SAYI 4 / TEMMUZ 2014 / ÜCRETSİZ KITE İLE UÇMAK MI SÖRFLE DALGALANMAK MI? JÜLİDE ATEŞ İN FAVORİSİ ALAÇATI BALIĞIN KRALI GERÇEKTEN BARBUN MU? YAT MİSAFİRLİĞİNİN İncelİklerİ ALAÇATI GECELERİNDE NE GİYECEKSİNİZ?
2
EDİTÖRDEN Alaçatı da hayat durmuyor Temmuz sayımızın dopdolu içeriğinden bahsetmeden önce 10 Haziran da Alaçatı+ dergimizin İstanbul lansmanına ev sahipliği yapan Kydonia restoranın sahibi Aslı Pasinli ye ve desteğini bizden esirgemeyen Zarakol İletişim Hizmetleri ne teşekkür etmek isteriz. Dostlarımızın ve Alaçatı severlerin biraraya geldiği gecede eşsiz Ege lezzetlerini tadarken tabii ki konuşulan tek konu Alaçatı ve yaz sezonuydu. Evet, özellikle geçen hafta Ramazan ın başlamasıyla birlikte pek çok tatil merkezinde canlılık azaldı. Ama Alaçatı da hayat, beklentinin aksine kaldığı yerden devam ediyor. Müdavimleri burayı hiç yalnız bırakmıyor. İşletmeciler de öyle... Bilindik mekanların yanı sıra yeni isimler de göze çarpıyor. Mesela MaNCaR restoran bunlardan biri. Genel Energy kurucu ortağı ve İcra Kurulu Başkanı Mehmet Sepil in, İzmirli işadamı Cevat Akgerman ve Hayal Kahveleri, Lacivert, Zarifi ve Osmani nin kurucusu Fehmi Yaşar ile birlikte açtığı MaNCaR, misafirlerine Michelin Yıldızlı şef Daniel Lopez in tasarladığı özel lezzetler sunuyor. Restoranın daha ayrıntılı bilgisini sayfalarımızda bulabilirsiniz. Laf yemekten açılmışken, bu ay öne çıkan haberlerimizden biri Alaçatı nın balıklarıyla ilgili. Balık tutkunu Ali İnceoğlu nun hazırladığı yazıda Alaçatı nın balık çeşitlerini, taş ta kıyasıya devam eden mezatta neler olduğunu ve bu balıkları hangi restoranlarda yiyebileceğinizi okuyabilirsiniz. Yazının başında Alaçatı da hayatın kaldığı yerden devam ettiğini söylemiştik. İşte bunun bir diğer kanıtı da, bu ay 4 Temmuz da ünlü piyanist İdil Biret in açılış konseriyle başlayacak olan Alaçatı Piyano Festivali. Ağustos ayında da devam edecek festivale Burçin Büke, Wolfgang Manz, Mizuka Kano ve Ezgi Serim gibi pek çok önemli isim katılacak. Bu ayki sayımızın dosya konusunuysa isimleri Alaçatı yla bütünleşmiş olan iki spor dalına ayırdık: Windsurf ve kitesurf. Özellikle bu sporlara yeni başlayacaklar için pek çok önemli bilgiyi bulabileceğiniz haberde, Alaçatı daki sörf okullarının detaylı bilgileri de mevcut. Her ay olduğu gibi bu ayki yatçılık, dekorasyon ve moda sayfalarımızda Alaçatı da işinize yarayabilecek pek çok öneri var. Moda yazarımız Sibel Arna köşesinde, beş maddede Alaçatı gecelerinin giyinme adabını anlattı. Yatvirini.com ise sizler için tekne misafirliğine giderken dikkat etmeniz gerekenleri madde madde sıraladı. Keyifli okumalar dileğiyle... İÇİNDEKİLER 14 26 EGE 45 Gece çıkarken bunları giyin EGE 45 Bu yemek isimlerini bilen var mı? Jülide Ateş in gözünden Alaçatı EGE 45 Genco Gülan ın yüzen taşları EGE 45 6 22 AYLIK SEYAHAT DERGİSİ SAYI 4 / TEMMUZ 2014 İMTİYAZ SAHİBİ Casa Blanca Yayıncılık adına Tuba Parlak SORUMLU Yazı İşlerİ Müdürü Tuba Parlak tuba@alacatiplus.com TASARIM/UYGULAMA Sinem Fırtına sinem@alacatiplus.com Katkıda Bulunanlar Sibel Arna, Ali İnceoğlu, İlker Metin, Esra Parlak, Barış Selamioğlu EGE 45 Alaçatı da alışveriş fırsatları 28 YAYIN KOORDİNATÖRÜ Z. Deniz Metin deniz@alacatiplus.com REKLAM REZERVASYON Tuba Parlak tuba@alacatiplus.com EDİTÖR Hanife Yaşar hanife@alacatiplus.com BASIM Dünya Yayıncılık A.Ş. 100. Yıl Mah. Hüseyin Karaarslan Cad. Bağcılar/İstanbul Tel: (212) 440 24 24 İLETİŞİM Altıntepe İstasyon Yolu No:3 Maltepe/İstanbul Tel: (549) 653 25 26 / (549) 651 25 26 * Alaçatı+, bir Casa Blanca Yayıncılık yayınıdır. * Bu yayında yer alan yazı ve fotoğrafların tüm hakları kredi sahiplerine veya Alaçatı+ a aittir. İzinsiz alıntı yapılamaz. * Tüm yazı ve görsellerden imza sahibi sorumludur. İlanların sorumluluğu ilan sahiplerine aittir. 32 Yat misafirliğine gitmeden mutlaka okuyun EGE 45 3
temmuzda NELER OLUYOR SAINT MARY YATÇILIK LA ÇEŞME Yİ TURLAYIN Saint Mary Yatçılık, günlük ada turları, özel turlar, gece turları ve özel organizasyonlarınıza ev sahipliği yapıyor. Turlarda yemek opsiyonu olarak barbekü ve açık büfe alternatifleri bulunuyor. (532) 474 35 26 ya da (532) 774 90 73. saintmarycesme@ gmail.com TARLADAN LEZZETLER Şef Yılmaz Öztürk iyi, temiz ve adil yemeğe inancını Ege nin bereketiyle birleştirip sebze ve meyvelerini tarlasında yetiştiriyor. Yaz menüsündeki soğuk yeşil domates çorbası, kök sebze salatası gibi lezzetleri kaçırmayın. www.lescargot.com.tr (232) 716 67 00 SELFIE NİZİ GÖNDERİN Biz maskotumuzla ilk selfie yi çektik. Siz de Alaçatı maceralarınızı anlatan selfie lerinizi iletisim@alacatiplus.com adresine gönderin, yayınlayalım! ÖZEL KİTAPLARIN DÜNYASI Keyfekeder Kitap vs... size yüksek müzik eşliğinde tedabür değil, kahvenizi içerken özel seçilmiş kitapların dünyasına davet ediyor. Yeni çıkanlar, sanat, dekorasyon, denizcilik, çocuk kitapları gibi geniş kitap koleksiyonu ve tasarım ürünleri mevcut. (232) 716 06 77 www.keyfekederalacati.com Facebook:Keyfederkitapvs 4
GÜNCEL KAPARİ BAHÇE DE KEYİFLİ SAATLER Hacımemiş te zeytin ağaçlarının altındaki ferah bahçesi ve barıyla öne çıkan Kapari Bahçe nin menüsündeki Güneşte Kurutulmuş Ahtapot, Karides Saganaki, Yunan Usulü Musakka, Santorini Fava, Sakızlı Panna Cotta dan mutlaka tatmalısınız. (232) 716 06 74 BİR DENİZ, İKİ YAKA, TEK SOFRA Alaçatı Port Marina da 5. yılını kutlayan Kydonia da, Girit ve diğer adalardan gelip Alaçatı ve Ayvalık a yerleşmiş Türklerin aile reçetelerinden oluşturulan menüsü ve 70 çeşit Ege mezesi var. Soul Group bünyesindeki Kydonia, İstanbul Kuruçeşme de yaz-kış, Alaçatı da yazın hizmet veriyor. (232) 716 07 65 FARKLI TASARIMLARIN BULUŞTUĞU NOKTA Hacımemiş te tarihi fırın binasında yer alan Bazen@Alaçatı da farklı sanatçı ve tasarımcının ürünlerini bulmak mümkün. Mücevherde Urart, Zeynep Erol ve Alef in işleri, seramikte Birsen Canbaz, cam heykelde Feleksan Onar, bronz heykelde Tina Varon, Odun Design, Mesele ve Zeytin öne çıkıyor. 5
RÖPORTAJ Alaçatı bir rafine zevkler mekanı Jülide Ateş i kimileri Türkiye Güzeli olarak, kimileri de televizyondaki başarılı haberciliğiyle tanıyor. Alaçatılılarsa onu Alaçatı aşığı olarak biliyor. Yoğun iş temposuna rağmen her fırsatta, günü birlik de olsa Alaçatı nın tadını çıkarmaya giden Ateş le Alaçatı ruhunu konuştuk. DENİZ METİN / deniz@alacatiplus.com Alaçatı yla ilk tanışmanız nasıldı? Birinin tavsiyesiyle mi gittiniz? Uzun yıllar İzmir de yaşadığım için bir İzmirli olarak Alaçatı yı zaten biliyordum. Ancak o zamanlar hayatımızda yoktu. Alaçatı nın henüz kıymetinin bilinmediği dönemlerdi. Çok sık gitmesek de enerjisini hep severdim. Nasıl bulmuştunuz o zamanlar Alaçatı yı? Size nasıl hissettirmişti? Alaçatı bence içine girer girmez sizi başka bir evrene davet ediyor. Kokusu, dokusu, renkleri... Sanki bu dünyaya ait değilmişçesine... Naif ve insana özgü çok güzel detayları barındırıyor. Şimdi Alaçatı ya baktığınızda gelişimini ve değişimini nasıl görüyorsunuz? Bunlar arasında sizi çok mutlu eden ya da rahatsız eden detaylar var mı? Olumlu ve olumsuz yönleri var tabii. Alaçatı yerlilerinin, yani esas sahiplerinin sıkışmış ve bir anlamda istila edilmiş halleri beni üzüyor. Alaçatı yı Alaçatı yapan oranın yerlisi. Köylüsü, balıkçısı, çiftçisi... Onların ürettiklerini yiyip mutlu oluyoruz, taş evlerinde 6
RÖPORTAJ eskiye özlem gideriyoruz, lavanta kokulu el işlerinin estetiğini takdir ediyoruz ama onlara pek yer bırakmıyoruz. Şehrin gereksiz tasalarını buraya da taşıyoruz. Giderek özgün renkler kayboluyor. Kentli soluk gri renklerimize boyuyoruz. Olumlu yönü ise farkındalık. Böyle bir yerin kıymetini bilmek. Tüm dünyada duyurmak. Ama ne olur özgün haline sahip çıkarak. Burada bir ev sahibi olacak kadar ne etkilemişti sizi? Galiba eşimin ve benim İstanbul daki çelik plazalardaki iş hayatımız. İnsan doğaya ait ama bizler plaza çalışanlarıyız. Yıllar sonra buraya geldiğimde papatyayı, gelinciği, küçük keçi yavrusunu gördüm. Oğlumun da bunları görerek büyümesini arzu ediyorum. Alaçatı nın klasik taş evlerinden midir bu ev? Tadilat yapmanız gerekti mi? Nasıl bir süreçti? Bizim emlak alımlarımız hep biraz komiktir. Bir günde görür, beğenirsek fazla uğraştırmadan ertesi gün alırız. Bu da aynen öyle oldu. Çok sevdiğimiz arkadaşlarımız Neşe Birand Canselen lerde bir şeyler içip sohbet ediyorduk. Konu konuyu açtı. Sitede son bir ev kaldı, dediler. Telefon ettik, fiyat aldık. Akşamüstü uçağımız vardı. İşlerimizin başına döndük. Ben hafta ortasında yayın sonrası gittim, tapu işlerini hallettim. Çarşamba günü ev bizimdi. Döşememiz de aynı şekilde oldu. Bir gün içinde İzmir den döşedik. Çok kafa yormadık. Bu yüzden de son derece modern ve minimalist oldu. Ancak emeklilik vakti geldiğinde uzun süre kalacak olursak kalbimizden geçen, zevkine çok güvendiğimiz komşumuz, dostumuz Hunberk Kanıbelli nin evimizi yeniden dekore etmesi. Yine de çok sevdiğiniz bir eşya, obje vardır. Her objemizi severek aldık. Komiktir, bir günümüz olduğu için bazı şeyleri aldığımızı İnsan doğaya ait ama bizler plaza çalışanlarıyız. Yıllar sonra Alaçatı ya geldiğimde papatyayı, gelinciği, küçük keçi yavrusunu gördüm. Oğlumun da bunları görerek büyümesini arzu ediyorum. unutmuşuz. Ertesi sene gelince, Aa, bunu da böyle almışız dedik. Alaçatı temposu ile bizlerin hayat temposu çok farklı. Eşim de medya sektöründe çalışıyor. Türkiye gündemi de malumunuz... Evet, yoğun bir çalışma temponuz var. Ne kadar sıklıkla gidebiliyorsunuz Alaçatı ya? Ne yazık ki çok çok az. İlk yıl hiç gidemedik. Yurtdışında önceden ayarlanmış rezervasyonlar vardı. Sonrasında da toplasan üç hafta kalmamışızdır, ne yazık ki. Orda bir ev var uzakta. Gitmesek de görmesek de... modundayız. Ben iş yerinde bunalınca ara sıra açıp bilgisayardan terasın manzarasına bakıyorum. Bazen haftasonları eşimle iki günlük kaçamak yapıyoruz. Ama itiraf edeyim Alaçatı dan dönüşler zor oluyor. Peki, gidebildiğiniz dönemlerde gününüzü nasıl geçiriyorsunuz? Bir kere çok güzel bir manzaraya, dinlenmiş olarak uyanmak harika bir duygu. Benim için Alaçatı kahvaltıları çok önemli. İstanbul da bulamadığımız lezzetleri tadıyoruz. Kahvaltı yı Zeytinkonak ve Cadde 75 te yapmayı çok seviyoruz. Sonra deniz için, Alaçatı 11. Akşamüstü Orta Kahve ya da Köşe Kahve de dostlarla sohbet, muhabbet devam ediyor. Bu arada ne kadar çok İstanbullu arkadaşımızla karşılaştığımıza biz de şaşırıyoruz. Çok da hoşumuza gidiyor bu durum. Akşamları da Asma Yaprağı ya da Ferdi Baba favorilerimiz olmak üzere lezzet avcılığına devam... Bir de Ada Balık var. Orası da son derece samimi geliyor. Alaçatı ya gittiğinizde hangi yemekleri tercih ediyorsunuz? Ben bir ot oburum. Yeşil olan her şeyi yiyebilirim. Gerçekten. Deniz börülcesi ve enginar favorilerim. Aslında düşününce Ege nin tüm lezzetleri harika. Yoğurdu bile bir başka güzel. Asma Yaprağı ve Dutlu Kahve deki her lezzet benim cennetim. Denize girmek için nereleri tercih ediyorsunuz? Alaçatı 11. Evimize yakın. Deniz ve servis güzel. Oğlumla deniz tenisi oynayabileceğimiz bir kumsalı var. Bir çok arkadaşımız da İstanbul dan oraya geldiği için adeta bir buluşma noktası. Alaçatı sizin için bir tatil noktası mı, yoksa İstanbul karmaşasından kaçtığınız bir liman mı? Şu an için emeklilikte tadını çıkarma hayalleri kurduğumuz, çok sevdiğimiz dostları barındıran bir mekan. Hangi dönemlerinde orada olmayı daha çok seviyorsunuz? Mayıs, haziran ve eylül. İleride Alaçatı ya yerleşmek gibi bir düşünceniz olabilir mi? Evet. Yazları Alaçatı da yaşayabiliriz. Kim bilir? Alaçatı dan İstanbul a dönerken yanınızda ne getirirsiniz? Sakızlı kurabiye! Bir haberci gözüyle baktığınızda Alaçatı yı nasıl tasvir eder, anlatırdınız? Manşet ne olurdu? Rafine zevkler mekanı. İnce ruhun dokunduğu estetik harikası! Jülİde Ateş İn gözünden Alaçatı Alaçatı da fotoğraf çekmeyi çok seven Jülide Ateş, Her şey ilham veriyor bana Alaçatı da. Rastgele bir yeri ya da objeyi çekseniz bile çok güzel fotoğraf oluyor diyor. İşte Ateş in Instagram hesabından birkaç fotoğraf. 7
SANAT İdil Biret Ezgi Serim Mizuka Kano Burçin Büke BU YAZA PİYANO FESTİVALİ DAMGA VURACAK A çılış konserini dünyaca ünlü piyanistimiz ve 1971 yılından beri Devlet Sanatçısı olan İdil Biret in yapacağı festivalde, Tolga Tüzün, Burçin Büke, birçok uluslararası ödül sahibi Wolfgang Manz, Ezgi Serim ve Japonya nın yetiştirdiği nadide piyanistlerden Mizuka Kano gibi önemli isimler yer alacak. Wolfgang Manz ve Mizuka Kano nun ilk kez Türkiye de konser vermesi ayrıca bir önem taşıyor. Dolayısıyla bu kadro da ilk kez bir araya geliyor. Sanatçıların en iyi eserlerini çalacağı festivalin kapanış konserinde ise yine ünlü bir sanatçımız olan Gülsin Onay ı göreceğiz sahnede. Gülsin Onay da Devlet Sanatçısı unvanına sahip sanatçılarımızdan. Kendisi aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası solisti. Çeşme Belediyesi nin önemli katkılarıyla hazırlanan festival, müziği ve Alaçatı nın tarihsel dokusunu buluşturmayı ve ülkemizin kültür Wolfgang Manz mirası bilincine katkıda 8 Dünyaca ünlü sanatçıları ve grupları bir araya getirecek Alaçatı Piyano Festivali 4 Temmuz- 8 Ağustos 2014 tarihleri arasında Alaçatı Açıkhava Sahnesi nde müzikseverlerle buluşuyor. bulunmayı hedefliyor. Festivalin organizatörü Neslihan Kırmızıgül (33), beş yıldır gerek ulusal gerekse uluslararası kültür-sanat organizasyonlarında gönüllü proje yöneticiliği yapmasına karşın ilk kez müzik festivali düzenliyor. İzmir de yaşayan ve Alaçatı yı çok iyi tanıyan Neslihan Kırmızıgül başta olmak üzere toplam 10 kişilik bir ekibin emeği var festivalin hazırlanma sürecinde. Tüm ekibin aynı heyecanla çalışmasını büyük şans olarak gören Kırmızıgül, festival fikrinin nasıl oluştuğunu şöyle anlatıyor: Kültür-sanat projelerinde yer almak benim için işten ziyade bir keyif. Konu bir de piyano olunca keyfi artıyor. Düşünsenize; Alaçatı da bir yaz akşamı ve sahnede birbirinden değerli piyano sanatçıları Bu fikirden cesaret aldık sanırım. Tüm sanatseverlere Alaçatı da unutulmaz Gülsin Önay bir yaz yaşatacağımızı düşünüyorum. Bu yaz ilki düzenlenecek festivalin en önemli amaçlarından biri de sürekliliği olan ve herkesin dört gözle beklediği geleneksel bir festivale dönüşmesi. Ayrıca klasik ve caz müzik alanında ortak kültürel değerleri ön plana çıkaran yaklaşımıyla dünya çapında saygınlık kazanması... Festİval programı 4 Temmuz 2014 - İdil Biret 9 Temmuz 2014 - Tolga Tüzün 16 Temmuz 2014 - Wolfgang Manz 23 Temmuz 2014 - Burçin Büke 30 Temmuz 2014 - Mizuka Kano 6 Ağustos 2014 - Ezgi Serim 8 Ağustos 2014 - Gülsin Onay Biletler Biletix te Her gecesiyle izleyiciye ayrı bir tat sunacak olan festivalin biletleri Biletix üzerinden satışa sunuluyor. Numaralı yerler 40 TL, numarasız yerler ise 20 TL.
RÖPORTAJ 9
HABER A DAN Z YE ALAÇATI DA BALIK Her ne kadar Alaçatı nın otları ve bunlarla yapılan yemekleri meşhur olsa da, geniş bir balıkçılık ve balık restoranı sektörü de mevcut. Peki, Alaçatı ya gidildiğinde hangi balıklar, nerede yenir? Bunların çiftlik mi, yoksa deniz balığı mı olduğunu nasıl anlarsınız? İşte size cevapları. 10
HABER ALİ İNCEOĞLU / ainceoğlu61@gmail.com S ıcak bir iklim kuşağında olmasına karşın, açık denizde olduğundan soğuk bir suya ve onun temizliğine sahip olan Alaçatı nın balıkları pek çok yere göre daha lezzetli. Göç aylarında boğazlardan geçen göçebe balıklardan lüfer ve palamut, mevsimine göre Alaçatı ya uğrasa da gerçek lezzetlerini burada vermez, yavan olurlar. Alaçatı nın tercih edilenleriyse daha çok dip ve taş balıklarıdır. Güneyde sofraların baştacı olan lahos ya da grida gibi balıklar bile Alaçatı da arka sıralardadır. Alaçatı da balıkların kralıysa barbun olarak bilinir. Yani, o göz alıcı kırmızı rengiyle barbunya... Tekir, mercan, fangri, çipura, levrek, dikenli mercan, adabeyi (lipsos), sinarit, grida, lahos, orfoz, pisi, dil, mırmır, sargos, kaya levreği (eşkina), nadiren de çıksa trança, yörenin önde gelen diğer balıklarıdır. Kış ayları balığın en çok çıktığı dönemdir. Akınlarla birlikte balık daha da çoğalır. Kalamar, sübye, ahtapot gibi diğer deniz canlılarının kıyılara girip yumurta bırakmasıyla balıkların da yemlenmek için buralara gelmesi, Alaçatı da avlanma seviyesini doruğa çıkarır. Alıcı nüfus az olsa da, hiçbir balıkçının tuttuğu ürün elinde kalmaz. Yaz aylarındaysa bunun tam tersi yaşanır. Tutulan balık miktarı azalır ama talep artar. Ve fiyatlar tavan yapar. Kış aylarında kilosu 20 TL ye kadar inen barbun, yaz gelince krallığını yeniden ilan eder. Ve fiyatı 150, bazen de 200 TL ye çıkar. Peki, alan olur mu? Hem de nasıl! Yazın Alaçatı ya akın eden elit ve zengin kesimle aslında ticari değeri olmayan balıklar bile yeri gelir, inanılmaz fiyatlara alıcı bulur. Taş ta mezatı kaçırmayın Tüm bu balıklar, Alaçatı da farklı bir usülle satılıyor. Balıkçı tezgahından seçilerek alınmıyor. Her sabah, saatler 11.00 e yaklaşırken Alaçatı Çipura Levrek sokaklarında bir hareketlilik, koşturmaca başlıyor. Lokantacısı, satıcısı ve diğer balık tutkunları mezatın yapıldığı, taş diye tabir edilen balıkhaneye akın ediyor. Büyük dikdörtgen bir mermer tezgah üzerine küme küme sıralanan balıklar alıcısını bekliyor. Mermer tezgahın başında mezatı yönetenler, diğer üç yanında kalabalık insan grubu için heyecanlı dakikalar saat tam 11.00 de başlıyor. Taşın etrafındaki kalabalık, bir an önce istediği balığı alabilmenin yarışına giriyor. Eli değnekli bir adam mezatı taban fiyatıyla başlatıyor. En çok arttırmayı yapan, tabiri caizse balıkları kapıyor. Fazla maddi değeri olmayan bir balık, adeta ona kitlenen alıcının ısrarı yüzünden olmayacak değerlere ulaşıyor. Balık fiyatlarını belirleyen bir başka etken de alıcılar kadar hava koşulları. Kötü havada balığa çıkanlar azaldığından fiyatlar da tavan yapıyor. Nasıl tutuluyor? Alaçatı da balıkçılık genellikle ağla ve parakat (parakete) usulüyle yapılır. Olta balıkçılığı yapılmaz. Anlayacağınız kolay ve getirisi daha çok olan yöntemler uygulanır. Olta balıkçılığı da amatörlere kalır. Alaçatı balıkçıları yakaladıklarını taşa getirdikten sonra soluğu hemen yakınındaki bir kahvehanede alır. Çay ya da kahvelerini yudumlarken, koyu sohbetler başlar. Kimin ne tuttuğu ya da tutamadığı esprilerle anlatılır. Olta balıkçılığı yapanlardan biri de Kazım Tınas (45). Doğma büyüme Alaçatılı olan Tınas, beş yıldan bu yana lokanta işletiyor. Fırsat buldukça oltalarını alıp denize açılıyor. Balıkçılığı amatörce yapmasına karşın, profesyonellere taş çıkarttığı günlerse hayli çok. Girit göçmeniyiz. Dedelerim, dayılarım hep balıkçılıkla uğraşırdı. Ben de çocukluğumdan beri tutarım. Balık tutmak aileden bulaşan bir hastalık oldu diyor. Onun tuttuğu en büyük balık ise 17.5 kilogram ağırlığındaki zargana azmanı ve 12.5 kilogramlık sinarit. Kazım Tınas a Alaçatı nın en iyi balıkçısının kim olduğunu sorduğumuzda, tevazu gösterip şöyle cevaplıyor: İbiş lakaplı bir Gündüz ağabeyimiz var. Çok farklıdır. Bu yörenin en iyi levrek avcısıdır. Gün içinde canlı yemlerini yakalar. Akşamları bırakmalar (canlı yem takılarak atılıp bırakılan oltalar) yaparak avlanır. Balığın su yapmasından onun nerede olduğunu anlar ve oltalarını oraya atar. Çiftlik mi, yoksa deniz balığı mı? Birçok kentteki balık lokantasında genellikle çiftlik balıkları satılmasına karşın Alaçatı da durum tam tersi. Yiyeceğiniz balığın çiftlik ya da hakiki deniz balığı olup olmadığını nasıl anlayacağınıza gelince, sözü Kazım Tınas a bırakmakta fayda var: Çiftliklerde yaygın olarak çipura ve levrek yetiştirilir. Örneğin çipura, çok sıkışık ortamlarda büyütülür. Onca yoğunluk içinde balığın üzerinde pul kalmaz. Bakıldığında, balık pulsuz ise çiftlik demektir. Bir de hakiki deniz çipurasına göre rengi daha koyu olur. Levrek ise çok hassastır. Bir pulu dahi dökülse ölür. Bu yüzden daha geniş, sıkışık olmayan bir ortamda yetiştirilir. Onun da çiftlik mi, hakiki deniz balığı mı olup olmadığını denge çizgisinden (balığın her iki yanında baştan kuyruğuna kadar uzanan çizgi) anlaşılır. Hakiki deniz levreğinin denge çizgisi düzgündür. Çiftlikten gelenlerinse bozuktur. Alaçatı da hergün saat 11 de Taş ta balık mezatı başlıyor. En yüksek fiyatı veren balığı kapıyor. 11
HABER Alatsata Ada Balık Barbun BU BALIKLARI NEREDE YİYECEĞİZ? Ada Balık: Mercan, levrek, dil balığı, tekir... Günlük balık türü değişse de yazın var olan tüm deniz balıkları sofranıza gelebilir. Bu mevsimde kültür balığına pek sıcak bakmıyorlar ama isteğe göre o da servis ediliyor. Mekan sahibi her gün bölgedeki mezatlardan, bazen de teknelerden taze taze alıyor balıkları. Kendi balığınızı tuttunuz diyelim, sizin için onu da pişiriyor. (532) 668 16 44 Balıkçı Kenan: Levrek, çipura, barbun, tekir, mercan, sardalya gibi mevsimin tüm deniz balıklarının yanında kültür balığı da bulunuyor. Balıklar günlük olarak bölgede yer alan dört mezattan özenle alınıyor. Müşteriler dışarıdan kendi balığını getirdiğinde pişirme hizmeti veriyor. (232) 716 70 11 Kaptanın Yeri: Küçük ama şirin bir mekan olan Kaptan ın Yeri nde levrek, barbun ve tekir başta olmak üzere mevsimin tüm deniz balıkları mevcut. İşletmenin sahibi her gün mezattan kendi alıyor balıkları. Ocakları pek boş kalmadığından dışarıdan getirilen balığı pişiremiyorlar. (232) 716 80 30 Alatsata: Mevsimin tüm deniz balıklarını mezattan sofraya sunan bir diğer adres. Türk, Yunan ve İtalyan mutfağına hakim olduklarını, sadece bu mekana has lezzetlerde görebilirsiniz. Balığınızı getirirseniz ocak boşsa yardımcı oluyorlar. (232) 716 09 44 Ferdi Baba: Ege denizinde hangi balık varsa bilin ki Ferdi Baba onu masanıza servis eder. Lausi levrek, çipura ve diğerleri... Alaçatı da balık mekanı sahipleri belli ki balıklarını kendileri almayı tercih ediyor, zira Ferdi Baba da da usül böyle. Ancak kendi balıklarını satma konusunda titizler, dışarıdan getirileni pişirmiyorlar. (232) 716 90 01 Barbun: Levrek, yengeç ve somon en popüler deniz ürünleri Barbun da. Diğer restoranların aksine, balıkları mezat ya da balıkçılardan alan kişi mutfağın şefi. Mönülerinde çiğ balık da olduğu için kendi eliyle seçmeyi tercih ediyor. Dışarıdan satın aldığınız ya da tuttuğunuz balıkla gitmeyin sakın, çünkü pişirme hizmeti vermiyorlar. (232) 716 83 08 Kaptanın Yeri Ferdi Baba 12
13
5 MADDEDE MODA ALAÇATI gecelerinin giyinme adabı Alaçatı akşamlarının ayrı bir modası olduğu gerçek. Büyük şehirlerdeki gibi öyle her istediğinizi giyip çıkmanız mümkün değil. Farklı, bohem ve şık bir tarz tutturmak için işte size tüyolar. Sibel Arna yla sibel_arna@hotmail.com 1 Topuklularla asla Alaçatı sokakları malumunuz Arnavut kaldırımı. Kendisi, topuklu ayakkabıdan en nefret eden taş cinsi oluyor. Bu yollarda topuklu ayakkabı ile yürümeye çalışan kadın seksi gözükeyim derken gülünç duruma düşer. Nerden mi biliyorum tabii ki denedim. Ben de bir kadınım. Topuklu giyinince daha iyi gözüken bacaklarımın gazına geldim aynada, kendimi yürüyebilirim diye kandırdım. Sonuç mu? 18 takılma, 22 burkulma, iki kere de topuk taşın arasına sıkıştığı için ayakkabının ayaktan çıkması. Sevgilimin oflayıp puflamaları, etrafın tuhaf bakışları da cabası. Peki ne giyeceğiz? Birinci önerim sandalet. Zevkinize göre ister taşlı tuşlu, ister bilekten bağlamalı gladyatör. Farklı sandalet arayanlara Alaçatı Hacımemiş teki OZ da (designers of Oz) satılan Hüsna sandaletlerini öneririm. Bodrum Sandaletleri ni yaratan ve bir marka olmasını sağlayan rahmetli Ali Güven in sanatını bugün Hüsna Bülbüloğlu devam ettiriyor. Benim boyum kısa, topuklu giymem şart diyenler ise gizli platformlu spor ayakkabı (Nike, Adidas, Isabel Marant) ya da platformlu espadril giyebilir. 14
MODA Kısa üstler herkes İçİn değildir Malum, son iki sezondur tişörtler gittikçe küçülüyor, göbekler neredeyse göğüs altına kadar açık kalıyor. Bu trendin en çok Alaçatı sokaklarına yakıştığını düşünüyorum. Ama bir şartla, o da göbeğinizde yağ yoksa! Karın kaslarınız görünmese de olur ama kısa üst giyecekseniz aşağıda hiç bir şey sallanmasın lütfen. Dikkat edilmesi gereken bir nokta da neyle kombinleneceği. Yırtık jean, asimetrik kesim etek ya da şort. Modunuza, ne kadar açılmak istediğinize göre birini seçebilirsiniz. Zira burası Alaçatı, her şeyi kaldırır. 2 3 Tek parça elbise olmadan olmaz Kim ne derse desin, tek parça elbisenin zarafetiyle hiçbir kombin boy ölçüşemez. Başı sonu bellidir, garanti şıklıktır, kafa karıştırmaz, göz yormaz. Alaçatı sokaklarında uzun uçuşan elbiseler de şık duruyor, bronz bacakları açığa çıkaran miniler de. Elbisenizi köyün sokaklarında satılan rengarenk takılarla süslediğinizde de sizden şık bir tatilci olmayacaktır. 5 Farklı bir detay şart Tatildeyim. Geceleri giyerim kot şortumu üzerine askılı bluzumu, altına da şıpıdık terlik tamamdır, diyorsanız bu formül Alaçatı da tutmuyor maalesef. Alaçatı daki gece kılığınızda bir enteresanlık olması şart. İspanyol paça tiril pantolonlarla göbeği açıkta bırakan bluzlardan giymek iyi bir kombin mesela. Eda Erdoğan, Gülnur Güneş, Zeynep Mayruk gibi tasarımcılardan alternatifler bulabilirsiniz. Püsküllü etekler dans konusundaki kabiliyetinizin 10 katı fazla gözükmesini sağlayabilir. Sabahlık ile kaftan arasındaki üstlerse size bir sultan havası katar. 4 Çanta meselesi önemli Alaçatı, elde taşınan portföy çantaların, nam-ı diğer clutch ların yeri değil bana göre. Mekanlar küçük ve kalabalık olduğu için her seferinde çanta koyacak bir stand bulunamıyor. Bu arada söylemeden edemeyeceğim küçücük olmasına rağmen son zamanlar en eğlendiğim mekan Hacımemiş teki Göz Lokal. Çanta konusuna dönersek boynunuzdan çapraz asabileceğiniz ya da bileğinize takabileceğiniz modelleri öneriyorum. Böylece rahatlıkla dans edebilir, içkinizi yudumlayabilirsiniz. 15
MaNCaR Alaçatı: BU YILIN YILDIZI G enel Energy kurucu ortağı ve İcra Kurulu Başkanı Mehmet Sepil, çocukluk hayali olan ve bu yıl bitmeden faaliyete geçmesi planlanan Ege Mutfak Sanatları Akademisi nin altyapısını oluşturacak üçüncü restoranını, MaNCaR adıyla Alaçatı da hizmete açtı. Mehmet Sepil in İzmirli işadamı Cevat Akgerman ve Hayal Kahveleri, Lacivert, Zarifi ve Osmani nin kurucusu Fehmi Yaşar ile birlikte açtığı MaNCaR, misafirlerine Michelin Yıldızlı şef Daniel Lopez in tasarladığı özel lezzetler sunuyor. Alaçatı da hizmet veren MaNCaR, ekim ayından itibaren İzmir de açılacak ikinci restoranında konuklarını ağırlamaya devam edecek. Ege mutfağını evrensel bir standarda taşıyarak, gurme guide larda yer alan dünya lezzetleri seviyesine ulaştırmak amacıyla yola Ege mutfağını evrensel gastronomi standartlarına taşıyarak Michelin Yıldızlı restoranlar arasına girmeyi hedefleyen MaNCaR ilk şubesini Alaçatı da açtı. çıkılan MaNCaR ın menüsü, İspanya nın Bask Bölgesi nden Michelin Yıldızlı Şef Daniel Lopez tarafından hazırlandı. Tüm otoriteler tarafından gastronominin merkez üssü kabul edilen Bask Bölgesi nin San Sebastian kentinde kendi restoranı da olan Daniel Lopez, MaNCaR için Ege mutfağını baz alarak özel reçeteli yemekler tasarladı. Daniel Lopez, misafirlerine gurme lezzetleri Alaçatı da keşfetme fırsatı sunan MaNCaR ın ekibine de İspanya da eğitimler verecek ve İtalyan yardımcısı Fabio Gemignani ise MaNCaR da sürekli olarak şeflik yapacak. Mutfağı, dünyayı anlamanın bir yolu olarak gören Daniel Lopez, farklı lezzetlere yaptığı her yolculuk gibi MaNCaR menüsü için de yeni pişirme teknikleri, farklı malzemeler ve değişik tatlarla harmanladığı bir mutfak oluşturdu. Böylece iki çok farklı kültürü bir araya getirme fırsatı yakaladığını söyleyen Daniel Lopez, Topraktan ve denizden geleni birleştirdim, Bask Bölgesi nin ve Ege nin en mükemmel yanlarını alacak bir füzyon oluşturdum. Denize ve her bir yemeğin temelini oluşturacak ana ürünlere yakınlığı, MaNCaR la işbirliğini kabul etmemdeki ana etken oldu. Sebze bahçelerinin sunduğu çeşitlilik de beni çok etkiledi. Çünkü bu çeşitlilik, gastronomiye yönelik ortak bir tutkuyu paylaşan insanları bir araya getirmek için belirleyici unsurlardan biri. Ege yemeklerini 16
(Soldan sağa) Fabio Gemignani, Daniel Lopez, Fatih Göktaş zamanla daha iyi anlayarak ve Bask Bölgesi nin en gelişmiş teknik ve anlayışı ile buluşturacağız. Böylece, her yıl daha fazla Ege olan bir MaNCaR için çalışmaya devam edeceğiz diyor. 41 şaraplık özel MaNCaR kavı Toplam 120 kişi kapasiteli bahçesinde yer alan 12 metre uzunluğundaki barı ile konuklarına yemek dışında da keyifli saatler yaşatmayı vaat eden MaNCaR için, Sommelier Perran Aribal tarafından özel bir şarap kavı ve profesyonel gözle şaraplarla eşleştirilmiş geniş bir peynir menüsü oluşturuldu. Hepsi kör tadımla belirlenen 41 şaraplık MaNCaR kavı, ödüllü Ege şarapları başta olmak üzere her damak tadına ve menüdeki yemeklere uygun seçenekler sunacak. Şarap sektöründe edindiği 18 yıllık deneyimini MaNCaR kavına aktaran ve tüm ekibe özel bir eğitim veren Sommelier Perran Aribal ayrıca, dileyen MaNCaR misafirlerine de hangi yemekle hangi şarabın uyumlu olacağı konusunda bilgi verecek. Aribal 25 kırmızı, 12 beyaz ve dört rose seçeneklerinden oluşan özel MaNCaR kavını, müşterilerin beğenileri doğrultusunda yılda bir kez yenileyecek. Fesleğen ve lavanta kokuları arasında özel bahçe Dekorasyonu ünlü mimarlar Mustafa Toner ve Tolga Balıklı tarafından yapılan MaNCaR, zeytin ağaçlarının gölgesinde ve aromatik bitki bahçesinde yetiştirilen fesleğen, nane, lavanta ve biberiye gibi taze baharat kokuları eşliğinde misafirlerini ağırlayacak. Mekanın ruhuna ve yaşanmışlığına fazla müdahale edilmeden ve Alaçatı nın dokusuna uygun olarak pişmiş tuğla, çakıl kaplama, masif ahşap ve mermer gibi doğal malzemelerle tasarlanan MaNCaR, konuklarına kalabalıktan uzak, sakin ve huzurlu bir ortamda sıra dışı bir lezzet keşfi yaşatıyor. Ege Mutfak Sanatları Akademisi gurme şefler yetiştirecek Mehmet Sepil, yine Fehmi Yaşar ve Cevat Akgerman ortaklığında Ege ye ve yeme-içme sektörüne bir büyük yatırım daha yaparak bir mutfak okulu açacak. Ege Mutfak Sanatları Akademisi adı altında İzmir de kurulacak olan mutfak okulu, dünya standardında Michelin Yıldızlı şefler yetiştirecek. Daniel Lopez, kısa süre içinde eğitime başlayacak Ege Mutfak Sanatları Akademisi nde de yardımcısı Fabio Gemignani ile birlikte danışmanlık yapacak. Ege Mutfak Sanatları Akademisi ni kurarken dünyanın önemli yemek okullarından Bask Culinary Center model olarak alınacak. Prensip anlaşması sağlanan Bask Culinary Center ın hem kurulum know-how ından faydalanılacak hem de deneyimli eğitmenleri Ege Mutfak Sanatları Akademisi nde dersler verecek. Uluslararası standartlarda yetişecek olan şefler, eğitimlerin yanı sıra İzmir ve Alaçatı da bulunan MaNCaR ları da birer laboratuvar olarak kullanacak. Ege Mutfak Sanatları Akademisi, hem profesyonellere hem de amatörlere açık olacak. MaNCaR ne demek? Ege bölgesinde yenilebilen yabani otlara verilen genel isim olan Mancar, birçok dilde de yemek kültürünün en önemli tanımlayıcısı. Örneğin, İspanyolca manjar yemek anlamına gelirken, Fransızca manger, İtalyanca mangiare ve Latince manducare kelimeleri yemek yemek anlamına geliyor. Yine aynı kökten gelen Portekizce manjedoura ve İngilizce manger keilmeleriyse yemlik manasında kullanılıyor. 17 Bu bir ilandır.
DOSYA SÖRFÜNCENNETİNE HOŞ GELDİNİZ 18
DOSYA HANİFE YAŞAR / hanife@alacatiplus.com K im derdi ki bundan yaklaşık 250 yıl evvel Haitili balıkçıların keşfettiği bir spor, bugün Alaçatı nın koylarında spor turizmine dönüşsün. Dünyaca ünlü yüzme şampiyonu Hawaiili Duke Kahanamoku nun 1915 te yaptığı gösteriyle bir spor dalı kabul edilen sörfün teknolojisi de bugün tutkunları kadar hızlı ilerliyor. Bu camiaya biraz aşinaysanız, windsurf (rüzgar sörfü) ve kitesurf arasındaki gruplaşma ve rekabeti duymuşsunuzdur. Tabii bir de yelken var. Hepsinin bel kemiği rüzgar olsa da birbirlerinden farklı özelliklere sahipler. Dilerseniz önce bu farklara bir göz atalım. Rüzgaraltı Sörfe başlamanın yaşı yok. 7 den 77 ye herkes yapabiliyor. Kimileri yazın denizin tadını çıkarmak için sakinlik ararken, kimileri de rüzgarın yolunu gözler. Evet, onlar sörf tutkunları. Sayıları her geçen gün artan bu kitlenin gözde adresiyse muhteşem rüzgarı ve sosyal yaşamıyla Alaçatı! Otel in sahibi ve bir sörf ustası olan Ufuk Sönmez den dinlediklerimizi şöyle özetleyebiliriz: Windsuf, bir bord ve yelkenle rüzgarı kullanarak saatte 70-80 km hıza çıkabildiğiniz dinamik bir spor. Öğrenmesi uzun ve detaylı bir çalışma gerektiren bu spor için eğitim almak şart. İyi bir sörfçü olmak için üç yılı gözden çıkarmalısınız. Her rüzgar durumunda sörf yapabilmek için en az ikişer yelken ve bord gerekli. Taşıması, bakımı, depolanması ve kurmasının zahmetli olduğunu da belirtelim. Windsurf sahibi olmanın maliyeti 10 bin ile 20 bin Euro arasında değişmekle birlikte, sörf okullarında uygun bir fiyata yelken ve bord havuzundan faydalanmak mümkün. Kitesurf te ihtiyacınız olan malzemelerse bir uçurtma ve bir sörf tahtası. 10-20 metre yükseğe kadar akrobatik hareketler yapabileceğiniz kitesurf, rüzgar sörfüne oranla daha kısa sürede öğreniliyor. Öyle ki tek başınıza yapabilecek duruma gelmek için iki haftalık bir çalışma yeterli. Her rüzgar koşulunda kite yapabilmek için iki ya da üç uçurtma ile bir bord kâfi. Üstelik fiyatı da daha uygun: 2-3 bin Euro arasında. Her ne kadar okullar kite kiralaması yapsa da tüm dünyada kitesurf yapanlar kendi malzemelerini kullanmayı tercih ediyor. Buna taşınması, kurumu ve bakımının kolay olmasını da eklemek lazım. Sadece doğru koşullar ve iyi bir eğitmen eşliğinde öğrenilmediğinde çok tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini bilmekte fayda var. Yelkense teknenin büyüklüğü ve kalitesiyle doğru orantılı olarak maliyeti değişen bir spor. 2 bin Euro ile başlayıp milyonlarca Euro ya kadar yelkenli bulabilirsiniz. Şunu özellikle belirtmek gerekir ki, sadece yelkeni öğrenmek yetmez, iyi bir denizci olmak şart. Üstelik kurallar çok önemli. İyi bir eğitim ve doğru bir tekneyle dünyayı gezebilirsiniz. Türkiye nin ilk uluslararası sertifikalı eğitmenlerinden Active Sörf Okulu kiteboard direktörü Kaan Ünsal a yeni başlayanlar için önerilerini sorduğumuzda ilk öğrendiğimiz şey, bu spor için rüzgarlı olan her günün uygun olduğu. Kesinlikle tecrübeli bir eğitmen eşliğinde 30 knots a kadar eğitim alınabiliyor. İyi bir kite sporcusu olma yolunda yeterli azme sahip olmanız yeterli. Ünsal ın dokuz yaşından 56 yaşına, 30 kilodan 120 kiloya kadar birçok öğrencisi mevcut. Aslında sezon dokuz ay İdeal sıcaklığa sahip Alaçatı denizi, içindeki canlıları açısından da çok güvenli. Bu özelliklerine şık oteller, mekanlar ve canlı sokaklar da eklenince bir sörf cennetine dönüşmesi tesadüf değil. Özellikle havanın sıcak olması sebebiyle mayıs-eylül ayları arasının oldukça hareketli geçtiğini söyleyen Orsa Sörf Okulu nun sahibi ve 20 yıldır bu sporla uğraşan Giray Hoşcanoğlu, sörf için en uygun alanın Yumru Koyu olduğuna dikkat çekiyor. Sörf okulları ve kulüplerinin artmasıyla gelişen sörf kültürünü ise daha ziyade gençler oluşturuyor. Giray Hoca nın gözlemlerine göre genellikle yoğun iş 19
DOSYA temposunda çalışanlar windsurf yapmayı tercih ediyor. Bir nevi meditasyon olarak görüyorlar belki de... Alaçatı nın bir sörfçü kasabası olarak başlayıp, eğlence mekanlarıyla turistik bir merkeze dönüşmesinin ekonomik bir değişimi de olmuş. Kaan Hoca, eskiden ekonominin başında yer alan sörf turizminin artık pastada daha küçük bir yere sahip olduğunu söylüyor. Alaçatı nın geleceği için bir de önerisi var: Alaçatı da turizm iki ay sürer ama sörf turizminin ömrü dokuz aydır. Yani dokuz ay boyunca burada yerli ve yabancı turistleri ağırlayabilirsiniz. Kiteboard dünyada en yeni ve en hızlı yayılan turizm kaynaklarından biri. Alaçatı da biraz yatırım ve destekle dünyanın en önemli kitesurf noktalarından biri olabilir. Bizler gibi tecrübeli kite sporcularıyla bir komisyon kurulup projeler üretilebilir. Bu sayede daha fazla turist ağırlanabilir. Alaçatı nın kapasitesi şu anda yüzde 5 oranında kullanılıyor. Eğer yakın zamanda yatırım yapılmazsa kendini zehirlemeye başlayacak burası; çünkü bize ayrılan kısım artık yetmiyor. SÖRF OKULLARI Çağla Kubat Windsurf Academy Tel: (549) 635 30 35 Adres: Akçakaya Mevkii, Liman Karşısı, Alaçatı Bu Bi Sörf Okulu Tel: (232) 716 68 76 Adres: Liman Mevkii, Alaçatı Bora Kozanoğlu Surf Center Tel: (232) 716 69 11 Adres: Liman Mevkii, No:3, Alaçatı Orsa Sörf Okulu Tel: (532) 655 20 10 Adres: Akçakaya Mevkii, Liman Karşısı, Alaçatı Alaçatı Windsurf Okulu Tel: (232) 716 61 61 Adres: Çark Plajı, Liman Mevkii, Alaçatı Active Windsurf Center Tel: (232) 716 63 83 Adres: Liman Mevkii, Alaçatı 20
DOSYA Ufuk Sönmez (33) Alaçatı da yaşıyorum. Sağlıklı yaşam ve spor danışmanlığının yanı sıra TV sunuculuğu da yapıyorum. Windsurf, kitesurf ve yelken dallarında antrenörlük eğitimi aldım. Zaten uzun yıllar windsurf camiasının içindeyim ve üç kez dünya şampiyonasında yarıştım. Şu an daha çok kitesurf yapıyorum; çünkü daha zevkli, kolay ve ucuz. Şu var ki; sörfe aşıksanız bir şekilde hayatınızın merkezine yerleşiyor. Tüm işlerinizi rüzgara göre ayarlayıp kışın da dahil tüm mevsim rüzgarlarını değerlendirmeye çalışıyorsunuz. Hatta kışın güney yarım küredeki sörf merkezlerine gitmek için bütçe ayırıp plan yapıyorsunuz. Tabii bu süreçte iyi beslenip dinlenerek bedeni sert rüzgarlara karşı hazırlamak gerekiyor. Kaan Ünsal (36) Kış sezonunda dünyadaki farklı spotlarda hem sörf yapıyor hem de eğitim sistemlerini ve malzemeleri öğreniyorum. Ayrıca ocak-mart ayları arasında federasyonun yetkili antrenörü olarak snowboard eğitimi veriyorum. Daha önce Yalova da yaşıyordum. Kiteboard ile sekiz yıl önce tanıştım ve her şeyimi satıp Alaçatı ya yerleştim. Gerek Alaçatı nın tarihi dokusu gerekse istikrarlı rüzgarı beni buraya çekti. Kiteboard ile hayatım tamamen değişti. Mütevazı şeylerin beni mutlu ettiğini anladım, kendimi tanıma fırsatı yakaladım. Bir parçam olduğunu keşfettiğim rüzgar yoksa eğlence de yok benim için. Suyun üstünde her şeyi unutuyor, kendinle baş başa kalıyorsun. Sevgiliye duyulan aşk gibi bir şey bu. Kiteboard un asrın sporu olduğunu düşünüyorum. Gİray Hoşcanoğlu (59) Celal Bayar Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu nda Basketbol Öğretim Görevlisi olarak 2000 yılında emekli oldum ve Alaçatı da yaşıyorum. Uzun yıllar deplasmanda basketbol oynadım. 42 yıldır kayak eğitmenliği, 20 yılı aşkın bir süredir de windsurf yapıyorum. Deniz, güneş ve doğa tıpkı bir meditasyon gibi. 7 den 77 ye sağlığı elveren herkesin yapabileceği, çok keyifli bir spor windsurf. Tüm yaşamım boyunca sporla iç içe yaşamak, Türk sporuna ve turizmine katkıda bulunmak benim için çok önemli oldu. Değerli sporcular ve eğitmenler yetiştirmenin mutluluğu paha biçilemez. 21
SANAT ALAÇATI NIN TAŞLARINI YÜZDÜREN SERGİ Alaçatı nın sanat yuvası Kırmızı Ardıç Kuşu Sanat Galerisi, 27 Haziran-23 Temmuz 2014 tarihleri arasında çağdaş sanatçı Genco Gülan ı ağırlıyor. Gülan ın Alaçatı koylarındaki taşlardan hazırladığı ve sergiye ismini veren Yüzen Kayalar yapıtı, sanatseverlere yepyeni bir deneyim sunuyor. HANİFE YAŞAR / hanife@alacatiplus.com Çocukluk yazları Çeşme ve Alaçatı da geçen Genco Gülan için bu sergi ayrı bir yere sahip şüphesiz. Biz de Gülan a Galeri Kırmızı Ardıç Kuşu nda ilk kez görücüye çıkan sergisinden yola çıkıp kendisiyle ilgili merak ettiklerimizi sorduk. Alaçatı daki ilk serginiz bu. Anılarınıza bir sergiyle dönüş yapmaya nasıl karar verdiniz? Babamın kocaman fotoğraf çantasını ıslatmaktan korkarak denize gittiğimiz yıllarda, ben de ilk fotoğraflarımı güneşin dinlendiği daracık sokaklarda çektim. Şimdi de Alaçatı nın taşlarını yeniden yorumluyorum. Yüzen Kayalar nasıl ortaya çıktı? Sanatseverleri neler bekliyor? Bir akşamüstü çarşıda incir yerken, yaşlı bir ninenin sepetinde bol delikli beyaz taşlar sattığını gördüm. O sıralar ben de çakıl taşlarıyla narin bir heykel kurguluyordum ve denediğim taşlar ağır geldi. Eve dönünce çarşıdan aldığım sünger taşlarını denedim bu kez, daha iyi sonuç verdiler. Sergiye hazırlanırken bu parçayı ilk kez İstanbul da yüzdürmeyi denedim ve güzel fotoğraflar çıktı ortaya. Yüzen Kayalar önemsediğim bir seri olduğundan sergiye de bu ismi verdim. Serideki taş heykeller suda yüzecekler, bu da heykelcilik alanına önemli bir önerme sunuyor. Çalışmalarınızın yaratım sürecinde, kullanacağınız sanat dallarını ana tema mı belirliyor yoksa tam tersi mi? Yaratım sürecinde fikirleri ön planda tutuyorum ama bazen süreç de öne çıkabiliyor. Sürekli, fakat tutarsız bir süreç yaratıyorum. Tutarlılık bazen tehlikeli bile olabiliyor bizim işlerde. Tema bazen işi çok kolaylaştırıyor, bazen de yaratım sürecini baltalıyor. Bu sergi için konuşursam, Alaçatı da tek bir kavram yok. Bu bir seri ve ismi ön planda olsa da yapıtlar Çeşme Müzesi dâhil üç ayrı mekâna yayılıyor. Sergilerinizde dijital öğeler de görüyoruz. Teknolojiye özel bir ilginiz var mı? Sanat ve teknolojinin ilişkisi, uzmanlaştığım alanlardan biri. Yeni teknolojiler insanlığı ve sanatı nasıl etkiliyor ve etkileyecek bunları merak ediyorum. Yapıtlarımda ağır teknoloji kullanılmış olsa da elektronik görgüsüzlük yapmamaya ve alet ya da ekran bağımlılığına kapılmamaya çalışıyorum. Sergilerinize gelen sanatseverlerin tepkilerini not eder misiniz hiç? Kesinlikle evet. Seyirci tepkileri benim için çok önemli. Mümkün olduğunca fikir sorar, not alırım. Gerekiyorsa yapıtlarımı yenilerim de. Örneğin son sergimde Basketbol Pabuçlu Koşucu isimli işi sergiliyordum fakat seyirciden bir türlü istediğim tepkiyi alamadım. Bunun üzerine pabuçları boyadım. Bembeyaz heykelin ayakları renklenince, seyirciler heykele sarılıp fotoğraf çektirmeye başladılar. 22
SANAT Yaz bitmeden Çeşme Marina da da taş heykelleri sergileyecek Genco Gülan, bazı parçaları akıntıya bırakmayı planlıyor. Ona göre Yüzen Kayalar serisi, Ege Denizi nde kaybolan kaçak göçmenler için alternatif bir anıt olabilir. İnsan çocukluğunuzu merak etmeden duramıyor. Nasıl bir ortamda yetiştiniz? Evimizde her zaman klasik müzik çalar, kitapları başköşede durur ve yağlı boya seti hep bir kenarda kokusunu verirdi. Şanslı bir çocuktum, kabul ediyorum. Bu yüzden sergide teşekkür olarak rahmetli anneannem ve annemin de birer tablosuna yer vermeyi istedim. Seyirciye de bu şekilde dönemsel bir boyutta düşünme önerisi getirmeyi düşündüm. Annelerimin manzaraları benimkilerden güzel olsalar da benim anlatacak başka hikâyelerim var! Sanatçı yönüyle çizgilerin dışında biri olarak nasıl bir hocasınız? Müfredata bağlı mısınız mesela? Yapıtlarımı birden fazla atölyede üretebiliyorum. Bazen bir heykel iki ayrı şehir ve dört ayrı atölyeden çıkabiliyor. Bir gün final sınavı yaparken öğrencilerimden biri Hocam cevabı duvarlara çizebilir miyiz? diye sordu. Penceresiz bir sınıftaydık ve içerisi çok havasızdı. Birkaç saniye düşünüp Peki, kabul dedim. Öğrencilerim de kâğıtları bir kenara atıp, yanıtları duvarlara çizmeye başladılar sevinçle. Sınıfı böyle geçtiler, çizimler de duvarlarda birkaç sene kaldı. Dolayısıyla müfredatı hocalar değil, öğrenciler değiştirmeli bence. Öğrencilerinizden hareketle bugünkü gençliğin sanatla ilişkisini nasıl yorumlarsınız? Bu sene İstanbul Gençlik ve Sanat Bienali nde bir dizi atölye çalışması yaptım, çocukların kafaları gayet açık ve sanata yatkınlar. Ama yaşları büyüdükçe kafaları karışıyor. Sanatın popülerleşmesi olumlu bir gelişme ama tek başına yeterli değil, alt yapı çok önemli. Bunun dışında Gezi nin ilk günlerinde gençlerde müthiş bir yaratıcılık gördüm, renkler ve espriler inanılmazdı. Beyoğlu tam bir grafiti bienaline dönüşmüştü. Keşke yıkıcılığa dönüşmek zorunda kalmadan, o yaratıcılığı sokaklarda daim kılabilsek Sizce bir asır sonra sizi hatırlatacak ilk eser/ imge ne olur? Yeni medya yapıtlarım dünya üniversitelerinde okuma listelerine girmeye başladı, fakat arkeolojik referanslı mutant heykellerim sıradan seyirciler arasında çok daha popüler. Geçen aylarda Arjantinli bir kız attığı tweet te, ismimi Michelangelo ile beraber anmış. Açıkçası çok şaşırmadım. Ancak 100 yıl sonra bunlardan hangisi kalır, ipi kim göğüsler Allah bilir! 23
Serİn mi serin smoothie ler Sıcaklıkların artmasıyla birlikte serinletici olduğu kadar sağlıklı ve enerji verici içeceklere olan ihtiyacımız artıyor. Bunu öngören Arnica şefleri, sizler için Arnica Vega yla serin mi serin içecekler hazırladı. Evde denemeniz serbest! ÇİLEKLİ SMOOTHIE Smoothie, milkshake e benzeyen, içinde taze meyve püresi-yoğurt ya da dondurma-süt-meyve suyu bulunan soğuk bir içecek. Malzemeler: 250 gr çilek / 2 yemek kaşığı tepeleme dolu yoğurt (Yoğurt sulu olmamalı ama süzme yoğurt da kullanmayın. Normal yoğurdu tülbent yaydığınız bir süzgecin içine dökün ve süzgeci derin bir kabın üzerine yerleştirin. Süzgeçten akan yoğurt suyunu kullanmayacağız) / 2 yemek kaşığı bal (Balınız yok ise toz şeker de kullanabilirsiniz, ölçüsünü damak tadınıza göre ayarlayabilirsiniz.) / Yarım su bardağı soğuk süt / 2 ya da en fazla 3 küp buz / Eğer evde dondurmanız varsa 1 top vanilyalı dondurma da ilave edebilirsiniz. Yapılışı: Öncelikle çileklerinizi yıkayın ve yeşil saplarını çıkartıp süzün. Çilekleri büyüklüğüne göre 2 ya da 3 parçaya kesin ve blender a atın. Balı, yoğurdu, sütü de ilave edip iyice parçalayın. Pürüzsüz bir kıvam almalı. En son buzu da ilave ettikten sonra tekrar blender ı çalıştırın ve karışımınız hazır. İsterseniz hemen servis edin isterseniz buzdolabında biraz bekletin. (Eğer buzdolabında bekletecekseniz buz ilavesi yapmanıza gerek yok.) Servis ederken üstünü taze nane yaprağıyla ya da çilek dilimleriyle süsleyebilirsiniz. İçeceğimizin kıvamı, koyu boza kıvamında olmalı. Sütünü ya da buzunu fazla ilave ederseniz kıvamı bozulabilir. KİVİLİ SMOOTHIE Malzemeler: 3 kivi / 1 su bardağı yeşil üzüm / 3 dilim kavun / 1.5 su bardağı buz Yapılışı: Kivi, üzüm ve kavunu mutfak robotundan geçirerek püre haline getirin. Buz ekleyip 1 dakika daha karıştırın ve soğuk servis yapın. Kivili smoothie artık hazır, afiyet olsun. ÇİLEKLİ BÖĞÜRTLENLİ BUZLU İÇECEK Buzlu içecek hazırlarken buz eklemek yerine donmuş meyveler kullanabileceğinizi unutmayın. Malzemeler: 1 fincan donmuş çilek / Yarım fincan donmuş böğürtlen / 100 gram vanilyalı yoğurt / 100 gram portakal suyu / 2 yemek kaşığı öğütülmüş keten tohumu / 2 orta boy muz Yapılışı: Tüm malzemeleri blender a atın ve karıştırın. Lezzetine inanamayacaksınız! MUZLU SMOOTHIE Malzemeler: 2 su bardağı süt / 2 orta boy muz / 100 gr yoğurt / 1 çorba kaşığı bal / Yarım çay kaşığı tarçın / Buz parçaları Yapılışı: Muz dilimleri, bal, tarçın, yoğurt ve sütü aynı anda blender da çırpın. Karışıma bal ve son olarak buz parçalarını ekleyin. Bal yerine 1 tatlı kaşığı pekmez de ekleyebilirsiniz. Yumuşak kıvamlı bir içecek elde edinceye kadar karıştırın. İsterseniz rendelenmiş çikolata ile süsleyebilirsiniz. 24 Bu bir ilandır.
DEKORASYON, SAGLIK GÜZELLIK. MODA Alaçatı da Plus Günler Alaçatı+ dergisi olarak bu yaz Alaçatı da Plus Günler adıyla bir dizi etkinlik gerçekleştiriyoruz. Sağlık, yeme-içme kültürü, güzellik, moda, kültür&sanat gibi pek çok başlığın yer alacağı Alaçatı da Plus Günler kapsamında gerçekleşecek etkinliklerimizden haberdar olmak için Facebook ve Twitter adreslerimizi takip edin. Etkinlik duyurularımız sadece sosyal medya üzerinden yapılacaktır., EGLENCE Alaçatı+ AlacatiPlus YEME. IÇME KÜLTÜR & SANAT 25
RESTORAN MANZARA BAHANE YEMEKLER ŞAHANE D enizin yanı başındaki büyük bahçesiyle ilk görüşte ilginizi çekecek olan Kydonia nın asıl sürprizi içeride. Bunu hem keşfetmeye doyamayacağınız mönüsü hem de içerideki ambiyansı için düşünebilirsiniz. Her şeyden önce adaya gelmişsiniz hissi veren sazlıklı, testili ve anforalı doğal ortamıyla burada huzur kaçınılmaz. Kapıdan girince sizi karşılayan balık tezgahı ve büyük meze dolabı, enfes bir yemeğin habercisi. Alaçatı Port Marina da beşinci yılını kutlayan Kydonia, rezervasyon şartı olmayan, 250 kişi oturma kapasitesine sahip bir mekan. Zaten İstanbullular bilir, Kuruçeşme deki Kydonia da 180 kişi ağırlayabilen bir alanda kurulu. Belli ki mönü kadar mekanın genişliği de önemli işletme sahipleri için. Bu teknik bilgi sonrasında biraz da mekanın ismine değinelim. Girit te eski bir medeniyetin ismi olan Kydonia, aynı zamanda hem Ayvalık ın tarihi adı hem de nadir bulunan bir Ege kabuklusunun ismi. Zaten hemen kapıda Bir deniz, iki yaka, tek sofra sloganıyla dikkatinizi çekecek kısa bir tarihçe var. İçeride sizi, mübadele sonrası Girit ve diğer adalardan gelen Türklerin eski aile reçetelerinden oluşmuş 26 Gözü Yaşlı Eleni, Niko, Zaho ve daha niceleri... Acıklı bir aşk romanından alıntı gibi duran bu isimler, Alaçatı nın popüler mekanı Kydonia nın mönüsünde geçiyor. İsimleri kadar lezzetleri de ilginç olan Kydonia yemekleri, aynı zamanda bir kültür mirası. bir mutfağın beklediğini anlayacaksınız. Mezeler, soğuk ve sıcak yemeklerde çeşitlilik çok. Her gün ortalama 70 çeşit meze çıkıyor. Yemekler içinde deniz börülcesi, fava, balıklar, ızgara çeşitleri gibi aşina olduklarımızın yanında, gözü yaşlı Eleni, Niko, sakızlı ahtapot, Arap saçlı sübye ve yatırma peyniri gibi belki de ilk kez duyduğumuz tatlar çıkıyor karşımıza. Unutmadan söyleyelim, girişteki meze dolabının önünde neyin ne olduğunu tahmin etmekle uğraşmanıza gerek yok. Garsonlar tüm detaylarıyla bilgi verip merakınızı gideriyor. Siparişinize karar verince sofrayı süslemek için Ege zeytini başı çekiyor. Girit ezme peyniri, kekik ve cevizin harika birleşimi zeytinyağı eşliğinde sunuluyor. Kydonia nın bu özel mutfağına hayat veren şefi Niyazi Kaçmaz (39), neredeyse yaşı kadar tecrübeye sahip. Tam 25 yıldır bu mesleğin içinde. 1989 da memleketi Erzincan dan İstanbul a gelen Kaçmaz, hem Karadeniz hem de Girit mutfağını keşfetmiş. Kydonia da birbirinden ilginç yemeklerin hepsi özenle hazırlanıyor ancak yedi otlu mücver ve Arap saçlı sübye, Niyazi Bey in en çok vaktini alan yemeklerin başında geliyormuş. (232) 716 07 65 İSİMLERİ KADAR TATLARI DA ÖZEL Niko: Yedi farklı ottan yapılan ve soğuklar kategorisinin özel tarifi. Sunumuysa toprak güveçte. Sakızlı ahtapot: Damla sakızı ve dağ kekiğinin istiridye kabuğunda sunumu harika. Köz enginar: Görüntüsü tavuk ızgara gibi dursa da o tam bir vejetaryen yemeği. Enginar sevmeyenler bile hayran kalabilir. Choriatiki salata: Yabani semizotu, iri doğranmış domates ve salatalık, peyaz peynir, halka soğan, organik zeytinyağı, nar sosu ve dağ kekiğinin harika uyumu. Sıcak yatırma peyniri: Yaklaşık altı ay boyunca zeytinyağında bekletilen peynir, üzerine konan çubuk tarçınla fırına veriliyor. Lorlu ızgara börek: Uzaktan gül böreğini andıran ama bambaşka bir lezzet.
27
DEKORASYON EVİNİZE YENİ BİR DOKUNUŞ Sezon hareketlendikçe Alaçatı nın mağazalarında da çeşitlilik arttı, yeni ürünler geldi. Dekorasyon sayfamızda bu ay sabah kahvenizin keyfini artıracak fincanları, bahçe ya da iç dekorasyonunuza renk katacak aynaları ya da koltukları bulabileceğiniz adresler var. Üstelik hepsi her zevke ve bütçeye hitap ediyor. FuşyA HACIMEMİŞ Tavuskuşu kuyruğunun tasvir edildiği bu hasır koltuk, 1970 lerde çevrilen Emmanuel filminde kullanıldığından beri adeta bir ikon. Hatta adı da bu şekilde anılıyor. Fiyatı pazarlığa tabi. (532) 405 88 48 Alaçatı Antİk İran menşeli el yapımı mopalin lokumluklardan en çok çiçek desenli olanlar ilgi çekiyor. Fiyatı 250 TL. (532) 353 51 50 Sakula Home Aslen doktor olan Mehtap Köksal ın tasarladığı ürünlerden şönil kumaşların kombinasyonu kullanılarak, iskeleti fırınlanmış gürgen, retro tarzı koltuğun fiyatı, 1450 TL; el boyaması, su bazlı cila ve boya kullanılarak hazırlanan komidin ise 525 TL. (232) 716 67 62. 28
DEKORASYON Kırmızı Ardıç Kuşu Tasarım Dükkanı Doğal çınar dalları, kumaş ve rafyadan hazırlanan bu ayna hem iç hem de dış dekorasyon için çok ideal. Fiyatı 900 TL. (232) 716 66 63 Höyük Alaçatı Unesco dan yaşayan insan hazinesi ödüllü Alopaşalı markasının sahibi İbrahim Kocaoğlu na ait tasarımların fiyatları 50-875 TL arasında. (232) 716 03 15 Camgeran Yaşları 50 ila 90 arasında değişen bu fincanlar arasında Fransız limoges, İngiliz, Sovyet döneminden, Avusturya ve Alman Baveria modellerini bulmak mümkün. Fiyatları 60-120 TL arasında. (232) 716 96 72 Evvel Zaman Bu abajurun alt kısmı, aslında 1930 lardan kalma bakır bir sefertası. Polisaj yapıldıktan sonra üst kısmı plak ve gramafon temalı kumaşla kaplanmış. (536) 305 20 20 29
LEZZET Uçak yolculuğundan önce nın katkılarıyla Uçakla seyahat pratik olsa da, bu süreçteki yanlış beslenmeler keyfinizi kaçırabilir. Oysa uçuş öncesinde ve uçaktayken takip edeceğiniz birkaç küçük ipucu, rahat bir yolculuk yapmanızı sağlar. Bakın BTA nın Sağlıklı Yemek Şefi Mark Decker bunun için neler öneriyor. Ö ncelikle, uçuştan birkaç gün önce şeker tüketimini azaltmanız gerekiyor. Bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için bol miktarda meyve, sebze ve tam tahıllı yiyecek tüketin. Kabin basıncından dolayı bağışıklık sisteminiz zayıflar ve çevrenizdeki yolculardan hastalık kapmanızın ihtimali yükselir. Uçuş öncesinde uykunuzu iyice alın. Havalimanına giderken acele etmenize gerek kalmayacak şekilde vakitlice evden çıkın. Böylece havalimanında rahatlamak için biraz daha zamanınız kalabilir. Yanınıza mutlaka sağlıklı atıştırmalıklar alın. Besin değeri ve lif açısından zengin gıdalar, meyve, sebze, kuruyemişler ve yapay tatlandırıcı içermeyen tahıllı barlar ilk seçenekleriniz olsun. İşlenmiş veya şeker ve yağ açısından zengin gıdalar enerjinizi tüketecek, sindirim sistemi sorunlarına neden olacaktır. Tüm bunların yanında bol sıvı tüketmeyi unutmayın. Su, meyve suyu ve meyve çayı içmelisiniz. Meyve suyunuzu su ile karıştırabilirsiniz. Sıvı yasağının seyahat gününde yeterli sıvı tüketmenizi engellemesine izin vermeyin. Uçuştan önce kaçınmanız gereken beş yiyecek Uçuştan iki saat önce hafif bir yemek yemeyi ihmal etmeyin. Mutlaka kaçınmanız gereken bazı yiyeceklere ise hiç yüz vermeyin. Bunlardan ilki fastfood. Vücudumuz sodyum ve doymuş yağ içeren fastfood gibi yiyecekleri sindirirken zorluk çeker. 11 bin metre yükseklikteyken zaten sindirimin zor olduğu düşünüldüğünde, bedenimizi bir de fastfood ile yormamamız gerekir. İkincisi, şişkinliğe neden olan yiyecek ve içecekler. Basınçlı uçak kabini şişkinliği desteklediğinden, bağırsakları genişlemeye teşvik eden yiyeceklerden kaçınılması akıllıca olacaktır. Kızarmış yemeklerin yanında soğan, karnabahar, lahana ve fasulyegiller gibi bazı sağlıklı yiyecekler de şişkin bir balon 30
LEZZET Cakes&Bakes te bulabileceğiniz Meyve Salatası Malzemeler: 75 er gram kırmızı elma, yeşil elma, muz, çilek, kırmızı üzüm, portakal, kivi ve 50 gram taze böğürtlen. Şerbet için: 30 gr bal, 5 gr kakule, 2 gr yıldız anason, 1 defne yaprağı, 150 ml su. Hazırlanışı: Tüm meyveler ayıklanır. Üzüm hariç tamamı aynı boy olacak şekilde küp doğranır. Kararmamaları için limonlu suda bekletilir. Şerbet için bal hariç tüm malzemeler ocakta 15 dakika kaynatılır. 30 dakika dinlendirilir. Hazırlanan şerbet ılıkken süzülür ve bal eklenir. Tamamen soğuyunca meyvelerle harmanlanır ve servis edilir. Dondurma ile servis edilebilir. Nane ile süslenir. gibi hissetmenize neden olabilir. Ayrıca bu yiyeceklerin getireceği gaz sorunları kişisel rahatsızlık ve toplumsal terbiye sınırlarının ötesine geçebilir. Sakınmamız gereken üçüncü konu alkol. Bazı uçak yolcuları için, birkaç kokteyl içmek uçuş öncesi alışkanlıklarının bir parçasıdır. Alkolün insanı yatıştırdığına ve uyku getirdiğine inanılır. Ancak doktorlar uçuş öncesinde veya sonrasında alkol tüketmemek gerektiğini ifade ediyor. Harvard Kamu Sağlığı Departmanı ndan beslenme konusunda uzman Doçent Doktor Eric Rimm, Health Dergisi ne verdiği röportajda Uçuş sırasında vücudunuzdaki su azalacağından, alkol konsantrasyonu hafif seviyelerde bile daha yüksek etki gösterecek ve akşamdan kalma hali ihtimalini arttıracaktır diyor. Bununla birlikte halen birçok yolcu uçuş öncesinde veya uçuş sırasında içkiden vazgeçmiyor. Uçuş öncesi bir içki sizin için de zorunlu ise, etkisini azaltmak için bol miktarda su tüketmelisiniz. Dördüncü maddemiz gazlı içecekler. Uçuş sırasında, özellikle uzun mesafeli bir uçuşta kendinizi susuzluk, fiziksel acı, kaba uçuş görevlileri ve yanınızdaki kötü kokan adam ile mücadele eden bir süper atlet olarak düşünmenizin size yardımı olacaktır. Bir atlet olarak triatlon sırasında asla kola içmezdiniz, değil mi? Gazlı içecekler, uzun mesafe koşucusunun en büyük iki düşmanını tetikler: şişkinlik ve kramplar. Son maddemizi uygulamak biraz zor olabilir. Çünkü hiçbir şey yiyip içmezseniz BTA nın Sağlıklı Yemek Şefi Mark Decker iyi olur, diyeceğiz. 2008 yılında Journal of Science dergisinde yayımlanan bir çalışmada araştırmacılar, uzun bir uçuştan önce yaklaşık 16 saatlik bir orucun uçuş sersemliğinin üstesinden gelmeye gerçekten yardımcı olabileceğini ileri sürmüştü. Çalışmanın özeti şu şekilde: Yemek ve uyku vaktimizi kontrol eden içsel saatimizi normal şartlarda ışık tetikler. Bedenimizde gıdanın eksik olduğunu hisseden ikinci bir saat daha vardır. İkinci saat devreye girdiğinde birincisi etkisiz kalır. Bu ikinci saati açlıkla manipüle ederek zaman dilimi değişikliklerine daha hızlı bir şekilde adapte olabiliriz. Vücudunuzun çok aç olduğunu düşünmesini sağlamanız halinde, yeni varış yerinizdeki yemek saatine kadar uyanık ve tetikte kalabilecek, bu süreçte vücudunuzun ışık saatini yeniden ayarlayacaksınız. Şüphesiz ki, çalışmanın deney fareleri üzerinde yapıldığını ve ilişkinin insanlarda tespit edilmediğini vurgulamalıyız. Uçuş sırasında ne yemeli? Uçuş sırasında sindiriminize yardımcı olacak yeşil çay, muz, dutsu meyveler, ananas, patates, zerdeçal ve kereviz sinirlerinizi yatıştırabilir. Tam taneli tahıllar ve yapraklı yeşillikler stresi azaltır. Özellikle zencefil uçuştan önce ve uçuş sırasında yenebilecek mükemmel bir alternatiftir. Brokoli, karnabahar, fasulyegiller, soğan, sarımsak, tuzlu atıştırmalıklar, çok fazla ekmek, kaz ciğeri, şeftaligiller ve kızartılmış yiyecekler gibi şişkinliğe neden olan yiyeceklerden de uzak durmak gerekir. Uçaktaki kuru havadan dolayı, normal miktarın üç katı kadar sıvı tüketmelisiniz. Her uçuş saati için 0.25 litre su yeterli olacaktır. Kahve, siyah çay ve kolanın içindeki kafein susuzluğunuzu artırır. Vitamin ve mineral açısından zengin içecekler, uçuş sersemliğiyle başa çıkmanıza yardımcı olur. En iyi seçenek yüzde 100 sebze ve meyve sularına su karıştırmaktır. Yolculuk doğuya ise karbonhidrat batıya ise protein tüketin Yedikleriniz uzun uçuşlarda rahat etmeniz için size yardımcı olacaktır. Doğuya doğru uzun mesafeli uçuyorsanız karbonhidrat açısından zengin gıdalar tüketin. Bu, uyumanıza destek olur. Batıya doğru uçuyorsanız protein açısından zengin gıdaları seçebilirsiniz. Bunlar da uyanık kalmanızı sağlar. Bu şekilde uçuş sersemliğiyle daha rahat başa çıkabilirsiniz. 31
YATÇILIK un katkılarıyla Tekne misafirliğine gitmenin İNCELİKLERİ En güzel tekne, arkadaşımın teknesidir denir. Evet, teknede misafir olmak her zaman caziptir. Ama bunun da bir adabı vardır. Bir tekneye misafir olacaksanız, gitmeden önce bu yazıyı mutlaka okuyun. İster küçük bir balıkçı kayığı ister bir transatlantik olsun denizde birinci kural şudur: Her teknede kaptan vardır ve kaptanın sözü tek geçerli kanundur. Dolayısıyla tekneye ayak basarken, tekne sahibi arkadaşınızın açıklamalarını can kulağıyla dinlemeniz ve bunlara dikkat etmeniz gerekir. Tekneye misafirliğe giderken kullanım alanlarının kısıtlı olduğunu göz önüne alarak fazla eşya götürmemelisiniz. Hava şartlarına uygun giysileri, kişisel bakım malzemelerini ve diğer gerekli şeyleri minimumda tutmanız tavsiye edilir. Eşyalarınızı teknenin sağını solunu çizebilecek tekerlekli bavul ya da sert malzemeden bagajlar yerine, yumuşak spor çantalarla götürmelisiniz. Kösele ya da topuklu ayakkabıların teknelere zarar verdiğini unutmayın. Siyah kauçuk tabanlı botlar ve benzeri ayakkabılar da teknenin güvertesinde çıkmayan izler bırakabilir. Bu yüzden, özellikle sıcak havalarda en iyisi teknede çıplak ayakla dolaşmaktır. Altı temiz ve beyaz tabanlı spor ayakkabılar ya da terlikler tekne için en uygunudur. Denizde en önemli kurallardan biri, her şeyin neta, yani düzenli ve yerli yerinde olması gerekliliğidir. Dağınıklık, bir teknede yaşamı zorlaştırmaktan öte güvenliği de riske atar. Dolayısıyla misafir olduğunuz teknede eşyalarınızı ve kamaranızı tertipli bir şekilde tutmanız gerekir. Çöpleri, belirlenen yerlere atmalı, ortalıkta bırakmamalısınız. Ekmek gibi doğal yiyecek maddeleri dışındaki hiçbir şeyi denize atmamalısınız. Tabii bir de teknedeki cihazlar var. Kullanmayı bilmediğiniz cihaz ya da malzemelere dokunmamalı ya da kaptandan bilgi almalısınız. Denize açıldığınızda kaynakların kısıtlı olduğunu sakın unutmayın. Tatlı suyu idareli kullanmalı, mümkün olduğu kadar az bulaşık kirletmeli, jeneratör yoksa batarya kullanımına dikkat etmelisiniz. Tekne tuvaletleri karadakinden farklı olduğundan tuvalete kağıt ve benzeri nesneler atmamaya özen gösterin. Sigara içiyorsanız, kaptanın izin verdiği yerlerde ve azami dikkat göstererek yapmalısınız. İzmaritleri ıslatarak, söndüğünden emin olmalı ve denize atmamalısınız. Seyir halindeyken eşyalarınızı sallantıda dağılmayacak bir şekilde sabitlemelisiniz. Bardak, şişe gibi düşüp kırılacak ya da dökülecek şeyleri gelişigüzel yerlere koymamalısınız. Küçük çocuklar ya da yüzme bilmeyen misafirler seyir halindeyken can yeleklerini giymeli ve teknenin riskli bölgelerinden uzak durmalıdır. Teknede misafir de olsanız, denizde şart olan iş bölümüne katılmalı, kaptanın yönlendirmesi doğrultusunda demir alma ve demirleme sırasında ve gerekirse seyir halindeyken üstünüze düşen yapmalısınız. BOSPHORUS CUP 2014 ÖDÜLLERİ VERİLDİ Bu yıl 13. sü düzenlenen Bosphorus Cup 2014 yelken yarışlarının yüzlerce kişinin kupa heyecanına ortak olduğu ödül töreni gecesi, İstinye Park AVM de düzenlendi. ORG Sports Managment, Türkiye Yelken Federasyonu ve İBB Spor A.Ş. tarafından 5-8 Haziran tarihleri arasında düzenlenen yarışta, bu yıl farklı sınıflarda katılan 80 tekne kıyasıya mücadele etti. Can Yalman ın tasarladığı ve her yılın birincisine devredilen gümüş kupanın sahibi, Garanti Sailing Fenerbahçe 1 teknesiyle Oğuz Ayan ve ekibi oldu. İkinci olan Protel-Matmazel Teknesi ile Toka Yelken Ekibi ve Alp Somer, üçüncü olarak bitiren Medianova Acadia 3 ile Vedat Tezmen ve ekibine IRC ve destek sınıflarında dereceye girenlere de ödülleri takdim edildi. Bu sırada, Bosphorus Cup 2014 için İstanbul a gelen ve dört gün boyunca unutulmayacak kareler yakalayan Martinez Studio nun çektiği fotoğraflar da sergilendi. 32
YATÇILIK ÖNE ÇIKANLAR Yenİ Elan 400 Boy: 11.95 m. En: 3.87 m. Ağırlık: 8 ton Motor markası: Volvo Penta Motor adedi: 1 Motor gücü: 38 HP Yakıt türü: Dizel Yakıt deposu: 170 lt. VanDutch 40 Boy: 12.08 m. En: 3.50 m. Ağırlık: 8 ton Motor markası: Cummis Motor adedi: 2 Motor gücü: 480 HP Yakıt türü: Dizel Yakıt deposu: 600 lt. *Bu tekneleri ve daha fazlasını yatvitrini.com da bulabilirsiniz. 33
DERGİMİZİ BULABİLECEĞİNİZ ADRESLER ATATÜRK HAVALİMANI MILLENIUM LOUNGE ATATÜRK HAVALİMANI CAKES&BAKES CAFE İZMİR ADNAN MENDERES HAVALİMANI MILLENIUM LOUNGE ANKARA ESENBOĞA HAVALİMANI MILLENIUM LOUNGE İDO CAKES&BAKES CAFE ŞUBELERİ MSA İSTİNYE PARK ARMANI CAFE KARAKÖY FERAH FEZA KAFE Pİ ŞUBELERİ VENİ VİDİ GÖZ BIGCHEFS ŞUBELERİ KİRPİ CAFE CITYBEAUTY PILATES PLUS LUCCA PLANET LIFE STYLE CLUB DELICATESSEN POP-UP CAFE BAHÇECİK KUAFÖR DENTİSTANBUL EBİL SAÇ TASARIM MUHİT SIR WINSTON TEA HOUSE DÜNYA GÖZ DERİN DESIGN SHOWROOM URBAN HEALTH PİLATES DR. AYŞEGÜL SALTAT POLİKLİNİĞİ HÜNKAR LOKANTASI HARVARD CAFE PLUSDENT COFFEEWAY CAFE CADDE DENTAMED KAKTÜS THE JUNCTION PUB KARABATAK JOURNEY OPS CAFE DEM KARAKÖY TEŞVİKİYE CAFE TRIBECA NİŞANTAŞI THE WINSTON BRASSERIE MUMS CAFE TÜKKAN BEJ KARAKÖY BANDO KARAKÖY KÖŞE KAHVE ORTA KAHVE KIRMIZI ARDIÇ KUŞU SANAT GALERİSİ BAY SAKO OTEL PAPARAZZİ ALAÇATI ANTİK ALAÇATI BEACH RESORT KAPARİ BAHÇE PROPAGANDA BEACH & CLUB ALAÇATI 35