Benzer belgeler
Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi. Nazlı Çalıkoğlu Aslı Kazdağlı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 5

F. Gülçin Özkan York Üniversitesi

Plan Ödemeler Dengesi, tanım, kapsamı Ana Hesap Grupları Cari Denge, Sermaye Hesabı Dengesi Farklı Ödemeler Dengesi Tanımları Otonom ve Denkleştirici

KÜRESEL KRİZ SONRASI KÜRESEL FİNANSAL SİSTEM İÇERİSİNDE TÜRK FİNANSAL SİSTEMİ BAKİ ALKAÇAR (BDDK)

SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ DÖNEMİ (TÜRKİYE) EKONOMİSİNİN TARİHSEL TEMELLERİ

FİYAT İSTİKRARI ACI KAHVE

Günay Deniz D : 70 Ekim finansal se krizler, idir. Sinyal yakl. temi. olarak kabul edilebilir. Anahtar Kelimeler:


İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri

IMF KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜMÜ

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti

FİNANS VE MAKROEKONOMİ. Finansal Sistem ve Ekonomik Büyüme. Finansal Krizler ve Ekonomi

Zorunlu Karşılıklar ve Diğer Makro-İhtiyati Tedbirler: Gelişmekte olan Ülkeler Deneyimleri Konferansı Açılış Konuşması

Giriş İktisat Politikası. İktisat Politikası. Bilgin Bari. 28.Eylül.2015

Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü. Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı

Dünyada ve Türkiye de Doğrudan yabancı Sermaye Yatırımları

2015 EKİM ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

İçindekiler kısa tablosu

Balıkesir üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Cilt 3 Sayı:4 Yıl:2000 FINANSAL SERBESTLEŞME VE ULUSLARARASI PORTFÖY YATIRIMLARI

Bankacılık sektörü değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ

Özel sektör Dış Borçları: Yeni bir kırılganlık kaynağı mı?

MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR

KURUMLAR KISA ÖZET KOLAYAOF

Original Sin olgusu ve BRIC-T ülkelerinin Dış finansmana Dayalı Kalkınması. Tahsin BAKIRTAŞ

Banka Kredileri ve Büyüme İlişkisi

İKTİSADİ GÖRÜNÜM VE PARA POLİTİKASI. 23 Aralık 2015 Ankara

CARİ İŞLEMLER DENGESİ

Küresel Kriz Sonrası Türkiye de Finansal Sistem Bankacılık Sektörü

DURGUNLUK VE MALİYE POLİTİKASI

2015 MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

FİNAL ÖNCESİ ÇÖZÜMLÜ DENEME MALİYE POLİTİKASI 1 SORULAR

ç e v i r i Asya ve Latin Amerika da Yaşanan Finansal Krizler: Sonrası ve Bugün G. L. Kaminsky, C. M. Reinhart 1 (Çeviren: M.

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Finansal Piyasa Dinamikleri. Yekta NAZLI


EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Ocak 2012, No: 20

İZMİR TİCARET ODASI EKONOMİK KALKINMA VE İŞBİRLİĞİ ÖRGÜTÜ (OECD) TÜRKİYE EKONOMİK TAHMİN ÖZETİ 2017 RAPORU DEĞERLENDİRMESİ

İÇİNDEKİLER III. Önsöz

DERS PROFİLİ. Parasal İktisat ECO312 Bahar Yrd. Doç. Dr. Bilgen Susanlı

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU

Sosyoekonomi / / Deniz Aytaç. Sosyo Ekonomi

MERKEZ BANKASI PARA POLİTİKASI KURULUNUN 28 OCAK 2014 TARİHLİ KARARLARI ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME DR. MEVLÜT TATLIYER

CARİ İŞLEMLER DENGESİ

İKTİSAT ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS

SERMAYE PİYASALARI VE FİNANSAL KURUMLAR

İKTİSADİ GÖRÜNÜM VE PARA POLİTİKASI. 25 Mayıs 2016 Ankara

internet adreslerinden

CARİ İŞLEMLER DENGESİ

8. Finansal Piyasalar. 8.1 Finansal Koşullar ve Para Politikası

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 3

KÜRESEL EKONOMİ VE TÜRKİYE EKONOMİSİNDE BEKLENTİLER

Türkiye de Yabancı Bankalar *

FİNANSAL YÖNETİME İLİŞKİN GENEL İLKELER. Prof. Dr. Ramazan AKTAŞ

ORTA VADELİ PROGRAM ( ) 8 Ekim 2014

İKTİSADİ GÖRÜNÜM VE PARA POLİTİKASI. 24 Şubat 2016 Ankara

II. Ulusal Ekonomik Görünüm 2

GENEL DEĞERLENDİRME TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI

109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR

NUROLBANK 2011 YILI ÜÇÜNCÜ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

İÇİNDEKİLER YAZAR HAKKINDA

I. Uluslararası Parasal Ortam 1

Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi

Bölüm 1. Para, Banka ve Finansal Piyasaları Neden Öğrenmeliyiz?

Politika Notu Nisan ve 2008 Krizlerinin Karşılaştırması. Müge Adalet Sumru Altuğ

Ara Dönem Özet Faaliyet Raporu Haziran Merrill Lynch Yatırım Bank A.Ş.

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU

Ara Dönem Özet Faaliyet Raporu Haziran Merrill Lynch Yatırım Bank A.Ş.

2015 NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

1- Ekonominin Genel durumu

TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU

FİNANSAL PİYASALAR VE KURUMLAR. N. CEREN TÜRKMEN

Ö Z E L B Ü L T E N. Dünya Ekonomisindeki Gelişmeler. Sayı : 2017/229 9 Tarih : YARARLANILAN KAYNAKLAR

İktisat Anabilim Dalı- Ortak Doktora Ders İçerikleri

Ara Dönem Özet Faaliyet Raporu Eylül Merrill Lynch Yatırım Bank A.Ş.

Eylül Merrill Lynch Yatırım Bank A.Ş. ve Bağlı Ortaklığı Merrill Lynch Menkul Değerler A.Ş.Bağlı 1

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU

PARA POLİTİKASINI ANLAMAK

FİNANSAL SİSTEM VE FİNANSAL PİYASALAR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

Küreselleşme ve Para Politikası

FİNANSAL RİSKLER & KORUNMA YÖNTEMLERİ

ENFLASYON (Genel bakış)

BİRİNCİ BÖLÜM TÜRKİYE EKONOMİSİNE PANORAMİK BAKIŞ...

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ

Makro Veri. Cari açık yeni rekorda. Tablo 1: Cari Denge (milyon $) -month,

Şeffaflık, Sürdürülebilirlik ve Hesap Verilebilirlikte Yeni Yaklaşımlar: Finansal Raporlama ve Denetim Penceresinden Yeni TTK

Transkript:

Yazının Başlığı: GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERDE FİNANSAL İSTİKRARI SAĞLAMAYA YÖNELİK POLİTİKALAR (POLICIES FOR MAINTAINING FINANCIAL STABILITY IN DEVELOPING COUNTRIES) Yazarın Adı: Dr. Ufuk Başoğlu, Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü (*) Anahtar Sözcükler: finansal serbestleşme (financial liberalisation), finansal istikrar (financial stabilisation), finansal kriz (financial crisis) Öz: Küreselleşen dünyada, 1980 lerden beri gündemde olan finansal serbestleşme olgusu, sermayenin küresel düzeyde kısıtlamasız ve serbestçe hareket etmesine neden olmaktadır. Ancak bu durum, dünya çapında finansal istikrarsızlıkların yayılmasına yol açmaktadır. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde ortaya çıkan bir finansal krizi engellemek, bu ülke için olduğu kadar dünya ekonomisi için de önem taşır. Bu çalışmada, gelişmekte olan ülkelerin karşılaştıkları finansal krizden kurtulabilmesi için ve krizin yayılmasını engellemek önerilebilecek politikalar üzerinde durulmaktadır. In a globalizing word, the concept of financial liberalisation, which is subject to economics since 1980 s, provides the capital more freely and without limits and bounders worldwide; however, this stutation causes the financial instabilities spread also worldwide. It is especially important to prevent any financial crises which might occure in any developing countries for wold economy as well as for that spesific country. With this paper, it is studied the policies how the developing countries could get out of the financial crises they meet and how the spread-out of such a cris can be prevented. 1. GİRİŞ Finansal piyasaların uluslararası düzeyde bütünleşmesi, ulusal ekonomilerde ortaya çıkan krizlerin finansal piyasalar aracılığıyla global düzeyde etkide bulunmasını beraberinde getirmiştir. Bu anlamda, finansal piyasalarda istikrarın sağlanması dünya ekonomisinin işleyişi açısından da önemlidir. Finansal piyasalar tasarrufların yatırımlara dağıtılması işlevini yerine getirmeleri sebebiyle ekonomide önemli rol oynamaktadırlar. Sözkonusu piyasalarda meydana gelebilecek istikrarsızlık yatırımlar ve reel ekonomi üzerine de etkide bulunarak ulusal ekonomileri krizlere sürükleyebilmektedir. Bu yönüyle de finansal istikrarın sağlanması hem makro ekonomik istikrara hem de uluslararası ekonominin sağlıklı işleyişine katkıda bulunur.

Bu çalışmada, finansal istikrarsızlığın özellikle gelişmekte olan ülke ekonomileri üzerinde yarattığı etkiler çerçevesinde, finansal istikrarsızlığın nedenleri ve yayılma dinamikleri öncelikle incelenecektir. Buna bağlı olarak, gelişmekte olan ülke ekonomilerine finansal istikrarı sağlamaya yönelik olarak, uygulamaları önerilen politikalar, ele alınmıştır. 2. FİNANSAL İSTİKRARSIZLIK VE PİYASA EKONOMİLERİ Bir piyasa ekonomisinde finansal piyasaların akla gelen ilk işlevi, ellerinde fon bulunduran bireylerle sözkonusu fonları yatırım yapmak için kullanacak birey ya da firmalar arasında aktarım görevini görmesidir. Açıktır ki, bu işlevin yerine getirilmesi finansal sistemin gerek kurumlarıyla gerekse mekanizmalarıyla sağlıklı işleyişine bağlıdır. Özellikle son on beş yılda, ulusal mali piyasalar üzerinde kontrollerin kaldırılması ve bu sürecin uluslararası alana taşınması, iletişim ve bilişim teknolojisindeki gelişmelerin de katkısıyla ulusal finans piyasalarında yapılan işlemleri de uluslararası nitelikli hale getirmiştir. Ulusal finans piyasalarının dünya çapında bütünleşmesini sağlayan bu süreç, sözkonusu piyasaların yukarıda değinilen klasik işlevine yeni bir boyut kazandırmıştır: Fon arz ve talep edenlerin uluslararası nitelik kazanması ve buna bağlı olarak herhangi bir ülkede çıkan krizin finansal piyasalar aracılığıyla diğer ülkelere de yayılması (Goldestein ve Turner,1999). Finansal piyasaların uluslararasılaşması; gerek gelişmiş gerekse gelişmekte olan piyasa ekonomilerinde yaşanan finansal krizler ve global düzeyde yaşanan finansal istikrarsızlık olgusuna karşı, bankacılık sistemi,ve finans piyasalarının sağlıklı işleyişine yönelik düzenleme (regulation) ve denetleme (supervision) mekanizmalarının hem ulusal hem de global düzeyde geliştirilmesini gündeme getirmiştir (Fisher, 1997). Bir diğer deyişle, ulusal iktisat politikalarının uluslararası düzeyde uyumlaştırılması ve tabii ki ulusal iktisat politikalarının etkinliğini yitirmesi- global finansal istikrara ulaşmanın anahtarı haline gelmektedir. Finansal istikrarsızlığın uluslararası sermaye hareketlerindeki yoğunluğun spekülatif niteliğinden kaynaklandığı değerlendirmesi bazı iktisatçılar tarafından sık sık yapılmaktadır. Zira, finans piyasalarındaki global bütünleşme, fiyat, faiz ve döviz kurlarına ilişkin küçük değişmeler ya da değişme beklentilerine bağlı olarak yatırımcıların yeni bir portföy kompozisyonu oluşturabilmelerine olanak sağlamakta ve yüksek miktarlarda para ülkeler arasında yer değiştirebilmektedir. Bu şekilde oluşan arz-talep dalgalanmaları da istikrarsızlığa yol açmakta ve ülkeden sermaye çıkışı reel ekonomiyi etkileyerek, sermayenin üretim ve birikim sürecinde değerlendirilmesi olanaklarını ortadan kaldırmaktadır (Demir, 1999). Ancak burada önemli olan ilgili ülkede piyasa mekanizması işleyiş süreçleri ve kamunun ekonomideki ağırlığıdır. Nitekim, piyasa mekanizmasının sağlıklı olarak işlemediği ve kamusal müdahalelerin sözkonusu olduğu ekonomilerde sermaye hareketlerinin serbest olması, bu hareketlerden arzulanan faydaların sağlanamamasına yol açabilmektedir (Guitian, 1999). Bu yönüyle, finansal istikrarsızlık sözkonusu olduğunda, ülkelerin makro ekonomik durumu yanında, piyasa mekanizmasının işleyişi ve finansal piyasaların kurumsal yapısı ve işleyiş dinamikleri önem kazanmaktadır.

Gelişmiş ekonomilerde, finansal sistemin kurumsal yapısı sözkonusu olduğunda iki temel özellikten bahsedilebilir. i. Güçlü paralara sahip olduklarından borç sözleşmeleri ulusal para ile yapılır. ii. Sözkonusu ülkelerde de enflasyon ılımlı bir seyir izlediğinden borç sözleşmeleri uzun vadelidir. Gelişmekte olan ülkelerin finansal sisteminde ise, yüksek oranlı ver yerleşik enflasyonun hüküm sürdüğü makro ekonomik koşullara bağlı olarak borçlanma süreleri kısa, risk primi yüksektir ve sözleşmeler yabancı para ile yapılmaktadır. Genişletici para politikaları da bu duruma katkı yapmaktadır (Mishkin, 1996). Değinilen bu farklılıklar, finansal istikrarı sağalamaya yönelik iktisat politikalarının da farklı bir biçimde oluşturulmasına neden olmaktadır. Doğal olarak sözkonusu politikalardaki farklılıklar finansal istikrarsızlığın yayılma mekanizmalarındaki dinamikler incelenerek anlaşılabilir. 3. FİNANSAL İSTİKRARSIZLIKLARIN YAYILMA MEKANİZMALARI Finansal istikrarsızlığın ortaya çıkışı ve yayılması sürecinin anlaşılmasında Mishkin (1996) uygun bir kavramsal çerçeve sunmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, finansal istikrarsızlığın yayılma süreci, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde para politikalarının yürütülme biçiminde varolan farklıklara bağlı olarak değişmektedir. Tahmin edilebileceği üzere gelişmiş ülke merkez banklarının uygulayacağı genişletici para politikalarıyla gelişmekte olan ülke merkez bankalarının uygulayacağı para politikaları farklı sonuçlar verecek ve buna bağlı olarak finansal istikrarsızlığın yayılma biçimi (ya da engellenmesi) farklı olacaktır. Öyle ki, özellikle gelişmekte olan ülkelerde izlenen para ve maliye politikaları krizleri engellemek yerine, daha da derinleştirici olabilmektedir. Bu durum, büyük ölçüde ilk kısımda değinilen finansal piyasaların hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde farklı kurumsal karakteristiklere sahip olmasından kaynaklanmaktadır (Mishkin,1996). Mishkin e göre, finansal krizlere ilişkin açıklamaların inandırıcı olabilmesi için, krizlerin başından sonuna kadar her aşamayı içerecek biçimde incelenmesi gerekir (Mishkin 1999) Buradan hareketle, finansal istikrarsızlığın temel nedeni, finansal sistemin düzgün çalışmasını sağlayan bilgi akışlarının dış şoklar nedeniyle işlememesi ve asimetrik enformasyon ve ters seçim (adverse selection) sorunlarının ortaya çıkmasıdır. Miskin e göre, gelişmekte olan ülkelerde finansal bir krizin ortaya çıkışı şematik olarak gösterilebilir.(bkz. Şekil 1). Mishkin finansal istikrarsızlığı başlatan dört temel faktörden sözetmektedir: i. Finansal piyasalarda önemli bir yeri olan bankaların riskli krediler nedeniyle bilançolarındaki bozulma ve banka kredilerinin hızla büyümesi, finansal istikrarsızlığın başlangıç aşamalarında gözlenmektedir. ii. Buna bağlı olarak oluşan kriz, beraberinde kredi tayınlaması ve faiz oranlarında artışı getirir. Faiz oranlarındaki yükselme ile fonlar kredi tayınlamasına bağlı olarak hem yüksek faizli ve riskli kredi taleplerini karşılamaya yönelir hem de banka bilançolarını bozarak finansal istikrarsızlığa katkıda bulunur. iii. Finansal piyasalarda artan belirsizlik hem asimetrik enformasyon hem de ters seçim sorunlarını artırır ve yatırımlarda, toplam iktisadi faaliyet hacminde azalmalar meydana gelir.

iv. Tüm bunların yanında finansal olmayan firmaların net varlıklarının azalarak bilançolarının bozulması ve hisse senedi piyasalarındaki çöküş, ters seçim ve ahlaki riziko (moral hazard) sorunlarının ağırlaşmasına neden olur. Finansal istikrarsızlığın artmasına neden olan sözkonusu faktörler ekonominin içinde bulunduğu konjonktüre göre özellikle gelişmekte olan ülke ekonomileri üzerinde reel büyümeyi tahrip edici etkilerde bulunabilir. Zira, gelişmekte olan ülke ekonomilerinin kurumsal özelliklerinden olan yerleşik enflasyon ve politik istikrarsızlık, finansal istikrarsızlığa paralel olarak, döviz krizine de yol açabilir. Ulusal paranın değerine yönelik belirsizlik, devalüasyonu beraberinde getirirse hem banka bilançolarının bozulmasına hem de firmaların ve kamunun yabancı para cinsinden borçlarının artmasına neden olur. Nitekim, finansal serbestleşme programlarını banka-finans piyasasının denetim ve gözetim mekanizmalarını oluşturmadan gerçekleştirilen ülkelerde, bankacılık krizlerinin döviz krizlerini öncelediği görülmektedir. Döviz krizi bankacılık krizinin daha da ağırlaşmasına neden olarak ekonomiyi kısırdöngüye hapsetmektedir. (Kaminsky ve Reinhart, 1998). Devalüasyonun yol açacağı daha yüksek enflasyon, zaten enflasyonla mücadelede düşük kredibiliteye sahip olan merkez bankasının ulusal parayı savunabilmek için faiz oranlarını ciddi bir biçimde yükseltmesine sebep olabilir. Bu durum hem banka-finans sistemini çökertmenin yanısıra gerek beklenen gerekse fiili enflasyonda ciddi artışları gündeme getirir (Mishkin 1999 ve Demir, 1999). Finansal istikrarsızlığın başlaması ve yayılma dinamikleri gözönüne alındığında, gerek parasal gerekse reel ekonomideki yansımaları makro ekonomik istikrarın bozulmasına yol açmaktadır. Bu yönüyle, finansal istikrarı sağlamaya yönelik politikalar sistemim tasarrufları yatırımlara sağlıklı biçimde kanalize edebilmesi açısından önemlidir. 4. FİNANSAL İSTİKRARI SAĞLAMAYA YÖNELİK POLİTİKALAR Dünya ekonomisinde son on yılda yaşanan finansal krizlerin global düzeyde etkilerinin olması, kuşkusuz finansal piyasaların uluslarasılaşmasının bir ürünüdür. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde gerek sözkonusu ülkelerin uluslararası finansal piyasalardan daha fazla yararlanmaları gerekse global anlamda finansal istikrara katkıda bulunabilmeleri açısından finansal istikrar içinde olmaları önemlidir. Finansal istikrarın sağlanmasına yönelik olarak gelişmekte olan ülkelerin uygulaması amacıyla çeşitli politika önerileri yapılmaktadır. Sözkonusu politika önerilerinin finansal sistemin ve bankaların denetim ve gözetimini sağlayacak kurumsal mekanizmaların oluşturularak finansal serbestleşmenin beklenen yararları getirebilmesi amacından hareket ettiği görülmektedir. Finansal serbestleşme programlarının kurumsal çerçevesinin oluşturulmadan uygulandığı ülkeler tipik olarak hukuksal bilincin yerleşmediği, rüşvetin yaygın olduğu ve bürokrasinin hantallaştığı bir yapı arzedeler. Tüm bu faktörler finansal kırılganlığı artırıcı yönde etkide bulunmaktadırlar. Bu sebeple özellikle bankacılık kesimine yönelik hukuksal kurumsal çerçevenin finansal serbestleşmenin ilk aşamalarında oluşturulması gerekmektedir (Kunt ve Detragiache, 1998).

Finansal istikrarın sağlanabilmesi açısından finansal sistemde ağırlığı olan kurumların anda istikrar içinde olması gerekir (Karacan, s.41). Bankalar, gelişmekte olan ülkelerin piyasalarında önemli role sahiptirler. Bankalara yönelik olarak uygulanacak denetim, gözetim ve düzenleme mekanizmaları özellikle kriz dönemlerinde hem paniklerin (run olgusu) önlenmesi hem de merkez bankasının etkili para politikası uygulayabilmesi açısından önemlidir (Fisher, 1997). Bankacılık sistemine yönelik düzenleme ve denetim kurum ve mekanizmalarının geliştirilmesi finansal serbestleşmeden beklenen yararların elde edilebilmesi anlamında da gereklidir. Finansal serbestleşme sonrasında Mishkin nin değindiği gibi banka kredilerindeki ciddi artışlar finansal sistemdeki kaynaklar hakkında bilgileri ortadan kaldıracağı için krizlerin oluşmasına yardımcı olmaktadır (Özer, 1999). Nitekim bankacılık krizleri sıklıkla finansal serbestleşme programlarının uygulamaya konulmasından sonra ortaya çıkmaktadır (Kaminsky ve Reinhart, 1998) Finansal serbestleşme dahilinde tartışılan konulardan biri de uluslararası sermaye hareketlerinin finansal istikrarsızlık üzerindeki etkileridir. Sözkonusu sermaye hareketlerinin lehindeki argümanlara göre, özellikle portföy yatırımları şeklindeki sermaye hareketleriyle gelişmekte olan ülkeler yurtiçi tasarruf açıklarını kapayabilmektedirler. Ayrıca bu tarz sermeye girişleri uluslararası yatırımcıların ilgili ülkenin uyguladığı politikalara duydukları desteğin ve güvenin göstergesi olarak yorumlanmaktadır (Esen, 1998). Buna mukabil, sermaye hareketlerinin piyasa mekanizmasının tam olarak işlemediği ülkelerde gerçekleştirilen finansal serbestleşme dahilinde makro ekonomik istikrarı bozduğu ve finansal istikrarsızlığı artırdığı savunulmaktadır. Nitekim sermaye hareketlerinde görülen süreklilik farklılıklarının da finansal krizlerin önemli bir belirleyicisi olduğu gözardı edilmemelidir (Aslan, 1995) Bu görüşler paralelinde özellikle kısa vadeli sermaye hareketlerinin kontrolüne ilişkin politikaların ya sermaye girişlerini azaltmaya yada vadelerini uzatmaya yönelik içeriğe sahip oldukları görülmektedir. (Özer, 1999). Bu görüş kriz öncesi artan sermaye akımlarının herhangi bir istikrarsızlık anında ülkeyi terkettiğinden hareketle sermaye akımlarının kısa vadeli karakterine dayandırılmaktadır. Öte yandan yapılan çalışmalar bankacılık sisteminin düzenleyici ve denetleyici mekanizmalardan yoksun olması sonucunda sermaye akımlarının ilgili ülkeye yöneldiğini ve bu bağlamda sermaye akımları sonucu artan kredi hacminin bankacılık krizlerinin öncü göstergesi olduğunu ortaya koymaktadır. (Kaminsky, Lizondo ve Reinhardt, 1998). Bu bağlamda sermaye akımları finansal krizlerin altında yatan temel faktör olmaktan ziyade bir semptom olarak değerlendirilmektedir (Mishkin, 1999). Finansal serbestleşme ve sermaye akımları yanında uygulanan döviz kuru politikası ve fiyat istikrarının varlığı da finansal istikrarın sağlanmasında etkili olmaktadır. Peg edilmiş kur sistemi uygulayan piyasa ekonomilerinde kırılgan (fragile) bankacılık sistemi kısa vadeli ve yabancı para cinsinden borçlanmalar, olası bir devalüasyon neticesinde faiz oranlarında dramatik yükselişleri, banka bilançolarının bozulmasını ve finansal istikrarsızlığı beraberinde getirmektedir (Mishkin, 1996). Finansal istikrarın sağlanmasında fiyat istikrarı da önemli bir rol oynar zira istikrarlı fiyatlar borç sözleşmelerinin uzun vadeli yapılmasıyla finansal istikrara katkıda bulunmaktadır. Güçlü bir paraya sahip olmak kuşkusuz fiyat istikrarına bağlıdır. Güçlü para bankalar firmalar ve hükümet için ulusal para cinsinden

borçlanmayı sağladığı gibi finansal sistemin kırılganlığını azaltır ve finansal istikrarsızlığın ekonomi tarafından daha az kayıpla atlatılmasını sağlar (Mishkin, 1996). Finansal istikrarın sağlanabilmesi için bankacılık sistemine yönelik kurumsal düzenlemeler, finansal serbestleşme ve sermaye hareketlerinden beklenen yararların elde edilmesine yönelik politikaların başarılı sonuçlar verebilmesinin temel şartı sağlıklı bir makro ekonomik ortamın varlığıdır. Piyasayı başarısızlığa uğratan etkenlerin ortadan kaldırılması ve dinamik bir özel sektörün varlığı sözkonusu politikaların etkisini arttırarak finansal kırılganlığı ortadan kaldırmaktadır. (Knight, 1999). Kuşkusuz, özellikle gelişmekte olan ülkeler yönünden değinilen politikaların uygulanabilmesi için devletin düzenleme ve denetim mekanizmalarını kurumsal hale getirmesi gerekmektedir. 5. SONUÇ Son on yıl içinde ulusal finansal piyasaların birbirine entegrasyonu sürecinin hız kazanmasıyla, herhangi bir ekonomide yeralan finansal piyasalarda yaşanan istikrarsızlıkların kolaylıkla uluslararası düzeye taşınmaktadır. Nitekim dünya ekonomisinde yaşanan krizlerin son on yıllık geçmişinde finansal piyasalardaki istikrarsızlığın payını en önemli yeri tuttuğu söylenebilir. Finansal piyasalar, diğer piyasalara göre, daha fazla piyasa başarısızlığı ile karşılaşmaktadırlar. Sözkonusu piyasaların olumlu performansı ekonominin diğer sektörlerinin de iyi çalışmasını sağlamaktadır. Bu nedenle finans piyasalarında istikrarsızlığın giderilmesine yönelik olarak yapılacak düzenlemeler sadece finans piyasalarının değil, ekonominin genel performansını da etkileyecektir. 1980 li yılların ortalarından itibaren finansal serbestleşme ile birçok gelişmekte olan ülkelerin finansal piyasalarını sermaye hareketlerine açtığı görülmektedir. Kuşkusuz ulusal finans piyasalarının sermaye hareketlerine açık olması gelişmekte olan ülkelerin uluslararası sermayeden daha fazla olarak yararlanabilmesi anlamında da önemlidir. Ancak gerek Latin Amerika ülkelerinde gerekse Asya ülkelerinde yaşanan krizler göstermiştir ki, istikrarlı bir makro ekonomik ortam olmadığında spekülatif nitelikli sermaye akımları krizleri beraberinde getirmektedir. Bunda ulusal finans piyasalarında yaşanan düzenleme-denetim mekanizmalarının yetersizliği ve piyasa başarısızlıklarının payı da vardır. Bu bağlamda finansal piyasaların istikrarını sağlamak ve finansal serbestleşmeden arzulanan yararları elde edebilmek amacıyla gelişmekte olan ülkelerde finansal piyasalarla ilgili hukuksal alt yapının sağlanması, denetim mekanizmalarının kurulup işletilmesine yöenlik politikalar önerilebilir. Bu politikaların uygulamaya konması hususunda devletlere, hukuksal alt yapının hazırlanmasında önemli görevler düşmektedir. Devletlerin oluşturacağı düzenleme mekanizmaları ile finansal piyasalarda yaşanan kargaşaların önüne geçilebilecek ve finansal piyasalar asıl işlevlerini yerine getirebileceklerdir.

Gelişmekte olan ülkelerde finansal piyasalara yönelik düzenlemelerin ekonominin tümünü kapsayan yapısal bir programın bir parçası olarak ele alınması, genel ekonomik yapı ile uyumlu işleyişi açısından gereklidir. Böyle bir uygulama hem finansal piyasaların hem de makro ekonomik istikrarın sağlanmasına yardımcı olacaktır. KAYNAKLAR Aslan, Nurdan. Uluslararası Özel Sermaye Akımları, İstanbul: Evrim Yayınları, 1995. Demir, Gülten.(1999)Asya Krizi ve IMF. İstanbul: Der Yayınları,. Esen, Oğuz.(1998) Finansal Küreselleşme Ortamında Gelişmekte Olan Ülkelere Yönelik Portföy Yatırımları. Ekonomik Yaklaşım, C.9, Sonbahar. Fisher, Stanley.(1997) Financial System Soundness. Finance and Development, March. Goldstein M ve Philip Turner.(1999) Yükselen Ekonomilerde Bankacılık Krizleri, (çev. Ali İhsan Karacan), İstanbul: Dünya Yayıncılık. Guition, Manuel.(1999) Economic Policy Implications of Global Financial Flows. Finance and Development, March. Kaminsky, G, Lizondo S. ve Reinhart, C.(1998) Leading Indicators of Currency Crises. IMF Staff Papers vol. 45, no.1 March. Kaminsky, G. ve Reinhart, C.(1998) The Twin Crises: The Causes of Banking and Balance of Payments Problems. IMF Staff Papers, February.

Knight, Malcolm.(1999). Developing and Transition Countries Confront at Globalisation. Finance and Development, June. Kunt, A.D., Detragiache, E.(1998). Financial Liberilasation and Financial Fragility, World Bank Policy Research Working Paper, no: 1917, May. Mishkin, Friedrich.(1996) Understanding Financial Crises: A Developing Country Perspective. NBER Working Paper, No: 5000, May. Mishkin, Friedrich.(1997) The Causes and Propagation of Financial Instability: Lessons for Policymakers. in.1997 Symposium: Maintaining Financial Stability in a Global Economy Federal Reserve of Kansas City Pub. pp.55-96. (ayrıca, http://www.kc.frb.org/publicat/sympos/1997/pdf/s97mishk.pdf) Mishkin, Friedrich.(1998) Lessons from the Asian Crisis.NBER Working Paper No:7102, April Mishkin, Friedrich,(1999) Global Financial Instability: Framework, Events, Issues, Journal of Economic Perspective, Fall. Özer, Mustafa (1999). Finansal Krizler, Piyasa Başarısızlıkları ve Finansal İstikrarı Sağlamaya Yönelik Politikalar. Eskişehir: Anadolu Ünv. Yayını.