Çeviriyi Çevirmek. Hasan Bülent Kahraman

Benzer belgeler
Bu yüzden de Akdeniz coğrafyasına günümüz dünya medeniyetinin doğduğu yer de denebilir.

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

ÖRGÜTSEL DAVRANIŞ. Liderlik ve Liderlik Teorileri YRD.DOÇ.DR. ÖZGÜR GÜLDÜ

TÜRKİYE TİPİ BAŞLANLIK SİSTEMİ MODEL ÖNERİSİ. 1. Başkanlık Sistemi Tartışmasının Temel Gerekçeleri

SİYASİ DÜŞÜNCELER TARİHİ (TAR222U)

bilgilerle feminizm hakkında kesin yargılara varıp, yanlış fikirler üretmişlerdir. Feminizm ya da

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

BİZ, MELEKLER - DRUNVALO

KAYNAK: Birol, K. Bülent "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ

Edebiyat eleştirisinin yeniden ulus-aşiri hale getirilmesi

İSTANBUL SANAYİ ODASI 12. SANAYİ KONGRESİ. 30 Nisan 2014

DEMOKRATİKLEŞME PAKETİ

Olimpizm -2- Spor Bilimleri Anabilim Dalı


DEVLET TEŞKİLATINA TEORİK YAKLAŞIMLAR PROF. DR. TURGUT GÖKSU VE PROF. DR. HASAN HÜSEYIN ÇEVIK

Türk Armatörler Birliği

ULS344 - Milliyetçilik ve Azınlıklar. İlkçi Yaklaşımlar - Primordializm

İnsanların kurduğu bireysel ve toplumsal ilişkilerin temelini oluşturan değerleri, normları, kuralları, doğru-yanlış ya da iyi-kötü gibi ahlaksal

TÜRK BİLİMLERI VE ÇAĞDAŞ ASYA BİLİMLERİ BÖLÜMÜ. ID Başlık ECTS

İÇİNDEKİLER. ÖNSÖZ..i. İÇİNDEKİLER.iii. KISALTMALAR..ix GİRİŞ...1 BİRİNCİ BÖLÜM DEMOKRASİ - VESAYET: TEORİK VE KAVRAMSAL ÇERÇEVE

Çoğuldizge Kuramı. Ünal Yoldaş* Giriş

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ ANAYASASI

İktisat Tarihi I. 27 Ekim 2017

Başkent Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü. Doç. Dr. S. EKER

Editörler Prof.Dr. Mimar Türkkahraman & Yrd.Doç.Dr.Esra Köten SİYASET SOSYOLOJİSİ

1: İNSAN VE TOPLUM...

BURSA TEKNİK ÜNİVERSİTESİ İNSAN VE TOPLUM BİLİMLERİ FAKÜLTESİ BÖLÜM AÇMA BAŞVURU DOSYASI

11/26/2010 BİLİM TARİHİ. Giriş. Giriş. Giriş. Giriş. Bilim Tarihi Dersinin Bileşenleri. Bilim nedir? Ve Bilim tarihini öğrenmek neden önemlidir?

Dr. Serdar GÜLENER TÜRKİYE DE ANAYASA YARGISININ DEMOKRATİK MEŞRULUĞU

Eğitim Tarihi. Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi

SOSYAL PSİKOLOJİ II KISA ÖZET KOLAYAOF

MEVLÜT GÖL KARŞILAŞTIRMALI HUKUKTA ANAYASA BAŞLANGIÇLARININ SEMBOLİK VE HUKUKİ DEĞERİ

Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü

Editörler Prof.Dr. Ahmet Onay / Prof.Dr. Nazmi Avcı DİN SOSYOLOJİSİ

Tabu diyorum çünkü bu konuda iki sınırlama var. Yasal yasaklar (5816 nolu Atatürk ü koruma yasası) ve Atatürkçülerin duyarlılığı.

GAZİ ÜNİVERSİTESİ ULUSLARARASI İLİŞKİLER BÖLÜMÜ STRATEJİK PLANI

Etik, Biyoetik, Hukuk: Temel Kavramlar ve Yaklaşımlar

Giriş. evre, çalkantılı bir dönem, ağır bir kriz dönemidir. Gerçekten de siyasal düşünceler tarihine

Doç. Dr. SERDAR GÜLENER TÜRKİYE DE ANAYASA YARGISININ DEMOKRATİK MEŞRULUĞU

Arnavutça (DİL-2) Boşnakça (DİL-2)

MEDYADA ETNİK TEMSİL ÖRNEĞİ

KURUM İÇ DEĞERLENDİRME RAPORU

Uygarlık Tarihi (HIST 201) Ders Detayları

Fen - Edebiyat Fakültesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Programı

T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ MÜFREDAT FORMU Ders İzlencesi

Uygarlık Tarihi (HIST 201) Ders Detayları

A D I Y A M A N Ü N İ V E R S İ T E S İ

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U)

Türkiye de Biyolojik Evrim Kuramı Eğitiminin. Tarihsel ve Sosyolojik. Bir Değerlendirmesi

Yrd.Doç.Dr. AYTEN CAN

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II

SİYASET SOSYOLOJİSİ (SBK307)

BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI!

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar

ANAYASAL ÖZELLİKLER. Federal Devlet

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI. Şubat 2018

NKP

TED den, Siyasete Eğitimde Mutabakat Çağrısı

SİYASAL İDEOLOJİLER (SBK457)

İçeriği, Amacı, Tarihsel Gelişimi ve Yapılan Değişiklikler [değiştir]

I. BÖLÜM I. DİL. xiii

COĞRAFYA-2 TESTİ. eşittir. B) Gölün alanının ölçek yardımıyla hesaplanabileceğine B) Yerel saati en ileri olan merkez L dir.

TARİH BÖLÜMÜ ÖĞRETİM YILI DERS PROGRAMI

Cumhuriyetin Laik, Bilimsel Eğitim Anlayışı, Sapmalar ve Önlemler... Metin eklemek için tıklayın Mustafa Gazalcı

Sonuçlar. Anket Hızlı İstatistikler Anket 'Çocuk Gelişimi Programı Program Çıktıları Kazanım Anketi'

İÇİNDEKİLER. 1. BÖLÜM İSLÂMCILIK VE YENİ İSLÂMCI AKIM Yeni İslamcı Akımın Entelektüel Zemini Olarak İslâmcılık...17 Yeni İslâmcı Akım...

ÇAKÜ Orman Fakültesi Havza Yönetimi ABD 1

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ATATÜRK Ü ETKİLEYEN OLAYLAR VE FİKİRLER

2000 li Yıllar / 6 Türkiye de Dış Politika İbrahim KALIN Arter Reklam Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011

Uygarlık Tarihi (HIST 201) Ders Detayları

İRAN IN BÖLGESEL FAALİYETLERİ VE GÜÇ UNSURLARI ABDULLAH YEGİN

Cezayir'den yükselen bir ses: Yalnızca İslam hükmedecek!

TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI DOKTORA PROGRAMI DERSLER VE KUR TANIMLARI

Şafak EVRAN TOPUZKANAMIŞ. Türk Hukukunda Anayasal Gelişmeler Işığında Vatandaşlık

Nasıl Bir Deniz Feneriyiz?

KAMU YÖNETİMİNDE ÇAĞDAŞ YAKLAŞIMLAR

ÜNİTE:1. Anayasa Kavramı, Anayasacılık Akımı ve Anayasa Çeşitleri ÜNİTE:2. Türkiye de Anayasa Gelişmelerine Genel Bakış ÜNİTE:3

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ

MARS DA HAYAT VAR MI??????

We Make it... onlinetamkeen

Dersin Adı Kodu Yarıyılı T + U Kredisi AKTS Bilim Tarihi ve Felsefesi GKS Ön Koşul Dersler

ÜSİMP 2013 Altıncı Ulusal Kongresi, Mayıs 2013, Düzce Üniversitesi

YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH BÖLÜMÜ LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARI

Dersin Adı D. Kodu Yarıyılı T + U Kredisi AKTS Bilim Tarihi ve Felsefesi GKS003 IV Ön Koşul Dersler

BEKLENTİLER. 29 Mart Başkent Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı. E. Semra ARDA

ÇAĞDAŞ YUNAN DİLİ VE EDEBİYATI ANABİLİM DALI EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI GÜZ PROGRAMI

PERYÖN İNSAN YÖNETİMİ ÖDÜLLERİ FARK YARATAN İK PROJELERİ TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ

İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM TOPLUM VE HUKUK

Uygarlık Tarihi (HIST 201) Ders Detayları

Dersin Adı Kodu Yarıyılı T + U Kredisi AKTS. Seçmeli. Bu dersin sonunda öğrenci; 1. Ogrenciler bilimin doğasını anlar.

SOSYAL SORUMLULUK POLİTİKASI

ÖĞRETİM YILI DERS İNTİBAKLARI. I.YY ARY 105 Tarih Araştırma Yöntemleri 2+0 4,5 Z I.YY ARY 105 Tarih Araştırma Yöntemleri MS

AMERİKAN DİLİ VE EDEBİYATI ANABİLİM DALI EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI GÜZ PROGRAMI

DERS TANITIM BİLGİLERİ

Transkript:

Hasan Bülent Kahraman Çeviriyi Çevirmek Published 14 January 2004 Original in Turkish First published in Downloaded from eurozine.com (http://www.eurozine.com/ceviriyi-cevirmek/) Varlik Eurozine Türkiye, Çeviri Çalışmaları bünyesinde çok özgün ve özel bir deneyim ortaya koyar. Bu ülkede modernleşmenin kendisi, Batılılaşma isteğinden ayrı düşünülemediinden ötürü, bir çeviri sürecidir. Osmanlı İmparatorluğu döneminde, devletin yeniden yapılandırılması ertelenemeyecek bir zorunluluk olarak ortaya çıktığından, Batı kurumlarının nakli önkoşul olarak görüldü. Bu nakil doğal bir müdahale olarak başlamakla birlikte, sadece teknolojiyi değil, altındaki dünya görüşünü de kapsadığı için model kısa sürede keskin bir dönüşle ideolojik bir hal aldı. Materyalizm kavramı bu hareketin sonuçlarından biri oldu ve 1876-1908 döneminde Türkiye nin en harikulade ve üzerinde en çok spekülasyon yapılan kurumu oluşturuldu: Telif ve Tercüme Dairesi. Telif ve Tercüme Dairesi nin Türk aydınlarının ve Türk modernitesinin kaynağı ve teleolojik Page 1/7

arzusu olduğuna inanılır. Dahası, Türk modernizasyon modeli her zaman pozitivizmin mutlak etkisinde olageldi ve kendisini öncü aydınların toplumun geri kalanı üzerindeki denetimi olarak ortaya koydu. Bu da çeviri sürecine doğal bir destek olarak algılanmalıdır. Açıkça, bu model ve sürecin esas dönüm noktası Türkiye Cumhuriyeti nin ilanı oldu. Cumhuriyet, kurulur kurulmaz yüzünü aydınlara döndü ve sadece Batılılaşmanın temel hedef olduğuna değil, bu hedefe ulaşılmasının eğitim sürecine dayandığına da inandı. Bu gelişmenin temel adımlarından biri olarak, 1930 larda, bir yanıyla o dönem Avrupa sının ırkçı düşünce sistemlerinin etkisiyle olsa da, kültür alanında iki önemli gelişme yaşandı. Bunların birincisi, Ankara ve İstanbul Üniversitelerinde Klasik Araştırmalar ve Hititoloji ve Sümeroloji gibi kürsülerin -büyük ölçüde Nazi rejiminden kaçan Musevi-Alman akademisyenlerin yardımıyla- kurulmasıydı. İkinci gelişmeyse, Batı uygarlığının temelleri sayılan Roma ve Yunan uygarlıklarına gösterilen ilgi dolayısıyla başkent Ankara da Latin ve Yunan dillerinin eğitimine yoğunlaşan bir lisenin kurulması oldu. 1940 larda bu yaklaşım bir adım ileri götürüldü. Yine Ankara da devrin önde gelen entelektüellerinin Batı klasiklerinin Türkçeye çevrilmesi göreviyle Page 2/7

istihdam edildiği Tercüme Bürosu, Milli Eğitim Bakanlığı nın bir birimi olarak kuruldu. [1] Bu, Türkiye Cumhuriyeti kültür tarihinde bugüne dek aşılamamış eşsiz bir misyondu. Amaç, kesinlikle bir yeni vatandaş tipi yaratmaktı. Girişimin geçmişi 19. yüzyıla kadar uzandığı halde, Cumhuriyetin misyonu bu anlamda çok daha radikaldir. Burada hatırlanması gereken bir özel koşul; projenin, her şeyin otoriter tek parti rejimi tarafından yaratıldığı ortamda, öncü seçkinlerin güçlü iradelerince biçimlendirilip formüle edildiği gerçeğine hayati bağlılığıdır. Türkiye nin görece demokratik çok parti rejimi fırsatını yaratan yeni bir siyasi aşamaya geçmesiyle bu misyoner yaklaşıma verilen önem azalmaya başladı. Politik iradenin ekseni merkezden kenar (periferik) güçlere doğru kaydı ve kitleleri memnun etmek için geliştirilen popülist yaklaşımlar, verilen ödünler çeviri misyonu diye adlandırdığımız olguyu gözden kaçırdı. Bugünkü noktada böylesi bir projenin pratik ve ideolojik işleyişini tartışmamız oldukça güç. Bunun, böyle bir projeyi destekleyecek Avrupa-merkezli yaklaşımın artık desteklenip teklif edilmesinin olanaksızlığı başta olmak üzere birçok nedeni var. Bir başka neden, birçok analiz ve hararetli tartışmanın Page 3/7

ardından, Batı Düzeni kavramının dikkatle ele alınması gerektiği noktasına ulaşılmasıdır. Bu iki kısıtlamanın Karşılaştırmalı Edebiyat kavramı üzerinde de, onu daha çok-kültürlü, daha çoğulcu bir metodoloji ve epistemolojinin tercih edildiği yeni bir pozisyona iten etkileri bulunmaktadır. Çok-kültürlülüğün bu yeni dönemi, sadece alt düzeydeki kesimler, azınlıklar ve feminizm vb. yle ilgili yeni araştırma ve çalışma alanları ortaya çıkarmakla kalmaz, hümanizm kavramına yeni bir içerik ve biçim de verir. Uzun süredir hafife alınan hümanizm, bir hayat bulma sürecinden geçmektedir. Emily Apter in son makalelerinden birinde gözlemlediği şekilde, karşılaştırmalı edebiyat çalışmalarının yeni aşamasına katkıları bulunan Edward Said gibi önemli bir isim, sonuç değerlendirmesinde hümanizme meydan okumayan ve önemini göz ardı etmeyen bir tavır almıştır. Öte yandan alt düzeyli kesimler, zulme uğrayanlar ve bastırılanlara ilişkin olası bütün yaklaşımların zemininde daha geniş bir hümanizm anlayışı bulunagelmiştir. Tek koşul, hümanizmin bu açıdan yeni bir öz kazanmasıdır. Bu, artık antik Yunan ve Roma nın büyüklüğü inancı zeminindeki 19. yüzyılın romantik hümanizm versiyonu değildir. Said in deyişiyle, daha laik ve dünyevidir. Page 4/7

20. yüzyıl yeni bir hümanizm anlayışı yaratma yönünde güçlü bir istekle sona erdi. Belli bir açıdan eşitlik ve bilimsellik zemininde yeni bir dünya yaratma niyetleri için yargılanamayacak olsalar da, trajik bir şekilde çöken otoriter rejimler, günün gerçekliğinden çok geleceği vurguladığı için bir başka açıdan insanlığa mutluluk getiremedi. Kuşaklar, sonrakileri geliştirmek için feda edildi. Dahası, türdeşlik (homojenlik) kaygısı, toplumların çoğulculuk ve çeşitlilikten gelen zenginliğe ulaşımını engelledi. Geliştirilen yeni öneriler, çeşitliliği (heterojenlik) ve çoğulculuğu teşvik etmektedir. Teknolojik gelişim, bu amaçlara ulaşmada önemli bir destek sağladı. 20. yüzyılın sonlarında geliştirilen yeni kavramlar, öncelikle coğrafyanın tarihe meydan okuması diye özetlenebilecek çok özel bir durumun sonucu oldu. Bu açıdan, 20. yüzyılın sonları parçalanma, geçiş ve sınırların aşılması gibi olgulara tanık oldu. Bu kavramların tamamı bu dönemde önem atfedilen bellek, kimlik, beden, cinsiyet ve cinsellik kavramlarıyla karşılıklı ilişkilidir. Bu noktada, bu yeni palazlanan kavramların yeni çeviri anlayışının ayrılmaz bir parçası olup olmadığı tartışılabilir. Bu anlayışla çeviri, dar anlamda bir dilden bir başka dile tercüme, ya da bir metnin bir başka metne çevrilmesi değil; Page 5/7

sonuçta insan anlayışı, hoşgörü, özgecilik gibi kavramların aktarımıdır. Başka bir deyişle, çevirinin içerdiği kavramlar, bu kez daha karmaşık ve hatta daha esaslı olarak yeniden su yüzüne çıkmıştır. Çeviri, daima hümanizme ait bir koşul olagelmiştir ve şimdi bütün gerekli entelektüel unsurlarla birlikte insanoğlu tercüme edilmektedir. Hayatının bir kısmını İstanbul da geçiren ve İstanbul Üniversitesi nde Roma Uygarlığı Araştırmalar Merkezi ni kuran Leo Spitzer, her şeyin ötesinde bir hümanistti. Spitzer in bu önemli özelliği sürekli sergilediği bir paradoksta açıkça belirmektedir: Spitzer bir yandan edebiyatın karşılaştırıcı gücü olduğunu ileri sürerken, bir yandan da dillerin birbirine çevrilemeyeceğini savunuyordu. Bu görüş, kesinlikle, Spitzer in soyut dil kavramına saygı ve sevgisinin bir sonucuydu. Spitzer in duyarlılığına itiraz edilmemesi gerekir. Ve şimdi, mevcut insanlık sorunlarına tek çarenin geniş anlamıyla çeviri diyebileceğimiz şey olduğunu tartışma zamanıdır. Page 6/7

Powered by TCPDF (www.tcpdf.org) Footnotes 1. İlginç bir not olarak, Varlık edebiyat dergisinin kurucusu Yaşar Nabi Nayır, İstanbul'da Fransızca eğitim veren bir lisede okumuş, ve bu büroda istihdam edilen genç entelektüellerden biriydi. Page 7/7