BASINA VE KAMUOYUNA Erkek egemen kapitalist sistemde kadınların en önemli sorunu 2011 yılında da kadına yönelik şiddet olarak yerini korudu. Toplumsal cinsiyetçi rolleri yeniden üreten kapitalist erkek egemen sistemin tüm yapısı, kadına yönelik şiddeti her geçen gün büyütüyor. Bu konuda yargı, erkekleri koruyan kararlarıyla 2011 yılına damgasını vurdu. SKM 2011'de Şiddete Karşı Neler Yaptı? Sosyalist Kadın Meclisleri olarak bu coğrafyada kadına uygulanan şiddete karşı uzun soluklu bir mücadele yürüttük. Bu mücadelemizi 2011 Temmuz ayından itibaren Ses ver şiddeti durdur! Şiddete karşı 1 milyon imza şiarıyla! daha da yoğunlaştırıp tüm illere,ilçelere ve mahallelere ulaştırdık.bu süreçte yüzlerce şiddet mağduru kadınla ve katledilen kadınların aileleriyle ilişkilenip seslerini sesimizle birleştirdik.imza stantlarımızda oluşan isyanı erkek lehine işleyen mahkemelere taşıdık. Adalet istedik. Kadın cinayetlerinin ve kadına yönelik şiddetin önlenmesi için;toplumun her kesiminden topladığımız TCK' ya kasten adam öldürme suçunun ağırlaştırıcı hali olarak namus cinayetleri nin de eklenmesi, namus cinayeti davalarına kadın örgütlerinin de müdahil olarak kabul edilmeleri,kadın cinayetlerinde, Haksız tahrik maddesinin kadına dönük şiddet,kadın katliamları davalarında TCK'dan çıkarılması,şiddet gören kadınların güvenli biçimde kalabilecekleri Kadın Dayanışma Evleri nin belediyeler tarafından açılması ve kadın örgütlerinin denetimi altında çalıştırılması, Kadın Bakanlığı'nın kurulması talebiyle binlerce imzayı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na ulaştırdık. Kadın milletvekilleriyle,aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin'le görüşmeler yaptık.kadına şiddetin önlenmesine dair hazırladığımız yasa taslağını bakana sunduk. Yasa Taslağı Meclisten Geri Döndü Hazırladığımız yasa taslağında Bu kanun ; medeni hal, aynı çatı altında yaşama,karşılıklı bir ilişki içinde olma durumlarına bakılmaksızın, şiddete uğrayan ya da şiddete uğrama tehlikesi altında bulunan;kadınların, çocukların evlilik birliği ya da fiili beraberlikleri herhangi bir nedenle sona ermiş eş/nişanlı/tarafların veya yakın ilişki olsun/ olmasın tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişilerin ve ev içi şiddet mağduru olabilecek diğer bireylerin ve varsa bunların yakınlarının korunmasını kapsar. maddesinde yakın ilişki içinde olanlar bölümü çıkarılarak yeniden düzenlenmesi istemiyle reddedildi. AKP Hükümetinin bu tutumu bize bir kez daha kadını değil aileyi koruduğunu,kadını yalnızca aile içinde tanımladığını, bağımsız özgür bir birey olarak tanımadığını göstermektedir.yasayla birlikte resmi olarak aile düzeni içinde yer alan,evli olan kadınlar korunacak,bunun dışında kalan diğer tüm kadınlar şiddet görmeye,öldürülmeye devam edecek.bu politikanın bizim bakımımızdan anlaşılabilir ve kabul edilebilir bir yanı yoktur.izmir'de 8 ay önce 4 kişinin tecavüzüne uğrayan 15 yaşındaki S.F.'nin ailesinin kararıyla tecavüzcülerden biri ile resmi nikah olmadan evlendirilmesi,8 aylık hamile olan S.F.nin birlikte yaşadığı İ.B. den yediği dayak sonrası hastaneye kaldırılması ile ortaya çıkan olayda mahkemenin İB 'yi serbest bırakması olayı çıkarılacak yeni yasayla kadınların asla korunamayacağını gözler önüne sermiştir.bu durum aynı zamanda devletin korumam dediği
nikahsız kadının ömür boyu tecavüz edilerek yaşamak zorunda bırakılmasıdır.coğrafyamızdaki toplumsal cinsiyet rolleri dikkate alındığında bu düzenlemeyle ne kadın katliamların önüne geçilebilir ne de mahkemelerde adil yargılamalar yapılabilir. Birleşik Mücadele Kazandırdı 2011 yılı içinde diğer kadın örgütleriyle birlikte yürüttüğümüz çalışmalar sonucu da bir çok kazanımlar elde ettik.istanbul Sözleşmesi" olarak ifade edilen ve Türkiye'yi uluslararası alanda da değişik yaptırımlara zorlayacak olan uluslararası protokolün kabul edilmesi bizler için büyük bir kazanım oldu. Mahkemeleri takip ederek kimi davalarda ceza indirimlerinin engellenmesini sağladık. Bu mücadelelerin kamuoyunda yarattığı etki ve karar mekanizmalarında oluşturduğu baskı sonucunda Münevver Karabulut 'un katili Cem Garipoğlu, herhangi bir indirim yapılmadan kasten insan öldürmekten ceza aldı. Bazı mahkemelerde müdahil olma talebimiz kabul gördü. SKM Her Alanda Mücadeleyi Yükseltti SKM olarak yıl boyunca kadın cinayetlerinin dışındaki saldırılara ve politik gelişmelere de duyarsız kalmadık. AKP Hükümetinin savaş,yoksulluk ve yıkım politikarına karşı da ezilen kadınların yanında yer alarak Kürt sorununun demokratik çözümü için barış talebini yükselttik.savaşa ayrılan her bütçe, biz kadınlara daha az bütçe, daha az sığınak, daha az ücret, daha az sağlık ve eğitim hizmeti demektir. Kadının sosyal haklarını elinden alan yasalara karşı tepki eylemleri örgütleyip işten atılan kadınların direnişlerinin yanında olduk.medyanın, siyasetçilerin cinsiyetçi diline karşı sessiz kalmadık. Şiddetin Kara Tablosunu Her Ay Alanlarda Açıkladık Bir yıl içerisinde kamusal ve özel alanlardan,sokaktan,aileden,devletten kadına yönelen şiddet karşı sokaklara döküldük.şiddete uğrayanların,katledilenlerin aileleri,yakınları da bizlerle birlikte alanlarda bu şiddete,bu adaletsizliğe Dur! dedi.geleneksel, öğretilmiş kadınlık rollerini reddetttiği,hak aradığı,özgürlük istediği için silahla,bıçakla,testereyle ve daha insan aklının alamayacağı şiddet aletleri ve biçimleriyle katledilen kadınların,intihara sürüklenenlerin,tehdit altında olanların,yaralanan ve sakat bırakılanların,tutuklananların,işten atılarak işsizliğe,yoksulluğa mahkum edilenlerin bilançosunu ortaya koyduk.mahkemelerdeki davaların takipçisi olduk. 2011 Ocak: 16 Kadın katledildi. 2011 Şubat: 15 kadın katledildi. 2011 Mart: 22 kadın katledildi. 2011 Nisan:21 kadın katledildi. 2011 Mayıs:23 kadın katledildi. 2011 Haziran:16 kadın katledildi. 2011 Temmuz: 20 kadın katledildi. 2011 Ağustos:21 kadın katledildi. 2011 Eylül:21 Kadın katledildi. 2011 Ekim:15 kadın katledildi. 2011 Kasım :16 kadın katledildi. 2011 Aralık :19 kadın katledildi. Devlet Bir Kez Daha Kadını Öldürdü AKP Hükümeti her fırsatta kadına şiddete karşı önlemler aldığını,şiddet uygulayanın en ağır şekilde cezalandırılacağını söylüyor fakat yaşanan gerçeklikler bunun böyle olmadığını kanıtlıyor.
Kamuoyunda oldukça büyük tepkilere yol açan N.Ç.davasından ve İzmir Karabağlar Karakolu'nda kadına alenen uygulanan polis şiddetinden sonra daha birkaç gün önce Adıyaman'ın Kahta ilçesinde, genç bir kadının üç polisin gözü önünde öldürülmüş olması AKP Hükümetinin kadınları ne kadar koruduğunun,yargının ne kadar adil olduğunun tezahürüdür. İşte 2011 Yılında Kadına Uygulanan Şiddetin Bilançosu AKP'nin iktidara geldiği günden beri artan kadın cinayetleri, daha çok kendisinden ayrılmak isteyen veya ayrılmış olunan eşler tarafından gerçekleştirildi. Kadınlar, boşanma başta olmak üzere, pek çok değişik nedenle erkek şiddetiyle karşı karşıya kaldı. Pek çok şiddet mağduru kadın da karakollardan bin nasihatla evine geri gönderileceği,savcı tarafından reddedileceği ve namus adına kendisinin suçlanacağı gibi endişelerle başvuru yapmaktan kaçındı. SKM olarak basına yansıyan haberlerden derlediğimiz verilere göre, 2011 yılında 232 kadın yaşamını yitirmiştir.48'i intihar, 28'i şüpheli ölüm 156 'sı en yakınındaki erkekler tarafından katledilmiştir.bunların yanısıra 95 kadın kasti yaralama,yaklaşık 600 kadın taciz,180 kadın tecavüz mağduru olmuş,bunun 84'ü mahkemelere intikal etmiştir.yine bu yıl içerisinde bir çok kadın iş cinayetlerinde yaşamını yitirmiş,yüzlercesi işten atılmış, yaklaşık 700 kadın sadece politika yaptığı için tutuklanmıştır. Kadınların % 88'i en yakınındaki erkekler tarafından katledilmiştir.bunun % 66'sını aile içindekiler oluşturuyor.% 14'ü çeşitli biçimlerde işkenceden geçiyor.kendi hayatlarına dair karar vermek isteyen kadınların %41'i ayrılmak veya boşanmak istedikleri için, % 32'si kıskançlık sebebiyle, % 36'sı ise erkekleri reddettikleri için öldürülüyor.katliamlarda silah,pompalı tüfek,kesici ve delici aletler kullanılıyor.kesici aletle katledilen kadınların % 89'u bıçakla, % 4'ü testereyle, % 4'ü baltayla ve satırla katlediliyor.(testere ile katledilenlerin tümü Münevver Karabulut cinayetinden sonra gerçekleşti.) Bu veriler yalnızca basına kamuoyuna yansıyanlardır,kayıt dışı olanların da buna eklendiği düşünüldüğünde korkunç bir tablonun ortaya çıkacağı görünmektedir. Bizler SKM' li kadınlar olarak bu güne kadar kadınların eşitliği ve özgürlüğü için,yaşam hakkı için yürüdüğümüz yoldan kadına şiddetin her biçimine,açlığa, yoksulluğa, erkek egemenliğine, savaşa ve milliyetçiliğe karşı seslerimizi birleştirerek daha büyük adımlarla daha güçlü olarak yürüyüşümüzü sürdüreceğiz. Tüm kadınları bu yürüyüşümüze ses katmaya,güç vermeye çağırıyoruz. 31.12.2011 ESP/SOSYALİST KADIN MECLİSLERİ