başyazı Yaya haklarına saygı Trafikte, özellikle de kent içi trafikte yayalar; trafiğin asli ve birincil unsurunu oluşturur. Kentsel kamu alanlarının kullanımında yayalar öncelik hakkına sahiptir. Bu alanların nimetlerinden özgürce yaralanma ve sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı vardır. Bu konu Avrupa Parlamentosu tarafından 1988 yılında AVRUPA YAYA HAKLARI BİLDİRGESİ olarak karara bağlanıp, yayımlanmıştır. Aşağıda verilecek olan bildirgenin maddeleri, bugünlerde İstanbul Gezi Parkı ve Taksim deki toplumsal tepkile konusuna da ışık tutacak niteliktedir. Fazla söze gerek bırakmayan bildirge aşağıdadır. 1. Yayanın; fiziksel ve ruhsal sağlığını korumaya uygun koşullar sunan kamu alanlarının nimetlerinden özgürce yararlanma ve sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı vardır. 2. Yayanın; motorlu taşıt değil, insan ihtiyaçlarına göre şekillenmiş kent merkezlerinde yaşama hakkı vardır. 3. Çocuklar, yaşlılar ve engellilerin kendi zaafiyetlerini şekillendirmeyen ve kolay sosyal ilişkiye izin veren kentsel düzenlemelere sahip olmaya hakları vardır. 4. Engellilerin bağımsız hareketliliklerini sağlayacak ulaşım sistemlerine, kamusal düzenlemelere, uyarı işaretleme sistemlerine ve taşıt araçlarına sahip olmaya hakları vardır. 5. Yayanın izole yaya bölgelerine değil, kentin düzeniyle uyumlu, ulaşılabilir, kısa ve makul bağlantıları olan yaya alanlarına sahip olmaya hakkı vardır. 6. Yayanın özel olarak; a.motorlu taşıtların bilimsel olarak tolere edilebilir kimyasal ve ses yayma standartlarına uygunluğunun sağlanmasına, b.toplu taşım istemlerinin tümünün hava ve ses kirliliği kaynağı olmamasına, c.kentsel alanlarda ağaç dikimiyle yeşil akciğerler oluşturulmasına, d.yaya ve bisiklet trafiğini korumak üzere yol sistemlerinin uyarlanmasına ve hız sınırlamaları yapılmasına, e.motorlu taşıtların uygunsuz ve tehlikeli kullanımını teşvik edici reklamların engellenmesine, f.görme ve duyma engellilerin ihtiyaçlarını da dikkate alan etkili bir işaretleme sistemine, g.yaya ve motorlu araç trafiğinin kolay geçiş ve durma sağlayacak şekilde ölçütler belirlenmesine, h.risk yaratanların sonuçlardan sorumlu olacağı bir risk yükümlülüğü sisteminin kurulmasına, ı.sürücü eğitim sisteminin yayaları ve yavaş kullanıcıları gözetecek şekilde tasarlanmasına hakkı vardır. 7. Yayanın tam ve engelsiz hareketini sağlayacak bütüncül bir taşıma sistemine, özellikle de; a.ekolojik kapsamlı ve iyi donanımlı toplu taşım sistemine, b.kentsel alanlarda bisiklet kullanımına ait donanımların sağlanmasına, c.otoparkların yaya hareketlerini engellemeyecek ve yayaların mimari olarak özelleşmiş alanlardan alacağı keyfi etkilemeyecek şekilde konumlanmasına hakkı vardır. 8. Her üye ülke, yaya haklarıyla ve alternatif ve ekolojik taşıma biçimleri ile ilgili kapsamlı bilgiyi uygun kanallardan yaymalı ve çocuklara, öğrenime başladıkları andan itibaren iletmelidir. Avrupalı sayılırız diyorsak bunları da görmek, görmek yetmez uygulamak durumundayız. Özellikle araç kullananların çoğunun ne yaptığını biliyoruz; yaya haklarının yanından geçmediğimizin, bırakın saygı duymayı farkında bile olmadığımızın birkaç örneğini dergimizin KONUŞAN FOTOĞ- RAFLAR bölümüne koyduk. Caddede, sokakta, çevremize baktığımızda yüzlercesini görebiliriz. Fotoğraflar Başkent Ankara ve İstanbul un Avrupa kesiminde çekilmiştir. Sizlerden de trafikle ilgili ilginç fotoğrafları çekip dergiye göndermenizi bekliyoruz. Adınız belirtilerek okuyucularımızla paylaşılacaktır. Nisan - Mayıs - Haziran 2013 Ankara Trafik Vakfı
SAYI 49 / YIL 11 Nisan - Mayıs - Haziran / 2013 Yönetim Yeri ATESTAŞ Ankara Trafik Eğitim ve Sağlık Hizmetleri A.Ş. 8 (1314). Cadde 86 (1309). Sokak No:2/1 A. Öveçler-Dikmen/Ankara Tel:: 0 312 473 04 23 Faks: 0 312 473 04 28 info@ankaratrafikvakfi.org www.ankaratrafikvakfi.org Ankara Trafik Vakfı Dergisi Yayın No: 3304 Yayın Türü Yerel Süreli Yayın ATESTAŞ adına İmtiyaz Sahibi Mümtaz Fahri AYKIRI Genel Yayın Yönetmeni Süleyman PAMPAL Genel Koordinatör Hüseyin KILAVUZ Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Hüseyin BEKTAŞ Yayın Kurulu Ahmet ÇİÇEK Ahmet KUŞGÖZ Timuçin ONURSAN Zeki AYDIN Yapım/Organizasyon CAST GRAPHIC Tokdemir Ajans Prodüksiyon - Organizasyon - Yayıncılık Ltd. Şti. Turan Güneş Bulvarı 4. Cad. 712. Sk. 1/3 Yıldız - Çankaya/ANKARA Tel: 0312 440 87 07(Pbx) Faks: 0312 440 12 92 www.tokdemirajans.com Baskı Dumat Ofset Matbaacılık San. Tic. Ltd. Şti. Bahçekapı Mah. 2477. Sk. No: 6 Şaşmaz / Ankara Tel: 0312 278 82 00 Faks: 0312 278 82 30 www.dumat.com.tr - dumat@dumat.com.tr Karayolu Trafik Güvenliği Eylem Planı İl Koordinasyon Kurulu toplandı 4 KURUM Ankara Trafik Dergisi, ATESTAŞ adına Cast@Graphic Ajans tarafından yayınlanmaktadır. YÖNETİM YERİ (ATESTAŞ) ÜCRETSİZ YAYIN ORGANIDIR. Reklamların sorumluluğu reklam veren firmaya ait olup, Cast@Graphic Ajans hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Dergide yayınlanan yazılar yazarların düşüncelerini kapsamaktadır. Basım Tarihi 18 Haziran 2013
Hande FIRAT CNN Türk Haber Ankara Temsilcisi > > içindekiler 20 RÖPORTAJ Okul Öncesi Trafik Eğitiminde Drama Yönteminin Kullanılması dosya 12 Türkiye Sigorta Birliği nden Oto Sigortaları İle İlgili Açıklama MERSİN güncel 30 MERSİN 42
kurum Ankara İli Karayolu Trafik Güvenliği Eylem Planı Koordinasyon Kurulu oluşturuldu Birleşmiş Milletler in 2 Mart 2010 tarihinde yayınladığı Moskova Deklarasyonu, Türkiye tarafından imzalanarak kabul edildi. Bu çerçevede Emniyet Genel Müdürlüğü koordinesinde ilgili bakanlık, kurum ve kuruluş temsilcilerinin katkılarıyla hazırlanan 2012/16 sayılı Karayolu Trafik Güvenliği Stratejisi ve Eylem Planı na ilişkin Başbakanlık Genelgesi 31.07.2012 tarihinde Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe girdi. 4 Yayınlanan Başbakanlık Karayolu Trafik Güvenliği Stratejisi ve Eylem Planı nda öngörülen hedeflere ulaşılmasını sağlamak üzere İçişleri Bakanı nın başkanlığında ve ilgili bakanlıklarla kurumların üst düzey temsilcilerinin katılımıyla, Karayolu Trafik Güvenliği Stratejisi Eşgüdüm Kurulu (Kurul) oluşturuldu. Bu Üst Kurul, Eylem Planı nın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yapılan ve önümüzdeki altı aylık süre içerisinde yapılması planlanan faaliyetleri değerlendirmek üzere 13 Mart 2013 tarihinde İçişleri Bakanı nın başkanlığında ve ilgili bakanlıklarla kurumların üst düzey temsilcilerinin katılımıyla ilk defa toplandı. Yapılan bu ilk toplantıda alınan kararlardan bazıları şunlar oldu: 1. Kurul tarafından alınan kararların, Strateji ve Eylem Planı nın uygulanması için iş dünyası, medya ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla Karayolu Trafik Güvenliği Eylem Platformu oluşturulacak, bu platform aracılığıyla ülke genelinde trafik güvenliği alanında farkındalık oluşturmaya yönelik faaliyetler yürütülecek. 2. İllerde Eylem Planı kapsamında yürütülecek faaliyetlerin koordinasyonunun sağlanması, takip ve değerlendirmesinin yapılması için Valilikler koordinesinde ilgili kurum ve kuruluş yöneticilerinin katılımıyla Karayolu Trafik Güvenliği Eylem Planı Koordinasyon Kurulu oluşturulacak. 3. 2013-2014 yıllarının Emniyet Kemeri ve Hız Kontrolü Yılı ilan edilmesi, kurulacak platformun da desteğiyle Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) aracılığıyla Afyonkarahisar ve Ankara illerinde pilot olarak yürütülen Emniyet Kemeri ve Hız Kontrolü Projesi ülke geneline yaygınlaştırılacak. Bu gelişmeler üzerine, Ankara Valiliği, Başbakanlık makamının 31 Temmuz 2012 tarih ve 2012/16 sayılı Başbakanlık Genelgesi ile yürürlüğe giren Karayolu Trafik Güvenliği Stratejisi ve Eylem Planı kapsamında Ankara ilinde yürütülecek faaliyetlerin koordinasyonunun sağlanması, takip ve değerlendirilmesinin yapılması için Ankara İli Karayolu Güvenliği Eylem Planı Koordinasyon Kurulu oluşturuldu. Bu kurulun sekretarya görevinin Ankara Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü tarafından yürütüleceği belirtildi. Ankara İli Karayolu Trafik Güvenliği Eylem Planı Koordinasyon Kurulu nun ayda bir kez toplanması kararlaştırıldı. İlk toplantı 02 Mayıs 2013 tarihinde yapıldı. 1. KURUL NE ZAMAN TOPLANACAK? Ankara Valiliği nin yazısında Ankara İli Karayolu Trafik Güvenliği Eylem Planı Koordinasyon Kurulu nun ayda bir kez toplanmasına karar verildi. Toplantıya katılacak kurul üyeleri şöyle belirlendi: Ankara Vali Yardımcısı M. Fahri AYKIRI Büyükşehir Belediye Başkanı İ. Melih GÖKÇEK İl Emniyet Müdürü Kadir AY İl Jandarma Komutanı J. Kur. K. Alb. Ali Osman GÜRCAN İl Milli Eğitim Müdürü Kamil AYDOĞAN İl Sağlık Müdürü Dr. Seracettin ÇOM İl Çevre ve Şehircilik Müdürü Kasım KAYIHAN Bilim, Sanayi ve Teknoloji Müdür Vekili A. Vural ÖRSDEMİR Karayolları 4. Bölge Müdürü Zeynel Abidin YEŞİL İl Müftüsü Mustafa Hakkı ÖZER Ankara Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Berahitdin ALBAYRAK Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mesut DÜZGÜN Hacettepe Üniversitesi Genel Sekreter Yrd. V. Okan BEKAR ODTÜ Temsilcisi Yrd. Doç. Dr. Hediye TÜYDEŞ ODTÜ temsilcisi İç Hizmetler Müdürü Mahmut ERDEVİK Karayolu Trafik ve Yol Güvenliği Araştırma Derneği Başkanı İhsan MEMİŞ Trafik Eğitim ve Araştırma Derneği Başkanı Ümit YEĞÎN Ankara Trafik Vakfı Başkanlığı Temsilcisi Prof. Dr. Süleyman PAMPAL
5. KURULDA HANGİ ALANLARDA FAALİYETLER ELE ALINACAK? EĞİTİM DENETİM ALTYAPI SAĞLIK KAMPANYALAR KONU Temel ve ortaöğretim kurumlarında trafik bilincinin kazandırılması İlk yardım eğitimi Bölgesel ve sektörel bilgilendirme Sürücü ve yaya eğitimi Trafik polislerinin eğitimi Jandarma trafik personelinin eğitimi Hız denetimi Alkol denetimi Uyuşturucu denetimi Emniyet kemeri, araç içi koruma sistemleri Lastik denetimi Motosiklet denetimi, kask kullanımı Ağır taşıt denetimleri Trafik cezalarının caydırıcı hale getirilmesi Trafik ışık ve işaret ihlali denetimi Cep telefonu kullanımı denetimi Elektronik denetim sistemlerinin kurulması ve yaygınlaştırılması Yol kenarı ağır taşıt denetimleri Fahri trafik müfettişleri uygulaması ile denetimin etkinliğinin arttırılması Diğer polislere trafik suçu tespit yetkisi verilmesi Araç muayeneleri Araçların üretiminin uygunluğu Toplu taşıma araçlarının erişilebilirlik standartlarına uygunluğu Piyasa gözetimi ve denetimleri Bölünmüş yol oranı (%) (şehir içi yollar hariç) Kaza kara noktası ve kaza potansiyeli yüksek noktaların iyileştirmeleri Hemzemin demir yolu geçitlerinin iyileştirilmesi Planlanan projeler ve trafiğe açık olan yollarda trafik güvenliği kontrolü yapılması Karayolu İşaretleri ve Sinyalleri Sözleşmesi (1968) Karayolu ağında akıllı ulaşım sistemlerinin yaygınlaştırılması kapsamında 18 adet trafik yönetim sistemi merkezi kurulması Karayolu Altyapısı Güvenlik Yönetimi (2008/96/ec sayılı) AB direktifine uyum Kırsalda ambulans helikopterlerin iniş-kalkış alanlarının oluşturulması Kara ambulanslarının trafik kaza mahalline ulaşım güçlüğünün giderilmesi Acil sağlık çağrılarında kent merkezlerinde ve kırsalda vakaya ulaşım Deniz ambulans sayıları Karayolu trafik güvenliği kampanyaları Trafikte sorumluluk hareketi 10 Ülkede Yol Güvenliği (RS10) Projesi 5 Nisan - Mayıs - Haziran 2013 Ankara Trafik Vakfı
kurum 6. KURULDA HANGİ FAALİYETLER ELE ALINACAK? Ankara İli Karayolu Güvenliği Eylem Planı Koordinasyon Kurulu nda hangi faaliyetlerin ele alınacağı şöyle belirlendi: 6 Trafik Yönetimi a) Trafik hizmetlerinde kullanılan araçların, taşıtların, malzemelerin ve personelin durumu b) Trafik polisinin eğitim durumu c) Yasaların eşit uygulanması d) Gürültünün ve çevre kirliliğinin önlenmesi e) Sesli, ışıklı uyarı işaretlerinin ve geçiş üstünlüğü hakkının doğru ve yasada belirtilen şekilde kullanılması f) Camilerde belirli zamanlarda trafik güvenliğinin önemi hakkında vaazlar verilmesi g) Meslek odaları ile koordineli çalışılması, projeler oluşturulması ve oluşturulan projelere destek sağlanması h) Yazılı ve görsel basından bilinçlendirme çalışmalarına destek vermelerinin sağlanması i) Uluslararası standardın yakalanması adına mevzuat çalışmalarının yapılması j) Trafik kazalarına karışanlara ilkyardım için ambulansların en kısa sürede gönderilmesi için çalışmaların yapılması. Daha Güvenli Yollar (Denetim Faaliyetleri ve Altyapı-Enforcement/Engineering) a) Altyapının iyileştirilmesi ve geliştirilmesine yönelik çalışmalar b) Trafik yönetim ve denetiminde teknolojiden faydalanılması c) Denetimlerin etkinliğinin ve yaygınlığının arttırılması 1. Hız, alkol, emniyet kemeri, kırmızı ışık ihlali, kask, cep telefonu denetimlerinin arttırılması 2. Ağır taşıtlar üzerinde çalışma süresi ve fazla tonaj üzerinde denetimlerin yaygınlaştırılması 3. Araç içi koruma sistemleri hakkında denetimlerin yapılması d) Otomatik denetim sistemlerinin yaygınlaştırılması e) Kara yolu kullanım oranlarını düşürmeye yönelik çalışmalar yapılması f) Çevre temizliği için daha çevreci ulaşım imkânlarının değerlendirilmesi, alternatif ulaşım türleri üzerinde çalışılması. Daha Güvenli Yol Kullanıcılar (Eğitim Faaliyetleri-Education) a) Tarım ve turistik yoğunluk arz eden yerlerde bu dönemlerde bilgilendirme faaliyetlerinin arttırılması b) Okullarda Trafik Güvenliği Eğitim Planı nın oluşturulması c) Okul öncesi çocuklara trafik güvenliği eğitiminin verilmesi d) Trafik güvenliği üzerine geniş tabanlı katılımlar sağlanacak şekilde verimli projelerin oluşturulması, yürütülmesi, sonuçların değerlendirilmesi ( Ailemin ve Ülkemin Trafik Polisiyim, RS10 Güvenli Trafik gibi ) e) Yaya geçitlerinin kullanıma uygun, özendirici ve güvenli hale getirilmesine yönelik çalışılması f) Yaya geçitlerinde ilk geçiş hakkının yayalara verilmesi gerektiği konusunda sürücülere ve yayalara yönelik bilinçlendirme çalışmalarının yapılması. Dezavantajlı Grupların Trafik Güvenliği a) Özürlü ve hareket kısıtlılığı bulunan yayalar için geçitlerde düzenleme yapılması b) Trafikte dezavantajlı yaya grubunun güvenliğini arttırmaya yönelik eğitim çalışmalarının yapılması c) Gazilerin kartlarını göstermeleri halinde kamuya ait otoparklardan ücretsiz yararlanabilmesi çalışmaları Kaza Sonrası Acil Müdahale (Emergency) Kaza sonrası ilkyardım hizmetlerinin hızlı ve bilinçli şekilde sunulması. Araç Güvenliği Araç güvenliği ile ilgili çalışmalar ve önerilerin hazırlanması.
7 2 Mayıs 2013 tarihinde Karayolu Trafik Güvenliği Eylem Planı İl Koordinasyon Kurulu toplandı Karayolu Trafik Güvenliği Eylem Planı İl Koordinasyon Kurulu, Vali Alâaddin Yüksel in başkanlığında, Vali Yardımcısı M. Fahri Aykırı, Büyükşehir Belediye Başkanı İ. Melih Gökçek, İl Emniyet Müdür Vekili Mahmut Azmaz, İl Jandarma Komutanı J. Kur. Alb. Ali Osman Gürcan, İl Milli Eğitim Müdürü Kamil Aydoğan, İl Sağlık Müdürü Dr. Seracettin Çom, İl Çevre ve Şehircilik Müdürü Kasım Kayıhan, İl Bilim, Sanayi ve Teknoloji Müdür Vekili A. Vural Örsdemir, Karayolları 4. Bölge Müdürü Zeynel Abidin Yeşil, İl Müftüsü Mustafa Hakkı Özer, Ankara Üniversitesi Rektör Yardımcısı Berahitdin Albayrak, Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mesut Düzgün, Hacettepe Üniversitesi Genel Sekreter Yrd. V. Okan Bekâr, ODTÜ Temsilcileri Yrd. Doç. Dr. Hediye Tüydeş ve İç Hizmetler Müdürü Mahmut Edevik, Karayolu Trafik ve Yol Güvenliği Araştırma Derneği Başkanı İhsan Memiş, Ankara Trafik Vakfı adına Prof. Dr. Süleyman PAMPAL ın iştirakiyle 02/05/2013 günü, saat Nisan - Mayıs - Haziran 2013 Ankara Trafik Vakfı
kurum 8 14:00 da ilk toplantısını yapmak üzere Valilik Toplantı Salonu nda toplandı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Vali Alâaddin Yüksel, Başbakanlığın 2012/16 sayılı genelgesinden ve bu genelgeye istinaden Ankara da ve diğer illerde Karayolu Trafik Güvenliği Eylem Planı İl Koordinasyon Kurulu nun oluşturulmasından ve bu kurulun amacından bahsetti. Ülke genelinde ve Ankara da trafik kazalarının gündem olmaktan çıkarılması gerekliliğine vurgu yapan Yüksel, okullarda öğrenci, öğretmen ve velilere yönelik trafik güvenliği eğitimlerinin yaygınlaştırılmasının önemini anlattı. Yüksel, denetimlerde cep telefonu, emniyet kemeri, kask ve hız konularına ağırlık verilmesi ve radyolarda yayınlanmak üzere kamu spotlarının oluşturulması gerektiğini ifade etti. İl Müftüsünün trafik kurallarının dindeki yeri konusunda çalışma yaparak sohbet, vaaz ve hutbelerde bu konuya dikkat çekmesinin önemine değinen Vali Yüksel, trafikte algıyı değiştirebilecek geniş tabanlı bilimsel projelerin geliştirilmesinin gerekliliğini kaydetti. Emniyet Genel Müdürlüğü veya üniversitelerin bünyesinde Trafik Enstitüsü nün oluşturulması ve kaza sonuçlarının
9 bu enstitü tarafından değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren Yüksel, trafik kazalarına karışan kazazedelere acil yardım ve erken müdahalenin öneminden ve tüm acil çağrı merkezlerinin tek bir çatı altında toplanması çalışmalarından söz etti. Kurul toplantısında Ankara Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve Ankara da meydana gelen ve MOBESE tarafından kaydedilen kaza görüntülerinden oluşturulan video klip izlendi. Trafik Denetleme Şube Müdürü Ahmet Yıldırım tarafından Karayolu Trafik Güvenliği Eylem Planı İl Koordinasyon Kurulu nun kuruluş amacı, yasal dayanağı, çalışma sistemi, Ankara nın trafik güvenliği konusundaki mevcut durumu, sorunlar ve sorunların çözümüne yönelik alternatif çözüm önerilerini içeren sunum yapıldı. Sunum sonunda Kurul Başkanı Vali Alâaddin Yüksel, Karayolu Trafik Güvenliği Eylem Planı İl Koordinasyon Kurulu nun ilk toplantısı olması vesilesi ile bunun bir tanışma ve kısa fikir alışverişi olarak değerlendirilebileceğini ifade etti, bir sonraki toplantıda kurul üyelerinin trafik güvenliği konusunda kendi kurum ve kuruluşları ile ilgili alanlarda hazırlıklı gelmelerini hatırlatarak toplantıyı sonlandırdı. Nisan - Mayıs - Haziran 2013 Ankara Trafik Vakfı
haber Polis Haftası başkentte coşkuyla kutlandı üçüncüsünü gerçekleştiriyoruz, inşallah geleneksel hale getirdiğimiz bu maçların yüz üçüncüsünü de gerçekleştiririz. diye konuştu. 10 Ankara Emniyet Müdürlüğü, Türk Polis Teşkilatı nın kuruluşunun 168. yıldönümünde 10 Nisan Polis Haftası dolayısıyla çeşitli etkinliklere imza attı. Etkinliğin açılış törenine Emniyet Müdür Yardımcıları Arif Canlı, Savaş Demirel ve İsmail Oktay Özyardımcı nın yanı sıra, Asayiş Şube Müdürü Ömer Barlas, Asayiş Şube Müdür Yardımcıları İlyas Sıtkı, Murat Sansar, Kadir Ayaz, Cengiz Atilla Özbek, Motosikletli Timler Amiri Oğuzhan Sarıbay, Terörle Mücadele Müdürü Şamil Kaya ve şubede görevli çok sayıda polis memuru katıldı. Etkinlikler kapsamında halk arasında Yunuslar olarak bilinen Ankara Emniyeti Asayiş Şube Müdürlüğü Motosikletli Polis Timleri, Çankaya da bir hatıra ormanı oluşturdu. Yunuslar, Yakup Abdal Mahallesi nde kendilerine tahsis edilen boş alana 2 bin fidan dikti. Ormana Motosikletli Polis Timleri Hatıra Ormanı ismi verildi. Etkinliğe katılanlar beraberlerinde getirdikleri fidanları toprakla buluşturduktan sonra can suyu verdiler. Polis Haftası nedeniyle düzenlenen etkinliklerden bir diğeri bu yıl 3 üncüsü oynanan Ankara Emniyeti nde görevli polis müdürleriyle güvenlik muhabirleri arasındaki halı saha maçı oldu. Çamlıca Mahallesi ndeki Polis Koleji Spor Tesisleri nde oynanan maçı polis müdürleri, 3 sayı farkla kazanmayı başardı. Centilmence bir havada geçen maçı Süper Lig hakemlerinden Özgüç Türkalp yönetti. Ankara Emniyet Müdürü Kadir Ay, maç sonrası iki takım oyuncularına plaket verirken, Bu müsabakanın bu yıl Bir diğer etkinlik ise emniyet mensupları ve eşlerinin yaptıkları ebru ve resimlerin sergilenmesi oldu. Antares Alışveriş Merkezi ndeki Emniyet Mensupları Ebruli Sergisi-Bulutumsu Renklerin Ahengi adlı serginin açılışına Emniyet Müdürü Kadir Ay ile çok sayıda davetli katıldı. Emniyet Müdürlüğü bünyesinde açılan kurslara katılan personel ve eşlerinin çalışmalarıyla hazırlanan sergi, beğeni topladı. Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği sergide satılan eserlerden yaklaşık 90 bin TL para toplandı. Elde edilen gelir, şehit, gazi ve malul emniyet mensuplarının üniversitede okuyan çocuklarının ihtiyaçlarının giderilmesi için kullanılacak. Ayrıca yıldönümü dolayısıyla 1 Ocak-8 Nisan 2013 tarihleri arasında çeşitli etkinliklere katılarak dereceye girip ödül almaya hak kazanan personel ve personel yakınlarına ödüllerinin verildiği bir tören düzenlendi. Emniyet Müdürlüğü içindeki Şehit Başkomiser Erkan Ataman Brifing Salonu ndaki törende Emniyet Müdürü Kadir Ay, dereceye girenlere ödüllerini takdim etti. Ödül töreninin ardından misafirler kokteylde bir araya geldi. 10 Nisan Polis Haftası nedeniyle düzenlenen Mustafa Ceceli konseriyle de bir ilke imza atıldı. Arena Spor Salonu nda gerçekleşen konsere Ankara Valisi Alâaddin Yüksel ile Emniyet Müdürü Kadir Ay ın yanı sıra 16 bin davetli katıldı. Polisler, Ceceli nin şarkılarıyla stres attı.
Trafik Haftası çeşitli etkinliklerle kutlandı Ankara Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, 4-10 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilen Karayolu Güvenliği ve Trafik Haftası kutlamaları kapsamında bir etkinlik düzenledi. Gençlik Parkı Kültür Merkezi nde 6 Mayıs tarihinde gerçekleştirilen Karayolu Trafik Güvenliği açılış törenine Ankara Vali Yardımcısı Fahri Aykırı, Trafik Denetleme Şube Müdürü Ahmet Yıldırım ve Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Planlama ve Destek Daire Başkanı Yılmaz Baştuğ un yanı sıra birçok emniyet müdürü ve personeli katıldı. Çeşitli ilkokullardan çok sayıda minik öğrencinin de hazır bulunduğu toplantıda konuşma yapan Vali Yardımcısı Aykırı, Her gün televizyonları açtığımızda ana haber bültenlerinin yüzde 50 sini ölümlü ya da yaralanmalı trafik kazalarının oluşturduğunu görüyoruz. Trafik kurallarına uymayan toplumlar medeni olamaz. Bu nedenle kurallara uymak, hepimiz için bir yaşam biçimi olmalıdır. dedi. Trafik nedeniyle yaşanan kayıpların azaltılmasını sağlamak amacıyla herkese düşen sorumluluklar olduğuna dikkati çeken Aykırı, Herkes sorumluluğunu yerine getirdiği takdirde yaşanan olumsuzlukları kaza olarak değerlendirebiliriz. Önlem almama, kurallara uymama nedeniyle yaşananlar kaza değildir. Kazaya davetiye çıkaranlar, yalnızca kendi yaşamlarını değil, başkalarınınkini de tehlikeye atıyorlar. Lütfen sorumluluklarımız farkında olalım ve kurallar uyalım! diye konuştu. Öğren, uygula, tehlike yaratma! Trafik Denetleme Şube Müdürü Ahmet Yıldırım ise, Trafik Haftası kutlamaları kapsamında yapılacak etkinlikler hakkında katılımcılara bilgi verdi. Trafik sistemi ele alındığında en önemli parçasının insan olduğunun görüleceğini vurgulayan Yıldırım, kurallara cezadan kaçmak için değil, insan hayatına saygı duyulduğu için uyulması gerektiğine dikkati çekti. Trafikte yapılması gerekenler konusunda ayrıntılı açıklamalar yapan Yıldırım, konunun Kuralları öğren, uygula ve tehlike yaratma! olarak özetlenebileceğini dile getirdi. Konuşmaların ardından Yön Sanat Atölyesi nde engelli tiyatrocuların hazırladığı Azrail Blöf Yapmaz! isimli drama oyunu sergilendi. Emniyet müdürleri ve katılımcı minik çocukların ilgiyle izlediği tiyatro oyunu büyük alkış aldı. 11 Ahmet YILDIRIM Fahri AYKIRI Nisan - Mayıs - Haziran 2013 Ankara Trafik Vakfı
dosya Okul Öncesi Trafik Eğitiminde Drama Yönteminin Kullanılması Erol, G., AKINOĞLU 1, F. G., YEĞEN, A., YAŞAR, N. Doku Kültür Anaokulu 12 ÖZET Okul öncesi dönemde çocuğun bütün gelişim alanlarının uyarılması ve öğrenmenin kalıcı olmasının sağlanması prensibinden hareketle, Doku Kültür Anaokulu nda 2002 yılından bu yana 3-6 yaş grubu çocukları, ülkemizin en önemli sorunlarından biri olan trafik konusunda Sürekli Trafik Eğitimi Projesi kapsamında, özel bir uygulama ile geleceğe hazırlanmaktadırlar. Doku da Erken Trafik Eğitimi adıyla uygulanmakta olan projenin amacı, 3-6 yaş çocuklarında güvenli trafik bilinci oluşturmanın yanı sıra, projede görev alan (öğretmen, sürücü, hostes) ve çocukların yakın çevresinde bulunan yetişkinlerin de (aileler) bu konudaki duyarlılıklarının arttırılarak, günlük hayatta uyguladıkları yanlış trafik tutum ve davranışlarının değiştirilmesidir. Eğitim programlarının bütünleyici bir unsuru olan drama ise, uygulamalarda yararlanılan en temel yöntemlerden biridir. Çünkü drama en genel anlamı ile yapmak ya da olmak tır diye tanımlanabilir. Eğitimde drama, öğrenci merkezli eğitimi baz aldığından, çocukların bir şeyi kendilerinin yapmış olmalarının verdiği hazla, edindikleri donanımları, belli bir alanda ama tümüyle kullanmalarını sağlayan etkileşimli bir yöntemdir (Önder, 1999). Doku da yapılan çalışmalarda da çocuklarda öğretilerin kalıcı davranışlara dönüştürülebilmesi için ağırlıklı olarak bu yöntemden yararlanılmaktadır. Bu bildiride, yararlanılan bu yöntem ve destekleyici tekniklerin etkinliği, uygulamalarla ilgili somut örneklerle ortaya konularak, paylaşıma açılmaktadır. Anahtar terimler: Erken trafik eğitiminde drama, okul öncesinde trafik eğitiminde drama, trafik eğitiminde drama GİRİŞ Ülkemizin en önemli sorun alanlarından biri olan trafik konusunun çözümünde yer almak, toplumun her kesimindeki birey ve kurumların üzerine düşen bir görevdir. Okul öncesi çocukların eğitimini üstlenen kurumumuz da bu konuda üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmek için 2002 yılından beri Erken Trafik Eğitimi adı altında özel bir trafik eğitimi modelini, Gazi Üniversitesi, Fen Bil. Enst. Trafik Planlaması ve Uygulaması Anabilim Dalı öğretim üyelerinden Yrd. Doç. Dr. H. Fatoş (Gür) Akınoğlu koordinatörlüğünde başarıyla sürdürmektedir. Yapılan çalışmaların sonuçları, her yıl ulusal ve uluslararası Trafik ve Yol Güvenliği kongrelerinde yetkililerin görüşlerine sunulmaktadır. Hedef kitlesi anaokulumuza devam eden çocuklarımız, çocukları eğitecek olan öğretmenlerimiz, onları okula getiren okul taşıtımızın sürücüsü ve hostesi, onlara model oluşturan en yakın yetişkinler olan bu projede; hedef, çocuklarımız ve bahsedilen yetişkinlerdeki mevcut trafik davranışlarının tespit edilip, hatalı olanların değiştirilmesi ve kalıcı hale getirilmesidir. Dinamik bir yapıya sahip 1- Gazi Üniv. Fen Bil. Enst. Trafik Planlaması ve Uygulaması ABD,
Çocukların yaratıcılıklarının özgürce sergilenebildiği, özünde oyun olan bu yöntemde, rol oynama, pandomim, doğaçlama gibi tekniklerle, trafik eğitimi gerçek yaşamlarından kesitlerle birleştirilerek ele alınır ve çocukaile-servis üçgeni hakkında çok önemli ipuçlarını içerir. olan projemizde, alınan her bir geri bildirim, proje ekibi tarafından değerlendirilip, yerleşmeyen davranışlar, çeşitli yöntemlerden yararlanılarak, yeniden ele alınmakta ve değiştirilmesine çalışılmaktadır. Bu bağlamda her bir hedef kitle ile sürdürülen çalışmalar farklı olup, elde edilen veriler ve sonuçlar yine farklılık göstermektedir. Bu çalışmada, çocuklarımızda trafiğin farkına varma, trafik konusunda duyarlılık geliştirme, güvenli trafik bilinci oluşturma ve pekiştirme eğitimi olarak özetleyebileceğimiz uygulamalarımızda yararlandığımız yöntemlerden en önemlisi olan drama ile ilgili olarak bilgi vermeyi amaçlıyoruz. Çalışma Yöntemi Projemizde, yeni gelen öğrencilerin ve ailelerinin trafikteki tutum ve davranışlarının belirlenmesi için bir ön çalışma yapılarak, anket ve gözlem yöntemi ile veri toplanmakta, daha sonra yıllık, aylık ve haftalık programlar yardımı ile hem genel bilgilerin yerleştirilip pekiştirilmesine çalışılmakta hem de saptanan yanlış davranış ve tutumlar üzerinde özel olarak durulmaktadır. Çalışmalarda, çocukların öncelikle trafiği anlamalarını sağlamaya, daha sonra ise çocuklarımızda güvenli trafik bilinci oluşturma, geliştirme ve pekiştirmeye yönelik etkinlikler yapılmaktadır. Bu etkinliklerde kullanılan en etkili yöntem, dramadır. Drama çalışmaları sırasında ve sonrasında ise öğretmenler; gözlem ve kayıt yöntemleri ile geri bildirim toplamakta, yapılan değerlendirmelerden sonra gerektiğinde, aylık ve haftalık hedeflerde yeniden düzenlemeye gitmekte, sorun davranışların giderilmesine yönelik yeni çalışmalar planlamaktadır. Bulgular Doku da verilen eğitimde; dramanın çocuklar üzerindeki etkileri, resim-sohbet gibi etkinliklerde çok daha net bir biçimde ortaya çıkmaktadır ve öğretmenler tarafından gerek notlar alınarak gerekse görüntülü kaydedilmektedir. Dramada yararlanılan teknikler, verilen eğitimin çocukta ve ailesinde ne ölçüde kalıcı davranışa dönüşebileceğini gösteren önemli bir ölçüt olmaktadır. Çocukların yaratıcılıklarının özgürce sergilenebildiği, özünde oyun olan bu yöntemde, rol oynama, pandomim, doğaçlama gibi tekniklerle, trafik eğitimi gerçek yaşamlarından kesitlerle birleştirilerek ele alınır ve çocuk-aile-servis üçgeni hakkında çok önemli ipuçlarını içerir. Drama çalışmalarında, çocuklarda bilgilerin pekiştirilmesi daha kolay ve etkili olmaktadır. Bu bilgilerin örnekleriyle verildiği çalışmamızda, drama yönteminin okul öncesi trafik eğitiminde oynadığı önemli rol ortaya konulmaktadır. Elde edilen veriler hem Doku daki trafik eğitiminin etkinliğini arttırmak hem de bu tür eğitimler veren/verecek olan diğer anaokullarına örnek olmak açısından büyük önem taşımaktadır. DRAMA Drama, en genel anlamı ile yapmak/olmaktır diye tanımlanabilir (İlhan ve diğerleri Adıgüzel, 2004). Bir başka deyişle, günlük hayatta karşılaşılan olağan durumlardır. Türkçede tam bir karşılığı olmamakla birlikte, drama sözcüğünün kökeni, Yunancadan gelmektedir. Eski Yu- 13 Nisan - Mayıs - Haziran 2013 Ankara Trafik Vakfı
dosya 14 nancada yapmak, etmek, eylemek anlamında kullanılan dran sözcüğünden türetilmiştir. Drama konusunda pek çok tanım yapılmakla birlikte, genel olarak gerçek yaşantımızdan kesitleri/esintileri barındıran bir eylem olarak adlandırılabilir. Bilim adamlarınca yapılan tanımlardan birkaçı şöyle sıralanabilir: Gerçekte drama, her an yaşamın içinde bulunan ve farkında olmadan kullandığımız hal ve durumlardır. (Way, 1967). Söz yetersiz kaldığında, drama en büyük kolaylığı sağlar. Norman a göre drama, çağrışımların, duyguların, bilgi ve deneyimlerin özgürleştiği bir ortamın sağlanmasıdır. Drama etkinliği, drama yaşantısının somut olarak duyumsanmasıyla kişinin evrensel, toplumsal, moral, etik ve soyut kavramları anlamlandırmasıdır. (Tuluk, 2004). EĞİTİMDE DRAMA Çocuklar için oyun bir vazgeçilmezdir. Çocuk eğitiminde, bilgilerin davranışa dönüşmesini sağlamada yararlanılan en önemli teknik, oyundur. Bilgiler çocukta, oyun aracılığıyla görselleştirilebilir ve içselleştirilebilir. Bu vazgeçilmez unsurdan yararlanan dramanın, eğitim programlarının eşsiz ve bütünleyici bir unsuru olduğu görülür (Gönen, 1999). Dramada iyi öğrenmenin sağlanabilmesi ve öğrenmenin kalıcı olabilmesi için altı elemanın gerekli olduğundan söz edilebilir. Bunlar durum, problem, çözüm, altyapı, duygular ve planlamadır. Bu etkileşimli yöntem, sistemli ve devamlı olarak uygulandığında çocuklara değerlendirme, yaratma, keşfetme, çözümlemeye yönelik soru sorabilme becerilerine sahip olma şansı sağladığı; çocukların deneyim ve cesaretlerinin gelişimine yardımcı olduğu görülür (Heathote and Bolton, 1995). Drama, gruptaki her çocuğun karşılaştığı durumlara bağlı olarak, neler yapabileceği konusunda deneyim kazanmasına yardımcı olur. Drama ile oyun arasında benzerlikler olduğu kadar, farklılıklar da vardır. Bunlar şöyle sıralanır (Tuluk, 2004): 1. Dramada belli eğitsel, sanatsal vb. hedef ve amaçlar vardır ve bunlar lider ya da öğretmen tarafından belirlenir. Oyunda çoğunlukla belli bir amaç olmayabilir. 2. Drama bir grup yaşantısıdır. Oyun tek başına da oynanabilir. 3. Dramada çok kesin kurallar yoktur. Kurallar esnektir. Katılımcıların kendilerinden bir şeyler katmalarına izin verilir. Ödül veya yanlış yapma söz konusu değildir. Oyunlarda en basitten karmaşığa kadar birtakım kurallar vardır. Kurallara uymayanlar oyun dışında bırakılabilir. 4. Dramanın bir başlangıç ve sonuç bölümü olmayabilir. O anda yaratılır. Ortaya çıkan ürün ilk kez oluşur. Oyunda bir başlangıç ve sonuç vardır. Çoğunlukla bir başarı söz konusudur. 5. Dramada doğru-yanlış, güzel-çirkin vb. yoktur. Sonuç değil, süreç önemlidir. Oyunlarda çoğunlukla sonuç önemlidir. 6. Dramada bir lider (öğretmen) vardır. Grubun kendini keşfetmesine, geliştirmesine, kendini ortaya koymasına rehberlik eder. Oyunda yönlendirici yoktur. Bu görevi daha çok oyunculardan biri üstlenir. 7. Eğitimde dramada, hiçbir zaman bir şeyi olduğu gibi kabul etme, öykünme söz konusu değildir. Çocuk oyunlarında öykünme vardır. 8. Dramada tekrar vardır. Ancak yapısal anlamda farklılaşma yoktur. 9. Dramada estetik kaygı belirgindir. Bunun için sürecin içinde ve sonunda estetik biçimlere ulaşılabilir. Oyunda estetik kaygıdan çok, rahatlama, enerji boşalımı gibi ögeler yer alır. 10. Drama sürecinde gözden geçirme ve tartışma yer alır. Oyunda ise bu ögeler bulunmaz. 11. Drama ve oyunun ortak özelliği ise belli kurallar içinde sonsuz özgürlükler içermeleridir. Yaratıcı drama olarak da adlandırılan drama çalışmalarında, tiyatro formalarından da yararlanılır ancak amaç
oyunculuk yeteneklerinin sergilenmesi değildir (Neelands, 2000). İnci San (1991), yaratıcı drama ile ilgili olarak şu tanımı yapar: Yaratıcı drama; doğaçlama, rol oynama vb. tiyatro ya da drama tekniklerinden yararlanılarak, bir grup çalışması içinde, bireylerin bir yaşantıyı, bir olayı, bir fikri, kimi zaman bir soyut kavramı ya da davranışı, eski bilişsel örüntülerin yeniden düzenlenmesi yoluyla ve gözlem, deneyim, duygu ve yaşantıların gözden geçirildiği oyunsu süreçlerde anlamlandırması, canlandırmasıdır. Ancak yaratıcı eğitsel drama çalışmaları 1) tiyatro yapmak 2) oyunculuk değildir. Brian Way in (1967) dramaya eklediği bireyin bireyselliğinin ön plana çıkarıldığı çalışmalarla, drama yeni bir boyut kazandı. Böylece drama sadece dışavurum değil, içselleştirme konusunda da yararlanılan bir yöntem haline gelmiş oldu (Phillips, 1987). Eğitimde Yaratıcı Dramanın Çocuklar Açısından Önemi - Sosyal ve politik yönden bilinçlenmesini sağlar. - Kendini tanımasını, yaratıcı olarak ifade edebilmesini ve estetik gelişimi sağlar. - Özgüven duygusunun gelişmesini (kendine güven duyma, karar verme becerilerinin gelişmesini) sağlar. - Bilişsel, dil (konuşma, dinleme, okuma, yazma), motor ve sosyal açıdan gelişmesini sağlar. - Değişik yaşantıları tanımasını, kendini başkasının yerine koyarak çok yönlü ve bağımsız düşünebilmesini sağlar. - İş birliği, dayanışma ve paylaşma duygusunun gelişmesini sağlar. - Eğitim ve öğretimde aktif rol almasını sağlar. - Rahatlamasını (oyun ve değişiklik ihtiyacını gidermesi) sağlar. - Sorumluluk duygusunun gelişmesini sağlar. - Kendini ve vücudunu tanımasını, nerede ve nasıl kullanabileceğini öğrenmesini sağlar. - Çevresini tanımasını ve anlamasını sağlar. - Yaşamı çok yönlü algılamasını sağlar. - Farklı görüş açılarına sahip olmasını sağlar. - Eleştirmeyi ve tartışmayı öğrenmesini sağlar. - Farkındalık kazandırır. - Etik değerlerin gelişmesine olanak sağlar. - Hata yapma korkusu olmaksızın yeni davranışlar geliştirmeyi sağlar. - Sanat formlarına duyarlılık göstermeyi sağlar. - Duygunun sağlıklı ve kontrollü boşalımına olanak verir. - Araştırma istek ve duygusunun gelişmesini sağlar, bilgiye ulaşmaya ve onu kullanmaya istekli duruma getirir. (Gönen, 1999; Adıgüzel, 1999; Tuluk, 2004). Eğitimde Drama Programının Uygulanması Eğitimde drama programı uygulanırken takip edilen, dört aşama vardır. Bunlar şöyle özetlenebilir: 1. Isınma 2. Kaynaştırma 3. Uygulama 4. Değerlendirme Drama amacı seçilip, konu üzerinde hazırlandıktan sonra grupla kısa bir ön çalışma yapılır. Bu çalışma, ısınma çalışmasıdır. Isınma, çeşitli yöntemlerle beş duyuyu kullanma, gözlem yetisinin geliştiği, bedensel ve dokunsal alıştırmaların yapıldığı, tanışma, etkileşim kurma, güven ve uyum özelliklerini katılımcıya kazandıran ve oldukça kesin kurallarla belirlenen, grup liderinin yönlendiriciliğinde yapılan çalışmadır (Adıgüzel, 1999). Örneğin, 4-6 yaş çocuklarını basit bir müzik ya da tempo, ortak duyuma ulaştırabilir. Ortak duyum, gruptaki bütün çocukların olaya konsantre olması için gereklidir. Bu; aynı amacı, aynı sorumluluğu ve dikkati taşıyan çocuklara, ortak bir iş yaparken daima karşısındakinin duygularına değer vermeyi öğretir. Eğitimde drama yöntemi, gerek hazırlık gerekse uygulama ve değerlendirme aşamalarında, öğrenci merkezli eğitimi baz alır. Amaç; öğrenme süreci boyunca çocukları etkin kılmak, bu süreç içerisinde neşeli vakit geçirmelerini ve öğretilenlerin kalıcılığını sağlamaktır. Pek çok oyunun sonunda, bir tartışma ve değerlendirme yapılır. Tartışmada, açık uçlu sorular sorulur ve tek bir cevaba gidilmeye çalışılmaz. Eleştiriler kişiye değil, role yapılır. Tartışmanın amacı, oynanan problemi tanımak, çözümünü öğrenmek ve diğer çözüm yollarını keşfetmektir. 15 Nisan - Mayıs - Haziran 2013 Ankara Trafik Vakfı
dosya 16 Eğitimde Dramadan Yararlanılan Teknikler Eğitimde etkin bir yeri olan drama, 1. Rol oynama 2. Pandomim 3. Doğaçlamadır. Oynama (pandomim ve rol oynama), belirlenmiş kurallar içinde, özgürce oyun kurma ve geliştirme çalışmalarından oluşur. Yaratıcılık, bu aşamada çok önemlidir. Doğaçlamada ise, saptanan bir tema üzerinden yola çıkılarak, bir hedefe doğru belli aşamalarla yol alınır. Bireyselliğin ve yaratıcılığın ön plana çıktığı çalışmalardır (Adıgüzel, 1999). DOKU KÜLTÜR ANAOKULU NDA TRAFİK EĞİTİMİ Doku da 3 yıldır uygulanan sürekli trafik eğitimi nde amaç; okul öncesi 3-6 yaş çocuklarında, güvenli trafik bilincinin yerleştirilmesidir. Bu bağlamda, üzerinde önemle durulan iki temel kavram vardır. Bunlar, trafikte tehlike yaratmamak ve trafikte tehlikelerden korunmaktır. Her iki kavramın öğretilmesi ve bu öğretilerin davranışa dönüştürülebilmesi için pek çok eğitim yönteminden yararlanılmaktadır. Bunlar şöyle sıralanabilir: Drama, Orff öğretisi, Hareket eğitimi ve yaratıcı dans, Sanat eğitimi, Spor, Anadili etkinlikleri, Yabancı dil eğitimi. Doku da trafik konusu, bu eğitim türlerinin hepsinde farklı zaman dilimlerinde işlenmektedir. Böylece çocukların gelişim evrelerine uygun olarak verilen bilgileri, farklı alanlarda da kullanmaları sağlanarak, hatırda tutma ve Çocuklar için oyun bir vazgeçilmezdir. Çocuk eğitiminde, bilgilerin davranışa dönüşmesini sağlamada yararlanılan en önemli teknik, oyundur. Bilgiler çocukta, oyun aracılığıyla görselleştirilebilir ve içselleştirilebilir. pekiştirmeye destek olunmaktadır. Ancak edinilen deneyimlere dayanılarak, en önemli kazanımların, drama yöntemi ile elde edildiği görülmüş ve bu konuya ağırlık verilmeye başlanmıştır. Doku daki drama çalışmalarında, çocuklar aşağıdaki aşamalardan geçerek, drama tekniklerinden yararlandırılmıştır. Bu çalışmalarda çocuklardan beklenen davranışlar şöyle gruplanabilir: a) Dili kullanma, yeni davranışlar, durumlar ve karakterler yaratma b) Grup çalışmalarında yeni roller yaratma ve grupla beraber çalışabilme c) İçinde yer aldığı ya da dışarıdan izlediği aktivitede yaratıcı roller ortaya koyabilmedir. Bunun başarılabilmesi için çocukların izlemesi gereken yol: Role girme çalışmaları. Aktivite içinde anlatıcı olarak yer alma, yapılan çalışmayı başkalarına aktarma. Yukarıda yer alan a ve b basamaklarını performansa dönüştürme. Drama aktiviteleri süreci içinde, öğretmenleri tarafından çocuklarda gözlenmesi gereken en önemli konular: Grupta kendi başına veya grupla beraber yeni durumlar, roller yaratabilme. Dramatik tekniklerden karakter analizi yapma. Sıcak sandalye, flashback gibi. Öykü oluşturma, öykü içinde rol alıp oynama. Arkadaşlarının gösterdiği performansı gözlemlemedir. Bu bölümde, uygulamalara ilişkin çalışmalardan birkaç örnek, uygulama sonuçları ve değerlendirmeleriyle birlikte verilmektedir. YAŞ GRUBU: 3 ETKİNLİK: Bu, bir müzik etkinliği aracılığıyla dans uygulamasıdır. SÜRE: 15 dakika ETKİNLİĞE KATILAN ÇOCUK SAYISI: 9
HEDEF: Araçlar için olan trafik ışıklarının (kırmızı, sarı, yeşilin) dans yoluyla pekiştirilmesidir. KAZANDIRILMASI BEKLENEN DAVRANIŞ: Araçlar için olan trafik ışıklarının renklerini ayırt etme. KULLANILAN MATERYAL: Hareketli bir müzik, teyp, kırmızı, sarı, yeşil tüller (3 kırmızı, 3 sarı, 3 yeşil), kırmızı, sarı, yeşil halkalar (3 kırmızı, 3 sarı, 3 yeşil). YARARLANILAN TEKNİK: Dramanın aşamalarından bir olan uygulamada, yönergeyi alma, doğru bir şekilde uygulama ve bedensel olarak ifade etme tekniği kullanılmıştır. UYGULAMA: Mekân olarak sınıf kullanılır. Rol belirlenmez, her çocuk kendini yansıtır. Uygulama öncesinde halkalar sınıfın farklı yerlerine, çocuk sayısına göre konur. Çocukların 3 tanesine kırmızı, 3 tanesine sarı, 3 tanesine de yeşil tül verilir. 3 ayrı bölüm hazırlanır (bölümlerde halkalar kırmızı, sarı, yeşil trafik ışıkları sırasında dizilir). Müzikle beraber çocuklar dans ederek, halkaların arasından geçerler. Müzik durunca, her çocuk elindeki tülün rengindeki halkaların içine girer (etkinlik sonrasında çocuklarla sohbet edilir). SONUÇ: Uygulama sonucunda, tüm çocuklarda trafik ışıklarının kırmızı, sarı, yeşil renklerde olduğu, trafik ışıklarının şeklinin daire olduğu ve araçlar için 3 tane trafik ışığı olduğu bilgilerinin yerleştiği, yapılan sohbet sırasında gözlendi. DEĞERLENDİRME: 3 yaş çocuklarında kullanılan materyallerin ışık sayılarına göre olması, kullanılan halkaların trafik ışıkları sırasına göre dizilmesi, ışıklarla ilgili pekiştirmenin gücünü arttırdı. YAŞ GRUBU: 3-4-5-6 ETKİNLİK: Ben bir olsaydım adlı, drama etkinliği. SÜRE: 20 dakika ETKİNLİĞE KATILAN ÇOCUK SAYISI: 40 HEDEF: Çocukların trafik eğitimlerindeki deneyimlerini yaşantıya dönüştürebilmeleri. KAZANDIRILMASI BEKLENEN DAVRANIŞ: Çocukların doğru trafik davranışlarını göstermesi. KULLANILAN MATERYAL: Teyp, kaset. Eğitimde drama yöntemi, gerek hazırlık gerekse uygulama ve değerlendirme aşamalarında, öğrenci merkezli eğitimi baz alır. Amaç; öğrenme süreci boyunca çocukları etkin kılmak, bu süreç içerisinde neşeli vakit geçirmelerini ve öğretilenlerin kalıcılığını sağlamaktır. YARARLANILAN TEKNİK: Bu etkinlikte drama tekniklerinden, canlandırma, role girme tekniğinden yararlanıldı. Çocuklar kendi rollerini belirlediler. Oyun sırasında ve daha sonra yapılan söyleşilerde, bazı çocuklar araba, bazı çocuklar polis, bazı çocuklar trafik ışığı, bazı çocuklar asker olmak istediler. UYGULAMA: Mekân olarak, sınıfta oluşturulan cadde kullanılır. Çocuklar kendi rollerini belirlerler. Dramatik oyuna ısınma aşamasında, Balık Ağı oyunu ile başlandı. Çocuklar, istedikleri bir role girerek canlandırma yaptılar. Problem durumları yaratıldı, çocuklar problemlere çözümler buldular. SONUÇ: Her çocuk trafikte ne olmak istiyorsa, o role girerek canlandırma yaptı. DEĞERLENDİRME: Çocukların trafikte davranışlarının kurallara uygun olduğu gözlemlendi. YAŞ GRUBU: 4, 5, 6 yaş grupları ETKİNLİK: Drama etkinliği SÜRE: 30 dakika ETKİNLİĞE KATILAN ÇOCUK SAYISI: 50 (her grup kendi sınıfını kullanmıştır). HEDEF: Yaya geçidi ve okul geçidi işaretlerinin pekiştirilmesi, bu işaretlerin olduğu yerlere dikkat çekilmesi. KAZANDIRILMASI BEKLENEN DAVRANIŞ: Çocukların yaya geçidi ve okul geçidi işaretlerini tanımaları. KULLANILAN MATERYAL: Beyaz kartondan kesilmiş uzun şeritler (yaya geçidi için), plastik ve tahta bloklar, tuğlalar (yollar, kaldırımlar, kavşaklar, evler ve okul için), siyah, kırmızı, sarı, yeşil kartonlar, yapıştırıcı (trafik lambası için), şapka ve düdük (trafik polisi için), okul çantası, defter, kitap, kalem vs. (öğretmen ve okula gelen çocuklar için). 17 Nisan - Mayıs - Haziran 2013 Ankara Trafik Vakfı
dosya 18 YARARLANILAN TEKNİK: Drama tekniklerinden sıcak sandalye, yeni karakterler yaratma ile rol oynama tekniği kullanıldı. Rolleri öğretmen, çocuklarla beraber belirledi (Pinokyo-grup öğretmenleri, polis, öğretmen, okula giden çocuklar, Hansel ve Gratel in annesi, Hansel ve Gratel). Mekân olarak yollar, kavşaklar, kaldırımlar, Pinokyo nun ve Hansel ve Gratel in evleri, okul, yaya geçidi ve trafik lambası çocuklar tarafından yapıldı. UYGULAMA: Yaşadığımız çevre, sınıfta yaratılır. Hansel ve Gratel okula gitmek için hazırlanırlar. Pinokyo yu da yanlarına alarak okula gitmek üzere yola çıkarlar. Hansel ve Gratel okula gitmek istemediği için, trafik kurallarını bilmeyen Pinokyo ya trafik kurallarını etkinlik süresince öğretirler. SONUÇ: Etkinlik boyunca tüm çocukların yaya geçidi ve okul geçidi işaret levhalarını tanıdıkları gözlemlendi. DEĞERLENDİRME: Mekânın çocuklarla beraber hazırlanması, çocukların role çabuk girerek, trafik deneyimleri ve bilgilerini paylaşmalarını kolaylaştırdı. Bu etkinlik süresince çocukların trafikteki yaşantıları, davranış ve tutumları girdikleri rollerle gözlemlendi. YAŞ GRUBU: 6 SÜRE: 30 dakika ETKİNLİK: Drama uygulaması (spor etkinliği aracılığıyla) ETKİNLİĞE KATILAN ÇOCUK SAYISI: 18 HEDEF: Yaya geçidi ve trafik ışıklarını algılayabilme, emniyet kemeri kullanımının önemini kavrayabilme. KAZANDIRILMASI BEKLENEN DAVRANIŞ: Yaya halindeyken karşıya geçişlerde yaya geçidi ve trafik ışıklarını kullanma, araç içinde emniyet kemeri kullanma. KULLANILAN MATERYAL: Büyük bloklar, trafik işaretleri (yaya geçidi levhası, trafik ışığı levhası, trafik ışıkları), red light stop şarkısı. YARARLANILAN TEKNİK: Drama tekniklerinden doğaçlama, öğretmen tarafından kullanılmıştır. Roller (piknik yapan okul çocukları, trafik polisi, servis şoförü), çocukların kendileri tarafından belirlenmiştir. UYGULAMA: Uygulama öncesinde mekân orman olarak düzenlenir. Öğretmen çocuklara, bugün sabah sporu için ormana gidileceğini söyler ve etkinliğe geçilir. Servise binilerek, ormana piknik yapmaya gidilir. Piknikte sabah sporu yapılır. Çocukların seçtikleri rollerle, hedeflere ulaşılmaya çalışılır. SONUÇ: Bu çalışmanın etkisi, bir süre sonra okul servisi ile gerçekleştirilen şehir turunda gözlemlendi. DEĞERLENDİRME: Dikkat çeken en önemli bulgu: Çocuklar gözlemlerini, bilgileri ile sınadıklarında, kırmızı ışıkta geçen, park yasağı levhalarının, trafik ışıklarının altında ve yaya geçitlerinin üzerinde park etmiş olan araçları gördüklerinde, bilgileri ile gözlemlerinin çeliştiğini fark ettiler. Ocak (2005) ayı boyunca yapılan trafik çalışmalarının sonuçları, aşağıda ayrıntıları verilen Kibritçi Kız masalında, dramanın en son aşaması olan dramatik bir yapı oluşturma ve performans sergileme aşamasında gözlemlendi. Çocuklar, oyunun sonunda yapmış oldukları proje çalışmalarını da mekâna getirdiler ve fotoğraf çekimleri yapıldı. YAŞ GRUBU: 5-6 yaş. SÜRE: 30 dakika ETKİNLİK: Yeni bir yerleşim alanının trafik düzeninin sağlanması. ETKİNLİĞE KATILAN ÇOCUK SAYISI: 50 AMAÇ: Yeni yapılan bir yerleşim alanında trafik çalışmalarının yapılandırılması (trafik ışıkları, karşıya güvenli geçiş, araçlarda güvenlik vurgulanarak). Araçlar ve yaya işaretleri yerleşim yerlerinde nerelerde olur? Yayalar nerelerden karşıya geçerlerse güvenli olur? HEDEF: Kurallara uyma. Tehlikelerden korunma ve tehlike yaratmama. MEKÂN: Yerleşim yeri (okulumuzdaki geniş bir alan olan orta alanın kullanılması). YARARLANILAN TEKNİK: Donma, tablo oluşturma, doğaçlama tekniğinden yararlanılmıştır. Roller: Yaya geçitleri (5 yaş Kelebekler grubu), okul (5 yaş Uğur Böcekleri grubu), park (5 yaş Yunuslar grubu), yollar, kaldırımlar (6 yaş Çiçekler grubu), Kibritçi Kız (1. öğretmen), Meltem (2. öğretmen), trafik polisi (3. öğretmen), belediye sorumlusu (4. öğretmen), anlatıcı (5. öğretmen). KULLANILAN MATERYAL: Kamera ve fotoğraf kaydı, not tutma, kibrit kutusu, kibrit, yatak, trafik işaretleri ve trafik ışıkları.
Öğretmene belediyeden telefon gelir. Belediyeden arayan kişiler, bizim trafik eğitimi aldığımızın haberini almışlardır. Yeni yerleşim alanının doğru trafik düzeni için, bizden yardım istemektedirler (bu da eğitimde bir drama çalışmasına başlanmasında kullanılan bir tekniktir). UYGULAMA: Kibritçi Kız etkinlik sırasında her kibrit yaktığında, diğer çocuklar yeni mekânı oluşturmaya başlarlar (okul, yollar, park, yaya geçitleri). Mekân oluşturulduğunda Kibritçi Kız rolündeki öğretmen ve trafik polisi rolündeki öğretmen çocuklara sorular sorarak yaya ışıkları, araçlar için trafik ışıkları, karşıya güvenli geçişi vurguladı. En sonunda belediye sorumlusu (öğretmen) yapılandırılan yeni yerleşim bölgesinin trafiğe uygun olduğunu onayladı. SONUÇ: 5-6 yaş çocuklarının tümü etkinliğe katıldı. Rollerine uygun davranışları başarıyla sergileyebildiler. DEĞERLENDİRME: Bir ay boyunca hedeflenen davranışlar, etkinlik boyunca çocuklarda gözlemlendi. SONUÇ: Doku Kültür Anaokulu nda 3 yıldır Erken Trafik Eğitimi Projesi adıyla gerçekleştirilen sürekli trafik eğitimi hem okulda görevli yetişkinlerimiz hem çocuklarımız hem de aileleri tarafından yararlı görülerek ve inanılarak sürdürülmektedir. Bu eğitimin yararları tartışılamayacak kadar açıktır. Doku daki çalışmalar bir program dâhilinde uygulanırken, öğretmenlerimiz tarafından çocuklardan alınan geri bildirimler, danışmanımızla birlikte değerlendirilerek, eğitimin kalıcı davranışa dönüştürülemediği sorunlu alanlar tespit edilmekte ve yeni önlemler üzerinde çalışılmaktadır. Bugüne kadar yapılan çalışmalarda, uygulanan yöntemler arasında en çok drama yönteminin etkili olduğu görüldüğünden, çalışmalarımızda drama yöntemine ve onu destekleyen tekniklere daha fazla ağırlık verilmeye başlanmıştır. Bu çalışmada hem uygulamalarımızda yararlandığımız drama yöntemi hakkında teorik bilgiler aktarılmış hem de uygulamalarımızdan örnekler verilerek, sonuçları/etkileri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Yapılan çalışmalar, sadece birer etkinlik olarak değerlendirilmediğinden, gözlem tekniği ile alınan geri bildirimler, daha sonra yapılan uygulamalarda sınanmış ve çocuklardaki kalıcılığı ya da çelişkiler ortaya konulmaya çalışılmıştır. Uygulamalarda göze çarpan en önemli bulgu, küçük yaşta başlamasının önemi tartışılamayacak kadar açık olan trafik eğitimlerinin, örnek davranışlarla desteklenmedikçe, sadece teorik bilgi olarak kalacağının açıkça görülmesidir. Yapılan çalışmalarda, çocukların spor, müzik, dans, rol yapma gibi tekniklerle okulda edindikleri doğru trafik bilgilerinin, anne-baba ve diğer sürücülerin hatalı davranışları ile çelişmesi nedeniyle çocuklarda karışıklığa yol açtığı; projenin hedef kitlelerine uygun eğitimler ve uygulamalarla sürdürülmesinin gereği, bir kez daha saptanmıştır. Bu nedenle okulumuzda projemiz kapsamında eğitim alan çocuklarımızın ve yetişkinlerimizin sayısının, proje kapsamı genişletilerek arttırılmasının, ülkemizin en büyük sorunlarından biri olan sorunun çözümünde önemli bir yer tutacağını ve çalışmalarımızın, uzman ya da konuyla ilgili kişi ve kuruluşların desteğiyle yaygınlaştırılarak, diğer okullara da örnek olması gerektiğini düşünüyoruz. 19 KAYNAKLAR 1. Adıgüzel, Ö. (1999). Yaratıcı dramayı tanımlayabilmek Oluşum Tiyatrosu ve Drama Atölyesi. Türkiye 1. Drama Liderleri Buluşması. Derleyen: Naci Aslan. Ankara: Fersa Yayıncılık. 2. Gönen, M. (1999). Çocuk eğitiminde drama yönteminin kullanılması. Oluşum Tiyatrosu ve Drama Atölyesi. Türkiye 1. Drama Liderleri Buluşması. Derleyen: Naci Aslan. Ankara: Fersa Yayıncılık. 3. Heathote, D., Bolton, G. (1995). Drama for learning. Portsmouth, NH: Heinemann. 4. İlhan, A., Okvuran, A., Adıgüzel, Ö. (2004). Drama. 1. Baskı. İstanbul: MEB Yayınları. 5. Önder, A. (1999). Yaşayarak öğrenme için eğitici drama; kuramsal temellerle uygulama teknikleri ve örnekleri. 1. Baskı. İstanbul: Epsilon Yayıncılık. 6. Neelands, J. (2000). Drama and traditional story for the early years. London: New Fetter Lane. 7. Phillips, S. (1987). Drama. London: Oxford University Press. 8. San, İ. (1991). Yaratıcı drama-eğitsel boyutları. Ö. Adıgüzel (Ed.). Ankara: Naturel Yayıncılık. 9. Tuluk, N. (2004). Yaratıcı drama. Pivolka, 3(15), 10-12. 10. Way, B. (1967). Developing through drama. London: Longman. Kaynak: Erol, G., Akınoğlu, F. G., Yeğen, A. Yaşar, N. Okul Öncesi Trafik Eğitiminde Drama Yönteminin Kullanılması, içinde Bildiriler Kitabı. Trafik ve Yol Güvenliği 3. Ulusal Kongresi Sergisi 4-6 Mayıs, Ankara, 2005. Nisan - Mayıs - Haziran 2013 Ankara Trafik Vakfı
röportaj/ medyada trafik Hande Fırat, çocuklarda trafik bilinci oluşturmak için öncelikle ebeveynlerin kurallara uyarak onlara örnek olması gerektiğini ifade ediyor ve medyada çocukların sevdiği bir karakterin sürekli kurallara uyduğunun gösterilmesi yoluyla sorunun çözümüne önemli bir katkı sağlanacağını düşünüyor. Hande Fırat 20 Mesleğine bağlılığı, renkli kişiliği ve enerjisi ile Türkiye gündemini, gerçekleri bizlerle paylaşan CNN Türk Haber Ankara Temsilcisi Hande Fırat ile Türkiye nin trafik sorununu, sorunun temel nedenlerini ve çözüm yollarını, Ankara trafiğini, trafik konusunda farkındalık yaratmak amacıyla geliştirilebilecek eğitim stratejilerini ve medyanın sorumluluğunu konuştuk. Ankara Üniversitesi Radyo Televizyon Sinema Bölümü nden mezun olmanızın ardından televizyonculuğa adım attınız. Kanal D, NTV ve BRT de çalıştığınızı biliyoruz. Uzun bir süredir de CNN Türk tesiniz ve Ankara Temsilcisi olarak görevinize devam ediyorsunuz. Medyada uzun bir geçmişiniz olduğunu görüyoruz. Medya tecrübeniz ve kadınlık hassasiyetinizle trafikteki sorunlarımızı paylaşmak istedik. Çok ağır bedeli olması nedeniyle trafik kazaları önemli bir gündem işgal ediyor. Sorunun boyutu öyle büyük ki ülkede trafik terörü diye bir kavram var. Size göre bu sorunun temel nedenleri nelerdir? Nasıl bir yol izlenirse çözüm yolunda ilerleme kaydedilmesi mümkün olur? Bu sorunun temel nedeni trafik eğitimlerinin yetersiz verilmesi olarak gösterilebilir. Ancak bu başlı başına bir etken değil. Millet olarak acelemiz var, yürürken, okurken, yemek yerken sürekli bir telaş içerisindeyiz, bu trafiğe de yansıyor haliyle. Yine beni hep düşündürmüştür, Türk insanı arabasını evi olarak görür, ona iyi bakar, hatta onunla konuşur. Cansız bir varlıkla oluşturulan bu sevginin insanlarla da oluşturulması gerek ki trafik terörünün önüne geçilebilsin. İşim dolayısıyla sık sık seyahat ediyorum. Bu seyahatler bazen uzun oluyor, bazen kısa. Kısa ve uzun yolculuklar arasında
Türk insanı arabasını evi olarak görür, ona iyi bakar, hatta onunla konuşur. Cansız bir varlıkla oluşturulan bu sevginin insanlarla da oluşturulması gerek ki trafik terörünün önüne geçilebilsin. muazzam bir fark var dikkat ettiniz mi bilmiyorum. Uzun yollarda genelde trafik olmaz, A noktasından B noktasına giden sürücü trafikten yani kalabalıktan, stresten uzak olduğu için daha güler yüzlü oluyor ve trafik kurallarına uyuyor. Ancak şehir içi trafikte, yani yoğun trafikte insanlar bomba gibi, ne zaman patlayacaklarını kestirmek çok güç. Unutmamakta fayda var, lastik çıkarmak için kullanılan levye yi kapı cebinde taşıyan nadir milletlerden bir tanesiyiz. Biraz önce ifade ettiğim bu stres durumu, insanların kurallara uymaması neticesinde 1 hafta içinde yüzlerce ölüme neden oluyor. 21 Bürokrasi trafiğinin de yoğun olduğu Ankara da yaşayan biri olarak, başkentteki trafiği nasıl değerlendirirsiniz? Yeni yapılanmaların getirdiği trafik sıkışıklığı da dikkat çekiyor. Başkentli bir sürücü olarak trafikte ne tür sorunlar yaşıyorsunuz? Türkiye de, özellikle Ankara da siyasetin gündemi kadar trafiği de çok yoğun. Ankara da gündem sürekli değişiyor, trafikte ise tıkanan güzergâhlar sürekli değişiyor. Trafikte bir yardımcım var. Ben genelde direksiyonun başına hafta sonu geçiyorum onun dışında arka koltuktayım. Ama bu demek değil ki trafikten uzak kalıyorum Özellikle yüksek binaların mantar gibi türediği Ankara da yollara dikkat edin, çok dar. Araçlar sığmıyor yollara. Konya ve Eskişehir yollarında genişletilme çalışmaları yapılıyor. Meşhur bir metro çalışmamız var haliyle trafik kilitleniyor, in- Nisan - Mayıs - Haziran 2013 Ankara Trafik Vakfı
röportaj/medyada trafik Trafik sorununun temel nedeni trafik eğitimlerinin yetersiz verilmesi olarak gösterilebilir. 22 sanlar çileden çıkıyor. Çok araç var ancak yollarımız bu araçları kaldırabilecek düzeyde değil. Bir de bu özellikle Ankara da böyledir, siyasilerin araçları trafikte geçiş üstünlüğüne sahiptir. Haliyle Ankara da trafiğin kilitlenmesinin bir nedeni de budur. Sayın Başbakanın konvoyu yoldan geçti diyelim, 1 saat açamazsınız o yolu, kilit olur. Trafik sorununun çözümünde eğitimin, özellikle çocuklara yönelik eğitimin büyük önem taşıdığı her fırsatta dile getirilen bir konu. Günümüzde çocukların pek çok şeyi televizyondan yakalayabildiklerini biliyoruz. Bir anne olarak öncelikle kendi çocuğunuzda ve genel olarak tüm çocuklarda trafik konusunda farkındalık ve duyarlılığın nasıl oluşturulabileceğini düşünüyorsunuz? Bir anne olarak çocuğuma ilk örnek benim, yani olmaya çalışıyorum. Trafikte kurallara uyuyorum ve onun bunu takip etmesine yardımcı oluyorum. Trafik kurallarına uymazsak nelerin başımıza gelebileceği konusunda farkındalığa kavuşmasını önemsiyorum. Öte yandan kızımın izlediği programlara müdahale ediyorum. Olumsuz örnek oluşturabilecek yayınları izlemesini istemiyorum. Henüz davranışlarını şekillendirdiği küçük yaşında olumsuzluklardan ders almasını, doğru ve yanlışı kendisinin seçmesini istiyorum. Yine de ona ilk örnek benim. Öte yandan özellikle erkek çocuklarında araba bir tutku haline dönüşüyor, küçükken de bu böyle büyükken de Genelde erkek sürücülerin trafikte yoğun olduklarını düşünürsek, küçük yaşta verilen eğitim burada önemli bir hale geliyor. Televizyonda çocukların sevdiği bir karakter oluşturun, bu karakter de trafik kurallarına hep uysun Bakın bakalım o programla yetişen bugünün çocuğu trafikte terör estiriyor mu? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Başta da söylediğim gibi trafikte eğitim çok önemli. Ama sadece eğitim değil, doğru eğitim çok önemli. Yurt dışına bakın küçük yaştan itibaren oluşturulmuş bir trafik kültürü var. Saygı ile yoğrulmuş bir kültür Kendileri kadar başkalarını da düşündükleri bir kültür var. Toplum sağlığına ve mutluluğa ulaşmak, ortak kullanım alanlarında birbirimize saygılı olmaktan geçiyor. En büyük kamusal alan olan trafikte oluşturduğumuz saygı, mutlu olmamıza, kurallara uymamıza vesile olacak. Yüksek cezalar trafikte yaşanan ölümlere çare olmuyor. Söyleşi için teşekkürler.
Hande Fırat, trafik konulu bir köşe yazısını da dergimizle paylaştı... Daha önce yazdığım bir köşe yazısında da sordum. Kendinize vakit ayırdınız mı? Ne zamandır başlayamadığınız kitaba başladınız mı, o harika filmi izlediniz mi, kanepenin üstünde keyif yaptınız mı, çocuğunuzla top oynadınız mı? Akşam şöyle bir haberlere göz gezdirdiniz mi? Ölüm haberleri Ölüm ülkesinin, ölüm haberlerini gördünüz mü? Samsun un Terme ilçesindeki trafik kazasında hayatını kaybeden 7 kişi Artvin in Şavşat ilçesinde toprağa verildi. 21 Temmuz Cumartesi 01.37 Kırıkkale, trafik kazası-6 ölü, 02.14 Antalya, trafik kazası-1 ölü, 09.49 İstanbul, trafik kazası-1 ölü, 10.19 Bilecik, denizde boğulma-1 ölü, 10.34 Ağrı, trafik kazası-13 ölü, 10.51 Düzce, trafik kazası-3 ölü, 11.48 Bilecik, trafik kazası-1 ölü, 12.03 Aksaray, trafik kazası-1 ölü, 12.36 İstanbul, polisle çatışma-1 ölü, 14.21 Gaziantep, av tüfeği ile vurulma-1 ölü, 14.51 Tokat, iş kazası-1 ölü, 15.30 Urfa, derede boğulma-1 ölü, 18.46 Muş, kavga-1 ölü, 18.51 Urfa, kavga-1 ölü, 21.49 Diyarbakır, kavga-2 ölü, 23.12 İstanbul, silahlı saldırı-1 ölü 22 Temmuz Pazar 00.19 Sakarya, av tüfeği ile vurulma-1 ölü, 00.49 Antalya, trafik kazası-2 ölü, 09.33 Konya, trafik kazası-1 ölü, 10.05 Burdur, sulama havuzunda boğulma-1 ölü, 11.59 Samsun, trafik kazası-7 ölü, 13.54 Sakarya, dolabın altında kalma-1 ölü, 15.42 Nevşehir, trafik kazası-3 ölü, 16.00 Trabzon, yangında zehirlenme-1 ölü, 16.25 Uşak, trafik kazası-1 ölü, 17.57 Burdur, trafik kazası-1 ölü, 18.56 Kahramanmaraş, silahla vurulma-1 ölü, 19.34 Hakkâri, helikopter kazası-4 ölü, 21.38 Denizli, trafik kazası-1 ölü. Eksiği vardır Anadolu Ajansı ndan geçen haberler bunlar, saatleri ile birlikte Bu listede tam 61 ölüm var Bir hafta sonu sonlanan 61 hayat. 61 insanın son hafta sonu idi İnsanın yazarken de okurken de yüreği kaldırmıyor Ölümlerinin nedenleri yanlarında yazıyor. Yapacak hiçbir şey yok mu Allah aşkına? İki günde bu kadar çok ölüm olur mu? Kim bunun sorumlusu? Ne yapılması gerekiyorsa yapılsın! Trafik canavarı, maganda deyip geçmeyin Herkes kendi ile yüzleşsin, bir sarsılıp kendine gelsin, magandalığını da canavarlığını da kendi içindeki en korunaklı hapishaneye kapatsın! Kendine ağırlaştırılmış müebbet versin! 23 Gülhan TOKDEMİR Nisan - Mayıs - Haziran 2013 Ankara Trafik Vakfı
otobilir /röportaj Atila Koç, Türkiye de otomobil fiyatlarının, diğer ülkelere kıyasla oldukça yüksek olmasının nedenini aşırı vergilere bağlıyor ve yerli üretime geçmeden önce ARGE çalışmalarına ve buna bağlı teknoloji geliştirmeye ağırlık verilmesi gerektiğini ifade ediyor. Otomotiv Genel Müdürü Atila Koç ile Türkiye de yaşanan trafik sorunlarını, otomotiv sektörünün gelişimini ve sektörde yaşanan sıkıntıları, ikinci el araç satış ve destek hizmetlerini, zorunlu trafik sigortasının yükseltilmesinin sektöre ve tüketiciye yansımalarını ve yerli üretimin desteklenmesinin önemini konuştuk. 24 Neziroğlu Motorlu Araçlar olarak Türkiye nin otomobil deyince ilk akla gelen firmalarındansınız. Yıllardır otomotiv sektöründe faaliyet gösteren bir kurum olarak Türkiye deki trafiği nasıl değerlendirirsiniz? Trafikte çok fazla kaza olmasını ve çok sayıda insanın bu nedenle hayatını kaybetmesini neye bağlarsınız? Belki çok klasik bir cevap olacak ama tamamen eğitim düzeyi ile ilgili olmakla birlikte kanunların yetersiz olması yani caydırıcılığının az olması ve mevcut yasaların da maalesef keyfiyete göre uygulanmasından kaynaklanmaktadır. Diğer taraftan altyapı yetersizliği de önemli bir etkendir. Neziroğlu Motorlu Araçlar olarak ikinci el araç satış ve destek hizmetlerini vermek için Neziroğlu İkinci El in faaliyete girmesini sağladınız. Her iki şirketinizde de destek hizmetleri veriyorsunuz. Destek hizmetleriniz tam olarak neleri kapsıyor? Kazalı araçların bakım onarım işlerini de yürütüyor musunuz? Atila KOÇ Neziroğlu Otomotiv Genel Müdürü İkinci el ticareti yaptığımız iş de zincirin önemli halkalarından biridir. Firmamız 90 lı yılların sonuna doğru bu operasyonun da sıfır otomobil ticaretinde olduğu gibi kurumsal bir
Firmamız, bugün Türkiye de yıllık 3000 adetlik perakende ikinci el iş kapasitesi ile ilk sıralarda yer alıyor. Toplamda 8500-9000 adet iş kapasitemiz bulunuyor. Bu işi sadece ticaret olarak görmüyoruz. 25 anlayış ve yapılanma ile yapılması gerektiğini gördü. Müşterilerin de ikinci el alırken karşılarında ciddi kurumsal bir muhatap aradığı ihtiyacı tespit edilmesi nedeniyle altyapı çalışmalarına başladık ve 2000 li yılların başından itibaren müşterilerin beklentilerine ve ihtiyacına cevap verecek şekilde kurumsal anlamda faaliyete geçti. Firmamız, bugün Türkiye de yıllık 3000 adetlik ikinci el perakende iş kapasitesi ile ilk sıralarda yer alıyor. Toplamda 8500-9000 adet iş kapasitemiz bulunuyor. Bu işi sadece ticaret olarak görmüyoruz. Müşterilerimize ekspertiz, chek-up, fiyatlandırma, takas veya direkt alım gibi hizmetler yanında ikinci el atölyemizde gerek garantili satılan ikinci el otomobillere gerekse diğer ikinci el otomobillere güvenli ve ekonomik hizmet veriyoruz. Türkiye de otomotiv sektörünün gelişimini ve bulunduğu noktayı nasıl değerlendirirsiniz? Sektörün en önemli sorunları arasında nelerin olduğunu düşünüyorsunuz? Bunların çözümleri konusunda önerileriniz var mı? Özellikle 90 lı yıllardan itibaren otomotiv sektörü çok büyük bir gelişme sağladı. Bugün gerek hizmet kalitesi gerekse Türkiye de satılan araçların teknolojisi ileri ekonomilerden daha iyi durumdadır. Bir taraftan tüketici bilinçlenmesi, diğer taraftan üretim safhasında Nisan - Mayıs - Haziran 2013 Ankara Trafik Vakfı
dosya 26 (özellikle kalite) edindiğimiz tecrübe ve altyapı çok mükemmel seviyede olmasına rağmen pazarın gelişmiş ekonomilerin gerisinde olmasının veya istenilen düzeyde olmamasının temel iki nedeni vardır. Gülhan TOKDEMİR Birincisi ülke olarak yerli otomobil üretmek yerine önceliği ARGE ve buna bağlı teknolojiler geliştirmeye vermemiz gerekir. Eğer kendi motorunuzu, şanzımanınızı üretir ve geliştirirseniz ve bunu dünya pazarlarında kabul ettirirseniz zaten bir değil, birkaç otomobil markanız olur. İkincisi ise otomobilin ülkemizde hâlâ lüks olarak görülüp, bu mantalite ile vergilendirilmesidir. Bugün 1600 cc ye kadar olan otomobiller üzerindeki vergi yükü yüzde 50 ler seviyesindedir. Bu oran gelişmiş ekonomilerde yüzde 20 ler seviyesindedir. Burada yapılacak yüzde 20 lik bir iyileşme, pazarı en az yüzde 20 arttıracaktır. Bu da daha çok vergi, istihdam ve katma değer yaratacaktır dolayısıyla ARGE için kaynak oluşturacaktır. Bildiğiniz gibi ikinci el ve eski araçların zorunlu trafik sigortası giderlerinin aşırı yükseltilmesi konusu gündemde. Yasalaştığı takdirde ikinci el araç sahipleri, araçlarının değerinin üstünde bir tutar ödemek zorunda kalabilecek. Siz bu uygulamanın doğru olduğunu düşünüyor musunuz? İkinci el araç satan bir firma olarak bu durum sizi ve otomotiv sektörünü nasıl etki-
ler? İkinci el araç sahibi olmayı düşünenlere nasıl yansır? Tüketici açısından kesinlikle olumsuz etkileri olacaktır. Bu olaya şu açıdan bakar isek doğru tespitte bulunmuş oluruz. Maalesef sigorta şirketleri arasındaki yoğun rekabet; poliçelerin olması gereken fiyattan daha aşağı fiyatla tanzim edilmesine yol açmış, bu da bilançoları olumsuz etkilemiştir. Sigorta şirketleri bu zararlarını gidermek için kaskodan ziyade zorunlu trafik sigortalarında yeniden fiyatlandırmaya gitmişlerdir. Diğer taraftan yaşanan bu yoğun rekabet tüketicilerin otomobil hasarlarında, sigorta şirketlerinin maliyeti düşürmek için hasarlı araçları muadil parça ve yetkili servisler dışında sanayideki atölyelere yönlendirmiş ve bu, müşteri memnuniyetsizliği ve birçok ihtilaf yaratmıştır. Şikâyetlerin yoğunlaşması üzerine Hazine Müsteşarlığı yeni düzenlemeyi yapmıştır. Bu düzenleme ile kasko sigortasında en az dört faklı kloz sunma zorunluluğu getirmiştir. Ancak tüketici açısından full kasko dışındaki poliçeler çok cazip gelmeyeceği için uygulama çok başarılı olmamıştır. Sigorta şirketleri de kasko poliçe fiyatlarında çok fazla artış yapamayacağı için çareyi trafik sigorta tarifelerini yeniden düzenlemekte bulmuştur. Burada unutulmaması gereken, trafik ve kasko poliçelerinin fiyatlarının poliçe sahibine göre belirlendiğidir. Bu yüzden küçük hasarlarınızda poliçenizi kullanmayınız. Küçük bir hasarı sigortadan yaptırdığınızda poliçeyi yenilerken bu, poliçe fiyatınıza misli ile yansımaktadır. Dünya genelinde yaşanan ekonomik krizin Türkiye deki otomotiv sektörünü nasıl etkilediğini düşünüyorsunuz? Krizin etkileri hâlâ hissediliyor mu, yavaş yavaş eski duruma dönüldü mü? Bence iç pazarı fazla etkilemedi ama ihracatı etkiledi. Aksine Avrupa daki durgunluk iç pazara daha ucuz girdi sağlamıştır. Gerek gümrük vergilerinin yüksek olması gerekse yerli üretimin sınırlı olması nedenleriyle Türkiye de otomobil fiyatları da ABD ve Avrupa ülkeleriyle kıyaslandığında oldukça pahalı. Sizce Türkiye de yerli üretimin artması nasıl sağlanabilir? Türkiye deki fiyatların yüksek olmasının en büyük sebebi otomobil üzerinden alınan vergilerdir. Yukarıda açıkladığım üzere Türkiye deki vergi yükü diğer ülkelerin iki katıdır. Vergi yükünün hafifletilmesi ve ARGE nin teşvik edilmesi hem üretimi hem de pazarı olumlu yönden etkileyecektir. Türkiye de yıllardır trafik konusunda farkındalığı arttırmak için çalışmalar yapan Ankara Trafik Vakfı yayın oranı Trafik dergisi okurlarına iletmek istediğiniz bir mesaj var mı? Öncelikle trafik kurallarını bir yük değil, bir sorumluluk olarak görmemiz gerektiğini ifade etmek isterim. Hepimiz sorumluluğumuzu yerine getirsek, olumsuzlukları en aza indirmiş oluruz. Özellikle ikinci el araç alırken güvenilir ve bu işi kurumsal anlamda yapan ciddi muhatapları tercih etmeliyiz. Kendimizin ve sevdiklerimizin canını emanet ettiğimiz araçlarımızın bakımını ihmal etmemeliyiz. Küçük sorunların ertelendikçe büyüdüğünü unutmamalıyız. 27 Nisan - Mayıs - Haziran 2013 Ankara Trafik Vakfı
28 trafiktekonuşan fotoğraflar Kaldırımları gasp etme Yaya geçidi ihlali saygısızlı Yanlış park kazaya davetiye çık Fotoğraf: Haldun SEBER Kaldırımlar kimin Yaya haklarına saygılı o aldırımları gasp etmeyin aya geçidi ihlali saygısızlıktır Fotoğraf: Süleyman Pampal anlış park kazaya davetiye çıkarır aya haklarına saygılı olun aldırımları gasp etmeyin aya geçidi ihlali saygısızlıktır anlış park kazaya davetiye çıkarır aya haklarına saygılı olun Fotoğraf: Süleyman Pampal Fotoğraf: Murat Akmaz
yin ktır arır lun Kaldırımları gasp etmeyin Yaya geçidi ihlali saygısızlıktır Yanlış park kazaya davetiye çıkarır Kaldırımları gasp etmeyin Yaya geçidi ihlali saygısızlıktır Yanlış park kazaya davetiye çıkarır Kaldırımları gasp etmeyin Fotoğraf: Süleyman Pampal Yaya geçidi ihlali saygısızlıktır Fotoğraf: Murat Akmaz Yanlış park kazaya davetiye çıkarır Yaya haklarına saygılı olun Fotoğraf: Süleyman Pampal rımları gasp etmeyin geçidi ihlali saygısızlıktır park kazaya davetiye çıkarır Nisan - Mayıs - Haziran 2013 Ankara Trafik Vakfı Fotoğraf: Süleyman Pampal 29
güncel 30 Türkiye Sigorta Birliği nden Oto Sigortaları ile İlgili Açıklama Son zamanlarda kasko ve trafik sigorta poliçelerinin genel şartları ve fiyatlandırılmasına ilişkin bazı basın yayın organlarında yer alan eksik, yanıltıcı ve zaman zaman hatalı bilgi içerdiğini gördüğümüz haberler üzerine aşağıda yer alan açıklamaların kamuoyuyla paylaşılması gereği hâsıl oldu. Kasko sigortası genel şartları Hazine Müsteşarlığı nın yaptığı düzenleme ile 1 Nisan 2013 tarihinden geçerli olacak şekilde yeniden belirlendi. Düzenlemelerin bir kısmı, 1 Temmuz 2012 de yürürlüğe giren Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde yapılması gerekenleri kapsadı, bir kısmı ise tüketici lehine getirildi. Lehte yapılan bu düzenlemeler şöyle sıralanabilir: Ürün içeriğinin belirlenerek 4 ana ürün şeklinde kasko poliçesinin oluşturulması Poliçe üzerine sigorta bedelinin yazılmayarak, hasar anında eksik sigorta uygulanmaması Hasar anında aracın rayiç bedelinin tespitinde, hangi kurumun değerlerinin referans alınacağının poliçe üzerinde belirtilmesi Onarımın sigorta şirketinin mi yoksa sigortalının mı istediği serviste yapılacağı ile orijinal parça veya eşdeğer parça kullanımının poliçe üzerinde belirtilmesi. Sigortalıların satın almış olduğu ürünü daha net anlaması ve diğer sigorta şirketlerinin ürünleri ile kolaylıkla karşılaştırabilmesi amacıyla tek tip poliçe şablonu belirlendi. Farklı içerikli kasko poliçeleri için dar kasko, kasko, genişletilmiş kasko ve tam kasko ayırımına gidildi ve ürün isminin 16 punto ile poliçeye yazılması şartı getirildi.
Bu düzenlemelerle sigortalılarımız, hasar anında alabilecekleri hizmetin niteliğini kasko poliçesini alırken belirleme imkânına sahip oldular. Bu düzenlemenin kasko primlerini yüzde 50 civarında arttıracağı iddiası dayanaksızdır. Zira farklı içerikteki ürünler sigorta şirketleri tarafından vatandaşın tercihine hali hazırda sunuluyor ve bu ürünlerin prim tutarları içeriğine göre farklılık arz ediyor. Bu kapsamda, bir önceki poliçe içeriği ile benzer bir poliçenin yeni dönemde tercih edilmesi durumunda prim seviyesinde önemli bir değişiklik beklenmiyor. Poliçe içeriğinin daraltılması veya genişletilmesi halinde ise ödenecek prim tutarı da doğal olarak azalabiliyor ya da artabiliyor. Kamuoyunu yanıltan bir diğer konu ise düzenlemeyle birlikte primlerin şirketler tarafından serbestçe tayin edilebilir hale geleceği ve bunun da primleri yukarı çekeceği yönündeki yorumlar oldu. Kasko sigortası primleri 20 yılı aşkın süredir, trafik sigortası primleri de 1 Temmuz 2008 tarihinden bu yana serbestçe sigorta şirketleri tarafından belirleniyor dolayısıyla düzenleme bu anlamda bir yenilik getirmiyor. Bu vesile ile belirtmek isteriz ki, devlet tarafından kontrol edilen tarife rejiminin terk edilerek primlerin serbestçe belirlendiği serbest tarife sistemine geçiş, rekabeti ve ciddi prim düşüşlerini de beraberinde getirdi. Bu anlamda rekabete açık olan sistemler, her halükarda tüketicinin yararına oldu. Diğer taraftan, yine basında yer alan ve on kata vardığı iddia edilen trafik sigortası prim yükselişine ilişkin haberler de gerçek dışı. Sigorta sektöründe trafik branşında teminat veren 30 şirket bulunuyor ve her birinin fiyatları birbirinden farklılık arz ediyor. Sigorta şirketleri tarifelerini oluştururken, sürücü yaşı, araç türü ve araç yaşı, ehliyet yaşı, bulunduğu il veya ilçe, önceki yıllarda kaza yapıp yapmadığı ve ödenen hasar miktarı gibi birçok kriter kullanıyor. Özellikle son yıllarda tazminata sebebiyet vermeyen araçlara indirim uygulanırken, tazminata sebebiyet verenlerin primleri arttırılarak maliyet, sisteme dâhil olan kişiler arasında paylaştırılıyor. Bunun aksi bir uygulamaya gidilmesi halinde, hiç kaza yapmayan araç ile bir sene içerisinde on kaza yapan aracın birbirinden hiçbir farkı kalmayacak. Bu durum, öncelikle aracını kurallara uygun ve dikkatli kullanan, herhangi bir hasara yol açmayan araç sahiplerine büyük bir haksızlık olacak. Sigorta sistemi, primlerin bir havuzda toplanarak bir fon oluşturulması ve ortaya çıkan zararların poliçe şartları kapsamında bu fondan karşılanması üzerine kuruldu. Dünya genelinde olduğu üzere, fondan aşırı faydalananlar ile çok az faydalanan hatta hiç faydalanmamış kişilerin havuza aynı katkıyı yapmaları sigorta tekniği ve adalet kavramları ile bağdaşmaz. Yukarıda yer alan açıklamalar çerçevesinde; 1 Nisan 2013 tarihinde yürürlüğe girecek kasko sigortası genel şartlarındaki düzenlemelerin sigortalıların lehine olduğunu, sigorta şirketlerinin uzun zamandır primleri serbestçe belirlediğini; son düzenlemelerin doğrudan primleri arttırıcı bir etki yaratmayacağını; kazaya karışmayan sürücü ile özellikle sık sık kaza yapan sürücüyü ayırabilmek ve kusurlu sürücünün maliyetini kusursuz sürücüye yüklememek amacıyla aynı araç türündeki farklı araçlardan farklı primlerin talep edilebileceğini kamuoyuna saygıyla duyururuz. Kaynak: Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği 31 Nisan - Mayıs - Haziran 2013 Ankara Trafik Vakfı
trafiktehaberler DENETİM YÖNTEMLERİ yenileniyor 32 Trafik kazalarının neden olduğu kayıpların istenen ölçüde azaltılamaması nedeniyle Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yeni yöntemler uygulama kararı alındı ve Karayolu Trafik Güvenliği Strateji Eylem Planı ve Emniyet Genel Müdürlüğü nün Yapacağı Çalışmalar konulu bir genelge yayımlandı. Emniyet Genel Müdürlüğü nün hazırladığı ve İçişleri Bakanı Muammer Güler tarafından onaylanan genelge ile 2020 yılına kadar trafik kazası sonucu ölümlerin yüzde 50 oranında azaltılması hedefleniyor. Bu hedef doğrultusunda 2012 yılında başlatılan çalışmalara rağmen trafik kazalarının neden olduğu kayıpların istenen oranda azaltılamaması üzerine mevcut denetim yöntemleri yeniden gözden geçirildi. Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından, son yıllarda meydana gelen trafik kazaları analiz edildi. Analiz sonucunda ölümlü ve yaralamalı kazalara neden olan aşırı hız gibi trafik kuralı ihlallerinin, seyyar radar ikaz levhaları ve devamında ekiplerin bulunduğu bölgelerde yapılmadığı ancak bu levhaların ve trafik ekiplerinin olmadığı bölge-
33 lerde sürücülerin başta hız olmak üzere birçok trafik kuralını ihlal ederek, kazalara neden olduğunu belirlendi. Emniyet Genel Müdürlüğü, bu belirlemelerden hareketle sürücüler üzerinde algılanan yakalanma riskini arttırmak ve tüm kara yolu güzergâhlarında başta hız ihlali olmak üzere trafik kurallarına uyma alışkanlığını kazandırmak amacıyla radarla hız denetimlerinde kullanılan seyyar radar ikaz levhası uygulamasını sonlandırdı. Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından mevcut sisteme göre, günlük her bir radar aracıyla gündüz 5 saat, gece ise 3 saat olmak üzere toplam 8 saat hız denetimi yapan trafik birimlerinin, bundan sonra 24 saat hız kontrolü yapmasına karar verildi. Hız denetiminin yüzde 50 lik bölümünün, şehir içi ve dışı yollarda, gece ve gündüz seyir halinde çevirme ekibi olmadan, diğer yüzde 50 lik bölümünün ise sabit ve çevirme ekibiyle birlikte yapılması uygun görüldü. Otoyollardaki denetimlerin de çevirme ekibi olmadan gerçekleşmesi planlandı. Hız denetiminde görev alan radar ekiplerinde akaryakıt kısıtlamasına gidilmemesi yönünde karar çıktı. Analiz sonuçları arasında özellikle şehir içinde ölüm ve yaralanmayla sonuçlanan trafik kazalarının yüzde 20 sinin kavşaklarda geçiş hakkı ve kırmızı ışık ihlalinden kaynaklandığı da yer aldı. Bu ihlallerin tespiti için de bir taraftan teknolojik sistemlerin yaygınlaştırılması, bir taraftan da bu sistemin olmadığı kavşaklarda ihbarlı denetim yöntemiyle denetlemeler yapılması kararlaştırıldı. Uygulama ile tüm kural ihlallerinin cezalandırılmasını amaçlayan Emniyet Genel Müdürlüğü, trafik kurallarına her zaman ve her yerde uyulmasını sağlamayı hedefliyor. Emniyet kemeri denetimleri de arttırılacak Emniyet Genel Müdürlüğü, ölümlü kazalarda önemli rol üstlenen emniyet kemeri konusunda da çalışmalar yaptı ve yeni hedefler belirledi. Emniyet kemeri takma oranının 2015 yılına kadar şehir içinde yüzde 70 e, şehir dışında yüzde 90 a, 2020 yılında da şehir içinde yüzde 80 e, şehir dışında ise yüzde 100 e çıkarılması hedefleniyor. Trafik Elektronik Denetim Sistemleri bulunan illerde, bu sistemler üzerinden emniyet kemeri kullanımına yönelik denetimlerine ağırlık verecek olan trafik ekiplerinin, denetimlerini geçen yıla göre en az yüzde 10 oranında arttırmasına karar verildi. Emniyet Genel Müdürlüğü, tüm bu yeni uygulamalar için denetimlerin planlanması ve aylık kontrol programlarının hazırlanmasında uygun yer, zaman ve personel ile dengeli bir çalışma süresi planlayacak. Kaynak: http://www.memurlar.net/haber/350291/ Nisan - Mayıs - Haziran 2013 Ankara Trafik Vakfı
trafiktehaberler TEDES kuruluyor 34 Güvenlik önlemleri kapsamında birçok kente MOBE- SE sistemini kuran İçişleri Bakanlığı, şimdi de Trafik Denetleme Sistemi üzerinde çalışıyor. İçişleri Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı, Mayıs ayında özel bir protokol imzalayarak Trafik Elektronik Denetleme Sistemi (TEDES) nin ilk adımını attı. Yürürlükteki 2918 sayılı Trafik Yasası nın ek 16. maddesine göre imzalanan protokol kapsamında şehir içi trafik sistemi, MOBESE sisteminin alt bileşeni olarak kurulacak. Bir süredir sadece İstanbul da uygulanan ve EDS adıyla bilinen sistem, önümüzdeki süreçte diğer illere, ilçelere ve beldelere kadar yaygınlaştırılacak. Sistem sayesinde yerleşim birimlerindeki trafik suçları ve düzeni daha yakından takip edilebilecek. TEDES in, özellikle kırmızı ışık, hız sınırı, banket ve emniyet şeridi ihlalleri başta olmak üzere tüm trafik kuralı ihlallerinin tespitinde kullanılabilmesi amaçlanıyor. MOBESE lerden farklı olarak TEDES in valilikler ve il özel idareleri yerine belediyeler tarafından kurulması planlanıyor. Sistemin kurulacağı yerleşim birimleri ise Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından belirlenecek. Bu belirlemede, nüfus, kayıtlı sürücü ve araç sayıları, trafik kazaları ve sonuçları ile karayollarından geçen yıllık ortalama trafik değerleri göz önünde bulundurulacak. Kurulumun tamamlanmasının ardından TEDES ler, kent merkezlerinde il emniyet müdürleri ve belediye başkanları, ilçelerde ilçe emniyet müdürü veya amiri ile ilçe belediye başkanları arasında imzalanacak protokol ile uygulamaya girecek. İmzalanan protokol çerçevesinde TEDES lerin hizmete girmesiyle, trafik zabıtası tarafından sorumluluk sahasında imzalanarak onaylanan idari trafik para cezalarının toplamının yüzde 30 u, hizmet alımı karşılığında belediyelere ödenecek. TEDES ten elde edilecek veriler, suç işlenmesinin önlenmesi veya adli bir soruşturma veya kovuşturma için gerekmesi halinde emniyet birimleri tarafından kullanılabilecek. Belediyelerin yapılacak hizmet alımı protokolüne uymamaları halinde emniyet birimlerinin fesih işlemi uygulama hakkı bulunacak.
35 Emniyet kemeri, yolculuk sırasında meydana gelebilecek ani fren, önden veya arkadan çarpma, kayma, yuvarlanma gibi durumlarda can kaybını önlemede önemli bir faktördür. Ölüm riskini % 50 ye varan oranda azaltan başka bir önlem bulunmamaktadır. Emniyet kemeri hayat kurtarıcı olarak düşünülmeli, şehir içi ve şehir dışı yolculuklarda emniyet kemeri kullanımı konusunda toplumsal bilinç yaratılmalıdır. Nisan - Mayıs - Haziran 2013 Ankara Trafik Vakfı
trafiktehaberler Yaya geçidi ihlal cezası 166 TL den 343 TL ye yükseliyor Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından trafikte yayaların üstünlüğü bulunan alanları ihlal eden sürücülere kesilecek cezalar konusunda yeni bir düzenleme yapılıyor. Düzenleme ile geçiş üstünlüğü olduğu halde yayaya yol vermeyen sürücülere kesilen para cezası iki katına çıkarılacak. Karayolları Trafik Kanunu nda değişiklik yapılmasına dair hazırlanan taslak ile beraber yaya geçitlerinin işgal edilmesi ve yaya geçidi çizgisini ihlal eden sürücülere kesilecek cezalar da yeniden düzenleniyor. 36 Yaya geçidinde yayalara yol vermeyen araçlara kesilen 166 TL ceza 2 katına çıkarılarak, 343 TL ye yükseltiliyor. Bu düzenlemeyle Avrupa da uygulanan yayaların yeşil ışığı ya da trafiğin boş olduğu anları beklemeksizin geçiş üstünlüğünü kullanmaları sağlanacak. Söz konusu düzenlemeyle birlikte büyükşehirlerde bulunan önemli yaya geçitlerinde denetimler arttırılacak. Uyuşturucuya denetim şart oldu! Trafikte alkolden sonra en büyük tehlike uyuşturucu ve uyutucu madde kullanımı. Türkiye de kanun ve yönetmelikler araç kullanırken uyuşturucu kullanımına sıfır tolerans tanıyor. Ancak kanunlardaki bu tutum, uygulamaya yansımıyor. İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü ve Adli Tıp Kurumu tarafından trafik kazasına karışanlar arasında yapılan çalışmalar, bu konudaki tehlikeyi ortaya çıkardı. Araştırma sonuçlarına göre 100 sürücüden 14 ünde uyutucu-uyuşturucu madde belirlendi. 90 uzun yol şoföründen 31 inin esrar kullandığı anlaşıldı. Trafikte alkolden sonra en büyük tehlike uyuşturucu. Ancak yasadaki madde kullanımına yönelik sıfır tolerans şartı uygulamaya yansımıyor. Adli Tıp Kurumu ve İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü nün yaptığı iki ayrı araştırmaya göre, sürücülerin yüzde 14 ü uyutucu-uyuşturucu madde kullanıyor. Yol kenarı tükürük testlerinin yapıldığı Avrupa da ise uyku getirici ilaçları kullanmak bile yasak. Her iki araştırmanın sonuç bölümünde yol kenarı madde tarama testlerine ihtiyaç duyulduğu vurgulandı ve dünyadaki uygulamalar örnek gösterildi. İtalya, İngiltere, Portekiz, Çek Cumhuriyeti, Avusturya başta olmak üzere birçok ülkede yol kenarı tükürük ve ter testleri yapılıyor. Sonuç pozitif çıkarsa bir de kan testi yapılabiliyor. Uyuşturucu denetiminin maliyetli olması nedeniyle uzmanlar tarafından sonucun pozitif çıkması durumunda masrafların kullanıcılar tarafından karşılanmasını öneriyor. Kaynak: http://www.memurlar.net/haber/220491/
Türkiye Trafik Kazalarını Önleme Derneği tarafından 1 Temmuz da yürürlüğe giren Türk Ticaret Kanunu kapsamında getirilen toplu taşıma araçlarının dış görünümünde uyulması gereken kurallar duyuruldu. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 13 Ocak 2011 tarihinde TBMM tarafından kabul edilmiş, 14 Şubat 2011 tarihli 27846 sayılı Resmi Gazete de yayınlanmıştı. 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe giren Türk Ticaret Kanunu ile birlikte başta dolmuşlar ve ticari taksiler olmak toplu taşım araçlarının dış yüzeyinin de sade bir görünümde olmasına karar verildi. Karayolları Trafik Yönetmeliği nin 60. maddesine göre araçlardaki yazıların silinmesi gerekiyor. Trafik ekipleri, kamyon arkası yazılara yönelik denetimleri arttırdı. Ekipler, ticari araçların önü, arkası ve yanındaki yazılar için 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu nun 26/2. maddesine göre 72 lira para cezası yazıyor. Uygulama ile araçların değişik yerlerine yazılan manalı sözlerin diğer şoförlerin dikkatini dağıtması nedeniyle oluşan kazaların önüne geçmek amaçlanıyor. Sık sık rastlanılan kamyon yazılarından bazıları şöyle: Bir sana, bir de sabah uykusuna hastayım., Bir sen değil, herkes hasta., Rampaların ustasıyım, gözlerinin hastasıyım., Önünü görmeden sollama, eve acı haber yollama., Âşıksan vur saza, şoförsen bas gaza., İstedim vermediler; sen şoförsün dediler., Yaklaşma toz olursun, geçme pişman olursun., Sollama beni, mahcup ederim seni., Tek rakibimiz, Türk Hava Yolları. 37
trafiktehaberler 38 Trafik cezaları e-posta yoluyla gelecek Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından trafik cezalarının e-posta yoluyla sürücülere gönderilmesini sağlayacak bir sistem için çalışma başlatıldı. Mevcut uygulamada trafik kuralı ihlali nedeniyle yazılan cezalar, sürücülerin beyan ettikleri son adrese gönderiliyor. Sürücüye ulaşılamaması durumunda ise emniyet müdürlüklerine bırakılıyor. Bu nedenle cezadan haberdar olamayan sürücülerin borcu, zamanında ödenmediği için iki katına çıkabiliyor. Emniyet Genel Müdürlüğü sürücülerin yaşadığı bu mağduriyetin önüne geçmek ve polisin iş yükünü hafifletmek amacıyla harekete geçti. Henüz taslak halindeki düzenlemede polisin trafik cezalarını elektronik ortamda yazması planlanıyor. Uygulama ile kâğıtlara yazılan ve daha sonra vergi dairelerinde tek tek sisteme girilen cezalar, anında elektronik sisteme aktarılabilecek. Ayrıca düzenleme ile yılda ortalama 6 milyon trafik cezası yazan polis hem zaman hem de maddi anlamda büyük tasarruf sağlamış olacak. Her posta için 6 lira ödeme yapılan mevcut sisteme göre, 36 milyon liralık tasarruf elde edilecek.
Emniyet kemeri, yaralanma riskini yüzde 50 azaltıyor Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Hizmetleri Başkanlığı, emniyet kemerinin etkileri hakkında yaptırdığı araştırmanın sonuçlarını yayınladı. Araştırma sonuçlarına göre emniyet kemerinin; otomobilde seyahat edenlerin ağır yaralanma riskini yüzde 45, kamyonetlerde ise yüzde 60 oranında azalttığı ortaya çıktı. Ölümlü kazalarda emniyet kemeri kullananların yüzde 24,8 inin hiç zarar görmeden kazayı atlattığı tespit edilirken, emniyet kemeri kullanmayanlarda bu oranın yüzde 6,3 olduğu bildirildi. Emniyet kemeri kullanımının zorunlu olduğu ülkelerdeki ölüm ve yaralanma oranlarının, kullanımın zorunlu olmadığı ülkelere göre yüzde 40 daha az olduğu saptandı. Araştırma sonuçlarına göre arka koltukta emniyet kemeri kullanımı ölüm ve yaralanmaların 2/3 ünü, ön koltukta emniyet kemeri kullanımı ölümlerin yüzde 6 sını önlüyor. Bütün ağır yaralanmalarda ise arka koltuk emniyet kemerleri, yaralanmanın şiddetini yüzde 50 oranında azaltıyor. Daha düşük oranda emniyet kemeri kullanan arka koltuk yolcularının yaralanma riskinin 2 kat, fırlatılma riskinin ise 7 kat daha fazla olduğunun ortaya çıkarıldığı araştırma sonuçlarına göre emniyet kemeri takmamış arka koltuk yolcuları en çok kafa, yüz ve boyun zedelenmelerine maruz kalıyor. Arka koltuk yolcularının en büyük yaralanma sebebi ise fırlatılma olarak belirlendi. Ölümlü trafik kazalarının yüzde 80 i 55-60 kilometre hızın altında gerçekleşiyor Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Hizmetleri Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen araştırmada kazaların sıklıkla hangi güzergâhlarda gerçekleştiğine dair ilginç sonuçlar da çıktı. Araştırma sonuçlarına göre ölümlü trafik kazalarının yüzde 80 i eve 30-35 kilometre uzaklıkta ve 55-60 kilometre hızın altında gerçekleşiyor. Ayrıca trafik kazası ölümlerinin yüzde 35 i şehir içinde ve günlük güzergâhlar üzerinde meydana geliyor. Emniyet kemeri kullanılmıyorsa 30 kilometre hızda çarpıldığında bile ağır yaralanma riskinin çok fazla olduğunun belirlendiği araştırmada, emniyet kemeri takmamış yaralıların yüzde 70 inin, 50 kilometreden daha düşük bir hızda yol alırken yaralandığı ve 50 kilometre hızdaki bir çarpmanın 4. kattan düşmeyle eşdeğer olduğu ifade edildi. 39 Emniyet kemeri takanların yangın durumunda yaşama şansının 5 kat, suya batma durumlarında ise 3 kat daha fazla olduğunun ortaya çıkarıldığı araştırma sonuçlarına göre hava yastığı, emniyet kemerinin etkinliğini yüzde 40 oranında arttırıyor ve yandan çarpma ile savrulmayı önlemede hiçbir zaman emniyet kemerinin yerini tutmuyor. Nisan - Mayıs - Haziran 2013 Ankara Trafik Vakfı
trafiktehaberler Devlet bisiklet yollarını destekleyecek Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ndan yapılan açıklamada, motorlu taşıt kaynaklı hava kirliliği ve iklim değişikliğine neden olan kirleticilerin azaltılması amacıyla bisiklet yollarının yaygınlaştırılmasına yönelik hazırlanan projelerin destekleneceği bildirildi. Avrupa ve Uzak Doğu nun birçok ülkesinde olduğu gibi Türkiye de de bisiklet yollarına önem verileceğinin ifade edildiği açıklamada, bisiklet yolu yapacak belediyelere destek olunacağı kaydedildi. Başvuruların Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri vasıtasıyla alınacağının duyurulduğu açıklamada, belediyelerin bisiklet yolları için talep ettikleri yardım miktarlarını belirterek başvurmaları gerektiği kaydedildi. 40 Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı: Trafikten kaynaklanan hava ve gürültü kirliliğinin azaltılması, çevrenin korunması, ekonomiye katkı yapılması, proje hedeflerimiz arasında yer alıyor. Çevrenin korunmasıyla ilgili yapılan projelerden, kent imar planında yer alan bisiklet yolları öncelikli olmak üzere; yolların mevcut altyapısının bisiklet yolu yapılmasına uygun olanlara, onay belgesi olanlara, müracaat etmeleri durumunda Bakanlığın bütçe imkânları dâhilinde destek verilecek. Takograf hileleri, kazalara davetiye çıkarıyor Türkiye de yaşanan trafik kazalarında kamyon, tır ve otobüs şoförlerinin dikkatsizliğinin önemli rol oynadığının belirlenmesi, gözlerin ağır vasıta sürücülerinin hız ve dinlenme sürelerini denetleyen takograf cihazlarına çevrilmesine neden oldu. Kazaları önlemek amacıyla 2012 yılında çıkarılan Yönetmelik, sürücünün günlük araç kullanma süresini 9 saatle sınırlıyor ve 9 saatin ardından kesintisiz 11 saat, haftalık 24 saat dinlenme şartı getiriyor. Ancak bazı sürücülerin ve fabrika sahiplerinin çeşitli takograf hileleri kullanarak, Yönetmelik şartlarını ihlal ettiği ortaya çıktı. Bazı fabrikaların, sadece kendilerinde ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından belirlenen yetkili servislerde bulunan takograf ayar kartlarını kopyalayarak, kaçak dükkânlara, firma sahiplerine ve sürücülere dağıttığı anlaşıldı. Dağıtılan kartlar; hız ayarı, isim değiştirme ve takografi sıfırlama gibi hilelere olanak tanıyor. Bütün veriler sıfırlanabildiği için takograf cihazında araç, sürüşüne yeni başlamış gibi görünüyor. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yetkilileri tarafından yetkisiz ve kaçak takograf ayarlamaları yapan firmalara ilk seferde bin 400 lira para cezası kesildiği, ikinci seferde ise kapatma cezası verildiği açıklandı.
radar ikaz levhası Seyyaruygulaması kaldırıldı 41 Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından seyyar radar ikaz levhası uygulamasına son verildiği açıklandı. Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yapılan yazılı açıklamada, son yıllarda yaşanan trafik kazalarında hız ihlallerinin radar ikaz levhası ile radar aracının bulunduğu aralıkta olmadığı belirtildi. Radar araçlarının geçilmesiyle hız ihlallerinin ve kazaların arttığına dikkat çekilen açıklamada, hız sınırını aşan sürücüler üzerinde her an yakalanacağı algısını arttırmak ve tüm karayolu güzergâhlarında başta hız ihlali olmak üzere kurallara uyma alışkanlığı kazandırmak amacıyla seyyar radar ikaz levhası uygulamasının 11 Mart 2013 tarihli genelge ile sonlandırıldığı bildirildi. Nisan - Mayıs - Haziran 2013 Ankara Trafik Vakfı
gezi Atatürk ün sözünü tutup; kültürüne, sanatına, sporuna sahip çıkan şehir... Mersin 42 Mersin in doğusunda Adana, batısında Antalya, kuzeyinde Konya, Karaman, Niğde ve güneyinde Akdeniz yer alır. İlin yüz ölçümü 15853 km² olup, topraklarının yüzde 49,5 i ormanlıktır. İlin Akdeniz kıyısında 321 km lik kıyı şeridi bulunur. İlin kuzeyi orta Toros dağlarıyla çevrilidir, Bolkar Dağı Medetsiz Tepesi ilin en yüksek tepesini oluşturmaktadır. Tarsus ve Mersin in bir kısmı Çukurova nın devamı niteliğinde olup, ilin en geniş düzlükleridir. Batıya doğru Silifke ve Anamur dışında ovalar daralmaktadır. İlin başlıca akarsuları Berdan, Efrenk, Göksu, Anamur ve Lamas tır. İlin kıyı kesiminde tipik Akdeniz iklimi görülür. Sahilden iç kesimlere yükseldikçe iklim karasala dönüşür. Torosların eteklerine kadar uzanan kıyı kesimlerinde doğal bitki örtüsü makidir. Toroslar ise zengin ormanlar ile kaplıdır. Ormanları çam, ladin, köknar gibi ağaç türleri oluşturur. Doğusunda Gülek Boğazı, batısında Sertavul, ili Orta Anadolu ya bağlayan iki önemli ve doğal geçittir. Alp sistemi içindeki Toros Dağları, İçel de geniş bir payanda duvarı gibi Akdeniz kıyılarından yükselerek, Anadolu platosuna destek verir. Kentin kuzeyindeki Yumuktepe höyüğünde yapılan kazılarda birçok katman ortaya çıkarılmıştır. Bunların en eskisi, MÖ 6300 lere, en yenisi ise Selçuklu dönemine tarihlenir. Kazılardan çıkarılan eserler, Adana Arkeoloji Müzesi ve Mersin Müzesi nde sergilenir. Mersin in tarih sahnesine çıkışı 19. yüzyılın ortalarına rastlar. Bu dönemde henüz bir köy olan bölge, göçmen bir Türkmen aşiretine ev sahipliği yapar ve adını da bu aşiretten alır. Özellikle Amerika iç savaşı sırasında dünyadaki pamuk kıtlığını gidermek amacıyla Çukurova da gelişen pamuk üretimi ve bölgenin 1866 da demir yolu ağına bağlanması, Mersin in kaderini değiştirir. Bu dönemde Mersin hızla, Çukurova nın tarım ürünlerinin ihraç edildiği bir liman ve ticaret merkezi haline gelir. Şehrin bugünkü durumuna gelmesinde, şu anda çok küçük bir azınlık olsalar da Hıristiyan Levantenlerin önemi yadsınamaz. Şehirde halen Latin-İtalyan Kilisesi ve Arap-Ortodoks Kilisesi olmak üzere Levantenlere ait iki kilise bulunur. Hızla hayata geçirilen GAP Projesi, Ataş Rafinerisi ve sahip olduğu geniş hinterland sayesinde Mersin Limanı, Türkiye nin Akdeniz deki en büyük limanı olma özelliğini taşır. Limanda bulunan 27 iskelenin 8 tanesi raylı bir sis- Katkılarından dolayı Mersin İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ne teşekkür ederiz.
Nisan - Mayıs - Haziran 2013 Ankara Trafik Vakfı 43
gezi 44 temle bağlanır. 1991 Körfez Savaşı ndan bu yana yaklaşık 85 milyon dolar harcanarak yenilenen Mersin Limanı nın kapasitesi, son üç yıldır her sene yüzde 10 oranında artar. Kentin ticari açıdan önemi göz önüne alınarak, Türkiye nin dört serbest bölgesinden biri burada kurulur. 785.000 metrekarelik bir alan üzerine kurulan Mersin Serbest Bölgesi, başta tekstil firmaları olmak üzere yaklaşık 250 şirkete ev sahipliği yapar. Ayrıca Mersin-Adana karayolu üzerinde cam, soda, gübre, tekstil, meyve suyu gibi sektörlerde faaliyet gösteren birçok önemli fabrika da bulunur. Tarihi ve doğal güzellikler bakımından zengin olan Mersin, görülmeye değer pek çok değere ev sahipliği yapar. İl merkezi ve ilçelerde bulunan müzelerde Neolitik dönemden başlayarak MÖ 1200 yılları, Arkaik, Grek, Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı devirlerine ait eserler sergilenir. Mersin in merkezinde bulunan Karaduvar, Yumuktepe, Viranşehir antik kentleri, Mersin Müzesi, Gözne Yaylası, Refah Şehitleri Anıtı ve Barış Anıtı önemli tarihi değerlerin görülebildiği mekânlar arasında yer alır. Anadolu nun en eski yerleşimlerinden biri olan Yumuktepe den çıkarılan pek çok eser, Mersin Müzesi nde sergilenir. Mersin in ilçeleri de turistik değerlerle doludur. Silifke ilçesinde Cennet-Cehennem Mağaraları, Roma Tapınağı, Tekirambarı Sarnıcı, Silifke Kalesi, Meryemlik, Adam Kayalar, Taşköprü, Üç Güzeller Mozaiği, Uzuncaburç Kulesi, Sütunlu Yol, Zafet Takı, Zeus Tapınağı, Tcyhe Tapınağı, Roma Tapınağı, Eski Mezarlık, Tokmar Kalesi, Astım Mağararası ve Cambazlı Kilise bulunur. Ayrıca MS 161-180 döneminde Roma İmparatoru Marcus Aurelius tarafından yapıldığı bilinen Diocaesarea Tiyatrosu görkemli yapısıyla ilçede dikkat çeker. İki kademeli olan yapının doğal, çukur bir arazi seçilerek basamaklarının arazi meyilinden yararlanılarak yapıldığı görülür. Birinci kademesinde 18, ikincisinde 10 sıra sayılabilen Diocaesarea Tiyatrosu 3100 kişiliktir. Tarsus ilçesi de tarihi ve doğal güzelliklere ev sahipliği yapar. Kleopatra Kapısı, Gözlükule Höyüğü, Donuktaş, Eski Hamam&Onur Yazıtı, Justinianus Köprüsü, Roma Yolu, Makam-ı Şerif Camisi ve Danyal Peygamber Kabri, Ulu Cami, Aziz Paul Kuyusu, Aziz Paul Kilisesi, Kırkkaşık Bedesteni, Yedi Uyurlar Mağarası, Tarsus Şelalesi, Tarsus Müzesi ve Kubat Paşa Medresesi ilçede bulunan önemli yapılar arasında yer alır. Tarsus un girişinde bulunan Kleopatra Kapısı, Evliya Çelebi nin Seyahatnamesi nde İskele Kapısı olarak geçer. Bizans döneminde inşa edilen Kelopatra Kapısı nın; Mısır ın ünlü Kraliçesi Kleopatra nın sevgilisi Romalı General Antonius un şehre bu kapıdan girmesi nedeniyle bu ismi aldığı anlatılır. Mersin in Erdemli ilçesinde de önemli turistik yapılar bulunur. Kız Kalesi, Korikos Kalesi Ayaş, Kanlıdivane, Helenistik Kule, Bazilikalar ve Nekropoller Erdemli dedir. Korikos Sahil Kalesi nin 200 metre açığındaki küçük adada bulunan Kız Kalesi, Karamanoğlu İbrahim Bey tarafından 1448 yılında onarılır ve ilin turizm sembolü haline gelir. Bir rivayete göre Korikos ta yaşayan krallardan biri kız çocuğu olmasını çok ister. Sonunda dileği gerçekleşir ve bir kızı olur. Günlerden bir gün şehre bir falcı gelir ve krala kızının bir yılan tarafından öldürüleceğini söyler. Kral da Kız Kalesi ni yaptırır ve kızını korumak için buraya kapatır. Ancak kızının kaderini değiştiremez zira bir süre sonra saraydan gönderilen üzüm sepetinin içinden çıkan yılan, genç kızın ölümüne neden olur. Ayrıca Aydınlık ilçesindeki Dört Ayaklı Anıtmezar ve Aynalıgöl Mağarası, Bozyazı ilçesindeki Kilise Burnu, Anamur ilçesindeki Çukurpınar Mağarası, Ala Köprü ve Mamure Kalesi, Mut ilçesindeki Alahan Manastırı ve Gülnar ilçesindeki Meydancık Kalesi, Mersin de görülmeye değer tarihi eserler arasında bulunur. Mersin, kültür-sanat alanında da oldukça gelişmiş bir il olarak dikkat çeker. Türkiye de Devlet Opera ve Balesi nin bulunduğu 4 üncü kenttir. Ulusal kültürümüzün zenginliğinden kaynaklanan büyük potansiyele sahip ilde opera ve balenin oluşu ayrı bir önem taşır. Büyükşehir belediyesinin yaptığı 4 km sahil parkında görülmesi gereken birçok heykel ve yapı bulunur. Ayrıca kentte bulunan sanat galerisi de Mersin in sanat alanında ne kadar başarılı olduğunun bir göstergesi sayılabilir. Kültür Sanat Şenliği, Kültür ve Sanat Festivali, Müzik, Kültür ve Folklör Haftası; ilin tanıtımına katkı sağlayan ve gelişimine ivme kazandıran organizasyonlar olarak büyük önem taşır. Mersin tüm bu doğal ve tarihi zenginlikleri, gelişim çizgisi ve ekonomik potansiyeli ile hem gezilip görülmesi gereken hem de yaşanabilir bir kent olarak Türkiye nin en önemli illeri arasında yer alır. Mersin e yolunuz düşerse cezerye ve tantuni yemeden dönmeyin!
Nisan - Mayıs - Haziran 2013 Ankara Trafik Vakfı 45
TEHLİKE UYARI İŞARETLERİ %10 %10 SAĞA TEHLİKELİ VİRAJ SOLA TEHLİKELİ VİRAJ SAĞA TEHLİKELİ DEVAMLI VİRAJLAR SOLA TEHLİKELİ DEVAMLI VİRAJLAR TEHLİKELİ EĞİM (İNİŞ) TEHLİKELİ EĞİM (ÇIKIŞ) HER İKİ TARAFTAN DARALAN KAPLAMA EHLİ HAYVANLAR GEÇEBİLİR VAHŞİ HAYVANLAR GEÇEBİLİR YOLDA ÇALIŞMA IŞIKLI İŞARET CİHAZI HAVAALANI - HAVALİMANI (ALÇAK UÇUŞ) YANDAN RÜZGAR İKİ YÖNLÜ TRAFİK SAĞDAN DARALAN KAPLAMA SOLDAN DARALAN KAPLAMA AÇILAN KÖPRÜ DENİZ VEYA NEHİR KIYISINDA BİTEN YOL KASİSLİ YOL KAYGAN YOL GEVŞEK MALZEMELİ ZEMİN DİKKAT KONTROLSÜZ KAVŞAK ANA YOL-TALİ YOL KAVŞAĞI ANA YOL-TALİ YOL KAVŞAĞI ANA YOL-TALİ YOL KAVŞAĞI ANA YOL-TALİ YOL KAVŞAĞI ANA YOL-TALİ YOL KAVŞAĞI GEVŞEK ŞEV YAYA GEÇİDİ OKUL GEÇİDİ BİSİKLET GEÇEBİLİR GİZLİ BUZLANMA KONTROLLÜ DEMİRYOLU GEÇİDİ KONTROLSÜZ DEMİRYOLU GEÇİDİ DÖNEL KAVŞAK DÜŞÜK BANKET SAĞDAN ANA YOLA GİRİŞ SOLDAN ANA YOLA GİRİŞ KONTROLSÜZ DEMİRYOLU GEÇİDİ (TEK HAT) KONTROLSÜZ DEMİRYOLU GEÇİDİ (EN AZ İKİ HAT) ENGEL İŞARETİ DEMİRYOLU HEMZEMİN GEÇİT YAKLAŞIMI LEVHALARI (SOL-SAĞ) DEMİRYOLU HEMZEMİN GEÇİT YAKLAŞIMI LEVHALARI (SOL-SAĞ) DEMİRYOLU HEMZEMİN GEÇİT YAKLAŞIMI LEVHALARI (SOL-SAĞ) KÖPRÜ BAŞI LEVHALARI (SOL-SAĞ) TEHLİKELİ VİRAJ YÖN LEVHALARI ONARIM YAKLAŞIM LEVHALARI REFÜJ BAŞI EK LEVHASI DÖNÜŞ ADASI EK LEVHASI
TRAFİK TANZİM İŞARETLERİ YOL VER DUR KARŞIDAN GELENE YOL VER GİRİŞİ OLMAYAN YOL TAŞIT TRAFİĞİNE KAPALI YOL MOTOSİKLET HARİÇ MOTORLU TAŞIT TRAFİĞİNE KAPALI YOL MOTOSİKLET GİREMEZ BİSİKLET GİREMEZ MOPET GİREMEZ KAMYON GİREMEZ OTOBÜS GİREMEZ TREYLER GİREMEZ YAYA GİREMEZ AT ARABASI GİREMEZ EL ARABASI GİREMEZ TRAKTÖR GİREMEZ BELİRLİ MİKTARLARDAN FAZLA TEHLİKELİ PATLAYICI VE PARLAYICI MADDE MADDE TAŞIYAN TAŞIYAN TAŞIT GİREMEZ TAŞIT GİREMEZ BELİRLİ MİKTARLARDAN FAZLA SU KİRLETİCİ MADDE TAŞIYAN TAŞIT GİREMEZ MOTORLU TAŞIT GİREMEZ TAŞIT GİREMEZ GENİŞLİĞİ... METREDEN FAZLA OLAN TAŞIT GİREMEZ YÜKSEKLİĞİ... METREDEN FAZLA OLAN TAŞIT GİREMEZ UZUNLUĞU... METREDEN FAZLA OLAN TAŞIT GİREMEZ DİNGİL BAŞINA... TONDAN FAZLA YÜK DÜŞEN TAŞIT GİREMEZ YÜKLÜ AĞIRLIĞI... TONDAN FAZLA OLAN TAŞIT GİREMEZ ÖNDEKİ TAŞIT... METREDEN DAHA YAKIN TAKİP EDİLEMEZ SAĞA DÖNÜLMEZ SOLA DÖNÜLMEZ U DÖNÜŞÜ YAPILMAZ ÖNDEKİ TAŞITI GEÇMEK YASAKTIR KAMYONLAR İÇİN ÖNDEKİ TAŞITI GEÇMEK YASAKTIR AZAMİ HIZ SINIRLAMASI SESLİ İKAZ GÜMRÜK CİHAZLARININ (DURMADAN GEÇMEK KULLANIMI YASAKTIR YASAKTIR) BÜTÜN YASAKLAMA VE KISITLAMALARIN SONU HIZ SINIRLAMASI SONU GEÇME YASAĞI SONU KAMYONLAR İÇİN GEÇME YASAĞI SONU SAĞA MECBURİ YÖN SOLA MECBURİ YÖN İLERİ MECBURİ YÖN İLERİ VE SAĞA MECBURİ YÖN İLERİ VE SOLA MECBURİ YÖN SAĞA VE SOLA MECBURİ YÖN İLERİDEN SAĞA MECBURİ YÖN İLERİDEN SOLA MECBURİ YÖN SAĞDAN GİDİNİZ SOLDAN GİDİNİZ HER İKİ YANDAN GİDİNİZ ADA ETRAFINDA DÖNÜNÜZ MECBURİ BİSİKLET YOLU MECBURİ BİSİKLET YOLU SONU MECBURİ YAYA YOLU MECBURİ YAYA YOLU SONU MECBURİ ATLI YOLU MECBURİ ATLI YOLU SONU MECBURİ ASGARİ HIZ MECBURİ ASGARİ HIZ SONU ZİNCİR TAKMAK MECBURİDİR ZİNCİR TAKMA MECBURİYETİ SONU TEHLİKELİ MADDE TAŞIYAN TAŞITLARIN İZLEYECEKLERİ MECBURİ YÖN TEHLİKELİ MADDE TAŞIYAN TAŞITLARIN İZLEYECEKLERİ MECBURİ YÖN TEHLİKELİ MADDE TAŞIYAN TAŞITLARIN İZLEYECEKLERİ MECBURİ YÖN
TEHLİKE BİLGİ İŞARETLERİ D.260 0.21 E.90 KAVŞAK ÖNCESİ YÖN LEVHASI D.260 KAPLAMA ÜSTÜ YÖN LEVHASI 0.21 E.90 400 m REFÜJ ORTASI YÖN LEVHASI GİRİŞİ OLMAYAN YOL KAVŞAĞI GİRİŞİ OLMAYAN YOL KAVŞAĞI GİRİŞİ OLMAYAN YOL KAVŞAĞI İLERİ ÇIKMAZ YOL İLERİKİ KAVŞAKTA KAVŞAK ÖNCESİ SOLA DÖNÜŞ YASAĞINI ŞERİT SEÇİM GÖSTEREN İŞARET LEVHASI LEVHASI TÜRKİYE HIZ SINIRLARI LEVHASI KAVŞAK İÇİ YÖN LEVHASI KAVŞAK İÇİ YÖN LEVHASI (TURİSTİK MAHAL) KAVŞAK İÇİ YÖN LEVHASI (HAVAALANI) KAVŞAK İÇİ YÖN LEVHASI (KAMP YERİ) TÜRKİYE DEVLET SINIRI LEVHASI İL SINIRI LEVHASI MESKUN MAHAL LEVHASI (İL MERKEZİ) MESKUN MAHAL LEVHASI (İLÇE MERKEZİ) MESKUN MAHAL LEVHASI (KÖY- BELDE-BUCAK MERKEZİ) MESKUN MAHAL SONU LEVHASI (İL MERKEZİ) MESKUN MAHAL SONU LEVHASI (İLÇE MERKEZİ) MESKUN MAHAL SONU LEVHASI (KÖY- BELDE-BUCAK MERKEZİ) COĞRAFİ BİLGİ LEVHASI (DAĞ GEÇİDİ) COĞRAFİ BİLGİ LEVHASI (KÖPRÜ-NEHİR) COĞRAFİ BİLGİ LEVHASI (DAĞ) COĞRAFİ BİLGİ LEVHASI (GÖL) KARAYOLLARI TEŞKİLATINA AİT BİLGİ LEVHASI (BÖLGE MERKEZİ) MESKUN MAHAL ve KAVŞAK ÇIKIŞI MESAFE LEVHASI TEK YÖNLÜ YOL MESAFE LEVHASI OTOYOL BAŞLANGICI OTOYOL SONU MOTORLU TAŞIT YOLU BAŞLANGICI MOTORLU TAŞIT YOLU SONU İLKYARDIM Radyo TRT FM 88.8 JANDARMA POLİS YANGIN TEHLİKESİ RADYO BÖLÜNMÜŞ YOL ÖNCESİ YÖN LEVHASI ÇADIRLI ve KARAVANLI KAMP YERİ TÜNEL HASTANE DURAK TAMİRHANE TELEFON AKARYAKIT İSTASYONU OTEL veya MOTEL LOKANTA ÇAYHANE veya KAFETERYA ÇEŞME PİKNİK YERİ YÜRÜYÜŞ BAŞLANGICI KAMP YERİ KARAVANLI KAMP YERİ GENÇLİK KAMPI TURİZM DANIŞMA ALT GEÇİT ÜST GEÇİT YÜZME YERİ YÜZÜLMEZ ÖNCELİĞİ OLAN YÖN İKİ YÖNLÜ YOL ŞERİT DÜZENLEME LEVHALARI ŞERİT DÜZENLEME LEVHALARI ŞERİT DÜZENLEME LEVHALARI ŞERİT DÜZENLEME LEVHALARI ŞERİT DÜZENLEME LEVHALARI ŞERİT DÜZENLEME LEVHALARI ŞERİT DÜZENLEME LEVHALARI ANA YOL