ENDODONTİDE KULLANILAN KANAL PATLARI

Benzer belgeler
Endodontik Materyaller

KANAL PATLARI VE GENEL ÖZELLİKLERİ

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 2. SINIF RESTORATİF DİŞ TEDAVİSİ TEORİK DERS PROGRAMI

ASİT JEL TEKNİK ŞARTNAMESİ

Cam İyonomer Hibrit Restorasyonlar

Cam İyonomer Hibrit Restorasyonlar

CAM İYONOMER YAPIŞTIRMA SİMANI

Geçici dolgu maddeleri

Prof. Dr. Bilge Hakan Şen. E.Ü. Dişhekimliği Fakültesi, Endodonti Bilim Dalı

ÜÇ FARKLI KÖK KANAL DOLGU PATININ AKICILIKLARI, FİLM KALINLIKLARI VE YAPAY LATERAL KANALLARI DOLDURMA ETKİNLİKLERİ İLE İLGİLİ BİR ARAŞTIRMA

Diş Dokularına Adezyon ve Dentin Bağlayıcı Sistemler (2)

DÖNER ALETLERİN KANAL TEDAVİSİNDE KULLANIMI

ENDODONTİK TEDAVİDE BAŞARI VE BAŞARISIZLIĞIN DEĞERLENDİRİLMESİ

Farklı İçerikli Kök Kanal Dolgu Materyallerinin Antimikrobiyal Etkileri

ARTİKÜLASYON KAĞIDI U FORMU

Göz Preparatları birkaç gruba ayrılır (EP)

KANAL DOLGU PATLARI TARAFINDAN OLUŞTURULAN DOKU REAKSİYONLARININ İNCELENMESİ

SU VE HÜCRE İLİŞKİSİ

PROF.DR.L.ŞEBNEM TÜRKÜN

Doç. Dr. Fatih ÇALIŞKAN Sakarya Üniversitesi, Teknoloji Fak. Metalurji ve Malzeme Mühendisliği EABD

CAM İYONOMER SİMANLAR ŞEBNEM TÜRKÜN. Prof. Dr. L. Şebnem Türkün

Derece Alan Üniversite Yıl Y.Lisans Diş Hekimliği İstanbul Üniversitesi 1970 Doktora Diş Hast.ve Tedavisi Hacettepe Üniversitesi 1974

KALSİYUM HİDROKSİT ESASLI KANAL DOLGU PATLARI ÜZERİNE

İki malzeme orijinal malzemelerden elde edilemeyen bir özellik kombinasyonunu elde etmek için birleştirilerek kompozitler üretilir.

Doç. Dr. Fatih ÇALIŞKAN Sakarya Üniversitesi, Teknoloji Fak. Metalurji ve Malzeme Mühendisliği EABD

KEMİK VE DİŞ ETİ SORUNLARI İÇİN EN GÜVENİLİR VE EN ETKİLİ ÇÖZÜM

GEÇİCİ KRON ve KÖPRÜLER. Prof. Dr. Ahmet Saraçoğlu

A4. Özsezer E, Inan U, Aydın U. In vivo evaluation of ProPex electronic apex locator. J Endod 2007; 33(8):

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ

İÇME SULARININ DEZENFEKSİYONUNDA NANOMATEYALLERİN KULLANIMI

02 Kompozitler 02 i-xcite LC 03 i-light 04 i-flow 05 i-xcite CC. 07 Fissür Örtücü ve Kaideler 07 i-seal LC, i-liner

Tüm yaşayan organizmalar suya ihtiyaç duyarlar Çoğu hücre suyla çevrilidir ve hücrelerin yaklaşık %70 95 kadarı sudan oluşur. Yerküre içerdiği su ile

BİLEŞİKLER VE FORMÜLLERİ

6-Maddelerin daha az çözünür tuz ve esterleri kullanılabilir. 7-Isı, ışık ve metaller gibi katalizörlerin etkisi önlenebilir.

KİMYA BAKLAGİLLERİN AYÇİÇEK YAĞINA ETKİSİNİN SIVI DETERJANLA KIYASLANMASI GRUP PAK

KOROZYONDAN KORUNMA YÖNTEMLERİ

Prof. Dr. Bilge Hakan Şen. E.Ü. Dişhekimliği Fakültesi, Endodonti Bilim Dalı

Birden çok maddenin kimyasal bağ oluşturmadan bir arada bulunmasıyla meydana gelen maddelere karışım denir.

1. Farmakokinetik faz: İlaç alındığı andan sonra vücudun ilaç üzerinde oluşturduğu etkileri inceler.

1-2. çimentolar hidratasyon. Paki Turgut

KARŞILAŞTIRILMASI. Dr. Ömer GÖRDUYSUS*, Dr. Nilüfer ÜNLÜ**, Dt. Özlem TULUNOĞLU***, Dr. İbrahim TULUNOĞLU****

Faz ( denge) diyagramları

Paylaşılan elektron ya da elektronlar, her iki çekirdek etrafında dolanacaklar, iki çekirdek arasındaki bölgede daha uzun süre bulundukları için bu

GC Türkİye. Kış. Kampanyaları

Su ve çevrenin canlılar için uygunluğu

FZM 220. Malzeme Bilimine Giriş

Örnek : 3- Bileşiklerin Özellikleri :

İNŞAAT MALZEME BİLGİSİ

DAİMİ DOLGU MADDELERİNDEN KAVİTE VERNİK VE KAVİTE LİNER LARININ KLİNİK UYGULAMA YÖNTEMLERİ (Restoratif Tedavisi Dersi)

LABORATUVAR LİKİT A-SİLİKONU

12.Hafta YARI KATI İLAÇ ŞEKİLLERİ

Jotamastic Smart Pack

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl

RESTORATİF DİŞ TEDAVİSİ

Metacem, rezin bazlı, Dual-cure, yüksek dayanıklılıkta, daimi yapıştırma simanıdır.

Doğal bir denge için. Apexit Plus ApexCal. Kök kanallarının kalıcı dolgusu için kalsiyum hidroksit esaslı kök kanal dolgusu

T.C. TOKAT GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ Diş Hekimliği Fakültesi Dekanlığı İLGİLİ FİRMALARA

Metal Pigment Kaplamalar Tel.: +90 (216) Faks.: +90 (216)

İLERİ SOL JEL PROSESLERİ

FARKLI KÖK KANAL DOLGU SİSTEMLERİ KULLANILARAK DOLDURULAN KÖK KANALLARININ HOMOJENİTELERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI

2. Kimyasal adezyon, primer ve sekonder kimyasal bağların etkisi ile olur.

SOĞUK AKIŞKAN GÜTA-PERKA İÇERİKLİ YENİ BİR KANAL DOLGU PATININ SIZDIRMAZLIK ÖZELLİKLERİNİN İN VİTRO İNCELENMESİ

SENTETİK POLİMER ESASLI BİR KANAL DOLGU MATERYALİ İLE REZİN ESASLI BİR KANAL PATININ BAZI ÖZELLİKLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ

FARKLI BAĞLAYICILARIN KALSİYUM ALÜMİNAT ÇİMENTOSU ESASLI HARÇLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ. Prof. Dr. İsmail Özgür YAMAN

TOZ METALURJİSİ Prof.Dr. Muzaffer ZEREN

Maddeyi Oluşturan Tanecikler

Dişhekimliğinde MUM. Prof Dr. Övül KÜMBÜLOĞLU. Ege Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi

YÜZEY ÖZELLİKLERİ. Rahatınız Bizim Hedefimizdir

FARMASÖTİK TEKNOLOJİ I «ÇÖZELTİLER»

YARI KATI İLAÇ ŞEKİLLERİ;

KEIM Soldalit. Sol-silikat boyanın yeni jenerasyonu

TEK BİLEŞENLİ SELF-ETCH BONDİNG

Numerical Investigation of the Effect of Needle Tilting Angle on Irrigant Flow Inside the Tooth Root Canal

GENEL KİMYA. Yrd.Doç.Dr. Tuba YETİM

BAĞLAYICILAR. Alçı harcı, Kireç harcı, Takviyeli kireç harcı, Çimento harcı, Kuru harç, Şap ve sıva harcıdır.

KOMPOZİTLER Sakarya Üniversitesi İnşaat Mühendisliği

BMM 205 Malzeme Biliminin Temelleri

Yalıtım Çözümleri. inovatif yapı çözümleri

İki Farklı Kendiliğinden Yayılan Şap Kinetiği PÇ Baskın & KAÇ Baskın- Çimento Araştırma ve Uygulama Merkezi

ENDODONTİ Program Koordinatörü: Ders Sorumluları DEN 601 İn vitro ve in vivo smear incelemeleri Amaç ve Hedefler

İçme Sularının Dezenfeksiyonunda Çinko Oksit Nanomateryalinin Kullanımı

Dr.Dt. Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Endodonti Anabilim Dalı, Ankara, Türkiye **

SİSTEM B VE LATERAL KOMPAKSİYON KANAL DOLGU TEKNİKLERİNİN İN VİVO VE İN VİTRO KOŞULLARDA KARŞILAŞTIRMALI OLARAK İNCELENMESİ

Zeyfiye TEZEL Mehmet KARACADAĞ

3M Oral Care. 3M post ve kor çözümleri. Karmaşık işlemler şimdi daha basit.

FARKLI KÖK KANAL DOLGU MADDELERİNİN ÇÖZÜNÜRLÜKLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Kasetin arka yüzeyi filmin yerleştirildiği kapaktır. Bu kapakların farklı farklı kapanma mekanizmaları vardır. Bu taraf ön yüzeyin tersine atom

FARKLI KÖK KANAL PATLARININ SİTOTOKSİSİTE VE ANTİMİKROBİYAL ETKİNLİK YÖNÜNDEN KARŞILAŞTIRILMASI

Fiziksel özellikleri her yerde aynı olan (homojen) karışımlara çözelti denir. Bir çözeltiyi oluşturan her bir maddeye çözeltinin bileşenleri denir.

Farklı Retrograd Dolgu Materyallerinin Çözünürlükleri: Karşılaştırmalı Bir Çalışma

EGETEK. Endüstriyel Zemin Kaplama Sistemleri

İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİ MEKANİZMALARI. Öğr. Gör. Nurhan BİNGÖL

ANTİSEPTİKLERİN KULLANIM YERLERİ

: Fulya Sokak Mehmetçik Cad. Gündüz Apt. No. 29 D5 Şişli İstanbul. : : eeliguzeloglu@hotmail.com

ENDODONTİK TEDAVİ UYGULANMIŞ DİŞLERDE KORONAL SIZINTININ ÖNLENMESİNDE COROSEAL İN ETKİSİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Baumit SilikatColor. (SilikatFarbe) Boya

Teknik Data Boydur M12 Ultra MMA Esaslı, Solventsiz, İki Bileşenli, Zemin Kaplama Veya Çabuk Tamirat Amacı İle Kullanılabilen Mortar:

TOPRAK TOPRAK TEKSTÜRÜ (BÜNYESİ)

PLASTİK MALZEMELERİN İŞLENME TEKNİKLERİ

Transkript:

T.C Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Endodonti Anabilim Dalı ENDODONTİDE KULLANILAN KANAL PATLARI BİTİRME TEZİ Stj. Diş Hekimi Mehmet DÜNDAR Danışman Öğretim Üyesi: Prof. Dr. Oğuz AKTENER İZMİR-2014

ÖNSÖZ Endodonti de kullanılan kanal patları konulu bitirme tezinde bana yardımlarından dolayı değerli hocam Prof. Dr. Oğuz AKTANER e teşekkürü borç bilirim. İzmir-2014 Stj. Diş Hekimi MEHMET DÜNDAR

İÇİNDEKİLER 1. GİRİŞ... 1 2. KANAL PATLARININ FİZİKSEL VE KİMYASAL ÖZELLİKLERİ... 2 2.1. Adeziv Özellikler... 2 2.2. Akıcılık... 4 2.3.Film Kalınlığı... 5 2.4. Çözünürlük ve Absorbsivon... 6 3. İDEAL BİR KANAL PATINDA ARANAN ÖZELLİKLER... 9 4. KANAL PATLARININ SINIFLANDIRILMASI... 10 4.1. Çinko Oksit-Öjenol(Zoe) İçerikli Kanal Patları:... 11 4.2 Kalsiyum Hidroksit İçerikli Kanal Patları... 15 4.3. Cam İyonomer İçerikli Kanal Patları... 17 4.4. Plastik Esaslı Kan Al Patları... 18 5. SONUÇ... 22 6. KAYNAKLAR... 23 7. ÖZGEÇMİŞ... 26

1. GİRİŞ Başarılı bir endodontik tedavi; kök kanallarının uygun bir şekilde kemo mekanik yöntemlerle genişletilip, irrigasyon ve dezenfeksiyonundan sonra, boyutsal olarak stabil ve biyo uyumlu bir kanal dolgu materyali ile sızdırmayacak şekilde üç boyutlu olarak doldurularak yapılmasıyla sağlanır. Bu ise ancak kök kanallarının üç boyutlu olarak preperasyonu ve doldurulması arasında yıkama solüsyonları ve kanal medikamentleri ile dezenfekte edilmesi ile sızdırmaz bir şekilde doldurulması halinde sağlanabilir. Kök kanal tedavilerinde mekanik temizlik ne kadar çok önem taşısa da, mekanik temizliğin ardından kullanacağımız kanal dolgu maddelerinin de istenilen özellikte olması çok önemlidir. Bu nedenle kanal dolgu maddelerinin özelliklerini iyi bir şekilde bilmemiz ve bunları ideal bir kanal patında olması gereken özellikler yönünden değerlendirmemiz gerekir.

2. KANAL PATLARININ FİZİKSEL VE KİMYASAL ÖZELLİKLERİ Kanal patlarının fiziksel ve kimyasal özellikleri ile ilgili sınırlı sayıda çalışma vardır; fakat az da olsa bu bilgilerin hatırlanması gerekmektedir. Patların fiziksel ve kimyasal özellikleri şu şekilde incelenebilir (1,2). Öncelikle patın adeziv özellikleri, akıcılığı, film kalınlığı, absorbsiyonu gibi özellikleri incelenmelidir. A) Adeziv özellikler B) Akıcılık C) Film kalınlığı D) Çözünürlük ve Absorbsiyon 2.1. Adeziv Özellikler Endodontik tedavilerin başarısız olmasının en önemli nedenlerinden biri sızıntıdır. Dişin koroner ve/veya apikal mikrobiyal sızıntısının önlenmesinde göz önünde bulundurulması gereken temel faktör adezyondur. Tanım olarak adezyon; iki farklı maddenin moleküller arası çekim kuvvetlerinin etkisi ile birbirlerine tutunmalarını sağlayan kuvvettir. Bu bağlantı, kimyasal ve fiziksel olmak üzere iki türlüdür. Kimyasal adezyonda primer yani intra moleküler bir bağlantıdan söz ederken, fiziksel adezyonda ise Vander Walls kuvvetleri rol oynar ve inter moleküller bir bağlantı söz konusudur. Bu moleküler seviyedeki iki bağlantının dışında bütünüyle restorasyona dayalı mekanik bağlantıdan da söz edilir. Birçok durumda kimyasal, fiziksel ve mekanik bağlantıların çeşitli kombinasyonları ile karşılaşabiliriz (3). İki katlı yüzeyin birbirine adezyon göstermeleri çok zordur. Yüzeyleri ne kadar düz görünürse görünsün 2

anatomik ve/veya moleküler anlamda hala pürüzlüdürler. Bu iki madde temas ettikleri de yalnızca yüzeydeki çıkıntılar birbirine değer ancak bu değim alanları toplam yüzeyin çok küçük bir bölümünü oluşturduğundan gerçek bir adezyon ortaya çıkmaz. Yapılan araştırmalarda, birbirini çeken maddelerin yüzey molekülleri arasındaki mesafe 7A dan fazla olduğundan adezyonun gerçekleşmediği gösterilmiştir. İki katı madde arasında geniş bir temas yüzeyi oluşturmak için mikroskobik düzensizliklerin arasına işleyecek akışkan madde kullanmak gerekir. Akışkan bir maddenin bu davranışına ıslatma özelliği denir. Islatmanın miktarını akışkan ile katı madde arasındaki temas açısının derecesi belirler. Adezivin molekülleri, katı maddenin molekülleri tarafından intramoleküler bağlantıdan daha büyük bir kuvvetle çekiliyorsa, adeziv katı madde üzerinde tamamen yayılacak ve temas açısı sıfır derece olacaktır. Eğer yüzeyde herhangi bir kontaminasyon varsa veya katı maddenin yüzey enerjisi çok düşükse, temas açısı gittikçe büyüyecek ve ıslatma gerçekleşmeyecektir. Sonuç olarak, temas açısı ne kadar küçükse akışkan maddenin katı madde üzerindeki düzensizlikleri bütünüyle doldurması o kadar kolay olacaktır (3). Mesleğimizde CİS ve polikarboksilat simanların tüm diş dokularına kimyasal bağlanması dışında gerçek bir adezyon örneği yoktur. Bu nedenle adezyon deyimiyle daha çok mekanik bağlantıyı kastetmek daha doğru olacaktır. Çünkü kök kanal tedavisinde yüzeydeki düzensizliklere çoğunlukla kapiller bir penetrasyon söz konusudur. Katı dolgu maddesi olan gütaperkanın kanal duvarlarına penetrasyonu çok yetersiz olduğundan, hermetik kapatma amacıyla kanal patlarını kullanmak gerekmektedir. Bu yüzden, kullanılan kanal patlarının dentini ıslatma yeteneğinin adezyon özelliklerinin iyi olması, sızdırmazlığın sağlanmasında yardımcı olacaktır. Fakat sızdırmazlık ve adezyon arasındaki ilişki in vitro şartlarda bile 3

saptanamamıştır(4). İdeal sızdırmazlığın sağlanamaması bir çok etkene bağlıdır. Bunlardan bazıları şöyle sıralanabilir: Dentin, homojen olmayan bir yapıdadır. Organik ve inorganik dokuların varlığı moleküler etkileşimleri bozmaktadır. İnorganik tabakaya affinitesi çok olan su moleküllerinin varlığında kanal duvarlarının yüzey enerjisi azalmaktadır. Kanalların genişletilmesi sırasında oluşan smear tabakası, stabil ve homojen olmadığı için adaptasyonun kalitesini bozmaktadır. Sertleşme sırasında ortaya çıkan büzülme kuvvetleri, patın dentine olan mekanik bağlanma kuvvetlerinden daha büyükse, oluşan adaptasyon sonradan ortadan kalkmaktadır. Kanal patı doku likitlerinde eriyorsa, uzun dönemde adaptasyon tekrar bozulmaktadır. Tüm bu etkenler göz önünde bulundurularak kanal patlarının adeziv Özelliklerine yönelik fiziksel değerlerinin klinik ve laboratuar ortamlarda saptanması ve standartların belirlenmesi, kanal tedavisinin uzun dönemdeki başarısına katkıda bulunabilir. 2.2. Akıcılık Akıcılık; kanal patının, genişletme işlemlerinden sonra kanal duvarları üzerinde oluşabilecek düzensizlikleri doldurmasını sağlayan özelliktir. Kanal patı akıcı değilse, patın bu girintilere girmesi oldukça zordur. Akıcılığın fazla olduğu durumda ise apikal foramenden periapikal dokulara taşma olasılığı ortaya çıkmaktadır. Kanal patı için bu çok önemli bir özellik olmasına rağmen, kanal patları 4

için ideal bir akıcılık değeri saptanamamış ve bu konu ile ilgili çalışmalarda farklı sonuçlar elde edilmiştir (5,6). Weisman ın akıcıklarının oldukça az olduğunu bildirdiği bir takım ticari preparatlar farklı araştırmacılar tarafından oldukça akışkan bulunmuştur. Bu farklı sonuçlara değişik yorumlar getirilmeye çalışılmıştır. Kanal patının tozundaki partiküllerin küçülmesiyle akıcılığın artacağı öne sürülmüşse de, bu iki özellik arasında bir ilişki olmadığı deneysel olarak ispatlanmıştır. Ancak toz partiküllerinin boyutu küçüldükçe, patın matrisi daha homojen hale gelirken; boyut büyüdükçe tozun yüzey alanı, reaktivitesi ve çözünürlüğünün azaldığı bildirilmiştir (7-8). Kanal patlarının akıcılık ve kıvamı arasında doğrusal bir ilişki bulunmadığını iddia eden Grossman ın aksine, Bennatti ve ark ile Orstavik, patın toz/likit oranının akıcılık üzerine kesin bir etkisi olduğunu çalışmalarında göstermişlerdir. Bir patın akıcılık özellikleri toz/likit oranıyla birlikte kısmen bileşenlerinin kimyasal aktiviteleriyle sertleşme süresine,kısmen de ısı ve ortamdaki neme bağlıdır (9). 2.3. Film Kalınlığı Film kalınlığı kanal patının belli bir yük altında gösterebileceği minimal kalınlıktır. Teorik olarak bu kalınlık tozun maksimal partikül boyutuna eş değer olmalıdır. Ancak gerçek film kalınlığı partikül kalınlığından daha da az olabilmektedir. Toz partikülleri karıştırma sırasında likit faz ile eriyerek küçülmekte ve kondansasyonu sırasında da ezilmektedir. Partikül boyutları yaklaşık 75 mikrometre olan bir patın film kalınlığı 35 mikro metre olarak Philips in (9) 1982 yılında yaptığı çalışmada ispatlanmıştır. 5

Patın film kalınlığı ne kadar az ise, ıslatma yeteneği o kadar fazla olacaktır. Bu faktörün gütaperka konlarının kanal içerisindeki miktarlarını arttıracağı ve bu yolla apikal sızıntıyı azaltacağı iddia edilmektedir, Ancak sızdırmazlık ve film kalınlığı arasında bir ilişki saptanamamıştır. Benzer şekilde, Orstavik tozun partikül boyutu ile patın film kalınlığı arasında bir ilişki saptayamamıştır. Fakat film kalınlığının fazla olmasının kanal boşluğuna yerleştirilen gütaperka miktarını azaltacağını belirtmiştir(10). 2.4. Çözünürlük ve Absorbsivon Çözünürlük; bir maddenin bir sıvıda moleküllerine ayrılabilme özelliği olarak tanımlanır. Belli miktardaki çözücü içinde ve belli bir sıcaklıkta çözünebilecek madde miktarının bir üst sınırı vardır. Buna da maddenin çözünürlük katsayısı denir. Değişik kimyasal maddelerin doğal olarak çözünürlük sınırları da birbirinden farklıdır. Kök kanal patlarındaki toz kısımlar oldukça farklı kimyasal maddelerden oluşmuştur. Toz likitle karıştırıldıktan sonra kısmen eriyerek matrise bağlanır ve belli bir zaman aralığında kanal patının sertleşmesi ile matris içinde asılı kalır (2). Fakat kanal dolgu maddeleri koronel dolgunun yetersizliği, ilgili dişte kırık /çatlak meydana gelmesi veya periapekste akutlaşan bir patolojinin varlığı ile tükürük, serum gibi fizyolojik doku sıvıları veya asidik özellikte pürülan sıvılar ile karşı karşıya kalabilir. Bundan sonra kanal patının çözünürlüğü gündeme gelecektir(11). Eğer ki, çözünen maddelerin yüzde olarak miktarları, ana kitle içerisindeki yüzdelerinden farklıysa, buna aykırı çözünme denir. Diş hekimliğinde kullanılan siman ve benzeri birçok materyalin davranışları bu kategoriye girer. Bu bağlamda bir 6

teorik model üretilmiş ve çözünmenin üç ayrı bölgeden oluştuğu ortaya konmuştur. Şöyle ki; a) Yüzeyel erezyon: sımanın en üst tabakasında yıkanma tarzında çözünme şeklinde meydana gelir. b) Oluşan çatlaklardan erime zamana bağlı olarak difuzyon ile oluşur. c) Ana kitleden erime olarak karşımıza çıkan difuzyonla çözünme söz konusudur. Çözünmenin oluşması çok zaman sonra ortaya çıkabilir. Ortaya çıktığında ise kesin bir dağılma mevcuttur. Kanal patlarının çözünürlüğünün düşük olmasını şu nedenlerle isteriz: Kanal dolgularından çözünebilecek maddeler, çevre dokular üzerinde istenmeyen biyolojik yan etkilere neden olabilir. Kanal patlarını içeriklerinde sıklıkla bulunan paraformaldehit, baryum, sülfür, kurşun, çinko ve gümüş hem çevre dokularda hemde dolaşımda gösterilmiştir. Çözünme ile kanal dolgusunun bütünlüğü bozulur ve mekanik direnç ile adaptasyon kaybı ortaya çıkar. Böylece kanal dolgusu ile sağlanan hermetik örtücülüğün kalitesi bozulacak ve materyalin stabil kalması gerçekleşmeyecektir. Tronstad ve arkadaşları, farklı kanal patlarıyla dolu teflon tüplerini bağ dokusu içine implante ederek kanal patlarının çözünürlüklerini ve toksisitelerini incelemişlerdir. Sealapex in doku içinde daha fazla çözündüğünü; buna karşın kalsiyum hidroksit içeren CRCS ve ZOE kökenli Roth801' in stabil olduğunu, ancak doku likitlerinin bu patların yüzeysel tabakalarına penetre olabildiğini saptamışlardır (5,12,14). Sonuçta, bir kanal patının çözünürlüğüne etki eden faktörler şöyle açıklanabilir: 7

Toz partiküllerinin matrise bağlanma yüzdesi ne kadar yüksek ise çözünürlük o kadar az olacaktır. Burada önemli olan likidin bağlanabileceği maksimal toz miktarını ayarlamaktır. Süre ve ortamın hidrojen iyonu konsantrasyonu arttıkça çözünürlükte artmaktadır. Absorbsiyon ise, likidin difüzyon yolu ile katı maddelere penetre olmasıdır. Madde ne kadar poröz yapılı ise absorbe edilen likidin miktarı göreceli olarak artacaktır. Katı maddede bir takım volumetrik değişiklikler ortaya çıkacaktır (15). Şen B.H/nin toz/likit komponentli kök kanal dolgu maddelerinin, değişik toz/likit oranlarında kullanılması ile fiziksel ve kimyasal özelliklerinde ki değişimlerin incelenmesi başlıklı doktora tezinde 1994 yapılan araştırmada, Diaket, Endomethasone ve CRCS kanal patının akıcılık, film kalınlığı, çözünürlük ve absorbsiyon gibi fiziksel ve kimyasal özellikleri ile, kök kanalındaki sızdırmazlık ve dentin kanallarına penetrasyonu ve toz/likit oranının tüm bu özelliklere etkisini araştırmalı olarak değerlendirmiştir (2). Bu çalışmasının sonuçlarını aşağıdaki şekilde özetlemiştir: Adeziv özellikler; kanal patlarının likitleri tozlarıyla karıştırıldıklarında adeziv özellikleri değişmektedir. Diaket, farklı toz/likit oranlarında Endomethosone ve CRCS den daha fazla akıcılık göstermektedir. Ayrıca genel olarak kıvam koyulaştıkça akıcılık değeri azalmaktadır. Film kalınlığı; kanal patları film kalınlığı açısından değerlendirildiğinde Diaket kıvam değişikliklerinden hiç etkilenmezken, Endomethasone ve Crcs nin film kalınlıkları film koyulaştıkça artmaktadır. Kanal patlarının akıcıkları artarken, film kalınlıkları azalmaktadır. Çözünürlük ve abrosbsiyon;tüm kanal patlarında süre arttıkça ve kıvam inceldikçe çözünürlük artmaktadır. Endomethasone en fazla çözünürlüğe sahip kanal 8

patıdır. Tüm kanal patlarında süre arttıkça ve kıvam koyulaştıkça absorbsiyon artmaktadır. Kanal patlarının absorbsiyonları arttıkça çözünürlükleri de artmaktadır. Dentin kanallarına penetrasyon ve mikro sızıntı; kanal patları arasında mikro sızıntı açısından bir fark bulunamamıştır. CRCS diğer kanal patlarından daha fazla mikro sızıntı göstermektedir. Diaket, en düşük mikro sızıntı ve en yüksek penetrasyon değerlerini göstermektedir. 3. İDEAL BİR KANAL PATINDA ARANAN ÖZELLİKLER Alaçam, bir kanal patında (sealer) olması gereken özellikleri şöyle belirtmiştir: 1. Kanalı kolaylıkla doldurabilmeli. Yeterli çalışma zamanı tanımalı, gerektiğinde de kanaldan kolaylıkla çıkartılabilmelidir. 2. Kanal içerisine konmadan önce sıvı veya yarı katı olmalı, sonradan kanal içerisinde genleşerek katılaşmalıdır. 3. Dişe ve periapikal dokulara zararı olmamalı. 4. Periapikal dokulara taştığında rezorbe olabilmeli, 5. Mutajenik ve karyojenik olmamalı, 6. Periapikal dokularda immun cevap oluşturmamalı. 7. Steril olmalı veya sterilize edilebilmeli ve bakteriyostatik olmalı. 8. Büzüşmemeli, stabil olmalı, kanal içerisinde rezorbe olmamalı ve nemden etkilenmemeli, 9. Pöröz olmamalı. 10. İmpermeabl olmalı, geçirgenliği olmamalı. 11. Post/pre operasyonun apikal tıkanması bozulmamalı. 9

12. Kanal duvarlarına yapışmalı, kök kanalını yandan ve apikal alanından 3 boyutlu olarak iyice kapatmalı ve dentin kanalcıklarına derin penetrasyoıı göstermelidir. 13. Radyoopak olmalı, dişi boyamamalı. uzun süre bozulmadan saklanabilmelidir. Endodontik patların, genel olarak gütaperka ile birlikte kullanıldıklarında tıkama görevini sağlayacak fiziksel özellikleri konusunda yukarıda saydıklarımız kesin bir bilgi verememektedir. Preperasvonu yapılan kanal duvarı ile kanal dolgu maddesi arasında sıkı bir adaptasyon olması, sızdırmazlık için gereken faktörlerden biridir. Bu adaptasyonun kalitesini belirleyen etkenler ise; kanal patının akıcılığı, çözünürlüğü, boyutsal kararlılığı ve adeziv (yapışma )özellikleridir. 4. KANAL PATLARININ SINIFLANDIRILMASI Bu sınıflandırmalar daha önceleri kök kanalı patlarının içerdikleri maddeler, sertleşme, fiziksel özellikleri ya da rezorbe olabilmelerine göre yapılmıştır. Farklı yazarlar ve araştırmacılar değişik sınıflandırmalar yapmıştır. Alaçam, kanal patlarını içeriklerine göre; ZOE içerenler, kalsiyum hidroksit içerikliler, paraformaldehit içerenler, plastik esaslılar, cam iyonomer esaslılar ve rezorbe olanlar olarak 6 grup olarak sınıflandırmıştır. 2003 yılında Schmalz tarafından yayımlanan yayında kanal patları ZOE, poliketon, epoksi rezin, cam iyonomer ve kalsiyum hidroksit içerikli kanal patları olarak 5 grup halinde sınıflandırılmıştır. Bunun yanında dentin bonding içerikli kompozit rezin, kalsiyum fosfat siman, silikon gibi patları ayrıca inceler. 10

Günümüzde kanal patları 4' e ayrılır: 1. Çinko oksit - öjenol (ZOE) içerikli kanal patları 2. Kalsiyum hidroksit içerikli kanal patları 3. Cam iyonomer içerikli kanal patları 4. Plastik içerikli kanal patları 4.1. Çinko Oksit-Öjenol (Zoe) İçerikli Kanal Patları 1. Wach Patı İlk bilinen ZEO esaslı kanal patı olan Wach simanının 1925 yılında piyasaya sürüldüğü fakat yeterli ilgi görmediği bilinmektedir. Toz:Çinko oksit %61 Likit:Kanada balsamı %75 Bizmut nitrat %12-21 Clove yağı %22 Kalsiyum fosfat %12 Okaliptol %2 Magnezyum oksit %3-4 2. Ricket s patı 1931 de kloroperka ve öperka simanlarına alternatif olarak geliştirilmiştir. 3. Grossman patı Günümüzde en çok kullanılan kök kanal dolgu maddelerinden biridir. Toz ve likitten oluşmaktadır. Grossman ın kök kanal simanı, İngiltere'de pat olarak biraz farklı bir formülle kullanılır ve Grossman Patı olarak adlandırılır. Patın formülü; Toz: Çinko oksit Stabilite resin Bizmut subkarbonat 40 birim 30 birim 15 birim 11

Baryum sülfat Likit: ojenol Badem yağı 15 birim 5 birim 1 birim Grossmamı kendi adıyla bilinen bu patı 1936' da kullanıma sokmuş ve 1974 e kadar çinko oksiti ve ojenolü sabit tutarak formülü değiştirmiştir (2). Simanın foramen apikaleyi geçmesi halinde periapikal dokular için irrite edici özelliği yoktur. Toksisite ve dezenfektan etkisinin araştırıldığı çalışmalarda patın minimum derecede tahriş edici ve yüksek antimikrobiyal etkisinin bulunduğu gösterilmiştir (17). Kullanılacağı zaman toz ve likit karıştırılarak pat haline getirilir. Yavaşça sertleşir. Cam üzerinde 6-8 saatte sertleşir. Dentin kanalcıklarındaki nem nedeniyle sertleşme 10 saniyede başlar ve 90 dakikada katılaşır (18). 4. Kerr Root Canal Sealer Dixon ve Richer tarafından 1958 yılında bulunmuştur. 1961 yılında diş hekimlerinin kullanımına sunulmuştur. Karıştırılması kolay, boyama özelliği olmayan, lübrikasyon özelliği fazla bir materyaldir. Apikal cerrahi uygulanacak vakalarda beyaz renkli olması ve çabuk donması nedeniyle tercih edilir. Birinde baz, diğerinde katalizör bulunan iki tüp halinde satılır. Bu iki maddenin karıştırılmasıyla krem kıvamında pat oluşur.1938 de geliştirilen Richerts patının dişi boyaması nedeniyle içeriğinde bazı küçük değişiklikler yaparak 1961 de Tubliseal patı geliştirilmiştir (2,19). Tubliseal in çalışma zamanı 30 dakikadan azdır ve nemli ortamlarda bu süre daha da azalır.bu nedenle dolgu esnasında kanalın iyice kuru olması önemlidir. Tubliseal periapikal dokularda duyarlılık ve irritasyona neden olabilmektedir. 12

Ancak bu irritan potansiyel, bazı hekimlerce geniş peri apikal lezyonların tedavisinde avantaj olarak görülmekte ve kullanılmaktadır (19). 5. N2 patları Üç başlık altında toplanırlar. a) N2 normal b) N2 medikal c) N2 Universal Her üç formülde sıvının esas bileşeni öjenoldür. Toz esası olarak çinko oksit Paraformaldeehit, kurşun bileşikleri ve diğer metallerdir (20). Vital pulpalı dişler için kullanılanı N2 Normal dir. N2 Normal ile yapılan çalışmalarda elde edilen histolojik çalışmalar göstermiştir ki; kök kanalının üstü fibröz doku ile dolmuş, altında ise pulpa vitalitesini korumıuş, enflamasyon hücreleri ile ilgili her hangi bir belirti görülmemiştir. Hatta kanal duvarlarında sekonder dentin yapımı görülmüştür.n2 Medikal ise nekroze pulpalı dişlerde antiseptik olarak kullanılır. N2 materyalleri paraformaldehit içerirler. Apikal foramenin dışına taştıkları zaman büyük olasılıkla periapikal irritasyona neden olurlar. Radyoopasiteyi sağlamak için karışıma baryum sülfat eklenir (20). 6. Endomethazone Toz: Deksomethazone 0-0,1gr Likit:Ojenol Hidrokortizon asetat Driodotimol Trioksimetilen 1gr 25gr 2-20gr 13

Çinko oksit Timol-iyadür Baryum sülfat Magnezyum stereat Minimum 41-79gr 25gr 15gr 10gr 1gr Endomethazone uygun bir tıkama oluşturmasına rağmen deney hayvanlarındaki implantasyon çalışmalarında devamlı doku nekrozlarına neden olduğu gösterilmiştir. Bazen Endomethazone, kök dolgusu yerleştirilmesinden 6-8 hafta sonra ağrıya ve rahatsızlığa neden olur. Bunun nedeni, kortikosteroidlerin aynı çabuklukla rezorbe olmaması ve iltihabi reaksiyonun semptomlarım belirgin hale getirmesidir (18). Toz kısmına çinko oksite ilave olarak değişik oranlarda paraformaldehit, timol iyodür,nitrofıırazon. deksametazon, hidrokortizon asetat ilave edilmiş olan patlara paraformaldehit içeren patlar olarak isim verilmiştir. Bunların en çok tanınmış olanları Endomethasone (Septodont, Paris. Fransa). N2 dır; ayrıca Estezone. Merpazone. Propylor adlı patlar da vardır. 7. Kloroperka N-Q Patı: Çoğunlukla İskandinavya ülkelerinde kullanılan patın içeriği: Toz: Çinko oksit %49 Likit: Kloroform Gütaperka %20 Kanada balsamı %19 Rezin klororoform % 12 14

ZOE patlarının dentine adezyonunu arttırmak için reçine ve Kanada balsamı, antibakteriyel ve mumufıye edici etki için paraformaidehit; antiseptik etki için dezenfektan ve enflamasyonu baskılamak için kortikosteroid eklenmiştir (21). Wesselink, çinko oksit içeren kanal patlarının özelliklerini şöyle özetlemiştir (22): Kabul edilebilir bir örtüleme Likitlerde erimesi Uzun ve kalıcı sitotoksik etkisi 4.2 Kalsiyum Hidroksit İçerikli Kanal Patları İlk kez diş hekimliğinde kalsiyum hidroksit 1938 yılında Nygren tarafından kullanılmış olmasına rağmen uzun süre gereken ilgiyi görememiştir (20). Kimyasal içerik olarak incelendiğinde toz halindeki kalsiyum oksit kalsiyum hidroksit patlarının ana maddesidir. Bu toz halindeki kalsiyum hidroksit steril saf suyla karıştırıldığında beyaz renkli kalsiyum hidroksit patı elde edilmiş olur. Eğer patta radyoopasite istenirse ki endodontik kullanım için gereklidir, pata 1/4oranında baryum sülfat eklenir. Kalsin isimli madde ise saf kalsiyum hidroksit, baryum sülfat ve gliserin içermekte ve kliniğimizde başarı ile yıllardır kullanılmaktadır. Kalsiyum hidroksitin endodontideki önemli etkileri; reperatif dentin oluşumunu sağlamak, kök rezorbsiyonlarında kalsifik bir engel oluşturmak, apeksifikasyonu gerçekleştirmek, iltihabi kök rezorbsiyonlarını kontrol altına alabilmek, anti bakteriyel etki oluşturmak olarak sıralanabilir (2). Kalsiyum hidroksit patı rezorbe olduğundan kanal bölümü boşalıp sıvıların değişimine neden olabilir, kalsiyum hidroksit ile hızlı bir iyileşme de görülebilir. 15

Ancak uzun süreli klinik takiplerin yapılması da gerekir. Bu durum göz önünde bulundurularak rezorbe olmayan kalsiyum hidroksit içerikli patlar üretilmiştir. Sealapex (Kerr, Ramulus), CRCS (Hygenik, Akron), Apexit (Vivadentschaan) Kalsiyum hidroksit kökenli patların genel ana bileşenleri Baz kısmı: Kalsiyum hidroksit %32 Colophony %32 Silikon dioksit %8 Kalsiyum oksit %6 Çinko oksit %6 Diğerleri % 6 Katalizör kısmı: Di salisilat %36 Bizmut karbonat % 8 Silikon dioksit % 15 Colophony %5 Trikalsiyum fosfat %5 Diğerleri %21 Bu patlardan Sealapex %25, Calcibiotie Root Canal Sealer ise % 14 oranında kalsiyum hidroksit içerirken, CRCS'nin likidinde ojenole ek olarak okaliptol de bulunmaktadır. Kalsiyum hidroksitli patlar kolaylıkla hazırlanır, uygulanır, yeterli radyoopasiteleri vardır. Kök kanalından döner aletlerle çıkarılabilir. 16

4.3. Cam İyonomer İçerikli Kanal Patları Chembond, ASPA, Fuji İyonomer, Ketac-Endo ve Vitrebond Cam iyonomer simanlar ilk defa 1972 de Wilson ve Kent (23) tarafından geliştirilmiştir. Özel cam partikülleri ve poliakrilik asit arasındaki reaksiyonla donarlar. Mine ve dentinin hidroksiapatitine kimyasal olarak bağlanırlar ve flor iyonları açığa çıkarırlar. Biyolojik tolerans, doku uyumluluğu ve adeziv özellikleri ön plandadır. Ketac-Endo uzun süredir kanal patı olarak kullanılmaktadır. Bu patın ağız sıvılarında düşük çözünürlülük göstermesi ve yedi dakika çalışma verdiği; ayrıca 24 saat gibi bir sürede ise donma süresi olduğu bildirilmiştir. Toz kısmı silikat parçacıklarından; likit kısmı ise poliakrilik, maleik, tartarik asitlerden oluşmuştur(24). Ketac-Endo geleneksel cam iyonomerlere göre daha uzun bir çalışma süresi ve daha yüksek bir radyoopasiteye sahiptir. Dentine kimyasal adezyonu ve iyi adaptasyonu bu patların kullanımını artırmıştır. Cam iyonomer içerikli patların genel sorunu sızıntıdır. Sızıntının nedeni sertleşme sırasında neme hassas hale gelmesinden kaynaklanmaktadır. Baran 1997 yılındaki çalışmasındaki CRCS, Diaket ve Ketac-Endo gibi üç farklı tipte kanal patını karşılaştırmıştır. Apikal mikrosızıntı yönünden en az Diaket apikal mıkrosızıntı gösterirken; sonrasında CRCS gelmektedir ve en fazla apikal mikrosızıntıyı ise Ketac - endo göstermiştir (29). Ayrıca cam iyonomer içerikli patların diş yapılarına kimyasal olarak bağlanma özelliklerinden dolayı, kökleri kırıklara karşı fiziksel olarak da desteklediği ileri sürülmektedir. 17

4.4. Plastik Esaslı Kan Al Patları a. Farklı tipteki polimerlerden oluşan kanal patları endodontide kullanılmaktadır. Poliketon kaynaklı: Diaket - A (Espe, premier, Norristovvn, PA, USA ) b. Epoksi rezin kaynaklı: AH26 ve AHPlus (DeTrev De nispi y. Konstanz. Germany ) c. Metakrilat bazlı patlar: Polihidroksi - etil metakrilatlı: Hydron (NPD Dental System NJ, USA ) Polimetilsiloksanlı : Roeko - Seal ( Langenau, Germany ) Ayrıca Endo - fiil, Forfenan ve Spad patı da bu gruptandır. Diaket Diaket, ilk kez Avrupa'da kullanılmıştır. Tozu, likiti ve ayrı bir eriticisi olan likitindeki copolimerler nedeniyle eski dolgu maddelerinden ayrılan bir dolgu materyalidir. Toz, esas olarak çinko oksit içerir. Eritici madde gerektiğinde dolgunun sökülmesinde ve kanal doldurulmadan önce antiseptik olarak kullanılır. Kanal antiseptiğidir (2, 20). Diaketin içeriği: Toz: Çinko oksit %97 Bizmut fosfat %3 Likit: Propionilasetofenon %76 Vinil koplimer %23 Diklorofen %0,5 Trietanolamin %0,2 18

Eriticisi; diklorofen ve trietilen glikol asetattan oluşur. Diaket kanal içinde rezorbe olmaz; fakat periapikal dokulara taşan kısım çok yavaş rezorbe olur. Diaket üzerine yapılan 3-5 yıllık uzun araştırmalardan çıkan sonuçlar: 1.Normal kanal dolgusu yapıldığında %94 e kadar yükselen başarı elde edilmiştir. 2. Periapikal lezyonlu dişlerde %88 e kadar başarı bulunmuştur. 3. Vital ekstirpasyondan sonra taşkın dolgu olmuşsa ağrı meydana gelmiş; fakat bu ağrı bir hafta içinde geçmiştir. 4. Taşkın diaket kısmı kanal içindeki parçadan, tam kök ucundan koparak ayrılmış ve etfrafı bağ dokusu ile çevrilmiştir. 5. Taşkın diaket parçası 3-5 sene gibi uzun bir süre sonra hastaya rahatsızlık vermeden rezorbe olmuştur. Yine yapılan bir çalışmanın sonucu diaket in Streptoccocus Mutans için en fazla inhibitör olduğu bulunmuştur (5). Günümüzde kullanılmamaktadır. AH26 İlk defa Schröder tarafından 1954 yılında bulunan AH26 Patı 1957 yılında piyasaya sunulmuştur.ah26 kök kanal dolgu maddesi, rezin grubu bir preparattır. Epoksi rezin bazı içeren bir kanal dolgu maddesidir. İçeriği: Toz: Hekzometilen tetramin Bizmut oksit Titanyum dioksit Gümüş 19

Likit: Bisfenol diglisidileter Bu pat sertleşme esnasında bir miktar formaldehiti açığa çıkarır. Açığa çıkan bu formaldehit antiseptik etki gösterir. Kitle hacminin sabit kalması, nemli ortamda bile polimerize olabilmesi, dentine yüksek adaptasyon özelliği bu patın bazı önemli özelliklerindendir. Toz ve likit karıştırılarak, pat haline getirilerek kullanılır. Formaldehit içeriği nedeniyle Avrupa' da kullanımı yasaklanmıştır (19). Altı adet kanal dolgu maddesinin (Canala. Neadyn, FR.AH26, Tubliseal, Nogenol). Nakumura ve arkadaşları tarafından yapılan bir çalışmada bu kanal dolgu maddelerinin sitotoksisitesi doku kültüründe incelenmiştir. Çalışma sonucunda AH26 nm deney periyodu boyunca şiddetli toksisite gösterdiği ileri sürülmüştür(25). Smear tabakasının varlığı AH26 ile doldurulmuş dişlerdeki apikal sızıntıyı arttırmaktadır. ZOE kanal patıyla doldurulmuş dişlerde ise bu gözlenmemektedir(26). Epoksi rezin kökenli patların en eskisi olan AH26, bugün yerini daha gelişmiş AHPlus ve Topseal gibi patlara bırakmıştır. Hydron; hidroksimetil metakrilat yapıda, hızla sertleşen hidrofılik jeldir. Nemle karşılaştığında suyu emer ve şişmeye başlar. Çalışma süresinin kısalığı ve klinik kullanımının tatmin edici olmaması nedeniyle popülerliğini kaybetmiştir. Endofil;enjekte edilebilen, plastik esaslı bir kanal patıdır. Slikon esaslı bir katalizör ile bizmut subnitrat destekleyiciden oluşur. Düşük viskozitesi, kök kanallarına iyi adaptasyon ve penetrasyon göstermesi ve düşük sitotoksisitesine rağmen yaygın kullanılmamaktadır. Metakrilat rezin esaslı endodontik kanal patları, yakın geçmişte piyasaya sürülmüştür. Bunlardan Fibre-fill in (Wallingfort, CT)ana bileşenleri 20

UDMA PEGDMA HDPMA BİS-GMA rezinlerinin karışımı işlenmiş baryum borosiklat camları, baryum sülfat, silika kalsiyum hidroksit, kalsiyum fosfatlar, inisiyatör, stabilize ajanlar, pigmentler ve benzoil peroksittir. Adeziv sistemler ve dentin arasındaki bağlanma monomerlerinin dentine penetrasyonu ve dentin kollagenleri ve resin arasındaki mikro-makro mekanik bağlanma ile gerçekleşir. 21

5. SONUÇ Sonuç olarak kanal tedavisi yapmanın günümüz diş hekimliğinde önemini hepimiz biliyoruz, Bir kanal tedavisinin başarılı olabilmesi için en önemli aşamalardan biri de kanalın genişletildikten sonra sızdırmaz bir şekilde doldurulmasıdır. Bu kök kanal dolgu maddelerini ve kök kanal patlarını iyi tanımalı ve yenilikleri yakından takip etmeliyiz. 22

6. KAYNAKLAR 1. Nguyen NT, obturation of root canal systera in: Cohen, S, Burns RC, eds, pathways of the pulp, 6th Edn, Mosby.1994, s: 219-71 2. Şen, B.H. Toz likit komponentli kök kanal dolgu maddelerinin değişik toz/likit oranlarında kullanılması ile fiziksel ve kimyasal özelliklerindeki değişimlerin incelenmesi, doktora tezi, İzmir, 1994 3. Combe EC. Notoson Dental materials 5th ed, Newyork, Churchill, Livingstone,1986 4. Orstavik, D.et al. Adhesive proporties and leakege of root kanal sealers in vitro.int endod J 16,1990, 59-63 5. Mc Comb D, Smith PC. Comparison of phsical proporties of policarboxylatebased and convertional root canal sealers.j.endod 2,1976, s:228-35 6. Weisman MI.A.study of the flow rate ten root canal sealer.oral surg oral med oral pathol 29,1970, 225-61 7. Fragola A,et al,the effect of varying particle size of the component of the Grossman s cement.j.endod 5,1979, s: 336-9 8. Grossman LI. Phsical proporties of root canal cements. J. Endod 2,1976, s: 166-75 9. Phlips RW. Skinners sciense of dental material 8th ed. Tokyo Igaku Shain/sawndors 1982 10. Orstavik,D.Seating of the gütta percha points:effects of sealers with varing film thickness. J Endod 8,1982, s:213-8 11. Kuhn AT, Wilson A.The dissolution mechanisms of silicate and glass iyonomer dental cements biomater 6,1985, s:378-82 23

12. Orstavik,D.Weight of loss endodontic sealers cements and pastes in water.scand J Dent Res 9,1983, s: 316-9 13. Trostad L. Et al. Solubility and biocompactibilitiy of calcium hydroxide containing root canal sealers.endod Dent traumatol 4,1988, 152-9 14. Higginbotham TL.A.comparative study of the phsical porporties of five commonly used root canal sealers.oral Surg Oral Med Oral Pathol 24,1967, s: 89-101 15. Marzouk MA,et al. Operative Dentistry.Mdern theory and practice.ıst ed. Tokyo, Ishıyaku, Euro,America 1985 16. Orstravik, D.Endodontic materials, Adv Dent Res 2,1988, 12-24 17. Tezel, H. Kanal dolgu maddeleri ve röntgen opaklıkları bakımından karşılaştırılması bitirme tezi,izmir,1983 18. Bayırlı. G. kanal dolgu maddeleri, İstanbul üniversitesi D.H.F Dergisi,1970,cilt:1 sayı:3, s: 240-247 19. Alaçam, T. Endodonti, Ankara Gazi Üniversitesi Diş hekimliği Fakültesi, yayın no:11,1990, s:543-590 20. Bayırlı, G. Pratik Endodonti, İstanbul, İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi yayın no.3587/72,1990, s:188-241 21. Hauman CHJ, Love RM. Biocampability of dental materyals used in contemporary endodontic therapy. A. Review.part 2.Root canal filling materyals in Endod j 36, 2003, 147-60 22. Wesselink P. Root filling techinique. In:Bergenholtz G,et al.eds textbook of Endodontology. Blackwel Munksgaard, Oxford, 2003, pp, 286-99 23. Wilson AD, Kent BV. A new translucent cement for dentistry. Br Dent J 1972, 132-133 24

24. Schmalz G. Root canal filling materyals. In:Bergenholtz G, et al eds. Text book of endodontology. Blackwel Munksgaard,Oxford 2003, p:261-86 25. Nakamura, H.Sakalibora F. Matsumoto, Y. Hayakova, H. Sokai, K. And Yip, M:study of sytotoxicity of root kanal filling materials, J Endod,6,1980, s: 509 26. Economides, N,et al Long term evaluation of the influence of smear layer removal on the sealing ability of different sealers. J. Endod 25,1999, s:123-5 27. Oguntebi BR,Shen C.Effect of different sealers on thermoplastized gütta-percha root canal obturation, J Endod 18,1992, s: 263-6 28. Ata, P. Konservatif Diş Tedavisi, İstanbul:Yeni basımevi,1982, s:178-18 29. Baran, N değişik güta perca obturasyon tekniklerinin apikal sızdırmazlık yönünden araştırılmalı olarak incelenmesi, Ege Üniversitesi Sağ. Bil. Enst. Doktora tezi, İzmir 1997 30. Cengiz, T. Endodonti, İzmir. Barış yayınları fakülteler kitap evi,1990, s:279-285, s:199-208 25

7. ÖZGEÇMİŞ 1 Ocak 1989 da Dicle de doğdum. İlkokulu ve ortaokulu Huzurevleri İlköğretim okulunda okudum. Lise öğrenimimi ise Nafiye Ömer Şevki Cizrelioğlu Lisesi nde Diyarbakır da tamamladım 2008 yılında Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesini kazandım. 26