1 Cumhuriyet Halk Partisi Bursa Milletvekili Kaleli sığınma evlerinde kalan kadınlarla ilgili hazırladığı iki ayrı kanun teklifi sundu. Tarih : 08.03.2013 Bursa Milletvekili Sena Kaleli nin kanun teklifleri sığınma evlerinde kalma süreleriyle, sığınma evlerinde kalan kadınlara istihdamda 1000 de 1 oranında kontenjan uygulanmasını içermekte. Söz konusu teklifler Ailenin Korunması ve Kadına Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ile Sosyal Hizmetler Kanununda değişiklik içermekte. Kadınların sığınma evlerinde kalma sürelerinin 6 aydan 12 aya çıkartılması ve tehdit unsurunun devamı halinde korunmanın süreye bağlı kalmaksızın uzatılmasıyla ve sığınma evinde kalan kadınların istihdamına yönelik olarak kamu kurum ve kuruluşlarında her yılbaşındaki serbest kadro mevcudundan binde bir oranında kontenjan ayrılmasını düzenleyen kanun tekliflerinin gerekçelerinde şu görüşlere yer verildi: Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kadın cinayetleri ve kadın intiharları ile kadına yönelik aile içi şiddet, en önemli toplumsal sorunlarımızdan biri haline dönüşmüştür. Aile içi şiddet ve kadın cinayetleri konusunda özellikle son yıllarda gözle görülen artış, çözüm arayışlarını da hızlandırmıştır. Bu bağlamda kadın hareketinin ve AB uyum sürecinin öncülüğünde yasal ve kurumsal anlamda önemli düzenlemeler yaşama geçirilmiştir. Ancak bu düzenlemelerin ne kadar yeterli olduğu ve çözüm için nelerin yapılması gerektiği önemli tartışma konularının başında gelmektedir. Çünkü aile içi şiddetle mücadele, özünde ataerkil kurum ve zihniyetlerle mücadeleyi gerektirmektedir. Şiddet mağduru kadınlara yönelik koruyucu ve önleyici hizmetleri sağlamak en başta devletin görevidir. Bunların başında kadın sığınma evleri, kadın danışma merkezleri ve acil yardım hatları gelmektedir. Bu kurumların sayısal ve niteliksel olarak artırılması kadar, 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanunun kapsamının genişletilmesi ve yasa kapsamında uygulamadan kaynaklanan eksikliklerin giderilmesi de önemlidir. Bu doğrultuda temeli 1990 a dayanan ve 2005 ten sonra hız kazanan sığınma ve konuk evi uygulamalarının kadın deneyim ve ihtiyaçlarını göz önüne alarak geliştirilmesi gerekmektedir. Ancak uygulamada bunun tam tersi durumlar görülmekte, sığınma evinin standartlarının yüksek olmasının kadınların orada kalmalarını özendireceği ve onları gitmekten (eve dönmekten) vazgeçireceği düşünülmektedir. Oysa sığınma evleri kadınların erkek şiddetinden uzak bir yaşamın olabileceğini görebilecekleri ve ev gibi hissedebilecekleri, kendi ayakları üzerinde durabilecek özgüveni kazanabilecekleri yaşam alanları olmalıdır. Çünkü büyük çoğunluğu çok küçük yaşlarda evlenen ve evlilikleri süresince şiddete katlanan kadınların şiddete karşı çare arama ve kendi başına yaşam kurma mücadelesi uzun yıllar alabilmektedir. Sığınma evinde kalma süresi dolan kadına yönelik şiddet tehdidi ise devam etmekte, birçok Cumhuriyet Halk Partisi - 1 / 6-08.03.2013
2 kadın çaresizlik nedeniyle evine döndükten sonra aynı tacize ve saldırıya maruz kalmakta, hatta kandırılarak öldürülmektedir. Sığınma evi sürecinde boşanan kadınların ( % 15 ) sayısının az olması ve davaların uzun sürmesi de kadına yönelik tehdidi arttırmaktadır. Sonuçta şiddetten kurtulmada sığınma evinde kalma süresine oranla, çare arama süreci uzun yıllar aldığından çözüm konusunda istenilen düzeye ulaşılamamaktadır. Öte yandan kadın cinayetleri ve aile içi şiddetle mücadelede en etkili çözüm yollarından biri de kadının ekonomik olarak bağımsızlığını kazanması, yani iş güç sahibi olmasıdır. Mesleki deneyimi ve işi olan kadınlar, yaşama daha sıkı bir sarılmakta, sorunlar karşısında daha güçlü bir duruş sergileyebilmektedirler. Ancak ülkemizde kadınların iş yaşamına katılımı maalesef çok düşüktür. Bu oran 2000 li yıllarda % 30 lar civarındayken günümüzde % 25 lere düşmüştür. Bu oran evli kadınlarda daha da düşmektedir. Bu paralelde yasal anlamda teşvik ve kota uygulamalarının yaşama geçirilmesi kadın cinayetleri ve aile içi şiddeti önlemede büyük bir rol oynayacaktır. Bu gerekçeler ışığında hazırlanan kanun teklifleri, öncelikle kadınların sığınma evlerinde kalma sürelerini 6 aydan 12 aya çıkartmayı ve tehdit unsurunun devamı halinde korunmanın süreye bağlı kalmaksızın uzatılmasını zorunlu kılmakta, sığınma evinde kalan kadınların istihdamına yönelik olarak kamu kurum ve kuruluşlarında her yılbaşındaki serbest kadro mevcudundan binde bir oranında kontenjan ayrılmasını düzenlemektedir. Bursa Milletvekili Kaleli nin kanun teklifleri şöyle: Ailenin Korunması ve Kadına Şiddetin Önlenmesine Dair Kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifi Cumhuriyet Halk Partisi - 2 / 6-08.03.2013
3 GEREKÇE Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kadın cinayetleri ve kadın intiharları ile kadına yönelik aile içi şiddet, en önemli toplumsal sorunlarımızdan biri haline dönüşmüştür. Aile içi şiddet ve kadın cinayetleri konusunda özellikle son yıllarda gözle görülen artış, çözüm arayışlarını da hızlandırmıştır. Bu bağlamda kadın hareketinin ve AB uyum sürecinin öncülüğünde yasal ve kurumsal anlamda önemli düzenlemeler yaşama geçirilmiştir. Ancak bu düzenlemelerin ne kadar yeterli olduğu ve çözüm için nelerin yapılması gerektiği önemli tartışma konularının başında gelmektedir. Çünkü aile içi şiddetle mücadele, özünde ataerkil kurum ve zihniyetlerle mücadeleyi gerektirmektedir. Şiddet mağduru kadınlara yönelik koruyucu ve önleyici hizmetleri sağlamak en başta devletin görevidir. Bunların başında kadın sığınma evleri, kadın danışma merkezleri ve acil yardım hatları gelmektedir. Bu kurumların sayısal ve niteliksel olarak artırılması kadar, 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanunun kapsamının genişletilmesi ve yasa kapsamında uygulamadan kaynaklanan eksikliklerin giderilmesi de önemlidir. Bu doğrultuda temeli 1990 a dayanan ve 2005 ten sonra hız kazanan sığınma ve konuk evi uygulamalarının kadın deneyim ve ihtiyaçlarını göz önüne alarak geliştirilmesi gerekmektedir. Ancak uygulamada bunun tam tersi durumlar görülmekte, sığınma evinin standartlarının yüksek olmasının kadınların orada kalmalarını özendireceği ve onları gitmekten (eve dönmekten) vazgeçireceği düşünülmektedir. Oysa sığınma evleri kadınların erkek şiddetinden uzak bir yaşamın olabileceğini görebilecekleri ve ev gibi hissedebilecekleri, kendi ayakları üzerinde durabilecek özgüveni kazanabilecekleri yaşam alanları olmalıdır. Çünkü büyük çoğunluğu çok küçük yaşlarda evlenen ve evlilikleri süresince şiddete katlanan kadınların şiddete karşı çare arama ve kendi başına yaşam kurma mücadelesi uzun yıllar alabilmektedir. Sığınma evinde kalma süresi dolan kadına yönelik şiddet tehdidi ise devam etmekte, birçok kadın çaresizlik nedeniyle evine döndükten sonra aynı tacize ve saldırıya maruz kalmakta, hatta kandırılarak öldürülmektedir. Sığınma evi sürecinde boşanan kadınların ( % 15 ) sayısının az olması ve davaların uzun sürmesi de kadına yönelik tehdidi arttırmaktadır. Sonuçta şiddetten kurtulmada sığınma evinde kalma süresine oranla, çare arama süreci uzun yıllar aldığından çözüm konusunda istenilen düzeye ulaşılamamaktadır. Bu gerekçeler ışığında hazırlanan kanun teklifim, öncelikle kadınların sığınma evlerinde kalma sürelerini 6 aydan 12 aya çıkartmayı ve tehdit unsurunun devamı halinde korunmanın süreye bağlı kalmaksızın uzatılmasını zorunlu kılmaktadır. AİLENİN KORUNMASI VE KADINA ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ MADDE 1-8/3/2012 tarihli ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Şiddetin Önlenmesine Dair Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir. EK MADDE 1- (1) 22/2/2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu, 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu ile 3/6/2011 tarihli ve 633 sayılı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kurulan kadın konukevlerinde misafir edilen kadınların konukevinde kalma Cumhuriyet Halk Partisi - 3 / 6-08.03.2013
4 süresi; şiddet önleme ve izleme merkezine başvuran kadınlar ve beraberindeki çocukların geçici kabulleri yapılarak ilk gözlemlerinin yapıldığı, tıbbi kontrol ve tedavilerinin sağlandığı, psiko-sosyal ve ekonomik durumlarının incelendiği, iki haftaya kadar kalabilecekleri ilk kabul birimine kabul tarihinden itibaren oniki aydır. (2) Konukevinde kalan kadın ve beraberindeki çocuklarına verilecek hizmetleri ve mesleki çalışmaları gerçekleştirmek, diğer kurum ve kuruluşlar ve sivil toplum kuruluşları ile koordinasyonu sağlamak üzere her konukevinde bir değerlendirme komisyonu oluşturulur. Değerlendirme komisyonu, müdürün başkanlığında sosyal çalışmacı, psikolog, öğretmen, çocuk gelişimcisi ve hemşireden oluşur. Konukevlerinde kalan kadınların can güvenliği, ekonomik ve sağlığa ilişkin sorunları sebebiyle kalış sürelerini uzatma taleplerini komisyona sunmaları halinde kalış süresinin söz konusu sorunlar ortadan kalkıncaya kadar uzatılması zorunludur. MADDE 2- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer. MADDE 3- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür. MADDE GEREKÇELERİ MADDE 1- Kadınların sığınma evlerinde kalma sürelerini 6 aydan 12 aya çıkartmayı ve tehdit unsurunun devamı halinde korunmanın süreye bağlı kalmaksızın uzatılmasını zorunlu kılmaktadır. MADDE 2- Yürürlük Maddesidir. MADDE 3- Yürütme Maddesidir. Sosyal Hizmetler Kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifi Cumhuriyet Halk Partisi - 4 / 6-08.03.2013
5 GEREKÇE Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kadın cinayetleri ve kadın intiharları ile kadına yönelik aile içi şiddet, en önemli toplumsal sorunlarımızdan biri haline dönüşmüştür. Aile içi şiddet ve kadın cinayetleri konusunda özellikle son yıllarda gözle görülen artış, çözüm arayışlarını da hızlandırmıştır. Bu bağlamda kadın hareketinin ve AB uyum sürecinin öncülüğünde yasal ve kurumsal anlamda önemli düzenlemeler yaşama geçirilmiştir. Ancak bu düzenlemelerin ne kadar yeterli olduğu ve çözüm için nelerin yapılması gerektiği önemli tartışma konularının başında gelmektedir. Çünkü aile içi şiddetle mücadele, özünde ataerkil kurum ve zihniyetlerle mücadeleyi gerektirmektedir. Şiddet mağduru kadınlara yönelik koruyucu ve önleyici hizmetleri sağlamak en başta devletin görevidir. Bunların başında kadın sığınma evleri, kadın danışma merkezleri ve acil yardım hatları gelmektedir. Bu kurumların sayısal ve niteliksel olarak artırılması kadar, 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanunun kapsamının genişletilmesi ve yasa kapsamında uygulamadan kaynaklanan eksikliklerin giderilmesi de önemlidir. Bu doğrultuda temeli 1990 a dayanan ve 2005 ten sonra hız kazanan sığınma ve konuk evi uygulamalarının kadın deneyim ve ihtiyaçlarını göz önüne alarak geliştirilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda kadın cinayetleri ve aile içi şiddetle mücadelede en etkili çözüm yollarından biri de kadının ekonomik olarak bağımsızlığını kazanması, yani iş güç sahibi olmasıdır. Mesleki deneyimi ve işi olan kadınlar, yaşama daha sıkı bir sarılmakta, sorunlar karşısında daha güçlü bir duruş sergileyebilmektedirler. Ancak ülkemizde kadınların iş yaşamına katılımı maalesef çok düşüktür. Bu oran 2000 li yıllarda % 30 lar civarındayken günümüzde % 25 lere düşmüştür. Bu oran evli kadınlarda daha da düşmektedir. Bu paralelde yasal anlamda teşvik ve kota uygulamalarının yaşama geçirilmesi kadın cinayetleri ve aile içi şiddeti önlemede büyük bir rol oynayacaktır. Bu gerekçeler ışığında hazırlanan kanun teklifim, sığınma evinde kalan kadınların istihdamına yönelik olarak kamu kurum ve kuruluşlarında her yılbaşındaki serbest kadro mevcudundan binde bir oranında kontenjan ayrılmasını düzenlemektedir. SOSYAL HİZMETLER KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ MADDE 1-24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir. EK MADDE 9- Kamu kurum ve kuruluşları; Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına, belediyelere, il özel idarelerine ve sivil toplum kuruluşlarına ait kadın konukevlerinde kalan kadınlar için, hangi statüde olursa olsun, her yılbaşındaki serbest kadro mevcutlarının binde biri nispetindeki kısmını ayırarak bu kadınlar arasında yapılacak giriş sınavlarında başarılı olanlar arasından atama yaparlar. Bu maddeden yararlanmak isteyen sığınma / konukevinde kalan kadınların kamu kurum ve kuruluşlarına başvuru, sınav ve atamayla ilgili işlemleri Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı nca düzenlenir. MADDE 2- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer. Cumhuriyet Halk Partisi - 5 / 6-08.03.2013
6 MADDE 3- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür. MADDE GEREKÇELERİ MADDE 1- Sığınma evinde kalan kadınların istihdamına yönelik olarak kamu kurum ve kuruluşlarında her yılbaşındaki serbest kadro mevcudundan binde bir oranında kontenjan ayrılmasını düzenlemektedir. MADDE 2- Yürürlük Maddesidir. MADDE 3- Yürütme Maddesidir. Cumhuriyet Halk Partisi - 6 / 6-08.03.2013