ÜSKÜDARLI HAŞİM BABA NIN VÂRİDÂT I



Benzer belgeler
BİR SÛFİ ŞAİRİN ŞİİRİ: HAŞİM BABA ÖRNEĞİ

ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ

Merkez / Bitlis Temel İslam Bilimleri /Tasavvuf Ana Bilim Dalı.

ÖZGEÇMİŞ. Yrd. Doç. Dr. Hacı YILMAZ

ÖZGEÇMİŞ. Kenan Erdoğan Unvanı. Adı Soyadı. Doçent Doğum Tarihi veyeri Yozgat 01 Mart 1963 Görev Yeri

Yıl: 9 [Temmuz-Aralık 2008], sayı: 22 ISSN

Lisans Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Y. Lisans S. Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler /Temel İslam Bilimleri/Hadis 1998

Revak Kitabevi, 2015 Tüm hakları Revak Kitabevi ne aittir. Sertifika No: Revak Kitabevi: 30 Bektaşîlik Serisi: 4. Fakrnâme Vîrânî Abdal

Balım Sultan. Kendisinden önceki ve sonraki Postnişin'ler sırası ile ; YUSUF BALA BABA EFENDİ MAHMUT BABA EFENDİ İSKENDER BABA EFENDİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

ve Manisa Muradiye Kütüphanesi nde iki nüshası Bursalı Mehmet Tahir Efendi

Ermenek Mevlevihanesi/ Karamanoğlu Halil Bey Tekkesi

NOT : ÎMAM-I RABBANİ Hz. bu mektubu Seyyid Nakib Şeyh Ferid Buhari'ye yazmıştır.

SEMPOZYUM DAVETİYESİ ve PROGRAMI

Prof. Dr. Ahmet ÖGKE

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır.

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

Hacı Bayram-ı Velî nin Torunlarından Şair Ahmed Nuri Baba Divanı ndan Örnekler, Ankara Şehrengizi ve Ser-Güzeşt i

Kitap Değerlendirmeleri. Book Reviews

TÜRK EDEBİYATI 10. SINIFLAR 17 Nisan 2015

KİTAPLARA İMAN. 1 Vahiy nedir? Allah Teâla nın Cebrail (aleyhisselam) vasıtasıyla peygamberlerine bildirdiği ilahî emirlerdir.

ŞEYH SAFVET İN TASAVVUF DERGİSİ NDEKİ YAZILARINDA TASAVVUFÎ KAVRAMLARA BAKIŞI

İSLAM UYGARLIĞI ÇEVRESINDE GELIŞEN TÜRK EDEBIYATI. XIII - XIV yy. Olay Çevresinde Gelişen Metinler

İLİM ÖĞRETMENİN FAZİLETİ. Bu Beldede İlim Ölmüştür

Kur an-ı Kerim i Diğer Kutsal Kitaplardan Ayıran Başlıca Özellikleri

Âmil Çelebioğlu nun Bibliyografyası *

Divan Edebiyatının Önemli Şair ve Yazarları. HOCA DEHHANİ: 13. yüzyılda yaşamıştır. Din dışı konularda şiir yazan ilk divan şairidir. Divanı vardır.

İSMAİL DURMUŞ PROFESÖR

ŞANLIURFA İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ YAYINLARI. Konusu: Urfa Üzerine Yazılmış Şiir Seçkisi

İSLÂM TARİHİ VE SANATLARI BÖLÜMÜ. Doç. Dr. HÜSEYİN AKPINAR Türk Din Mûsikîsi Anabilim Dalı

Temel İslâm Bilimler BÖLÜMÜ. Yrd. Doç. Dr. Ali TENİK Tasavvuf Anabilim Dalı

(TÜRKÇE-İNGİLİZCE) Gazi Üniversitesi, Hacı Bektaş Araştırma Merkezi ( )

Ramazan: Hicri takvimin dokuzuncu ayıdır. Ramazan-ı Şerif veya Oruç Ayı da denilir.

7.SINIF SEÇMELİ KUR AN-I KERİM DERSİ ETKİNLİK (ÇALIŞMA) KÂĞITLARI (1.ÜNİTE)

Es-Seyyid Eş-Şeyh Abdülkadir El Abri Hazretleri

2014 YILI FAALİYETLERİ

EK-3 ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Abdulkuddüs BİNGÖL 2. Doğum Tarihi : 28 Mart Unvanı : Prof. Dr. 4. Öğrenim Durumu : Doktora 5.

İslâmî Türk Edebiyatı Sempozyumu

BEKTÂŞÎ GELENEĞİNDE VAHDET-İ VÜCÛD VE İBNÜ L-ARABÎ

Hz. Muhammed. (s.a.s.) in Doğumunun 1437 inci senesi vesîlesiyle.. 18 Mart 2008 Lütfi Kırdar Kongre Merkezi

İÇİNDEKİLER. Sayfa.

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

ÖZGEÇMİŞ. Yasemin ERTEK MORKOÇ

1. HAYATI ESERLERİ Divan Vâridât Ankâ-yı Meşrık Devriyye-i Ferşiyye...17

5. SINIF DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ

dinkulturuahlakbilgisi.com KURBAN İBADETİ Memduh ÇELMELİ dinkulturuahlakbilgisi.com

ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 13.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî Yunus Emre Hacı Bektaş-ı Velî Sultan Veled

ÖZGEÇMİŞ DERECE BÖLÜM/PROGRAM ÜNİVERSİTE YIL LİSANS İLAHİYAT FAKÜLTESİ ANKARA ÜNİVERSİTESİ 1991

NOT : İMAM-I RABBANÎ Hz. bu mektubu muhterem şeyhi Muhammed Bakibillah'a yazmıştır.

6. SINIF DERS: DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ ÜNİTE:1 KONU: DEĞERLENDİRME SORU VE CEVAPLARI

Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu

A COMMENTORY OF NUTUK OF SELAHADDİN-İ UŞŞÂKÎ

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

OSMANLICA öğrenmek isteyenlere kaynaklar

1. Adı Soyadı: Zekeriya GÜLER 2. Doğum Tarihi: Unvanı: Prof. Dr. 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl

İSLAM KURUMLARI VE MEDENİYETİ

Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı. Yayın Kataloğu

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

DR.KADİR DEMİRCİ NİN ÖZGEÇMİŞİ VE BİLİMSEL ETKİNLİKLERİ (CV)

S A I15 NUMBER Y I L08

Muharrem ayı nasıl değerlendirilmelidir?

Pir Sultan ABDAL. Sana kıyanlar tarihin kara sayfalarında, sen ise milyonların kalbindesin Ey Ali Aşığı Pir Sultan

TÜM SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARI VE MAKALELER

Kur'an-ı Kerimde tevafuk mucizesi Kainatta tesadüf yok, tevafuk vardır

Rahmet, merhamet ve bereket ayı olan Ramazan-ı Şerif in şehrimize hayırlar getirmesini temenni ediyorum.

Hacı Bayram Veli Hazretleri

Doç. Dr. Mustafa Alkan

İnci. Hoca DİVAN EDEBİYATI NAZIM BİÇİMLERİ II (BENTLERLE KURULANLAR)

Yahudiliğin peygamberi Hz. Musa dır. Bu nedenle Yahudiliğe Musevilik de denir. Yahudi ismi, Yakup un on iki oğlundan biri olan Yuda veya Yahuda ya

eğitim sistemine bağlıdır,öyle ki Bektaşilikte, sofraya konulan gıdaların sofraya konulma sırasına,

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

Müşterek Şiirler Divanı

Yard.Doç. Aralık 2000 İstanbul Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi. Doktora Ekim 1998 M.Ü.S.B. E. Temel İslam Bilimleri Hadis Anabilim Dalı

EDİRNE İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 MERKEZ 4. DÖNEM VAAZ (EKİM, KASIM, ARALIK) VE İRŞAT PROGRAMI

Doç.Dr. ŞEVKİYE KAZAN NAS

ELMALILI M. HAMDİ YAZIR SEMPOZYUMU

AnkaraVilayetiYabanabadKazası ŞeyhlerKaryesi(1.Ş EYLÜL 1840)NüfusSayımı

YALOVA ÜNİVERSİTESİ - SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ

dinkulturuahlakbilgisi.com amaz dinkulturuahlakbilgisi.com Memduh ÇELMELİ dinkulturuahlakbilgisi.com

Zirve 9. Sınıf Dil ve Anlatım

Hac ve Umre İle İlgili Mekânlar

HALK EDEBİYTI IV AŞIK EDEBİYATINDA ÜSLUP

EDEBİYAT. Celâleddîn Ergûn Çelebi GENC-NÂME HAZİNE KİTABI

ÖNCESİNDE BİZ SORDUK Editör Yayınevi LGS Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Yeni Tarz Sorular Nasıl Çözülür? s. 55

50 MİMARİ I TAHİR AĞA TEKKESİ TAHİR AĞA TEKKESİ. Yazı ve Fotoğraf: İsmail Büyükseçgin /

PROF. DR. HÜLYA SAVRAN. 4. ÖĞRENİM DURUMU Derece Alan Üniversite Yıl Lisans

Şeyhülislamlar kaynakçası

ŞİÎ-SÜNNÎ POLEMİĞİNDE EBÛ TÂLİB VE DİNÎ KONUMU. Habib KARTALOĞLU

ÖZGEÇMİŞ. 4. Öğrenim Durumu :Üniversite Derece Alan Üniversite Yıl Türk Lisans. Halk Atatürk Üniversitesi Türk Halk Hacettepe Üniversitesi 1971

Prof. Dr. Osman HORATA TDE 472 Eski Türk Edebiyatı Ders Notları

1988 de S. Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsünde Tefsir ana Bilim Dalında Yüksek Lisans, 1993 de Doktorasını tamamladı.

1. İnanç, 2. İbadet, 3. Ahlak, 4. Kıssalar

ÖZ GEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: Oğuzhan KARABURGU 2. Doğum Tarihi: Unvanı: Yrd.Doç.Dr. 4. Öğrenim Durumu:

KURULLAR İLETİŞİM. SEKRETERYA: Yrd. Doç. Dr. Yunus Emre GÖRDÜK Yrd. Doç. Dr. Recep ÖNAL Yrd. Doç. Dr. Mustafa KOÇ

5 Peygamberimiz in en çok bilinen dört ismi hangileridir? Muhammed, Mustafa, Mahmud, Ahmed.

Revak Kitabevi, 2014 Tüm hakları Revak Kitabevi ne aittir. Revak Kitabevi: 26 Bektaşîlik Serisi: 3. Bektaşî Risâleleri.

Kurban Nedir Ve Niçin Kesilir?

Ali Nihanî nin Manzum Hacı Bektaş-ı Veli Velayetnamesi (İnceleme-Metin-Sadeleştirme-Dizin)

GELENEKTEN SAPMALARIN KİTABI: OSMANLININ GÖRSEL ŞİİRLERİ

Transkript:

EKEV AKADEMİ DERGİSİ Yıl: 18 Sayı: 58 (Kış 2014) 715 ÜSKÜDARLI HAŞİM BABA NIN VÂRİDÂT I Mehmet ÜNAL (*) ) Mehmet PEKTAŞ (**) Öz Hâşim, Hâşimî, Üsküdarlı Hâşim Baba, Üsküdârî, Bandırmalı-zâde mahlaslarıyla tanınan ve daha çok Hâşim Baba olarak bilinen Mustafa Hâşim Efendi, XVII. yüzyılın önde gelen mutasavvıflarındandır. Hâşim Baba, çocukluğunda Celvetî adabına göre yetiştirilmiş, daha sonra Bektaşiliğe meyletmiş ve bu tarikat bünyesinde dedebabalık yapmıştır. Hâşim Baba, kendisini ne Celvetîlere ne de Bektaşîlere kabul ettirebilmiştir. Hâşim Baba nın Dîvân, Vâridât, Ankâ-i Maşrık ve Devriyye-i Ferşiyye olmak üzere dört eserinin varlığı bilinmektedir. Bugüne kadar yapılmış bilimsel çalışmalarda daha çok Hâşim Baba nın şiirleri incelenerek şairlik yönü ön plana çıkarılmıştır. Bu makalede Hâşim Baba nın Vâridât isimli mensur eseri incelenerek, eserin gelenek içerisindeki yeri, muhtevası, dil ve üslup özellikleri araştırılmıştır. Bu yolla Hâşim Baba nın bugüne kadar üzerinde pek durulmayan bir yönü aydınlatılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bektaşilik, Celvetiyye, Haşim Baba, tasavvuf, vâridât. The Vâridât of Haşim Baba Who is from Üsküdar Abstract Pen-named as Hâşim,, Haşim Baba, Hâşimî, Üsküdarlı Hâşim Baba, Üsküdârî and Bandırmalı-zâde, Mustafa Hâşim Efendi, is one of the the leading sufi poets of the 17th. Century. He was raised and trained according to the Celveti rules of conduct and tradition but the preferred to practise the Bektashi path in sufism. He served as a Dedebaba, as a sheik in one the Bektashi dergahs. Haşim Baba, has never been accepted by neither Jilwatis nor Bektashis. He is already known with his works titled Dîvân, Vâridât, Ankâ-i Maşrık ve Devriyyei Ferşiyye. Research on Haşim Baba s works has so far stressed his poetical ability and his verse. This article studies Haşim Baba s prose considering his book Vâridât It also examines the book s place in sufi tradition, content, and linguistic and stylistic qualites. Thus, this sufi and literary personality has been introduced in different perspective not mentioned enough so far. Keywords: Bektashi, Jilwatiya, Haşim Baba, Sufism, Vâridât. *) Uzman, Süleyman Demirel Üniversitesi Fen-Edebiyat Fak., (e-posta: mehmetunal@sdu.edu.tr) **) Gönen/Isparta Lisesi Edebiyat Öğretmeni, (e-posta: mehmet.pektas32@gmail.com)

Mehmet ÜNAL 716 / Mehmet PEKTAŞ EKEV AKADEMİ DERGİSİ Giriş Miladî XII. yüzyıldan itibaren teşekkül etmeye başlayan tarikatlar, kısa sürede Arap Yarımadası ndan başlayarak, Kuzey Afrika, Endülüs, Horasan ve Türkistan a kadar yayılmış ve büyük bir coğrafyada tasavvufun tanınmasını sağlamıştır. Tasavvuf, XIII. yüzyıldan itibaren Anadolu da da geniş bir yayılma alanı bulmuş, hemen her yerde tekkeler, zaviyeler kurulmuştur. Bu tekkeler etrafında büyük bir gelenek oluşmuş ve edindikleri ilahî birikimi terennüm eden şairler yetişmiştir. Bu yönüyle birer kültür ocağı haline gelen tekkeler asıl amaçlarının yanında önemli bir kültürel vazifeyi de yüzyıllar boyunca icra etmiştir. Öyle ki Osmanlı Devleti nin duraklama devrine girdiği XVII. yüzyılda, gerileme sürecinin başladığı XVIII. yüzyılda bile bu gönül ocakları etrafında edebî faaliyetler canlı bir şekilde sürdürülmüştür. Üsküdarlı Hâşim Baba da XVIII. yüzyılda yetişmiş ve eser vermiş önde gelen isimlerden birisidir. Hâşim, Hâşimî, Üsküdarlı Hâşim Baba, Üsküdârî, Bandırmalı-zâde mahlaslarını kullanan Hâşim Baba nın ismi Sicill-i Osmânî de Hâşim Mehmed Efendi (Mehmed Süreyya, 1996), Osmanlı Müellifleri nde ise Hâşim Mustafa Baba olarak geçmektedir (Mehmed Tahir, 1333). Hâşim Baba, İnâdiye Dergâhı nın şeyhi Celvetî meşâyihinden Şeyh Yusuf Nizâmeddin Efendi nin (ö. 1138/1726) ortanca oğludur (Mehmet Süreyya, 1996). 1130/1718 de Üsküdar da doğmuştur (Yılmaz, 1997). Çocukluğundan itibaren Celvetî âdâbına göre yetiştirilen Hâşim Baba, daha sonra Bektaşiliğe meyletmiştir. Mısır Kasrülayn daki Kaygusuz Abdal Bektaşî Tekkesi şeyhi Hasan Baba ya (ö. 1170/1756) intisap ettikten sonra Hacıbektaş ta bulunan Bektaşî Âsitânesi ne gidip dört yıl kadar orada ikamet etmiştir. Dimetokalı Seyyid Kara Ali Baba nın postnişinliği zamanında bir ara dedebabalık yapmışsa da Bektaşîlerin bir kısmı tarafından kabul görmemiştir (Yılmaz, 1997). Bursalı Mehmed Tahir in kaydettiğine göre, ilâ Rabbihi l-kerîm terkibinin delâlet ettiği 1197/1783 te vefat etmiştir (Mehmed Süreyya, 1996). Hâşim Baba, yaşamı boyunca bir yerde karar kılmadığı için ne Celvetîlere ne de Bektaşîlere kendisini tam olarak kabul ettirebilmiştir. Gölpınarlı, onun Celvetî olduğunu söylerken (Gölpınarlı, 1992), Yılmaz Soyyer, bir Celvetî olmasının yanında Melâmî ve Bektâşi de olduğunu söyleyerek toplumun bu üç kısmı açısından birleştirici bir unsur olduğunu ifade eder (Soyyer, 2005). Mehmet Temizkan, Haşim Baba nın Sünnî bir ortamda yetiştiğini, daha sonradan Bektaşîliğe intisap ederek samimi bir Bektaşî olduğunu söyler. Haşim Baba, pek çok konuda Bektaşîler gibi düşünmesine rağmen, Hak-Muhammed-Alî, Muhammed-Alî birliği inancına, Hz. Alî nin Hz. Muhammed den de üstün bir mevkide görülmesine ve ilk üç halifeye karşı takınılan olumsuz tavra taraftar olamamıştır (Temizkan, 2005). Yaşar Aydemir ise Hâşim Baba nın Melâmî meşrep bir şair olduğunu ifade eder (Aydemir, 2005). 1197/1783 te vefat eden Haşim Baba nın cenazesi Celvetiyyenin merkezi Hüdâyî Dergâhı na getirilmiş fakat cenaze, o sırada postnişin olan Mehmed Ruşen Tevfıkî (ö. 1308/1891) tarafından içeri alınmamıştır. Bunun üzerine Haşim Baba nın cenazesi, dergâhın alt kapısında Cennet Efendi haziresi önünde kılınan namazın ardından, Üsküdar da İnâdiye mahallesinde pederi ve mürşidi Yusuf Nizâmeddin Efendi nin yaptırdığı Bandırmalı-zâde dergâhının bahçesine defnedilmiştir (Yılmaz, 1997).

ÜSKÜDARLI HAŞİM BABA NIN VÂRİDÂT I 717 Hâşim Baba nın Celvetî âsitânesi şeyhlerince dışlanması üzerine vefatından sonra muhipleri ona Hâşimiyye adlı bir tarikat nispet etmişler ve Bandırmalı-zâde Tekkesi bu tarikatın âsitânesi olarak faaliyet göstermiştir. Hâşim Baba nın Dîvân, Vâridât, Ankâ-i Maşrık ve Devriyye-i Ferşiyye olmak üzere dört eseri vardır. Çeşitli kütüphanelerde yazma nüshaları bulunan Dîvân da kasîde, muhammes, müseddes, gazel ve kıta nazım şekilleriyle yazılmış tasavvufî şiirler yer almakta olup bugüne kadar üzerinde üç yüksek lisans tezi yapılmıştır. 1 Vâridât, melâmete dair bazı risaleleriyle çeşitli zamanlarda kendisine vâki olan tecellileri anlattığı, cifr ilmi ve ebced hesabıyla geleceğe ait birtakım bilgiler verdiği mensur bir eserdir. Ankâ-i Maşrık 2 isimli eser, Muhyiddin İbn Arabî nin Ankâ-i Muğrib isimli eserinden etkilenilerek cifr ilmi üzerine yazılmış bir risaledir. Devriyye-i Ferşiyye, Niyâzî-i Mısrî nin (ö.1105/1694) Devriyye-i Arşiyye sine zeyil olarak yazılmış olup 94 beyittir. Hâşim Baba nın bu dört eser dışında da çeşitli mecmualarda değişik isimlerle kayıtlı manzumelerine rastlanmaktadır. Vâride ve Vâridât Hakkında Vâridât kelimesi vâride nin çoğulu olup gelir (yıllık, aylık ), hatıra gelen ve içe doğan, anlamlarında kullanılmaktadır. Tasavvufî bir terim olarak vârid, kul irade etmeden, kendi katkısı bulunmadan, kalbine gelen bir mânâ demektir. Allah tan gelen vâride (ilhama, feyze) vârid-i Hak, ilimden (şeriattan) gelen vâride, vârid-i ilim denir. Hak tan gelen feyz ve ilhama vâridât-ı İlahiye, vâridât-ı Rabbâniye de denir (Uludağ, 2002). Vârid, kulu etki altına alır, onu sevindirir ve hüzünlendirir, o zaman gelen bu vâridler, psikolojik olarak çıkardığı duruma göre, vârid-i hüzn, vârid-i sürur gibi isimler alır (Cebecioğlu, 2004). Vâridât, sûfiler arasında kullanıldığında kulun herhangi bir kastı olmaksızın kalbine Allah tarafından indirilen mânâlar, Allah tan gelen ilhamlar kastedilmektedir. Vâridât deyince ilk akla gelen isim Şeyh Bedreddin dir. Ondan başka Erzurumlu İbrahim Hakkı, Hasan Kaimî gibi vâridâtını kaleme alan mutasavvıflar da vardır. Hâşim Baba nın Vâridât ı Yaşadığı yüzyılın önemli mutasavvıf şairlerinden olan Hâşim Baba nın Vâridât ı 3 yazarın tarikat silsilesi hakkında bilgiler içeren ve tasavvufa dair bazı bilgiler veren geniş 1) Ergün, A. (2000). Hâşim Baba Dîvânı Üzerine Bir İnceleme. Yayımlanmamış yüksek lisans tezi, Afyonkarahisar: Afyon Kocatepe Üniversitesi; Kayacan, M. (2002). Hâşim Baba ve Divanı. Yayımlanmamış yüksek lisans tezi, Isparta: Süleyman Demirel Üniversitesi; Yalçınkaya, M. A. (2008). Bandırmalızâde Hâşim Baba Dîvânı. Yayımlanmamış yüksek lisans tezi, Bursa: Uludağ Üniversitesi. 2) Bu eser üzerine yapılmış bir inceleme için bkz. Sovyer, A.Y. (2005). Üsküdarlı Hâşim Baba nın Anka-i Maşrık ı, II. Üsküdar Sempozyumu Bildiriler, C. II, s. 108-113. 3) Çalışmamızda Hâşim Baba dan yapılan alıntılar için, Milli Kütüphane de 06 Mil Yz FB 170 arşiv numarasıyla kayıtlı bulunan 1166/1752 tarihli Vâridât-ı Mensûre ve Dîvân-ı Manzûme isimli yazma esas alınmıştır.

Mehmet ÜNAL 718 / Mehmet PEKTAŞ EKEV AKADEMİ DERGİSİ bir dibaceyle başlar. Dibacenin arkasından aşağıda özetlenecek olan 17 vâridât ile devam eder: 1. vâridât, Hâşim Mustafa Efendi nin müfessirlerinkinden farklı olarak ledünnî ilimlerle yaptığı Rahmân Suresi 19. ve 20. ayetlerin tefsirini içerir. Burada Hz. Muhammed in mübarek sînelerinden Hz. Ali nin kalbine ledünnî ilimlerin akıtılmasından hareketle, kâmil ve mükemmil bir mürşidin kalbinden, kendi terbiyesindeki talebesinin kalbine bu ilimlerin akıtılması anlatılmıştır. Bu vâridâtın yazılış tarihi 1194/1780 dir (Hâşim Baba, 1166, vr. 69b). 2. vâridâtta, tarikat yolunda terbiye edilenlerin gördüğü rüyaların çeşitleri, (Rahmânî, şeytânî ve edgâsü ahlâm ) dereceleri ve hakikati anlatılmış. Hâşim Mustafa Efendi, 16 Ramazan 1188 Pazar gecesinde (M. 20 Kasım 1774 Pazar) gördüğü rüyayı yazmış, şeriattan zerre kadar ayrılmamayı ve tarikatın bütün adaplarını yerine getirmeyi öğütlemiş; Rahmânî rüyaların ancak tertemiz bir kalple ve ruhla görülebileceği bildirilmiştir (Hâşim Baba, 1166, vr. 70a-71b). 3. vâridâtta, tasavvuf yoluna giren bir sâlikin muhakkak kâmil ve mükemmil bir mürşidin terbiyesinde bulunması, mürşitlerin de Hz. Muhammed in hakiki vârislerinden olduğu, seyyidlerin başı olan Hz. Hüseyin ve şeriflerin başı olan Hz. Hasan ın cennet gençlerinin efendileri oldukları anlatılır (Hâşim Baba, 1166, vr. 71b-72b). 4. vâridât, 21 Ramazan 1173 (M. 7 Mayıs 1760 Çarşamba) te yazılmıştır. Bu vâridâta göre şeriatı tasdik ve ikrar vacip olduğu gibi Hz. Muhammed in mübarek sînelerinden Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ali nin sînelerine akıtılan ve o zamandan günümüze silsileler yoluyla kalplere ve sînelere akıtılarak gelen ledünnî ilimleri kabul, tasdik ve ikrar da vaciptir. Her velî, bir nebinin meşrebi ve terbiyesi üzerinedir. Bütün peygamberler de terbiyelerini, kendisini Allah ın edeplendirdiği ve terbiye ettiği Hz. Muhammed den almışlardır. Ledünnî ilimlerin gerçek sahipleri O nun neslinden gelen seyyidler ve şeriflerdir. Kıyamete kadar her devirde kâmil ve mükemmil mürşitler genellikle bu mübarek soydan ve silsileden gelecektir (Hâşim Baba, 1166, vr. 72b-76b). 5. vâridât, 21 Ramazan 1173 (M. 7 Mayıs 1760 Çarşamba) te yazılmıştır. Bu vâridâta göre bütün madenler içinde bitkilere en yakın olan mercan; bitkilerden hayvanlara en yakın olan hurma ve hayvanlardan insanlara en yakın olan attır. Bu üç faslı ve dört unsuru ihtiva eden insan, zahirî ve bâtinî olarak tam terakki eylese, hakiki insan olur. Bunlarda terakkî etmeyenler yani madenler safhasında kalanlar bazı madenlere tapar ve nefisleri çeşitli madenler suretindedir. Bitkiler faslını aşamayanlar, çeşitli bitkilere taparlar ve sûretleri de çeşitli bitkiler sûretindedir. Hayvanlar faslını aşamayanlar da çeşitli hayvanlara tapar ve sûretleri de maymun, köpek, domuz vs. hayvanların suretindedir (Hâşim Baba, 1166, vr. 76b-77a). 6. vâridât, 2 Şevval 1173 (M. 18 Mayıs 1760 Pazar) de yazılmıştır. Allah a kavuşturan yollardan zaruri olanının şeriat olduğu ve diğerinin isteğe bağlı olarak tarikat yolu olduğu ve tarikat yolunun en büyük imam ve mürşitlerinin 12 imam olduğu anlatılmaktadır (Hâşim Baba, 1166, vr. 77a-78b).

ÜSKÜDARLI HAŞİM BABA NIN VÂRİDÂT I 719 7. vâridât, 30 Ramazan 1173 (M. 16 Mayıs 1760 Cuma) tarihinde, yatsı vaktinde yazılmıştır. İlâhî sırları ve Melâmîler in tavırlarını bildiren bu vâridâtta, Melâmîler in bu isimle isimlendirilmelerinin sebepleri ve Melâmîler in kendilerini inkar ve kafirlikle itham edenlere karşı tavırları anlatılmıştır. Ebu Cehil gibi kalpleri mühürlü olanlar, Hz. Muhammed in binlerce mucizesini görmelerine rağmen inkar ettikleri gibi, ezelden kalpleri mühürlü olan Ümeyyeoğulları ndan da bazıları hasetleri sebebiyle Ehl-i Beyt in şanını ve faziletini inkar etmişler ve bunları levm etmişlerdi. On iki imama ve onların yolunda gidenlere de kalpleri mühürlü bazı nasipsizler levmetmişler ve sövmüşlerdir. Melâmîler, Ehl-i Beyt e sövenleri kınadıkları için onlara Melâmîler denmiştir (Hâşim Baba, 1166, vr. 78b-81a). 8. vâridât, 7 Şevval 1173 (M. 23 Mayıs 1760 Cuma) tarihinde yazılmıştır. Bu vâridâta göre kainat, topyekun aşktan yaratılmıştır. Vâridâtta insanın yaratılışı, kâmil insan olma aşamaları anlatılır; kâmil ve mükemmil bir mürşide bağlanma ve böylelikle madenler, nebatât ve hayvanât mertebesinden insanlık mertebesine yükselme; zamanın ehl-i sünnet itikâdındaki devlet başkanına uyma öğütlenir. Şeriat ve tarikatın her âdâbının yerine getirilmesi gerektiği söylenerek Hâşim Mustafa Efendi nin tarikatta seyr ve sülûkunu tamamlayıp kemâle erdiği bildirilmektedir (Hâşim Baba, 1166, vr. 81a-84a). 9. vâridât, 1 Rebiyyülevvel 1163 (M. 8 Şubât 1750 Pazar) te yazılmıştır. Nûru l- Bedr Sırr-ı Leyleti l-kadr adlı bu vâridâta göre, Kadir gecesi; bütün makamların kemal noktasına gelişin, bütün mertebelerin tamamlanışının gecesidir. Kâmil ve mükemmil bir mürşidin terbiyesinde aşılacak her makamın, kavuşulacak en büyük nimetlerin zamanı Kadir gecesidir (Hâşim Baba, 1166, vr. 84a-84b). 10. vâridât, 1 Muharrem 1162 (M. 22 Aralık 1748 Pazar) de yazılmıştır. Min Vâridâti l-ilâhîyye adlı bu vâridâtta, Al-i İmrân, Tâhâ ve Neml surelerinden bazı ayetlerin ledünnî tefsîri yapılmaktadır (Hâşim Baba, 1166, vr. 84b-85a). 11. vâridât, 12 Muharrem 1162 (M. 2 Ocak 1749 Perşembe) de yazılmıştır. Ve Mine l- Vâridâti l-ilâhiyye Li s-seyyidi l-melâmiyye adlı bu vâridâta göre, kıyâmet-i sugrâ (küçük kıyâmet, kişinin vefatı) dört unsurun (ateş, hava, su ve toprak) bir araya gelmesi ve birbiriyle karışmasıdır. 11. vâridâtta kıyâmet, haşr ile hamd sancağı kavramlarının tasavvufî yorumları da yapılmaktadır (Hâşim Baba, 1166, vr. 85a-86a). 12. vâridât, 15 Muharrem 1162 günü (M. 5 Ocak 1749 Pazar) yazılmıştır. Işk-ı İlâhiyye Vâridâtü l-melâmiyye adlı bu vâridâta göre, İlâhî aşk, kadîmdir. Kâinâtta her şey aşk için yaratılmıştır. Aşkın, her makama göre başka başka isimleri vardır. Celâl, cemâl, gazap, cesaret gibi.. Gerek ulvî, gerek süflî; gerek hakîkî, gerekse mecâzî olsun, aşk birdir (Hâşim Baba, 1166, vr. 86a-87a). 13. vâridât, 3 Ramazan 1191 (M. 5 Ekim 1777 Pazar) de yazılmıştır. Hâşim Mustafa Efendi, bu vâridâtta her 64 senede bir, müminler için Yezîd in helâk olması gibi çok hayırlı büyük olaylar olduğundan, yine her 32 senede bir, küçük olaylar olduğundan bahseder. Her 128 senede bir de, Kostantıniyye yi fetheden Fâtih ve Yavuz Sultân Selîm Hân gibi büyük insanlar ortaya çıkar. Hz. Muhammed in mübarek ismi Muhammed kelimesinin

Hanbelî Hanbelî mezheplerinin mezheplerinin muâmelâta muâmelâta dair ahkâmında) dair ahkâi 444 senesinde mezhepler ortadan arasındaki kaldırılacaktır (Hanefî, (Hâşim Şâfiî, Baba, Mâlikî, 1166, vr. 87a-87b). ortadan kaldırılacaktır ortadan kaldırılacaktır (Hâşim Baba, (Hâşim 1166, Baba, vr. 1166, 87a-87b). vr. 8 elî mezheplerinin muâmelâta dair 14. vâridât, ahkâmında) 5 Şaban içtihat 1161 farkları (M. 31 Temmuz 1748 Çarşamba) de 14. vâridât, 14. 5 vâridât, Şaban 1161 5 Şaban (M. 1161 31 Temmuz (M. 31 Temm 1748 an kaldırılacaktır (Hâşim Mehmet ÜNAL yazılmış Baba, 1166, olup vr. Esrâr-nâme 87a-87b). adını taşır. Melâmîlik yoluyla Allah a 720 / yazılmış yazılmış olup Esrâr-nâme olup EKEV Esrâr-nâme AKADEMİ adını DERGİSİ taşır. adını Melâmîlik taşır. Melâ yo 14. vâridât, 5 Mehmet Şaban 1161 PEKTAŞ ulaşmak (M. 31 isteyenlerin, Temmuz 1748 bu Çarşamba) de yolun kâmil ve mükemmil bir mürşidinin ulaşmak ulaşmak isteyenlerin, isteyenlerin, bu yolun bu kâmil yolun ve kâmil mükemmil ve müb mış olup Esrâr-nâme adını ebcedine göre her terbiyesinden taşır. Melâmîlik 132 senede bir İslâmiyet i geçerek yoluyla kuvvetlendiren onun Allah a zâtında bir din âlimi yok ortaya olmaları çıkar. Şu gerektiği terbiyesinden terbiyesinden geçerek geçerek onun zâtında onun zâtında yok olmal yok ak isteyenlerin, hicri seneler, bu yolun çok büyük kâmil din âlimlerinin ve mükemmil ortaya çıkacağı bir mürşidinin senelerdir: H 1196, 1288, 1380, bildirilmektedir (Hâşim Baba, 1166, vr. 87b-89a). 1476, 1568, 1660, 1752, 1834, 1926. bildirilmektedir H. 1444 bildirilmektedir senesinde (Hâşim mezhepler Baba, (Hâşim arasındaki 1166, Baba, vr. (Hanefî, 1166, 87b-89a). vr. 87b-89 yesinden geçerek Şâfiî, Mâlikî, onun Hanbelî zâtında mezheplerinin 15. vâridât, yok muâmelâta olmaları Besmele-i dair ahkâmında) gerektiği Şerîfe içtihat Esrâr-ı farkları Latîfe ortadan adıyla 12 kaldırılacaktır (Hâşim Baba, 1166, vr. 87a-87b). 15. vâridât, 15. vâridât, Besmele-i Besmele-i Şerîfe Esrâr-ı Şerîfe Latîf Esrâ ilmektedir (Hâşim Baba, Ramazan 1166, vr. 87b-89a). 1197 (M. 11 Ağustos 1783 Pazartesi) de yazılmıştır. 14. vâridât, 5 Şaban 1161 (M. Ramazan 31 Temmuz Ramazan 1748 1197 Çarşamba) de (M. 1197 (M. Ağustos yazılmış 11 olup Ağustos 1783 Esrâr-nâme Besmele-i adını taşır. Vâridât, Şerîfe Melâmîlik Üsküdarlı Esrâr-ı yoluyla Allah a Latîfe Şeyh ulaşmak Abdurrahman adıyla isteyenlerin, 12 Efendi nin bu yolun kâmil bir kitabından Pazartesi) d 1783 15. vâridât, ve mükemmil bir mürşidinin terbiyesinden Vâridât, geçerek Vâridât, Üsküdarlı onun zâtında Üsküdarlı Şeyh yok Abdurrahman olmaları Şeyh gerektiği Abdurrahman Efendi nin Efeb azan 1197 (M. 11 Ağustos 1783 Pazartesi) de yazılmıştır. bildirilmektedir (Hâşim alıntıyla, Baba, besmele nin 1166, vr. 87b-89a). bazı sırlarının tasavvufî yorumu ve izahını alıntıyla, alıntıyla, besmele nin besmele nin bazı sırlarının bazı sırlarının tasavvufî tasavv yorum ât, Üsküdarlı 15. Şeyh vâridât, Abdurrahman Besmele-i ihtiva eder. Şerîfe Buna Efendi nin Esrâr-ı göre, Latîfe besmelenin bir adıyla kitabından 12 Ramazan başındaki 1197 be (M. 11 (ب) Ağus- (ب) tos 1783 Pazartesi) de yazılmıştır. ihtiva Vâridât, eder. Üsküdarlı ihtiva Buna eder. Şeyh göre, Buna Abdurrahman besmelenin göre, besmelenin Efendi nin başındaki başındaki be nin altındaki yla, besmele nin bazı sırlarının tasavvufî yorumu ve izahını bir kitabından alıntıyla, nokta besmele nin zuhûrun yani bazı kainatın sırlarının yaratılışının tasavvufî yorumu başlangıcına, ve izahını ihtiva sonundaki elif nokta zuhûrun nokta yani zuhûrun kainatın yani yaratılışının kainatın yaratılışının başlangıcına, başlan s eder. Buna eder. göre, Buna besmelenin göre, başındaki be nin altındaki (ب) nokta zuhûrun yani kainatın yaratılışının başlangıcına, sonundaki, (ا) elif insanın, (ا) insanın yaradılışına; yaradılışına; mim Hz. Muhamm, (م) Hz. mim Hz., (م) Hz. Muhammed e delalet, (م) insanın yaradılışına; mim, (ا) zuhûrun yani Muhammed e kainatın delalet yaratılışının etmektedir. başlangıcına, Ortadaki mîm sonundaki (م) ise diğer elif peygamberlere işârettir. işârettir. Yine Yine besmele ve Fâtiha Suresi nin etmektedir. harfleri Ehl-i etmektedir. Ortadaki Beyt e, Osmanlı Ortadaki mîm Devleti ne, mîm (م) ise diğer kâmil (م) peygamberlere ise ve diğer insanın yaradılışına; mim, (م) Hz. Muhammed e delalet mükemmil mürşide besmele işaret etmektedir ve Fâtiha besmele (Hâşim Suresi nin Baba, besmele ve 1166, Fâtiha vr. harfleri ve 89a-90a). Ehl-i Beyt e, Osmanlı Suresi nin Fâtiha Suresi nin harfleri harfleri Ehl-i Bey E ktedir. Ortadaki 16. mîm vâridât, (م) Derviş Devleti ne, ise diğer Abdullah a peygamberlere kâmil gönderilen ve mükemmil işârettir. bir mektup mürşide Yine olup kendisinden işaret etmektedir nasihatname yazılması istenmektedir. Ayrıca Devleti ne, her an halk Devleti ne, kâmil içinde Hak la ve kâmil mükemmil beraber ve olmak, mükemmil mürşide her işte mürşide işaret etme işa (Hâşim ele ve Fâtiha Suresi nin Baba, harfleri 1166, vr. Ehl-i 89a-90a). Beyt e, Osmanlı İslâmiyet e ve tarikat âdâbına uymak Baba, gerektiği; 1166, Baba, ticaretle vr. 1166, 89a-90a). uğraşmanın, vr. 89a-90a). evlenmenin, halk eti ne, kâmil içinde ve yaşamanın mükemmil Hak mürşide ile olmaya işaret engel olmadığı etmektedir vurgulanmaktadır (Hâşim (Hâşim Baba, 1166, vr. 90a-90b)., 1166, vr. 89a-90a). Eserin sonunda Hâşim Mustafa Efendi nin silsilesi yazılıdır. Vâridât ın Dil ve Üslup Özellikleri Hâşim Baba, manzum ve mensur bütün eserlerinde konu itibariyle din ve tasavvuf çizgisinin dışına çıkmamakta mensubu bulunduğu sistemin tam bir temsilcisi olarak tasavvufî anlayışı anlatmaktadır. Bununla beraber Hâşim Baba, pek çok mutasavvıf şair ve yazarda gördüğümüz üzere eserlerinde öğreticiliği ön plana çıkarmaz. Bu yüzden sade ve halkın kolay anlayabileceği bir dil kullanmak yerine Arapça ve Farsça kelimelerle yüklü ağır bir dil kullanır. Hâşim Baba nın vâridâtında anlatımın akışı sık sık kesilerek araya uzun ve girift terkipler, tasavvufî remizler ve sırlar girer: Bu sırr gûş-i deryâ gibi cûş u hurûş ile ey tâlib ki her hâne envâ -ı ahcâr u eşcâr ile binâ ve envâ -ı elvân-ı cevâhir u huddâm ü bisât-ı gûn-â-gûn ile mebnâ ve müzeyyen olmaz. (Hâşim Baba, 1166, vr. 71b). Arapça ve Farsçaya hâkim olduğu anlaşılan Hâşim Baba, eserinde Arapça ve Farsça tamlamalara sıklıkla başvurmaktadır. Eserde üçlü hatta dörtlü tamlamalara rastlanmak-

ÜSKÜDARLI HAŞİM BABA NIN VÂRİDÂT I 721 tadır. Bu da çoğu zaman asıl ifade edilmek istenen anlamın geri planda kalmasına yol açmakta ve anlatımın akışını kesmektedir: Ey vâkıf-ı sırr-ı maşrık-ı şems-i nübüvvet ve ey tâlib-i nûr-ı maàrib-i şems-i vilâyet zâhir-i nübüvvet olan şerî at-i mutahhareyi bilâ-delîl ve bilâ-teévîl tasdîk ve ikrâr vâcib olduàı gibi bâtın-ı nübüvvet olan vilâyet-i kübrâyı dahi bilâ-delîl ve bilâ-teévîl tâlib-i hakîkat olanlara tasdîk ve ikrâr vâcibdir. (Hâşim Baba, 1166, vr. 72b). ol tohm meyve-i şecere-i âhiret hâmil-i livâé-i hâtemü l-enbiyâ hazret-i hâtemü levliyânıñ nümâ-yı sırrı tohm-ı şecere-i vücûdı (Hâşim Baba, 1166, vr. 75a). âli resûlden nesl-i pâk-i hazret-i İmâm Hüseyn radıyallâhu anhdan ise sırran ve zâhiren da vet-i halk içün merâtib-i çâr-deh üzre tenezzülât-ı ilâhiyye-i nüzûl ve bâtını sırr-ı hatm-i nübüvvet olan mertebe-i vilâyet-i kübrâdan hilâfet-i kübrâ ile zuhûr idüp... (Hâşim Baba, 1166, vr. 77b). Şair, deyim ve kelâm-ı kibardan da zaman zaman faydalanmıştır...tuzı koz añlayanlardan olmayasın (Hâşim Baba, 1166, vr. 74a). suya yazı yazmak (Hâşim Baba, 1166, vr. 70a). lil- ârifi yekfîhü l-işâre (Hâşim Baba, 1166, vr. 3a). Sonuç Vâridât, kulun iradesi dışında, ilahi ilham ve feyizle kalbe gelen birtakım tasavvufî hakîkat, sır ve rumuzların yer aldığı eserlerin genel adı olmuştur. Doğrudan İlahî ilhamla yazıldıkları iddiasını taşımaları sebebiyle bu eserler, tasavvuf dünyası açısından oldukça önemlidir. Vâridât yazan mutasavvıflardan birisi de XVIII. Yüzyılın Celvetî ve Bektaşî tarikatlarıyla münasebeti bulunan Hâşim Baba dır. Hâşim Baba nın vâridâtı 17 vârideden oluşmakta olup bu vârideler, bazı sûre ve ayetlerin tefsiri, cifr ilmi ve ebced hesabıyla geleceğe ait birtakım bilgiler, rüya yorumu, ledünnî ilimlerin mahiyeti, Melâmîlik, tarikat âdâbı, ilahî aşk gibi çeşitli konularda değişik zamanlarda kaleme alınmıştır. Vâridât, Arapça ve Farsça kelimelerin sıklıkla tercih edildiği, hemen her kelime ile terkip kurulmaya çalışılan, yer yer tasavvufi sembol ve rumuzlarla yüklü bir üslupla yazılmıştır. Eserde ağır bir dil kullanılması zaman zaman asıl anlatılmak istenen anlamların geri planda kalmasına yol açmıştır. Bu yönüyle eser, belli bir kültür seviyesinin üstündeki okuyucuya hitap etmektedir. KAYNAKÇA Aydemir,Y. (2005). Üsküdarlı Hâşim Baba nın Melâmîlik Görüşü. II. Üsküdar Sempozyumu Bildiriler. İstanbul: Üsküdar Belediyesi. s. 114-130. Hâşim Baba (1166/1752). Vâridât-ı Mensûre ve Dîvân-ı Manzûme, Milli Kütüphane, 06 Mil Yz. FB 170.

Mehmet ÜNAL 722 / Mehmet PEKTAŞ EKEV AKADEMİ DERGİSİ Cebecioğlu, E. (2004). Tasavvuf terimleri ve deyimleri sözlüğü. İstanbul: Anka Yay. Devellioğlu, F. (2007). Osmanlıca-Türkçe ansiklopedik lügat. Ankara: Aydın Kit Yay. Ergün, A. (2000). Hâşim Baba Dîvânı üzerine bir inceleme. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Afyonkarahisar: Afyon Kocatepe Üniversitesi. Gölpınarlı, A. (1992). Melâmîlik ve Melâmîler. İstanbul: Gri Yay. Kayacan, M. (2002). Hâşim Baba ve Divanı. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Isparta: Süleyman Demirel Üniversitesi. Mehmed Süreyya (1996). Sicill-i Osmânî, C. II, Haz. Nuri Akbayar. İstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yayınları. Mehmed Tahir (1333). Osmanlı Müellifleri C. I. İstanbul: Matbaa-i Amire. Öz, B. (1997). Bektaşilik Nedir? İstanbul: Der Yay. Soyyer, A. Y. (2005). Üsküdarlı Hâşim Baba nın Anka-i Maşrık ı. II. Üsküdar Sempozyumu Bildiriler. İstanbul: Üsküdar Belediyesi. II, 108-113. Temizkan, M. (2005). Üsküdarlı Hâşim Baba nın Fikrî Kimliği Üzerine Bir İnceleme. II. Üsküdar Sempozyumu Bildiriler. İstanbul: Üsküdar Belediyesi. II, 100-107. Uludağ, S. (2002). Tasavvuf terimleri sözlüğü. İstanbul: Kabalcı Yayınları. Yalçınkaya, M. A. (2008). Bandırmalızâde Hâşim Baba Dîvânı. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Bursa: Uludağ Üniversitesi. Yılmaz, H. K. (1997) Hâşim Baba. İslam Ansiklopedisi XVI, İstanbul: TDV Yay. 406-407.