DEFTERİMDEN PORTRELER İlber Ortaylı TİMAŞ YAYINLARI 2527 Tarih İnceleme-Araştırma Dizisi 33 GENEL YAYIN YÖNETMENİ Emine Eroğlu EDİTÖR Adem Koçal DÜZELTİ Tuğçe İnceoğlu KAPAK TASARIMI Ravza Kızıltuğ 1. BASKI Mayıs 2011, İstanbul 4. BASKI Eylül 2011, İstanbul ISBN 978-605-114-483-2 TİMAŞ YAYINLARI Cağaloğlu, Alemdar Mahallesi, Alayköşkü Caddesi, No:5, Fatih/İstanbul Telefon: (0212) 511 24 24 Faks: (0212) 512 40 00 P.K. 50 Sirkeci / İstanbul timas.com.tr timas@timas.com.tr facebook.com/timasyayingrubu twitter.com/timasyayingrubu Kültür Bakanlığı Yayıncılık Sertifika No: 12364 BASKI VE CİLT Sistem Matbaacılık Yılanlı Ayazma Sok. No: 8 Davutpaşa-Topkapı/İstanbul Telefon: (0212) 482 11 01 YAYIN HAKLARI Eserin her hakkı anlaşmalı olarak Timaş Basım Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi ne aittir. İzinsiz yayınlanamaz. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.
1947 yılında doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (1969) ile Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü nü bitirdi. Chicago Üniversitesi nde master çalışmasını Prof. Halil İnalcık ile yaptı. Tanzimat Sonrası Mahalli İdareler adlı tezi ile doktor, Osmanlı İmparatorluğu nda Alman Nüfuzu adlı çalışmasıyla da doçent oldu. Viyana, Berlin, Paris, Princeton, Moskova, Roma, Münih, Strasbourg, Yanya, Sofya, Kiel, Cambridge, Oxford ve Tunus üniversitelerinde misafir öğretim üyeliği yaptı, seminerler ve konferanslar verdi. Yerli ve yabancı bilimsel dergilerde Osmanlı tarihinin 16. ve 19. yüzyılı ve Rusya tarihiyle ilgili makaleler yayınladı. 1989 2002 yılları arasında Siyasal Bilgiler Fakültesi nde İdare Tarihi Bilim Dalı Başkanı olarak görev yapmış, 2002 yılında Galatasaray Üniversitesi ne geçmiştir. Halen Topkapı Sarayı Müzeler Müdürlüğü Başkanlığı görevini de yürütmektedir. İlber Ortaylı, Uluslararası Osmanlı Etüdleri Komitesi Yönetim Kurulu üyesi ve Avrupa İranoloji Cemiyeti üyesidir. Yayınevimizdeki Diğer Eserleri İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı Gelenekten Geleceğe Osmanlı Barışı Osmanlı İmparatorluğu nda Alman Nüfuzu Osmanlı yı Yeniden Keşfetmek 1 Son İmparatorluk Osmanlı / Osmanlı yı Yeniden Keşfetmek 2 Üç Kıtada Osmanlılar / Osmanlı yı Yeniden Keşfetmek 3 Tarihimiz ve Biz / Osmanlı yı Yeniden Keşfetmek 4 Tarihin Sınırlarına Yolculuk Osmanlı Toplumunda Aile Osmanlı Mirası (Taha Akyol ile) Türkiye nin Yakın Tarihi
Osmanlı prenseslerinin isimlerinin sonuna sultan unvanı eklenir. Ancak hanedanın erkek üyelerinin, yani padişah ve şehzadelerin kız çocukları bu unvanı alır. Padişah doğuran valide sultanlar da bu unvanla anılmıştır; bir de tarihte Kanuni Sultan Süleyman ın resmen nikah kıydığı ve bu unvanı verdiği Hürrem... İmparatorluk prensi olan şehzadelerin idam ve siyaseten katl endişesi tabii ki hanedanın sultanları için söz konusu değildi. Ama sultanların hayatı da hiç sanıldığı kadar rahat geçmemiştir. Özellikle son dönem hanedan üyelerinin geçirdiği büyük sıkıntılar malumdur. 1924 yılının 11 Mart gecesi son padişah Sultan Vahdettin in kızı Sabiha Sultan ile son halife Abdülmecid Efendi nin oğlu Şehzade Ömer Faruk Efendi nin büyük kızları olan Neslişah Sultan, annesi ve iki kız kardeşiyle Çatalca İstasyonu ndan Avrupa ya kalkan eksprese bindirildiğinde henüz 3 yaşındaydı. Dönüşü olmayan bir pasaportla sürgüne gidiyorlardı. Küçük sultan evini ve oyuncaklarını özlemiş, bir köşede ağlamış, sonra da uykusuna dalmıştı. 124
DEFTERİMDEN PORTRELER Uzun ve renkli bir ömür önündeydi; bu renklerin içinde trajik olaylar, dünya tarihinin ünlü hanedanının üyelerinin Avrupa daki sıkıntıları, ardından Mısır Hidiv hanedanından taht adayı Prens Abdülmunim ile olan evlilik ve şaşaalı bir hayat gelir. Ama bilhassa Yahya Kemal in de söylediği gibi İstanbul un en iyi Türkçe bilenlerinden anne Sabiha Sultan ın beslediği yurt özlemi dolayısıyla sultan kız kardeşlere dikkatle öğretilen bir Türkçe, Nice teki Fransız Lisesi nden gelen mükemmel Fransızca ve dahası İngilizce, Almanca ve Mısır da öğrenilen Arapça... Neslişah Sultan şaşaanın içinde de zahmet çeken, öğrenen bir hanedan üyesiydi; kendisini tanıyanların tarih bilgisine, edebiyat, coğrafya, nebatat ve mutfak kültürüne olan derin vukufunu hayranlıkla gözledikleri bir aydındı. Politikaya tabii ki ilgi duymuş hatta karışmıştır, nitekim 1952-53 onun Mısır da Abdülnasır rejimi ile sıkıntılı zamanlar yaşadığı bir dönemdir. 1952 de hanedanın prensesleri (sultanlar) için çıkarılan af üzerine Sabiha Sultan Türkiye ye döndü, kızları da onu izledi. Neslişah Sultan zaten Abdülmumin in eşi ve Mısır hanedanının üyesi olduğu için Türkiye ye daha evvel de girebiliyordu. Kayak, yüzme ve bilhassa binicilikteki mahareti herkesi hayran bırakmıştır. Soğukkanlı bir değerlendirişi vardır ve Türkiye nin geçirdiği çağdaşlaşmaya herkesten fazla saygı duyduğu çok açıktır. Bu konuda muhtelif davranışları ve hatta demeçleri malumdur. Şubat 1921 de doğduğu zaman hanedan defterine ismi Fatma Neslişah olarak kaydedildi. 4 Şubat günü Sabiha Sultan ile Ömer Faruk Efendi nin kızlarının dünyaya geldiği, 125
İLBER ORTAYLI son padişahın doğum belgesini Babıali ye göndermesi ve gereğinin yapılmasını emretmesiyle tarihe kaydoldu. Hanedan defterine yapılan son kayıt Neslişah Sultan ın ismidir. Ondan sonra doğan hanedan üyeleri artık saltanat kalktığından aile içinde kayıtlıdır. Neslişah Sultan ın doğumu dolayısıyla bir sultana yapılan tebrik ziyaretleri, 121 pare top atılması ve padişah tarafından onun adına darp ettirilen beşi bir yerde ebadında çok az sayıda altın sikke ve de Faruk Nafiz in (Çamlıbel) Neslişah Sultan ın doğumu için düştüğü tarihle hanedan üyelerinin resmî tarihi kapandı: Cân ü dîlden söyledim Fâruk anın târîhini Etdi dünyâ ıyd Sultan Neslişâh ın nâmına 1921 de Sabiha Sultan ın Nişantaşı ndaki konağında dünyaya gelen, sürgüne kadar Dolmabahçe Sarayı nda yaşayan ve aslında pek de uzun olmayan ama dünyayı enine boyuna tanımayı sağlayan verimli bir eğitimle geçen Nice teki yıllar, II. Cihan Harbi nin hemen eşiğinde Mısır a göç ve iki kız kardeşiyle birlikte Mısır prensleriyle izdivaç... Sultan henüz 18 yaşındadır ve 3 yaşında terk ettiği saray hayatına bu ülkede dönmüştür. Uzun Mısır yıllarında Kahire yüksek toplumunda hadisesiz yaşayan, Osmanlı hanedan üyesi olduğunu her tavrıyla telkin eden Neslişah Sultan, Mısır daki askerî darbe üzerine siyasi bakımdan gene zor günler geçirdi; Avrupa ve ardından Türkiye... Herhangi bir aristokratın dahi kolay kabul göremeyeceği sanat çevrelerinde saygı gören bir kişilikti. Wilhelm Furtwaengler ve Willy Boskovsky gibi büyük orkestra şefleri onunla 126
DEFTERİMDEN PORTRELER görüşmekten zevk alırdı. Bazı kişilikler yaradılışları itibariyle saygı ve hayranlık telkin ederler; bunun sadece iktidar, soy kütüğü, para ve hatta eğitimle bile ilgisi yoktur. Belki bütün bu unsurların bir miktar terkibi ve parlak bir zekanın dengeli ışımasıyla bu sağlanabilir. Basınımızdaki münasebetsizliklerden olacak, kendi köşesinde kalmayı tercih eden Neslişah Sultan ı bu milletin hassaten gençlerinin tanımasını çok isteriz. 2011 de okurla buluşmasını arzu ettiğimiz, Yakınçağ tarihçiliğimize önemli bir katkı sayılması gereken Murat Bardakçı nın Neslişah-Cumhuriyet Devrinde Bir Osmanlı Prensesi adlı 400 sayfayı aşkın yüzlerce arşiv belgesi ve mektuba, hatırata ve fotoğraflara dayanan kitabı Neslişah Sultan a bir doğum günü armağanıdır. Sultan Vahdettin dönemini betimleyen Şahbaba dan sonra son padişah ve son halifenin torunu Neslişah Sultan ın hayatı etrafında bir dönemin tarihini ve asıl önemlisi son devirde Osmanlı hanedanını anlatan bu kitabın bir kazanç olduğunu belirtmek gerekir. 127