Bizler kardeşler topluluğuyuz. Bosna halkına hizmetimiz sürecek IGMG. Celil Yalınkılıç ile röportaj

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Bizler kardeşler topluluğuyuz. Bosna halkına hizmetimiz sürecek IGMG. Celil Yalınkılıç ile röportaj"

Transkript

1 Gemeinschaft. Community. Communauté. İslam Toplumu Millî Görüş» 30 Kasım 2012 Sayı 5 Aile Camilerimiz gençlik Bedensel ve zihinsel engel IGMG nin kuruluşuna öncülük eden Gençlerden örnek proje: neyin engeli? Braunschweig Hicret camii Bosna da eğitime destek s. 08 s. 10 s. 19 IGMG İrşad başkanı Celil Yalınkılıç ile röportaj s. 16 Bizler kardeşler topluluğuyuz Çeşitli faaliyet ve programların değerlendirildiği IGMG Bölge Başkanları Toplantısı Kerpen de yapıldı. Toplantıya tüm bölge başkanları iştirak ederken, Genel Başkan Kemal Ergün, hicreti değerlendirdiği bir seminer verdi. İlhan Bilgü İslam Toplumu Millî Görüş Bölge Başkanları Kasım da Genel Merkez de bir araya geldi. Toplantıda, ekim ayı başında yapılan toplantıdan bu yana yapılan hizmetlerin bir değerlendirmesi yapıldı. IGMG Birimleri nin de kendi hizmetlerini ve faaliyetlerini takdim ettiği toplantıda, birimler gelecekte yapacakları programları bölge başkanlarının bilgisine sundu. Toplantının açılış konuşmasını yapan Genel Başkan Kemal Ergün, ayrıca toplantının ikinci gününde de, hicri yılbaşı dolayısıyla Peygamber Efendimiz in (s.a.v.) hicretinden teşkilat olarak alınması gereken örnekler başlığında bir seminer verdi. Kurban kampanyası ve yardımlarımız gönül köprüsüdür Genel Başkan Kemal Ergün, IGMG Sosyal Yardım Derneği Hasene Kurban Kampanyası nın ve diğer yardımların da bir değerlendirmesini yaparak Bu bir gönül köprüsüdür, ümmet olma bilinciyle yapılan yardımlaşmadır dedi. Ergün, kampanyayı şöyle değerlendirdi: Biz böylece o insanlarla bir gönül köprüsü kuruyoruz. Her zaman ifade ediyoruz ki, bizim dağıttığımız bir kaç kilo et o insanların açlığına çözüm olmayacaktır. Ama bu, yeryüzünde adaletin ve hakkın hakim olması için bir gönül köprüsü olacaktır. Böylece, o insanların yanında olduğumuzu vurgulamak, Müslümanların birbirlerini unutmadıklarını, diğer insanları da unutmadıklarını göstermek istiyoruz. Biz sadece Müslümanlara kurban eti dağıtmıyor; hangi dinden ve inançtan olursa olsunlar bu yardımları herkese yapıyoruz. Çünkü biz bütün insanlığı kardeş biliyoruz. Bunun için gece gündüz çalışarak kampanyaya destek veren tüm kardeşlerimize, hayır sahiplerine teşekkür ediyorum. s. 05 Bosna halkına hizmetimiz sürecek Kemal Ergün Başkanlığı ndaki IGMG heyeti, Bosna da yeni Diyanet İşleri Başkanı nın görevi selefinden devralma töreni olan Menšüre programına katılmak, bir dizi siyasi ve sivil görüşmeler yapmak ve teşkilatımız tarafından yapılan çalışmaları yerinde görmek üzere Bosna Hersek i ziyaret etti. IGMG Genel Başkanı Kemal Ergün, Onursal Genel Başkanı Yavuz Çelik Karahan, İrşad Başkanı Celil Yalınkılıç ve Balkan Masası Sorumlumuz Edin Salkoviç den teşekkül eden heyetin, Kasım tarihlerinde gerçekleştirilen Bosna Hersek programı, toplantılar, ikili görüşmeler ve ziyaretlerle yoğun bir şekilde gerçekleşti. 30 Kasım Viyana Interkulturelle Studentenvereinigung, Seminer: Osmanlı Sarayı nda Hayat, Sunum: Dr. Yılmaz Öztürk, Yer: Viyana Üniversitesi HS. 2.21, Saat: 18:00 01 Aralık Kuzey Hollanda Eğitim Kampı, Yer: Elspeet Hotel Conferentieoord Mennorode, Saat: 09:00 Hessen Usûl-ul Fıkıh Semineri (Almanca), Mohammed Johari, Yer:Marburger Str. 222, Gießen, Saat: 10:00 02 Aralık Rhein Neckar Saar Sabah Namazı Programı, Yer: Ulu Camii (Theodor-Körner-Str Völklingen, Saat: 07:00 Ajanda Notları Bosna ziyaretinin ilk durağı, Saraybosna ya 30 km uzaklıkta bulunan Visoko şehrindeki Osman Efendi Recoviç Medresesi oldu. Medrese Müdürü Cemal Salihspahiç tarafından karşılanan IGMG Heyeti yapılan görüşmelerin ardından medreseyi gezerek, medresede yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Ajanda Notları 04 Aralık s. 06 Köln Gençlik ve Kadınlar Teşkilatı, Tefsir Dersleri, Sunum: İrşad Başkanı Celil Yalınkılıç, Yer: Köln Bölge Salonu, Merheimer Str. 229, Köln, Saat: 19:00 07 Aralık Viyana Interkulturelle Studentenvereinigung, Seminer: Osmanlı da Harem, Sunum: Dr. Yılmaz Öztürk, Yer: Viyana Üniversitesi HS. 2.19, Saat: 18:00 08 Aralık Hessen Usûl-ul Fıkıh Semineri (Almanca), Mohammed Johari, Yer: Marburger Str. 222, Gießen, Saat: 10:00 09 Aralık Hamburg Islamische Hochschulgemeinde, Seminer: Hz. İsa ve Meryem (Almanca), Sunum: Noha Abdel- Hady, Dr. Ali Özgür Özdil, Yer: Von Melle Park 9, HWP, Saat: 14:00

2

3 camia 30 Kasım Değerli Kardeşlerim İçindekiler Gündemden Bölgelerimizden Bir hac mevsimini daha geride bıraktık. Elhamdülillah bu yıl da, hac ve umre yetkililerimiz herkesin takdirini kazanan bir organizeyi gerçekleştirdi. Hacılarımızın haccının mebrur olmasını dilerken, umre yapmak isteyenlerin de bir an önce gerekli başvuruları yapmaları konusunda acele etmelerini öneriyorum. Geçtiğimiz haftalarda bizleri derin acılara gark eden vahim olaylara şahid olduk. Bir yanda Gazze saldırılarında, bir yanda Suriye de, yine masum sivillerin şehadetlerine sahne oldu Ortadoğu. Bilhassa Suriye de, bizzat kendi zalim yönetimi tarafından hayatlarına kasdedilen Müslümanların yürek burkan dramı, Kerbelâ vahşetinin yıl dönümünde, âdeta Kerbelâların son bulmadığını gösterir mahiyetteydi. Ümmet olma ve kardeşlik bilincinin gereği olarak teşkilatımız camilerimizde dua günü tertipledi. Yine bazı teşkilatlarımızda Müslümanların birliği ve akan kanın son bulması dualarıyla hatim merasimleri düzenlendi. Gerek sabah namazında kadın, erkek, çoluk çocuk, ailecek camilerimize gelerek dualara katılan, gerekse hatimler indiren siz kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Allah hepinizden razı olsun, sağolun, varolun. İsrail de yaklaşan seçimler öncesi, âdeta bir Seçim yatırımı mantığıyla Gazze ye saldırı düzenleyen İsrail, kadın, çoluk-çocuk ayrımı yapmadan yine sivillerin üzerine ölüm yağdırdı. Gazze nin altyapısı büyük zarara uğratıldı. Bu trajedinin sonunda varılabilen ateşkesi ise buruk bir sevinç ile karşılayabildik sadece. İsrail in Gazze ye yönelik saldırıları Türkiye, Mısır ve Tunus gibi ülkelerin girişimleri olmasaydı, belki de daha da büyük boyutlara ulaşacaktı. Zira 2008 yılındaki seçimler öncesi yine Gazze ye yapılan İsrail saldırısı hâlâ hafızalarımızdan silinmiş değil. Filistin de Müslümanların ikinci kutsal mekanı olan Mescid-i Aksa, kuşatma altındadır ve İsrail istediği zaman buraya girişleri yasaklamaktadır. Daha da vahim olan, işgale ve işgalci güçün Filistin topraklarına yönelik saldırına verilen ABD ve Avrupa ülkeleri desteğidir. Filistin de varılan ateşkesin sürekli olması her iki tarafın da lehine olacaktır. Ancak, bölgede barışın şartı, Filistin in BM üyeliği ile bağımsızlığının tanınması ve İsrail işgalinin ve Gazze deki ablukanın kalkmasıdır. Öte yandan, 23 Kasım da Almanya da Mölln faciası 20. yılını doldurdu. Bu 20 yıl zarfında ırkçılıkla mücadele konusunda Almanya da ciddi bir mesafe kaydedilmemesi, bilakis bugünkü gelinen noktada konunun daha da çetrefilli bir hâle gelmesi ise üzüntü verici bir durumdur. Bu minvalde dileğimiz ve dualarımız, Almanya da da ırkçılığın son bulması ve Mölln faciasının bir kez daha tekrarlanmaması yönündedir. Bir dahaki sayıda buluşmak duasıyla... Kemal Ergün Hamburg Eyaleti, Müslümanlar ve Aleviler ile Devlet Antlaşması imzaladı s. 04 Almanya da yabancı düşmanlığı s. 04 Mölln faciasının 20. yılı s. 04 Genel Merkezimizden Bizler kardeşler topluluğuyuz s. 05 Hatice Şahin Bosna da s. 05 Bosna halkına hizmetimiz sürecek s. 06 Sosyal Hizmetler Başkanları toplandı s. 07 Aile Bedensel ve zihinsel engel neyin engeli? s. 08 / 09 Camilerimiz Braunschweig Hicret Camii s. 10 / 11 Hayatın İçinden Kardeşliğimizdir bizi biz yapan s.12 Kerbelâ da kaybettiklerimiz! s. 12 Fıkıh Köşesi / Âdâb-ı muâşeret s. 13 Impressum Künye Herausgeber Yayıncı IGMG - Islamische Gemeinschaft Millî Görüş e. V. İslam Toplumu Millî Görüş (Amtsgericht Köln, VR 17018) Abteilung für Verbandskommunikation Kurumsal İletişim Başkanlığı Mustafa Yeneroğlu (V. i. S. d. P.) Boschstr D Kerpen T F Postanschrift Adres camia Merheimer Str. 229 D Köln T F Chefredakteurin Genel Yayın Yönetmeni İlknur Küçük Redaktionsleiter Yazı İşleri Müdürü İlhan Bilgü Redaktion Redaksiyon T /42/43 F Ilknur Küçük, Ilhan Bilgü, Rahime Söylemez Gençliğe sahip çıkalım s. 14 NIF e ziyaret s. 14 Köln de bilgi yarışması s. 14 Ruhr-A Bölgesi Marl Şubesi 30 yaşında s. 15 Hollandalı yöneticiler bir araya geldi s. 15 Freiburg İdarecileri buluştu s. 15 Mercek Altında Celil Yalınkılıç ile röportaj s. 16 İrşad Başkanlığı s. 17 Gençlik Hannover de genç idareciler için seminer s. 18 Viyana Üniversitelileri buluştu s. 18 Bosna da eğitime destek s. 19 K. Ruhr da GEK in ikinci oturumu gerçekleşti s. 20 Kuzey Bavyeralı genç idareciler buluştu s. 20 Güney Bavyera da yatılı eğitim programı s. 20 Hasene Suriye de Kurban Kampanyası s. 21 Hasene Günü s. 21 Kültür ve sanat Yazıya Giydirilen Elbise: Tezhip s. 22 Fotoğraflarla Faaliyetler s. 23 Anzeigen İlanlar T F Werbung Reklam T F Distribution Dağıtım T F Design Satz Druck Tasarım Dizgi Baskı 99names communication GmbH Merheimer Str. 229 D Köln T F Auflage Tiraj Erscheint alle zwei Wochen Freitags. İki haftada bir cuma günleri yayınlanır. Im Auftrag der IGMG durch 99names communication GmbH erstellt. IGMG adına, 99names communication GmbH tarafından hazırlanmıştır.

4 04 Gündemden camia 30 Kasım 2012 Hamburg Eyaleti, Müslümanlar ve Aleviler ile Devlet Antlaşması imzaladı Almanya da Hamburg Eyaleti, Müslümanları dinî bir cemaat olarak tanıyan anlaşmayı imzaladı. Eyalet Meclisi nin onaylaması sonrasında anlaşma yürürlüğe girecek. Hamburg Şura Başkanı Dr. Mustafa Yoldaş Hamburg Eyaleti, Müslümanlar ile Alevilerin dinî inançlarını anayasal koruma altına alan bir devlet anlaşması imzaladı. Anlaşma (Eyalet Başbakanı statüsündeki) Büyükşehir Belediye Başkanı Olaf Scholz ile İslamî cemaatleri temsilen, Hamburg Şura, Diyanet İşleri Türk İslam Birliği, İslam Kültür Merkezleri Birliği ve Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu arasında imzalandı. Anlaşma, Eyalet Meclisi nin onayı sonrasında yürürlüğe girecek Hamburg Eyaleti nin Müslümanlar ve Aleviler ile yaptığı bu anlaşma Almanya da Müslümanları muhatap alan, diğer dinî cemaatlerle hukukî olarak eşit statü öngören bir anlaşma olması bakımından da dikkat çekiyor. Ancak anlaşmaya tepkiler de var. Hamburg Hür Demokrat Parti (FDP) ile Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partileri anlaşmaya kısmen karşı çıkıyor. Hâlbuki, anlaşmayı ilk gündeme getiren parti Ole von Beust un Belediye Başkanlığı döneminde Hristiyan Demokratlar olmuştu. Müslüman cenahta ise, anlaşmanın Müslümanlara yeteri kadar hak vermediği eleştirisinin yanı sıra, bu mukavelenin gayr-i İslamî olduğu iddiasında bulunanlar da yer alıyor. Ancak, Hamburg ta yaşayan Müslümanların çok büyük bir bölümü anlaşmayı tarihi bir adım olarak değerlendiriyor. FDP anlaşmayı, çok yüzeysel ve her iki tarafın hak ve görevlerinin tam olarak tanımlanmadığı iddiası ile, CDU da, kesin bir başörtüsü yasağı getirmemesi ve süreci başlatan ve yöneten iradenin Millî Görüş ağırlıklı olduğu iddiasıyla reddediyor. Hamburg Eyaleti, 900 yüzyıllık tarihi olmasına rağmen kiliseler ile ancak 2005 yılında devlet sözleşmesi yapmıştı yılında Kuzey Almanya İslam Toplumu na bağlı Hamburg Merkez Camii ndeki bir iftara katılan ve Başkan Ramazan Uçar ın Hamburg ta ikinci büyük dinî topluluk olan Müslümanların da devlet tarafından resmen muhatap alınması yönündeki isteğine CDU lu Belediye Başkanı Ole von Beust olumlu cevap vermiş ve çalışmalara o zaman başlanmış idi. Musevi cemaati ile de 2007 yılında bir anlaşma imzalanmıştı. Hamburg Şura Başkanı ve Kuzey Almanya İslam Toplumu Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Mustafa Yoldaş tepkilerin olabileceğini ancak, anlaşmanın 11 Eylül olayları faillerinin izinin Hamburg a uzanması sebebiyle 11 Eylül sonrası, o menfur olay sonrası yaşanan tartışmaların gölgesinde gerçekleştirilmiş olmasına da dikkat çekiyor. Mustafa Yoldaş anlaşmayı şöyle değerlendiriyor: Bu antlaşmanın Müslümanlar için ne getirisi olacak? Aslında bu antlaşmanın içerdiği konular, bireysel hak ve hürriyetler açısından zaten Alman Anayasası nda güvence altına alınmıştır. Bu antlaşmanın kıymeti, sembolik değerinden kaynaklanmaktadır. Alman tarihinde ilk defa bir eyalet yönetimi, Müslüman topluluğunu resmen tanımakla, bir dinî cemaat statüsüne kavuşturmuş oluyor. Aynı zamanda mevcut dinî cemaatlerle aynı statü veriyor ve eşit muhatap kabul ediyor. Bu anlaşma, İslam Almanya ya ait değildir! diyenlere de güzel bir cevaptır. Anlaşma, Müslümanları dinî bir cemaat olarak kabul edip dinî hayatı anayasal güvence altına alıyor. Okullarda İslam din dersleri, Aleviler için de Alevilik derslerinin ilgili cemaatler tarafından hazırlanıp verilmesini öngörüyor. Ayrıca, Ramazan ve Kurban Bayramları ile aşûre günü Müslümanlar ve Aleviler için resmî tatil günü sayılıyor. Almanya da yabancı düşmanlığı İslam a odaklanmış durumda Almanya da yabancı düşmanlığı giderek artış gösterirken, daha çok İslam düşmanlığı şeklinde tezahür ediyor. Friedrich Ebert Vakfı tarafından yapılan bir araştırma Müslümanların endişesini artırıyor. Yabancı düşmanlığı Almanya da marjinal kesimlerden orta sınıfa doğru kayıyor. Öyle ki, orta sınıfın yüzde gibi bir oranı İslam düşmanlığı sayılabilecek söylemleri onaylıyor. Bu tesbitler, Friedrich Ebert Vakfı (FEV) tarafından yapılan Orta Sınıfın Değişimi Almanya da Aşırı Sağcı Zihniyetler 2012 (Die Mitte im Umbruch - Rechtsextreme Einstellungen in Deutschland 2012) isimli bir araştırma ile ortaya konuldu. İki yıl önce Friedrich Ebert Vakfı bu yöndeki eğilimleri araştırmış ve Krizdeki Merkez: Almanya da Aşırı Sağ Anlayışlar (Die Mitte in der Krise, Rechtsextreme Einstellungen in Deutschland 2010) adıyla kamuoyuna duyurmuştu. Bu araştırmada da Alman toplumunda İslam düşmanlığına kayan bir yön farklılaşmasının ortaya çıktığı tesbit edilmişti. Bu yöndeki bir başka araştırma ise yine geçen yıl Münster Üniversitesi nden Din Sosyoluğu Prof. Dr. Detlef Pollack ın, Alman toplumunu diğer komşu ülke toplumları ile karşılaştıran bir araştırmasında da tesbit edilmiş, toplumun giderek farklı kültür ve inançlara mensup olan kişilere karşı kısıtlayıcı ve ayrımcı tedbirler alınmasını istediğini ortaya koymuştu. Araştırmayı yöneten Dr. Ralf Melzer ülkedeki aşırı sağ eğilimlerin başarılı bir şekilde önlenmesi için hem okullarda hem de okul dışında sivil toplum inisiyatifinin önemine değiniyor. Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Oliver Decker, Johannes Kiess, Elmar Brähler gibi araştırmacılar, ülkedeki aşırı sağ eğilimin ulus veya ırk üstünlüğüne dayanan ırkçılıktan ziyade Kültüralist bir eğilime dönüştüğü uyarısında bulunuyor. Buna göre; ırk üstünlüğüne dayalı aşırı sağ eğilim, diğer bir kültürün değersizliği kategorisine doğru yönelmiş durumda. Hatta öyle ki, bu tür eğilimler Demokratik partiler de görülebiliyor. Bu kültüralist yaklaşım İslam ı tehdit olarak değerlendiriyor. Kültüralist bir yaklaşıma noktasal bir örnek verilecek olursa, Bir kadının başörtüsü takması, İslami kültür çevresinden gelen insanların gericiliğini, geri kalmışlığını sembolize ediyor. Yabancı düşmanlığı sadece Müslümanları hedef almıyor. Aynı düşmanlık Yahudiler hakkında da geçerli. Burada araştırmanın ortaya koyduğu korkutucu boyut ise, Almanların, Yahudilere olan düşmanlıklarını diğer yabancılara gösterdikleri kadar dışa vurmaktan çekiniyor olmaları. Dolayısıyla, Yahudi düşmanlığı, kamuoyunda bilinenden daha fazla. Friedrich Ebert Vakfı tarafından yapılan son araştırma yabancı, Yahudi ve İslam düşmanlığı eğilimlerinin giderek daha da arttığını gösteriyor. IGMG Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Yeneroğlu ise araştırmanın özellikle siyasî çevreler için bir uyarı niteliği taşıdığı görüşünde. Konuya ilişkin olarak yaptığı açıklamada, araştırmanın, İslam düşmanlığının Müslümanların daha az yaşadığı bölgelerde daha yüksek seviyede olmasını, Şahsî tecrübelere değil Ön yargılara dayandığını gösterdiğini söyleyen Yeneroğlu, bu artışın önlenmesinde devlete önemli görev düştüğünü bildirdi: Devlete düşen en önemli görev, insanları bilinçlendirmek ve sivil toplumun aşırı sağcılığa karşı güçlendirilmesini sağlamaktır. Daha fazla bilgi için: pdf_12/mitte-im-umbruch_www.pdf Mölln faciasının 20. yılında ırkçılık hâlâ tırmanışta 23 Kasım 1992 tarihinde Almanya nın Mölln kentinde meydana gelen faciada, iki aşırı sağcı Alman, Türk ailelerin oturduğu iki evi kundaklamış ve 10 ve 14 yaşlarındaki iki kız çocuğu ve çocukların 51 yaşındaki anneanneleri hayatını kaybetmişti. 20. yıl dönümünde faciayı unutturmamak için Mölln de çeşitli kurum ve kuruluş temsilcilerinin katıldığı bir yürüyüş düzenlenirken, bazı camilerde ise olayın kurbanları için Kur an-ı Kerim okundu. Yapılan açıklamalarda vurgulanan ortak nokta, ırkçılığın Almanya da 20 yıl öncesinde kalmadığı, tam tersine gün geçtikçe artarak daha da vahim bir hâle geldiği oldu. Konuyla ilgili bir basın açıklaması yapan IGMG Genel Sekreteri Oğuz Üçüncü, 20 yıl önce dönemin devlet yetkililerinin böyle bir olayın bir daha tekrarlanmaması için her şeyin yapılacağına dair verdikleri sözü hatırlattı. Üçünçü, ırkçı NSU örgütünün kanlı eylemlerine dikkat çekerek, NSU örgütünün, Almanya nın bir ucundan öbür ucuna kadar hiç dikkat çekmeden böyle bir kanlı izi nasıl bırakabildiği sorusunu hâlâ ve şaşkınlık içerisinde kendimize soruyoruz. 20 yıl önce verilen o söz nerede kaldı? şeklinde konuştu. Daha fazla bilgi için: artikel/2012/11/23/20-jahre-moelln-wir-werden-erinnernimmer-und-immer-wieder.html

5 camia 30 Kasım 2012 Genel Merkezimizden 5 Bizler kardeşler topluluğuyuz çıkacak kardeşler topluluğunu oluşturacağız. Böylece bu çalışmalarımız bizim bir barış elçisi olduğumuzu ortaya koymalıdır. Ancak o zaman başarılı bir cemaat, başarılı bir teşkilat olabiliriz. Hicretten alacağımız en önemli derslerin başında, üzerimize düşen vazifeyi hakkıyla yerine getirdikten sonra Allah a güvenmek Bekir e Bu adam kimdir? dedi. Hz. Ebu Bekir de O, bana yol gösterir, benim rehberimdir diyerek hem doğru sözden vazgeçmemiş hem de Efendimizi ifşa etmemiş oldu. Kısacası, hicretin bize sunduğu temel örneklikler şunlar olmuştur: Beşerî planlamada bütün gücümüzü sarfedip elimizden gelen her şeyi yapacağız. Sebeplere değil, sebep- Dikkat ediniz, güvenle oturulabilecek bir yurt ve size sahip çıkacak kardeşler topluluğu ifadesinin aslında bizleri tanımlaması gerekir. IGMG Hac-Umre ve Seyahat Şirketi organizasyonu ile bu yıl 5410 hacıya hizmet verildiğini dile getiren Ergün, bu yıl ilk defa Estonya dan bir hacı grubu olduğunu bildirdi. Genel Merkez olarak bölgelerde kurulacak olan çeşitli müesseselerin destekleneceğini ve önceliklere göre bir programlama yapılacağını bildiren Ergün, bu konuda önceliklerin her zaman yeniden tespit edileceğini de söyledi. Eğitim programlarına özel bir önem verdiklerini kaydeden Genel Başkan, tüm bölgelerin yılbaşı ve Paskalya tatili gibi tatillerde yatılı eğitim programları düzenlemesi gerektiğine de vurgu yaptı: Eğitim Başkanlığımızın bu yöndeki programı mutlaka her bölgede icra edilecek, çocuklarımız bu programlara katılacaktır. Hicret yolumuzu aydınlatıyor Peygamber Efendimiz(s.a.v.) in hicretinin hatırlandığı ve yeni bir hicri yıla girildiği Genel Başkan Kemal Ergün şu günlerde hicretten önemli dersler alınması gerektiğini belirten Genel Başkan Kemal Ergün hicretin bu anlamda bir göç olarak değerlendirmesinin isabetli olmadığını da söyledi. Ergün, hicretin örnekliğini şöyle anlattı: Hicret, davası için fedakârlık ve gönüldaşların sıkıntıya girdiği görüldüğünde, onların sıkıntılarını gidermek ve onları korumaktır. Önce, Habeşistan hicretleri arkasından da Medine hicreti bu örneklerle doludur. Dikkat ediniz, Habeşistan da Müslümanlar hakim değildir, Medine de de Müslümanlar hakim değildir. Habeşistan da adil bir hükümdar vardır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Medine ye arkadaşlarını gönderirken, Şüphesiz Allah, sizlere güvenle oturacağınız bir yuva ve size sahip çıkacak bir kardeşler topluluğu ihsan eyledi dedi. Dikkat ediniz, güvenle oturulabilecek bir yurt ve size sahip çıkacak kardeşler topluluğu ifadesinin aslında bizleri tanımlaması gerekir. Yani bizler de, birbirimize sahip ve takdiri de O na bırakmak gelir. Efendimiz (s.a.v.) Allah ın koruması altında olmasına, O nun elçisi olmasına rağmen bir insan olarak gerekli tedbirleri aldı. Ondan sonra Allah a tevekkül etti. Bu tevekkül sonrasında Allah da Resûlü ne pek çok güzellik ve başarı ihsan etti. Peygamberimiz hicret esnasında herkese görev verdi ve görevlerini bildirdi. Görevlerini alanlar ise bu görevi en iyi şekilde yerine getirdi. Hz. Ali (r.a.)o nun yerine evinde kaldı, Hz. Ebu Bekir, Sevr de ve yolda ona eşlik etti, Hz. Esma hamile olduğu halde onlara yiyecek getirdi, Hz. Abdurrahman çocuk olmasına rağmen kendilerine Mekke deki gelişmeleri rapor etti. Emin bir kimse olduğunu en zor şartlar altında göstermek, verilen söze uymak ve her zaman doğru, ama hikmetli konuşmak ve işi ehline vermek de hicretten alınacak dersler arasındadır. Abdullah bin Ureykıt bir müşrik olduğu halde kendisine görev verildi. Görev sonunda Peygamberimiz kendisine Müslüman olmayı teklif etti, Süreka nın atının başına gelenleri ve yolda hiç süt vermeyen keçinin süt vermesini gördüğü halde o, bu teklifi kabul etmedi. Yolda birisi Ebu Bekir i tanıdı. Ebu lerin tamamının oluşması için gerekenleri yaptıktan sonra sadece Allah a güveneceğiz. Ve her şeyin Allah ın takdirinde olduğunu bileceğiz. Allah a dua etmesini de bileceğiz. Ona yalvaracağız. Allah tan istemeyi ve onun karşısında acziyetimizi de unutmayacağız. İrademiz dışında olan ne varsa Allah ın kaza ve kaderine inanacağız, bunun için işlerimizin istediğimiz gibi gitmediğini görürsek, olmadı ise gevşemeyeceğiz. Gerçekleşmeyen bu arzularımızın ve işlerimizin de İslam ve Müslümanlar için hayır olacağına inanarak çalışmalarımıza devam edeceğiz. Toplantıda Genel Merkez Birim Başkanları programlarını takdim ederek, yaptıkları hizmetleri değerlendirdi ve eksikliklerin nasıl giderilebileceğini müzakere etti. Gençlik Teşkilatı nın programını, Birim Başkanı ve Üniversiteliler Başkanı takdim ederken Kadınlar Teşkilatı nın programını da, yine Birim Başkanı ve Kadınlar Gençlik Teşkilatı Başkanı takdim etti. Bölge Başkanları Toplantısı nda, Kurumsal İletişim Başkanlığı, Genel Sekreterlik, Eğitim Başkanlığı ve İrşad Başkanlığı nın programlarının yanı sıra Mali İşler Başkanlığı nın programları da sunuldu. Hatice Şahin Bosna da üniversitelilere seminer verdi Kadınlar Teşkilatı Başkanı, Bosna Hersek in başkenti Saraybosna da bulunan Uluslararası Saraybosna Üniversitesi nde (IUS) üniversiteli gençlere seminer verdi de Eğitim ve Öğretimi Geliştirme Vakfı (SEDEF) tarafından kurulan, öğrenim dili İngilizce olan üniversitede talebelerin çoğunluğunu Türkiyeli talebeler oluşturuyor. Seminer Balkanlar Millî Görüş Derneği Genel Sekreteri ve Yurtlar Müdürü Adem Kasa ve öğrenci birliği Rosa Club ın genç kızlar kolu tarafından organize edildi. 80 den fazla öğrencinin katıldığı seminerde Hatice Şahin Avrupalı Müslüman gençliğin sorumlulukları konusunu ele aldı. Okuyan gençlerin, kendine karşı, dinine karşı, ailesine ve topluma karşı olan sorumluluklarını hassas bir şekilde yerine getirmeleri gerektiğini hatırlattı. Gençlerin hedeflerini iyi belirlemelerini ve yüksek tutmalarını, zirveye kilitlenirken gerçekçi olmalarını tavsiye etti. Hatice Şahin, Türkiyeli öğrencilerin Saraybosna da okumalarının bir ayrıcalık olduğunu, bununla birlikte burada okuyan gençlerin Boşnak toplumuna karşı da sorumlukları olduğunu belirterek, bunun ilk adımının ise Boşnak dilini öğrenmekten geçtiğini vurguladı. Özellikle okuyan Müslüman genç kızların, yaşamış oldukları toplumda, kaliteli çalışmalarıyla, bir artı değer teşkil ettiğini belirtti. Hatice Şahin seminerine şu cümlelerle devam etti: Çalışın, kazanın ama sadece kendiniz için değil. Ümmete karşı olan sorumluluğunuzu da yerine getirin. Uzmanlaşın, sahanızda bir numara olun, referans kişi olun. Tâ uzaklardan size gelsinler. Okuyun, kendinizi geliştirin. Hangi mesleği seçerseniz seçin, ama o mesleğin en iyisi olun, mesleğinizde bir numara olun! Ve Rabbimizin (c.c.) razı olup olmayacağına dikkat edin. Sanata karşı merakınızı artırın, duyarlı olun, inceleyin. Çevre kirliliğine karşı çözümler üretin. Kur an ve Sünnete göre çevreciliği araştırın, inceleyin. İnsanlığa faydalı olacak çözümler sunun. Semineri dinleyen öğrenciler, IUS e IGMG Genel Merkez den gelen ilk hatibe olan Hatice Şahin i tebrik ederek, yol gösterici konuşmasından dolayı teşekkür ettiler. IGMG Kadınlar Teşkilatı Başkanı Hatice Şahin

6 camia 30 Kasım Genel Merkezimizden Bosna halkına hizmetimiz sürecek Menšure programı sonunda yeni seçilen Diyanet İşleri Başkanı nı tebrik ederken IGMG nin partner kuruluşu olan Osman Efendi Recoviç Medresesi, aynı zamanda IGMG Ramazan yardımları ve Kurban Kampanyası yardım çalışmalarında merkez olarak kullandığımız bir mekan de savaş başladığı bir dönemde açılan bu medresenin kurulmasında ve geliştirilmesinde IGMG, zaman zaman nakdi yardımlarda da bulunarak kuruluşa destek oldu. Medresede halihazırda eğitim gören 250 talebenin hepsi yatılı olarak, medresenin yurtlarında kalıyor. Toplam talebe sayının yarısını kızların oluşturduğu medrese, halk tarafından ciddi manada sahiplenilmiş durumda. Bosna da medreseler bir bakıma Türkiye deki imam hatip liseleri statüsünde olup, buradan mezun olan talebeler istedikleri fakülteye hiç bir engel ile karşılaşmadan girerek, okuma şansına sahip. Toplamda 6 medresesi olan Bosna Hersek her yıl halkın arasına karışan medrese mezunlarıyla geleceğe daha da umutla bakan bir topluma dönüştü. Medrese ziyaretinin sonunda, medrese yetkililerine ev sahiplikleri dolayısıyla teşekkür eden IGMG Heyeti aynı günün akşamı, Millî Görüş Erkek Öğrenci Yurdu nu ziyaret ederek, öğrencilerle hasbihal etti. Öğrencilerle sohbette, yurtlarda kalan Türkiye ve Balkanlar dan gelen üniversiteli öğrencilerin kaynaşmasından memnuniyet duyulduğu ve Semir Efendiç e tebrik ziyaretinde bulunuldu bunun çalışmalara güç kattığı ifade edilirken, gençlere çeşitli konularda nasihatlerde bulunuldu, öğrencilerin sorunları ve önerileri dinlendi. IGMG Heyeti Bosna daki ikinci gününde temaslarına, Novi Grad Belediye Başkanı na nezaket ziyareti ile devam etti. Yıllardır Sosyalist Parti (SDP) tarafından yönetilen ancak 1,5 ay önce yapılan yerel seçimlerde, Aliya İzzetbegoviç in partisi olan SDA nın yönetimini devraldığı Novi Grad (Yeni Şehir) Belediyesi nde seçimleri kazanarak başkanlık mazbatasını bir gün önce devralan genç Belediye Başkanı Semir Efendiç ile sıcak bir ortamda bir toplantı gerçekleştirildi. Kemal Ergün, Semir Efendiç i seçimlerdeki başarısından dolayı tebrik etti. IGMG nin Bosna da aşevi ve öğrenci yurtları kurmayı planladığını anlatan Kemal Ergün, yapılacak yurtların arazisinin Novi Grad Belediyesi sınırları içinde yer aldığını bu nedenle bu konuda Semir Efendiç in desteğini beklediklerini belirtti. IGMG nin yıllardır Bosna da halkın yanında yer alarak, gerek insani yardımlarda gerekse ülkenin kalkınmasına yönelik çalışmalarda bulunduğunu anlatan Ergün, Efendiç ile bu bağlamda tecrübelerini de paylaşmaya hazır olduklarını kaydetti. Aynı gün görüşmelerin ikinci durağı Türkiye nin bir kurumu olan TIKA Bosna Hersek Koordinatörlüğü oldu. Kurumun Koordinatörü Dr. Zülküf Oruç ile yapılan görüşmede kurumun ve IGMG nin Bosna da yapılan ve yapılması planlanan çalışmaları hakkında görüş alış-verişinde bulunuldu. IGMG Heyeti 2012 başında açılışı yapılan ve Boşnakça, Hırvatça ve Sırpça yayın yapan Anadolu Ajansı Balkanlar Bölge Müdürlüğü nü de ziyaret etti. Bölge Müdürü nden çalışmaları ve yapılan yayınla ilgili bilgi alan heyetin Anadolu Ajansı ndaki görüşmeleri yaklaşık iki saat sürdü. Karşılıklı bilgi alış verişlerinde bulunulduktan sonra Başkan Kemal Ergün, Tarihsel olarak Bosna Müslümanları ile bir yakınlığımız var. IGMG olarak savaş yıllarından bu yana özellikle insani yardım noktasında Bosna ya ciddi katkılarımız oldu. Bu bağlamda burada olan yardım kurumları ve sivil toplum kuruluşlarına da yardımlar yaptık. Bosna Hersek ziyaretinin sebebini açıkladığı bir açıklama yaptı ve bu kayıt aynı gün Anadolu Ajansı tarafından yayınlandı. Bosna nın IGMG yi yakından tanıdığı vurgulanan görüşmede Kemal Ergün şunları kaydetti: Tarihsel olarak Bosna Müslümanları ile bir yakınlığımız var. IGMG olarak savaş yıllarından bu yana özellikle insani yardım noktasında Bosna ya ciddi katkılarımız oldu. Bu bağlamda burada olan yardım kurumları ve sivil toplum kuruluşlarına da yardımlar yaptık. Anadolu Ajansı ziyaretinin ardından Uluslararası Saraybosna Üniversitesi ne geçilerek, Üniversite Rektörü Prof. Dr. Özer Çınar, Rektör Yardımcısı Prof.Dr. İsmail Kocayusufoğlu ve Yrd. Doç. Hasan Korkut ile görüşüldü. Üniversiteye verilen önemi vurgulayan Kemal Ergün önümüzdeki yıllarda üniversitenin uluslararası atmosferine katkıda bulunmak amacıyla, bu üniversiteye farklı ülkelerden öğrenci getirilmesi konusunda birlikte hareket edilebileceğini kaydetti. Kardeş iki kuruluş yetkililerinin yaklaşık iki saat süren görüşmesinde çalışmalarda daha fazla işbirliğine gidilmesi temennisi vurgulandı. Bosna ziyaretinin diğer bir durağı da bir gençlik vakfı olan ve IGMG nin Bosna daki kardeş kuruluşu olan Miladi Müslümanî Vakfı oldu. Bosna nın en köklü vakıflarından olan ve Bosna devletinin kurulmasında büyük katkısı olan Miladi Müslümanî Vakfı Başkanı Edhem Baksıc ile görüşen Kemal Ergün, vakfın çalışmaları hakkında bilgi aldı. Baksıc, uzun yıllardan beri IGMG nin de desteği ile Bosna da eğitim, teşkilatlanma ve Müslüman gencin kimlik oluşumu konusundaki çalışmalara devam edildiğini vurguladı. Vakıf Başkanı Edhem Baksıc ve yönetim kurulu ile yapılan görüşmelerde Kemal Ergün, Miladi Müslümanî Vakfı nın çalışmalarının daha da geliştirilmesi için bir takım tavsiye ve temennilerini ifade etti. 14 Kasım daki diğer bir görüşme ise, yılları arasında Bosna Hersek te cereyan eden savaşın yaşayan şahidi, dava insanı Nimeta Yahiç ile yapıldı. IGMG yetkilileri Bosna da, Yahiç ile buluşarak birlikte Balkanlar Milli Görüş Kız Yurdu na geçti. Kız öğrencilerimiz ile yapılan sohbette son Osmanlı kadı eşi Nimeta Yahiç kız öğrencilere nasihatlerde bulundu. Sohbette öğrencilerin görüş ve önerileri de alındı. IGMG temsilcileri 15 Kasım da 1882 den bu yana devam edegelen Menšure törenine davetli olarak katıldı. Yeni Diyanet İşleri Başkanı nın görevi bir önceki Diyanet İşleri Başkanı nından devralma töreninin 14.sünün gerçekleştiği Menšure programında yeni seçilen Diyanet İşleri Başkanı Huseyin Kavazović görevi Mustafa Cerić ten devraldı. Yeni seçilmiş olan Bosna Diyanet İşleri Başkanı nın dünyaya tanıtılması amacıyla düzenlenen programa farklı ülkelerden üst düzey katılım gerçekleşti. Bosna Hersek te bulunan resmi ve sivil toplum örgütlerinin tamamının davet edildiği programda, Türkiye de Diyanet İşleri Başkanı düzeyinde temsil edildi. Kemal Ergün ve beraberindeki heyet, Bosna Hersek te yapılması planlanan aş evi, kültür evi, yurtlar ve kültür merkezinin inşaa edilmesi için gerekli bina ve arazi görüşmelerinde de bulundu ve 16 Kasım tarihinde Saraybosna dan ayrıldı. Kemal Ergün ile Bosna Hersek Cumhurbaşkanı

7 camia 30 Kasım 2012 Genel Merkezimizden 07 Adaletsizliklere ve haksızlıklara karşı çıktığımızı ortaya koyuyoruz IGMG Bölge Sosyal Hizmetler Başkanları Kerpen de toplanarak ramazan ayı ve sonrasında yapılan hizmetleri değerlendirdi. IGMG Sosyal Hizmetler Başkanlığı Bölge Sosyal Hizmetler Sorumluları Toplantısı Kerpen de yapıldı. Ramazan ayı ve sonrasında yapılan Sosyal Hizmetler Birimi faaliyetlerinin görüşüldüğü toplantıya Genel Başkan Kemal Ergün de katılarak bir konuşma yaptı. Genel Merkez üyeliği sıradan bir üyelik değil, bu camiaya mensup olmayı gösteren bir aidiyet ve mensubiyet bilincinin sembolüdür diyen Ergün, teşkilatın sosyal hizmetler çalışmalarını hem bir ibadet etme hem de Ümmet olma şuuru ile gerçekleştirdiğine işaret etti. Ergün Yaptığımız yardımların, mazlum, mağdur ve ihtiyaç sahibi insanların dertlerini gideremediğini çok iyi biliyoruz dediği konuşmasında, Müslümanlar olarak bir ümmet olma ve insanlığın da kardeşliği ilkesinden hareketle, Müslüman olsun gayri Müslim olsun o insanlara gönlümüzle gidiyoruz. Onların yanında olduğumuzu, dertleri ile dertlenmek istediğimizi gösteriyoruz. Adaletsizliklere, haksızlıklara karşı çıktığımızı ortaya koyuyoruz şekline konuştu. Genel Başkan Yardımcısı Hakkı Çiftçi de toplantıda bir değerlendirme yaptı. Çiftçi, Bu teşkilat Allah ın bizlere bir lütfu ve ikramıdır. Ve bütün yaptıklarımız da bu teşkilat mensuplarının desteği ile olmaktadır dediği konuşmasında, özellikle teşkilatta görev yapmış olan teşkilat mensuplarının, eleştiri ve tekliflerine önem verdiklerini, yardım çalışmalarının yanı sıra, zekât, fitre ve hac gibi ibadetlerin yerine getirilmesine yardımcı olduklarını söyledi. IGMG Sosyal Hizmetler Başkanı Ali Bozkurt ise ramazan ayında ve sonrasında gerçekleştirilen hizmetlerin bir değerlendirmesinde bulundu. Bu hizmetlerin yerine getirilme sürecindeki olumlu ve olumsuz yönleri değerlendirdi. Bölgelerden katılan sosyal hizmetler başkanları da, bölge ve cemiyetlerdeki süreçler ile ilgili değerlendirmelerde bulunarak, bu hizmetlerin daha etkin bir şekilde artarak devam edebilmesi için çeşitli önerilerini sundu. Hakkı Çiftçi En acılı gününüzde 7 gün 24 saat yanınizdayız İslam Toplumu Millî Görüş Cenaze Fonu Boschstr D Kerpen Tel: (Santral) Faks: Mail:

8 08 Aile camia 30 Kasım 2012 Bedensel ve zihinsel engel neyin engeli? Rahime Söylemez Çocuk bekleyen aileler doğal olarak sağlıklı bir çocuk ümit ederler. Engelli bir çocuklarının olma ihtimalini dahi maalesef düşünmezler. Dolayısıyla aileler doğum öncesi, sonrası veyahut da çocukluğun herhangi bir döneminde çocuklarının engelli olacağını duyduklarında büyük üzüntü yaşarlar. Bu yeni durum, onlar için hiç de kolay olmaz. Bir duygu karmaşası içerisine girer, bunu, şaşkınlık, öfke, bunalımlar, üzüntü takip eder. Böylesi zor zamanlarda, ailenin tüm fertleri birbirine daha çok destek vermelidir. En önemlisi de eşlerin birbirlerine destek olmasıdır. Birbirlerine destek olan eşler kabul sürecini ancak karşılıklı anlayış ve dayanışma ile kolaylıkla atlatabilirler. Dolayısıyla aile bireyleri çocuğun bazı alanlarda engel teşkil eden durumunu kabul etmelidirler ki, ileride engeli olan çocuk kendisi ve engeliyle barışık bir hayat yaşayabilsin. Engel derken tam olarak neyi kastettiğimiz de önem arz ediyor. Birçok engel durumu vardır. Örneğin ortopedik engelli, işitme engelli, görme engelli, zihinsel engelli, felçli çocuk vs. Engelli çocuğu olan ailerin maalesef düştükleri birçok hatalar var. Bu hatalardan birisi ve diğer çocuklar açısından en önemlisi ise, ebeveynlerin engelli çocuklar ile aşırı ilgilenmek suretiyle, engelli ve engeli bulunmayan çocukları arasında adaletsiz davranmalarıdır. Aileler engelli çocuğa çok fazla ilgi gösterdiklerinden dolayı, engeli bulunmayan çocuğu veya çocukları ihmal edebilmektedir. Engelli çocuğun sadece alanları sınırlıdır ve bu sebeple daha çok ilgi ve bakım gerekebilir. Tabii ki, diğer evlatlara karşı adaletli olma ve onları ihmal etmeme şartı ile... Bir çok aile bir taraftan yapıcı olayım derken diğer yandan da yıkıcı duruma düştüğünü fark edemiyor. Hatta bazen daha da ileri gidip engelli çocuğun bakımı ve ihtiyaçlarının karşılanması için diğer çocuklarını sorumlu tutabiliyorlar. Elbette ki, engeli olmayan çocuklara da sorumluluk vermek önemli olmakla birlikte her iki tarafın psikolojisini de dikkate almak gerekir. Eğer, engelli çocuk, kendisini değersiz ve hiçbir işe yaramayan biri olarak hisseder, engeli bulunmayan çocuk ise kendine büyük haksızlık yapıldığını ve anne babasının onu sevmediğini, bilakis onu bebek bakıcısı olarak gördüğünü düşünürse problemler başlar. Bu sebeple anne-babalar, diğer çocuklarına da mutlaka zaman ayırmalı ve gereksinimlerini dikkate almalıdır. Yapılan hatalardan bir diğeri ise, ailenin engelli çocuktan utanması ve onun sosyalleşmesi yerine pasifleşmesine gayret göstermesidir. Aileler, engelli çocuklarını dışarıya karşı izole etmemeli, çocuğun çevre ile iletişim kurmasına ve kendisini geliştirmesine imkân ve ortam sağlamalıdır. Yapılan hatalardan bir diğeri ise, ailenin engelli çocuktan utanması ve onun sosyalleşmesi yerine pasifleşmesine gayret göstermesidir. Aileler, engelli çocuklarını dışarıya karşı izole etmemeli, çocuğun çevre ile iletişim kurmasına ve kendisini geliştirmesine imkân ve ortam sağlamalıdır. Ortopedik engelli çocuğu olan ailelere öneriler Aile, çocuğun bedensel gelişimini sağlayacak ortamı sunmalı ve her alanda ona destek olmalıdır. Aksi takdirde, çocuk anlaşılmadığını zanneder. Destek olurken dikkat edilecek husus; anne-babaların çocuklarına vereceği bu desteği orantılı bir şekilde sunmaları hususudur. Aileler, çocuk, leb demeden leblebiyi vermemelidir. Bedensel yetersizliğinden kaynaklanan durumundan dolayı çocuğu çevreden dışlamamak gerekir. Zira, engelli çocuğun da çevresiyle, akranları gibi ilişki kurmaya ihtiyacı vardır. Bu ilişkinin kurulabilmesi için ona yardımcı olunmalıdır. Aileler, Sen yapamazsın, düşersin deyip onun isteklerini yabana atmamalılardır. Örneğin yapabileceği herhangi bir iş ona yaptırabilirler. Çocuğun davranışlarında küçük bir gelişim dahi olsa bunu ciddiye almalı ve çocuğu bu konuda motive etmelidir. Bu ilgi ve değer verme engelli çocuğa güven verir ve cesaretli bir birey olarak yetişmesine yardımcı olur. İşitme engelli çocuğu olan ailelere öneriler Anne-babalar işitme engelli çocukların kendi aralarında dahi fark olabileceğini unutmamalı. Örneğin işitme kaybının derecesi, işitme kaybının başlangıç yaşı ve varsa kullandığı işitme cihazı ve cihazı kullanma yaşı, okula gitme yaşı vs. İşitme kaybı olan çocukların çevreleri de çok önemlidir ve aile, çocuğun bireysel özellikleri ile dış faktörleri de dikkate almalıdır. Çocuğun konuşma becerisinin gelişmesi için eğitim programı düzenli bir şekilde uygulanmalıdır. Eğitimin yalnızca evde veyahut da okulda olduğu düşünülmemeli. Aile bu konuda çocuğun dikkatini birçok yere çekebilir. Örneğin, çocuk arkadaşlarıyla beraber hayvanat bahçesine gidip oradaki hayvanların nasıl ses çıkardıklarını eğlenceli bir şekilde öğrenebilir. Çocuğun konuşabilmesi için ilk etapta işitme kaybının erkenden fark edilmesi ve ona göre çocuğa uygun bir cihaz seçilmesi gerekir. Çocuğun işitme engeli aileler tarafından ne kadar erken fark edilirse, gerek tıbbî teşhis ve tedavisi gerekse, dil eğitimi o kadar verimli olur. Çocuğun engeli tespit edildikten sonra, işitsel becerilerine ve dil gelişimine uygun ortam sağlanmalıdır. Unutmamalıdır ki, işitme engelli çocuklar verilen iyi bir eğitimle konuşma becerisini kazanabilirler. Görme engelli çocuğu olan ailelere öneriler Görmeyen çocuk, gören çocuk kadar sağlıklıdır ve onlar da, gören çocuklar gibi bazı davranış farklılıkları gösterebilirler. Dolayısıyla aile bu durumu çocuğun görmemesine bağlamamalı ve telaşa kapılmamalıdır. Önce, çocuğun gelişim özellikleri ve basamakları ciddi bir şekilde öğrenilmeli. Karşılaşılan herhangi bir sorunda/ güçlükte çocuğun görme engelli olduğu bahanesi üretilmemelidir. Her sorunda bunun arkasına da sığınılmamalıdır. Görme engelli çocuğa, dokunma duygusu etkin bir şekilde öğretilmelidir. Engelli doğmuş olan bebeklere çocuk oyunları, elleri ve ayaklarını kullanarak öğretilmelidir. Böylelikle çocuk kendi vücudunu daha iyi tanır, el ve diğer uzuvlarını da kullanma becerisini geliştirir. Dokunma duygusunu geliştirmek için çocuğa küçük yaştan itibaren çeşitli kumaşlardan yapılmış kıyafetler giydirilmelidir. Çocuk sadece penye giysiler ile sınırlandırılmamalıdır. Dokunma duygusunu daha iyi geliştirebilmek için, farklı cisimlerle doldurulmuş (fasulye, pirinç, nohut vs.) yastıklar verilmeli veyahut da evde bulunan eşyaları vererek, dokunarak eşyanın ne olduğunu bulmasına yardımcı olunmalıdır. Bu, bir oyun şeklinde yapılabilir. Çocuğun, evin içerisinde daha rahat hareket edebilmesi için batıcı ve yaralayıcı olan nesneler toplanmalı, bu şekilde çocuk güvende olduğunu hissetmelidir. Çocuk, oyun parklarına da götürülmeli ve kendi başına kaymasına, sallanmasına izin verilmelidir. Bunlar çocuğun bağımsız hareket etmesine yardımcı olacaktır. Çocuğa bir şeyi öğretirken mutlaka aşamalı bir şekilde öğretmelilmesi gerekir. Gören çocuklar nesneleri bir bakışta görür ve gördüklerini algılarlar. Görme engelli çocuk ise önce eline alır, dokunur ve parça parça algılar. Sonradan bütün parçaları birleştirir. Evi ve algılamayı, dokunmayı çekici kılabilmek için evdeki eşyaların yerleri değiştirilebilir. Böylelikle çocuk yeni bir dünya keşfetmiş olacaktır. (Bu bağlamda görmenin farklı bir teknikle öğretildiği Mit den Ohren sehen (Kulaklarınızla görün) belgeselini izlemenizi tavsiye ederiz. ) Çocuğunuzun durumunu kabul edin ve sorunlar ile yüzleşin. Bunu ne kadar çok ertelerseniz, o kadar çok enerji kaybına yol açacaktır. Kaçtığınız veya ertelediğiniz sürece hem siz hem de çocuğunuz daha çok üzülecektir. Çocuğunuzu gözlemleyin. Erken teşhis ve rehabilitasyon için bu önem arz eder. Çocuğunuzun engeli ile alakalı bilgi sahibi olun ve çevrenizi de bilgilendirin. Kafanızda bir soru işareti kalmasın. Bu alandaki terminolojiyi ve tedavi imkânlarını araştırın. Çocuğunuzla birlikte geçirdiğiniz zaman sizi kendiniz için vakit ayırmaktan alıkoymasın. Kendinize günün yorgunluğunu atabileceğiniz küçük anlar ayırın. Altın öğütler Zihinsel engelli çocuğu olan ailelere öneriler Eğer çocuğunuz zihinsel engelli ise anne-baba olarak size pekçok iş düşmektedir. Çocukta öğrenme problemi var ise haliyle konuşma ve konuşanı anlama problemi de olabilir. Bu sebeple, çocuğun dil gelişimi desteklemeli. Örneğin iyi bir dinleyici olmakla işe başlanabilir. Çocuğu dinlemek, onun açısından fark edilmek demektir. Bu da çocuğu konuşmaya teşvik edecektir. Yapılan herhangi bir iş hakkında konuşulmalı ve basit talimatlar vererek çocuğun neyi yapması gerektiği öğretilmeli. Burada dikkat edilmesi gereken husus, çocuğun yapması istenilen işin çocuk tarafından anlaşılıp anlaşılmadığının tesbit edilmesidir. Çocuklar, bazen istenileni yapmayabilirler. Bunun sebebi ise istenilen o şeyi anlamamış olmalarıdır. Çocuğun bildiği kelimeler ile öğretilmek istenen kelimeler harmanlanarak net bir şekilde kullanılmalı, gerekirse tekrarlanmalıdır. Yanlış telaffuz ettiklerinde kırıcı olmadan düzeltilmelidir. Buna ek olarak, kaba hareket ve ince hareket becerilerinin gelişimi desteklenmelidir. Bir uzmandan örneğin ergo ve fizyo terapistlerden yardım alınabilir. Ayrıca, görme ve işitme becerileri de desteklenmelidir. Örneğin, şekil tahtasına göre şekilleri yerleştirme oyunu oynanabilir. Eşyaları renklerine ve büyüklüklerine göre ayırma deneyleri yapılabilir. Aynı şekilde, ses ayırımı, sesler arasındaki farkı tanıyabilmeleri için değişik hayvan sesleri kullanılabilir. Hangi seslerin aynı, hangilerinin farklı olduğu sorulabilir. İletişim becerilerini geliştirebilmek için evcilik oyunları, taklit oyunları, cümle tamamlama oyunları oynanabilinir. Örneğin, Yemeğimi... yerim! Suyumu... içerim! gibi. Duygularınızı saklamayın. Sizi rahatsız eden konuları diğer aile bireyleri ile paylaşın. Tüm sorumluluğu üzerinize almayın. Aile içerisinde paylaştırın. Duygularınızın dilini öğrenin. Öfkeli ve kızgın anınızda ne yapmanız gerektiğini ve bunları nasıl kontrol edebileceğinizi öğrenin. Çocuğunuza ve kendinize acımaktan vazgeçin. Hayata olumlu bakmayı ve küçücük gelişmeler dahi olsa mutlu olmayı bilin. Sizin durumunuzda olan birçok aile var. Yalnız olmadığınızı bilin! Neden ve niçinleri bırakıp hayatın size sunduğu nimetlerin farkına varıp halinize şükretmelisiniz. Diğer çocuklarınıza, eşinize, sevdiklerinize ve hobilerinize de zaman ayırmayı unutmayın.

9 camia 30 Kasım 2012 Aile 09 Giriş işe ve daha iyisini yap Tam İstihdamlı Tasarımcı/ Dijital Tasarım ve Matbaa (E/K) İş tecrübesi, tasarım, tipografi Hicretin gizli kahramanı kim? IGMG Çocuk Kulübü nün aylık olarak yayınlanan Gökkuşağı dergisinin yeni sayısı çıktı. Gökkuşağı nda bu ay hicretin gizli kahramanı tanıtılıyor. Örümcek ağındaki mühendislik harikaları öğretiliyor. Paylaşmanın önemi çizgi romanla minik üyelere anlatılıyor. Fıkralarıyla meşhur Nasreddin Hoca, Beni tanıyor musun? sayfasında tanıtılıyor. Gezgin Gül abla tişört baskısını anlatıyor ve farklı deney ve bilmecelerle çocuklara dinî ve kültürel eğitim cazip hale getiriliyor. Gökkuşağı bu ay ilk kez Almanca ve Fransızca hikayelerle yerel dilde de üyeleriyle buluşuyor. Kreatif ajanslarda çalıştın ve iş tecrübesine sahipsin, konsepsiyonel bir yaklaşımla düşünüyor ve bir girişimcinin bakış açısıyla çalışıyorsun. Klasik ve interaktif yayımcılık alanında sıra dışı fikirler geliştirebiliyorsun. Ayrıca ekip ve müşterilerimizle rahatlıkla iletişim kurabilmeni sağlayacak derecede Türkçe diline hakimsin. Yapılacak İşler: -Her türlü yayın ürünlerinin tasarım işlemleri -İlanların tasarımı -Görüntü işleme ve retüş -Üretimin zaman planlanması, yönetilmesi ve çıkarılan dergilerin kalite kontrolü açısından sorumluluk. Gerekli Şartlar: -Medya ve iletişim/medya tasarımı alanında üniversite mezunu olmak veya bu alanda meslek eğitimi yapmış olmak -Adobe Creative Suite yazılımını kullanabilmek -Kreatif olmak, kendi başına çalışabilmek, itinalı çalışma tarzına sahip olmak ve acil durumlarda da bu çalışma tarzını sürdürebilmek Azimli ve profesyonel bir çalışma ekibi modern çalışma ortamı ve donanıma sahip olan cazip bir işyerinde senin desteğini bekliyor. Başvuru belgelerini tahayyül ettiğin maaş bedelini belirtmek kaydı ile personel şubemize posta yoluyla veya aşağıdaki e-posta adresine elekronik posta aracılığı ile ulaştırmanı rica ediyoruz. Üyelik için irtibat: IGMG Çocuk Kulubü Boschstr D Kerpen Tel.: 0049 (0) Fax: 0049 (0)

10 10 Camilerimiz camia 30 Kasım 2012 IGMG nin kuruluşuna öncülük eden camii: Braunschweig Hicret Camii 13 üniversite öğrencisi bugün Batı Avrupa ülkelerindeki en önemli İslamî cemaat olan İslam Toplumu Millî Görüş ün temellerini Braunschweig da, üniversitede atarlar. Üniversite odaları yetmeyince de şehirde bir cami açarlar. Fakat, diğer şehirlerde de camiler açmak için geceli gündüzlü çalışırlar. Braunschweig Hicret Camii aslında onların hikayesidir. Sinan Filizer Hamza Ocaktan İlhan Bilgü 13 üniversite öğrencisinin daha yeni yeni oluşmaya başlayan İslam toplumunu hiç olmazsa namazlarda bir araya getirme gayretleri sonucunda kurulur Braunschweig Hicret Camii. Bu cami aynı zamanda İslam Toplumu Millî Görüş ün de Avrupa daki temellerinin atıldığı yerdir. 13 genç önce, çeşitli fabrikalarda çalışan ve o fabrikaların yurtlarında kalan işçileri mizi ziyaret ederler, onlarla din ve dindarlık üzerine sohbet ederler. Öyle ki, namaz kılmak için üniversitede bir oda ayarlarlar ve bu odada gönül sohbetleri de yaparlar. Hepsi gençtir ama, Müslüman olma sorumluluklarının da bilinciyle çevredeki Müslümanları bir araya getirme gayretine girerler. Belki isimlerini bile hatırlamaz şimdi pek çoğumuz. Kimlerdi bu gençler diye. Şimdi kendilerini görsek, onları tanımayız bile. Ama onlar bizim, tarihimizin temelleri ve öncülerimiz. Onların gayretleridir ki, bugün bizleri bulunduğumuz konuma getirmiştir. Dr. Mehmet Şener Yücetürk, Dr. Yusuf Zeynel Abidin, Dr. Fazıl Uveyce, Dr. Rüştü Banaz, Ahmet Ürkmez ve Mehmet Kozalı... Öğrencidirler, fakat dertleri Müslümanların da bir caminin olması ve bir cemaat olarak yerleşmelerini temin etmektir. Bu öğrencilerin çağrısı öylesine yankı bulur ki, üniversite neredeyse artık o bölgedeki Müslümanların gözünde bir İslam Merkezi dir. Bu genç üniversitelilere işçiler den de katılım olur: Münir Sayar, Selman Özçalışkan, Ahmet Çiftçi, Ali Toklu, Ali Yüksel,Tuncer Bedük, Yusuf Şahin, Nail Er, Hayati Yılmaz bunlar arasında yer alır. Üniversitenin mescidi dünyanın dört bir yanından gelen Müslüman öğrencilerin kurduğu küçük bir odadır. Klubhaus olarak bilinen mescidin üst katında biraz daha geniş bir salon vardır. Bu salon artık bölgedeki Müslümanların toplanma, buluşma yeridir. Sohbetler, programlar, derken öğrenci olmayan Müslümanlar da üniversiteye gelince cuma namazları öylesine kalabalıklaşır ki, idare ile problemler yaşanmaya başlanır. Probleme yeni bir çözüm bulmak için bir araya gelinir ve Türk Birliği adı altında bir dernek kurulur. Tarih: 2 Ekim 1969 u gösterir daha. Bu derneğin başkanlığına da Rüştü Banaz seçilir. Artık yeni bir hedef vardır ve mutlaka bir cami kurulacaktır. Onun için de her tarafa haber salınır cami yeri için. Fakat, çalışmalar durmaz. Neredeyse her akşam bir fabrika yurdunda cemaatle namaz kılınır, sohbetler başlar. Günlük ilmihal bilgilerinin yanı sıra Yaratılış gayemiz ve sorumluluklarımız başlıkları ile devam eden sohbetler, İçinizden bir ümmet çıksın, iyilikle emretsin emri mucibince devam ederken İslam ın en önemli ibadetlerinden biri olan hac için bir sefer düzenleme kararı alınır. Dr. Mehmet Şener Yücetürk bütün maddî imkanlarını seferber ederek, çoğunluğu üniversite öğrencilerinden oluşan ve Ali Toklu nun da aralarında bulunduğu işçilerden oluşan kafile yola çıkar. Kabe de Alemlerin Rabbi olan Allah a Avrupa da İslam ın yerleşmesi için dua edilir. Hac yolculuğu bu gençlerin dinamizmini ve azmini daha da artırır. Ve hac dönüşünde Hasan Damar da teşkilata dahil olur yılı Mayıs ayına gelindiğinde ise Heidberg te bir binanın altı cami olarak 750 DM karşılığı kiralanır. Caminin açılışını mer- Eğitim merkezinin ilk mezunları ilahi okuyor hum Dr. Yusuf Zeynel Abidin bey yapar. Yeni açılan bu camide teşkilat yapısında bazı değişikliklere gidilir. Yeni yapılanmada cemiyet başkanlığına Selman Özçalışkan, teşkilatlanmaya Hasan Damar ve muhasebeyede Ahmet Çiftçi getirilir. Braunschweig da bir cami açılması yeterli değildir. Müslüman İşçi lerin ve Müslüman öğrencilerin bulunduğu diğer yerlerde camilerin açılması gerekmektedir. Bunun için Müslümanların yoğunlaştığı Münih, Köln, Frankfurt, Berlin gibi kentlere programlar düzenlenir, oralarda da camilerin açılması organize edilir ve tecrübeleri aktarılır. İşte bu gayretli çalışmalar neticesinde Müslümanlar camilerine kavuşacaklardır yılında yapılan kongre ile cemiyet idaresinde değişikliğe gidilir. Cemiyet başkanlığına Necati Kopaç gelir ve idare heyetinde İsmet Üçgül, merhum İsmet Yüksel, Halil İpekçi, Ali Toklu, Merhum Nail Er ve Ahmet Çiftçi yer alır. Bu heyet 3 yıl boyunca idareyi yürütür. Eğitim, teşkilatlanma, gençlik ve kadın kolları bu dönemde aktif bir çalışmaya girer. Faruk Er, Mehmet Ali Çavaş, Ali Bayram Kaya, Ali Ayaz, Sezai Arıcı ve onlarca genç bu devirde hem yetişir hem de aktif görevler yapar. Kuruluşun 10. Yılında Rebenring 2, adresine taşınılır. Cemaat çoğalır ve gençlik çalışmaları yoğunlaşır. Hilal Gençlik adıyla spor kulübü kurulur ve gençler bu çalışma altında birleşir. 20. kuruluş yıl dönümünde Halil Arıcı başkanlığında yeni bir idare seçilir. Hamza Ocakdan, Nihat Güner, Ali Toklu, İsmet Üçgül, Sezai Arıcı, Abbas Karahan, Hamdi Mavitaş, Kısmet Toklu ve Adnan Güner den oluşan idare heyeti hâlâ takdir ve minnetle anılan hizmetlere imza atar. Bir yıl sonra ise İsmet Üçgül başkanlığında yeni bir idare heyeti oluşturulur. Mükremin Akali, Nevzat Gölcü, Adnan Güner, Ramazan Demir, Tahsin Barut ve Mehmet Özkaya da bu yeni idareye katılır. Bu dönemde en az iki ayda bir Bürgerpark ya da üniversitede seminerler ve konferanslar serisi başlatılır. Mehmet Özkaya nın Gençlik Başkanlığı döneminde Vahdet Spor kurulur. Bu dönemde cemaatten her yıl en az kişi hacca gider ve çeşitli ülkelerdeki mazlum ve mağdurlar için yardım kampanyalarına yoğun bir katılım olur. Bayramları bayram olarak yaşayabilmek için bayram ve çocuk şenlikleri bu dönemde başlar. Başkan İsmet Üçgül, içinde cami ve eğitim merkezlerinin de olacağı bir külliye kurmaya karar verdiğinde cemaat bu kararı coşkuyla karşılar ve bu amaçla kullanılmak üzere bir tasarruf hesabı açılır. Bu karar, 1999 yılında Eğitim Merkezi nin alınmasını sağlar. Bu dönem gençlik ve kadınlar teşkilatının da özellikle hizmetleri ile takdir topladığı dönemin başlangıcı olur. Mehmet Özkaya ve Saadet Üçgül hanımefendi pek çok örnek çalışması ile Braunswcheig Müslümanlarının her zaman takdirle anacağı hizmetlere imza atar. Her iki başkan da yeni hizmetlere ufuk açarlarken, yeni idarecilerini de yetiştirir. Cemiyetten ayrı bir binada Gençlik Lokali açılır yılında İsmet Üçgül görevini yeni idareye bırakmak ister. Her ne kadar cemaat bu isteği kabullenmese de, yeni başkan Ham-

11 camia 30 Kasım 2012 Camilerimiz 11 za Ocakdan ın idaresine tecrübesi ile katkı yapma sözüyle görevi devreder. Gerek Üçgül ve gerekse bir önceki başkan Arıcı, halen manevî başkan olarak tanınırlar, hizmetlere katkılarından vazgeçmezler. Hamza Ocakdan ın başkanlığa gelmesi ile hemen bir eğitim komisyonu kurulur ve 40 günlük bir çalışma sonrasında Eğitim Müfredatı hazırlanır. 21 Aralık 1997 Pazar günü Eğitim Merkezi nin ilk ders programı, Muhittin Aykaç hoca yönetiminde başlar. Gençlik Lokali ve camide yaş gruplarında 41 öğrenci ile başlayan eğitim, kısa zamanda Osman İslamoğlu hocanın da katılımıyla Osmanlı usulü Kur an eğitimini de kapsar. Sınıf usulü ile yapılan bu ilk eğitim programı 6 ay sürer. Bu ilk program da Abdülkerim Algül, Halil Arıcı, Sezai Arıcı, Mustafa Arıcı, Mustafa Başar ve Elif Ocakdan da fahrî görevler yapar. 27 Haziran 1999 tarihi cemiyetimiz için tarihi bir gün olur. Zira, hem 30. yılımızı kutlayacak, hem de Eğitim Merkezimizin programı yapılacaktır. Ama en önemlisi, bu hayırlı hizmetlerin temellerini atan büyüklerimiz de aramızda olacaktır. Dr. Mehmet Şener Yücetürk, Rüştü Banaz, Hasan Damar, Münir Camide her yıl düzenlenen İslam Haftası nın geçen yılki açılışı. Sayar ve pek çok büyüğümüz eserlerinin meyvesini görmek üzere bu programımıza teşrif edeceklerdir. Onlar bizlere hayır duada bulunacak biz de onlara. Onlar bizleri bağrına basacak, bizler de onları yılı sonuna gelindiğinde, eğitim hizmetlerinin artık daha büyük bir yer gerektirmesi sonucunda nihayet 5 metre kare alan içerisinde 1800 metre kare kapalı alanı olan yeni bina satın alınır. Yeni yerimiz, cemaatimizin de büyük bir heyecanla katıldığı tamirat ve düzenleme çalışmaları sonrasında dershaneleri, cami, Gençlik Merkezi, çay ocağı, Dönerci ve marketiyle hizmete girer. Daha sonra büyük salon ve Kadınlar Teşkilatı nın hizmetine verilen bölüm hizmete girer. Bu yeni merkezimizde 10 yıl içerisinde pek çok sosyal ve kültürel proğramlar yapılır. Özellikle ilk yıllarda İbrahim Hocalar ve Abdurrahman Saral ın ve son yıllarda da Bilal Karaca hocamızın başkanlığındaki tanıtma komisyonumuzca 12 yıldır yapılan İslam Haftası programları düzenlenir. Bu vesile ile pek çok yazar, ilim adamı, sanatçı proğramlarımıza katılır, konuğumuz olur. Afet Ilgaz, Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma, Vehbi Vakkasoğlu, Doç. Dr. Mustafa Karakaş, Prof. Dr. Bünyamin Duran, Doç. Dr. Halit Ertuğrul, Sebahattin Uçar, Prof. Dr. Osman Öztürk, Senai Demirci, Sibel Eraslan, Mahmut Toptaş, Prof. Dr. Ahmet Maranki, Cemil Tokpınar, Geylani Akan, Hüseyin Goncagül, Eşref Ziya Terzi, Mustafa Cihat, Bekir Develi, Süleyman Erkişi bunlar arasında yer alan isimler olur. Eğitim Merkezimiz üst düzey ziyaretlere de sahne olur. Braunschweig Büyükşehir Belediye Başkanı sayın Dr. Gert Hoffmann iki defa ziyaretimize gelir ve yapılan faaliyetlerden duyduğu memnuniyeti dile getirir. Alman komşularımız, öğretmenler ve öğrencilerin de ziyaretleri devam eder. Türkiye den de ziyaretçilerimiz olur. Diyanet İşleri Eski Başkanlarından Lütfü Doğan, Başbakan Yrd. Bülent Arınç, Adalet Eski Bakanı Şevket Kazan, Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, Hannover Başkonsolosu Tunca Özçuhadar ve Prof. Dr. Arif Ersoy bu isimlerden bazılarıdır. Bugün Almanya ve Avrupa da Müslümanlara pek çok alanda örneklik etmiş olan Braunschweig cemiyetimizin hizmetlerine katılan çok sayıda ismi sıralamamız mümkün değil. O kadar takdirle anacağımız, büyüklerimiz, gençlerimiz ve hanımlar var ki. Ve her şeyden önce bu hizmetlerde bizleri destekleyen fedakâr ve vefakâr cemaatimiz. Ahirete İlk kurucularımız intikal edenlerimize Allah dan rahmet diliyoruz. Bunlar arasında özellikle daha ilk yıllarda Dr. Yusuf Zeynel Abidin, Dr. Fazıl Uveyce, Dr. Mehmet Şener Yücetürk ile Hasan Damar ve Rüştü Banaz a Orada Müslümanları sahipsiz bırakmayın vasiyetinde bulunan hocamız Prof. Dr. Necmettin Erbakan ı anmamız gerekecektir. Allah rahmet eylesin! Hamza Ocakdan idaresi (1999) Üniversite Mescidi

12 camia 30 Kasım Hayatın İçinden Kardeşliğimizdir bizi biz yapan Rabbimizin yarattıklarına bahşettiği nimetleri sayılamayacak kadar çoktur. O, Şüphesiz müminler birbirleri ile kardeştirler (Hucurât Sûresi, 49:10) buyurarak, bizleri Kardeşlik ile de nimetlendirdi. Böylelikle husumetin yerini uhuvvet aldı, ülfet nefretin, gıpta çekememezliğin önüne geçti. Öyle muazzam bir nimet ki bu; ibadetlerimiz kardeşçe bir hayata çağrı yapıyor, cemaat olmayı zorunlu kılıyor, cemaatle yapılan ibadetlerin sevabı misli misline veriliyor. Kardeşliğimiz ibadetlerimizle oluşuyor ve olgunlaşıyor, Kulluk ve Kardeşlik iç içe geçiyor, kardeşliği bir ibadet bilinci ile yaşanır kılıyor. Müslüman ın amelleri kardeşliği öngörüyor. İslam ın hangi şartı, emri ele alınırsa alınsın kardeşlik boyutu, kardeşlik teması karşımıza çıkıyor. Bazen Oruçluya iftar ettirme, bazen Kurbanları yoksulla paylaşma bazen Maddi varlığın şükrünü eda etme bazen Tavaf etme şeklinde çıkıyor karşımıza kardeşlik. Bu ibadetler ise bir bakıma, müminlerin kardeşliğini canlı ve dinamik kılmanın hikmeti olarak farz kılınıyor. Allah Resûlü (s.a.v.) bir hadis-i şerifte şöyle buyuruyor: Bir müminin diğer mümin kardeşlerine karşı ilgisi, birbirini bağlayıp destekleyen bir binanın taşları gibidir. (Buhârî) İşte tıpkı bir binayı oluşturan tuğlalar gibi, kardeşlik bilinci, ortak değerlerde buluşup, ortak hedeflere doğru kararlı bir şekilde yürüyüştür. Bu bilinç, kardeşlik ortak paydasında hayatı yeniden şekillendirmektir. Kardeşlik bilinci; iman ve inanç bağının; kan, dil, ırk ve toprak bağlarının önüne geçmesidir. Kardeşlik bilinci, İslami bir zorunluluk. Kardeşlik bilinci, seviyeli bir İslam toplumunun olmazsa olmaz şartıdır. Kardeşlik bilinci, bütünleşme, Birlikte var olma bilincidir. Sığ, bencil, kayıtsız bir dünyadan, erdemli, seviyeli bir dünyaya değişimin özlemidir. Bireyselleşmenin doyumsuzluğundan, kardeşliğin kanaatkârlığına geçiştir. Kardeşlik bilinci Ben i, Biz e dönüştüren, Biz i anlamlı kılandır. Nefsaniyetten kardeşlik mefhumuna irtihaldir. Yalnız kendi için olmaktan öte, başkaları için de olabilmek, kendisi için istediğini başkası için de isteyebilmektir. İslam ın öngördüğü toplum kardeşler toplumudur. Dolayısıyla kardeşler toplumunu tehdit eden tehlikelerle mücadele etmek her Müslüman ın sorumluluğudur. Müminler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücut gibi- Müminler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücut gibidirler. Vücudun herhangi bir azası rahatsız olursa, diğer azaları da bu yüzden ateşlenir ve uykusuz kalır. dirler. Vücudun herhangi bir azası rahatsız olursa, diğer azaları da bu yüzden ateşlenir ve uykusuz kalır. (Buhârî) buyurur, âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz. İşte bu kardeşlikle; tıpkı Kerbelâ da nasıl yaktıysa yüreklemizi Hz. Hüseyin in şehadeti, Gazze de, Suriye de, Arakan da, Afganistan daki kardeşlerimizin şehadeti de öyle yaralar gönüllerimizi. İşte bu kardeşlikle; komşumuz açken tok yatamaz, diğer Müslümanların sorunlarını, dertlerini kendi derdimiz biliriz. Kimi zaman gözleri önünde çocuğu açlıktan ölen Somalili annenin derdi olur derdimiz, kimi zaman yerinden yurdundan edilen Arakanlı, Filistinli mültecilerin derdi... İslam kardeşliğidir aynı zamanda din kardeşine mutlak güvenmeyi, gerektiğinde gönül almayı da ve güçbirliği yapmayı da zorunluluğu kılan. Din kardeşliğidir kalplerde kin, kırgınlık, dargınlık bırakmayan. Ve dahi kardeşliktir İslam ümmetini ümmet yapan, ümmeti ayakta tutan... Kerbelâ da kaybettiklerimiz! Kerbelâ adını duyduğumuzda ürpermeyenimiz var mıdır ki? Çoluk çocuğun hiç acımadan katledilmesinden mi, masumların açlık ve susuzlukla terbiye edilip biatlerinin istenmesinden mi, yoksa Cennet gençlerinin efendi lerinden birisinin kanının akıtılmasından mı ürkersiniz? Evet bunların hepsi insanı ürkütüyor, ama en ürkütücü olanı her hâlde, bu vahşetin bir makam ve iktidar uğruna gerçekleştirilmesidir. Bir tarafta dünya ve ahiret saadeti vaad eden bir dine mensup olan insanların bu dünya işlerini yüklenmek üzere hilafet makamında oturacaksınız, ama öbür tarafdan da, o dinin reddettiği her şeyi yapacaksınız. Belki de Kerbelâ da, Peygamberin (s.a.v.) torununun ve ailesinin katledilmesinden daha da büyük bir sapkınlıktır bu. Nitekim Kerbelâ, acının, açlığın, susuzluğun, çaresizliğin; o günün görünen galipleri ise zulmün ve fücurun temsilcileri olarak sembolleşmişlerdir. Hz. Hüseyin o gün kanlar içinde ailesini, çocuklarını kaybettikten sonra bu dünyadan büyük bir şeref içinde giderken, bugün bile hepimizin gönlüne taht kuruyor. Ya Yezid? O, nefretimizin, öfkemizin temsilcisi haline geliyor. Adının yanında onu hayırla yâd edebilecek kaç kişi bulunur şu milyarlar arasında? Kerbelâ vahşeti ki, İslam tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir vahşetin zulmün adıdır. Ve dahi, bu vahşete direnişin, zulme razı olmamanın, zulme karşı çıkmaya söz vermenin kavgasıdır bu. Öyle ya, o Yezid ki, İslam gibi her türlü fuhşiyât ve fücûrat ile mücadele etmenin de adı olan bir dinde, ilk defa ve hem de alanen fuhşiyat işlemeyi göze alabilen birisi olarak, Allah Resûlu nun (s.a.v.) ve O nun ümmetine bu haliyle halife olacak da cennet gençlerinin efendi si buna razı olacak!? Nitekim bunu Yezid in babası Muaviye çok iyi bildiği için daha hayatta iken Yezid ine biat sözü almak üzere kapı kapı dolaşacak, sonunda da vasiyet olarak Oğlum! Sakın ha Hüseyin bin Ali den biat almakta ısrar etme! deme ihtiyacı duyarak uyarılarda bulunacaktır. Ne var ki, Yezid, yezidliğini yapacak, babasına bile saygı göstermeyecek, ilk iş olarak Medine valisi Velid b. Ukbe ye Hüseyin den mutlaka biat al emri verecektir. Peygamber Efendimizin (s.a.v.) torunu Hz. Hüseyin (r.a.) ise bunu reddedecektir. Zorla biat alınmak için askerler Medine ye geldiyse de Hüseyin Mescidu l Harâm ın (her türlü bulunduğu kötülüklerin yasaklandığı yer) bulunduğu Mekke ye gidecek, umre yapacak ama haccı bekleyemeyecek. Çünkü her taraf, ihramlı olsalar bile, bu haram beldede kan akıtmayı şeref sayabilecek sayısız katil adayları ile doludur. Derken Kûfe den bir mektup gelir: Ey Hüseyin! Gel! Emirimiz ol, dedenin tebliğ ettiği dine göre bize imamlık et! Bunun üzerine Hz. Hüseyin Kûfe yoluna düşecektir. O zamanın önde gelenlerinden ve ilimleri ile tanınan 3 Abdullah ın (Abdullah ibn Abbas, Abdullah ibn Ömer ve Abdullah ibn Zübeyr) gitmemesini isteyecek. Kûfelilerin dillerinin Hüseyin le, kalplerinin ise Yezid le olduğunu söylediler ise de o gitmeye kararlı olacaktır. Hem de çoluğuyla çocuğuy- Kerbelâ vahşeti ki, İslam tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir vahşetin zulmün adıdır. Ve dahi, bu vahşete direnişin, zulme razı olmamanın, zulme karşı çıkmaya söz vermenin kavgasıdır bu. la. Fakat denilecek, Hiç değilse, şu çocukları bırak. Hatta Peygamber Efendimizin hanımı Hz. Ümmü Seleme dahi yanına varıp Ey oğulcuğum! Allah Resûlünün yâdigârı, gitme! derse de Hüseyin (r.a.) kararlılığını koruyacaktır: Nereye gitsem beni öldürecekler. Kanım, bu haram mekanda bari akıtılmasın! Kûfe ye doğru yola koyulduğunda kendilerine elçi olarak gönderdiği amca oğlu Müslim in şehadet haberini alacak ve işte o an, Kûfeliler hakkında söylenenlerin gerçek olduğunu farkedecektir. Fakat, en azından yola çıkmış iken, Şam diyarından uzak bir bölgede de yaşayabileceğini düşünecektir. Ne de olsa o tarafdaki komutanlardan Ömer ibn Saad çocukluk arkadaşıdır. Onunla oynayıp büyümüşlerdi ve dedesinin kendisini nasıl sevdiğini Ömer bizzat görmüştü. Belki de Hüseyin, makam ve mevki hırsının insanları bu kadar alçaltabileceğini düşünmemişti de onun için yanılmıştı. Çünkü, Hüseyin in en yakın çocukluk arkadaşı Ömer ibn Saad Bırakın, en azından serhad ellere gideyim de sınırlarınızı koruyayım, ne Yezid beni ne de ben Yezid i göreyim feryadı ile sarsılsa da, Ubeydullah ibn Ziyad dan Şimr ibn zi l Çevşen aracılığı ile gelen Hüseyin in başı ile İsfehan ve Rey valiliği arasında bir seçim yap! teklifini daha câzib bulacaktır. Yezidîlerin safında Şimr ibn zi l Çevşen gibi kurnaz komutanların yer aldığı bu vahşî savaşda, Hz. Hüseyin tarafında öylesine kahramanca savaşılacak ki, açlık ve susuzluk bile bunu engelleyemeyecek. Bu çaresiz durumda Hz. Hüseyin, savaşın şiddetlenmesini gördükçe kendisine tâbi olanlara, savaştan ayrılıp gidebileceklerini söyleyecektir. Hem de iki kere. Kendisi ise, zulme boyun eğmemeye kararlı olduğu için daha bir kaç yaşındaki çocuğunun hastalığına rağmen bu işten vazgeçmeyecek- tir. Lâkin, sıcaktan, çatışmadan ve susuzluktan bunalındığı bir anda, hiç değilse şu hasta yavrusuna su verilmesi için öne çıkacaktır. Heyhât ki heyhât, kucağındaki bebeği su yerine okların hedefi olacak ve kucağında vefat edecektir. Artık iyice bunalan Kerbelâ, işte bundan sonra Hz. Hüseyin in de şehadetine şahitlik edecektir. Yer gök feryâd u figân ile inleyecek ve nihayetinde Hüseyin in başı bedeninden ayrılacak. Sonra, tüm bu vahşet yetmiyormuş gibi Kûfe valisi Ubeydullâh b. Ziyad ın hakaretlerine maruz kalacak olan keşilmiş başı, nihayet, yeryüzünde zulmün fücûrun temsilcisi olan Yezid e gönderilecektir. Tarih: Hicretin altmış birinci yılı Muharrem ayının onuncu cuma günü öğleden sonrası. Koskocaman bir ordu, neredeyse savunmasız bir ailenin önde gelenlerini katlettiği gibi, Peygamberin ailesinin kadınlarını bile çırılçıplak soyacak kadar adileşecektir. Öldürdükleri yetmiyormuş gibi, kadınların ve kız çocuklarının ziynet ve süs eşyalarını soymak bile kahramanlık sayılacaktır. Böylece, 23 ü Hz. Hüseyin ailesinden olmak üzere 72 kişi şehid edilecektir. Takdir-i ilahîdir ki, Hz. Hüseyin in başını keserek Şam a gönderen Ubeydullah ibn Ziyad ın kafası, 6 yıl sonra bir 10 Muharrem günü bir başkası tarafından kesilecektir. Yezid o sıralarda 35, Hz. Hüseyin (r.a.) ise 57 yaşındadır. Hüseyin bir kahraman, bir önder olarak Yezid in değer verdiği dünyayı şehadet ile terkedecek, Yezid ise her zaman lanetle anılacak şekilde 3 yıl sonra ölecektir. Yezid olup bitenlerin Müslümanları ne kadar üzdüğünü ve iktidarı için bunun problem olacağını bildiği için Hz. Zeyneb in de aralarında bulunduğu ehl-i beyt ahâlisini Hz. Hüseyin in kesilmiş başı ile Şam a getirtecek, göstermelik olarak da çok üzüldüğünü söyleyecektir. Şam onun taht merkezi, itibar ve imtiyaz merkezi de olsa Yezid i lanetleyecek, Hz. Hüseyin e rahmet okuyacaktır. Kûfe tüm bu olup bitenlenlere rağmen Hüseyin e ağlayacaktır da, asıl ağlayanlar Medine de olacaktır. Hz. Hüseyin in ve ehlinden pek çok kişinin şehadet haberi gelince Medine de bulunan, mü minlerin annesi Hz.Ümmü Seleme bayılacak ve ağlayacak, bunu duyan Medineli kadınlar da feryâd edeceklerdir: Eyvah Hüseyin im! Eyvah Rasûlüllâh ın oğlu! Hz. Ümmü Seleme ailenin büyüğü olarak taziyeleri kabul edecek, söyledikleri ile Şam ın tahtını sallayacak ve bir kaç yıl sonra da Şam da sanki bir esir hayatı yaşayan ehl-beytin evlâdını Medine ye alacaktır. Evet Kerbelâ da ne kaybettik? Hüseyin i ve ailesini mi? Vereceğimiz cevap, Hüseyin ve ailesi ise, cevap yanlıştır. Çünkü, Hüseyin ve ailesi kaybolmadı; dâr-ı bekâya dipdiri olarak irtihâl etti. Yezid i kaybetti iseniz... O, bâtılı temsil ediyordu, kaybolmaya mahkumdur. Onun kayboluşu zaten Hüseyin in ve Hüseyin i Hüseyinleştiren inancımızın dirilişidir. Hüseyin in de emeli buydu.

13 camia 30 Kasım 2012 Hayatın İçinden 13 Fıkıh Kösesi Âdâb-ı Muâseret M.Hulusi Ünye Sebahat Özcan 1- Hac için maddî açıdan imkanı bulunan bedensel engellilerin şahsen hac etmesi şart mıdır? Yoluna gücü yetenlerin o evi haccetmesi, Allah ın insanlar üzerinde bir hakkıdır ayetinde hac ibadetinin hac yapmaya gücü yeten insanlar üzerine farz olduğu bildirilmiştir. Ayette geçen istitaat/gücü yetmesi kelimesinin anlamı ve tarifinde müctehid alimlerimiz farklı anlayışlar ortaya koymuş olmalarına rağmen genelde varılan netice şu şekilde olmuştur: İstitaat/gücü yetmek, bedenî, malî ve yol emniyeti açısından elverişli olmak anlamına geldiği ifade edilmiştir. Buna göre yatalak hasta, kör, felçli, iki ayağı kesik, binit üzerinde kendi başına duramayan yaşlı kimse ve mahpuslar üzerine haccetmek farz olmaz. Nitekim Cenab-ı Hak, Kur an-ı Kerim de, Allah her şahsı, ancak gücünün yettiği ölçüde mükellef kılar buyuruyor. Ancak Şafiî mezhebinde kendisine yol gösterecek ve yardım edecek birisi bulunursa görme engelli birine hac farz olur denilmiştir. Ancak her şeye rağmen akıllı, bulûğ çağına ermiş ve hür olan engelli bir Müslüman hacca gider ve haccını eda ederse, farz olan haccını yerine getirmiş olur. 2- Zihinsel engelliler maddî bir ibadet olan zekât ve fitreden mükellef midir? Hanefi mezhebinde, zihinsel engelli olanlarla çocuklar, ibadetleri yerine getirmekle mükellef olmadıkları için, mallarından zekâtın verilmesi gerekmez. Cumhur-u ulema dediğimiz çoğunluk müctehidlere göre hem çocukların hem de zihinsel engelli Müslümanların mallarından zekâtın verilmesi gerekir. Yetimin malını yöneten kişi, onunla ticaret yapsın, zekâtın yeyip bitirmesine müsaade etmesin ; bir başka rivayette Yetimin malı ile ticaret yapınız ve artırınız, ta ki zekât yeyip bitirmesin hadislerini delil olarak ileri sürerler. Böyle engelli olan zengin insanların mallarından zekâtın verilmesi fakirlerin maslahat ve menfaatini gözetmeye ve onların ihtiyacını gidermeye vesile olduğundan, bu son görüşle hareket etmek daha iyidir. 3- Anne karnındaki çoçuğun bedensel yada zihinsel engelli olduğu tıbben tespit edilmiş ise kürtaj caiz midir? İslam da temel haklara sahip olmada ve onları kullanmada engelli insanlarla engelli olmayan insanlar arasında fark yoktur. Yani engelliler de temel hak ve hürriyetlerin tamamına sahiptirler. Bu haklar doğumdan önce de doğumdan sonra da iptal edilemez. Bir insanın yaşama hakkı da en önde gelen haklarındandır. Günümüzde teknolojik imkânlar ile bazı fizikî ve zihnî engeller, anne karnında iken tespit edilebilmektedir. Fizikî engellerin tespiti daha kolay olmasına rağmen zihnî engeller genel olarak tahminlere dayanır. Buradan hareket eden bazı kimseler engelli bir çocuğa sahip olmamak için kürtaj yolunu tercih ederler. Bu asla doğru değildir. Çünkü temelde annenin hayatını kurtarma gibi kesin bir tıbbî zaruret olmaksızın çocuğun düşürülmesi veya aldırılması caiz değildir. Dolayısı ile bir çocuğun engelli olacağı kesin olarak tespit edilse bile kürtaj yapılarak alınması caiz olamaz. Doğduktan sonra sakatlanan bir çocuğu öldürmek cinayet olduğu gibi, henüz doğmamış ama ana rahminde yaşamakta olan bir çocuğu öldürmek de öyle cinayet olur ve caiz değildir. 1 Al-i İmran, 3/97 2 Bakara, 2/286 3 Dr. Vehbe Zuhayli, El-Fıkhu l İslami ve Edilletuhu, 3/ Dr. Vehbe Zuhayli, El-Fıkhu l İslami ve Edilletuhu, 3/37 5 El-Mecmu, 5/297; Nasbu r Raye, 2/331 ve devamı 6 Dr. Vehbe Zuhayli, El-Fıkhu l İslami ve Edilletuhu, 2/ Dr. Vehbe Zuhayli, El-Fıkhu l İslami ve Edilletuhu, 2/740 Engellilerle münasebetlerimiz Hayat rehberimiz Kur an-ı mubîn, insanları muhatap alırken engelliengelsiz hiçbir ayırım yapmamış herkesi insan olarak değerlendirmiştir. Bununla birlikte engellileri kendi durumlarına göre bazı görevlerden muaf tutmuştur. Yani, Allahu Teâlâ (c.c.) bedenen veyahut zihnen bir engelin varlığında insanların bu durumlarına göre sorumluluk yükünü hafifletmektedir. Onların bu muafiyetlerine rağmen sevaplarından ise bir şey eksilmemektedir. Kısacası engelli ve engelsiz insanın arasında değerli oluş veya olmayış bakımından hiçbir fark yoktur. Fakat toplumsal hayatta engelli insanlar tarih boyunca her zaman farklı muamele görmüşlerdir. Hatta bazı toplumlarda engelli insanlardan kurtulma yolları aranmıştır. Engeli olmayan insanların, engeli olanlara yaptıkları bu muamele gerçekten de korkunç ve insanlık dışıdır. Hangimiz aklımızın veya bedenimizin bedelini ödeyerek garantiye aldık ki, bir insan kendinde, başka bir insana yüksekten bakma hakkını görüyor? Zihin ve beden sağlığı, yaratıcımız Allah (c.c.) tarafından yaratılana muazzam bir lütufdur, nimettir, karşılıksız bir hediyedir. Hediye eden ister verir, ister vermez veyahut isterse verdiğini yine alır. Engellerilerin de Rabbi olan Allah ın ne Yüce Zâtında, ne de yaptıklarında kusur vardır; fakat insanın hem yaptıklarında, hem düşündüklerinde kusurlar sıkca ortaya çıkmaktadır. Mesela bir ailede engelli bir yavrunun doğmasının musibet olarak görülmesi başlı başına kusurlu bir düşüncedir. Çünkü, aslında engelli yavrularının ve onların ana ve babalarının ahirette ne gibi ödül alacakları hayretle merak edilmesi gerekmektedir. Engelli insanların, başkalarını ibret gözüyle bakmaya sevk ettiklerini, onların terbiyelerine vesile olduklarını ve böylelikle toplumun eğitildiğini unutmamalıyız. Engelliler belki de, engeli olmayanlar için Allah ın kendilerine ihsan ettiği nimetlerin kadru kıymetini bilmelerine vesiledirler. Kısacası, Allah her insanı ayrı bir güzellikte yaratmıştır. Bunda şüphe olmadığı gibi O nun yaptığı her şeyde hikmetler saklıdır. Ve her insan başkalarına bir şekilde muhtaçtır. Dolayısıyla yaratılış gereği olarak el ele vermeli, engellilere eğer farklı muamelede bulunulacaksa, bu ancak onların ve ailelerinin hayatlarını kolaylaştırma, yüklerini hafifletme şeklinde olmalıdır. Aynı mekanları paylaşmaya yüksek gayret göstermeli, eğer bir engeli bulunan tanıdığımız aile var ise, onlara acıyarak değil, güç ve sabırlarından dolayı imrenerek bakmalı ve cennetteki yerlerini düşünmeliyiz. Yardımcı olmak için yapabileceğimiz bir şey var ise, sorup öğrenmeli ve en önemlisi toplum tarafından dışlananları elimizden geldiği kadar sevindirmeye gayret etmeli ve topluma dahil etmeliyiz. Tıpkı Resulullah Efendimiz in (s.a.v.) görme özürlü olan Abdullah ibn Ümmi Mektûm a davrandığı ve değer verdiği gibi. Ensar dan bir hanım sahabi anlatıyor: Bize ilk hicret eden kimseler Mus ab bin Umeyr ile İbn Ümmi Mektûm dur. Bunlar (Medîne de) halka Kur an öğretiyorlardı (Buhârî, Menâkıbu l-ensâr, 46). Aynı zamanda bu görme özürlü olan sahabi, Bilal-i Habeşî ile birlikte müezzinlik yapmıştır. Efendimiz şehir dışına çıktığında da Abdullah ı cemaate namaz kıldırması için tam on üç kere kendisine vekil olarak bırakmıştır. Efendimizin engelli sahabileri Abdullah ibn Ümmi Mektûm örneğinde olduğu gibi samimi ve doğal bir şekilde topluma dahil ettiğini bir çok örnekte görürüz. Rabbimiz, Kur an-ı Kerim de asıl engelli olarak manevî engellileri adlandırmaktadır: Kur an da sıkca sağırdırlar ve kördürler tabirleri geçerken, burada Allah a iman etmekten mahrum olan insanlardan bahsedilmektedir, bedenen veya zihnen engeli olanlardan değil. Yani dinimiz, insanları ayırt etmeden dünya ve ahiret saadetini gaye etmekteyken, bizlere de fıtratımız gereği insanca, Müslümanca düşünüp davranmak düşmektedir.

14 14 camia 30 Kasım 2012 Bölgelerimizden Gençliğine sahip çıkmayan, cemiyetini ayakta tutamaz Hollanda İslam Fedarasyonu Oss Mescidi Cuma Cemiyeti 9 Kasım da rutin Üyeler Toplantısı nı yaparak hem üyelerini dinledi hem de çalışmalar ile ilgili üyelerine bilgiler verdi. Toplantının ağırlıklı konusu gençlik çalışmaları oldu. Adnan Şahin Yaklaşık 45 üyenin katıldığı toplantıda cemiyet birim başkanları birimleri hakkında bilgilendirmede bulundular. Eğitim Başkanı ve şuan Başkan Vekili Ali Çetin, çocuklara verilen eğitimin hız kesmeden devam ettiğini söylerken bazı çalışmalar ve toplantılar yüzünden eğitime verilen arayı en aza indirmeye çalıştıklarını belirtti. Sosyal Hizmetler Başkanı Eyüp Çetin biten bir hac sezonu sonrası, ara vermeden yeni sezon çalışmalarının başladığını duyurdu. Hasene derneği yardım çalışmaları çerçevesinde yapılan su kuyusu, yetim projesi ve katarak projeleri ile alakalı detaylı bilgiler verdi. Gençlik Başkanı Fatih Şahin birimiyle ilgili bilgi verirken, sözlerine Peyami Safa dan alıntıladığı cümlelerle başladı. Şahin şöyle konuştu: Gençlik bir toplumun umut ışığıdır. İstismar edilirse söner, doğru yönlendirilmezse hayatı yaşanmaz hale getirir. Gençlik bir toplum için en büyük güçtür. Her toplumun ömrünü sürdürebilmesi, yarınlarda kendi varlıklarının mücadelesini verebilmesi ve idealinde kurmuş olduğu bir dünyayı gerçekleştirebilmesi için bazı dinamiklere ihtiyaç hisseder. Bu ihtiyaçlar temin edilmeden hayat ve gelecek adına bir düzenlemeye girişilemez. Bu noktada elzem olan dinamiklerden en önemlisi şüphesiz ki gençliktir. Gençlik; duygu, hareket, güçlülük ve gayret açısından bir toplumun en dinamik unsuru olup, geleceği inşa edecek en önemli değerdir. Bunun için yanlış veya doğru, her toplum ve fikir gençliğe hitap edip bu dinamiği kazanmaya çalışır. Her hayat görüşü, planlarının en önemli noktasına gençliği yerleştirmektedir. Çünkü hiçbir toplumun gençliğe sahip çıkmadan cemiyetini ayakta tutması düşünülemez. Tüm konuşmasında gençliğin önemsenmesi gerektiğinin altını çizen Fatih Şahin, gençlere yönelik çalışmaların devam ettiğini söyledi. Bu sezon gençlere güzel bir ortamda bir eğitim kampı düzenleyeceklerinin müjdesini veren Şahin, bu konuda çalışmaların devam ettiğini belirtti. Toplantının gündem dışı genç konuşmacıları olan Oktay Akın ve Enes Çetin, kurban gönüllüsü olarak gittikleri Nijerya ve Burma Arakan da yaptıkları çalışmaları, çektikleri resimler eşliğinde üyelere anlattılar. Çok ilginç hikâyelerle Nijerya dan dönen Akın ve Çetin Genel Merkezin Nijerya da yapmayı planladığı bir yurt projesinin olduğunu da sözlerine ekledi. Burma Arakan da çok kısıtlı Toplantıya cemiyet üyeleri katıldı imkânlarla yardım çalışmaları yapabildiklerini belirten Enes Çetin bu ülkede halen durumun çok vahim olduğunun altını çizdi. Budistler tarafından çeşitli bahanelerle engellenmeye çalışılan kurban çalışmalarının güçlükle ve gizlice yapılabildiğini söyledi. Federasyon adına toplantıya katılan Eğitim Başkanı Hüseyin Yanmaz ın kısa bir değerlendirme konuşması yaptığı toplantıda, üyeler de dilek ve temennilerini dile getirdiler. Hollanda da koruyucu ailelik NIF in de gündeminde Köln de hanımlar bilgide yarıştı Adnan Şahin Rotterdam kentinde Koruyucu aile konulu bir panele gözlemci olarak katılmak üzere Hollanda da bulunan Yurt Dışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığı (YTB) çalışanları kısa adı NIF olan Hollanda İslam Federasyonu nu ziyaret ederek yetkililerle görüştüler. Hollanda da yaşayan bazı sorunlu ailelerin çocukları Gençlik Daireleri tarafından mahkeme yoluyla ellerinden alınarak, çoğu kez Müslüman olmayan ailelere veriliyor. Buna karşılık koruyucu aile olma konusunda Müslümanlar da yeterince duyarlı davranmıyorlar. Bu konuda düzenlenen seminerler ve panellerden biri de 7 Kasım da Rotterdam da gerçekleştirildi. YTB nin de desteklediği paneli izlemek için Rotterdam da bulunan kurum çalışanlarından bir grup panelden sonra 9 Kasım günü, geniş bir tabanı ve altyapısı olan Hollanda İslam Federasyonu ile görüşmek üzere Rotterdam daki merkez binasını ziyaret ettiler. YTB görevlileri Başkan Mehmet Yaramış, Eğitim Başkanı Hüseyin Yanmaz ve Kadınlar Teşkilatı Başkanı Bedia Karademir ile bir süre görüştü. Görüşmede hem koruyucu aile ve ailelerin karşılaştığı sorunlara ilişkin konularda, hem de çocuklara verilebilecek Türkçe eğitimin daha da yaygınlaştırılması konusunda neler yapılabileceği üzerinde fikir alış verişinde bulunuldu. Mehmet Yaramış, Türkçe dil eğitimi konusuyla ilgili olarak, kendilerine bağlı olan camilerde zaten uzun zamandır çok sayıda çocuğa çeşitli konularda derslerin verilmekte olduğunu ve bunun yanı sıra Türkçe dersinin de verilebileceğini belirterek bu konuda bir proje sunabileceklerini söyledi. Yaramış, Hollanda da koruyucu aile konusunun çok önemli bir sorun olduğunu kaydererek, gerek Türkçe dil eğitimi konusunda gerekse koruyucu ailelik konusunda YTB den gelecek önerilerin ciddi bir şekilde ele alınıp incelenebileceğini söyledi. Görüşmede Hollanda da çocukları bir şekilde ellerinden alınan sorunlu aileleri tespit ederek, onların bir araya getirilip dinlenmeleri konusunda bir çalışmanın yapılması gerektiğine de değinildi. Aynı zamanda bir koruyucu aile olan Eğitim Başkanı Hüseyin Yanmaz koruyucu aile konusunda söylenecek çok şeyin olduğunu belirterek, Koruyucu aile olmak önemli ancak daha da önemlisi ilgili kurumlarca bu ailelerin ciddiye alınmasıdır dedi. Yanmaz, bazı Müslüman koruyucu ailelere, talep ettikleri halde, bir takım bahanelerle çocuk verilmeyişinin, olayın bir başka endişe verici boyutunu ortaya koyduğunu dile getirerek bunun da ayrıca araştırılması gerektiğine işaret etti. Zeynep Ceylan Köln Bölgesi Kadın Teşkilatı, bölgeye bağlı şubeler arasında bilgi yarışması düzenlendi. Köln Bölgesi salonunda düzenlenen yarışmada Köln Kadınlar Teşkilatı Başkanı Yasemin Bakşiş, Peygamber Efendimizin (s.a.v.) İlim bizim ve diğer Peygamberlerin mirasıdır. Kim de bana mirasçı olursa cennette benimledir. hadisini okuyarak, ilmin önemi üzerine kısa bir konuşma yaptı. Kasım ayının ilk haftasonunda yapılan yarışmada yarışmacılar tanıtıldıktan sonra jüri üyeleri Sema Dönmez ve Fahriye Dündar hoca hanımlar 120 sorunun içinden seçtikleri 30 soruyu sorarak yarışmanın kuralları anlattılar. Akabinde başlayan yarışmanın katılanlımcılarının genelini ev hanımları oluşturdu. Çok başarılı bir yarışma ortaya koyan 25 yarışmacı arasında jüri birinci, ikinci ve üçüncü yarışmacıyı seçmede oldukça zorlandı. Yarışmanın sonunda birinci Bruhl Şubesi nden Fatma Özdemir, ikinci Finnentrop Şubesi nden Beşire Karataş, üçüncü Eitörf Şubesi nden Gönül Yılmaz oldu. Yarışmada dereceye girenlere hediyeleri takdim edildikten sonra Genel Merkez Kadınlar Teşkilatı Hatibesi Zehra Dizman yarışmacılara ve gelen konuklara bilgi yüklü bir seminer verdi. Kapanış Kur an-ı Kerim i okunduktan sonra program sona erdi. Yarışmaya 25 hanım katıldı

15 camia 30 Kasım 2012 Bölgelerimizden 15 Ruhr-A Bölgesi Marl Şubesi 30 yaşında IGMG Ruhr-A Bölgesi Marl Şubesi güzel bir programla kuruluşunun 30. yıl dönümünü kutladı. Recep Demiray Civan Başyiğit Yussuf Bayate 11 Kasım da yoğun bir katılımla gerçekleşen program Kur an-ı Kerim okunması ile başladı. Marl Cemiyeti nin kuruluşundan bugüne kadarki görüntülerini içeren bir sinevizyon gösterisi ile devam eden bu anlamlı gün, Cemiyet Başkanı Ali Özbay ın yaptığı selamlama konuşması ile devam etti. Özbay konuşmasında, tüm misafirlere hoş geldiniz derken, katılımlarından dolayı çok teşekkür etti. Programa katılanlar arasında bulunan Marl ın sevilen Belediye Başkanı Werner Arndt da mikrofona davet edildi. Arndt yaptığı selamlama konuşmasında karşılıklı diyalog, birlikte çalışma ve dostluk mesajları verdi. Bazı resmi kurum ve kuruluş temsilcile- rinin, Marl ve çevresinde faaliyetlerini sürdüren sivil toplum kuruluş temsilcilerinin, kilise ve cami yetkililerinin katılımları ile görkemli bir şekilde gerçekleşen programa; IGMG Genel Başkanı Kemal Ergün,T.C. Münster Konsolosluğu Din Ateşesi Suat Altunkuş, IGMG Ruhr-A Bölge Başkanı Özcan Kuri, Paulus Kilisesi temsilcisi Roland Wanke, Ruhr-A Bölge eski Başkanı İsmet Çataklı, RAG Auguste Viktoria Sendikası Başkanı Norbert Maus, Giresun Valisi Dursun Ali Şahin katılarak selamlama konuşmaları yaptılar ve programın hayırlı olması temennilerini iletirken, daha nice 30. yıl kutlamaları temennilerinde bulundular. Cemiyet kız ve erkek öğrencileri koro halinde sahne alırken, Grup Say okudukları ilahilerle programa ayrı bir renk kattılar. Çocukların eğlencesi içi programa katılan palyaço çocuklara bayram havası yaşattı. Marl Camii Tanıtma Başkanı Celal Romanoğlu tarafından başarı ile sunulan programa IGMG Avrupa Kur an-ı Kerim Tilavet birincilerinden Enes Çiçek in Kur an ziyafeti ile devam edildi. Dop dolu bir programla gerçekleşen 30. kuruluş yıl dönümü kutlamasında Cemiyet İmam Hatibi Mehmet Ali Özbay, Marl Uyum Meclisi Başkanı Nazife Güner, CİAG yetkilisi Abdulkadir Erdağ mikrofona gelerek birer konuşma yaparak katılımcıları selamladılar. Cemiyet öğrencilerinin tiyatro, skeç, ilahi ve marşları ile yer yer farklı desenler alan bu anlamlı günün sonunda eski başkanlara, kurucu üyelere ve 25 yıllık üyelere teşekkür plaketleri takdim edildi. Değerli hediyelerin çekilişle talihlilerini bulduğu programda, Türk ve Alman mutfağının leziz yiyecekleri cemiyet yararına satışa sunuldu. Hollandalı yöneticiler bir arada Kuzey Hollanda Bölgesi, Hollanda nın Amersfoort şehrinde, Rahman Educatief Centrum da, Genişletilmiş Bölge Yönetim Kurulları (GBYK) ve Genişletilmiş Şube Yönetim Kurulları (GSYK) Toplantısı nı ve icra etti. Toplantıda ümmet olma ve kardeşlik konuları üzerine konuşuldu. Freiburg İdarecileri buluştu IGMG Freiburg Bölgesi nin Balingen de düzenlediği İdareciler Eğitim Kampı na 71 idareci iştirak etti. Recep Soysal Sunuculuğunu Bölge Tanıtım Başkanı Şükrü Ekici nin yaptığı programda ilk olarak Kuzey Hollanda Bölge Başkanı Oktay Dalmaz kürsüye gelerek, Bütün müminler kardeştirler. Ancak ve ancak kardeştirler. Kardeşlerinizin arasında bir anlaşmazlık olduğu zaman onu ıslah ediniz. Ancak bunu yaparsanız olur ki rahmete erişirsiniz. Allah ın rahmeti sizi bulur ayeti kerimesi ile söze başladı. Dalmaz, tüm katılımcıların geçmiş Kurban Bayramı nı kutladığı konuşmasında şunları dile getirdi: Cenab-ı Hak bütün kendisine inananları kardeş ilan etmiştir. Bu kardeşliğin en mutlu en tatlı en huzurlu günleri, bayram günleridir. Cenab-ı Allah bayram günlerini insanlara neşeli olsunlar, sevinsinler, eğlensinler, meşru ölçüler içerisinde huzurlu olsunlar, birbirleriyle tanışsınlar, kaynaşsınlar, bir araya gelsinler diye hediye etti. Efendimiz Aleyhisalatü vesselam Mekke den Medine ye hicret ettiğinde yerli halkın bayram yaptıklarını görünce, Sizin bundan sonra bayramlarınız bunlar değildir. Allah bunların yerine size iki tane bayram hediye etti, Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı buyurararak Ümmeti Muhammed in kendine, kimliğine, duruşuna has, bayram günlerini hediye etmiştir. O günden bu güne müminler ramazan orucunu tuttuktan sonra bayram yaparlar bir de zilhicce ayında hacıların Arafat dönüşünde memleketinde olan insanlarla aynı günlerde zilhiccenin onunda bayram yaparlar. Daha sonra kürsüye gelen Kadınlar Gençlik Teşkilatı Başkanı Tuba Özcan da bayram içerikli bir konuşma yaparken, Türkiye de olan Kadınlar Teşkilatı Başkanı Ayfer Topal ın da gönderdiği mesaj okundu. Bütün idarecilerin katıldığı sezonun en geniş katılımlı toplantısında, iki adet sunum yapılarak idarecilere eğitim verildi. İlk sunumu IGMG Teşkilatlanma Başkan Yardımcısı Mehmet Ateş yaptı. Ateş, teşkilatımızın önemini ve yaptığı faaliyetleri anlatarak, tüm çalışmalarda ümmet bilinci ile hareket edildiğinin altını çizdi. İkinci sunumu ise Bölge Hatibi ve Sosyal Hizmetler Başkanı Hüseyin Bündar yaptı. Bündar konuşmasında; Bu teşkilatın Kur an ve Sünnet ekseninde kurulduğunu ve yürütüldüğünü anlattı. Konuşmasının ekseriyetini teşkilatlanma yapısının korunmasının gerekliliğine ayıran Bündar, katılımcıların sonuna kadar bu davaya hizmette olmalarının onlar büyük kazanç olacağını belirtti. Toplantı, okunan Kur an-ı Kerim ve yapılan ikramın ardından sona erdi. Ali Atik Balingen Gençlik Evi nde Kasım tarihlerinde yatılı olarak yapılan kampa IGMG Genel Merkezimizden Mustafa Mullaoğlu, Ramazan Başlık ve İsa Erdener katıldı. Cumartesi günü başlayan programda bir konuşma yapan Bölge Başkanı Ahmet Ölmez, katılımcılara iştirakten dolayı teşekkür ederek, tüm idarecilerden var güçleriyle topluma hizmet etmelerini istedi. Mustafa Mullaoğlu, dava çalışmalarının nasıl olması gerektiğini sahabelerden verdiği örneklerle anlatırken, Ramazan Başlık İdarecinin temel esasları ve İsa Erdener ise Muhasebenin görevleri konulu seminerler verdiler. Kampta seminerler haricinde Freiburg Bölgesinden kurban gözlemcisi olarak görevli gidenler gittikleri ülkelerdeki karşılaştıkları manzaraları ve anılarını da anlattı. Kamp pazar günü ev sahibi Balingen Cemiyeti nin idarecilere ikramı ile son buldu. Toplantıya teşkilatlanma başkanları katıldı

16 16 Mercek Altında camia 30 Kasım 2012 Müslüman kimliğimizi hâlimizle ve ahvalimizle ortaya koymalıyız! İslam Toplumu Millî Görüş İrşad Başkanı Celil Yalınkılıç ile İrşad Başkanlığı üzerine konuştuk. Yalınkılıç, bu çerçevede İslam anlayışı, azınlık fıkhı ve Avrupa da imam yetiştirme gibi konulardaki görüşlerini anlattı. İlhan Bilgü - Bir Müslüman olarak, diğer insanlarla ilişkilerimizin tamamı, aslında İrşad kavramı altında değerlendirilebilir. Müslümanların azınlık olarak yaşadığı Avrupa da İslam Toplumu Millî Görüş İrşad Başkanlığı dediğimizde, irşad hizmetlerini nasıl değerlendirmemiz gerekiyor? - Öncelikle sizlere, camia ekibine teşekkür ediyorum. Teşkilatımızın dinî bir cemaat olması hasebiyle toplumdaki tüm insanları muhatap olarak kabul etmek ve dinî bir hassasiyetle ilişkilerimizi sürdürmek durumundayız. Özelde, en azından kendi cemaatimiz söz konusu olduğunda, azınlık olarak yaşadığımız bu ülkelerde, kendi inanç değerlerimizi muhafaza edebilmenin, Müslümanca var olabilmenin ve kendi genç ve gelecek nesillerimize kendi kimliğimizi aktarabilmenin sorumluluğunu üstleniyoruz. Bu bakımdan irşad deyince bu toplumda Biz irşadı nasıl anlamalıyız? sorusuna da muhatap olmak durumundayız. Şüphesiz bizim temel örneğimiz Peygamber Efendimizdir. O nun (s.a.v.) hayatına baktığımızda Mekke ve Medine deki bütün çalışmaların irşad çalışması olduğunu görüyoruz. Bizim açımızdan bakıldığında da Efendimizin, hususiyetle Medine de farklı din mensupları ile birlikte, bir bakıma çoğulcu bir toplumda birlikte yaşayabilme noktasında bir tecrübe ortaya koyduğunu görüyoruz. Buradaki en önemli faktör şudur: Bir insan kendi dinî değerlerini, yaşam iddiasını ortaya koyarken, söz ile değil, fiili ile, ameli ile bu iddiasını ortaya koyacaktır. Yani, fiilî olarak davranışları, yaşantısı, hareketleri, kendi inançları ile örtüşmek zorundadır. Dolayısıyla biz, irşad deyince inançlarımıza göre yaşayabilme istidadı kazandırmayı anlıyoruz. Mensuplarımıza şunu ifade etmek isteriz ki, bizler Müslümanlar olarak bu topluma söyleyecek bir sözümüz varsa, bu sözümüzü, kendi inançlarımızla çelişir bir hayatla değil, Bir insan kendi dinî değerlerini, yaşam iddiasını ortaya koyarken, söz ile değil, fiili ile, ameli ile bu iddiasını ortaya koyacaktır. amelimizle, eylemimizle, ahlakî davranışlarımızla örtüşen bir Müslüman birey yaşantısına sahip olarak ortaya koymak durumundayız. Bir bakıma burada Müslüman kimliğimizi hâlimizle, ahvalimizle ortaya koymak ve Müslüman varlığımızı muhafaza edip, örnek olacak bir kişilikle temsilci olmamız gerekiyor. Dolayısıyla bizim öncelikle irşad çalışmaları bağlamında insanlarımıza ifade etmeye çalıştığımız şey, örnek bir Müslüman birey olmak ve Müslümanlığımızı Peygamber Efendimizin örnekliğinden hareketle ortaya koymaktır. - İrşadın temel ilkesi, ayet-i kerimede belirtildiği gibi, hikmetle anlatmaktır. İçinde yaşadığımız toplumlarda bir dini veya o dinin mensuplarını, inançlarını eleştirirken sınırların aşıldığı, insanları rencide edildiği durumlar söz konusu oluyor. Bu anlamda hikmetle anlatma meselesini teşkilat olarak nasıl ortaya koyuyorsunuz? - Hikmet kavramını, bir büyük, Kişinin, muktezay-i hâle (ortamın gerektirdiği duruma) göre davranmasıdır şeklinde tanımlarken, bir başkası da, Gediğinden düşmüş olan taşı, ama aynı taşı, o gediğe koymaktır diye ifade ediyor. O itibarla, hikmet ve bizim de irşad çalışmalarımızda ortaya koymaya çalıştığımız usul, insanlara Allah ın dinini hikmetle anlatmak, onları kırmadan, onları rencide etmeden kişisel haklarına saldırmadan, başkasının dinî değerlerini rencide etmeden bizim kendi inanç değerlerimizi o insanlara aktarmak şeklindedir. Bunu yaparken, uygun bir uslü p ve güzel bir mevize (öğüt olabilecek her şey) ile anlatmaktır. Ayet, Allah ın dinine en güzel sözle davet edilmesini istiyor. Mücadele olacak ise bile, bu mücadelenin çok güzel bir şekilde öğütler halinde yapılmasını istiyor. Elbette, Müslümanlar olarak, bizim kendi temel değerlerimiz ve bir inanç sistemimiz var, vazgeçilmezlerimiz var. Ama bu, karşımızdakine hakaret etmeyi gerektirmez. Bizce doğru bildiklerimizi insanlara aktarırız. İnsanların inanıp inanmama noktasındaki yaklaşımları da kendilerinin bileceği bir iştir. Yani, hem sözün doğrusunu bilmek ve bulmak, bunu doğru bir biçimde ifade edebilmek, sonra da bunun sonuçlarına katlanabilmektir, hikmet. - Günümüzde Müslümanlar Avrupa da yerleşik toplum hâline gelseler de bir azınlık durumunda yaşıyor. Bu yüzden, İslam dünyasında azınlık fıkhı diye bir tabir ortaya çıktı. Fıkhın bir kısmını, farklı bir şe- Konuya azınlık fıkhı açısından değil, yeni sorunlara yeni çözümler bulmak şeklinde yaklaşıyoruz. kilde yorumlayalım diyen görüşler serdediliyor. Bu anlamda, azınlık fıkhı diye bir fıkıh gerekli mi? Siz, bu gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz? - Azınlık fıkhı tanımlamasından ziyade, öncelikle fıkhın bir tanımlamasını yapmak gerekiyor. Kadîm klasik kitaplarımızda fıkıh, kişinin leh ve aleyhinde olan durumları bilmesi ve buna göre hareket etmesi şeklinde tarif ediliyor. İslam ın belirli sabitelerinin olduğunu bildiğimize göre, bu sabiteler hakkında değiştirme anlamında bizim bir yorum yapmamız söz konusu olamaz. İslam ın temel esasları, iman ve ibadet esasları ile ilgili konularda Kur an ile, nas ile sabit olan konuları farklı yorumlamamız mümkün olamaz. Ancak, yaşadığımız ülkelerin durumları, yani yep yeni farklı durumların ortaya çıkması ile, İslam fıkhının esneklik özelliğini dikkate almamız da gerekiyor. Yeni durumlara, belki yeni ictihadlar, yeni fetvalar gerektiği gibi, yeni çalışmaları gerektiren durumlar da söz konusu olabiliyor. Ama bunu, azınlık fıkhı tabiri ile ifade etmek doğrusu çok da doğru olmuyor. Bir tarafta çoğunluk, öbür tarafta da azınlık fıkhı gibi bir fıkhın olması, meseleyi doğru bir şekilde ortaya koymaz. Ne var ki, biz Müslümanlar olarak, yaşadığımız çağın getirmiş olduğu yeni sorunlara elbette yine İslam ın kendi temel esas ve prensiplerinden hareketle yeni çözümler bulmak durumundayız. Kaldı ki, bizim Din İstişare Kurulu çalışmalarımız da, temel sabitelerimizden hareketle, yeni meselelere yeni cevaplar bulma çabasındandır. Konuya azınlık fıkhı açısından değil, yeni sorunlara yeni çözümler bulmak şeklinde yaklaşıyoruz. Ama hep o değişmez sabitelerimizden hareket ediyoruz. - Din İstişare Kurulu na pek çok sorular geliyor. Bu sorular içerisinde gıda maddeleri ve katkı maddeleri ile ilgili sorular önemli yer tutuyor. İslam dünyasında yaşayan fıkıhçıların verdiği kararlarla, sizin kararlarınızda farklılıklar oluyor. - Meselenin iki boyutu var. Birinci boyutu fıkhî boyut. İkinci boyut ise, helal-haram kavramlarının dejenerasyona uğrayarak İslamî kimliğin muhafazasının zorlaşması boyutudur. Din İstişare Kurulumuz gıda maddelerindeki katkı maddeleri üzerine pek çok müzakere yaptı, gıda ve kimya uzmanlarını dinledi. Çünkü fıkıh işin uzmanlarına büyük önem verir. Daha geçenlerde de jelatin meselesini görüştük. Mesela jelatin ile ilgili olarak, aslen haram olan veya İslamî usüllere göre kesilmemiş olan hayvan kaynaklı jelatinlerin durumunu derinlemesine tartıştık. Örnek olarak söylüyorum, katkı maddeleri bir değişime uğradıktan, tamamen kendi ana vasfını kaybettikten sonra, buna caiz diyenler vardır. Ama meselenin ikinci yönünü de göz önünde bulundurmak zorundayız. - Bir şey caiz olabildikten sonra meselenin ikinci yönünü nasıl izah ediyorsunuz? - Bizim yaşadığımız bu toplumlarda İslamî kimliğin muhafaza edilmesi, haram kavramının dejenerasyona uğramak suretiyle ortadan kalkabilecek bir sonuca götürmemesi gibi bir durum söz konusu. Biz de Din İstişare Kurulumuzda Helal gibi gözükse de, tam olarak helal diyebilir miyiz? sorusunu tartıştık. Dünyanın neresinde yaşarsak yasayalım, nerede olursak olalım helal-haram kavramlarının hep canlı, diri tutulması gerekiyor. Üstelik Peygamberimiz aleyhisselâm, Haramlar bellidir, helaller bellidir. Siz bunların arasında yer alan şüphelilerden kaçınız buyurmaktadır. Dikkat ediniz, haram olduğu için kaçınınız demiyor. Şüpheli olduğu için kaçınınız, diyor. Dolayısıyla Müslüman olarak, bu sünneti de canlı tutmak durumundayız. Her şeyi helalleştirecek gibi bir duruma düşmek de büyük bir kimlik bunalımına götürebilir. Bunun içindir ki, helal-haram hassasiyetinin ortadan kalkması gibi bir endişeyi de göz önünde bulundurmak durumundayız.

17 camia 30 Kasım 2012 İrşad Başkanlığı Mercek Altında 17 Her şeyi helalleştirecek gibi bir duruma düşmek de büyük bir kimlik bunalımına götürebilir. Bunun içindir ki, helalharam hassasiyetinin ortadan kalkması gibi bir endişeyi de göz önünde bulundurmak durumundayız. - Aynı şekilde namaz vakitleri meselesi de var. İslam dünyasından bir fetva alındığında, yaz ve kış aylarında vakitlerin sürekli olarak tesbit edilebildiği yerlerde yaşayan alimlerin bir kısmı, Vakit girmiyorsa namaz kılınmaz diyor. Ya da insan takâtını aşan vakitler ortaya çıkıyor. Ama bizim cemaatinizin önemli bir bölümü, fıkıh kitaplarında tarif edilen vakitlerin oluşmadığı yerlerde yaşıyor. Bu konuda da farklı görüşleriniz ortaya çıkıyor. - Her şeyden önce 5 vakit namazın, vakitleriyle birlikte farz olduğunu biliyoruz. Kur an da her bir vakitle ilgili müstakil ayetler var, aslolan namazın vaktinde eda edilmesidir. Ancak, özellikle kuzey kesimlerde vakitlerin girmediği, çıkmadığı yerler var. Buralarda namazların nasıl kılınacağı ile ilgili çeşitli görüşler var. Biz, aslolan namazın günde 5 defa mutlaka eda edilmesi görüşünü benimsiyoruz. Alimlerin bir kısmı, bu yerlerde, en yakın yere göre veya Mekke nin Ummu l Kura (Şehirlerin anası) olması itibariyle oradaki vakitlere göre kılınması gerektiğini söylüyor. Biz, buralarda vakitler oluşmadı diye namazları düşürme gibi bir hak görmüyoruz. Namazlar mutlaka günde 5 defa kılınarak eda edilmelidir. Bunun için de, bu yerlerdeki Müslümanların vakitlerden kaynaklanan sorunlarının da farkında olarak namaz vakitlerini tesbit ediyoruz. - İrşad Başkanlığı deyince bazı kesimlerde sadece imamların görevlendirilmesi ve imamları organize eden bir birim gibi bir anlayış var. Bu birimin başkanı olarak İrşad Başkanlığı nı nasıl tanımlıyorsunuz? - Ben de imamlıktan gelen bir kişiyim. Bu konudaki eksik algıyı da iyi biliyorum. Biz, dinî bir cemaat, teşkilat olduğumuza göre, imamların tayin, tesbit ve organizesi sadece teknik bir boyut olarak kalıyor. İrşad Başkanlığı deyince, cemaatimizin İslam algısı, Avrupa bağlamında hem kuruluş hem de fert bazında İslam ın nasıl temsil edileceği, insanlarımızın dinî, ahlaki, itikadî alanlardaki eksikliklerin giderilmesi, yeni nesillerimizin İslamî bir kimlikle yetişmeleri, yeni imamların yetiştirilmesi gibi daha pek çok alanda görevimiz var. Kur an ı anlama, Kur an okuma, Kur an tilavet yarışmaları, Kur an ın toplumla buluşturulması, insanların İslam a yakınlaştırılması ve buna giden bütün vesilelerin, vasıtaların inşa edilmesi, bu vasıtaların bulunması gibi konular bizim aslî iştigal alanlarımızdır. Dolayısıyla, dinî hayatın tamamı bizim çalışma ve görev alanımızdadır. Erkekkız genç nesillerimizin, kadınlarımızın dinîn gerektirdiği bir şekilde yetiştirilmesi gibi konular da bu bağlamda değerlendirilmelidir. İmamlarımız, camilerin mihrâplarında ve kürsülerinde, hayatımızın merkezinde olan camilerimizde hep önde olduğu ve bu görevlerin icrasında bulundukları için böyle bir algı da olabilir. - İmamlar meselesi açılmışken, artık Avrupa ülkelerinde İslam din derslerini verecek, imam olarak görev yapacak kişilerin yetiştirileceği akademik kurumların açıldığı bir aşmaya gelindi. Siz de mevcut imamların eğitimlerini geliştirecek tekâmül programları yapıyorsunuz. İmam yetiştirme projeleriniz var. Ayrıca imamların, her hangi bir yerde yetiştirilmeleri veya eğitimlerini belirli dillerde almaları gibi tartışmalar var. Siz bu konuda nasıl bir usul benimsiyorsunuz? - Biz bu konunun bir ülkeye veya bölgeye bağlanması gibi bir yaklaşımı doğru bulmuyoruz. İmamın nerede değil de nasıl yetiştirildiği meselesini daha önemli buluyor ve bunu önceliyoruz. Yani, İmamlarımız, bizim cemaatimizin ihtiyaçlarına cevap verebilecek bir donanımda mı yetişiyor? sorusuna cevap arıyoruz. Elbette ki, imamlarımız bulunduğu yerin toplumsal, siyasal, kültürel değerlerini, önceliklerini çok iyi bilecekler. Bu ortamda cemaatini yetiştireceğine göre, bu donanımı nerede ve hangi dille alırsa alsın problem olmaz. Ama, Arapça dili, İslamî bilgilerin ana kaynağı ve Kur an da Arapça olduğuna göre nerede olursa olsun mutlaka Arapça yı bilmelerini önemsiyoruz. Temel sabitelerimiz konusunda birikimli imamlar olarak yetiştikten sonra, Mısır olsun, Türkiye olsun, Almanya veya Fransa da yetişmiş olsun fark etmez. İslam ı temsil konusunda insanlarımızın, çocuklarımızın eğitimi konusunda tam bir donanımı yoksa eksiklik olur. Hadis, fıkıh, tefsir gibi alanlarda asgarî donanımı olmadığı müddetçe, imamın yetiştiği yerin bir anlamı olmayacaktır. İrşad Başkanlığı İslam Toplumu Millî Görüş bir dinî bir cemaat olarak, İslam ı bütün hayatı kapsayan ve hayatın her alanında insana ve topluma yön vermeyi amaçlayan bir din olarak görür. İrşad Başkanlığı bu anlayışı kapsayan her alanda faaliyet gösteririr. Cemaate ve içinde yaşadığımız toplumlara İslam ı izah ederek, Müslüman olmanın beraberinde getirdiği sorumluluğu hatırlatır ve dinin pratiğe dökülmesinin yollarını gösterir. Bir taraftan modern hayatın getirdiği şartlar, diğer taraftan ise Müslümanların bu şartlara uygun hareket edememe zaaflarından dolayı Müslümanlar arasında da dünyevîleşme gibi bir olgu ile karşı karşıyayız. Dünyevîleşmenin getirdiği problemlerin çözümü de önemlidir. Bunun için, İslamî inancın güçlenmesi, itikadın bilinçle buluşması, manevî ihtiyaçların karşılanması ve nefsin terbiye edilmesi gerekmektedir. İman, itikad, ibadet ve nefsin terbiye edilmesi şuuru irşad hizmetleri ile mümkün olabilmektedir. IGMG İrşad Birimi bu alanda, Müslümanlara, dinî rehberlik eder ve hayatın her alanında dinin yönlendiriciliğine vurgu yaptığı gibi Müslümanların günlük yaşamlarında inançlarına göre yaşamını kolaylaştırma, bir başka deyişle günlük yaşam fıkhını geliştirme çabasındadır. Din İstişare Kurulu nun görevleri özellikle bu alandadır. Öte yandan Müslümanların dinî ve kültürel çoğulcu toplumlarda yaşam tecrübeleri ta ilk dönemlerden beri mevcuttur. Ancak bu tecrübe, kollektif zihinde aktüel değildir. Böyle bir aktüelleştirme/güncelleştirme temel İslamî kaynaklardan ve temel İslamî ilkelerden hareketle gerçekleştirildiğinde kabul görecektir. Bu bağlamda, İrşad görevlilerinin Avrupa toplumlarını, tarihî, toplumsal ve siyasal süreçlerini kavrayabilmeleri ve Müslüman toplumu yönlendirmeleri önem arzetmektedir. İmamlar için düzenlenen Tekamül Kursları veya yeni İmam yetiştirme projeleri bu ihtiyaçların da giderilmesine matuf bir programdır. Müslümanların bu ülkelerde kalıcılığının göstergelerinden birisi de çocuklarının ve yeni nesillerinin buralarda doğup, eğitimlerini buralarda tamamlayarak hayata atılmalarıdır. Bu bağlamda İslam inancının, İslam kültürünün gelecek Müslüman nesillere aktarılması zarurettir. Bizzat camilerde ya da cami dışında İslam din dersleri, İslamî dinî eğitim ve irşad programları doğrudan İrşad Başkanlığımız bünyesinde icra edilmektedir. İrşad Başkanlığı toplantı yaparken Camiler ve İslamî Eğitim Cami, Müslümanlar için hayatın merkezidir. Namazlar gibi ibadetlerin yerine getirilme mekanı olmasından öte dinî eğitim ve öğretimin de merkezi durumundadır. Cuma ve bayram namazı gibi namazların yanında, ayrıca toplumsal meselelerin dinî olarak değerlendirildiği vaaz ve hutbeler çoğunlukla camide olur. Dolayısıyla İslamileşme, Müslüman olma şuuru camilerle diri tutulur. Kur an-ı Kerim in öğrenilmesi, ezberlenmesi, toplumun Kur an ile yakınlaşması ilk adımda camiden başlar. Din İstişare Kurulu Müslümanların günlük yaşamlarında karşılaştıkları meselelerin fıkhî açıdan cevaplandırılması Din İstişare Kurulu nun (DİK) görevidir. Müslümanların Avrupa daki tecrübeleri nisbeten yeni bir tecrübedir. Bunun için ortaya çıkan konuların, problemlerin değerlendirilmesi için yeni bir metodoloji geliştirilmekte, dinî ilimlerde uzman kişilerin yanı sıra sosyal bilimcilerin, zaman zaman da diğer ilimlerde uzmanların görüşlerine baş vurulmaktadır. Beklenildiği gibi bugüne kadar en fazla helal gıda, evlenmeboşanma, kredili alış-veriş konularında sorular sorulmuş durumdadır. DİK günlük soruların yanında, karşılaşılan ya da karşılaşılması muhtemel konularda da araştırmalar yapmaktadır. Kur an Yarışması/Mâide-i Kur an Kur an, İslam ın temel kaynağıdır. Namaz gibi kimi ibadetler, ancak Kur an dan ayetlerin okunması ile gerçekleşebilmektedir. Bu açıdan Kur an öğrenimininin yanı sıra, Kur an öğrenimini teşvik etmek için Avrupa Kur an-ı Kerim Tilavet Yarışması yapılmaktadır. Bu sene Kur an-ı Kerim Tilavet Yarışması nın 25.cisi düzenlenmektedir. Cemaatin geniş çaplı olarak katılımının gerçekleştiği ve Kur an ın kendine has okuyuşunun yapıldığı Mâide-i Kur an (Kur an Sofrası) programları da bu amaca yöneliktir. Hizmet Alanları İmamlar İmamlar, namaz kıldırma görevlerinin yanı sıra irşad hizmetlerinin tamamında aktif görev yapmaktadırlar. Dolayısıyla gerekli vasıflara haiz imamların tesbit edilmesi, ilgili cami ve cemiyetlerle buluşturulması, duruma göre görevlendirilmesi, yer değişimleri ve özlük haklarının korunması gibi çalışmalar da gerekli olmaktadır. Tekamül Kursları İmamların, gerek kendi bilgi ve tecrübelerinin geliştirilmesi gerekse, Avrupa ülkelerindeki tarihî, dinî, toplumsal, kültürel ve siyasal değişiklik ve farklılıkların güncel bir şekilde takip edilebilmesi ve böylece kültürel altyapısı da farklılaşan Müslümanların ihtiyaçlarına cevap verebilmeleri için her zaman bilgilerini taze tutmaları gerekmektedir. Bununla birlikte, Tekamül Kursları nda, farklı ortamlarda görev yapan imamların karşılıklı olarak birbirlerine tecrübe aktarmaları da mümkün olmaktadır. Mevcut imamların çoğunluğu, Avrupa da görev yapmak amacıyla eğitim görmedikleri için cemaatin dinî ihtiyaçlarının görülmesinde problemler yaşanmaktadır. Bunun içın İrşad Başkanlığı İlahiyatçı Yetiştirme Projesi başlatmış durumdadır. Bu projelere katılanlar daha sonra, imam/hatip, din dersi öğretmeni, irşad görevlisi olarak çalışabilecek ya da bu alanda akademik çalışmalar yapacaklardır. İmamlar Tekamül Kursu

18 18 Gençlik camia 30 Kasım 2012 Hannover de genç idareciler için seminer Kasım da Gençlik Eğitim Başkanlığı tarafından organize edilen Gençlik İdareci Eğitim Semineri ne 60 genç katıldı. Bilal Erden IGMG Hannover Bölgesi Gençlik Teşkilatı Bölge ve Şube idarecilerinin ve Yıldız Kursları ile beraber yapılması münasebeti ile de Yıldız Gençlerinin katıldığı, Gençlik İdareci Eğitim Seminerlerinin (GİES) bu sezonki ilk buluşması gerçekleşti. Hannover de toplam üçüncü kez düzenlenen GİES e bu kez 60 genç katıldı. Seminere hatip olarak IGMG Ruhr-A Bölge Hatibi Cevat Karabacak, IGMG Hannover Bölge İrşad Başkan Yardımcısı Mustafa Yavuz ve IGMG Hannover Bölge İrşad Başkanı Abdulhalim Öner katıldılar. En büyük ibadetlerden birisi olan insan yetiştirmek bizim görevimizdir sözleri ile açılış konuşmasını yapan Bölge Gençlik Başkanı Hasan Ali Durhan dan sonra misafir hatip Cevat Karabacak Ergenlik Dönemi başlığı altında ilk iki seminerini verdi. Üçüncü seminerini evlilik hakkında sunan Cevat Karabacak bu konuda dikkat edilmesi gereken hususlara vurgu yaparak ve misaller vererek gençlerin ufkunu açtı. İlk günün son dersi Kerbelâ ve Hz. Hüseyin diğer bir hatip Mustafa Yavuz tarafından ele alındı. Yeryüzünde sizin zekâtlarınızla, sizin fitrelerinizle, kurbanlarınızla kimsenin tanımadığı, kimsenin bilmediği üç beş kişinin aracılığı ile dünyanın her tarafına yardım yapan, Hz. Hüseyin gibi yapan, siz Hüseyinler varsınız şeklinde gençleri motive eden Yavuz un seminerinin ardından sosyal aktivite bölümüne geçildi. Bu bölümde gençlerin hem dinlenmeleri hem de eğlenmeleri amaçlanarak ilahiler söylendi, oyunlar oynandı ve aktivitenin zirvesini oluşturan küçük bir güreş turnuvası düzenlendi. Böylelikle birinci günü bitiren gençler ikinci güne sabah namazı ardından kahvaltı ile başladılar. Akabinde Abdulhalim Öner hafta içi hicri yılbaşı olması vesilesi ile Hicret konulu seminerini verdi. Öner, hicretin geçmişte kalmış bir olay olmadığını ve bugünümüzde de muhacir olma imkanı olduğunu ifade etti. Son seminerci Abdulhalim Öner in iki saatlik dersinden sonra GİES in ikinci gününü de geride bırakan gençler evlerine döndüler. Viyana Üniversitelileri buluştu Viyana İslam Federasyonu Üniversiteliler Teşkilatı ISV (Interkulturelle Studenten Vereinigung), Viyana Üniversitesi NIG Sosyal Birimler Fakültesi nde Üyeler Toplantısı nı gerçekleştirdi. Katılımın yüksek olduğu toplantıya pek çok akademisyenin yanısıra, JUWA Gençlik Teşkilatı Başkanı Süleyman Boynukara, Kadınlar Teşkilatı Başkanı Dilek Korkut ve ISV nın eski başkanları da katıldı. Açılış Kur an-ı Kerim inin okunması ve ISV Başkanı Fatih Vural ın selamlama konuşmalarının ardından, sırasıyla ISV Teşkilatlanma, Eğitim ve Tanıtım Birimleri nin, akabinde ise Viyana Üniversitesi, Teknik Üniversitesi, Ekonomi Üniversitesi Şubeleri nin sunumları yer aldı. Bu sunumlarda birim ve şubeler yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi vermekle birlikte, hedeflerini de üyelerle paylaşmış oldular. Yapılan sunumların ardından, ISV Eğitim Birimi nin iki ayrı yaş gurubunda organize ettiği makale yarışmasının ödülleri takdim edildi. Makale yarışmasında yaş gurubunda Bir yol gösterici olarak Kur an, 20 yaş ve üzerinde ise Kur an ve kimlik konularında düzenlenmişti. Ödül takdiminden sonra toplantının önemine binaen, Üniversiteli Millî Görüşçü gençlik nasıl olmalı? konusunda Mag. Dr. Mustafa Yıldız, ISV üyelerine hitap etti. ISV Teşkilatlanma Birimi nin organize ettiği Üyeler Toplantısı, farklı içeriği ile dikkat çekerken, katılımcılardan tarafından beğeni topladı.

19 camia 30 Kasım 2012 Gençlik 19 Gençlerden örnek proje: Bosna da eğitime destek Hollanda İslam Federasyonu (NIF) Kadınlar Gençlik Teşkilatı, Bosna-Hersek te bir okulu tamir etti. Esra Yılmazer Özlem Köklü Doboj Belediyesi ne bağlı Klokotnica köyündeki ilkokulun tamiratında NIF Kadınlar Gençlik Teşkilatı nın 40 gönüllüsü hazır bulundu. Bu 40 gönüllü, sınıfları boyadı, duvarları resim ve diğer motiflerle donattı. NIF Kadınlar Gençlik Teşkilatı nın gönüllüleri arasında Başkan Özlem Köklü de yer aldı. Özlem Köklü okulun tamir edilmesi ilgili ziyaretlerini şöyle anlatıyor: Otobüsümüz, Rotterdam şehrinden Tilburg şehrine doğru yola çıkıyor. Oradan da sonraki durağımız Bosna Hersek e hareket ediyoruz. Hedefimiz Bosna Hersek in Klokotnica köyünde bir ilkokulun tadilatını yapmak. 40 gönüllü bismillah deyip yola düşüyoruz. Heyecanlı ve yorucu bir 23 saatlik yolculuğun sonunda Bosna Hersek gümrüğüne ulaşıyoruz. Şaşkınlık ve merak içerisinde Bosna sınırlarına giriyoruz. Her bir köşesinde Osmanlı dan izler taşıyan, doğal güzellikleri, caddeleri, sokakları, camileriyle İstanbul u anımsatan bu güzel memleket, hem güzellikleriyle hem de savaşın halen silinmeyen izleriyle kalbimize dokunuyor. 40 kişilik grubumuz ile Balkanlar daki kardeşlerimizin diyarı Bosna Hersek teyiz artık. İlk uğrak yerimiz namazlarımızı kılmak için bir cami oluyor. Daha sonra tekrar otelimizin bulunduğu Gračanica şehrine doğru yol alıyoruz. Orada bizi, bize bir hafta boyunca eşlik edecek olan Edina Suljkanovic karşılıyor. Edina Suljkanovic, Uluslararası Dayanışma Formu Emmaus un koordinatörlüğünü yapıyor. Otelimizin hemen 50 metre yakınında bulunan camide her gün sabah namazlarımızı kılıyoruz. Caminin imamı ve cemaati çok sıcak bir şekilde karşılıyor bizleri. Teyzeler namazdan sonra caminin hemen yanında bulunan medresede meşhur Boşnak kahvesi içmek üzere davet ediyorlar. İlk günden itibaren Gračanica halkı tarafından sevildiğimizi hissediyoruz. Okulun tadilatına başlamadan önce Başkent Saraybosna ya bir ziyaret yapıyoruz. Savaş esnasında Boşnaklara büyük imkanlar sağlayan Igman dağlarının eteğindeki tüneli, Cumhurbaşkanı merhum Alija İzzetbegovic in kabrini ziyaret ediyor, Gazi Hüsrev Beg Camii nde namaz kılıyoruz. Doboj Belediyesi ne bağlı Klokotnica köyünde, bizim okulumuz diyebileceğimiz okula yaklaştığımızda gördüğümüz ilk manzara unutulmaz bir manzara oluyor: Minik minik heyecanlı bakışlar, sabırsızlıkla bizleri bekliyor. Öğretmenler ve müdür bizleri samimi bir şekilde karşılıyor ve hemen işe koyuluyoruz. Bir görev dağılımı ile, gruplara ayrılıyoruz. Bir grup boya alışverişi yaparken, bir kısmımız da çocuklarla oynuyor. Diğer bir kısmımız ise, sınıfları boşaltmaya başlıyoruz. Müdürün ve öğretmenlerin gözlerindeki tedirginlik görmemezlikten gelinecek gibi değil. Çünkü acemiliğimizden her şey anlaşılıyordu. Üstelik hiç birimiz daha önce eline fırça alıp badana bile yapmamıştı. Ama, yine de, boyalar gelince Bismillah deyip işe koyuluyoruz. İlk önce gruplara ayrılıp, sınıfların temalarını seçiyor ve duvarlara yansıtacağımız görüntülerin tam olarak yerlerini belirliyoruz. Hayatında eline fırça almamış kızlar ișe koyulurken, bir yandan da minik öğrenciler Türk ablaları eşliğinde oyunlar oynuyor. En büyük problemimiz dil diye düşünürdük. Ama yanılmışız. El-kol hareketlerimiz ve yüzümüzdeki gülümsemeler tercümanımız olmuş, aradığımız kardeşlik dilini böylece bulmuştuk. Saatler u gösterdiğinde duvarların temel boyaları atılmış bir şekilde yorgun argın otobüsümüze binip, vakıfta yemeklerimizi yiyor, otele doğru yol alıyoruz. Görevli kızlarımız bir sonraki günün programını yaparken, bizler dinlenmeye çekiliyoruz. Yapmamız gereken daha çok işimiz var. Ertesi gün, yağan yağmur az da olsa endişelendiriyor bizi. Zira, çocukları oynatabileceğimiz yer sadece okulun bahçesiydi. Şimdi yağmur yağıyordu ve yağmurda çocukları oynatmamız mümkün olmayacaktı. Biz, okulumuza geldiğimizde köylülerin buna da bir çözüm bulduğunu görüyoruz. Okulumuzdan 100 metre uzaklıkta bir yerde çocukları oynatacak bir salon sunuluyor bize. Çocuklar bir kızımızdan diș sağlığı hakkında bilgi alırken, sınıflarda da yavaş yavaş ince çizimlere geçiliyor. Acaba yetişecek mi kaygısı hepimizi meşgul ediyor. Gün içerisinde bir çok ziyaretçimiz oluyor. Köylüler ve çocukların velileri her gün bizleri ziyaret ediyor. Bugün bizim için önemli bir ziyaretçimiz daha vardı. Doboj Belediye Başkanı bizi ziyarete geliyor, çalışmalarımızdan dolayı teşekkürlerini sunuyor. Bu günün sonunda heyecanımız ve morallerimiz en üst seviyede, okulumuzun kapısını kapatıyoruz. Evet, yarın son gün ve bizim daha kat etmemiz gereken uzun bir yol var. Sabah okula gelir gelmez, hemen işe koyuluyoruz. Bugün her şeyin bitmesi gerekiyor. Canla başla herkes elinden geleni yapıyor. Çizimler bitiyor ve boyanıyor. Büyük bir temizlikten sonra sınıflarımız sevinç içinde süsleniyor, balonlar bayraklar asılıyor. Masalar, sandalyeler yerlerine koyu- En büyük problemimiz dil diye düşünürdük. Ama yanılmışız. Elkol hareketlerimiz ve yüzümüzdeki gülümsemeler tercümanımız olmuş, aradığımız kardeşlik dilini böylece bulmuştuk. luyor. Masaların üzerlerine sponsorlarımızın ve yakınlarımızın hazırladıkları kalem kutuları, defterler ve şekerler yerleştiriliyor. Sınıfların kapısından girip bakıldığında görünen sonuç içimize huzur veriyor. Biz başardığımıza emindik. Ama, asıl önemli olan çocuklar bu yeni okullarını nasıl bulacaktı. Yorgun, ama bir o kadar da mutlu bir şekilde okuldan ayrılıp otelde son akşam bütün ekibimizle bir değerlendirme toplantısı yapıyoruz. Görevimizi yapmanın manevî huzuru ile dinlenmeye çekiliyoruz. Yarınki büyük günü; okulun açılışını heyecanla bekliyoruz. Sabah erkenden odalarımızı boşaltıyoruz. Önce savaşta büyük bir psikolojik yıkıma uğrayan mağdurların rehabilitasyonunun yapıldığı rehabilitasyon merkezine uğrayacağiz. Burada savaştan sonra yalnız kalan yaşlılar, yetimler, kadınlar ve aklını kaybeden insanlar kalıyordu. Gördüğümüz manzara bizi çok etkiliyor. Her insanın kendine ait bir hikâyesi vardı. Geçmişte çoğu acı şeyler yaşamış olmalarına rağmen hâlâ hayata tutunabiliyorlardı. Birçoğu kendilerine sunulan el beceri kurslarından faydalanıyordu. Küçük bir kısmı devlet tarafından madden desteklenen bu merkez, asıl gönüllü insanların yaptığı bağışlarla ayakta duruyordu. Gözyaşları içerisinde merkezimizden ayrılıp merkez okula kalan kalem kutularını, okul malzemelerimizi ve şekerlerimizi dağıttıktan sonra bütün gün beklediğimiz yere doğru gidiyoruz. Ve okula yaklaştığımızda gördüğümüz manzara, hepimizin gözyaşlarının sel olup akmasına sebep oluyor. Geldiğimizden beri göremediğimiz köylüler, bugün sanki diğer günlerin acısını çıkarır gibi hepsi bir araya gelmiş çocuklar ve öğretmenlerin Turkska (Türkler) bağrışmaları ve alkışları arasında bizleri karşılıyor. Onların Turkska! haykırışlarına bizler de Bosna! diye haykırarak karşılık veriyoruz. Otobüsten indiğimizde köylülerin bizleri bağrına basması, bizlere sarılmaları gönlümüzü okşuyor. Yöresel müzikler ve sevinç gözyaşları arasında heyecanla dolaşıyoruz. Kendimizi sıradan hissederken bu insanlar bize kahraman gibi davranıyor. Hiç tanımadığımız bu insanlarla hemen sarmaş dolaş olmamız Müslümanlar arasındaki kardeşlik bağının, dil, ırk gözetmeksizin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Biz sevincimizin en üst seviyesine ulaştık derken asıl sürpriz bizi okulun arka bahçesinde bekliyor. Orkestra eşliğinde İstiklal Marşımız gözyaşlarımız arasında okundu, Boşnak Marşı ndan sonra ilahiler, Türk/Boşnak folklor oyunları ortamı bayram yerine çeviriyor. Daha sonra okulumuzun müdürü bütün şehitlerin ruhuna fatiha ile sözlerine başlıyor. Teşekkür konuşmasından sonra bize sandık içindeki Bosna bayrağı ve çok eskilere ait olan bir Kur an-ı Kerim hediye ediyor. Teşekkür belgeleri de alındıktan sonra proje sahibi Hollanda İslam Federasyonu, Kadınlar Gençlik Teşkilatı adına Sosyal Hizmetler Başkanı Esra Yılmazer bir konuşma yapıyor. Konuşmasında köy halkına, okul müdürüne ve okul çalışanlarına gösterdikleri ilgi ve misafirperverlikten dolayı teşekkür ediyor. Çocuklardan da, bu yapılanları bir bayram hediyesi olarak kabul etmelerini istiyor. Okulumuzun açılış kurdelasını, Esra Yılmazer ve Okul Müdürü birlikte Bismillah diyerek kesiyor. Sonrasındaki manzara görülmeye değerdi. Minik çocuklar, çocukların velileri ve köylülerin meraklı bakışları arasında sınıfları geziyoruz. Çoğu gözlerine inanamıyor. Buz gibi duvarlarda rengârenk balıklar, sirk çadırı ve kocaman bir dünya küresi çizilmişti. Camlar, yeni perdeleriyle ayrı bir şekil kazanmıştı. Bu güzel sınıfların üstüne bir de masalardaki kalem kutuları ve defterler çocukların yüzündeki gülümsemeyi bütünleştiriyor. İste bu gülümsemeleri görmemiz bütün yorgunluğumuzu alıp gidiyor. Biz onlara iki sınıf bir koridor boyamıştık ama onların bize verdiği mutluluk bundan çok daha kıymetliydi. Artık yavaş yavaş ayrılık vaktinin yaklaştığının sinyalleri veriliyordu. Köylülerin hazırladığı büyük ziyafetin ardından son hatıra fotoğrafları çekiyoruz. Gözyaşları içerisinde verilen pozlar, adresler bu projenin ne kadar başarılı olduğunun kanıtıydı. Köylülerin teşekkürleri ve bizleri kucaklamaları, bir haftadır kahrımızı çeken abimiz, okulun hademesi Memo ve ailesinin gözyaşları, kızlarımızı da hüzünlendiriyor. Maalesef artık mutlu sona sadece dakikalar kalmış bulunuyor. Minik minik çocuklar otobüsün içine kadar girip tek tek bizlere sarılıyor, teşekkür ediyor. Ve otobüsün kapıları kapandığında hüznümüz göz yaşlarımızla boşalıyor. Otobüs veda düdüğünü çaldığında gözlerinden yaş dökülenler sadece biz değildik. Müdür, öğretmen ve ögrenciler ve... köylüler. Otobüsün içinde de durum farklı değil. Kızlarımız gözyaşları içinde son defa okulumuza bakıyor, el sallıyor. Hollanda ya geri dönmek için yorucu bir 20 saatlik yolculuk vardı. Ama gönlümüz hâlâ oradaydı. Biz Bosna ya 40 yürekle gelmiştik ama, bizler yüreğimizin yarısını Klokotnica da bırakıyoruz. Ve bu yarım yüreklerimize yüzlerce kardeşimizin yüreğini ekleyerek geri dönüyoruz. Yorgunduk, ama yorgunluk hissetmiyoruz.

20 20 Gençlik camia 30 Kasım 2012 Kuzey Ruhr da GEK in ikinci oturumu gerçekleşti Kadınlar Gençlik Teşkilatı (KGT) Üniversiteliler Komisyonu 2012/2013 yılı çalışma takviminin ilk Üniversiteliler Yatılı Eğitim Semineri ni (UniYES), Ulustan Avrupa ya ve Benim Vizyonum teması çercevesinde 2-3 Kasım 2012 tarihlerinde Kerpen de Genel Merkez binasında gerçekleştirdi. Elif Karaman Kasım tarihindeki Gençlik Eğitim Kursu (GEK) nun ikinci oturumunda 2012/2013 sezonunun GEK Talebeleri, Mekke ve Medine döneminde İslami hareketler konusunda bilgi sahibi oldular. Kursa katılanlar, IGMG Eğitim Birimi nden Ramazan Başlık ın Mekke ve Medine Döneminde İslami Hareketler konulu semineriyle, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) in yöneticiliği, organize yeteneği ve günümüz toplumunda uygulanılabilecek formülleri ve yöneticilikte ibret alınacak bazı faktörleri öğrendi. Dolu dolu ve feyizli geçen günün gecesinde GEK Talebeleri bir o kadar feyiz dolu bir teheccüd gecesi geçirerek ve sabah namazı sonrası pazar sabahına, Kuzey Ruhr Bölgesi Kadınlar Gençlik Teşkilatı Başkanı ve aynı zamanda sosyoloji öğrencisi olan Cennet Yılmaz ın teori ağırlıklı semineri ile başladı. Sosyolojide temel teori olarak benimsenen Talcott Parsons un Değer Algıları nı anlatan Cennet Yılmaz, sunumunun ikinci kısmında bu teoriyi bazı İslami değer algıları ile karşılaştırıp teşkilatçılıkta hangi alanlarda uygulanabileceği konusunda GEK talebelerine bazı örnekler verdi. Seminerin ardından ödevleri ve kitapları dağıtılan Gençlik Eğitim Kursu katılımcıları ikinci oturumun kapanışının ardından evlerine yol aldılar. Kuzey Ruhr Bölgesi Kadınlar Gençlik Teşkilatı nın düzenlemiş olduğu Gençlik Eğitim Kursu (GEK) na, Ekim tarihlerindeki ilk oturumla start verilmişti. Gençlik Eğitim Kursu, başarılı geçen bir sezonunun ardından yeni sezona, IGMG Genel Sekreteri Oğuz Üçüncü nün ve araştırmacı yazar Murat Demiryürek in seminerleriyle başlamıştı. IGMG Genel Sekereteri Oğuz Üçüncü seminerinde, Dava Şuuru konusunu ele alarak, güncel meselelerden örnekler verdi ve Gençlik Eğitim Kursu öğrencilerinin dikkatini Müslümanların Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinde karşılaştıkları sorunlara dikkat çekti. Murat Demiryürek ise Gayrimüslim bir toplumda Müslüman olmak adlı sunumuyla, çoğunluğun gayri müslim olduğu bir toplumda Müslüman olarak yaşamanın avantajları ve dezavantajlarından bahsederek, bilhassa gençleri, Müslüman kimliklerinin bilincinde olmaya sevk etti. Bunların yanı sıra KGT Eğitim Komisyonu nun organize ettiği kitap tanıtımları, nasihat halkaları ve sosyal aktiviteler ile program içeriği süslenmiş ve Gençlik Eğitim Kursu talebeleri gerek yapılan etkinliklerden gerekse seminerler ve dağıtılan kitaplardan bir o kadar da memnun kalmışlardı. Ramazan Başlık seminer verdi Kuzey Bavyeralı genç idareciler buluştu IGMG Kadınlar Gençlik Teşkilatı (KGT) Kuzey Bavyera Bölgesi Nürnberg Merkez Camii nde genişletilmiş Bölge ve Şube Yönetim Kurulu Toplantısı nı düzenlendi. Elif Bayram Toplantıya IGMG KGT Başkanı Fatma Gündüz, Bölge Kadınlar Teşkilatı Başkanı, Bölge KGT Başkanı ve Yürütme Kurulu, Şube KGT Başkanları ve Şube Yönetim Kurulu nda görev alan genç idarecilerimiz katıldılar. Katılımcılar tarafından büyük ilgi ile karşılanan toplantının gündeminde Kadınlar Gençlik Teşkilatı nın tanıtımı ve KGT Kuzey Bavyera Bölgesi nin 2010 dan bugüne kadar verdiği hizmetlerin ve faaliyetlerin anlatımı yer aldı. KGT Bölge Başkanı Elif Bayram, katılımcıları motive ettiği konuşmasını Mevlana Celaleddin Rumi nin Bazen bitmek bilmeyen dertler yağmur olur üstüne yağar, ama unutma ki, rengarenk gökkuşağı yağmurdan sonra çıkar sözü üzerine bina ederek, gelece ümitle bakılması gerektiğini vurguladı. Ardından İslami çalışmaları daha da güç- lendirmeliyiz mesajını içeren bir selamlama konuşması ile, Kadınlar Teşkilatı Bölge Başkanı Hüsniye Bayram misafirleri selamladı. Fatma Gündüz ise yaptığı konuşmada, IGMG tarihine değinerek, Bizler Avrupalı Müslüman idareci gençleriz, ahlakımız, başarımız ve çalışma üslubumuz vasfımıza uygun olmalıdır. İslam Avrupa nın bir gerçeğidir, öyleyse bu gerçeğin yaşanılır olması için elimizden gelen gayreti gösterip, birlik oluşturup, birbirimizi destekleyip bu çalışmalara devam edeceğiz dedi. Elif Bayram İslami Buluşlar Yarışması nda birincilik elde eden, seccade fonksiyonlu çanta ve gece lamba fonksiyonlu camdan Kâbe projesini ve Kısa Film Yarışması birincisi Hz. Zinnire (r.a.) ın hayatını anlatan kısa filmi anlattı. Elif Bayram daha sonra aktüel olarak planlanan Bana mesleğimi sor, sana üniversiteni söyleyeyim sloganını taşıyan meslek Fatma Gündüz seminerde bilgilendirme projesini, Ey Aşk. başlıklı Allah sevgisinin anlatıldığı projeyi, Ancak müminler kardeştir başlıklı kardeş şube günü projeleri hakkında bilgi verdi. Tüm katılımcılar ile üç aşamalı bir istasyon çalışması da gerçekleştirildi. Tara Sukhera nınyönetiminde her katılımcı aşama aşama istasyonlarda Bölge KGT çalışmalarını eksileri ve artıları ile değerlendirdi. İstasyon çalışmasının ardından bu çalışmanın genel değerlendirmesi gerçekleştirildi. Elif Bayram günün sonunda, Yeterki azmimiz olsun, Allah a yönelip ona tevekkül edip, gayemiz O nun rızasını kazanmak olduğu sürece aşamayacağız dert ulaşamayacağımız başarı kalmayacaktır diyerek günü özetlediği bir kapanış konuşması yaptı. Güney Bavyera da yatılı eğitim programı Tegernsee de yapılan yatılı eğitim programında, ashab-ı kiramın hayatı ve Allah Resûlü nün uyguladığı eğitim metodlarının anlatıldığı seminerlerin yanı sıra, hat ve çeşitli el sanatlarının uygulamalı olarak öğretildiği kısımlar yer aldı. Melek Vural Güney Bavyera Bölge Kadınlar Gençlik Teşkilatı, Kasım ayının ilk hafta sonunda Tegernsee de yatılı bir eğitim programı yaptı. Eğitim programında özellik ashab-ı kiramın hayatı ve onların hayatlarından çıkarılacak dersleri konu alan seminerler ile hat ve tezhip sanatı workshopları (atölye çalışması) yer aldı. Eğitim programı kapsamında sonbaharın sona erdiği şu günlerde yaprakların döküldü- ğü gibi insanların da bu dünyayı terkedeceği gerçeğinden hareketle ölümün tefekkür edildiği bir gezi yapıldı. İlk seminerde sahabelerin kimliği ve hayatları anlatıldı. Bu seminerin arkasından ise farklı sahabelerin hayatlarının sembolize edilerek çizildiği tablolar duvara asıldı. Her bir katılımcı sahabeyi nasıl anladığını çizdi. Almanca olarak verilen ikinci seminerde ise Peygamber Efendimizin ashabını nasıl ve hangi usullerle eğittiği analiz edildi. Daha sonra ise, sahabelerin anlatılan bu özellikleri ile Peygamber Efendimiz tarafından eğitilmelerinin günümüze nasıl yansıtılabileceği anlatıldı. Seminerler sona erdikten sonra ise başta hat ve tezhip olmak üze çeşitli el sanatlarının yapıldığı workshoplar gerçekleştirildi. Bu workshoplarda önce teorik bilgiler verildi, sonra da bu bilgiler ışığında pratik uygulamalar yapıldı.

Avrupa nın imamları Mainz de yetişecek. ACG nin mesajı: Gençler zenginliğimizdir. Maneviyatsız bereket olmaz. Bereketin anahtarları.

Avrupa nın imamları Mainz de yetişecek. ACG nin mesajı: Gençler zenginliğimizdir. Maneviyatsız bereket olmaz. Bereketin anahtarları. Gemeinschaft. Community. Communauté. İslam Toplumu Millî Görüş» www.igmg.org 09 Ekim 2015 Sayı 69 HASENE KURBAN KAMPANYASINDA YENİ REKOR: 161.500 HISSE s. 21 GENEL MERKEZ 27. Avrupa Kur ân-ı Kerîm Tilavet

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri...

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri... IGMG Islamische Gemeinschaft Millî Görüş e. V. İslam Toplumu Millî Görüş Eğitim Başkanlığı İÇİNDEKİLER Ders Kitapları Serisi Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11

Detaylı

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti:

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti: Türk Ocakları Genel Merkezi Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Efendi BARUTCU, Türk Ocakları nın 100 üncü kuruluş yıldönümü kutlamaları çerçevesinde, Sönmeyen Ocak Türk Ocakları ve Türkiye nin Geleceği konulu

Detaylı

1 von 5 21.11.2013 22:24

1 von 5 21.11.2013 22:24 Anasayfa Hamburg GEZİ + POLİS + ORUÇ = İFTAR Tarih : 2013.07.27 17:17:32 Hamburg Sivasspor Taraftar Derneği nin iftar yemeğinde, Gezi Parkı ve Hamburg polisinin Türk gençlerine karşı baskılı tutumuna yönelik

Detaylı

IGMG Gençlik Teşkilatı

IGMG Gençlik Teşkilatı IGMG Gençlik Teşkilatı Sosyal Hizmetler Birimi Okul Çantası Kampanyası Gençlerden gençlere, eğitimle geleceğe... Biz kimiz? IGMG Gençlik Teşkilatı (GT), Müslüman gençlerin islami bir kimlik ve toplumsal

Detaylı

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği BİRİ MATEMATİK Mİ DEDİ? BİZ KİMİZ? Yüce Rabbimiz dünya hayatını insanoğluna imtihan yeri kılmış, sırat-ı müstakim olarak göndermiş olduğu dinin yaşanabilmesi ve birbirlerine ulaştırılabilmesi için Müslümanları

Detaylı

BASIN YAYIN BİRLİĞİ OCAK-ŞUBAT 2015 ETKİNLİK BÜLTENİ

BASIN YAYIN BİRLİĞİ OCAK-ŞUBAT 2015 ETKİNLİK BÜLTENİ BASIN YAYIN BİRLİĞİ OCAK-ŞUBAT 2015 ETKİNLİK BÜLTENİ 1. 2014 Türkiye Kitap Pazarı İstatistikleri Açıklandı. Kültür ve Turizm Bakanlığı ISBN Ajansı, Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğü ve Yayımcı Meslek

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları Beylerbeyi Özel Anaokulu, İlkokulu ve Ortaokulu Okul Aile Birliği Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu

İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları Beylerbeyi Özel Anaokulu, İlkokulu ve Ortaokulu Okul Aile Birliği Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları Beylerbeyi Özel Anaokulu, İlkokulu ve Ortaokulu Okul Aile Birliği Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu 02 Ekim 2013-15 Ekim 2014 Dönemi Rapor Tarihi 10.10.2014 1 İTÜ GVO BEYLERBEYİ

Detaylı

Huzurevlerinde yapılacak programların daha verimli olmasını sağlamak amacıyla İlimiz Müftülüğünce Aile İrşat ve Rehberlik Bürosu tarafından Huzurevi

Huzurevlerinde yapılacak programların daha verimli olmasını sağlamak amacıyla İlimiz Müftülüğünce Aile İrşat ve Rehberlik Bürosu tarafından Huzurevi Huzurevlerinde yapılacak programların daha verimli olmasını sağlamak amacıyla İlimiz Müftülüğünce Aile İrşat ve Rehberlik Bürosu tarafından Huzurevi Ekibinde görevlendirilen personele 05 Aralık 2012 Çarşamba

Detaylı

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I Ş U B A T 25.02.203 / 0.03.203 8.02.203 / 22.02.203 Tel : 0 26 39 59 38 Faks : 0 26 334 96 96 http://pamem.meb.k2.tr ÖĞRETİM YILI : 202 / 203 İN ADI : DİN KÜLTÜRÜ VE MESLEK AHLAKI ÖĞRETMENLERİ : YAVUZ

Detaylı

KURAN IN ANLAMI İLE BULUŞMAK ARAŞTIRMASI

KURAN IN ANLAMI İLE BULUŞMAK ARAŞTIRMASI KURAN IN ANLAMI İLE BULUŞMAK ARAŞTIRMASI Kasım 2007 İÇİNDEKİLER Metodoloji I. Araştırmanın Metodoloji ve Örneklemin Yapısı II. Örneklemin Mezhep Bağlılığı ile İlgili Yapısı III. Dindarlık Algısı IV. Din

Detaylı

EYLÜL AYI OLAĞAN MECLİS TOPLANTIMIZA HOŞ GELDİNİZ

EYLÜL AYI OLAĞAN MECLİS TOPLANTIMIZA HOŞ GELDİNİZ EYLÜL AYI OLAĞAN MECLİS TOPLANTIMIZA HOŞ GELDİNİZ YÖNETİM KURULU AYLIK FAALİYET RAPORU 28.09.2015 Eylül ayı içerisinde üyelerimizin talep ettiği 25 üyeye Kapasite Raporu, 5 üyemize Ekspertiz Raporu ve

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :8. Syf Sayfası :8. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :5. Syf Selvitopu ndan Gazze mesajı: Dünyanın kardeşliğe ihtiyacı var Maliyeciler Mahallesi'nde düzenlenen iftar yemeğine katılan

Detaylı

OCAK 14-ŞUBAT 14-MART 14 AYI İÇERİĞİDİR. ÜNYE TİCARET BORSASI e-dergi Sayfa 1

OCAK 14-ŞUBAT 14-MART 14 AYI İÇERİĞİDİR. ÜNYE TİCARET BORSASI e-dergi Sayfa 1 OCAK 14-ŞUBAT 14-MART 14 AYI İÇERİĞİDİR e-dergi Sayfa 1 1. SEÇİMLERİNİ TAMAMLADI 2. NDAN Rifat HİSARCIKLIOĞLU NA ZİYARET 3. AKREDİTE BORSA OLDU 4. YÖNETİMİNDEN ANKARA ZİYARETLERİ 5. YÖNETİM KURULU BAŞKANIMIZ

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

UETD Genelmerkez Gençlik Kolları Temmuz 2014 Faaliyet Raporu

UETD Genelmerkez Gençlik Kolları Temmuz 2014 Faaliyet Raporu UETD Genelmerkez Gençlik Kolları Temmuz 2014 Faaliyet Raporu GK Faaliyet Raporu Temmuz 2014 2 4 Temmuz 2014 İftar Köln Ditib Merkez Camii UETD GM Genclik Kollarindan Beyza Külünk, Esma Cakmak, Meryem Ates

Detaylı

HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin CHP İl Kongresine katılarak bir konuşma

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :15. Syf Sayfası :9. Syf Sayfası :5. Syf. SON DAKİKA GAZETESİ Sayfası :5. Syf. Sportmen ilavesi Sayfası :2. Syf Sayfası :31. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :İnternet Sitesi İZTO dan Selvitopu ve ekibine

Detaylı

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr Aylık Süreli Elektronik Yayın ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı Bakan İslam, 2015 yılı sonuna kadar, yurt ve yuvalarda şu anda kalmakta olan bin civarında çocuğumuzun da çocuk evlerine geçişini

Detaylı

ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YURTDIġI GÖREV RAPORU. BOSNA-HERSEK ZĠYARETĠ GÖREV RAPORU 1. Konunun Evveliyatı

ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YURTDIġI GÖREV RAPORU. BOSNA-HERSEK ZĠYARETĠ GÖREV RAPORU 1. Konunun Evveliyatı BOSNA-HERSEK ZĠYARETĠ GÖREV RAPORU 1. Konunun Evveliyatı Ormancılık alanında Bosna-Hersek ile işbirliğini geliştirmek amacıyla Başbakanlık Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı aracılığıyla iki

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

6. GELECEKLE İLETİŞİM ÇALIŞTAYI GERÇEKLEŞTİRİLDİ.

6. GELECEKLE İLETİŞİM ÇALIŞTAYI GERÇEKLEŞTİRİLDİ. 6. GELECEKLE İLETİŞİM ÇALIŞTAYI GERÇEKLEŞTİRİLDİ. TÜRKİYE - KOSOVA MEDYA İŞBİRLİĞİ. RTÜK BAŞKAN VEKİLİ PROF. DR. HASAN TAHSİN FENDOĞLU İLE KPM BAŞKANI ADNAN MEROVCİ TARAFINDAN İMZALANDI. 6. Gelecekle İletişim

Detaylı

Kayıt Dışı İstihdamla İlgili Proje Ödülleri Sahiplerine Verildi

Kayıt Dışı İstihdamla İlgili Proje Ödülleri Sahiplerine Verildi Kayıt Dışı İstihdamla İlgili Proje Ödülleri Sahiplerine Verildi SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI YADİGAR GÖKALP İLHAN: -KAYIT DIŞI İSTİHDAMLA İLGİLİ HER BİREYİN VE TOPLUMUN BİR TAKIM ÇALIŞMALARDA BULUNMASI

Detaylı

UCLG-MEWA Akıllı Şehirler Komite Toplantısı Raporu. Konya. 8 Eylül 2015

UCLG-MEWA Akıllı Şehirler Komite Toplantısı Raporu. Konya. 8 Eylül 2015 UCLG-MEWA Akıllı Şehirler Komite Toplantısı Raporu Konya 8 Eylül 2015 UCLG-MEWA Projeler Departmanı Randa AL SABBAGH Akıllı Şehirler Komitesi Sorumlusu 30.10.2015 1 / 6 Arka plan UCLG-MEWA Akıllı Şehirler

Detaylı

UKBA. e Bülten TACİKİSTAN DAN TÜRKİYE YE UKBA DERNEĞİ AMERİKA DA SOHBET MECLİSLERİ KURDU KARDEŞLERİMİZLE PİKNİKTEYİZ

UKBA. e Bülten TACİKİSTAN DAN TÜRKİYE YE UKBA DERNEĞİ AMERİKA DA SOHBET MECLİSLERİ KURDU KARDEŞLERİMİZLE PİKNİKTEYİZ UKBA e Bülten UKBA - ULUSLARARASI KARDEŞLİK BARIŞ VE AHLÂK DERNEĞİ YAYIN ORGANI EYLÜL - ARALIK 2012 SAYI / 1 TACİKİSTAN DAN TÜRKİYE YE KARDEŞLERİMİZLE PİKNİKTEYİZ ŞEMSEDDİN BEKTAŞOĞLU İLE HİNDİSTAN DAYIZ

Detaylı

01.02.2014 AKSARAY TİCARET VE SANAYİ ODASI

01.02.2014 AKSARAY TİCARET VE SANAYİ ODASI 01.02.2014 AKSARAY TİCARET VE SANAYİ ODASI ALIŞVERİŞ GÜNLERİ YAKINDA BAŞLIYOR SAYFA 1 EĞİTİM İÇİN AKSARAY'A GELDİLER SAYFA 2 ATSO SENDİKA ZİYARETLERİ SAYFA 3 ATSO'DAN ALMANYA'YA ÇIKARMA SAYFA 4 KOÇAŞ AYKAŞ'I

Detaylı

1- Ulusal Kırmızı Et Konseyi Seferihisar da Toplanacak!- 03.09.2014

1- Ulusal Kırmızı Et Konseyi Seferihisar da Toplanacak!- 03.09.2014 1- Ulusal Kırmızı Et Konseyi Seferihisar da Toplanacak!- 03.09.2014 Ulusal Kırmızı Et Konseyi (UKON) Yönetim Kurulu ve Değerlendirme Toplantısı, Küçükbaş hayvan yetiştiriciliği alanında Türkiye'nin en

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :5. Syf Sayfası :8. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :10. Syf Sayfası :İnternet Sitesi Karabağlar Belediyesi tam kadro halk gününde Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu, belediye başkan yardımcıları,

Detaylı

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI Sayın Âli Meclis Başkanı, Sayın Bakan, Sayın Oda Başkanları, Değerli İş Adamları,

Detaylı

SGK Mutfağına Gıda Güvenliği ve Yönetimi Kalite Belgesi

SGK Mutfağına Gıda Güvenliği ve Yönetimi Kalite Belgesi SGK Mutfağına Gıda Güvenliği ve Yönetimi Kalite Belgesi SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: - ŞUANDA TÜRKİYE DE ÖRNEK ALINMASI GEREKEN BİR KURUM VARSA BU SOSYAL GÜVENLİK KURUMUDUR - BU BELGEYİ ALMAMIZA

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Amaç MADDE 1 KENT KONSEYİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar (1) Bu Yönetmeliğin amacı; kent yaşamında, kent vizyonunun

Detaylı

YOZGAT TİCARET VE SANAYİ ODASI. 2014 Yılı Faaliyet Raporu

YOZGAT TİCARET VE SANAYİ ODASI. 2014 Yılı Faaliyet Raporu YOZGAT TİCARET VE SANAYİ ODASI 2014 Yılı Faaliyet Raporu Yozgat Ticaret ve Sanayi Odası 2014 Yılı Oda Faaliyetlerimiz 69 Slayt 31.01.2014 AB Slovenia Projesi Denetimi 03.01.2014 Belediye Başkan Adayı Kazım

Detaylı

Çocuklarında yaygın gelişim bozukluğu veya zihinsel engelli olan ailelerden gelen istek üzerine gece çocuklarını emanet edecekleri bir yer oluşturmak

Çocuklarında yaygın gelişim bozukluğu veya zihinsel engelli olan ailelerden gelen istek üzerine gece çocuklarını emanet edecekleri bir yer oluşturmak Çocuklarında yaygın gelişim bozukluğu veya zihinsel engelli olan ailelerden gelen istek üzerine gece çocuklarını emanet edecekleri bir yer oluşturmak amacıyla (çünkü bu aileler hastalık, vefat, düğün vb.

Detaylı

ihh 6. ULUSLARARASI ÇOCUK BULUŞMASI RAPORU

ihh 6. ULUSLARARASI ÇOCUK BULUŞMASI RAPORU ihh 6. ULUSLARARASI ÇOCUK BULUŞMASI RAPORU 18 EKiM 2014 Uluslararası Çocuk Buluşması, İHH İnsani Yardım Vakfı nın dünyanın farklı coğrafyalarında gerçekleştirdiği yetim çalışmalarını Türkiye halkına anlatmak

Detaylı

UETD Genelmerkez Gençlik Kolları Kasım 2014 Faaliyet Raporu

UETD Genelmerkez Gençlik Kolları Kasım 2014 Faaliyet Raporu UETD Genelmerkez Gençlik Kolları Kasım 2014 Faaliyet Raporu GK Faaliyet Raporu Kasım 2014 2 7 Kasım 2014 Muhabbet Halkaları 7 Kasım 2014 de ilk Muhabbet Halkalarını gerceklestirebildik. Bir araya gelip

Detaylı

GÜL-AY Basın-Meslek İlkelerine Uyar. Yazı ve ilanlar imza sahiplerine aittir. Köşe yazılarına ücret ödenmez. Makalelerinden kendileri sorumludur.

GÜL-AY Basın-Meslek İlkelerine Uyar. Yazı ve ilanlar imza sahiplerine aittir. Köşe yazılarına ücret ödenmez. Makalelerinden kendileri sorumludur. 06 EKİM 2014 REKLAM HABERLER Gül-Ay - Sayfa 3 06 EKİM 2014 Gül-Ay - Sayfa 5 HABERLER Erdemli de üzüm festivali yapıldı Erdemli'ye bağlı Üzümlü köyünde Üzüm festivali yapıldı. Erdemli Belediyesi tarafından

Detaylı

Tekfen Filar Mini Resim Yarışması Sonuçlandı 2013 / 2014 SAYI: 19. Haftanın Bazı Başlıkları

Tekfen Filar Mini Resim Yarışması Sonuçlandı 2013 / 2014 SAYI: 19. Haftanın Bazı Başlıkları 2013 / 2014 SAYI: 19 İklim Değişikliği Konferansı Haftanın Bazı Başlıkları Tekfen Filar Mini Resim Yarışması Sonuçlandı Hayatın İçinde Öğreniyoruz İklim Değişikliği Konferansı Tanıdık ve Tanıttık Uludağ

Detaylı

Eylül 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

Eylül 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili Eylül 2013 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Yenişehir İlçesi CHP Belediye Başkanı aday

Detaylı

DAMLA PROJESİ HATAY PROGRAMI HAKKINDA BASINDA ÇIKAN HABERLER

DAMLA PROJESİ HATAY PROGRAMI HAKKINDA BASINDA ÇIKAN HABERLER DAMLA PROJESİ HATAY PROGRAMI HAKKINDA BASINDA ÇIKAN HABERLER "DAMLA" HATAY DA GÖNÜLLERE DOLUYOR Gençlik ve Spor Bakanlığı nın sosyal sorumluluk projelerinden "Damla Projesi" kapsamında gönüllü gençler

Detaylı

Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında

Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Yayın Organı Mart 2014 Yıl: 1 Sayı: 10 Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Çocuk Hizmetleri

Detaylı

BASKAN TOPRAK ISTANBUL ÜNIVERSITESI REKTÖRÜ PROF. DR. YUNUS SÖ...

BASKAN TOPRAK ISTANBUL ÜNIVERSITESI REKTÖRÜ PROF. DR. YUNUS SÖ... BASKAN TOPRAK ISTANBUL ÜNIVERSITESI REKTÖRÜ PROF. DR. YUNUS SÖ... Portal : www.habermrt.com İçeriği : Gündem Adres : http://www.habermrt.com/3-bolge/avcilar/baskan-toprak-istanbul-universitesi-rektoru-prof-dr-yunus-soyleti-agir

Detaylı

YAPI KREDĐ VE KOÇ HOLDĐNG, MLMM BURSĐYER BULUŞMALARI NIN ĐKĐNCĐSĐNĐ KAYSERĐ DE GERÇEKLEŞTĐRDĐ

YAPI KREDĐ VE KOÇ HOLDĐNG, MLMM BURSĐYER BULUŞMALARI NIN ĐKĐNCĐSĐNĐ KAYSERĐ DE GERÇEKLEŞTĐRDĐ MESLEK LĐSESĐ MEMLEKET MESELESĐ BURSĐYER BULUŞMALARI KAYSERĐ BASIN YANSIMALARI 14 KASIM 2010 14 Kasım 2010 YAPI KREDĐ VE KOÇ HOLDĐNG, MLMM BURSĐYER BULUŞMALARI NIN ĐKĐNCĐSĐNĐ KAYSERĐ DE GERÇEKLEŞTĐRDĐ

Detaylı

Resmî Gazete Sayı : 29361

Resmî Gazete Sayı : 29361 20 Mayıs 2015 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı : 29361 TEBLİĞ Orman ve Su İşleri Bakanlığından: HAVZA YÖNETİM HEYETLERİNİN TEŞEKKÜLÜ, GÖREVLERİ, ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA TEBLİĞ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam,

Detaylı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı On5yirmi5.com Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı Türkiye ve İstanbul çapında verilecek olan Yaz Kur an Kursu eğitimlerini İstanbul Müftü Yardımcısı Mehmet Yaman ile konuştuk Yayın Tarihi : 15

Detaylı

Uluslararası İlişkiler ULUSLARARASI İLİŞKİLER

Uluslararası İlişkiler ULUSLARARASI İLİŞKİLER 6 ULUSLARARASI İLİŞKİLER Uluslararası İlişkiler 6. BÖLÜM ULUSLARARASI İLİŞKİLER Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Komisyonu 2012-2014 dönemine ilişkin ilk toplantısını 28 Kasım 2012 tarihinde yapmış, toplantıda

Detaylı

5. KARİYER GÜNLERİ GERÇEKLEŞTİ

5. KARİYER GÜNLERİ GERÇEKLEŞTİ 5. KARİYER GÜNLERİ GERÇEKLEŞTİ 14.05.2014 Ordu Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu ile Çalışma ve İş Kurumu Ordu İl Müdürlüğü işbirliğinde alternatif iş fırsatları yaratmak, öğrenciler ile

Detaylı

SGK nın Uluslararası Başarısı

SGK nın Uluslararası Başarısı SGK nın Uluslararası Başarısı Dünya Sosyal Güvenlik Forumu nda Başkan Yadigar Gökalp İlhan, Uluslararası Sosyal Güvenlik Teşkilatı nın en üst yürütme organı olan BÜRO ya üye seçildi. Kurumumuz ayrıca ISSA

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :11. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :6. Syf Sayfası :8. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :1-10. Syf Sayfası :1-10. Syf Sayfası :İnternet Sitesi Selvitopu

Detaylı

BAKA BULUŞMALARI -I-

BAKA BULUŞMALARI -I- BAKA BULUŞMALARI -I- Onur Konuğu Isparta Belediye Başkanı Y. Mimar Yusuf Ziya GÜNAYDIN Tarih 01 Ekim 2010 Cuma Saat 10:00 Katılımcılar Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri ve Uzmanları Batı Akdeniz

Detaylı

Seçim süreci hakkında sorular ve cevaplar

Seçim süreci hakkında sorular ve cevaplar Hamburg Uyum Meclisi Genel bilgiler Seçim süreci hakkında sorular ve cevaplar 1. Uyum Meclisi ne için gereklidir? Entegrasyon; örneğin politika, ekonomi, iş piyasası, eğitim, sosyal işler, kültür, din,

Detaylı

Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA...

Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA... Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA... http://www.dw.de/müslüman-kadın-futbolcular-berlinde-buluş... GÜNDEM / ALMANYA ALMANYA Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu 'Discover Football'

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Yayın Tarihi :06.12.2014 Sayfası :1-16. Syf Yayın Tarihi :06.12.2013 Sayfası :10.Syf Yayın Tarihi :06.12.2014 Sayfası :7. Syf Yayın Tarihi :06.12.2014 Sayfası :1-11. Syf Yayın Tarihi :06.12.2014 Sayfası

Detaylı

frekans araştırma www.frekans.com.tr

frekans araştırma www.frekans.com.tr frekans araştırma www.frekans.com.tr FARKLI KİMLİKLERE VE YAHUDİLİĞE BAKIŞ ARAŞTIRMASI 2009 Çalışmanın Amacı Çalışma Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Türk Yahudi Cemaati ve Yahudi Kültürünü Tanıtma

Detaylı

Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas

Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas Ali Aslan Almanya son on yıllarda her şeyden önce Müslüman ağırlıklı devletlerden gelen göçmenler yoluyla dini ve kültürel

Detaylı

Türkiye Diyanet Vakfı Afyonkarahisar Sosyal Tesisi 2015-2016 Yılı Faaliyet Raporu

Türkiye Diyanet Vakfı Afyonkarahisar Sosyal Tesisi 2015-2016 Yılı Faaliyet Raporu Türkiye Diyanet Vakfı Afyonkarahisar Sosyal Tesisi 2015-2016 Yılı Faaliyet Raporu 2 İÇİNDEKİLER Giriş 1-5 Sosyal Alanlar 6-16 Fakülte Dağılımları ve Tesis Çalışanları 17 Manevi Faaliyetler 18-49 Sosyal

Detaylı

Beyaz Nokta Gelişim Vakfı Mütevelli Heyet Genel Kurul Toplantısı

Beyaz Nokta Gelişim Vakfı Mütevelli Heyet Genel Kurul Toplantısı Beyaz Nokta Gelişim Vakfı Mütevelli Heyet Genel Kurul Toplantısı Beyaz Nokta Gelişim Vakfı 14. Mütevelli Heyet Genel Kurul Toplantısı yapıldı. Vakfın 2007 yılı faaliyetlerine ilişkin, 23/04/2007 tarihinde

Detaylı

ALO 170 Sivas ta Hizmet Vermeye Başladı

ALO 170 Sivas ta Hizmet Vermeye Başladı ALO 170 Sivas ta Hizmet Vermeye Başladı MİLLİ SAVUNMA BAKANI İSMET YILMAZ: -VATANDAŞLAR ALO 170 HATTI SAYESİNDE HER TÜRLÜ SORU VE SORUNLARINI OLDUKLARI YERDEN BİR TELEFONLA ÇÖZEBİLİYORLAR -AÇILAN ÇAĞRI

Detaylı

TOBB GGK nın Onursal Başkanı Sayın M. Rifat Hisarcıklıoğlu ve Başkanı Sayın Ali Sabancı dır.

TOBB GGK nın Onursal Başkanı Sayın M. Rifat Hisarcıklıoğlu ve Başkanı Sayın Ali Sabancı dır. TOBB GGK, TOBB bünyesinde teşekkül ettirilen ve TOBB Yönetim Kurulu nun alacağı kararlara ışık tutan, genç girişimcilik konusunda genel politikalar geliştiren ve görüş oluşturulmasına katkıda bulunan istişari

Detaylı

çocukların çok ilgisini çekti. Turdan sonra çocuklar müzedeki atölyede

çocukların çok ilgisini çekti. Turdan sonra çocuklar müzedeki atölyede Yaz Sanat Kulübü 2010 Mavi Kalem Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Fener-Balat bölgesinde yaşayan çocuklar ve kadınlar için eğitim, kişisel gelişim ve sağlık gibi konularda projeler yürütüp kültürel

Detaylı

UZUNKÖPRÜ TİCARET VE SANAYİ ODASI E-BÜLTEN

UZUNKÖPRÜ TİCARET VE SANAYİ ODASI E-BÜLTEN UZUNKÖPRÜ TİCARET VE SANAYİ ODASI E-BÜLTEN OCAK 2016 YIL 1 SAYI 10 03.02.2016 1 UZUNKÖPRÜ TİCARET VE SANAYİ ODASI E-BÜLTEN SAYI:10 5 MAYIS 2015 Trakya Kalkınma Ajansı ndan Uzunköprü Ticaret ve Sanayi Odası

Detaylı

TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI ANTALYA ŞUBESİ BÖLÜM 7 EMO GENÇ ÇALIŞMALARI. - EMO Genç Etkinliklerimiz

TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI ANTALYA ŞUBESİ BÖLÜM 7 EMO GENÇ ÇALIŞMALARI. - EMO Genç Etkinliklerimiz TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI ANTALYA ŞUBESİ BÖLÜM 7 EMO GENÇ ÇALIŞMALARI - EMO Genç Etkinliklerimiz 9. dönem çalışma raporu / 2010-2011 EMO-GENÇ ETKİNLİKLERİ EMO nun toplumsal yaşamdaki yerini bugünün

Detaylı

Fatih Akbaba, "Kişi bir bütündür. Fakat biz. ailenin, mutlu etme ve Dedi. Aileyi, mutlu etme ve mutlu olma kurumu

Fatih Akbaba, Kişi bir bütündür. Fakat biz. ailenin, mutlu etme ve Dedi. Aileyi, mutlu etme ve mutlu olma kurumu KAYA Alüminyum Demir Doğrama Ahmet KAYA Kapı - Pencere - Panjur - Daraba Sineklik - Çatı - Korkuluk ve Ferforje İşleriniz İsteğinize Göre İtina ile Yapılır Gsm: 0535 845 42 41 Küçük Sanayi Sitesi / GÜLNAR

Detaylı

DİNÎ SÖYLEMİN ÖNEMİ. Tartışmalı İlmî Toplantı PROGRAM - DAVETİYE 16/18 EKİM 2015 TOPLUMSAL BİRLİĞİN GÜÇLENDİRİLMESİNDE

DİNÎ SÖYLEMİN ÖNEMİ. Tartışmalı İlmî Toplantı PROGRAM - DAVETİYE 16/18 EKİM 2015 TOPLUMSAL BİRLİĞİN GÜÇLENDİRİLMESİNDE TOPLUMSAL BİRLİĞİN GÜÇLENDİRİLMESİNDE DİNÎ SÖYLEMİN ÖNEMİ Tartışmalı İlmî Toplantı PROGRAM - DAVETİYE 16/18 EKİM 2015 CUMA-CUMARTESİ-PAZAR GAZİANTEP ÜNİVERSİTESİ KONGRE ve KÜLTÜR MERKEZİ KAMPÜS / GAZİANTEP

Detaylı

2014 YILI AİLE VE DİNİ REHBERLİK BÜROSU FAALİYETLERİ ELAZIĞ KADIN KONUK EVLERİ VE SEVGİ EVLERİNDE AİLE SEMİNERLERİ DEVAM EDİYOR

2014 YILI AİLE VE DİNİ REHBERLİK BÜROSU FAALİYETLERİ ELAZIĞ KADIN KONUK EVLERİ VE SEVGİ EVLERİNDE AİLE SEMİNERLERİ DEVAM EDİYOR 2014 YILI AİLE VE DİNİ REHBERLİK BÜROSU FAALİYETLERİ ELAZIĞ KADIN KONUK EVLERİ VE SEVGİ EVLERİNDE AİLE SEMİNERLERİ DEVAM EDİYOR Elazığ İl Müftülüğü Aile İrşat ve Dinî Rehberlik Bürosu görevlilerinden İl

Detaylı

ESENYURT BELEDİYESİ ERİŞİLEBİLİRLİK ÇALIŞMALARI

ESENYURT BELEDİYESİ ERİŞİLEBİLİRLİK ÇALIŞMALARI ESENYURT BELEDİYESİ ERİŞİLEBİLİRLİK ÇALIŞMALARI Türkiye İstatistik Kurumu ve Özürlüler İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan Türkiye Özürlüler Araştırması sonuçlarına göre, ülkemizde yaklaşık 8,4 milyon

Detaylı

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te 9 da AK YIL: 2012 SAYI : 164 26 KASIM 01- ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 4 te Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır

Detaylı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın, Saray Engelsiz Yaşam, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini Ziyareti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın, Saray Engelsiz Yaşam, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini Ziyareti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın, Saray Engelsiz Yaşam, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini Ziyareti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan eşi Emine Erdoğan ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur

Detaylı

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği YÖNERGESİ

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği YÖNERGESİ AKADEMİ BİRLİĞİ YÖNERGESİ Birinci Bölüm Genel Hükümler Amaç Madde 1 tarafından yürürlüğe konan bu yönergenin amacı, Akademi Birliği nin amacını, görev, yetki ve çalışma alanlarını düzenlemektir. Tanımlar

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :5. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :6. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :İnternet Sitesi SON DAKİKA GAZETESİ Sayfası :İnternet Sitesi Karabağlar Belediyesi Farkındalık Yaratacak

Detaylı

Mobil SGK Araçları Yollarda

Mobil SGK Araçları Yollarda Mobil SGK Araçları Yollarda ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK: -SOSYAL GÜVENLİKTEKİ GÜVENSİZLİK DÖNEMİNİ KAPATIP, SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİ YENİDEN İNŞA ETMİŞ BULUNMAKTAYIZ -HEDEFİMİZ CUMHURİYETİMİZİN

Detaylı

Yönetim Kurulumuz Diş Hekimleri Oda Başkanlığına seçilen Dt.Fatih GÜLER i ve Diş Hekimleri Odası Yönetim Kurulunu ziyaret etti.

Yönetim Kurulumuz Diş Hekimleri Oda Başkanlığına seçilen Dt.Fatih GÜLER i ve Diş Hekimleri Odası Yönetim Kurulunu ziyaret etti. 2 ŞUBAT 2015 Yönetim Kurulumuz, Adana Valimiz Sayın Mustafa BÜYÜK ü ziyaret etti.ziyarette; son günlerde nöbetçi eczanelerimizde yaşanan soygun olayları hakkında Sayın Valimize bilgi verilerek, gerek eczanelerde

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :1-7. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :4. Syf Sayfası :6. Syf Son Dakika KARABAĞLAR BELEDİYE BAŞKANI MUHİTTİN SELVİTOPU: Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu, belediye tarafından

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

Engelliler ve Sosyal Güvenlik

Engelliler ve Sosyal Güvenlik Engelliler ve Sosyal Güvenlik ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKAN YARDIMCISI HALİL ETYEMEZ: -ASLINDA HER İNSAN BİR ENGELLİ ADAYI -KAMUDA ENGELLİ İSTİHDAMI SON 10 YIL İÇERİSİNDE YÜZDE 500 ORANINDA ARTTI SGK

Detaylı

Zürih Kantonunda İlköğretim Okulu

Zürih Kantonunda İlköğretim Okulu Türkisch Zürih Kantonunda İlköğretim Okulu Veliler için Bilgiler Januar 2008 / Türkisch 2 / 6 Zürih Kantonu İlköğretim Okulu Hedefler ve Hedefe Yönelik Görüşler Zürih kantonunda devlet ilköğretim okulu

Detaylı

Erhan tarafından yazıldı. Çarşamba, 31 Ekim 2012 18:03

Erhan tarafından yazıldı. Çarşamba, 31 Ekim 2012 18:03 Erhan tarafından yazıldı. Çarşamba, 31 Ekim 2012 18:03 Antakya Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Remzi Güzel, Alevilerin 1400 yıllık gelenekleri olan Ğadir Hum Bayramı nın bir sevgi günü olduğunu

Detaylı

KONU : Cumhurbaşkanlığı Seçim Süreci Hk. 22.07.2014 İL BAŞKANLIĞINA

KONU : Cumhurbaşkanlığı Seçim Süreci Hk. 22.07.2014 İL BAŞKANLIĞINA SAYI : TEŞ / 81.02 / 2014 / 649-1409 KONU : Cumhurbaşkanlığı Seçim Süreci Hk. 22.07.2014 İL BAŞKANLIĞINA Türkiye Cumhuriyeti devletini ve milli birliği temsil eden kişiyi ilk defa milletimiz 10 Ağustos

Detaylı

YENİ TÜRK TİCARET KANUNU NDA BİLİŞİM UYGULAMALARI 3 SEMİNERİ - 16 EKİM 2012

YENİ TÜRK TİCARET KANUNU NDA BİLİŞİM UYGULAMALARI 3 SEMİNERİ - 16 EKİM 2012 İTO BİLİŞİM Sayı 37 Ekim 2012 Her ayın ilk haftası İTO web sitesinde yayınlanır. YENİ TÜRK TİCARET KANUNU NDA BİLİŞİM UYGULAMALARI 3 SEMİNERİ - 16 EKİM 2012 Ülkemizin 2023 yılında dünyanın en büyük 10

Detaylı

RAMAZAN AYI ETKİNLİK TAKVİMİ

RAMAZAN AYI ETKİNLİK TAKVİMİ RAMA ZAN GÜNÜ TARİH / GÜN İFTAR PROGRAMI VE YERİ SOHBET PROGRAMI KONULARI SOHBET PROGRAM KONUKLARI İFTAR SAATİ PROGRAM 1 18 Perşembe AKKUŞ Cumhuriyet Meydanı Ramazan ve Oruç Mustafa KOLUKISAOĞLU Ordu Müftüsü

Detaylı

Avrupa Bölgesel Sosyal Güvenlik Forumu -1ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK:

Avrupa Bölgesel Sosyal Güvenlik Forumu -1ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK: Avrupa Bölgesel Sosyal Güvenlik Forumu -1ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK: -BU FORUM KASIM AYINDA KATAR DA DÜZENLENECEK DÜNYA SOSYAL GÜVENLİK FORUMU NA IŞIK TUTACAKTIR -TÜRKİYE BUGÜN DÜNYANIN

Detaylı

TED AİLESİ, ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLAMASI VE PLAKET TÖRENİ İÇİN DÜZENLENEN YEMEKTE BİR ARAYA GELDİ

TED AİLESİ, ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLAMASI VE PLAKET TÖRENİ İÇİN DÜZENLENEN YEMEKTE BİR ARAYA GELDİ TED AİLESİ, ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLAMASI VE PLAKET TÖRENİ İÇİN DÜZENLENEN YEMEKTE BİR ARAYA GELDİ Geleceğe ışık tutan, Başöğretmen Atatürk ün emanetine sahip çıkıp, eserinin üzerine imza atan, bilgiyi öğretmekten

Detaylı

Kırıkhan Ticaret ve Sanayi Odası. 2014 Yılı Faaliyet Raporu

Kırıkhan Ticaret ve Sanayi Odası. 2014 Yılı Faaliyet Raporu Kırıkhan Ticaret ve Sanayi Odası 2014 Yılı Faaliyet Raporu BAŞKANDAN Odamızın kurumsal yapısı ve yarım asırlık tarihinden elde ettiği tecrübe ve birikim sayesinde, son derece sağlam temeller üzerinde yapılanmıştır.

Detaylı

'Hayırlı Gece' Ramazan Proğramı

'Hayırlı Gece' Ramazan Proğramı 'Hayırlı Gece' Ramazan Proğramı 1) Ne & Niçin? Şubelerde Gençlere özel İrşad Proğramları Ramazan ayı içerisinde şube gençlik teşkilatlarında, o şubenin Camii'sine ibadet etmek üzere gelen gençlere yönelik

Detaylı

Batı Toplumuna İlk Kez Rakip Çıkardık

Batı Toplumuna İlk Kez Rakip Çıkardık Batı Toplumuna İlk Kez Rakip Çıkardık İslam Coğrafyasının en batısı ile en doğusunu bir araya getiren Asya- Afrika- Balkan- Ortadoğu Üniversiteler Konseyi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde resmen kuruldu.

Detaylı

HABER BÜLTENİ /OCAK 2015 HABER BÜLTENİ /OCAK 2015 GERÇEKLEŞEN TEMAS,ZİYARET VE TOPLANTILAR TARKEM II. OLAĞAN GENEL KURUL TOPLANTISI

HABER BÜLTENİ /OCAK 2015 HABER BÜLTENİ /OCAK 2015 GERÇEKLEŞEN TEMAS,ZİYARET VE TOPLANTILAR TARKEM II. OLAĞAN GENEL KURUL TOPLANTISI GERÇEKLEŞEN TEMAS,ZİYARET VE TOPLANTILAR TARKEM II. OLAĞAN GENEL KURUL TOPLANTISI Tarihi Kemeraltı İnşaat Yatırım Ticaret A.Ş. nin II. Olağan Genel Kurul Toplantısı 19 Kasım 2014 Çarşamba günü Tarihi Havagazı

Detaylı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı 6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) ve Uluslararası Sosyal Güvenlik Teşkilatı(ISSA) işbirliği ile Stratejik İnsan Kaynakları Politikaları ve İyi Yönetişim

Detaylı

T.C. HASAN KALYONCU ÜNİVERSİTESİ ULUSLARARASI İLİŞKİLER KOORDİNATÖRLÜĞÜ YÖNERGESİ

T.C. HASAN KALYONCU ÜNİVERSİTESİ ULUSLARARASI İLİŞKİLER KOORDİNATÖRLÜĞÜ YÖNERGESİ T.C. HASAN KALYONCU ÜNİVERSİTESİ ULUSLARARASI İLİŞKİLER KOORDİNATÖRLÜĞÜ YÖNERGESİ Amaç ve kapsam Madde 1-(1) Bu Yönergenin amacı ve kapsamı, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Uluslar arası İlişkiler Koordinatörlüğünün

Detaylı

Sadakataşı Derneği, kurulduğu 2010 yılından bu yana yardımsever insanımızın yaptığı bağışları, medeniyetimizin paylaşmayı tavsiye eden

Sadakataşı Derneği, kurulduğu 2010 yılından bu yana yardımsever insanımızın yaptığı bağışları, medeniyetimizin paylaşmayı tavsiye eden Sadakataşı Derneği, kurulduğu 2010 yılından bu yana yardımsever insanımızın yaptığı bağışları, medeniyetimizin paylaşmayı tavsiye eden sadakataşlarından aldığı ilhamla, ihtiyaç sahibi kardeşlerimize ulaştırıyor.

Detaylı

Öğrenmek İstiyorum Kampanyası

Öğrenmek İstiyorum Kampanyası Öğrenmek İstiyorum Kampanyası TRABZON DA KAMPANYAYA İLGİ ARTIYOR sağlık üreme sağlığı bilgilerinin girmesine yönelik olarak başlanan Öğrenmek İstiyorum Kampanyası kapsamında Trabzon da ilgi gün geçtikçe

Detaylı

MADDELER T.C. İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ GENÇLİK MECLİSİ YÖNETMELİĞİ

MADDELER T.C. İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ GENÇLİK MECLİSİ YÖNETMELİĞİ MADDELER T.C. İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ GENÇLİK MECLİSİ YÖNETMELİĞİ AMAÇ Madde 1 İstanbul Büyükşehir Belediyesi Gençlik Meclisi Yönetmeliği nin amacı; gençlerimizin demokratik katılımını sağlayarak

Detaylı

18 KASIM PAZARTESİ İZMİR GÜNDEMİ. -Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı - Basın Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü

18 KASIM PAZARTESİ İZMİR GÜNDEMİ. -Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı - Basın Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü 18 KASIM PAZARTESİ İZMİR GÜNDEMİ -Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı - Basın Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü Maddeye Değil, Hayata Bağlan Bağımlılık yaşının sürekli düşmesi üzerine, toplumda bağımlılıkla

Detaylı

İsterlerse Hristiyan öğrencilerimize de din kültürü sorusu sorabiliriz

İsterlerse Hristiyan öğrencilerimize de din kültürü sorusu sorabiliriz Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Muhterem Kurt, 8. sınıf öğrencilerinin girdiği ortak sınavlara ilişkin, "Sınav sonuçlarını, ocak ayının ilk haftası, hatta şunu söyleyebilirim, 2 Ocak Cuma 18.00'de

Detaylı

Bu evrak güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır. http://evraksorgu.meb.gov.tr adresinden 8d28-1222-330b-9b07-d4e1 kodu ile teyit edilebilir.

Bu evrak güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır. http://evraksorgu.meb.gov.tr adresinden 8d28-1222-330b-9b07-d4e1 kodu ile teyit edilebilir. Bu evrak güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır. http://evraksorgu.meb.gov.tr adresinden 8d28-222-330b-9b07-d4e kodu ile teyit edilebilir. EK - MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Din Öğretimi Genel Müdürlüğü Din

Detaylı

2013 EYLÜL FAALİYET RAPORU

2013 EYLÜL FAALİYET RAPORU 2013 EYLÜL FAALİYET RAPORU 06 Eylül 2013- (Hande Tibuk) Kuzey Ren-Vestfalya Ekonomi Bakanlığı ve Nrw.Invest tarafından ikinci kez Türk firmalarına Kuzey Ren-Vestfalya da gerçekleştirdikleri başarılı ve

Detaylı

T.C. TRABZON BELEDĠYESĠ GENÇLĠK MECLĠSĠ YÖNETMELĠĞĠ

T.C. TRABZON BELEDĠYESĠ GENÇLĠK MECLĠSĠ YÖNETMELĠĞĠ T.C. TRABZON BELEDĠYESĠ GENÇLĠK MECLĠSĠ YÖNETMELĠĞĠ Amaç MADDE 1 (1)Trabzon Belediyesi Gençlik Meclisi Yönetmeliği nin amacı; gençlerimizin demokratik katılımını sağlayarak temsil kabiliyetini geliştirmek,

Detaylı

Vatandaşlık Eğitimi Merkezi (CCE) Varşova, 22 Ekim 2013

Vatandaşlık Eğitimi Merkezi (CCE) Varşova, 22 Ekim 2013 Vatandaşlık Eğitimi Merkezi (CCE) Varşova, 22 Ekim 2013 CCE Hakkında bir sivil toplum kuruluşudur; 1994 yılında kurulmuştur; demokratik devletlerde gerekli olduğu düşünülen vatandaşlık bilgi ve becerilerini

Detaylı

GAZETE KUPÜRLERİ İNTERNET SAYFALARI TV RAPORLARI

GAZETE KUPÜRLERİ İNTERNET SAYFALARI TV RAPORLARI 07-09 Mayıs 2016 GAZETE KUPÜRLERİ TIKLAYINIZ İNTERNET SAYFALARI TIKLAYINIZ TV RAPORLARI TIKLAYINIZ GAZETE KUPÜRLERİ YENİ ŞAFAK Tarih : 08.05.2016 GÜNLÜK ULUSAL GAZETE Sayfa : 1 İSTANBUL Tiraj : 107385

Detaylı

SGK 4. Olağan Genel Kurulu ÇSG Bakanı Süleyman Soylu nun Başkanlığında Gerçekleştirildi

SGK 4. Olağan Genel Kurulu ÇSG Bakanı Süleyman Soylu nun Başkanlığında Gerçekleştirildi SGK 4. Olağan Genel Kurulu ÇSG Bakanı Süleyman Soylu nun Başkanlığında Gerçekleştirildi Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) 4. Olağan Genel Kurulu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı(ÇSGB) Süleyman Soylu nun ev

Detaylı