OSMANLI ARAŞTIRMALARI



Benzer belgeler
OSMANLI ARAŞTIRMALARI

OSMANLI ARAŞTIRMALARI

UNI 201 MODERN TÜRKİYE NİN OLUŞUMU I

II. MEŞRUTİYET DÖNEMİ

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI

10. SINIF TARİH DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

TÜRK BİLİMLERI VE ÇAĞDAŞ ASYA BİLİMLERİ BÖLÜMÜ. ID Başlık ECTS

Milli varlığa yararlı ve zararlı cemiyetler

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 10. SINIF TARİH DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ

TERCİH ETTİĞİN OKOL GELECEĞİNDİR MEVLÜT ÇELİK 8.SINIF KAVRAM HARİTASI. Mevlüt Çelik. T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük

Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü

NECİP FAZIL KISAKÜREK

Elveda Rumeli Merhaba Rumeli. İsmail Arslan, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2013, 134 Sayfa.

EĞİTİM ÖĞRETİM YILI NARLIDERE YATILI BÖLGE ORTAOKULU TC İNKILAP TARİHİ DERSİ AÇIK UÇLU DENEME SINAVI 1

Tarih Anabilim Dalı Tezli Yüksek Lisans (Sak. Üni. Ort.) Programı Ders İçerikleri

İÇİNDEKİLER. 1. BÖLÜM İSLÂMCILIK VE YENİ İSLÂMCI AKIM Yeni İslamcı Akımın Entelektüel Zemini Olarak İslâmcılık...17 Yeni İslâmcı Akım...

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ATATÜRK Ü ETKİLEYEN OLAYLAR VE FİKİRLER

Dünyayı Değiştiren İnsanlar

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 11. SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ PLANI

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak Üçlü İtilaf...

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Arşivcilik İstanbul Üniversitesi Ortadoğu Enstitüsü. Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü

Prof. Dr. İlhan F. AKIN SİYASÎ TARİH Beta

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

YAZILI SINAV SORU ÖRNEKLERİ TARİH

İktisat Tarihi I. 5/6 Ocak 2017

BİRİNCİ MEŞRUTİYET'İN İLANI (1876)

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti:

İKİNCİ MEŞRUTİYET DÖNEMİ Siyaset, Toplum, Ekonomi. Neslihan Erkan

Fahriye Emgili, Boşnakların Türkiye ye Göçleri , Bilge Kültür Sanat Yayınları, İstanbul: Nisan 2012, 520 sayfa.

OSMANLINÜFUSU ( )

İÇİNDEKİLER İLKSÖZ... 1

Bacıyân-ı Rum. (Dünyanın İlk Kadın Teşkilatı: Anadolu Bacıları)

IV.HAFTA XX.YÜZYIL BAŞLARINDA OSMANLI İMPARATORLUĞU

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

1 İSMAİL GASPIRALI HER YIL BİR BÜYÜK TÜRK BİLGİ ŞÖLENLERİ. Mehmet Saray

Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI

MKÜ de İftar Coşkusu. Akademik ve İdari Personel İçin Düzenlenen İft ara Büyük Kat ılım Oldu

Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;

En İyisi İçin. Cevap 1: "II. Meşrutiyet Dönemi"

GÜNLÜK (GÜNCE)

1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi

ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILÂP TARİHİ DERSİ I.DÖNEM MÜFREDAT PROGRAMI

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

OSMANLI YAPILARINDA. Kaynak: Sitare Turan Bakır, İznik

Tarabya Konferansı. Alman-Türk İşbirliği Konusu olarak İslam ve Avrupa

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

ÖZGEÇMİŞ Profesör Tarih/Yakınçağ Celal Bayar Üniversitesi Fen Edebiyat Fak. 2014

Türk Dili Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri

Yrd.Doç.Dr. AYTEN CAN

TARİH BÖLÜMÜ ÖĞRETİM YILI DERS PROGRAMI

stratejik saiklerle bu ülkeyi çok daha yakından tanımak durumundadır. Bu çalışmanın, söz konusu ihtiyaca hizmet etmesi umulmaktadır.

FİNAL ÖNCESİ ÇÖZÜMLÜ DENEME TÜRK İDARE TARİHİ SORULAR

İBRAHİM ŞİNASİ

Samsun daki Pontusçu Faaliyetler

8. SINIF T C İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ

ÖRNEK SORU: 1. Buna göre Millî Mücadele nin başlamasında hangi durumlar etkili olmuştur? Yazınız. ...

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

Türk-Alman Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Ders Bilgi Formu

ÖZGEÇMİŞ Yaşar Kemal in Romanlarında Toplumcu Gerçekçilik (devam ediyor)

Sosyal bilgiler öğretmeninin verdiği bu bilgiye dayanarak Mustafa Kemal Paşa ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

YAHYA KEMAL BEYATLI ( )


EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 9. SINIF TARİH DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ YILLIK PLANI

Anket formu. Lübeck te Yaşlılık ve Göç

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1

Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans Tarih Bölümü Ankara Üniversitesi 1997 Yüksek Lisans Tarih (Yakınçağ Tarihi) Ankara Üniversitesi 2000

AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ VE YAYIN LİSTESİ

Yıl: 4, Sayı: 11, Haziran 2017, s KİTAP TANITIMI

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI

ORDULARDAN ŞİRKETLERE STRATEJİ. Dr. Bahar AŞCI

İKİNCİ MEŞRUTİYET DÖNEMİ. Neslihan Erkan

Koca Mustafa Reşid Paşa

TEOG Tutarlılık. T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

SOSYOLOJİ DERSİ 2.ÜNİTE TOPLUMSAL YAPI

ETKİNLİKLER/KONFERSANS

Balkan Araştırma Enstitüsü Dergisi, Cilt/Volume 5, Sayı/Number 1, Temmuz/July 2016, ss

DR. NURŞAT BİÇER İN TÜRKÇE ÖĞRETĠMĠ TARĠHĠ ADLI ESERĠ ÜZERİNE

Günümüzdeki ilke ve kuralları belirlenmiş evlilik temeline dayanan aile kurumu yaklaşık 4000 yıllık bir geçmişe sahiptir. (Özgüven, 2009, s.25).

T.C. İNKILÂP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ DERS NOTU I. DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ OSMANLI DEVLETİ NİN GENEL DURUMU. Ekonomik Durum:

Kalem İşleri 60. Ağaç İşleri 61. Hünkar Kasrı 65. Medrese (Darülhadis Medresesi) 66. Sıbyan Mektebi 67. Sultan I. Ahmet Türbesi 69.

KIRGIZİSTAN DAKİ YABANCI DESTEKLİ ÜNİVERSİTELER VE DİĞER EĞİTİM KURUMLARI

Demokrasi ve Sivil Toplum (SBK256)

ÖZGEÇMİŞ. Kenan Erdoğan Unvanı. Adı Soyadı. Doçent Doğum Tarihi veyeri Yozgat 01 Mart 1963 Görev Yeri

MAKALE ÇAĞRISI INTERNATIONAL CRIMES AND HISTORY / ULUSLARARASI SUÇLAR VE TARİH MAKALE ÇAĞRISI

Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;

Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat

Editörler Prof.Dr. Ahmet Onay / Prof.Dr. Nazmi Avcı DİN SOSYOLOJİSİ

İktisat Tarihi I Ekim II. Hafta

İSLAM UYGARLIĞI ÇEVRESINDE GELIŞEN TÜRK EDEBIYATI. XIII - XIV yy. Olay Çevresinde Gelişen Metinler

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır.

Deniz Esemenli ile Üsküdar Turu 27 Ekim 2013, Pazar

EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI... ANADOLU LİSESİ 11. SINIF TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ

İmam - hatip liseleri, imamlık, hatiplik ve Kur'an kursu öğreticiliği gibi dini hizmetlerin yerine getirilmesi ile görevli elemanları yetiştirmek

Türkiye Siyasi Gündem Araştırması

Abdülkerim ASILSOY Yrd. Doç. Dr.

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir?

ÖZ GEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: Oğuzhan KARABURGU 2. Doğum Tarihi: Unvanı: Yrd.Doç.Dr. 4. Öğrenim Durumu:

Transkript:

SAYI 38 2011 OSMANLI ARAŞTIRMALARI THE JOURNAL OF OTTOMAN STUDIES

Osmanlı Araştırmaları şah veya devlet adamları) sanatsal olarak da şiire katkıda bulunur. Nazire geleneği bunun canlı bir örneğidir (s. 53). Durmuş kullanılan literatür ve kurulan denklemi doğrulama yönünden bu eserdeki iddiasını yeterince ispatlamaya çalışmıştır. Teorik çalışmaların bir elin parmaklarını geçemeyecek kadar az olduğu bir sahada oldukça önemli bir konuyu disiplinlerarası bir metotla ele alan bu çalışma hem metodolojik konusu hem de varmak istediği sonuç bakımından oldukça başarılı görünmektedir. Ayrıca eser, yalnızca edebiyat veya tarih alanlarına değil sosyal bilimler alanındaki çalışmalara da katkı sağlamıştır. Bununla birlikte Osmanlı şairini yakından tanıyanlar kitabı okurken şu soruları sorabilirler: Hamiyle hiç karşılaşmadığı ve hiç caize almadığı halde şairlik tabiatının peşinde giderek şiir yazan Osmanlı şairi yok mudur? Hiç hamisi olmayan ve patronaj ilişkisi içinde bulunmayan şairler, şiirde hem nicelik hem de nitelik olarak diğerlerine göre daha mı geride kalmıştır? Şiirin niteliğini arttırarak devam ettiği altı yüz yıl boyunca hamiler, siyasi ve ekonomik şartlar bir yana sanata alaka bakımından aynı düzey ve konumda mı kalmışlardır? Öyle idilerse de sanatçıyı hep aynı düzeyde mi desteklemişlerdir? Durmuş un Fuzuli den ilhamla Tutsan Elini Ben Fakirin adını verdiği bu eser, yukarıdaki soruların cevabını öncelikli olarak ele almıyorsa da, şairi ve şiiri Osmanlı devlet yapısı içinde konumlandırarak yukarıdaki sorular da dahil olmak üzere bu konuyla alakalı diğer meselelerde nitelikli eserler vermeye devam edecek donanım ve konumdadır. Vildan Serdaroğlu C. Marc David Baer, The Dönme: Jewish Converts, Muslim Revolutionaries, and Secular Turks Stanford: Stanford University Press, 2010, 332 sayfa. Honored by the Glory of Islam: Conversion and Conquest in Ottoman Europe 1 kitabından sonra yazdığı bu ikinci kitabında Baer, Türkiye de hakkında en çok 1 Baer in Oxford University Press tarafından yayınlanan bu kitabının Türkçesi IV. Mehmet Döneminde Osmanlı Avrupası nda İhtida ve Fetih (Hil, 2010) adıyla yayınlanmıştır. 268

Kitâbiyat tartışılan konulardan biri olan Dönmeler hususuna eğilmektedir. Giriş ve üç bölümden oluşan kitapta yazar şu sorulara cevap aradığını belirtmektedir: Yahudilikten dönenlerin torunlarını basitçe Yahudi olarak adlandırmak ne dereceye kadar uygundur? Eğer dönmelerin inançları ve ibadetleri onları Yahudi cemaatinin dışına yerleştiriyorsa, Dönmeler hangi yollarla ve neden kendilerini Yahudilerden ve Müslümanlardan ayrı tutmaya çalışıyorlardı? Dönmeler kendilerini nasıl görüyorlardı, başkaları onları nasıl görüyordu ve bu algılar zamanla nasıl değişti? Dönmeler son dönem Osmanlı ve ilk dönem Türkiye Cumhuriyeti tarihinde nasıl bir rol oynamışlardı? Bir dinden başka bir dine dönmeyi veya dini olmaktan seküler olmaya geçişi tanımlarken dönüşümün ne zaman olduğunu nasıl anlarız? Bir Yahudi, bir Müslüman, bir Türk ya da bir Rum olmanın sınırları nedir? (s.x) Baer, Sabatay Sevi nin Yahudilikten Müslümanlığa geçişinin ve onun ilk nesil takipçilerinin Gershom Scholem ve Cengiz Şişman gibi akademisyenler tarafından çalışıldığını ancak modern dönemdeki Dönmelerin tarihi ile dini ve etnik kimliklerinin keşfedilmemiş kaldığını belirtmektedir. Yahudi Mesih Sabatay Sevi nin Müslüman olmasının ardından Dönmelerin iki yüzyılını (1666-1862) anlattığı giriş bölümünde Baer, nevi şahsına münhasır etnik ve dini Dönme kimliğinin gelişiminin yanısıra Dönmelerin ve başkalarının bu kimliği nasıl algıladığını ele almıştır. 16 Ekim 1666, Kuzey Avrupa dan Yemen e kadar çok sayıda Yahudinin Mesih olduğuna inandığı Sabatay Sevi nin Sultan IV. Mehmet in Edirne deki sarayında Müslüman olduğu tarihtir. Yazara göre sayıları 200-300 aile (1000-1500 kişi) kadar olan Sabatay Sevi nin takipçileri de Müslüman olmalarına ve Müslüman görünmelerine rağmen Sabatay Sevi nin Mesihliğine inanmaktan vazgeçmemişler, dini inanç ve ibadetlerini devam ettirmişlerdir. Önce Edirne de daha sonra da Selanik te bir araya gelen grup, evliliklerini kendi toplulukları içinden yaparak kendi kimliklerinin Yahudi ve Müslümanlar arasında erimesinin önüne geçmiştir. Ayrıntılı olarak kendi şecerelerini tutan, ölülerini kendi mezarlıklarına gömen, kendi ibadet yerlerini oluşturan Dönmeler kendilerine özel defin ritüelleri de geliştirmiştir (s.1-6). Yakubi, Karakaş ve Kapancı olarak kendi içinde de üç kola ayrılan Dönmeler ortaya çıktıkları 17. yüzyıl sonlarında Osmanlı yetkili makamlarının dikkatini çekmemiş ve modern döneme kadar Dönmelerin dini inançlarındaki samimiyetleri sorgulanmamıştır. Yazara göre 1862 de kayıp bir kişiyi ararken girilen bir Dönme evinde bulunan hapis ve işkence izlerinin mahkeme tarafından devlet otoritesine karşı gelme olarak görülebilmesi bakımından önemliydi. Dönmeler resmi olarak Müslüman sayılıyordu ve bu Müslümanların niye diğer Müslümanlardan ayrı gayriresmi bir mahkeme ve hapishanesi olduğu sorusundan hareketle 19. yüzyılın sonlarında Osmanlı yet- 269

Osmanlı Araştırmaları kili makamları Dönmelerin Müslümanlar gibi olmadığını anlamaya başlamışlardı (s.11-12). Baer e göre 20. yüzyıla gelindiğinde sayıları 10.000-15.000 kişidir, Dönmeler artık bir din olarak algılanabilecek her türlü şeye sahiptir ve ne Müslüman ne de Yahudidirler. Yahudiler Osmanlı İmparatorluğu devrinde hiçbir zaman Dönmeleri Yahudi olarak görmemişlerdir ve Dönmeler de kendilerini Yahudi olarak düşünmemişlerdir (s.13-15). İmparatorluğun son yıllarından itibaren insanların etnik ve dini kimlikleri başkaları tarafından sorgulanmaya başlandığında Dönmeler Müslümanlar tarafından Yahudi olarak görülmeye başlamıştır (s.21). Baer, kitabının ilk bölümünde 1862-1908 arası Osmanlı Selanik indeki Dönmeleri ele almış ve onları bir arada tutan inanç sistemini, okulları, sosyal ve ekonomik bağları incelemiştir. Dönme bir kızın (Sabiha [Sertel]) Müslüman bir erkekle (Mehmet Zekeriya) evlenmesi, var olan evlenme geleneklerine aykırı olmasından dolayı din ve toplumun birbirine geçtiği Dönmeler arasında büyük anlaşmazlıklara neden olmuştur (s.25-27). Baer, Selanik te Dönmelerin nerelerde oturduğunu; Dönme Camisini; Dönmelerin Yakubi, Karakaş ve Kapancı kollarının ayrı mezarlıklarını; erkek ve kız öğrenciler için Kapancı kolunun Terakki ve Karakaş kolunun Feyziye okullarını kurmasını; Dönme eğitim tarihinde önemli isimler olan Şemsi Efendi ve Mehmet Cavid i ve Dönmelerin Selanik in kozmopolit bir şehir haline dönüşmesindeki rollerini bu bölümde anlatmıştır. Eğer Dönmeler Yahudi olsaydı ya da Yahudiler tarafından Yahudi olarak görülselerdi dünyadaki en büyük Yahudi mezarlığı olan şehirdeki Yahudi mezarlığına gömülürlerdi diyen Baer, Dönmelerin Selanik te kendilerine has mezarlıklara gömüldüklerini ifade etmektedir (s.43). Osmanlı hakimiyetinin sonuna kadar şehir ekonomisinde başat rol oynayan Dönmeler, bankacılık, tekstil ve tütün tüccarlığı, kahvehane ve otel işletmeciliği, endüstri ürünleri pazarlaması gibi iş kollarında boy göstermişlerdir (s.68-74). Uluslararası ticaretle iştigal etseler ve dünyadaki gelişmelere açık olsalar da Dönmeler kendi nevi şahsına münhasır dini inanç ve ibadetlerini korumuşlardır. Baer e göre, bu dönemde Dönmeler sosyal olarak diğer insanlara açık değillerdir ve grup dışından evliliğe izin vermezler ama aynı zamanda ilerici ve radikaldirler, farklı ortamlarda çalışırlar. Dönme toplumu kapalı, muhafazakar ve gelenekseldir ama aynı zamanda dünyaya açıktır (s.76-79). Bütün bunlar aslında çelişki gibi görünse de Baer, elinden geldiğince, benzerine sık rastlanmayan böyle bir grubun böylesi farklı özellikleri içinde nasıl barındırdığını anlatmaya çalışmıştır. Dönmelerin evrensel bir din peşinde olmadıklarını ve Dönme toplumundan olmayan insanların topluluğa bağlanmalarına 270

Kitâbiyat izin verilmediğini ifade eden Baer, Dönmelerin 1923 öncesinde laiklik taraftarı (secularist) olarak isimlendirilemeyeceğini belirtmektedir (s.79). Kitabının İmparatorluk ve Ulus Devlet Arasında olarak adlandırdığı ikinci bölümünde Baer, II. Meşrutiyet in ilanında ve Hareket Ordusu nun İstanbul a yollanması gibi devamında meydana gelen hadiselerde Dönmelerin rolünün ne olduğunu irdelemiştir. Dönme ileri gelenlerinin birçoğu ilk önce yerel siyasete girmişlerdir. Mesela Dönmelerin Yakubi kolundan Hamdi Bey yerel siyasette en görünür Dönmedir ve Selanik Belediye Başkanı (1893-1902) olmuştur. Tanzimat reformları yeni idari kadrolar oluşturmuştur ve 1880 lerin ortalarından itibaren bu kadroların birçoğunda Dönmeleri görmek mümkündür (s.84-89). Fazlı Necip ve Ahmet Emin (Yalman) gibi Dönme gazeteciler Temmuz 1908 olaylarında önemli rol oynamışlardır (s.97). Birçok ünlü Dönme farmasondur, Mevlevi ve Bektaşi tarikatlarına bağlıdır ve bu durum onların İttihat ve Terakki Cemiyeti ne girişlerini kolaylaştırmıştır (s.94). Derviş Vahdetî nin Volkan dergisindeki yazılarını örnek veren Baer, 1908 ve sonrasında Dönmelerin neden çok fazla dikkat çektikleri sorusuna cevap aramaktadır. Baer e göre Dönmeler farmasonlukta, İttihat ve Terakki Cemiyeti nde, II. Meşrutiyet in ilanında ve sonrasında Osmanlı siyasetinde önemli rol oynamışlardır (s.108). Balkan Savaşları esnasında Yunanistan ın Selanik i almasından sonra bu şehirde bulunan Dönmelerin yeni politik durumdan nasıl etkilendikleri ve şehirdeki yeni Yunan idaresinin Dönmeleri nasıl gördüğü bu bölümde ele alınan konular arasındadır. Hamdi Bey in oğlu Osman Said, Selanik in son Osmanlı belediye başkanıdır ve Yunanistan hakimiyeti altındaki şehirde görevinde kalmıştır (s.111-112). Selanik in el değiştirmesi Dönmelerin tarihinde yeni bir sayfa açmış ve birçok Dönme ailesi İstanbul a taşınmıştır. Selanik te kalan Dönmelerin bazıları şehirde önemli ekonomik ve siyasi roller üstlenmeye devam ederken bazıları da servet, mülk ve güç kaybına uğramışlardır (s.119). Yine bu bölümde Baer, 1919 yılında İstanbul işgal altındayken Dönmeler: Hunyos, Kavareyos, Sazan adlı imzasız bir yayının dönmeleri kötülediğini, bu yayında bahsedilen iddialara cevap mahiyetinde Dönmelerin Hakikati isimli eserin basıldığını ve bu yayınlarda nelerden bahsedildiğini ayrıntılı olarak anlatmıştır. Kitabın üçüncü bölümü Dönmelerin İstanbul daki evresini konu edinmektedir. Yunanistan ve Türkiye arasındaki nüfus mübadelesi ve bunun Dönmeler üzerindeki etkisini inceleyen Baer, Yunan hükümetinin Dönmeleri Müslüman olarak gördüğünü ve nüfus mübadelesine dahil ettiğini, bu şekilde de ekonomisini millileştirmek için Yunan olmayan önemli bir öğeden kurtulmak istediğini belirtmiştir (s.148, 214). Dönmeler hakkında Türkiye de yapılan tartışmaları 271

Osmanlı Araştırmaları yorumlayan Baer e göre Türkiye deki Müslümanların, ülkeye gelen Dönmelerin yabancı mı Türk mü oldukları yönünde tereddütleri vardır. Karakaşzade Mehmet Rüştü, Dönmelerin Türk olmadıklarını söyleyip ya entegre olmalarını ya da ülkeyi terk etmelerini teklif ederken, Dönmelerin Yakubi kolundan olan Ahmet Emin Yalman, Dönmeler hakkında olumlu değerlendirmelerde bulunup onların neredeyse tamamen Müslüman Türk milleti içinde asimile olduğunu iddia ederek kamuoyunu sakinleştirmeye çalışmıştır. Türkçe ilk Dönme tarihini basan İbrahim Alâettin Gövsa ise Dönmelerin ayrı bir din kurduklarını öne sürerek Yalman ın yazdıklarını eleştirir (s.157-183). Selanik te bir şekilde kalan Dönmelerin de içinde oldukları toplum tarafından İstanbul dakine benzer şekilde sadakatsiz ve yabancı olarak görüldüklerini belirten Baer, eğer nüfus mübadelesinde zorunlu göçe tabi tutulmasalardı Nazilerin Dönmeleri de Yahudi olarak gördüklerinden dolayı onları da Auschwitz e yollayabileceklerini belirtir (s.221, 257). Dönmelerin İstanbul da kurdukları okulların sekülerleştiğini ve bu dönemde de Dönmelerin İstanbul da bir grup olarak varlıklarını koruduklarını ifade eden Baer, bunu üç yolla yaptıklarını ifade eder: Beraber aynı semtte yaşama, kendi okullarını kurma ve ölülerini kendi mezarlıklarına gömme (s.189-208). Dönmeler, 2. Dünya Savaşı esnasında Varlık vergisi konulduğunda gerek komşularının gerekse devletin kendilerini Türk olarak görmediklerini fark ederler (s.228). Baer, Türkiye Cumhuriyeti ndeki Dönmelerin toplum tarafından kabullenmelerinde önlerindeki en önemli iki engelin ırksallaşan milliyetçilik ve etnikleşen din algısı 2 (s.238-239) olduğunu söylerken bunun ne kadar vakıayı yansıttığını sorgulamak gerekir. Osmanlı Selanik i Yunan Selanik ine dönüştüğünde ve İstanbul, ağırlıklı olarak Türklerden oluştuğunda, Türkiye ve Yunanistan ulus devletlerinde Dönmelere yer kalmadığını fark ettiklerinde, kendi kimliklerini Cumhuriyetin ilk yıllarında oluşturulmaya çalışılan Türk kimliği içinde eritmeye çalıştıklarını söyleyen Baer, Dönmelerin bazılarının sessizce önceki inançlarına devam ederken, ileri gelenlerinin Türklüklerini sözle ve hareketleriyle alenen ilan ettiklerini belirtir (s.243-251). Böyle çetrefilli bir konuda kitap yazan kişinin karşılaştığı zorluklardan bahseden yazar bu kitabı için ikincil kaynaklar ve sözlü tarihin yanı sıra Dönmelerin aile şecerelerini, İstanbul daki Dönme mezarlıklarındaki mezar taşlarını, Selânik Vilâyeti Salnamesi gibi Osmanlıca kaynakları, Gonca-i Edeb dergisi başta olmak üzere Osmanlıca ve Türkçe basılan çeşitli dergileri, iki dönme okulunun tarihini, basılmış hatıratları, Yunanca kaynakları, Amerikan, Avusturya, İngiliz ve Fransız diplomatik ve ticari raporlarını kullanmıştır. Kitap ağırlıklı olarak 1850-1950 2 Baer bu görüşünü kitapta kısaca şöyle tanımlamaktadır: [T]he two main road blocks to acceptance of the Dönme were racialized nationalism and ethnicized religion. 272

Kitâbiyat yılları arasını konu edinmiştir. Kitabın ana metninde ve dipnotlarda ufak tefek yazım hataları bulunmaktadır. 3 Oldukça uzun ve yorucu bir araştırmanın ürünü olduğu belli olan bu önemli kitabın, konusu itibariyle birçok kişinin ilgisini çekeceği kuşkusuzdur. Konusu, ele aldığı dönem ve takip edilen metodlar göz önüne alındığında kitap, bu sahada bundan sonra araştırma yapacak akademisyenlere iyi bir referans olacaktır. Bu konu hakkında önyargılardan arınmış akademik eserlerin çoğalması, son dönem Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti tarih yazımlarına da katkı sağlayacaktır. Mehmet Ali Doğan Cemil Koçak, Tek Parti Döneminde Muhalif Sesler, İstanbul: İletişim Yayınları, 2011. 221 s. + 79 s. ek, kaynakça, dizin. Kitap esas olarak Tek-Parti döneminde gündelik hayat içinde yürütülen ve örgütlü olmayan genellikle kişisel, kişiselliği aştığı noktada (açıkça karşı durmak ve koymak gibi) diri veya (bıkkınca arka dönmek gibi) gevşek muhalefeti, iktidarın muhalif olarak tanımladığı kişi ve kuruluşları, bunların niçin ve nasıl muhalefet ettiklerini, iktidarın bu muhaliflere karşı geliştirdiği baskıyı ve aldığı önlemleri birincil kaynaklara dayanarak incelemektedir. Yazar, Muhalif Sesler kitabının neredeyse dörtte birini kaplayan ilk bölümünü din eksenli muhalif seslere ayırmıştır (s. 21-89). Resmi tarih bugüne kadar bu tür muhalefet hakkında çok söz sarfetmiş olmasına rağmen bu tavrın arka planı hakkında çok da bilgi vermediği bilinmektedir. Bu bakımdan kitabın bu bölümü özel bir önem taşımaktadır. Bölümün ilk kısmında Rauf Orbay ve hilafet meselesine; ikinci kısmında rejim, inkılâplar, laiklik ve M. Kemal karşıtı telkinlere ve özel olarak da Ramazan aylarındaki dini telkinlere; üçüncü kısımda Diyanet İşleri 3 Örneğin; Aisha (Ayşe), Hajji (Hacı), Suleiman (Süleyman), Riza (Rıza), Mahmud Pasha (Mahmutpaşa), Gedik Pasha (Gedikpaşa), Çağoğlu (Cağaloğlu), Mecdi Dervish (Mecdi Derviş), Terraki (Terakki), Teraki (Terakki), Ben (Benjamin), Mektekpleri [bir çok defa] (Mektepleri), geçmışın (geçmişin), yüzyıl (yüzyılı), teşekülü (teşekkülü), Merutiyetin (Meşrutiyetin), Şisli (Şişli), Yakın tarihte geçirdiklerim ve gördüklerim (Yakın tarihte gördüklerim ve geçirdiklerim), ve Yeni Türkiye de devletin yapılmasında (Yeni Türkiye Devleti nin yapılanmasında). Ayrıca 299. sayfadaki 42. dipnotta adı geçen Sebil dergisinde 1976 da çıkan yazının başlığı Dönmelerin mum söndü değil, Yahudiler mum söndü yaparlar mı?! şeklindedir. 273