5- İletişim ve Karşılıklı Anlayışa Önem Verin: Yalnızca konuşmak yerine iletişim kurmayı öğrenin. Kaçmak veya vazgeçmek yerine iletişim kurmak için çaba gösterin. Sırlarınızı paylaşın. Karınız anneniz veya kocanız da babanız gibi olmak zorunda değildir. Çocukların yetiştirilmesinde ortak karar verme, ekonomik konularda anlaşma, boş zamanların birlikte geçirilmesi ve cinsellik konularında sık sık duygu ve düşünce alışverişinde bulunun ve uzlaşmanın erdemini öğrenin. Çünkü biraz bükülmek kırılmaktan daha iyidir. Eşinizle onu iğnelemeden, kendi durumunuzdan ve hissettiklerinizden kısaca bahsederek FATİH HANOĞLU AİLE PİRAMİDİ = EVLİLİK 2
konuşmaktan korkmayın. Bu sayede kuracağınız iletişim ile hoşlanmadığınız durumları ve problemlerinizi anlamasına yardımcı olabilirsiniz. Sinirinin neresi olduğunu bilin ve ona asla basmayın. Tartışmalarda yapıcı olmaya çalışın ve fazla ısrarcı olmayın. Tartışma uzuyorsa başka odaya geçin. Kızgınlık veya küfürlerinizi kendinize saklayın. Asla eşinizi aşağılamayın. Her konuya yorum getirip fikrinizi söylemeyin, bekleyin önce partneriniz fikrini söylesin. Ayrıca her söylediğinizi doğru kabul etmesini de beklemeyin. Unutmayın, herkes gibi siz de yanılabilirsiniz. Partnerinizin fikirlerini beğenmeseniz de dinleyin ve karşılığında kendinizi mutlaka fikir söylemek zorunda hissetmeyin. Olumlu düşünmeye çalışın ve aklınıza gelenleri empati kurarak partnerinize aktarmaya çalışın. Her zaman ille de eşit olmak için çabalamayın. Partnerinizden ne istediğiniz konusunda her zaman açık olun. Örneğin; partnerinizden sarılmasını istiyorsanız, bunu anlamasını beklemeyin, kısa bir cümleyle hemen söyleyin. Yoksa o anın büyüsü kaybolabilir. 6- Kıyaslamayın: Eşinizi başkalarının eşleri ile asla kıyaslamayın. Bu ciddi bir tartışma ve mutsuzluk nedenidir. Kıyaslama durumunda eş, anlaşılmadığı duygusuna
kapılır ve kendisini yalnız hisseder, anlaşılmama duygusu o andaki ruh haline bağlı olarak kızgınlığa ve küskünlüğe de yol açabilir. İnsanlar yaratılıştan gelen özellikler, yetişme şartları gibi pek çok yönden farklılıklara sahiptir. Bu sebeple her birey eşsizdir, kendine hastır. Başarı, yakışıklılık, eşe yardım, hızlı ve girişken olmak gibi pek çok özellik kıyaslanma sebebi olabilir. Bu bazı kadınlarda adeta alışkanlık haline gelmiş davranış kalıplarıdır. Özellikle cinsel konularda kıyaslama ise eşin ruh dünyasında daha derin yaralar açabilir ve daha büyük komplekslere zemin teşkil edebilir. Bu nedenle kıyaslamayın, sadece takdir edin. Zira kıyaslanan eş istediğiniz değişime direnç gösterecektir, başkalarıyla kıyaslamak onu değiştirmeyecektir. 7- Sevgi, Saygı ve Güven Bağını Kurun: Birbirinizin mahremiyetine saygı gösterin. Dünyayı eşinizin bakış açısından görmeniz şart değil sadece saygı gösterin. Yalan iyi bir evliliğin en kötü düşmanıdır. Asla yalan söylemeyin. Aç, hasta, yorgun, kızgın, yemek sofrasında ve en önemlisi başkalarının yanında tartışma yaratabilecek konulara asla girmeyin. Bu durum var olan sevgi, saygı ve güven bağını zedeleyebilir.
8- Egosunu İhmal Etmeyin: Evlilikte her şey yolunda giderken beğenilmek ve çekici görünmek çok önemli olmayabilir. Ama sorunlar çıkmaya başladığında egonun tatmin edilmiş olması, sorunların çözümüne yardımcı olabilir. Herkes kendisine aşık olunmasından, güzel sözler duymaktan hoşlanır. 9- Cinsel Hayatınızı Renklendirin: Birbirinizle yeni cinsel konularda açık olun, konuşmaktan korkmayın, utanmayın. Sık sık birbirinize dokunun, öpüşün, el ele tutuşun hatta uzaktan bakışarak flört edin. Cinselliği asla ceza olarak uygulamayın. Yatağınızı ayırmayın. Daima neşeli, bakımlı, pozitif görünün. Yatağa hiçbir zaman küs girmeyin. Kulağına ara sıra açık saçık şeyler fısıldayın. 10- Eşinizi Değil Kendinizi Değiştirin: Evlilik isteyerek belli özgürlüklerinizden vazgeçmenizi ister. Yaklaşık 3 yıllık bir sürecin sonunda çiftler değişerek gelişme aşamasını atlatmalıdırlar. Bu süre içinde yanlış yapmazsanız doğruyu bulmanız çok kolay olacaktır. Asla partnerinizi değiştirmeye çalışmayın, sadece yorulur ve öfkelenirsiniz. Bunun yerine önce partnerinizin iyi tarafları ön plana çıkarın, davranışlarınızla ona yol gösterin. Davranışlarınızla savaşan iki ordu değil aynı safta
yer alan bir çift olduğunuzu hissettirin. Hatta gerekirse kendinizden fedakarlık yapın, kendinizi biraz değiştirip, partnerinizin size yaklaşmasına yardımcı olun. Karşılıksız verin. Bağışlamayı öğrenin. Hatta bazen alttan almanız gerekebilir. Son tahlilde; dünyanın neresinde olursak olalım, evlilikte altın kurallar değişmez. Ne kadar modern, ne kadar batılı vs. olunsa da evlilikte altın kuralların dışına çıkıldığında evlilik kurumu yürümez, tökezler. Unutmayın, keramet nikâhta değil sonrasındadır. KAYNAK: