Ramazan DEMİRTAŞ, Cenk ERKMEN, Müjdat YAMAN



Benzer belgeler
:51 Depremi:

:51 Depremi:

B.Ü. KANDİLLİ RASATHANESİ ve DAE. BÖLGESEL DEPREM-TSUNAMİ İZLEME ve DEĞERLENDİRME MERKEZİ 25 MART 2019 YAĞCA-HEKİMHAN MALATYA DEPREMİ BASIN BÜLTENİ

KAFZ genellikle geniş, çok sayıda bazen paralel bazen de saç örgüsü şeklindeki kollardan oluşan bir sağ yönlü doğrultu atımlı faydır.

B.Ü. KANDİLLİ RASATHANESİ ve DAE. BÖLGESEL DEPREM-TSUNAMİ İZLEME ve DEĞERLENDİRME MERKEZİ 20 ŞUBAT 2019 TARTIŞIK-AYVACIK-ÇANAKKALE DEPREMİ

B.Ü. KANDİLLİ RASATHANESİ ve DAE. BÖLGESEL DEPREM-TSUNAMİ İZLEME ve DEĞERLENDİRME MERKEZİ

İNM Ders 1.2 Türkiye nin Depremselliği

FAYLARDA YIRTILMA MODELİ - DEPREM DAVRANIŞI MARMARA DENİZİ NDEKİ DEPREM TEHLİKESİNE ve RİSKİNE FARKLI BİR YAKLAŞIM

DOĞRULTU ATIMLI FAYLAR KIRIKLAR VE FAYLAR. Yaşar ar EREN-2003

17 EKİM 2005 SIĞACIK (İZMİR) DEPREMLERİ ÖN DEĞERLENDİRME RAPORU

EGE DENİZİ DEPREMİ

Neotektonik incelemelerde kullanılabilir. Deformasyon stili ve bölgesel fay davranışlarına ait. verileri tamamlayan jeolojik dataları sağlayabilir.

BOLU YÖRESİNİN DEPREM TEHLİKESİ AÇISINDAN İRDELENMESİ. Bülent ÖZMEN

24 MAYIS 2014 GÖKÇEADA AÇIKLARI - EGE DENİZİ DEPREMİ BASIN BÜLTENİ

Kütahya Simav da. Makale

7. Türkiye nin Sismotektoniği SİSMOTEKTONİK DERSİ (JFM 439)

JEO156 JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİNE GİRİŞ

B.Ü. KANDİLLİ RASATHANESİ ve DAE.

KARTEPE-MAŞUKİYE-SAPANCA GEZİMİZ

1967 YILI SAKARYA DEPREMİNE AİT KISA NOT

INS13204 GENEL JEOFİZİK VE JEOLOJİ

25 NİSAN 2015 NEPAL-KATMANDU DEPREMİ (M=7.8)

MÜREFTE-ŞARKÖY DEPREMİ: GANOS FAYI'NIN 9 AĞUSTOS 1912 DEPREMİNDE ATIMI, KIRIK UZUNLUĞU, BÜYÜKLÜĞÜ, KARAKTERİ VE AYNI YÖREDE OLAN TARİHSEL DEPREMLER

16 NİSAN 2015 GİRİT (YUNANİSTAN) DEPREMİ


GİRİŞ. Faylar ve Kıvrımlar. Volkanlar

Bursa İl Sınırları İçerisinde Kalan Alanların Zemin Sınıflaması ve Sismik Değerlendirme Projesi

12 Kasım 1999 Düzce Depremi ve Bölgesel Tektonik Anlamı

DOĞRULTU-ATIMLI FAYLAR

Şekil :51 Depremi Kaynak Spektral Parametreleri

11 MART 2011 BÜYÜK TOHOKU (KUZEYDOĞU HONSHU, JAPONYA) DEPREMİ (Mw: 9,0) BİLGİ NOTU

2010 DARFIELD VE 2011 CHRISTCHURCH DEPREMLERİ VE SONUÇLARI

Şekil 1. Doğu Tibet Platosu'nun tektonik ve topografik haritası. Beyaz dikdörtgen ANHF'nin çalışma alanını gösterir. Kırmızı yıldızlar Mw=7.

MADEN TETKĐK VE ARAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

JFM 301 SİSMOLOJİ 1.TOPĞRAFYADA DEĞİŞİMLER DEPREMLERİN YERYÜZÜNDEKİ ETKİLERİ

İNM Ders 2.2 YER HAREKETİ PARAMETRELERİNİN HESAPLANMASI. Yrd. Doç. Dr. Pelin ÖZENER İnşaat Mühendisliği Bölümü Geoteknik Anabilim Dalı

DEPREMLER - 2 İNM 102: İNŞAAT MÜHENDİSLERİ İÇİN JEOLOJİ. Deprem Nedir?

Şekil 6. Kuzeydoğu Doğrultulu SON-B4 Sondaj Kuyusu Litolojisi

Elazığ ve Çevresindeki Sismik Aktivitelerin Deprem Parametreleri İlişkisinin İncelenmesi

B.Ü. KANDİLLİ RASATHANESİ ve DAE. BÖLGESEL DEPREM-TSUNAMİ İZLEME ve DEĞERLENDİRME MERKEZİ 12 HAZİRAN 2017 KARABURUN AÇIKLARI- EGE DENİZİ DEPREMİ

19 MAYIS 2011 SİMAV DEPREMİNİN UZAK-ALAN KAYITLARIYLA İNCELENMESİ

Normal Faylar. Genişlemeli tektonik rejimlerde (extensional tectonic regime) oluşan önemli yapılar olup bu rejimlerin genel bir göstergesi sayılırlar.

Boğaziçi Üniversitesi. Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü. Ulusal Deprem İzleme Merkezi

05 AĞUSTOS 2012 ORTABAĞ-ULUDERE (ŞIRNAK) DEPREMİ BİLGİ NOTU

T.C. BAŞBAKANLIK AFET VE ACİL DURUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞI DEPREM DAİRESİ BAŞKANLIĞI AYLIK DEPREM RAPORU

25 OCAK 2005 HAKKARİ DEPREMİ HAKKINDA ÖN DEĞERLENDİRME

Türkiye'deki Sismik Boşluklar we 27 Haziran 1998 Ceyhan (Adana) Depremi (ms6.3)

Atım nedir? İki blok arasında meydana gelen yer değiştirmeye atım adı verilir. Beş çeşit atım türü vardır. Bunlar;

BALIKESİR BÖLGESİNİN DEPREM RİSKİ VE DEPREMSELLİK AÇISINDAN İNCELENMESİ

19 Mayıs 2011 M w 6.0 Simav-Kütahya Depreminin Kaynak Parametreleri ve Coulomb Gerilim Değişimleri

GEOTEKNİK DEPREM MÜHENDİSLİĞİ KAYNAKLAR 1. Steven L. Kramer, Geotechnical Earthquake Engineering (Çeviri; Doç. Dr. Kamil Kayabalı) 2. Yılmaz, I.

HEYELAN ETÜT VE ARAZİ GÖZLEM FORMU

Deprem Kaynaklarının ve Saha Koşullarının Tanımlanması. Dr. Mustafa Tolga Yılmaz

TABAKALI YAPILAR, KIVRIMLAR, FAYLAR. Prof.Dr. Atike NAZİK Ç.Ü. Jeoloji Mühendisliği Bölümü

23 EKİM 2011 VAN DEPREMİ SAHA GÖZLEMLERİ VE KAYNAK FAYA İLİŞKİN ÖN DEĞERLENDİRMELER

Kastamonu İlinin depremselliği ve deprem tehlikesi The seismicity and earthquake hazard of Kastamonu Province

FAYLARI ARAZİDE TANIMA KRİTERLER TERLERİ TEKTONİK IV-V. V. DERS. Doç.. Dr. Sabah YILMAZ ŞAHİN

Gemlik-Armutlu Karayolu nun bitişiğinden güneye doğru uzanmaktadır.

21 NİSAN 2017, 17h12, Mw=4.9 MANİSA-ŞEHZADELER DEPREMİ SİSMOLOJİK ÖN DEĞERLENDİRME RAPORU

23 Ekim 2011 Van ve 09 Kasım 2011 Edremit (Van) Depremleri

Kastamonu İlinin Depremselliği ve Deprem Tehlikesi. Bülent ÖZMEN. Afet İşleri Genel Müdürlüğü, Deprem Araştırma Dairesi

HEYELANLAR HEYELANLARA NEDEN OLAN ETKENLER HEYELAN ÇEŞİTLERİ HEYELANLARIN ÖNLENMESİ HEYELANLARIN NEDENLERİ

DOĞU KARADENİZ BÖLGESİ VE CİVARININ DEPREMSELLİĞİ

B.Ü. KANDİLLİ RASATHANESİ ve DAE. BÖLGESEL DEPREM-TSUNAMİ İZLEME ve DEĞERLENDİRME MERKEZİ 21 TEMMUZ 2017 GÖKOVA KÖRFEZİ- AKDENİZ DEPREMİ

FAYLAR FAY ÇEŞİTLERİ:

Akdeniz in Pleyistosen Deniz Düzeyi Değişimlerini Karakterize Eden, Çok Dönemli-Çok Kökenli Bir Mağara: Gilindire Mağarası (Aydıncık-İçel)

KONYA DA DEPREM RİSKİ

Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü

B.Ü. KANDİLLİ RASATHANESİ ve DAE. BÖLGESEL DEPREM-TSUNAMİ İZLEME ve DEĞERLENDİRME MERKEZİ 21 TEMMUZ 2017 GÖKOVA KÖRFEZİ- AKDENİZ DEPREMİ

02 MART 2017 ADIYAMAN SAMSAT DEPREMİ ÖN DEĞERLENDİRME RAPORU

Esra TEKDAL 1, Rahmi Nurhan ÇELİK 2, Tevfik AYAN 3 1

27 KASIM 2013 MARMARA DENİZİ DEPREMİ

17 Ağustos 1999 İzmit Körfezi Depremi; Hasarın Ağır Olmasında He Etkili Oldu?

23 EKİM 2011 VAN DEPREMİ (M W =7.2) HAKKINDA ÖN RAPOR

İZMİR VE ÇEVRESİNİN ÜST-KABUK HIZ YAPISININ BELİRLENMESİ. Araştırma Görevlisi, Jeofizik Müh. Bölümü, Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir 2

Dokuz Eylül Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü 3.Sınıf BAHAR Yarıyılı. 13 Nisan 2015

jeolojik özelliklerin yýkýmlar üzerindeki etkisi van depreminde

TÜRKİYE NİN FARKLI BÖLGELERİ İÇİN SİSMİK HAZARD PARAMETRELERİ ARASINDAKİ İLİŞKİLER

ÖZET Yüksek Lisans Tezi 12 KASIM 1999 DÜZCE-KAYNAŞLI DEPREMİ BİRLEŞİK ODAK MEKANİZMASI ÇÖZÜMÜ VE BÖLGENİN SİSMOTEKTONİĞİ.

EN BÜYÜK OLASILIK YÖNTEMİ KULLANILARAK BATI ANADOLU NUN FARKLI BÖLGELERİNDE ALETSEL DÖNEM İÇİN DEPREM TEHLİKE ANALİZİ

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Sınırlarında Deprem Tehlike ve Riskinin Belirlenmesi

ABANT GÖLÜ CİVARININ TEKTONİK VE YAPISAL JEOLOJİSİNİN HAVA FOTOĞRAFLARI İLE KIYMETLENDİRİLMESİ GİRİŞ

SİSMOTEKTONİK (JFM ***)

23 EKİM 2011 VAN DEPREMİ HAKKINDA ÖN RAPOR

08 Mart 2010 Elazığ-Kovancılar Deprem Raporu

T.C. BAŞBAKANLIK AFET VE ACİL DURUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞI DEPREM DAİRESİ BAŞKANLIĞI. BASINA VE KAMUOYUNA (Ön Bilgi Formu)

YÜKSEK BİNALAR İÇİN DEPREM TEHLİKE DEĞERLENDİRMESİ VE ZEMİN BAĞIMLI TASARIM DEPREM YER HAREKETLERİNİN BELİRLENMESİ

NEOTEKTONİK ORTA ANADOLU OVA REJİMİ. Doç.Dr. Yaşar EREN

Karasu Nehri Vadisinin Morfotektonik Gelişiminde Tiltlenme Etkisi

Deprem bir doğa olayıdır. Deprem Bilimi ise bilinen ve bilinmeyen parametreleriyle, karmaşık ve karışık teoriler konseptidir

Ters ve Bindirme Fayları

12 HAZİRAN 2017 (15:28 TSİ), Mw=6.2 İZMİR KARABURUN (EGE DENİZİ) DEPREMİ SİSMOLOJİK ÖN DEĞERLENDİRME RAPORU

GÜNEY MARMARA BÖLGESİ NDE TARİHSEL VE ALETSEL DÖNEMLERDE OLUŞAN DEPREMLERİN SİSMOLOJİK VE JEOLOJİK İNCELEMESİ GİRİŞ

17/08/1999 Kocaeli Depremi Yüzey Kırığı nın Arazi İncelemesi

B.Ü. KANDİLLİ RASATHANESİ ve DAE. BÖLGESEL DEPREM-TSUNAMİ İZLEME ve DEĞERLENDİRME MERKEZİ 21 TEMMUZ 2017 GÖKOVA KÖRFEZİ - AKDENİZ DEPREMİ

İMAR PLANINA ESAS JEOLOJİK-JEOTEKNİK ETÜT RAPORU

2007 EĞİRDİR DEPREMLERİNİN SİSMOLOJİK YÖNTEMLERLE ARAŞTIRILMASI

Posta Adresi: Sakarya Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü, 54187, Adapazarı, Sakara

INS13204 GENEL JEOFİZİK VE JEOLOJİ

Hizan (Bitlis) depremi (Mw=4.2) bilgi notu

Transkript:

12 KASIM 1999 DÜZCE DEPREMİ: YÜZEY KIRIK GEOMETRİSİ, ATIM MİKTARI DAĞILIMI VE GELECEK DEPREM POTANSİYELİ Ramazan DEMİRTAŞ, Cenk ERKMEN, Müjdat YAMAN Afet İşleri Genel Müdürlüğü, Deprem Araştırma Dairesi(demirtas@deprem.gov.tr) 1. GİRİŞ Bu çalışmada, 12 Kasım 1999 Düzce Depremi yüzey faylanması ile ilgili kırık uzunluğu, kırık uzunluğunu denetleyen litolojik, geometrik, yapısal ve mekanik özellikler, fay segmentasyonu, yatay ve düşey atım miktarlarının dağılımları, yıllık kayma hızı, deprem yinelenme aralıkları ve gelecek deprem potansiyeli konusunda ayrıntılı bilgiler sunulacaktır. Şekil 1. Deprem bölgesi ve yakın civarında diri faylar (Landsat görüntüsü). Kırmızı çizgiler, diri fayları; sarı ok, Almacık Bloğunu göstermektedir. 2. BÖLGE VE YAKIN CİVARINDAKİ DİRİ FAYLAR VE DEPREM KIRIKLARI Kuzey Anadolu Fay Zonu (KAFZ), Bolu nun yaklaşık 5 km güneyinden geçerek Bolu Havzasını güneyden sınırlar. Ana fay, havzanın güneybatısında Gölköy yakın güneyini izleyerek Çepniköy travertenlerini oluşturur ve Abant Gölü nün kuzeybatısını keser (Demirtaş 2000a) (Şekil 1-2). Ana fay, daha sonra Abant Gölü batısında Seymen deresi vadisini izler, Mudurnu Vadisi boyunca uzanır, Dokurcun Vadisi boyunca devam eder ve Beldibi yakınında iki ana kola ayrılır. Kuzey kol, Kuzuluk-Akyazı arasından geçerek Karapürçek güneyinden Sapanca Gölüne doğru devam eder (Ketin 1968, Ketin 1969, Barka ve Kadinsky-Cade 1988) (Şekil 1-2). Abant Gölü Mudurnu Vadisi Dokurcun Vadisi Akyazı Sapanca Gölü arasında uzanan ana fay boyunca, 1900-2000 yılları arası dönemde, en son 26 Mayıs 1957 Abant

(Ms=7.1) ve 22 Temmuz 1967 Mudurnu Vadisi (Ms=7.0) depremleri olmuştur. İlk deprem, Abant Gölü ile Dokurcun arasında 40 km; ikinci deprem ise İğneciler (Abant Gölü nün 10 km batısı) ile Sapanca gölü arasında 80 km uzunluğunda yüzey faylanması meydana getirmiştir (Ambraseys vd. 1968, Ambraseys ve Zatopek 1969, Ketin 1969, Ambraseys 1970, Demirtaş 1995, Demirtaş 1996, Demirtaş 2000b) (Şekil 1-2). Bir başka deyişle ana fay, Almacık Bloğunu güneyden sınırlar. Diğer yandan Bolu kuzeybatısında, ana faya paralel ikincil bir kol, Elmalık Fayı boyunca Asarderesi vadisini izleyerek Kaynaşlı içerisinden geçer. Fay, daha sonra Düzce güneyinden geçerek Efteni Gölü nü güneyden sınırlar (Şekil 1-2). Fay, Efteni Gölü güneybatısında Aksu vadisini izleyerek Akyazı yakın kuzeyinden geçerek, ana faya bağlanır. 12 Kasım deprem kırığı ve 17 Ağustos 1999 deprem kırığının doğu ucunun bir kısmını oluşturan bu kuzeyden geçen kol ise Almacık Bloğunu güneyden sınırlar (Şekil 1-2). Şekil 2. 12 Kasım 1999 Düzce-Kaynaşlı deprem kırığı ve Almacık Bloğu çevresinin morfotektonik haritası. Mavi ok, Almacık Bloğunu göstermektedir. Almacık Bloğunu kuzeyden sınırlayan ikincil kolda, en son, bu çalışmanın konusu olan 12 Kasım 1999 depremi (Mw=7.2) olmuştur (Şekil 1-2). 3. 12 KASIM 1999 DÜZCE DEPREMİ YÜZEY FAYLANMASI 12 Kasım 1999 depremi, batıda Efteni Gölü ile doğuda Bolu viyadükleri arasında uzanan KAFZ nun yaklaşık 35 km lik bir kısmında yüzey faylanması meydana getirmiştir. Deprem dış-merkezi, Dağdibi köyü ile Fındıklı köyü arasında yer almaktadır. Deprem dış-merkezinin Düzce-Kaynaşlı arasında olması, yırtılmanın iki yönlü ilerlediğini göstermektedir. Batıda Efteni gölü ile doğuda Asardere suyu Vadisi arasında yüzeyde gözlenen faylanma uzunluğu her ne kadar 35 km olarak görünmekle birlikte, derinlerde deprem kırık uzunluğunun en azından 60 km olduğu

düşünülmektedir. Çünkü yüzeyde gözlenen faylanma uzunluğu, gerçek deprem kırık uzunluğunu temsil etmeyebilir. Bilindiği gibi, fay geometrisi, fay düzlemi eğimi, litoloji ve deprem odak derinliği kırığın yüzeye çıkmasını engelleyen en önemli özelliklerdir. 12 Kasım 1999 kırığı, derinde batıda 17 Ağustos deprem kırığının doğu ucu olan Karadere segmenti ile doğuda Elmalık Fayı boyunca Bolu Havzası güneyinden geçen ana fay arasında uzanma olasılığı yüksek görünmektedir. Yüzey faylanması boyunca en büyük sağ-yanal atım 4.0 m ve en büyük düşey atım 1.0 m 1.5 m civarında ölçülmüştür. Yatay atım, dış-merkezden her iki yönde Efteni Gölü ve Darıyerhasanbey civarında 2 m ye kadar düşmüş yani sıfıra erişmemiştir. Bu durum, kırığın derinde hem batıya hem de doğuya doğru biraz daha devam ettiğine işaret etmektedir. 3.1. Gözlem Noktaları 12 Kasım 1999 depremi yüzey faylanması ile ilgili ayrıntılı bilgiler, batıdan başlayarak doğuya doğru Duraklar halinde verilecektir (Şekil 3, 4, 5, 6). Durak 1. İlk gözlem noktası 17 Ağustos 1999 İzmit Körfezi deprem kırığının doğudaki bitiş noktasının hemen doğusunda yer almaktadır. Kırık, Aksu, Açma ve Hacıyakup köyleri civarında sürekiz bir şekilde devam etmektedir. Kırık, genellikle Aksu vadisi boyunca gelişmiştir (Şekil 3). Şekil 3a. Efteni Kaplıcası civarında gelişmiş heyelanlar (Efteni Gölü).

40 47 K GÖLYAKA Orman Ziyaretçi Evi 1.95 m 17.8.1999 Hacıyakup Hamamyanı Cevizlik Kalyoncuoğlu Gölormanı Efteni Gölü 40 45 0 1 km Orman Deposu 1.50 m Şekil 3. 12 Kasım 1999 Depremi yüzey faylanması (Hacıyakup Gölormanı arası). Kırmızı çizgiler, yüzey kırıklarını; rakamlar, en yatay atım miktarlarını göstermektedir.

Durak 2. İkinci gözlem noktası, 17 Ağustos 1999 deprem kırığının doğudaki bitiş noktası ile 12 Kasım kırığının batıdaki başlangıç noktası arasında kalan çek-ayır bölgesinde yer almaktadır. Çek-ayır bölgesi Efteni Kaplıcalarının bulunduğu bölgeye karşılık gelmektedir. 12 Kasım depremi, Efteni Kaplıcaları ile Cevizlik Köyü arasındaki dik dağ etekleri boyunca yamaç yenilmelerine ve heyelanlara neden olmuştur (Şekil 3a, b). Bu tür heyelanlar ve yamaç yenilmeleri normal fay sarplıkları ile karıştırılmamalıdır. Deprem dış-merkezinin yakın, sarsıntı süresinin uzun ve kuvvetli yer hareketi ivmesinin büyük olması nedeniyle, dik duraysız yamaçlar kolaylıkla aşağıya doğru kaymışlardır. Esas kırık derinde yer aldığı için, bu bölgede yüzeye erişememiştir. Normal fay sarplığı gibi görünen sarplıklarda (Şekil 3c, d) yer yer 5 10 metreye ulaşan düşmeler gözlenmektedir. Bu miktarlar düşey atım olarak kabul edilirse, yatay atım miktarının 7-15 m olması gerekir. Bu durumda da fayın yıllık kayma hızının 4-5 cm gibi çok büyük olması beklenir. Yamaç yenilmelerinin doğrultusu, K 50 60 B 80 GB olarak ölçülmüştür. Göl kıyısında gözlenen yamaç yenilmesi ise K80B 70 KB doğrultulu olup, R = 60 kayma çiziklerine sahiptir (Şekil 3c, d). Ancak ortam sulu olduğu için, bu kayma çiziklerinin aşağıya düşen blok tarafından da yapılma olasılığı yüksektir. Bu sarplık boyunca 180 cm lik bir düşme gözlenmektedir. Şekil 3b. Efteni Kaplıcası Gölormanı arasında gelişmiş yamaç yenilmeleri. Durak 3. Cevizlik Köyü yakınında, yamaç yenilmesi sonucu bir cami tamamen yıkılmıştır. Durak 4. Cevizlik köyünün doğusunda, Orman İşletmesi Depo Mahallesi civarında yamaç yenilmeleri sona ermekte ve ilk yatay atımların belirgin olarak gözlendiği fayla ilgili yüzey kırıkları görülmektedir. Yüzey faylanması boyunca, sağ-yönlü doğrultu

atımlı faylanmaya işaret eden sola basamaklı en-echelon kırıklar gelişmiştir. K70D 80KB gidişli kırık, kuru dereyi (Şekil 3e) ve traktör izini (Şekil 3f) 1.5 m sağ yanal olarak ötelemiştir. Ayrıca kırık boyunca 30 50 cm arasında değişen düşey atımlar (kuzey tarafı düşmüş) gelişmiştir. Durak 5. Depo Mahallesi nin yaklaşık 500 m doğusunda, K60D 80KB gidişli kırık, Orman Bakanlığı Efteni Gölü Ziyaretçi Evi nin bahçe duvarını ve havuz kanalını 140 cm sağ yanal olarak ötelemiştir (Şekil 3g, h). Burada kırık, birbirine paralel iki kol olarak uzanmaktadır. Ziyaretçi evinin hemen güneyinde tel örgüde 55 cm lik sağ yönlü yatay atım ölçülmüştür (Şekil 3i). Bu noktada toplam atım 195 cm olarak gözlenmiştir. Kırık, boyunca 55-60 cm lik düşey atımlar (kuzey tarafı düşmüş) gözlenmiştir. Diğer yandan evin duvarlarında herhangi bir çatlak dahi gelişmemiştir. Şekil 3c. Hamamyanı (Efteni Kaplıcası nın 300 m doğusu) civarında normal fay sarplığı gibi görünen yamaç yenilmesi.

Şekil 3d. Hamamyanı (Efteni Kaplıcası nın 300 m doğusu) civarında normal fay sarplığı gibi görünen yamaç yenilmesi ve kayma çiziklerinin yakından görünümü. Şekil 3e. 1.5 m sağ-yanal olarak ötelenmiş kuru bir dere (Gölormanı).

Şekil 3f. 1.5 m sağ-yanal olarak ötelenmiş bir traktör izi (Gölormanı). Şekil 3g. 140 cm sağ yanal olarak ötelenmiş bahçe duvarı ve havuz kanalı (Gölormanı).

Şekil 3h. 140 cm sağ yanal olarak ötelenmiş havuz kanalının yakından görünümü (Gölormanı). Şekil 3i. 55 cm sağ yanal olarak ötelenmiş bahçe tel örgüsü (Gölormanı).

Durak 6. Gölormanı nın 4 km doğusunda, Çınarlı Köyü güneyinde, K85D gidişli kırık, iki kol halinde Hacıibrahim köyüne doğru uzanır. Kırık boyunca bahçe çitinde 55 cm + 20 cm olmak üzere toplam 75 cm sağ-yanal atım gelişmiştir (Şekil 4, 4a, 4b). Çınarlı Mahallesinde bir cami ağır derecede hasar görmüş ve tamamen yıkılmıştır (Şekil 4c). Buna karşılık, kırık boyunca yer alan tek katlı evlerde herhangi bir hasar olmamıştır. Durak 7. Çınarlı Mahallesinin 2 km doğusunda, Çakırhacıibrahim Köyü civarında kademeli olarak görünen kırık, bir yolu ve sulu dereyi 70 cm sağ-yanal olarak ötelemiştir (Şekil 4d). K70B gidişli kırık, sola basamak yaparak doğuya doğru devam etmektedir. Ayrıca kırık boyunca birkaç kum kaynaması şeklinde sıvılaşmalar gelişmiştir. Durak 8. Çakırhacıibrahim Köyü nün 3 km doğusunda, Kaledibi Beyköy arasında mini bir graben yapan yüzey faylanması boyunca toplam ortalama 120 cm sağ-yanal atım gözlenmiştir. DB gidişli kırık, Beyköy güneyinde bir akarsu barını sağ yönde 100 cm civarında ötelemiştir (Şekil 4e). Diğer taraftan Beyköy doğusunda kırık, mısır tarlasını keserek topoğrafyaya uyumlu olacak şekilde yer yer 2m yakın düşey kaymalar meydana getirmiştir (Şekil 4f). Aynı tarlanın 50 m doğusunda miktar 10 cm ye düşmüştür. Bu nedenle yüzey faylanması boyunca 2 m düşey atım gelişmiş demek doğru olmayacaktır. Görüldüğü üzere kırık, topoğrafik yükseltiden ve gevşek suya doygun zeminden etkilenmiştir. Bu yüzden düşey atım çok abartılı olarak gözükmüştür. Diğer yandan Beyköy yakınlarında bir caminin minaresi devrilmiştir.

40 47 Beyköy 0.50 m 1.20 m Değirmenbaşı Çınarlı Kutlu Cuma Kaledibi Çakırhacıibrahim Aydınpınar K 1.00 m 0.75 m 0 1 km 40 45 31 06 31 11 Şekil 4. 12 Kasım 1999 Depremi yüzey faylanması (Çınarlı Kaledibi). Kırmızı çizgiler, yüzey kırıklarını; rakamlar, en yatay atım miktarlarını göstermektedir

Şekil 4a. Çınarlı Mahallesi civarında yüzey faylanması. Şekil 4b. Çınarlı köyü yakınında 75 cm sağ yanal olarak ötelenmiş bahçe çiti.

Şekil 4c. Çınarlı Köyü nde tamamen yıkılmış bir cami. Şekil 4d. 70 cm sağ yanal olarak ötelenmiş bir yol (Çakırhacıibrahim Köyü).

Şekil 4e. 100 cm sağ yanal olarak ötelenmiş kanal barı (Beyköy güneyi). Şekil 4f. Topoğrafya ve gevşek-suya doygun zeminden etkilenerek abartılmış düşey atım miktarı (1.5 m). Düşey atım miktarı resimin sağ alt köşesine doğru hızlı bir şekilde azalarak 10 cm ye kadar düşmektedir.

40 47 Ovapınar EPİSANTR Eskimengencik Darıyerimengencik Fındıklı Gürcüler Güven Dağdibi Şimşir 2.10 m 2.20 m 4.00 m 3.40 m 2.90 m 2.70 m K 0 1 km 40 45 31 11 31 16 30 Şekil 5. 12 Kasım 1999 Depremi yüzey faylanması (Dağdibi Fındıklı). Kırmızı çizgiler, yüzey kırıklarını; rakamlar, en yatay atım miktarlarını göstermektedir

Şekil 5a. Dağdibi (dış-merkez) Köyü civarında 4.0 m sağ yanal olarak ötelenmiş bir yol (Güneye bakış). Şekil 5b. Dağdibi (dış-merkez) Köyü civarında 4.0 m sağ yanal olarak ötelenmiş bir yol (Kuzeye bakış).

Durak 9. Beyköy-Değirmenbaşı Köyleri nin 3 km doğusunda, Dağdibi köyü yakınında kırık, bir yolu 4 m sağ yanal olarak ötelemiştir (Şekil 5, 5a, 5b). Kırık boyunca ortalama 50 cm (kuzey tarafı düşmüş) düşey atım ölçülmüştür. Kırık, K80D doğrultuludur. 12 Kasım 1999 deprem kırığı boyunca en büyük sağ yönlü yatay atım burada ölçülmüştür. Bu köyün doğusu ve batısına gidildikçe yatay atım miktarlarının 1 m ye kadar düşmesi, deprem dış-merkezinin burası olduğuna işaret etmektedir. Şekil 5c. Fındıklı Köyü yakınlarında gelişmiş mini-grabenden bir görünüm. Kırmızı ok, çöküntü alanını; sarı oklar yüzey kırıklarını göstermektedir. Durak 10. Deprem dış-merkezinin yaklaşık 1 km doğusuna doğru mini-graben şeklinde devam eden K85B gidişli kırık, Eskimengencik Köyü güneyinde, bir içme suyu borusunu 2.70 cm + 70 cm olmak üzere toplam 3.40 cm sağ yanal olarak ötelemiştir (Şekil 5). Durak 11. Darıyerimengencik Köyü yakınında da kırık benzer özellikler göstermektedir. Köy yakınında bir yolu 200 cm + 20 cm olmak üzere toplam 220 cm sağ yanal olarak ötelemiştir (Şekil 5). Durak 12. Darıyerimengencik Köyü nün 2 km doğusunda,töngelik Sırtı yakınında kırık kuzeye doğru 250 m bir sıçrama yapmıştır. Fındıklı Köyü nün 100 m batısında kırık, çok belirgin bir mini-graben yapmıştır (Şekil 5c). K75B gidişli kırık boyunca 120 cm + 90 cm olmak üzere toplam 210 cm sağ yanal atım gelişmiştir. Durak 13. Fındıklı Köyü içinde K80B gidişli kırık, bir yolu ve bahçe çitini 290 cm sağ yanal olarak ötelemiştir (Şekil 5d).

Şekil 5d. Fındıklı Köyü nde 290 cm sağ yanal ötelenmiş bir yol ve bahçe çiti. Şekil 5e. Fındıklı Köyü nün 500 m doğusunda kademeli yüzey kırıkları.

40 47 Üçköprü Darıyerihasanbey Dereboyu 2.00 m Karaçalı KAYNAŞLI 1.90 m Sarıçökek Yolu 2.00 m 2.00 m K 0 1 km 40 45 31 16 30 31 22 Şekil 6. 12 Kasım 1999 Depremi yüzey faylanması (Üçköprü Mahallesi (Kaynaşlı) Dereboyu-Bolu Viyadükleri arasında). Kırmızı çizgiler, yüzey kırıklarını; rakamlar, en yatay atım miktarlarını göstermektedir

Durak 14. Fındıklı Köyü nün 500 m doğusunda, kırık tipik doğrultu atımlı faylanmalarda gelişen kademeli kırıklar oluşturarak doğuya doğru devam etmiştir (Şekil 5e). Kırık boyunca Riedel Kırıklarının (Kesme yırtılmaları) hemen hemen hepsi çok açık olarak gözlenmektedir. Durak 15. Fındıklı köyü doğusunda kırık, Gürcüler ve Şimşir Mahallesinin içinden geçer (Şekil 5). Kırık boyunca yollarda 2 m + 20 cm olmak üzere toplam 220 cm sağ yanal atım gelişmiştir. Şekil 6a. Korupark Dinlenme Tesisleri bahçesinde gelişmiş ikincil yüzey kırıkları (Kaynaşlı). Durak 16. Şimşir Köyü doğusunda kırık 250 m kuzeye sıçrama yapmaktadır. Üçköprü Mahallesi nin (Kaynaşlı) 500 m güneybatısında ana kırıktan kuzeye doğru Korupark Dinlenme Tesisleri ne doğru uzanan ikinci bir kol ayrılmaktadır (Şekil 6a, 6b, 6c). Burada ana kırık boyunca 2 m sağ yanal atım ve 30 50 cm arasında değişen düşey atım (kuzey tarafı düşmüş) miktarları ölçülmüştür. Ana kırık doğrultusu K80D olarak gözlenmiştir. Ana kırıktan ayrılan K60D gidişli ikincil kırık boyunca 90 cm sağ yanal atım ve 20 30 cm arasında değişen düşen atımlar (kuzey tarafı düşmüş) gelişmiştir (Şekil 6a ve 6b). Korupark Tesisleri nin bahçesini izleyen ikincil kırık kademeler yaparak batıya doğru devam etmiştir. İkincil kırığın toplam uzunluğu 1 km civarındadır. Korupark Tesisleri nin hemen altından geçen kırık boyunca yer yer sıvılaşmalar olmuş ve sıvılaşma sonucu market binası yükselmiştir (Şekil 6c). Durak 17. Üçköprü Mahallesi güneyinde İstanbul-Ankara karayoluna paralel olarak uzanan kırık Karaçalı Mahallesi (Kaynaşlı) izleyerek doğuya doğru devam eder.

Karaçalı Mahallesi nde faylanma sonucu fay sarplığı üzerinde yer alan tüm evler fay tarafından kesilerek tamamen yıkılmışlardır (Şekil 6d). Kırık boyunca bahçe çitlerinde 2 m lik sağ yanal atımlar ölçülmüştür (Şekil 6e). Şekil 6b. Korupark Dinlenme Tesisleri bahçesinde kademeli olarak gelişmiş ikincil yüzey kırıkları (Kaynaşlı). Şekil 6c. Korupark Dinlenme Tesisleri nde faylanma ve sıvılaşma sonucu yukarı kaldırılmış market binası (Kaynaşlı). Durak 18. Karaçalı Mahallesinin doğu bölümünde, İstanbul-Ankara yoluna bağlanan mahalle yolları ve bahçe çitleri 2 m sağ yanal olarak ötelenmiştir (Şekil 6f, 6g, 6h). Kırık boyunca 30 cm 50 cm arasında değişen düşey atımlar (kuzey tarafları düşmüş) ölçülmüştür. Kırık, K80D gidişlidir. Kaynaşlı civarında 12 Kasım 1999 deprem kırığının güneyinde, fayın daha önce çalıştığını gösteren birbirine paralel uzanan diri fay sarplıkları açık olarak gözlenmektedir (Şekil 6f). Kaynaşlı da fay izi üzerinde bulunan bir cami fay tarafından kesilerek ötelenmiş ve tamamen yıkılmıştır (Şekil 6g ve 6i). Kaynaşlı da gelişen yapı hasarları çok tipiktir. Hasar, sadece faylanmadan ileri gelmiştir. Doğrudan fay izi üzerinde bulunan yapılar kesilerek tamamen yıkılırken, fay sarplığının hemen 1 m yakınlarında bulunan tüm yapılar da hiç bir hasar gelişmemiştir (Şekil 6d, 6f, 6g, 6h, 6i, 6j, 6k). Durak 19. Karaçalı Mahallesi nin doğusunda K80B gidişli kırık, bir zon şeklinde İstanbul-Ankara Karayolu nu keserek 2 m sağ yanal olarak ötelemiştir (Şekil 6k). Karayolunun kuzey kesiminde kırık saçılarak doğuya doğru devam etmiştir.

Şekil 6d. Faylanma sonucu tamamen yıkılmış bir dizi yapılar (Karaçalı Mah.- Kaynaşlı). Şekil 6e. 2 m sağ yanal olarak ötelenmiş bahçe çiti (Karaçalı Mah. Kaynaşlı).

Şekil 6f. 2 m sağ yanal olarak ötelenmiş bir mahalle yolu (Karaçalı Mah.-Kaynaşlı). Şekil 6g. 2 m sağ yanal olarak ötelenmiş bir mahalle yolu ve faylanma sonucu yıkılmış bir cami (Karaçalı Mah.-Kaynaşlı).

Şekil 6h. Faylanma sonucu yıkılmış caminin uzaktan görünümü (Karaçalı Mah.-Kaynaşlı). Şekil 6i. 2 m sağ yanal olarak ötelenmiş bir mahalle yolu ve bahçe çiti (Karaçalı Mah.-Kaynaşlı).

Şekil 6j. Faylanma sonucu tamamen yıkılmış bir yapı (Karaçalı Mah.-Kaynaşlı). Şekil 6k. 2 m sağ yanal olarak ötelenmiş İstanbul-Ankara Karayolu (Karaçalı Mah.-Kaynaşlı). Şekil 6l. Sıvılaşma sonucu gömülmüş tek katlı bir ev ve saçılmış kırıklardan birisinden bir görünüm (Sarıçökek).

Şekil 6m. 2 m sağ yanal olarak ötelenmiş kavak dizileri (Sarıçökek Darıyerihasanbey arası). Şekil 6n. 2 m sağ yanal olarak ötelenmiş kavak dizileri yakından görünüm (Sarıçökek Darıyerihasanbey arası).

Durak 20. Kaynaşlı nın kuzedoğusunda Sarıçökek civarında kırık birkaç yüz metrelik bir zon içerisinde saçılmıştır. Burada, kırık boyunca yer yer sıvılaşmalar oluşmuş ve bazı tek katlı evler zemin içine gömülmüşlerdir (Şekil 6l). Sarıçökek yolu üzerinde toplam sağ yanal atım 200 cm olarak ölçülmüştür. Şekil 6o. 2 m sağ yanal olarak ötelenmiş bahçe çiti (Darıyerihasanbey). Durak 21. Darıyerihasanbey yakınında K80B gidişli kırık, bahçe çitini (Şekil 6o) ve bir nehir kanalı ile istinat duvarını (Şekil 6p) 2 m sağ yanal olarak ötelemektedir. Durak 22. En son gözlem noktası, Bakacak heyalanı üzerinden geçen İstanbul-Ankara Karayolu nun Boludağ geçişinde gelişen küçük bir heyelan bölgesidir (Şekil 6r). Sarsıntı sonucu çift gidişli yolun sol bölümü tamamen kaymış ve trafik birkaç gün aksamıştır. Bu aksama, acil-yardım ve kurtarma hizmetlerini olumsuz yönde etkilemiştir. Benzer heyelanlar Elmalık Fayı nı oluşturan sırtlarda da gelişmiştir. Durak 23. Darıyerhasanbeyi doğusunda, kırık, Bolu Viyadüklerini açılı olarak keserek Asardere suyu Vadisi boyunca saçılarak kaybolmaktadır. Sağ yanal atımın neden olduğu saat-yönündeki dönme hareketi, viyadüklerdeki kirişlerin kolonlar üzerine oturan pabuçlarından sol taraftakilerinin batıya doğru yerdeğiştirmesine neden olmuştur (Şekil 6s).

Şekil 6p. 2 m sağ yanal olarak ötelenmiş nehir kanalı ve istinat duvarları (Darıyerihasanbey). Şekil 6r. Bakacak heyelan bölgesi Bolu-Dağı geçişinde gelişmiş küçük bir heyelan.

Şekil 6s. Depremden sonra ötelenmiş Bolu Viyadükleri. Sarı oklar: yerdeğiştimiş pabuçları göstermektedir.

3.2. Atım Miktarı Fay Geometrisi ve Litoloji Üçlüsü Arasındaki İlişki Şekil 7, 12 Kasım 1999 Düzce Deprem kırığı boyunca her bir durak noktasında ölçülmüş atım miktarı (yüzeysel ötelenme miktarı) dağılımını göstermektedir. Dağılıma göre Dağdibi Köyü civarında en büyük yatay atım 4.0 m olarak ölçülmüştür. Dağdibi Köyü, Düzce ile Kaynaşlı nın tam ortasında yer almaktadır. 4.0 metrelik atım, deprem dış-merkezinin Dağdibi ile Fındıklı Köyleri arasında bir yerde olduğuna işaret etmektedir. Dağdibi Köyü dış-merkez olarak kabul edilecek olursa, yatay atım miktarının dış-merkezden her iki yöne doğru 1.5 2.0 m ye kadar azaldığı görülmektedir. Bu dağılım iki olası durumu göstermektedir: (1) Yırtılma iki yönlü olarak gelişmiş olmalıdır, (2) Kırığın yüzeyde hem batı hemde doğu ucunda 1.5 ile 2 m arasında kalması ve sıfıra düşmemesi, derinde kırığın hem doğuya hemde batıya doğru devam etmiş olabileceğine işaret etmektedir. Bu nedenle 12 Kasım 1999 deprem kırığının yüzeydeki uzunluğu her ne kadar 35 km civarında olduğu gözlense bile, derinde kırık uzunluğunun 60 km ye kadar çıkabileceği olası gözükmektedir. Dolayısıyla deprem kırığı, batıda Aksu Vadisi boyunca Karadere segmentine kadar; doğuda ise Asardere Suyu Vadisi Elmalık Fayı boyunca Bolu nun 5 km güneyinden Gölköy yakınlarından geçen Kuzey Anadolu Fay Zonu nun ana fayına bağlanmış olabilir. Artçı deprem dağılımı da kırık uzunluğunun derinde 35 km den daha uzun olduğunu belgelemektedir (Şekil 8) Atım miktarı - Fay Geometrisi Arasındaki İlişki: Bilindiği gibi, doğada hiç bir zaman hiç bir fay sırf doğrultu ya da sırf normal / ters atıma sahip değildir. Doğrultu atımlı faylanmanın bile normal ya da ters bileşeni ya da normal / ters faylanmanın da bir doğrultu atım bileşeni vardır. Bir başka deyişle faylar, genellikle oblik / verev atımlıdırlar. Bu nedenle yatay atım miktarı, fay düzlemi üzerinde gelişen kayma yönü açısına ve fay doğrultusu ile çizgisel yapılar arasındaki açıya bağlı olarak büyük farklılıklar göstermektedir (Demirtaş ve Erkmen 2000). Örneğin depremden önce (faylanmadan önce) K70D doğrultulu ve 20 derece kayma yönü açısına sahip bir fayı; (1) 90, (2) 40 ve (3) 20 açılarla kesen çizgisel yapılar olduğunu varsayalım (Şekil 9a). Deprem olduktan sonra yani faylanma sonucu her bir çizgisel yapının verev olarak 56 mm ötelendiğini kabul edecek olursak; Şekil 9b de aynı verev atım miktarı ile ötelenen fakat değişik yatay atım miktarlarının geliştiği görülecektir (Demirtaş ve Erkmen 2000). Yani: (1) nolu çizgisel yapı (fay doğrultusu ile 90 lik açı yapan çizgisel yapı); yanal atım miktarı = 50 mm, (2) nolu çizgisel yapı (fay doğrultusu ile 40 lik açı yapan çizgisel yapı); yanal atım miktarı = 26 mm, (3) nolu çizgisel yapı (fay doğrultusu ile 20 lik açı yapan çizgisel yapı); yanal atım miktarı = 00 mm.

Şekil 9b de görüldüğü gibi, 20 derece kayma yönü açısına sahip aynı verev atımla ötelenen değişik açılarla fayı kesen çizgisel yapılardaki yatay atım miktarlarının birbirlerinden oldukça farklı olduğu gözlenmektedir. Yani her bir deprem kırığı boyunca ölçülen yatay atım miktarları, gerçek yatay atım miktarlarını temsil etmemektedir. Bu nedenle her bir yatay atım miktarı, kayma yönü açısına ve çizgisel yapının fay doğrultusu ile yaptığı açıya göre yeniden düzeltilmesi gerekmektedir. Atım Miktarı Litoloji Arasındaki İlişki: Bilindiği gibi deprem kırıkları boyunca yüzeyde ölçülen ötelenme miktarlarında büyük farklılıklar gözlenilmektedir (Demirtaş ve Erkmen 2000). Bu farklılıklar: (1) Deprem kaynağının karakteristik özelliklerinden, (2) Tektonik deformasyonun dağılımından ve (3) Yüzeysel malzemelerin (litolojik birimlerin) davranışlarından ileri gelmektedir. Ayrıca, farklı atımlı faylar farklı yüzey görünümleri verirler. Örneğin doğrultu atımlı faylar, küçük düşey rölyefli topoğrafik görünümler sunarken, normal atımlı faylar belirgin yüzey sarplıkları oluştururlar. Bir başka deyişle, yüzeyde ölçülen hem yatay hem de düşey atım miktarları, derindeki gerçek yatay ve düşey atım miktarlarını temsil etmemektedir. Bu durum iki şekilde açıklanabilir: (1) Yüzey-altı zayıf alanlar deforme olarak kaynaktaki ötelenme miktarlarının yüzeyde görünümlerini bozarlar. Böylece derindeki kaynak alan ile yüzey arasında bir ayrışma yüzeyi meydana getirirler. Bu dağılmış fay paterni ve ayrışma yüzeyleri, tektonik deformasyona eşlik ederek fay yakınındaki malzemenin dönmesine (rotasyonuna) neden olurlar. Bu dağılmış deformasyon, yüzey faylanması boyunca belirgin ötelenmeleri yok ederek gerçek ötelenme değerinden daha küçük bir ötelenme miktarının meydana gelmesine neden olurlar (Slemmons 1977). (2) Yüzey hem malzeme hem de süreç açısından hetorejenlik gösterir. Bu hetorejenlik, yüzey ötelenmesini bozarak yüzeydeki atım miktarının azalmasına ya da abartılmasına yol açar. Kum ve suya doygun gevşek malzemeler, geniş bir zon içerisinde deforme olurlar ve belirgin bir ötelenme izi vermezler (Slemmons 1977). Özetle, 12 Kasım ya da 17 Ağustos 1999 deprem kırığı boyunca yüzeyde ölçülen hem yatay hem de düşey atım miktarları, derinde faydaki gerçek atım miktarlarını hiç bir zaman temsil etmemektedirler. Bu atım miktarlarının hepsi, gevşek-suya doygun alüvyal çökeller üzerinde ve değişik topoğrafi rölyeflerde ölçülmüştür. Bu atım miktarları, mutlaka kuvvetli-yer hareketi kayıtları ve GPS verilerinden elde edilen atım miktarları dikkate alınarak düzeltilmelidir. Aksi taktirde bu atım miktarlarına dayanarak elde edilecek fayın yıllık kayma hızı ve deprem yinelenme aralıklarında büyük farklılıklar olacaktır. Örneğin 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 depremlerinin oluştuğu bölgede olmuş bir önceki depremin 1719 yılında olduğu (Demirtaş vd 1999) ve ortalama yatay atım miktarının 5.0 m ya da 3.0 m olmasına göre fayın yıllık kayma hızı ve deprem yinelenme aralıkları sırasıyla;

5 4 EPİSANTR 4.00 m Dağdibi 3 2 1 Efteni Gölü kırık batı ucu Çek-ayır bölgesi EPİSANTR Asar Deresi kırık doğu ucu Saçılma bölgesi 0 18 16 14 12 10 8 6 4 2 0 2 4 6 8 10 12 14 16 UZAKLIK ( km ) Şekil 7. 12 Kasım 1999 depremi yüzey faylanması boyunca gözlenmiş yatay atım miktarlarının dağılımı

17 AĞUSTOS 1999 KOCAELİ DEPREMİ ve 12 KASIM 1999 DÜZCE DEPREMİ ve ARTÇILARI DAĞILIMI 41.50 ZONGULDAK 41.00 TEKİRDAĞ İSTANBUL Gebze Gölcük İZMİT Karamürsel YALOVA ADAPAZARI Akyazı Düzce BOLU 40.50 İznik ÇANAKKALE BURSA BİLECİK 40.00 26.00 26.50 27.00 27.50 28.00 28.50 29.00 29.50 30.00 30.50 31.00 31.50 32.00 2<= M < 3 3<= M < 4 4<= M < 5 5<= M < 6 6<= M < 8 T.C. BAYINDIRLIK ve İSKAN BAKANLIĞI AFET İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ DEPREM ARAŞTIRMA DAİRESİ SİSMOLOJİ ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ 17.08.1999-11.11.1999 tarihleri arasındaki depremler yeşil renk ve tonları ile gösterilmiştir. 12.11.1999-25.02.2000 tarihleri arasındaki depremler mor renk ve tonları ile gösterilmiştir. 23.08.2000 Hendek Depremi ( M= 5.4) Şekil 8. 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 depremleri artçı-şoklarının dağılımları. Kırmızı çizgiler, diri fayları; mor renkler 12 kasım 1999; yeşil renkler 17 Ağustos 1999 depremi artçı-şoklarını göstermektedir.

A B C Şekil 9a. Faylanmadan önce (depremden önce) fay doğrultusunudeğişik açılarla kesen çizgisel yapılar. Kırmızı çizgi: diri fayı; Kesik çizgiler ile diri fay arasındaki 20 derecelik açı: fay düzlemi kayma yönü açısını göstermektedir. A B C Şekil 9b. Faylanmadan sonra (depremden sonra) fay doğrultusu ile çizgisel yapılar arasındaki açıya ve kayma yönü açısına bağlı olarak yatay atım miktarlarının değişimini gösteren diyagram. Kırmızı çizgiler: diri fayı; mavi çizgiler: faylanma sonucu ötelenmiş çizgisel yapıları ve yeşil renkli rakamlar: faylanma sonucu oluşmuş değişik yatay atım miktarlarını göstermektedir.

1999 1719 = 280 yıl 5.0 m yatay atım miktarına göre yıllık kayma hızı: 5000 mm / 280 yıl = 18 mm 3.0 m yatay atım miktarına göre yıllık kayma hızı: 3000 mm / 280 yıl = 10 mm olarak elde edilir. Bu durumda; 10 mm yıllık kayma hızı dikkate alınırsa 5.0 m lik bir atımın birikmesi için 500 yıl, 10 mm yıllık kayma hızı dikkate alınırsa 3.0 m lik bir atımın birikmesi için, 300 yıl geçmesi gerekir. Benzer şekilde, 18 mm yıllık kayma hızı dikkate alınırsa 5.0 m lik bir atımın birikmesi için 280 yıl, 18 mm yıllık kayma hızı dikkate alınırsa 3.0 m lik bir atımın birikmesi için 167 yıl, geçmesi gerekmektedir. Bu örneklerden de görüldüğü gibi düzeltilmemiş yüzeysel atım miktarları dikkate alındığında aynı büyüklükteki bir depremin (M=7.4) yinelenme periyodu 500 yıl, 300 yıl, 280 yıl ya da 167 yıl olarak bulunmaktadır. 4. GELECEK DEPREM POTANSİYELİ 17 Ağustos 1999 İzmit Körfezi depreminden (Mw=7.4) yaklaşık 3 ay sonra 12 Kasım 1999 tarihinde Düzce Depremi (Mw=7.2) olmuştur. En az iki şoklu 17 Ağustos depremi dış-merkezleri dikkate alındığında, deprem kırık ilerlemesinin dış-merkezlerden iki yöne doğru olduğu açıkca görülmektedir (Demirtaş vd. 1999, Demirtaş 1999, Demirtaş 2000b). Bu yırtılma süreci sonucu, Gölcük anşokunun bulunduğu kesimde 3 m - 3.5 m lik sağ yanal atım; ikinci şok olarak düşünülen Arifiye civarında 4.5 m sağ yanal atım; Akyazı-Gölyaka arasında ise 1.5 m lik sağ yanal atım olmuştur (Demirtaş vd. 1999, Demirtaş 2000b). Bu yatay atım dağılımı, 17 Ağustos depreminde en az iki ana şokun varlığına işaret ederken, aynı zamanda kırık uçlarında önemli miktarlarda kayma açıklarının olduğunu göstermiştir. Bir başka deyişle 17 Ağustos 1999 deprem kırığının doğu ucunda yaklaşık 3 m lik; batı ucunda ise 1.5 m lik kayma açığının olduğu görülmektedir. Bu nedenle 17 Ağutsos 1999 İzmit Körfezi depreminin 3 m lik kayma açığı olan doğu ucunda Mw=7.2 büyüklüğünde 12 Kasım Düzce Depremi meydana gelmiştir. Böylece doğu ucundaki kayma açığı bu depremle telafi edilmiştir. Buna karşılık 1.5 m lik kayma açığı olan 17 Ağustos 1999 depremi batı ucunda ise hala deprem riski sözkonusudur. Ancak Marmara Denizi içinde yer alan batı uçtaki deprem riski hala tartışmalıdır. Diğer taraftan 17 Ağustos 1999 deprem kırığının Hersek Deltası batısında ne kadar devam ettiği tam olarak açıklığa kavuşturulamamıştır. Ayrıca 1912 Şarköy-Mürefte deprem kırığının Marmara Denizi içindeki doğu ucunun ne kadar doğuya doğru devam ettiği de bilinmemektedir. Gerek bu durum gerekse 1.5 metrelik kayma açığı, Marmara Denizi

içinde olabilecek deprem büyüklüğünün 6.0 ile 6.5 arasında olma olasılığının yüksek olduğunu göstermektedir. 12 Kasım 1999 Düzce Depreminin 17 Ağustos 1999 deprem kırığının doğusunda olması, Kuzey Anadolu Fay Zonu nda deprem göçünün doğuya doğru olduğuna işaret etmez. Bu tür karakteristik davranışlar Kuzey Anadolu Fay Zonu boyunca tarihsel geçmişte çok tipik olarak gözlenmektedir. Örneğin 1943 Tosya-Ladik depreminde (Ms=7.3) kırık ilerlemesi batıdan doğuya doğru olmuştur. Bir sonraki büyük deprem, 1944 Gerede-Bolu depremi (Ms=7.3), Tosya-Ladik deprem kırığının doğusunda değilde batısında meydana gelmiştir (Demirtaş ve Erkmen 2000). 12 Kasım 1999 Düzce Depreminde de yırtılma dış-merkezden iki yöne doğru olmuştur. 17 Ağustos 1999 deprem kırığının doğu ucu ile 12 Kasım deprem kırığının batı ucu arasında yer alan Karadere segmentinde fay geometrisinden kaynaklanan pürüz ve engeller birkaç 5.0 büyüklüğündeki artçı depremlerle telafi edilmektedir. En son 23 Ağustos 2000 tarihinde Hendek güneyinde olan 5.4 lik depremde bu tür artçı depremdendir. 12 Kasım 1999 deprem kırığında da iki yönlü ilerleme olmuş ve en büyük yatay atım 4.0 m olarak ölçülmüştür. Yüzey kırığının doğu ve batı ucunda 1.5m 2 m civarında yatay atımlar gözlenmiştir. Bu durum yırtılmanın daha derinlerde hem batı hem de doğu ucunda devam ettiğini göstermektedir. Bu nedenle 12 Kasım 1999 deprem kırığının uzunluğu yüzeyde 35 km olmakla birlikte, derinde 60 km civarında olma olasılığı yüksek görünmektedir. Bu yüzden 12 Kasım 1999 deprem kırığı, derinde, doğuda Asardere suyu Vadisi doğusunda Elmalık Fayı boyunca Bolu nun 5 km güneyinde Gölköy yakınında ana faya bağlanma olasılığı sözkonusu olabilir. Bu durumda 12 Kasım 1999 deprem kırığının doğusunda bir deprem riski çok zayıf olarak görünmektedir. Diğer yandan Bolu havzasını kuzeyden sınırlayan sürekli ve uzun bir fay bulunmamaktadır. Havza kuzeyinde daha çok KAFZ ile ilgili kısa ikincil faylar yer almaktadır. Bu nedenle bu kesimde büyük bir deprem üretecek fay sözkonusu değildir. Bolu havzasını tehdit edecek fay, havzanın güneyinden geçen KAFZ nun ana fay hattıdır. Bilindiği gibi bu kesimde en son 1944 Gerede-Bolu depremi (Ms=7.3) tarafından yırtılmıştır. Böyle bir depremin de burada yinelenmesi için en az 250-300 yıl geçmesi gerekmektedir (Demirtaş 1999, Demirtaş 2000a). 5. TARTIŞMA VE SONUÇLAR 12 Kasım 1999 Düzce Depremi ile ilgili elde edilmiş önemli sonuçlar maddeler halinde aşağıda özetlenmiştir: 12 Kasım depremi, doğuda 17 Ağustos 1999 deprem kırığının doğu ucu olan Gölyaka ile batıda Bolu Viyadükleri arasında 35 km uzunlukta yüzey faylanmasına neden olmuştur. Ancak gerek artçı deprem dağılımı gerekse doğu ve batı uçlardaki 1.5 m 2 m lik yatay atım miktarları, depremde yırtılan kısmın derinlerde 60 km civarında olduğuna işaret etmektedir.

Yüzey faylanması boyunca düzeltilmemiş en büyük sağ yanal atım, Dağdibi Köyü yakınlarında 4.0 m olarak ölçülmüştür. Bu noktadan itibaren her iki yöne doğru atım miktarları azalmakta ve doğu ve batı uçlarda 1.5 m 2.0 m civarında olmaktadır. Bu atım dağılımı, deprem dış-merkezinin Dağdibi Fındıklı Köyleri (Düzce-Kaynaşlı ortası) arasında olduğunu göstermektedir. Atım miktarı dağılımı, deprem dış-merkezine göre yırtılmanın iki yönlü ilerlediğine işaret etmektedir. 12 Kasım depremindeki hasar, faylanma ve sarsıntı olmak üzere iki nedenden ileri gelmiştir. Düzce ve Gölyaka daki hasar, gevşek ve suya doygun kalın alüvyal çökellerin kuvvetli-yer hareketini birkaç kat büyütmesi sonucu gelişmiştir. Buna karşılık, Kaynaşlı daki hasar ise genellike fay sarplığı üzerinde kurulmuş bir dizi konutların faylanma sonucu kesilerek ötelenmesi sonucu olmuştur. Ayrıca Kaynaşlı nın özellikle Ankara-İstanbul Karayolu nun kuzeyindeki mahallelerde sıvılaşma sonucu tek-katlı evlerin zemin katlarında gömülmeler olmuştur. Atım miktarları (yüzey ötelenmeleri) fay geometrisi (fay doğrultusu ile çizgisel yapılar arasındaki açı ile fay düzlemi kayma yönü açısı) litoloji-topoğrafya (gevşeksuya doygun kalın alüvyal çökeller) arasındaki etkileşim dikkate alınmadan ölçülen hem yatay hem de düşey atım miktarları, derindeki gerçek fay atım miktarlarını temsil edemez. 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 depremlerinin olduğu bölgede M 7.0 büyüklüğü olan bir önceki depremin 1719 yılında olduğu kabul edilirse, iki deprem arasındaki aralık 280 yıl elde edilir. Depremlerdeki en büyük atım 5.0 m olarak alınırsa yıllık kayma hızı 18 mm; 3.0 m olarak alınırsa 10 mm bulunur. Bu durumda, KAFZ nun bu sismik segmentlerinde M 7.0 büyüklüğündeki depremlerin yinelenme aralıkları 500 yıl, 300 yıl, 280 yıl ve 167 yıl gibi çok farklı olarak bulunur. Aynı büyüklükteki bir depremden elde edilen bu farklı kayma hızı ve farklı deprem yinelenme aralıkları, düzeltilmemiş yatay ya da düşey atım miktarlarından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle, bir depremin yüzey faylanması boyunca yatay ya da düşey atım miktarları ölçülürken yukarıdaki 4 faktör mutlaka dikkate alınmalıdır. Aksi taktirde o bölgedeki faya ait yanlış parametreler elde edilir. Yanlış fay parametreleri, yanlış deprem kestirimlerine, yanlış deprem tehlikesi ve risk belirlemesine yol açar. 17 Ağustos ve 12 Kasım depremlerindeki kırık ilerleme süreci, KAFZ nunda olan depremlerin doğuya göç ettiği anlamına gelmemelidir. Bu durum, tamamen KAFZ nundaki olan depremleri oluşum mekanizmaları ve kırık ilerleme süreçleri ile ilgilidir. Bu tür benzer davranışlar, tarihsel geçmişte KAFZ nun değişik sismik segmentlerinde çok tipik olarak görülmektedir. Her ne kadar 12 Kasım 1999 depremi yüzey kırığı doğuda Asardere suyu Vadisi yakınlarında sona ermiş gibi görünmekle beraber, derinde kırığın Elmalık Fayı boyunca Bolu havzası güneyinden geçen KAFZ nun ana fayına bağlandığı tahmin edilmektedir. Bu durum, 12 Kasım deprem kırığının doğusunda büyük bir deprem olma olasılığının zayıf olduğunu göstermektedir. 12 Kasım 1999 deprem kırığının batısında ise fay doğrultu değiştirdiği için, bu bölüm bir pürüz ve engel gibi (asperity and barriers)

davranmaktadır. Bu kesim 23 Ağustos 2000 tarihinde olan 5.4 büyüklüğündeki artçı depremlerle yok edilmeye çalışılmaktadır. 6. DEĞİNİLEN BELGELER Ambraseys, N.N., Zatopek, A., Taşdemiroğlu, M. and Aytun, A. 1968. The West Anatolian earthquake of 22 July 1967. UNESCO Publ. Ser., 622p. Paris. Ambraseys, N. N. and Zatopek, A. 1969. The Mudurnu Valley earthquake of July 22nd 1967, Bull. Seism. Soc. Am., 59, 521-589. Ambraseys, N.N. 1970. Some characteristic features of the Anatolian fault zone: Tectonophysics, 9; 143-165. Barka, A.A. and Kadinsky-Cade, K. 1988. Strike-slip fault geometry in Turkey and its influence on earthquake activity. Tectonics, 7; 3, 663-684. Ketin, İ. 1968. Türkiye nin genel tektonik durumu ile başlıca deprem bölgeleri. MTA. Dergisi, 71, 63-67. Ketin, İ. 1969. Kuzey Anadolu Fayı hakkında. Bull.Min.Res.Exp.Ins., 72, 1-27, Ankara. Demirtaş, R., 1995, Paleoseismology of the Northern Anatolian Fault: A Case study in the Mudurnu Valley Segment, Bulletin of International Institute of Seismology and Earthquake Engineering, Individual Studies by participants at the IISEE, vol 31, IISEE, BRI, Ministry of Construction, Tsukuba-Japan. Demirtaş, R., 1996. Kuzey Anadolu Fayı'nın paleosismisitesi; Mudurnu Vadisi'nde segmentindeörnek çalışma. Türkiye Jeoloji Kurultayı Bülteni, 11, 154-162. Demirtaş, R. and Erkmen, C., 1999. Preliminary results of the trench studies on the 1999 rupture of the İzmit Bay, İzmit, NW Turkey. Earthquake hazard and risk in the Eastern Mediterranean, Nicosia, Northern Cyprus, 1999 (in press). Demirtaş, R., Erkmen, C. and Yılmaz, R., 1999. Kuzey Anadolu Fayı, Sapanca-Gölcük segmentinde Paleosismolojikçalışmalar; 17 Ağustos 1999 İzmit Körfezi Depremi; Kullar Hendek çalışması ön sonuçları. ATAG 3 toplantısı Bildiri özleri kitapçığı.14, 4-5 Kasım 1999 Sivas. Demirtaş, R. 1999. 17 Ağustos 1999 İzmit Körfezi Depremi. Mavi Gezegen, Jeoloji Mühendisleri Odası yayını. Demirtaş, R. 2000a. Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun Abant-Gerede arasında kalan bölümünün neotektonik özellikleri ve paleosismisitesi. A.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü, Doktora Tezi, 191s. Ankara.

Demirtaş, R. 2000b. Yüzey Faylanması, 17 Ağustos 1999 İzmit Körfezi Depremi Raporu, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, Afet İşleri Gen. Müd. Deprem Araştırma Yayını, 300s., Ankara. Demirtaş, R.ve Erkmen, C. 2000. 12 Kasım 1999 Düzce depremi (Mw = 7.2): Yüzey Kırık geometrisi, atım miktarı dağılımı ve gelecek deprem potansiyeli. Türkiye Jeoloji Kurultayı, Bildiri Özleri, 162-163. Slemmons, D.B. 1977. Faults and earthquake magnitude, in State of the Art for Assessing Earthquake Hazards in the United States, Report: U.S.A. Army Engineers Waterways Experiment Stations Miscellaneous Paper, S 73-1, 129p.