Kuyumcu Muhasebe Uygulamaları gurdal67: ALTIN VE KUYUMCULUK SEKTÖRÜ Kuyumcu : Değerli metal ve taşlardan bilezik, küpe vb. süs eşyası yapan veya satan kimse, mücevherci, cevahirci. Sarraf : Değerli kağıt ve metal paraları birbiriyle değiştiren, tahvil alışverişi yapan kimse. Saf altın yumuşak ve kolay işlenebilir bir metaldir. Bu nedenle aşınmayı ve deforme olmayı engellemek için altının sertleştirilmesi gerekir. Altını sertleştirmek amacıyla içine gümüş, bakır, çinko vb. madenler ilave edilir. Ancak civa, kurşun, demir gibi maddeler bu işlemde kullanılmaz. Civa altını çürütür, kurşun çatlatır, demir paslandırır ve leke yapar. Altının sertleştirilmesi amacıyla başka madenlerin kullanılması kuyumculukta bir takım ölçü birimlerinin oluşmasına neden olmuştur. Bu kavramlardan en önemlisi ayar veya miliem kavramıdır. Ayar (Miliem): Bir külçedeki değerli maden miktarının ağırlığa oranına ayar denir. Ayarlar ya bindeye göre yahut da 24 paydasına göre ifade edilir. Örneğin 24 gram ağırlığındaki 22 ayar bir altında, 22 gram saf, 2 gram da saf olmayan maden var demektir. Miliem hesabında ise bu, 22 ayar altında (22/24=) 0,916, 18 ayar altında 0,750, 14 ayar altında 0,583 ve 8 ayar altında ise 0,333 milieme denk gelmektedir. Tam saflık derecesinde 24 ayar altın 1000 milieme denk gelmektedir. Ancak doğada bugüne kadar tam saflıkta altın madenine rastlanmamıştır. İthal edilen külçe altınlar 999,99 miliem olarak ülkemize gelmektedir. Ülkemizde ise bu saflık derecesi 0,995 milyeme ancak ulaşabilmekte ve astar olarak tabir edilen bu has altın kuyumcu piyasasında kullanılmaktadır. Burada bahsetmiş olduğumuz ayar/miliem kavramı sektördeki faaliyetlerin sağlıklı yürütülmesi açısından çok önemlidir. Bu nedenle piyasada satışa sunulan altınlara göre bu kavramın üzerinde biraz daha ayrıntılı durulmasının faydalı olacağın düşünmekteyiz. Az önce belirtildiği gibi ayar bir külçedeki değerli maden miktarının ağırlığa oranıdır. Yani 24 gr ağırlığındaki 22 ayar altının içinde 22 gram saf altın, 24 gr ağırlığındaki 18 ayar altının içinde 18 gram saf altın, 24 gr ağırlığındaki 14 ayar altının içinde 14 gram saf altın ve 24 gr ağırlığındaki 8 ayar altının içinde ise 8 gr saf altın mevcuttur. Bunların miliem olarak ifadesi ise şu şekilde olacaktır. 1) 8 Ayar Altın (8/24=) 0,333 Miliem Örneğin: 10 Gr Ağırlığındaki 8 Ayar Altının İçindeki Has Altın Miktarı Aşağıdaki Gibi Has Altın Miktarı = 10 X 0,333= 3,33 Gr Diğer Alaşım Miktarı = 10 3,33= 6,67 Gr 2) 14 Ayar Altın (14/24=) 0,585 Miliem Örneğin: 10 Gr Ağırlığındaki 14 Ayar Altının İçindeki Has Altın Miktarı Aşağıdaki Gibi Has Altın Miktarı = 10 X 0,583= 5,83 Gr 1 / 10
Diğer Alaşım Miktarı = 10 5,83= 4,17 Gr 3) 18 Ayar Altın (18/24=) 0,750 Miliem Örneğin: 10 Gr Ağırlığındaki 18 Ayar Altının İçindeki Has Altın Miktarı Aşağıdaki Gibi Has Altın Miktarı = 10 X 0,750= 7,5 Gr Diğer Alaşım Miktarı = 10 7,5= 2,5 Gr 4) 22 Ayar Altın (22/24=) 0,916 Miliem Örneğin: 10 Gr Ağırlığındaki 22 Ayar Altının İçindeki Has Altın Miktarı Aşağıdaki Gibi Has Altın Miktarı = 10 X 0,916= 9,16 Gr Diğer Alaşım Miktarı = 10 9,16= 0,84 Gr Ayar veya miliem hesabı sektörde gerek müşteri ile olan ilişkilerde gerekse mağazalarla, imalatçı veya toptancı arasındaki ilişkilerinde çok sık kullanılmaktadır. Bu ilişkilerde altının dönüştürülmesi yapılırken, altının milyemi ile gramı çarpılıp, ayarlanacak altının milyemine bölünür. Böylece ayarlanacak altının alaşım muhteviyatlı gram mevcudu tespit edilmiş olur. ÖRNEK : Kuyumcu mağazası sahibi bay A, toptancısından aldığı 1.000 gram ağırlığında 0,995 milyem ayarında has altını imalatçısına gönderip 22 ayar bilezik yaptırmıştır. imalatçıdan gelecek olan 22 ayar işlenmiş altının gramajı şu şekilde hesaplanacaktır. 1.000 gram x 0,995 / 0,916 = 1.086 gram. Kuyumculuğun dalları üç başlık altında toplanabilir. Bunlar kuyumcu toptancıları, kuyumcu imalatçıları ve kuyumcu mağazalarıdır. Kuyumcu toptancıları, sermayeleri olan has altını atölyelere verip imalat yaptırırlar ve daha sonra bu malları kuyumcu mağazalarına satarlar. Kuyumcu imalatçıları genel olarak fason altın imalatı yaparlar. Fason imalatın temel prensibi hammaddenin fason iş yaptıranlarca temin edilmesidir. Kuyumcu mağazaları ise, toptancılarından aldıkları mamul haline gelmiş altını tüketiciye satarlar. Bunun yanında kendi sermayesi olan altını veya tüketiciden aldıkları hurda altını imalatçıya göndererek mamul haline geldikten sonra satışını gerçekleştirirler. Kuyumcular altını ziynet eşyası olarak veya meskuk altın olarak arz ederler. Meskuk altın, basılmış altın demektir. Osmanlı döneminde meskuk altınlar piyasada bir para birimi olarak tedavül etmiş, daha sonra banknotların piyasaya sürülmesiyle bu özelliğini yitirmiştir. Meskuk altınlar, ziynet eşyası ve tasarruf aracı olma özelliği ile dikkat çekicidir. Günümüzde meskuk altınlar Cumhuriyet Altın Sikkeleri ve Cumhuriyet Ziynet Altınları olarak basılmaya devam edilmektedir. Meskuk altın baskı işlemi 22 ayardan düşük olmamak üzere darphane tarafından yapılmaktadır. Piyasada satışa sunulan meskuk altınlar şunlardır. CİNSİ CUMHURİYET ALTINLARI ZİYNET ALTINLARI ¼ Çeyrek Altın 1,80-gr 1,75-gr ½ Yarım Altın 3,60-gr 3,50-gr 1 lira 7,21-gr 7,01-gr 2,5 (İkibuçukluk) 18,04-gr 17,54-gr 5 (Beşlik) 36,08-gr 35,08-gr Bu genel açıklamalardan sonra kuyumculuk faaliyetinden elde edilen kazançların vergilendirilm esi konusunda üzerinde durulması gereken özellik arz eden hususları belirtelim. Sektörün vergilendirilm esinde, ticari kazancın tespitinde hangi giderlerin hasılattan indirilebildiği, 2 / 10
hangilerinin indirilemediği konuları dikkat çekici başlıklar olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak daha öncesinde değinilmesi gereken konu kuyumculukta ticari kazancın tespit yöntemidir. gurdal67: KDV KANUNU YÖNÜNDEN SORUMLULUKLAR KDV Kanunu'nun, verginin konusunu teşkil eden işlemler başlıklı 1. maddesine göre ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisine tabidir. Yasanın 1. maddesinde yapılan bu genellemeye göre ticari bir faaliyet olan kuyumculuk faaliyetinde yapılan teslimler de KDV'ye tabi olacaktır. Ancak yasanın 17. maddesinin 4. bendindeki diğer istisnalar bölümünde bu teslimlerle ilgili bir istisna hükmü yer almaktadır. KDV Kanununun 17/4-g maddesi uyarınca külçe altın, külçe gümüş ve kıymetli taşların (elmas, pırlanta, yakut, zümrüt, topaz, safir, zebercet, inci, kübik virconia) teslimi KDV'den müstesnadır. Bu hüküm, kuyumcuları tamamen KDV'nin kapsamı dışında bırakmamakta, yasanın 23. maddesiyle bunların yapacakları teslimler özel matrah şekline tabi tutulmaktadır. Kanunun 23. maddesinin e bendi şöyledir: Altından mamül veya altın ihtiva eden ziynet eşyaları ile sikke altınların teslim ve ithalinde matrah, külçe altın bedeli düşüldükten sonra kalan miktardır. Maliye Bakanlığınca 9 ve 69 nolu KDV Genel Tebliğleri çıkarılarak konu ile ilgili açıklamalar yapılmıştır. İthalat veya dahilden satın alma yoluyla temin edilen külçe altından bizzat imal edilen veya fason olarak imal ettirilen veya teslim edildiği şekilde satın alınan ziynet eşyası ile sikke altınların tesliminde satış bedelinden teslim konusu mamulün bünyesinde yer alan külçe altına isabet eden has bedel düşüldükten sonra kalan miktar katma değer vergisinin matrahı olacaktır. Diğer taraftan, külçe altından (hurda altın dahil) altın mamulü veya altın ihtiva eden eşya imalatı ile uğraşanların yaptıkları işler karşılığında aldıkları ücretler üzerinden ayrıca katma değer vergisini hesaplayacakla rı tabiidir. Örnek: 100 gram ağırlığında 22 ayar bir bilezik 2.000 YTL'ye satılmıştır. (O andaki 1 gram 22 ayar altının satış fiyatı 20-YTL, 1 gr külçe altının fiyatı 21 YTL'dir.) Bu satışın vergilendirilm esi şöyle olacaktır. Öncelikle 100 gram ağırlığındaki 22 ayar bilezikteki külçe (has) altın miktarı bulunur. Kuyumculuktaki hesaplamalarda ayar, milyeme çevrilir. 22 ayar, (22/24)= 0,916 milyemdir. 100 X 0,916= 91,6 gr. 100 gram bileziğin 91.6 gramı külçe (has) altındır. Has altın bedeli 91,6 gram x 21 YTL = 1.923,6 YTL olacaktır. Saf olmayan alaşım miktarı ise 100-91,6= 8,4 gramdır. Alaşım miktarı olarak tabir edilen bu miktarın teslimi KDV'nin konusuna girmektedir. Buna göre bu tutarın KDV dahil bedeli 2.000 YTL 1.923,6 YTL = 76,4 YTL olacaktır. Bu tutara iç yüzde yöntemini uyguladığımızda bedel ve KDV ortaya çıkacaktır. Buna göre 76,4/1,18= 64,74 YTL bedel, 11,66 YTL ise hesaplanan KDV olacaktır. 100 Gr 22 Ayar Bilezik Satışı = 100 gr x 20 YTL = 2.000-YTL KDV'ye Tabi Olmayan Külçe Altın Miktarı = 100 Gr x 0,916 = 91,6 Gr KDV'ye Tabi Olmayan Kısmın Tutarı = 91,6 Gr x 21-YTL = 1.923,6 YTL 3 / 10
KDV'ye Tabi Olan Miktarın = 2.000 YTL 1.923,6 YTL= 76,4 YTL KDV Dahil Tutarı KDV Matrahı = 76,4 YTL / 1,18 = 64,74 YTL Hesaplanacak KDV Tutarı = 64,74 x 0,18 = 11,66 YTL Bu satışa ilişkin fatura örneği Vergi Usul Kanunu'nun 230. maddesindeki, faturada bulunması gereken mecburi unsurların bulunduğu kabul edilerek aşağıdaki gibi olacaktır. Fatura Örneği Cinsi Ayar Miktar (Gram) Gram Fiyatı Tutar Külçe Gram Fiyat Tutar KDV Dahil Tutar Bilezik 22 100 20,00YTL 2.000,00YTL 91,6 21,00 1.923,6 YTL 76,4 YTL 100 GR 22 AYAR BİLEZİK SATIŞI KDV Matrahı 64,74 YTL KDV 11,66 YTL Genel Toplam 2.000 YTL Örnek: Malatya Vergi Dairesi Başkanlığı Fırat Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün mükellefi X Kuyumculuk Ltd. Şti. 05.01.2006 tarihinde bir müşterisine yarım meskuk altını 80,00 YTL'ye satmıştır. O tarihte külçe (has) altının gramı 22,90 YTL'dir. Mükellef tarafından düzenlenen ödeme kaydedici cihaz fişi aşağıdaki gibidir. X KUYUMCULUK LTD. ŞTİ. ADRES VE TELEFON FIRAT V.D.-VERGİ KİMLİK NO TEŞEKKÜRLER 05.01.2006 FİŞ NO:000003 SAAT : 12.33 ALTIN % 0 79,00 İŞÇİLİK %18 1,00 KDV 0,15 TOPLAM 80,00 NAKİT 80,00 Bu yanlış düzenlenmiş bir belge örneğidir. Bu belgenin düzenlenmesi için yapılacak işlem ve düzenlenmesi gereken belge şöyle olacaktır. Yarım Meskuk Altının Gamı : 3,60 Gr Yarım Meskuk Altının Ayarı : 22 Ayar veya 0,916 Milyem Yarım Meskuk Altının İçindeki : 3,60 Gram x 0,916 Milyem = 3,30 Külçe Altın Miktarı İlgili Tarihteki Külçe Altının Fiyatı : 22,90 YTL Külçe Altın Bedeli : 3,30 Gram x 22,90 YTL = 75,57 YTL (KDV'den İstisna Olan Kısım) KDV'ye Tabi Kısım (KDV Dahil) : 80 YTL 75,57 YTL = 4,43 YTL 4 / 10
KDV Matrahı : 4,43 YTL / 1,18 = 3,75 YTL Hesaplanacak KDV : 4,43 YTL - 3,75 YTL = 0,68 YTL Doğru ÖKC Fişi X KUYUMCULUK LTD. ŞTİ. ADRES VE TELEFON FIRAT V.D.-VERGİ KİMLİK NO TEŞEKKÜRLER 05.01.2006 FİŞ NO:000003 SAAT : 12.33 ALTIN % 0 75,57 İŞÇİLİK %18 3,75 KDV 0,68 TOPLAM 80,00 NAKİT 80,00 Kuyumcular bu şekilde yapmış oldukları satışlar üzerinde hesaplayacakla rı KDV'den kendilerine yapılan teslim ve hizmetler nedeniyle yüklenmiş oldukları KDV'yi düşmek suretiyle, her aya ilişkin KDV beyannamelerin i takip eden ayın 20.günü akşamına kadar bağlı bulundukları vergi dairesine vermeye ve 26. günü akşamına kadar ödemeye mecburdurlar. gurdal67: KUYUMCULUK Sektörü vergilendirilm esi Türk kültüründe altının önemli bir yeri vardır ve altın ve kuyumculuğa özel bir önem atfedilmiştir. Bu sayede ülkemizde kuyumculuk mesleği, yüzyıllardır varlığını geliştirerek sürdürmüştür. Kuyumculuğun ülkemizde gelişmesinin en önemli nedenlerinden biri de altının iyi ve güvenilir bir yatırım alternatifi olmasıydı. Ancak 1980'lerden sonra ülkemizde esen liberal rüzgarlar nedeniyle döviz, borsa, faiz gibi yatırım alternatifleri nin ortaya çıkmasından sonra bir yatırım alternatifi olarak altın önemini biraz kaybetmiştir. Kuyumculuk mesleğini diğer ticari faaliyetlerden ayıran bir kısım farklılıklar mevcuttur. Burada ticari faaliyete konu olan emtianın altın gibi değerli bir maden olması bir takım karmaşık işlemleri de beraberinde getirmekte ve uygulamada bazı sorunlara neden olmaktadır. Günümüzde kuyumculuk, önemli ölçüde sermaye birikimi gerektiren ve bazı yasal düzenlemelerin bilinmesini zorunlu kılan bir meslektir. Çalışmamızın amacı sektörde faaliyet gösteren mükelleflerin mali hak ve yükümlülüklerini genel hatlarıyla ortaya koymak ve uygulamada karşılaşılan bazı sorunları irdelemektir. Kuyumculuk faaliyetinden elde edilen kazancın vergilendirilm esi boyutuna girmeden önce, sektöre ilişkin bazı özellikler ve sıkça kullanılan bazı kavramlar üzerinde durmakta yarar bulunmaktadır. 5 / 10
2. ALTIN VE KUYUMCULUK SEKTÖRÜ Kuyumcu : Değerli metal ve taşlardan bilezik, küpe vb. süs eşyası yapan veya satan kimse, mücevherci, cevahirci. Sarraf : Değerli kağıt ve metal paraları birbiriyle değiştiren, tahvil alışverişi yapan kimse. Saf altın yumuşak ve kolay işlenebilir bir metaldir. Bu nedenle aşınmayı ve deforme olmayı engellemek için altının sertleştirilmesi gerekir. Altını sertleştirmek amacıyla içine gümüş, bakır, çinko vb. madenler ilave edilir. Ancak civa, kurşun, demir gibi maddeler bu işlemde kullanılmaz. Civa altını çürütür, kurşun çatlatır, demir paslandırır ve leke yapar. Altının sertleştirilmesi amacıyla başka madenlerin kullanılması kuyumculukta bir takım ölçü birimlerinin oluşmasına neden olmuştur. Bu kavramlardan en önemlisi ayar veya miliem kavramıdır. Ayar (Miliem): Bir külçedeki değerli maden miktarının ağırlığa oranına ayar denir. Ayarlar ya bindeye göre yahut da 24 paydasına göre ifade edilir. Örneğin 24 gram ağırlığındaki 22 ayar bir altında, 22 gram saf, 2 gram da saf olmayan maden var demektir. Miliem hesabında ise bu, 22 ayar altında (22/24=) 0,916, 18 ayar altında 0,750, 14 ayar altında 0,583 ve 8 ayar altında ise 0,333 milieme denk gelmektedir. Tam saflık derecesinde 24 ayar altın 1000 milieme denk gelmektedir. Ancak doğada bugüne kadar tam saflıkta altın madenine rastlanmamıştır. İthal edilen külçe altınlar 999,99 miliem olarak ülkemize gelmektedir. Ülkemizde ise bu saflık derecesi 0,995 milyeme ancak ulaşabilmekte ve astar olarak tabir edilen bu has altın kuyumcu piyasasında kullanılmaktadır. Burada bahsetmiş olduğumuz ayar/miliem kavramı sektördeki faaliyetlerin sağlıklı yürütülmesi açısından çok önemlidir. Bu nedenle piyasada satışa sunulan altınlara göre bu kavramın üzerinde biraz daha ayrıntılı durulmasının faydalı olacağın düşünmekteyiz. Az önce belirtildiği gibi ayar bir külçedeki değerli maden miktarının ağırlığa oranıdır. Yani 24 gr ağırlığındaki 22 ayar altının içinde 22 gram saf altın, 24 gr ağırlığındaki 18 ayar altının içinde 18 gram saf altın, 24 gr ağırlığındaki 14 ayar altının içinde 14 gram saf altın ve 24 gr ağırlığındaki 8 ayar altının içinde ise 8 gr saf altın mevcuttur. Bunların miliem olarak ifadesi ise şu şekilde olacaktır. 8 Ayar Altın (8/24=) 0,333 Miliem Örneğin: 10 Gr Ağırlığındaki 8 Ayar Altının İçindeki Has Altın Miktarı Aşağıdaki Gibi Has Altın Miktarı = 10 X 0,333= 3,33 Gr Diğer Alaşım Miktarı = 10 3,33= 6,67 Gr 2) 14 Ayar Altın (14/24=) 0,585 Miliem Örneğin: 10 Gr Ağırlığındaki 14 Ayar Altının İçindeki Has Altın Miktarı Aşağıdaki Gibi Has Altın Miktarı = 10 X 0,583= 5,83 Gr Diğer Alaşım Miktarı = 10 5,83= 4,17 Gr 3) 18 Ayar Altın (18/24=) 0,750 Miliem Örneğin: 10 Gr Ağırlığındaki 18 Ayar Altının İçindeki Has Altın Miktarı Aşağıdaki Gibi Has Altın Miktarı = 10 X 0,750= 7,5 Gr Diğer Alaşım Miktarı = 10 7,5= 2,5 Gr 4) 22 Ayar Altın (22/24=) 0,916 Miliem Örneğin: 10 Gr Ağırlığındaki 22 Ayar Altının İçindeki Has Altın Miktarı Aşağıdaki Gibi Has Altın Miktarı = 10 X 0,916= 9,16 Gr Diğer Alaşım Miktarı = 10 9,16= 0,84 Gr 6 / 10
Ayar veya miliem hesabı sektörde gerek müşteri ile olan ilişkilerde gerekse mağazalarla, imalatçı veya toptancı arasındaki ilişkilerinde çok sık kullanılmaktadır. Bu ilişkilerde altının dönüştürülmesi yapılırken, altının milyemi ile gramı çarpılıp, ayarlanacak altının milyemine bölünür. Böylece ayarlanacak altının alaşım muhteviyatlı gram mevcudu tespit edilmiş olur. gurdal67: ÖRNEK : Kuyumcu mağazası sahibi bay A, toptancısından aldığı 1.000 gram ağırlığında 0,995 milyem ayarında has altını imalatçısına gönderip 22 ayar bilezik yaptırmıştır. imalatçıdan gelecek olan 22 ayar işlenmiş altının gramajı şu şekilde hesaplanacaktır. 1.000 gram x 0,995 / 0,916 = 1.086 gram. Kuyumculuğun dalları üç başlık altında toplanabilir. Bunlar kuyumcu toptancıları, kuyumcu imalatçıları ve kuyumcu mağazalarıdır. Kuyumcu toptancıları, sermayeleri olan has altını atölyelere verip imalat yaptırırlar ve daha sonra bu malları kuyumcu mağazalarına satarlar. Kuyumcu imalatçıları genel olarak fason altın imalatı yaparlar. Fason imalatın temel prensibi hammaddenin fason iş yaptıranlarca temin edilmesidir. Kuyumcu mağazaları ise, toptancılarından aldıkları mamul haline gelmiş altını tüketiciye satarlar. Bunun yanında kendi sermayesi olan altını veya tüketiciden aldıkları hurda altını imalatçıya göndererek mamul haline geldikten sonra satışını gerçekleştirirler. Kuyumcular altını ziynet eşyası olarak veya meskuk altın olarak arz ederler. Meskuk altın, basılmış altın demektir. Osmanlı döneminde meskuk altınlar piyasada bir para birimi olarak tedavül etmiş, daha sonra banknotların piyasaya sürülmesiyle bu özelliğini yitirmiştir. Meskuk altınlar, ziynet eşyası ve tasarruf aracı olma özelliği ile dikkat çekicidir. Günümüzde meskuk altınlar Cumhuriyet Altın Sikkeleri ve Cumhuriyet Ziynet Altınları olarak basılmaya devam edilmektedir. Meskuk altın baskı işlemi 22 ayardan düşük olmamak üzere darphane tarafından yapılmaktadır. Piyasada satışa sunulan meskuk altınlar şunlardır. CİNSİ CUMHURİYET ALTINLARI ZİYNET ALTINLARI ¼ Çeyrek Altın 1,80-gr 1,75-gr ½ Yarım Altın 3,60-gr 3,50-gr 1 lira 7,21-gr 7,01-gr 2,5 (İkibuçukluk) 18,04-gr 17,54-gr 5 (Beşlik) 36,08-gr 35,08-gr Bu genel açıklamalardan sonra kuyumculuk faaliyetinden elde edilen kazançların vergilendirilm esi konusunda üzerinde durulması gereken özellik arz eden hususları belirtelim. Sektörün vergilendirilm esinde, ticari kazancın tespitinde hangi giderlerin hasılattan indirilebildiği, hangilerinin indirilemediği konuları dikkat çekici başlıklar olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak daha öncesinde değinilmesi gereken konu kuyumculukta ticari kazancın tespit yöntemidir. 3. KUYUMCULUKTA TİCARİ KAZANCIN TESPİT YÖNTEMİ Gelir Vergisi Kanunu'nun 37. maddesine göre, her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar ticari kazançtır. Dolayısıyla kuyumculuk faaliyetinden elde edilen kazançlar da ticari kazanç olacaktır. Kuyumculuk faaliyeti; şahıs, adi ortaklık veya şirket şeklinde mükellefiyet tesis ettirilerek gerçekleştirilebilir. Mükellefiyetin şahıs veya şirket olarak tesis ettirilmesinin, bu 7 / 10
faaliyetlerden elde edilen kazancın ticari kazanç olmasına etkisi yoktur. 193 sayılı GVK'na göre ticari kazancın tespitinde iki çeşit yöntem vardır. Birincisi basit usulde ticari kazancın tespiti, ikincisi ise gerçek usulde ticari kazancın tespitidir. Basit usule tabi mükellefler vergisel alandaki pek çok şekli yükümlülüklere tabi olmamakla birlikte kuyumculuk faaliyeti ile uğraşanların bu yöntemle ticari kazançlarını tespit etmeleri mümkün değildir. Çünkü aynı kanunun 51. maddesinde basit usulün hududu açıklanmış, basit usulden faydalanamayac aklar sıralanmıştır. Bu madde hükmüne göre sarraflar ile kıymetli maden ve mücevherat alım satımı ile uğraşanlar basit usulden yararlanmaları mümkün değildir. Bu durumda kuyumcular yalnızca gerçek usulde vergilendirile ceklerdir. Gerçek usulde ticari kazancın tespiti ise bilanço esası ve işletme hesabı esası olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Bilanço esasında ticari kazanç, teşebbüsdeki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müsbet farktır. İşletme hesabı esasında ise ticari kazanç, bir hesap dönemi içinde elde edilen hasılat ile giderler arasındaki müspet farktır. Ticari kazancın işletme hesabı esasına göre veya bilanço esasına göre tespiti arasında tutulması gereken defterler yönünden önemli farklılıklar bulunmaktadır. V.U.K.'nun 182. maddesine göre bilanço esasına tabi olan bir kuyumcu yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defteri tutmak zorundadır. Aynı kanunun 193. maddesi uyarınca İşletme hesabı esasına tabi olan kuyumcular ise sadece işletme hesabı defteri tutacaklarıdır. Buna göre anlaşılacağı üzere, kuyumcularda ticari kazanç sadece gerçek usulde tespit edilebilecek ve hangi kuyumcunun bilanço esasına hangisinin işletme hesabı esasına tabi olacağı konusunda ise 213 sayılı VUK'nun 177. maddesine göre hareket edilecektir. Söz konusu maddede bu tespitin yapılabilmesi için iş hacmi ölçüleri hükme bağlanmıştır. Madde hükmüne göre 01.01.2006 tarihinden geçerli olmak üzere iş hacmi ölçüleri itibariyle bilanço esasına tabi olacak mükellefler aşağıdaki gibi olacaktır. - Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı 96.000 YTL'yi veya satışlarının tutarı 130.000 YTL'yi aşanlar. - Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir yıl içinde elde ettikleri gayri safi iş hasılatı 52.000 YTL'yi aşanlar. (Hizmet işletmeleri) - 1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı işlerin birlikte yapılması halinde 2 numaralı bentte yazılı iş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı 96.000 YTL'yi aşanlar. Bu noktada belirtilmesi gereken bir konu da kuyumculuk faaliyetinin ticaret şirketi kurmak suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, doğal olarak biraz önce belirtilmiş olan iş hacmi ölçüleri ile bağlı kalınmaksızın bilanço esasına tabi olunacağıdır. Kazanç tespiti ile ilgili olarak yapılan bu açıklamalardan sonra çok iyi bilinmesi gerektiğini düşündüğümüz ticari kazancın tespitinde indirim konusu yapılabilecek ve yapılamayacak giderler konusuna değinmek yararlı olacaktır. gurdal67: 4.TİCARİ KAZANCIN TESPİTİNDE İNDİRİLECEK GİDERLER VE GİDER KABUL EDİLMEYEN ÖDEMELER Gelir Vergisi Kanunu'nun 40 ve 41. maddelerinde hasılattan indirilecek giderler ile gider kabul edilmeyen ödemeler sıralanmıştır. İndirimi mümkün olan giderler, vergi matrahının tespitinde hasılattan indirilebilece ktir. Doğal olarak kuyumculuk faaliyetinde hasılat, yapılan satışlar ve verilen hizmetler karşılığında elde edilen hasılattır. 8 / 10
MADDE 40- İNDİRİLECEK GİDERLER 1- Ticari Kazancın Elde Edilmesi ve İdame Ettirilmesi İçin Yapılan Genel Giderler. (40/1) Örneğin işyerinin elektrik, su, telefon, kira giderleri. 2- Mükellefin İşinde Çalışan Hizmetli ve İşçilerin İşyerinde veya İş Yerinin Eklentilerinde ki İaşe (Yiyecek) ve İbate (Barınma) Giderleri ile Tedavi ve İlaç Giderleri (40/2) Bu düzenlemeden üzerinde durulması gereken konu işyerinde çalışan işçiler veya hizmetlilere verilen yemek bedelleridir. Yemek bedeli olarak yapılan harcamaların GVK'nun 40/2. maddesine göre indirim konusu yapılabilmesi için yemeğin iş yerinde veya eklintisinde verilmesi zorunluluğu vardır. Ancak bu ifade, iş yeri veya eklentisi dışında yemek verilmesi halinde yapılan harcamaların gider olarak dikkate alınamayacağı anlamına gelmemektedir. Bu şekilde yapılan harcamalar yine GVK'nun 40/1. maddesi kapsamında gider olarak dikkate alınabilecektir. İşçilere iş yerinde veya eklentilerinde yemek verilmesi durumunda sağlanan bu menfaat işçi açısından ücret sayılmakla beraber, GVK'nun 23/8. maddesindeki müteferrik istisnalar nedeniyle tutarı ne olursa olsun vergiden istisnadır. Yemek hizmetinin işyeri veya eklnetilerinde değil dışarıda verilmesi durumunda, sağlanan bu menfaatler işçi açısından yine ücret sayılmakla birlikte artık tamamı değil belli bir tutarı gelir vergisinden istisna olacaktır. GVK'nun 23/8. maddesinde bu istisna tutarı 01.01.2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere günlük KDV hariç 8,25 YTL (2005 yılı için 7,5 YTL) olarak belirlenmiştir. İşçilerin bu tutara kadar olan kısımdaki istisnadan yararlanması için ödemenin işverence, yemek verme hizmetini sağlayan mükellefe yapılması gerekir. Bu tutarın aşılması veya yemek bedelinin hizmet erbabına ödenmesi halinde sağlanan menfaatler ücret olarak vergilendirile cektir. Burada önemli olan husus bu tür giderlerin işveren açısından gider yazılıp yazılmayacağı değildir. Nitekim işveren GVK'nun 40. maddesinin 1. veya 2. bendi kapsamında bu harcamalarını giderleştirebilmektedir. Önemli olan husus işçi açısından istisna kapsamına girip girmediğidir. İşçi açısından ücret istisnası olması halinde kanunun 94. maddesi uyarınca tevkifat yapılmayacak, istisna olmaması halinde ise 94. madde kapsamında işverenin tevkifat yapması gerekecektir. 3- Mükellefin İşinde Çalışan Hizmetli ve İşçiler İçin Mükellef Tarafından Ödenen Sigorta Pirimleri ve Emekli Aidatları (40/2) Yapılan bu ödemelerin gider olarak dikkate alınabilmesi için ödemenin geri alınmamak şartıyla, Türkiye'de yerleşik, tüzel kişiliği haiz sigorta şirketleri veya emekli ve yardım sandıklarına yapılması gerekir. Yapılan bu ödemelerde gider olarak kabul edilen kısım kanunla kurulan sosyal güvenlik kuruluşlarına işveren payı olarak ödenen tutarları kapsar. Özel sigortalar için ise işveren tarafından yapılan ödemeler ücretin brüt tutarına dahil edileceğinden, ücret gideri olarak GVK'nun 40/1. maddesi uyarınca gider yazılacaktır. 174 nolu GVKGT'ne göre sigorta primleri dönemine ve ait olduğu yıla bakılmaksızın fiilen ödendiği tarihte gider yazılır. Ancak Aralık ayına ait sigorta primlerinin ertesi yılın Ocak ayında ödenmesi durumunda, bu primler Aralık ayının gideri olarak dikkate alınabilir. İşsizlik Sigortası Kanunu'na göre işsizlik sigortasına işveren tarafından ödenen primler ile sosyal güvenlik destekleme primleri kanunen kabul edilen giderlerdir. 4- Mükellefin İşinde Çalışan Hizmetli ve İşçilere İşin İcabı Olarak Verilen ve İşten Ayrılmaları Halinde Geri Alınan Giyim Eşyası (Demirbaş Eşya) (40/2) Mükelleflerin yanlarında çalışan işçi ve hizmetlilere iş icabı olarak vermiş oldukları ve işten ayrılmaları halinde geri alınan giyim eşyaları ile ilgili olarak yaptıkları harcamalar ticari kazancın elde edilmesi ile ilgili olduğu için gider olarak dikkate alınabilecektir. Ancak hizmet erbabına özel 9 / 10
hayatında kullanmak üzere verilen giyim eşyası ayın şeklinde ücret olarak dikkate alınacak, stopaja tabi tutulmak suretiyle GVK'nun 40/1. maddesine göre gider olacaktır. Örneğin, kuyumcu mağazası sahibinin yanında çalışan personele tek tip kıyafet giyme zorunluluğu getirerek gömlek ve kravat temin etmek için yapmış olduğu harcamalar bu kapsamda gider olarak hasılattan indirilebilece ktir. 5- İşle İlgili Olmak Şartıyla Sözleşmeye, İlama veya Kanun Emrine İstinaden Ödenen Zarar, Ziyan ve Tazminatlar. (40/3) Bu zarar, ziyan ve tazminatların gider olarak dikkate alınabilmesi için teşebbüs sahibinin suçundan kaynaklanmaması gerekmektedir. Örneğin kıdem tazminatları kanun emrine istinaden ödendiğinden, işçinin kıdem tazminatına hak kazandığı dönemde gider yazılabilir. 10 / 10