8. Ünite Yeryüzünde Yaşam 381
Yer kabuðu Nelerden Oluþur? Milyarca yýl önce Dünya, ekseni etrafýnda dönen, erimiþ ve gaz hâlinde bulunan maddelerden oluþmuþtu. Zamanla dýþtan içe doðru soðuyarak yer kabuðu ve onun altýnda bulunan ateþ küre oluþtu. Yer kabuðu farklý kayaçlardan oluþmuþtur. Bazaltik kaya Granit Kayaç: Yer kabuðunun yapýsýný oluþturan bir veya birkaç mineralden oluþan kütlelerdir. Mineral: Normal sýcaklýkta doðada katý durumda birtakým maddelere karýþýk veya birleþik hâlinde bulunan ya da kimyasal yollarla elde edilen inorganik maddelerdir. Kayaçlar rüzgâr, sýcaklýk farký, su, buzullar ve canlýlar gibi etkenlerin etkisiyle parçalanýr. Önce kayalara, sonra taþlara daha sonra çakýl ve kumlara en sonunda da topraða dönüþür. Kayaçlar oluþumlarýna göre üçe ayrýlýr. A. Magmatik (Volkanik, Püskürük) Kayaçlar Sünger taþý Volkanik patlamalar sýrasýnda ateþ küreden ayrýlan lavlar (çok sýcak erimiþ hâldeki maddeler) yer kabuðunun iç kesimlerinde yavaþ yavaþ soðuyarak ya da yeryüzüne çýkýp çok hýzlý bir þekilde soðuyarak katýlaþýr ve magmatik kayaçlarý oluþturur. Magmadan ayrýlan maddeler yer kabuðunun derin kesimlerinde yavaþ yavaþ soðuyarak katýlaþýrsa iç magmatik (iç volkanik) kayaçlar adýný alýr. Bunlarýn mineralleri gözle görübelir. Granit, bu tür kayaçlara örnektir. Magmadan ayrýlan maddeler volkanik patlamayla yer yüzüne çýkarsa yer yüzünde soðuma hýzlý olduðundan mineralleri gözle görülemez camsý bir yapýya sahip olur. Bazalt, obsidyen (volkan camý) bu tür kayaçlara örnektir. 382
B. Tortul Kayaçlar Tortulaþma yani birikmeyle oluþan kayaçlardýr. Çukur yerlerde göl ve deniz diplerine çöken maddedir. (Su içinde çözünmüþ maddeler, canlý kalýntýlarý, sularýn sürüklediði diðer maddeler) tabakalar hâlinde birikirler. Tabakalarýn ince ya da kalýn olmasý tortulaþma süresine baðladýr. Tortul kayaçlar içerisinde fosiller bulunur. Tortul kayaçlar üçe ayrýlýr. Taþ kömürü 1. Organik Tortul Kayaçlar: Yaþamlarýný yitiren canlý kalýntýlarýnýn taþlaþmasýyla oluþan kayaçlardýr. Linyit, taþ kömürü, antrasit (bir çeþit kömür), mercan kaya bu tür kayaçlardýr. 2. Kimsayal Tortul Kayaçlar: Kireç, alçý ve tuz gibi bazý kayaçlar suda çok kolay çözünürler. Suda çözünen bu kayaçlarýn, sular tarafýndan bir baþka yere taþýnýp orada çökelmesi ile oluþan kayaçlardýr. Kireç taþý (kalker), alçý taþý (jips), tuz bu tür kayaçlardýr. Travertenler, maðaralardaki sarkýt, dikit ve sütunlar özel kimyasal tortul kayaçlardýr. Ülkemizde turistlik bakýmdan çok önemli bir yere sahip olan Pamukkale Travertenleri ile Alanya daki Damlataþ Maðarasý nda bulunan sarkýt, dikit ve sütunlar kimyasal tortul kayaçlardýr. 3. Mekanik (Fiziksel) Tortul Kayaçlar: Akarsu, rüzgâr ve buzullar tarafýndan çözülmeden bir bütün hâlinde bir yerden bir baþka yere sürüklenerek taþýnan ve orada birikip daha sonra doðal bir çimentoyla birbirine yapýþarak oluþan kayaçlardýr. Çakýl taþý, kum taþý (gre), buzul taþ (moren) bunlara örnektir. Çakýl taþý Kum 383
C. Baþkalaþým (Metamorfik) Kayaçlar Gnays Magmatik ve tortul kayaçlar yerin derinliklerinde yüksek sýcaklýk ve basýncýn etkisiyle eski özelliklerini kaybederek yeni özellikler kazanýr. Taþlar sýkýþýr, sertleþir, yoðunluðu artar, renkleri koyulaþýr, parlaklaþýr ve daha farklý bir görünüm kazanýr. Ýþte sýcaklýk ve basýncýn etkisiyle taþlarda meydana gelen deðiþimlerin hepsine birden baþkalaþým (metamorfizma) denir. Bu olaylar sonucunda oluþan taþlara da baþkalaþým (metamorfik) kayaçlar denir. Kalkerin (kireç taþýnýn) baþkalaþýma uðramasýyla mermer, granitin baþkalaþýma uðramasýyla gnays, mikanýn baþkalaþýma uðramasýyla mikaþist, kuvarsýn baþkalaþýma uðramasýyla kuvarsit oluþur. Mermer Bir baþkalaþým kayacý tekrar baþkalaþýma uðrayarak farklý bir baþkalaþým kayacý oluþturabilir. Baþkalaþým kayaçlarý Magma Magmatik kayaçlar Kayaç Döngüsü: Kayaçlar doðada sürekli olarak birbirlerine dönüþürler. Magmatik kayaçlar tortul kayaçlara, tortul kayaçlar baþkalaþým kayaçlarýna, tortul ve baþkalaþým kayaçlar hem kendilerine hem de magmatik kayaçlara dönüþebilirler. Madenler Tortul kayaçlar Kayaç döngüsü Tortu Ekonomik deðeri olan kayaçlara maden denir. Sanayinin geliþmesiyle birlikte günlük yaþantýmýza giren madenlerden kesinlikle vazgeçemeyiz. Çünkü kullandýðýmýz aletlerin pek çoðunun üretildiði ham maddelerdir. Madenler ham madde olarak kullanýldýklarýndan teknolojinin geliþiminde büyük rol oynarlar. Örneðin Demir Bor Cýva Demir; otomotiv ve gemi sanayisinde inþaatta, raylarýn ve köprülerin yapýmýnda, silahlarýn yapýmýnda, evimizde kullandýðýmýz tencere vb. araç gereçlerin yapýmýnda kullanýlýr. Cýva; ilaç ve boya sanayisinde, diþçilikte, termometre yapýmýnda, Talk; seramik, kauçuk ve pudra üretiminde kullanýlýr. Kurþun; akü yapýmýnda, silah sanayisinde, ambalaj sanayisinde kullanýlýr. Bakýr; elektirikli cihazlarda, kablo yapýmýnda, elektrik iletiminde kullanýlýr. Milka; elektrik ve elektronik araçlarda yalýtkan madde olarak kullanýlýr. Bor; kullaným alaný çok geniþ bir madendir. Türkiye açýsýndan önemi dünyanýn bor bakýmýndan en zengin ülkesi olmasýdýr. Porselen, ýsýya dayanýklý cam eþya, kibrit, silah, kurþun geçirmez yelekler, haþere öldürücüler ve uzay sanayisinde kullanýlýr. Krom; krom bakýmýndan dünyanýn en zengin ülkelerinden biri Türkiye dir. Çeliðin sertleþtirilmesinde ve paslanmayý önlemede kullanýlýr. 384
Örnek 132 Volkanik patlamalar sýrasýnda yeryüzüne çýkan lavlarýn soðuyarak sertleþmesiyle oluþan kayaçlara ne denir? A) Organik tortul kayaç B) Magmatik kayaç C) Baþkalaþým kayacý D) Kimyasal tortul kayaç Volkanik patlamalar sýrasýnda magmadan ayrýlan lavlarýn, yer kabuðunun derinlerinden ya da yeryüzünde soðuyarak sertleþmesiyle oluþan kayaçlara magmatik kayaçlar (volkanik kayaç) denir. Yanýt B'dir. Osman, Ertuðrul ve Orhan kayaçlara aþaðýdaki örnekleri veriyor. Hangilerinin verdiði örnekler doðrudur? A) Yalnýz Orhan B) Osman ve Orhan C) Orhan ve Ertuðrul D) Osman, Orhan ve Ertuðrul Mermer tortul kayaç deðil, baþkalaþým (metamorfik) kayaçtýr. Maden kömürü tortul, bazalt magmatik kayaçtýr. Yanýt C dir. Örnek 133 Aþaðýdaki madenlerin hangisinin oluþumunda volkanik faaliyetler etkili olmamýþtýr? A) Demir B) Kurþun C) Bakýr D) Taþ kömürü Demir, kurþun, bakýr, krom, kalay gibi madenlerin hepsinin oluþumunda volkanik faaliyetler etkili olmuþtur. Çünkü bunlar magmadan ayrýlarak yeryüzüne çýkmýþlardýr. Taþ kömürü, bitki kalýntýlarýnýn toprak altýnda yüksek ýsý ve basýnç etkisi altýnda kalmasýyla oluþmuþtur. Yanýt D'dir. 385
Örnek 134 Aþaðýdakilerden hangisi maden deðildir? A) Bazalt B) Krom C) Demir D) Cýva Krom, demir ve cýva madenlerdir. Bazalt ise maden deðildir. Yanýt A'dýr. Fosil (Taþlarýn Ýçindeki Tarih) Geçmiþ zamanlarda yaþamýþ olan canlýlarýn taþlarýn arasýnda kalmýþ kalýntýlarý ya da onlara ait izlerdir. Fosiller daha çok tortul kayaçlar içerisinde bulunur. Bunun dýþýnda bataklýk, kumul, buzul, çam reçinesi, asfalt, göl ve deniz tabanlarý fosilleþmenin gerçekleþtiði ortamlardýr. Mikroskobik büyüklükteki canlýlara ait fosiller olabileceði gibi çok büyük canlýlara ait fosiller de olabilir. Fosiller yüksek daðlarýn zirvelerindeki buzullar içerisinde olabileceði gibi kutuplarýn çevresindeki buzlar içerisinde de bulunabilir. Karakteristik Fosil: Bir dönem yaþamýþ ve daha sonra nesli tükenmiþ olan canlýlara ait fosillerdir. Fosilleri, içinde bulunduklarý kayacý hatta o kayacýn bulunduðu bölgenin yaþýný bulmada kullanýrýz. Tortul kayaçlarýn deniz ve göl tabaný gibi çukur yerlerde çakýl, taþ, kum gibi maddelerin üst üste birikmesiyle oluþtuðunu söylemiþtik. Tortul kayaçlardan oluþan bir yörede en altta olan ilk önce oluþmuþtur. Daha sonra oluþanlar daha üstte bulunur. Dolayýsýyla tortul bir tabaka içinde daha derinde bulanan fosil daha yaþlýdýr. Örnek 135 Aþaðýdaki kayaçlardan hangisinin içinde fosil bulunur? A) Granit B) Bazalt C) Sürgün taþý D) Kireç taþý Fosiller genellikle tortul kayaçlar içerisinde bulunur Granit, bazalt ve sünger taþý magmatik (volkanik), kireç taþý tortul kayaçtýr. Yanýt D'dir. 386
Taþ kömürü, linyit, petrol, doðal gaz bitki kalýntýlarýndan oluþmuþtur. Yani bu yer altý kaynaklarý organiktir. Bu enerji kaynaklarýna fosil yakýtlar (yenilenemeyen enerji kaynaklarý) denir. Bu fosil yakýtlarýn dýþýnda taþ kömüründen daha yaþlý olan ve ülkemizde bulunmayan antrasit adý verilen bir kömür çeþidi ile en genç fosil yakýt olan ülkemizde de çokça bulunan turbada (bataklýk kömürü) vardýr. Linyit Fosilleri inceleyen bilim dalýna paleontoloji, bu bilim dalýyla uðraþan bilim insanlarýna da paleontolog adý verilir. Petrol Örnek 136 Aþaðýdaki yer altý kaynaklarýndan hangisi ayný zamanda fosildir? A) Demir B) Altýn C) Linyit D) Bor Linyit bir fosil yakýttýr. Yanýt C'dir. Topraðýn Oluþmasý Kayalarýn, taþlarýn dýþ kuvvetlerin etkisiyle daha küçük parçalara ayrýlmasýna çözülme denir. Çözülme sonuçta topraðý oluþturur. Üç çeþit çözülme vardýr. a. Fiziksel Çözülme: Günlük sýcaklýk farkýnýn yani gece ile gündüz arasýndaki sýcaklýk farkýnýn yüksek olduðu bölgelerde etkilidir. Gündüz ýsýnan taþlar genleþir, gece soðuyunca büzülür. Bu genleþme ve büzülme sýrasýnda taþlarýn üzerinde önce çatlaklar sonra yarýklar oluþur. Bu yarýklar büyüyerek taþlar parçalanýr. Parçalanan bu taþlar ayný þekilde tekrar küçük parçalara onlar da daha küçük parçalara ayrýlarak kumlarý, kumlarda parçalanarak topraðý oluþturur. Fiziksel çözülme, çöllerde, yüksek daðlýk alanlarda ve denizden uzak karalarýn iç kesimlerinde etkilidir. Çünkü buralarda günlük sýcaklýk farký yüksektir. 387
b. Kimyasal Çözülme: Taþlarýn sular tarafýndan çözülmesiyle oluþturulur. Kimyasal çözülme için su þarttýr. Bu yüzden nemli bölgelerde kimyasal çözülme etkilidir. Sýcaklýk arttýkça kimyasal çözülme hýzlanýr. Þöyle ki bir bardak soðuk su ile bir bardak sýcak suyu ayrý ayrý þekerli su çözeltisi yapsak, sýcak suda þekeri hem daha hýzlý hem daha çok çözmemiz mümkündür. Bu örneðe göre bir bölge ne kadar sýcaksa ve nemliyse o bölgede kimyasal çözülme o derece hýzlý olur. Buna göre ekvator çevresindeki kimyasal çözülme hýzlý, kutuplara yakýn bölgelerde yavaþtýr. Ülkemizde Ýç Anadolu Bölgesi ne göre Karadeniz Bölgesi nin kýyý kesiminde kimyasal çözülme daha fazladýr. Çünkü Ýç Anadolu Bölgesi kurak, Karadeniz Bölgesi nin kýyý kesimi nemlidir. c. Biyolojik Çözülme: Kayaçlarýn ve taþlarýn canlýlar tarafýndan parçalanýp ufalanmasýdýr. Bitkiler kökleriyle kayaç ve taþlarý parçalarlar. Toprakta yaþayan böcek ve mikroorganizmalar da kayaç ve taþlarý parçalayarak biyolojik çözünmeyi yaparlar. Her üç çözülme de sonuçta topraðý oluþturur. Çözülmenin hýzlý olduðu yerlerde toprak oluþumu da hýzlýdýr. Örnek 137 Çöllerde toprak oluþumu niçin yavaþtýr? A) Fiziksel çözülme hýzlý olduðu için B) Kimyasal ve biyolojik çözülme yetersiz olduðu için C) Günlük sýcaklýk farký yüksek olduðu için D) Çöller rüzgârlý olduðu için Çöllerde yaðýþ yetersiz olduðu için kimyasal çözülme yetersizdir. Ayný zamanda yeterli su olmadýðýndan canlý da azdýr. Bu yüzden hem kimyasal hem de biyolojik çözülmenin yetersiz olmasý toprak oluþumunun da yavaþ olmasýna neden olur. Yanýt B dir. Örnek 138 Ülkemizde kimyasal çözülme Güney Doðu Anadolu Bölgesi nde Karadeniz kýyý kesimlerine göre daha azdýr. Bunun nedeni aþaðýdakilerden hangisi olabilir? A) Yaðýþýn yetersiz olmasý B) Günlük sýcaklýk farkýnýn yüksek olmasý C) Yýllýk sýcaklýk ortalamasýnýn yüksek olmasý D) Yüz ölçümünün küçük olmasý Kimyasal çözülme için su gereklidir. Bir bölgede kimyasal çözülme yetersizse öncelikle su yetersiz demektir. Yanýt A'dýr. 388
Topraklar özelliklerine göre birtakým gruplara ayrýlýrlar. Bunlarýn baþlýcalarý; a. Kumlu Toprak Ýri tanecikli topraklardýr. Tanecikler arasýnda boþluklar bulunduðu için suyu tutamazlar. Bu tür topraklar yüzeydeki sularý kýsa sürede tabana ulaþtýrýrlar. Pamuk, karpuz, þeker pancarý, havuç gibi bitkilerin tarýmýna elveriþlidirler. b. Humuslu Toprak Humus: Canlý kalýntýlarýnýn özellikle bitkilerin gövde, dal ve yapraklarýnýn çürüyerek topraða karýþmýþ hâlidir. Humus bakýmýndan zengin olan topraklar verimli topraklardýr. Koyu renkli, yumuþak ve su tutabilen topraklardýr. Tarým için en elveriþli toprak çeþididir. Çöllerde bitki örtüsü olmadýðý için topraklar humus bakýmýndan fakirdir. Ülkemizde Güney Doðu ve Ýç Anadolu Bölgelerinin topraklarý humus bakýmýndan fakir, Karadeniz Bölgesi nin kýyý kesiminin topraklarý humus bakýmýndan zengindir. c. Killi Toprak Aðýr, suyu tutan, gözeneksiz, asitlerden etkilenmeyen ve ýsýya çok dayanýklý topraklardýr. Bu topraklar kiremit, tuðla ve seramik yapýmýnda kullanýlýrlar. Isýtýlarak kurutulduðunda camý çizecek sertliðe ulaþýrlar. Killi topraklarýn bulunduðu bölgelerde heyelan dediðimiz doðal afetler meydana gelir. d. Kireçli Toprak Açýk renkli su tutmayan bu topraklar tarýma elveriþli deðildir. Kurak bölgelerde topraðýn üst kesimi kireç bakýmýndan zengindir. Kuraklýk miktarý arttýkça topraðýn üzerindeki kireç miktarý da artar. Kireç, su içinde çok kolay çözündüðü için yaðýþlý bölgelerde sular tarafýndan çözünen kireç tabana sýzar bu yüzden nemli bölgelerde kireç, topraðýn alt kesimlerinde bulunur. Bunlarýn dýþýnda akarsu, rüzgâr ve buzullar tarafýndan bir yerden baþka bir yere taþýnarak çukur alanlarda biriktirilen topraklar vardýr. Bu topraklar verimli topraklardýr. Kýyý ovalarýmýzdaki topraklar genellikle akarsular tarafýndan taþýnarak biriktirilen topraklardýr. Bu yüzden bu ovalar ülkemizin en verimli tarým alanlarýdýr. Taþýnmýþ topraklarýn verimli olmasýnýn temel nedeni içlerinde çok çeþitli mineral ve tuzlarýn bulunmasýdýr. Akarsularýn biriktirerek oluþturduðu taþýnmýþ topraklara alüvyon, rüzgârlarýn oluþturduklarýna lös, buzullarýn oluþturduklarýna moren (buz taþ) adý verilir. Örnek 139 Seramik, kiremit ve tuðla yapýmýnda ham madde olarak kullanýlan toprak aþaðýdakilerden hangisidir? A) Kireçli toprak B) Humuslu toprak C) Killi toprak D) Kumlu toprak Seramik, kiremit ve tuðla yapýmýnda kullanýlan topraklar killi topraklardýr. Yanýt C'dir. 389
Örnek 140 Karadeniz Bölgesi nin doðusunda heyelan olaylarýna çok rastlanýr. Buna göre belirtilen bölgede yaygýn olan toprak çeþidi aþaðýdakilerden hangisidir? A) Kumlu toprak B) Humuslu toprak C) Kireçli toprak D) Killi toprak Heyelan olaylarý killi topraklarda görüldüðünden Karadeniz Bölgesi nin doðusunda killi topraklar yaygýndýr. Yantý D dir. Erozyon: Topraðýn verimli üst kesiminin akarsu ve rüzgârlar tarafýndan taþýnýp sürüklenmesidir. Topraðýn taþýnmasý akarsu ve sel sularý tarafýndan yapýlýyorsa buna akarsu erozyonu, rüzgâr tarafýndan taþýnýyorsa buna da rüzgâr erozyonu denir. Akarsu Erozyonunu Hýzlandýran Faktörler 1. Eðim: Arazideki eðim arttýkça sularýn akýþ hýzý artar. Akýþ hýzý arttýkça taþýma gücü artacaðýndan daha çok toprak taþýnýr. Ülkemiz, yüksek ve engebeli olduðu için arazi eðimi fazladýr. Buna baðlý olarak sularýn akýþ hýzý da fazladýr. Bu yüzden erozyon hýzlýdýr. 2. Bitki örtüsünün zayýf olmasý: Bitkiler kökleri ile topraðý tutarlar. Bitki örtüsünün tahrip edildiði ya da tamamen yok edildiði yerlerde erozyon hýzlýdýr. Ülkemizde bitki örtüsünün yakýlarak ya da kesilerek yok edildiði yerlerde erozyon da hýzlýdýr. TEMA vakfý yýllardýr erozyonla mücadele edebilmek için aðaçlandýrma çalýþmalarý yapmaktadýr. 3. Ýlkbahar sýcaklýklarýnýn birden yükseldiði yüksek kesimler: Yüksek kesimlere kýþ mevsiminde kar yaðar. Yaðan bu kar ilkbahara kadar yerde kalýr. Ýlkbaharda sýcaklar birden yükselirse karlar da hýzlý erir ve erozyonu hýzlandýrýr. 4. Su miktarý: Akarsuyun taþýdýðý su miktarý çok fazla ise taþýyacaðý toprak miktarý da artar. Bu yüzden eðimli ve çok yaðýþ alan bölgelerde akarsu erozyonu hýzlýdýr. Rüzgâr Erozyonunu Hýzlandýran Faktörler Bitki örtüsü: Bitki örtüsünün zayýf olduðu ya da tamamen ortadan kaldýrýldýðý yerlerde rüzgâr erozyonu hýzlýdýr. 390
Örnek 141 Akarsu erozyonu ile rüzgâr erozyonunun birlikte görüldüðü bölgelerin ortak özelliði aþaðýdakilerden hangisidir? A) Eðimin fazla olmasý B) Bitki örtüsünün zayýf olmasý C) Denize yakýn olmasý D) Yükseltisinin fazla olmasý Akarsu ve rüzgâr erozyonunun birlikte görüldüðü bölgelerin ortak özelliði bitki örtüsünün zayýf olmasýdýr. Yanýt B dir. Erozyonun hýzlý olduðu bölgelerde topraðýn verimli üst kesimi hýzla taþýndýðýndan geriye taþ ve çakýllar kalýr. Böylece toprak verimsizleþir. Tarým alanlarý daralýr. Erozyon insanlar için en büyük doðal afetlerden biridir. Bu yüzden herkes erozyona karþý mücadele etmek zorundadýr. Erozyona karþý alabileceðimiz önlemler þunlardýr: 1. Bölgeledeki bitki örtüsü zenginleþtirilmelidir: Doðal bitki örtüsünün tahrip edildiði, ortadan kaldýrýldýðý yerleri aðaçlandýrmak ya da buralara otsu bitkiler dikilmelidir. 2. Eðimli arazilerde tahýl tarýmý yerine meyvecilik ve sebzecilik yapýlmalýdýr: Tahýl dediðimiz buðday, arpa, çavdar gibi bitkiler yaz mevsiminde toplandýktan sonra ikinci yýl bahar aylarýna kadar toprakta bitki örtüsü kalmaz. Bu arada toprak, erozyona uðrar. Bu nedenle eðimli arazilerde tahýl tarýmý yerine meyvecilik yapýlmasý daha uygun olur. 3. Nadas yerine nöbetleþe ekim yapýlmalýdýr: Nadas kurak ya da yarý kurak bölgelerde tarým topraklarýnýn bir yýl süreyle dinlendirilmesidir. Nadasa býrakýlan toprakta bitki örtüsü olmadýðýndan bu süre içerisinde erozyonla toprak kaybý fazla olur. Bu yüzden topraðý boþ býrakmamak için birinci yýl tahýl tarýmý, ikinci yýl baklagil tarýmý yapýlarak toprak üzerinde sürekli bitki örtüsünün kalmasý saðlanýr. Bu durum, erozyonu yavaþlatýr. 4. Yamaçlar taraçalanmalýdýr: Eðimli arazilerde taraçalar yani basamaklar yapýlarak sularýn akýþ hýzý yavaþlatýlýr. Erozyonla toprak kaybý en aza indirilir. 5. Tarlalar eðim istikametine dik sürülmelidir: Eðimli arazilerdeki tarlalar eðim yönünde deðil eðim yönüne dik sürülürse sularýn akýþ hýzý yavaþlatýlýr. Böylece erozyonla toprak kaybý en aza indirilir. 391
Mavi Gezegen Dünya nýn 3/4 ü sularla kaplýdýr. Su, canlýlar için çok önemlidir. Okyanus, deniz, göl, akarsu hatta topraktaki su buharlaþýp atmosferde yükselerek bulutlarý, bulutlarýn soðumasýyla yaðmur, kar ve dolu þeklinde yaðýþlarý oluþturup tekrar yere düþer. Bir bölümü akarsu, göl ve denizlerde yer üstü suyunu oluþtururken bir bölümü de yer altýna süzülerek yer altý sularýný oluþtururlar. Bu döngü sürekli devam eder. Buna su döngüsü denir. Yer Altý Sularý Yer üstü sularýnýn toprakta süzülerek yer altýna inip geçirimsiz tabakalar arasýnda birikmesiyle oluþurlar. Geçirimsiz tabakalar arasýnda biriken bu suya taban suyu denir. Taban suyu, yeryüzüne yakýn bir derinlikte olduðu gibi çok derinlerde de olabilir. Bu yüzden bazý yerlerde açýlan kuyularda bir kaç metre derinlikten su çýkarken bazý yerlerde onlarca metre derinlikten çýkabilir. Yer altý sularýnýn kendiliðinden yeryüzüne çýktýðý yerlere kaynak adý verilir. Bir kaynaðýn sularý sýcaksa ve yýl boyunca sularýnýn sýcaklýðýnda çok büyük deðiþmeler olmuyorsa bu sular yer kabuðunun çok derinlerinden geliyor demektir. Kaynaðýn sularý soðuksa, sýcaklýðý yýl içerisinde deðiþiklikler gösteriyorsa bu kaynaðýn sularýnýn yer yüzüne yakýn bir bölgeden geldiði, doðrudan yaðmur ve kar sularýyla beslendiði anlaþýlýr. Kaynak Çeþitleri a. Yamaç Kaynaklarý Yer altý sularýnýn bir yamaçta yer yüzüne çýktýðý kaynaklardýr. 1. Yaðmur ve kar sularýyla beslenirler. 2. Sularýnýn sýcaklýðý mevsimlere göre deðiþiklik gösterir. 3. Yaðýþlarýn arttýðý dönemlerde sular fazlalaþýr. Kurak mevsimlerde sularý azalýr. Hatta kuraklýk çok þiddetliyse sularý tamamen kuruyabilir. Yamaç Kaynağı Geçirimli tabaka Geçirimsiz tabaka Kaynak 392 : Geçirimli tabaka : Geçirimsiz tabaka
: Kireç taşı Mağara Kaynak b. Karstik Kaynaklar Kireç taþýndan oluþmuþ arazilerdeki yer altý sularýnýn bir maðarada birikip buradan yeryüzüne çýktýðý kaynaklardýr. 1. Yaðmur ve kar sularýyla beslenirler. 2. Sularýnýn sýcaklýðý mevsimlere göre deðiþiklik gösterir. 3. Yaðýþlarýn arttýðý dönemlerde sularý fazlalaþýr. Kurak mevsimlerde sularý azalýr. Hatta kuraklýðýn þiddetiyle sularý tamamen kuruyabilir. 4. Sularý kireç bakýmýndan zengindir. (Bu tür kaynaklar tuzlu bir arazide ise sularý tuz bakýmýndan, jipsli bir arazide ise sularý alçý taþý bakýmýndan zengindir.) c. Artezyen Kaynaklarý Ýki dað arasýnda geçirimsiz tabakalar arasýnda kalan geçirimli tabakalarda biriken sularýn yeryüzüne fýþkýrarak çýktýðý su kaynaklarýdýr. d. Kaplýcalar ve Ilýcalar (Fay kaynaklarý) Yer kabuðundaki kýrýklar boyunca yeryüzüne çýkan sularýn oluþturduðu kaynaklardýr. Yer kabuðunda kýrýklarýn olduðu bölgelerde deprem ve volkanik faaliyetler de görülür. Bu yüzden bu üçü ayný bölgelerde bir arada görülebilir. 1. Magmaya yakýn bölgelerdeki sularla ve yaðýþlarla beslenir. 2. Sularý sýcaktýr. 3. Ýçinde erimiþ hâlde mineral ve tuzlar bulunur. Bu yüzden þifalý sular da denir. 4. Sularýnýn miktarýnda yýl içinde fazla deðiþme olmaz. Yer altýndan çýkan bu sýcak sularýn yanýsýra sýcak su buharý da çýkabilir. Fay Kaynak 393
Kaplýca ve ýlýcalardan saðlýk için yararlanýldýðýndan bu sulara þifalý sular denir. Ayrýca sýcak su buharý da çýkar. Sýcak su buharýndan yararlanarak binalar, seralar ýsýtýldýðý gibi sýcak su buharýyla çalýþan elektrik santrallerinden elektrik üretilir. Ülkemizde Denizli Sarayköy de (Buharkent) jeotermal enerji dediðimiz sýcak su buharý enerjisi ile çalýþan bir elektrik santrali vardýr. Belli aralýklarla yeryüzüne fýþkýrarak çýkan sýcak su kaynaklarýna da gayzer denir. Yer Kabuðunun Doðal Anýtlarý Yer kabuðunun oluþumu boyunca yer altý sularý, yer üstü sularý, rüzgâr ve dalga gibi etkenlerin biçimlendirilmesi ile oluþan yeryüzü þekillerine doðal anýtlar denir. Doðal anýtlar; 1. Milyonlarca yýlda oluþurlar. 2. Tüm insanlýða ait yapýlardýr. 3. Doðal anýtlar korunarak gelecek kuþaklara aktarýlmalýdýr. Traverten Kireç taþý, tuz, alçý taþý gibi kayaçlar sularda kolaylýkla çözünürler. Ýçinde bu maddelerden bulunan sulara karstik sular denir. Karstik sular daha çok kireçli sular için kullanýlýr. Karstik sularýn yeryüzüne çýktýðý ve yeryüzünde aktýðý yerlerde bu sularýn içinde çözünmüþ hâlde bulunan kireç taþý topraðýn üzerine çöker ve gözenekli yapýda taþlar oluþturur. Bunlara traverten denir. Örnek: Denizli de Pamukkale travertenleri Sarkýt, Dikit ve Sütunlar Maðaralarýn tavanýndan damlayan sularýn içindeki kireçler çökerek tavanda birikmeye baþlar. Tavandan tabana doðru zamanla uzayan bu oluþumlara sarkýt adý verilir. Tavandan damlayan su damlasýnýn içindeki kirecin bir kýsmý da suyla beraber yere düþer. Maðaranýn tabanýnda birikmeye baþlar. Zamanla üst üste biriken kireç, maðaranýn tabanýnda dikitleri oluþturur. Sarkýtlar ve dikitler zamanla büyüyerek birleþirler sütunlarý oluþtururlar. Sarkýt, dikit ve sütunlar da milyonlarca senede oluþan doðal anýtlardandýr. Alanya daki Damlataþ Maðarasý sarkýt ve dikitlerin çok güzel örneklerinin olduðu bir maðaradýr. Her yýl yüz binlerce turist bu maðarayý ziyaret eder. 394
Maðaralar Kireç taþý, tuz ve alçý taþý gibi suda kolaylýkla çözünebilen kayaçlardan oluþmuþ arazilerde yer altý sularýnýn bu kayaçlarý çözmesiyle oluþan labirentler ve oyuklar topluluðudur. Ýn Suyu (Burdur), Damlataþ (Alanya), Karain (Antalya), Narlýkuyu (Mersin) ülkemizin turistik açýdan önemli maðaralarýdýr. Peribacalarý Volkan tüfü adý verilen yumuþak kayaçlarýn bulunduðu, bitki örtüsünün zayýf olduðu yamaçlarda sel sularýnýn yumuþak kesimleri aþýndýrmasýyla oluþan doðal þekillerdir. Peribacalarýnýn oluþumunu sel sularýyla akarsular saðlar. Ancak rüzgâr dolaylý etki yapar. Türkiye de Ýç Anadolu Bölgesi nde Ürgüp, Nevþehir çevresinde peribacalarý bulunmaktadýr. Doðal anýtlar dediðimiz traventenler, sarkýt, dikit, sütunlar, maðaralar ve peribacalarý turistik deðeri yüksek olan yer þekilleridir. Her yýl milyonlarca turist bunlarý görmek için ülkemize milyonlarca dolarlýk döviz getirmektedir. Örnek 142 Aþaðýdakilerden hangisi erozyonun sonuçlarýndan biridir? A) Eðimli yamaçlarda topraðýn tazelenmesi B) Akarsularýn sularýnýn bollaþmasý C) Tarým alanlarýnýn daralmasý D) Yaðýþlarýn artmasý Erozyonla topraðýn verimli üst kesimi taþýndýðýndan tarým alanlarý giderek daralýr. Yanýt C'dir. Örnek 143 Aþaðýdakilerden hangisi erozyondan korunma yollarýndan biri deðildir? A) Tarlalarýn eðim yönüne dik sürülmesi B) Tarlalarýn nadasa býrakýlmasý C) Bölgede aðaçlandýrma yapýlmasý D) Topraða otsu bitkiler dikilmesi A, C ve D seçeneklerinde verilenler erozyana karþý alýnan önlemlerdir. Topraðýn nadasa býrakýlmasý erozyonu hýzlandýrýr. Yanýt B'dir. 395