Benzer belgeler
SENOZOYİK TEKTONİK.

Avustralya nın Antartika dan ayrılması

SENOZOYİK TEKTONİK.

Eosen lokaliteleri. Florissant Formasyonu: Kolorado da Kayalı Dağlarındadır. Fosil böceklerin olağanüstü korunduğu lokalitelerden biridir.

Veysel Işık Türkiye deki Tektonik Birlikler

NEOTEKTONİK. Doç.Dr. Yaşar EREN DOĞU ANADOLU SIKIŞMA BÖLGESİ

Karasu Nehri Vadisinin Morfotektonik Gelişiminde Tiltlenme Etkisi

F A N E R O Z O Y İ K

BÖLÜM BEŞ LEVHA SINIRLARI

NEOTEKTONİK ORTA ANADOLU OVA REJİMİ. Doç.Dr. Yaşar EREN

LEVHA HAREKETLERİNİN OLUŞTURDUĞU GERİLME TİPLERİ

F A N E R O Z O Y İ K

Hitit Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Antropoloji Bölümü. Öğr. Gör. Kayhan ALADOĞAN

YERKABUĞUNUN HAREKETLERİ

Masifler. Jeo 454 Türkiye Jeoloji dersi kapsamında hazırlanmıştır. Araş. Gör. Alaettin TUNCER

JEOLOJİ İÇ KUVVETLER

İlk Zaman KAMBRİYEN ÖNCESİ: 3-Hadeyan, 2-Arkeyan, 1-Proterozoik

24 Saat-Jeolojik Zaman

25 NİSAN 2015 NEPAL-KATMANDU DEPREMİ (M=7.8)

KAFZ genellikle geniş, çok sayıda bazen paralel bazen de saç örgüsü şeklindeki kollardan oluşan bir sağ yönlü doğrultu atımlı faydır.

NEOTEKTONİK EGE GRABEN SİSTEMİ. Doç.Dr. Yaşar EREN

İnsanlar var olduklarından beri levha hareketlerinin nedenini araştırıyorlar!!!

OROJENEZİN GELİŞİMİ. 2-Asıl Orojenez( Kıvrılma ve dağ oluşumu) a- Yan basınçlara bağlı olarak dip kıvrımları ve kök oluşumu

YERKABUĞUNUN BİLEŞİMİ VE ÖZELLİKLERİ LEVHA TEKTONİĞİ İZOSTASİ

BİGA YARIMADASINDA PELAJİK BiR PALEOSEN İSTİFİ

Prof. Dr. Ceyhun GÖL. Çankırı Karatekin Üniversitesi Orman Fakültesi Havza Yönetimi Anabilim Dalı

DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ GÜZ YARIYILI

TEKTONİK JEOMORFOLOJİ NEDİR? SIKIŞMA REJİMİNE ÖZGÜ YÜZEYŞEKİLLERİ ( TÜRKİYE VE DÜNYADAN ÖRNEKLERLE AÇIKLAMA)

GİRİŞ. Faylar ve Kıvrımlar. Volkanlar

TÜRKİYENİN JEOMORFOLOJİK ÖZELLİKLERİ. Türkiye'nin jeomorfolojik Gelişimi (Yer şekillerinin Ana Hatları)

DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ DEPREM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ (DAUM) 25 NİSAN 2015 NEPAL-KATMANDU DEPREMİ (M=7.8)

BÖLÜM ON TÜRKİYE DE DEPREMSELLİK

Akdeniz in Pleyistosen Deniz Düzeyi Değişimlerini Karakterize Eden, Çok Dönemli-Çok Kökenli Bir Mağara: Gilindire Mağarası (Aydıncık-İçel)

DERS 10. Levha Tektoniği

PALEOTEKTONİK VE. Prof. Dr. Sabah YILMAZ

11 MART 2011 BÜYÜK TOHOKU (KUZEYDOĞU HONSHU, JAPONYA) DEPREMİ (Mw: 9,0) BİLGİ NOTU

7. Türkiye nin Sismotektoniği SİSMOTEKTONİK DERSİ (JFM 439)

Ders 3 Orojenik Kuşaklar ve Kıtasal Kabuğun Evrimi Okyanusların Evrimi ve Kökeni Petek Ayda Ustaömer

Ters ve Bindirme Fayları

DOĞRULTU ATIMLI FAYLAR KIRIKLAR VE FAYLAR. Yaşar ar EREN-2003

Orojenezin nedenlerine ilişkin çeşitli görüşler sözkonusudur:

TUZGÖLÜ HAYMANA HAVZASININ YAPISAL EVRİMİ VE STRATİRAFİSİ

Potansiyel. Alan Verileri İle. Hammadde Arama. Endüstriyel. Makale

İNM 106 İnşaat Mühendisleri için Jeoloji

Temel Kayaçları ESKİŞEHİR-ALPU KÖMÜR HAVZASININ JEOLOJİSİ VE STRATİGRAFİSİ GİRİŞ ÇALIŞMA ALANININ JEOLOJİSİ VE STRATİGRAFİSİ

EĞNER-AKÖREN (ADANA) CİVARI JEOLOJİSİ

DÜNYA KÖMÜR YATAKLARI GONDWANA KITASI BİTUMLU KÖMÜR YATAKLARI KUZEY AMERİKA VE AVRUPA TAŞKÖMÜR YATAKLARI

FİZİKSEL JEOLOJİ-I DERS NOTLARI

TÜRKİYE JEOMORFOLOJİSİ PROF. DR. OĞUZ EROL. Hazırlayan: D.Doğu ATEŞ. Mizanpaj-Tasarım: D. Doğu ATEŞ ANKARA. Hazırlayanın Açıklaması;

AFYONKARAHİSAR DİNAR DOMBAYOVA LİNYİT SAHASI

ÇAMLIDERE (ANKARA) NEOJEN SİLİSLEŞMİŞ AĞAÇLARI PALEOEKOLOJİ-PALEOKLİMATOLOJİ

FAYLAR FAY ÇEŞİTLERİ:

Kula Gezisi. Mehmet Keskin. İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi, Jeoloji Mühendisliği Bölümü Avcılar / İstanbul

5. Aşağıdakilerden hangisi, Dünya nın iç kısmının sıcak. 6. Yer kabuğu mantoyu çevreleyen bir zar gibi olup kıtalar.

DOĞRULTU-ATIMLI FAYLAR

İNM Ders 1.2 Türkiye nin Depremselliği

DOĞU KARADENİZ BÖLGESİ VE CİVARININ DEPREMSELLİĞİ

KIVRIMLAR (SÜNÜMLÜ / SÜNEK DEFORMASYON) Kıvrımlanma

DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ GÜZ YARIYILI

YER KABUĞUNUN TARĠHĠ SÜRE- YIL BAŞLICA OLAYLAR ZAMANLAR BUZUL ÇAĞI SONRASI (POSTGLASİYA L) BUZUL ÇAĞI (PLEİSTOSEN)

EVREN VE DÜNYAMIZIN OLUŞUMU Evrenin ve Dünyanın oluşumu ile ilgili birçok teori ortaya atılmıştır. Biz bunların sadece ikisinden bahsedeceğiz.

NEOTEKTONĐK DERS NOTLARI

AKSARAY YÖRESĠNĠN JEOLOJĠK ĠNCELEMESĠ

TOPOÐRAFYA ve KAYAÇLAR

BÖLÜM YEDİ DEPREM TÜRLERİ

Yapısal Jeoloji. 5. Bölüm: Doğrultu atımlı faylar. Güz 2005

X. KIVRIMLAR, FAYLAR VE KAYAÇLARIN DEFORMASYONU

Yapısal jeoloji. 3. Bölüm: Normal faylar ve genişlemeli tektonik. Güz 2005

AKTİF TEKTONİK 1. GİRİŞ

Kemaliye nin (Eğin) Tarihçesi

TJP Mesozoyik. Triyas-Jura-Kretase

05 AĞUSTOS 2012 ORTABAĞ-ULUDERE (ŞIRNAK) DEPREMİ BİLGİ NOTU

Doğrultu atımlı fay sistemlerinin geometrisi. Prof.Dr.Kadir Dirik Ders Notları

INS13204 GENEL JEOFİZİK VE JEOLOJİ

NEOTEKTONİK. Doç.Dr. Yaşar EREN KAYSERİ-SİVAS NEOTEKTONİK BÖLGESİ (KSNB)

Kapaklıkuyu, Zopzop ve Sarıçiçek Yaylası Özdirenç-Yapay Uçlaşma Etüdü Raporu

3. TEKTONİK JEOMORFOLOJİ VE FAYLAR

20. Levha Tektoniği. Prof.Dr.Kadir Dirik Ders Notları

DENİZ BİYOLOJİSİ Prof. Dr. Ahmet ALTINDAĞ Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Anabilim Dalı

MADEN SAHALARI TANITIM BÜLTENİ

İÇİNDEKİLER JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİNE GİRİŞ DERSİ ÖDEVİ KONU : Jeolojik Zaman ve Prosesler

Normal Faylar. Genişlemeli tektonik rejimlerde (extensional tectonic regime) oluşan önemli yapılar olup bu rejimlerin genel bir göstergesi sayılırlar.

1967 YILI SAKARYA DEPREMİNE AİT KISA NOT

INS13204 GENEL JEOFİZİK VE JEOLOJİ

Bursa arazi gezisi. Aral Okay İTÜ Maden Fakültesi

TÜRKİYE NİN DÜNYA ÜZERİNDEKİ YERİ

TÜRKİYE JEOLOJİSİNDE PALEOZOYİK OLUŞUKLAR. Doç. Dr. Sabah YILMAZ ŞAHİN

TAHTALI BARAJI HAVZASI ALT YÖRESİ

Yapısal Jeoloji: Tektonik

16 NİSAN 2015 GİRİT (YUNANİSTAN) DEPREMİ

KARTEPE-MAŞUKİYE-SAPANCA GEZİMİZ

PERMİYEN. Prof.Dr. Atike NAZİK Ç.Ü. Müh-Mim.

23 Ekim 2011 Van ve 09 Kasım 2011 Edremit (Van) Depremleri

VIII. FAYLAR (FAULTS)

YER. Uzaklık. Kütle(A) X Kütle (B) Uzaklık 2. Çekim kuvveti= Yaşar EREN-2007

JURA my. Prof.Dr. Atike NAZİK Ç.Ü. Jeoloji Mühendisliği Bölümü

BÖLÜM 16 YERYÜZÜ ŞEKİLLERİNİN GELİŞMESİ

BBP JEOLOJİ. Prof.Dr. Atike NAZİK Ç.Ü. Jeoloji Mühendisliği Bölümü

Deprem Nedir? DEPREM SİSMOLOJİ

Akıntı Yönünde süreç geçişi (f (gs) = 1) Drenaj alanı m^2

Transkript:

3. 3. SENOZOYİK (65. 5 my - Günümüz) (Cenozoic = yakın yaşam) 2004 kadar kullanılagelen Jeolojik Zaman Çizelgesi nde Senozoyik zamanı iki devire ayrılmaktaydı: Tersiyer ve Kuvaterner. Bazı alanlarda ise Tersiyer yerine Paleojen ve Neojen devir adları kullanılmaktaydı (şekil 3.3.1) Üst Zaman Zaman Devir Devre Fanerozoyik Senozoyik Kuvaterner Tersiyer Neojen Paleojen Holosen Pleyistosen Pliyosen Miyosen Oligosen Eosen Paleosen Şekil 3.3. 1. Senozoyik in 2004 yılına kadar kullanılan bölümlenmesi 2004 yılında U. S. Komisyonu nu Tersiyer ve Kuvaterner terimlerini iptal etmiştir. Yeni Jeolojik Zaman Çizelgesi nde Senozoyik Zaman ı Paleojen ve Neojen olmak üzere iki Devir e bölünmüştür (şekil 3.3.2) Zaman Devir Devre Çağ Holosen 11,000 y - Güncel Pleyistosen 1.81 my S E N O Z O Y İ K NEOJEN (23my-0) PALEOJEN (65.5-23 my) Pliyosen 5.33-1.81 my Miyosen 23.03-5.33 my Oligosen 33.9-23.03 my Eosene 55.8-33.9 my Paleosen 65.5-55.8 ma Şekil 3.3. 2. Senozoyik in bölümlenmesi Piasenziyen Zankleyen Messiniyen Tortoniyen Serravaliyen Langiyen Burdigaliyen Akitaniyen Şattiyen Rüpeliyen Priaboniyen Bartoniyen Lütesiyen İpresiyen Tanesiyen Selandiyen (Monsiyen) Daniyen 75

Senozoyik Coğrafyası Senozoyik te; Atlantik ve Hint okyanuslarının genişliklerinde artma olurken Pasifik Okyanusu nun genişliğinde azalma olmuştur. Neotetis in kapanmasına ilişkin deformasyonlarla Alp-Himalaya sıradağları yükselmiştir. Antartika daki buzullaşma Eosen de başlamış, Geç Miyosen le birlikte buzul örtü gelişmiştir. İklimdeki dereceli serinlemenin nedeni dağoluşum hareketleri, kıtaların epirojenik yükselimleri ve kutupsal bölgelere doğru kayması ile ilgili olabilir. Memeliler hızla gelişmiş ve bir zamanlar dinozorların egemen oldukları ekolojik mevkileri işgal etmişlerdir. Primatlar Paleojen in başlangıcından önce ortaya çıkmışlardır. En yaşlı hominid izleri (iki ayaklı primat) Paleojen öncesi döneme aittir. Avustralya nın Antartika dan ayrılması Avustralya ile Antartika Paleosen sonu ile Geç Eosen arasında ayrılmaya başlamışlardır. 1. Avustralya nın güneydoğu kesimlerinde Paleosen-Eosen yaşlı bazalt akıntıları mevcuttur. 2. Avustralya ile Antartika arasında derin okyanus tabanından belirlenen en yaşlı çökeller Üst Eosen e aittir. 3. Avustralya ile Antartika arasındaki en yaşlı manyetik anomali M-22dir, bu anomali 53 milyon yıl öncesini (Eosen başları) gösterir. 76

Şekil 3.3. 3 Oligosen-Miyosen sınırında kıtaların ve okyanusların rekonstrüksiyonu Arabistan ın Afrika dan ayrılması Kızıl Deniz ve Aden Körfezi Senozoyik başlarında Arabistan ın Afrika dan ayrılması sırasında oluşmuştur (şekil 3.3. 4). Kızıl Denizdeki yayılma sırtı Aden Körfezi ndeki sırtla birleştiği yerde 60 derecelik bir dönüş yapar. Bu dönüş yerinde Doğu Afrika rift sistemi üçlü eklem oluşturacak şekilde sırta birleşir. Doğu Afrika rift sistemi olasılıkla bir alakojen olup Kızıl Deniz ve Aden Körfezi nin oluşumuyla eş zamanlıdır. 1. Kızıl Deniz de okyanus kabuğu üzerine çökelmiş en yaşlı sedimanter birimler Üst Miyosen yaşlıdır 2. Kızıl Deniz i sınırlayan fay şevlerinden aşınmış oldukları düşünülen Miyosen yaşlı çökeller Kızıl Deniz in açılmasının ilk evrelerini tarihleyebilir. 3. Kenya da Doğu Afrika rift sisteminde 13.5 milyon yıl önce başlayan volkanizma Doğu Afrika rift sisteminin oluşumunun başlangıcını tarihleyebilir. Buradaki veriler Kızıl Deniz ve Aden Körfezi nin Orta Miyosen de açılmaya başlamış olabileceğini göstermektedir. 77

Şekil 3.3. 4 Afrika nın tektonik haritası Hindistan ın Asya ile çarpışması Hindistan levhası Geç Kretase de kuzeye doğru hareket etmeye başlamış, yılda yaklaşık 16 cm lik hızla 6000 km lik bir mesafe kat ederek Erken Eosen de Avrasya ile çarpışmıştır (şekil 3.3. 5) İlk deformasyon evresi Oligosen de meydana gelmiş ve bu evrede kıvrımlanmalar ve granitik intrüzyonlar görülmüştür. İkinci deformasyon evresi Miyosen ortalarında meydana gelmiş ve kıvrımlanmalar, kırılmalar yanı sıra Himalaya orojenik kuşağının çekirdeğinden güneye doğru 78

hareketle muazzam bindirme ve naplar gelişmiştir. Bu deformasyonlar sırasında ve sonrasında Himalaya dağlarının güneyinde kalın klastik çökel istifleri gelişmiştir. Himalaya bölgesindeki gravite ölçümleri dünyanın bu en yüksek dağları altında bilinen en kalın kıta kabuğunun bulunduğunu göstermektedir. Yaklaşık 70 km olan bu kabuk normal kalınlığın iki mislidir. Hindistan kuzeye doğru hareketine günümüzde de yaklaşık 5 cm/yıl hızla devam etmektedir. Şekil 3.3. 5. Hindistan ın Asya ile çarpışması Grönland ın Avrupa dan ayrılması Göreland Avrupa dan Paleosen veya Eosen de ayrılmaya başlamıştır. Erken Tersiyer de Kuzey Atlantik kenarı boyunca İrlanda, İskoçya, İç Hebridler, Spitzbergen ve güneydoğu Grönland da lav erüpsiyonları meydana gelmiştir. Bu lavlar genelde bazalt akıntılarıdır ve bazı alanlarda binlerce metre kalınlıktadır. Grönland da 9.000 metre kalınlığa ulaşan bazaltlı istif için polen fosilleri Paleosen sonu- Eosen başı yaşını verir. Britanya da radyometrik yaş tayinleri volkanizmanın Paleosen ve Eosen sırasında meydana geldiğini göstermektedir. Mağmatik faaliyetlerin maksimuma erişmesi Paleosen-Eosen sınırındadır. İskoçya da lavlar kömürlü sedimanter kayaçlarla ara katkılıdır. Kuzey Atlantik bölgesindeki mağmatik faaliyet Gröland ın Avrupa dan ayrılmasıyla başlayan volkanizmanın devamıdır 79

Akdeniz in şekillenmesi Akdeniz doğu-batı uzanımlı bir iç denizdir. Göreli olarak küçük ve dar bir deniz olan Akdeniz yaklaşık olarak 2.5 milyon km2 lik bir alan kaplar. Cebelitarık boğazı ndan Lübnan dağlarının eteklerine değin olan uzunluğu ise 4000 km dir. Mesozoyik boyunca batıdaki Atlantik Okyanusu ile doğudaki Hint Okyanusu arasındaki irtibatı Neotetis Okyanusu sağlamıştır. Senozoyik başlarında, Afrika nın kuzeye doğru hareketi Arabistan nın Anadolu ile çarpışmasına neden olmuş, Toridlerin ve Zagros Dağları nın yükselmesiyle Neotetis in doğudaki Hint Okyanusu ile bağlantısı kesilmiştir. Böylelikle bu günkü Akdeniz şekillenmeye başlamıştır Bu günkü Akdeniz in doğu ve batı kesimi farklıdır: doğu Akdeniz Neotetis in kalıntısı olup yaşlı bir havzadır. Batı Akdeniz ise Geç Oligosen den itibaren açılan genç havzaları kapsar Batı Akdeniz havzalarının açılması Alpin Tetis Okyanusu nda Erken Kretase de güneye doğru başlayan dalma-batma sonucunda Geç Oligosen de bu okyanus kapanmış ve kıta-kıta çarpışması gerçekleşerek Alp dağları yükselmiştir. Bu çarpışmayı takiben Avrupa nın güneydoğusunda (şekil 3.3. 6, Oligosen) kuzeybatı yönüne doğru yeni bir dalma-batma zonu gelişmiştir. Oligosen de (ş. 3.3.6) Betik/Rif, Kabiller, Balear adaları, Korsika, Sardunya ve Kalabriya alanları İberya (İspanya yarımadası) ve Fransa nın yanında yer almaktaydı. Bu evrede, Provens ve Sardunya da dalma-batmaya ilişkin kalk-alkalen volkanizma gelişmiş, mağmatik yayın ardında ise yeni bir havza açılmaya başlamıştır (ş.3.3.6. 25Ma) Erken Miyosen deki (ş. 3.3.6, Burdigaliyen 18Ma) yayılmalarla Oligosen e kadar İberya ve Fransa ile birleşik olan kıtasal parçalar ayrılarak bu günkü yerlerine doğru ilerlemeye başlamışlardır. Kabil bloklarının güneye doğru hareketiyle aradaki Mesozoyik okyanusu tamamen yitmiş ve bu bloklarla Afrika kenarının çarpışması 18-15 My önce (Erken Miyosen) gerçekleşmiştir. Geç Miyosen in Tortoniyen Çağı nda (9My) Akdeniz deki en genç havza olan Tiren Havzası (şekillerde Tireniyen denizi) açılmaya başlamıştır. Tiren havzası iki evrede açılmıştır: 9-5 80

milyon yıl arasında kuzey Tiren havzası, 5-0 milyon yıl arasında ise güney Tiren havzası açılmıştır. Bu açılma ile eş zamanlı olarak Apeninlerde kabuksal kısalma ve nap istiflerinde saatin aksi yönünde bir dönüş meydana gelmiştir. Şekil 3.3. 6. Batı Akdeniz havzalarının açılması 81

Akdeniz in kuruması Avrasya ile Afrika arasındaki sıkışmalı rejim sonucunda Tersiyer boyunca yükselmeye başlayan sıradağlar (Alpler, Dinaridler, Hellenidler, Pontidler, Toridler Zagros Dağları) iki okyanus arasında bariyer oluşturmaya başlamışlardır. Bu okyanuslardan güneydeki Neotetis (daha sora Akdeniz), kuzeydeki ise orta Avrupa dan başlayıp Karadeniz, Hazar Denizi üzerinden Aral Denizi ne uzanan Paratetis, tir. Akdeniz in (Neotetis in) yaklaşık 16-10 milyon yıl önce doğu daki Hint Okyanusu ile bağlantısı kesilmiştir. Geç Miyosen de ise Cebelitarık boğazının kapanmasıyla batıdaki Atlantik Okyanusu ile de bağlantısı tamamen kesilmiş ve böylelikle Akdeniz yoğun buharlaşma nedeniyle kurumaya başlamıştır. 6 milyon yıl önce (Messiniyen de) Akdeniz tamamen kurumuştur. Bu olay Messiniyen krizi olarak bilinir (Şekil 3.3.7) Bu gün Akdeniz in tabanındaki Geç Miyosen istiflerinde kalın tuz yatakları mevcuttur. Şekil 3.3. 7. Akdeniz in kuruması 82

Türkiye de Senozoyik olayları İntra-Pontid Okyanusu nun kapanması İstanbul Zonu nun, Geç Kretase de başlayıp Erken Eosen e kadar devam eden güneye doğru kayma hareketi sonucu Erken Eosen de kıta-kıta çarpışmasıyla İstanbul ve Sakarya zonları kenetlenmiştir. Bu kenetlenme ile birlikte Pontidler (= Stranca zonu+istanbul Zonu+Sakarya Zonu) oluşmuştur (şekiller Kretase bölümünde verilmiştir) İzmir-Ankara-Erzincan Okyanusu nun kapanması Geç Kretase de Sakarya Zonu nun altına dalmaya başlayan İzmir-Ankara-Erzincan okyanusu nun Geç Paleosen-Erken Eosen de yitmesiyle Menderes-Torid ve Kırşehir blokları Pontidler ile çarpışmış ve İzmir-Ankara-Erzincan ofiyolitik kenet zonu oluşmuştur. Menderes-Torid ve Kırşehir blokları Yapılan ilk çalışmalarda (Şengör&Yılmaz, 1981) Türkiye nin büyük bir kesiminin üstünde bulunduğu alan Torid-Anatolid platformu olarak adlandırılmış, bu alanın Mesozoyik ve Tersiyer de bütün olduğu düşünülmüştür. Kırşehir Masifi nde yapılan bazı çalışmalarda ise (Seymen, 1981, 1982) Kırşehir Masifi nin yapısal evriminin Menderes Masifi nden farklı olduğu ortaya konmuştur. Bu farklılığı dikkate alan bazı çalışmacılar (Görür ve diğerl., 1985) Kırşehir bloğu ile Menderes- Torid platformunu (MTB) iki ayrı parça olarak düşünmüşler ve araya Neotetis in bir kolu olarak İç Toros Okyanusu nu, yerleştirmişlerdir (şekil şematiktir) 83

Ofiyolitik napların yerleşmesi İP Kırşehir Ofiyolit Napı Bozkır Ofiyolit Napı Bitlis-Pötürge Ofiyolit Napı Maastrihriyen Şekil 3.3. 8 Menderes-Torid bloğu ve Kırşehir bloğu üzerine ofiyolitik napların yerleşmesini gösteren şematik şekil Geç Kretase de Menderes-Torid ve Kırşehir blokları üzerine ofiyolitik naplar yerleşmeye başlamıştır (şekil 3.3. 8, 9); Kampaniyen-Maastrihtiyen süresinde Bozkır ofiyolitik napı Menderes-Torid platformu üzerine tırmanmaya başlamış, platformun ilerleyen ofiyolit örtülerinin altında çökmüştür. İlerleyen bindirme örtüleri altında görülen seyrek mavişist metamorfizmasının gelişimi olasılıkla ofiyolit yerleşimine bağlıdır. Emirdağ-Kütahya, Eskişehir-Balıkesir kuşağı boyunca Torid-Anatolid platformu üzerinde allokton konumlu duran metamorfik kayalardaki mavişist metamorfizması buna örnek gösterilebilir. 84

Şekil 3.3. 9. Napların yerleşme mekanizması Sakarya Zonu ile Menderes-Torid ve Kırşehir bloklarının ilk çarpışması Paleosen de meydana gelmiş, (şekil 3.3. 10) Erken Eosen de İzmir-Ankara-Erzincan Okyanusu nun yitmesiyle İzmir-Ankara-Erzincan sütur zonu oluşmuştur (şekil 3.3. 11, haritada m m m ) Şekil 3.3. 10. Paleosen rekonstrüksiyonu 85

Türkiye de Erken-Orta Eosen olayları Şekil 3.3. 11. Erken-Orta Eosen rekonstrüksiyonu Pontidlerin her kesiminde dalma-batmaya ilişkin yay volkanizması Erken-Orta Eosen de de devam etmiştir. Günümüzde bu birimler kalkalkalen andezitik lavlar, piroklastik kayalar ve volkanik fliş çökelleri şeklinde yaygın olarak görülmektedir. Menderes Masifi (haritada MM) ve Kırşehir Masifi (haritada KM) ilerleyen naplar (Bozkır ve Kırşehir napları) altında metamorfizmaya uğramışlardır. Güneydoğu Anadoluda; Bitlis-Pötürge alanında, olasılıkla Geç Kretase de, Maden ve Çüngüş havzaları açılmaya başlamış, Erken-Orta Eosen de bu havzalarda gerilmeli rejim maksimum dönemine erişmiştir. Her iki havzada da derin deniz çökelleri (pelajik kireçtaşları ve radiolerli çörtler) çökelmiş, pelajik çökeller ve türbiditler yastık lavlı mafik bir volkanizmayla birlikte gelişmiştir. Çüngüş havzasının güney şelfi üzerinde (Arap platformunun kuzey kenarı) neritik Midyat kireçtaşlarının çökelmesi bu dönemde Arap platformunun sakin bir şelf ortamı olduğunu göstermektedir. 86

Türkiye de Geç Eosen Erken Miyosen olayları Geç Eosen Erken Miyosen arasındaki dönemde Türkiye orojenik kuşağı kuzey-güney yönde sıkıştırılmaya devam etmiş, aynı zamanda anatolidler yükselmiş örtü kayaçları aşınmaya başlamıştır (şekil 3.3. 12) Geç Eosen çökelleri doğuda (Kırşehir masifi), Oligosen çökelleri ise batıda (Menderes masifi) kristalen masif alanlarının çoğunu işgal etmiştir. Kuzey-güney şıkışma ve Bozkır naplarının son yerleşme bölgelerine doru ilerlemeleri devam ettikçe, masiflerin altına giderek daha fazla kıtasal gereç yerleşmiştir. Bu olay masiflerin yükselmesine yol açmış, ayrıca gittikçe kalınlaşan masiflerin derindeki kesimlerinde ise kısmi kabuksal ergimelere neden olmuştur. Bu kısmi ergime bütün batı Anadolu da yaygın silisik bir volkanizmayı, özellikle Ege adalarında ve yine batı Anadolu da granitik plütonizmayı geliştirmiştir. Şekil 3.3. 12. Geç Eosen Erken Miyosen rekonstrüksiyonu Geç Eosen-Oligosen de, Beyşehir-Hoyran ve Hadim nap sistemleri erişecekleri son noktalara ulaşmışlardır. Geç Eosen de Maden Havzası kapanmıştır. Malatya-Keban metamorfitlerinin, Bitlis-Pötürge metamorfitlerinden bağımsız bir dilim halinde ayrılması olasılıkla bu çarpışma işleminin bir 87

sonucudur. Çarpışmadan hemen sonra Çüngüş havzası, blokları Maden, Bitlis-Pötürge masiflerinden türeyen olistostromal çökellerle ve önemli miktarlarda fliş çökelleriyle beslenmeye başlamıştır. Afrika nın Avrasya ya yaklaşması güney Türkiye nin altına doğru, tümüyle kuzey yönünde gelişen bir dalma-batma zonu tarafından karşılanmaya başlanmıştır. Dalma-batma zonunun doğrultusu boyunca yılankavi bir gidişi vardır. Dalma-batma zonu, Çüngüş havzasının doğu devamında genç bir okyanus litosferini tüketmiştir. Ancak aynı sürede batı Anadolu ile orta Anadolu nun güneyinde ise çok daha yaşlı (Orta Mesozoyik) bir okyanus litosferi tüketilmektedir. Bu geometri ve yaş ilişkileri Eosen de başlayan sol yönlü Ecemiş Fayı nın da gelişme nedeni olarak düşünülebilir. Ecemiş Fayı, yayın gerilmeli batı kesimlerini sıkışmalı doğu kesiminden ayıran, bir hendeği başka bir hendekle irtibatlandıran, bir transform fay gibi görev yaptığı için dalma-batma zonunun yılankavi gidişinde daha belirgin hale gelmesine neden olmuştur. Doğu Pontidlerde Rize plütonu intrüzyonu Geç Eosen de tamamlanmıştır Türkiye de Orta - Geç Miyosen olayları Şekil 3.3. 13. Orta Miyosen Pliyosen rekonstrüksiyonu Orta-Geç Miyosen sürecinde Çüngüş havzası tümüyle kapanmış, Bitlis kenet kuşağı boyunca Arabistan Avrasya çarpışması başlamıştır. Birbirine doğru yaklaşan Avrasya ve Arabistan ın sıkıştıran uçları arasında, doğu Anadolu yığışım karmaşığı çarpışmadan sonra 88

hala devam eden bu yaklaşmayı ilk dönemlerde kısalıp kalınlaşarak karşılayabilmiştir. Ancak bölge hızla yükseldikten sonra daha fazla kalınlaşma güçleştikçe, yana doğru itilip aradan uzaklaşma daha kolay hale gelmiştir. Böylece Türkiye nin önemli bir kısmı özellikle doğuda, Torid-Anatolid platformunun kenarları boyunca batıya doğru yanal hareket etmiş, kolaylıkla dalabilen doğu Akdeniz tabanının üzerine doğru ilerlemiştir. Kuzey ve Doğu Anadolu transform fayları ile Anadolu levhası bunun sonucunda ortaya çıkmıştır. Erken Miyosen, Likya naplarının son yerleşme dönemidir. Bu naplar Burdigaliyen molası üzerine ilerlemişlerdir. Gelişen bindirme zonları ise Tortoniyen konglomeraları tarafından örtülmüştür. Kahraman Maraş yakınındaki FFF üçlü ekleminde gelişen uyumsuzluk problemleri nedeniyle kıta içi bir havza olan Adana-Klikya Havzası da bu süreçte oluşmuştur Orta miyosen sonunda, İsparta dirseğinin doğu kanadı yapının en kuzey ucunda, batı kanadının üzerine ilerlemiştir. İsparta dirseğinin bu daralması Anadolu levhasının batıya doğru ilerlemesinin bir sonucu olarak yorumlanmıştır. Pliyosen çökelleri bu itilmeyi uyumsuzlukla örtmektedir. Ege de ise aynı süreçte gerilmeli bir rejim başlamıştır. Bu rejim Kuzey Anadolu transform fayının hareketlerine bağlı olarak gelişen doğu-batı bir daralmadan kaynaklanır. Marmara Denizi nin batısında, Kuzey Anadolu fayının güneybatıya ani dönüşü doğu batı daralmanın giderilmesine kuzey-güney bir gerilmeli rejim haline gelmesine yol açmıştır. Türkiye de Pliyosen den günümüze kadar gelişen olayları Devam etmekte olan daralma ve kalınlaşma, Türkiye-İran platosunda Pliyo-Kuvaterner de Tibet tipi yaygın bir volkanizmanın gelişmesine neden olmuştur (şekil 3.3. 14) Aynı sürede Arap platformu üzerinde bir ön ülke kıvrım şarıyaj halinde, kenar kıvrımları gelişmiştir. Bunların oluşumu Bitlis-Zagros kenet kuşağı boyunca gelişen Miyosen çarpışmalarıyla ilişkilidir. Çarpışma Arap platformu üzerinde iki impaktojenin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bunlar Akçakale grabeni ve Karacalıdağ kalkan tip volkanıdır. 89

Şekil 3.3. 14. Pliyosen-Günümüz rekonstrüksiyonu Ege de tansiyonal rejim gelişmesine devam etmiş, Orta Anadolu da yanal atımın etken olduğu bir ova rejimi yerleşmiştir. GPS ölçümlerine göre Anadolu levhası nın günümüzdeki hareket yönü Not: Tarihsel Jeoloji notları çeşitli kaynaklardan derlenmiş bilgilerle hazırlanmıştır 90