HAVA GİRİŞLERİNİ KULLANIRKEN İDEAL STATİK BASINÇ NE OLMALIDIR? Soğuk havalarda kümes havalandırması konusunda, üreticiler arasında en sık konuşulanlardan biri de İdeal statik basınç nedir? sorusudur. Bu önemli sorunun kısa cevabı 12 ile 30 Pascal arasında olmalıdır. Bu geniş statik basınç aralığında, her koşulda en az yakıt tüketimiyle uygun çevre koşulları üretecek, bütün kümeslerde kullanılabilecek, tek bir doğru statik basınç değeri yoktur. İdeal statik basınç değeri, hava girişlerinin tasarımına ve yerleşimine, giriş deliğinin boyutuna, iç ve dış sıcaklık farkına, kümes genişliğine ve birkaç şey daha dahil olmak üzere çeşitli faktörlere bağlıdır. Hava girişlerini kullanan bir kümeste statik basınç, temelde hava girişlerindeki hava hızının dolaylı bir ölçüsüdür. Kümesin içi ile dışı arasındaki basınç farkı arttıkça içeriye daha hızlı hava girecektir. Aynı şekilde tersini düşünürsek, küçük basınç farkında ise hava hızı çok düşük olacaktır. Örneğin; 25 Pascal statik basınçta hava, hava girişlerinden kümese 6 m/sn lik bir hızda girecektir. Statik basıncı 5 Pascal azaltmak, kabaca 1 m/sn hava hızını düşürür. Şekil 1: Statik Basınç ve Hava Girişlerindeki Hava Hızı
Bu nedenle, kümese girmesi gereken soğuk havayı nispeten yüksek bir hızda içeri almamız ve girdiğinde nereye yönleneceğini kontrol etmemiz gerekir. Dışarıdaki soğuk hava, kümes içindeki sıcak havadan önemli ölçüde daha ağırdır (yoğun) ve bunun bir sonucu olarak kümesin içine girince hızla zemine doğru düşme eğilimindedir. Eğer hava girişlerinde yeterince iyi düzeyde hız elde edilirse, tavana doğru toplanma eğilimindeki sıcak havaya doğru yönlendirilebilir. Şekil 2: Soğuk havalarda en ideal hava akış modeli
Şekil 3 : Soğuk ve nemli havanın çatı boyunca ısıtılması ve kurutulması Soğuk havalarda hedefimiz, hava girişlerinden giren havanın tavan boyunca kümes merkezine doğru yönlendirilmesi ve sonra yavaşça aşağıya doğru inmesi olmalıdır (Şekil 2 ). Bizler tavuklar ve ısıtma sistemi tarafından sağlanan tavandaki sıcak hava ile, soğuk havanın tavan boyunca ısıtılmasını ve kurutulmasını maksimize etmek isteriz ( Şekil 3 ). Buna ek olarak, hava hızı bir hava dolaşımı modeli oluşturmak için yardımcı olur. Girişlerden giren soğuk hava tavanda ısıtılıp kurutulduktan sonra, altlığa doğru hareketlenip nihayetinde yan duvarlara doğru giderken altlıktaki nemi de dışarı çeker. Uygun bir hava dolaşım modeli elde etmek için gerekli olan hava hızı, kümes içindeki ve dışındaki sıcaklık farkına bir ölçüde bağlıdır. Genel olarak, sıcaklık farkı arttıkça hava yoğunluğu farkı artar, bunun sonucunda hava girişlerinden giren soğuk havanın tavan boyunca hareketini sağlamak için hava hızını artırmak gerekir. Yani, sadece 10 C derecelik bir sıcaklık farkı oluştuğunda (ör; iç 16 C, dış 26 C ), sadece 4 m/sn hava hızı ve tavan boyunca 6 metrelik bir hareket yeterli ısınma ve kurumayı sağlayabilirken; sıcaklık farkı 30 C dereceye çıktığında (ör; iç 32 C, dış 2 C ), aynı etkiyi sağlamak için 7 m/sn lik bir hava hızı gereklidir. Ayrıca soğuk giren havanın zemine ulaşmasından önce tavan boyunca hareketini mümkün olduğunca uzatmak bu nedenle önemlidir. Ayrıca statik basıncın, uygun bir hava girişi dolaşım modeli oluşturulmasını belirleyen tek faktör olmadığına dikkat etmek önemlidir. Gelen havanın yönü eşit derecede önemlidir. İdeal olarak soğuk hava, hava girişlerinden girişiyle beraber tavana paralel olarak hareketini maksimize edecek şekilde yönlendirilmelidir ( Şekil 4 ). Problem, çok sayıda hava girişleri az miktar açıldığında, hava yönü tavana paralel değil, yan duvara paralel olacaktır. Sonuç olarak, giren havanın tavana doğru yönlendirilebilmesi için 90 derecelik bir sapma sağlanmalıdır. 90 derecelik dönüş sırasında tavan boyunca hareket edecek havanın ivmesi bir miktar düşecektir ( Şekil 5 ).
Şekil 4 : Kümese giren havanın, tavana paralel taşınması Şekil 5 : Kümese giren havanın, yan duvara paralel taşınması Çok sayıdaki hava girişlerinin performansı, çalışma açıklıklarını fazlalaştırarak iyileştirilebilir. Çünkü hava girişlerinin açıklığının arttırılması, yan duvara paralel yönlü havanın hareketini tavana paralel yöne doğru değiştirecektir ( Şekil 6 ). Fakat burada ortak bir meydan okuma vardır. Soğuk havanın girişi sırasında hava girişleri çok fazla açılamaz çünkü hava sıcaklığı ve kalitesi için fan kapasitesini asgari düzeyde kontrol etmek gerekir. Dahası, daha yüksek statik basınç, soğuk havanın yan duvardan tavana doğru gerekli olan yönlendirme açısını azaltma eğilimindedir. Sadece birkaç minimum havalandırma fanının çalışması ve arzu edilen yüksek statik basınç birleşimi, oldukça az açılan hava girişleri ve tavan boyunca değil de yan duvara paralel hareket eden hava ile sonuçlanır. Fakat biz giriş açıklığını fazlalaştırarak tavana paralel hava yönü sağlarken, bir miktar hava hızından feragat edebiliriz. Sonuç olarak, üretici bir orta yol bulmak zorunda kalmaktadır. İdeal açıklıktan daha fazla açılım (genelde 5 ile 7,5 cm ) içeri giren havanın yönünü düzeltir fakat statik basınç ve hava hızı düşecektir.
Şekil 6 : Hava girişleri daha fazla açıldığında, giren hava tavana daha fazla paralel hareket etme eğilimindedir. Giren havanın tavan boyunca yolculuğunun uzunluğunu etkileyen diğer bir faktörde, hava giriş açıklığının boyutudur. Küçük dar açıklıklar tarafından üretilen ince hava jetleri, daha geniş açıklıklar tarafından üretilen kalın hava jetlerine göre tavana doğru hareketleri daha az olur. Çünkü ince hava jetleri, statik basınçtan bağımsız olarak, daha küçük hava kütlesine sahip oldukları için soğuk havanın kümes içindeki yolculuğu güçleşir. Genel olarak, havayı kayda değer bir miktarda almak için, giriş açıklığının 2,5 ila 7,5 cm civarında açılması gerekir. Yan duvar hava giriş delikleri sürekli olan kümeslerin çok yaygın bir sorunudur. Çünkü minimum havalandırma sırasında, iki veya üç küçük fanın ihtiyacını karşılamak için kümes boyunca sıralanmış hava girişleri az miktarda açılacaktır. 1 veya 1,5 cm açıklıktan üretilen ince hava jetleri, yere düşmeden önce sadece birkaç metre yol alacaktır (Şekil 7 ). Şekil 7 : Sürekli girişler, çok uzağa gitmeyen çok küçük hava jetleri üretme eğilimindedir. Kümesin genişliği de ideal negatif basıncı belirleyici bir faktör olabilir. Geniş kümesler genellikle, dar kümeslerden daha yüksek bir statik basınçla çalışmayı gerektirir çünkü kümes merkezine havanın yolculuğu daha uzundur. Buna ek olarak geniş kümeslerde, havanın
tavana paralel yolculuğunu şekillendirmek daha önemlidir. İlk başta şüphe uyandırmakla beraber, geniş kümeslerde kümes merkezine havayı yönlendirmek için daha kalın hava jetleri püskürtmek amacıyla hava giriş açıklıkları arttırılabilir. Şekil 8 : Geniş kümeslerde merkeze doğru yönlendirme için daha fazla basınç gerekir. Birçok üreticinin yararlı bulduğu bir yönetim uygulaması da, hava girişlerinin performansını artırmak için, her iki hava girişlerinden birini kapatmaktır (Şekil 9). Örneğin, bir kümeste bütün hava girişleri 2,5 cm açılacakken, her iki hava girişinden biri kapatıldığında kalan hava girişleri iki kat yani 5 cm açılacaktır. Statik basınç, hepsinin açık olduğu durumla aynı olacaktır; ama giren havanın daha kalın hava jeti oluşturmasıyla büyük olasılıkla tavana paralel daha iyi hava dolaşım modeli oluşacaktır. Şekil 9 : Kilitlenmiş hava girişi
Bütün kümeslerde kullanılabilecek tek bir ideal statik basınç değeri yoktur. İdeal statik basınç değeri, çiftlikten çiftliğe, kümesten kümese çok çeşitli faktörlere bağlıdır. İdeal statik basıncı belirlemek zordur; çünkü çok fazla faktör etkilemektedir. Statik basınç arttıkça, hava hızı ve giren hava artar; fakat hava jetinin boyutunu azaltmak, havanın yönünü ve hava girişi eğimini bozabilir. Düşük statik basınçta, hava hızı düşer ama hava jeti büyür ve hava yönü gelişir. Bazen bu ince dengeyi ve ideal kombinasyonu bulmak için bir miktar deneme yapmak gerekebilir. Hava girişlerinden gelen havanın hava akış modelini görselleştirmek için en iyi yollardan biri tavana işaretleme bantlarından parçalar asmaktır. Hava girişlerine yakın olanlar oldukça şiddetli hareketlenmeli ve tavana yakın olanlarda sürülmelidir. Hava girişlerinin doğru ayarlanıp ayarlanmadığını anlamanın diğer bir yolu da, minimum havalandırmanın ilk 30 saniyesinde kümes sıcaklığı düşmemelidir. Aslında, yetişmiş tavukların bulunduğu, yan duvar hava girişleri doğru ayarlanmış dar bir kümeste, minimum fanların çalıştığı ilk dakika içinde kümes sıcaklığının 1 C derece veya daha fazla arttığını görmek oldukça yaygındır. Şekil 10 : Avrupa modeli hava girişi Şekil 11 : Tavan boyunca sürekli hava girişi (Amerika modeli)
Soğuk havalarda hava girişlerini kullanırken negatif basınç seviyesini korumak için dikkat edilmesi gereken basit ve genel kurallar vardır; 1) Soğuk havalarda, herhangi bir hava giriş sisteminin amacı, kümesin merkezine kadar havayı tavana yakın düzeyde taşımaktır. 2) Tavana paralel hava girişlerinde, yan duvara paralel hava girişlerinden daha az açıklık yeterlidir ( Şekil 11 ve Şekil 10). 3) Geniş kümesler dar kümeslere göre daha yüksek statik basınç ve daha büyük hava girişleri gerektirir. 4) Soğuk havalarda, sıcak havalara göre daha yüksek statik basınç ihtiyacı vardır. 5) Herhangi bir hava giriş sisteminde, hava girişleri 2,5 cm den daha az açıldığında, ideal hava karışımını ve ideal havalandırmayı elde etmek zordur. ASIL METİN: What is the Optimal Static Pressure When Using Air Inlets? Volume 25 Number 1, 2011 The University of Georgia Cooperative Extension Service College of Agricultural and Environmental Science/Athens, Georgia Michael Czarick (Extension Engineer), Brian Fairchild (Extension Poultry Scientist)