MÜKELLEFİN ÖLÜMÜ HALİNDE MİRASÇILARIN SORUMLULUĞU Ayşe GINALI * GİRİŞ : Mükellefiyetin başlangıcından sona ermesine kadar geçen süreçte mükellefler bildirimler, defter ve belgeleri tutma ve düzenleme, muhafaza ve ibraz etme gibi sorumluluklarını yerine getirmek zorundadırlar. Aksi durum mükellefleri cezai yaptırımlarla ve tarhiyatlarla karşı karşıya getirir. Yaşam süreci içinde insanlar sosyal ve hukuki yükümlülüklerini yerine getirmekle mükellef olurken ölüm halinde de yükümlülükler tamamlanmış sayılmamaktadır. Bu durumda ölümün resmi makamlar tarafından tescil edilerek ölen kişiden kalan hak ve sorumlulukların mirasçılar tarafından yerine getirilmesi zorunluluğu başlamaktadır. Yazımızın konusunu ferdi bir işletmenin sahibinin ölümü halinde mirası reddetmemiş mirasçıların sorumluluğu oluşturmaktadır. Tüzel kişi ortaklarının ölümü halinde ise Vergi kanunları ile birlikte Medeni Kanun, Türk Ticaret Kanunu, İcra İflas Kanunu hükümlerine göre işlem yapılır. Veraset İlamı : Kişinin tıbben ve hukuken ölümüyle birlikte, ölenin sağlığında sahip olduğu tüm mal varlığı, hukuki hakları, borçları ve yükümlülükleri mirası reddetmemiş mirasçılarına geçmektedir. Mirasçılar kanuni mirasçı, mansup mirasçı olabileceği gibi ölenin sağlığında yaptığı ölüme bağlı tasarruflar şeklinde de olabilir. Mirasın kanuni hak olarak mirasçılara geçebilmesi için 4721 sayılı Medeni Kanunun 598. maddesine göre Sulh Mahkemesine başvurularak mirasçılık belgesi adı verilen Veraset İlamının alınması gerekmektedir. Hukuki bir belge olan veraset ilamında mirasçıların hisseleri belirtildiğinden dolayı hak ve sorumluluklarda bu oranlara göre ortaya çıkar. Ancak veraset ilamı miras hakkının varlığını kesin olarak ispat etmez. Çünkü madde hükmüne göre mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebi- * Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü Vergi Dairesi Müdür Yrd. 231
leceğinden veraset ilamı aksi ispat edilinceye kadar, adına düzenlenmiş bulunan kişi veya kişilerin mirasçılığı lehine bir karine oluşturur. VERASET İLAMI SONRASI MİRASÇILARIN SORUMLULUKLARI Ölüm Olayının Bildirilmesi : Vergi Usul Kanunu nun 164. maddesine göre ölüm işi bırakma hükmündedir.bu durumda mükellefe düşen görevler mirası reddetmemiş kanuni veya mansup mirasçılara geçer. Mirasçılar tarafından yapılacak ilk iş ölüm olayının vergi dairesine bildirilmesidir. Ayrıca mirasçılardan herhangi birinin ölüm olayını vergi dairesine bildirmesi yeterlidir. İşin terk edildiğinin bildirilme süresi VUK nun 168. maddesinde bir ay olarak belirtilmiştir. Ancak 16.maddeye göre vergi kanunlarında hüküm bulunmayan hallerde ölüm dolayısıyla mirasçılara geçen ödevlerin yerine getirilmesinde bildirme ve beyanname verme sürelerine üç ay eklenir hükmü dikkate alınınca mirası reddetmemiş mirasçılar tarafından mükellefin ölümü,ölüm tarihinden itibaren dört aylık süre sonuna kadar vergi dairesine bildirilmek zorundadır. Ayrıca VUK nun 150.maddesinde belirtilen resmi makamlar, gerçek ve tüzel kişiler bilgisi dahiline giren ölüm olaylarını vergi dairesine yazılı olarak bildirmek zorunda olduklarından otokontrolün sağlandığı bu işlem sonucunda mirası reddetmemiş mirasçılar tarafından bildirimlerin süresinde yapılmadığının tespiti sonucu bildirim görevini yerine getirmeyen her bir mirasçıya ayrı ayrı VUK, 352/II-4 maddeye göre usulsüzlük cezası kesilir. Mirasçılar Tarafından İşe Devam Edilmeme Durumu: Ölüm işi bırakma olarak kabul edildiğinden mükellefin ölümü üzerine mirasçılar tarafından işletmeyi devam ettirmeme kararı alınması durumunda ölüm tarihi itibariyle mükellefiyet sona ermiş olur. Ticari işletmeye ait olan hak ve borçların ölüm tarihi itibariyle değerlerinin tespiti yapılarak ortaya çıkan mal varlığı, borç veya alacak durumlarına göre mirasçılar hisseleri oranında hak ve sorumluluklarını yerine getirirler. Ayrıca mükellefin ölüm tarihine kadar ki dönemlere ilişkin defter ve belgelerinin muhafaza ve ibraz yükümlülüğü mirasçılara ait olacağından, 232
mirasçılar VUK nun 253 ilâ 257. maddelerde belirtilen muhafaza ve ibraz ödevlerinden de sorumlu olacaklardır. Mirasçılar Tarafından İşe Devam Edilmesi: Mirasçılar tarafından işe devam kararı alınması durumunda ölüm tarihi itibariyle murisin mükellefiyeti düşer işe devam edecek olan mirasçıların mükellefiyeti başlar. VUK nun 168. maddesinde işe başlama bildiriminin işe başlama tarihinden itibaren on gün içinde yapılacağı belirtilmekle beraber mirasçılar tarafından işe başlama bildiriminin ne zaman yapılacağına dair bir hüküm bulunmamakla birlikte Maliye Bakanlığınca yayınlanan 2001/1 sıra no lu Vergi Usul Kanunu İç Genelgesinde uygulamaya açıklık getirilerek murisin ölümünden itibaren mirasçıların aynı işe aralıksız devam etmeleri durumunda, ölüm tarihinin muris için işi bırakma, mirasçıları için işe başlama olarak kabul edilmesi, işe devam edecek olan mirasçıların ölüm tarihini takip eden bir ay içinde bildirimde bulunmaları gerektiği belirtilmiştir. Belirtilen süre içinde bildirimde bulunulmadığı takdirde VUK, 352/I-7 maddeye göre usulsüzlük cezası kesilir. Ölüm Tarihinden Önceki Döneme Ait Beyannamelerin Verilmesi : Mükellefin ölümü halinde ölüm tarihine kadar olan önceki aylara veya yıllara ait beyannameler ile ölüm tarihine ait dönemin başından ölüm tarihine kadar olan kıst dönem aylık ve yıllık beyannamelerin verilmesi mirasçılara düşen ödevler arasındadır. VUK nun 16.maddesinde vergi kanunlarında hüküm bulunmayan hallerde ölüm dolayısıyla mirasçılara geçen ödevlerin yerine getirilmesinde bildirme ve beyanname verme sürelerine üç ay ekleneceği belirtilmiştir. Gelir Vergisi Kanunu nun yılık beyannamenin verilmesini düzenleyen 92.maddesi ile takvim yılı içinde mükellefin ölümü halinde takvim yılı başından ölüm tarihine kadar olan dönem beyannamesinin ölüm tarihinden itibaren 4 ay içinde verileceği belirtilmiştir. Bunun dışındaki beyannameler ise kendi mevzuatında belirtilen beyanname verme süresine üç ay eklenerek beyan edilir. Örneğin: Gelir Vergisi mükellefi (X) 20.06.2010 tarihinde vefat etmiştir. Bu durumda mirası reddetmemiş mirasçıları tarafından 01.01.2010 / 20.06.2010 tarihleri arasındaki kıst dönem Yıllık Gelir Vergisi beyannamesi 20.10.2010 tarihine kadar verilebilir. 233
Ayrıca Mayıs dönemine ait 24.06.2010 tarihine kadar verilmesi gereken katma değer vergisi beyannamesi 24.09.2010 tarihine kadar, 01.06/20.06 tarihi arasındaki kıst döneme ait katma değer vergisi beyannamesi ise 24.10.2010 tarihine kadar verilebilir. Mükellefin Vergi Borcunun Mirasçılar Açısından Sorumluluğu : Mirasçıların sorumluluğunu düzenleyen VUK nun 12. maddesine göre mirası kabul etmiş mirasçılardan her biri ölünün vergi borçlarından miras hisseleri nispetinde sorumlu tutulurlar. Vergi dairesi tarafından ölen mükellefin tüm vergi borçları, veraset ilamı esas alınarak her mirasçıya düşen miras payı oranında hesaplanarak tahsil yoluna gidilir. Örneğin: 2010 yılında ölen ve mirasçı olarak iki çocuğu bulunan mükellefin toplam 30.000 lira vergi borcu olduğunu kabul edelim. Bu durumda çocuklarının mirası reddetmemeleri halinde her mirasçı borcun 15.000 liralık kısmından sorumlu olacaktır. Ayrıca VUK nun Özel Ödeme Zamanları başlıklı 112.maddesinin 2 fıkrasına göre; - Memleketi terk ve ölüm gibi mükellefiyetin kalkmasını gerektiren hallerde beyan üzerinden tarh edilen vergilerin beyanname verme süresi içinde ödeneceği, - Mükellefin vadeleri belirtilen süreden sonra gelen vergileri de aynı süre içinde alınacağı, - Memleketi terk edenlerin, ölenlerin veya benzeri haller dolayısıyla mükellefiyetleri kalkanların ikmalen, re sen veya idarece tarh olunan vergileri tahakkuk tarihinden başlayarak bir ay içinde ödeneceği, - Yukarıda belirtilen tahsil süreleri 6183 sayılı AATUHK hükümlerine göre teminat gösterildiği takdirde, vergi kanunu ile belli taksit zamanına kadar ve taksit zamanı geçmiş ise üç ay uzatılır, denilmektedir. Vergi Borcunun Takip ve Tahsili:, Borçlunun ölümü halinde, mirası reddetmemiş mirasçılar hakkında 6183 sayılı kanun hükümleri tatbik edileceğinden, borçlunun ölümünden evvel başlamış olan muamelelere devam olunur. Terekenin bir mahkeme veya iflas dairesi tarafından tasfiyesini gerektiren hallerde ise takip işlemleri durdurulur. Takip edilen amme alacakları terekenin tasfiyesini yürüten mercie bildirilir. 234
Ayrıca borçlunun ölümü halinde terekenin borçlarından dolayı ölüm günü ile beraber üç gün için takip geri bırakılır. Üç günün bitiminde terekenin borçları için takibata devam olunur. Ancak mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişlerse bu hususta Medeni Kanundaki muayyen müddetler geçinceye kadar takip geri bırakılır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu nun 606.maddesinde ; mirasın üç ay içerisinde reddolunabileceği hükme bağlanmış olup, bu süre içerisinde mirasın kabul edildiğine ilişkin bir bilgi edinilmeden mirasçılar hakkında takip yapılmasına imkan bulunmamaktadır. Ancak Medeni Kanunun 610.maddesi uyarınca, mirası ret süresi sona ermeden mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetiminde olmayan veya miras bırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapan ya da tereke mallarını gizleyen veya kendisine mal eden mirasçı mirası reddedemeyeceğinden, mirası ret hakkından mahrum olan bu mirasçılar hakkında mirası ret süresi beklenilmeden takip ve tahsil işlemlerine devam edilir. Mükellefin Adına Düzenlenen Vergi Cezalarında Sorumluluk: VUK. 372. maddesinde Ölüm halinde vergi cezası düşer. denilmektedir. Bu durum cezaların şahsiliği ilkesinin nedenidir. Mükellefin ölümü halinde kesilmiş ve tahakkuk etmiş usulsüzlük, özel usulsüzlük, idari para cezaları veya vergi ziyaı gibi cezalar terkin edilir veya kesilerek tahakkuk edecek ise kesilmez. Ayrıca gecikme zammı ve gecikme faizi ceza kapsamına girmediğinden mirasçılar hesaplanacak gecikme zammı ve faizden miras hisseleri oranında sorumlu tutulacaklardır.ancak ölümden sonra mirasçılara geçen ödev ve sorumlulukların zamanında yerine getirilmemesi halinde ceza mirasçılar adına kesilecektir. Defter ve Belgeler ile Ödeme Kaydedici Cihazlara ait Yapılacak İşlemler : 246 seri no lu VUK Genel Tebliğine göre işi bırakan mükellefler, notere tasdik ettirdikleri veya anlaşmalı matbaalara bastırdıkları belgelerden kullanılmamış olanlar ile en son kullandıkları ciltleri işi bırakma bildiriminde bulunacakları süre içinde bağlı bulundukları vergi dairelerine ibraz ederek kullanılmamış belgelerini iptal ettireceklerdir. Her ne kadar ölüm işi bırakma olarak kabul edilmişse de VUK nun mükerrer 257. maddesinde yer alan yetkiye dayanılarak, 2001/1 sıra no lu 235
VUK İç Genelgesi ile murisin ölümünden itibaren aralıksız işe devam edecek mirasçıların, murisin mevcut defter ve belgelerinin ölüm tarihini içeren hesap dönemi sonuna kadar kullanılmasına izin verilmiştir. Ancak işe devam eden mirasçılar söz konusu hesap döneminin son ayı içinde yeni hesap dönemi için kendi adlarına defter tasdik ettirmeleri ve usulüne uygun olarak belgelerini anlaşmalı matbaalara bastırmak veya notere tasdik ettirmek suretiyle kullanmaları gerekmektedir. Ayrıca 96/1 sıra no lu KDV mükelleflerinin ÖKC Kullanma Mecburiyetleri Hakkında İç Genelge uyarınca ferdi bir işletmenin sahibinin ölümü nedeni ile varlıklarının kanuni mirasçılara devrinde ödeme kaydedici cihazların mali hafızasının değiştirilmesi zorunlu değildir. Ancak ödeme kaydedici cihazın hafızasında kayıtlı bulunan mali bilgilerin (Z raporu sayısı- Toplam KDV tahsilatı- Toplam hasılat) yetkili servise başvurularak tespit edilmesi ve vergi dairesince cihaza ait levhanın iptal edilerek yeni levhanın düzenlenmesi gerekmektedir. Veraset ve İntikal Vergisi Yönünden Mirasçıların Sorumluluğu : Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu hükümlerinde belirtilen ivazsız intikaller veraset ve intikal vergisine tabi olduğundan, mirasçılar tarafından kendilerine intikal eden işletmenin öz sermayesinin veya ticari varlığının ilgili kanunda belirtilen esas ve usuller çerçevesinde beyan edilmesi ve doğacak vergi borcunun yine aynı kanunda belirtilen süreler içinde ödenmesi gerekmektedir. Veraset ve intikal vergisi beyannamesini kanunda belirtilen sürelerde mirasçıların tamamı birlikte verebileceği gibi ayrı ayrı da verebilirler. Gelir Vergisi Kanunu nun 81/1. maddesinde ferdi bir işletmenin sahibinin ölümü halinde kanuni mirasçılar tarafından işletmenin faaliyetine devam olunması ve mirasçılar tarafından işletmeye dahil iktisadi kıymetlerin kayıtlı değerleriyle (bilanço esasına göre defter tutuluyorsa bilançonun aktif ve pasifiyle bütün halinde) aynen devir alınmasında değer artış kazancı hesaplanmaz ve vergilendirilmez denilmektedir. Ayrıca KDV Kanunu nun 17/4-c maddesine göre de GVK nun 81.maddesinde belirtilen işlemlerin KDV den istisna olduğu belirtilerek, veraset ve intikal vergisi yönünden vergilendirilen işlemlerin mükerrer vergilendirilmesinin önüne geçilmiştir. 236
SONUÇ : Mirasçıların sorumluluğu VUK nun 12. maddesinde ve Medeni Kanunun 681. maddesinde düzenlenmiştir. VUK nun 12. maddesinde ; Ölüm halinde mükellefin ödevleri mirası reddetmemiş kanuni veya mansup mirasçılara geçer. Ancak mirasçılardan her biri ölünün vergi borçlarından miras hisseleri nispetinde sorumlu olurlar. hükmüne yer verilmek suretiyle ölen kişinin vergi borçlarından her mirasçının kendi miras hissesi nispetinde sorumlu olması esası getirilmiştir. Bu nedenle ölen amme borçlusundan aranılan amme alacaklarının VUK kapsamına giren alacaklar olması halinde mirasçılar hakkında yapılacak takiplerde mirasçıların sorumlu oldukları tutarlar veraset ilamında belirtilen hisse nispeti dikkate alınarak tespit edilecektir. Medeni Kanunun 641 ve 681. maddelerinde ise; mirasçıların tereke borçlarından dolayı müteselsilen sorumlu oldukları düzenlenmiştir. Ancak bu sorumluluk mirasın paylaştırılmasından itibaren geçecek beş yıllık sürede geçerli olup, bu sürenin bitiminden sonra mirasçılar miras hisseleri oranında miras bırakanın borçlarından sorumlu olacaklardır. Miras bırakandan aranılan amme alacaklarının VUK kapsamında olmayan alacaklardan olması halinde mirasçılar hakkında yapılacak takipte Medeni Kanun hükümleri uygulanacaktır. Buna göre mirasçılar müteselsil sorumluluğun sona erdiği tarihe kadar borcun tamamından müteselsilen, bu tarihten itibaren ise miras hisseleri oranında sorumlu tutularak takip edilecektirler. Mirasın mirasçılar tarafından reddedilmesi ve amme alacağının tereke varlığından alınamaması halinde amme alacağı zamanaşımı süresi sonunda terkin edilir. KAYNAKÇA T.C.Yasalar (04.01.1961) 213 sayılı Vergi Usul Kanunu. Ankara : Resmi Gazete T.C.Yasalar (25.10.1984) 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu. Ankara : Resmi Gazete T.C.Yasalar (31.12.1960) 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu. Ankara : Resmi Gazete 237
MALİ T.C.Yasalar (21.07.1953) 6183sayılı AATUHK ve Tebliği. Ankara : Resmi Gazete T.C.Yasalar (08.06.1959) 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu. Ankara : Resmi Gazete T.C.Yasalar (22.11.2001) 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu. Ankara: Resmi Gazete 238