TERMİK SANTRALLERLE NÜKLEER SANTRALLERİN ÇEVRESEL ETKİ DEĞERLENDİRMESİ AÇISINDAN KARŞILAŞTIRILMASI



Benzer belgeler
ENERJİ ÜRETİMİ VE ÇEVRESEL ETKİLERİ

4. Ünite 2. Konu Enerji Kaynakları. A nın Yanıtları

KÖMÜR MADENCİLİĞİNİN ÇEVRESEL ETKİLERİ VE ATIKLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ. Hazırlayan: Serkan YUMUŞAK

SANAYĠ KAYNAKLI HAVA KĠRLĠLĠĞĠ KONTROLÜ

ÇEVRE KORUMA ÇEVRE. Öğr.Gör.Halil YAMAK

Enerji Kaynakları ENERJİ 1) YENİLENEMEZ ENERJİ KAYNAKLARI 2) YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI

Termik santrallerinin çevresel etkileri şöyle sıralanabilir: Hava Kirliliği Su Kirliliği Toprak Kirliliği Canlılar üzerinde Yaptığı Etkiler Arazi

Kömürlü Termik Santraller

İstanbul Bilgi Üniversitesi Enerji Sistemleri Mühendisliği. Çevreye Duyarlı Sürdürülebilir ve Yenilenebilir Enerji Üretimi ve Kullanımı

ÇEVRE KORUMA ENERJİ. Öğr.Gör.Halil YAMAK

Türkiye nin Elektrik Üretimi ve Tüketimi

Çevre İçin Tehlikeler

SU ÜRÜNLERİNDE MEKANİZASYON-2

Nükleer Reaktörler. Özgür AYTAN

YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI

TEHLİKELİ ATIK ÖN İŞLEM TESİSLERİ

NÜKLEER ENERJİ. Dr. Abdullah ZARARSIZ TMMOB-Fizik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı

İZMİR İLİ ENERJİ TESİSLERİNİN ÇEVRESEL ETKİLERİ (Aliağa Bölgesi) TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şubesi

ENERJİ DEPOLAMA YÖNTEMLERİ BEYZA BAYRAKÇI ALTERNATİF ENERJİ KAYNAKLARI TEKNOLOJİSİ

ELEKTRİK ENERJİSİ ÜRETİMİNDE KULLANILAN KAYNAKLAR

YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI VE ÇEVRE MEVZUATI

Fukushima Nükleer Santral Kazası ve

Kanalizasyon Atıklarının Geri Dönüşümü Projesi (Antalya Tesisi)

ÇALIŞMA YAPRAĞI KONU ANLATIMI

qwertyuiopgüasdfghjklsizxcvbnmöçq wertyuiopgüasdfghjklsizxcvbnmöçqw ertyuiopgüasdfghjklsizxcvbnmöçqwer tyuiopgüasdfghjklsizxcvbnmöçqwerty

Çevre Yüzyılı. Dünyada Çevre

Enerjinin varlığını cisimler üzerine olan etkileri ile algılayabiliriz. Isınan suyun sıcaklığının artması, Gerilen bir yayın şekil değiştirmesi gibi,

BİYOKÜTLE ENERJİ SANTRALİ BİOKAREN ENERJİ

Çevre Biyolojisi II BYL 118 Hacettepe Üniv. Biyoloji Bölümü

Nükleer Enerji Santrali Nedir? Yararları ve Zararları

MAKİNE MÜHENDİSLİĞİNE GİRİŞ Ders 3

2: RADYOAKTİF ATIKLAR...11

TÜİK ENERJİ SEKTÖRÜ. Dr. Ali CAN. T.C.BAŞBAKANLIK Türkiye İstatistik Kurumu

YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI VE DALGA ENERJİSİ. O.Okan YEŞİLYURT Gökhan IŞIK

Kelime anlamı ile; dışarı çıkmak, yaymak ve ihraç etmek anlamına gelmektedir.

TOPRAK KİRLİLİĞİNDE SANAYİ UYGULAMALARI VE SAHAYA ÖZGÜ RİSK ANALİZİ

ALTERNATİF ENERJİ KAYNAKLARI

GENEL BAKIŞ. Petrol ve Doğal Gaz Üretimi 2004 Senaryosu. Fosil Yakıt Rezervleri: Ekonomik olarak Kullanılabilir Kaynaklar Bilinen Tüm Kaynaklar

Dokuz Eylül Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Çevre Mühendisliği Bölümü, Buca/İZMİR. Yanma. Prof.Dr. Abdurrahman BAYRAM

SORULAR. 2- Termik santrallerden kaynaklanan atıklar nelerdir? 4- Zehirli gazların insanlar üzerindeki etkileri oranlara göre nasıl değişir?

T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Faaliyet Ön Bilgi Formu

Nükleer Enerji Üretim Teknolojilerinin Dünyadaki Gelecegi vetürkiye. Mehmet Tombakoglu Ph.D Nükleer Mühendislik Hacettepe Üniversitesi

KATI ATIKLARDAN ENERJİ ELDE EDİLMESİ

NÜKLEER ENERJİ SANTRALLERİ

Gaz arıtımı sonucu oluşan ve tehlikeli maddeler içeren çamurlar ve filtre kekleri dışındaki gaz arıtımı sonucu oluşan çamurlar

Dünya nüfusunun her geçen yıl artması, insanları beslenme, giyinme ve barınma gibi temel ihtiyaçlarını gidermek için değişik yollar aramaya

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ LİSANS PROGRAMI TÜRKİYE'DE ÇEVRE SORUNLARI DOÇ. DR.

Kömür ve Doğalgaz. Öğr. Gör. Onur BATTAL

Dr. Rüstem KELEŞ SASKİ Genel Müdürü ADASU Enerji AŞ. YK Başkanı

İNSAN VE ÇEVRE A. DOĞADAN NASIL YARARLANIYORUZ? B. DOĞAYI KONTROL EDEBİLİYOR MUYUZ? C. İNSANIN DOĞAYA ETKİSİ

TEHLİKELİ MADDE YÖNETİM PROSEDÜRÜ. KOD:STK.PR.02 Y. Tarihi: Sayfa No: 5/5 Rev. T.: Rev. No: 01

Termik Santrallerden Çıkan Atık Enerji ile Isıtılan Seralarda Sebze Yetiştirilmesi

SANAYİ TESİSLERİNDE KASITSIZ ÜRETİM SONUCU OLUŞAN KOK LARIN ATMOSFERE VERİLMESİNİN KONTROLÜNE İLİŞKİN MEVZUAT VE ÇALIŞMALAR

Ülkemizde Elektrik Enerjisi:

DEPREM VE TSUNAMİ NİN ARDINDAN FUKUSHİMA NÜKLEER SANTRALİ (BİRİNCİ VE ÜÇÜNCÜ ÜNİTELER)

ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI İZLEME VE SU BİLGİ SİSTEMİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Enerji Kaynağı Olarak Kömür

ÖĞRENME ALANI : CANLILAR VE HAYAT ÜNİTE 6 : CANLILAR VE ENERJİ İLİŞKİLERİ

KÜRESELLEŞEN DÜNYA GERÇEKLERİ TÜRKİYE NİN ENERJİ GÖRÜNÜMÜ VE TEMİZ TEKNOLOJİLER

Gökmen ÖZER-Elazığ Kovancılar Çok Programlı Anadolu Lisesi

ÇEVRE BOYUTLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ PROSEDÜRÜ

İÇERİK. Amaç Yanma Dizel motorlardan kaynaklanan emisyonlar Dizel motor kaynaklı emisyonların insan ve çevre sağlığına etkileri Sonuç

SÜRDÜRÜLEBİLİR ENERJİ VE HİDROJEN ZEYNEP KEŞKEK ALTERNATİF ENERJİ KAYNAKLARI TEKNOLOJİSİ

Nükleer Reaktör Tipleri

HİDROJEN ÜRETİMİ BUĞRA DOĞUKAN CANPOLAT

İzmir İli Enerji Tesislerinin Çevresel Etkileri - RES

Nükleer Teknoloji ve Enerji Üretimi. Dr. Halil DEMİREL

Elektrik Enerjisi Üretimi. Dr. Emrah ÇETİN

EMİSYON ÖN İZNİ VE EMİSYON İZNİ ALMAYA ESAS TEŞKİL EDECEK DÖKÜMANLARLA İLGİLİ YÖNERGE. BİRİNCİ BÖLÜM Genel İlkeler

SEKTÖR: ENERJİ (TERMİK-KOJENERASYON)

Katı Atık Yönetiminde Arıtma Çamuru. Enes KELEŞ Kasım / 2014

ÇEV416 ENDÜSTRİYEL ATIKSULARIN ARITILMASI

İklim Değişikliğinin Sanayiye Etkileri

TARIM: Ülkemizde farklı iklim özellikleri görülmesi farklı tarım ürünlerinin yetişmesine sebep olmaktadır.

I.6. METEOROLOJİ VE HAVA KİRLİLİĞİ

KENDİ ENERJİNĐ ÜRET! HİDRODİNAMİK BURGU & YENİLENEBİLİR ENERJİ

KANLIĞI ÇEVRE. Tamamlanması ERHAN SARIOĞLU ANTALYA 05-07/10/2010 ÇEVRE İZNİ / ÇEVRE İZİN VE LİSANSI

RÜZGAR ENERJİSİ. Cihan DÜNDAR. Tel: Faks :

NÜKLEER SANTRALLER ve YERLİLEŞTİRME ÇALIŞMALARI. Prof. Dr. H. Mehmet Şahin Gazi Üniversitesi

Enervis H o ş g e l d i n i z Ekim 2015

Toz Aktif Karbon Püskürtme İle Dioksin-Furan Giderimi

KADIKÖY BELEDİYESİ ÇEVRE KORUMA MÜDÜRLÜĞÜ

Türkiye nin Enerji Teknolojileri Vizyonu

TOPRAK Yeryüzünün yüzeyini kaplayan, kayaların ve organik maddelerin çeşitli ayrışma ürünlerinin karışımından meydana gelen,içerisinde canlıları

ÇEV416 ENDÜSTRİYEL ATIKSULARIN ARITILMASI

VIA GRUBU ELEMENTLERİ

YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARIMIZ VE ELEKTRİK ÜRETİMİ. Prof. Dr. Zafer DEMİR --

SORULAR S1) Elektrik enerjisi üretim yöntemlerini sıralayarak şekilleri ile birlikte açıklayınız (25 P).

ÜLKEMİZDE ENERJİ ARZ GÜVENLİĞİ VE ALINAN TEDBİRLER

Bölüm 6 TERMODİNAMİĞİN İKİNCİ YASASI

Yakma Küllerinin Bertarafı

SU KİRLİLİĞİ HİDROLOJİK DÖNGÜ. Bir damla suyun atmosfer ve litosfer arasındaki hareketi HİDROLOJİK DÖNGÜ

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Alanında Kapasitesinin Güçlendirilmesi için Teknik Yardım Projesi

Düzce nin Çevre Sorunları ve Çözüm Önerileri Çalıştayı 04 Aralık 2012, Düzce

ÖĞRENME ALANI : CANLILAR VE HAYAT ÜNİTE 6 : İNSAN VE ÇEVRE

ÇEVRE MÜHENDİSLİĞİNE GİRİŞ DERSİ. Doç. Dr. Senar AYDIN

KÜRESELLEŞEN DÜNYA GERÇEKLERİ TÜRKİYE NİN ENERJİ GÖRÜNÜMÜ VE TEMİZ TEKNOLOJİLER

TAMGA ENDÜSTRİYEL KONTROL SİSTEMLERİ LTD.ŞTİ., ENERJİ YÖNETİMİNDE SINIRSIZ ÇÖZÜMLER SUNAR. HOŞGELDİNİZ

Termik Santrallerin çevreye olabilecek önemli etkileri şöyle sıralanabilir:

Transkript:

TERMİK SANTRALLERLE NÜKLEER SANTRALLERİN ÇEVRESEL ETKİ DEĞERLENDİRMESİ AÇISINDAN KARŞILAŞTIRILMASI Bülent İlhan GONCALOGLU - Ferruh ERTURK - Alpaslan EKDAL Yıldız Teknik Üniversitesi, Çevre Mühendisliği Bölümü, Beşiktaş - İSTANBUL ÖZET Bu çalışmada, kömürle çalışan termik santrallerle nükleer santraller, Çevresel etki değerlendirmesi açısından Leopold Matris kullanılmak suretiyle değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Çevresel etki değerlendirmesi, leopold matris, termik santral, nükleer santral. COMPARISON OF THERMAL POWER PLANTS WITH NUCLEAR POWER PLANTS ACCORDING TO ENVIRONMENTAL IMPACT ASSESSMENT ABSTRACT in this study, coal fired thermal povver plants and nuclear power plants were investigated on the base of environmental impact assessment using Leopold Matrix. Keyvvords : Environmental impact assessment, leopold matrix, thermal power plant, nuclear povver plant. GİRİŞ İnsanların ihtiyaçlarının karşılanmasında ve gelişmesinin sağlıklı olarak sürdürülmesinde gerekli olan e- nerji özellikle sanayi, konut ve ulaştırma gibi sektörlerde kullanılmaktadır. Ancak enerji, yaşantımızdaki vazgeçilmez yararlarının yanı sıra üretim, çevrim, taşmım ve tüketim esnasında büyük oranda çevre kirlenmesine de yol açmaktadır. Nüfus artışına, sanayiinin gelişmesine paralel olarak kurulan büyük ölçekli enerji üretim ve çevrim sistemleri ekolojik dengeyi büyük ölçüde etkiledikleri gibi sınırlar ötesi etkileri de beraberinde getirmektedir. Bu nedenle çevre sorunları ulusal olduğu gibi uluslararası nitelikler de taşımaktadır. Yine bu nedenle enerjiye bağlı çevre sorunlarını gidermek için, gerekli tedbirlerin a- lınmasında, uluslararası işbirliğinin rolü önem kazanmaktadır. Bugünün enerji kaynakları yenilenemeyen enerji kaynakları (kömür, petrol, doğalgaz ve nükleer enerji) ve yenilenebilen enerji kaynaklan (odun, bitki atıkları, tezek, jeotermal enerji, güneş, rüzgar, hidrojen,.hidrolik, gelgit ve dalga enerjisi) şeklinde sınıflandırılmaktadır. Dünyada büyük ölçüde yenilenemeyen enerji kaynaklarının kullanılıyor olması (ticarî talebin 90'ı fosil yakıtlardan, 10'u ise hidrolik ve nükleer enerjiden sağlanmaktadır), çevre sorunlarını önemli ölçüde arttırmıştır. Bu nedenle çevresel etkileri az olan yenilenebilir e- nerji kaynaklarına yöneliş, her bakımdan avantajlı olmaktadır. Ancak bazı teknik sorunların çözümlenebilmesi için zamana ihtiyaç vardır ve bu da sözkonusu geçişin Tablo 1. Kaynaklara göre dünya enerji arzı tahminleri (1). 1960 1980 2000 2020 KAYNAK 10 9 TEP* 10 9 TEP 10 9 TEP 10 9 TEP Kömür 1.250 36 1.830 24 2.930 26 4.650 30 Petrol 1.170 33 3. 41 3.415 31 3.175 21 Doğal gaz 0.411 12 1.301 17 1.885 17 2.570 17 Hidrolik 0.171 5 0.383 5 0.650 6 1.050 7 Nükleer 0.156 2 0.845 8 1.730 11 Tic. Olmayan 0.490 14 0.768 10 1.095 10 1.140 8 Yeni Enerji 0.285 2 0.845 6 TOPLAM 3.500 7.538 11.105 15.115 *10 9 TEP : milyar ton eşdeğer petrol. Ocak-Şubat-Mart 2000, Sayı : 34 9

Ekoloji çevre dergisi oldukça uzun bir süre alacağım göstermektedir. Tablo l'de dünyanın geçmişteki enerji tüketiminde kaynakların rolü ve gelecekteki kaynaklara göre enerji tahminleri gösterilmiştir (1). TERMİK SANTRALLER Termik santraller yakılan çeşitli fosil yakıtlardan (kömür, fueloil, doğalgaz v.b.) elde edilen ısı (enerji) ile suyun ısıtılarak yüksek basınçlı buhar haline dönüştürülmesi ve buhar vasıtasıyla elektrik jeneratörlerinin çok hızlı şekilde döndürülerek, jeneratörlerdeki magnetlerden oluşan elektrik impulslannın yoğunlaştırılması sonucu elektrik enerjisi üretimi esasına dayanır. Termik santraller linyit kömürünün çıkarılmasından yakılan kömürün oluşturduğu külün depolanmasına kadar geçen birbirine bağımlı bir çok prosesle çevrelerinde önemli çevre kirliliği oluşturdukları gibi bu kirlilikten insan, hayvan ve bitkiler de etkilenmektedir. Termik santrallerin oluşturduğu çevre kirliliği hava, su ve toprak kirliliği olmak üzere üç grupta incelenebilir. Hava Kirliliği Termik santral reaktöründe toz halindeki linyit kömürünün yanması sonucu kömürde bulunan mineral maddeler yanmayıp uçucu kül olarak reaktörü terk etmektedir. Reaktör çıkışında bulunan elektrofiltreler normalde tozların 99,4'nünü arıtabilmektedir. Ancak her termik santralde bakım ve onarım çalışmaları nedeniyle bir ünite devamlı yedekte bekletilir. Çalışma süresini dolduran ve rutin onanm çalışmaları yapılacak ünitelerin yerine yeni ünite devreye alınır. Yeni ünitelerin ilk devreye alınmaları esnasında teknik nedenlerle elektrofiltreler çalıştırılamaz. Bu esnada baca dumanındaki uçucu küllerin atmosfere verilmesi sonucu önemli bir hava kirliliği oluşur. Uçucu küller baca dumanı ile havaya yayılarak ağırlıklarına ve atmosferik olaylara göre bacadan i- tibaren belirli mesafelerde yere çökerler. Bu esnada içerdikleri Co, Cd, Zn, Pb, Cu gibi metal bileşikleri de baca dumanındaki S0 2 ve NO x gazlarının toksik etkisini arttırır ve asit yağmurlarına dönüşmesinde katalizör etkisinde bulunurlar. Aynca, termik santrallerde kömürün yanması sonucu reaktörün iç sıcaklığı normalde 880-1150 C arasındadır. Bu sıcaklıkta kömürün ana bileşenleri olan C, H ve O ile tali bileşenleri olan S ve N gibi maddeler oksitlenerek baca dumanma geçer. Böylece baca dumanında CO, C0 2, H 2 ile kömürdeki S ve N oranına bağlı olarak S0 2 ve N 2 gibi gazlar oluşmaktadır. N 2 çok atıl ve zor reaksiyon veren bir gaz olmasma rağmen reaktör sıcaklığının 950 C'nin üzerine çıkması durumunda sıcaklığın etkisiyle oksijenle reaksiyona girerek NO, N0 2, N 2 0 gibi zararlı gazlara dönüşebilmektedir. Böylece baca gazında S0 2 'nin yanında NO x 'ler de oluşmaktadır. Termik santrallerin oluşturduğu hava kirliliği ormanların yanında çok geniş alanlarda tarım alanlarım da çeşitli şekillerde etkilemektedir. Santral bacalarından çıkan S0 2, NO x ve partikül maddelerin etkisi sonucu büyük alanlarda bir çok tarla bitkisi, meyve ağacı ve zeytinlerde meyve verimi önemli ölçülerde düşebilmektedir. Su Kirliliği Termik santrallerin soğutma sularını deşarj ettikleri su ortamındaki normal sıcaklık derecesi zamanla yükselerek, termik santral kurulmadan önceki doğal halinden farklı yeni bir sıcaklık dengesi oluşur. Sıcaklık sulardaki canlılar ve canlı metabolizması üzerinde hızlandırıcı, katalizleyici, kısıtlayıcı, dondurucu ve öldürücü gibi çeşitli etkilerde bulunur. Sıcaklık aynı zamanda sudaki çözünmüş oksijen konsantrasyonunun azalmasına neden olmaktadn. Termik santrallerde kullanılmakta olan soğutma suyu pompalarla çekilerek arıtmadan geçirilmekte ve bu sırada geçici sertlik giderimi, çöktürme ve mikroorganizmaların yok edilmesi aşamalarında kimyasal maddeler ilave edilmektedir. Kullanılan bu kimyasallar soğutma suyunun bir alıcı ortama verilmesi durumunda alıcı ortamda kirliliğe sebebiyet vermektedir. Aynca santral bacasından çıkacak olan kirletici gazların oluşturacağı a- sit yağmurları da suların ph'ını değiştirebilmektedir. U- çucu küllerde bulunan Fe, Mn, Co, Cu, Zn, Pb, U gibi a- ğır metaller de zamanla taban sulan vasıtasıyla alıcı ortama varabilmektedir. Toprak Kirliliği Termik santrallerin bacasından çıkan duman bileşenlerinin zamanla yere çökmesi çevresindeki alanlarda toprak kirliliğine neden olabildiği gibi, yanma sonucu linyit kömüründe 35-55 oranında bulunan küller de kül barajında toprak üzerinde depolanarak toprak kirliliği oluştururlar. Aynca, kömürün çıkarılması sırasında büyük alanlardan toprağın alınarak kömür olmayan alanlara yığılması da yanlış arazi kullanımına neden olduğu için bir nevi toprak kirliliği sayılmaktadır (2). NÜKLEER SANTRALLER Nükleer reaktördeki reaksiyonlar fısyon olayının temel denklemlerine dayanır. Reaktör kalbinde, yakıt e- lemanlannda üretilen ısı enerjisi, moderatör ve soğutucu kanalıyla reaktör kalbi dışına alınmaktadır. Bu ısı daha soma buhar elde edilmesinde kullanılır. Bu buhar, türbinleri çevirerek ısı enerjisi mekanik enerjiye dönüştürülür. Türbin miline bağlı jeneratörde ise mekanik enerji e- lektrik enerjisine dönüştürülerek santralden elektrik sistemine verilir. Nükleer reaktörde 1 vvatt'hk bir güç üretmek için saniyede 3,1.10 10 adet nükleer parçalanmanın oluşması gerekmektedir. Reaktörler kullandıkları yakıt cinslerine göre, mo- 10 Ocak-Şubat-Mart 2000, Sayı: 34

deratör ve soğutucu cinsine göre sınıflandırılmaktadır. Kullandıktan yakıtlara göre; a) Tabii uranyum yakıtlı reaktörler, b) Zenginleştirilmiş uranyum yakıtlı reaktörler (LWR), c) Plütonyum yakıtlı hızlı üretken reaktörler (FBR), d) Toryum yakıtlı yüksek sıcaklık reaktörleri, Moderatör ve soğutucu cinslerine göre ise, 1. Hafif sulu reaktörler (LWR), a) Basınçlı, hafif su soğutmalı ve moderatörlü reaktörler (PWR), b) Kaynar hafif su soğutmalı ve moderatörlü reaktörler (BWR), 2. Ağır su soğutmalı ve moderatörlü reaktörler (CANDU), 3. Ağır su moderatörlü ve hafif su soğutmalı reaktörler, 4. Gaz soğutmalı ve grafit moderatörlü reaktörler (MAGXIOX), 5. Sıvı metalik soğutmalı hızlı üretken reaktörler (FBR) şeklinde sınıflandırılmaktadır (3). Nükleer bir santralde radyoaktif gaz, sıvı ve katı a- tıklar meydana gelir. Sıvı ve gaz atıklar çevreye az da olsa bırakılır. Meydana gelen radyoaktif atıkların miktarı, reaktör tipine, tasarımına, çalışma süresine ve reaktör inşasında kullanılan malzemeye bağlıdır. Fiziksel durumlarına göre atıklar şu şekilde sınıflandırılmaktadır: a. Katı atıklar: Demineralizör reçineleri, filtreler, buharlaştmcı konsantreleri ile iş gömleği, ayakkabı, eldiven gibi bulaşmış servis atıklarıdır. Bu atıklar radyoaktivite durumlarına göre paslanmaz çelikle kaplı tanklarda veya beton kaplarda depo edilirler. Kuru katı atıklar (kağıt, plastik, cam filtreler v.s.) A tipi kaplara hidrolik pres ile sıkıştırılır. Çok sayıda kirlenmiş, bozulmuş metal aletler parçalara bölünüp B tipi kaplarda toplanır. Parçalara bölünmesi uygun olmayan metal atıklar tahta kutular içine konulduktan sonra beton içine sıkıştırılır. Katı atıkların depolandığı kapların hacmi -200 litredir. Buharlaştınlması mümkün olmadığı için doğrudan doğruya çimento ile karıştırılıp katı hale getirilen sıvı atıklar C tipi kaplarda, laboratuvarlarda az miktarda meydana gelen ve 25 litrelik plastik şişelere doldurulan sıvı atıklar beton muhafazalı D tipi kaplarda toplanır. Reaktörde meydana gelen ve işlenip paketlenen katı atıklar geçici bir süre santralda muhafaza edildikten sonra, santral sahasında veya dışında bulunan nihai depolama tesislerinde saklanırlar. b. Sıvı atıklar: Reaktörde oluşan sıvı atıklar genellikle dekontaminasyon atıkları, döşeme ve tank yıkama suları, laboratuvar, çamaşırhane ve duş sulan gibi bulaşmış sular ile bazı önemsiz devrelerdeki kaçaklardan ibarettir. Nükleer güç santrallerinin sıvı atıklanndaki en ö- nemli kirleticiler sezyum-134 ve sezyum-137 izotoplandır. Sezyum-134 iki yıl, sezyum-137 otuz yıl yan ömürlüdür. Yüksek seviyeli sıvı atıklarda, damıtma veya santrifüj sistemi ile sıvı faz katı fazdan aynlır ve konsantre edilir. Sonra kimyasal maddelerle işleme tabii tutularak içerisinde cam parçalan ile kanştuılır vitrifiye edilir (camlaştırılır). Santrallerde kondansörden ısınarak çıkan soğutma suyu, karıştığı nehir, göl veya deniz suyunda bir sıcaklık artışı meydana getirir. Aynı problem termik santrallerde de mevcut olmasına rağmen, özellikle hafif ve ağır su i- le soğutulan nükleer santrallerden çevreye 30-40 oranında daha fazla ısı verilmektedir. Su sıcaklığındaki artış, ekolojik dengeyi bozmakta, ekonomik değeri olan balık türleri ölmekte, zararlı canlı türleri daha fazla üremektedir. Bu nedenle alıcı ortamın su sıcaklığının 2-3 C'den fazla yükseltilmemesi gerekmektedir. c. Gaz atıklar: Reaktör bacasından dışarı salman gazın büyük bir kısmı havalandırma ürünüdür. Bununla beraber iyot, ksenon ve kripton gibi gaz halinde radyoaktif fisyon ürünleri yakıt çubuklan zarfının gaz aralığında toplanır ve yakıt zarfının anzalanması nedeniyle de bunlann soğutucuya karışması mümkündür. Ayrıca çeşitli yollardan havalandırma akımı içine kanşmış "aerosol" adı verilen havada asılı bulunan radyoaktif tanecikler de söz konusudur. Normal şartlarda, tesisten radyasyon ve zehirli gaz yayılması hemen hemen yok gibidir (bir nükleer tesise yakın yerde yaşayan insanlar, yılda 0,01 msv'dan daha az doz alular). Normal olarak çalışan bir nükleer santral herhangi bir hava kirliliğine sebep olmaz ve genelde kömür yakan termik santrallerden daha az radyasyon yayar. Nükleer reaktör teknolojisinin en önemli atığı, reaktör atıklan ve kullanılmış yakıtların yeniden işlenmesinden hasıl olan yüksek seviyeli atıklardır. Bunlann büyük bir kısmı kısa yarı ömürlü radyoizotoplardan oluşup çok fazla ısı ve radyasyon yayarlar. Bundan dolayı bu a- tıklar 40 yıla yakın (aktivitesi başlangıç değerin l'ine ininceye kadar) su havuzunda bekletilerek soğutulur. Bu havuza bakan bir insan önemsiz büyüklükte radyasyon dozu alır. Nükleer elektrik santralinin ömrü 30-40 yıl arasındadır. Daha uzun süre kullanılması radyasyon açısından tehlikelidir. Tıbbi ve endüstriyel atıklarla, nükleer santralin sökülen parçaları 300 yılda güvenle zararsız hale getirilebilen atıklardır. Halbuki kullanılmış yakıt veya yeniden işlenmiş atıkların aktivitesi 3000 yıl sonra dahi uranyum madeninin üç katıdır (4,5). Ocak-Şubat-Mart 2000, Sayı: 34 11

Ekoloji çevre dergisi ÇEVRESEL ETKİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ AÇISINDAN KARŞILAŞTIRMALAR Bu bölümde nükleer ve termik santrallerin çeşitli faaliyetler sonucu, değişik alanlarda sebep oldukları etkiler karşılaştırılacaktır. Bölümün sonunda ise Leopold Matris kullanılarak çevresel etkiler değerlendirilecektir. Kaynak Ekstraksiyonu Açısından Karşılaştırma Termik santrallarde kullanılan kömürler yüzey veya yer altı madenciliği yapılarak çıkartılır. Kömür çıkartılırken oluşan katı atıklar, süt, yapılan asit drenajı, flora-faunanın zarar görmesine ve estetik görünümün bozulmasına neden olur. Eğer yer altı madenciliği yapılıyorsa, bu etkilerin yanında göçük ve meslek hastalıklarının oluşması da söz konusudur. Termik santrallerde yakıt olarak petrol ürünleri ve doğal gaz da kullanılabilir. Petrol çıkarılması sırasında arazi kullanımının bozulması, dökülme, brine uzaklaştırma ve kuyularda patlama gibi sorunlarla karşılaşılabilir. Doğal gaz çıkartılırken açılan kuyular a- razi kullanımının bozulmasına neden olur. Ayrıca, burada da brine uzaklaştırma problemi söz konusudur. Nükleer santrallerde yakıt olarak uranyum kullanılmaktadır. Uranyum maden işletmeciliğinin diğer maden işletmelerinden bir farkı yoktur. Kömür işletmelerindeki patlayıcı grizu gazının yerini, uranyum işletmeciliğinde radyoaktif radon gazı alır. Uranyum maden işletmeciliği sırasında çok fazla katı atık oluşur (1 GW'lık büyük boy bir nükleer santrale 30 yıllık ekonomik ömrü boyunca yakıt sağlayan ülkede 6,6 milyon ton cevher kalıntısı kalır). Yakıt İşlenmesi Açısından Karşılaştırma Kömür, termik santrale getirilmeden önce ve termik santralde yakıt olarak kullanılması için bir takım işlemlerden geçirilir. Kömür öncelikle iş makineleriyle parçalanıp taşıyıcılara yüklenerek kömür kırma tesislerine gönderilmektedir. Burada kaba kırma işlemine tabi tutulan kömür termik santrale nakledilir, termik santralde ince kırıcılarda tekrar kırılır ve öğütücülere gönderilir. Ö- ğütücüden geçen kömür yakıt olarak kullanıma hazırdır. Bütün bu işlemler sonucunda katı ve sıvı atık gibi çevresel problemlere neden olabilecek kirleticiler oluşmaktadır. Petrol de aynı şekilde kullanılmadan önce rafine e- dilmektedir. Bu işlem sonucunda hava ve su kirliliğine neden olabilecek atıklar oluşmaktadır. Doğalgaz ise içindeki H 2 S miktarının çok fazla olması halinde bir ön işleme tabi tutulur. Bu her zaman karşılaşılabilecek bir durum değildir. Bu nedenle kömür ve petrole göre daha a- vantajlı bir yakıttır. Nükleer santralde kullanılan uranyumun zenginleştirilmesi oldukça zahmetli bir iştir, yüksek miktarda e- nerji harcanmaktadır ve oldukça ileri teknoloji gerektirir. 35 ton zengin uranyumun yakıt elemanı haline dönüştü- 12 rülmesinde 0,5 kayıp olduğu dahi düşünülse 160 kilogram uranyum yok olmuş demektir ve görüldüğü gibi önemli sorunlara sebep olacak atıklar oluşmaktadır. Nakliye Açısından Karşılaştırma Termik santrallerde kullanılacak kömür, petrol ve doğal gazın çıkarıldıkları bölgeden santrale çeşitli şekillerde taşınması gerekir. Kömür nakliyesi sırasında kazalar meydana gelebilir. Aynca kömürü taşıyan araçların yakıt tüketimi hem malî açıdan hem de çevre kirliliği a- çısından etkilidir. Petrolün taşınması için boru hatları kurulabilir. Bu ise arazi kullanımı açısından olumsuzluklar meydana getirir. Petrolün tankerle taşınması durumunda olabilecek kazalar ve maliyet göz önünde tutulması gereken hususlardan biridir. Bu etkilerin hepsi doğal gaz nakliyesi için de geçerlidir. Nükleer santraller için gerekli olan uranyumun nakliyesi ise diğer yakıt nakliyelerinden daha riskli ve daha çok dikkat edilmesi gereken bir iştir. Uranyumun radyoaktif bir element olması nedeniyle tehlike çok daha büyüktür. Enerji Dönüşümü Açısından Karşılaştırma Yakıtların santrallerde enerjiye dönüşmesiyle çeşitli alanlarda kirlilikler meydana gelmektedir. Kömürün kullanılmasıyla özellikle baca gazından çıkan S0 2, ve NO x gibi maddeler, aynca toz partiküller hava kirliliği o- luşmasma neden olmaktadır. Bu maddelerin atmosferde çok fazla artmasıyla, asit yağmurları meydana gelebilmektedir. Aynca bu santraller suda termal kirliliğe neden olurlar. Kömürün yakılmasından geriye kalan kül ayrı bir problemdir. Bu külde ağır metal ve radyoaktif maddeler olabilmektedir. Bu külün depolanması sonucu depo sahasındaki bitki örtüsü ve toprak etkilenmekte, yağışlarla yeraltı sularına bulaşması durumunda yeraltı sulannın kirlenmesine sebep olmaktadır. Petrolle çalışan termik santraller daha fazla hava kirliliği ve termal kirlenmeye sebep olmaktadır. Baca gazından çıkan SO z, NO x ve hidrokarbonlar (HC) hava kirliliğine yolaçmaktadır. Doğal gazla çalışan termik santrallerin meydana getirdiği hava kirliliği diğerlerine nazaran azdır ve bu kirlilik NO x 'ler nedeniyle olmaktadır. Nükleer santrallerde bu tür hava kirleticiler yoktur. Nükleer santrallerin çevreye verdiği en önemli olumsuzluk termal kirliliktir. Bu ise diğer termik santrallerde de mevcut olan bir durumdur. Nükleer santralleri diğer santrallerden ayıran en önemli özellik, ileri teknoloji kullanılmaması halinde bir kazamn meydana gelmesiyle oluşabilecek radyoaktif sızıntı durumudur. Nükleer santrallerin bir kaza halinde nükleer bomba gibi patlaması mümkün değildir. Fakat a- hnan tüm önlemlere rağmen büyük çapta radyasyon sızıntısı olması durumunda sadece o yöredeki değil, yakın bölgelerdeki bütün canlı varlıklar tehlike altındadır. Oluşan radyasyonun canlılar üzerindeki etkisi hem kısa vadede hem de uzun vadede görülebilmektedir. Ancak son Ocak-Şubat-Mart 2000, Sayı: 34

derece modern ve doğru bir teknoloji ile kurulmuş bir nükleer santralde bu kaza riski çok azdır (yaklaşık 40-43 yıllık geçmişi olan ve 33 ülkede çalışır vaziyette 437 nükleer santralde ölümlerin meydana geldiği tek sivil nükleer santral kazası Chernobü'dir ve hantal teknoloji kullanılması sonucu faciaya yol açmış bir kazadır). Enerji Nakli Açısından Karşılaştırma Bütün enerji üreten santraller ürettikleri enerjiyi nakil hatları vasıtasıyla ihtiyaç duyulan yerlere gönderirler. Nakil hatlarının en ö- nemli olumsuzluğu arazi kullanımı açısındandır. Bu enerji nakil hatları estetik açıdan da pek hoş görüntüler oluşturmazlar. Yukarıda sayılan bu beş olumsuz etki bütün santraller için geçerlidir. Ancak, nükleer Şekil 2. Petrolle Çalışan Termik Santrallerin Değerlendirilmesi santrallerin bunlara ek olarak yaptığı iki olumsuz etki daha vardır. Bunlar tekrar proses edilme ve radyoaktif atıkların uzaklaştırılması aşamalarında meydana gelir. Tekrar proses edilme aşamasında radyoaktif emisyonlar hava kirliliği üzerinde olumsuz etkiye sahiptir. Radyoaktif atıkların uzaklaştırılması sırasında meydana gelebilecek bir kaza istenmeyen etkilerin oluşmasına neden olabilecektir. Şekil 1.Kömürle Çalışan Termik Santrallerin Değerlendirilmesi LEOPOLD MATRİS 1971 'de ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi'nde Leopold tarafından geliştirilen matris, inşaat projelerinde sebep ve tesir ilişkilerinin kalitatif olarak belirlenmesini esas alan bir kontrol listesidir. Leopold sistemi, yatay eksende proje faaliyeti, dikey eksende ise 88 çevresel karakteristik ve şart içeren bir açık matristir. Faaliyet ve çevre faktörlerinin sayıları değişebilir. Matrisin yapılmasında şu adımlar takip e- dilir: 1. Teklif edilen proje (faaliyet) ile ilgili tüm faaliyetler matrisin üst kısmında gösterilir, çevresel özellikler matrisin düşey kısmında yer alır. 2. Teklif edilen her bir faaliyetin altına, e- ğer bir etki mümkünse matrisin kenarındaki her bir parametrenin kesiştiği nokta arasında bir diyagonal çizilir. 3. Matris tamamlandıktan sonra, diyagonaldeki bir kutunun sol üst köşesine, beklenen etkinin şiddetini (boyutunu) gösteren ve 1-10 arasında değişebilen bir rakam konur. Burada 10 etkinin en büyük şiddetini, 1 en az şiddetini ifade eder. Her bir rakamdan önce eğer etki faydalı ise (-) konur. Kutunun sağ aşağı köşesine, etkinin Şekil 3. Doğalgazla Çalışan Termik Santrallerin Değerlendirilmesi Ocak-Şubat-Mart 2000, Sayı: 34 13

Şekil 4. Nükleer Santrallerin Değerlendirilmesi önemini belirten ve 1-10 arasında değişen bir rakam konur. 10 en büyük önemi, 1 ise en küçük önemi gösterir. 4. Büyük rakamlı kolon ve sıralar önemli tesirleri belirtir. Şiddet objektiftir, mesela puanlı kontrol listeleri yardımıyla değerlendirilir. Önem ise sübjektiftir, şahıs ve grupların görüşlerine göre değerlendirilir. Genelde değerlendirme üç şekildedir: a) Önemli girişimler (maksimum puan) b) Az önemli girişimler (minimum puan) c) Orta derecede önemli girişimler (5-6) Leopold matrisinin modifikasyonları çeşitli kuruluşlarda uygulanmaktadır (6). Kömür, petrol ve doğal gaz ile çalışan termik santrallerin Leopold Matris ile değerlendirilmesi Şekil 1, 2, 3'te; nükleer santrallerin değerlendirilmesi ise Şekil 4'te görülmektedir. SONUÇLAR 1. Dört ayrı tipteki santral de büyük ölçüde termal kirlenmeye neden olmaktadır. Bu ise, özellikle su kirliliğini arttırıcı bir etken olarak göze çarpmakta, su içindeki flora-fauna hayatını olumsuz yönde etkilemektedir. 2. Kömürle çalışan termik santrallerle ilgili faaliyetler çevre üzerine daha fazla etkili olmaktadır. Bu tip santrallerin özellikle hava kirliliğini arttırıcı yöndeki etkileri, flora-fauna hayatının bozulmasına, hatta asit yağmurlarının oluşmasına neden olmaktadır. Doğalgazla çalışan termik santraller ve nükleer santaller bu konuda en az olumsuz etkiye sahip tesisler olarak görülmektedir. 3. Katı atıkların oluşmasma neden olan tesisler kömürle çalışan termik santraller ve nükleer santrallerdir. Kömürün yanmasından sonra oluşan kül büyük miktarda katı a- tık çıkmasına neden olmaktadır. Uranyumun ancak çok az miktarı reaksiyona girdiğinden gerisinde büyük miktarda katı atık bırakmaktadır. Bu katı atıkların ayrıca radyoaktif halde olması ve canlı hayatını doğrudan etkilemesi de ayrıca önemlidir (Bu nedenle radyoaktif katı atıklar radyoaktivite durumlarına göre paslanmaz çelikle kaplı tanklarda veya beton kaplarda depo edilmekte ve genellikle jeolojik yapıların altına, tuz yataklarına ve çok derin bölgelerde deniz ve okyanusa gömülmek suretiyle nihai uzaklaştırma sağlanmaktadır). 4. Bütün enerji santralleri arazi kullanımı üzerinde etki yapmaktadır. Özellikle flora-fauna hayatı doğrudan etkilenmektedir. Özellikle santrallerin enerji nakli faaliyeti arazi kullanımının olumsuz etkilenmesine neden olmaktadır. Sonuç olarak bütün tesisler farklı yönleriyle çevre üzerinde olumsuz etkiler yapmaktadır. Ancak insanların hayatlarını devam ettirebilmeleri ve gelişebilmeleri için bu tesislere ihtiyaç vardır. Bu nedenle çözüm, bütün tesislerin ileri teknolojiler kullanarak çevreyi olumsuz yönde minimum seviyede etkileyecek ve ekolojik dengeyi bozmayacak önlemlerin alınmasıyla kurulmasıdır. KAYNAKLAR 1. ÇED ve Planlama Genel Müdürlüğü Çevre Envanteri Dairesi Başkanlığı, Çevreyi Öncelikle Etkileyen Bazı Sanayiler ve Temel Sektör Faaliyetleri, Ankara, 1996. 2. Nuhoğlu, Y., Muğla Kemerköy Santralinin Oluşturacağı Çevre Kirliliğinin Ormanlar Üzerindeki Etkileri (Doktora Tezi)", İ.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü. İstanbul, 1993. 3. Ünlü, A. ve Ünlü, E. Nükleer Enerji ve Çevre, Çevre ve İnsan, Sayı 37, 20-23, 1997. 4. Ünlü, A. ve Ünlü, E. Nükleer Enerji ve Çevre, Çevre ve İnsan, Sayı 38, 52-55, 1998a. 5. Ünlü, A. ve Ünlü, E. Nükleer Enerji ve Çevre, Çevre ve İnsan, Sayı 39, 38^tl. 1998b. 6. Ertürk, F., Çevre Kaynaklarının Planlanması Ders Notlan, YTÜ, İstanbul, 1997. 14 Ocak-Şubat-Mart 2000, Sayı: 34