ENSTRÜMANTAL ANALİZ-1

Benzer belgeler
KROMATOGRAFİ. Bir parça kağıt şeridin aşağı hizasından 1 cm kadar yukarısına bir damla siyah mürekkep damlatınız.

KROMOTOGRAFİK YÖNTEMLER

YÜKSEK PERFORMANSLI SIVI KROMATOGRAFİSİ (YPSK) HIGH-PERFORMANCE LIQUID CHROMATOGRAPHY (HPLC)

İlk kez Rus botanikçi Mikhail Tsvett(1903) tarafından geliştirilen bir yöntemdir. Tsvett bu yöntemi bitki pigmentlerinin renkli bileşenlerini

BİYOTEKNOLOJİDE KULLANILAN YÖNTEMLER. Araş. Gör. Dr. Öğünç MERAL

YÜKSEK PERFORMANSLI SIVI KROMATOGRAFİSİ (YPSK) HIGH-PERFORMANCE LIQUID CHROMATOGRAPHY (HPLC)

Kromatografi tekniğinin temelinde üç ana unsur yer alır. Sabit faz: Bu faz daima bir "katı" veya bir "katı destek üzerine emdirilmiş bir sıvı

Sıvılardan ekstraksiyon:

KROMATOGRAFIK AYIRMA İŞLEMLERI

ENSTRÜMENTAL ANALİZ-2. Ince Tabaka Kromatografisi (İTK) Thin layer Chromatography (TLC) 10/12/2015

Serüveni 3. ÜNİTE KİMYASAL TÜRLER ARASI ETKİLEŞİM GÜÇLÜ ETKİLEŞİM. o İYONİK BAĞ o KOVALENT BAĞ o METALİK BAĞ

Paylaşılan elektron ya da elektronlar, her iki çekirdek etrafında dolanacaklar, iki çekirdek arasındaki bölgede daha uzun süre bulundukları için bu

HPLC/YPSK HIGH PERFORMANCE LIQUID CHROMATOGRAPHY YÜKSEK PERFORMANSLI SIVI KROMATOGRAFİSİ

Kromatografinin çıkış noktası, damıtma (ekstraksiyon) ya da kristallendirme ile birbirinden ayrılamayacak kadar fiziksel ve kimyasal özellikleri

FARMASÖTİK TEKNOLOJİ I «ÇÖZELTİLER»

KROMATOGRAFİ METODU. Kromatografi işlemi FOTOSENTETİK PİGMENTLERİN İNCE TABAKA KROMATOGRAFİSİ İLE AYRIŞTIRILMASI

Adsorpsiyon. Kimyasal Temel İşlemler

MADDENİN YAPISI VE ÖZELLİKLERİ ATOM

GENEL KİMYA. 4. Konu: Kimyasal türler, Kimyasal türler arasındaki etkileşimler, Kimyasal Bağlar

GENEL KİMYA. 4. Konu: Kimyasal türler, Kimyasal türler arasındaki etkileşimler, Kimyasal Bağlar

BÖLÜM 7. ENSTRÜMENTAL ANALİZ YÖNTEMLERİ Doç.Dr. Ebru Şenel

Her madde atomlardan oluşur

ALETLİ ANALİZ YÖNTEMLERİ

Su ve çevrenin canlılar için uygunluğu

KROMATOGRAFİ. Kromatografide Etkin Olan Mekanizmalar

Atomlar ve Moleküller

Aşağıda verilen özet bilginin ayrıntısını, ders kitabı. olarak önerilen, Erdik ve Sarıkaya nın Temel. Üniversitesi Kimyası" Kitabı ndan okuyunuz.

Atomlar birleştiği zaman elektron dağılımındaki değişmelerin bir sonucu olarak kimyasal bağlar meydana gelir. Üç çeşit temel bağ vardır:

İNCE TABAKA KROMATOGRAFİSİ

Toprağın Katı ve Sıvı Fazı Arasındaki Etkileşimler

KOVALENT BAĞLARDA POLARLIK. Bileşikler 5. Bölüm

HPLC (Yüksek Performanslı Sıvı Kromatografi)

ATOMİK YAPI. Elektron Yükü=-1,60x10-19 C Proton Yükü=+1,60x10-19 C Nötron Yükü=0

Suyun Fizikokimyasal Özellikleri

Biochemistry Chapter 4: Biomolecules. Hikmet Geçkil, Professor Department of Molecular Biology and Genetics Inonu University

PROTEİNLERİN SAFLAŞTIRILMASI

Chemistry, The Central Science, 10th edition Theodore L. Brown; H. Eugene LeMay, Jr.; and Bruce E. Bursten. Kimyasal Bağlar.

ATOMİK YAPI. Elektron Yükü=-1,60x10-19 C Proton Yükü=+1,60x10-19 C Nötron Yükü=0

MADDE NEDİR? Çevremize baktığımızda gördüğümüz her şey örneğin, dağlar, denizler, ağaçlar, bitkiler, hayvanlar ve hava birer maddedir.

BİYOLOJİK MOLEKÜLLERDEKİ

Sunum planı. Protein yaşam döngüsü ve moleküler tıp Protein analiz yöntemleri Krotomotografik metotlar

Elementlerin büyük bir kısmı tabiatta saf hâlde bulunmaz. Çoğunlukla başka elementlerle bileşikler oluşturmuş şekilde bulunurlar.

GAZ ABSORPSİYON/DESORPSİYON SİSTEMLERİ TASARIMI

KROMOTOGRAFİK YÖNTEMLER. Dr.Ayhan Ünlü

Birden çok maddenin kimyasal bağ oluşturmadan bir arada bulunmasıyla meydana gelen maddelere karışım denir.

5.111 Ders Özeti #12. Konular: I. Oktet kuralından sapmalar

FZM 220. Malzeme Bilimine Giriş

İKİ YADA DAHA FAZLA MADDENİN ÖZELLİKLERİNİ KAYBETMEDEN ÇEŞİTLİ ORANLARDA KARIŞMASI İLE OLUŞAN TOPLULUĞA KARIŞIM DENİR KARIŞIMLAR İKİ SINIFTA

İKİ YADA DAHA FAZLA MADDENİN ÖZELLİKLERİNİ KAYBETMEDEN ÇEŞİTLİ ORANLARDA KARIŞMASI İLE OLUŞAN TOPLULUĞA KARIŞIM DENİR KARIŞIMLAR İKİ SINIFTA İNCELENİR

BÖLÜM 2 ATOMİK YAPI İÇERİK. Atom yapısı. Bağ tipleri. Chapter 2-1

PERİYODİK CETVEL Mendeleev Henry Moseley Glenn Seaborg

Bir maddenin başka bir madde içerisinde homojen olarak dağılmasına ÇÖZÜNME denir. Çözelti=Çözücü+Çözünen

Elektronların Dağılımı ve Kimyasal Özellikleri

ALETLİ ANALİZ YÖNTEMLERİ

Hücre Üzerine Mikrocerrahi Uygulamaları Hücrenin altbirimlerine ayrılması Moleküllerin analizi. Prof. Dr. Müjgan Cengiz

BİLEŞİKLER VE FORMÜLLERİ

Suda çözündüğünde hidrojen iyonu verebilen maddeler asit, hidroksil iyonu verebilenler baz olarak tanımlanmıştır.

BİYOKİMYAYA GİRİŞ: ATOM, MOLEKÜL, ORGANİK BİLEŞİKLER

Elektoforez ENSTRÜMENTAL ANALİZ 10/12/2015. Elektroforez

Günümüzde bilinen 117 element olmasına rağmen (92 tanesi doğada bulunur) bu elementler farklı sayıda ve şekilde birleşerek ve etkileşerek farklı

ÖĞRENME ALANI : MADDE VE DEĞİŞİM ÜNİTE 4 : MADDENİN YAPISI VE ÖZELLİKLERİ

ALETLİ ANALİZ YÖNTEMLERİ

BÖLÜM 2 ATOMİK YAPI İÇERİK. Atom yapısı. Bağ tipleri. Chapter 2-1

ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Örnek : 3- Bileşiklerin Özellikleri :

ATOMLAR ARASI BAĞLAR Doç. Dr. Ramazan YILMAZ

İLK ANYONLAR , PO 4. Cl -, SO 4 , CO 3 , NO 3

5) Çözünürlük(Xg/100gsu)

PERİYODİK SİSTEM VE ELEKTRON DİZİLİMLERİ#6

MALZEME BİLGİSİ DERS 4 DR. FATİH AY.

Fiziksel özellikleri her yerde aynı olan (homojen) karışımlara çözelti denir. Bir çözeltiyi oluşturan her bir maddeye çözeltinin bileşenleri denir.

A- LABORATUAR MALZEMELERİ

ÇÖZÜNME ve ÇÖZÜNÜRLÜK

Kimyasal analiz : bir örnekteki bileşenleri v bileşenlerin konsantrasyonların bulmak için yapılan işlemi genel adıdır.

GENEL KİMYA. Yrd.Doç.Dr. Tuba YETİM

TOPRAKLARIN KİMYASAL ÖZELLİKLERİ

SU VE KİMYASAL BAĞLAR. Yrd. Doç. Dr. Osman İBİŞ

HPLC. Yüksek Performanslı Sıvı Kromatografisi

ECZACILIK FAKÜLTESİ ANALİTİK KİMYA. Dersin Kodu Dersin Adı Z/S T U K

Elektronların Dizilimi ve Kimyasal Bağlar

Nanolif Üretimi ve Uygulamaları

ENSTRÜMENTAL ANALİZ HPLC-2. HPLC Dedektörleri HPLC dedektörleri. Gürültü (noise) örnekleri. HPLC için ideal bir dedektör

GENEL KİMYA. Yrd.Doç.Dr. Tuba YETİM

MAKRO-MEZO-MİKRO. Deney Yöntemleri. MİKRO Deneyler Zeta Potansiyel Partikül Boyutu. MEZO Deneyler Reolojik Ölçümler Reometre (dinamik) Roww Hücresi

BİLEŞİKLER ve FORMÜLLERİ

HACETTEPE ÜNĐVERSĐTESĐ EĞĐTĐM FAKÜLTESĐ ÖĞRETĐM TEKNOLOJĐLERĐ VE MATERYAL GELĐŞTĐRME

SODYUM DODESİL SÜLFAT POLİAKRİLAMİD JEL ELEKTROFOREZİ İLE PROTEİNLERİN ANALİZİ

Böyle molekülün negatif ve pozitif uçlarının birbirinden ayrıldığı moleküllere polar moleküller denir.

Soygazların bileşik oluşturamamasının sebebi bütün orbitallerinin dolu olmasındandır.

Doç. Dr. Cengiz ÇETİN, BEK153 Organik Eserlerde Önleyici Koruma Ders Notu DERS 6 4. ÇÖZÜCÜLER. Resim 1. Ciriş bitkisi.

Günlük yaşamda su dışında kullanılan çözücülere dikkat çekmek AMAÇ. Kimya Đle Đlişkisi Çözünme Kavramı Polar ve Apolar Çözücüler

ELEMETLER VE BİLEŞİKLER ELEMENTLER VE SEMBOLLERİ

ERCİYES ÜNİVERSİTESİ Çevre Mühendisliği Bölümü Fiziksel ve Kimyasal Temel İşlemler Laboratuvarı Dersi Güncelleme: Eylül 2016

ELEMENT Aynı tür atomlardan oluşmuş saf maddelere element denir. ELEMENTLERİN ÖZELLİKLERİ 1. Aynı tür atomlardan oluşurlar. 2. Saf ve homojendirler.

ALETLİ ANALİZ YÖNTEMLERİ

KARIŞIMLAR. Karışımların Ayrılması

HISTOLOJIDE BOYAMA YÖNTEMLERI. Dr. Yasemin Sezgin. yasemin sezgin

TOPRAK TOPRAK TEKSTÜRÜ (BÜNYESİ)

EVDE KİMYA SABUN. Yağ asitlerinin Na ve ya K tuzuna sabun denir. Çok eski çağlardan beri kullanılan en önemli temizlik maddeleridir.

KANTİTATİF ANALİTİK KİMYA PRATİKLERİ

Transkript:

ENSTRÜMANTAL ANALİZ-1 Kaynaklar 1. Enstrümental Gıda Analizleri, Yaşar Hışıl, 2011, Ege Üniversitesi Basımevi, İzmir 2. Enstrümental Gıda Analizleri, Hasan Yetim, Mustafa Çam, 2009 Erciyes Üniversitesi Yayınları. Kayseri. Dersin amacı: Gıda işletmelerinde standart özelliklere sahip bir ürün üretmek, bir başka deyişle kalitede sürekliliği sağlamak için gerekli rutin analizleri yapmak amacıyla kullanılan enstrümental analiz yöntemlerinin prensiplerini ve uygulamalarını öğrenmek Değerlendirme Ara sınav : 60 % Kısa sınav: %5 Ödev: 10% Uygulama:%25 Dönem sonu değerlendirme Dönem içi ortalama: 50% Final sınavı: 50% Analiz yöntemleri Kalitatif (nitel) analiz: Bir maddenin hangi bileşenlerden oluştuğunun bulunması Kantitatif (nicel) analiz: Bileşenlerden her birinin hangi miktarda olduğunun bulunması Analiz yöntemleri ayrıca klasik ve enstrümental olarak da sınıflandırılmaktadır Klasik yöntemler Volumetrik Gravimetrik analizler Terazi, etüv, fırın gibi temel laboratuvar cihazlarının kullanılmasıyla major ve/veya minör düzeydeki bileşenlerin tayin edilmesine denir. Enstrümantal (aletli) analizler Maddenin ışın absorbsiyonu, ışın emisyonu, Elektriksel, magnetik ve radyoaktiflik gibi özellikleri üzerine kurulmuş yöntemler Bir örnekteki herhangi bir bileşenin cinsi veya derişimiyle orantılı sinyal üreten cihazlarla yapılan analize Enstrümantal Analiz denir. Enstrümantal analiz nedir? Herhangi bir maddenin yapı ve bileşimini aydınlatmak amacıyla maddenin fizikokimyasal (H+ iyon konsantrasyonu, elektrik iletkenliği, termal özellikler, ışık absorbsiyonuemisyonus, ışığı kırma, çevirme derecesi gibi) özelliklerinden faydalanılarak yapılan analizlere enstrümantal analizler denir. Kısaca, alet, ekipman veya analitik cihazlarla yapılan analizlerdir. Enstrümantal analizlerin yapılışındaki temel prensip maddenin kendi özelliğine uygun olarak gönderdiği sinyallerin uygun araçlarla belirlenerek algılanabilir forma dönüştürülmesi ve bunların değerlendirilerek miktarının ölçülmesidir. 1

Enstrümantal analizler temel olarak 3 bölümde incelenir: 1. Kromatografik yöntemler: örneğin bileşenlerine ayrılmasını sağlayan yöntemlerdir 2. Spektral Yöntemler: örneğin absorpladığı yada yaydığı ışımanın ölçülmesine dayanan yöntemlerdir 3. Elektroanalitik yöntemler: örneğe elektriksel sinyaller uygulandığında verdiği cevabı ölçen yöntemlerdir Enstrümental analizler Kromatografik yöntemler Spektral yöntemler Elektroanalitik yöntemler Kromatografi Kütle spektrometrisi Elektroforez Atomik absorbsiyon Ultraviyole visible spektroskopisi Infrared spektroskopisi Nükleer manyetik rezonans X-ray spektroskopisi Refraktometri Termal analiz Radyokimyasal yöntemler Elektron spektroskopisi Atomik floresans ve iyonizasyon Elektron spin rezonans Amperometri Kondüktometri Potansiyometri Voltimetri Elektogravimetri KROMATOGRAFİK YÖNTEMLER Kromatografi : Bir karışımdaki bileşenlerin birbirinden ayrılmasını ve tanımlanmasını gerçekleştiren yöntemlerin genel adıdır. Yunanca Chroma: renk graphein : yazmak Günümüzde kromatografi ayırma bilimini kapsamaktadır. Kromatografi renkli bitki pigmentlerinin ayrımı için Rus botanikçi M.S. Tsvett (1872-1919) tarafından 1903 te geliştirilen bir yöntemdir. Kullandığı kolonda renkli bantlar oluştuğundan, bu ayırma yöntemine kromatografi adını vermişti. Günümüzde kromatografi, kimya ve biyokimyanın bütün alanlarında, biyoloji kalite kontrol, araştırma, analiz, preparatif amaçlı ayırmalar ve fizikokimyasal ölçümlerde kullanılmaktadır. Kromatografi yöntemi, ayrılacak bileşenlerin iki faz arasında dağılması esasına dayanır Bunlar: 1) Sabit faz 2) Hareketli (mobil) faz 1) Sabit faz (Durgun faz): Bir kolon içinde veya düz bir yüzeye tutturulmuş faz. Geniş bir yüzey alana yayılmış sabit bir yatak oluşturur. Sabit faz sıvı veya katı olabilmektedir, 2) Hareketli faz (Mobil faz): Sabit fazın üzerinden veya arasından geçen faz. Örneklerin ayrılmasını sağlayan fazdır. Hareketli faz sıvı veya gaz olabilir. Örnek karışımı hareketli faz tarafından sistemden taşınır. Bu sırada örnekteki bileşenler sabit ve hareketli faz arasında birçok etkileşime uğrar. Sistemde en az alıkonulan bileşen önce taşınır. Daha kuvvetle tutulan bileşen ise daha geç çıkar. Bir karışımdaki bileşenlerin fiziksel ve kimyasal özellikleri birbirinden ne kadar farklı ise karışımdaki bileşenleri ayırmak o kadar kolaydır. Sabit faz Hareketli faz Bu durumda kromatografi şöyle tanımlanabilir hareketsiz bir destek maddesi üzerinde, karışımdaki bileşenlerin, başlangıçta bulunduklarından farklı bölge veya fazlarda ayrılmasını sağlayan bir ayırma yöntemidir Kromatografinin temel prensibi: Çeşitli maddelerin hareketli faz yardımıyla, sabit faz üzerinde, değişik hızlarla hareket etmeleri veya sürüklenmeleri esasına dayanır. 2

Elüsyon : Kromatografide sabit fazın hareketli faz (çözücü) ile yıkanması işlemine elüsyon denir. Eluent: elüsyon işleminde kullanılan sıvıya denir. Genel bir kural olarak bir seri maddeyi ekstrakte etmede çözücünün yeteneği, maddeleri çözme yeteneği ile doğru orantılıdır. Elüat: kromatografide kolonun dip kısmından alınan ve analiz edilmiş maddeyi içeren sıvı Polarite Bir organik moleküldeki elektronlar her zaman eşit olarak paylaşılmaz. Bir elektron bulutu üzerinde bir atom diğerinden daha fazla güç oluşturabilir. Elektronegatifliği fazla olan atom bağ yapımında kullanılan elektronları kendine daha çok çeker. Bunun sonucunda molekülde kutuplaşma meydana gelir. Molekülün bir ucu (+) diğer ucu (-) gibi davranır. Örn su moleküllerindeki O ve H arasında elektronlar eşit olarak paylaşılmamıştır. Moleküldeki atomlar arasındaki yük farkından doğan kutuplaşmaya polarite denir. Suda Oksijen negatif yüklü Hidrojen ise pozitif yüklüdür. Eğer bir moleküldeki bağ elektronları her bağı oluşturan atomlar arasında eşit paylaşılmışsa molekülde yük farkı olmaz. Bu moleküller apolardır. örn Hegzan Kr. de polarlık kavramının önemi: 1) Maddelerin polarlığı çözeltideki davranışlarını büyük ölçüde etkiler 2) Maddelerin polarlıkları büyüdükçe adsorbtif etkileri de büyür 3) Maddeler benzer polarlıkta sıvılarda çözünmek isterler. Polar maddeler su gibi polar sıvılarda Orta polar maddeler dietil eter, kloroform gibi orta polar sıvılarda Apolar maddeler de hegzan gibi apolar sıvılarda çözünmek isterler 4) Benzer polarlıktaki maddeler birbirleriyle karışabilirler. Polarlıkları birbirine zıt olan iki sıvı birbirine karıştırılamaz 5) Moleküllerin polarlığı içerdikleri atomların özelliklerine ve molekül biçimine dayanır (-F), (-OH),(NH2), (-Cl) gibi atom veya gruplar moleküle polar karakter kazandırır. 6) Maddeler polar çözücülerde çözündüklerinde polarlıkları artar Polar maddeler polar çözücülerde çözünür ve çözücünün polaritesi arttıkça daha yüksek polarlık gözlenir Su en polar çözücüdür. Polar organik çözücüler suda çözünebilir. Apolar çözücüler ise çözünmez 3

Hegzan Heptan Siklohegzan 1-4 dioksan Benzen Toluen Asetonitril Dietileter Kloroform Formik asit Etil asetat Asetik asit Diklorometan Bütanol Aseton Etanol Metanol Su APOLAR POLAR Elüotropik seri: Kr de kullanılan çözücülerin elüsyon güçlerine göre sınıflandırlması Ayrılacak bileşenler için hangi çözücünün kullanılması gerektiğine karar vermekte kullanılır. Kromatografik yöntemlerin sınıflandırılması 1.Ayrılma Mekanizmalarına Göre 2. Uygulama Biçimine Göre 3.Faz Tiplerine Göre 1. Ayrılma Mekanizmalarına Göre Adsorpsiyon kromatografisi Partisyon kromatografisi İyon değiştirme kromatografisi Jel filtrasyon kromatografisi Afinite kromatografisi 2. Uygulama Biçimine Göre Kağıt kromatografisi İnce tabaka kromatografisi (TLC) Kolon kromatografisi Gaz kromatografisi (GC) Yüksek basınçlı sıvı kromatografisi (HPLC) 3. Hareketli Faz Tiplerine Göre Sıvı kromatografisi (hareketli faz sıvı) Sıvı-Katı kromatografisi Sıvı-Sıvı kromatografisi Gaz kromatografisi (hareketli faz gaz) Gaz-Katı kromatografisi Gaz-Sıvı kromatografisi 1.Ayrılma mekanizmalarına göre a) Adsopsiyon kromatografisi Adsorpsiyon: bir karışımda bulunan maddelerin katı faz üzerine tutunmasıdır. Adsorbsiyon olayı, maddenin ara yüzeyinde bulunan moleküller arasındaki kuvvetlerin dengelenmemiş olmasından ve Van der Waals kuvvetlerinden ileri gelir. Yüzeyde konsantrasyonu artmış olan cisme adsorplanmış madde, adsorplayıcı maddeye de adsorban ya da adsorblayıcı madde adı verilir 4

Adsorpsiyon kromatografisi ise örnek bileşenlerinin dolgu maddesinin yüzeyinde farklı olarak tutunmaları sonucu meydana gelen bir ayırma işlemidir. Adsorpsiyon kromatografisinde; maddeler katı olan sabit faz ile sıvı veya gaz olan hareketli faz arasında etkileşir. Faz tiplerine göre adsorpsiyon kromatografisi sıvı-katı gaz-katı kromatografisidir. Bir adsorpsiyon kromatografisinde sabit fazın özellikleri aşağıdaki gibi olmalı Ayrılması gereken maddeleri parçalamamalı Ayrılması beklenen maddeler ile kimyasal reaksiyon vermemeli Adsorpsiyon kapasitesi yüksek olmalı Adsorpladıkları maddeleri kolaylıkla geri vermeli Kromatografide kullanılan adsorbantlar Kuvvetli adsorbanlar: aktif kömür, alüminyum oksit, magnezyum oksit, silika jel, silikatlar Orta adsorbanlar: CaO, Ca(OH) 2, CaSO 4, BaCO 3, MgCO 3, CaCO 3 Zayıf adsorbanlar: Nişasta, selüloz b) Partisyon (dağılma) kromatografisi Partisyon: Katı destek maddesinin üzerinde ince bir sıvı film tabakası oluşur. Bu oluşan sıvı hareketli faz ile karışmaz. Ayırımı yapılacak olan madde, bu sıvılardaki çözünürlüğüne bağlı olarak iki faz arasında dağılır ve dengeye ulaşır. Buna partisyon denir. Sabit faz: sıvı Hareketli faz : sıvı veya gaz Sabit faz, yüksek yüzey alanlı gözenekli bir katı destek maddesine emdirilmiştir. Destek:partisyon kromatografisinde, sıvı sabit fazın adsorblandığı materyaldir. Ayırım çözünürlük esasına göre karışımın sabit ve hareketli faz arasındaki dağılımına dayanır. Ayırımı gerçekleştirilecek bileşikler hareketli ve sabit faz sıvılarında farklı çözünürler. Çözünürlük farkından dolayı bileşikler sistemi önce veya sonra terk ederler. Çözünürlüğü sabit fazda fazla olan bileşikler sistemde daha uzun süre tutulduğu için sistemi daha geç terk ederler. c) Jel filtrasyon (jel geçirgenlik) kromatografisi Maddelerin molekül ağırlıkları (büyüklüklerine) farklılıklarına göre ayrılmasına dayanan bir yöntemdir. Kolon küresel yapıda ve belirli boyutta gözeneklere sahip inert jel parçacıklarından oluşmuştur. Yöntemin esası: farklı boyutta molekülleri içeren bir çözelti kolondan geçirildiğinde büyük moleküller gözenekli taneciklerin aralarındaki boşluklardan geçerek kolonda hızla ilerlerler. Gözenek boyutundan küçük moleküller ise gözenek içerisinde difüzlenir ve molekül küçüldükçe artan bir alıkonma süresi ile kolondan çıkarlar. 5

d) İyon değiştirme kromatografisi Çevresindeki ortamda bulunan iyonlarla yer değiştirebilen iyonlara sahip özel materyal (iyon değiştirici) kullanılır. Bu materyaller anyon ve katyon değiştiriciler olabilir. Örnekteki yüklü gruplar ile katı destek maddesi arasında elektrostatik etkileşimler olur. Örnek ile destek maddesi ters yüklere sahip olmalıdır. İyonik bağlarla örnek destek maddesine bağlanır. Değişen konsantrasyonlarda (ya da ph larda) elüsyon çözeltisi ortama verilerek ayırma işlemi gerçekleştirilir. (-) veya (+) yükü fazla olan bileşenler kolonu daha geç terkeder Sabit fazın yükü (-) ise katyon değiştirici, (+) ise anyon değiştirci olarak adlandırılır İyon değişimi kromatografisi genellikle proteinler aminoasitlerin saflaştırılmasında kullanılır. zeolit veya reçineler bu iyon değiştiricilere örnek olarak gösterilebilir. Reçineler rejenerasyon ile tekrar kullanılabilir e) Afinite (ilgi) kromatografisi kromatografik yöntemlerin en yenisidir. Biyolojik etkileşim temeline dayanır. Özellikle protein (enzim) saflaştırmada kullanılır. Kolon dolgu madde kovalent olarak bağlanmış ve saflaştırılacak proteine özel ilgi (afinite) göstererek seçinimli bir ayırım sağlayan, ligand adı verilen küçük moleküllerin kullanımıyla gerçekleştirilir. Reçine Zeolit 2) Uygulama biçimine göre kromatografi çeşitleri Düzlemsel kromatografi 1- Kağıt kromatografisi 2- İnce Tabaka kromatografisi 36 6

Kağıt kromatografisi (KK) Paper chromatography (PC) Uygulaması en basit olan kromatografi yöntemidir genellikle süzgeç kağıtları (selüloz)kullanılarak yapılır Bu yöntemde kalın bir süzgeç kağıdı destek; ve gözeneklerine yerlesen su ise, sabit "sıvı fazı oluşturur. Hareketli faz bir yürütücü tank içine yerleştirilmis uygun bir sıvıdır. KK sıvı-sıvı partisyon kromatografisidir. KK genellikle kalitatif amaçlı kullanılır. Bazen kantitatif amaçlı kullanılabilmektedir. KK uzun zaman gerektirmesi ve beneklerin daha fazla yayılması nedeniyle ince tabaka kr kadar başarılı değildir 37 38 Kullanılan kağıtlar Kağıt kr kullanılan kağıtlar Ticari marka Standart kağıtlar Whatman No.1 ve No. 2 Schleicherr and Schüll (S and S) 2043 n Macheray Nagel(MN) 260 Hızlı akış kağıtları Whatman 31 ET, 54 ve 4 S and S 2040 a Preparatif kartonlar Karboksil kağıtlar Whatman 31 ET ve 3 MM S and S 2071 S and S I ve ıı Asetillenmiş kağıtlar S. and S.2043 b/6, 2043 b/45 ve 2043 b/21, MN 214 Ac, 261 Ac ve 263 Ac İyon değiştirme kağıtları S. and S. Katyon ve anyon değiştirme kağıtları 39 40 KK de kullanılan sabit fazlar 1) Sabit sulu faz: 2) Hidrofilik organik sabit faz Bu, sudan başka bir hidrofilik fazın kullanılması durumudur. Suyun sabit faz olduğu ve hareketli fazın bunun üzerinden ilerlediği en yaygın KK dir. Bunun için kağıt kapalı bir kapta suyla doyurulmuş bir atmosferde tutulur. Kuvvetli polar veya iyonik maddelerin ayırımı için sulu çözücü sistemler kullanılır Normal kağıt diğer bir sabit fazla doyurulur ve suyun etkisi ortadan kaldırılır. Kağıdın doyurulması: Uçucu organik çözücü ve kağıt kapalı ortamda dengeleninceye kadar tutulur veya uçucu olmayan çözücü içerisine kağıt yavaşça daldırılır ve hava akımı altında (saç kurutma makinası) çözücünün fazlası uzaklaştırılır. Bu amaç için yaygın olarak kullanılan hareketli fazlar ise: Asit ortam sağlayan : n-bütanol + asetik asit + su (40+10+50) Bazik ortam sağlayan : n- bütanol + amonyak + su (75+8+12) Nötr ortam sağlayan ise : n-bütanol+alkol 41 Bu amaç için genellikle %40 formamid / %60 etanol kullanılır. 42 7

3) Hidrofobik sabit faz (zıt faz kromatografisi) Polar sabit faz ve polar hareketli fazdan oluşan kromatografilere normal kromatografi denir. Sabit fazın apolar (hidrofobik) olduğu kromatografi türüne de zıt faz (hidrofobik) kromatografisi adı verilir. Zıt faz kr. Apolar bileşiklerin ayrılmasında kullanılır. Sistemde hareketli faz olarak önce polar bir çözücü (örn su) kullanılır. Örnekteki polar olan bileşenler ayrıldıktan sonra apolar bir çözücü kullanılarak istenen bileşikler ayrılır. Bu amaçla kağıtlara çeşitli yöntemlerle hidrofobik özellikler kazandırılabilir. Seçilmiş hidrofobik çözücü ile kağıdın basitçe doyurulmasıyla kağıtlara hidrofobik özellik kazandırılmış olur. Modifiye hidrofobik kağıtlar da kullanılabilir Zıt faz kr de kullanılan tipik kombinasyonlar (polarite artışına göre) a) Likit parafin sabit fazı: benzende %10 oranında hazırlanarak kağıda uygulanır, hareketli faz olarak da dimetil formamid+metanol+su (10+10+1,h/h/h) kullanılır b) kerozen: petrol eterinde %10 oranında hazırlanarak kağıda uygulanır mobil faz olarak izopropanol+su (7+3) veya glasiyel asetik asit kullanılır. c) dimetil formamid: etanolde % 50 oranında hazırlanarak kağıda emdirilir, mobil faz olarak da siklohegzankullanılır. Bunlardan başka çeşitli kombinasyonlar da kullanılabilir. 43 44 KK nin yapılışı 1) örneğin kağıda uygulanması Genellikle 20x20 cm boyutunda selüloz kağıdı üzerine 2-25 μg örnek ekstraktını içerecek şekilde, uygun çözücüde çözülerek damlatılır. Damlatma işleminde mikropipet kullanılır. 5μL örnek yeterlidir. Örnek çapının büyük olmaması için örnek birkaç hamlede verilir. Örnek çapının küçük olması istenir Örnek ve standartlar aynı kağıt üzerine birbirleri arasında en az 2.5 cm uzaklık olacak şekilde damlatılmalıdır. Kağıt kenarları arasında da 2.5 cm boşluk olmalıdır. 2) Kağıdın geliştirilmesi (developmanı) Developman tankı silindirik, dikdörtgen prizma ve küp şeklinde olabilmektedir. Tankın kapağı kapatılmış olmalıdır. Developman (geliştirme): kr de çözücü yardımıyla bileşiklerin ayrılması işlemine developman denir. 45 46 Tank cam veya metalden yapılmış olabilir. Tankın boyutları içerisine konacak kağıdın boyutlarına uygun olmalıdır. Yürütücü çözücü (developman çözücüsü) önceden tanka konmalı ve yürütücü çözücüye doğrudan temas etmeyecek şekilde kağıt tankın içerisine asılarak tank atmosferi ve kağıt çözücü buharıyla doyurulmalıdır. Kağıdın alt kenarı çözücüye 1-1.5 cm kadar batmış olmalıdır. Bu işlem sırasında kağıt çözücüye paralel pozisyonda tutularak daldırılmalı ve kesinlikle benekler çözücü ile doğrudan temas etmemelidir. Çözücü buharıyla doyurulmuş kağıda örnek ve standartlar damlatıldıktan sonra kağıt tekrar tankın içerisine yerleştirilir. 47 48 8

Kağıt tanka yerleştirildikten sonra tankın kapağı hemen kapatılarak çözücünün kağıt üzerinden yükselmesi sağlanır. Çözücü kağıt üzerine 3 cm kadar yaklaşınca tankın kapağı açılarak kağıt tanktan çıkarılır. Böylece kağıdın developmanı tamamlanmış olur. Kağıdın üzerindeki çözücünün hızla buharlaştırılması gerekmektedir. Aksi halde difüzyon etkisiyle benek çapları büyüyecektir. Kağıt açık havada veya etüvde kurutulur. Kromatogramın değerlendirilmesi Tanktan alınan ve kurutulan kağıt incelenir. Eğer ayrılan bileşikler gözle görülebiliyorsa beneklerin Rf (retention factor) değerleri ölçülür. Rf değeri: bileşiğin aldığı yolun çözücünün aldığı yola oranıdır. 49 50 Rf değeri 0 ile 1 arasında bulunur hızlı yürüyen komponentler için alınan mesafe büyük olacağından Rf değeri büyük, daha yavaş yürüyenler için daha küçüktür. Rf değeri: sıcaklığa kağıdın cinsine kullanılan yürütücü karışımın cinsine bağlıdır. Aynı sistem için Rf değeri sabittir. Rf değerleri, standartların Rf değerleri ile karşılaştırılarak kalitatif analiz yapılmış olur. Yarı kantitatif tayin: standartların benek çapı veya alanına karşı konsantrasyonla kalibrasyon grafiği çizilir. Buradan örnek beneğinin çapı veya alanına karşı konsantrasyon bulunur. 51 52 Eğer kağıt üzerinde ayrılmış bulunan benekler renksiz ve gözle görülemiyorsa bunların incelenmesi için görünür hale getirilmesi gerekir. Bunun için kağıt UV ışık altında incelenebilir. UV ışıkta benekler belli bir ışıkta belirginleşmeye başlar. Beneklerin bulunduğu yer bir kurşun kalemle işaretlenir. Bazı renksiz benekler de kimyasal reaksiyonla görünür hale getirilerek incelenir. Örneğin, kağıt üzerinde ayrılmış bulunan ve görülmeyen aminoasitler ninhidrin ile reaksiyona sokularak görünür hale getirilir. Bunun için kağıt üzerine reaktif püskürtülür veya kağıt reaktif çözeltisine daldırılır. 53 54 9

İki boyutlu (two dimentional) kromatografi Bir karışımda Rf değerleri birbirine çok yakın bileşikler bulunuyorsa bunların ayrılmasında kullanılır. KK sinin gıda analizlerinde uygulamaları Günümüzde KK daha çok kalitatif amaçlarla belli bir komponentin karışımdan ayrılması için kullanılır. Kağıdın kenarlarından 2.5 cm içeride bir köşesine damlatılan örnek önce 1. çözücü ile yürütülür. Daha sonra aynı kağıt kurutulur ve 90 derece döndürülerek, kısmen ayrılmış beneklerin daha iyi ayrılmasını sağlamak için ikinci (farklı) bir çözücüde geliştirilir. Böylece iki boyutta ayrılma ile örnek bileşenlerinin daha iyi ayrılması sağlanmış olur. Kağıt üzerinde ayrılmış olan benek kesilerek uygun bir çözücüde ekstrakte edilip bileşen başka teknik analizlerde de kullanılabilir. 55 56 Baharatlarda bulunan fenoller KK ile ayrılabilir. Doğal ve yapay sirke KK ile belirlenebilir. Doğal sirkede aminoasitler vardır, ancak sentetik sirkede yoktur. KK ile aminoasitler belirlenerek sirkenin doğal olup olmadığı belirlenebilir. Karbonhidratlar da KK ile ayrılabilir. Örn diyet gıdalardaki glikoz, fruktoz, sakkaroz, ve laktoz belirlenebilir. Sucuk, sosis ve diğer et ürünlerine süt tozu katılıp katılmadığı, laktoz hidroliz edilip galaktoz ve glikoza dönüştürüldükten sonra KK ile belirlenebilir. Bazı meyve sularındaki şekerlerde bu yöntemle belirlenebilir. 57 58 10