Klasik ve Neo-klasik Dış Ticaret Teorileri
Klasik Dış Ticaret Teorisi -Klasik dış ticaret teorisinde temel sorun -Klasik teorinin temel esasları -Klasik iktisatçıların dış ticaret teorilerinin varsayımları -Mutlak üstünlükler teorisi: A.Smith -Karşılaştırmalı üstünlükler teorisi: D.Ricardo -Uluslararası Değerler Teorisi: J.S Mill
Temel Sorun: Dış ticareti ne belirler? - ülkeler niçin dış ticaret yaparlar? -dış ticarete konu olan malların nisbi fiyatları nasıl oluşur? -dış ticaret ülkelere nasıl kazanç sağlar?
Bu sorular temelde; Mutlak ve Karşılaştırmalı üstünlükler teorileriyle açıklanmaya çalışılmıştır.
Bu teoriler oluşturulurken Klasikler; temel varsayımları yanında dış ticareti açıklamaya yönelik varsayımlar da oluştururlar.
Klasik iktisatçıların temel aksiyomları; Emek Değer Teorisi A.Smith: Milletlerin zenginliği, onların sahip olduğu çalışma gücüdür. Mahreçler Kanunu Miktar Teorisi Fiyat Mekanizması
Dış ticarete yönelik varsayımları; Ekonomi tam istihdamdadır, Ödemeler bilançosu dengededir, İç ve dış dengenin birlikte sağlandığı bir ekonomi varsayılmıştır. Ticarete katılan her ülkede üretim faktörleri miktarı ülke içinde sabittir, Zaman faktörü dikkate alınmadan statik analiz yapılmaktadır. Üretim faktörleri uluslararası planda hareketsizdir, Ülke icinde mobildir Ticarete katılan ülkelerde üretim teknolojisi aynıdır, Her ülkenin kendi içinde üretim fonksiyonları özdeştir, malların üretim fonksiyonları farklıdır. Malların üretim maliyeti sabittir, Klasiklar çoğu zaman arz analizi yapmışlar talebi veri kabul etmişlerdir. Zevkler veri kabul edilmiştir. Ulaşıtırma ve sigorta maliyetleri dikkate alınmamıştır. İki ülke,iki mal ve iki faktör varsayımı kabul edilmiştir.
Mutlak Üstünlükler Teorisi: A.Smith An Inquary Into the Nature and Couses of the Wealth of the Nations 1776.
Mutlak Üstünlükler Teorisi İş bölümü ve uzmanlaşma fikrinin dış ticarete uygulanması; -ülkeler üretiminde daha etkin oldukları (mutlak olarak diğer ülkeden daha ucuza ürettikleri) mallarda uzmanlaştıklarında verimlilik ve refah dünya çapında yükselecektir, -bu teoriye göre dış ticaretin gerçekleşebilmesi için tarafların karşılıklı olarak farklı malların üretiminde uzmanlaşmaları gerekmektedir. böyle bir uzmanlaşma ancak serbest ticaret ortamında gerçekleşebilir. -serbest ticaret ülkelere diğer ülkelerin emeğinden yararlanma olanağı verir.
Mutlak üstünlükler teorisi; Her ülke (üretiminde) mutlak avantaja sahip olduğu malın üretiminde uzmanlaşarak onu ihraç etmeli, mutlak dezavantaja sahip olduğu malı ithal etmelidir. Böylece dış ticaret kapalı ekonomi durumuna göre taraflara daha fazla yarar sağlayacaktır.
Örnek: TÜRKİYE İSVİÇRE TOPLAM KUMAŞ 8000 m. 6000 m. 14000 m. SAAT 2000 adet 10000 adet 12000 adet
Uzmanlaşma sonrası; Dünya kumaş üretimi 16000 m. Dünya saat üretimi 20000 adet Dış ticaret ülkelere birbirlerinin emeğinden yararlanma olanağı vermiştir. Bu da serbest ticaret ile mümkün olabilmiştir. Dış ticaretten her iki ülke de kazançlı çıkmıştır.
Ülkelerden biri her iki malı da pahalıya üretiyorsa, dış ticaret yapılabilecek midir?
Karşılaştırmalı Üstünlükler Teorisi:D.Ricardo The Principle of Political Economy and Taxation 1817.
Karşılaştırmalı Üstünlükler Teorisi Uluslararası ticaretin nedenini ve sağladığı yararı açıklamıştır, Dış ticareti karşılaştırmalı maliyetlere dayandırmıştır, Her ülke karşılaştırmalı üstünlüğe sahip olduğu malda uzmanlaşıp diğerini ithal ettiğinde daha karlı olacaktır,
Ricardo orijinal örneğinde, ülkelerin ürettikleri malların ülke içindeki emek maliyetlerini dikkate alır: ŞARAP (1 galon) KUMAŞ (1 top) PORTEKİZ 80 br.emek 90 br. emek İNGİLTERE 120 br. emek 100 br.emek
Emek maliyetleri karşılaştırıldığında; Portekiz şarapta İngiltere kumaşta uzmanlaşmalıdır.
Bu aşamada şu sonuç ortaya çıkar; Her ülke karşılaştırmalı üstünlüğe sahip olduğu malda uzmanlaşarak, ihraç eder, diğer malı ithal ederse dış ticaret her iki taraf için de fayda sağlayacaktır.
Ülkeler arasında dış ticaretten doğan avantaj nasıl belirlenir: İki ülkede ne kadar malın ne kadar malla mübadele edildiğine bakılabilir; -Ricardo örneğinde malların üretiminde kullanılan emek miktarını yani malların maliyetini dikkate aldığından; -Malın üretiminde kullanılan emek miktarı arttıkça, malım maliyeti yükselir. -Bu nedenle kullanılan emek miktarı ile mübadele oranı arasında ters yönlü ilişki vardır.
Ticaret öncesi mübadele oranları; Portekiz için 1Ş=0.88 K İngiltere için 1Ş=1.2 K
Ticaretle birlikte; Portekiz ülke içinde 1 galon şarap karşılığı 0.88 top kumaş alabilirken, İngiltereden 1.2 top kumaş alma şansına sahip. İngiltere, ülke içinde 1 galon şarap karşılığı 1.2 top kumaş vermesi gerekirken, aynı miktar şarabı Portekizden 0.88 top kumaş karşılığı alabilir.
Portekizin avantaj sıralaması: 1Ş=0.88, 0.89,0.90.1.20K İngilterenin avantaj sıralaması: 1Ş=1.20,1.19,1.18 0.88K
Peki fiili mübadele haddi (değişim oranı ) nasıl belirlenecek?
Uluslararası Değerler Teorisi: J.S.Mill Principle of Political Economy 1848
Uluslararası Değerler Teorisi Fiili mübade haddini belirleyecek olan talep dir. Malların maliyet değerini belirleyen unsur emektir, piyasa değeri ise o mala olan talebe göre belirlenmektedir. Bir ülkenin diğer ülkenin malına karşı talebi çok güçlü (büyük+şiddetli) olabilir. Büyük olması isteği Şiddeti ise o malı almak için vermeye razı olduğu miktarı gösterir. (Mill in öğrencisi Marshall şiddeti daha sonra elastikiyet kavramı ile açıklamıştır.)
Uluslararası değerler teorisi Ticaret hadlerinin alt ve üst limitler ticarete katılan ülkelerdeki emeğin karşılaştırmalı üstünlüğüne göre belirlenir. Ülkelerin iç ticaret hadleri birbirine eşitse ülkeler dış ticaret yapmaz, karşılaştırmalı üstünlük ortadan kalkar. Fiili ticaret hadleri bir ülkenin karşı ülkenin malına olan talebin büyüklüğüne ve şiddetine bağlıdır.
Klasik dış ticaret teorisine yöneltilen eleştiriler - Emek değer teorisi bakımından eleştirilmiştir. Üretim, maliyet ve değer tek bir faktörle açıklanmıştır. - Emek faktörü homojen kabul edilerek, emeğin vasıflı veya vasıfsız olması ve bunun maliyetler üzerindeki etkileri dikkate alınmamıştır. - Ulaştırma ve sigorta masrafları ihmal edilmiştir. - Klasik teori azalan verimler (artan maliyetler) kanununun etkilerini görmezlikten gelmiştir.