TÜRK TEKSTİLİNDE YÜNLÜ KUMAŞ SANAYİ!'NÎN YERİ Bahattin ŞEBER Dokumayı meydana getiren hammaddenin tarihi gelişimine göz attığımızda; Yün önce gelmektedir, tik çağlarda insanlar av hayvanlarının postlarını kullanarak yün ihtiyaçlarını karşılamışlardır. Koyunun insanlar tarafından evcilleştirilmesi yontma taş devri ile cilalı taş devri arasında geçen zamana rastlar* Eski Mısır'lılar ve Roma'Uların yünü, evlerde elle eğirerek el tezgahlarında dokumuş ve kendi ihtiyaçlarını karşılamış olmaları yünlü dokuma sanatının çok önceden başladığını gösterir, Ülkemizdeki yünlü dokuma sanayii eski bir geçmişe sahiptir, Selçuklulardan günümüze kadar, Türklerin yünlü kumaş dokudukları ve kullandıkları biliniyor» örneğin, Vatikan papazlarının giydikleri elbiselerin, Ankara tiftiğinden dokunmuş kumaşlardan yapıldığını tesbit ediyoruz, 1950 II yıllarda kurulmuş tekstil fabrikalarından, pamuklu üretim yapanlarıyla yünlü üretim yapan fabrikaları karşılaştıracak olursak, yünlü dokuma sanayii 1 nin ülkemiz açısından istenilen düzeyde gelişmediği anlaşılmaktadır, Bunun başlı«ca nedenlerinden biri yünlü kumaş sanayii'nin bilhassa giysi için kullanılan hammaddesinin % 85-90'ımn dış memleketlerden ithal edilmesidir, Bugün Türkiye yünlü kumaş tüketiminde dünya'nin en geri kalmış ülkelerinden birisidir, Türkiye'de kişi başına 200-250 gram yünlü kumaş tüketildiği halde, bu rakam Bulgaristan'da 600, Batı Almanya'da 1200, İsviçre'de ise 1400 gramdır. Genelde Türkiye bir yün yapağı ülkesidir. Fakat Türkiye'de üretilen yapağılar ancak kaba dokunmuş kumaşlarda (Battaniye ve halıda) kullanılmaktadır. Bu durumu dünyada koyun yetiştiren ülkelerle karşılaştıracak olursak, koyun sayısı bakımından önde gelen ülkeler arasındayız. Ancak koyunlarımızın büyük bir kısmı düşük verimli yerli ırklardan olduklarından, kaba yapağı ihtiyacımızı karşılamada büyük katkıları olmasına rağmen, kumaş yapımanda kullanılan ince yün ihtiyacının büyük bir kısmını ithal eden ülkeler arasındayız,, Dünya'da yaklaşık 2,8 milyon ton yapağı üretimi olduğu halde bu rakam içerisinde Türkiye'nin payının az olduğunu görüyoruz. Dünya'da yapağı üreten birkaç ülkeyi yıllara göre karşılaştıracak olursak: (Kirli esasa göre) (ton) x YILLAR TÜRKİYE AVUSTRALYA YENİ 2ELATO İNGİLTERE 1965 95.000 ton 1,663.000 ton 695.000 ton 129-000 ton W1 ' 7) «29) «12,1) ( 2,3) 1975 117.000 1.662.000 688.000 108 000 (%Z) 1Q7Q «28,9) (56 11,9) «1,9) 1378 120,000 1,509.000 698,000 iûf 000 WZ6 E^nn ' 3) (%n^ «1 '«> 1979 125.000 1.600.000 702,000 107 000 W 2 * 2) (% 27,9) (% 12,2) (% 1,9) X Türkiye Sınai Kalkınma Bankası yünlü sektör araştırması, 1979
Son 35 yıldır Dünya yapağı üretimi artış göstermemiştir. Büyüyen dünya nüfusu ve ilgili endüstrilerin gelişmeleriyle karşılaştırıldığında bu durum, değişik a- maçlı kullanımlar için, yapağı karakterindeki sentetik elyafın hızla gelişmesine neden olmuştur. Dünya'da merinos yünü, genellikle Avustralya, Yeni Zelanda ve Güney Afrika ülkelerinde üretilir. Bütün dünya ülkeleri'de bizim gibi merinos yünü ihtiyaçlarını bu ülkelerden karşılamaktadırlar. Merinos ırkının koyunlarından elde edilen yünler, ince sağlam ve yumuşak özelliklere sahiptir* Bilindiği gibi Merinos yününden her çeşit ince ve kaliteli iplikler elde edilir, ve değerli yünlü kumaş yapımında kullanılır. Bu kumaşların keçeleşme özellikleri yüksektir. Merinos yününden elde edilen kumaşlar apre ve boyanma özelliklerine de sahiptir* Dünya yün üretiminin % 30-35'ini merinos koyunlarından elde edilen yünler oluşturmaktadır. Türkiye'de üretilen "Kamgam ve Strayhgarn 11 şöyledir. Yıllar üretim (ton) 1960 1965 1970 1973 1978 1979 19,936 21.000 36.640 42,100 54.900 56*240 yün ipliği üretimi yıllara gört t Türkiye Sınai Kalkınma Bankası Yönlü stktör araştırması, 1979 Yünlü kumaş sanayii son zamanlara kadar gelişmiş batı ülkelerinin elindeydi* Şimdi ise gelişmiş ülkelerden» gelişmekte olan ülkelerin eline geçtiğini görüyoruz, Ancak, Batı'dan Kuzey'e gidildikçe yünlü kumaş tüketiminin artığını, bu potansiyel içerisinde Türkiye'nin yünlü kumaş pazarına girebilmesi için ithal ede«ceğimiz hammadde fiyatlarının ucuz olması gerekir ki» bu da bugünkü koşullarda mümkün değildir. Yoksa, Türkiye..Batı Avrupa pazarlarına rahat bir şekilde yünlü kumaş ihracatını gerçekleştirebilir. Bu Türkiye için bir avantajdır. Çünkü, Avrupa'da yaşayan insanların büyük bir kısmı yünlü kumaş ve yüne bağımlı giysiler giymektedirler. Yün hiçbir zaman lüks bir tüketim malı değildir, bir ihtiyaç ürünüdür. Petrol fiyatlarının artması, petrolden elde edilen tekstil hammaddelerinin devamlı yükselmesi, tabii ki, yün ile elde edilen kumaşlara duyulan ihtiyacı arttırmaktadır. Bu iki ürünü karşılaştirıacak olursak: Yünün bir ısınma aracı olduğu, petrol ile elde edilen sentetik kumaşların ise genelde örtünmede ve iç mekanda kullanıldığı görülür. Yünün Türkiye'de ve bütün Dünya'da stratejik bir ürün olduğunu belirtmek istiyorum. Bilhassa hammaddesi dışa bağımlı olan ülkelerde, bir gıda maddesi kadar önem taşır. Giyimde kullanılan yünlü dokuma hammaddesinin ithal edilmesinden dolayı stok edilmesinde hem askeri hernde ekonomik yönden yararı vardır, Türkiye'deki yünlü dokuma tezgahlarını sayısal olarak değerlendirecek olursak: 1973 yılındaki yünlü dokuma tezgah sayısı 4620 adettir* Bunun % 41'ini "Kam«garn 11 % 18'ini ince ve orta "Strayhgarn" kumaş % 38'ini "Kaba Strayhgarn" kumaş ve battaniye dokuyan tezgahlar oluşturur, 1973 yılında 4620 adet olan yünlü tezgah sayısı % 8 bir artış göstererek 1979 senesinde 5038'e ulaşmıştır* Bu artış "Kaba Strayhgarn" kumaş dokuyan tezgahlarda oluşmuştur, Yünlü kumaş üretimi yapan fabrikalardan'kullan i lan tezgahların eski ve randımansız olması, yünlü dokuma sanayii'ni etkilemiştir, Son zamanlarda iç piyasadaki yünlü kumaş talebinden dolayı, özel kesimde ve kamu kesiminde yünlü kumaş üretimi yapan fabrikaların % 5'i bu iç piyasadaki taleblere cevap verebilmek için makina parkurunu yenilemek mecburiyetinde kalmışlardır.
Yünlü kumaş üretimini senelere core "Kamgarn ve Strayhgarn" olarak inceliye» cek olursak: (metre) YILLAR KÄMGARN KU-1AŞ STRAY}İCARIM KLJW\Ş 1973 16.613 mt. 8. 422 mt. 1975 21.908 11.628 1978 24.830 11.477 1979 26,130 13.762 x Türkiye Sınai Kalkınma Bankası Yünlü sektör araştırması* Yünlü dokuma ihracatı üretim ve kapasite ile karşılaştırıldığında çok önemsiz görülmektedir, Günümüze kadar devamlı azalarak gelen yünlü dokuma ihracatı 1978 yılından sonra az da olsa bir artış göstermiştir. Bu artışın firmaların döviz ihtiyaçlarını zorlayışından meydana geldiği tahmin edilmektedir. 1972-73 senelerinde yapılan yünlü kumaş ihracatı, Türkiye için bir dönüm noktası olmuştur, 1974 senesinde bu oran % 40 azalmış, 1977 senesinde ise tamamen yok olmuş ve bîr sene sonra hafif kıpırdama göstermiştir, Yünlü kumaş sanayii f de ihracatın giderek bu kadar azalmasının nedeni yurdumuzdaki konfeksiyon sanayiinin gelişmesinden doğduğu tahmin ediliyor, 1972-1979 yılları arasında yapılan yünlü kumaş ihracatımız şöyle: x Yıllar 1972 1973 1974 1975 1977 1978 1979 Miktar (Kg) 52.886 89*836 36,233 6.118 226 1,078 1.220 iç Türkiye Sınai Kalkınma Bankası Yünlü sektör araştırması, 1979» Yünlü kumaş sanayii'nin tekstil iş kolu içerisinde dezavantajlı bir özelliği de pamuk ile beraber düşünülmesidir. Pamuk ülkemizde üretilmekte ve makina özelliği bakımından fazla değişiklik göstermemekte, kamu kesiminde olsun, Özel kesimde olsun fabrika parkuru aynı özellikleri taşımaktadır. Buna karşın, yün ithal e* dilmekte ve ıslanabilir duruma gelmesi için büyük uğraş gerekmektedir. Bü kadar değişik hammaddesi olan bir ürünün meydana gelmesinde yardımcı olan elemanlarda büyük zorluklar içerisinde yetişmektedir* Oysa, pamuk üretimi de s işlenmesi de yüne göre çok daha kolay olmakta ve yetişen eleman da kendini kabul ettirebilmektedir. Yünlü kumaş sanayii'nde çalışan teknik elemanların bütün bu şartlardan dolayı farklı ücret aldıklarını gözlüyoruz. Yünlü kumaş sanayii'nin moda'ya ve konfeksiyona bağlı bir iş kolu olduğunu, bununla beraber Türkiye'nin her yöresinde yünlü kumaş fabrikası kurulamadığı, yalnız Marmara bölgesinde toplandığını görüyoruz. Yünlü kumaşın moda ile ilgili olmasından dolayı» bu sanayii kolu çok hızlı çalışmak zorundadır. Çünkü modacı yünlü kumaşı en kısa zamanda alıp piyasaya sürmek ister. Biliyoruz ki" yünlü kumaş daha ziyada bahar ve kış aylarında tüketicinin eline geçtiği için, bu kısa değişimlerden, diğer tekstil ürünlerine göre piyadaki ömrü de azdır, Bütün bu etmenlerden dolayı hiç kimse yünlü kumaş fabrikasını Ânadoluya kurmak için teşebbüs etmemiştir, etmezde. Yün fabrikaya girişten kumaş oluncaya kadar 40-45 makînadan geçmek zorundadır* Hiç bir sanayii kolunda bir hammadde ürüne dönüşünceye dek bu kadar aşamadan geçmez.
Yün. 1 ' N'.'I.C^ sanayi i 'nin Marmara bölgesi içerisinde, bilhassa İstanbul'da toplanmasının bir sebebi de konfeksiyon sanayii! nin bu yörede toplanmış olmasından kaynaklanıyor. Bir başka neden de uzman elemanların ve kalifiye işçilerin bu bölgede toplanmış olmasıdır. Tekstil teşvik edilmesi gereken bir iş koludur. Yünlü kumaş sanayii dışa bağımlı olduğu müddetçe ve de ağır vergiler koyarak cezalandırıldıkça, senelerden beri olduğu gibi, yerinde saymasına neden oluruz ve gelişmesini önleriz. Devlet Planlama Teşkilatı şimdiye kadar bu özellikler üzerinde hiç durmamış, yapılan yatırımların ve yatırımlara verilen teşviklerin Marmara bölgesinin dışında olmasına özen gösterilmiştir. Bunun sonucunda Anadolunun bazı yörelerinde kurulmuş olan yünlü kumaş sanayii'nin tesisleri yukarıda belirttiğim nedenlerden dolayı gelişememiştir* Bütün bu zorluklara karşı, geniş ihracat potansiyeli bulunan ve yoğun bir iş kolu olan yünlü kumaş sanayii'ni yeniden inceïiyerek Marmara bölgesinde bu sanayii 'nin geliştirilmesi ve hükümetçe desteklenmesini ülke ekonomisi bakımından zorunlu görmekteyim.