Şam'ın Fethi Cephesi ve Batı'nın ateşkes stratejisi

Benzer belgeler
İÇİNDEKİLER EDİTÖR NOTU... İİİ YAZAR LİSTESİ... Xİ

Tahriru'ş Şam'ın kuruluşu ve ŞFC'nin Astana refleksi

Devrim Öncesinde Yemen

Muhalifler Şam'daki son kalesini savunuyor: Beşinci senesine yaklaşan 'Cobar direnişi'

Şam'ın Fethi Cephesi, Fırat Kalkanı Operasyonu'na nasıl bakıyor?

Yermük Kampı'nda IŞİD-El Kaide Çatışmaları

ABD'nin iki seçeneği kaldı: Ya gücünü artır ya da Taliban'a göz yum

İslam Dünyasından Darbe Girişimine Tepkiler

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

TSK'dan Sınır Ötesi IŞİD Operasyonu

DURAP 20 OCAK - 04 ŞUBAT

Halk devriminin düşmanları: diktatör rejim ve karşıdevrimci gerici güçler

Tahriru'ş Şam'dan Ahraru'ş Şam'a: Sizlerle tek yumruk olmayı temenni ediyorduk

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

ABD Suriye Rejimi'nin hava üssünü vurdu

Merkez Strateji Enstitüsü Güncel Değerlendirme

İran ve Suriye Ekseninde IŞİD-El Kaide Rekabeti

1979 Kabe Baskını'nın yeni görüntüleri ortaya çıktı

Afganistan şimdi Trump'ın savaşı haline geldi

ORTADOĞU DA BÖLGESEL GELIŞMELER VE TÜRKIYE-İRAN İLIŞKILERI ÇALIŞTAYI TOPLANTI DEĞERLENDİRMESİ. No.12, ARALIK 2016

Taliban Sözcüsü: Her ülke ile meşru yoldan diplomasi geliştiriyoruz

İç Savaş Suriye Ekonomisini Nasıl Etkiledi?

TÜRKİYE - SUUDİ ARABİSTAN YUVARLAK MASA TOPLANTISI 1

Avantaj Tahran da: Trump ın yeni Afganistan stratejisi İran için bir fırsat

Afganistan'da Afyon Üretimi Dosyası (İnfografik)

Trinidad ve Tobago 1990: Latin Amerika'nın ilk ve tek İslam devrimi

İRAN IN BÖLGESEL FAALİYETLERİ VE GÜÇ UNSURLARI ABDULLAH YEGİN

Ebu Muhammed el Cevlani

15 Mayıs 2009 al-dimashqiyye Salonu

Cezayir'den yükselen bir ses: Yalnızca İslam hükmedecek!

Analiz: IŞİD'in Musul Propagandası

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Suriye'den Mekke'ye: Suriyeli üç hacı adayının hikâyesi

SURİYE DEKİ GELİŞMELERİ VE İRAN

Zeytin Dalı Harekâtı Suriye DURAP OCAK 2018 Önemli Gelişmeler

İran neden 'milis güçlere' fon sağlıyor? (Birinci Bölüm)

Türkiye nin İdlib Operasyonu: Uluslararası Siyaset ve Hukuk Açısından Bir Değerlendirme

NATO Zirvesi'nde Gündem Suriye ve Rusya

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3

Türkiye'de 3 Ay OHAL İlan Edildi

İhvanı Müslimin'in kısa tarihi

Öldü fakat fikirleri 'korkutuyor': Youtube'dan Evlaki videolarını kaldırma kararı

ABD'den NATO ülkelerine ültimatom: Savunma harcamalarını arttırın

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı

Abdullah el Muhaysini

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı.

ULUSLARARASI FİLİSTİN ZİRVESİ 2018

KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 1

Türk Elitlerinin Türk Dış Politikası ve Türk-Yunan İlişkileri Algıları Anketi

ITUC KONGRESİ KARAR TASLAĞI NDA HAK-İŞ İN ÖNERİLERİ KABUL GÖRDÜ

BALKAN AVASLARI. alkan Savaşları, I. Dünya. Harbinin ayak sesleri niteliğinde olan iki şiddetli silahlı çatışmadır. Birinci Balkan Savaşı nda

IKBY-Irak Merkezi Hükümeti Çekişmesi ve Türkmenlerin Durumu

Türk Armatörler Birliği

ABD'li eski komutan: Afganistan'daki savaşı nasıl kaybettik?

Kuzey Irak ta Siyasi Dengeler ve Bağımsızlık Referandumu Kararı. Ali SEMİN. BİLGESAM Orta Doğu ve Güvenlik Uzmanı

Türkiye-Rusya Krizinin Geleceği Üzerine Bir Değerlendirme

Fırat Kalkanı harekatı Başladı

Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR), Suriye de insan hakları ihlallerinin

Sahtekarlıkta tüm sınırlar aşıldı : Beyaz Miğferler'in Suriye'deki 'icraatları'

MUSUL OPERASYONU VE SONRASI: RISKLER, BEKLENTILER, ÖNGÖRÜLER TOPLANTISI TOPLANTI DEĞERLENDİRMESİ. No.9, EKİM 2016

ABD bombardıman uçakları neden Kuzey Kore'nin hedefinde?

ULUSLARARASI KARADENİZ-KAFKAS KONGRESİ

BiR DURUM DEĜERLENDiRMESi. Amerika, Rusya ve Güçlerin Kavga Arenası Suriye

Bağdat hükümeti ilerleyemiyor: Musul'da son durum ne?

1979 İRAN İSLAM DEVRİMİ SONRASI TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ. Ömer Faruk GÖRÇÜN

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ

Dunkirk'ün gerçek tarihi

Sudan'da Türk-Sudan İlişkileri Sempozyumu düzenlendi

Salvador, Guatemala, Kamboçya ve Namibya gibi yerlerde 1990 ların barış anlaşmaları ile ortaya çıkan fırsatları en iyi şekilde kullanabilmek için

ELNUSRA CEPHESİ, EL KAİDE İLE BAĞLARINI KOPARDI (BİRÇOK İHTİMAL VE UYARI)

Türkiye ve İran arasında 'mantık evliliği'

Siber Savaş ve Terörizm Dr. Muhammet Baykara

DİASPORA - 13 Mayıs

ORTADOĞU GÜNCESİ 1 ŞUBAT - 29 ŞUBAT Günce No: 87. Firuze Yağmur GÖKLER

İkrime Sabri: Mescidi Aksa nın. Bir Karışından Bile Taviz Vermeyiz

Adnani'nin Ölümünün Ardından: Örgütteki Geçmişi ve Etkisi

JENS STOLTENBERG İLE SÖYLEŞİ: NATO-RUSYA İLİŞKİLERİ VE BÖLGESEL İSTİKRARSIZLIK

Türkiye ve Dünya, Marakeş te (COP22) Beklediğini Bulamadı!

Türkiye ve Dünya, Marakeş te (COP22) Beklediğini Bulamadı!

Akıllı güç tanımı Türkiye için çok erken

Proje Koordinatörü. Talha Köse. Katkıda bulunan. Selin Bölme. Proje Asistanları. Ahmet Selim Tekelioğlu. Ümare Yazar

Türkiye'de ilan edilen olağanüstü hal uygulaması dünya basınında geniş yer buldu / 11:14

İran Cumhurbaşkanı Ruhani, Fransa Cumhurbaşkanı Macron

Beyaz Saray'daki Trump-Erdoğan Zirvesinden Ne Çıktı?

NKP

Transkript:

Şam'ın Fethi Cephesi ve Batı'nın ateşkes stratejisi Şam'ın Fethi Cephesi'nin 'iyi inşa edilmiş' stratejisine karşı, Batı ülkeleri 'ateşkes kozunu' kullanarak İslami muhalefeti zayıflatabilecek mi? 11.11.2016 / 10:44 Network of Researchers in International Affairs (NORIA) sitesinde Félix LEGRAND imzasıyla yayınlanan makalede eski adı Nusra Cephesi olan Şam ın Fethi Cephesi (ŞFC) nin Suriye ye yönelik uluslararası arenada gerçekleştirilen ateşkes anlaşmalarına karşı tutumu ve sahadaki ateşkes stratejisi incelenmiştir. Suriye askeri muhalefetinin en güçlü gruplarından biri olan ŞFC, 'eski' El Kaide bağlantısı nedeniyle ABD ve Rusya arasında varılan ateşkes anlaşmalarında bir istisna olarak kalmıştır. Batının cihat yanlısı muhalefeti yalnızlaştırma siyasetine karşı, ŞFC'nin 'iyi inşa edilmiş' siyaseti ne kadar başarılı olabilir? Mepa News okurları için hazırlanan analiz çalışmamızda, NORIA tarafından hazırlanan makale özelinde (alıntılar italik verilmiştir) bu konu irdelenmiştir.

"Rejimin Halep saldırıları ile ateşkes bozuldu" Suriye krizinin nasıl sona erdirileceğine dair bir uzlaşının yokluğunda, 2016 yılı boyunca, uluslararası toplumun diplomatik girişimlerinin ekseriyetle hükümet güçleri ve silahlı muhalefet arasında yerel veya ulusal barışı garanti etmeyi çabalaması takdire değer bir durum. 20 devletten ve uluslararası kuruluştan müteşekkil "Uluslararası Suriye Destek Grubu" (ISSG), Kasım 2015 de Viyana daki toplantıda, ateşkesin tekrar sağlanması ve savaşan taraflar arasındaki görüşmelerin yeniden başlaması için çağrıda bulundu. 3 Şubat 2016 ya kadar olan süreçte, rejim ve BM himayesinde muhalefet arasındaki Cenevre III olarak bilinen görüşmeler başarısızlıkla sonuçlandı ve iletişimi yeniden sağlama adına gerçekleştirilen müteakip girişimlerin faydasız olduğu görüldü. Manevra yapabilmek adına kısa vadeli tek çözüm askeri deeskalasyon olarak kabul edildi. 26 Şubat 2016 tarihinde, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin oybirliğiyle, rejim ve cihat yanlısı olmayan muhalifler arasında "düşmanlıkların sonlandırılması" için Rusya ve ABD 2268 nolu BM kararnamesini imzaladı. Çatışmaların başladığı zamandan bu yana ilk defa çatışmalar ve hava saldırıları Nisan 2016 sonuna kadar ciddi azalma gösterdi, ta ki rejimin Halep e gerçekleştirdiği saldırıyla bu anlaşmaya fiili bir son verene kadar. Eylül 2016 da Rusya ve Amerika ulusal düzeyde tekrar bir ateşkes girişimi için anlaşmaya vardı. Rejimin Halep e saldırılarının devam etmesi üzerinde bir kez daha ve sadece sekiz gün sonra ateşken başarısız oldu." Ateşkesin hedefleri nelerdi? "Bu ateşkeslerin muhtelif hedefleri bulunmaktadır. Çatışma yoğunluğunu ve dolayısıyla kayıpların ve mültecilerin azaltılmasının ötesinde, temel konularda dahi derin anlaşmazlıkların olduğu politik geçiş sürecine rağmen, ilk etapta diplomatik eforların boşuna olmadığını göstermek hedeflenmiştir. Akabinde ve hepsinden öte, ateşkesler ile tüm savaş eforunun Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin terörist olarak gördüğü gruplara, IŞİD ve Nusra Cephesi/Şam ın Fethi Cephesi ne, karşı yoğunlaştırılması hedeflenmiştir."

ŞFC lideri Muhammed el Cevlani (sağdan ikinci), Halep operasyonu öncesi komutanları ile görüşüyor Nusra Cephesi: Muhalifler için vazgeçilmez bir müttefik "Muhammed el Cevlani liderliğinde El-Kaide nin Suriye kolu olan Nusra Cephesi/ Şam ın Fethi Cephesi Suriye isyanında önemli bir aktör olarak kendisine yer edinmiştir. Rejime karşı askeri başarıları sayesinde aralarında derin ayrılıklar olan muhaliflerin nazarında dahi vazgeçilmez bir müttefik haline gelmiştir. IŞİD ile ayrılık noktası: El Kaide muhalefeti kendi çizgisine getirme çabasında "Muhaliflerin çatışma halinde olduğu IŞİD'in aksine El Kaide (şubesi ŞFC ile) Suriye'de gücü eline almak üzerine kurgulanmamıştır. Bilakis muhalefeti bir bütün olarak kendi çizgisine getirme çabasındadır. Eğer başarılı olursa Afganistan da Taliban örneğine benzer bir siyasi otoriteyi Suriye de de hayata geçirecektir. Böyle bir senaryo ŞFC ye uluslararası düzeyde cihadı yayabilmesi için yakın doğunun kalbinde güvenli bir sığınak kurma imkânı sağlayacaktır. Bu yüzden, savaşın başından beri, ŞFC diğer muhalif güçlerle ittifakını güçlü tutmak için askeri olarak onları kendisine bağımlı kılmaya dikkat etmiş ve halk ile herhangi bir çatışmadan uzak durmuştur. Böylelikle Suriye halkı nezdinde uzun vadede kök salmayı ve ihtilalde kendine yer edinmeyi hedeflemiştir. 2016 Haziran ayında, muhaliflerle bütünleşme stratejisi çerçevesinde ismini Şam ın Fethi Cephesi olarak değiştirmiş ve El-Kaide ile olan bağlarını kopardığını ilan etmiştir. Grup küresel cihadın Suriye de konuşlu önemli liderleri tarafından yönetilmeye devam ettiğinden bu ilan hakikatte grubun teşkilini ya da stratejisini etkilememiştir."

ÖSO, 'cihadî muhalefeti' elimine mi edecek? "2016 nın başından bu yana ateşkes anlaşmalarının ve askeri de-eskalasyon stratejisinin beklenen getirisi, genel anlamada, politik çözüm arayan silahlı muhalefet ile ŞFC arasında bir çatlak meydana getirmektir. ŞFC ile diğer silahlı muhalefet arasındaki yakınlık politik bir benzerlikten ziyade karşılıklı askeri bağımlılıktan kaynaklanmaktadır. Ateşkes anlaşmalarının altında yatan temel prensip rejimin uyguladığı askeri baskıyı mukabil diplomatik yollarla bu baskıyı hafifletmeyi sağlamak ve böylelikle muhaliflerin cihadi muhaliflerden uzaklaştırmak hatta mümkünse Ocak 2014 te Suriye nin kuzey batısında IŞİD in bölgeden elimine edilmesi gibi cihadî muhalifleri de elimine etmektir Bu amaç, Rusya nın ve Amerika nın ŞFC ye karşı savaşta doğrudan müdahalesini ve koordinasyonunu izin veren 12 Eylül 2016 tarihli ateşkeste oldukça açıktır. Halep'in kuşatma altındaki bölgesinde ŞFC bayrakları ile düzenlenen bir geçit Halkın tercihi ŞFC ile demokratik ÖSO kanadı arasında ciddi siyasal farklılıkların olduğu doğrudur. ŞFC devrimin neticesinde İslam hukukuna uygun bir devlet tasarlarken, ÖSO'nun belirli bir kanadı ise devletin sisteminin demokrasi olması fikrindedir. Demokrasinin ilke olarak İslam ın değişmez hukuki kurallarını tartışmaya/reye açması gibi sebeplerle İslam la bağdaşması mümkün gözükmediğinden Suriye'deki Müslüman halkın çoğu da demokratik bir yönetim taraftarı değildir. Mevcut sistemin (Baas rejimi) de demokrasi görünümü altında bir baskı rejimi olduğunu gören halk bu noktada ŞFC ve Ahrar'uş

Şam gibi İslami muhalefete teveccüh göstermektedir. ÖSO'nun demokratik kanadı giderek zayıflarken, İslami grupların savaşçı sayısındaki artış halkın ekseriyetle İslami muhalefeti desteklemesindendir. Her ne kadar bazı yerlerde ŞFC karşıtı gösteriler gerçekleşse de sahadaki savaşçı gücünün yarısını elinde bulundurması ve bunların yüzde doksanına yakınının Suriyeli olması halkın ŞFC gibi İslami grupları genel olarak sahiplendiğini göstermektedir. ABD ve Rusya, ateşkes anlaşmasına katmayarak istisna olarak sundukları Şam'ın Fethi Cephesi'ni bir 'oyun bozucu' olarak göstermek, ateşkese rağmen sivilleri hedef aldıkları saldırıların bir bahanesi olarak sunmak istemektedirler. Ateşkes stratejisi tutmadı: ŞFC güçleniyor Fakat, ŞFC ye yönelik önceki askeri de-eskalasyon girişimlerinin sahadaki etkisine dikkatle bakıldığında görülüyor ki, planlananın tam tersi yönünde sonuçlar hasıl olmuştur. Teşkil edilen bu ateşkesler ile muhalefetin cihadi kanadının zayıflatılması hedeflenirken, ŞFC, rejim ile cihad eksenli olmayan muhalefet arasında sonuçsuz kalan bu girişimlerden sonra hep daha güçlenerek yoluna devam etmiştir Yukarıda sarahaten ifade edildiği üzere anlaşmalar vesilesi ile politik çözüm arayan muhalefetin ayrıştırılması ve halkın bunların arkasında toplanması hedeflenmektedir. BM, Rejimin askeri baskısının ancak diplomatik yollarla sonlandırılabileceğini öne sürmektedir. Bunu, bir yandan da rejime askeri baskısını hafiflettirerek göstermeye çalışmaktadır. Plan gerçekleştiğinde diplomatik çözüm arayan muhalefete silah bıraktırılacaktır. Bu plan şu ana kadar uluslararası güçlerin beklediğinin tam aksi istikamette gerçekleşmiş ve politik çözüm yanlısı muhalefet ile ŞFC sahada ayrıştırılamadığı gibi ŞFC nin toplum nezdindeki yeri daha da sağlamlaşmıştır. Bunun çeşitli nedenleri bulunmaktadır. Bunlardan biri ateşkes anlaşmalarının yalandan ibaret olması ve sahada uygulanmamasıdır. Her ateşkesten sonra rejim ve Rusya ateşkesi bozan ihlallere gerçekleştirmiştir. Diğer bir nokta ise, marjinalleştirilmek istenen ve ateşkeslerin dışında tutulan ŞFC grubunun yüzde doksan oranında bizzat halkın kendisinden teşkil olması ve diğer birçok muhalefetle sıkı bağlarının bulunmasıdır. Yani ŞFC halkın içindendir ve neredeyse halkın yarısını temsil etmektedir. Diğer yarısı da temelde ŞFC nin iyi ilişkiler içinde olduğu gruplardır. Bu denklemde ŞFC nin ateşkes haricinde tutulup vurulmaya devam edilmesi halkın vurulmaya devam edilmesi demektir. ŞFC'nin yoğun devrimci söylemi Çoğu muhalif grubun çatışmaya siyasi bir çözüm bulma noktasında toplandığı bir düzlemde, ŞFC Esed rejiminin mutlak olarak devrilmesinde tek kararlı gücün kendisinin olduğunu ifade ederek devrim niteliğinde bir söylem geliştirmiştir. 2015 in sonundan beri, ŞFC arka planda cihada vurgu yaparak hep daha yoğun devrimci söylem geliştirmiştir. 2011 yılındaki ayaklanmalara ve halkın diktatörleri devirme

iradesine yapılan vurgu El Kaide nin geçmişte takip ettiği stratejinin yerini almıştır. Devrimi, El Kaide nin küresel cihat stratejisini uygulamada bir araç olarak kullanmak yerine, devrimin cihatla gerçekleşeceği vurgulanmıştır. İsim değişikliği ve El Kaide ile olan bağların kesilmesi bu stratejinin neticeleridir. El Kaide, 2011 yılında Arap baharı ile başlayan devrimci iradenin batı ve devrim karşıtı güçler tarafından tuzağa çekilerek bertaraf edildiği görüşündedir. El Kaide lideri Eymen Zevahiri Mayıs 2016 da yayınladığı bir ses kaydında Suriye li muhalifleri uzlaşma ve demokrasi oyunu/aldatmacası noktasında uyarmıştır Eymen ez Zevahiri 1982'de Mısır'da bir mahkeme salonunda parmaklıklar ardında "Arap Baharı, Batı'nın demokrasi oyunu ile başarısız oldu" Eymen Zevahiri, Arap Baharı nın başarısızlıkla sonuçlanmasında asıl müsebbibin Batı'nın demokrasi oyunu olduğunu belirtmektedir. Arap Baharı İslam ın hakimiyeti için bir fırsat olabilecekken halk demokrasiye itilmiş ve sahadaki devrim enerjisi Batı nın demokrasi oyununda kaybolmuştur. Mısır da ve Tunus ta düşülen bu tuzağa Suriye de de düşmemek adına Zevahiri bu uyarıları yapmıştır. Bu uyarılar Suriye de Nusra Cephesi'nde karşılık bulmuş, 2011-2012 yıllarında devrimin silahlanması desteklenmiştir. 2016 yılında ise Nusra/ŞFC, bu askeri politikasını rejim yıkılana kadar sürdüreceğini ifade etmiştir. ŞFC nin yürüttüğü bu net siyaset IŞİD in yaklaşımından da ayrılmaktadır. Bu da Müslümanların dikkatlerin çektiği kadar Batılı analistlerin de dikkatini çekmiştir. Asıl tehlikenin ŞFC olduğu yönündeki kanaat batılı analistlerin nezdinde günden güne

güçlenmektedir. Bu araştırmada da bu nokta aynı şekilde değerlendirilmiştir. "IŞİD'in aksine iyi inşa edilmiş bir söylem geliştirdiler" ŞFC nin 2015 sonundan bu yana kullandığı söylem, IŞİD in kullandığının aksine iyi inşa edilmiş bir söylemdir ve kendi içinde tutarlıdır. Bu bağlamda, ŞFC nin hedef kitlesi uluslararası toplum ve uzlaşma yanlısı askeri gruplarca ihanete uğradığını düşünen muhaliflerdir. Diğer devletlerin baskısı altında rejim ile uzlaşma zeminine çekilen askeri grup liderlerinin kendi askerleri nezdinde meşruiyetini kaybedeceğini hesaplayan ŞFC, rejim karşısındaki net duruşunun yine aynı fikirdeki devrimcileri çekeceğini öngörmüştür. Muhammed El Cevlani, 2015 Aralık ayında yaptığı bir konuşmada, Riyad görüşmelerine katılan ve siyasi geçiş sürecinde anlaşmaya varan askeri grup liderlerinin ŞFC üzerinde herhangi bir kontrollerinin olmadığını ve silahlı mücadeleye devam edeceklerini söyledi. ŞFC NİN STRATEJİSİNİN SAHADAKİ KARŞILIĞI ŞFC nin sahada uyguladığı strateji genel söylemi ile uyumludur. Rejimle genel anlamda bir uzlaşma zemininin olmaması rejimle hiçbir görüşmenin yapılmayacağı şeklinde anlaşılmamalıdır. Bu noktada yazarın görüşü şudur: ŞFC rejimle genel anlamda herhangi bir uzlaşmayı kabul etmemekle birlikte sahada durum bazlı ve maslahat eksenli daha esnek bir strateji yürütmektedir. Diğer bütün gruplar gibi ŞFC nin de rejim ve ortakları ile iletişim kanalları bulunmaktadır. Bu kanal ŞFC ye rejim ile esir takası, ölen mücahitlerin bedenlerinin alınması konularında pazarlık yapabilme imkânı sağlamaktadır. Bu durumun sahadaki bazı yansımalarını ise şu şekilde toparlamıştır: Liderlerin geçişine izin verilmesi ŞFC ile rejim arasında El Kaide liderlerinin rejim bölgesinden geçmesi yönünde pazarlıklar olmuştur. Bazı rejim militanlarının serbest bırakılması karşılığında bir gecelik ateşkes yapılmıştır. Rejim, ŞFC nin Ebu Maria El Kahtani ve Sami El Ureydi gibi bazı liderlerinin Hizbullah eskortluğunda kendi bölgesinden geçmesine izin vermiştir Bölgesel strateji farklılıkları 2015 Aralık ayında Suriyeli gazeteci Hadi El Abdullah ŞFC lideri Cevlani ye rejim ile ateşkes konusunda dışardan bakıldığında tutarsızlık yapıldığı izlenimi veren durumları sormuştur: Neden Guta da ateşkese kesin olarak karşı duruluyorken Zabadani ya da İdlib gibi bölgelerde ŞFC ateşkese dahil olabiliyor? Cevlani konunun şer i olarak uygun olduğunu ifade ettikten sonra Guta nın Şam a oldukça yakın stratejik bir bölge olduğunu ve orada mücadelenin devam etmesi gerektiğini, Zabadani nin ise savaşın

seyrinde önemli bir yer teşkil etmediğini belirtmiştir. Zebedani-Fua anlaşması ŞFC nin de içinde bulunduğu muhaliflerin rejimle imzaladıkları Zebadani-İdlib anlaşması neticesinde rejimin bütün İdlib bölgesinde bombardımanları durdurması garanti edilirken, rejim yanlısı güçler tarafından kuşatılmış Zebedani bölgesinden de sivillerin çıkması sağlamıştır. Bunun karşılığında muhalifler de Şii lerin yaşadığı Fua ve Kafraya beldelerine saldırıları durdurmayı kabul etmiştir ŞFC nin bunu kabul etmesi hem halk açısından faydalıdır hem de diğer muhalefetle uyumlu olmak ve çatışmamak adına doğrudur. İlerleyen süreçte bu ateşkes anlaşması Rusya tarafından gerçekleştirilen ağır bombardıman sonucu bozulmuştur. Türkiye'nin tampon bölge projesi 2015 Ağustos ta ŞFC, Türkiye nin Suriye nin kuzeyinde tampon bölge oluşturma projesine dahil olmamak adına bölgeden tek taraflı çekilmiştir. ŞFC nin bölgeden çekilmesindeki temel sebep gayri-islami devletlerden teşekkül koalisyon çatısı altında savaşmanın İslam hukukuna göre uygun olmamasıdır. Bu çekilmeden tam bir yıl sonra Ağustos 2016 da Türkiye Cerablus a girerek tampon bölge projesini hayata geçirmeye başlamıştır Nusra bu müdahaleyi benimsemekle beraber El-Kaide den beklenen direnme ya da en azından müdahaleyi sert bir şekilde kınama tepkisini diğer muhaliflerle karşı karşıya gelmemek adına göstermemiştir Şam'ın Fethi Cephesi destekçileri, sahadaki durum bazlı farklı tepkilerin temel hedefleri ile çelişmediği sürece meşru bir zemine oturduğu kanaatindedir. Ana gayesini "düşmanın İslam beldelerinden defedilmesi ve İslam Devleti nin kurulması" olarak duyuran ŞFC, Müslümanların faydasına ve İslam hukukuna uygun olması şartı ile ateşkeslerin/anlaşmaların yapılmasında bir beis görmemektedir. Ancak uluslararası düzeyde masaya konulan ateşkes anlaşmalarının ŞFC nin temel hedefleriyle çelişmesinin yanında doğrudan ŞFC yi diğer muhaliflerden ayırma amacı taşıdığı görülmektedir. ŞFC ve ŞUBAT 2016 TARİHLİ ATEŞKES SFC nin bu ateşkeslere bakışı devrimin başından bu yana nettir. Fakat anlaşmanın mahiyetine gösterdiği tepki şiddetlenmiştir. Bunun başlıca nedenlerinden biri siyasal çözüm arayan -özellikle demokrasi yanlısı- muhalefette devrimin hedeflerinden sapmanın baş gösterdiği düşüncesidir. ŞFC giderek daha fazla yalnızlaştırılmaya çalışılmaktadır. Aralık 2015 den bu yana ŞFC müttefiki olan muhaliflerin rejim ile olan diplomatik temaslarına ve Şubat 2016 da tesis edilen anlaşmaya sert tepki göstermektedir.

Muhaliflerin bu temasları ŞFC nezdinde artık stratejik bir hata ya da kaybeden taraf olmaktan öte Cevlani nin ifadesiyle bir tür ihanettir. ŞFC nin bunu ihanet olarak ifade etmesinin nedenlerinden biri güvenlik gerekçesiyledir. ŞFC ateşkese konu grupların dışında bırakılmıştır. Bu anlaşmanın amaçlarından biri bütün savaş eforunu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi nin terörist olarak tanımladığı organizasyonlara kanalize etmektir. Bu bağlamda El Kaide nin eski Suriye kolu olarak ŞFC hedef tahtasındadır... "Ateşkesler kardeş kavgalarına müsait zamanlardır" BM nin özellikle bu süreçte uyguladığı strateji muhalefetin arasında oluşan çatlakları derinleştirmek yönündedir. Ateşkesleri de bu bağlamda değerlendirmektedir. ŞFC gibi önemli bir askeri güç olmadan muhaliflerin başarılı olması mümkün değildir. Fakat bunun yanında savaşın sonlandığı dönemlerde, askeri bağlılıklar da sona erer, siyasi ve ideolojik farklılıklar ve özgürleştirilmiş alanların kontrolünde anlaşmazlıklar gün yüzüne çıkar. Ateşkesler bu kardeş kavgalarına müsait zamanlardır Mart 2016 nın başından itibaren muhalif güçlerin kontrolündeki alanlarda ateşkesin de sağladığı avantajla rejimin düşmesine ve devrimin devam etmesine yönelik gösteriler gerçekleşmiştir. Ateşkesle beraber gelen kısmi rahatlama ortamı ŞFC nin çeşitli bölgelerde protesto edilmesini beraberinde getirmiştir. Rejime karşı ön saftaki görevlerinden ateşkes çerçevesinde terhis edilen Özgür Suriye Ordusu askerleri yaşadıkları bölgelere geri dönmüş ve sivillerle beraber ŞFC nin protesto edilmesi gösterilerine katılmışlardır. Maaret En Numan bölgesinde Özgür Suriye Ordusu nun bir kolu olan 13. Fırka ile ŞFC arasında ölümlerinde yaşandığı bir çatışma patlak vermiştir. İlerleyen süreçte iki taraf resmi olarak anlaşmaya varmış ve çatışmalar sonlandırılmıştır ŞFC karşıtı protestolar ve geliştirilen strateji Bu türbülanslı dönemde ŞFC nin verdiği tepki dikkate değerdir. Mümkün mertebe iç çekişmeden uzak durmaya çalışması ve halkı karşısına almaktan sakınması devrimin çıkarlarını gözettiğini ortaya koymaktadır. Ateşkes anlaşmasının uygulanmaya başladığı ilk iki ayda, özellikle Mart 2016 da, ŞFC zayıflamıstır. Bu durum cihat etmeyen muhalefet için diplomatik kanatta ilerleme kaydedilebileceklerini umdukları yeni bir politik dalga oluşturdu. Bu muhalefet kendisini ÖSO yanlısı ŞFC karşıtı gösterilerle ifade etti. Kendisine yönelik popüler protestoları tahmin eden ve saldırıya maruz kalmaktan çekinen ŞFC kuzey Suriye deki kaleleri olan Salkin ve Sarmada dan kısmi olarak çekildi. Aslında bu yüzeysel bir çekilme idi. Grubun kontrolünde olan polis merkezi, mahkeme ve bazı kurumlardan

geçici bir çekilme yaşanırken, ŞFC nin güvenlik güçleri bölgede dağınık olarak kalmaya devam etti. İdlib bölgesindeki gösterilerde uygulanan baskı grubun itibarını zedeledi, öyle ki Ahrar-uş Şam dan ve hatta kendi içindeki bazı üyelerinden eleştiriler almaya başladı. Mart ayı boyunca, ŞFC ön cephede neredeyse yapayanlız kaldı, Kuzey Halep hücumunda yer alabilmek için diğer muhalif gruplardan adam çekmeyi denedi ama netice itibariyle burayı kaybetti. Maaret An Numan'da Nusra karşıtı protestolardan bir görüntü [Mart 2016] ŞFC nin uğradığı bu çok yönlü baskıya cevabı daha ziyade lokal güç odaklarını kendi safına daha yakın tutmak şeklinde gerçekleşti. Bu elde edilmiş bölgelerin kaosa sürüklenmemesi adına izlenmiş dikkatli bir stratejidir. Şubat ayının sonunda imzalanan ateşkes anlaşmasının hemen akabinde, ŞFC yerel muhalif liderlerle iletişimini artırdı ve camilerde rejimle gerçekleştirilecek diplomatik girişimlere karşı bir bilgilendirme çalışması yürüttü... 'Ortak düşman' anlayışı, problemleri azalttı ŞFC nin sürekli olarak savunmada kalmadığını, beklemediği bazı gelişmelerin kendisini kuşatmaya alan güçlerin planlarında bozulmalara neden olduğunu vurgulamakta fayda var. Rejimin başına buyruk hareketlerinin sahadaki büyük devletlerin planlarına kısmi zararlar verdiğini söylemek mümkün. Özellikle rejimin bazı bölgelerde gerçekleştirdiği saldırıların muhalefetin arasındaki çatlağın kapanmasına neden

olduğunu söylenebilir. 2016 Nisan ayından sonra ŞFC nin yaşadığı problemlerde azalma görülmektedir. Rejimin Halep e saldırısı ateşkesi sonlandırmış, Cenevre deki diplomatik manevralardan başarılı bir sonuç hasıl olmamıştır. Rejim tarafından en çok bombalanan yerlerden biri olan Maaret An Numan ŞFC karşıtı gösterilerin olduğu da bir bölgedir. Böylelikle Özgür Suriye Ordusu nun bir kolu olan 13. Fırka ile İslami muhalefetin arasında patlama noktasına gelen ve hatta Halep e de yayılmak üzere olan gerginlik rejimin saldırıları neticesinde ortak düşmana karşı beraber karşı koyma gerekliliğinin doğmasıyla dinmiştir. Politik olarak da Nusra mevzi kazanmış, bir kez daha rejime ne kadar güvenilebileceğini ve uluslararası toplumdan diplomatik çözüm noktasında büyük beklenti içine girmenin doğru olmadığını göstermiştir. "Halep halkının yardımına 'uluslararası toplum' değil, ŞFC koştu" Muhalefette görülen bu kısmi sakinlik döneminde ciddi kazanımlar da elde edilmiştir. Mayıs ayında, rejimin Halep e gerçekleştirdiği saldırılar esnasında, rejimin tek intikal hattına saldırmıştır. Bu hat ülkenin eski ekonomik başkenti olan Halep i rejim kontrolündeki diğer bölgelere bağlamaktadır. Diğer gruplar saldırı yapmayacakları yönünde verdikleri taahhütlerden ötürü kısıtlanmış iken, küçük İslami gruplar ve yerel savaşçılar tarafından desteklenen ŞFC, Han Tuman ve Halidiye gibi Kuzey Halep teki bölgeleri ele geçirmiş, İran Devrim Muhafızları'na karşı bölgede çok ciddi başarı kazanmıştır. Ağustos 2016 itibariyle, ŞFC nin yoğunlukta olduğu İdlib orijinli muhaliflerin koalisyon gücü rejimin hatlarını kırarak Halep muhasarasını kaldırmıştır. Nusra nın Halep teki varlığı önceden oldukça azdı ve rejim tarafından muhasaraya alınan muhalifler uluslararası toplumun yardımını talep etmeyi sürdürdüler, çünkü şehrin tek tedarik yolu rejim tarafından Temmuz ayında ele geçirilmişti. Fakat neticede uluslararası toplum yerine ŞFC bu çağrıya kulak verdi ve 300.000 insanın muhasara altında kalmasını engellemek adına onlara yardıma koştu.

Kuşatma nedeniyle gıda yetersizliğinin yaşandığı Halep'te halk, çatılarını mini bir tarlaya dönüştürmüş durumda İlk etapta çok hızlı bir şekilde muhasara kırılmış olmasına rağmen, muhalifler kazandıkları bölgelerde tutunamamış, şehir tekrar muhasaraya alınmıştır. Muhalifler bu duruma karşı strateji değiştirmiş, Halep teki savaşı muhasarayı kırmaya odaklamak yerine rejimi tamamen bölgeden çıkarmaya evirmiştir. Bu ise uzun vadeli bir plandır. Halep özelinde sabrın daha da önem kazandığı bir dönemece girilmiş gibi gözüküyor. Kaynak: Mepa News 2015 Mepa News Tüm Hakları Saklıdır! Kaynak Gösterilmeden Alıntı Yapılamaz! Tasarım ve Yazılım: Mepanews