ÖFKE KONTROLÜ STRES YÖNETİMİ TÜKENMİŞLİK SENDROMU ZOR İNSANLARLA BAŞA ÇIKMA
ÖFKE KONTROLÜ Öfke uygun ifade edildiğinde, son derece sağlıklı ve doğal bir duygudur. Ancak kontrolden çıkıp da yıkıcı hale dönüşürse okul-iş hayatında, kişisel ilişkilerde ve genel yaşam kalitesinde sorunlara yol açar. Pek çok kişisel ve sosyal problemlerin (örneğin, çocuk istismarı, aile içi şiddet, fiziksel ya da sözel saldırganlık, toplumsal şiddet) temelinde öfke vardır.
Genellikle öfkeye yol açan nedenler arasında; engellenme, haksızlığa uğrama, fiziksel incinme ve yaralanmalar, tacize uğrama, hayal kırıklığı, saldırıya uğrama, tehditler sayılabilir.
Öfke duygularıyla başa çıkmak için bilinçli ya da bilinçsiz bazı yollar kullanırız ifade etme bastırma ve sakinleştirme
İFADE ETME Öfkeyi saldırganlıkla değil de sözel olarak ifade etmek, bunlar içinde en sağlıklı yoldur. Bunu yapabilmek için, istediklerimizin ne olduğunun farkına varmalı, bunları açık ve karşımızdakini incitmeyecek bir şekil de aktarmalıyız.
BASTIRMA Kızgınlığınızı içinizde tutup, onu düşünmemeye çalışıyor ve dikkatinizi daha olumlu bir şeylere yönlendiriyorsanız, bu yolu kullanıyorsunuz demektir. Bu bazen işe yarasa da sürekli olarak bu yolu kullanmak, çok sağlıklı olmayabilir. Eğer kızgınlık doğru bir biçimde ifade edilemezse, bir süre sonra bu duygu kişinin kendisine döner ve yüksek tansiyon, psiko- somatik rahatsızlıklar (ülser alerjiler vb.) ya da depresyon gibi sorunlara yol açabilir.
SAKİNLEŞTİRME Öfke yaşadığınızda kendinizi sakinleştirmeye çalışmak, üçüncü seçeneğinizdir. Nefes alış verişlerinizi kontrol ederek, kendinizi fizyolojik olarak sakinleştirip, içinizdeki öfke duygusunu hafifletebilirsiniz.
Hangi Yöntemler Öfkenizin Taşmasını Önler? Gevşeme:Derin derin nefes alın, sakinleştirici durum ve manzaraları zihnimizde hayal ederek canlandırmaya çalışın. Bu sakinleşmemize yardımcı olur. Düşünceleri Değiştirme:Kızgın olduğumuz zaman genellikle, olayları istemeden abartılı ve çarpıtılmış olarak algılarız. Bu tür düşünce biçimlerinizi fark edin ve yerine daha mantıklı olanları yerleştirin.
Problemi çözme:bazen öfke duygularımız yaşamımızdaki gerçek ve kaçınılmaz sorunlardan kaynaklanıyor olabilir. Kızgınlık duyguları böyle zamanlarda bu zorluklar karşısında yaşanan doğal ve sağlıklı duygulardır. Böyle durumlardaki en yararlı tutum; önce durumu değiştirip değiştiremeyeceğimizi araştırmaktır.
Daha iyi iletişim:aklınıza gelen ilk şeyi söylemeyin, yavaşlayın ve asıl söylemek istediğinizi düşünün. Aynı anda karşınızdakinin de söylediklerini duymaya ve anlamaya çalışın. «Hemen cevap vermeyin.» Öfkenizin altında ne yattığını da anlamaya çalışın ya da belki o ortamdan biraz uzaklaşıp rahatlamak isteyebilirsiniz. Ama kendinizin ya da karşınızdakinin öfkesinin kontrolden çıkmasına izin vermeyin. Sükunetinizi korumanız, durumun raydan çıkıp bir felakete dönüşmesini engelleyecektir.
STRES YÖNETİMİ Stresle İlgili Yapılan Bazı Tanımlar : Bireyin duygusal ya da fiziksel durumuna karşı olası bir tehdit sezdiğinde, vücudunda ya da beyninde oluşan bir tepkidir. Bireyin fiziksel, psikolojik ve davranışsal sapmalarına neden olan dış şartlara karşı bir uyum tepkisidir. Organizmanın bedensel ve ruhsal sınırlarının tehdit edilmesi ve zorlanması sonucu ortaya çıkan bir durumdur.
Stres Kavramının Özellikleri Stres kaçınılmazdır. Stresin tamamen yok olması yaşamın bitmesiyle mümkündür. Stres yaşıyor ve çalışıyor olmanın ürünüdür. Stres kişiseldir. Stres cinsiyete göre de farklılık gösterir. Stres meslek gruplarına göre de farklılık gösterir.
Olumlu ve Olumsuz Stres Olumlu Stres: Bireyi güdüleyici ve teşvik edici rol oynar. Ün kazanmak, İşte ilerleme gibi istenilen fırsatları yakalamadaki zorluklar iyi stres olarak adlandırılmıştır. Stres bazı mesleklerin temelidir. Örn; Hava trafik kontrolörleri, Acil Servis Personelleri,insanların ölüm kalımından sorumlu işlerde çalışan insanlar işlerini yerine getirmede stres altındadırlar
Olumsuz Stres: herhangi bir sebeple gerilim altında olunduğunda ortaya çıkar. Ölüm, işsizlik, mesleğinde ilerleme gösterememe gibi durumlar, olumsuz yaşam deneyimleri kötü stres olarak adlandırılır.
STRESİN BELİRTİLERİ Fiziksel Ve Bedensel Belirtiler Psikolojik Belirtiler Duygusal Ve Davranışsal Belirtiler
FİZİKSEL BELİRTİLER Aşırı iştahsızlık Kilo kaybı ve zayıflık Sürekli yorgunluk ve halsizlik hali Sıkça görülen baş ağrıları Yüksek tansiyon Nefes darlığı Aşırı hassasiyet, duygulanma ve gözlerden yaş gelmesi
Aşırı sigara veya içki içme Normalden fazla fiziksel ağrı ve acı çekmek Soğuk algınlığı ve nezleye yakalanmaya daha açık olmak Enerji kaybı, yorgun ve sinirli hissetme.
PSİKOLOJİK BELİRTİLER Aşırı tedirginlik, korku ve endişe Alınganlık, çabuk sinirlenme Hayattan zevk almama, her şeyin boş olduğuna inanma Hasta olmaktan korkma veya hasta olduğunu zannetme Olayları ve insanları hatırlayamama, yapılacak işleri unutma
Bir işe sürekli olarak odaklanamama Depresyon-özsaygı ve özdeğerde azalma Diğer insanların fikirlerine çok fazla önem verme Karar verme ve bir işi başlatabilme yetersizliği, Genellikle kötümser olma Artan bir şekilde hayal kurma
DUYGUSAL VE DAVRANIŞSAL BELİRTİLER Kararlar üzerinde emin olamama, bir karara çabuk varamama İşleri zamanında yetiştirmede başarısızlık Gözden kaçırma ve hataların artması Nedensiz işe gelmeme, ağır hareket etme Sık sık iş değiştirme- işle ilgili mutsuzluk İlgi eksikliği ve cansızlık İşle ilgili normalden fazla şikayet etme.
STRESİN DOĞURDUĞU RAHATSIZLIKLAR Stres Ve Fiziksel Hastalıklar Gergin bir boğaz Sırtta ve boyunda gerginlik Güç soluma Hızlı kalp atışı Soğuk fakat terleyen eller ve ayaklar Gergin bacak kasları Stres Ve Psikolojik Rahatsızlıklar Duyguların sık sık değişmesi Kızgınlık Ümitsizlik duygusu Aşırı ağlama Kaygı Depresyon
Bedene Yönelik Teknikler Bedene yönelik teknikler genel sağlığı ve vücut direncini artırıcı, vücut gerilimini azaltıcı etkiye sahiptir.bunlar: 1) Fiziksel Egzersiz 2) Solunum Egzersizi 3) Gevşeme 4) Meditasyon
ÖZET Tükenmişlik, yaşanan stresle başa çıkamama sonucunda gözlenen, fizyolojik, zihinsel ve duygusal alanlarda hissedilen bir durumdur. Duygusal tükenme, duyarsızlaşma, kişisel başarı duygusunda azalma olmak üzere üç boyutu vardır. Araştırmada bir kamu hastanesinde görev yapan personelin tükenmişlik düzeylerinin çeşitli özelliklerine göre incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla 185 sağlık çalışanına anket uygulanmıştır. Araştırma sonucunda, sağlık çalışanlarının unvan ve şu anki işyerinde çalışma sürelerinin tükenmişlik düzeyleri üzerinde bir etkisinin olmadığı, ancak cinsiyet, yaş, çocuk sayısı, eğitim gibi diğer tanımlayıcı özelliklerinin tükenmişlik düzeylerine etki ettiği gözlenmiştir. Sağlık çalışanları arasında farklı boyut ve düzeylerde tükenmişlik sendromu vardır. Dolayısı ile hastalara daha iyi hizmet sunumuna doğrudan katkısı olacağından çalışanların çalışma koşulları ve refahının geliştirilmesine dikkat edilmesi; sağlık çalışanlarının kurum ve toplum bakımından öneminin vurgulanması ve toplumsal statülerinin geliştirilmesi için çalışmalar yapılması önerilmektedir.
TÜKENMİŞLİK Tükenmişliğin ilk belirtileri duygusal tükenmede, enerji eksikliği, sık sık baş ağrıları, az uyuma, yeme alışkanlıklarının değişmesi gibi fiziksel belirtiler daha sonra depresyon, çaresizlik duygularının gelişmesi görülür.
Tükenmişliğin Majör Özellikleri Enerji kaybı, Motivasyon eksikliği, Diğerlerine karşı negatif tutum Aktif olarak diğerlerinden geri çekilme
1. Duygusal tükenme, kişinin yaptığı iş nedeniyle kendini aşırı yüklenmiş, tükenmiş hissetmesidir ve tükenmişliğin en önemli belirleyicisidir. 2. Duyarsızlaşma, kişinin hizmet verdiklerine karşı, bu kişilerin birer birey olduklarını dikkate almaksızın, duygudan yoksun biçimde tutum ve davranışlar sergilemesidir. 3. Kişisel başarı eksikliği ise, sorunun başarı ile üstesinden gelememe ve kendini yetersiz görme olarak tanımlanır. Kişinin işine karşı motivasyonu düşmüştür, kontrol eksikliği ve çaresizlik hisseder.
Yapılan Çalışmalardan Çıkardığımız Bazı Sonuçlar Çalıştıkları kurum,meslekleri ve kişisel yeterlilikleriyle ilgili karşılanması zor beklentilere sahip olan kişilerde, daha yüksek düzeyde tükenmişliğe rastlanmıştır.
BİREYSEL DÜZEYDE Bireysel düzeyde yapılması gerekenler: Tükenmişlik seviyesine gelmiş olan bireyin en önemli ihtiyacı güç ve inançtır. Bu aşamadan çıkış için bakış açılarının, düşünce sisteminin, değerler sıralamasının değiştirilmesi ve geliştirilmesi gerekir. Her şey benim kontrolümde olsun, mükemmel olursam kontrolü ele alabilirim, başkalarını memnun etmek zorundayım, insanları incitmemem gerekir, herkes beni sevsin gibi... mantıksız inançların, otomatik düşüncelerin, olumsuz algıların fark edilmesi ve düşüncelerin yeniden yapılandırılması gerekir.
Kişi yaşamının iş dışındaki alanlarını geliştirmesi için teşvik edilmelidir. Hobileri olan, sosyal ilişkileri zengin kişiler tükenmeye karşı daha donanımlıdırlar. Kişi tatil ve dinlenme olanaklarını mutlaka kullanmalıdır./örneğin öğle tatilini çalışarak geçirmek, işlerini bitiremediği için izin kullanmamak doğru değildir./ İşyerindeki rutin alışkanlıklarını bırakmak, monotonluğu azaltmak yararlı olabilir.
İş çıkışı rahatlatıcı aktivitelerde bulunmak son derece yararlıdır. Özellikle fiziksel boşalım sağlayan spor aktiviteleri yararlıdır. Rahatlamak aslında bazen iyi anları anımsamak kadar basittir. Nefes alma, gevşeme teknikleri, meditasyon yapılabilir.
ZOR İNSANLARLA BAŞA ÇIKMA İletişim kurmakta güçlük çeken insanları uzmanlar Zor İnsanlar olarak adlandırılıyor.
-Eğitimi, bilgisi ve deneyimi yetersiz olmasına rağmen kendisinin çok iyi olduğunu düşünür. - Öncelikleri belirlemede beceri sahibi değildir. - Hatasını olgunlukla kabul etmez, sürekli açıklama yapıp kendini temize çıkarmak ister. - Yavaş düşünür ve hareket eder. - İşleri karıştırır. - Hiç konuşmaz ve bilgi paylaşmakta zorlanır. - Yanlış anlamakta ısrar eder. - Karşısındakinin söylediklerine önem vermez.
- Bulunduğu pozisyonun farkını görüşmelerinde hissettirir. - Karşısındakine saygı göstermez. - Sadece kendi yaptığı şeyin önemli olduğunu düşünür. - Sürekli olaylar ve etrafındakiler üzerinde kontrol oluşturmaya çalışır. - Empati kuramaz. - Her zaman ben haklıyım der.
Zor insanların özellikleri daha da artırılabilir. Ancak tüm bu özellikler ışığında zor insanları 5 ana başlık altında toplamak mümkün Agresif İnsanlar Her Şeyi Bilenler Şikayetçiler Mağdurlar Gizlice Saldıranlar
Zor İnsanlara Yaklaşım Nasıl Olmalıdır? Agresif İnsanlar: Saldırgan davranışlar içinde bulunan bu kişilere sakin bir şekilde kendinizi ifade edin ve size yönelik saldırgan tavırlara kendinizden emin bir şekilde karşılık verin. Her Şeyi Bilenler: Bu kişilerle mücadele ederken iyi hazırlanmak gerekir. Asla meydan okumayın. Aksine yeteneklerini övün. Gerektiğinde hatalarını ortaya çıkaracak sorular sormaktan çekinmeyin.
Şikayetçiler: Karşındakine güvenmez. Kendisine çok güvenmez. Eksik olan özgüveni saklamak için memnuniyetsiz, her şeyden ve herkesten şikâyet eden bir tavır içine girer. Bu insanlara Başkalarının göremediklerini görüyorsun şeklinde onların güvenlerini arttıracak cümlelerle yaklaşın. Dinleyin ama asla tartışmaya girmeyin. Ona karşı savunmacı davranmayın.
Mağdurlar: İyi dinleyin ve onu anladığınızı gösterin. Soruna odaklanarak onu değişim için motive edin. Gizlice Saldıranlar: Bu insanlara karşı ne kadar geri çekilirseniz o kadar üstünüze gelmeyi severler. Geri çekilmeyin. Şakaya vurun.