İKLİM KOŞULLARININ SÜRÜŞ GÜVENLİĞİNE * Ali COŞKUN 1. GERİŞ İnsanların yer değiştirme istekleri, kendi güçleri ile taşıyamıyacakları ağırlıktaki ürünlerinin başka yerlere nakil talepleri önce tekerleğin icadı ve hayvanla çekilen arabaların imalini getirmiş, daha sonra zaman içerisinde sırasıyla buharla, gazla, petrol ve elektrik enerjisi ile işleyen motorlar ve bu motorlarla yürütülen taşıtlar imal edilerek karayolu ulaşımı günümüzdeki seviyesine ulaşmıştır. Kara ulaşımı önceleri demiryolu ile sağlanmaya başlamış ancak, kapıdan kapıya ulaşım taleplerinin hız kazanması, karayolu ile taşımayı ön plana çıkarmış ve hızla gelişerek gerek insan gerekse yük taşımacılığı ağırlıklı olarak karayolu ile yapılmaya başlanmıştır. Bu doğal olarak karoyulu ve karayolu nakil araçlarının gelişmesine yol açmıştır. Ulaşım sistemleri içinde Karayolu ulaşımının ağırlık kazanması da trafik kazalarının artmasına neden olmuştur. Tüm dünya ülkelerinin en ciddi problemlerinden biri haline gelen trafik kazalarının azaltılmasına yönelik yürütülen çalışmalar, kimi ülkelerin konu üzerinde hassasiyetle durarak aldıkları teknik, idari ve yasal önlemler sonucu belli ölçülerde başarıya ulaşmış ve kazalar asgari düzeye indirilebilmiştir. Az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkeler ise hala bu problemle boğuşmaya devam etmektedirler. 2. İKLİM KOŞULLARININ SÜRÜŞ GÜVENLİĞİNE Sürüş Güvenliğinin olmadığı ortamlarda trafik kazalarından kaçınmak mümkün olmaz. Bu nedenle burada trafik kazasına yolaçabilecek sürüş güvenliğinden daha doğrusu sürüş güvensizliğinden bahsedilecektir. Bilindiği gibi trafik kazalarını etkileyen faktörler üç ana başlıkta toplanmaktadır. 1. İnsan faktörü 2. Araç faktörü 3. Yol faktörü Burada sayılan faktörlerin detaylarına girilmeyecek sadece iklim koşullarının sürüş güvenliğine etkileri dolayısıylada trafik kazalarına etkileri konu edilecektir. Çünkü sürüş güvenliğinin olmadığı durumlarda trafik kazası olasılığı artacaktır. Sürüş Güvenliği : Fizik ve ruh sağlığı yerinde bir sürücü tarafından, normal hava koşullarında, altyapı noksanlıkları giderilmiş, güvenlik önlemleri alınmış bir karayolunda, trafiğe uygun aracın sevk ve idare edilmesi anlamını taşımaktadır. Yani bir kaza riski taşımadan taşıt sürülmesidir. Bu unsurlardan en az birinin uygun durumda bulunmaması sürüş güvenliğini olumsuz yönde etkileyecektir. * Karayolları Genel Müdürlüğü Bakım Dairesi Başkanlığı, Trafik Şubesi Müdürlüğü Eğitim Şefi 423
Karayolu yapım tekniği ve güvenlik önlemleri, karayolu işletme hizmetleri ile araç teknolojisindeki gelişmeler her türlü hava koşulunda güvenle kullanılabilecek araçların ve karayollarının yapımını olanaklı kılmış ise de, sürüş güvenliği yine de büyük ölçüde sürücüye bağlıdır. Bu nedenle sürücünün değişik hava koşullarının insanlar, araçlar ve yollar üzerindeki etkilerini bilmesi ve alınacak tedbirleri öğrenmesi gerekir. Aslında burada sözü edilecek konuları sürücülerin büyük çoğunluğunun bildiğinden eminiz. Ancak bütün bu basit hususları biliyor olmamıza rağmen nedendir bilinmez, araç kullanırken bu bilgileri kullanma gereğini duymaz büyük bir vurdumduymazlık örneği vererek çok ciddi sonuçlar doğuracak kazalara adeta davetiye çıkarırız. 3. İKLİM KOŞULLARININ SÜRÜŞ GÜVENLİĞİ AÇISINDAN İNSAN ÜZERİNDEKİ Sıcak, soğuk, nem, sis, yağış (kar, yağmur, dolu), rüzgar, güneş ışığı insanları etkileyen, onların davranışlarını, ruhsal durumlarını, olayları algılama ve karar verme süreçlerini etkileyen en önemli meteorolojik olgulardır. - Sürücülerin uyuklamasına, dikkatlerinin dağılmasına, reflekslerinin yavaşlamasına ve reaksiyon zamanının uzamasına neden olur. - Kabin havalandırma ve soğutma sistemi olmayan araçlarda cam açılması, aşırı hızlarda aracın dengesini bozarak direksiyon hakimiyetini zorlaştırdığı gibi, açık camdan giren toz, sinek gibi cisimlerin göze girmesi, sürücünün refleks ile gözünü kapatması veya bu cismi çıkarmak için müdahale etmesi yine direksiyon hakimiyetinin azalmasına yol açar. - Vücuttaki troksin salgısını arttırarak kalp ve sinir sistemini etkiler. Ayrıca romatizmal ağrıların artmasına, bu da sürücünün hareket kabiliyetinin azalmasına yol açarak sürüş güvenliğini olumsuz yönde etkiler. Yağışlar - Yağmur, kar, dolu yağışı, tipi, sis, pus, kapalı hava görüş mesafesini azaltır. Bu tür hava koşullarında yakın ilerisinin iyi görülememesi, yağış nedeniyle fren mesafesinin uzaması, direksiyon hakimiyetinin azalması bir tehlike karşısında tedbir alınmasında geç kalınacağı veya etkili tedbir alınamıyacağı, aracın arıza yaparak yolda kalınacağı gibi sürücü üzerinde oluşan psikolojik baskı, sürücünün kendine olan güveninin azalmasına, karar vermede gecikmelere ve tereddütlü davranışlara yol açar ki bu, sürüş güvenliğini azaltan en önemli olgudur. 4. İKLİM KOŞULLARININ SÜRÜŞ GÜVENLİĞİ AÇISINDAN ARAÇ ÜZERİNDEKİ - Camların buğulanması veya buzlanmasına neden olarak görüşü kısıtlar, - Hava takviyeli fren sistemi olan araçların hava ve fren sistemi içindeki suyun donması nedeniyle frenlerin işlevini yerine getirmesini engeller, - Karlı ve tipili havalarda hava filtresinin tıkanması veya ıslanması, mazot filtrelerinin donması, motorun stop etmesine ve hidrolik veya havalı direksiyon ve fren sistemlerinin işlevlerini yerine getirememesine neden olur. - Karlı, buzlu veya ıslak yollarda araç lastikleri ile yol arasındaki sürtünme katsayısının 424
azalması sonucu fren mesafesi uzayacağı gibi direksiyon hakimiyeti de azalır. Sürüş güvenliğinin oldukça azaldığı böyle durumlar sürücünün endişeye kapılmasına, strese girmesine ve aşırı dikkatli ve tedbirli davranma isteği çabuk yorulmasına, reflekslerinin yavaşlamasına yol açar. en çok araç motorunu ve lastikleri etkilemektedir. Taşıt imalatçıları ürettikleri taşıt lastiklerine uygulanacak lastik hava basınç değerlerini kataloglarında belirtirler. larda lastik hava basınçlarının katalog değerinden az veya çok olması, aracın istiab haddinin üzerinde yüklenmesi, aşırı hız yapılması lastik iç basınçlarının anormal yükselmesine hatta lastiğin gümleme diye tabir edilen patlamasına yol açabilir. Fırtına Yüksek hızlarda seyir esnasında yandan esen şiddetli rüzgara maruz kalan aracın dengesi bozulur. Aniden rüzgar yüküne maruz kalan aracın sürücüsü eğer biraz dikkatsiz ise direksiyon hakimiyetini kaybederek kazaya neden olabilir. Sis Sis bir sürücü için en ciddi handikaplardan birisidir. Kimi zaman görüş mesafesi 3-6 metreye kadar düşebilir. Sürücülerin çoğu sisin dağılmasını beklemeden yoluna devam etmektedir. Sürücünün aşırı dikkat harcamasını gerektiren böyle durumlarda hem sürücü aşırı yorulur, hem de görme problemleri başlar. Bunun yanında karşı şeride tecavüzler sonucu "kafa kafaya" çarpışmalar veya yoldan çıkmalar gerçekleşir. 5. İKLİM KOŞULLARININ SÜRÜŞ GÜVENLİĞİ AÇİSİNDAN YOL ÜZERİNDEKİ Genellikle kazadan sonra anlaşılabilen soğuk havanın en önemli etkilerinden birisi gece veya günün ilk saatlerinde çığ düşmesi sonucu yol üzerinde şeffaf ince bir tabaka halinde buz oluşturmasıdır. Gizli buzlanma denilen bu durum gün boyunca güneş almayan, yüksek rakımdan geçen, vadilerin kuzey yamaçlarında ki yol satıhlarında oluşur, ilk anda farkedilmediği için trafik güvenliği açısından çok tehlikelidir. Kar yağışının olduğu yerlerde etkili bir kar mücadelesi yapılamıyor ise, yol yüzeyinde biriken kar, yol yüzeyinin kayganlaşmasına yol açarak sürüş güvenliğini olumsuz yönde etkiler. Tipi, çığ düşmesi yolun kapanmasına neden olabilir. Ekonomik nedenlerle yollarımızın büyük kısmı asfalt sathi kaplamadır. Aşırı sıcaklarda, güneş ışınlarının dik geldiği ve ağır yük taşımasının yoğun olduğu kesimlerde yolun kayganlaşması sonucu trafik güvenliği tehlikeye girmektedir. Yağışlar Yağışlar sonucu oluşan heyelanlar, seller, sanat yapılarının yıkılması, platformda daralmalar sürüş güvenliğini olumsuz yönde etkilediği gibi yolun tamamen trafiğe kapanmasınada neden olurlar. Yağışlı havalarda dere kenarlarındaki veya vadi tabanındaki yollarda seyir halinde iken bu 425
hususlar akıldan çıkarılmamalıdır. Bir olayın kaza olarak nitelendirilebilmesi için olay meydana gelmeden önce insanlar tarafından alınması gereken tüm tedbirlerin zamanında alınmış olması gerekir. Konu dikkatle irdelendiğinde şu görülecektir. iklim koşullarının sürüş güvenliğine olan olumsuz etkilerinin ortadan kaldırılması veya hafifletilerek kaza riskinin azaltılması mümkündür. Tek başına araç, tek başına yol, tek başına hava koşulları kaza nedeni olmazlar. Sürücülerin dikkatsizlikleri ve tedbirsizliklerinin araç ve yol kusuru ile olumsuz hava koşullarından en az birisi ile birleşmesiyle kazalar meydana gelmektedir. Ancak şu hiçbir zaman akıldan çıkarılmamalıdır ki, kusursuz bir araçla kusursuz bir yolda kusurlu davranan sürücü kaza yapabilir. O halde alınacak tedbirler ile sürüş güvenliği sağlanabilir ve kazaların önüne geçilebilinir. 6. İKLİM KOŞULLARININ SÜRÜŞ GÜVENLİĞİNE OLAN OLUMSUZ NİN ORTADAN KALDIRILMASI - larda yola çıkmadan önce ağır ve fazla yemek yenmemelidir. - Giysiler mümkün olduğunca hafif ve rahat olmalıdır. - Uyku getirici, refleksleri azaltıcı ilaçlar alınmamalıdır. - Uzun yola çıkacak sürücüler, soğuk, karlı, yağışlı, sisli, aşırı sıcak havanın kendisi üzerinde yaratacağı olumsuz etkileri gözönüne alarak, sarfedeceği yoğun dikkat, endişe, yolda kalabileceği korkusunun kendisini bitkin düşürerek yoracağını, dikkatinin azalacağını, uyuklayabileceğini, bu nedenle zaman zaman dinlenmesi gerekeceğini düşünerek, nerelerde ne kadar mola vereceğini programlamalıdır. Bu, geç kalacağı düşüncesiyle aşırı hız yapmasını da engeleyecektir. - Şehir içinde araç kullanacak sürücüler ise kötü hava koşulları (kar, buz, yağış, sis gibi) nedeniyle fren mesafesinin uzayacağını düşünerek takip mesafesini arttırmalı, ani duruşlardan ve manevralardan kaçınmalı, şerit değiştirmelerde ve dönüşlerde mutlaka işaret vermeli ve her halükarda hızını azaltmalıdır. Böyle havalarda genellikle trafik sıkışıklıkları yaşanacağından sükunetini koruması gerektiğini direksiyon başına geçmeden önce kendine empoze etmelidir. - Yağışlı havalarda, yayaların daha dikkatsiz, telaşlı ve aceleci davranacakları gözönüne alınarak daha aktif ve etkin durumda olan sürücüler yayalara karşı biraz daha anlayışlı davranmalıdır. - Güvenli bir yolculuğun temel unsurlarından birisi de aracın bakımlı olmasıdır. - Araçların kataloglarında gösterilen periyodik bakımları mutlaka zamanında yaptırılmalıdır. Özellikle kış aylarına girilirken, lastikler, ön düzen aksamı, soğutma sistemi, ışık donanımları, silecekler ve kabin ısıtma sistemleri, fren sistemi kontrol edilerek noksanlıklar ve arızalar giderilmelidir. - Yağışlı havalarda lastik altına gelecek suları tahliye edecek derinliğini yitirmiş eski lastikler ile etkili bir fren yapılmasının mümkün olmadığı, fren mesafesinin uzayacağı bilinmeli ve takip mesafesi en az %50 arttırılmalıdır. 426
- Karla kaplı bir yolda patinaj zinciri takılmadan yapılacak yolculuğun getireceği riskler herkes tarafından bilinir, ama maalesef zincir takmadan yokuşu çıkmak kimi sürücüler tarafından bir maharetmiş gibi anlatılır. Zincir takmak için harcayacağımız yarım saatlik süre belkide bizi ölümden kurtaracaktır. - Patinaj zinciri takılmış araçlarla 60 km./s hızdan daha hızlı araç sürülmemelidir. - Yine aşırı sıcak havalarda araç istiab haddinin üzerinde yüklenilmemeli, lastik hava basınçları katalog değerinde olmalı, uzun yolda zaman zaman mola verilerek lastiklerin soğumaları beklenilmen, aşırı hızdan kaçınılmalıdır. Lastik havaları mutlaka yola çıkmadan önce ayarlanmalı ve ısınma sonucu bir miktar artan hava basınçları yolculuk sırasında kesinlikle azaltılmamalıdır. - Yolun işletilmesinden sorumlu kuruluşlarca alınacak tedbirler alınmamış bile olsa sürücü olarak öncelikle kendi can güvenliğimizi sağlayacak tedbirleri almak zorunda olduğumuz akıldan çıkarılmamalıdır. - Kışın soğuk havalarda yolda gizli buzlanma olacağı tahmin edilen yerlere yaklaşırken hız mutlaka azaltılmalı, ani duruş ve manevralardan kaçınılmalıdır. - Kar ve buz ile kaplı yollarda ve bilhassa çıkış ve iniş eğimli yol kesimlerinde patinaj zinciri takılmalıdır. - Kalorifer sistemi iyi çalışmalı, camların buğulanması veya buz tutması önlenmelidir. - Yağışlı havalarda sant yapılarının, köprülerin veya yol platformunun zarar görmüş olabileceği düşünülerek böyle kesimlere yaklaşırken hız azaltılmalı ve daha dikkatli olunmalıdır. - Yarma şevlere yaklaşırken heyelan olabileceği, yola taş, kaya parçası düşmüş olabileceği düşünülerek yakın ilerisi görülmeyen virajlara girerken hız azaltılmalıdır. - Aşırı sıcak havalarda asfalt sathi kaplamalarda asfalt terlemesi nedeniyle kaygan hale gelen yol kesimlerinde hız azaltılarak ani manevralardan kaçınılmalıdır. 7. SONUÇ Sonuç olarak sunu söylemek mümkündür. Ne araç, ne yol, ne de hava koşulları tek başına bir kaza nedeni olamaz. Ancak sürücü tek başına bir kaza nedeni olabilir. Bu nedenle sürüş güvenliğini sağlama, kazalardan korunma ancak çok uzun süren denemeler, gözlemler ve araştırmalar sonucu oluşturulan trafik kurallarına, trafik işaret ve levhalarının belirttiği yasaklama ve kısıtlamalara uygun davranmakla mümkün olabilir. Çünkü hava koşullarını değiştirmek mümkün olamıyacağı gibi çoğu zaman aracımızı veya yolumuzu değiştirmek de kendi elimizde olmayabilir. Ama kurallara uymak sadece ve sacede kendi elimizdedir. Lütfen unutmayalım! KAZA OLDUKTAN SONRA KİMİN HAKLI OLDUĞU ÖNEMİNİ YİTİRİR, ÇÜNKÜ HAKLI OLMAMIZ YİTİRİLEN CANLARI GERİ GETİRMEMİZE YETMEZ. 427