Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Odabaş
Bütün araştırmalar kendilerinden önce yapılan araştırmalara, bir başka deyişle, var olan bilgi birikimine dayanırlar. Bir araştırmaya başlarken yapılacak ilk iş, daha önce ilgili alanda yapılan çalışmaları incelemektir. Bu sayede daha önce yapılan çalışmaların tekrar edilmesi olasılığı ortadan kalkar ve var olan bilgi birikimine katkıda bulunacak çalışmaların önü açılmış olur. Araştırmacıların, çalışmalarında, aktardıkları bilginin kaynağını belirtmeleri beklenir. Sadece bilimsel araştırmalarda değil, başkalarının bilgi birikiminden ve fikirlerinden yararlanılan her çalışmada (ödevler, raporlar, kitaplar, makaleler, web siteleri vb) bilginin kaynağı, neyin nereden ödünç alındığı açıkça belirtilmelidir.
Kaynak göstermede üç temel unsurun öneminden söz edilebilir: Doğruluk, yeterlilik ve tutarlılık. Kaynak gösterilirken yapılacak hatalar veya yetersiz bilgi aktarımı kaynağa erişimi geciktirebileceni veya engelleyebileceği için doğruluk ve yeterlilik önemlidir. Bilgi kaynaklarına erişimde, söz konusu kaynaklara ait bibliyografik bilginin doğru ve eksiksiz olması önemli roloynar. Nitekim, kaynak gösterme konusunda yapılan hatalar ve bu hataların sebep olduğu problemler üzerine yapılmış pek çok çalışma vardır. Kaynak belirtmede gösterilecek dikkat ve özen bilimsel iletişim açısından önemli oıduğu kadar bir çalışmanın niteliğini ve güvenirliğini göstermesi açısından da önemlidir.
Bir kaynağı kullanırken o kaynakla ilgili bibliyografik bilginin eksiksiz olarak kaydedilmesinde yarar vardır. Kaynak elden çıktıktan, ödünç alınan kütüphaneye veya kişiye iade edildikten sonra kaynağı tekrar elde etmek ve bu bilgiyi tamamlamak güç olabilir. Kaydedilmesi gereken bilgi, kaynağın türüne göre farklılık gösterir. Kaynağa erişim için gerekli bilgileri aktaran bu kısa tanıtıma "kaynağın künyesi" adı verilir. Her kaynak türü için künyeye yazılması gerekli bilgi Ikinci Bölüm'de ayrıntısıyla açıklanmıştır. Kütüphanelerden alınan kaynaklar için katalog bilgisi de yardımcı olabilir. Ayrıca, çevrim içi (online) kataloglardan ve diğer elektronik veri tabanıarından bulunan künyelerin indirilmesi/kopyalanması da olasıdır.
Künyelerin hazır elde edildiği durumlardğ bilginin alındığı sayfa numarasının/numaralarının kaydedilmesi unutulmamalıdır. Göndermelerde ve alıntılarda önemli olan bu bilginin sonradan tamamlanması büyük zaman kaybına neden olabilir. Tutarlılık ise, kaynaklara ilişkin künyelerin aynı bilgileri içermesi ve aynı düzende verilmesidir. Bir künyede aktarılması gereken bilgi ve bu bilginin düzenini belirleyen kaynak gösterme biçimleri vardır. Bunlardan birinin seçilmesi ve kullanılması tutarlılığı sağlar.
Plagiarism, Ingilizce karşılığı kidnapper olan Latince plagiarius kelimesinden gelmektedir. Başkalarının fikirlerini ve başkalarına ait söylemleri kendine aitmiş gibi sunmak anlamını taşımaktadır. Diğer bir deyişle, yazarın, kendine ait olan ile olmayan arasındaki ayırımı okuyucuya i1etmemesidir. Başkalarının fikirlerini ve söylemlerini kaynak göstermeden, yazdığımız raporlarda, makalelerde, kitaplarda, hazırladığımız ödevlerde veya web sayfalarında kullanmak bu kapsama girmektedir. Plagiarism entellektüel hırsızlıktır. Bilgi veya fikir hırsızlığı olarak da düşünülebilir. Genelde telif hakkı yasaları bu konuyu içermediği için hukuki olmaktan çok ahlaki bir konu olmakla birlikte bir dersten kalmak, okuldan veya programdan atılmak, meslekten ihraç edilmek gibi çok ciddi sonuçlar doğurabilir
Yorumlar, değerlendirmeler ve yargılar başkal.arına ait olduğu sürece kaynak gösterilmesi zorunludur. Aksi takdirde yazara ait olduğu yanılgısını getirir. Dünyanın yuvarlak, günün 24 saat, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk cumhurbaşkanının Atatürk olması gibi herkes tarafından bilinen gerçekler için, kullanılan cümle/cümleler bir başka kaynaktan aynen kopyalanmadığı sürece, kaynak belirtmeye gereği yoktur; bunun dışındaki her tür bilgi aktarımı kaynak gösterilmesini gerektirir. Ancak, bazen, neyin genel bilgi (herkes tarafından bilinen) kapsamına girdiğini değerlendirmek zor olabilir. Bilginin içeriği, disiplinden disipline değişebildiği için, kişinin aşina olmadığı bir disiplinde neyin genel bilgi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine karar vermesi özellikle güçtür. Bu tip durumlarda kişiyi etik açıdan yanlış bir şey yapmaktan koruyacağı için kaynak gösterilmesi tercih edilmelidir.
Elektronik kaynakların yaygın kullanımı istemeden yapılan bilgi hırsızlığının artmasına neden olmaktadır. Elektronik kaynaklardan bilgi aktarırken genellikle kes yapıştır yöntemini izleyen yazarlar, bazen bu işlemler arasında kaynakla ilgili bilgileri not etmeyi unutmakta, bazen eldeki metnin yeniden ifade edilmesine gerek duymamakta, bazen de yazar, söylemin kendisine ait olmadığını unutmaktadır. Kes yapıştır yöntemi uygulandığında, kopyalanan kısmın hemen tırnak içine alınması yazara söylemin kendisine ait olmadığını hatırlatacaktır. Sonuç olarak, elektronik kaynakların sağlad1 ve kolaylık gibi görünen bu özellik, yazarın denetiminden çıkmış, okunması zor metinler ortaya çıkmasına neden olabildiği gibi, kişiyi istemediği bir duruma da düşürebilmektedir