BATMAN BAROSU ÇOÇUK HAKLARI KOMİSYONU
BATMAN ÇOCUK ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜNDEN ALINAN VERİLERE GÖRE; 2008-2012 Yılları arasında meydana gelen adli olay sayısının yıllara göre dağılımı: 1000 900 800 700 600 500 400 300 200 100 0 420 651 911 842 865 2008 2009 2010 2011 2012 Adli Olay Sayısı
BU VERİLERE GÖRE ÇOCUKLAR TARAFINDAN İŞLENEN SUÇ TÜRLERİ: 1. Kasten/ taksirle öldürme -Yaralama 2. İşkence -Eziyet 3. Çoçukların Cinsel İstismarı-Reşit Olmayanla Cinsel İlişki-Cinsel Taciz 4. Tehdit- Şantaj 5. Kişi Hürriyetinden Yoksun Bırakma- 6. Konut Dokunulmazlığının İhlali 7. Hakaret 8. Hırsızlık 9. Yağma 10.Mala Zarar Verme 11. Dolandırıcılık 12. Bilişim Suçları 13.İftira 14. Çocugun Kaçırılması ve Alı konulması 15. Terörle Mücadele Kanunu Kapsamına Giren Suç Türleri 16.Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek Veya Bulundurmak vb
Adli Olayların Suç Türlerine Göre Tasnifi YIL YARALAMA HIRSIZLIK CİNSEL İSTİSMAR/TACİZ KULLANMAK İÇİN UYUŞTURUCU VEYA UYARICI MADDE SATIN ALMAK,KABUL ETMEK VEYA BULUNDURMAK 2009 189 160 11 26 2010 269 258 10 52 2011 227 277 10 39 2012 200 368 31 72
2008-2012 Yılları Arasında Meydana Gelen Adli Olaylarda, Suça Sürüklenen Çocuk Sayısının Yıllara Göre Dağılımı; 1400 1200 1000 800 600 400 667 1001 1295 1076 1099 200 0 2008 2009 2010 2011 2012 Suça Süreklenen Çocuk Sayısı
2009-2012 Yılları Arasındaki Suça Sürüklenen Çocuk Sayısının Suç Türlerine Göre Dağılımı ; YIL YARALAMA HIRSIZLIK CİNSEL İSTİSMAR/TACİZ KULLANMAK İÇİN UYUŞTURUCU VEYA UYARICI MADDE SATIN ALMAK,KABUL ETMEK VEYA BULUNDURMAK Dİ G E R L E Rİ 2009 286 287 13 29 2010 370 466 12 71 2011 307 449 15 54 2012 240 603 17 89
BATMAN ÇOCUK MAHKEMESİ VERİLERİNE GÖRE YILLARA GÖRE AÇILAN DAVA SAYISI 900 800 700 600 500 400 300 200 100 0 274 555 608 796 815 2008 2009 2010 2011 2012 dava sayısı
Açılan dava sayısına yıllar itibariyle bakıldığında 2008 yılından 2012 yılına kadar çocuklarla ilgili açılan dava sayısında artış olduğu görülmektedir. Elde edilen veriler, çocuklar tarafından işlenen suçların sadece bir kısmını göstermektedir. Zira suç işlenmesinden sonra mağdurun suçu bildirmemesi veya suçu bildirmesine rağmen delil durumu yada yapılan şikayetten daha sonra vazgeçme, yaş küçüklüğü vb. nedenlerle suç mahkeme aşamasına gelmeden kapanmaktadır.
Batman Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğü 180 160 140 120 100 80 60 40 20 0 30 43 62 135 170 2008 2009 2010 2011 2012 Açılan Çocuk Dosya Sayısı
GENEL OLARAK ÇOCUKLAR TCK DA YER ALAN AŞAĞIDA BELİRTİLEN SUÇLARIN MAĞDURUDUR. Kasten / Taksirle Yaralama md. 87,88,89 İşkence md. 89 Eziyet md. 94,95 Terk md. 97 Çocukların Cinsel İstismarı md.103 Reşit Olmayanla Cinsel İlişki md.104 Cinsel Taciz md.105 Müstehcenlik md. 226 Fuhuş md. 227 Hayasızca hareketler md. 225 Dilencilik md.229 Kötü Muamele md.232 Aile Hukukundan Doğan Yükümlülükleri İhlal md. 233 Akıl Hastası Üzerindeki Bakım Ve Gözetim Yükümlülüğünü İhlal md.175 Yardım Ve Bildirim Yükümlülüğünün Yerine Getirilmemesi md.298 Çocuğun soy bağının değiştirilmesi md.231 vs
BATMAN CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞININ VERİLERİNE GÖRE ÇOCUKLARIN CİNSEL İSTİSMAR SUÇUNUN YILLARA GÖRE DAĞILIMI YIL 2008 2009 2010 2011 2012 VERİLEN TAKİPSİZLK KARARI SAYISI 17 22 41 32 17 AÇILAN DAVA SAYISI 20 16 33 27 23
REŞİT OLMAYANLAR CİNSEL İLİŞKİ SUÇUNUN SUÇUNUN YILLARA GÖRE DAĞILIMI YIL 2008 2009 2010 2011 2012 VERİLEN TAKİPSİZLK KARARI SAYISI 5 31 73 75 81 AÇILAN DAVA SAYISI 2-3 2 2
Batman Hukuk Mahkemeleri verilerine göre yıllar itibariyle evliliğe izin kararları; 60 52 51 50 40 36 33 44 42 40 35 37 34 30 20 10 0 2008 2009 2010 2011 2012 açılan kabul edilen
SUÇU BİLDİRMEME YIL SUÇU BİLDİRMEME (TCK mad. 278) KAMU GÖREVLİSİNİN SUÇU BİLDİRMEME ( TCK mad. 279) SAĞLIK MESLEĞİ MENSUPLARININ SUÇU BİLDİRMEMESİ ( TCK mad. 280) 2008-2012 9 5 9
MEVCUT DURUMUN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKSİNİMLER Açılan dava sayısına yıllar itibariyle bakıldığında 2008 yılından 2012 yılına kadar çocuklarla ilgili açılan dava sayısında artış olduğu görülmektedir. Suç, hukuksal bir olay olduğu kadar toplumsal bir olaydır da. Suç çocuklar açısından öğrenilen bir harekettir. Hiçbir çocuk doğuştan suçlu değildir.bir çocuk her şeyi öğrendiği gibi suç işlemeyi de öğrenmektir. Çocukları suça iten veya suç mağduru haline getiren faktörler aslında çoğu kez ortaktır. Çocuk suçluluğunu oluşturan nedenlerin ( Bireysel( kişisel) ve çevresel(sosyal nedenler=çocuğun hayat şartlar, aile yaşamı, okul çevresi) önceden tespit edilmesi gerekir..
Çocuğun üstün yararının korunması ilkesi Anayasa da yer almalıdır: Tüm karar alıcıları bağlayan bir ilke olmalı ve bunu hayata geçirecek yolların da yasada açıkça belirtilmesi Çocukla ilgili hizmetlerde ( eğitim, sağlık, planlama, ulaştırma vs. alanlarda) bu ilke uygulanmalıdır. Merkezi/Yerel yönetim tarafından bütçede çocuk yönelik hizmetler için yeterli ödeneğin zorunlu olarak ayrılması sağlanmalıdır.
Evlenme asgari yaşı 18 olarak değiştirilmelidir. Erken yaşta evlendirilme cinsel sömürü araçlarından biri olarak kabul edilebilir. Bu husus dikkate alınarak çocukların erken yaşta evlendirilmeleri, berdel ve başlık parası alarak evlendirme suç olarak düzenlenmelidir. Evlilik yaşını doldurmamış çocuklarla evlenme özel bir suç olarak düzenlenmelidir Cinsel sömürüye maruz kalan çocuklar için bakım ve sosyal rehabilitasyon merkezleri yaygınlaştırılmalıdır. Aile içi cinsel şiddete maruz kalan çocukların fiziksel ve psikolojik tedavisi en iyi şekilde yapılmalıdır
Hem anne-baba hem de devletin çocuk yetiştirilmesinde ortak sorumluluklarının bulunduğu temel ilke olarak benimsenmelidir Anne-babayı çocuğa yol gösterme, onu yönlendirme ve hak ve sorumluluklarını yerine getirirken destekleyecek bir sistem kurulmalıdır. Anne babanın eğitim alması, rehberlik hizmetlerinden zorunlu olarak yararlanması için yasal önlemler alınmalıdır. Anne-babaların çocuklarının yetiştirilmesi ve geliştirilmesi, sorumluluklarını yerine getirebilmelerini sağlamak amacıyla mali destek, konut yardımı vb. konularda yararlanma hakları yasa ile düzenlenmeli Çocuğun uygun yaşama standartlarına sahip olması için Devletin, çocukların beslenmesi, yeterli ve uygun bir biçimde giydirilmesi, eğitimine devam edebilmesi, ve uygun bir konutta yaşayabilmesi için gerekli önlemleri alma yükümlülüğünü yerine getirmesini sağlayacak bütçe tahsis edilmelidir. Aile içi problemlerin çözümü için psikolojik danışmanlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması
Çocuklara tütün ve alkollü içki satışına ilişkin düzenlemeler etkili yaptırımlarla desteklenmelidir. Suç mağduru çocukların rehabilitasyonu ve toplumla bütünleştirilmesine yönelik gerekli tüm tedbirler en hızlı şekilde alınmalıdır. Çocuk koruma merkezleri, kadın sığınma evleri, aile dayanışma merkezleri ve toplum merkezlerinin tüm topluma yaygınlaştırılacak standartta açılması ve geliştirilmesi gerekir.l Mahkemelerce verilen eğitim ve sağlık gibi tedbir kararlarının daha etkili bir şekilde uygulanması sağlanmalıdır.
Çocuklar açısından doğrudan ve kolaylıkla ulaşılabilen bir ihbar şikayet mekanizması oluşturulmalıdır. ve Çocukların haklarının kısıtlanması durumunda kolaylıkla başvurabilecekleri bir şikayet mekanizması oluşturmak Şiddet, istismar vb. olayların belirlenmesi, bildirimi, sevk ve başvuru yolları, tedavi ve takibi ve adli makamların olaya el koyma süreci özel yasal düzenleme gerektirir, Çocuk hakları konusunda başta çocuklar olmak üzere toplumu bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmaları yapmak (çocuk haklarının neler olduğu ve bu hakların ihlali durumunda başvuru yolları), Çocuk haklarının tanıtılması ve geliştirilmesi yönünde çalışmalar yapmak Çocuklarla birlikte ebeveynleri de eğitilmeli ve bilinçlendirilmeli Aile ortamından yoksun çocukların yaptıkları şikayetlerin değerlendirilmesi hızlı olmalıdır. Hak arama yollarına, başvuru bakımından kişileri caydıran unsurlara karşı tedbir alınmalıdır. (Adil yargılanma ilkesi) Yapılan başvurular ilgili birim veya kurumlara yönlendirilmelidir. Çocuk alanında çalışma yapan kuruluşlarla ortak çalışmalar yapmak. (Okul Rehber Öğretmenleri, Çocuk Şube çalışanları, Sosyal Hizmetler çalışanları, pedagoglar vs ) İl Koordinasyonlarında yer alan kurum ve kuruluşlarla işbirliği içinde mevzuat eğitimi sağlamak
Milli Eğitim Mevzuatına çocukların uyuşturucudan korunması amacı doğrultusunda hükümler konulmalıdır, okul müdürleri, öğretmenler,özellikle rehber öğretmenler ve okuldaki diğer çalışanlar çocukların uyuşturucu ve uyarıcı maddelerden korunmaları göreviyle donatılmalıdır. okul müdürleri, müdür yardımcıları, rehber öğretmenler ve okul aile birliği başkanlarına ve velilere, suçun ne olduğunu, çocuğun suça itilip itilmediğinin, suç işleyip işlemediğinin veya madde kullanıp kullanmadığının nasıl anlaşılacağını ve böyle durumlarda kimlere, nerelere, nasıl başvurulması gerektiğini konusunda bilgilendirme toplantıları yapılmalıdır. Böylece okullarda öğrencinin profilini en iyi tanıyan, rehber öğretmenler, ilgili kurumlarla yakın tutulursa, yani işbirliği kurulursa daha olay yaşanmadan önleme imkânı olur. Okullardaki şiddet, ihmal ve istismarın önlenmesi için okul idareleri tarafından gerekli tüm tedbirlerin alınması gerekir. Öğrencilerin kendilerini ihmal ve istismardan korunmalarını sağlayacak becerilerini geliştirilmelidir. Anne-babalar için eğitim programları düzenleyerek çocuk ihmali ve istismarı konusunda farkındalık yaratmak