KONYA DA DEPREM RİSKİ



Benzer belgeler
KONYA NIN JEOLOJĐSĐ, NEO-TEKTONĐK YAPISI VE DEPREMSELLĐĞĐ

SELCUK UNIVERSITY YAZIR FAYI (SELÇUKLU KONYA) ÜZERİNDEKİ TERKEDİLEN TAŞ

KONYA BÖLGESİNİN DEPREMSELLİĞİ. THE SEISMIC FEATURES of the KONYA REGION. Yaşar EREN 1

Yaşar EREN Selçuk Üniversitesi, Mühendislik-Mimarlık Fakültesi, Jeoloji Mühendisliği Bölümü, Konya (

YAZIR FAYININ (KONYA) NEO-TEKTONİK ÖZELLİKLERİ

NEOTEKTONİK ORTA ANADOLU OVA REJİMİ. Doç.Dr. Yaşar EREN

DOĞRULTU ATIMLI FAYLAR KIRIKLAR VE FAYLAR. Yaşar ar EREN-2003

B.Ü. KANDİLLİ RASATHANESİ ve DAE.

INS13204 GENEL JEOFİZİK VE JEOLOJİ

Normal Faylar. Genişlemeli tektonik rejimlerde (extensional tectonic regime) oluşan önemli yapılar olup bu rejimlerin genel bir göstergesi sayılırlar.

DOĞRULTU-ATIMLI FAYLAR

GİRİŞ. Faylar ve Kıvrımlar. Volkanlar

MADEN TETKĐK VE ARAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

17 EKİM 2005 SIĞACIK (İZMİR) DEPREMLERİ ÖN DEĞERLENDİRME RAPORU

Kütahya Simav da. Makale

NEOTEKTONİK EGE GRABEN SİSTEMİ. Doç.Dr. Yaşar EREN

KIRIKLAR VE FAYLAR NORMAL FAYLAR. Yaşar ar EREN-2003

KIRŞEHİR AFET DURUMU RAPORU

B.Ü. KANDİLLİ RASATHANESİ ve DAE. BÖLGESEL DEPREM-TSUNAMİ İZLEME ve DEĞERLENDİRME MERKEZİ 25 MART 2019 YAĞCA-HEKİMHAN MALATYA DEPREMİ BASIN BÜLTENİ

Şekil 6. Kuzeydoğu Doğrultulu SON-B4 Sondaj Kuyusu Litolojisi

DOĞU KARADENİZ BÖLGESİ VE CİVARININ DEPREMSELLİĞİ

NEOTEKTONİK. Doç.Dr. Yaşar EREN KAYSERİ-SİVAS NEOTEKTONİK BÖLGESİ (KSNB)

AKSARAY YÖRESĠNĠN JEOLOJĠK ĠNCELEMESĠ

MENDERES GRABENİNDE JEOFİZİK REZİSTİVİTE YÖNTEMİYLE JEOTERMAL ENERJİ ARAMALARI

25 OCAK 2005 HAKKARİ DEPREMİ HAKKINDA ÖN DEĞERLENDİRME

B.Ü. KANDİLLİ RASATHANESİ ve DAE. BÖLGESEL DEPREM-TSUNAMİ İZLEME ve DEĞERLENDİRME MERKEZİ 20 ŞUBAT 2019 TARTIŞIK-AYVACIK-ÇANAKKALE DEPREMİ

İNM Ders 1.2 Türkiye nin Depremselliği

FAYLAR FAY ÇEŞİTLERİ:

FAYLARDA YIRTILMA MODELİ - DEPREM DAVRANIŞI MARMARA DENİZİ NDEKİ DEPREM TEHLİKESİNE ve RİSKİNE FARKLI BİR YAKLAŞIM

Urla-Balıkesir arası depremlerin nedeni fosil bir fay

2010 DARFIELD VE 2011 CHRISTCHURCH DEPREMLERİ VE SONUÇLARI

:51 Depremi:

INS13204 GENEL JEOFİZİK VE JEOLOJİ

Bursa İl Sınırları İçerisinde Kalan Alanların Zemin Sınıflaması ve Sismik Değerlendirme Projesi

:51 Depremi:

DEPREMLER - 2 İNM 102: İNŞAAT MÜHENDİSLERİ İÇİN JEOLOJİ. Deprem Nedir?

İMAR PLANINA ESAS JEOLOJİK-JEOTEKNİK ETÜT RAPORU

DEMRE VE ÇEVRESİNİ ETKİLEYEN TARİHSEL DEPREMLER

BÖLÜM 2 JEOLOJİK YAPILAR

25 NİSAN 2015 NEPAL-KATMANDU DEPREMİ (M=7.8)

7. Türkiye nin Sismotektoniği SİSMOTEKTONİK DERSİ (JFM 439)

Temel Kayaçları ESKİŞEHİR-ALPU KÖMÜR HAVZASININ JEOLOJİSİ VE STRATİGRAFİSİ GİRİŞ ÇALIŞMA ALANININ JEOLOJİSİ VE STRATİGRAFİSİ

İzmir deprem dizilerinin nedeni, faylardaki 'Çiçek yapısı'

Kırıklar, Eklemler, Damarlar

THE SEISMIC FEATURES OF THE KONYA REGION

Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü

YERLEŞĐM YERLERĐNĐN SEÇĐMĐNDE YERBĐLĐMLERĐNĐN ÖNEMĐ VE KONYA NIN AFET RĐSKĐ

KONYA ĐLĐ JEOTERMAL ENERJĐ POTANSĐYELĐ

Atım nedir? İki blok arasında meydana gelen yer değiştirmeye atım adı verilir. Beş çeşit atım türü vardır. Bunlar;

4. FAYLAR ve KIVRIMLAR

JEO156 JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİNE GİRİŞ

EGE DENİZİ DEPREMİ

19 MAYIS 2011 SİMAV DEPREMİNİN UZAK-ALAN KAYITLARIYLA İNCELENMESİ

Ters ve Bindirme Fayları

23 Ekim 2011 Van ve 09 Kasım 2011 Edremit (Van) Depremleri

TABAKALI YAPILAR, KIVRIMLAR, FAYLAR. Prof.Dr. Atike NAZİK Ç.Ü. Jeoloji Mühendisliği Bölümü

BALIKESİR BÖLGESİNİN DEPREM RİSKİ VE DEPREMSELLİK AÇISINDAN İNCELENMESİ

EĞNER-AKÖREN (ADANA) CİVARI JEOLOJİSİ

MAĞARALARI VE YERLEŞİM ALANI

B.Ü. KANDİLLİ RASATHANESİ ve DAE. BÖLGESEL DEPREM-TSUNAMİ İZLEME ve DEĞERLENDİRME MERKEZİ

Karasu Nehri Vadisinin Morfotektonik Gelişiminde Tiltlenme Etkisi

T.C. BAŞBAKANLIK AFET VE ACİL DURUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞI DEPREM DAİRESİ BAŞKANLIĞI. BASINA VE KAMUOYUNA (Ön Bilgi Formu)

FAYLARI ARAZİDE TANIMA KRİTERLER TERLERİ TEKTONİK IV-V. V. DERS. Doç.. Dr. Sabah YILMAZ ŞAHİN

BÖLÜM 16 YERYÜZÜ ŞEKİLLERİNİN GELİŞMESİ

3. TEKTONİK JEOMORFOLOJİ VE FAYLAR

KAFZ genellikle geniş, çok sayıda bazen paralel bazen de saç örgüsü şeklindeki kollardan oluşan bir sağ yönlü doğrultu atımlı faydır.

Şekil :51 Depremi Kaynak Spektral Parametreleri

16 NİSAN 2015 GİRİT (YUNANİSTAN) DEPREMİ

BURDUR-YASSIGÜME KÖYÜNÜN, FİZİKİ COĞRAFYA AÇISINDAN, ÇEVRE SORUNLARI

SİMAV VE EMET FAY ZONLARINDAKİ DEPREMLERİN OPTIMUM KAYNAK PARAMETRELERINİN ANALİZİ

TÜRKİYENİN JEOMORFOLOJİK ÖZELLİKLERİ. Türkiye'nin jeomorfolojik Gelişimi (Yer şekillerinin Ana Hatları)

DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ DEPREM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ (DAUM) 25 NİSAN 2015 NEPAL-KATMANDU DEPREMİ (M=7.8)

T.C. MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

21 NİSAN 2017, 17h12, Mw=4.9 MANİSA-ŞEHZADELER DEPREMİ SİSMOLOJİK ÖN DEĞERLENDİRME RAPORU

Akdeniz in Pleyistosen Deniz Düzeyi Değişimlerini Karakterize Eden, Çok Dönemli-Çok Kökenli Bir Mağara: Gilindire Mağarası (Aydıncık-İçel)

DEMETEVLER (ANKARA) BÖLGESİNİN DEPREM RİSKİ VE ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER

GEOTEKNİK DEPREM MÜHENDİSLİĞİ KAYNAKLAR 1. Steven L. Kramer, Geotechnical Earthquake Engineering (Çeviri; Doç. Dr. Kamil Kayabalı) 2. Yılmaz, I.

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KONYA DEPREMLERİNİN COĞRAFİ BİLGİ SİSTEMİ İLE İRDELENMESİ

NEOTEKTONİK. Doç.Dr. Yaşar EREN DOĞU ANADOLU SIKIŞMA BÖLGESİ

YENİŞEHİR/BURSA İLÇESİ YERLEŞİM ALANI DEPREM ÇEKİNCESİ

ABANT GÖLÜ CİVARININ TEKTONİK VE YAPISAL JEOLOJİSİNİN HAVA FOTOĞRAFLARI İLE KIYMETLENDİRİLMESİ GİRİŞ

Yapısal Jeoloji: Tektonik

REMOTE SENSİNG VERİLERİNDEN YARARLANARAK HAZIRLANAN ANADOLU BÖLGESİ TEKTONİK HARİTASI

Ramazan DEMİRTAŞ, Cenk ERKMEN, Müjdat YAMAN

Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) Projeleri. TÜBİTAK Projeleri

BİLGİ DAĞARCIĞI 15 JEOTERMAL ÇALIŞMALARDA UYGU- LANAN DOĞRU AKIM YÖNTEMLERİ

JEOLOJİK-JEOTEKNİK BİLGİ SİSTEMİNE BİR ÖRNEK: AKSARAY İL MERKEZİ

23 EKİM 2011 VAN DEPREMİ HAKKINDA ÖN RAPOR

Doğrultu atımlı fay sistemlerinin geometrisi. Prof.Dr.Kadir Dirik Ders Notları

MULTİDİSİPLİNER ÇALIŞMALARLA FAY AKTİVİTELERİNİN BELİRLENMESİNDE SULTANDAĞI FAYI ÖRNEĞİ: İLK SONUÇLAR

05 AĞUSTOS 2012 ORTABAĞ-ULUDERE (ŞIRNAK) DEPREMİ BİLGİ NOTU

Deprem bir doğa olayıdır. Deprem Bilimi ise bilinen ve bilinmeyen parametreleriyle, karmaşık ve karışık teoriler konseptidir

Boğaziçi Üniversitesi. Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü. Ulusal Deprem İzleme Merkezi

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Sınırlarında Deprem Tehlike ve Riskinin Belirlenmesi

Ö:1/ /02/2015. Küçüksu Mah.Tekçam Cad.Söğütlü İş Mrk.No:4/7 ALTINOLUK TEL:

Yapısal jeoloji. 3. Bölüm: Normal faylar ve genişlemeli tektonik. Güz 2005

Hasan ÇELİK Bozok Üniversitesi Mühendislik - Mimarlık. Fak. Jeoloji Müh. Bölümü, 66100, Yozgat hcelik@erciyes.edu.tr

11 MART 2011 BÜYÜK TOHOKU (KUZEYDOĞU HONSHU, JAPONYA) DEPREMİ (Mw: 9,0) BİLGİ NOTU

24 MAYIS 2014 GÖKÇEADA AÇIKLARI - EGE DENİZİ DEPREMİ BASIN BÜLTENİ

MANİSA İLİ ALAŞEHİR İLÇESİ KURTULUŞ MAHALLESİ ada 2 parsel- 10 ada 4, 5, 7 parsel -9 ada 12 parsel

Transkript:

1 KONYA DA DEPREM RİSKİ Yaşar EREN, S.Ü. Müh.-Mim. Fakültesi Jeoloji Müh. Bölümü, Konya. ÖZ: Orta Anadolu nun en genç yapılarından olan kuzey-güney gidişli Konya havzası, batıda Konya Fay Zonu, kuzeyde Karaömerler fayı ve doğuda Divanlar ve Göçü fayı ile sınırlanmış bir çöküntü havzasıdır. Konya çöküntüsünü (grabenini) sınırlayan söz konusu faylar egemen olarak eğim atımlı normal fay karakteri sunmaktadır. Ancak az da olsa doğrultu atım bileşenine de sahiptirler. Kuvaterner yaşlı kayaçları kesen bu faylar büyük bir olasıkla aktif veya potansiyel açıdan aktif faylardır. Bölgede bulunan Akşehir Fayı, Tuzgölü fayı ve Ecemiş fayı Konya il merkezi için potansiyel tehdit oluşturabileceği gibi, Konya havzasının batı kenarını sınırlayan Konya fay zonu da Konya ovası içinde yer alan yerleşim birimleri için deprem açısından risk oluşturmaktadır GİRİŞ: Neo-tektonik konum açısından, Konya nın da içinde yer aldığı kesim Orta Anadolu Ovalar Bölgesi olarak tanımlanır (Şengör ve Yılmaz, 1981). Bölgenin ana morfolojisini yükseltiler ile ovaları sınırlayan değişik gidişli, egemen olarak yanal atım da sunan normal faylar şekillendirmiştir. Bu blok faylanmalar sonucu yükselen kesimler dağlık, çöken kesimler ise ovaları oluşturmuştur. Yükseltilerde yaşları Paleozoyik-Eosen (570-22,5 milyon yıl) arasında değişen ve Paleo (eski)-tektonik rejime bağlı olarak deforme olmuş, kırklanmış temel kayaçları yüzeylerken, yükseltiler arasındaki çöküntü havzalarında egemen olarak Miyosen-Güncel (22,5-0 milyon yıl) yaşlı gölsel, karasal ve volkanik kayaçlar yüzeylemektedir (Şekil 1). Bölgede yükseltileri sınırlayan en önemli faylar Akşehir fayı, Tuzgölü fayı, Beyşehir fayı ve Emirdağ fayıdır (Koçyiğit 1984, Görür ve diğ., 1984). Bunların yanı sıra İnsuyu fayı, Ilgın fayı, Eldeş fayı, Güvenç fayı, Altınekin fayı ve Konya ovasını sınırlayan Konya fay zonu, Abazdağı fayı, Karaömerler fayı, Divanlar fayı ve Göçü fayı yörenin diğer önemli neo-tektonik unsurlarını oluşturur (Özcan ve diğ., 1990; Ulu ve diğ., 1994; Eren, 1993, 1996 ve 2000). Söz konusu kenar faylarının dışında gerek yükseltiler, gerekse ovalar içinde farklı uzunluk ve gidişlerde çok sayıda fay bulunmaktadır. Bu fayların büyük bir bölümü yaklaşık 15 milyon yıldan itibaren etkin olan Neo-tektonik rejime bağlı olarak oluşmuş ve büyük bir çoğunluğu günümüze kadar aktifliğini korumuş veya potansiyel olarak aktif olabilecek faylardır. Bölgenin en önemli fayı olan KB-GD gidişli Akşehir fayının bulunduğu kesim Argıthanı sismik boşluğu olarak tanımlanmış ve bu fayın gelecekte önemli depremler oluşturabileceği varsayılmıştır (Demirtaş ve Yılmaz, 1996).

2 Şekil 1: Konya ve çevresindeki temel ve örtü kayaçları ile önemli fayları gösteren jeoloji haritası (1/500 000 ölçekli Tükiye Jeoloji Haritası ve Koçyiğit 1984; Görür ve diğ., 1984; Özcan ve diğ., 1990; Eren, 1993; Ulu ve diğ., 1994; Eren 1996, 2000 ve Eren ve Aksoy, 1999 un yayınlanmamış arazi çalışmalarından hazırlanmıştır). Akşehir fayının geçtiği kesimlerde Çay, Sultandağı, Akşehir ve Doğanhisar gibi yerleşim merkezleri bulunmaktadır. Bölgede deprem açısından riskli diğer bir fay ise Tuzgölü fayıdır. Tuz Gölü nün doğusundan Geçen KB-GD gidişli Tuzgölü fayının geçtiği kesimde Aksaray ili ile Bor ve Şereflikoçhisar gibi yerleşim merkezleri bulunur. KONYA GRABENİ VE ÇEVRESİNİN NEO-TEKTONİK ÖZELLİĞİ Konya il merkezinin de içinde yer aldığı Konya ovası ortalama 1000 m kotuna sahip, batıda Konya fay zonu (Konya fayı, Özcan ve diğ., 1990), kuzeyde Karaömerler fayı (Eren, 1996), ve doğuda Divanlar fayı (Özcan ve diğ., 1990) ile Göçü fayı ile sınırlı bir çöküntü havzasıdır (Şekil 2).

3 Şekil 2: Konya çöküntüsü (grabeni) ve çevresinin basitleştirilmiş jeoloji ve genç fay haritası Harita görünümü elips şekilli olan Konya ovası yaklaşık K-G gidişlidir. Söz konusu faylar ile Konya ovası göreli olarak çökerken, çevresi ise yükselmiştir (Şekil 3). Yöredeki ana fay sistemlerini K-G ve D-B batı gidişli faylar oluşturur. Bunların yanı sıra yörede KD-GB ve

4 KB-GD gidişli faylar da bulunur. Söz konusu fayların büyük bir bölümü az da olsa doğrultu atım bileşeni de gösteren, ancak egemen olarak düşey atım bileşenine sahip normal faylardır. Konya ya en yakın olan fay Konya fay zonudur. Konya fay zonu (KOFZ), Konya nın hemen batısında 500 evler ile Dikmeli arasından geçmekte ve ova içinde yaklaşık 50 km lik bir uzunlukta izlenmektedir. KOFZ tek bir faydan değil, birbirine paralel olarak yönlenmiş değişik uzunluklardaki bölümlerden oluşmuştur (Şekil 2). Fay zonu, Konya kuzeyinde Elmaağaç Tepe ile Yazır Mahallesi arasında en az 5 km lik bir genişliğe sahiptir. KOFZ bu kesimde ana faya paralel (sintetik) veya ters eğimli (antitetik) bir çok fayı kapsamakta ve yörede küçük ölçekli graben ve horst yapıları oluşturmaktadır. KOFZ kuzeyde kuzeykuzeydoğu-güneygüneybatı, güneyde ise kuzey-güney gidişlidir. KOFZ egemen olarak doğuya ve güneydoğuya doğru eğimli normal bir fay olup, azda olsa sağ yönlü doğrultu atımlı bileşenine de sahiptir. KOFZ nun hareketlerine bağlı olarak Konya il merkezinin de bulunduğu kesim merdiven basamakları şeklinde aşağıya doğru çökmüş, batı kesimi ise yükselmiştir. Yapılan jeolojik gözlem ve analizler (Sondaj verileri, Kılavuz düzeylerin yüzeyleme rakımları vb. gibi) Konya fay zonunun hareketlerine bağlı olarak,yazır ve Elmaağaç arasında en az 850 metre düşey atımın varlığı belirlenmiştir.

5 Şekil 3: Konya ve çevresinin genel tektonik yapısını gösteren şematik blok diyagram (Ölçeksiz olarak çizilmiştir). Konya fay zonuna ilişkin değişik boyutlardaki bu faylar (Şekil 4 ve Şekil 5A ve 5B) yöredeki Kuvaterner yaşlı alüviyal kayaçları kesmektedir. Bu da Konya fay zonunun çok genç bir fay olduğunu ve jeolojik olarak çok yakın sayılacak geçmiş dönemlerde hareket ettiğini gösterir. Konya fay zonuna ait bu faylardan Yazır fayı, havzanın Kuvaterner dönemi içindeki gelişimine ışık tutacak niteliktedir. Şekil 4 A, B, C, D,E ve F: Konya Kuzeyinde Konya fay zonuna ilişkin değişik boyut ve atımlardaki faylardan görüntüler

6 Şekil 5: A ve B: Konya kuzeyinde alüviyal kayaçları kesen Konya fay zonuna ilişkin faylar, C, D, E ve F: Konya kuzeyindeki taş ocaklarında içleri alüviyal çökellerle doldurulmuş Yazır Fayına ilişkin yarıklar Yazır fayı (YAF), Konya havzasını batıdan sınırlamış Konya fay zonunun doğusunda yer alan ve toplam uzunluğu 10 km ye varabilen kademeli olarak sıralanmış ve farklı uzunluklardaki bölümlerden oluşmuş bir faydır (Eren, 2001, 2003a ve 2003b). KKD-GGB gidişli Yazır fayı (YAF), yörede yüzeyleyen Miyosen-Pliyosen yaşlı gölsel kireçtaşları ile Kuvaterner yaşlı karasal kırıntılılardan yapılı ova çökellerini kesmektedir. Konya merkeze

7 bağlı Parsana ve Yazır mahalleleri arasındaki taş ocağı yarmalarında, YAF gölsel kireçtaşları ile karasal havza çökellerini yan yana getirmiş ve bu faylanma ile gölsel kireçtaşları göreli olarak yükselirken, Kuvaterner yaşlı havzaya ait en genç karasal çökeller çökmüştür (Şekil 2A ve 2B). YAF, 3 km doğusundaki Çiftlikbaşı fayı ile, Konya havzası içinde üçgen geometrili küçük bir graben yapısı oluşturmuştur. Parsana ile Yazır mahalleri arasında YAF, yaklaşık düşeye yakın eğimli ve KKD-GGB yönelimlidir. Kayma çizikleri fayın çok az sağ yönlü doğrultu atıma sahip, düşeye yakın doğuya eğimli bir normal fay karakterinde olduğunu belgeler. Yüzey verilerine göre YAF, en az 25-30 m lik bir düşey atıma sahiptir. YAF nın hareketlerine bağlı olarak biri faya paralel, diğeri ise faya dik olarak yönlenmiş iki takım genişleme kökenli yapılar (ekstensiyonel yarıklar) oluşmuştur (Şekil 5 C, D, E, F ve Şekil 6). Yaklaşık düşey konumlu yarıkların içi üstteki alüviyal çökeller tarafından doldurulmuştur. Düşey kesitlerinde aşağıya doğru kapanan üçgen geometrili yarıkların genişlikleri 15 cm 2 m arasında değişmekte, boyları ise 10 metreyi aşmaktadır. Taş ocaklarında gerçekleştirilen gözlemler, bu genişleme kökenli yapıların, fayın Kuvaterner esnasında en az üç farklı evredeki hareketlerine bağlı olarak yüzey kırıkları şeklinde geliştiğini belgelemektedir. Bu veriler Konya fay zonun görünürde en doğusunda yer alan Yazır fayının geçmişte 6.5 büyüklüğüne varan depremler oluşturduğunu kanıtlamaktadır (Eren, 2003a). Konya ovasını kuzeyden sınırlayan Karaömerler fayı ise yaklaşık doğu-batı gidişli ve kuzeye doğru eğimlidir. Karaömerler çevresinde belirgin bir morfoloji oluşturmakta ve kuzey-güney gidişli transfer veya doğrultu atımlı faylarla sık sık kesilmektedir. Fay boyunca Karaömerler batısında, askıda kalmış alüviyal yelpaze çökelleri gözlenir. Ovayı doğudan sınırlayan Divanlar fayı ise kuzey güney gidişli ve batıya doğru eğimli olup, KOFZ ile beraber bir graben yapısı oluşturur (Şekil 2 ve 3). Divanlar fayı boyunca alüviyal yelpaze çökellerinin askıda izlendiği basamaklı bir yapı belirgin bir şekilde gözlenir. Divanlar fayı kuzeyde Aksaray yolu güneyinde doğukuzeydoğu-batıgüneybatı gidişli, güneyde ise kuzeybatı-güneydoğu gidişli Göçü fayı ile kesilmiştir (Şekil 2). Ova içindeki sismik etkinlik söz konusu fay sistemlerinin aktif olduğunu göstermektedir. KONYA OVASINDA DEPREM RİSKİ Konya bölgesinde aktif veya potansiyel olarak aktif önemli uzunluklarda faylar bulunmaktadır. Bu faylar çevre il ve ilçeler için potansiyel açıdan tehdit oluşturur. Ancak, bilinen tarihsel dönem içinde (son 500 yıl) bu faylara bağlı olarak gelişmiş yıkıcı depremler oldukça nadirdir. Bu durum ana olarak, söz konusu fayların oluşturduğu depremlerin tekrarlanma aralıklarının oldukça uzun (yüz yıllar veya bin yıllar) olmasından

8 kaynaklanmaktadır. Bu özelliği ile Konya bölgesi deprem riski açısından Türkiye nin en az risk taşıyan bölgelerinden biri olduğu (deprem tekrarlanma aralığının çok geniş olması ile) açıktır. Ancak bu Konya da hiçbir zaman yıkıcı deprem olmaz anlamına gelmemektedir. Şekil 6: A, B, C, D: Konya kuzeyindeki taş ocaklarında gölsel kireçtaşları içinde izlenen içleri üstteki alüviyal çökellerle doldurulmuş tektonik yarıklar. E ve F: Yarıkların yakından görünüşü

9 Konya grabenini çevreleyen fayların yukarıda değinilen tektonik özellikleri yörenin, Konya fay zonunun oluşturabileceği 6-6.5 büyüklüğünde bir depremden etkilenebileceğini göstermektedir. Ayrıca Konya Fay zonu hareket etmezse bile bölgede önemli uzunluklara varan Akşehir fayı, Tuzgölü fayı ve Ecemiş fayı gibi faylar bulunmaktadır. Bu fayların hareketlerinin de Konya ovasını etkileyebileceği gözden ırak tutulmamalıdır. Özellikle bu faylardan Akşehir fayına paralel faylar Konya batısına kadar uzanmaktadır (Şekil 1 ve Şekil 2). Akşehir fayı ortalama olarak 25 yılda bir defa büyüklüğü 6 ya varan depremler oluşturur (Eren, 2000). Bu fayın Konya ya yaklaşık 100 km uzaklıktaki kesimlerinin kırılmasının oluşturduğu depremler Konya il merkezini az da olsa etkilemiştir. Bu fayın Konya ya daha yakın kesimlerinin önümüzdeki yıllarda kırılmasına bağlı olarak oluşacak depremlerin ova içindeki özellikle çok katlı yapılarda (malzeme büyütmesi ve rezonans nedeniyle) ciddi hasarlar oluşturabileceği düşünülmelidir. Dünya da oluşan depremlerden çıkarılan sonuçlar, deprem odağından yüzlerce kilometre uzaklıkta olsalar bile, alüviyal zemin üzerinde yapılan çok katlı binaların depremlerden zarar gördüklerini ve yıkıldıklarını göstermiştir SONUÇ VE ÖNERİLER 1- Konya bölgesinde potansiyel açıdan aktif veya aktif önemli uzunluklarda faylar bulunmaktadır. 2- Konya çevresindeki fayların büyük bir bölümü az da olsa yanal atıma sahip normal faylardır. 3- Konya ovasının tektonik yapısı göz önüne alındığında, Konya nın bundan sonraki yapılanması, oluşma olasılığı az da olsa, 6-6.5 büyüklüğündeki bir depreme göre gerçekleştirilmelidir. 4- Hızla gelişen ve büyüyen il merkezindeki yapılaşmanın yayılımı, ciddi Jeolojik etütler yapılarak gerekirse tekrar gözden geçirilmelidir. 5- İl merkezinin bundan sonraki gelişimi, ova içindeki bereketli topraklar yerine, zemin açısından daha sağlam ve her açıdan uygun olabilecek yerlerde sağlanmalıdır. 6- Bütün bu olumsuzluklara rağmen, Konya ve çevresinin büyük bir bölümü sismik etkinlik açısından Türkiye nin en güvenilir yerlerindendir. Bu nedenle ülke açısından önemli olan tesislerin, Konya çevresindeki sağlam zeminler üzerinde oluşturulması ülke açısından yararlı olabilecektir KAYNAKLAR Demirtaş, R. ve Yılmaz, R., 1996, Türkiye nin sismotektoniği, T.C. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, Ankara, 91 s.

10 Eren, Y., 1993, Konya kuzeybatısında Bozdağlar masifinin otokton ve örtü birimlerinin stratigrafisi, Türkiye Jeol. Kur. Bült., 36, 7-23. Eren, Y., 1996, Konya ovası kuzeyinde Bozdağların jeolojisi, SÜAF Proje No:92-019, Konya, (yayınlanmamış) Eren, Y., 2000, Konya bölgesininin depremsellik özellikleri, Geoteknik incelemelerin mühendislikteki önemi, Deprem ve zemin açısından Konya Paneli, Bildiriler, 54-65. Eren, Y., 2001. Konya ve çevresinin Neo-tektonik özellikleri ve depremselliği, Yerbilimleri Açısından Konya Sempozyumu, Selçuk Üniversitesi, Konya; Bildiriler, s.17-19. Eren, Y., 2003a, Konya Bölgesinin Depremselliği, Türkiye Petrol Jeologları Derneği, Haymana-Tuzgölü-Ulukışla basenleri uygulamalı çalışma (Workshop), Özel sayı: 5, s. 85-98 Eren, Y., 2003b, Yazır fayının (Konya) neo-tektonik Özellikleri, Mühendislik Bilimleri Dergisi,,Pamukkale Üniversitesi Cilt 9, sayı:2, s. 237-244 Görür N., Oktay F. Y., Seymen İ. ve Şengör A.M.C., 1984 Paleotectonic evolution of the Tuzgölü basin complex, Central Turkey: sedimentary record of a Neo-Tethyan closure, Geol. Soc. London Spec. Pub. 17, 467-82. Koçyiğit, A., 1984, Güneybatı Türkiye ve yakın dolayında levha içi yeni tektonik gelişim, Türkiye Jeoloji Kurumu Bülteni, 27, 1, 1-16. Özcan, A., Göncüoğlu, M.C., Turhan, N., Şentürk, K., Uysal, Ş. ve Işık, A., 1990, Konya- Kadınhanı-Ilgın dolayının temel jeolojisi, M.T.A. Rapor No:9535 (yayınlanmamış). Şengör, A.M.C. ve Yılmaz, Y., 1981, Tethyan evolution of Turkey:a plate tectonic approach, Tectonophysics, 75, 81-241. Ulu, Ü., Bulduk, A.K., Ekmekçi, E., Karakaş, M., Öcal, H., Arbas, A., Saçlı, L., Taşkıran, M.A., Adır, M., Sözeri, Ş., ve Karabıyıkoğlu, M., 1994, İnlice Akkise ve Cihanbeyli-Karapınar alanının jeolojisi, M.T.A. Rapor no: 9720 (yayınlanmamış).