin Tutkun, 5 Dr. Yasemin Ak n 6 1 stanbul Bilim Üniversitesi T p Fakültesi, Halk Sa l Anabilim
Risk Faktörü Olmayan Olgularda Cinsiyetin Sezaryen H z na ve Do um A rl na Etkisi
62 Perinatoloji Dergisi Cilt: 16, Say : 2/A ustos 2008 e-adres: http://www.perinataldergi.com/20080162004 Risk Faktörü Olmayan Olgularda Cinsiyetin Sezaryen H z na ve Do um A rl na Etkisi Melike Do anay,
Cilt 22 Say 2 A ustos 2014
www.perinataldergi.com www.perinataljournal.com Cilt 22 Say 2 A ustos 2014 Editör Cihat fien stanbul, Türkiye Yard mc Editörler Murat Yayla stanbul, Türkiye Olufl Api stanbul, Türkiye Dan flma Kurulu Abdallah
Uluslararas De erleme K lavuz Notu No. 13 Mülklerin Vergilendirilmesi için Toplu De erleme
Uluslararas De erleme K lavuz Notu No. 13 Mülklerin Vergilendirilmesi için Toplu De erleme 1.0. Girifl 1.1. Bu K lavuz Notunun amac ; Uluslararas De erleme Standartlar Komitesine (UDSK) üye tüm ülkelerde,
Dr. Aflk n Y ld z 1, Prof. Dr. Atilla Köksal 1, Dr. Külal Çukurova 1, Dr. Adnan Keklik 1, Dr. Neriman Çelik 2, Dr. Hüseyin vit 1
Dr. Aflk n Y ld z 1, Prof. Dr. Atilla Köksal 1, Dr. Külal Çukurova 1, Dr. Adnan Keklik 1, Dr. Neriman Çelik 2, Dr. Hüseyin vit 1 1 zmir Atatürk E itim ve Araflt rma Hastanesi, 3. Kad n Hastal klar ve Do
BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9
BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9 Attila Hancıoğlu ve İlknur Yüksel Alyanak Sağlık programlarının izlenmesi, değerlendirilmesi ve ileriye yönelik politikaların belirlenmesi açısından neonatal, post-neonatal
Preeklamptik Gebelerde Folik Asit, Vitamin B12, Vitamin B6 ve Homosistein Düzeylerinin Araflt r lmas
Perinatoloji Dergisi Cilt: 14, Say : 1/Mart 2006 31 Preeklamptik Gebelerde Folik Asit, Vitamin B12, Vitamin B6 ve Homosistein Düzeylerinin Araflt r lmas Ahmet Kale 1, Ebru Kale 2, Nurten Akdeniz 1, Mahmut
NAMIK KEMAL ÜNĠVERSĠTESĠ AKADEMĠK YÜKSELTME VE ATAMALARDA DEĞERLENDĠRĠLECEK BĠLĠMSEL PERFORMANS DEĞERLENDĠRME KRĠTERLERĠ
NAMIK KEMAL ÜNĠVERSĠTESĠ AKADEMĠK YÜKSELTME VE ATAMALARDA DEĞERLENDĠRĠLECEK BĠLĠMSEL PERFORMANS DEĞERLENDĠRME KRĠTERLERĠ A.ULUSLARARASI YAYINLAR PUAN 1. İnternet ile web adresine ulaşılabilen ve en az
BEBEK FORMÜLLERİ TEBLİĞİ
Amaç BEBEK FORMÜLLERİ TEBLİĞİ Yetki Kanunu: Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği Yayımlandığı R.Gazete :04.09.2008-26987 Tebliğ No: 2008/52 Bebek Formülleri Tebliğinde Değişiklik Yapılması Hakkında Tebliğ Yayımlandığı
TÜRKİYE AİLE HEKİMLERİ UZMANLIK DERNEĞİ (TAHUD) 25. YIL KONULU LOGO YARIŞMASI KATILIM ŞARTNAMESİ
TÜRKİYE AİLE HEKİMLERİ UZMANLIK DERNEĞİ (TAHUD) 25. YIL KONULU LOGO YARIŞMASI KATILIM ŞARTNAMESİ KONU Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği'nin kuruluşunun 25. yılı için bir logo tasarlanması. AMAÇ Türkiye
PATOLOJİ DERNEKLERİ FEDERASYONU ETİK YÖNERGE TASLAĞI. GEREKÇE: TTB UDEK kararı gereğince, Federasyon Yönetim
PATOLOJİ DERNEKLERİ FEDERASYONU ETİK YÖNERGE TASLAĞI GEREKÇE: TTB UDEK kararı gereğince, Federasyon Yönetim Kurulunun önerileri doğrultusunda bu çalışma yapılmıştır. GENEL KONULAR: Madde 1.Tanım: 1.1.
ACOG DİYOR Kİ; DOĞUM TARİHİ TAHMİN METODU. Özeti Yapan: Dr. Esra Esim Büyükbayrak ÖZET
ACOG DİYOR Kİ; DOĞUM TARİHİ TAHMİN METODU Özeti Yapan: Dr. Esra Esim Büyükbayrak ÖZET Gebeliğin doğru tarihlendirilmesi sonuçları iyileştirmek açısından oldukça önemlidir ve ayrıca halk sağlığı ve araştırmalar
dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir.
TÜB TAK BAfiKANLIK, MERKEZ VE ENST TÜLERDE ÇALIfiIRKEN YÜKSEK L SANS VE DOKTORA Ö REN M YAPANLARA UYGULANACAK ESASLAR (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Esaslar n amac ; Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araflt
Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1
Deomed Medikal Yay nc l k Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1 Birinci bask Deomed, 2009. çindekiler
Hasta Rehberi Say 15b. H POT RO D ZM Kolay okunabilir rehber
Hasta Rehberi Say 15b H POT RO D ZM Kolay okunabilir rehber Hipotiroidizm - Say 15b (A ustos 2006 da güncellenmifltir) Bu rehber Reading Üniversitesi, Sa l k Bilimleri Enstitüsü, Reading, ngiltere de (A
MURAT YÜKSEL. FEM N ST HUKUK KURAMI VE FEM N ST DÜfiÜNCE TEOR LER
I MURAT YÜKSEL FEM N ST HUKUK KURAMI VE FEM N ST DÜfiÜNCE TEOR LER III DR. MURAT YÜKSEL Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ö retim Görevlisi FEM N ST HUKUK KURAMI VE FEM N ST DÜfiÜNCE TEOR LER IV Yay
GEBELİKTE DEMİR TAKVİYESİ GEREKLİ MİDİR? SAĞLIKLI GEBE KADINLARDA DEMİR TAKVİYESİ VERİLMEDEN KESİTSEL ÇALIŞMA
GEBELİKTE DEMİR TAKVİYESİ GEREKLİ MİDİR? SAĞLIKLI GEBE KADINLARDA DEMİR TAKVİYESİ VERİLMEDEN KESİTSEL ÇALIŞMA Uzm. Dr. Pınar Çalış Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum
Uluslararas De erleme K lavuz Notu, No.8 Finansal Raporlama çin Maliyet Yaklafl m
Uluslararas De erleme K lavuz Notu, No.8 Finansal Raporlama çin Maliyet Yaklafl m 1.0 Girifl 1.1 Bu K lavuz Notu nun (KN) amac finansal raporlama için De erleme Raporu nu kullananlar ve haz rlayanlar Uluslararas
United Technologies Corporation. Tedarikçilerden fl Hediyeleri
United Technologies Corporation Tedarikçilerden fl Hediyeleri Girifl UTC, malzeme ve hizmetleri bunlar n de erine bakarak sat n al r ve bu süreç içinde hem en iyi de er sa layan fiyat, hem de tedarikçilerle
Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar
Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: [email protected] H
Gebeli in ilk trimesterindeki anemi etyolojisinde mikrobesin eksikli inin önemi
Klinik Araflt rma Perinatoloji Dergisi 2013;21(2):72-76 Perinatal Journal 2013;21(2):72-76 künyeli yaz n n Türkçe sürümüdür. Gebeli in ilk trimesterindeki anemi etyolojisinde mikrobesin eksikli inin önemi
KONJEN TAL ADRENAL H PERPLAZ
Hasta Rehberi Say 6 KONJEN TAL ADRENAL H PERPLAZ Orta kolayl kta okunabilir rehber Konjenital Adrenal Hiperplazi - Say 6 (A ustos 2006 da güncellenmifltir) Bu rehber Reading Üniversitesi, Sa l k Bilimleri
İÇİNDEKİLER. 1. Projenin Amacı... 2. 2. Proje Yönetimi... 2. 3. Projenin Değerlendirilmesi... 2. 4. Projenin Süresi... 2. 5. Projenin Kapsamı...
0 İÇİNDEKİLER 1. Projenin Amacı...... 2 2. Proje Yönetimi... 2 3. Projenin Değerlendirilmesi... 2 4. Projenin Süresi... 2 5. Projenin Kapsamı... 2 6. Projenin Saklanması... 3 7. Proje ve Raporlama... 3
Cilt 23 Supplement Ekim 2015
www.perinataldergi.com Cilt 23 Supplement Ekim 205 Editör Cihat fien stanbul, Türkiye Yard mc Editörler Murat Yayla stanbul, Türkiye Olufl Api stanbul, Türkiye Dan flma Kurulu Abdallah Adra, Beyrut, Lübnan
Uluslararas De erleme K lavuz Notu, No.9. Pazar De eri Esasl ve Pazar De eri D fl De er Esasl De erlemeler için ndirgenmifl Nakit Ak fl Analizi
K lavuz Notlar Uluslararas De erleme K lavuz Notu, No.9 Pazar De eri Esasl ve Pazar De eri D fl De er Esasl De erlemeler için ndirgenmifl Nakit Ak fl Analizi 1.0 Girifl 1.1 ndirgenmifl nakit ak fl ( NA)
UÜ-SK ORGAN VE DOKU NAKLİ PROSEDÜRÜ
Rev. No : 01 Rev.Tarihi : 13 Haziran 2012 1/ 1. Amaç: UÜ-SK da organ ve doku nakli hizmetlerinden yararlanacak hastaların ve/veya canlı vericilerinin başvuru kriterlerinin ve organ bekleme listelerine
RADYASYONDAN KORUNMA UZMANLARI DERNEĞİ (RADKOR) NİN
RADYASYONDAN KORUNMA UZMANLARI DERNEĞİ (RADKOR) NİN Taslak Yönetmelik Hakkındaki Görüşleri Taslağın geneli üzerindeki görüş ve Teklif Yönetmelik Başlığında ; test, kontrol ve kalibrasyon ifadeleri kullanılmıştır.
Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun
Genel Yay n S ra No: 178 2010/20 ISBN No: 978-605-5614-56-0 Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Tasar m / Uygulama Referans Medya ve Reklam Hiz. Ltd. Tel: +90.212 347 32 47 e-mail: [email protected]
2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme
2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme Proje bütçesi haz rlarken dikkat edilmesi gereken üç aflama vard r. Bu aflamalar flunlard r: Kaynak belirleme ve bütçe tasla n n haz rlanmas Piyasa araflt
6. SINIF MATEMAT K DERS ÜN TELEND R LM fi YILLIK PLAN
SAYILAR Kümeler 6. SINIF MATEMAT K DERS ÜN TELEND R LM fi YILLIK PLAN 1. Bir kümeyi modelleri ile belirler, farkl temsil biçimleri ile gösterir. Belirli bir kümeyi temsil ederken afla da belirtilen bafll
KOOPERAT FLERDE MAL B LD R M NDE BULUNMA YÜKÜMLÜLÜ Ü( 1 )
KOOPERAT FLERDE MAL B LD R M NDE BULUNMA YÜKÜMLÜLÜ Ü( 1 ) Kadir ÖZDEM R* 1-G R fi 3628 say l Mal Bildiriminde Bulunulmas, Rüflvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanununun, Mal Bildiriminde Bulunacaklar bafll
Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV. Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun. Kapak Can Eren
Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV ISBN No: 978-99-44-234-22-1 Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun Kapak Can Eren Tasar m / Uygulama Referans Ajans Tel: +90.212 347 32 47
Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları
I Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları II Yay n No : 2056 Hukuk Dizisi : 289 1. Bas Kas m 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-953 - 8
T.C. AMASYA ÜNİVERSİTESİ YURTİÇİ VE YURTDIŞI BİLİMSEL ETKİNLİKLERE KATILIMI DESTEKLEME USUL VE ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar
T.C. AMASYA ÜNİVERSİTESİ YURTİÇİ VE YURTDIŞI BİLİMSEL ETKİNLİKLERE KATILIMI DESTEKLEME USUL VE ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar Amaç ve kapsam Madde 1- (1) Bu yönerge, Amasya Üniversitesine
fiekers Z D YABET (Diyabet nsipit)
Hasta Rehberi Say 12 fiekers Z D YABET (Diyabet nsipit) Kolay okunabilir rehber Diyabet nsipid - Say 12 (A ustos 2006 da güncellenmifltir) Bu rehber Reading Üniversitesi, Sa l k Bilimleri Enstitüsü, Reading,
Belediyelerde e-arfliv Uygulamalar ile Dijitallefltirme Çal flmalar nda zlenmesi Gereken Yol Haritas
Belediyelerde e-arfliv Uygulamalar ile Dijitallefltirme Çal flmalar nda zlenmesi Gereken Yol Haritas Uzman Zeynep Akdo an Ankara Üniversitesi, Türkiye, [email protected], Prof. Dr. Fahrettin Özdemirci
ÖZGEÇMİŞ. Sağlık Bilimleri Enstitüsü. Sağlık Bilimleri Enstitüsü. HemĢirelik Fakültesi
ÖZGEÇMİŞ Kişisel Bilgiler Adı & Soyadı: SEMRA ELMAS (GĠRGEÇ) İş Adresi: Ġzmir Üniversitesi, Sağlık Yüksekokulu, HemĢirelik Bölümü, Zübeyde Hanım Mah. BaĢpehlivan Karaali Cad. No:379 Örnekköy-KarĢıyaka
Zihin ve Hareket Engelli Çocuklar çin E itim Araflt rma ve Uygulama Merkezi nde zlenen Olgular n Demografik Özellikleri
TRAKYA ÜN V TIP FAK DERG 2005;22(2):88-92 KL N K ARAfiTIRMA Zihin ve Hareket Engelli Çocuklar çin E itim Araflt rma ve Uygulama Merkezi nde zlenen Olgular n Demografik Özellikleri Demographic Characteristics
YEN DÖNEM DE DENET M MESLE NE HAZIRMIYIZ?
YEN DÖNEM DE DENET M MESLE NE HAZIRMIYIZ? Yahya ARIKAN* Günümüzde; finansal anlamda ülkeleraras s n r n ortadan kalkmas, teknolojinin geliflimi ve bilgi toplumunun s n rs z imkânlar ile zaman ve mekân
Postmenopozal Kadınlarda Vücut Kitle İndeksinin Kemik Mineral Yoğunluğuna Etkisi
Özgün Araştırma / Original Investigation Postmenopozal Kadınlarda Vücut Kitle İndeksinin Kemik Mineral Yoğunluğuna Etkisi Effect of Body Mass Index on the Determination of Bone Mineral Density in Postmenopausal
Metilen Tetrahidrofolat Redüktaz Enzim Polimorfizmlerinde Perinatal Sonuçlar DR. MERT TURGAL
Metilen Tetrahidrofolat Redüktaz Enzim Polimorfizmlerinde Perinatal Sonuçlar DR. MERT TURGAL Giriş Homosistein iki farklı yolla metabolize olur Transsülfürasyon= homosistein sistatiyon (CBS) Remetilasyon=
KATILIM ŞARTLARI GENEL İLKELER
KATILIM ŞARTLARI GENEL İLKELER 1. Abant İzzet Baysal Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, uluslararası hakemli bir dergi olup yılda altışar aylık dönemler hâlinde iki sayı olarak yayımlanır.
Uluslararas De erleme Uygulamas 2 Borç Verme Amac na Yönelik De erleme
Uluslararas De erleme Uygulamas 2 Borç Verme Amac na Yönelik De erleme Girifl Kapsam Tan mlar Muhasebe Standartlar yla lgisi Uygulama Tart flma Aç klama Yükümlülü ü Standartlardan Ayr lma Hükümleri Yürürlük
MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY
MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY brahim ERCAN * 1- GENEL B LG : Motorlu tafl t sürücüleri kurslar, 5580 say l Özel Ö retim Kurumlar Kanunu kapsam nda motorlu tafl
Marmara Üniversitesi..B.F. Ticaret Hukuku Ana Bilim Dal Baflkan
Prof. Dr. Ayfle Nur BERZEK Marmara Üniversitesi..B.F. Ticaret Hukuku Ana Bilim Dal Baflkan F KR VE SINAÎ HUKUK MEVZUAT I - Kanunlar - Kanun Hükmünde Kararnameler - Yönetmelikler - Tüzükler - Uluslararas
Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi. Orman Endüstri Mühendisliği Bölümü PROJE HAZIRLAMA ESASLARI
Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Endüstri Mühendisliği Bölümü PROJE HAZIRLAMA ESASLARI Yrd.Doç.Dr. Kemal ÜÇÜNCÜ Orman Endüstri Makinaları ve İşletme Anabilim Dalı 1. Proje Konusunun
Yay n No : 1610 Hukuk Dizisi : Bas - Ekim 2005
I B&M Prof. Dr. Erdener YURTCAN KABAHATLER KANUNU VE YORUMU stanbul 2005 Yay n No : 1610 Hukuk Dizisi : 718 1. Bas - Ekim 2005 ISBN 975-295 - 494-4 Copyright Bu kitab n bu bas s n n Türkiye deki yay n
B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle
B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle bu ifllemlerin üzerinden al nan dolayl vergiler farkl l k arz etmektedir. 13.07.1956 tarih 6802 say l Gider Vergileri Kanunu
Dr. Semih Demir. Tez Danışmanı. Doç.Dr.Barış Önder Pamuk
T.C. İZMİR KATİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ İÇ HASTALIKLARI KLİNİĞİ GEÇİRİLMİŞ GESTASYONEL DİYABETES MELLİTUS ÖYKÜSÜ OLAN BİREYLERDE ANJİOPOETİN BENZERİ PROTEİN-2 ( ANGPTL-2
MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ AKADEMİK DEĞERLENDİRME VE TEŞVİK ESASLARI
I. AMAÇ ve KAPSAM MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ AKADEMİK DEĞERLENDİRME VE TEŞVİK ESASLARI Madde 1. Bu esasların amacı, Atatürk Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğretim elemanlarının ulusal ve uluslararası düzeyde
ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM
ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM D YABETLE YAfiAMAK Bu kitapç n içeri i Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derne i nin web sitesinden faydalan larak haz rlanm flt r. www.cocukendokrindiyabet.org Diyabet,
Tablo 2 Fen Bilimleri ve Matematik Temel Alanı
Kod Bilim Alanı Koşul No 20 Biyoloji 21 202 Fizik 21 205 İstatistik 21 201 Kimya 21 204 Matematik 21 206 Moleküler Biyoloji ve Genetik 21 Koşul No Başvuru Şartları Puan 21 Fen Bilimleri ve Matematik temel
TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE
Prof. Haberal dan Yeni Bir Uluslararas At l m: TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Dünyan n dört bir yan ndan yüzlerce biliminsan Prof. Dr. Mehmet Haberal taraf ndan kurulan Türk Dünyas Transplantasyon
limizde term gebeliklerde anemi s kl ve maternal yafl ile parite iliflkisi
Özgün Araflt rma Perinatoloji Dergisi 2017;25(1):6 10 Perinatal Journal 2017;25(1):6 10 künyeli yaz n n Türkçe sürümüdür. limizde term gebeliklerde anemi s kl ve maternal yafl ile parite iliflkisi Ebru
ANKARA ÜNİVERSİTESİ PSİKİYATRİK KRİZ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ
ANKARA ÜNİVERSİTESİ PSİKİYATRİK KRİZ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ Kuruluş : 27 Ekim 1989 Adres : Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Cebeci Kampüsü Dikimevi - Ankara Tel : 363 03 26-363 03 27 ANKARA ÜNİVERSİTESİ
ÜN TE V SOSYAL TUR ZM
ÜN TE V SOSYAL TUR ZM Bu ünitede turizmin çeflitlerinden biri olan sosyal turizmi daha ayr nt l bir flekilde ö renip, ülkemizdeki sosyal turizmin geliflimi hakk nda bilgiler edinece iz. Ç NDEK LER A. S
3 Aral k 2014 25 Aral k 2014 SERG VE ÖDÜL TAKV M. Sergi Panolar Teslimi Ödül Töreni ve Sergi Aç l fl zmir Mimarl k Merkezi
3 Aral k 2014 25 Aral k 2014 SERG VE ÖDÜL TAKV M Sergi Panolar Teslimi Ödül Töreni ve Sergi Aç l fl zmir Mimarl k Merkezi M MARLAR ODASI ZM R fiubes, fiube ETK NL K ALANI OLAN ZM R, AYDIN, MAN SA, UfiAK
kitap Bireysel fl Hukuku fl Hukuku (Genel Esaslar-Bireysel fl Hukuku)
kitap Bireysel fl Hukuku Prof. Dr. Öner Eyrenci, Porf. Dr. Savafl Taflkent ve Prof. Dr. Devrim Ulucan n birlikte haz rlad klar Bireysel fl Hukuku isimli kitab n ikinci bas s fiubat ay nda Legal Yay nevi
GEBE KADINLARIN BESLENME DURUMUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ
Bidder Tıp Bilimleri Dergisi 2010 Cilt: 2 Sayı: 1 7-12 GEBE KADINLARIN BESLENME DURUMUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ THE EVALUATION OF NUTRITIONAL STATUS OF PREGNANT WOMEN Emre Erdem Taş, Işık ÜSTÜNER, Hatice ÖZDEMİR,
Ders 13: DO RULAMA KAYNAKLARI
Do rulama kaynaklar nedir? Do rulama kaynaklar, göstergelerde belirtilen bilginin bulunabilece i kayna a iflaret eder. Bu bilgi kaynaklar ayn zamanda projenin belgelenmesinin bir parças n oluflturur. Göstergede
ELLE SÜT SAĞIM FAALİYETİNİN KADINLARIN HAYATINDAKİ YERİ ARAŞTIRMA SONUÇLARI ANALİZ RAPORU
ELLE SÜT SAĞIM FAALİYETİNİN KADINLARIN HAYATINDAKİ YERİ ARAŞTIRMA SONUÇLARI ANALİZ RAPORU Hazırlayan Sosyolog Kenan TURAN Veteriner Hekimi Volkan İSKENDER Ağustos-Eylül 2015 İÇİNDEKİLER Araştırma Konusu
