ĐKTĐSADĐ KALKINMA VAKFI E Bülteni



Benzer belgeler
AVRUPA BİRLİĞİ GELİŞİMİ, KURUMLARI ve İŞLEYİŞİ

HAZİRAN AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER. AB Liderleri Jean-Claude Juncker in AB Komisyonu Başkanı Olması İçin Uzlaştı

AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4.

Bu nedenle çevre ve kalkınma konuları birlikte, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde ele alınmalıdır.

Pazar AVRUPA TİCARİ ARAÇ SEKTÖR ANALİZİ. 21 Mayıs 2018

OCAK AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AB Konsey Başkanı nın Daveti Üzerine Brüksel e Gitti

KASIM AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER. Türkiye nin AB ye üyelik müzakereleri çerçevesinde 22 Nolu fasıl müzakereye açıldı.

Pazar AVRUPA TİCARİ ARAÇ SEKTÖR ANALİZİ. 27 Şubat 2018

Pazar AVRUPA TOPLAM OTOMOTİV SEKTÖR ANALİZİ. Ekim 2018

AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4.

Pazar AVRUPA TİCARİ ARAÇ SEKTÖR ANALİZİ. 14 Temmuz 2017

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 EKİM AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği. Hazırgiyim ve Konfeksiyon Ar-Ge Şubesi.

MECLİS TOPLANTISI. Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı

AVRUPA TİCARİ ARAÇ SEKTÖR ANALİZİ

MAYIS AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER. Avrupa Parlamentosu Seçimleri nde Aşırı Sağın Yükselişi

TEMMUZ 2018 TAŞIMACILIK İSTATİSTİKLERİ DEĞERLENDİRME RAPORU

AVRUPA TİCARİ ARAÇ SEKTÖR ANALİZİ

Berkalp Kaya KASIM 2018 TAŞIMACILIK İSTATİSTİKLERİ DEĞERLENDİRME RAPORU

2012 Nisan ayında işsizlik oranı kuvvetli bir düşüş ile 2012 Mart ayına göre 0,9 puan azalarak % 9 seviyesinde

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu)

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010

İKV DEĞERLENDİRME NOTU

GÜMÜŞHANE TİCARET VE SANAYİ ODASI

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

AVRUPA TİCARİ ARAÇ SEKTÖR ANALİZİ

Türkiye de Sivil Toplumu Geliştirme ve Sivil Toplum-Kamu Sektörü Diyaloğunu Güçlendirme Projesi

Ekonomi Bülteni. 15 Haziran 2015, Sayı: 15. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

ŞUBAT AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Macaristan a Resmi Bir Ziyaret Gerçekleştirdi

AVRUPA TİCARİ ARAÇ SEKTÖR ANALİZİ

İKV DEĞERLENDİRME NOTU

HABER BÜLTENİ Sayı 35

Yrd. Doç. Dr. Münevver Cebeci Marmara Üniversitesi, Avrupa Birliği Enstitüsü

TÜRKİYE PLASTİK SEKTÖRÜ 2014 YILI 4 AYLIK DEĞERLENDİRMESİ ve 2014 BEKLENTİLERİ. Barbaros Demirci PLASFED - Genel Sekreter

1.- GÜMRÜK BİRLİĞİ: 1968 (Ticari engellerin kaldırılması + OGT) 2.- AET den AB ye GEÇİŞ :1992 (Kişilerin + Sermayenin + Hizmetlerin Serbest Dolaşımı.

HABER BÜLTENİ Sayı 28

KONYA İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN, FİYAT BEKLENTİSİ DÜŞTÜ

HABER BÜLTENİ xx Sayı 45

Avrupa Birliği ve Türkiye Yerel Yönetimler Analizi

20 Kasım Açıklanan nihai bütçe taslağında, Yunanistan ın bütçe açığını, 2010 yılında GSYH nin yüzde 8,7 si oranına indirmeyi hedeflediği açıklandı.

AVRUPA TİCARİ ARAÇ SEKTÖR ANALİZİ. 22 Aralık 2015

MAYIS 2018 TAŞIMACILIK İSTATİSTİKLERİ DEĞERLENDİRME RAPORU

Ekonomik ve Sosyal Komite - Avrupa Komisyonu Genişleme Genel Müdürlüğü AB Politikaları AB Konseyi AB Bakanlar Kurulu Schengen Alanı

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ

AVRUPA BİRLİĞİ BÜLTENİ AB SERVİSİ SAYI:15 NİSAN 2004/2

HABER BÜLTENİ xx Sayı 33

Avrupa Ve Türkiye Araç Pazarı Değerlendirmesi (2013/2014 Şubat)

HABER BÜLTENİ xx Sayı 34

HABER BÜLTENİ Sayı 38

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ

EKONOMİK GELİŞMELER Ağustos 2012

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI

Cumhuriyet Halk Partisi

HABER BÜLTENİ xx Sayı 40

EKONOMİK GELİŞMELER Mart 2012

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 TEMMUZ AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği Hazırgiyim ve Konfeksiyon Ar-Ge Şubesi.

Araştırma Notu 12/126

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

EKONOMİK GELİŞMELER Aralık 2012

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2016 EYLÜL AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği Hazırgiyim ve Konfeksiyon Ar-Ge Şubesi

EKONOMİK GELİŞMELER Kasım 2012

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 KASIM AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği. Hazırgiyim ve Konfeksiyon Ar-Ge Şubesi.

EKİM 2018 TAŞIMACILIK İSTATİSTİKLERİ DEĞERLENDİRME RAPORU

TÜ ROFED TÜRİ ZM BÜ LTENİ

SEKTÖREL GELİŞMELER İÇİNDEKİLER Otomotiv. Beyaz Eşya. İnşaat. Turizm. Enerji. Diğer Göstergeler. Sektörel Gelişmeler /Ağustos

EYLÜL 2018 TAŞIMACILIK İSTATİSTİKLERİ DEĞERLENDİRME RAPORU

EKONOMİK GELİŞMELER Haziran 2012

HABER BÜLTENİ Sayı 22

AB, 2030 İKLİM VE ENERJİ PAKETİ ÜZERİNDE ANLAŞMAYA VARDI

EKONOMİK GELİŞMELER Şubat 2012

AVRUPA BİRLİĞİ TARİHÇESİ

BETON SANTRALİ SEKTÖRÜ NOTU

Ekonomik Ticari Gelişmeler

HABER BÜLTENİ xx Sayı 26 KONYA İNŞAAT SEKTÖRÜ GÜVEN ENDEKSİ BİR ÖNCEKİ AYA GÖRE YÜKSELDİ

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 NİSAN AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği Hazırgiyim ve Konfeksiyon Şubesi

EKONOMİK GELİŞMELER Aralık

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 ŞUBAT AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU

11 Eylül: AET Bakanlar Konseyi, Ankara ve Atina nın Ortaklık başvurularını kabul etti.

EKONOMİK GELİŞMELER Temmuz 2013

HABER BÜLTENİ xx Sayı 14

Avrupa Ve Türkiye Araç Pazarı Değerlendirmesi (2011/2012 Ekim)

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi

SERAMİK SEKTÖRÜ NOTU

HABER BÜLTENİ xx Sayı 47

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı

EKONOMİK GELİŞMELER Kasım 2013

Araştırma Notu 15/179

Günlük Bülten 10 Nisan 2012

AB DE BU HAFTA EKİM 2017

HABER BÜLTENİ Sayı 50

Yeni yıla yüzde 13 seviyesinde başlayan işsizlik. Borsa İstanbul da işlem gören 10

HABER BÜLTENİ Sayı 9

NİSAN 2018 TAŞIMACILIK İSTATİSTİKLERİ DEĞERLENDİRME RAPORU

HABER BÜLTENİ xx Sayı 11

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2016 MAYIS AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği Hazırgiyim ve Konfeksiyon Ar-Ge Şubesi

İKV DEĞERLENDİRME NOTU

EKONOMİK GELİŞMELER Ağustos 2013

HABER BÜLTENİ Sayı 51

Transkript:

ĐKTĐSADĐ KALKINMA VAKFI E Bülteni 1 7 Şubat 2012 İKV DEN HAFTAYA BAKIŞ... 3 AB DE MALİ ANLAŞMAYA İLİŞKİN TARTIŞMALAR SÜRÜYOR... 4 YUNANİSTAN A İKİNCİ KURTARMA PAKETİ SAĞLANMASI VE BORCUNUN YENİDEN YAPILANDIRLMASINA İLİŞKİN GÖRÜŞMELER SÜRÜYOR... 5 SURİYE İLE İLGİLİ KARAR TASARISI NIN BM GÜVENLİK KONSEYİ NDE RUSYA VE ÇİN TARAFINDAN VETO EDİLMESİ TEPKİYE NEDEN OLDU... 6 AB BAKANI VE BAŞMÜZAKERECİ EGEMEN BAĞIŞ BRÜKSEL DE... 7 ALMANYA ŞANSÖLYESİ ANGELA MERKEL ÇİN E RESMİ BİR ZİYARET GERÇEKLEŞTİRDİ... 8 AVRUPA BİRLİĞİ, ADALET BAKANLIĞI NIN HAZIRLADIĞI ÜÇÜNCÜ YARGI PAKETİ Nİ MEMNUNİYETLE KARŞILADI... 9 YUNANİSTAN TÜRKİYE SINIRINA TEL ÖRGÜ İNŞAATINI BAŞLATTI: AB MALİ DESTEK TALEBİNİ REDDETTİ... 10 DANİMARKA NIN EN BÜYÜK BANKASI OLAN DANSKE BANK ROJ TV NİN HESAPLARINI DONDURDU... 10 AVRUPA DIŞ İLİŞKİLER KONSEYİ NİN 2012 AVRUPA DIŞ POLİTİKASI KARNESİ YAYIMLANDI: 2011 TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER BAKIMINDAN KAYBEDİLMİŞ BİR YIL... 11 SAULİ NİİNİSTÖ FİNLANDİYA NIN YENİ CUMHURBAŞKANI SEÇİLDİ... 12 AVRUPA KOMİSYONU ALMAN VE NEW YORK TÜREV BORSALARININ BİRLEŞMESİNE İZİN VERMEDİ... 13 AVRUPA KOMİSYONU SAMSUNG A KARŞI REKABET SORUŞTURMASI BAŞLATTI... 13 OETTİNGER AB ELEKTRİK ŞEBEKESİNİN TÜRKİYE VE GÜRCİSTAN A GENİŞLETİLMESİ GEREKTİĞİNİ AÇIKLADI... 14

2011 YILI DIŞ TİCARET AÇIĞI 106 MİLYAR DOLAR OLARAK KAYDEDİLDİ... 14 DÜNYA BANKASI NDAN TÜRKİYE YE HEM ÖVGÜ HEM DE UYARI GELDİ... 15 AVRUPA KOMİSYONU TİCARETE İLİŞKİN YENİ BİR TEBLİĞ SUNDU... 17 AB DE YENİ ÇALIŞMAYA BAŞLAYANLARIN SAYISI ARTIŞ GÖSTERDİ... 17 ARALIK 2011 AB-27 VE AVRO ALANI İŞSİZLİK ORANLARI AÇIKLANDI... 18 ERASMUS DEĞİŞİM PROGRAMI NIN 25 İNCİ YILI KUTLANDI... 19 RUSYA SCHMALLENBERG VİRÜSÜ NEDENİYLE BAZI AB ÜLKELERİNDEN HAYVAN İTHALATINI GEÇİCİ OLARAK DURDURDU... 19 AVRUPA DA 55 HAVALİMANI KARBON EMİSYONLARINI AZALTMAYI AMAÇLAYAN PROGRAMA KATILDI... 20 AVRUPA KOMİSYONU, SUDAKİ KİMYASAL ATIKLARIN İZLENDİĞİ LİSTEYİ GÜNCELLEDİ... 21 2

İKV DEN HAFTAYA BAKIŞ olduğuna dikkat çekti. Avrupa Birliği (AB) genelinde hafta boyunca 30 Ocak taki Gayriresmi Liderler Zirvesi nde alınan kararlar ile ilgili tartışmalar devam etti. Avrupa Parlamentosu ndaki siyasi partiler, Zirve nin istihdam yaratılması ve büyümenin hızlandırılması konularından ziyade, mali anlaşmaya odaklanmasını eleştirdiler. Konuya ilişkin açıklamada bulunan BusinessEurope Genel Direktörü Philippe de Buck ise, altın kural ın zaten mevcut olduğunu, ancak uygulanmasının önemli AB üyesi ülkelerden Yunanistan da, Atina nın 130 Milyar Avro luk ikinci kurtarma paketine erişimini sağlayacak olan borçların yeniden yapılandırılmasına ilişkin görüşmeler devam etti. Almanya Şansölyesi Angela Merkel 1-2 Şubat tarihlerinde Çin i ziyaret etti. Merkel in Çin ziyaretinin gündemini Pekin in Avrupa Kurtarma Fonu na sağlayacağı katkının artırılması ve İran ın nükleer programı oluşturdu. Çin Başbakanı Wen Jiabao, Pekin in Uluslararası Para Fonu nda (IMF) daha güçlü bir sese sahip olması karşılığında Avrupa Kurtarma Fonu na katkısını artırabileceğinin sinyalini verdi. Suriye de Esat rejimi tarafından sivillere uygulanan şiddet artarken, Arap Ligi nin girişimiyle hazırlanan ve AB ile Türkiye nin de desteklediği karar taslağının 4 Şubat 2012 de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi nde (BMGK) Rusya ve Çin tarafından veto edilmesi, uluslararası toplum tarafından tepkiyle karşılandı. BMGK çerçevesinde bir karar çıkmaması, Suriye de Esat rejiminin uyguladığı şiddete karşı Libya da Kaddafi rejimine karşı olduğu gibi bir temas grubu oluşturulması olasılığını da beraberinde getirdi. Bu kararla, BMGK nin İkinci Dünya Savaşı sonrasında önde gelen 5 devlete veto hakkı tanıyan ve BMGK yi paralize eden yapısını reforme etme konusundaki tartışmalar da yeniden başladı. Türkiye-AB ilişkilerinde ise haftanın gündemini Adalet Bakanlığı nın hazırladığı 3 üncü Yargı Paketi oluşturdu. Sözkonusu yargı paketi, Avrupa Komisyonu tarafından doğru yönde atılan olumlu bir adım olarak nitelendirilirken, Türk Ceza Kanunu, Terörle Mücadele Kanunu ve Ceza Mahkemeleri Usul Kanunu nda bulunan terör ve terör örgütü üyeliği suçlarının tanımının ele alınması gerektiği bildirildi. Avrupa nın önde gelen düşünce kuruluşlarından Avrupa Dış İlişkiler Konseyi (ECFR), 2011 yılında AB nin ve AB ye üye ülkelerin dış politika konularındaki performanslarını değerlendiren Avrupa Dış Politika Karnesi 2012 adlı Raporu nu yayımladı. Türkiye ile ikili ilişkiler ve Kıbrıs sorunu ekseninde Türkiye-AB ilişkileri AB nin en zayıf olduğu alanların başında geldi. Son günlerin diğer önemli bir gelişmesi ise AB Bakanımız Sayın Egemen Bağış hakkında İsviçre de başlatılan soruşturma oldu. Soruşturmanın sebebi Bağış ın Dünya Ekonomik Forumu toplantıları için bulunduğu İsviçre nin Zürih kentinde 1915 3

olayları soykırım değildir yönündeki açıklaması hakkında suç duyurusunda bulunulmasıydı. Soruşturmanın İsviçre Ceza Kanunu nun 261 inci Maddesi ne muhalefetten açıldığı belirtildi. Tarihin ülkeleri ve halkları yargılamak ve ifade özgürlüğünü kısıtlamak yönünde siyasete alet edilmemesi dileğimizle, tüm okuyucularımıza iyi bir hafta diliyoruz. AB DE MALİ ANLAŞMAYA İLİŞKİN TARTIŞMALAR SÜRÜYOR Avrupa Parlamentosu (AP) üyeleri 1-2 Şubat 2012 de Brüksel de gerçekleşen Genel Kurul toplantısında 30 Ocak taki Gayriresmi Liderler Zirvesi nde AB de büyümenin hızlandırılması için sunulan önlemleri tartıştılar. AP üyeleri, Zirve nin büyümeyi hızlandırma ve istihdam yaratmadan ziyade, bütçe disiplinini artırmak için hükümetlerarası bir bütçe paktı konusunda uzlaşmaya varılması üzerine odaklanmasını eleştirdiler. AP nin en büyük siyasi fraksiyonu olan Hıristiyan Demokratlar Grubu (Avrupa Halk Partisi-EPP) Başkanı Fransız Joseph Daul, büyümeye ilişkin zirve kararlarının kayda değer olmadığını belirtti ve büyümenin, İç Pazar tamamlanarak, Avrupa ekonomisinin daha rekabetçi hale getirilmesiyle sağlanabileceğinin altını çizdi. Daul, bütçe paktının ise, bir an önce üye devletler tarafından onaylanarak, üye ülkelerin iç hukukuna aktarılmasını umut ettiklerini belirtti. Sosyalist Grup (S&D) Başkanı Avusturyalı Hannes Swoboda ise, mali işlemler vergisiyle (FTT) elde edilecek nakdin reel ekonomiye kazandırılması gerektiğine dikkat çekti. Swoboda ayrıca, bütçe paktının AB Antlaşmaları çerçevesinde tartışılmamasının yanlış bir yaklaşım olduğunu belirterek, bunun AB yi AB-27 ve AB-25 olarak ikiye böldüğünü vurguladı. Swoboda ayrıca, İsveç gibi bazı ülkelerin Büyüme ve İstihdam Girişimi ni imzalamama yönünde karar kullanabilmesini de kabul edilemez olarak nitelendirdi. Liberal Grup Başkanı ve Belçika Eski Başkanı Guy Verhofstadt ise, Avrupa nın eyleme en fazla ihtiyaç duyduğu zamanda, boş sözler ve iyi niyetle biten bir Zirve daha ifadesini kullandı. Verhofstadt, büyümenin artırılması için üç önlem önerdi: AB patent anlaşmasının sonuçlandırılması, büyük altyapı projelerini fonlamaya yönelik proje tahvilleri nin oluşturulması, AB yapısal fonlarına ilişkin kuralların değiştirilmesi. Avrupa İşverenler Federasyonu, BusinessEurope Genel Direktörü Philippe de Buck da, 30 Ocak ta yapılan AB Gayriresmi Liderler Zirvesi nde alınan kararların, gençlere istihdam yaratan somut eylemlere dönüştürülmesi ve işletmelerin geleceğini tehlikeye atmaması gerektiğini belirtti. Liderler Zirvesinde alınan kararlar doğrultusunda Bütçe Paktı yla getirilen altın kural ın bir sorun teşkil etmeyeceğini söyleyen De Buck, aslında bu kuralların zaten mevcut olduğunu ve kuraldan ziyade bunun uygulanmasının önemli olduğunu, Yunanistan ve İtalya gibi aşırı bütçe açıkları olan ülkelerde bunun zaman alacağını belirtti. 4

Diğer yandan, mali anlaşmanın üye ülkeler tarafından kabul edilmesi aşamasında İrlanda, anlaşmayı referanduma sunmasının gündeme gelebileceğini açıkladı. İrlanda Başbakanı Enda Kenny mali anlaşmanın ülkelerinde referandumu gerektirip gerektirmeyeceğini değerlendireceklerini söyledi. İrlanda Başbakan Yardımcısı Eamon Gilmore da anlaşmanın referanduma götürülmesi konusunun anlaşma hükümlerinin İrlanda anayasası ile uyuşup uyuşmamasına bağlı olduğunu belirtti. Bir kamuoyu araştırmasına göre, İrlandalı seçmenlerin üçte ikisi pakta ilişkin bir referandum yapılmasını istiyor. Söz konusu kamuoyu yoklamasına göre, referandum yapılması halinde oylamaya katılanların yüzde 40 ı anlaşma lehine oy kullanırken, yüzde 36 sının aleyhte oy kullanacağı ve yüzde 24 ünün de çekimser kalacağı tahmin ediliyor. İrlanda daki muhtemel reform tartışmaları diğer üye ülkeler tarafından yakından takip ediliyor. Zira, geçmişte AB Anayasası ve Lizbon Antlaşması nın kabulüne ilişkin yapılan referandumlarda ülkede ret oyu çıkmış ve ikinci oylamada antlaşma kabul edilmişti. YUNANİSTAN A İKİNCİ KURTARMA PAKETİ SAĞLANMASI VE BORCUNUN YENİDEN YAPILANDIRLMASINA İLİŞKİN GÖRÜŞMELER SÜRÜYOR 30 Ocak 2012 tarihinde düzenlenen AB Konseyi toplantısından sonra liderlerin yaptıkları açıklamalar doğrultusunda Yunanistan ın borçlarının kısmi olarak yeniden yapılandırılmasına ilişkin umut ışığı doğdu. Bu konuda bir anlaşmaya varılması Yunanistan ın ikinci kurtarma paketinin 130 Milyar Avro luk kamu finansmanıyla desteklenmesinin yolunu açmış olacak. Avrupa Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy, Yunanistan ın yeni programının hafta sonuna kadar netleşmesini umut ettiklerini bundan sonra da özel sektörün Şubat ortasında borç tahvillerine yatırım yapabileceklerini belirtti. 30 Ocak ta yapılan zirvede, Almanya ve Yunanistan arasında geçen tartışmalarda Almanya, Yunanistan ın bütçe ve makroekonomik taahhütlerine uyup uymadığının AB tarafından sıkı bir şekilde takip edilmesini ve yönlendirilmesini isterken, Yunanistan vesayet altına girme olarak tanımladığı bu öneriye karşı çıkmıştı. Diğer yandan, Yunanistan ın kurtarma planlarına ülkenin özel sektörünün desteğinin de dahil edilmesi fikri birkaç aydır gündemde bulunuyor. Yunanistan ın borcunun Yunan tahvillerinin gönüllü değiş tokuşu ile GSYİH nın yüzde 160 ından 2020 ye kadar yüzde 120 sine indirilmesi amaçlanıyor. 30 Ocak ta alınan Konsey kararları doğrultusunda Yunan özel sektör yatırımcılarının Avrupa Finansal İstikrar Fonu nun da desteğiyle kısa ve orta vadeli tahvillerin 30 yıl vadeli tahvillerle değiştirilmesi planlanıyor. Bu değişim esnasında borç veren yatırımcıların, saç tıraşı tabir edilen, tahvillerin yüzde 50 sinin borcunun silinmesini kabul etmeleri gerekiyor. Avro Grubu (Eurogroup) yeni tahvillerin faiz oranlarının yüzde 4 ün altında ve 2020 ye kadar da yüzde 3,5 in altında olmasını istiyor. Avrupa Komisyonu, IMF ve Avrupa Merkez Bankası ndan oluşan üçlü (troyka), Yunanistan Hükümeti yle, mali 5

yardım karşılığında Yunanistan ın uygulayacağı yapısal önlemler konusunda Atina da görüşmelerde bulunuyor. Yapısal önlemlerin başında özel sektördeki maaşlarda reform, Yunan ekonomisinin kronik problemlerinden biri olan işgücü piyasası mevzuatı ve ödeme anlaşmalarında reform geliyor. SURİYE İLE İLGİLİ KARAR TASARISI NIN BM GÜVENLİK KONSEYİ NDE RUSYA VE ÇİN TARAFINDAN VETO EDİLMESİ TEPKİYE NEDEN OLDU Arap Ligi nin girişimiyle hazırlanan Suriye de Esat rejiminin 11 aydır sivil halka uyguladığı şiddeti ve insan hakları ihlallerini kınayan ve bunların derhal sona ermesi çağrısında bulunan, Türkiye ve AB nin de desteklediği karar tasarısı, 4 Şubat 2012 tarihinde Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi nde yapılan oylamada Rusya ve Çin tarafından veto edildi. Bu gibi önemli konulardaki kararların BMGK de kabul edilmesi için 15 üyeden 9 unun olumlu görüşü ve BMGK nin 5 daimi üyesi olan ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa tarafından oybirliğiyle kabul edilmesi şartı bulunuyor. 3 Şubat 2012 de Humus ta 260 kişinin Esat rejimi tarafından katledilmesi istihbaratının ardından gelen karar tasarısının Rusya ve Çin tarafından veto edilmesi haberi tepkiye yol açtı. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Soğuk Savaş mantığının BMGK deki bu oylamada tekrar ortaya çıktığını belirterek, Rusya ve Çin in gerçeklere göre hareket etmediklerini dile getirdi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da, Türkiye nin Suriye ile ilgili uluslararası bir girişim başlatacağını açıkladı. Konu ile ilgili açıklamada bulunan AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton, Rusya ve Çin in vetosu nedeniyle, BMGK nin Arap Ligi nin Suriye de kapsayıcı ve şiddetten arındırılmış bir ortamda gerçekleşecek siyasi süreci destekleyemeyecek olmasından duyduğu derin üzüntüyü dile getirdi. ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, ABD nin Esat rejiminin savaş makinesi ni durdurmak için diğer ülkelerle işbirliği içerisinde Esat rejimine uygulanan ulusal ve bölgesel yaptırımları artıracağını belirtti. Fransa Dışişleri Bakanı Alain Juppé, ise Moskova ve Pekin in Suriye halkı ve uluslararası toplum karşısında tarihi bir sorumluluk taşıyacaklarını belirtti. Juppé, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy nin BM çerçevesinde bir ilerleme kaydedilemeyeceğinin anlaşılması üzerine Suriye de durumun kabul edilemez olduğunu düşünen diğer ülkelerle birlikte Suriye nin Dostları Grubu kurulmasını önerdiğini bildirdi. Juppé, gruba dâhil olmak isteyen ülkelerle birlikte Esat rejimi üzerindeki baskıyı artırarak, uygulanan yaptırımları ağırlaştıracaklarını, Suriye de muhalefetin yapılandırılmasına katkıda bulunacaklarını ve uluslararası baskıyı artırarak Suriye nin izolasyonunu artıracaklarını belirtti. Hatırlanacağı gibi, Fransa Libya için de bir temas grubu oluşturulmasını desteklemişti. 6

İngiltere Dışişleri Bakanı William Hague ise, Rusya ve Çin in Ekim 2011 de Suriye ile ilgili karar tasarısını veto ettiklerinden bu yana 2000 kişinin daha hayatını yitirdiğini anımsatarak, Rusya ve Çin in BMGK nin harekete geçmesine izin vermesi için daha kaç kişinin ölmesi gerekiyor? şeklinde konuştu. Hague ayrıca, Suriye nin Dostları şeklinde bir temas grubu oluşturulması halinde, Türkiye nin de bu gruba aktif katılımın önemine dikkat çekti. Arap Ligi tarafından hazırlanan ve Batı ülkelerince desteklenen karar taslağı Fas tarafından ilk kez 27 Ocak 2012 tarihinde BMGK üyelerine sunulmuştu. Moskova, sunulan karar tasarısını açıkça askeri müdahale olasılığını ortadan kaldırmadığı sürece kabul etmeyeceğini bildirmişti. Bunun üzerine, metinde değişiklik yapılmış olmasına rağmen, karar tasarısı Rusya ve Çin tarafından veto edildi. Moskova, karar taslağının taraflı olduğunu belirterek, bu metni onaylamanın sivil savaşta taraf tutmak anlamına geleceğini iddia etmişti. Rusya nın BM Nezdindeki Büyükelçisi Vitaliy Çurkin, tasarının arkasında olan Batılı devletlerin Suriye deki krizin başlamasından itibaren siyasi bir çözüm olasılığını zayıflatarak, rejim değişikliğini desteklediklerini iddia etti. Rusya nın Suriye nin başlıca silah tedarikçisi olduğu ve Suriye de bir deniz üssü bulunduğu biliniyor. AB BAKANI VE BAŞMÜZAKERECİ EGEMEN BAĞIŞ BRÜKSEL DE Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış Brüksel e yaptığı ziyarette AB yetkilileri ile görüştü. Bağış, Avrupa Parlamentosu Sosyal Demokrat Grup Başkanı Hannes Swoboda, Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Ria Oomen-Ruijten, Avrupa Parlamentosu Dış İlişkiler Komitesi üyeleri, Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz, Genişleme ve Komşuluk Politikasından Sorumlu Avrupa Komisyonu Üyesi Štefan Füle, Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı ve Rekabetten Sorumlu Üyesi Joaquín Almunia ve Türk medya kuruluşlarının Brüksel temsilcileri ile temaslarda bulundu. Bakan Bağış, 7 Şubat 2012 tarihinde, Avrupa Komisyonu nun Genişleme ve Komşuluk Politikasından Sorumlu Üyesi Štefan Füle ile bir araya geldi. Görüşme sonrasında Avrupa Komisyonu tarafından aşağıda yer alan basın açıklaması yayımlandı: Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış ile Genişleme ve Komşuluk Politikasından Sorumlu Avrupa Komisyonu Üyesi Sayın Štefan Füle arasında bugün Brüksel de gerçekleştirilen görüşmenin ana konusunu, Türkiye-AB ilişkilerindeki pozitif gündem oluşturmuştur. Sayın Füle, pozitif gündemin Türkiye nin katılım müzakerelerinin yerini almayacağını, tam tersine bu süreci tamamlayıcı nitelikte olduğunu hatırlatmış ve pozitif gündemin oluşturulmasında iyi bir ilerleme kaydedildiğini belirtmiştir. Sayın Füle ayrıca şunları ifade etmiştir: 2012 yılında vize, hareketlilik ve göç, ticaret ve gümrük birliği, Türkiye nin AB standartlarına ve uygulamalarına uyumu gibi konularda somut sonuçlar elde edebilmek için ortak bir çalışma yürütmeye odaklanmış durumdayız. Füle, 7

ayrıca, Türkiye deki siyasi reformların önemli bir parçası olarak görülen yargı alanında son dönemde açıklanan reform paketinin memnuniyetle karşılandığını belirtmiş ve özellikle adil yargılanma hakkı ile ifade özgürlüğünü olumsuz yönde etkileyen ve uzun tutukluluk sürelerine neden olan köklü problemlerin çözülmesi başta olmak üzere, Türkiye de daha fazla reforma ihtiyaç bulunduğunun altını çizmiştir. Bakan Bağış ve Komisyon Üyesi Füle, ayrıca, 9 Şubat Perşembe günü İstanbul da Komisyon un Enerjiden Sorumlu Üyesi Oettinger ve Enerji Bakanı Yıldız ile enerji sektöründe yoğunlaştırılmış işbirliği konusunda yapacakları ortak toplantı ile ilgili olarak kısa bir değerlendirmede bulunmuşlardır. ALMANYA ŞANSÖLYESİ ANGELA MERKEL ÇİN E RESMİ BİR ZİYARET GERÇEKLEŞTİRDİ Almanya Şansölyesi olduğu 2005 yılından bu yana, Çin e beşinci resmi ziyaretini gerçekleştiren Angela Merkel in Çin Başbakanı Wen Jiabao ile görüştüğü iki ana gündem maddesi İran ın nükleer teknoloji geliştirme faaliyetleri ve Avrupa daki borç krizi oldu. Wen Jiabao ile yaptığı görüşmede Çin yönetiminden İran üzerinde etkisini kullanmasını isteyen Almanya Şansölyesi, Pekin in İran ı tartışmalı nükleer programı konusunda şeffaf ve diyaloğa açık olmaya yönlendirebileceğini kaydetti. İran'ın nükleer silahlara sahip olmasını engelleme konusunda uluslararası toplumun net mesajlar vermesi gerektiğini vurgulayan Merkel, BM Güvenlik Konseyi'nde yeni bir İran karar tasarısı için de Çin yönetiminin desteğini istedi. Avrupa nın yaşadığı mali sıkıntılara da değinen Merkel, "Avrupa'da bir Avro krizi değil borçlanma krizi olduğunu" belirterek her AB üyesi ülkenin bu krizden dersler çıkarması gerektiğini vurguladı. Aşırı borçlanmanın birçok ülkenin yaşadığı bir problem olduğunu ifade eden Almanya Şansölyesi, G-20 üyesi ülkeler olarak Avrupa'daki borçlanma krizinden dolayı yakınmaktan çok icraat gerektiğini ve bu konuda Çin'e de büyük bir görev düştüğünü de sözlerine ekledi. Gerçekleştirdikleri ikili görüşmeden sonra Şansölye Merkel ile ortak bir basın toplantısı düzenleyen Çin Başbakanı Wen Jiabao ise, Avrupa'nın Avro ya istikrar kazandırma çabalarını desteklediğini, ülkesinin Avrupa Finansal İstikrar Fonu na (EFSF) ve Avrupa İstikrar Mekanizması na (ESM) nasıl katılabileceğini araştırdığını söyledi. Avro Alanı ndaki borç krizinin ivedilikle çözülmesi gerektiğini vurgulayan Çin Başbakanı, Avrupa'nın borç krizinin üstesinden gelebilmesi için EFSF ve ESM aracılığıyla desteğini artırma yolları aradıklarını vurguladı. Bu fonlara daha fazla katkı yapabileceklerini ifade eden Wen, ekonomik büyüme ve finansal sistemin istikrarının 8

sürdürülmesinin yalnızca Avrupa'nın geleceğini değil, aynı zamanda Çin'i de etkileyeceğini sözlerine ekledi. BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyesi olan ve veto hakkına sahip olan Çin, ekonomik ilişkileriyle de İran üzerinde büyük etkiye sahip. İhracat gelirlerinin yüzde 80'ini petrol satışından elde eden İran'ın en büyük müşterisi olan Çin, İran ın bir yılda ürettiği petrolün yaklaşık yüzde 22'sinin de alıcısı konumunda. Çin yönetimi İran nükleer krizinin diyalog ve diplomatik müzakereler yoluyla çözülmesini isterken, yaptırımlar ve ambargonun çözüm olmayacağını savunuyor. Çin ve Almanya arasındaki ekonomik ilişkiler, söz konusu iki ülkenin dünyanın en büyük ihracatçısı olması açısından da önem taşıyor. 2009 yılında dünyanın en büyük ihracatçısı ünvanını Almanya'nın elinden alan Çin, 2010 yılında yaklaşık 1,5 Trilyon Dolar lık ihracat gerçekleştirirken, aynı yıl Almanya'nın ihracatı ise yaklaşık 1,3 Trilyon Dolar olmuştu. Almanya ile Çin arasındaki ticaret ise, 2011 yılında yüzde 18,9'luk rekor düzeyde bir artışla 169 Milyar Avro seviyesine ulaşmıştı. AVRUPA BİRLİĞİ, ADALET BAKANLIĞI NIN HAZIRLADIĞI ÜÇÜNCÜ YARGI PAKETİ Nİ MEMNUNİYETLE KARŞILADI Avrupa Komisyonu, Türk Hükümeti nin yargı sürecinin hızlandırılması ve demokratik standartların yükseltilmesi için attığı adımları olumlu bularak, Adalet Bakanlığı nın hazırladığı Üçüncü Yargı Paketi nin doğru yönde atılmış bir adım olduğunu ve Avrupa Birliği tarafından takdirle karşılandığını belirtti. Avrupa Komisyonu'nun Genişlemeden ve Komşuluk Politikasından Sorumlu Üyesi Štefan Füle'nin Basın Sözcüsü Peter Stano, soruşturması süren yayınların yasaklanmasının engellenmesi ve sanıkların tutuklanma şartlarının netleştirilmesi çabalarını memnuniyetle karşıladığını belirtti. Söz konusu yargı paketinin ifade özgürlüğü ve adil yargılanma sorunlarını çözmek için bir fırsat olarak görülmesi gerektiğine işaret eden Stano, en önemli sorunun Türk Ceza Kanunu (TCK), Terörle Mücadele Kanunu (TMK) ve Ceza Mahkemeleri Usul Kanunu nda (CMUK) bulunan terör ve terör örgütü tanımları olduğunu vurguladı. Stano, düşüncelerin özgürce ifade edilmesi ile şiddete çağrı arasında net bir ayrım yapılabilmesi için TCK, TMK ve CMUK'taki terör ve terör örgütü üyeliği suçlarının tanımında değişiklik yapılması gerektiğini de sözlerine ekledi. Adalet Bakanlığı nın son çalışmasını takdir etmelerine rağmen Türkiye nin yargı konusunda daha fazla değişime ihtiyacı olduğunu belirten Peter Stano, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının tümüyle uygulanması ve Türkiye'nin gelecekteki mahkûmiyetleri engellemesi için daha kapsamlı bir yargı reformuna ihtiyacı olduğuna işaret etti. 9

YUNANİSTAN TÜRKİYE SINIRINA TEL ÖRGÜ İNŞAATINI BAŞLATTI: AB MALİ DESTEK TALEBİNİ REDDETTİ Yunanistan, 6 Şubat 2012 tarihinde yasadışı göçmenlerin ülkeye girişini engellemek amacıyla Türkiye sınırına tel örgü inşaatını başlattı. Yunanistan Vatandaşı Koruma Bakanı Christos Papoutsis bu metal çitin yasadışı göçü önlemekte pratik ve sembolik önemi olduğunu belirtti ve bu amaç doğrultusunda Türkiye ile işbirliği yapıldığını ekledi. 7 Şubat tarihinde ise Avrupa Komisyonu Yunanistan ın Yunanistan- Türkiye sınırına toplam 5,5 Milyon Avro ya mal olması beklenen, metal bir çit yapılması projesi için fon talebini reddetti. Avrupa Komisyonu nun Adalet ve İçişlerinden Sorumlu Üyesi Cecilia Malmström ün sözcüsü, Komisyon üyesinin metal çit yapımı gibi önlemlerin kısa vadeli olduğunu ve bu tür önlemlerin yasadışı göç ile mücadelede etkili olmayacağını ifade ettiğini bildirdi. Sözcü, Malmström ün, Yunanistan ın sınır yönetiminde orta ve uzun vadeli reformları uygulamaya koyması ve insan hakları ve uluslararası korunmaya haiz kişilerin geri çevrilmemesi kurallarına saygı göstermesi gerektiğini vurguladığını aktardı. 2012 yılında Yunanistan, göçmen ve mülteci akınına karşı AB kaynaklarından 90 Milyon Avro alacak. DANİMARKA NIN EN BÜYÜK BANKASI OLAN DANSKE BANK ROJ TV NİN HESAPLARINI DONDURDU Danimarka nın en büyük bankası olan Danske Bank Kopenhag Şehir Mahkemesi tarafından PKK'nın kontrolünde olduğu ve terör örgütü tarafından finanse edildiğine karar verilen Roj TV nin hesaplarını dondurduğunu açıkladı. Bilindiği üzere 2011 yılı Ağustos ayında başlayan ve 10 Ocak 2012 tarihinde sonuçlanan davada Kopenhag Şehir Mahkemesi, Roj TV'nin PKK kontrolünde olduğuna hüküm vermişti. Mahkeme, yetkisi olmadığı gerekçesiyle, Roj TV'nin yayın lisansını iptal etmezken, karardan sonra harekete geçen Danimarka Radyo Televizyon Kurulu Roj TV hakkında soruşturma açmıştı. Mahkeme kararı üzerine harekete geçen Fransız uydu ve haberleşme şirketi Eutelsat ise, Danimarka makamlarının soruşturmasının sonuçlanmasını beklemeksizin Roj TV nin Eutelsat a ait Eurobird uydusu üzerinden gerçekleşen yayınlarını durdurmuştu. Eutelsat şirketi, yaptığı yazılı açıklamada gelecekte teröre destek verme suçlamasına maruz kalmamak için Roj TV nin kendilerine ait olan bir uydu kanalından yayın yapmasını durdurduklarını belirtmişti. 10

Danske Bank tarafından Roj TV'ye gönderilen resmi tebligatta da Eutelsat ın açıklamasına paralel ifadeler kullanılarak bankanın itibarını korumak ve gelecekte teröre destek suçlaması ile karşı karşıya kalmamak için Roj TV nin tüm hesaplarının durdurulduğu belirtildi. Kararla birlikte Roj TV nin, hesaplarından hiçbir şekilde para çekme, yatırma ve başka hesaplara transfer işlemi yapamayacağı bildirildi. Danimarka yasalarına göre, herhangi bir Danimarka bankası tarafından hesapları dondurulan bir şirket, söz konusu hesapları yasal yollardan tekrar kullanıma açmadan, diğer Danimarka bankalarında da hesap açamıyor. Bu nedenle, Danske Bank ın Roj TV nin hesaplarını dondurması Roj TV nin başka bir Danimarka bankası nezdinde banka hesabı açmasının önünde de yasal bir engel teşkil ediyor. AVRUPA DIŞ İLİŞKİLER KONSEYİ NİN 2012 AVRUPA DIŞ POLİTİKASI KARNESİ YAYIMLANDI: 2011 TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER BAKIMINDAN KAYBEDİLMİŞ BİR YIL Avrupa nın önde gelen düşünce kuruluşlarından Avrupa Dış İlişkiler Konseyi (European Council on Foreign Relations- ECFR) Avrupa Birliği nin ve 27 AB ülkesinin 2011 yılında 6 ana başlık altında toplanmış toplam 80 dış politika konusundaki performansını değerlendiren Avrupa Dış Politika Karnesi 2012 adlı bir rapor yayımladı. Rapora göre, Avro Alanı nda yaşanan kriz AB nin yumuşak gücü nde büyük bir kayba yol açmakla kalmayıp, Avrupa nın Arap Baharı na ilişkin etkin bir politika izlemesini de engelledi. Almanya nın dış politikada giderek artan rolünün vurgulandığı raporda, önceden sıklıkla Fransa ve İngiltere ile ortak bir yaklaşım izleyen Almanya nın, giderek ulusal çıkarlarını daha fazla gözeten iddialı bir dış politika izlediğine değinildi. Farklı dış politika konularında, farklı ülkelerin daha aktif politikalar izlediği de raporun tespitleri arasında yer aldı. Bu yıl ikincisi yayımlanan raporda, farklı dış politika konularında AB nin performansının değerlendirilmesinde ise, AB ülkelerinin tek bir sesle konuşabilmeleri, politikalarını gerekli kaynaklarla destekleyebilmeleri ve hedefledikleri sonuca ulaşabilmeleri kıstas kabul ediliyor. 2011 yılının Türkiye-AB ilişkileri açısından kaybedilmiş bir yıl olduğu tespitinin yapıldığı raporda, AB- Türkiye ilişkileri dört alt başlıkta inceleniyor: Türkiye-AB ikili ilişkileri Karnede, Türkiye-AB ikili ilişkileri 20 üzerinden 5 ile (D+) AB nin en zayıf olduğu alanlardan birini oluşturuyor. Raporda, AB üyesi ülkelerin halen Türkiye nin Birliğe üye olup olmaması konusunda bir görüş birliğine varamadıklarına, bunun AB nin Türkiye üzerindeki etkisinin giderek zayıflamasına yol açtığına ve bu sebeple 2011 yılında ilişkilerde kayda değer bir ilerleme kaydedilemediğine yer veriliyor. 11

2011 yılında AB Konseyi Dönem Başkanlığı nı yürüten Macaristan ve Polonya nın genişleme yanlısı tutumuna rağmen müzakerelerde yeni bir başlık açılmadığı ve blokaj altında olmayan son üç başlığın (Sosyal Politika, Rekabet ve Kamu Alımları) açılması için hazırlıkların tamamlanmamış olduğu belirtiliyor. Ankara ve Brüksel arasında Schengen vizesinin kaldırılması talebiyle yaşanan gerginlik de ilişkilerde olumsuz bir gelişme olarak nitelendiriliyor. Rapora göre, Türkiye-AB ilişkileri GKRY nin Doğu Akdeniz de sondaj çalışmaları yapması üzerine kötüleşti ve Eylül 2011 de Türkiye AB yi, GKRY nin AB Dönem Başkanlığını devralacağı Temmuz-Aralık 2012 döneminde AB ile ilişkilerini dondurmakla uyardı. Fransa ile ilişkiler de, Fransa Devlet Başkanı Sarkozy nin Ermeni iddialarına ilişkin girişimleri ve Fransa Ulusal Meclisi nin Aralık 2011 de Ermeni iddialarının reddini suç sayan yasa teklifini kabul etmesi üzerine dibe vurdu. Türkiye de hukukun üstünlüğü, demokrasi ve insan haklarının desteklenmesi Raporda, AB üyesi ülkelerin, insan hakları ve azınlık haklarının garanti altına alındığı, hukukun üstünlüğünün geçerli olduğu daha demokratik bir Türkiye yi desteklemelerine karşın, katılım müzakerelerinde bir ilerleme kaydedilememesinin AB nin Türkiye nin iç politika gündemindeki etkisini yitirmesine neden olduğu belirtiliyor. Buna kanıt olarak da, 2011 Genel Seçimleri öncesi, AB nin, seçim kampanyalarına konu edilmemesi gösteriliyor. Avro Alanı ndaki krize karşın, Türkiye nin gösterdiği etkileyici ekonomik büyümenin de AB nin etkisini zayıflattığı belirtiliyor. AB nin bu konu başlığındaki notu 20 üzerinden 7 ile C-. Kıbrıs Sorunu ekseninde Türkiye-AB ilişkileri alt başlığında ise AB nin Kıbrıs sorununun çözümünü desteklediği ancak, taraflar üzerinde bir etkisi kalmadığı ve gelişmelere sadece seyirci kaldığı belirtiliyor. Bu alanda, AB nin performansı 20 üzerinden 5 puan ile D+ ya layık görülmüş. Bölgesel Konularda Türkiye-AB işbirliği alt başlığında, Arap Baharı nın Türkiye-AB dış politika koordinasyonunu acil kılmasına ve Fransa, Almanya, İngiltere gibi üye ülkelerin Ortadoğu da Türkiye-AB işbirliğini desteklemesine rağmen, GKRY ve Yunanistan ın buna karşı çıktığı belirtiliyor. Bu alanda AB nin notu 20 üzerinden 9 ile C+. Raporun İngilizce tam metnine aşağıdaki internet adresinden ulaşılabilir: http://www.ecfr.eu/page/-/ecfr_scorecard_2012_web.pdf SAULİ NİİNİSTÖ FİNLANDİYA NIN YENİ CUMHURBAŞKANI SEÇİLDİ Ulusal Koalisyon Partisi nden AB yanlısı tutumuyla dikkat çeken Maliye Eski Bakanı Sauli Niinistö, Finlandiya da 5 Şubat 2012 tarihinde yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda oyların yüzde 63 ünü alarak Finlandiya nın yeni Cumhurbaşkanı seçildi. Niinistö nün en yakın rakibi Yeşiller Partisi nden Çevre Eski Bakanı Pekka Haavisto ise oyların yüzde 30 unu aldı. 12

Hatırlanacağı gibi, Finlandiya da Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turu 22 Ocak 2012 tarihinde yapılmış, ancak yeterli çoğunluğa ulaşılamaması sebebiyle, oyların yüzde 37 sini alan Niinistö ile oyların yüzde 19 unu alan Haavisto seçimin ikinci turuna kalmışlardı. Niinistö nün Cumhurbaşkanlığı görevini, 1 Mart 2012 tarihinde görev süresi dolan Tarja Kaarina Halonen den resmen devralması bekleniyor. Bilindiği üzere, Finlandiya nın ilk kadın Cumhurbaşkanı olan Halonen, 2000 ve 2012 yılları arasında iki dönem boyunca Cumhurbaşkanlığı yaptı. AVRUPA KOMİSYONU ALMAN VE NEW YORK TÜREV BORSALARININ BİRLEŞMESİNE İZİN VERMEDİ Avrupa Komisyonu 1 Şubat 2012 tarihinde, Alman Deutsche Börse ve NYSE Euronext borsalarının birleşmesine, uluslararası alanda ticareti yapılan Avrupa finansal türevleri piyasasında tekel benzeri bir yapı oluşturacağı gerekçesiyle izin vermedi. Söz konusu şirketlerin birleşmeyle birlikte bazı varlıklarını üçüncü kişilere satmaları ve bazı yeni sözleşme kategorilerinin kendi takas odalarına giriş yapmalarına olanak sağlamaları yönündeki teklifleri de Komisyon un rekabetin bozulacağına dair kaygılarını gidermeye yetmedi. Deutsche Börse tarafından işletilen Eurex ile New York Borsası nın işlettiği Liffe Avrupa bazlı finansal türev değişimi yapan dünyanın en büyük iki şirketi olup, doğrudan rakip konumunda bulunuyorlar. Komisyon a göre, bu iki şirketin birleşmesi Avrupa finansal türevleri pazarındaki ticaretin ve takasının yüzde 90 ından fazlasının tek elde toplanmasına neden olacaktı. AVRUPA KOMİSYONU SAMSUNG A KARŞI REKABET SORUŞTURMASI BAŞLATTI Avrupa Komisyonu 31 Ocak 2012 tarihinde, Güney Kore nin Samsung Electronics şirketinin Avrupa Telekomünikasyon Standartları Enstitüsü ne (ETSI) daha önce verdiği taahhüde aykırı olarak Avrupa mobil cihazlar pazarındaki rekabeti bozacak şekilde standart temel patent haklarını kötüye kullanıp kullanmadığını değerlendirmek üzere bu şirkete karşı bir rekabet soruşturması başlattı. 13

Samsung daha önce, Avrupa mobil telefon standartlarını uygulayabilmesi için temel nitelikte olan patent haklarını ihlal ettikleri gerekçesiyle rakip mobil cihaz üreticilerine karşı birçok üye ülke mahkemesinde davalar açmıştı. Komisyon dan yapılan açıklamada, açılan bu soruşturmada Samsung un 1998 yılında ETSI ye gayri kabili rücu olarak verdiği Avrupa mobil telefon standartlarına ilişkin sahip olduğu standart temel patentlerinin, adil, makul ve ayrımcılık gözetmeyen şartlarda lisansını vereceğine dair taahhüdüne aykırı davranıp davranmadığının inceleneceği ifade ediliyor. Ayrıca bu soruşturmanın açılmasının Samsung ile Apple arasında patent haklarına ilişkin olarak süren mücadelenin yeni bir aşaması olduğu da belirtiliyor. Samsung daha önce açtığı davalarda kendisine ait patentli 3G teknolojilerini Apple ın ipod ve ipad de kullandığı gerekçesiyle bu ürünlerin Avrupa da yasaklanmasına çalışıyordu. OETTİNGER AB ELEKTRİK ŞEBEKESİNİN TÜRKİYE VE GÜRCİSTAN A GENİŞLETİLMESİ GEREKTİĞİNİ AÇIKLADI Avrupa Komisyonu nun Enerjiden Sorumlu Üyesi Günther Oettinger Davos Ekonomik Forumu nda bir araya geldiği Gürcistan Başbakanı Nika Gilauri ile görüşmesinde AB elektrik şebekesinin Gürcistan ve Türkiye ye genişletilmesi gerektiğini belirtti. Oettinger 27 Ocak 2012 tarihinde Gürcistan televizyonuna verdiği röportajda Gürcistan, Türkiye ve Bulgaristan ın elektrik şebekesiyle birbirine bağlanmasının herkes için avantajlı olacağını belirtti. Bilindiği üzere, Gürcistan ile Türkiye arasında hâlihazırda 400 Kilowatt lık bir elektrik iletim hattı inşa ediliyor. 2011 YILI DIŞ TİCARET AÇIĞI 106 MİLYAR DOLAR OLARAK KAYDEDİLDİ Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı nca hazırlanan geçici dış ticaret verilerine göre Aralık 2011 de 8,1 Milyar Dolar olan dış ticaret açığı, Ocak- Aralık 2011 döneminde toplam 105 Milyar 879 Milyon Dolar ı buldu. Böylece 2011 toplam dış açık artışı yüzde 47,7 olarak kaydedildi. 300 000 000 Yıllara Göre Dış Ticaret Açığı, 2000-2011 Değer: bin Dolar 250000000 200000000 150000000 100000000 50000000 0 2000 2001 2002 2003 2004 2005 2006 2007 2008 2009 2010 Yıllar İhracat 14

Dış ticaret açığındaki rekor büyümenin altında Türkiye nin ithalatının ihracatından daha hızlı büyümesi yer alıyor. TÜİK verilerine göre 2010 da 113 Milyar 883 Milyon Dolar olan ihracat 2011 de 134 Milyar 954 Milyon Dolar olarak gerçekleşti ki, bu yüzde 18,5 lik bir artışa denk geliyor. Buna karşılık, 2011 yılında ithalattaki artış yüzde 29,8 i buldu. Bu da ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 61,4 ten yüzde 56 ya gerilediğine işaret ediyor. Verilere göre, 2011 yılının son ayında ithalat az da olsa hız kesti. 2011 Aralık ayında 2010 yılının aynı ayına göre ihracat yüzde 5,6 artarak 12 Milyar 484 Milyon Dolar a çıkarken, ithalat sadece yüzde 0,2 artarak 20 Milyar 590 Milyon Dolar oldu. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise, 2011 Aralık ayında bir önceki aya göre ihracat yüzde 1,4 artarken, ithalat yüzde 5,5 azaldı. 2011 yılında Türkiye nin en önemli ihracat ortağı yine Almanya olurken, Irak yüzde 37,8 ile en fazla ihracat artışı görülen ülke oldu. 2010 Aralık ayında yüzde 45,2 olan Avrupa Birliği'nin (AB) ihracattaki payı, 2011 Aralık ayında yüzde 41,7'ye geriledi. AB'ye yapılan ihracat, 2010 yılının aynı ayına göre yüzde 2,5 azalarak 5 Milyar 209 Milyon Dolar olarak gerçekleşti. Türkiye nin ihracatında önemli yer tutan ülkeler ve ihracattaki payları şöyle oldu: Ülke Bazında 2011 İthalat Verileri ABD; 4,6 Rusya; 6 BAE; 3,7 İran; 3,6 İspanya; 3,9 Fransa; 6,8 İtalya; 7,8 Almanya; 13,9 İngiltere; 8,2 Irak; 8,3 Değer: Milyar Dolar 2011 de ithal edilen kalemlerin başında yüzde 71,9 ile hammadde geldi. Hammadde ithalatı bir önceki yıla göre 31,7 artışla 173,1 Milyar Dolar ı buldu. Sermaye malları da toplam ithalatın 15,5'ini, tüketim malları ise yüzde 12,3'ünü oluşturdu. 2011 de Türkiye ye en çok ithalat yapan ülke 23,9 Milyar Dolar la Rusya oldu. Türkiye nin 2011 de gerçekleştirdiği 240,8 Milyar Dolar lık ithalatın 23,9 Milyar Dolar lık bölümü Rusya dan geldi. Dış ticaret açığındaki artış, eleştirileri de beraberinde getirdi. Konuyla ilgili görüş bildiren Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kocaeli Milletvekili Hurşit Güneş, Dış ticaret açığında ve ithalatta Cumhuriyet tarihi rekoru kırıldı. Sorunların başında enerji bağımlılığı gelmektedir. Bu malum. Bu iktidar döneminde de enerjide dışa bağımlılığı ne yazık ki azalmak bir yana artmıştır dedi. DÜNYA BANKASI NDAN TÜRKİYE YE HEM ÖVGÜ HEM DE UYARI GELDİ Dünya Bankası Avrupa ve Orta Asya Başekonomisti İndermit Gill ve Türkiye Direktörü Martin Raiser ''Büyümenin Altın Kuralı: Avrupa Ekonomik Modeli'ne Görkeminin Yeniden Kazandırılması'' başlıklı raporun sunumunun ardından, davetlilerin sorularını cevapladı. 15

Avrupa ekonomilerinin son dönemdeki seyrini değerlendiren rapor, Avrupa ekonomik modelinin güçlü yanlarının ticaret ve finans olduğunu ancak girişimcilik ve inovasyon açısından Avrupa nın geride kalmaya başladığını öne sürüyor. Yine de Avrupa ekonomilerinin dünyanın en açık ekonomileri olduğunu vurgulayan Gill, 2008 2009 krizi öncesi yaklaşık 15 Trilyon Dolar olan uluslararası ticaret hacminin yaklaşık yarısının Avrupa ya ait olduğunu belirtti. Dünya Bankası Baş Ekonomisti Gill, Türkiye ekonomisinin son dönemde istikrarlı bir büyüme ortaya koyduğunun altını çizdi. Türkiye nin son 10 yıldaki Avrupa ile entegrasyonunun zengin ekonomik potansiyelini ortaya çıkardığını iddia eden Gill, Türkiye nin AB ile olan ticaretinin son dönemde yavaşlamış olmasına rağmen Türkiye nin dünyanın geri kalanına olan ihracatının arttığına dikkat çekti. Dünya Bankası nın raporu Avrupa ülkeleri için en sorunlu alanlar olan kamu maliyesi ve sosyal güvenlik reform alanlarında Türkiye nin performansını olumlu yönde değerlendiriyor. Türkiye nin kamu borcunu düşürmeye yönelik politikası da Güneydoğu Avrupa ülkeleri için örnek gösteriliyor. Dünya Bankası nın raporu, Türkiye ekonomisiyle ilgili olumlu değerlendirmelerin yanı sıra Türkiye yi bekleyen olası sorunlara da dikkat çekiyor ki bunların başında da artan cari açık var. Dünya Bankası Türkiye Direktörü Martin Raiser raporun tanıtımının ardından yaptığı değerlendirmelerde, cari açığın artan tüketimden kaynaklandığını vurgulayarak sürdürülebilir ekonomik büyüme için tasarrufun önemine dikkat çekti. Türkiye de hâlihazırda tasarruf miktarının çok düşük olduğunu vurgulayan Raiser, Kaynak: http://www.hazine.org.tr/ekonomi/cariacik.php Esasında cari açık, temelde düşük tasarruf miktarından kaynaklanıyor, yüksek yatırım miktarından değil. Bu açıdan bakıldığında Türkiye nin değerlendirmeye alması gereken bir konu uyarısında bulundu. Başekonomist Gill de Dünya Bankası nın yakın bir gelecekte Türkiye de son 10 yılda tasarrufların neden düştüğüne dair yeni bir rapor açıklayacağını ve bu çalışmanın özellikle de yatırımla tasarruflar arasındaki bağlantıyı kuracağını duyurdu. Yurtdışından gelen para yurt içindeki tasarrufun yerini almaya başlamışsa, bu sizin başınızı derde sokabilir uyarısında bulunan Gill Ama yurtdışından gelen para tasarrufun yerine geçmeyip yatırıma dönüşüyorsa, büyümenin yolunu açacaktır, endişelenmeye gerek yoktur diye konuştu. 16

AVRUPA KOMİSYONU TİCARETE İLİŞKİN YENİ BİR TEBLİĞ SUNDU Avrupa Komisyonu, 26 Ocak 2012 tarihinde, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerle ticaret ve işbirliğini geliştirmeyi ve bu ülkelerdeki yoksullukla daha etkin mücadele etmeyi amaçlayan bir tebliğ sundu. Avrupa Birliği nin öngördüğü yeni strateji çerçevesinde, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin ticareti bir kalkınma aracı olarak benimsemelerini sağlayarak, ülkelerin ticari kapasitelerinin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Avrupa Komisyonu nun Ticaretten Sorumlu Üyesi Karel De Gucht, Çin, Hindistan ve Brezilya gibi gelişmekte olan piyasalarda ticaret aracılığıyla kalkınmanın mümkün olduğunun gözlemlendiğini vurguladı. Karel de Gucht, söz konusu gözlemler doğrultusunda, Avrupa Komisyonu nun az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin AB pazarına erişimini kolaylaştırmayı hedeflediğini de sözlerine ekledi. Avrupa Komisyonu nun, Avrupa Birliği ile gelişmekte olan ülkeler arasındaki ticareti ve ticaretin bu ülkelerin kalkınmasındaki etkinliğinin artırılmasına yönelik öngördüğü önlemler şu şekilde sıralandı: - Avrupa Birliği tercihli ticaret sisteminin, az gelişmiş ülkeleri daha çok dikkate alacak şekilde yeniden düzenlenmesi; - Gelişmekte olan ülkeler ile yapılacak Serbest Ticaret Anlaşmaları nda müzakere sürecinin hızlandırılması; - Afrika ülkeleri ile yürütülen Avrupa Ortaklık Anlaşma müzakerelerinin en kısa zamanda sonuçlandırılması; - Doğrudan yabancı yatırımların desteklenmesi için Avrupa Birliği nin mevcut ekonomik araçlarının daha etkin kullanımı; - Serbest Ticaret Anlaşmaları nın hükümlerine AB hibeleri, kredileri ve risk sermayesi ile ilgili yasal düzenlemelerin eklenmesi; - Gelişmekte olan ülkelerin ihracatçılarının (özellikle KOBİ lerin), AB pazarına erişiminin kolaylaştırılması; - Gelişmekte olan ülkelerin iş sağlığı, güvenliği ve çevre gibi alanlarda uluslararası standartlarını oluşturmaları için destek verilmesi; - Doğal afetlerin ekonomi üzerindeki etkilerinin azaltılması için ticari önlemlerin alınması. AB DE YENİ ÇALIŞMAYA BAŞLAYANLARIN SAYISI ARTIŞ GÖSTERDİ Avrupa Komisyonu tarafından 30 Ocak 2012 tarihinde yayımlanan, AB çapında istihdam piyasasının genel durumuna ilişkin güncel verileri içeren European Vacancy Monitor başlıklı rapora göre, AB çapında iş bulma oranı geçen seneye 17

kıyasla artış gösterdi. En yüksek artış Almanya da yaşanırken, en yüksek iş bulma oranı özel sektörde, en düşük oran ise alınan tedbirler nedeniyle kamu sektöründe (özellikle eğitim, sağlık ve sosyal hizmetler alanlarında) yaşandı. Kültürel alanda yapılan harcamalardaki kesintiler nedeniyle, kültürel hizmetler sektöründe yüzde 32 lik bir düşüş gerçekleşti. Rapora göre, 2010 yılında iş bulanların yüzde 48 i (yaklaşık 20 Milyon kişi) 18-29 yaşları arasında. Bu oran her ne kadar yüksek bir oran olarak görülse de, bu kişilerin geçici pozisyonlarda çalıştığı, yarı-zamanlı iş imkânlarından yararlandığı veya düşük maaşlı işlere kabul edildikleri ifade ediliyor. AB ülkeleri arasında büyük farklılıkların gözlendiği istihdam piyasasında en büyük artış ise, son yılda yüzde 57 lik büyüme ile Almanya ya ait. Almanya yı yüzde 42 lik büyüme ile Litvanya, yüzde 36 lık büyüme ile Malta ve yüzde 33 lük büyüme ile Romanya izliyor. İş bulma oranlarında en fazla düşüşün yaşandığı ülkeler ise sırasıyla; Yunanistan, Polonya ve Hollanda (eksi yüzde 22 lik düşüş). ARALIK 2011 AB-27 VE AVRO ALANI İŞSİZLİK ORANLARI AÇIKLANDI Avro Alanı Aralık 2011 işsizlik oranının, Kasım 2011 ile aynı oranda, yani yüzde 10,4 olduğu açıklandı. AB resmi istatistik kurumu Eurostat tarafından açıklanan verilere göre, Aralık 2010 da yüzde 10 olan Avro Alanı işsizlik oranı, bir yılda 0,4 puan artış gösterdi. AB-27 de bu oran ise yüzde 9,9 (geçen yıl aynı dönemde bu oran yüzde 9,5 idi). Kasım 2011 ile karşılaştırıldığında, Avro Alanı nda işsiz sayısı 20.000 kişi artarken, AB-27 de 24.000 kişi arttı. Geçen yıl ile karşılaştırıldığında ise (Aralık 2010), Avro Alanı na 751.000, AB-27 ye ise 923.000 işsiz katıldı. İşsizlik AB üye ülkeleri arasında büyük farklılıklar gösterirken, işsizliğin en az arttığı ülkeler sırasıyla (Kasım 2011-Aralık 2011 döneminde): Avusturya (yüzde 4,1), Hollanda (yüzde 4,9) ve Lüksemburg (yüzde 5,2). İşsizliğin en fazla artış gösterdiği ülkeler ise, İspanya (yüzde 22,9), Yunanistan (yüzde 19,2) ve Litvanya (yüzde 15,3) oldu. Aralık 2010 ile karşılaştırıldığında ise işsizlik en çok Letonya da (yüzde 18,2 den, yüzde 14,8 e) ve Litvanya da (yüzde 18,3 den, yüzde 15,3 e) düştü. Yine bir yıllık döneme bakıldığında, işsizlik en fazla Yunanistan (yüzde 13,9 dan, yüzde 19,2 ye), GKRY (yüzde 6,1 den, yüzde 9,3 e) ve İspanya da (yüzde 20,4 den, yüzde 22,9 a) arttı. AB çapında işsizliğin demografik açılımına bakıldığında ise, Aralık 2011 itibariyle 25 yaş altı işsiz sayısı, AB-27 de yaklaşık 5,5 Milyon, Avro Alanı nda ise yaklaşık 3,3 Milyon kişi olarak tespit edildi. Aralık 2010 verileri ile karşılaştırıldığında, AB- 27 de genç işsizliği 241.000, Avro Alanı nda ise 113.000 kişi artmış durumda. Genç işsizliğinin en az görüldüğü üye ülkeler sırasıyla Almanya (yüzde 7,8), Avusturya (yüzde 8,2) ve Hollanda (yüzde 8,6) olurken, genç işsizliğinin en fazla görüldüğü ülkeler İspanya (yüzde 48,7), Yunanistan (yüzde 47,2) ve Slovakya (yüzde 35,6). 18

ERASMUS DEĞİŞİM PROGRAMI NIN 25 İNCİ YILI KUTLANDI 1987 yılından itibaren faaliyette olan öğrenci değişim programı Erasmus, 30 Ocak 2012 tarihinde 25 inci yılını doldurdu. 1987 yılından beri, neredeyse 3 Milyon öğrencinin yurtdışında okumasına veya kısa dönem çalışmasına olanak sağlayan programdan 2011-20122012 döneminde 250 bin den fazla öğrenci yararlanacak. Erasmus: 25 yıldır hayatları değiştirmek, ufukları genişletmek sloganıyla düzenlenen 25 inci yıl kutlamalarında konuşma yapan Avrupa Komisyonu nun Eğitim ve Kültürden Sorumlu Üyesi Androulla Vassiliou, Erasmus un AB nin en büyük başarı hikâyelerinden biri olduğunu belirtti. 2007-20132013 dönemi için Erasmus a 3 Milyar Avro civarında bütçe ayrılmış bulunuyor. Öğrenciler tarafından en çok tercih edilen ülkeler İspanya, Fransa, İngiltere, Almanya ve İtalya. En fazla öğrenci gönderen ülkeler ise, İspanya, Fransa, Almanya, İtalya ve Polonya. 1987 yılında 3.244 öğrencinin nin 11 katılımcı ülkedeki eğitim programlarına katılması için başlatılan Erasmus Programı, halihazırda 27 AB üyesi ülke ile Türkiye, Hırvatistan, İzlanda, Lihtenştayn, Norveç ve İsviçre de dahil olmak üzere 33 ülkeyi kapsıyor. 25 yıllık tarihi boyunca, program gerek katılan kişi sayısı ve profili, gerek sunulan faaliyetlerin kalitesi ve çeşitliliği yönünden zenginleşti. Öğretmenler ve üniversitelerdeki öğretim görevlileri de yurtdışında eğitimlere katılma veya eğitim verme olanağından yararlanabiliyor. Türkiye nin de 1 Nisan 2004 itibarıyla dahil olduğu Erasmus Programı ndan bugüne kadar pek çok öğrenci ve öğretim üyesi yararlandı. 2009-20102010 döneminde, Türkiye den 8.758 öğrenci Avrupa ülkelerine eğitim görmek için giderken, 742 öğrenci Avrupa ülkelerinde kısa dönemli stajlara katıldı. Erasmus kapsamında öğretim görevlileri için Avrupa da düzenlenen eğitimlere imlere Türkiye den 2009-10 döneminde 504 kişi katılırken, 1.236 öğretim görevlisi ise Avrupa da eğitim verdi. Aynı dönemde Avrupa daki yoğunlaştırılmış programlara Türkiye den 491 öğrenci ve 144 öğretim üyesi katıldı. Erasmus kapsamında, Avrupa daki yoğunlaştırılmış dil kurslarında ise 2009-10 döneminde Türkiye den 330 katılımcı eğitim gördü. RUSYA SCHMALLENBERG VİRÜSÜ NEDENİYLE BAZI AB ÜLKELERİNDEN HAYVAN İTHALATINI GEÇİCİ OLARAK DURDURDU Rusya Tarım Ürünleri Denetleme Kurumu (Rosselhoznadzor) Avrupa nın çeşitli bölgelerinde keşfedilen Schmallenberg virüsü nedeniyle Almanya, Hollanda Belçika ve Fransa dan hayvan, hayvan ürünleri ve genetik malzeme alımına 1 Şubat 2012 itibarıyla geçici 19

kısıtlamalar getirdiğini açıkladı. İlk kez Kasım 2011 de Almanya nın Schmallenberg kasabasında rastlanan virüs; inek, koyun ve keçilerde ateş ve ishale neden oluyor. Hayvandan hayvana yayılmadığı düşünülen virüs, dişi koyun, keçi ve ineklerde plasenta aracılığıyla taşınarak yeni doğan hayvanlarda genetik deformasyonlara neden oluyor. Virüsün insanlarda ölü ya da kusurlu doğumlara yol açtığı iddia edilse de, bu yönde kesin bir delil söz konusu değil. Schmallenberg virüsünün önümüzdeki aylarda daha geniş bir alanda etkili olacağını hesaplayan Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA), Avrupa hükümetlerini ve Avrupa Komisyonu nu olası senaryolar hakkında bilgilendirmek üzere çalışmalarına devam ediyor. Şu anda Schmallenberg virüsünün insan sağlığına herhangi bir etkisi olduğuna dair veri bulunmadığını bildiren Avrupa Komisyonu nun Sağlık ve Tüketici Politikasından Sorumlu Üyesi John Dalli nin Basın Sözcüsü Frederic Vincent, Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol merkezinin de ilk değerlendirmelerin ardından Schmallenberg virüsünün insan sağlığı açısından bir risk teşkil etmediğini belirlediğini belirtti. Rusya Uluslararası Haber Ajansı ndan (RİA) verilen bilgiye göre, Rusya Tarım Ürünleri Denetleme Kurumu, AB yetkilileriyle yapılan görüşmelerin ardından alınan önlemlerin yeterli olmadığı görüşüne vararak; hâlihazırda Almanya, Hollanda ve Belçika ya uygulanan koyun ve keçi ithalatı sınırlamasına ek olarak, sığır eti ve genetik malzeme alımına da 1 Şubat 2012 den itibaren tedbir getirileceğini duyurdu. Fransa da, söz konusu ithalat tedbirleri kapsamına alındı. Rusya nın açıklamasının ardından virüsün bir tehlike yaratmadığını tekrar vurgulayan Avrupa Komisyonu, Rusya nın ithalatı sınırlama kararını eleştirdi. AVRUPA DA 55 HAVALİMANI KARBON EMİSYONLARINI AZALTMAYI AMAÇLAYAN PROGRAMA KATILDI Avrupa Uluslararası Havalimanları Konseyi (ACI), 31 Ocak 2012 de Avrupa hava trafiğinin yüzde 52 sinin gerçekleştiği 55 Avrupa havalimanının karbon emisyonlarını azaltmayı amaçlayan Havalimanı Karbon Akreditasyon Programı na katıldığını duyurdu. Programa katılan havalimanları, kullandıkları araçların elektrikle çalışan veya hibrit araçlarla değiştirilmesi, havalimanında kullanılan elektriği üretmek üzere güneş panelleri kurulması, uçakların taksi konumunda daha düşük yakıt harcamasını öngören teknikler uygulanması gibi önlemler alacaklar. 2009 yılından itibaren faaliyette olan Havalimanı Karbon Akreditasyon Programı yla programa katılan tüm havalimanlarında karbon emisyonlarının azaltılarak, bunların emisyon bakımından nötr hale getirilmesi hedefliyor. 20