ONUR DERSHANESİ KPSS A GRUBU



Benzer belgeler
FİNAL ÖNCESİ ÇÖZÜMLÜ DENEME MALİYE POLİTİKASI 1 SORULAR

DEVLET BORÇLANMASI. 8. Aşağıdakilerden hangisi tahvillerin faiz oranını etkileyen faktörlerden biri değildir?

MAKROİKTİSAT BÖLÜM 1: MAKROEKONOMİYE GENEL BİR BAKIŞ. Mikro kelimesi küçük, Makro kelimesi ise büyük anlamına gelmektedir.

Finansal Piyasa Dinamikleri. Yekta NAZLI

GENEL MUHASEBE. KVYK-Mali Borçlar. Yrd. Doç. Dr. Serap DURUKAN KÖSE Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi

ORTA VADELİ PROGRAM

DERS NOTU 09 DIŞLAMA ETKİSİ UYUMLU MALİYE VE PARA POLİTİKALARI PARA ARZI TANIMLARI KLASİK PARA VE FAİZ TEORİLERİ

Kamu bütçesi, Millet Meclisi tarafından onaylanıp kanunlaşan ve devletin planlanan gelir ve harcamalarını gösteren yıllık bir programdır.

KAMU FİNANSMANI VE BORÇ GÖSTERGELERİ

Ekonomi II. 21.Enflasyon. Doç.Dr.Tufan BAL. Not:Bu sunun hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.Tümay ERTEK in Temel Ekonomi kitabından

Ders Notları Dr. Murat ASLAN. Bu notlar; Prof. Dr. ABUZER PINAR ın MALĠYE POLĠTĠKASI ders kitabından faydalanılarak hazırlanmıştır.

Para talebi ekonomik bireylerinin yanlarında bulundurmak istedikleri para miktarıdır. Ekonomik bireylerin para talebine tesir eden iki neden vardır;

Piyasa Türleri. Nihai Mal Piyasaları Reel Kesim. Üretim Faktör Piyasaları Reel Kesim. Para ve Sermaye Piyasaları Finansal Kesim

GENEL MUHASEBE KAYNAKLAR

FİNANSAL SİSTEM VE FİNANSAL PİYASALAR


gerçekleşen harcamanın mal ve hizmet çıktısına eşit olmasının gerekmemesidir

Tahvil Türleri. O Hamiline ve Nama Yazılı Tahviller. O Sabit Faizli ve Değişken Faizli Tahviller

SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA

Plan Ödemeler Dengesi, tanım, kapsamı Ana Hesap Grupları Cari Denge, Sermaye Hesabı Dengesi Farklı Ödemeler Dengesi Tanımları Otonom ve Denkleştirici

ÖDEMELER BİLANÇOSU VE DENGESİ

Artış. Ocak-Haziran Oranı (Yüzde) Ocak-Haziran 2014

DURGUNLUK VE MALİYE POLİTİKASI

102 BANKALAR HESABI TL MEVDUAT 642. FAİZ GELİRİ

GSYH

VARLIKLAR Bağımsız Denetimden Geçmiş Cari Dönem 31 Aralık 2015

Kur artışının ekonomiye olumlu ve olumsuz etkileri var

Yeniden Düzenlenmiş. I- Cari Varlıklar Toplamı

Güncellenmiş Faiz Dersi

Genel Muhasebe - II. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme Bölümü Muhasebe ve Finansman Anabilim Dalı

M2 Para Tanımı: M1+Vadeli ticari ve tasarruf mevduatları (resmi mevduatlar hariç)

30 EYLÜL 2016 VE 31 ARALIK 2015 TARİHLERİ İTİBARIYLA AYRINTILI BİLANÇOLAR (Para birimi aksi belirtilmedikçe Türk Lirası ( TL ) olarak gösterilmiştir.

ERGO SİGORTA A.Ş. Takip eden dipnotlar finansal tabloların ayrılmaz parçasını oluşturur. VARLIKLAR Bağımsız Denetimden Geçmiş Geçmiş Önceki Cari Dönem

31 MART 2016 VE 31 ARALIK 2015 TARİHLERİ İTİBARIYLA AYRINTILI BİLANÇOLAR (Para birimi aksi belirtilmedikçe Türk Lirası ( TL ) olarak gösterilmiştir.

FİNAL ÖNCESİ ÇÖZÜMLÜ DENEME PARA VE BANKA SORULAR

Finansal Piyasalar ve Bankalar

DEMİR HAYAT SİGORTA A.Ş. 30 HAZİRAN HAZİRAN 2015 TARİHLİ KARŞILAŞTIRMALI BİLANÇOSU (TL.)

DEMİR HAYAT SİGORTA A.Ş. 30 EYLÜL EYLÜL 2014 TARİHLİ KARŞILAŞTIRMALI BİLANÇOSU (TL.)

VARLIKLAR Bağımsız Bağımsız Denetimden Geçmemiş Denetimden Geçmiş Dipnot 31 Mart Aralık 2016

VARLIKLAR Bağımsız Sınırlı Bağımsız Denetimden Geçmiş Denetimden Geçmemiş Dipnot 30 Haziran Aralık 2013

DEMİR HAYAT SİGORTA A.Ş. 30 EYLÜL EYLÜL 2016 TARİHLİ KARŞILAŞTIRMALI BİLANÇOSU (TL.) I- Cari ( Dönen ) Varlıklar Dip Not

MAKROEKONOMİK ANALİZİN ALTYAPISI: TEMEL MAKROEKONOMİK İLİŞKİLER

Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler ve Orta Vadeli Program. 22 Kasım 2013

30 HAZİRAN 2016 VE 31 ARALIK 2015 TARİHLERİ İTİBARIYLA AYRINTILI BİLANÇOLAR (Para Birimi: Türk Lirası (TL) olarak ifade edilmiştir.

ERGO SİGORTA A.Ş. 1 OCAK - 30 EYLÜL 2014 ARA HESAP DÖNEMİNE AİT FİNANSAL TABLOLAR VARLIKLAR

ZURICH SİGORTA A.Ş. VARLIKLAR

Ödemeler Bilançosu ve Cari İşlemler Açığı

DEMİR HAYAT SİGORTA A.Ş. 31 ARALIK ARALIK 2016 TARİHLİ KARŞILAŞTIRMALI BİLANÇOSU (TL.)

ISL 108 GENEL MUHASEBE II

Tahvil Yatırımında Risk Anapara ve Faizin Ödenmeme Riski

SS KORU SİGORTA KOOPERATİFİ'nin TARİHİ İTİBARİYLE BİLANÇOSU

SS KORU SİGORTA KOOPERATİFİ'nin TARİHİ İTİBARİYLE BİLANÇOSU

T.C. KALKINMA BAKANLIĞI 2014 YILI PROGRAMI GENEL EKONOMİK HEDEFLER VE YATIRIMLAR

Bereket Sigorta Anonim Şirketi 31 Mart 2018 Tarihi İtibarıyla Bilanço

DEMİR HAYAT SİGORTA A.Ş. 31 MART MART 2016 TARİHLİ KARŞILAŞTIRMALI BİLANÇOSU (TL.)


Zaman tercihinden dolayı paranın zaman değeri her zaman söz konusudur. Parayı şimdi yada gelecekte almanın tercihi hangisi daha avantajlı ise ona

GRAFİK LİSTESİ. Grafik I.7.

VARLIKLAR Bağımsız Bağımsız Denetimden Geçmiş Denetimden Geçmemiş Dipnot 31 Aralık Aralık 2013

DEVLET BORÇLARI KISA ÖZET KOLAYAOF

FİBA SİGORTA A.Ş. BİLANÇO

ETHİCA SİGORTA A.Ş TARİHİ İTİBARİYLE BİLANÇOSU (TL) VARLIKLAR TOPLAMI ,59

CARİ AÇIK NEREYE KADAR?

ZURICH SİGORTA A.Ş. I- Cari Varlıklar Toplamı 600,034, ,893,564. Takip eden dipnotlar finansal tabloların tamamlayıcı parçasını oluştururlar.

Bu sunum, borç stoku ve borçlanma ile ilgili güncel bilgileri. kamuoyuna kapsamlı olarak sunmak amacıyla hazırlanmıştır.

Varlıklar. Bağımsız sınırlı denetimden geçmiş. Bağımsız denetimden geçmiş. 31 Aralık Dipnot. 30 Haziran 2012

Ekteki dipnotlar bu finansal tabloların tamamlayıcısıdır. 1

VARLIKLAR Sigortacılık Faaliyetlerinden Alacaklar 12.1

Demir Hayat Sigorta A.Ş.

FİNANSAL HESAPLAMALAR

Sabit Kıymet Yatırımlarının Finansmanı

MAHALLİ İDARELER FİNANSMANI MAYIS 2008

Turkland Sigorta Anonim Şirketi (eski adıyla Demir Sigorta Anonim Şirketi)

Turkland Sigorta Anonim Şirketi. 31 Mart 2018 Tarihi İtibariyle Ayrıntılı Bilanço (Tüm tutarlar Türk Lirası (TL) olarak gösterilmiştir)

2012 YILI OCAK-EYLÜL DÖNEMİ BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİ 2012 YIL SONU BÜTÇE TAHMİNLERİ 2013 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE TASARISI MEHMET ŞİMŞEK MALİYE BAKANI

tepav Küresel Kriz e Karşı ş TEPAV Politika Önerileri TBB İstanbul , 28 Nisan 2009

ÖRNEK 1. X işletmesi tarihinde A Bankasında TL lik 6 ay vadeli %12 faiz oranlı vadeli mevduat hesabı açtırmıştır.

ZURICH SİGORTA A.Ş. I- Cari Varlıklar Toplamı Takip eden dipnotlar finansal tabloların tamamlayıcı parçasını oluştururlar.

SERTAÇ BEZCİ MALİYE UZMANI GENEL YÖNETİM MALİ İSTATİSTİKLERİ ŞUBESİ ANKARA 2012

IŞIK SİGORTA A.Ş. 31 MART 2014 TARİHİ İTİBARİYLE AYRINTILI BİLANÇO (Aksi belirtilmedikçe, tüm tutarlar Türk Lirası (TL) olarak gösterilmiştir.

Geçmiş I- CARİ VARLIKLAR Dipnot

DEMİR HAYAT SİGORTA A.Ş. 31 MART 2017 TARİHİ İTİBARİYLE AYRINTILI BİLANÇO (Aksi belirtilmedikçe, tüm tutarlar Türk Lirası (TL) olarak gösterilmiştir.

VARLIKLAR Denetimden Geçmiş Denetimden Geçmiş Dipnot 30 Haziran Aralık 2017

EKONOMİ POLİTİKALARI VE

A MUHASEBE KPSS-AB-PS/ İşletmede satılan ticari mallar maliyeti tutarı kaç YTL dir? SORULARI AŞAĞIDAKİ BİLGİLERE GÖRE CEVAPLAYINIZ.

FİYATLAR GENEL DÜZEYİ VE MİLLİ GELİR DENGESİ

KÜÇÜK İŞLETMELERDE FİNANSMAN İŞLEVİ VE YENİ FİNANSAMAN YÖNTEMLERİ. Öğr. Gör. Aynur Arslan BURŞUK

VARLIKLAR Bağımsız Bağımsız Denetimden Geçmemiş Denetimden Geçmiş Dipnot 31 Mart Aralık 2017

8. BÖLÜM STAGFLASYONLA MÜCADELEDE MALİYE POLİTİKASI. Dr. Süleyman BOLAT

IŞIK SİGORTA A.Ş. 30 EYLÜL 2016 TARİHİ İTİBARİYLE AYRINTILI BİLANÇO (Aksi belirtilmedikçe, tüm tutarlar Türk Lirası (TL) olarak gösterilmiştir.

Finansal Kesim Dışındaki Firmaların Yurtdışından Sağladıkları Döviz Krediler (Milyon ABD Doları)

FİYAT İSTİKRARI ACI KAHVE

Kamu Kesimi. Ünite 04: Kamu Maliyesindeki Gelişmeler

Ekteki dipnotlar bu finansal tabloların tamamlayıcısıdır. 1

Transkript:

KPSS A GRUBU MALİYE BORÇLANMA A. Borçlanmanın Özellikleri: - Borçlanma genel olarak rızaya dayanır, yani cebri değildir. Ancak, bazı durumlarda istisnai olarak devlet maddi ya da manevi cebir uygulayarak borç verenlerin rızası dışında da borçlanabilir. - Borçlanma bir sözleşmeye dayanır ve bu bir kamu hukuku sözleşmesidir. - Borçlanmada borç veren kişi bu borç karşılığında bir menfaat (anapara ve faizi) elde eder. Yani, borçlanma vergi gibi karşılıksız değil, aksine karşılıklıdır. - Borçlanmanın kanuni bir temele dayanması gerekir. - Klasik maliyecilere göre, borçlanma sonraki nesiller üzerinde yük oluşturur. Modern maliyeciler, aksine, yükün yaşayan nesilde olduğunu savunurlar. - Klasik maliyecilere göre borçlanma ile bireylerin sermayeleri (servetleri) azaltılır. Bu nedenle borçlanma olağan bir devlet geliri olmamalıdır. Modern maliyecilere göre eğer borç veren bireylere anapara faizleri verilmezse bireysel sermayeyi azaltır, ancak devlet borçlanmayı milli ekonomide kullanacağı için sermayede bir azalma olmaz. Modern maliyecilere göre ön koşullar sağlandığı takdirde borçlanma bir olağan devlet geliri olarak kullanılabilir. - Borçlanma hem iç hem de dış kaynaklardan gelir sağlanabilir. - Türkiye de iç ve dış borçlanma yetkisi Hazine Müsteşarlığı na verilmiştir. Borçlanma ile Vergi Arasındaki Farklar: -Vergi Devlet için sürekli ve kesin bir finansman kaynağıdır. Zorunlu olarak toplanır. Tüm kamu hizmetleri için kullanılır. Yükü şimdiki nesiller üzerindedir. Genellikle yurt içi kaynaklardan elde edilir. -Borçlanma Geçici bir finansman kaynağıdır. Gönüllü katılımlardan oluşur. Kullanım yeri genellikle bellidir. Yükü gelecek nesillere kayabilir. Yurt içi ve yurtdışı kaynaklardan elde edilebilir. B. Borçlanmanın Nedenleri: 1- Bütçe açıklarının finansmanı: Siyasi nedenlerle bütçenin gerçekçi hazırlanmadığı veya kamu harcamalarındaki artışın kamu gelirlerindeki artıştan fazla olduğu durumlarda oluşan bütçe açığını karşılamak için borçlanma yoluna başvurulur. 2- Kamu harcamaları ile kamu gelirlerinin gerçekleşme dönemleri arasındaki uyumsuzluğu gidermek: Devlet bütçesi denk bile olsa, kamu gelirleri belli dönemlerde yoğunlaşmasına karşın kamu harcamaları süreklidir. Kamu gelirlerinin yoğun olmadığı dönemlerde ihtiyaç duyulan finansmanın sağlanması için kısa vadeli borçlanmaya gidilebilir. 3- Maliye politikası aracı olarak borçlanma: Ekonomik kalkınmayı sağlamak, ekonomik istikrarı sağlamak, gelir dağılımında adalet ve ödemeler bilançosunda dengeyi sağlamak gibi amaçlara ulaşabilmek için borçlanma bir maliye politikası aracı olarak kullanılabilir. Enflasyon dönemlerinde devlet, piyasadaki para stoğundaki şişkinliği gidermek için iç piyasadan uzun vadeli ve yüksek faizli borçlanır. Bu sayede likidite daralması, özel tüketim ve yatırım harcamalarında daralma ve toplam talebi düşürme amaçlanır. Durgunluk dönemlerinde de, likiditeyi artırmak ve atıl haldeki fonları harekete geçirmeye yönelik olarak borçlanma yoluna gidilebilir. Faiz oranlarının düşmesi ile birlikte yatırımları artırmak amaçlanır. 4- Ekonomik denge ve kalkınmanın sağlanması: Ekonomik dengeyi sağlamak ve korumak daha çok gelişmiş ülkelerin amacı iken, kalkınmayı sağlamak da daha çok az gelişmiş ülkelerin öncelikli amacıdır. Kalkınmanın sağlanabilmesi için büyük yatırımlar, büyük yatırımlar için de büyük finansman kaynağına ihtiyaç vardır. Bu büyük finansman iç borç, dış borç ve dış yardımlar ile sağlanabilir. Bu borçlar ile yapılacak olan yatırımların milli geliri artırması ile borcun ödemesi de kolaylaşacaktır. Milli geliri artırmak, gelir dağılımını yeniden düzenlemek, dengeli bölgesel gelişmeyi sağlamak gibi amaçlarla borçlanmaya başvurulur. 5- Dış ticaret dengesinin sağlanması: İthalatın ihracattan daha fazla olması ile dış ticaret açığı meydana gelir. Az gelişmiş ülkelerin sanayi için ihtiyaç duydukları hammaddeleri başka ülkelerden karşılama zorunluluğu, kendi ürettikleri tarımsal ürünlerin fiyat esnekliğinin düşük olması ve sanayi ürünlerine oranla değerinin daha düşük olması gibi nedenlerle ihracat artırılarak dış ticaret açığını kapatmak oldukça zordur. Bu açık da borçlanma yoluyla kapatılacaktır. 1

6- Kaynak dağılımı ve kullanımında etkinlik sağlanması 7- Olağanüstü harcamaların karşılanması 8- Savunma giderleri için finansman sağlanması 9- Kendi kendine yeterli yatırımların finansmanı 10- Vadesi gelmiş borçlara finansman sağlanması 11- Vergi hududuna erişilmesi 12- Savurganlık 13- Borç ödemek için yeniden borçlanma C. Devlet Borçlanmasına Neden Olan Kamu Açıklarının Türleri: a. Geleneksel Açık (Kamu Kesimi Borçlanma Gereksinimi): Kamu harcamaları ile kamu gelirleri arasındaki farktır. Geleneksel açık = kamu harcamaları kamu gelirleri Kamu kesimi borçlanma gereksinimi, kamu kesimini oluşturan tüm birimlerin toplam gelir ve gider durumları arasındaki farkı göstermekte ve kamu kesiminin toplam borçlanma ihtiyacını göstermektedir. KKBG= Toplam kamu kesimi açıkları / GSYH Türkiye de toplam kamu kesimi açığı= Merkezi yönetim bütçe açığı + KİT lerin bütçe açığı + Mahalli idarelerin bütçe açığı + Döner sermayaler bütçe açıkları + SGK bütçe açığı + işsizlik sigorta fonu açıkları + fon açıkları Bütçe Nakit dengesi: b. Birincil Kamu Açığı: Borç faizlerini kapsamayan kaynak-harcama dengesini açıklar. Bu açık, kamu kesiminin yapmış olduğu faaliyetlerin borçluluk düzeyini nasıl etkilediğini gösterir. Yani, borçlanmanın sürdürülebilirliğini görebilmek açısından önemlidir. Diğer adı faiz dışı bütçe açığı dır. Pozitif bir değere sahip olması mali sistem açısından oldukça önemlidir. Birincil açık= (Kamu harcamaları faiz ödemeleri) Kamu gelirleri Devlet borçlarının sürdürülebilirliğine ilişkin denklem şu şekildedir: Faiz dışı bütçe fazlası: B = B (r - g) - f B (Borç stokundaki değişme), B (Borç stoku), r (reel faiz oranı), g (büyüme oranı), f (faiz dışı bütçe fazlası) c. Operasyonel (İşlemsel) Kamu Açığı: Operasyonel açık, faiz ödemelerinin tamamının değil sadece enflasyon nedeniyle kayba uğrayan kısmının çıkarılması ile bulunur. Operasyonel açık = Birincil açık + Reel faiz ödemeleri Borçlanmada, nominal faiz oranları enflasyon oranı ile eşit artarsa, enflasyonun neden olduğu aşınma önlenmiş olur. Eğer, nominal faiz oranı enflasyon oranından daha fazla artarsa aradaki fark devletten borç veren kişilere aktarılmış olacaktır. Borçlanmadan elde edilen gelirin enflasyondan aşınmayı karşılayan kısmına borcun amortizasyonu denir. Operasyonel açıkta, amortizasyon ödemeleri hesaba katılmamaktadır. d. Cari Hesap Açığı Sermaye hesabı açığı: Bu açık, kamu harcamaları içinde reel harcamaları oluşturan cari ve yatırım harcamaların açıklarının ayrı ayrı değerlendirilmesi temeline dayanır. Cari harcamalar tüketim odaklı, yatırım harcamaları da yatırım odaklıdır. Bütçede herhangi bir nedenden dolayı bir harcama kalemi için tahakkuk etmiş tutar ödenmemiş olabilir. Bu para hazine hesaplarında emanetlerde yer almaktadır. Bütçe gideri olarak kabul edilen bu kalem, henüz fiilen ödenmediği için hazinenin kasasında yer almaktadır. Bazı durumlarda da herhangi bir harcama, bütçe uygulamaları açısından tahakkuk etmediği halde işlerin kolaylaştırılması için işi yüklenen kişi ve firmalara avans verilebilir. Bu kalem de hazinedeki avanslar hesabında yer almaktadır. Bu durumda bütçe nakit dengesi fiilen harcanan paralarla fiilen kasaya giren paralar arasındaki dengeyi göstermektedir ve bu durumda bütçe açığının gerçek anlamda finanse edilmesi gereken kısmı bütçe nakit dengesi olmaktadır. Nakit dengesi, bütçe dengesine emanetlerin eklenmesi avansların düşülmesi ile hesaplanır. Cari Hesap Açığı = Cari harcamalar cari gelirler Sermaye Hesabı Açığı = yatırım harcamaları sermaye gelirleri Cari hesap açığı, kamu tasarruflarının teşhisinde önemlidir. Bu açık oldukça tehlikelidir. Sermaye hesap açığı borçlanma ile finanse edilirse bunda bir sakınca yoktur, çünkü bu harcamalar sonucu meydana gelecek olan milli gelir artışı ile borçlar kendini finanse edecek ve borcun ödenmesini kolaylaştıracaktır, ancak cari hesap açıklarının sonraki dönemlerde kendini finanse etmesi mümkün değildir. e. Yurtiçi ve Yurtdışı Açığı: Yurtiçi açık, geleneksel açığın iç ekonomideki işlemlerden doğan unsurlarını dikkate almakla beraber ödemeler dengesini etkileyen unsurları hesaba katmayan bir açıktır. Yurtiçi açık, kamu kesiminin milli ekonomi üzerinde doğurduğu genişletici etkiyi hesap eder. 2

Yurtdışı açık, bütçenin yalnızca dış alemle doğrudan ilişkili olan bütçe işlemlerini kapsayacak şekilde ölçülür. Yurtdışı açık, bütçenin ödemeler bilançosu üzerinde oluşturduğu etkiyi ölçmeye yardımcı olur. f. Tam İstihdam Açığı Konjonktürel Açık: Bu açık, kamu gelirlerindeki oluşan değişmeler ve üretimdeki dönemsel dalgalanmalar ile ilgili harcamalar ve iradi politika kararlarını yansıtan değişmeler arasındaki farkları ortaya koymaya çalışır. Tam istihdam açığı potansiyel üretimi, Konjonktürel açık trend (dönemsel eğilimler) üretimi esas alır. D. Devlet Borçlanmasını Sınıflandırılması 1. Cebir Unsuruna Göre Borçlanma: Cebir Unsuruna göre borçlar cebri borçlanma ve ihtiyari borçlanma olmak üzere ikiye ayrılır. a. Cebri borçlanma: Devletin ihraç ettiği borçlanma kâğıtlarının kamu gücü ve hukuki cebir kullanılarak alınmaya zorlamasıyla oluşan borçlardır. b. İhtiyari borçlanma: Devletin herhangi bir cebri unsur kullanmadığı ve kişilerin rızasına dayanarak oluşan borçlara denir. 2. Vadelerine Göre Borçlanma: a. Kısa Vadeli (Dalgalı) Borçlar: Devletin en fazla 12 ay vadeli olarak para piyasalarından temin ettiği borçlara denir. Kısa vadeli borçlanma nedenleri: - Bütçe gelir ve giderleri arasında yer ve zaman yönünden oluşan dengesizliğin giderilmesi, - Ödeme sıkıntısı olduğu dönemlerde devlete ait bayındırlık işleri yapan özel kişilere para yerine verilen bir ödeme aracı olarak kullanılması, - Ucuz bir finansman kaynağı olması, - Prosedürün daha az olması, - Konjonktürel rahatsızlıklarla mücadele edilebilmesi. - Müteahhit bonoları: Devletin gerçekleştirdiği bazı bayındırlık işlerinin yapımında, bu işleri yapan müteahhitlere verilen bonolar aracılığı ile borçlanmadır. - Bütçe emanetleri: Ödeme emri belgesine bağlandığı halde ödenemeyen tutarlar, bütçeye gider yazılarak emanet hesaplarına alınarak buradan ödenir. Uygulamada, devlet ödemesi gereken tutarları ödemeyerek hak sahiplerinden kendisine kısa süreli kaynak aktarımında bulunmaktadır, yani hak sahiplerine kısa süreli borçlanmaktadır. b. Uzun Vadeli (Konsolide) Borçlar: 5 yıldan uzun vadeli, sermaye piyasalarından temin edilen ve kısa vadeli borçlara göre sağlanan faiz ve diğer menfaatlerin daha yüksek olduğu borçlardır. Uzun vadeli borçlar prensip olarak yatırım yapmak için kullanılır. Uzun vadeli borç senetlerine tahvil denir. Sermaye piyasaları faiz oranı, risk ve belirsizliğin yüksek olduğu bir piyasadır. Uzun vadeli borçlar için itfa tarihi (kesin ödeme tarihi) verilebileceği gibi, itfa tarihi verilmeyebilir. Uzun vadeli borçlanma nedenleri: - Konjonktürel rahatsızlıklarla mücadele edilebilmesi, - Kısa vadeli borçların uzun vadeli hale getirilebilmesi, - Ödemeler dengesi açıklarını giderebilmesi, - Kamu kesimi finansman açıklarını giderebilmesi, - Olağanüstü giderlerinin finansmanını sağlaması, - Kamu yatırımlarının finansmanını sağlaması, - Piyasadaki fonları yönlendirebilmesi, - Refinansman sağlaması. Uzun Vadeli Borç Çeşitleri: - Devlet tahvilleri - Konsolide edilen borçlar - Tasarruf bonoları - Kur farkından doğan borçlar 3. Sağlandıkları Kaynaklara Göre Borçlanma: Sağlandıkları kaynaklar bakımından borçlar iç borç ve dış borç olmak üzere ikiye ayrılır. Bir borcun iç ya da dış borç olup olmadığına ilişkin iki kriter uygulanır: 1- Alacaklının milliyeti 2- Piyasanın milliyeti. Kısa Vadeli Borç Çeşitleri: - Hazine bonoları: Devletin bütçe gider ve gelirleri arasında zaman yönünden uyuşmazlık bulunduğu zamanlarda çıkarılır. - Hazine kefaletine haiz bonolar: Merkezi teşkilat dışında kalan kamu kuruluşlarının finansman sıkıntısı yaşadıklarında hazine kefaleti alarak borçlanmaya gidebilmesidir. - Hazineye kısa vadeli avans: Merkez Bankası nın Hazine ye açtığı kredilerdir. (Bütçe ödenekleri toplamının %15 ini geçemez) Alacaklının milliyeti kriterine göre, devlet borcu kendi vatandaşlarından sağlarsa iç borç, yabancı vatandaşlarsan sağlarsa dış borç olur. İç borç ile satın alma gücü kamu kesimi ile özel kesim arasında el değiştirir. Ancak, dış borç ile ekonominin kullanabileceği ek bir kaynak sağlanır. Piyasanın milliyeti kriterine göre, milli piyasalardan alınan borç iç borç, yabancı piyasalardan alınan borç dış borçtur. 3

Dış borçlar alındığı zaman milli ekonomi üzerinde genişletici, geri ödendiğinde daraltıcı bir etki doğurur. İç borçlar da bu durum geçerli değildir. a. İç Borçlar: Devletin milli piyasalara ihraç ettiği borçlardır. - İç borçlar bireyler, özel firmalar, ticari bankalar, Merkez Bankası ve sosyal güvenlik kurumlarından sağlanabilir. - Kısa, orta ya da uzun vadeli olabilir. Milli para cinsinden gerçekleştirilir. - İç borçlara ilişkin işlemler Hazine tarafından yürütülür. - Kısa vadeli borçlarda toplam tasarruflar sabitken, devletin borçlanabilmesi için borçlanma faiz oranının piyasa faiz oranından yüksek olması gerekir. - Faizler yüksek iken, kişiler tüketim yerine tasarrufa yöneleceklerinden toplam talep azalacaktır. - Toplam tasarruflar sabitken, devletin piyasa faizinin çok üstünde borçlanma faizi belirlemesi ile özel kesim de zaruri olarak faizlerini yükseltmek durumunda kalacak ve maliyetleri artacaktır. - Vadeleri ihraç edildiği tarih itibariyle 1 yıl (364 gün) ve daha uzun vadeli olan borçlanma senetlerine Tahvil, 1 yıldan kısa olan borçlanma senetlerine Hazine Bonosu denmektedir. Eğer Devlet gerçek kişilerden borçlanırsa; - Özel kesimin yatırıma yönelecek olan tasarrufunu kendine çeker, bu nedenle özel kesim yatırımları düşer. - Özel tahvil taleplerinde azalma olacağı için faizler de artırılmak zorunda kalınacaktır. Eğer Devlet özel bankalardan ve sigorta şirketlerinden borçlanırsa; - Özel banka elinde tuttuğu atıl haldeki mevduat fazlasını devlete borç verirse milli gelir üzerinde artırıcı etkiye neden olur. - Özel banka özel yatırımlar için ayırdığı mevduatı piyasaya vermeyip devlete borç verirse özel kesim yatırımları olumsuz etkilenecektir. daha da artırabilir. Bu nedenle bu dönemlerde borç kaynağının iyi seçilmesi gerekir. ** Kısa Vadeli Avans: Cari yıl bütçesinde geçici gelirgider dengesizliği oluşması durumunda Merkez Bankasından sağlanan kısa vadeli kredi. 25.04.2001 tarihli Merkez Bankası Kanunu ile yürürlükten tamamen kaldırılmıştır. ** Sosyal Güvenlik Kurumu ve fon toplayan ekonomik kuruluşlardan yapılan borçlanmanın enflasyonist etkisi Merkez Bankası ndan yapılan borçlanmaya göre daha azdır. b. Dış Borçlar: Devletin yabancı ülkelerin piyasalarından temin ettiği borçlardır. - Dış borç kaynakları; devletler, uluslararası finans kuruluşları ve özel kaynaklardır. - Dış borçlar alındıkları dönemde gayrisafi milli hasılada artırıcı etki yaratırken, geri ödenirken de azaltıcı etki yaratırlar. - Ülkelerin gerçekleştirmek istediği büyük yatırım projelerinin finansmanını karşılamak için başvurulan bir yoldur. - Gelişmekte olan ülkeler kalkınmak için ihtiyaç duydukları finansmanı dış borçlar ile sağlayabilirler. - Eğer iç borçlanma çok maliyetli hale geldiyse, daha az maliyetli olduğu takdirde dış borçlara da başvurulabilir. - Ayrıca, olağanüstü giderlerin finansmanının sağlanması açısından dış borçlanma önemli bir gelir kaynağıdır. - Dış yardım: Gelişmiş ülkelerin ekonomik ve sosyal kalkınmalarını desteklemek amacıyla az gelişmiş ülkelere sağladıkları uzun vadeli sermaye akımlarına verilen isimdir. - Dış borçlanmada birden fazla bankanın bir araya gelerek verdikleri kredi türüne sendikasyon kredisi denir. Kullanış biçimine göre dış borçlar: Eğer Merkez Bankası ndan borçlanırsa; - Merkez Bankası nın piyasa dışında kasada tuttuğu para piyasaya girmiş olur. Bu da piyasada genişletici etki yaratır. Ancak, para arzındaki bu artış enflasyonist etkiye de sebep olur. - Merkez Bankası da elindeki kağıdı özel bankalara satarsa piyasadan para çekileceği için enflasyonist baskı kalkar. - Enflasyonist dönemlerde Merkez Bankası ile özel bankalardan yapılacak olan borçlanma, kaydi paranın artmasına neden olacağı için (bankalar ellerindeki borçlanma kağıtlarını karşılık gösterip kaydi para yaratır) enflasyonu a. Proje kredileri: Kamu kesiminin gerçekleştirmek istediği yatırım projelerinin finansman ihtiyacını karşılaması için alınır. Alınan borç proje dışında başka bir alanda kullanılamaz. b. Program kredileri: Üretim birimlerinin ihtiyaç duyduğu hammadde, mamul, yarı mamul gibi malların ithalatının finansmanını sağlamak üzere alınır. c. İhracat kredileri: Özel sektör tarafından kullanılır. Krediyi malı satan ülkedeki firma verir. Krediyi kullanan ithalatı yapan ülkedeki firmadır. 4

d. Borç tecil (erteleme) kredileri: Süresi gelen borcun ödenmesinin sonraki yıllara ertelenmesidir. e. Refinansman: Süresi gelen borcun alacaklının sağladığı finansmanla ödenmesidir. Kredi aynı şekilde yeniden açılmış olur, borç yeni haliyle devam eder. f. Mala bağlı krediler: Kredi belli bir malın alımı için verilirse mala bağlı kredi olur. g. Ülkeye bağlı kredi: Kredi belli bir ülkeden alışveriş yapılması amacıyla veriliyorsa ülkeye bağlı kredi denir. h. Serbest kredi: Alınan kredinin hangi alanda ne şekilde kullanılacağı herhangi bir şarta bağlanmamışsa serbest kredi denir. E. Devlet Borçlarında Alacaklılara Sağlanan Menfaatler 1- Ana Menfaat: Faiz Borç faizleri alacaklılar açısından bir gelir, devlet açısından bir giderdir. Faiz oranını etkileyen faktörler şunlardır: - Tahvillerin süresi - Devletin paraya ihtiyacının şiddeti - Devlete duyulan güven - Ekonominin konjonktürel durumu - Halkın psikolojisi - Serbest piyasa faiz oranları Devlet borçlarında faiz kanunla belirlenir. Bu faiz kağıdın üzerinde yazan nominal faizdir, piyasada işlem gören faiz ise reel faizdir. 2- Başa baştan ihraç: Devletin çıkardığı tahvilleri üzerlerinde yazılı olan (nominal) değer üzerinden satmasına denir. Nominal faiz ile reel faiz aynı olacaktır. 3- Başa başın altında ihraç: Devletin çıkardığı tahvilleri üzerinde yazılı olan (nominal) değerin altında satmasına denir. Başa başın altında ihraçta reel faiz nominal faizden büyük olacaktır. Devlete daha yüksek maliyet bindiren bu ihracın temel nedeni devletin piyasadan borçlanmasının güçleşmesi ve halk nezdinde itibarın zayıflamış olmasıdır. Örneğin: Üzerinde 1000 lira yazan yani nominal değeri 1000 lira olan bir tahvil 750 liraya satılır. Eğer yıllık faiz %3 ise her yıl 30 lira faiz ödenecektir, ancak vade geldiğinde tahvil sahibine 750 lira değil kağıdın üzerinde yazan değeri olan 1000 lira verilecektir. Böylece, alacaklı ödediği bedel bazında değerlendirilirse %4 reel faiz elde etmiş olacaktır. Başa başın altında ihracın olumsuz yönleri şunlardır: - Devletin faiz yükünü artırır, - Gelecek nesillere ağır yük bindirir, - Gelir dağılımındaki adaletsizliği artırır, - Kırtasiyeciliği artırır, 5 - Devlet kağıtlarının anlaşılabilirliğini kısıtlar, - Açıklık ilkesini zedeler. - Gelecekte konversiyona başvurma imkanını azaltır. 4- Primli ihraç: Kağıt üzerindeki değerle satılan tahvile vadesi geldiğinde kağıt üzerinde yazandan daha yüksek bir bedel ödenmesidir. Aradaki fark prim adını alır. Reel faiz nominal faizin üzerinde olacaktır. 5- İkramiye: Tahvil sahipleri arasında düzenlenen bir piyango ile kazanan tahvillere ikramiye verilmesidir. Kazanan tahvilin reel faizi nominal faizden yüksek olacaktır. 6- Yan çıkarlar: - Tahvilin vergi muafiyetine tabi tutulması, - Tahvilin vadesinden önce paraya çevrilebilmesi, - Vergi borçlarının tahvillerle ödenebilmesi, - Resmi ihalelerde devlet tahvilinin teminat kabul edilmesi, - Tahvillere haciz konamaması. F. Devlet Borçlarında Garanti Ayni garanti: Devletin belirli bir mal ya da geliri teminat göstermesidir. Şahsi garanti: Devletin kendi tüzel kişiliğini garanti olarak göstermesidir. a. Alacaklıların hakkının garantisi: Devletin erken ödemeye ya da konversiyona gitmeyeceğini garanti etmesidir. b. Enflasyona karşı garanti: Tahvil değerindeki düşmelere karşı garanti: Tahvil değeri düşse de borç verenlerin etkilenmemesi En yüksek faydayı alma garantisi: Devletin ihraç ettiği kâğıtlara daha sonra ihraç edeceği kâğıtlara sağlanacak ilave faydayı sağlayacağını garanti etmesi Altın garantisi: Tahvil bedelinin altın değerine endekslenmesi Fiyat endeksleriyle ayarlama garantisi: Tahvil fiyatlarının belli malların fiyatları ile ayarlanmasıdır. Elektrik kilovat saati, yolcu taşıma ücreti vs gibi endeksleme yapılacağı gibi TÜFE, ÜFE gibi oranlar üzerinden de endeksleme yapılabilir. Endeksleme ile devletin borçlanması kolaylaşır. Çünkü borç verenler paralarının enflasyona karşı değer kaybetmeyeceğini düşünürler. Altın garantisinden daha tutarlıdır. Endeksleme ile enflasyonist beklenti artmaktadır, devlet bu garanti ile paranın değer kaybedeceğini kabul etmiş olur. Tüketim eğilimini artırır. Enflasyonist süreç sebebi ile doğan otomatik amortismanı önleyerek sakınca yaratır.

Dövize endeksli garanti: Tahvillerin yerli para ile alınması ancak ödeme zamanı o zaman geçerli olan kur üzerinden yerli para ile geri ödeme yapılmasıdır. G. Olağanüstü Borç Yönetimi İşlemleri 1) Konsolidasyon (Borcun Tahkimi): Kısa vadeli devlet borçlarının uzun vadeli devlet borçları ile değiştirilmesidir. Konsolidasyon gönüllü olabileceği gibi zorunlu da olabilmektedir. Başvurma nedeni: - Devletin borçlarını ödeme sıkıntısı içinde olması, - Borç ödendiği takdirde piyasada istenmeyen bir genişletici etki yaratmasından çekinilmesi. Faydaları: - Hazineyi borç ödemeleri açısından rahatlatır. - Piyasada oluşabilecek bir enflasyonist etkiyi önleyebilir. - Refinansman ile yeniden borçlanmak yerine borcun vadesini uzatarak borcu yaymış olur. Sakıncaları: - Devlete duyulan güven azalır. - Devletin borç yükü artar. - Borç yayıldıkça sonraki nesillere olan yükü artırır. - Devlete borç verenler alternatif tasarruf araçlarından yararlanamaz. (zorunlu konsolidasyonda) 2) Konversiyon: Yüksek faiz oranlı tahvillerin düşük faiz oranlı tahvillerle değiştirilmesidir. Amaç devletin borç yükünün azaltılmasıdır. Konversiyon için gerekli ortam: - Sermaye ve para piyasalarının uygun olması, - Cari faiz oranlarının düşmesi - Kamu borçlanma kağıtlarına talep olması. Başvurma nedeni: - Yüksek faiz yükünden kurtulmak, - Piyasada meydana gelen faiz düşüşlerinden yararlanmak. Faydaları: - Ödenecek faiz miktarı azalacağı için borcun ödenebilirliği artar, - Hazinenin ödemelerinde rahatlık sağlanır. Sakıncaları: - Devlete borç verenler faiz kaybına uğrar. - Devlete güven azalır. Hukuki yönden Konversiyon türleri: - Zorunlu konversiyon - Gönüllü konversiyon - Yarı gönüllü (mecburi) konversiyon Teknik yönden konversiyon türleri: - Başa baştan yapılan konversiyon: Tahvillerin nominal değerinde bir değişme olmaksızın yüksek faizli tahvilleri daha düşük faizli tahvillerle 6 değiştirmek suretiyle yapılan konversiyondur. Borcun anaparası değişmez, ancak faiz ödemesinde azalma olur. - Başa başın altında yapılan konversiyon: Tahvillerin nominal borç miktarının artırılarak faiz oranının düşürülmesinin sağlanmasıdır. Örnek: Bir devlet tahvilinin üzerinde 1000 TL yazmaktadır, yani nominal değeri 1000 TL dir. Bunun faiz oranı %15 ise vadesi geldiğinde ödenecek olan para 1150 dir. Bu tahvil devletin acil para ihtiyacı nedeniyle başa başın altında 900 liraya ihraç edilmiştir. Bu durumda borç veren gerçekte %16,6 faiz oranı üzerinden menfaat elde eder. Devlet bu tahville ilgili başa başın altında konversiyona başvurarak kağıdın üzerinde yazan nominal değeri 1100 liraya çıkarmış, faiz oranını da %7 ye düşürmüştür. Bu durumda kişi 77 TL faiz geliri elde edecektir. Kağıda 900 lira ödenmiş olduğu için gerçekte faiz %8,5 olacaktır. Böylece devlet nominal borcunu artırmış ancak faiz oranındaki düşme nedeniyle reel borç yükünü hafifletmiştir. Fark isteme suretiyle yapılan konversiyon: Tahvil sahiplerinin eski faiz oranlarını korumak istemeleri halinde devlete ilave ödeme yaptıkları konversiyon şeklidir. Ğ. Devlet Borçlarının Sona Ermesi: A. Borçların itfası (amortismanı): 1) İhtiyari ödeme: a. Süresiz borçlarda devlet almış olduğu borcun sadece faizini ödemekle yükümlüdür. Anapara ödemesini devlet isterse ödemektedir. b.devletin borç yükünü hafifletmek için erken ödemeye gitmesi. 2) Cebri ödeme: Devlet vadesi geldiğinde anapara, faiz ve varsa diğer menfaatleri ödemek zorundadır. Toplu ödeme borç süresince sadece yıllık faizin ödenmesi, kademeli ödeme, borç süresince faiz ve anapara kademeli olarak ödenmesidir. B. Borçların reddi: Devletin tek yanlı olarak mevcut borcunun tamamını ya da bir kısmını ortadan kaldırmasıdır. Hem iç hem dış borçlar için söz konusu olabilir. C. Para değerinin düşmesi: Eğer devlet borç karşılığı herhangi bir garanti vermemişse paranın enflasyon nedeniyle değerinin düşmesi ile devlet borcu gerçekte azalmış olur. D. Dr. Price Yöntemi: Devlet borcu ödemek yerine itfası için piyasadan tahvil satın alır. Bu tahvillerin faiziyle ertesi yıl yeniden tahvil satın alır. Daha sonraki yıl yeniden toplam tahvillerin faizi ile yeni tahvil alımı yapılır ve bu işlem her yıl

tekrarlanır. Bu şekilde her yıl fon yaratılmış olur ve borç bu fon ile ödenir. E. Moratoryum: Devletin mali sıkıntı içinde olduğu dönemlerde yeni bir anlaşma ile borcun ödeme şeklini ve süresini yeni esaslara bağlamasıdır. Moratoryum ile borç ortadan kalkmaz, sadece ödemeler ertelenir. Eğer karşı tarafın rızası varsa borcun tamamı ya da bir kısmı silinebilir. H. Türkiye de Borç Yönetimi: Borcun sağlanmasından anapara ve faizlerin ödenerek borcun kapatılmasına kadar geçen sürede yürütülen işlemlere borç yönetimi denir. Kamu borç yönetiminin temel ilkeleri; - Makroekonomik dengeleri gözeterek para ve maliye politikaları ile uyumlu, sürdürülebilir, saydam ve hesap verilebilir bir borçlanma politikası izlenmesi, - Finansman ihtiyaçlarının, iç ve dış piyasa şartları ve maliyet unsurları göz önüne alınarak belirlenen risk düzeyi çerçevesinde, uzun vadede mümkün olan en düşük maliyetle karşılanması. Ülkemizde borçların yönetiminden Hazine Müsteşarlığı nın ana hizmet birimleri olan Kamu Finansmanı Genel Müdürlüğü ve Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdürlüğü sorumludur. Hazine Müsteşarlığı Başbakana bağlıdır. Başbakan bu yetkisini Hazineden Sorumlu Devlet Bakanı ile kullanır. Cumhuriyet döneminde ilk iç borç 1933 yılında Ergani tahvilleri ile çıkarılmıştır. 1961 yılında da 223 sayılı yasa ile zorunlu borçlanmaya başvurulmuştur. Cumhuriyet döneminde ilk dış borç 1930 yılında ABD den, 1934 yılında Sovyetler Birliği nden, 1939-1945 yılları arasında da İngiltere, Almanya ve Fransa dan alınmıştır. 1959 yılında moratoryum ilan edilmiştir. NOTLAR: 7